Issuu on Google+

YIL: 2 MAYIS 2011

AYLIK AKTÜALİTE ve YAŞAM DERGİSİ


ALÜMİNYUM J

AHŞAP JALUZ DERİ JALUZİ KUMAŞ STOR SUN SCREEN

MERKEZ: Mimsan Sanayi Site Tel: 0212 672 39 48

ZEYTİNBURNU: Emel Mefruşat 0212 558 75 01

BA


UM JALUZİ

LUZİ

SOLTİS SERİSİ (Proje ürünü teknik malzeme)

AHŞAP STOR

OR

ZEBRA PERDE

EN STOR

PVC DİKEY PERDE

i Sitesi 22 A BLok No: 13-15 Esenyurt - İstanbul 39 48 - Fax: 0212 672 69 61 Cep: 0532 393 21 56

www.yapimas.com.tr

BAHÇEŞEHİR: Klas Perde (Galeria Çarşı) 0212 669 36 21

siparis@yapimas.com.tr

ESENYURT: Storium (Mobilyacılar Çarşısı) 0212 605 10 31

BOĞAZKÖY: My Home Perde 0212 607 18 44


Bahçeşehir Ticaret Merkezi No:3 (Ziraat Bank Arkası)


Sipariş ve Rezervasyon hattı: 0212 608 11 40 - 41


‘DE NELER VAR?

EDİ TÖR ,ün Notu

12. Bölgeden 16. Şenlik

Anneler Günü

“Anneler günü”… Ne yapabiliriz, nasıl bir konu hazırlayabiliriz?… Aylık haber toplantımız yapılmış ama özellikle toplantıda benimle beraber annesiz iki kişi olduğumuz için üstü kapalı geçiyor bu konu biraz… Oturup kendim bir şeyler yapmaya kalksam yine geçen seneki gibi konu ‘Annesiz anneler günü’ olacak. Oturdum bilgisayarın karşısına araştırıyorum… Derginin sayfalarında yer vermek için en güzel olanı seçmeye çalışıyorum. Okuduğunda herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir yazı. İçlerinde çoook güzel yazılar da var, hadi ya buda ne böyle diyeceğim yazılar da var. Anne kelimesi geçen sayamayacağım kadar çok yazı okudum… Ama bir tanesi, Cüneyd Suavi imzalı bir metin bence ‘anneliği, anne olmayı’ o kadar güzel anlatmış ki… O yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum… Kucağındaki Hazine Kadının biri, cömert olduğu söylenen yaşlı bir bilgeye gidip: -Bu şehirde benden fakir insan yok!. demiş. Bana biraz yardım eder misiniz? Bilge adam, kadının kucağındaki bebeğin bir ipeği andıran yanaklarını okşayıp öptükten sonra: - Demek fakirsin!. demiş. Hem de çok fakir. Ama karşılıksız yardım yapmak, adetim değil!. Eğer yardım istiyorsan, çocuğunun parmağını satman gerekir. Kadın, önce deli olduğunu sanmış bilgenin. Daha sonra da, kötü bir şaka yaptığını... Ama adam ciddi görünüyormuş. Kadına bir kese altın uzatıp: - Ayak parmağına da razıyım!. demiş. Zaten cerrah olduğumdan, ona acı çektirmem. Kadın, bütün kanını donduran bu teklif üzerine kaçmayı düşünürken, adam: - Sadece tırnağını söksem de olur! diye devam etmiş. Biliyorsun zamanla yenisi çıkar. Kadın, bu ruh hastasına daha fazla dayanamamış ve kapıyı çarpıp uzaklaşırken, adam onun arkasından: - Nasıl bir fakir olduğunu anlayamadım!. diye bağırmış. Kucağındaki hazinenin tırnak kadar bir parçasını, bir kese altına değişmiyorsun. Bende anneyim… Bende kızımın tek bir saç telini dünyalara değişmem… Tüm annelerin anneler gününü kutlarken, hayatın bize sunduğu en büyük nimet olan annelerin yanımızdayken kıymetinin bilinmesi dileğiyle...

22. Kısa kısa 28. 4 Mevsim Engelsiz Yaşam Röportaj: Özel Eğitim Dil ve Konuşma Terapisti Emrah Cangi

68 32. KAPAK KONUSU Hani geceleri usulca yanımıza gelip üstümüzü örterler ya... 38. Onlarda anne 42. Can dostlar 44. 2011 gelinlik trendleri 48. Bahar bayramı: HIDRELLEZ 68. EVİM BENİM HAYATIMDIR Seden Çildem: “Bahçeşehir’i severek yaşıyorum”

38

HER AY SİZLERLE

18. BAHÇEŞEHİR FİLİZLENİYORFiliz Süzer 20. EKONOMİ- Kayhan Öztürk 30. HAVADAN SUDANMüjde Köseoğlu 41. YAŞAM KOÇU- Aşkım Kapışmak 52. EĞİTİM- Nilgün Uluser İnan 56. SAĞLIK- Op. Dr. Özgür YÜCEL 58. ÇOCUK SAĞLIK- Tahsin Akbaş 60. SPOR- Savaş Kahraman 62. GEZİ- Hülya Meral

64. DEKORASYON 70. YEMEK 72. GÜZEL FİKİRLERYasemin Yurtman Candemir 74. ASTROLOJİ- Nisa 76. POLİTİKA- Cemal Subaşı 78. ONLARA SORDUK 79. KÜLTÜR SANATHatice Gülçür İnanç 80. BULMACA 81. REHBER

HER REKLAM BİR KAZANÇTIR DİYORSANIZ

BİZE ULAŞIN

607 10 28 532 371 76 93 212

Melike Güntürk

İmtiyaz sahibi: HAZAN YAPIMEVİ Genel Yayın Yönetmeni: Hasan Güntürk

10

 MAYIS 2011

Yayın Koordinatörü (Sorumlu Müdür): Melike Güntürk

Yayın Kurulu: Hatice Gülçür İnanç Hülya Meral

Tasarım ve Uygulama: Hazan Yapımevi

Kapak Tasarım: Naci Koç

Yayın Danışmanı: Ali Polat

Hukuk Danışmanı: Av. Şahin Zenginal

Reklam Müdürü: Nurcan Ercan

Teknik Müdür: Aziz Serdar Taştan

İLETİŞİM: Boğazköy Hoşseda Sit. H Blok 7/14 Bahçeşehir/Başakşehir/İst. Tel: 0212 607 10 28 e-mail: 4mevsimbahcesehir@gmail.com 4mevsim@hazanyapimevi.com Facebook: Dort Mevsim Bahcesehir web: www.hazanyapimevi.com

Dağıtım: 4 Mevsim Bahçeşehir Dergisi Baskı: Veritas Printing Center Ltd. Co. Seyrantepe/İst.

4 Mevsim Bahçeşehir Dergisi ayda bir yayınlanır. Bahçeşehir’de evler ve işyerleri başta olmak üzere, Ispartakule, Ardıçlı Evler, Spradon, Mesa Nurol, Eston, City Court, Günışığı, Uphill, Banu Evleri, Manolya Evleri, Hill Park, Yasemin Evleri, Kardelen Evleri, Esenkent, Boğazköy (Avc›lar-Beylikdüzü E5 işyerleri) bölgelerine ücretsiz dağıtılır. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazı sahibine, reklamların sorumluluğu reklam verenlere aittir.

Katkıda bulunanlar: Ece Sevinç, Ertan Dağhan, Murat Sevinç, Onur Yurtseven, Serkan Güler, Yasemin Sevinç, Yücel Akkoyunlu, Z. Hazan Güntürk Dağıtım ekibi: Devran Öztürk, Sergen Demirtaş, Can Çataltaş, Sadık Can Düzgün, Egemen Akalın, Gürkan Özbulak


SHE ‘’KOM ile Plajlar Yine Şenleniyor’’

Mayo ve Bikini’de

%20 İNDİRİM

Süzer Bulvarı Şehr-i Bazaar AVM E Çarşı Kat:1 BAHÇEŞEHİR Tel: 0212 608

00 44


BÖLGEDEN

Kültür merkezi ve katlı otopark

TAMAMLANIYOR...

Bahçeşehir gölet bölgesinde Prestige Mall Alışveriş Merkezi karşısında yapımına bir süredir devam edilen kültür merkezi ve katlı otopark projesinde çalışmalar son aşamada. Bahçeşehir ve çevresinde yaşayanların talepleri dikkate alınarak projelendirilen kültür merkezi yaklaşık 1200 kişilik bir ana salona sahip. Konser, tiyatro, konferans ve çok amaçlı sosyal etkinliklere imkan verebilecek donanımda inşa edilmektedir. Ayrıca Prestige Mall AVM ve Kültür merkezinin yaratacağı yaya ve araç trafiği göz önünde bulundurularak projeye katlı otopark planı da eklendi. Katlı otopark ön taraftan bakıldığında 4 katlı, arka tarafından ise 5 katlı bir görünüme sahip olup hizmete açıldığında bölgede

yaşanan park sorununa da önemli bir rahatlık getirecek. Aynı zamanda katlı otoparka ana yoldan direkt olarak da girilebilecek. Kültür Merkezi ve katlı otopark ala-

nında devam eden inşaat çalışmalarının Mayıs sonunda tamamlanması planlanıyor. Katlı otoparkın açılması ile özellikle Prestige Mall ziyaretçilerinin yaşadığı park sorunu bitecek.

Başkan, yine mahalle yollarında “Geçen sene yaptıklarımızı anlatmak için bir araya gelmiştik” diyen Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, mahalle toplantılarının ikinci yılında Başakşehirlilerin karşısına çıkarak “Orada bize eksiklerimizi yazdınız ve söylediniz şimdi yeniden sizin isteklerinizi dinlemek için bir araya geldik” dedi. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında Şahintepe Mahallesiʼnde başlayan toplantılarda, geçen

12

 MAYIS 2011

bir yıl içerisinde yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Mevlüt Uysal bu yıl aynı ay içerisinde, bir sene sonra yine Şahintepeʼdeydi. İlki Şahintepe Mahallesiʼnde başlayan mahalle toplantılarının ikincisi Kayabaşıʼnda, üçüncüsü Şamlar köyünde ve dördüncüsü ise Başak Mahallesiʼnde yapıldı. Düzenlenen mahalle toplantılarına katılım beklenenin üzerinde oldu.


BÖLGEDEN

23 Nisan’da Başakşehir’de

renkli görüntüler vardı 91 yıldır aynı coşku ve duygularla kutladığımız, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız tüm ülkemizde birbirinden güzel gösterilerle kutlanırken, Başakşehir'de de çocuklar yaptıkları gösterilerle izleyenleri büyüledi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenleri, Bahçeşehir Tören Alanıʼnda gerçekleştirildi. Kutlama töreni; Başakşehir Kaymakamı Cevdet Can, Garnizon Komutan Vekili, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Baltacı, İlçe Emniyet Müdürü Ekrem Güneyisi, Belediye Başkan Yardımcıları, Başakşehirʼde bulunan siyasi parti temsilcileri, kamu ve sivil toplum kuruluş temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla yapıldı. Tören, Türkiye Cumhuriyetiʼnin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ve Kurtuluş Savaşımız başta olmak üzere bütün şehitlerin anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşıʼnın okunması, Tören Alanıʼnda bulunan Atatürk Anıtıʼna çelenklerin konulmasıyla başladı. Resmi protokol, öğrenciler ve halkın bayramını kutlama merasimi yapmasının ardından okulların birbirinden güzel gösterileri, vatandaşlar tarafından alkışlarla karşılandı. Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Baltacı; Ulusal

14

 MAYIS 2011

Egemenliğin önemli bir kavram olduğunu ve bu önemli günde bir de geleceğimizin teminatı çocuklarımızın bayramının kutlandığını, bunun ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Abdi İbrahim İ.Ö.O.ʼdan Fatmanur Atik bütün öğrenciler adına bir konuşma yaparken, Cahit Zarifoğlu İ.Ö.O.ʼdan öğrenciler 23 Nisan şiirleri okudular. Ahmet Kabaklı İ.Ö.O.ʼdan oluşturulan bir koro şarkı ve türkülerle bu özel bayram gününe neşe kattı. Okullarda yapılan resim, şiir, kompozisyon yarışmalarında ödül alan öğrencilere ödülleri Başakşehir Kaymakamı, Garnizon Komutan Vekili, Belediye Başkanı ve İlçe Emniyet Müdürü tarafından verildi. “Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir, bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” diyen Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve lideri Mustafa Kemal Atatürk, çocuklara bayram armağan eden tek millet olma gururunu Türk Milleti'ne yeniden yaşattığı gün böylece sona erdi.

Gez, gör, öğren

“Canım İstanbul gezileri” Başakşehir Belediyesiʼnin bu yıl ikincisini düzenlediği “Canım İstanbul Gezileri” 2011 yılında da devam ediyor. İlçe sınırları içerisinde yer alan okullardan her gün 300ʼe yakın öğrencinin otobüslerle taşındığı kültür gezilerinde, Kültür ve Sosyal İşler ile Basın Yayın ve Halkla Müdürlüğü tarafından görevlendirilen rehberlerle birlikte 7 bin 200 öğrenciyi İstanbulʼun örnek yapı ve kültür merkezleri olan Miniatürk, Panorama 1453 Tarih Müzesiʼni ve Topkapı Sarayıʼnı gezmeye götürüyor.


SUNSET R

Bikini ve Mayolar tek fiyat:

45

TL

İNDİRİM

DEVAM EDİYOR Anneler Günü’ne çok özel r indirimle

Şelale Mevkii Teras Garden No: 28 Bahçeşehir-İst. (Onur Market üstü)

Tel: 0212 669 99 12

Nakit ve Tek çekimde

%20

indirim


ŞENLİK

7. Okul Öncesi Çocuk Şenliği Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 2010-2011 eğitim öğretim yılı çocuk şenliği festivali 22. bölge etkinlik takvimi

Ülkemizde okul öncesi eğitimin gelişmesi ve yaygınlaşmasına katkıda bulunmak ve kamuoyu oluşturmak amacıyla 2005 yılından beri yapılan Okul Öncesi Eğitim Şenlikleri bu sene Mayıs ayı boyunca çocuk festivali şeklinde kutlanacak. Mayıs ayı boyunca devam edecek “ Okul Öncesi Eğitim Şenlikleri”ne Başakşehir ve Bahçeşehirʼde faaliyet gösteren tüm resmi ve özel, okul öncesi eğitim kurumları ve Bahçeşehirliler davetli. Festivalin 22. bölge sorumlusu Bahçeşehir Anaokulu Müdürü Müzeyyen Kardaş Koçak bize okul öncesi eğitimin önemini anlattı. “Zihinsel gelişimin % 70ʼi altı yaşa kadar gerçekleşir. Bu dönem ne kadar verimli geçerse çocuk ilerleyen yıllarda ve tüm hayatı boyunca o denli başarılı ve mutlu olur. Tüm ebeveynlerin amacı başarılı ve mutlu bireyler yetiştirmektir ve bunun için “haydi çocuklar anaokuluna”. Anaokulunun önemini Robert Fulghum çok güzel özetlemiş, bunun üzerine söylenecek başka bir söze gerek olduğunu düşünmüyorum” diyerek sözlerine başladı. Ne biliyorsam hepsini anaokulundan öğrendim. Nasıl yaşayacağım, neler yapacağım, nasıl biri olacağim konusunda bilmem gere-

16

 MAYIS 2011

ken ne varsa, ben hepsini anaokulundayken öğrendim. Erdem denilen şey, dağın tepesindeki eğitimde değil, yuvadaki oyun havuzundaki kum yığınının içinde. İşte öğrendiğim şeyler: Herşeyi paylaş... Hak yeme, kimseye vurma... Aldığını yerine koy... Kendi dağıttığını topla... Sana ait olmayan şeyi alma... Birini incitirsen özür dile... Yemekten önce ellerini yıka... Tuvaletten çıkarken sifonu çek... Fırından yeni çıkmış bisküvi ile sıcak süt sağlıklıdır... Dengeli bir hayat sür... Her gün biraz eğlen, biraz düşün, biraz resim yap, biraz şarkı söyleyip dans et, biraz oyna, biraz da çalış... Dünyaya çıktığında trafiğe dikkat et, el ele tutuş, bir arada ol. Mucizenin farkına var Ufacık cam kaptaki, o minik tohumu düşün, kökleri aşağıda, gövdesi yukarıya uzanıyor. Kimse bunun nasıl ve neden olduğunu bilmiyor ama hepimiz öyleyiz. Hepinizi Okul Öncesi Şenliklerine bekliyoruz.”

2 Mayıs

10.00

3 Mayıs

13.30

4 Mayıs

14.00

7 Mayıs

10.00

11 Mayıs Tüm gün 12 Mayıs 10.00-12.00 12 Mayıs 14.00 14 Mayıs 10.30 14 Mayıs 10.30 16 Mayıs Tüm gün 17 Mayıs Tüm gün 17 Mayıs 10.00 18 Mayıs 18 Mayıs 24 Mayıs 25 Mayıs

10.00 10.00 10.00 Tüm gün

30 Mayıs 14.00 30 Mayıs 14.00 31 Mayıs 10.00

Çoçuk Şenliği Festivali açılışı Muhsin Ertuğrul Sahnesi önü Makam ziyareti Başakşehir Belediye Başkanlığı Anne-Baba ve Öğretmen Eğitim Semineri - Kişiler arası ilişkiler Konuşmacı:Aşkım Kapışmak Anne-Baba semineri ve müzik dinletisi okul olgunluğu Bahçeşehir Koleji Konuşmacı:Psg.Dr.Nevin DÖLEK Kardeş okullar elele Drama ve Rond gösterileri Prestij AVM Öğretmen Semineri Şair Erdem Bayezıt İ.Ö.O. Konf. Sal. Anne-baba ve öğretmen semineri Burç Koleji Kon. Sal. Konuşmacı: Prof.Dr. Haluk Yavuzer Oyun hamuru ve resim yarışması Burç Koleji Müze gezisi Bahçeşehir Koleji Çocuk Bilim Müzesi Müze gezisi Bahçeşehir Koleji Çocuk Bilim Müzesi Anne-baba semineri - Davranış prob. Muhsin Ertuğrul Sahnesi Konuşmacı:Uzm.Psg. Sema Ulçay Satranç turnuvası - Prestij AVM Resim ve faaliyet sergisi - Prestij AVM Piknik - Şamlar Ormanı Müze gezisi Bahçeşehir Koleji Çocuk Bilim Müzesi Yönetici semineri - Okul öncesi eğitim Konuşmacı: Uzm.Psg. Sema Ulcay Uçurtma şenliği - Gölet Mevkii Halk oyunları şenliği ve çocuk şenliği festivali kapanışı Sular Vadisi Anfi Tiyatro

Festivalle ilgili tüm detayları Bahçeşehir Anaokulundan alabilirsiniz 0212 669 58 85-84


Onlara bir çiçek bir dua yeter “Bir çiçeği sevgi ile büyütürseniz, bir başka güzel açar, bir başka güzel kokar. Onlar da bizleri öperek, koklayarak. Kucaklayarak hep sevgiyle büyütürler.” Bulun bakalım hangi kelimeler bu sevgiyi anlatabilir acaba? Bulduğunuz her kelimeyi ‘Bu aciz kaldı’ diyerek sileceksiniz... O kelimeleri bulamayacaksınız. Biz anneler, çocuklarımız için ne ifade ediyorsak, bizim annelerimiz de bizim için aynı şeyi ifade ediyor. Yıllar önce bir yerde okumuştum: ‘Dünyada kaç kişi elleri olan ama kullanamayan, ayakları olan ama yürüyemeyen, isteklerini ağlamasıyla bildiren, konuşmayan, altına yapan, geceleri tatlı tatlı uykulardan uyandıran birine bakmak ister? Kim bu kadar aciz biriyle usanmadan ilgilenmek ister? Ya da bunu kim yapabilir? Ne kadar zor iş dediğimiz bu işleri, hiçbir karşılık beklemeden, severek, isteyerek ve bundan inanılmaz keyif alarak gerektiğinde canını vermeyi göze alarak yapan tek canlı annelerdir’. Bizim meleklerimiz Annelerimiz haklarının ödenmesi asla ve asla mümkün olmayan meleklerimizdir. Annelerimiz, dünyanın en kutsal varlıklarıdır. Dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren sesimizi dinlerler. Her derdimizi, her istediğimizi, her üzüntümüzü, sevincimizi sesimizden anlarlar. Bize hayatın en güzel tatlarını yaşatırlar. En güzel renkleri onlar verirler. Yaşamın en güzel sesidir onlar. Rüyaların en güzeli, hayallerin en tatlısıdır onlar. Annelerimiz.... Canımız, ruhumuz, kalbimiz, herşeyimiz…. İki kelime Bir çiçeği sevgi ile büyütürseniz, bir başka güzel açar, bir başka güzel kokar. Onlar da bizleri öperek, koklayarak. Kucaklayarak hep sevgiyle büyütürler. Eğer siz bir anne iseniz, yavrunuzun ilk keli-

18

 MAYIS 2011

mesinin anne olduğunu duymuşsunuzdur. Annenizin de aynı kelimeyi sizden duyduğu günü düşünün. Bu sevinç, bu mutluluk, bu güzellik anlatılabilir mi? Babalar kıskanmasın ama hemen hemen her çocuğun ağzından çıkan ilk kelime annedir. Elinizde bir gül ile Annelerimizi bu güzel günde tabiî ki unutmayacağız. Elimizde sadece tek bir gül bile olsa onlara koşacağız. Onlar sabahın en erken saatlerinde pencerenin dibine oturup bizleri beklemeye başlayacaklar. Bu böyle. Dün de böyleydi, bugün de böyle ve yarın da böyle olacak. Okul çağlarımızdan evlenip çoluk çocuğa karıştığımız yıllara kadar gözlerini üzerimizden ayırmayan derdimize, sevincimize hiç karşılık beklemeden ortak olan annelerimiz, sizlerin hakkını nasıl öderiz? Nasıl unuturuz ki? Ben de annemin, beni ve ablamı nasıl yetiştirdiğini biliyorum. Uykusuz gecelerini çok iyi hatırlıyorum. Neler çektiğini bizimle gülüp, bizimle ağladığını hiç unutabilirmiyim? Çocukluk günlerimizi hatırlayalım ve Peygamberimizin sözünü de hiçbir zaman unutmayalım. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’.

