Page 1

SAYI: 154 AYLIK ALIŞVERİŞ VE YAŞAM DERGİS

İ

İSTANBUL YIL: 15 • 1 KASIM 2017

İstanbul banliyo hattı son durağı

Hadımköy’e kadar uzatılmalıdır.

“Yelpaze Türkiye”

Kanal T’de her Çarşamba 21:45 Canlı yayınla sizlerle...

Moda, tasarım ve aksesuarın buluştuğu butik adres;

Atelier Harmonie

Alkent Çarşı’da...

Rahim Ağzı Kanseri

Doç. Dr. Ali Babacan Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Başakşehir Belediyesi yeni belediye başkanı

Yasin Kartoğlu

İstanbul ve Bahçeşehir’den en güncel haberler www.yelpazeistanbul.com'da

yelpazeistanbul

yelpazeistanbul

yayında!


KALİTELİ BİR HAYAT...

B U K A D A R YA K I N I M I Z D A . . .

Bahçeşehir


1.900.000 TL’den başlayan fiyatlar...

Dostluk Caddesi Dağçileği Sokak Karaağaç/ Büyükçekmece

0533 324 35 71


6

“Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, Hyman Rickover küçük beyinler ise kişileri konuşur.” UĞUR BARIŞ KARABULUT

ubk@yelpazeistanbul.com

G

elin bu kez yaşama dair olumlu -olumsuz düşüncelere dair tespitlerimizi bir kenara bırakıp, tespitlerimizin ortak paydalarına, tespitlerimizin bir adım sonrasında yapabileceklerimize, yapamadıklarımıza dair bir ayna tutalım kendimize. Hangi grubun içerisinde yer alıyorsak alalım, bu bir sivil toplum kuruluşu, meslek örgütü, siyasi bir oluşum gibi geniş bir organizasyon ağı ya da mahalle sohbetleri olsun, hatta toplumun en küçük yapı taşı aile bağlılıklarımız, başarılarımızı belirleyen ortak paydalar mevcut her birinde. Kişisel gelişime, organizasyon modellerinin başarısına dair yüzlerce yazılı eserde, belirlenen ortak faktörler ve uygulama aşamaları var.

“İyi bir yönetim, iyi bir strateji, maddi-manevi imkanlar ve elbette şans” Ama bütün bunların yanı sıra başarıyı belirleyen en önemli faktörlerden biri de takım olabilmek. Takım ruhu, insanların egolarını ikinci plana atıp ortak paydada buluştukları, takımın başarısı için mücadele etmesiyle elde ettikleri bir yol arkadaşlığı. Takım üyelerinin, aynı zamanda hem birey olmaları hem de takımlarıyla tek vücut olmaları, belirledikleri ortak hedefin başarısı için kaçınılmaz bir gerçek.

“Amaç birliği” yapmak zorundayız... Ailemiz, iş arkadaşlarımız, dahil olduğumuz sosyal gruplar aslında tam anlamıyla birer takım ve biz her takımda farklı bir rolü üstleniyoruz aslında. Elbette amaç birliği yapmamız sadece bir hedefe odaklanmamızla sağlanmıyor. Takım olmak adına odaklanma bir şirketin çalışanları için farklı anlamlar taşırken, takım sporları ile uğraşan sporcular için farklı, aynı koğuşu paylaşan askerler için farklı, hatta aynı ülkeyi paylaşan yurttaşlar için farklı farklı... Kaldı ki odaklanmaya dair benzer metotlarla bir bütünlük sağlanabilseydi eğer, dünya yaşanası mükemmel bir atmosfere dönerdi. Milyarlarca insan ve milyarlarca farklı odaklanma! Bir takımın sezonu lider tamamlama hedefi “amaç” değil aslında. İnsanın uğrunda savaştığı bir değer,

inanç var ise ve bunu gerçekleştirme azmi duyuyorsa ruhunda ve bedeninde işte “amaç” bu. Kısacası Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının İstanbul’dan Samsun’a, oradan Erzurum, Havza’ya, Amasya’ya, Erzurum’a, oradan da Sivas ve Ankara’ya kadar varan Kurtuluş Savaşı serüveni bir amacın azmiyle oluşmuştur. O ruh ve inanç, hesap kitap yapmadan, bedeli ne olursa olsun düşünmeksizin yola çıkışın, atılan güçlü adımların enerjisiyledir. Eğer bu hisle çıkılmayıp hedef odaklı kar -zarar analizi yapılmış olsaydı, milli mücadele de oluşan takım ruhu yurdun dört bir yanına yayılmayacak, o manevi hissiyatla oluşan güç birliği sağlanamayacaktı. Kim bilir belki de vatanım dediğimiz bu topraklarda bir İngilizin, Yunanın, Fransızın, İtalyanın himayesinde yaşamak zorunda kalacaktık. Kısacası, hedefleri kazandıklarınız ve kaybettiklerinizle ölçebilirsiniz ancak amaçlarınızı ölçemezsiniz. O yüzden çoğu zaman sohbetlerde “ terör hortlamış, insanlarımız kutuplaşmış, manevi ve milli değerler felç olmuş, asker askere, polis polise, savcı savcıya, bırakın onu komşu komşuya güvenmez olmuş, eğitim karmaşaya dönmüş, siyaset itibarsızlaşmış, trafik çile, ekonomi istikrarsız” diyerek başlayan cümleleri “ Sizin işiniz gücünüz yok mu, neden börtü böcekle uğraşıyorsunuz, alan almış satan satmış” , “Kapitalizm (para) karşısında kimse duramaz, onlar bildiğini okur”, “Dava açtınız, kazandınız da ne oldu, uygulamıyorlar kararları, baksanıza inşaatlar devam ediyor”, diyerek bitirmeyelim artık. Defalarca tekrarladığımız benzer tespit ve şikayetlerle üzmeyelim birbirimizi daha fazla... Gelin bir yerden başlayıp, nasıl bu ülke A-B-C siyasi bölünmüşlükten kurtulup topyekün “TAKIM OLUR” bunu konuşalım. Bizleri geçtim, gelin gelecekte çocuklarımız güvenli ve mutlu bir ülkede nasıl yaşar, bunun formülünü hep birlikte bulalım. Onca yılda sahadan aldığım geri dönüşümlerle gördüm ki, bizim sorunumuz hedef sorunudur. Evet yanlış okumadınız, biz hedef odaklı bir ülke olduğumuz için başarısız oluyoruz birçok konuda. Ülkemiz insanı hedefe

Yelpaze Yayıncılık, Organizasyon İnş.Tur.Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Uğur Barış Karabulut ubk@yelpazeistanbul.com

Yayın Türü Süreli Aylık Yerel Yayın

Editörler Yasemin A. Karaman Rashid, Av. Kayhan Selek, Selda Önder Prof. Dr. Osman Erk, Yılmaz Parlak

Reklam ve Rezervasyon Tel : 0212 669 83 86 Gsm: 0533 551 87 17

Katkıda Bulunanlar Caner İlhan, Pelin Savaş

Baskı Şan Ofset Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No:50 Kağıthane/ İST Tel: 0212 289 24 24

Protokol Dağıtım Aras Kargo

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

Reklam Sorumlusu Pınar Özdemir

odaklanıp, sonucunda kaybedip -kazanma muhasebesi yaptığından, daha yolun başında yola çıkmadan yoldan dönmeyi, amaçlarından vazgeçmeyi tercih ediyor. Yola çıkmak ve amaçlarımız için bir yerden başlamak zorundayız. Önce hepimizi heyecanlandıracak bir amaç birliği sağlamalıyız. Bir süreliğine parayı pulu bir kenara bırakıp sadece bu amaca odaklansak... Her birimizin farklı konularda bilgi, beceri ve donanımları var, gelin birbirimizi keşfedelim, cesaretlendirelim, kamçılayalım. Amaçlarımız için birbirimizi yorarak değil aksine birlikte keyifli bir yolculuğa dönüştürelim ortak amacımızı. Birbirimizi takdir edelim, motive edelim... Bu yazıyı yazmama sebep olan aslında yukarıda gördüğünüz fotoğraftaki “Kürek çekme” sporu oldu. Kürekçi bir arkadaşımla başarı ve başarısızlığı konuştuğumuz bir sohbet sonrası anlattıkları. O kadar çarpıcı geldi ki verdiği bu örnek sizlerle paylaşmak istedim. “Kürek sporunda aynı kanoda herkes aynı amaç birliği ile emek vermek zorundadır” dedi. Takımın uyumu, ahengi, zamanlaması, doğru yerde hızlanıp doğru yerde hızı kesmesi, dalgaların gücü, dalgalara karşı aynı anda alınan hamleler... Öyle bir takım oyunu ki kürek çekme, sadece fiziksel güç yetmiyor. Bir kürekçinin sağda ya da solda takıma aykırı bir hamlesi kanoyu devirebilir! Ya da yalpalanmasına neden olur... Bir kürekçinin diğerlerinden hızlı gitmek istemesi kanonun yönünün değişmesini sağlar, zaman kaybettirir. Fotoğrafa bakarak tüm bu değerlendirmelerle takım ruhu olmazsa neler olabileceğini sizde hayal edebilirsiniz. Sevgiyle kalın...

Basım Tarihi: Kasım 2017

yöneticilerine ayda bir “ücretsiz” olarak dağıtılır. Bundan böyle talep eden okuyucularımıza kişiye özel adrese Yayına Hazırlık teslim gönderilerde sağlayacağız. Yelpaze İstanbul Adrese teslim taleplerinizde yalnızca Bahçeşehir 1. Kısım Mah. Bülbül Cad. dergi ücreti tahsil edilmektedir. Badem 08 Villa 02 Bahçeşehir-İstanbul Yelpaze İstanbul 5 TL’dir. Gönderilen Tel: 0212 669 83 86 yazılar yayınlansın veya yayınlanmasın Tel/Faks: 0212 669 16 50 iade edilmez. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazı sahibine, reklamların Sayın Okurlarımızın Dikkatine; sorumluluğu reklam verenlere aittir. Yelpaze İstanbul, Bahçeşehir, Ispartakule, Ardıçlı, Esenkent, Boğazköy aze İstanbul’da yayınlanan yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilerek halkına ve İstanbul genelinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin kullanılabilinir.


7

“Yelpaze Türkiye”

televizyon programı başlıyor! Yelpaze Genel Yayın Yönetmeni Uğur Barış Karabulut’un hazırlayıp sunacağı “Yelpaze Türkiye” TV Programı Kanal T’de 8 Kasım Çarşamba akşamı 21:45’de canlı yayınla başlıyor. Aktuel yaşamdan, kültür sanata- spora, sağlıktan güzelliğe, teknolojiye geniş yelpazesi, çarpıcı konu başlıkları ve uzman konuklarıyla Yelpaze Türkiye, bundan böyle her çarşamba akşamı 21:45’de canlı yayınla Kanal T’de izleyenlerle buluşacak. Yelpaze Türkiye Programında konusunda deneyim sahibi görüşlerin yanı sıra, sokak röportajlarıyla kamuoyunun düşüncelerine de yer verilecek. Programda kimi zaman bilinmeyenlere, kimi zamanda bilip atladığımız toplumsal ve bireysel yaşamlarımıza dair karşılıklı ayna tutarak, farkındalıklar için ışık yakılacak. Programda ayrıca sosyal medyada en çok paylaşım alan güncel gündemlere de yer verilirken, müzik ve sanat yine olmazsa olmazların başında geliyor... Yaşam Koçluğu, Kurumsal Koçluk, NLP terapisi, Quantum terapisi, Hipnoterapi konusunda Lider Eğitmen ve Yazar Esra ABAY ÖZKURT “Yelpaze Türkiye” programlarında Uğur Barış Karabulut’a eşlik edecek. Programın ilk konuğu “Sağlığını Yeniden Keşfet” kitabının yazarı İstanbul Tıp Fakültesi’nde İç Hastalıkları Profesörü Dr. Osman ERK. Şef Atakan Konakçı yönetiminde Bahçeşehirliler Derneği (BADER) Müzik Topluluğu ve Türkü Dostları Şefi Emine Akkaya’nın da yer alacağı Yelpaze Türkiye’de; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün en çok sevdiği eserlerden oluşan koro sunumu da sizlerle olacak...

0533 551 87 17

/yelpazeturkiye

Kanal T’ye aşağıdaki yayın platformlarından erişebilirsiniz...

