Issuu on Google+


Editor Gelişen e-Ticaret ve Değişen Pazarlama Olgusu Türkiye’de son 5 yılda yıl içinde yüzde 50’nin üzerinde büyüme yakalayan internet üzerinden kartla yapılan alışverişlerin 2012 yılını 30 milyar TL hacimle kapatması bekleniyor. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) açıkladığı verilere göre 2023 yılında internet üzerinden kartla yapılan alışveriş hacminin 350 milyar TL’yi aşması öngörülüyor.

kullanımının en yüksek olduğu sektör olarak açık ara ilk sırada yer alıyor. Havayolu harcamalarının yüzde 90 oranındaki bölümünün internet üzerinden gerçekleştiği dikkat çekiyor. 2012 yılının başından ekim ayı sonuna kadar olan dönemde, internetten yapılan kartlı ödemelerin ilgili sektörler içindeki payının seyahat acentelerinde yüzde 44 olduğu görülüyor.

Hayat tarzının değişmesiyle birlikte ödeme sistemlerinde de alışkanlıkların değişim gösterdi. İnternetten alışveriş Türkiye’de hızla büyüyor. 2012’de tüm kartlı işlemler içinde, her 100 TL’lik alışverişin 9 TL tutarındaki bölümü eticaret üzerinden gerçekleştirildi.

Her yıl iş hacmi içinde daha önemli bir hal alan e-ticaret uygulamaları firmaların göz ardı edemeyeceği bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Hangi iş kolunda faaliyet gösterirse göstersin bir firmanın geleceğe yönelik adımlar atabilmesi için ihtiyaç duyacağı ana unsur dijitalleşen üretim ve pazarlama tekniklerini doğru e-ticaret uygulamalarıyla sağlam bir temele oturtmasıdır.

BKM’nin açıkladığı verilere göre, sektörler içinde havayolu harcamaları, kendi içindeki alışverişlerde internet

Uğur DÜNDAR

GRUP BAŞKANI H. FERRUH IŞIK İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ ve SORUMLU GENEL YAYIN MÜDÜRÜ MEHMET SÖZTUTAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI AHMET KIZIL

YAYIN DANIŞMANLARI Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ Prof. Dr. MUHAMMET ARICI Prof. Dr. İSMAİL KAYA Doç. Dr. MEHMET ALİ ÖZBUDUN T. YÜCEL DEREYAYLA FİKRET ÖZDEMİR

REKLAM KOORDİNATÖRÜ EMİR ÖMER ÖCAL emir.ocal@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr

REKLAM MÜDÜRÜ EDA ŞİŞİK eda.sisik@img.com.tr

MUHASEBE ve FİNANS MÜDÜRÜ MUSTAFA AKTAŞ mustafa.aktas@img.com.tr

YAYIN EDİTÖRÜ UĞUR DÜNDAR ugur.dundar@img.com.tr

REKLAM DANIŞMANI SERDAR ÖZCAN serdar.ozcan@img.com.tr

HABER SERVİSİ HÜSEYİN ANIL ANALAN anil.analan@img.com.tr

SANAT YÖNETMENİ ve B.SORUMLUSU İSMAİL GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ EBRU PEKEL ebru.pekel@img.com.tr

GRAFİK ERDEM MERMER erdem.mermer@img.com.tr

ABONE ve DAĞITIM NURTEN DEMİR nurten.demir@img.com.tr CTP - BASKI İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cad. İhlas Plaza No:11 A/41 Yenibosna, Bahçelievler/ İSTANBUL Tel: 0212 454 30 00

ADRES 29 Ekim Caddesi No:23 34197 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE Tel.:+90.212 454 25 00 Faks:+90.212 454 25 98 web: www.hi-tech.com.tr e-mail: info@img.com.tr İRTİBAT BÜROLARIMIZ BURSA +90.224 211 44 50-51 KONYA +90.332 238 10 71

Hotel Restaurant Food Hi-Tech Dergisi’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Hotel Restaurant Food Hi-Tech Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yayg›n süreli bir yayın olan Hotel Restaurant Food Hi-Tech Dergisi ayda bir yayınlanır.


indeks 06 Türkiye ve Çin Ara-

sında Kitap Köprüsü

10 Kongreler Şehri İstanbul

Ödüle Doymayan Otel 16 Porselenin Yeni Adresi 50 Özel Dikimde 54 Kişiye 22 Şefin Gözünden; Şıklığın Adresi

Mehmet Yaşaroğlu

Anfaş’a İlgi Artıyor 28 50’lerin Lezzetleri Me- 62 raklılarıyla Buluşuyor 92 Güney Hindistan’da 68 Gastronomiye Renklerin Dansı Açılan Yeni Kapılar 30 İşitme Engelsiz İlk Otel Yeni Adresi: 93 2013’ü Uzakdoğu’da 74 Yatırımın 34 Anadolu Markalara Karşılayacaklar! Meyve Bahçeciliği

Kucak Açıyor

42 Ağızlara Tat,

Kıbrıs’ta 82 Kuzey Çay Molası

98 Banyolara Estetik Geldi

AKTİF ISI ..........................79

KILIÇLAR..........................25

PLASPORT ........................47

ANFAŞ...............................85

KRİSTAL ENDÜSTRİ ......3-4

S2000................................AK

AROSSİ..............................71

LİDER ÇİKOLATA.............11

SEPLUS..............................33

ENDER TEKSTİL.........90-91

MEYTEKS .........................43

SİLTER...............................67

GALERİ KRİSTAL .......ÖKİ-1

MODASLAN .....................49

TRİPA ................................15

GİGANT ............................21

MUDURNU .........................7

UBM ..................................61

GÜRÇELİK ........................39

OTELLO ..........................AKİ

ÜÇGEN..............................29

İNOKSAN............................9

ÖZTİRYAKİLER ................13

YILMAZ MODAEVİ ..........55

Sofralara Bereket Geldi

reklam

indeksi


Gündem

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay

Türkiye ve Çin Arasında Kitap Köprüsü Yapılan protokol gereği Çin, 2013'teki 32’nci İstanbul Kitap Fuarı'nın, Türkiye ise 2014 Pekin Kitap Fuarı'nın onur konuğu olacak. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Çin Halk Cumhuriyeti Basın Yayın Bakanı Liu Binjie, imza attıkları protokolle iki ülkeye kitap fuarlarında onur konuğu statüsü kazandırdı. Törende konuşan Bakan Günay, ''Çin, Asya'nın öteki ucunda, dünyanın en köklü medeniyetlerinden biri. Son yıllarda Çin'le ekonomik ilişkilerimizi geliştirdiğimiz gibi kültür alanında da çok önemli işler yapıyoruz'' dedi.

Mo Yan Eserleri Türkçe’ye Çevrilecek Günay, gelecek yıl Çin'den, içinde önemli yazarların da bulunduğu bir topluluğu beklediklerini ifade ederek, Nobel Ödülü alan Mo Yan'ın eserlerinin Türkçe'ye kazandırılmasını beklediklerini söyledi. Çin Yazarlar Birliği ile Türkiye yayın dünyasının yetkililerinin de görüştüğünü aktaran Günay, tarafların 2014 yılından önce 100'e yakın kitabın her iki dile çevrilmesi konusunda fikir birliğine vardıklarını açıkladı. Bu yıl Türkiye'de ‘Çin Yılı’ etkinliklerinin gerçekleştirildiğini hatırlatan Günay, Çin kültür ve sanatıyla ilgili iki sergininde sanatseverlerle buluşturulduğunu duyurdu.

6

Hi-Tech Aralık’12

Tarihsel Bağlar Güçleniyor Çin Halk Cumhuriyeti Basın Yayın Bakanı Liu Binjie de Türkiye ve Çin arasındaki kültürel ilişkilerin yoğunlaştığına dikkati çekerek, ''Kültürel temaslar ve işbirliğiyle iki halk arasındaki bağlar daha da önemli hale gelecektir'' diye konuştu. Binjie, iki ülkenin eski bir tarihe sahip olduğunu dile getirerek, bu tür etkinliklerle iki ülke halkları arasındaki bağların artacağını söyledi. Bakan Binjie, ''Son zamanlarda Türkiye'deki ekonomik ve diğer alanlardaki gelişmeler Çin tarafından dikkatle izlenmektedir'' dedi. Orhan Pamuk'un eserlerinin neredeyse tamamının Çince'ye çevrildiğini dile getiren Binjie, anlaşma sonrası gelişmeleri heyecanla beklediklerini, kalabalık bir heyetle tekrar İstanbul'a geleceklerini açıkladı.

Çin'de Yeni Tanıtım Ofisi Protokollerin imzalanmasının ardından Çin'den gelen turistlere ilişkin düşüncelerini aktaran Bakan Günay, Çinli turist sayısında yüzde 20'lik bir artış beklediklerini ama hedeflerinin bir milyon olduğunu söyledi. Çin'de yeni bir tanıtım ofisi açılacağını da aktaran Günay, karşılıklı uçuşların da artmasıyla arzu edilen rakamların yakalanacağını ifade etti.


Gündem

Gastronomi Sektörünün Duayenleri

BTA’nın Antep Mutfağında Gastronomi sektörünün önde gelen isimleri BTA’nın düzenlediği Gaziantep Mutfağında buluştu. BTA, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ‘Antep Haftası’na ev sahipliği yaparak yöresel mutfak günleri’nin üçüncüsünü sektörün ünlü isimleri ile gerçekleştirdi. Havalimanı işletmeciliği alanından Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları'nın iştiraki BTA, Anadolu kültürünü canlı tutmayı amaçlayan “Yöresel Mutfak Günleri”nin üçüncüsünü Antep mutfağının enfes lezzetlerine ev sahipliği yaptı. Bu davette Erhan Ece, Suat Beşim ve Nadir Güllü gibi sektörün ünlü isimleri yer aldı. “Yöresel Mutfak Günleri” çerçevesinde hazırlanan menüyle Antep Mutfağı’nın Öz çorba, Lebeniye çorbası, yuvarlama, bulgurlu pancar sarması, Buryan pilavı, Firikli acur dolması, simit kebabı, sütlü zerde, fıstıklı Antep baklava ve Menengiç kahvesi gibi en özel lezzetleri bir hafta boyunca yolculara tanıtıldı.

BTA 9 Hava Limanında TAV Havalimanları’na bağlı olarak Türkiye, Gürcistan, Makedonya ve Tunus’taki dokuz havalimanında uluslararası

8

Hi-Tech Aralık’12

standartlarda yiyecek içecek hizmeti sunan BTA, Bilintur, Tepe ve Akfen gruplarının ortaklığı ile 1999 yılında kuruldu ve Ocak 2000’de faaliyete geçti. Havalimanlarında günde ortalama 37.000 yolcuyu ağırlayarak dünya mutfaklarının zengin menü seçeneklerini konuklarına sunan BTA, 33 bin metrekarelik alanda, 12,500 kişilik oturma kapasitesiyle günde 24 saat, sayıları 146’ya ulaşan cafe, bar, restoran ve büfelerde hizmet veriyor. BTA 2011’den itibaren yılda yaklaşık 50 milyon yolcunun kullandığı İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) iskeleleri, arabalı vapur ve feribotlarında da faaliyet gösteren BTA, sayıları 74’e ulaşan kafe ve büfelerde günde or talama 40.000 yolcuya hizmet veriyor. BTA ayrıca 2004’ten bu yana İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde bulunan TAV Airport Hotel’in de işletmesini yürütüyor. BTA tarafından 2006 yılında kurulan unlu mamul fabrikası Cakes&Bakes ise bugün ayda 2,5 milyon adet üretim hacmiyle dünyaca ünlü fast-food ve kahve zincirlerine ürün tedarik ediyor.


Gündem

İstanbul Kongreler Şehri Olma Yolunda Uluslararası Kongreler Şehri İstanbul” projesi başlangıç toplantısı İstanbul Ticaret Odası'nda gerçekleştirildi. İstanbul’un kongre turizmi alanında tam anlamıyla tercih edilen bir varış noktası haline gelmesine katkıda bulunmak amacıyla Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ile İstanbul Ticaret Odası (İTO) ortaklığında geliştirilen “Uluslararası Kongreler Şehri İstanbul '' projesinin faaliyetleri 01.10.2012 tarihi itibariyle uygulanmaya başlandı.

Yeni Cazibe Merkezi İstanbul Kalkınma Ajansı 2012 Yılı Mali Destek Programı kapsamında desteklenen proje ile İstanbul un diğer küresel turizm merkezleri ile rekabet edecek nitelikte bir cazibe merkezi haline getirilmesine destek sağlanması amaçlanıyor. Proje uygulama sürecinde reklam, tanıtım ve pazarlama kanallarının çeşitlendirilerek İstanbul un tanıtımının daha etkili düzeyde gerçekleştirilmesine katkıda bulunulacak. Bu kapsamda, İstanbul un detaylı tanıtımı için bir web sitesi, havadan yapılacak çekimleri de kapsayacak bir tanıtım filmi ile birlikte broşür, dosya, harita ve DVD gibi ürünleri içeren bir de tanıtım kiti hazırlanacak.

10

Hi-Tech Aralık’12

Bilgilendirme Toplantıları Gündemde Söz konusu ürünler aracılığıyla gerek proje uygulama süresince gerekse de proje faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul un günlük hayatı, iklimi, tarihi alanları, doğal güzellikleri, müzeleri, sanat ve eğlence hayatı, turistik imkanları (konaklama), önemli restoranları, spor tesisleri ve ulaşım olanakları konularında uluslararası düzeyde bilgilendirmeler yapılacak. Böylece, İstanbul a kazandırılan organizasyonların sayısında artış sağlanması ve İstanbul un dünyanın önde gelen kongre şehirleri sıralamasında halihazırdaki 7’nci sıradaki konumunun 2015 yılında ilk 5 şehir arasına yükselmesine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje Faaliyete Geçti Söz konusu hedefler çerçevesinde, proje ürünlerinin geliştirilmesine ve faaliyetlerin uygulanmasına yönelik planlama sürecinin sonlandırılması amacıyla TUGEV ve İTO arasında 19 Kasım tarihinde organize edilen toplantı ile proje faaliyetleri başladı.


Gündem

Marifetli Aşçılar

Yarıştı! 612 marifetli aşçı Öztiryakiler desteği ile düzenlenen Alanya Altın Kepçe Ulusal Yemek Yarışması’nda yarıştı. Altın Kepçe Turizm ve Aşçılar Derneği ve Alanya Belediyesi’nin ortaklaşa organize ettiği Alanya Altın Kepçe Ulusal Yemek Yarışması’nın ilki geçen yıl yine Öztiryakiler desteği ile gerçekleştirilmişti. Bu yıl 2-4 Kasım 2012 tarihleri arasında Alanya Kültür Merkezi’nde düzenlenen, katılımcıların Öztiryakiler profesyonel mutfak ürünleri ile yaptıkları birbirinden lezzetli yemekleri ve marifetlerini sergilediği yarışmada, “Yılın Altın Şefi”, “Dekorasyon ile Kuzu ve Yöresel Yemekler”, “Ekmek Büfesi”, “Ustalar Balık ve Makarna Yemeği”, “Engelli Aşçılar Yarışması”, “Ev Kadınları Alanya Yemekleri” gibi pek çok dalda dereceye girenler belirlendi.

Katılım ve İlgi Arttı Altın Kepçe Turizm ve Aşçılar Derneği (AKTAD) Başkanı Sn.

12

Hi-Tech Aralık’12

Mustafa Nail Özden, düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmasında, geçen yıl birincisini yaptıklarını yarışmaya bu yıl üç kat fazla katılım olduğunu söyledi. Üç gün boyunca 600'den fazla aşçının katıldığı yarışmalarda jüri tarafından 283 kişiye ödül verildiğini belirten Özden, "Organizasyon hatasız geçti. Seneye bunu uluslararası düzeye çıkarmak istiyoruz" dedi. Yarışmada kategorilerinde dereceye girenlere ve sponsorlara ödülleri Tüm Aşçılar Federasyonu Başkanı Sn.Yalçın Manav, Alanya Belediye Başkanı Sn. Hasan Sipahioğlu ile AKTAD Başkanı Sn. Mustafa Nail Özden tarafından verildi. Öztiryakiler adına verilen plaketi firmanın Akdeniz Bölge Müdürü Sn. Mehmet Ali Sanaga teslim aldı.


Firma

Koska’da Süper Kahramanlar

Görev Başında Koska’nın tahin pekmez karışımı ‘Süper İkili’ 3 boyutlu yeni süper kahramanları ile hem çocuklara hem de yetişkinlere güç ve vitamin deposu tahin ve pekmezi sevdirmek için yeni reklam filmiyle ekranlarda. Kışın soğuğunun iyiden iyiye hissedildiği bu günlerde bağışıklık sistemini güçlendiren, üşümeyi engelleyen Süper İkili, “Tahin ve Pekmez” ismindeki Süper Kahramanları’yla görev başında. Asırlık marka Koska, pratik ambalaja sahip Süper İkili ürünü için, hem çocuklara hem de yetişkinlere tahin ve pekmez karışımını sevdirecek 3 boyutlu, isimleri Tahin ve Pekmez olan Süper Kahramanlar oluşturdu. Kışın soğuğunun iyiden iyiye hissedildiği, soğuk algınlığı hastalıklarının arttığı bu günlerde bağışıklık sistemini güçlendiren, üşümeyi engelleyen tahin-pekmez karışımı Süper İkili yeni reklam kahramanlarıyla ekrana çıktı. Dizi oyuncusu 7 yaşındaki Ataberk Mutlu’nun oynadığı reklam filminin, Tahin ve Pekmez karakterlerini “Süper İkili” ambalajının tasarımcısı Selin Gömüç çizdi, karikatür ustası Tayyar Özkan da kahramanları 3 boyutlu hale getirdi. Reklamda oynadığı maçı kaybetmek üzere olan küçük çocuğa, Süper Kahramanlar Tahin ve Pekmez, içinde hiçbir katkı maddesi olmayan yüzde 100 doğal ürün Süper İkili vererek yardım ediyor. Pratik ambalajı sayesinde kolayca tahin pekmez karışımı Süper İkili’yi yiyen çocuk, maça geri dönüyor. Reklam filmini Gerilla Reklam Ajansı çekti.

14

Hi-Tech Aralık’12

Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor Koska gıda yetkililerinin yaptığı araştırma sonucu, uzman doktorların çocukların zeka gelişimine yardımcı olduğu için tavsiye ettiği tahin pekmez karışımı, vücut direncini artırma özelliği de sağlıyor. Uzmanlar mide rahatsızlıklarına karşı olumlu etkileri bulunan tahinin, pekmezle karıştığında enerji vermesinin yanı sıra, eşsiz bir lezzet kazanarak soğuk havalarda üşümeyi engellediğini de dile getiriyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren tahin-pekmez çocukların hastalıklara karşı korunaklı olmasını sağlıyor. Geleneksel karışım ayrıca besinlerin midede uzun süre kalmasına yardımcı olarak acıkma hissini de erteliyor, böylelikle çocukların abur-cubur yeme isteği azalıyor.

Hafıza Kaybını Engelliyor E, C, B vitaminleri ve protein açısından çok zengin olduğu bilinen tahin en az süt ve et kadar besleyici etkisi olduğu kabul biliniyor. Beynin tek enerjisi olan doğal şeker zengini pekmez ise yetişkinlerde hafıza kaybını önlemeye yardımcı olmasının yanı sıra bebeklerin ve çocukların sağlıklı gelişmelerinde önemli yer tutuyor. Tahin pekmez karışımı Süper İkili ürünü marketler, Nazar Boncuklu Koska mağazaları ve www.koska.com internet adresinden de temin edilebiliyor.


Söyleşi

Porselenin Yeni Adresi

“porselensepeti.com” Kütahya Porselen Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral

16

Hi-Tech Aralık’12


Söyleşi www.porselensepeti.com adresinden tüm Türkiye’ye porselen satışı yapılıyor. Ağırlıklı olarak Kütahya Porselen ürünleri bulunan sitede diğer markaları da bulmak mümkün.

Gelişen teknolojiyle birlikte dünyada ve ülkemizde e-ticaret her sektöre yayılmış durumda. Bir çok firma, ilgi çekici yeni projelerle her geçen gün internette boy gösteriyor. Bunlardan bir tanesi de www.porselensepeti.com... Kütahya Porselen Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral’ın en küçük kızı Gülden Güral’ın kurduğu sitede ağırlıklı olarak porselen ürünleri satışa sunuluyor. Siteyle ilgili daha fazla bilgi almak üzere Gülden Güral ile bir söyleşi gerçekleştirdik. NG Kütahya Porselen’e daha önce hiç kullanmadığı bir satış modelini getirdiniz, ayrıca bu sizin ilk projeniz. Buna nasıl karar verdiniz? Karar sürecini değerlendirebilir misiniz? Her geçen gün gelişen teknoloji ve e-ticaretin günümüzde kazandığı önem yadsınamaz. Biz de grup olarak teknolojik gelişmeleri sürekli takip ediyor ve çağa ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bu vesile ile doğdu porselensepeti.com. Artık günümüz yoğun iş temposunda kişilerin alışverişe zaman ayırmaları büyük bir lüks.İnsanlar artık internet sayesinde işlerinden dahi tek bir tuşla dünyanın her yerinden alışveriş yapabilme özgürlüğüne sahip. Türkiye haricinde porselende başarılı bulduğunuz ülke ya da ülkeler var mı? Yaklaşık on yıl öncesine kadar Avrupa bu konuda çok öndeydi ancak günümüzde baktığımızda Avrupa’da üretim yapan firma sayısı yok denecek kadar az. Çünkü porselen üretimi her ne kadar son teknolojiye sahip olsanız da oldukça emek yoğun bir sektör. İşçi maliyetleri her geçen gün arttığı için Avrupa markaları da ya tamamen tasfiye sürecine girdi ya da üretimlerini Asya ülkelerine kaydırdı. NG Kütahya Porselen kişilere ya da kurumlara özel üretim yapıyor mu? Bu noktada sizin ürünlerinizi kullanan otel ya da restaurantlar ürünleriniz hakkında ne düşünüyor? Firma olarak oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Her zevke ve keseye uygun ürün bulabilmek mümkün. Ancak bunun yanı sıra özel sipariş taleplerini de yerine getiriyor ve bu anlamda kişi ya da kurumlara hizmet verebiliyoruz. Aslında bu sorunun cevabını doğrudan müşterilerimizden almak lazım. Ancak şunu söyleyebilirim ki kuruma duyulan güven çok önemli ve bizim de bunu başardığımızı düşünüyorum. Gerek kalite gerek sunulan hizmet olsun müşterilerimizden gayet olumlu tepkiler geliyor. Çünkü ürünün kalitesi

kadar satış sonrası hizmet de önem taşıyor. Bunu sağlayabildiğiniz noktada kurumunuza duyulan güven de artıyor. Yeniden e-ticarete dönecek olursak, porselen ürünler biraz daha narin, ürünlerinizin nakliyesi için özel bir firmayla çalışıyor musunuz? Ürünleriniz yolda kırılırsa firmanızın tavrı ne oluyor? Porselen kırılabilen bir malzeme olmasına karşın özel paketleme yöntemlerimizle bu riski minimuma indiriyoruz ama buna rağmen yaşanan kırılma durumunda ürün teminini yine biz gerçekleştiriyoruz. Sitenizde porselenden başka mutfak tekstili, dekorasyon malzemeleri ve cam ürünler gibi ürünlere de yer veriyorsunuz. Bunun müşteri profilinize ve porselen satışlarına ne gibi yansımaları oluyor? Sitede ağırlıklı olarak porselene yer veriyoruz. Şu an Türkiye’de bu alanda ilk ve en büyük sanal porselen mağazasıyız. Porselen haricinde yer alan ürünlerin amacı müşterilerimizin siteye girdiği anda sofraya dair ihtiyaçlarını buradan temin edebilmesi. Zaten çıkış noktamız da bu oldu. Siteyi açarken ki amacımız sofra denince ilk akla gelen site olabilmek idi ve bu sebeple ürün gamımızı bu doğrultuda oluşturduk. Bu sayede kişiler de ihtiyaçlarını tek bir adresten temin edebilmenin rahatlığını yaşıyor. Aklınızda bir ev dekorasyon sitesi fikrinin olduğunu biliyoruz. Şu anda hangi aşamada? Ev dekorasyon sitesi henüz proje aşamasında. Amacımız porselensepeti.com’u hakettiği yere getirip daha sonra diğer siteyi hayata geçirmek. Sitenizin ya da sitelerinizin yurt dışı potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bununla ilgili herhangi bir araştırma yaptırdınız mı? Gelecekte daha da farklı mecralarda çalışmalarınız olacak mı? Site ilk açıldığı günden beri yurt dışından oldukça fazla taleple karşılaştık. Özellikle Avrupa’da yaşayan Türkler’in yoğun bir ilgisi var. Nihai tüketiciler kadar kurumlardan da gelen teklifler söz konusu. Biz de bunun üzerine bu konuda çalışmalara başladık. Grup olarak sürekli yeni projeler peşinde koşuyor yeni iş fikirleri geliştiriyoruz. Şu an proje aşamasında olan birkaç girişimimiz söz konusu. Hi-Tech Aralık’12

17


Firma

Züccaciyeden HoReCa’ya

‘SEPLUS’ Yalova’da Paşabahçe’den bayilik alarak kurulan Tutmaçlı Cam San. Ltd Şti. bugün birçok ünlü markanın ürünlerini bünyesi altında satışa sunuyor.