BAHÇEŞEHİR FİLİZLENİYOR

FİLİZ SÜZER

birlikte ordaydım. Yılmaz Morgül’ü dinliyorduk. Yılmaz Morgül, Türk Sanat Müziğinin zirvesindeki birkaç yıldızdan biridir. Repertuarı, insanların Türk Sanat Musikisi açlığını giderecek kadar geniştir. Sesini zaten anlatmaya gerek yok. Gerek yok çünkü anlatamazsınız. Sadece ve yalnız dinleyebilirsiniz. Sadece ve sadece Yılmaz Morgül’ü yaşarsınız. Eşsiz sesi ve eşsiz yorumuyla tek kelimeyle muhteşem bir gece yaşadık. Sesinden ve o birbirinden güzel şarkılarından bizi yoksun bırakmadığı için Yılmaz Morgül’e teşekkür ediyoruz. Yılmaz Morgül’ü davet ederek bize o güzel şarkıları dinlettiren ve o güzel geceyi yaşatan mekan sahipleri Hüseyin ve Kenan beye de çok teşekkürler ediyoruz. Daha nice nice Yılmaz Morgül’lü gecelerde buluşmak dileklerimle…. Tantuni Bahçeşehir’de

Tantuni Mersin’e has bir dürüm çeşididir. Hepimiz biliriz. Ben dergimizin geçen sayısında Tantuni diye bir reklam gördüm. Çok mutlu oldum. Çünkü Bahçeşehir’de artık yok yok. Tantuni’nin Bahçeşehir’de açılması beni mutlu etti ve tabiî ki lezzetini merak edip kendimi Tantuni’de dürümümü yerken buldum. Tek kelimeyle nefisti bayıldım. Sakın unutmayın Mekân çok hoş. Çalışanlar güler yüAnnelerine sevgi, saygıyı gösterenlere, züyle ve tantuninin o nefis lezzetiyle tüm yürekleri anne sevgisi ile dolu olanlara, Bahçeşehirlileri bence bu mekana çekeAnne olan ve anneleri olanlara ne mutlu. cekler. Evet tüm Bahçeşehirlilere tavsiye Unutmayın! ediyorum. Mutlaka Tantuni’de bir dürüm Annelere bir çiçek, kabirde olanlara yiyin. Bir daha vazgeçemeyeceksiniz. bir dua yeter... Çok yerde Tantuni yedim. Ama inanınki hiçbir yerde bu kadar lezizini yememişYılmaz Morgül fırtınası tim. Yıllar önce Mersin’de tattığım o lezBahçeşehir’de o gece yer yerinden oy- zeti yıllar sonra Bahçeşehir Tantuni’de nadı. Yüzlerce kişi, onun nağmeleriyle, bulmak beni gerçekten mutlu etti. Mekan onun eşsiz sesiyle kendinden geçti. sahiplerine ve Bahçeşehirlilere hayırlı Evet o gece bende dostlarımla olsun diyorum.


Türkiye’nin En Lezzetli Tantunisi Keyfini ve tadını ancak tadarak anlayacağınız, profesyonel ustalarımızın özenle hazırladığı, meşhur dillere destan tantunimizin lezzetini keşfetmek için sizleri bekliyoruz.

LEZZETLİ TANTUNİSİ N E NİN ’ E KİY R TÜ

ERVİS S T E K A HIZLI P

4

Barış Sokak Hillpark Çarşısı No: 5/11 Bahçeşehir-İST.

3 3 3 5 9 9 6 0212 6 00

0 11.0 -01.


EKONOMİ

Küçük yatırımcının BÜYÜK AŞKI!

RK KAYHAN ÖZTÜOM

M.C FİNANSGÜNDE ETMENİ YÖN GENEL YAYIN

“Gelişen teknoloji, internet vb. iletişim kanallarıyla yatırımcı gerek sektör ve gerekse şirket bilgilerine rahatça ulaşabiliyor. Yapılacak küçük bir araştırma ve şirket raporlarının okunması ile gerçekleştireceğiniz yatırımlar alacağınız tüyolardan size daha çok kazanç sağlar.” İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) geçen yıl başlattığı halka arz seferberliğinden sonra şimdi de yatırımcı seferberliğini başlattı. Öte yandan yapılan bir anketin sonucuna göre bir kısım yatırımcının yatırım kararını kendi bilgisi veya eşe, dosta sorarak aldığını gösteriyor. Sermaye piyasalarının göreceli olarak bu kadar yol aldığı ve aracılık hizmeti veren banka ve aracı kurumların araştırma birimlerine yaptıkları gerek insan ve gerekse finansal yatırımlar göz önüne alındığında, yatırımcıların bu gelişimden yararlanamaması düşündürücüdür. Özellikle küçük yatırımcılardan gelen şikayetlerde genellikle aldıkları tüyolar ile yapılan yatırımlardan elde edilen zararlar dile getiriliyor. Bedelli sermaye artırımlarından sonra hisse fiyatındaki yaşanan inanılmaz düşüşler en çok şikayet edilen konuların başında geliyor. Bu şikayetlerin temeline inildiğinde tercih edilen hisse senedinin analize dayalı beklentilerden, uzmanların önerilerinden çok eşe dosta dayalı tüyolardan kaynaklandığı görülüyor. Yaklaşık 20 yıldır ekonomi gazeteciliği yapıyorum. 1994-2000 yılları arasında da Borsa Muhabirliği yaptım. Bu dönemde özellikle küçük yatırımcıların yatırım kararlarını verirken hep tüyolarla hareket ettiğine şahit oldum. Ama aldığı tüyolarla abat olanını da görmedim. Lütfen artık bu tüyo işini bırakalım. Borsada küçük yatırımcının parasını hiç edenler, sermaye piyasalarının geli-

20

 MAYIS 2011

şimi ve bununla birlikte denetimin artması, ayrıca cezai müeyyidelerin uygulanması ile manipülatörlerin hareket alanı oldukça kısıtlanmış durumda. Ancak yine de piyasa da tahta yapıcıların olduğu söylene geliyor. Oysaki bugün her aracı kurumun araştırma birimleri tarafından hazırlanan oldukça da başarılı öneri listeleri açıklanıyor. Gelişen teknoloji, internet vb. iletişim kanallarıyla yatırımcı gerek sektör ve gerekse şirket bilgilerine rahatça ulaşabiliyor. Yapılacak küçük bir araştırma ve şirket raporlarının okunması ile gerçekleştireceğiniz yatırımlar alacağınız tüyolardan size daha çok kazanç sağlar diye düşünüyorum. Uzmanlar Sermaye Piyasası Kuru-

lu’nun (SPK) nominale yakın fiyattan işlem gören şirketlerin bedelli sermaye artırımlarını artırım öncesi ve sonrası hisse fiyatını yakından izlemelerini öneriyor. Özellikle nominal fiyata yakın işlem gören ve kısa aralıklarla bedelli sermaye artırımı yapan ve sermaye artırımı öncesi fiyatı yukarı giden şirketlerin çok can yaktığı borsa kulislerinin en çok konuştuğu konuların başında geliyor. Sermaye piyasalarının geçmişini göz önüne alırsak, çok ilerleme olduğu inkar edilemez bir gerçek. Geçmişte yapılan ‘Front Running’, ‘Insider Trading’, patron işlemlerinin artık getirilen düzenlemelerle yapılması da yürek istiyor. 1990’lı yıllarda yapılan “hafta içi hisse senedi al, hafta sonu dergide öner ve küçük yatırımcının parasını hiç et” devri artık biti. *Front Running: Piyasalarda işlem gören herhangi bir hisse senedi veya başka bir yatırım aracı için bir müşteriden (özellikle yabancı emri) fiyatları etkileyebilecek ölçüde bir alım veya satım emri geldiğinde, müşteri emri yerine getirilmeden önce aynı doğrultuda kendi adınıza işlem yaparsanız sonra müşteri işlemi gerçekleştirilir. ** Insider Trading: İçerden öğrenenlerin ticareti, bir şirketin kamuya açıklanmamış bilgisini kullanarak şirketin hisse senedini veya tahvil v.b. yatırım araçlarını alıp, satarsınız. Çok şükür ki bu hırsızlara ağır cezalar getirilmiş bulunmaktadır. Sonuç olarak, yatırımcı seferberliği ile bilinçlendirilerek yatırımcılar manipulatörlerin yolunu kesecektir.


KISA

Pelican Mall, Shopping Fest’e Pınar Aylin’le veda etti “Aradığınız her şey yolunuzun üzerinde” sloganıyla açılan Pelican Mall Alışveriş ve Yaşam Merkezi, İstanbul Shopping Festʼin kapanışını Pınar Aylin konseri ile yaptı. Küçük büyük her yaştan insanın sevdiği ve dinleği Pınar Aylin, 26 Nisan Salı günü saat 21.00ʼ da Pelican Mall Alışveriş Merkezinde

sevenleriyle buluştu. Yoğun ilgi gören konser öncesi konuşan Pınar Aylin, Pelican Mallʼu çok beğendiğini belirtti ve “Çok ferah ve birbirinden kaliteli markalar yer alıyor. E-5 üzerinde yer alması büyük avantaj, akşam iş çıkışı uğrayıp ihtiyaçlarınızı alabileceğiniz bir AVM” diye konuştu.

BSD, İstanbul ikincisi oldu Bahçeşehir Süleyman Demirel İlköğretim Okulu Küçük Erkek Basketbol Takımı, Basketbol İlköğretim Okulları İstanbul Şampiyonasıʼnda İstanbul ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı ve Türkiye Şampiyonasıʼna gitmeye hak kazandı. BSD Küçük Erkek Basketbol Takımıʼnı kutlar, Türkiye finallerinde başarılar dileriz.

Spradon ile Bahçeşehir’in gece hayatı renklendi Bahçeşehirʼe Spradon Residance Havuzbaşı Balık Restaurant geldi, gece hayatı renklendi. İşletmeci Gülay Ödemiş “Spradon Residance Havuzbaşı Balık Restaurant olarak, Bahçeşehir sakinlerine keyifli saatler sunmak istedik ve gece ve eğlence hayatı tutkunlarının da ayağına Kumkapı gecelerini getirdik. 300 kişilik kapasitemiz ile nişan, düğün, kına ve sünnet organizasyonlarınız için de dostlarınız ile paylaşabileceğiniz eğlenceli bir ortam sunuyoruz ve tüm Bahçeşehirli dostlarımızı bekliyoruz” diyerek Spradon Residance Havuzbaşı Balık Restaurantʼı tanıttı...

22

 MAYIS 2011

BADER’in oyuncak kampanyası tamamlandı Bahçeşehirliler Derneği'nin geçen yıl başlattığı ve bu yıl tekrarını gerçekleştirdiği ʻ23 Nisan Çocuk Bayramı Oyuncak Kampanyasıʼ tamamlandı. Başakşehir İMKB Alpaslan İlköğretim Okulu 1.,2.,3. ve 4. sınıf öğrencisi toplam 500 çocuğa ulaşılırken, okulun anaokulu sınıfı da farklı oyuncaklarla donatıldı. Oyuncak kampanyasına Bahçeşehirliler Derneği dışında, Bahçeşehir Rotary ve Bahçeşehir ÇYDD Şubesiʼde katkı sağladılar. Organizasyonda hediyeleri ile buluşan çocukların coşku ve mutlulukları görülmeye değerdi...


KISA

Dünyanın en büyük ev tekstili fuarı İstanbul’da

4 Mevsim ve Belemir Home Collection işbirliği ile davetlisiniz Dünyanın en büyük ve en önemli ev tekstil fuarı “EVTEKS” 18-22 Mayıs 2011 tarihleri arasında CNR Yeşilköy ʻde... Bilirkişiler tarafından belirtildiği gibi; HEIMTEXTİLE -ALMANYA fuarından bile daha önemli ve daha zengin katılımcıya sahip olan bu fuar; ev tekstilinin en son trendlerini ve teknolojik yapılanmalarını sergiler. Dünyadaki tüm değerli markaların yer aldığı organizasyonda tül -perde, döşemelik kumaş, stor-zebra perde, aris perde, halı, nevresim, yatak örtüleri, aksesuar grupları, danteller, havlular ve aklınıza gelebilecek her türlü ürün grupları yer alacaktır. Bu sene 600ʻün üzerinde katılımcıya sahip olacaktır. Tek kötü yanı bir günde ziyaretin yeterli olamayacağıdır ve fuar ziyaretinin üc-

retli veya özel davetiye ile mümkün olmasıdır. Belemir Home Colection; Üretici kimliği ile “Evteks”te “Someteks ve Belemir Home Collection” olarak yer almaktadır. Ayrıca, HALL 13D10ʼda teknik tekstil dokularının bir Showʼu gerçekleşecektir. Davetlisiniz. Kaçırmayın deriz. Fuar katılımına ziyaretçi olmak isterseniz “Belemir Home Collection Bahçeşehir Mobilyacılar Sitesi H/2 Blok No:2” adresinden davetiyelerinizi ücretsiz olarak temin edebilirsiniz. Katılım için bir gün önceden Adem Özkan, Serpil Özkan veya Şehbal Hasırcıoğluʼna isminize özel davetiyelerin hazırlanması için haber vermeniz ve davetiyelerinizi Belemir Home Collection showroomʼundan teslim almanız yeterli olacaktır.

Aşkım Kapışmak okurlarımızı ağırladı “Kadınlar Sağdan Erkekler Soldan” kitabıyla en çok satanlarda ilk 5’e giren yazarımız iletişim uzmanı Aşkım Kapışmak İstanbul’daki son stand-up gösterisinde 10 okurumuzu ağırladı. Kapışmak, özellikle kadın hayranlarının büyük ilgi gösterdiği stand-up gösterisinde izleyicilerine keyifli saatler yaşattı.

Bahçeşehirli çocuklara prestijli 23 Nisan kutlaması Bahçeşehir bölgesinin tek alışveriş merkezi olan Prestige Mall, 23 Nisanʼda düzenlediği şenlik ile çocuklara tam birbayram yaşattı. Prestige iki gün olarak düzenlediği şenlikte yer verdiği maskot kaplumbağalar, palyaçolar, Pamuk Prenses ile yüz boyama, çocuk tiyatrosu, pandomim, sihirbaz gösterileri ile çocuklara unutama- yacakları bir 23 Nisan yaşattı.

24

 MAYIS 2011


Yaygın gelişim bozuklukları

(otizm, pandas, asperger sendromu vb.)

Kromozon anomalileri

(down sendromu, fragile, x sendromu vb.)

İST

Y APACIT

LU İL YO

AVM

SAH

C

CAD

UL ANB

DES

USEL CARO V A M O

MARTIM

ĞİTİM

I K ÇIKIŞ TOPAR

EVLE TAŞ

İ

ÖZEL E

K R SO

AK

Zihinsel Engel Öğrenme güçlüğü (disleksi vb.)

Gelişim Geriliği Uzman Dil ve Konuşma Terapisti tarafından konuşma terapisi verilmektedir.


 Bireysel eğitim,

 Grup

eğitimi,

 Aile

eğitimi,

 Yüzme,  Drama eğitimi,

 Bilgisayar eğitimi,

 Bağımsız

yaşam becerileri,

 Davranış

problemleri çözümü,

 Aile

seminerleri,

 Özbakım

becerileri (tuvalet eğitimi, giyinme, soyunma vb.),

 Psikolojik

danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

Kurumumuza gelen bireyin farklı meslek gruplarındaki uzmanlar tarafından (özel eğitim, psikolog, çocuk gelişimi vb.) değerlendirerek, akademik, bilşsel, ince-motor, sosyal duygusal ve fizik alanlarından hangilerinde eğitim alacağı belirlenir.

Zeytinlik Mahallesi Ebuziya Cadde Tas Evler Sokak No: 12 Bakırköy - İSTANBUL

Tel: 0212 542 58 92-97 / Fax: 0212 561 36 64 info@martim.org - www.martim.org


RÖPORTAJ

“Çocuklarda dil gelişimi için ilk 5 yıl çok kritik” diyen Martım

en az 50 Otizm, down sendromu, fonolojik bozukluk, akıcılıkta bozukluk ve kekemelik gibi sorunlarda erken tanı ve tedavinin çok önemli olduğunu belirten Martım Özel Eğitim Dil ve Konuşma Terapisti Emrah Cangi’den konu hakkında bilgi aldik Nurcan ERCAN

Merhaba Emrah Bey, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız? Merhaba ben Emrah Cangi, Uzman Dil ve Konuşma Terapistiyim. Hacettepe Üniversitesi PDR mezunuyum. Yüksek lisansımı Anadolu Üniversitesi, Dil ve Konuşma Terapistliği Ana Bilim Dalıʼnda tamamladım. Halen aynı bölümde doktora eğitimim devam ediyor. Özellikle çocuk ve ergenlerdeki dil ve konuşma bozukluklarıyla ilgileniyorum. Öncelikli ilgi alanlarım; kekemelik, otizm, gecikmiş dil-konuşma, artikülasyon (sesletim) bozukuluğu, fonolojik (sesbilgisel) bozukluklar ve dil bozuklukları. Dil ve konuşma terapisti kimdir? Dil ve konuşma terapisti, bebeklikten yaşlılığa kadar tüm yaşlardaki bireylerin dil, konuşma, bilişsel iletişim, ses ve yutma bozukluklarının değerlendirmesinde ve terapisinde hizmet sunan profesyonel meslek elemanıdır. Ülkemiz yeterince dil ve konuşma terapisti var mı, istenildiği takdirde her yerde ulaşılabilir mi? Aslında uzman sayısı yeterli değil. Bu, Türkiye için çok yeni bir alan. Özellikle Anadoluʼda pek çok ilde sayımız henüz çok sınırlı. Diğer taraftan sayımız hızla artıyor. Bir de üzücü ama birkaç aylık sertifikalarla kendini konuşma terapisti olarak adlandıran ve olur olmaz uygulamalar yapan kişiler de var.

Emrah Cangi, Dil ve Konuşma Terapistliği'nde her hangi bir farmakolojik tedavi söz konusu değil diyor.

28

 MAYIS 2011

Dil ve konuşma terapisti nasıl yetişir? Türkiyeʼde üniversite sonrasında bir yüksek lisans eğitimi ya da doktora eğitimiyla olunabiliyor. Eğitim süresi yaklaşık 3-4 yıl. Bu süreç içerisinde 30'u aşkın ders ve 400 saatin üzerinde süpervizyonlu terapi var. Bunun yanında çok sayıda klinik staj var. En sonunda

MARTIM ÖZEL EĞİTİM da bir tez yapılması gerekiyor. Hangi bozukluklarda hizmet veriyorsunuz? Bireyin iletişimini aksatan pek çok bozuklukta hizmet veriyoruz. Bu bozukluklar, akıcılık bozuklukları yani; kekemelik ve hızlı/bozuk konuşma. Artikülasyon bozukluğu ve fonolojik bozukluk. Otizm, down sendromu vb.ʼdeki iletişim problemleri ki otizmde çok iyi sonuçlar alabiliyoruz. Yapısal problemlere bağlı konuşma bozuklukları ve gecikmiş konuşma. Beyin hasarına bağlı gelişebilen dil ve konuşma bozuklukları: Afazi, apraksi ve dizartri. İşitme engeline bağlı iletişim problemleri. Bireylerin ses üretimlerinde oluşan bozukluklar ve yutma bozuklukları. Bu şekilde özetleyebiliriz. Bir aile çocuğunda böyle bir sorun olup olmadığını nasıl algılayabilir?


Özel Eğitim Dil ve Konuşma Terapisti Emrah Cangi:

tane sözcük Dil veKonuşma Terapisti Cangi: “Çocuğunuzun nasıl konuştuğundan çok ne söylediğine dikkat edin. Eğer nasıl konuştuğuna dikkat etmek istiyorsanız, olumsuzluklara değil olumlu davranışları baz alın ve bunları pekiştirin” diyor.

Tel: 0212 542 58 92-97 Biraz dikkatli olmak gerekiyor. Bazı gelişim listeleriyle çocuklarını değerlendirebilir ya da belli rutinlerle uzmanlardan değerlendirme alabilirler. Örneğin gecikmiş konuşma için ebeveynler, çocuklarının 1-1,5 buçuk yaşını geçmesine rağmen hala sözcük çıktısının olmadığını görüyorlarsa en kısa zamanda bir dil-konuşma terapistine başvurmalılar. Diğer bir ölçüt, 2,5 yaşında en azından 50 tane sözcük çıktısının olması gerekliliği. Daha bunun gibi baktığımız pek çok kriter var. Bir diğer dikkat edilecek konu konuşmanın akıcılığı yani bazı takılmaların olmaması. Bir diğer sorun ihtimali de çocuğun çevreyle etkileşim kurmaması. Jest ve mimiklerin, göz kontağının vb. olmaması. Ayrıca yaş-cinsiyete uygun olmayan ses ya da yapısal problemler de üzerinde durulması gereken konular. Peki bu tür sorunlarda tedavi için en

www.martim.org uygun zaman nedir? En kısa sürede başvurmalılar. Erken müdahale bu sorunlarla çok daha kolay şekilde baş etmemizi sağlıyor. Ayrıca ekonomik, zaman, emek gibi pek çok açıdan maliyeti de azaltıyor. Zira dil gelişimi için yaşamın ilk 5 yılı çok kritik. Terapiler ne kadar sürüyor? Terapi süresi için net bir süre belirlemek zor. Uzun süre terapi gereken bozukluklar olmakla birlikte birkaç seansta tedavi edilen bozukluklar da var. Çocuklarla bebeksi konuşmak doğru mudur? Doğru değildir. Çocuğa doğru bir model sunmak lazım. Ama diğer taraftan konuşmanın melodisi de önemli. Annenin sevecen bir şekilde, melodik bir şekilde konuşması çocuğun kendini iyi hissetmesi için önemlidir. Anne çocuk etkileşimini artırır. Ama diğer ta-

raftan da çocuğun çocuksu ve yanlış telaffuz ettiği şekilde konuşmak ve kelimeyi yinelemek yanlış telaffuz edilen kelimeyi pekiştirebilir ve kötü örnek olabilirsiniz. Özel eğitimde ekip yaklaşımının önemi nedir? Son derece önemlidir. Çünkü her bozukluk farklı belirtiler ihtiva ediyor. Örneğin otizmde iletişimsel, psikososyal, akademik, duyusal, özbakım ve daha pek çok alanda sorun var. Diğer yandan serebral palsyʼde bunun yanında fiziksel sorunlar var. Kimi zaman vakalarımızda ruh sağlığı bakımından sorunlar ya da nörolojik problemler de olabiliyor. Sonuç olarak ilgili sorunlarda rol almaları için özel eğitim uzmanı, psikolojik danışman/psikolog, çocuk gelişimi uzmanı, dil ve konuşma terapisti, iş-uğraşı terapisti, gerekiyorsa çocuk nörologu, çocuk psikiyatristi, hepsinin rol alması gerekiyor. Bu merkezde de özel eğitim kapsamında gereken tüm uzmanlar mevcut. Değerlendirme, planlama ve uygulama sürecinde tüm uzmanlar disiplinler arası işbirliği mantığıyla aktif şekilde rol alabiliyor. Konuşma bozuklukları sonradan ortaya çıkabilir mi? Evet çıkabilir. Örneğin bazı beyin hasarlarından sonra bu bozuklukları görebiliyoruz. Diğer yandan nörojenik ya da psikojenik kekemelik gibi daha geç yaşlarda ortaya çıkan kekemelik türleri var. Kekemelik çocuk korkunca da ortaya çıkar mı? Korku bir tetikleyici olabilir. Ancak kekemeliğin oluşumunu sadece çevresel nedenlere bağlamıyoruz. Burada genetik nedenler de rol alabiliyor. Her iki faktör karmaşık bir örüntüyle kekemeliğe neden olabiliyor. Tedavilerde ilaç desteği var mı? Dil Konuşma Terapistliği'nde her hangi bir farmakolojik tedavi söz konusu değil. Ancak dikkat, epilepsi, aşırı hareketlilik gibi sorunları olan vakalarımızı, terapi/eğitim etkililiğini artırmak için ilgili hekimlere yönlendirebiliyoruz. MAYIS 2011 

29


HAVADAN SUDAN

‘O, beni başka türlü sevdi’ “Anne demeyi çok özledim; beni gökyüzünde bir yerlerde izlemeye başladığından beri. Anne demeyi çok özledim; kalbimi çok acıtan, beni annesiz bırakan o Temmuz’dan beri. Anne demeyi çok özledim; korunmasız kaldığım o günden beri.” Bir kadınla tanıştım yıllar yıllar önce... Önce kokusunu duydum. Hala burnumda kokusu özlem ile... Onunla tanışmadan önce ağlıyordum; geldiğim yerin neresi olduğunu anlamaya çalışarak... Biraz şaşkın, biraz ürkek, biraz da korkarak dayanılmaz bir yalnızlık hissi içinde. Ben bu karmaşayı yaşarken beni onun kucağına verdiler. Öyle bir huzur, öyle bir güven duygusuydu ki başka hiç kimsede bulamadım; bu huzuru, bu güvenmeyi. Hele beni bir sevmesi vardı ki başka hiç kimsenin bana bu sevgiyi vermeyeceğini bildiğim için aramadım bile. Beni besledi; her bir yediğim lokmada bayram sevinci yaşayarak. Beni hep korudu bir panter gibi kimsenin koruyamayacağı kadar. Benim akıttığım bir damla gözyaşı için dünyaları yıktı. Benim üzüntülerime benden çok üzüldü. Sevinçlerimi arttırmak için ise hep çabaladı. Başka birini tanımadım, kendini ikinci plana itip beni bu kadar düşünen. Öyle ki en sevdiği pasta bir dilimse “ben hiç sevmem” diyerek bana yedirdi. Eve dönüşümü hiç sektirmeden pencerede bekledi. Hasta olduğumda hiç uyumadı; başucumda sabahlayarak. O beni çok ama çok sevdi; benim için canını ortaya koyacak kadar. Başka türlü bir sevgiydi bu... Yaşama amacı ben olan, üzülmeyeyim diye hastalıklarını saklayan, içi

30

 MAYIS 2011

ağlasa da bana hep mutluluk oyunu oynayan, hatta onsuzluğun beni ne kadar çok acıtacağını bildiği için o son nefesi vermemek için mücadele eden olağanüstü kadının sevgisiydi; bu başka türlü bir sevgi. İşte ben böyle bir kadınla tanıştım yıllar yıllar önce. Ona ben gururla anne dedim. Ama ya şimdi... Anne demeyi çok özledim; beni gökyüzünde bir yerlerde izlemeye başladığından beri. Anne demeyi çok özledim; kalbimi çok acıtan beni annesiz bırakan o Temmuz’dan beri.

