Page 1

Fiyat: 20¨ Yıl:6 Sayı:32 Mart-Nisan 2018

DTO’da 15 yıllık dönem sona erdi! Bayrak Tamer Kıran’da

Prof .Dr. Soner Esmer

Denizyolu ve liman istatistiklerimizin 2017 göstergeleri

Mehmet Ünlü

Norveç’teki yüksek fiyatlar rotayı Türkiye’ye kırdırıyor

Numan Akbaş

Dünyanın her ülkesinde ve limanında “en iyi hizmet”


• Spare Parts • Service • New Building • Design Ofis Egitim Mah. Ahsen Sok. Sadıkoglu 5 Plaza No:12 K:2 D:4 Hasanpasa - Kadıköy / stanbul / Türkiye P. +90 216 330 74 80 • F. +90 216 349 70 37 www.entechsemar.com • spare@entachsemar.com

Atölye Aydıntepe Mah. Sahil Yolu Cad. No:124/1 34947 Tuzla / stanbul / Türkiye P. +90 216 494 16 11-12 • F. +90 216 494 13 21 www.entechsemar.com • spare@entachsemar.com


“Worldwide Marine Lubricants Service”


İÇİNDEKİLER

22

22 28 32 36

Yönetim 7 Deniz Basın Yayın Reklam, Danışmanlık, Turizm ve Org. Tic. Ltd. Şti. adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Kocamış ibrahim@7deniz.net Genel Yayın Koordinatörü Derya Altuntepe derya@7deniz.net

28

Görsel Yönetmen Polat Sarıgül polatsarigul@hotmail.com Yayın Danışma Kurulu Can Besev, Kapt. Kubilay Ulucan, Kapt. Mustafa Can Prof. Dr. Ahmet Dursun Alkan, Prof. Dr. Güldem Cerit, Kapt. Savaş Ercan, Semih Ege, Engin Koçak, Doç. Dr. Soner Esmer Serhat Barış Türkmen Temsilcilikler ABD Temsilcisi: Kapt. Kubilay Ulucan, İngiltere Temsilcisi: Tahsin Özalan İskandinavya Bölge Temsilcisi: Semra Dag Hınd

46

36

52 58

50

60 64 66 68

İletişim adresi Osmanağa Mah. Reşit Efendi Sok. No: 66/22 Kadıköy / İstanbul Tel: 0216 550 55 46 e-mail: info@7deniz.net

7deniz Dergisi’nde yayınlanan tüm yazı ve fotoğrafların hakları, logosu ve isim hakkı 7 Deniz Basın Yayın Reklam, Danışmanlık, Turizm ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. İzinsiz hiçbir yerde kullanılamaz. Yayımlanan ilanların sorumluluğu sahibini bağlar.

50 56

Reklam ve Abone reklam@7deniz.net

CTP ve Baskı Creative Basım Ltd. Şti. Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi ZD1 Topkapı-İstanbul Tel: 0212 709 75 25 Yayın Yerel - Süreli Yayın

40 42

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Çilem Kocamış cilem@7deniz.net Katkıda Bulunanlar Engin Koçak Doç. Dr. Soner Esmer Yrd. Doç. Dr. Sercan Erol Alev Semiz

38

70

68

72 75 78 80

Norveç’teki yüksek fiyatlar rotayı Türkiye’ye kırdırıyor Ülkemizi zarara uğratan 5312 sayılı kanun neden kurgulandığı gibi çalışmıyor? Ülkemiz bölgesel güç olmanın eşiğinde Öncelik çevre eğitimi ve bilinçlenme olmalı Interspill 2018 13-15 Mart tarihlerinde Londra’da gerçekleşti Dünya, deniz çöpleri için alarmda! Değişik perspektiften bir seçim yazısı… Dünyanın her ülkesinde ve limanında “en iyi hizmet” Panama ve Türkiye arasındaki ilişki daha da güçlendi Denizyolu ve liman istatistiklerimizin 2017 göstergeleri Argemon güvencesiyle kaliteli hizmet Türk denizciliğine yön verenler Uluslararası Denizcilik Zirvesi’ne katıldı Başımız dik, ileriye bakıyoruz Yazılım sektöründe güven ve süreklilik önemli Bir sevdadır limanda çalışmak DTO’da 15 yıllık dönem sona erdi! Bayrak Tamer Kıran’da Yeni Dönemde Meslek Komiteleri Üyelerin seçim sonrası ilk açıklamaları Kadrajımıza yansıyan seçim anları Gemiler neden kadın isimleriyle adlandırılır? Deniz Mahsullü Tarif


Editör

E

Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun!

n nihayetinde kavgalar, atışmalar, tartışmalar bitti. DTO Üyeleri yola Tamer Kıran’la devam etme kararı aldı. Öncelikle Türk denizciliği adına hayırlı, uğurlu olsun diyor,Başkana ve yeni yönetime başarılar diliyoruz.

isterim ki basın kuruluşu olarak birinci önceliğimiz objektif olmak. Kişisel yazılarımızda öznel yazılar yazabiliriz lakin haberlerimizde nesnel olmak zorundayız. Yola böyle çıktık, böyle de devam edeceğiz.

“Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler” demiş Çinliler. Bu vesileyle demek istiyoruz ki Tamer Kıran ve ekibinin Türk denizcilik sektörüne kazandıracağı her bir atılımda DTO’ya 15 sene başkanlık yapan Metin Kalkavan’ın da payı muhakkak ki olacak. Diğer taraftan Metin Bey belki bu seçimi kaybetti ancak öyle bir kişiye koltuğu devretti ki hem her fırsatta kendisinden çok şey öğrendiğini dile getiriyor hem de birlikte çalışabilme arzusunu ifade ediyor. Bu konudaki takdir elbette ki Metin Kalkavan’da ama Tamer Kıran’dan gelen “Birlik ve beraberlik” çağrısının karşılıksız kalmamasının denizciliğimiz için önemli olduğu da aleni…

Bu sayımızda seçim süreci ve sonucuna dair bol bol yazı okuyabileceksiniz. Malum ana gündem o olunca içeriğimizin büyük bölümünü de seçim oluşturdu. Ancak tabii ki sadece seçimi işlemedik. Bunun dışında sektörümüzdeki firmaların haberlerini ve röportajlarını, yazarlarımızın geçmiş ve önümüzdeki sürece yönelik değerlendirmelerini de bulacaksınız. Bir de çevre ve deniz konusuna değindik. 2050’de dünya denizlerinde balıktan daha çok atık/çöp olacağı gerçeği o kadar ürkütücü ki bu konuda ülkemiz ve sektörümüzün ivedilikle önlemler alması gerektiği ortada. Biz de üstümüze düşen görevi yaparak bu sesi duyurmak istiyoruz. Çocuklarımızın geleceğini eminim ki hepimiz çok düşünüyoruz. Doğduğu andan itibaren en büyük gayemiz onlara güzel bir gelecek bırakabilmek oluyor ancak unutmayalım ki yaşanabilir bir dünya bırakmazsak ne bırakırsak bırakalım bir anlam ifade etmeyecek. Lütfen sektör olarak çevre konusundaki duyarlılığımızı en üst seviyeye getirelim. Şayet gelecek nesiller bizi yargılasın istemiyorsak ne yapacaksak ya şimdi yapacağız ya da her şey için çok geç kalmış olacak.

DTO’da neler olacağını hep birlikte yakın zamanda göreceğiz. Dileriz ki her ne olacaksa olsun ama kazanan Türk denizcileri ve ülkemiz olsun. Bu da birlik ve beraberlik olmadan olacak bir şey değil. Çok fazla uzatmayacağım çünkü artık seçimi bir kenara bırakmanın zamanı geldi. Eminim ki önümüzdeki süreçte çok daha farklı şeyleri konuşacak, tartışacak ve yazacağız. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da DTO Üyeleri ve denizcilik sektörünün sıkıntılarını, isteklerini kısacası onların seslerini dile getirmeye devam edeceğiz. Bu işi yaparken de her zaman olduğu gibi hem 7Deniz Dergisi’nde ve portalında hem de DenizPress TV’de herkese eşit davranacağız. Bu konuda tarafımıza yapılan eleştiriler olduğu için bir kez daha yazmak

6 MART - NİSAN

Keyifle okuyacağınızı umduğumuz içeriğimizle sizleri baş başa bırakıyor, bir sonraki sayıda görüşünceye kadar mutlu olun diyoruz…

İbrahim Kocamış


Gündem

Yeni Başkanın ilk mesajı “Birlik ve beraberlik” oldu

İMEAK Deniz Ticaret Odası, 8 Nisan 2018’de yeni başkanını seçti. 13 Nisan Cuma günü gerçekleşen toplantıda ise yönetim kurulunu belirledi. Disiplin Kurulu seçimi yapıldı Emre Eldener, Engin Özçelik, Eser Bayraktar, Fatih Yıldız, Bülent Dandin ve Remzi Ufuk Teker; İMEAK DTO Disiplin Kurulu Asil Üyeleri olarak belirlenirken, kurulun yedek üyelerinin isimleri ise şöyle; Tolgahan Bulut, Ruhi Duman, Cihangir İnanç, Ömür Karataş ve Yasin Alemdar oldu. TOBB Delegeleri de belirlendi

‘Hep birlikte daha güzel işler başaracağız’ 13 Nisan Cuma günü Yılmaz Ulusoy’un başkanlığında gerçekleşen toplantıda konuşan İMEAK DTO yeni Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Kıran, “8 aylık çok uzun bir seçim dönemi geçirdik, siyasi partiler bile bu kadar uzun seçim dönemi geçirmiyor.’ diyen Kıran sözlerini şöyle sürdürdü; “Uzun, yorucu ama bir o kadar da keyifli bir dönem geçirdik, yeni üyelerle tanıştık. O kadar güzel başarılı insanlarla tanıştık ki, biz biraz fazla kendi içimize kapalı kalmışız diye düşündüm. Bugün bu arkadaşlarımızdan birkaçını meclisimize taşıma şansı bulduk. Bugün vermem gereken tek mesaj; birlik beraberlik. Umarım bundan sonra hep birlikte daha güzel işler başaracağız. Bu mesaj inşallah meclisimizin tüm üyelerimizin izleyeceği takip edeceği yol olacak. Seçimi 8 Nisan akşamında bırakıp yepyeni bir döneme merhaba diyeceğiz. Elimizden geldiğince bu işi yapmaya uğraşacağım. Zaten bir avucuz bu sektörde ve bu işi birlikte başaracağız. Bugünün mesajı birlik, beraberlik ve ileriye doğru çalışma, çalışma, çalışma” diyerek açıklamada bulundu. 8 Nisan’da gerçekleşen Deniz Ticaret Odası Merkez Yönetimi seçimlerinde,

8 MART - NİSAN

48 meslek komitesinden mavi liste ile yarışan Tamer Kıran 32, beyaz liste ile yarışan Metin Kalkavan ise 16 meslek komitesi kazandı. Mavi listeden 80, beyaz listeden ise 39 üye İMEAK DTO Meclisi’ne seçildi. 13 Nisan’da yapılan seçimlerde ise, Deniz Ticaret Odası’nın yeni Yönetim Kurulu ve Organları belirlendi. Yeni yönetim belirlendi 116 Delegenin oy kullandığı seçimler sonucu yeni Yönetim Kurulu Asil ve Yedek Üye Seçimleri, TOBB Delegeleri Asil ve Yedek Üyeleri Seçimi ve Disiplin Kurulu Asil ve Yedek Üyeleri Seçimi yapıldı. İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Asil Üyeleri; Adnan Naiboğlu, Başaran Bayrak, Burak Akartaş, İbrahim Tamer Haşimoğlu, Mustafa Can, Ömer Faruk Miras, Recep Düzgit, Şadan Kaptanoğlu Dikici, Timur Taylan Kalkavan ve Uğur Sina Şen’den oluştu. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri ise; Abdülvahit Şimşek, Ahmet Can Bozkurt, Hakan Çendik,İbrahim Kemal Barış Dillioğlu, Kemal Akbaşoğlu, Murat Kul, Mustafa Muhtaroğlu, Orhan Gülcek, Ümit Sandıkçı, Zihni Memişoğlu şeklinde belirlendi.

İMEAK DTO’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Delegeleri de belirlendi. Sonuçlara göre, TOBB delegeleri olarak; Ahmet Aygün Özgen, Başaran Bayrak, Cengiz Kaptanoğlu, Hacı Hakkı Deval, Hüseyin Mengi, Kerim Kalafatoğlu, Mehmet Sadi İnce, Metin Düzgit, Metin Şener, Mustafa Aslan, Nazmi Doğru, Orhan Aslan, Özdemir Ataseven, Özgür Aksoy, Recai Hakan Şen, Recep Düzgit, Şadan Kaptanoğlu Dikici, Şükrü Fazıl Uzun, Yılmaz Onur, Yılmaz Ulusoy, Yunus Can ve Yusuf Sertkaya asil üye olarak belirlendi. TOBB Delegeleri Yedek Üyeleri ise; Adem Kocadağ, Ahmet Menekşe, Ali Salgıncı, Burçin Molla, Cihat Yavuz Güler, Fuat Ersoy Eroğlu, Hayrettin Özkan, Hidayet Çetin, Hüseyin Kain, İsmail Önal, Kemal Özkan, Mehmet Suat Dinçelek, Meral Mengi, Mustafa Erhan Esinduy, Nihat Sarayönü, Nurettin Yener, Orhan Gümüş, Özleyiş Çakır, Selahattin Cem Burçkin, Şevki Semih Ege, Tolga Tomba ve Yorgo Saris seçildi. Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır oldu Yeni Yönetim Kurulu seçimlerden sonra ilk Meclis Toplantısı’nı da 13 Nisan’da gerçekleştirdi. En yaşlı üye sıfatıyla Yılmaz Ulusoy’un başkanlığını yaptığı ilk Meclis toplantısında üyeler arasında yapılan kapalı oylama sonucunda 114 oy alan Salih Zeki Çakır, İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanlığı görevine seçildi. Meclis Başkan Yardımcıları Arif Kenan Türkantos ve Emin Eminoğlu olurken, Katip Üyeliğini Serhat Barış Türkmen yapacak.


DRAGON MARINE SERVICE CO. LTD.

WORLDWIDE RESPONSIVE TEAM & BEST SERVICE

HEAD OFFICE Room 601.. Wah Hing Commercial Building. 283 Lockhart Road. Wanchai / HONG KONG 0086-21-58889079/80 0086-21-58889032 service@dragonmarineservice.com

TURKEY OFFICE Ercüment Batanay Sk. No: 14/B Dumankaya İkon A2 Blok D: 6 34704 Ataşehir / İstanbul / TURKEY +90 216 510 0934 +90 216 510 0934 dms@dragonmarineservice.com


Kısa Kısa İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda görev dağılımı yapıldı

İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Tamer Kıran başkanlığındaki ilk Yönetim Kurulu Toplantısı 19 Nisan 2018 Perşembe günü Fındıklı’da bulunan genel merkezde gerçekleştirildi. Yoğun bir gündemle toplanan yönetim kurulunda yöneticilerin görev dağılımı da belirlendi. Buna göre Şadan Kaptanoğlu ve Recep Düzgit Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olurken, Ömer Faruk Miras Yönetim Kurulu Sayman Üyesi görevine getirildi.

Yılport Holding, Amerika limanlarındaki ilk Türk şirketi olmaya hazırlanıyor

MSC küresel denizcilik ağını Filipinler ofisiyle güçlendiriyor KÜRESEL taşımacılık ve lojistikte lider MSC, Güneydoğu Asya ülkesi Filipinler’de yerel acentesini açtı. Dünyada 480 ofisiyle 6 kıta, 155 ülke ve 500 limanda hizmet veren MSC (Mediterranean Shipping Company); hizmet ağını genişletmeye devam ediyor. MSC, ülkemizin en büyük Transit konteyner limanı olan Asyaport/Tekirdağ başta olmak üzere servis verdiği 14 liman ile Türkiye ve Filipinler arasında ticaretin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla Filipinler’in başkenti Manila’da yeni ofisini hizmete açtı. 100 milyona yakın nüfusu ile önemli bir pazar olan Filipinler’e ticaret, MSC’nin giderek büyüyen global ağı ile gelişecek. Son 15 yılda 4 kat artan Filipinler - Türkiye ticaretinde iş hacmi 229 milyon doları aştı. Yükselen ticarette en büyük payı ihracatta gıda ürünleri, ithalatta elektronik entegre devreler alıyor. Türkiye ihracatının önemli sektörlerinden un sektörünün gözde ihracat ülkesi olan Filipinler, Türkiye için Angola’dan sonra ikinci en büyük pazar.MSC bu pazarda yerini sağlamlaştırmak ve müşterilerine en iyi servisi vermek adına Manila ofisinin ardından Filipinlerin en kalabalık şehirlerinden Davao ve liman şehri Cebu ofislerini de hizmete açmaya hazırlanıyor.

10 MART - NİSAN

YILDIRIM Holding şirketlerinden Yılport Holding, Amerika’da Mississipi Eyalet Liman İşletmesi ile imzaladığı niyet mektubu çerçevesinde yurtdışı operasyonlarını büyütmeye yönelik önemli bir adım attı. Küresel çapta liman operasyonları gerçekleştiren Yılport Holding, değerleme çalışmaları ve müzakereleri takip eden süreçte Amerika’nın en büyük limanlarından birinde faaliyet gösteren ilk Türk şirketi olacak.Gulfport Limanı’nın yaklaşık 570 milyon dolarlık yenileme programı kapsamında bulunan tesise donanım ve teçhizat yatırımı yapacak olan Yılport Holding, Kuzey Amerika’daki ilk liman operasyonunu da hayata geçirecek. Yılport Holding’in büyüme stratejisi ve vizyonu kapsamında yapılacak olan bu yatırım, halen Pennsylvania’nın Butler kentinde üstün kaliteli demir alaşım üretimi ve yüksek teknoloji rafineri faaliyetleri bulunan Yıldırım Holding’in Kuzey Amerika’daki operasyonlarını genişletmesi anlamına geliyor.


Batservice Group Gismeroyveien 227 4515 Mandal

Batservice A.ş. / Turkey Poyraz Sokak, Sadıkoğlu 1 İş Merkezi, Kat:3 No:79 34722 Kadıköy / İstanbul

Tlf. : 38271300 Fax : 38264580 E-post: post@batservice.no

Tlf. : +90 216 348 49 59 Fax : +90 216 349 66 11 E-post : info@batserviceyards.com


Kısa Kısa Med Marine filosuna 22.römorkörü gönderiyor TÜRKİYE’NİN önde gelen kılavuzluk ve römorkör şirketi Med Marine, filo yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları kapsamında gruba ait Ereğli Gemi Tersanesi’nde inşa ettiği ER56 proje numaralı, MED XXV isimli ASD tipi römorkörü İzmit Körfezi’nde hizmete alıyor. MED XXV, 16 Mart 2018 tarihinde İstanbul Boğazı’ndan geçerek İzmit Körfezi’ne gönderildi. Altılı RAmparts 2300-MM römorkör serisinden filoya katılan ikincirömorkör olan MED XXV ile birlikte, Med Marine filosunda hizmet veren toplam römorkör sayısı 22oldu. Robert Allan tarafından MedMarine’e özel dizayn edilmiş RAmparts2300-MMmodel MED XXV; 23 metre boyunda, 10,9 metre genişliğinde ve 4,4 metre derinliğinde olup 50 TBP gücünde. Azimut pervane sistemi ile donatılı römorkör, 2 x 1.380 bKw gücünde iki adet CAT 3512 dizel ana makineye sahip. İki adet CAT C4.4 jeneratör sistemi römorkör servisleri için toplamda 2 x 86 ekw elektrik üretiyor. Ayrıca FI-FI Enotasyonuna haiz römorkör, iki adet Schottel SRP1515FP (Fixed Pitch Propeller) pervaneye sahip. Römorkörün klasnotasyonları ise; RINA C + HULL + MACH + AUT-UMS, Firefighting Ship E with Water Spray, Unrestricted Navigation, Greenstar 3, MLC Design…

Sanmar Denizcilik römorkörlerine Türk Loydu güvencesi

DÜNYANIN sayılı römorkör üreticilerinden ve operatörlerinden biri olan Sanmar Denizcilik’in Petkim Aliağa tesislerinde görevli 4 römorkör, Türk Loydu tarafından yapılan denetimleri başarı ile geçerek, ISM Kod Emniyetli Yönetim Sistemi Sertifikası almaya hak kazandılar. Sanmar Denizcilik’in römorkörleri için hazırlanan sertifikalar, Türk Loydu merkez ofisinde düzenlenen törenle teslim edildi.Römorkör ve Kılavuzluk faaliyetlerini Türkiye’de 7 ayrı Liman Başkanlığı İdari sınırında, yurtdışında ise 3 ayrı ülkede sürdüren Sanmar Denizcilik, işletmesi altında bulunan genç ve modern römorkör filosu ile dünya standartlarında bir hizmet vermek, can ve mal emniyetini sağlamak ve çevreyi korumak adına kurduğu ISM Kod Emniyetli Yönetim

12 MART - NİSAN

Sisteminin sertifikalandırılmasında Türk Loydu’nu tercih etti. Sanmar Denizcilik, merkez ofis bünyesinde Uluslararası Emniyet Yönetimi (ISM) Sertifikası’nın gerekliliklerini yerine getirebilmek için geçen yıl başlattığı çalışmaları sonuçlandırmış ve Türk Loydu tarafından yapılan denetimi başarı ile geçerek ISM Uygunluk Belgesi (DOC) almaya hak kazanmıştı. Sanmar Denizcilik tarafından kurulan Emniyetli Yönetim Sistemi’nin Türk Loydu tarafından sertifikalandırılmasının ardından, işletme altında bulunan römorkörlerin ISM Emniyetli Yönetim Sertifikası (SMC) alabilmesi için Türk Loydu tarafından yapılan denetimlerin başarı ile tamamlanması sonucunda, Petkim

Aliağa tesislerinde görevli 4 römorkör, ISM Kod Emniyetli Yönetim Sistemi Sertifikası almaya hak kazandı. Türkiye’de ilk kez Sanmar Denizcilik’in römorkörleri için düzenlenen ISM Kod Emniyetli Yönetim Sistemi Sertifikalar, 9 Mart 2018 tarihinde Türk Loydu merkez ofisinde düzenlenen törenle Sanmar Denizcilik’e teslim edildi. Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Cem Melikoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen sertifika teslim törenine Sanmar Denizcilik Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gürün, Operasyon Müdürü Korhan Doruk ve diğer yöneticiler ile Türk Loydu yönetici ve çalışanları katıldı.


Kısa Kısa Hurdaya giden tanker gemileri 1982’den beri en yüksek seviyede! TEEKAY’IN son piyasa güncellemesinde yaptığı açıklamada; düşük navlun oranları, yüksek hurda fiyatları, yaşlanan bir tanker filosu ve yaklaşmakta olan yönetmeliklerin etkisi mükemmel bir “hurda etkisi” yaratmak için birleşti. Yılın başlangıcından beri, toplam 8 milyon dedveyt tanker söküme gönderildi. Clarksons verilerine göre bu gemilerin 17 tanesi dev ham petrol taşıyıcısı (VLCC), 3 tanesi Suezmax ve 14 tanesi de Aframax tipi gemilerdir. En son böylesi bir hacim, 8 milyon dedveyt tanker, söküme 1982 yılının bir çeyreğinde gönderildi. Toplamda 17-18 yıl kategorisinde önemli sayıda gemi olmasına rağmen 2018 ‘in ilk çeyreğinde söküme giden gemilerin ortalama yaşı 20’dir. Bu durum birçok armatörün gemilerini 17.5 yaşına geldikten sonra ara sörveye göndermeme kararını gösteriyor. Teekay’a göre bu durum 2018’in ilk çeyreğinde kazançları çoğu zaman operasyon maliyetlerinin altında olan dev ham petrol taşıyıcıları (VLCC) için

geçerlidir. Teekay“ Bu yılın geri kalan günlerinde hurdaya ayrılan gemi sayısı böyle devam etmesi halinde, 2018’de tanker filosunun büyüme oranı sıfıra yakın olabilir (hatta 2001’den beri ilk defa negatif olabilir). Bizim görüşümüz, düşük kazançların ve yüksek hurda fiyatlarının sonucunda

hurdaya ayrılan gemilerin yıl boyunca devam edeceği yönündedir.”diye söyledi. Açıklandığı gibi, hurda piyasasındaki son hareketlilikler tanker piyasası için olumlu olabilir, özellikle yılın ortalarında talepte bir iyileşeme bekleniyor.

ONE konteyner denizcilik ortak girişimine yapılan yatırımlar tamamlandı JAPON konteyner denizcilik ortak girişimi olan Ocean Network Express (ONE), yatırım ödemelerini tamamlamasıyla beraber 1 Nisan’da operasyonlarına başladı. Kawasaki Kisen Kaisha (K Line), Mitsui O.S.K. Lines (MOL) ve NipponYusen Kabushiki Kaisha (NYK) tarafından toplam 3 milyar dolar değerinde yatırım yapıldı.

14 MART - NİSAN

Ortak girişime K Line ve MOL yüzde 31, NYK ise yüzde 38’lik bir yatırım yaptı.Toplam kapasitesi 1.44 milyon TEU olan ittifak yaklaşık 230 gemi işletilecek. 85 serviste işletilecek olan gemiler, 100 ülkede 200 den fazla limana uğrayacak. Bu yeni oluşum işin kurulması için beş üst düzey yöneticiyi görevlendirdi.


