Page 1

cmy k

Bu davet emekçilerin Patronlar krizi f›rsata çevirip, iflçileri kap›n›n önüne koyarken, ücretleri düflürürken, emekçilerin birikimlerini ya¤malarken ve AKP hükümeti bu talana tafleronluk yaparken; emekçiler bu gidifle “dur” diyor ‹flçiler, emekçiler, iflsizler, ay›n sonunu getiremeyen emekliler, tencere kaynatmakta zorlanan ev kad›nlar›, gelece¤i karart›lan gençler, kad›nlar, iflten ç›kart›lmayla tehdit edilen mühendisler, doktorlar, gazeteciler, siftah yapamayan esnaf ve yok edilmek istenen çiftçiler, tar›m emekçileri, hepsi 15 fiubat’ta Kad›köy’de olacak. On binler, D‹SK, Türk-‹fl ve KESK’in örgütledi¤i ‘Emek ve Demokrasi Mitingi’nde alanlar› dolduracak, krizin bedelini ödememek için güçlerini birlefltirerek mücadelelerini yükseltecek. 15 fiubat'ta Kad›köy'de yap›lacak mitinge iliflkin, Türk-‹fl ‹stanbul 1. Bölge Temsilcili¤i'nde 3 fiubat'ta D‹SK, TÜRK-‹fi ve KESK genel baflkanlar›n›n kat›ld›¤› bir bas›n toplant›s› düzenlendi. "2008 küresel krizi tüm dünyada a¤›r ekonomik ve toplumsal so-

runlar yaratarak derinleflmektedir” diyen düzenleyici kurumlar sermayeyi kurtarma programlar› için trilyonlarca dolar ayr›l›rken, emekçilere dönük kamu hizmetlerinin daralt›ld›¤›n› vurgulad›. “Asgari ücretten bile düflük ücretler, mesailerin ödenmemesi, ifl güvenli¤i standartlar›n›n ve ücretli tatil izninin ihlâli, yar›m ücretli çal›flt›rma gibi uygulamalar kural haline dönüflmekte” diyen kurumlar, tüm bu sald›r›lara karfl› emekçileri s›n›f mücadelesini yükseltmek için iflsizli¤e, yoksullu¤a, pahal›l›¤a karfl› Kad›köy’e ça¤›rd›. Herkese Sa¤l›k Güvenli Gelecek Platformu ise 7 fiubat’ta Kad›köy ‹skele Meydan› ve Taksim Tramvay Dura¤›’nda gerçeklefltirdi¤i bas›n aç›klamalar›nda, tüm bileflenleriyle Kad›köy’de yap›lacak mitinge kat›laca¤›n› ilan etti.

15 Günlük Siyasi Gazete

Y›l 3 • Say› 74 • 12 fiubat 2009 • 1 YTL

5deniz.net yay›nda Sendika.Org’un kardefl sitesi 5deniz yay›n hayat›na bafllad›. Kolektif bir çal›flman›n ürünü olan site, “Ortado¤u” halklar›n›n eflitlik, özgürlük, bar›fl ve kardefllik hedefiyle yürütülen ilerici toplumsal mücadelelerin güçlendirilmesini, bölgenin ilerici potansiyelinin görünür k›l›nmas›n› ve ilerici hareketler aras›nda bir iletiflim platformu oluflturulmas›n› temel alan bir yay›n çizgisi izleyecek. Sitede, Befl Deniz bölgesinde yaflanan geliflmeler devrimci bir perspektifle ele al›narak ülke ülke, konu konu kategorize edilecek. ‹flçi hareketleri, ulusal kurtulufl hareketleri, kad›n hareketleri gibi konu bafll›klar› özel bir önemle ele al›nacak. Bölgedeki sol hareketler objektif biçimde tan›t›lacak.

Van münit Erdo¤an

Sayfa 2’de

Tilki tilkili¤ini bildirene kadar

Tufan Sertlek

Kriz konuflmalar›

P›nar Sa¤lam

Sand›klar› soka¤a kuraca¤›z

Sayfa 10’da

Hesaplaflma

Ferda Koç

Sayfa 7’de

Halk›n muhtarlar› var

Umar Karatepe

Sayfa 3’te

Oya Ersoy

Sayfa2’de

Sadaka de¤il haklar›m›z› istiyoruz

Sayfa 2’de

I Say›n Erdo¤an, sesin çok yüksek ç›k›yor. Bunun nedeni, senin de isabetle belirtti¤in gibi suçluluk duygusu olmas›n. I ”Adam öldürmeyi iyi bilen” ‹srail pilotlar›n›n Konya’da e¤itim gördü¤ü resmen kabul edildi. Sen ise sadece dikleniyorsun, o da yaln›zca moderatöre. I ‹srail zulmünü alk›fllayanlar senin de belirtti¤in gibi suç orta¤›d›r. Peki ‹srail’le askeri anlaflmalara “ulusal ç›kar›m›z” diyerek sahip ç›kan hükümetin sütten ç›km›fl AK kafl›k m›d›r? I ABD’nin iflkence uçaklar›n›n Türkiye’de a¤›rland›¤› ABD taraf›ndan bile kabul edilirken, sahte kabaday›l›klar›n› bu halk yutmayacak, bu da böyle biline! I Say›n Erdo¤an, emekçiyi karfl›nda görünce senin de sesin çok yüksek ç›k›yor. I Çünkü senin, gecekondu mahallerine panzerle ve dozerle girmekten zevk alan belediye baflkanlar›n var. Biz onlar› çok iyi tan›yoruz. I Çünkü arkanda servetini korumak için kriz bahanesiyle iflçileri soka¤a atan patronlar var. I Çünkü her gün binlerce emekçi iflsiz kal›rken, bakan›n, “iflsizlik sorunu yoktur”, diyor; kabinen efli dostu zengin etmekle u¤rafl›yor. I Çünkü sen de Kürt çocuklar›n› hapse atmas›n› iyi bilirsin Erdo¤an. I Van münit Erdo¤an. Senin mevkiin büyük olabilir ama halk›n da öfkesi büyük. Ve halk›n öfkesi senin yalanc› kabaday›l›¤›na benzemez.

‹flsizler kürsü kurdu Mahallenin kap›s› AKP’ye kapal› Seçim zaman› geldi. Baflta AKP, tüm partiler yoksul mahallelere dadand›lar. Birer oy deposu olarak gördükleri mahallelerden oy alabilmek için yine kesenin a¤z›n› açt›lar. Kalitesiz kömürlerle dayand›lar önce, al›nlar›na kara çal›nd›, silmek için beyaz eflya getirdiler. Fakat bu kez onlar› mahallelerde bekleyen Halkevciler vard›. cmy k

Yaz demeden k›fl demeden yoksul mahallelerde çal›flma yürüten Halkevciler, oy sat›n almaya gelen AKP’lilere karfl› da mahallelerini savundu. Adana ve ‹zmir’in yoksul mahallelerinde “AKP’ye kap›n›z› açmay›n” seslerini yükselten Halkevciler, sokaklarda ellerinde sadakalar›yla dolaflan AKP’lileri yoksul mahallelerden kovdular.

Sayfa 7’de

Krizde iflsiz kalan iflçiler Eskiflehir’de kürsü kurarak “krizin faturas›n› patronlar ödesin” dedi. Tayyip Erdo¤an’a da seslenen iflsizler, ‘Senin hiç iflsiz kal›p, kiran›, faturan› ödeyemedi¤in oldu mu ya da eve ekmek götürmedi¤in çocuklar›n›n karfl›s›na boynu bükük ç›kt›¤›n

oldu mu?’ dediler. ‹flçiler, ‘Haklar›m›z› alana kadar hak meydanlar›nda olaca¤›z! Kimseden sadaka istemiyoruz, al›nterimizle kazand›¤›m›z parayla geçinebildi¤imiz insanca bir yaflam istiyoruz. ‹fllerimizi geri istiyoruz, alana kadar da pes etmeyece¤iz’ dediler

Üzmez’in yan›na kalmaz Küçük yaflta bir k›z çocu¤una yönelik cinsel istismar suçundan yarg›lanan Üzmez'in dördüncü duruflmas› kad›nlar›n protestolar› eflli¤inde görüldü. 10 fiubat’ta gerçekleflen duruflma öncesi Bursa Kad›n Platformu, Üzmez'i ve Üzmez'in serbest b›rak›lmas›n› protesto etti. Duruflma ç›k›fl›nda ise Üzmez’i Halkevci ve Kolektifçi Sayfa 3’te kad›nlar bekliyordu. Davan›n ard›ndan Ad-

liyenin arka kap›s›ndan kaçarcas›na ç›kmaya çal›flan Üzmez, Halkevci ve Kolektifçi kad›nlar taraf›ndan yumurta ya¤muruna tutuldu. Kad›nlar “Tecavüze sessiz kalmayaca¤›z, tacizcileri aklamayaca¤›z” sloganlar›yla öfkelerini dile getirdi. Halkevci Kad›nlardan birisiyse Üzmez’e flemsiyeyle vurarak “Çocuk istismarc›s› Üzmez utanmal›s›n” diye seslendi.

Sayfa 8’de

Grev dalgas› Avrupa’y› sar›yor Avrupal› iflçiler neo-liberal politikalara ve krizin etkilerine karfl› greve gitti. Fransa, Almanya, ‹ngiltere ve ‹spanya’da milyonlarca iflçi “krizin suçlusu iflçiler de¤ildir” diyerek alanlara ç›kt›. Fransa son 20 y›l›n en büyük grevine sahne olurken, ‹ngiltere’de tafleronlaflt›rmaya karfl› bafllayan grev tüm ülkeye yay›ld›. Almanya ve ‹spanya’da ise binlerce iflçi alanlar› doldurdu.


cmy k

12 fiubat 25 fiubat

2 GÜNDEM

2009

Hesaplaflma

Halk›n muhtarlar› var

Umar Karatepe umar@sendika.org

Oya Ersoy Halkevleri Genel Sekreteri

Kamusal haklar›m›z› savunmak için sürdürdü¤ümüz mücadele, çizgimizin ana belirleyeni. Kulland›¤›m›z araçlar ise geleneksel sol zihniyetin ezberini bozacak cinsten. Ne yasal partiyiz ne de fonlanan güdümlülerden. Devletin partisinin kurdu¤u ama yine devlet taraf›ndan kapat›lan Halkevleri’nde çal›fl›yoruz. Kamu yarar›na dernek statüsünde bulunan ama devletten bir yarar sa¤lamayan kurumuz. AKP bu statümüzü, CHP ad›m›z› çalmaya çal›fl›yor. Ama biliyoruz ki araç, mücadeleyi de¤il; mücadele, arac› belirler. Muhtarl›klara da benzer bir anlay›flla bak›yoruz. Muhtars›z da yapar›z, muhtarla daha iyi yapar›z…

M

uhtar: 1. Özerk 2. Köy veya mahallenin yasalarla belirtilmifl ifllerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanlar›n seçtikleri kimse. Muhtarlar, halk›n gözünde ço¤u zaman angarya ifllerle u¤raflan kimseler durumundad›r. Ya ikametgâh senedi ya da kimlik sureti almak için ziyaret ederiz onlar›. Ara s›ra da icra memuruna refakat ederken karfl›m›za ç›karlar. Polis operasyonlar›nda yol gösterici de olurlar, tespit tutanaklar›n› imzalad›klar› da olur. Haf›zalar›m›zdan silemeyiz, K›z›ldere’de Onlar’a ihanet eden muhtar imgesini. Muhtarlar›, yerel yönetim seçimlerinde halk seçer ama as›l olarak ‹çiflleri Bakanl›¤›’na ba¤l›d›rlar. TDK sözlü¤ünde ilk anlam› “özerk” olarak verilmifl olmas›na ra¤men, yasalarla belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler. Bu yüzden de onlar› kendi temsilcimiz olarak görmekten çok, devletin memuru gibi görürüz. Ama yine de bizden biridirler, tan›d›kt›rlar. Ço¤u zaman sayg› görürler, genellikle zarars›zd›rlar, ayn› kiflinin üç dört dönem seçildi¤i bile olur. Yafl›n› bafl›n› alm›fl olmalar› flartt›r. ‹kametgâh senetlerinden ald›klar› pay›n d›fl›nda emlakç›l›k, çerçilik gibi ek ifller yapmalar›na pek kar›flmay›z. ‹fllerine kar›flmaz, ara s›ra kaymakamla yapt›klar› toplant›larla ilgilenmeyiz. Ancak bu durumu de¤ifltirme zaman› çoktan geldi… Bizler, Halkevciler olarak uzunca bir süredir kentlerin mahallelerinde sosyal-kültürel-siyasal faaliyetler yürütüyoruz. Kentin mahallelerinde çal›fl›p, meydanlar›nda gösteriler düzenliyoruz. En belirgin özelliklerimiz; kararl›l›¤›m›z, istikrar›m›z ve inad›m›z. Elbette bu kadarla s›n›rl› de¤il. Egemenlerin yeni dönem politikalar›nda en belirgin sald›r› alan›n› oluflturan kamusal haklar›m›z› savunmak için sürdürdü¤ümüz planl› mücadele, bizim politik çizgimizin ana belirleyeni. Bu mücadelede kulland›¤›m›z araçlar ise geleneksel sol zihniyetin tüm ezberini bozacak cinsten. Ne yasal partiyiz ne de fonlanan güdümlülerdeniz. Devletin partisi taraf›ndan kurulan ama yine devlet taraf›ndan kapat›lan Halkevleri’nde çal›fl›yoruz. Kamu yarar›na dernek statüsünde bulunan ama devletten tek bir yarar sa¤lamayan kurumuz. AKP bu statümüzü, CHP

ad›m›z› çalmaya çal›fl›yor. Ama biz biliyoruz ki araç, mücadeleyi de¤il; mücadele, arac› belirler. Muhtarl›klara da benzer bir anlay›flla bak›yoruz. Muhtars›z da yapar›z, muhtarla daha iyi yapar›z… HALKIN HAKLARI MÜCADELES‹NDE MUHTARLAR HALKIN HAKLARI VAR! Bar›nma hakk› Her yerde bizlere “kentsel dönüflüm projeleri”ni dayat›yorlar. Kime sormufllar bu projeleri yaparken? Kimin ihtiyac›na göre belirlemifller? Bizim ihtiyac›m›z› bizden daha iyi kim bilebilir? Sanki bizler yolu bozuk, suyu kesik, altyap›s› eksik, trafi¤i rezalet yerlerde yaflamaktan keyif al›yoruz. Ama onlar patronlara ofis, rantiyelere villa yapmak için evlerimizi y›kmak istiyorlar. Biz de insanca yaflayabilece¤imiz bir kent istiyoruz ve yeni projeler yap›l›rken söz hakk›, karar hakk› istiyoruz. Muhtarl›klar bu amaçla oluflturulmufl temsil mekanizmalar›ndan birisi haline getirilebilir. Sa¤l›k hakk› “Her fleyin bafl› sa¤l›k” demiyor bizi yönetenler. “Her fleyin bafl› para” diyorlar. Üstelik ço¤umuzu da ikna ettiler; “Paras›z sa¤l›k hizmeti olmaz” diye. Oysa biz sa¤l›¤›n bir hak oldu¤unu söylüyor ve nitelikli, ücretsiz sa¤l›k hizmetinin ülkenin her yerinde yayg›nlaflt›r›lmas› için mücadele ediyoruz. Her mahalleye bir sa¤l›k oca¤› yap›lmal›, devlet hastaneleri yayg›nlaflt›r›lmal›d›r. E¤itim Hakk› E¤itimcileri tahsildar, ö¤rencileri müflteri haline getiren, velileri seçeneksiz b›rakan bu e¤itim sistemi kabul edilemez. Mahalle muhtar› paras›z e¤itim hakk› mücadelesinin önderi olmal›, e¤itimin yayg›nlaflt›r›lmas› (okul öncesi e¤itim, her mahalleye lise, okuma yazma kursu vb.) için çal›flmalar yürütülmesine öncülük etmelidir. Mahalle okullar›ndaki e¤itimcilerin mahallede yaflayanlarla da iliflki gelifltirmeleri sa¤lanmal›, okullar ayn› zamanda sosyal paylafl›m alanlar›na dönüfltürülmelidir. Su hakk› Suyun büyük tekeller taraf›ndan ambalajlanarak sat›lmas›n›n en büyük sorumlusu belediyelerdir. Çünkü belediyeler, asli görevlerinden birini, sa¤l›kl› içme suyunu evlere ulaflt›rma görevini yerine getirmiyor. fiehrin su flebekesini yenilemiyor, temiz su kaynaklar› yaratm›yor. Hem

flirketlerin içme suyunu fahifl fiyatla satmas›na olanak tan›yor, hem de içilemeyecek suyu bizlere satarak kat be kat kar ediyor. fiimdi daha da insafs›zlaflarak ön ödemeli sayaçlar takmaya bafllad›lar. Di¤er yandan da tüm toplumun ortak mülkiyeti olan su kaynaklar›n› (akarsu, dereler, göller ve barajlar) sermayeye devretmek için planlar yap›yorlar. Yaflanabilir çevre hakk› Yüzme havuzlu, saunal›, yeralt› otoparkl›, palmiyeli bir mahalle de¤il temel iste¤imiz (olsa fena da olmaz); çocuklar›m›z için oyun alanlar›, yafll›lar›m›z için sa¤l›kl› mekanlar, engellilerimiz için kolaylaflt›r›rc› düzenlemeler istiyoruz. Ömür tüketen trafikten kurtulmak, rahat yürünen kald›r›mlar istiyoruz. Muhtarl›klar›n, bu yerel sorunlar›n çözüme kavuflturulmas› için çok önemli görevler üstlenebilece¤ini de biliyoruz. Ulafl›m hakk› Bizim olan› bize satt›klar›n›n en aç›k örne¤i toplu tafl›ma araçlar›. Bizden toplad›klar› vergilerle sat›n ald›klar› araçlarla bizi tafl›yorlar ve yine kat be kat para istiyorlar. Belediye çal›flanlar› ile polislerin bedava bindi¤i araçlara biz niye ücretsiz binemiyoruz? KADINLAR EN ÖN SAFLARA Mahalle benim yaflam alan›m Bizim hayat›m›z mahallede geçiyor, bazen günlerce mahalleden d›flar› ad›m bile atam›yoruz. Ancak mahallede ne fikrimiz soruluyor, ne de bizim için bir fleyler yap›l›yor. Oysa mahallede en çok vakit geçiren ve yaflayan, mahallelerimizin gerçek sahibi biz kad›nlar›z. Çocuklar›m›z için krefl, kendimiz için sosyal ortamlar istiyoruz. Becerilerimizi gelifltirmek, kentin sokaklar›nda özgürce dolaflmak istiyoruz. Söz hakk› yetmez, kararlara ve iktidara ortak olmak istiyoruz. HALKIN DAYANIfiMASINDA MUHTARLAR Sorunlar paylaflt›kça azal›r, sevinçler paylaflt›kça artar! Bizleri “insan” de¤il sadece bir “müflteri” ya da “düflkün” olarak görüyorlar. Param›z yoksa en temel insani ihtiyaçlar›m›z› “sadaka gibi da¤›t›p” “bahflederek” kendilerine ba¤›ml› hale getirmek istiyorlar. Oysa bizler, ayn› mahallede yoksullu¤u paylaflt›¤›m›z tüm komflular›m›zla insanca bir yaflam için el ele vermeli, sorunlar›m›z› paylafl›p dayan›flmam›z› güçlendirirken en temel

insani haklar›m›z için mücadelemizi büyütmeliyiz. Biliyoruz ki, tarikat, cemaat ve sadaka a¤lar› karfl›s›nda halk›n kolektif ve örgütlü gücü insanca bir yaflam için haklar›m›z› alabilir; dostlu¤un, kardeflli¤in ve dayan›flman›n mahallesini yaratabilir. HALKIN SOSYAL VE KÜLTÜREL ÜRET‹M‹NDE MUHTARLAR Kültürler birleflsin de bir gör Otuz k›rk y›ld›r mahallerimizde farkl› dillerden, dinlerden, mezheplerden, farkl› kültürlerden gelen insanlar olarak birlikte yafl›yoruz. Ancak kültürlerimizi gelifltirebilece¤imiz, paylaflabilece¤imiz, birlikte üretebilece¤imiz olanaklardan yoksunuz. Mahallelerimizde kültür merkezlerinin kurulmas›, çeflitli kurs faaliyetlerinin bafllat›lmas›, flehirdeki kültürel etkinliklere mahallenin kat›l›m›n›n sa¤lanmas›n› istiyoruz. fiiddetin ve savafl›n de¤il, bar›fl›n ve kardeflli¤in mahallesini istiyoruz. HALKIN KEND‹ KEND‹N‹ YÖNETMES‹NDE MUHTARLAR Halk için, halkla birlikte Demokrasi diye dört y›lda bir önümüze seçim sand›klar› koyuyorlar. Seçimden seçime ak›llar›na gelen sorunlar›m›za dair vaatlerde bulunup seçimin ertesi günü söylediklerinin hepsini unutuyorlar. Bizler, dört y›lda bir önümüze konan seçim sand›¤› demokrasisini de¤il her gün yaflam›m›z ile ilgili her konuda söz ve karar hakk›m›z› kullanaca¤›m›z “do¤rudan demokrasi”nin yaflama geçirilmesini savunuyoruz. Seçmen de¤il iktidar olmak istiyoruz. Do¤rudan demokrasinin bir flart› olarak, seçtiklerimizi denetlemek ve istedi¤imiz takdirde, (görev süresi dolmasa bile) geri ça¤›rabilmek istiyoruz. Muhtarlar›m›z›n düzenli aral›klarla, mahalle halk›yla toplant›lar yapmas›n›, bu toplant›lar›n “Mahalle Meclisi”ne dönüflmesini amaçl›yoruz. Bizim muhtar›m›z; “Halk›n Muhtar›”, bu toplant›larda al›nan kararlar› uygulamakla yükümlüdür. Çünkü Halk›n Muhtar›, as›l olarak kendisini devlete karfl› de¤il halka karfl› sorumlu sayar. Kendisini seçen halk›n haklar› için mücadele etmek, kararlar›n› uygulamak ve halka karfl› sürekli hesap vermek zorunda oldu¤unun bilincindedir.

Sadaka de¤il haklar›m›z› istiyoruz

T

ürkiye’de siyasal geliflmeler çok h›zl› yaflan›yor ve tüketiliyor olsa da Erdo¤an’›n Davos’taki gösterisi, AKP ve yandafllar› için gelecekte de kullan›labilecek çok iyi bir malzeme oluflturdu. Siyaset yapman›n icraattan çok laftan olufltu¤u prensibini çok iyi uygulayan Erdo¤an, asl›nda zedelenmifl bir imajla ç›kaca¤› bu süreçte k›vrak bir manevrayla imaj düzeltti. ‹maj› zedelenecekti çünkü bir yandan Hamas’› desteklerken bir yandan da ‹srail ile en s›k› f›k› olan Müslüman liderdi. En çok a¤lay›p s›zlama görüntüleri veren ama yine hiçbir fley yapmayan da oydu. Yapt›r›m söz konusu olunca “bakkal yönetmiyoruz” diyordu. “Kahraman bakkal süpermarkete karfl›” tavr›yla, kendi s›n›rlar› içerisinde ne yapabilirse, o da onu yapt›. Panel yöneticisine f›rça atarak tüm “mahalleliye” caka satt›. En kolay kahramanl›k türünün lafla yap›lan oldu¤unu bir kez daha gösterdi. Tek kiflilik gösteri, bu olayla bitmedi. ‹kinci sahnede, bu sefer Egemen Ba¤›fl, Erdo¤an’›n bir baflka flovunun perdesini açt›. Befl y›l sonra ö¤rendik ki Erdo¤an, ABD Baflkan Yard›mc›s› Dick Cheney’e de posta koymufl. Me¤er kafas›na çuval geçirilen askerleri o kurtarm›fl. Ancak Ba¤›fl, bu ifllerde acemi oldu¤u için, sohbet s›ras›nda anl›yoruz ki Cheney’in zaten çuvaldan haberi varm›fl. Ve üstelik askerler, Erdo¤an’›n arad›¤› gün de¤il, telefondan iki gün sonra yani 6 Temmuz’da b›rak›lm›fl. Asl›nda baflbakan›n bir etkisi olmam›fl. Ancak bu iki gösteri Erdo¤an’a yerel seçimler öncesi, ekonomik kriz gündemini gerilere att›rma avantaj› sa¤larken, özgüvenini de yeniden kazand›rd›. O özgüvenle de CHP’ye, özellikle de K›l›çdaro¤lu’na karfl› taarruza giriflti. CHP’li Örsan Öymen’in Davos tart›flmalar›nda fiimon Peres’i geride b›rakan ‹srail yanl›s› aç›klamalar›, çarflaf aç›l›m›n›n çarflafa dolanmas›, “memlekete ›l›ml› ‹slam laz›msa onu da biz getiririz”

cmy k

tavr›yla sergilenen trajikomik siyasi “taktik” Erdo¤an’›n bu özgüvenini pekifltirdi. Erdo¤an’›n her türlü pozuna ra¤men kendisini yeterince güvende hissetmedi¤ini yerel seçim tart›flmalar›ndaki agresifli¤inden anl›yoruz. Erdo¤an’›n sesi yüksek ç›k›yor ve kendisinin isabetle tespit etti¤i gibi bunun nedeni suçluluk duygusudur. Bu nedenle, Erdo¤an’›n ve dolay›s›yla AKP’lilerin K›l›çdaro¤lu öfkesi sadece ‹stanbul’u kaybetme riskinden ibaret de¤il. Dini söylemlerle bir araya getirilen bir ç›kar ortakl›¤› (koalisyon) olan AKP’nin zay›f karn› kuflkusuz yolsuzluklar›. Bir arada durmalar›n› sa¤layan, iktidar erkini paylaflt›klar› gibi, iktidar›n sundu¤u maddi olanaklar› da her yolu kullanarak paylaflmalar›d›r. Bu duruma iflah olmaz açgözlülükleri de eklenince kimi zaman siyasal konumlar›n korunmas›, maddi ç›karlar›n gerisinde kalabiliyor. Cumhurbaflkan› bile olsa, çocu¤unu, bir yolunu bulup sigorta kapsam›na ald›r›yor. Partinin Kürtlerle iliflkilerinde önemli rol biçilen flah›s hayali ihracata bulafl›yor, ad› barona ç›k›yor. Teflkilattan sorumlu genel baflkan yard›mc›s›, teflkilat olanaklar›n› kullan›p komisyonculuk yap›yor. Baflbakan›n o¤lu, dü¤ün tak›lar› yetmiyormufl gibi p›rlanta aflk›na kendini kapt›r›yor. Ankara Belediyesi’nin bürokrasi hiyerarflisi, Belediye’ye ait bir araziyi haraç mezat sat›n alan bir kooperatifin yönetim hiyerarflisini oluflturabiliyor… Di¤erlerinin kendileri ve çocuklar› için yapt›klar› da yazmakla bitmez. Tam da bu yüzden Erdo¤an’›n öfkesi çok anlafl›l›r. Hem kendi maddi ç›kar›n› hem de AKP’yi oluflturan ortaklar›n›n maddi ç›karlar›n› korumak fleklindeki sorumlulu¤unu yerine getiremezse AKP içindeki konumunun sorgulanaca¤›n› biliyor. Halk›n, siyasetçiler üzerindeki bask›s›n›n (en az›ndan beklentilerinin) hissedildi¤i bir dönemde, bir taraftan yolsuzluklar›n a盤a

ç›kaca¤› korkusu di¤er taraftan yerel seçimlerde al›nacak olas› bir baflar›s›zl›k, AKP ve Erdo¤an için ciddi bir bask› oluflturuyor. Ekonomik krizin her geçen gün a¤›rlaflan faturas› da cabas›… Tüm bunlara ABD’nin yeni yönetiminden ciddi bir destek aç›klamas›n›n gelmemifl olmas› da eklenirse, AKP’nin ne kadar zor bir dönemden geçti¤i daha iyi anlafl›l›r. AKP, bu dönemde dört koldan çal›flmak, proje üretmek zorunda, özellikle de ABD ile olan iliflkilerde. Yeni ABD yönetiminin, kendi d›fl›ndaki dünyayla kurdu¤u ilk resmi ve ciddi iliflki 6-8 fiubat tarihlerinde Münih’te düzenlenen Münih Güvenlik Konferans› oldu. ABD’nin verdi¤i en önemli mesaj “bundan sonra görevlerin paylafl›laca¤›” idi. AKP hükümetinin bu görev paylafl›m›na haz›rl›kl› oldu¤u belliydi ve tam da bu yüzden d›fl politikada birkaç konuda inisiyatif alma çabalar›na giriflti. Bu çabalar›n en çarp›c›s› kuflkusuz ki Filistin konusunda oldu. Baflbakan’›n Davos ç›k›fl› ve Hamas’› “uluslararas› toplum” ad› verilen emperyalist sisteme dahil etme çabalar› üzerine çok fazla senaryo üretildi. Ancak emperyalizmin ana aktörlerinden ve Türkiye egemen s›n›flar›ndan al›nan ilk tepkiler AKP’nin dört bafl› mamur bir emperyalist plan›n misyonunu yerine getirdi¤ini söylememizi zorlaflt›r›yor. Bu süreçte M›s›r, emperyalistlerin bölgedeki maflal›¤› rolünü kaparken, AKP’nin talip oldu¤u “iyi polis” rolü flimdilik emperyalistlerin ilgisini çekmeyi baflaram›yor. AKP kendi kendine gelin güvey olurken Erdo¤an’›n bu konudaki bütün yaygaras› iç politikaya dönük flovlardan ibaret kal›yor. Ancak Ermenistan’la iliflkilerde al›nan inisiyatifin ve Somalili korsanlar› dize getirmek için gönderilen deniz gücünün emperyalist güçlerin daha fazla onaylad›¤› bir sürecin parças› oldu¤u söylenebilir. Bu iki konu ABD yönetiminin AKP’den bekledi¤i iki fley ya da bir baflka deyiflle AKP’nin yeni