Firmanın 1999 yılında Yalova’dan Maltepe’ye taşındığını ve ticaretine burada devam ettiğini belirten SEPLUS Genel Müdürü Ahmet Taner Murat, züccaciye sektörünün yanı sıra 2010 yılında HoReCa sektörüne de yatırım yapma kararı aldıklarını belirtti. Murat, mağazanın İstanbul’un Maltepe ilçesinin Dragos semtinde 5 bin metrekare otoparklı arazi içinde bin 500 metrakare kapalı alanı olduğunu belirtti. Tutmaçlı Cam San. Ltd. Şti bünyesinde kurulan SEPLUS markasının Genel Müdürü Ahmet Taner Murat, firmayla ilgili açıklamalarda bulundu.

Cash&Carry Sistemiyle Çalışan İlk Profesyonel Mağaza SEPLUS’ın HoReCa sektörünün Cash&Carry sistemiyle çalışan ilk profesyonel mağazası olduğunu vurgulayan Murat, ayrıca firmanın otel, restaurant, cafe, bar, catering vb. tüm yeme içme mekanlarına hizmet verebilecek düzeyde hazırlandığını da belirtti. İşleyişten de bahseden Murat, “Proje mutfak kurulumuyla başlayıp, setüstü, cihaz, masaüstü, yardımcı mutfak ekipmanlarıyla birlikte yeni açılan bir restaurantın tüm ihtiyaçları karşılanır. Yaklaşık on bin çeşit ürünü stokta bulmak mümkündür” şeklinde konuştu.

18

Hi-Tech Aralık’12

“Tasarım Bizim için Çok Önemli” Tasarım konusuna da değinen Murat, SEPLUS markasının kendi ürün tasarımlarıyla üretim yaptığının altını çizerek, “Bunlar başlıca, ahşap sosluk, steak plate, cam füzyon tabaklar, özel porselen kahvaltı ve alakart tabaklar, çelik etejer ve yükselticiler ve Happy Chef markalı büfe ürünleridir. Tasarım bizim için çok önem arz ettiğinden, Milano ve İstanbul’da organize olan 2 ayrı tasarımcı ile çalışmaktayız. Kendi ürünlerimize yurt dışından talep gelmesi, bizim doğru işler yaptığımızı gösteriyor” dedi.

“Şubeler Açarak Büyümeyi Planlıyoruz” 2013 yılı için çatal-kaşıkta İsviçre ve porselende Almanya’da üretim yapan iki ayrı firma ile anlaşma sağladıklarını belirten Murat, dünyada otel sektöründe bilinirliği yüksek bu iki markanın firmalarına ivme kazandıracağını düşündüklerini söyledi. Murat ardından, “Önümüzdeki yıllarda kendi konseptimizle şubeler açarak büyümeyi planlıyoruz” diyerek sözlerine son verdi.


Firma

SEPLUS Genel Müdürü Ahmet Taner Murat Hi-Tech Aralık’12

19


Gündem

EMEA’nın Franchisee Ödülü

TAB GIDA’ya Burger King® markasının dünyadaki en büyük franchiseelerinden biri olan TAB Gıda, EMEA Global Fuarı 2012’de “En çok kar eden Franchisee” Ödülüne layık görüldü. Dünyanın en büyük hızlı servis restoran zincirlerinden biri olan Burger King® ’in Türkiye’deki master franchisee’i TAB Gıda, Eylül 2012’de İrlanda’nın başkenti Dublin’de gerçekleşen EMEA Global Fuarı 2012’de Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgeleri’ndeki restoranlar arasında 2012 yılında en çok kârı elde ederek EMEA tarafından “En Çok Kar Eden Franchisee Ödülü’ne” layık görüldü.

500’üncü Restoran Yolda 2011 yılında EMEA Global Fuarı’nda 2 bin 728 restoran arasında “Markaya Değer Katma ve Satış” ödülünü de alan TAB Gıda, bünyesinde barındırdığı 470’den fazla Burger King® restoranı ile dünyadaki en büyük franchisee şirketi olma özelliğini taşımaya devam ediyor. Türkiye’nin Burger King® sistemi içinde öncelikli konuma gelmesinin altında, Türk ekonomisinin güçlü yapısı ve Türk tüketicilerinin alevde ızgara ürünlerine gösterdiği yoğun ilginin yanında TAB Gıda’nın başarı iş modeli de yatıyor. TAB Gıda Genel Müdürü Caner Dikici, Türkiye’de sürdürüle-

20

Hi-Tech Aralık’12

bilir bir büyüme ile her yıl yüzde 30 büyüdüklerini ifade ederek, 2013 yılının ilk aylarında 500. Burger King® restoranını açmaya hazırlandıklarını söyledi. Sadece Türkiye’de değil yurtdışında da büyüme hedefleri olduğunu belirten Dikici, TAV ile yaptıkları anlaşma ile TAV’ın bulunduğu bütün ülkelerde Burger King restoranları açacaklarını belirtti.

“TAB Gıda ile Gurur Duyuyoruz” Burger King® EMEA Başkanı Jose Cil ekleyerek; “Güçlü operasyonel uzmanlığı, yaygın restoran ağı, mükemmel hizmet kalitesi ve sunduğu uygun fiyat avantajı sunan ve Burger King®’i Türkiye’de pazar lideri yapan iş ortağımız TAB Gıda ile çalışmaktan dolayı gurur duyuyoruz” dedi. Caner Dikici, son olarak geçtiğimiz ekim ayında Burger King Worldwide işbirliği ile Tiflis’te restoran açtıklarını söyleyerek, “Tiflis restoranının açılışı ve yeni pazara giriş aynı zamanda firmanın Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki devam eden büyüme stratejisinin de bir parçasını oluşturuyor” dedi.


Şef’in

gözünden

Mehmet Yaşaroğlu Executive Şef İstanbul Gönen Hotel

Gönen Hotel’in Mutfağında Tecrübe Konuşuyor 22

Hi-Tech Aralık’12


Şef’in

gözünden

Yaklaşık 1 yıldır İstanbul Yenibosna’da hizmet veren Gönen Hotel, otelciliğinin yanı sıra restaurant hizmetiyle de beğeni topluyor. Mutfağını Mehmet Yaşaroğlu gibi tecrübeli bir isme emanet eden mekan, hazırlamış olduğu mönülerle konuklarını kendine hayran bırakarak, tam manasıyla yatırımlarının karşılığını almış oluyor...

Şehrin merkezinde yepyeni bir durak… İstanbul Gönen Hotel, 305 odadan oluşuyor, Otel konum olarak Atatürk Havalimanına 3.500 metre uzaklıkta. Business konseptte hizmet veren kurum, çeşitli ölçüler de 15 adet toplantı salonuna sahip. Bu salonlarda ikisi direksiz banket ve balo salonu olarak tiyatro düzeni, 750-800 kişilik yemek düzeni ve 450-500 kişilik oturma kapasitesine sahip. Ayrıca 4.500 metrekare fitness ve SPA’ sı bir kapalı iki adet de açık yüzme havuzu mevcut. Yiyecek içecek hizmeti olarak, oda kahvaltı ve iki adet Alacart restaurant hizmet veriyor. Grup misafirlerinin isteği doğrultusunda öğlen ve akşamda olmak üzere açık büfe yiyecek servisi yapılabiliyor.

Tecrübeli şef Mehmet Yaşaroğlu, Akdeniz bölgesindeki 5 yıldızlı birçok otelde şef pozisyonunda çalışmış. Bir dönem Kayseri Hilton’un Executive şefliğini de yapan Yaşaroğlu özellikle yurt dışı tecrübelerinin meslek anlamında kendisine birçok yenilik kattığına işaret ediyor. Amerika’nın restaurantlarıyla ünlü bölgesi Chicago’da Sortie Lounge’ın Executive şefliğini ve Abudabi’de Bosphorus Catering adlı şirketin yöneticiliğini de başarıyla yürütmüş olan şef, 2012’nin başından beri Gönen Hotel’in mutfağına yön veriyor.

Hi-Tech Aralık’12

23


Firma Gastronomi alanında hizmet veren kurumsal markaların şebeke suyunu “Brita Professional” kullanılabilir hale getirerek su tüketiminde ekonomi sağlıyor. Otel, kafe, restoranların mutfaklarına ekstra alınan sulara gerek kalmıyor.

BRITA Profesyonel Türkiye Kurumsal Markaların Sularını Arıtıyor Su filtreleme sistemleri alanında dünyanın önde gelen markaları arasında yer alan Almanya menşeili “BRITA Profesyonel”, yüksek teknolojiyle geliştirdiği çözümlerle, gastronomi sektöründe faaliyet gösteren otel, kafe ve restoranların mutfaklarında tüketilen suları filtreliyor. Suyu filtreleyerek hijyen sağlamanın yanında, tat ve görüntüsünü de mükemmel hale getiriyor. Ayrıca, kireçlenmenin neden olduğu geçici su sertliğini de en aza indiriyor. Suyun içindeki ağır metalleri, klor kokusunu, tadı etkileyen, sudan kaynaklanan kireçlenmeye sebep olan maddeleri yüksek oranda azaltıyor. Soğuk suyu tazeliyor, kaynamış suyla hazırlanan tüm içeceklerin doğal aroma tatlarını koruyor. Çayınızın veya kahvenizin suyunda köpük oluşmuyor. Filtrelenmiş su ile hazırlanan içecekler, gerçek tatları ile tüketiciye sunuluyor. Mutfakta yıkanan tüm yiyecekler, bardağa atılan buz, tabak, bardak, çatal vb. tüm ürünlerin hijyeni “BRITA Profesyonel” ile sağlanmış oluyor.

Pratik Kullanışlı “Kartuş Sistemi” “BRITA Profesyonel”; çay, kahve, soğuk içecek, kombi fırın ve vending çözümlemelerinin yanında, bulaşık ve temizleme

24

Hi-Tech Aralık’12

makineleri için arıtılmış su üzerinde çalışan dünyada tek kartuşlu sistem özelliğini taşıyan bir marka. Su fitre kartuşları; kolay kullanım ve verimliliği nedeniyle her işletmeye fayda sağlıyor. Tüm gastronomi gereksinimlere cevap verecek bir ürün yelpazesi sunuyor. Pratik kullanılan kartuşlar, kolay kullanımı sayesinde her işletmenin hayatını kolaylaştırıyor. TÜV SÜD Holding AG, tüm su filtreleme sistemleri yanında, düzenli olarak orjinal “BRITA Profesyonel” ürünlerinde filtre kartuşunu inceleyip, mükemmel yiyecek kalitesini onaylıyor. “BRITA Profesyonel” dünyanın dört bir yanında bulunan tanınmış laboratuvarlar ve enstitüler tarafından düzenli olarak gözlemleniyor.

İşletmelerde Daha Uzun Ömürlü Ekipmanlar Kireç; makinelerde tabaka oluşturup makinenin ömrünü kısaltır ve ısı verimliliğini düşürdüğü için daha fazla enerji sarfiyatına sebep olur. “BRITA Profesyonel”, işletmede kullanılan su bağlantılı çay ve kahve makinesi, kombi fırın, bulaşık makinesi gibi ekipmanları kirece karşı korur. Enerji tasarrufu sağlar.


Mekan

Nakkaş’ın ‘Organik’ Kebabıyla,

Gönlünüz de Rahat, Mideniz de Mardin’de doğup, yolu gençlik döneminde Adana’ya düşen Fahri Aydoğdu, kebap işini Adana’da öğrenip, bugün İstanbul’un en ünlü kebapçılarından biri olan Nakkaş’ın isim babası oldu... Kebap işinde başarıyı yakalayan Aydoğdu, Cumhuriyet Köyü’nde başladığı organik tarım işiyle de restoranlarında kullandığı sebzeyi burada üreterek, aylık 50 bin TL kara geçti...

Kebap, Türk mutfak kültürünün önemli bir parçası… Kebap denince de akla ilk önce Adana geliyor. Aslen Mardinli, ancak kebap işini Adana’da öğrenen Nakkaş Kebap’ın sahibi Fahri Aydoğdu’nun ise Adana’da başlayıp, bugün İstanbul’un en özel yerlerinden biri olan Nakkaştepe’de devam eden öyküsü de girişimciler için örnek alınması gereken bilgiler içeriyor. Mardin’de 22 çocuklu bir ailenin bir ferdi olarak dünyaya gelen, ağabeyinin Adana’da evlenmesi üzerine Adana’ya yolu düşen Fahri Aydoğdu, kebap işine Adana’nın ünlü bir kebapçısında komi olarak başlıyor. Ardından mutfak bölümüne geçen ve burada da soğan sarımsak soyarak devam ettiği

26

Hi-Tech Aralık’12

işine, 1996 yılında İstanbul’a gelerek, bu kez de yine ünlü bir kebapçıda garson olarak devam ediyor. 2002 yılına kadar kebap işini hem garsonluk hem de mutfak tarafında iyice öğrenen Aydoğdu, küçük bir sermaye ile Göztepe’de 50 kişilik bir restoran açarak, Adana Dostlar markasıyla girişimciliğe atılıyor.

Adana Dostlar’dan Nakkaş’a… Göztepe’den sonra Palladium AVM’nin bulunduğu bölgede 350 kişilik ikinci restoranı açan Aydoğdu’nun asıl marka atağı Nakkaştepe’de açtığı üçüncü restorandan sonra geliyor. Nak-


Mekan

kaştepe’de Koç Holding genel merkezinin tam karşısında bulunan bölgede faaliyette olan bir restoranı devralan Aydoğdu, buranın ismini değiştirerek Nakkaş Kebap’ı kuruyor. İki yıl önce yaptığı bu girişimle birlikte bir anda İstanbul’un en iyi yerlerinden birinde kebap işine giren Aydoğdu, markasını ise Adana Dostlar’dan Nakkaş’a çeviriyor. Palladium’un oradaki restoranı yeğenlerine devreden Aydoğdu, bu arada Nakkaştepe’den önce Göztepe’ye bir restoran daha açıyor. Böylece devrettiği restoranla birlikte 3 restoranı olan Aydoğdu, markasını neden Nakkaş’a çevirdiğini ise şöyle anlatıyor: “Adana Dostlar markasını bir restoranı ile birlikte yeğenlerime bıraktım. Ben Nakkaş markasını kurdum. Çünkü semtin adı olsun istedim restoranımın adının. Bundan sonra Nakkaş markasıyla büyüyeceğiz.” 2.5 yıldır Nakkaştepe’de Nakkaş Kebap olarak faaliyet gösteren Aydoğdu, tüm restoranlarında 70 kişi istihdam ediyor. Restoranın önemli bölümlerine ise kalabalık ailesinden bireylere teslim etmiş durumda. Nakkaş Restoran İstanbul’un önemli bir bölgesinde bulunuyor. Karşı komşusu Koç Holding olunca da özellikle öğlen yemeklerinde yabancı konukları ağırlıyor. Rahmi Koç’tan Ali Ağaoğlu’na, milletvekillerinden futbolculara kadar ünlü kişileri ağırladıklarını söyleyen Aydoğdu, “Yıllardan beri Göztepe’den beri bizim kemikleşmiş bir müşteri kitlemiz de var” diyor.

4.restoran Taşdelen’e… Nakkaş Kebap’ın 4.şubesi Taşdelen’e geliyor. Buraya 600 bin TL’lik bir yatırımla 350 kişilik bir restoran yapmaya devam eden Aydoğdu, yeni restoranı çok yakında açmayı planlıyor. Aydoğdu, “Taşdelen gelişen bir bölge. Hem iş yeri hem de konut bakımından oldukça potansiyeli var. Biz de burada faaliyet göstermeye hazırlanıyoruz” diyor. 1996 yılında İstanbul’a gelerek bugün 4 restorana ulaştığını söyleyen Aydoğdu’nun öyküsü, girişimciler için örnek alınabilir. Çünkü Aydoğdu’nun anlattığına göre çok küçük bir sermaye ile başlayan bir girişim bu. Aydoğdu, yaşadığı girişim sürecini şöyle anlatıyor: “Çok sermayemiz yoktu. Ancak yeni bir yer açmak, yeni bir girişimde bulunmak için müşterinin bize verdiği ışığı gördük. Onları arkamıza aldık. Borçla girdik bu işe. Kolay olmadı. Göztepe’de restoranı açtığımız gün, cebimde para kalmadı, yazarkasayı Kadıköy’den yürüyerek gidip aldım. Yaptığımız iş tamamen güvendiğimiz müşteriden gelen tepkiler üzerine kuruldu.” Bir işe zorlu başlamak, belki de o işe her zaman çok daha fazla sadık olmayı getiriyor. Aydoğdu, izinli günlerinde dahi işe gittiğini söylüyor. Hatta Aydoğdu, restoranda garson gibi çalışıyor. İlginç anekdotlarını ise şöyle anlatıyor: “Ben garson gibi hizmet ederim müşteriye. Beni tanıyan tanır. Ancak tanımayan garson zannedip, ayrılırken bana bahşiş veriyor.” Hi-Tech Aralık’12

27


Mekan

50’lerin Lezzetlerini

Meraklılarıyla Buluşuyor Asitane Restaurant 1950’li yılların lezzetlerini müşterilerinin beğenisine sunuyor. Asitane; yılbaşında lezzet meraklıları için hem Osmanlı Saray hem de tüccar mutfaklarına sahip İstanbul mutfağının yapı taşlarını bir araya getirdiği eşsiz, bir o kadar da renkli ve çok kültürlü menüler sunmaya hazırlanıyor.

Farklı Kültürlere Ait Lezzetler Farklı kültürlere ait yeme usulleri ve yemek içeriklerinin harmanlanmasıyla zenginleşen Osmanlı Saray mutfağının en görkemli yansımalarına menülerinde yer veren Asitane, 2013 yılını, bulunduğu coğrafi alanın tarihini izleyerek geli-

28

Hi-Tech Aralık’12

şen 1950 yılı İstanbul’unun mutfağı ile karşılayacak.

Osmanlı Saray Mutfağı Osmanlı saray mutfağının unutulmuş tatlarını bugünün kuşaklarına aktaran Asitane, İstanbul kültürünün birer parçasını oluşturan Türk, Levanten, Rumeli, Ermeni, Rum ve Musevi toplumlarının inanç, gelenek ve göreneklerine göre hazırladıkları yılbaşı sofralarını yılbaşı gecesi canlı müzik eşliğinde konuklarının beğenisine sunacak.


Otelcilik

Türkiye'nin İlk ‘İşitme Engelsiz Oteli’ İzmir’de Mövenpick Hotel İzmir ‘Türkiye'nin ilk işitme engelsiz oteli’ oldu.

30

Hi-Tech Aralık’12


Otelcilik

İndüksiyon Döngü Sistemleri Mövenpick Hotel Izmir'de gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda balo salonu ve lobi, işitme engelliler için yeniden tasarlandı. Yerleştirilen İndüksiyon Döngü Sistemleri sayesinde işitme engelliler, çevresel faktörlerden etkilenmeden kolaylıkla iletişim kurabilecekler.

Herkese Eşit Hizmet Mövenpick Hotel İzmir Genel Müdürü Melik Kızılcan, "Biz herkese eşit olarak aynı hizmeti vermeye çalışıyoruz. Engelli vatandaşlarımızın da hakları olduğunu unutmamamız gerekiyor. Bu sistem ile örnek ve öncü olmak istiyoruz. Aralık ayında Konak Belediyesi işbirliği ile gerçekleştireceğimiz eğitimler sayesinde engelli vatandaşlarımızın sorunları hakkında aydınlanmayı ve aydınlatmayı planlıyoruz" diyerek sistem hakkındaki görüşlerini belirtti.

70’li yılların başında geliştirilen ve 90’lı yıllardan itibaren hızla yaygınlaşan İndüksiyon Döngü Sistemleri, işitme cihazı kullanan engellilerin iletişim sorunlarını gidermede dünyada en yaygın kullanılan yardımcı sistem. AB komisyonunca tavsiye edilen ve İngiltere’de taksilerde dahi zorunlu olarak kullanılan sistem, elektromanyetik dalgalar aracılığıyla konuşan kişinin sesini doğrudan işitme cihazına iletip kullanıcıların çevresel faktörlerden etkilenmeden iletişim kurmasını sağlıyor.

Kanuni Zorunluluk Yaklaşık 3 milyon kişinin işitme cihazı kullandığı ülkemizde, İndüksiyon Döngü Sistemleri gibi mekansal çözümlerin yaygınlaşması, işitme engellilerin ekonomik ve sosyal yaşama dahil edilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Ülkemizde sistemin kamusal alanlarda kullanımını zorunlu tutan kanunun denetleme süreci ise Temmuz 2013'te başlıyor. Hi-Tech Aralık’12

31


Mekan

The Marmara Taksim’de Sushi Keyfi Başladı The Marmara Taksim Tuti, sushi tutkunlarının uğrak adresleri arasındaki yerini şimdiden aldı.

The Marmara Taksim Tuti Restaurant’ta şimdi sushi tutkunlarının kayıtsız kalamayacakları bir yenilik var. İstanbul’un gözde yemek mekânlarından, The Marmara Taksim Tuti Restaurant’ta, sushi servisine başlandı. Sushiler, özel sushi köşesinde, sipariş üzerine özel ve taze malzemelerle, anlık olarak hazırlanıyor.

