Issuu on Google+

Sayı: 217

Mart / March 2013 - Fiyat: 10 TL

Turizm Ağırlama & Konaklama Dergisi

ibis İstanbul Esenyurt açıldı Oda fiyatları şubat ayında artışa geçti

www.hi-tech.com.tr

ISSN: 1305-1732

2013

turizminde rekor büyüme

de Yüz 4 5 12.


Gündem 18

2013 turizmi rekor yükselişle başladı

26

Oda fiyatları Şubat ayında artışa geçti

32

ibis İstanbul Esenyurt açıldı

40

Tarihi likör fabrikasının yeni sahibi, Fairmont Hotels

Yeni Yatırımlar

IN DE X

Yeni Ürün 48

Öztiryakiler’den 2013’e özel yeni ürünler İş’te Kadın

66

Yiğitalp Laundry Yönetim Kurulu Başkan Yard. İkbal Yiğitalp Atik: “Dişimle, tırnağımla bugünlere geldim” Etkinlik

70

Aşçılar Derneği 16. yaşını kutladı

80

Şef’in Gözünden Lezzete ruhunu katan şef: Giovanni Terracciano

Portre 94

İçmimar Hakan Külahçı: “Mimarlıkta branşlaşmaya ihtiyaç var”


EDİTOR

“Başka baharlara” kalmadan…

GRUP BAŞKANI H. FERRUH IŞIK İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK MEHMET SÖZTUTAN SAN. VE TİC. A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI AHMET KIZIL

Yıl 1982, Türkiye’ye gelen turist sayısı 1 milyon 200 bin, tahmini yatak kapasitesi 60 binlerde. Bugün gelinen noktada, ülkemizi 32 milyon insan ziyaret ediyor, yatak kapasitemiz neredeyse 1982 yılının turist sayısı rakamlarına ulaşmış. Karşımızda hızla büyüyerek gelişen ve endüstrileşen bir sektör devi var. Ancak inişli çıkışlı bir yükseliş trendi içinde bir ilerliyor, bir geriliyor. Çok eskilere gitmeye gerek yok, 2011 yılındaki Arap baharı bizde bir bahar etkisi uyandırdı ama 2012 zor ve sıkıntılı bir yıl olarak geçti. Yılın ilk 10 ayını %0.50 artışla kapattık. Şimdi tüm umutlarımız 2013 yılında… Bu yıldan beklentimiz çok büyük. Online seyahat pazarının sunduğu avantajlar, kruvaziyer turizmindeki karşı konulmaz büyüme, yeni destinasyon oluşturma hamleleri ve hızla artan turizm yatırımları 2013’ü besleyen en gözde kaynaklar arasında. Sektör profesyonellerinin beklentileri de bu yönde. Başarırsak ne alâ, “başka baharlara” kalmayacak yükseliş beklentilerimiz…

Bu sayıda

Mart sayımızda Accor Hotels’in 25 Ocak 2013’te hizmete açtığı ibis İstanbul Esenyurt’u Otel Genel Müdürü Erkan Öğüt ile yaptığımız röportaj ile mercek altına aldık. Grubun bir diğer yatırımı da Mercure markası ile Altunizade’de hizmete açıldı. Accor Hotels’e turizme kazandırdığı bu iki yeni yatırımından dolayı teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz. Dergimizde ayrıca turizme adanmış yeni yatırımlar, yeni mekanlar ve en yeni yeme - içme trendlerini de bulabileceksiniz. Keyifle okumanız dileğiyle…

Hatice Ünal Bilen

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ EBRU PEKEL ebru.pekel@img.com.tr REKLAM KOORDİNATÖRÜ EMİR ÖMER ÖCAL emir.ocal@img.com.tr REKLAM MÜDÜRÜ EDA ŞİŞİK eda.sisik@img.com.tr

YAYIN DANIŞMANLARI Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ REKLAM DANIŞMANI Prof. Dr. MUHAMMET ARICI Prof. Dr. İSMAİL KAYA SANAT YÖNETMENİ Doç. Dr. MEHMET ALİ ÖZBUDUN T. YÜCEL DEREYAYLA GRAFİK TASARIM FİKRET ÖZDEMİR YAYIN EDİTÖRÜ HATİCE ÜNAL BİLEN hatice.unal@img.com.tr

SERDAR ÖZCAN serdar.ozcan@img.com.tr İSMAİL GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr SÜLEYMAN TERZİ suleyman.terzi@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr web: www.hi-tech.com.tr

.

e-mail: info@img.com.tr

MUHASEBE ve MUSTAFA AKTAŞ FİNANS MÜDÜRÜ mustafa.aktas@img.com.tr ABONE ve DAĞITIM NURTEN DEMİR nurten.demir@img.com.tr CTP - BASKI İHLAS GAZEwTECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cad. İhlas Plaza No:11 A/41 Yenibosna Bahçelievler/İSTANBUL Tel: 0212 454 30 00 İRTİBAT BÜROLARIMIZ BURSA +90.224 211 44 50-51 KONYA +90.332 238 10 71 ADRES 29 Ekim Cad. No:23 34197 Yenibosna, İSTANBUL/TÜRKİYE Tel.:+90.212 454 25 00 Faks:+90.212 454 25 98

Hotel Restaurant Food Hi-Tech Dergisi’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Hotel Restaurant Food Hi-Tech Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yayg›n süreli bir yayın olan Hotel Restaurant Food Hi-Tech Dergisi ayda bir yayınlanır.


ANTRE

Hi-Tech

8 Divan Ankara’nın yeni Otel Müdürü Can Ünlüer oldu Divan Oteller zincirinin Ankara’daki ilk oteli olan Divan Ankara’nın yeni Otel Müdürü Can Ünlüer oldu. Divan Oteller zincirinde yaklaşık 5 yıldır çalışan Can Ünlüer, 28 Ocak 2013 tarihi itibariyle yeni görevine başladı. Bilkent Üniversitesi Turizm Otel İşletmeciliği mezunu Can Ünlüer, profesyonel iş yaşamına, eğitimine devam ettiği 1996 yılında Ankara Hilton Oteli’nde Ön Büro Bölümü’nde başladı. 17 yıllık çalışma yaşamı boyunca Ön Büro, Sağlık Klübü, Güvenlik departmanına bağlı tüm pozisyonlarda yer aldığı görevini başarıyla yürüttü. Ünlüer, Ankara Hilton Otel’in ardından Hilton Kayseri’de, Amerika’da New York ve Virginia eyaletlerinde Marriott Otellerinde, 2012 yılında Divan Budapeşte’de görev aldı. Can Ünlüer, 2008 yılından beri Divan Ankara’da Önbüro, Satış ve Gelirler Yönetimi Müdürü olarak görevini başarıyla yürüttüğü Divan Ankara’ya Otel Müdürü olarak atandı.

“Çırağan Palace Kempinski Kariyer Kampüsü” dünya çapındaki Kempinski otellerine kapı açtı Çırağan Palace Kempinski İstanbul, turizmde global bir kariyer edinmek isteyenleri 22 Şubat 2013’de Londra’dan Pekin’e dünyanın dört bir köşesine dağılmış 76 Kempinski otellerinden birinde iş imkanı yakalamak üzere ağırladı. “Çırağan Palace Kempinski Kariyer Kampüsü’ etkinliği, Kempinski'nin Yetenek Gelişiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michel Gehrig'in, Türkiye Kempinski otellerinin genel müdürlerinin ve Çırağan Palace Kempinski İstanbul yöneticilerinin katılımı ile gerçekleşti. Çırağan Palace Kempinski İstanbul yöneticileri ile görüşecek 335 stajyer adayından seçilecek 115’i, dünyanın en önde gelen otellerinden birinde böylece bir kariyer başlangıcı imkanı yakalanacak.

The Green Park Grubu’na “İnsana Saygı” ödülü İnsan Kaynakları alanında ki başarılı çalışmaları ödüllendirmek ve kamuoyu ile paylaşmak amacıyla bu yıl 12’incisi düzenlenen Kariyer.net “İnsana Saygı Ödülleri” töreni Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Türkiye’nin en büyük İnsan Kaynakları Platformu Kariyer.net’in başvurularını özenle cevaplayan, adaylara geri dönüşlerini hızlı ve anlaşılır şekilde gerçekleştiren, başvuruları değerlendirme süreci en hızlı ve yüksek oranda olan kuruluşlar arasında yapılan değerlendirmeye göre The Green Park Hotels & Resorts’ İnsana Saygı Ödülü’ne layık görüldü. Değerlendirme süreçlerini hızlı gerçekleştirmenin hem aday hem de şirket için önemli olduğunu vurgulayan The Green Park Hotels & Resorts İK Müdür Yardımcısı Özlem Özyazar, ekibi ile birlikte bu konuda çok hassas davrandıklarını ifade ederek “Hizmet sektörünün en önemli yapı taşı ‘İnsan’dır ve bu bilinçle hareket ettiğimiz için “İnsana Saygı Ödülü” The Green Park ailesini çok onurlandırmış ve mutlu etmiştir” dedi.


ANTRE

Hi-Tech

10 R Fitness & Spa’da eşsiz “spa deneyimi” İstanbul’un merkezinde konsepti, mimarisi ve ayrıcalıklarıyla misafirlerini ağırlayan Renaissance İstanbul Bosphorus Hotel, R Fitness&Spa ile bedeninizi ödüllendiriyor. Kişiye özel fitness programlarından aletli pilates derslerine, yoga, stretching ve boot camp gibi grup derslerinden antreman programlarına ve savunma sporlarına kadar farklı uygulamalarıyla konuklarına birçok seçenek sunan R Fitness&Spa çok özel teklifler ve fırsatlar ile konuklarını bekliyor. Kapalı yüzme havuzu, jakuzi, sauna, buhar banyosu, macera duşu, Türk hamamı, masaj, cardio ve stüdyo bölümlerinin dışında; kese köpük masajı, diğer Türk hamamı bakımları, masaj çeşiitleri, özel fitness ve pilates dersleri, beslenme danıflmanlığı ve vücut analizleri de yapılan R Fitness & Spa konuklarına Mart ve Nisan aylarına özel ayrıcalıklı bir spa deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

Bakan Çelik, Dünya Rehberler Günü mesajı verdi Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 21 Şubat Dünya Rehberler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bakan Çelik mesajında şu sözlere yer verdi: “Engin kültür değerlerini köklü tarihi ve de eşsiz doğasıyla harmanlayan ülkemiz, hiç kuşkusuz, dünya turizminin önemli cazibe merkezlerinin başında gelmektedir. Türkiye bugün dünyanın lider turizm ülkeleri arasında 6’ıncı sıraya yükselmişse, 2012’de ülkemizi ziyaret eden yaklaşık 32 milyon turist

Türkiye’den unutulmaz hatıralarla mutlu bir şekilde ayrılmışsa bunda Türk rehberlerinin payı büyüktür. 21 Şubat Dünya Rehberler Günü’nde biz de Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ülke turizmine bu denli büyük katkıları olan rehberlerimize yasal statü kazandıran düzenlemeyi uzun ve titiz çalışmaların ardından kanunlaştırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türk turizminin yakaladığı istikrarlı yükselişte büyük pay sahibi olan rehberlerimize bu vesileyle teşekkür ediyor; 21 Şubat Rehberler Günü’nü içtenlikle kutluyorum.”

THY, uçuşlarına iki yeni destinasyon ekledi Türk Hava Yolları, Kamerun'un başkenti Yaounde ve 2. büyük kenti aynı zamanda liman şehri olan Douala'ya uçuşlarını başlattı. Açılan bu hatlarla birlikte THY'nin Afrika kıtasındaki uçuş noktası 33'e yükselmiş oldu. Yaounde ve Douala THY'nin uçuş ağına kattığı 216. nokta ve 96. ülke. Açılan bu hatlarla birlikte Türk Hava Yolları Afrika kıtasındaki uçuş noktasını 33'e yükseltti. İstanbul'dan Younde ve Douala'ya karşılıklı olarak haftada 4 gün planlanan seferler şu şekilde gerçekleşecek.


ANTRE

Hi-Tech

12 Martı İstanbul Hotel’de klasik müzik akşamları Taksim’deki Martı İstanbul Hotel, Mart ayından başlayarak her ay ünlü bir klasik müzik sanatçısı ile müzikli sohbetlere ev sahipliği yapacak. Lila Müzik işbirliğiyle gerçekleştirilecek “Martı Istanbul Hotel’de Klasik Müzik Akşamları” konserler serisi 2 Mart 2013 tarihinde, dünyaca ünlü piyanistimiz Gülsin Onay ile başlıyor. Rachmaninov yorumlarıyla müzik otoritelerinden büyük övgüler alan ve uluslararası alanda istisnai bir Chopin yorumcusu kabul edilen Gülsin Onay ile etkinlik kapsamında müzik yazarı ve İDSO üyesi Aydın Büke sohbet edecek. Lila Müzik İşbirliğiyle gerçekleştirilen “Martı İstanbul Hotel’de Klasik Müzik Akşamları”, 21 Mart 2013 tarihinde müzik çevrelerinde “Emre Chopin” olarak anılan Emre Şen ve Chopin üzerine sohbette kendisine eşlik edecek Açık Radyo programcısı Ali Pınar ile devam edecek.

TAV Havalimanları 124 milyon avro net kâr açıkladı TAV Havalimanları Holding’in (TAV), 2012 yılı finansal sonuçlarına göre net kârı 124 milyon avro olarak gerçekleşti. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 53 milyon avro kâr açıklamıştı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı M. Sani Şener, “Bir yılı daha göz kamaştırıcı bir büyüme göstererek ve kendi rekorlarımızı kırarak geride bıraktık. Böylece, 2012 yılını, üç kıtada, altı ülkede, 12 havalimanı işleten küresel bir havalimanı işletmecisi olarak kapadık. 2012 yılında tüm dünyadan 72 milyon yolcuya hizmet vererek %36 gibi ulaşılması zor bir büyüme rakamına imza attık. 2012 yılında konsolide ciromuz %25 artarak 1,099 milyon avroya çıkarken konsolide FAVÖK %29 artarak 332 milyon avroya yükseldi. Böylece, yılı 124 milyon avro net kârla kapayarak net kâr rekorumuzu kırdık“ diye konuştu.

Ali Türk, Dedeman İstanbul’un yeni genel müdürü Dedeman Hotels & Resorts International'da yaklaşık 2,5 yıldır çalışan Ali Türk, 1 Şubat 2013 tarihi itibariyle yeni görevine başladı. İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu mezunu ve iyi derecede İngilizce bilen Ali Türk, profesyonel çalışma hayatına 1992 yılında Conrad İstanbul otelinin açılış kadrosuna girerek başladı. 14 yıllık çalışma hayatı boyunca Ön Büro Şefliği, Ön Büro Müdürlüğü ve Kat Hizmetleri Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Ali Türk, Conrad İstanbul’un ardından açılış ekibinde yer aldığı Courtyard by Marriott İstanbul International Airport otelinde 2008-2010 yılları arasında Odalar Bölümü Direktörü olarak görev aldı. 2010 yılından beri Genel Müdür Yardımcısı görevini yürüttüğü Dedeman İstanbul’da görevine başarıyla devam eden Ali Türk, Dedeman İstanbul Genel Müdürü olarak atandı.


ANTRE

Hi-Tech

14 Jolly Tur Silversea Cruises ile anlaşma imzaladı Jolly Tur; 7 kıtada, toplam 450 limana ultra lüks seyahatler gerçekleştiren 6 yıldızlı Silversea Cruises ile temsilcilik anlaşması imzaladı. Silversea Cruises şirketine bağlı 7 gemi gezginleri kişiye özel hizmet alabilecekleri seçkin bir ortamda, dünyanın bakir sayılabilecek bölgelerindeki küçük ve egzotik limanlara en üst konforda ulaştırıyor. Monaco merkezli 6 yıldızlı şirketin 132- 540 arası yolcu kapasiteli 7 gemisi bulunuyor. Silversea’nin tüm gemilerinde misafirlere ultra lüks hizmet sunuluyor. Eğlenceleri, spor alanları ve spa’sı ile defalarca ödül kazanmış. Gemide kişiye özel aktiviteler dışında grupların da eğlenebileceği farklı seçenekler sunuluyor. Ünlü şeflerin hazırladığı leziz yemeklerle gastronomik bir maceraya çıkılıyor bu gemilerde. Fransız mutfağından Asya füzyon mutfağına kadar farklı seçenekler var ve hepsi birbirinden şık. Restoranların dekorasyonuna Armani’den Ferragamo’ya dünyanın bir çok ünlü tasarımcıları katkıda bulunmuş.

QEPR terapisinin yaratıcısı Paul Emery Richmond Nua’da Türkiye’nin ilk ve tek destinasyon spası Richmond Nua Wellness Spa, kötü alışkanlıklarınızdan bir saat içinde kurtulmanızı sağlayan Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapisi’nin (QEPR) yaratıcısı Paul Emery’i 23 Mart-7 Nisan tarihleri arasında ağırlamaya hazırlanıyor. Paul Emery, yalnızca bir saatlik terapi sonunda sigara, uçuş korkusu, yeme bozuklukları, fobiler ve aşk acısı gibi sıkıntılarınızdan kalıcı olarak kurtulmanızı sağlıyor. Richmond Nua Wellness Spa’da, 2010 yılında ‘Dünyanın En İyi Spiritüel Terapisti’ seçilen Paul Emery’den Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapisi (QEPR) kursu alabilir, iki tam gün sürecek kurs sonunda başarılı olanlara verilecek sertifikayla siz de QEPR uygulayıcısı olabilirsiniz.

Sarhan Keyder, Elite World İstanbul Hotel Genel Müdürü olarak atandı 1 Eylül 2010 tarihinden bu yana Elite World İstanbul Hotel Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Sarhan Keyder, 1 Şubat 2013 tarihi itibariyle Elite World İstanbul Hotel Genel Müdürü olarak atandı. Fransa'da Sosyoloji eğitimi alan Sarhan Keyder, 1986 yılından bu yana turizm sektörünün otelcilik ve acentecilik alanlarında üst düzey yönetici olarak görev yaptı. En son İntra Turizm’de İş Geliştirme Başkan Yardımcısı, daha önce de Dedeman Otelleri'nin Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görev yapmıştı.


ANTRE

Hi-Tech

16 Best Western Kazakistan’da ilk otelini açtı Best Western International Kazakistan’ın en büyük kenti Almata'da markanın ilk oteli olan Best Western Plus Atakent Park Hotel’in açılışıyla global büyümesini sürdürüyor. Dört yıldızlı Best Western Plus Atakent Park Otel yeni inşa edilmiş 500 kişi kapasiteli 23 suit oda, konferans ve toplantı alanı ile 196 odalı bir tesisidir. Otel, iş ve finans merkezlerine yakın bir konumda şehir merkezinde bulunmaktadır. Almatı Uluslararası Havaalanı'na 30 dakika ve Cumhuriyet Meydanı'na 10 dakika mesafede yer almaktadır. Otel en büyük fuar kompleksi olan Almata-Atakent Sergi Merkezi kompleksinin bir parçasıdır.

The Marmara Pera’dan konseptli toplantılar için zengin seçenekler

Pegasus Asia İstanbul-Bişkek uçuşları başlıyor Pegasus Hava Yolları'nın ortağı Kırgız Havayolu firması Air Manas yeni markası Pegasus Asia ile 21 Mart 2013’ten itibaren İstanbul-Bişkek uçuşlarını başlatacak. 21 Mart 2013’ten itibaren haftada yedi gün boyunca İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Bişkek Manas Uluslararası Havalimanı'na karşılıklı olarak uçuş gerçekleştirecek olan Pegasus Asia, saat 19:35'de İstanbul'dan Bişkek'e, saat 05:30'da da Bişkek'den İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na uçuş gerçekleştirecek. Pegasus, 2012 yılında Kırgızistan Havayolu şirketi Air Manas'ın %49’luk payını satın almıştı.

The Marmara Pera yeni konseptleri ile toplantı ve özel etkinlikler için cazibesini daha da artırıyor. “Sağlık Paketi”, “Sultan Paketi”, “Akdeniz Paketi”, “Hibrid Paketi” adı altında sunulan menü ve hizmetler, burada düzenlenen toplantıları özel kılıyor. Sağlık Paketi’nde light kurabiye ve grissiniler, çok tahıllı ekmeler üzerinde sandviç çeşitleri, Akdeniz Paketi’nde panini ekmeklerinde Akdeniz tarzı karışık mini sandviçler, Akdeniz taze kır otları ve organik zeytinyağı ile dinlendirilmiş zeytin çeşitleri var. Sultan Paketi’ni tercih edenler su böreği, tahinli çörek, lokum, cezerye, kuru meyve, demirhindi şerbeti gibi lezzetleri tadabiliyorlar. Hibrid Paketi’nde toplantı ikramı olarak tatlı ve tuzlu kurabiyeler, simit, filtre ve çay çeşitleri sunuluyor. Daha fazlasını isteyenler içinThe Marmara Pera’nın toplantı paketlerini isteğe bağlı olarak genişletmek mümkün.


ANTRE

Hi-Tech

18 Daday’da 4 mevsim… Kastamonu iline 29 kilometre uzaklıkta olan Daday’da, şehirlerin gürültü, stres ve karmaşasından uzak, doğanın kalbinde ve doğallığın en saf haliyle huzur, sağlık, mutluluk bularak, Yaşam İksiri tadılıyor. ‘Her gün yeniden doğmak’ isteğini ve düşüncesini benimseyen İksir Resort Town Yaşam ve Tatil Kasabası’nda; bol oksijen ile kanınız toksinlerden arınıp ciğerleriniz bayram ederken; 4 mevsim doğanın görselliği – kokusu- dokusu ile her gün yeniden yenilenirsiniz. Mevsimlerden bahar ayı yaklaşıyor. Bahar ile birlikte, doğaya yeni bir hayat geliyor; rengarenk çiçekler açıyor; ağaçlar, çalılar yeniden filizleniyor, doğa alabildiğine yeşil örtüsüne bürünüyor. Baharda rengarenk açan çiçekler; yeşil, sarı, turuncu, kırmızı rengarenk yeryüzü; ötüşen cıvıl cıvıl envai kuşlar ile gökyüzündeki tonlarca mavinin dansı… Kokladığınızda içinize dolan temiz çam kokulu oksijenin ferahlığı hiçbir yerde bulamayacağınız kadar bol.

Türkiye'nin IHIF temsilcisi, Servotel Corporation Kurucu Başkanı Ömer İsvan Dünyanın en önemli otel yatırım platformu olan 16. International Hotel Investment Forum'a (IHIF)’e Servotel Corporation Kurucu Başkanı Ömer İsvan konuşmacı olarak katılacak. 4-6 Mart tarihleri arasında Berlin’de düzenlenecek IHIF’te tek Türk danışma üyesi olarak 'Butik otel misafirperverliği özgün olarak nasıl yaratılır' ve 'Yatırımcı olarak lüks otel markası nasıl seçilmeli' oturumlarında konuşma yapacak olan İsvan, Türk turizm sektörünü 'butik otel' kavramıyla tanıştıran isim olarak tanınıyor. 1984 yılında Servotel Corporation'ı kuran Ömer İsvan, Londra ve İstanbul ofislerindeki yatırım danışmanları ile toplam 43 ülkede uluslararası otel, resort, konut proje yatırımcılarına hizmet sağlıyor. Servotel Corporation, Hilton Bomonti Hotel ve Kongre Merkezi, Mandarin Oriental Bodrum, Four Seasons Çeşme, Wyndam Hotel Güneşli, Swissotel Bodrum ve Sheraton Adana gibi otel ve konaklama tesislerini Türkiye'ye kazandıran şirket unvanını taşıyor.

Can Göktaş’a Kempinski CEO Ödülü Kempinski Türkiye ve Bulgaristan Bölge Satış Direktörü Can Göktaş, Kempinski grubunun en prestijli ödülü olan CEO ödülüne layık görüldü. Göktaş, ödülünü, 21-24 Ocak 2013 tarihleri arasında Abu Dhabi’daki Emirates Palace’da gerçekleşen Kempinski 2013 Satış ve Pazarlama Konferansı’nın son gecesinde düzenlenen Gala Yemeği’nde aldı. Kempinski Operasyonlar Üst Yöneticisi Duncan O’Rourke, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Ulrich Eckhardt ve Satış Başkan Yardımcısı David Sparrow’un hazır bulunduğu törende Can Göktaş’a ödül, Kempinski’nin 75 otelinin arasındaki en başarılı Satış ve Pazarlama Direktörü olarak “olağanüstü katkılarından” dolayı verildi. Can Göktaş, 2011’de ise Kempinski’nin tüm Avrupa otelleri arasında toplam gelirde en büyük artışı sağlayarak “2011’de Otel Gelirini En Fazla Yükselten Ekip” Ödülünü almıştı.


GÜNDEM

Hi-Tech

20

2013 turizmi rekor yükselişle başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı 2013 yılı Ocak ayı yabancı turist verilerini açıkladı. Geçen yılın aynı ayına göre % 12,54 artış gösteren ziyaretçi sayısı bu yıla ait umutları daha da kuvvetlendirdi.

2013 yılı Ocak ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre % 12,54 artış gösterdi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden alınan geçici verilere göre; 2013 yılı Ocak ayında ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre %12,54'lük bir artışla 1. 104 754 kişi oldu. Ocak ayında Türkiye’ye ziyaret eden bu 1. 104 754 yabancı turistin 21. 852'si (%1,98) günübirlikçilerden oluşmaktadır.

Ocak ayında ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu ilk 5 il sıralaması ise şu şekildedir: 1- İstanbul %48,22 2- Edirne %11,91 3- Artvin %9,39 4- Antalya %8,51 5- Hatay %4,20

(532.757) (131.554) (103.687) (94.026) (46.365)


GÜNDEM

Hi-Tech

21 TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI

Veriler geçicidir.

