Page 1

YIL: 3 EKİM 2012

AYLIK AKTÜALİTE ve YAŞAM DERGİSİ


www.inhores.com

İnternet Hotel Reservations / Türkiye Otellerinin Buluştuğu Dev Proje

İNTERNET İKİZLERİ

www.onhores.com

Online Holiday Reservations / Yeni Nesil Online Tatil-Otel Rezervasyonu

Online Otel Rezervasyonlarında Yeni Dönem

Binlerce Otele Rezervasyon Yapayım, Ücretini Otele Girişte Ödeyeyim www.onhores.com Rezervasyon Onayım Anında Email Adresime Gelsin Tatil Gezi Programım Değişirse Rezervasyonumu Son Gününe Kadar Mazeretsiz-Cezasız İptal Edeyim Yaptığım Sembolik Ön Ödeme Aynı Kredi Kartıma İade Edilsin Şahsi ve Kart Bilgilerim Asla Kopyalanıp Kaydedilmesin DİYORSANIZ

Erken Rezervasyon OUT, Online Rezervasyon INhores Tel: 0212 519 20 20 Cep: 0530 969 88 38 Fax: 0212 513 11 11 support@inhores.com


INTERNET HOTEL RESERVATION Peki Neden İnhores? Online Sistemde Olan Tüm Otellere Ücretsiz Online Rezervasyon Yap, Rezervasyon Onayı, Otel Adres ve İletişim Bilgileri Anında E-Mail Adresine Gelsin. Parasını Otele Girişte Öde. Online Sistem Nasıl Çalışır? Sistemde Online Otel Rezervasyonlarına Sunulmuş Oteller ile www.İnhores.com Arasında Karşılıklı İmzalanmış Bir Online Rezervasyon İşbirliği ve Kontenjan Anlaşması Vardır. Sistemdeki Tüm Otel Bilgileri; Oda Müsaitliği,Oda Ücretleri, Kampanyaları ve Tüm Görseller Direk Olarak Oteller Tarafından İnhores’e Yüklenir ve Yine Oteller Tarafından Güncellenir ve Yönetilir. Yaptığınız Online Rezervasyonlar Sistem Üzerinden Otomatik Olarak Fax ve E-Mail ile Direk Oteller’e Yapılır ve Onaylı Rezervasyon Formu ise Eş Zamanlı Olarak Sizin E-Mail Adresinize Gönderilir. Size Gelen Onaylı Rezervasyon Formu Olası İptal İşlemlerinde Sorun Yaşanmaması İçin İnhores Tarafından’da Güvence Altına Alınır.

Sizden Toplam Konaklama Tutarınızın Maksimum %10-15 Oranındaki Bedeli Sembolik Ön Ödeme Olarak (iptal Kurallarına Uygun, İptallerde Kesintisiz İade Etmek Şartı İle) Talep Eder. Müşteri istenen Sembolik Ön Ödemeyi Ancak 3D Secured System İle Yapabilir. Konaklamanın Gerçekleşmesi Halinde Yapmış Olduğunuz Sembolik Ön Ödeme Oteldeki Toplam Konaklama Tutarınızdan Düşülür.

İptal Kuralları Nedir?

İnhores.com Online Otel Rezervasyon Sistemleri Globalsing Tarafndan 256.Bit (EXTENDED)SSL Şifreleme Teknolojisi ile Son Derece Güvenli Veri Aktarımı Yapmaktadır. Asla Sizin Kredi Kartı Bilgilerinizi Kopyalamaz ve Saklamaz, Güvenlik Sertifikamızı Görüntülemek için Ana Sayfadaki GlobalSign Logosunu Tıklayınız Ayrıca GİZLİLİK POLİTİKAMIZI inceleyiniz.

1: (Konaklama Tesisisinin Bulunduğu Yerel Saatle) Konaklamanın Başlayacağı Tarihe Göre Son 24 / 48 / 72 (Bu Son İptal Süresi Otellerin Tercihidir) Saate Kadar Rezervasyon Müşteri Tarafından Hiçbir Mazeret Gösterilmeden İptal Edilmesi Halinde Müşteri Konaklama Tesisine Hiçbir Bedel (Konaklama Ücreti, Cezai Şart vs) Ödemez. Rezervasyon Yapım Aşamasında Müşterinin Yapmış Olduğu SEMBOLİK Ön Ödemede Müşterinin Kredi Kartına Kesintisiz İade Edilir. Bu İade İşleminden İnhores.com da Müşteriye Karşı Sorumludur. 2: Birinci Maddede Belirtilen Son İptal Süresinin İhlali Halinde Müşteri Otele Bir (1) Gecelik Konaklama Ücretini Cezai Şart Olarak Ödemeyi Kabul Etmiştir. 3: Müşteri Rezervasyonunu İptal Ettirmeyip Otel’e Giriş Yapmadığı Durumda Konaklama Tesisine İki (2) Gecelik Konaklama Bedelini Cezai Şart Olarak Ödemeyi Kabul Etmiştir. 4: Uzun Süreli Yapılmış Rezervasyonlar İçinde Cezai Şart Hiçbir Şekilde İki Gecelik Konaklama Bedelini Aşamaz.

3D Secure Sistem Nedir?

Nasıl İptal Ederim?

3D Secured Sistemi İnternette Güvenli Alışveriş ve Rezervasyon Ödemelerinizi Yapmak İçin Kredi Kartı Bilgilerinizi Girdikten Sonra Bankanız Tarafından Kart Sahibinin Bankasında Tanımlı Olan Cep Telefonuna Gönderilen Tek Kullanımlık Özel Şifrenin Girilmesi İle Tamamlanabilen Online Ödeme Sistemi Olup Son Derece Güvenlidir. www.inhores.com Sizin Dostunuz, Tatilci Dostu, Gezginci Dostu.

İnhores Online Sistemden Yapmış Olduğunuz Bir Rezervasyonu inhores Ana Sayfasındaki İptal İşlemleri Sekmesini Tıklıyarak Rezervasyon Numarasını (Yalnızca RaKamlar Kümesini) Girmek Suretiyle Görüntüleyebilir veya İptal Edebilirsiniz.

İnhores Sistemi Güvenlimidir?

Ön Ödeme Şartmıdır?

Online Uçak Biletleri: Online Sistem Üzerinden Dünyadaki 797 Havayolunun Tüm Uçuşlarını, Ücretlerini ve Sefer Saatlerini Görüntüleyebilir. Ayrıca Opsiyonlu Rezervasyon Yapabilir veya Bilet Alabilirsiniz.

ONLINE HOLIDAY RESERVATION

Online Sistemde Rezervasyona Sunulmuş Oteller

İnternet Otel Rezervasyonları ve Otelcilik Turizm Seyahat Acenteliği Pazarlama Limited Şirketi TÜRSAB Belge No: A-7011 -Ticari Faaliyet Belge 776946


900 m2’lik Akbatı Arçelik mağazası hizmetinizde.


Türkiye’de A enerji sınıfı ürünlerin öncüsü olmaktan mutluyuz gururluyuz.

ÇETİNLER Çetinler Day. Tük. Mal. San. Tic. A.Ş AKBATI AVM No: 5 Esenyurt/İST 0 212 397 70 50


TC MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL

Doğulu Müzik Bale Eğitim Kurumları olarak;

2011-2012 eğitim yılında, öğretime başladığımız Yetenek Geliştirme Merkezi ile kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yetenek Geliştirme Nedir? Özellikli olarak 3-6 yaş dönemi, biz eğitimcilerin çocuklarımızın gizil güç (yetenek) dönemi dediğimiz bir dönemdir. Bu dönemde geleceğin tohumlarını doğru yetiştirmek ve bu konuda siz ebeveynlerimize yardımcı olmak amacı ile yetenek geliştirme merkezimizi açmış bulunmaktayız. Çocuğumuzda var

olan gizil güçleri ortaya çıkarmak, onlara öğrenmeyi ve en verimli hale getirip her alanda desteklediğimizi önemle vurgulamak istiyoruz. Sanatın her alanını kapsayan eğitim sistemimizde aynı zamanda 8 farklı zeka

alanını içinde barındıran çoklu zeka eğitim sistemi yaşayarakdeneyerek öğrenme, Maria Montesorri eğitim ilkelerini benimseyip maksimum düzeyde gelişip, eğitim almalarını sağlamaktır.

www.dogulumuzik.com.tr


Yetenek Geliştirme Merkezi Sistem ve İşleyişi Bahçeşehir şubemizde açılmış olan Yetenek Geliştirme Merkezi'nde 3/6 yaş arası çocuklara branş öğretmenleri ve pedagog eşliğinde yaş dönemlerine uygun şekilde sanat ağırlıklı eğitim verilmektedir.

Yetenek Geliştirme Merkezi tam zamanlı BİR OKUL olup, derslerimiz 08:30 18:00 saatleri arasında hafta içi ve CUMARTESİ gerçekleşmektedir.

Merkezimizde İngilizce, gitar, piyano, keman, bateri, perküsyon, bale, jimnastik, dans, tiyatro-drama ve resim dersleri verilmektedir. Bunların yanında tiyatro,

HAFTA İÇİ 3 YARIM GÜN UYGULANAN ÖRNEK HAFTALIK DERS PROGRAMI SAATLER

SALI

PERŞEMBE

CUMA

12:00 - 12:40 PİYANO

İNGİLİZCE

DRAMA

13:00 - 13:30 ÖĞLE YEMEĞİ

ÖĞLE YEMEĞİ

ÖĞLE YEMEĞİ

13:30 - 14:10 BALE

BALE

PİYANO

14:30 - 15:10 BATERİ

PİYANO

ÇOKLU ZEKA

15:30 - 16:10 ÇOKLU ZEKA

EL SANATLARI

JİMNASTİK

16:10 - 16:30 İKİNDİ KAHVALTISI İKİNDİ KAHVALTISI

İKİNDİ KAHVALTISI

SERVİSLERLE EVE DÖNÜŞ

sinema, konser, buz pateni, at biniciliği, yüzme gibi etkinliklerimiz dönem içerisinde gerçekleşecektir. Yetenek Geliştirme Merkezi'ndeki eğitim sistemi klasik okul öncesi eğitim kurumlarının benimsemiş olduğu sistemden farklı olarak

çocukların sözel-dilsel, mantıksal-matematiksel, müziksel-ritmik, görseluzamsal, içsel, kişiler arası, doğa ve bedensel-kinestetik zeka olmak üzere zekanın bütün alanlarını geliştirmeyi hedefleyen Çoklu Zeka Kuramı'na uygun şekildedir.

Bahçeşehir 1. Kısım Çınar 10 Villa 4 Tel: (0212)

669 92 67 669 01 43


?

NEDEN BİLİM ÇOCUK ANAOKULU

Çünkü; Anaokulumuzun Kurucusu Uzman Psikolog Her okul öncesi eğitim kurumunda mutlaka bir psikolog bulunması gereklidir. Psikolog gözlemi ve takibi sayesinde, çocukta olabilecek ciddi zihinsel, psikolojik problemler erken fark edilir, bu durumda mümkün olduğunca erken müdahale edilmesi kritik öneme sahiptir. Ciddi problemler az olmakla birlikte, neredeyse her çocukta, anaokulunda kaldığı süre içinde en az 1-2 kez, küçük davranış bozuklukları görülür. Genellikle bu sorunların altında basit nedenler, anne/çocuk ayrılma problemleri, evdeki sorunlar veya çocuğun doğal gelişimi sırasında ortaya çıkan hatalı davranışlar vardır; ancak bu davranışlara karşı velilerin verdikleri (ya da vermedikleri) yanlış tepkiler, bu davranışları pekiştirir ve küçük sorunlar büyür. Bu durumda psikolog altta yatan nedeni ve hatalı döngünün kırılması için gerekli davranış şekillerini hem anne-babaya hem de öğretmenlere anlatır, çocuğu takip eder. Okul kurucumuz Uzman Psikolog Kemal ALTAY bu konuda tüm gün her saat velilerimize danışmanlık yapmaktadır.

DAHİLERİN İLHAM KAYNAĞI


ENGLISH NURSERY SCHOOL (İngilizce Anaokulu)

Çünkü; Anaokulumuzda ağırlıklı ingilizce derslerimiz var Yabancı dil eğitim modelimiz 3-6 yaş grubu öğrencilerimize İngiliz vatandaşı ve alanında uzman ingilizce öğretmenlerimiz tarafından tam gün sınıf öğretmenleriyle birlikte verilmektedir. Yabancı dil öğrenmenin en kolay olduğu yaşlarda olan anaokulu öğrencilerimizin gelecek yıllarda alacağı eğitimlere büyük katkıda bulunacak bir eğitim modeli sunmaktayız. Eğitim modelimizde en önemli unsur İngilizceyi ders olmaktan çıkarıp doğal bir konuşma ortamı yaratmaktır. İngilizce öğretmenlerimiz öğrencilerimizle sadece ingilizce konuşmaktadır. Ve bu şekilde çocuklarımız ingilizceyi ana dilimiz gibi doğal ve doğru bir biçimde öğrenip konuşacaklardır.

Çoruh Sokak Berit 4 Villa 5 Ispartakule/Bahçeşehir Tel: 212 669 15 86 0545 248 88 80


‘DE NELER VAR?

EDİ TÖR ,ün Notu

12. 14. 20. 32.

Genetiğimiz mi ruh sağlığımız mı bozuluyor! Her ay sizler için okuyabileceğiniz, sizlere bilgiler verebileceğimiz kapak konuları hazırlamaya çalışıyoruz. Bu ay ki konumuz ise GDO, yani Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar… Aslında hepimizi yakından ilgilendiren bir konu... Şöyle bir düşünürseniz son zamanlarda artan birbirinden ilginç kanser türlerinin bir sebebi de bu değil mi? Hemen hemen yediğimiz her sebze ve meyvenin genetiğiyle oynanmamış mı? Geçenlerde kızım bir ödev yapıyordu. Soruda “aile büyüklerinizden eski zaman beslenme alışkanlıklarını öğrenin, eski ile yeniyi karşılaştırın” diyordu. Kızıma anlatmaya çalıştım. Bizim çocukluğumuzda biz her meyve sebzeyi sadece belli mevsimlerde yiyebilirdik. Mesela domates, karpuz sadece yaz aylarında olurdu. Pazarlara domates ve karpuz gibi yaz meyveleri geldiği zaman sevinç çığlıkları atardık. Hele mevsimi gelip de ilk kez bir meyveyi yediğin zaman kahkaha atma seremonisini hala hatırladıkça gülerim… Ama şimdi bizim çocuklarımız böyle şeyler yaşayamıyor. Çünkü hepsinin genetiği ile oynandı ya da hormonlandı, her mevsimde istedikleri meyve sebzeyi yiyebiliyorlar. Ama ne üzücüdür ki onlar gerçek domatesin mis gibi kokusunu bilmeden büyüyorlar… Biraz düşününce aslında bu GDO farkında olmadan hayatımızı ne kadar çok etkiliyor. Şimdi nereden buraya bağladın demeyin ama eğer böyle giderse belki de etrafımızdaki dostlarımızı bile azaltmamız gerekebilir. Çünkü dost dediğin zaman senin en yakınların oluyor o insanlar. Ve onunla üzülüp, onunla seviniyorsun. Tabii ki eğer gerçek dostsan… Bundan yıllar önce çok sevdiğim can arkadaşlarımdan birinin annesinin kanser ile boğuşmasını, onun bu süreç içinde çabalarını seyretmiş elimden geldiğince yanında olmaya çalışmıştım... Onun üzüntüsünü aynen olamasa da bende yaşamış ve günlerce hatta aylarca onun perişanlığını seyretmiş ve kanserle boğuşmasına yardımcı olmaya çalışmıştım. Son günlerde yine bir başka can arkadaşım için aynı duyguları yaşıyorum. Arkadaşımın gözlerimin önünde erimesine, üzüntüsüne karşı bir şey yapamamak insanı hayattan koparıyor, elinden geldiğince paylaşmaya çalışıyorsun ama ne kadar, içi onu yakıyor, dışı seni… Sonuç olarak eğer GDO’ya karşı önlem alınmazsa etrafımızdaki hemen hemen herkes bunu yaşayacak belki biz bile ve buna can ne kadar dayanacak bilmiyorum. Bu yazıyı okuyunca bana kızacak arkadaşlarım var biliyorum. Ama ne olur beni yanlış anlamayın amacım sizi kırmak değil, sizi ne kadar çok sevdiğimi anlatabilmekti... Aslında hepimiz toplum olarak en azından yapılan eylemlere destek versek belki çocuklarımızın ve dünyamızın geleceğini kurtarabiliriz… Ne dersiniz… Zararın neresinden dönülse kar değil mi? Uzun yıllar etrafımızdaki dostlarımızla birlikte ve GDO’suz yaşamak dileğiyle…

Bölgeden Stüdyo Gölet Kısa haberler Bahçeşehir itfaiyesi Onbaşı Cafer Demirci: “Bahçeşehir’de araca giren yılanı da biz çıkartıyoruz” 40. KAPAK KONUSU Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar YEMEZLER

40

64 58. Yönetmen Yasemin Türkmenli: “6 günde çekiliyor, 80 dakikada tükeniyor” 64. GEZİ İtalya turu için küçük ama önemli tiyolar 82. Kültür Koleji Okullar Koordinatörü Füsun Soyluoğlu: “En büyük farkımız mezunlarımızdır”

HER AY SİZLERLE 16. İYİSİYLE-KÖTÜSÜYLE Özkan Erdoğan 26. EKONOMİ- Kayhan Öztürk 36. HAVADAN SUDANMüjde Köseoğlu 38. BAHÇEŞEHİR FİLİZLENİYOR Filiz Süzer 56. HAYATIN İÇİNDENAylin Şengün Taşçı 74. EĞİTİMYard. Doç. Dr. Mehmet İnan 86. SPOR- Savaş Kahraman 88. DOĞAL YAŞAMIN SIRLARI Prof. Dr. Murat Kartal

98. GÜZELLİK Yasemin Yurtman Candemir 100. MODA - Bengü Arslan 102. ASTROLOJİ- Nisa 104. EN GÜZEL ÇOCUKLAR 105. KÜLTÜR SANATHatice Gülçür İnanç 106. YEMEK - Hatice Koç 108. HUKUKAvukat Şirin Şilli 110. POLİTİKACemal Subaşı 112. BULMACA 113. REHBER

HER REKLAM BİR KAZANÇTIR DİYORSANIZ

BİZE ULAŞIN

607 10 28 532 371 76 93 212

Melike Güntürk

İmtiyaz sahibi: HAZAN YAPIMEVİ Genel Yayın Yönetmeni: Hasan Güntürk

10

I EKİM 2012

Yazı İşleri Müdürü: Melike Güntürk

Reklam Müdürü: Nurcan Ercan Güler

Sorumlu Haber Müdürü: Hatice Gülçür İnanç

Yayın Kurulu: Hatice Gülçür İnanç Kazım İlter İnanç

Tasarım ve Uygulama: Hazan Yapımevi Teknik Müdür: Aziz Serdar Taştan

Kapak Tasarım: Naci Koç Hukuk Danışmanı: Av. Baycan Şabudak

İLETİŞİM: Boğazköy Hoşseda Sit. H Blok 7/14 Bahçeşehir/Başakşehir/İst. Tel: 0212 607 10 28 e-mail: 4mevsimbahcesehir@gmail.com 4mevsim@hazanyapimevi.com Facebook: Dört Mevsim Bahçeşehir web: www.hazanyapimevi.com

Dağıtım: 4 Mevsim Bahçeşehir Dergisi Baskı: Veritas Basım Merkezi Seyrantepe-İstanbul 212 294 50 20

4 Mevsim Bahçeşehir Dergisi ayda bir yayınlanır. Bahçeşehir’de evler ve işyerleri başta olmak üzere, Ispartakule, Ardıçlı Evler, Spradon, Mesa Nurol, Eston, City Court, Günışığı, Uphill, Banu Evleri, Manolya Evleri, Hill Park, Yasemin Evleri, Kardelen Evleri, Esenkent, Boğazköy (Avc›lar-Beylikdüzü E5 işyerleri) bölgelerine ücretsiz dağıtılır. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazı sahibine, reklamların sorumluluğu reklam verenlere aittir.

Katkıda bulunanlar: Ece Sevinç, Ertan Dağhan, Murat Sevinç, Onur Yurtseven, Seda Asparuk, Serkan Güler, Yasemin Sevinç, Yücel Akkoyunlu, Z. Hazan Güntürk Dağıtım ekibi: Devran Öztürk, Sergen Demirtaş, Can Çataltaş, Sadık Can Düzgün, Egemen Akalın, İsmail Karatuna, Veli Akgül, Andaç Alp Yaba, Samet Tanoğlu, Hasan Katrancı, Alper Yılmaz, Sergen Ateş


Dört Mevsim Bahçeşehir

BÖLGEDEN

Hukuk ve sinemanın yan yana geldiği tek festival

Suç ve Ceza film festivali İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından, Başakşehir Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen; Hukuk ve sinemanın yan yana geldiği tek festival olan Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin ikincisi “Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık” başlığı ile İstanbul’da yapıldı.

Başakşehir Belediyesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi işbirliği ile gerçekleştirilen 2. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali'nin açılışını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin yaptı. Açılış töreninde Türk Sinemasının Sultanı Türkan Şoray, ödüllü yönetmen Zeki Demirkubuz ve seçkin kitlesiyle yazar Selim İleriʼnin yanı sıra filmleri ile festivale katılan dünyaca ünlü yönetmenler ve oyuncular da yer aldı. Festival açılışında konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal Festivalin önemine değindi “Burası hukukçu kimliğimi aldığım yer. Hukukçular olaylara suç işlendikten sonra dahil oluyorlar. Oysaki suç işlemeden önce zihniyetleri değiştirerek suçu engelleyebiliriz. Kanunların, kadınların haklarına kavuşabilmesi

için çok önemli işlevleri var. Başakşehir Belediyesi olarak geçen senede, bu senede festivale destek verdik, vermeye de devam edeceğiz. Biz kadına yönelik şiddet haberleri duyduğumuzda mahcup oluyoruz. Bu festival mahcubiyetimizi azaltacak bir güç olacak inşallah” dedi. Festival, kısa metraj ve uzun metraj olmak üzere iki uluslararası yarışma ve “Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık”

başlığı altında 50 farklı ülkeden katılımcıların bildirilerini okuyacağı Akademik programı ile de dikkat çekti. Teması 'Kadına Şiddet ve Ayrımcılık' olan, 50 ülkeden 120 akademisyen ve sinemacının katıldığı 2. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali'nde "Altın Terazi En iyi Film ödülü, 'Savaşçı' adlı filmle Alman yönetmen David Whendet'e verildi. En İyi Kısa Film kategorisinde 'Buhar' filminin yönetmeni Abdurrahman Öner'e, Jüri Özel Ödülleri, 'Sesizliğin Sonu', 'Boşluk' ve 'Azize' adlı filmlere, Akademi Onur Ödülü ise İstanbul Üniversitesi Kadınları Sorunları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatmagül Berktay'a, Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise 'Trampet' adlı filmin başrol oyuncusu Angela Winkler'e verildi.

Bahçeşehir-TEM bağlantı köprüsüne resmi açılış

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanʼın, uydu bağlantısı ile gerçekleştirdiği Bahçeşehir-TEM bağlantı köprüsü resmi açılışı yapıldı. Açılış törenine, Ak Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, AK Parti İlçe Başkanı Ayhan Özgürel, Basaksehir Belediyesi Başkan Yardımcıları Mehmet Şahin, Şenol Ercan, Yasin Kartoğlu, Bedri Sinan Gül ve vatandaşlar katıldı. Bahçeşehir-Esenyurt TEM ilave yolları projesi ile Bahçeşehir-TEM bağlantı köprüsünün yanına 106 mt uzunluğunda 3 şeritli köprü, 2 altgeçit, iki bağlantı yolu ilave edilerek, oluşan aşırı yoğunluk giderildi. Ayrıca altyapı ve aydınlatmaları da yenilendi.

12

I EKİM 2012


BÖLGEDEN

Dört Mevsim Bahçeşehir

STÜDYO GÖLET Eğer hafta sonu şöyle bir yürüyüş yapmak için Gölet’e giderseniz sakın şaşırmayın... Daha kış gelmedi ama hafta sonları Gölet beyaza bürünüyor... Nasıl mı? Stüdyolarda çektirmek yerine harika manzarası, yeşilin her tonlarına hakim olan Gölet’te düğün fotoğraflarını çektirmek isteyen genç çiftler sayesinde... Öncesinde sadece Bahçeşehir’linin bunun farkında olduğunu düşünüyordum. Ta ki Beylikdüzü’nde yaşayan yeğenimin düğün fotoğraflarının da Gölet’te hem de Beylikdüzü’ndeki bir fotoğrafçı tarafından çekileceğini öğrenince anladım ki muhteşem Gölet’imizin ünü Bahçeşehir’i çoktan aşmış... Eğer gelinlik modeli seçmekte zorlanıyorsanız size tavsiyemiz hafta sonu Gölet girişinde bir saat durmanız... Kendinizi gelin damat defilesinde gibi hissediyorsunuz... Ben 27 adet saydım... İşte size Gölet’ten gelin damat manzaraları...

14

I EKİM 2012


RDE E L ÜN R Ü ÜN T Ü B

M İ R İ İND

0 2 %

R YE tur. OTU ÖYLE hsus R E a ma S y a İST f E e R EV bir d pon İSTE . Ku

dir çerli a ge d n ı ğ rşılı n ka kupo n a n ulu kta b kapa a y n pa *Kam

Çökertme

IR T A R DİKK AT! BAĞIMLILIK YA Çöp Şiş

Yerken duyulan o Çıtır sesi; gerçekten bu hamur değil mi? diye sordurur insana, daha sonra o lezzet ve o müthiş koku alır sizi uzaklara ve farkında bile olmadan bağımlı olmuşunuzdur artık Kıtırcık ve Çıtırcık'a ......

669 52 52

Süzer Bulv r e.com.t arı No: 1 (Cami Kar şısı) Bahçeşehir-İstanbul w w w . my p i d


Dört Mevsim Bahçeşehir

“Bir yanı bir şey isteyen, diğer yanı başka bir şey isteyen çocuklarımıza nasıl destek olacağız”

Okullar açıldı... Benim okula giden çocuğum yok ama bunu anlamamak için kör ve sağır olmak lazım. Bahçeşehir birden bire canlandı. Her yerden öğrenci cıvıltıları geliyor, servisler her sokağa girip çıkıyor... Tabii ki bu arada velilerin de hala 4+4+4 sohbetleri devam ediyor. Kimi kızgın, kimi şaşkın, kimi de duyarsız. Geçen hafta bir arkadaş grubunun içinde konu yine eğitime geldi. Yani çocuklarımıza... Sohbet başlar başlamaz Sema Savaş arkadaşımız olaya hemen el koydu. Meğer Sema Hanım, çocukların bu karmaşadan sağlıklı bir şekilde çıkabilmesi için Gönüllü Öğrenci Koçluğu yapıyormuş. Bize projesini anlatmaya başladı. Konuşma içinde çok hoş anekdotlar vardı. Bunları sizinle de paylaşmak adına Sema Hanım’dan konuya anlatan bir e-mail yollamasını rica ettim. İşte noktasına dokunmadan Sema Hanım’dan gelen mail... “Bugün baktığımızda içinde bulunduğumuz yüzyılda ülkemiz ve dünya; savaşlar, açlık, istismarlar, haksızlıklar, bunlarla birlikte kişisel sorunlarımız, kimi gün mutlu, kimi gün mutsuz oluşumuz, inişleri-

miz, çıkışlarımız yaşadığımız stresin kaynakları. Bizlerden hareketle, yetişkinler, gençler, çocuklar kısaca toplumumuzun tüm bireyleri benzer durum içerisinde. Ve şüphesiz hepimizin daha iyi hissetme ihtiyacımız giderek artmakta. Sağlıklı; gerçek anlamda bedenen, ruhen, kalben ve zihnen sağlıklı ve mutlu olmak istiyoruz... Bunlarla birlikte kaliteli sosyal ilişkilere, güçlü dostluklara ihtiyacımız var. Ve şüphesiz iyi anne-baba olup, sağlıklı mutlu çocuklar yetiştirmek ise en büyük arzumuz... Harika anne-babalar olup da çocuklarıyla

Onların da yaşamaya hakkı var Bu ay konu çocuklardan başladı, çocuklarla devam ediyoruz. Ama bu çocuklar başka çocuklar. Yakalandıkları hastalığın sebebinin ve çözümünün hala kesin olarak bulunamadığı Otizmli çocuklar... Tabii ki onların da yaşamaya hakkı var. Ama onlar özel çocuklar olduğu için özel bakıma da ihtiyaçları var. Bu konuda birçok yerde özel bakım ve rehabilitasyon merkezleri var. Bunlardan bir tanesi de Yaşam Otizm Sporla Eğitim Merkezi, Beylikdüzü ilçesinin Yakuplu semtinde. Niçin bu merkezden bahsettiğime gelince, kurucuları olan Yaşar

16

I EKİM 2012

Hanım ile Nurşen Hanım’ın da otizmli çocukları olması ve bu işe gönül vermeleri. İnanıyorum ki merkezlerindeki otizmli çocuklara birikimleri ve bilgileriyle kendi anneleri babalarından daha faydalı olacaklardır. Umarım böyle bir kuruma ihtiyacınız olmaz ama eğer varsa bence en doğru adreslerden biri. Yaşar Gürdamar: 0542 478 04 78 Nurşen Hançer: 0532 590 12 84 Marmara Mah. Hürriyet Bulvarı Yükseloğlu Cad. Reşit Paşa Çiftliği No:1–2 Yakuplu/Beylikdüzü

İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE

ÖZKAN BABA

iletişimde zorlanan aileler tanıyor musunuz..? Özellikle yarışa, sınava dayalı eğitim sistemimizin içindeki çocuklarımıza nasıl destek vermesi gerektiğini bulmakta zorlanan anne babalar... Evini otel gibi kullanan çocuklar... Arkadaşıyla saatlerce telefonda konuşup; annesi sorduğunda iki kelimeyle geçiştiren çocuklar... Çocuklarımıza baktığımızda ise; onların da durumu bulunduğumuz koşullarda oldukça zor. Okul, dershane, arkadaşlar, muhtemelen özel hocalar, aile arasında kalan çocuklarımız gergin ve mutsuz... Bir yanı bir şey isteyen, diğer yani başka bir şey isteyen çocuklarımıza nasıl destek olabiliriz. Kendimiz ve çocuklarımız için hayatımızı kolaylaştırabilmek için neler yapabiliriz. İstemek... Sadece istemek... İstiyorsanız yapabileceğinizden emin olabilirsiniz... İçinden çıkılmaz gibi görünen birçok sorunda; aile ve çocukların tatmin edici sonuçlara ulaşabilmeleri inanın hiç de zor değil. Tüm bu konularla ilgili, hazırladığım Öğrenci Koçluğu projem var... Üyesi olduğum bir Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte; çocuklarımıza Gönüllü Öğrenci Koçluğu hizmeti vereceğiz... Bu konuda da çalışmalarımızı tamamlamak üzereyiz...“

İsmek Bahçeşehir’de başarabilecek mi! Geçen ay sayfalarımızda Bahçeşehir Gelişim Akademisi’nin 10. yılını kutladığını ve 2000’e yakın kursiyeri olduğunu okuyunca çok mutlu olmuştum. Ama ani bir kararla Gelişim Akademisi’nin İsmek'e döndürülmesine bir anlam veremedim. Umarım aynı başarı ve düzeni İsmek olarak devam ettirebilirler...

Siz de Bahçeşehir’de şahit olduğunuz iyileri ve kötüleri bana yazın. Ben de araştırıp, herkesi buradan bilgilendireyim… 4mevsimozkan@gmail.com


ALIŞVERİŞ

BAHÇEŞEHİR HALKI Bahçeşehir Prestige Mall Avm Bahçeşehir’in gözbebeği ve ilk butik alışveriş merkezlerinden. Son günlerde yapılan etkinliklerle ve yeni projelerle güzel ilerlemeler kaydediliyor. Özellikle Mom Restoran, Rock&Bowl Bowling salonu, Label Butik, Berçini Butik, House of Label gibi Bahçeşehirlilerin yakından tanıdığı ve sevdiği butik markaların Avm içinde yer açmaları Bahçeşehirliler için oldukça sevindirici oldu. 2013 yatırım planlarında Buz Pisti, Fitness Center ve Özel Parti Alanları gibi farklı projeler için çalışan Avm yönetimi geçen yıl çok ilgi toplayan Tiyatro Restoran kampanyası, Doktorum Bahçeşehir’de projesi, Ünlülerle yapılan imza günleri, farklı çocuk etkinlikleri, Astroloji haftası vb etkinliklerle Bahçeşehirlilerle buluşacak. Bir diğer yandan Sosyal Medyada gençlerin nabzını tutan Avm onlardan gelen isteklere yönelik etkinlik hazırlığında. Bizde bu ay Prestige’de yeni markaların ve Bahçeşehirlilerin nabzını tuttuk... 18

I EKİM 2012

BAHÇEŞEHİRLİ VE ESNAFIN GÖ

ZÜBEYDE ÇELİK-ALTUN ÖZCAN

MANGOYA BAYILIYORUZ!

“Biz en çok Mango için geliyoruz.Yeni sezon ürünlerini ilk biz takip ediyoruz. En çok Prestige Mangoda kendimizi özel hissediyoruz. İçeriye girdiğimizde mağaza müdürünün bizi tanıması ne istediğimizi bilmesi çok sevindirici. Özellikle kalabalık alışveriş merkezlerinde böyle bir konforunuz yok. Zaten ilerleyen dönemlerde daha butik Avmʼlerin özellikle Bahçeşehir gibi bölgelerde prim yapacağı bir gerçek.”

HİLAL ULUDAĞ-SAADET ULUDAĞ “Özellikle Berçini Butik çok sevdiğimiz markalardan Prestige Mallʼe gelmesinden son derece memnunuz.”

PRESTİGE MALL Avustralyadan gelen çok özel bir yöntem ile ailelere verilen eğitimle her gün bebeğinizde yapacağınız 20 dk‘lık bir etkinlik onun gelecekte beyinsel işlevlerini daha etkin olarak kullanmasını sağlayacak. Bahçeşehir’de yeni açılan bir merkezde yapılan eğitimlerle geleceğin Einstain bebekleri Bahçeşehir’de yetişecek. 30 Eylül Pazar günü Bahçeşehir Prestige Mall Avm’de yapılan etkinlikle


Ö

L

PRESTIGE SEVİYOR! ZÜNDEN PRESTİGE MALL AVM FATOŞ DOĞAN

BİR NİKE TUTKUNU

“Prestige Alışveriş Merkezini gerçekten çok seviyorum, burada huzurla ve güvenle alışveriş yapmak çok ayrı bir keyif. Özellikle çocuklarımı çok rahat bir şekilde bırakıyorum ve keyifle alışveriş yapabiliyorum. Büyük alışveriş Merkezlerindeki o gürültülü ortam beni bunaltıyor. En sevdiğim Markaların başında Nike geliyor, özellikle son çıkardığı hediye kartı ile sevdiklerimi sevindirebiliyorum. Nike+ipod sensor ise spor yaparlar için müthiş bir şey; tavsiye ederim.” TCHİBO-NECİBE MAVİ

ÜRÜNÜ SEVGİ İLE SATIYORUZ

“Bahçeşehirlilerle çok yakın bir bağ kurduk. Alışverişin yanı sıra sohbet imkanı buluyor kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlıyoruz. Tüm yeni ürünlerimiz gelir gelmez tükeniyor ve bölgenin en iyi cirosunu yapıyoruz. Kısaca biz burada Sevgi ile ürün satıyoruz.”

AVM’DE EİNSTEİN BEBEKLER ! tanıtılacak eğitim için çok özel bir mini konser düzenleniyor. Popkido Çocuk Etkinlikleri’nden çocuklara eğitici müzik konseri Popkido Çocuk Etkinlikleri ve KindyROO Bahçeşehir işbirliği ile Prestige Mall AVM’de 2-7 yaş çocuklara eğitici müzik konserleri düzenleniyor. Geleceğimiz çocuklarımıza öğrenmeyi sevdirmek, eğlenerek öğretmek, fiziksel, zihinsel ve duygusal

gelişimlerine katkıda bulunmak amacı ile kurulan “Popkido Çocuk Etkinlikleri”, KindyROO’nun desteği ile 30 Eylül 2012 Pazar günü saat 14.00’da eğitici müzik konserleri veriyor. Konser, çocuklar için özel olarak hazırlanmış, eğlenceli ve kaliteli şarkılar eşliğinde gerçekleştirilecek olup,hareketli danslar eşliğinde çocukların interaktif olarak katılımları sağlanacak.