(Batı Beam) 12.641 H 30.000

58.Kanal (Kablo Tv)

45.Kanal

285.Kanal

97.Kanal

150. Kanal (Web+Ev+Cep)

156.Kanal (Türksat Paketi)

www.kanalt.com/ canliyayin


8

İSTANBUL

Erdoğan: İstanbul’a ihanet ettik, ben de bundan sorumluyum Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki ikinci konuşmasını Şehir ve STK Zirvesi’nde yaptı. İstanbul’a ihanet ettiklerini, kendisinin de bundan sorumlu olduğunu söyleyen Erdoğan “Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki ikinci konuşmasını Şehir ve STK Zirvesi’nde yaptı. İstanbul’a ihanet ettiklerini, kendisinin de bundan sorumlu olduğunu söyleyen Erdoğan “Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor” dedi.

dönemde yaşıyoruz. Ne yazık ki böyle bir şehir atmosferinde sevgi de merhamet de hoşgörü ve tahammül de giderek azalıyor, adeta insanın kimyası bozuluyor. İnsanı ve tabiatı merkeze almayan hiçbir projenin ne kadar albenili olursa olsun benim gözümde hiçbir değeri yoktur.

İstanbul’da Şehir ve STK Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: Kadim şehirlerin en önemli güzelliği, ana karakterlerini kaybetmeden yeniyi bünyelerinde eritmesi, özlerinden katarak yeniden yoğurmasıdır. İstanbul bu açıdan gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum.

Zekata muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmemiz lazım. Sadakaya muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşa etmeliyiz. Hatta hatta dünyanın değişik yerlerinde bunun olmadığı bir insanlığı, dünyayı inşa etmemiz lazım, varsa da bugün olduğu gibi elimizin oralara uzandığı bir dünyayı inşa etmeliyiz.

Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Bu çok önemli. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor. Şehirlerimiz giderek milyonlarca insanın hep birlikte yalnız olduğu yerlere dönüşüyor. Eşyanın hakimiyet kurduğu, bencilliğin arttığı, gösteriş, şatafat ve hamiyetsizliğin yaygınlaştığı bir

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

Vahşi kapitalizmin hırslarına asla kapılmamalıyız. Türkiye’nin yerel yönetim anlayışında gerçekleştirdiği köklü devrimin sonucudur. Türkiye’de belediyeler iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın kilididir. Çünkü demokrasi, yerel yönetimlerde, belediyelerde başlar. Yerel yönetim eğer bu yanıyla güçlü değilse hiçbir partinin iktidarda başarı şansı yoktur. 2019 yılı için de bu durum aynı olacaktır.

Mart ve kasım ayları… 2019 yılındaki diğer seçimlerin anahtarı mart ayındaki mahalli idareler seçimidir. Biz hazırlıklarımızı bu anlayışla yürütüyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin farkındayız. Bugüne kadar daima milletimizin verdiği mesajları doğru okuyan, yorumlayan ve buna göre adımlarını atan bir parti olduk. Kuruluşundan bu yana kendisiyle yarışan, başarı çıtasını sürekli yükselten bir hareket olarak, bir dava olarak bizim bırakın geriye gitmeye, yerinde saymaya dahi tahammülümüz yoktur. 1994’ün önünde İstanbul’da çöp dağları var mıydı? Vardı. İstanbul’da sular akıyor muydu? İstanbul’da hava kirliliği… Hatta bazı medya grupları maske dağıtıyordu maske, kirli hava solumayalım diye. Ama bunu gençler tabii bilmiyor. Bunların hepsini aştık, su sorunumuz yok, hava kirliliği bitti. Bütün bunların yanında çöp dağları diye bir şey söz konusu değil. Şimdi bütün mesele, gerçek anlamda bir Medine olma yoludur. Yani medeniyet yarışında öne çıkma yoludur.


Kanal İstanbul için 5 Güzergah Kanal İstanbul için 5 güzergah üzerinde çalışmalar gerçekleştirildiğini anlatan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, etüt faaliyetlerinin sürdüğünü ve toplamda 4 bin metreyi bulan 162 sondaj yapıldığını söyledi.

Erdoğan, Kanal İstanbul için Tarih Verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’un temelinin bu yıl sonu ya da 2018 başında atılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Sırbistan İş Forumu’na katıldı. Erdoğan, Kanal İstanbul ile ilgili şöyle dedi: “İstanbul Boğazı’na paralel yeni bir kanal açılması başta olmak üzere, ki Kanal İstanbul dediğimiz, bu benim bir hayalimdir. Bunun da büyük ihtimalle bu yıl sonu veya 2018 başı gibi temelini atacağız”

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kanal İstanbul için 5 güzergah alternatifinde detaylı çalışmalar yapıldığını açıkladı. Şu ana kadar toplamda 4 bin metreyi bulan 162 sondaj yapıldığını ifade eden Arslan, “Etüt çalışmaları sonunda, tatlı su kaynaklarını, tarım arazilerini dikkate alarak, çevreye en az olumsuz etkisi olacak, hatta olumlu etkisi olacak alternatifleri de çalışarak güzergahın netleşmesini sağlamış olacağız” dedi. AA Editör Masası’na konuk alan Arslan, projenin finansmanı için de, “Yap-işlet modeli, kamu olarak yapılan işler ve gelir ortaklığı yöntemiyle yapılan işler var. Yaklaşık 42-43 kilometrelik, dünyanın en büyük gemilerinin geçeceği kanaldan bahsediyoruz. Kanalın etrafının düzenlenmesi, etrafındaki çarpık yapılaşmanın ortadan kaldırılması, güzergahtaki kentsel dönüşüm, yapay adaların yapılması, her birinin özellikle finansman modeli biraz birbirinden farklı olacak. Dolayısıyla birçok finansman modelini aynı anda bu projede kullanır olacağız” ifadesini kullandı. Projeden çıkacak hafriyatın 3. havalimanı ve Kemerburgaz’da kullanılacağını kaydeden Arslan, böylece yeşil alan olarak İstanbul’a nefes aldıran yerler oluşturacaklarını söyledi.

Trafiğe Kayıtlı Araç Sayısı 22 Milyona Yaklaştı Trafiğe kayıtlı araç sayısı Ağustos ayı sonu itibarıyla 21 milyon 863 bin 854 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı Ağustos ayı Motorlu Kara Taşıtları istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 21 milyon 863 bin 854 adet taşıtın yüzde 54’ünü otomobil, yüzde 16,4’ünü kamyonet, yüzde 14,1’ini motosiklet, yüzde 8,3’ünü traktör, yüzde 3,8’ini kamyon, yüzde 2,2’sini minibüs, yüzde 1’ini otobüs, yüzde 0,2’sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 107 bin 837 taşıt içinde otomobil yüzde 58,7 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla yüzde 16,4 ile motosiklet, yüzde 16,3 ile kamyonet, yüzde 4,3 ile traktör takip etti. Taşıtların yüzde 4,3’ünü ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

12,8 artış gerçekleşti. Bu artış otomobilde yüzde 15,9, minibüste yüzde 48,9, otobüste yüzde 48,4, kamyonette yüzde 11,6, kamyonda yüzde 20,2, motosiklette yüzde 9,2 olarak gerçekleşti. Özel amaçlı taşıtlarda yüzde 16,7, traktörde ise yüzde 14,8 azalış oldu.

Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 15,8 azaldı. Bu azalış otomobilde yüzde 15,8, kamyonette yüzde 14, kamyonda yüzde 2,4, motosiklette yüzde 22, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 13,9, traktörde yüzde 13,4 olarak gerçekleşti. Minibüste yüzde 17, otobüste ise yüzde 10,9 artış oldu. Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde

Ocak-Ağustos döneminde 837 bin 848 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 64 bin 418 adet taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 773 bin 430 adet arttı. Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan 494 bin 795 adet otomobilin yüzde 59,8’i beyaz, yüzde 17,5’i gri, yüzde 7,5’i siyah ve yüzde 5,6’sı kırmızı iken yüzde 9,6’sı diğer renklerde oldu.


10

İSTANBUL

8 Milyon Araçlık Maliyet Vatandaşın Cebinden Çıkacak!

Karayolları Genel Müdürlüğü, CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel’in Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) başvurusu üzerine Osmangazi Köprüsü ve bağlantı yollarının 13 aylık verilerini açıkladı. Hürriyet’ten Bülent Sarıoğlu’nun haberine göre, 11 Temmuz 2016’da ücretli geçişe açılan köprüyü, Temmuz 2017 sonuna kadar 7 milyon 662 bin 105 otomobil eşdeğeri araç kullandı. Köprü ve bağlantı yollarının 2016 geliri, 194 milyon 776 bin 117 lira oldu. CHP’li Adıgüzel, yap-işlet-devret projesinde 12 aylık bilançonun, garanti edilen 14 milyon 600 bin otomobil eşdeğeri geçişin yarısını bile bulmadığını belirterek, 8 milyon araçlık maliyetin Hazine’den karşılanacağını belirtti.

ve motosikletler için 45 lira 95 kuruş olarak uygulanıyor. Köprü ve bağlantı yollarını işleten şirketlere devletin araç garantisi ise otomobil geçişine eşdeğer ücret üzerinden hesaplanıyor. Karayolları, BİMER aracılığıyla “Sözleşmeye göre ‘köprü ve otoyoldaki tüm gişelerden elde edilen gelirlerin toplamı, garanti edilen araç sayılarına karşılık hesaplanan gelirden düşük olması halinde aradaki fark genel bütçeden görevli şirkete ödenecektir’ maddesi gereğince senede bir defa ödenmektedir” bilgisini verdi.

Yıllık hesaplanıyor Osmangazi Köprüsü’nde geçiş ücreti otomobil, kamyonet ve minibüsler için 65 lira 65 kuruş, ikinci sınıf minibüs, kamyonet ve otobüsler için 105 lira 5 kuruş, üçüncü sınıf otobüsler için 124 lira 70 kuruş, dördüncü sınıf kamyonlar için 165 lira 40 kuruş, beşinci sınıf kamyonlar için 208 lira 75 kuruş

6 ayda 194 milyon lira Verilen bilgiye göre, Osmangazi Köprüsü’nden Temmuz 2016’da 1 milyon 502 bin 420 ücretsiz, 312 bin 607 ücretli, Ağustos 2016’da 482 bin 222, Eylül 2016’da 476 bin 567, Ekim 2016’da 302 bin 86, Kasım 2016’da 278 bin 743, Aralık 2016’da 271 bin 671, Ocak 2017’de 380 bin 814, Şubat

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

2017’de 408 bin 856, Mart 2017’de 483 bin 885, Nisan 2017’de 546 bin 444, Mayıs 2017’de 649 bin 327, Haziran 2017’de 698 bin 352 ve Temmuz 2017’de 868 bin 111 otomobil eşdeğeri araç geçti. Buna göre köprü ve bağlantı yollarını 13 ayda 7 milyon 662 bin 105 otomobil eşdeğeri araç kullandı. 2016’da 6 aylık dönemde elde edilen gelir 194 milyon 776 bin 117 lira oldu. CHP’li Adıgüzel, köprüden otomobil eşdeğeri araç garantisinin günlük 40 bin, yıllık 14 milyon 600 bin olduğunu, ancak 12 ayda ücretli araç sayısının 6 milyon 159 bin 685’te kaldığını vurguladı. Adıgüzel, “Geçmeyen 8 milyondan fazla aracın parası yine vatandaşın cebinden çıkacak. Yani, vatandaş talep etmediği hizmetin bedelini cebinden ödeyecek” dedi.


