Page 1


Yönetici Gökhan Heparslan Editör - Tasarımcı Ziya Harun Ergenç Editör Yardımcısı - Tasarımcı Emir Ayaz 1/18 Bölümü Serkan Baş 1/24 Bölümü Ahmet Akgül 1/43 Bölümü Alper Kara Diorama Bölümü Atalay Çelik Röportaj İlkay Altın Dil Uzmanı Cemal Kutay Özünlü


Merhaba sevgili diecastr e-dergi okuyucuları. Sizlere bu yazıyı yağmurlu bir pazar gününde Ankara’da balkonumda çayım ve bir yandanda tüttür....... neyse anladınız onu. Umarım sizlerde aynı keyifle okursunuz. Yoğun bir gündem ve kısmen yenilenen yayın ekibimizle 12. sayımızda sizlerin karşısına çıkıyoruz. Bildiğiniz gibi bundan önceki sayıları bir hayli emek ve bolca zaman ayırarak hazırlayan editörümüz Eray Kıvrak derslerinin yoğunluğu nedeniyle forumda bir başlık açarak bir süreliğine dergiyi çıkartmama kararını biz okuyuculara haber vermişti. Fakat bu kadar güzel işlerin çıktığı formumuza ait olan derginin devam etmemesi birçok kişiyi üzdü. Forum kurucumuz Gökhan Heparslan’la yaptığımız görüşmeler sonrasında, önceki emekleri de göz önüne alarak derginin devam etmesine karar verdik. Gönüllü bir grubun katkısıyla yola devam ediyoruz. Diecastr e-dergi ekibi olarak sizlere elimizden geldiğince keyifli bir sayı hazırlamaya çalıştık. Bu sayıdaki çalışmalara gelince: Öncelikli olarak derginin kapağından anlaşılacağı gibi “VW Festivali” konusuna yer verdik. Her zamanki gibi 1/18, 1/24, 1/43, incelemelerimiz ve diorama bölümümüz devam ediyor. Bu ayki röportaj konuğumuz Burak Balıkçı. Kendisi aynı zamanda bize “VW Festivali” yazısını da hazırlamıştır. Kendisine buradan çok teşekkür ediyor, selam ve sevgilerimi yolluyorum. Sürpriz olarak bu sayıda, forumdan bir grup arkadaşın bir araya gelip gezdikleri ve bizim için fotoğraflayıp bir de güzel yazı hazırladıkları müze gezimiz var. Ayrıca Kasım - Aralık sayısı olduğundan 10 Kasım için Ata’mızı anmayı ve 24 Kasım için de öğretmenlerimizi kutlamayı ihmal etmedik. Ve yönetim olarak aldığımız bir kararla bundan sonraki sayılarda da olacak bir Atatürk Bölümü yapmaya karar verdik. Bir sonraki sayıda buluşmak dileğiyle, sizlere keyifli okumalar dilerim... Z. Harun Ergenç

editörden


İçindekiler

Diecastr.com VW Festivali................4 21 - 28 Ekim Diecastr VW Festivali

1/18 inceleme..................................6 1960 Ferrari 250 California 57-58 Ferrari Testa Rossa

1/24 inceleme................................12 Lamborghini Aventador Lp 700-4

1/43 inceleme................................14 2010 Volkswagen Passat Coupè

Duyurular......................................16 Dr. Diecast Bizlerle... 2 diecastr e-dergi


Duyurular......................................17 Legend Garage Sponsor

Röportaj........................................18 Burak Balıkçı

Gezi...............................................20 Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi

Diorama.........................................24 Diorama için kaynaklar

Atatürk Bölümü.............................26 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk’ü anma diecastr e-dergi 3


VW Festivali Festival Burak Balıkçı

Değerli forumdaşlar, Diecastr.com uzun zamandır uluslararası platformda takip edilen bir Model Araç Forum sitesidir. Dünya geneli tüm hobi severlere yardım ve ülkemizdeki hobi bilgisini doğru olarak yayabilmek için, sitemizin sürekli yeniliklere açık olması gerekmektedir. Bu doğrultuda Diecastr yönetim ekibi olarak, zaman zaman forum farklılığımızı ortaya koymak adına bir takım çalışmalar yürütmekteyiz. Bu çalışmalar sayesinde,

4 diecastr e-dergi

model araç forumlarının alışılagelmiş etkinliklerinden sıyrılıp forumumuzda değişik bir konsept içeren paylaşım serüvenleri ortaya çıkarmak istedik. Bu kapsamda forumumuzun uluslararası platformda daha etkin tanınması ve hobiye yönelik verimli bilgilendirmeler adına zaman zaman değişik fikirler uygulamaktayız. Marka festivalleri fikri bu doğrultuda atılan en güncel adımımız oldu. Bilindiği üzere forumumuzda Marka Festivali başlığı altında 2011

yılından bu yana belirli aralıklarda haftalık olarak tek bir otomobil markasına yönelik paylaşım etkinlikleri düzenlemekteyiz. Etkinlik kapsamında tüm forum ailemizi, ellerinde varsa belirlenen markanın sahip olduğu tüm ölçeklerindeki modellerini yayınlamaya, fotoğraflarını, videolarını, fikrî yorumlarını, modellerin yanı sıra gerçek araç resim ve bilgilendirmelerini, konsept tasarımlarını, marka teknolojisini, resim, tarihçe, belgesel ve aklınıza gelen tüm


eklentilerle forumumuzda paylaşmaya davet ediyoruz. Bu belirtilen süreç içerisinde hem o markaya yönelik bir tanıtım hem de hobimiz adına öncelikli paylaşımlarla karşılaşıyoruz ve forum olarak güzel bir heyecan yaşıyoruz. Bu sayede forumumuzun daha verimli bir düzeyde ortam yaratmasını sağlıyoruz. Marka festivalleri artık forumumuzun bir sembol etkinliği oldu ve geçtiğimiz ay forumumuz dördüncü markaya ev sahipliği yaptı. Volkswagen festivali adına

yapılan paylaşımlarla büyük bir şenlik daha yaşamış olduk. Dönem dönem farklı markalar için böyle haftalık çalışmalar yapmaya devam edeceğiz, ancak sadece haftalık. Bu süreçte farklı paylaşımların yapılmasında kesinlikle herhangi bir sınırlandırma söz konusu olmamaktadır, sadece ağırlıklı ve öncelikli paylaşımlar belirlenen markaya yönelik gerçekleşmektedir. Festivale konu olacak markaların belirlenmesi içinse; üyelerimizden gelen talepler

ve de farklılık içerecek paylaşımlar adına marka seçimi yapmaktayız. İlgi gören bu forum etkinliğimiz adına nice festivallerin devamını dilerim, forum üyelerinin gönülden verdiği destekler içinse Diecastr yönetimi olarak teşekkürlerimizi sunarız. Bol modelli günler, keyifli forumlar dileriz.

diecastr e-dergi 5


1/18

Ferrari 1960 Ferrari 250 California (SWB) 2012 ‘Supermodel of the year’ ödülünü almış CMC’nin limitli olarak ürettiği bir model

Üretici CMC diecastr e-dergi 1/18 inceleme Serkan Baş 1960-70 yıllarının özelliklerini yansıtan Amerika zenginleri için üretilmiş güzel bir bella figura örneği. Daha sonraki yıllarda bu tarz araçlar Amerikan üretim devlerini de etkileyecek ve General Motors gibi üreticilerin prototip örneklerinde de İtalyan çizgileri kendisini gösterecekti. 1/1 araç ile ilgili bu kısa bilgiden sonra modele gelecek olursak eğer 2012 ‘Supermodel of the year’ ödülünü alan model, CMC’nin gayet başarılı örneklerinden. Limitli olarak üretilmiş inceleme modelimizin seri numarası M - 091 - 1592. Ön Cephe Modelde gerçekçilik hissi ve malzeme kalitesi üst düzeyde. Ön cepheye de bu durum oldukça iyi yansımış durumda. Modelin krom görünümlü tamponu, metalik çerçeveli siyah plakası, çok düzgün bir şekilde yapılmış ön ızgarası, ızgaranın etrafını çevreleyen yakalığı,

6 diecastr e-dergi

ızgaranın ortasındaki detaylı ve gerçekçi Ferrari logosu, kaliteli ön farları ve gövdeye puntolarla tutturulmuş çerçeveleri, ön sinyalleri ve korumalıkları, sarı üzerine siyah Ferrari atı logosu (gerçekte olması gerektiği gibi ufacık ve ayrı bir metal materyalden yapılarak gövdeye tutturulmuş) ve tel örgü şeklinde yapılmış motorun havalandırması modelin kalitesini fazlasıyla ortaya koyuyor. Sileceklerde ufak metal vidalarlarla gövdeye tutturulmuş ve 5 yada 6 parçadan oluşuyor, içinde fitil de mevcut. Hiçbir modelde bu kadar 1/1’e benzer silecek görmemiştim doğrusu. Ayrıca ön cam da aynı şekilde ufak ufak metal puntolarla gövdeye tutturulmuş. Sert mika plastikten yapılmış ve pürüzsüz. İç mekân İç mekân deri koltukları ile öne çıkıyor ve üzerindeki döşeme çizgileri 1/1 araç


ile çok benzer bir şekilde modellenmiş. Göstergelerin tümü okunaklı. İnce kırmızı kadranları görmek mümkün ve gösterge üzerindeki rakamlar gayet net seçilebiliyor. Hız göstergesi ile birlikte benzin, su ve yağ ibreleri de çok rahat okunabiliyor. Araç teybi bu modelde mevcut değil. 1/1’inde bazı renklerinde gördüm ancak modelde olmayışını çok yadırgamadım doğrusu. Kontak anahtarı mevcut değil ancak ibrelerin sol tarafındaki yeri belli oluyor. Siyah topuzlu vites kolu 1/1 araçta olduğu gibi. Gaz, fren ve debriyaj pedalları unutulmamış. Direksiyon, ahşap kaplama ve tam göbeğinde Ferrari logosu harika görünüyor. Koltuklardaki deri kaplama kapılarda da devam ediyor, kapının üzerinde dikişle ayrılmış cepler de mevcut. Cam ve kapı açma kolları en ince ayrıntısına kadar işlenmiş. Paspasları siyah ve ayrı yapılmış. Dikiz aynasını da unutmamak gerek. Yan Cephe Yan vantilatörler (engine ventilators) paslanmaz çelikten. Ve delikli ızgaralar da modeli daha eşsiz kılıyor. Kapılardaki anahtar deliklerini görebiliyoruz. Hiçbir şey boya ile geçiştirilmemiş.