32

Hi-Tech Aralık’12

Şef Bodrum’dan The Marmara Bodrum’dan gelen şef tarafından hazırlanan birbirinden lezzetli sushi çeşitleri The Marmara Tuti müdavimlerini ve sushi severleri bekliyor.


Mekan

Anadolu Markalara Kucak Açıyor Yeme içme sektöründeki rekabetin giderek kızıştığı bir ortamda Anadolu’da ki büyümesini hızla sürdüren ve 11 il de her biri 800 ile 2500 metrekarelik 12 şubeye ulaşan Leman Kültür yıl sonuna kadar şube sayısını 20’ye çıkartırken yeni markaları da Anadolu’ya davet ediyor.

Ayda ortalama 750 Bin kişiye hizmet verip yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlayan ve bugün artık ülkenin en büyük cafe bar ve restoran zincirlerinden birine dönüşen Leman Kültür’lerin daha önce bu konsept ve metrekarelerde mekanları yer almadığı illerde ‘Buralarda % 100 yerli ve bu kadar büyük alanlar iş yapar mı?’ diye soranların bugün artık farklı illerde franchising almak için gece gündüz kendilerini aradıklarını söyleyen Kemal Şentürk, % 100 yerli markayı Anadolu’da yaygınlaştırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Yerli Yatırımları Önemsiyor Son 1 yılda 2 kat büyüyerek 7 milyar dolarlık hacme ulaşan yeme-içme sektörüne ülkenin önde gelen gruplarının büyük yatırımları fazlasıyla önemsediklerini ve bu tür yatırımların sektöre canlılık getireceğini belirten Kemal Şentürk ancak

34

Hi-Tech Aralık’12

bununla beraber yatırımların Anadolu’ya yönelmesi gerektiğini ve Anadolu halkının tüm yerli markalara kucak açarak yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

“Üniversite Olan Her Şehirdeyiz” “Isparta, Samsun, Adana ve Aydın başta olmak üzere üniversite olan her şehir de şube açmak için çalışmalarını hızla sürdürdüklerini de belirten Kemal Şentürk “2008 yılında başlayan franchise çalışmalarını bugün ülkenin dört bir yanından gelen yüzlerce bayilik talebini titizlikle değerlendirerek sürdürdüklerini de sözlerine ekleyerek “Yalova’dan İzmir’e, Antalya’dan Ankara’ya kadar tüm şubeleri günün her saati % 95 dolulukla çalıştıklarını ve Leman Kültür Dostlarının tüm şubelerde aynı lezzet kalitesine yine aynı ekonomik ücretlerle ulaşabildiklerini söyledi.”


Mekan Yemek ve Eğlence Zorunlu İhtiyaçlar Arasında Leman dostlarının en kaliteli mekanlarda en iyi yemekleri yine en ekonomik ücretlerle bulabilmeleri için yıl sonuna kadar Anadolu’da ki şubeleşme çalışmalarına hız verip 2013 itibariyle başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde daha da yaygınlaşmak için çalışacaklarını söyleyen Kemal Şentürk, İstanbul’da açılması planlanan 10 yeni şubenin yanı sıra Ankara, İzmir ve Antalya gibi diğer büyük şehirlerde de yaygınlıklarını arttıracaklarını ifade etti.

“Anadolu’nun Gelişimine Destek Veriyoruz” Amaçlarının para kazanmanın ötesinde Franchaise verdikleri şehrin sosyo kültürel yaşamına ve markasına artı değer kat-

mak olduğunu belirten Kemal Şentürk; bu nedenle franchising verecekleri kişileri sadece ekonomik yeterliliklerine göre değil aynı zaman da markanın Güvenli, Huzurlu, Çevreci, Modern ve Yenilikçi anlayışına uygunluğuna göre de değerlendirdiklerini de söyleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün artık ülkenin en büyük cafe bar ve restoran zincirlerinden birine dönüşen Leman Kültür’ler olarak hem Avrupa’ya hem de dünyaya bu topraklardan da güçlü markaların çıkıp global ölçekte hizmet verebilen uluslararası kurumlara dönüşebileceğini göstermek zorundayız. Bizlerin en büyük hayali ve çabası da bu hayalimizi en kısa zaman da gerçekleştirip ülkemizi tüm dünya da tanıtabilmektir” dedi.

Hi-Tech Aralık’12

35


Gündem

Migros Son Çeyreğe

Çift Haneli Büyüme ile Girdi

Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort

İlk 9 ayda yüzde 10 kar ve yüzde 14 ciro artışı elde eden Migros Grubu, yılsonuna kadar 100 olan yeni mağaza açma hedefini de 150 olarak revize etti. Türkiye’de modern perakendenin öncü kuruluşu Migros, 2012 yılının ilk 9 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre ciroda % 14, faaliyet karında % 10 artış sağladı. Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort, Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye ekonomisinin dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde yer alması hedefi çerçevesinde perakendenin 400-500 milyar dolarlık hacme erişirken, istihdam ve toplam ekonomiyi de daha üst sıralara çekeceğini vurguladı. Tort, “Ülkemizin 2023 ana hedefleri perakendede de bir vizyon gerektiriyor. Bu vizyona erişimin yolu kayıtlı alışverişin boyutunu büyütmekle olur, bildiğimiz tüm ezberleri bozmamız gerekir. Perakende artan kişi başı milli gelir ve oluşturduğu değer zinciri ile üretim ve bağlı sektörleri dönüştürebilecek güce sahip. Açılan her mağaza Türkiye’nin her bölgesinde üretilen malla-

36

Hi-Tech Aralık’12

rın yürüyen banta konması demektir. Biz Migros olarak sorumluluğumuzu biliyoruz, bu vizyonun gereklerini yerine getireceğiz. Temel ve taze gıdalarda Türkiye’nin en iddialı fiyatları ile hem Migros’un hanelere erişimi, hem hanelerin ürünlere erişimi arttı. Bu ürünlerin tonaj olarak satışı üç misline çıktı. Temalı alışverişle, normalde bayram dönemleriyle sınırladığımız yüksek alışveriş dönemini yıla yaydık. Alışveriş için yeni sebepler bulduk. Bunun karşılığında da iki ilave bayram kadar talep yarattık. Müşteri yeni talep yarattıkça bundan başta üretim olmak üzere tüm değer zinciri etkileniyor, bu etkilenme ekonominin büyümesine yardımcı oluyor” dedi.

2012 Hedeflerinin Üzerinde Büyüme Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort, İstanbul’da


Gündem düzenlediği yıllık değerlendirme toplantısında Migros Grubu’nun iş sonuçları ve hedeflerinin yanı sıra perakende sektöründeki gelecek vizyonlarını da paylaştı. Migros Grubu, 2011 sonunda Migros, Tansaş, 5M ve Macrocenter markaları ile zengin çeşit ve çarpıcı fiyatlarla tüm Türkiye’de müşterilerine yakınlaşacağını belirtmişti. 2012 sonuçları ile birlikte, Migros Grubu’nun 2008-2012 dönemini kapsayan 4 yıllık süreçte süpermarket odağı ile cirosunu toplamda % 50 artırmış olacağını söyleyen Özgür Tort, 2012’nin ilk 9 aylık sonuçlarına göre çift haneli büyüme trendinin devam ettiğini belirtti. Özgür Tort, “Eylül sonu itibariyle, bir önceki yılın aynı dönemine göre ciromuzu % 14, faaliyet karımızı ise % 10 artırmayı başardık. 2012 başında, Şok’un cirosunun, süpermarkete odaklanarak büyümeyle yerine konmasını hedeflemiştik. İlk 9 aydaki sonuçlar daha önce açıkladığımız 2012 sonu 6,4 milyar TL’lik ciro hedefini rahatlıkla aşacağımızı ortaya koyuyor” dedi. Tort, perakendede sağlıklı büyüme ve sürdürülebilirlik açısından ciro artışı kadar karlılığın da önem taşıdığını belirterek, “Her iki alanda çift haneli büyümek bizim için çok önemli” dedi.

Yeni Hedef 150 Mağaza Migros Ticaret A.Ş’nin bugün itibariyle Türkiye’nin 69 ilinde ve yurtdışında toplam 883 noktada tüketiciye ulaştığını ifade eden Özgür Tort, “Biz en zor kriz dönemlerinde dahi daima gaza bastık ve yaygınlığımızı artırmak için yeni lokasyonlar yaratarak, yatırıma devam ettik. İlk 9 ayın sonunda, yıl sonu hedefimiz olan 100 ilave mağaza hedefine ulaştık. Bu nedenle yıl sonu hedefimizi revize ederek 150’ye çıkardık” dedi. 2012’de yaptıkları yatırım tutarının 170 milyon TL’yi bulacağını açıklayan Özgür Tort, ekonominin çarklarının üretim, ticaret, istihdam ve gelirde kazanmak üzere döndüğünü, bunun kayıtlı olması halinde devletin de kazandığını söyledi. Özgür Tort, “Migros olarak daima hem müşterimize hem de Migros yapısına değer katmaya odaklandık. Bunu da büyüyerek, yaygınlaşarak gerçekleştirebiliriz. Yıl sonunda toplam mağaza sayımızı 890’a çıkarmayı bekliyoruz. 2013’te ise 1000 mağaza sayısını aşmayı hedefliyoruz” dedi. Bugünkü ekonomik kurguda alışverişin kısıtlılıklar değil, çoklu seçenekler üzerinden geliştiğini söyleyen Özgür Tort; “Biz tüketicinin seçme hakkına inanarak, seçenekleri çoğaltarak ve yakınına getirerek erişimi artırdık ” dedi. “Migros’ta bulunan ürünlerin 5’te biri taklit edilemez… Bize özgü Sadece Migros’ta ürünler, taze gıdalar fark alanlarımız. Yoğurt, toz şeker, un, yağ gibi temel gıdalarda Türkiye’nin en ucuzuyuz, Migros bu ucuz fiyatlarla hanelerin de arza erişimini artırdı, tonaj artışı üç misli oldu. En mütevazı gelir gruplarında cüzdan payında önemli yükseliş var. Yılda 250 milyon müşterimize hizmet veriyoruz.”

Türkiye’nin Hedefi İlk 10’da Yer Almak Cumhuriyet’in 100. kuruluş yılı olan 2023’te belirlenen hedefler arasında Türkiye ekonomisinin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinin yer aldığını hatırlatan

Özgür Tort, şöyle devam etti: “2023’te 10 büyük ekonomi arasına girme hedefi çerçevesinde kişi başına düşen gelirin 25 bin dolar olması öngörülüyor. Bu hedefle 2023’te tahmini olarak 80 milyon nüfusla birlikte 2 trilyon doları bulan bir GSMH büyüklüğünden söz edebileceğiz. Bugün Türkiye’de 74 milyon nüfusla, 10.400 dolar kişi başı milli gelirle perakende pazarının 200 milyar dolar olduğunu biliyoruz. Buradan milli gelirin % 25’inin perakendeye döndüğünü anlıyoruz. Kişi başına gelirin 35-40 bin olduğu Avrupa’da milli gelirin en az beşte biri perakende harcamalarına gidiyor. 80 milyon nüfusla 2023 yılında arzu edilen hedefe ulaşıldığında, perakendeye dönüşün % 22 olması öngörülebilir. Bu durumda Türkiye perakende pazarı 400-500 milyar dolar arasında müthiş bir büyüklüğe ulaşabilecektir. Buradaki kritik soru bunu nasıl başaracağımızdır… İşte bu noktada ekonomide lokomotif etkisi yaratan perakende vizyonunun önemini düşünmeliyiz. Türkiye dünya perakende sıralamasında 14’üncülüğü ile, GSMH bakımından ülke sıralamasının birkaç basamak önünde gidiyor. Perakende artan milli geliri yarattığı değer zinciri ile üretime, ticaret yoluyla mal ve hizmetlere erişime ve bunlara paralel olarak lojistik, finans, teknoloji gibi alanlara geri dönüştürüyor. Böylece bu döngü yeni istihdam ve gelir sağlıyor. Bu nedenle lokomotif ve kritik önemde...” Bu çerçeveden bakıldığında perakendenin 2023 hedefleri için önemli bir lokomotif görev üstleneceğini söyleyen Tort, ”Migros olarak 2023 hedeflerine en büyük katkıyı yapmak için; hem yaygınlaşma hem de yeniliklerimizle modern perakendeye değer katarak talep yaratma noktasında öncü rolümüzün tüm gereklerini yerine getireceğiz. Bu büyümenin çeşitli korumacı yaklaşımlarla sınırlandırılmaması, tam aksine her perakende temsilcisinin ister modern kanalda ister geleneksel kanalda olsun bu büyümeyi yaratacak kendi büyüme politikasını oluşturması gerekiyor. Dünya sıralamasında üst liglere çıkmak, ancak altyapının ve dağıtım kanallarının geliştirilmesi, kayıtlı ekonominin büyütülmesi ile mümkün ” dedi. Özgür Tort, perakende sektöründeki gelişimin ekonominin geneline olan etkisi hakkındaki değerlendirmesini şöyle sürdürdü: ‘’Unutmayın açılan her mağaza Türkiye’nin her bölgesinde üretilen malların yürüyen banta konması demektir. Bu bantlardan geçen ürünler milyonlar bazında mağazalarda sahiplerini bulur, hanelerin ürünlere erişimini artırır, böylelikle yeniden büyüyen üretime imkan verir. Bu zincirden pek çok sektör olumlu etkilenir. Ama en önemlisi istihdam üzerinde oluşan pozitif etkidir. İstihdam edilen insan faktörü gelire dönüşür. Biz direkt 18 bin 500 kişilik istihdam yaratıyoruz, indirekt olarak ise daha geniş bir halkada istihdama katkımız var. Her şeyin kayıtlı olduğu, yaratılan gelirin ve değerin devlete de kaynak oluşturduğu bu yapının geliştirilmesi ekonominin bütününe etki edecek önemdedir.’’ Hi-Tech Aralık’12

37


Mekan

Divan Lokanta ile

Gelenekselden Moderne Akdeniz ve Türk mutfağından çok özel lezzetler Divan Lokanta’da. Divan Lokanta yenilenen menüsünde; Akdeniz ve Türk Mutfaklarını harmanlayarak gelenekselden moderne özel tatlar sunuyor. Divan Grubu Executive Şefi Giancarlo Gottardo ve bu yıl Fransa’da aldığı “2012 Yılın Şefi” ödülüyle Divan İstanbul Executive Şefi Aydın Demir yönetimindeki Divan Lokanta; gastronomik lezzetleri, öğle yemeklerine özel hazırlanan menüleri ve hızlı servisiyle iş yemekleri için de benzersiz bir mekân alternatifi oluyor.

İstanbul’un Kalbinde Divan İstanbul’un içerisinde, tam kalbinde yer alan Divan Lokanta; ödüllü şeflerinin ellerinden çıkan seçkin lezzetleri ve yenilenen menüsüyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Divan Grubu Executive Şefi Giancarlo Gottardo ile Fransa merkezli en prestijli şef derneği tarafından her yıl dünyanın en iyi şefine verilen “Les Toques Blanche du Monde 2012” sahibi Executive Şef Aydın Demir yönetimindeki Divan Lokanta’da; Türk ve Akdeniz Mutfağı’nın geleneksel ve modern lezzetlerini harmanlanıyor.

Ödüllü Şeflerden Özel Lezzetler Kuzu eti, nohut, erişte ve süzme yoğurtla terbiye edilmiş

38

Hi-Tech Aralık’12

Anadolu çorbası Tutmaç, ıspanak beğendi - iç pilav eşliğinde servis edilen ve ağızlarda dağılan Kuzu Tandır, avocado dilimleri, frisee salatası ve vişne sirke sos ile servis edilen Bresaola, Pancar Carpaccio ve Kabağa Sarılı Deniz Levreği ilk akla gelen lezzetlerden… Divan’ın klasikleşmiş zeytinyağlı tabağı İstanbul Lezzetleri, Kuzu Tandır’ı, Peynirli Su Böreği ile tatlı bölümünden Antep fıstıklı kurabiye parçaları, kaymak dondurması ve siyah üzüm sos eşliğinde Poşe Ayva Tatlısı ile İtalyan yeşil fıstık dondurması ve orman meyveleriyle servis edilen Peynirli Kadayıf ise mutlaka tadılması gerekenler arasında yer alıyor.

4 Farklı Business Lunch Menü Kahverengi ve bej tonlarının hakim olduğu Divan Lokanta; iç içe geçmiş üç bölümüyle loca konforu sağlayarak iş toplantıları ve özel organizasyonlar için son derece elverişli bir ortam sunuyor. İş yemeklerini şık ve dingin bir mekânda, hızlıca yemek isteyenler için, bu nefis lezzetlerle oluşturulan 4 farklı “Business Lunch Menü” seçeneği bulunuyor. Divan Lokanta; Pazartesi - Cuma günleri arasında 12.00 15.00 ve 18.30 - 22.30 saatleri arasında hizmet veriyor. Cumartesi öğlen ve Pazar tüm gün ise kapalı.


Gündem

Bocuse d’Or Yarışması İlk Kez

İstanbul’da Bocuse d'Or yarışması, genç aşçılara kariyerleri için büyük bir sıçrama tahtası sunarak, becerilerini göstermek için eşsiz bir fırsat veriyor.

Paul Bocuse tarafından oluşturulan Bocuse d'Or, 1987 yılından bu yana, her yıl beş kıtadan önde gelen yetenekleri ve kendi kuşağının önde gelen yeteneklerini Lyon ‘da biraraya getiriyor. Bocuse d'Or yarışması, genç aşçılara kariyerleri için büyük bir sıçrama tahtası sunarak, becerilerini göstermek için eşsiz bir fırsat veriyor.

Önemli Bir Tanıtım Aracı Türkiye’de ilk defa gerçekleşecek bu yarışma Türk gastronomisinin dünyada bilinmesi ve genç yeteneklerin açığa çıkarılmasında müthiş bir tanıtım aracı olacak. Rekabetin ötesinde Bocuse d’OR şefler, geleceğin ünlüleri, ünlü aşçılar ve çalıştığımız firmalarla birlikte küresel bir ağda buluşma imkanıdır. Bu imkan Bocuse d’OR ailesinin her bireyine farklılaşma, titizlik ve inovasyon değerlerine, becerilerini aktararak ortak bir paydada buluşma fırsatı sunar. Amaç renkli Avrupalı ve Asyalı tatlardan oluşan zengin gastronomik Türk kültürünü yarışmaya dahil etmek. Bu yarışma Avrupa ile Asya’nın yakınlaştığı yerde doğan Türk gastronomisinin önemli tarihine dünya çapında dikkat çekme şansı verecek.

40

Hi-Tech Aralık’12

Yarışma Başvuruları için Son Gün 10 Aralık 2012 Konuyla ilgili bilgi veren Bocuse d’Or Türkiye Komite Başkanı Mehmet Gürs şunları söyledi; “Bocuse d’Or Türkiye Seçmesi, GL events Fuarcılık A.Ş. tarafından 7-9 Mart tarihlerinde, İstanbul Kongre Merkezi’nde organize edilecek Sirha İstanbul 2013 Otel, Catering Hizmetleri ve Gıda Fuarı çerçevesinde gerçekleşecektir. Yarışma 9 Mart 2013 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi–B5 katında yapılacak. Yarışmaya takım halinde 2 kişilik bir ekip katılabilir. Yarışmacı Aşçı: Ocak 2015 itibari ile en az 23 yaşını doldurmuş, Komi Aşçı: Ocak 2015 itibari ile 23 yaşını aşmamış olmalıdır. Başvuruların http://sirha-istanbul.com/bocusedorturkey/ adresinde bulunan başvuru formu doldurularak yapılması gerekmektedir. Gerekli tüm bilgilere web sayfasından ulaşabilirsiniz, son başvuru tarihi 10 Aralık 2012’dir. Mükemmelliğe adanmış bu organizasyonda sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyacağız.”


Gündem

Bocuse d’Or First Time in

Istanbul The comprehensive show for all restaurant, hotel and catering trades needs.

Sirha is created in Lyon in 1983 and takes place in Lyon every two years. It is a gastronomy event which covers all hotel, restaurant and food industry. Sirha Lyon hosts 2200 exhibitors and international brands and 162 000 professional visitors. As part of the international development Sirha Shanghai, Sirha Geneva, Sirha İstanbul and Sirha Moscow are the new members of the family. Sirha İstanbul will bring together the decision makers from the entire profession with the producers, importers and distributors. Three major events will take place during 7-9 March 2013; Turkish selection for Bocuse d’Or, young cuisine festival Omnivore and Gastrobosphorus Patisserie Contest. Ever since 1987, the Bocuse d’Or contest has been giving young chefs a unique opportunity to demonstrate their skills, offering them a tremendous springboard for their careers. For the first time in Turkey, this contest will also be a fantastic promotional tool for Turkish gastronomy around the world. It will create awareness around its news talents. Turkey is very honoured to enter the Bocuse d’Or Family. Our purpose will also be to bring into the competition our rich gastronomic culture made of colorful Asian and European

tastes. The contest will provide worldwide visibility to this great Turkish’s gastronomy history, born where Europe and Asia converge.

Last date for Application of Bocuse d’OR Turkey Final: December 10, 2012 Bocuse d’OR Contest Turkey Final be an event organized alongside with Sirha Istanbul 2013 Hotel, Catering & Food Trade Exhibition taking place at the Istanbul Congress Center between March 7-9, 2013 by GL events Fuarcılık. The Bocuse d’OR contest will take place at the Istanbul Congress Center- Harbiye on 9th of March 2013. The candidate can participate the final with an assistant chef as a team. Candidate chef: To be 23 years old by January 2015 Assistant chef: Not to be over 23 by January 2015 The candidates should fill in the forms on http://sirha-istanbul.com/bocusedorturkey/ . All necessary documents (Rules & Regulations) and form are on the web site. The last date of applying is December 10, 2012. Bocuse d’OR National Committee is delighted to welcome you on behalf of this network dedicated to Excellence! Hi-Tech Aralık’12

41


Mekan

Faruk Güllüoğlu Ağızlara Tat, Sofralara Bereket Getiriyor Faruk Güllüoğlu, aşure haftasına sahip çıkarak herkesin damağında tat bırakacak bir kampanya sunuyor.

Bereketin Tatlısı olarak bilinen Aşure, Türk mutfağının en eski ve geleneksel mirasıdır. 1871 yılından günümüze aynı kalite ve özenle hizmet veren baklavacı Faruk Güllüoğlu, bu özel aşure haftasına sahip çıkarak herkesin damağında tat bırakacak bir kampanya ile kutluyor.

Her Bütçeye Uygun Fiyatlar 141 yıldır Türk gelenek ve göreneklerini unutmayarak kültürümüze has ürünleri günümüze taşıyan Faruk Güllüoğlu, aşure haftasında müşterilerini bu miras tatlıdan mahrum bırakmayarak uygun kampanya fiyatıyla satışa sunuyor. Aşure haftası boyunca devam edecek kampanya ile sevdikleri-

42

Hi-Tech Aralık’12

nizle beraber sofranızı bereketlendirebilir, uygun fiyatı sayesinde daha çok kişiyle paylaşabilirsiniz.