11

İstanbul Trafiği Her Yıl Fazladan 219 Saatimizi Çalıyor CHP İstanbul Milletvekili Yrd. Doç. Dr. Gülay Yedekci İstanbul’da yaşayan bir sürücünün bir yılda gecikme sebebiyle fazladan 219 saatini trafikte geçirmekte olduğuna dikkat çekti. CHP İstanbul Milletvekili Yrd. Doç. Dr. Gülay Yedekci, İstanbulluların trafik çilesini meclis gündemine taşıdı. Cumhuriyet’in haberine göre, Yedekci, İstanbul’da yaşayan bir sürücünün bir yılda gecikme sebebiyle fazladan 219 saatini trafikte geçirmekte olduğuna dikkat çekti. 30 dakikalık mesafe 62 dakikada kat ediliyor “Trafik Sıkışıklık Endeksi” ne göre dünyada en çok trafik sıkışıklığı yaşanan şehir olan İstanbul’da araç sürücülerinin trafikte yüzde 58’lik bir gecikme yaşadığını söyleyen Yedekci, sürücülerin 30 dakikalık bir mesafeyi yüzde 109’luk bir gecikmeyle 62 dakikada kat edildiğini ve İstanbul’da yaşayan bir sürücünün bir yılda gecikme sebebiyle fazladan 219 saatini trafikte geçirmekte olduğuna dikkat çekti. İstanbulluların trafik çilesi her geçen gün artıyor Yerel yönetim ve merkezi idarenin yanlış, plansız ve yanlı ulaşım politikalarının İstanbul trafiğinin giderek içinden çıkılmaz bir hal almasına sebep olduğunu söyleyen Yedekci, “Evinin önüne aracını bırakan yurttaşlarımız araçlarının çekilmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalmakta ancak aracını güvenle ücretsiz olarak bırakabileceği bir araç park alanı bulamamaktadır. Evinin önünden aracı çekilen yurttaşlar yüksek çekici ve park ücretleri ile karşılaşarak daha da mağdur edilmektedir. Ulaşımı rahatlatması planlarıyla yapılan köprüler ve tüneller trafiği rahatlatmamaktadır ve geçiş ücretleri kişilerin sürekli kullanımını mümkün kılamayacak yüksekliktedir. İstanbul’da caddeler adeta bir açık otopark haline dönüşmüştür ve İstanbulluların trafik çilesi giderek artmaktadır.” dedi.

haline dönüştürmektedir. Yerel yöneticilerin ve merkezi idarenin görevi yurttaşlarımızın huzurla, keyifle ve güvende yaşamalarını sağlamaktır. İstanbullular trafik, araç çekicileri ve otopark sorunları nedeniyle kendilerini güvende hissedemiyor ve çile çekiyorlar. ” dedi. İstanbul trafiği için 10 soru CHP’li Gülay Yedekci’nin Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması için verdiği soru önergesinde yer alan sorular şöyle: 1. İstanbul trafiğinin rahatlaması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? 2. Toplu taşımaya uygulanan zamlar neticesinde İstanbul halkı toplu taşıma kullanımına teşvik edilmemektedir. Kamu hizmeti gerçekleştirmesi beklenen bir kurumun kar amacı güderek zam yapması hangi gerekçelere dayandırılmaktadır? 3. Toplu taşımada kullanılan araçların güvenliğini ve konforunu sağlamak amaçlı olarak toplu taşıma araçlarını kullanan sürücülere kullandıkları araçlarla ilgili görüşleri alınarak değerlendirilmekte midir? Aynı şekilde vatandaşların görüş ve önerilerini alacak düzenli çalışmalar yapılmakta mıdır? 4. Bir deniz kenti olan İstanbul’da deniz ulaşımından daha fazla faydalanmak üzere çalışmalarınız var mıdır? 5. 3. Köprü, Avrasya Tüneli, Marmaray hedeflendiği ölçüde trafik sorununu azaltmış mıdır? 6. Köprü ve tünellerden geçiş ücretleri neye

göre belirlenmektedir? Bu ücretler belirlenirken vatandaşın bu yolları kullanması için teşvik edici bir ücret miktarı neden uygulanamamaktadır? 7. İstanbulluların trafik çilesini çözmek, huzurla yaşamalarını sağlamak yerel yönetimler ve merkezi idarenin sorumluluğudur. Bu sorumluluk dahilinde yapılan çalışmalar yeterli midir, hedefine ulaşmakta mıdır? Yeni projeler var mıdır? 8. Caddelerde, sokaklarda trafiği durma noktasına getiren park sorununun çözümü için yapılan çalışmalar nelerdir? Çift sıra park edilen caddelerde, sokaklarda park sorununu gidermek için çalışma ve denetleme yapılmakta mıdır? Yeterli ücretsiz otopark yapılarak halkın otopark çilesinin bitirilmesi ve trafiğin rahatlatılması planlanmakta mıdır? 9. İstanbul’da çekici ve otopark ücretleri neye göre belirlenmektedir? Buna ilişkin bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır? 10. Yetkili Kurumlar olarak vatandaşın ihtiyacını karşılanması gerekirken otopark sıkıntısı sebebiyle ev veya iş yerinin önüne trafiği veya yaya geçişini engellemeyecek şekilde park eden araçların İstanbul’un hemen her yerinde yaygın bir şekilde konumlandırılmış çekiciler ile çekilmesi hangi kurala dayandırılmaktadır? Araçların çekilme esnasında zarar görmesi durumunda zarar karşılanmakta mıdır?

Yerel yöneticiler yurttaşlarımızın çilesine son vermeli Yedekci, “ İstanbul güzide bir kentimizdir. Ancak şehirde uygulanan merkezi idare politikaları yurttaşlarımızın yaşam alanlarına zarar vermekte ve İstanbul’u yaşanmaz bir şehir

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


12

İSTANBUL

İstanbul’da Yeni Gökdelenlere

İzin Verildi

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, İstanbul’da yeni gökdelenler için ruhsat verildiğini, Erdoğan’ın açıklamalarının samimi olmadığını söyledi. yor. Son yıllarda hükümet kentler üzerinden siyaset yapmayı bir gelenek haline getirdi. Bu kapsamda Kanal İstanbul, nükleer santraller, büyük altyapı projeleri uluslararası sermaye gruplarına görücüye çıkarılıyor. ‘Bizim iktidarımızı desteklerseniz bu büyük pastadan pay sahibi olabilirsiniz’ denmektedir. Dolayısıyla bu yöntemle iktidarlarını kurtarmak için bu sözleri söylemektedirler” dedi.

Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre, Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, Maslak, Mecidiyeköy, Şişli, Ataşehir, Fikirtepe ve Ümraniye’de yeni gökdelenler yapılması için inşaat şirketlerine ruhsat verildiğine dikkat çekti. Erdoğan önceki gün İstanbul’daki dikey mimari ve İstanbul’un tarihi dokusunun yok olmasını kast ederek “Biz bu kente ihanet ediyoruz, hala da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum” demişti. Bu sözler kamuoyunda olumlu karşılansa da meslek örgütleri aynı görüşte değil. Yıllardır İstanbul’un betona gömülmesine, tarihi dokusunun zarar görmesine karşı AKP hükümetinin ve belediyelerinin politikalarına karşı mücadele eden Mimarlar Odası’nın Genel Başkanı Eyüp Muhcu, İstanbul’da yeni gökdelenler için ruhsat verildiğini, Erdoğan’ın açıklamalarının samimi olmadığını söyledi. Ayrıcalıklı gökdelen izinleri Yeni gökdelenlerin hızlı bir şekilde yapılmaya devam ettiğine vurgu yapan Muhcu, “AKP hükümetleri döneminde İstanbul’un her yerine gökdelenler yapılmaya başlandı. Bunların hepsi merkezi hükümetin kararıyla yapıldı. Bütün gökdelenler ayrıcalıklı imar izinleriyle gerçekleştirildi. Bunlar, mutlak yapı yasağı olan, yeşil alan yada kısmı imarı olan yerlerde yapıldı. Maslak, Mecidiyeköy, Şişli’de gökdelenler yoğunlaştı. Avrupa yakasında ise Zeytinburnu gökdelenler bölgesi haline gelmeye başladı. Ataşehir, Fikirtepe, Ümraniye bölgelerine çok

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

sayıda gökdelen yapıldı. yapılmaya devam ediyor” dedi. Sıra yeraltında! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dikey yapılaşmaya son vererek yatay yapılaşmaya geçecekleri sözüne tepki gösteren Muhcu, “Dikey yapılaşma kötü oldu şimdi yatay yapılaşma yapacağız deniliyor. Bunun imar yönetmeliğini yaptılar. Bu yönetmeliğin diğer yönetmeliklerden farkı şu geçmişte yer üstünde yapılaşma tarif ediliyordu, yer altında yapılaşmanın da sınırları belirtilmişti. Şimdi sınırsız katlar inşaat yoğunlukları söz konusu. Dolayısıyla yatay yapılaşma adı altında yer altının tümüne yapılaşma getirdiler. Parklar, kent meydanları,okul bahçeleri, çocuk oyun alanları, kara yolların, otoyolların altları bu imar yönetmeliği ile yapılaşmaya açılıyor. Yer üstünde doğanın dengesini bozdular, şimdi ise yer altının bütün dengelerini bozan sınırsız bir yapılaşma özgürlüğü getirildi. Yeraltı suları bu nedenle yön değiştirecek ve susuzluk söz konusu olabilecek, yer üstündeki bitkilerin büyüyebileceği koşullar yeraltındaki yapılaşma ile ortadan kaldırılacak. Doğa özelliklerini kaybedecek. Yatay yapılaşma yapacağız demekle yeşil park kent meydanlarını da imara açacağız demek istediklerini anlıyoruz” dedi. ‘Yeni ihanet kararları alıyorlar’ Erdoğan’n ‘ihanet ettik’ sözünün samimi olmadığına vurgu yapan Muhcu, “İstanbul’a çok büyük bir ihanet ettik derken yeni ihanet kararları aldıklarını üzülerek görüyoruz. Bir daha yapmayacağız sözleri yerine getirilmi-

‘İhanetin bedelini hukuken ödeyin’ Erdoğan’ı sözlerinin gereğini yerine getirmeye çağıran Eyüp Muhçu şöyle dedi: “Büyükşehir belediye başkanlarını görevlerinden almak istiyor. Yerlerine kendisine hiçbir şekilde itiraz etmeyecek insanları atamak istiyor. 2019’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi ile de son noktayı koymak istiyor. Bunu güçlendirmek için büyükşehirde yarattıkları kendi sorunlarını gerekçe haline getiriyor. Derdi şehirleşme, halkın yaşadığı sorunlar değil. Bu kenti biz bu hale getirdik diyor, ihanet ettik diyorlar. İhanet ettikleri açıktır. Bu ihaneti kendileri de açıklamışsa bu durumda iki seçenek var. Birinci seçenek bu ihanetin bedelini hukuk çerçevesinde ödemesi gerekir, ikincisi de bu tahribattan vazgeçilmesi gerekir. Kentlerin yağmalanmasından, rant anlayışlarından vazgeçilmesi ilan edilmesi gerekir.” ‘Tarihin izleri yok edildi’ Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman Erdoğan’ın sözlerini şöyle değerlendirdi: “İmar planı değişiklikleriyle birlikte İstanbul’da pek çok alanda, özellikle kamu mülkiyetleri üzerinde imar planları yapıldı. Verilen ayrıcalıklı imar haklarıyla kent dokusunun çok çok üzerinde yapılaşma hakları tanındı. Ulaşım başta olmak üzere bütün altyapı projelerini etkiledi. İstanbul’u artık bu sorunlardan çıkamayacak hale getirildi. Tarihin izleri yok edildi. Bizler bunun takipçisi olarak mücadele verdik. Cumhurbaşkanı katından böyle bir açıklama gelmesi haklılığımızı doğrulamış oldu. Bizim temennimiz tabi ki bunun hayata geçmesi. Şuanda devam eden projelerin durdurulması. Bundan sonrada benzeri yapılaşma haklarının tanımlayan plan değişikliklerinin yapılmaması.”


Ücretsiz WELLNESS Analizi Yapmaktan Keyif Duyarız...

MİLYONLARCA MEMNUN MÜŞTERİ VAR...

YOK AÇLIK

KOLAY KİLO KONTROLÜ

DİYET

İLAÇ

İdeal Beslenmek ve Kilo Kontrolü Yapmak Artık Çok Kolay

Atrium İdeal Yaşam ve Kilo Merkezi Bahçeşehir Atrium Çarşısı’nda... Bahçeşehir 1.Kısım mh. Kemal Sunal cad. No:19 Atrium Çarşı Kat: 4 D: 412 Bahçeşehir-İst

Sunflower İdeal Yaşam ve Kilo Merkezi Esenkent Sunflower AVM’de... Aşıkveysel mh. Süleyman Demirel Cad. No:13 Sunflower Avm Kat:2 No: 54

0531 620 12 10 0542 586 94 61 0535 658 86 98

0530 606 43 92

bahcesehir_atrium_fit_yasam mertyersen24fit mbg24fit

te24fit


14

İSTANBUL

İstanbul’un Metro Borcu: 6 Hat için 4 Milyar Daha Birçok metro projesini borçla yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) 6 metro hattı için 925 milyon Avro yani yaklaşık 4 milyar lira daha dış borç alacak. Cumhuriyet Gazetesi’nden Hazal Ocak’ın haberine göre, İBB ekim ayı meclis oturumları gündemine tartışma yaratacak bir rapor geldi. Raporda, “Kaynarca - Pendik-Tuzla”, “Çekmeköy- SancaktepeSultanbeyli”, “Ümraniye- Ataşehir- Göztepe”, “Kirazlı- Halkalı”, “Başakşehir- Kayaşehir” ve “Mahmutbey- Bahçeşehir” hatları için dış borçlanma yetkisi istendi. Söz konusu 6 metro hattının 2017 Devlet Yatırım programında yer aldığı ifade edilen raporda, bu metroların ihale bedelinin toplam 12 milyar 859 milyon 636 bin olduğu belirtildi. Raporda, “Avrupa ve Anadolu Yakası Raylı Sistem Müdürlüğü bünyesinde dış kredili olarak ihalesi yapılan projelerin gerçekleştirilebilmesi için 925 milyon Avro + sigorta primi kadar dış borçlanmaya ihtiyaç duyulduğu” anlatıldı. Borç 25 milyar lira olacak Rapora itiraz eden İBB Meclisi’ndeki CHP grubunun sözcüsü Tarık Balyalı şöyle konuştu: “İBB 2017 yılı için meclisten 4 milyar 600 milyon lira borçlanma yetkisi almıştı. Bu yetkinin 2 milyar 811 milyon lirası dış borçlar içindi. 2017 yılında İBB Meclisi’nden geçen borç yetkisi şu ana kadar 2 milyar 900 miylon liradır. Bugün geçen borçlanma yetkisiyle birlikte İBB meclisinden geçen borçlanma yetkisi yaklaşık 7 milyar liraya geldi. Bu hukuka aykırıdır. Çünkü İBB yönetimi yetkisi dışında borçlanma taahhüdü altına girmiştir. Bu şartlarda 2017 yılı sonunda İBB’nin borcu 16 milyar liraya ulaşacak. Bu 6 metro hattı için yaklaşık

13 milyar borç kullanılacak. Bunun 4 milyarı bugün kullanılıyor. Kalan 9 milyar lira muhtemelen 2019 sonuna kadar kullanılacak. Bu şartlarda İBB’nin 2019 sonundaki borcu en az 25 milyar lira olacak. Bugün İBB’nin gelir bütçesi yaklaşık 14 milyardır. 2019 sonunda neredeyse gelirimizin 2 katı borcumuz olacak.” Rapor, “yatırımların aksatılmadan devam ettirilmesi” gerekçesiyle AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi.