LABEL BUTİK

Fashion Tv. nin dünyaca ünlü markası I LOVE FASHİON, Paris, Dubai, Bangkok’tan sonra Prestige Mall Avm’de. Seçkin, klas ve modern kadının vazgeçilmezi olmaya aday bu marka artık Bahçeşehirlilerin çok yakınında BUTİK LABEL’ de. Mağazada yer alan bir diğer marka ise Bahçeşehirlinin çok yakından bildiği BSB.

BERÇİNİ BUTİK Uzun yıllardır Bahçeşehir’de hizmet veren Berçini Butik artık Prestige Mall Avm’de. Bahçeşehirlilerin yakından tanıdığı Kosmika, Imperial, Tensione ın;Interdee, Suncoo gibi pek çok İtalyan markadan kosept ürünler butikte yer alıyor. EKİM 2012 I

19


16. Yıl

KISALAR

Eylül’de N Tepe’de muhteşem açılışlar

Apple Servisi

Çıra Kebap

ÖZEL

ÖZEL

Blackberry Servisi

Bahçeşehirʼde lezzet, sunum ve hizmeti ile farklı bir boyut kazandıran, sizleri kebabın en doğal hali ile tanıştıracak Çıra Kebap N Tepeʼde açıldı. Çıra Kebap tüm kebap, lahmacun, pide ve meze çeşitleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesiʼnin en özel ve doğal lezzetlerini Bahçeşehirlilerin beğenisine sunuyor. Çıra Kebap paket servis ile de hizmet veriyor.

www.isilelektronik.com isilelektronik@hotmail.com

NOTEBOOK SERVİSİ Orginal yedek parça ve onarım... Garantili tamir hizmeti.

Diger Hizmet Verdiğimiz Markalar: HTC Samsung Nokia Sony Ericsson

212 669 98 09

Bahçeşehir Ticaret Merkezi (Çağdaş Nalbur Yanı)

1. Kat No: 17 Ziraat Bankası Üstü

Değişim Durağı

Var olma mücadelesi vermekte olan her yaştaki çocuk ve gençlerin öz bilgi geliştirmelerine, hedef koymalarına, hedeflerine emek harcayarak ulaşılacağına, üyesi oldukları topluluklarca kabul edilmiş beceri ve tutumlarla donatılmalarına, yararlı işlerle yararsız işleri ayırt edebilmelerine, yüksek farkındalık geliştirmiş bireyler olmalarına, öz kültürlerinden ayrılmadan destek vermek, eğitim organizasyonları geliştirmek misyonunu üstlenen Değişim Durağı, eğitimci Şule Yurcu kuruculuğunda N Tepeʼde açıldı.

Favori Eğitim

Favori Eğitim çalışmalarına ilk kuantum düşünce sunumunu gerçekleştirerek başladı. SBS, YGS, LYS, KPDS, ÜDS, TOEFL, IELTS sınavlarına birebir hazırlayan Favori Eğitim Kurucusu Esma Nur Metin ayrıca belli aralıklarla öğrenci ve velilerine Kuantum Düşünce Seminerleri düzenleyecek.

20

I EKİM 2012


KISALAR

Dört Mevsim Bahçeşehir

İstanbul Akademi Koleji’ne resmi açılış Bahçeşehir’de 2012-2013 eğitim öğretim yılında hizmete başlayan İstanbul Akademi Koleji, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Başkan yardımcısı Nurettin Ertemel, tiyatro duayeni Haldun Dormen, Bahçeşehir Kurucu Belediye Başkanı Kemal Aydın’ın katılımı ile resmi açılışını yaptı.

Bahçeşehirli aileleri farklı bir eğitim sistemi ile buluşturan, yeni öğretim teknikleri, laboratuvarlar ve yoğun İngilizce eğitim ile sadece sınav ağırlıklı değil, hayatın her alanında başarılı gençler yetiştirmeyi hedefleyen İstanbul Akademi koleji, ilk kez “Bilim ve Sanat” kurulu kurarak kendi alanında Türkiyeʼnin önde gelenlerini bir araya getirdi. Sanat ve Tiyatroda Haldun Dormen, Sağlıklı beslenme alanında Haluk Saçaklı, ABA terapi ve davranış bilimlerinde Nükte Altıkulaç, Matematik

ve Fen bilimlerinde Ahmet Doğan, Satranç alanında Mert Erdoğdu, Bilişim Teknolojilerinde Öner Tekin İstanbul Akademi Koleji için buluştular.

Tüm velilerin, öğrencilerin ve Bahçeşehirlilerin katılımı ile yapılan açılış töreninde okulun tüm eğitim kadrosu tanıtıldı ve eğitim sistemi anlatıldı.

Bahçelievler Medicana ile yerel basın buluştu Medicana Bahçelievler Hastanesi, yeni yapılanmasını, Avrupa yakasında sundukları sağlık hizmetlerini ve son tedavi olanaklarının konu edildiği bir basın buluşması gerçekleştirdi. Nossa Costa Ataköy Marina’da gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda değerli akademisyen, doktor ve basın mensubu katıldı. Türkiye’de özel hastaneciliğin öncülerinden olan Medicana Sağlık Grubu’nun Medicana Bahçelievler Hastanesi, sağlık sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda, geleceğe yönelik yatırımlarını konuşmak ve yerel basınla tanışmak amacıyla bir basın buluşması gerçekleştirdi. Top-

22

I EKİM 2012

lantıda Medicana’nın sağlık alanındaki yeni yatırımları, son kullanılan teknolojiler ve tedavi uygulamaları hakkında bilgiler verildi. Toplantıda, Bahçelievler Medicana Hastanesinin doktor kadrosundan; Beyin ve Sinir Cerrahisi Operatör Doktor Hikmet Uluğ, Kardiyoloji Birim Sorumlusu Doçent Doktor Gültekin Faik Hobikoğlu, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Erdem Bagatur, Medicana Bahçelievler Başhekim Genel Cerrah Dr. Sarper Işıksel, Tüp Bebek (IVF) ve Kısırlık Merkezi Sorumlusu Operatör Doktor Süha Sönmez basın mensuplarına dalları hakkında bilgi verirken soruları da cevapladı...

12. Bahçeşehir Tennis Cup sona erdi

13-23 Eylül tarihleri arasında Behçeşehir Tenis Spor Kulübü kortlarında düzenlenen Bahçeşehir Tennis Cup 23 Eylül Pazar akşamı kapanış kokteyli, ödül töreni ile sona erdi. Turnuvaya 12 kategoride 308 sporcu katıldı. Son gün yapılan zevkli final maçları sonrasında 36 sporcu kupa aldı. Kapanış kokteyline Başakşehir Kaymakamı Cevdet Canʼın yanı sıra Bahçeşehir Tenis Spor Kulübü üyeleri, turnuvada oynayan sporcular ve yakınları katıldı. Bahçeşehir Tenis Spor Kulübü Başkanı Mehmet Gümüş, turnuvaya sponsor olan Capacity AVM, Astoria AVM, Uno Due Tre Makarna, Hankuş Ayakkabı, Picadilli Çorap, Yalçınlar Fotoğrafçılık firma yetkililerine teşekkür ederek plaketlerini takdim etti. Ayrıca kategorilerinde dereceye giren sporculara kupa ve hediyeleri verildikten sonra turnuva sona erdi.


Dört Mevsim Bahçeşehir

KISALAR

Cengiz Küçükayvaz Tiyatrosu oyunculuk kursu açıldı “Herkesin içinde gizli bir yetenek vardır, önemli olan bu yeteneğin ortaya çıkartılmasıdır” sloganıyla çocukları, gençleri, öğrencileri ve yetişkinleri kapsayan hafta içi ve hafta sonu derslerinden oluşan eğitim programıyla, Cengiz Küçükayvaz önderliğinde oluşturulmuş olan uzman akademisyen eğitmen kadrosu ile Esenkent Çarşıpazarkent AVMʼde açıldı. Cengiz Kaçakayvaz Tiyatrosu Oyunculuk Kursuʼnda eğitimler iki periyot olarak veriliyor. İlk periyot temel oyunculuk eğitimi, ikinci periyot ise sahne uygulaması ve rol üzerine… Ekim ayında eğitimlerine başlayan oyunculuk kursunda, yaratıcı drama, çocuk draması, ses ve beden çalışma-

ları, entonasyon, diksiyon, konuşma sanatı tekniği, güzel ve etkili konuşma, hitabet sanatı, doğaçlama, mimik, rol, denge, güven, estetik, antik tiyatro, shakespeare tiyatrosu, commedia dellʼarte, Fransız tiyatrosu, Rusya tiyatrosu, sentimental oyunculuk, doğal oyunculuk, açık biçim oyunculuk, Breht Tiyatrosu, absürd tiyatro, çağdaş tiyatro, geleneksel tiyatro, stüdyo tiyatrosu, doğaçlama tiyatrosu, çocuk tiyatrosu, clown tiyatro, madde ve aksesuar kullanımı, içsel tiyatro, sahne uygulamaları, dış biçim oyunculuk, dramatizasyon, dram sanatı, oyun incelemesi, tiyatro tarihi, tiyatro kuramları… ve buna benzer sayısız tüm çalışmalar sayesinde öğrenciler hem tiyatro oyunculuk

tekniklerini öğrenmekte hem de birbirine eş yaş dilimlerinden oluşturulan sınıflar sayesinde toplu olarak üretime geçmekte ve kendilerini geliştirmektedirler.

Siyah Beyaz Kuantum Yaşam Akademisi Bakırköy’de açıldı Sanatçı Ayça Tekindor'un annesi Buda Güven ve Anıl Şehirlioğlu Bakırköy'de Siyah Beyaz Kuantum Yaşam Akademisi'ni açtı. Açılışta annesini yalnız bırakmayan sanatçı Ayça da annesi kadar profesyonel olmasa da kuantumla ilgilendiğini söyledi. Kuantum'un, annesi Buda Güven'in hayatını değiştirdiğini söyleyen Tekindor, “Kuantumun annem üzerindeki olumlu etkilerini gördükçe çok özeniyorum. Ben de

Bireysel Eğitim'de uygulamalı dersler

Bireysel Eğitim Merkezi Dershanesi kurucusu matematik öğretmeni Harun Reşit Sivritepe, 5. sınıf öğrencilerine matematik ve mental aritmetik derslerini uygulamalı öğretiyor. Çokgenler konusunu işleyen öğrenciler Ahmet Akkuş Sanat Galerisi'nde resim çerçeveleri üzerinde çevre-alan hesaplarını zihinden yapmaya çalıştılar.

24

I EKİM 2012

merkeze en kısa zamanda geleceğim. Olumlu düşünmek hayatımızda çok önemli”dedi. Kuantumla uğraşmaya başladıktan sonra turizm işini bırakan Anıl Şehirlioğlu ise ''kuantum bütün hayatımı etkiledi. Evlilik sorunları, sağlığım, kendime bakışım tamamen değişti. Negatif inançlarınız pozitife çevriliyor” diyerek amaçlarının insanlara yardım etmek olduğunu söyledi. www.siyahbeyazkuantum.com

4 Mevsim mutluluklar...

Sapan Kuyumculuk yöneticisi Ertuğrul Coşkan, Bahçeşehir Sayfiye Restaurantʼta, çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı muhteşem düğünle hayatını Ayşegül Memiş ile birleştirdi. Biz de 4 Mevsim Bahçeşehir ailesi olarak genç çifte ömür boyu mutluluklar dileriz.


EKONOMİ

Dört Mevsim Bahçeşehir

Ekonomide 9 ayın bilançosu

KAYHAN

ÖZTÜ

RK FİNANS GENEL GÜNDEM.COM YAYIN YÖ kozturk@ N finansgu ETMENİ ndem.co m

“Bu yılın ilk 9 aydaki gelişmelerine baktığımızda neler ön plana çıkıyor. Dünyadaki ve Türkiye’de ne gibi önlemler alındı? Alınan bu ekonomik önlemlerin ne gibi sonuçları oldu? Bu kritik soruların yanıtları çok kolay değil. Ancak 9 aylık gelişmeleri incelersek, biraz fikir edinme şansımız olabilir.” Global piyasalardaki krizin gölgesinde bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2012’nin ilk 9 ayını geride bıraktık. Ekonomideki aktörler geçen 9 aya bakarak, önümüzdeki yılın plan ve stratejilerini belirlemeye başladılar. Ancak global krizin henüz aşılamamış olması nedeniyle bu çok da kolay görünmüyor. Finansal kriz olarak patlayan global kriz, şimdi ciddi bir büyüyememe sorunuyla karşı karşıya. Ve bu sorunu da bir türlü aşamıyor. Bu yılın ilk 9 aydaki gelişmelerine baktığımızda neler ön plana çıkıyor. Dünyadaki ve Türkiye’de ne gibi önlemler alındı? Alınan bu ekonomik önlemlerin ne gibi sonuçları oldu? Bu kritik soruların yanıtları çok kolay değil. Ancak 9 aylık gelişmeleri incelersek, biraz fikir edinme şansımız olabilir. Onun için makroekonomik verilerdeki gelişmelere bir göz atmakta fayda var.

Makro veriler ne diyor? 2012 yılının ilk 9 ayında Türkiye ekonomisi büyümede fren yaparken, bütçenin de dengesi bozuldu. Harcamalardaki artışın etkisiyle geçen yılın ilk sekiz ayında fazla veren bütçe, bu yılın aynı dönemini rekor açıkla kapattı. Benim de katıldığım bu tespitler Gedik Yatırım’ın raporunda yer alıyor. Merkezi yönetim bütçesi 2011 yılı Ocak-Ağustos döneminde 2 milyar 105 milyon TL fazla verirken, bu yılın aynı döneminde 8 milyar 520 milyon TL açık verdiğine dikkat çekilen raporda, bütçenin dengesinin bozulmasında vergi gelirlerinin yavaşlamasının yanı sıra personel giderlerinin artması, sosyal

26

I EKİM 2012

güvenlik sistemine aktarılan kaynak ve cari transferlerin etkili olduğu belirtiliyor. Raporda yapılan diğer tespitler de şöyle: Vergi gelirleri yıllık bazda yatay kalırken, bütçe gelirleri vergi dışı gelirlerin yardımıyla yıllık bazda yüzde 1 artış gösterdi. Vergi gelirleri alt kalemlerinin detayı incelendiğinde zayıf iç talebin negatif etkileri açıkça görülmektedir. Türk Telekom ve Halkbank’ın özelleştirme kararı ve yapılan zamlardan sonra, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında alınacak önlemler, büyümeye fren yaparken dengesi bozulan bütçeye destek olacaktır. Orta Vadeli Program 2012 projeksiyonunda ise bütçe açığının yüzde 5 azalarak 21,1 milyar TL’ye gerilemesi öngörülmüştü. Orta Vadeli Programa göre 2012 Merkez Yönetim Bütçe giderlerinin 350,9 milyar TL, faiz hariç giderlerin 314 milyar TL, bütçe gelirlerinin 329,8 milyar TL ve faiz dışı fazlanın da 2010 yılı gerçekleşmesine göre yüzde 3,2 artarak 15,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi hedefleniyor. Bu hedeflerle bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 1,7’den yüzde 1,5’a düşürülmesi planlanıyor. (Maastricht

kriteri: yüzde 3). Alınacak önlemlerle birlikte, 2012 yılı için hükümetin belirlemiş olduğu yüzde 1,5 bütçe açığı ve yüzde 2 faiz dışı fazla hedefi tutturulmaya çalışılacaktır. Bu noktada yeni açıklanan zam paketi ve ikincil halka arz hamleleri, bütçedeki bozulmayı düzeltmeye yönelik aksiyonlar olarak görülebilir. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 31 gerileyerek 5,9 milyar dolar olurken, ilk 8 ayda ise dış ticaret açığı yüzde 21 azalarak 57 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.  


EKONOMİ Ağustos ayında ihracat, yüzde 14,5 artışla 12,9 milyar dolara yükselirken en büyük ihracat kalemi, kıymetli taşlar ve metaller olmuş, en fazla ihracat ise BAE’ye yapılmıştır. İthalat ise Ağustos'ta yüzde 4,8 azalışla 18,7 milyar dolara. İthalat verilerinde gerçekleşen bu zayıflama, ekonomideki hareketin henüz belirgin bir seviyeye gelmediğine işaret etmektedir. İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2012 Ağustos ayında, geçen yılın aynı ayındaki yüzde 57’den yüzde 69'a yükselmiştir. Dış ticaret açığında beklentilerin üzerinde gerçekleşen düzelmenin nedeni BAE’ye yapılan 1,9 milyar dolarlık altın ihracatının etkisiyle olumlu etkilenen kıymetli taşlar ve metaller kalemindeki gelişme ile birlikte ihracatın beklentilerin üzerinde artmasıdır. Avrupa ve dünyada etkileri devam eden küresel krizin olumsuz yansımalarını bertaraf etmek için Güney ve Kuzey Amerika, Afrika ve Ortadoğu'ya ihracatı artırmaya yönelik son 3 yıldır yapılan çalışmaların olumlu yansıması da ihracat artışına önemli bir katkı yapmıştır. Ancak küresel ekonomilerde yaşanan durgunluk ve para politikasında yaşanan gevşemeler, dış ticaret açığındaki düzelme trendi önünde risk oluşturmaktadır. Cari açık azalıyor Cari işlemler açığı ekonomideki yavaşlamaya paralel olarak düşüşünü sürdürdü. Cari işlemler açığı Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,8 oranında azalışla 3,9 milyar dolar düzeyine geriledi. Beklentilere paralel gerçekleşen cari açık böylece 2010 Ekim’inden bu yana en düşük seviyesine gelmiş oldu. Bu gelişmede ise dış ticaret açığının düşüşü, hizmetler dengesindeki net gelirin artışı ve gelir dengesinden

28

I EKİM 2012

kaynaklanan net giderlerin 4.032 milyon dolara gerilemesi etkili olmuştur. Ekonomide iç ve dış talep arasındaki yeniden dengelenme sürecinin birinci çeyrekte hızlanarak devam ettiği görülmektedir. Böylece, ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan sanayi üretiminde pozitif seyir ivme kaybetse de sürmüştür. TÜİK’in açıkladığı 2012 Temmuz ayı sanayi üretim endeksi sonuçlarına göre, takvim etkisinden arındırılmış endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,4; mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış endeks ise bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında arttı. Global piyasalardaki gelişmeler Türkiye’nin Makroekonomik verilerinde genel manzara böyle. Peki, uluslararası piyasalarda neler oldu? Bu noktada global piyasaların dikkat kesildiği sorunlu noktalara göz atmakta fayda var. Ziraat Yatırım’ın haftalık raporunda belirtildiği gibi İspanya’nın bankacılık sektörüne ilişkin beklenen stres testi sonuçları ve Moody’s tarafından ülkenin kredi notunun düşürülebileceği endişeleri yurtdışı piyasaları baskı alına almıştı. Ancak İspanyol bankalarına ilişkin açıklanan stres testi sonuçları piyasaları korkutacak rakamlar ortaya koymadı. İspanya’da açıklanan stres testi sonuçlarına göre bankaların

Dört Mevsim Bahçeşehir

sermaye ihtiyacı 53.75 milyar euro ile beklentilerin (60 milyar) altında kaldı. ABD’de Tüketici Güven Endeksi eylül ayında 70.3 ile şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Ağustos ayında tarım dışı istihdam rakamı 96 bin kişi, temmuzda ise 141 bin kişi olarak gerçekleşmiş, Şubat ayında ise tarım dışı sektörlerde istihdamda 259 bin kişilik bir artış yaşanmış. ABD’de S&P Case-Shiller konut fiyat endeksi temmuz ayında yıllık bazda yüzde 1,2 artış, göstererek son iki yıl içindeki en sert ikinci yükselişini yaşadı. Aylık bazda ise üst üste altı aydır artış eğiliminde olan endekste, üç aydır tüm şehirlerde konut fiyatlarında artış gözleniyor. Konut fiyatları halen 2006 zirvesinin yaklaşık yüzde 30 altında bulunuyor. Öncü verilere göre ikinci çeyrekte yüzde 1,7 büyüyen ABD ekonomisi nihai verilerle yüzde 1.3 büyüme oranını yakaladı. Tahminlerin altında kalan nihai verideki sapmada, tüketici harcamalarındaki zayıf seyir etkili oldu. ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları geriledi. ABD’de önceki hafta işsizlik maaşı başvuruları temmuz ayından bu yana en düşük seviyeye indi. Özetle global kriz şekil değiştirerek devam ediyor. Finansal kriz olarak başlayan kriz, şimdi büyüme sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Ve bu sorun da kısa vadede çözülecek gibi görünmüyor. Gelişmiş ülkeler bu krizden çıkmadığı için bugüne kadar krizden göreceli olarak etkilenmeyen gelişmekte olan ülkelerin de önümüzdeki dönemde krizden etkilenmelerini beklemek lazım. Çünkü gelişen ülkeler tüketmedikçe, gelişen ülkelerin üretmelerinin anlamı yok. Onlar da üretimi durdurunca ekonomi yavaşlıyor. Bu süreçten Türkiye’de payını düşeni alacaktır. Bunu aşmanın yolu ise ihracatçıların yeni pazarlar bulmasından geçiyor. I


Bizi seviyorsanız, sağlıklı ve konforlu hayat sürmemizi istiyorsanız, uzun yıllar bizimle olmak istiyorsanız, ASYA Veteriner Kliniği doğru adres... Üstelik artık LOCA'da...

LOCA'dayız...

Asya Veteriner ailesi olarak, dostlarımızın koruyucu hekimlik, tedavi ve diğer tüm sağlık hizmetlerini, sevgimiz, bilgimiz ve sizden aldığımız güvenle 14 yıldır sürdürüyoruz. Hizmet kalitemizi daha da arttırarak, sizlere ve dostlarımıza profesyonel hizmet sunabilmek, bize ulaşmanızı kolaylaştırabilmek için yeni yerimize taşındık.

Hastalıkta, sağlıkta...

Asya Veteriner Kliniği Veterinerlik Hizmetleri Pet Shop

Pet Kuaför

Pansiyon

Servis

Avni Akyol Cad. Loca İş Merkezi No: A/17 D Girişi (Tonton Baba yanı) BAHÇEŞEHİR-İSTANBUL

Hasta olduğumuzda muayenemizi, tedavimizi yapıyorlar. Düzenli bakımımızı yapıyorlar. Aşılarımızı takip edip, haber veriyorlar.

Operasyon gerektiren durumlarda, bütün operasyonları yapabiliyorlar.

Teşhis ve tedavilerinde, kendi bünyelerindeki teknolojik alet ve ekipmanı kullanarak, kısa sürede ve kesin sonuçlar alıyorlar.

Laboratuvarda hematolojik ve biyokimyasal analizleri mikroskobik incelemeleri yapabiliyorlar.

Röntgen biriminde, tüm radyografik incelemeleri, ilaçlı film çekimlerini yapabiliyorlar. CR cihazları ile çekilen röntgenler Bilgisayar'a aktarılıyor ve ailelerimize de CD'si veriliyor. Ultrasonografik muayenelerimizi de yapabiliyorlar. Ağız ve diş sorunlarımızı da kolayca çözüyorlar. Video endoskop cihazı sayesinde, sorunlarımızın birçoğuna kolayca çözüm buluyorlar.

Çok ağır hastalıklarımızda, yoğun bakım kafesinde kalıyoruz, özel bakım uyguluyorlar. Oksijen terapisi, kan nakli, serum tedavisi alabiliyoruz.

e-mail:info@asyavet.com facebook.com/AsyavetBahcesehir web: www.asyavet.com

Tel: 0212 669

62 87 - 0212 669 62 88

ACİL: (0533) 464 81 81


BÖLGEDEN

Onbaşı Cafer Demirci:

“Bahçeşehir’de araca giren biz çıkartıyoruz” Geçtiğimiz günlerde Yangından Korunma Haftası diğer adıyla İtfaiyecilik Haftası’nı kutladık. Okullarda tatbikatlar yapıldı, İtfaiye Merkezleri ziyaret edildi. Biz de Bahçeşehir İtfaiyesi’ni ziyaret edip her ifadesinde meslek aşkı ve insan sevgisi barındıran Onbaşı Cafer Demirci ile 25 yıldır görev yaptığı İtfaiyecilik mesleğini konuştuk.

Hatice Gülçür İnanç

Sizi tanıyabilir miyiz? Görevim İtfaiye onbaşılığı. 25 yıldır bu meslekteyim. Fatih, Avcılar ve Gaziosmanpaşaʼda çalıştım. İtfaiyecilik okulunda öğretmenlik yaptım. Halen Avcılar Bahçeşehir arasında çalışıyorum. İtfaiyelerin kuruluş amacı nedir ve hizmet alanları nerelerdir? Başta yangınlar olmak üzere her türlü tehlikede önce insanların can güvenliğini, sonra mal güvenliğini sağlamak birinci amacımız. Sonra da çevreyi korumak gelir. İnsan, çevre ve doğa sağlığını tehlikelerden korumak ve önlem almak bizim işimiz. Özellikle in-

32

 EKİM 2012

sanları bilinçlendirmek ve tedbir almak çok önemli. Basit bir yangın söndürme tüpü bazen bir itfaiye arabasına bedeldir. İtfaiyeci olmak için aranan özellikler nelerdir? Bir itfaiyecinin iyi ahlaklı, dürüst olması lazım, iyi yetişmiş olması lazım. Çevik, atletik, sportif, her türlü olaya her an hazır, boy kilo orantısı düzgün bir fiziki yapıda olması lazım. İtfaiyecilikte uzmanlaşmak için uzun bir eğitim ve alıştırma sürecinden geçilir. İçeriğinde kişinin kendi ve diğer insanların hayatı vardır. Zor bir meslek olduğu için sevmek lazım. Bu yüzden itfaiyeciler meslek yaşamları boyunca sürekli olarak eğitim ve tatbikat yaparlar. Pardonʼ u olmayan bir meslek, olabilecek bir hatanın telafisi yok. İtfaiyeciliğin eğitimi nasıldır? İstanbul Büyük Şehir Belediyesiʼne bağlı Kocasinanʼda bir okulumuz var. Herkesi ihtiyaçlar ve yetenekleri doğrultusunda eğitiyoruz. Şoförlük, pompa eğitimi, trafik kazası, yüksek binadan kurtarma vs. Yine okulumuzda yangın söndürme oda ve binaları vardır. Arabalar yakılır, yangın tatbikatları yapılır. Ama asıl eğitim tecrübeyle zamanla gerçekleşir. İstanbul Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Trakya Üniversitesiʼnde 2 yıllık İtfaiyecilik Okulları var. En az lise mezunu düzeyinde itfaiyeciliğe başvurulabilir.

Hangi kuruma bağlı olarak hizmet veriyorsunuz? Teşkilat 1914ʼlerde askeri bir kuruluşken belediyelere bağlanmış. Çalışanlarına da Onbaşı, çavuş vb. ünvanlar verilmiş. O sistem hala devam ediyor. İstanbul geneline yayılmış 79 grup ve müfrezede toplamda 5066 personeli ile Kağıthane ilçesinde bulunan İtfaiye Komuta Merkezi koordinesinde hizmet vermektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesiʼnin hizmet alanının, sınırlarının tamamını kapsaması sonucu İstanbul'da ki bütün itfaiye birimleri İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır. Bahçeşehir İtfaiyesi ne zaman kuruldu? Kaç kişi çalışıyor? İşbirliği içinde olduğunuz kurum ve kuruluşlar var mı? Bahçeşehir müstakil bir itfaiye idi. 2002 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesiʼne bağlandı. Büyükşehir Belediyesi Avcılar Grubuʼna bağlı olarak hizmet veren küçük bir müfrezeyiz. 3 araçla 8 elemanla hizmet veriyoruz. Bir onbaşı, santral görevlisi (vatandaşla, itfaiye birimleri ve yangın söndürme ekibiyle irtibatımızı sağlar), iki şoförümüz, operatörlerimiz var. İki kurtarma elemanı, iki yangına müdahale elemanımız var. Vardiya usulü çalışıyoruz ve 24 saat hizmet veriyoruz. Yerimiz önce belediye binasının içinde küçük bir alanda idi, daha sonra şimdiki yerimize geçtik. Hiyerarşik ola-


Dört Mevsim Bahçeşehir

yılanı da rak Büyükşehirde İtfaiye Daire Başkanlığı Avcılar Grubuʼna bağlıyız. Bazı yangınlarda eksik kalırsak su takviyesi için İSKİ ile, belde belediyeleri, 112 ile sürekli işbirliği yapıyoruz, Asayiş ekipleriyle telsiz irtibatlarımız mevcut. Keşke imkan verilse okullarla da işbirliği yapıp küçük yaştan çocukları yangın ve diğer tehlikelere karşı bilinçlendirmek için itfaiye dersi verebilsek. İtfaiyecilerin görev anında kullandıkları kişisel eşyaları nelerdir? Kafaya alınacak her türlü darbeye karşı kask, nomeks dediğimiz malzemeden yapılmış yangına dayanıklı elbise, kısa bir süre için yüksek ısıya dayanıklı amyant elbiseler vardır, anında ısıyı içeriye yansıtmaz. Eldiven, maske, çizme kişisel koruyucu malzemelerdir. Yangının gaz haline dönüşmesi en tehlikeli durumdur. Koruyucu solunum cihazlarımız, tüplerimiz var. Bu cihazlar çok ayrıntılı hazırlandığı için patlama riski yok. Yangında zehirili gaz, patlama ve 

Arkadaşımız Hatice Gülçür İnanç Bahçeşehir İtfaiyesinden Onbaşı Cafer Demirci ile keyifli bir söyleşi yaptı.


BÖLGEDEN

Dört Mevsim Bahçeşehir

Demirci, “Çok geniş bir görev alanımız var, yangına müdahale eden diyoruz ama depreme de, hayvanlara da, denizde de ihtiyaç duyulduğunda hizmet veriyoruz” diyor.

meye hazırız. Bizi zamanında aramaböcek ilacı, sinek ilacı sıkarak kısa süçökme tehlikesi vardır. Koruyucu malreli etkisiz hale getirebilirsiniz. Eğer giz- ları, 110 numarasını bilmeleri ve doğru zeme ve solunum cihazlarını kullanılkullanmaları çok önemli. Panikle telelenmişse süt kokusuna gelirmiş, masına özen gösteririz. Bir kuyuya çıkarmak için alternatif olarak kullanıla- fonu hatırlayamıyorlar. En önemli bilgi girerken Gaz Ölçüm Cihazlarımız varadres. Bahçeşehirʼde bina ismi söylenibilir. Ama bizi aradığınızda yerini bulup dır. Termal kameralarımız var. yor, oysa cadde, sokak bilgileri gibi ayözel yakalama aparatıyla yakalıyoruz. Hangi bölgeler sizin sınırlarınız rıntılar verilse daha faydalı olabiliriz. Sonra yerleşim yerleri dışında doğaiçinde? Haritalarımız, navigasyon cihazlarımız sına bırakıyoruz. Bahçeşehir, Örnek mahallesi, YeşilBahçeşehir’de yoğun olarak görülen var, açık adres verilirse hızlı müdahale kent, Yenikent, Boğazköy, Esenkent, edebiliriz. Yangının mahiyeti hakkında Tahtakale, Ispartakule, Avcılar Tahtaka- vakalar neler? bilgi verilirse ona göre araç çıkarabiliriz. Ot ve anız yangını çok yaygın. Bu leʼnin bir bölümü Şahintepesiʼne kadar yaz günde 9-10 ot yangını oldu diyebili- Bahçeşehir halkına söylemek istediolan bölüm, Ardıçlı Evler bizim alanığiniz bir şey var mı? riz. Ot yanıyor, içinde bir sürü hayvan mızda. Özellikle bayan sürücüler fazla ve Bize telefonla iki şekilde ulaşabilirler. ve canlı da yanabiliyor, hatta bazen bu acemi ve yol verme konusunda duyarEğer cepten 110 aranırsa Fatihʼdeki ko- yangınlar bir konutun çatısına sıçrayasızlar. Trafikte yol önceliğini dikkate albiliyor. muta merkezi düşer ve onlar bizi sizmaları ve yol vermeleri önemli. Kırmızı Ev yangınları da yoğun görülen valere yönlendirir. Vermiş olduğunuz ışıkta geçiş üstünlüğümüz vardır ve kalardan. Bahçe giriş kapısına yapılan adrese ekip göndeririz. Sabit telefonla asla boşuna siren çalmayız. aramışsanız en yakın müfreze merkezi kemerler nedeniyle yangına müdahaBahçeşehir halkından duyarlı olmalede zorlanabiliyoruz. Kurtarma gerekedüşer ve ekip hemen yola çıkar. Ayrıca larını ve ihbar anında ayrıntılı adres itfaiyeyi aramayı bilmeyenler, unutanlar biliyor, çok yüksek katlı binalarda bahçeye giremeyince kurtarma zor olu- vermelerini bekliyoruz. İhbar geldiği asayişten (155) yönlendiriliyor. zaman adresi doğru verilirse 30-40 saBahçeşehirlilere hangi hizmetleri su- yor. Bahçeşehir halkından beklentileriniz niyede yola çıkarız. Ama trafik nedenuyorsunuz? Hangi durumlarda sizi niyle gecikmeler yaşayabiliyoruz. neler? aramalılar? Yangına müdahele de öncelikleriniz Biz insanlara güveniyoruz ve tehlike Bahçeşehirʼde asıl görevimiz yangın neler? anında 24 saat her türlü desteği verkurtarma ve söndürme. En kolay ulaşıÖzellikle çocuklar yangına sebelan yer itfaiye olduğu için bize iletibiyet verdikleri için bir yerlerde gizlen soruları bile cevaplamaya lenme eğiliminde oluyorlar ve çalışıyoruz. Kedisi ağaçta kalan, önceliğimiz can kurtarma olduğu köpeği çukura düşen de bizi arar. için evin her yerine bakmak zoBu çevrede arazi çok olduğu için runda kalıyoruz. Bir çocuk 10 sabahçedeki arabasına yılan giren de niye dumana dayanabilir. Gardroba bizi arıyor. Özellikle yaz dönemi bu saklanır, koltuk arkasına saklanabiolaylara rastlıyoruz. 20-30 metre lir. derine düşmüş hayvanı kurtarmak İstanbul İtfaiyesiʼne bağlı çalıştıda bize düşüyor. ğımız için sürekli yerimiz değişebiliYılan vakalarına yaz dönemi çok yor o yüzden ev yapılarını her rastlıyoruz dediniz, biz sizi arazaman bilemeyebiliyoruz. madan önce bu konuda bir şey İhtiyacı olan biri size en kısa yapabilir miyiz? sürede nasıl ulaşabilir? Evet Bahçeşehirʼin etrafı yeşillik 110 telefon numarasından veya olduğu için araçlara giren yılan va- Fotoğraf çekimine gittiğimiz gün gelen bir yangın 669 31 37 nolu numaradan bize kalarına rastlıyoruz. Biz gelene ihbarı üzerine, Bahçeşehir İtfaiyesinin ne kadar ulaşabilirler. kadar yılanı, deodorant sprey,  hızlı olduklarına canlı tanık olduk.

34

 EKİM 2012


Dört Mevsim Bahçeşehir

HAVADAN SUDAN

İçimdeki kediciği uyandırmayın lütfen “Ben bu GDO’ları, botoks yaptırmış, dolgudan nasibini almış, ördek şeklindeki dudakları, Nicole Kidman gülüşüne sahip olma adına yanaklarında oyuklar açtıran, her türlü olaya aynı yüz ifadesiyle tepki vermek zorunda olan hanımlara benzetiyorum. Yapay ve çirkin.”