Tekerler Tekerlerin ayrılabilir olması zaten CMC’nin klasiği ancak fren sisteminin gerçek olması ve süspansiyon sisteminin de İngilizce tanımı ile elaborately replicated cylindrical spring suspension olması çok şaşırtıcı. Ayrıca şasi kısmı, direksiyon bağlantısı, alt süspansiyon kolu, amörtisörler ve elbette yaylar mevcut. Modelde Michelin lastikleri (XWX) kullanılmış. Üzerinde “Michelin made in France” yazısı ve seri numarası kabartma olarak yazıyor. Jantlar, jant telleri ve sübap çok kaliteli.

Arka Cephe Bagajın üzerinde lazerle yazılmış metalik Ferrari yazısı mevcut. Bu araçlarda bagaj kapısı genelde Ferrari logosu zarar görmesin diye alttan açılır. Bu kısa bilgiden sonra en akıl almaz şeylerden birisi olarak şunu belirteyim: Bagaj kilitli ve bir aparatla açılıyor yani katalogdaki ifadesiyle full fonksiyonlu bir kilit mekanizması mevcut. Arka tampon da ön tampon gibi krom görünümlü. Arka plaka siyah. Egzozların ucu metal, devamı sert plastikten ancak plastik olduğunu anlamak çok zor. Aracın Genel Özellikleri ve Motor Bilgileri -12-cylinder V-Engine with a 60° cylinder adjustment andtwo overhead cam shafts. -Maximum output: 280 hp at 7,000 rpm -Displacement: 2,953 ccm -Top speed: approx. 270 km/h -Wheel base: 2,400 mm -Total length: 4,200 mm -Track front: 1,354 (1,378) mm Motorun kapağını açtığımız zaman altında tam bir detay fırtınasının yattığını görüyoruz. Motorun kapağının açılışı hem it dirseği hem de farklı bir sistemle desteklenmiş. Motora 1/1 benzerliğinde yaklaşmak sayfalar dolusu yazmak anlamına geldiğinden kısaca en ince kablosuna kadar yapılmış diyelim, katalogda da bu şekilde geçiyor. Motor bloku üzerindeki Ferrari logosu harika, ufacık hortumları, yayları, kabloları tutan kelepçeler motor parçaları üzerindeki uyarılar ve yazılar çok gerçekçi. Supap iticisi ve supapları da çok iyi işlenmiş. Radyatör gövdesi, radyatör kapağı vs. motor ile ilgili ne varsa hepsi modelde mevcut. Bagaj Halı kaplamalı bagajın içinde stepne de mevcut, ince CMC kemeri ve incecik kemer tokası ile görsel bir şölen oluşturuyorlar. İçeride benzin deposunun kapağı da görünüyor. Alt Cephe CMC klasiği olarak detaylı olan alt cephede de elektrik kabloları gibi ayrıntılar da unutulmamış ve klasik bakır teller de mevcut. Onlar da kelepçelerle sabitlenmiş gibi görünüyor. Onun dışında egzozu tutan kelepçeler de göze hoş geliyor. Şaft, debriyaj ve vites kutusu alttan harikulade görünüyor.

diecastr e-dergi 7


1/18

Ferrari 1957-58 Ferrari 250 Testa Rossa ‘Pontoon Fender’ CMC’nin gri köpüklü kutu içerisinde; ipek mendili ve cımbızı ile 5000 limitli olarak ürettiği bir model

8 diecastr e-dergi

Üretici CMC diecastr e-dergi 1/18 inceleme Serkan Baş CMC firmasının gri köpüklü kutu içerisinde; ipek mendili, bilgi kitapçığı ve cımbızı ile model dünyasına kazandırdığı 5000 limitli ve 1640 parçadan oluşan bu İtalyan güzelliği, model dünyasını da 1/1’de olduğu gibi etkilemeyi başarmıştır. Gerek İtalyan tarzının tüm çizgilerini taşıyor olması gerek performansı gerekse fiyatı ile her zaman gündemde yer bulmasını bilmiş olan model 10 894 400 dolar gibi rekor bir açık artırma fiyatı ile de üretilmiş en nadide ve en güzel yarış araçlarından birisi olduğunu göstermiştir. Bu denli önemli bir modeli CMC firması da oldukça özenli bir şekilde üretmiş. Ve dergimizde bu denli özel bir modeli anlatma fırsatım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum. Kapı numarası 124 olan modelin rengi siyah olmakla birlikte, iç döşemesinin kırmızı olmasıyla çok güzel bir renk

kombinasyonu ortaya çıkıyor. Klasik İtalyan kırmızısı ve iç döşemeleri beyaz renkli Amerikan yarış versiyonu olmasına rağmen bu rengi tercih sebebim tamamen kişiseldi. Kırmızı rengin iç detayları bu denli güzel gösterdiğini gördüğüm zaman, tercihimin çok isabetli olduğunu anladım. Modelin iç mekân yani kokpit incelemesini de yapacağız, ancak şunu belirtmeliyim ki çoğu modelde hata olarak görebileceğimiz bir nokta olan modeldeki yapıştırma izleri bu modelde beni çok etkiledi diyebilirim. Modelin gerçekten de el ile yapılmış olduğunu gayet güzel gösteriyor diyebilirim. Tarz olarak bu modeli Maserati’nin 300S modeli ile de oldukça benzetiyorum. Özellikle ön ve arka cepheden baktığım zaman o modeli andırıyor diyebilirim. CMC Maserati 300s modelini de üretmiş ancak şu ana kadar o modeli edinmedim. Maserati 250F’ten


sonra düşündüğüm bir model olduğunu söylemeliyim. Modele tekrardan dönecek olursak, ürünü elimize alıp masanın üzerine koyduğumuz zaman hafif bir yay sesi geliyor ve modelin ne kadar çok parçadan birleştirilip imal edildiğini o anda anlayabiliyorsunuz. Modelin boya kalitesi, dekalleri, kullanılan malzemesi her şeyi harika. Kolaylıkla tavsiye edilebilecek bir güzellik olduğunu söylemeliyim. Ön Cephe Modelin ön cephesinde ilk dikkatimizi çeken resin malzemeden üretilmiş olduğunu düşündüğüm klasik Ferrari logosu. Ancak öyle bir logo yapılmış ki logonun içerisindeki ufacık Ferrari yazısını okumak mümkün. Ferrari atı da son derece güzel basılmış. Kırmızı, yeşil ve beyaz İtalyan bayrağının renkleri de unutulmamış tabi ki. Ön burun kısmı kırmızı renkli ve beyaz bir çizgiyle gövdeden ayrılıyor. Bu bölüm modele ismini veriyor: Testa Rossa (kırmızı kafa). Altta bulunan ızgaranın tel örgü yapısı mükemmel bir gerçeklik hissi veriyor. İzlediğim bir belgeselde çevirilerde taş/çakıl koruması diye de

geçen bu bölümün 1/1 araçta sonbaharda yaprakları topladığını görmüştüm. Motorun kaputuna geçecek olursak eğer, motorun hava girişi ön ızgarada olduğu gibi tel örgüyle sağlanmış ve motor kaputunun açılması o dönemin Bugatti Typ 35 gibi araçlarında görüldüğü gibi deri bir kemer ile sağlanmakta. İki mandal da sağlı sollu kaputu tutuyor. İçindeki İtalyan aygırı görmek için ilk önce yayla tutturulmuş olan bu mandalları çıkartıp, gerçek deri kullanılarak yapılmış kahverengi kemerlerin

o incecik tokalarından çıkartıp çözmek gerekiyor. Ciddi bir uğraş ve modele zarar vermekte büyük bir ihtimal olduğu için göze alamıyorsak eğer denemenizi tavsiye etmem. Kaput mandallarının yanında bulunan Ferrari logoları da baskı ile yapılmış ancak CMC’nin söylediği baskı tampon yönteminden dolayı siyah boya ile yekpare duruyorlar ve oldukça güzel görünüyorlar. Pilotun rüzgar korumalığı diye tabir edilen ön cam, gövdeye ufak puntolarla tutturulmuş. Camın önünde çıta diye tabir edebileceğim son derece ince metal bir malzeme var. Cam oldukça parlak görünüyor ve incecik bir metal ile ikiye ayrılmış. Bu parça görüntü olarak camı alttan destekliyormuş gibi duruyor. Ön farların modelde mevcut olmayışı modelin bir yarış aracı olduğunu anlatıyor. Farların yerinde mat gri renkli metal plakalar var ve üzerlerinde vida görünümlü parçalar var. Bu bölümdeki vida görünümlü bu ufak kabartılar şeklinde duran parçalar çok küçük toplar aslında. Bunlar buraya nasıl tutturulmuş anlamadım doğrusu. Bir kaza ile bir tanesini düşürmüştüm ve toplu iğne başı ve cımbız yardımıyla çok zor tamir etmiştim modeli. O yönden de ne kadar zahmetli imal edildiğini anlayabiliyorum doğrusu. Yan Cephe 124 DM yazısı yan Ferrari logolarından daha farklı olarak dekal şeklinde araca işlenmiş. CMC’nin ne kadar özenli çalıştığını gösteriyor bu da bize. Her logoyu ve dekali aslına uygun olarak modele