ABD yönetiminin kendisinden bekledi¤ini sand›¤› iki fley olarak a盤a ç›k›yor. AKP Ermenistan’la iliflkilerin düzeltilmesinin gereklili¤ini iç kamuoyuna zor da olsa anlatabilir; yeni ABD yönetiminin soyk›r›m tan›mlamas› yapaca¤›ndan, komfluluk hukukundan, ekonomik ç›karlardan bahseder. Ama korsanlar›n kaç›rd›¤› 500 gemiden üçünün Türk band›ral› oldu¤u düflünülürse neden Liberya’n›n ya da Panama’n›n de¤il de Türk hükümetinin bu olay› önemsedi¤ini ve kelle avc›l›¤›na soyundu¤unu aç›klamak zor olsa gerek. “‹ktidar›m› korumak için ulusafl›r› tekellerin benden istediklerini yapmak zorunday›m” diyecek de¤il ya. A¤›rl›¤› giderek artan d›fl politik gündemlere solun ilgisizli¤ini de¤il ama müdahalesizli¤ini anlamak çok mümkün. Oyuncular›n çok büyük ve hesaplar›n karmafl›k oldu¤u bir sahnede var olmaya çal›flmak kaç›n›lmaz olarak birilerinin de¤irmenine su tafl›nmas› sonucunu do¤urabiliyor. Ancak halk›n gündeminde her cümlenin ekonomik kriz ve yerel seçimle bafllad›¤› bir dönemi, sol partilerin kendi içiflleriyle u¤raflarak geçirmelerini anlamak için mant›k s›n›rlar›n› zorlamak gerek. Bu tür dönemlerde genel kurul ya da seçimli konferans yapmak için harcanan enerjinin tek anlafl›labilir yan›, partilerin kendi d›fl›na dönük, k›sa zamanda hayata geçirecekleri büyük projelerin karar›n› almak olabilir. Yoksa günler çuvala m› girdi? “Devrimcilerin halk›n ç›karlar›ndan baflka ç›kar› yoktur” hat›rlatmas›n› yeniden ve yeniden yapmak gerek. Bu prensip unutuldu¤unda adlar› ve ç›k›fllar› ne kadar iddial› olsa da sol partiler üyelerinin ihtiyaçlar›na yan›t vermekle s›n›rl› loncalara* dönüflürler. Neyin yap›lmamas› gerekti¤ini belirlemek ço¤u durumlarda “ne yapmal›”n›n yan›t›na daha kolay ulaflmay› sa¤l›yor. Mart ay›n›n zaten yo¤un olan tarihsel gündemlerine bu y›l çok daha önemlileri eklendi. Ekonomik krizin y›k›c› et-

kilerinin her gün daha fazla hissedildi¤i bir dönemde yerel seçimlere giriliyor. Halk›n büyük bir kesimi neredeyse sadece hayatta kalmaya çal›fl›yor. Kendi yaratt›¤› sonucu çok iyi bilen AKP, dilencilefltirme icraatlar›na h›z vermifl durumda. Bu icraatlar› lafta elefltirerek AKP’nin seçim oyunlar›n› teflhir etmek elbette önemlidir ancak yetersizdir. Zira özellikle derinleflen bir kriz ortam›nda halk›n yaflam hakk› AKP’nin inayetine b›rak›lamaz. Bu yüzden halk›n insanca yaflam hakk›n›n güvence alt›na al›nmas›na yönelik talepleri yükseltmek aç›s›ndan yerel seçimler önemli bir “f›rsat”t›r. Sadaka da¤›t›mlar›n›n karfl›s›na elitist bir tarzda “da¤›tmay›n” diye dikilmek sadece ve sadece “onlar›n tuzu kuru” diyen AKP’lilere hizmet etmektedir. Bu da¤›t›mlar› eylemlerle karfl›lamak, kömür da¤›t›m›n›n karfl›s›na do¤algaz hakk› talebiyle ç›kmak, pirinç, bulgur da¤›t›l›rken su faturalar›n›n hesab›n› sormak, indirim kartlar› da¤›tanlara zamlar›n hesab›n› sormak, beyaz eflya da¤›tanlar›n karfl›s›na çal›flma hakk› talebiyle dikilmek ve en nihayetinde halk›n insanca onurlu bir yaflam mücadelesini örgütlemek devrimcilerin güncel görevidir. Bunun d›fl›nda adaylar›n yoksul mahallelerdeki propaganda çal›flmalar› bofl vaatlerle oy avc›l›¤› yapan siyaset erbab› için azaba çevrilmelidir. Su, do¤algaz, bar›nma, ulafl›m gibi halk›n somut sorunlar›na dair oldukça somutlaflt›r›lm›fl bir talepler dizgesini kabul etmeyen, kabul etse dahi halk›n örgütlü kesimleriyle yapt›r›m› belirlenmifl bir taahhütname iliflkisine girmeyen hiçbir aday kentin sokaklar›nda rahat dolaflamamal›d›r. Emekçi halk› seçmenlikten ç›karak, kentin ve ülkenin sahibi haline getirecek bir sürecin iddias› bellidir: “Ne bofl vaatler istiyoruz ne de sadaka. Bize ait olan› almak için mücadele ediyoruz”. * Belli bir iflkolunda usta, kalfa ve ç›karlar› içine alan birlik.

Özgürlük ve Dayan›flma Partisi geçti¤imiz günlerde ola¤anüstü kongreye gitti. Genel Baflkan Ufuk Uras’›n zorlamas›yla, bir önceki kongrenin delegasyonu ile toplanan kongre, üç ay sonra yap›lacak ola¤an kongreyi haz›rlayacak yönetimi seçti. ÖDP’nin 2007’de yap›lan son kongresinde ortaya ç›kan çatlak, partiyi neredeyse tam ortas›ndan bölen bir saflaflmaya dönüfltü. Parti, ad›ndaki iki unsura bölünmüfl görünüyor: “Özgürlükçü Sol” ve “Devrimci Dayan›flma”. Devrimci Dayan›flma grubu Özgürlükçü Sol grubunu “sol liberalizm” ile, Özgürlükçü Sol grubu ise Devrimci Dayan›flma grubunu, partiyi kurulufl ilkelerinden uzaklaflt›r›p “geleneksel sol” zemine tafl›maya çal›flmakla elefltiriyor. Malum, Türkiye sosyalist hareketinde “solliberalizm” ve “otoriter milliyetçi solculuk”, solu egemen güçlerin kuyru¤una takan iki büyük sapma. ÖDP ise sol liberalizmin hayat buldu¤u en önemli sosyalist zeminlerden birisi. Bu nedenle ÖDP zemininde sol liberalizmin bir ayr›flma ekseni olarak tan›mlanmas›, ÖDP’de “devrimci” yaklafl›m ad›na, “sol liberalizm”le bir “hesaplaflma”ya giriflilmesi önemli bir geliflme. Ancak “devrimci yaklafl›m” ad›na bu hesaplaflmaya giriflenlerin önlerinde duran sorunun, herhangi bir “siyasi ayr›flma ve saflaflma” sorunu olup olmad›¤› flüpheli. Çünkü ÖDP’nin kendisi, Türkiye sosyalist hareketinde hayata geçirilen en büyük sol-liberal projedir. Bu sol liberal projenin kurucular› da bugün “devrimci yaklafl›m” ad›na “sol liberal” dedikleri gruba bayrak açanlardan de¤il midir? Elbette ÖDP’yi kuran ve kat›lan herkesin ve her kesimin “sol liberal” oldu¤unu söylemek do¤ru de¤il. Ancak ÖDP’nin kurulufl sürecinin “sol liberalizm”in ideolojik hegemonyas› alt›nda gerçekleflti¤ini de kabul etmek gerekir. ÖDP, biraz da bu yüzden kurulufl sürecinde “burjuva liberalleri”nin hararetli tezahürat›yla karfl›lanm›flt›r. Bugün AKP’yi alk›fllayanlara bir bak›n, o dönem ÖDP’nin medyatik ç›k›fl›n›n ard›nda ayn› isimleri görebiliriz. Bu nedenle, ÖDP bahis konusu oldu¤unda, “sol liberalizmle hesaplaflma”, bu partinin tarihsel bir elefltirisinin yap›lmas›n›, yani kelimenin gerçek anlam›yla bir “özelefltiriyi” gerektiriyor. ÖDP içerisinde sol liberalizme karfl› saf tutan ve flu anda üstün duruma geçmifl gibi görünen kesimin böylesine kapsaml› bir çabaya giriflip giriflmeyece¤ini, giriflti¤inde baflar›p baflaramayaca¤›n› zaman gösterecek. Bununla birlikte, gündeme gelen “saflaflma” ve tart›flman›n bu do¤rultuda henüz ciddi bir derinlik kazanmam›fl oldu¤unu da söylemek gerekiyor . “Devrimci Dayan›flma” grubunun yay›nlar›na bakt›¤›m›zda, ÖDP’deki sol liberalizmin baz› önemli ideolojik ve politik görünümlerinin tart›flma konusu olmad›¤›n› görüyoruz. Örne¤in, partinin kurulufl sürecine damgas›n› vuran “parti olmayan parti” fikri, Avrupa Birli¤i’ne üyelik sorunundaki “Havet” çizgisi ve Bar›fl ve Adalet Koalisyonu (BAK) olay›, “sol liberalizmle hesaplaflmada” halen aç›k bir tart›flma konusu haline gelmifl görünmüyor. Bu durum, sol liberalizm tart›flmas› ile partinin ideolojik-politik temeliyle bir hesaplaflma olarak yaflanmas› yönünde güçlü bir iradenin ortaya ç›kmad›¤›n› düflündürüyor. Aksine ÖDP’de bu tip bir hesaplaflma gere¤ini görmezden gelme e¤iliminin güçlü oldu¤u hissediliyor. Öyle ki, savafl karfl›t› hareket içerisinde liberal bir dayatma olarak gündeme getirilmifl oldu¤u herkes taraf›ndan bilinen BAK’›n en tan›nm›fl sözcülerinden birisi, “sol liberalizmle kap›flma kongresi”nde oy birli¤iyle divan baflkan› seçilebiliyor. ÖDP içindeki “sol liberalizm” tart›flmas› e¤er bugünkü “yüzeyselli¤i”nde tak›l›p kal›rsa, pratikte “sol liberal politikalar› hangi siyasi kadronun veya hizbin yürütece¤ine” iliflkin bir tart›flma olarak yaflanacakt›r. Bu kadar çok “devrimcilik” ajitasyonunun ard›ndan böylesi bir sonuç do¤arsa herhalde bu ÖDP için tarihinin en büyük trajedisi olur.


12 fiubat 25 fiubat

2009

GÜNDEM 3

I Türkel Minibafl’› kaybettik

I Ayflenur fiimflek an›ld›

I ‹hsan Hac›murato¤lu unutulmad›

‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi Ö¤retim Üyesi ve Cumhuriyet gazetesi yazar› Prof. Dr. Türkel Minibafl’› kaybettik. Bir süredir mide kanseri tedavisi gören Minibafl, 56 yafl›nda hayata gözlerini yumdu. Minibafl’›n “Azgeliflmifl Ülkelerde Kalk›nman›n Finansman Politikalar› ve Türkiye” ve “Ça¤ Atlatma Serüveni 14531980” adl› iki kitab› bulunuyor.

Katlediliflinin 14. y›l›nda KESK’e ba¤l› Sa¤l›k ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikas› (SES) onur üyesi Ayflenur fiimflek an›ld›. Sa¤l›k Sen’in kurucu baflkan› olan eczac› Ayflenur fiimflek 14 y›l önce iflkence edildikten sonra üç kurflunla katledilmiflti. fiimflek’in cenazesi öldürüldükten 76 gün sonra 12 Nisan 1995’te K›r›kkale yak›nlar›nda bulunmufltu.

29 Ocak 1979’da Trabzon’da faflistler taraf›ndan katledilen ‹hsan Hac›murato¤lu mezar› bafl›nda an›ld›. ‹hsan Hac›murato¤lu için Hopa’n›n Bafloba Köyü’nde bir anma düzenlendi. Her y›l geleneksel olarak yap›lan anmaya bu sene ÖDP, Halkevleri, Liseli Genç Umut, Liseli Gençlik Muhalefeti ve ESP kat›ld›.

Diklendi, dik durmad› Erdo¤an Davos ç›k›fl›yla “kahraman” ilan edildi, ard›ndan “tepkim moderatöre” sözüyle çark etti. “Sahte kabaday›lar” suç ortakl›¤›n› gizlemeye çal›fl›yor

‹sviçre’nin Davos kasabas›nda gerçeklefltirilen Dünya Ekonomik Forumu’na Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an’›n “sert ç›k›fl›” damgas›n› vurdu. ‹srail Cumhurbafl-

kan› fiimon Peres’in son konuflmac› olarak, Gazze’deki katliam› savunan sözlerinin ard›ndan moderatör David Ignatius paneli bitirmek istedi. Ancak Erdo¤an yan›t

Onun da tepkisi moderatöre CHP’li Onur Öymen, Erdo¤an’›n Davos’taki sert ç›k›fl›yla Türkiye’nin prestijini zedeledi¤ini savundu. Hamas’›n AB’nin terör listesinde bulundu¤unu söyleyen Öymen, Erdo¤an’› “Hamas’›n sözcülü¤ünü yapmakla” elefltirdi. Öymen’in Peres’le neredeyse ayn› üslubu kullanmas› AKP’nin “sahte kabaday›” maskesini perçinler nitelikteydi. Ancak daha sonra yapt›¤› aç›klamalarda Öymen de Erdo¤an gibi çark ederek Erdo¤an’›n tepkisine hak verdi¤ini söyledi. Yanl›fl anlafl›ld›¤›n› savunan Öymen, “Baflbakan’a yap›lan muamele yanl›flt›r. Baflbakan’›n bu olaya tepki göstermesi do¤rudur” dedi.

Ö¤rencilerden Davos eylemi Ö¤renci Kolektifleri, Sirkeci’de feribot iskelesinin aç›l›fl töreninde Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an’› protesto etti. Ö¤rencilerden biri göz alt›na al›n›rken, üç ö¤renci ise sivil polisler taraf›ndan alana bile sokulmad›. Erdo¤an feribot iskelesinin aç›l›fl töreninde konuflma yapt›¤› s›rada, bir ö¤renci “Davos’ta flov yapmay› biliyorsunuz, ‹srail askerleri öldürmeyi Konya’da ö¤reniyor, ‹srail’le anlaflmalar› iptal edin” diyerek Erdo¤an’› protesto etti. Polisin ö¤renciyi engellemeye çal›flmas› üzerine arbede ç›kt›. Protestocu ö¤renci gözalt›na al›nd›.

hakk› isteyerek “Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” fleklindeki konuflmas›n›n ard›ndan “benim için Davos bitmifltir, bir daha Davos’a gelmem” diyerek toplant›y› terk etti. Erdo¤an’›n tavr›, yürütülen kampanya ile “kahramanl›k” haline getirilirken, CHP’nin tutumu Erdo¤an’›n “kahraman” ilan edilmesini kolaylaflt›rd›. Panelde yaflananlardan sonra Forum Baflkan› Klaus Schwab ile ortak bas›n aç›klamas› yapan Erdo¤an, tavr›n›n Peres’e de¤il, moderatörün tutumuna oldu¤unu belirterek çark etmifl oldu. Erdo¤an’›n ç›k›fl›ndan sonra gerçeklefltirilen Bakanlar Kurulu toplant›s›n›n ard›ndan konuflan Cemil Çiçek’in sözleri de Erdo¤an’› pekifltirir nitelikteydi. Çiçek, hükümetin ‹srail ile ikili iliflkilere özel bir önem verdi¤ini söyleyerek, iliflkileri korumak istediklerini belirtti. Genelkurmay ad›na aç›klama yapan Tu¤general Metin Gürak ise ‹srailli pi-

Halk›n Sesi gazetesini bir önceki say›s› yay›nland›¤›nda Tayyip Erdo¤an henüz Davos ç›k›fl›n› yapmam›flt›. Erdo¤an’›n tavr› manfletimizin ne kadar isabetli oldu¤unu göstermekle birlikte ikiyüzlülük konusunda efli¤inin bizlerin sand›¤›ndan çok daha yukarda oldu¤unu da gösterdi

lotlar›n Türkiye’de e¤itim gördü¤ünü do¤rulad›. ‹srailli pilotlar›n Konya’daki 3. Ana Jet Üssü’nde e¤itim gördü¤ünü belirten Gürak, böylece ‹srailli pilotlar›n “öldürmeyi iyi bilmesinin” Türkiye’deki e¤itimler sayesinde oldu¤unu resmi olarak do¤rulam›fl oldu. Davos’taki ç›k›fl›n iç po-

litikadaki yans›malar› tart›fl›l›rken, Erdo¤an’›n “kahraman” ilan edilmesinin, Gazze’de yaflananlara karfl› halk›n tepkisini oya çevirmeye çal›flan Saadet Partisi ve MHP’nin önüne geçme amac› tafl›d›¤› söyleniyor. Suudi Arabistan’a giden Cumhurbaflkan› Abdullah Gül ise, ‹ran’›n Filistin konusunda

çözücü bir inisiyatif sahibi olamayaca¤›n› belirterek Hamas ile ‹ran’›n do¤rudan bir ba¤lant›s›n›n olmad›¤›n› söyledi. Erdo¤an da Newsweek’e verdi¤i röportajda “Hamas ‹ran’›n kolu de¤ildir” demiflti. Yap›lan aç›klamalar, AKP’nin Ortado¤u’daki yeni rollere talip oldu¤u fleklinde yorumlan›yor.

Siz çocuklar› hapse atmay› iyi bilirsiniz Baflbakan “siz çocuklar› öldürmeyi iyi bilirsiniz” diyerek ‹srail'e "karfl› ç›karken", son 7 ay içinde; Adana, Diyarbak›r, fi›rnak ve Gaziantep'te gösterilere kat›ld›klar› gerekçesiyle toplam 251 çocuk hakk›nda dava aç›ld›. Adana’da 17 çocuk, 8 aydan 10 y›l 8 aya kadar cezalara çarpt›r›ld› Yarg›tay’›n, "PKK ça¤r›lar›na göre yap›lan mitinge kat›lan herkese örgüt üyesi gibi ceza verilmesi gerekti¤i" yönündeki karar›ndan sonra Türkiye’nin çeflitli illerinde gösterilere kat›lan çocuklar hakk›nda “üyesi olmamakla birlikte, örgüt ad›na suç ifllemekten” birçok dava aç›ld›. Ço¤unlu¤u Diyarbak›r’da olmak üzere 198 çocuk halen cezaevinde. Adana’da sonuçlanan davalarda ise 17 çocuk 8 aydan 10 y›l 8 aya kadar hapis cezas›na çarpt›r›ld›. Öcalan’›n cezaevinde dövüldü¤ü ve

kötü muamele yap›ld›¤› gerekçesiyle Adana Barbaros Mahallesi'nde 1 Kas›m 2008'de yap›lan gösteriye kat›ld›¤› ve polise tafl att›¤› gerekçesiyle gözalt›na al›nan ve ard›ndan da tutuklanarak Pozant› cezaevine konulan 15 yafl›ndaki Y.G. 3 fiubat 2009 tarihinde Adana 6. A¤›r Ceza mahkemesi taraf›ndan 7.5 y›l hapis cezas› ile cezaland›r›ld›. Adana’da tutuklanan Y.G. ifadesinde plastik mermiden kaçt›¤›n› söylemiflti. Diyarbak›r'daki gösterilerde gözalt›na al›n›p tutukla-

nan ve halen cezaevinde tutulan 15 yafl›ndaki fi.A.’n›n Adli T›p Kurumu'ndaki muayenesinde epilepsi hastas› oldu¤ u be-

lirlendi. Adli T›p’›n, "yapt›¤› eylemlerin bilincinde, ilaç kullan›yor. ‹laçlar›n› kullanmaya devam etmesi halinde gözetim alt›nda tutu-

labilir" raporu vermesi üzerine ailesinin sa¤l›k sorunlar› nedeniyle yapt›¤› tahliye talebi reddedildi. Diyarbak›r Barosu’nun kay›tlar›na göre

baflbakan›n ziyareti s›ras›nda ç›kan olaylardan "Terörle Mücadele Yasas›'na muhalefet" suçundan 497 çocuk gözalt›na al›nm›flt›.

DTP’li vekile 1,5 y›l hapis DTP milletvekili Aysel Tu¤luk ‘PKK’n›n amac› do¤rultusunda hareket etti¤i’ gerekçesiyle 1 y›l 6 ay hapis cezas›na çarpt›r›ld›. Dokunulmazl›k gerekçesiyle yolsuzluk yapt›¤› iddia edilen birçok milletvekili yarg›lanmazken, Tu¤luk hakk›nda verilen ‘yarg›laman›n durdurulmas›’ karar› Yarg›tay taraf›ndan ‘dokunulmazl›k kapsam›n›n d›fl›nda’ oldu¤u ge-

rekçesiyle bozulmufltu. DTP’nin 16 May›s 2006’daki kongresinde Tu¤luk flu ifadeleri kullanm›flt›: “Baflbakan diyor ki, ‘PKK’yi terörist ilan edin, sizinle görüflelim’. PKK’yi terörist ilan etsek de bu sorun çözülmez. Sizin terörist olarak nitelendirdi¤iniz insanlar, kimine göre kahramand›rlar. Abdullah Öcalan’a ‘terörist’ dersek, halk›n karfl›s›na ç›kamay›z”. Tu¤luk, “ceza almas›na neden olan görüfllerini savunmaya devam edece¤ini ve gerekirse 50 y›l da yatabilece¤ini” belirtti.

‹flte hendek, iflte deve

Sesimizi k›samazs›n›z! Demokrat ve özgürlükçü (!) AKP hükümeti ‹zmir ve ‹stanbul’daki polis bask›nlar›yla bu kez radyolar›m›z› susturma derdinde ‹stanbul Özgür Radyo ve ‹zmir Demokrat Radyo susturulmaya çal›fl›l›yor. 4 fiubat günü polis taraf›ndan yap›lan bask›nlarda Özgür Radyo’nun reklam birimlerinde çal›flan Sinan Gerçek, muhasebe servisinde çal›flan Metin Özalp ile Mine Özalp gözalt›na al›nd›. Ayn› gün Demokrat Radyo Genel Yay›n Koordinatörü Nadiye Gürbüz de ‹zmir Balçova'da evi talan edilerek gözalt›na al›nd›. ‹stanbul 12. A¤›r Ceza Mahkemesi’nin karar›na dayand›r›lan bask›nlar s›ras›nda gözalt›na al›nan Nadiye Gürbüz ve

Mine Özalp tutukland›. Ancak gizlilik karar› nedeniyle Gürbüz ve Özalp’›n hangi sebeple tutukland›klar› aç›klanm›yor. BEKEV, ÇEKEV, EKD, ‹KDD, TMMOB Kad›n Üyeler Çal›flma Grubu, ÖDP'li kad›nlar, ‹zmir 78'liler Derne¤i ve Halkevi üyesi kad›nlar 7 fiubat günü Konak Kemeralt› Çarfl›s› giriflinde yapt›klar› bir eylemle sald›r›lar› protesto etti. Demokrat Radyo'nun dostlar›, 9 fiubat Pazartesi günü Kemeralt› Çarfl›s› giriflinde buluflarak sald›r›y› k›nayan bir bas›n aç›klamas› yapt›.

Bar›fl Anneleri ‹nsiyatifi, BOTAfi’›n asit kuyular›n›n aç›lmas› ve faili meçhul cinayetlerin ayd›nlat›lmas› için her cumartesi eylem yapmaya devam ediyor. Cumartesi Anneleri 7 fiubat’ta, 9599 y›llar› aras›nda 200 defa bir araya geldikleri Galatasaray Lisesi önünde y›llar sonra tekrar bulufltu. 202. kez buluflan cumartesi anneleri “kay›plar

nerede?” sorusunu bir kez daha sordu. Kay›p yak›nlar› ad›na aç›klama yapan tiyatro sanatç›s› Nisa Y›ld›r›m “Ergenekon davas› ve J‹TEM’cilerin itiraflar› sonras›nda kay›plarla ilgili hiçbir giriflimde” bulunulmad›¤›n› belirtti. Her hafta “faili meçhul cinayetlerden birinin dosyas›n›n aç›klanaca¤›n›” söyleyen Y›ld›r›m bu hafta 13 Kas›m 1994’te kaç›r›larak

katledilen Ali Tekda¤’a ait dosyay› aç›klad›. Yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› eylemde kay›p yak›nlar›n›n foto¤raflar› tafl›nd›. Eyleme kat›lan DTP milletvekili Pervin Buldan “Ergenekon davas›n›n F›rat’›n ötesine geçmesi gerekti¤ini ve A¤ar gibiler yarg›lanmad›kça davan›n eksik kalaca¤›n›” söyledi. ‹HD de flubelerinin bulundu¤u illerde her cu-

martesi “kay›plar nerede?” diyerek oturma eylemleri yapmaya devam ediyor.

Bayra¤› “özde vatandafl” yakm›fl Ergenekon davas›nda konuflan bir tan›k, Mersin’de, 2005 Newroz’unda yaflanan bayrak provokasyonunda bayra¤› çocuklara veren kiflinin Vatansever Kuvvetler Güç Birli¤i üyesi ve Ergenekon’dan tutuklu bulunan Ali Kutlu oldu¤unu söyledi. Emniyetin haz›rlad›¤› raporda da Kutlu’nun olaydaki görüntülerde yer

alan flah›s oldu¤u belirtildi. Bayra¤› yakt›klar› gerekçesiyle yarg›lanan 6 çocuk hakk›ndaki dava devam ediyor. Avukatlardan Ali Bozan “Biz yarg›lanan küçüklerin avukatlar› olarak bayra¤› veren tak›m elbiseli flahs›n tespit edilmesini talep ettik ama bugüne kadar herhangi bir giriflimde bulunulmam›flt›” dedi.

Tilki tilkili¤ini bildirene kadar Ferda KOÇ ferda@sendika.org

Her yenilgi sonras›nda solda bir “kuyrukçuluk” salg›n› patlak verir. 1990’l› y›llar›n “a¤›r çekim yenilgisi”nin ard›ndan da benzer bir devreyi yaflad›k, yafl›yoruz. Egemen güçler aras›nda devlet iktidar› için verilen kavgada “keramet” arayan ve bulan teorisyenler, politikac›lar, her devrede oldu¤u gibi bu dönemde de “medya gülü” oldular. Egemen s›n›flar›n “otoritermilliyetçi” veya “‹slamc›-liberal” iktidar bloklar›n› “etekleyen” “meflhur solcu”lar, büyük sermaye televizyonlar›n›n, gazetelerinin praymtaymlar›na, mühim sayfalar›na, köflelerine konuk edildiler. Solun “içinden” bak›ld›¤›nda, bu “solcular›n” büyük bir bölümünün solculuklar›n›n “çakma” oldu¤u biliniyordu. Örne¤in Do¤u Perinçek’in NATO’cu geçmiflini bilenler, ‹lhan Selçuk’un gazetesini on y›l› aflk›n bir süredir Süleyman Demirel’in inayetiyle ayakta tuttu¤unu bilenler, bunlar› solcudan saym›yorlard›. Ama biz solcular›n genel hastal›klar›ndan biri de kendi bildi¤imiz fleyi herkesin bildi¤ini sanmam›zd›r. Bizim bildi¤imiz fleyi herkesin bilmedi¤ini anlad›¤›m›z zaman da genellikle “vakit çok geç”tir, kimseye derdimizi anlatamay›z. Bofluna dememifller; “tilki tilkili¤ini bildirene kadar post elden gidermifl”. Bu gerçek, Yalç›n Küçük’ün Ergenekon operasyonunda tutuklanmas›ndan sonra bir kez daha surat›ma çarpt›. Ergenekon operasyonunun “ikiyüzlülü¤ü”nü solda bilmeyen yok. Yaln›z burada, “herkesin maksad› bir amma rivayet muhtelif” m›sra›n›n tam aksine, “herkesin maksad› baflka amma rivayet benzeflik”. Ergenekon operasyonunun iki yüzlülü¤ü, davan›n kamuoyu nezdindeki meflruiyetinin san›klar›n “faflizm suçlar› ve suçlular›” ile temas›yla elde edilmeye çal›fl›lmas›, buna karfl›l›k operasyonu yürüten siyasi iradenin gerçek amac›n›n faflist devlet ayg›t›n›n flöför mahallini tanzim etmek olmas›ndan kaynaklan›yor. Ancak bu apaç›k gerçeklik, “partiyi kaybedenler”in kuyru¤una çeflitli derecelerde tak›lan solcular› “aklamak” için de kullan›labiliyor. Bunlardan biri de Yalç›n Küçük. Yalç›n Küçük’ün “otoriter-milliyetçi” cephenin önemli bir ideologu oldu¤u; y›llard›r, bu cepheye ideolojik tahkimat sa¤lamak için ortal›¤› birbirine katt›¤› solcular›n bildi¤i bir fley. Sabetayc›l›k kumkumas›n› ortal›¤a saçan isimlerin bafl›nda gelen Küçük, “Marksist tarihçi” flöhretini bu ›rkç› saçmal›¤›n ciddiye al›nmas› için basamak yapmaktan kaç›nmad›. Tabii Küçük’ün ideolojik “tezgah›” bununla s›n›rl› de¤il ama hepsini buraya alabilmem mümkün de¤il. Ergenekon operasyonunda, Yalç›n Küçük’ün ‹brahim fiahin’le ayn› “dalga”da gözalt›na al›nmas›n›n ard›ndan baz› sosyalist ayd›nlar›m›z, Küçük’ün ‹brahim fiahin, Veli Küçük gibi isimlerle bir araya getirilmesi karfl›s›nda, bunu, operasyonun uydurma niteli¤inin bir ifadesi olarak görebildiler. Küçük, eski YÖK baflkan› Kemal Gürüz’le “ayn› genelkurmay torpillileri kafilesi” içerisinde serbest b›rak›ld›ktan sonra Veli Küçük hakk›nda etti¤i övgü dolu sözlerden sonra ise flafl›r›p kal›verdiler. Küçük’ün son dönemdeki yay›nlar›n› bir “hezeyan” olarak gören; bunu yafllanmas›na, bunamas›na ba¤lay›p, onun geçmifl eserini son dönemdeki “delirmesinden” ayr› tutan “saf” genç sol ayd›nlar›m›z›n, Küçük’ün en önemli “Marksist” çal›flmalar›ndan olan Ayd›n Üzerine Tezler’in önsözünü okumad›klar›n› anl›yorum. Okumufl olsalard›, burada Küçük’ün Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Necdet Üru¤’a, kendisinin TBMM kütüphanesinde çal›flmas›n› sa¤lad›¤› için teflekkür etti¤ini görürler ve Küçük’ün bugünkü siyasal “ekzantrizmi”nin geçmiflinden ve ideolojik kimli¤inden trajik bir kopufl olup olmad›¤›n› bir kez daha düflünebilirlerdi. Malum, Üru¤ kontrgerillan›n en önemli kadrolar›ndan biridir ve MGK Genel Sekreterli¤i 1982-83 y›llar›na, yani faflizmin en vahfli dönemine denk düfler. Uzun sözün k›sas›, Küçük’ün “iflbirli¤i kapasitesi” aç›s›ndan Veli Küçük gibileri “tombalac› safl›¤›nda”d›r! Ve ne yaz›k ki ben “herkesin bildi¤ini zannetti¤im” bu bilgiye “post elden gittikten” sonra dikkat çekebiliyorum.