Suriye ilk sırada geliyor

2013 yılı Ocak ayında Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Suriye %10,11 (111.694) ile birinci, Almanya %9,22 (101.807) ile ikinci, Gürcistan %9,16 (101.229) ile üçüncü sıradadır. Gürcistan'ı Bulgaristan, İran, Rusya Federasyonu, Yunanistan, Azerbaycan, Irak ve İngiltere takip ediyor.

2011-2013(*) YILLARI OCAK AYINDA ÜLKEMİZE GELEN YABANCILARIN MİLLİYETLERE GÖRE DAĞILIMI - İLK10 ÜLKE

Veriler geçicidir.


22

GÜNDEM

Hi-Tech

Türkiye turizm tarihine ışık tutacak 400 ‘kaynak kişi’ belirlendi Türk turizminde 1923-2013 yılları arasında yaşanan gelişmeleri yazılı ve görsel olarak kayıt altına almayı amaçlayan çalışmaya kaynaklık edecek 400 kişi belli oldu. Ortalama 40 sorunun yanıtının aranacağı görüşmelerin hazırlanma ve bitirilme süresi yaklaşık 45 günü bulacak. Görüşmelerde tüm bilgiler yazılı ve görsel olarak kayıt altına alınacak. Kayıtlardan üç ciltlik kitap, belgesel ve bilimsel yayınlar hazırlanacak. Bilgiler, tüm araştırmacıların kullanımına da açık olacak.”

A

dını dünya turizmde ilk 10 ülke arasına yazdıran Türkiye’de, şimdi de turizmin tarihi yazılıyor. Yazılacak olan turizm tarihine kaynaklık edecek isimler, 22-23 Şubat 2013 tarihinde, İstanbul Taksim Point Otel’de “Kaynak Kişi Belirleme Çalıştayı” etkinliğinde bir araya gelen 60 turizm duayeni tarafından belirlendi. ‘Kaynak kişi’lerle yüz yüze görüşmeler önümüzdeki günlerde başlayıp, 18 ayda tamamlanacak. Nazmi Kozak: “18 ayda tamamlayacağız” Çalıştayın açılışında konuşan Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nazmi Kozak, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi ve bağlı bölümlerdeki öğrenci ve akademisyenlerden 25 kişilik bir ekip oluşturduklarını söyledi. Tarih Vakfı ile Ekin Grubu’nun kurumsal destek vereceği söz konusu ekibin “Türkiye Turizmi Sözlü Tarih Araştırması” kapsamında, çalıştayda belirlenen kaynak kişilerle yüz yüze görüşmeler yapacağını hatırlatan Prof. Dr. Kozak şunları söyledi: Görüşmelere önümüzdeki günlerde başlayacağız. Yüz yüze görüşmeleri 18 ayda tamamlamayı planlıyoruz. Ekibimizdeki her araştırmacı yaklaşık 12 kişiyle görüşme yapacak.

Türk turizmini kayıt altına alacak bir çalışma hazırlığındayız Çalıştayın kapanışında katılımcılara teşekkür eden Prof. Dr. Kozak sözlerini şöyle tamamladı: “Antalyalı turizmcilerle de görüşüp, eksik kalmış isimler varsa onları da belirleyip listemize ekleyeceğiz. İstanbul ve Antalya listelerini tek listede birleştirip, yüz yüze görüşmeleri başlatacağız. Türk turizmini kayıt altına almaya yönelik bu çalışmayı, elimizdeki kısıtlı bütçemizle yapacağız. ‘Kaynak kişi’lerin tümüne ulaşıp görüşmek istiyoruz. Dolayısıyla, turizmle ilişkili olan tüm birey, kurum ve kuruluşların çalışmamıza her türlü desteği vermesini arzuluyoruz. Bunun yapılması halinde, ortaya çıkacak sonuçların tartışmalara yer bırakmayacak şekilde daha etkin ve eksiksiz olacağına inanıyorum.” Çalıştaya 60 duayen katıldı Çalıştaya aralarında eski bakan, müsteşar, bürokrat, emekli öğretim görevlisi ile turizmin her alanında çalışmış ve günümüzde de turizmle aktif olarak uğraşan 60 duayen katıldı. Duayenler, kaynak kişi olarak görüşülmesi gereken isimleri belirleyip çalışmaları yürütecek ekibe yazdırdı. Bu isimlerden ortaya çıkan 400’ü aşan isim, kamu, turizm işletmecisi, tur operatörü, seyahat acentasi, rehber, STK gibi ilgili oldukları başlıklar altında listelendi.


GÜNDEM

Hi-Tech

24

TÜİK, 2012 revize turizm gelir ve giderlerini açıkladı TÜİK, 2012 yılı revize turizm gelir ve giderlerini kamuoyu ile paylaştı. 20 yılına ilişkin turizm gelir ve giderlerini 12 revizyondan geçiren Türkiye İstatistik

Kurumu (TÜİK), çalışmayı sonlandırarak kamuoyu ile paylaştı. Revize turizm gelirlerine göre, 2012 yılında 29 351 milyon $ gelir elde edildi. Revize edilen turizm gideri ise 4 593 milyon $ olarak güncellendi. Daha önce 2012 yılında 23 440 milyon $ olarak açıklanan turizm geliri, 5 911 milyon $ artarak 29 351 milyon $ olarak revize edildi. Aynı şekilde, 2012 yılında 637 $ olarak açıklanan kişi başına ortalama harcama 161 $ artarak 798 $ olarak revize edildi.

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu

Turizm gideri yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşmaktadır. Daha önce 2012 yılında 4 051 milyon $ olarak açıklanan turizm gideri 542 milyon $ artarak 4 593 milyon $ olarak revize edildi. Aynı şekilde turizm giderinde, 2012 yılında 698 $ olarak açıklanan kişi başına ortalama harcama 94 $ artarak 792 $ olarak revize edildi. Revize edilen turizm gelirinin ardından 637 dolar açıklanan 2012 yılı kişi başı ortalama harcaması ise, 161 dolar artışla 798 dolar seviyesine çıktı.


TUROB Başkanı Timur Bayındır: “ TÜİK’in turizm istatistiklerini revize etmesini memnuniyetle karşılıyoruz” Türkiye Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, TÜİK’in Turizm istatistiklerini revize etmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. TimurBayındır bu konuda şunları söyledi: “Yıllardır, Türkiye’de turizm gelirlerinin eksik hesaplandığını söylüyor ve Bakanlık ile birlikte bu konunun düzeltilmesi için çalışmalar yapıyorduk. TÜİK’in; Dünya Turizm Örgütü’nün son yıllarda turizm istatistikleri metodolojisinde yaptığı yenilikleri dikkate alarak Türkiye’deki turizm gelirlerinin hesaplanma yöntemini güncellemesi memnuniyet vericidir. Dünya turizm arenasında çok önemli bir aktör olmaya başlayan Türkiye’nin, dünya standartlarında ölçme-değerlendirme kriterlerine sahip olması Türk turizmi açısında önemli bir gelişmedir. Gelirlerin doğru hesaplanarak, geçmişe oranla fazla çıkması, turizm sektörünün kamuoyunda da doğru algılanmasına katkı sağlayacaktır.”

GÜNDEM

ziyaretçilerin ülkemizde yapmış oldukları GSM dolaşım harcamaları turizm gelirine dahil edilmiştir. Turizm giderine ise yine uluslararası tanımlara uygun olarak yabancı firmalar tarafından taşınan vatandaşların uluslararası ulaşım harcamaları ve vatandaşlarımızın yurtdışında yapmış oldukları GSM dolaşım giderleri eklenmiştir. Yukarıda belirtilen kapsam güncellemesinin yanı sıra, turizm gelir ve gider hesaplamalarında kullanılmakta olan Türkiye’ye paket tur ile gelen ziyaretçilerin paket tur harcamalarından (gelen paket tur) Türkiye’ye kalan pay ile yurtiçinde ikamet edip diğer ülkeleri ziyaret eden vatandaşların paket tur harcamalarından (giden paket tur) yurtdışına kalan pay da güncellenmiştir. Güncellemede, 2012 yılında yapılan ve mevsimsel değişiklikleri de gözlemleyebilmek amacı ile üçer aylık dönemler itibari ile dört dönem uygulanan ‘Tur Operatörü Anketi’ sonuçları kullanılmıştır.”

Hi-Tech

25 TÜİK, turizm istatistikleri revize sonuçlarının ardından şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye İstatistik Kurumu, ürettiği tüm istatistiklerde olduğu gibi turizm istatistiklerini de uluslararası tanım ve standartlar çerçevesinde üretmektedir. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler, Dünya Turizm Örgütü ve Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat)’nin tavsiyeleri değerlendirilmekte, ulusal ihtiyaçlar da göz önünde bulundurularak söz konusu istatistikler üretilmektedir. Eurostat ve Dünya Turizm Örgütünün turizm istatistikleri metodolojisinde son yıllarda yaptıkları yenilikler dikkate alınarak kurumumuz tarafından yayınlanmakta olan turizm istatistikleri metodolojisi güncellenmiştir. Bu kapsamda, uluslararası tanımlara uygun olarak yerli firmalar tarafından taşınan ziyaretçilerin uluslararası ulaşım harcamaları, marinalarda ziyaretçilerin yapmış oldukları harcamaları kapsayan marina hizmet bedelleri ve


GÜNDEM

Hi-Tech

26

ISES, Türkiye’de şube açıyor Dünya üzerinde 49 ülkede temsilciliği bulunan ünlü Amerikan etkinlik derneği ISES, Türkiye’deki çalışmalarına başlamak için, Türkiye'nin ünlü etkinlik şirketlerinin kurduğu YEPUD ile anlaşmak üzere 20 Şubat 2013'te Türkiye’ye geldi.

T

ürkiye’nin sayılı etkinlik derneklerinden YEPUD (Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği), dünyaca ünlü etkinlik derneği ISES (International Special Events Society) ile Türkiye’deki oluşumlarını hayata geçirmek adına 20 Şubat Çarşamba günü Swissotel’de buluştu. Etkinlik sektörü yeni lideriyle anlaştı Dünya üzerinde 49 ülkede temsilciliği bulunan ve 7 bin 200 üyesi ile dünyanın en etkili ve en büyük etkinlik derneklerinin başında gelen ISES (International Special Events Society), Türkiye’nin önde gelen etkinlik derneği YEPUD (Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği) ile İngiltere merkezinden, ISES EMEA Yöneticisi (Avrupa, Ortadoğu, Afrika Direktörü) Andy Callin, ISES operasyon yöneticisi Toni Griggs ile birlikte Türkiye’ye gelerek anlaşmaya vardılar.

ISES, dünya etkinlik sektöründe yeni bir merkez oluşturulacak değerlere sahip bir ülke olarak Türkiye’yi seçti. YEPUD Başkanı Meltem Bayazıt Tepeler, Başkan Yardımcısı ve ISES Çalıştayı temsilcisi Mirey Karaso ve YEPUD Yönetim Kurulu üyeleri, ISES Türkiye’nin oluşumuna önderlik ediyor. Amerika’nın en büyük etkinlik derneği ISES, YEPUD işbirliği ile Türkiye’de bölüm açma kararı alarak, Türkiye’deki etkinlik sektörü firmalarına uluslararası bir platform oluşturmanın yanı sıra, uluslararası alanda birçok iş bağlantısı kurabilme imkanını da beraberinde getirerek Türkiye’nin dünya üzerinde açılımını sağlıyor. Aynı zamanda ISES (International Special Events Society)’in sağladığı iletişim ağı, Türkiye deki sektörün teknik yaratıcı, görsel, eğitim ve ticari açıdan gelişmesine katkıda bulunuyor.


28

GÜNDEM

Hi-Tech

Oda fiyatları Şubat ayında artışa geçti 600 binden fazla otel fiyatının karşılaştırılmasına olanak sağlayan otel fiyatı karşılaştırma sitesi trivago, Şubat ayının “trivago Otel Fiyat Endeksi Raporu”nu (tHPI) yayınladı. Rapora göre 2013 Şubat ayında Türkiye genelinde otel fiyatlarının yükselişe geçtiği gözlemlendi.

T

rivago internet sitesinden alınan bilgilere göre, Şubat 2012 ve Ocak 2013’e ait verilerin karşılaştırılması ile elde edilen raporda Ankara’daki ve İstanbul’daki oda fiyatlarında Ocak ayına göre %8’e varan düşüş gözlenirken Türkiye genelinde oda fiyatlarının %55’e varan yükselişler de görüldü. Uludağ, Marmaris, Sakarya ilk sıralarda Ocak ayında otel fiyatlarının en yüksek olduğu yerlerin başında standart çift kişilik oda fiyatının ortalama 458TL olduğu Uludağ geliyor. Kış sezonunun gözde merkezlerinden Uludağ’ı takip eden ikinci şehir çift kişilik standart oda fiyatlarının 363TL olduğu Marmaris oldu. Kış sezonunun bir diğer önemli tatil yerlerinden olan Sakarya ve çevresi 337TL’lik oda fiyatları ile üçüncü olurken Sakarya’yı 308TL ile Belek, 284TL ile Nevşehir ve 270TL ile Bolu takip etti. Şubat ayında çift kişilik oda fiyatlarının en düşük olduğu yerleri genellikle sahil kesimlerinde yer alan turistik bölgeler doldurdu. Patara’da çift kişilik oda fiyatları değişim göstermemesine rağmen Antalya’nın Patara bölgesinde çift kişilik standart oda fiyatlarının tek gecelik 71TL olması ile ilçe Şubat ayında otel fiyatlarının en düşük olduğu turistik bölge oluyor. Patara’yı takip eden Ayvalık’ta otel fiyatları

98TL, Kumluca’da 100TL ve Kuşadası’nda 119TL olarak gözüküyor. Göcek, Ocak’ta %55 artış yakaladı Çift kişilik standart odaların Ocak ayına göre değişimlerine baktığımızda Türkiye’deki otellerin fiyatlarının büyük bir kısmında yükseliş gözleniyor. En büyük fiyat artışının yaşandığı yer %55’lik artış ile Göcek oldu.


Avrupa fiyat artışında Venedik önde geliyor Ocak ayında en çok fiyat artışı gösteren şehirlerin başında Venedik geliyor. Venedik, 2013 yılının Şubat ayında en çok fiyat artışının olduğu şehir oldu. Venedik’te çift kişilik oda fiyatları %29’luk artış ile 152€ oldu. Çift kişilik standart oda fiyatlarının en çok arttığı ikinci Avrupa kenti de %28 ile Barselona oldu. Valencia %11’lik artış ile üçüncü sırada yer aldı. Avrupa kentlerindeki

Top 50 Şehir Listesi’nde İstanbul geride kaldı trivago’nun her ay hazırladığı “Avrupa’nın Top 50 Şehir Listesi”nde fiyatı en yüksek olan şehir standart çift kişilik oda fiyatları ile Cenevre oldu. Çift kişilik standart oda fiyatlarının %1 düşmesine 217€ olduğu Cenevre’den sonra gelen Oslo da %5’lik artış ile 167€ olan oda fiyatları ile ikinci sırada yer aldı. Londra, bir önceki aya göre %4’lük fiyat artışı göstermesine rağmen 166€ olan oda fiyatları ile üçüncü sırada yer aldı. Avrupa’daki otel fiyatlarının en yüksek olduğu diğer şehirler 160€ ile Stockholm, 153€ ile Paris, 152€ ile Venedik ve 140€ ile Milano oldu. Listede İstanbul gecelik 90€’luk otel fiyatı ortalaması ile 29. sıraya geriledi. Ocak ayında çift kişilik standart odanın fiyatının en düşük olduğu şehir %8’lik düşüş gösteren Budapeşte oldu. Ocak ayında odaların 59€ olduğu Budapeite’den sonra gelen Avrupa’nın en düşük oda fiyatının olduğu şehir 60€ ile Zaragoza olurken, Varşova 61€, 62€ ile Sofya ve Bükreş 66€ fiyatları ile listede yer alıyorlar.

GÜNDEM

oda fiyatlarında genel olarak büyük düşüş ile Bolu otelleri takip ediyor. değişimler gözlemlenmezken Stockhlom %10, Dublin ve Brüksel %9, Edinburgh %6 ve Milan’da %2’lik artış oldu. Oda fiyatlarının en çok düştüğü şehir de Ocak ayında Letonya’dan çıktı. %31’lik bir düşüş yaşayan Riga’da çift kişilik standart oda fiyatları ortalama 64€ oldu. Riga’yı %26’lik düşüş ile Prag ve %19 ile Floransa takip ederken İstanbul %8’lik düşüş ile en çok düşüş yaşayan 7. Şehir oldu.

Hi-Tech

29 Çift kişilik standart odaların tek gecelik fiyatının 167TL’ye yükseldiği Safranbolu %29’luk artış ile ikinci olurken %26’lık artıl gösteren İçmeler üçüncü oldu. Otel fiyatlarının artış gösterdiği diğer yerlerin içerisinde de %23 ile Mersin, %22 ile İzmir ve %18 ile Çanakkale görünmektedir. Türkiye’de çift kişilik standart oda fiyatlarının en çok düşüş gösterdiği yer %51’lik düşüş ile Kemer oldu. Kemer’i %20’lik düşüş ile Dalyan otelleri, %16’lık düşüş ile Belek otelleri ve %16’lık


Hi-Tech

30

GÜNDEM

“Okut kartını, gez müzeyi” Müzekart özelliği kazanan İş Bankası Maximum Kart sahipleri için müzelere ücretsiz giriş dönemi başladı.

İ

ş Bankası ve TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda Maximum özellikli İş Bankası kredi kartları Müzekart özelliği kazandı. Kredi kartı sektöründe bir ilk olarak İş Bankası tarafından sunulan bu yeni hizmet ile tüm Maximum özellikli İş Bankası kredi kartı sahipleri Müzekart’la giriş yapılan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 300’ü aşkın müze ve örenyeriniher yıl 1 ay boyunca ücretsiz ziyaret edebilecek. Ömer Çelik: “İşbirliği yepyeni fikirlere imkan tanıyacak” Basın toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, “Temsil ettiği değerler ve 3,5 milyonu aşan kullanıcı sayısı ile eşsiz bir marka olan Müzekart ile ekonomi ve bankacılık sektörümüzün öncü

kuruluşu Türkiye İş Bankası’nı günümüzün gelişmiş iletişim anlayışı ile buluşturan bu işbirliğinin bu alanda yepyeni fikirleri de beraberinde getireceğini umuyorum” dedi. Başaran Ulusoy: “Sosyal sorumluluk projelerimiz devam edecek” TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy yaptığı konuşmada şu noktalara değindi: “Türkiye'nin bu iki büyük ve önemli kurumu bugün burada topluma hizmet etme misyonunu layıkıyla yerine getirmiş olmanın onurunu paylaşıyor. Önümüzdeki günlerde bu işbirliğinin örnek teşkil edeceği başka projelerle de karşınızda olmayı umuyorum.” İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ise , “Bu işbirliği ile Maximum Kart’a sektörde tarihe geçecek bir yenilik ile kültür-sanat alanında benzersiz bir hizmetimizi eklemiş olduk, mutluyuz ” dedi.


32

GÜNDEM

Hi-Tech

Uğurlu Konakları “Türkiye’nin en güzel küçük oteli” ödülü aldı Kastamonu Uğurlu Konakları, 2013 yılında Küçük Oteller sitesinin internet üzerinden yaptığı oylamada 400 küçük otel arasında birinci olarak, Türkiye’nin en güzel küçük oteli seçildi.

K

astamonu Uğurlu Konakları, bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden gerçekleştirilen bir anket ile “Türkiye’nin en güzel küçük oteli” seçildi. Yaklaşık 2 hafta önce küçük oteller sitesinin sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden gerçekleştirdiği “Türkiye'nin en güzel küçük otelini seçiyoruz” anketinde, Kastamonu Uğurlu Konakları oylama sonucu, yaklaşık 400 küçük otel arasından, birinci oldu. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş, “İki haftanın üzerinde bir süredir devam eden ‘Türkiye'nin en güzel küçük otelleri’ oylamasından çıkan sonuç bizi çok mutlu etti. Bu süreçte bize destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi. Yarışmanın

Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş

sevindirici sonucu kadar niteliği ve anlamı ile de büyük bir öneme taşıdığını belirten Kırbaş, “Yarışmadan birinci çıkmak bizi çok mutlu etti. Ama bir mutluluğumuz da yarışmayla birlikte küçük otellerin gündeme gelmesi idi. Bu yarışma, Türkiye’nin birbirinden güzel küçük otellerine dikkat çekti. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. İnsanlar iki hafta boyunca sayısız küçük oteli inceleyip tanıdı, ezberler bozuldu” diye konuştu. Oylama sonuçlarının bağlı bulundukları kent turizmine olumlu yönde katkı sağlayacağını aktaran Gülsen Kırbaş,”İnanıyorum ki, önümüzdeki turizm yılında bu tanıtımın meyveleri Kastamonu’da görülmeye başlanacaktır. Ayrıca ödülün Kastamonu Havaalanı’nın açılışına denk gelmesi de güzel bir tesadüf oldu. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.”

Türkiye'nin en güzel ilk 10 küçük oteli 1- Uğurlu Konakları - Kastamonu 2- 4Oda Cave House - Ürgüp / Kapadokya 3- Paradise Garden Hotel - Fethiye 4- Hoyran Wedre - Demre / Antalya 5- Aral Tatil Çiftliği - Bozcaada 6- Ağva Beyaz Ev - İstanbul 7- Akvaryum Otel - Bozcaada 8- Villa Aşina - Datça 9- My Stone Home - Çeşme 10- Kar’s Otel – Kars


YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

34

ibis Otel, Esenyurt’ta…

Dünyanın üçüncü büyük otel zinciri Accor Hotels, ibis markasının son halkasını 25 Ocak 2013’te Esenyurt’ta hizmete açtı. 14 milyon Euro’luk yatırım, Haramidere Organize Sanayi bölgesi şirketlerinin ve TÜYAP Fuar ziyaretçilerinin bir numaralı adresi olmayı hedefliyor.


vrupa’nın lider, dünyanın üçüncü büyük otel zincir grubu Accor Hotels, Türkiye oteller zincirine yeni halkalar eklemeye devam ediyor. İlkini 2007 yılında İstanbul ve Eskişehir’de Novotel ve ibis markaları ile açan Accor, bugün dünyada 90 ülkede, değişik kategorilerde 4.200’den fazla otel ve 168 bin çalışana sahip. İbis Bursa’dan sonra markayı İstanbul Esenyurt’a da taşıyan Accor Hotels’in yeni yatırımı ibis İstanbul Esenyurt’u Otel Genel Müdürü Erkan Öğüt ile konuştuk.

Esenyurt’un nüfusu bugün itibari ile 500 bin kişi. İstanbul içinden ciddi ölçüde göç alıyor. Bir otelin ticari beklentilerine tamamıyla

YENİ YATIRIMLAR

A

ibis İstanbul Esenyurt’u tanıtmadan önce yatırımcı şirket Accor Hotels hakkında bilgi alabilir miyiz? Accor, Avrupa’nın ve Asya-Pasifik bölgesinin en büyük otel zinciri olup, dünyada 4.200’den fazla otele sahip bir grup. Dünyada 9 farklı otel markası ile turizm sektörüne hizmet veriyor. Ekonomi segmentinde ibis, bir üst sınıfta Novotel ve Mercure Otel, lüks segmentte Pullman ve Sofitel markalarımız mevcut. Türkiye’de şu anda Novotel, ibis ve Mercure markaları ile faaliyetteyiz. Mercure, grup içinde Türkiye’deki en yeni markamız. Mercure İstanbul Altunizade olarak yaklaşık 1 ay önce hizmete açıldı. Türkiye’de 2007 yılı Mart ayında ibis ve Novotel olarak Zeytinburnu’nda faaliyete geçtik. Akabinde ibis Eskişehir, Novotel Trabzon, ibis Gaziantep, ibis Adana ve ibis Bursa hizmete girdi. İbis markasının son halkasını ise ibis İstanbul Esenyurt olarak 25 Ocak 2013’te hizmete açtık. Accor Grubu olarak, ibis İzmir Otel’in açılışı ile 2013 yılında 13 otele ulaşmayı hedefliyoruz. Esenyurt’a yatırım kararı nasıl gelişti, grubun lokasyondan beklentileri neler? Türkiye’deki yatırım ortağımız Akfen Holding. Grubun Akfen GYO ile stratejik işbirliği sözkonusu. Bu çerçevede Akfen arazisi üzerinde ibis markamızı konumlandırdık. Lokasyon olarak havalimanına 19 km, şehir merkezine ise 26 km mesafede bulunuyoruz. Bilindiği üzere Esenyurt, TÜYAP Fuar alanına ve Haramidere Organize Sanayi Bölgesi’ne yakınlığı ile Avrupa Yakası’nın en gelişen bölgelerinden biri. Grubun lokasyon seçimindeki en büyük etken bu oldu.

Hi-Tech

35

Erkan Öğüt Kimdir?

1976 yılında Çorlu’da doğdu. Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümü’nü bitirdikten sonra Bournemouth University’de Marketing ve Otel Yönetimi master’ı yaptı. Profesyonel çalışma hayatına 1999 yılında The Broadmoor Hotel’de başlayan Erkan Öğüt, Hyatt Regency İstanbul’da çalıştıktan sonra 2007 yılında Accor Hotels’e katıldı. Grup içinde Novotel İstanbul, Novotel Trabzon ve ibis Otel İstanbul’da çeşitli departmanlarda görev alan Erkan Öğüt, 2012 yılından bu yana ibis İstanbul Esenyurt’ta Genel Müdür olarak çalışmalarına devam ediyor.