“the gateway to the Blacksea”

Phone: +90 (0216) 695 20 70 Pbx • Fax: +90 (216) 695 20 72 Telefax: 25697 rese tr / 25419 butu tr • E-mail: info@transbosphor.com.tr İcadiye Mah. Cumhuriyet Caddesi Dündar Sokak No:19 34668 Üsküdar/İSTANBUL


Kısa Kısa NYK ve OYAK Grubu Türkiye’de RO-RO terminali inşa edecek

JAPON denizcilik şirketi Nippon Yusen Kaisha (NYK) ile OYAK Grup İstanbul yakınlardaki Yarımca limanında RO-RO terminali kurmak ve işletmek için güçlerini birleştirdiler.Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ile NYK arasında 5 Nisan’da İstanbul’da bir anlaşma imzalandı. Verilen bilgiye göre bu yeni ortak girişimin sahipliğini ve işletmesini Oyak Grup'un alt kuruluşu olan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılacak. NYK “Bu yeni ortak girişim, otomobil ithalatının ve ihracatının artması beklenen bu alandaki talebe cevap verecek şekilde konumlandırılacağını” belirtti. NYK’ya göre yaklaşık 180.000 metrekarelik bir alana sahip olacak bu yeni terminalin İstanbul yakınlarında bulunan ve otomobil lojistiğine adanmış ilk büyük terminal olacak. Operasyonlarının 2019 yılının ortalarında başlanması planlanan ortak yatırımın değeri 110 milyon dolar değerinde olacak.

Dünyanın ilk otonom denizcilik şirketi kuruluyor NORVEÇLİ şirketler Wilhelmsen ve Kongsberg, dünyanın ilk otonom denizcilik firmasını kurmak için güçlerini birleştiriyor. Yeni ortak girişim şirketinin adı Massterly olup merkezi Lysaker Norveç olacak ve ağustos’tan sonra tam kapasiteyle operasyona başlayacak. İkili yeni bir şirket aracılığıyla “otonom gemiler için tasarım ve gelişimden kontrol sistemleri, lojistik servisleri ve gemi operasyonlarına tam bir değer zinciri” sunma niyetindeler. Açıklandığı üzere yerleşik kontrol sistemleri Norveç’te ve uluslararası olarak otonom gemileri izleyip yönetmek için kurulacak.2017 yılında, Kongsberg ve gübre imalatçısı Yara, dünyanın ilk otonom ve sıfır emisyonlu gemisi olan Yara bir kelend projesini 2020’ye kadar inşa etmek için bir araya geldiler. Gemi Yara’nın Norveç’teki üretim tesisleri Heroya ile Larvik ve Brevik limanları arasında seyir alacak. Kongsberg’e göre Masterly, Yara Bir keland gibi otonom gemileri yönetebilecek. Norveç, şu anlık üç otonom denizcilik test yatağına ship. Üçüncü test bölgesi geçen yılın kasım ayında Horten’da açıldı

Sovcomflot 252 milyonluk finansman için imzayı attı RUS denizciliğinin devi Sovcomflot (SCF Grup), 6 Aframax tanker gemisini finanse etmek için milyon dolarlık yeni bir krediyi imzaladı.Şu anda yapım aşamasında olan ve 2018’in üçüncü çeyreğinden 2019 ‘un ikinci çeyreğine kadar teslim edilmesi planlanan tankerler, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ile çalıştırılmak üzere tasarlandı.7 yıllık kredilendirme ABN AMRO Bank, BNP Paribas, Citibank, ING Bank, KfW IPEX-Bank ve Societe Generale de dahil olmak üzere 6 bankanın dahil olduğu bir konsorsiyum ile anlaşıldı.Her biri 144.000 dedveyt olan tankerler, Baltık gibi zorlu buz koşullarına sahip deniz bölgelerden yıl boyunca güvenli ihracat operasyonları sağlamak için 1A gövdeye sahip olacak. İki gemi 10 yıl boyunca Shell’e kiralık olarak çalışacak iken, ayrıca Shell Kuzey Batı Avrupa ve Baltık boyunca 6 tanker gemisi için LNG yakıtı sağlayacak.

16 MART - NİSAN


Kısa Kısa ASELSAN’dan Katar'da "şimşek" ortaklığı

ASELSAN, Katar'da Barzan Holding ile bazı savunma sanayisi ürünlerinin üretimine yönelik teknoloji transferini de içeren ve Türkçe anlamı "Şimşek" olan BARQ isimli ortaklık kurulmasına yönelik sözleşme imzaladı.ASELSAN tarafından, Katar'da Barzan Holding ile bazı savunma sanayisi ürünlerinin üretimine yönelik teknoloji transferini de içeren BARQ (Şimşek) isimli ortaklık kurulmasına yönelik sözleşme imzalandı. ASELSAN, kontrollü ve sürdürülebilirbüyümeiçin birçok ülkede iş ortaklıklarıyla ciddi adımlar atıyor.Bir süre önce Katar'da proje ofisi açan şirket, bu ülkenin de yer aldığı Ortadoğu coğrafyasındaki varlığını uzun soluklu iş birliklerine dönüştürmek için girişimlerde bulunuyor. ASELSAN, son olarak Katar'da Barzan Holding ile bazı savunma sanayisi ürünlerinin üretimine yönelik teknoloji transferini de içeren bir ortaklık kurmak üzere harekete geçti. Bu yöndeki mutabakat metni, şirket ve holding yöneticileri tarafından Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı'nda (DIMDEX 2018) imzalandı.

Türkiye'nin ilk milli uçak gemisi 2019'da denize inecek

TÜRKİYE'NİN ilk yerli ve milli savaş uçak gemisi "Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu'nun Tuzla Sedef Tersanesi'ndeki inşasında çalışmalar hızla devam ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri'nin harekât kabiliyetini artıracak, merakla beklenen Hücum Gemisi Anadolu'nun biten bloklarının montajına başlanırken, birleştirilip havuza indirilen kısım görüntülendi. "İnşa Başlangıç Töreni" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ile gerçekleştirildi.Gelecek sene bu zamanlarda gemi denize indirme töreni olacak. Şu an sahada blokların yaklaşık yüzde 90'ının imalatı bitme aşamasında. İmalat aşamasının hemen ardından içinin teçhizleri başladı, bunlar devam ediyor. Gemi 114 bloktan oluşuyor, havuzda şu an yüzde 10'a yakını birleştirilmiş durumda. Temmuz-ağustosta geminin yüzde 100 blok imalatı bitmiş olacak. 2019 ŞubatMart'ta da gemi yüzdürülecek. Sonrasında ise geminin testleritamamlanıp teslim edilecek. Büyük bir proje, değer olarak milyar avronun üzerinde olan bir ürün.

Türk ordusunun rüya projesi TF-2000 TF-2000 Milli Hava Savunma Fırkateyni'nin beyni durumundaki Çok Amaçlı Faz Dizinli Radar CAFRAD’ın fabrika kabul testleri başarıyla tamamlanıp platform testleri için Gabya sınıfı bir fırkateynin helikopter pistine montajına başlandı. Bu testlerin de 2018 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyor. TF-2000, dünyanın süper güçleri İngiltere ve

18 MART - NİSAN

Fransa’nın bile elinde çok az sayıda bulunan balistik füzelere karşı koruma bölge hava savunma gemileri sınıfında.TF-2000, savaş gemisinden 4 adet üretilmesi düşünülüyor. Birim maliyeti uzmanların tahminlerine göre 1 milyar dolar olarak ön görülüyor. TF-2000 projesi bünyesinde birçok yeniliği barındırıp Türk donanmasının gücüne güç katacak.TF-2000,

bünyesinde bulunan birçok silah ve sensör sayesinde çok farklı görevleri icra edebiliyor. 250+ km menzildeki hedefe ateşlenebilen milli gemisavar füzesi Atmaca, torpido savunma füzesi TORK ve deniz-kara unsurlarını 1000-1500 km öteden vurabilen yerli GEZGİN füzesini taşıyacak TF2000 fırkateyni, bunlarla birlikte daha birçok mühimmatla teçhiz edilecek.TF-2000 bünyesinde aynı anda binlerce hedefi takip edip 3 boyutlu haritalandırma yapabilen faz dizinli radar teknolojisi bulunacak. Erken uyarı ve istihbarat için gemide mutlaka bulunması gereken Çok Maksatlı Faz Dizinli Radar yani 'ÇAFRAD' için ASELSAN, METEKSAN ve TÜBİTAK ortaklaşa çalışıyor. Bu yıl içersindeÇAFRAD’ın bitmesi ve testlerine başlanması hedefleniyor. ÇAFRAD’ın menzilinin 450+ km olması ön görülüyor. ÇAFRAD’ın bitişinden itibaren gemi tasarımı son halini alacak.


NAVATOM WEB TABANLI GEMİ İŞLETİM PROGRAMI

NAVATOM’LA AYLIK DEĞİL ANLIK İŞLETME Navatom gerçek zamanlı planlı bakım, güvenlik formları, personel takibi, emniyet gereksinimleri gibi daha birçok teknik ve işletimsel gemi yönetim işleri için entegre bir platformdur. Gemi işletme takibini, yüksek performans, güvenlik, kullanım kolaylığı ve anlık yedekleme sağlayan Navatom Sistemi üzerinden yürütebilirsiniz. Daha fazla bilgi için www.navatom.com İletişim için info@hive.com.tr

STATU SHIPPING

©2016 Hive, Statü ve Navatom logo ve isimlerinin Tüm Hakları Saklıdır

Geliştiren Hive A.Ş.

Sponsor Statü Gemi Kiralama ve Tic. Ltd. Şti.


Kısa Kısa Karasu Limanı, neredeyse yüzde 100 dolulukla çalışıyor SAKARYA'NIN Karasu ilçesinde 22 yılda tamamlanan, Batı Karadeniz'in en büyük limanlarından Karasu, neredeyse tam kapasiteyle hizmet veriyor. Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu, "Gelecekte Karasu Limanı Türkiye'nin en önemli limanlarının başında gelecek" açıklamasında bulunurken, Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, "Limanın deniz yoluyla yapılan ithalat ve ihracatla Türkiye ekonomisine çok büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Sakarya'nın Karasu ilçesinde 1995'te temeli atılan ve geçen yıl hizmete açılan Batı Karadeniz'in en büyük limanlarından Karasu Limanı, neredeyse yüzde 100 dolulukla çalışıyor. Bölgenin ihracatını artırması beklenen liman, sahip olduğu kapasite ve sunduğu çok modlu taşıma avantajlarıyla Karadeniz'den dünyaya açılan lider liman olma yolunda.Sakarya-Karasu

arasındaki yolun limana bölünmüş yolla bağlandığını ifade eden Balkanlıoğlu, "Ayrıca Karasu'dan, İstanbul'a da bölünmüş yol çalışması hızla devam ediyor. Bölgemizdeki Organize Sanayi Bölgesi'ndeki kuruluşlar büyük ihracat kapasitesine sahip. Bu firmaların da ihracatta deniz yolunu kullanmaları avantaj

sağlayacak. Savunma sanayi fabrikasının da burada yapıldığı düşünüldüğünde bunların en yakın liman aracılığıyla ihraç edilmesi son derece güzel bir imkan sağlayacak" dedi. Vali Balkanlıoğlu, son derece modern imkanlara sahip Karasu Limanı'nda çalışır vaziyette iki vinç bulunduğunu dile getirdi.

Liman kenti İzmir ihracatta yeniden dünya listelerinde

YABANCI sermaye, ihracat ve lojistik gibi kavramları kimliğine işleyen İzmir, son 15 yılda ihracatçı sayısını 2 kat artırarak Anadolu ekonomisinin batıya açılan kapısı olma özelliğini geliştirdi.Ege'de küçük bir liman kasabasıyken Avrupalı sermayedarların yatırım üssü seçmesiyle 18'inci yüzyılda dünyanın en büyük liman kentlerinden biri haline gelen İzmir, genlerine işleyen dış ticaret becerisini geliştirerek Akdeniz çanağının yıldız kenti olmayı hedefliyor. 4 milyon 279 bin 677 nüfusuyla Türkiye'nin en büyük üçüncü kenti olan İzmir, kişi başına düşen 14 bin 257 dolarlık geliriyle ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 6,23'ünü karşılıyor.Geçen yıl 63 milyar 22 milyon

20 MART - NİSAN

lira vergi ödeyen İzmir, yüzde 85,3'e ulaşan tahsilat oranıyla ülkedeki toplam verginin yüzde 11,76'sını sağladı. Kişi başına ortalama 15 bin 932 liralık banka mevduatıyla üçüncü sırada yer alan kent, 8 üniversite, 13 organize sanayi bölgesi, 2 serbest bölge, 3 teknoloji geliştirme bölgesi ve 4 uluslararası konteyner limanıyla toplam sanayi üretimi ve toplam ihracatın yüzde 6'sını karşılıyor.Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) rakamlarına göre en fazla ihracat yapan 4'üncü kent konumundaki İzmir, ilk bin ihracatçı arasında 77 firmayla İstanbul'dan sonra ikinci sırada yer alıyor.


İş Dünyası

Norveç’teki yüksek fiyatlar rotayı Türkiye’ye kırdırıyor 1948 yılında Norveç’te temelleri atılan Batservice, o tarihten günümüze denizciliğe oldukça büyük katkılar sunmuş bir şirket. Dünyanın birçok ülkesinde temsilcilikleri bulunan firmanın Türkiye’deki hikayesinin başlangıcı ise 18 sene öncesine dayanıyor. Ahmet Şahap Ünlü ve Affan Sözalan önderliğinde temsilcilikle başlayan Batservice ilişkileri daha sonra ortaklığa dönüşerek Batservice Türkiye şirketi kuruluyor. Ziyarette bulunduğumuz Mehmet Ünlü de Batservice Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu oluşumun içinde yer alıyor. Ancak yakın zamanda hayatını kaybeden Batservice Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şahap Ünlü, hem şirketin bu günlere gelmesinde hem de Türkiye’nin dış ticaretle olan ilişkilerinde çok büyük emek sarf etmiş birisi olmasından dolayı kendisini rahmetle anıyoruz. Gelecek projelerde de Türkiye – Norveç arasındaki ihracatın yükselmesi ve 2023 hedeflere ulaşılmasında şirket olarak elimizden geleni yapacağız Batservice Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ünlü

22 MART - NİSAN


www.7deniz.net <

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Batservice YKB Ahmet Şahap Ünlü (Merhum)

Mehmet Ünlü, bu yılın başında Ekonomi Bakanlığı’na bağlı DEİK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türkiye-Norveç İş Konseyi Başkanlığı’na seçildi. Bildiğiniz üzere bu seçimler 2 yılda bir yapılıyor. Ünlü, bir önceki dönem Norveç İş Konseyi Başkanı’nın da Ahmet Şahap Ünlü olduğunu ifade ederken,1987’de rahmetli Turgut Özal’ın önderliğinde kurulan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’na Ahmet Şahap Ünlü’nün çok destek verdiğini ve 7 farklı ülkenin iş konseyi başkanlığını yapmış olmasından dolayı DEİK’in kendisi için ayrı bir yeri olduğunu belirtiyor. Amaç; 2023 hedeflerine ulaşılmasında şirket olarak katkı sunmak

İMEAK DTO’da offshore komitesi… Ünlü, “En son Enerji Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın da destekleriyle Norveç’ten Deep Sea-2 sondaj gemisi Türkiye’ye getirildi. Bu sondaj gemisi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından işletilen petrol arama gemisidir. Norveç teknolojisi ile yapılmış olan bu gemi çok derinde arama yapabilme özelliğine sahip. Biz de Batservice Türkiye olarak özellikle alüminyum ve kompozitgemi inşasında hizmet veriyoruz. Norveç know-how ile özellikle yolcu gemisi, sar

bot, ambulans bot, polis bot gibi özel projeli gemiler üzerine çalışıyoruz. Önceleri lojistik kökenli çalışıyorduk. 2000’li yıllarda yaşanan kriz sonrası gemi inşaya yöneldik. Önce Kıyı Emniyeti’ne 10 adet sar botu yaptık. Eş zamanlı gemi inşa faaliyetlerimiz devam etti. Ağırlıklı olarak Ortadoğu’da hizmet sunarken 2015 yılında büyük bir firmanın kontraktörü olarak 2 gemi siparişi aldık ve 2017 yılında bunları teslim ettik. Önümüzdeki süreçte yeni projelerle çalışmalarımıza devam edeceğiz. En son yaptığımız gemiler ise offshore platformlara hizmet vermek

Türkiye-Norveç İş Konseyi Başkanıolan Mehmet Ünlü, yakın zamanda Norveç Büyükelçisi Vegard Ellefsen’i ziyaret ettikten sonra yönetimdeki arkadaşlarıyla Norveç’e bir ziyarette bulunacaklarını, bu ziyaretin amacının ise ülkenin hangi konularda Türkiye’de yatırım yapmayı planladığı üzerine olduğunu dillendiriyor. Norveç’in refah seviyesi yüksek bir ülke olmasının yanı sıra dünya petrol üretiminde 14., doğalgaz ihracatında ise 3.sırada yer aldığını, bunun yanısıra Avrupa’nın doğalgaz tüketiminin %20 ’sinin Norveç’ten karşılandığını, Norveç Hidro Enerji üretiminde de dünyada 5.sırada geldiğini dile getiriyor. Ünlü, bu süreçler göz önünde bulundurulduğunda Türkiye-Norveç ilişkilerinin geliştirilmesinde de çok çalışmaları gerektiğinin önemle altını çiziyor.

MART - NİSAN 23


İş Dünyası

içindi. Bunlar (Supply Vessel) özel niş projelerdir. Gelecek projelerde de Türkiye – Norveç arasındaki ihracatın yükselmesi ve 2023 hedeflere ulaşılmasında şirket olarak elimizden geleni yapacağız.

Batservice Norveç olarak offshore platformların bakım-onarım hizmetlerini de sağlıyoruz. Bu anlamda İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda yeni kurulan komitede elimizden gelen bilgi birikimini paylaşarak çalışacağız” açıklamasını yapıyor. İki ülkenin iş hacmi yaklaşık 1 milyar 250 milyon dolar

Ahmet Şahap Ünlü (Merhum)

Norveç ile Türkiye arasındaki iş hacminin 1 milyar 250 milyon dolar civarında olduğu bilgisini alıyoruz Ünlü’den. Bunun 650 milyon doları ithalat, 600 milyon doları ise ihracat. Norveç’le ülkemiz arasındaki dış ticaret açığı 70 milyon dolar civarında olup ihracatın ithalatı karşılama oranı %85 seviyesinde. Ünlü, bu hacmin az olduğunu ifade ediyor ve 2013 yılındaki 1 milyar 700 milyon doları civarındaki rakamları tekrar yakalamak için çok çalışacaklarını vurguluyor. Ayrıca, “Özellikle petrol ve enerji konuları düşünülünce hacimlerin çok daha yüksek olması gerekir. 2018’in ilk çeyreğine baktığımız zaman ihracatta bir artış görüyoruz. Biz buradan yola çıkarsak bu yıl ülke olarak hedeflerimizi tutturacağız. Özellikle bizde gemi inşada geçen senenin hedefini geçmek istiyoruz”diyerek konunun önemini dile getiriyor. Norveç’te fiyatlar yüksek, rekabet zor

Batservice Türkiye Genel Müdürü Affan Sözalan

24 MART - NİSAN

Türkiye’de özellikle Yalova’dan Norveç’e irili ufaklı balıkçı teknesinden

“Batservice Türkiye olarak özellikle alüminyum ve kompozit gemi inşasında hizmet veriyoruz. Norveç know-how ile özellikle yolcu gemisi, sar bot, ambulans bot, polis bot gibi özel projeli gemiler üzerine çalışıyoruz” tutunda yük gemilerine kadar gemi inşası yapan tersanelerin olduğunu söyleyen Ünlü, Norveç’te fiyatların yüksek, rekabetin ise zor olduğunu belirtti.Bu nedenle Türk tersanelerinde yapılan işçilikten, hizmetten, zamanında yapılan teslimatlardan memnun kaldıkları için gemi inşada Norveç tarafından tercih edildiklerine dikkat çekiyor. Yani rekabeti zorlaştıran yüksek fiyatlar gemi inşada rotayı Türkiye’ye kırdırıyor. Ünlü, “Gemi inşa üzerine konuşursak biz de Norveç gibi çalışıyoruz ve hizmet veriyoruz. Özellikle bazı firmalarımız çok büyük hacimli işler yapıyor. Norveç’te tersanemiz olmasına rağmen yeni projelerimizde de Türkiye’den hareket etmek istiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırıyor.


Design approval Class transfer services

Pre-contract services Offshore structural integrity management

Offshore conditioning monitoring

Certification of systems

Fabrication survey

Renewal survey

RCM risk based maintenance

MARITIME

MANAGING COST IS EASIER WHEN YOU CAN SEE THE WHOLE PICTURE We provide a complete technical and regulatory overview of projects and operations, helping you to manage costs while enhancing safety and quality. Our team of classification experts guides you through the complexities of offshore regulations. With a comprehensive range of classification and related services, we assist designers, builders, owners and operators in ensuring the safety, reliability and high performance of their offshore units.

While drawing on a worldwide network of expertise, we offer specialist local advise. Our dedicated support across the assetâ&#x20AC;&#x2122;s life cycle delivers value beyond compliance and helps to differentiate operations in competitive environments.

Learn more at www.dnvgl.com/offshore


Etkinlik

E-Navigation Meeting seminerinin 3.’sü gerçekleşti

“Uluslararası ve ulusal literatürde seyir bir sanattır. Bir yerden bir yere emniyetli ve maliyetli gitmenin sanatıdır”

Y

DDO Denizcilik tarafından düzenlenen “E-Navigation Meeting” semineri 20 Mart Salı günü Hilton İstanbul Kozyatağı’nda gerçekleşti. Seminerin açılış konuşmasını YDDO Denizcilik Genel Müdürü Kutlay Ünlü gerçekleştirdi. Kutlay Ünlü konuşmasında navigasyonun bugünkü durumunu ve yakın gelecekte neler getireceği üzerine yer verdi. Seminerde Ürün SorumlusuSemih Yılmaz, Ürün Müdürü Yusuf

Demir Özcan, Danelec AS CeoHansOttesen, Galatasaray Üniversitesi’nden Dr. Hasan Bora Usluer, Yazılım Yöneticisi Hakan Külçür, Prof. Dr. Jale Nur Ece, İş Geliştirme Müdürü Ferhat Abulkonuşmalarını gerçekleştirdi. Gerçekleşen konuşmalarda ürün sorumlusu Semih Yılmaz; “Ecdis, Fire Fighter Communation, MRV” konuları üzerinde durdu. Yusuf Özcan Demir ise konuşmasına “Denizcilik sektöründe sistem yazılımlarının dünü, bugünü, ya-

rını” konusuyla başladı. Dünden bugüne teknolojinin gelişmesiyle birlikte dünyada yazılımın gelişimi üzerinde duran Özcan Demir Türkiye’de yazılımın daha yavaş ilerlediğini fakat şimdi isedünyada ve Türkiye’de ilerleyerek yazılımcı noktasında profesyonel olanların tercih edildiğini ifade etti. Yazılımlarda yaşanan sorunlar ve istenen faydanın sağlanamaması konularına da yer verdikten sonra bugün gelinen duruma işaret etti.

“Türk Deniz Taşımacılığının Teknolojik Dönüşüm/Gelişim Modeli” çalıştayı gerçekleşti

T

ürk Armatörler Birliği tarafından düzenlenen “Türk Deniz Taşımacılığının Teknolojik Dönüşüm/Gelişim Modeli” başlıklı çalıştayı 18 Nisan 2018 Çarşamba günü Sheraton Grand Ataşehir’de gerçekleşti. Saat 9.00’da başlayan çalıştay 17.00’da sona erdi. Çalıştayda gelecekte denizcilik teknolojisinde hangi teknolojilerin ön plana çıkacağı konularının yanı sıra dijital dönüşüme dikkat çekildi. Açılış konuşmalarını Türk Armatör Birliği (TAB) ARGE ve İnovasyon Komite Direktörü Prof. Selma Ergin, TAB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bedri İnce ve Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Oral Erdoğan yaptığı çalıştaya İMEAK DTO Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır, DTO Yönetim Kurulu Üyesi Şadan Kaptanoğlu, Cihan Ergenç, Cengiz Kaptanoğlu, Türk Loydu Yönetim Kurulu Başkanı Cem Melikoglu ve birçok armatörün yanı sıra sektör paydaşları katılım sağladı. Çalıştay; Türk Armatörler Birliği’nin ARGE ve İnovasyon Komitesince ve Komite Direktörü Prof. Dr. Selma Ergin koordinesinde gerçekleşti. Program akışı ise CNN Türk Haber Programı Sunucusu Burak Törün tarafından yapıldı.