Annemi çok sevdim, babamı çok sevdim. Ben hep birilerini çok sevdim; sevmeyi çok sevdim. Sevgi hayatıma güzellikler kattı anlamlı kıldı, yaşanabilir yaptı. Yanlış anlaşılmasın öyle herkesi seven biri değilim. Herkesi sevebilmeyi imkansız buluyorum. “Ben herkesi severim” cümlesinde sahicilik bulamıyorum. Ama sevginin ifade edilmesinden yanayım. Davranışların yanı sıra cümlelerle de sevgi dile getirilmeli. Ben yapıyor muyum? Çok fazla değil. Cümleye dökmekte, sesle ifadeye biraz zorlanıyorum. Oysa net bir cümleyle sevdiğini sık sık söylemekle dilin aşınmayacağını biliyorum. Sevdiklerimin hep beni sevmesini bekledim. Bir nevi sevgime sevgiyle karşılık bekledim, bekliyorum; ama tek bir kişiye beklediğim sevgiden hiç karşılık beklemedim. Bir an bile aklıma gelmedi. Yalnızca sevdim. Her gün artan bir duyguyla. Kalbime ruhuma, dünyaya sığmayan bir sevgi bu... Hayata bağlayan, yaşama sevinci veren bir sevgi ...Yanımdayken bile özlüyorum, en umutsuz anımda onu görünce umutlanıyorum. Öyle bir sevgi ki hiç-

36

I EKİM 2012

bir lisanda bu sevgiyi anlatmaya, ifade etmeye yeterli kelimeler yok. Bu sevgi evlat sevgisi. Sevgilerin en şahanesi. Dualarımda Allah’ıma bana bu duyguyu tattırdığı için şükrettiğim bir sevgi bu. Allah’ım hepimizin çocuklarını bağışlasın sağlık ve mutluluk versin. Ben de her anne gibi çocuğum için her şeyin en iyisini istiyorum, diliyorum. Elimden geldiğince, şartlarımın elverdiğince en iyi okulda okusun istiyorum. Onum için en iyi olan sporu yapsın istiyorum. En iyi arkadaşa sahip olsun, en iyi mesleği yapsın, en iyi evliliği yapsın, en iyi evde otursun, en iyi hayatı yaşasın, en mutlu, en huzurlu olsun. Tabii ki en önemlisi sağlıklı olsun. Sağlığı için önem teşkil eden beslenmesi bu noktada devreye giriyor. Derdim, yok evde yapılmış yoğurt yesin, yok organik beslensin, hijyen had safhada olsun, dondurmasını evde yapayım değil. Sadece dengeli, yeteri kadar ve doğal beslensin. Lakin gıdalarla ilgili bilgilerim son zamanlarda beni dehşete düşürmekte. Evet, evet bu ayki kapak konumuz olan GDO’lu gıdalardan söz ediyorum. Çok teknik bilgiye sahip değilim. Tek bildiğim genetik mühendislerinin yaptığı çalışmalar sonucu ortaya çıkmış çeşitli tekniklerle organizmaların genetiğinin değiştirilmesi. Elbette amaç iyi niyetli ve dünyadaki açlığı gidermek. Ama atomu keşfeden atom bombasını

icat eden insanoğlu GDO’lu gıdalarla insan sağlığını tehdit ĞLU MÜJDE KÖSEO etmekte. Ve de bir anne olarak GDO meselesi içimde usulca uyuyan kediciği bir pantere dönüştürmekte. GDO’ların yasaklanması ve laboratuvar dışına çıkmaması için üstüme ne görev düşüyorsa panterimsi bir kıvamda yapmaya hazırım. Ben bu GDO’ları, botoks yaptırmış, dolgudan nasibini almış, ördek şeklindeki dudakları, Nicole Kidman gülüşüne sahip olma adına yanaklarında oyuklar açtıran, her türlü olaya aynı yüz ifadesiyle tepki vermek zorunda olan hanımlara benzetiyorum. Yapay ve çirkin. Diğer bir benzetmem ise; Dede korkut hikayelerini okuyanlar bilecektir. “Basat’ın Tepegözü Öldürme Hikayesini.” Basat aslanlar tarafından en doğal ortamda büyütülmüştür. Tepegöz ise tek gözlü bir canavardır. Önüne gelen herkesi yiyip yutmaktadır. Basat Tepegöz’le savaşır ve onu yok eder. Benim benzetmeme göre doğal olan Basat’ı GDO ile mücadele edenlere, Tepegöz’ü ise GDO’lara. Kazanan Basat yani mücadeleciler dolayısıyla doğal gıdalar. Sağlıklı ve sağlıklı gıdalarla beslendiğiniz günler dilerim.


MENÜ 1 Mercimek Çorbası + Et Döner veya Pide Ekmeğine Et Döner veya Et Döner Dürüm + Sütaş Ayran (20 cl.)

15.90 TL MENÜ 2 MENÜ 3 Et Döner veya Pide Ekmeğine Et Döner veya Et Döner Dürüm + Patates Kızartması + Kutu İçecek

15.90 TL

Mercimek Çorbası + Pilav Üstü Döner + Kutu İçecek

19.90 TL MENÜ 4

Et Döner veya Pide Ekmeğine Et Döner veya Et Döner Dürüm + Patates Kızartması + Tatlı + Kutu İçecek

19.90 TL


Dört Mevsim Bahçeşehir

Nedir bu GDO? Yemek mi yiyoruz, zehir mi? BAHÇEŞEHİR FİLİZLENİYOR

“Sebze ve meyveler, tarımsal ilaç atıkları ile soframıza geliyor. Birçok gıdada sağlığa zararlı katkı maddeleri kullanılıyor. Bu katkıların insanlarda kısa zamanda şeker hastalığına yol açtığını uzmanlar söylüyor. Şeker hastalığının ilkokul yaşlarına kadar düştüğünü biliyor musunuz?”

Öyle anlaşılıyor ki evlatlarımızın ve kendimizin R E Z Ü S sağlığı FİLİZ Allah’a emanet. Bugün sizlerle pek önem vermediğimiz ama çok önemli olan bir konuyu paylaşmak istiyorum. Zaman zaman ekranlarda ve gazetelerde bir parlıyor, bir sönüyor. Bir bakıyorsunuz gündemin 1 numarası., bir bakıyorsunuz aylarca adı bile geçmiyor. Çoğumuz ne olduğunu bile bilmiyoruz. Kısaca 3 harfiyle tanınıyor: GDO. Açık şekliyle şöyle: “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar.” Ama böyle söylenişi kadar basit bir şey değil. Çünkü bu öldürücü kimyasallar, evlerimize, sofralarımıza, tencerelerimize kadar girmiş. Yavrularımızın da severek ve isteyerek yedikleri içtikleri pek çok şeyde var. Yani yediğimiz içtiğimiz pek çok gıda maddesine, daha çabuk olgunlaşsın, daha uzun süre dayansın, daha lezzetli olsun, daha ucuza mal olsun diye kimyasallar karıştırılıyor. Gıda maddelerimizi oluşturan ürünlere katılıyor. İşte onlar GDO.

TEZGAHLARDA DOLU Bu GDO’lu ürünler, piyasalarda öyle gizli saklı satılmıyor. Elini uzattığın her tezgâhta var. Pazarlarda, marketlerde var. Ama her nedense bizim sağlığımızdan sorumlu görevliler bunları bulamıyor. Geçenlerde bir televizyon kanalında izledim ve inanın izlerken tüylerim diken diken oldu. O dehşet haberi yapan muhabir dondurmadan salama, çikolatadan cipse ve ete 30 farklı ürünü tezgâhlardan almış. Hem de hangi tezgâhlardan biliyor musunuz? İstanbul genelinde çok ünlü marketlerin tezgâhlarından. Çok yetkili laboratuvarlarda analiz ettirmiş. Sonuç felaket: 30 farklı örneğin hemen hepsi GDO'lu çıkmış. Bunun korkunç bir şey olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı? Geçenlerde bir araştırma okumuştum. Fransız bilim adamları, GDO'lu mısırla beslenen

38

I EKİM 2012

100 fareden 80'inin kansere yakalandığını açıklamışlardı. Birçok Avrupa ülkesi GDO'lu ürünleri yasaklamış. Sözde bizde de yasak. Ama dinleyen kim? Kontrol eden kim? Haberlere göre, bazı kanun tanımaz, topluma saygısız insanlar, hayvan yemi olarak yurda soktukları GDO'lu ürünleri gıdalarda katkı maddesi olarak kullanıyorlar. Tahlilde GDO’lu çıkan ürünleri yazayım da gerisini siz düşünün: 3 adet tanınan marka dondurma, 1 adet salam, 3 adet sosis, 5 adet ünlü marka çikolata, 4 adet markalı köfte, 6 adet un, 1 adet ünlü bir marka mısır gevreği ve cipsi, 1 paket domates çorbası ve 1 adet salça. Bunlar sadece tahlili yapılan örnekler. Tabii firmaların isimleri, markaları yok. Çünkü verilirse olmayan prestjleri kırılır. Bunları şu anda bile yiyor, içiyor olabiliriz. Çocuklarımız yiyor olabilir. Bize bu öldürücü gıda maddelerini yediren ve içiren vicdansızlara acaba ne ceza veriliyor doğrusu çok merak ediyorum.

DONDURULMUŞ GIDAYA DİKKAT Bugün sağlığımızla başladık, onunla devam edelim. Çünkü sağlığımızı korumak sadece ve yalnız kendimize düşüyor. Kimseden bir şey beklemeyelim. Ne ilgili bakanlıklardan, ne belediyelerden... Geçenlerde yine bir gazetede şöyle bir haber okudum: Gıda sektöründe çok vicdansız ve sahtekâr yaratıklar kol geziyor. Şimdi son oyunlarını dondurulmuş gıdalarda oynuyorlar. Ne yapıyorlarmış biliyor musunuz? Üzerinde ağırlığı 500 gram yazan bir dondurulmuş gıda mı aldınız, suyu boşaltın bakın ne kalıyor. Sadece 195 gram. 305 gramı su... Yani paranızın yarısını suya veriyorsunuz. Yani yarım kilo diye aldığınız dondurulmuş bir ürün, aslında sadece 195 gram. Adamlar düpedüz vatandaşı kazıklıyorlar. Bu akıl almaz sahtekârlığı Tüketiciler Birliği, belgeli bir şekilde ortaya çıkarmış. Sonra ne olmuş? Kim yakalanmış? Kim ceza yemiş? Bilmiyorum. Zaman zaman yazıyorum. Biz de cezaların caydırıcılığı yok. Suç işlemeyi adet edin-

miş kişiler cezalardan korkmuyorlar. Kontrolden sorumlu kişiler görevlerini yapmayınca, cezalar da caydırıcı olmayınca meydan bu sahtekârlara kalıyor. Bir şey daha söyleyeyim: Aldığınız her ürünün son kullanma tarihine mutlaka bakın. Bakmadan almayın. Büyük marketlerden, belediyelere ait satış mağazalarından bile alsanız ürünün son kullanma tarihine bakın. Ben de çok rastlıyorum, çok şikâyet de duyuyorum. Şaşıp kalıyorum. Burası her isteyenin her sahtekârlığı yapmasının serbest olduğu bir ülke mi?

BİR ÇİN TUZU EKSİKTİ Bir de halk arasında “Çin tuzu” olarak bilinen bir katkı maddesi tehlike saçıyor. Okuduğumu yazıyor ve uyarıyorum. Cipsten yoğurda kadar çok sayıda hazır gıdada bulunuyormuş. Dahası hazır köfte harçları, et suyu tabletleri, hazır çorba, dondurma, renkli yoğurt ve cipslerde de varmış. Özellikle de hamilelerin alması çok tehlikeliymiş. Biliyorum “miş- muş” la olmaz böyle ciddi konular ama yetkililerden ciddi bir araştırma ve ciddi bir uyarı gelmedikçe biz de yapılan haberlere itibar ediyoruz. Sebze ve meyveler, tarımsal ilaç atıkları ile soframıza geliyor. Birçok gıdada sağlığa zararlı katkı maddeleri kullanılıyor. Bu katkıların insanlarda kısa zamanda şeker hastalığına yol açtığını uzmanlar söylüyor. Şeker hastalığının ilkokul yaşlarına kadar düştüğünü biliyor musunuz? Bu tespitler bizleri korkutmuyor mu? Yetkilileri korkutmuyor mu? Gıda sektörümüz tam bir başıboşluk içinde. İsteyen istediğini yapıyor. Yemek mi yiyoruz zehir mi, belli değil!

ALLAHA EMANETİZ Önce çocuklarımızı, sonra kendimizi bu tehlikelerden korumaya çalışalım. Öyle anlaşılıyor ki evlatlarımızın ve kendimizin sağlığı Allah’a emanet. Allah cümlemizi ve sağlığımızı, vicdansız sahtekârlardan korusun.


KAPAK KONUSU

YEME Yemezler kampanyası, 326.591 kişinin katılımıyla başarıya ulaştı!

Katılan, destek veren herkese teşekkürler. 15 Ağustos 2012 tarihinde, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), sivil toplum ve kamuoyunun görüşlerini dikkate alarak 29 adet gıda amaçlı GDO için ithalat başvurusunu geri çektiğini duyurdu. Yapılan açıklamada “TGDF, GDO konusunda kamuoyunda uzun bir süredir yaşanan endişenin ve karmaşanın bir an önce sona ermesi için Biyogüvenlik Kuruluʼnu göreve davet etmekte, kaçınılmaz bulaşmadan kaynaklanan sorunları çözecek adımların atılmasını talep etmekte ve söz konusu müracaatı geri çekmektedir” dendi. Greenpeace olarak, bir süredir TGDFʼnin gıda amaçlı GDO başvurusunu geri çekmesi için “yemezler” kampanyasını yürütüyorduk. Bu kampanyada, gıda sektörünün lider markalarına GDOʼların soframıza gelmemesi için aktif rol almaları çağrısında bulunduk. Türkiyeʼnin tüm gıda ve içecek fir40

 EKİM 2012

malarını barındıran federasyonun aldığı bu karar, tarihi bir adım. Halkın GDO hassasiyetini TGDFʼye ileten, başta Ülker ve Karaköy Güllüoğlu olmak üzere Sana, Eti, Algida, Saray, Nestle, Yayla ve Seyidoğlu gibi TGDF bünyesinde yer alan firmalara sağduyulu tavırlarından dolayı teşekkür ederiz. Federasyonun açıklamasından, söz konusu başvuruların, ürünlerinde GDO kullanmak amaçlı değil, sadece istemsiz GDO bulaşıklığından kaynaklanan sıkıntılara bir çözüm bulma çabası olduğunu anlıyoruz. Bu konuda en büyük başarı, GDO konusunda hassasiyetini aktif olarak dile getiren halkın. Bu başarı, vatandaşın karar mekanizmalarını nasıl etkileyebileceğinin en güzel örneği. TGDFʼnin takdirle karşıladığımız bu kararı çok anlamlı bir adım. GDOʼsuz Türkiye yaratmak için şimdi sıra, GDOʼlara karşı olduğunu açıklayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Ekerʼde.


Dört Mevsim Bahçeşehir

EZLER Bildiğiniz gibi Ağustos ayında Greenpeace’in başlattığı, GDOHP platformunun ve kamuoyunun desteklediği "YEMEZLER" kampanyası başarıyla sonuçlanmıştı. Biz de hepimizin kafasında soru işaretleri ve endişeler yaratan, bizim ve çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren GDO konusunu GDO'ya Hayır Platformu temsilcisi ve Ekolojik Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Arca Atay’la konuştuk.

Ropörtaj: Hatice Gülçür İnanç

Arca Atay

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Arca Atay, Eskişehir 1956 doğumlu, gıda ve tarım sektöründe 30 yıldır çalışmakta olan bir ziraat yüksek mühendisiyim. 2002 yılında Bursa'da kurulan EKODER- Ekolojik Yaşam Derneğiʼnin kurucularından ve şimdiki başkanıyım. GDOHP, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara Hayır Platformu ne zaman ve ne amaçla kurulmuştur? GDOʼların ticarileştirildiği 1996 yılından beri konuyla ilgilenen bir grup insan 2004 yılında deklare ettikleri “Yaşam Patentlenemez” başlıklı bildirilerini yayınlayarak, bildiriye imza atan kurumlarla birlikte GDOHPlatformunu kurmuşlardır. GDOʼlu ürünlerin yaratıcısı olan  EKİM 2012 

41


KAPAK KONUSU tarımsal biyoteknoloji şirketlerinin esas amaçlarını, GDOʼlu ürünlerin, canlı sağlığı, çevre, ekoloji ve organik tarım sistemleri üzerindeki risk ve tehditlerini basın ve kamuoyuna duyurmak, kamuoyunda bir farkındalık yaratmak ve başta Tarım Bakanlığı olmak üzere Resmi otoriteyi GDOʼlar konusunda uyarmak ve tedbir almaya zorlamak amacıyla kurulmuştur. Ekoder, GDOHPʼnin kuruluşundan beri bu oluşumun üyesi ve aktif bir bileşenidir. Greenpeace’in başlattığı ve sizin de desteğinizle kamuoyundan büyük destek alan ‘YEMEZLER’ kampanyasında başarıya ulaşıldı. Bu kampanya hakkında düşüncelerinizi ve katkılarınızı öğrenebilir miyiz? Greenpeace, küresel ölçekte yürütmekte olduğu GDO karşıtı politikasını Greenpeace Akdeniz aracılığıyla Türkiye'de de sürdürme kararını aldıktan sonra kampanyanın Tarım sorumlusu Tarık Nejat Dinç ve ekibinin başarılı çalışmaları sayesinde konuyu Türkiye gündemine tekrar getirdi. Bir kaç aylık özverili çalışma ve düzenlenen anketler ile GDOʼlara karşı duyarlılığı arttıran ve bir baskı unsuru oluşturan Greenpeace, GDOHPʼnun 2004 yılındaki kurucu ortaklarındandır. GDO konusunda sizin dışınızda mücadele veren STK ve platformlar var mıdır? Bu kuruluşlar ile sürekli işbirliği içinde mi çalışıyorsunuz, başka ortak çalışmalarınız var mı? GDOHP, çeşitli meslek odaları, barolar, tabip odaları, sendikalar, tüketici dernek ve federasyonları ile doğa, çevre ve ekoloji konusunda çalışan 80ʼi aşkın bileşenden ve yüzlerce aktivistten oluşmaktadır. Platformun her sene düzenlemekte olduğu Eşgüdüm Toplantılarında seçilen yürütme ve eşgüdüm komiteleri aylık ya da yıllık bazda yapılacak olan işleri, mücadele şekil, zaman ve yöntemlerini belirleyerek yol haritası çizer. Düzenlenmesi düşünülen bir kampanya varsa bu kampanyayı örgütler, çeşitli illerdeki sözcüleri vasıtasıyla yazılı ve görsel medyada yer alır, basın açıklamaları, paneller, toplantılar, imza kampanyaları düzenler, yayınlar çıkartır. GDO nedir? Genetik yapısı biyoteknoloji şirketleri tarafından laboratuvar şartlarında

42

 EKİM 2012

Dört Mevsim Bahçeşehir

“Gen transferi yapılmasıyla ortaya çıkan yeni canlıya genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO) diyoruz.” GDO'ya Hayır Platformu temsilcisi ve Ekolojik Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Arca Atay.

değiştirilen, daha önce o bitkinin yapısında olmayan ve farklı türlere ait genlerin biyoteknolojik yöntemler kullanılarak hedef bitkiye aktarılması, yani gen transferi yapılmasıyla ortaya çıkan yeni canlıya genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO) diyoruz. GDO karşıtlığının tıpta (beşeri ilaçlar, insülin vs.) ya da gıdada (peynir, yoğurt, turşu, maya ya da fermantasyon ürünleri) kullanımıyla alakası olmayıp, karşıtlık tarımsal biyoteknoloji ürünleri üzerindedir. Mısır, soya, kanola gibi dünyada en çok tüketilmekte olan gıda ürünleri, ya da pamuk gibi yaygın üretimi olan tekstil ürünlerinde tarımsal biyoteknoloji şirketlerinin yaptığı genetik değişimlerde, virüs, bakteri, böcek, hayvan ya da başka bitkilere ait genler

kullanılabilmektedir. Bugün en fazla tartışılan konulardan biri de herbisit yani yabani ot ilacına tolerans geni aktarılmış olan GDO'lu ürünlerdir. Bu ürünlerin farelerde yapılan deneylerde kansere neden olduğu ispatlanmıştır. Kullanılma sebepleri nelerdir? Dünyada özellikle hangi alanlarda ve hangi ülkeler tarafından kullanılmaktadır? ABD, Kanada, Arjantin, Brezilya ve Paraguay Amerika kıtasında GDOʼlu ürün üretiminin yapıldığı ülkeler olup, bu ülkeler dünyadaki GDOʼlu üretimin %85ʼ ini karşılamaktadırlar. Bunlara, Güney Afrika, Çin ve Hindistan eklendiğinde oran % 97ʼye çıkmaktadır. Yani neredeyse dünyada GDO üretiminin tamamı 10 ülkede ve 150 


KAPAK KONUSU

Dört Mevsim Bahçeşehir

“GDO’lu ürünlerin üretim ve satışları, dünya üzerinde ciddi miktarda ilaç ya da kimyasal üreten 5-6 şirket tarafından yapılmaktadır. Bu şirketlerin GDO’lu ürünlerinin reklam ve teşviki için kullandıkları yöntem daha az tarım ilacı kullanılacağı ve dünya açlığının GDO’lar ile giderileceği yalanlarına dayanmaktadır.” milyon hektar alanda yapılmaktadır. Avrupaʼda ise her yıl gittikçe azalan bir oranda GDO üretimi yapılmakta olup en çok üretim yapılan ülke 70-80.000 hektar ile İspanyaʼdır. Avrupaʼnın birçok ülkesinde GDOʼlu üretim yapmak yasaktır. GDOʼlu ürünlerin üretim ve satışları, dünya üzerinde ciddi miktarda ilaç ya da kimyasal üreten 5-6 şirket tarafından yapılmaktadır. Bu şirketlerin GDOʼlu ürünlerinin reklam ve teşviki için kullandıkları yöntem daha az tarım ilacı kullanılacağı ve dünya açlığının GDOʼlar ile giderileceği yalanlarına dayanmaktadır. Çok zengin cirolara sahip olan bu şirketler ve kurdukları lobiler girecekleri ya da girdikleri ülkenin hükümet ya da bakanlık yetkililerini satın alabilecek güce sahiptirler. Örneğin ABDʼde GDOʼlu ürün tüketmek istemeyen halkın, GDOʼlu ürünlerin etiketlenmesi taleplerini hiçbir Amerikan Hükümeti kabul etmemekte, hatta duymazdan gelmektedir. Nedeni de biyoteknoloji şirket ve lobilerinin gücü, devlet yetkililerine maddi katkı ya da iyi iş imkanlarıyla şirketlerine tranfer edebilmeleridir. GDO’nun faydaları var mıdır? Üreten ve satan şirketler için faydalı oldukları bir gerçektir. Dünyanın ilaç ve tohum tekelleri GDOʼlu tohumlarını satarken bunlar için kullanılacak tarımsal ilaçlarını da satarak karlarını katlamaktadırlar. GDOʼlu üretim yapan ülkelerin hükümetleri ve bazı ülkelerdeki GDO savunucusu bilim insanları biyoteknoloji şirketleri tarafından finanse edilmektedirler. GDO’nun zararları nelerdir? GDOʼların ülke toplumlarına hiçbir faydası olmadığı gibi alerjik

44

 EKİM 2012

reaksiyonlardan, antibiyotik direncine, kanser oluşumundan, immün sisteminin zayıflaması ve çökmesine kadar insan sağlığını direkt olarak etkileyecek risk ve tehlikeleri vardır. GDOʼlu ürünler ticarileştirilmeden evvel hiçbir şekilde uzun erimli canlı sağlığı araştırmasına tabi tutulmazlar. 2 aylık fare deneyleri haricinde hiçbir canlı sağlığı deneyi uygulanmaz. Geçtiğimiz ay Fransız Prof. Seralini ve arkadaşlarının fareler üzerinde yaptıkları 2 yıllık araştırmanın sonuçları yayınlandı. Uluslararası hakemli bir

dergide yayınlanan araştırma sonuçları, deneylerde GDO ve GDO+Roundup ot ilacı içeren gıdalar ile GDOʼsuz gıdalarla beslenen farelerin şok edici bulgu ve görüntülerini içeriyordu. GDOʼlarla beslenen farelerdeki kanser tümörleri görüntüleri hayvan hakları savunucuları başta olmak üzere tüm GDO karşıtlarını isyan ettirdi. GDOʼlu bitkilerden aynı türe ait GDOʼsuz ürünlere, hatta onların yabani akrabalarına gen kaçışları olmaktadır. Polenler sınır ve mesafe tanımazlar. 


İ K İ N C İ

E L D E

B İ R İ N C İ

A D R E S

Her Bütçeye Uygun 2. El

Otomobil Alım Satımı İçiniz rahat olsun Uzman kadromuz ile kalite kontrolü yapılmış ikinci el araçta güvenli alışveriş. Kredim çıkmaz demeyin! Altun Otomotiv'e gelin hayalinizdeki otomobile en uygun şartlarla kavuşun..

SATMAK İSTEDİĞİNİZ ARAÇLARINIZA ÖZEL FİYAT ALIN Oto Center Galericiler Sit. G Blok No:1 Yüzyıl-Bağcılar www.altunauto.com iinfo@altunauto.com

Tel: 0212 673

33 58 (Pbx) Cep: 0532 268 18 57 - 0532 224 55 16


KAPAK KONUSU “Türkiye’de GDO’lu ürün üretimi kanunen yasaktır. Çeşitli üniversitelerde biyoteknolojik yöntemlerle GDO’lu ürün denemeleri dışında herhangi bir üretim yoktur.” Böcek, arı ya da rüzgar ile kilometrelerce taşınabilen polenler açık döllenen bitkilerde kontaminasyona neden olur ve döllediği bitkiyi de GDOʼlu yapar. Dünya üzerinde bu olayı kanıtlayan onlarca vaka ve araştırma sonucu vardır. Kontaminasyon problemi, yakınında GDOʼlu bitkilerin ekili olduğu organik hatta konvansiyonel ürünler için bir tehdittir. Organik tarımda bilindiği gibi GDOʼların kullanımına izin verilmez. Dolayısıyla herhangi bir bulaşıklık organik ürünün, organik olarak satışı için bir engeldir. GDOʼlu ürün üretimi endüstriyel tarımın destekçisidir. Bilindiği gibi endüstriyel tarım çok büyük arazilerde yoğun tarım ilacı ve kimyasal gübrenin kullanıldığı bir tarım sistemidir. Keza GDOʼlu ürünler monokültür tarım ürünleri yani tek tip ekilen ürünler olduğu için tarımsal biyoçeşitlilik açısından, biyolojik çeşitliliğin azalması yönünden de tehlike arz ederler. Biyolojik çeşitlilik bir ülkenin en önemli hazinesidir. Ülkelerin zenginlik kıstası her ne kadar kişi başına düşen gelir olarak lanse edilse de, bizim esas zenginliğimiz Avrupa kıtasına eşdeğer bir bitki çeşitliliğine sahip olmamız, kayıt altına alınmış 11.000 bitki çeşidinin 3000 tanesinin gen merkezinin Anadolu toprakları oluşudur. Türkiye’de GDO çalışması ve üretimi yapan yerler var mıdır? Yoksa sadece ithal edilen tohumlar ve gıdalarla mı bu çarkın içine dahil oluyoruz? Türkiyeʼde GDOʼlu ürün üretimi kanunen yasaktır. Çeşitli üniversitelerde biyoteknolojik yöntemlerle GDOʼlu ürün denemeleri dışında herhangi bir üretim yoktur. 1998-2000 yıllarında yani henüz Türkiye imza atmış olduğu Cartagena Biyogüvenlik Sözleşmesiʼnin gereği olan Ulusal Biyogüvenlik Kanunuʼnu çıkartmamış iken, Tarım Bakanlığıʼna

46

 EKİM 2012

ait çeşitli Araştırma Enstitülerinde, Monsanto, Syngenta, Delta Pine gibi şirketlerin GDOʼlu mısır ve pamukları denemeye alınmıştır. Oysaki Cartagena Sözleşmesi, ki uluslararası anlaşmalar Anayasanın bile üzerindedir, GDOʼların ithal, ihraç, ekim, dikim ve naklinin ancak ülkenin Biyogüvenlik Kanunu ile düzenlenmesini şart koşarken, ülkemizde bu deneme üretimleri yapılmıştır ve ne gariptir ki deneme sonuçları hiçbir zaman yayınlanmamıştır. Biyogüvenlik Kanunu çıkana kadar 1998 yılından beri ülkemize milyonlarca ton GDOʼlu mısır ve soya girmiştir. Çoğunluğu yem, yağ ve nişasta bazlı şeker eldesi içi ithal edilen bu ürünlerin bir çoğu insan gıdası olarak kullanılmıştır. Zira yem olarak girmiş olsa bile GDOʼlu yemle beslenen hayvanların et, süt ve

Dört Mevsim Bahçeşehir

yumurtasını tüketen yine insanlardır. İşte GDOʼya Hayır Platformuʼnun gerek Canavar Domates gerekse Mısır Balon Kampanyaları ile halka vermek istediği mesajlar da tam da bunları içermekteydi. İthal edilen ürünlerin GDOʼlu olduğunu söylediğimiz ve karşı çıktığımızda yetkililerin bize söyleyebildiği tek şey "bunların girişini engelleyecek mevzuatımız yok ki" olmuştu. O zaman "Biyogüvenlik Kanunuʼnu çıkartın ve bunları engelleyin" dediğimizin üzerinden de uzun yıllar geçti ve kanun çıkartılana kadar milyonlarca ton GDOʼlu ürün ülkemiz insanları tarafından tüketildi. Peki, "Biyogüvenlik Kanunu çıktıktan sonra ne oldu ?" derseniz, "o zamana kadar yasal olmayan şekilde Türkiyeʼye giren GDOʼlu ürünler şimdi yasal olarak giriyor" cevabını verebilirim. Türkiye’de GDO’lu ürünler ve biyoteknoloji konusunda karar mercii hangi kurumdur? Karar mercii tabii ki Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıʼdır. Biyogüvenlik Kanunu çerçevesinde kurulan Biyogüvenlik Kurulu ithal izni istenen GDOʼlu ürünlerin araştırmasını yapar, ithaline uygun olup olmadığını bakanlığa bildirir. Bakanlık da 


Paket Servis

Org. San. Böl. Atatürk Cd. No: 117 Çelik Yenal İş Merkezi Kat.1 İkitelli / İST /hasirliturkmutfagi

/hasirlitm www.hasirli.com.tr - info@hasirli.com.tr

671 90 85 - 86


KAPAK KONUSU “Pazarlarda satılmakta olan taze sebze ve meyvelerden, baklagil ve tahıllardan GDO açısından korkmayınız. Fakat zirai ilaç kalıntısının da en az GDO kadar tehlikeli bir olay olduğunu da unutmayarak tüketiniz.” genelde kurulun görüşüne göre, ithalinde sakınca görülmeyen ürünün ithaline izin verir ve Resmi Gazeteʼde yayınlanarak ithal süreci başlar. Şimdiye kadar Bakanlığın, kurulun kararının aksine bir davranışta bulunduğu görülmemiştir. Buraya kadar anlattıklarım, işin belirlenen bir prosedürde gittiğini vurgulamaktadır. Fakat Biyogüvenlik Kuruluʼnun ithal edilecek GDOʼlu ürünün insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından zararlı ya da zararsız olduğunu belirleme kıstası, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi yani EFSAʼnın raporlarına ve bu ürün ile ilgili uluslararası dergilerde yayınlanan makale ve dergilerdeki bilgilere dayanmaktadır. Yani Biyogüvenlik Kuruluʼnun bu ürün ile ilgili hayvan deneyleri ya da tarla denemeleri yapma imkan ve zamanı yoktur, sadece yapılmış olan deney ve raporları inceler ve Avrupa'ya ithaline izin verilmiş olan GDOʼlu ürünlerin Türkiye'ye girişlerinde bir sorun olmadığı kararını verir. Verir ama çok da iyi yapmaz. Çünkü bu deneyleri EFSA da yapmaz ve bunu üreten şirketin sonuçları üzerinden karar verir. Nitekim Avrupa'ya girişine izin verilen Monsanto'nun GDOʼlu Mısırı NK603, geçtiğimiz aylarda bizim Biyogüvenlik Kuruluʼmuz tarafından onaylanmış ve binlerce ton NK603 yem hammaddesi olarak Türkiyeʼye girmiş ve yemciler tarafından kullanılmıştır. Az evvel yukarıda bahsettiğim Seralini araştırma sonuçlarında yer alan GDOʼlu Mısır işte bu NK603 idi. Yorumu size bırakıyorum. Türkiye’de GDO konusunda tüketiciyi koruyan mevzuat konusunda bizi aydınlatır mısınız? Gerçekten içimiz rahat olmalı mı? Yeterli düzenlemeler yapıldı mı? Şu anda tüketiciyi eğer koruyorsa Allah koruyordur. Elbette ki mevzuatlar halkın yararına diye yapılırlar. Mevzuat

48

 EKİM 2012

eksikleri yanlışları ya da boşlukları tüketicinin korunma duvarını olumsuz etkilemekte. Tüketici tam olarak korunmak istenseydi, mevzuat, GDOʼların ekim dikimlerinin yanı sıra yem, yağ ve doğrudan insan gıdası olarak ithaline izin vermezdi. Hatırlarsanız, Biyogüvenlik Kanunuʼnda GDOʼların Bebek mamaları ve çocuk besinlerinde kullanılması ya da GDO içeren bebek mama ve çocuk besinlerinin ithali yasaklanmıştır. Burada insanın aklına şunlar geliyor; Neden yasaklanmıştır ? Herhalde bir risk görülmüştür ki onun için yasaklanmıştır. Peki, bebek ya da

çocuk için yasaklanan bir gıdanın o bebeği doğuracak ya da emzirecek bir anneye, bir hastaya, bir yaşlıya zararı olmayacak mıdır? Bunun cevabını kimse veremiyor. Yine hatırlarsınız, kanuna göre GDOʼlu ürünlerde "GDO'ludur" etiketi olacaktı. Hiç bir markette bir gıda ürün rafında GDOʼludur yazan ürün gördünüz mü? Zannetmiyorum. Ama geçtiğimiz ay Türklab


Dört Mevsim Bahçeşehir

Kalibrasyon ve Deney Laboratuvarları Derneği, market raflarından tesadüfi olarak aldığı 30 gıda ürününden 8 inde Galeta Unu, Çavdar Unu, Hazır Ekmek Karışım Unu, Hazır Kıyma, Adana Köfte, Mısır Cipsi, Kakao Kremalı Çikolata ve İnegöl Köftede GDO buldu. Bu ürünleri üreten şirketleri açıklama yetkisi olmadığı için açıklayamıyor. Özellikle unlarda GDO bulunması ne demek? Yasal olarak ithal edilen GDOʼlu buğday, çavdar olmadığına göre ya bunlar illegal olarak girdi, ya da GDOʼlu mısırların yasal olan  

“Türkiye’de esas sorun yasal olmayan GDO kullanımlarıdır. Denetimlerin yeterince olmamasından dolayı ithal edilen hazır gıdalar ya da Türkiye’de üretilen ve içinde Mısır ve Soya olan her tür hazır gıda GDO riski barındırır. “


KAPAK KONUSU

Dört Mevsim Bahçeşehir

“İnsan gıdası olarak GDO’lu ithal etmek şu anda yasak olmasına rağmen, belli ki bunlar da ya yasal olmayan yoldan ülkeye girdiler ya da hayvan yemi olarak ithal edilen GDO’lu soyalar köftelerin, sucuk ve dönerlerin içine girdiler.”

ya da olmayan şekilde işlendiği değirmenlerdeki GDOʼlu unlardan bir bulaşma oldu. Peki köftelerde GDO bulunması acaip değil mi? Hayır değil, çünkü köftelerin dönerlerin hele hele çok ucuza satılmakta olanların içinde SOYA var. İnsan gıdası olarak GDOʼlu ithal etmek şu anda yasak olmasına rağmen, belli ki bunlar da ya yasal olmayan yoldan ülkeye girdiler ya da hayvan yemi olarak ithal edilen GDOʼlu soyalar köftelerin, sucuk ve dönerlerin içine girdiler. O zaman mevzuatın, düzenlemelerin, kontrollerin yeterli ve düzgün işlediğini söyleyebilir miyiz? GDOʼlu ürünlerin doğrudan ya da hayvan yemi olarak kullanılması sonucu dolaylı olarak tüketilmesiyle insan sağlığına verdiği zarar konusunda bilimsel verilerin yetersizliğinden söz ediliyor. GDOʼnun insan sağlığına ve ekolojik olarak çevreye verdiği zarar bilimsel olarak kanıtlanmış mıdır? Önce şunu söylediler; "GDOʼlu yemlerle beslenen hayvanların etine, sütüne ve yumurtasına GDO geçmez." Daha sonra ispat edildi ki GDOʼnun yabancı DNAʼları hayvanların ürünlerine geçebiliyor. Geçmediğini hala iddia edenler için araştırma raporlarını sunabiliriz. Daha sonra dediler ki GDOʼlar

50

 EKİM 2012

hayvanlara zarar vermez. Yukarıda örneğini verdiğim farelerde bu zarar ispatlandı ise GDOʼlu yemlerle beslenen tavuk, koyun ya da ineklerde birkaç jenerasyon sonrasında bunun da ispatlanmayacağı ne malum? Keza sayın Tarım Bakanımız GDOʼlu yemlerle ilgili bir açıklama yapmış ve "GDOʼlu yemlerin insanlara bir zararı yoktur, eğer zararı varsa hayvanlara vardır" demişti. İnsana olan belirlenmiş kanıtlanmış araştırmalar alerjik reaksiyonlarla ilgili olup, daha çok potansiyel risklerden bahseden makaleler vardır. İnsan üzerinde GDO deneyleri yapılmamış olduğundan herhangi somut bir veri bulunmamaktadır. Ekolojik olarak risk çok büyüktür. Türlerin yok olması, biyolojik çeşitliliğin azalması, gen kaynaklarının biyoteknoloji korsanları tarafından gasp edilmesi ve daha sonra eklenen bir gen ile bunun patentinin alınması ve o bitkinin sahibinin artık o şirket olması ispatlanmış zararlardandır. Yukarıda bahsetmiş olduğum, polenler vasıtasıyla gen kaçışları yine ekolojik bir zarardır. Herbisitlere dayanıklılık kazanan yabani otların türemiş olması ve bunların yaygınlaşması, kullanılan herbisit miktarının GDOʼlu ürün üretimleri ile dünya üzerinde 10ʼa katlandığı, herbisitlerin toprak mikroorganizmaları başta olmak üzere toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını

bozduğu, canlılığını yitirdiği kanıtlanmış olaylardır ve birer ekolojik sorundurlar. Bt toksini aşılanmış olan GDO'lu mısırların hedef böcekler haricindeki böcekleri de öldürdüğü bir gerçektir. Arıların Koloni Çöküşü denen yok oluşlarını bazı bilim insanları GDOʼlu üretimlerin artmasına bağlamaktadırlar. Gerçi kanıtlanmış bir olay değildir ama yine de bir olasılıktır ve arılar yok olduğunda insanlığın da yok olacağı gerçeği unutulmamalıdır. Zira birçok meyve ve bazı sebzelerin çiçeklerini dölleyenler arılardır. 