36

YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

başladıklarını görüyoruz. Konsepte gelirsek; Grubun 15 farklı otel markasından biri olan “ibis hotels”; dünyada 55 ülkedeki 957 otelinde, 117.171 odalık kapasitesi ile hizmet veriyor. ibis Esenyurt, diğer tüm ibis oteller gibi konuklarına en ekonomik fiyatlarla en yüksek kalitede servis sunmayı hedefliyor. İbis olarak standardize edilmiş bir ürüne sahibiz. Bütün ibisler’de odalar bire bir aynı. Farklı bir sürprizle karşılaşmazsınız. Otelimiz, 156 modern ve kullanışlı odası, 7/24 sunduğu yiyecek ve içecek hizmetleri, gün ışığı alan toplantı salonları ile TÜYAP fuar merkezine olan ideal konumunda en uygun fiyatlar ile en iyi hizmeti garanti ediyor. karşılık verecek bir bölgede olduğumuzu düşünüyoruz. Otelimizde organize sanayi bölgesindeki şirketler ile fuar katılım ve ziyaretçilerinin konaklama ihtiyaçlarını karşılamaya çalışacağız. Ekonomik segmentte ibis Esenyurt’un bu profildeki misafirlerin istek ve taleplerini tam olarak karşılayacağına inanıyoruz. İbis markası, Türkiye’de alışık olmadığımız bir konsepti içeriyor. Türkiye’de 3 yıldızı temsil eden başka bir otel zinciri daha yok. Bu farklılığı nasıl yakaladınız? Sizin de belirttiğiniz gibi, Türkiye’de 3 yıldızı temsil eden uluslar arası bir zincir otel daha yok. İbis, ekonomik segmentte dünyada da öncü bir marka. Diğer zincir grupların hepsinin lüks segmentteki otellerin yanlarına ekonomi segmentli oteller yapmaya

Otelinizi ana hatlarıyla tanıtır mısınız? İş dünyasına ne tür hizmetler sunuyorsunuz? Hedef kitlemiz büyük oranda iş amaçlı seyahat eden misafirlerden oluştuğu için bu kitlenin temel ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar oluşturduk. Otelimizde bölgedeki şirketlerin orta ölçekli toplantılarına hitap edebilecek özellikte 3 adet toplantı salonu bulunuyor. Bunlardan 2’si 80 m2, diğeri 20 m2 büyüklüğünde. Salonlarımız her türlü teknolojik donanıma sahip olup, oldukça rahat ve konforlu. Otel konaklamalarında yeme-içme hizmetleri de önemli. Otelimizde konaklayan misafirlerimize 24 saat yeme- içme hizmeti veriyoruz. “Snack menü” diyoruz biz buna. Oda servisi menüsü formatında düşünebilirsiniz. 12.00 ile 22.00 saatleri arasında bir


YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

37

restoran menümüz var. Hem lokal hem uluslar arası misafirlerimize hizmet verebileceğimiz bir menü bu. Bunun haricinde ekonomi segmentinde 6.30’dan 10’a kadar açık büfe kahvaltı hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda erken ve geç kahvaltı dediğimiz seçeneklerimiz de mevcut. Bu bizim segmentte önemli bir ayrıcalık aslında. Çevreye dost uygulamalarınız var mı? Temiz bir servis, çevreye duyarlı yaklaşımlar işletmenin en önemli yönetim esasları arasında geliyor. Biz ibis markası olarak 9001 ve 14001 kalite belgelerine sahibiz. Aynı şekilde Esenyurt’ta da temmuz ayına kadar çalışmalarımızı tamamlayıp hem kalite hem çevre sertifikalarını alacağız. Bu sertifikanın gerektirdiği tüm kriterleri yerine getiriyoruz. Atık yönetimi kapsamında tüm atıklarımızı ayrıştırıyoruz ve geri dönüşüm firmalarına iletiyoruz. Rakamlarla ibis İstanbul Esenyurt’u nasıl anlatırsınız? İstihdam, yatak sayısı, yatırım maliyeti, şu anki doluluk oran ve hedefleriniz nelerdir? Otelin yatırım bedeli 14 milyon Euro civarında. Şu an %30 doluluklar ile gidiyoruz. Bu yılın sonunda oranı %50 sınırına çıkarmayı hedefliyoruz. 2015’teki hedefimizi ise %80 olarak belirledik. Çalışan sayımız ise 40 kişi.

İşletme olarak 2013 yılından neler bekliyorsunuz? Uzun vadeli hedefleriniz arasında neler var? ibis Hotels olarak Etap otelleri ve All Seasons olmak üzere iki farklı markamız daha var. Geçen yıl bunları da ibis markası altında topladık. All Seasons ve Etap otelleri de ibis Style ve ibis Buget olarak 2013 yılı itibari ile hizmet vermeye başladı. Dolayısıyla dünyadaki ibis Otel sayısı 1.500’leri buldu. Şu anda 3 tane farklı ibis markası oluştu. Böylece ibis’ler dünya çapında daha da büyümüş oldular. Marka Tercihlerimiz

İklimlendirme Sistemleri CIAT, Samsung, Buderus Ses ve Işık Sistemleri Elektopanç, Bahar Aydınlatma, Airlight Projeksiyon Sistemleri BENQ Televizyon Philips Kumaş ve Ahşap Lambri Kaplamaları Sunset Ikoor Hijyen Ürünleri Diversey Parke Berry Alloc Mobilya Sanset Ikoor, Bahar Aydınlatma Tekstil Titan Tekstil Minibar Kleo Vitrifiye Duravit, Grohe, Petek Banyo Buklet Ürünler Mataş Matbaa, Haten Kozmetik Yatak Yataş Oda Otomasyon Sistemleri CIAT Duşakabin Camları Duşal Armatür, Gömme Rezervuar Grohe Yangın Güvenlik Ekipmanları GE Edwards EEC Sofra Üstü Ürünler Paşabahçe, Selene, Paderno, Cambro, Hisar, Zicco, Porland Restoran Mobilya Sanset Ikoor, Beren Özel Soğutmalı ve İndüksiyonlu Açık Büfe Ünitesi Öztiryakiler Cam Ürünler - Seramikler Paşabahçe Ana Kapı Dorma Misafir ve Servis Asansörleri Kone İşletme Yönetim Sistemleri Protel, Fidelio Opera, Micros, MC, S&C Pos Sistemleri Protel Micros


38

YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

Kocaeli, ilk termal oteline kavuştu Kocaeli’nin ilk beş yıldızlı termal oteli The Ness Termal Otel 8 Şubat 2013’te kapılarını açtı. 18 bin m2 alan üzerinde inşa edilen otel, balo&kongre salonu, spa merkezi ve termal odalarıyla daha şimdiden turizimin odağı oldu.

T

urizm sektörünün önde gelen isimlerinden Yüksel Öztürk tarafından yatırımı gerçekleştirilen The Ness Termal Otel, 8 Şubat 2013 itibari ile konuklarını ağırlamaya başladı. Başiskele sınırları içinde bulunan 5 yıldızlı termal otel, Gölcük Yazlık Ilıca Termal Turizm Tesisleri'ne 300 metre mesafede bulunuyor. ‘Bir damla su’ anlamına gelen ve 18 bin m2 alan üzerinde konumlanan beş yıldızlı otel, bölgesinde balo&kongre salonu, spa merkezi ve termal odaları ile büyük ilgi uyandırıyor. 7 katlı ve 164 odalı Kadın ve erkeklere özel olarak tasarlanan ve karma havuzları da bulunan otelde, Gölcük ılıcalarından getirilen sıcak ve şifalı suyla doldurulan 5 adet sıcak su havuzu bulunuyor. Ayrıca 6 adet jakuzi havuzunun bulunduğu otelde sauna, hamam ve buhar odası da mevcut. 7 katlı otel, 164 oda ve 350 yatak kapasitesine sahip olup, içinde biri çok amaçlı ve 1.000 kişilik 7 adet orta ve büyük restoranı bünyesinde taşıyor. 1.000 kişilik kongre salonuna sahip 1.200 m2’lik bir alana inşa edilen kongre merkezi, 1.000 kişi kapasiteye sahip. Kongre ve balo hizmetlerinin verildiği çok amaçlı salonda ayrıca banquet hizmetleri de veriliyor. Asma katta 250 m2 büyüklüğünde, 200 kişi kapasiteli protokol hizmetlerinin verildiği vip locanın da bulunduğu 1.000 kişilik kongre merkezi salonunun yanı sıra, 35 ile 120 m2 arasında değişen 6 adet

toplantı salonu bulunuyor. Tamamı el işçiliğiyle yapılan ve Osmanlı mimarisi ile İtalyan barok tarzının birleşmesinden oluşan tavan süslemelerinin her biri ayrı bir sanat eseri. Düğün ve eğlence gibi organizasyonlarda kaliteli hizmet anlayışını ön planda tutan otel yönetimi, hoş bir vakit geçirmeniz için her türlü kolaylığı göstermek üzere müşterilerini bekliyor. Özel spa ve termal alanları The Ness Termal Otel’de zengin SPA menüsüyle, profesyonel masör ve masözler özel masajlar da yapıyor. Otelde İsveç masajı, Thai masajı, derin doku masajı, refloksoloji, aromaterapi, spor masajı, selülit masajı, bölgesel masajlar, taş masajı, Shiatsu masajı, Bali masajı, relax masajı, volkanik taş masajı çeşitleri bulunuyor. Yapılacak masaj için özel hazırlanmış odalar bulunuyor. Termal otelde konukların keyifli zaman geçirmesi amacıyla kişilere özel saatlik olarak kiralanabilir özel termal odalar da bulunuyor. Termal sıcak suyun bulunduğu jakuzili masaj sistemi, vitamin bar, oturma grubu, masaj yatağının da bulunduğu 35 m2 büyüklüğünde 6 adet VIP termal odalar yer alıyor. Bunun yanı sıra bayanlara özel 500 m2 alanda 150 metrekare termal yüzme havuzu, jakuzi, Osmanlı hamamı, sauna, buhar odası, şok duş hem bayanlara hem de erkekler için özel hazırlanmış alanda müşterilere sunuluyor.


YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

40

Accor’un yeni halkası Mercure İstanbul Altunizade Otel kapılarını açıtı Dünyada 3.500’den fazla oteli ile Avrupa’nın en büyük otel zinciri olan “Accor Hotels “ Grubu, 28 Ocak 2013 tarihinde Mercure İstanbul Altunizade Oteli’ni hizmete açtı.

G

rubun Türkiye’deki en yeni markası olan Mercure otel, dünyada 49 ülkedeki 725 oteli ile misafirlerine güçlü bir marka ile garantilenmiş otantik bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Mercure İstanbul Altunizade Otel, iş seyahatinin monotonluğunu sıcak ve cana yakın bir marka ile atmak isteyen misafirleri için güvenilir, yüksek kalite ve

konfor sunuyor. İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Capitol Alışveriş Merkezi’ne yürüme mesafesinde; restoranlar, İstanbul Boğazı ve iş merkezlerine ideal konumda olan Mercure İstanbul Altunizade Otel; 140 odası, geniş toplantı salonları, dünya tatlarının sunulduğu restaurantları, yüzme havuzlu sağlık klubü ile hizmet veriyor.


YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

41

2013’te otel sayısını 13’e çıkaracak Accor Grubu; genellikle iş amaçlı seyahat eden kitlelere hizmet veren markalarından Novotel ve Ibis otelleri Türkiye’nin dört bir yanında hizmete sunarak, Türkiye’nin belli başlı zincir otellerinden olmuştur. Accor 2013 yılı itibari ile Novotel İstanbul, ibis İstanbul, ibis İstanbul Esenyurt,

Mercure İstanbul Altunizade, ibis Eskişehir, Novotel Trabzon, Novotel Gaziantep, ibis Gaziantep, Novotel Kayseri, ibis Kayseri, ibis Bursa, ibis Adana otelleri ile Türkiye’nin 7 farklı şehrinde hizmet vermektedir. İbis İzmir Otel’in açılışı ile 2013 yılında 13 otele ulaşacak olan Accor Grubu gelişimine hızla devam ediyor.

Mercure Otel Yatırımları Hakkında Novotel ve Ibis markalarının dışında Accor Grubu; dünyadaki en güçlü markalarından biri olan Mercure markasını da Türkiye’ye yeniden getirdi. Dünyada 700’den fazla otele sahip olan Mercure markası, Novotel ile aynı segmentte hizmet vermekte olup; değişik yatırımcıları ile management ve franchise anlaşmaları ile büyümeyi hedefliyor. Mercure markasının Türkiye’deki ilk management sözleşmesini TEKAŞ AŞ ile yaparak Mercure İstanbul Altunizade Oteli Ocak ayında hizmete girdi. Accor Grubu, bu yatırıma takiben, Türkiye’deki ilk franchise anlaşmasını Niziplioğlu Şirketler Grubu ile Mercure İstanbul Topkapı Otel ile imzaladı. Beş yıldız kategorosinde olan Mercure İstanbul Topkapı, 204 adet oda ve 13 toplantı salonu ile 2015 senesinden itibaren misafirlerine hizmet verecek.


YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech Hi-Tech

42

Tarihi likör fabrikasının yeni sahibi, Fairmont Hotels!

Dünyanın en ünlü 5 yıldızlı otel zincirlerinden Fairmont Hotels, Türkiye’deki ilk otel yatırımı için Mecidiyeköy’deki tarihi likör fabrikası arazisinde düğmeye bastı. 23 bin 700 m2 arazi üzerine konumlanacak olan Quasar İstanbul, yaklaşık 500 milyon İsviçre Frangı’na mal olacak.


Yatırımı 500 milyon İsviçre Frangı’na mal olacak 23 bin 700 metrekare arazi üzerine konumlandırılan karma proje Quasar İstanbul, 189 bin 620 metrekare toplam inşaat alanında 75 ile 765 metrekare arasında değişen 257 konut ile 58 ofis, 4 kafe ve 17 mağazanın yer aldığı toplam 4 bin 300 metrekarelik sosyal alan katından oluşacak. Otelde toplam 210 odanın yer alması planlanıyor. 1 Mart itibari ile satışa

çıkacak olan otelin yatırım maliyeti 500 milyon İsviçre Frangı olarak belirlendi.

Hi-Tech

ürkiye’deki lüks kavramını Avrupa’nın lüks anlayışıyla birleştirerek bir düş merkezini hayata geçiren Quasar İstanbul; dünyada 20 ülkede 66 oteli bulunan ünlü 5 yıldızlı otel ve rezidans zincirlerinden Fairmont Hotels’i Türkiye’ye getiriyor. 22 Şubat Cuma günü Mecidiyeköy satış ofisinde gerçekleştirilen bir basın lansmanıyla kamuoyuna tanıtılan Quasar İstanbul, Viatrans - Meydanbey Ortak Girişimi ile hayata geçirilecek. İstanbul’un en değerli arazilerinden Mecidiyeköy’deki tarihi likör fabrikası arazisinde gerçekleştirdiği yeni kültür, sanat ve moda merkezi karma projesi Quasar İstanbul; Quasar Rezidans, Fairmont Quasar İstanbul, Fairmont Quasar Rezidans, Fairmont Ofisleri, kültür-sanatmoda merkezi olarak hayata geçirilecek.

T

Otelin mimarisini Emre Arolat üstlenecek Projede 1930 yılında Fransız mimar Robert Mallet Stevens'ın Fransa dışında tasarladığı tek Türk yapısı özelliğine sahip fabrika, Mimar Emre Arolat tarafından tarihi dokusuna ve tasarımına sadık kalınarak yeniden inşa edilecek. Beş yıldızlı otel konforuna sahip Quasar Rezidans, sıra dışı tasarımları ile dünyada adından söz ettiren iç mekan tasarımcısı Marcel Wanders tarafından tasarlanıyor.

YENİ YATIRIMLAR

43

Haydar Özkan: “1 Mart’ta satışa çıkıyoruz” Quasar İstanbul’un yatırımcısına minimum %50 kâr getireceğini belirten Viatrans İcra Kurulu Başkanı Haydar Özkan, “%100 İsviçre fonu Viatrans olarak, Türkiye’nin ilklerine imza atan ve alışılmış lüks kalıplarının üzerinde Quasar İstanbul’u hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ayrıcalıklı dünyanın kapılarını açtığımız Quasar İstanbul projemiz için; lüks otel zinciri Fairmont Hotel ile güzel bir işbirliğine imza attık. Projemizin 1 Mart’ta resmi satışına başlıyoruz” diye konuştu.

Viatrans İcra Kurulu Başkanı Haydar Özkan


YENİ YATIRIMLAR

Hi-Tech

44

Margi Hotel Edirne kapılarını açtı Edirne şehir merkezi yeni oteline kavuştu. 2013 Ocak sonu itibari ile hizmet vermeye başlayan Margi Hotel Edirne, iş dünyasının Trakya’daki kalbi olmayı amaçlıyor.

E

dirne şehir merkezinde 2013 Ocak sonu itibari ile hizmet vermeye başlayan Margi Hotel Edirne, merkezi konumu, kaliteli hizmet anlayışı ve iş dünyasına sunduğu toplantı olanakları ile turizm ve konaklama sektörüne hızlı bir giriş yaptı. Edirne kent merkezine 3.8 km mesafede bulunan otel, Atatürk Havalimanı’na 231 km, Sabiha Gökçen Havalimanı’na ise 279 km uzaklıkta bulunuyor. Modern ve minimalist çizgilere sahip Çağdaş hatları ve minimalizmi profesyonel bir sadelik içerisinde sunan Margi Hotel, konuklarına kaliteli ve rahat bir konaklama imkanı sunuyor. Toplam 160 modern odası ile şehrin yaşam merkezinde yer alan Margi Hotel’de 137 adet standart oda,12 adet deluxe oda bulunuyor. Bunun dışında otelin engelliler için tasarlanmış misafir odaları da mevcut. İş dünyasının nabzını tutuyor Margi Hotel, konuklarına bir konaklamadan çok daha fazlasını sunuyor. İş dünyasına yönelik tasarlanan toplantı ve konaklama salonları teknolojik alt yapısı ve konforlu dizanıyla dikkat çekici. Otelde çok amaçlı

6 adet toplantı odası bulunuyor. Yüksek tavanlı ve son teknoloji ile donatılmış toplantı odaları içinde kablosuz internet erişimi, barkovizyon, perde ve barkovizyon ses sistemi gibi pek çok toplantı hizmetlerinden faydalanmak mümkün. Yenilenmek için ideal bir seçenek Şubat 2013 itibari ile hizmetlerine başlayan Spa & Wellness merkezinde sunulan masaj ve bakımlar ile hem fiziksel hem de zihinsel olarak yenilenebiliyorsunuz. Otelde fitness merkezi, kapalı yüzme havuzu, çocuk havuzu, jakuzi, buhar odası, sauna, şok duşları, kar çeşmesi, Türk hamamı, masaj odaları ve bay-bayan kuaförleri de bulunuyor.


46

YATIRIM

Hi-Tech

Cennetten bir yağmur damlası: My Tuana Otel Türkiye’nin ilk Himalaya Tuz Oteli My Tuana, misafirlerine cennetten bir köşe sunarak, unutulmaz anlara ev sahipliği yapıyor.

T

ürkiye’nin ilk, dünyanın ikinci Himalaya Tuz Oteli olan My Tuana, Himalayalar’dan gelen sağlığı ruhunuzun derinliklerine işliyor. Her türlü hizmeti tek bir çatı altında toplayarak, kalitede fark yaratmayı ve misafirlerine unutulmaz bir deneyim yaşatmayı ilke edinen My Tuana Himalaya Tuz Otel &SPA, geniş bahçesi, Himalaya Tuz odası, Osmanlı hamamı, taş yatakları, saunaları, deluxe spa odası, jakuzileri fitness salonu, macera odası hizmetleri, farklı mutfaklara hitap eden özel restoranları, Himalaya tuzunda özel olarak hazırlanan yemekleri ve

Himalaya tuzu ile yapılan özel masajlarıyla misafirlerine rahatlatıcı bir tatil yaşatıyor. İstanbul’a 40 dakika mesafede Konuklarına sunduğu kaliteli hizmet anlayışıyla fark yaratan My Tuana, toplam 125 oda ve 276 yatak kapasitesi ile şehir merkezinin tüm avantajlarını bünyesinde taşıyor. Konaklama kapasitesinin yanı sıra; fitness, kişisel bakım hizmetleriyle de bölgenin vazgeçilmezleri arasında yer alan My Tuana Himalaya Tuz Otel &SPA, 6 adet restoranı ile yöresel ve farklı lezzetleri de konuklarının beğenisine sunuyor. İstanbul’a sadece 40 dakika mesafede bulunan Otel &SPA, farklı bir tatil deneyimi yaşamak isteyenler için sıra dışı bir konaklama alternatifi olabilir.


YATIRIM

Hi-Tech

48

Kusursuz bir toplantı deneyimi için; Elite World Van Hotel Beş yıldızlı otel konseptiyle 1 Eylül 2012 yılından bu yana hizmet sunan Elite World Van Hotel, kusursuz toplantı olanaklarıyla da iddiasını ortaya koyuyor. ‘’Luxe Worldwide Hotels’’in D zincirlerinden üyesi ve THY Miles&Smiles program ünyanın önemli uluslararası otel

ortakları arasında yer alan Elite World Van Hotel, kusursuz toplantıların vazgeçilmez adreslerinden biri. İstanbul Taksim’de 102 oda kapasitesi ile 4 yıldızlı ‘’superior’’ Elite World Prestige ve 245 odalı, 5 yıldızlı Elite World İstanbul otelleri ile benzersiz kalite anlayışını misafirlerine sunan Elit Turizm, 1 Eylül 2012 yılında Van’da açtığı Elite World Van Hotel ile iş dünyasına benzersiz bir toplantı deneyimi sunuyor. Beş yıldızlı otel konseptiyle hizmet sunan otel, şehrin merkezinde geniş konaklama ve toplantı olanakları ile iş ve sosyal organizasyonlarınızı gerçekleştirmek için ideal bir seçenek. Kongreler, toplantılar

ve sosyal organizasyonlardan düğünlere kadar her türlü etkinliğe kapılarını açan Elit World Van Hotel, açıldığı andan bu yana iş dünyasının da merkezi haline geldi. Yedi ayrı toplantı salonuna sahip Kalite ve konforu ile Van’ın tek dünya markası olan Elite World Van Hotel, şehir merkezinde konumlanmış olup, 3 suit, 2 kral dairesi olmak üzere toplam 230 oda ile hizmet veriyor.

otel'de toplam kapasitesi 1.200 kişi olan, tamamı gün ışığı alan toplam 7 ayrı toplantı salonu bulunuyor. Executive Kat, Elite World Club Lounge, Business Center iş toplantılarının verimli geçmesi için oluşturulmuş. Kongre, seminer, bayi toplantıları, ürün lansmanı ve her türlü sosyal etkinlik için gerekli teknoloji, teknik donanım ve konforu, profesyonel hizmet anlayışıyla ve konforu profesyonel hizmet anlayışıyla en iyi şekilde Elite World van Hotel’de bulmak mümkün.


CANCAN müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla yaşamı ve işleri kolaylaştırmaya, ürettiği yeni ürünlerle dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor. CANCAN mutfaklarda hem hijyen hem de güvenliğe sahip yeni ürün tasarımlarını sürdürüyor. İlk yerli portakal sıkma makinesini üreten CANCAN ilklerine devam ederek 2012 yılında yine Türkiye’de ilk olarak yapılan kare peynir tenekesi açma makinesini üreterek ve pazarın hizmetine sundu. Yeni Profesyonel Tip Elektrikli Konserve Açma Makinesi ise kullanıcısına peynir, zeytin, konserve vb. tenekelerinin fazla güç gerektirmeden kısa sürede, hızlı ve güvenli bir şekilde açma imkanı tanıyor. Yeni Profesyonel Tip Elektrikli Konserve Açma Makinesi Toplu yemek üreten firmalar tarafından son derece gerekli olan bu ürün; verim ve yüksek randıman avantajlarının yanında hijyen ve güvenlik gereksinimlerini de sağlıyor. Yeni Profesyonel Tip Elektrikli Konserve Açma makinesi; oluşabilecek iş kazalarının da önüne geçerek firmaların iş güvenliği sağlamasında destek oluyor. Gıda lojistiğinin dev isimlerinden DO&CO, Mado, Dedeoğlu Baklavaları, BTA, Türk Hava Yollarının yanı sıra Sofra Grubu Compass tarafından da kullanılan ürüne olan talep giderek artıyor. Kalite temelli üretim Kalite temelli üretim anlayışı ile uluslararası standartları uygulayan firma rakipleri ile arasındaki farklarını ortaya koyuyor. Sunulan kaliteli ürünler her koşulda arkasında olunduğu nitelikli servis hizmetleriyle destekleniyor. CANCAN sunulan bol ve ucuz yedek parça imkânlarıyla kullanıcı dostu bir yol izliyor. Kaliteli ürün, servis hizmetleri, müşteri memnuniyeti ve yaşamı kolaylaştıran ürünler üretme yolunda giden CANCAN; yeniliklerine ve çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Amaç, alanında Türkiye’den bir dünya markası daha çıkmasını sağlayabilmek olarak özetleniyor.

