Page 1

11 Temmuz 2018

14

Kıbrıs sağlık alanında 26. Sırada Otelcilik Sektöründe Sözleşmelerin Güvenliği ve Sömürülmesi Dünya Sağlık Erişim ve Kalite Endeksi verilerine göre Kıbrıs, yurttaşlarının sağlık hizmetlerine ulaşımı ve verilen sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından 26. sırada . Yunanistan ise 24. sırada. Genel olarak özellikle de de alt ve orta düzey ülkelerde sağlanan ilerleme nedeniyle 2000-2016 arasında dünya ölçeğinde büyük bir ilerleme sağlandı. Bill & Melinda Gates Kuruluşu tarafından finanse edilen göstergelerle ilgili araştırma sonuçları “The Lancet” tıp dergisi tarafından sunuldu. 195 ülkede gerçekleştirilen araştırmada yurttaşların sağlık gereksinimlerine ulaşımı ve bunların niteliği ele alındı. İzlanda ilk sırada yer alıyor ve ilk on sırada yer alan ülkeler ise şöyle: Norveç, Hollanda, Lüksemburg, Avustralya, Finlandiya, İsviçre, İsveç, İtalya ve Andorra. En kötü beş ülke ise Orta Afrika Cumhuriyeti, Somali, Gine-Bissau, Çad ve Afganistan. Kıbrıs, Amerika Birleşik Devletleri (29), Portekiz (32), İsrail (35), Çin (48), Rusya (58) ve Türkiye (60) 'den daha iyi bir konumdadır. Ülkelerin sınıflandırılmasında temel kriter olarak uygun tıbbi bakım ile önlenebilecek 32 hastalık ve ölüm nedeni değerlendirild,. Her ülke, bu hastalıkların her biri için nüfusun taleplerini ne kadar etkili bir şekilde karşıladığı konusunda sıfırdan 100'e kadar bir ölçekte değerlendirildi. Küresel ölçekte 2000 yılında ortalama 42.4’ken 2016 için ortalama skor, 54.4’e yükseldi. En iyi ülke konumunda olan İzlanda 97.1 puana sahipken en kötü ülke konumunda olan Orta Afrika Cumhuriyeti sadece 18.6 puana sahip.

DÜNYA KUPASINI İZLERKEN AKLIMA TAKILANLAR Verimliliğin artırılması, İstihdamın koruması,, Ekonomik krizin önlenmesi ya da Krizden çıkış önlemleri” gibi gerekçelerle başımıza gelenlere kısaca bir bakalım. - İşçileri n ücret artışı taleplerinin baskılanması ve gerçek ücretlerin düşürülmesi, - İşten çıkarmaların yaygınlaştırılması - İşçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarının umursanmaması, çalışma koşullarının ağırlaştırılması, - Sendikasızlaştırma girişimlerinin artırılması, - Grevlerin yasaklanması ve işçilerin patronlara karşı mücadelesini kırmak için yeni polisiye önlemlerin alınması, İş güvencesinin kaldırılmasının yeniden gündeme getirilmesi için Dünyanın dört bir yanında ekonomik sıkıntıların dayanak yapılması, önümüzdeki dönemde işçilerin, emekçilerin en önemli gündemleri olacaktır. Milyonlarca emekli de çok ağır koşullarda bir yaşam mücadelesi vermektedir. Toplam açısından bakıldığında sermaye ve hükümetleri; işçilerden daha az ücretle daha çok ve daha ağır koşullarda çalışma talep ederken işçiler ise; bugünkü yaşama ve çalışma koşullarından daha iyisini hak ettiklerini düşünerek; daha çok ücret, daha iyi çalışma koşulları istemektedir. Patronlar ve işçilerin taban tabana zıt istekleri; işçilerle patronları ve patronların bir dediğini iki etmeyeceği apaçık olan “Bu da önümüzdeki dönemde işçiler (her sektörden emekçiler) ve patronlar arasındaki mücadelenin çok sert olacağı anlamına gelmektedir. Bu yüzden de ileri işçiler, mücadeleci sendikalar ve sendika adını hak edecek her sendikanın bu mücadelede saf tutması çok önemli olacaktır. Çünkü; işçi sınıfın kazanılmış haklarını koruması ve az çok örgütlülüğünü koruyup geliştirmesi ancak böyle bir mücadeleyi göze aldığında mümkün olacaktır.

RESA

PEO Genel Sekreteri Pambis Kiritsis Çalışma Bakanlığına bir mektup göndererek, özel bir iş bulma, iş gücü yerleştirme şirketinin çalışanlara, turizm sektöründe kölelik koşullarında çalışmayı öngören sözleşmeler imzalamaya zorladığı konusunda yazılı suçlamada bulundu. İş kolunda söz konusu anlaşmayı imzalama zorunda bırakılan çalışan sayısı ve bu kişilerin hangi otellerde çalıştırıldıkları henüz kesinleştirilmedi. Söz konusu çalışanların Çalışma Bakanlığına kayıtlı olup olmadıkları ve işverenlerinin kimler olduğu da belirsiz. Bu çalışanlar özellikle de Yunanistan’dan getiriliyor ve herhangi bir başka hakka sahip olmaksızın ayda 800 euroya çalışma zorunda bırakılıyor. PEO Genel Sekreteri Pambis Kiritsis söz konusu mektubunda imzalanan sözleşmelerin ilk iki aylık çalışma dönemlerinde işverenler tarafından ücretlerinden ayda 100 euro olmak üzere 200 euro “garantörlük” parası kesileceğini ve bu paranın çalışma sürelerini tamamlamalarıyla kendilerine geri verileceğini öngördüğüne de dikkat çekti. İkinci bir madde ise ilk maaşlarından 100-200 euro arası bir paranın