12 fiubat 25 fiubat

4 GÜNDEM AKP KARfiITI ODAK DAVASI SÜRÜYOR

GAZETEC‹LER GREVE G‹D‹YOR

Dava bahara kald› Mersin Halkevi’nin “Tüzü¤e ayk›r› siyasi faaliyette bulundu¤u” gerekçesiyle kapat›lmas› ve Mersin Halkevi Baflkan› fiamil Ifl›kcevahir’in cezaland›r›lmas› istemiyle Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden davan›n 4. duruflmas› 2 fiubat’ta görüldü. Davaya fiamil Ifl›kcevahir, savunma avukatlar› ve Halkevi üyeleri kat›ld›. Dava, eksikliklerin tamamlanmas› istemiyle 27.04.2009 günü saat 10.00’a ertelendi.

2009

GEÇ GELEN ‹T‹RAF

5 J‹TEMC‹ YEN‹DEN SORGUDA

TOLON SERBEST

ATV ve Sabah’ta grev var

Katliam› PKK yapmad›

Katil J‹TEM hesap verecek

Mutabakata devam

Türkiye Gazeteciler Sendikas› ATV ile SABAH gazete ve dergi gruplar›n›n ba¤l› oldu¤u TURKUVAZ iflletmesinin ‹stanbul Balmumcu ve Sefaköy, Ankara Balgat iflyerlerinde 13 fiubat 2009 Cuma günü greve bafllayacak. Haziran ay›nda bafllayan toplu ifl sözleflmesi görüflmelerinde, ücret, sosyal yard›m, k›dem tazminat› ve ihbar tazminat› gibi maddelerle ilgili olarak iflverenin görüflmeleri devam ettirmemesi üzerine bu karar al›nd›.

‹nsan haklar›ndan sorumlu Devlet eski Bakan› Adnan Ekmen, Güçlükonak Katliam› ile ilgili “Vicdanen rahats›z›m” diyerek, katliam› PKK’nin yapmad›¤›n› itiraf etti. Eski bakan, “Katliam› PKK yapmad›, bunu bölgedeki korucular da bize söyledi. Ama o dönemde çaresizdik, üstüne gidemedik” dedi. 1995’te Güçlükonak’ta 11 köylü bir minibüste kurflunlanarak ve yak›larak katledilmiflti.

1994 y›l›nda 3 kifliyi gözalt›nda katleden 5 J‹TEM’ci hakk›nda yeni bir soruflturma bafllat›ld›. Diyarbak›r’da polis taraf›ndan gözalt›na al›nan Sa¤l›k Sen fiube Baflkan› Necati Ayd›n ile Ramazan Keskin ve Mehmet Ay, mahkeme taraf›ndan serbest b›rak›ld›ktan sonra, bu kez J‹TEM’ciler taraf›ndan gözalt›na al›nm›fl, sorguland›ktan sonra ise bafllar›na kurflun s›k›larak katledilmiflti.

Ergenekon soruflturmas› kapsam›nda 6. dalgada gözalt›na al›nan ve sa¤l›k sorunlar› nedeniyle 23 Ocak günü Silivri Cezaevi’nden GATA Haydarpafla E¤itim Hastanesi’ne sevk edilen emekli Orgeneral Hurflit Tolon tahliye edildi. Tolon'un hastal›¤› gerekçesiyle de¤il "delillerin yetersizli¤i" nedeniyle duruflma tarihi beklenmeden tahliye edilmesi dikkat çekti. Böylece Ergenekon soruflturmas›nda mutabakat devaml›l›¤›n› korudu.

Seçim oyunlar› sahnede AKP beyaz eflya ve içki servisine bafllad›; CHP “daha ›l›ml›” ‹slam rejimine su tafl›yor; SP ise AKP küskünleriyle Saadet ar›yor 29 Mart’ta önümüze konacak sand›¤›n halk aç›s›ndan neler getirip neler götürece¤i bir muamma. Ancak siyasiler aç›s›ndan bu sand›¤›n de¤erinin ne kadar büyük oldu¤u son dönemde giderek artan oyunlardan anlafl›l›yor. ‹ktidar seçim öncesi halka ulufe da¤›tarak oylar›n› art›rma derdinde, ana muhalefet partisi ise baflar› için iktidar partisinin yolundan ilerliyor. Kimin neyi savundu¤unun giderek anlafl›lmaz oldu¤u bir dönemde halk›n kendi taleplerini net ve

yüksek sesle dile getirmesi büyük önem kazan›yor. AKP’nin “düflürmek” istedi¤i muhalif kalelerden olan Tunceli’de seçimlerden hemen önce valili¤in 3300 aileye beyaz eflya da¤›tmas› tart›flma yaratt›. Vali da¤›t›mlar›n seçimden önce olmas›n›n tesadüfi oldu¤unu, 5-6 ayd›r bu yard›mlar›n planland›¤›n› söyledi. Vali’nin iddialar›n›n aksine, da¤›t›m›n uzun uzun planlanm›fl bir faaliyet olmad›¤›n› en aç›k biçimde gösteren fley ise flebeke suyu bile olmayan

köylere çamafl›r makinesi da¤›t›lmas› oldu. Da¤›t›lan çamafl›r makineleri evlerin çat›lar›na, ah›rlara, depolara kald›r›ld›. Saadet Partisi (SP) ise AKP’nin aday gösterilmeyen küskünlerine çengel atarak seçimlere haz›rlan›yor. SP, eski AKP milletvekillerinden Kemal Albayrak’› K›r›kkale, Nurettin Aktafl’› Antep, Hanefi Mahçiçek’i Marafl’a belediye baflkan aday› yap›yor. AKP’nin aday göstermemesi nedeniyle partisinden ayr›lan

Halkevleri CHP’ye tepki gösterdi ‹lknur Birol

Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol bir aç›klama yay›nlayarak CHP’nin “aç›l›m” denilen projelerinde Halkevleri’nin ad›n›n kar›flt›r›lmas›ndan duyduklar› rahats›zl›¤› dile getirdi. Sefa Sirmen’in vaadinin savunulurken “Halkevleri” benzetmesinin yap›lmas›na tepki gösteren Birol, “Halkevleri’nin ad› hiçbir neoliberal-gerici projeyle birlikte an›lamaz” dedi. Baykal’›n Halkevleri’ni, yeniden kendileri kuruyormufl edas›yla yapt›¤› aç›klamalar›, “ya dünyadan haberleri yok ya da Halkevleri’nin çal›flmalar›ndan, çizgisinden rahats›zlar”

sözleriyle elefltiren Birol, CHP’nin son dönemdeki “aç›l›mlar›”n› da de¤erlendirdi. CHP’nin öykündü¤ü AKP politikalar›n›n özünün sermayenin kullu¤una dini k›l›flar uydurmak oldu¤unu vurgulayan Birol, dün IMF anlaflmas›n›n “zaman›nda” imzalanmamas›na itiraz eden CHP’nin flimdi de “toplumu gericilefltirme” planlar›n›n sahibi olabilece¤ini ilan etti¤ini savundu. Birol “Halkevleri yoksul mahallelerde halk›n ortak ihtiyaçlar› için, sa¤l›k oca¤› için, okul için, halk›n haklar› için mücadele etmeye devam edecektir” dedi.

fianl›urfa Belediye Baflkan› Ahmet Eflref Fak›baba ile K›rflehir Belediye Baflkan› Halim Çak›r da daha önceden SP’den aday olmufllard›. AKP kimi aday gösterirse di¤er isimlerin SP’den aday olmas› bu adaylar›n ve partilerin inand›r›c›l›klar›n› zay›flat›yor. Ana muhalefet partisi CHP’de ise AKP çizgisine yönelik aç›l›mlar sürüyor. Yoksul halk ile ba¤› giderek zay›flayan ve bir elitler partisine dönüflmekle elefltirilen CHP, bu duruma karfl› “soldan” yan›tlar üretemedi¤inden dönüyor dolafl›yor, her seçim döneminde oldu¤u gibi sa¤›n metotlar›na sar›l›yor. ‹stanbul’da k i m i muhafazakar ke-

Sefa Sirmen

Hayri Kozano¤lu

parças› oldu¤u dile getirildi ve hatta Halkevleri’ne benzer bir giriflim oldu¤u iddia edildi. Belediyeler eliyle din e¤itimi fikrine en sert tepkinin Baflbakan Erdo¤an’dan gelmesi ise “dünya tersine döndü” yorumlar›n›n yap›lmas›na neden oldu. Diyanet ‹flleri’nin yeterince Kuran kursu açacak olana¤› oldu¤unu söyleyen Erdo¤an CHP’yi dini siyasete alet etmekle suçlad›. AKP’nin Edirne, Artvin ve Datça’daki belediye baflkan adaylar›n› içkili toplant›larla tan›tt›¤› bir süreçte CHP’nin Kuran kursu vaadine sar›lmas› alay konusu oldu. ‹stanbul belediye baflkan aday› K›l›çdaro¤lu’nun “‹sma-

ila¤a Cemaati’ni de ziyaret edip, bana neden oy vermediklerini soraca¤›m” fleklindeki ifadeleri de cemaatler üzerinden siyasetin s›radanlaflmas›na katk›da bulundu. Yine CHP’nin ‹stanbul Beylikdüzü’nde aday gösterdi¤i Vecdet Öz’ün MHP’li, BBP’li ve DYP’li geçmifli planl› bir “sa¤a çark” operasyonunun yafland›¤›n› düflündürdü. Bu geliflmeler partilerin, adaylar›n her yolu mubah gördü¤ünü gösteriyor. Ama daha da ötesi dinsel referanslar›n siyasette artan a¤›rl›¤›, düzenin tüm unsurlar›n›n “›l›ml› ‹slam” yöntemlerine mecburiyeti gözler önüne seriyor.

Seçimler yaklaflt›kça partilerin ve adaylar›n birbirlerinin pisliklerini ortaya saçma çabalar› art›yor. Son iki haftada ortaya ç›kan rezillikleri k›saca hat›rlamak vaziyeti yeterince ortaya koyuyor

ÖDP ve TKP, 1 fiubat’ta yapt›klar› konferanslarla, kongre öncesi parti yönetimlerini de¤ifltirme karar› ald›lar Baflkanl›¤› üstlenmeye talibim” dedi. Parti Meclisi için yap›lan seçimlerde Kozano¤lu’nun listesinden 32, Ufuk Uras’›n listesinden ise 28 isim seçildi. ÖDP’nin Ola¤an Genel Kongresi ise 3 ay sonra yap›lacak. TKP 9. Kongre ve Türkiye Konferans›’n› tamamlad›. Siyasi Büro 3 kifliden 7 kifliye ç›kar›ld›. Genel Baflkan Aydemir Güler ve Genel Sekreter Kemal Okuyan bu görevlerini b›rak›rken, Erkan Bafl genel baflkanl›k için tek aday olarak belirlendi. 9. Kongre ve Türkiye Konferans›, 1 fiubat’ta ‹stanbul Gösteri Merkezi'nde yap›ld›. Bir önceki gün delegelerle toplanan Türkiye Konferans›'nda, Merkez Komitesi bileflimi belirlendi. Gerçeklefltirilecek tüzük de¤iflikli¤iyle birlikte, TKP'nin yeni Merkez Komitesi, 27 kifli olacak. Önümüzdeki dönemde partinin merkezi kurullar›n›n aras›na 85 kiflilik bir Parti Konseyi de kat›ld›. Konferans'ta birçok siyasi ve örgütsel karar›n al›nd›¤› aç›kland›.

simlere belediye baflkan› adayl›¤› vaadiyle gerçeklefltirdi¤i çarflaf aç›l›m›, adaylar›n belli olmas›n›n ard›ndan “çarflafa doland›”. Eyüp’te belediye baflkan aday aday› olan Emin Atmaca aday olamay›nca, etraf›ndakilerle birlikte rozetlerini iade etti. CHP fiubat ay›nda da “Kuran kursu aç›l›m›” ile gündeme geldi. Kocaeli belediyesi baflkan aday› Sefa Sirmen’in “Her mahalleye bir Kuran kursu” projesi gündeme bomba gibi düflerken, projeye Genel Baflkan Deniz Baykal’dan da destek geldi. Gelen tepkiler üzerine Kuran kurslar›n›n mahalle evleri projesinin bir

Çok fena kokuyor

TKP ve ÖDP’de görev de¤iflimi Özgürlük ve Dayan›flma Partisi'nin 1 fiubat’ta Ankara’da gerçeklefltirdi¤i 5. Ola¤anüstü Büyük Konferans›’nda Devrimci Dayan›flma Grubu aday› Hayri Kozano¤lu, 857 geçerli oydan 443'ünü alarak genel baflkanl›¤a seçildi. Ankara Lale Pafla Dü¤ün Salonu'nda yap›lan ÖDP’nin 5. Ola¤anüstü Kongre'sinde ‹stanbul Milletvekili ve ÖDP eski Genel Baflkan› Ufuk Uras ile Hayri Kozano¤lu'nun aras›nda geçen yar›fl› Kozano¤lu kazand›. Genel Kurul’da konuflan Ufuk Uras, kendisine yap›lan elefltirilere cevap verdi¤i konuflmas›nda ‘’‹ki kez ABD Elçili¤i’ne gitti¤im için elefltiri al›yorum. Fidel Castro, fleytanla bile görüflmüfltü. ÖDP Genel Baflkan›’ndan beklenen budur; herkesle görüflmek. Direksiyonu birisi sa¤a biri sola çevirmesin’’ dedi. Kozao¤lu ise “Dolmufla bile bu kadar s›k binilmez. Raydan ç›kan treni tekrar yola sokabilmek için bu k›sa dönemde Genel

Hükümet Tunceli’de beyaz eflya da¤›t›rken CHP Mersin’de 5 TL indirim kuponu da¤›tarak oy topluyor.

Hilmi Y›ld›z

Bilal Erdo¤an

I Kemal K›l›çdaro¤lu’nun “Ekrem Tosun kim? Baflbakan aç›klas›n” ç›k›fl›n›n ard›ndan Baflbakan’›n o¤lu Bilal Erdo¤an ile gelini Sema Erdo¤an’›n Atagold’un “gizli” orta¤› olduklar› a盤a ç›kt›. Ekrem Tosun, bu flirkette Erdo¤an’lar› temsil etmekteydi. Tayyip Erdo¤an haks›z malvarl›¤› edindi¤i gerekçesiyle 10 y›la kadar hapis istemiyle aç›lan davadan bu firma sayesinde y›rtm›flt›. Erdo¤an, geliri olarak o¤lunun dü¤ününden elde edilen tak›lar› göstermifl ve Atagold’un sahibi Cihan Kamer’in di¤er flirketi Asgold, tak›lar›n kendilerinde bozduruldu¤una dair bir belge vermiflti. I CHP Milletvekili Çetin Soysal, Sar›yer’de inflaat yap›lmas› yasak olan parselde ‹stanbul Belediye Baflkan› Kadir Topbafl’›n o¤luna ait 45 metrekarelik binan›n “basit onar›m” k›l›f› ad› alt›nda 150 metrekarelik alana dönüfltürüldü¤ünü aç›klad›.

Davutpafla’n›n takipçisiyiz Zeytinburnu Davutpafla’daki bir ifl merkezinde, geçen y›l meydana gelen patlamada hayat›n› kaybeden 21 kifli 31 Ocak’ta yap›lan çeflitli anma törenleriyle an›ld›. Ölen iflçilerin aileleri taraf›ndan yap›lan anmada “Davutpafla'y› unutmad›k, unutturmayaca¤›z” ve üzerinde ölen iflçilerin isimlerinin yaz›l› oldu¤u pankart aç›ld›. Aileler, Çifte Havuzlar Caddesi’nde topland›. Buradan patlaman›n yafland›¤› ifl merkezi önüne kadar ellerinde karanfiller ve sloganlar eflli¤inde yürüdü. Burada ölen iflçilerin aileleri ad›na konuflan, patlamada hayat›n› kaybeden Gülhan

Çubuk’un efli ‹dris Çubuk, 21 kiflinin hayat›n› kaybetti¤i, 117 kiflinin yaraland›¤› patlaman›n üzerinden bir y›l geçti¤ini an›msatt› ve hala bir tek suçlunun bile ortada olmad›¤›n› söyledi. Daha sonra karanfiller b›rak›larak anma sona erdirildi. Ayn› gün ayr›ca saat 13.15’te Topkap› 1. Matbaac›lar Sitesi önünde “Davutpafla’da, Tuzla’da, kumlama atölyelerinde öldüren kapitalizmdir! Hesab›n› soraca¤›z!” pankart›n› açan çeflitli iflçi dernekleri de bir yürüyüfl düzenledi. ‹flçiler buradan Prestige ‹fl Merkezi önüne kadar bir yürüyüfl düzenledi.

Buna göz yuman kurum olan Büyükflehir Belediyesi’ne ba¤l› Bo¤aziçi ‹mar Müdürlü¤ü kat› kurallar›yla tan›n›yor. I Ankara Büyükflehir Belediye Baflkan› Melih Gökçek “temizli¤ini” ispat etmek için malvarl›¤›n› aç›klarken Gökçek’in üzerine kay›tl› iki ayr› evi gizledi¤i ortaya ç›kt›. Gökçek bu rezaleti “O evde o¤lum oturuyor, ben de¤il!” sözleriyle savunmaya çal›flt›.

Kadir Topbafl

I AKP Elaz›¤ Karakoçan Belediye Baflkan aday› Nurettin Arslan kendisinden adayl›¤› karfl›l›¤› rüflvet isteyen ‹lçe Baflkan› M. Emin Aflam’la konuflmas›n› kaydedip Elaz›¤ milletvekili ‹flbaflaran’a gönderince ortal›k kar›flt›. ‹flbaflaran’›n telefonla istifas›n› istedi¤i ‹‹çe Baflkan› da konuflmalar› kaydetti ve kendisine yönelik tehdit ve küfürleri ortaya koydu. I Tüm bu geliflmelerin yan› s›ra ipli¤i pazara ç›kar›lan belediyelere yönelik operasyonlar da sürüyor. Eski AKP’li ‹stanbul Tuzla Akf›rat Belediye Baflkan› Hilmi Y›ld›z’›n da aralar›nda bulundu¤u 23 kifli geçti¤imiz günlerde düzenlenen bir operasyonla tutukland›. Bal›kesir'in Edremit Zeytinli beldesinde, “ihalelerde yolsuzluk yap›ld›¤›” iddias›yla gözalt›na al›nan CHP’li Belediye Baflkan› ve yard›mc›s›n›n da aralar›nda bulundu¤u 7 kifli tutukland›.

Mahallede AKP istenmiyor Halkevleri Adana ve ‹zmir’de yapt›klar› eylemlerle AKP’nin ikiyüzlülü¤ünü ortaya sererek, “AKP’yi mahallemizde istemiyoruz” dedi. Seçim bürosu önünde eylem ‹zmir'de Çi¤li'nin Güzeltepe Mahallesi'nde mahalleliler, AKP'nin açt›¤› seçim bürosunun önüne gelerek bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. 100 kiflinin kat›ld›¤› bas›n aç›klamas›nda s›k s›k “AKP elini mahallemden çek”, “Kan emici AKP mahallemden defol” sloganlar› at›ld›. Okunan bas›n aç›klamas›nda AKP gericili¤ine mahallenin teslim edilemeyece¤i vurguland›.

Mahallemizden defolun! Adana’da yoksul Kürt halk›n›n yo¤un olarak yaflad›¤› fiakirpafla Mahallesi’nde AKP’liler da¤›tt›klar› eflantiyon malzemeleriyle oy toplamaya çal›fl›rken karfl›lar›na Halkevciler ç›kt›. Da¤›t›ma izin vermeyen Halkevciler’in teflhiri üzerine AKP’liler mahalleden h›zla uzaklaflt›lar. Yine Adana’da kent meydan›na kamyonet üzerine yerlefltirilen dev ekran televizyonla seçim propagandas› yapmaya çal›flan AKP’lileri Halkevciler haklad›. Halkevciler yay›n boyunca AKP’nin ikiyüzlülü¤ünü teflhir etti.


12 fiubat 25 fiubat

2009

‹NSANCA YAfiAM 5

Kepçeyle al›yorlar kafl›kla veriyolar Baflbakan Erdo¤an, fiubat ay›ndan itibaren do¤algazda yüzde 17 oran›nda indirim yap›ld›¤›n› aç›klad›. Yüzde 80’e varan zamlar›n ard›ndan yap›lan bu indirim kimseyi tatmin etmedi ancak Erdo¤an, “kepçeyle al›p kafl›kla verme” politikas›n›n takdir görmesini bekliyor. ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi de seçim kayg›s›yla do¤algazda kredi kart›na taksit uygulamas›na bafll›yor Geçti¤imiz y›l hükümet do¤algaza yüzde 80’in üzerinde zam yapt›. 2008 yaz›nda petrol fiyatlar›nda görülen spekülatif yükselifl bahane edilerek yap›lan bu zamlar›n çilesini halk sonbahar ve k›fl aylar› boyunca çekti. Zaml› faturalar› ödemeye gücü yetenlerin cebi yand› ,yetmeyenler battaniye

alt›nda dondu. Çekilen bu çilenin ard›ndan Baflbakan Tayyip Erdo¤an, fiubat’tan itibaren do¤algaz fiyat›nda yüzde 17 oran›nda indirim yap›ld›¤›n› aç›klad›. 2008 boyunca yap›lan yüzde 80’lik zamm›n ard›ndan gerçekleflen bu indirimi marifetmifl gibi anlatan Erdo¤an, zamlara karfl› soka¤a ç›karak

“zamlar geri al›ns›n” diyen toplumsal muhalefete çatmay› da ihmal etmedi. Erdo¤an, zamlara karfl› ç›kanlara “O zaman felaket tellall›¤› yapanlar acaba flimdi ne diyecek” diye ç›k›flt›. ‹ndirim haberinin ard›ndan KESK taraf›ndan yap›lan aç›klamada yap›lan indirimin yeterli olmad›¤› belirtildi.

‹kiyüzlülü¤e devam Yap›lan indirim hükümetin di¤er politikalarda oldu¤u gibi do¤algazda da ikiyüzlülü¤ü elden b›rakmad›¤›n› gösterdi. Hükümet, 1 Temmuz’dan itibaren do¤algazda maliyet bazl› fiyatland›rmaya geçildi¤ini aç›klamas›na ra¤men indirimleri seçim takvimine göre yap›yor.

BOTAfi 2008 sonunda maliyetler düfltü¤ü için, Ocak ay›ndan itibaren geçerli olmak üzere do¤algaza yüzde 20 oran›nda zam teklif etmifl hükümet bu indirim teklifini kabul etmemiflti. Hükümet indirimi, Enerji Bakan› Hilmi Güler’in sonbahar aylar›nda verdi¤i sinyaller do¤rultusunda yerel se-

çimlerin hemen öncesinde yapt›. ‹BB de seçim derdinde Do¤algaz indiriminin yap›ld›¤› ayn› günlerde ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi (‹BSB) de Ocak ay›ndan itibaren kredi kart› olanlar›n do¤algaz faturalar›n› 6 aya kadar taksitle ödeyebile-

ceklerini aç›klad›. Kampanyan›n gerekçesi olarak küresel kriz ve do¤algaz fiyat›ndaki art›fl gösteriliyor ancak kampanyan›n flimdi bafllat›lmas› seçim kayg›s›n› aç›k bir flekilde yans›t›yor.

Gökçek’in saltanat›n› Vadi halk› y›kacak Dikmen Vadisi’nde bar›nma hakk› mücadelesi veren halk Gökçek’i baflkanl›k koltu¤undan indirmek için harekete geçti. Ankara’n›n farkl› bölgelerinde flu ana kadar 60 bin bildiri da¤›tan Vadililer Ankaral›lar’dan Gökçek’e oy vermemesini istiyor Melih Gökçek’e karfl› 3 y›ld›r bar›nma hakk› mücadelesi veren Dikmen Vadisi halk› Gökçek’i belediye baflkanl›¤›ndan indirmekte kararl›. Yerel seçimlerin geleceklerini belirleyece¤ini bilen Vadi halk› Gökçek’e karfl› harekete geçti. Vadide 5 farkl› bölgede yap›lan toplant›n›n ard›ndan kampan-

yan›n yürütücülü¤ü için 30 sokak temsilcisi belirlendi. Daha sonra yap›lan genifl halk toplant›s›nda ise Gökçek’in belediyecili¤ini anlatan bir bildiri haz›rlama ve bunu 100 bin Ankaral›ya ulaflt›rma karar› al›nd›. Vadililer karar›n ard›ndan hafta sonlar› Ankara’n›n farkl› bölgelerinde kitlesel bir flekilde

bildiri da¤›tmaya bafllad›. fiu ana kadar 60 bin bildiri da¤›tan Vadililer ilk bildiri da¤›t›m›n› Oran’da gerçeklefltirdi. Daha sonra K›z›lay’da Yüksel, Sakarya, Necatibey, Meflrutiyet, ‹zmir caddeleri ile Güvenpark’ta da bildiri da¤›tan Vadililer son olarak Ulus’ta bildiri da¤›tt›lar.

Bildirileri verirken Ankara halk›yla sohbet eden ve Gökçek’e neden oy vermemeleri gerekti¤ini anlatan Vadililer, Gökçek’in yo¤un oy ald›¤› Siteler, Sincan, Pursaklar’da da bildiri da¤›tacak.

1 fiubat 2007 tarihinde binlerce polis ve y›k›m ekipleriyle Dikmen Vadisi’ne yap›lan sald›r›y› unutmayan Vadi halk›, sald›r›n›n ikinci y›ldönümünde Güvenpark’ta bulunan Ankara Büyükflehir Belediye binas› önünde bir eylem yapt›. 300 kiflinin kat›ld›¤› eylemde yap›lan aç›klamada “E¤er y›k›lacak olan bir fley varsa, bilinsin ki, o da ‹. Melih Gökçek'in saltanat› olacakt›r. Yoksa, bu kente ve bu kentte yaflayan insanlara çok yaz›k olacakt›r” denildi.

AKP’nin zehirli seçim politikas› AKP’nin kömürlerinin halk› zehirledi¤i ODTÜ’nün araflt›rmas› sonucu bilimsel olarak kan›tland›. Isparta Valisi Öner de kömürün havay› kirletti¤ini itiraf etti

Erdo¤an’a burs protestosu Baflbakan Erdo¤an’›n AKP belediyecili¤ini övdü¤ü aç›l›flta bir eylem yapan Ö¤renci Kolektifleri, ‹BB’nin ö¤rencilerin burslar›n› vermedi¤ini söyledi

Yunus derdini söyledi ‹stanbul Üniversitesi’nin AKP’ye yak›nl›¤› ile bilinen yeni rektörü Yunus Söylet, rektör yard›mc›lar› ile birlikte projelerini anlatt›. Söylet, “özgür, evrensel de¤erlerle donat›lm›fl, ö¤renci dostu, öncü bir üniversite” inflas› için birçok proje gelifltirdiklerini iddia etti. Söylet’in projelerinin oda¤›nda üniversite-sanayi iflbirli¤i ve teknokent gibi sermaye yanl›s› çal›flmalar›n oldu¤u görüldü. Üniversitedeki ilk gününde kampusü reklam panolar›yla donatan Söylet’in derdi böylece anlafl›lm›fl oldu.

Davos’ta yapt›¤› ç›k›fl›n ard›ndan, 30 Ocak günü Taksim-fiiflhane aras›nda yap›lan metronun aç›l›fl›na kat›lan Baflbakan Erdo¤an, Filistin’le ilgili sahte kabaday›l›¤›na burada da devam etti. Konuflmas›nda AKP’nin belediyecilik politikalar›n› da öven Erdo¤an, ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’nin (‹BB) 1994 y›l›ndan bu yana ö¤rencilere burs verdi¤ini, bugün binlerce ö¤rencinin 180 TL’lik burs almaya devam etti¤ini iddia etti. Bu sözlerinin üzerine dinleyicilerin aras›nda bulunan Ö¤renci Kolektifleri üyesi üç ö¤renci Erdo¤an’› protesto etti. Burslar›n 180 de¤il 100 TL oldu¤unu belirten ö¤renciler Erdo¤an’›n iddialar›n›n aksine bu y›l burslar›n verilmedi¤ini söylediler. Di¤er belediyelerin burs vermeye devam etmesine ra¤men ‹BB’nin Anayasa Mahkemesi’nin karar›n› gerekçe gös-

tererek burslar› vermedi¤ini dile getiren ö¤renciler Baflkan Kadir Topbafl’›n görüflme isteklerini kabul etmedi¤ini de aç›klad›lar. Konuflman›n üzerine baz› AKP’liler ö¤rencileri tartaklad›. Ö¤rencilerden biri Erdo¤an’›n korumalar› ve polis taraf›ndan gözalt›na al›nd›. AKP’lilerin bas›n mensuplar›na da sald›rd›¤› görüldü. Nöbet devam ediyor Ö¤renci Kolektifleri’nin burslar›n ödenmesi talebiyle ‹BB önünde bafllatt›klar› “Burs Nöbeti” ise devam ediyor. 23 Ocak’ta bafllayan ve her gün farkl› ö¤rencilerin kat›l›m›yla tutulan nöbetlere halk ilgi gösteriyor. Ö¤rencilerin eylemlerinden rahats›z olan ‹BB ise kent genelindeki panolarda, burslar›n CHP yüzünden verilmedi¤ini yinelemeye devam ederken burslar›n› isteyen ö¤rencileri de “marjinal bir grup” olarak niteliyor.