KAPAK KONUSU

Dünyada ve Türkiye’de özellikle hangi ürünler GDO’ludur? Dünyada üretilen Mısır, Soya ve Kanolanın büyük bölümü GDOʼludur. Türkiyeʼde GDOʼlu tohum ekimi, GDOʼlu ürün yetiştirmek yasak olduğu için pazarlarda satılmakta olan taze sebze ve meyvelerden, baklagil ve tahıllardan GDO açısından korkmayınız. Fakat zirai ilaç kalıntısının da en az GDO kadar tehlikeli bir olay olduğunu da unutmayarak tüketiniz. Türkiyeʼde esas sorun yukarıda sözünü ettiğim yasal olmayan GDO kullanımlarıdır. Denetimlerin yeterince olmamasından dolayı ithal edilen hazır gıdalar ya da Türkiyeʼde üretilen ve içinde Mısır ve Soya olan her tür hazır gıda GDO riski barındırır. Mısır ve Kanola yağlarından glikozlu ve fruktozlu şekerlemeler ve tatlılara, soya

52

 EKİM 2012

“Özellikle son 10 yıldır şeker politikaları NBŞ (glikoz ve fruktoz) lere endekslenmiş, bir yandan pancar çiftçisi pancar üretiminden uzaklaştırılırken NBŞ kotaları yükseltilmektedir.” lesitini ve soya unundan soya kıymasının kullanıldığı sucuk, salam, köfte, döner gibi ürünlere, dondurmadan meyve sularına kadar birçok ürünün içinde GDO olması olasıdır. Nitekim Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı GDOʼlu olma şüphesi taşıyan 500 üründe GDO analizi yapmış ve 22 tane üründe GDO bulduğu için Savcılığa Suç duyurusunda bulunmuştur. Gıda kontrol genel Müdür yardımcısı sayın Ahmet Kavak'a "Bu şirketleri niye açıklamıyorsunuz" diye sorulduğunda ise "olay savcılığa intikal etmiştir, soruşturma aleyhlerine sonuçlanırsa

Dört Mevsim Bahçeşehir

açıklayacağız" demiştir. Acaba bu,"yargı süreci bitinceye kadar bu ürünleri tüketeceğiz" anlamına mı gelmektedir? Şeker pancarı üretiminin kısıtlandığı, devlete ait şeker fabrikalarının birer birer satıldığı ülkemizde pancar şekeri artık nişasta bazlı şekerlerle ikame edilmiş durumdadır. Özellikle son 10 yıldır şeker politikaları NBŞ (glikoz ve fruktoz) lere endekslenmiş, bir yandan pancar çiftçisi pancar üretiminden uzaklaştırılırken NBŞ kotaları yükseltilmektedir. NBŞ'lerin hammaddesini Mısır oluşturmakta ve üretim de yerli kaynaklardan temin edilmeye çalışılmaktadır. Fakat zaman zaman Türkiyeʼde Mısır üretimi yetersiz olduğunda ithalat yapılmakta ve ithal edilen mısırların da GDOʼlu olma ihtimali çok yüksektir. Bir yandan 


KAPAK KONUSU

Yerli-geleneksel tohumlara sahip olan köylerde araştırmalar yapılıp, nineden kalma tohumların üretilerek çoğaltılması, gelecek nesillere intikali ve tohum takasları ile bunların elden ele yaygınlaştırılması çabaları var.

NBŞʼlerde GDO riski tartışılırken diğer yanda bazı ülkeler yüksek fruktozlu şekerlerin kullanımını kısıtlama hatta yasaklama düşüncesindedirler. YFŞ lerin insan sağlığı açısından riskleri çok büyük olup konumuz dışına çıktığı için bunları da anlatmayayım.

Glikoz ve soya lesitini ya da GDO’lu başka bir katkı içeren endüstriyel gıdalarda GDO’ludur ibaresi var mı? Türkiye bu konuda yasal bir yaptırıma sahip mi? Hiçbir endüstriyel üründe şu ana kadar GDO'ludur ibaresine rastlanmamıştır. GDOʼlu ürünü etiketsiz satmak yasak olup büyük para ve hapis cezaları söz konusudur. Çocuk mamalarında dahi GDO olduğu söylentileri yayılmıştı sonra bu konu Biyogüvenlik Kurulu tarafından denetlenecek ve izin verilmeyecek dendi. Artık çocuklarımıza rahatlıkla mama yedirebilir miyiz? Türkiye gibi bir ülkede böyle bir şeyin garantisini vermek, çok büyük bir sorumluluk almak demektir. İki sene önce Almanyaʼda bile bazı organik bebek mamalarında GDO bulunduysa, bunun Türkiyeʼde olamayacağını iddia edebilecek kişiyi şahsen ben de bilmek isterim. Üzerinde GDO’ludur ibaresi olmayan bir gıda maddesinin (İşlenmiş veya sebze-meyve) GDO’lu olduğunu anlamamız mümkün müdür?

54

 EKİM 2012

Atay, “Kimsenin bize ne olduğu belirsiz GDO’lu tohumları ektirmeye ve GDO’lu gıdaları yedirmeye gücü yetmesin” diyor.

Bakarak ya da tadarak anlamak mümkün olmayıp ancak GDO analizinde ortaya çıkabilir.

Türkiye’de yerli geleneksel sebze meyve tohumlarının korunması ve kullanılması konusunda çalışmalar var mı? Tohum bankası var mı? Birçok bölgede birçok sivil kurumun bu konuda çabaları var. Yerligeleneksel tohumlara sahip olan köylerde araştırmalar yapılıp, nineden kalma tohumların üretilerek çoğaltılması, gelecek nesillere intikali ve tohum takasları ile bunların elden ele yaygınlaştırılması çabaları var. Ekoder'in elinde yaklaşık 700 değişik sebze, meyve ve çiçek tohumu var. Bunları 4 senedir ekerek bu bölgeye uygunluğunu ve verimlerini saptamaya çalışıyoruz. İklim ve bölge şartlarına uyum sağlamayanlar ya da çok düşük

Dört Mevsim Bahçeşehir

verimli olanlar selekte ediliyor ve iyi performans gösterenleri ekerek çoğaltmaya çalışıyoruz. Şu anda herhangi bir tohum takas mekanizmamız yok çünkü denemelerin birkaç sene daha sürmesi gerekli. Fakat üyelerimizin talepleri doğrultusunda her sene bir miktar fide üretimi yapıyoruz onlara vermek için. Türkiyeʼde 3 yerde devlete ait gen bankası var. Binlerce sebze ve meyve tohumu bu bankalarda korunuyorlar. Umarız GDOʼlu tohumları, bu ülke toprakları hiçbir zaman görmez, Anadoluʼnun tohumları Anadoluʼyu beslemeye yeter. Yeter ki doğru tarım politikaları uygulansın, küçük çiftçi yok edilmesin, tarımsal biyolojik çeşitliliğimiz yok olmasın. GDO konusunda Bahçeşehir halkına eklemek ve bizim aracılığımızla iletmek istedikleriniz nelerdir? Her yer Bahçeşehir. Anadoluʼnun her bir yeri bizim için bir. Ülkemizin her bir ferdi bu bereketli topraklar üzerinde sağlıklı, özgür, tok ve başı dik yaşayabilmeli. Kimsenin bize ne olduğu belirsiz GDOʼlu tohumları ektirmeye ve GDOʼlu gıdaları yedirmeye gücü yetmesin. Tohumumuza, gıdamıza, yemek kültürümüze sahip çıkalım. Fastfood alışkanlığını reddedelim, sağlıksız gıdaları mutfağımıza, soframıza sokmayalım. Yerel üretelim yerel tüketmeye çalışalım. Gıda egemenliğimizi, tohum egemenliğimizi tesis edelim diyorum son söz olarak. Bahçeşehir'e sevgiler, selamlar… 


Dört Mevsim Bahçeşehir

DEN

HAYATIN İÇİN

Doğuda Itri, Batıda Bach

“Doruklardan Esintiler” adlı konserde Buhurizade Mustafa Itri Efendi ve Johann Sebastian Bach’ı eserleriyle bir araya getiriyoruz. 30 Ekim akşamı CRR konser salonunda.

UNESCO 2012 yılını ölümünün 300. yıldönümü dolayısıyla Itri Yılı ilan etti. Fakat ne yazık ki bu önemli vurgu Türkiye’de yeterince değerlendirilmedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı koro ve toplulukların verdiği konserler ve yine Bakanlık bünyesinde yayınlanan bir iki albüm çalışması dışında Itri’yi tanıtacak etkinliklere pek rastlanmadı. Yapılanların tanıtımı ise yeterli olmadı. Belki biraz da 2012‘nin sonuna yaklaştığımız bu günlere kadar Itri Yılı konusunda çok fazla bir etkinlikle karşılaşmamanın etkisiyle 30 Ekim Salı akşamı saat 20.00‘de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Itri’yi anmak amacıyla farklı bir konsere imza atmaya karar verdik; ben, Çağnur Gürsan ve Göksel Baktagir. Itri’nin çağdaşı olarak karşımıza çıkan Johann Sebastian Bach ve Buhurizade Mustafa Itri Efendi’yi eserleriyle bir araya getirmeye karar verdik. Çağnur Gürsan, Opera Barok Topluluğu eşliğinde Bach’ın eserlerini seslendirirken ben İstanbul Sazendeleri eşliğinde Itri’nin eserlerini yorumlayacağım. Göksel Baktagir bu iki büyük sanatçının eserlerini birbirinden güzel introlarla bir araya getirecek. Jale Şengün iki bestecinin yaşamları ve müzik anlayışlarını güzel bir sunuşla dinleyenlere aktaracak. Ortaya çıkacak bütünlüğün evrensel müzik anlayışı çerçevesinde çok güzel bir örnek olacağını düşünüyoruz. Peki, kim Itri? Dilerseniz kısaca bahsedeyim bu büyük bestecinin yaşamından. Asıl adı Mustafa. Buhurizade’nin aile adı mı lakap mı olduğu belli değil. Meyvecilik ve çiçekçiliğe meraklı olduğu ve Itri mahlasının bu meraktan geldiği söyleniyor. Doğduğu yıl belli değil ama 1712‘de öldüğü biliniyor. Eserleriyle 17. yüz-

56

I EKİM 2012

yılda müziğimizdeki orta ve yakın doğu izlerini silmeyi başararak Türk Müziği’nde yeni bir çığır açıyor ve bundan dolayı bugün Klasik Türk Müziği’nin kurucusu kabul ediliyor. Hocası, yine Türk Müziği’nin büyük isimlerinden Hafız Post. Beş padişah dönemi görmüş. Sultan 4. Mehmed zamanında tanınmış. Aynı zamanda Kırım Hanı 1. Selim Giray’ın da sevgisini kazanmış. Mevlevi olduğu biliniyor. Uzun yıllar Enderun denen saray okulunda hanende ve hoca olarak çalışmış. Aynı zamanda döneminin usta bir şairi. Din dışı eserlerinin başında gelen Neva makamındaki Kâr’ının sanatsal üstünlüğüne bugün kadar türünde kimse ulaşamamış dersek, abartmış olmayız. Dini eserlerinin başında yer alan Segâh Tekbir ve Salât-ı Ümmiye ise neredeyse bütün İslam dünyası tarafından biliniyor. Itri yaşadığı yıllarda binden fazla eser bestelemiş. Ne yazık ki notaya alınmadıkları için elimize 40 kadar eseri ulaşmış durumda. Itri’nin yaşadığı yıllarda Türk Müziği kadar Batı Müziği dünyası da şanslı. Çünkü Batı Müziği’nde Barok dönemi izleyen Klasik dönemin ortaya çıkışını sağlayan Bach da o yıllarda yaşamış. 1685’de doğmuş ve 1750’de ölmüş. Barok müzik deyince ilk akla gelen isim. O da Itri gibi bir saray müzisyeni. O da yaşadığı yıllarda binden fazla eser vermiş. Ama şansı Batı

N

AYLİN ŞENGÜ TAŞÇI

Müziği’nin Türk Müziği’nden farklı olarak o yıllarda da kayıt altına alınabilmesi ve bundan dolayı bugün elimizde 1120 tane eseri var. Itri ile bir başka benzerliği onun gibi dindar bir insan olması ve din dışı eserleri gibi çok sayıda dini bestesinin de bulunması. Bach’ın müziğe en önemli katkısının füg denilen beste türleri olduğu söyleniyor. Bach’ın bu eserleri gelişkin kontrpuan yapılarından dolayı, daha sonra Mozart, Beethoven, Mendelssohn gibi büyük bestecileri de etkilemiş. Hatta bu nedenle Beethoven Bach’tan “Armoni’nin Babası” diye söz etmiş. Bu kısacık ifadelerle yeterince tanıma fırsatını bulmamızın imkansız olduğu Itri ile Bach, tüm benzerlikleriyle yaşadıkları yıllarda bir araya gelebilme şansına sahip olsalardı ve müzik konusundaki kendi tarzlarının bilgi ve tecrübelerini birbirlerine aktarabilselerdi ortaya ne muhteşem sonuçlar çıkardı, değil mi? Bugün globalleşen dünyada bütün müzik türleri ve bütün dünya müzisyenleri bir araya gelip kucaklaşabiliyor. Festivaller, konserler, konferanslar, seminerler bu ihtiyacı çok güzel karşılıyor. Ama dünyanın karşılarında büyük saygıyla eğildiği tarihteki deha müzisyenlerin böyle bir şansları olmamış ne yazık ki. Belki bu bütünlüğü sağlama görevi günümüzde yaşayan sanatçılara düşüyor. Bize bugün, onlar arasından seçtiğimiz bu iki büyük ismi eserleriyle bir araya getirerek sahip oldukları anlayışları güzel bir dinletide bütünleştirmek düştü. Bunun ötesini hayal etmek bu konseri dinleyenlerin, daha ötesinde tarihteki başka büyük isimleri eserleriyle bugüne taşımak da günümüz müzik dünyasının üstüne vazife olsun...


DİZİLER

Her akşam birçok kişiyi ekrana kilitleyen dizilerin kamera arkasını Yönetmen

“6 günde çekiliyor, 80 “Biz sizin 80-90 dakika olarak izlediğiniz diziyi yaklaşık 6 günde çekiyoruz. Bir gün de montaj ve miksaj sürüyor ve yayına hazır hale geliyor” diyen yönetmen Yasemin Türkmenli ile dizilerin kamera arkasını konuştuk…

58

I EKİM 2012

Hatice Gülçür İnanç

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1970 İzmir doğumluyum, evliyim ve 4.5 yaşında bir oğlum var. Yaklaşık 6 yıldır Bahçeşehirʼde yaşıyorum. Mesleğim için en büyük zenginliğin "çok okumak" kadar "yaşamın tam içinde" olmak ve insan tanımak olduğuna inanıyorum. Ayrıca sosyal yaşamı çok seviyorum. Eşimle ortak kararımız doğrultusunda Bahçeşehirʼde N'FESS adlı bir cafe&bistro açarak hayatımıza farklı bir renk kattık. Gelen konuklarımız artık bizim için yeni dostlarımız oldular... Dizi ve film çalışmalarımın olmadığı zamanlarda orada vakit geçirmeyi çok seviyorum... Kısacası cafemizde zaman geçirirken bile aslında mesleğim için besleniyorum... Nasıl yönetmen olunur? Bu mesleğin bir okulu var mı? Her Sinema-TV okuyan yönetmen olabilir mi? Meslek seçerken aile ve çevre faktörünün belirleyici olduğuna inanıyorum. Büyüdüğümüz ortam gelecekle ilgili düş ve hedeflerimize farklı ve kalıcı renkler sunar. Tıpkı ben de olduğu gibi... Benim çocukluğum da babamın işlettiği sinemalarımız da "film tadında" geçti... Bu yüzden de liseden sonra o zamanlar sadece devlete ait üniversitelerde var olan SİNEMA-TV bölümüne girdim ve 1993ʼde mezun olarak sektöre adım attım. Okuldan aynı sene 30 kişi mezun olduk ama içimizden sadece 4 yönetmen çıktı. Kısaca okul tabii ki önemli, kuramsal ve teknik bilgi için ama yönetmen olmak için okullu veya alaylı olmanız fark etmez. Zaten size kimse yönetmen olmayı öğretemez. Yönetmenlik bir vizyon işidir. Anlatacak bir hikayeniz, söyleyecek bir sözünüz varsa, liderlik yapmayı da biliyorsanız yönetmen olabilirsiniz. Mesela Quentin Tarantino ne okullu ne de alaylıydı ama söyleyecek bir sözü vardı ve gerekli teknik

ekipmanı kurarak ilk filmini çekti ve dünyanın en ünlü yönetmenlerinden biri. Ya da Mahsun Kırmızıgül örneği... Ama yine de gençlere tavsiyem lütfen siz bu işin okulunu okuyun:)) Bugüne kadar hangi dizilerde yönetmenlik yaptınız? Sektöre girdiğimde yaklaşık 10 yıl asistan ve yardımcı yönetmen olarak çalıştım. Bu süreci uzatma nedenim de Yeşilçam'dan gelen duayenlerle çalışma fırsatı bulmamdı. Bu benim için gerçekten 2.bir okuldu. Daha sonra 2004 ilk yönetmenliğim AŞK OLSUN (TALAT BULUT. EMEL MÜFTÜOĞLU) la oldu... CANIM BENİM (Füsun DemirelGüven Kıraç) MÜRÜVETSİZ MÜRVET (Türkan Şoray-Bulut Aras) CANDAN ÖTE (Nebahat çehreRojda Demirer-Naz Elmas-Aytaç Arman) TUTSAK (Hülya darcan-Uğur Polat-Ezo Sunal) EZO GELİN (Nurgül Yeşilçay-Serhat Tutumluer) HANIMELİ SOKAĞI (Erkan Petekkaya-Şerif sezer-Şafak Sezer) BİTMEYEN ŞARKI (Bergüzar KorelBülent İnal) MAVİ KELEBEKLER (Oya OkarCahit Gök-İpek Tenolcay) En son İffet dizisinin setinde sizinle birlikteydik. Son bölümü çektikten sonra yeni bir proje var mı? Geleceğe dair planlarınız neler? Şu an görüşmekte olduğum bir kaç proje var ama henüz netlik kazanmadı. Çünkü senaryo benim için çok önemli. Tabii ki gelecek için planlarım var... Kendi filmimi yapmak istiyorum. Bir dönem hikayesi ve aileme ait. 1957 Makedonyası.... Ünlü oyuncularla çalışmak zor oluyor mu? Benim için zor değil. Sonuçta onlar da bizlerden biri. Basında anlatıldıkları kadar sorunlu değiller. Bu güne kadar hiç biriyle sorun yaşamadım. Bazıları hala çok yakın arkadaşım. Sizce iyi bir yönetmen nasıl olmalı? Yönetmen olmak isteyenlere ne gibi önerilerde bulunursunuz?


Dört Mevsim Bahçeşehir

Yasemin Türkmenli ile konuştuk...

dakikada tükeniyor!”

Bunun tarifi olduğunu zannetmiyorum. Sonuçta her meslekte başarının sırrı çok çalışmak ve bence önce insan olmak. Okumak, gözlemlemek ve izlemek... Bir dizinin tutulması için mutlaka tanıdık yüzlerin oynaması gerekir mi? Reyting alması için Türkiye’de dizinin hangi özelliklerde olması gerekiyor? Yani Türk halkı neyi tercih ediyor? Bir dizinin bazen tutması için gerçekten tanıdık yüzleri koymamız gere-

kebiliyor. Çünkü seyirci öncelikle isme geliyor. Eğer hikayeyi de severse kalıyor ama bazen o tanıdık yüzler bile etkilemiyor seyirciyi çünkü hikaye onu maalesef içine almıyor. Bence Türk halkı kendisine yakın, kültürüne uygun hikayeleri içine alıyor. Mutlaka kendiyle özdeşleşeceği karakterleri görmek istiyor. Ben de dahil duygusal bir kesim dizilerin duygusal sahnelerinde ağlıyor. Peki, set arkasında sizler oldukça dramatik olabilen sahne-

lerde nasıl tepkiler veriyorsunuz? Vallahi bizim için de çok kolay olmuyor onları çekmek. Bir kere duygu olarak çok yoğun oluyoruz. Oyuncuyu bu duyguya hazırlamakta gerçekten bazen bizi çok yorabiliyor. Ya da oyuncuyla birlikte gerçekten biz de gözyaşı dökebiliyoruz. Özellikle de anne olduktan sonra çocuk oyuncularımda gerçekten zor anlar yaşıyorum. Ekip için de aynı şey geçerli oluyor. Sessizlik hakim oluyor bütün sete ve hüzün... Ama stop dediğimiz anda gerçek   EKİM 2012 I

59


DİZİLER

hayata geri dönüyoruz. Dizi setine gelince bu işin ne kadar zor olduğunu daha iyi anladık. Tek bir sahne için bile saatlerce prova çekimleri yapıyorsunuz. Oysa bizler bu dizileri hızlı bir şekilde tüketiyoruz. Dizi çekiminde kimler neler yapar, bir dizi hangi aşamalardan geçer, okuyucularımız için kısaca anlatabilir misiniz? Dizi zor ve çok meşakkatli bir iş. Kamera arkasında stüdyo tarafını da düşünürsek yaklaşık 80 kişi falan çalışıyor. Tabii ki herkesin yapması gereken görevleri var. Kısaca şöyle özetleyebiliriz; önce 2 veya 3 kişilik senaryo ekibi senaryoyu oluşturur ve bize gönderir. Ben ve 4 asistanım senaryoyu iyice okuyup üzerinde planlamamızı yaparız. Sonra bu bütün ekibe dağıtılır. Kostüm grubu, oyuncularımızın o bölümde giyeceği kaç kıyafet varsa onları çıkarır ve sponsorlardan ya da diktirerek temin eder. Yapım grubu arkadaşlarımız bölümdeki yeni mekanları bulur ve bizimle paylaşır. Yönetmen olarak ben de mekanlarda ne gibi değişiklikler istediğimi sanat grubuyla paylaşırım. Onlar da benim isteğim doğrultusunda mekanları hazırlar. Bu arada görüntü yönetmenimle birlikte benim için çok önemli sahneler üzerinde konuşurum. Biz sizin 80-90 dakika olarak izlediğiniz diziyi yaklaşık 6 günde çekiyoruz. Bir gün de montaj ve miksaj sürüyor ve yayına hazır hale geliyor. Ekip ve oyuncular tabii ki dinlenebiliyor ama biz yö-

60

I EKİM 2012

Dört Mevsim Bahçeşehir

“Dizi zor ve çok meşakkatli bir iş. Kamera arkasında stüdyo tarafını da düşünürsek yaklaşık 80 kişi falan çalışıyor.”

netmenler işin mutfağına da girmek zorun da olduğumuz için hiç aramız olmuyor. Dizi çekimlerinde yaşadığınız, unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız? Benim mesleği seçmemde bana en büyük desteğim babamdı. 2005 yılının son aylarında onun kanser hastalığına yakalandığını öğrendik ve ben yaklaşık 1 yıl kadar mesleğe ara verdim. Onunla olabilmek için. Artık yolun sonuna geldiğimizde ona tekrar yaptığım bir işi izletebilmek için Ezo Gelin dizisini aldım. Her gün hastaneden sete setten hastaneye gidiyordum ama ne oyuncularım ne de yapımcım bu durumu bilmiyordu. Çünkü bu benim özelimdi. Artık doktorların sona yaklaşıyoruz dediği dönemde senaryoda bir mezarlık sahnesi geldi. Ahmet Mümtaz Taylan'ın oğlunun mezarı başında kendi içsel hesaplaşmasını anlatan çok duygusal ve dramatik bir sahneydi. Ve ben bu sahneye hazır değildim çünkü belki de çok yakında ilk kez canımdan canı o mekana gönderecektim. Bu yüzden de bu sahneyi çekmek istemediğimi ve hazır olmadığımı yapımcıya ve senariste

anlatmaya çalıştım. Fakat bölüm yetiştiriyorduk ve senarist bu sahneyi çıkartırsam hikayem çöker asla atamam dedi. Maalesef hazır da olmasam bunu çekmek zorundaydım. Asistanıma bu sahneyi mümkün olduğunca sona atmasını rica ettim ve 20 Eylül 2008 günü Zincirlikuyu Mezarlığıʼnda toplandık. Ben görüntü yönetmenime açıyı verdim. Oyuncuma sahneyi anlattım ve hazırlık için kenara çekildiğimde hastaneden o üzücü haber geldi! Babam vefat etmişti. Ben babamın ölümüyle mezarlıkta yüz yüze gelmiştim. Bir gün önce kamera koyduğum mezarlığa bir gün sonra babamı uğurladım. Hala mezarlıkta sahne çekerken ürküyorum kötü bir haber almaktan. Sizde dizi oyuncusu ışığı da var, hiç oyunculuk teklifi aldınız mı? :)))) Evet yıllar önce TRT için çekilen "KURTULUŞ" filminde Ziya Öztan'ın asistanlığını yapıyordum ve bir sahnede Ziya bey çok ısrar etmişti. Atatürk'e hizmet eden genç kızı oynamam için. Ama istememiştim. Kamera önü bana göre değil. Asla da düşünmüyorum fakat şu aralar boşluğumdan yararlanarak oyuncu koçuyla çalışıyorum. Birebir oyunculuk yönetimi dersleri alıyorum. Mesleğimde daha yeterli olabilmek için ve oyuncularla rol modeli çıkarırken daha rahat çalışabilmek için. I


Bahçeşehir'de Müzik Öğretmeni'nden

PİYANO DERSİ

İster Evinizde ister e. evimizd

10 yıldır Bahçeşehirde piyano dersi veren konservatuvar mezunu öğretmenden, 4 yaş ve üstü çocuklara özel piyano ve solfej dersi

Gruplara özel mızı fiyatları ... sorunuz

Tel: 0538 011 22 79 - 0543 550 74 25


ADVERTORIAL

BÜŞRA ARTTIRDI: “Turizm sektörüne ilk olarak üniversite hayatıyla adım attım. Seyahat işletmeciliği bölümünden mezun olup sektörde 3 yıl deneyim kazandıktan sonra, bundan 2 yıl önce kuzenim Esra Albayrak’la beraber kendi acentamızı açmaya karar verdik.”

ESRA ALBAYRAK: İşletme mezunuyum. Turizmde özel bir sektörde 17 yıldır halkla ilişkiler, finans, ve genel koordinatörlük yaptım. Çalışmalarım sonucunda yapabilecek daha güzel şeyler olduğunu fark ettim ve Büşra hanımla EB Tur’u kurmaya karar verdik.

Kimi tarihi, kimi alışverişi seviyor, kimi kahve içip oturmayı kimi daha farklı yerleri görmek istiyor

“Biz aynı zevklere ve fikirlere sahip insanları bir araya getiriyoruz” “Herkesin Tatil Anlayışı Farklı” diyen EB Tur’un kurucuları Esra Albayrak ve Büşra Arttırdı, amaçlarının zevkleri ve fikirleri uyuşan 15-20’şer kişilik gruplara özel hizmet vermek olduğunu belirtiyorlar

Amacımız ve hedefimiz turizm üzerine bugüne kadar süpermarket hizmeti veren acentelerden farklı bir hizmet sunmak. Biz biraz daha butiğe dönük, daha az kişiye, 15ʼer 20ʼşer kişilik gruplara, başında ya Büşra hanımın, ya benim olacağım güzel, şık, kaliteli ve memnuniyet artırıcı hizmetler veriyoruz. Bunun üzerine de farklı desinasyonlar, herkesin gitmiş olduğu yerler dışında daha farklı konseptler yakalayıp, araştırıp, tüm dünya fuarlarına katılıp, kendi desinasyonlarımızı hazırlayarak, çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Yurtdışı turlarında Fransa Parisʼte şatolar yolu, Colmar Strasburg şarap yolu, Lapland Kuzey Kutup Çizgisi Finlandiya, Vietnam, ya da 5 yıldızlı trenle Güney Afrika seyahati gibi değişik desinasyonlarda seyahatler organize ediyoruz. Bunun yanında hafta içi bayanlara, hafta sonu ailelere günlük şehir turlarımız var. Ailelere ve çiftlere özel turlarımız genelde gurme turlarımız oluyor. Murat Yankı ile beraber Kapadokya gurme turlarımız veya Asosʼta Yeşilyurt köyünde konaklamalı 4x4ʼlerle safarili bir tur olabiliyor. Kışın Ayder Yaylasıʼnda,

Uzungölʼde helikopter gezintisiyle bir turumuz var. Günlük şehir turlarımız ile İstanbulʼu profesyonel rehberler eşliğinde sanatsal olarak tanıtmaya çalışıyoruz.

Grubunu topla da gel

Slogamız Grubunu toplada gel. En az 10 kişilik gruplara özel, tamamen kişisel tercihleri konusunda seyahatler planlıyoruz veya bizler birbirine yakın, benzer kültürdeki insanları bir araya toparlayıp, onlara alternatifler sunuyoruz. Çünkü ortak amaçlar, ortak zevkler ve hedefleri önermek istiyoruz. İnsanlar seyahate gittiği zaman dingin, huzurlu ve keyifli olmak istiyorlar. Bu keyifli, huzurlu ortamı da konaklakladıkları mekandan, yapacakları uçuşlardan, ya da bulundukları ortam içerisindeki tanıdıklarla birarada olması sağlıyor. Bunları E.B tur olarak sağlamaya çalışılıyoruz.

Ispartakule Cad. Doğa Parkı Evleri C Blok Kat:2/5 Bahçeşehir-İstanbul


Bahçeşehiri seçmemizin bir sebebi de bu. Bahçeşehirʼi ailelerin yaşadığı bir ada olarak görüyorum. Ortak marketler, ortak restaurantlar, alışveriş merkezleri, okullar, çevreler ve herkes birbirine göz aşinalığıyla bir şekilde tanıyor. Bir ada gibi oluyor ve kişilere kendimizi anlatmamız, ulaşmamız daha kolay oluyor. Bir başka unsur evimin burada olması. Büşra hanımla beraber Bahçeşehirʼde yaşıyoruz, Bahçeşehirʼi çok seviyoruz.

Butik tur pahalı tur değildir!

Biz hem güzel hem kaliteli hem de bütçeye uygun olan turlar yapmaya çalışıyoruz. Kişiye özeldeki vurgudan yanılmayın çünkü biz çok uçuk rakamlarda bir tur şirketi değiliz. En büyük özelliğimiz turlarımızı ayarlamadan önce kendimiz keşif yapıp ondan sonra tur planlamasını yapıyoruz. Mesela geçenlerde Büyükada ile ilgili bir grup talebi geldi. O hafta sonu Büyükadaʼya gittik. Bütün otelleri, odalarını gezdik, seçimimizi yaptık. “Seyahetleri çok Kendimiz görmeden, tatmaseven bir aileyiz. dan kimseyi gözü kara bir şeTurizm bizde kilde götürmüyoruz. Biz kendi gittiğimiz ve keyif aldığımız kendiliğinden mekanlarda kişilerin mutlu oldoğdu. Biz gezmeyi malarını sağlıyoruz. sevdikçe, biz

Biz tur düzenlemek için sadece bilinmeyen yerler seçmekten ziyade aslında çok bilinen yerlerin bilinmeseyahatlerde neler Misafirinizi misafirimiz yen özelliklerini ortaya çıistiyoruz dedikçe, gibi ağırlıyoruz kararak farklılık yaratmaya neler istiyoruzla Bunun dışında bizim kuçalışıyoruz. Hani butik çalıberaber neler rumsal firmalarla da işbirlikleşıyoruz dediğimizde bu aslında. Çok küçük bir örnek yapabilirize döndü.” rimiz var. Bizimle hem bilet, hem otel ihtiyaçları, hem de vermek gerekirse, bir çok toplantı organizasyonları konusunda çainsan hayatında belki bir kez Safranlışabiliyorlar. Yurtdışından misafirleri gelboluʼya gitmiştir ama orada 6000 metrediği zaman havaalanına indikleri andan den fazla derinliği olan Türkiyeʼnin en itibaren dönüşlerine kadar bütün buraderin mağaralarından birinin bulundudaki etkinliklerini organize ediyoruz. ğunu bir çok kişi bilmez. Biz SafranboTransferleri, otel rezervasyonları, toplantı luʼya gitmişken Mencilis mağarasını organizasyonları, dışarıdaki yemekleri ziyaret ettirmeden geri döndürmüyoruz vs. her şeyi biz ayarlıyoruz. misafirlerimizi.