Anne demeyi çok özledim korunmasız ĞLU MÜJDE KÖSEO kaldığım o günden beri. Anne demeyi çok özledim; beni onun gibi sevecek başka birinin olmayacağını anladığımdan beri. Bana anne denmesinden sonra ise anlayabildim bana duyduğu o başka türlü sevgiyi. Bana anne denmesinden sonra anladım o sevginin büyüklüğünü. Bana anne denmesinden sonra anladım kendinden vazgeçebilmeyi. Annem, ben seni anne olduktan sonra daha iyi anladım. Biliyorum nedensiz gibi görünen ağlamalarımın nedenini, biliyorum ben yüreğimin niye bir yerlere sığamadığını; çünkü ben sensiz kaldım. Özlemek çok fena, hele senin kendinden vazgeçişini anlamak daha da fena... Annesiz olmanın hüznü, anne olmanın mutluluğu ile giriyorum Mayıs ayına. Her kadının ister çocuğu olsun, ister olmasın annelik duygusunu yüreğinde taşıdığını bilerek giriyorum Mayıs ayına. Bu nedenledir ki tüm kadınların “Anneler Gününü” kutluyorum. Sevgiyle, mutlu kalın.


KAPAK KONUSU

Hani, geceleri usulca yanımıza gelip üstümüzü örterler ya… Her yıl Mayıs ayının ikinci pazarı annelerimizin günüdür… Yani "Anneler Günü"… Hani o canımız yandığı zaman "Yandım Anne" diye haykırdığımız. Hani o geceleri yattığımız zaman usulca yanımıza gelip üstümüzü örten ve odadan çıkarken bile dönüp evladına bakan annelerin günü…

Anne yüreği Hiç dükkanlardan gramla alışveriş edecekleri için habire sıralarını erteleyen ya da dükkanın tenha vaktini kollayan anneleri gördünüz mü? Ya da pazar yerinde? "Yarım kilo olmaz mı?" diye soran bir anneye rastladınız mı? Onların tedirgin ve mahcup halleri ile kavrulup üzüldüğünüz oldu mu? O tedirginliğin ve mahcubiyetin sebebi bir aile sırrının açığa vurulması, "eli dar günlerin" ifşa edilmesindendir. Böyle bir buruk manzaradan sonra eğer Behçet Necatigil Bursaʼda yaşasaydı; Heykelʼden Yeşilʼe doğru ağır ağır yürüyen Behçet Necatigilʼe yetişir ve şu mısralarına kulak verirdim: "Çarşılarda bir şey Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı. İnsanlara, tezgahlara, kağıtlara kolaydı Biz bu kadar eğilmezdik Çocuklar olmasaydı." Dünyada hiçbir baş, kalbi evlat sevgisi ile dolu bir annenin ve babanın onlar için eğildiği kadar eğilmemiştir. Yemeyip yediren, giymeyip giydiren anaların yüreğindeki şefkat ve fedakarlık ateşi ise söndürülesi bir ateş değildir. Onlar ustaların ustası Arif Nihat Asyaʼnın seslendirdiği gibi derler ki: "İlk kundağın ben oldum yavrum, İlk oyuncağın ben oldum! Acı nedir tatlı nedir bilmezdin, Dilin damağın ben oldum, Bir dediğini iki etmeyeyim diye Öyle çırpındım ki... Ve seni öyle sevdim Sana o kadar ısındım ki..." Önce annelerimizin dizinde insanlaşırız. Hayatımız boyunca dağıtacağımız tebessümlerin kaynağı, onların bize tebessümleridir. Biz hasta oluruz, eriyen onlar olur. Biz elimizi çarpsak bir yere, onların kolu tutulur. Bizim başımız ağrısa, onların ciğeri yanar. Hani geceleri usulca yanımıza gelip üstümüzü örterler ve yanağımıza alev alev bir öpücük bırakıp sessizce giderler ya annelerimiz... O saf ve hesapsız sevgiden daha derinini gördünüz mü? Ne yazık ki kıymetini bilemeyip attık bir kenara o ana öpücüklerini. Saklamak lazımmış birini bile olsa. Artık analarımızın kimi var, kimi yok... En çok annelerimiz özler bizi. Onun bize duyduğu hasretle baş edebilecek hasret yoktur.

32

 MAYIS 2011


Günümüz anne yüreği Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı: “Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?" "Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum." Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası Arabayı seviyordu. Her şey erteleniyordu telefon ve Araba söz konusu olduğunda. Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitsindi? Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti. "Sana yardım edeyim mi?" dedi en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı. "Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten." Yorgunluk nasıl bir şeydi. Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır "nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni" diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi. Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu. "Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor." "Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum." Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle yorgun yorgunken... "Anneciğim sen

yorulma diye..." "Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz." "Hani siz yoruluyorsunuz ya..." "Eeee...." "Ben de oynamaktan yoruluyorum." "Ne yapayım?" "Bilmem..." Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden. Annesi öfkeyle söylenmeye başladı."Mum da yok" diye diye karıştırdı dolapları el yordamı. Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavsan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı

kaldırarak tavşan kafası yaptı. "Bak deli tavşan" diyerek parmaklarını oynattı. Yoldan gecen arabaların farları duvardaki tavsana yol açtı. Tavsan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı. Neden sonra ışıklar geldi. Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti birden. Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı. Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini. Uyandırmaktan korka korka usulca üstünü örtüp, küçük alnına bir öpücük kondurdu.

MAYIS 2011 

33


SEVGİ ÇİÇEKLERİ

Anneler ve kızları SORULAR

Her anne kızın farklı huyları, sevdiği, sevmediği davranışları, beraber yaşadıkları ve unutamadıkları anıları vardır. Ama nedense bunlar pek konuşulmaz. Biz de hazırladığımız 3 soruyla kızlara annelerini, annelerine de kendi annelerini anlattırdık. Sonuçta anneler ve kızları için anı olarak saklanacak küçük ve sevimli cevaplar ortaya çıktı…

1- Annenizin ilk aklınıza gelen, en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz huyu 2- Annenizle yaşadığınız, unutamadığınız en güzel anınız. 3- Anneniz ile sizin ilişkinizin hikayesi yazılsa başlığı ne olurdu?

Serap Kollu Çağlar (40)

Şevval Eylül Tuncer (11)

1- Annem bitanedir, çok özverili,

1- Sınavda başarılı

yardımsever ve şefkatli biridir. Şeytan tüyü vardır sanki onda. Onu sevmeyen insan yoktur. Sevmediğim bir huyu yoktur bana göre. 2- Annemle 19 Mayıs tatilini fırsat bilerek Şanlıurfa’ya gitmiştik. Annem dışında 2 teyzem ve kızım da vardı. Yani dört kız orada sıra gecesine katıldık ve çok eğlendik. 3- Fatoş ile Şeruş (Birbirimize bu şekilde hitap ediyoruz)

olduğumda mutlu olması. Odanı topla demesi ve ben toplamadığımda kızıyor olması. 2- Annemle diskoya gittiğimiz ve orda ikimiz dans edip, dondurma yiyip çoook eğlendiğimiz. 3- Canım, çiçeğim güzel annem benim

Melike Kopmaz (45) 1- Annemin en sevdiğim huyu çok sevecen olması. En sevmediğim huyu beni gözleriyle yönlendirmesi. 2- Annemle yaşadığım en güzel olarak değil ama şu anda aklıma gelen bana çok şık bir kıyafet dikerek ilk kez bir arkadaş davetine göndermesi oldu. 3- Annemle benim hikayem yazılsa başlığı herhalde “İNATÇI KIZIM” olurdu.

34

Fatoş ile Şeruş

 MAYIS 2011

İnatçı kızım

Zeynep Kopmaz (9) 1- Annemin en sevmediğim huyu bazen istediğim şeyleri almaması. En sevdiğim huyu ise (annem duymasın ama) çabuk ikna edilmesi... 2- Annemle yaşadığım en güzel anım beraber lunaparkta tırtıla binmiştik. Çok eğlenmiştik... 3- Annem ve ben


Bahçeşehir Loca G-5/İstanbul

0212 608 05 89-90-91


SORULAR

SEVGİ ÇİÇEKLERİ

1- Annenizin ilk aklınıza gelen, en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz huyu 2- Annenizle yaşadığınız, unutamadığınız en güzel anınız. 3- Anneniz ile sizin ilişkinizin hikayesi yazılsa başlığı ne olurdu?

Tülay Kirazoğlu (41)

İki gezenti

Elif Kirazoğlu (11)

1- En sevmediğim huyu; kendisi tan-

1- İyi puan, iyi

siyon hastasıdır. Sohbet etmeye başladığımızda konular ateşli olupda sohbet koyulaştığında hızlı konuşması ve tansiyonun çıkması. Genelde sonuç bu şekilde oluyor. Hem kızıyorum hem de gülüyorum. En sevdiğim huyu; her şeyimi kendisiyle paylaşabilmem. Hangi yaşta olursam olayım düşüncelerime saygı göstermesi. 2- En son ablam, annem ve ben, teyzem hasta olduğu için ziyarete Trabzon’a gittik. Aslında çok üzücü bir olay için gitmemize rağmen uçakta ve kaldığımız sure içerisinde çok eğlenip keyifli anlar yaşadık. Belki de stresli olmamız üçümüzün de bunu dışa vurmamız bizi bu kadar eğlendirdi. 3- İki gezenti

not aldığım zaman, beni tebrik etmesi, aferin kızım demesi en sevdiğim huyu. Odanı topla kızım demesi ise sevmediğim huyu. 2- Disneyland’da paraşüte binmiştik. Çok heyecanlı ve çok güzeldi… Annemle çok eğlendik. 3- Anne ve onu çok seven kızı

Şükran Yılmaz 1- Benim annem çok sevecen ve iyi niyetli bir annedir. Şu an düşününce annemde sevmediğim bir huy aklıma gelmiyor. 2- Her geçen gün yaşananlar, güzel anılar olarak hafızalarımıza kazınıyor aslında. Ben çok eskiye dönüp anneme aldığım anneler günü hediyesi anımı hatırladım. Ne alacağım diye düşünürken, onu mu alsam, bunu mu alsam derken bir buket çiçekle annemin karşısında buldum kendimi. Annemin yüzündeki o mutlu ifade ve o gün içerisindeki paylaşımlarım, benim için özel bir anı olarak hafızalarımda yer alıyor. 3- Yol Arkadaşım

36

 MAYIS 2011

Yol Arkadaşım

İdil Yılmaz 1- Annemin bizlere karşı, sevgi dolu ve güler yüzlü davranması. Sevmediğim huyu ise, ben ödevlerimi yapmadığımda bana kızması, eee birazcıkta sinirli olması. 2- Unutamadığım anılarımı çok hatırlamıyorum ama aklımda kalan kız kardeşim Nehir olmadan önce annemle daha fazla vakit geçirebiliyordum. 3- Sevgi Çiçekleri


Prestige Time saat & takı

Annesine değer verenlere

Anneler Günü’ne özel

%20

Tel: 669 12 17 S A AT B A K I M V E TA M İ R S E R V İ S İ M İ Z VA R D I R Prestige Mall AVM Doğa Parkı Cad. Gölet Mevkii 2. kat Bahçeşehir-İstanbul


HAYVANLAR ALEMİ

Onlarda

ANNE

Yaşayan tür ne olursa olsun, anne ve çocuk ilişkisi hep aynıdır. Annelik; hayatın başından sonuna yadırgamadan sevmektir. Annelik aynı anda tüm yavrularına yetebilme sanatı, önce evladını yaşatmak, hayvan annelerin doğa kanunudur. İşte size doğadaki örnek, en iyi hayvan annelerder seçmeler... Derleyen: Hatice Gülçür İnanç

Fok Anne sütü %50 yağlı

Sea Louse Deniz Biti Suda yaşayan eklem bacaklılardan küçük bir tanesidir. Dişi sea louse listemizde birinci sıradadır. Öncelikle çiftleşme sırasında erkeğin kazdığı çukura düştüğünde onu bir sürpriz beklemektedir. Kendisi gibi 25 hamile sea louse daha vardır aynı yerde. Bu yeterince kötü değilse, yavrulardan biri doğuma hazır olduğunda, dünyaya gelmesinin yolu dişiyi içten dışa doğru yemektir. Yavru doedueunda dişi Sea Louse yok olmuştur. Yani en kötü son bu; doğum ve yokoluş…

Fok Balıkları nesli en çok tehlike altında olan 12 türden biridir. Memeli hayvanlar ailesinin bu ürkek üyesi sessiz ve gözlerden uzak kıyı mağaralarında barınır. 11 aylık uzun hamilelik dönemi sonunda bir veya iki yavru dünyaya getirir. Nisan başında dünyaya gelen yavru fok, 60 cm boyunda, 4.5 kg ağırlığındadır. Eğer bir dişi fok doğum esnasında herhangi bir sebepten rahatsız olursa, başı dışarı çıkmış olan yavruyu tekrar doğum kanalına çekebilir. Yavrular yaklaşık 3 ay boyunca anne sütü emerler. Bu süt % 50 yağlıdır. Sütten kesilmemiş yavruların annelerini kaybettikleri vakit hayatlarını sürdürmeleri mümkün değildir. Dünyaya gözlerini açan yavru fok birkaç dakikalık şaşkınlıktan sonra annesini tanır. Yavru fok sürekli olarak havada ve suda yayılan tek frekanslı bir ses çıkarır. Anne fok bu ses sayesinde yavrusunu tanır ve kolaylıkla onu bulur. Yavru sütten kesildiği vakit bu ses, yavrunun repertuvarından kaybolmaktadır. Yavrular iki yaşında erginleşir ve 20-20 yıl kadar yaşarlar.

Ahtapot En fedakar anne Ahtapotlar, yaşamları boyunca sadece bir kez eşleşiyorlar. Döllenme gerçekleştiğinde dişiler yumurtlamak için güvenli bir yuva ararlar. Çünkü yumurtaların rahatsız edilmeyecek sağlam bir yuvaya bırakılması gerekmektedir. Ahtapot yumurtalarının her biri bir kapsülle muhafaza edilir. Yumurtalar salkım şeklinde bir küme meydana getirir. Her kapsülün bir ucu taşa veya başka bir zemine bağlanır. Yaklaşık 150.000 yumurta, 150-200ʼlik salkımlar halindedir ve her salkımdaki yumurtalardan ancak birkaç tanesi ergin bir ahtapota dönüşebilir. Annelik ve fedakârlık duyguları çok gelişmiş olan ahtapot, yumurtalarını bıraktıktan sonra açlıktan ölme pahasına yumurtaları beş ay boyunca terketmez. Hatta zorda kalırsa bacaklarından bir kaçını yiyebilir. Bu fedakârlığın sonunda yavruları hayata merhaba dediğinde, kendisi de hayata veda eder.

38

 MAYIS 2011


Orangutan Her gün başka ev Borneo ile Sumatra adalarındaki ormanlarda yaşarlar. Neşeli ve zeki hayvanlardır. Dişi orangutanlar 125 cm. boyunda ve 90 kg civarındadırlar. Üreme dönemi dışında eşler nadir olarak bir araya gelir. Hamilelik süresi 230-270 gün kadardır. Yavrular 1.4-1.6 kg ağırlığında doğarlar. Dişi orangutan yavrusunu dört yaşına kadar emzirir ve yağmur suyu ile banyo yaptırır, dişleriyle tırnaklarını keser. Yaşam alanı ağaçlar olan orangutanlar, her gün ince dal ve yapraklardan gecelemek için yuva yapar ve sabah orayı terk eder. Yavrularıyla birlikte anne orangutan her gece yeni bir yuva yapmak zorundadır. Yavru orangutan 8 yaşına kadar annesiyle uyur ve 12 yaşında ergin hale gelir. 40 yaşına kadar yaşayabilirler.

Çita Evsiz barksız Güney ve Doğu Afrikaʼda yaşayan ve dünyanın en hızlı koşan hayvanıdır. Diğer hayvanlarda çiftleşme dönemi belirli sürelerde olduğu halde, çitalarda bütün yıla yayılır. Dişi çitaların hamilelik dönemi yaklaşık 3 aydır ve ortalama 2 ila 4 yavru dünyaya getirirler. Yavruların bakımı tamamıyla dişilerin üzerindedir. Anneler bir taraftan avlanırken bir taraftan da yavruların güvenliği ile ilgilenirler. Yavruları korumak için, anne, genellikle 3-4 günde bir yuvayı başka bir yere taşır. Yavrular 13-20 aylıkken annelerinden ayrılır. Bu zamana kadar da anne yavrularına avlanmayı ve tehlikelere karşı korunmayı öğretir. Yaşam süreleri vahşi doğada 7-13 yıl arasında değişir.

Timsah O dişler! Yeryüzünün en yırtıcı hayvanlarından biri olan timsahlar aynı zamanda hayvanlar aleminin en şefkatli anneleridir. Dişi timsah nehir kıyısında çürümüş bitki ve çamurdan 90 cm. yüksekliğinde bir tepecik ve onun üzerinde de çukur oluşturarak birkaç düzine yumurtayı buraya gömer. Sıcaklığın 30 dereceyi aşmaması için olağanüstü bir çaba harcar çünkü sıcak, yavruların hayatı için tehlikelidir. Yuvayı gözetleyerek 3 ay boyunca tehlikelere karşı yumurtaları korur. Yumurtaların çatlama zamanı geldiğinde kumu öznle kazmaya başlar. Yumurtalar üzerindeki topraklar kalktığından itibaren çatlamaya başlar. Ve minik timsah yavruları ortaya çıkar. Anne timsah hemen yavrularını ağzına alır. Onlar için en tehlikesiz yer anne timsahın ağzıdır çünkü. Çatlamayan yumurtaları da ağzına alır ve hafifçe ısırır. Anne ağzını tamamen doldurduktan sonra nehre döner. Daha önce belirlediği sığ ve güvenli bir göle götürür.

MAYIS 2011 

39


HAYVANLAR ALEMİ Yavru 2 cm 0,3 gr Koala Koalalar, Avustralyaʼda okaliptüs ormanlarında yaşayan 50 cm. boyunda 9 kg ağırlığında sevimli bir görünüşü olan hayvanlardır. Koalalar ekim-ocak ayında çiftleşir ve anne koala 35 günlük gebelikten sonra 0,3 gr ağırlığında, 2 cm boyunda bir tek yavru doğurur. Yavru aşağı yukarı 4 ay kadar annesinin karnındaki kesede kalarak süt emer. Çok geç büyür. Altı ay sonunda kürklenmeye ve dışarı ile ilgilenmeye başlar. Daha sonra annesinin sırtına tırmanır. Annesinin sırtında gezen yavru, aradan bir yıl geçmesine rağmen kendine bakacak hale gelmez. Okaliptüs ağacının sert yapraklarına alışmak için, annesi tarafından yarı sindirilmiş yaprak dışkılarını yer. Devamlı anne sırtında taşınan yavru ancak dört sene sonra erginleşir. Bazen birkaç annenin bir arada büyüttükleri yavruların karıştığı olmaktadır. Bu durumda kimin, kimin sütünü içtiği kimsenin umurunda değildir. Günün 18 saatini uyuyarak geçiren koalolar 20 yıl kadar yaşarlar. Koalaların su geçirmeyen kürkü için avlanması nedeniyle nesli tükenmeye başlamıştır.

Kutup Ayısı Doğal enerji merkezi Kutup Ayıları genellikle ilkbahar mevsiminde çiftleşirler. Eşler gelip geçicidir. Kutup ayılarının hamilelik dönemi 8 aydır. Ve genellikle 2 yavru dünyaya getirirler. Yavrular 30 cm. boyunda ve ortalama 700 gr. ağırlığında doğarlar. Bir ay sonra gözleri açılır, 1,5 ay sonra ise yürümeye başlarlar. Katı yiyeceklerle beslenmeye başlamaları 4-5 ay sonra olur. On ay boyunca kendilerine avlanmayı ve erkek ayılardan korunmayı öğreten annelerinin yanından ayrılmazlar. Anneler yavrularını 2,5 yıl boyunca % 33 oranında yağ içeren bir süt ile emzirir. Kutup ayıları kış uykusuna yatmaz, ama hamile veya emzirmekte olan anne ayılar, yavruları çok gençken kazdıkları inlerinden dışarı çıkmazlar. Bu dönemde hiç enerji harcamamak ve yavrularının daha iyi beslenmesini sağlamak için metabolizmasını düşürür. 9 ay boyunca önceden depolamış olduğu vücut yağını proteine çevirir ve yavrularının beslenmesini sağlar. Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez. Metabolizmasını yavaşlatırken kalp atışlarını dakikada 70'den 8'e kadar indirebilir. Yetişkin kutup ayılarının 30 yılı aşkın yaşadıkları bilinmektedir.