İşte Türkiye’nin ‘Yabancı Haritası’ İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün bilgilerine göre, Türkiye genelinde biyometrik kimlik verilerek kayıt altına alınan Suriyeli sayısı 3 milyon 208 bin 131 oldu. Kayıt altındaki Suriyelilerin yaşadığı kentlerin başında 511 bin 308 kişi ile İstanbul geliyor. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin, barınma, sağlık, eğitim, çalışma ve sosyal yardımlardan faydalanmaları için kayıtları güncellemeye devam ediyor. Kayıt altına alınan Suriyelilerin en fazla yaşadığı 10 il şöyle: Birinci sıradaki İstanbul’u 445 bin 584 Suriyeli ile Şanlıurfa izliyor. Hatay’da 416 bin 598, Gaziantep’te 341 bin 649, Mersin’de 166 bin 332, Adana’da 165 bin 28, Kilis’te, 128 bin 306, Bursa’da

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

123 bin 376, İzmir’de 117 bin 434, Kahramanmaraş’ta da 95 bin 431 Suriyeli yaşıyor. Resmi rakamlara göre Suriyeliler de dahil Türkiye’de 4 milyon 500 bin göçmen barınıyor. Suriyelilerden sonra Türkiye’de en fazla Iraklı göçmenler bulunuyor. Türkiye genelinde 250 bine yakın Iraklı göçmenin yaşadığı belirtiliyor. Göçmenlerin dışında 2017’de ikamet izniyle Türkiye’de bulunan yabancı sayısı da 591 bin 982.


15 BAHÇELİ BİR EVE SAHİP OLMAK İSTEYENLER İÇİN

EN YENİ PROJE; ASMALI BAHÇE ŞEHİR Bahçeli ev konusunda öncü isimlerden olan Dekar Gayrimenkul A.Ş., Demiröz Grup ile birlikte inşa ettiği, şu ana kadar hayata geçireceği en büyük bahçeli konut projesi olacak Asmalı Bahçe Şehir projesini tanıttı. 600 milyon TL’lik yatırımla gerçekleştirilecek, 499 adet konut ve 48 adet ticari üniteden oluşan proje, avantajlı lansman fiyatlarıyla görücüye çıktı. kişiler bahçeli bir hayatın yanı sıra birbirinden farklı imkanlar sunan sosyal hayatı ile de yeni bir hayata adım atacaklar. Projenin içerisinde 4 futbol sahası büyüklüğünde bir açık park alanı bulunuyor. Bu park alanı içinde yürüyüş ve bisiklet yolları, 2 adet çocuk oyun parkı, bir adet manzaraya hâkim seyir tepesi, 2 adet tenis kortu, 1 adet basketbol/ voleybol sahası, 1 adet futbol sahası, evcil hayvan gezdirme parkuru ve 1 adet de yetişkinler için aletli spor alanı bulunacak.

Dekar Demiröz Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kuzu, bugüne kadar yaptıkları en büyük proje olacak Asmalı Bahçe Şehir projesinde, orta üst gelir grubundaki insanların ve özellikle çocuklu ailelerin en çok hayal ettiği bahçeli bir ev beklentisine karşılık verdiklerini belirterek, “Asmalı Bahçe Şehir projesi; İstanbul’daki birçok projeden farklı olarak az katlı ve bahçeli konseptiyle, bahçeye ve sokağa çıkmayı teşvik eden, yeşil alan ve bahçe kullanımının maksimum düzeyde olduğu, uzun yıllar aynı kalitede bir yaşamın sürdürülmesinin hedeflendiği örnek bir projedir.” dedi. Bahçeli bir ev sahibi olmayı hayalden gerçeğe dönüştüren Asmalı Bahçe Şehir, Bahçeşehir’de, 91 bin metrekare büyüklüğünde bir arazide, 600 milyon TL yatırım ile gerçekleştirilecek. Şu ana kadar, 499 adet konut ve 48 adet ticari ünite yer alacak. Projede yer alan 499 konutun 443 adedi bahçeli ev, 56 adedi ise 1 apartman bloğunda bulunan apartman daireleri olacak. Proje brüt 93 m²’den 214 m²’ye kadar alternatifli dubleks ve tek katlı konutların olduğu az katlı binalar ile birbirinden farklı alternatifler sunuyor. Asmalı Bahçe Şehir projesinin ilk etap teslimleri 2018 Temmuz’da, projenin tamamının ise 2020’de teslim edilmesi öngörülüyor. Avantajlı Lansman Fiyatlarıyla Satışa Sunuluyor Halkbank, Türkiye İş bankası ve Yapı Kredi Bankası ile özel kredi anlaşması olan projede peşin ve banka kredili alımlarda lansman dönemine özel yüzde 20 indirim sağlanıyor. Asmalı Bahçe Şehir’de, ilk etapta 2+1, 3+1 ve 4+1 bahçeli ev seçenekleri satışa çıkıyor.

ve Atatürk Havalimanı’na olan yakınlığı da lokasyon avantajları sağlıyor. Yapımı devam eden Yavuz Sultan Selim Köprüsü bağlantı yollarının Bahçeşehir’in yanından geçmesi ve bu sayede yeni havalimanına en yakın modern yerleşim bölgelerinden biri olması da lokasyonun ciddi

Projede apartman bloğunun giriş katında bulunan 1.800 metrekarelik bir kapalı sosyal tesisinde 1 açık 1 kapalı yüzme havuzu, sauna, buhar odaları, fitness salonu, çocuk oyun odası ve kafe yer alacak. Diğer bir havuz bölgesinde ise yarı olimpik bir açık yüzme havuzu daha bulunacak. Alışveriş ihtiyaçlarını en üst düzeyde gidermek amacıyla ise proje içerisinde 400 metre uzunluğunda 48 adet dükkândan oluşan bir alışveriş caddesi yerini alacak. Dekar’ın Bugüne Kadar Gerçekleştirdiği En Büyük Proje Olacak Dekar Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kuzu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, Asmalı Bahçe Şehir projesinin, Dekar’ın daha önceki projeleri gibi, “az katlı bahçeli yaşam” konsepti ile sektöre farklı bir soluk getirmeye devam edeceğini belirtti.

avantajları arasında sayılıyor. Ayrıca yapımına devam edilen metro hattı da Bahçeşehir lokasyonunu bahçeli bir ev sahibi olmak isteyenler için çok cazip kılıyor. Yeni Bir Yaşam Konsepti Asmalı Bahçe Şehir projesinde konut sahibi olan

Asmalı Bahçe Şehir projesi için uzun zamandır çalıştıklarını belirten Salih Kuzu, şunları söyledi: “Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz en büyük proje olacak. Bahçeşehir’de 91 bin m² büyüklüğünde bir arazide, 499 adet konut ve 48 adet ticari üniteden oluşan bir az katlı konut projesi gerçekleştiriyoruz. Asmalı Bahçe Şehir projesinin yatırım değeri 600 Milyon TL’dir. Bahçeşehir’in de en büyük bahçeli konut projesi Asmalı Bahçe Şehir inşaatının tamamının 2020’de tamamlanmasını planlıyoruz. Henüz tanıtımı yapılmadan ön talep döneminde yoğun bir ilgi ile karşılaştık.”

Lokasyon Avantajları Bahçeşehir’deki depreme dayanıklı şehir planlaması ve 300 bin metrekare büyüklüğündeki Bahçeşehir Göleti, projeye ayrı bir değer katıyor. Aynı zamanda Bahçeşehir’in TEM karayolunun yanında konumlanması, içinden Anadolu’yu Avrupa’ya bağlayan tek demiryolunun geçmesi

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


18

ADVERTORIAL

Moda, tasarım ve aksesuarın buluştuğu butik adres;

Atelier Harmonie Alkent Çarşı’da... Bu ay sizleri birkaç ay önce hizmete açılan, moda, tasarım ve aksesuarın konsept butik mağazada buluştuğu Atelier Harmonie ile tanıştırmak istiyoruz. İşletme ve marka sahibi Burcu SATAR’la mağazası ve hedeflerini konuştuk... Atelier Harmonie farklı bir butik konsept ile hizmet veriyor; Mağazanız hakkında bilgi alabilir miyiz? Bir çok alan gibi mağazacılık sektörü de devamlı değişiyor ve gelişiyor. Bende bu yola çıkarken istedim ki, günün çizgisinde, bayanların çeşitli alandaki ihtiyaçlarına aynı anda cevap olabilecek, samimi ve sıcak bir mekan olsun. Atelier Harmonie’de konsept mağazacılık anlayışı ile açıldığı ilk günden itibaren kendini geliştirmeye devam eden tam da böyle bir yer diyebilirim. Böyle bir mağaza konsept fikri nasıl oluştu? Ben üniversitede İşletme okudum. Bir gün kendi mekanımı işletmek , kendi markamı yaratmak hayalimdi. Ne mutlu bana ki Atelier Harmonie bugün benim patentli markam. Henüz daha yeni doğmuş bir bebek, alacağı çok yol bir çok hedefi var. Dilerim ki yolu açık olsun. Konsepte ait fikrin nasıl oluştuğuna gelince; Öncelikle şahsen iyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum. Bu tarz konsept ürün mantığı ile hizmet veren mekanların giderek artması, yarattığı farklılığın öncelikle müşteri kimliğimi memnun etmesi beni teşvik etti diyebilirim. Ki bu bence çok önemli bir detay. Yaptığınız iş önce sizi tatmin etmeli, içinize sinmeli ki sonra karşı tarafın sevmesini beklemelisiniz. Hayata geçirmeye karşı duyduğum heves de bugün Atelier Harmonie’yi oluşturdu diyebilirim. Ürün yelpazeniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Tabii ki. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Mağazada satışı olan tüm ürünlerimiz yerli tasarımcılara ve markalara ait. Bu beni çok mutlu eden bir detay. Gerçekten çok başarılı genç tasarımcılarımız var.