26 MART - NİSAN


"ORTAK HEDEFİMİZ , ORTAK GELECEĞİMİZ"

Türk Loydu: Dikkatle İzlenmeli Türk Loydu, dikkatle izlenmesi gereken, büyük amaçları olan önemli bir klas kuruluşudur. ( * ) Türk Loydu, Paris MoU Klas Kuruluşları Performans Listesinde aralıksız 11 yıldır " Yüksek Performans " kategorisinde başarıyla yer almaktadır. ( ** ) (*) ( ** )

Paris MoU - Recognized Organization Performance Table 2014-2016


Değerlendirme

Ülkemizi zarara uğratan 5312 sayılı kanun neden kurgulandığı gibi çalışmıyor? 2005 yılında yayınlanan 5312 sayılı Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun ile Türkiye karasuları, iç sular ve kıyı şeridindeki tesislerden kaynaklanan kirliliklerde genel mağduriyetin azaltılması ve düzenin sağlanmasına çok yaklaşılmıştı. Kurgusu neredeyse çok güzel yapılmış, dünya üzerindeki hata ve tecrübelerden alınan dersler çok güzel aksettirilmiş bir kanun. Sektörün beklentisi, haliyle kanunla belirlenen ana çerçevenin, yönetmelik ve genelgelerle detaylandırılarak uygulama esaslarının belirlenmesi ve sistemin saat gibi çalışması idi, olmadı! M. Kerem Kemerli MEKE Genel Müdürü, TÜDAV GK Üyesi, ISCO EC Üyesi

“Acil müdahale planını yapan firmaların hem malzeme satıcısı hem de acil müdahale servis sağlayıcısı olmasına izin verildi. Planlar, ekipman yoğun plan olmaya başladı, ülke ekipman çöplüğüne dönüştürüldü”

28 MART - NİSAN


www.7deniz.net <

E

n büyük yanlışlık Acil Müdahale ve Temizlik, Rehabilitasyon işlerini yapacak firmalara ödenecek miktarların TAZMİN maddesine eklenmesi oldu. Kazadan zarar görenlerin tazmin için başvurması gerekiyor ve o zararların gerçekçi ve hızlı tazmin edilebilmesi için de Hükümet bir Tazmin Komisyonu kurarak Uluslararası P&I Sigorta veya Tazmin kuruluşlarına geri çeviremeyecekleri belgelerle onlara gidilmesini öngördü. Çok doğru bir hareket!Ancak Acil Müdahale ve Temizlik Çalışmalarını yapacak firmalara ödenecek bedeller de o maddenin içerisine eklenince iş karıştı. Kanun baştan eksik doğdu! O firmalar mağdur değil ki! O işi profesyonel olarak yapan/yapacak olan firmalar. Bedelini alıp alamayacaklarını bilmedikleri veya ne zaman alabileceklerini bilmedikleri bir işe neden girsinler?Ödemeyle ilgili tek kesin madde “Müsteşarlık görevlendirirse öder” maddesidir. Fiiliyatta bir iki vakıada ödeme olmayınca Liman Başkanlıkları ve Müsteşarlık yetkilileri Görevlendirme konusunda çekinik yaklaşmaya başladılar. Tesislerden alınacak “Hazırda bekleme” ücretlerinin acil müdahale firma-

larına yeteceği öngörüldü! Hazırda Bekleme ücret kavramı doğru idi ama mesela 2010 yılındaki Meksika Körfezindeki kazanın kirletene maliyeti şimdiye kadar altmış milyar Amerikan doları (60.000.000.000.-usd) oldu. Herhalde bir acil müdahale şirketinin bu kadar para harcayıp sonra da tazmin edilmesini beklemesi beklenmiyordu. Aynı ödeme maddesi Hazırda Bekleme ve Müdahale sözleşmeleri yapan Kıyı Tesisleri tarafından da kullanıldı. Sözleşmelere Hazırda Bekleme için sabit bir ücret yazılırken, Acil Müdahale için ise “Kirleten öder, biz ödemeyiz” maddesi eklendi. İş kaybetmek istemeyen ve bir kaza sırasında P&I Sigorta şirketleri ile muhatap olacağını düşünen firmalar bunu da kabul ettiler. Dolayısıyla, Acil Müdahale ödeme ayağı muğlak tanımlanan kanun daha başlangıçtan eksik doğdu. Kimin kirlettiği konusu hiç gündemde yok İkinci büyük hata sorumlulukların da muğlak tanımlanması oldu. Ödemeyi kim yapıyorsa sorumlu odur diye düşünen Kıyı Tesisleri, kademeli müdahale kavramındaki seviye 1, yani Kıyı Tesislerinin kendi imkanlarıyla müdahale edebileceği vakıalar konusunda hassa davranıp ekipmanlarını alıp eğitimlerini yaptırdılar ancak asıl büyük sorun olacak seviye 2 müdahalelerde “Sorumluluk Acil Müdahale Şirketinde çünkü o cezalandırılıyor ve ödeme mecburiyeti de ya Garantör’de (kanunda Kirleten veya Sigorta Şirketi

olarak geçiyor) ya da Tazmin ile beraber devlette o zaman onlar düşünsün” diyerek sadece kağıt üzerinde anlaşmalar yapıldı. Tabii ki ciddi firmaları burada tenzih ederim. Seviye 3, yani büyük felaket konusunu ise Kıyı Tesisleri hiç ciddiye almadı çünkü “Devlet Müdahale eder” diye yazıyordu. Hiç birisi devletten büyük olmayan Kıyı Tesislerinin ne haddineydi o maddeye girmek “Devlet Baba” nasılsa en iyisini düşünürdü. Kimin kirlettiği konusu hiç gündeme gelmedi. Hızlı yetkilendirme yapılması sistemi kötü etkiledi Üçüncü hata, rekabet olamayacağı kaygısıyla Acil Müdahale için başvuran her firmaya altı (6) aya kadar hazırlanma süresi verilerek hemen yetkilendirme yapılması oldu. Söz konusu firmalar hiçbir masrafları olmadan Kıyı Tesisleri ile “Hazırda Bekleme” kontratı yapıp, bir, iki yıl içerisinde piyasadan çıktılar ve hem müşterilerin hem de sektörde çalışmaya devam eden firmaların çalışma sistemlerini kötü etkilediler. Ülke ekipman çöplüğüne döndü Dördüncü hata, acil müdahale planını yapan firmaların hem malzeme satıcısı hem de acil müdahale servis sağlayıcısı olmasına izin verildi. Planlar, ekipman yoğun plan olmaya başladı, ülke ekipman çöplüğüne dönüştürüldü. Tepeden tırnağa hesaplanmadı Mevzuatta, “Diğer Zararlı Maddeler” bahsi geçiyor ancak yetkilendirilmiş firmalar içerisinde o kategoriye uyan çok az firma var!Biraz yanlış biraz eksik

MART - NİSAN 29


Değerlendirme “5312 sayılı Kanunumuz gemi kaynaklı kazalarda da “Kirleten Öder” prensibinin uygulanmasını ön görüyor ama acil müdahaleyi kimin yapacağı belirli değil”

tanımlanan bir konu Müdahale Yönetim Merkezi ve Müdahale Tepe Yöneticisi konusuydu.En yüksek yerel amir, vali ise o olmalı dendi ama bu “Mali”, “Hukuki” ve “Devlet otoritesi” ile izinlerin alınıp operasyonun kolaylaştırılması için gerek pozisyondu. Operasyonun tepe yöneticisi ne kirleten olabilir ne de müdahale firmasının yetkilisi. O pozisyon için de adam yetiştirilmesi gerekiyordu hala pek yetiştirilemedi. Yönetim merkezi konusuna gelince ise, sadece abartılı bir örnek vererek geçmek istiyorum keza bizim durumumuzla kıyaslanması yeterli.Yine 2010 Meksika Körfezi kazasında, müdahale coğrafyasının çok büyük olması bahanesiyle bir tanesi ana üs olmak kaydıyla 2 adet yönetim merkezi kuruldu. Her birinde binbeşyüzer (1500) kişi çalıştı. Sadece planlama ve yönetim. Mesela bizim İzmit Körfezi kazamızda böyle bir merkez kuruldu mu? Kaç kişi çalıştı? Kabotaj Kanunun boşluklarından faydalanılıyor Uygulamalardan da iki örnek verdikten sonra bir vakıa analizi ile yazımı noktalayacağım. Yönetmeliğe göre, Acil Müdahale firmasının ya gemisi olmalı ya da gemisi olan bir firmayla ortaklı yapmalı. Türkiye’de kurulmuş %100 yabancı sermayeli firmaların acil müdahale yapmasına izin veriliyor ancak gemi konusuna gelince Kabotaj Kanunu gereği bu bir Türk Bayraklı gemi olmalı. İstanbul’da bir şirket kuruluyor, şirketin %51’i bir avukata ait,

30 MART - NİSAN

keza şirketin merkezi de ortak avukatın ofisi, %49’u yabancılara ait ama şirket ana sözleşmesi diyor ki karın %95’ini yabancı şirket alır. Bu şirkete bir gemi alınıyor ve 5312 sayılı kanuna uygun hareket etmek için Kabotaj Kanununun boşluklarından faydalanılarak arkasından dolanılmasına izin veriliyor. Takdiri sizlere bırakıyorum. Türkiye ekonomisi yanlışlardan dolayı zarara uğruyor Son konum yine uygulamalardan. Kıyı Tesisinin sorumluluk alarak acil müdahaleyi ve temizlik çalışmalarını yaptırdığı durumlar dışında sadece P&I sigorta veya onların Türkiye aracılarıyla ilişkileri olan firmalar acil müdahale ve veya temizlik işlerinde çalışıp kazanç sağlayabiliyorlar. Aksi takdirde acil müdahaleye başlamış olsalar bile el çektiriliyorlar. İstihkakları ödenmiyor. Zararı Türkiye görüyor. Çok yakın geçmişte yaşanan bir vakıanın analizini yaparak sistemdeki en açık noktayı sizlere sunmak istiyorum. 5312 sayılı Kanunumuz gemi kaynaklı kazalarda da “Kirleten Öder” prensibinin uygulanmasını ön görüyor ama acil müdahaleyi kimin yapacağı belirli değil. Oysa Kanunu okuyunca sanki kaza noktasına en yakın tesiste konuşlanmış veya o bölgedeki tesislere hizmet etmek için anlaşmış herhangi bir firma eğer kaynakları varsa acil müdahaleye başlar gibi anlaşılıyor. Keza liman başkanlıkları da o firmaları tanıdıklarından herhangi bir tesisin içerisinde gerçekleşmeyen gemi kaynaklı kazalarda acil

müdahale firmalarına bilgi veriyorlar ama ödeme garantisi veremiyorlar. 2017 yılında Çeşme yarımadasında kayalıklara çarpan bir gemiden kaynaklanan kirlilikte acaba kim mutlu oldu? Nasıl olabilirdi?Kaza oluyor, gemi sahibinin arkadaşı geminin üzerinde, acil müdahale firması geliyor, fiyat konuşuyorlar ve müdahaleye izin verilmiyor. Oysa geminin sigortası var. Dolayısıyla geminin P&I sigortası, kendi limitleri dahilinde (birmilyar Amerikan doları (1.000.000.000.-usd)) hem müdahaleyi hem diğer tazmin taleplerini karşılayacak. Limitlerin üzerine çıkan tazmin talepleri de Türkiye’nin taraf olduğu konvansiyonlar sayesinde International OilPollutionCompensation (IOPC) Fund tarafından karşılanacaktır. Müdahaleye, tedbiren geminin bariyer ile çevrelenmesine izin verilmedikten sonra kirlilik oldu. Denizlerimiz kirlendi, balık çiftlikleri kirlendi, belki ihracatları durdu, balıkçıların çalışmasına izin verilmedi, uluslararası balık turnuvaları, surf turnuvaları ertelendi, turizm etkilendi, tüm esnaf kayba uğradı, deniz trafiği etkilendi, marinalar etkilendi vs… Oysa dünyada bu işler Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası konvansiyonlar tarafından tanımlanmış ve sistematik bir şekilde yapılarak ülke ekonomilerinin en az zarara uğraması sağlanıyor. Tüm yukarıdaki mağduriyetin kader olmadığının her zaman hatırlanması lazım. Üstelik Türkiye sistemini belirlemişken.


Röportaj

Ülkemiz bölgesel güç olmanın eşiğinde 2016’nın kasım ayıyla birlikte faaliyetlerine başlayan Konomar Gemi Elektrik ve Elektronik Ltd.Şti. seyir haberleşme ekipmanları, bunların entegrasyonu ve projelendirilmesiyle ilgili danışmanlık hizmeti sunuyor. Şirket, uzman kadrosu, gelişmiş servis ve teknik destek ağının yanı sıra alanında güçlü firmalarla yapmış olduğu işbirliğiyle öne çıkıyor. Güçlü bir portföyle kısa zamanda büyük atılımlar yapan şirketin öncelikli hedefi ise dünya çapında bilinen bir marka olmak. Bir araya geldiğimiz şirketin Genel Müdürü Mutlu Yelten, önümüzdeki 10 yılda 4 farklı ülkede faaliyet gösteren 50 kişilik personele ulaşarak bu hedefi gerçekleştirmeyi planladıklarının altını çiziyor ve daha birçok konuya açıklık getiriyor. Uzun yıllardır bu sektördesiniz. Öncelikle geçmiş deneyimlerinizi ve firmanızın hikayesinidinlemek isteriz. 1998 yılında Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksekokulu’nu bitirdikten sonra aynı yıl sektörde mevcut özel bir firmada sekiz yıl servis mühendisliği yaptıktan sonra iki yıl boyunca yeni inşa projeleri sorumlusu olarak çalıştım. 2010 yılından itibaren çalıştığım şirketin satış ve müşteri hizmetleri yöneticiliği görevini

32 MART - NİSAN

üstlendim. Bu pozisyonda altı yıl boyunca birçok ticari ve askeri projelerde görev yaptıktan sonra sektördeki yirmi yılı bulan tecrübemizi kendi hayallerimizi gerçekleştirmek adına 2016’nın aralık ayında Konomar şirketini faaliyete geçirdik. Şu anda 12 personel ile 3 farklı ülkede proje yürütüyoruz. Avrupa merkezli bir dağıtım depomuz mevcut. Buradan müşterilerimizin talebi doğrultusunda tüm Avrupa limanlarınaçok kısa sürede yedek parça sevk edebiliyoruz. Şu

anda seyir haberleşme ekipmanları ve bunların entegrasyonu, projelendirilmesiyle alakalı olarak iki tersaneye danışmanlık hizmeti veriyoruz. Romanya’da, Türkiye’de kontratını yaptığımız ve üzerinde çalıştığımız 16 projemiz var. 2021’e kadar tamamlanması hedeflenen bu projelerin bütün seyir haberleşme sistemlerinin entegrasyonu, tedariki, sahadaki uygulaması, montajı, devreye alma işlemleri ve teslimi ekiplerimiz tarafından yapılacak. Aynı zamanda 2017 ağustos


www.7deniz.net <

Konomar Genel Müdürü Mutlu Yelten

“DTO bize sahip çıkmadı” Peki Karamürsel Mezunlar Derneği olarak şu anda ne durumdasınız? ayında gemi içi haberleşme, eğlence sistemleri üzerine üretim yapan ve bu konuda dünyada alanında ilk sıralardaki üreticilerden Norveç merkezli Zenitel (Vingtor-Stentofon)firmasının Türkiye temsilciliğini aldık. İlk yılımızda çalışmalarımızla Zenitel’in dünya çapında en çok satış yapan 10temsilcisinden biri olduk.

2010 yılında 10 arkadaşımla beraber mezun olduğumuz okul olan Karamürsel Denizcilik MYO Mezunlar Derneğini kurduk. Bu dernekle amacımız örgütlü toplumun her zaman başarılı olacağı gerçeğine inanmaktı. Sektördeki mezunlarımızı bir araya toplayarak Türk denizciliğine faydalı çalışmalar yapmak adına derneğin kurucu başkanı oldum.

5 yılda onlarca etkinlik, kariyer günü ve seminerler düzenledik, mezunlarımızın haklarını savunmak için çalışmalar yaptık ancak kâr amacı gütmeyen aidatlarla dönen bir dernek olduğumuz için maddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Bu esnada Deniz Ticaret Odası’ndan destek istedik. Maalesef ki DTO bize sahip çıkmadıve devamında çalışmaları yürütemediğimiz için 2015 yılında derneği kapatmak zorunda kaldık. Ama sanal ortamda üyeleri bir arada tutuyoruz. Sosyal medya platformlarından birbirimize destek olmaya devam ediyoruz. Tabii bu işin devlet tarafından özellikle DTO tarafından desteklenmesi için resmi bir kisve altında olması lazım. Şu anda o yapı maalesef yok. Konomar olarak bir buçuk yılda koyduğunuz hedeflerle çok iyi bir ivmekazandınız. Şimdiki hedefleriniz neler? Öncelikle hedefimiz sadece Türkiye’de değil dünya çapında bir marka olmak. Bu yönde çalışmalarımızı yapıyoruz. Tüm gemilerin seyir, haberleşme, eğlence sistemlerinin tedarikini, organizasyonunu

MART - NİSAN 33


Röportaj “Biz mesleğimizi iyi biliyoruz ve bu bilgimizi müşterilerimize en iyi hizmeti vermek için sonuna kadar kullanıyoruz. Tecrübelerimizi gençlere aktarmak sureti ile insan yetiştiriyoruz ve zoru seviyoruz” ve ardından gelebilecek olan teknik desteği verebilecek kapasitede bir firma olarakçalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzaktan destek servisimizle müşterilerimize ücretsiz hizmet veriyoruz. Bu kapsamda anlaşmalı olduğumuz firmaların gemilerine internet üzerinden bağlanarak veya telefon irtibatı ile gemi personelini yönlendirmek suretiyle arızaların %40’ını çözebiliyoruz. Önümüzdeki 10 yıllık hedefte 4 farklı ülkede faaliyet gösteren 50 kişilik personele ulaşmış; kendi faaliyet alanımızla ilgili satış, servis, yedek parça, teknik danışmanlık ve projelendirmealanında isim yapmış, dünya çapında bilinen bir marka oluşturmak istiyoruz. “Aselsan ülkemizin milli değeridir” Aselsan ile olan işbirliğiniz ne durumda? Aselsan’adeniz sistemleri ile alakalı hem hizmet hem malzeme tedariki sağlıyoruz.Sonuçta Aselsan ülkemizin milli değeridir ve savunma sanayisinde marka değeri en yüksek firmalarımızdandır. Bildiğiniz üzere ülkemiz bölgesel güç olmanın eşiğinde. Özellikle savunma sanayinde son onbeş yılda çok büyük atılımlar yapıldı. Bu atılımları yapabilmeniz için paradan ziyade yetişmiş insan gücüne ihtiyaç vardır. Bugün birçok projeyi yurtdışına pazarlamadaki en büyük etken,bu vizyona sahip olmanız sonrasında satılan sistemlere destek verebiliyor olmanızdandır. Bu noktada bizim savunma sanayine katkımız uzmanlık alanımızla alakalı Aselsan tarafından talep edilen hizmetleri ve malzemeleri tedarik etmektir. Tabii bunu daha da geliştirmek istiyoruz.

34 MART - NİSAN

Rakiplerinizden sizi ayıran fark nedir? Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük fark mesleğimizi çok sevmemizdir. Biz mesleğimizi iyi biliyoruz ve bu bilgimizi müşterilerimize en iyi hizmeti vermek için sonuna kadar kullanıyoruz. Tecrübelerimizi gençlere aktarmak sureti ile insan yetiştiriyoruz ve zoru seviyoruz. Gerektiğinde kendi personelimle beraber bende gemide çalışıyorum. Özel projeler bizi daha çok heyecanlandırıyor. Örneğin şu anda yeni başladığımız projede Cemre Tersanesi’nde Fransız bir armatörle çalışıyoruz.Türkiye’de ilk defa yapılacak olanrüzgar santrali bakım gemisi projesi. Bu projenin seyir, haberleşme ve eğlence sistemlerinin tedarikçisi biziz. Gururla ifade ediyorum ki tersanelerimizKuzey Avrupa ülkelerinden İzlanda’dan, İngiltere’den, Fransa’dan sipariş alan ve onlara kaliteli gemiler üreten bir hale gelmiştir. Bu noktada yeni gemi inşa taleplerinde farklılaşmaya gidildiğini söyleyebilir miyiz? Türk gemi inşa sektörü için evet çünkü artık dünya değişiyor ve eskisi gibi klasik konteyner, tanker vs. gemi tiplerinden ziyade özel amaçlı işler için özel amaçlı gemi inşa talepleri gelir. Ülke olarak konumumuz Uzakdoğu tersanelerine nazaran bize avantaj sağlar. Bunu kaliteli işçilik ve müşteri memnuniyeti ile birleştirdiğinizde siparişleri otomatik olarak ülkemiz tersanelerialır. “Gemi inşada marka olma yolunda ilerliyoruz” Sektördeki gidişatı nasıl görüyorsunuz? Dünya piyasalarındaki 2008 krizi

sektörümüzdeki en büyük darbelerden birini gemi inşa sanayimize ve tersanelerimize vurmuştu. Çin faktörünün giderek büyümesi ile bu daha trajik bir hal almıştı.Durum böyle olunca sormaya başladık “Bundan nasıl kurtulacağız, çıkış noktası nedir ve nerede hata yaptık?” diye... 2004-2008 arasındaki yaşanan furyada müşterilerin tersane kapılarında sıraya girmesinden dolayı oturduğumuz yerde müşteri beklemek gibi bir alışkanlık oluşmuştu.Sektör olarak tersanelerimizin durumuna baktığımızda krizin etkisinin geçtiğini görebiliyoruz. Şu anda Yalova tersanelerimizde 20 bin civarı insan çalışıyor. Altınova’da 2008-2010’da açılan bir kısım tersaneler şu anda iş yükünden dolmuş ve yeni yatırımlarla büyüyorlar. Kimisi mevcut olana yatırım yapıyor kimisi ekstra tersane alıyor. Ülke olarak kriz sonrası dönemde tersanelerde zorlu aşamayı geçirdik, şu anda mahsulü topluyoruz. Özel amaçlı gemiler alanında bir inşa üssü olmak hayal değildir. Yeter ki kalitemizden ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyelim. Bunu da Yalova‘daki tersanelerin sipariş defterine baktığınızda görebiliyorsunuz. Bugün Tuzla’da olsun Yalova’da olsun askeri projeleri almış ve kendilerine bu alanda vizyon yapmış birçok tersane var. Geçtiğimiz günlerde Katar’daki fuarda üç tersanemiz ciddi askeri gemi ve bot siparişleri aldı. Devletin bu tersanelerimize verdiği sipariş desteği ile o kabiliyeti kazandılar ve dünyaya açılıyorlar. Bu da tersaneciliğimiz açısından ciddi bir atılımdır. Kısacası gemi inşa sektörümüz marka olma yolunda ilerliyor. Özel amaçlı gemilerde, balıkçı gemilerinde feribot projelerinde geleceğin Avrupa’daki merkezi Türkiye olacaktır.