Gelecek Nesillere Miras Geleneksel baklavacı konseptiyle eşsiz lezzetleriyle damakları feth eden Faruk Güllüoğlu, müşterilerine yeni tatlar sunmaya devam ederken bir yandan da Türk gelenek ve göreneklerini koruyarak bir sonraki nesillere aktarmayı kendine amaç ediniyor. Bunlardan biri olan aşure haftasının tadını doyasıya yaşamak için ağzınızın tadı sofranızın bereketi için Faruk Güllüoğlu mağazalarına uğrayabilirsiniz.


Firma

Doruk Group Holding’ten 40 Yıllık Bereket “Bir buğday tanesinden dünyalar kurmak” vizyonuyla tohumdan sofraya her aşamada aktif olarak yer alan Doruk Group Holding 40 kuruluş yılını çalışanlar ve iş ortaklarıyla birlikte kutladı. Düzenlenen organizasyonun açılışında bir konuşma yapan Doruk Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hasip Gençer, Doruk Grubu’nun tek varoluş amacının Türk tüketicisinin doğru ekmekle sağlıklı beslenerek yaşam kalitesini artırmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. Doruk Group Holding 13 Kasım tarihinde İstanbul’da 40. yılını verdiği davetle kutladı. Grup çalışanları yanı sıra iş ortaklarının da katılım gösterdiği Doruk Group Holding 40. yıl kutlama gecesinde Yönetim Kurulu Başkanı Hasip Gençer, Türkiye’de ekmek tüketme alışkanlığı hakkında bilgilerin yanı sıra grubun 40 yıllık geçmişini, gelişimini ve hedeflerini de davetlilerle paylaştı. Türkiye’de ekmek sektörünün gelişimi için Doruk Group Holding’in yapısal yaklaşımını aktaran Doruk Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hasip Gençer, Türkiye’de üretilen ekmeğin nitelikli beslenmeye katkı sağlayacak şekilde geliştirilmesi için grup olarak öngördükleri bakış açısını paylaştı. Tarihi bulgulara göre ilk buğdayın MÖ 8800- 8400 yılları arasında Karacadağ Ovası’nda yetiştirildiği Türkiye’nin dünyada kişi başına en çok ekmek tüketen ülkesi olduğunu belirten Gençer, kişi başına yılda 150 kilogram ekmek tüketildiğini söyledi.

44

Hi-Tech Aralık’12

“Her Alanda Liderlik Hedefliyoruz” Holding bünyesindeki yapılanmayı da aktaran ve faaliyet gösterdiği her alanda liderlik hedeflediklerini belirten Gençer; “Tekirdağ’da 1972’de Marmara Un Sanayii Anonim Şirketi ile temeli atılan Doruk Group Holding, bugün buğday tohumundan, ekmeğin sofraya gelinceye kadar geçirdiği tüm süreçte var olan ve dünyada sadece bu işe odaklanmış en kapsamlı yapılanmayı oluşturuyor. Doruk Tarımsal Yatırımlar Holding, Doruk Una Değer Katma Holding ve Doruk Unlu Lezzetler Holding olmak üzere, operasyonel verimlilik ve küresel rekabet esnekliği oluşturan üçlü bir yapılanmaya sahip olan Doruk Grubu, dünya üzerinde buğday değer entegrasyonunu tamamlamış ve sadece bu değer zincirine odaklanmış en kapsamlı yapılanmayı oluşturuyor” diye konuştu. ‘Bir buğday tanesinden kocaman dünyalar kurmak’ vizyonuyla 40 yıldan bu yana unlu mamuller sektöründe yer alan Doruk Group Holding’in varoluş amacının Türk tüketicisinin sağlıklı ekmekle doğru beslenerek yaşam kalitesini artırmaya katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Gençer, Doruk Group Holding olarak buğday tohumundan, ekmeğin sofraya gelinceye kadar geçirdiği tüm süreci bir değer zinciri olarak tanımladıklarını ifade etti.


Firma En Önemli Girişimlerden Biri ‘BERCE’ Doruk Tarımsal Yatırımlar Holding’in buğdayın tarımsal alandaki süreçlerine odaklanarak, önümüzdeki 50 yılda dünya beslenmesinde önemi daha da artacak olan hububat ticareti ve tedarik operasyonlarını yönettiğini belirten Hasip Gençer; “Toplam 1 milyon ton buğday iş hacminin yanı sıra, 25 bin tonluk üretimi ile Türkiye’nin özel sektördeki en büyük sertifikalı tohum üreticilerinden biri olan Doruk Tarımsal Yatırımlar Holding’in en önemli girişimlerinden biri BERCE. 64 bin dekar büyüklüğündeki Muş Alparslan Tarım İşletmesi’ni kiralayan ve teknoloji, tohum ve damızlık hayvan üretim merkezi olarak değerlendiren holdingin BERCE girişimi, Türkiye’nin tarımsal üretiminin buğday dahil tüm ürünlerde en az ikiye katlamayı ve Eflani’den başlayarak tüm yurda yayılmayı hedefliyor. Doruk Una Değer Katma Holding’in her tür ve büyüklükteki unlu mamul üreticisinin girdi ve diğer maddelere olan ihtiyacını tek adresten karşılayacak şekilde toplam çözüm sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini belirten Gençer, holdingin yıllık 666 bin ton buğday kırma kapasitesine sahip olduğunu, aynı zamanda bilgi birikimi desteği ile pazara ve üreticiye özel ürün ve hizmetleri de geliştirdiğini sözlerine ekledi. Paketli Ekmek Pazarı ve 3’üncü Nesil Fırıncılıkta Öncü Marka Gencer, konuşmasını şöyle tamamladı: “Doruk Unlu Lezzetler Holding, Doruk Grubu’nun Yıldız Holding ile ortak girişimi. UNO markasıyla Türkiye’de paketli ekmek kategorisinin öncüsü olan Doruk Unlu Lezzetler Holding, toplumun en önemli besin maddelerinden birine sağlık, hijyen ve besleyicilik gibi unsurları ekledi. Bir diğer markası Komşufırın ile unlu

mamuller tüketimini çağdaş ve sağlıklı mekanlar ile birleştiren ve farklı lezzet arayışlarına karşılık veren Doruk Unlu Lezzetler Holding, tüm faaliyetlerinin merkezine ise tüketici ihtiyaçlarını koyuyor.”

Hi-Tech Aralık’12

45


Gündem

Doğuş Holding CEO’su Ferit Şahenk

D.ream, İstanbul Doors Grup’a

Ortak Oldu Doğuş Grubu’nun bir iştiraki olarak Mart 2012’de, eğlence, yeme – içme sektöründe hizmet vermek üzere kurulan D.ream (Doğuş Restaurant Entertainment and Management) ve yeme-içme sektörünün lider firması İstanbul Doors Grubu arasında ortaklık anlaşması imzalandı. Ortaklık anlaşması ile birlikte D.ream, İstanbul Doors Grubu ortaklarından International Restaurant Group’un hisselerinin tamamı ve kurucu ortakların hisselerinin bir kısmını alarak şirketin yüzde 74,25’lik hissesine sahip oldu.

Markalar Yurtiçi ve Yurtdışında Genişleyecek D.ream CEO’su Levent Veziroğlu, İstanbul Doors Grubu ile ortaklık anlaşması imzaladıklarını duyururken, bu ortaklığın Türkiye’deki eğlence, yeme-içme sektöründe yepyeni bir sayfanın açacağını belirtti. “Bu ortaklık sayesinde iki şirketin güçlerini birleştirmesi ile sektörde yeni bir geleceğin başlangıcı yaşanacak. İstanbul Doors Grubu sektördeki 19 yıllık serüveninde birbirinden farklı konseptlerde çok başarılı 20 marka oluşturdu. Ortaklığımız ile hem bu markaları yurtiçi ve yurtdışında daha da genişletecek, hem de yepyeni konseptler ve markalar ile sektörü büyütmeye devam edeceğiz. Özellikle ülkemiz mutfağının uluslararası bilinirliğini ve saygınlığını artırmaya gayret edeceğiz. Bu ortaklık; yeme-içme sektörünün büyümesi, istihdamın artması ve her şeyden önemlisi tüketiciler için daha da yüksek kalite ve çeşitlilik anlamına gelecek. Yeni oluşum ile yalnızca ülkemizde değil, uluslararası arenada da büyüklüğünden, başarılarından ve markalarından söz edilen bir şirket oluşturmuş olacağız. ”

46

Hi-Tech Aralık’12

GQ Restoran Yakında Hizmete Açılacak D.ream –Doğuş Restaurant Entertainment and Management, bir Doğuş Grubu iştiraki olarak, eğlence, yeme-içme sektöründe faaliyet gösteriyor. D.ream bugün misafirlerine Nusr-et Steakhouse, Kiva, Armani Ristorante ve Go Mongo markaları ile hizmet verirken, yakın zamanda hizmete girecek GQ Bar Restoran için çalışmalarını sürdürüyor.

1993’den Bu Yana İstanbul Doors Grup İstanbul Doors Grup, 1993 yılında Da Mario ile yeme-içme ve eğlence sektörüne kapılarını açtı. Farklı konseptlerde oluşturduğu Vogue, Anjelique, Kitchenette, Gina, Ajia, Zuma, Mama, Carlotta, Poupon, Ca’d’oro, Gigi, Foodist Catering, Tom Aikens Restaurant, Tom’s Kitchen, Tom’s Deli, Raika, Wanna Pop gibi 20 marka ile Türkiye’de sektörünün lideri olan grup, bugün Türkiye, İngiltere, Rusya ve Azerbaycan’da 40 lokasyonda, yılda 3,5 milyon kişiye hizmet veriyor. 2011 yılında Tom Aikens Group’un İstanbul Doors Grup bünyesine katılmasıyla birlikte Türkiye’de ve dünyada büyümeye devam ediyor. Tom Aikens Group’un altında Michelin yıldızlı Tom Aikens Restaurant, Tom’s Kitchen ve Tom’s Deli markaları yer alıyor. Ayrıca, uluslararası sertifikasyon veren Doors akademi ile yeme-içme sektöründe profesyoneller yetiştiriyor.


Gündem

Marpop Yeni Bayi Ağını Genişletiyor Yaşar Dondurma’nın yeni markası Marpop, bayilerle büyüyor. Mado’yu dünya markası yapan Yaşar Dondurma A.Ş.’nin yeni markası Marpop, bayilikler veriyor. Dondurma kafe kültürüne yeni bir konsept kazandıran Marpop, daha geniş kitlelere ulaşmak için franchise sistemiyle büyümeyi planlıyor. Bu kapsamda İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere 3 yıl içinde 20’nin üzerinde şubeye ulaşılması hedefleniyor. Yaşar Dondurma A.Ş., Marpop olarak faaliyet gösterecek olan mekanları projelendiriyor ve yatırımcıya her türlü malzeme ve ekipmanı teslim ediyor. Dükkân maliyeti çok uygun vadelerle yatırımcıdan talep ediliyor. Marpop şubesi açmak için aranılan kriterlerin başında en önemli olanları, şubenin lokasyonu, 80 metrekare ve 100 metrekare arası alanlar olması ve yaz sezonunda da ön kullanım alanının bulunması. Yaşar Dondurma A.Ş., Marpop şubelerine işletme el kitapçığı, stok kontrol sistemleri, personel eğitimleri, pazarlama aktiviteleri ve sürekli işbirliği sağlarken, yatırımcı bu maliyetin karşılığını ise en fazla 24 ay gibi kısa sürede geri alıyor.

Marpop dondurmalarını diğer dondurmalardan ayıran en önemli özellik yüzde yüz doğal olması ve gerçek meyveler kullanılarak hazırlanması. Bu nedenle Marpop ürünleri çok büyük ilgi görüyor ve bir kez tadanlarda lezzet bağımlılığı yapıyor. Ayrıca cupcakeler, makaronlar, bonbon dondurmalar, tatlı-tuzlu kurabiyeler, kahvaltı, tost, gözleme, pataşulu sandviçler, dondurma ve kup çeşitleri, waffle, sıcak ve soğuk içecekler de tüm tüketiciler tarafından çok beğeniliyor.

Marpop’ta Özel Günleriniz için Sipariş Cupcakeleri, sevdiklerinize ikram etmek ve özel günlerde sürpriz yapmak için hayalinizdeki gibi hazırlatabilir veya mağazadaki çeşitler arasından seçebilirsiniz. Misafirlerinize lezzetli atıştırmalık olarak da sunabileceğiniz cupcake çeşitleri için bir gün öncesinden mağazaya giderek sipariş vermek yeterli oluyor. Cupcakeler tercihe göre 6 tanelik büyük boy ya da 12 tanelik küçük boy kutularda hazırlanabiliyor.

Yüzde Yüz Doğal Ürünler Marpop’ta Marpop ürünleri, Mado’nun da üretim yeri olan Kahramanmaraş’taki Yaşar Dondurma Fabrikası’nda yapılıyor, ancak Marpop, Mado konseptinden tamamen farklı olarak hazırlanmış bir konsept. Marpop’taki ürünler butik olarak hazırlanmış, daha özel ürünler olmasıyla dikkat çekiyor.

48

Hi-Tech Aralık’12

Hedef Kitleye Farklı Tatlar Marpop’un hedef kitlesi her yaştan tüketiciler. Günün trendlerine ayak uyduranlar, farklı tatlardan hoşlananlar ve hayal gücü geniş olanlar. Marpop ayrıca, dekorasyon olarak daha eğlenceli, daha renkli bir mimariye sahip olma özelliği taşıyor.


Otelcilik

Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü Ralph Radtke

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’a

Ödül Yağdı Condé Nast Traveller Rusya’nın ilk Okur Seyahat Ödülleri’nde “En İyi Yabancı Şehir Oteli” ve Fodor’un “En İyi 100 Otel Ödülü”, otelin yeni ödülleri oldu.

50

Hi-Tech Aralık’12


Otelcilik mükemmeliyetini birinci elden tasdiklemiş oldular. Diğer ödül is Amerika Birleşik Devletleri’nden; seyahat rehberlerinin önde gelen markalarından Fodor’s, Çırağan Palace Kempnski Istanbul’u, “Asil Şecere” kategorisinde 2012 Fodor’un En İyi 100 Otel Ödülü’ne layık gördü. Dünyanın dört bir yanındaki Fodor editör ve katkıda bulunan editörleri Çırağan Palace Kempinski İstanbul’u 4,000 aday arasından, stili, mükemmel servisi ve misafirlerine sunduğu eşsiz deneyimi için seçti.

700 Kişilik Ekibin Zaferi Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un Genel Müdürü Ralph Radtke, “2012, her yıl aldığımız ödüllerin sayısının normalden de çok olduğu bir yıl geçirdik. Misafir memnuniyetini artırmak ve misafirlerimize unutulmaz bir deneyim yaşatmak için 700 kişilik bir ekip olarak daima çalışıyoruz. Misafirlerimizin bunu takdir etmesi bizi çok mutlu ediyor”, dedi. Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un 2012’de aldığı ödüller ve girdiği listeler arasında Travel + Leisure’un “Dünyanın En İyi 500 Oteli”; Condé Nast Traveler Amerika’nın “2012 Altın Listesi”; Condé Nast Traveler Amerika’nın “Okur Seyahat Ödülleri”nde genel sıralamada “Dünyanın En İyi 100 Oteli” ve Doğu Avrupa Otelleri kategorisinin “En İyi Otelleri” ödülleri ile Condé Nast Traveller İngiltere’nin Okur Seyahat Ödülleri’nde “En İyi Denizaşırı İş Oteli” ödülü bulunuyor.

Dünyada Kempinski Otelleri 1897’de kurulan Kempinski Otelleri Avrupa’nın en köklü lüks otel gruplarından biri. Kempinski’nin kusursuz, kişiye özel servis ve mükemmel konuk ağırlama zengin mirası, mülklerinin ayrıcalıklılığı ve özgünlüğüyle tamamlanıyor. Çırağan Palace Kempinski İstanbul her yıl birbirinden prestijli dergilerin okurları ve editörleri tarafından dünyanın en iyi otellerinden biri olarak seçiliyor. Otel, 2012’de, birbiri ardına aldığı ödüllerle rekora doğru giderken iki yeni ödül sahibi daha oldu.

Ödüller ABD ve Rusya’dan Dünyanın en önemli seyahat dergilerinden Condé Nast Traveller Rusya’nın bu yıl ilk defa düzenlediği “Okur Seyahat Ödülleri”nde Rus okurlar, oteli, “En İyi Yabancı Şehir Oteli” kategorisinde ilk 5’e soktu. Okurlar, geçtiğimiz 12 ay boyunca ziyaret ettikleri yerleri 23 Ağustos’tan 12 Kasım’a dek bizzat oylayarak Çırağan Palace Kempinsi İstanbul’un ser vis

Bugün 32 ülkede 74 beş yıldızlı otelden oluşan bir portföye sahip Kempinski, portföyüne Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Asya’da yeni mülkler eklemeye devam ediyor. Her mülk, kendi mirasını gözden kaybetmeden Kempinski markasının gücünü ve başarısını yansıtıyor. Kempinski portföyü tarihi simgesel mülklerden, ödüllü, stil sahibi şehir otellerinden, olağanüstü kıyı otellerinden ve prestijli rezidasnlardan oluşuyor. Her bir otel misafirlerinin Kempinski markasından bekleyegeldikleri kaliteyi barındırırken kendi lokasyonun kültürel geleneklerini de kucaklıyor. Global Hotel Alliance’ın (GHA) kurucu üyelerinden olan Kempinski, dünyanın en büyük bağımsız otel ittifakıdır.

Hi-Tech Aralık’12

51


Firma

Tukaş’tan Yepyeni Bir Sos Patlıcanın eşsiz lezzeti, Türkiye’de ilk kez Tukaş’ın “Közlenmiş Patlıcanlı Sosu’ ile taçlandı.

52

Hi-Tech Aralık’12


Firma

Tukaş’ın ünlü şef Eyüp Kemal Sevinç ile işbirliğiyle geliştirdiği “Közlenmiş Patlıcanlı Sos”, EKS Mutfak Akademisi’nde Nefise Karatay, Sahrap Soysal, Ayşe Tüter ve Eyüp Kemal Sevinç’in katılımıyla toplu tüketim kanalına yön veren şeflere sunuldu. İlk kez bir Türk firması tarafından geliştirilmiş yepyeni bir ürünün doğuşuna tanıklık eden şefler, EKS Mutfak Akademisi’nde düzenlenen “Tukaş Közlenmiş Patlıcanlı Sos” lansmanında buluştular.

nu bağdaştırdığımız ürünümüz, Sial 2012 fuarında ‘Yeni Ürünler, Yeni Keşifler’ sergisi için seçilen ürünlerden biriydi. Tukaş Közlenmiş Patlıcanlı Sos, bu önemli sergide Türkiye’yi temsil eden tek ürün oldu” dedi.

“Tukaş’tan Lezzet Dünyasına Bir Hediye” Tukaş’ın mutfak danışmanı ünlü şef Eyüp Kemal Sevinç, “Tukaş Közlenmiş Patlıcanlı Sos, Türk damak lezzetine göre

“Geleneksel Lezzet ve İnovasyon Bir Arada”

ve sos olarak amacına çok uygun bir ürün. Tukaş’ın közlenmiş

Tukaş Közlenmiş Patlıcanlı Sos’un bir yenilik olduğunu belirten Tukaş Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Karadağ, “Türkiye’de ilk kez Tukaş’ın ürettiği ‘Közlenmiş Patlıcanlı Sos’ ile tüketicilere her an elinin altında ve açılır açılmaz tüketime hazır lezzetli bir sos sunuyoruz. Üretim patentini almak için başvuru yaptığımız bu özgün ürünün, tıpkı ketçap ve mayonez gibi tüketicilerin vazgeçemeyeceği bir sos olarak sofralarda yerini alacağına inanıyoruz. Geleneksel lezzet ve inovasyo-

patlıcanı, piyasadaki muadillerine göre çok iyi bir ürün. ‘Tukaş Közlenmiş Patlıcan, hepimizin sevdiği bir ürün, neden sosunu da üretmeyelim?’ diyerek yola çıktık ve sonuçta lezzet dünyasına Türk mutfağının bir hediyesi olarak katkı sağlayacak ve kullanım kolaylığı olan yepyeni bir sos çeşidi ürettik. Tukaş Közlenmiş Patlıcanlı Sos, birçok tüketici için lezzet sihirbazı olacak.” dedi. Hi-Tech Aralık’12

53


Firma

Mehmet Yılmaz

Kişiye Özel Dikimde Şıklığın Adresi:

Yılmaz Moda Evi Bir gömlek bir kot pantolondan ibaret olsa, giydiklerinizi siz taşıyorsunuz gibi durur ama aslında giyiminiz sizi taşır. Beyoğlu’nun randevu alması en zor moda evlerinden birinde şıklığı hayat tarzı olarak benimsemiş olanlar için hünerli ellerden harikalar dökülüyor. Balo Sokak’la Solakzade’nin birleştiği noktada kaliteli kumaşlarla işinin ehli eller de bir araya geliyor. İstiklal Caddesi’nde çok şık bir beyefendi görürseniz takılın peşine. Büyük ihtimalle sizi Yılmaz Modaevi’ne götürecektir.

Mehmet Yılmaz İmzası Mehmet Yılmaz 1981 yılında henüz 12 yaşında terzilik mesleğiyle tanışır. Ustaları İstanbul’un en meşhur terzileridir. Meslek okuluna devam ederken 1986 yılında artık terzi olmaya karar verir ve 1995 yılına kadar ustasıyla birlikte çalışır. 1995 yılında ise Yılmaz Moda Evi’ni kurar. Modayı yakından takip eden Mehmet Yılmaz işini şu ifadelerle tanımlıyor: “2009 yılı itibariyle meslekte 28 yılı doldurdum. Modayı ve yeni teknolojiyi her zaman yakından takip ederi kusursuzluğu kendi ölçülerinde yaşamak isteyen beylere takım elbise, tek ceket, tek pantolon ve gömlek dikeriz. Kul-

54

Hi-Tech Aralık’12

landığımız kumaşlarda son derece seçiciyiz. Erkek kumaşlarında Holland&Sherry markasını, gömlek kumaşında ise Ringhart markasını tercih ediyoruz. Dikilen ürünün müşterilerimize özel olması son derece önemlidir. Bunun için ceketin içine ve gömleğin robasına müşterilerimizin adını da işleriz. Vakti kısıtlı müşterilerimize ofislerine veya iş saatleri dışında evlerine gitmek suretiyle komple servis veririz. Aynı şekilde provaları da tercihlerine göre ek ev veya iş yerlerinde de yaparız. Bizim için en büyük mutluluk dikmiş olduğumuz takım elbise veya gömleği temsil ettiğimiz an müşterilerimizin yüzündeki mutlu tebessümdür.”

Kişiye Özel Hizmet Kişiye özel terzilik giderek piyasalardan çekilen, ustası ender bulunan meslek gruplarından biri haline geliyor. Terzi iş iyi bir takımı, bin kişi arasından kolayca ayırt edebilirsiniz. Bu nedenle aslında çok özel bir iş kolu ve sonuçta ‘İşinin ehli olan müşterisiz kalmıyor.’


