Page 1

16 mayıs 2018

YAPAY ZEKA ROBOTLAR DA ONLARI KURTARAMAYACAK 1 Mayıs’ın arifesinde Almanya’nın en önemli gazeteleri arasında yer alan Süddeutsche Zeitung’da ilginç bir karikatür yayımlandı. Çizilen karikatürde, dört robot “Emek Bayramı” pankartıyla yürüyüş yapıyor. Robotların birinin elinde “1 Mayıs 4.0” yazan bayrak var. Verilmek istenen mesaj elbette “Endüstri 4.0”ın hayata geçmesi durumunda, özellikle ağır sanayide işçilerin yerine çalışacak robotların, aynı zamanda işçilerin yerine 1 Mayıs’a da katılacağı... Yani demek istiyor ki; işçilerin 1 Mayıs’a katılmasına, daha fazla hak için yürüyüş yapmasına da gerek kalmayacak.Ama bu karikatürü tersten de yorumlamak mümkün: Sermayenin aşırısı sömürüsüne robotlar da dayanamayarak isyan edecek ve 1 Mayıs gösterisine katılacak.Neden olmasın... Madem “yapay zekalı” robotlar gelecekte insan gibi düşünüp, pek çok şeyi algılayabilecek, duruma göre yeni değerlendirmeler yapacak aşamaya gelecek, o zaman “yapay zekalı” robotların da patronların istediğine aykırı hareket etmesi söz konusu olabilir.Akar band başında robot gibi sabahtan akşama kadar aynı hareketi yapan işçiler de zaten hep patronların istediklerini yapmadıkları için grevlere, yürüyüşlere ve 1 Mayıslara katılıyorlar. Üretimde daha fazla robotun kullanılacağı, emek gücüne eskisi gibi ihtiyaç duyulmayacağı son yıllarda “Endüstri 4.0” ekseninde yoğun bir şekilde tartışılıyor. Tartışma doğal olarak en çok büyük fabrikalarda çalışan işçileri endişelendiriyor. Hiç şüphe yok ki üretimde robotların kullanılması ne yeni bir durum ne de yeni bir tartışma. Halen bir çok sektörde robotlar yaygın olarak kullanılıyor. Buna rağmen henüz “işçisiz üretim” aşamasına geçilebilmiş değil. İşçi sayısı azalmasına rağmen, işçilerin olmadığı fabrika sayısı neredeyse yok.Nihayetinde işçinin yerini alan robotları da programlayan, üreten, piyasaya süren, kullanan da işçiler olacak. Ne robotlar başka gezegenden gelecek ne de robotları yapanlar. Dolayısıyla bugün “insansız üretim” söylemi ve bunun üzerinden işçiler arasında yaratılan gelecek korkusu, asıl olarak işçinin sırtından daha fazla artı-değer elde etmeye hizmet ediyor.İşsizler ordusunu işçilere karşı, daha fazla ücret ve hak elde etmemeleri için baskı unsuru olarak kullanan tekeller, gelecekte bir de robotları tehdit aracı olarak kullanacak. “Daha fazla hak talep ederseniz yerinize robot alırız” denilecek.Önemli olan sendikaların buna karşı nasıl tutum alınacağıdır. Asıl dertleri daha fazla kâr elde etmek olan kapitalistler, asıl olarak kâr-maliyet hesabına bakarak hareket ederler. Bu nedenle “Kapitalizm koşullarında, üretim araçlarında değişim ve daha gelişkin araçların kullanılması ihtiyacını belirleyen temel neden, üretim verimliliğini yükseltmek yoluyla artı-değer sömürüsünü artırmak ve böylece elde edilecek kârı büyütmektir.Belirttiğimiz gibi işçilerin yerine makinelerin, robotların kullanılması tartışması yeni değil. Karl Marx, Das Kapital’in birinci cildinde özellikle 15. bölümde bu durumu ayrıntılı olarak ele alıyor. İşin sırrı Marx’ın “İşte hepsi bu” dediği arz-talep meselesinde. Robotlar üretimi yaptıktan sonra, ürettiklerini bir de tüketecekler mi? Kim bilir belki kapitalistler bir de “tüketici robot” üretir! RESA

14

Otel çalışanları mücadele pozisyonunda Otelcilik sektörü bu dönem kaynayan bir kazana dönüşmüş durumda. İşverenler sektörde ücretleri ve çalışanların haklarını daha da daraltma için yeni yöntemler gündeme getirdiler. Somut olarak otelciler, üçüncü ülkelerden işçi çalıştırmak amacıyla gerekli izinleri almak için Çalışma Bakanlığına başvuruda bulundular. Onların bu girişimde bulundukları şu anda Kıbrıs’ta işsiz sayısı ise 30 binin üzerinde. Bunun yanı sıra adada çalışma hakkına sahip Avrupa Birliği vatandaşı da var. İşverenlerin üçüncü ülkelerden çalışanlar için izin istemesi doğal olarak Sendikal Hareketin tepkisine neden oldu. Sendikal Hareket işveren kesiminin bu kesime sunduğu ücret ve diğer hakların orta çağın iş ilişkilerini hatırlattığına dikkat çekti. SİSKA-PEO Genel Sekreteri Lefteris Yeorgiyadis işverenlerin üçüncü ülkelerden işveren taleplerini kabul edilemez olarak niteledi. Sendikal örgütlerin,