2 yıl kanında taşıyor Fil Fillerin hamileliği zor geçer. Dişi filler yavrularını tam 22 ay yani neredeyse 2 yıl karınlarında taşır ve her seferinde 1 yavru dünyaya getirirler. 90-100 kg ağırlığında ve 1 metre boyunda bir yavru doğururlar. Başlangıçta kör olan yavru fil birkaç yıl boyunca annesinin dizi dibinden ayrılmaz. Anne yavruyu 6 ay emzirir. Yavrusu varken dişi fil daha saldırgan ve sürekli tetiktedir. Ayrıca filler anaerkil bir topluluk oldukları için dişi filler dayanışma içindedirler ve doğumda anne file yardımcı olmak üzere bir dişi fil hazır bulunur. Doğum sonrasında da yavru fili tüm fil topluluğu sahiplenir ve kendini koruyuncaya kadar korur ve kollarlar. 13 yaşında erginleşen fil 3 yılda bir olmak üzere ömründe 20 defa yavrular.

40

 MAYIS 2011


YAŞAM KOÇU

Ebeveynler -1 “Çocuklar sezgiseldir. Her duyguyu direk algılarlar. Boşuna onların karşısında rol yapmaya gerek yok. Bir ebeveyn yemek pişirirken kendini yemeğe vermek yerine olumsuz düşüncelere dalar ama bir çocuk oyun oynarken sadece kendisini oyuna verir. İşte mutlu olmak budur.” YETERSİZLİK HİSSEDEN EBEVEYNLER: Bu tip ebeveynler çocuklarına aşırı ilgilidir. Altını çiziyorum aşırı. Sürekli çocuklarını mutlu etme çabası gösterirler. Ama bunu yaptıkça çocukları mutsuzlaşır. Çünkü çocuk üzerindeki ilginin aşırısını baskı gibi hissetmeye başlar. Algıları çocuğu üzerinde çok açıktır. Artık onu gözlemlemekten kendisini alamaz. Her sorusuna her hareketine anlam yüklemeye çalışır. Temelde sürekli mutlu etme dürtüsü olduğu için çocuktan aldığı her mesajın arkasında bir ihtiyaç hisseder. En sonunda onu mutlu etme çabasına girer. Çocuk mutluyum dese de genelde buna pek inanmaz. Çünkü temelde kendisini çocuk üzerinde yetersiz görüyordur. Genelde bu tip ebeveynler kendilerini haklı çıkartacak sebepleri aramaya başlarlar. Örneğin: Maddi durum yetersiz bu nedenle çocuğuma yetemeyeceğim. Aslında içinden neler istiyor benden ben alamıyorum. Ya da anne baba ayrıdır. ‘Ben kendim için onu babasız bıraktım o hep mutsuz olacak, onu mutlu etmek için her istediğini yapmalıyım’. ‘Ben okuyamadım, cahilim, çocuğuma yetemeyeceğim, mutsuz edeceğim v.b. örnekleri çoğaltabiliriz. Hiçbir ebeveyn çocuğunu mutlu etmek için bir şey yapamaz. İstediği her şeyi alıp, istediği her yere götürseniz bile mutlu olmaz. Önemli olan mutluluğun yaşanacağı ortamı yaratmaktır. Yani ebeveynin kendisinin mutlu olması gerekir. Çocuk temelde mutlu olmayan ebeveynin bu çabalarını bir süre sonra çıkarları için kullanmaya başlar. Mutluluk dışarıda aranacak bir şey değil içerde açan yayılan bir duygudur. Yani kendi dünyanızda mutluluğu yakalamazsanız çocuklarınızın banka kartları haline dönüşürsünüz. Çocuklar sezgiseldir. Her duyguyu direk algılarlar. Boşuna onların karşısında rol yapmaya gerek yok. Bir ebeveyn yemek pişirirken kendini yemeğe vermek yerine olumsuz düşüncelere dalar ama bir çocuk oyun oynarken sadece kendisini

AK AŞKIM KAPIŞLEMRİ ve

LİM DAVRANIŞ Bİ ANI İLETİŞİM UZM .com ak sm pi ka m www.aski

GÖRÜNÜRDE EBEVEYNLER:

oyuna verir. İşte mutlu olmak budur. Çocuklarınız siz bir şey yaparken söylerken o an ne hissettiğinizi hissederler. BULDUMCUK EBEVEYNLER: Bu tip ebeveynler çocukları hakkında abartılı konuşmayı severler. Sanki karşınıza çocuğu ile ilgili sunum yapmaya gelmiş gibidirler. Sürekli çocukları ile ilgili olumlu yanları konuşurlar. Ama konuşma sırasında dünyaya özel gelmiş, hiç kimsede olmayan, tüm bilim adamları tarafından araştırılması gereken varlıktan söz ediyormuş gibidirler. Bana göre bu tip ebeveynlerin kendi geçmişlerinde ciddi problemler var. Ya kendi çocukluk yıllarında; değersizlik hissiyle yetiştirilen, hiçbir başarısı dillendirilmemiş tipler ya da gerçekten geç oldu güç oldu denilen süreçleri yaşayanlar. Okul öncesi dönemde bu kadar özel olduğu düşünülen çocuk okula başladığında genelde aileyi şoke eden süreçler yaşatır. Aile çocuğun egosunu o kadar şişirir ki çocuk ilişki kurmakta zorlanır. Çevre ile yaşadığı ilişki problemlerinde bile aile sorunu çocukta görmez, onlara göre sorun çevrededir. Bu okul, çevre, insanlar çocuklarını anlamıyor, ona yetmiyordur. Böyle yetişen çocuklar bire bir ilgiyi çok sever, sürekli değerli olduklarını hissettirecek insanlarla ilişki kurarlar. En zor süreç ise, bazı ortamlarda başka biri daha çok ilgi görürse bundan hem aile hem de çocuk rahatsız olur.

Bu tip ebeveynler evlenirken kendi mutlulukları, rahatlıkları, gelecekleri ön plandadır. Bu planların içinde genelde çocuk olmaz. Çocuk en son düşünülecek plandır. Herhangi bir nedenden dolayı (miras, hastalık, aile baskısı, kıskançlık v.b) zorunlu ve istemeden çocuk sahibi olurlar. Bununla birlikte ekonomik durumları iyi olduğundan çocuğun bir veya iki tane bakıcısı olur. Karı koca, anne baba kimliğini almadan yaşamalarına devam ederler. Çocuk bir program dahilinde yaşatılır. Yeme, içme, ilaç, bakım saatleri vardır ve bunlar evdeki çalışanlara aittir. Sürekli denetlenirler. Dışarda çocuklarını soran olunca cevap olarak: -şu an ... saati, belli zamanlarda dışarıda olmaması gerekiyor, su kaynatabilir, bakımı zor tabi… Çocuk en iyi şekilde beslenmeli, en pahalı ve güzel elbiseleri giymeli ve sınırsızlık boyutunda özgür olmalı. Çünkü çocuğu sıkmak kendilerine sıkıntı olacaktır. Yani çocuk ağlar, yaramaz olur sonra başa dert olur. Bunun önlemenin yolu her dediğini yapmaktır. Bize ilerde kızmasın bize minnet duysun düşüncesi baskındır. Aslında gerçek anne ve baba olamadıklarının farkındadırlar. Böyle insanlara etraflarındakiler genelde bir şey söyleyemezler. Birçoğu gerçeği bilir ama: -yanlış diyemez (gizli menfaatler mi bilemiyorum )Ama hem ailelerine hem de çevreye karşı özgür duruşları, hayatımıza karışmayın tavırları vardır. Böyle yetişen çocuklar genelde sorun odaklı olurlar. Bakıcı çok değiştiği için ileriki yaşlarında partnerleri aldatma eğilimleri fazla olur. Çünkü çocuk ilk ilişkiyi gelişim dönemindeki insanlardan öğrenir. Çocuk 17 yaşına gelir ve sürekli problem çıkarıyordur Baba: -hayatım biz nerde yanlış yaptık? Anne: Yok bebeğim biz yanlış yapmadık, hani 5 yaşındayken aldığımız bakıcı var ya bunlar hep onun marifetleri. MAYIS 2011 

41


CAN DOSTLAR

Dostlarımızı Neden Aşılatmalıyız?

EKİM VETERİNER H z Mustafa Pekgö

İşte nedenlerden bir tanesi, Canine Distemper virusu enfeksiyonu - Köpek gençlik hastalığı enfeksiyonu NEDİR? Canine distemper virusu halk arasında bilinen adıyla gençlik hastalığı virusu, daha çok yavru köpeklerde hastalık oluşturan akut ve öldürücü bir hastalıktır. Etken tek iplikçikli bir RNA virusudur (virusları DNA ve RNA virusları olarak ikiye ayırırız ). Ultraviole ışınları ile kuru hava koşulları ve 50-60 derece ve üstü ortamlarda kolayca inaktif hale gelebilen bir virustur. Hasta köpeklerin salya ve burun akıntıları ile diğer köpeklere bulaşır. Aşılanmış hayvanlarda etkenin yerleşmesi ve yayılması zordur fakat yeteri kadar anne sütü alamayan yavrularda (3-6 aylık) ciddi bazen ölümle sonuçlanan enfeksiyonlar oluşturabilir. BULAŞTIKTAN SONRA NELER OLUR? Etken üst solunum yolu epitelini kullanarak üremeye başlar, lokal lenf dokusuna sonra bronşial lenf yumrularına ve tonsillere çabucak yayılır. Bir hafta içinde epitelyal doku ve sinir sistemine yayılır. Virusun yok edilmesi hayvanın o dönem içindeki

bağışıklık sisteminin duyarlılığına ve çevresel şartlara bağlıdır. Akut dönemde hastalığı atlatan hayvanlar yıllarca bağışık kalırlar. Duyarlı hayvanlarda ise etken, solunum sistemi, sindirim sistemi, endokrin sistem, genitoüriner sistem ve deriye yayılarak ciddi hatta öldürücü sonuçlar doğurabilir.

yoktur. Akut dönemde destekleyici tedaviler, bağışıklık sistemini destekleyici ilaçlar ve gıdalar verilebilir. Bu amaçla özellikle solunum sisteminin etki altında olduğu vakalarda sonradan gelişebilecek ikincil enfeksiyonlara karşı antibiyotik ve kaybolan sıvı ve elektrolit dengesini korumak için serum takviyesi yapılabilir.

BELİRTİLERİ NELERDİR? Hastalığın belirtileri orta ve şiddetli olmak üzere değişmektedir. Bu değişim etkenin bulaşması sırasında konağın bağışıklık durumu, çevre şartları ve etkenin alınan miktarı çok önemlidir. Bazı olgularda sadece öksürük ve burun akıntısı tarzında görülürken, aşılanmamış yavrularda daha şiddetli pneumoni (akciğerin şiddetli yangısı), ishal, ciddi su ve elektrolit (Na ve Cl) kaybı ile iştahsızlık görülür. Hastalığın başlarında görülen ilk belirti kusmadır. Akut dönemi atlatan hayvanlarda 1-3 hafta sonra sinirsel belirtiler ortaya çıkar ki bunlar ilerleyici ve yıkıcı bozukluklardır. Sinirsel dönem sonrasında yavrularda, epileptik kasılmalar, denge bozuklukları, ön ve arka bacak kaslarında güçsüzlük, vücudun bir bölgesinde uykuda bile devam eden tik benzeri kasılmalar v b bozukluklar ortaya çıkar ki bunlar ömür boyu devam ederler.

KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI? Aşılama en etkili koruma yoludur. 816. haftalar arasında aşılama programına başlanması, hastalığın yayılması ve bulaşmasını önlemede etkili bir yoldur. Aşılamanın dışında beslediğimiz hayvanların beslenmelerine ve barınak koşullarına çok dikkat etmeliyiz. Özellikle yavru köpekler yeteri kadar anne sütü almalıdırlar. Mama ve su kaplarının temizliği ve dezenfeksiyonu, bulundukları ortamın veya kulübenin temizliği ve dezenfeksiyonu çok önemlidir. Önlem almak daha sonra ortaya çıkabilecek sorunlardan kaçınmak adına çok önemlidir. Hayvanlarımız bizim dostlarımızdır, onlara hak ettikleri değeri vermeli ve düzenli olarak Veteriner kontrolüne götürmeliyiz.

TANISI NASIL YAPILIR? Hastalığın tanısında, klinik belirtilerin yanı sıra hayvanın aşılanmamış olması önemlidir. Klinik tanıda, kan parametreleri bize tam olarak aydınlatıcı bilgiler vermese de Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) incelenmesinde elde edilecek veriler bize hastalığı düşündürür. TEDAVİ Hastalığın spesifik bir tedavisi


Bahçeşehir 1. Kısım Mah. Berit 2 Evleri Seyhan Cad. No: 52/A


DÜĞÜN MEVSİMİ

2011

trendleri

Genç kızlar hayatlarının bu en özel gününde rüya gibi bir gelinliğin içinde masal prenseslerini andırmayı hayal ederler... Bu konuda heyecanlı gelin adaylarına biraz olsun yardım edebilmek amacıyla Mayıs sayımızda dört ayrı modacının Gelin Damat dergisinde yer alan 2011 gelinlik trendlerine yer verdik. Düğünler söz konusu olduğunda bir telaş sarar evlenecek çiftleri. Düğünlerinin hayallerindeki gibi olmasını, o günü yıllar sonra da keyifle hatırlamak isterler. Hayal edilen herşeyi gerçekleştirmek için planlar yapılmaya başlanır. Bu planların en başında ise gelinlik seçimi gelir. Dört ünlü modacının, 2011 gelinlik trendlerine ve gelinlere tavsiyelerine bir kulak verelim. Gamze Özer Modaevi sahibi Gamze Özer Karakaş: “2011ʼde danteller, organzeler, hareketli uçuşan etekler ve ışıltılar ön planda. Gelinlerimizin gelinlik seçimlerinde fizik yapısını ve düğün mekanını göz önünde bulundurmalarını tavsiye ediyorum.” Nihan Haute Couture sahibi Hatice Demirkıran: “Bu yıl geçen yıl olduğu gibi gelinlikte hakim olan renk; krem. Modellerde ise kabarık olmayan, balık etek, daha hafif işlemeli daha sade ve dantelli modeller kullanılacak. Tabi modayı takip etmek ilk önerimiz. Fakat bunun yanında vücut yapılarına en uygun kesim, düğün mekanı ve mevsime de mutlaka dikkat etmeliler.” Hasret Moda’nın kurucusu Melahat Öztürk: Hasret Moda olarak biz, belli trendlere veya kalıplara uymak yerine, müşterilerimizin vücut anatomisini, düğünün yapılacağı mekanı ve diğer özel ayrıntıları göz önünde bulundurarak, arzuladıkları gibi bir gelin olmalarını sağlıyoruz. Tercih ettikleri modellerin vücut yapılarına yakışması ve düğün konseptine

44

 MAYIS 2011

Aydın Göynü Modaevi

Nihan Haute Couture


MAYIS 2011 

45


DÜĞÜN MEVSİMİ uyum sağlayabilmesi için profesyonel bir tasarımcı ve ekipten destek almaları çok önemli. Özellikle tercih edilen bir model yoksa özel tasarımlarıyla fark yaratan bir firmaya güvenle kendilerini emanet edebilirler. İğne İplik Modaevi sahibi Süleyman Delil: 2011 yazında özellikle romantizmi doruk noktasına çıkacak. Tüller ve danteller ön planda olacak. Narin ve küçük çiçeklerden tutun kocaman ve detaylı olanlarına 2011 yılındaki gelinliklerde sıkça gözümüze çarpacak. Ayrıca gelinliklerin olmazsa olmazı ışıltılı taşlar ön planda olacak. Yonca Moda Evi

Gamze Özer Modaevi

Nihan Haute Couture

46

 MAYIS 2011

Beyaz Moda


İlk an ilk nefes... Doğum fotoğrafları ve doğum video belgesel çekimleri

Doğum fotoğrafcılığı Doğum filmi G Doğum Günü Video ve Fotoğraf Çekimleri G Belgesel Düğün Fotoğrafçılığı G Belgesel Düğün Günü Video Çekimi G Jimmyjib Çekimi G Açık Hava Gelin Damat Albüm Çekimi G Profesyonel Düğün Video Çekimleri G Profesyonel Video Fotoğraf Montaj Kurgu G Barkovizyon Sunum ve Gösterim, Slayt Gösterileri G Balolar, Toplantılar ve Açılışlar G G

Hayat çekilmeye değer!

Fotoğraf ve Video Hizmetleri Marmara Cad. Çınar Çarşı No: 4/B Bahçeşehir-İstanbul

Tel: 0212 669 85 90 - Officel: 0532 791 70 30-0532 574 81 91 www.dogumfotograflari.biz - info.dogumfotograflari.biz


BOLLUK BEREKET SAĞLIK

Kış mevsiminin sona erip yaz mevsiminin başlama günü olarak kabul edilen Hıdrellez Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olarak da kutlanmaktadır. Hızır bir kişiye verilen addan çok aslında bir doğasal durumu, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeler. Türkiye'de Hızır’a atfedilen özelliklerin bazıları: Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar. Dertlilere derman, hastalara şifa verir. Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar. Kalbi temiz, Allah'a inanan insanlara yardım eder. Uğur ve kısmet sembolüdür. Türkiye'de Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs (5 Mayıs Gecesi) tarihinde kutlanır. Hıdrellez, Türk dünyasında kış mevsiminin sona erip yaz mevsiminin başlama günü olarak kabul edilmektedir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu savılarak da kutlanmaktadır. İslam coğrafyasına bakıldığında Hıdrellez gününün yoğunlukla Türkiye'de kutlanıldığı görülmektedir. Bir görüşe göre; Türkler'in Orta Asya'dan getirdikleri Nevruz Bayramının başkalaşmış ve islamlaşmış şeklidir. Oysa Anadolu Türkleri arasında Nevruz Bayramı önemini yitirdiği halde Hıdırellez hala kutlanmaktadır. Hıdrellez günü, Gregoryen takvimi (Miladi takvimi)'ne göre 6 Mayıs, eski-

48

 MAYIS 2011

den kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır. Rumi takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.

KÖKENİ Hızır ve Hıdrellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdrellezin Mezopotamya

ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Oysa ki Hıdrellez gününü ve Hızır inancını tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, A- nadolu, İran, Yunanistan ve hatta bü- tün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle ilgili bazı tanrılar adına çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir.

HIZIR Hızır; hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle de baharda insanlar arasında dolaşarak onlara bolluk-bereket ve sağlık dağıtan,


H I D R E L L E Z

İ N A N I Ş

Hıdrellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında ya da türbe yanında yapılmaktadır. Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır. Hıdrellez öncesi 41 karınca yuvasından alınan toprak, ev halkının para cüzdanına az miktarda konulursa, o eve bolluk ve bereket gelir. Evlenmek isteyen delikanlı, tuzlu çöreği 5 mayıs akşamı

Allah katında bir elçidir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür. Hızır inancının yaygın olduğu ülkemizde Hızır’a atfedilen özelliklerin bazıları: Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir. “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez” sözü de bu inancı örnekler.  Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder.  Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.  Dertlilere derman, hastalara şifa verir.  Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini sağlar.

V E

G E L E N E K L E R İ

yiyerek yatarsa, rüyasında evleneceği kızı görür. Hasta ve yaşlılar 5 Mayıs akşamı çimenlerin üzerinde yuvarlanırlarsa şifa bulurlar. Evlenmek isteyen genç kızlar, hıdrellez günü kimliklerini belli etmeden kıbleye bakan dokuz komşu kapısını çalarlarsa kısmeti bir yıla kalmaz açılır. Hıdrellez günü, gözlerine sürme çeken genç kızların başı o yıl hiç ağrımaz. Hıdrellez günü, akarsuda yıkanan kişinin cildi güzelleşir. Ev, bağ, bahçe, araba sahibi olmak isteyenler, hıdrellez günü gül ağacının dibine ev maketi yaparlar ya da gül ağacına resmini çizip bağlarlar. Evlenmek isteyen genç kız, elmayı soyup yastığının altına koyarsa rüyasında evleneceği genci görür.

 İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.  Uğur ve kısmet sembolüdür.  Mucize ve keramet sahibidir.  Hızır, bu nitelikleriyle mitoloji dünyasının, kendilerine üstün yetenekler atfedilen tanrılarını hatırlatmaktadır.

İ S TA N B U L ' D A

Ülkemizde Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs (5 Mayıs gecesi) tarihinde kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.

H I D R E L L E Z

2000 yılında Ahırkapı sokaklarında başlayan Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri her yıl artan talep ve katılımcı sayısı nedeniyle Marmara Denizi sahilindeki Ahırkapı Parkı’na taşınmış ve bir mahalle etkinliği olmaktan çıkıp uluslararası şöhrete sahip bir kent etkinliği’ne dönüşmüştür. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi’nin bu şenliğe maddi ve manevi destek vermesi bu dönüşümde önemli rol oynamıştır. Öte yandan Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri’nin, tarihi Ahırkapı semtinin daha geniş biçimde tanınması ve Ahırkapı Roman Orkestrası’nın kurulmasıyla başlayan bölgesel kalkınmaya etkisi, bu yıl, Ahırkapı’daki ilköğrenim öğrencilerine “müzik atölyesi” kurulmasına kadar giden yolu açmıştır.


Ilgaz 2/21 Ispartakule Bahçeşehir - İstanbul www.eurosun.com.tr


EĞİTİM

EĞİTİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 14

Ergen ve internet

. YARD. DOÇ. DR İNAN NİLGÜN ULUSERVAKFI

ME İTÜ GELİŞTİR MÜDÜRÜ NEL OKULLARI GE

Gerçek dünyadaki “Çocuğunuzun nerede olduğunu biliyor musunuz?” şeklindeki klasik soru siber uzayda da geçerlidir. Hangi sitelere girdiklerini, interneti hangi amaçla kullandıklarını sorun. Burada anahtar, suçlayıcı bir tonla konuşmaktan kaçınmaktır.” İnternet, ergenlerin kendilerini benzersiz bir birey olarak şekillendirmeye çalıştıkları, bir şekilde kendilerine ebeveynlerinden bağımsız bir sosyal dünya kurmanın yollarından birisidir. Ancak bu, ailelerin bu dünyada yer almaması anlamına gelmez. Aksine, tüm ergen faaliyetlerinde olduğu gibi, onların kulvar dışına çıkmalarını ve olası sorunları önlemek açısından en azından biraz gözetim gerekir. Bazı ebeveynler iyi

52

 MAYIS 2011

niyetli bir ihmal tuzağına düşerler. "Benim çocuklarım diğer çocuklardan geride kalmamak için bilgisayar öğrenmek zorundalar, gözümün önünde uslu uslu oturdukları sürece iyi bir şey yapıyorlar, ben de onlara izin veriyorum” derler. Fakat katılmak, sorundan kaçınmak için denetlemek anlamına gelmez. Bilgisayar ve siber uzay, aileler ve ergenler için birlikte eğlenmek ve birbirlerini tanımak için harika bir yönteme dönüştürülebilir.