Gündem Dardanel İstihdam için Düğmeye Bastı Ağustos ayı itibarıyla üretim kapasitesini hızla artıran Dardanel, büyüme çalışmalarına hız verdi. Dardanel 1 Ağustos-30 Eylül döneminde grup bünyesinde 35 kişinin daha istihdam edildiğini; 2012 sonuna dek 150, 2013 yılı içerisinde ise 500 kişinin istihdamının gerçekleşeceğini açıkladı.

İnsan Kaynakları Genişleyecek Yeni yapılanma sürecini oluşturan Dardanel, çalışmalarına hız verdi. İnsan kaynaklarını genişletme kararı alan grup, beyaz ve mavi yakalı çalışan sayısını artıracak. Grup bünye-

56

Hi-Tech Aralık’12

sinde Eylül ayı itibarıyla 35 kişinin daha istihdam edildiğini belirten Dardanel Önentaş Gıda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aşkın Kurultak yeni İK hedeflerini açıkladı: “Dardanel markasıyla 28 yıldır Türkiye ekonomisinin gelişmesine ve istihdama katkılarda bulunduk, yeni yapılanma sürecinde de bu katkımızı sürdürmeye devam edeceğiz. 2012 yılı sonuna dek şirket büyüme hedefleriyle paralel Grup bünyesindeki markalar için 150 kişiyi istihdam etmeyi ve çalışan sayımızı


Gündem 850’ye çıkarmayı öngörüyoruz. 2013 yılı içinde ise çalışan sayımızı daha da artırarak 500 kişilik bir istihdam sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. Kurultak, “Dardanel Grubu olarak istihdam yatırımına yönelik çalışmalarımızı 2014 yılında da sürdürerek 2 sene içerisinde çalışan sayımızı sistemli bir şekilde 2.500’e yükseltmeyi planlıyoruz” dedi.

28 Yıldır Mutfaklarda Türkiye’nin balık uzmanı Dardanel, Niyazi Önen tarafından 1984 yılında kuruldu. Türk halkına balık ve deniz ürünleri

tüketim alışkanlıkları kazandırılmasını misyon edinen Dardanel, daima sağlıklı nesiller yetiştirmeye yönelik ürünler geliştirdi. Türk tüketicisini deniz ürünleri, dondurulmuş gıda ürünleri, konserve mısır, poşet ambalajda ton balığı, soğutulmuş üçgen sandviç ve ton balıklı kulüp sandviç, cam kavanozda ton balığı, kolay açılan kapak, Easy – Peel teknolojisiyle hazır yemek ve hazır salata gibi yenilikçi ürünlerle tanıştırdı. Ürünleri, tüketiciler tarafından pratik, lezzetli, sağlıklı ve kaliteli bulunan Dardanel, Türkiye’nin en sevilen markaları arasında yer alıyor.

Hi-Tech Aralık’12

57


Gündem NESTLÉ’den Kronik Hastalıklarla

Mücadeleye Destek Nestlé Sağlık Bilimleri Enstitüsü, tüm dünyayı etkileyen kronik hastalıklarla mücadeleye güç katacak. Nestlè’nin küresel araştırma ve geliştirme ağının bir parçası olarak kurduğu, insan genetiği ve beyin sağlığı üzerine araştırmalar yapan Nestlè Sağlık Bilimleri Enstitüsü; Diyabet, Obezite ve Alzheimer hastalıklarıyla mücadelede çok güçlü bir katkı sağlayacak. İsviçre’nin Lozan kentinde bulunan “Ecole Poltechnique Federale de Lausanne (EPFL)” kampüsünde yer alan enstitü, sık görülen bu kronik hastalıkların yarattığı sağlık sorunlarının minimuma indirilmesi amacıyla üretilecek besin ürünleri için bilimsel temel sunacak.

Bilime Dayalı Besin Çözümleri Enstitünün açılışında bir konuşma yapan Nestlè CEO’su Paul Bulcke, “Enstitümüzün açılışı ile araştırma kapasitemizin yeni bir kolunun doğuşuna tanıklık ediyoruz. Büyümek için en büyük fırsatlarımızdan biri de, kronik hastalıkları engellemeye veya onlarla başa çıkmaya yardımcı olabilmek için bilime dayalı besin çözümleri üzerine araştırma yapmaya odaklanmaktır. Nestlé Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nün çalışmaları, dünyanın lider beslenme, sağlık ve iyi yaşam şirketi olma konumumuzu güçlendirecektir” şeklinde konuştu.

Bulaşıcı Olmayan Kronik Hastalıklar Hedefte Obezite ve diyabet gibi bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar,

58

Hi-Tech Aralık’12

genler, beslenme ve yaşam tarzı arasındaki ilişkinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor ve her bireyde farklı sonuçlar yaratabiliyor. Bu hastalıklara sahip kişilerin daha hedefe yönelik beslenmeleri gerekiyor. Nestlé Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ileri teknolojisi ve kapasitesi ile özellikle yaşlılıkla birlikte gelişen bu hastalıklarla başa çıkılabilmesi için besin çözümleri üretiyor.

“Nestlé HealthSciences”ın Türkiye’deki 5. Yılı Nestlé’nin sağlık bilimleriyle bağlantılı olarak ülkemizde sürdürdüğü faaliyetleri 5. yılını doldurdu. Nestlé’nin Novartis’in Medikal Beslenme Birimi’ni satın almasının ardından 1 Temmuz 2007’de Türkiye'de çalışmalara başlayan “NestléHealthSciences” özel beslenmeye gereksinim duyan hastaların sağlıkla ilişkili standart ve spesifik beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere hizmetlerini sürdürüyor. Nestlé “HealthSciences”, kolektif bilimsel/klinik uzmanlığında lezzet, form ve paketlemenin geliştirilmesi konularındaki deneyimiyle Yoğun Bakım, Geriatri - Malnutrisyon, Pediatri, Onkoloji, Cerrahi ve Diyabet platformlarında beslenme ürünleri sunuyor.


Gündem

Emin Çakmak’a Devlet Ödülü *THTDC Başkanı Emin Çakmak, yaptığı çalışmalar neticesinde Dubai devlet ödülüne layık görüldü. Dubai Emirliği Turizm ve Ticaret Bakanı Shaika Majid Al Mavi, Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi (THTDC) Başkanı Emin Çakmak’a dünyada sağlık turizminde yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle Dubai’nin en değerli devlet ödülünü verdi. Londra’da düzenlenen World Travel Market-WTM adlı Dünya Turizm Fuarı’nda Bakan Shaika Majid Al Mavi devlet ödülünü verirken “Emin Çakmak, Dubai başta olmak üzere Körfez ülkelerinde, Avrupa ve Amerika’da sağlık turizmi konusunda yaptığı çalışmalarla bize örnek olarak önümüzü açtı. Emin Çakmak’ın sağlık turizminde ülkelerin yurtdışına açılmasında Türkiye’ye olduğu kadar Dubai’ye de büyük katkısı vardır. Emin Çakmak’ın çalışmalarını örnek alıyoruz. Ülkemize gelerek bu konuda bizlere de eğitim vermesini ve işbirliği içinde çalışmayı talep ettik” dedi.

Sağlık Turizminde Türkiye-Dubai İşbirliği Emin Çakmak ise dünyada 400 milyar dolarlık pazar payına ulaşan sağlık turizminin her ülke için önemli olduğunu belirterek, “Bundan sonraki çalışmalarımızı Türkiye-Dubai işbirliği içinde yürütmeyi plânlıyoruz. Dubai hükümetinin talebi üzerine sağlık turizminde iki ülkeyi kapsayan bir çalışma başlatıyoruz” dedi. Emin Çakmak, Dubai’nin sağlık turizminde son derece gelişmiş sağlık kuruluşları olduğu halde Türk doktorlarının başarısı sayesinde Türkiye’ye hasta aldıklarını belirterek “Amerika’da MTA’nın düzenlediği Dünya Medikal Turizm Zirvesi’nin

Avrupa kanadını Mart ayında Monaco’da gerçekleştireceğiz. Bu çalışmada körfez ülkelerini temsilen Dubai’yi yanımıza alıyoruz. Önümüzdeki aylarda Dubai’ye giderek Shaika Majid Al Mavi’nin talebi üzerine ikili çalışmaları başlatacağız” şeklinde konuştu.

Bakanlıklar Ve THY’nin Desteği Önemli Emin Çakmak, THTDC çatısı altında Türkiye’nin saygın ve dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu 217 kuruluşu bir araya getirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye’nin taşıyıcısı Türk Hava Yolları’nın büyük desteğiyle bugünlere geldik. Önümüzdeki yıl İstanbul’un ‘Dünyanın Sağlık Turizmi Başkenti’ yapmak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmaları Dünya Sağlık Turizmi Zirvesi ile süslediğimiz zaman Türkiye’yi sağlık turizminde en etkin ülke haline getireceğiz. THTDC çatısı altında yer alan 217 kuruluş hiçbir kişisel menfaat gözetmeden bir araya geldi ve ortak hareket ederek, Türkiye’nin sağlık turizmini zirveye taşıyor. Dünya sağlık turizminde akredite olan 49 hastane sadece Türkiye’de vardır. İngiltere’den 2017’ye kadar 250 bin hasta yurtdışında tedaviye gidecektir. Amerika’dan aynı tarihlerde 21 milyon hasta yurtdışına tedaviye gidecek. Bu hastaları Türkiye’ye çekmeye çalışıyoruz.” Hi-Tech Aralık’12

59


Mekan

Yıldızların Işıltısı Divan Pastaneleri’nde “Yıldız Yansımaları” temasıyla bu yıl çok özel bir yılbaşı koleksiyonu hazırlayan Divan Pastaneleri, yıldızların ışıltısıyla yarışıyor. “Yıldız Yansımaları” temasıyla bu sene çok özel bir yılbaşı koleksiyonu hazırlayan Divan Pastaneleri, asırlardır insanları güzelliğiyle büyüleyen, parlak ışıklarıyla karanlıkta aydınlık bir yol açan ve yönümüzü bulmamıza yardımcı olan yıldızlardan ilham alarak eşsiz güzellikte sepet ve setler hazırladı. Özel deri sandıkları, süet kutuları ve şık kaplamalarıyla; altın varaklı suplalardan el yapımı işlemeli kadehlere, zarif mumluklardan dekoratif süslere kadar yılbaşında yıldızların ışıltısıyla yarışacak her şey bu koleksiyonda…

Bu Yıla Özel Koleksiyon Divan Pastanelerinin bu yıla özel hazırladığı “Yıldız Yansımaları” koleksiyonunda; isimlerini yıldızlardan alan birbirinden şık ve zarif yılbaşı sepet ile setleri yer alıyor. Alya, Mira, Atlas, Vega, Mimosa, Rana, Lucida ve Sirius isimleriyle adlandırılan bu seneki yılbaşı koleksiyonunda, yüzyıllardır insanları cezbe-

60

Hi-Tech Aralık’12

den yıldızların büyüsü ve karanlık gökyüzünde ışık ve yön kaynağı olma özellikleri vurgulanıyor. “Yıldız Yansımaları” koleksiyonunda; pralin, madlen, çikolatalı krep (crepes dentelles) ve lokum gibi enfes lezzetlerin yanı sıra, çay fincanı seti, deri ajanda gibi minik hediyelikler de mevcut. Bu birbirinden özenli setlerin fiyatları 120 TL ile 250 TL arasında değişiyor. Şık fotoğraf çerçevelerinden, zarif suplalara, dekoratif mumluklardan, altın varaklı el yapımı işlemeli kadehlere kadar hayal ettiğiniz tüm yılbaşı hediyelerini içeren ve deri sandıklardan süet özel kutulara kadar birçok farklı formda hazırlanan sepetler ise farklı fiyat seçenekleriyle satışa sunuluyor. Divan Pastanelerinin “Yıldız Yansımaları” koleksiyonundaki birbirinden özel yılbaşı sepet ve setleriyle sevdiklerinize, yıldızlar kadar parlak yeni yıl dilekleri armağan etmek mümkün.


Fuar

Anfaş Hotel Equipment 2013’e Yabancı Katılımcıların İlgisi Artıyor Antalya Expo Center’de 23-26 Ocak tarihleri arasında açılacak olan 24’üncü Anfaş Hotel Equipment Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı Türk firmalarına uluslararası ticaret fırsatı sunuyor.

62

Hi-Tech Aralık’12


Fuar

ve Servis Aletleri konusunda uzmanlaşan Loelsberg, 1923 yılında kurduğu fabrikasıyla endüstriyel temizlik sektöründe güçlü bir yere sahip Oehmeloridt, dezenfekte ve sterilizasyon ürünleriyle ACTO, hastane, çamaşırhane ve otellerde kullanılan transfer ekipmanlarıyla Gmoehling ve sağlıklı SPA ürünleriyle Medicura firmaları Almanya Bavyera ülke standında ürün ve hizmetlerini Türk turizmcilerle buluşturacak. Swabia/Bavaria Ticaret ve Sanayi Odası Akdeniz Proje Ofisi Sorumlusu Anis M. Azouz fuara büyük ticari beklentiyle katıldıklarını Anfaş Hotel Equipment Fuarı ile Türkiye deki turizm tesislerinde tanınmayı hedeflediklerini dile getirdi. Rus Xdmotion firması ise otellerin oyun ve eğlence merkezlerinde kullanılan simülatör sistemleriyle fuarda farklı ürünler sergileyecek.

ÇİN Firmaları İlk Kez Anfaş Hotel Equipment Fuarı’nda Anfaş Hotel Equipment 2013 Fuarı’na Çin firmalarından da ilgisi büyük. Nbdonli, Fengliua ve China- shunhui fuarda stand açacak 3 endüstriyel mutfak aletleri ve ekipmanı firması arasında yer alıyor.

Yurtdışında Aktif Tanıtım Atağı Anfaş Hotel Equipment ticaret müşavirleri tarafından yapılan fuar bilgilendirmelerinin yanı sıra İtalya – Host, Rusya - Pir Hospitality, İngiltere World Travel Market, ITB Berlin Fuarları’nda ve Kazakistan ile Azerbaycan da tanıtılmıştı. Anfaş Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık, “Her yıl yerli-yabancı konaklama, ağırlama ve ikram sektörü profesyonellerinin büyük ilgi gösterdiği ve fuardan sonraki çarpan etkisiyle ortalama 2 Milyar dolar ticaret hacmi oluşturan Anfaş Hotel Equipment Fuarı, 2013 yılında da sektörün yoğun ilgisine sahne olacak” dedi.

Almanya’nın Bavyera Eyaleti Gövde Gösterisi Yapacak Bu sene Hotel Ekipmanları sektörüne ürün ve hizmet üretip pazarlayan Alman firmaları Anfaş Hotel Equipment Fuarı’na yoğun ilgi gösterdiler. Almanya Swabia/Bavaria Ticaret ve Sanayi Odası desteğiyle Anfaş Hotel Equipment Fuarı’na katılım gösterecek olan 7 firma Almanya ülke standı içerisinde yer alacakl. Bar ve kafe ağırlıklı servis ekipmanları firması Kaspar, 25 yıllık otel tekstili deneyimiyle Floringo, Endüstriyel Mutfak

Hedef 35 Bin Ziyaretçi 400 civarından katılımcı firma ile 40 bin metrekare brüt alanda açılması öngörülen Anfaş Hotel Equipment Fuarı’nın tanıtım çalışmalarına hızla yoğunlaşıldığını söyleyen Anfaş Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık, “Anfaş Hotel Equipment Fuarı için bu yıl 24 ülkenin Turizm Bakanları’na ve sektöre davetler gönderildi. Anfaş Hotel Equipment ticaret müşavirleri ve ekibimiz tarafından yurtdışında çok geniş kapsamda tanıtıldı” dedi. Ayrıca her yıl Ekonomi Bakanlığı’nın alım heyeti programı ile 25’in üzerinde ülkeden profesyonel ziyaretçi getirdiğinin altı çizildi. Mustafa Çalık, 2012 yılında 751’i yabancı olmak üzere toplam 28.756 sektör profesyonelini ağırlayan Anfaş Hotel Equipment Fuarı’nın 2013 yılında profesyonel ziyaretçi hedefinin 35 bin olduğunu belirtti. Hi-Tech Aralık’12

63


Fuar

Türk Markaları

Alıcılarıyla Buluşuyor Antalya’da 20 – 23 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek 20. Uluslararası Anfaş Food Product Gıda İhtisas Fuarı’nın ve eş zamanlı olarak düzenlenen Anfaş Bevex Fuarı’nın yurtiçi ve yurtdışından 45.000 üzerinde ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Anfaş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık

Sektör dağlımı açısından Türkiye’nin en kapsamlı ve uluslararası fuarının Anfaş Food Product Fuarı olduğunu belirten Anfaş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık; Anfaş Food Product Fuarı’na gelen ziyaretçi bakliyattan, yağa, deniz ürünlerinden, et, süt ve ambalaja kadar gıdayla ilgili her çeşit ürün hakkında bilgi alıp, o markalarla bağlantı kurma şansına sahip olacak dedi.

Gıda ve İçecek Sektörü’nün Dev Markaları Anfaş Food Product gıda fuarının 20 yıldır düzenlenmekte olduğunu belirten Çalık, fuara çok uzun yıllardır düzenli bir şekilde katılan firmaların yanı sıra her sene % 40 oranında yeni firma katıldığını belirtti. Anfaş Food Product ve Bevex Fuarları’nda 400’ün üzerinde firmanın 5000’in üzerinde marka sergilemesi bekleniyor. Et ve Sütü ürünlerinden oluşan geniş ürün gamı ile Saray Çiftliği, Ülker Grubu’ndan Bizim Toptan, Türkiye’nin ilk rafi-

64

Hi-Tech Aralık’12

ne tuzu Billur Tuz, Avrupa’dan sonra Japonya ya da şalgam satan Türk firması Doğanay, Vakfıkebir yöresinin sütlerinden üretim yapan Kebir, Baharatın Geleneksel adı Bağdat baharat, Türk Gıda Sanayi’nin büyük ismi Konya Şeker, yumurtayı teknolojiyle buluşturan İpay, 40 yılı aşan tatlıcılık tecrübesi ile Ecem Kalori, 70 yıllık tecrübesi ile geleneksel damak tadına uygun bal ve reçelleriyle Seğmen, ayçiçeği ve mısır yağları ile Trakya, 150 ton/gün kapasiteli zeytin ambalajlanması ve 220 ton/gün zeytinyağı üretim ve dolumu yaparak Türk ekonomisine katma değer sağlayan Marmara Birlik, Kanaat Baharat, Dardanel, Moova Süt ve Algida gibi Türk yiyecek içecek sektörünün dev markları fuarda yerlerini aldılar.

Avrasya ve Ortadoğu’nun Ticaret Hacmi En Yüksek Fuarı Anfaş Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık, istatistikler incelendiğinde Türkiye’nin en çok gıda ihracatı yaptı-


Fuar

ğı ülkelerin Irak, Almanya, İngiltere, Hollanda, ABD, Fransa, İtalya, Suudi Arabistan olarak belirlendiğini söyledi. Ayrıca sektör firmalarıyla görüşerek fuarın ziyaretçi ülkelerini tespit ettiklerini dile getiren Çalık, ‘Anfaş Food Product’ ve ‘Anfaş Bevex’ Fuarları’nın yurtiçi ve yurtdışından 45.000’in üzerinde profesyonel tarafından ziyareti bekleniyor” dedi. Anfaş Food Product ve Bevex Fuarları’nın tanıtımı için Avrupa, Balkan, Ortadoğu gibi bölgelerden gıda ve içecek konularında 24 adet dernek, birlik ve federasyonla iletişime geçildi. Buralardan gelecek heyetlerle ilgili çalışmalar ise yoğun bir şekilde devam ediyor. 20 ülkedeki ticaret müşaviri aracılığıyla tanıtımları devam etmekte olan Anfaş Food Product ve Bevex Fuarları’na Polonya, Sırbistan, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Suudi Arabistan, Hırvatistan, Irak, Yemen, Kuveyt, Mısır ve diğer Ortadoğu ve Balkan ülkelerinde faaliyet gösteren Ticaret ve Sanayi Odaları’nın heyetlerle katılması bekleniyor. 19- 23 Ekim 2012 tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’de düzenlenen Sial Fuarı esnasında Anfaş ekibi dünyanın her yerinden yiyecek içecek sektörü yetkilileri ile yüz yüze temaslar gerçekleştirdi. Türkiye’nin en kapsamlı ve büyük yiyecek içecek fuarı olarak tanınan Anfaş Food Product ve Bevex Fuarları’na özellikle Türkiye ile ithalat bağlantısı kurmak isteyen firmaların ilgisi büyüktü.

Rusya, Almanya ve Romanya’dan Katılımcılar Geçen yıl Bevex Fuarına ekmek ve şekerden yapılan özel içeceği ile katılan Rusya Kvas firması yetkilisi Oleg Glazunov Anfaş Bevex Fuarı’ndan çok memnun kaldıklarını fuar sayesinde yaz sezonu sonuna kadar satış yapabilecekleri maksimum seviyeye ulaştıklarını özellikle grup otellere satış ger-

çekleştirdiklerini dile getirmişti. Kvas Firması bu sene de fuarda yerini aldı. Romanya alkolsüz içecek firması Procer de Anfaş Bevex Fuarında ürünlerini sergileyecek. 2013 Anfaş Food Product katılımcılarından bir tanesi de Almanya’dan “Oztrade” şirketi olacak. Kahve servisi ile ilgili tüm ekipmanları ve malzemeleri en yüksek kalitede ve en ileri teknoloji ile üreten firma, ürünlerini Türkiye’den sektör profesyonellerine tanıtmak için Türkiye’nin en kapsamlı gıda fuarı Anfaş Food Product’ı tercih etti.