Deniz&Çevre

Öncelik çevre eğitimi ve bilinçlenme olmalı nedeniyle önceki yıllara oranla her geçen gün arttığını söyleyebiliriz. Türkiye’de yaşayan tüminsanlardaki çevre bilincini ölçmeden ne durumda olduğunu söyleyemeyiz. Biz sadece kendi çalışma alanlarımız içerisinde ilişkili olduğumuz kurumlar ve bize halktan gelen şikayet ve görüşler ölçüsünde bu değerlendirmeyi yapıyoruz. Ancak geniş çaplı bir kamuoyu araştırması asıl durumumuzu ortaya koyacak olan bilimsel veri olacaktır. Çevre bilincindeki artışa dair tespitlerimiz, sanayi ve kentleşmenin hızla artması konusunda bir paradoks gibi görünüyor. Ancak karar vericilerin büyüme ve ekonomik gelişme konusundaki hedefleri sanayi ve kentleşmeyi de beraberinde getiriyor. Çevre hakkı bir insan hakkıyken sizce, çevre konusunda getirilen yasal düzenlemeler ne derece yeterlidir? TÜRÇEV’den Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Almıla Kından Cebbari

Türkiye’nin çevre konusundaki duyarlılığını TÜRÇEV olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de çevre duyarlılığının aslında çevre sorunlarının artışı ve doğrudan günlük yaşamımızı etkilemeye başlaması

36 MART - NİSAN

Avrupa Birliği müzakerelerinde çevre faslının açılması ile birlikte bu alanda hızla gelişmeler oldu ve gelişmeler de devam ediyor. Çevre yasaları bazında aslında birçok konu başlığında yönetmeliklerin uyumlaştırılması gerçekleştirildi ancak halen daha bekleyen konular ve iyileştirmeler var. Çevre konusu, bizimle birlikte yaşayan, değişkenlik arz eden ve

“Eğitim şart!” sloganında olduğu gibi TÜRÇEV (Türkiye Çevre Eğitim Vakfı)’de “Önce toplumun her kesimi için çevre eğitimi ve bilinçlenme, sonra gerisi kendiliğinden gelir!” diyor. “Çevre bilincindeki artışa dair tespitlerimiz, sanayi ve kentleşmenin hızla artması konusunda bir paradoks gibi görünüyor. Ancak karar vericilerin büyüme ve ekonomik gelişme konusundaki hedefleri sanayi ve kentleşmeyi de beraberinde getiriyor” diyen TÜRÇEV’den Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Almıla Kından Cebbarisorularımızı yanıtladı. her daim yeni başlıkların açıldığı bir alan olduğundan bu konuda mutlaka atılması gereken birçok adım bulunuyor. İnsan nüfusunun artmasıyla birlikte ki hızla artmaya da devam ediyor bu da hem doğal yaşamı, hem de dünyamızın ekolojik düzenini sürdürülebilir olmama konusunda derinden etkiliyor. Sizce ivedilikle almamız gereken önlemler nelerdir? İvedilikle alınması gereken önlemler aslında Birleşmiş Milletler’in ortaya koyduğu ve 2030 yılına kadar hayata geçirilmiş olması gereken Sürdürülebilir Kalkınma için 17 Hedef ’te çok açık bir şekilde ifade ediliyor. Bu 17 hedefe ulaşarak ancak yaşamımızın sürdürülebilirliğini sağlayabileceğimiz çalışmalarla ortaya konulmuş. Bana göre bu maddeleri önce kavrayıp sonra yapılan her faaliyeti bu bakış açılarına göre kurgulamak ve planları bu bağlamda gerçekleştirmeyi hedeflemek gerekiyor. Dünya Liderleri önümüzdeki 15 yıl içinde 3 önemli işi başarmak için 17 Küresel Hedef üzerinde uzlaştı. Bu 3 önemli iş; aşırı yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlik ile mücadele ve iklim değişikliğini düzeltme. Sürdürülebilir bir yaşam için öncelikli olarak bu konularda çalışmak gerektiği uluslararası uzmanlar tarafında


www.7deniz.net <

ifade ediliyor ve bunlar bizim ülkemiz için de anlamlı hedefler olarak görünüyor. www.kureselhedefler.org sayfasında 17 hedefin detayları bulunabilir. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de mavi bayraklı marina ve plajlarımızın sayısını yeterli buluyor musunuz? Diğer taraftan bu hususta denizcilik sektörünün üstlenmesi gereken görevlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz? 8333 kilometre ile ifade edilen oldukça uzun kıyı bandımızın üzerinde Sağlık Bakanlığı tarafından yüzme amaçlı kullanılan alanlar bin 300 civarında bir sayıda. Civarında olmasının sebebi plaj vasfını yitiren alanların olması veya yeni alanların kullanıma açılması nedeniyle her yıl sayının değişkenlik göstermesi. Bu sayı içerisinde 454 ödüllü plaj yer alıyor ve oran olarak %40 civarında. Yani tabii ki artmasında yarar olan bir sayı. Marinalar anlamında da yaklaşık 40 civarında olan belgeli marinanın 22 tanesi Mavi Bayrak ödülüne sahip. Bu sayının da artması dileğimiz. Denizcilik sektörünün üstlenmesi gereken görevler öncelikle sektör çalışanlarının bilgilendirilmesi ve çevre bilincinin sektörde oluşturulması, çünkü deniz kaynağını en çok kullanan onlar. Bu şekilde çalışanlar hem kendi operasyonlarında faaliyetlerini kontrol altında tutabilirler hem de müşterilerini de aynı şekilde bilinçli davranışlara yönlendirebilirler. Zaten Mavi Bayrak Ödülü’nün özünde ödül yolu ile toplumun bilinçlendirilmesi vardır.

“Özel projeler bizi daha çok heyecanlandırıyor. Örneğin şu anda yeni başladığımız projede Cemre Tersanesi’nde Fransız bir armatörle çalışıyoruz. Türkiye’de ilk defa yapılacak olan rüzgar santrali bakım gemisi projesi. Bu projenin seyir, haberleşme ve eğlence sistemlerinin tedarikçisi biziz” Sizce, Türk denizcilik sektörü tersanesinden limanına, marinasından deniz taşımacılığına kadar her noktada denizlerimize ve doğaya yarattığı tahribat ne düzeydedir? Bunu en doğru söyleyecek olan sanırım bilimsel verilerdir. Kıyılarımızdaki Mavi Bayrak sayısı bir miktar bu düzeyi göstermektedir. Ancak fiziksel ve kimyasal kirliliklerin düzeyini veya ekolojik kalitenin ne seviyede olduğunu söylemek için kıyı alanlarını bölgelere göre ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Türkiye kıyılarının her tarafında aynı düzeyde olduğunu söyleyemeyiz. Mavi Bayraklı alanlar bu anlamda bir gösterge olarak kullanılabilir.

Son olarak bize TÜRÇEV’in yürüttüğü projelerden kısaca bahsedebilir misiniz? TÜRÇEV, 1993 yılında Turizm Bakanlığı önderliğinde öncelikli olarak Mavi Bayrak Ödül Programı’nı ülkemize getirmek amacıyla kurulmuş bir vakıftır. Ödül sisteminin ancak bir sivil toplum kuruluşu tarafından yürütülmesi zorunluluğu kapsamında o dönemin önde gelenleri tarafından yenilikçi bir vizyonla kuruldu. Kuruluşunu takiben o dönemki adıyla Avrupa Çevre Eğitim Vakfı, bugünkü adıyla Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı’na üye oldu ve bu kapsamda çevre eğitim faaliyetleri ile uluslararası çevre ödül programlarının ülkemizde hayata geçmesini sağladı. Bugün Mavi Bayrak Programı’nın yanında bir diğer eko-etiket olan Yeşil Anahtar, ilk ve orta öğretim kurumlarında uygulanan EkoOkullar ve Okullarda Orman Programları ile liselerde yürüyen Çevrenin Genç Sözcüleri Programı gibi hepsi uluslararası programların ülkemizde yürütmekten sorumlu tek kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Vakfımızın merkezi Ankara’da. Antalya, Bodrum ve İzmir’de de şubeleri bulunuyor. www.turcev.org.tr, www.mavibayrak.org.tr ve www.ekookullar.org.tr sayfalarında çok detaylı bilgilere ulaşılabilir.

MART - NİSAN 37


Sektör Etkinlikleri

Interspill 2018 13-15 Mart tarihlerinde Londra’da gerçekleşti

P

etrol kirliliğine müdahale konusunda bir araya gelen Cedre, EMSA, IMO, IOPC, IPIECA, ITOPF, NOSCA, OilSpillResponse, SYCOPOL, UKSPILL ve SRGH organizasyonlarının üç yılda bir düzenlediği konferans ve fuar etkinliği olan, Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde düzenlenen Interspill Konferansı ve Fuarı bu yılda 13-15 Mart tarihleri arasında Londra’da gerçekleşti. Dünyanın önde gelen petrol döküntüsü konferansı ve fuarı olan Interspill, döküntü önleme, hazırlık, müdahale ve iyileştirme konuları ile birlikte gelecekteki petrol döküntülerinden kaynaklanacak potansiyel zararlarıda ele aldı. Interspill 2018, dünyanın birçok ülkesinden sektöründe öncülük yapan firmaların profesyonellerini, akademik çalışan-

38 MART - NİSAN

larınıve hükümet yetkililerinitanıştırmak, tartışma ortamı yaratmak ve bağlantı kurmalarını sağlamak için eşsiz bir platform sundu. IMO Genel Sekreteri KitackLim yaptığı açılış konuşmasında, “1992-93 yıllarında deniz çevresinden sorumlu müdür yardımcısı olarak çalışırken haftada 4 gün ofiste uyurdum. Bunu yaşamadan yaptığınız işin bu kadar önemli olduğunu anlamak mümkün değil. Diğer yandan da Gemi Kurtarma, Deniz Temizliği, Önlem alma gibi güvenlik sağlayıcı unsurlar olmadan Sürdürülebilir Denizcilik’ten bahsetmek mümkün olamaz” şeklinde konuştu. Bu sene Türkiye’den katılım sağlayan Mare, Meke, Most ve Seagull deniz temizleme firmaları, kendileri-

ni tanıtma ve yeni iş imkanlarını değerlendirmenin yanında ülkemizde bu sektöre verilen önemin her geçen gün arttığını da katılımcılara gösterdi. Aynı zamanda üç gün boyunca konusunda uzman kişiler tarafından gerçekleştirilen seminerler ile sektörde meydana gelen gelişmelerin takip edilmesi ve öngörülen çevresel problemlere katılımcıların dikkatinin çekilmesi sağlandı. Gerçekleştirilen oturumlardan biri de 2006 yılından beri her Interspill Fuarı’nda yerini koruyan Meke’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kerem Kemerli tarafından yönetildi. Kendisi aynı oturumda ‘Marine Litter’ (Deniz Çöpleri) konulu sunumu ile en önemli çevresel problemlerden biri olan deniz kirliliğine dikkat çekti.


l 2 YAıNTİ GAR

Su Yapıcılar *Saatte 30 litreden 750 litreye kadar denizde ihtiyacınız olan tatlı su *Bol yedek parça ve Türkiye’nin her yerinde servis imkanı *Uygun Fiyat Garantisi

MAXI

DS

MIDI

MINI DC

MINI DLX Delfin Su Yapıcılar, 2007’den bu yana Türkiye ve Dünya genelinde bir çok müşteriye hizmet vermektedir. Delfin Denizcilik olarak hedefimiz, deniz suyuna erişimi olan herkesin ürünlerimizin sunduğu imkan ve kolaylıklardan yararlanmasını sağlamaktır. Bu amaçla, cihazlarımız dayanıklı, güvenilir, kullanışlı ve uygun fiyatlarda üretilmektedir. Satış sonrası hizmetlerimiz ve yedek parça imkanlarıyla müşteri memnuniyeti en temel amacımızdır.

Delfin Denizcilik San. ve Tic.Ltd.Şti.

II. Sanayi Sitesi 346. Sok. No: 42 Bornova-İZMİR Tel: 0(232) 462 61 74 - 435 07 83 Fax: 0(232) 461 29 40 www.delfindenizcilik.com • info@delfindenizcilik.com


Makale

Dünya, deniz çöpleri için alarmda!

D

ünyanın gündeminde günlük hayatımızın her anında karşımıza çıkan deniz çöpleri var. Uluslararası Denizcilik Örgütü IMO, bu çöplerin bir yandan okyanuslara ulaşıp birleşerek kıta büyüklüğüne ulaşmaları, diğer yandan da deniz canlıları başta olmak üzere insanların da besin zincirine girmeleri sebebiyle bu konunun acilen önlem alınması gerektiğine dikkat çekti.

IMO, 2015 yılında 193 ülke tarafından kabul edilen “Sürdürülebilir Gelişim için 2030 Ajandası”nı ve 17 Sürdürülebilir Gelişim Hedeflerini açıkladı.

Hakan Çiner Marine Ecology Genel Müdürü

Bunlardan 5 tanesi Deniz Çöplerini içeren hedeflerdir. 12. hedef: Sorumlu Tüketim ve Üretim,

“Karadeniz’e kıyısı olan pek çok şehrimiz, daha birkaç sene öncesine kadar belediye çöplerini denize yemek olarak sunuyorlardı. Şehirlerden toplanan çöpler deniz kıyısına, denizin alıp götürmesi için bırakılıyordu”

40 MART - NİSAN

13. hedef: İklim Eylemi, 14. hedef: Deniz Altında Yaşam, 15. hedef: Karada Yaşam, 17. hedef: Hedefler için Ortaklık, Deniz çöpleri, insanlar tarafından üretilerek kasıtlı veya kazaen denize bırakılan atıkları tanımlar. Üzerine düşünüp araştırdıkça daha öğrenmemiz gerek çok şey olduğunu öğreniyoruz ama bildiklerimiz tedbir almaya başlamak için yeterlidir. Günde 8 milyon adet çöp denizle buluşuyor Birleşmiş Milletler Örgütü (UN) araştırmasına göre günde 8.000.000 (sekizmilyon) adet çöp denizle buluşuyor. Yıllık okyanuslara katılan çöp miktarı: 6,4 milyon ton! Atıkların %60-80 arasındaki bölü-


www.7deniz.net <

münün, nano, mikro veya makro plastiklerin oluşturduğu belirlenmiş. 2050 yıllında denizlerde balıktan çok plastik olacağı öngörülüyor! Birleşmiş Milletler 2015 Sürdürülebilirlik raporunda da belirtildiği gibi sürdürülmesi imkansız hale gelmiş olan tüketim ve üretim şekilleri doğal kaynakları emercesine tüketirken diğer yandan da kontrolsüz bir atık üretimi yaratıyor. Karada kontrol edilemeyen bu atıklar da denizlere ulaşarak söz konusu felaketi yaklaştırıyor. İnsanın ortalama ömrünün 80 yıl civarı olduğu göz önüne alındığında mesela sahilde ayran içmek için kullandığımız bir kamışın kullanım ömrü bir iki dakika, oysa rüzgarla denize uçtuğunda orada geri dönüşümü için geçen süre yüzlerce yıl!

bulunan vahşi depolama alanları adı üzerinde sadece bir doğa katliamına sebep olmuyor aynı zamanda insanın besin zincirine etki ediyorlar. Bir deniz kaplumbağası için en lezzetli besin denizanası iken, ters dönmüş halde yüzen bir naylon torba o kadar çok iştah açıcı gözükmektedir ki deniz kaplumbağası yemek için bir saniye düşünmeden harekete geçer ancak sonuç, nefes almasını engelleyen bir madde ile yaşam savaşı vermeye başlaması olacaktır. Tehdit; zehirleticiler kümesi!

Doğa katliamı besin zincirimizi etkiliyor

Boyutuna göre, planktonlar nano ve mikro plastikleri bünyelerine alırken onu balıklara taşıyorlar, balıklar, eş zamanlı yutabilecekleri atıkları boylarına göre yutarak bir büyük boy canlıya ulaştırıyor ve her hâlükârda insanda son bulan bir zehirleticiler kümesi ortaya çıkıyor.

Karadeniz’e kıyısı olan pek çok şehrimiz, daha birkaç sene öncesine kadar belediye çöplerini denize yemek olarak sunuyorlardı. Şehirlerden toplanan çöpler deniz kıyısına, denizin alıp götürmesi için bırakılıyordu. Hala bu metodu kullanan ilçeler vardır. Bu şekilde veya hali hazırda pek çok şehrimizde

Diğer taraftan, dünyanın oksijen kaynağı okyanusların üzeri devasa “Çöp Adaları” ile kaplandıkça İnsanoğlunun yaşamı için gereken oksijeni havaya daha az verebiliyorlar. Sadece insanın alacağı nefeste değil aynı zamanda iklim değişikliğinde de büyük rol oynuyor. Kendi elimizle, kendimize, fark ederek ya da etmeden büyük zarar veriyoruz. Nihayetinde denize düşen her atık, okyanusa ulaşabiliyor. Hedef bunu azaltmak olmalı. Peki ne yapabiliriz? 4 ana maddede toplanabilir. Yalnız muhakkak kabul edilmesi gereken bir konu, bulunan bir metod her zaman aynı etkiyi göstermeyebilir. Soruna tek bir çözüm yok, çözüm için durmadan yenilikler bulmalıyız. 1. Farkındalık Sağlamak 2. Eğitim 3. Önlem 4. Aksiyon! Dünya üzerinde pek çok STK konu ile ilgili çalışmalar yaparak devamlı gündemde tutmaya çalışıyorlar. Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) gibi devletlerarası kuruluşlar da konu ile ilgili, ülkelerin dikkatini çekerek on-

ları kanun yaparak koruyucu olmaya yönlendiriyor. Ancak hepimiz, bilgi ve deneyimlerimizi paylaşarak destek olabiliriz. Okullarda, genel müfredatın içerisine alınarak çok daha geniş bir kitleye küçük yaşlardan itibaren bir kültür olarak kazandırılması çok önem taşıyor. Turmepa, Tüdav gibi dernek ve vakıflar, Türkiye’de bu yönde çok önemli projelere imza atıyorlar. Evlerimizde bazı alışkanlıklarımızı değiştirerek çocuklarımıza yol gösterebiliriz. Kaynağında alınacak önlemler çöplerin nehirlere, denizlere ulaşımını engelleyebildiği sürece son derece düşük maliyetli bir koruma sağlanmış olur. Denizlere ulaşanları da kıyı şeridi boyunca deniz yüzeyinden toplayarak okyanuslara ulaşmasını engelleyebiliriz. Okyanuslara ulaşan çöpler sanki bir mıknatısla çekiliyormuşçasına diğer çöplerle birleşerek atık adalarıoluşturmaktalar. O saatten sonra toplama maliyeti o kadar yükseliyor ki kimse ferdi olarak konuyu üstlenmiyor. İnsanlığa vurulmuş bir darbe olarak büyüyen bir leke oluyor! Bir yandan kanun ve yönetmeliklerle çöpleri azaltma ve denize ulaşmasını engellemeye çalışırken diğer yandan yeniden kullanılabilir veya geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak elimizi taşın altına koyabiliriz. Marine Ecology A.Ş., 1997’den beri öncelikle kurumsal sosyal sorumluluk projesi kapsamında özel şirketlerle daha sonraları da ilçe ve büyükşehir belediyelerinin katılımlarıyla Türkiye sahilleri ve baraj göllerinde yüzen çöplerin toplanması için gerek ithal ettiği gerekse de kendi geliştirdiği tekne ve teknolojilerle çalışmaktadır. 10 adet farklı tasarımlı tekne ile karşılaşılabilen pek çok farklı coğrafi zorluğun üstesinden gelerek çocuklarımıza temiz bir dünya bırakabilmek için emek harcamaktadır. Siz de bu ulvi mücadeleye katılmak istemez misiniz?

MART - NİSAN 41


Yakın Denizler

Değişik perspektiften bir seçim yazısı… Kaç senedir bu köşeyi yazarım, bilirsiniz hiç siyasete girmedim, çünkü ziyadesiyle korkarım…Bence tehlikeli sular. Ayrıca Türk denizcilik basınında Deniz Ticaret Odası (DTO)seçimleri yeterince işlendi ve işlenecektir. Değerli dergimiz 7Deniz’in bu sayısında bu konuyla ilgili kapsamlı pek çok haber okuyabilirsiniz. Ama seçimden sonra verilen birlik ve beraberlik mesajlarının kalitesi sayesinde bu güncel konuya aklım yettiğince analitik biçimde “bundan sonra ne olacak” şeklinde yaklaşan bir yazı yazmaya cesaret edebiliyorum.

Engin Koçak ISTFIX Araştırma Müdürü ISTFIX – Research Director

B

en de evvela Türk denizciliğini 2000’li yıllardan şu günlere kadar çok çalkantılı dönemlerin içinden geçerek getiren önceki yönetime saygılarımı sunuyor, yeni yönetime de canı gönülden başarılar diliyorum. Beylik bir laf ya da matbu bir kut-

“DTO’nun yeni yönetimi odamızı 2023’e taşıyan ekip olacak. 2023’e kadar geçen sürede Türkiye’nin ortalama yüzde 5 büyüyeceğini varsayarsak bu da toplamda 2017 yılında 475 milyon tondan 2023 yılında en az 600 milyon ton yük elleçleyen bir Türkiye’ye işaret etmekte”

42 MART - NİSAN

lama olarak değil, gerçekten başarılar diliyorum… Çünkü bence öyle bir döneme giriyoruz ki küresel belirsizlikler ayyuka çıkmış durumda. Normalde uzmanlık alanım bildiğiniz gibi kısa mesafeli deniz taşımacılığı ve kosterler ama naçizane bu yazıda elimden geldiği ka-


www.7deniz.net <

darıyla pek çok alana girerek, yeni DTO yönetiminin işinin ne denli zor olabileceğini ortaya koymak istedim. Ticaretin siyasi konjonktürü soluksuz takip ettiğini görüyoruz Küresel ekonominin mevcut durumu ortada olduğundan hiç konuya girmiyorum, sadece şunu kısaca belirteyim, bu konjonktürde değil uzun vadeli rotayı, kısa mesafeyi dahil tutturabilmek için bile görünürde yeterli veri yok. Küresel bir ticaret savaşı, ekonomileri birbirine düşman eden yaklaşımlar hâkim olursa, sadece Türk denizciliği değil, tüm denizcilik bundan negatif etkilenecektir.

Nitekim Nisan ayının ilk iki haftasındaki hareketler ve kararsızlık, tüm endekslerde kendisini belli etti ve ticaretin nasıl siyasi konjonktürü soluksuz takip ettiğini bize göstermiş oldu. 2023’te 600 milyon ton yük elleçleyen bir Türkiye göreceğiz DTO’nun yeni yönetimi odamızı 2023’e taşıyan ekip olacak. 2023’e kadar geçen sürede Türkiye’nin ortalama yüzde 5 büyüyeceğini varsayarsak bu da toplamda 2017 yılında 475 milyon tondan 2023 yılında en az 600 milyon ton yük elleçleyen bir Türkiye’ye işaret etmekte. Bu rakamın içinde bugün 10 milyon TEU’dan ortalama bir hızla 15 milyon TEU’ya çıkabilecek olan konteyner taşımaları da var, ki bu rakam bence biraz muhafazakâr, çünkü konteyner taşımacılığı diğer türlere göre çabuk gelişiyor. Yeni DTO yönetimi Türkiye’de böyle bir büyümeyi görecek ki bu çok önemli. 2030’da küresel deniz ticareti 14,5 milyar tona çıkacak Önümüzdeki 5 yılda, küresel ekonomi çok büyük bir değişim kaydetmeyebilir ama daha uzun vade yani 2050’ye doğru bakarsak,PriceWaterhouseCoopers’a göre dünya gayrisafi hasılası bugüne kıyasla, yüzde 130 yani iki katının üzerinde büyümüş olacak.Çin’in bu rakamdan aldığı pay ABD’yi ziyadesiyle aşacak. Bence yine muhafazakâr kalmakla beraber, DNVGL’in öngörüsüne göre ise 2030’da küresel deniz ticareti 14,5 milyar tona çıkacak. DTO işte böyle iç ve dış büyüme beklentileri ve bunun karşısında ticaret savaşları korkularıyla boğuşulan bir dönemde Türk denizciliğini yönlendirecek.

Denizciliğin dinamiklerini Güney ve Güneydoğu Asya değiştirecek Küresel demografik değişimler de denizciliği etkileyecek: nüfusun gelişmiş ülkelerde yaşlanması ve örneğin Japonya’da 2030 yılında her 100 gence 53 yaşlının düşecek olması, AB’de halihazırda yüzde 65 olan 15-65 yaş segmentinin 2050’de yüzde 55’e düşecek olması da hem tüketim dinamiğini hem bu denizciliği etkileyecek. Dünya ticaret örgütü verilerine göre Asya’da her dakikada 265 kişi orta gelir sınıfına terfi ediyor, ki bu dünyada her dakika doğan insandan fazla. 2030 yılına kadar satın alma gücü 8 kat artacak olan Güney ve Güneydoğu Asya, denizciliğin dinamiklerini değiştirecek. Konteyner de nasıl bir gidişat var Konteyner taşımacılığı belki de denizciliğin küresel gayrisafi hasılayla en yakın korelasyonda olan kolu olacak. Konteyner talebinin 2030’a kadar her sene yüzde 3,2 artması bekleniyor. Önümüzdeki iki sene için ise senelik yüzde 5’in üzerinde büyüme görülecek. Bundan sonra da konteyner ticaretinin büyümesi küresel gayrisafi hasıla büyümesinin ortalamada 1,1 katı hızla seyredecek. Konteyner liginde muazzam konsolidasyon devam edecek mi? İlk 20 konteyner şirketi şu anda tüm küresel hacmin yüzde 90’ını kontrol ederken, ilk 10 şirket ise yüzde 83’ünü kontrol etmekte. Son Clarksons verilerine göre en büyük şirket olan Maersk, yüzde 19,4, listenin 10. Sırasındaki Zim ise ancak yüzde 1,8’lik paya sahip.