Ergenler saklamaya çalışsalar da, ailelerinin katılımına çok sevineceklerdir. Ebeveynlerin, bilgisayar ve internet etkinliklerine katılım için neler yapabileceğine geçmeden önce, ergenlerin siber etkinlikleri neden çok sevdiklerini ve siber uzayda onları bekleyen tehlikeleri sıralamak gerekir. Ergenleri internete çeken nedenler: 1) Ergenler hayat boyu sürecek bir kimlik arayışı ve denemesi içindedirler. Bu ve benzer soruların cevaplarını internetten bulma çabası onları uzun süre bilgisayar başında tutar. 2) Bu dönemde ergenler özellikle karşı cinse karşı yoğun bir ilgi besler, bir gruba ait olma ihtiyaçlarını gidermek için de internette yeni arkadaşlıklar ve katılacağı yeni gruplara ilişkin arayışını sürdürür. 3) Bir yandan yeni gruplara ve arkadaşlara yoğun ilgi beslerken, diğer yandan da anne ve babadan bağımsızlığını kazanmanın yollarını arar. 4) Hayal kırıklıklarının üstesinden gelmek, büyümenin ve büyümeye bağlı sorunların getirdiği stresten kurtulmak için ergenler anonim, dolayısı ile de güvenli bir ortam olarak algıladıkları interneti kullanır. Anne-babaların, ergen çocuklarının ne zaman “internet bağımlısı” olduğuna ilişkin işaretleri iyi okumaları gerekir. Bunun için şu tehlike sinyallerini aramalıdırlar: 1) Bilgisayarda yaptıkları ya da bilgisayar karşısında harcadıkları süre hakkında


yalan söylemesi ya da inkâr etmesi, 2) Aşırı yorgunluk ve uyku alışkanlıklarının değişmesi (internette daha fazla zaman geçirmek için erken kalmak ya da geç yatmak gibi), 3) Akademik sorunların baş göstermesi. Bazen ana-babalar çocukların bilgisayarda okul ödevlerini yaptığını sanmasından kaynaklanan yanılgılara düşebilirler. 4) Arkadaşlarından, hobilerinden ya da ilgi alanlarından uzaklaşması (internet arkadaşlıkları ve etkinlikleri gerçek hayattakilerin yerini alır), 5) İştah kaybı, bilgisayar başından ayrılması istendiğinde gösterdiği sinirlilik halleri, hijyen ve görünüşlerine yeteri kadar özen göstermemeleri, 6) İtaatsizlik ve dışa vurum. Ergenler siber arkadaşları ile aralarına girdiklerini düşündükleri için, ailelerine karşı düşmanca davranabilir, bilgisayar kullanımına ilişkin konulmuş kurallara şiddetli tepki gösterebilirler. Ergen çocuğunuzun internetle ilişkisi, onu riskli ortamlara ya da durumlara taşımadan önce önlem almak en iyi yöntemdir. “Ben ne yapabilirim?” sorusuna cevap arayan anne-babalar, aşağıda birkaç önemli ipucu bulacaklardır:

“Gerçek dünyadaki ‘Çocuğunuzun nerede olduğunu biliyor musunuz?’ şeklindeki klasik soru siber uzayda da geçerlidir. Hangi sitelere girdiklerini, interneti hangi amaçla kullandıklarını sorun.” 1) Bilgili olun ve katılın: Ergenin siber faaliyetlerinin denetlemesini yapabilmek için konu hakkında bir şeyler bilmek gerekir. Tabii ki bir bilgisayar uzmanı olmak zorunda değilsiniz ama okuyun, diğer velilerle tartışın, daha da iyisi sanal dünyayı kendiniz keşfetmeye çalışın. Siber dünya hakkında çocuğunuzla konuşun, bir takım faaliyetleri onlarla birlikte yapın. Gerekirse bir sohbet odasında çocuğunuz ve arkadaşları ile zaman geçirin. 2) Onlarla konuşun: Gerçek dünyadaki “Çocuğunuzun nerede olduğunu biliyor musunuz?” şeklindeki

klasik soru siber uzayda da geçerlidir. Hangi sitelere girdiklerini, interneti hangi amaçla kullandıklarını sorun. Burada anahtar, suçlayıcı bir tonla konuşmaktan kaçınmaktır. Meraklı olun ama sorgulamayın. Bunun yerine, onların siber arkadaşları ve siber ortamları hakkında daha fazla bilgi edinmek istediğinizi (bir arkadaş gibi) belli edin. 3) İyi ve kötüyü ayırt edin: Siber uzayı kötülemeyin, bu yalnızca ergeni size yabancılaştıracaktır. Siber hayatın artıları ve eksileri üzerinde onlarla konuşun. Onların siber hayatlarını kabul ettiğinizi gösterin ancak internette karşılaşılabilecek tehlikeleri, bunlara karşı alınabilecek önlemleri onlarla paylaşın. 4) Gizliliğe saygı gösterin: Ergenin internet etkinliklerini ya da arkadaşlarını bir “geniş aile ya da arkadaşlık çevresi” konusu haline getirerek onlarla alay etmeyin. Bu arkadaşlıkları çocuğunuzla aranızda “küçük bir sır” şeklinde tutarsanız, çocuğunuz tüm internet etkinliklerini sizinle paylaşmakta bir mahzur görmeyecektir. 5) Bilgisayarı görünür kılın: Bilgisayarı ergenin odasına koyarak, onu gerçek dünyadan tamamen koparabilecek

İLKÖĞRETİM 6, 7, 8. SINIF, LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE YETİŞKİNLERE, ANKARA ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ İLE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ MEZUNU CELTA (CERTIFICATE IN ENGLISH LANGUAGE TEACHING TO ADULTS, UNIVERSITY OF CAMBRIDGE) SERTİFİKASINA SAHİP

TECRÜBELİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENİNDEN

HER SEVİYEYE VE GRUPLARA, İNGİLİZCE DERSİ VERİLİR

(532)

483 26 70

BERNA ÖZERDEM


EĞİTİM “Aşırı internet kullanan çocuklara bilgisayarı yasaklamak iyi bir strateji değildir, onu köşe başlarındaki (kontrolden tamamen uzak) internet kafelere ya da arkadaşlarının evlerinde internet kullanımına itersiniz.”

ALMANCA Tecrübeli emekli hanımdan Almanca öğrenebilir veya ilerletebilirsiniz. İkinci lisanı Almanca olan, çocuk gelişiminde yurtdışı tecrübeli emekli hanım, belli günlerde çocuğunuzla ilgilenir.

Tel: 0536 947 01 03 M. GÖHL Bahçeşehir Gül 10 D-5

bir düzenleme yapmayın. Tüm ailenin vakit geçirdiği bir yere, sürekli olarak onun siber uzayında olmasanız bile kolaylıkla denetleme yapabileceğiniz bir ortama –salon ya da oturma odası- yerleştirilmiş bilgisayar, ona daha güvenli bir faaliyet alanı yaratacaktır. 6) Uygulanabilir kurallar koyun: Aileler gerçek dünyada çocuklarının tüm gece dışarıda kalmalarına ya da istedikleri her filmi seyretmelerine izin vermez. Ergenler, her ne kadar kural istemiyor görünseler de, kendilerini güvende hissetmek için kurallara ihtiyacı vardır. Bilgisayar kullanımına ilişkin sınırlar koyun (örneğin: “ev ödevi bittikten sonra 1 saat” vb). İnternette tam olarak ne yapabileceklerini ya da yapamayacaklarını onlarla açıkça konuşun. 7) Denge kurmalarını teşvik edin: Siber uzay çok güzeldir ama onun ötesinde daha da güzel bir “gerçek yaşam” olduğunu onlara hatırlatın. Gerçek dünya faaliyetlerinde kalmak için ergeni cesaretlendirin. Bu ikisini bağdaştıracak faaliyetlerinde onlara destek olun. 8) Yazılım denetimi: Ergenin internet faaliyetlerini kontrol edebileceğiniz (hangi saatte hangi sitelere girdi, ne kadar kaldı vb gibi etkinliklerinin kaydını tutun; isterseniz girilebilecek siteleri sınırlayan, ya da bilgisayar kullanım limiti dolduğunda bilgisayarı kapatan) yazılımlar vardır. Bunları araştırın ve hangisinin sizin için uygun olduğunu belirleyin. 9) Bağımlılığa müdahale: Aşırı internet kullanan çocuklara bilgisayarı yasaklamak iyi bir strateji değildir, onu köşe başlarındaki (kontrolden tamamen uzak) internet kafelere ya da arkadaşlarının evlerinde internet kullanımına itersiniz. Bunun yerine onunla konuşun ve internette kalma sürelerini belirleyin. Düşen notları ya

da uykusuzluk sonucu yarattıkları devamsızlıkları için bahane üretmelerine izin vermeyin. Müdahale ettiğinizde size karşı gösterdikleri duygusal patlamalara hoşgörülü, ancak tutarlı ve kararlı olun. Bunların hiç birisi işe yaramazsa, profesyonel bir danışmanın kapısını çalma zamanı gelmiştir. 10) Davranış bozukluklarını disipline edin/insancıllığı teşvik edin: Ailelerin çoğu, gerçek dünyada çocuk yanlış davranırsa onlara ceza uygular. Bu aynen onların siber uzay etkinlikleri için de geçerli olmalıdır. Eğer aile, ergenin internet faaliyetlerinde başkalarını taciz eden ya da çevrimiçi (on-line) sistemleri ele geçirmeye çalışan bir eylemde bulunduğunu öğrenirse, disiplin kurallarını işletme zamanı gelmiştir. Ergenin, “bu yalnızca bir oyundu, çok önemli bir şey değildi” tavrına kanmayın. Unutmayın, eğer ergen siber uzayın tanınmayan insanlarına karşı şefkatli ve saygılı olmayı öğrenirse, bunu gerçek hayatta da kullanacaktır. 11) Son olarak, internette kendileri hakkında paylaşacakları gerçek bilgileri sınırlandırması için onları uyarın. İsim, adres, telefon numarası, kendilerinin ya da arkadaşlarının fotoğrafları, okul adları, ebeveynlerinin kendileri ile olmadığı saatler gibi bilgilerin tanımadıkları siber arkadaşlara verilmesinin tehlikeleri üzerinde konuşun. Bunu yapanların yaşantılarından acı örnekler, yine internetten kolaylıkla bulunabilir.  KAYNAKLAR:  Stranger Awareness and Internet Safety in Teens, http://www.pediatrichealthchannel.com/ad olescent-safety/stranger-internet.shtml  Adolescents in Cyberspace: How Should Parents Be Involved? http://www.selfhelpmagazine.com/articles/ teens/parents.html  Adolescents In Cyberspace, http://www.drlowenstein.com/_data/user_ docs/adolescents-in-cyberspace.pdf


SAĞLIK

Sünnet ve yeni doğan sünneti Dini ve kültürel etmenlerin yanı sıra, sünnetin birçok sağlık faydaları bulunmaktadır. Yenidoğan bebeklerde sünnet yapılmasıyla ilgili bilinmesi gerekenleri Özel Avcılar Hospital Çocuk Cerrahı Op. Dr. Özgür YÜCEL anlatıyor. Sünnet, penis başını kaplayan derinin çıkartılmasına denilmektedir. Ülkemizde çocuklara en sık uygulanan cerrahi işlemdir ve genel olarak 5-11 yaşlar arasında yapılmaktadır. Sünnetin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. İlk sünnetin milattan önce 15 bin yıl önce yapılmış ve eski Mısır'lılara ait hiyerogliflerde sünnet edilen erkek çocuk şekilleri bulunmuştur. Sünnet, Müslümanlıkta sünnet kabul edilmekle birlikte Musevilerde, erkek çocuklar doğumdan sonraki ilk ay içerisinde sünnet edilmektedir. Hıristiyan toplumlarda ise sünnet genellikle isteğe bağlı yapılmaktadır. Bugün ABD'de sünnet oranı %60 civarındadır. Dini ve kültürel etmenlerin yanı sıra, sünnetin birçok sağlık faydaları bulunmaktadır. Genel olarak bakıldığında faydalarını söyle sıralayabiliriz... 1) İdrar yolu enfeksiyonu riskini önemli ölçüde düşürdüğü görülmüştür. 2) Bazı araştırmalarda, penis cildi kanserlerini önlediği görülmüştür. 3) Cinsel yolla bulaşan hastalıkların

görülme sıklığı da sünnet olan kişilerde azalmaktadır. 4) Sünnet olan kişilerde human papillomavirus (HPV) enfeksiyonu daha az görülmektedir. Sünnet için ideal yaş nedir? diye sorulduğunda bilimsel veriler yenidoğan dönemi, ilk 1 yaş veya 6 yaşından sonraki dönemi işaret eder. Son yıllarda sünnet konusunda gündeme oturan ve özellikle de sosyal yapısı gelişmiş, kültürel düzeyi yüksek ailelerde yenidoğan sünneti kavramı yaygınlaşmaya başlamıştır. Yenidoğan sünnetinin diğer yaşlarda yapılan sünnete göre olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Olumlu yönleri sadece lokal anestezi uygulanır. Sünnet derisinin damarsal yapısı yeni gelişmekte olduğundan sünnet işlemi sırasında kanama kontrolü kolay olur ve işlem sonrası kanama riski çok az olur. Ayrıca yenidoğan sünneti sonrası yara iyileşme zamanı daha kısadır. Olumsuz yönleri ise bebek prematüre veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise yenidoğan sünneti uygulanamaz. Ayrıca ilk aylarda çok nadir görülebilen lokal aneztezilere

Sünnet dikişli yapıldıysa, dikişler kendiliğinden eriyerek düşerler, alınmaları gerekmez...

Özel Avcılar Hospital Çocuk Cerrahı Op. Dr. Özgür YÜCEL.

karşı oluşan 'met-hemoglobinemi' denilen reaksiyonel bir durum oluşabilmektedir. Yenidoğan sünneti çoğunlukla bebek doğduktan 24-48 saat sonra; sünnet olmasına engel bir durum yok ise ameliyathane koşulları sağlanmış, özel ısıtılan ve aydınlatılan bir masada yapılır. Eğer bu imkanlar sağlanamıyorsa ilk 25-30 günlük yenidoğan döneminde en uygun koşullarda yapılabilmektedir.İlk 24 saatte bebeğin hayatla bağdaşması izlenir, kalp ve akciğerinde sorun olup olmadığına bakılır.Ayrıca bebeğe kanama veya pıhtılaşma ile ilgili bir sorun olup olmadığı açısından testler yapılır. Klasik cerrahi sünnet yöntemi ile yapılabileceği gibi Çan, 'Gomco klampı' gibi aletler yardımı ile dikişsiz olarak sünnet yapılabilir. Sünnet lokal aneztezi ile yapılır ve yaklaşık olarak 10-15 dakika sürer. Sünnet sonrası aileye verilen lokal antiseptik solüsyonlar ve gerekirse kullanılabilecek, bebeklere uygun içerik ve dozda analjezik(ağrı kesici) ilaçlar ile evde rahat bir bakım ile iyileşme dönemi sağlanır. Dikişli sünnet yapıldıysa konulan dikişler kendiliğinden eriyerek düşerler, alınmaları gerekmez. Yenidoğan sünneti oldukça basit ve risksiz bir operasyon olmakla beraber işlem sırasında ve sonrasında yüzde 1ʼden az bir oranda çeşitli komplikasyonlar olabilmektedir. Bunlardan başlıcaları; kanama, enfeksiyon, yetersiz sünnet nedeni ile yeniden sünnet derisinin daralması, cilt yapışıklıkları ve daha önce belirtilen met-hemoblobinemi reaksiyon riskidir.

SGK ANLAŞMAMIZ VARDIR

sizidinliyoruz@avcilarhospital.com - 444 2 999 56

 MAYIS 2011


ÇOCUK SAĞLIK

Az su içmek çocuklarda zekaya zarar veriyor

Ülkemizde çocukarın yeterli oranda su içmediğini söyleyen uzmanlar, yetersiz sıvı alımının çocuğun fiziksel ve zihinsel performansını olumsuz etkilendiğini söylüyor. Su insan yaşamı için büyük önem taşıyor. Çünkü su besinleri ve oksijeni organlara taşımak, vücut ısısını dengelemek, metabolizmayı düzenlemek, vücuttaki toksik maddelerin atılması sağlamak ve enfeksiyonlarla savaşmak gibi önemli görev üstleniyor. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Dr.Tahsin Akbaş

Az su tüketiminde, çocukların öğrenme yetenekleri azalır ve bunun sonucunda da okul çağında derslerinde başarılı olamaz. Çocuğun yeterli su tüketip tüketmediğini anlamanın en pratik yolu tuvalete gitme sıklığını takip etmektir.’’ 58

 MAYIS 2011

yeterli su tüketiminin çocuklarda yetişkinlere nazaran daha büyük bir önem taşıdıgına dikkat çekerek ʼʼSu çocukların sağlıklı gelişmeleri için ihtiyaç duydukları protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral gibi yaşamsal önem taşıyan temel besin öğeleri arasında yer alıyor. Bu nedenle çocuklarda minimum sıvı tüketimi erişkinlerin iki katı olmalıʼ ʼuyarısında bulunuyor. Dr. Tahsin Akbaş, bebeğin ilk 6 ay anne sütüyle beslenmesini su tüketimine ise katı gıdalara geçiş yapıldığında baslanması gerektiğini ve 6-12 aylıkken her 3 saate bir yemekten sonra su verilmesini gerektiğini söylöyor. Yetersiz su alımı çocuklarda ishal ve enfeksiyon hastalıkları gibi ciddi sonuclar ortaya cıkmasına neden olabiliyor. Konsantrasyonu azaltıyor vucut ağırlığının %5ʼi kadar su kaybı çocuklarda herhangi bir belirti vermiyor. Vücut ağırlığının %10ʼu kadar su kaybı durumunda ise, huzursuzluk, dudak ve gözlerde kuruluk gıbı belirtiler ortaya çıkıyor. Vücuttaki su kaybı %15ʼe ulaştığında halsızlik, baş dönmesi, bulantı, kusma ve göz yaşı

BAŞ Dr. TAHSİN AK Çocuk Hekimi

azalması görülüyor. Yetersiz su tüketiminin uzun vadede görme sorunları, bilinç kaybı hatta böbrek yetmezliği, şok ve koma gibi çok ağır tablolarada neden olabildiğini kaydeden Dr. Tahsin Akbaş: “Bu durum zihinsel performansı da düşürür ve konsantrasyon bozukluğuna yol açar, çocukların öğrenme yetenekleri azalır ve bunun sonucunda da okul çağında derslerinde başarılı olamaz. Çocuğun yeterli su tüketip tüketmediğini anlamanın en pratik yolu tuvalete gitme sıklığını takip etmektir.ʼʼ dedi. Tüm annelerimize çocuklarını bol su içmeye alıştırmalarını tavsiye ediyorum. Bu vesileyle siz değerli annelerin ʻʼanneler gününüzü de kutlar, daha nicelerini kutlamanız dileğiyle, saygılarımı sunuyorum.ʼʼ Sağlıklı günler temennisiyle...

Dr. TAHSİN AKBAŞ

Defne 01 B-7 Blok D:1 Akbank-Mavi Çarşı karşısı 0212 669 23 18 0532 342 94 42 TÜM ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARI İLE ANLAŞMASI VARDIR Dr. Tahsin AKBAŞ’ın muayenehanesinde 0-12 ay arası bebeklerinizin aylık periyodik büyüme, gelişme takipleri yapılıyor. Ayrıca ithal aşılarla aşı takibi ve uygulaması da yapılıyor.


Polikliniğimiz: 7/24 saat acil hekimlik ve hemşirelik hizmetlerini, Konsultan uzman hekim muayene ve tedavi hizmetlerini, Biorezonans yöntemi ile tek seansta sigarayı bıraktırma eğitim ve tedavi hizmetini, Röntgen, ultrason, EKG, görüntüleme ve tıbbi tahlil analiz laboratuarları ile tanı hizmetlerini, Toplu işçi çalıştıran iş kollarında hıfzıssıhha ve AB direktörlüğünün isteği doğrultusunda sağlık taramaları ve portör analiz hizmetlerini, Mobil araçla seyyar röntgen, ultrason, kan sayımı ve acil set donanımıyla mobil sağlık hizmetini,

Sahasında deneyimli hekim ve yardımcı sağlık personeli ile yeni adresinde hizmetinizde

LOKMANI

TAIDIK TEL.: 672

60 36-37

Bahçeşehir Esenkent Cad. Boğazköy Yolu No:68 (Esbil Spor Tesisi Karşısı)


SPOR

‘Asla pes etme’

AN

M SAVAŞ KAHRİRA “ Bazen elinden gelenin en iyisini yapsan bile kaybettiğin durumlar BAHÇEŞEH OR KULÜBÜ olur. Bu nokta sporda kırılma noktasıdır. Burada ayakta durabilen, pes VOLEYBOL SP ÖRÜ N Dİ KOOR AT etmeyen, kararlılıkla çalışmalarına devam edenler için kazanacakları gün çok yakındır. Aksi halde mücadele ruhunu kaybedersiniz ve kazanmak sizin için çok uzak bir hedef haline gelir. Çünkü kaybettikten sonra nasıl davrandığınız kazanana kadar geçecek süreyi belirler.” Değerli okurlarımız yeni sayımızdan hepinize merhaba. Bu ay sizlerle sporda mücadele ruhunun önemini paylaşacağım. Çocukluğumun ilk yıllarını hayal meyal hatırlıyorum, şimdilerde kaybolan bir mahalle kültürü vardı o zamanlar. Arkadaşlarımla oyunlar oynar, yarışlar yapardık. Diğer mahallenin çocuklarıyla mahalle maçları yapar, kazanınca bir kahraman edasıyla dolaşır, kaybedince yıkılır, çok üzülürdük. Sevinmesini de, üzülmesini de bilirdik. Kaybettiğimiz maçlardan sonra mücadele ettik, ezilmeden yenildik diyerek birbirimizi avuturduk. Gerçek sporculuk hayatım okul yıllarında başladı, ilk antrenörüm beden eğitimi öğretmenimdi. Antrenmanlarımızda bizlere hep mücadele etmenin öneminden bahsederdi, “Mücadele ruhu bir sporcunun vazgeçilmezi olmalı” derdi hep. Haklı olduğunu zamanla öğrendik hepimiz. Kazandığımız o ruhla bir çok başarı yakaladık. Çok zor rakipleri yendik. Mücadele ederek kaybettiğimiz çok maçımız da oldu. Böyle maçlardan sonra antrenörümüz başımızı okşar ‘Üzülmeyin elinizden geleni yaptınız’ derdi. Bizler de elimizden geleni yapmış olmanın huzuruyla eve dönerdik. Üzüntümüzü yaşar, bir sonraki karşılaşma için daha hırslı çalışırdık.