NELER YAPARIZ? G İç ve dış hat uçak biletleri

G Şehir turları

G Transfer

G Toplantı organizasyonları

G Yurt içi ve yurt dışı otel rezervasyonu G Butik turlar

G Gurme turlar G Kültür turları

G Kurumsal Firma organizasyonları G MSC tur satış acenteliği

G Jolly Tur, Kappa Tur, MNG Turizm, VIP

Turizm, Tatil.com satış acentelikleri

EBTUR beğen http://www.ebtturizm.com

EBTUR takip et Tel: 212 225 24 07

Yakın zamanda belli olan turlarınız var mı? Eskişehir, Efes, Pamukkale, Kapadokya gibi kültür turlarımız mevcut. Kasım ayı itibariyle ise termal otellere ağırlık veriyoruz. Kayak sezonunun açılmasıyla, her hafta sonu günübirlik veya konaklamalı Kartepe turlarımız olacak. Haftasonları Butik Mardin ve Butik Trabzon turlarımız var. Trabzon’a gidip, Ayder Yaylası’nda doğayla iç içe bir butik otelde bir veya iki gece konaklayıp, Uzungöl’ü helikopterle keşfediyor ve İstanbul’a geri dönüyoruz. Yurtdışında ise düzenli olarak Dubrovnik dahil baştan başa Balkanlar turlarımız var. Gelen taleplere göre gruplar 15 kişilik olduğu zaman dünyanın her yerine kaldırdığımız turlarımız var. Tabii ki bizim tercih ettiğimiz ve önerdiğimiz yerler de var. İspanya’nın kuzeyi, Fransa’nın Alsace bölgesi, Fransa’nın şato yolları, İsviçre kayak merkezleri ve Alpler gibi örnekler verebiliriz. Bunlar düzenli yapılacak turlarımız. Ocak ayının başından sömestr sonuna kadar, çoçuklu ve macerayı seven ailelerin özellikle katılmasını istediğimiz Lapland turunu tercih ediyoruz. Çünkü bu turda aileler çocuklarıyla beraber noel babanın evini görüyor, ren geyiğine biniyor, haskilerle beraber kızaklarla kayıyorlar, her yıl yeniden yapılan Buz Otel’i ziyaret ediyorlar. Buz otele giderken, kar motorlarıyla birlikte konvoy halinde donmuş gölün üstünde gidiyoruz. Çok keyifli bir organizasyon. Bizde çok keyif alıyoruz.. Bu turu önümüzdeki sayılarda sizlere daha ayrıntılı anlatacağız...


GEZİ

İtalya turu için küçük

Öncelikle İtalyaʼyı kuzeyden Bayram tatilini güneye mi, yoksa güneyden yurtdışında kuzeye mi gezmek isteyeceğinize karar verin. Uçakla ilk gigeçirmeye K SEDA ASPARU deceğiniz ve döneceğiniz karar verdiysnoktayı belirleyin. Şayet tur ile gieniz veya İtalya’yı henüz decekseniz tüm planlamalar zaten sizin için hazırdır. görmediyseniz evet lütfen Eşim, ben ve kızım Zeynep ile yaptıokumaya devam edin. ğımız gibi seyahat etmeyi tercih ediyorsanız inanın hiç pişman Üstelik bir de tur rezer- olmayacaksınız. Hemen plan yapın. Biz vasyonu yapmadan git- de öyle yaptık. Üstelik yaptığımız plan ve programlar çok yerinde oldu. Çok meyi, bu tatili yurtdışında eğlenceli ve en önemlisi sorunsuz bir değerlendirmek istiyor- şekilde İtalya turumuzu tamamladık. Her şey çok kolay oldu. Bizim yaptığısanız işte size Avrupa’nın mız plana göre gidilecek yerler sıraen güzel ülkelerinden sıyla ROMA, VATİKAN, FLORANSA, VERONA, GARDA ve VENEDİKʼ birisi olan İTALYA için PİSA, ti. İkinci soru ise bu şehirlere ulaşım küçük ama önemli ola- nasıl olacaktı? Tabii ki raylı sistemle yani biraz Yüksek Hızlı Tren, biraz banbilecek tüyolar. Emin olun liyö trenleri ve şehir içinde de metro ile. çok işinize yarayacaktır.

64

I EKİM 2012

Üstelik biletlerimizi internet aracılığıyla alma lüksüyle beraber. İnternet ile hayat aslında o kadar kolaylaştı ki, seyahatlerimizde teknoloji her alanda bize destek oldu. Son kontroller ve bavullar tamam! İstanbulʼda yaptığımız plan kısaca şöyleydi: Otel rezervasyonları yapıldı (her otelden teyitlerini ve çıktılarını aldık), ulaşım (hızlı tren, metro ve otobüs ile saatleri belirledik), havaalanı transferi (raylı sistem ile yani Leonardo Express ile), yiyecek içecek (kafamızın estiği her yerde), gezilecek yerler (gitmeden önce ders çalışıp her yer planlandı, çıktılar alındı), alışveriş (İtalya turistik bir ülke olduğu için her yerden yapılabilir), son olarak biletler, pasaportlar ve bavul hazırlandı. Son kontroller yapıldı ve işte İtalya seyahati başlıyor. Günden kazanmak için THYʼnın sabah 8.20ʼde olan yaklaşık 2 saat


Dört Mevsim Bahçeşehir

ama önemli tüyolar

süren seferiyle Roma Fiumicino-Leonardo da Vinci havaalanına indikten sonra havaalanı içindeki INFO DESKʼten olmazsa olmaz olan kişi başı 30 avroya ROMA PASS aldık. Bu passʼa ne dahil? Gün boyu sınırsız metro hakkı, şehir haritası, ücretsiz 2 müze girişi. 2 müze hakkımızı ilk olarak Romaʼnın sembolü haline gelmiş COLOSSEUM Anfitiyatro ve PALATİNO (Romaʼlı yönetici ve kralların yaşadığı bölgeye verilen ad) girişte kullandık. 200 kişilik Anfitiyatro girişinde saatlerce beklemektense onlara el sallayarak geçmek hayli hoş oldu. Roma Pass sahiplerinin bu sırayı beklemelerine gerek yok. Ayrı bir girişten bölgeye giriş yapabiliyorsunuz. Havaalanından Romaʼnın ana terminali olan TERMİNİʼye “LEONARDO EXPRESS” treni ile 30 dakika içinde ulaştık. Terravision otobüsleriyle ulaşım da mümkün. Ancak biraz daha uzun sürüyor. TERMİNİ Romaʼnın otobüs durak-

larının, şehirlerarası hızlı tren seferlerinin yapıldığı ve metro duraklarının olduğu ana terminal. Biz de otelimizi özellikle bu bölgeden seçtik ki gezilecek yerlere metro ve otobüs ile ulaşımda sıkıntı yaşamayalım diye. Romaʼda 1. gün Colosseum Anfitiyatrosu, Roma Forum, Palatino, Vittoria Emanuele Anıtı, Aşk Çeşmesi, Pantheon, İspanyol Merdivenleri, Tempio Adriano, Piramid gibi birçok tarihi yeri gezip Romaʼyı ikiye bölen Tiber (Tevere) Nehri boyunca yürüdük. İstediğimiz metro durağında indik tekrar bindik. Vatikan’dan Floransa’ya İkinci gün, dünyanın en küçük ve en düşük nüfuslu küçük ülkesi olan (930 nüfuslu) Vatikan Devletiʼni gezdik. Söylemeden geçmek istemiyorum eğer klostrofobiniz varsa Vatikanʼdaki St. Peter Basilicasıʼnın kubbe tırmanışını bir kez daha düşünün derim. Klostrofobim olmamasına rağmen çok zorlan-  

EKİM 2012 I

65


GEZİ “Yiyecek içecekten bahsetmek gerekirse İtalyan mutfağı malum. Herkesin bildiği bruschettası, pizzaları, makarnaları, dondurması, raviolisi, rokalı salatası, mozzarellası, lazanyası, tiramisusu, aperatif içeceği spritzi, şarapları, bizim mutfağımıza çok yakın olan bir lezzet yelpazesi. Eminim çok seveceksiniz. “

dığımı itiraf etmeliyim. Nehrin diğer tarafında olan Vatikanʼı ve San Angelo Kalesini gezdikten sonra nehri geçer geçmez ilk gördüğümüz kafeʼde bir şeyler atıştırdık. Ertesi gün Floransa için bavulumuzu hazırlamak üzere otelimize döndük. Sabah erken saatte otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra hızlı tren biletlerimizi almak için Terminiʼye doğru yola çıktık. Otelden 2 dakikalık yürüme mesafesinde olan terminaldeki hızlı trende yerimizi aldık. Yaklaşık 2 saat süren Floransa yolculuğu sonunda otelimize giriş yapıp hemen Pisaʼya doğru yola çıktık. 1 saatlik tren yolculuğundan sonra Pisaʼda güneye doğru eğilmiş olan şehir katedralinin çanı olan kulenin önünde efsanevi pozdan vermeden olmaz deyip fotoğraflarımızı çektik. Tekrar Floransaʼya dönüp şehir turumuzu yaptık. Mimari yapısı beni çok etkiledi. Tam bir üniversite şehri olan Floransa, zamanında İtalyaʼnın başkentliğini üstlenmiş görülmeye değer bir kent. Söylediğim gibi hızlı tren sistemi İtalyaʼda ve Avrupaʼnın pek çok ülkesinde son derece kullanışlı. Anladığım kadarıyla İtalyanlar havayolunu bırakalı pek çok zaman olmuş. Eğer İtalyaʼyı baştan sona gezmek, gezerken hem dinlenip, hem eğlenmek istiyorsanız mutlaka hızlı trenle seyahat edin derim. Hemen hemen her yere en fazla 3 saat gibi bir zaman diliminde

66

I EKİM 2012

Havaalanından aldığımız ROMA PASS ile 200 kişilik Anfitiyatro girişinde saatlerce beklemekten kurtulduk.

ulaşabiliyorsunuz. Örneğin Venedik Milano arası 2.5 saat, Roma Floransa arası 1 saat, Floransa Venedik arası 1.5-2 saat süren bir yolculuk söz konusu. Hem eğlenceli hem konforlu hem de hızlı. Yaşayan şehir: Venedik Kısa sürede pek çok yer görme fırsatını değerlendirmek gerekir. Nitekim biz de öyle yaptık. Floransaʼdan Venedikʼe, Gardaʼya ve Veronaʼya hızlı tren ile seyahat ettik. Venedik malum, sular altında kalmış yaklaşık 118 adadan oluşan bir ada şehir. 170 tane kanal, 400 tane köprüden oluşan bu ada, bir günde rekor bir sayıyla turist ağırlamış. 150.000 turist. Nüfusu 72.000 civarında ve nüfusu genelde yaşlı olan olan bir şehir ve 150.000 bin turist. Artık küçücük yollarda insan selini siz tahmin edin. Zeynep bıkmadan yorulmadan bize ayak uydurduğu için ona teşekkür etmek amacıyla Gardaʼda çocukların çok hoşuna giden bir yerde konakladık. GARDALAND-eğlence parkı ve akvar-

yum. Tren istasyonundan ücretsiz servisleriyle 15 dakikada bir eğlence parkına gitmek mümkün. Garda gölünün muhteşemliği, Veronaʼnın hala dokusunu koruyor olması gerçekten görülmeye değer. Venedikʼte kaldığımız otel adanın tam ortasında olmasından dolayı her yere yürüme mesafesindeydi. Grand Kanal diye bilinen Venedikʼin en büyük kanalı binlerce turisti bir tür vapur olan vaporettolarla oradan oraya taşımaya devam ediyor. Yaşayan şehir Venedik. Her geçen yıl daha da sulara gömülen ve yerlisinin terk etmeye devam ettiği şehri mutlaka görün. Kısacası, İtalyaʼnın her noktası bizim ülkemiz gibi tarih ile dolu. Yemeklerinin harika, ulaşımın tüm ülke çapında çok pratik olduğu bu ülkeyi mutlaka ziyaret edin. Günde 2 seferi bulunan THYʼnın, sabah 10.45 uçağı ile Venedik Marco Polo Havaalanıʼndan kalkıştan sonra adanın görünümü görülmeye değer. İstanbul trafiğinde Anadolu Yakasına geçmek için daha çok zaman harcarken, 2 saatlik uçuş anlamadan bir çırpıda geçiverdi. Ne mutlu bu tatilimiz de şahane fotoğraflarla son buldu. Bir sonraki gezi noktasında görüşmek dileğiyle. Şimdiden Kurban Bayramıʼnızı kutluyor, her nerede olursanız olun sağlıklı günler diliyorum. Sevgiyle kalın… I


Dört Mevsim Bahçeşehir

İtalya’nın her noktası bizim ülkemiz gibi tarih ile dolu. Yemeklerinin harika, ulaşımın tüm ülke çapında çok pratik olduğu bu ülkeyi mutlaka ziyaret edin derim.

Venedik 118 ada, 170 kanal ve 400 köprüden oluşan bir ada şehir.

Aşk Çeşmesi’nde kısa bir mola...

EKİM 2012 I

67


EĞİTİM

“Her evde bir enst Özel Şahin Aydın Müzik Eğitim Merkezi kurucusu Şahin Aydın “Her evde bir enstrüman çalınmalı, her evde şarkı, türkü söylenebilmeli. Bu kardeşliğimizi pekiştirecek en önemli etkenlerden bir tanesi diye düşünüyorum” diyor. Sizi tanıyabilir miyiz? İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Yüksek Lisans mezunuyum. Yüksek lisansımı da aynı bölümde tamamlayarak yedi yıllık bir eğitim aldım. Eğitimin haricinde 17 yıllık bir Arif Sağ ile beraber çalışmamız oldu. Uzun bir çalışmaydı bu. Burada 100 kişilik bir koroyu on sene süreyle yönettim. Yurt içinde, yurt dışında konserler, dinletiler yaptık. Esenkent’te Şahin Aydın Müzik Merkezi’ni açmaya nasıl karar verdiniz? Esenkentʼi açmadan önce Aksaray, Taksim civarında bu tür eğitimler veriyordum. Daha sonra buradaki çocuklarında en azından uzak yerlere

gidememe kaygısından kurtarıp eğitimini burada daha düzgün bir şekilde almaları için Esenkentʼi tercih ettim. Bu tercihimde bana önayak olanlardan birisi de sayın Gürbüz Çapanʼdır. “Bu kentte oturuyorsun, bu kentin suyunu ekmeğini yiyip içiyorsun, buradaki çocuklara faydalı olman daha doğrudur” dedi ve bu kurumu açmamda büyük rol oynadı. Bende bölgenin sanata düşkünlüğünü iyi bildiğim için bu kurumu açtım. Eğitim sisteminizi anlatabilir misiniz? Eğitimcilik benim için vazgeçilmez unsurlardan biri. Günümüz düzeninde her şey eşittir para ama bende her şey eşittir önce eğitim gelir. Çünkü geleceği-

“Bu birebir ders birçok kurumda çok pahalı bir sistem gibi düşünülür. Ama biz birebir derslerde sanki toplu ders yapılıyormuş gibi aynı fiyat çerçevesi içerisinde bunu götürmekteyiz. Bir piyano dersinde 5-6 kişiyi bir sınıfa alıp onar dakika çalıştırmaktansa, bir öğrenciyi başarıya ulaştırmak bir yere vardırabilmek için bir saat alıp birebir çalışma yapıyoruz.”

68

I EKİM 2012

mizi onun üzerine kuracağımız bir tesisin yani eğitimin çok önemli olduğu kanısındayım. Daha önceki eğitim sistemlerimizde 15-20 kişilik gruplarla çalışmalarımız olurdu. Ben iki sene Avrupa da yaşadığım için eğitimin birebir olmasındaki etkin rolün çok daha önemli olduğunu anladım. Bunu yeni açtığım kurumda hayata geçirmeyi düşünmüştüm. Bu eskiden beri idealimde olan bir şeydi. Bu kurumu açtığımda eğitimi hemen hemen her alanda birebir çalışma anlamında götürdüm. Birebir sistem daha pahalı değil mi? Bu birebir ders birçok kurumda çok pahalı bir sistem gibi düşünülür. Ama biz birebir derslerde sanki toplu ders yapılıyormuş gibi aynı fiyat çerçevesi içerisinde bunu götürmekteyiz. Bir piyano dersinde 5-6 kişiyi bir sınıfa alıp onar dakika çalıştırmaktansa, bir öğrenciyi başarıya ulaştırmak bir yere vardırabilmek için bir saat alıp birebir çalışma yapıyoruz. Haftada 1 saat ayda en az 4 saat olmak kaydıyla diyelim 180.00 TL. alırız ve birebir ders veririz. Ama başka kurumlarda bu özel ders olarak görülür ve fiyatı iki buçuk katına yani 400.00 TLʼye kadar çıkar. Bizim burada temel kaygımız para kazanmak değil. Tabii ki bir kurumun işleyebilmesi, ayakta durabilmesi için ve eğitmenlerinin de hayatlarını idame ettirebilmesi için belli bir paraya ihtiyaç vardır ama öncül koşulumuz para değildir. Bizim amacımız önce sevgi, çocukları sevmek, topluma kazandırmaktır. Çocuklarımızın mutlaka sanatın bir yerinden tutması gerektiğine inanıyoruz. Benimde çocuklarım var. Her iki çocuğumda en az iki enstrüman çalıyor. Çünkü sanatla uğraşan toplumlardan

ONUR GÜVENER CADDESİ UĞUR MUMCU SOKAK NO: 18


rüman çalınmalı” Ama bunun yanında kaval, yan flüt, dünyaya hiçbir zaman zarar gelmemişçello eğitimi isteyen öğrencimiz de var. tir. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu Bunun karşılığında siz bir öğretmen isönder Atatürkʼün de dediği gibi, “Sanattihdam edemiyorsunuz. İstihdam ettiğisız kalan bir milletin hayat damarlarınniz zaman öğrenciye çok pahalıya mal dan biri kopmuş demektir.” Ben bu olmakta ve öğrenci bunu istememekte. duygudan yola çıkarak bu kentin, bu dokusunun sağlamlaşmasını ve sanatla Dolayısıyla o zaman başka bir öğretmene birkaç enstrüman dersini veryoğrulmasını istiyorum. Her evde bir dirme gibi kaygılar çıkmakta. Mesela enstrüman çalınmasını, her evde şarkıdır, türküdür söylensin istiyorum. Çünkü keman öğretmeni aynı anda çello dersi şarkının, türkünün söylendiği ve enstrü- de verebilir ama uzmanlık alanı değildir, ne kadar faydalı olur. İşte bu burada kar manın çalındığı yerden hiçbir zaman zarar gelmeyeceği kanısındayım. Bura- amacı güdülerek yapılmaktadır. Ama benim sanat ve eğitim anlayışımda daki temel amacımız bu. böyle bir şey yok. Her branşı kendi öğKurumunuzda hangi eğitimleri veriretmeninin vermesi taraftarıyım. Listeyi yorsunuz? kabarık gösterip, sonuca ulaşamamakBirçok kurumların eğitimlerini inceletansa, sonuca ulaşmak için az ve öz, diğiniz zaman listelerine yaklaşık 50 yapabileceğim, işin içinden çıkabilecetane enstrüman eğitimi verdiklerini göğim enstrümanları gösterip öyle bir eğirüyorsunuz. 50 tane enstrümanın kontim sistemini kabul ediyorum ve onu da servatuarlarda bile gösterilmediğini kurumumda uyguluyorum. görmek gerekir. Çünkü her konservatuKurumunuzda derslerin işleyişi navarın bir bölümü vardır, alanı vardır. İTÜʼyü gözlemlediğiniz zaman halk mü- sıldır? Birçok yerde bağlama dersleri yine ziğe ve Türk müziği ağırlıklıdır. İşte bir Mimar Sinanʼa, Marmaraʼya baktığınızda batı ağır“Cumhuriyetimizin kurucusu lıklıdır, Türk sazları olmaz. Çünkü bir kurumdan, bir ulu önder Atatürk’ün de devletin kurumunda bile bu dediği gibi, “Sanatsız kadar enstrüman olmadığına göre, özel bir kurumda kalan bir milletin hayat bütün enstrümanların yan yana gelmesi herkesin damarlarından biri kopmuş orada bir şey icra etmesi demektir.” Ben bu duygudan demek bence ticari kaygıdan başka bir şey değildir. yola çıkarak, bu kentin Çünkü her kurumda ağırbu dokusunun lıklı olan bir şeyler olmalıdır. sağlamlaşmasını ve sanatla Piyano, Keman, Gitar, yoğrulmasını istiyorum.” Bağlama dersleri bizim ağırlıklı verdiğimiz dersler.

ESENKENT-İSTANBUL

Tel: 0212

672 94 94

grup dersleriyle yapılır. 10-15 kişilik gruplarla yapılır. Ben burada bağlamayı birebir veya iki – üç kişiyi aşmamak şartıyla ki bu da çok samimi arkadaş, çocuk grupları gelirse, birbirine motivasyon sağlasın diye almaktayım. Oda genelde birebir çalışmadır. Keman, piyano birebir çalışmadır. Gitar da çalışmamız birebirdir ama sınıfımız büyük olduğu için beş kişiyi aynı sınıfa alırız, 5 kişi sınıfın belli bir yerine dağılarak, herkes farklı bir şeyi çalarak bu iki saati değerlendirmekte. Bağlama ve gitar haftada iki saat ayda sekiz saat olmak üzere sistemimiz devam etmekte. Piyano ve keman birer saat ve birebir olarak verilir. Yani asıl olarak piyano, keman, gitar, bağlama dört tane dersimiz ayrıca kaval hocamızda var. Kaval öğretmenimiz aynı zamanda bağlamayı da çok iyi çalan iki enstrümana da çok iyi hakim olan okuldan konservatuvar mezunu, bizde bağlamadan mezun oldu, konservatuvarı da kaval öğrencisi olarak bitirdi. Onun için kavalda da iddialıyız. Birebir ders diyorsunuz ama gitarda 5 kişi aynı sınıfta bu grup ders olmuyor mu? Birebir ile grup arasındaki fark şöyle anlaşılır. Herhangi bir şarkıyı veya türküyü öğrettiğinizde beş kişiye de aynı şeyi öğretirseniz toplu çalışma olur ama size başka bir şarkı, diğerine başka bir şarkının çalışmaları verildiğinde herkes kendi yerinde onu çalarken, bu beş kişi aynı sınıfta ama herkes başka şeyi çalmakta. Birbirini rahatsız etmeden birebir çalışma, gitardaki sistem  

www.sahinaydin.com


MÜZİK

“Müzik insanların birbirleriyle kaynaşmasını sağlayan en önemli etkenlerden birisidir.”

bu, dünyadaki sistem bu. Bir öğrenci burada bir dönemi bitirdiğinde ne derecede enstrümanı çalabiliyor? Buraya geldiğinde herkes çocuğunun sanatçı olmasını, virtüöz olmasını beklememeli. Her çocuğun yaradılışında farklı şeyler vardır. Bir çocuk gelir bir entrümanı çalar, bir yerlere getirir ama birisi de gelir onu sanat olarak benimser, alır gider. Özel yetenek burada devreye girer. Sonuç olarak biz her çocuğu burada sanatçı olarak yetiştiremeyiz. Yetenek varsa bunu bir yere taşırız. Ama her gelen öğrenciye de mutlaka bir şey öğretiriz. Herkes bir şey çalar. Enstrüman çalmak çocukların okul başarılarını etkiliyor mu? Önceki yıllarda Arif Sağʼın orada çalışırken bir test yaptık. Bize gelen küçük çocuklar vardı. Okula gidiyorlar, bağlamada çok iyiler, çok güzel çalıyorlar, hem de okuyorlar. Dedik ki acaba bunlar ağırlığı bize verip de okullarını mı aksatıyorlar mı, dersleri nasıldır? 20 çocuk üzerinde bir çalışma yaptık. Bu çocukların 18-19 tanesinin okulda da hemen hemen birinci sırada olduklarını gördük. Demek ki sanat başarılı olan çocuklarında işi demektir. Sanat aynı anda matematik ve edebiyat içeriyor. Matematiği güçlü olan adam piyanodaki tuşlara veya bağlamadaki perdeye basarken o aralıkları, o ikisinin arasındaki mesafeyi o zamanı ayarlayabilmek çok kolay bir iş değil ama daha kolay başarıyor. Denge varsa, matematik varsa onu yapıyor zaten. Sözleri okuduğu zaman, o sözlerdeki uyumu sağladığında, edebiyatı da, sosyali de iç güdüsel olarak algılamış oluyor. Biz sanatı türkü söylemek olarak düşünüyoruz ama bunun edebi yönü var, bir türküyü açtığınız zaman içinden bir sürü insan çıkar, o gözle

70

I EKİM 2012

bakmak lazım. Ayrıca her insanın mutlaka sanatın bir yeriyle uğraşması gerekir. Bu müzik olabilir, tiyatro, edebiyat, elişleri herhangi bir şey olabilir. Artık dünya konjektöründe şu algılanıyor. Bütün üniversitelere girdiğiniz zaman sosyal aktiviteniz nedir, herhangi bir şey çalıyor musunuz, herhangi bir uğraşınız var mı? Yani okulda çok başarılı bir öğrenci olabilirsiniz ama herhangi bir sosyal faaliyetiniz yoksa sizi sosyal insan olarak görmüyor. Çünkü artık dünyanın konjektörü, başarının yanında sosyal insan arıyor. Ders saatlerinizi nasıl ayarlıyorsunuz? Bizde daha çok öğrencilere yönelik çalışma olduğu için herkesin istediği saat aralığı aynı. Ya okuldan çıktıktan sonra ya da okuldan önce oluyor. Ders saatlerini haftanın bir günü tatil olmak

kaydıyla eşit aralıklarla bölüyoruz. Öğlen saatleri okul saatlerine denk geldiği için boş oluyor ama o saatlerde ev hanımları geliyor. Hatta bir velimiz var oğlu ve kızıyla geliyor. Yıl sonunda da oğluyla çıkıp beraber piyano çalıp şarkı söylüyorlar. Aynı aileden üç kişi gelenler çoğunlukta. Bu bölge sanata bakışıyla gerçekten örnek bir ilçe. Yaş sınırız nedir? Çocuklarda beş yaşından itibaren en azından piyano çalmak için bizim için uygundur. 70 yaşındaki bir kişi de gelebilir. ʻYa ben geldim 60 yaşına bundan sonra bir enstrüman çalabilir miyim? diye düşünüyorlar. Tabii ki çalabilirler ama bundan sonra o kişiden sanatçı olmaz... Çok iyi bir enstrüman çalamayabilirsiniz, ama nedir oturduğunuzda üç tane şarkı ve türküyü çalabileceğiniz seviyeye gelirsiniz. Son olarak ne söylemek istersiniz? Benim sloganım ʻHer evde bir enstrüman çalınmalı…ʼ Enstrümanın cinsi olmaz. Bir ormana gittiğimiz zaman onlarca farklı ağaç vardır. Onların hepsi kardeşçe ve hürce yaşar, hiçbir ağacın birbirleriyle problemi olmaz. İnsanlarda yan yana geldiğinde dini, dili, ırkı ne olursa olsun hiç fark etmez. Enstrümanları da aynen öyle düşünmeli, birisi bağlama, birisi gitar, birisi piyano çalabilir. Müzik insanların birbirleriyle kaynaşmasını sağlayan en önemli etkenlerden birisidir. İngilizce bilmiyorsunuz ama İngilizce bir şarkıyı dinliyorsunuz. Müzik çok önemli. Önemli olan oradaki müziğin yapısı. Sonuç olarak, ʻHer evde bir enstrüman çalınmalı, her evde bir şarkı, türkü söylenebilmeliʼ. Yani bu kardeşliğimizi pekiştirecek en önemli etkenlerden bir tanesi diye düşünüyorum. I

Ders ücretleri hakkında net bilgi alabilir miyiz?

Piyano birebir çalışma ayda 180.00 TL. Keman birebir çalışma ayda 180.00 TL. Bağlama (birebir veya 2 kişi) aylık 160.00 TL. Gitar (5 kişilik birebir çalışma) ayda 140.00 TL.

0212 672 94 94


EĞİTİM

SINAVLARA VE HAYATA HAZIRLIKTA

KUANTUM ILE BAŞARI TÜRKİYE’DE İLK VE TEK OLARAK KUANTUM DÜŞÜNCE TEKNİĞİ İLE EĞİTİMİ BİRLEŞTİREN FAVORİ EĞİTİM KURUCUSU , FİZİK ÖĞRETMENİ ESMA NUR METİN: ”BAŞARIYI, KUANTUM DÜŞÜNCE TEKNİĞİNİ EĞİTİME UYGULAYARAK YAKALADIK“ DİYOR. I Bize

FAVORİ EĞİTİM’den bahseder misiniz? FAVORİ EĞİTİM kuantum düşünceyle eğitimi birleştiren bir kurumdur. Türkiyeʼde bu anlamda ilk ve tekiz. Öğrencileri sadece sınava değil hayata da hazırlıyoruz. İlkemiz pozitif enerji ve düşüncedir. Eğitimimiz birebirdir. Her çocuk kendi çocuğumuz gibidir. Ruhsal denge, hayata hazırlık, insani değerler bizim için dersler kadar önemlidir. Çalışmalarımızı bu doğrultuda yapmaktayız. I Kuantum düşünce tekniği nedir? Kısaca anlatır mısınız? Geleceğe yönelik, olmasını istediklerimiz hakkında hayaller, sesler ve duygularla yapılan bir odaklı düşünme biçimidir. Düşünce biçimi, bizim hücresel bellek düzeyimizi, bilinç altımızı ve etrafımızdaki elektromanyetik alanı ve tüm hayatı etkiler. Son yıllarda bahsedilen secret, çekim yasasını ifade eder. Çekim yasası her an işlemektedir. Düşüncelerimizde ne varsa onu yaşamaktayız. Olaya eğitim penceresinden baktığımızda, başarısızlığa odaklanırsak başarısız, başarıya odaklanırsak kesin sonuç başarı olacaktır. I Eğitimde kuantum düşünceyi uygulamaya nasıl karar verdiniz? Meslek hayatım boyunca edindiğim tecrübelere dayanarak, başarıyı elde etmek için söylenen, klasik cümlelerin yetersiz kaldığını gördüm. Bu çalışmalar beni kuan-

tum düşünceye ulaştırdı. Bunun neticesinde kuantum düşünce tekniklerini eğitime uygulamaya karar verdim. I FAVORİ EĞİTİM olarak hedefleriniz nelerdir? FAVORİ EĞİTİM kimlere ve hangi alanlarda eğitim vermektedir? Tüm branşlarda SBS, YGS ve LYS ye hazırlık. 5. sınıftan 12. sınıfa kadar okula destek, ayrıca yetişkinler için KPDS, ÜDS, TOEFL, IELTS birebir eğitim vermektedir. Ayrıca velilerimize yönelik

www.favoriegitim@com

212 669 34 07

kuantum düşünce tekniği uygulamalarımız vardır. Özellikle vurgulamak isterim ki; muhakkak veliler de çocuklarının başarılı olmalarını isteyecektir, ama önemli olan başarıyı öğrencinin istemesidir. Bizim ilk hedefimiz öğrencide başarı isteğini uyandırmaktır. Kuantum yasası uygulamalarıyla öğrencilerin üzerinde olumlu ve şaşırtıcı sonuçlarını gördük. Yaşama güvenle bakan, istediklerini gerçekleştirebilen, mutlu, başarılı gençler yetiştirmek bizim sorumluluğumuzdur. Öğrenciler boş yere çalışmamalı, geleceklerini kontrol altına almak için, kuantum öğrenci tekniklerini bilmeli ve buna uygun yönlendirilmelidir. Doğru teknikleri bilmeyen ve gerektiği gibi kullanamayan öğrenciler başarısız olarak suçlanmamalıdır. Başarısızlık bir kimlik değil bir eylem sonucudur. Öncelikle öğrencilerin öğrenme istekleri arttırılarak başarıyı gerçekten istemeleri sağlanmaktadır. I Esma hanım röportajın sonunda sınava hazırlanan öğrencilere ne söylemek istersiniz? Söylenecek çok şey var ama hepsini özetleyen ve kuantum düşünceyi ifade eden ATATÜRKʼün şu cümleleriyle bitirmek istiyorum: ZAFER, “ZAFER BENİMDİR” DİYEBİLENİNDİR. BAŞARI İSE “BAŞARACAĞIM” DİYE BAŞLAYARAK SONUNDA “BAŞARDIM” DİYENİNDİR.

info@favoriegitim.com

Bahçeşehir-Boğazköy Yolu Özyurtlar N Tepe Residence No:5 Kat:8/36-37 Esenkent


www.eurosun.com.tr


eurosun@eurosun.com.tr


Dört Mevsim Bahçeşehir

EĞİTİM

Şapkadan 3 tane 4 çıktı “Eğitim sistemimizde yeni bir dönem başladı. Hayırlı uğurlu olsun. Olmasına olsun da, bunun hayır mı, şer mi olacağını “kervan yolda dizilir” sözüyle sınayacağız galiba.”

Toplumun yönetilmesinde “sistem” kavramı ilk olarak karşımıza çıkanlar arasında gelir. Yönetimin hangi “sistem” ya da “sistemler” yoluyla yapılacağının tercihini yöneticiler belirliyorlar. Sistem kavramına ilişkin Vikipedi ansiklopedisinde şöyle yazılıdır: “Sistem kurallar bütünüdür. Bir organizasyonun olumlu sonuçlandırılması için zaman içinde elde edilen tecrübelerin birikimiyle oluşmuş bilgi kümelerinin ihtiyaç duyulan alanda kullanılmasıdır... Sistem, aralarındaki ilişkiler bulunan ve belli bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya getirilmiş elemanlardan oluşan bir bütün seklinde tanımlanır. Her sistem daha büyük başka bir sistemin parçasıdır”. Görüldüğü üzere bir sistem tek başına bir şey değildir. Demokrasi, bir sistemdir.

Oligarşi de bir sistemdir. Daha başka “üst sistemleri” saymak mümkündür. Bu büyük üst sistemlerin parçaları olabilecek “Sağlık, Hukuk, Eğitim, Ekonomi vb.” alanlarda da “sistemcikler” den söz edilebilir. Bu yazımızda “büyük sistemin” parçalarından birisi olan “Eğitim” sisteminin “yeni” versiyonuna kısaca değineceğim. 2004 yılında MEB, önemli bir işe girişti ve uzun yıllardır yapılmayan/yapılamayan bir işi gerçekleştirerek “Ders Öğretim Programlarını” baştan aşağı yeniledi. Bunu yaparken, toplumun pek çok “paydaşından” görüşler aldı. Komisyonlar kuruldu, çalışmalar yapıldı ve üniversitelerin de desteği alınarak ortaya kabul gören bir ilköğretim ve ortaöğretim programları çıktı. Hatta bununla

yetinilmedi, 2008 yılında, eğitim yönetiYARD. DOÇ. DR . cilerinden MEHMET İNAN yayıncılara, akademis-yenlerden öğrencilere, anne-babalardan öğretmenlere kadar çok geniş katılımlı çalıştaylar yapılarak programların değerlendirilmesi yapıldı. Hizmet içi eğitimler verildi. Öğretmenlere, eğitim yönetici ve denetmenlerine hizmet içi eğitimlerde anlatıldı, tanıtıldı. Tam işler rayına oturdu derken şapkadan 3 tane 4’lük tavşan çıktı. Neden, niçin, hangi dayanakla ve daha pek çok soru soruldu içten içe bu tavşanlara. Bu yeni “sistem”, hangi “büyük sistemin” bir parçasıydı acaba? 2004 yılından bu 

İLKÖĞRETİM 6, 7, 8. SINIF,

LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE YETİŞKİNLERE,

ANKARA ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ İLE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ MEZUNU CELTA (CERTIFICATE IN ENGLISH LANGUAGE TEACHING TO ADULTS, UNIVERSITY OF CAMBRIDGE) SERTİFİKASINA SAHİP

TECRÜBELİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENİNDEN

HER SEVİYEYE VE GRUPLARA, İNGİLİZCE DERSİ VERİLİR

672 17 68

(212)

(532)

483 26 70


EĞİTİM

Dört Mevsim Bahçeşehir

İLKÖĞRETİM OKULLARI HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ-2011 SINIFLAR DERSLER Türkçe Matematik Hayat Bilgisi Fen ve Teknoloji Sosyal Bilgiler T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Yabancı Dil Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Görsel Sanatlar Müzik Beden Eğitimi Teknoloji ve Tasarım Trafik Güvenliği Rehberlik ve Kariyer Planlama ZORUNLU DERS SAATİ TOPLAMI Yabancı Dil Sanat Etkinlikleri Spor Etkinlikleri Düşünme Eğitimi Halk Kültürü Medya Okuryazarlığı Bilişim Teknolojileri Satranç Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi** Tarım Seçilebilecek Ders Saati Sayısı SERBEST ETKİNLİKLER TOPLAM DERS SAATİ

ALMANCA Tecrübeli emekli hanımdan Almanca öğrenebilir veya ilerletebilirsiniz. İkinci lisanı Almanca olan, çocuk gelişiminde yurtdışı tecrübeli emekli hanım, belli günlerde çocuğunuzla ilgilenir.