çalışanların uçak alanından otele taşınma hizmeti olarak büro tarafından alınacağına ilişkin. PEO suçlamasında Kıbrıs’ta çalışma yasalarının çalışanların maaşlarından kesinti yapılmasını yasakladığına vurgu yaptı. PEO Genel Sekreteri mektubunda Federasyon’un konunun tam ve bütünsel olarak incelenmesini ve köle pazarları dönemini hatırlatan bu tür durumlara son verilmesi için gerekli tüm önlemlerin alınmasını beklediğini ifade etti. PEO’ya başlı otel çalışanları sendikası SİSKA Genel Sekreteri Lefteris Yeorgiyadis de konuyla ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada “Somut bu olay buz dağının sadece görünen yüzüdür ve işverenleri üzerinde

anlaşmaya varılan Toplu Sözleşmeleri çalışanların tümü için uygulama zorunda bırakacak ve Toplu Sözleşmelerin kapsamadığı çalışanlar için asgari haklar sağlayacak (asgari ücret, çalışma süreleri v.s.) yasal bir düzenlemenin zorunluluğunu da ortaya koymaktadır” dedi. Lefteris açıklamasında bu konuda devletin derhal harekete geçmesini ve iş ilişkilerinde normalleşmenin sağlanması için çalışanlara destek vermesini istedi Bu talep Çalışma Bakanlığı’na ve kısa süre önce de Genel Sekreter başkanlığında PEO Yürütme Kurulu ile görüşen Cumhurbaşkanına da iletildi. Ancak bu talebe bugüne kadar herhangi bir yanıt alınamadı.

2017 yılında Kıbrıslı çalışanların %3,9’u diğer AB ülkelerinde çalışıyor Çalışma yaşında olan Kıbrıslıların %3,9’unun üstündeki bir kesim 2017 yılında Avrupa Birliği’ne üye diğer ülkelerde yaşıyordu. Avrupa Birliği İstatistik Dairesi Eurostat verilerine göre 2012 yılında bu oran %3,2 daha yüksekti yani %6,7’ydi. Benzer şekilde, Avrupa Birliği vatandaşlarının çalışma çağındaki (20-64 yaş grubundan) nüfusunun % 3.8'i 2017 yılında Avrupa Birliği’ne üye bir diğer ülkede yaşıyordu. Bu oran son 10 yıl içerisinde 2,5 puan artmıştır. Eurostata göre bu oran üye devletler arasında büyük farklılık gösteriyor ve bu oran Alman vatandaşları arasında sadece %1’ken Romen vatandaşları arasında %19,7 civarında. Başka ülkelerde yaşayan Avrupa Birliği vatandaşları Yüksek öğrenim mezunları arasında nüfusun geri kalan kısmına göre çok daha fazla. Avrupa Birliği’nin “hareket halinde olan nüfusunun” %32,4’ü yüksek öğrenimli. Hareket eden Avrupa Birliği vatandaşlarının istihdam oranı da toplam nüfustan daha yüksek: AB'de istihdam oranı % 72,1’ken hareket edenlerin istihdam oranı % 76.1. 2017 yılında 20-64 çalışma yaşında olanların %19,7’si, yani beşte biri yurt dışında yaşamakta. Romenlerden sonra en büyük çoğunluğu %15 ile Litvanyalılar, %14 ile Hırvatlar, %13,9 ile Portekizliler, %12 ile Letonyalılar ve %12,5’I ile de Bulgarlar oluşturmaktadır. Avrupa Birliği’ne üye devletler arasında en az göç edenler %1 ile Almanlar. Onu %1,1 ile Britanyalılar, %1,3 ile İsveç ve Fransa izliyor. 2007 yılıyla kıyaslandığında bir diğer Avrupa Birlİğine üye ülkede kalan Romanya vatandaşlarının oranı 12,3 puan arttı. Letonyalılar %10, Litvanyalılar %9,5 ve Bulgarların oranındaki artış da %8 oldu. Yurt dışındaki Kıbrıslıların oranı ise 2007 yılında %7,1 iken 2017 yılında %3,9’a geriledi. Üye ülkelerin çoğunda “hareket eden vatandaşların” istihdam oranı ülkelerinde kalan vatandaşların oranından daha çok. %72,1 oranında İstihdam edilen Avrupa Birliği’ne üye ülke vatandaşlarından daha yüksektir. En büyük fark Yunanistan’da görülüyor. Yunanistanda istihdam oranı %57,8’iken diğer ülkelerde istihdam edilen Yunanlıların oranı %77,3.

İşçininYolu 11/7/18  
İşçininYolu 11/7/18  
Advertisement