Alkent 2000 AVM Ada. 180 No: 5 Hadımköy -Büyükçekmece T: 0212 889 24 98 M: 0538 542 62 25

Onların ürünlerini sunuyor olmak bana keyif veriyor. Madem bayanlara yönelik bir mağaza o zaman kıyafet olmazsa olmazımız diyorum. Şu an Exquise, Nocturne, Noi gibi büyük yerli firmaların koleksiyonu var mağazada. Öte yandan Sevda Temli tasarımı 4 mevsim kullanışlı bodyleri, Piece of White markasına ait özel bir beyaz gömlek serisini, Cocon Silk İnside ile %100 ipek ve swarovskinin birleştiği şalları, &333 ile Gülşah Gürcan tasarımı çantaları müşterimiz ile buluşturuyoruz. Yine takı biz bayanların 4 mevsim olmazsa olmazı. Orada da devamlı değişen markalarla çeşitlerimizi canlı tutmaya çalışıyorum. Ayrıca yine yükselen bir Türk markası olan Eye Connection ile yazın müşterilerimizi güneş gözlüğü konusunda da mutlu ettik diye düşünüyorum. Şu ana kadar bizi normal, bol çeşitli bir butik gibi gösteren bu çizgiden bizi müşterilerimize sunduğumuz ev aksesuarları konseptimiz tamamen ayırıyor. Özellikle Lokum İstanbul’a ait mum çeşitleri, oda kokusu serisi, kolonya,

info@atalierharmonie.com.tr


Yaptığınız iş önce sizi tatmin etmeli, içinize sinmeli ki sonra karşı tarafın sevmesini beklemelisiniz. Hayata geçirmeye karşı duyduğum heves de bugün Atelier Harmonie’yi oluşturdu diyebilirim.

losyon grubu, porselen serisi ve adından da anlaşılacağı gibi lokum ve çikolata çeşitleri bize müşterimizi sadece üstünde değil evinde de mutlu etme şansını veriyor. Sektörde botanik, bitki işleriyle bende hayranlık uyandıran Müz ile istiyoruz ki bir hafta içinde solup giden çiçekler yerine müşterilerimize uzun ömürlü teraryum ve bitki sunumları ile yeni hediyelik seçenekleri sunalım. Yine çeşitli sofra ve ev sunumu üzerine hediyelik eşyalarımız bir diğer hizmet konumuz. Ürün çeşitlendirmenizde ve kalitesinde nelere dikkat ediyorsunuz? Mağazamızda tüm ürünler orijinal markaları ile satıştalar. Bir markanın mağazamda yer alabilmesi için öncelikle özgün olup, her yerde kolayca bulunmaması, bulunan yerlerin de kalitesinin belli bir çizgide olması şart. Bugün içeride yer alan büyük yerli firmalar ve yerli tasarımcılar şehrin en prestijli yerleri tarafından da değer gören,sergilenen markalar. Bu sebeple öncelikle kalite diyorum.

atelierharmonie

Fiyat aralığı bir diğer dikkat ettiğim husus. Ürünler tabii ki orijinal fiyatları ile satıştalar ancak, elimden geldiğince kaliteyi en uygun fiyatla sunmaya çalışan firmaları tercih ediyorum. Hedef kitleme gelince; klasik bir cevapla şehirli kadın demek istemiyorum. Bir öğrenci de benden seveceği bir parça bulabilir. Bir ev hanımı da, ya da her gün işe giden beyaz yakalı bir şehir kadını da. Açık bir hanımefendiyi de zevkine uygun giydirebilirim, tesettürlü bir hanımefendiyi de. Mağaza herkese açık ve her kesimden ve yaştan insanın zevkine hitap edebilecek çeşitlilikte. İleriye dönük hedefleriniz nelerdir? Ürün çeşitliliğini arttırmak istiyorum. Yeni bir ayakkabı markası ile anlaşmak üzereyim. Müşterilerim benden çok ayakkabı talep ediyorlar. Devamlı olarak yeni yerli tasarımcıları ve ürünlerini takip ediyorum. Beğendiğim ve mağaza değerine olumlu etki edeceğini

düşündüğüm yeni ürün ve markalara her zaman açığım. Öte yandan önümüzdeki sezon için kendi markamız ile tekstil alanında ufak bir üretim gerçekleştireceğiz. Bakalım, gelecek geri dönüşler bize bu yoldaki ufkumuzu belirleyecek. Ana hedefim ise mağazanın marka bilinirliliğini arttırmak. Bünyede sunduğumuz tüm firmaların ve tasarımcıların belli ve farklı derecelerde marka değerleri mevcut. Bende istiyorum ki insanlar Atelier Harmonie de ihtiyaçlarına cevap bulabilecekleri, zevklerine uygun, kaliteli birçok ürünü bulabileceklerini bilsinler ve güvenip bize gelsinler. Markanızı şubelerle enginleştirmeyi düşünüyor musunuz? Evet kesinlikle. Zaten şu an bulunduğumuz yerin hedeflerimize m2 olarak da sığması mümkün değil. Burası daha yolun başında ama hayalleri büyük bir mağaza. Daha büyük ve farklı lokasyonlara yayıldıkça hedef ürün çeşitliliğimiz ve hizmet kalitemizde yerine oturacak. Bir gün hayalim Atelier Harmonie’yi Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde, bu konsept de müşterilerine hizmet verirken görmek…

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

19


20

YEREL

Bahçeşehir’deki ‘Gölet Davası’nda üst mahkemeden sevindiren karar!

B

aşakşehir CHP’li Belediye Meclis üyesi Abdulhadi Akmugan tarafından açılan Bahçeşehir Gölet’te halen devam eden inşaat yapı ruhsatının iptali davasında Yerel Mahkeme dosya içeriğini incelemeden davayı usulden reddetmişti. Üst mahkemede dosyanın tekrardan görülmesini istedi. Başakşehir CHP İlçe Başbakanı Özgür Karabat kararı Yurt Gazetesi’nden Muhabir Barış CAN’a değerlendirdi. İstinaf Mahkemesi olan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesi dosyayı inceleyerek Yerel Mahkeme’nin usulden red kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle kararı ortadan kaldırdı ve davayaı esastan incelenmesi için Yerel Mahkeme’ye iade etti. Bu karar ile Bahçeşehir Gölet’te halen devam eden inşaatın yapı ruhsatının iptali davası tekrar görülecek. Mahkeme devam ederken Gölet çevresindeki inşaat alanında da çalışmalar devam ediyor. İnşaatların Hiçbir Hukuki Dayanağı Kalmadı Gölet çevresinde halen devam eden inşaatların hiçbir hukuki dayanağı kalmadığını söyleyen Başakşehir CHP İlçe Başbakanı Özgür Karabat ‘hukukun da doğanın da katletledildiğini söyledi. Yaşanan hukuk mücadelesini de şu şekilde açıkladı: Biz orayla ilgili ruhsat iptali davası açmıştık. Fakat yerel mahkeme derdest kararı vermişti. Belediye başkanın bu satışla ilgili aldığı bir yetki kararının iptali için de dava

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

açmıştık. ‘Siz zaten yetki kararı ile ilgili dava açmışsınız, bu davaya gerek yok’ diyerek bizim davamızı reddetti. Üst mahkemeye gittik, üst mahkeme de ‘bu davaya esastan bakmamışsınız, bu davayı yeniden görün’ dedi. Şimdi yeniden Bahçeşehir’deki Gölet’deki inşaat ruhsatının iptal davası görülecek. Hukuka Aykırı İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Danıştay 8. Dairesi’nin Bahçeşehir Göleti’nin satışı işlemlerinin durdurulması yönündeki kararına uymamıştı.Danıştay 8. Dairesi, Bahçeşehir Gölet bölgesinin satılmasına yol açan Belediye Meclisi kararının hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti. Mahkeme kararında, Belediye Meclisi’nin bu yönde bir karar verme yetkisinin bulunmadığını, taşınmaz satma yetkisinin Belediye Başkanı’na devredilemeyeceğini belirterek, çevreciler tarafından açılan davanın aleyhinde karar veren İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuştu. İstanbul 6. İdare Mahkemesi ise, satışın iptali için davacı tarafından gösterilen delillerin somut bilgi ve belgeye dayanmadığını söyleyerek önceki kararında ısrar etmişti. Akp’li Belediye Başkanı ‘Para Lazım’ Diye Sattı Dönemin AKP’li Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal döneminde Gölet alanı 103 milyon liraya Atmaca Gruba satılmıştı. Belediye satış gerekçesi olarak ‘belediyeye gelir temin edilmesi’ni göstermişti. Uysal AKP’li Kadir Topbaş’ın İBB Başkanlığı’ndan istifasından sonra İBB’ye başkan olarak seçildi.

BADER ve Gölet Gönüllülerinden Açıklama Saygıdeğer Çevre Gönüllüleri Bahçeşehir Gölet’te halen devam eden inşaat yapı ruhsatının iptali davasında yerel mahkeme dosya içeriğini incelemeden davayı usulden red etmişti. İstinaf Mahkemesi olan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4.İdare Dava Dairesi vermiş olduğu karar ile Yerel Mahkeme’nin usulden ret kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile kararı ortadan kaldırmış ve davayı esastan incelemesi için Yerel Mahkeme’ye iade etmiştir. Lehimize verilen bu karar ile Bahçeşehir Gölet’te halen devam eden haksız ve hukuksuz inşaatın yapı ruhsatının iptali davası tekrar görülecektir. BADER ve Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri olarak bu davaya müdahil olacağımızı ve hukuki süreci yakından takip edeceğimizi önemle siz değerli gönüllülerimize belirtmek isteriz. Bildiğiniz gibi BADER ile Bahçeşehir Gölet Gönüllülerinin daha önce açtığı davalar ile Gölet’te yapılan ihale ve satış işlemlerinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş olup, bu hususta Yürütmenin Durdurulması kararı da alınmıştır. Ancak bu kararlar çeşitli bahaneler ile uygulanmamaya devam etmektedir. Ayrıca Gölet parsellerini de kapsayan parsellerdeki imar planları da Mahkeme’ce iptal edilmiş, kısacası Gölet’te halen devam eden inşaatın hiçbir hukuki dayanağı kalmamıştır. Tüm bunların yanında yapı ruhsatının iptali davasının bu süreçte önemi çok fazladır ve bu davanın da lehimize biteceği hususunda inancımız tamdır. Tüm bu hususları siz gönüllülerimizin bilgilerine sunarız.


21

İstanbul banliyo hattı son durağı Hadımköy’e kadar uzatılmalıdır. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan İstanbul ve Ankara’daki banliyo hatları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Aslan, banliyö hatlarının Ankara’da bu yıl, İstanbul’da ise 2018’de açılacağını söyledi. Hürriyet’ten Fatma Aksu’nun haberine göre, İstanbul Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ile birlikte, toplu ulaşım projelerinin sergilendiği Transist 2017 Uluslararası İstanbul Ulaşım Kongresi ve Fuarı’nı açan Aslan, “Metroya hizmet eden iki hattın yanında üçüncü bir hat yapıyoruz. O üçüncü hat da, uluslararası taşımalara hizmet edecek. Ankara’dan ve 2018’de bitirmeyi hedeflediğimiz Sivas’tan, Konya’dan kalkan yüksek hızlı tren, Haydarpaşa garına kadar gelecek. Bazıları, Marmaray’ı kullanarak Avrupa yakasına geçebilecek. Gece yolcu taşımacılığının olmadığı saatlerde de, Bakü – Tiflis – Kars hattını kullanarak Çin’den, Kazakistan’dan gelen yük, gece Marmara’yı kullanarak, Avrupa’ya gidecek” dedi.

Bader’den Banliyo seferlerine dair basın açıklaması Haber sonrası basın açıklaması yayınlayan Bahçeşehirliler Derneği (BADER) Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Barış Karabulut “ Derneğimiz 2013 yılında Haydarpaşa’da TCDD İstanbul Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti. Bölge Müdürümüze günde 2 kez hizmet veren Ispartakule -Sirkeci seferlerinin Marmaray çalışmaları nedeniyle kapatıldığını, bölgemizin her geçen artan nüfusu ile alternatif ulaşım araçlarına ihtiyaç duyduğunu, Marmaray hattı tamamlandığında da Halkalı banliyö son durağının 3-5 km daha ileriye Hadımköy istasyonuna kadar uzatılmasının gerekliliğini bildirmiştik. Hatta bu konuda bölge yaşayanları olarak bizlerinde elinden gelen gayreti gösterebileceğini eklemiştik. Dönemin Bölge Müdürü bu konuda çalışmaların sürdüğünü, Marmaray’a yeni hatların entegre olması adına eski istasyonların giriş-çıkış ve benzeri yenilemelerinin yapılması gerektiğini, Ispartakule istasyonu içinde o dönem Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ile görüştüklerini, istasyonun yenileme çalışmalarını belediyenin üstleneceğini bizlere belirtmişlerdi. Ancak İstanbul’da banliyö hatlarına dair sevindiren haberleri sıkça duymamıza rağmen, son aylarda konuya dair basına verilen demeçlerde gerek Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, gerek Yeni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve gerekse Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan bu konuya dair hiçbir açıklamada bulunmamaktadır. Kuzey otoyol bağlantılarının halen yapılmamış olması, metronun en iyi ihtimalle bitişinin 2021 yılını bulacak olması düşünülürse, 2018 yılında hizmete girecek İstanbul Marmaray banliyösü Bahçeşehir- Boğazköy-Ispartakule- Esenkent- Hadımköy- Esenyurt’ta gece gündüz trafik çilesi çeken komşularımıza bir nebze nefes aldıracak, alternatif bir ulaşım aracı olacaktır. Halkalı’ya kadar zaten gelen bir banliyönün tüm seferlerini döşenmiş mevcut ray hattı varken 3-5 km Ispartakule- Hadımköy’e kadar uzatmasının bırakın trafik çilesine pozitif yönde bir değer katmasını, işletme yönetimi açısından da çok daha rantabl olduğu kanaatindeyiz. Halkalı’dan Ispartakule-Hadımköy’e kadar bu hattın Marmaray seferlerine dahil edilmemesi adına kamuoyunda dile getirilen siyasi tercihlerden dolayı, Mahmutbey gişe gelirleri düşer endişelerine bizler inanmak istemiyoruz.” dedi.