0536 947 01 03 M. GÖHL Bahçeşehir Gül 10 D-5

Tel:

2 2 2

2 2 2

25

25

25

5 6 4

3 2 1 1 2

3 2 1 1 2

3 3

1* 26

3 3

1

26

Ortaokul 6 7 5 5 4 4

8 5 4

4 2 1 1 2 2

2 4 2 1 1 2 2

4 3

4 3

1 29 1 1 1 1 1 1 1 1

1 29 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1

1 28 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 2***

30

30

30

1 1

5 30

5 30

5 30

4 30

4 30

4 2 1 1 2 2

4

İLKOKUL VE ORTAOKULLAR HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ-2012 SINIFLAR DERSLER Türkçe Matematik Hayat Bilgisi Fen Bilimleri Sosyal Bilgiler T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Yabancı Dil Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Görsel Sanatlar Müzik Oyun ve Fiziki Etkinlikler Beden Eğitimi ve Spor Teknoloji ve Tasarım Trafik Güvenliği Rehberlik ve Kariyer Planlama İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi ZORUNLU DERS SAATİ TOPLAMI Kurʼan-ı Kerim (4) Din, Hz. Muhammedʼin Hayatı (4) Ahlak ve Değerleri Temel Dini Bilgiler (2) Okuma Becerileri (1) Yazarlık ve Yazma Becerileri (4) Dil ve Yaşayan Diller ve Lehçeler (4) Anlatım İletişim ve Sunum Becerileri (1)

1 10 5 4

ZORUNLU DERSLER SEÇMELİ DERSLER

yana bu kadar geniş paydaşın katıldığı ve eksikliklerinin giderilmesi için sarf edilen gayretlerden sonra yolunda gitmeyen şeyler neydi? Pragmatik felsefeye dayanan ve sistemini “yapılandırmacılık” üzerine kurarak “büyük sistemin” bir parçası olan eğitim sisteminde yanlış olan şey neydi? Tavşanlar henüz suskun. Önlerinde dilek kağıtları var sanırım, çektirip çektirip okuyacağız yeni sistemin toplumumuza getireceği “şansların” neler olduğunu.. Aşağıda iki tablo göreceksiniz. Birisi 2004 yılında büyük çabalarla hazırlanıp uygulamaya konulan “ilköğretim okulları haftalık ders çizelgesi”, diğeri 2012 yılında şapkadan çıkan 3 tane 4’ün “ilk ve ortaokullar haftalık ders çizelgesi”. Her iki çizelgeye http://ttkb.meb.gov.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Yandaki tabloları inceleyelim: 

2 2 2

4 6 4

SEÇMELİ DERSLER

ZORUNLU DERSLER

1 11 4 4

İlkokul 2 3 11 11 4 4 4 4

Yabancı Dil

Fen Bilimleri ve Matematik

1 1 5

2 1 1 5

2 1 1 5

4 8 5

3 3 2 2 1 1 2 1

26

28

28

2 30

Yabancı Dil (Bakanlar Kurulu Kararı ile Kabul Edilen 8 Dilden biri) (4) Bilim Uygulamaları (4) Matematik Uygulamaları (4) Çevre ve Bilim (1) Bilişim Teknolojileri ve Yazılım (4) Görsel Sanatlar (Resim, Geleneksel Sanatlar, Plastik Sanatlar vb.) (4)

Müzik (4) Spor ve Fiziki Etkinlikler (Alanlara Göre Modüller Oluşturulacaktır) (4) Drama (2) Zeka Oyunları (4) Halk Kültürü (1) Medya Okuryazarlığı (1) Sosyal Bilimler Hukuk ve Adalet (1) Düşünme Eğitimi (2) Seçilebilecek Ders Saati Sayısı SERBEST ETKİNLİKLER TOPLAM DERS SAATİ Sanat ve Spor

İlkokul 2 3 10 8 5 5 4 3 3

5 6 5

Ortaokul 6 7 6 5 5 5

8 5 5

4 2 1 1

4 2 1 1

2 4 2 1 1

4 3

2

4 3

4 3

2

2 2

29 2 2 2

29 2 2 2

2

2

2

2

2

2

2 2

2 2 2 2

2 2 2 2 2 2 2

2/(4)

2/(4)

2/(4)

2/(4)

2/(4)

2/(4)

2/(4)

2/(4) 2 2 2

2/(4)

8

8

2 2 2 2 2 8

36

36

37

2

30

2 2 2

2/(4)

2 2

2 30

1

28 2 2 2 2 2 2

2/(4)

2 30

2 2

28 2 2 2 2 2 2 2 2

4 30

4 2 1 1

4

2/(4) 2

37

2 2 8

NOT: Parantez içinde seçmeli derslerin kaç öğretim yılı alınabileceği belirtiliyor.

76

I EKİM 2012


Her Şeyden Önce Hepsinden Önce

The International Early Childhood Development & Learning Academy

B a h ç e  e h ir

Doğa ve Defne, dikkat sürelerini artırdıkça artırıyorlar.

Dilara, yazma becerisinin ön hazırlıklarına başladı bile.

Azra, eğlenerek sorumluluk bilincini geliştiriyor.

ŞAŞIRDINIZ MI? Nehir ve Demir, yüksek bir kulenin nasıl yapılacağı üzerinde beyin fırtınası yaparak arkadaşlıklarının temelini attılar.

Maya, masajın gücü ile dinleme becerisini keskinleştiriyor.

Ücretsiz Çocuk Gelişim Semineri ve Ücretsiz Deneme Dersi için

0 212 669 45 54 veya bahcesehir@kindroo.net

adresine bilgilerinizi gönderin en kısa zamanda sizi arayalım. Defne 4 Ada Villa 20 Bahçeşehir

Okula hazırlık uzmanlık gerektirir. Okula hazırlık 0-3 yaşta başlar, 3-5 yaşta devam eder.

Gelin, KindyROO Eğitimi ile onlara mümkün olan en iyi başlangıcı verin.

Asya, kaba motor hareketlerinde uzmanlaşıyor.

Cem ve Doruk, her hafta konuya göre değişen oyun parkında özgüvenlerini ve problem çözme becerilerini yapılandırıyorlar.

Zuri, Berkay ve Alaz; hem öğrenme hızlarını artırıyor hem sosyalleşiyorlar.


EĞİTİM

ODTÜ’lüler BAHÇEŞEHİR’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunu öğretmenler

Cengiz Hoca ve Hüseyin Hoca’dan özel ders • SBS-YGS-LYS’ ye hazırlık • İlköğretim ve Lise öğrencileri için okula yardımcı Matematik, Fizik, Fen Bilgisi ve İngilizce dersleri • İngilizce eğitim gören öğrenciler için İngilizce olarak Matematik ve Fizik dersleri

0532 525 93 67 0555 525 08 21 0554 592 40 14 0505 685 72 82

Cengiz Hoca

Hüseyin Hoca

Tablodaki ilk 4 sınıfın ders çizelgeleri karşılaştırıldığında; İlk 4 sınıf boyunca Türkçe dersi haftalık 36 saat olarak korunmuş gözüküyor. Her ne kadar eski haftalık çizelgede 11 saatlik Türkçe dersi 10 saate indirilmiş gibi gözükse de 4. sınıfın sonunda toplamda aynı saate ulaştığı görülmektedir. Matematik dersinde bir artış görülmektedir. İlk dört yıl boyunca toplam olarak haftada 16 saat olan matematik dersi yeni çizelgede 20 saate çıkarılmıştır. Hayat Bilgisi dersinden 1 saat kesinti yapılmış görülüyor. Daha önceden Fen ve Teknoloji olan dersin 4. sınıfa başlarken, yeni çizelgede ismi değiştirilerek Fen Bilimleri ismini aldığını ve 3. sınıftan başlatıldığı görülmektedir. Bu dersin önceki çizelgede 3 olan haftalık saati yeni çizelgeye göre 3 ve 4. sınıflarda 6 saat olduğu görülüyor. Sosyal Bilgiler dersi haftalık çizelgede bir değişikliğe uğratılmamış, olduğu gibi korunmuştur. Haftalık ders çizelgesinde Yabancı Dil dersi dikkat çeken bir başka derstir. Önceki çizelgede 4. sınıfta başlayan Yabancı Dil dersi, yeni ders çizelgesinde 2. sınıfta başlamaktadır. Yeni çizelgeye göre 4. sınıfın sonunda haftalık toplam 6 saat Yabancı Dil ders saatine ulaşılmaktadır. Zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi aynen kalmıştır. Eski ve yeni çizelgede 4. sınıftan başlayan bu ders haftalık çizelgede 2 saat olarak görülmektedir. Görsel Sanatlar ve Müzik dersleri eski çizelgede 4. sınıf sonuna kadar haftada toplam 7’şer saat iken, yeni çizelgede bu ders saatlerinde azaltmaya gidilmiş toplam 4’ er saate indirilmiştir. Beden Eğitimi dersi yeni çizel-

78

I EKİM 2012

gede ilk 4 sınıfta görülmemektedir. Bunun yerine Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersi çizelgede yer almıştır. 4. sınıf sonunda haftada toplam 17 saat olarak görülmektedir. Trafik Güvenliği dersinin 4. sınıfta her iki çizelgede aynı saatte olduğu, eski çizelgede olmayan ama yeni çizelgede kendine yer bulan İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersinin 4. sınıfların çizelgesinde yer aldığı görülmektedir. Tablodaki 5, 6, 7 ve 8. sınıf ders çizelgeleri karşılaştırıldığında; Türkçe dersinin çizelgede haftalık ders sayısının hemen hemen aynı kaldığı (eski çizelgede toplam 21, yeni çizelgede toplam 22 saat) görülmektedir. Matematik dersindeki artışın ortaokulda da devam ettiği görülüyor. Eski çizelgede toplam 16 olan ders saatinin, yeni çizelgede 20 saat olduğu görülmektedir. Fen ve Teknoloji dersinin, Türkçe dersi gibi hemen hemen aynı kaldığı söylenebilir (eski çizelgede toplam 15, yeni çizelgede toplam 16 saat). Sosyal Bilgiler, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersleri eski ve yeni çizelgede aynı saatte görülmektedir. Yabancı Dil dersi, ilkokuldakinin aksine benzer kalmış görülüyor (eski çizelgede toplam 15, yeni çizelgede toplam 16 saat). Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Görsel Sanatlar, Müzik, Beden Eğitimi derslerinin eski ve yeni çizelgede aynı ders saatlerinde kaldıkları görülmektedir. Sadece Beden Eğitimi dersine “Spor” eklenmiştir. Teknoloji ve Tasarım dersi eski çizelgede toplam 6 saat iken yeni çizelgede bu ders 6. sınıflardan kaldırılmış, 7 ve 8. sınıflarda haftada ikişer saat olarak görülmektedir. Rehberlik/Sosyal Etkinlikler 


YGS - LYS

PROGRAMLARI

MATEMATİK + GEOMETRİ FİZİK + KİMYA BİREBİR DERSLER SINAV KOÇLUĞU AYLIK DENEME SINAVLARI YAZILI ÇALIŞMALARI KAYNAK TAKİBİ

4+4+4

(YENİ EĞİTİM SİSTEMİ)

4. VE 5. SINIFLARDA TÜM DERSLERDE BİREBİR DERS İMKANI OKUL TEKRARI YAZILI ÇALIŞMALARI 6. VE 7. SINIFLARDA OKUL TEKRARLARI VE SINAV KOÇLUĞU KAYNAK TAKİBİ, AYLIK DENEME SINAVLARI


EĞİTİM dersi isim değişikliğine uğramış Rehberlik ve Kariyer Planlama adını almış ve haftalık toplam ders sayısı da düşürülmüştür (eski çizelgede toplam 3, yeni çizelgede toplam 1 saat). Bu seviyenin dikkat çeken yanı Seçmeli Dersler bölümüdür. Eski çizelgede seçilebilecek ders sayısı haftalık tüm sınıflar düzeyinde toplam 4 saat iken yeni çizelgede bu tüm sınıflar düzeyinde toplam 32 saate çıkmaktadır. Hem ilkokul hem de ortaokuldaki ders çizelgeleri ve bunların ders saatlerine bakıldığında genel olarak ilk 4 sınıfta daha çok değişimin olduğunu görüyoruz. Ortaokulda ise daha çok “Seçmeli Dersler” ile Matematik dersinde değişim olduğunu görüyoruz. Bu genel bakıştan sonra şu soruların cevabı aranmalıdır: İlkokul ve ortaokuldaki “Matematik” derslerinin saatinin arttırılması hangi ihtiyaçtan kaynaklanmıştır? Çocuklarımız sayısal düşünme becerileri yönünden farklı bir düzeyde oldukları için mi böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmuştur? Bilimsel dayanağı nedir? İlkokuldaki “Yabancı Dil” dersi 2. sınıfta başlamaktadır. Dilbilimcilerin bu konudaki görüşleri alınmış mıdır? 1. sınıfın ikinci döneminde okuma yazma etkinliğine başlayacak olan çocukların yarım dönem anadili etkinliklerinden sonra hemen 2. yılın başında yabancı dille tanışmış olmaları, yabancı dil öğreniminde kullanılan bir yöntem midir? Çoklu zeka alanlarından “uzamsal zeka” nın gelişimine çok önemli katkıları olduğu bilinen “Görsel Sanatlar” ile “Müzik” dersinin haftalık ders saatinin İlkokulda yarı yarıya indirilmiş olmasının dayanağı nedir? İlkokulda Beden Eğitimi dersinin yerine “Oyun ve Fiziki Etkinlikler” dersinin konması, geleceğin sporcularını yetiştirmeye

yönelik midir? Oyun çağındaki çocuklar için oyun yoluyla öğrenme fırsatları, çocukların bilişsel, psikomotor ve duyuşsal gelişimlerine olumlu katkılar sağlayacağı pek çok bilimsel kaynaklarda yazılıdır. Ancak, İlkokullarda bu dersleri verecek olan sınıf öğretmenlerinin yeterlikleri, okulun oyun ve fiziksel aktivite alanlarının durumu akla pek çok soruyu getirmektedir. Acaba sınıf öğretmenleri oyun ve fiziksel aktivite derslerinde “Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi” gibi dersler mi yapacaklardır? Ortaokuldaki zorunlu derslerin eski ders çizelgesiyle benzer olduğu söylenebilir. Ancak Seçmeli Derslerdeki yelpazenin oldukça geniş olması dikkatleri buraya yöneltmektedir. Son kamuoyu yoklamalarına göre1 ortaokullarda seçmeli dersler daha çok “Matematik”, “Yabancı Dil”, “Kuran-ı Kerim” derslerinin etrafında yoğunlaşmaktadır. “Seçimlik Dersler” in seçimi konusunda ne kadar özgün ve özgürüz? Bir dersi “seçmek” akademik olarak kişiye ne katkılar sağlar? Öğrenciler ve veliler bunun ne kadar bilincindedir? Yeni “sistem” in neler getireceğini hep birlikte izlemeye devam edeceğiz. Görünen o ki, eski sistemin “ders öğretim programları” da aşamalı olarak yenileniyor/yenilenecek. İncelediğim birkaç dersin öğretim programları, “eskinin uydurması” nı canlandırdı zihnimde. Örneğin; “yağ satarım bal satarım, ustam ölmüş ben satarım” diyorsanız, yaşadığınız toplumdan haberiniz yoktur denir. Büyük emeklerle ve paydaşı geniş gruplarla hazırlanmış olan bir önceki sistemdeki derslerin öğretim programlarının aksayan yanları giderilerek bu yeni sisteme kazandırılması, kervanın yolda birazda olsa nefes alarak gitmesine sebep olabilir. Şimdilik şapkadan üç tane 4 çıktı… kimin kafasına uyarsa…I

KAYNAKLAR:http://blog.milliyet.com.tr/Okullarda_Secmeli_Dersler_icin_Ter cihler__/Blog/?BlogNo=380614&ref=milliyet_anasayfa

80

I EKİM 2012


ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ve NEW YORK EYALET ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ MEZUNU

Newburgh Free Academy, Bursa Nilüfer Eğitim Kurumları ve Bursa Sınav Kolejinde görev almış TUĞBA ÖZBEK’den

TÜM SEVİYELERE YÖNELİK BİREBİR ÖZEL DERS İletişim Bilgileri: ESTONŞEHİR 1. KISIM BAHÇEŞEHİR

0536 352 86 45


EĞİTİM

Kültür Koleji Okullar Koordinatörü Füsun Soyluoğlu:

“En büyük farkımız mezunlarımızdır” İyi ve mesleğinde daha da iyi olmak isteyen öğretmenler bizi seçiyor. Ailelerle çok yakın iletişimde kalıp, onları eğitim çalışmalarına katıyoruz. Mezunlarımız kendilerini çok iyi çalışan, güçlü bir `Kültür ailesi iletişim aği'nın içinde buluyorlar. En büyük farkımız mezunlarımızdır. Hatice Gülçür İnanç

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Kaç yıldır Kültür Eğitim Kurumları ile birliktesiniz? Ege Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuyum. Marmara Üniversitesiʼnden Psikolojik Danışma ve Rehberlik Yüksek Lisansım ve New Jersey Fairleigh Dickinson Üniversitesiʼnden Sosyal Psikoloji Yüksek Lisansım var. 1996 yıllında ABDʼden döndüğümde Kültür Kolejiʼnde ilk yıl Rehber Öğretmen olarak çalıştım. Daha sonra 3 yıl müdür yardımcısı ve müdür olarak görev yaptım. Bana iyi bir öğretmen ve eğitim yöneticisi olmayı Kültür Koleji öğretmiştir. Daha sonra 10 yıl kadar İstanbulʼun seçkin iki okulunda eğitim yöneticiliği yaptım. 2011-2012 Eğitim yılından itibaren yuvaya geri döndüm ve İstanbul Kültür Eğitim Kurumlarıʼnda Okullar Koordinatörü olarak görev yapıyorum. Mesleğimin olgunluk yıllarında yurt içi ve dışı teorik ve pratik her türlü deneyimimi Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejiʼndeki öğrencilerin hizmetine sunduğum için mutluyum. Okulunuzun kurucusu kimdir? Kuruluş hikayesini anlatır mısınız? Okulumuzun kurucusu İnşaat Yüksek Mühendisi Sayın Fahamettin Akıngüçʼtür. Türkiyeʼde ilk ʻmektupla eğitimʼi başlatan ve ilk dershaneyi kuran vizyoner bir babanın oğludur. Kültür Dersevini babasından devralıp 1960ʼda da Kültür Kolejiʼni kurarak “çocukların hizmetindeyiz” ilkesiyle yola çıkmıştır. Sayın Fahamettin Akıngüç yıllarca okulunda öğretmenlik ve eğitim yönetici-

82

I EKİM 2012

liği yapmıştır. Ful, Lale ve Bahar ismindeki üç kızı da kendisi gibi öğretmenliği seçmiş, bu branşta yurtiçi ve dışında eğitimlerini tamamlamışlar ve okullarının yönetiminde babalarıyla birlikte hizmet vermektedirler. İstanbul Kültür Eğitim Kurumları 1997 İstanbul Kültür Üniversitesiʼnin açılmasıyla “Anaokulundan Üniversiteye Çocukların Hizmetinde” bir ekol olmuştur. Kültür Eğitim Kurumlarının tarihi yarım asırı geçkin köklü bir geçmişe dayanıyor. Böyle köklü bir okulun eğitimine büyüyerek ve başarıyla devam etmesinde en önemli etkenler nelerdir? Uygulamalarımızı çağdaş bilimsel temellere dayandırmak ve ilkeli bir yönetim biçimi sergilemek olarak özetleyebilirim. Eğitim ve Bilimdeki evrensel gelişmeleri izleyip, yapılanmamızı bu doğrultuda kurguluyoruz. Ar-Ge birimimizin ve yöneticilerimizin yoğun çalışmalarıyla stratejik planımızı belirliyoruz. Bu da bizi doğru kararlar almaya ve ilkeli davranmaya yönlendiriyor. Dolayısıyla da eğitimde öncü rolümüzü doğal olarak oynuyoruz. Örneğin ilk rehberlik çalışmaları, bilimsel bulguları incelemek yoluyla Kültür Kolejiʼnde başlamış ve Milli Eğitim Bakanlığıʼnın benimsemesiyle tüm okullara yayılmıştır. Aynı şekilde formal eğitimin küçük yaşlarda başlaması gerektiği bulguları doğrultusunda okulöncesi eğitimini Kolej bünyesine katan ilk okullardan biriyiz. High scope yöntemini ve uygulamalarını ülkemize getiren ve bu sistemle çalışan Türkiyeʼdeki ilk anaokulunun yöneticiliğini yapmış olan Sayın Sema Ulcay, Kültür Koleji Anaokullarını kurmuş ve danışmanlığını yapmıştır. Kendisinin danışmanlığından günümüzde de yararlanmaktayız. Kültür2000 Kolejlerinin kaç şubesi var ve hepsi Kültür Koleji vakfına mı bağlı? Düzce ve Bursa’da bulunan Kültür Okullarının sizinle bir bağlantısı var mı? Kültür2000 Kolejiʼnin hiç şubesi yok.


Dört Mevsim Bahçeşehir

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları çatısı altında Ataköy'de Kültür Koleji ve Alkent 2000 yakınında, Bahçeşehir'e 5 km. uzaklıkta Kültür2000 Koleji olmak üzere iki okulumuz vardır. Ayrıca Alkent, Bahçeşehir, Florya ve Ataköy'de dört anaokulumuz hizmet vermektedir. Bu yerleşkelerin dışında okulumuz ya da dershanemiz yoktur. ʻKültürʼ adını kullanan İstanbul dışındaki okullarla da hiç bir bağlantımız yoktur. Okullarınızı önce Kültür Koleji diye tanıyorduk. Sonra neden Kültür2000 oldu? Kültür Kolejiʼnin adı Kültür2000 Koleji olarak değişmedi. 1960 yılında kurulan Ataköy'deki Kültür Koleji ve 1998'de Alkent 2000 yanında kurulan Kültür2000 Koleji olarak iki ayrı okulumuz bulunmaktadır. Kültür Kolejinin eğitim felsefesi nedir? ʻ53 yıldır öğrencilerin hizmetindeyiz.ʼ Bu cümle eğitim felsefemizi çok iyi özetliyor. Tüm kaynaklarımız ve kadromuzla öğrencilerimizin öğrenmesini çalışmalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Onların eğitimleri, iyi bir Türk ve dünya vatandaşı olmaları için tüm kaynaklarımızı seferber ediyor, dünyadaki en iyi, doğru ve verimli uygulamaları hizmetlerine sunuyoruz. Eğitim ve öğretimde ‘Çoklu zeka kuramı’ nedir? ve Kültür Eğitim Kurumlarında nasıl uygulanmaktadır? ʻÇoklu Zekaʼ Harvard Üniversitesi profesörlerinden Howard Gardner'in 1990'lı yıllarda ortaya attığı bir kuramdır. İnsan zekasının, geleneksel dediğimiz zeka testlerinin ölçmeye çalıştığı gibi yalnızca matematik ve sözel kriterle sınırlı olmadığını savunur. Matematik ve sözel zekaya ek olarak ve en az onlar kadar önemli olan başka zekalar da olduğunu vurgular. Bunlar kinetik, üç boyutlu düşünme, müzik, kişilerarası, doğa zekası gibi boyutlardır. Her çocukta bu zeka çeşitlerinin tamamı farklı oranlarda bulunur. Öğretmenler bu zekaların bilincinde olarak  

“ilk rehberlik çalışmaları, bilimsel bulguları incelemek yoluyla Kültür Koleji’nde başlamış ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın benimsemesi ile tüm okullara yayılmıştır.”

MURAT APAYDIN DERSHANESİ’NDE

10. 11. ve12.

SINIFLARA HAFTA İÇİ

EKSTRA

MATEMATİK DERSLERİ VERİLİYOR

Defne 04 Villa 21 48/A Bahçeşehir 0212

669 69 75

www.muratapaydin.com.tr


EĞİTİM derslerini hazırlamalı ve sunmalıdırlar. Yalnızca matematik ve sözel zekası güçlü çocuklara göre hazırlanmış dersler yetersizdir ve diğer zekaları güçlü olan çocukların öğrenmesine yardımcı olmaz. Çoklu zeka kuramını bilen ve farklı yöntemlerle dersini hazırlayıp farklı öğrencilerin tam öğrenmesini sağlayan öğretmen iyi bir öğretmendir. Kültür Koleji ve Kültür2000 öğretmenleri birçok çağdaş yaklaşımı olduğu gibi çoklu zeka kuramını bilir, derslerini hazırlarken bu kuramdan da yararlanırlar, öğrencilerine yaklaşırken bu kuramı kullanırlar ve değerlendirme aşamasında bu kuramı da dikkate alırlar. Çoklu zeka kuramı, kullandığımız yöntemleri şekillendiren yaklaşımlardan biridir. Okullarımızın küçük sınıflarında temel kazanımlar verilirken daha yoğun olarak kullanılır. Ulusal sınavlara yaklaşan sınıflarda ise çoklu zeka kuramı uygulamaları yerini daha çok öğretmen merkezli sınava hazırlık çalışmalarına bırakır. Okullarınızda dil eğitimi ne zaman başlıyor ve hangi diller öğretiliyor? Liselerinizde verilen yabancı dil eğitimi IBOya uygun mudur? İngilizce eğitimimiz anaokullarımızda 3 yaşında başlar. Kültür2000 Koleji anaokullarında çocuklar uluslararası öğretmenlerimiz ile yabancı dil eğitimine başlar ve yarım gün boyunca bu öğretmenleriyle birlikte çalışırlar. Aynı şekilde 1., 2. ve 3. sınıfta uluslararası öğretmenlerle yoğun İngilizce eğitimlerini sürdürürler. 4. sınıftan itibaren Humanities dersi uluslararası bir öğretmen tarafından İngilizce derslerine ek olarak verilir. Yoğun İngilizce dersleri 12. sınıfın sonuna dek sürer. Öğrencilerimiz İngilizceʼye ek olarak 4. sınıftan itibaren İtalyanca ya da Almanca'yı seçerler. Kültür2000 Koleji Lisesiʼnde İngilizce IBO standartlarındadır, doğal olarak bu standartları tutturur çünkü lisemiz IBO'nun MYP ve DP programlarını öğrencilere sunan, IBO'dan otorize olmuş ülkemizin sayılı okulları arasındadır. Okullarınızın sosyal ve akademik anlamda uluslararası festival ve yarışmalarda aldıkları ödüller var. Bunlardan bahseder misiniz? Özellikle NASA'dan aldığınız ödül çok ilgimizi çekti, nedir bu ödülün özelliği? Evet, geçen yıl bir çok uluslararası birinciliği, değerli ödülü ülkemize getirdik. San Remo'da yapılan GEF-Uluslararası Yaratıcılık ve Bilim Festivaliʼnde Kül-

84

I EKİM 2012

tür2000 Koleji koroda ve bilimsel lise projelerinde birincilik, Kültür Koleji İlköğretim Bilimsel projede birincilik ödülleri aldı. Kültür2000 Uluslararası İngilizce kompozisyon ve Matematik yarışmalarında birincilik aldı. Kültür 2000 Lise öğrencilerimizin NASA ödülü ile de onurlandık. Öğrencilerimizin tasarlayıp, projesini kaleme aldığı ve maketini yaptığı uzay yerleşkesi EDEN çalışmaları 18 ülke, 474 okul ve 1246 öğrenci arasından özel onur ödülünü aldı. Çocuklarımız evleriyle, okulları, yönetim binası, atık ve geri dönüşüm tesisleri, adalet sarayı ve hastanesiyle bir uzay üssü tasarladılar, tasarımlarına uygun ayrıntılı ve komplike bir maket hazırladılar, yerleşkeyi raporla yazılı olarak (İngilizce) açıkladılar, ödül kazandılar ve projelerini Washington DC'de diğer okullara İngilizce sundular. Bu ödülün beni en çok heyecanlandıran özelliği, çocuklarımızın akademik düzeyi ve yaratıcılığının sonucu ürettikleri çalışmanın NASA tarafından ʻhayata geçirilebilirʼ bir proje olarak nitelendirilmesi oldu. Ücret politikalarınızı nasıl belirliyorsunuz? Kültür Eğitim Kurumlarının okul ücretlerini eğer gizli değilse öğrenebilir miyiz? Her işletmede olduğu gibi gelir-gider

Dört Mevsim Bahçeşehir

dengesini gözetiyoruz. Finans bölümümüz tahmini bütçe çalışmalarına Şubat ayında başlar, Mayıs ayında kesinleşen ücretler gazetede yayınlanır. İsteyen herkes bu bilgiye ulaşabilir. Okullarınızda burslu öğrenciler var mı? Bursluluk neye göre uygulanıyor? MEB'nin öngördüğü oran ve ölçütlerde verdiğimiz burslara ek olarak Kültür Eğitim Vakfı Burs Yönetmeliği çerçevesinde akademik, sportif ve sanatsal başarıya endeksli burslarımız var. Sizi diğer okullardan farklı kılan özellikler nelerdir? Bahçeşehir’li veliler çocukları için neden sizin okullarınızı seçsin? Bahçeşehir'e 15 senedir hizmet veriyoruz. Çocuklarımızı bireysel olarak çok yakından izliyor ve adım adım hedeflerine ulaşmalarını sağlıyoruz. Okul öncesinde alıp doğal merak ve yaratıcılıklarını teşvik ederek okulu sevdiriyoruz. Yabancı dili ulusal ve uluslararası öğretmenlerle çok iyi öğretiyoruz. SBS ve üniversiteye girişte yüksek başarı ve yerleştirme sağlıyoruz. Öğrencilerimiz başarıyı yakalarken onların kişilik gelişimlerine de özen gösteriyoruz. Güvenli ve yeşile doymus bir ortamda, sağlıklı, mutlu, üretken bireyler oluyorlar. Uluslararası üstün standartlarda MYP, IB eğitimi sunmak için öğretmenlerimize üstün hizmet-içi olanaklar sunuyoruz. İyi ve mesleğinde daha da iyi olmak isteyen öğretmenler bizi seçiyor. Ailelerle çok yakın iletişimde kalıp, onları eğitim çalışmalarına katıyoruz. Mezunlarımız kendilerini çok iyi çalışan, güçlü bir ʻKültür ailesi iletişim ağıʼnın içinde buluyorlar. En büyük farkımız mezunlarımızdır. I


SPOR

MAN

SAVAŞ KAHRİRA

BAHÇEŞEH OR KULÜBÜ VOLEYBOL SP ÖRÜ AT N Dİ OR KO

Voleybolda kan değişimi Değerli okurlarımız yeni sayımızdan hepinize merhaba. Bu ay köşemizde 2013 Avrupa bayanlar voleybol şampiyonası kura çekimleri ve voleybolumuzun geleceğini ilgilendiren bir gelişme olan Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) başkanlık seçimlerini ve yeni yönetimden voleybol camiasının beklentilerini paylaşacağım. Almanya ve İsviçre'nin ortak düzenleyeceği 2013 Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası'nın kuraları İsviçre'nin Zürich kentinde çekildi. A Milli Bayan Voleybol Takımı, A Grubu'nda Almanya, İspanya ve Hollanda ile eşleşti. Milliler grup maçlarını Almanya'nın Halle Westphalia şehrinde oynayacak. Diğer gruplar şöyle: Grup B (Zurich/İsviçre): İsviçreİtalya-Belçika-Ukrayna/Fransa eşleşmesinin galibi Grup C (Dresden/Almanya): RusyaAzerbaycan-HırvatistanBelarus/Slovakya eşleşmesinin galibi Grup D (Schwerin/Almanya): Polonya-Sırbistan-BulgaristanRomanya/Çek Cumhuriyeti eşleşmesinin galibi. Şampiyonanın finali Almanya'nın Berlin kentinde oynanacak. A milli

86

I EYLÜL 2012

Türk voleyboluna yön veren, alt yapı faaliyetlerinden, A takım seviyelerine ve milli takımlarımıza kadar her türlü voleybol faaliyetlerini yürüten TVF’nin başkanlık seçimleri ekim ayı başında yapıldı ve seçimi Özkan Mutlugil kazanarak TVF’nin 15. başkanı olarak icraatlarına başladı.

bayan voleybol takımımıza şimdiden başarılar diliyorum. Değerli okurlar, Türk voleyboluna yön veren, alt yapı faaliyetlerinden, A takım seviyelerine ve milli takımlarımıza kadar her türlü voleybol faaliyetlerini yürüten TVF’nin başkanlık seçimleri ekim ayı başında yapıldı ve seçimi Özkan Mutlugil kazanarak TVF’nin 15. başkanı olarak icraatlarına başladı. 2006 yılında başkan seçilerek üst üste 2 dönem görev yapan eski başkan Sn. Erol Ünal Karabıyık zamanında voleybolumuz gerçekten dünya sıralamasında üst seviyelere

kadar çıkmış, kulüpler ve milli takımlar seviyelerinde çok ciddi başarılar elde edilmiştir. Bunların yanında voleybolumuza çok ciddi tesisler kazandıran Sn. Karabıyık, Türk voleyboluna dünya çapında bir prestij kazandırmıştır. Başkanlığı süresince yapmış olduğu hizmetler ve voleybolumuza kazandırdığı değerler için Sn. Erol Ünal Karabıyık’a teşekkürü bir borç biliyorum. Yeni başkanımız Sn. Özkan Mutlugil’in voleybol kökenli bir isim olması ondan beklentileri çok daha fazlalaştırıyor. Devraldığı başkanlık koltuğunda tarafsız ve adil olması, her kulübe eşit mesafede durması voleybol kamuoyunun ortak beklentisi olarak ortaya çıkıyor. Erol bey zamanında ortaya konan tesisleşme projelerine devam etmesi, alt yapılara önem vermesi ve Türk voleybolunun çıtasını aldığı yerden daha yukarıya çıkarması beklenen Sn. Mutlugil ve ekibine başarılar diliyorum. Umarım voleybolumuz yeni başkanla ilk zirvesini 2013 Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası’nda gerçekleştirir. Diğer sayımızda buluşmak üzere sevgiyle ve DÖRT MEVSİM SPORLA KALIN…


DOĞAL YAŞAMIN SIRLARI

Kış mevsimine PROF. DR. MURAT KARTAL

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMAKOGNOZİ ANABİLİM DALI

Ankara Üniversitesi ve Bezmialem Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde görev yapan yazarımız; Tıbbi Bitkiler, Bitkisel Ürünler, Bitkisel İlaçlar, Aromaterapi, Fitoterapi, Fitokozmetik, Doğal İlaçlar ve Doğal Tedavi Yöntemleri konusunda yurt içi ve yurt dışında dersler ve seminerler vermiştir. Sağlık Bakanlığı’nda Komisyonlarda görev almakta, Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği, Antiaging ve Estetik Tıp Derneği yönetim kurulu üyesidir.

88 I EKİM 2012

Sevgili Bahçeşehir’liler bu sayıda kış aylarında evinizde kolayca hazırlayıp kullanacağınız 2 adet bitkisel çay önerisi sunacağım.

Fitoterapinin bir uygulaması olan Bitkisel Çaylar en eski ve en basit ilaç şekli olarak bilinmektedir.1600'lü yılların başında ilk kez Çin'den Avrupa'ya seyahat eden denizcilerin bildiğimiz siyah çay için kullandıkları "çay" terimi sonraki yıllarda çok yaygınlaşmış ve bitkilerden su kullanılarak hazırlanan preparatlar için de bu terim kullanılmaya başlanmıştır. Tıbbi çay olarak kullanılan bitki veya bitkisel ürünler belirli kalite standartları taşımalıdır. Kullanılan bitkisel materyallerin doğru bitki olup olmadığından emin olunmalı, doğru zamanda toplanmış, kurutma ve saklanma şartları istenen şekilde gerçekleştirilmiş olmalıdır. Bu nedenle güvenilir kaynak ve firmalardan alınan tıbbi bitkilerin ve çayların kullanılması sağlığı koruyucu, tedavi edici veya tedaviye yardımcı etkinliği açısından son derece önemlidir. Tıbbi Bitkisel Çay olarak tek başına veya karışım halinde kullanılan doğru bitkisel drogların istenmeyen kirlilikler, artıklar taşımaması, uygun şekilde toz edilmiş, parçalanmış veya ezilmiş olması ve yararlı maddelerini kaybetmeyecek yöntem ile hazırlanarak tüketilmesi önemlidir. Tıbbi bitki çayları tek bir drog içeren mono çaylar veya birden fazla drog içeren karışım çaylar şeklinde olabilir. Kısmen parçalanmış veya işlenmiş drog parçalarından oluşan tıbbi çaylar, paket çaylar veya süzen poşet çaylar şeklindedir. Çay, infüzyonla mı (demlenerek) hazırlanacak yoksa kaynatmaya ihtiyaç var

mı, var ise ne kadar kaynatılacak bunların bilinmesi çaydan beklenen etkinin görülebilmesi açısından gereklidir. Uçucu yağ (kokulu bileşenler) taşıyan droglar asla kaynatılmamalı, sıcak suda infüze edilmelidir. Eğer kaynatılırsa uçucu yağ buharlaşacağından çayın etkisi görülmeyecektir. Bu durum çok yaygın kullanılan nane ve papatya çayları için de geçerlidir. Genel olarak çiçek, ince yaprak veya uçucu yağ taşıyan droglar için infüzyon tercih edilir. Kaynatma kabuk, kök, sert tohum ve meyve gibi drogları içeren çaylarda gereklidir. Oda ısısından maserasyon ise genellikle yüksek oranda müsilaj taşıyan bitkilere ve ısıdan bozulabilecek maddeleri taşıyan bitkilere uygulanmaktadır (Hatmi, keten tohumu, kedi otu kökü vb.)