60

 MAYIS 2011

Sporda mücadele ruhu bir sporcuyu, bir takımı ayakta tutan temel dinamiktir. Mücadele ruhunuz yoksa en basit karşılaşmaları bile kaybetmeniz olasıdır. Bu ruha sahip takımlar her maçta elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar. Bazen elinden gelenin en iyisini yapsan bile kaybettiğin durumlar olur. Bu nokta sporda kırılma noktasıdır. Burada ayakta

durabilen, pes etmeyen, kararlılıkla çalışmalarına devam edenler için kazanacakları gün çok yakındır. Aksi halde mücadele ruhunu kaybedersiniz ve kazanmak sizin için çok uzak bir hedef haline gelir. Çünkü kaybettikten sonra nasıl davrandığınız kazanana kadar geçecek süreyi belirler. Sporcular ve antrenörler hep kazanmak ister ama kazananlar genellikle iyi mücadele edenler arasından çıkar. Mücadele etmeden yenilmek bir sporcunun ve antrenörün içini kemirir uykusuz bırakır. Kazanamasan da onurunla mücadele ederek yenilmenin sonunda elinde kalan ise, elinden geleni yapmış olmanın iç huzurudur. Değerli okurlar; sporculuğumun ilk yıllarında kazandığım bu alışkanlığımla şimdi antrenörlük yapıyorum ve sporcularıma öncelikle mücadele ruhunu kazandırmaya çalışıyorum. Biliyorum ki kazanacakları bu ruh sadece sporda değil tüm hayatlarında onlara yol gösterecek, onları ayakta tutacak ve başarıya ulaştıracaktır. İçinizdeki mücadele ruhunun hiç kaybolmaması dileğiyle diğer sayımızda buluşmak üzere sevgiyle ve 4 Mevsim sporla kalın.


GEZİ

EGE’NİN PRENSESİ: Yareme tuz diye Yakamoz bastım Tek şahidim aydı Aman aman Bir elimde defne Bir elimde sevdan Kalbim Ege'de kaldı Bu şarkıyı her dinlediğimde zihnimde denize sıfır masalarda kaldırılmış kadehlere eşlik eden kabak çiçeği dolması, acı ot kavurması, papucaki, silkme, radika salatası, domatesli börülce, kirmen kabağı ekşilemesi, haşlama kalamar dolma, ısırgan salatası, devetabanı otu kavurması, kuzu etli Şevketi bostan, dilbalığı salatası, zeytinyağlı turp otu, ebegümeci dolması, koçinüsto, trança, çiporta, gelincik böreği, zeytinyağlı enginar, incir ıslama, sütlü ebegümeci, kaz ayağı salatası gibi akılalmaz çeşitlilikteki meze ve yemeklerle süslü Ege sofraları canlanır. Bu sofralarda sohbetin de yemeklerin de tadına doyulmaz. Efeler kalkar şerefe, yarelere tuz basılır Egeʼnin çakır akşamlarında. Karayoluyla Manisaʼdan ilerlediğinizde kocaman bir dağ ayırır iki şehri. Sert mi sert Manisa ayazından sonra kış bile olsa günlük güneşlik bir İzmir karşılar sizi. Şehrin havası rahatlatır, ʻbırak dağınık kalsınʼ ruh haline bürünürsünüz. İzmirʼe gidince ilk işim Alsancak sahildeki Pasaportʼa inmek oluyor. Ünlü ʻboyozʼundan satın alıp Kordonboyuʼna doğru yürüyorum. Kafelerden birine oturup gezinen faytonları ve Karşıyaka manzarasını izleyerek iyot kokusu eşliğinde kahvaltımı yapıyorum. Kordonboyuʼndan yürüyerek Konakʼtaki 1901 yapımı Saat Kulesiʼne doğru ilerlediğimde yıllardır saatin önünde buluşmaya alışmış İzmirlileri görüyorum. Sultan II. Abdulhamitʼin tahta çıkışının 25. Yılı dolayısıyla yaptırılan ve Marsilyaʼdan getirilen yeşil ve pembe mermer sütunlarla süslenmiş saat kulesini ve hemen arkasında bulunan, 1919 İzmir İşgaliʼni ve 1922ʼde Kurtuluş Savaşıʼnı yaşamış Hükümet Konağıʼnı izliyorum. Konağın yanından İstanbulʼdaki Kapalıçarşıʼnın benzeri, ünlü Kemeraltı Çarşısıʼnın kalabalığına karışıyorum. Çarşıʼnın içinde ilerledikçe burnuma

62

 MAYIS 2011

GAVUR İZMİR Merdaneʼden yayılan mis gibi börek kokusu geliyor ama şansımı öğlen yemeğine saklıyorum. Merdaneʼnin talaş böreği meşhur. Karşısında yazları karadut şerbeti ve dondurmasıyla nam salmış Mennanʼı görüyorum. Ünlü Hisarönüʼne doğru ilerlediğimde baharat kokuları da iyiden iyiye kendini hissettiriyor. Adaçayı, kekik, tarçın, karanfil kokularının hülyasıyla Kızlarağası Hanıʼna ulaşıyorum. Yıllarca ticaret yollarının geçiş noktası olmuş, şimdilerde antika eşyalar, nadir kitaplar, gravürler, halı, baharat, çiçek tohumu satılan hanın avlusundaki taburelerde soluklanıp fincanda pişmiş dibek kahvesi içiyorum. Kahveden sonraki durağım ünlü Hisarönü Söğüşçüsü. Yemekten sonra yürüyerek Kültürparkʼa bir diğer ismiyle İzmir Fuarıʼna doğru kıvrılıyorum. Her yıl İzmirʼin kurtuluş günü olan 9 Eylül tarihinde başlayan fuar 10 gün sürüyor ve uluslararası pek çok misafiri ağırlıyor. Bir döneme damgasını vuran İzmir Fuarı, şehrin merkeKonak meydanını süsleyen ve İzmir’in simgesi olan Saat Kulesi 25 metre yüksekliğinde ve dört katlıdır.

zinde olması, palmiyelerin serininde spor yapmaya imkan veren yürüyüş parkuru, lunapark, hayvanat bahçesi ve pek çok fuara ev sahipliği yapması sebebiyle günün her saati insan trafiği yaşıyor. Kültürpark, baharda rengarenk çiçeklerle süsleniyor, pamuk şekerden, patlamış mısıra, kuğuların yüzdüğü havuzlardan göl bisikletine pek çok görselle süsleniyor. Fuardan çıkıp nerdeyse İzmirʼin her noktasından görünen Hilton Oteliʼnin yan sokağındaki Alsancak Sevgi Yoluʼnda geziniyorum. Takıların sergilendiği, kitapçıların, çiçekçilerin, sanatçıların renklendirdiği yolun iki yanında uzanan palmiyelerin altında tuvalini kurmuş ressam, portremi çiziyor. Sıra sıra dizilmiş kumpircileri izleyip akşam yemeği için 100 yaşını geçmiş İzmir klasiği Asansör Restoranʼa geliyorum. Asansör 1907ʼde Mithatpaşa Caddesi ile Halil Rıfat Paşa semti arasındaki yükselti farkından dolayı, iki semt arasındaki çocuk, yaşlı ve hamile


HÜLYA MERAL

ulaşımını kolaylaştırmak için inşa edilmiş. Musevi hayırsever Nesim Levi Bayraklıoğlu tarafından Marsilyaʼdan getirilen tuğlalarla yapılan Asansör, ilk zamanlar el buharı ile çalıştırılıyor sonra ilerleyen teknolojiden faydalanılıyor. Şimdilerde 2 asansörle çıkabildiğim, seyir terasından gözün alabildiğinden fazlasını sunan ışıklarla donanmış İzmir Körfeziʼni, Kordonʼu ve Karşıyakaʼyı izliyorum. Manzaraya dalmışken aklıma Victor Hugoʼnun ʻİzmir prensestirʼ cümlesi geliyor. İzmir için neden böyle söylemiş olabilir diye düşünürken şehrin modern, kendine güvenen, her daim bakımlı, dişi kadınlarının görüntüleri zihnimde uçuşuveriyor. İzmir erkeği de bir o kadar çağdaş ve hoşgörülü. Kadına değer veriyor ve el üstünde tutuyor. Bu nedenledir ki püfür püfür uçuşan etekleriyle Kordonʼda endamla yürümek de tarlada, bahçede ısırgan, radika, arapsaçı, ebegümeci, deniz börülcesi toplamak da yakışıyor İzmirli kadının parmaklarına.

Her İzmirlinin kimi zeytin ağaçlarıyla kimi zakkumlarla süslenmiş Foçaʼda, Urlaʼda, Çeşmeʼde, Kuşadasıʼnda, Karaburunʼda yazlığı veya bağevi vardır. Cuma akşamı zeytinyağlılarla, balıkla, rakıyla süslenmiş masalarla başlar hafta sonu tatili. Pazar akşamından gelecek haftanın programı yapılır. Sebep İzmirʼin havası mıdır, bu masalardaki sohbetler midir bilmem ama yazarı, şairi, sanatçısı da oldukça fazladır İzmirʼin. Şehrin her dilden, ırktan ve dilden insana yıllardır süregelen hoşgörüsü beraberinde çokça dillendirilen ʻGavur İzmirʼ manifestosunu getirir. Şehirdeki ikinci günümde Alsancakʼtan Balçovaʼya doğru yola çıkıyorum. Termal tesisleriyle İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerden de konuk ağırlayan Balçovaʼdaki Teleferik mutlaka görülesi yerlerden. Yeşillikler arasından 5-6 dakikalık bir yolculuk sonrası süzülerek yükseldiğim, yükseldikçe de İzmirʼi ayaklarıma seren sonsuz manzarasıyla başbaşa kaldığım tesisin 400. metre-

sine varıyorum. Kendin pişir kendin ye mekanlarından gözlemecilere pek çok alternatifle karşılaştığım mesire alanının solunda Cengiz Saran Barajı ve vadinin yarattığı çukur, güneş ışıklarıyla yeşil elmas gibi parlıyor. Manzaraya karşı çay içip bol oksijeni içime çekiyorum. Teleferikʼten sonraki durağım hemen sahildeki İnciraltı. Balıkçılarıyla ünlü sahilde mangal yapmak isteyenler için pek çok tesis mevcut. Son durağım ise Uşakizade ailesinin rızasıyla Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan ve 1923ʼte Mustafa Kemal ile Latife Hanımʼın nikahının kıyıldığı Göztepeʼdeki Uşakizade Latife Hanım Köşkü oluyor. Günümüz medeni nikâhının öncülüğünü yapan bu önemli nikahtan sonra, Latife Hanımʼla Batı Anadoluʼya gezi yapan Gazi, Latife Hanımʼı vatandaşlarıyla tanıştırıyor. Köşk, hem Mustafa Kemalʼin 91 gün konakladığı ev hem de eşi Latife Hanım ile yakınlaştığı, Latife Hanımʼın zekasına hayran olduğu mekan olarak tarihi öneme sahip.

İZMİR’E ÖZEL  Simite gevrek, çamaşır suyuna klo-

rak, domatese domat, çekirdeğe çiğdem diyen tek halk İzmirliler.  Kumrucu Şevki ve Kumrucu Hikmet mutlaka ziyaret edilesi yerlerden.  Ünlü buluşma yerleri; 38 yıllık Sevinç Pastanesi, Kordon, Konak Saat Kulesi veya Hilton’un önü.  Her İzmirli hangi bitki neye iyi gelir yıllardır bilir.  Ege, Dokuz Eylül ve İzmir Ticaret Üniversitesi gençliği şehrin enerjisine enerji katar.  Beyoğlu’nun minyatürü İzmir’de Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Kordonboyu.  Türkiye’deki ilk kadınlar kahvesi de İzmir Bornova’da açılmış.

MAYIS 2011 

63


DEKORASYON

10 ipucu 1

Baharın son ayında evinizi yaza hazırlayın ve ona yeni bir soluk kazandırın... 10 küçük değişiklikle evinizde harikalar yaratabilirsiniz.

2

Ev tekstillerinizi renklendirin. Doğru kombinlenen renklerle iç mekanda çarpıcı bir görünüm yakalayabilirsiniz. Renkleri seviyorsanız bu yeni dekorasyon tarzıyla evinize enerji de katmış olursunuz. Tekstil konusunda yapacağınız değişikliklerde indirim dönemlerini takip ederseniz çok daha uygun fiyatlara alışveriş yaparsınız.

4 3

Zemin karolarınızı farklılaştırarak geçmişe bir yolculuk yapabilirsiniz. Eskiden evlerimizi süsleyen çini karolar şimdilerde yeniden gözde. Retro stilleri seviyorsanız zemininize bu tarz karolarla yeni bir görünüm kazandırabilirsiniz.

Evinizdeki aydınlatmalarınızı yenileyerek ona farklı bir görünüm kazandırabilirsiniz. Aydınlatma sayısını artırırsanız yaşam alanınızın atmosferi de değişecektir.

5 Banyonuza yaz havasını getirmenin yolu renklerden geçiyor. Deniz mavisi boyanmış duvarın üzerine şablonlarla yapacağınız boyama banyonuzda deniz esintisini yakalamanızı sağlayabilir. Pamuk, minik sabunlar gibi ürünleri renkli kapaklı kavanozlara yerleştirebilirsiniz. Bu kavanozlar da banyonuza farklı bir hava katar.

64

 MAYIS 2011

Yaşam alanlarınızda değişiklik istiyorsanız Stickerʼlar iyi bir çözüm olabilir. Farklı desende stickerları ister yaşam alanlarına ister çocuğunuzun odasına isterseniz beyaz eşyalarınızın üzerine yapıştırabilirsiniz.


DEKORASYON ÇÖZÜMLERİMİZ:

Eviniz için herşey...

Zebra perde (Altın, Dantel, Bambu, Plise ve Klasik Temalarda Özel Koleksiyonlar) Sürpriz perde; Aris -Bir ilk; Dantel Stor perde -Stor perde de dekoratif desenler -Tül ve Fon perde de bol çeşit -Döşemelik Kumaşlar

-İtalyan ve yerli duvar kağıtları -Özel yapım ayna ve dresuar çeşitleri ... EVTEKS DAVETİYELERİNİZİ MAĞAZAMIZDAN ÜCRETSİZ TEMİN EDEBİLİRSİNİZ. HALL 13 D 10

www.belemirstorperde.com

-Ev tekstili ve aksesuarlarında farklı çizgiler

DEKORASYON TOPLANTILARI "HER CUMA -CUMARTESİ SAAT 14.00-18.00" Saat başı 15 dakikalık tanıtım semineri ve 45 dakika soru-cevap dekorasyon alternatifleri. Çay-kahve-çikolata-lokum-kurabiye: TATLI TATLI SOHBETE DAVET EDİYORUZ.:))

Şaşırtan fiyatlar size özel tasarımlar

Hoşdere Yolu Üzeri Bahçeşehir Mobilyacılar Çarşısı H 2 Blok No: 2 Tel: 0212 605 03 77-78


DEKORASYON

6 Odanızın rengini değiştirerek onu yepyeni bir görünüme kavuşturabilirsiniz. Bahar ve yaz aylarında pastel pembe ve maviler yaşam alanlarınıza ferahlık katacaktır. Ayrıca Marshallʼın Osmanlı serisini görmeden boya yaptırmayın deriz...

7

9

Mobilyalarınızı değiştirmeyi düşünüyorsanız mutlaka yenisini almak zorunda değilsiniz. Ahşap boyası ile boyadıktan sonra üzerine takacağınız şık kulplarla dolap, şifoniyer gibi mobilyalarınızı tamamen farklılaştırabilirsiniz.

8

Mutfağınızı yaza hazırlamak için küçük değişiklikler yapabilirsiniz. Örneğin modası geçen duvar karolarınızı canlandırmak için onları özel karo boyaları ile renklendirebilirsiniz. Renkli perdeler, masa örtüleri, önlük ve kurulama bezleri mutfağınızın enerjisini artıracaktır.

Evinizin balkonunda yazı hissetmek için renkli saksılar, mumluklar, yastıklar, solar aydınlatmalar kullanabilirsiniz. Balkonunuzu rengarenk mevsim çiçekleriyle donatabilirsiniz.

10 Çiçek desenli tekstil ürünleri evinizi soğuk günlerin kasvetli havasından kurtarır. Nevresim takımları ve yatak örtülerinizi çiçekli olanlardan seçin, yatak odanız canlansın.

66

 MAYIS 2011


FURKAN TİCARET YAPI ve DEKORASYON ÜRÜNLERİ

PVC PENCERE ve KAPI SİSTEMLERİ YETKİLİ BAYİ

PİMAPEN’de % 30 PEŞİN 8 AY VADE Pvc kapı ve pencere Sineklik profilleri Sürme sineklik Dikey stor sineklik Alüminyum doğrama mağaza vitrin sistemleri Küpeşte, korkuluk ve mermer imalatı Otomatik panjur Otomatik kepenk ve garaj kapısı Alüminyum pergole Banyo dolapları Çelik kapı Duşakabin

ÖLÇÜ-PROJE VE DETAYLANDIRMA İÇİN HAFTANIN 7 GÜNÜ SABAH 08:00 AKŞAM 22:00 Abdurrahman Nafiz Gürman Mah. Kınalıtepe Cad. No:29 Merter/İstanbul Tel: 0212 699 98 83 - 0212 506 88 98 - Aydın Murat: 0532 206 94 www.furkanticaret.com - aydinmurat66@hotmail.com

82


EVİM BENİM HAYATIMDIR

Bahçeşehir’i severek yaşıyorum “Evimi dekore ederken ilk yaptığım iş evimin kimliğini etkileyecek olan duvar kağıtlarına karar vermek oldu” diyen Seden Çildem’e misafir olduk... “Eşimle evlendiğimizden bu yana dört ev değiştirdik. Bahçeşehir bizim son durağımız oldu. Bundan çok memnunuz. Çünkü dört yaşında bir kızımız var ve Bahçeşehir bir çocuğun büyüyebileceği nadir güzellikte ve her türlü olanağı sunan bir semt. Sitede yaşadığımız için güvenlik problemimizin olmaması bizim için çok rahatlatıcı. Ayrıca sitede yazın kullanabileceğimiz havuzumuz ve oyun parklarımız mevcut. Fakat biz ailece en çok gölette vakit geçirmekten hoşlanıyoruz. Orada kurulan çocuk eğlence alanı ve parklar bizim için yaz akşamlarının vazgeçilmezleri. Çocuğumu güvenle oynaması için serbest bırakıp kahvemi yudumlayabiliyorum. Evimde sanırım en çok mutfakta vakit geçirmekten hoşlanıyorum. Çünkü ailece buluşma noktamız ve en uzun vakit geçirdiğimiz yer mutfağımız. Ayrıca evin en sessiz saatlerinde sallanan sandalyemizde kitap okumaktan çok keyif alıyorum. Evimin vazgeçilmezi: Çerçeveler Evimde en çok yer verdiğim aksesuar resim çerçeveleri... Hem duvarlarımda yer alan, hem de etrafa saçılmış birçok resim çerçevesi evimizin vazgeçilmezidir. Resimlerimizin bizi yaşattığına inanıyorum. Evimizi dekore ederken ilk yaptığım iş evin kimliğini etkileyecek olan duvarlarda kullanacağım duvar kağıtlarının rengine ve cinsine karar vermekti. Bu sebeple taşınmadan önce duvar kağıtlarını belirlemek için birkaç hafta boyunca evimin dekorasyonunda bana çok yardımcı olan Deco&decorʼu ziyaret etmek zorunda kaldım. Kağıtlar hem mobilyalarıma uygun olmalıydı, hem de için de yaşarken “evimi çok seviyorum” demeliydim. Çünkü benim için duvar kağıdı ve perde olmayan ev çıplak kalmış gibidir... Kaliteli hizmeti, sonsuz alakası

68

 MAYIS 2011

ve sınırsız sabrı için Deco&decor'a buradan da teşekkür etmek isterim. Çünkü uzun karar sürecinin sonunda duvarlarım ve evim tam istediğim gibi oldu. Eskiden beri Laura Ashley tarzını çok beğenirim ve takip ederim. Kullanacağım eşyalarım ve yeni alacaklarımla bu tarzı ucundan biraz yakalamak istedim. Kızımın odası, yatak odası ve mutfakta doyasıya sıcak renkler, çiçekler ve beyazın aydınlığını kullandım. Salonum ve çatı katımda ise daha çok toprak renkleri ve pastel tonlarını tercih ettim. Çatı katının dekorasyonunu henüz tamamlayamadık. Taş duvar ve yeni nesil dumansız şömine kullanmayı planlıyoruz. Ve ufak tefek birkaç detayla daha keyifli bir yaşam alanına dönüştüreceğiz. Yine Deco&decorʼun katkılarıyla tabii...”


Çatı katı dekorasyonunda taş duvar ve yeni nesil şömine planlıyoruz

Siz de “Evim benim hayatımdır” diyorsanız, 4mevsimbahcesehir@gmail.com adresine mail atın, size de misafir olalım.

MAYIS 2011 

69


YEMEK

Kıymalı Lazanya G

HAZIRLANIŞI:

G

Soğanları soyun, soğanın birini küçük doğrayın. Havucu rendeleyin. Tavaya zeytinyağını koyun, soğanı ilave edip kavurun. Kıymayı ve havucu soğana ekleyip15- 20 dk. kavurun. Domatesi salça ile rondodan geçirin ve kıymaya ekleyip tuz, karabiber ve fesleğen ile tatlandırıp 20 dk. daha pişirin. Karanfil tanelerini soğana saplayın. Süt , defne yaprakları ve soğanı tencereye koyup, sütü ısıtın ve kaynamadan ocaktan alın. Tereyağını tencerede eritip, unu karıştırarak kavurun ve ılınmaya bırakın. Sütü süzün ve soğumuş una, sütü orta ateşte yavaş yavaş karıştırarak ekleyin ve karıştırmaya devam edin. Kısık ateşte 5 dk. pişirin. Muhallebi kıvamına geldiğinde ocağın altını kapatın, tuz ve karabiber ile tatlandırın. Ultra Plus Lazanya tepsisine beşamel sostan ince bir tabaka koyup üzerine önce bir kat lazanya yapraklarını sonra kıymalı sosu koyun ve rendelenmiş mozeralla peynirini serpin. Lazanya, beşamel sos, kıymalı sos, peynir şeklinde malzemeleriniz bitene kadar işlemi tekrarlayın. En üste lazanya ve beşamel sos koyup, peynir serpin. Fırını önceden 200 derecede ısıtın ve lazanyayı üzerindeki peynirler kızarıncaya kadar pişirin. Sıcak servis yapın.