MART - NİSAN 43


Yakın Denizler Bu konuda ülkemiz maalesef biraz pas geçiliyor veya geçilmek üzere. Deniz Ticaret Odası da bu dönemde yine kaçınılmaz olarak OBOR çalışmalarının içinde yer alacak ve muhtemelen Çin’i Türkiye’de de yatırıma ve pozisyon almaya ikna etmek için uğraşacak. OBOR’un Türkiye’yi pas geçme olasılığının yarattığı tehdidi, bir fırsata çevirmek muhtemelen DTO’nun desteğiyle mümkün olacak. Son olarak ise herkesin malumu olan konulardan bahsedelim. Balast suyu arıtma, baca gazı artıma, kükürt ve azot oksit emisyonları konuları artık hepimizin malumu olan ve hızla üstümüze yaklaşan değişimler. Bunlar için kurallara uymaktan başka bir seçenek kalmadığı da aşikâr. Türkiye’nin konteyner elleçlemeleri de dramatik bir hızla artarken ve dış ticareti artan bir hızla konteynere girerken, küresel mecradaki bu değişimlerin bize yansımaları ne olacak? Bir de işin teknoloji tarafı var ki, belki Deniz Ticaret Odası’nı değil devletimizi yoracak. Liman Topluluğu Hizmetleri, tek pencere sistemi, blok zincirle konteyner ticaretinin takibi gibi konular ciddi mesai isteyen hususlar olarak ortaya çıkacak. Deniz Ticaret Odası da bu konularda muhtemelen çokça başvurulan bir danışma merci olacak. Emtialar ne olacak? Önümüzdeki 5 yılda kuruyük piyasasında ilginç değişiklikler görülmesi muhtemel. CRU’nun OECD’ye hazırladığı rapora göre küresel çelik talebi 2020’den sonra Hindistan’ın etkisiyle artabilir. Çin’in çelik talebi ise denge bulacak. Çin’in dekarbonizasyoninsiyatifiyle çelik ve enerji üretiminde kullandığı kömür ciddi biçimde azalacak. Bunun sonucu olarak da deniz yoluyla taşınan küresel kömür ticareti 2030 yılıyla düşmeye başlayabilir. Bunlar olurken bir yandan da 90’lı yılların sonundan bu yana sürekli çelik hammaddesi ithal eden Çin’in iç piyasası çeliğe doymaya başladığı için yakında kendi ürettiği hurda ile büyük oranda dönmeye başlaması mümkün olacak. 2014’te zirveyi gören Çin yüksek fırın üretimi 2025’e kadar sabit seyrettikten sonra hızla yerini daha ziyade hurda kul-

44 MART - NİSAN

lanan elektrik ark ve oksijen ocaklarına bırakabilir. Enerji emtialarında doğalgaz, önümüzdeki 5 yılın önemli konusu olacak. ABD’nin gaz sıvılaştırma kapasitesi büyük hızla artarken, Çin ve Hindistan en büyük alıcılar olacak. LNG taşımaları belki de ham petrol taşımalarına kafa tutmaya başlayacak. LNG taşımacılığına kısaca bakarsak, Bloomberg’in Clarksons’a dayanarak yaptığı analize göre küresel sıvılaştırma kapasitesi 2020’ye kadar 100 milyon ton/ yıl artmış olacak ve küresel bir gemi arz açığı yaşanacak. Bu da navlunların yine ciddi biçimde artması demek olacak. Bakalım ülkemizden bir LNG tanker armatörü çıkabilecek mi? “Bir Kuşak, Bir Yol”…Bir fırsat mı, bir tehdit mi? Çin’den esen rüzgar bize kadar geldi hatta üzerimizden aşıp Avrupa’ya vardı. Çin,OneBeltOne Road (Bir Kuşak, Bir Yol, OBOR) 2000’li yılların başından bu yana elde ettiği muazzam finansal gücü, politik etki aracı olarak kullanmaya başlayacağının net sinyalini vermiş durumda. Çin’in yatırım bankaları ve ajansları dünya gayri safi hasılasının yüzde 40’ını oluşturan ve projeden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenecek 68 ülkenin veya ülkelerin müşterek olarak oluşturduğu yatırım ve kalkınma ajanslarıyla milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalıyor.

Fakat buradaki fırsatlar hem GİSBİR’in hem de DTO’nun gündeminde olmaya devam edecektir. Bu konularda tersanelerimiz fırsatları kaçırmayacaktır, fakat asıl fırsat, ancak bu zorunlulukları sağlayacak yan sanayi ürünlerini geliştirmekle küresel bir ürün geliştirmekle mümkün olacaktır. DTO bu ve bunun gibi Ar-Ge projelerinin desteklenmesinde GİSBİR ile sıkı bir koordinasyon halinde hareket edebilir. Buraya kadar bahsi geçenler, Türkiye’de denizciliğin gündelik işleyişinde ortaya çıkabilecek gündelik sorunlar da eklenirse tabiri caizse buzdağının görünen kısmı. Bu yüzden bir kez daha yeni DTO yönetimine başarılar diliyorum.


Huzur Yat

HAYALLERİNİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

Adres: Evliya Çelebi Mah. Tersaneler Cad. Nuh Sanayi Sitesi A Blok No:3 Tuzla-İSTANBUL/TÜRKİYE Telefon: (+90 216) 395 29 30 • (+90 533) 500 76 93 / Fax: (+90 216) 446 68 48 E-Posta: info@huzuryat.com.tr • Web: huzuryat.com.tr


Söyleşi

Dünyanın her ülkesinde ve limanında “en iyi hizmet”

Dragon Marine Service Yönetim Kurulu Başkanı Numan Akbaş

“Uygun fiyat ve üst düzey kalite standartlarından ödün vermeme prensibimiz, çalıştığımız firmalara sunduğumuz en büyük avantaj”

Dragon Marine Service, şu anda büyük management firmaları dahil 100’ün üzerinde armatöre hizmet veren bir firma. Sektördeki yenilikleri takip ederek bunu çok iyi bir şekilde bünyesine entegre eden şirket, dünyanın her ülkesinde ve limanında en iyi hizmeti sunma prensibiyle yoluna devam ediyor. Bir araya geldiğimiz Dragon Marine Service Yönetim Kurulu Başkanı Numan Akbaş, “Firmamızın temel prensibi %100 güvenilirlik esasına dayanıyor” diyor. Öncelikle firmanızı tanıyalım… Türk ve yabancı armatör/işletmeci firmalar bünyesindeki gemilerin Çinve Uzakdoğu limanlarını ziyaretleri esnasında ihtiyaç duydukları yedek parça, servis hizmetleri ve acentelik alanında yaşadıkları zorlukları biliyorduk. Onlara en iyi hizmeti verebilmekve yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmak adına firmamızı 2004’te Hong Kong ve Shanghai’da kurduk. Firmamızın temel prensibi %100 güvenilirlik esasına dayanıyor. Çin’deki faaliyetleriniz ne durumda? Çin hükümetinin denizcilikleilgili büyük gruplara ait fabrikalar (CSSC, CSIC), Avrupalı ve Japon üreticilerin lisansörü

46 MART - NİSAN

olarak Çin’de üretim yapıyor. Dragon Marine olarak bizler, bu büyük gruplar ile çok yakın ilişkilere sahip olduğumuz için lisansör fabrikalardan stoktan, fiyat avantajlı ve fabrika garantili yedek parça sağlıyoruz. Ayrıca Uzakdoğu’daki tüm limanlarda ve tersanelerde yedek parçanın yanı sıra her türlü bakım-tutum ve servis taleplerine, uzun süreli iş ortaklarımız aracılığıyla cevap veriyoruz. Ayrıca dünyanın her yerine yedek parça gönderimi yapabiliyoruz. Öte yandan Çin tersanelerinde bakım-tutum ve periyodik sörveylerini yapmak isteyen Türk ve yabancı armatörlere hizmet vermek için dönem arkadaşlarımla beraber 2006 yılında Daeyang Tersanesi ve 2007 yılında daCosco Tersanelerinin yetkili temsilciliği için an-

laşma yaparak bu alanda da hizmet vermeye başladık. Şu anda Çin’de 11 tersane ile Türk, UAE ve Rus armatörlere hizmet sağlıyoruz. Oluşturduğumuz altyapı, günden güne üstüne koyduklarımızla büyüyor. Tecrübelerimizi daha da ileri götürmek adına 2014 senesinde Türkiye - İstanbul ve Birleşik Arap Emirlikleri -Dubai ofislerimizi açtık. 2018 yılında Güney Kore -Busan ve İngiltere -Londra ofislerimizi açarak hedeflerimize bir adım daha yaklaştık. Servis ağımızı daha da ileriye taşımayı istiyoruz ve bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dünya çapında bir firma olarak 21 uzman personelimizle hizmet sunuyoruz.


www.7deniz.net <

Hizmet ağınızdan bahseder misiniz? Dragon Marine’in hizmet amacı, kaliteden ödün vermeden, en uygun fiyatlarla yedek parça temini ve servis hizmetleri sunarak, portföyümüzdeki Türk ve yabancı denizcilik firmalarının memnuniyetine erişmektir. Dünya genelindeki birçok üreticinin yapmış olduğu, gemi ana makineleri ve jeneratör makineleri (2 ve 4 zamanlı dizel motorları), gemi yardımcı ekipmanları olmak üzere gemi üzerinde yer alan birçok ürünün yedek parçaları ve komple set olarak temini ürün yelpazemiz içinde yer alıyor. Globalofislerimizle bir dünya şirketi olma yolundayız. Özellikle ofislerimizin bulunduğu ülkelerdeki armatör ve işletmeci firmalar başta olmak üzere, Avrupa ve Uzakdoğu’daki firmalara yedek parça ve servis alanlarında hizmet veriyoruz. Bu sebeple hizmetlerimizde bir bölge kısıtlaması yapmıyoruz. Dünyanın her ülkesi ve limanında en iyi hizmeti vermek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunu desteklemek adına dünya üzerindeki ofis sayımızı arttırmaya devam edeceğiz. Şu anda büyük management firmaları dahil 100’ünüzerindearmatöre hizmet veriyoruz.

Yakın zaman önce “BallastWaterTreatmentSystem” konulu bir seminer düzenlediniz. Seminere ilgi nasıldı ve bu seminerlerin devamı gelecek mi? Şirket olarak sektörümüzdeki yenilikleri yakından takip ediyoruz. Yeni çıkan uluslararası kurallar ve gelişmelerle ilgili yaptığımız çalışmalar bünyesinde; 2017 senesinde dünya genelinde yürürlüğe giren Ballast Suyu Islahı kuralıyla ilgili Çin devlet firması olan Sunrui (IMO’dan onay

H. Efe ÜÇGÜL İş Geliştirme Yöneticisi

Ahmet Arif ÇELLİK Dubai Ofis Müdürü

alan ilk firma ve şu anda Uzakdoğu’da onay almış tek firma) ile Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri temsilcilikleri için exclusive satış ve servis anlaşmasıimzaladık. Sunrui, Amerikan Liman Otoritesi - USCG tarafından onay almış 6 markadan birisidir. Türkiye’deki tüm denizcilik firma yetkililerinin, Ballast Suyu Islahı kuralı hususunda ayrıntılı olarak bilgilendirme ve ürünümüzün tanıtımı amacıyla yaptığımız seminere göstermiş olduğu yoğun ilgi bizleri çok memnun

İ .Ümit ZAHAL İstanbul Ofis Müdürü

Numan AKBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı-Çin Ofis Müdürü

MART - NİSAN 47


Söyleşi

“Dragon Marine’in hizmet amacı, kaliteden ödün vermeden, en uygun fiyatlarla yedek parça temini ve servis hizmetleri sunarak, portföyümüzdeki Türk ve yabancı denizcilik firmalarının memnuniyetine erişmektir” etti. Sektörümüzde yeni olan bu kuralla ilgili çok faydalı bilgilerin verildiği, ürünümüzün fiyat ve birçok avantajından bahsedildiği seminerimizin tüm katılımcılara faydalı olduğunu düşünüyoruz. Seminerimize gösterilen yoğun ilgi bizleri farklı konularda da seminerler yapma hususunda cesaretlendirdi. Bu sene içerisinde farklı konularda başka seminerler düzenleyeceğimizi sizin aracılığınızla buradan duyurmak isteriz. Firmanız önemli bir iş hacmine sahip. Bizlere bu iş hacmini ve Türk armatörüne sunmuş olduğunuz hizmette nasıl bir fayda sağladığınızı anlatır mısınız? Kuruluşumuzdan günümüze kadar olan süreçte, Türkiye’deki denizcilik firmalarının büyük bölümü ile birlikte dünya genelinde bulunan diğer denizcilik firmalarına hizmet vermek ve bunu geliştirmek bizleri çok memnun ediyor. Hacmimizi de farklı ülkelerde açmakta olduğumuz ofislerle büyütme yolunda devam ediyoruz.En büyüközelliğimiz, bizimle çalışmaya başlayanarmatör veyamanagementfirmalarınındevamında sürekli bizimle çalışmaisteğinin olmasıdır. Uzakdoğulimanlarındaklas kuruluşlarının denetlemesinden, Port StateControl’lerine kadar her konuda armatörleredestek sunuyoruz. Ve bu oldukça büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Armatörüngemilerini kendi gemilerimiz gibi görüpişlemleri bu yönde takip ediyoruz. Yaptığımız tüm işlerin temeli teknik altyapı ve Uzakdoğu’daçoksağlam ikili ilişki gerektiriyor. Biz bu teknik altyapıyı her ofisimizde oluşturduk. Ben

48 MART - NİSAN

ve tüm ofis müdürlerimiz, denizcilik ve mühendislik eğitimi almış kişileriz. Bunun bizim şirket olarak yarattığımız ve dünyadaki aynı konseptteki birçok firma ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan en büyük fark ve zenginlik olduğunu düşünüyorum. Buradakihükûmet taraflı fabrikaların,bize verdiği destekle de aynı anda büyümemizigüçlendiriyoruz. Bunun yanı sıra, dünya genelinde verdiğimiz uygun fiyat ve üst düzey kalite standartlarından ödün vermeme prensibimiz, çalıştığımız firmalara sunduğumuz en büyük avantaj olarak gösterebiliriz. Son olarak sektör değerlendirmenizi ve öngörülerinizi almak isteriz. Her sektör mensubu gibi bende denizcilik sektörünün eğitimve ticari olarak her zaman en üst seviyelerde olmasını arzu ediyorum. 2008 senesinde yaşamaya başladığımız kriz sektörümüzün her alanını derin bir şekilde etkiledi. Sektö-

rümüzde, geçen sene ortasında başlayıp günümüze kadar gelen süreçte görülen yükselme yönlü hareketler açıkçası bizleri de gelecek için ümitlendiriyor. Yeni çıkankuralların gemilere önümüzdeki senelerde uygulanması gerekiyor. Bu kurallara yönelik gerekli ekipman alımları ve kurulumlarıiçin deyüklü miktarda para lazım. Bu nedenle armatörlerimizyüklü miktarda maddi kazanç elde etmeli. Beklentimiz, bu senenin dünyada hem denizcilik hem de gemi inşa sektöründe ileri yönde hareketleri olacağı bir dönem yönündedir.Çin’deki üst düzey sektör mensupları ve bankacılarla yaptığımız görüşmelerde, şu anda olumlu bir havanınestiğini ve bunun önümüzdeki senelerde inişliçıkışlı grafikler yerine yavaşyavaşyükselimgöstereceği bir döngüdeolacağıbilgisini edindik. Sözlerimi bir Çin atasözü ile bitirmek isterim: “Eğitim, her zaman sahibini peşinden takip eden bir servettir.”


Uluslararası Gelişmeler

Panama ve Türkiye arasındaki ilişki daha da güçlendi

Panama İstanbul Başkonsolosu Andres Gregorio Nunez

Panama ve Türkiye arasındaki ilişki, iki ülkenin Denizcilik ve Ulaştırma Bakanlarının ziyaretleri ve çeşitli anlaşmalarıyla daha da güçlendi diyen Panama İstanbul Başkonsolosu Andres Gregorio Nunez, “Türkler aynı zamanda bölgede daha fazla satış yapmayı planladıkları tekstil ürünleri, inşaat malzemeleri ve tatlıları ile tanınıyor. İhracatta 128 bin 807 milyon euro gelirle Türkiye, dünya ihracat sıralamasında 31. ülke. Bu yüzden dünyadaki en büyük ticari filoya sahip olan, dünyanın her yerine ticari geziler düzenleyen Panama, Türkiye’nin ihracatının artışına önemli ölçüde katkıda bulunabilir” diyerek iki ülkenin ilişkilerine dair dergimize açıklamalarda bulundu. 50 MART - NİSAN


www.7deniz.net <

dünyanın her yerine ticari geziler düzenleyen Panama, Türkiye’nin ihracatının artışına önemli ölçüde katkıda bulunabilir. Türkiye ve dünya denizciliği hakkında neler söylemek istersiniz? Öncelikle Türkiye’de bulunduğunuz bu zaman dilimiyle ilgili neler söylemek istersiniz? Bu kadar sıcak karşılandığım Türkiye’de ülkemi temsil ettiğim üç yıllık süreyi özetlemek zor. Tüm yerel yetkililere, denizcilik ve ticari topluluklara ve en önemlisi Türk insanına karşı çok memnun ve minnettarım. Panama İstanbul Başkonsolosluğu ve dünyanın en itibarlı gemi sicili olan Panama Denizcilik İdaresi arasındaki ilişkiyi anlatır mısınız? Panama ve Türkiye, ayrıcalıklı coğrafi konuma sahip olan ülkeler olarak karşılıklı çarpıcı bir program geliştirdiler. Panama ve Türkiye arasındaki ilişki, iki ülkenin Denizcilik ve Ulaştırma Bakanlarının ziyaretleri ve çeşitli anlaşmalarıyla güçlendi ve son zamanlarda Türk Loydu’nu Tanınmış Örgüt olarak kabul eden anlaşmayı imzaladık. Türkler aynı zamanda bölgede daha fazla satış yapmayı planladıkları tekstil ürünleri, inşaat malzemeleri ve tatlıları ile tanınıyor. İhracatta 128 bin 807 milyon euro gelir ile Türkiye, dünya ihracat sıralamasında 31. ülke. Bu yüzden dünyadaki en büyük ticari filoya sahip olan,

Ayrıcalıklı coğrafi konum ve dünya ihracatçılar sıralamasında iyi bir pozisyona sahip olan Türkiye, uluslararası denizcilik arenasında önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle Türk denizcilik yetkililerinin gemicilikte Uluslararası Denizcilik Örgütü ve diğer deniz taşımacılığıyla ilgili olan uluslararası örgütler tarafından belirlenen uluslararası anahtar anlaşmalarına uyarak, ulusal ve uluslararası kurallara, deniz çevresinin korunmasına, deniz güvenliğine, emniyetine büyük ölçüde taahhüt verdiğini görebilirsiniz. 2017’nin sonunda imzalanan anlaşma ile Türk Loydu, “Panama bayraklı gemilere destek ve belgelendirme hizmetleri sağlayan otorite” olarak yetkilendirildi. İmzalanan anlaşma kapsamında Türk Loydu ile ilişkiler ne yönde ilerledi? Panama Denizcilik İdaresi, bu anlaşmanın imzalanmasıyla sınırlarını yeni marketlere genişletiyor. Hepimizin kabul etmek zorunda olduğu meydan okumalar var.Türk Loydu’nun yukarıda bahsedilen uluslararası örgütlerin zorunlu uluslararası anlaşmalarının denizcilik yönetimleri uyumluluk seviyelerinin kalıcı ölçümleriyle bu ülkeye önemli ölçüde katkı sağlayacak.

İmzalanan anlaşmadan sonra Türk Loydu, tüm yönleriyle iki ülke arasında oldukça yararlı ve kazançlı bir ilişki oluşturmadaki süreçte büyük bir adım attı. Ve diğer konulara açılan kapı olarak da denizcilik işine başladı. Sektöre yönelik yapmış olduğunuz çalışmalardan bahseder misiniz? İstanbul’daki Panama Başkonsolosluğu, Denizcilik Bakanlığı bünyesindeki Panama Denizcilik İdaresi temsilcisi olarak Gemi Sicili gibi alanlarda hizmet sağlamaktan sorumludur. Gemi sicil süreci, teknik konularda gemiler için birçok sertifika ve yetkilendirme işlemini içeriyor. Ayrıca, gemideki personel için gemi adamı sertifikaları ve yetki belgelerini sağlıyor. İdare aynı zamanda mülkiyet ünvan kayıtları, gemi ipotekleri veya Panama gemilerinin diğer ipoteklerinden sorumlu. Son olarak, 2018 yılını denizcilik endüstrisi açısından yorumlar mısınız? İnsan ve mal kaybı olmasından kaçınarak tüm sektörlerin sefer uygunluğuna dikkat ederek uzlaşmasıyla denizcilik endüstrisinin 2018 yılında büyüyeceğine olumlu bakıyorum.2018 için öncelik; vatandaşlar tarafından en etkili şekilde kabul edilerek, deniz güvenliği ve deniz çevresinin korunması ile tüm sahil bölgelerimizde bir denizcilik kültürü yayarak alternatif enerjileri geliştirmek amacıyla girişimleri yerine getirmek ve çevreyi koruyacak yeşil bir kültür olacaktır.

MART - NİSAN 51


Makale

Denizyolu ve liman istatistiklerimizin 2017 göstergeleri 2017 yılı denizyolu taşımacılığı ve limanlarımız için nasıl geçti? UDH Bakanlığı verileriyle konuya hızlıca göz atalım. Tüm yükler

Prof. Dr. Soner Esmer DEÜ Denizcilik Fakültesi soneresmer@gmail.com

52 MART - NİSAN

Öncelikle Türkiye’deki limanlarda elleçlenentoplam yük %9,5 oranında bir artışla 471 milyon tona ulaştı. Limanlarımızda en yoğun aylar 41 milyon tonun üzerinde yük hacmi ile Temmuz ve Ağustos ayları oldu. Sıvı dökme yükler 152 milyon ton ile en

fazla işlem gören yükken, onu 128 milyon ton ile kuru dökme yükler takip etti. Konteyner ton olarak 107 milyon ile 3. sırada yer alsa da konteynerde bu tarz bir istatistik (özellikle limanlar için) pek de anlamlı değil. Hareket sayısı bazında incelemek lazım.


www.7deniz.net <

Kocaeli liman başkanlığı 73 milyon ton ile en fazla yük elleçlemesi yapılan başkanlık ve onu 70 milyon ton ile BOTAŞ, 55 milyon ton ile Aliağa izliyor.

En fazla işlem hacmi olan ilk 10 liman başkanlığımızda Türkiye toplamının %82,7’si elleçlendi. En fazla gemiye hizmet veren liman başkanlığımız ise 10 binin üzerinde gemi sayısı ile yine Kocaeli. Sıvı dökme yük Petrol ithalatımız, ayrıca BTC ve Irak petrollerinin ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına açılması istatistiklere doğrudan yansıdı. Ham petrol ürün bazında 87 milyon ton ile limanlarımızda en çok işlem gören yük oldu, onu 28 milyon ton ile taşkömürü, 22 milyon ton ile hurda demir izledi. BOTAŞ liman başkanlığına bağlı Haydar Aliyev terminalinde işlem gören BTC petrolleri 2017 yılında 252 bin varile ulaşırken, Kerkük hattında bu rakam 184 bin varil oldu. İlla ton cinsinden rakam isterseniz 1 varilin yaklaşık 159 litre ham petrol aldığı ve 1 litre ham petrolün 0.88 kg olduğu dikkate alınarak bir hesap yapılabilir. Kuru dökme yük ve genel kargo Ülkemizden transit geçen ham petrolü

elleçleyen limanları dikkate almazsak, ton bazında en yüksek elleçlemeninMIP’de olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’nin en geniş hinterlandına sahip MIP’de 8 milyon tonun üzerindeki dökme ve genel yükten ayrı olarak 1,5 milyon TEU konteyner işlem görüyor. Bu, toplamda 30 milyon tonun üzerinde bir yük anlamında geliyor. Ancak yine vurgulamak isterim ki konteynerde ağırlık, mantıklı istatistik vermez. Dolayısıyla kuru dökme yük ve genel yükte İSDEMİR, İÇDAŞ ve ERDEMİR limanlarımıza vurgu yapmak gerekiyor, bu limanlarımız 10 milyon tonun üzerinde kuru dökme yük ve genel kargo elleçledi. Konteyner Her ne kadar farklı istatistik kaynakları farklı rakamlar verse de, ortak bir yanları var: 2017 yılında konteyner elleçlememiz resmi olarak %13 (TEU bazında) oranında önemli bir artışla 10 milyon TEU’yu geçti. Toplam yükün %60’ı Ambarlı, Mersin ve Kocaeli liman başkanlıklarımızın sınırları içinde elleçlendi.