Defalarca dikkat çektik! “RAY VAR ÜZERİNDE TREN YOK” Yelpaze İstanbul haber portalımız ve dergimizde yıllardır bölgemizin ulaşım sorunlarına yer veriyor, alternatif ulaşım araçlarının hizmete sokulması adına halkın taleplerini yetkililerle paylaşıyoruz. Son olarak geçtiğimiz Eylül ayında İstanbul genelinde yayın yapan İstanbul Gazetesi’nden Muhabir Sibel Gülersöyler’in sorularını yanıtlayan Uğur Barış Karabulut; “RAY VAR ÜZERİNDE TREN YOK” çıkışı ile konuyu gündeme tekrar taşımıştı. Gülersöyler’in “İstanbul’un trafik sorunu yıllardır biliniyor. Son yıllarda artan nüfus ile birlikte Bahçeşehirlilerin de trafik sorunu yaşadıklarını biliyoruz. Ulaşım ve trafik sorununa dair neler eklemek istersiniz?” sorusuna Karabulut; “Ulaşımın içerisinden çıkılması güç bir hale gelmesinde kontrolsüz bir nüfus artışı bulunuyor. Alternatif ulaşım araçlarına ihtiyacımız var. Metro çalışmaları ihalesini yakından takip ediyoruz. İhaleler defalarca ertelendi. “Her yerde metro, her yere metro” sloganı ile yola çıktılar, bizi yollarda bıraktılar. 2019 Mart ayında Bahçeşehir’e metro gelecekti, ihalesi yeni bitti. İhaleye göre, 1080 iş günü yapım süresi olan bu çalışmalar daha başlamadı ve bu hesaba göre de 2021 yılına zor yetişecek gibi duruyor. Onun dışında Sirkeci’ye kadar uzanan banliyö hattımız da yıllardır atıl durumda bekletiliyor. Düşünebiliyor musunuz, ray var, hat var üzerinde gidecek tren yok. İnsanlar günde 3 saate yakın trafikte kalıyor. Kendi aracı olmayanlar ise klimasız otobüslerde ve üstüne çift bilet para vererek seyahat etmek zorunda kalıyor.”

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


22

YEREL

AK Parti’nin adayı Mevlüt Uysal, İBB’nin yeni başkanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na AK Parti’nin adayı Mevlüt Uysal seçildi. Kadir Topbaş'ın istifasıyla boşalan Büyükşehir Belediye Başkanlığı için İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yapılan seçimin ilk iki turunda, adaylardan biri, meclis üyelerinin üçte ikisinin oyunu alamadığı için başkan seçilemedi. Bunun üzerine, salt çoğunluğun arandığı üçüncü tura geçildi. Üçüncü turda 308 oy kullanılırken, 4 oy geçersiz sayıldı. AK Parti'nin adayı Mevlüt Uysal 179, CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu ise 125 oy aldı. Bu sonuçla, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mevlüt Uysal oldu. Uysal'ın İBB Başkanlığı'na seçilmesi Başakşehir'in ilçeden mahalle statüsüne düşürülen Bahçeşehir'de sivil toplum kuruluşları ve bölge halkının tepkisine yol açtı. Yıllardır bölgede faaliyetlerini sürdüren Bahçeşehirliler Derneği'nin basına verdiği bilgide, yıllardır bölgelerinde hukuksuz yürüyen inşaatlar, açılan davalar, kazanılan ve uygulanmayan dava sonuçları gündeme getirildi. "Bahçeşehir'i betona dönüştürmenin mükafatı bu mudur?" denilerek kamu kurumlarına olan güvenin azaldığı belirtildi.

Başakşehir Belediyesi yeni belediye başkanı YASİN KARTOĞLU Başakşehir Belediye Meclisi, Mevlüt Uysal’dan boşalan Belediye Başkanlığı için seçimini yaptı. Başkan yardımcılığı görevini yürüten Yasin Kartoğlu, 25 oy alarak Başakşehir Belediyesi'nin yeni Belediye Başkanı oldu. Başakşehir Belediyesi Başkanlığı’na Yasin Kartoğlu seçildi. Başakşehir Belediye Meclisi'nde yapılan oylamanın ilk turunda üçte iki çoğunluğa sahip olan AK Parti'nin adayı Yasin Kartoğlu 25 oy ile Başakşehir Belediye Başkanı oldu. CHP'nin adayı Abdülhadi Akmugan ise 12 oyda kaldı. Yeni Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, yaptığı teşekkür konuşmasında, “Belediyeciliği meslek haline getirmiş, Başakşehir’e gönül vermiş biri olarak böyle bir makama getirilmiş olmaktan, büyük bir mutluluk duyuyorum. Görevimi sorumluluk bilinciyle ve layıkıyla yerine getireceğimden kimsenin kuşkusu olmasın” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Başkan Mevlüt Uysal’a Başakşehir’e verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür eden Kartoğlu, “Şimdi bir bayrak değişimi yaşıyoruz. Eski dönemden güç alarak, yeni bir döneme başlıyoruz. Hep birlikte uyum içerisinde sadece Türkiye’nin vitrin İlçesi haline getirdiğimiz Başakşehir’i geleceğe taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Başta hükümetimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve tabi tüm partilerden meclis üyesi arkadaşlarımızın desteğiyle el ele vererek Başakşehir’i hemşerilerimizin daha keyifle yaşayacakları bir yer haline getirmek için gayret göstereceğiz. Allah beni, size ve Başakşehir halkına mahcup etmesin. Hiç vakit kaybetmeden kurucu Belediye Başkanı Sayın Mevlüt Uysal’dan aldığımız hizmetlere devam edeceğiz. Durmak yok, yola devam. Hedeflerimiz büyük. Başakşehir huzuru arayanların hedefi olacak. Çok çalışacağız. CHP’li üyeler ile birlikte sorunları çözeceğiz. Hedefimiz hayatı kolaylaştırmak ve halkımızı mutlu etmek. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Başbakanımız Binali Yıldırım’a, AK Parti İl Başkanımıza, İlçe Başkanımıza ve görevi devraldığım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a teşekkürlerimi iletiyorum. Bundan sonra Sayın Başkanımız Mevlüt Uysal’ın başlatmış olduğu vizyoner projeler ile kaldığımız yerden devam edeceğiz. Rabbim bizi mahcup etmesin.” diye konuştu.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

Yasin Kartoğlu Kimdir? Aslen Malatyalı olan Yasin Kartoğlu 1977 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Küçükçekmece'de tamamladı. İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun olan Yasin Kartoğlu, siyasi hayatına AK Parti Küçükçekmece Gençlik Kolları kurucu üyeliği ile başladı. 20032008 yılları arasında AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı görevlerinde bulundu. 2009 Yerel seçimlerinde AK Parti Başakşehir Belediyesi Meclis Üyeliği'ne seçilen Kartoğlu, iki dönemdir Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın ekibinde Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. İstanbul’un en genç belediye başkanı olan Yasin Kartoğlu(40) evli ve 2 çocuk babası.


23

Atlantik Bağımsız Denetim A.Ş.

Bahçeşehir’de Açıldı!

Vergi müfettişi olarak 10 sene boyunca görev yapan Fevzi BULUT, 26 Ekim Perşembe günü Bahçeşehir Akasya 05 Villa 10'da hizmete açtığı Atlantik Bağımsız Denetim Anonim Şirketi ile bundan böyle çalışmalarına Bahçeşehir'de devam edecek. Bahçeşehir'de hizmete açılan şirketin açılış kurdelesini Fevzi Bulut ile birlikte anne, babası ve Bahçeşehirliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve dergimiz Genel Yayın Yönetmeni Uğur Barış Karabulut kesti. Şirket vergi incelemeleri, vergi davaları, transfer fiyatlandırması, şirketlerin vergisel yönden yeniden yapılandırılması, inşaat muhasebesi, kat karşılığı inşaat işlerinde vergi ve muhasebe alanlarında hizmet verecek. Sektörde geniş bilgi ve deneyime sahip olan Fevzi Bulut'un mesleğine yönelik kaleme aldığı basılı eserleri mevcut.

Başlıca Eserleri · Vergi revizyonu soru ve çözümleri 1. Baskı (2011 yılı) · Vergi revizyonu soru ve çözümleri 2. Baskı (2012 yılı) · Vergi Muhasebesi soru ve çözümleri 1. Baskı (2013 yılı) · Vergi Revizyonu soru ve çözümleri 3. Baskı (2015 yılı) · Vergi Revizyonu soru ve çözümleri 4. Baskı (yayım aşamasında) · Vergi Muhasebesi soru ve çözümleri 2. Baskı (Yayım aşamasında)

Beylikdüzü Voleybol ihtisas takımı yeni lige yeni isim sponsoru ile başladı.

Kameroğlu İnşaat’ın iki yıldır gururla ana sponsorluğunu yaptığı Beylikdüzü Voleybol İhtisas takımı 2017-2018 sezonunda “Kameroğlu Beylikdüzü Voleybol İhtisas” olarak müsabakalara katılacak.

Kameroğlu İnşaat’ın yeni projesi, Kameroğlu Metrohome ‘un satış ofisinde düzenlenen törende Kameroğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Adem Kameroğlu ve Beylikdüzü Voleybol İhtisas Başkanı Gökhan Tankaş’ın imzaladıkları protokolle basına duyuruldu. Voleybol takımı oyuncuları, yönetim ve teknik ekip kadrosu da imza töreninde yer aldı. Tören sırasında Kameroğlu Metrohome Projesine ziyarette bulunan Ak Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan ve Ak Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz , spora verilen önemin bir ülkeye değer kattığını ve bu güzel tesadüfle böyle bir başlangıca iştirak etmenin mutluluk verici olduğunu belirttiler. Adem Kameroğlu imza sonrası ülkemiz ve gençler için sporun önemine değinerek. Sporu desteklemekten ve böyle bir sponsorluk içerisinde bulunmaktan dolayı mutluluk duyduğunu ve her zaman bu tarz sosyal sorumluluk projelerinde yer alabileceklerini belirtti. Kulüp başkanı yaptığı konuşmada; “Geçen sene başlayan işbirliği sonucunda1.ligte şampiyon olarak Sultanlar Ligine çıkmamız da maddi manevi desteklerini esirgemeyen Kameroğlu İnşaat ailesi, bu senede Sultanlar Ligi’nde isim sponsoru olarak desteğini devam ettiriyor. Bu nedenle başta Adem Kameroğlu olmak üzere, Kameroğlu Ailesine şükranlarımızı ve teşekkürlerimizi sunarım. Bu işbirliğinin Beylikdüzü’nü ve Türk voleybolunu yukarılara taşıyacağından eminim.” dedi.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


24

YEREL

Bahçeşehir’de görkemli

Cumhuriyet kutlaması Bahçeşehir ve Başakşehir Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Bahçeşehir’de ortaklaşa düzenledikleri Cumhuriyet Şenliği ve Fener Alayı yürüyüşü ile birlik, beraberlik mesajı verdiler.

B

ahçeşehir'de bu yıl önceki yıllara kıyasla görkemli bir 94.yıl Cumhuriyet Bayramı kutlaması gerçekleşti. Kutlamadan günlerce önce biraraya gelen STK yönetimleri güç birliği yaparak bu yıl gerçekleşen etkinliğe coşkunun ve katılımın artması adına gönüllüleriyle seferber oldular. Bahçeşehirliler Derneği'nde (BADER) Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Rotary Bahçeşehir Derneği Şubeleri, Boğazköylüler Derneği (BODER), Başakşehir Onurkent Derneği, Gölet Gönüllüleri Platformu ve Bahçeşehir Hakikat Cem Evi yöneticileri bir araya geldiler. Toplantıda diğer yıllardan farklı olarak Fener Alayı yürüyüşüne ilave olarak Cumhuriyet Şenliği gerçekleştirme kararı çıktı. Dernek yönetimleri gerçekleşecek programda Bahçeşehir'in özelikle Süzer Bulvarı ana caddesinin bayraklarla süslenmesi, yol boyunca konutlara bayrak dağıtımı ile coşkunun artmasını planlarken, afiş ve sms gönderileri ile halkın haberdar olmalarını hedeflediler. Tamamen gönüllülerin maddi -manevi destekleriyle başlayan süreç Testili Kızlar KC Çarşısı önüne kurulan profesyonel ses sistemi ile gün boyu yayın yaptı. Etkinliğin program akışına Şef Atakan Konakçı yönetiminde Bader TSM Korosu seslendirdikleri marşlarla, Türkü Dostları Şefi Emine Akkaya ve Müzisyen Mehmet Gümüş sazıyla, Burak Can Çalışkan'da gitarıyla coşku kattılar. Cumhuriyet Şenliğine Başakşehir Onurkent Derneği yönetimi ve üyeleri de Kurtuluş Savaşı'nı sembolize eden üniformaları ve kıyafetleriyle eşlik etti, özelikle Artvin yöresine ait folklar gruplarıyla geceye renk saçtılar. Dernek yönetimleri adına program sunumunu Aydın Sayın gerçekleştirdi. Sayın, organizasyonun ilk aşamasından son anına kadar emeği geçen gecesini gündüzüne katanların başını çekiyordu. Caner İlhan, Kudret Çelebi, Taner Saltık, Hüseyin Onur, Veli Eren, Hatice Emecen, Mustafa Emecen, Ali İlhan, Aynur Yıldırım ve Esat Bodur kutlamalara emekleriyle katkı sağlayanlar arasındaydı. Dernek başkanlarının Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ile başlayan etkinliğe, siyasi partilerden yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir İlçe Başkanlığı geniş katılımda bulundu. Program akışında söz alan ilçe başkanı Özgür Karabat'ın etkili konuşması alanda bulunan Cumhuriyet sevdalılarından büyük alkış aldı. Fener Alayı yürüyüşünün ardından Bando Bando grubunun etkinlik alanına gelmesiyle büyük coşku şenliğe dönüştü. 19:00'da başlayan gece 22:00'da sona erdi.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