250 gr. kıyma 2 ad. soğan G 2 ad. havuç G 1 kutu doğranmış domates G 1 yemek kaşığı domates salçası G 2 yemek kaşığı zeytinyağı G 60gr. tereyağı G 60 gr. un G 1 litre süt G 200 gr. mozeralla peyniri G 4 ad. karanfil G 2 ad. defne yaprağı G 12 ad. lazanya G Yeteri kadar tuz, karabiber, fesleğen

0800 261 21 37 www.tupperware.com.tr

Hazırlayan: Hatice Koç- Tupperware Eğitim Müdürü ve Ev Ekonomisti


Anneler Gününüz Kutlu Olsun KİŞİ BAŞI

18 TL

www.ovalikonya.com.tr

Haftanın 7 Günü Günün Her Saati Yöresel Köy Kahvaltısı Keyfi

Küçükçekmece E-5 Şube Tel: (212) 424 65 34 - 424 65 44

İkitelli Şube Beykent Şube Tel: (212) 671 71 42 - 671 71 43 Tel: (212) 871 34 34 - 873 51 51

Kartal Şube Tel: (216) 488 79 79


ER

GÜZEL FİKİRL

GÜZELLİK

Sezonun

TMAN YASEMİN YUR İR CANDEM

İlkbahar-yaz makyaj koleksiyonları, alışılmış pastel renklerin ötesine geçen şaşırtıcı ve beklenmedik renk paletleri sergiledi. Lavanta, koyu mor ve turuncu tonları vurgu renkleri olarak ortaya çıktı. Yeni çıkan güzellik ürünlerinin bir özelliği ise pratik ve koruyucu olmaları. Yazımızda sezonun en yenilerini bulacaksınız. Rowenta

Saçlarınızı koruyarak kurutan teknoloji Rowenta Respectis Pro saç kurutma makinesi, profesyonel ve güçlü olmasının yanı sıra kurutma işlemi sırasında saçlarınızın sağlığını koruyor. Aşırı ısı ve şiddetli hava akımı saçınızın nemini yok eder ve doğal güzelliğine zarar verir. Rowentaʼnın en yeni ürünü Respectis Pro Saç Kurutma Makinesi profesyonel ve güçlü olmasının yanı sıra kurutma işlemi sırasında saçlarınızın sağlığını koruyor. Respectis Pro, Rowentaʼya özel “respect” fonksiyonu ile saçı kurutmak için ideal ısıyı ve hava akımını otomatik olarak biraraya getirerek sağlıklı ve canlı saçlar vaadediyor.

72

 MAYIS 2011

Nuxe Nuxe, vücut bakımı ve güzelliğinde mucizeler yaratan Body Serilerinden herhangi iki ürün alan herkese şimdi Nuxe Arındırıcı Vücut Peelingi hediye ediyor. Dermo kozmetik alanında Fransaʼnın ve dünyanın önde gelen markası Nuxeʼten cilt bakımına özen gösterenler için harika kampanya…Nuxe, vücut bakımı ve güzelliğinde mucizeler yaratan Body Serilerinden herhangi iki ürün alan herkese şimdi Nuxe Arındırıcı Vücut Peelingi hediye ediyor. Nuxeʼün BODY Serileri, Vücut Bakım Keyfi ve İnceltici Bakım Uzmanlığı olmak üzere iki farklı ürün grubundan oluşuyor.

Nivea’dan %95 doğal içerikli yüz bakım serisi! Nivea Visage, güvenilir cilt bakım uzmanlığıyla ürettiği yeni %95 doğal içerikli yüz bakım serisi Pure&Natural’ı gururla sunar! Doğanın gücünden ilham alarak geliştirilen Nivea Visage Pure& Natural serisi; kırışık karşıtı gündüz ve gece kremleri, nemlendiriciler, tonik ve temizleme sütü olmak üzere 6 üründen oluşuyor.

Flormar Dakikalarca ojenizin kurumasını beklemeye son! Ojenin en düzgün şekilde kurumasını sağlayan Flormar oje kurutucu sprey ile, ojem bozuldu devri kapanıyor. Ojenin kurumasını beklemek tüm kadınlar için can sıkıcı bir durumdur. Ya yanlışlıkla bir yere değersiniz ya da kuruduğunu sandığınız oje tırnaklarınızın üzerinde çizikli bir görüntü oluşturur. Bir şekilde ustalıkla sürdüğünüz ojeniz bozulur ve sürekli ojenizi yenilemek zorunda kalırsınız. Flormar, tırnaklarınız kadar vaktinizin de değerli olduğunu biliyor ve yeni ürünü Flormar oje kurutucu sprey ile ojenizin anında kurumasını sağlıyor.


Dermalogica Fondöteninizin aynı zamanda bir cilt bakım ürünü olması nasıl fikir? Dermalogica Treatment Foundation içeriğindeki su bazlı enzimlerle cildi gün boyu nemlendiriyor ve dış etkenlere karşı koruyor. Pürüzsüz, doğal ve sağlıklı bir görünüm için Dermalogica Treatment Foundation kullanın. Öncelikle cilt bakımı düşünülerek üretilen Dermalogica Treatment Foundation, su bazlı formülü ve besleyici A ve E vitaminleriyle zenginleştirilmiş içeriğiyle cilt kuruluğunu önlüyor, cildi dış etkenlere ve rüzgar tahrişlerine karşı koruyor.

Bobbi Brown Bobby Brown'ın yeni ürünü Bobby Brown Illuminating Finish Powder yağlı ciltler için çok özel bir fondöten. Ciltteki yağlı görüntüyü yok ediyor, sağlıklı parlaklık ve canlılık veriyor. Islak yada kuru olarak uygulanabilen bu pudra formüllü fondoten kremsi ve yumuşak dokusu ile hava kadar hafif. İçeriğindeki yansıtıcı pigmentler ciltteki ton eşitsizliklerini düzelterek gözeneklerin, ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltıyor.

Lancome

Lancome'nin yeni fondöteni cildinizde muhteşem bir aura yaratacak. Lancomeʼun yeni fondöteni Teint Miracle, doğal ışığı güçlendiriyor ve çıplak ten mükemmelliği sağlıyor. Kalıcılık ve ideal kapatıcılık sağlayan Teint Miracleʼde yağ bulunmuyor.

Black&White Niveaʼnın yeni deodorantı Black & White, içeriğindeki transparan pudra sayesinde, siyah giysilerde beyaz pudra izi, beyaz giysilerde ise sarı leke bırakmıyor. Deodorant kullanımında önemli bir sorun olan lekelere son veren Black & White, siyah ve beyaz giysilerde iz bırakmayan ilk ve tek deodorant olma özelliğini taşıyor. Yeni formüle sahip ürün, leke probleminden ötürü pudralı deodoranttan uzaklaşanlara çözüm sunuyor. Ciltle son derece uyumlu ve her mevsim kullanılabilecek olan deodorant, sprey ve roll-on formlarında sunuluyor.


ASTROLOJİ

Bahçeşehir Somun Ekmek Cafe’nin müdavimlerinin vazgeçilmez tarotçusu Nisa, her burca özel aylık burç yorumunuzu yaptı... Beklemeye alınmış dosyaları tekrar gündeme alacak ve onay bekleyen konuları sonuçlandıracaksınız. Hukuksal sorunlarınızın çözüldüğünü göreceksiniz. Yeni bir işe başvurmuşsanız, istediğiniz şartlarda kabul görüleceksiniz. 19 Mayıs sonrası enerji kapasitenizin sınırlarını zorlayacaksınız. Güçlü sezgileriniz işinizle ilgili konularda belirgin etkiler verecek ve kariyerinizde iyi yerlere gelmeniz konusunda adımlar atacaksınız.

KOÇ

Eski aşkları yeniden gündeme getirirken, çevresel koşulların sizi zorladığı davranış şekilleri ile duygusallığınız arasında kalmanıza ve çelişkiler yaşamınıza yol açabilir. Duygular ağır bastığı için, ani çıkışlarla çevre ilişkilerinizi bozabilirsiniz. Bazı gizli konuların açığa çıkması çözüm yollarını da beraberinde getirecek. Geçmişte kalan hatalarınızın, tekrar sizi rahatsız etmesini engellemek sizin elinizde. Riskler konusunda temkinli davranmalı ve öfkenizi kontrol etmelisiniz.

BOĞA

Borçlanmalara karşı daha tedbirli davranacaksınız. Parasal konularda çektiğiniz sıkıntılar, iş hayatınızda daha sağlam adımlar atmanızı getirecektir. Finans konularında yaşadığınız badireler, iş konusunda yeni ufuklar açacak. Eski dostların kafanızı karıştırmasına izin vermemelisiniz. Yılın son ayında ortaklıklar konusunda çok daha dikkatli olmalı ve dostlarınıza karşı iyimser olmanıza rağmen, tedbiri elden bırakmamalısınız.

İKİZLER

Risk taşıyan işleri cesaretle ele alacaksınız. Yeni atılımlar sizi bekliyor. Küçük hayal kırıklıklarından asla etkilenmeyecek ve yolunuza devam edeceksiniz. Bu devrede partnerinizle çatışmalar ve tartışmalar yaşayabilirsiniz. Onun, aşırı atak tavırları canınızı sıkabilir. Ondan daha ılımlı ve temkinli olmasını isteyeceksiniz. Finans konularında çabanız bu ay boyunca devam edecek. Fiziksel enerjinizi güçlendirmelisiniz.

ASLAN

Kazançlarınızda artış dönemine giriyorsunuz. Gereksiz harcamalarınızı kısmanız da başarıyı arttırıyor. Sadece kazanmayı düşünmüyor, gerçek anlamda zenginliği getirecek konularla kafanızı meşgul ediyorsunuz. Hedeflerinizi kararlı bir şekilde belirlerseniz; istediğiniz kazançlar için, daha baştan avantajlı duruma geçersiniz. Özellikle bekar olanlar birileriyle kaşılaşacak, kendilerine uygun kişilerle flört edecekler ve heyacanlı ilişkiler yaşayacaklardır.

BAŞAK

Tanışmalar ve ortak çalışmalar için uygun bir aydasınız. Bu ay kendi içinize yönelmeli, değer verdiğiniz duygularınızla ilgilenmek için çıkan fırsatları değerlendirmelisiniz. İlişkilerinizi gözden geçirmenin tam sırası. Partnerinize daha çok zaman ayırarak, sizden beklentilerine karşı ilgili olmalısınız. Bu konum, yoğun duygularla birlikte yüksek bir cinsel potansiyel içinde hareket etmenizi sağlayacaktır.

TERAZİ

Gelecek bir takım değişikler sayeBulunduğunuz alanlarda geri dönüsinde kariyerinizde dinamik ve heyeşümleri hesaplarken zihniniz çok canlı olaylara neden olacak sürprizdaha rasyonel çalışacak ve bilgilerilere hazırlanmalısınız. Beklemediğinizi pratik bir şekilde ortaya dökeniz konumlara geleceksiniz. Çevre ceksiniz. Oldukça güçlü pozisilişkilerinde her türlü yeniliği yapabileyonlarda çalışarak, işbirliği içinde ceksiniz. Planlarınızı dikkatli yaparak olduğunuz kişileri düşüncelerinizle olumsuz etkilerden kurtulabilirsiniz. etkileyeceksiniz. Amaçlarınızdan Bu ay sonunda sürpriz gelişmeler sizi bekliyor. Yeni atılımla- taviz vermeden hızlı bir şekilde gerçekleştirdiğiniz aktiviterınız için beklediğiniz destek gelecek. Girdiğiniz topluluklarda leriniz yüzünden başarılı bir aydasınız. Duygularınıza kacazibenizi kullanacak ve isteklerinizi yaşama geçireceksiniz. pılmadan ve olayları akılcı bir şekilde değerlendirmelisiniz.

YENGEÇ

74

 MAYIS 2011

AKREP


Hedeflerinizi kararlı bir şekilde belirlerseniz; istediğiniz kazançlar için, daha baştan avantajlı duruma geçersiniz. Geçen iki yılda başarılı bir şekilde çalıştınız ve gereksiz harcamalarınızı kestiniz, borçlarınızı kapattınız. Çevrenizde krediniz arttı. Bazılarınız, akrabalarınızla yaptığınız ortaklıklardan ve olanaklarından yararlanacaksınız. Bol bol seyahatler yaptınız ve çevre koşullarınızdaki olumlu fırsatları kendi yönünüze çevirebilirsiniz. Çok para kazanma fırsatları karşınıza çıkacaktır.

YAY

Bu ayda, yaşamda kaçırdığınız bazı şartları yeniden elde edebilirsiniz. Özellikle eski arkadaşlarınızı arayabilir, daha önce ortak çalışmalar içinde olduğunuz dostlarınızla yarım kalan projelerinizi tamamlayabilirsiniz. Çapkınlık ve uçarılık konusunda sizi baştan çıkaran oyalayıcı ve ayartıcı durumlarda kendinizi geriye çekmelisiniz. Çünkü, sosyal yaşamın cazibesi sizi yanlış maceralara sürükleyebilir.

OĞLAK

Bilinçaltınızda yatan gerçeklerin ne olduğunu bulmalısınız. Bunun için yalnızlığa ihtiyacınız olacak. Oysa siz, yalnızlık duygularını benimseyecek biri değilsiniz. Her şeyi felsefi boyutlarda düşünmek ve bazı şeyleri kafanızda bitirmek sizi olumlu etkileyecektir. Görünüşte negatif başlayan olayların lehinize dönüşmesi sizi rahatlatacaktır. Kariyerinizden hoşnut olmayabilir ve kendinizi daha rahat ifade edebileceğiniz bir meslek seçmeyi düşünebilirsiniz.

KOVA

Yaşam herşeyin güzel geçeceği anlamına da gelmemeli. Zirve demek, bazı engellerin karşınıza çıkması demektir. Çünkü kendinizi kariyerinizden soyutladığınız için, kendinizi ihmal etmenizde, mümkün. İhmal edilmişliği yaşamak istemiyorsanız; aşk, sosyal yaşamla mesleki konuları dengelemek zorundasınız. Mesleki konularda size faydası olacak kişileri kendinize çekmeye devam ediyorsunuz. Mesleki konularda başarınız sürecek. İlgili üstün kişilerle tanışacaksınız.

En iyi dileklerimizle tüm annelerin ‘Anneler Günü’nü kutlarız

Kitabınızı okurken Kitabınızı okurken kahvenizi kahvenizi yudumlayacak; yudumlayacak; kahvaltıdan kahvaltıdan akşam yemeğine yemeğine akşam kadar lezzetli lezzetli kadar tatları tatları deneyebileceğiniz özel bir mekan...

BALIK

EYLÜL 2010 

XX


POLİTİKA

Bu seçim, SADECE ‘seçim’ değil! 22 Haziran 2011 seçim sonuçları Erdoğan’ın başkanlık yolunu açmaya aday, ama istenilen sonuçları alamazlarsa MHP ve yine CHP iç sorunlarına dönecek

Bugün Türkiye tek ses. Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı, Başbakan aynı partiden çıktı. Aynı partinin oluşturduğu hükümet, YÖK, ÖSYM, Merkez Bankası, Yargıtay, Danıştay gibi ülkenin neredeyse tüm kurumlarını yeniden şekillendirdi. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP, 2002’den bu yana dört seçimden başarıyla çıktı. İki referandumdan “Evet” yanıtı aldı. Beşinci zaferini ise şimdiden ilan etti bile. Önemli olan kaç milletvekili çıkaracağı. 330 mu daha yukarısı mı? Hedef, tek başına anayasayı değiştirecek orana ulaşmak. Seçimlere bir aydan fazla var ve bugünlerde açıklanan anket sonuçlarına göre ulaşabilir de. Tayyip Erdoğan, 2002’den bu yana olduğu gibi, yine hedefi yüksek tuttu. Bu kez 2023’ü işaret etti. Yani diğer partilerin aksine, bir, iki dönem değil, “2023’e kadar ülke yönetimine talibim” diyor. Bu tarih ise Türkiye için büyük öneme sahip. Türkiye’nin 100’üncü yıldönümü ve toplum, böyle özel günleri her zaman heyecan ve coşkuyla karşılar. Yani Erdoğan hedefi 12’den vurmuş oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, henüz AKP’yi kurmadan önce ‘dönüşüm’den, ‘yenilik’ten söz etti. Ama dikkat edilirse, özellikle siyasi yasağı kalktıktan sonra, ‘otorite’ diye görülen kesimlerle çatıştı. Bu, kimi zaman asker oldu, kimi zaman yargı. Gün geldi İsrail de payını aldı, AB de. Aslında bu bilinçli bir politika. Çünkü Türkiye halkı, ‘dik’ duranı, ‘kafa’ tutanı her zaman sevmiştir, tabii

76

 MAYIS 2011

haklıysa ve mazlum durumdaysa. Ama Erdoğan, bir çıkış yapmadan önce zaten kamuoyu araştırmaları yaptırıyor ve halktan nasıl bir tepki alacağını bilerek, söyleyeceğini söylüyor. Bu da Türk siyasetindeki ana akımdan güç almasına neden oluyor. Bugüne kadar AKP hükümetinin en büyük kozu, ekonomi oldu. Bu konuda bilinçli hareket ettiği gibi şanslıydı da. Bilinçliydi, çünkü Kemal Derviş’in bıraktığı ekonomi politikasına sıkı sıkı sarıldı. Bu sayede ‘kriz teğet geçti’. Şanslıydı, çünkü özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra dünya sermayesindeki hareketlilik Türkiye’ye aktı. Çünkü Türkiye 2001 krizinden yeni çıkmıştı ve ayakları yere daha sağlam basıyordu. Bu sayede ülkenin ihtiyacı olan paradan çok daha fazlası, Türkiye’de dolaşıma girdi. Hala da devam ediyor. AKP koalisyon partisi mi? AKP, her ne kadar “Biz o gömleği çıkardık” dese de İslam tandanslı bir

kökene sahipti ve doğal olarak sert muhalifinin birinci Aleviler, ikinci Kürtler olması gerekirdi. Ama olmadı. Özellikle 2001 krizinin yarattığı endişe, her iki kesimin bir kısmının 2002 seçimlerinde AKP’ye yönelmesine neden oldu. Buna Türk milliyetçilerini de eklemek gerekiyor. Her ne kadar 2007 seçimlerinde kısmi bir ayrışma yaşandıysa da, 2009 referandumunda üçünden de oy almayı başardı. AKP’nin koalisyon partisi olup olmadığını en iyi şimdi, yani 22 Haziran 2011 seçimlerinde göreceğiz. Çünkü BDP, 2002 ve 2007’den farklı olarak, Kürt oylarını yönlendiriyor gibi görünüyor. MHP ise oylarına sıkı sıkıya sarılmaya başladı. Anayasa referandumunda da AKP’ye kaptırdığı kimi milliyetçi oyları yeniden kendine çekmeye çalışıyor. Bakalım başarabilecek mi? Ama sert üslup hem AKP’ye hem MHP’ye ne kadar yarayacak, bunu şimdiden kestirmek zor. Sonuç itibariyle,


I

CEMAL SUBAŞ

İSİ TEMPO DERG Ü ÖR İT ED KA Tİ POLİ

“Türkiye halkı kavga izlemeyi sever ama kavga edenleri sevmez” diye genel bir kanı var. Bu arada MHP, sorunların çözümü için ‘tek başına iktidar’ sloganını kullanıyor. Mitinglerde, haktan, hukuktan, soygundan söz ediyor, AKP’yi bu şekilde sıkıştırmaya çalışıyor. Bu noktada Kars, Ardahan, Iğdır ve Artvin illerini kapsayan ‘Serhat Boyları Kültür ve Dayanışma Derneği’ (SERBOYDER) eski Başkanı Muharrem Yıldız’ın analizi önem taşıyor. Çünkü Yıldız, 29 Mart yerel seçimlerinde Esenyurt’tan İl Genel Meclisi üyesi adayı oldu ve aldığı oy oranı ile herkesi şaşırttı. Partisinin belediye başkan adayına açık ara fark atarak dikkatleri üzerine çekti. 22 Haziran seçimlerinde MHP’den 3. Bölge’den milletvekili adayı olan Yıldız, gelir dağılımındaki uçurumu büyük bir tehlike olarak görüyor. Bunu, işin uzmanları da vurguluyor. AKP’nin ekonomide başarılı olduğunu ancak

gündeme gelecek. Vaatler oy getirecek mi? CHP ise Ergenekon soruşturmaları ve tutuklamalarının yanı sıra, telefon dinlemeleri ile YGS gibi skandalları ön plana çıkarıyor ama daha çok ekonomiye vurgu yapıyor. Yoksulları hedef alıyor. Gelir grubuna göre her aileye 600 lira vaadi ve televizyon reklâmları etkili olacak gibi görünüyor. Ama daha çok yenilenen yönetimi ve kadrosuna güveniyor. Tabi seçimlere doğru, yine ‘genel başkan Kılıçdaroğlu’nun oy kullanamaması’ gibi, ayaklarına kurşun sıkacak bir gelişme yaşanmazsa. Anketlere göre CHP yüzde 30 bandında, iktidar olması için bu yeterli olmasa da, Kılıçdaroğlu kadrosu için yeterli olacak. Bu sayede, parti yönetimindeki değişikliği onaylatmış olacaklar. Seçimlerde en çok istihdam ve gelir BDP’nin desteği ile dağılımını istenilen seçimlere bağımsız hakkaniyette yapamadığını girecek adayların kaçının söylüyorlar. Meclis’te yer bulabileceği MHP’nin AKP’yi merak ediliyor. Kimine sıkıştırmaya çalıştığı diğer göre bu sayı 20-30 arası. konu ise terör örgütü. Ama her bağımsız Nitekim “Kürt açılımı” ya milletvekili sayısı, MHP 3. Bölge’den milletvekili adayı da “Milli Birlik ve özellikle birinci olması Muharrem Yıldız, Beraberlik Projesi” çok kesin gibi görünen AKP terör örgütüne dikkat tartışıldı. Habur Sınır için çok önemli. Ama öyle çekiyor ki, AKP ile MHP Kapısı’ndaki görüntüler görünüyor ki BDP, geçen arasında en çok bu konu tartışılıyor. hala konuşuluyor ve dönemlerde de olduğu gibi Türkiye kamuoyunu yine seçim sürecinde yaraladı. Hükümetin o süreci iyi sokağı hareketlendirecek, nitekim yönetemediği fikri ağır basıyor. Zaten bunun ilk örneğini Yüksek Seçim artık Kürt açılımı ağızlara pek Kurulu nedeniyle yaşadık bile. alınmıyor, özellikle hükümet tarafından. Sonuç olarak bu seçimler gerek Yıldız da bölücü terörün, AKP Erdoğan, gerek Bahçeli ve gerekse hükümetlerinde nerdeyse hedefine Kılıçdaroğlu için çok önemli. Sonuçlar ulaştığını ileri sürüyor. “Devlet ve Erdoğan’ın başkanlık yolunu açmaya milletimizin geleceğini tehdit eder aday ama istenilen sonuçları boyutlara varmıştır’ uyarısında alamazlarsa MHP ve yine CHP iç bulunuyor. Sanırım bu konu, 22 sorunlarına dönecek, belki de yeni lider Haziran yaklaştıkça daha çok arayışları gündeme gelecek. MAYIS 2011 

77


ONLARA SORDUK n Peli (5) ırım l Yıld kler ba n e rı ç “Çi arıla n e ark ine yap ook iş çoo rar” ya

n ha Ar run ) De or (6 ara k zl Öz zel k ” ü ilir “G ver

Çiçek ne işe yarar?