diecastr e-dergi 9


işlemeleri pek görünen birşey değil maalesef. Mat gri renkli egzozlar, egzozları tutan kelepçeler ve kelepçelerin üzerinde bulunan ufacık vidalar da modelin yan cephesini tamamlıyor. Yan cephedeki en ince ayrıntı kapının yanında bulunan kabartmada Scaglietti and C Modena yazısı bulunan logosu. 1/1 araçta da mevcut bu ufak detay atlanmamış. Tekerler Tekerler merkezinde bulunan çift kanatlı işlemeli somunların hareketiyle çıkartılabiliyorlar. Savaş sonrası dönemin özelliklerini sürdüren aluminyum jantlar da tekere perçinlenmiş şekilde duruyorlar. Çelik tellerden oluşan jant telleri el işçiliğinin çok ustaca kullanıldığını gösteriyorlar. Adeta nanoteknoloji kullanılarak yapılmış gibiler. Fotoğrafını çekip yakınlaştırdığımız zaman nasıl kusursuz dizildiklerini daha iyi anlayabiliyoruz. Lastikler Dunlop marka ve lastik yanakların da bulunan kabartmalar da son derece gerçekçi görünüyor. Lastiğin seri numarası da rahatlıkla okunabiliyor. Lastiğin dokusu oldukça güzel ve dişliler muazzam duruyor. Tekerleri çıkardığımız zaman görmüş olduğumuz manzara muazzam. Fren

diskleri ile yayları aracın tambur fren sistemi ve süspansiyon sistemi hakkında fikir veriyor. İç vidalardan ve yapıştırma izlerinden görünmeyen bölümlerin de ne kadar ince işçiliğe sahip olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Kısacası CMC’nin tekerlerdeki hüneri oldukça muazzam diyebiliriz. Alt Cephe Çoğu model üreticisi bu bölüme fazla önem vermez maalesef ancak CMC bu kısmı çok ayrıntılı bir şekilde modellemiş. Altına konulabilecek bir ayna ile vitrinde sergilenecek kadar ayrıntılı bir alt cephe üretimine sahip modelin alt cephesinde bulunan amörtisörler, süspansiyon sistemi, alt dingil, bakır kablolar ve ufacık bir yay çok harika görünüyor. Bunların yanı sıra vites ve likit tankı da bu bölümden rahatça görünebiliyor. Modelin ismi ve CMC’nin modeli Almanya‘da ürettiği bilgisi de alt cepheye işlenmiş.

Motor 5 ileri vitesli aracın 3 litrelik 60 derece açıya sahip V-12 silindirli kırmızı bloklu Ferrari motoru adeta bir sanat eseri. Motor kaputunu sökmek için verdiğimiz tüm uğraşlara değdiğini gösteriyor diyebiliriz. 6 adet Weber karbüratör, çift manyeto, sarı radyatör kapağı ile birlikte bulunan kablolar ve uyarı yazıları 1/1 motora oldukça benziyor. Motor blokunun da dökme demir görüntüsü gayet başarılı bir şekilde verilmiş. Üzerindeki Ferrari yazısı muazzam.

Kokpit En ilgi çekici kısımlardan olan kokpit bölümü ilk önce kırmızı deri koltuklarıyla dikkat çekiyor. Bu deri koltukların üzerine incecik beyaz bir fitil atılmış. 1/18 ölçeğinde bu fitilin nasıl uygulandığını çok anlamadım ancak modelin şüphesiz en etkileyici kısımlarından birisi olduğunu söylemeliyim. Modelin kapıları 1/1 araçta olduğu gibi ince it dirseği sistemiyle açılıyor. Aracın yarış aracı olduğunu düşündüğümüz zaman çok fazla yadırganacak bir durum değil sanırım ve kapıyı açtığımız zaman ince

10 diecastr e-dergi


bakır kabloların pilotun altından geçtiğini görüyoruz. Modelin elektrik aksamı ile ilgili olan kablolar ko-pilot bölümünün önünde bulunan bir panelde toplanıyor. Bu kısım normalde gizlenir ancak kolay ulaşım sağlanması amacıyla modelde gizlenmemiş. Ve modelciler için de bir avantaj olmuş bu durum. Ahşap görünümlü direksiyonun ortasında bulunan Ferrari logosu oldukça güzel bir görüntü veriyor bu kısıma. Pilotun önünde bulunan ufak gaz pedalları ve içindeki delikler de unutulmamış. Ön panel CMC’nin belirttiği üzere araçta bulunması gereken tüm göstergeleri ve enstrümanları içeriyor. Göstergeler içerisinde bulunan yazılar ve kadranlar rahatça seçilebiliyor. Taban sacı ufak vidalarla gövdeye tutturulmuş ve sacın üzerine siyah halı kaplama yapılmış. Vidalar kapıyı açtığımız zaman görünebiliyor. Koltukların arasında siyah deri malzeme kullanılmış. Aracın vites kısmı da oldukça detaylı, vites topuzu metalik görünümlü ve vites kanallar içerisinde hareket etmese dahi oldukça güzel modellenmiş ve deri bir parçayla sarılmış. Dikiz aynasının da oldukça güzel ve gerçekçi göründüğünü belirtip likit tankıyla incelememize devam edelim.

Yakıt Tankı Motoru açmak için katlandığımız zahmetin aynısına arka kaputta da katlanıyoruz. Gerçeklik adına yapılmış olan bu kemerli, mandallı kilit sistemi gerçekten zorlayıcı. Özellikle kemer tokaları kolaylıkla hasar verilebilecek türden. Üzücü olayların yaşanmaması için son derece sakin bir kafayla sökülmeli. Likit tankının kapağı bir boyun ve perçinlerle tanka sabitlenmiş. Perçinler tankın üzerinde de devam ediyor. Tankın üzerinde bulunan bu perçinler gerçektende sanat eseri gibi görünü-

yor. Stepne de bu bölümde yer alıyor. Onun üzerinde de tankın üzerinde olduğu gibi deri kemerler bulunuyor. Tekerlerde herhangi bir sıkıntı olduğu zaman yedek tekeri kullanmak bir hayli uğraş gerektiriyor olsa gerek. CMC ‘nin bu başarılı modeli Ferrari tarihi ve yarış tarihi açısından büyük önem taşıyor. Bu bağlamda üreticiye de teşekkür ederek konuyu tamamlıyorum. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle...

diecastr e-dergi 11


1/24

Lamborghini Kalıp ve boya kalitesi olarak oldukça başarılı Welly üretimi Lamborghini Aventador Lp 700-4

12 diecastr e-dergi

Üretici Welly diecastr e-dergi 1/24 inceleme Ahmet Akgül Merhaba Diecast E-Dergi Okuyucuları. Uzun bir aradan sonra 12. sayımızla yeniden karşınızdayız. Yeni yayın döneminde yine 1/24 model incelemeleriyle karşınızda olacağım. Tüm e-dergi ekibine başarılar diliyorum. Bu sayımızdaki 1/24 model incelemesi için son dönemlerde popüler olan ve 1/24 model biriktiren arkadaşlarımız tarafından oldukça beğenilen bir modele yer vermek istiyorum. Modelimiz Welly üretimi Lamborghini Aventador Lp 700-4. Welly bu modeli Nex Models adı altında piyasaya sürdü . Nex Models eski Welly modellerine göre biraz daha detaylı ve daha başarılı modeller için Welly tarafından oluşturulmuş bir marka. Belki de bundan sonra birçok modeli Nex Models adı altında göreceğiz. Açıkçası modeli alana kadar çok da başarılı bir işçilik beklemiyordum. Yaklaşık 2 sene önce aldığım Maisto üretimi Aventador gibi bir model işçiliği bekliyordum fakat

modeli kutusundan çıkarıp incelediğimde Maistodan çok daha başarılı bir modelleme yapılmış olduğunu gördüm. Bu küçük karşılaştırmadan sonra artık modelin detaylı incelemesine geçiyorum. Model kalıp ve boya kalitesi olarak oldukça başarılı. Kalıp olarak 1/24 çoğu modelden daha başarılı ve az kusurlu bir kalıba sahip. Boya kalitesi de aynı derecede başarılı. İncelemedeki modelde sarı ve siyah renk kombinasyonu oldukça şık durmuş. Modelin boyasında hata yok denecek kadar az. Bu kısımdaki en önemli kusur kapı içleri ve bagaj kapağının iç tarafında bulunuyor. Bu kısımlardaki renk tonu modelin geneline göre soluk ve bir ton daha açık. Bu kusurlar dışında göze batan herhangi bir boya hatası yok. Boya ve kalıp incelemesinden üst kısma geçiyorum. Bu bölümde başarılı bir işçilik var. Ön kaput üzerindeki kıvrımlar gayet güzel bir şekilde işlenmiş. Farlar pimsiz ve


derinlik hissi verilerek başarılı bir şekilde üretilmiş. Ön tampon üzerinde bulunan Lamborghini amblemi gayet başarılı bir şekilde yapılmış. Logonun içindeki boğa ve Lamborghini yazısı gayet başarılı bir şekilde işlenmiş. Farların hemen altında bulunan ızgaralar ve iki ızgara arasında bulunan hava giriş kanalları içleri dolu olarak üretilmiş. Bu eksi bir not olarak düşülebilir fakat görsel açından çok da rahatsız edici bir durum oluşturmuyor. Modelin bu kısmında eksi not olarak düşülebilecek bir diğer nokta da tamponlar üzerinde bulunan sinyal lambalarının boyayla geçiştirilmiş olması. Bagajın açılıyor olması bu kısımdaki bir diğer artı değer. Bagaj içinde ise çok fazla detay yok. Yüzeysel olarak birkaç detay işlenmiş. Üst kısımdan yan kısımların incelemesine geçiyorum. Ön çamurluk kısmında modelin gerçeğinde olduğu gibi sadelik mevcut. Orta kısımda ise güzel detaylar var. Kapıların oldukça başarılı bir şekilde üretilmesiyle hem görsel açıdan bir artı değer oluşturulmuş hemde açılma açısı sebebiyle iç mekânı rahatça inceleme imkânı sunulmuş. Kapı kolları, kilit mekanizması ve kapılarla birlikte kalıplanmış olan aynalar bu kısmın görselliğini destekleyen diğer yardımcı unsurlar. Kapılar kapandıktan sonrada gayet başarılı bir şekilde yerine oturması artı bir değer. Bu kısmın tek eksi yönü incelemenin başında da belirttiğim gibi kapı içlerindeki ton farkı. Camların yarı açık olarak üretilmesi de görsellik açısından artı bir değer katmış. Kapıların önünden başlayıp arka çamurlukta son bulan hava kanalı da gayet başarılı bir şekilde işlenmiş. Hava kanalının sonundaki ızgara da yine içi dolu üretilmiş. Kapıların hemen altında bulunan marşpiyel üzerindeki hava kanalı da işlenmiş modele. Arka kısımda yine güzel detaylar mevcut. Camların hemen arkasındaki ufak cam ve bu camın arkasındaki hava kanalları ve çevresi gayet başarılı bir şekilde işlenmiş. Arka lastiğin önünde bulunan hava giriş kanalının üzerinden