işverenlerin Kıbrıslı ve adadaki Avrupalı işsizlerin istihdam edilme koşullarının kalmadığı gerekçelerini kabul etmediklerini ifade etti. SİSKA-PEO Genel Sekreteri Lefteris Yeorgiyadis işverenlerin yerli iş gücü bulamadıkları gerekçelerine yanıt verirken bunun ana nedeninin çok düşük ücret önerileri olduğuna dikkat çekti. “Birçok otel sahibi sektörde kötü işveren olarak ün yaptı” suçlamasında bulundu. İşverenlerin

anlaşmalara uyacakları sözüyle, iş kolunu desteklemek amacıyla iş kolu çalışanlarının ciddi tavizler verdiklerini hatırlattı. Ancak işverenlerin buna uymadıklarına ve her geçen gün var olan sömürüyü daha da ağırlaştırdıklarını vurgu yaptı. Yeorgiyadis SİSKA-PEO’nun kısa bir süre önce Çalışma Bakanına bir mektup göndererek çalışanların yasal düzenlemelerle güvence altına alınmasını istediklerini de duyurdu.

Limasol Limanının özelleştirme anlaşmasından yanlış nedeniyle 6,5 milyon euro zarar edildi Meclis Denetleme Komisyonunda ortaya çıkarılan bir gerçeğe göre Limasol Limanı’nın özelleştirilmesinde özel yatırımcılarla imzalanan sözleşmede yapılan iki yanlış, sonuçta kamunun 6,5 milyon euro zarar görmesine neden oldu. İlk yanlış UNIFIL alanının özel sektöre verilmesi oldu. Oysa devlet, bu alanın kiralanmasından yılda 3,5 milyon euro gelir elde ediyordu. Somut alan ilk satılma planında yoktu ancak buna daha sonra eklendi. Yanlış anlaşılınca da devlet özel sektörle bu alanın kiralama gelirini %5248 oranda paylaşma anlaşması yaptı. İkinci yanlış ise Bakanlar Kurulu’nun yaptığı Limasol Limanı alanının belirlenmesinde oldu. Yatırımcıya verilen alanda bulunan vinçlerden biri bir başka yatırımcıya kiralandı. Bu yanlış tespit edildiğinde devlet ikinci kiracının vinci kullanabilmesi için bu yatırımcıya 1,75 milyon ödemeyi kabul etti. SİDİKEK-PEO tüm bu durumlar için kiralamıştı. Ancak… SİDİKEK-PEO Genel Sekreteri Meclis Denetleme Komisyonu’nda yaptığı konuşmada Meclis’in Limasol Limanı’nın özelleştirme kararını alel acele alırken sendika üyelerinin grev yaptıklarını ve bu karar sonucu Devletin

milyonlarca euro ve bunun yanı sıra ekonominin ciddi stratejik bir alanında denetim kaybına uğrayacağı uyarısında bulunduğunu hatırlattı. Hükümetin aynı zamanda limanın özel sektöre devri kararı ile gümrük çalışmalarında ödentilerin artırdığını ve Larnaka Limanındaki ticari faaliyetlere üs sınır getirdiğini de ifade etti. Söz konusu toplantıda SİDİKEK-PEO milletvekillerinden, Hükümetin özelleştirme konusunda imzaladığı anlaşmalara onay vermeden gerekli araştırmaları yapmalarını istediğini ancak dinlenmediğini de belirtti. Limasol Limanı’nın verilmesinin birinci yılında Liman’daki ticari faaliyetlerin artmadığı tersine kamunun bu alanda milyonlarca euro kaybederken Hükümetin, kar getiren ve devlete milyonlarca euro aktaran Kıbrıs Limanlar İdaresi personelini ödeme durumunda kaldığı da bir gerçek. Son olarak Meclis Denetleme Komisyonu’nda özel sektörün gerçek gelirinin denetlemesi mekanizmasının varlığı ve Liman aynı koşullar altında Kıbrıs Limanlar İdaresi tarafından işletilseydi sağlayacağı gelir ne olacaktı olgusunu da değerlendirdi.

Belediyelerde hizmetlerin özelleştirilmesine müsaade edilmeyecek Strovolo Belediyesi çalışanları Belediye Başkanı ve Belediye Meclisi üye çoğunluğunun atık toplama işini özel sektöre devretme kararını geri aldırmak için aktif eylem kararı alma konusunda kararlı. Sendikal Hareket, daha önce bu yönde alınan kararlara karşı çıkmış, tepki göstermiş ve Belediye Başkanı’nı bu alandaki hizmetlerin iyileştirilmesi konusunu sendikalarla görüşme zorunda kalmıştı. SİDİKEK-PEO Genel Sekreteri Antonis konuyla ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada “yapılan tartışmalara ve iyileştirme yönünde alınan kararlara rağmen Belediye Başkanı bu alanda iki hizmeti özel sektöre vermek için ihaleye çıkacağını açıkladı. Bu, Strovolo Belediye Başkanı politikasının hizmetlerin özelleştirilmesinden yana olduğunu ortaya koyuyor ve çalışanlar da buna tepki göstermeye hazırdır” dedi. Konuyla ilgili gerekli kararı almak için Belediyede örgütlü sendikalar çalışanlarla toplantılar düzenliyor. Çalışanların ve sendikal hareketin hedefi belediyelerin vatandaşlara verdikleri en önemli hizmetin özelleştirilmesini engellemek.

İşçininYolu 16/5/18  
İşçininYolu 16/5/18  
Advertisement