Gıda ve İçecekte Türkiye 2 Büyük Yarışmayla Buluşuyor Bevex Fuarı bu yılyepyeni kurgulanmış özel bir bölümle ziyaretçilerini karşılayacak. Dekor ve ortamı içecek kültürüne göre hazırlanacak konseptin ilgi görmesi bekleniyor. Ayrıca Tüm Gastronomi Yöneticileri Derneği ve Anfaş organizasyonu ile düzenlenecek farklı kokteyl ve şov sanatı olmak üzere 2 ana dalda gerçekleştirilecek ‘Türkiye Barmenler Yarışması’ ve temel servis bilgisi, uluslararası servis teknikleri, içecek hazırlama teknikleri, gibi çok temel konularda düzenlenecek “Servis Sanatı Altın Tirbuşon Yarışması’nın yurtiçi ve yurtdışından yüzlerce F& B yöneticisi, barmen, servis personeli ve sommelier’i fuara çekmesi bekleniyor. Anfaş Bevex ve Food Product Fuarları’nda Türkiye geneli, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerindeki; oteller, restoranlar, fastfoodlar, barlar, kafeteryalar, pastane zincirleri, süper marketler, gıda toptancıları, üniversiteler, okul kantinleri, resmi kurumlar, hastaneler, yurtlar, orduevleri, yemek fabrikaları ve tüm yiyecek içecek profesyonellerinden oluşan 45.000 ‘in üzerinde ziyaretçi Türkiye de gıda sektörünün en büyük buluşmasına hazırlanıyor. Hi-Tech Aralık’12

65


Otelcilik

The Marmara Otelleri Artık

“Süper Marka” The Marmara Otelleri, Superbrands Türkiye tarafından iki yılda bir belirlenen “Türkiye’nin Süper Markaları” listesinde yerini aldı. Türkiye’de 5 otel, 3 rezidans ve 1 etkinlik mekanı ile birlikte yurt dışında 1 otel olmak üzere toplam 10 işletme ile turizm sektörünün güçlü temsilcilerinden biri olan The Marmara Otelleri artık bir “Süper Marka”. The Marmara Otelleri, Superbrands Türkiye tarafından iki yılda bir belirlenen, “Türkiye’nin Süper Markaları” listesinde yer alan 159 markadan biri oldu. Sıralamada şirketin büyüklüğünün yanı sıra teknolojik altyapısı, markalaşmaya yapılan yatırım, iş gücü kalitesi, yaratıcılık, sosyal sorumluluk projelerine katkı ve marka devamlılığı gibi kriterler belirleyici oldu. Bu yıl Süper Markalar aralarında Reklamverenler Derneği Başkanı Ahmet Pura, Araştırmacılar Derneği Başkanı Ali Levent Orhun, Reklamcılar Derneği Başkanı Aytül Özkan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Özçaldıran,

66

Hi-Tech Aralık’12

TÜSİAD Başkanı Ümit Nazlı Boyner, Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Yılmaz Yılmaz’ın da olduğu, iş dünyası ve özellikle marka konusuyla ilişkili sivil toplum kuruluşları yöneticilerinden oluşan seçici kurul tarafından belirlendi. The Marmara Otelleri Pazarlama Direktörü Miriam Dinç, Süper Marka olmanın temelinde kaliteli hizmet anlayışı ve yüksek misafir memnuniyeti olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu yıl iş, reklam ve halkla ilişkiler alanlarının önde gelen isimlerince belirlenen Türkiye’nin Süper Markaları listesinde yer almaktan büyük bir mutluluk duyduk. Bu başarı hizmet kalitemizi sürekli geliştirmek için yaptığımız yatırımlar, yenilikçi anlayışımız ve elde ettiğimiz yüksek müşteri memnuniyeti sonucunda geldi. The Marmara Otelleri’ni ülkemizin Süper Markası yapan kaliteli hizmet anlayışımızı sürdüreceğiz.”


Gündem

Doors Akademi’den Gastronomiye Açılan ‘Yeni Kapılar’ İstanbul Doors Group, Doors Akademi ile mutfak alanında uzmanlaşmak isteyenlere ‘yeni kapılar’ açıyor.

68

Hi-Tech Aralık’12


Gündem

Sektöre Nitelikli Personel Kazandırmak Yeme içme sektörüne kalıcı ve yenilikçi projeler kazandıran ve çalışmalarının sonucunda değer oluşturmayı ilke edinen İstanbul Doors Group sektöre değer katacak yeni bir projeye imza attı. Türkiye’de yiyecek ve içecek sektöründeki bireylerin ve kurumların yeterliliklerini geliştirmeye yönelik nitelikli eğitimler hedefleyen ve 2 yıllık bir çalışmanın ürünü olan Doors Akademi; ayrıca Türkiye’de ve dünyada, sektördeki yeni gelişmeleri öğrencilere aktararak, nitelikli ve gastronomi kültürü edinmiş profesyonelleri sektöre kazandırmayı amaçlıyor. Yeme içme sektörüne kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla, Arçelik, Öztiryakiler, Doluca ve İlly işbirliği ile hayata geçirilen Doors Akademi, profesyoneller ve amatörlere yönelik eğitimleriyle Türkiye’de yiyecek ve içecek sektörünün ihtiyacı olan uzmanlığı uluslararası standartlarda eğitim ve yeniliklerle sağlayan lider kuruluş olmayı amaçlıyor. Doors Group’un sektördeki 20 yılı ve çekirdekten yetiştirdiği sayısız elemanla kazandığı tecrübeyi artık Akademi’de yetiştirdiği uzmanlara aktaracak olan Doors Akademi, öğrencilerine eş zamanlı teori ve uygulama eğitimi sunan ‘Dual’ eğitim sistemi, MEB ve uluslararası geçerliliğe sahip IHK sertifikalı eğitim programlarıyla sunuyor.

İstanbul Doors Group yeme içme ve eğlence sektörünün lider şirketi olarak yıllardır oluşturduğu konseptlere bir yenisini ekledi. Yeme içme sektörüne kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla Bomonti’de 3 bin metrekare alana kurulan Doors Akademi’de yılda bin 200 profesyonel öğrenci, 2 binin üzerinde amatör mutfak tutkunu ve 100’ün üzerinde kurumsal müşteriye eğitim verilecek. İstanbul Doors Group’un sektördeki 20 yılı ve yetiştirdiği sayısız elemandan gelen tecrübesini aktardığı Doors Akademi, sektörünün ihtiyacı olan uzmanlığı, uluslararası standartlarda eğitim ve yeniliklerle sağlayan lider kuruluş olmayı amaçlıyor.

ISO 17024’e Uygun Eğitimler Bomonti’de 3 bin metrekare alana kurulan Doors Akademi, yılda bin 200 profesyonel öğrenci, 2 binin üzerinde amatör mutfak tutkunu ve 100’ün üzerinde kurumsal müşteriye eğitim verecek. Tüm eğitimlerin alanında uzman eğitmenler tarafından verileceği Doors Akademi, Türkiye’de ulusal mesleki yeterlilik standartlarına (ISO 17024) uygun eğitim planları ile çalışan lider bir mesleki eğitim merkezi olma amacını taşıyor. Doors Akademi’nin eğitim modellemesi sektördeki diğer eğitim kurumlarından farklı olarak yüzde 40 okul (yüzde 70 pratik ve yüzde 30 teori) yüzde 60 işyeri uygulaması şeklinde Hi-Tech Aralık’12

69


Gündem

kurgulanıyor. “Dual” adı verilen ve sektörde ilk kez Doors Akademi’de uygulanacak bu sistem, eş zamanlı yürütülen teori ve uygulama ağırlıklı eğitimlerle öğrencilere gözlem ve karşılaştırma avantajı sağlıyor. Eğitim müfredatı sektörün deneyimli uzmanları ve Almanya’nın önemli eğitim kuruluşları VESBE e.V. ve Jobsystems GmbH tarafından geliştirilen Doors Akademi öğrencilerine; İstanbul Doors Group’a ait 40’a yakın butik ve zincir işletmede uygulama eğitimleri vererek sürecin parçası olma imkanı sağlıyor. Eğitim programını başarıyla tamamlayan öğrenciler MEB onaylı başarı sertifikası ve uluslararası geçerliliğe sahip IHK sertifikası almaya hak kazanıyor.

Türkiye’de İlk Kez IHK Sertifikası Doors Akademi’de Mutfakta uzmanlaşmak ve profesyonel kariyerini bu alanda sürdürmek isteyenlere uluslararası geçerliğe sahip IHK (Industrie-und Handelskammer) sertifikasıyla dünya mutfaklarının kapılarını açan Doors Akademi, Dual eğitim metoduyla (eş zamanlı teorik ve pratik eğitim) 120 ülkede meslek eğitimini destekleyen kısa dönem projeleri bulunan IHK ile ortak bir çalışmaya giriyor. Doors Akademi aynı zamanda Alman Sanayi ve Ticaret Odası’na bağlı, Almanya’da mesleki yeterlilik konusunda sınav ile belgelendirme yapan tek yasal kuruluş IHK’nın Almanya dışında uzun dönemli belgelendirme imkanı tanıdığı ilk ve tek meslek eğitim kurumu olacak. Doors Akademi’de ilk etapta üç ana dalda verilecek olan profesyonel eğitim programları teori, mutfak ve uygulama eğitimi olarak üç bölümden oluşan profesyonel eğitim programla-

70

Hi-Tech Aralık’12

rı pişirme sanatının tüm inceliklerini öğretecek. Profesyonel aşçılık, profesyonel pasta ve ekmekçilik, servis elemanı eğitimi dallarında mutfak profesyonelleri yetiştirecek Doors Akademi, uluslararası temel teknikler ile beceri geliştirmeye ve damak tadı kavramını yerleştirmeye yönelik kapsamlı eğitim alan öğrencilere, uygulama eğitimlerinde zamana karşı hız ve ekip çalışması gibi konularda da pratik yapma imkanı da sunuyor.

Amatörler için Farklı Mutfakları Deneyimleme Fırsatı İstanbul Doors Group’a ait restoranlarda görev yapan dünyaca başarılı yerli ve yabancı şefler eğitimlere konuk şef olarak katılacağı profesyonel meslek eğitim programlarının yanı sıra başlangıç ve ileri seviyedeki meraklı mutfak tutkunlarına gündüz, akşam ve hafta sonu programları sunan Doors Akademi, farklı konularda kendini geliştirmek isteyenlere alanında uzman isimlerle Doors Akademi’de farklı mutfakları deneyimleme imkanı da sunuyor. Akademi’de verilecek amatör eğitimler İtalyan Mutfağı, Yerel Türk Mutfağı, Uzakdoğu Mutfağı, Ortadoğu Mutfağı, Diyet Menüleri ve Sağlıklı Beslenme Eğitimleri, Ekmek Eğitimleri, Pasta ve Çikolata Kursları, Parti ve Davet Menüleri, Kişi ve Gruplara Özel Yemek Eğitimleri, Amatör Bar Eğitimleri, Yemek Workshopları ve Yarının Büyüklerine Eğitimler konu başlıklarında meraklıları ile buluşacak. Profesyonel aşçılık ve profesyonel pasta ve ekmekçilik kurslarının 24, servis elemanı eğitimleri ise 14 hafta sürüyor.


Mekan

Bebek’te Yeni Adres; “CHOICE” İstanbul’un yeme, içme ve eğlence sektörünün nabzını tutan Bebek’e yeni bir alternatif.

72

Hi-Tech Aralık’12


Mekan

Haftanın yedi günü sabah 09:00 – 04.00 arası hizmet veren CHOICE, Akdeniz ve dünya mutfağından örnekler sunuyor, misafir DJ’ler ile konsept geceler düzenliyor.

Özel Davetlere Uygun Yapı 130 kişilik oturma kapasitesi ile sabah kahvaltısından akşam yemeğine, özel davetlere ve sabahın ilk ışıklarına kadar eğlence için vazgeçilmez adres olmaya aday olan mekanın barmaidliğini, Türkiye’nin en iyi barmeni seçilen ve 2011 yılında Londra’daki yarışmada Dünya üçüncüsü olan Esra Çakır, müzik direktörlüğünü DJ Uğurcan Kaya üstleniyor. Mekanın iç

mimarı ise Ayşe Senem Tingir.

Farklı Bir Akustik İnşaat ve dekorasyon aşaması toplam 14 ay süren CHOICE’un tavanı 6,5 metre yükseklikte, ses geçirmez, kırılmaz, akustik camdan; duvarlar hava boşluklu, muazzam bir akustik oluşturan ses yalıtımlı tuğlalardan; zemin ise kauçuk ve titreşim önleyici özel takozlar üzerinde duran yüzer zeminden yapılmış. İş adamı Atilla Yükselal yatırımıyla hizmete açılan mekanın yöneticiliğini Rıza Öz, işletmeciliğini ise Melih Doğan üstleniyor. Hi-Tech Aralık’12

73


Gündem

Yatırımın Yeni Adresi:

Meyve Bahçeciliği Sağlıklı beslenmenin en önemli öğelerinden olan meyve ve meyve suyu, üretici sanayisinin yüksek potansiyeli nedeniyle geleceği en parlak yatırım alanlarının başlarında geliyor. Üretilen meyvelerin miktarı, çeşitliliği ve stratejik konumu açısından önemli avantajlara sahip olan Türkiye, meyvecilik sektöründe yerli ve yabancı sermayenin yöneleceği en önemli ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye meyvecilik ve meyve suyu sektörüne ilişkin kapsamlı çalışmalar yürüten MEYED (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) Genel Sekreteri Ebru Akdağ; büyük ölçekli ve sanayiye uygun “Meyve Bahçeciliği’nin geleceğin en parlak yatırımlarından biri olmaya aday olduğunu, orta ölçekli yatırımcıdan tutun da büyük holdinglere kadar birçok yatırımcının yeni rotasının bu alan olacağını belirtiyor. Akdağ, şimdiden taze meyve ve meyve suyu ihracatında önemli bir oyuncu olan Türkiye’nin, kredi derecelen-

74

Hi-Tech Aralık’12

dirme kuruluşu “Fitch Ratings” tarafından notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmiş olmasıyla yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracağının altını çiziyor.

Meyve Bahçeciliği Sektörün Geleceğini Şekillendirecek MEYED (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) olarak “Meyve Bahçeciliği’nin gelişmesine yönelik girişimlere ışık tutmaya çalıştıklarını belirten Ebru Akdağ, yaptığı değerlendirmede şu bilgilere yer veriyor: “Büyük ölçekli yatırımların hedeflendiği meyve bahçeciliği meyve suyu sektörünün de geleceğini şekillendirecek. Ülkemiz meyve ve meyve işleme sanayisinin


Gündem ve üzüm üretiminde 6. konumda olduğunu belirten Akdağ sözlerine şöyle devam ediyor: “Maalesef katma değer ortaya koyan ve ülkeye doğrudan döviz girdisine önemli katkıda bulunan meyve işleme sanayi, küresel pazarda ihracat bakımından ilk sıralarda yer alamıyor. Gelişmiş pazarlardan farklı olarak, ülkemizde sanayiye yönelik meyve üretimi yapılmaması ve sanayiye uygun cins ve türlerin bulunmaması büyük bir eksiklik. Ancak bu durum, henüz tam olarak değerlendirilmeyen bir potansiyel fırsatını ortaya çıkarıyor: “büyük ölçekli sanayi tipi meyvecilik.”

Meyve Bahçeciliği Yatırımı Doğru Yapılmalı Meyvecilik geleceği parlak ve karlı bir yatırım alanı. Ancak ülkemizde genelde geçimlik meyvecilik yapıldığı için, bu alanda gerekli ilerleme kaydedilemiyor. Meyvecilikteki potansiyeli kazanca dönüştürebilmek için; sınai şirketlerin kurulması, uygun havzada ve büyük ölçekte, ihtiyaç duyulan cins ve çeşitlerde meyve üretimi yapılması gerekiyor. Yatırım alanı arayışındaki iş adamlarının ve şirketlerin bu alana yönlendirilmesi bu aşamada büyük önem taşıyor. MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ, meyveciliğin sadece geleceği parlak ve karlı bir iş alanı olmakla kalmayıp, ülkeye getireceği döviz girdisi, yaratacağı değer, kırsal kesimin şehre göçünün engellenmesi, verimli toprakların kullanılması ve ülkenin yeşillenmesine katkıda sağlaması gibi katkıları ile değerlendirildiğinde sosyal sorumluluğu da bulunan bir alan olduğunu belirtiyor.

Türkiye, Dünyanın En Önemli Meyvecilik Merkezi Olabilir mi? önünde hem dış hem de iç pazardaki gelişmelerden dolayı çifte fırsat bulunuyor. Bu da şirketlere meyveciliğin yeni bir yatırım alternatifi olmasını sağlıyor. Bugünden doğru adımların atılması halinde Türkiye meyve ve meyve suyu sanayisinin, başta AB olmak üzere dünyanın tedarik merkezi haline gelmesi hayal değil. Türkiye meyve suyu sanayisi, ülkemizin tarıma elverişli ekolojik ve iklimsel şartları, ihracat gücünü arttıran özel konumu, genç nüfusu, ekonomideki gelişmelere paralel olarak artan alım gücü, her geçen gün gelişen ve genişleyen dinamik iç pazarı, üretilebilen meyvelerin çeşitliliği, ekilebilir alana sahip oluşu gibi birçok avantaja sahip. Türkiye genel olarak gıda sektörlerinin tümünde, özel olarak da meyve suyu sektöründe giderek dünya oyuncusu olma yolunda ilerliyor. Batı ülkelerinde tarımsal kaynakların sınırlı oluşu ve büyük sübvansiyonlar için parasal kaynakların azaltılması sonucu gıda üretimi gerileme sürecinde. Zamanla hızlanacak olan bu süreç, Türkiye’nin önünde mükemmel bir fırsat olarak duruyor. Bu büyük şansı, hem özel sektör hem de devlet olarak doğru politikalarla değerlendirmemiz gerekiyor.”

Büyük Ölçekli Sanayi Tipi Meyvecilik Türkiye, ekolojik ve iklimsel şartları, birçok meyvenin ana vatanı oluşu gibi özellikleriyle meyvecilikte dünyanın en şanslı ülkelerinden biri. Ülkemizin dünya kayısı ve vişne üretiminde birinci, nar üretiminde 3., elma üretiminde 4., şeftali

Ebru Akdağ; Türkiye, dünyanın en önemli meyvecilik merkezi olabilir mi sorusuna; meyve yetiştiriciliğinin endüstriyel bir işletme mantığı içinde yapılması halinde iklimi, arazilerin büyüklüğü ve tarıma elverişliliği açısından Türkiye, dünyanın en önemli meyvecilik merkezlerinden biri olmaya aday. Küresel piyasalarda rekabetçi olabilmek için, büyük ölçekli sanayi tipi üretim yapılması, birim alandan yüksek verim alınması, modern tarım tekniklerinin uygulanması, hasat dönemini uzatabilecek türler geliştirilmesi zorunluluk haline geliyor” şeklinde yanıt veriyor.

Avrupa, Ortadoğu, Afrika’ya İhraç Potansiyeli Akdağ; ülkemizin ihracat potansiyeline vurgu yaparak da şu bilgileri veriyor: “Türkiye’nin stratejik konumu ticari fırsat imkânlarını beraberinde getiriyor. Özellikle meyve suyu konsantresi, püresi ve bitmiş ürün ihracatı için Avrupa, Ortadoğu, Afrika, vs. potansiyel pazarlar olarak görülüyor. Rekabetçi işçilik fiyatları ve organik üretime yönelik ilgi de bu pazarlar için Türkiye’yi daha da cazip kılıyor. Türkiye’nin 2011 yılı meyve üretimi; 17,2 milyon ton. Türkiye bu rakamlar ile dünya üretiminde 6. sırada. Bu oranın 1 milyon tonu meyve suyu sanayinde işleniyor. Ancak meyve suyu sanayisi, mevcut durumda meyve temininde yaşadığı sorunlar nedeniyle yarı kapasiteyle çalışıyor. Gerekli adımların atılmasıyla sektörün üretimini hızla artırması bekleniyor.” Hi-Tech Aralık’12

75


Gündem

Spor Yapın

Genç Kalın b-fit’in kurucusu Bedriye Hülya, çocuk ve spor konusunu anlatarak spor yapmanın kişiyi ne kadar sağlıklı yaptığının altını çizdi. b-fit’in kurucusu Bedriye Hülya

76

Hi-Tech Aralık’12


Gündem

“Teknolojinin gelişimi ile birlikte çocukların herşeye evlerinde oturarak ulaşmaları yeni neslin haraketsiz büyümesine yol açtı ve açmaya devam ediyor. Büyük şehirlerde hızla yeni yaşam alanlarının oluşumu çocukların oyun alanlarını da yok etti. Özellikle teknolojinin kapalı alanlarda vakit geçirmeye yönlendirmesi, çocuk gelişimi açısından her anlamda büyük dez avantajlar oluşturdu.Dünya çapında yapılan araştırmalara baktığımızda bedensel aktivitelerin, çocuğun mental, psikolojik, sosyolojik ve fiziksel sağlığı açısından çok önemli bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Spor yapmayan, oyun oynamayan çocuklar sadece bedensel problemler yaşamıyor. Günümüzün en tehlikeli hastalıklarından obezitenin beslenme haricinde en büyük sebebi hareket etmemek. Hareket etmeyen çocukların toplum içine karışma konusunda da büyük problemler yaşadığı gözleniyor.

Sağlıklı bir hayat için Spora erken yaşta başlanmasının bilincinde olan ebeveynler, çocuklarını çeşitli aktivitelere yönlendiriyor. Fakat bu konu-

da da hatalı hareket edebiliyor. Tercih edilecek olan spor dalını çocukları iyice gözlemleyerek seçmek gerekirken, genellikle popüler olan veya herhangi birinin önerdiği bir spor dalına yönlendirme, çocuğa ters etki etmesine sebebiyet verebiliyor. Çocukların rekabetin olmadığı bir ortamda gelişim sürecine devam etmesi, başarısız olduğunda tamamen vazgeçmesi veya hoşuna gitmemesi, çocukları yeni başladıkları spor hayatından tamamen soğutabiliyor, tekrar denememelerine sebep olabiliyor. Erken yaşta spordan çekinerek büyüyen çocuğun, yetişkinlik döneminde de bu alışkanlığına devam etme oranı çok yüksek seviyelerde gerçekleşiyor. Bu bilgiler eşliğinde yatılan araştırmalar, tüm spor dallarının temel bilgilerini harmanlayarak; çocukların fiziksel ve duygusal gelişimlerine hareket eğitimi ile katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Oyunlarla harmanlanmış temel hareketler, onların denge, tırnmanma, koordinasyon, sıçrama, duruş ve dayanıklılık becerilerini geliştiriyorlar. Çocuklar 3 yaşından itibaren hareket eğitimine başlayarak, sağlıklı bir hayat için sağlam bir temel atıyor. “ Hi-Tech Aralık’12

77


Otelcilik

Kempinski’den Sıradışı Kış Tatilleri Kempinski Kış Tatilleri’nde15 Mart 2013 tarihine kadar % 35’e varan indirimler sunuyor. Yaz saati uygulaması sona erdi, saatlerimizi kışa ayarladık ve havalar kararmaya başladı. Bir sonraki yaz tatiline daha çok var diyorsanız, kısa bir kış kaçamağı hemen yanı başınızda olabilir.

bul’da Boğaz’a karşı bir hafta sonu geçirmek ya da Siam Kempinski Hotel Bangkok’da baharat kokularının izinden gitmek seçenekler arasında. Seçenek sonsuz, vakit dar; tek bir kaçamak yetmeyebilir… Kış Tatilleri eş dost için de ayrıca harika bir hediye.

Dünyanın Farklı Köşelerinden Sıradışı Seçenekler Güneşe karşı tembellik etmek ya da şömine karşısında romantizm; Kempinski “Kış Tatilleri” ile 15 Mart 2013 tarihine kadar % 35’e varan indirimlerle hepsi mümkün. Abu Dhabi Emirates Palace’da 1001 Gece Masalları kahramanları gibi yaşayıp güneşe doymak; İsviçre Alpleri’nin zirvelerinde, St Moritz’deki Kempinski Grand Hotel des Bains’da Buz Polosu Dünya Şampiyonası’nı izlerken karlarda yuvarlanmak; bir şehir içi kaçamağı yapıp Çırağan Palace Kempinski İstan-

78

Hi-Tech Aralık’12

Yerelle Uyum içinde Standart Hizmet Kıyı otelleri, tarihi simgesel mülkler ya da şehir otelleri; Kempinski’nin tüm otelleri stil ve kişilik sahibi ve bulundukları destinasyonun kültüründen ilham alıyorlar, bununla birlikte elbette tek bir ana felsefe etrafında toplanıyorlar: Rafine bir Avrupa zevki. Her Kempinski oteli, misafirlerine, bulunduğu destinasyonun özgün kültürünü özenli bir servisle birleştirilip unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor.