arka lastiğe doğru uzanan ince çizgi, arka lastiğin hemen önündeki hava çıkış kanalları, bu kanalların önünde yazan “Lp 700-4” yazısı ve lastiğin arkasındaki sinyal lambası güzel bir şekilde işlenmiş. Sinyal lambasının ön kısımdakiler gibi boyayla geçiştirilmiş olması ve depo kapağının yüzeysel olarak işlenmiş olması bu kısıma eksi bir not olarak düşülebilir. Stop lambaları farlar gibi pimsiz ve iç detayları işlenerek üretilmiş. Stopların ortasında bulunan ‘Lamborghini’ yazısı ölçeği gereği ufak, fakat başarılı bir şekilde işlenmiş. Lamborghini yazısının hemen üzerindeki lamba ise boyayla geçiştirilmiş. Plakalıktaki Aventador yazısı oldukça şık durmuş. Stop lambalarının hemen altında bulunan ızgaralar ise modelin genelinde olduğu gibi içleri dolu üretilmiş. Difüzördeki kıvrımlar ve detaylar başarılı bir şekilde işlenmiş. Egzoz kısmı da gayet başarılı, orijinaline sadık kalınarak detayları işlenmiş ve derinlik hissi verilerek de bu detaylar desteklen-

miş. Motor kaputunun açılmaması ise bu kısmın en büyük dezavantajı. Kaput açılmasa da üzerindeki şeffaf bölme sayesinde motor detaylarını inceyebiliyoruz. Motor kapakları üzerindeki Lamborghini yazısı, yazıların hemen arkasındaki V12 yazısı ve birkaç ufak detay mevcut bu kısımda. Arka kısım incelemesinden iç kısıma geçiyorum ve sol taraftan başlıyorum. Direksiyon oldukça başarılı bir şekilde üretilmiş, ortasındaki Lamborghini amblemi ve her iki yanında bulunan düğmeler başarılı bir şekilde işlenmiş. Ön lastiklerle bağlantısı da unutulmamış. Göstergeler derinlik hissi verilerek gerçeğine en yakın biçimde üretilmiş. Gösterge içindeki yazılar bir büyüteç yardımıyla okunabilecek kadar başarılı. Göstergelerin hemen altında bulunan düğmeler de başarılı bir şekilde üretilmiş. Gaz, fren, debriyaj pedallarıda yine başarılı bir şekilde yerini almış iç mekânda. Orta konsolda ise, konsol ve üzerinde bulunan

fonksiyon düğmeleri yine başarılı bir şekilde üretilmiş. Bu düğmelerin hemen üzerinden bulunan ekrandaki Lamborghini logosu da çok şık durmuş. Sağ tarafta ise modelin orijinalinde olduğu gibi sadelik mevcut. Sadece torpido kapağı ve kapağın üst kısmındaki Lamborghini amblemi işlenmiş. Koltuklar da yine orijinaline sadık kalınarak başarılı bir şekilde üretilmiş. Dikiz aynasının gayet başarılı bir şekilde işlenmesi, hava giriş yerlerinin güzel işlenmesi, kapı içlerindeki birkaç ufak detay ve emniyet kemeri bağlantı noktaları iç kısımdaki diğer güzel detaylar. İç mekân incelemesinden lastik ve jant kısımlarına geçelim. Lastik ve jantlar modelin 1/18 ölçeğini aratmayacak kadar başarılı. Lastik yanakları ince yapılmış ve lastik tabanındaki desenler de unutulmamış. Jantlar diğer detaylarda olduğu gibi orijinaline sadık kalınarak başarılı bir şekilde üretilmiş. Jant göbeğindeki Lamborghini amblemi ve bijonlar yine başarılı bir şekilde işlenmiş. Jantlar siyah fakat biraz parlak olarak üretilmiş. Bu da görsellik açısından güzellik katmış. Fren disk ve kaliperleri de unutulmamış modelde. Kaliper üzerindeki Lamborghini yazısı ve kaliper detayları oldukça başarılı. Disk de gayet başarılı ve delikli görünüm verilerek üretilmiş. Diskin lastiklerle birlikte dönmeside artı bir değer katmış modele. Detaylı incelememi burada bitiriyorum. Modelin Welly üretimi olarak piyasada turuncu renginin de olduğunu belirtmek istiyorum. Hangi rengi seçeceğiniz size kalmış fakat süpersport teması yapıyorsanız kesinlikle edinmeniz gereken bir model. Modelin fiyat- performans açısından oldukça başarılı olduğunu ve Türkiye pazarına yeni girmiş olduğundan kolayca temin edilebileceğini ekleyerek yazımı bitiriyorum. Bir sonraki sayımızda yine bir 1/24 model incelemesiyle karşınızda olabilmek ümidiyle. Bol modelli günler diliyorum.

diecastr e-dergi 13


1/43

2010

VW

Passat Coupè Üretici Schuco

diecastr e-dergi 1/43 inceleme Alper Kara

Merhaba değerli Diecastr e-dergi okurları. Bu ay sizlere tanıtacağım model, coupe sedan segmentinin kurucusu olan Passat Coupè. Modelin incelemesine geçmeden önce benim de hayranı olduğum 1:1’i ile ilgili biraz bilgi aktarmak istiyorum. Passat CC,

14 diecastr e-dergi

Passat’ın 4 kapılı CC versiyonu olarak hazırlandı ve ilk defa Ocak 2008’de Detroit Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı. Mercedes-Benz CLS, Jaguar XF, Aston Martin Rapide, Porsche Panamera gibi bir model olan CC, sportif coupe ile şık sedanın farklılıklarını ortadan kaldırıyor. Coupe gibi görünen ancak 4 kapılı bir sedan olan CC, 2+2 kişilik oturma düzenine sahip. Modele geçersek, model, Schuco markasının koleksiyonuma giren ilk modeli. Model sayesinde Schuco’nun ne kadar kaliteli bir üretici olduğunu keşfettim. Zira iç mekanı bu kadar iyi yansıtan başka bir model görmedim. Modelin detaylarını incelemeye geçersek, model kalıp

itibarıyla gayet başarılı. Bu tip sedan modellemelerde her tekerin gövdeye aynı oranda yakın olması takıntısı var bende. Bu model de o yönden çok başarılı. Boya kalitesi de yerinde. Modelin rengi aslında lacivert ama fotoğraflarda bazen siyah olarak da çıkabiliyor.


Ön farlar ve arka stoplarda pim yok ve çok başarılı modellenmiş. Modelin iç mekânına bakarsak yukarıda da dediğim gibi iç mekân tek kelimeyle “mükemmel”. Direksiyon, vites ve konsol çok doyurucu ve kaliteli. Cam tavan olması modeli daha kaliteli kılıyor. İç mekân o kadar kaliteli ki emniyet kemer uçları ve emniyet kemerleri bile yerli yerinde modellenmiş. Modelin alt kısmı da gayet kaliteli. Bu modelin piyasada siyah, gri, açık mavi ve beyaz

renkleri mevcut bildiğim kadarıyla. Son olarak bu modeli ilk gördüğümde bu kadar kaliteli olduğunu düşünmemiştim. Ve modeli düşünüyorsanız kaçırmayın derim. Bir sonraki sayıda buluşuncaya dek bol modelli günler dilerim.

2010 Volkswagen Passat Coupè .......................................................................... BOYUT : 1/43 .......................................................................... ÜRETİCİ: Schuco

1/43

diecastr e-dergi e-dergi 15 17 diecastr


diecastr editörden

DR. DIECAST Bizlerle... Site kuruluş tarihleri olarak aynı yıla denk gelen ve bugüne kadar yaptıkları tüm çalışmalar ile aynı dili konuşan; Digital Otomobil Dergisi DR.DIECAST ve DIECASTR.COM forum sitemiz yollarını birleştirmiştir. Değerli site yöneticilerinin yaptığı görüşmeler sonucunda, aralarında ticari bir anlaşma olmaksızın bannerleri paylaşma kararı aldılar. Bir hobiciye daha nasıl ulaşabiliriz mantığı ile yola çıkılan bu önemli / karşılık beklemeden yapılan anlaşmada elbette yıllar boyunca sağlanan dostlukların çok önemi var. Atılan bu ilk adımdan sonra da, aynı dili konuşan siteler olarak yapılacak tüm organizasyon ve paylaşımlarda birlikte hareket edilmesi dileğiyle... Yılların getirdiği samimiyetler ve dostluklarla alınan bu kararın tüm hobicilere faydalı olmasını dileriz. Dr. Diecast Kimdir? Dr. Diecast, 2007 yılı bahar aylarında hazırlık çalışmalarına başlanarak 01.01.2008 tarihinde yayın hayatına başlamış Ankara Model Ekibi tarafından yayımlanan bir dijital model otomobil dergisidir. İngilizce karşılığı “webzine” olan bu çalışmanın temel amacı Türkiye’de özellikle 2000’li yılların başında büyük bir ivme kazanan diecast model otomobil tutkusunun kitleler tarafından daha sağlıklı ve bilinçli icra edilmesini sağlamaktır. “Koleksiyonerliğin %90’ı araştırmak ve okumaktır.” ilkesi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren ekibin çekirdek kadrosunu Sarim Semerkant, Eray Erdemli, ve Tolga Titiz oluşturmaktadır. Bugüne kadar çeşitli konularda çalışmaları veya koleksiyonları ile Yalçın Günalp, Mahmut İyidoğan, Cem Koronel, Mustafa Parlar, Aydın Buğra Güven, Özgür Ölçer, Selçuk Şenel ve Yaşar Albayrak katkıda bulunmuştur. Dr Diecast isimli dijital dergide, otomobillerin birebir ölçekli şekilde orijinaline sadık kalınarak üretilmiş; ağırlıklı 1:18 ve 1:43 ölçeklerin oluşturduğu görsel elemanlar ile bezenmiş, tavsiye niteliğindeki anlatımların yanı sıra, modeli incelenen otomobillerin tarih sayfasındaki önemine değinen yazılar, sosyal bir obje olan otomobilin 100 yılı aşan tarih sahnesinde yer almış hemen hemen her şey kaleme alınmakta ve değerli okuyuculara bu sayfalardan ulaştırılmaktadır. Araştırmalarını internet tabanı ile kısıtlı tutmayarak geçen süreç içerisinde bir Dr. Diecast kütüphanesini oluşturan ekip bununla da yetinmeyerek yeri geldiğinde işin ehli isimlere ve makamlara başvurarak en doğru bilgiyi okuyucularına iletme çabasına girmekten de çekinmemiştir. Diecast model otomobilciliğin sanatla buluştuğu nokta olarak tabir edebileceğimiz dioramalara da ekip tarafından ayrı bir önem verilmektedir. Dr. Diecast bünyesinde hazırlanan dioramaların yanı sıra dışarıdan katılımları da memnuniyetle kabul ederek görsel ve anlatım zenginliği içerisinde bu çalışmaları tutkunlarına iletme çabası içerisindeler. Karşılıklı paylaşım noktalarının bir ikincisi olan “Biz Bize” köşesinde ise bir Türk kahvesi tadındaki hoş sohbetler okuyuculara iletilmektedir. 2009 yılında başlattıkları bir çalışma ile sahip oldukları yaklaşık 1000 parçalık koleksiyonu hem bu işin tutkunları ile paylaşmak hem de yeni tutkunlar yaratmak veya tanımak adına sergi organizasyonları tertip etmeye başladılar. Yaklaşık 100.000 kişilik ziyaretçi akınına uğrayan ilk sergilerinin yankıları halen devam etmektedir. 2010 yılından itibaren başlattıkları başka bir çalışma ile de daha ufak çaplı sergilerini toplum yararına yapılan gönüllü projelere destek amaçlı düzenlemekteler. Tamamen boş zaman ve fedakârlık çalışması olan Dr. Diecast, 2012 yılına girilirken Dekalo ve Piston Kafalar Otomobil portalı ile yaptığı karşılıklı anlaşmalar ile içerik paylaşımını başlatmıştır.