Baflbakan Erdo¤an’›n “sadaka kültürümüzde var” aç›klamas› do¤rultusunda yap›lan kömür yard›mlar›n›n halk› zehirledi¤i ortaya ç›kt›. Uzun süreden beri bas›n-yay›n organlar›nda bedava kömürlerin kentlerde yaratt›¤› hava kirlili¤ine dikkat çekiliyordu ancak hükümet bas›n›n bu haberleri kendilerini y›pratmak için yapt›¤›n› iddia ediyordu. ODTÜ Kimya Bölümü’nün yapt›¤› bir araflt›rma AKP’nin da¤›tt›¤› kömürlerin halk› zehirledi¤ini bilimsel olarak ortaya koydu. Baflkent’te da¤›t›lan kömürün analiz edildi¤i araflt›rmada kömürdeki arsenik ve kükürt miktar›n›n Çevre Bakanl›¤›’n›n belir-

ledi¤i s›n›rlar› 5 kat aflt›¤› ortaya ç›kt›. ODTÜ Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. Semra Tuncel, “Yard›m kömüründe bulunan arsenik miktar› dünyada literatüre geçmifl en yüksek miktar olan 410 PPM'nin çok üstünde. Kömürdeki arsenik miktar› 530 PPM düzeyinde ç›kt› ki bu daha önce görülmemifl, dünyada görülmemifl bir düzey” dedi. Devlet görevlileri aras›nda ise ilk itiraf Isparta Valisi’nden geldi. Vali Ali Haydar Öner, Isparta’da da¤›t›lan kömürlerin hava kalitesine uygun olmad›¤›n› söyleyerek, devletin denetim mekanizmas›n› tam olarak yerine getirmedi¤ini itiraf etti.

Santralini de al git Temiz ve sa¤l›kl› bir çevrede yaflam hakk›na kasteden termik ve hidroelektrik santraller halk›n tepkisini çekiyor Enerji ve su ya¤mac›l›¤›yla tan›nan emperyalist flirket SUEZ, Kocaeli’nde ‹ZGAZ’› ald›ktan sonra flimdi de gözünü Sakarya’n›n Karasu ilçesine çevirdi. ‹lçeye termik santral kurmak isteyen SUEZ’e tepki gösteren Karasu halk› flirketin gerçeklefltirdi¤i bilgilendirme toplant›s›n› basarak SUEZ’i protesto etti. Toplant› salonunu basan yaklafl›k bin kifli polisin engelleme giriflimine ra¤men eyleme devam etti. Eylem üzerine Valilik ve flirket yetkilileri toplant›y› iptal etmek zorunda kald›. Halk›n tepki gösterdi¤i flirket temsilcileri polis korumas›nda salonun arka kap›s›ndan kaçmak zorunda kald›. Samsun’da da Çevre Meclisi bileflenleri 9 fiubat günü yapt›klar› eylemle kente 6 yeni termik santral kurulmak istenmesi protesto etti. Eylemde yap›lan aç›klamada termik santrale karfl› olmayan adaylar›n yerel seçimlerde halktan oy istememesi gerekti¤i belirtildi. Rize’de ise hal-

Baflbakan› görmek “Kedi, kedi olal› bir fare tuttu” diye bir söz vard›r hani. Bir kifliden normalde bekledi¤iniz bir davran›fl›n, ya beceriksizli¤inden ya da kast›ndan dolay› bir türlü yerine getirilmemesi, ama tam da ondan umudu kesti¤iniz bir anda aniden sergilenivermesi durumunda, o kifliye yönelik bir takdirden daha çok hakl› ve yerinde bir sitemi içeren bir ifade olarak dile gelir. Bir de “ölümü gösterip, s›tmaya raz› etmek” diye bir söz vard›r. Kiflinin yap›p ettikleri o denli yanl›fl, sinir bozucu ve zarar›n›zad›r ki, gün gelip de gerçekte sizin çok da faydan›za olmayan küçük de olsa olumlu bir ad›m att›¤›nda, çaresiz bunu sevinç ve flükranla karfl›lars›n›z. Peki siz “flark kurnazl›¤›” diye bir söz de bilir misiniz ? Her ne kadar bir bat›l› burnu büyüklü¤ünü ve kültür flovenizmini bar›nd›rsa da, bir biçimde dilimize fazlas›yla yer etmifl olan bu söz de; f›rsatlar› iyi de¤erlendirip, dürüstlük ve sadakat gibi etik ilkeleri önemsemeden her durumda bir koyup befl alma becerisini önceleyen pragmatik bir düflünce biçimini ifade eder. fiark kurnazl›¤› özellikle siyasette ve ticarette iyi prim yapar. Ancak bunun için de ahalinin ço¤unlu¤unun “bal›k haf›zal›” olmas› gerekir. “Bal›k haf›zal›” deyimi, bal›klar›n en fazla 15 saniyelik bir haf›zaya yani hat›rlama yetisine sahip olduklar› yolundaki, gerçekte pek de bilimsel olmayan bir teze dayanan; bu nedenle yaflad›klar›ndan, görüp duyduklar›ndan bir türlü ders ç›karmayanlara hitaben söylenen bir ifadedir. fiimdi bütün bunlar› somutlarsak; Recep Tayyip Erdo¤an’›n Davos’ta ‹srail Cumhurbaflkan› Peres’e karfl› (daha sonra bizzat kendisi asl›nda modoratörü hedef ald›¤› yolunda çark etmifl olsa da) sergiledi¤i ç›k›fl, “kedi, kedi olal› bir fare tuttu” durumunu do¤urdu bir ço¤umuz için. “Ölüm gösterilip, s›tmaya raz› edilmifl” ve ayn› zamanda fazlas›yla “bal›k haf›zal›” olan ço¤u yurdum insan› ise, Recep Tayyip Erdo¤an’› milli kahraman ilan etmekten geri durmad›. Gecenin ilerleyen saatlerinde Atatürk Havaalan›’nda toplanm›fl (daha do¤rusu toparlanm›fl) kalabal›k, Davos’dan dönen Erdo¤an’› ellerinde “Dünya Baflbakan Görsün !” pankartlar› ile karfl›larken, sonraki günlerde süren yorumlar ve yerel seçim anketlerine yans›yan puanlarla, AKP’nin bu “flark kurnazl›¤›”n›n fazlas›yla tuttu¤u aç›kça görülüyordu. Oysa AKP hükümeti, Ortado¤u haklar›n› emperyalist sömürü ve ya¤ma iliflkilerinin k›skac›na alan, yoksul Ortado¤u haklar› nezdinde görülmemifl bir y›k›m› yaratan ABD’nin “Büyük Ortado¤u Projesi”nin sad›k bir aktörüydü. Üstelik bu projede bafll›ca partneri de ‹srail idi. Oysa AKP hükümeti, ABD’nin ç›karlar› için hem Irak’›n hem de Afganistan’›n iflgaline kat›lm›fl, bu iflgalin önemli bir tafleronu olmufltu. Afganistan’a bir fiil asker göndermifl, Irak’a göndermeye niyetlense de ülke kamuoyunun tepkisi ile bunu tam anlam›yla becerememifl, ama ç›kard›¤› tezkerelerle hava koridorunu ABD savafl uçaklar›na açm›flt›. O savafl uçaklar› bizim hava saham›z› kullanarak Irak kentlerini bombalam›fl, o kentlerde aynen Gazze’de oldu¤u gibi en çok da çocuklar, kad›nlar ölmüfl; evler, hastaneler, okullar yak›l›p y›k›lm›flt›. Oysa AKP hükümeti, Gazze’yi bombalayan ‹srail savafl uçaklar›n› uçuran pilotlar›n e¤itimi gibi bir çok askeri iflbirli¤i projesinde ‹srail ile müttefik idi. Uçaklar›m›z› ve tanklar›m›z› birlikte modernize ediyor, milyar dolarl›k savafl teknolojisi transferi ve askeri e¤itim anlaflmas›n› yürütüyorduk. Oysa daha dün Filistin için AKP yanl›s› kimi dernekler taraf›ndan toplanan yard›mlar›n, AKP’nin kasas›na aktar›ld›¤› yolunda ciddi iddialar ortaya at›lm›flt›. Üstelik AKP kadrolar› hala da bu iddialar karfl›s›nda aklanm›fl de¤il. Ça¤›m›z›n savafllar›nda en çok çocuklar ölüyor. Ça¤›m›z›n modern sömürge ordular›n›n iflgal harekatlar›nda Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da en çok çocuklar ölüyor. Yaklaflan yerel seçimler arifesinde bir “flark kurnazl›¤›” ile Davos’da “kedi, kedi olal› bir fare tuttu” dedirten bir hamle yap›p, “ölümü görüp, s›tmaya çoktan raz› olmufl” ve malasef “bal›k haf›zal›” yurdum insan›n› ters köfleye yat›ran AKP, iflte flimdi bu ölümleri kendine malzeme yap›p, iç siyasette durumu bir kez daha toparlam›fl görünüyor. “Dünya Baflbakan Görsün!” pankartlar›n› tafl›yanlar, o çocuklar›n ölmeden önce gördü¤ü son fleyin yaln›zca açl›k, yoksulluk ve derin bir yaln›zl›k oldu¤unu görmüyor mu? O çocuklar ölmeden önce neden bizim baflbakan› göremediler acaba? Neredeydi o? Davos oturumunda yapaca¤› konuflma için notlar m› al›yordu evinde? Dünya art›k ve yaln›zca ölen çocuklar› görsün. Ölümler üzerinden siyaset yapanlar›, bizim Baflbakan’› görüp de ne yapacaklar? Biz görüyoruz da ne oluyor?

www.halkinsesigazetesi.net iletisim@halkinsesigazetesi.net 15 günlük Yayg›n, Süreli, Türkçe yay›nd›r.

n

Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Umar KARATEPE n

k›n açt›¤› davada Rize ‹dare Mahkemesi, Hemflin ve Çayeli’nde Çevresel Etki De¤erlendirme (ÇED) Raporu al›nmadan onay verilmifl iki hidroelektrik santralle dört regülatörün yap›m›n›n durdurulmas›na karar verdi.

Telefon-Faks 0 212 245 90 37 n

Adres Tomtom Mah. Örtmealt› Sk. 6/3 BEYO⁄LU/‹STANBUL n

Bas›ld›¤› Yer Taflbask› Matbaac›l›k Yay. ve Amb. San. Tic. Ltd. fiti. Bask› Tesisleri Kocaeli/‹zmit (0 262 335 28 95)


2009

6 EKONOM‹

Amele pazar› istiyorlar

12 fiubat 25 fiubat

‹flçi Hasan devletten ne istesin? Mustafa EBERL‹KÖSE eberli@sendika.org

Capital Dergisi Ocak 2009 say›s›nda Genifl Aç› eki için yuvarlak bir masa oluflturdu ve “reel sektörü neler bekliyor?” bafll›¤› alt›nda “global” krizin etkilerini tart›flt›rd›. Tart›flmada moderator Rauf Atefl’in, “Krizi atlatmak için hükümete, düflen görev ne olmal›d›r” sorusuna Kocaeli Sanayi Odas› Baflkan› Y›lmaz Kanbak cevap verdi ve esnek çal›flma biçiminin bir an önce getirilmesini istedi. Kanbak’›n cevab› flöyle; “ Burada istihdam sorununa özellikle de¤inmek istiyorum. Bir iflletmede genel giderlere bakt›¤›m›z zaman en büyük kalem hammaddedir. ‹kincisi enerji, üçüncüsü ise iflçiliktir. Enerjiyle iflçilik zaman zaman baz› sektörlerde yer de¤ifltirir. Bu 3 temel kalem aras›nda hammaddeyi kontrol edemezsiniz. Sonuçta bunun bir fiyat› vard›r. Enerjiyi de kontrol edemezsiniz ancak tasarrufunu yapars›n›z. Ama iflçilik üretseniz de üretmeseniz de, satsan›z da satmasan›z da vermek zorunda oldu¤unuz bir kalemdir. Onun içinde iflverenin bir dayanma noktas› vard›r. Bir yere kadar geliyor, ondan sonra ücretli-ücretsiz izin kulland›r›yor. O da olmazsa flartlar ayn› kalmaya devam ediyorsa, ister istemez o iflçiyi ç›karmak zorunda kal›yor. ‹flçi ç›karmak hiç kolay bir fley de¤ildir. Bunun ihbar tazminat› var, k›dem tazminat›

Patronlar aç›kça iflçi maliyetlerinin düflürülmesini, serbest çal›flma modellerinin devreye girmesini istiyorlar. AKP ise istihdam› korumak ad›na haz›rlad›¤› taslakla bu iste¤i yerine getirmeye haz›rlan›yor

var. Maliyeti yüksek. Ayr›ca nitelikli iflgücünü kaybediyorsunuz. Bu nedenle serbest çal›flma modellerinin devreye girmesi çok önemli. O zaman en az›ndan çal›flan›n iflle ba¤lant›s› kopmam›fl olacak. En az›ndan sigortas› ödenmifl olacak ama iflveren istedi¤i zaman ça¤›racak. Çal›flt›¤› kadar ödeme yapacak. Bu sistemin bu flekilde uygulanmas›, bu sürecin bu flekilde at-

lat›lmas› gerekiyor. Aksi halde gördü¤ünüz gibi iflçi k›y›m›na kadar gidiyor” Eme¤i de¤ersizlefltirme projesi Patronlar, haz›r kriz varken iflçi maliyetlerini mümkün oldu¤unca düflürebilecekleri uygulamalar›n hayata geçmesini istiyor. AKP, hükümeti de patronlar›n bu isteklerini göz ard› etmiyor. Esnek çal›flma sisteminin gelifltirilmesi için

Durdurdular yetmedi flimdi at›yorlar Baflta büyük otomotiv fabrikalar› olmak üzere bir çok fabrika patronu krizin bedelini önce iflçilere ödetme hesab›nda. Bunun ilk ad›m›nda üretim durduruluyor ve iflçiler ücretsiz izne yollan›ydr. Olmad›, iflçi ç›kart›l›yor. Geçti¤imiz hafta yine bir çok fabrika üretime ara verdi, iflçi k›y›m›na gitti. Önce üretim durduruyorlar OYAK Renault Otomobil Fabrikalar›, KaroseriMontaj Fabrikas›’nda otomobil üretimini 2-10 fiubat aras›, Mekanik ve fiasi Fabrikas›’nda da motor, vites kutusu ve flasi üretimini, 2-8 fiubat tarihleri aras›nda durdurdu. Ford Otosan ise, Kocaeli fabrikas›ndaki üretimin 31 Ocak-16 fiubat, ‹nönü fabrikas›ndaki üretimin de 30 Ocak-23 fiubat aras›nda durdurdu. Belirtilen süreler içerisinde Kocaeli fabrikas›nda 4 bin 974 kifli, ‹nönü fabrikas›nda da 1060 kifli çal›flmayacak ve personele k›smi ücretlendirme yap›lacak. Ford'un Kocaeli fabrikas›nda da 25 Ekim-02 Kas›m, 13-27 Kas›m, 20 Aral›k-12 Ocak ve 17-26 Ocak tarihleri aras›nda üretime ara vermiflti. Marshall Boya ve Vernik A.fi, flubat ay›nda 6 gün üretim yapmayaca¤›n› duyurdu. Sonra iflten at›yorlar Türkiye’nin en yüksek kapasiteye sahip otomotiv üreticisi Tofafl, “ekonomik durgunlu¤un sürmesi, ihracat sipariflleri ve iç piyasa sat›fllar›n›n daralmas›” vb. gerekçeler öne sürerek, 657 kifliyi iflten ç›kartt›. 241 çal›flan›n ise kendi iste¤iyle ayr›lma karar› ald›¤› bildirildi. Tekirda¤'›n Çerkezköy ilçesinde kurulu bulunan ve iki y›l önce Japonlar taraf›ndan sat›n al›nan SE Otomotiv Teknolojileri A.fi'ye ait fabrika, iflçilik maliyetlerinin yüksek olmas› nedeniyle kapat›ld›. 745 iflçi kap› önüne konuldu. Birko A.fi.’nin Ni¤de Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalar›n da çal›flan toplam 1500 iflçisinden 400’ü de yine kriz bahanesiyle iflten ç›kart›ld›.

atabildi¤i tüm ad›mlar› at›yor. ‹stihdam› korumak ad›na haz›rlanan yeni tasar›da, ilk kez ifle al›nacak kad›nlarla 18-29 yafl aras›ndaki gençlerin sosyal güvenlik primlerinin befl y›l boyunca Hazine taraf›ndan karfl›lanmas›n›n süresi bir y›l uzat›lmas› isteniyor. Yani patronlar 18-29 yafl aras› gençleri ifle al›rlarsa sigorta primlerini iflsizlik fonu ödeyecek. Patronlarda k›dem-

leri fazla olan iflçileri rahatça iflten atacaklar. Böylece daha az ücretle daha uzun zaman çal›flt›racak bir iflçi kitlesi sayesinde karlar›n› daha da art›racaklar. ‹flsizlik Fonunu iflçinin aleyhine çeviriyorlar Haz›rlanan taslakta günlük k›sa çal›flma ödene¤i miktar› yüzde 50 art›r›lacak. Yararlanma süresi de üç aydan alt› aya ç›kar›lacak. K›sa çal›flma ödene¤inin alt s›n›r› 266 liradan 400 liraya, üst s›n›r› ise 533 liradan 800 liraya kadar yükseltilebilecek. AKP, K›sa Çal›flma Ödene¤ini krizde olan iflyerlerine vereceklerini söylüyor. Peki ödenen paralar›n iflçilere gidip gitmedi¤ini kim denetleyecek? O k›sm› belli de¤il. Ayn› zamanda K›sa Çal›flma Ödene¤i alan flirketlerin krizde oldu¤u kabul ediliyor ve iflçilerini tazminats›z atma hakk› elde ediyor. Avantaj gibi gözüken ödenek iflçiler için ayn› zamanda bir tehdit unsuru oluflturuyor. Patronlar aç›kça her an ellerinin alt›nda olan ama para ödemek zorunda olmad›klar› iflçilerden oluflan ucuz amele pazar› istiyorlar. Hatta mümkünse iflçilerden do¤an maliyetlerin bir k›sm›n› da yine iflçiler, iflsizlik fonunda biriktirdiklerinden ödesinler istiyorlar. AKP’de patronlar›n bu isteklerini yerine getirebilmek için elinden geleni ard›na koymuyor.

Hyundai fabrikas›nda Ali Cengiz oyunlar› Kocaeli’nde bulunan Hyundai Fabrikas› 800 iflçi ç›kard›. Bugüne kadar Türkiye’deki en büyük iflçi k›y›m›na giden fabrika, iflçileri iflten ç›kart›rken birçok Ali Cengiz oyununa baflvurdu. Fabrikada örgütlü bir sendikan›n bulunmamas› da Hyundai yöneticilerinin rahat hareket etmesine neden oldu. Uzun zamand›r ücretsiz izinde bulunan iflçileri fabrikaya ça¤›ran yöneticiler, 40’l› 50’li gruplar halinde gelen iflçilere “kriz nedeni ile yap›lan tüm izinlerden do¤an haklar›mdan muaf olmak istiyorum” yaz›s›n› imzalat-

mak istediler. ‹mzalayan iflçilere çeflitli vaatlerde bulunan yöneticiler imzalamayan iflçileri de tehdit etti. Fabrikan›n 3 ayd›r K›sa Çal›flma Ödene¤i’nden yararland›¤›n› söyleyen iflçiler tazminatlar›n›n bu paralarla ödendi¤ini söylediler. ‹flten ç›kart›lan iflçilerden Atakan fianl›, “‹flveren daha önce iflsizlik fonundan ald›¤› 326 TL ile bizim flu andaki param›z› ödüyor. Çünkü biz bu süreçte do¤ru dürüst üretim yapmad›k ve sürekli ücretsiz izindeydik. Devletten ald›¤› para ile bizim k›dem, ihbar ve maafllar›m›z› ödüyor. Özellikle aram›zda 10 y›la yak›n çal›flanlar iflten ç›kart›ld›. Sosyal haklar›m›z yar›ya indirildi, maafllar›m›z düflürüldü. Buna ra¤men iflten ç›kart›ld›k” dedi.

Entil-Hapalki, Süsler, P›nar Süt, Topkap› Plastik, Otosan fabrikalar›ndan zorla ve kriz bahanesiyle iflten ç›kart›lan iflçiler haklar›n› aramak için 1 fiubat’ta Eskiflehir sokaklar›ndayd›. Hamamyolu’nda bir araya gelen iflçiler buray› hak meydan›na çevirdiler. Bafllang›çta 30 kadar olan iflçiler halk›n deste¤ini de alarak 200 kiflilik bir kürsü kurdular. ‹flten at›lan iflçiler, iflten at›lan iflçilerin eflleri, babalar›, anneleri hep beraber sorunlar›n› dillendirdiler. ‹flsiz iflçiler ad›na Süleyman Yamak bir bas›n aç›klamas› okudu. Bas›n aç›klamas›nda iflsizler Baflbakan R. Tayyip Erdo¤an’a seslendiler. Yamak; “Baflbakan senin hiç iflsiz kal›p kiran› faturan› ödeyemedi¤in oldu mu? Senin hiç iflsiz kal›p akflam eve ekmek götüremedi¤in çocuklar›n›n karfl›s›na boynu bükük ç›kt›¤›n oldu mu? Senin hiç çocuklar›na harçl›k vermeden okula gönderdi¤in oldu mu?” dedi.

‹flçi Hasan son zamanlarda kolundaki a¤r›larla uyan›r olmufltu. ‹flyerinde doktor yoktu ve doktora gidebilmek için izin de alam›yordu. Zaten doktora gitse, muayene ve ilaç için ödenecek paralar› karfl›layacak kadar bütçesi de yoktu. Sofra yine bofl kurulmufltu. Efli Ayfle, yine k›rk takla att›r›lmas›na ra¤men sofraya koyacak kahvalt› çeflitleri bulamam›flt›. Enflasyon tek rakamlara düfltü diyordu televizyonlar ama bu düflen enflasyonla beraber Hasan’›n ald›¤› maafl›n al›m de¤eri de düflmüfltü. Elektrik, do¤algaz ve su zamlanm›fl, Hasan’›n bin emekle kazand›¤› maafl› bir anda çekip alm›flt›. Hasan, çamurlar aras›ndan gecekondusunun bulundu¤u mahalleden otoyola ulaflmaya çal›fl›yordu. Eskiden iflyeri servisi vard›. Fakat patron, kriz tedbiri diye servisi kald›rm›flt›. Patronun kriz tedbirlerini anlayamam›flt› Hasan zaten. Çal›flma aralar›nda içtikleri çay kalkm›fl, çay içmek isteyen ancak paras›n› ödeyerek içebiliyordu. ‹flçiler patronun tedbirlerini yeni ald›¤› son model arabas›n›n finansman› için ald›¤›n› düflünüyordu. Fabrikada iflçiler yine yorgun bir sabaha bafllam›fllard›. ‹flçilerin bir k›sm› ücretsiz izne ç›kar›lm›fl, kalan› ise acele siparifller var diye mesai ücretlerinin yar›s›n›n ödenmesini kabul etmek zorunlulu¤uyla mesai yap›yordu. Patron iflçilerle yapt›¤› konuflmada “arkadafllar ekonomik kriz var, bu kriz hepimizin krizi. Bu dönemi daha çok çal›flarak atlatabiliriz. Hepimiz fedakarl›k yapaca¤›z” demiflti. Ama iflçi Hasan’›n anlamad›¤› kriz olmas›na ra¤men ayn› miktarda üretim yine yap›l›yordu yaln›z daha az iflçiyle daha fazla zaman çal›fl›larak yap›l›yordu. ‹flçiler her ne kadar inanmasalar da kriz var, fedakarl›k yapmal›y›z diye konufluyorlard› kendi aralar›nda. Çünkü iflten at›lsalar çal›flacak ifl bulmayacaklar›n› düflünüyorlard›. Televizyonlarda her gün ç›kan fl›k tak›m elbiseli ‘ekonomi yorumcular›’ da kriz var diyordu. Haberlerde her gün iflsiz kalan bir iflçinin cinnet geçirerek yak›nlar›nda birilerini katletti¤i haberleri yay›nlan›yordu. Ö¤len yeme¤ine de kriz u¤ram›fl, iflçilerin yedikleri ekmek miktar›na s›n›r getirilmiflti. Bugün yemekte bir söylenti dolan›yordu. Patron iflçi ç›karacakm›fl. Hemen yemek masalar›nda konuya dair yorumlar bafllam›flt› bile. Bir k›s›m, iflten at›lmayaca¤›na emin, asl›nda patronla ayn› cemaatten olan iflçi; “adam hakl›, bu kriz ortam›nda iyi bile dayand›” diye konuflurken bir k›s›m iflçi ise flimdi iflten at›l›rsak akflam eve elimizde ekmek götüremezsek ne yapar›z diye düflünmeye bafllam›flt›. ‹flçilerden biri, “arkadafllar patron bizi iflten atamaz, birlik olal›m hep birlikte direnelim” diyordu. Bu iflçi sendikal›yd›. ‹flçi Hasan’a babas› ‹stanbul’a gelirken böyle ifllere kar›flmamas›n›, çal›flt›¤› yere biat etmesini söylemiflti. Ama flimdi çal›flt›¤› yer diye bir fley kalmayacakt›. Akflam iflten at›lan iflçilerin ismi okunuyordu ve Hasan’›n da ismi vard›. Patron, krizde oldu¤unu ispatlad›¤›n› bu nedenle isterse tazminat ödemeyece¤ini fakat insanl›k nam›na 2 maafl ikramiye verece¤ini söylüyordu. O paray› da haftaya K›sa Çal›flma Ödene¤i’nden alaca¤› parayla ödeyecekti. ‹flçi Hasan, yar›n k›z›n› okula nas›l gönderece¤i düflüncesiyle eve do¤ru yola ç›km›flt›. Okuldan yak›t paras› istemifl ö¤retmeni, veremedikleri için k›z›n› arkadafllar›n›n önünde cezaland›rm›flt›. ‹flçi Hasan, mahallesine geldi¤inde bir kalabal›kla karfl›laflm›flt›. Y›k›m ekipleri mahalleye girmifl, efli Ayfle evlerinin y›kt›rmamak için makinelerin önüne atlam›flt›. Polis eflini dövüyordu. Hasan polisin önüne atlad› ve gözalt›na al›narak karakola götürüldü. *** Geçen hafta gazetelerde kriz iflçilerin psikolojisini bozuyor haberlerini okuduk. Patronlar, devletten bir an önce tedbir almas›n› istiyor. ‹flsizlik fonunda duran paralar›n kendilerin verilmesini, böylece istihdam yaratacaklar›n› söylüyor. Peki sizce iflçi Hasan devletten ne istemeli?

Kentten k›ra dönüfl bafllad›

Kriz, istihdam krizine dönüyor

Kredi kart› borçlar› 盤 gibi büyüyor

‹flsizlik ordusuna her ay yeni 100 binler eklenirken, bir umutla köyden kentlere ve metropollere ak›n edenler tekrar memleketlerine dönmeye bafllad›. ‹stihdama iliflkin veriler söz konusu dönüflü aç›kça ortaya koyuyor. Ekim ay› itibariyle tar›mda istihdam edilenlerin say›s› bir önceki y›la göre 384 bin kifli artt›. Bu art›fl›n etkisiyle bu dönemde tar›m›n toplam istihdamdaki pay› bir önceki y›l›n ayn› ay›na göre 1 puan artarak yüzde 25.9’dan yüzde 26.9’a yükseldi. Tar›m ve Köyiflleri Bakan› Mehdi Eker’e göre ise son bir y›lda 724 bin kifli köyüne döndü. Dönüflteki en büyük etken, iflsizlerin “en az›ndan köyde kira ve su paray› vermeyiz” düflüncesi.

Uluslararas› Çal›flma Örgütü (ILO), ekonomik yavafllaman›n küresel istihdam krizine dönmesi sonucunda, dünya genelinde bu y›l 51 milyona kadar ifl kayb› olabilece¤i uyar›s›nda bulundu. ILO’nun yay›mland›¤› “Küresel ‹stihdam Trendleri Raporu”nda yer alan en iyimser senaryoya göre, bu y›l, küresel bazda 18 milyon ifl kayb› yaflanacak, küresel iflsizlik oran› yüzde 6.1’e ç›kacak. Daha gerçekçi bir senaryoya göre ise mali kar›fl›kl›¤›n 2009 süresince de devam etmesi durumunda, 30 milyon kifli iflini kaybedebilecek. En kötü durum senaryosuna göre, bu y›l 51 milyon ifl kayb› yaflanabilecek.

Krizle birlikte kredi kart› ve ferdi kredi borçlar›n› ödeyemeyenler yüzde 253 artt›. ‹flsizlik ödene¤ine de Ocak’ta 80 bin baflvuru yap›ld›. Türkiye’de ekonomik krizle birlikte kredi kart› borcunu ödeyemeyen kifli say›s› yaklafl›k 3 kat ferdi kredi borcunu ödeyemeyen kifli say›s› ise 5 kat artt›. ‹flsizlik ödene¤inden yararlananlar›n say›s› ise bir ayda 51 bin kifli artarak 245 bine yükseldi. Merkez Bankas›’n›n verilerine göre, kredi kart› borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenleri gösteren negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartlar› sisteminde yer alan kifli say›s›, 2008’de bir önceki y›la göre yüzde 253.1 oran›nda artt›. 2007’de 214 bin 595 adet olan ferdi kredi ve kredi kartlar› borçlar›n› ödememifl kiflilerin toplam› 2008’de 757 bin 845’e ç›kt›.


12 fiubat 25 fiubat

2009

EMEK 7

 Memura grev yine yasak

 Liman iflçileri direniyor

 Pendik’te toplu iflçi k›y›m›

 Tuzla’da ölümler devam ediyor

Hükümet Kamu Görevlileri Sendikalar› Kanunu’nun de¤ifltirilmesine yönelik bir yasa teklifi yapt›. Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤› taraf›ndan Meclis’e sunulan yasa tasar›s›nda memurlara grev ve toplu sözleflme hakk› yine tan›nm›yor. Avrupa ‹nsan Haklar› Mahkemesi bu konuda Türkiye’yi mahkum eden bir karar vermiflti. KESK yetkilileri taraf›ndan konuyla ilgili yap›lan aç›klamada “taslak tart›flmalar›nda grev ve toplus özleflme hakk› ile ilgili uluslararas› mahkemelerce verilen kararlar›n Türkiye’de uygulanmas›n› sa¤layacak düzenlemeler için gerekli taleplerde bulunulaca¤›n›” belirtildi.