Bitkisel Çay Hazırlama ve Kullanımında Önemli Kurallar

Tıbbi bitkisel çaylarda kullanılan droglar genellikle hafif etkili olduğu için doz aşımına pek rastlanmaz ancak her bitki için önerilen miktarda kullanmaya dikkat edilmelidir. Çay hazırlanmasında kullanılacak su kullanmadan hemen önce kaynatılmalı ve özellik açısından da yumuşak kalite (sertlik derecesi 1-4 arası) su olmalıdır. Özellikle uçucu yağ taşıyan drogları içeren (Tıbbi Nane, Melisa, Adaçayı, Dağçayı, Ihlamur, Papatya, Lavanta, Anason, Kimyon gibi) çaylar hazırlanırken kaynatılmış su çok kısa süre bekledikten sonra demlenmeli, uçucu bileşenlerin demlenme sırasında azal-


BİTKİSEL ÇAY önerileri

Dört Mevsim Bahçeşehir

maması için ağzının kapalı olması, hazırlandıktan hemen sonra içilmesi önemlidir. Tıbbi Çayları, demlendikten sonra soğumadan ılık ılık ve yudum yudum içmeye özen göstermelidir. Hazırlanan Çay asla diğer güne bırakılmamalıdır aksi halde çayın tadı ve etkisi değişir. Bütün veya parçalanmış droglardan oluşan Tıbbi Bitkisel çay karışımı formülde yazılan miktara göre, 1 tatlı kaşığı (yaklaşık 1-2 gram) veya 1 yemek kaşığı (3-5 gram) homojen karıştırılarak fincana alınır, üzerine 150-200 ml kaynar su eklenir ağzı kapatılarak 5-10 dakika beklenir ve süzülerek kullanılır. Poşet çaylar; bir poşet 1 fincan sıcakkaynar su içerisine daldırılır ve fincanın ağzı kapatılarak 5-10 dakika beklenir. Tıbbi Bitkisel Çay hazırlamak için kullanılan bütün veya parçalanmış droglar sıkı kapalı kaplarda, oda sıcaklığında nem içermeyen yerlerde, güneş ışınlarından korunarak, tercihen karanlık yerlerde saklanmalıdırlar. Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarını Önleyici ve Öksürük Kesici Bitkisel Çay Formülü

Havaların soğumaya başladığı bu günlerde okulların açılması ve toplu taşıma araçları gibi kapalı mekanlarda geçirilen zamanın uzaması gibi durumlar gribal enfeksiyonların görülme sıklığını artırmakta ve hem erişkinler hem de çocuklar için önemli sağlık sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalığa yakalanmamak öncelikli hedeftir ve mevsim geçişlerinin olduğu bu dönemde bağışıklık sistemini desteklemek için hazırlayacağımız karışım bitkisel çay ile Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunur ya da bu enfeksiyonların daha kolay ve kısa sürede atlatılmasını sağlayabiliriz. Ayrıca öksürük kesici olarak yan etkisi olmayan mucize bitkilerden faydalanarak hazırlayacağınız bitkisel çay karışımı farklı nedenlere bağlı öksürük şikayetlerinin giderilmesinde yardımcı olacaktır.

Soğuk Algınlığı-Grip ve Bağışıklık Sistemi Güçlendirici Çay Echinacea purpureae Herba Rose Hip Menthae piperitae folium Cinnamon Bark

(Ekinezya Yaprak-Çiçek) (Kusburnu Meyvesi) (Tıbbi Nane Yaprağı) (Tarçın Kabuğu)

50 gram 30 gram 10 gram 10 gram

Kullanım Alanları: Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardım ederek soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonu, grip ve bronşit tedavisine yardımcı olur. Kullanım Şekli: Çay olarak: 2 gram (1 tatlı kaşığı)karışım üzerine 150 ml taze kaynatılmış sıcak su ilave edilip, 5-10 dakika demlendikten sonra içilir. Üst solunum yolu enfeksiyonu ve soğuk algınlığını koruyucu amaçla günde 3 kez enfeksiyon riski söz konusu ise günde 4- 5 kez içmek gerekir. Kullanmaya başladıktan sonra en az 10 gün boyunca düzenli olarak kullanılmalıdır.

Öksürük Kesici Bitkisel Çay Tiliae Flos Salviae Folium Origanum sp Herba

(Ihlamur Çiçeği) (Adaçayı Yaprağı) (Kekik)

50 gram 40 gram 10 gram

Kullanım Alanları: Viral ve bakteriyel boğaz enfeksiyonlarına eşlik eden öksürük şikayetlerinin hafifletilmesinde kullanılır. Terletici, balgam söktürücü etkileri yanında yatıştırıcı etkisi de bulunmaktadır. Kullanım Şekli: 2 gram kurutulmuş karışım üzerine 1 su bardağı (150 ml) kadar taze kaynatılmış sıcak su ilave edilip, 10-15 dakika demlendikten sonra içilir. Günde 4-5 kez içilebilir. Uzun süre kullanılmasında bir sakınca yoktur. Kış döneminin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi için hijyen kurallarına uymak, koruyucu amaçla kullanılacak bitkisel çaylar ile de solunum yolunun bulaşıcı hastalıklardan korunması ve hastalıkların daha kısa sürede atlatılması sağlanacaktır.

EKİM 2012 I

89


SAĞLIK

DİYABET HASTALARINI RETİNOPATİ’YE KARŞI UYARIYOR Birinci Göz Hastanesi’nden Doç. Dr. Yaprak Banu Ünver, diyabet hastalarında kan şekeri kontrolünün göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, şeker hastalığının kontrol altına alınmadığı takdirde ciddi görme kayıplarına ve ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olabileceğini açıkladı. DİYABETİK (ŞEKER HASTALIĞINA BAĞLI) GÖZ HASTALIĞI NEDİR? Diyabetik göz hastalığı, bu hastalığa yakalanan kişilerde görülebilecek bir grup göz rahatsızlığını ifade etmektedir. Bu rahatsızlıkların tümü ciddi görme kaybı ve hatta körlüğe neden olabilmektedir. DİYABETİK GÖZ HASTALIĞI SONUCU KARŞILAŞILABİLECEK EN ÖNEMLİ PROBLEMLER NELERDİR? Diyabetik retinopati, katarakt, glokom, kırma kusurları, görme siniri iltihabı, göz kasları felci yanında retinada çeşitli hasarlara sebep olabilir. DİYABETİK RETİNOPATİ NEDİR? Diyabet diğer adıyla şeker hastalığı vücudun şekeri kullanma ve depolama yeteneğinin bozulduğu bir durumdur. Kan şekerinin düzensiz yükseliş ve düşüşleri retina (gözün ağ tabakasın) hasarına yol açmaktadır. DİYABETİK RETİNOPATİNİN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR? Diyabetli hastalarda en sık karşılaşılan göz sorunu olan diyabetik retinopatiyi ağırlaştıran faktörler şeker hastalığının yanı sıra hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği, böbrek bozukluğunun (diyabetik nefropati)

varlığı ve gebeliktir.

diyabetik retinopati saptanır.

DİYABETLİ HASTALARDA GÖZ DİYABETİK RETİNOPATİ NE MUAYENESİ HANGİ SIKLIKLA GİBİ ŞİKAYETLERE YOL AÇAR? YAPILMALIDIR? Diyabetik retinopati en Şeker hastalarında tanı erken evrelerde hiçbir konulduğunda mutlaka göz dibi şikayete yol açmaz. Hatta muayenesi yapılmalı, retina ileri evrelere kadar hastanın normal ise yılda bir kez görme şikayeti olmayabilir muayene tekrarlanmalıdır. veya görme kaybı yavaş Doç. Dr. Retinopati başladığında ise yavaş ilerlediğinden kişi Yaprak Banu Ünver hastalığın şiddetine göre ise 3-4 günlük yaşamını etkileyecek ayda bir takip gerekbilir. Buluğ derecede görme bozukluğu çağı ve sonrasında 4-6 ayda bir göz dibi gelişene kadar farkına varmayabilir. bakılmalıdır. Hamilelik süresince ve bir Hastalarımızın bize başvuru şikayetleri yıl sonrasında, önceden retinopati yoksa genellikle görme bulanıklığı, ani görme 4 ayda bir, varsa 2 ayda bir takip önerilir. kaybı, gözünün önünde uçuşmalardır. DÜZENLİ GÖZ DİBİ MUAYENESİ İLE TEŞHİS KONABİLİR Mİ? Tabiiki konabilir. Tanı tam bir göz ve göz dibi muayenesine ilave olarak FFA (floresein anjiyografisi) ve OCT (göz dibinin lazer tomografisi) gibi yardımcı muayene yöntemleri de teşhis ve tedavide gerekli olabilir. Ayrıca diyabetik retinopati genellikle her iki gözü de etkilediğinden hastalığın ilerlemesinden kaçınmak için şeker hastalarının kan şekeri, kan kolesterolü ve kan basıncı düzeylerinin mutlaka sıkı kontrol altında tutmaları gerekmektedir. KİMLER RİSK ALTINDADIR? Diyabetik retinopati ister tip 1 ister tip 2 diyabetli olsun her diyabetli de ortaya çıkabilir. Diyabetik süresi uzadıkça diyabetik retinopati görülme riski de artar. Diyabet süresi 15 yıl üzerinde olanların yaklaşık %75ʼinde, yani 4 hastadan 3ʼünde

7 Gün 24 Saat hizmetinizdeyiz birincigoz@birincigoz.com

ŞEKER HASTALARINDA KATARAKTA DİKKAT! Şeker hastalarında şeker hastası olmayanlara göre katarakt 2 kat sık görülmektedir. Kataraktı ilerlemiş hastalarda göze anjiyografinin ve lazer tedavisinin yapılabilmesi için kataraktın alınması gerekmektedir. Ancak katarakt ameliyatından sonra retinopati hızlanabileceğinden kontrollere çok önem verilmesi gerekir. LAZERLE TEDAVİ Retinada ortaya çıkan bozuklukların tedavisinde günümüzde kullanılan başlıca tedavi yöntemi Argon Lazer Fotokoagulasyondur. Günümüzde lazere ek olarak görme merkezinde ödem (su toplanması) ve yeni damar oluşumları varsa- göz içine kortizon (intravitreal triamsinolon enjeksiyonu) uygulanması oldukça iyi sonuçlar vermektedir. Eğer gözün içinde görmeyi engelleyen yaygın kanamalar varsa ya da yeni damar oluşumları büzülerek retina tabakasını yerinden ayırdıysa, “vitrektomi” adı verilen cerrahi yöntemin uygulanması gerekebilir.

444 66 56


SAĞLIK

BLEACHING (DİŞ AĞARTMA) Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin) oluşan renklenmeleri çeşitli yöntemlerle giderme işlemidir. Dişlerdeki bu renkleşmeler farklı nedenlerle oluşabilir. Çoğunlukla yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (çay, kahve, kola, sigara vs.) aşırı tüketimi, eski restorasyonlar, eski dolgular, kanal tedavileri, travmalar, diş oluşumu sırasında kullanılan antibiyotikler, aşırı flouroid kullanımı renkleşme etkeni olarak sayılabilir. Genel olarak uygulamada 2 tip beyazlatma daha doğrusu ağartma yöntemi kullanılmaktadır. Bunlardan ilki hastanın kendi uygulayabildiği ev tipi olarakta adlandırdığımız yöntemdir.

Aşamaları, şöyledir:

G Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması, G Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6-8 saat takması (tercihen uykuda), G Tedavinin ortalama 1-4 hafta içinde sonlandırılması.

İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan ofis tip dediğimiz beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:

G Diş eti bariyeri ve rubber dam (dişleri saran lastik örtü) uygulanması G Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir. G İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir süre tutulur. G İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir. Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.

Bleaching (Beyazlatma) işlemi hemen hemen herkese uygulanabilir. Ancak, tedavinin etkili

94 I EKİM 2012

Avrupa Cerrahi Tıp Merkezi’nden Dt. Tolga Karagöz, 2 tip uygulanan diş beyazlatma yöntemleri hakkında bilgi verdi olamayacağı bazı durumlar vardır. Diş hekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.

Güvenli bir yöntemdir

Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması diş hekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.

Uygulama süresi vakaya göre değişkendir.

Genelde, ilk uygulamada beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10 – 14 gün devam etmesi gerekir. Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir-iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir.

Özetle bu tedavinin başarılı olabilmesi için;

G Kullanılan ilacın kalitesi ve içeriği G Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız G İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi G Hastanın

Dt. Tolga Karagöz

alışkanlıklarını değiştirmesi

Bleaching (Diş Beyazlatma) Yöntemleri

Diş beyazlatma (bleaching) metotları üç ana grupta toplanır: 1) Kimyasal Bleaching (Diş Beyazlatma) 2) Fototermal Bleaching (Diş Beyazlatma) 3) Fotokimyasal Bleaching (Diş Beyazlatma)

Beyazlatılan dişlerin rengini koruması

Farklı diş beyazlatma (bleaching) metotlarıyla beyazlatılan dişler bir kaç yıl beyaz kalır. Fakat bu süre kişiden kişiye değişir. Yeme-içme alışkanlıkları, sigara ve fırçalama alışkanlığı dişlerin beyaz kalma süresini etkiler. Şu unutulmamalıdır ki, bleaching her zaman istediğiniz beyazlığı sağlamayabilir. Beyazlama oranı dişlerinizin beyazlatma işlemi uygulanmadan önceki tonuna bağlıdır ve kişiden kişiye değişir. Bu yüzden diş hekiminiz ile beklentilerinizi önceden konuşmalısınız.

Hastanemizde; li Sandığı SSK, Bağkur, Emek ve Devlet Memurları is ve tedavi mensuplarına, teşh r. hizmeti verilmektedi

0

0 Tel: (212) 699 30 02 Fax: (212) 699 30 aslı Bulv. İnönü Mah.Doğan Ar ESENYURT No:114 Sefaş Durağı


ADVEDTORIAL

Hermes Pilates ile

değişimi yakalayabilirsiniz Bahçeşehir Belediyesi Spor Merkezinde altı yıl spor eğitmenliği yapan Leyla hoca şimdi özel pilates stüdyosunda reformer, matwork, gymball, lastik ve engellilere özel pilates çalışmalarıyla eğitimlerine başladı. Birebir yapılan özel derslerle reformer, laderbarrel, cadillac towers ile kendinizdeki inanılmaz değişimi 10 seans sonunda görmeye başlayacaksınız. Bahçeşehir belediyesinin spor merkezinde 5 yıl boyunca sizlerle birlikte çalışan Leyla Kapucu (hoca) Akademik deneyimini; Türkiye Jimnastik Federesyonuʼndan ve özel kurslardan aldığı Judy Ataman, Peak Pilates uluslararası eğitim sertifikalarıyla birleştirerek 2010 yılında Hermes Pilatesʼi kurmuştur. Hermes Pilatesʼde grup dersleri; matwork, gymball, swissball, lastik egzersizleri ve Reformer pilates (aletli) bire bir özel derslerle gerçekleşmektedir. Seviyenize ve amacınıza uygun olarak peak pilates ekipmanı ile size özel pilates dersi gerçekleştirilecektir. Eğitmeniniz ile görüşmeniz sonucunda saatleriniz ve ders süreleriniz hazırlanacaktır.

“Peak Pilates” ile mükemmel bir vücut Kişiye özel uygulanan Peak Pilates dersleri yoğun iş programı olanlar, spora ayıracak vaktim yok diyenler, özel sağlık problemleri olanlar için ideal bir egzersiz programıdır.

PİLATES EGZERSİZLERİNİN YARARLARI

G Postürü düzelterek duruş bozukluğunun neden olacağı kas iskelet sistemi problemlerinden korur, G Ağrıların ve şikayetlerin tekrarlanmasını ortadan kaldırır, G Vücudun daha esnek olmasına yardımcı olur, G Denge ve koordinasyonu arttırır, G Özellikle omurga olmak üzere, tüm eklem hareketleri üzerinde kontrol sağlar, G Kasların kuvvet ve dayanıklılığının artmasına paralel günlük hareketler sırasında yaşanan yorgunluğu ortadan kaldırır, G Vücut farkındalığı yaratır, G Daha doğru nefes alma, doğru duruş ve kasların doğru kullanımını öğretir, G Vücuda faydasının yanı sıra stresten uzaklaşmak için idealdir.

www.hermespilates.com

ÜCRETSİZ TANITIM DERSİ VE ÖZEL PİLATES ÜYELİĞİ İÇİN BİZİ ARAYIN Bahçeşehir 1. Kısım Cengizhan Süzer Cad. Çınar 11 / Villa 15 0212 669 12 06 - 0535 213 85 96


PROFESYONEL MAKYAJ PROFESYONEL KAŞ TASARIMI KALICI MAKYAJ (KAŞ, GÖZ VE DUDAK) İPEK KİRPİK CİLT BAKIM (MİNİ TEMEL BAKIM) MANİKÜR PEDİKÜR SPA MANİKÜR EL AYAK MASAJ AĞDA

RLA

LA T A İY F N A Y ’DEN BAŞLA

5 TL

-YO P

L E R i M E D I ASL

M STUD

U E K A ..

AÇILDI

MAKYAJ STÜDYOMUZ KİŞİYE ÖZEL OLUP SİZ DEĞERLİ MÜŞTERİLERİMİZE BUTİK HİZMET SUNMAKTADIR, KİŞİYE ÖZEL TEK KULLANIMLIK ÜRUNLER VE PROFESYONEL ANLAYIŞIMIZLA HİZMETİNİZDEYİZ...

0212 672 79 24 - 0506 481 30 17 Süleyman Demirel Cad. Çarşı Pazarkent Avm Kat: 1 Esenkent - İstanbul


GÜZELLİK

Sonbahar detoksu ile sağlığınıza kavuşun ve selüli Detoksun kelime anlamı, vücutta biriken toksik maddelerin atılması ve uzaklaştırılmasıdır. Ancak son zamanlarda sıkça duyduğumuz detoks serüvenleri ise bağırsakları boşaltmaktan ileriye gidememekte, ve hatta sağlığımızı tehdit eder boyutlara ulaşabilmektedir. İdeal sonbahar detoksu ne olmalı nasıl olmalı ki sağlığımızı korusun ve geliştirsin? En gerçekçi ve yararlı detoks; sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve bol su tüketimi üçlüsü ile her gün adım adım yenilenmektir. Sonbahar mevsimini normal doğasında yaşarken, spor ve beslenme alışkanlıklarında yapacağımız küçük takviyelerle, her gün adım adım ilerleyerek sonbahar detoksu adı altında vücudumuzu kış mevsimine uyarlamış ve

sarsmamış aksine canlandırmış oluruz.

Sonbahar Detoksunun Adımları

Bol bol dinlenin, düzenli uyuyun uykunuzu tam alın. Gün içinde mümkün olduğunca açık havada bulunun, olabilecek maksimum ölçüde hareket edin. Bol bol su için. Günde en az 2-3 litre su tüketin. Bol su içmek detoksun vazgeçilmezidir. Su içmeye özen gösterin. Hassas su dengesini bozmamak için susamadan su içme alışkanlığı kazanının. Her içecek su değildir! Ayran ve taze sıkılmış meyve suları, su yerine kabul edilebilecek vücudunuzun su oranına destek sağlayacak içeceklerdir. Ayrıca sebze ve meyvelerin yapısındaki su da su ihtiyacını karşılamak da katkı sağlar. Ancak, çay, kahve, asitli içecekler ve alkollü içecekler sıvı ihtiyacını karşılamaz. Aksine vücuttan su atımını arttırır. Bu nedenle bu tür içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçmayın. Susuzluk hissedildiğinde ilk seçenek her zaman için su olmalıdır. Gün içinde 10-15 dakika direk güneş ışığı görüp D vitamini eksikliğine meydan vermeyin. Sağlıklı yeterli ve dengeli beslenin. En önemli öğün kahvaltıdır. Kahvaltı öğünü vücudumuzun çalışmaya başlaması ve gece boyunca azalan kan şekerinin dengelenmesi açısından oldukça önemlidir. Günde 6-8 öğün beslenin ve gün içinde dört saatten uzun aç kalmayın ki metabolizmanız yavaşlamasın. Sağlıklı yiyecekler tüketin. Beslenmenizde; dört ana besin grubu olan et ve çeşitleri, süt ve ürünleri, sebzemeyveler ve tahıl ürünleri her öğünde ihtiyacınızı karşılayacak miktarlarda

1 2 3

4

5 6

7

98

I EKİM 2012

olsun. Et grubundan kırmızı et, tavuk, hindi ve balık; süt grubundan süt, yoğurt, ayran ve cacık, tahıl ürünlerinden tam buğday ekmeği, tam çavdar ekmeği, bulgur, yulaf, kabuklu pirinç, patates; mevsim sebzelerinden lahana, brokoli, karnabahar, kereviz ve meyvelerden muz, elma, mandalina ve kivi sofranızda mutlaka bulunsun. Yeterli ve kaliteli protein alın. Vücuda gerekli olan azotun ve aminoasitlerin karşılanması için beslenme programınızda proteinin yeterli miktarda yer alması gerekir. Yetersiz veya fazla miktarda protein almak sağlığınızı olumsuz etkiler. Proteinin yetersiz alınması protein depolarınızın yıkılmasına sebep olur. Gereğinden fazla protein alımı ise böbreklerinizi zorlar ve bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Protein ihtiyacınızı sadece bitkisel protein kaynaklarından karşılamayın, kaliteli protein kaynakları olan hayvansal ürünlere de beslenmenizde yeteri kadar yer verin. Günlük protein ihtiyacının karşılanması için günde 2-4 porsiyon et ve et ürünleri, 3-4 porsiyon süt ve süt ürünlerinin beslenmenizde yer alması yeterlidir. Beslenmemiz yeterli ölçüde ve kalitede karbonhidrat içersin. Karbonhidratlar, protein koruyucu özellikleri ve vücutta elzem bazı öğelerin sentezinde kullanıldıklarından dolayı dengeli tüketilmesi gereken besin öğelerindendir. Besin kalitesi düşük olan basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Akıllı yağlar kullanın. Gün boyunca yemekler, salatalar ve besinlerin içerisinde yer alan doğal yağlar ile karşılanan yağ ihtiyacı değişik yağ çeşitlerinden dengeli olarak karşılanmalıdır. Doymuş yağ gereksinimini, etler ve sütlerin içerisinde yer alan doymuş yağ asitleri ile karşılayabilirsiniç. Doymamış yağ asitleri tekli doymamış yağ asitleri olan omega-9 ve çoklu doymamış yağ asitleri olan omega-3 ve omega-6 yağ asitleri dengeli bir biçimde almak için haftada 2-3 kez balık tüketmek, yemeklerde ayçiçeği veya mısırözü yağı kullanmak ve salatalara zeytinyağı eklemek yeterli olacaktır.

8

9

10


ER

GÜZEL FİKİRL

tlerden kurtulun Yanmış yağlardan uzak durulmalı ve yiyecekler ızgara, haşlama ve fırında gibi sağlıklı pişirme yöntemleri ile pişirilmelidir. Pozitif olmalı, stresten uzak durmalı Alkolü mümkün olan en az düzeyde kullanmalısınız. Alkol, vitamin ve minerallerin vücutta etkin olarak kullanılamamasına neden olmakla birlikte, ödem yapar ve vücudunuzu yorar. Sigara kullanmamalı ve sigara içilen yerlerde bulunmamalısınız.

11 12

TMAN YASEMİN YUR İR M CANDE

Selülitin düşmanları

Selülitin arkadaşları

* Doğal beslenme * Doğru pişirme yöntemleri (Izgara, fırında ve haşlama) * Egzersiz ve spor * Su

* Çay * Kahve * Kola * Tuz * Beyaz şeker * Yanlış pişirme yöntemleri (kızartma ve kavurma) * Hareketsiz yaşam

13

Sonbahar detoksunun en büyük faydası selülitleri hayatımızdan uzaklaştımasıdır Selülitler her mevsimde, özellikle sonbahar aylarında kadınların kâbusu haline gelir. Deri altında yer alan yağ dokularının su ve tuz tutarak şişmesi ve şekillerinin bozulması ile oluşan selülitin önüne, doğru yaşam tarzı ile geçilebilir. Selülit oluşumunun engellenmesinde en önemli kural yeterli miktarda su içilmesidir. Yeterli miktarda su içerek, vücutta düzgün dolaşım sağlamak mümkündür. Aşırı miktarda tüketilen çay, kahve ve kolalı içecekler içerdikleri kafein nedeni ile selülite neden olabilirler. Gereğinden fazla tuz tüketimi de aynı şekilde selülite davetiye çıkarır. Boş kalori olan ve besin kalitesi düşük beyaz şeker tüketimi hem şişmanlamaya hem de selülite neden olur. Bu nedenle günlük tüketilen şeker miktarı azaltılmalıdır. Selülitlerden korunmak için mutfakta kullandığımız pişirme yöntemlerini de doğru seçmemiz gerekir. Kızartma ve kavurma gibi yanmış yağ içeren besinler selülit oluşumunu kolaylaştırır. Bu pişirme yöntemleri yerine ızgara, haşlama ve fırında pişirme tercih edilmelidir. Fazla alkol tüketimi, dolaşımda bozulmalara neden olarak selülit oluşumunu destekler. Bu nedenle bayanların haftada maksimum 3 gün ve günde 1-2 kadehten fazla alkol almamaları gerekir. Genel sağlığın baş düşmanı ve selülitlerin dostu sigaradan da uzaklaşmak doğru bir tercihtir. Selülitle mücadelede en büyük yardımcımızsa egzersizdir. Düzenli egzersiz veya haftada üç kez yapılacak orta tempolu yürüyüşler selülitleri hayatınızdan uzak tutar.

Dört Mevsim Bahçeşehir

Aşırı miktarda tüketilen çay, kahve ve kolalı içecekler içerdikleri kafein nedeni ile selülite neden olabilirler. EKİM 2012 I

99


MODA HER YERDE

Alışverişte aşkın adını

‘yenimiyeni’ koymuşlar… Dünyada yapılan birçok araştırmaya baktığımızda; alışverişin insan sağlığı üzerine pozitif etkileri kanıtlanmış durumda… Hal böyleyken gelinde alışveriş yapmayın… Çok yakında yenimiyeni bir alışveriş sitesi yayın hayatına girmeye hazırlanıyor… yenimiyeni.com sunduğu birbirinden özel fırsatlarla, çok kısa sürede alışveriş tutkunlarının vazgeçilmezi olacak. Ayrıca mag.yenimiyeni.com’da da moda ile bir randevunuz olduğunu aman unutmayın. Son moda trendleri yenimiyeni’nin online dergisinden takip edebileceksiniz… Nefeslerinizi tutun, pc’nizde arama motorunuzu açın ve yenimiyeni.com yazın ;)

17. Yüzyıl Nostaljisine Ayak Uydurun

Sonbaharla geri gelen 17.yüzyıl nostaljisi Barok stil, gerçekten uygulanması zor bir trend... Dolce Gabbana ve Ralph Lauren gibi birçok ünlü koleksiyonda öne çıkan Barok trendini günlük hayata adapte etmek için birkaç minik tüyo paylaşmak istiyorum. Barok bir parça kullanacağınız zaman (elbise, ceket, etek ya da pantolon) kıyafetinizin geri kalanının son derece sade olmasına özen gösterin. Mesela Barok bir ceketi, taşlanmış koyu bir jean pantolon ve süet botlarla kombinleyebilirsiniz. Saçlarınızı açık ve doğal halinde bırakın. Hafif ve doğal bir makyaj yapın.

100 I EKİM 2012


Dört Mevsim Bahçeşehir

N BENGÜ AerRyeSrdLe.Acom www.modah netmeni Genel Yayın Yö

Elie Tahari’den ikonik koleksiyon…

Elie Tahari’nin retro tasarımları Harvey Nichols, Brandroom ve Mono Brand mağazalarında soluk kesiyor!

Hollywood’da Longchamp Etkisi

Latin güzeli Eva Mendes delik ayrıntılı bej rengi Balzane Longchamp çantasıyla göz kamaştırdı. Aktris Rooney Mara rol alacağı yeni filmi “Bitter Pillʼin” çekimleri sırasında Longchampʼın ikonik çantası Le Pliage modelinin siyah rengiyle, Jush Duhamel ise aynı modelin koyu kahverengi seçimiyle ilgiyi üzerine çekti. Eva Longoria NBC kanalında yayınlanan Today Showʼa Longchamp Koleksiyonuʼna ait taba rengi kuzu derisi şortuyla katıldı. Eva Longoria

Rooney Mara

Jush Duhamel

Maskülen dirilişi feminen hatlara yansıtan ünlü tasarımcı Elie Tahari, uyumlu zıtlıkların hükmettiği sıra dışı koleksiyonunda esrarengiz kadınını futuristik dengelerle baştan yaratıyor. Deri kumaşların materyallerle flörtünü yeni sezonda vurgulayan marka, her yaş grubundaki kadına hitap ediyor. Kürklerin ihtişamını boyun dekoltesinde buluşturan Elie Tahari, kışın soğuk etkisini kadının pürüzsüz vücudunda ortadan kaldırıyor. Sezonda yeni bir çığır açan şal desenli pantolon ceket takımların, dev paltolarla kombinasyonu koleksiyonun ruhunu okşuyor. Metalik renkli kalem etekler, elektrik mavisi zengin yüzeyli deri ceketler ve peplum bluzların kusursuz birlikteliği ise Elie Tahari kadınının gücünü simgeliyor. Klasik bluzların sigaret pantolonlara eşlik ettiği lüks siluet bir sonbahar masalının başkahramanları olarak sezonu karşılıyor.

Eva Mendes

EKİM 2012 I

101


ASTROLOJİ

Bahçeşehir Aşiyan Cafe’nin müdavimlerinin vazgeçilmez tarotçusu Nisa, her burca özel aylık burç yorumunuzu yaptı... Aya Merkürʼün 2 Ekim 2012 tarihinde başkalarının parasını temsil eden 8. evde yapacağı hareket ile bu aya başlıyoruz. Bu hareket nedeni ile para bu ay pek çok zaman karşınıza çıkan bir konu olacaktır. 7 Ekimde gerçekleşecek dolunay esnasında, iş ortaklıklarınız konusunda açık görüşmeler gerçekleştirebilirsiniz. 10 Ekim ve sonrası dönemde, daha önceden karar vermek üzere yarım bıraktığınız bir duygusal konu hakkında sıkıştırılabilirsiniz. Yüzleşmeler ve mecburi verilecek karar dönemi geldi demektir.

KOÇ

Bazı Boğa burçlarımız iş yaşamlarını olduğu gibi değiştirmek zorunda kalabilirler. Yanınızda çalışan ya da birlikte çalıştığınız bir bayan elemanın problemi ile karşılaşabilirsiniz. Bir sırrın da bu dönemde ortaya çıktığını görebilirsiniz. 7 Ekim ve civarında bir sürpriz sağlık sorunu size eşlik edebilir. Sonuçlarını ve tedavisindeki aydınlanmayı 22 Ekimʼe kadar beklemek zorunda kalabilirsiniz. 14 Ekim 2012 tarihinde Venüsʼün, 22 Ekim 2012 tarihinde Neptünʼün etkisi ile tüm 1 ay boyunca kariyeriniz ile ilgili süper gelişmeler yaşayacaksınız.

BOĞA

Aşk ve sevgi ilişkilerinde muhteşem tanışmalara hazırlıklı olacağınız bir aydasınız. Partneri olan İkizler bu ay sevgi ilişkilerinde eskiden beri var olan bir problemi çözebilecekler. Yalnız yeni tanışmalar sizi bekliyor. 11 Ekim ve civarında sizi şaşırtacak, iş hayatınız ile ilgili çok özel bir haberi, sizi derinden etkileyecek bir haberi saymazsanız bu dönem Merkür retrosu dönemidir. Ve anlaşmalara imza atmamanız gereken, elektronik eşya ve büyük araç sorunları yaşayabileceğiniz bir dönem.

İKİZLER

Bazı Yengeçlerimiz bu dönemde var olan iş yaşamlarında önemli bir dönemin de sona erdiğini görecekler. 14 Ekim ve yakınları bir zamanda ev alabilir veya satabilirsiniz. Yeni bulacağınız ev, bu ay daha lüks ve sıra dışı nitelik taşıyacaktır. Hem de bir güzel haber daha vermeliyim ki, ailenizden gelebilecek bir para sizi rahatlatacaktır. 22 Ekim ve 31 Ekim tarihlerinde dostlarınız kapınızı çalabilir. 18 Ekim ve civarında da önemli bir iş teklifi alma şansınız var.

YENGEÇ

102 I EKİM 2012

Ayın 7ʼsi civarında ilki olmak üzere, 22ʼsi civarında ise yurt dışı dahi olabilecek uzun bir geziye çıkabilirsiniz. Yabancılar ile iletişiminiz artarken, uzaklardaki dostlarınız size doğru gelebilirler. Kardeşlerinizle bu ayın ortalarından itibaren görüşme fırsatı bulabilirsiniz. Eşiniz veya ortağınızdan bu dönemde çok güzel haberler alacaksınız. Sizi ev kazalarına karşı uyarırım. Ekimʼin 23ʼü günü ise bu konuda işaretlenecek bir gün. Ayın 23ʻünde evinizdeki tüm işlerinizi yaparken süper dikkatli olmaya gayret edin.

ASLAN

Tüm ay gezegenlerin ana etkileri, yaşamınızı derinden etkileyecek 3. ve 2. eviniz üstünde pek çoğunuz eğitim hayatında önemli bir döneme girmenize neden olacak. Bireysel tanıtım ve tırmanışınız ile ilgili pek çok olanak bulacaksınız. 11 Ekim ve civarında bir iş seyahatine çıkabilirsiniz. Her ne olursa olsun göz önünde olacağınızdan hiç şüphem yok. Merkürʼün retrosu sebebi ile 22 Ekimʼden itibaren sizi yılın maddi olarak en olumlu bir 2 haftası bekliyor. Duygusal hayatınızda da bu dönemde beklenmedik gelişmeler görünebilir.

BAŞAK

Marsʼın son zamanlarda yarattığı bazı olumsuzluklar bitecek ve burcunuzda bu yılın en olumlu yeni ayının oluşması sevgi ilişkilerinin, aşkın ve eşler arası yakınlaşmanın çok yoğun olmasını sağlayacak. Yeni bir aşk ilişkisinin başlangıçı için ise 14 Ekim ve 25 Ekim sizin için çok uygun. 7 Ekim civarı bir iş ortağınız veya sözleşmeli çalıştığınız bir kurum veya eşinizle alakalı bir problem ortaya çıksa bile bu problemin sizi çok yoğun üzmesine izin vermeyin. 16 Ekim günü yalana dikkat etmelisiniz.

TERAZİ

7 Ekim ve civarı çalışkanlığınızdan dolayı güzel övgüler alabilirsiniz. 7 Ekim civarında sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Bu arada 12 Ekim civarı önemli bir iş projesi, size istikrarlı bir mali kazanç sağlayabilir. Mars 6. evinizi yönettiği için bu dönemde yeni bir iş projesi alabilir veya önemli bir müşteri ile karşılaşabilirsiniz. Belki de uzun zamandan beri kötü giden işlerinizle alakalı yeni haberler gelebilir. Bu arada küçük kazalara ayın 23ʼünde dikkat etmelisiniz. Jüpiter kazançlarınızla ilgili haberleri 22ʼsi ve 31ʼi civarında getirecektir.