16 diecastr e-dergi


diecastr editörden

LEGEND GARAGE Bizlerle... Bugüne kadar olan çalışmalar ve tüm değerli paylaşımlar ile, DIECASTR çatısı altında çok değerli bir aile ortamı oluştu. Bu anlamda, yakın zamanda DIECASTR AİLESİNE katılan, Digital Otomobil Dergisi DR. DIECAST’tan sonra, bir müjdeli haberimiz daha var. 13 Nisan 2014 tarihinde 6. yılını dolduracak olan DICASTR.COM, LEGEND GARAGE ile yollarını birleştirmiştir. Forumun Kıdemli Üyesi Ahmet KADI’nın, bir hafta boyunca yaptığı ön görüşmeler ve forum yöneticisi Gökhan HEPARSLAN’ın yaptığı final görüşmeleri sonucunda; 14 Kasım 2013 tarihinde LEGEND GARAGE mağaza sahibi Bülent Bey ile 1 yıl geçerli olacak bir sponsorluk sözleşmesi imzalandı. Yapılan bu sözleşmeye göre sadece site giderleri karşılanacak olup, LEGEND GARAGE firmasından ekstra bir ücret talep edilmeyecektir. Bunun dışında yıl içerisinde karşılıklı alınacak kararlarla sitede yapılabilecek olan tüm organizasyonlara da, LEGEND GARAGE’ın destek vereceği sözü alınmıştır. Yapılan girişimler ve site adına atılan bu önemli adımların tüm hobicilere faydalı olması dileğiyle...

diecastr e-dergi 17


Röportaj İlkay Altın

Koleksiyonumdaki baş favori modelim, Classic Carlectables üretimi 1:18 turkuaz renkli 1966 Ford Mustang Pony

Değerli Diecastr.com üyeleri, Bu sayımız hepinizin bildiği gibi yeni bir kadro ile oluşturuldu. Böyle bir çalışmanın tekrar devam etmesini sağlayan bütün hobi arkadaşlarıma teşekkür ederim. Röportajlarımızı önceden de olduğu gibi ben yürüteceğim. Bu ayın röportaj konuğu ise değerli forum üyesi Burak Balıkçı. Burak Bey’e öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiği için teşekkür ederek sorularıma geçiyorum... Değerli forum üyelerine ilk önce kendinizi tanıtır mısınız? Öncelikle bu platformlar aracılığıyla ulaşabildiğimiz tüm hobidaşlara merhaba demek istiyorum. Adım Burak Balıkçı, 1985 İstanbul doğumluyum. Yine İstanbul’da bekâr bir hayat sürdürüyorum. Sıcakkanlı, sakin ve duygusal bir yapıya sahibim. Yıllarca otomotiv sektöründe kalite ve geliştirme alanlarında çalışma hayatım oldu. Otomobillere aşırı tutkulu bir yaşantım var. Tüm sektörel alanlarda ve sosyal organizasyonlarda yer almayı çok seviyorum. Bu hobiyle ilk tanışmanız nasıl oldu ve modelcilik hayatına ilk adımınızı nasıl attınız? Bu hobiyle ilk tanışmam yıllar öncesinin teneke oyuncaklarına dayanıyor. Yurt dışından gelen akrabalar her seferinde yeni bir teneke araba getirirdi ben çocukken. Ben ise bu oyuncakları gördükçe hayalini kurduğum arabaların minyatürlerine sahip olma isteğine kapılıp kendimi avuturdum. Tabi yıllar geçtikçe Diecast Model Araç adı altında özel kutulu belirli ölçekli modellerle karşılaşmaya başladık, koleksiyona yönelik modeller diye tanıtılmıştı o dönemler. Hayranlığımı daha fazla erteleyemedim ve bu hobi için öncü adımı atmış oldum. İlk modelinizi ve hikâyesini anlatır mısınız? Diecast sektöründe profesyonel olarak aldığım ilk modelim kırmızı renkli 1:18 Bburago Dodge Viper RT/10 idi. 1997 yılbaşı günü ailemle gezerken, o dönemlerde çok severek izlediğim Viper dizisindeki aracı rafta görünce çok etkilenip illaki bunu istiyorum, diye zorla aldırmıştım aileme. Tabi ilerleyen zamanda daha da bilgilendikçe devamı geldi. Koleksiyonunuzda ne tür modeller mevcut? Koleksiyonumu 1:18 ölçeğe yönelik oluşturdum. Genel olarak çok sevdiğim Ford Mustang araç serisini kapsayan modeller topluyorum. Model seçimimde kaliteli, makul detaylı ve istediğim rengin üretilmesine önem veriyorum. Herhangi bir temanız var mı? Benim için hayal gücüme öncülük eden her araca koleksiyonumda yer vermeye çalışıyorum ancak Ford Mustang ve Ford markası için tema önceliğim olduğunu belirtebilirim. Model alırken nelere dikkat ediyorsunuz? Öncelikle ne istediğimi bilmeliyim; “Bir ürün yeni çıktı, tükenecek.” diye gidip model almam, “İndirimde kampanyalı modeller var.” deyip herhangi bir modeli almam ya da “Cebimde biraz param var gidip model alayım.” diye adım atmam. Marka, model