TÜMT‹S’e üye olduklar› için iflten ç›kart›lan Mersin Liman›’n›n yükleme, boflaltma ve nakliye ifllerini yapan Akan-Sel Nakliyat iflçileri direnifllerini sürdürüyor. ‹flten at›lanlar›n say›s› 100’ü bulurken 5 fiubat günü emek ve demokrasi örgütleri iflçilere dayan›flma ziyaretinde bulundu. Limanda çal›flan di¤er sendikal› iflçilerin de destek verdi¤i eylemde s›k s›k “at›lan iflçiler onurumuzdur” slogan› at›ld›. Eylemde konuflan TÜMT‹S Genel Baflkan› Kenan Öztürk “Sorunun çözümü çok basit, iflten at›lanlar ifle al›ns›n. Bu mücadele aylarca da sürse devam edece¤iz” dedi.

Pendik Askeri Tersanesi’nde tafleron olarak faaliyet gösteren CHT Detay Denizcilik’te çal›flan Limter-‹fl üyesi 55 iflçi Kas›m ay›ndan beri ücretlerinin ödenmemesi üzerine 26 Ocak’ta üretimi durdurma karar› ald›. Ücretleri 4 fiubat’ta ödeme sözü veren patronun sözünü yerine getirmemesi üzerine iflçiler, 5 fiubat Perflembe günü sabahtan itibaren üretmemeye bafllad›. Ayn› günün akflam› Limter-‹fl üyesi 8 iflçi iflten at›ld›. Direnifle devam eden iflçilerden 3’ü de 7 fiubat’ta iflten ç›kar›ld›. 9 fiubat’ta CHT’nin Detay Denizcilik’in sözleflmesini feshetmesiyle birlikte geri kalan iflçiler de iflten at›lm›fl oldu.

Tersanelerde ifl cinayetlerinin ard› arkas› kesilmiyor. Ordu Fatsa do¤umlu 30 yafl›nda ve evli iki çocuk babas› Selim Sevgili 8 fiubat günü saat 09:30 sular›nda tamir için getirilen Salih Kalkavan adl› kuru yük gemisinde çal›fl›rken kapaklar›n aras›na s›k›flt›. Buradan a¤›r yaral› olarak ç›kar›lan Selim Sevgili, ambulansla Tuzla Devlet Hastanesi’ne kald›r›l›rken yolda öldü. Tersaneler Caddesi üzerindeki Dentafl Tersanesi’nde tafleron iflçi olarak çal›flan Selim Sevgili pazar günü de çal›flt›r›l›yordu. Yaflama hakk›n›n hiçe say›ld›¤› Tuzla’da yaflanan son ölümle birlikte hayat›n› kaybeden iflçilerin say›s› 119’a ç›kt›.

Çal›flma hakk› pazarlanamaz Patronlar sald›r›yor, iflçiler çal›flma haklar›n› korumak için direniyor. Direniflte birinci y›l›n› dolduran Tega iflçileri, greve giden Asil Çelik iflçileri, yay›lan iflyeri iflgalleri iflçi s›n›f›n›n “krizin kurban› edilmeye” karfl› direnifl e¤iliminin simgeleri Krizle sars›lan sermaye dünyas›, “çare”yi iflçi ç›karmakta buluyor. ‹flçiler ise çal›flma olanaklar›n›n sorgusuz sualsiz ellerinden al›nmas›na karfl› seslerini yükseltiyorlar. Ellerindeki tek geçim araçlar› çal›flarak para kazanmak olan iflçiler, çal›flma imkanlar›n›n böylesine kolay ellerinden al›namayaca¤›n›, çal›flma haklar› oldu¤unu savunuyorlar. Geliflen direnifller, süren grevlerde iflçilerin cesaretini tazelerken, toplu sözleflme uzlaflmazl›klar›nda dirençli tutumlara güç veriyor. ‹flten ç›karmalara karfl› iflgal Patronlar iflten at›yor, iflçiler buna fabrika iflgaliyle karfl›l›k veriyor. Tezcan, Sinter, Pirelli ve Gürsafl fabrikalar›ndaki kitlesel iflten ç›karmalar karfl›s›nda iflçilerin ilk refleksi iflgale gitmek oldu. ‹flgaller, genellikle k›sa süreli olmalar›na karfl›l›k, patronlar› masaya oturtmak, çal›flma hakk›n›n korunmas› temelinde bir müzakere süreci bafllatmak aç›s›ndan ço¤u zaman etkili oldular. Sendikal irade zay›f ‹flgaller s›ras›nda yürütülen mü-

zakerelerde patronlar›n geri ad›m att›klar›, çeflitli ödünler verdikleri görüldü. Patronlar›n iflgaller karfl›s›nda oturduklar› pazarl›k masas›nda karfl›lar›na geçen sendikal merkezler ise ortaya ç›kan direnme kararl›l›¤›n› daha genifl ölçekli bir hak mücadelesi sürecine tafl›mak yerine, k›sa görüfllü uzlaflmalara harcamay› seçtiler. At›lan iflçilerin bir k›sm›n›n

Sadaka de¤il, güvenceli ifl istiyoruz

geri al›nmas› karfl›l›¤›nda, “s›n›rl› say›da iflçinin iflten ç›kar›lmas›” (ki özellikle lastik fabrikalar›nda bu sendikan›n iç muhalefetini tasfiye amaçl› kullan›ld›) ve esnek çal›flmaya r›za gösterilmesine raz› oldular. ‹flten at›lan iflçilerin, patronlar kadar sendikalara da tepkileri var. Son olarak Pirelli’den at›lan 46 iflçi Lastik-‹fl Sendikas›’na tepki göste-

Kriz nedeniyle çal›flt›klar› fabrikalardan at›lan ve güvenceli ifl talebiyle Derince Belediyesi'ne yürüyen Derinceli gençlerin mücadeleleri k›sm› bir kazan›mla sonuçland›. Belediye 5 iflsiz genci ifle almaya söz verdi. “Sadaka de¤il güvenceli ifl istiyoruz” diyen iflsiz gençler, bölgedeki iflsizlerle birlikte flimdi de Valili¤e yürümeyi hedefliyor. ‹flsiz gençler sorular›m›z› cevaplad›lar. Kriz nedeniyle çal›flt›klar› fabrikalardan at›lan Kocaeli Derinceli gençler, Derince Halkevi ‹flçi Komisyonunda biraraya gelerek güvenceli ifl mücadelesini yükseltiyor. Gençler geçti¤imiz ay 4 defa Derince Belediyesi'ne yürüyerek güvenceli ifl talebinde bulunmufl ve k›smen de olsa ifl sözü alm›flt›. ‹flsiz gençler, kazan›mlar›n›n ard›ndan iflsizli¤in had safhaya ç›kt›¤› Kocaeli'nde, 'adam gibi ifl' taleplerini büyütmek için bölgedeki iflsizlerle de bir araya gelerek Kocaeli Valili¤i'ne yürümeyi hedefliyor.

Tafleronda bile ifl bulam›yoruz Emrah TUNCER

Mehmet YILDIZ

Volkan ATALAY

Belediyeye yürüyen gençlerden biri olan Emrah Tunçer, yaklafl›k üç ayd›r iflsiz.

Direnifller büyüyor Sinter ve Gürsafl’ta iflten at›lmalara karfl› direnifl devam ediyor. Gürsafl’ta 14 iflçi daha iflten at›ld›, iflçiler fabrikay› iflgal ederek patrona gereken cevab› verdiler. Sinter iflçileri ise kararl›l›klar›n› koruyor ‹stanbul’da Ümraniye Dudullu’daki sanayi bölgesinde bulunan ve daha önce Birleflik Metal-‹fl üyesi 7 iflçinin iflten ç›kar›ld›¤› Gürsafl’ta 5 fiubat günü 14 sendikal› iflçi daha iflten at›ld›. Daha önce iflten at›lan iflçilerle ilgili fabrikada bir toplant› düzenleyen iflçilerin ifl akitleri, patron taraf›ndan getirilen noterin “tasdiki” ile ifli yavafllatma ve yasad›fl› grev sebebiyle feshedildi. 4 fiubat akflam› ifl ç›k›fl›n›n ard›ndan evlerinin arand›¤›n› ve ertesi gün ifle gelmeyin uyar›s› yap›ld›¤›n› belirten iflçiler, ertesi gün mesai saati fabrikaya girmek istediler. Özel güvenliklerin engellemeye çal›flmas›na ra¤men fabrikaya giren iflçiler üretimi durdurdular. Yaklafl›k üç saat fabrikada duran iflçiler Ümraniye Emniyet Müdürü’nün de aralar›nda bulundu¤u polisler taraf›ndan tehdit edilerek d›flar› ç›kar›ld›lar. ‹flçiler daha önce iflten at›lan iflçilerle birlikte fabrika önündeki direnifle devam ediyorlar.

rerek sendikan›n kendilerini kurban etti¤ini söylediler. S›f›r zamma karfl› grev “Kriz”i “s›f›r zam”la atlatmaya kalk›flan Asil Çelik patronlar›, karfl›lar›nda boyun e¤en muhtaç iflçileri de¤il, grev karar› veren iflçileri buldular. Bursa Orhangazi’de bulunan Asil Çelik Fabrikas›’nda 30 Ocak’ta grev bafllad›. Birleflik Me-

tal-‹fl sendikas›ndan yap›lan aç›klamada, Asil Çelik’in geçti¤imiz y›l içinde en çok kar eden firmalar aras›nda ilk onda yer ald›¤› belirtilerek “bu büyük karlar, 1400 santigrat derecede adeta cehennem ateflinin karfl›s›nda fedakarca çal›flan Asil Çelik iflçilerinin emekleri ile yarat›lm›flt›r. ‹flçilerden daha fazla üretim, daha fazla çal›flma isteyip karlar›na kar katarlarken iflçiye bu kardan en küçük bir pay bile vermeyi ak›llar›ndan geçirmeyenler, flimdi yaflanan s›k›nt›n›n yükünü iflçilerin s›rt›na y›kmaya çal›flmaktad›rlar” denildi. 750 Asil Çelik iflçisinin grevi hala devam ediyor. Tega direnifli 1. y›l›nda Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde geçen sene bafllayan Tega grevi de birinci y›l›n› doldurdu. Tega iflçilerinin direnifli Sincan Organize Sanayi’de çal›flan di¤er fabrika iflçilerine örnek oluflturuyor. Bursa Nilüfer Bölgesinde faaliyet gösteren Asemat Otomotiv Yan San. ve Tic. A.fi.'de 31 Aral›k 2008'de bafllayan grev de hala sürüyor.

Sinter’de direnifle devam ‹flten at›lan Sinter iflçilerinin mücadelesi sürüyor. Yaklafl›k 400 kiflinin iflten at›ld›¤› Sinter’de direnifl ikinci ay›na yaklafl›rken iflçiler her gün sabah 8’den akflam 18’e kadar fabrika önünde beklemeye devam ediyorlar. ‹flçilerin ‹fl Mahkemesine açt›¤› dava da devam ediyor. Direnifl dayan›flmayla büyüyor Sinter ve Gürsafl’ta devam eden direnifllere verilen destek de devam ediyor. Sinter ve Gürsafl iflçilerini ziyaret eden Halkevciler, her perflembe yapt›klar› yemekleri iflçilerle paylafl›yorlar. Ka¤›thane Emek ve Demokrasi Platformu da 5 fiubat günü iflten at›lan iflçilere bir dayan›flma ziyareti gerçeklefltirdi. Platform üyeleri önce Sinter iflçileriyle bulufltu, daha sonra da sloganlarla Gürsafl önüne yürüdü. Platform üyeleri iflçilerin mücadelesini destekleyen konuflmalar yapt›lar.

Tuzla Tersanesi'nde tafleronda çal›flt›¤›n› anlatan Tunçer, “Son üç ayda tafleronda bile ifl bulamaz olduk. Bu durum art›k can›m›za tak etti. Halkevleri ‹flçi Komisyonu’nda yapt›¤›m›z toplant›lar sonucunda güvenceli ifl hakk›m›z için Derince Belediyesi'ne yürüyerek, ifl istemeye karar verdik. Hakk›m›z olan güvenceli ifli talep ettik. Önce bizi kaale almad›lar. Ama say›m›z her eylemde daha da artt› ve sonunda bir k›sm›m›z› ifle alacaklar›na söz verdiler" dedi. Tunçer geçimini sa¤lamak için “adam gibi bir ifle” ihtiyac› oldu¤unu ve devletin kendilerine bunu sa¤lamak zorunda oldu¤unu belirtiyor. Derinceli iflsiz gençlerden biri olan

Mehmet Y›ld›z ise son bir y›l içinde 5 defa iflten ç›kar›ld›¤›n› söylüyor. Özellikle krizden sonra bir türlü ifl bulamad›¤›n› ifade eden Y›ld›z, "Biz mücadelemizde kararl›y›z. Güvenceli ifl mücadelemiz sadece Derince ile s›n›rl› kalmayacak. Tüm bölgedeki iflsizlerle görüflerek biraraya geliyoruz. Önümüzdeki haftalarda Kocaeli Valili¤i'ne yürüyerek bize ifl sa¤lamak zorunda olduklar›n› hat›rlataca¤›z. Adam gibi bir ifl isteyece¤iz" dedi. Volkan Atalay ise geleceklerini göremediklerini söyleyerek, "Kriz iflçiye var, patronlar para kazanmaya devam ediyor. Biz sadaka de¤il güvenceli ifl istiyoruz" diye konufltu.

‹flsizlik yokmufl! TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin gündem d›fl› konuflmalar›na yan›t veren fiimflek, yaflanan ekonomik krizin faturas›n›n iflçilere ç›kar›ld›¤›na yönelik elefltirilere tepki gösterdi. Bakan fiimflek’e göre Türkiye’de iflsizlik sorunu yokmufl. fiimflek’e göre, as›l sorun Türkiye'de iflsizlik de¤il, mesleksizlikmifl. Bu sorunuda ‹fl-Kur’un verdi¤i mesleki e¤itim kurslar›yla çözeceklermifl. Anlafl›l›yor ki AKP’nin ithal bakan› hala buralara yabanc›. Yoksa sadece kriz döneminde iflsiz kalan yaklafl›k 500 bin kifliden ya da toplam 6 milyon iflsizden haberdar olmamas› mümkün olmazd›.

‹flçilere sald›r›lar sürüyor Devam eden iflçi direnifllerine polis sald›r›lar› devam ediyor. ‹zmir’de tafleron flirkette çal›flan ancak, kadrolu ve güvenceli çal›flmak isteyen ‹zmir Büyükflehir Belediyesi iflçileri 7 Ocak’tan beri açl›k grevi yap›yorlard›. Belediyenin kadrolu ifl sözünü tutmad›¤›n› söyleyen iflçilerin çad›r› “görüntü kirlili¤i” gerekçesiyle polis taraf›ndan y›k›ld›. ‹flçilerin pankart ve dövizleri de toplan›rken iflçiler yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda güvenceli çal›flma hakk›n› kazanana kadar direneceklerini söylediler. ‹stanbul’daki Selga Tekstil fabrikas›nda ücretleri ödenmedi¤i için direnifle geçen iflçiler 29 Ocak akflam› patronun ifl makinelerini kaç›rmaya çal›flmas›na

iflyeri iflgali ile karfl›l›k verdiler. Polis, “mal kaç›ran” patronu de¤il, eme¤inin karfl›l›¤›na sahip ç›kan 17 iflçiyi göz alt›na ald›. Tekstil-Sen’den al›nan bilgiye göre ertesi gün serbest b›rak›lan direniflteki iflçilerin ücret alacaklar› ödendi. ‹stanbul’da direnen iflçilere

karfl› di¤er bir sald›r› do¤rudan patron ve adamlar› taraf›ndan gerçeklefltirildi. Koç Tex iflçisi Ali Hasçelik’in 2 fiubat günü ücret ve sigorta hakk› için fabrika önünde bafllatt›¤› direnifli küfürlerle taciz eden patron, direnifle destek veren iflçileri silah çekerek tehdit etti.

Kriz konuflmalar› Tufan SERTLEK Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Sekreteri

Kriz yavafl yavafl Türkiye’nin gündemine oturmaya bafllad›. 2009’un kay›p y›l oldu¤u flimdiden söyleniyor. Kapitalist iflletmeler aç›s›ndan 2010’a sa¤ kalanlar yola devam eder kabilinden konuflmalar ortal›¤› kaplam›fl durumda. Sermaye s›n›f› tedbir olarak üretime ara verme, iflçi ç›kartma, ücretsiz izne ç›karma gibi uygulamalarla gücünü korumaya çal›fl›yor. Bunu da gayet meflru (!) bir zeminde yap›yor. Hükümet de benzer bir cepheden konufluyor. Son Ekonomik Sosyal Konsey toplant›s›nda oldu¤u gibi iflsizli¤i önlemek için bile sermayeyi nas›l kurtaracaklar›ndan bahsediyorlar. Bu yaklafl›mlar son derece normal! Zira kapitalist bir sistemin krizinden söz ediyoruz. Kuflkusuz sistemin krizini çözmek, sermayenin krizini çözmek anlam›na geliyor. Egemen s›n›f olmak böyle bir fleydir iflte. “Kendi s›n›fsal ç›kar›n› bütün bir toplumun ç›kar› gibi sunabilmek” deniyor buna literatürde. ‹deolojik hegemonya böyle kuruluyor. Peki iflçiler krizi nas›l konufluyor. Onlar da neredeyse sermayenin a¤z›ndan konufluyor. “Adam ne yaps›n kardeflim, siparifl gelmiyor…” “Fabrikan›n, atölyenin kap›s› bilmem flu kadar parayla aç›l›yor, ama makineler akflama kadar yat›yor, eskiden mesai saati yetmezdi… ‹fl olmay›nca ne yapacak mecbur iflçi ç›kartacak…” Ço¤u zaman ise kraldan çok kralc› kesiliriz: “Kardeflim adam (patron demek istiyor) ne yaps›n vergi, SSK, kira… Dünya kadar para. O da ne yaps›n, bizim SSK’lar› düflükten gösteriyor, vergi kaç›r›yor, zam yapm›yor…” Oysa “kriz” kavram› sermayenin karl›l›k oran›n›n düflmesi veya yeni yat›r›m alanlar› bulamamas›n› ifade etmek için kullan›l›r. Örne¤in iflçilerin belirli bir dönemde (mesela 12 Eylül sürecinde) ücret gelirlerinin ve al›m güçlerinin ola¤anüstü düflmesi ve yoksullaflmalar› asla “kriz” olarak adland›r›lmaz. Bu da son derece normaldir, zira kapitalizmde ezilen s›n›flar›n kötü durumda olmas› bir “kriz” halini tarif etmez aksine egemen s›n›flar›n görece kötü durumda olmas› bir “kriz” halini tarif eder. K›sacas› “kriz” söylemi egemen s›n›flar taraf›ndan üretilmifl ve toplumun genifl kesimlerine kabul ettirilmifltir. Bu nedenle iflçilerin bu mevzuu “ekonomi krizde”, “ülkemiz krize girdi, etkilendi” gibi “kriz” söylemiyle gündelik dile dökmesi son derece yanl›flt›r ve tehlikelidir. ‹flçilerin bir s›n›f olarak kendilerini var etmeleri/oluflmalar› süreci ayn› zamanda ayr› bir ideolojik forma bürünmeleri ve buna ba¤l› olarak ayr› bir dili konuflmalar› anlam›na gelir. Zira dil ve söylem kendi içinde güçlü ideolojik motifleri bar›nd›r›r. ‹flçi s›n›f›n›n politik bir güç olarak gerçek hayatta yer ald›¤› dönemlerde sistemin krizinin derinlefltirilmesi bir siyasi taktik olarak benimsenirdi. Bu sayede sermaye s›n›f›n›n iktidar›n›n zay›flat›laca¤› ve belki iktidardan alafla¤› edilece¤i düflünülürdü. Bugün böyle bir durumun olmad›¤› aç›k. Ama durum böyle diye krizin bir an önce geçmesi için sermaye s›n›f›yla ayn› talepleri dile getirmek de tam anlam›yla abesle ifltigaldir. Kuflkusuz kriz mevzusu bir baflka toplumsal sistemi dile getirmeden ele al›namaz, al›nmamal›d›r. Sosyalizm kapitalizmin karfl›t› bir sistem olarak her zaman gündemde tutulmal›d›r. Ancak bu; kriz karfl›s›nda sadece sosyalizm propagandas›yla yetinelim anlam›na gelmiyor. Kamu kaynaklar›n›n sermaye s›n›f›na aktar›lmas›n›n engellenmesi, iflçi ç›karmalar›n yasaklanmas› vb. taleplerden oluflan bir program iflçi s›n›f›n›n ve emekçilerin güncel mücadelesinin ana gündemi haline getirilebilir, getirilmelidir.


12 fiubat 25 fiubat

8 DÜNYA

Grevler Avrupa’y› sars›yor Avrupa’n›n her yerinde iflçiler sermaye yanl›s› politikalara ve krizin etkilerine karfl› greve gitti. Fransa, Almanya, ‹ngiltere ve ‹spanya’da milyonlarca iflçi “krizin suçlusu iflçiler de¤ildir” diyerek alanlara ç›kt› Fransa son 20 y›l›n en büyük grevine sahne olurken, ‹ngiltere’de tafleronlaflt›rmaya karfl› bafllayan grev tüm ülkeye yay›ld›. Almanya ve ‹spanya’da ise binlerce iflçi alanlar› doldurdu. Fransa’da bütün sendika federasyonlar›n›n ortak eylem karar›yla sokaklara dökülen milyonlarca iflçi hükümetin sermaye yanl›s› politikalar›na karfl› tepkisini hayk›rd›. Ülke genelinde yaklafl›k 2,5 milyon kiflinin kat›ld›¤› grev, son 20 y›l›n en büyük

grevi olarak nitelendiriliyor. Ülkenin her yerinde soka¤a ç›kan iflçiler krizin yükünün halka yüklenmesine karfl› ç›karak “halk›n paras› ile batan bankalar› kurtarmaya son” pankartlar› açt›lar. Gelecek y›l Fransa’da iflsizli¤in yüzde 10’u bulmas› beklenirken, iflçiler neo-liberal reform programlar›ndan vazgeçilmesini istiyor. CGT Baflkan› Bernard Thibault hükümetin ad›m atmamas› Almandurumunda ya, Franeylemlere sa ve ‹ngildevam tere’de iflçiler sokaktayd›

edeceklerini söyledi. Cumhurbaflkan› Nicolas Sarkozy reformlara ara verilmeyece¤ini söyleyerek 18 fiubat’ta sendika ve iflçi temsilcileri ile bir araya gelece¤ini aç›klad›. Almanya’n›n pek çok eyaletinde kamu çal›flanlar› toplu sözleflme görüflmelerindeki anlaflmazl›k nedeniyle greve gittiler. Kamu çal›flanlar›n›n genifl kat›l›m serdi¤i grevde yaklafl›k 700 bin kifli ifl b›rakt›. Ülke genelinde düzenlenen eylemlere yaklafl›k 25 bin kifli kat›ld›. Sendikalar, yaklafl›k yüzde 8 zam talep ederken hükümet ise henüz bir öneride bulunmuyor. Birleflik Hizmetler Birli¤i Sendikas› (Verdi) yapt›¤› aç›klamaya göre flubat ay› boyunca birçok eylem gerçeklefltirilecek. ‹ngiltere’de Total’e ait Lindsey petrol rafinerisinde “Britanya’n›n iflleri Britanyal› iflçilere” slogan›yla tafleronlaflt›rmaya karfl› bafllayan grev h›zla di¤er rafinerilere yay›ld›. ‹flçiler, tafleron firmalar›n yabanc› iflçileri getirerek yok pahas›na çal›flt›rmas›n› ve yabanc› iflçilerin kendileri aleyhinde kullan›lmas›n› protesto ediyor. Oysa sendikalar›n iflverenlerle yapt›klar› anlaflmaya göre Britanyal› firmalar›n çal›flt›rd›klar› iflçilere ayn› ücreti ödemesi gerekiyor. Lindsey çal›flanla-

‹flçilere ›rkç›l›k tuza¤› ‹ngiltere’de gerçeklefltirilen tafleron karfl›t› grevler, krizin ›rkç› talepleri de tetikleyece¤i korkusunu do¤uruyor ‹ngiltere’de “Britanya’n›n iflleri Britanyal› iflçilere” slogan›yla bafllayan grev bir dizi tart›flmay› da beraberinde getirdi. Unite sendikas›n›n tafleron ‹talyan iflçilerin iflini koruyarak grevi sona erdirmesine ra¤men, eylemlerin sadece kriz korkusundan de¤il, milliyetçi-floven yaklafl›mlardan da kaynakland›¤›n› savunanlar var. Grevlerin, r›na destek olmak üzere ülke genelindeki grevlerde binlerce iflçinin ifl b›rakmas› bir anda ülkenin gündemine oturdu. Baflbakan Gordon Brown, ülkenin en büyük nükleer enerji tesisi çal›flanlar›n›n da kat›ld›¤› grevin meflru olmad›¤›n› söyledi. Unite sendikas›ndan yap›lan aç›klamaya göre, hiçbir ‹talyan iflçinin iflten at›lmayaca¤› garanti alt›na al›n›p Britanyal› iflçiler için ise 102 kiflilik ifl elde edildikten sonra, uzlaflmaya var›larak grev sona erdirildi.

yabanc› iflçilere karfl› kota uygulamas›n›n önünü açaca¤› vurgulan›rken, iflçi s›n›f›n›n birli¤e ihtiyaç duydu¤u bir ortamda, söz konusu slogan›n iflverenlerin elini güçlendirece¤i söyleniyor. “Britanya’n›n iflleri Britanyal› iflçilere” slogan›n› ilk olarak Baflbakan Gordon Brown iki y›l önceki seçim kampanyas›nda kullanm›flt›. ‹spanya’da ise iflçi sendikalar› düzenledikleri yürüyüfllerle ülkedeki artan iflsizli¤i protesto ettiler. Valencia ve Andoain’de düzenlenen yürüyüfllere kat›lan binlerce iflçi “krizin suçlusu iflçiler de¤ildir” yaz›l› dövizler açt›. Sendika yetkilileri Valencia eyalet yönetiminin iflsizlikle mücadele etmek için daha fazla çaba göstermesi gerekti¤ini söyledi. Sendika yetkilileri eyalet genelindeki iflten ç›karmalardan yaklafl›k 360 bin iflçinin etkilendi¤ini bildirdi.

‹srail’de seçim vaadi: Katliam ‹srail’de iktidar ve muhalefet partileri “biz daha iyi öldürürüz” vaatleriyle seçime giriyor. Anketlerde afl›r› sa¤›n yükselifli ‹srail halk›n›n Gazze katliam› sonras› daha da ›rkç›laflt›¤›n› gösteriyor Gazze’deki katliam›n gölgesinde girilen ‹srail seçimlerinde, parti liderlerinin seçim vaadi olarak yapt›¤› aç›klamalar, sand›ktan ç›kacak sonucun de¤iflmeyece¤ini gösteriyor. Yolsuzluk iddialar› nedeniyle baflkanl›ktan istifa etti¤i Baflbakan Ehud Olmert’in partisi Kadima’n›n genel baflkan› seçilen D›fliflleri Bakan› Tzipi Livni, seçim kampanyas›nda Gazze’deki katliam›n “baflar›s›na” odaklan›yor. Hamas’la anlaflma yapmayacaklar›n› belirten Livni, “terörle güç kullanarak mücadele etmeliyiz” diye konufltu. Livni, gerekti¤inde Hamas’a tekrar sald›rabileceklerini belirtiyor. ‹ktidardaki di¤er parti olan ve uluslararas› bas›n›n “›l›ml›” olarak nitelendirdi¤i ‹flçi Partisi lideri Savunma Bakan› Ehud Barak ise tekrar roket at›ld›¤›nda “orant›s›z” güç kullanarak karfl›-

l›k vereceklerini ifade etti. Muhalefetteki Likud’un lideri Benjamin Netanyahu Gazze sald›r›s›n› “etkisiz” buldu¤unu söyleyerek Baflbakan olursa “Hamas’› ezece¤ine” söz verdi. Gazze sald›r›lar›n›n erken bitirildi¤ini savunan Netanyahu, ‹srail’in Hamas’› yok etme f›rsat›n› kaç›rd›¤›n› iddia etti. “Yisrael Beiteniu” (‹srail Evimiz) partisinin lideri Avigtor Lieberman geçen günlerde “ABD’nin Japonya’da yapt›¤›n› biz de Gazze’de yapal›m” sözleriyle Gazze’ye atom bombas› at›lmas›n› önermiflti. Lieberman ayr›ca ‹srail parlamentosu Knesset’teki, Hamas’la görüflen Arap milletvekillerinin idam edilmesi gerekti¤i sözleriyle yak›n zamanda gündeme gelmiflti. Seçimlere yaklafl›l›rken Knesset’te bulunan Arap partilere olan bask› da artt›. Mer-

kez Seçim kurulu, parlamentoda bulunan iki Arap partisinin seçimlere kat›lmas›n› yasaklad›. Yisrael Beireniu’nun teklif sundu¤u ve Kadima ve ‹flçi Partisi’nin destekledi¤i karar›n gerekçesi bu partilerin ‹srail’i “Yahudi Yurdu” olarak tan›mamalar› ve Filistin direniflini desteklemeleri. Arap partiler ise ‹srail devletinin hem Yahudi hem de demokratik olarak tan›mlanamayaca¤›n› ve “as›l illegal olan›n, iflgale karfl› muhalefet de¤il, iflgalin kendisi” oldu¤unu ifade ediyor. Likud ile Kadima, Haaretz gazetesinin yapt›rd›¤› kamuoyu yoklamalar›na göre bafla bafl gidiyor. Anketlere göre 120 sandalyeli Knesset’te Likud’un 27 milletvekilli¤i, Kadima’n›n ise 25 milletvekilli¤i elde ede-

ce¤i tahmin ediliyor. Katliam›n, halk› daha da gericilefltirdi¤i ‹srail’de, bu yönelim en fazla Lieberman’›n partisine yarayacak gibi görünüyor. Yisrael Beiteniu partisinin Knesset’te 19 kadar milletvekilli¤i elde edece¤i tahmin ediliyor. ‹flçi Partisi ise 16 sandalye ile Lieberman’›n gerisine düflmüfl durumda. Tamamen dini içerikli bir programa sahip olan fias partisi ise 10 milletvekilli¤i ile ‹flçi Partisi’ni takip ediyor. Anketler di¤er küçük ›rkç›-dinci partilerin de oylar›n› önemli ölçüde art›rd›¤›n› gösteriyor.