25

Cumhuriyet Bayramı 94.Yıl Kutlama Programı 28 Ekim 2017 - Saat: 13:00 Bahçeşehir Tören Alanı Atatürk Anıtına Çelenk Koyma Töreni 28 Ekim 2017 - Saat: 14:00 Günay Aral Atölyesi Cumhuriyet "İZ" Resim Sergisi Bahçeşehirliler Derneği (BADER) Lokali 29 Ekim 2017 - Saat: 19:00 Cumhuriyet Şenliği ve Fener Alayı Korteji Bahçeşehir Testili Kızlar KC Çarşısı Önü

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


26

YEREL YAŞAM

Bader'de anlamlı

CUMHURİYET "İZ" resim sergisi

Bu yıl 94.yılını kutladığımız Cumhuriyet Bayramı'ından coşku ve dayanışma arda kalan kareleri süsledi. Bahçeşehir Tören alanında gerçekleşen Atatürk Anıtına çelenk koyma töreni sonrasında törene katılan Cumhuriyet sevdalıları Bader Lokali'nde Günay Aral Atölyesi'nin gerçekleştirdiği Cumhuriyet "İZ" Resim sergisinde buluştu.

H

er yıl olduğu gibi bu yılda Cumhuriyet Bayramı Bahçeşehir'de coşkuyla kutlandı. 28 Ekim'de Bahçeşehir Tören alanında başlayan kutlamalar aynı gün Bader Lokali'nde gerçekleşen resim sergisi ile devam etti. 29 Ekim akşamına gelindiğinde geniş halk kitlesinin katılımı ile Cumhuriyet Şenliği ve Fener Alayı yürüyüşü ile taçlandı. Günay Aral Atölyesi öğrencilerinin çalışmalarının yer aldığı resim sergisi CUMHURİYET "İZ" seçkin davetliler huzurunda açıldı.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

Bahçeşehirliler Derneği (BADER) lokalinde açılan sergide öğrenciler, Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyetin ilanına kadar izlediği yolu on aylık eğitim sonunda tuval üzerine akrilik boya ile hazırladılar. 50 Resim ve bir enstalasyondan oluşan sergide dikkat çeken çalışmalar övgüye değerdi. Açılışını Bader Yönetim Kurulundan Uğur Barış Karabulut'un yaptığı sergide program sunumunu yine Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Acar gerçekleştirdi. Acar açılış konuşmasında Günay Aral Atölyesi'ne Bader ile paylaştıkları bu anlamlı sergiden dolayı

teşekkür etti. Uluer Aral'ın günün anlam ve önemini belirten konuşmasının ardından serginin aynı zamanda küratörlüğünü de yapan Günay Aral kürsüye davet edildi. Aral konuşmasında "Haftada bir gün üçer saat atölyeye gelen öğrencilerim 10 ayda çok güzel çalışmalar ortaya çıkardılar. Amacımız onların özgürce resim yapmaları, becerilerini ve özgüvenlerini ortaya çıkarmaktı, bunda da oldukça başarılı oldular. Özellikle 30 parça tuvalden oluşan yerleştirmede, çocuklar içeriğini bilmeden her bir tuvali belli bir disiplinle ayrı ayrı çalıştılar ve bu tuvaller birleştiğinde


27

sergimizin konusu ortaya çıktı. Çocuklarımızı gönülden kutlar, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Bu serginin amacı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e inanan, Cumhuriyet'e saygılı çocukların sergiledikleri, sanatçıların demokrasiye ve Atatürk'e inandıklarını anlatan bir atölye sergidir" dedi ve sözlerine şöyle devam etti; "Bu serginin gerçekleşmesinde bizlere her türlü desteği veren Bahçeşehirliler Derneği (BADER) Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Uğur Barış Karabulut ve diğer Yönetim Kurulu Üyeleri ile sergileme hazırlıkları aşamasında her an

yanımızda olup desteğini esirgemeyen dostum Reyhan Güngör'e, Kıbrıs'dan gelerek bize destek olan sanatçı dostum Gülsün Karadayı'ya, sonsuz şükranlarımı sunarım." diyerek ödülleri vermesi için Kıbrıslı sanatçı Ressam Gülsün Karadayı'yı sahneye davet etti. Sanatın birleştirici gücünden söz ederek herkesi barış içinde elele olmaya davet eden Karadayı, çocukların ödüllerini vererek hepsini ayrı ayrı tebrik edip başarılar diledi. Sergiyi çelenk töreni sonrası Başakşehir CHP İlçe Başkanı Özgür Karabat, Kadın Kolları Başkanı Özcan Gülcay Sarı ve yönetim kuru-

lu üyeleri de ziyaret etti. İlçe Başkanı Karabat yıl boyu emek veren öğrencilere madalya sunumunda da bulundu. Etkinliğe ayrıca Reyhan Güngör eğitmenliğinde Bahçeşehir Koleji öğrencileri Talya Göksal, Elifsu Sarı, Defne Karpat ve Kayra Molla'nın Cumhuriyet temalı tiyatral şiir ve sunumları da damga vurdu. Katılımcılardan büyük alkış alan çocukların performansları katılımcılardan büyük alkış aldı. Günay Aral Atölyesindeki çalışmalardan oluşan Cumhuriyet "İZ" sergisi 5 Kasım'a kadar Bader Lokalinde sanat severlerce gezilebilecek.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


28

RÖPORTAJ

Spora heyecan katan; YILMAZ PARLAK yilmaz@yelpazeistanbul.com FOTOĞRAF:Murat Bayar

Emre Tilev

Bu ay ki röportajımızı sporseverlerin yakından tanıdığı Emre Tilev ile gerçekleştirdik. O sadece spor spikeri değil, aynı zamanda akademisyen, gazeteci, yazar ve mükemmel bir baba. Sahalardan evlerimize, arabamıza, cafelere, iş yerlerimize kadar giren, sporun her dalından anlattığı maçlarlarla ses tonuna aşina olduğumuz, her maça heyecan katan, anlatımıyla sahadaki coşkuyu bizlere hissettiren, kalp ritimlerimizi kat ve kat arttıran Emre Tilev ile spor, özel hayatı ve mesleki kariyerinin bilinmeyen yönlerini konuştuk... Emre Tilev kimdir? Kısaca bize kendinizden bahseder misiniz? 1971 Ankara doğumluyum. Evliyim ve Emrecan adında bir oğlum var. Gıda Mühendisliği okudum ama hiç yapmadım. 1992 de Yerel Tv’de başlayan serüvenim 1994 yılında Ulusal kanala geçişimle devam etti. Spor spikerliğiyle tanışma hikayeniz nasıl gelişti? Çok küçükken başladı diyebilirim. Arkadaşlarım mahallede maç yaparken, ben onların maçını anlatırdım. En önemlisi spora çok meraklıydım. Uzun yıllar atletizmle ilgilendim. Koşarken bile kendi kendime maç anlatır, o anı yaşardım. Spor spikerliği içimde hep vardı ve sevdiğim işi bu günlere kadar taşıdım.

Maç öncesi kampa girerim

Yayın öncesi nasıl bir hazırlık aşamanız vardır? Anlatacağim maç öncesi bir sporcu gibi kendimi kampa sokarım. 2-3 gün öncesinden hazırlıklarım başlar. Takımlar ve futbolcular hakkında derin analiz yapar, bilinmeyen yönlerini araştırırım. Kafama takılan konu olursa oyuncunun menajerini

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

ve çevremdeki insanları aradığım olur. Maç günü hafif beslenirim. Yağlı yemem. Mesala çok önemli bir maç ise yemek yemediğim bile olmuştur.

Okullarda ve seminerlerde size karşı ilgi nasıl? Oldukça iyi yönde diyebilirim. Sporseverlerin ilgisine minnettarım. Pozitif yansımalar alıyorum bu da işimizi doğru yaptığımızı gösteren güzel tablo. Negatif olanlardanda kendime dersler çıkartıyorum. Neyi yanlış yaptım, daha İyi nasıl yapabilirim diye.

Bilgi En Önemli Güç

Spor spikeri olmak isteyen gençlere tavsiyeriniz nedir? Öncelikle sporu sevmeli ve yapacaği işe inanmaları. Üç temel öğeyi unutmamaları lazım. 1.Türkçeyi çok iyi konuşmak, 2.yabancı dil , 3.anlatağınız spor dalıyla ilgili çok engin ve derin araştırmalar yapsınlar. Öngörü ve bilgi, gençler için güç kaynağı olacaktır.


29

Sporseverlerin ilgisine minnettarım. Pozitif yansımalar alıyorum bu da işimizi doğru yaptığımızı gösteren güzel tablo.

Türkiye’de Bayanların futbol merakı ne durumda? Son yıllarda oldukça fazla. Futbolu takip eden, konuşan ve ilgi duyanların, oranı gün geçtikçe artdığını görüyorum. Örnek aldığınız spor spikeri kimler? Ercan Taner’den çok etkilenmişimdir. Barbaros Tali’nin Türkçeyi kullanışı ve tabii ki İlker Yasin. Onun antattığı maçlarla büyüdüm. Bu üç duayen isimle birlikte çalışmak benim için büyük şans oldu ve bana mesleğimde çok büyük katkı sağladı. Oğlunuz Emrecan’ın spor spikeri olmasını ister misiniz? Evet tabiki isterim. Öncelikle çok yetenekli ve spora meraklı. Anlattığım maçlarla büyüdü zaten. Beni dikkatle takip eder. Emrecan NBA takımlarına inanılmaz hayran, maçlarını hiç kaçırmaz ve ciddi bilgi sahibi diyebilirim.

Hayalinizde anlatmak istediğiniz bir maç var mı? Milli Takımımızın Dünya Kupasi final maçını çok anlatmak isterdim. Veya Türk Takımı Avrupada final oynuyor ve maçı ben anlatıyorum. Benim için zirve diyebilirim. Türkiye’de bir spor spikeri ilk defa bir sergi açtı, o da size ait. Nasıl gelişti biraz anlatır mısınız? Mesleğe başladığımdan bu güne kadar bana verilen herşeyi biriktirdim. Ödüller, formalar, ayakkabılar... Aklınıza gelebilecek herşeyi bir odada muhafaza ediyordum. Uzun zamandır neler yapabilirim acaba düşüncesi vardı zaten, sevdiğim bir dostumun fikriyle böyle bir sergi açmaya karar verdim. Çok ses getirdi ve yankı uyandırdı. Sporseverlerin ilgisi olduk-

ça fazla. Hatta İleride sergilediğim bu ürünlerle İzmir’de güzel bir cafe açmak istiyorum. Değerli vaktini bizlere ayıran ve sorularımıza verdiği içten yanıtlar için dergimiz adına Emre Tilev’e sonsuz teşekkürler... Küçük Bir Not; Kanal D, Cnn Türk ve D smart Spor Bültenlerinden Emre Tilev’i Takip Edebilirsiniz. Ayrica Twitter: Emre_tilev - Instagram:Emre_tilev Sevgili okurlar gelecek ay yine sürpriz bir konukla buluşmak dileğiyle...