18 diecastr e-dergi


ve en önemlisi hislerimi besleyecek renkteki aracı bulmam gerek. Sonrasında fiyat, kampanya, stok, kargo, ulaşım vb. koşulların benim için uygunluğunu tartıp-araştırıp öyle model alırım. Koleksiyonunuzdaki favori modeliniz nedir? Koleksiyonumdaki baş favori modelim, Classic Carlectables üretimi 1:18 turkuaz renkli 1966 Ford Mustang Pony. Bu araca resmen âşığım, gerçek hayatta da bu araca sahip olabilmek için çalışmalarım olacak. İsteyip de alamadığınız bir model var mı, varsa hikâyesini anlatır mısınız? Evet çok isteyip de bir türlü alamadığım, daha doğrusu hiçbir yerde denk gelmediğim, bulamadığım, yurt dışı satışlarında da hiç şansımın gülmediği bir model var. Sunstar üretimi pembe renkli 1:18 Ford Thunderbird FAB1. Modelin hikâyesi tamamen FAB1 filmine dayalı. Görüntüsü büyüleyici bir araç olması ve de diecast olarak detaylıca üretilmiş olması benim için ayrıcalıklı olduğunun geçerli bir hikâyesi sanırım. Bu hobide bir hedefiniz var mı veya hedefinize ulaştınız mı? Herhangi bir hobi dünyasında belirli bir hedef koymak bence imkânsız. Bizim hobimiz için söyleyecek olursam, çünkü otomotiv sektörü sürekli yeni araçlar üretiyor ve modellemeler de eski veya yeni sürekli gelişip üretimi artıyor. “Şu modeli de alayım koleksiyonumu sonlandırayım.” diyemem hiçbir zaman. Diecast dışında başka bir hobiniz veya uğraşınız var mı? Diecast dışında çok somut bir hobim yok gibi. Ancak aşırı derecede sinemakoliğim. Bir de bu aralar biraz uzağında kalsam da amatör fotoğrafçılık ve bisiklet dünyası ilgi alanlarım arasında. Koleksiyon yapmanın insana ne tür bir faydası vardır sizce? Koleksiyon öncelikle insanlar için hayal gücünü geliştiren, bedeni besleyen, pozitif huzur sağlayan bir olgu bana göre. İnsanın kendi fikir ve beceri yeteneğini sevdiği bir alana yönlendirmesiyle, mevcut yaşantısındaki olumsuzluklardan kısmen de olsa arınmada yardımcı bir süreç. Ülkemizde son 10 yıl içinde diecast ve diecast koleksiyonculuğu konusunda ne gibi değişme ve gelişmeler oldu? Bilindiği gibi diecast ürünler zamak metalinden üretilme modellemelerdir. 10 yıl öncesine göre gelişen teknoloji ve kalıp sistemleri, koleksiyonerlerin kalite ve detay beklentilerini arttırmakta. Bu sayede de çoğu firma çok iyi modellemelere imza atıp başarılı oluyorlar ve günün koşullarına göre kendilerini geliştirmeye devam ediyorlar. Tabi ki fiyat politikaları da bu gelişmeden geri durmuyor maalesef. Bu açıdan bilinçli koleksiyonerler zorluk çekerken yeni koleksiyonerlerin ortaya çıkması zorlaşıyor. Bunun yanında hobimiz adına hoşuma gitmeyen bir gelişme de var maalesef. Tabi seçim koleksiyonerlerin ancak detay ve malzeme kalitesi bekleyen koleksiyonerleri hiçe sayıp, sadece kalıp görünüm görselliğine önem veren Resin üretimlerin sayısı gittikçe artıyor ve yeni yeni firmalar çıkıp birbirinden farklı üretimleri tekelinde tutuyor. 1:43 ölçekli için uygun bir üretim olabilir ancak 1:18 modeller için bu üretimleri kesinlikle desteklemiyorum. Çünkü bu gidişatta diecast sektörünün önümüzdeki yıllarda zamak metali yerine tamamen resin üretime kaymasından büyük endişe duyuyorum. Forumumuz hakkında görüş ve önerileriniz var mıdır? Diecastr.com ile 2009 yılında tanıştım. Ülkemizdeki diğer model forumlarına göre daha çok eşitlik içinde olması, samimi, bilgili ve paylaşımcı olması beni sadece bu forumda etkin olmama sevketti. Kurucusu Sn. Gökhan HEPARSLAN’a böyle bir platform sağladığı ve kemikleşmiş koleksiyonerleri bir araya toplamayı başardığı için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu forum sayesinde birçok güzel insanla tanışıp arkadaş-dost oldum. Ailemin birer parçası gibi gördüğüm birçok kişi var, onlar kendilerini çok iyi biliyorlar. Anlık önerilerim olduğu zaman rahatlıkla site yönetimiyle fikirlerimizi paylaşabiliyorum, aramızda konuşup olabilirliği doğrultusunda adımlar atıyoruz. Bu nedenle hiç kopamadığım bu güzel aile ortamında, kamera arkası gibi gözüküp forum için gerekli forum kontrol ve altyapı düzenlemesi desteğimi de sürdürmeye devam ediyorum. Dergimiz hakkında görüş ve önerileriniz nelerdir? E-dergi fikri ilk ortaya atıldığında gerçekten uğraş gerektireceğini biliyordum. Zor ve zahmetli bir süreç sonucu zamana bağlı kalarak bir projeyi hayata geçirmenin zorluğunu yenip, ortaya böylesine güzel sunum ve derlemeler çıkmasını siz değerli dergi ekibinin başarısına bağlıyor ve sizleri bu sönmeyen hevesiniz için kutluyorum. Öneri olarak, birçok model paylaşımı olduğunu biliyorum ancak belirtilen tarih aralığı için o dönem forumda paylaşılmış 1:18 ses getiren yeni piyasa üretimi veya ses getiren spesifik bir modelin detay paylaşımını ayın modeli adı altında sunum yapabilirsiniz. Son olarak bu hobi yolunda ilerleyen arkadaşlarımıza önerileriniz nelerdir? Bu hobi çoğu insanın hâlen daha oyuncak gözüyle baktığı bir koleksiyonerliktir. Kesinlikle öyle yaklaşımda bulunan insanlara kullaklarını tıkamalarını ve kalplerinin sesini dinlemelerini öneriyorum. Bu hobi için maddiyat değeri ve ölçek seçimi elbette koleksiyonerin kendi zevki ve sabrına bağlıdır, model almak için model almasınlar yeter ki sabırlı, azimli ve istikrarlı olsunlar. Benim sorularım bu kadar. Eğer sizin de söylemek istediğiniz bir şey varsa onu da alalım ve röportajımızı sonlandıralım. Tekrardan zaman ayırdığınız için teşekkürler. Görüşmek üzere... Bu güzel köşeyi bu sayıda bana ayırdığınız için tüm E-dergi ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Forum ve hobi adına elimden geldiğince destekte bulunmaya devam edeceğim. Tüm hobidaşlara ve forum üyelerimize bol modelli günler, keyifli forumlar diliyorum. Seviliyorsun diecastr ;) Selamlar, Burak BALIKÇI

diecastr e-dergi 19


URAL ATAMAN Klasik Otomobil Müzesi

Gezi Serkan Baş

Hafta sonu ailenizle ve klasik modelsever arkadaşlarınızla gezebileceğiniz, âdeta tarihten bir yaprak gibi ortama sahip güzel bir müze. Aydınlatması ve ferahlığı yanında barındırdığı model teması açısından da insanı oldukça keyifli hissettiriyor. Ayrıca modellere de çok iyi bakıldığını söylemeliyim. Öyle ki araçların sadece aküleri konulmamış, onun dışında tüm parçaları ile birlikte hâlâ yürür hâldeler. Bu kadar aracı toplamak kadar bakmak da zordur, özellik-

20 diecastr e-dergi

le de eski modeller olduğunu düşününce gösterilen emek gayet iyi anlaşılıyor. Müzede bu bakımlı klasik araçların yanında AutoUnion ve Bmw gibi markaların üretmiş olduğu klasik motosikletler de bulunmakta. Toplamda 50 adet aracın sergilendiği 2000 m2 lik müzede araçların yanı sıra sergilenen çikolata ve kola makineleri, neon ışıkları, tilt makineleri, duvarda asılı jant kapakları, çocuk bisikletleri, Coca Cola materyalleri,

yakıt pompaları, tabelalar, araçlara ait önpanellerin sergilendiği tablo ve oyuncaklar gibi materyaller de ortamı daha otantikleştiriyor. Tabii Route 66, Corvette parking only, Atlantik, Gulf, Philips 66 gibi tabelaları ve yazıları da atlamak olmaz. Ayrıca tüm klasik otomobillerin arkalarında bulunan duvarlarda o araba ile ilgili belgeler, bilgiler, plaketler ve arabanın ön ve arkasının görülebilmesi için özel imâl edilmiş dışbükey aynalar da bulunuyor.


Müzede klasik araba tutkunları için hediyelik ve hatıra eşya bölümü de var. Burada 1/18 ve 1/24 modeller de sınırlı sayıda satılmakta. Müzenin logosunu içeren anahtarlığı ve rozeti ile baskılı T-shirt ler hatıra olarak alınabiliyor. Müze sahibinin kendi koleksiyonuna ait parçaların yanısıra bu bölümde eski modeller ve oyuncaklarla birlikte çalışan bir model tren ve dioramasıda bulunmakta. Günümüzde aşina olduğumuz ölçekli

modellerden ziyade müze sahibinin kendisinin de çoçukluğuna ait olan modellerle Mercedes SSKL, Alfa Romeo, 1920’lere ait Gp aracı, 60 ‘lı yıllara ait itfaiye aracı, Mercedes kamyonu, Amerikan savaş kamyonu, ambulans , eski Ford modelleri, Mercedes klasikleri, Cola kamyonları ve araçları Chevrolet Pickup ve araçları, Corvette, Mustang ve teneke arabalar gibi değerli parçaları da barındıran bölüm oldukça ilgi çekici ve oyuncakların da aslında o zamanın araçları

baz alınarak yapıldığını göstermesi açısından da ilginç. Tabii 1/1 klasik araçların olduğu bir müzede olmaları ilginin biraz dağılmasına yol açıyor ancak modelsever olarak o bölümü de atlamadık. Günümüz modelleri gibi çok detaylı değiller belki ama yaşanmışlık ve antika olmaları yönünden görülmeye değer parçalar gerçekten. İlk salonda genel olarak Amerikan modelleri mevcut, ikinci salon avrupa klasikleri ve Amerikan klasikleri bir arada, üçüncü

diecastr e-dergi 21


salonda ise kamyonetler, bir adet traktör ve bir adet itfaiye kamyonu ile The National Gas and Oil Engine Co. Ltd. üretimi tribünler bulunmakta. Yani bir Firebird modelini incelerken arkadan Mercedes martı kanat ve Jaguar modelleri göz kırpıyor bu da gayet şaşırtıcı oluyor hâliyle. Bir de muscle araçlar da dahil olmak üzere Continental gibi ikon modellerin de varoluşu müzeyi gerçekten görmeye değer kılıyor. Duvarda asılı Amerikan bayrağına bezenmiş kaplu-

22 diecastr e-dergi

bağa da Beetle fanatiklerinin başını döndürecek şekilde göndere çekilmiş gibi havada ve ters duruyor. Bu şekilde ters sergilenen model ya yoktur ya da çok azdır sanırım. Amerikan klasiklerini sergilemek için kullanılan A Blok’un ortasında 50 ve 60’lı yılların Amerika’sında “diner” denilen fast food restoranlarının bir kopyası bire bir olarak dizayn edilmiş. Bir bar bölümü bulunuyor. Avrupa otomobillerinin sergilendiği B Blok’un üst katında ise ana salondaki Ame-

rikan barın aksine avrupa zevkini temsil eden, daha sıcak malzemelerden oluşan İngiliz barda ise müze amacına uygun bir kütüphane, bir piyano, koleksiyon değeri olan eşyalar ve minik bir klasik otomobil yarış pisti bulunuyor. Bahçede de bir adet Porsche 912 modeli var. Dışarıda kalmış gibi görünüyor ancak o aracında çok değerli olduğunu belirtmeliyim. Ve işte kısa kısa modeller: Amerikan salo-


nunda Henry Ford üretimi 1926 Ford Model T gibi ikonik bir aracın yanında 1920-1960 yıllarına ait Ford klasiklerinin yanı sıra Oldsmobile, Buick, Cadillac, Chevrolet, Studebaker gibi ikonik ve ileri krom işçiliğine ve çelik şasiye sahip değerli modeller bulunuyor. Bu araçların arasında hem performans aracı olarak kullanılanlar hem de aile arabası şeklinde kullanılan modeller var. Müzede hepsini bir arada görmek oldukça güzel. Bazı Amerikan araçları ise

ters olarak sergileniyor. Devasa Amerikan kuyruklarının roket benzeri tasarımları uzay çağının izlerini taşıması yanında o dönemin de yaşam tarzıydı âdeta. Uzay araçlarının aksine bu araçlar ulaşılabilen bir hayaldi. Avrupa salonunda ise Jaguar, Triumph, Alfa Romeo, Mercedes, BMW, Austin Healey gibi klasikler bulunmakta. Fotoğraflar ve yazı için Burak Balıkçı , Devrim Şen, Güney Biçer ve Bülent Aydoğan’a diecastr e-dergi adına teşekkür ederiz.