“Krize karfl› cevab›m›z Sosyalizm” Yunan çiftçiler 9. Dünya Sosyal Forumu, Brezilya’da topland›. Forumun gündemlerini iklim ve yerli halklar olufltururken, krize karfl› mücadele vurgusu yap›ld› “Baflka bir dünya mümkün” slogan›yla bu y›l dokuzuncusu düzenlenen Dünya Sosyal Forumu, Brezilya’n›n Amazon bölgesinde bulunan Belem kentinde topland›. Dünyan›n 150 ülkesinden binlerce insan›n topland›¤› forumun bu seneki ana gündemi iklim de¤iflikli¤iydi. Forum bafllang›c›nda düzenlenen yürüyüfle yaklafl›k 150 bin kifli kat›l›rken, yerli halklar›n renkli kortejleri yürüyüfle damgas›n› vurdu. Demokratik kitle örgütleri, sendikalar, sosyalist parti ve gruplar, çevreciler, anarflistler, feministlerin kat›ld›¤› forumda, yaklafl›k 7 bin ça-

l›flma grubu oluflturuldu. ‹sviçre’nin Davos kasabas›nda gerçekleflen Dünya Ekonomik Forumu’nun da protesto edildi¤i Sosyal Forum’da, yaflanan mali krizin kapitalizmin iflas› oldu¤u

vurgulanarak “finans sisteminin de¤il çal›flanlar›n kurtar›lmas›” ça¤r›s› yap›ld›. Forum kapsam›nda konuflan Venezüella lideri Hugo Chavez yaflanan krizden küresel kapitalizmin sorumlu oldu¤unu belirtirken, Ekvador lideri Rafael Correa ise “krize karfl› sosyalist modeli savunman›n bir zorunluluk oldu¤unu” söyledi. Brezilya lideri Lula Da Silva’n›n ev sahipli¤i yapt›¤› toplant›ya Bolivya ve Paraguay liderleri de kat›ld›. Ekonomik kriz, Filistin ve çevre sorunlar› konular›nda eylem takviminin aç›kland›¤› forum gelecek iki y›l Afrika’da gerçeklefltirilecek.

Befldenizden befldenize merhaba n Sendika.Org’un kardefl sitesi 5deniz.net yay›n hayat›na bafllad›. Bölgemize “Bat›”dan bakan Oryantalist düflünürlerin “Ortado¤u” adland›rmas›n›n emperyalist ç›karlar› tan›mlamak için kullan›lan bir kavram oldu¤unu ifade eden 5deniz, Akdeniz, Karadeniz, Hazar Denizi, K›z›ldeniz ve Basra Körfezi’yle tan›mlanan bölgenin ortak tarih ve gelece¤i hakk›nda say›s›z inceleme, tart›flma ve makaleyi içeriyor. 5deniz, bölge halklar›yla ortak bir kadere sahip oldu¤umuzu belirterek, bölgemiz üzerine tart›flman›n kendi gelece¤imizi ve mücadelemizi belirlemek aç›s›ndan önemini ifade ediyor. 5deniz, bölgemiz üzerine tart›flmalar› Türkiye’deki ilerici güçler için daha etkili bir mecraya tafl›may› amaçl›yor.

isyan etti Bir süredir yollar› kapatan çiftçiler Tar›m Bakanl›¤›’na gitmek istedi Hükümetin tar›m politikas›n› protesto etmek amac›yla iki haftadan fazla bir süre yollar› kapatan çiftçiler, traktörleriyle birlikte Atina’ya girmek istedi. Polisin, Pire liman›ndan flehre girmek isteyen bin kadar çiftçiye sald›rmas› üzerine polisle çiftçiler aras›nda çat›flma yafland›. Atina - Selanik aras›ndaki anayolu kapatan Giritli çiftçiler Atina’daki tar›m bakanl›¤›na gitmek istediler. Polisin biber gaz›yla çiftçilere sald›rmas› üzerine çift-

K›rg›zlar ABD’yi kovuyor n K›rg›zistan Cumhurbaflkan› Kurmanbek Bakiyev ülkedeki ABD üssünün kapat›laca¤›n› aç›klad›. Bakiyev, üssün en baflta zaten en fazla iki y›l faaliyet göstermesinin düflünüldü¤ünü söyledi. Manas’ta bulunan üssün kapat›lmas› karar›n›n Afganistan’daki ABD operasyonlar› aç›s›ndan ciddi bir darbe oldu¤u belirtiliyor. Üssün kapat›lma karar›n›n, Rusya’n›n ülkeye iki milyar dolardan fazla mali destek paketi sunaca¤›n› duyurmas› sonras›nda aç›klanmas› dikkat çekti. Manas Üssü, sekiz y›l önce ABD’nin operasyonlar›na destek sa¤lamak amac›yla kurulmufltu. Geçen ay bölgeyi ziyaret eden ABD komutan› David Petraeus, üssün Afganistan’a asker takviyesi planlar›nda kilit rol oynayaca¤›ndan söz etmiflti.

çiler polise tafl, sopa ve patatesle karfl›l›k verdi. Çat›flmalar›n sonucunda 3 çiftçi yaraland›, 4 çiftçi ise gözalt›na al›nd›. Yaflanan 48 saatlik gerilimin ard›ndan çiftçiler Girit adas›na geri dönme karar› ald›. Çiftçiler ucuz ithal ürünlere engel konulmas›n›, destekleme al›m fiyatlar›n›n yükseltilmesini, emeklilik prim ödemelerinde kamunun pay›n›n art›r›lmas›n›, tar›mda kullan›lan yak›ta uygulanan vergilerin düflü-

rülmesini ve tar›mda daha fazla planlama talep ediyordu. Hükümetin yol kesme eylemlerinin ard›ndan aç›klad›¤› “Tar›ma mali destek” adl› 500 milyon avroluk yard›m paketini yeterli bulmayan çiftçiler, “atalar›m›z binlerce y›ld›r buradan ekmeklerini ç›kard› ama biz yapam›yoruz” diyerek yaflad›klar›n› ifade ettiler. Hükümet ise ekonomik krizi bahane ederek daha fazlas›n›n yap›labilmesinin mümkün olmad›¤›n› ifade ediyor.

Sosyalizm yolunda onuncu y›l n Venezüella Devlet Baflkan› Hugo Chavez’in iktidara geliflinin 10. y›ldönümü törenlerle kutland›. Simon Bolivar’›n mezar›n›n bulundu¤u an›t›n önünde düzenlenen törende konuflan Chavez, sosyalist devrimin do¤ru yolda ilerledi¤ini belirterek, göreve geldi¤inden bu yana geçen 10 y›l› üç kelimeyle özetledi: “Devrim, ba¤›ms›zl›k, sosyalizm”. Chavez, 10 y›l öncesinin Venezüella’s› ile k›yasland›¤›nda büyük de¤iflikliklerin gerçeklefltirildi¤ini belirterek Latin Amerika’n›n yeni bir döneme ilerledi¤ini ifade etti. Venezüella halk›, kamu görevlilerinin yeniden seçilmesine izin veren Anayasa de¤iflikli¤ini 15 fiubat’ta oylayacak.

2009

Ekim ve hasatlar üzerine Subcomandante Marcos ‹ki gün önce, fliddetten bahsetti¤imiz gün, ad›n› anmaya de¤mez, tarifi imkans›z bir Amerikal› yetkili olan Condoleezza Rice, fliddete e¤ilimli do¤alar› nedeniyle Gazze’de yaflananlardan Filistinlilerin sorumlu oldu¤unu ilan etti. (…) Bu konuda pek fazla fley bilmiyoruz ve elbette “Ortado¤u’daki sözde çat›flman›n” uzmanlar› vard›r, ama bu taraftan bizim de söyleyecek bir fleylerimiz var: Haber foto¤raflar›na göre, ‹srail kuvvetlerince havadan vurulan “stratejik” noktalar, evler, kulübeler ve binalar. Molozlar›n aras›nda ne tek bir k›flla, ambar, askeri havaalan› ne de top gördük. Bu yüzden -lütfen flüphemizi mazur görün- uçaklar›n›z›n silah›n›n kötü amaçl› oldu¤unu ya da Gazze’de o askeri “stratejik” noktalar›n var olmad›¤›n› düflünüyoruz. Henüz Filistin’i ziyaret etme onuruna eriflmedik, fakat bu evlerde, kulübelerde ve binalarda -askerlerin de¤iloradaki halk›n, erkeklerin, kad›nlar›n, çocuklar›n ve yafll› insanlar›n yaflad›klar›n› tasavvur ediyoruz. Henüz sadece molozlardan baflka direniflçilerin takviye kuvvetlerini de göremedik. Ancak, bilgi ablukas›n›n baflar›s›z çabalar›n› ve dünya hükümetlerinin istilay› görmezlikten gelmek ile alk›fllamak aras›nda karar vermeye çal›flmalar›n› ve oldukça uzun zamand›r ifle yaramaz olan BM’nin ›l›ml› bas›n aç›klamalar› yay›nlamas›n› gördük. (…) Düflüncemiz basit olabilir, analiz yaparken her zaman gerekli olan ayr›mlar› ve eklemeleri bilmiyor olabiliriz. Fakat Zapatistalar olarak karfl›m›zda savunmas›z bir halk› öldüren profesyonel bir ordu oldu¤unu düflünüyoruz. Buna afla¤›dakilerden soldakilere kadar kim sessiz kalabilir? Bir fleyler söylemek ifle yarar m›? Gözyafllar›m›z tek bir bombay› dahi olsa durdurabilir mi? Sözümüz tek bir Filistinlinin olsun hayat›n› kurtarabilir mi? Bizce evet, ifle yarar. Belki bir bombay› durduramay›z ve sözümüz IMI ya da ‹srail Askeri Sanayii damgal› bir 5.56 ya da 9 mm’lik silah›n Filistinli bir k›z ya da erkek çocu¤un gö¤süne isabet etmesini önleyecek bir z›rhl› sipere dönüflemez ama belki sözlerimiz öteki Meksikal› güçlerin ve dünyadaki güçlerin seslerine kat›lman›n yolunu bulabilir ve belki önce bir f›s›lt› olarak duyulur, sonra yükselir ve sonra Gazze’den duyulabilecek bir 盤l›¤a dönüflür. Sizin hakk›n›zda çok fley bilmiyoruz, Fakat biz EZLN’den Zapatistalar, y›k›m›n ve ölümün ortas›nda cesaret verici baz› sözler duyman›n ne kadar önemli oldu¤unu biliyoruz. Nas›l aç›klayabilece¤imi bilmiyorum, uzaktan sarf edilen bu sözler bombalar› durduramayacaksa da; sanki ölümün kara odas›nda bir çatlak açabilir ve oradan bir parça ›fl›k süzülür... Di¤er fleylere gelince, olacak olan olacakt›r. ‹srail hükümeti terörizme fliddetli bir darbe vurdu¤unu ilan edecek, yapt›¤› k›y›m›n büyüklü¤ünü kendi halk›ndan saklayacak, büyük silah üreticileri krizle yüzleflmek üzere ekonomik deste¤e mazhar olacak ve “küresel kamuoyu” bu kolayca biçimlendirilebilir her zaman moda olan varl›k, yön de¤ifltirecek. Ancak hepsi bu kadar de¤il. Ayn› zamanda Filistin halk› direnmeye, mücadeleye, çat›flmaya ve afla¤›dan davalar›na dönük sempati toplamaya devam edecekler. Ve belki bir erkek ya da k›z çocu¤u da hayatta kalacak. Belki, kuvvetleri, cesaretleri, öfkeleriyle büyüyecekler. Belki asker olacaklar, ya da Filistin’de mücadele eden gruplardan birinin militan›. Belki kendilerini ‹srail’e karfl› savafl›rken bulacaklar. Belki bunu silahlar›n› ateflleyerek yapacaklar. Belki bellerine dinamit sararak kendilerini feda edecekler. Ve bundan sonra, yukar›dan Filistinlilerin fliddete e¤ilimli do¤alar› hakk›nda yazacaklar ve bu fliddeti k›nayan aç›klamalarda bulunacaklar ve bunun Siyonizm mi antisemitizm mi oldu¤unu tart›flmaya geri dönecekler. Ve kimse biçilmekte olan› kimin ekti¤ini sormayacak. Zapatista Ulusal Kurtulufl Ordusu’nun erkekleri, kad›nlar›, çocuklar› ve yafll›lar› ad›na Subcomandante Insurgente Marcos. Meksika, 4 Ocak 2009 çeviri: Melek Zorlu

Dünya iflçilerinden Filistin’e destek n ‹talya ve Güney Afrika’da iflçiler hükümetlerinden ‹srail’e karfl› devlet boykotu ve ‹srail’in savafl suçlar›ndan yarg›lanmas›n› talep etti. Güney Afrikal› liman iflçileri Durban kentinden denize aç›lmas› beklenen ‹srail band›ral› bir gemiye yükleme yapmayarak ‹srail’i protesto ettiler. Yükleme yapmama karar›, Güney Afrika Sendikalar Konfederasyonu’nun (COSATU) ›rk ayr›mc›l›¤› yapan ‹srail devletine karfl› boykot, yapt›r›m ve yat›r›mlar› geri çekme kampanyas›n› yayg›nlaflt›rma karar› üzerine al›nd›. Bir zamanlar Güney Afrika’daki Apartheid Rejimi’ne karfl› gerçeklefltirilen bu uluslararas› dayan›flma biçimine bu kez Filistin için baflvurdular.


12 fiubat 25 fiubat

2009

YEREL YÖNET‹MLER 9

Bu kentler bu meydanlar bizim Partiler, adaylar, gazeteler, televizyonlar yerel yönetimleri konufluyor ancak halk› do¤rudan ilgilendiren konularda fazlaca bir fley söylenmiyor. Halkevleri Örgütlenme Sekreteri Samut Karabulut ile halkç› belediyecili¤in abecesini konufltuk

Yerel yönetim seçimlerine giderken sürece dair yaklafl›m›n›z› k›saca özetler misiniz?

Yerel yönetim seçimlerine kriz ortam›nda giriyoruz. Neoliberalizm de denilen vahfli kapitalizm 25 y›ld›r zaten halka kriz yaflatmaktayd›. Tüm kamusal haklar›m›z 25 y›ld›r parça parça elimizden al›n›p piyasalaflt›r›ld›. Kapitalizm baflta e¤itim, sa¤l›k, temizlik, su, ulafl›m olmak üzere tüm temel yaflamsal ihtiyaçlar›m›z› ticarilefltirdi. Daha önce ya paras›z olan ya da düflük bedelle, kâr gözetilmeksizin karfl›lanan ihtiyaçlar›m›z h›zla paral›laflt›r›l›p ulafl›lamaz hale getirildi. 25 y›ld›r eme¤iyle geçinenleri krize sokarak kârlar›na kâr katanlar s›n›ra dayand› ve tarihinin en büyük krizine girdiler. Evet, sermaye flimdi kendisi de krizde. Ve kendi yaratt›¤› krizin yükünü de halk›n s›rt›na bindirmeye çal›fl›yor. Kriz flartlar› alt›nda toplumun temel ortak ihtiyaçlar›n› karfl›layacak hizmetleri üretmekle sorumlu olmas› gereken yerel yönetimler de sermayenin ihtiyaçlar›n› öne ç›kartan programlar hayata geçiriyorlar. Yerel yönetimlerin kriz karfl›s›nda halk›n korunmas› yönünde ifllevlendirilmesi acil bir gereklilik halini alm›flt›r. Hükümetin bu süreçteki rolünü nas›l de¤erlendiriyorsunuz? AKP, neoliberal politikalar›n temsilcisi, uygulay›c›s› olarak halk›n haklar›n›n gasp edilmesinin baflrolünü oynuyor. Bu rolü maske-

lemek için de toplumda gericili¤i yayg›nlaflt›r›yor, tarikat a¤lar›yla kuflat›yor. Böylece toplum sadaka tipi yard›mlarla ba¤›ml›laflt›r›l›yor. Belediyeler, bu politikalar›n uygulanmas›n›n en do¤rudan alan›n› oluflturmaktad›r. Belediyelerin bahsetti¤iniz politikalar›n uygulama alan› oldu¤unu söylediniz. Bunu biraz açar m›s›n›z? 1980'lerden sonra neoliberal politikalar›n gere¤i olarak da kent yaflam›n›n temel insani ihtiyaçlar› paras›z ve ucuz olmaktan ç›kart›l›p kâr kayna¤› haline getirilmeye baflland›. Daha önce tamamen paras›z olan e¤itim devlet okullar›ndan özel okullar›n kurulmas›na varan bir paral›laflt›rma süreci yaflad›. Kent temizli¤i, çöplerin toplanmas› ifli tamamen paras›z yerine getirilirken önce paral›laflt›r›ld›, sonra da özellefltirildi. Çok ucuza ve kar amac› güdülmeden yerine getirilen sa¤l›k hizmeti önce devlette paral›laflt›r›ld› sonra da özel hastanelerin devreye girifliyle tamamen kar arac› haline getirildi. Toplu ulafl›m oldukça ucuz iken flimdi asgari ücretin beflte birine varan bir pahal›laflma yaflad›. Bak›m maliyetlerine sa¤lanan içme suyu hem içilemez hale getirildi hem de özel flirketlerin göz dikece¤i kadar pahal› hale getirildi. ‹flçilerin emekçilerin bar›nma alan› olan mahalleler kentsel dönüflüm gibi yöntemlerle boflalt›l›p, sermayenin rant alanlar› haline getirildi.

‹stanbul’da halk›n muhtarl›¤›na kad›nlar talip ‹stanbul’un farkl› mahallelerinde halk›n muhtar adaylar› çal›flmas› mahallenin tüm sorunlar›n› halk yarar›na ve halkla birlikte çözmek için yola ç›k›yor. ‹stanbul’da muhtar adaylar›n›n büyük bir k›sm› kad›nlardan olufluyor, yerel yönetimlerde kad›nlar›n sorun ve talepleri daha görünür hale geliyor

Bu örnekler ço¤alt›labilir. Bir yandan kentlerin yap›s›nda bu dönüflümler sa¤lan›rken di¤er yandan yerel yönetimler, merkezden yerele ayr›lan kaynaklar azalt›larak kendi gelir kaynaklar›n› yaratmaya zorlanmaktad›r. Bu da belediyeleri, hizmetleri üretebilmesi için ticari kurulufllar gibi davranmaya zorlad› ve belediyeler halka ucuz ve kaliteli hizmet götürmek yerine kâr amac›yla hizmet götürmeye bafllad›. Yeniden yap›land›rma ad› alt›nda yap›lan düzenlemelerle belediyelerin uluslararas› piyasalardan borçlanmas›na olanak tan›nd›. Ancak bu durum belediyeleri uluslararas› sermayenin do¤rudan kar alan› haline getirirken halk› da s›rt›ndan kar elde edilen müflteriler haline getirmifltir. Borçlanma potansiyeli zay›f olan belediyeler ise halka hizmet götürme noktas›nda s›k›nt› yafl›yorlar. Sizin savundu¤unuz halkç› yerel yönetim anlay›fl›n› anlat›r m›s›n›z? Halkç› bir yerel yönetim anlay›fl›n›n bu durumu elefltiren ve de¤ifltiren bir yaklafl›m benimsemesi zorunludur. Halk›n belediyesi flirketmüflteri iliflkisini reddeden bir belediyedir. Halk›n haklar›n› tan›yan, bu haklar› koflulsuz yerine getiren, olanaklar›n›n elvermedi¤i koflullarda ise merkezi devlet kaynaklar›n›n halk yarar›na kullan›lmas› için halkla birlikte mücadele eden bir anlay›fla sahiptir. Krizin etkileri de göz önünde bulunduruldu¤unda halk›n temel yaflamsal haklar›n›n yerine getirilmesi acil flartlar halini alm›flt›r. Bu flartlar ancak halkç› bir belediye anlay›fl›yla yerine getirebilir. Halk›n flartlar› ekseninde hükümetin yard›m faaliyetlerini nas›l de¤erlendiriyorsunuz? AKP, bir yandan uygulad›¤› politikalarla halk› yoksullaflt›r›rken, di¤er yandan neo-liberal sosyal politikalar ile halk› gericilefltirmekte ve dilencilefltirmektedir. Bizler kent kaynaklar›n›n adil paylafl›m›n›, ortak planlamay› ve halk›n ilerici dayan›flma a¤lar›n›n örülmesiyle oluflturulacak halkç› bir sosyal politika-

y› yaflama geçirmeyi hedefliyoruz. Kentsel dönüflüm politikalar›na yaklafl›m›n›z› biraz açar m›s›n›z? AKP, yoksullar›n evsiz b›rak›lmas›, kentsel topraklar›n metalaflt›r›lmas› anlam›na gelen rantç› kentsel dönüflüm politikalar›n› uygulamaya geçirmifltir. Bize göre kamusal kent mekânlar› halk›n ihtiyaçlar› do¤rultusunda kullan›lmal›, herkesin bar›nma, sa¤l›kl› bir yaflam çevresi içinde insanca yaflan›labilir konut hakk› savunulmal›, kamu arazilerinin sat›fl› durdurulmal›, insanca yaflanabilir bir kentsel alanda gerekli yeflil alan, park gibi sosyal donat›lar için kamulaflt›rma yap›lmal›d›r. Bir taraftan da yerel hizmetler ve kaynaklar neoliberal yerelleflme politikalar› gere¤ince tamamen sermayeye peflkefl çekilmeye haz›rlan›yor. Kentin ya¤malanmas›na karfl› do¤al, kültürel varl›klar ve çevre korunmal›, kentin tüm do¤al, tarihsel ve kültürel de¤erleri tüm kent halk›n›n yararlanaca¤› flekilde düzenlenmelidir. Kad›nlar aç›s›ndan sizin program›n›z›n ve AKP belediyecili¤inin farklar› nelerdir? AKP’nin kad›n› araçsallaflt›ran, cinsiyetçi ve gerici neoliberal programlar› kenti kad›nlar için “güvenliksiz” ve olanaklar›n› kullanamaz hale getirmektedir. Halkç› bir yerel yönetim anlay›fl›nda kentsel hizmetler ve mekânlar›n düzenlenmesinde cinsiyet körlü¤üne son verilmeli, kad›nlar›n ihtiyaçlar› ve talepleri belirleyici olmal›d›r. Kad›nlar›n üretime, sosyal yaflama ve siyasal yaflama kat›l›m›n› sa¤layacak politikalar kad›nlar›n talepleri do¤rultusunda belirlenmelidir. Engellilere dair yaklafl›m›n›z nedir? Kent yap›laflmas› ve olanaklar›, kamu güvencesinde yaflamlar›n› sürdürmek zorunda olan engelliler ve yafll›lar dikkate al›nmadan “kar” merkezli düzenlendi¤inden engelliler ve yafll›lar evlere kapat›lan, soka¤a ç›kamayan toplumsal kesimleri oluflturmaktad›r. Bize göre kentsel hizmetler ve mekanlar engellile-

Yerel Yönetimler Program›ndan

aç›lmaktad›r. Oysa e¤itim ve sa¤l›kta ticaret yap›lamaz. Yerel yönetimlerin yetki alan›ndaki e¤itim ve sa¤l›k kurumlar› paras›z hizmet vermelidir. Halk yarar›na e¤itim ve sa¤l›k kurumlar› oluflturulmal›d›r. I Ulafl›m büyük kentlerde günlük yaflam›n en önemli ihtiyaç ve gider kalemini oluflturmaktad›r. Son y›llarda yap›lan zamlarla belediyelerin en büyük kar kalemlerinin bafl›nda ulafl›m gelmektedir. Oysa ulafl›mda kâr amac› güdülemez. ‹flçilerin ifllerine, ö¤rencilerin okullar›na gidiflinin yük olmamas› için sabah ve akflam saatlerinde ulafl›m ücretsiz olmal›d›r. Ev kad›nlar›na ücretsiz ulafl›m olana¤› tan›nmal›d›r. I ‘70’li y›llar boyunca sanayinin iflçi ihtiyac›n› karfl›lamak üzere kente sürüklenen insanlar, bar›nma sorununu kendisi gecekondu-

I Kapitalist zihniyetin en pervas›z uygulay›c›s› AKP ve belediyeleri suyu en büyük kar kayna¤› haline getirmeye çabal›yor. Tarihin en fahifl su zamm› AKP’nin neoliberal belediyesi taraf›ndan gerçeklefltirildi. Oysa su hakt›r sat›lamaz. Do¤al bir kaynak olup sadece konutlara ulaflt›r›lma masraf› olan su fiyatland›r›lamaz. Ar›tma ve ulaflt›rma bedelinden fazla para al›nmamal›d›r. I E¤itime ve sa¤l›¤a devlet bütçesinden ayr›lan pay düflürülerek okul ve hastaneler paral›laflt›r›l›p niteliksizlefltirilmekte böylece bu alanda ticaret yapan kurumlar›n önü

Okmeydan› Okmeydan› Mahmut fievket Pafla Mahallesi’nde halk›n muhtar› çal›flmas›n›n aday› (Ayfle) Saliha D›flkaya. D›flkaya’n›n adayl›¤›n› aç›klamas›ndan sonra muhtarl›k çal›flmalar› h›zl› bir biçimde bafllad›. Sokak sokak, ev ev gezilerek yap›lan halk›n muhtarl›¤› çal›flmas›n› mahalleye daha fazla yaymak amac›yla 1 fiubat Pazar günü Demircilik Köyü Derne¤i’nde bir toplant› düzenlendi. Toplant›da D›flkaya mahallede yürütülen çal›flma sonucu ortaya ç›kan program› aç›klad› ve neden muhtarl›¤a aday oldu¤unu anlatt›. Saliha D›flkaya yapt›¤› konuflmada “y›llard›r mahallede özellikle kad›nlar›n can yak›c› bir flekilde hissetti¤i sorunlar›n çözümü için çal›flt›¤›n›, mahalleye bir krefl, sa¤l›k oca¤› ve kültür merkezi aç›lmas› için ayr› ayr› imzalar toplad›klar›n› belediyeyle görüflmeler yapt›klar›n› ancak Mahmut fievket Pafla Mahallesi’nin tüm bu haklardan ve daha fazlas›ndan her zaman mahrum b›rak›ld›¤›n›” anlatt›. Bu haklara kavuflabilmek için muhtarl›¤›n önemine de¤inen D›flkaya “birlikte kazanmak ve birlikte yönetmek istiyoruz” dedi. Okmeydan›’nda Örnektepe ve ‹stiklal (Hac› Hüsrev) mahallelerinde de halk›n muhtarl›¤› çal›flmalar› devam ediyor.

re, yafll›lara insanca ve onurlu bir yaflam›n koflullar›n› sa¤layacak biçimde düzenlenmelidir. Bugün dinsel ve etnik kimlikler yerel seçimlerde oldukça öne ç›k›yor. Bu konuya dair de¤erlendirmeleriniz nedir? Dinsel ve etnik kimliklerimiz toplumsal yaflam›n çat›flma gerekçesi haline getirilmekte ve düflmanl›k körüklenmektedir. Farkl› kimliklerden, farkl› inançlardan yurttafllar›n bir arada, kardeflçe yaflama zeminlerinin yarat›lmas› sa¤lanmal›; ihtiyaç ve taleplerine duyarl› bir yerel yönetim politikas› izlenmelidir. Yerel yönetimlerin kültürel görevleri de var... Evet ama bugün kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerin tümü sadece paras› olan elit bir kesime ait faaliyetler olarak organize edilmektedir. Kültür, spor ve sanat›n toplumun bütününe ulaflmas› hedefiyle çal›flmalar yürütülmeli ve bu amaca uygun altyap› oluflturulmal›d›r. Peki bugünkü yerel yönetim yap›s› bu dediklerinizi uygulamaya uygun mu? Bugün yerel yönetimlerde halk seçimden seçime oy istemek için hat›rlanmaktad›r. Kurulacak halk

laflmayla çözmüfl, devlet bu konuda sorumluluk alt›na girmemifltir. Bugün ise kentsel dönüflüm ad›yla halk›n 50 y›lda eme¤iyle var etti¤i bu mahalleler sermayeye rant olarak sunulmakta ve buralarda yaflayan insanlar evsiz b›rak›lmaktad›r. Oysa her yurttafl›n insan onuruna yarafl›r bir konutta bar›nma hakk› vard›r. Halk›n belediyesi halk›n bar›nma hakk›n›n en ucuza sa¤lamak için çal›fl›r. Dönüflüm projeleri halk yarar›na ve halk›n onay› ile gerçeklefltirilmelidir. I Kentleflmenin yan› s›ra izlenen tar›m politikalar›n›n da sonucunda halk›n ciddi bir bölümü g›da ihtiyac›n› karfl›lama güçlü¤ü yaflamaktad›r. Baflta çocuklar olmak üzere her yurttafl›n asgari g›da ihtiyac› güvence alt›na al›nmal›d›r. G›da fiyatlar› ve kalitesi denetim alt›na al›nmal›d›r.