Portakal makinesi tamiratından bugünlere Firmanın kuruluşu 1958 yılında Salih Özüuğurlu tarafından Ankara’nın ünlü büfesi ‘Piknik’ için portakal makinesi tamiratı ile başladı ve zaman içinde imalata yönelerek mutfak cihazları sektöründe bir markaya dönüştü. CANCAN Meyve Presleri İmalat Sanayi Genel Müdürü ve ikinci kuşak temsilcisi Tunç Özüuğurlu firmanın yönetimini üstleniyor ve çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürüyor. Üretimini Sakarya’da sürdüren firma 1994 yılında “CANCAN” adı ile endüstriyel mutfak ekipmanları alanında marka tescili aldı. Otomatik portakal ve nar sıkma makineleri, gıda ve hijyen ekipmanları, sanayi ve elektrikli konserve açacakları, patates dilimleme makinesi, ananas soyma makinesi ve diğer mutfak ekipmanları üretimini ‘İşlerinizi Kolaylaştıran Mutfak Ekipmanları’ sloganı ile devam ediyor.

Hi-Tech

YENİ ÜRÜN

Cancan Makina, işlerinizi kolaylaştırıyor

49


YENİ ÜRÜN

Hi-Tech

50

Öztiryakiler’den profesyonel mutfaklara özel çözümler Endüstriyel mutfak sektöründe 55 yılık tecrübesi ile faaliyet gösteren Öztiryakiler, profesyonel mutfaklar için ürün ve teknolojiler üretmeye devam ediyor. Özellikle zaman ve enerji tasarruflu ürün teknolojileri, sektörün ihracat devi Öztiryakiler’in en büyük öncelikleri arasında. ndüstriyel mutfak ekipmanları konusunda başarılı çalışmalara imza atan Öztiryakiler, profesyonel mutfaklara özel patates soyma makinesini sektörün beğenisine sundu. Özellikle yoğun kullanımın yapıldığı oteller, restoranlar, fabrikalar, askeri birlikler ve hazır gıda firmaları tarafından tercih edilen Öztiryakiler patates soyma makineleri üç farklı modeli ile dikkat çekiyor.

E

Dakikada 30 kg patates soyuyor Öztiryakiler patates soyma makineleri soyma işlemi esnasında aynı zamanda fıskiye ile yıkama işlemi gerçekleştiriyor. Böylelikle işlem sonrası patatesler makineden temiz olarak çıkıyor. Patates soyma makineleri mutfakların kapasitelerine göre üretiliyor ve modeline göre dakikada 10 kg., 20 kg. ve 30 kg. patates soyabiliyor. HACCP standartlarına uygun olarak üretilen ürün ile el değmeden gerçekleştirilen soyma ve yıkama işleminde ürünler son derece temiz olarak makineden çıkıyor. Patateslerin türü ve boyutuna göre yıkama süresi timer (zaman ayarlayıcı) ile ayarlanan ve sabitlenebilir ayakları olan patates soyma makinelerinin motor kısmı termik korumalı olarak üretiliyor. Zamandan ve enerjiden tasarruf sağlıyor Öztiryakiler patates soyma makineleri kısa zamanda temiz bir yıkama işlemi sağlaması yanında zaman ve enerji tasarrufu da sağlıyor. Ürün Öztiryakiler garantisi ile yurt içinde “Öztiryakiler” yurt dışında ise Ozti adı ile satışa sunuluyor.


Hi-Tech

51

YENİ ÜRÜN

Profesyonel mutfaklar İçin “Öztiryakiler” Sebze Yıkama Makinesi Öztiryakiler’in profesyonel mutfaklara bir hizmeti de, Sebze Yıkama Makinesi. Öztiryakiler’in özellikle enerji ve su tasarrufu sağlayan ürünlerinden biri sebze yıkama makineleridir. Bu ürün grubu kurutmalı ve kurutmasız olmak üzere 2 tip olarak üretiliyor, saatte 6 kilograma kadar yaprak; 15 kilograma kadar kök sebze yıkama kapasitesi bulunuyor. Hem yıkıyor hem kurutuyor Sebze ve meyveler özel yıkama sistemi için oluşturulmuş tankta su hareketi ile yıkanıyor. Yıkama işlemini paslanmaz ve kimyasal etkilere dayanıklı malzemeden imal edilmiş yıkama pompası ile yapan sebze yıkama makinelerinden kurutmalı özellikte olan seride kurutma işlemi zaman kontrollü ve maksimum 4 dakikaya kadar manuel ayarlanabiliyor. Yıkama sırasındaki kir ve atıklar çökertme haznesinde birikiyor ve tahliye edilerek temizleniyor. Yıkama tankı ve kaplama malzemeleri paslanmaz çelikten imal edilen sebze yıkama makinelerinin kazan kısmı kolayca temizlenebiliyor, çökertme haznesi kolay sökülebiliyor.

HACCP güvencesi altında Uluslararası hijyen standartları ve gıda risk özellikleri, bakteri ve mikrobiyolojik standartları, HACCP ile birlikte düzenleyici referanslardır. Buna göre kullanıcının sağlığı ve yıkanılan sebze, meyve mutfağın kritik ürünleri arasındadır. Sebzeler el değmeden yıkanmalı ve mümkünse kurutulmalıdır. Bu beklentileri karşılayan Öztiryakiler sebze yıkama makineleri yoğun kullanımın olduğu otel, restoran, catering ve fabrika mutfakları tarafından tercih ediliyor. Yurt içinde “Öztiryakiler” yurt dışında “ Ozti” adı ile tüketicisiyle buluşan; elde yıkamaya göre su, zaman ve enerji anlamında işletmelere tasarruf sağlayan doğa dostu Öztiryakiler sebze yıkama makineleri, Öztiryakiler garantisi ile fabrika satış mağazası ve yetkili bayilerinde satışa sunuluyor.


52

YENİ ÜRÜN

Hi-Tech

Öztiryakiler’den yeni ürün: Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi Endüstriyel mutfakların teknoloji tasarımcısı Öztiryakiler tarafından üretilen, gelişmiş özelliklere sahip Tencere- Kazan-GN Yıkama Makinesi kullanıcılarıyla buluşuyor.

T

encere, kazan ve gastronomların yıkanması artık mutfaklarda sorun olmaktan çıkıyor. Elle yıkamanın getirdiği zorluklar ve hijyenik olmayan şartlar bu ürünle artık tarihe karışıyor. Öztiryakiler markalı Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi su, enerji, zaman ve yıkama kimyasalları tasarrufu ile kulanım alanlarında ekonomi üretiyor. Kolay kullanımlı ve ergonomik Kolay kullanılabilir paneli ve çalışma sistemi kullanıcısına ergonomik şartlar sağlıyor. 2/1 gastronom küvet yıkayabilen Öztiryakiler Tencere-KazanGN Yıkama Makinesi, 60 cm çapında silindirik tencere ve 80 cm yıkama yüksekliğine sahip. Tamamı paslanmaz çelik olan ürün ağır ünitelerin gerektirdiği şartlar dikkate alınarak son derece güçlü mekanik özellikleri karşılayacak şekilde dizayn edilmiştir. Avrupa’dan Avusturalya’ya pek çok mutfağın tercihi Yurt içinde “Öztiryakiler” , yurt dışında “ Ozti” markası ile üretilen bu ürün, henüz ilk yılında Avrupa’dan Avusturalya’ya kadar pek çok profesyonel mutfağın tercihi olmuştur. Tüm elektriksel donanımı uzun ömürlü, uluslararası standartlarda üretim yapan markalardan seçilmiş, CE şartlarına haiz bir şekilde üretilen ürün son derece güvenli şartlarda kullanılabilmektedir. Nemli ve buharlı alanlarda kullanıma uygun IP sınıfı yüksek konpenentlerden seçilmiş Öztiryakiler Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi, Türkiye’de 65 yetkili servisin endüstriyel mutfaklara montaj ve eğitimleri için müşteri tercihlerini bekliyor.


54

YENİ ÜRÜN

Hi-Tech

Protel, dijital menü dönemini başlattı Protel’in sunduğu iRiS F&B uygulaması, restoranlarda kullanılan geleneksel menülerin yerini alarak, restoran misafirlerinin ihtiyaç duydukları bilgileri, tabletler üzerinde görsel ve ilgi çekici şekilde dijital ortamda görmelerini sağlıyor.

iRiS F&B Uygulaması; Sommelier, Menu ve Bar olmak üzere 3 farklı modül içeriyor. En ilgi çekici çözümlerden biri olan iRiS Sommelier, şarap menülerini görsel ve interaktif hale getiriyor. Ayrıca, misafirlere üzüm tipi, tür, bölge, fiyat ve Sommelier tavsiyelerine göre şarap seçme olanağı sunuyor. Konukların kendi tercihlerini belirlemelerine olanak tanıyan iRiS F&B, misafir deneyimini zenginleştirirken, satış hacminin artırılması konusunda da katkıda bulunuyor.

T

eknolojinin her alanda kullanılması ve mobil cihaz kullanımındaki artış, konuk ağırlama sektöründe de dijital çözümlere olan ihtiyacı artırıyor. Günümüzde misafirlerin kendilerini özel hissedecekleri dijital çözümler sunmak, işletmeleri daha tercih edilir kılıyor. Dijital menüler ile yepyeni bir sipariş deneyimi Protel’in sunduğu iRiS F&B uygulaması, restoranlarda kullanılan geleneksel menülerin yerini alıyor ve restoran misafirlerinin ihtiyaç duydukları bilgileri, tabletler üzerinde görsel ve ilgi çekici şekilde dijital ortamda görmelerini sağlıyor. Uygulama sayesinde restoran misafirleri interaktif ve görselliği yüksek dijital menülerden istedikleri yemek ve içecekleri sipariş verebiliyorlar. iRiS F&B gelişmiş ve kullanımı kolay bir “İçerik Yönetim Sistemi” ile yönetiliyor. Fiyat değişiklikleri anlık olarak yapılabiliyor ve stokta kalmayan ürünler menüden anında çıkarılabiliyor. Böylece çalışanlar kolayca güncelleme yapabiliyor ve operasyon zahmetsiz ve kesintisiz şekilde yönetilebiliyor.

Güçlü pazarlama aracı Uygulamayı kullanan restoranlarda incelenen rapor ve anket sonuçları ise, misafirlerin uygulamadan son derece memnun olduklarını gösteriyor. Ayrıca satış raporları incelendiğinde; kuver başına şarap satışında %45, premium şarap satışlarında ise %100’den fazla artış olduğu sonuçları ortaya çıkıyor. iRiS F&B güçlü bir pazarlama aracı olarak da kullanılabiliyor. Uygulama içerisinde tanımlanan promosyonların yanı sıra, bir ürün incelenirken tamamlayıcı diğer ürünler önerilerek çapraz satış sağlanabiliyor. Tüm bu özellikleri ile iRiS F&B, klasik kağıt menülere göre çok daha verimli ve kaliteli bir hizmet sunulmasını sağlıyor.


FİRMA

Hi-Tech

56

Şengün Makina, 2013’te %30 büyüyecek “2012 yılı satış hedeflerimizi istediğimiz ölçüde tutturduk. Bu yılki hedefimizi %30 büyüme ile tamamlamak istiyoruz.” Faaliyetlerine 1977 yılında çeşitli makine ekipmanları ve mekanik sistemler imalatı ile başlayan Şengün Makina, yurtiçi ve yurtdışı üretimlerini sürdürüyor. 2012 yılı hedeflerini bekledikleri oranda gerçekleştirdiklerini belirten Şengün Makina Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Şengün, 2013 yılında %30’luk bir büyüme hedeflediklerini söyledi. Şengün Makina’yı kısaca tanıtır mısınız? 1977 yılında çeşitli makine ekipmanları ve mekanik sistemle imalatı yapmak amacı ile kurulduk. 1995 yılına kadar bu sektörlerde sürdürdüğümüz faaliyetlerimizi, geçmiş yıllarda edindiğimiz tecrübelerimizle birleştirerek imalat sektöründe gıda makinaları imalatına başladık. İlk senelerde Türkiye’de üretilmeyip yurtdışından ithal edilen makinaların üretimini hedefleyerek ülkemizi için döviz kaybına neden olan lahmacun, pide, pizza, lavaş vb. pişirme işlevi gören konveyörlü fırınları ürettik. Bugün şirketimiz hamur açma ve yedek yufka açma makinaları, konveyörlü fırınlar ve konveyörlü pizza fırınları konusunda Türkiye genelinde satış ve satış sonrası hizmetleriyle sektörde ciddi bir konuma geldik. Şengün

Makina olarak üretimimizi Türkiye’de marka olmuş zincir fastfood restoranlara satışını gerçekleştirerek kalitemizi ispatladık. 2012 yılını nasıl değerlendirirsiniz? 2013 yılına ilişkin büyüme hedefleriniz, stratejileriniz ne olacak? 2012 yılına dair belirlediğimiz satış ve kapasite artırma hedeflerimizi istediğimiz ölçüde yakalamış bulunmaktayız. 2013 yılında ise sektör gelişimi ve büyümesine fayda sağlayan katma değerli ürünlerimizin çeşitliliğini arttırarak yeni değerler oluşturmak istiyoruz. Mevcut müşteri ve bayi ağını artırmak, yeni pazarlara açılmak bir diğer hedefimiz. Bu yıl %30’luk bir büyüme hedefimiz var. Bu yıla dair ihracat hedefleriniz nedir? İhracat yaptığımız firma ve ülkelere satış hacmimizi %50 oranında artırmak istiyoruz. Satış ağımıza mevcut pazarlar dışında yeni ülkeler katmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ürünlerinizin dizayn ve tasarımları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Mevcut makine parkurumuzu, yoğun Ar-Ge faaliyetlerimizle müşteri beklentilerine uygun bir işleyişte düzenliyor ve geliştiriyoruz. Parkurumuzun daha ergonomik bir yapıya kavuşması için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Firmamız uluslar arası standartlarda üretim yapmakta olup, her daim müşteri istek ve önerilerini dikkate alarak hizmet sunmaktadır. Bu sebeple üretim parkurumuzun müşteri beklentilerine hızlı cevap verebilmesi amacıyla ileri teknoloji ürünlerine yer veriyoruz. Firma olarak CE, İSO, TSE, Marka Tescil ve Faydalı Model kalite belge ve sertifikalarına sahibiz.


FİRMA

Hi-Tech

58

Miele profesyonel bina temizliği için mükemmel çözüm Miele, işletmelere yönelik geliştirdiği profesyonel bina temizlik ürünleri ile kolay, ekonomik ve güvenli çözümler sunuyor.

H

enüz ilk çamaşır makinelerinin üretildiği yıllarda bile, Miele için iyi yıkama sonuçları elde etmenin yanı sıra özellikle çamaşırların korunması da ana noktalardan biriydi. Yıkanan havlu da olabilirdi, giysi de, hatta neden temizlik bezi veya mop olmasın? İş merkezleri, hastaneler, alışveriş merkezleri, okullar, fabrikalar ve daha buna benzer birçok alanın temizliğinde kullanılan Mop ve temizlik bezlerinin yıkanmasında ve kullanıma hazır hale getirilmesinde Miele PW5064 mop yıkama en iyi yardımcınız olmaya adaydır. Miele mop yıkama serisi büyük kapasitedeki Miele makinelerine göre hiçbir konuda daha geride değildir. Doğrudan temizlik alanına yerleştirilen bu cihazlar kısa program akış süreleri ile bütün temizlik bezleri ve mopların randımanlı hazırlanmasını sağlar. Kolay, ekonomik ve güvenlidir. Uzun süreli kullanım 6,5 kg yükleme kapasiteli PW5064 patentli Miele petek dokulu tambur sayesinde mopların ve temizlik bezlerinin uzun süre kullanılmasını sağlar. Tambur içindeki küçültülmüş ve kenarları cilalı giriş delikleri mop ve bezlerin tambur içinde rendelenmesini önler. İlave delikler tekstili tambur içerisinde fazla yormadan kaba kirlerin dışarı atılmasını sağlar. Yıkama başlamadan önce kirli su dışarı atılır. Mop yıkama makinesi içerisine yerleştirilen mop ve temizlik bezleri yıkama işlemi başlamadan önce tamburun yüksek hızlı dönüşü sayesinde kirli sularının büyük bölümünden arındırılır. Böylece daha az su, elektrik ve deterjan ile istenen yıkama gerçekleştirilir.


FİRMA

Hi-Tech

59

Standart ön yıkamalı programların yanında 40 derece ve 90 derece arasındaki farklı ısı dereceleri ve bekletme süreleri ile gerçekleştirilebilen termal ve kimyasal dezenfeksiyon programlarıda seçilebilir. Deterjan ve dezenfeksiyon problemine son! Dezenfeksiyon parametreleri çalışma süresinde devamlı kontrol edilir. Bu sayede hastanelerde bile en yüksek güvenlik seviyesine ulaşılır. Sıvı dozajlama sistemi sayesinde PW5064 6 dozaj pompasına kadar kumanda edilebilir. 6 pompa için doluluk sensörü takılabilir. Bu sayede yıkanacak mop ve bezlerde deterjan ve dezenfeksiyon problemi yaşanmaz. Mop ve temizlik bezlerini yıkarken en çok karşılaşılan problemlerden biri olan su tahliyesinde tıkanmalara yol açmamak için PW5064 yeni bir su tahliye valfı ile donatılmıştır. Mükemmel bir kapatma

mekaniği ve büyütülmüş tahliye kesiti ile tıkanmalara yol açacak kir birikimleri oluşmaz. Mop ve temizlik bezlerinin kullanıma hazırlanmasında yeni dönem PW5064 yıkamadan sonra mopların ve bezlerin yer temizleme maddesi veya dezenfeksiyon maddesi ile işlemden geçirilmesini sağlar. Böylece temizlik işlerini yapan personel için moplar ve bezler daima kullanıma hazır olacaktır. PW5064 şimdiye kadar elle uygulanan ıslatma işlemini yerine getirdiği için değerli iş saati, su ve kimyasal maliyeti açısından tasarruf sağlar. Bezler için makinede uygulanan kimyasal hazırlama işleminde daima belirlenmiş bir deterjan ve dezenfeksiyon maddesi yoğunluğuna ulaşılır. Bununla kimyasalların az veya aşırı doz tehlikesi risklerine karşılık cilde temas en alt düzeye iner. Mopların ve bezlerin yıkanması ve sıkılması işlemi komple ortadan kalkar.


60

FİRMA

Hi-Tech

Damga Makina, 2013’e “damgasını” vuracak Endüstriyel mutfak ekipmanları sektöründe ağırlıklı çay otomatları üretimi yapan Damga Makina, 2013 yılına yeni nesil ürünleri ile “damgası”nı vurmak istiyor.

F

aaliyetlerine 1998 yılında endüstriyel mutfak ekipmanları alanında başlayan Damga Makina, 2007 yılından bu yana çay otomotları üretiyor. Firmanın2013 yılı hedef ve projelerini Damga Makina Firma Sahibi Mehmet Başak ile konuştuk. Firmanızdan kısaca bahseder misiniz? Firmamız 2007 yılında kurulmuştur. Endüstriyel mutfak sektöründeki bilgi ve Birikimimizi kullanmak, bildiğimiz işi yapmak istedik. Bizi bu işi Yapmayı iten en önemli Faktör müşterilerimizin bize olan inançlarıdır. Bizim başarımızdaki en büyük payı onlara atfediyorum . Böylelikle imalat yapmak için ilk malzememizi aldık. Sütunlu matkap. Hala saklarız… Damga Makina için 2012 yılı nasıl geçti, 2013 yılından beklentileriniz nelerdir? Her geçen yıl bir önceki yıldan daha iyi olmak zorundasınız. Aksi takdirde ayakta kalmanız mümkün değil. Hem büyüyemez hem rekabet edemezsiniz. Biz Damga Makina olarak 2012 yılı hedeflerimizi 2012 yılında büyük ölçüde gerçekleştirdik. 2013 yılı hedeflerimizi ise, planladığımız büyümeyi gerçekleştirmek, ürünü daha da iyileştirmek, ürün gamını çeşitlendirmek ve satış sonrası hizmetlerimizi artırmak şeklinde özetleyebilirim. 2013 yılı için ihracat hedeflerinizi belirlediniz mi? Şirketimiz için ihracat önemli bir gelir kalemi. Bu doğrultuda 2012 yılından daha iyi bir ihracat yılı hedefliyoruz. Özellikle tanıtım faaliyetlerine öncelik vermeyi planlıyoruz. Ürünlerinizi öne çıkaran özellikleri anlatır mısınız? Sizi ayrıcalıklı kılan


FİRMA

Hi-Tech

61

nedir? Kolay kullanımlı, kaliteli ve şık görünümlü ürünlere sahibiz. Zengin bir servis ağımız mevcut. Türkiye’nin hemen her noktasında servislerimiz mevcut, müşterilerimize 2 yıl garanti veriyoruz. Üretim İstanbul’da yapılıyor ve Türk malı. Dolayısıyla firma sahibine internet veya telefon ile istediğiniz anda ulaşabiliyorsunuz. Müşterilerimize bir telefonun ucu kadar yakınız. Fiyatlarımız piyasa koşullarına göre oldukça ekonomik. Uygun fiyat en önemli avantajlarımızdan biri. Hatta bu mal iyi ama niye ucuz diye insanın aklına bile geliyor. Ürünlerinizin dizaynı ve ambalaj tasarımı hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ürün tasarımlarını imalat yöneticilerimizle birlikte yapıyoruz. Müşteri geri bildirimleri ve teknolojik gelişmeler bu konudaki yol göstericilerimiz. Birçok fikir veya fonksiyon bize kullanıcılardan geliyor. Ürünlerimiz ofset koli içinde müşteriyle buluşturuluyor. Kolilerimiz oldukça şık ve fonksiyonel, 3 dilde anlatım ve teknik detaylar mevcut ürün resimleri ve haiz olduğu kalite belgeleri de koli üzerinde ayrıca belirtiliyor. Ürünlerinize karşı hassasiyeti olan müşterilerinize özel bir çalışma yapıyor musunuz? Bizim işimiz üretmek; makina üretmek: Bunun bir boyutu hizmet üretmek, bence daha ciddi boyutu. Müşterilerimizin isteğine göre özel üretim yapıp hatta direkt onların etiketi ile (fason) yapıp verebiliyoruz. Bu tür çalışmalar firmamızda önemli bir yer tutuyor.

Düşünün ki, bir çalışanınız bu iş benim işim değil ama elimden geldiğince iyi yaparsam kazandığım paradan hayır görürüm derse ortaya gerçekten hayırlı ve verimli bir iş çıkar. Karşılıklı tabii ki, şirket sahibi de benzer düşüncelere sahip olursa başarısız olmak neredeyse imkansızlaşır. Bu arada belirtmek isterim ki, 28-31 Mart tarihleri arasında Damga Makina olarak İdeal Home İstanbul fuarında olacağız. Bu ürünlerimizi sektöre tanıtmak açısından oldukça faydalı bir faaliyet olacak. Sertifikasyon konusundaki çalışmalarınızdan da bahseder misiniz? Sertifikasyon konusunda çok iyi durumda olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Damga ve İmza Marka Tescil belgeleri her ürün için ayrı ayrı CE belgeleri, tasarım tescil belgeleri, garanti belgeleri İSO 9001 2008İSO 18001 2007 İş Sağlığı ve GÜV. TUV SUD tarafından onaylanmış TÜRKAK onaylı laboratuarda yapılmış LVD Test Raporu GOST belgesi vb. birçok evrağa sahibiz. Bir dönem Kuzey Irak yönetimi SGS veya Brueuveritas uygunluk belgesi alamayan ürünlerin gümrük girişine izin vermedi. Birçok firma bu uygunluk belgesinin gerekliliklerine sahip olmadığından veya birebir denetimi geçemediklerinden ürünlerini ihraç edemediler. Damga Makine’nın ürünleri belgeleri ile birebir gözetim yapılarak kolaylıkla ihracatlarını gerçekleştirmiştir. Bu dönemde yığılan talebe cevap verebilmek için çok hızlı çalışmak durumunda kaldık.


62

FİRMA

Hi-Tech

Yataş’tan yumuşak yatak sevenlere özel: Majesty Yataş, son teknolojiler ile donatılmış ürünlerine tam ortopedik Majesty Pocket Yaylı Yatak ile bir yenisini daha ekledi. Majesty yatak, sağlıklı ve rahat bir uyku için omurgaya tam destek sağlıyor.

G

eçtiğimiz yıl yapılan araştırmaya göre, Türkiye nüfusunun %51,1’i yumuşak yatak tercih ediyor. Ancak sağlıklı bir uyku için sadece yumuşak bir yatak yetmiyor; vücudu tam destekleyen ve konfor sağlayan bir yatağa ihtiyaç bulunuyor. Yataş, tüketici ihtiyaçları doğrultusunda son teknolojileri kullanarak geliştirdiği ürünlerine tam ortopedik Majesty Pocket Yaylı Yatak ile bir yenisini daha ekledi. Majesty yatak, sağlıklı ve rahat bir uyku için omurgaya tam destek sağlıyor. İster yumuşak ister ekstra yumuşak bir uyku Çift taraflı kullanım imkanı bulunan Majesty yatak, bir yüzeyi yumuşak, diğer yüzeyi ekstra yumuşak destek sunuyor. Omurganın daha düz durmasını sağlayan ve vücudun her noktasına adapte olabilen pocket yaylar sayesinde, eşlerin hareketlerinden bağımsız, istem dışı

hareketlerin en aza indiği kesintisiz bir uyku konforu sağlıyor. Yatak kumaşında antibakteriyel gümüş iyonlara sahip Majesty; bakteri gelişimi ve istilasını, kötü koku oluşumunu, mikropların yayılımını engelliyor; daimi hijyen ve ferahlık sağlıyor. Üstelik viskon ve kapitone dokuma kumaşı, dekoratif tay tüyü kumaşlı kenar kapitonesi ile Majesty yatak, oldukça şık. Ayrıca çok yakında tüm Yataş mağazalarında satışa sunulacak Majesty baza ve başlık ile Majesty yatağınızın konforunu şıklık katarak, yatak odanızda ‘yumuşak’ bir uyku ortamı sağlamak istemez misiniz? TNS Pazar Araştırma Şirketi tarafından 2012 Mart ayında yapılan ‘Yatak Trend Araştırması’ sonuçlarına göre Türkiye’nin %51’i yumuşak yatak tercih ediyor.