Müze iletişim: Klasik Otomobil Müzesi Nuripaşa Caddesi No: 81 Ferahevler, Tarabya 80880, İSTANBUL Tel:(0212) 299 45 39 - pbx Fax:(0212) 299 45 48

diecastr e-dergi 23


Diorama Atalay Çelik Merhabalar e-dergi okuyucuları. Kısa bir aranın ardından tekrar birlikteyiz. Bildiğiniz üzere yenilenen ve büyüyen e-dergi ekibimiz ile sizlere hobimizin farklı alanlarından farklı gelişmeler ve makaleler sunacağız. Sizlerle ilk kez ‘Diorama Planlamak’ adlı makalem ile buluşmuştuk. Arkasından ödüllü dioramalar ve bazı diorama tekniklerini anlatmıştım. Ve ayrıyeten Temmuz sayısında da Ford Castrol Ralli Takımı’nın co-drive etkinliğine katılışımı anlattığım bir yazıyı sizlerle buluşturmuştum. Diorama ile ilgili teknikler, fotoğrafla ve makaleleri bulundurduğum arşivimin zarar görmesi, kaybolması nedeniyle yeni bir arşiv oluşturmaya başladım. Bu da takdir edersiniz ki biraz uzun sürecektir. Bende bu sayıdaki yazımda sizlere kullandığım kaynakları aktaracağım. Yapmak istediğiniz projeler için gerekli araştırmaları yapabilirsiniz. Daha önce diorama ile ilgili Türkçe kaynak bulamadığımı ve çevirisini yaparak sizlerle paylaştığımı belirtmiştim. Diorama konusunda çeviri yaptığım iki kitabın adını sizlere vereceğim. Daha detaylı bilgilere bu iki kitaptan ulaşabilirsiniz. “The Encyclopedia of Military Modelling”, 1981. Gen.Ed. Vic Smeed, Cons.Ed. Alec Gee, Greenhill Book. “How To Build Dioramas”, 1984. Sheperd Paine, Kalmbach Books. İlk yazımdaki makalemi yazarken bu iki kitaptan faydalanmıştım. Ücretli e-kitap olarak indirmiştim maalesef onlarıda arşivimle birlikte kaybettim. Dileyen dostlarımız ücreti mukabilinde bu iki kitabı indirebilirler. Bir diğer kaynağım Youtube Kanalları: 1- SprueCutters.com - Scale Modelling in Singapore http://www.youtube.com/user/spruecutters/videos 2- Doctor Cranky’s Lab-RAT-ory http://www.doctorcrankyslabratory.com/ Doctor Cranky’s i biraz çılgın bir adam olarak nitelendirebiliriz. Kendisini bir model doktoru olarak tanımlayan Cranky amcanın kendine has sunumunu ve yaptığı çalışmaları çok seveceksiniz. 3-Hamilkar Barkas http://www.youtube.com/user/888HamilkarBarkas888/videos Bu arkadaşımızın videolarının bir güzelliği ise videolarında altyazı olması ve Türkçe’ye çevrilebilmesi. Belki tam çeviri mümkün olmuyor ama en azından konunun özü anlaşılabiliyor. 4-Art of Modeling http://www.youtube.com/user/ArtofModeling/videos Bu kanalda çok farklı alanlardan modellerin yapım aşamaları ve teknikleri bulabilirsiniz. Birde kişisel çalışmaları olan modelcileri dioramacıları paylaşayım. Diorama konusunda sanırım hepimizin tanıdığı bir isim olan Dirk Patschkowski https://www.facebook.com/dirk.patschkowski http://www.xsdreams.de/ http://gallery.diecast.org/album11 Bu sayıda birde diorama için basit ve ucuz zemin hazırlama ile ilgili bir yazı paylaşacağım sizlerle. Çoğu zaman diorama yaparken zemine 3. Boyut katmakta biraz zorlanıyoruz bunda sebep birçoklarımızın zemin yaparken kağıt karton mukavva kullanması. Aslında bunun için seramik hamuruda kullanılabilir ancak küçük paketlerin fiyatları nedeniyle

24 diecastr e-dergi


bu diorama başı maliyeti artırıyor. Bu eksikliği gördüğüm için sizlere kutusunu 3-5 TL ye alabileceğiniz Poliüretan köpüğü önereceğim size. Hem işlemesi kolay hem ucuz. Bir dioramacı daha ne isterki. Bu makaleyi okurken ilk yazımıda önünüze koymanızı öneririm. O zaman fikirlerin önünü alamazsınız. Örneğin bir jeep modelinizi sergilemek için kolayca arazi oluşturabilir üzerine patika kondurabilirsiniz. Yada otoyola düşen bir meteorun açtığı çukur için kolayca kullanabilirsiniz bunu. Zemin olarak kullanacağınız malzeme (köpüğünde altında kalacak kısım) kontrplak, ahsap parcası, dns i yuksek bir strafor olabilir. Hafiflik ve ucuzluk açısından straforu önerebilirim. Yapı marketlerdde ve hırdavatçılarda kolaylıkla bulunabilir. Ancak kontrplağın sağlamlığını ise atlamamak gerekir. Bu detayı iyi belirleyip işe başlamak gerekir. Hatta başlamadan önce dioramayı bir kağıda çizmek ve genişlikleri, eğim açısını, detayları belirlemek çok daha faydalı olucaktır. Köpüğü, arazi yapınıza uygun olarak düzlem üzerine sıkıp 1 gün donması için bekliyorsunuz. Sıkıntığınız miktar gözünüze az gelmesin çünkü köpük katılaşırken 2 3 kat genişlemekte. Poliüretan köpüğü kullanırken vücudunuza bulaşmamasına özen gösterin çünkü çıkması çok zor olan bir kimyasal. Kullanırken muklaka eldiven kullanın. Donmuş olan poliüretan köpüğü bir falçata yardımı ile kolaylıkla tıraşlayabilirsiniz. Falçata ile dilediğiniz yüzey şeklini vermek artık sizin elelerinizde oluyor. Kırpılan yüzeylerde sık sık oyuklar göreceksiniz. Bunlardan kurtulmak ve yüzeyi daha sert bir hale sokmak için alçı yada fayansların arasında kullanılan alçı ya da derz malzemesi ile kaplıyoruz. Bir bıçak yada spatula ile yüzeyi, hazırlanan macun ile kaplıyoruz. Macun kıvamında bir kapta hazırladığım akçıyı bir bıçak yardımı ile yüzeyi kaplıyorum. Sürülen macunun kuruması için 1 gün beklenmelidir. Aşağıda alçı ile kaplanan yüzeyi göreceksiniz. Hazırlanan yüzey artık bitki örtüsünü oluşturmak için hazır hale gelmiştir. Eğer zemine statik çim gibi diplerin görüneceği bir kaplama yapılacaksa, zemini toprak rengine boyamak daha gerçekçi bir sonuç yaratacaktır. Üstüne yapacağınız işleme göre zemini boyamanız en iyi sonucu verecektir. Hayal gücünün sınırı yoktur. Kolay gelsin…

diecastr e-dergi 25


Atatürk Bölümü

Dünya’nın Atatürk Hakkındaki Sözleri diecastr e-dergi editörden AMERİKA Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihî başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askerî lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır... Çöküntü hâlinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye’nin doğması, yeni Türkiye’nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk’ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye’de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur. John F. KENNEDY (ABD Başkanı, 10 Kasım 1963) Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır. Franklin ROOSEVELT (ABD Başkanı, 10 Kasim 1963) Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye’nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza o, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir. General Mc ARTHUR Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince

26 diecastr e-dergi

bütün Avrupa’nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa’nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi. Roozwelt (Franklen D.) 1928 Birleşik Amerika Cumhurbaşkanı Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli, çekici adamlarından biri geçti. Chicago Tribune Savaş sonrası döneminin en yetenekli liderlerinden biri. New York Times İnsanı teslim alıcı fevkalade önderlik kuvveti vardır. O, tetiktir, hazır cevaptır, dikkati çekecek kadar zekidir. Gladys Baker (Gazeteci) ALMANYA O, kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı. Prof. Walter L. WRIHT Jr. Atatürk Türkiye’yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır. Alman Volkischer Beobachter Gazetesi Almanya, ATATÜRK’ün eserine ve mücadelesine hayrandır. Onda, tarihî eseri, özgürlüğü seven bütün milletler için bir sembol olarak kalacak kudretli bir kişilik görmektedir. Berlin, Alman Ajansı

Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk’ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar. Profesör Herbert MELZIG (Tarihçi) Kendisinin tarihî büyüklüğü, eseri olan yeni Türkiye’ye bakılarak bu günden ölçülebilir. Çelik gibi azim ve gayreti, uzağı gören akıl ve hikmetle birleşmiş olan bu gerçek halk önderi ve devlet adamı; Anadolu dağlarının en uzak ve ıssız köşesindeki köylere bile başka bir ruh aşılamıştır. Illustrierte Dergisi O, kendi milleti ve beşeriyet alemi için beslediği muhabbetle, bir dâhinin neler yarattığına dair, cihana fevkalade heyecanlı bir sahne seyrettirmektedir. Herbert MELZIG FRANSA İnsanlığın bütün belirtileri onda kendini hemen gösteriyor. Noelle Gazetesi Eski Osmanlı İmparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken, millî bir Türk Devleti’nin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya koymuştur. Atatürk’ün parlak başarısı bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur. Maurice BAUMANT (Profesör) Çok büyük bir adamdı... Bir siyasi dâhiydi. Excelsior Gazetesi