Bahçelievler Bahçelievler’de bir süredir kad›nlar›n yürüttü¤ü ‘Yerel Yönetimlerde Söz Ve Karar Hakk›m›z Var Bahçelievler’in Yaflanabilir Bir Yer Olmas› ‹çin Kad›nlar›n fiartlar› Var’ çal›flmas› yerel yönetimde söz söyleyebilmek için haz›rl›klara bafllad›. Mahallede bir süredir yap›lan toplant› ve de¤erlendirmeler sonucu kad›nlar, “mahallelerde en fazla biz vakit geçiriyoruz ve yaflan›lan s›k›nt›larla en çok biz yüz yüze geliyoruz” diyerek yeni bir mahalle istediler ve mahalleye yeni bir anlay›fl getirmek için aralar›ndan bir muhtar aday› belirlediler. Gülseven Çetin, Cumhuriyet Mahallesi muhtarl›¤› için aday oldu. Çetin’in adayl›¤› 7 fiubat günü Bahçelievler Halkevi’nde gerçeklefltirilen ve Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol’un da kat›ld›¤› bir toplant› ile kamuoyuna aç›kland›. Kad›nlar karfl›laflt›klar› s›k›nt›lar› birlikte aflman›n, mahallelerinde kendilerinin ve sorunlar›n›n görünür hale gelmesinin gerekti¤ini düflünüp içlerinden bir muhtar aday› seçerek söz ve karar haklar›n›n oldu¤u bir mahalle yönetimi için çal›flacaklar›n› belirttiler. Adaylar›n›n seçim çal›flmas›n› el birli¤i ile yürüteceklerini, taleplerini anlatan seçim kampanyas› örgütleyeceklerini ifade ettiler.

meclisleri ile halk, do¤rudan söz, yetki ve karar sahibi olmal›, yerel yönetimlerin her kademesine seçti¤i temsilciyi geri ça¤›rma hakk›na sahip olmal›d›r. Haklar›n› savunma hedefiyle biraraya gelen halk›n kurdu¤u inisiyatiflerin talepleri yerel yönetim politikalar›n› belirlemede etkili olmal›d›r. Son olarak neler söylemek istersiniz? Y›lard›r sermayedarlar›n ve müteahhitlerin belirledi¤i ve yönetti¤i belediyeler halk›n belediyesi haline dönüfltürülecektir. Halk›n belediyeleri, piyasac› politikalar›n halk üzerindeki hegemonyas›n› k›racak önlemler al›r. Toplumun kendini savunmas› için gerekli çal›flmalar› gerçeklefltirir. Gücünü halktan alan, emekçilerden alan, her alanda kooperatif ve benzeri kolektif üretim ve kolektif tüketim yöntemlerini de¤erlendiren bir anlay›flla bunlar olanakl›d›r. Ticari amaç güden bir dizi sermayedara kar ve rant da¤›tan savurgan elitist anlay›fllar karfl›s›nda kolektif üretim ve kolektif tüketim yöntemlerinin daha baflar›l› oldu¤unu iddia ediyoruz.

I Belediyelerin kar amac› güden kurumlar haline dönüfltürülmesinin ard›ndan su, elektrik, do¤algaz gibi temel ihtiyaçlar›n yoksul halk taraf›ndan karfl›lanmas› olanaks›z hale gelmifltir. Bu durum halk›m›z›n yaflam kalitesini düflürmekte, ciddi eflitsizliklere neden olmaktad›r. Oysa her haneye ayl›k 18 m3 su, 230 kwsaat elektrik, 180 m3 do¤algaz veya karfl›l›¤› yakacak paras›z sa¤lanmal›d›r. Yoksul insanlar›m›z, susuzlu¤a, karanl›¤a, so¤u¤a mahkûm edilemez. Halk›n en temel insani ihtiyaçlar›, sadaka zihniyeti ile de¤il hak oldu¤u gerçe¤i kabul edilerek gerçeklefltirilmelidir. Halk›n belediyesi tüm olanaklar›n› bunlar için seferber etmeli, olanaklar›n yetersiz kald›¤› koflullarda ise halkla birlikte bu taleplerin yaflama geçmesi için mücadele etmelidir

Kad›n muhtar adaylar› bulufltu ‹stanbul’un çeflitli mahallelerindeki kad›n muhtar adaylar› 9 fiubat’ta ‹stanbul Halkevi’nde yap›lan kahvalt›l› toplant›da bulufltu. Toplant›ya Beyo¤lu Örnektepe Mahallesi muhtar aday› Gülden Dil, fiiflli Mahmut fievket Pafla Mahallesi muhtar aday› Saliha D›flkaya, Sar›yer Kireçburnu Mahallesi muhtar aday› Handan K›z›laslan, Avc›lar Gümüflpala Mahallesi muhtar aday› Gönül Par›lt›, Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi muhtar aday› Gülseven Çetin, Kartal U¤ur Mumcu Mahallesi muhtar aday› Ayten ‹flcan kat›ld›. Halk›n haklar› mücadelesiyle yükselen bir çal›flman›n sonucu kendi mahallelerini yönetmek üzere bir araya geldiklerini söyleyen kad›n muhtar adaylar› mahallelerinde yürüttükleri çal›flmalar› anlatt›lar. Kad›n muhtar adaylar›, mahalle ve sokak temsilcileriyle beraber çal›flma yürüttüklerini, çal›flmalar›nda haklar temelinde ve özellikle krefl, sa¤l›k oca¤›, s›¤›nma evi, gençlik kültür merkezleri gibi talepleri öne ç›kard›klar›n› anlatt›lar. Muhtarl›¤a devletin memuru de¤il, halk›n devlet nezdindeki temsilcisi olarak bakt›klar›n› aktard›lar. Kad›nlar mücadelenin seçim günü bitmeyece¤ini, 29 Mart sonras› taleplerini görünür k›lmaya devam edeceklerini belirttiler.


12 fiubat 25 fiubat

10 K‹BELE

2009

KADIN MERKEZ‹NDEN K‹TAP KAMPANYASI

SOSYAL‹ST FEM‹N‹STLER DERG‹ ÇIKARTTI

YEfi‹L ALAN TALEB‹NE COPLU CEVAP

SEND‹KA DÜfiMANI K‹M ?

Kad›nlar için kütüphane

Feminist Politika

Kocaeli’nde zab›ta daya¤›

DESA Direnifli sürüyor, sürecek

Diyarbak›r'da Ceren Kad›n E¤itim Merkezi bir kad›n kütüphanesi kuruyor. Her türlü içeri¤e sahip kitab›n kabul edildi¤i kütüphane ile kad›nlara daha fazla kitap okuma al›flkanl›¤› kazand›r›lmas› hedefleniyor. Ceren E¤itim Merkezi pet flifle toplay›p geri dönüflüm için satarak merkezin ihtiyaçlar›n› karfl›l›yor. Kitaplar›n›z› ulaflt›rmak için adres: Ceren Kad›n E¤itim Merkezi, Peyas Mahallesi, F›rat Bulvar›, Ekin Park› içi, Kayap›nar / Diyarbak›r, e -posta cerenkadin@hotmail.

Sosyalist Feminist Kolektif taraf›ndan yay›nlanan Feminist Politika dergisi ç›kt›. 3 ayda bir yay›nlanacak olan derginin ilk say›s›nda, yerel seçimler, kentsel dönüflüm, kriz, erkek fliddeti, kad›n eme¤i, annelik, homofobi, güncel sanat konular› iflleniyor. Derginin yazarlar› aras›nda Filiz Karakufl, Nurcan Özkaplan, Necla Akgökçe, Hülya Osmano¤lu, Yelda Yücel, Serpil Sancar gibi isimler yer al›yor. Düyadan ve Türkiye’den haberlerin yer ald›¤› Feminist Politika’ya kitapevlerinden ulafl›labiliyor.

Kocaeli'nde mahallerindeki tek yeflil alana ticaret merkezi kurulmas›n› protesto etmek isteyen Atakent ile Taçyaprak Konutlar›’ndan kad›nlara zab›ta biber gaz›, fliddet ve hakaretle müdahale etti. Kad›nlar mahallelerindeki yeflil alan›n AKP'lilere peflkefl çekildi¤ini söyleyerek 27 Ocak günü eylem yapt›. Yaklafl›k 20 kad›n ve çocu¤un sosyal alan talebi için yapt›¤› eylem copla karfl›l›k gördü. Kad›nlar kendilerine sald›ran zab›talar hakk›nda suç duyurusunda bulundu.

DESA Direnifliyle Dayan›flma ‹stanbul Kad›n Platformu, her cumartesi oldu¤u ¤ibi 7 fiubat Cumartesi günü de iflten at›lan DESA iflçileri için ‹stiklal Caddesi'nde bulunan DESA Sat›fl Ma¤azas› önünde eylem yapt›. "DESA Patronu sendika düflman›" yaz›l› dövizlerin tafl›nd›¤› eylemde DESA iflvereninin sendikay› kabul edene kadar direniflin sürece¤ini söyleyen kad›nlar “sendika düflman› kim?” diye ba¤›rarak elleri ile DESA’y› gösterdi.

Eflitlik sand›ktan ç›kar m›? Seçim dönemlerinde kad›nlar ve sorunlar› her zamankinden daha fazla gündeme geliyor. Peki kad›nlar yerel yönetimlerden ne istiyor, seçimlerden ne bekliyor? Kad›n aday say›s›n›n çoklu¤u eflitlik için yeterli mi? Yerel seçimler yaklafl›rken adayl›k yar›fl› ve partilerin seçim program› tart›flmalar› sürüyor. Kad›nlar ve kad›nlar›n sorunlar› da bu tart›flmalar içinde yer al›yor. Kad›nlar siyaset sahnesinde yine nesne olarak konumland›r›l›yor. Say› herfley mi? Egemen siyasal ak›mlar kad›nlar› parti vitrini haline getirirken, kimi kad›n örgütleri ise kad›nlar›n siyasette varl›¤›n› kad›n aday say›s› ve adaylar içinde kad›n adaylar›n oran›na s›k›flt›r›yor. Partilere daha fazla kad›n aday gösterme ça¤r›s› yapan KADER (Kad›n Adaylar› Destekleme ve E¤itme Derne¤i) bu anlay›fl›n en bilin-

dik temsilcisi. KADER’in ça¤r›s› Türkiye’de 81 ilin belediye baflkanl›¤› için sadece 8 kad›n aday gösterildi¤i (CHP 5, AKP, DP ve DTP ise birer kad›n aday gösterdi) göz önüne al›n›nca hakl› bir talep. Fakat bu talep ve söylem, kad›nlar›n haklar›n› ve taleplerini gözeten siyasal bir programa sahip olunmas› gereklili¤ini görmezden geldi¤i için eksik kal›yor. Ortada kad›nlar›n ihtiyac› olan hizmetlere eflit, paras›z ve nitelikli bir biçimde ulaflabilmesi, fliddet ve cinsiyet ayr›mc›l›¤› ile etkili mücadele edilmesi için gerekli ad›mlar› içeren bir politik program olmad›¤› sürece aday›n cinsiyeti ya da

partisindeki kad›n üye say›s› bir önem arz etmiyor. ‹maj için aday Siyaset sahnesinde rakamlara endeksli eflitlik tart›flmas›n›n görmezden geldi¤i bir di¤er sorun da kad›nlar›n ço¤u yerde partinin politikas›n› yaratan özneler olarak de¤il partinin yaratmaya çal›flt›¤› imaj›n›n parças› olarak görülmesi. Örne¤in Saadet Partisi, seçmenin laiklik hassasiyeti herkese malum olan Çankaya Bölgesi için tiyatro sanatç›s› Esra Acun’u aday gösterdi. Bu örne¤in tam tersi CHP vesilesi ile görüldü. Muhafazakar seçmenin deste¤ini arkas›na almak isteyen CHP de bu konuda yapt›¤› seçim aç›l›m›n› türbanl›, çar-

flafl› kad›nlara rozet takarak gösterdi. Kad›nlar›n var oldu¤u bir siyaset mümkün Egemen siyasetin bak›fl aç›s›na karfl› kad›nlar›n y›llard›r sürdürdü¤ü eflitlik mücadelesinin yaratt›¤› de¤erler, oluflturulan ortak platformalar›n ana gündemlerinden biri oluyor. ‹lerici kurum ve örgütlerin yerel yönetimler için bir araya gelmesi ile oluflan ba¤›ms›z inisiyatiflerin seçim program›nda kad›n örgütlerinin talepleri yer al›yor. Bahçelievler’de oluflturulan ortak inisiyatif DTP çat›s› alt›nda devrimci sendikac› Ayfle Yumli Yeter’i aday gösterdi. DTP Tunceli Belediyesi ve 16 ayr› ilçede kad›n adaylar-

AYfiE YUML‹ YETER

la seçime giriyor. ‹stanbul, Ankara, Kocaeli gibi çok say›da kentte mahalleler için ç›kart›lan ortak muhtar adaylar›n ço¤unlu¤u kad›nlardan olufluyor. Beyo¤lu’na feminist aday Beyo¤lu Belediye Baflkanl›¤› için Feminist Kolektif Mor Çat› gönüllüsü Ülfet Tayl›’y› ba¤›ms›z aday ola-

ÜLFET TAYLI

rak gösterdi. Feminist politikalar›n görünür olaca¤› bir yerel yönetim anlay›fl› ile Beyo¤lu Belediyesi’nin yönetimine aday. Feministler, Tayl›’n›n adayl›¤› ile kad›nlar›n taleplerini ve mücadele stratejilerini net biçimde ortaya koyabilecek bir f›rsat do¤aca¤›n› belirtiyor.

Eskiflehirli Kad›nlar seçimlerden ne beklediklerini anlatt›

Fadime DA⁄ / Ev kad›n›

Yerel yönetimlerin çal›flkan, üretken, sa¤duyulu ve dürüst olmas›n› beklerim. Sesimizi duyan yönetimler gerekli. Seçim demek sadece aday ve oy olmamal›d›r. Halk›n neye ihtiyac› var mesele bu olmal›. Ulafl›m›n ucuz olmas›n›, belediye otobüslerinin say›s›n›n fazla olmas›n› bekliyorum. ‹fl olanaklar›n›n ço¤alt›lmas›n› isterim. Vergilerin azalt›lmas›n› isterim. Biz ev kad›nlar›n› üretime yönlendirilmesini isterim. Ev kad›nlar›n›n psikolojik sorunlar›n›n dile getirmesini ve çözümlerin bulunmas›n› isterim.

Fatma fiENKAL / Esnaf

Yerel yönetimlerden yaflanabilir kent,ve mahalle istiyorum. Kad›nlar›n seslerini duymalar›n› ve çal›flmalar›n› bu yönde yapmalar›n› bekliyorum. Halk›n karfl›s›nda de¤il de halk›n yan›nda olan adaylar bekliyorum. Ulafl›m›, e¤itimi, temiz çevreyi önemseyen uygulamalar bekliyorum. Yerel seçim programlar›n›n halk›n ihtiyaçlar› do¤rultusunda oluflturmalar›n› bekliyorum çünkü bunun tersi sadece oy demek oluyor. Güvenilir ve temiz bir kent, kad›nlar için yönetimde söz hakk› istiyorum.

Gül ALDEM‹R / Esnaf

Adil bir yerel yönetim anlay›fl›, anlay›fl yetmez adil uygulamalar istiyorum. Halkç› belediyecilik donan›m›na sahip kiflilerin aday olmas›n› istiyorum.Yerel seçimler sadece seçim çal›flmas›ndan ibaret oluyor, bu anlay›fl yanl›flt›r.Kent için halk için çal›flmalar›n› bekliyorum. Kad›nlar için sportif, kültürel ve sosyal yaflam›n bütün mahallelerde yay›lmas›n› istiyorum. Mahallelerde belediyeyle ortak çal›flacak mahalle temsilcilikleri ve bu temsilciler aras›nda kad›nlar›n da olmas›n› istiyorum.

Kad›n kürsüsü pazarda Krize ve yoksullu¤a karfl› söyleyecek sözü olan kad›nlar Eskiflehir’de seslerini kendi kürsülerinden duyurmaya devam ediyor

Kamu emekçisi kad›nlar krizi tart›flt› Kamu emekçisi kad›nlar düzenledikleri merkezi bir forumla krizin etkileri ve mücadele stratejilerini tart›flt›lar, çal›flma yaflam›na dair taleplerini belirlediler KESK ve E¤itim-Sen’li kad›nlar ayr› ayr› yapt›klar› forum ve panelle krizi tart›flt›. Düzenlenen toplant›larda yürütülen tart›flmalarla krizin kad›nla üzerine etkilerine dair mücadele stratejileri gelifltirmek hedeflendi. E¤itim-Sen E¤itim-Sen kad›n sekreterleri ve merkezi düzeydeki kad›n yöneticileri, 31 Ocak günü Dr. Fevziye Say›lan’›n krizin e¤itim emekçisi kad›nlar üzerindeki etkisine iliflkin bir sunufl yapt›¤› forumda bir araya geldi. E¤itim emekçisi kad›nlar, krizin kad›nlara etkilerinin ve buna yönelik bir örgütlenme ve eylem sürecinin tart›fl›ld›¤› atölye çal›flmalar› da gerçeklefltirdi. KESK KESK’e ba¤l› sendikalar›n flube ve il temsilciliklerinin kad›n sekreterleri ile ka-

d›n birimlerinden, toplam 200 kiflinin kat›ld›¤› “Kriz ve Kad›n” forumu, 1 fiubat 2009 tarihinde Ankara’da gerçeklefltirildi. Forum öncesi sendikalar, flube ve il temsilciliklerinden kad›nlar›n kat›l›m›yla e¤itim ve atölye çal›flmalar› düzenleyerek, krizin kendi ifl kollar›nda kad›nlar üzerindeki etkilerini tart›flt›lar ve taleplerini oluflturdular. Dr. Fevziye Say›lan’›n moderatörlü¤ünü yapt›¤› ve Doç.Dr.Betül Urhan’›n, “Kriz, Kad›n Eme¤i ve Kad›n Örgütlenmesi”, Doç. Dr. Alev Özkazanç’›n “Kriz, Toplumsal Muhalefet ve Kad›n Hareketi” konulu sunumlar gerçeklefltirdi¤i forumun ard›ndan kamu emekçisi kad›nlar›n kriz hakk›nda tespit ve taleplerini içeren bir sonuç deklarasyonu haz›rland›. Deklarasyon çal›flma yafla-

m›nda sömürüyü derinlefltiren düzeneklerin ortadan kald›r›lmas›na, kad›nlar›n güvenceli ifl, ihtiyaç duyduklar› sosyal güvenlik hizmetlerine ulaflabilmesine iliflkin talepleri içeriyor. Bak›m hizmetlerinin toplumsallaflt›r›lmas›, kamu kurumlar›nda, semtlerde krefl, gündüz bak›m evleri ve emzirme odalar› kurulmas›, ebeveyn iznin kabul edilmesi, nüfusu elli bini aflan yerleflim birimlerinde kad›n s›¤›nma evleri kurulmas› gibi talepler ifade ediliyor. Kamu emekçisi kad›nlar deklerasyonla 8 Mart program›n› da aç›klad›lar. 8 Mart günü düzenlenecek mitinglerin yan› s›ra, 28 fiubat’ta taciz ve tecavüze karfl› gece yürüyüflleri, 4 Mart günü namus cinayetleri için kad›n mahkemeleri, 6 Mart’ta ise toplu bildiri da¤›t›m› yapacak

Eskiflehir’de Halkevci kad›nlar›n krizin etkilerine karfl› kad›n dayan›flmas›n› örgütlemek üzere yürüttü¤ü kad›n kürsüsü çal›flmas› devam ediyor. Kad›nlar 5 fiubat’ta Huzur Mahallesi Pazar›’nda üçüncü kez kürsülerini kurdular. Her hafta farkl› bir mahalleye ait pazar yerinde kurulan kürsüde kad›nlar, krizle artan yoksullu¤a, fliddete, zamlara karfl› seslerini duyuruyor. Konuflmalarda krizin etkilerine karfl› kad›nlar›n ortak taleplerini örgütlemek ve etkili bir dayan›flma a¤› kurmak için herkes Halkevi’nde buluflmaya ça¤r›ld›. Kad›nlar›n gündelik ha-

yatta sürekli karfl› karfl›ya kald›¤› sorunlar› anlatan Halkevcilere kad›nlar›n yan› s›ra pazardaki esnaftan da destek geldi. Kad›nlar “pazardan al›flverifl dahi yapamad›klar›n›” söyleyerek isyan ettiler. Pazarda bulunan vatandafllar da ödenmemifl faturalar›n›

göstererek kürsüye ç›kt›lar, yap›lan zamlar sonucu do¤algaz faturas›n› ödeyemediklerini anlatt›lar. Kürsüde söz alan kad›nlar kocalar›n›n iflsiz kalmas›ndan dert yanarken kürsüye ç›kan bir kad›n pazar al›flverifli yapabilmek için telefonunu satt›¤›n› anlatt›.

Üzmez davas›nda protesto Tacizci Hüseyin Üzmez'in dördüncü duruflmas› kad›nlar›n protestolar› eflli¤inde gerçekleflti. Halkevci ve Kolektifçi kad›nlar Üzmez'e yumurta att›. Cinsel istismar suçundan yarg›lanan Üzmez'in dördüncü duruflmas› 10 fiubat’ta gerçekleflti. Duruflma öncesi Bursa Kad›n Platformu Üzmez'i ve Üzmez'in ser-

best b›rak›lmas›n› protesto etti. Duruflma sonras›nda Halkevci ve Kolektifçi kad›nlar Üzmez'e yumurta att›. Vakit Gazetesi Yazar› 76 yafl›ndaki Hüseyin Üzmez, duruflma için adliyeye girerken, kendisini bekleyen kad›nlar›n yo¤unprotestosuy-

la karfl›laflt›. Bursa Kad›n Platformu üyeleri, ‘Üzmez sen hiç terlik yedin mi’ diye ba¤›rd›. Yaklafl›k 20 dakika süren duruflman›n ard›ndan adliyenin arka kap›s›nda bekleyen Halkevci ve Kolektifçi kad›nlar, Üzmez'e yumurta att›. Bir yumurta aya¤›na, savrulan bir flemsiye de omuzuna isabet eden Üzmez'i, Çevik Kuvvet ekipleri kurtard›. ‹ki kifli gözalt›na al›nd›. Ankara ve Eskiflehir’de Halkevci ve Kolektifçi kad›nlar Bursal› k›zkardeflleriyle dayan›flma eylemleri yapt›.

Sand›klar sokakta kurulacak P›nar Sa¤lam Uzunca zamand›r büyüttü¤ümüz hak mücadeleleri içinde kad›nlar›n varl›¤›n› ve taleplerini daha görünür k›lmak için çabal›yoruz. Çabuk sonuçlar alamasak da kad›n hareketinin 30 y›ll›k birikiminin fark›na vararak toplumsal hayata eflit ve özgür biçimde kat›lmak için neoliberalizme ve erkek egemenli¤ine karfl› mücadele ediyoruz. Bizim için bir “ilki” yada “bafllang›c›” ifade eden Halk›n Haklar› Kad›n Forumu’ndan bu yana sorunlar›m›za daha fazla ayn› yerden bak›yor, tart›fl›yor ve s›n›rlar›m›z› deneyimlerimizin ›fl›¤›nda beraber afl›yoruz. Kad›n forumundan bu yana e¤itim, sa¤l›k, sosyal güvenlik, bar›nma, su gibi temel haklara ulaflmam›z›n önündeki engellere karfl› kad›nlar olarak mücadelede biraz daha varl›k gösterdik ve dokundu¤umuz her sorun alan›nda s›n›rlar›m›z›n fark›na biraz daha vard›k. Bar›nma ve su hakk› mücadelesinde oldu¤u gibi baz› taleplerimiz için do¤rudan eylemlerimizle özne olma deneyimi yaflad›k.

“biliniyor: tohum bir gün at›l›r; serpilip geliflmesini ise her gün sürdürür…” fiimdi biraz daha meydana ç›kma vakti! Kad›n forumunda ve krize karfl› kad›n flartlar› olarak ortaya koydu¤umuz her bir talebin alt›n› doldurma ve eylemini görünür k›lma vakti! Sözün özü arkam›za ald›¤›m›z deneyimlerin gücüyle yola devam etme vakti. Bir yerlerden bafllamak ya da devam etmek için her zaman yapt›¤›m›z› yaparak ilk ad›m› atabiliriz. Elimizde yapaca¤›m›z ilk etkinli¤in duyurusu ile hiç girmedi¤imiz bir soka¤a girip tüm kap›lar› çalabiliriz. Tüm kad›nlar› s›cak bir çay eflli¤inde sohbete davet edebiliriz. Bu buluflmada dertlerimizi paylafl›p dertlere de ortak çözümler bulubiliriz. Böylece birli¤imizden kuvvet do¤du¤unu hat›rlar›z hepimiz. Her bir çözüm için onlarca yeni kap› çal›p isteklerimizi s›ralayan imza metinleri ile bildirilerle tüm mahalleyi dolaflabiliriz. Toplanacak imzalar› sazl› sözlü bir yürüyüflle iletiriz belki belediyeye ya da muhtara. Yetmezse mahallenin en büyük caddesine ç›k›p cümle aleme aç›klar›z. Derken bir de bakm›fl›z epeyce yol alm›fl›z. Sadece bir plan ya da bir tasar›m gibi görünen bu eylem plan› çald›¤›m›z ilk kap› kadar yak›n. Birkaç y›l önce tohumlar›n› atarak bugüne tafl›d›¤›m›z su hakk›, bar›nma hakk›, ekmek hakk›, beslenme hakk› mücadelesi kadar mümkün. Bu gerçe¤i anlatan sözümüz ve eylemimiz için önümüzde siyasete ayr› bir dinamizm kazand›ran seçimler var. Seçim dönemi boyunca bölgemizde aday›m›z olsun olmas›n sesimizi yükseltmeliyiz. Krefl, s›¤›nmaevi, sa¤l›k ve e¤itim merkezleri gibi taleplerin kad›nlar için yak›c›l›¤›na iflaret eden eylemler örgütlemeli ve bu talepleri daha fazla kad›nla buluflturmal›y›z. Kad›nlar›n ortaya ç›kard›¤› her bir talep ve onun mücadelesi, o mahallede aday›m›z seçilsin ya da seçilmesin unutulmamas› için kad›nlar›n izini b›rakmal› ve bize yol gösterici olmal›. Kad›n dayan›flmas›n›n gücüyle; Çocuk bak›m›n›n toplumsal bir görev ve kamusal bir hak oldu¤unu hat›rlatmak için çocuklar›m›z için mahallenin tüm sokaklar›n› oyun alanlar› haline getirmeliyiz. Her türlü fliddete karfl› biz kad›nlar›n bir gün s›¤›nma evine ihtiyaç duyabilece¤ini anlatmal› ve istemeliyiz. E¤itim hakk›ndan mahrum b›rak›lm›fl tüm kad›nlar için okuma yazma kurslar›, e¤itimine devam etmek isteyen kad›nlar için aç›kö¤retim ortaokul ve lise etüd merkezlerini flimdiden kurmal›y›z ya da bunlar› ilçe milli e¤itim müdürlüklerinden, belediyelerden talep eden kampanyalar düzenlemeliyiz. Ortak zaman geçirebilece¤imiz tüm sosyal faaliyetlerimiz için kullanabilece¤imiz kültür merkezleri, ortak yaflam alanlar› talebimizi örgütlemeliyiz. Mutfak maafllar›m›z›, flimdiye kadar mutfakta yemek yapmak için kulland›¤›m›z araçlarla beraber bizzat adresinden istemeliyiz. Tüm bu ihtiyaçlar›n ilk somut nüvelerini bizzat kendimiz oluflturabilmeliyiz. Düzenleyece¤imiz okuma yazma kurslar› kad›nlar için yarat›c› drama kurslar›, birlikte gidilen tiyatro ve sinemalar ya da düzenlenebilecek toplu gösterimler örgütlemek, ya da krefl ve daha ucuz g›da için toplu al›flverifller daha ileri bir mücadelenin dayan›flma ile örgütlenen tohumlar› olarak görmeliyiz.Kad›nlar›n do¤rudan kat›l›m›n›n oldu¤u meclislerde, toplant›larda bu taleplere dönüp dönüp bir daha bakmal› ve eylemini örgütlemeliyiz. ‹lk seçimler 8 Mart’ta olacak ve biz kad›nlar sand›klar› sokakta kuraca¤›z.


cmy k

Cumartesi Anneleri’nin Türküsü Geçen hafta eylemlerine yeniden bafllayan Cumartesi Anneleri Türkiye’nin toplumsal mücadeleler tarihinin en k›ymetli parçalar›ndand›. Kay›p çocuklar› için hesap soran annelerin öyküsü müzi¤in, edebiyat›n ve foto¤raf›n diliyle binlerce kez anlat›ld› Cumartesi Anneleri geçen hafta yeniden eylemlerine bafllad›. Gözalt›nda, karakollarda kaybedilen çocuklar›n›n ak›betini sormak için bafllatt›klar› eylem Türkiye toplumsal mücadelesinin en önemli vakalar›ndan birisi haline gelmiflti. 27 May›s 1995’te bafllatt›klar› eylem alt› y›l boyunca sürmüfl ve sadece kay›p yak›nlar› de¤il ilerici kurumlar, ö¤renciler, ayd›n ve sanatç›lar bu eylemin

12 fiubat 25 fiubat

parças› olmufltu. Eylemin son otuz haftas› polis sald›r›s› ile engellenmflti. Aileler ve onlar›n destekçileri defalarca yerlerde sürüklendiler dövüldüler, sövüldüler, gözalt›na al›nd›lar. Onlar›n öyküsü ve ac›lar› sanat›n aynas›ndan yans›d›. Sezen Aksu Cumartesi Anneleri’ne yönelik sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› bir dönemde 1997 y›l›nda Cumartesi Türküsü adl› flark›y› yaz›p besteledi. Albüm Aktüel

dergisinin beflinci y›l arma¤an› olarak da¤›t›ld›. fiark›’n›n sözleri ailelerin öyküsünü anlat›yordu: Bekleye bekleye geçiyor günler / Gün sa¤›r dilsiz sustu bülbüller / Kemi¤im etim kap› önlerinde / can kay›p can kay›p / Allah›m bu nas›l bir dünya / bu nas›l bir ay›p / ah ben anay›m yanmaz can›m d›flardan / kora koysalar ümidimi kaybedemezsiniz / ölsem de

ahim tarihi karalar. Cumartesi annelerinin öyküsü Berat Günç›kan’›n ‹letiflim Yay›nlar›’ndan ç›kan Cumartesi Anneleri kitab› ve Ayd›n Öztürk’ün An›msaman›n Zaferi Cumartesi Anneleri kitaplar›nda anlat›l›yor. Foto¤rafç› Aclan Uraz’›n Cumhuriyet Kitaplar›’ndan ç›kan Cumartesi Anneleri’nin öyküsünü yans›tan bir foto¤raf albümü bulunuyor.