MART - NİSAN 53


Makale

Yurtdışı Bağlantılı otomobil taşımacılığında toplamda 1.9 milyon otomobile ulaştık. Bu rakamın sadece 64 bini taşıma, geri kalanı satış amaçlıdır. Denizyolu ile Türkiye’ye ithal edilen araç sayısı 600 bin iken, ihraç edilen araç sayısı 1,3 milyon oldu. Kocaeli Autoport limanı 388 bin araçla en yüksek otomobil elleçleme rakamına ulaşırken onu 355 bin araçla Safi Derince, 344 bin araçla Gemport limanı izledi. Kabotaj Hatları Yabancıların yaptığı gibi liman bazında bakacak olursak konteyner elleçleyen limanlar içinde Ambarlı limanı 3.1 milyon TEU ile Avrupa’da ilk 10, dünyada ise ilk 50 liman içinde yer alıyor. Kruvaziyer Yolcu Maalesef kruvaziyer turizminde tarihimizin en kötü yıllarından birisini yaşadık. Daha birkaç yıl önce 2 milyon yolcu gelirken 2017’de sadece 306 bin geldi. Neyse ki ilk göstergeler sektörün yavaş yavaş toparlanma yoluna girdiğini gösteriyor. Önceki yıllarda 500 bin yolcunun üzerinde rakamlara sahip İstanbul’da kruvaziyer turizmi durma noktasına geldi. Kuşadası Ege Port, 119 bin yolcu ile en fazla yolcu

54 MART - NİSAN

ağırlayan limanımız oldu. RO-RO Yurt dışı düzenli Ro-Ro hatlarımız üzerinden 263 bin araç yurda girerken, 276 bin araç çıkış yaptı ve toplamda 542 bin araca ulaşıldı. Avrupa yönlü araçların toplamı çok ezici bir çoğunlukla 400 bin araç olarak gerçekleşirken, Doğu Akdeniz hatlarında 83 bin ve Karadeniz hatlarında 55 bin araç işlem gördü. En yoğun hatlar Avrupa yönünde 116 bin araçla Tuzla (Pendik)-Trieste, Doğu Akdeniz’de 31 bin araçla Mersin-Magusa ve Karadeniz’de 18 bin araçla Haydarpaşa-Ilyichevsky oldu. Otomobil

2017 yılında kabotaj hatlarında 137.2 milyon yolcu denizyolunu tercih ederken en kalabalık hat 23.4 milyon yolcu ile Eskihisar-Topçular/Tavşanlı hattı oldu. Kabotaj hatlarında 12.6 milyon araç taşınırken 4.1milyon araç ile yine Eskihisar-Topçular/Tavşanlı hattı en fazla araç taşınan hat oldu. Umuyorum ki 2018, limancılığımızın her alanında çok daha iyi bir yıl olur… Kaynaklar taş

TUİK, UDH Bakanlığı, Türklim ve Bo-

Yazarımıza notumuz: Hocamız ve aynı zamanda da yazarımız olan Soner Esmer’i aldığı Profesörlük unvanı sebebiyle canı gönülden kutluyor ve tebrik ediyoruz


Sörvey

Argemon güvencesiyle kaliteli hizmet

Argemon Denizcilik Genel Müdürü Kapt. Barbaros Arsan

56 MART - NİSAN

Argemon Denizcilik Sörvey Gözetim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi 2010 yılında faaliyetlerine başlayan bir firma. Uluslararası gözetim ve sörvey konularında 2010 yılından bu yana edindikleri tecrübe ve deneyimli kadrosuyla P&I, H&M, Gözetim, Sigorta ve Ekspertiz, kargo sörveyleri alanlarında mutlak tarafsızlık, güvenilirlik, gizlilik ve bağımsız anlayış içerisinde müşterilerine uzman ekibiyle kaliteli hizmet sunuyor.Argemon ailesine yakın bir zaman önce dahil olan Kapt. İlker Omcacıoğlu ile beraber şirket, Klas ve Bayrak Sörveyi branşında da hizmet vermeye başlıyor. İki ortaklı bir firma olan Argemon’un başında Genel Müdür Kapt. Barbaros Arsan ve ortağı Mehmet Çullu bulunuyor.Biz de firmanın Genel Müdürü Kapt. Barbaros Arsan ve Deniz Sigorta Sörvey Uzmanı Kapt. İlker Omcacıoğlu ile bir araya gelerek kendilerinden yakın dönem faaliyetlerine ilişkin bilgiler alıyoruz.


www.7deniz.net <

Öncelikle firmanızla ilgili bilgi almak isteriz… Firmamız 2010 yılında kuruldu ve kurulduğumuz dönemde sadece bir P&I kulübü ile çalışıyorduk. Dolayısıyla o süreçte görüştüğümüz her firmaya önerdiğimiz tek P&I kulübü Lodestar olurdu. Gün geçtikçe yaptığımız işler, referanslarımız ve ziyaretlerimizle dikkat çekmeye başladık. Bu da iş hacmimizin büyümesini sağladı. Böylelikle ekibimizi de büyüttük. Ekip büyüdükçe sunduğumuz hizmetler ve branşlar da arttı. İstanbul’da 6, İskenderun’da 2 personelimizle beraber 8 kişilik uzman bir kadromuz var. Bünyemizdeki arkadaşların hepsi konusunda uzman denizcilik kökenli, denizde çalışmış kişilerdir. İlerleyen süreçte İzmir ve Karadeniz Bölgesi’nde bir ofis açmayı düşünüyoruz. Kısa bir süre önce de ailemize katılan Kapt. İlker Omcacıoğlu ile beraber Klas ve Bayrak Sörveyi hizmetini de vermeye başladık. Klaslandırma hizmetini ise ağırlıklı olarak Panama Bayrakla yapıyoruz. Panama Bayrak’ta ise ağırlıklı olarak Türk armatörler ile çalışıyoruz. Diğer yandan yurtdışında bir gemi herhangi bir problem yaşadığında dünyanın neresinde olursa olsun ne yapılması gerekiyorsa onu sağlıyoruz. Peki hizmet kalitenizle kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz? Şirketi faaliyete geçirdiğimiz ilk andan bu yana verdiğimiz hizmeti daha da yükseltmek adına çalışmalar yapıyoruz. Eğitimler ve belgelendirme ile bunu maksimum seviyeye çıkartmak adına tüm süreçleri takip ediyoruz. Ulaştırma Bakanlığı gerekliliklerinden dolay, Türk Loydu ve diğer eğitim kurumlarından eğitimler alıyoruz. Özellikle iş güvenliğiyle alakalı aldığımız eğitimlere ve personelimizin iş güvenliği sertifikalarını almalarına önem gösteriyoruz. Ayrıca kalite belgesi olarak ISO9001 ve 2015 için kısa sürece önce denetimden geçtik. Amerika Birleşik Devletleri’nden aldığımız yat sörveyiyle alakalı olarak da SAMS üyesi olduğumuzu eklemek isterim. Bizim çıkış noktamız her zaman güven ve kalite üzerine olmuştur. Gemisi olan armatör önce güvenliği düşünür. Tabi ki burada öncelikle insan güvenliği sonrasında gemi/tekne güvenliği gelir. Kalite konusunda ise hem sunduğumuz hizmetin hem de hizmeti sunan personelimizin kalitesine güveniriz ve bu doğ-

rultuda istihdamı sağlarız. Teknik açıdan da en ileri teknoloji ölçüm aletlerini kullanmaya gayret ediyoruz. Bu konuda kendimizi daha da geliştirerek satın alma safhasına geldiğimiz cihazlarımız da var. Bu cihazlardan “ozmozis” tekne ve yatlarda, fiber teknede nem oranını ölçen aletlerdir. Halihazırda elimizde bulunan cihaz da kullanılabilir ancak biz daha hassas bir ölçüm aleti olduğu için başka gelişmiş bir cihazı envanterimize katacağız. Şu anda satın alma süreci devam ediyor. Ve bunun gibi satın alma sürecinde olduğumuz ileri teknoloji cihazları da bünyemize katacağız. Müşteri potansiyelimiz artıyor, dolayısıyla gerekli alet ve ileri teknolojiyi satın almamız gerekiyor. Amacımız müşteri taleplerine en kaliteli cihazlarla yanıt verebiliyor olmaktır. Müşteri portföyünüz nasıl şekilleniyor? Müşteri portföyümüzü daha çok armatörler, kiracılar, leasing firmaları ve P&I kulüpleri oluşturuyor. Açıkçası biz yaptığımız tüm işlemleri P&I Kulübleri, tekne makine poliçesi yazan sigorta firmaları ve leasing firmaları adına yapıyoruz. Dolayısıyla bizim kontrollerimizden sonra armatörün eksiklikleri tamamlama süreci başlıyor. Bu işlemler bittikten sonra geminin P&I süreci tamamlanıyor. Bu işlemler tamamlanmadığı takdirde ise P&I kulüp tekneyi poliçeden düşürüyor veya işleme devam ediyor. Öte yandan leasing firmalarıyla da aktif bir çalışma içerisindeyiz. Leasing firmaları bizden finansal kiralama yapacağı tekneler üzerinde bir değerleme sörveyi istiyor. Biz de tekneye giderek; teknenin o anki durumunu, yaşını, değerini tespit edip reel fiyatını buluyoruz. Bu hizmetleri sunarken bürokrasi tarafında nasıl bir süreç yansıyor size? Yaklaşık 4 ay kadar önce Ulaştırma Bakanlığı’ndan yeni bir yönetmelik çıktı. Bu yönetmelik ilk çıktığında sektör temsilcilerine fazlaca danışılmadan çıkmış bir yönetmelikti. İzmir merkezli, İstanbul’da şubesi olan Uluslararası Gözetim Firmaları Derneği bu konu üzerine eğildi. Fakat biz Uluslararası Gözetim Firmaları Derneği’yle beraber bu yönetmeliğin çok da uygulanabilir bir tarafı olmadığını gördük. Bu süreçte herkesten akredite olma şartı istendi. Biz de Dernek Başkanlarımızla Bakanlık ziyaret-

lerimizi gerçekleştirerek, yönetmelikle birlikte ortaya çıkan zorlukları bir nebze olsun gidermeye gayret ettik. Ulaştırma Bakanlığı’nın da yardımları ve çalışmaları neticesinde şimdiki uygulanabilir haline ulaştı. Yeni gelen yönetmelikle beraber her işletmenin bir yetki belgesi oldu. Ancak biz şimdi hem Ulaştırma hem de Ekonomi Bakanlığı’ndan yetkiliyiz. Ekonomi Bakanlığı yapılan ticaretin aslında gümrük ve kalite boyutuyla ilgileniyor. Ulaştırma Bakanlığı ise bu ticaretin nasıl yapıldığıyla. Daha doğrusu işin kitabına uygun yapılmasıyla ilgili düzenleme getirdiler. Onunla ilgili sıkıntımız yok. Çünkü her şeyi yaptık, eğitimlerimizi ve belgelerimizi aldık. Önceden sadece şirketin belgesi vardı, o şirketin çalışanları limana girip çıkabiliyordu. Şimdi ise her personelin kartı var ve o kartla limana girip çıkabiliyor. Ulaştırma Bakanlığı’yla yaptığımız toplantıda gümrükten ayrıca bir yazı istiyorlar. Biz de dedik ki Ulaştırma Bakanlığı’ndan kartımız varsa limanlara o kartla girip çıkabilelim. Gümrüğün verdiği bütün evrakları size verelim biz girip çıkabilelim. Zaten tüm data Ulaştırma Bakanlığı’nda var ve her liman görebilir. Gerçi bu daha hayata geçmedi ancak inşallah ilerleyen zamanda hayata geçeceğini umut ediyoruz. Aldığımız duyumlara göre 2019’ da üç bakanlığın birlikte hareket edeceği bir çalışma yapılacak ve limana giriş tek yerden olacakmış. Deniz Sörvey Uzmanı olarak bu yılın başında Argemon ailesine katıldınız. Siz neler söylemek istersiniz? İlker Omcacıoğlu: 2018’in ilk ayıyla beraber Argemon ailesine dahil oldum ve Klas ve Bayrak Sörveyi branşında tüm gücümüzle bu işe başladık. Bu sektörde önemli olan nokta, güvenebileceğiniz insanlarla bir araya geldiğinizde güzel şeylerin ortaya çıkmasıdır. Her biri alanında uzman ekibimizin enerjisi çok yüksek. Farklı alanlarda uzmanlaşmış kişilerin aynı çatı altında bir araya gelmesi, olaylara daha farklı açılardan bakmanızı ve sunacağınız hizmetin de çok da efektif bir şekilde ortaya çıkmasını sağlıyor. Zaten Argemon’un da diğerlerinden ayıran en büyük farkı burada bence...

MART - NİSAN 57


Haber

Türk denizciliğine yön verenler Uluslararası Denizcilik Zirvesi’ne katıldı

Uluslararası Denizcilik Zirvesi, 17 Mart 2018 Cumartesi günü Çırağan Sarayı'nda gerçekleşti. Zirve kapsamında, “Denizciliğin Rotası ve Küresel Trendler” başlıklı bir panel düzenledi.

U

luslararası Denizcilik Zirvesi; Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, UDHB Müsteşarı Suat Hayri Aka, IMO Genel Sekteri KitackLim, YILPORT Holding İcra Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu eski Başkanı Metin Kalkavan, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan ve denizcilik sektöründen birçok önemli ismin katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti. Başbakan Binali Yıldırım’ın ardından kürsüye çıkan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, denizcilik sektörünün ekonomik büyüme açısından önemini vurguladı. Bakan Ahmet Arslan, “Denizcilik alanında uluslararası arenada çok önemli bir konumda olduğumuzu artık gururla söyleyebiliyoruz” dedi. Etkinliğin açılışında konuşan Arslan, Türkiye’nin denizcilik alanında gerçekleştirdiği uluslararası faaliyetler-

58 MART - NİSAN

den bahsederek, dünya denizciliğine yön verenlerin arasında Türkiye’nin de olduğunu belirtti. Şu anda limanlarda elleçlenen yük miktarı 471 milyon tona erişti Dünya taşımacılığının yüzde 90’ının deniz taşımacılığıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Arslan, bunun da yüklerin büyük gemilerle güvenli ve çevreci bir şekilde taşınmasını sağladığını aktardı. Arslan, “İşte havayolu taşımacılığına göre 14, kara yolu taşımacılığına göre 6,5 kat, demir yolu taşımacılığına göre 3,5 kat daha ekonomik olan deniz yolu taşımacılığının önemini vurgulaması açısından çarpıcı” diye konuştu.Bu verilerin denizcilik sektörünün ekonomi açısından önemini ortaya koyduğunu dile getiren Arslan, denizcilik sektörünü geleceğe taşıyacak stratejiler belirlerken bunu dünya ile çalışmak ve kararlaştırmak anlamında yol almak istediklerini vurguladı.”Denizcilik alanında uluslararası arenada çok önemli bir konumda olduğumuzu artık gururla söyleyebiliyoruz” diyen Arslan, 2003’te limanlarda

Başbakan Binali Yıldırım

elleçlenen yük miktarı 190 milyon iken şu anda 471 milyon tona eriştiğini aktardı.Arslan, 2003’te 150 milyon ton olan deniz yoluyla gerçekleşen dış ticaret taşımalarının bugün 350 milyon tona eriştiğini belirterek, dış ticarette deniz yolunun payının da ciddi bir şekilde arttığını bildirdi.Bakan Arslan, 100 milyon olan yolcu sayısının 140 milyona ulaştığını kaydederek, deniz emniyeti, deniz güvenliği gibi konularda gereken ne varsa yaptıklarını sözlerine ekledi. Türkiye denizciliğe büyük önem veriyor Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri KitackLim, daha önce


www.7deniz.net <

2016’de yaptıkları zirvede denizciliğin ne kadar kaçınılmaz olduğunu konuştuklarını anımsatarak, “Denizcilik dünya ekonomisi için her zaman kaçınılmazdır. Bu değişmez” dedi.Zirvenin içeriğine ilişkin bilgiler veren Lim, IMO’nun geliştirilebilir, sürdürülebilir bir denizcilik önerdiğini, bu konuda stratejik plan hazırladıklarını söyledi.Lim, denizciliğin gündemin, gelişmekte olan küçük ada ülkelerinin ve en az gelişmiş ülkelerin, çalışanların profesyonelleşmesinin, cinsiyet eşitliğinin, kadınların güçlendirilmesinin bulunduğunu anlattı.Denizi kirleten gemilerin azaltılması yönündeki çabalarının sonuç vermeye başladığını dile getiren Lim, ayrıca çevreci ve yeşil deniz araçlarının yapılması gerektiğini bildirdi.Lim, denizcilik altyapısına yönelik yatırımların öneminden bahsederek, bu şekilde ülkelerin ekonomilerinin daha da güçleneceğini ve kazanacağını aktardı. IMO üyesi ülkeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Lim, bu sayede denizcilik sektöründe ciddi işlere imza atılabileceğini söyledi.Lim, Türk hükümetinin IMO üyesi ülkeler arasındaki iş birliğine ve denizcilik sektöründeki faaliyetlere çok önem verdiğini kaydederek, verdiği destekler nedeniyle Başbakan Yıldırım ve Bakan Arslan’a teşekkür etti. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz yaptığı konuşmada dünya denizciliğinde istediğimiz noktaya gelebilmemizin ancak eğitimle mümkün olabileceğinin altını çizdi.

Zirve kapsamında İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası (İMEAK DTO) eski Başkanı Metin Kalkavan’ın moderatörlüğünde ise “Denizciliğin Rotası ve Küresel Trendler” başlıklı bir panel düzenledi. Türkiye’nin deniz taşımacılığının konuşulduğu panaleUlaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Müsteşarı Suat Hayri Aka, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı LucienArkas, İMEAK DTO Yönetim Kurulu yeni Başkanı Tamer Kıran, IMEAK DTO Meclis Üyesi Halim Mete ve YILPORT Holding İcra Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım katıldı.Panelde söz alan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Müsteşarı Suat Hayri Aka, konuşmasında denizcilik alanında kaydedilen gelişmelerden bahsetti.Tamer Kıran yaptığı konuşmada yerinde üretim ve bunun deniz sektörü üzerindeki etkilerinden bahsetti. Türkiye’nin filoya ihtiyacı var Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı LucienArkas, panelde yaptığı konuşmada, bir ülkenin deniz filosuna sahip olmasının önemine işaret etti. Türkiye’nin deniz taşımacılığında geleceğinin, bulunduğu coğrafyada Avrupa, Afrika, Arap ve Körfez bölgesindeki ülkelere kendi filosuyla hizmet verebilmekte olduğunu belirten Arkas, “Gelişen bir ülke olan Türkiye’nin filoya ihtiyacı var. Bu şekilde bu bölgelerde söz hakkına sahip olunabilir. Türkiye’nin limanlarının gelişmesi de çok önemli. İnsanımız,

ticaretimiz, gemimiz, denizimiz var. Bunları yoğurup rekabet edebilir hale getirmemiz lazım” diye konuştu.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı ve İMEAK DTO Meclis Üyesi Halim Mete ise “Türk denizciliği müthiş bir noktaya geldi” dedi. Etkinlikte gün boyunca önemli konuşmacıların yer aldığı “Denizciliğin Rotası ve Küresel Trendler”, “Denizcilikte Dijital Dönüşüm”, “Deniz Ticaretinde Büyüme ve Fırsatlar: Deniz Fırsatlar Yaratır”, “Denizin Kalbi: Çevre” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.

MART - NİSAN 59


Ayın Konuğu

Başımız dik, ileriye bakıyoruz

“İki markamızı aynı çatı altına almak için doğru zamanı bekledik” diyen Entech&SemarYönetim Kurulu Başkanı Semih Ege ile bir araya geliyoruz. Ege, global hedeflerine çok daha güçlü bir şekilde ilerlediklerini belirtiyor ve ekliyor: “Sakin ve güvenilir adımlarla hedefimize doğru ilerliyoruz. Basamakları tek tek çıkarken bir sonraki basamağı görmeyi tercih ediyoruz. Başımız dik, ileriye bakıyoruz. Büyürken etik değerlerimizi de koruyoruz. En önemlisi de hiç kimseyle kıyaslamıyoruz kendimizi...” 60 MART - NİSAN


www.7deniz.net <

Öncelikle Entech&Semar şirket birleşiminden bahseder misiniz? Bu birleşimle hedeflenen nedir? Semar’ı 2007 yılında kurduk. 11 yılda yakaladığımız başarıyla Türkiye pazarında öncü bir rol üstlenirken bir yandan da Avrupa’da bulunduğumuz sektörün önde gelen kuruluşları ile rekabet eder hale geldik, iş birlikleri kurduk. Ortadoğu’da farklı projeler üstlendik ve üstlenmeye devam ediyoruz.Teknik yeterlilik, hangi işi yaparsanız yapın her zaman önceliğiniz olmalı. Yedek parça tedarik kabiliyetimizi teknik altyapı ve servis imkanları ile birleştirmek adına 2015’te Adem Çakmak ile birlikte EntechOptima’yı kurarken amacımız; gemi makineleri bakım ve onarımını yüksek standartlarda, mevcut hizmetlerin üstünde bir seviye ve kaliteye taşımaktı.Entech ve Semar birbirini tamamlayıcı iki unsur, bu iki kurumumuzu hiç ayrı düşünmedik. Aksine tüm planlarımızı ileride gerçekleştirecek olduğumuz projelerimiz doğrultusunda yaptık. İki markamızı aynı çatı altına almak için doğru zamanı bekledik. Nihayetinde de bu hayalimizi gerçekleştirerek, global hedeflerimize çok daha güçlü ve emin adımlarla ilerlemenin altyapısını tamamlamış olduk. Entech&Semar birleşimiyle hizmetleriniz ve faaliyet alanlarınızla nasıl bir büyüme içerisine girdiniz? Yönetim anlayışı olarak biz, oldukça genç bir yönetim kadrosuna sahip olmamıza rağmen agresif büyüme taraftarı olan bir kurum değiliz. Sakin ve güvenilir adımlarla hedefimize doğru ilerliyoruz. Basamakları tek tek çıkarken bir sonraki basamağı görmeyi tercih ediyoruz. Başımız dik, ileriye bakıyoruz. Büyürken etik değerlerimizi de koruyoruz. En önemlisi de hiç kimseylekendimizi kıyaslamıyoruz. Enerji sektörü son zamanlarda herkesin fazlasıyla ilgisini çekiyor, biz hep içindeydik. Bir tarafından tutuyorduk sektörün ve öğreniyorduk, doğruyu örnek alıyorduk. Bu sektör, yapabileceklerinizin sermaye yapınızla doğru orantılı olduğu bir sektör. Dolayısıyla büyüme eğiliminde olan kurumların dikkatli davranmaları-

Entech&Semar Yönetim Kurulu Başkanı Semih Ege nın, zamanlarını ve enerjilerini doğru yönlendirmelerinin gerekli olduğu bir sektör. Ortadoğu’da, orta-küçük ölçekli bir enerji santralinin işletmesinin (O&M) ihalesini 5+2 yıllığına kazandık. Şu anda resmi kurumlardan son onayı bekliyoruz. Beklentimiz Haziran 2018’le birlikte projenin başlaması yönünde. Bunun yanı sıra, Ortadoğu’da bulunan ortaklarımızla birlikte Türkiye’de küçük ve orta ölçekli enerji santralleriyle birlikte satın alma konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. IPP olmak hedeflerimiz arasında ama her zamanki gibi sakin davranarak sağlam adımlarla ilerlemeyi tercih ediyoruz. Son olarak, yeni gemi inşası konusunda ürün tedariki ve danışmanlık konularında hizmet vereceğiz. Temsilcilik anlaşmalarımızı imzaladığımız GermanLashing ve SSI ShipConstruct ürünlerimizle hizmet vermeye başladık. Yakında diğer anlaşmalarımızla ilgili de sektörümüzü bilgilendireceğiz. Örneğin tüm sektörün çok popüler olmasını beklediği BWTS konusunda sadece ekipman tedariki değil, aynı zamanda dizayn hizmeti de sunacağız.

“Oldukça genç bir yönetim kadrosuna sahip olmamıza rağmen agresif büyüme taraftarı olan bir kurum değiliz. Sakin ve güvenilir adımlarla hedefimize doğru ilerliyoruz” Entech&Semar potansiyel pazarı ve hedef pazarlarından bahseder misiniz? Önceliğimiz kendi coğrafyamız, kendi ülkemiz. Hedeflerimize ulaşmamızdaki en büyük etken, kendi coğrafyamızda yakaladığımız başarıyı sürdürülebilir hale getirmek. Almanya ve Ortadoğu’da olan projelerimizden bahsetmiştim. Bunun dışında şu anda özellikle yönelmeyi planladığımız bir pazar yok. Daha doğrusu sınır koymuyoruz kendimize. Organizasyon yapımızı Türkiye merkezli Almanya ve Ortadoğu ofisleri olarak planlıyoruz. Denizcilik globalleşti, dolayısıyla pazar hedefi koymak artık

MART - NİSAN 61


Ayın Konuğu doğru değil. Bu kapsamda öncelikli hedefimiz uluslararası standartlarda bir atölyeye ve hizmet kalitesine sahip olma. Bu hedefimize erişebilmek için de çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Türkiye’de ilk ve tek özel enjektör yenileme atölyesi bizim bünyemizde bulunuyor, bir yandan da farklı hizmetler için siparişlerini verdiğimiz yeni ekipmanlarımızın ulaşmasını heyecanla bekliyoruz.

“Uluslararası trendleri izliyoruz; yapılabilecek daha iyi, daha modern, daha teknolojik ne varsa sektörümüze ve Türk denizciliğine kazandırmak adına gerektiğinde risk alarak her zaman yeniliğin peşinde koşuyoruz”

62 MART - NİSAN

Geçmiş deneyimlerinizdeki başarınızı da baz alarak 2018’de nasıl bir yol izlemeyi hedefliyorsunuz? Entech&Semar markası olarak hedefimiz hep daha iyisini başarmak ve sektörümüze yenilikler getirmek. Uluslararası trendleri izliyoruz; yapılabilecek daha iyi, daha modern, daha teknolojik ne varsa sektörümüze ve Türk denizciliğine kazandırmak adına gerektiğinde risk alarak her zaman yeniliğin peşinde koşuyoruz.Teknolojinin hayatımızın her alanında kendini iyice hissettirdiğinin bilinciyle, kendi sektörümüzdeki gelişmeleri her zaman yakından takip ediyoruz.

NicolaTesla bundan yıllar önce “Gelecekte insanlar ceplerine sığabilecek kadar küçük bir cihazla uçsuz bucaksız miktardaki veriye ulaşabilecek ve analiz edebilecekler” dediğinde bugün adına Büyük Veri- Big Data dediğimiz kavramı tasvir etmiş. Günümüzde her sektördeki bilginin miktarı, toplanma hızı ve hareketliliği katlanarak artıyor. Yüzyıllardan bu yana insan hayatının parçası olan denizcilik de zaten doğası gereği uluslararası bir iş olduğundan tüm gelişmelerden etkileniyor. Buradaki asıl önemli konu bu teknolojik değişimleri sektörümüze ne şekilde sunabildiğimiz ve sektör olarak bizi nereye taşıyabileceği.