Dünyanın, çağdaş, en büyük kişilerinden biri. Le Jour-Echo de Paris Atatürk’ün yurt kurtarıcı olduğunu, milletlerin en vefalısı olan Türkler asla unutmayacaklardır. Noell Roger Gazetesi Karşımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde maharet ve karakter o kadar iyi işlenmişti ki, sözlerinde hiçbir şüphe aranamazdı. Claude Farrer (Yazar) Bugünün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupa’yı titreten canlı millet durumuna erişmiştir. Ve bu akşam o büyük ölünün başında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye’dir. Pierre Dominique (Gazeteci) Asırları aşan adam!.. Fransa, Paris Basını Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır. Albert LEBRUN Fransa Cumhurbaşkanı Mevcut rütbelerin hepsini kaldırdığı bir memlekette, bu adam, bütün rütbeleri, kazanmıştır. O memlekete, bulabilecek en şerefli isim ona verilmiştir. Mercel Sauvage (Gazeteci) Bu, insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Atatürk yüz yıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı. Gerrad Tongas (Yazar) Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; onun 1930’da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felaketinin içine sürüklemişlerdir. SANERWIN Gazetesi Atatürk, bir milleti, birkaç yılda asrileştirmek mucizesini göstermiştir. Paris-Le Temps Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması’nın imzalanması nedeniyle; “Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı” diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve onun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum. Fransız Başbakanı BRIAND (1921) Sırasıyla ihtilalci ve asi, sonradan mu-

zaffer bir kumandan olan “Türklerin babası” Yeni Türkiye’yi yarattı, sultanları kovdu, kadınlara hürriyet verdi, fesi kaldırdı, ülkesinde radikal bir inkılap yaptı. Paris-Soir’den Denilebilir ki onsuz, İslam alemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti. Berthe Georges-Gaulis O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, ona çok uzaklardan bakmak gerekir. Claude FARRER Fransız Edibi Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temel öğelerinden biridir. Charles De GAULLE Kemal Atatürk’ün karakterinin bir cephesini göstermek itibarıyla bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu: Görüyorsunuz ya, dedi: Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum. Cesaret ve zekâsından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir Şef’in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?.. George BENNES Vu Gazetesi-1938 Devrin yüksek şahsiyetleri kitaplarda, konferanslarda Türkiye’nin asla değişmeyeceğini ve değişmeden öleceğini ilan etmişlerdi. Hâlbuki ölmeden değişti. Hem de kökünden ve baştan aşağı değişti. İnançlar, gelenekler, yöntemler yıkıldı. Son döküntülerini de yabancı zırhlıları ve kapitülasyonlar gibi memleketten sürüp attılar. Türkiye, ruhunu değiştirmişti. Tamamen ve tasavvur edilmesi mümkün olduğu kadar... Raymond CARTIER Le Nouvelliste Gazetesi İNGİLTERE Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri. Kendi başına bir klas oluşturuyordu ve hemen her açıdan tekti. The Fortnightiy, Londra Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayı-

daki yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti. Spectator Çağımızda hiçbir isim Atatürk’ün adı kadar büyük saygı yaratmamıştır. Observer İngiltere önce, cesur ve asıl bir düşman, sonra da sadık bir dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır. Sundey Times O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı işler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar devirlerine kendi adlarını vermişlerdir. Word Price O, Türkiye’nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye’nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi. Times Gazetesi Savaş Türkiye’yi kurtaran, savaştan sonra da Türk milletini yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın onun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye’nin Ata’sına değer bir görünümden başka bir şey değildir. Winston CHURCHILL İngiltere Başbakanı (1938) Atatürk, Türk milletinin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı. Daily Telegraph Cumhuriyet Türkiye’sinin Devlet Başkanı Kemal Atatürk, diğer önderlerde görmeye alışmadığımız şu değerli nitelikleri kişiliğinde toplamış bulunuyor: alçak gönüllülük, yeterlilik ve başarı... The Truth Dergisi O genç ve dâhi Türk Şefi’nin o esnada Çanakkale’de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir. Alan Moorehead (Yazar) Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir. Kendisi için, bugünkü Avrupa’nın en güçlü devlet adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve orijinalidir. Herbert Sideabotham (Yazar) Herhangi bir olayı derinliğiyle kavramak, çıkar yolu görüp birdenbire harekete geçmek iktidarı, onun eşsiz otori-

diecastr e-dergi 27


tesinin başlıca kaynaklarından biridir. Grace Ellison (Gazeteci) (1923)

önemli simalarından biri idi. Hufvud Stadbladet Gazetesi

AFGANİSTAN O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi. Emanullah HAN Afgan Kralı

HİNDİSTAN Dünyanın yetiştirdiği en büyük insanlardan biri. Star of India Atatürk, yalnız Türk milletinin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. Onun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk. Bayan Sucheta KRIPALANI Hint Parlamento Heyeti Başkanı

ARNAVUTLUK Bu Türk milleti yastadır. Çünkü yeni Türkiye’nin yaratıcısı olan eşsiz şefini kaybetmiştir. Stipsi Gazetesi AVUSTURYA Büyük düşüncelerin adamı... Bir devlet mimarıydı. Neue Freie Presse, Viyana Atatürk öyle bir insandır ki, hayalî değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez. Avusturyalı Heykelci KRIPPEL BELÇİKA Atatürk, yirminci asrın en büyük gerçeğini yaratan adamdır. Kopenhag-Nasyonal Tidende Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk’tür. Libre Belgique gazetesi BULGARİSTAN Hiçbir memleket, yeni Türkiye’nin Ata’sı tarafından başarılan kadar güçlü, hızlı ve kökten bir yenilik hamlesine erişmemiştir. Bulgar Dness Gazetesi ÇİN Mustafa Kemal yeni Türkiye’nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, eşsiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendine inandırmıştır. Ma Shao-Cheng (Yazar) DANİMARKA Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi. O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı. National Tidence Gazetesi FİNLANDİYA Atatürk, olağanüstü nitelikte bir devlet adamı, savaş sonrası dünya tarihinin en

30 diecastre-dergi e-dergi 28 diecastr

İRAN Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır. Tahran Gazetesi Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir Şef’i olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur. İran Gazetesi İSRAİL Dünya, çağımızın en dikkat çekici adamlarından birini kaybetti. Palestine Post Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılapçı olmuştur. Ben Gurion İsrail Başbakanı (1963) İSVEÇ O, olmasaydı modern Türkiye olmazdı. Onun sayesinde Türkler, onun olağanüstü eserini izleyebilecekler ve zaten dünyaca pek yüksek olan onurlarını daha fazla yükseltebileceklerdir. Nya Dagligt Gazetesi İSVİÇRE Türkiye’yi yaratan, tarihimizin bu en büyük adamını başımı en derin hürmetle eğerek selamlarım. Profesör MORRF Yalnız bir asker değil, aynı zamanda yüzyılımızın bir daha göremeyeceği bir dâhi idi. Profesör SEKRETAN

İTALYA Hayatının sonuna kadar milletinin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir. C.C.SFORZA Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz seziş ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda memleketine yalnız askerî değil, aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı. F.Perrone Di San Martino (Yazar) Atatürk’ün ölümü ile Yakın Doğu’nun gelişmesine birinci derecede etken olan son derece kuvvetli bir şahsiyet kaybolmuştur. Tribuna Gazetesi JAPONYA Şaşırtıcı ve çekici bir kişi. Asker olarak büyük, fakat devlet adamı olarak daha büyük. Japon Times Yüz yıldan beri Küçük Asya’nın çıkardığı en büyük lider. The Japon Cohronicle LÜBNAN Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk milletinin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı. KERAMA Lübnan Başbakanı (10 Kasım 1963) Kelimenin tam anlamıyla bir yapıcı ve yaratıcı olan Atatürk, dünya haritasında memleketine yepyeni bir sınır çizmiştir... Loryan Gazetesi (1938) Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dâhilerdendir. O, bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir. Ennehar Gazetesi (1938) MACARİSTAN Yüzyılımızda, “Olmayacak hiçbir şey yoktur” şeklindeki tarihî gerçeği ispatlayan ilk adam olmuştur. Esti Ujsag Dünya, bu savaş ve barış kahramanı büyük adamın ölümü ile yoksul düşmüştür. Pester lioyd Gazetesi Türkiye’yi bir arı kovanına ve bütün Türkleri de bal aramaya çıkmış çalışkan arılara benzetiyorum. Nasıl arılar beylerinin etrafında toplanıp çalışırlarsa bütün Türk milleti bu gün büyük dâhi Mustafa Kemal etrafında toplanmışlardır. Prof. M. Zaajti Franes


MISIR Çağının, belki de tüm tarihin en olağanüstü kişilerinden biri. Egyptian Gazete NORVEÇ Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır. Le Morgen Bladet Gazetesi PAKİSTAN Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan’da, ou geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askerî bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever... Eyüp Han Pakistan Cumhurbaşkanı Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, onun bakışı ile cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş hâline geldik. Ikbal (Sair) POLONYA Onun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur... Gazeta Polska

ROMANYA Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dâhi, bir milletin harikalar yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır. Independance Romaine Gazetesi (12 Kasım 1938) Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir. Timpul Gazetesi (12 Kasım 1938) RUSYA Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk milletinin millî bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni millî yapısını yaratmıştır. Sovyet Başbakanı Kalinin SURİYE Vatanını muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak devlet gemisini güvenilir bir limana götürdükten sonra milletinden bir taht istemedi. O, kelimesinin bütün anlamıyla bir insan, eşsiz bir dâhi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi... Elifba Gazetesi Atatürk’ün başardığı işler mucize ve

harika kabilindedir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılaplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir. El Tekaddum Gazetesi YUGOSLAVYA Atatürk’ün dehası, tarihte Türk milletinin taşıdığı ruhun faziletine en yüksek örneklerinden birini teşkil edecektir. Branko Aczemovic (Elçi) Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamının ismini hak edecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin zekâsı ve kudreti kendisini yendiği alın yazısının önüne getirmiş, böylece yeni Türkiye’nin yaratıcısı olmuştur. Politika Gazetesi YUNANİSTAN Türkiye, dost ve düşmanlarının hayran olduğu bir deha adama malik bulunmak bahtiyarlığına erişmiştir. Katimerini

diecastr e-dergi e-dergi 29 31 diecastr


Diecastr E - dergi olarak Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve sevgiyle anıyor, unutmuyor, unutturmuyoruz...

“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.”


Diecastr E - dergi olarak tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, Başöğretmenimizi saygı, sevgi ve gün geçtikçe artan büyük bir özlemle anıyoruz.

Diecastr magazine 12-2013  

Diecastr e-dergi 12. sayı

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you