2009

KÜLTÜR/SANAT 11

‘Yang›n Yeri Marafl’ seyirciyle bulufltu Canlar Tiyatrosu ‘Yang›n Yeri Marafl’ oyunu ile sahnede. Oyunun yazar› Serdar Do¤an’la Canlar Tiyatrosu ve Marafl hakk›nda bir söylefli yapt›k. Bize Canlar Tiyatrosu’nun öyküsünü anlatabilir misiniz? Canlar Tiyatrosu’nun ilk çal›flmas› "Simurg", Sivas katliam›n›n belgesel oyunudur. Mad›mak’› yaflam›fl, kardeflini ve dostlar›n› yitirmifl ve tiyatro yazarl›k e¤itimi alm›fl biri olarak Sivas'› anlatmay› bir namus borcu olarak gördüm. Ankara Sanat Tiyatrosu ve Ekin Sanat Merkezi oyuncular›ndan kurulan bir ekiple yola ç›kt›k. Katliam›n 13. y›l›nda oyunu sahnelemeye bafllad›k. Simurg, pek çok otorite taraf›ndan, belgesel-politik tiyat-

ronun iyi bir örne¤i olarak iflaret edildi. Zaten düflündü¤ümüz ve ön çal›flmalar›na bafllam›fl oldu¤um Marafl oyunun da yolunu açt›. Marafl Yang›n Yeri oyununu k›saca anlatabilir misiniz? Nas›l ortaya ç›kt› ve sahnelendi biraz bilgi verebilir misiniz? Marafl oyunu, yine içe bak›fl yöntemiyle kurgulanm›fl, bilinç ak›fl›yla geriye dönüfllerin yaflanm›fll›¤›n› anlatan bir dramatik yap›yla ilerliyor. Oyun, bugün 35’li yaflalarda olan, seramik-heykel sanatç›s› bir kad›n›n, pek çok sanatç› arkadafllar›yla dünyada faflizm ve katliamlar sergisi için haz›rl›k-araflt›rma yapt›¤› bir zamanda kendi ac›lar›n› an›msamas›yla bafll›yor. Oyun kiflisi; katliam›n yafland›¤› s›rada 5-6 Serdar Do¤an: 1972 do¤umlu. ‹zmir 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro bölümü Dramatik yazarl›k-Dramaturgi bölümünü bitirdi. Çal›flmalar›na 1990 y›l›nda Alt›nda¤ Belediyesi fiehir Tiyatrolar›’nda bafllad›. Ankara Deneme Sahnesi üyesi Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i Tiyatro Toplulu¤u ve Canlar Tiyatrosu’nun kurucular› aras›nda yer ald›. Sivas katliam› s›ras›nda Mad›mak Oteli’ndeydi. ‹lk oyununda katliam tan›kl›¤›n› anlatt›.

yafllar›nda olan bir k›z çocu¤udur; sakland›¤› yerden ailesinin bafl›na gelenleri izlemek zorunda kalm›flt›r, her ne kadar unutmaya çal›flsa da ac›lar› ve geçmifli peflini b›rakmaz. T›pk› gölgesi gibi onu takip eder. Dünyan›n baflka co¤rafyalar›nda faflistler taraf›ndan katledilenleri incelerken, kendi ac›lar› ve yaflanm›fll›klar›yla özdefllik kurar. Oyunda faflizmin, dünyan›n neresine olursa olsun, yöntem ve eylem biçiminin ayn› oldu¤u vurgusu var. Oyun için dönemin mahkeme tutanaklar›n›, s›k›yönetim tutanaklar›n›, meclis raporlar›n› inceledim. Yaflayan tan›klarla yapt›¤›m›z sohbetler sonucu metni flekillendirdim. 2-3 ay kadar masa bafl› okumalar› ve dramaturgi çal›flmas›n›n ard›ndan önce provalar yapt›k ard›ndan da “perde dedik.” Oyunu bugüne kadar nerelerde sahnelediniz? ‹zleyicilerden ald›¤›n›z tepkiler neler? Ankara merkezli bir tiyatroyuz. ‹stanbul ve ‹zmir’de de seyirciyle bulufltuk. Henüz 18 kez sahneledik. Marafl’› sergiliyoruz. Birkaç olumsuz elefltiri d›fl›nda çok büyük olumlu tepkiler ald›k. Biz namuslu bir ifl yapmaya çal›fl›yoruz. Si-

Yönetmen Shohei ‹mamura'n›n 1983 yap›m› Cannes Alt›n Palmiye ödüllü filmi. Japonya’da bir da¤ köyünde yoksul bir halk›, halk›n yoksullukla flekillenen gelenekleri ve gelenekler gere¤i yafllan›nca ›ss›z bir da¤›n ete¤inde ölüme terk edilen yafll› insanlar›n öyküsü. Film, insan do¤as›n›n yaflam› sürdürebilmek için ne denli vahfli oldu¤unu ortaya koyarken baflar›l› görsel sahneleri ile izleyicileri etkiliyor.

Pers halk flark›lar›

vas oyunumuzda oldu¤u gibi ac›lar›m›z› meze etmeden, gifle derdine düflmeden bir gerçekli¤i kendi tiyatro penceremizden aktar›yoruz. Samimi olarak söylüyorum, bir kaç olumsuz elefltiri d›fl›nda binlerce teflekkür ald›k... “No passaran”. Oyunun ça¤r› metninde bu ifadeyi gördük. Bununla neye geçit vermeyece¤iz demek istiyorsunuz açabilir misiniz? Oyunun içinde olan bir bölümde geçiyor “no passa-

ran”. ‹spanya’da yaflanan Franko faflizmine direnenleri motive eden, zafere götüren, “art›k geçit yok” diye hayk›rd›klar› bir sözcük “no pasaran” Bu sözcük oyunda benzer ac›lar›n yaflanmas›na "seyirci" olmayal›m ça¤r›s›n›n ifadesidir. Bundan sonraki proje için bir fikriniz var m›? Canlar Tiyatrosu sergiledi¤i iki oyunla tavr›n› belli etmifl, belgesel-politik tiyatro yapmak için bir araya gel-

mifl tiyatro sanatç›lar›ndan kurulmufltur. Bu anlay›flta ve model oyunlarla devam etmek istiyoruz. Politik bir güldürü düflünüyoruz. Projemizin ad›n› aç›klamak için erken. Marafl Yang›n Yeri mart ay› içinde Antalya, Adana, Mersin, Diyarbak›r, Hatay, Elaz›¤, Tunceli, Erzincan, Kars, Artvin’e gidecek. Canlar Tiyatrosu’nun program›n› www.canlartiyatrosu.com adresinden takip edebilirsiniz.

Anadolu Türküleri ‘Günyüzü’ne ç›kt› Günyüzü Grubu’nun kendi isimlerini tafl›yan ilk albümü ç›kt›. Dinleyiciler Günyüzü’nü kimi zaman savafl karfl›t› bir etkinlikte, kimi zaman bütçe için yap›lan bir mitingde, kimi zaman bir halk flenli¤inde ya da üniversite festivalinde dinleyicilere ulaflt›rd›klar› ezgilerden tan›yor. Anadolu ezgilerinin öyküsü Grup, 2002 y›l›nda kuruldu. Günyüzü; gitarda Gökhan, perküsyonda Enes, vokalde Deniz, bas gitarda Murat, ba¤lama-akordiyon ve

kemanda Ali, klarnette Cem ve tulum ile kemençede Onur’dan olufluyor. Kuruldu¤undan beri Anadolu’da ‘günyüzü’ne ç›kmam›fl türküleri araflt›r›p inceleyerek çal›flmalar›na devam ediyor. Anadolu’nun farkl› yörelerine ve kültürlerine ait ezgiler Günyüzü taraf›ndan derlenerek yeniden ve kendilerine özgü biçimlerde yorumlad›. Günyüzü üyeleri Kafkaslar, Balkanlar, Mezopotamya kültürünün miras› ve eserleri üzerine yap›lan çal›flmalarla kendi tarzlar›n› yaratt›lar, uzun

Narayama’n›n Türküsü

bir çal›flma döneminin ard›ndan kendi adlar›n› tafl›yan “Günyüzü” albümünü ç›kartt›lar. Her dilden ezgiler Arapça, Makedonca baflta olmak üzere farkl› bölgelere ait 15 ezginin yer ald›¤› albüme müzisyen Mustafa Özarslan, Ahmet Özgül ve flair Mehmet Özer gibi isimlerin de katk›lar› var. Günyüzü dinleyicilerle Maden Da¤›, H›nne, Yeflil Kamyoni, Ba¤a Girdim, Nalmes Kaf’e, Ushti Usthi, Gelino, Rumelaj, Lo flivano, Perflembe’nin Düzleri, Rume-

laj, Mame kiya, Meryem, Huy Aman ezgileriyle ulafl›yor. Grup seslendirdikleri eserleri sadece melodileri ile de¤il, içinde var olduklar› co¤rafya ve o co¤rafyada yaflanan öyküleri ile beraber ele alarak yorumlamay› tercih ediyor. Türkülerle ilgili yapt›klar› çal›flmalar› dinleyicilerine ulaflt›rmak için çeflitli broflürler ç›kart›yorlar. Albüm ve grup hakk›nda daha detayl› bilgi için www.grupgunyuzu.com adresi ziyaret edilebilir.

Minoo Javan Sings Persian Folk Songs (Pers Halk flark›lar›); Kafkaslar ve Hazar Denizi’nin k›y›s›ndan bin y›ll›k ezgiler, ‹ranl› sanatç› Minoo Javan’›n yorumuyla hayat buluyor. 18 farkl› eserden oluflan albümde ‹ran’›n en önemli kad›n seslerinden birisi say›lan Java Kafkaslar›n tarihi ezgilerini senfonik müzik eflli¤inde sesleniyor.

Yeniflehir’de bir ö¤le Devrilmek üzere olan bir kavak a¤›c›n›n etraf›nda toplanan insanlar ve onlar›n öyküsü. Sevgi Soysal Yeniflehir’de Bir Ö¤le Vakti’ni Adana hapishanesinde kaleme al›r. Oldukça s›ra d›fl› bir kurgusu olan roman›n her bir bölümü bir kahraman›n öyküsünü, geçmiflini bugününü anlat›yor. Her bir karakterin öyküsünün bitti¤i yerde bir di¤erinin ki bafll›yor. 70’lerin Ankara’s›nda iliflkiler, insanlar, hayaller üzerine sade bir anlat›.

Laz Marks’a AKP sansürü Ba¤›ms›z filmler festivalde Ba¤›ms›z Filmler Festivali flubat ay›nda Ankara ve ‹stanbul’da. Festival farkl› temalardan oluflan bölümler ve geçen y›l›n ödüllü filmlerini kaps›yor

Mizahç› Y›lmaz Okumufl’un Karadeniz usulü Marksizm anlatt›¤› Laz Marks oyunu AKP’li Beyo¤lu Belediyesi’nin salon engellemesiyle karfl›laflt›. Laz Marks ise kararl›: “Bu maç› alaca¤›z baflka yolu yok” Marksizmi Karadeniz usulü anlatan ve mizah dergilerinde bafllayan serüvenine tiyatro sahnesiyle devam eden Laz Marks oyununa AKP sansür uygulad›. Y›lmaz Okumufl taraf›ndan yaz›lan, uzun y›llar Leman dergisinde yay›nlanan Laz Marks, Haldun Aç›ksözlü taraf›ndan tiyatroya uyarlanm›flt›. Ocak ay›nda ‹stanbul’da gösterimi gerçeklefltirilen oyun, AKP’li Beyo¤lu Belediyesi’nin önümüzdeki aylar için , Muammer Karaca Tiyatrosu’nu kendisine kapatmas› ile fiili olarak sansüre u¤rad›. Oyuna eme¤i geçen isimler 29 Ocak günü tiyatro binas› önünde eylem yapt›.

Koloti kafal› AKP Laz Marks okuyucu ve izleyicilerine sansürü "Paçilar, uflaklar haberunuz olsun da, habu demokrat oldu¤uni öne süren, insan haklarina saygili hatta Alevilere, Kürtlere bazi haklar verdu¤u-

cmy k

8. AFM Uluslararas› Ba¤›ms›z Filmler Festivali bafll›yor. Festival 12-22 fiubat tarihlerinde AFM, Beyo¤lu Fitafl, ‹stinyePark, Caddebostan ve Beyo¤lu Emek Sinemas›’nda yap›lacak gösterimlerle ‹stanbul’da, 26 fiubat-1 Mart tarihlerinde AFM Cepa Sinemas›’nda yap›lacak gösterimlerle Ankara’da olacak. Festival, aralar›nda ni söyleyen koloti kafal› AKP'nun Beyo¤lu Belediyesi, Muammer Karaca Tiyatrosi'ni keyfi olarak bize kapadi” sözleri ile duyurdu. Laz Marks AKP’yi; “Bu Amerikan destekli, Suudi köstekli çakma demokrat kafalar, kendilerini desteklemeyen, liboflluk horonina katilmayan herkesi bir flekilde sindurma¤a, çalifliyi. Bunlarun sanata ve tiyatroya destakleri deyil köstekleri vardur. Çünkü onlar içun özgürluk kendi düflüncelerinun öz¤ürlu¤idur. Onlarun kafalarinda farkli düflunma¤a yer yoktur” sözleri ile elefltirdi. Laz Marks kendilerine her yerin tiyatro sahnesi oldu¤unu söyledi ve “‹flçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akiflini de¤iflturecek siniftur dedum diye 'Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak' demedum. Köylü, memur, genç, ö¤renci, sanatkar, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun” sözleri ile tüm izleyicilerini AKP’ye karfl› mücadeleye ça¤›rd›

The Wrestler, Slumdog Millionaire, Religuolus gibi son dönemde ses getirmifl ve uluslararas› festivallerde ödül alm›fl filmlerin de oldu¤u yetmifl filmi izleyicilere sunuyor. Festivalde korku fimlerinden oluflan Nöbetçi Sinema, k›sa filmlerden oluflan K›salar, ‹skandinav filmlerinden oluflan Kuzey Ifl›klar›, festival ödüllü filmlerden

oluflan Hit Filmler, fantastik filmler, Amerika’da geliflen yeni dalga ba¤›ms›z filmlerin oldu¤u Amerika’da Yeniler gibi bölümlere sahip. Festival biletleri haftaiçi gündüz seanslar›nda 7 TL, 19.00 sonras›nda tam 12, ö¤renci 10 TL. Program› ve filmlere www.2009.ifistanbul.com adresinden ulaflabilirsiniz.

Bar›fl yolunda kad›nlar sergisi Kad›nlar›n savafla karfl› bisikletli Ortado¤u turunun öyküsü ‘Bar›fl Yolunda Kad›nlar’ foto¤raf sergisinde Ortado¤u’da bar›fl için 30’dan fazla ülkeden 400’ü aflk›n kad›n›n bar›fl için pedal çevirdi¤i Follow The Women-Bar›fl ‹çin Kad›nlar› ‹zle yolculu¤unun öyküsü foto¤raf sergisi oldu. ‘Bar›fl Yolunda Kad›nlar’ sergisi 5-25 fiubat tarihleri aras›nda Cemal Reflit Rey Sergi Salonu’nda gerçekleflecek. Sergide bisiklet turunun güzergah› üzerinde yer alan Lübnan, Suriye, Ürdün, Filistin’de bar›fl için pedal çeviren kad›nlar›n çekti¤i foto¤raflar yer alacak. (Cemal Reflit Rey–Harbiye/‹stanbul)


cmy k

Kürsüler halk›n sesi oldu Halkevleri’nin yaklafl›k iki ayd›r düzenli olarak kent meydanlar›nda kurdu¤u hak kürsülerine yönelik ilgi giderek art›yor. fiubat ay›nda da ‹stanbul, ‹zmir ve Eskiflehir’de kürsüler kurulmaya, emekçiler seslerini yükseltme-

ye devam etti. Kürsülerde dile getirilen sorunlar aras›nda iflten ç›karmalar, geçim s›k›nt›s› ve ö¤renci burslar›n›n kesilmesi yine ön plandayd›. Emekçiler AKP’nin seçim öncesi göz boyamak için buzdolab› da¤›tt›¤›n› ama

pek çok ailenin o dolaplar›n içini dolduracak gelirden yoksun oldu¤unu; kriz bahanesiyle on binlerce kiflinin iflten at›ld›¤› gerçe¤ine ra¤men AKP hükümetinin emekçileri krizden korumak için hiçbir ad›m atmad›¤›n› söylediler.

‘Melih flifl göbekli, ben cüce kald›m’ Sempozyumun ikinci günü sahne alan Bar›nma Hakk› Çocuk Korosu’nun dinletisi büyük be¤eni toplad›. Fatsa Çocuk Korosu’nun flark›lar›n› bugüne uyarlayan Dikmenli ve Mamakl› çocuklar dakikalarca alk›flland›.

Bu halk›n yerel yönetimlerle derdi var. Haklar› için mücadele edenler, kar peflinde koflarak ‘paras› olmayana kentte hayat yok’ diyen neoliberal belediyelerin bafl›na kimin geçece¤inin de¤il, emekçilerin ç›kar›na ve iktidar›na dayanan bir anlay›fl›n kavgas›n› veriyor Halkevleri Vakf› taraf›ndan düzenlenen “Halk›n Haklar›, Kriz ve Yerel Yönetimler Sempozyumu” 31 Ocak-1 fiubat tarihlerinde Ankara’da gerçeklefltirildi. ‹nflaat Mühendisleri Odas› Teoman Öztürk Salonu’nda yüzlerce kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflen sempozyumda akademisyen, demokratik kitle örgütü temsilcisi, sendikac› ve yazarlar›n katk›lar›yla 16 bilimsel tebli¤ sunulurken, mahalleliler, iflçiler, kad›nlar, çocuklar kendi taleplerini ve yerel yönetimlere bak›fllar›n› paylaflt›lar. Sempozyumun sonunda “Yoksullar›n ‹syan›” ad› verilen bir sonuç bildirgesi okundu. Sempozyumda yerel yönetimlerde yaflanan neoliberal dönüflümün, emekçilere dayatt›¤› ekonomik politik d›fllama çeflitli yönleriyle irdelendi. Belediyelerdeki yap›sal dönüflüm süreci, özellefltirme, sosyal belediyecili¤in tasfiyesi, kamu hizmetlerinin piyasalaflt›r›lmas›, tafleronlaflt›rma ve benzeri konular etraf›nda tart›fl›ld›. Muhalefetin yerel yönetimlere yaklafl›m›na iliflkin tart›flmalarda, neoliberal dönüflümün kentleri s›n›f mücadelesinin do¤rudan bir alan› haline getirdi¤inin alt› çizildi. Yerel yönetimleri, sand›k tart›flmas›na s›k›flt›rmayan Sempozyum’da halk›n söz, yetki ve karar sahibi olmas›n› hedefleyen bir çizginin önemine iflaret edildi. Bunun da seçimle de¤il,

halk›n ba¤›ms›z bir politik güç haline gelmesinin mevcut koflullardaki yegane yolu olan hak mücadelelerini temel alan bir çizgiyle örtüfltü¤ü dile getirildi. Bu çerçevede alternatif yerel yönetim örnekleri de irdelenerek, emekçi halk›n sermaye karfl›s›ndaki ba¤›ms›z ç›karlar›na dayanan hak mücadelelerini temel alan bir çizginin, solun yerel yönetim anlay›fl›n›n odak noktas›n› oluflturmas› gerekti¤i vurguland›. “Hak mücadeleleri esast›r” Bir sinevizyon gösterimiyle bafllayan sempozyumda ilk sunuflu Halkevleri Dan›flma Meclisi Baflkan› Abdullah Ayd›n yapt›. Ayd›n, ‘halk›n haklar›’ mücadelesinin sempozyumun temel dayana¤› oldu¤unu ve sempozyumda halk›n as›l sorunlar›n›n, krize karfl› halk›n flartlar›yla yerel yönetim sürecine tercüme edilmesini amaçlad›klar›n› söyledi. Aç›l›fl konuflmas›n› ise Halkevleri Örgütlenme Sekreteri Samut Karabulut yapt›. Karabulut neoliberal dönüflümün belediyeleri flirket, halk› ise müflteri haline getirdi¤ini; bu iliflkinin reddedilmesi gerekti¤ini; söz, yetki ve karar süreçlerini hayata geçiren kolektif bir yerel yönetim anlay›fl›yla hak mücadelelerinin yükseltilmesi gerekti¤ini söyledi. Muhtarl›klar›n önemsenmesi gerekti¤ini vurgulayan Karabulut neolibe-

ralizme ve gericili¤e karfl› halk›n haklar›n› savunmak ve talepleri ortaklaflt›rmak için ça¤r›da bulundu. Halkevleri Kültür Sekreteri Özgür Tüfekçi ise neoliberal dönüflümün AKP belediyecili¤i, sosyal-liberal belediyecilik ve milliyetçi-liberal belediyecilik gibi çeflitli tezahürleri oldu¤una de¤inerek, neoliberal yerel yönetim modelinin ‘kat›l›m ve eklemlenme’ mekanizmalar›n›n sol aç›s›ndan tercih edilebilir olmad›¤›n› belirtti. Sosyalistlerin önünde iki yol oldu¤una de¤inen Tüfekçi, somut bir temeli olmayan sand›k ittifaklar›na gitmektense halk›n hak mücadelelerinin ba¤›ms›z bir politik güç olarak örgütlenmesine yönelmek gerekti¤ini ve aslolan›n sol bir mücadele hatt›n›n inflas› oldu¤unu belirtti. Kentler, kriz ve mücadele “Kentler yaflan›l›r olmaktan ç›k›yor, yoksullar daha da yoksullafl›yor” oturumunu Yalç›n Gülerman yönetti. Oturuma, Doç. Filiz Zabc› “Yerinden yönetime elefltirel bir bak›fl”, Prof. Fuat Ercan “Dünyada kriz Türkiye’de kriz” ve Halkevleri MYK üyesi Dilflat Aktafl da “Kentler ve hak mücadeleleri” sunumlar›yla kat›ld›lar. Zabc›, solun ve sermayenin yerel yönetim derken bütünüyle farkl› fleyler kastetti¤ini belirterek, ‘yerinden yönetim’ kavram›n›n daha aç›klay›c› ol-

du¤una ve belediye ba¤lam›n›n ötesine geçilerek çeflitli toplumsal hareketlerin do¤rudan demokrasiye dayal› alternatif ve fiili yerel yönetim örgütlenmelerinin bu çerçevede de¤erlendirilmesi gerekti¤ine de¤indi. Fuat Ercan “Dünyada kriz Türkiye’de kriz” sunumunda, kriz sürecinin bir de¤erlendirmesini yaparken, uluslararas› dinamiklerle yerelin iliflkilendi¤ini, para ve sermaye politikalar›n›n merkezinde süren krizin birileri için tehdit birileri için f›rsat mant›¤›yla yürütüldü¤ünü ve bu sürecin iyi analiz edilmesi gerekti¤ini anlatt›. Dilflat Aktafl ise “Kentler ve hak mücadeleleri” bafll›kl› sunumunda, pratik hak mücadelesi örneklerini aktararak, ‹zmit’teki “Enerji Hakk› Meclisi”, Eskiflehir’deki “Emek ve Emek Meclisi”, Ankara’daki “Bar›nma hakk› mücadeleleri”, Mamak’taki “Su Hakk› Meydan›” gibi özgün örneklerin toplumsal muhalefet için yol gösterici oldu¤unu vurgulad›. ‹kinci oturum öncesinde hip-hop grubu “Turk Devrim” sahneye ç›karak izleyicilere bir dinleti verdi. “Neoliberal belediyecilik” ‹kinci oturumda “neoliberal belediyecilik” tart›flmas› yap›ld›. Sonay Bayramo¤lu’nun yönetti¤i oturumda ilk sözü Yasemin Özdek ald›. Özdek, yönetiflim mekanizmalar› ve kalk›nma

ajanslar› üzerine yapt›¤› sunumda, sermayenin kentlere do¤rudan müdahalesinin bir arac› olan bu ajanslar›n kamuyu sermayenin mutlak hakimiyetine dayanan bir temelde yeniden üretti¤ini ve emekçiler aç›s›ndan mutlak bir d›fllanma dayatt›¤›n› anlatt›. Doç. Dr. Metin Özu¤urlu, “Sosyal belediyecili¤in tasfiyesi ve dilencilefltirme” sunumunda, belediye sosyalizmi kavram›ndan bugün belediye kapitalizmi kavram›na dönüflen sürecin kentlerdeki halk› müflteri ve düflkün haline getirdi¤ini vurgulad›. Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Baflkan› Arzu Çerkezo¤lu da “Kriz ve güvencesizlefltirme” sunumunda, belediyelerin neoliberal dönüflümünün, hem kentli hem de belediye çal›flan› olarak emekçilere güvencesizli¤i dayatan bir süreç oldu¤unu çeflitli yönleriyle anlatt›. Prof. Dr. Aziz Konukman ise “Kamu iflletmecili¤inde farkl› seçenekler” sunumunda, kamunun kar zarar hesab› yapmadan, toplumsal fayday›

temel alarak yeniden kurulmas› gerekti¤ini dile getirdi. Fatsa’dan, bugüne Sempozyumun ikinci gününde ilk oturumda “Alternatif yerel yönetim örnekleri” tart›fl›ld›. Hakk› Zabc›’n›n yönetti¤i oturumda “Fatsa deneyimi” sunumu ile Ayd›n Akyaz›, “Ankara’da bar›nma hakk› mücadeleleri” sunumu ile Halkevleri yöneticisi Av. Ender Büyükçulha, “Alternatif yerel yönetim deneyimlerinin de¤erlendirilmesi” sunumu ile Halk›n Sesi yazar› Ali Ergin Demirhan ve “Dünyadan alternatif yerel yönetim örnekleri” ile belgesel sinemac› Metin Ye¤in yer ald›. Büyükçulha’n›n Dikmen ve Mamak’taki mücadele sürecini anlatan sunumu ilgiyle izlenirken; Ye¤in’in, dünya deneyimlerini, krizle ve neoliberalizmin mant›ks›zl›¤›n› ortaya koyan anekdotlarla harmanlad›¤› sunumu büyük be¤eni toplad›. Sempozyumun Nermin Fenmen taraf›ndan yönetilen ikinci oturumunda Tayfun Ç›nar, te-

mel kamusal hizmetlerin piyasalaflma sürecini dönüm noktalar›yla özetledi ve piyasalaflman›n a盤a ç›kard›¤› tabloyu anlatt›. Serhad Savafl ise bu piyasalaflma sürecine karfl› yürütülen hak mücadelelerinin temel taleplerini, halk›n krize karfl› flartlar›n› ve bu temelde yürütülen mücadeleleri anlatt›. “Bizimdir bu kentler...” Özgür Tüfekçi’nin yönetti¤i son oturumda mahalleliler, iflçiler, kad›nlar, çocuklar söz ald›lar. Krizle birlikte yaflam koflullar›n›n emekçiler aç›s›ndan daha da zorlaflt›¤›n› belirten konuflmac›lar, insanca bir yaflam hakk›n›n tan›nd›¤› kentler istediklerini dile getirdiler. Sempozyum konuflmalar› özetlenerek oluflturulan “Yoksullar›n ‹syan›” adl› sonuç bildirgesini düzenleme kurulu ad›na ‹nönü Alpat okudu. Düzenleme kurulu, Sempozyum’un kitaplaflt›r›lmas› için çal›flmalara baflland›¤›n›, ilgilenenlerin Halkevleri’ne baflvurabilece¤ini aç›klad›.

Abdullah AYDIN

Candafl TÜRKYILMAZ

Dilflat AKTAfi

fiahabettin ARPACI

Metin YE⁄‹N

‹nönü ALPAT

Sempozyumun ilk konuflmas›n› Halkevleri Dan›flma Meclisi Baflkan› Abdullah Ayd›n yapt›. Ayd›n, kendini sadece seçim sand›¤›na kilitleyen, ön açmayan tutumlardan kaç›n›lmas› gerekti¤ini düflündüklerini ve ezilenlerin, yoksullar›n sesi olarak halk›n ba¤›ms›z inisiyatifini ortaya ç›karmay› amaçlad›klar›n› dile getirdi.

Ankara’n›n Mamak ilçesindeki bar›nma hakk› mücadelesini anlatan Candafl Türky›lmaz, Melih Gökçek’in y›k›mla tehdit etti¤i 17 bin hak sahibinden 15 binine ulaflt›klar›n› ve yerel temsilciler kanal›yla mücadeleye katt›klar›n› söyledi. Türky›lmaz, “Mamak kentsel dönüflümün de¤il bar›nma hakk› mücadelesinin markas› olacak” dedi.

Halkevleri MYK üyesi Dilflat Aktafl, halk› hak mücadeleleri etraf›nda bir araya getiren hak meclislerinin, do¤rudan demokrasi temelinde halk› politik bir güce dönüfltürdü¤üne dikkat çekti. Aktafl konuflmas›nda, kriz koflullar›nda, hak mücadelelerini yükseltilmesinin ve politiklefltirilmesinin önemine dikkat çekti.

Eskiflehir Halkevi Baflkan› fiahabettin Arpac›, Eskiflehir Emek ve Ekmek Meclisi’nin yaz aylar›nda yürüttü¤ü mücadeleyi aktard›. Ekmek zamlar›na karfl› yürütülen kampanya sonucu zamlar› geri ald›rd›klar›n› belirten Arpac›, bu deneyim sonras›nda, kent halk›n›n hak mücadelelerinin meflru temsilcisi olarak kabul edildiklerini söyledi.

Metin Ye¤in, Brezilyal› Topraks›z ‹flçiler Hareketi’nden örnekler vererek, halk›n kendi yaflam›n› do¤rudan kendisinin yönetti¤i bir tarz›n hayata geçirilebildi¤ini anlatt›. Ekonomik krize de de¤inen Ye¤in, kapitalist ekonominin, insanlar›n ihtiyaçlar›n› karfl›lamak yerine kar› temel alan bir köpü¤e dönüfltü¤ünü ve flimdi de patlad›¤›n› söyledi.

Sonuç bildirgesini okuyan ‹nönü Alpat, flöyle konufltu: “Bizler kentlerdeki yaflam›m›z› cüzdan›m›z›n hacmine ya da sadakac›lar›n ihsan›na tabi olarak sürdürmeyi reddediyoruz. Ferman sermayeninse meydan halk›nd›r. Bu topraklarda, insanca yaflam›n vazgeçilmezi olan haklar›na sahip ç›kacak halk iradesi mevcuttur.”

cmy k

074  

Hesaplaflma Tilki tilkili¤ini bildirene kadar Y›l 3 • Say› 74 • 12 fiubat 2009 • 1 YTL 15 Günlük Siyasi Gazete Umar Karatepe Oya Ersoy Sadaka...