Türkiye’nin Güncel Kruvaziyer Haber Portalı

w w w . t h e c r u i s e l i f e . c o m . t r


Yazılım

Yazılım sektöründe güven ve süreklilik önemli

Solon Bilgisayar Yazılım Hizmetleri A.Ş. Genel Koordinatörü Yelda Okşak

Öncelikle projelerinizden bahsedelim mi? İkinci bir proje için Teknokent’teyiz. ‘Veri Toplama-Yorumlama’ projemiz hala devam eden bir çalışmadır. Yine aynı şekilde bu sistemin içerisinde yer alan ‘Solonport Portal’ projemizi de hazırladık. Hazırlamış olduğumuz tüm bu projelerimizin hepsi uzmanlaştığımız konu olan limanlara yönelik projelerdir. İlk projemiz, limanların kapılarındaki geçiş sistemini insansız olarak yapmaya yönelikti. Bu; kameralar, elektronik bileşenler, arka planın-

64 MART - NİSAN

Solon Bilgisayar Yazılım Hizmetleri A.Ş. , yaklaşık 2 buçuk yıl önce İstanbul Üniversitesi Avcılar Yerleşkesi içerisinde yer alan Teknokent’e katıldı. Firma daha önce de Ar-Ge projelerini Sakarya Üniversitesi’nde yer alan Teknokent’te yürütüyordu. Akademik hayatın içinde yer alma ve projeleri üniversite ile yakın ilişkide kalarak sürdürme isteği firmayı Teknokent’te çalışmaya itti.İlk projeleri ise limanlara yönelik olan ‘Kapı Otomasyonu’ sistemiydi. Yine aynı şekilde ‘Konteyner Geçiş Sistemi’ üzerine bir projeyi daha sonuçlandırıyorlar. Aynı zamanda prototip çalışmalarını da tamamlayan Solon Yazılım, şu anda devam eden projeleriyle yine alanında fark yaratmaya devam ediyor. Teknokent içerisinde ciddi projelere imza atan firmanın üstünde durduğu konu; projeleri vaktinde bitirmek ve ihtiyaca yönelik projelerle müşterilerine hizmet sunmak… Bir araya geldiğimiz Solon Bilgisayar Yazılım Hizmetleri A.Ş. Genel Koordinatörü Yelda Okşak’tan son dönem faaliyetlerine yönelik bilgiler aldık.

da özel yazılımlarla desteklenmiş ve liman otomasyonuna entegre edilmiş bir projedir. Liman kapısının tamamen otomatik ve insansız olarak yönetilmesini sağlıyor. Bu sistem yaşanabilecek güvenlik sorunlarını ortadan kaldırdığı gibi maliyet avantajı da sağlıyor. En önemlisi de insan hatalarından kaynaklanan sorunlar önlenmiş oluyor. Bu sistemlerin yurtdışı limanlarındaki kullanım oranı nedir? Açıkçası başlangıçta Türkiye’deki limanların kapıları bu sisteme çok uy-

gun değildi. Ancak dünyaya baktığımızda bu otomasyonu kullanan çok liman var. Nerdeyse dünyadaki büyük limanların hepsi kapılarında otomatik geçiş sistemini kullanıyor. Böylelikle, liman kapısından ilgili yükler insansız olarak giriyor veya çıkıyor. Ancak bunlar dünyada da olduğu gibi yüksek maliyetli projelerdir. Tabi biz burada kendi kaynaklarımızla daha ekonomik hale getirdik. Türkiye’de kullanılabilir hale getirdiğimiz bu sistemi önümüzdeki günlerde birkaç noktada uygulayacağız.


www.7deniz.net <

‘Veri Toplama-Yorumlama’ projeniz ne durumda? Bu proje kullanıcıya nasıl bir fayda sağlayacak? Bu proje şu anda birçok limanda uygulamaya geçti. Projemiz; liman otomasyonundan, gümrük sisteminden, EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu)’dan ve acentelerden birçok veriyi aynı anda alarak veya vererek, bu verileri istatistiksel yeteneklerle analizler yapıp toparlayan bir portal bünyesi içerisinde buluştu. Biz buna ‘Solonport Portal’ diyoruz. Yaklaşık bir yıldır bu modülü birçok kişi kullanıyor. ‘Solonport Portal’ sürekli yeni modüllerle ve yazılımlarla geliştirilebilecek bir projedir. İçerisinde birçok paydaşları olan ve onlara fayda sağlayabilecek verileri barındırıyor. Örneğin yönetici raporlarında kullanıcılar istatistiki verileri görebilir, ne kadar gelir elde ettiğini takip edebilir veya bu verileri aylara göre kıyaslayabilir ve grafik alabilir. Diğer tarafta ise acente veri girebilir, kendi verilerini izleyebilir. Şu anda birçok liman, Gümrük Bakanlığı’nın Gümrük Entegrasyon Sistemi’ne geçmiş durumda. Solonport Portal üzerinden Gümrük Entegrasyon Sistemi’yle beraber kullanıcılar muayene sorgulamalarını yapabilmekteler. Yine liman otomasyon kullanıcıları bir takım veri ve analizleri alıp sorgulamalarını bu portal üzerinden yapabiliyorlar. Kısacası ihtiyaç duyulan bilgiler ile bu bilgilere ihtiyaç duyanlar aynı platformda bir araya geldi diyebiliriz. Herkes yetkisi

ve amacı seviyesinde her türlü bilgiyi bu teknolojik platform üzerinden takip edebiliyor. Bu bilgilere tablet, mobil, pc vb. cihazlarla internetin olduğu her noktadan ulaşılabilir. Solonport Portal şu anda oldukça yoğun bir şekilde kullanılıyor. Sistemi kimler kullanıyor şu anda? Port Akdeniz, Roda Port, Hopa Port, Limaş gibi hemen hemen tüm liman müşterilerimiz Solonport Portal projemizi uygulamaya açtı. Aynı şekilde uygulamaya açan başka limanlar ve acenteler de var. Kullananlardan oldukça güzel yorumlar alıyoruz. Yapmış olduğunuz projeleriniz aslında birbiriyle bağlantılı diyebilir miyiz? Elbette diyebiliriz. Bu portalla aslında liman kendini dış dünyaya açıyor. Yapmış olduğumuz tüm projeler birbiriyle bağlantılı. Kapı otomasyonu, Solonport Portal, Gümrük Entegrasyon Modülü, Kapı Otomasyonu, Konteyner Geçiş Sistemi hepsi birbirinin içinde sentezlenerek işleniyor. Hepsi birbirini tamamlayan projelerimizdir. Açıkçası biz proje yapmak için yapmıyoruz. Bu ihtiyaçların bilgisi bize dışarıdan geliyor. İhtiyaca yönelik hareket ediyoruz. Peki hizmet noktasında firmanızın bu denli tercih edilmesini neye bağlıyorsunuz? Biz sadakat duygusu yoğun bir mil-

letiz. O yüzden bir kere aldığımız bir hizmetten memnun kalırsak kolay kolay o hizmet sağlayıcıdan vazgeçmeyiz. Yazılım sektöründe de güven ve süreklilik önemlidir. Özellikle bizim çalıştığımız sektörlerde iyi bir ürün verebiliyorsan, iyi bir hizmet sunuyorsan aslında Türkiye’deki ekonomik koşullar ne kadar zor olursa olsun yine de bir ekonomik girdi oluyor. Önemli olan o insanları doğru şekilde mutlu etmeye çalışmaktır. Bizim tercih edilmemizi sağlayan da budur diye düşünüyorum. Samsun Lojistik Köyü’nde de kara terminali projenizi hayata geçirdiniz. Bu projeyle ilgili neler söylemek istersiniz? Samsun Lojistik Köyü’nü (Samsun LogisticsCentre - SLC) SolonPort Otomasyon Sistemi ile donattık. Bu çalışmayla birlikte Samsun Lojistik Köyü, SolonPort Otomasyon Sistemi ile yönetilecek. Bizim uzmanlık alanımız liman otomasyonuydu. Ancak Türkiye’de kara terminali statüsünde olan firmalara da özel uygulama ve modül yapma şansımız oldu. Aslında limanla benzer bir operasyon süreci, sadece daha küçük ölçeklisi. Bu noktada bizim kara terminalleri için de çözümümüz çıktı. Şu anda bir kara terminali ile çalışmaya başladık, ikincisi de yakında…Özellikle gümrük entegrasyonu olan kara terminalleri için çok çok iyi ve hazır çalışan bir çözümümüz var.

MART - NİSAN 65


Kitap

Bir sevdadır limanda çalışmak ‘Herşey hayal etmekle başlar’ diyor Halil Yaşar. Yıllarını limanda geçirmiş ve emek vermiş, mesleğine gönülden bağlı biri kendisi… Edindiği tecrübeleri bu meslekte yeni olanlara aktarabilme gayesiyle almış eline kalemi ve ortaya eğitim niteliğindeki kitabı ‘Liman İşçileri İçin Temel Mesleki Bilgiler’ çıkmış. Bir araya geldiğimiz Halil Yaşar, kitabı yazma sebebini anlattı. Öncelikle sizi tanıyalım… 1978’de Hatay’ın Hassa ilçesinde doğdum. Limancılık ile tanışmam 2007 yılında Gemport Limanİşletmeleri A.Ş.’depuantör olarak başlamamla oldu. 10 yıl gemi puantörü görevini yaptım. Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı Güvenliği bölümünden 2016 yılında mezun oldum. GemportLiman İşletmeleri A.Ş.’de 2017 yılından itibaren vardiya sorumlusu olarak görev yapıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

yazılı kaynakları araştırıp kendimi en doğru şekilde yetiştirmek istedim. Araştırmalarımda gördüm ki yazılı kaynaklar çok kısıtlı. Bende kısıtlı kaynakları toplamaya başladım. Yeni mevzuatları sürekli takip etim. Bu araştırmalarım sırasında çeşitli kişi ve kaynaklardan faydalandım fakat hiçbir kaynağın tek başına yeterli olmadığını gördüm. Elde etmiş olduğum bilgiler kendi mesleki gelişimimde oldukça faydalı oldu ve araştırma yapmak yada bilgiye ulaşmak isteyecek olan kişilere de faydalı olmasını istedim. Liman işçileri ya da limanda çalışmak isteyenler kitabınızdan nasıl bir fayda sağlayacaklar? Limancılık sektörüne yeni başlayan arkadaşların; operasyon süreçleri, iş akışlarını ve yeni ekipmanlarla ilgili merak edebilecekleri soruların cevaplarına yanıt verebiliyor. Bilgileri kısa ve efektif tutmaya çalıştım. Okuyanların merak ettiği konuyu açıp bilgi edinmesini hedefledim. Kitapta kullanılan tüm fotoğrafların güncel olmasına özen gösterdim. Kitabı hazırlamaya başladığımda hedefim, liman sektörüne yeni başlayan personele ve bu mesleğe gönül vermiş öğrencilere kılavuz niteliğinde olmasıydı. Kitap, bir liman işçisinin sahip olması gereken tüm temel bilgileri sade bir dille aktarıyor.

Sizi bu kitabı kaleme almaya yönelten sebepler neydi?

“Liman çalışanının en önemli konusu iş sağlığı ve güvenliği olmalıdır”

Limancılık sektörüne ilk girdiğim yıllar yapmış olduğum meslekle ilgili olarak

Limanda çalışma şartları üzerineneler söylemek istersiniz?

66 MART - NİSAN

Halil Yaşar

Limanda çalışmak benim için bir sevdadır. Meslekte kendini yetiştirme fırsatı verir. Liman çalışanının en önemli konusu her zaman iş sağlığı ve güvenliği olmalıdır. Çalışan, her zaman yenilikleri araştırmalı ve sektörü yakından takip etmelidir. Bir çalışanın mesleki bir kitap hazırlaması çok zor ve uzun bir süreçtir. Bu süreçte Yıldırım Holding eski Başkan Vekili ve CEO’su Merhum Mehmet Yıldırım’ın ile Liman İş Sendikası Genel Başkanı Önder Avcı başta olmak üzere Gemport Liman işletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Levent Adalı’nın,GemportOperasyon Şefi Ali Akın Dinçer’in ve çalışma arkadaşlarımın destekleri çok büyüktür. ‘Herşey hayal etmekle başlar’ sözünün gerçekleşmesinde bu kişilerin emeği çok büyüktür.


DTO

DTO’da 15 yıllık dönem sona erdi! Bayrak Tamer Kıran’da

İMEAK Deniz Ticaret Odası şube seçimlerinde oldukça başarılı sonuçlar alan Hepimizin Odası Hareketi, 8 Nisan 2018 Pazar günü Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşen İMEAK Deniz Ticaret Odası Merkez Yönetimi seçimlerini de alarak bu zaferleri Başkanlıkla taçlandırdı. Adaylığını açıkladığı ilk günden bu yana söylemleri ve duruşuyla örnek bir tavır sergileyen İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, 15 yıllık bir dönemi kapatarak yeni bir dönemin kapılarını açtı. 68 MART - NİSAN


www.7deniz.net <

İ

MEAK Deniz Ticaret Odası Merkez Yönetimi seçimlerini Tamer Kıran kazandı. Seçim sonuçları sonrası Tamer Kıran ve Metin Kalkavan kamera karşısına birlikte geçerek dostluk mesajı verdi. Metin Kalkavan, Tamer Kıran’ı tebrik ederek bundan sonraki süreç için başarılar diledi. Kalkavan, Kıran’ın devraldığı görevi layıkıyla yerine getireceğine inandığını söyledi. İMEAK Deniz Ticaret Odası yeni Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ise, Metin Kalkavan ile çok uzun süre çalıştığını ve ondan çok fazla şey öğrendiğini ifade ederek; ‘Seçim sürecinde destek olanlara özellikle aileme teşekkür ediyorum’ ifadelerini kullandı. “Umarım benden beklenileni yapabilirim” Tamer Kıran sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mutluyum. 8 aylık bir seçim maratonunu bitirdiğimiz için üzerimde bir rahatlık var. Bir yönetimin başına geçtiğim için omuzlarımda yük var. Umarım benden beklenileni yapabilirim. İyi bir yönetim kurulu oluşturacağız. Bu akşamdan itibaren mavi ve beyaz renkleri kaldırıyoruz. Bundan sonra tek renk var, denizciliğin rengi diyelim ona. İnanıyorum ki Metin Bey benim en büyük yardımcım olacaktır.” “Amacımız sektörü bir arada tutmak” Tamer Kıran ‘’Ben adaylığımı 10 Ağustos’ta açıklamıştım. 8 ay uzun bir

süreç. Bizim bir mesleğimiz var onu icra ederek para kazanıyoruz. Seçim döneminde çok daha fazla kendimiz tanıtmak ve üyelerimizi tanımak için çok sıkı çalıştık. Rize’den İskenderun’a bütün temsilciliklerimizi ziyaret ettik ve sorunlarını tespit ettik. Sorunların nasıl çözüleceği konusunda yollar aramaya başladık. Bu bir hizmet yarışı zaten bunun için aday olduk. İnşallah en iyisin yapmaya çalışacağız” dedi. Tamer Kıran amacının sektörü bir arada tutmak olduğunu da vurguladı. Zafer Mavilerin! DTO Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Kıran mavi listeyle, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olan Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan ise beyaz listeyle yarışmıştı. 48 komitenin temsilcileri oy kullandı. 29 komiteden mavi liste için oy çıkarken, 19 komite ise beyaz listeye oy vermişti. Açıklanan seçim sonuçlarıyla ise Tamer Kıran Başkanlığı göğüsledi. Tamer Kıran: “Hepimizin Görevi Türk’ün Denizcilik Ülküsünü Başarmaktır” İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerini kazanarak Başkan olan Tamer Kıran, seçim sonrası tüm meslektaşlarına şu mesajı yayınladı. “Değerli Meslektaşlarım, 8 Nisanda yapılan İMEAK Deniz Ticaret Odası Seçimlerini, üyelerimizin teveccühü ile “Hepimizin Odası Hareketi”

büyük bir başarı elde ederek kazanmıştır. Türk denizcilerinin birliği için canla başla çalışan bütün arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bu süreçte yarım asrlık tecrübeleriyle her adımda bize rehberlik yapan denizci büyüklerimizi, hiçbir noktada bizleri yalnız bırakmayan Anadolu’nun yiğit denizcilerini saygıyla selamlıyorum. Özellikle hiçbir ticari kaygı gözetmeksizin, koşulsuz olarak yanımızda duran Türk Denizciliğinin köklü firmalarına da şükranlarımı sunuyorum.Bu seçimin kaybedeni yoktur. Çünkü hiçbirimiz hepimizden daha güçlü ve daha akıllı değiliz. Hepimizin kazandığı bir seçimde hiçbirimizin mahzun olması zaten düşünülemez. Değerli Denizciler, Şüpheniz olmasın ki, 2017 Ağustosunda “Hepimizin Odası” sloganıyla başlattığımız bu hareket ‘Türk’ün Denizcilik Ülküsü’nü başarana kadar devam edecektir.9 Nisan itibariyle; İMEAK DTO artık bütün denizcilerin Odası, denizde yolları kesişenlerin rehberidir. Artık maviler ve beyazlar yok, sadece Türk Denizcileri var. Çünkü sandıklardan 119 Türk Denizcisi çıktı. Türk Denizciliğinin yükünü omuzlamaya hazır, denizcilerin hukukunu korumaya azimli 119 Türk Denizcisi olarak DTO meclisindeyiz. Hepimizin Görevi Türk’ün Denizcilik Ülküsünü Başarmaktır. Allah yar ve yardımcımız olsun… Virabismillah…”

MART - NİSAN 69


DTO

Yeni Dönemde Meslek Komiteleri ADI SOYADI

MECLİS ÜYELERİ TEMSİL ETTİĞİ FİRMA

01- BALIKÇILIK FAALİYETLERİ MURAT KUL BALIKÇILAR PETROL TURZ.TAŞ.GIDA VE BALIK.TİC.LTD.ŞTİ. ABDULLAH DENİZERİ KARADENİZ BALIKÇILIK VE TİCARET LTD.ŞTİ. ŞEKİP YALÇIN ŞEKİP YALÇIN 02 - BALIK ÜRETME VE YETİŞTİRME ÇİFTLİĞİ FAALİYETLERİ AHMET MENEKŞE AKUA GROUP SU ÜRÜNLERİ A.Ş. NAZMİ DOĞRU GÜLDENİZ TARIM ORMAN SU ÜRÜNLERİ ÜRETİM PAZ. VE TİC. LTD. ŞTİ. 03 - GEMİ İNŞA YAN SANAYİ İSMET ÜNER NETA BORU ÇELİK KONSTRÜKSİYON SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İSMAİL ÖNAL AVŞAR GEMİ SÖKÜM SAN. VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. 04 YAT İNŞA YAN SANAYİ NİHAT NAHİT SARAYÖNÜ SARAY DENİZ MALZEMELERİ VE YATÇILIK SANAYİ VE TİC.LTD.ŞTİ. ÖZLEYİŞ ÇAKIR EMEK MARİN TURİZM TİC.MAR.TEK.BAK.ONR.DENİZ ÜRÜN.İNŞ.SAN.TEKS.İTH.VE İHR.LTD.ŞTİ. 05 - GEMİ İNŞA TAMİR VE BAKIM TERSANELERİ TAMER KIRAN ERKAL ULUSLARARASI NAKLİYAT VE TİCARET A.Ş. BAŞARAN BAYRAK ÇEKSAN GEMİ İNŞA ÇELİK KONSTRÜKSİYON SANAYİ VE TİC.A.Ş. ŞÜKRÜ FAZIL UZUN BOĞAZİÇİ DENİZCİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 06 YAT İNŞA VE TAMİR BAKIM FAALİYETLERİ HÜSEYİN MENGİ MENGİ-YAY YATÇILIK TURİZM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. NURETTİN YENER YENER DENİZ TEKNELERİ TURİZM SANAYİ VE TİC.LTD.ŞTİ. KERİM KALAFATOĞLU ARES TERSANECİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 07 - GEMİ VE TEKNELERİN BAKIM VE ONARIMI ORHAN GÜLCEK CEMRE MARİN ENDÜSTRİ A.Ş. HİDAYET ÇETİN LOÇA MÜHENDİSLİK GEMİ MAKİNA VE PLASTİK GIDA SAN. TİC.LTD.ŞTİ. ÖZDEMİR ATASEVEN ÖZATA TERSANECİLİK SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. 08 - DENİZALTI HİZMETLERİ VE İNŞAATI FAALİYETLERİ KAMİL ARİF ERTİK GENTA DENİZCİLİK VE İNŞAAT TİCARET A.Ş. ABBAS KOLÇALAR SINIRLI SORUMLU SUALTI VE LİMAN İNŞAATÇILARI TOPLU İŞYERİ YAPI KOOP. MERAL MENGİ MER-SU ARITMA TRZ.İTH.İHR.VE TİC.LTD.ŞTİ. 09 - GEMİ VE DENİZ ARAÇLARI ALIM-SATIM FAALİYETLERİ ÜMİT SANDIKÇI GANİ GEMİ VE İŞ MAKİNALARI TİCARET LTD.ŞTİ. ŞEVKİ SEMİH EGE MARINE AND INDUSTRIAL SYSTEMS DENİZCİLİK VE DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ. 10 - DENİZ MALZEMESİ ALIM-SATIMI FAALİYETLERİ AHMET AYGÜN ÖZGEN ÖZGEN BOYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. FUAT ERSOY EROĞLU KAPTAN DENİZCİLİK TİCARET A.Ş. 11 - GEMİ TEDARİKÇİLERİ ZİHNİ MEMİŞOĞLU GİMAŞ TEDARİK VE DAĞITIM PAZARLAMA TİCARET A.Ş. SERHAT BARIŞ TÜRKMEN MİRA MARİNE - SERHAT BARIŞ TÜRKMEN METİN DÜZGİT DÜZKOÇ TURİZM İTHALAT VE İHRACAT A.Ş. 12 - DENİZ SANAYİ MALZEMESİ İMALİ VE ALIM-SATIMI FAALİYETLERİ YILMAZ ONUR ONURSAN GEMİ İNŞA ONARIM VE TİC. LTD.ŞTİ. ADEM KOCADAĞ KCC DENİZ ENDÜSTRİYEL VE AĞIR SANAYİ BOYALARI TİCARET LTD.ŞTİ. 13 -GEMİ AKARYAKIT İKMAL VE SAĞLAMA FAALİYETLERİ MUSTAFA MUHTAROĞLU ENERJİ PETROL DENİZCİLİK TİCARET VE SANAYİ A.Ş. MUSTAFA ASLAN AS-MİRA PETROL VE KİMYA ÜRÜNLERİ NAKLİYE SAN.VE TIC.A.Ş. 14- HER NEVİ YOLCU TAŞIMACILIĞI VE TURİSTİK AMAÇLI GEMİ İŞLETMECİLİĞİ YUNUS CAN ADATEPE DENİZCİLİK TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. SELAHATTİN CEM BURÇKİN CEMRE YATÇILIK TURİZM İŞLETMECİLİĞİ SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. ORHAN GÜMÜŞ GÜRSAN GEMİ YAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. 15 - KABOTAJ HATTI KURUYÜK TAŞIMACILIĞI SEFER KALKAVAN İKİLER DENİZCİLİK SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. S.LEVENT KARAÇELİK MARVEL DANIŞMANLIK VE DENİZCİLİK A.Ş. 16 - KABOTAJ HATTI VE AKDENİZİÇİ DÖKME KURUYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI ORHAN ASLAN TRANSOBA DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. YALÇIN AKIN AREL DENİZCİLİK TİC.VE SAN.A.Ş. 17 - KABOTAJ HATTI GENELYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI HAYRİ YAŞAR NAİBOĞLU OBA DENİZCİLİK PETROL İNŞAAT SAN. VE TİC. A.Ş. EKREM ERCAN RAYBEN DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. 18 - YAKINYOL KURUYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI ÖMER FARUK MİRAS DİLER DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. TİMUR TAYLAN KALKAVAN S.S GEMİ ARMATÖRLERİ MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ 19 - YAKINYOL DÖKMEYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI HALİM METE METE KARDEŞLER DENİZ TAŞIMACILIĞI A.Ş. TAHSİN DOĞRUYOL PAFULİ DENİZCİLİK VE TİCARET LTD.ŞTİ. 20 - YAKINYOL GENELYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI SAVAŞ ERCAN MEDLOG LOJİSTİK GEMİCİLİK TURİZM A.Ş.TEKİRDAĞ ŞB. KAPTAN VEYSEL VARDAL VEYSEL VARDAL GEMİCİLİK DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. 21 - GEMİ TEDARİKÇİLERİ TOPTAN TİCARETİ VE YURT DIŞI TOPTAN TİCARETİ FAALİYETLERİ YORGO SARİS ATLAS ULUSLARARASI KUMANYACILIK TİCARET A.Ş. ABDÜLVAHİT ŞİMŞEK AVS KÜRESEL GEMİ TEDARİĞİ VE YÖNETİMİ A.Ş. 22- DENİZAŞIRI (UZAKYOL)KURUYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI MEHMET SADİ İNCE İNCE DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. ADNAN NAİBOĞLU NAİBOĞLU DENİZCİLİK VE TİC.KOLL.ŞTİ.ADNAN NAİBOĞLU RAVİDDİN NAİBOĞLU HAKKI DEVAL DEVBROS DMY DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. 23 - AKDENİZ İÇİ DÖKMEYÜK VE GENELYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI CENK İSMAİL KAPTANOĞLU ZEYNEP DENİZCİLİK A.Ş. TOLGA TOMBA OKTAV DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş.