64

FİRMA

Hi-Tech

Balkovan, 20 yaşında Türk bal sektöründe öncü rol üstlenen Altıparmak Gıda’nın markası Balkovan, bal pazarındaki 20. yılını doldurdu. Her yıl daha fazla büyüyen Balkovan, 2012 yılında pazar payında en yüksek artışı sağlayan bal markası oldu. Kalitesine en çok güvenilen marka Balkovan, 25. Uluslararası Tüketici Zirvesi kapsamında düzenlenen “2011 Tüketici Kalite Ödülleri”nin bal kategorisinde “Kalitesine En Çok Güvenilen Marka Ödülü”nü ödülünü almıştı. Balkovan’ın aldığı diğer ödüller arasında; Tüketici Akademisi tarafından 2010 yılında düzenlenen “23. Uluslararası Tüketici Zirvesi”nde Kalitesine En Çok Güvenilen Marka Ödülü ve 2009 ve 2011 yıllarında da Güvenilir Gıda Zirvesi’nde kapsamında verilen “Gıda Kalite Ödülü” de yer alıyor. Altıparmak Gıda Pazarlama Müdürü Nil Kamacıoğlu

S

ağlığını ve bütçesini düşünen ailelere kovandan sofraya, doğal ve saf balı ulaştırma misyonuyla varlığını sürdüren Balkovan, bal pazarında 20’inci yılını kutluyor. Balkovan markası ile doğanın mucizevi besini balı daha fazla tüketiciyle buluşturmayı hedeflediklerini belirten Altıparmak Gıda Pazarlama Müdürü Nil Kamacıoğlu; “Altıparmak Gıda bünyesinde tüketicilerimize sunduğumuz Balkovan markamız hızlı adımlarla büyümeye devam ediyor. Pazar payında bir önceki seneye oranla 2,2 artış sağlayarak 2012’ye damgasını vuran Balkovan, pazarının en büyük 2 markası arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de markamızla büyümeye, ailelerimizin sofralarına tat katmaya devam edeceğiz” dedi. Uygun fiyatıyla raflarda fark yaratan Balkovan’ın süzme çiçek ve çam balları 350 gram, 400 gram ve 800 gram’lık ambalajlarda tüketicileriyle buluşuyor.

Altıparmak Gıda Hakkında

Kurulduğu 1980 yılından bu yana bal sektörünün gelişimine öncülük eden ve uzun yıllardır sektörün lider firması olan Altıparmak Gıda, 300’ün üzerinde çalışanı ve bugün bünyesinde bulundurduğu Balparmak, Binbirçiçek ve Balkovan markalarıyla sağlığı, doğallığı, lezzeti her gün sofralara taşıyor. Tüketicisine sunduğu kalite standardı ile farklılaşan Altıparmak, bu anlamda sektörün öncülüğünü üstleniyor. Gıda güvenliği konusunda uluslararası standartlara göre çalışan firma, gıda güvenliği sistemi ISO 22000:2005 ile global gıda standardı BRC (British Retail Consortium) gibi sertifikalara da sahip. Altıparmak ayrıca, Türkiye’nin tek, Avrupa’nın en kapsamlı dört bal ihtisas laboratuvarı arasında yer alan AR-GE ve Kalite Kontrol Laboratuarı sayesinde, tüketicisine sunduğu bütün ürünleri toplam 65 parametre doğrultusunda analiz ediyor.


66

FİRMA

Hi-Tech

Nikel Endüstriyel Mutfak Genel Müdürü Murat Karataş: “2015’te her alanda ses getireceğiz” “Yeni yatırımlarımızla endüstriyel mutfak alanında faaliyet gösterecek altyapımızı tamamladık. Turizm acenteleri tarafından otellerde bir zorunluluk olarak aranan açık büfe ünitelerinde ekonomik modellerimizle işletmelere çözüm ortağı olmayı planlıyoruz.”

tamamladık. Turizm acenteleri tarafından otellerde bir zorunluluk olarak aranan açık büfe ünitelerinde ekonomik modellerimizle işletmelere çözüm ortağı olmayı planlıyoruz.

E

ndüstriyel mutfak sektöründe güçlü bir konuma sahip olan Nikel Endüstriyel Mutfak, turizm ve otelcilik sektöründe üstün hizmet standartları ve kaliteli hizmet anlayışı ile dikkat çekiyor. 1971 yılında Şinel Mutfak olarak faaliyet hayatına başlayan Nikel Endüstriyel Mutfak, aynı zamanda Türkiye’nin ilk bölgesel mutfak üreticisi unvanını da elinde tutuyor. Yeniden yapılanma süreci içinde 2010 yılından bu yana Nikel Endüstriyel Mutfak Ekipmanları olarak hizmetlerine devam eden firmayı ve turizm sektörüne yönelik faaliyetlerini firma Genel Müdürü Murat Karataş ile konuştuk. Nikel Endüstriyel Mutfak’ı kısaca tanıtarak, endüstriyel mutfak sektörüne yönelik faaliyetlerinden bahseder misiniz? Nikel Endüstriyel Mutfak olarak, projelendirmeden imalata, montajdan teknik servise kadar tüm alanlarda müşterilerimize hizmet veren bir firmayız. Ürünlerimizi yoğun Ar-Ge faaliyetleri yaparak, sektörün beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda oluşturmaktayız. Açık büfe üniteleri üretiminde de alternatif bir firma olma arzusundayız. Yeni yatırımlarımızla bu alanda faaliyet gösterecek altyapımızı

Yeni ürünleriniz var mı? Bu çerçevede Sosis Dilimleme Makinesi’ni piyasaya sunmuş bulunmaktayız. Oldukça fazla rağbet gören bu ürünümüz imal etmeyi tasarladığımız diğer makinelerle ilgili Ar-Ge çalışmalarımızın hızlanmasına neden olmuştur. En kısa zamanda sektörde büyük ses getirecek ve önemli ihtiyaçlara cevap verecek yeni makinelerimizi piyasaya sunmayı hedefliyoruz. Firmanızı turizm sektörü içindeki endüstriyel mutfak firmaları arasında nasıl konumlandırıyorsunuz? Nikel Endüstriyel Mutfak olarak çok fazla proje yapmaktan ziyade butik projelerde yer alıp, müşterilerimize daha fazla zaman ayırarak optimum çözümler sunmak düşüncesindeyiz. 2015 yılında endüstriyel mutfak, açık büfe, özel üretim makineler ve teknik servis olmak üzere her alanda sektörde aranan ve tercih edilen firma olmak arzusundayız. Bir zincirin, ancak en zayıf halkası kadar güçlü olduğu düsturunu yol haritamızın sloganı olarak belirledik. Dolayısıyla her alanda yapımızı güçlendirip emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz.


İŞ’TE KADIN

Hi-Tech

68

Yiğitalp Laundry Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İkbal Yiğitalp Atik: “Dişimle, tırnağımla bugünlere geldim” “Kadın olarak bu ülkede iş yapmak çok zor. Hala bazı şeyleri aşabilmiş değiliz. Milletçe kadına saygımız tam olarak oluşmamış. Bunu başarırsak, eminim çok daha güzel işler yapacağız.”

İ

kbal Yiğitalp Atik, Yiğitalp Laundry firma sahibi. Türkiye’nin en yüksek kapasiteli yıkama tesislerinden birini yönetiyor. Çok sayıda erkeğin egemen olduğu ‘kurtlar sofrası’nda söz sahibi profesyonel bir işkadını o. Kendi kulvarında cesur, girişken ve bir o kadar da güven veren bir çalışma ve yönetim stili var. Aynı zamanda vizyon sahibi, donanımlı ve yeniliklere de açık… Bu ayki İş’te Kadın bölümümüzde İkbal Yiğitalp Atik’i konuk ettik. Biraz iş kadını kimliğinden bahsetti, biraz yıkama sektöründen ve biraz da turizmden. Keyifle okuyacağınızı umuyoruz. Söyleyişiye Yiğitalp Laundry’nin kuruluş hikayesi ile başlamak istiyorum. O süreci bize nasıl anlatırsınız? Yiğitalp Laundry, Yiğitalp Ticaret ve Turizm AŞ. bünyesinde doğan bir firmadır. Biz bir aile şirketiyiz. Aksaray’da “Otel Yiğitalp”i

işletirken alt katında da çamaşırlarımızı yıkıyorduk. İşe 3-5 otelle başladık; 10 olduk, 50 olduk, sayı 80-90’ları bulunca yerimiz dar gelmeye başladı. Son olarak THY’nin de ihalesini alınca Aksaray fabrikamızdaki miladımız bizim için doldu ve yeni bir fabrika arayışına girdik. Önümüzde İkitelli ve Hadımköy olmak üzere iki seçenek vardı ve yaklaşık bir buçuk yıl önce Hadımköy Organize Sanayi Bölgesi’nde 6.500 m2 kapalı alan üzerinde tesisimizi açtık. Orada iki aydır bilfiil faaliyet göstermekteyiz. Dişimizi tırnağımıza taktık Tabii bu arada çok büyük emeler harcadık, dişimizi tırnağımıza taktık. Ocak ayındasınız, Hadımköy gibi bir yerde bir yandan hava şartlarının zorluğu, bir yandan inşaat koşulları bizi oldukça zorladı. Nihayetinde Türkiye’de torba sistemini kullanan tek firma olarak faaliyetlerimizi başlattık. Türkiye’de tünel sistemi çok bilinen bir yatırım değil. Bu


Evin erkek çocuğuydum Bu işlere girerken başka bir alternatifim yoktu benim. Bir de evin erkek çocuğu gibi yetiştirilmişseniz, size çok bir seçenek kalmıyor.

Endüstriyel yıkama sektöründe kadınların varlığı ve etkinliği nedir? Bu büyüklüğü tatmin edici buluyor musunuz? Ne yazık ki sayıca çok azız. Aynı kulvarda kadın meslekdaşlarım var, o da Pak Yıkama’nın kurucularından. Hatta dönem olarak o benden daha kıdemlileri de vardır. Belki sektörün rakip firmaları olabiliriz ama aramızda özel dostluklar var. Bugün bırakın kendi mesleğinizden, gün geliyor çok alakasız birinden bile köstek görebiliyorsunuz. Örneğin ben bu işlere girmeye karar verdiğimde çevremden çok olumsuz tepkiler aldım. “Deli misin, ne işin var” diyenler de oldu, “Bu kadar parayı neden bir yıkama tesisine yatırıyorsun da otel açmıyorsun” diyenler de. Evet yapılabilirdi ama zaten herkes otel yapıyor.

İŞ’TE KADIN

Kadın ve sanayi… Sanki birbirine zıt iki kutup gibi. Kariyerinize başlarken birgün bu noktaya geleceğinizi öngörmüş müydünüz? Eskiden araba kullanan kadın sayısı da çok azdı, ona bakacak olursanız. Şimdiyse trafikte adım başı kadın sürücüye rastlıyorsunuz. İşte sanayi de böyle bir şey. Evet, şu anda sayıca belki çok az olabiliriz ama böyle gidecek diye bir kaide yok. Kaldı ki ben siyaset mezunuyum ve endüstri-sanayi kollarında kadınlar da olmalı diyenlerdenim. Elbette haklı nedenlerle. Ben ailemden dolayı ticaretin içinde büyüdüm. Başta da söylediğim gibi, biz bir grup firmasıyız ve diğer başka kollarda da faaliyetlerimiz mevcut.

Biz aile olarak tatil diye bir şey bilmeyiz mesela. Aslına bakacak olursanız, planlarım arasında daha 3-5 yıl daha Türkiye’ye dönmek yoktu. Birtakım ailevi nedenlerden ötürü -ortaklık yapımız sona ermiştiTürkiye’ye dönüp hızlı bir şekilde işlerin başına geçmek zorunda kaldım. Yiğitlap Laundry, daha o zamanlar emekleme dönemindeydi. Bu sebeple burası benim bebeğim gibidir. Çok fazla emek harcadık, bu noktaya dişimizle tırnağımızla geldik.

Hi-Tech

69 konuda çözüm ortağımız, Almanya’nın en güçlü firmalarından jensen idi. Almanya’ya yaptığım bir yurt dışı ziyaretinde firmayla bir makine parkuru anlaşması imzalayarak ilk adımı attık. Ben Londra’dayken bu iş tamamıyla bir sanayi koluydu ve biz Türkiye’de bu işi layıkıyla yapamıyorduk. Bir yerlerden başlamak gerekiyordu…


İŞ’TE KADIN

Hi-Tech

70 Asıl ihtiyaç bu alanda. İstanbul’da adım başı otel açılıyor ama işletmelerin çamaşırlarını yıkatacak firmaları yok, olsa da çok sınırlı. Bu işe girdim çünkü gelecek gördüm. Bir de aileden gelen turizmci kimliğimiz vardı ki, yıkama işine turizmci gözüyle bakıyor olmak büyük bir ayrıcalıktı. Yıkama sektöründe kadın ve erkek bakış açılarını nasıl değerlendirirsiniz? Bir kadın olmak, sektöre ve firmanıza neler kattı? Bu iş kadınların işi, hep bunu iddia etmişimdir. Kadının toplum içindeki duruşu mudur yoksa iş konusundaki hassasiyeti mi bilemiyorum, yıkama işinde kadınlar ayrı bir güven aşılıyorlar. Algıda seçicilik bakımından kadınların daha istisna varlıklar olduklarını düşünüyorum. Profesyonel iş hayatında çok daha mantıklı kararlar alabiliyorlar. Örneğin bu tesisi bir kadının yönetmesi ile erkeğin yönetmesi apayrı şeyler. Bizim sanki ikinci bir gözümüz daha var, erkek benim gördüğümü her zaman göremeyebiliyor. Mesela en son yaşadığım bir olayı paylaşmak isterim sizinle. Geçenlerde THY tesisimizi ziyaret etti. İçinde üst düzey kadın yöneticiler de vardı. Bizden önce başka bir firmayı da ziyaret etmişler. Yorumları aynen şu oldu, “Bir kadın eli değdiği nasıl da belli oluyor”. Çünkü ben bu fabrikayı bir turizmci, bir kadın gözüyle yaptım. Meyvelerini de yavaş yavaş topluyorum. Anlayacağınız, kadın gözüyle erkek gözü bu işte birbirine denk değil. Keşke sayıca çok daha fazla olabilsek, o zaman eminim sektöre çok daha büyük katma değer sağlanacak. Sadece bu sektörde de değil, bana göre kadın her alanda var olmalı ve kendini göstermeli. Neyse ki artık kadınların çok daha aktif ve girişimci olduklarını

görüyoruz. Bu da bizleri fazlasıyla mutlu ediyor ve umutlandırıyor. Siz de bir kadın yöneticisiniz. İş yaşamında kadınların başarı oranlarını artırmak için nasıl bir yol izlenmeli? Ben bir yönetici olarak anlayışlı bir kadın


İŞ’TE KADIN

Hi-Tech

71

olduğumu düşünüyorum. Özellikle fabrika personeline yönelik bölümlerde çok özenli davrandım. Soyunma odalarından tutun yemekhaneye hatta çatal bıçak seçimlerine kadar bu itina ve özeni hissedebilirsiniz. Başarı ve yüksek verim için önce personel mutluluğu. Bizim mutluluğumuz, müşterinin mutluluğu demek aynı zamanda. Kadın çalışanlarıma gelirsek, evet onlara daha toleranslı davrandığım doğru. Çünkü aile içinde en fazla sorumluluğu taşıyan birey, kadın. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii. Çocuk hastalansa çiftlerden izin alan kadın oluyor. Dolayısıyla bu durumu göz ardı edemiyorum. Ancak büyük bir tesis yönetiyorsunuz ve her zaman bu kadar duygusal olmanız mümkün değil. Benim de birtakım kıstaslarım ve keskin çizgilerim var. Örneğin mazeret bildirmeden işin aksatılmasını asla kabul etmem. Müşteri şikayetleri konusunda ilgisiz kalınması, çözüm odaklı davranılmaması çalışma prensiplerine uymaz. Bizim telefonumuz 24 saat açık olmalı ve arayan herkes istediği anda ulaşabilmelidir. Olay bir annenin çocuğuysa, hastalanmışsa veya başına bir şey gelmişse o ayrı bir konudur ve gerekli anlayış ve tolerans gösterilecektir. Türkiye’de kadın olmak, özellikle güç ve başarıyı elinde tutmak zor mu? Kadın olarak bu ülkede yaşamak ve iş

yapmak çok zor. Hala bazı şeyleri aşabilmiş değiliz. Milletçe kadına saygımız tam olarak oluşmamış. Bunu başarırsak, eminim çok daha güzel işler yapacağız. İş yaşamının yoğunluğu içinde kendinizden/özel yaşamınızdan feragat ettiğiniz zamanlar oluyor mu? Bu durumu nasıl tolare ediyorsunuz? O kadar yoğun çalışıyorum ki kendime ayıracak zaman dahi bulamıyorum. Spor yapmak istiyorum, tatile çıkmak istiyorum. Ancak işin yoğunluğu ve temposu çoğu zaman bunu mümkün kılmıyor. Bir dönem voleybol oynuyordum, onu da bırakmak zorunda kaldım. Eminin ki, özel yaşamda geçirilen keyifli zamanlar işe çok daha olumlu yansıyacak. Umarım bunu birgün başarabilirim. Son olarak yıkama sektörünü ve son dönemdeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Otellerin doluluk oranları o kadar yüksek ve İstanbul’un otel yatırımına o kadar çok ihtiyacı var ki önü çok açık bir sektör bu. İstanbul’da turizm olduğu sürece bu çamaşırlar yıkanacak. Otel içi çamaşır yıkama işi çok rantabl olmadığı için sektörün geleceğinden çok umutluyum.


Hi-Tech

72

ETKİNLİK

Aşçılar Derneği 16. yaşını kutladı 2. Aşçılar ve Tedarikçiler Buluşması & Aşçılar Derneği, 27 Ocak Pazar günü Marriott Hotel Asia’da gerçekleştirilen renkli bir tören ile 16. yaşını kutladı.

Y

eme-içme sektöründe ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Aşçılar Derneği II. Aşçılar ve Tedarikçiler Buluşması, 27 Ocak Pazar günü Marriott Hotel Asia’da gerçekleştirildi. Kutlamaya Aşçılar Derneği üyeleri başta olmak üzere Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu, federasyon üyeleri, aşçılık dernekleri, yeme-içme sektörünün gurmeleri, akademisyenler, mutfak yazarları, aşçı adayları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Fikret Özdemir: “ Ne kadar iftihar etsek azdır” Etkinlikte bir konuşma yapan Aşçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Özdemir, derneğin 16. yılını kutladıkları bugünde duydukları sevinç ve mutluluğu dile getirerek sözlerine başladı. Dernek kurucusu Aydın Yılmaz ve diğer üyelerin


73

Sponsor firmalara plaket verildi Aynı zamanda Marriott İstanbul Asia Otel’de Executive Şef olarak görev yapan Fikret Özdemir, kutlamada çalışma arkadaşları ve yönetim kurulunu da unutmadı. Kendilerine yoğun desteklerinden ötürü teşekkürlerini sunan Özdemir, daha sonra sponsor markaların tanıtım mensuplarını sahneye davet ederek kısa bir konuşma yapmaya çağırdı. Aşçılar Derneği 2. Aşçılar ve Tedarikçiler Buluşması, konuşmaların ardından sponsor firmalara ve basın mensuplarına takdim edilen plaket töreniyle son buldu. Aşçılar ve tedarikçiler bir arada Farklı alanlarda üretim yapan Türkiye’nin önde gelen tedarikçi firmalarının da katıldığı

ETKİNLİK

Hi-Tech

izinden yürüyor olmanın onur verici olduğunu belirten Özdemir, yoğun katılımın sağlandığı kutlamaya destek veren herkese teşekkürlerini sundu. Özdemir : “16. yıl kutlamamızda bizi yalnız bırakmayıp, desteklerini esirmeyen herkese sonsuz teşekkürler. Derneğimizin 16. yaşını kutlarken, bizim yanımızda olan başta Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu Başkanı Yalçın Manav ve federasyon üyelerine, aşçılık derneklerine, Aşçılar Derneği Editörü Şebnem Atılgan'a ve sponsor markalara çok teşekkür ediyoruz. Bu yoğun katılım ile ne kadar iftihar etsek azdır.”

etkinlikte ayrıca tedarikçi firmalar, kurdukları stantlarda ürün tanıtımı yaparak 100’lerce aşçıya aynı anda ulaşabilme ve Türkiye’nin pek çok bölgesinden gelen Executive Chef’lerle tanışma imkanı buldular.


ETKİNLİK

Hi-Tech

74

Dünyanın bir numaralı şefinden “çikolata heykel şovu” Puratos, markaları arasında yer alan Belcolade’nin Origin Grubu’nu sektörün beğenisine sundu. Etkinlikte dünyaca ünlü, ödüllü Fransız Şef Stephane Leroux'nun çikolatadan yaptığı semazen heykelleri büyük ilgi topladı.

T

ürkiye’de faaliyetlerinde 25 yılı geride bırakan Puratos, çikolata markası Belcolade’nin farklı aromalara sahip gerçek Belçika çikolatası Origin Grubu’nun lansmanını sektörün önde gelen temsilcileriyle İstanbul'daki Belçika Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirdi. Gecede bir konuşma yapan İstanbul Belçika Başkonsolosu Henri Vantieghem, çikolatanın tarihçesinden bahsederek, ilk

olarak İspanyollar tarafından keşfedilmesine rağmen işlemesinin ve sanatının Belçikalılar tarafından yapıldığını ve tüm dünyaya Belçika’dan yayıldığını belirtti. Belçika’nın amaçlarından birisinin çikolatadaki ününü tüm dünyada devam ettirmek olduğunu kaydeden Vantieghem, konuşmasının bir kısmını Türkçe gerçekleştirerek davetlileri şaşırttı.


ETKİNLİK

Hi-Tech

75

Belcolade, profesyonellere yönelik sektörde dünya ikincisi, bazı ülkelerde ise pazar lideri konumundadır. Belcolade’ı lezzet lideri yapan özellikler, özenle seçilmiş kakaoların kullanılması, yüzde 100 kakao yağı oranından vazgeçilmemesi, üretimde kullanılan hammaddelerin kalitesi ve üretim sürecinde geleneksel yöntemlerin kullanılmasıdır. Global vizyonumuz Belcolade’nin lezzet lideri konumunu pekiştirmektir‘ açıklamasında bulundu. Lezzet lideri Belcolade Etkinlikte konuşan Puratos Türkiye Genel Müdürü Başar Kılıç ise, ‘Emin adımlarla dünyada büyüyen şirketimiz, Türkiye’de de 1987 yılından bugüne kadar ekmekçilik, pastacılık ve çikolata sektörlerine verdiği hizmetlerle öncülük etmeye devam ediyor. Hem tüm dünyada, hem de Türkiye’de büyümemizde rolü olan, çikolatadaki en önemli markamız

Çikolatadan heykel yaptılar Çikolatadan heykel yapımında uluslararası ödülleri ve şampiyonlukları bulunan Stefane Leroux, geceye özel semazen heykelleri yaptı. Yaratıcılığın sınırlarını zorlayan Leroux, çikolatanın keşfedilmemiş yönlerini de katılımcılarla paylaştı. Davete katılanlar Belcolade çikolatalarının birbirinden farklı ürünlerini tatma fırsatı elde ettiler.


76

ETKİNLİK

Hi-Tech

“Geri Dönüşüm Tasarım Yarışması”, Ecolab sponsorluğunda gerçekleşti 23 -26 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen 24. ANFAŞ Tourism Equipment fuarında Ecolab sponsorluğunda Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından “Atma Değerlendir Çevreni Koru” sloganıyla Geri Dönüşüm Tasarım yarışması düzenlendi.