Firma

Tatlıses, Helal Sertifikalı

İlk Çiğ Köfteci Oldu Helal Denetim Merkezi (HEDEM) tükettiğimiz gıda ürünlerinde bulunan katkı maddelerindeki miktarı denetlemek amacıyla yaptığı çalışmaların ardından çiğ köftede Türkiye’nin ilk ve tek helal sertifikasını Tatlıses’e verdi. Birçok gıdanın içeriğinde bulunan katkı maddeleri devletçe müsaade edilen miktarın çok üstünde kullanılıyor ve bu da ürünü uzun zaman sağlıklı, güvenli gibi göstererek tüketicileri aldatıyor. Bu aldatmalara dur demek için yoğun çalışmalar sürdüren HEDEM (Helal Denetim Merkezi) çiğ köftede ilk ve tek Helal Sertifikasını Tatlıses Çiğ Köfte’ye verdi.

diğer üreticilere örnek olmasını diliyoruz. Tüketiciler olarak; tükettiğimiz ürünler ve ihtiyaç maddelerinin güvenli, sağlıklı, inancımıza uygun ve helal gıda olduğunu araştırmanın hepimizin üzerine düşen görev olduğunu unutmamamız gerekiyor” dedi.

TSE ve Tatlıses “Çiğ Köfte Kriteri” Oluşturdu Tatlıses Çiğ Köfte Diğer Üreticilere Örnek Olacak HEDEM Yönetim Kurulu Başkanı Selahaddin Alıç: “İnsanların aldıkları ve kullandıkları gıda maddelerinin öncelikle sağlıklı ve güvenli olması yanında, bu gıdaların ve diğer ihtiyaç maddelerinin helal ve haram oluşu da önemli etkendir. Günümüzde insanlar inançlarının gereği olan gıda ve ihtiyaç maddelerini arayıp bulmak ve elde etme bilincine yeterince ulaşmadıklarından dolayı tükettikleri gıdalar nedeniyle mevcut ve gelecek nesillerin sağlıklı olmaları imkânsızlaşıyor. İşte bu nedenlerle helal gıda ve ihtiyaç maddeleri denetim ve sertifikalandırma çalışmalarının yapılmasının gereği ve önemi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle HEDEM-Helal Denetim Merkezimiz çatısı altında halkımıza ve gelecek neslimize önemli ve değerli hizmetler vermek için mücadele etmekteyiz. Kuruluşumuz Türk gıda kodeksi şartları yanında helal gıda standartlarına da ürünlerin uygunluğunu denetlemekte ve sertifika vermektedir. Şu ana kadar kuruluşumuza müracaat eden yüzlerce üretici firma maalesef helal gıda standartlarına uygun olmadıkları için sertifika alamadılar. Çiğ köfte olarak bu konuda helal sertifikası almaya hak kazanan Tatlıses Çiğ Köfte’nin tüm

80

Hi-Tech Aralık’12

Tatlıses Gıda Fabrika Müdürü Elif Aşlamacı: ”Etli çiğköfte üretip piyasaya sürmenin yasak olması nedeniyle piyasadaki çiğköfteler etsiz üretiliyor. Zaten olması gereken de bu. Çünkü etli çiğköfte hızlı bakteri üretmesi nedeniyle insan sağlığına önemli ölçüde zarar verebilecek riske sahip ve böylesi riskli bir ürünün denetimi de çok zor. Ancak etsiz çiğköfte de üretseler, piyasada merdiven altı üretim yapan firma sayısı çok fazla. Hem hijyen kurallarına riayet edilmiyor hem de ürün içeriği bakımından insan sağlığına zarar veren maddeler kullanılıyor. Ürüne et aroması verebilmek için monosodyumglutamat içeren bulyonlar, renk verebilmek için boya maddeleri kullanarak halk sağlığına önemli ölçüde zarar veriliyor. Halkımız maalesef bu zararları bilmeden çiğköfte tüketiyor. Ancak TSE ile ortaklaşa sürdürdüğümüz çalışmalar doğrultusunda “Çiğköfte Kriteri” oluşturuldu ve yayınlandı. Yani artık tüketici yediği ürünle ilgili daha fazla bilinçlenecek, biz üreticiler ise çok daha detaylı denetleneceğiz. Böyle bir yeniliğin oluşmasına katkı sağlayarak kendi işimizi zorlaştırdık ancak daha sağlıklı nesiller için kesinlikle gerekli bir uygulamaya imza attığımız için gurur duyuyoruz“ açıklamasında bulundu.


Firma

Tatlıses’ten Yurtdışı Franchise Fırsatı Tatlıses Çiğ Köfte yurtdışında franchising imkânlarıyla girişimcilere yatırım fırsatı sunuyor.

2010 yılında Seyrantepe’de bin metrekarelik alan üzerine kurulan son teknoloji ile üretim yapan Tatlıses Çiğköfte fabrikası gerek yapılan yüksek yatırım gerekse uygulanan kalite sistemleri sayesinde Türkiye’nin en büyük ve hijyenik fabrikaları arasına girmeye hak kazandı. Bugün sektörde günlük satışı 4 ton olan Tatlıses Çiğ Köfte, kısa süre içerisinde 170 şubeye ulaştı. Tatlıses Gıda Genel Koordinatörü Özlem Yetiş, “Tatlıses Gıda olarak İSO 9001, 22001, 14001 ve OHSAS olmak üzere 4 sertifikaya sahibiz. Bizim için standartların korunması çok önemli. Tatlıses Çiğ Köfte olarak Uluslararası Franchise Derneği (UFRAD) tarafından “2012 yılı En Hızlı Gelişen Franchise Ödülü”ne layık görüldük. Bunlarla beraber GİMDES’ten ve HEDEM’den aldığımız helal sertifikalarımız var. Tatlıses Çiğ

Köfte, sektöründe bu kadar ödül alan “tek” marka. Avrupa'nın lezzet konusundaki lider bağımsız otoritesi İTQİ’den mükemmel tat ve kalitedeki yiyecek ve içecekleri onaylayan bir ödül olan “Üstün Kalite ve Tad Ödülü” almaya hak kazandık. 2013 yılı hedeflerimizin başında yurtdışında franchising imkanı yer alıyor. Katıldığımız fuarlarda hem Avrupa’dan hem de Asya’dan distribütörlük için yoğun talep aldık. Yatırımcıya ülke distribütörlüğü vereceğiz ve tamamen bizim denetimimizde olacak. Ürün yine Türkiye’de bizim üretim tesislerimizde üretilip dondurulmuş olarak gönderilecek” açıklamasını yaptı. Yetiş, girişimcileri hiçbir şekilde zahmete sokmadan ürünü fabrikada üretip dondurulmuş olarak ulaştıracaklarını belirterek, “Onlar sadece pazarlamasını ve sevkiyatını yapacaklar. Konsept olarak Türkiye’deki konseptin aynısını talep ediyoruz” dedi. Hi-Tech Aralık’12

81


Firma

Çaykur ile Kuzey Kıbrıs’ta

Bir Çay Molası “Kuzey Kıbrıs’ta Bir Çay Molası” organizasyonunun ana sponsoru Çaykur, tanıtım aracı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin şehir ve üniversitelerini dolaşarak, çayın faydalarını anlattı. Türkiye’nin çayını dünyaya tanıtma çalışmalarını sürdüren Çaykur, bu sefer de 19 – 23 Kasım’da Yavru Vatan Kıbrıs’ta halkla buluştu. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) tarafından düzenlenen, “Kuzey Kıbrıs’ta Bir Çay Molası” etkinliğinin ana sponsoru olan Çaykur, halka ve öğrencilere çay ikramında bulunarak çayın faydalarını anlattı.

30 Bin Bardak Çay Çaykur Tır’ı etkinlik kapsamında gezdiği şehir ve üniversitelerde 30 bin bardak çay ikramında bulundu. Etkinlik kapsamında protokol ziyaretleri de gerçekleştiren Sütlüoğlu, “Kuzey Kıbrıs Barış Harekatı’nın 29’uncu yılını Kıbrıs halkıyla birlikte kutlamak istedik. Biz mutluluklarımızı dostlarımızla çay içerek kutlarız. Kıbrıslı kardeşlerimizin Cumhuriyet sevinçlerini birlikte çay içerek kutlamak için geldik” dedi. Sütlüoğlu, etkinlik süresince Kuzey Kıbrıs halkına Çaykur Tırı’ndan çay ikram ettiklerini ve çayın faydalarını anlattıklarını ifade ederken, gördükleri ilgi ve misafirperverlikten de son derece memnun olduklarını belirtti. Yapılan protokol görüşmelerinde Sütlüoğlu, Kıbrıslı yetkililerini Rize’de ağırlamaktan mutluluk duyacaklarını sözlerine ekledi. “Kuzey Kıbrıs’ta Bir Çay Molası” organizasyonunu hayata

82

Hi-Tech Aralık’12

geçiren Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu ile KEİPA Türk Grup Başkanı ve İstanbul Milletvekili Dr. İsmail Safi beraberindeki Avrasya Ekonomik İlişkileri Derneği Başkanı Hikmet Eren, Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan’dan oluşan heyetle, başta K.K.T.C. Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu olmak üzere K.K.T.C. Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Hasan Bozer, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşe Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez’e ziyaretlerde bulundu.

Genel Müdürün Katılımıyla Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun da katılacağı etkinlik kapsamında ‘Çaykur Tır’ı şu il ve üniversiteleri ziyaret etti: 1. Gün “Lefkoşa kent meydanı ve Yakın Doğu Üniversitesi” 2. Gün “Güzelyurt kent meydanı ve Lefke Avrupa Üniversitesi” 3. Gün “Girne kent meydanı ve Girne Amerikan Üniversitesi” 4. Gün “ İskele” 5. Gün “Gazimağusa kent meydanı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi”


Firma

Tamek “Kahvaltım” Ailesine Üç Yeni Üye Tamek “Kahvaltım” ailesine üç gurme lezzet daha katıldı. İçerdiği besleyici meyvelerle güne zinde bir başlangıç yapılmasını sağlayan Tamek Kahvaltım, yeni ambalaj tasarımı ve A, C ve E vitaminlerini içeren yeni gurme lezzetleri ile kahvaltı sofralarını zenginleştiriyor. Enfes tatları ve birbirinden özel faydaları ile kahvaltıların yeni gözdeleri şöyle: 7 Meyve: Portakal, şeftali, elma, mandalina, limon, ananas ve greyfurt içeren 7 Meyveler ile güne zinde bir başlangıç yapacaksınız ve günlük A, C, E vitamini, Niasin, pantotenik asit, B6 vitamini, Folik asit ihtiyacınızı karşılayacaksınız. Sarı Meyveler: Doyumsuz lezzetini ananas, muz, armut, portakal, kayısı, şeftali ve elma meyvelerinin eşsiz birlikteliğinden alan Tamek Kahvaltım Sarı Meyveler, kahvaltının mükemmel bir tamamlayıcısı olacak. Portakal, Havuç, Limon: Cildinize tazelik ile canlılık kazandı-

ran, kalbinizi ve gözlerinizi güçlendiren havuç, sindiriminizi kolaylaştıran limon ve yorgunluğunuzu alıp size enerji kazandıran portakalın eşsiz buluşması Tamek Kahvaltım PortakalHavuç-Limon’da A,C ve E vitaminlerini bir arada bulabilirsiniz. Kan Portakalı Nar: Doğal antioksioksidan ve antibiyotik etkisine sahip kan portakalı ve nar meyvelerinin sağlıklı ferahlığı Tamek Kahvaltım Kan Portakalı-Nar’ın bir porsiyonu ile günlük C vitamini ihtiyacınızın % 58'ini, A vitamininin % 53'ünü E vitaminin ise % 58'ini karşılayacaksınız. Portakal Ananas: Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olan, sindirimi kolaylaştıran portakal ve ananasın eşsiz birlikteliğiyle hazırlanan tropik lezzet Kahvaltım Portakal Ananas Nektarı ile günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılayabileceksiniz. Hi-Tech Aralık’12

83


Firma

‘Yaşam Pınarım’dan Cam Damacana Türkiye’nin ilk ambalajlı su markası Pınar Yaşam Pınarım, tüketicilerin farklı taleplerine yönelik çalışmalarına devam ediyor. Pınar Yaşam Pınarım’ın 5 litrelik cam damacanaları Türkiye genelindeki tüm tüketiciler için yeni bir alternatif oluyor. Türkiye’de ilklerin ve yeniliklerin öncüsü Pınar’ın lezzetli suyu Pınar Yaşam Pınarım’ın yeni ambalajı “5 litre Cam Damacana”, Pınar Su bayilerindeki yerini aldı. Pınar Su, her türlü tüketici talebini karşılama hedefiyle geliştirdiği ürün portföyüne cam damacanayı da ekleyerek, cam damacana tercih etmek isteyenler için yeni bir seçenek sunuyor.

Özel Sepet Tasarımı Aydın Madran kaynağından tüm Türkiye’ye sunulan 5 litrelik Pınar Yaşam Pınarım Cam Damacana’yı ideal boyutu sayesinde buzdolabında soğutmak mümkün oluyor. Taşıma kulbu ile daha rahat taşınan ürün, 2’li olarak satışa sunuluyor. Özel sepetinde muhafaza edilebilen Cam Damacana, sebil ve pompa ile de kullanılabiliyor. Tüketicilere de, ideal mineral

84

Hi-Tech Aralık’12

içeriğinden gelen tüm faydalarıyla beraber, bu hafif ve yumuşak lezzetin keyfini çıkartmak kalıyor.

Cam İlgi Gördü Pınar Su Genel Müdürü Hüseyin Karamehmetoğlu “Pınar Su olarak kurulduğumuz 1984 yılından bu yana tüketicilere sağlık, lezzet, yenilik sunmak için çalışıyoruz. Dünya genelinde son trendleri ve tüketici taleplerini yakından takip ediyoruz. Sağlıklı, prestijli, modern ve portföyünü daima yenileyen Pınar Su olarak, gelen talepler doğrultusunda da Cam damacanayı tüketicilerimizin beğenisine sunduk. Cam damacanalarımızın dolumu Madran kaynağımızdan Aydın’daki tesisimizde yapılıyor ve güçlü dağıtım ağımızla Türkiye çapına dağıtılıyor. Ürünümüzü Pınar Su bayilerinin olduğu tüm şehirlerde satışa çıkardık. Cam damacanamız tüketiciler tarafından ilgiyle karşılandı” dedi.


Gündem

MSA’DA Profesyonel Barmenlik ve Miksoloji Eğitiminde Yeni Dönem Başlıyor Dünyanın her yerinde çalışabilecek profesyonel bir barmen olmak isteyenler için kaçırılmayacak fırsat. Milli Eğitim Bakanlığı onayı ve City & Guilds akreditasyonu ile uluslar arası profesyonel aşçılık diploması veren Türkiye’nin ilk ve tek aşçılık okulu Mutfak Sanatları Akademisi, geleceğin yetenekli barmenlerini yetiştirecek olan “Profesyonel Barmenlik ve Miksoloji” eğitimine 1 Aralık’ta başlıyor. Öğrenciler eğitim sonunda T.C. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı program sertifikası ile dünyanın her yerinde çalışma olanağı sağlayan uluslararası City&Guilds sertifikası almaya hak kazanacak.

Aralık’ta Başlıyor Türkiye'nin ilk ve tek özel profesyonel aşçılık okulu olan Mutfak Sanatları Akademisi’nin, geleceğin profesyonel barmenlerini yetiştirdiği “Profesyonel Barmenlik ve Miksoloji” eğitiminin yeni dönemi 1 Aralık’ta başlıyor. Bar ve servis eğitimi konusunda uzmanlaşmış personel ihtiyacının karşılanması amacıyla hazırlanan “Profesyonel Barmenlik ve Miksoloji” eğitimine, profesyonel barmenliği öğrenmek isteyen adayların yanı sıra halen sektörde çalışan

86

Hi-Tech Aralık’12

fakat mesleğe ilişkin temel bir eğitim almamış kişiler katılabiliyor.

Şef Cevap Yıldırım Geleceğin profesyonel barmenleri, MSA’nın tam donanımlı bar eğitim sınıflarında çok sayıda ulusal ve uluslararası ödüle sahip Lucca’nın bar şefi Cevat Yıldırım tarafından yetiştiriliyor. Eğitim süresince bar organizasyonu, bar ekipmanları ve kullanımı, hijyen, içecek grupları, kokteyl tarifleri ve barmenlik mesleğine dair bilgiler detaylı şekilde işleniyor. Profesyonel Barmenlik ve Miksoloji programı, 8 hafta MSA’da teorik ve pratik eğitim, 2 hafta staj olmak üzere 10 hafta sürüyor. Eğitim dönemini başarılı bir şekilde tamamlayan öğrenciler EuroPass geçerliliği ile dünyanın her yerinde çalışma imkanı sağlayan City & Guilds Barmenlik & Miksoloji ile T.C. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikaların sahibi oluyor. Cumartesi ve Pazar günleri 12.00-15.00 saatleri arasında düzenlenen programın ücreti 2 bin 950 TL.


Gündem

Sırma’dan 2013 Koleksiyonu Sırmagrup 2013 yılını yepyeni ve çok özel bir su koleksiyonu ile karşılıyor. Geçtiğimiz sene ilk kez yeni yıl serisi tasarımı gerçekleştiren Sırmagrup; gördüğü yoğun ilgi sonucunda 2013 yılına özel, yenilikçi bir yılbaşı koleksiyonu hazırladı. Sırma’nın yeni yıl ruhunu yansıtan son derece şık görünümlü yılbaşı şişeleri sınırlı sayıda üretildi.

İki Farklı Konsept 2013 koleksiyonu iki farklı konseptten oluşuyor. Beyaz renk-

lerin ağırlıkta kullanıldığı desenli özel tasarım 750 ml ve 330 ml Exclusive şişeler Aralık ayı boyunca seçkin noktalarda bulunabilecek. Siyah rengin hakim olduğu özel tasarım 750 ml Exclusive şişeler ise, 31 Aralık gecesine özel olarak seçkin noktalarda tüketicilere sunulmak üzere üretildi. 2013 yeni yıl koleksiyonu, Sırma tutkunlarının olduğu kadar koleksiyonerlerin de yakın takibinde olacağa benziyor. Hi-Tech Aralık’12

87


Mekan

İtalyan Rigatoni’den

Yeni lezzetler İtalyan lezzetlerini keyfini, sıcak bir ortamda adeta geleneksel aile yemeklerine dönüştüren Asmalımescit’in ilk İtalyan’ı Rigatoni, yenilenen menüsü ile sonbahara hazır.

Samimi atmosferi ve seçkin tatları ile İtalyan mutfağı sevenlerin Asmalımescit’teki vazgeçilmez adresi olan Rigatoni, yenilenen menüsü ile bu sonbaharda da keyifli dost yemeklerine ev sahipliği yapacak.

Yeni Menü Hazır Akdeniz mutfağının özgün lezzetlerini tadabileceğiniz Rigatoni’nin yeni menüsünde risottolardan pizzalara, özel soslarla bezenmiş taze makarnalardan, zengin salata çeşitlerine kadar birbirinden farklı tatlar bulunuyor. İncecik hamuruyla diyet yapanların bile rahatlıkla yiyebileceği, gerçek İtalyan pizza seçeneklerini özenle sunan Rigatoni’nin spesiyalleri

88

Hi-Tech Kasım’12

arasında kırmızı etten vazgeçemeyenlerin ilk tercihi olan Ossa Bucca yer alıyor. Rigatoni’de, İtalyan mutfağının en sevilen tatlıları da iştah kabartıyor.

İkinci Şube Açılıyor Pizza ve içecek ikilisini İtalya’nın sıcak dokusundan izler taşıyan sade dekorasyonunda ve şık bir ambiyansta buluşturan Rigatoni, Hafta içi her gün 11.00 ile 24.00, hafta sonları ise 11.00 ile 03.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Rigatoni Kasım ayında, City’s Mahalle’de açılacak ikinci şubesiyle çok beğenilen İtalyan lezzetlerini Nişantaşı’na taşıyacak.


Mekan Sbarro’nun 90’ıncı Restoranı

Konya’da Açıldı

TAB Gıda bünyesine 2007 yılında katılan Sbarro, Türkiye’deki restoran sayısını Konya Kent Plaza AVM ile 90’a çıkardı. Taze makarna ve salata çeşitleri ile Türk halkının sevgisini kazanan Sbarro, Türkiye’de TAB Gıda güvencesiyle büyümeye devam ediyor. Konya Kent Plaza AVM restoranı ile Türkiye genelinde 29 ilde 90 restorana ulaşan Sbarro, Napoli’nin geleneksel ve taze İtalyan tatlarını Konyalıların beğenisine sunuyor.

“Paylaşmaktan Korkma” Sbarro, 2 kişilik orta boy, 4 kişilik büyük boy ve 6 kişilik ultra boy seçenekleri bulunan tam boy pizzalarını eşsiz avantajlarla sevenlerine sunmaya devam ediyor. “Paylaşmaktan Korkma” sloganıyla devam eden kampanya çerçevesinde tam boy pizzalar ne kadar çok kişi ile paylaşılırsa fiyat avantajı da o kadar artıyor. Hi-Tech Aralık’12

89


Turizm

Güney Hindistan’da Renklerin Dansı Güney Hindistan seyahati, pek çok açıdan Hindistan’ın yeniden keşfedileceği bir deneyim sunuyor. Dünyanın renkleri kapsamında butik olarak tasarlanan Güney Hindistan seyahati, 26 Aralık-5 Ocak arasında, yaşamdan sanata, tarihten doğal güzelliklere kadar pek çok açıdan Hindistan’ın keşfedileceği bir deneyim sunuyor.

Bakir Hint Mirası Baharat diyarı olarak tanınan Güney Hindistan, tarih boyunca pek istila görmediği için, ülkenin diğer bölgelerine oranla daha bakir bir Hint mirasına sahip. Seyahatin katılımcıları, yılı tamamlayıp 2013’ü karşılarken bu mirası keşfedecekler. Gezide, tapınaklar ülkesi olarak tanınan Tamil Nadu eyaleti, Bengal Körfezi'ne bakan İngiliz ve Fransız sömürge şehirleri Madras ve Pondicherry ile Hindistan’ın en eski şehri Madurai ziyaret edilecek yerler arasında. Ayrıca, asırlardır kıpırdamadan denizi seyreden kıyı tapınağı Mahabalipuram, muhteşem

92

Hi-Tech Aralık’12

dev tapınakları ile Thanjavur ve Trichy de gezinin etkileyici duraklarından bazıları.

Vahşi Doğa Hayatı Periyar bölgesindeki vahşi doğa hayatı, Kerala eyaletinin “Backwaters” olarak bilinen su kanallarının büyüleyici manzaraları, Arap denizine açılan Kerala’nın tarihi limanı Cochin ve geleneksel balıkçı ağları ise bu seyahatin cazibe noktaları arasında… Hindistan’ın eski giriş kapısı Bombay’a kadar uzanan bu olağandışı ve kapsamlı gezi, ülkenin uzak ufuklarının doğasını, sanatını ve yerel yaşamını her yönüyle tanıma fırsatı vaat ediyor. Yılbaşı gala yemeğinin yanı sıra, seyahat boyunca diğer tüm yemekler de tur ücretine dahil.