Peren er Tanrısev (6) ak “Koklam oğayı içindir. D e süslemey yarar”

Efe 4) k ( zel Ata er gü n l i çek u iç m “Çi ktuğ arfü ko an p zda lard mı on pma ize ya şim ” i rlar a r ya Em Özd irhan e “Alı lar ç mir (5) bal içekler çiçe alar. Iı den kler ıı kok ım içind lamak ir”

ÇOCUĞUNUZUN DERGİMİZDE YER ALMASINI İSTİYORSANIZ BİR DAHAKİ AYIN SORUSU OLAN “Babanın yerinde sen olsan çocuğuna nasıl davranırdın?” SORUSUNA VERDİĞİ CEVAP İLE BİR RESMİNİ 4mevsimbahcesehir@ gmail.com ADRESİNE YOLLAYIN SİZİN ÇOCUĞUNUZDA SAYFALARIMIZI SÜSLESİN...


KÜLTÜR - SANAT Derleyen: Hatice Gülçür İnanç

CEO Life dergisi Türkiye’nin önde gelen CEO’larının televizyon izleyip izlemediklerini ve ne seyrettiklerini araştırmış

Mayıs ayında sizin için seçtiğimiz gösteri ve tkinlikler  CM101MMXI/Cem Yılmaz’dan Gösteri Maslak TİM Shov Center 2-6 Mayıs  Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri Ahırkapı Parkı 5 Mayıs  Formula 1 Turkish Grand Prix İstanbul İstanbul Park 6-7-8 Mayıs  Bilgi Mayfest’11: Kenan Doğulu-Sıla-Hayko Cepkin Santral İstanbul 12 Mayıs  Kremlin Balesi CRR Konser Salonu 14 Mayıs  Az Sonraaa Caddebostan Kültür Merkezi 14 Mayıs, 28 Mayıs  Matrax: Zeki Kayahan Coşkun Büyülü Sahne (Eski Sinema 74)-İstanbul 15 Mayıs  Rafael Amargo Flamenko Topluluğu İş Sanat Kültür Merkezi 20 Mayıs  Jazzing Flâmenco CRR Konser Salonu 26 Mayıs  Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu Maslak TİM Shov Center 27-29 Mayıs  KHASFEST 11: Mor ve Ötesi-Sıla Kadir Has Üniversitesi Selimpaşa Kampüsü 28 Mayıs

İlk üç, yerli dizi 136 CEO arasında yapılan araştırma, ortaya ilginç sonuçlar çıkardı. Zannedildiğinin aksine CEOʼlar televizyon izlemeye zaman ayırıyor. Üstelik, 136 CEOʼnun dizi listesinde yer alan ilk üç, yerli dizilerden oluşuyor. Araştırmada 136 CEOʼya televizyon izleyip izlemediği soruldu. CEOʼların %76.9ʼu bu soruyu “evet” diye yanıtladı. Bir günde 1-2 saatini mutlaka televizyona ayıranların oranı ise %43.6. Kanuni Sultan Süleymanʼın hayatının ve kadınlarının konu edinildiği ʻMuhteşem Yüzyılʼ dizisi ise CEOʼların gözdesi. CEOʼlar %34 oranıyla en çok bu diziyi izliyor. İkinci en çok izlenilen dizi ise 1970ʼlerde geçen erkek ve kadın ilişkilerini konu alan ʻÖyle Bir Geçer Zamankiʼ 3ʼüncü sırada ise yüzde 7.9 oranıyla yine modern zamanların erkek-kadın ilişkilerini konu alan ʻAşk ve Cezaʼ düzenli dizi izlemiyorum diyen CEOʼların oranı %4.7 iken hiç izlemeyenler ise %4.2ʼlik kısımda yer alıyor. Yerli dizi oyuncularında en beğenilenler Erkek oyuncular arasında Halit Ergenç %27.5 oranıyla başı çekerken onu, %9.8ʼ le Kenan İmirzalıoğlu takip ediyor. Üçüncü sırada ise Zeki Alasya %4ʼlük oranla bulunuyor. Kadın oyunculara geldiğimizde Özgü Namal %17.7, Nurgül Yeşilçay

%5.9 oranında beğenilirken, genç oyuncu Hazal Kaya ise %4.1 lik oranla üçüncü oluyor. Beren Saat %2.2 oranıyla alt sıralarda iken, Arka Sokakların ʻRıza amiriʼ Zafer Ergin %1.5 ile listede yer aldı. En beğendikleri sinema oyuncusu hangisi? Türk oyunculardan Cem Yılmaz %12.2 oranında beğenilirken, Av Mevsimi filmindeki rol arkadaşı, başrolü oynayan Şener Şen %9.5 oranında tercih edilmiş. Yine aynı sinema filminde başrolleri paylaşan Demet Akbağ %6.8 oranında beğenilirken, Ata Demirer %2.7 oranında beğenilmiş. CEOʼların son bir yılda en beğendikleri sinema filmleri Yabancı ilk 3 film: Kingʼs Speech %22.4, Black Swan %18.4, Inception %17.1 Yerli ilk 3 film: Av Zamanı %9.9, Eyvah Eyvah 2 %9.8, Aşk Tesadüfleri Sever %2.6 New Yorkʼta 5 Minare %1.3 oranında beğenilmiş.

Ve Mayıs ayında vizyona girecek filmler: 1 MAYIS: Devrimden Sonra, Canım Babam 6 MAYIS: Beastly, Blitz, Bad Teacher, Kıyamet Gecesi: Vanishing on 7th Street, Şeytanı Gördüm, Gişe Memuru, Shanghai, Ağır Abi, Küçük Günahlar, Pina (I), Düğün Hediyesi: Copacabana

13 MAYIS: Kutsal Savaşçı, Dokuzuncu Kartal: The Eagle, Jane Eyre, Hop, Valdemarʼın Mirası: La Herencia Valdemar 18 MAYIS: Türkan, 19 MAYIS: Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde: Pirates of The Caribbean:

On Stranger Tides, Şov Bizinıs 20 MAYIS: Başka Bir Yerde 27 MAYIS: Gönül Avcısı: Lʼarnacoeur, Mühürlü Köşk, The Troll Hunter, Whatʼs Your Number?, Bir Ayrılık: Jodaiye Nader Az Simen 29 MAYIS: Bel Ami

MAYIS 2011 

79


BULMACA Fotoğraftaki oyuncu

Aksarayʼın bir ilçesi

Yakıcı Anadoluʼya bağlı

Yolcuların konakladıkları yapı

Kurucu En azından

Cankurtaran

Benek

Bir tür pamuklu bez

Meneviş

Pay

Kalp atışı

Osmanlı donanmasın da bir rütbe

İlgili Sadist Yumuşak keçi derisi

Teorik

Zümre Melekler

Gerçekten Güneydoğu Anadoluʼda bir il Bir boşaltım sistemi hastalığı

Arazi ... ve yarım

Bir bağlaç

Yığın

Kastamonuʼ nun bir ilçesi

Parmak zili

Yırtıcı bir balık

Ele avuca sığmaz

Tutam

Belirme

İşaret

Hükümdar ailesinden erkek

İçinden çıkılmaz iş

Aklan

Denizkabuğu ile oyun

Yavru

Tutsak

Gittikçe uzaklaşan

Mızrap

Bir tür acı kahve

Hicap

Saf

Konyaʼnın bir ilçesi

Kuşatma

Nar çiçeği renkli bir süs taşı

Mısırʼın başkenti

Teniste vuraç

Dış karşıtı

İri dişli törpü

Eğik olmayan

Şerit metre

Güç sembolü değnek

Sırtlan

Ötre

Kakım

Dördül

Okuma yitimi

Bir ucu çatal değnek

Cıvata takan alet

Nakışlı ipek kumaş

Kağıt cilalama karışımı

Katılım

Çok zengin kimse

Numaralı oyun aracı

Servigillerden bir ağaççık

Tiksinti

Tek parça kadın giysisi

Yatırım

Karagözʼdeki kambur cüce

Başkası

Basketbolda sayı Çiçek düzenleme sanatı

Ağızla ilgili

Yenmeyen meyve içi Yemenʼin liman kenti

Vantilatör

Kurşun renginde bir balık

Vize

Güçlü bir kedigil türü

Objektif

Aşina

Trabzonʼun bir ilçesi Dağıtmak Dörtte bir Çalgı

Götürü

Çok uzun boylu bir hayvan Bir tür yapma kumaş Koç burcu

Yıldırak

Fecir

Meşale yakılan kule

Ötürü Berilyumun simgesi Yarı

Ad

Dikenli bir meyve

Üst aşamada bulunan

Bir bağlaç

Mercanköşk

İskambilde bacak

80

 MAYIS 2011

Kuzey


NÖBETÇİ ECZANELER

REHBER

3. CADDE ECZANESİ 608 00 26 16 MAYIS

ÖNEMLİ TELEFONLAR 212 444 06 69 212 669 26 21 212 669 31 37 212 669 55 66

Başakşehir Belediyesi Bahçeşehir Karakolu İtfaiye Alo Ambulans

212 669 63 60 212 669 86 86 212 672 09 46 212 669 16 00 212 669 62 10 212 669 80 25

Bahçeşehir Aile Sağlık Mer. Bahçeşehir Taksi Durağı Esenkent Taksi Durağı PTT 1. Kısım Muhtarlık 2. Kısım Muhtarlık

ARMAĞAN ECZANESİ 669 93 00 19 MAYIS

BAHÇ. AYDIN ECZANESİ 608 00 37 15 MAYIS

BAHÇEŞEHİR ECZANESİ 669 34 34 3 MAYIS G 22 MAYIS

BAHÇEEHR-TAKSM (ÇFT KATLI) hatt› Gidi-Dönü sefer süresi: 180 dakika KITA ND. hatt›r BAHÇEŞEHİR Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

TAKSİM Kalkış saati İş Günleri Cumartesi

05:55 06:10 06:25 06:35 06:45 06:55 07:05 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:20 09:40 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:05 13:25 13:45 14:00 14:20 14:40 14:55 15:10 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 16:55 17:10 17:30 17:50 18:05 18:25 18:45 19:05 19:25 19:45 20:05 20:20 20:35 21:00 21:20 21:40 22:00

07:25 07:45 08:05 08:25 08:40 08:55 09:10 09:25 09:40 09:55 10:10 10:25 10:40 10:55 11:10 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:50 15:10 15:30 15:50 16:05 16:20 16:40 16:55 17:10 17:25 17:40 17:55 18:10 18:25 18:40 18:55 19:10 19:30 19:50 20:10 20:30 20:50 21:10 21:30 21:45 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:25 23:50

06:10 06:25 06:40 06:55 07:05 07:15 07:30 07:45 07:55 08:10 08:25 08:40 08:55 09:10 09:25 09:40 09:55 10:10 10:25 10:40 10:55 11:10 11:25 11:40 11:55 12:10 12:25 12:40 12:55 13:10 13:25 13:45 14:05 14:20 14:35 14:50 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:25 17:45 18:05 18:20 18:35 18:55 19:10 19:30 19:50 20:10 20:30 20:50 21:10 21:30 21:55

07:00 07:20 07:40 08:00 08:20 08:40 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:55 19:15 19:35 19:55 20:15 20:35 20:55 21:15 21:40 22:05

07:40 07:55 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:05 12:20 12:35 12:50 13:05 13:20 13:35 13:50 14:05 14:20 14:35 14:50 15:05 15:25 15:45 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:50 19:05 19:20 19:40 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:30 21:50 22:10 22:30 22:50 23:10 23:30 23:50

Pazar/Tatil 08:30 08:50 09:10 09:30 09:50 10:10 10:30 10:50 11:10 11:30 11:50 12:05 12:20 12:35 12:50 13:10 13:25 13:40 13:55 14:10 14:25 14:40 14:55 15:10 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:30 21:50 22:10 22:30 22:50 23:10 23:30 23:50

Not: OTOLAR AVCILAR YANYOLA GİRMEZ, E-5 YOLUNDAN GİDER. Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

76E

BOĞAZKÖY Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

E-57

ESENKENT Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

06:20 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:10 08:45 09:15 09:45 10:15 10:40 11:05 11:30 11:55 12:20 12:45 13:10 13:35 14:00 14:25 14:50 15:15 15:40 16:05 16:30 16:55 17:20 17:45 18:15 18:45 19:15 19:50 20:25 21:00

07:30 08:00 08:25 08:50 09:15 09:40 10:05 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:35 13:00 13:25 13:50 14:15 14:40 15:05 15:30 15:50 16:15 16:40 17:05 17:30 17:55 18:20 18:45 19:10 19:40 20:10 20:40 21:15 21:50 22:30

06:30 06:50 07:10 07:35 07:55 08:15 08:45 09:20 09:55 10:25 11:00 11:35 12:10 12:45 13:20 13:55 14:35 15:10 15:40 16:20 16:50 17:25 18:00 18:10 18:45 19:20 19:50 20:30 21:10

Not:EKSPRES HATTIR, ÇİFT BİLETLE SEYAHAT EDİLİR. Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

DEFNE ECZANESİ 669 96 59 12 MAYIS G 31 MAYIS

DERMAN ECZANESİ 605 02 14 11 MAYIS G 30 MAYIS

DİLEK ÖZ ECZANESİ 669 70 10 13 MAYIS

ECZANE FİLİZ 672 01 03 8 MAYIS G 27 MAYIS

ELİT ECZANESİ 672 33 32 14 MAYIS

ESENKENT ECZANESİ 672 11 60 10 MAYIS G 29 MAYIS

GÜNGÖR ECZANESİ 672 94 01 18 MAYIS

MAVİ ECZANE 669 59 51 17 MAYIS

MOLİNO ECZANESİ 607 32 12 6 MAYIS G 25 MAYIS

OKSİJEN ECZANESİ 669 44 66 1 MAYIS G 20 MAYIS

SU ECZANESİ 669 97 97 5 MAYIS G 24 MAYIS

ŞEHİR ECZANESİ 608 17 27 9 MAYIS G 28 MAYIS

ŞELALE ECZANESİ 669 09 11 2 MAYIS G 21 MAYIS

YILDIZ ECZANESİ 607 08 10 4 MAYIS G 23 MAYIS

SELİN ECZANESİ 669 30 40 NÖBET DIŞI

ESENKENT BAHÇEEHR-BAKIRKÖY hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 100 dakika KITA ND. hattr

TAKSİM Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil 08:00 08:25 08:50 09:15 09:40 10:05 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:35 13:00 13:25 13:50 14:15 14:40 15:05 15:30 15:50 16:15 16:40 17:05 17:30 17:55 18:20 18:45 19:10 19:40 20:10 20:40 21:15 21:50 22:30

YENİKAPI Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

05:30 05:50 06:00 06:35 06:35 07:00 05:55 06:05 06:30 06:45 07:05 07:30 06:05 06:10 06:50 07:05 07:30 08:00 06:05 06:30 07:15 07:35 07:50 08:20 06:05 06:45 07:30 08:10 08:10 08:35 06:20 07:00 07:45 08:30 08:30 08:55 06:30 07:15 08:00 09:00 08:50 09:10 06:40 07:30 08:20 09:15 09:05 09:30 07:00 07:45 08:35 09:30 09:25 09:50 07:15 08:00 08:50 09:45 09:45 10:10 07:30 08:15 09:05 10:00 10:00 10:25 07:30 08:45 09:20 10:15 10:20 10:40 07:50 09:00 09:35 10:30 10:40 10:55 08:10 09:20 09:50 10:50 11:00 11:10 08:30 09:40 10:10 11:10 11:20 11:30 08:30 10:00 10:30 11:30 11:40 11:50 08:50 10:20 10:50 11:50 12:00 12:10 09:10 10:40 11:05 12:05 12:20 12:25 09:35 11:00 11:20 12:25 12:40 12:40 10:00 11:20 11:40 12:40 13:00 13:00 10:20 11:40 11:55 13:00 13:20 13:15 10:40 12:00 12:10 13:20 13:40 13:30 11:00 12:20 12:30 13:40 14:00 13:50 11:15 12:35 12:50 13:55 14:20 14:10 11:30 12:55 13:10 14:15 14:40 14:30 11:45 13:10 13:30 14:30 15:00 14:50 12:00 13:30 13:45 14:55 15:20 15:10 12:20 13:50 14:00 15:10 15:40 15:30 12:40 14:10 14:20 15:30 16:00 15:50 14:35 14:40 15:50 16:20 16:05 13:00 13:20 14:55 15:00 16:10 16:40 16:25 13:40 15:15 15:20 16:30 17:00 16:40 14:00 15:35 15:40 16:55 17:25 16:50 14:20 15:55 16:00 17:15 17:45 17:20 14:40 16:15 16:20 17:35 18:00 17:40 16:35 16:40 17:55 18:20 18:00 15:00 15:20 16:55 17:00 18:15 18:40 18:20 15:40 17:15 17:25 18:35 19:00 18:40 18:55 19:20 19:00 16:00 17:40 17:40 16:20 18:00 18:00 19:15 19:40 19:15 16:35 18:20 18:15 19:40 20:00 19:30 16:40 18:40 18:30 19:55 20:15 19:45 17:00 19:00 18:45 20:15 20:30 20:00 17:20 19:20 19:05 20:30 20:45 20:20 19:40 19:25 20:50 21:00 20:40 17:40 17:50 20:00 19:45 21:05 21:20 21:00 18:00 20:25 20:05 21:25 21:40 21:20 20:50 20:35 21:40 22:05 21:45 18:20 18:30 21:15 21:00 22:00 22:30 22:10 18:40 21:40 22:20 22:50 19:00 22:45 19:00 19:20 19:40 20:00 20:20 20:45 21:05 21:30 Not:AKSARAY GÜZERGAHINDA ÇALIŞIR. GÜZERGAHINDA DEPAR SEFER YAPILIR. İŞ GÜNLERİ SAAT 06:25TE AKSARAYF.ZADE-TOPKAPI-İNCİRLİ-AVCILAR-ESENYURT İŞ GÜNLERİ YEŞİL RENKLİ SEFERLERDE ESENYURT İNCİRTEPE-ESENKENT-ALTINŞEHİR-MASKO-E.6 YOLU-VATAN CD.-

ESENKENT Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil 06:45 07:15 07:45 08:15 08:45 09:15 09:45 10:15 10:45 11:15 11:45 12:15 12:45 13:15 13:45 14:15 14:45 15:15 15:45 16:15 16:45 17:15 17:45 18:15 18:45 19:15 19:50 20:25 21:00

7 MAYIS G 26 MAYIS

BOAZKÖY MH.-BAHÇEEHR-YENKAPI hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 155 dakika

Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

ESENKENT-BAHÇEEHR-TAKSM (EKSPRES KATLI) hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 150 dakika

06:35 06:55 07:15 07:35 08:00 08:25 09:00 09:25 09:50 10:15 10:40 11:05 11:30 11:55 12:20 12:45 13:10 13:35 14:00 14:25 14:50 15:15 15:40 16:05 16:30 16:55 17:20 17:45 18:15 18:45 19:15 19:50 20:25 21:00

BOĞAZKÖY ECZANESİ 607 06 06

146T

08:15 08:45 09:15 09:45 10:15 10:45 11:15 11:45 12:15 12:45 13:15 13:45 14:15 14:45 15:15 15:45 16:15 16:45 17:15 17:45 18:15 18:45 19:15 19:45 20:15 20:45 21:20 21:55 22:30

06:30 07:00 07:25 07:50 08:15 08:45 09:20 09:55 10:25 11:00 11:35 12:10 12:45 13:20 13:55 14:35 15:10 15:40 16:10 16:40 17:15 17:50 18:25 19:00 19:35 20:05 20:40 21:15 21:45

07:10 07:35 08:00 08:25 08:50 09:15 09:45 10:15 10:45 11:15 11:45 12:15 12:45 13:15 13:45 14:15 14:45 15:15 15:45 16:15 16:45 17:10 17:35 18:00 18:25 18:50 19:20 19:50 20:20 20:50

BAKIRKÖY Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

07:40 07:30 08:20 08:20 08:45 08:45 09:15 09:15 09:40 09:40 10:15 10:10 10:40 10:40 11:15 11:15 11:50 11:50 12:25 12:25 13:00 13:00 13:35 13:35 14:10 14:10 14:45 14:45 15:20 15:20 15:55 15:55 16:30 16:30 17:00 17:00 17:20 17:30 17:45 18:00 17:45 18:35 18:15 19:10 18:15 19:45 18:50 20:20 18:50 20:55 19:25 21:30 19:25 22:05 20:00 22:45 20:00 23:15 20:35 20:35 21:10 21:10 21:50 21:50 22:30 22:30 Not:Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

08:00 08:25 08:55 09:20 09:50 10:15 10:45 11:15 11:45 12:15 12:45 13:15 13:45 14:15 14:45 15:15 15:45 16:15 16:45 17:15 17:40 18:05 18:30 18:55 19:20 19:50 20:20 20:50 21:20 21:50

E-58

ESENKENT-BAHÇEEHR-MECDYEKÖY EKSPRES hattı Gidi-Dönü sefer süresi: 100 dakika ESENKENT Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

MECİDİYEKÖY-M.BUS Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar/Tatil

06:15 06:45 07:10 07:25 07:40 08:00 08:30 09:00 09:40 10:10 10:40 11:20 12:00 12:40 13:20 14:00 14:30 15:00 15:30 16:10 16:45 17:25 18:10 18:50 19:25

07:20 07:20 07:55 07:55 08:30 08:30 09:00 09:00 09:30 09:30 10:00 10:00 10:30 10:30 11:00 11:00 11:30 11:30 12:10 12:10 12:50 12:50 13:30 13:30 14:10 14:50 15:25 16:00 16:40 17:10 17:35 18:00 18:35 19:10 19:45 20:30 21:30

06:30 07:00 07:30 08:00 08:30 09:00 09:30 10:00 11:00 12:00 13:00 14:00 15:00 15:45 16:30 17:15 18:00 18:45 19:30

07:30 08:30 09:30 10:15 11:00 11:45 12:30 13:30 14:30 15:30 16:15 17:00 18:00 19:00 20:00

07:45 08:15 09:00 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:30 13:30 14:30 15:30 16:30 17:15 18:00 18:45 19:30 20:15 21:15

Not:Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

08:45 09:45 10:45 11:30 12:15 13:00 13:45 14:45 15:45 16:45 17:30 18:15 19:15 20:15 21:15

Otobüs saatleri 25 Nisan 2011 tarihinde www.iett.gov.tr sitesinden güncellenmiştir

76D



4 Mevsim Bahçeşehir Sayı 15