G

elecek kuşaklara daha yaşanılır çevre bırakmak için; sürdürülebilir bir çevre anlayışını gündelik hayata katma konusunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen yarışmaya, AKTOB’a üye olan konaklama işletmelerinin çalışanları, atıklardan tasarladıkları ürünler ile katıldı. Fuar süresince AKTOB standında sergilenen ve çeşitli atıklardan oluşturulmuş abajur, bebek, paspas, puf, tablo, çanta vb. toplam 37 ürün fuara gelenlerin büyük ilgisini çekti. Fuarın son günü ise ürünler; AKTOB Yönetim Kurulu Üyesi ve KETOB Başkanı Metin Peltek, ÇEVKO Vakfı Kurumsal İletişim Müdürü Dilek Özcanlı Uslu, TURÇEV Vakfı Kurucu Üyesi Hülya Narin, AKUT Antalya Bölge Sorumlusu Yılmaz Sevgül ve Ecolab’ın Türkiye Pazarlama Müdürü Hülya Metin’den oluşan jüri tarafından değerlendirmeye alındı. Jüri üyelerinin değerlendirmede; ürün yapımında kullanılan malzemenin atık cinsi olması, minimal yeni ürün kullanılmış olması, özgün ve daha önce hiçbir yerde sergilenmemiş olması, yaratıcı bir çalışma olması ve ürünün kullanılabilir olması kriterlerini göz önünde bulundurdular. Birinciliği Club Phaselis Oteli Çamaşırhane Şefi aldı Birincinin 1.500 TL, ikincinin 1.200 TL, üçüncünün 900 TL ve dördüncünün 500 TL para ödülü aldığı yarışmada dereceye giren

ürünler ve tasarlayanlar şöyle oldu: Yarışmanınn birinciliğini Club Phaselis Otelin Çamaşırhane Şefi Uğur Eroğlu pet şişelerden tasarladığı puf ile kazandı. İkinci Hillside Su Otel Kat Sorumlusu Gizem Ünal ve Genel Alan Görevlisi Bülent Gümüş’ün cam şişelerden ve kırılmış cam kapının değerlendirilmesi ile tasarladıkları cam masa ve tabureler, üçüncü Zen Phaselis Princess Otel Kat Sorumlusu Nilüfer Eroğlu’nun pet şişeleri eriterek tasarladığı abajur, dördüncü Rixos Lares Otel animasyon bölümünden Deniz Uslu ve Misafir İlişkileri Supervisor’ı Sinan Tamince’nin birlikte tasarladıkları ve çeşitli atık ürünlerden oluşan Türkiye Sanayi Haritası oldu. Hülya Metin: “Her şey daha temiz, güvenli ve sağlıklı bir gelecek için” Dow Jones Sürdürülebilirlik endeksinde yer alan Ecolab’ın Pazarlama Müdürü Hülya Metin “Ecolab olarak tüm dünyada amacımız insanları ve hayati kaynakları korurken, dünyayı daha temiz, daha güvenli ve daha sağlıklı bir yer haline getirmek. Bu felsefeyle çalışan bizler AKTOB’a bu organizasyonda destek olabilmekten dolayı çok mutlu olduk ve kendilerine sürdürülebilir çevre anlayışını gündeme taşıyan bu yarışmayı organize ettikleri için çok teşekkür ediyoruz” dedi.


Hi-Tech

78

ETKİNLİK

TÜYİP-DER 2. Çalıştayı’ına Ecolab’tan destek T

ÜYİP-DER tarafından düzenlenen çalıştayın ikincisi Ecolab ve Electrolux firmaların sponsorluğunda 8 Şubat 2013 tarihinde Nar Restaurant’ta gerçekleştirildi. İstanbul’da faaliyet gösteren uluslararası ve yerli bir çok otelin stewarding bölümünün yöneticilerinin üye olduğu TÜYİP-DER’in düzenlediği bu çalıştayın sponsor firmalarından Ecolab’ın Satış Müdürü Mustafa Emirli, bulaşık yıkamada verimlilik ve güvenlik konusunda katılımcılara bilgiler verdi. Temiz, güvenli ve verimli bulaşık yıkama operasyonu için tasarlanan Ecolab’ın benzersiz sistemi “Solid” teknolojisi hakkında çalıştay katılımcılarına tanıcıtı video gösterisi ve slayt sunumları yapıldı. TÜYİP-DER üyelerinin faaliyet alanlarında önemli bir sorun olan gider tıkanması problemlerine yeni bir çözüm olarak Ecolab’ın piyasaya sunduğu “Freedrain” ürünü hakkında da katılımcılara tanıtıcı bir sunum gerçekleştirildi. Çalıştayın bir diğer sponsor firması olan Electrolux tarafından ise yeni nesil bulaşık makinesinin tanıtımını yapıldı. Kütahya Porselen firması tarafından da seramik ve porselen hakkında eğitici bilgiler aktarıldı. Çalıştayın son bölümünde Nar Restaurant işletmecisi, TUROB Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda ülkemizin önemli gurmelerinden Vedat Başaran, F&B sektöründe “stewarding” bölümünün yeri ve önemi hakkında katılımcılara bilgiler verdi, deneyimlerini aktardı. Yaklaşık 150 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen bu çalıştayın 4 Mart ve 24 Nisan 2013 tarihlerinde farklı konularda tekrarı yapılacak.


80

ETKİNLİK

Hi-Tech

“Binbirçiçek ile Ballı Tarifler” workshopları başlıyor EKS Mutfak Akademisi’ne bal sponsoru olan Binbirçiçek, EKS Mutfak Akademisi’nde Birbirçiçek balları ile hünerlerini sergileyecek.

B

inbirçiçek ve EKS Mutfak Akademisi İşbirliği kapsamında ayrıca “Binbirçiçek İle Ballı Tarifler” workshop’ları düzenleniyor. Workshop’larda katılımcılar, EKS Mutfak Akademisi’nin ünlü şeflerinin yönetiminde birbirinden lezzetli ballı yemek tarifleri öğrenip, birlikte hazırlayacak. 3 saat sürecek olan workshoplarda ballı limonlu Akdeniz pilicinden ballı kimyonlu havuç çorbasına kadar birbirinden lezzetli yemekler yapılacak. Doğadan gelen lezzetin adı: Binbirçiçek Altıparmak Gıda bünyesinde yıllardır tüketicisine doğal ve saf balı sunan Binbirçiçek, her bir kavanozunda doğadan gelen lezzeti bal severler ile paylaşıyor. Binbirçiçek süzme çiçek balları ağırlıklı olarak Orta ve Doğu Anadolu’nun kır çiçeklerinden; çam balları ise ağırlıklı olarak Köyceğiz ve Marmaris yörelerinden özenle derleniyor.

Altıparmak Gıda Hakkında Kurulduğu 1980 yılından bu yana bal sektörünün gelişimine öncülük eden ve uzun yıllardır sektörün lider firması olan Altıparmak Gıda, 300’ün üzerinde çalışanı ve bugün bünyesinde bulundurduğu Balparmak, Binbirçiçek ve Balkovan markalarıyla sağlığı, doğallığı, lezzeti her gün sofralara taşıyor. Gıda güvenliği konusunda uluslararası standartlara göre çalışan firma, gıda güvenliği sistemi ISO 22000:2005 ile global gıda standardı BRC (British Retail Consortium) gibi sertifikalara da sahip.


ŞEF’İN GÖZÜNDEN

Hi-Tech

82

Lezzete ruhunu katan aşçı: Giovanni Terracciano…

Mövenpick Hotel İstanbul Executive Şefi Giovanni Terracciano’nun sofrasına davetliyiz bugün. Bizimle nefis yemeklerini paylaşmadan önce Mövenpick ile tanışma hikayesini anlatıyor.


Mövenpick mutfağında özgürüm Terracciano’yu Mövenpick Hotel’i tercih etmesinin en önemli nedenlerinden biri, yaratıcılığa ve yeniliklere açık bir mutfağa sahip olmasıymış. Tabii kimi standart yemekleri haricinde. “Sonuçta İsviçre menşeili bir şirketiz ve belli kurallarımız var. Onların dışında menüyü baştan aşağı yeniledim” diyor. Şeften biraz Mövenpick Hotel menüsünden bahsetmesini istiyoruz, onunkisi sezonluk bir menü, işte mevsimin öne çıkan sebzeleri, meyveleri, deniz mahsulleri, balık çeşitleri ve geleneksel Türk yemeklerinden özel seçkiler var listesinde. Çökertme kebabı, kuzu incik ve Adana Kebabı ve daha birçoğu. E şef İtalyan olunca, makarna ve pizza da gayri ihtiyari sofralardaki yerini alıyor. Ama tamamen el yapımı, ev yapımı kıvamında… Kendi kesiyor, kendi pişiriyor, kendi servis ediyor. Şef Giovanni Terracciano’nun sıkı sıkıya bağlı olduğu tarifleri yok. Olmadığı gibi kendini belli reçetelerle sınırlandırmaktan da yana değil. Ama yapmaktan bir türlü usanmadığı tatları da var tabii, mesela ev yapımı ıstakozlu tonnarelli makarna gibi. “Bu yemeği uzun yıllar daha yapabilirim” diyor.

Türk mutfağını çok seviyorum Peki Mövenpick Hotel’de dünya mutfağından en lezzetli seçkileri sunan Terracciano, Türk mutfağı hakkında neler düşünüyor? Otelde bu lezzetleri de konuklarıyla paylaşıyor mu? “Evet, Türk mutfağını genel olarak çok beğeniyorum. Bu restorandan restorana değişiyor tabii ki.

Giovanni Terracciano kimdir? 1973, İtalya doğumlu Giovanni Terracciano, Luigi de`Medici di Ottaviano’dan Otel İşletmeciliği bölümünden mezun olduktan sonra çalışma hayatına 1990 yılında Hotel Lido’da başladı. Bugüne kadar çok sayıda Michelin yıldızlı restoranda mutfak şefi olarak görev yapan Terracciano, Türkiye’de Hotel Les Ottomans 29, Hotel Palazzo Donizetti, The İstanbul Edition ve Cipriani Restaurant’ta Başaşçı olarak çalıştı. Profesyonel aşçı Giovanni Terracciano, 2011 yılından bu yana Mövenpick Hotel İstanbul’da Executive Şef olarak görev yapıyor.

ŞEF’İN GÖZÜNDEN

“İ

stanbul’a yerleştiğimde Mövenpick Hotel’in methini meslekdaşlarımdan duyuyordum zaten”diye sözlerine başlıyor Terracciano. “Otel açıldığında Hyatt Regency mutfağında Başaşçı olarak çalışıyordum. Hatta o dönem benim gibi şef olan bir arkadaşım Hyatt Regency’den ayrılıp, Mövenpick Hotel’e geçmişti. İlk o zaman merak uyandırdı bende. Çünkü, arkadaşım iyi bir şefti ve orada çalışmayı tercih etmişti. Genelde şefler çalıştıkları kurumlara sıkı sıkıya bağlıdırlar. Arkadaşım orada kalmak yerine Mövenpick’i tercih ettiğine göre bunun iyi bir nedeni vardı mutlaka.” Mövenpick’e başlama serüvenini işte böyle özetliyor Giovanni Terracciano. Cipriani’yi de unutmamak lazım tabii. Terracciano, oteldeki görevine başlamadan yaklaşık 1 yıl kadar Cipriani mutfağında çalışmış. Sonrası anlattığı gibi, Mövenpick Hotel İstanbul genel müdürü ile tanışma, bir fincan kahve ve o çok merak ettiği Mövenpick mutfağı…

Hi-Tech

83


84

ŞEF’İN GÖZÜNDEN

Hi-Tech

ediyorsam, yemeğin yanındaki malzemeleri ayrı ayrı koyuyorum, bu sayede misafir her birinin tadına ayrı ayrı bakabilsin diye. Karışık sunduğumda tatlar da birbirine karışıyor” diyor Terracciano. Bunun en güzel ispatı, önümüzde duran servis tabakları. Lezzetli göründükleri kadar yalın tasarımlarıyla da göz dolduruyorlar.

Türk mutfağında en çok beğendiklerim arasında zeytinyağlılar, mezeler, balıklar, ızgara etler geliyor. Künefe, Ali Nazik, mısır unuyla kızartılmış kalkan balığı, ayva tatlısı, patlıcan kebabı ve eşimin yaptığı zeytinyağlı enginar ve çikolatalı sufle favorilerim arasında geliyor”diyor. Yemek kendi tadına sadık kalmalı Giovanni Terracciano ile sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. En merak ettiğimiz konulardan biri, profesyonel aşçının tarzı, sunumu ve çalışma stili… Çünkü bir aşçıyı aşçı yapan mesleki eğitimi, donanımı ve tecrübesi kadar kişisel özellikleri ve yetenekleri de aynı zamanda. Bir şefi klasik tariflerin ötesine taşıyan tam da bu özellikleri aslında. “Hazırladığım yemeklerin kendi tatlarıyla ön planda olmasını tercih ederim. Bu yüzden marine etmeyi ya da pişirmeyi çok sevmiyorum” diyor usta şef. Sadelikten yana bir sunum tekniğine sahip Mövenpick Hotel Executive Şefi Giovanni Terracciano, sunumlarında basit ve sadelikten yana. “Tatları birbirine karıştırmadan sunmayı çok seviyorum. Örneğin konuklarıma et yemeği servis

Yemeklerini ruhunu katarak yapıyor Hazır söz sunumdan açılmışken, bir yemeği en fazla çekici kılan nedir, hiç düşündünüz mü? Mükemmel sunumu mu yoksa doyumsuz lezzeti mi? Terracciano’nun sorumuza yanıtı basit ve net: “İkisi bir elmanın ayrılmaz iki parçası gibiler. Lezzet ve sunumu aynı potada buluşturmazsanız kalplere de dokunamazsınız”. Öyle ya, yemek dediğin mide işi değil, gönül işidir. Ne kadar lezzetli olursa o kadar mutlu hissedersin kendini. Bunu başarmak profesyonel mutfak şefi için hiç de zor olmasa gerek. Çünkü o bu işi “ruhunu katarak” yaptığını söylüyor. Tıpkı, o çok beğendiği Japon mutfağı gibi. Uzakdoğulular gibi sevgiyle, tutkuyla ve aşkla yapıyor yemeklerini. Şefin yemek pişirirken en zevk aldığı şeylerden biri, personeli ile yaptığı keyifli


ŞEF’İN GÖZÜNDEN

Hi-Tech

85

sohbetler. Konu bazen mutfak trendlerinden açılıyormuş, bazen restoran menülerinden, bazen de ailelerinden… “Oldukça eğlenceli bir ortamda yemek yapmanın keyfine birlikte varıyoruz” diye anlatıyor yemek maceralarını. Hem sakin hem anlayışlı Bu duygulara sahip biri, mutfakta nasıl çalışır diye merak etmiyor değiliz. Keyifli mi, agresif mi, sinirli mi yoksa eğlenceli mi? Yoğun bir yemek servisi sırasında örneğin tencere ve tavalar havada uçuşuyorlar mı? “Tam tersine oldukça sakin bir çalışma stilim var” diye yanıtlıyor Terracciano. “Daha gençken birkaç tava havada uçuşmuştu ama o çok eskilerde kaldı”diyor şakayla gülümseyerek. Terracciano, bir şefin yarattığı enerjinin çevresini direkt olarak etkileyeceği görüşünde. “Yoğun bir iş gününde panik yaşarsan çalışma arkadaşlarını da paniğe sevk edersin. Ekibin ne kadar mutlu olursa yemek de o kadar güzel ve lezzetli olur” diyor ve ekliyor: “İyi bir şef olmak, hünerini mutfakta lezzetli yemeklerinle konuşturmakla sınırlı değil sadece. Bunun bir de ekibi doğru ve iyi idare etme tarafı var. İş konusunda yaşanan aksaklıkları ya da mevcut sorunları daha uygun bir zamanda karşılıklı konuşmayı ve çözüm odaklı hareket etmeyi tercih ediyorum” diye özetliyor iş prensiplerini.

Yaratıcılığının mimarı, sonsuz hayal gücü… Terracciano’yu bir aşçı olarak yaratıcı kılan mutfağın dışındaki dünya. Bu öylesine duran içi boş bir bardak da olabilir, herhangi bir meyve ya da sebze de… Onun yaratıcılığını besleyen maddeler değil, sonsuz hayal gücü anladığımız kadarıyla. Bunun en güzel kanıtı işte şefin şu sözlerinde, “Yaptığın işten büyük zevk alırsan yaratıcılık da beraberinde gelir. Bir şefin yaratıcı olması için önce mutfaktan, ofisten çıkması şart. Etrafı keşfetmek lazım. Mesela Fulya’daki marketime gidiyorum. Oradaki taze sebzelere ve balıklara bakıyorum ve onlardan ilham alıyorum. Mutfak ekipmancılarına gidiyorum, bir bardak görüyorum, o bardağın içinde ne servis edebileceğimi hayalimde canlandırıyorum. Yaratıcılığımı besleyen en büyük zenginliklerim bunlar benim.” Terracciano’nun en büyük düşü, Sarıyer’de olmasını hayal ettiği resort konseptli bir otelin mutfağında yemek yapmak… “Çünkü Sarıyer’i ve insanı tatildeymiş gibi hissettiren atmosferini çok seviyorum” diye sözlerini tamamlıyor Terracciano. Bu keyifli söyleşiden hayallerini gerçekleştirmesi dileklerimizi paylaşarak veda ettik...


YENİ MEKAN

Hi-Tech

86

Adı gibi benzersiz Uniq Cafe… Bir cafeden çok yaşam alanı olan Uniq Cafe, dünya mutfağının en seçkin lezzetleri ve doyumsuz tatlılarıyla Yeniköy’de hizmet veriyor…

B

utik cafelerin rağbet gördüğü son günlerde Uniq Cafe’de farkını ortaya koyuyor. Yeniköy’ün sakin ve huzur veren atmosferi ile lezzeti buluşturan Uniq Cafe’nin sahibi Ediz Tuncay, dünyanın birçok ülkesinde farklı tatları deneyimleyip en özel reçetelerini topladığı mutfağında ziyaretçileri için hazırlatıyor. El yapımı tatlarıyla iddialı El yapımı ıspanak hamurlu mantıdan menemene yeni bir kişilik kazandırarak sunulan ve unique menemen adını alan farklı bir lezzete, peynir föndüsü ile sunulan simitlerinden mevsimin en taze meyveleri ile sunulan leziz cheesecakelere kadar birçok bildik tatlı farklı ve tadına doyulmaz bir hale getirerek sunuyor. Ferah ve şık atmosferi ile keyifli ve dinlendirici Adeta bir gurme olan ve ağız tadına çok güvenen Tuncay, hobi haline getirdiği yemeği iş hayatına da yansıtarak kendi istediklerini konuklarına sunmayı hedeflemiş. Bu sebeple her yemek için özel olan noktaları dikkatle reçetelerine en uygun şekilde yöresinden getirterek hazırlanmasına özen gösteriyor. Ferah ve şık bir atmosfer ile tüm gün keyifle vakit geçirebileceğiniz Uniq Cafe, İstanbul’un gürültü ve stresinden bir nebze olsun uzaklaşıp, hoş ve keyifli saatler geçirmek için iyi byr seçenek.


YENİ MEKAN

Hi-Tech

87


88

MEKAN

Hi-Tech

P.F. Chang’s China Bistro, İstanbul’da...

Damak tadına düşkün misafirlerini Etiler Nispetiye Caddesi’ndeki restoranında geçtiğimiz kasım ayından beri ağırlayan P.F. Chang’s, ‘Yasak Şehir’ efsanesini İstanbul’da yaşatmaya devam ediyor.

E

tiler’de açtığı ilk restoranıyla kısa sürede şehrin en gözde mekanları arasına giren P.F. Chang’s China Bistro, Çin mutfağından eşsiz lezzetleri, tadına doyulmaz kokteylleri, konforlu iç tasarımı ve yemek keyfini en üst seviyeye çıkaran farklı atmosferiyle ‘Yasak Şehir’ efsanesini İstanbul’da yaşatmaya devam ediyor. Farklı ülkelerden tanıdıkları P.F.Chang’s lezzetini İstanbul’da da deneyimlemek isteyenler ya da yenilik peşindeki lezzet tutkunları, artık Çin’in ünlü ‘Yasak Şehir’ efsanesini İstanbul’da yaşatan P.F. Chang’s China Bistro’da buluşuyor. İster baş başa ister kalabalık gruplarla keyifli vakit geçirebileceğiniz P.F. Chang’s size “Burada olmanızdan dolayı çok mutluyuz ve tekrar gelmeyi istemeniz için elimizden geleni yapacağız” diye sesleniyor ve bu anlayışı, içeriye ilk adım attığınız andan itibaren hissettiriyor. Amerika’nın bir numaralı Çin restoranı P.F. Chang’s, sipariş verdiğinizde tamamen taze ürünlerle hazırlanmaya başlanan, dünyanın her yerinde aynı tatta bulabileceğiniz Çin’e özel lezzetleri, farklı damak tatlarına hitap eden kokteylleri ve yemek sonrasında

misafirlerine ikram ettiği özel şans kurabiyeleriyle Amerika’nın 1 numaralı Çin restoranını beklediğinize değdiğini kanıtlıyor. Lezzetli ve Çin kültürüne özgü başlangıçları, çorbaları, salataları, et yemekleri, deniz mahsulleri, noodleları ve yemeğinizi bitirmenin en lezzetli hali tatlılarıyla misafirlerine farklı bir deneyim sunuyor. Şehrin göbeğinde, kent karmaşasından uzakta Amerikan stilinin yansıtan sade ve yalın dekorasyonu, kapısında misafirlerini karşılayan 3,5 metre yüksekliğindeki at heykelleri, heyecan verici barı, iki terası ve kış aylarını bahara döndüren kış bahçesiyle misafirlerini şehrin karmaşasından uzaklaştıran P.F.Chang’s, aile buluşmalarına, iş gruplarına ve kalabalık gruplara keyifli bir ortam sunuyor.


The Edition Hotel’in gözde İtalyan restoranı Cipriani, yeni menü ve sunumları ile İstanbul’un merkezi Levent’te konuklarını ağırlıyor.

G

astronomi kültürüne birçok yenilik kazandıran Cipriani, yılların getirdiği deneyimini, klasikleşmiş kalitesi ve yenilikçi bakış açısı ile The İstanbul Edition’da misafirlerinin beğenisine sunuyor. İtalyan Şef Gabriele Chilovi’nin elinden keyifli öğle yemekleri İtalyan Şef Gabriele Chilovi’nin hazırlayıp özgün sunumlarla bütünleştirdiği 7 farklı set menüden oluşan muhteşem bir öğle yemeği menüsü Cipriani’de sizleri bekliyor. Her damağa hitap eden yeni menülerde; öğle yemeği için az zamanı olanlar, sebze sevenler, İtalyan mutfağı ve Cipriani tutkunları için alternatifler bulunuyor. Yeni oluşturulan, tatmaya değer lezzetleri hem akşam hem de öğle yemeği menüsünde bulmak mümkün oluyor. Ayrıca İtalya’nın vazgeçilmez lezzetlerinden “pizza” için özel yaptırılan fırınlarda hazırlanan gerçek pizza

seçenekleri, yeni menüler dışında farklı bir alternatif sunuyor. Restorana geçiş otel girişinden yapılıyor 225 m2’lik kapalı alanındaki 180 kişilik kapasitesi ve restoran dışındaki 90 m2’lik kapalı terasındaki 75 kişilik oturma alanı ile konuklarına ferah ve geniş bir atmosfer sunan Cipriani’ye artık The Edition Hotel girişinden geçiş yapılıyor. Restoranın dışında yer alan teras bölümünün, Cipriani iç mekan konsepti ile uyumlu olarak tasarlanması sayesinde tasarım bütünlüğü korunmuş oluyor. Keyifli ve rahat bir atmosferde sunulan mükemmel servisi, eşsiz lezzeti ve özel şaraplarıyla konuklarını en iyi şekilde ağırlayan Cipriani’de, misafirlerin ödediklerinin karşılığını almasını sağlayan fiyat politikası uygulanıyor.

Hi-Tech

MEKAN

Yeni menü ve sunumlarıyla Cipriani...

89


GASTRONOMİ AKTÜEL

Hi-Tech

90 Lezita’dan girişimcilere açık davet 2012 yılında miktarı 110 milyon TL’yi bulan yeni Lezita tesisini de açarak, grup şirketleri ile birlikte toplamda 2.200 kişiye istihdam sağlayan Abalıoğlu Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ender Abalıoğlu, 2013 yılına son derece hızlı bir giriş yapan beyaz et sektörünü değerlendirdi. Sektördeki yatırımların artışına paralel olarak hem damızlık üretimi hem de büyük kapasiteli etlik piliç yetiştirme kümeslerin inşasına ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Abalıoğlu Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ender Abalıoğlu, “Önümüzdeki beş yıllık süreçte faaliyet gösterdiğimiz piliç eti sektöründe ilk üç marka içerisinde yer almak adına daha fazla üretim yapma arzusundayız. Bu hedefimize ulaşırken gerek damızlık kümesi yatırımı yapacak gerekse de fason üretim çiftliği kurabilecek anlaşmalı yetiştiricilerle işbirliğine gitmek istiyoruz” dedi.

Obaçay, ‘Çayın Ustalarına’ ile ilk kez ANFAŞ Fuarı’nda Obaçay’ın, HoReCa kanalı ve çayın ustaları için hazırlanan yepyeni ürünü ‘Çayın Ustalarına’, 20-23 Şubat tarihleri arasında Antalya‘da düzenlenen ANFAŞ 20.Uluslararası Gıda İhtisas Fuarı’nda tanıtıldı. Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinden özel olarak toplanan körpe çaylar, Obaçay için özenle harmanlandı. “Tiryakilerin en güzel demi” sloganıyla hazırlanan ve çay ustalarına özel olarak 1.000 gr’lık ambalajda sunulan Obaçay ‘Çayın Ustalarına’ ürünü, fuar süresince yoğun ilgi gördü.

Le Méridien İstanbul Etiler’de her pazar “Brunchart” etkinliği Şehrin yeni nesil oteli Le Méridien İstanbul Etiler, gurme restoranı La Torre’de çocukları Modern Sanat ile tanıştırıyor. Her pazar 11.3015.00 saatleri arasında düzenlenen açık büfe brunch’ta anne-babalar La Torre’nin sofistike mönüsüyle keyif yaparken çocuklar da kendilerine özel hazırlanmış sanat atölyesinde uzmanlar eşliğinde her hafta farklı bir modern sanat çalışması ile tanışma imkanına kavuşuyor. Şehrin yeni nesil oteli Le Méridien İstanbul Etiler, sahiplendiği sanat konseptiyle çocukları küçük yaşta modern sanatla tanıştırmayı hedefliyor. Her yaş grubuna özel olarak planlanan, her hafta değişen ve iki saat süren etkinlikler, uzman eğitimciler eşliğinde 2-4 yaş grubu çocuklar için temel boyama, kesme becerilerini geliştiren ve renk, şekil, kavramlar üzerine kurulu aktiviteler, 5 yaş üstü çocuklara ise sanat, yaratıcılık ve eğlence temalarıyla hazırlanmış atölye çalışmaları ile gerçekleştiriliyor.