70 MART - NİSAN


www.7deniz.net < ADI SOYADI 24- DENİZAŞIRI DÖKMEYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI CİHAN ERGENÇ MURAT ER RASİM AKAR 25 - DENİZAŞIRI (UZAKYOL) GENELYÜK GEMİ TAŞIMACILIĞI BURAK AKARTAŞ METİN ŞENER 26 - BROKERLİK HİZMETLERİ MEHMET ALEV TUNÇ BAHRİ METE 27 - TANKER (PETROL, KİMYASAL, ATIK ALIM, LPG LNG) TAŞIMACILIĞI ŞADAN KAPTANOĞLU BİLGE BAYBURTLUGİL KEMAL AKBAŞOĞLU 28 -GEMİ YAKIT VE İKMAL TANKER TAŞIMACILIĞI HASAN TUĞRUL OĞUZ MUSTAFA YILMAZ 29 - KONTEYNER GEMİSİ TAŞIMACILIĞI METİN KALKAVAN HALİM SADİ PENCAP KORAY DENİZ 30 - RO-RO YÜK GEMİSİ TAŞIMACILIĞI YILMAZ ULUSOY CENGİZ KAPTANOĞLU 31 - LİMAN İÇİ VE LİMAN DIŞI HATLI TARİFELİ SEFER YAPAN YOLCU GEMİSİ TAŞIMACILIĞI KASIM İNANDI UĞUR SİNA ŞEN HÜSEYİN KAİN 32 - DENİZ TAŞIMACILIĞI LOJİSTİK FAALİYETLERİ ASIM BARLIN ONUR ALKIN KALKAVAN ÖMER HAKAN KARAKAYA 33 - LİMAN İŞLETMECİLİĞİ ALTAN KÖSEOĞLU M. KUTLAY ÖZMENLİKAN NECDET HÜDDAM 34 - YÜKLEME BOŞALTMA FAALİYETLERİ ERKAN DERELİ İBRAHİM KEMAL BARIŞ DİLLİOĞLU 35 - GEMİ KLAS MÜESSESELERİ, DENİZ EKSPERTİZ VE SURVEYÖR FAALİYETLERİ AHMET CAN BOZKURT CİHAT YAVUZ GÜLER MUSTAFA ERHAN ESİNDUY 36 - FORVARDER FAALİYETLERİ NURİ SONAY RECAİ KARAKAZANCI 37 - NAVLUN KOMİSYONCULARI HAKAN CENDİK CİHAN YUSUFİ ZEYNEP PINAR KALKAVAN SESEL 38 - YAT İŞLETMECİLİĞİ HAYRETTİN ÖZKAN EYÜP SABRİ BAYRAKTAROĞLU ADNAN CANER 39 - GEZİNTİ TEKNELERİ İŞLETMECİLİĞİ BURÇİN MOLLA ALİ SALGINCI HARUN USTAOĞLU 40 - KONTEYNER GEMİ ACENTELERİ MUSTAFA CAN EMİN EMİNOĞLU ÖZGÜR AKSOY 41 - DÜZENLİ SEFER YAPAN GEMİ ACENTELERİ AHMET SUBAY YUSUF ZİYA ÇAKIR 42 - DÜZENSİZ SEFER YAPAN GEMİ ACENTELERİ RECEP DÜZGİT A. KENAN TÜRKANTOS 43 - KIYI GEMİ ACENTELERİ MEHMET SUAT DİNÇELEK KEMAL ÖZKAN BEGÜM DOĞULU 44 - DENİZ EĞİTİMİ, MÜHENDİSLİK, DANIŞMANLIK VE DENİZDE DESTEK FAALİYETLERİ SALİH ZEKİ ÇAKIR ORKUN ÖZEK YUSUF SERTKAYA 45 - MARİNA İŞLETMECİLİĞİ İBRAHİM TANER HAŞİMOĞLU SEFER SÜHEYL DEMİRTAŞ 46 - DALIŞ TURİZMİ FAALİYETLERİ ALİ SAİD ÖZKAN BEHÇET KUTLU KENAN DOĞAN 47 - DİĞER GEMİ TAŞIMACILIĞI RECAİ HAKAN ŞEN AHMET NOYAN ALTUĞ 48- SU ÜSTÜ AKTİVİTELERİ HİZMETLERİ MAHMUT CELAL ÖNEL BAŞER TOPLUIŞIK REŞAT ŞENTÜRK

MECLİS ÜYELERİ TEMSİL ETTİĞİ FİRMA. ER DENİZCİLİK SANAYİ NAKLİYAT VE TİCARET A.Ş. SİMGE DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. AKARLAR DENİZCİLİK İŞLETMESİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. PASİFİK LOJİSTİK GRUBU VE DENİZCİLİK A.Ş. ŞENAY DENİZCİLİK NAKLİYAT VE TİCARET LTD.ŞTİ. BORA SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ A.Ş. VİTMAR SİGORTA VE REASÜRANS BROKERLİĞİ A.Ş. KAPTANOĞLU TANKERCİLİK TİC.A.Ş. DİTAŞ DENİZ İŞLETMECİLİĞİ VE TANKERCİLİĞİ A.Ş. AKBAŞOĞLU DIŞ TİCARET VE GEMİ İŞLETMECİLİĞİ LTD.ŞTİ. SEMERKAN DENİZCİLİK VE NAKLİYAT TİCARET LTD.ŞTİ. TENA BUNKER VE DENİZCİLİK A.Ş. TUR-KON KONTEYNER TAŞIMACILIK VE DENİZCİLİK A.Ş. MEDKON HAT İŞLETMECİLİĞİ DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş DENAY DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. ULUSOY RO RO İŞLETMELERİ A.Ş. İLERİ DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. S/S TURİZM VE YOLCU DENİZ TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ S.S.MAVİ MARMARA DENİZ YOLCU EŞYA VE TURİZM MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ HÜSEYİN KAİN SOLMAZ NAKLİYAT VE TİCARET A.Ş. TUR-KON TAŞIMACILIK A.Ş. TEMPO DENİZCİLİK VE DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ. ALTAŞ AMBARLI LİMAN TESİSLERİ TİCARET A.Ş. YILPORT KONTEYNER TERMİNALİ VE LİMAN İŞLETMELERİ A.Ş. ZEYPORT ZEYTİNBURNU LİMAN İŞLETMELERİ SAN.VE TİC.A.Ş. DENMAL LİMAN İŞLETMECİLİĞİ LOJİSTİK DEPOLAMA VE DANIŞMANLIK HİZMET.SAN.VE TİC.A.Ş. LİMSER LİMAN SERVİSLERİ VE TİC.LTD.ŞTİ. OMUR MARİN DENİZCİLİK HİZMETLERİ MÜMESSİLLİK MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. CİHAT YAVUZ GÜLER LİVA MARİNE DENETİM GÖZETİM DANIŞMANLIK ESKO DENİZCİLİK TİC.LTD.ŞTİ. SONAY DENİZCİLİK LTD.ŞTİ. MARTI GLOBAL LOJİSTİK SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. ANGORA DENİZCİLİK HAKAN ÇENDİK GLOBELİNK ÜNİMAR LOJİSTİK A.Ş. H KALKAVAN DENİZCİLİK VE GEMİCİLİK SANAYİ TİCARET A.Ş. HAYRETTİN ÖZKAN DENİZATI GULET VE YAT İŞLETMECİLİĞİ TURİZM TİCARET LTD.ŞTİ. CANER YAT İŞLETM.TURZ.TİC. İNŞ.OTELCİLİK İTH.VE İHR.LTD.ŞTİ. KUZEY RÜZGARLARI DENİZCİLİK TURİZM VE TİCARET LTD.ŞTİ. ADORA YATÇILIK - ALİ SALGINCI HARUN USTAOĞLU TRANSBOSPHOR DENİZCİLİK NAKLİYAT VE TİCARET LTD.ŞTİ. ENMAR VAPUR ACENTELİĞİ DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. AKMAR DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. MASKOT TURİZM SEYAHAT VE TİC. LTD. ŞTİ. ABDULLAH ÇAKIR VAPUR ACENTALIĞI TURİZM VE TİCARET LTD.ŞTİ. DÜZGİT VAPUR HİZMETLERİ TİCARET A.Ş NAVİTRANS ACENTELİK HİZMETLERİ A.Ş. B2MFW DENİZCİLİK NAKLİYAT VE TİCARET LTD.ŞTİ. EUROMAR GEMİ ACENTELİĞİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. HATAY ŞUBESİ DOĞULU TURİZM SEYAHAT YATÇILIK VE SERVİS HİZMET.TİC.VE SAN.LTD.ŞTİ. İSTANBUL DENİZCİLİK STRATEJİLERİ VE ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ A.Ş. NAVTEK DENİZ TEKNOLOJİSİ A.Ş. EKOL DENİZCİLİK EĞİTİM VE TİCARET A.Ş. SETUR ANTALYA MARİNA İŞLETMECİLİĞİ A.Ş. ATAKÖY MARİNA VE YAT İŞLETMELERİ A.Ş. TUĞBA SPOR VE TURİZM TİC.LTD.ŞTİ. CENNET TURİZM ÖZEL DALIŞ EGİTİM TİCARET VE İNŞAAT TAAHHÜT LTD.ŞTİ. TURKUAZ SU SPORLARI TURİZM VE TİCARET LTD.ŞTİ. MED MARİNE KILAVUZLUK VE RÖMORKÖR HİZM.İNŞ.SAN.VE TİC.A.Ş. UZMAR UZMANLAR DENİZCİLİK SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. MAHMUT CELAL ÖNEL ALBATROS SU SPORLARI TURİZM VE TAŞIMACILIK LTD. ŞTİ. ADA SU SPORLARI ARACILIK TURİZM TİCARET LTD.ŞTİ.

MART - NİSAN 71


DTO

Üyelerin seçim sonrası ilk açıklamaları

İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimleri sonucunda galibiyet koltuğuna oturan isim Tamer Kıran oldu. Başkan Kıran’ın yaklaşık 8 ay önce başlattığı “Hepimizin Odası Hareketi” adı altında bir araya gelen bazı isimler seçim sonrası duygularını 7Deniz Dergisi ile paylaştı.

ŞADAN KAPTANOĞLU Tarif edilemez bir mutluluk yaşıyorum. Denizcilik sektörü konuştu. Bir devir kapandı yepyeni bir devir açıldı. İnanıyorum ki 21’inciyüzyıla gerçek anlamda bu sektörü taşıyacak olan bizleriz. Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

SÜHEYL DEMİRTAŞ Hem heyecanlı hem gururluyuz. Uzun süren bir maratondu ve keyifliydi. Giden Başkanımızı da yönetimi de sektörümüze yaptıkları için saygıyla anacağız. Seçimin kaybedeni yoktur. Kazanan denizcilik sektörü oldu.

72 MART - NİSAN

MUSTAFA CAN Umduğumuz farkı aldık. Artık Hepimizin Odası maviler, hep birlikte çalışacağız. Zafer bizimdir.

ERHAN ESİNDUY Aylardır bugünü bekliyorduk. Çok çalıştık ve sonuçtan çok mutluyuz. Ne yapmak istediğimizi neden seçilmek istediğimizi anlattık; onlar da bize oy verdiler. Oy verenlere de vermeyenlere de teşekkür ederiz

SERHAT BARIŞ TÜRKMEN Emeğimizin karşılığını aldık. Herkes bir değişim istiyordu ve bu değişim Tamer Başkan’ın önderliğinde gerçekleşti. Biz ilk adımı attık. Esas işimiz şimdi başlıyor.

YAVUZ CİHAT GÜLER Yorucu bir maratondan geçtik. Hemen hemen bütün seçim bölgelerini gezdik. Halkın sesi bizi söylüyordu ve bugün bunu sandıkta gördük. Mutluyuz!

HÜSEYİN MENGİ: Başkanımızın gururla söylediği gibi başkan olma yolunda bütün ekip arkadaşlarımızla çalıştığımız için çok mutluyuz. Zor oldu. Allah Başkanımızı utandırmasın.

MUSTAFA MUHTAROĞLU Komitemiz özellikle merak edilen bir komiteydi. 27 oya karşılık 31 oyla kazanarak meclise girdik. Rakibimiz arkadaşlar komiteye 10 şirket koyup 10 oy kendilerine atarak başlamış olmaları bütün seçimin odağı oldu. Buna rağmen kazandığımız bu başarıyla denizciliğe hizmet etme şansını yakaladık. Tüm camiaya hayırlı olsun.


www.7deniz.net <

UĞUR SİNA ŞEN Bizi buraya getiren insanlar bizim sırtımıza aslında daha çok yük verdiler. Burada yıllardır bekleyen ötelenmiş sorunların çözülmesiyle ilgili bizden hizmet bekliyorlar. Seçilenlerin önümüzdeki 5 yıl içerisinde denizcilik sektörünü çok ileri taşıyacağına inanıyorum. 7Deniz ailesine de teşekkürü borç bilirim. İnsanlar gün geldi başkalaştırdı, ötekileştirdi. Ama siz hakikaten onurlu bir dik duruşla tarafsız olarak sektörün nabzını tuttunuz. Kendi adıma da kurumum adına da birlikte olduğum insanların adına da teşekkür ediyorum.

PINAR KALKAVAN Çok mutluyum. Ancak diğer yandan kazanamayan arkadaşlarımız için bir tarafımız buruk.

YUNUS SONAY Daha güzel ve daha mavi günler bizi bekliyor.

HAKAN ÇENDİK Yüzde 100 fark attık. Bütün takım olarak buradayız. Takımımızı tebrik ediyorum.

37. Komiteden Aslı Tuncer, Cihan Özkal, Bilgehan Engin de ekip olarak çok çalıştıklarını dile getirerek herkese teşekkür etti.

ADEM KOCADAĞ Bizim sektöre karşı sorumluluğumuz arttı. Bu seçimle beraber omuzlarımızda yükler var ama yeni yönetimle beraber üstesinden geleceğimize inanıyorum. Oy veren vermeyen tüm üyelere teşekkür ederim. Bundan sonra bizim için ayrım yok. Herkes bizim üyemiz. Herkese hizmet götürmek için var gücümüzle çalışacağız. Ayrıca size de her zaman bağımsız bir yayın yaptığınız için teşekkür ederim.

Şube seçim sonuçları ve yeni başkanları Marmaris Şube Başkanı Halil Bağlı Deniz Ticaret Odası Marmaris Şube seçimlerini Halil Bağlı kazandı.DTO Marmaris Şube seçimlerinde Mavi Oy pusulasıyla Halil Bağlı 30 oy farkıyla Başkanlığa seçildi. Sandıktan başarıyla çıkan İMEAK Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Bağlı, “Bu sonucu bekliyorduk, bu şekilde olacağına zaten inanıyorduk. Bu inançla yola çıktık. Bizler de Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubemizin ‘Hepimizin Şubesi’ olması düşüncesiyle yola çıktık. Denizde çalışan aktif denizcilerin her zaman buraya sahip olmasını isteyerek, bu gönülle, bu arzuyla yola çıktık. Bize oy atan, atmayan herkese teşekkür ederiz.

Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi seçimlerinde Şube BaşkanlığınıOrhan Dinç kazandı. Orhan Dinç kullanılan 378 oydan 210’nu alarak Bodrum Şubesinin Başkanı seçildi.Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi Yönetim Kurulu BaşkanıOrhan Dinç, “Kalabalık olmak için marketçileri, fırıncıları topluyorlar” sözüne karşılık “Marketçiler, fırıncılar değil; gerçek denizcilerin olduğu bir seçim oldu” dedi. Ardından da kendisini tebrik etmek için arayan Tamer Kıran’a teşekkür etti. Ekibiyle birlikte sorunların üstesinden geleceklerini söyledi.

MART - NİSAN 73


DTO İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanlığını Yusuf Öztürk kazandı. Hepimizin Odası Hareketi adayı Gökalp Erim ve mevcut Başkan Yusuf Öztürk'ün yarıştığı seçimleri Yusuf Öztürk 239 oyla aldı.Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, “Bir senedir süren bir maratondu. Kolay değildi. Biliyorsunuz zaten 6 ay ertelendi ve bizi tekrar çalışmaya sevk etti. Tabii bunların faydasını da gördük” dedi.

Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin DTO Antalya Şube seçimlerini 306 oy ile Ahmet Çetin kazandı. İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi Başkanlığı için; Ahmet Çetin mavi liste ile, İMEAK DTO Antalya Şubesi mevcut başkanı Bekir İnanç Kendiroğlu ise beyaz listeyle yarıştı. 578 oyun kullanıldığı seçimlerde; 272 beyaz oy çıkarken, 306 mavi oyla Ahmet Çetin kazandı. Sonuçlara göre Ahmet Çetin yeni dönemde IMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi Başkanı olarak görev yapacak.

Kocaeli Şube Başkanı Vedat Doğusel İMEAK Deniz Ticaret Odası Kocaeli ŞubesiBaşkanıVedat Doğusel oldu. İki bağımsız adayın yarıştığı Kocaeli Şubesi’nde 204 seçmen firmanın 161’i oy kullandı. Adaylardan Vedat Doğusel kırmızı liste ile 113 oy alırken, Yavuz Ulugün sarı liste ile 48 oy aldı. Sonuçlara göre Vedat Doğusel yeni dönemde İzmit Şubesi Başkanı olarak görev yapacak.

Fethiye Şube Başkanı Şaban Arıkan İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi Başkanlığı seçimlerini Şaban Arıkan kazandı. İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi Başkanlığı için; mavi liste ile Ahmet Karabulut ve beyaz liste ile Şaban Arıkan yarıştı. Mavi liste 131 oy alırken; beyaz liste 143 oy aldı. Açıklanan seçim sonuçlarına göre 143 oy alarak beyaz listeyle Şaban Arıkan Fethiye Şubesi Başkanı oldu.

İskenderun Şube Başkanı Kemal Kutlu Batı Karadeniz Ereğli Şube Başkanı İrfan Erdem 90 üyesi bulunan İMEAK DTO Karadeniz Ereğli Şubesi’nde yapılan seçimlerde ise kullanılan 75 oydan, 44'ünü İrfan Erdem alırken, Mavi Liste ile seçime giren Rıfat Taneri ise 31 oyda kaldı. İrfan Erdem yeni dönemde yeniden İMEAK Deniz Ticaret Odası Karadeniz Ereğli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi.

74 MART - NİSAN

İMEAK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şubesi seçimlerinde Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kutlu oldu. İMEAK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şubesi seçimlerinde Hepimizin Odası Hareketi adına Adnan Yener’in listesi, kullanılan 141 oydan 76’sını alırken, Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kavsak’ın listesi ise 64 oy aldı. 1 oy ise geçersiz sayıldı. Mavi Liste ile seçime giren Adnan Yener’in yeni dönemde İMEAK DTO İskenderun Şubesi Meclis Başkanı olurken, Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kutlu oldu.


www.7deniz.net <

Kadrajımıza yansıyan seçim anları Fotoğraflar: Sevim Tarhan Atasoy

MART - NİSAN 75


DTO

76 MART - NÄ°SAN


www.7deniz.net <

MART - NÄ°SAN 77


Hafıza-i Beşer

Gemiler neden kadın isimleriyle adlandırılır? Amiral Nimitz’e göre gemilere “SHE” denilmesinin nedeni; geminin bakım, tutum ve idamesi için çok para harcanması, etrafında sürekli koşuşturan erkeklerin bulunması ve onu yönetmek için de tecrübeli bir erkeğe ihtiyaç duyulmasındandır…

1

8.yüzyıl sonlarında, tanrıça figürleri savaş gemilerinin sembolleri haline gelerek, zeka, üretkenlik, sanat ve hırsı temsil etmişlerdir. Büyük Britanya‘ya ismini veren Roma Tanrıçası Britannia, bu konunun en belirgin ilk örneğidir. Günümüz gemilerinin halen bayan olarak anılmasında İngiltere Kraliçesi 1.Elizabeth’in önemi de oldukça büyük. Kraliçe 1.Elizabeth, tarihte İngiliz Donanması denilince akla gelen ilk isimlerden biri. Tahta geçmesinden itibaren dünya tarihinin önemli liderlerinden biri haline gelen 1.Elizabeth, kendi İngiliz Donanmasını, Osmanlı Donanması karşısında tek güç haline getiriyor.

78 MART - NİSAN

İngiliz Donanması, İspanya ve Portekiz gemilerini Amerika dönüşlerinde ele geçirerek tüm hazinelerine sahip oluyor ve Krallığını “Güneş’i Batmayan İmparatorluk” haline getiriyor. Bu nedenle, donanmanın Kraliçeye olan sonsuz saygı ve sadakati, bu geleneğin yüzyıllardır süregelmesinde çok büyük etkendir. Diğer yandan ll. Dünya Savaşı’nda görev yapmış Amerikalı Amiral Nimitz’in aynı soruya vermiş olduğu cevap, bugün bile hala denizciler arasında yaygın bir espri olarak kullanılıyor. Amiral Nimitz’e göre gemilere “SHE” denilmesinin nedeni; geminin bakım, tutum ve idamesi için çok para harcanması, etrafında sürekli koşuş-

turan erkeklerin bulunması ve onu yönetmek için de tecrübeli bir erkeğe ihtiyaç duyulmasındandır. Tüm dünya donanmalarına bağlı gemilerde görev yapan, dili veya ırkı her ne olursa olsun, her gemici için çağrıştırdığı ortak düşüncenin sonucu olarak gemiler, İngilizce’de bayan anlamına gelen “SHE” olarak adlandırmaya devam ediyor. Türk donanmasında bu durum nasıldır? Askeri gemilerimiz milletimizin ortak malı; devletimizin Türk Deniz Kuvvetleri’ne emanetidir. Bu nedenle, başlarında daima TCG, yani Türkiye Cumhuriyeti Gemisi sıfatı kullanılır ve


www.7deniz.net <

gemilere bir isim verilir (TCG GÖKSU, TCG BODRUM, TCG AB-31 gibi). Türklerde, ilk kez Aydınoğulları Beyliği döneminde efsanevi denizci Umur Bey bir gemiye GAZİ ismini veriyor. Umur Bey’den sonra uzun yıllar boyunca askeri gemilere isim verilmiyor. Osmanlı denizciliğinin yelken kürek döneminde de donanma gemilerine ad verilmiyor. Türk denizciliğinin gemilere yeniden isim vermesi ve bunun bir gelenek olarak günümüze uzanmasının

öyküsü şöyle: 1645 yılında başlayan ve kesin sonuç alınamayınca, uzun süreli bir yıpratma harbine dönüşen Girit Savaşı’nda kayıpların artması Türk halkı arasında derin bir üzüntü yaratıyor, donanmanın güçlendirilmesi ve zaferin bir an önce kazanılması için bir yardım kampanyası başlatılıyor. Mısır Çarşısı’nın yakınında bulunan Uzunçarşı esnafı da bu kampanyaya büyük destek veriyor ve topladıkları paralarla 1650 yılında bir harp gemisi yaptırarak Donanma’ya armağan ediyor. Uzun-

çarşıesnafının eşsiz vatanseverliğini taçlandırmak ve simgelemek üzere bu gemiye “UZUNÇARŞI” adı veriliyor ve böylece askeri gemilerimize isim verme geleneği başlıyor. Kaynakça: - UZUNÇARŞILI İsmail Hakkı, Batı Anadoludaki Türk Kitabeleri C-1” -ÜLKEKUL Cevat, “Türk Donanması’nda Bir Deneme ÜretimiBelgelerle Türk Tarihi Dergisi”

MART - NİSAN 79


Deniz Mahsullü Tarif Sevgili 7Deniz Dergisi okuyucuları… Denizden ne çıksa yerim diyorsanız sizlere çok güzel bir tarifimiz var: Levrek Ceviche… Ceviche (seviçe), yeşil limon (laym) suyu içinde yatırılmak suretiyle ‘pişirilmiş’ çiğ balıklı soğuk yemeklere verilen genel bir isim. Limon suyunda (sitrik asit içinde) belirli bir süre yatan çiğ balığın protein yapısı gevşiyor ve pişmiş bir görüntü alıyor. Latin Amerika’da her ülkenin her şehrinin kendine has bir ceviche spesiyali var. O nedenle ceviche aslında bir yemek tekniği olmanın yanı sıra bir ritüel, bir sürekli fark yaratma tabanı. O nedenle bir kez temel tekniği kavrarsanız siz de kendi adınıza çok farklı ceviche’ler geliştirebilirsiniz. Levrek Ceviche (4-5 Kişilik) Hazırlama Süresi: 1 Saat Toplam Süre: 1 Saat 10 Dk Malzemeler: • 150 gr küp küp doğranmış levrek fileto • 4 adet laym veya limonun suyu • 1/4 küp küp doğranmış mango • 1/4 küp küp doğranmış kırmızı dolmalık biber • 1/4 küp küp doğranmış sarı dolmalık biber • 1/4 küp küp doğranmış avokado • 1 adet ince kıyılmış küçük boy kırmızı soğan • 1 tatlı kaşığı tuz • 1 yemek kaşığı ince kıyılmış taze kişniş Süslemek İçin: • Birer tatlı kaşığı halka halka doğranmış yeşil ve kırmızı Jalapeno biber • 2 yemek kaşığı zeytinyağı Hazırlanışı: 1. Levrekleri bir saat limon suyunda bekletin. 2. Limon suyunu süzün ve diğer bütün malzemeleri üzerine döküp karıştırın. 3. Kırmızı ve yeşil Jalapeno biberler ile süsleyip servis edin. Afiyet olsun.

80 MART - NİSAN


7deniz Dergisi Mart-Nisan 2018  
7deniz Dergisi Mart-Nisan 2018  
Advertisement