AKREP


Dört Mevsim Bahçeşehir

12. evinize gelen Merkürʼde sizin bilmediğiniz hatta duyduğunuzda şok olabileceğiniz bazı gerçekleri birlikte olduğunuz insandan veya onun yakınındaki bir şahıstan öğrenebileceğinizi bize gösteriyor. Ayın ikinci yarısı sosyal yaşamınızda çok olumlu bazı olaylar yaşayacaksınız. 25 Ekim civarı yeni tanışmalar ve aşk ilişkileri başlayabilir. 22 Ekim ve 30 Ekim günleri çok olumlu haberler alabilirsiniz. İnsanların sırlarını öğrenebilir, spiritüel çalışmalara katılabilir ya da kendinizi böyle çalışmalar gerçekleştirmek üzere bir program yapabilirsiniz.

YAY

Son zamanlarda artan maddi kaygılarınıza rağmen Ekim başında Venüsʼün kariyer evinizdeki hareketi ile birlikte iş yaşamınızda son zamanlardan beri süre gelen anlamsız yoğunluk hızla azalarak size kazanç olarak geri dönmeye başlayacak. Merkür 11 Ekimʼde Uranüsʼe olumlu açı yaparken bir seyahat fırsatı gündeme gelebilir. Aynı gün önemli bir iş ile alakalı bir toplantı veya imza gündeme de gelebilir. 14 Ekim civarı iş yaşamınızda tam bir zafer kazanabilir, önemli bir maddi kazanca sahip olabilirsiniz.

OĞLAK

2 Ekimʼden itibaren Merkür kariyerinizle ilgili pek çok olumlu haberi size getirecektir. Dolunay esnasında kariyerinizle ilgili, kendi tanıtımınız ve işinizin reklamı ile yakın çevrenizle alakalı bazı haberler gündeme gelebilir. Bu görünüm komşularınızı ve kardeşlerinizi de etkileyebilir. Kardeşlerinizle ve bazı komşularınız ile de gerginlikler yaşamanız olasıdır. İşlerinizi Merkür retrosu yaklaşmadan bitirmenizi tavsiye ederim. Bu arada 11 Ekim civarı önemli bir parasal sorunu çözebilir, maddi yeni bir gelir kaynağı bulabilirsiniz. Merkür yeni bir müşterinin kapıda olduğunu zaten size gösteriyor.

KOVA

Merkürʼün etkisi 2 Ekimʼden itibaren sizin yabancı ülkeler ile ilişkilerinizi artırırken, bilhassa hizmet ve medya sektöründe çalışıyorsanız size pek çok güzel haber de getirebilir. Tüm bir ay boyunca yabancılar ile ilişkileriniz gündeme gelir iken 9. evinizdeki gezegen birikimi sizin 22 Ekimʼden itibaren uzun bir yolculuğa çıkmanıza, iş için yapılacak önemli seyahatlere işaret edebilir. Bazı Balık burçlarımızın, 22 Ekimʼden itibaren bel ve böbrekleriyle ilgili bazı problemleri olsa da bunlar çok kalıcı olmayacaktır.

BALIK

EYLÜL 2010 I

XX


EN GÜZEL ÇOCUKLAR

Dört Mevsim Bahçeşehir

Zeynep Hüma ve Rüveyda Can

ın

r Ak

Emi

Adina Gün

Deniz Demirtaş

Ege

Evi

n

Ece Evin

Asya Demirtaş

ÇOCUĞUNUZUN EN ÖZEL ANININ (En güzel güldüğü , ağladığı, doğum g ünü v.s.) FOTOĞRAFINI BİZ E YOLLAYIN YAYIN LAYALIM... BEBEĞİNİZİN, ÇO CUĞUNUZUN DE RGİMİZDE YER ALMASINI İS TİYORSANIZ 4

mevsimsizden@g mail.com ADRESİNE YOLLA YIN

104 I EKİM 2012

in

t Ev

Mer

SİZİN ÇOCUĞUN UZ DA SAYFALARIMIZI S ÜSLESİN...


KÜLTÜR - SANAT Ekim ayında sizin için seçtiğimiz gösteri ve etkinlikler;

G NASA : A Human Adventure (Sergi) 01-31 Ekim 2012 Marmara Forum G Cirque du Soleil:Alegria 14 Ekim 2012 Ora Arena G Borusan Flarmoni Orkestrası 16 Ekim 2012 Lütfi Kırdar Auditorium G Gökhan Türkmen 19 Ekim 2012 Jolly Joker G Athena 20 Ekim 2012-Jolly Joker Tango Legends 20 Ekim 2012 TİM Show Center G Duman 21 Ekim 2012 Bostancı Gösteri Merkezi G 22. Akbank Caz Festivali 03 Ekim-21 Ekim 2012 Çeşitli Mekanlar G Collezione Sunar: Enrique Iglesias 24 Ekim 2012 KüçükÇiftlik Park G Timuçin Esen 27 Ekim 2012 İstanbul Bronx G Doğu’da Itri, Batı’da Bach 30 Ekim 2012 CRR Konser Salonu G Anadolu Ateşi 02 Kasım 2012 Bostancı Gösteri Merkezi G Sibel Can 3 Kasım 2012 Bostancı Gösteri Merkezi G Kerem Görsev & Fatih Erkoç 03 Kasım 2012 Caddebostan K.M. G Flamenco Hoy 09-11 Kasım 2012 TİM Show Center G CM101MMXI/Cem Yılmaz’dan Gösteri 15-16, 30 Ekim, 05-06, 12-14 Kasım 2012 TİM Show Center

Dört Mevsim Bahçeşehir

Derleyen: Hatice Gülçür İnanç

İBB Şehir Tiyatroları 4’ü yeni 33 oyunla perdelerini açtı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 3 Ekim 2012 tarihinde yaptığı açılışla beraber yeni sezonda, 4’ü yeni 33 oyunla seyircisinin karşısına çıkıyor. Anton Çehovʼun yazdığı Engin Alkanʼın yönettiği Vişne Bahçesi, Duşan Kovaçeviçʼin yazdığı M. Nurullah Tuncerʼin yönettiği Dar Ayakkabıyla Yaşamak, Samuel Beckettʼın yazdığı Şahika Tekandʼın yönettiği Oyun, Can Doğanʼın yazıp yönettiği Ali Baba ve Kırk Haramiler adlı yeni oyunları repertuarına kattı. Devlet Tiyatroları 30 Yeni Oyunun Prömiyerini Yapacak. Devlet Tiyatroları Ekim ayında 23 ilde, 41 sahnede ve turne sahnelerrinde 30 yeni oyunun prömiyerini (ilk kez gösterim) yapacak. Ekim Ayında İstanbulʼda sahnelenecek yeni oyunların prömiyer tarihleri şöyle: Andrew Bovellʼin yazdığı, Hakan Çemenserʼin yönettiği “Yağmur durduğunda”, Cevahir Salon 2ʼde, Marius Von Mayenburgʼun yazdığı, Metin Belginʼin yönettiği “Çirkin”, Küçük Sahneʼde. Collezione Sunar: İstanbul Bir Dünya Starını Ağırlamaya Hazırlanıyor! Enrique Iglesias, Collezione Sponsorluğunda, 24 Ekimʼde İstanbulʼda! Albümleriyle dünya çapında 70.000.000ʼdan fazla satış grafiği yakalayan ve sahip olduğu onlarca Grammy ile milyonlarca müziksever kalbini fetheden Enrique Iglesias, muhteşem sahne şovları ve olağanüstü performansı ile 24 Ekim akşamı Collezioneʼnin sponsorlu-

ğuyla İstanbul Küçükçiftlik Parkʼta sevenleriyle buluşacak. Türkiyeʼnin ilk yabancı müzik istasyonu Metro FM dinleyicilerinin yakından takip ettiği, sahip olduğu 390 ödül ile ödül rekortmeni olarak tanımlanan sanatçı, Hero, Tired of Being Sorry, Taking Back My Love, Heartbeat, Bailamos gibi sayısız hit'ini İstanbullu müzikseverlere söyleyecek. Bu güne kadar, 9 stüdyo albümü ve 2 greatest hits complation albümü bulunan Iglesias, yeni albüm çalışması öncesinde vereceği konser ile uzun süre adından söz ettirecek. Son albümü ile satış rekorları kıran ünlü sanatçının “Tonight” şarkısı ile yakladığı başarı onu Billboard listelerinin Micheal Jacksonʼdan sonraki kralı haline getirdi. Eşsiz bir vokal olmasının yanı sıra, sahnede yarattığı atmosfer de, Enriqueʼyu tanrılaştıran hayranlarını haklı çıkaran cinsten... Her performansında hayranlarını şaşırtacak bir süpriz yapan Iglesiasʼın, İstanbul konserinde neler olacağı şimdiden merak konusu. Konser öncesinde Ozan Çolakoğlu DJ kabinine geçecek ve saat 20.00 – 21.30 arası müzik ziyafeti verecek

Vizyona girecek filmler 19 EKİM: Paranormal Activity 4, Oğlum Bak Git, Paranorman, Hysteria, Meleklerin Payı, Çanakkale 1915 26 EKİM: Bulut Atlası, Asteriks ve Oburiks Gizli Görevde, Gergedan Mevsimi, Tres Metros Sobre El

Cielo (Three Meters Above The Sky) 2 KASIM: Skyfall, Evim Sensin, Hayalimdeki Aşk, Katil Joe, Babamın Sesi 9 KASIM: Frankenweenie, Silent Hill: Revelation 3d, Mükemmel Plan, The Master, Kadınlar

EKİM 2012 I

105


YEMEK

Dört Mevsim Bahçeşehir

TUPPERWARE

PROFİTEROL HAMUR TOPLARI İÇİN: MALZEME HAZIRLANIŞI G 125

ml su G 125 ml süt G 250 ml un G 90 gr tereyağı G 4 yumurta G 1 tatlı kaşığı tozşeker G 1 ml tuz

HATİCE KOÇve

Kompakt Tencerenin büyüğünde su, süt, tereyağı ve tuzu karıştırıp ısıtın. Karışım kaynamaya başladığında ocaktan alıp karıştırarak unu ekleyin. Hamuru tekrar ocağa koyup hamur toparlanmaya başlayıp hafif dibi tutmaya başladığında ocaktan alın. 3-4 dk. bekleyip hamur ılınmaya başladığında yumurtaları hamura tek tek kırıp hamurla iyice karışmasını sağlayın. Hamur parlak ve pürüzsüz bir görünüm kazanana kadar çırpın. Sihirli Dekoratörʼün ucuna düz ucu takıp hamuru koyun. Silikon Pişir üzerine küçük bir tepecik oluşturacak şekilde hamuru sıkın. Parmağınızı suya batırıp hamur toplarının üzerlerini düzeltin. 190 derecede önceden ısıtılmış fırında hafif kızarana kadar pişirin. Pişen profiterol toplarını tel üzerine alıp soğutun. I ÜRÜN UZMAN İSTİ OM ON EK EV

KREMA İÇİN: MALZEME

ÇİKOLATA SOS İÇİN: MALZEME

G 350

ml süt ml un G 85 gr toz şeker G 4 yumurta G 1/2 paket vanilya G 75 gr tereyağı

G 500

HAZIRLANIŞI

HAZIRLANIŞI

G 75

Sütten 1 bardak ayırıp kalan sütü Kompakt Tencerede kaynatın. Un, toz şeker, yumurta ve vanilyayı soğuk süt ile karıştırıp ocağa koyun. Kaynayan sütü karıştırarak yumurtalı karışıma ekleyin. Çırpıcı ile karıştırarak koyulaşana kadar pişirin. Oda sıcaklığındaki tereyağını ekleyip mikser ile pürüzsüz bir görünüm alana kadar 10 dk. kremayı çırpın. Soğuduğunda kremanız kullanıma hazırdır.

0800 261 21 37 www.tupperware.com.tr

ml süt gr toz şeker G 125 ml kakao G 50 ml un G 50 ml nişasta G 1/2 paket vanilya G 150

Kompakt Tencere içinde bütün malzemeleri karıştırıp, koyulaşana kadar pişirin.

ÇİKOLATA SOS İÇİN ŞURUP: MALZEME G 50

ml su G 50 ml şeker

HAZIRLANIŞI

Malzemeleri ocakta eritip kaynatın ve çikolata sosun içine koyup karıştırın. Krema ve çikolata sos soğuduğunda profiterol toplarının içine vanilyalı kremayı Sihirli Dekoratör ile sıkın. Servis tabağına profiterol toplarını tepecik oluşturacak şekilde koyun. Üzerine çikolata sosu döküp, Antep fıstığı ile süsleyip servis edin.


HUKUK

Türk Medeni Kanunu’na göre edinilmiş mallara AVUKAT ŞİRİN ERK

ŞİLLİ

SU HUKUK BÜRO

“Yeni Medeni Kanun’da yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kabul edildi, ancak buna alternatif olarak Mal Ortaklığı, Mal Ayrılığı ve Paylaşmalı Mal Ayrılığı rejimleri de kanunda yer alıyor.”

108 I EKİM 2012

“Boşanma sonrası eşler arasındaki en çetrefilli konulardan biri şüphesiz mal paylaşımı konusudur. “ Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte eşler arasındaki mal rejimi sona erer ve bu tasfiye sürecinin mağduru genellikle kadınlar olur. Bunun en büyük nedenlerinden biri Eski Medeni Kanun’da yasal mal rejiminin mal ayrılığı rejimi olmasıydı. Mal ayrılığı rejiminde boşanma durumunda her eş, kendi üzerine kayıtlı malı alabiliyordu. Diğer eş bu mallar üzerinde hak iddia edemiyordu. Aile birliğine alınan menkul veya gayrimenkullerin genellikle erkek üzerine kaydedildiği ülkemizde bu durum kadınların mağduriyetine neden oluyordu. 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Medeni Kanunda kadınların evlilik birliği içindeki durumu ve eşler arasındaki eşitlik gözetilerek yeni bir düzenlemeye gidildi ve yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edildi. Yasada mevcut düzenlemeye göre; 1 Ocak 2002 tarihinden önceki evliliklerde, bu tarihten önce evlilik birliği içinde edinilen mallar, mal ayrılığı rejimine; bu tarihten sonra edinilen mallar ise, -bir yıl içerisinde (1 Ocak 2002’den itibaren) aksi kararlaştırılmadığı takdirde- edinilmiş mallara katılma rejimine dahil olacak. 1 Ocak 2002’den itibaren ise tüm evliliklerde uygulanacak olan yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olacak. Yeni Medeni Kanun’da yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kabul edildi, ancak buna alternatif olarak Mal Ortaklığı, Mal Ayrılığı ve Paylaşmalı Mal Ayrılığı rejimleri de kanunda yer alıyor. Bu rejimlerin çerçeveleri kanunda belirlendiğinden, tarafların bunun dışına çıkmaları mümkün değil. Eşler evlenirken evlendirme memuruna yapacakları beyan ile mal rejimini seçebilecekleri gibi, evlendikten sonra da diledikleri zaman mal rejimini anlaşarak değiştirme özgürlüğüne sahipler. Yeni düzenlemeye göre; eşlerin kanunda yazılı olan seçimlik mal rejimlerinden birini tercih ederek aralarında mal rejimi sözleşmesi

yapmadıkları sürece yasal olarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacağını söyledik. Peki, ne anlama gelir edinilmiş mallara katılma rejimi? Edinilmiş mal kavramından neyi anlamamız gerekiyor? Kanundaki tanımıyla edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Kanunda bir eşin edinilmiş malları; çalışmasının karşılığı olan edinimler (maaş, ücret v.s), Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel mallarının gelirleri( kira, faiz v.s), edinilmiş malların yerine geçen değerler olarak sıralanmış. Yeni düzenlemeye göre; evlilik içinde edinilen mallar, kimin üzerine kayıtlı olursa olsun, boşanma halinde eşler yarı oranda pay sahibi oluyorlar. Tabi böyle bir hak iddia edebilmek için söz konusu kazanımın edinilmiş mal karşılığı bir kazanım olması gerekiyor. Yani başka bir anlatımla eşin kişisel malı olmaması lazım. Zira kişisel mallar tasfiyeye dahil edilemezler. EDİNİLMİŞ MALKİŞİSEL MAL AYRIMI Edinilmiş mal rejiminde eşlerin iki türlü mal varlığından söz edilir: Edinilmiş mal ve kişisel mal. Eşlerin edinilmiş mallarından yukarıda bahsetmiştik. Eşlerin kişisel malları ise kanunda; kişisel kullanıma yarayan eşyaları, evlenmeden önce edinilen malları, miras yoluyla edinilen malları, karşılık ödemeden alınan malları (piyangodan çıkan para, bağışlanan mallar vs) ve manevi tazminat alacakları, kişisel mallar yerine geçen değerler olarak sıralanmış. Yeni Medeni Kanun’a göre; edinilmiş mal-kişisel mal ayrımını örnekle açıklayacak olursak; miras yoluyla kazanmış olduğunuz ev, dükkan v.s sizin kişisel malınız. Ancak


a

Dört Mevsim Bahçeşehir

katılma rejimi bundan elde ettiğiniz kira geliri varsa işte bu edinilmiş mal sayılacaktır. Bu kira gelirleri karşılığında edinmiş olduğunuz mal da edinilmiş mal karşılığı bir kazanım olduğundan yine edinilmiş mal sayılacaktır. Başka bir örnekte ise; evlenmeden önce sahip olduğunuz bir evi satıp evlilik birliği içinde başka bir ev aldığınızı düşünelim. Yarısında eşinizin hak sahibi olacağını düşünebilirsiniz. Ancak edinilmiş mal rejimine göre yeni almış olduğunuz ev kişisel malınızın karşılığı olduğundan edinilmiş mal kabul edilmez. Evlilik birliği içinde eşlerden birinin edinilmiş malı karşılığı –örneğin maaş birikimiyle- alınmış olan bir mal ise hiç kuşkusuz edinilmiş mal olacaktır ve tasfiye sürecinde eşler arasında paylaşılacaktır. Rejimin tasfiyesi sürecinde bir malın kaderini neyin karşılığında alınmış olduğu belirler. Edinilmiş mal ise tasfiyeye girecek kişisel mal ise tasfiye dışında kalacaktır. Burada bir önemli nokta daha var: kişisel malın ispatı hususu. Şayet bir malın kişisel malınız olduğunu iddia ediyorsanız bunu ispatla yükümlüsünüz. Zira edinilmiş mal karinesine göre; eşlerin malları aksi ispatlanana kadar edinilmiş mal sayılıyor. Edinilmiş mallara katılma rejimi ne zaman sona erer şimdi bunun cevabına gelelim. Öncelikle aklımıza haliyle boşanma kararı geliyor. Evliliğin iptali

veya boşanma kararı verilmesiyle davanın açıldığı tarihte edinilmiş mallara katılma rejimi sona ermiş oluyor. Bunun dışında, eşlerden birinin ölümüyle ölüm tarihinde, eşler arasında başka bir mal rejiminin kabulüyle noterde sözleşmenin yapıldığı tarihte, mahkeme kararıyla mal ayrılığı rejimine dönüştürüldüğünde davanın açıldığı tarihte edinilmiş mallara katılma rejimi sona eriyor. Sonuç olarak edinilmiş mallara katılma rejimi göze karmaşık ve tasfiyesi zor görünse de eski düzenlemeye göre hakkaniyete daha uygun ve taraflar arasındaki menfaat dengesini korur nitelikte olduğu kanaatindeyim. Yorum ve sorularınız için: sirinsilli@gmail.com

“Rejimin tasfiyesi sürecinde bir malın kaderini neyin karşılığında alınmış olduğu belirler. Edinilmiş mal ise tasfiyeye girecek kişisel mal ise tasfiye dışında kalacaktır.”

EKİM 2012 I

109


POLİTİKA

YARIN NASIL Korkmak için nedenim çok, çoğumuz gibi. Gelecek birkaç yılda neler olacağını kestiremiyorum. Örneğin 4+4+4 eğitim sistemi birkaç yıl sonra da aynen devam edecek mi? Emin değilim. İmam Hatiplere rekor düzeyde kayıt var deniliyordu, henüz okullar açılmadan önce, şimdi çoğunun boş kaldığını ve önümüzdeki yıl, açılan imam hatiplerin çoğunun kapatılacağını okuyoruz. Suriye’den sonra sıra hangi ülkede olacak? İran mı? Ya sonrası; sıra Türkiye’ye mi gelecek? Bir de yeni anayasa çalışmaları var. Ondan da korkuyorum, ya bugünkünden daha özgürlükçü olmazsa!.. Oğlum 10 yaşında. Askerlik çağına bir bu kadar daha kaldı. Peki, siz 10 yıl sonra Türkiye’nin nerede, ne durumda olacağını kestirebiliyor musunuz? Ben kestiremiyorum. Bırakın 10 yılı, önümüzdeki yıl hangi konumda olacağımızı bile kestiremiyorum. Öyle ya, geçen yıl bu zamanlar Suriye ile içli dışlıydık. Bugün bu komşumuza karşı savaş tezkeresi çıkardık. Geçen yıla kadar “Kuzey Irak” diyorduk, şimdi rahatlıkla Kürdistan denebiliyor, üstelik iktidar partisinin kongresinde, Barzani için “Bu ülke seninle gurur duyuyor” diye alkış tutuluyor. Nedense bu durum aklıma eski Fenerbahçeli futbolcu Alex’i getirdi. Bir hafta önce heykelini dik, bir hafta sonra takımdan kov! Sahiden büyük Kürdistan yavaş yavaş kuruluyor mu? Kuzey Irak’ın yanı sıra Kuzey Suriye’de de yer yer bayrakları dalgalanmaya başladı. Hatta PKK’nın buralara yerleşmeye başladığı haberleri geliyor. Nitekim Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) öncülüğünde oluşturulan 'sözde' Kürdistan Halk Tugayları Ordusunun (YPG) kuruluşunu içeren bir bildiri yayınladı. PYD tarafında yapılan açıklamada "Bu devletleşmek yolunda atılan büyük bir adım" denildi. Suriye’den atılan bombayla 5 vatandaşımızın hayatını kaybettiği

110 I EKİM 2012

Akçakale’de Suriye tarafından atılan bomba sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. Peki neden? Onların suçu neydi? Daha da önemlisi, Suriye mi yoksa Türkiye yüzünden mi öldüler?

Akçakale olayını düşündükçe canım sıkılıyor. Şimdi o 5 kişi neden öldü? Mavi Marmara (İsrail) olayında olduğu gibi, Suriye’den tazminat mı isteyeceğiz? Ya da devlet olarak ailelerine biz mi tazminat vereceğiz? İyi de, ne yapılırsa yapılsın o 5 kişi geri dönmeyecek. Dönüyorum aynı soruya: 5 vatandaş niye öldü? Suriye’de rejim değişmelidir diyen biz (yani Türkiye hükümeti), muhalifleri destekleyen, hatta Türkiye’de bir araya getiren biz, sınırları kapatan biz, muhalefeti (iddialara göre silahlı

eğitim de veriyoruz) kamplarımızda barındıran da biz, ama canı yanan (hem Akçakale’deki olay hem de jetimizin düşürülmesi) da biz. Bugün Suriye, yarın başka bir ülke, muhtemelen İran… Türkiye’nin komşularıyla sıfır sorun politikası ne yazık ki sürmeyecek gibi görünüyor. Peki, gelecek için kaygılanmakta haksız mıyım? Suriye, İran, Irak, Ermenistan; hepsiyle aramız bozuk. Yunanistan ile it dalaşları sürüyor. Gelelim Kürt sorununa. Hiç de çözülecek gibi görünmüyor. Bazı


Dört Mevsim Bahçeşehir

OLACAK?

günler umutlanıyoruz, silahlar susacak gibi oluyor, ama ertesi gün daha şiddetli patlıyor. Oslo sürecinin devam edip etmediğini de bilmiyoruz, çünkü her kafadan bir ses çıkıyor. Kimi, devlet teröristlerle masaya oturmaz derken, diğeri çözüm için herkesle konuşuruz diyor. Peki, ne oluyor? Ölümler devam ediyor. 365 sanıklı Balyoz davasının sonuçları ortada. Yargıtay bozmazsa sanıklar ortalama 16-18 yıl ceza alacak. Davanın temelini bir seminer oluşturuyordu. Yapılan bir seminerde

darbe provası yapıldığı ileri sürülüyordu. Mahkeme de buna kanaat getirdi. Ama 365 sanıklı davada 50 kişinin bu seminere katıldığı anlaşılıyordu, peki ya geride kalanlar? Davaya ilişkin havada kalan soruları okudukça canım daha da sıkılıyor. Peki, Ergenekon davasında da mı benzer bir gelişme olacak? Yıllardır suçunun ne olduğunu bilmeden Silivri’de yatanlar olduğu da unutulmamalı. Hükümet, MHP’nin desteğiyle Meclis’ten tezkere aldı. Ama dikkat, tezkerede Suriye için kullanılacak gibi

I

CEMAL SUBAŞ

İSİ TEMPO DERG ÜDÜRÜ YAZI İŞLERİ M

bir ibare yok. CHP Milletvekili Muharrem İnce’nin uyardığı gibi, Türkiye hükümeti eğer isterse tüm dünyaya savaş ilan edebilir. Peki, bu, bu kadar kolay mı olmalı? Türkiye ekonomisinin iyi gittiğini söyleyenler de var, yakında kriz çıkabileceğini ileri sürenler de… Bu tartışmaya hükümet bakanları da katıldı. Biri ekonomide gaza basmalıyız derken, diğeri frene basmalı görüşünde. Sonuç, ne frene basıyoruz, ne gaza, aynen devam. Allah sonumuzu hayra getire! EKİM 2012 I

111


BULMACA

112 I EKİM 2012

Dört Mevsim Bahçeşehir


REHBER ÖNEMLİ TELEFONLAR Başakşehir Belediyesi Bahçeşehir Karakolu İtfaiye Alo Ambulans

212 444 06 69 212 669 26 21 212 669 31 37 212 669 55 66

Dört Mevsim Bahçeşehir

Bahçeşehir Aile Sağlık Mer. Bahçeşehir Taksi Durağı Esenkent Taksi Durağı PTT 1. Kısım Muhtarlık 2. Kısım Muhtarlık

212 669 63 60 212 669 86 86 212 672 09 46 212 669 16 00 212 669 62 10 212 669 80 25

NÖBETÇİ ECZANELER 3. CADDE ECZANESİ 608 00 26 1 EKİM - 24 EKİM

ARMAĞAN ECZANESİ 669 93 00 16 EKİM

BAHÇ. AYDIN ECZANESİ 608 00 37 8 EKİM G 27 EKİM

76D

146T

BAHÇEŞEHİR ECZANESİ 669 34 34

BAHÇE(EH'R-TAKS'M (Ç'FT KATLI) hatt› Gidi-Dönü sefer süresi: 180 dakika KITA ND. hatt›r

BO&AZKÖY MH.-BAHÇE(EH'R-YEN'KAPI hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 155 dakika

BOĞAZKÖY ECZANESİ 607 06 06

BAHÇEŞEHİR Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

05:55 06:10 06:25 06:35 06:45 06:55 07:05 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:20 09:40 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:05 13:25 13:45 14:00 14:20 14:40 14:55 15:10 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 16:55 17:10 17:30 17:50 18:05 18:25 18:45 19:05 19:25 19:45 20:05 20:20 20:35 21:00 21:20 21:40 22:00

06:10 06:25 06:40 06:55 07:05 07:15 07:30 07:45 07:55 08:10 08:25 08:40 08:55 09:10 09:25 09:40 09:55 10:10 10:25 10:40 10:55 11:10 11:25 11:40 11:55 12:10 12:25 12:40 12:55 13:10 13:25 13:45 14:05 14:20 14:35 14:50 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:25 17:45 18:05 18:20 18:35 18:55 19:10 19:30 19:50 20:10 20:30 20:50 21:10 21:30 21:55

07:00 07:20 07:40 08:00 08:20 08:40 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:55 19:15 19:35 19:55 20:15 20:35 20:55 21:15 21:40 22:05

TAKSİM Kalkış saati İş Günleri Cumartesi

07:25 07:45 08:05 08:25 08:40 08:55 09:10 09:25 09:40 09:55 10:10 10:25 10:40 10:55 11:10 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:50 15:10 15:30 15:50 16:05 16:20 16:40 16:55 17:10 17:25 17:40 17:55 18:10 18:25 18:40 18:55 19:10 19:30 19:50 20:10 20:30 20:50 21:10 21:30 21:45 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:25 23:50

07:40 07:55 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:05 12:20 12:35 12:50 13:05 13:20 13:35 13:50 14:05 14:20 14:35 14:50 15:05 15:25 15:45 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:50 19:05 19:20 19:40 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:30 21:50 22:10 22:30 22:50 23:10 23:30 23:50

Pazar/Tatil 08:30 08:50 09:10 09:30 09:50 10:10 10:30 10:50 11:10 11:30 11:50 12:05 12:20 12:35 12:50 13:10 13:25 13:40 13:55 14:10 14:25 14:40 14:55 15:10 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:30 21:50 22:10 22:30 22:50 23:10 23:30 23:50

Not: OTOLAR AVCILAR YANYOLA GİRMEZ, E-5 YOLUNDAN GİDER. Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

BOĞAZKÖY SON DURAK Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil 05:30 05:45 06:00 06:10 06:20 06:30 06:40 06:50 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:40 12:50 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:50 18:10 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00

05:30 05:45 06:00 06:10 06:20 06:30 06:40 06:50 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:40 12:50 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:50 18:10 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00

05:30 05:45 06:00 06:10 06:20 06:30 06:40 06:50 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:40 12:50 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:50 18:10 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00

4 EKİM G 31 EKİM 9 EKİM

YENİKAPI Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

06:30 06:50 07:10 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:40 10:50 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:20 20:40 21:00 21:15 21:30 21:40 21:50 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:15 23:30 23:55

06:30 06:50 07:10 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:40 10:50 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:20 20:40 21:00 21:15 21:30 21:40 21:50 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:15 23:30 23:55

06:30 06:50 07:10 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:40 10:50 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:20 20:40 21:00 21:15 21:30 21:40 21:50 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:15 23:30 23:55

DEFNE ECZANESİ 669 96 59 18 EKİM

DENİZ ECZANESİ 672 43 03 7 EKİM G 30 EKİM

DERMAN ECZANESİ 605 02 14 2 EKİM G 22 EKİM

DİLEK ÖZ ECZANESİ 669 70 10 25 EKİM

ECZANE AKBATI 397 01 17 14 EKİM

ECZANE FİLİZ 672 01 03 21 EKİM

ELİT ECZANESİ 672 33 32 15 EKİM

ELVİN ECZANESİ 669 18 27 12 EKİM

GÜNGÖR ECZANESİ 672 94 01 28 EKİM

İSTANBUL ECZANESİ 672 33 30 5 EKİM G 17 EKİM

KENT ECZANESİ 596 55 53 23 EKİM

MAVİ ECZANE 669 59 51 13 EKİM

MOLİNO ECZANESİ 607 32 12 10 EKİM

OKSİJEN ECZANESİ 669 44 66 29 EKİM

SU ECZANESİ 669 97 97 6 EKİM G 26 EKİM

ŞEHİR ECZANESİ 608 17 27 3 EKİM G 20 EKİM

ŞELALE ECZANESİ 669 09 11 11 EKİM

YILDIZ ECZANESİ 607 08 10 19 EKİM

Not: Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir

BOĞAZKÖY SON DURAK Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil 06:00 06:20 06:40 07:00 07:20 07:40 08:00 08:30 09:00 09:30 10:00 10:30 11:00 11:25 11:50 12:15 12:40 13:05 13:30 14:00 14:25 14:50 15:15 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:05 19:30 20:00 20:30 21:00

06:30 07:00 07:25 07:50 08:10 08:30 08:50 09:10 09:30 10:00 10:30 11:00 11:25 11:50 12:15 12:40 13:05 13:30 14:00 14:25 14:50 15:15 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:05 19:30 20:00 20:30 21:00

06:30 07:00 07:25 07:50 08:10 08:30 08:50 09:10 09:30 10:00 10:30 11:00 11:25 11:50 12:15 12:40 13:05 13:30 14:00 14:25 14:50 15:15 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:05 19:30 20:00 20:30 21:00

TAKSİM Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

07:20 07:50 08:15 08:45 09:20 09:45 10:05 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:40 13:05 13:30 13:55 14:20 14:50 15:20 15:50 16:20 16:50 17:15 17:40 18:05 18:30 18:55 19:20 19:50 20:15 20:45 21:10 21:35 22:00 22:30

07:50 08:15 08:45 09:20 09:45 10:05 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:40 13:05 13:30 13:55 14:20 14:50 15:20 15:50 16:20 16:50 17:15 17:40 18:05 18:30 18:55 19:20 19:50 20:20 20:45 21:10 21:35 22:00 22:30

Not: Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir

07:50 08:15 08:45 09:20 09:45 10:05 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:40 13:05 13:30 13:55 14:20 14:50 15:20 15:50 16:20 16:50 17:15 17:40 18:05 18:30 18:55 19:20 19:50 20:20 20:45 21:10 21:35 22:00 22:30

E-57

E-58

ESENKENT BAHÇE(EH'R-BAKIRKÖY hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 100 dakika KITA ND. hattr

ESENKENT-BAHÇE(EH'R-MEC'D'YEKÖY hattı EKSPRES hattır Gidi-Dönü sefer süresi: 100 dakika

ESENKENT Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

06:25 06:50 07:10 07:30 08:00 08:30 09:00 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 13:00 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30 16:00 16:30 17:05 17:40 18:10 18:40 19:15 19:50 20:25 20:50

06:25 06:50 07:10 07:30 08:00 08:30 09:00 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 13:00 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30 16:00 16:30 17:05 17:40 18:10 18:40 19:15 19:50 20:25 20:50

07:10 07:35 08:00 08:20 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:10 14:40 15:10 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:10 19:40 20:10 20:40 21:10

BAKIRKÖY Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

07:40 08:15 08:40 09:05 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 13:00 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30 16:00 16:30 17:00 17:30 18:00 18:35 19:10 19:45 20:15 20:45 21:20 21:50 22:20

07:40 08:15 08:40 09:05 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 13:00 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30 16:00 16:30 17:00 17:30 18:00 18:35 19:10 19:45 20:15 20:45 21:20 21:50 22:20

Not: Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

08:10 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:10 14:40 15:10 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:10 19:40 20:10 20:40 21:10 21:40 22:10 22:40

ESENKENT Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil 06:05 06:30 06:55 07:20 07:45 08:15 08:50 09:30 10:10 10:45 11:20 11:55 12:30 13:05 13:40 14:15 14:50 15:25 16:00 16:35 17:10 17:45 18:20 18:55 19:30

06:30 07:00 07:30 08:00 08:30 09:00 09:30 10:00 11:00 12:00 13:00 14:00 15:00 15:45 16:30 17:15 18:00 18:45 19:30 20:10

08:30 09:30 10:30 11:30 12:30 13:30 14:30 15:30 16:30 17:30 18:30 19:30 20:30

MECİDİYEKÖY-M.BUS Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

07:05 07:45 08:20 08:50 09:20 09:50 10:25 11:00 11:35 12:10 12:45 13:20 14:00 14:35 15:10 15:45 16:20 16:55 17:30 18:05 18:40 19:15 19:50 20:30 21:10

07:45 08:15 09:00 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:30 13:30 14:30 15:30 16:30 17:15 18:00 18:45 19:30 20:15 21:00 21:45

Not: Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

09:45 10:45 11:45 12:45 13:45 14:45 15:45 16:45 17:45 18:45 19:45 20:45 21:45

Otobüs saatleri 5 EKİM 2012 tarihinde www.iett.gov.tr sitesinden güncellenmiştir

76E ESENKENT-BAHÇE(EH'R-TAKS'M (EKSPRES KATLI) hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 150 dakika


2

8 Ekim 2012 - 17 Şubat 2013 Tarihleri Arasında Aynı Gün İçerisinde Toplamda Her 50 TL ve Katları Alışverişinize Çekiliş Hakkı

Bu Piyango Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nden alınan 04/10/2012 tarih ve B.07.1.MPİ.0.13.04.00-255.01.02/2835 – 10541 sayılı izni ile düzenlenmiştir.

E-5 Yolu Üzeri / Avcılar

Tel: 0212 509 98 00 www.pelicanmall.com.tr


4 Mevsim Bahçeşehir Sayı 29  

4 Mevsim Bahçeşehir Sayı 29

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you