91 Hi-Tech

Pizza Hut, ev yapımı tatlılarıyla da iddialı

GASTRONOMİ AKTÜEL

Pizza Hut, bundan böyle yeni satışa sunduğu tatlılarıyla da adından söz ettirecek. Birbirinden lezzetli tatlılar, Pizza Hut çalışanlarının tarifleriyle hazırlandı, içine Pizza Hut’ın klasik lezzeti eklendi. Pizza severlerin damaklarını kamaştıran marka Pizza Hut, artık tatlılarıyla da 7’den 70’e herkesin sevgisini kazanacak. Birbirinden lezzetli tatlılar, Pizza Hut’ın pizzada kanıtladığı ustalığını şimdi tatlılara taşıyor. Pizza Hut çalışanlarının kendi tariflerinden oluşturulan ve tamamen ev yapımı olarak hazırlanan tatlılar, lezzeti doğallıkla buluşturuyor. Mozaik, Sufle, Tiramisu, Panna Cotta ve hepsi Pizza Hut’ta…

Knorr, çorba çeşitlerini yenilendi Unilever Food Solutions marka portföyünün güçlü temsilcisi Knorr, şeflerin çorbalarının daha lezzetli ve her birinin tadının daha kendine özgü olması taleplerine cevap vermek için bir ‘Lezzet Seferberliği’ başlattı. Knorr, çorbaların içeriğindeki sebze, baharat ve diğer tüm malzemelerin lezzetlerini yeniden harmanlayarak ideal tarifler hazırladı. ‘Yenilenen Knorr Çorbaları’nda hiçbir koruyucu ve renklendirici kullanılmazken, tüketicilerinin ortak tat olarak ifade ettiği lezzet arttırıcı olan Monosodyum Glutamat yeni tariflerden çıkartıldı. Tüm bu çalışmalarda, 174 yıldır milyonlarca sofraya lezzet katan Knorr çorbalarını ev dışı tüketim için daha lezzetli hale getirmek hedeflendi.

ETBİR’in Başkanı Mustafa Bılıkçı oldu Et Üreticileri Birliği’nin (ETBİR) yeni başkanı Mustafa Bılıkçı oldu. Geçtiğimiz hafta Etbir’in 8’nci Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimle göreve gelen Bılıkçı, iki yıldır ETBİR’de yönetim kurulu üyeliği yapıyordu. ETBİR’in yeni yönetim kurulunda ise altı yeni firma görev aldı. 1977 doğumlu olan Mustafa Bılıkçı, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. 1973 yılında sucuk ve pastırma üretimiyle sektöre giren ve şu an Türkiye genelindeki büyük restoran ve otel zincirlerine et tedarik eden Sultan Et’in 2002 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanı olan Bılıkçı, uzun yıllardır SETBİR (Süt ve Et Üreticileri Birliği) üyeleri arasında yer alıyor.


GASTRONOMİ AKTÜEL

Hi-Tech

92 Renaissance İstanbul Bosphorus, sürprizleriyle dopdolu

Renaissance İstanbul Bosphorus Hotel, Mart ayında konuklarını, özellikle de kadınları Akşamüstü 5 Çayı’na ve “Ladies Night” organizasyonuna davet ediyor. 8 Mart Cuma gecesi tüm kadınlar Bar 212’deki “Ladies Night” organizasyonunda buluşuyor. Otelin roof katında yer alan, panoramik Boğaz ve İstanbul’a hakim büyüleyici manzarası ile Bar 212’nin leziz atıştırmalıkları ve en iyi müziklerle Mart ayını karşılıyor. . Renaissance Bosphorus, akşamüstlerinin vazgeçilmezi “Beş Çayı” mönüsü ile de akşamüstü buluşmalarının ve sohbetlerinin vazgeçilmez adresi. Otelin lobisinde başlayan ve 15:00 – 18:00 saatleri arasında misafirlere sunulan çay saati mönüsü, klasik ve lüks seçenekleriyle oldukça iddialı…

Sunar Grup, 'İnsana Saygı Ödülü'ne layık görüldü Kariyer.net tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen İnsana Saygı Ödülleri’nin 2012 yılı sahipleri belli oldu. İnsan kaynakları alanındaki özenli ve başarılı çalışmaları öne çıkarmak ve kamuoyu ile paylaşmak amacıyla Kariyer.net tarafından bu yıl 13 Şubat Çarşamba günü 12 ’incisi düzenlenen 12. İnsana Saygı Ödülleri kapsamında Sunar Grup şirketlerinden Sunar Mısır'ın aldığı bu ödülle Sunar Grup'un insan kaynakları süreçlerindeki titizliği ve başarısı da bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Sunar Grup CEO’su Hüseyin Nuri Çomu konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede potansiyelini geliştirerek kaliteli hizmet ile hedeflerine ulaşmayı amaçlayan Sunar Grup'un, insana verdiği önemle bugün olduğu gibi gelecek yıllarda da çalışanları ile birlikte yan yana ve omuz omuza başarı yolunda yürümeye devam edeceğini söyledi.

Makarna tüketimi 6,6 kg’a ulaştı İttifak Holding bünyesinde faaliyet gösteren sektörünün yenilikçi firması ve markalı makarna ihracat lideri Selva Gıda’nın Genel Müdürü Mehmet Karakuş, Türkiye’de makarna tüketimindeki artışa dikkat çekti. Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan Mehmet Karakuş, kişi başına yıllık makarna tüketiminin 1962 yılında 1.2 kg, 1978 yılında 3.9 kg, 1985 yılında 4,1 kg, 1991 yılında 4.38 kg, 1999 yılında ise 5.5 kg olarak gerçekleştiğini belirterek, bugün ise yıllık kişi başına tüketimin 6.6 kg seviyesine ulaştığına dikkat çekti. Karakuş, “Son yıllarda makarna tüketiminin bir nebze olsun artmasında; yeni neslin makarnayı daha çok sevmesi, makarnanın sağlıklı beslenmede öneminin anlaşılması ile sektörün yaptığı halkla ilişkiler çalışmalarının etkili olduğu kanaatindeyiz. Ayrıca, Selva’nın son yıllarda yaptığı makarnaya itibar kazandırmayı amaçlayan ve tüketicilere makarnayı Türk yemekleriyle buluşturmalarını öneren iletişim çalışmalarının da tüketicilerin makarnaya ilgisinin artmasında etkili olduğunu düşünüyoruz” dedi.


93 Hi-Tech

Çocuklar için sağlıklı sofraların adresi

GASTRONOMİ AKTÜEL

Senelerdir Tekirdağ Köftesi’nin lezzetini damaklara ulaştıran Özcanlar Köfte, besiden ızgaraya her aşamada kalite kontrolünden geçen lezzetleriyle çocuklar için sağlıklı sofraların adresi... Tekirdağ’ın Muratlı ilçesine bağlı Yurtbekler köyündeki kendi çiftliğinde özel olarak hayvanını yetiştiren Özcanlar Köfte, yemini de kendisi doğal ortamda üretiyor. Ayrıca süt ürünleri tüketimi için inek veya koyun sütünü sağlıklı olması açısından mevsimine göre tercih ediyor. Özcanlar Köfte ürünlerinin hiçbirine kimyasal katkı maddesi bulunmuyor ve üretim tamamen geleneksel metodlar dikkate alınarak yapılıyor.

Cocoas Chocolat İstanbul, Caffè Nero’larda

KFC artık Nişantaşı’nda KFC hizmete açtığı yeni restoranıyla, birbirinden çekici lezzetlerini Nişantaşı sakinleri ile buluşturdu. KFC tutkunları aradıkları lezzete 20 Şubat günü City’s Alışveriş Merkezi’nde açılan KFC restoranıyla kavuştu. Açılışa katılan Turkent Genel Müdürü Osman Kırık, “İstanbul’un en nezih alışveriş merkezlerinden biri olan City’s’de KFC’nin bir şubesini hayata geçirmekten mutluluk ve gurur duyuyoruz. İstanbul’daki diğer restoranlarımıza halkın ilgisi hep yoğun oldu. Şimdi de Nişantaşı gibi ayrıcalıklı bir semtte ve City’s gibi önemli bir alışveriş merkezinde İstanbullular ile buluşuyoruz. KFC yeni restoranlarıyla halkımızla buluşmaya devam edecek” diye konuştu.

El yapımı ve katkısız saf çikolatalarıyla adını duyuran, %100 gerçek Belçika çikolatası Cocoas Chocolat İstanbul, birbirinden lezzetli çikolataları ve özel tasarım kutularıyla artık Caffè Nero şubelerinden de satın alınabilecek. Dünyanın en iyi çikolatalarını Türk tatlarıyla birleştiren Cocoas Chocolat İstanbul, ürünleriyle Caffè Nero Nişantaşı, Bebek, Trump Towers, Astoria, Nişantaşı, Şaşkınbakkal, Havalimanları dahil 36 Caffè Nero şubesinde daha lezzet düşkünlerinin tüketimine sunuldu. Cocoas Chocolat İstanbul, daha önce yalnızca web sitesinden online olarak satın alınabiliyordu. Cocoas Chocolat İstanbul Genel Koordinatörü Burça Yılmaz Mercan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, özel bir damak zevkine hitap eden çikolatalarının, daha çok ve farklı satış noktasından tüketiciye ulaştırılması yönünde çalışmalarının devam ettiğini belirtti.


GASTRONOMİ AKTÜEL

Hi-Tech

94 Bursa Kebap Evi’nden çocuklara özel “Tombik Menüsü” Bursa’nın geleneksel yemekleri ile menüsünü zenginleştiren Bursa Kebap Evi, Tombik menüsünde miniklere sevecekleri lezzet seçenekleri sunuyor. Lezzet denince akla gelen Bursa Kebap Evi, Türk Mutfağı’nın eşsiz lezzetlerini, miniklerle de paylaşıyor. Ağız tadının vazgeçilmeyeni, Tombik Döner, Bursa Kebap Evi menüsünde, çocuklar için yer alıyor. Tombik ekmeğin arasında döner eti, patates, kıvırcık, domates ve turşu bulunan menünün içinde patates kızartması ve içecek bulunuyor. Bursa Kebap Evi, menüyle beraber çocuklar için hazırladığı sürpriz hediyelerle de çocukları sevindiriyor. Çocuklarınızın yemek yedikten sonra rahatça oyun oynayabileceği BKE Kids Club oyun alanı, onları hem mutlu edecek hem de karınları tok ayrılacaklar.

Mövenpick Hotel İstanbul’da Geleneksel Paskalya Brunch'ı… Mövenpick Hotel İstanbul, 31 Mart 2013 Pazar günü, aileniz ve sevdiklerinizle birlikte neşe içinde bir gün geçirmeniz için size sürprizlerle dolu bir Paskalya brunch'ı sunuyor. Rengarenk yumurtalar ve Paskalya tavşanlarıyla süslenecek olan AzzuR Restaurant'ta, İtalyan Başaşçı Giovanni Terracciano ve ekibinin hazırladığı, geleneksel Paskalya spesiyalitelerinden oluşan muhteşem brunch'ın keyfini 12.00-15.00 saatleri arasında çıkarabilirsiniz. Birinci, ikinci ve üçüncüye çikolatadan yumurtaların hediye edileceği Yumurta Avlama Yarışması’na da ev sahipliği yapacak AzzuR Restaurant'ta çocuklarınız çikolata kursuna katılıp lezzetli çikolatalar hazırlamayı ve çikolatadan paskalya yumurtası süslemeyi öğrenecek ayrıca palyaço gösterisiyle eğlenceli bir gün geçirecekler.

Ünlü Fransız Şef Hayal Kahvesi ArenaPark’ta… Hayal Kahvesi ArenaPark, sevilen müzik gruplarını sahnesinde dünyaca ünlü şefleri mutfağında ağırlıyor. Fransız şef Daniel Colagrossi, Mart ayında Hayal Kahvesi’nin damak tadına düşkün misafirleri için özel bir menü sunacak. Colagrossi bir mutfak sihirbazı ve birçok sergiye imza atmış yetenekli bir fotoğrafçı… 1958 doğumlu olan şef, 1975’ten 1978’e, Le Concorde adlı restoranda aşçılık öğrenimi yaptı. Paris kafelerini keşfederken yönetmen Roland Topor’u tanıdı. Yazar Robert Giraud ile dostluğu, efsane fotoğrafçı Robert Doisneau ile tanışmasının yolunu açtı. Peter Bramsen Litografi Atölyesi’nde kendisine ayrılan fotoğraf stüdyosu, Pierre Alchinsky, Erik Dietman, Antonio Saura, Guillermo Arizta, Marc Brusse, Olivier O. Olivier ve Roland Topor gibi sanatçıların çalışmalarını ve tekniklerini yakından izlemesini sağladı. Bir İstanbul aşığı olan Colagrossi’nin Alafranga Türk Sofrası gibi çeşitli kitapları da bulunuyor. İstanbul Atakent’te 2012 yazında kapılarını açan Hayal Kahvesi ArenaPark, konuklarına çok yönlü bir sanatçı ve şef olan Daniel Colagrossi’nin hazırladığı lezzetlerle tanışma fırsatı sunuyor. 5-6 Mart 2013’te Colagrossi Mutfağı ile randevunuzu kaçırmayın…


96

PORTRE

Hi-Tech

İçmimar Hakan Külahçı: “Mimarlıkta branşlaşmaya ihtiyaç var” 100’ü aşkın otel projesi ve devam eden 10’larca proje… Her yeni üretim yeni bir heyecan, her ayrılık sonun başlangıcı onun için. İç mimari dünyasında özgün, sıradışı ve çarpıcı tasarımları ile dikkat çeken İçmimar Hakan Külahçı’dan bahsediyoruz. Tasarımlarında kendin olmayı ihtiyaçlarla ustaca harmanlayıp yansıtan bir tasarım ustası o…

S

anatı iç dünyasında harmanlayarak sunan Türkiye’nin en başarılı turizm içmimarlarından Hakan Külahçı ile otel projelerini, Türkiye ve dünyada turizm mimarlığının gelişimini ve son dönem trendleri konuştuk. Art-Mim’i tanıtarak, turizm sektörüne yönelik proje ve çalışmalarından bahseder misiniz? Mimari ve içmimari alanında hizmet veren Art-Mim, özellikle turizm kompleksleri üzerinde uzmanlaşmış, yurt içi ve yurt dışında birçok projeye imza atmış bir firma. Bugüne kadar 100'ün üzerinde otel projesine imza attık. Çalışmalarımız arasında konut, ofis, fabrika, showroom, banka ve restoran-bar projeleri de yer aldı, ancak bunlar otel projelerinin yanında çok küçük bir bölümü kapsıyor. Bizim işimizin

Hakan Külahçı Kimdir? 1962 yılında doğdu. 1984 yılında Mimar Sinan Üniversitesi'nden Yüksek İçmimar olarak mezun oldu. Askerlik görevini tamamladıktan sonra 2.5 yıl özel bir şirkette çalışan Külahçı, 1988 yılında eşi Pınar Külahçı ile birlikte Antalya'da ArtMim Ltd. Şti.'yi kurdu. Bu süre zarfında 10 yıl kadar Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünde ders veren Külahçı, halen İçmimarlar Odası Antalya Şube Başkanlığı'nı ve Antalya Spor Yönetim Kurulu üyeliğini sürdürmektedir.

%90'lık kısmı otel projelerinden oluşuyor. Antalya kuruluşlu bir firma olduğumuz için bölgede 100'ü aşkın otel projemiz mevcut. Bunun içinde resortler de var, şehir otelleri de. Marmaris, Bodrum, İzmir, Konya, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok yerinde mimari ve içmimari projelere imza atıyoruz. Yurt dışında özellikle Azerbaycan, Ukrayna, Kazakistan, Cezayir ve Libya gibi ülkelerde etkiniz. Bunun yanında renovasyon faaliyetlerimiz de mevcut. Örneğin Bakü’de


97

Portföyünüzde 100'ün üzerinde otel projesi var. Bu oldukça iyi bir sayı. Tasarımda nelere odaklanıyorsunuz? Etki alanlarınız, tasarım kriterleriniz nelerdir? Prensip olarak stilleri doğru bir şekilde yansıtmaya çalışıyoruz. Geçmiş tecrübe ve birikimlerimiz en büyük destekçimiz. Mekanların klasik tasarım beklentilerine kendi klasik anlayışımız ile cevap veriyoruz. Modern esintiler isteniyorsa, bunu da yine kendi çizgilerimizle şekillendiriyoruz. ArtMim imzalı projelerin hepsinde bize özgü detaylara rastlamanız mümkün. Genelde beklentiler de bu yönde. Kopyalama yapmadığımız için ortaya tamamıyla özgün tasarımlar ortaya çıkıyor. Mekanda fonksiyonellik ve yalınlık bizim için temel esaslar. Klasik mekan tasarımlarında, örneğin banyo gibi hijyenik olması gereken yerlerin tümünde kolay temizlenebilen fonksiyon ağırlıklı çözümler sunuyoruz. Klasik tasarımlara özgü abartıyı aksesuvarlarla veriyoruz. Fonksiyonel bölümleri daha çağdaş yorumlarla tasarladığımız söylenebilir. Fakat görsel ağırlıklı alanlarda müşterinin istek ve beklentilerine uygun hareket ediyoruz. CVK Grubu'na ait Park Otel'den örnek

PORTRE

Devam eden projelerinizden, örnekler verebilir misiniz? Şu anda Beşiktaş’taki Shangri-La Hotel’in üretimini yapıyoruz. Projenin içmimarisi bize ait değil, yabancı bir grup yapıyor. Gümüşsuyu’nda CVK Grubu’na ait Park Otel'in proje ve imalatı bizde. Sütlüce’de Lazzoni firmasına ait otel projemiz var. Samsun merkezde Tanrıverdi Holding'e ait beş yıldızlı otelin içmimari projelerini üstlendik. Kıbrıs'ta ETS Turizm'e ait bir otel yapıyoruz. Antalya'da Phaselis Hill Deluxe Resort, Hatay Butik Otel, Radisson Blue Şişli, Radisson Blue Pera, Akkanat Holding binası ve ofisi devam eden projelerimiz arasında. Aynı zamanda HG Yacht şirketinde devam etmekte olan 32 m yat tasarımı ve üretimi çalışmalarımız arasında.

Hi-Tech

tarihi bir bina olan Nizami Kinoteatr tiyatrosunu sinemaya çevirdik. Fakat bu işin çok küçük bir kısmı. Dediğim gibi işlerimiz ağırlıklı olarak otel projeleri üzerine yoğunlaşıyor.

CVK Hotel

verecek olursak; orada geriye dönük bir beklenti söz konusu. Yatırımcı grup bizden Türk ve Osmanlı çizgilerinin hakim olduğu klasik bir tasarım istedi. Biz bunu bir saray kopyası olarak yorumlamayıp, daha modernize haliyle hayata geçirdik. Beklentiler ne olursa olsun, sonuçta 2013 yılında tasarlanan bir mekandan söz ediyoruz. Hal böyle olunca estetik unsurların yanı sıra fonksiyonelliğin de ön plana çıktığı bir mekan oluşturmak gerekiyor. İkisinin dengeli karışımıyla sonuca gitmeyi yeğliyoruz.

Maxx Royal Belek Golf Spa


PORTRE

Hi-Tech

98 Otel yatırımcıları ne istediklerini biliyorlar mı? Bundan 20-25 yıl öncesine kadar turizm yatırımcıları ne istediklerini bilmiyorlardı. Çünkü tecrübeleri yoktu. Artık fazlasıyla bilinçliler. Özellikle Antalya bölgesi çok bilinçlendi. Birçok yatırımcının birden fazla oteli bulunuyor. Otellerini ya yenilediler ya da kusursuz bir tasarımla sıfırdan yaptırdılar. Antalya'daki Max Royal’i örnek vermek istiyorum. Orada yatırımcı ETS Grubu'nun yaptığı anketleri bizimle paylaştı. Oldukça faydalı bir çalışma idi, çünkü asıl kullanıcının bizden beklediklerini açıkça ortaya koyuyordu. Otel yatırımlarında kullanıcının düşünceleri gözardı edilemeyecek kadar önemli. Yine de müşterinin belli alanlarda kırılma noktaları olabiliyor. İşte biz bu noktada devreye giriyoruz.

Turizm mimari ve tasarım algısında nasıl bir dönem yaşanıyor? İçinde bulunduğunuz zamanın trendlerini nasıl yorumlarsınız? Bu bölgeden bölgeye değişiyor. Bildiğiniz üzere, resort otellerde ağırlıklı olarak her şey dahil sistem uygulanıyor. Bu sistemde otel sahipleri çok düşük coast'larla çok büyük volume'ler yaparak para kazanmaya çalışıyor. Satış fiyatları çok düşük. Bu mantıkla gerçekleştirdikleri yatırımların yüksek maliyetli değil, bu sirkülasyondan çok fazla zarar görmeyecek şekilde daha ekonomik çözümlü olması tercih ediliyor. Şehir otellerindeki durum ise çok farklı. Şehir otellerinde daha detaylı, daha kaliteli imalatlı ve prestijli imaj beklentisi yüksek. Resort’lerde pratik, fonksiyonel ve ekonomik maliyetli imalatlar isteniyor. Bu noktada müşterilerin düşünce ve

Kempinski Hotel Badamdar

yorumlarına değer veriyoruz. Çünkü bölgelerini en iyi onlar tanıyor ve gözlemliyor. Bizler işin uzmanı olsak da bir noktada onların tecrübelerinden faydalanmamız gerekiyor.

Turizm, mimarlık mesleği içinde farklı bir kategori içinde değerlendirilmesi gereken bir alan mıdır? Turizm mimarlığını diğer kategoriler ile nasıl kıyaslarsınız? Elbette Turizm yatırımları yoğun bir bilgi ve tecrübe gerektiriyor. Bir oteli tasarlarken işletmesine de hakim olmanız lazım.

Lazzoni Hotel


99

PORTRE

Hi-Tech

Projedeki işlevi bildiğinizde daha kolay tasarlıyorsunuz. Mimarlıkta branşlaşmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Biz ofis tasarımı yapmıyoruz mesela, bu işe girdiğimizde çok başarılı değiliz. Çünkü bizim esas işimiz turizm kompleksleri. Otel projelerinde işletmecilerden büyük oranda beğeni ve takdir görüyoruz. Önemli olan bir otelin doğru ve fonksiyonel işletiliyor olması. Eğer bunu başarıyorsanız, doğru bir tasarımcısınızdır. Buna ilaveten ekonomik çözümler de sunabiliyorsanız %100 başarıyı yakalamışsınız demektir. Aksi halde yatırımcı yüksek maliyetler ödemek zorunda kalır. İşletme otelden doğru verimi alamadığı gibi işletme maliyetlerine olumsuz yansır. Son yıllarda turizm yatırımcıları tasarımcı seçerken geçmiş portföylere bakarak karar veriyorlar. Radisson Blue Şişli

Yapı sistemleri, malzeme kullanımında alışık olduğunuz tercihlerin dışına çıkıyor musunuz? Ne tür malzemelerle çalışıyorsunuz? Genel olarak mermer ve ahşap gibi naturel malzemeleri kullanıyorum. Keten ve ipek dokulu naturel dokulu malzemeleri çok seviyorum. Mesela Park Otel banyolarında naturel mermer, ahşap ve mobilyalarda ipeksi dokular kullandım.

Projelerinden Bazıları: Mardan Palace, Max Royal Hotel, Ramada Plaza Antalya, Amara Dolce Vita Hotel, Spice Hotel, Royal Dragon Hotel, Royal Wings Hotel, Konya Dedeman Hotel, Blue Waters Club, Sheraton Çeşme Hotel, Long Beach Hotel, Lara Beach Hotel, The Dome Kempinski Hotel, Kempinski Hotel Badamdar Bakü, Odesa Hotel Ukrayna

Shangri-La Hotel


EĞİTİM

Hi-Tech

100

Doors Akademi Mart ayında da dopdolu Doors Akademi’nin Mart programı, amatör mutfak meraklıları için yine farklı seçenekler sunuyor.

Ö

ztiryakiler, Doluca ve İlly’nin katkılarıyla eğitim hayatına başlayan Doors Akademi’nin amatörler için hazırladığı Mart ayı programı, yemek yapmaya ilgi duyan herkesin aradığını bulabileceği farklı eğitimler sunuyor. Arçelik’in ana sponsorluğuyla hayata geçirilen Doors Akademi’nin alanında uzman eğitim kadrosu tarafından verilecek amatör eğitimler mutfakta farklı ilgi alanlarına ve farklı uzmanlıklara hitap eden çeşitliliğiyle mutfak tutkunlarının aradığı her şeyi bir arada sunuyor. Mart ayı eğitimlerinde ‘Gizemli Uzakdoğu’dan ‘gurme vejeteryan tarifler’e, ‘Osmanlı mutfağı’ndan ‘dört dörtlük çilingir sofrası’na, ‘classic cocktails’ten ‘tatlı düşler atlöyesi’ne kadar pek çok farlı zevke ve ilgi alanına hitap eden eğitim, amatör mutfak meraklılarını bekliyor. Amatörler için farklı mutfakları deneyimleme fırsatı İstanbul Doors Group’a ait restoranlarda görev yapan dünyaca başarılı yerli ve yabancı şefler eğitimlere konuk şef olarak katılacağı profesyonel meslek eğitim programlarının yanı sıra başlangıç ve ileri seviyedeki meraklı mutfak tutkunlarına

gündüz, akşam ve hafta sonu programları sunan Doors Akademi, farklı konularda kendini geliştirmek isteyenlere alanında uzman isimlerle Doors Akademi’de farklı mutfakları deneyimleme imkanı da sunuyor. Pişirme sanatının tüm inceliklerini öğretecek Sektördeki diğer eğitim kurumlarından farklı olarak eğitim modellemesi yüzde 40 okul (yüzde 70 pratik ve yüzde 30 teori) yüzde 60 işyeri uygulaması şeklinde kurgulanan Doors Akademi’de ilk etapta üç ana dalda verilecek olan profesyonel eğitim programları teori, mutfak ve uygulama eğitimi olarak üç bölümden oluşan profesyonel eğitim programları pişirme sanatının tüm inceliklerini öğretecek. Profesyonel aşçılık, profesyonel pasta ve ekmekçilik, servis elemanı eğitimi dallarında mutfak profesyonelleri yetiştirecek Doors Akademi, uluslararası temel teknikler ile beceri geliştirmeye ve damak tadı kavramını yerleştirmeye yönelik kapsamlı eğitim alan öğrencilere, uygulama eğitimlerinde zamana karşı hız ve ekip çalışması gibi konularda da pratik yapma imkanı da sunuyor.