Turizm

2013’ü Uzakdoğu’da Karşılayacaklar! Dünyanın Renkleri Seyahatleri gezginleri yeni yılı karşılamak üzere Vietnam ve Kamboçya’ya götürecek. Dünyanın Renkleri Seyahatleri gezginleri, binlerce yıllık bir kültüre ve rüya gibi manzaralara sahip, yüksek dağlarla Çin Denizi arasında uzanan Vietnam ve yaşamın Mekong nehrinin ve Tonle Sap gölünün ritmine göre ayarlandığı küçük ülke Kamboçya’ya götürecek. Gezi, 2012’yi sonlandırıp 2013’e başladığımız ilk günlerde yapılacak. Dünyanın en etkileyici manzaraları ile en köklü kültürlerini buluşturan kapsamlı seyahat, 26 Aralık – 06 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kuzeyden güneye farklı yüzlerini gösteren Vietnam topraklarında Hanoi kenti, sömürgecilik devri

mimarisiyle Tonkin, Kızıl Nehir, ve de Saygon şehri, seyahatin cazibe noktaları arasında yer alıyor. Turun Kamboçya ayağında ise gezginler, ülkenin yüzölçümünün küçüklüğüne rağmen, Khmer İmparatorluğu’nun ve harika Angkor Tapınakları’nın azametine tanıklık edecekler. Seyahati çekici kılan etkinliklerden biri de, 31 Aralık gecesi Saygon Nehri üstünde yenecek akşam yemeği olacak. Katılımcılar yılbaşını Bonsai adlı teknede karşılayacaklar. Tüm Dünyanın Renkleri Seyahatleri’nde olduğu gibi bu gezide de tüm yemekler ve yerel geziler tur ücretine dâhil olacak. Hi-Tech Aralık’12

93


Mekan Günün Her Saati “the Hunger” the Hunger zengin mönüsü ile sabah kahvaltısından gece saat 01:30’a kadar hizmetinizde…

the Hunger’da sabahın neşesi kahvaltısı, ekmeğine sığmayan lezzetli sandviçleri, the Hunger mönüsünü şenlendiren, Thai Usulü Karabiberli Bonfile, Cafe de Paris Soslu Antrikot, Newyork Steak, yeşillikler içinde salatanın dayanılmaz cazibesi, şahane burgerler, ev yapımı nefis makarnalar, sımsıkı sarılmış wrap’ler ve dolu dolu mönüsü ile sizi doyuruyor.

Sürprizlerle Dolu! Her Salı Ataköy ve Caddebostan the Hunger’da bir şişe Kavaklıdere Şarap içene, ikinci şişe yüzde 99 indirimle… the Hunger Caddebostan, Gayrettepe ve Atakent ArenaPark AVM.’de ise; tatlınızın yanında sınırsız çay ve kahve ikramı sizleri bekliyor. the Hunger şımartan lezzetler ve ikramları ile sürprizlerle dolu.

the Hunger’da Ebeveynlerin Keyfi Yerinde! the Hunger’da çocuklara özel yemek sunumları görülmeye ve tatmaya değer. Miniklerin en sevdikleri listesinde yer alan,

94

Hi-Tech Aralık’12

büyükleri kıskandıran çocuk mönüsünde; enerji dolu minik köfteli spagetti, sağlıklı köfte, sevimli kids burger keyfi var. Tercihinize göre kavanozda taptaze karışımlardan oluşan meyve suları, ev yapımı limonatalar ve niceleri…

Yeni Girişimcilere Fırsat Sunuyor the Hunger, kısa zamanda gelişen ayrıcalıklı ve stil sahibi konsepti ile ön planda. Her geçen gün gelişen marka gücü ve imajına inanarak, yenilik, birikim ve farklılıklarını sektörde açık ara farkla ortaya koyuyor. the Hunger, bu farklılığı ve iddiası ile; yenilik ve tecrübelerini franschise ortakları ve yeni girişimcilerle paylaşıyor. İstanbul içi ve şehir dışında farklı lokasyonlarda da franschise taleplerini değerlendiriyor. Minimalist şıklığı yansıtan, sade ve zarif çizgilerin hakim olduğu, dekorasyonunda dinamik havası ile sizleri büyüleyen the Hunger, Gayrettepe, Ataköy, Galleria AVM, Atakent ArenaPark AVM, Caddebostan, Bodrum Midtown AVM. ve çok yakında Esenyurt Akbatı AVM’de size daha da yakın.


Mekan

GiGi’den Farklı Sushi Seçenekleri Şehrin en baştan çıkarıcı mekanından iddialı sushi menüsü. İstanbul şehir yaşamının yeni ve benzersiz mekanlarından GiGi’nin yenilenen menüsünde, en lezzetli sushi seçenekleri ön plana çıkıyor. Fransız bar- brasserie ruhunu, özgün dokunuşlarla İstanbullulaştıran GiGi, baştan çıkarıcı, şık ve gizemli ambiyansının yanı sıra yepyeni ve enfes sushi çeşitleriyle de aklınızın bir köşesinde yer edinecek.

Farklı Lezzetlerin Yeni Mekanı Yeme, içme ve eğlence sektörüne dünya standartlarında hizmet sunmayı amaçlayan GiGi’nin yeni sushi menüsü, bu sezonun en çok konuşulacak yeniliklerinden biri olacak. Dünya mutfağının en seçkin örnekleri ve Akdeniz mutfağını birleştiren yemekleriyle dikkat çeken GiGi’nin yenilenen menüsünde, pek çok farklı lezzetin yanı sıra ayrı bir menü olarak konuklara sunulan sushi seçenekleri, GiGi’de Uzakdoğu rüz-

garı estirecek. GiGi sushi menüsünde yer alan yeni lezzetler Nigiri, Temaki, Mix Sushi Plate, Sashimi, Makimono başlıkları altında konuklarla buluşuyor.

İddialı Dekorasyon İstinyePark Beymen’in içinde hizmet veren ve Fransız barbrasserie ruhunu, özgün dokunuşlarla İstanbullulaştıran bir mekan olarak tasarlanan GiGi, Sinan Erül’ün imzasını taşıyan iddialı dekorasyonu ile de dikkat çekiyor. Günün erken saatlerinden, gece geç saatlere kadar hizmet veren bar ve lounge alanınında misafirlerine gecenin geç saatlerine kadar hizmet veren GiGi, yeni sezonu başka bir yenilikle daha karşılıyor. GiGi’nin hafta sonu partilerinde, her Cuma akşamı 22.3002.00 arası DJ Aydın, her Cumartesi 17.00-20.00 arası ise ‘happy hour’ partileri misafirlerle buluşuyor. Hi-Tech Aralık’12

95


Firma

Selva, Fuardan Mutlu Döndü Selva’nın Çin’de katıldığı Yiyecek&İçecek Fuarı’ndaki standı büyük ilgi gördü.

Çin’in Şanghay şehrinde 14-16 Kasım 2012 tarihlerinde düzenlenen 16. Uluslararası Food & Hotel China 2012 Yiyecek & İçecek Fuarı’na katılan sektörünün yenilikçi markası Selva, fuardan yüzü gülerek döndü.

Çin Pazarı Makarnada Gelişiyor 70 ülkeden bin 500 şirketin katıldığı fuarda mevcut ürünleri ve yenilikleri ile yer alan Selva standı ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Selva Gıda Genel Müdürü Mehmet Kara-

96

Hi-Tech Aralık’12

kuş, Çin Pazarı’nın makarnada gelişen bir pazar olduğunu belirterek, bu pazarda yer alabilmek için çalıştıklarını ve proaktif davrandıklarını belirtti. Birçok catering alımı yapan makarna restoran zincirleri ile görüştüklerini ifade eden Karakuş, verimli bir fuar geçirdiklerini kaydetti. Karakuş, dünyanın hemen her ülkesinden katılımcının olduğu fuarda ziyaretçilerin yoğun ilgisi ile karşılaştıklarını da sözlerine ekledi.


Firma

Geberit’ten Banyolara Estetik

Duş Modelleri Geberit, özel olarak geliştirdiği duş drenaj çözümleriyle banyonuzu yepyeni bir tarza büründürüyor. İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, banyolardaki farklı ve kullanışlı ürünleriyle tasarım harikası banyolar üretme konusunda uzman. Geberit, özel olarak geliştirdiği duş drenaj çözümleriyle banyonuzu yepyeni bir tarza büründürüyor.

Görünmez Duş Ekipmanları Günümüzün yoğun yaşam temposunda banyolarda rahatlamak için geçirilen zamanlar giderek artıyor. Geberit duş drenajları, kişisel bakım ve yenilenmenin en önemli alanı banyolar için yenilikçi ve fonksiyonel yaklaşımlar sunuyor. Geberit’in birinden farklı tarzda şık zemin ve duvar drenajları banyonuzun güzelliğini ortaya çıkarırken duş ekipmanlarını görünmez kılıyor.

98

Hi-Tech Aralık’12

Banyonuza Kişisel Bir Dokunuş Geberit’in yenilikçi duvar içi drenajı banyo dizaynında yeni imkânlar sunuyor. Hemzemin duşlar için duvar içi drenajı zeminden duvara taşıyarak banyolarda yer açıyor. Ferahlık ve şıklık birleşirken aynı zamanda temizlik kolay ve hızlı hale gelerek pratik avantajlar sağlıyor. Parlak krom, paslanmaz çelik, beyaz alpin veya duvarınız ile uyumlu materyal ile kaplayabileceğiniz özel kapak alternatifleriyle banyonuza kişisel bir dokunuş katılıyor. Yeriniz ister küçük ister büyük olsun, Geberit’in sunduğu fonksiyonel duş drenajları sayesinde banyolar sınıf atlayarak duşlar daha keyifli bir hal alıyor.


Mekan

Tatlıcı Tombak’tan İki Geleneksel Lezzet Tatlıcı Tombak’ın ayva tatlısı ve kabak tatlısı bu kışa damgasını vuracak. Geleneksel lezzetleri modern bakış açısıyla buluşturan Tatlıcı Tombak, Türk mutfağının vazgeçilmez tatlarından ayva tatlısını ve kabak tatlısını sofralara taşıyor. Tatlıcı Tombak’ın özel olarak ürettiği süt kokulu kaymakla servis edilen ayva tatlısı ve ceviz parçacıklarıyla servis edilen, doğal malzemelerden hazırlanan kabak tatlısı bu kışın en özel lezzetleri olmaya aday.

Tatlıcı Tombak’ın Ayva Tatlısı Kış aylarıyla birlikte artan tatlı tüketimi için hafif bir alternatif olan geleneksel lezzetleri modern bir bakış açısıyla sunan Tatlıcı Tombak’ın ayva tatlısı, kaymak ile taçlanarak hem göze hem damağa hitap ediyor. Ağızda kolayca ezilen yumuşacık dokusu, enfes şerbeti ve aklınızı başınızdan alacak süt kokulu kaymağı ile vazgeçemeyeceğiniz, Tatlıcı Tombak’ın ayva tatlısı mevsim meyveleri kullanılarak hazırlanıyor. En doğal malzemeler kullanılarak tatlı severlere sunulan ayva tatlısı, Tatlıcı Tombak ustalarının marifetli elleri ile lezzet serüvenini bir üst noktaya taşıyor. Her aşamasında yüzde yüz doğal malzemelerin kullanıldığı ayva tatlıları şerbetine dolgun kıvamını veren doğal şeker ile hazırlanıyor. Tatlıcı Tombak tarafından geliştirilen özel kaymağı ise, süt ve irmiğin mükemmel birleşimini yansıttığı gibi geleneksel kaymağa göre uzun ömürlü oluşu ile de tazeliğini uzun süre koruyor.

100

Hi-Tech Aralık’12

Hem Göze Hem Damağa Hitap Ediyor “Tatlı sanattır” sloganıyla 2004 yılından bu yana en doğal ve sağlıklı ürünleri, modern bir bakış açısıyla tüketiciyle buluşturan Tatlıcı Tombak, ceviz parçacıkları ile servis edilen kabak tatlısı ile hem göze hem damağa hitap ediyor. Yapılan araştırmalarda Alzheimer, erken yaşlanma ve kansere karşı koruyucu olan, vücudun paslanmasını önleyen en güçlü antioksidanların birçoğunu içerdiği belirlenen balkabağı, Tatlıcı Tombak ustalığıyla sofraların vazgeçilmezi oluyor. Ağızda kolayca ezilen yumuşacık dokusu, enfes kokusu ve ceviz parçacıklarıyla aklınızı başınızdan alacak Tatlıcı Tombak’ın kabak tatlısı organik balkabakları kullanılarak hazırlanıyor. Evde yapılmış gibi en doğal malzemeler kullanılarak tatlı severlere sunulan kabak tatlısı ve ayva tatlısı, Tatlıcı Tombak ustalarının marifetli elleri ile lezzet serüvenini bir üst noktaya taşıyor. Her aşamasında yüzde yüz doğal malzemelerin kullanıldığı kabak tatlıları şerbetine dolgun kıvamını veren doğal şeker ile hazırlanıyor. En kaliteli hammaddeler ile ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Belgeli Tatlıcı Tombak tesislerinde üretilen tatlılar, Tatlıcı Tombak'ın en özel diğer lezzetleri ve size en yakın Tatlıcı Tombak şubesi için www.tombakgida.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz...


Kısa

Kısa Eşsiz Sonbahar Lezzetlerini Keşfedin

Kadına Şiddete Hayır Projesi’ne Makro’dan Destek

Barceló Eresin Topkapı ve Barceló Saray, 14 Kasım - 21 Aralık 2012 tarihleri arasında ev yapımı büyüleyici sonbahar lezzetlerini özel tariflerden oluşan zengin bir menüyle beğenilerinize sunuyor. Soğan çorbası, fırında sebzeli lazanya, Arap baharatları ile lezzetlendirilmiş kuzu pirzola, kalamar, patates güveci ve kabak tatlısı bu lezzetlerden sadece bir kaçı.

Yüzde 100 Türk sermayesiyle kurulmuş olma özelliğiyle öne çıkan perakende marketler zinciri Makro, sosyal sorumluluk konusundaki hassasiyetiyle gerçekleştirdiği projelere bir yenisini daha ekliyor. Makro, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklere desteğini esirgemiyor. Makro, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 5 milyon adet Makro poşetine bastırdığı sloganlarla kadına yönelik şiddetin son bulmasına destek oluyor.

Gıdaların Muhafazası Üzerine Akademik Eser Dergi ve Kitap yayıncılığı konusunda uzmanlaşan Sidas Yayıncılık şimdi de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof Dr Arsan Bilişli’nin yazdığı “Gıdaların Soğutularak ve Dondurularak Muhafazası” kitabını hazırlıyor. Gıda Sektörünün ve Gıda Mühendislerinin başucu kitabı niteliğindeki bu yayında Gıda firmalarının tanıtımları da olacak. “Gıdaların Soğutularak ve Dondurularak Muhafazası” adını taşıyacak eser 164 sayfadan oluşacak. 1000 adet basılacak kitabın 17x24 cm ölçülerinde çıkarılması planlanıyor.

Lay’s Tasarımcısını Arıyor Türkiye’nin doğal patates cipsi Lay’s’in cips kasesi tasarım yarışması başlıyor. Markanın sembolü haline gelebilecek, günlük yaşamda kullanabilecek özgün, kullanışlı ve üretilebilir cips kasesi tasarımını kapsayan yarışma ile Lay’s’in yıllarca hatırlanacak sembolünü sevenlerine tasarlatıyor. Yarışma sonucunda birinci seçilecek kase tasarımı üretilerek PepsiCo Türkiye Yiyecek tarafından Lay’s’in reklamlarında, billboardlar, outdoorlar, poster, paket tasarımları gibi tüm görsel malzemelerde kullanılacak ve satışa sunulabilecek. Siz de tasarımcı olarak Lay’s’in sembolü olacak kasenin altına imzanızı atmak istiyorsanız, 1-31 Aralık tarihleri arasında www.tasarlays.com adresine tasarımlarınızı yükleyebilirsiniz.

102

Hi-Tech Aralık’12


Kısa

Kısa

Organizasyonlarınız için Doğru Adres “Tijo Events”

Sinbo’dan Sıcacık Bir Hediye Sinbo her zaman olduğu gibi bu yıl da geniş ürün yelpazesi ile yılbaşında size ve sevdiklerinize pek çok ürün alternatifi sunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni ise içinizi ısıtacak olan PTC Seramik Fan Isıtıcısı. İlk bakışta tasarımıyla dikkat çeken, portatif yapısıyla istediğiniz yeri anında sıcak yapabilen, 2 ısıtma ayarlı, aşırı ısınma ve otomatik devrilme koruması ile sevdikleriniz için ideal bir hediye. Sinbo PTC Seramik Fan Isıtıcısı ile ister kendinizi şımartın ister sevdiklerinizi. Birbirinden farklı renk seçenekleri ve tasarımı ile onu görür görmez almaktan kendinizi alıkoyamayacaksınız.

Sinbo her zaman olduğu gibi bu yıl da geniş ürün yelpazesi ile yılbaşında size ve sevdiklerinize pek çok ürün alternatifi sunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni ise içinizi ısıtacak olan PTC Seramik Fan Isıtıcısı. İlk bakışta tasarımıyla dikkat çeken, portatif yapısıyla istediğiniz yeri anında sıcak yapabilen, 2 ısıtma ayarlı, aşırı ısınma ve otomatik devrilme koruması ile sevdikleriniz için ideal bir hediye. Sinbo PTC Seramik Fan Isıtıcısı ile ister kendinizi şımartın ister sevdiklerinizi. Birbirinden farklı renk seçenekleri ve tasarımı ile onu görür görmez almaktan kendinizi alıkoyamayacaksınız.

DE’LONGHI Vento Radyatör ile Sıcaklık Hep Yanınızda Soğuk havaların yüzünü göstermesiyle, kış iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Bu soğuk kış günlerinde, iş yerinizde ve istediğiniz her mekanda sıcaklığı yanınızda taşımak istiyorsanız, İtalyan De’Longhi tarafından üretilen Vento elektrikli yağlı taşınabilir radyatör tam size göre. Vento sayesinde, oturma odanızda televizyon seyrederken de, iş yerinizde çalışırken de sıcaklık her daim sizinle…Ünlü İtalyan markası De’Longhi tarafından yüksek teknoloji ile üretilen Vento elektrikli yağlı radyatör, soğuk kış günlerinde ısıyı istenilen yere taşımaya olanak sağlıyor. Sahip olduğu geniş ısıtma yüzeyi ile yüksek ısı yayabilen De’Longhi Vento elektrikli yağlı radyatör, vento özelliği ile içeriden geçen havayı büyük bir güçle yukarı iletiyor ve bu sayede hem daha sıcak hem de daha hızlı bir hava akımı sunuyor.

AzzuR Restaurant'ta Heyecan Dolu Yılbaşı Kutlamaları Yeni yıla sevdikleriyle birlikte canlı müzik ve benzersiz lezzetler eşliğinde heyecan dolu bir yılbaşı kutlamasıyla merhaba demek isteyenler için Mövenpick Hotel Istanbul birbirinden özel sürprizler hazırladı. AzzuR Restaurant’ın büyüleyici atmosferinde sunulan, İtalyan Başaşçı Giovanni Terraciano tarafından hazırlanan gurme lezzetlerin tadına canlı müzik eşliğinde varacağınız Yılbaşı Yemeği ile 2013'e muhteşem bir başlangıç yapabilirsiniz. Gecenin ilerleyen saatlerinde DJ’in hareketli ritimleriyle tempoyu yakalayacak ve yeni yıla dans ederek gireceksiniz.

Hi-Tech Aralık’12

103 1


Kısa

Kısa VEGGY; Et Ürünlerine Bitkisel Alternatif

Türkiye’nin Baharatlı Yeni Lezzeti; “Tavuklu Mangal Pizza”

Et ürünlerine vejetaryen alternatif olarak geliştirilen ve bitkisel proteinler ile hazırlanan Veggy farklı çeşitleriyle farklı lezzetler sunuyor. Veggy ürünlerini, sadece vejetaryenler değil, bazı öğünlerinde et yemek istemeyenler, ete alternatif arayanlar da tüketiyor. Her gün dünyada daha fazla insan, hem sağlığını, hem de yediklerinin etik yanını düşünerek tercihlerini vejetaryen beslenmeden yana kullanıyor. Et yemeyi tercih etmeyen ya da en azından bazı öğünlerinde ete alternatif arayanlar düşünülerek hazırlanan “VEGGY”, bu kategoride Türkiye’de geliştirilen ilk ürün.

Mangalın o iştah açıcı kokusuyla kendinden geçenlere, mangal lezzetinden vazgeçemeyenlere, Dominos’tan yepyeni bir pizza… Taptaze malzemeler ile hazırlanan, pizzalarının iştah açıcı kokusu ile akılları çelen Domino’s, beyaz etten vazgeçemem hele ki baharatsız yapamam diyenleri “Tavuklu Mangal Pizza” sı ile buluşturuyor. Kış geldi diye mangal lezzetinden vazgeçmek istemeyenlere, beyaz etin hafif lezzetine dayanamayanlara, lezzeti 30 dakikada sıcacık haliyle isteyenlere; Domino’s Pizza’dan müdavimi olunacak bir sürpriz geliyor.

Papağan Kuruyemiş Artık Kiloluk Kuruyemiş sektöründeki yeniliklerin adresi Papağan Kuruyemiş, hem endüstriyel hem de ev içi kullanıma uygun 1 kilogramlık paketler hazırladı. Paketler, ay çekirdeği, antep fıstığı, badem, fındık, fıstık ve kokteyl ürünlerinden oluşuyor. Uygulamalarıyla kuruyemiş keyfini zenginleştiren Papağan Kuruyemiş, otel, lokanta, restoran, kafe gibi ticari işletmelere kolaylık sunmak üzere kiloluk paketler piyasaya sürdü. 200 gramlık paketlerin büyütülmüş versiyonu olan 1 kiloluk paketlerde ay çekirdeği, Antep fıstığı, badem, fındık, yer fıstığı ve kokteyl, yani karışık kuruyemiş ürünleri sunuluyor.

Kitchenette’te Müziğin Tadı Bir Başka Her saatin lezzet mekanı Kitchenette, konuklarına sunduğu benzersiz keyiflere bir yenisini ekliyor. Kitchenette’in Palladium, Taksim, Kanyon, Etiler ve Erenköy şubelerinde başlayan ‘Taste the Music’ etkinliği, saksafon ve trompet eşliğinde müziğin keyfine varmak isteyenleri bekliyor. Hayatımıza ‘yeni kapılar’ açarak yeni konseptler ve yeni yaşam alanları sunan İstanbul Doors Group’un ünü Türkiye sınırlarını aşan markası Kitchenette, konuklarına sunduğu ayrıcalıklara bir yenisini ekledi. Kitchenette’in 5 şubesinde aynı anda başlayan ‘Taste the Music’ performansları, saksafon ve trompet eşliğinde müzikle süslenmiş, farklı bir yemek deneyimi yaşatacak.

104

Hi-Tech Aralık’12



Hi-tech Dergisi Aralık 2012