EĞİTİM

Hi-Tech

101


Hi-Tech

102

FUAR

İnoksan, Koza Food Fest’te dünya lezzetlerinin kapılarını aralıyor Bu yıl İstanbul’da ilk kez yapılacak olan Sirha Fuarı kapsamında gerçekleşen Koza Food Fest 2013 etkinliğinin platin sponsorluğunu mutfak profesyonellerine verdiği destekle bilinen endüstriyel mutfak sektörünün lideri İnoksan üstlendi.

7

- 9 Mart 2013 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan uluslararası Sirha Fuarı’nın içerisinde düzenlenen ve Dünya Lezzetleri Zirvesi olarak kabul edilen Koza Food Fest‘in ana sponsorluğunu endüstriyel mutfak sektörünün öncü firması İnoksan üstleniyor. Türkiye, Gürcistan, Irak, İran, Rusya, Yunanistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kıbrıs’tan 150 katılımcı, 15.000 profesyonel

ziyaretçi ile gerçekleştirilecek olan Koza Food Fest 2013, mutfak profesyonellerine dünya lezzetlerinin kapısını İnoksan’ın desteğiyle aralıyor olacak. Koza Gıda tarafından ikincisi organize edilen etkinlik, İnoksan’ın desteği ile 3 gün sürecek olup, birbirinden farklı ürünlerin tanıtımı ve tadım aktiviteleriyle festival havasında geçecek. 20 ülke katılacak Bu yıl Sirha Fuarı içerisinde gerçekleşecek


FUAR

Hi-Tech

103

olan Koza Food Fest 2013’te farklı ülkelerden 50 firma, 1.400 ürün, 20 ülke ve 18 yabancı şef yer alacak. Etkinlikte Koza Gıda’nın ithalatını yaptığı ürünler de katılımcılara tanıtılacak ve şefler eşliğinde tadımlar yaptırılacak. Tadım etkinliklerinden kullanılacak olan mutfakların tümünde ise İnoksan imzası bulunuyor. Dünya çapında şeflere her konuda destek olan ve mutfağın profesyonelleri olarak nitelendirebileceğimiz aşçılara yönelik adımlar atan İnoksan, aşçılıkla bağdaşan etkinliklere desteklerini sürdürüyor. Esra Altay: “Aşçılık camiasına desteğimiz sürecek” İnoksan Pazarlama Müdürü ve Genel Müdür Vekili Esra Altay Sirha Fuarı’na ilişkin şu sözleri söyledi: “İnoksan olarak, şeflerimizin her zaman yanındayız. Böyle bir organizasyonda İnoksan profesyonelliğini dünya şefleriyle buluşturuyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Aşçılık camiasına yönelik desteklerimiz her daim sürecek.” Sürpriz tasarımlarıyla göz dolduracak Koza Food Fest 2013 mutfaklarına verdiği desteklerin yanı sıra standıyla da adından söz ettirecek olan İnoksan, misafirlere farklı sürprizler hazırlıyor. Türk mühendislik gücünü temsil eden ve sektöre ilk İnoksan’ın kazandırdığı birbirinden farklı tasarımlar burada görücüye çıkacak. İnoksan’ın yüksek tasarruf ve verim sağlayan ekipmanlarıyla yapılan birbirinden farklı yiyecekler de fuar boyunca misafirlere ikram edilecek. Türk endüstriyel mutfak sektörünün lokomotifi konumundaki İnoksan’ın, Koza Food Fest‘in içinde yer alan standında hazırlıktan pişirmeye, servisten bulaşıkhane ünitelerine kadar profesyonel mutfaklar için son teknolojiyle ürettiği yeni ürünler sergilenecek. Yine fuar boyunca farklı sürprizler İnoksan standında katılımcılar ve ziyaretçiler ile buluşacak.

İnoksan Pazarlama Müdürü ve Genel Müdür Vekili Esra Altay


104

FUAR

Hi-Tech

Bocuse d'Or Türkiye için geri sayım başladı Dünyanın en prestijli gastronomi yarışması olan Bocuse d'Or, Türkiye'de ilk kez Sirha İstanbul Fuarı bünyesinde İstanbul Kongre Merkezi’nde 7-9 Mart 2013 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

D

ünyada gastronomi trendlerine yön veren, jürisinde dünyanın en iyi şeflerini ağırlayan ve yine birbirinden başarılı yıldız şeflerin kıyasıya yarıştığı Bocuse d'Or Yemek Yarışması, Türkiye'de ilk kez Sirha İstanbul Fuarı bünyesinde gerçekleştiriliyor. Dünyanın en prestijli gastronomi yarışması olan Bocuse d'Or, 60 ülkeden 2000 şefin yarıştığı ve her ülkenin kendine has bir hammadde kullanması zorunlu olan uluslararası bir yarışma özelliği taşıyor. Dünyanın önemli otelcilik ve yemek servis organizasyonu olan ve ilk kez 7-9 Mart 2013 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Sirha İstanbul Fuarı ve “Bocuse d’Or” Yarışması tanıtımı Sirha Direktörü Marie-Odile Fondeud, Yarışma Direktörü Florent Suiplisson ve Bocuse d’Or Türkiye Komitesi Başkanı Mehmet Gürs’ün katılımıyla Ramada Plaza Şişli Oteli’nde yapıldı. “Bocuse d’Or”da Türkiye adına

yarışacak alacak olan genç aşçılar Erol Sarıdoğan, Gürcan Gülmez, Murat Çakıroğlu, Volkan Karataş ile Bocuse d’Or Türkiye düzenleme komitesi ve jüri üyeleri de toplantıya katıldı. Kazanan şef, 2014’te Türkiye’yi temsil edecek Ünlü Şef Mehmet Gürs (Mikla Restoran), Bocuse d'Or için yapılacak olan ilk ulusal elemelere başkanlık edecek. Mehmet Gök (d.ream-Doğuş), Rudolf Van Nunen (The Marmara), Aydın Demir (Divan) ve Murat Karaduman (Borsa) ile Uluslararası jüri üyeleri: Christian Tetedoie (Fransa), Joe Barza (Lübnan), Karl Guggenmos (WACS Global), Knud Bundgaard (Hilton İstanbul) ve Sergio Mei (İtalya), yarışmadaki rekabet düzeyinin yüksek tutulmasını sağlayacak. Metro Toptancı Market’in ana sponsor ve tedarikçi sponsoru olarak destek verdiği Bocuse d’Or Türkiye seçmelerinde, 9 Mart'ta yapılacak etkinlikte yarışacak olan şef adaylarından başarılı

olan isim, Mayıs 2014'te İsveç'in Stockholm kentinde yapılacak Bocuse d’Or Avrupa'da Türkiye'yi temsil edecek. Burada başarılı olursa da 2015 Ocak ayında Fransa'nın Lyon kentinde Bocuse d’Or dünya finalinde Türkiye'yi temsil etmeye hak kazanacaklar. “Bocuse D’or” 30. yılını kutladı Toplantıda Sirha Direktörü Marie-Odile Fondeud “Bocuse d’Or”un 2013 yılı etkinliği hakkında bilgiler verdi. Fondeud, Sirha’nın geçtiğimiz Ocak ayında Fransa’nın Lyon kentinde yapılan etkinlikle 30. yılını kutladığını belirterek, sergi sahipleri her gün standlarında 1500 demo yaparak sergiyi gezenleri kendilerine hayran bıraktı diye konuştu. Ülkelere has yemekler sergilenecek Yarışma Direktörü Florent Suiplisson, Bocuse d’Or’ da her katılımcının ülkesine özgü yemeklerini sergileyeceğini belirterek


gastronomi dünyasının sınırlarını kaldırıyor. Şefler, sektör temsilcisi marka ve firmalar, akademik kurumlar aynı hedefte buluşuyorlar. Bocuse d’Or yarışması 5 saat 35 dakika sürüyor. Adayları 2 ana ürün ve tema ile hünerlerini teknik ile yarıştırıyorlar. Türkiye’nin en çok sevdiği balık ve kuzu üzerinde tartıştık. Trakya kıvırcık kuzusunu ana et olarak seçtik. Balık olarak da denizi nispeten temiz olan Kuzey Ege’den lagosu seçtik. 4 adayın Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz. Halen antrenman süresi devam ediyor. Gelen başvurular arasında ön eleme yaptık. Bilmedikleri hammadde ile yaratıcılıklarını gördük. 4 kişi bunu başarıyla geçti. Bocuse d’Or formatına uygun çalışmalarda başarılı oldular.” diye konuştu.

FUAR

Trakya’nın kıvırcığı ile Kuzey Ege’nin Lagos Balığı sunulacak Bocuse d’Or Türkiye Komite Başkanı Şef Mehmet Gürs, üyeler ile önemli toplantılar yaptıklarını belirterek ekipman ve hammadde için özel ürünleri incelediklerini söyledi. Mehmet Gürs sözlerine şöyle devam etti: “Bocuse d’Or yarışması adını yüzyılın efsanevi Fransız şefi Paul Bocuse'den alıyor. Dünyanın en önemli mutfak olimpiyatı sayılan yarışmanın bu önemli bölümünün Türkiye'de yapılması gurur vericidir. 3 kıtadan 63 ülke temsilcisinin 18 ay boyunca hazırlandığı, ülke birincilerinin kendi bölge finallerine katıldığı Bocuse d’Or 'un büyük finali iki yılda bir Fransa'da yapılıyor. Türkiye'den gelecek vaat eden yetenekli adayları seçiyoruz. Bocuse d’Or,

Hi-Tech

105 barkovizyon eşliğinde daha önce yapılan etkinlikler hakkında bilgi verdi. Yeni katılımlarla ülkelerin giderek arttığını belirten Suiplisson şöyle devam etti; “Yeni katılan ülkelerin finale kadar çıkmaları büyük başarı. Büyük bir aşçılık arenası düzenliyoruz. Yurtdışından 50’ye yakın dünyaca ünlü kuruluşun katılıyor” dedi. Fuarın profesyonel ziyaretçilere açık olacağını belirten Marie-Odile Fondeud ise “Sirha İstanbul’u 50 bine yakın profesyonelin ziyaret etmesi bekleniyor. 9 Mart’da yapılacak Bocuse d’Or seçmeleri dışında da her gün çok sayıda renkli etkinlik gerçekleştirilecek. Çikolata heykeller, Türk mutfağı tatlıları ve pastalar 8 Mart’ta Gastrobosphorus etkinliğinde yer alacak, 7 Mart’ta ise Omnivore festivali’nde genç aşçıların yaratıcı gösterisinde ünlü şefler genç şeflerle buluşacak” dedi.


106

FUAR

Hi-Tech

“Türk Mutfağı Bocuse d’Or’a zenginlik katacak” Sirha İstanbul Direktörü Marie-Odile Fondeur Türkiye’nin Bocuse d’Or’a katılımından mutluluk duyduğunu belirtti. Bocuse d’Or’a ilk kez Türkiye’den de aşçılar katılacak. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz? Bu gerçekten çok sevindirici çünkü Türkiye büyüyen bir ülke… Dolayısıyla Sirha İstanbul bizler için çok önemli… Mart’ta düzenlenecek olan bu etkinlik ilk kez olacak. Bence artık Türk insanı bu tarz etkinliklere ve farklı damak zevklerine hazır… Bu etkinlikte de yer almaları bir zenginlik katacak diye düşünüyorum.

7

-9 Mart tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan Sirha İstanbul’un ilk buluşmasında Bocuse d’Or Türkiye seçmesi gerçekleştirilecek. 18 Şubat’ta Ramada Plaza Otel’de düzenlenen tanıtım toplantısında Bocuse d’Or’da yarışacak olan aday şefler tanıtıldı. Toplantıda görüşme imkânı bulduğumuz Sirha İstanbul Direktörü Marie-Odile Fondeur ile bir söyleşi yaptık. Bize Sirha-Lyon’dan bahseder misiniz? Nasıl geçti? Ocak 2013’te Fransa’da düzenlenen SirhaLyon çok başarılı oldu. 3 bin sergici ve markanın yanı sıra 450 profesyonel ziyaretçi katıldı. Ayrıca 86 ülkeden 18 bin kadar da şef katıldı. Gerçekten başarılıydı ve herkes Lyon’da buluşmaktan büyük keyif aldı. Önümüzdeki 10 senenin trendlerini de açıkladık. Hazırlık süreci nasıl geçti? Hazırlık toplamda 2 yıl sürdü, çünkü Sirha 2 yılda bir gerçekleştiriliyor. Bir hayli uzun vaktimiz oldu anlayacağınız üzere. 16 ülkede Bocuse d’Or için birçok yarışma düzenledik dolayısıyla gösteriyi de hazırlamak uzun bir süreç oldu.

Türk mutfağıyla ilgili görüşleriniz nelerdir? Türk yemeklerini tatma fırsatınız oldu mu? Evet denedim. Türk mutfağında sanıyorum daha çok geleneksel lezzetlere yer veriliyor. Bence artık yenilenmenin ve yeniden ziyarete gelmenin zamanı geldi. Ve çok önemli olan Omnivore Genç Mutfak Festivali kapsamında ustalık dersleri verilecek, ayrıca burada Fransız, Rus ve Türk şefler de olacak. Şefler birlikte yemek pişirecek ve yeni trendler keşfedecekler. Sizce Türkiye’nin katılımı Bocuse d’Or’a zenginlik katacak mı? Türk seçkisi Bocuse d’Or için çok önemli çünkü öyle sanıyorum ki yeni menüler keşfedeceğiz. Türk adayların yarışmaya katılıyor oluşu da bir kültür karışımı oluşturmak adına çok önemli. Sizce Türk adaylar başarılı olabilecek mi? Umarım. Türk aşçıların başarılı olması ve podyuma çıkması çok önemli… Türkiye’ye ve Türk aşçılara bir mesajınız var mı? Sirha’yı İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz.


FUAR

Hi-Tech

108

Metro Bocuse d’Or’un ana sponsoru oldu Metro Toptancı Market, dünyanın en prestijli gastronomi yarışması olan Bocuse d’Or Aşçılık Yarışması Türkiye ayağının ana sponsoru ve ürün tedarik sponsoru oldu.

D

ünyada gastronomi trendlerine yön veren, jürisinde dünyanın en iyi şeflerini ağırlayan ve yine birbirinden başarılı yıldız şeflerin kıyasıya yarıştığı Bocuse d’Or Aşçılık Yarışması, Türkiye’de ilk kez Sirha İstanbul Fuarı bünyesinde 9 Mart günü İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Yarışmada finale kalan 4 şef Erol Sarıdoğan, Gürcan Gülmez, Murat Çakıroğlu ve Volkan Karataş 9 Mart’taki yarışma öncesinde, yarışmada kullanacakları malzemelerden özel bir mönü hazırladı. Sadece bu geceye özel olarak hazırlanan yemekler, şefler tarafından konuklara tanıtıldı ve ikram edildi. Volkan Karataş “Lagos Marine”, Gürcan Gülmez “Levrek Fırın” hazırlarken, Erol Sarıdoğan ve Murat Çakıroğlu “Kuzu Sırt” hazırladı.

Özerkan: “Türk mutfağını ve şeflerini dünya daha yakından tanıyacak’’

Gecede konuşan Metro Toptancı Market Genel Müdürü Kubilay Özerkan: “Yemeğin insanları ve kültürleri ne kadar yakınlaştırdığını tüm iş hayatım boyunca hayranlık ve şaşkınlıkla gözlemledim. Türk mutfağının ve yenilikçi şeflerinin dünyanın önemli gastronomi platformlarında tanıtılmasına büyük önem veriyoruz. Çünkü Türk mutfağı ve kültürünün hak ettiği yeri bulması en büyük hayalimiz. Bu amaçla Bocuse d’Or gibi önemli organizasyonlara destek veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. İnanıyorum ki Türkiye’yi temsil edecek genç

ve cesur şefimiz büyük başarılar kazanacak, göğsümüzü kabartacak. Ancak daha da önemlisi Türk mutfağını ve şeflerimizi dünya daha yakından tanıyacak” dedi.

Aynı zamanda tedarikçi sponsor

Metro, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen yarışmada şeflere ürün tedariği de sağlıyor. Geniş ürün çeşitliliği; tazeliği ve sağlığı Metro güvencesiyle garanti altına alınmış taze ürünleri ile fark yaratan Metro, şeflerin en lezzetli yemekleri hazırlamasına katkı sağlıyor. Metro Sirha Fuarı’nda profesyonellere sunduğu çözüm ve hizmetleri yansıtan özel bir stand ile de boy gösterecek. Metro standı fuar süresince Türk Mutfağı Araştırmacısı, Şef Vedat Başaran ile Türk mutfağının seyri üzerine bir söyleşiye ve Önolog Jean-Luc Colin ile Türk şarapları üzerine bir söyleşiye de evsahipliği yapacak.


FUAR

Hi-Tech

110

Anfaş Food Product ve Bevex fuarları rekor kırdı 20. Uluslararası Anfaş Food Product Gıda İhtisas Fuarı ve Anfaş Bevex fuarları ziyaretçi rekoru kırdı.

A

ntalya Expo Center’da 20-23 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen. 20. Uluslararası Anfaş Food Product Gıda İhtisas Fuarı ve eş zamanlı olarak düzenlenen Anfaş Bevex Fuarları ziyaretçi rekoru kırdı. 350 firmanın ve 3000’in üzerinde marka sergilediği Anfaş Food Product ve Anfaş Bevex fuarlarını 38 ülkeden ve Türkiye genelinden 46.200 profesyonel ziyaretçi etti. Yoğun bir katılımla gerçekleşti Anfaş Food Product ve Bevex fuarlarına Polonya, Japonya, Moldova, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Suudi Arabistan, Hırvatistan, Irak, İran, Pakistan, Yemen, Kuveyt, Mısır, Tunus, Hollanda, Hindistan, İtalya, Umman ve Dubai başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinden yiyecek ve içecek sektörü profesyonellerinin ilgisi büyüktü. Sektör dağlımı açısından Türkiye’nin en kapsamlı ve uluslararası gıda fuarları olan Anfaş Food Product ve Bevex’te farklı ülkelerden gelen firmalar birbiriyle karşılıklı görüşerek tanışma imkanı buldular.

Türk gıda sektörünün zengin ürün yelpazesini dünyaya duyurdu Açılışı Antalya Vali Yardımcısı Hakkı Loğoğlu, Makedonya Ankara Büyükelçisi Goran Taskovski, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Güray Parlak, Tüm Gastronomi Yöneticileri Derneği Başkanı Aydın Özdemir ve Anfaş Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık tarafından gerçekleştirilen Anfaş FoodProduct ve Bevex fuarları Türk gıda sektörünün zengin ürün yelpazesini tüm dünyaya duyurdu. Aleksandr Zabelo: “Türkiye ile ilişkilerimiz her geçen gün gelişiyor” Belarus Gıda Bakanı Aleksandr Zabelo ve Belarus'un Ankara Büyükelçisi Valery Kolesnik Anfaş Food Product ve Bevex fuarlarını heyetleri ile birlikte gezdiler. Türkiye ile Belarus arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten Bakan Zabelo, ülkesinde gıda sektörünün oldukça geliştiğini, vatandaşların bu sektörü önemsendiğini, bu nedenle kendilerinin de fuara katıldıklarını anlattı.


Hi-Tech

112

FUAR

Fırıncılıkta son teknolojiler ilk kez Ankara’da Türkiye’nin en kapsamlı ve Avrupa’nın 3. büyük Fırıncılık Teknolojileri Fuarı; Messe Stuttgart Ares Fuarcılık tarafından düzenlenen IBATECH 2013, 14-17 Mart tarihleri arasında Ankara’da ilk kez düzenlenecek.

bölgesi, bayilik, satış noktası ve franchise için standartlara uygun koşullarda girişimcilerin bulunması ve hızla büyüyen, gelişen tüketici potansiyeliyle de ayrıca önem taşıyor. Ekmek makinelerinden ekmek katkı maddelerine, hamur çevirme makinelerinden; ekmek dilimleme makinelerine, pasta fırınlarına, ambalaj makineleri ve bisküvi makinelerine kadar çok geniş bir konseptte Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın 3. büyük fuarı olan IBATECH’te yatırımcılarla bir araya gelecek. Messe Stuttgart Ares Fuarcılık Genel Müdürü Hakan Gençoğlu

M

arkalaşmanın ve bayilik sisteminin son birkaç yıldır gelişmeye başladığı sektörde, makine ihracatının yanı sıra bazı firmalar yurtdışında perakende mağazalar kurmaya başladı. Türkiye ekmek, pasta, çikolata, dondurma teknolojileri sektöründe en çok ihracatı Rusya, Arap Ülkeleri, Türki Cumhuriyetler ve Balkan ülkelerine yapıyor. IBATECH 2013 fuarı bölgesel anlamda sektörün en etkili pazarlama etkinliği olduğundan; Türk ihracatçısı için çok önemli bir platform. Ekmeğin bayatlamasını önleyen ürünler ilk kez IBATECH’te Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Messe Stuttgart Ares Fuarcılık Genel Müdürü Hakan Gençoğlu şunları söyledi: “Bu yıl 6. kez düzenlenecek Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı IBATECH ilk kez Ankara’da gerçekleştirilecek. Ankara ve

Yeni pazarlar keşfetmeye zemin hazırlayacak Türkiye’de satın alma gücüyle birlikte artan refah beklentisinin geleneksel unlu mamul tüketimini de değiştirmeye başladığını söyleyen Gençoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Otantik ekmeklerden kahvaltılık ve atıştırmalık unlu mamullere kadar birçok çeşidi sunabilen perakende satış noktaları, yakın zamanda tüketici zihnindeki fırın algısını da değiştirecek. Unlu mamüllerin yanı sıra dondurma ve çikolata alanında da dev fırsatlar söz konusu. Ayrıca son dönemde Sayın Başbakanımızın üzerinde durduğu “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” kapsamında da fuarımızda ekmeğin bayatlamasını önleyen ürünlerin sergileneceği standlar da olacak. Yerli ve yabancı sektör lideri markalar en son ürünlerini bu fuarda pazara sunarak Anadolu ve çevre ülkelerden gelen binlerce satın almacıyla buluşma, yeni pazarlar keşfetme fırsatını yakalayacaklar”.


Hi-Tech

114

FUAR

Ege Seramik, Unicera’da üstün zevklere hitap etti Ege Seramik’in merakla beklenen yeni koleksiyonu ilk kez Unicera Fuarı’nda görücüye çıktı. “Hayat kadar renkli, doğa kadar gerçek” yeni koleksiyonu Spring 2013, sektör tarafından büyük beğenerek karşılandı.

27

Şubat -3 Mart tarihleri arasında 25.’si düzenlenen Unicera Fuarı, bu yıl da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Çok sayıda firmanın ürünlerini sergilediği fuara Spring 2013 koleksiyonu ile katılan Ege Seramik, doğallığın ön planda olduğu yeni serileri ile göz doldurdu. Doğallık ve şıklığı aynı potada buluşturdu Ege Seramik’in Spring 2013 koleksiyonunda, tam parlak ve mermer desenli Panorama, Babylon, Lapis, Pegasus, Monaco ve Vavin serileri ilgiyi üzerine çekecek zemin ürünlerinin başında geliyor. Doğallığın ve şıklığın buluştuğu yeni koleksiyonda mermer desenli ürünlerin yanı sıra rölyef dokulu eskitme ahşap ürünler Country ve Fossilwood da yer alacak. Ege Seramik’in yeni koleksiyonunda rölyef dokulu ürünler Aura, Adriana, Synergy ve Alcor serileri ile mekânlara hareket

kazandıracak. Aynı zamanda, rölyef dokulu ürün grubunda ideal mekânlar yaratmak için dekor ve düz fonların yanı sıra yer ve duvar karoları da mevcut. Hayat kadar renkli, doğa kadar gerçek Ege Seramik, sektörün en önemli fuarlarından biri olan Unicera’da lanse edeceği hayat kadar renkli, doğa kadar gerçek yeni koleksiyonu ile bu yıl da mekânlarda iz bırakacak. Dijital baskı teknolojisi ile üretilen mermer desenli 33x99 cm ebadındaki ürünlerde ise Everest serisine ait sütun görünümündeki Artemis rölyef, koleksiyonda dikkat çekerken aynı zamanda serinin klasik etkisini de arttıracak. Ayrıca, 25x75 cm ebadındaki ürünler, Albis serisine eklenen yeni altın ve platin efektli dekorlar ile öne çıkacak.



Hi-Tech Dergisi Mart'13