Sokakta sizi sesinizden tanıyan oluyor mu? Genelde tanıyan olur. Sokakta alışverişte konuşmaya başlayınca ses aşina geliyor sanırım. Abi Sen Emre Tilev değil misin diyenler çok oluyor. Sonrası koyu bir spor sohbeti tabiki... (Gülüyor)

Kendi Ses Tonumu Beğenmem

Sesinizi başkasına benzetir misiniz? Ses tonumun kimseye benzediğini düşünmüyorum. Rahmetli babam opera sanatçısıydı. Benim ses tonumu çok beğenirdi ve kendine özgü bir ses rengimin olduğunu söylerdi. Ama tam tersi ben ses tonumu beğenmem. Daha tok bir sesimin olmasını isterdim.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


32

RÖPORTAJ

R E S İ M S A N A T I N I N A Ş I K V E Y S E L’ İ

SELDA ÖNDER selda@yelpazeistanbul.com

RESSAM BAYRAM GÜMÜŞ mü ve tanışmayı çok istediğimi söylediğimde kendisinin kadim dostu olduğunu öğrendim. Atölyede biraz sohbet ettikten sonra Edip Bey’in ve değerli eşinin bizi beklediği kafeye gittiğimizde kendisinden Kitap fuarında gerçekleştirmek üzere röportaj sözü aldım. Edip bey o kadar tatlı bir insan ki; hani çok yakınınız gibi hissedersiniz bir anda. Kendisine “Hasretinle yandı gönlüm adlı eseri bir tek sizden dinleyince ağlıyorum” dedim. Kasım ayında ki röportaj sözünü aldıktan sonra Sevgili Edip Akbayram’dan ayrılarak atölyeye döndük ve söyleşimizi gerçekleştirdik:

Öğretmenlik mesleğine yeni başladığım yıllardı. Bir öğrencim ansiklopedi boyutlarında bir katalog getirip; katalogdaki ressamın yakını olduğunu söyledi. Kataloğu açtığımda gözlerime inanamadım. Minyatür sanatının özelliklerini ilgilenen bilir, perspektif yoktur, uzaklık yakınlık tek boyuttur. Ellerimin üzerindeki kitabın sayfalarını çevirdikçe gözlerimin önünde alabildiğine uzanan, minyatür sanatından çok daha özel bir sanatla naif sanatın öncüsü bir sanatla tanışıyorum. Bu eserlerin sahibinde perspektifin, birçok ekolün, sanatın hem modern hem klasik sanatların, sentezine ulaştığını ve çok iyi bir eğitimin izlerini görmek mümkün. Şimdiye kadar gördüklerime benzemiyor çizilenler; öncelikle ulvi bir sabrı gözlemliyorum. Picasso’yu, Rembrand’ı, Ingress’i, Klee’yi diğerlerinden ayıran neyse onu görüyorum. Sanatta ekol olmayı başarmış Sayın Gümüş… Yeryüzünde iyiliği kötülüğü, güzeli çirkini nasıl ayırabiliyorsak, baktığımızı gördüğümüzden, analizlerlerimizden derlediklerimizle ulaştığımız sentez kadar iyi bir bakış açısına ve iyi bir eğitime ait gördüklerim. Eğitim derken öz olarak kendini eğitmesinden söz ediyorum. Çocuk yaşta başladığı resim yolculuğuna Kasım Koçak atölyesinde ama gerçek ibresinden hiç şaşmadan yani tarzını değiştirmeden devam edip her gün yeniden güzellikler yaratmış.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

On beş yıl önce resimlerini gördüğümde, özellikle Kadiköy meydanını resmettiği tablosunun katalogdaki bir örneğini gördüğümde uzun süre gözlerimi alamadım. Şöyle anlatayım; meydanda binlerce insan, otobüslerdeki binlerce insan, minübüsler, vapular, vapur iskelesi, duraklar, koşuşturanlar… Ve bunlar bir kaos içinde olmasına rağmen inanılmaz bir ahenkte, inanılmaz bir dinginlikte… Bu binlerce insanın yüzlerinde ki ifadelerin her biri ayrı ayrı. Dudaklarımdan sadece inanılmaz… nasıl ya… kelimeleri dökülüyor. Kataloğa el koymayı düşündüm ama maalesef öğrencim geri almakta kararlı çıktı. O zaman dedim ki bir gün mutlaka Ressam Bayram Gümüş ile tanışacağım. Böyle mesleğinde üstad olmuş kişilerin ellerinde hayatı yeşerttiklerinden midir bilinmez hep Tanrısal bir güç olduğunu düşünmüşümdür. Michelangelo’nun “Creation of Adam” tablosundaki gibi el vermiş midir böyle özel insanlara… Ve kısmet bugüneymiş. Sevgili Bayram Gümüş ile Moda’da ki atölyesinde buluşuyoruz. Şiir okumaya çok elverişli bir ses tonu var. Çok mütevazi ve sakin bir insan. Moda gibi bir ortak paydalarından dolayı daha önce kendisine Edip Akbayram’ın büyük hayranı olduğumu, Üniversite yıllarımda o civarda okuduğumdan dolayı Edip Beyi Moda Çay Bahçesinde sık sık gördüğü-

Okurlarımız sizin bu mesleğe nasıl başladığınızı merak ederler. 5 yaşında başladım. İlkokulda dersler ilgimi çekmedi resim çekti. Şu anda yaptığım resimlerin temelleri o çizgide devam etti. Resim benim için bütün her şeyi ifade ettiğim keyif alarak yaptığım bir şeydi. 66 senesinde istanbul’a taşındık. Lise 1’e kadar devam ettim ve hayatım hep resim oldu. Derslerimin hepsinde sürekli resim yapıyorum. Kitaplarımın boş yerlerine defterlerime arkadaşlarıma resimler yapıyordum. Lise 1’den sonra piyasada çok değişik işlerde çalıştım ama bütün amacım akademiye gidip ressam olmaktı. Öyle bir şey olmadı. Hayat hızlı geçti sonra askere gittim. Askerde boş zamanlarım oldu Kıbrıs’ta askerlik yapıyordum. Günde 2-3 saat boş vaktimizde kartonlar üzerine arkadaşlara resimler yaptım. En çok sevdiğim araba resimleriydi. Adam mesela kamyonunu söylüyordu ben aynısını çiziyordum. Evini tarif ediyordu bir takım köşk resimleri yaptım. Eski bir köşkte oturmuştuk İçerenköy’de 70’li yıllarda, onun daha büyüklerini yaptım. 82’de askerden geldim. Para kazanmak için birtakım işler yapmak gerekiyordu. Kendi kamyonetimiz vardı onla şoförlük yapıyordum. Günlük yevmiye o zamanın parasıyla bin liraydı. Yani bugünün yüz lirası. Ben o zaman otuz bin lira vererek ehliyet aldım. Ağır vasıta ehliyeti aldım. Belirli bir dönem orada çalışırken de resimler yapıyordum. Sonra bir tesadüf sonrası Ressam Kasım Koçak’la tanıştım. Yaptığım resimleri gösterdim. Ressam olabileceğimi söyledi. 83 senesinin 13 Mayısında tanıştık Kasım Koçak’la. Kendisinin resimlerini çok beğenirdim. Dedim ki; “Çok iyi resimler yapıyorsunuz, bende sizin gibi ressam olmak istiyorum sizin gibi yapmak istiyorum.” “Senin tarzın başka çocukluktan beri çalışmışsın kendine bir çizgi oluşturmuşsun senin bu çizgide devam etmen lazım.” Dedi ki;


33 “Buna naif resim diyorlar dünyada” Bu tarzla ilgili herşeyi anlattı. Ben naif resim sanatı nedir hiçbir şey bilmiyordum. Ama tek amacım oturup resim yapmaktı. Belirli bir süre Kasım Abinin atölyesinde çalıştım. 84 yılının ekim ayında atölye açtım. O dönemde de Maltepe’de de Eğitim fakültesinden, Akademiden okulunu bitirmiş arkadaşlar gelip atölye açtılar ve Maltepe ressamlar gurubu oluştu. Aralarında tek eğitimsiz ben vardım. Yaptığımız resimlere Kasım Abinin çevresinden onun resim alıcıları gelip alıyordu. Kısa sürede orası basında televizyonda bayağı yayıldı benim ismimde yayıldı. İlk kişisel sergimi 85’te Ankara’da Turkuaz sanat galerisinde açtık. 30-35 resmimiz vardı 29 tanesi satıldı. Profesyonelliğin ne demek olduğunu ben ondan öğrendim. Ressam kılavuzumdur benim Kasım Koçak. Sonra normal bir esnaf nasıl dükkanının açıp işine devam ediyorsa bizde resim atölyelerimizi öyle işletiyorduk. Kendi alıcılarımız olmaya başladı. 87 senesinde ben yarışmalara katıldım 4 tane ödül aldım. Ödüller yurtiçiydi tabiki. Yani resim yaşamım böyle başladı ve bir yaşam biçimi oldu. Peki bu sergiler olduğunda bu eserler sizin çocuğunuz gibi oluyor. Bunlar satıldığında nasıl bir duygu içinde olursunuz. İki şey yaşıyorsunuz, birincisi resminizin satılıp ekonomiye dönüşmesi ve onunla tekrar yaşama devam etmenin verdiği bir şey oluyor. Yani bir resme çalışırken her birine belirli bir zaman harcıyorsunuz. Zaman içinde bütün hepsi sizin belleğinize yerleşiyor ne yaşadıklarınız. Siz bir arkadaşınızlada çok güzel vakit geçirip bir sürü şey yaşarsınız bir yere gidersiniz orada anılarınız olur. Bizim çalışırkende öyle yani bir saatte felan iki saatte üç günde beş günde bitmiyor. 10 sene uğraştığım resim var. Şişli Teraki Lisesinde asılı bir İstanbul resmi var o resme 10 yıl çalıştım ben. Yani bir fiil 10 yıl çalışmıyorsunuz aralıklı çalışıyorsunuz. Onunla bir yaşamı bir zamanı tüketiyorsunuz. O resim devam ederken yaşadığınız o kadar çok şey var ki onların hepsi sizin için değişik anılar oluyor. Size onun karşılığını ödeyerek alan insanlar ona sizden daha iyi bakıyorlar. İyi bir yere asılıyor. Onlarca insan seyrediyor. O açıdan iyi tabiki. Bir de şu var bizim ülkemizde hala akademilerden mezun olupta ben resimle yaşayaca-

ğım demek kolay değil. Paraya çevirilmesi gerek. Ekonomiye çevrilip bunu malzeme atölyesine harcayarak daha iyi bir resim yapması çok önemli. 11- 12 saat resim çalışıyoruz. Vücudunuzun sağlıklı olması sağlam olması lazım. Ve öyle 5 yılda 10 yılda 20 yılda öyle hemen bir anda siz ressam olup usta olmak öyle kolay bir şey değil. Ben 34 sene sonra ressamlığa yeni adım atmış olarak kabul ediyorum kendimi. Ustalığa yeni adım atmış kabul ediyorum. Sonsuz renk skalası aklınızda hayalinizde çok değişik biçimler bunları bir arada tutmak bir arada ortaya çıkartmak bunlar öyle beş dakikada on dakikada bir yılda üç yılda olacak iş değil. Yaptığınız işi geliştirerek ortaya koymak ayrı ekonomik durumu ayrı. Ama bütün zamanınızı buna ayırıp bitirdiğinizde ekonomiye dönüşmesi size iş ortaya çıkartıyor resmi ortaya çıkartıyor. Ekonomik durumunuz iyi olmuş olsa çıkmaz bu resimler. İyi ki benim ailem köyden İstanbul’a gelmiş. İyi ki böyle bir sosyal yapım var. Bu resimlerin çıkması için benim böyle bir sosyal yapının adamı olmam gerek. Ekonomik durumu çok iyi varlıklı bir ailenin çocuğu olsaydım bu resimler çıkmaz başka şeyler çıkardı. Hayatta olmazsa olmazlarınız nelerdir? Bunu başka yaşlarda sorsanız başka şeyler olabilirdi ama şu an baktığımda yaşamımda resim olmadığı zaman olmaz. Ve onun yerini alabile-

cekte başka bir şey yok. Bu benim için bir ruhsal tedavi rehabilitasyon. Bunu yaptığım zaman kendimi daha değişik başkalarının tadamayacağı keyifler alıyorum. Bununla içimde beynimde olan şeyleri insanlara söyleyebilme ihtiyacım var. Renk skalalarıyla oynuyorsunuz bu böyle sürekli devam ettikçe başka bir şeyler buluyorsunuz, hayatın içinden alamadığınız başka tatlar alıyorsunuz. Ve bu sizi besliyor. Sonra bu resme geri dönüş yapıyor. Doğaya bakıyorsunuz doğada bir sürü bitkiler var rengarenkler siz onları alıp başka bir atmosferde yapabiliyorsunuz. Onun verdiği başka bir keyif var. Onun ötesine geçme kaygılarınız düşünceleriniz oluyor Doğayı tabiatı aşma buna benzer kendinizin yaptığınız resimde birtakım sorgulamalarınız var. Geçmek istediğiniz birtakım şeyler var. Mesela her gün gökyüzü mavi, mavinin tonları grinin tonları ben bir dünya yaratmış olsaydım haftanın yedi günü çok değişik renklerde gökyüzü yapardım. Peki çocukken bu noktaya geleceğinizi düşünür müydünüz? Hayır. Hiç kimsenin öyle bir kapasitesi olamaz. Sadece oturup bir şeyler çizerken ressam olsam acaba işte şu olur mu bu olur mu filan. Bir de bilmiyorsunuz sanat nedir? Ressam nedir? Ben ressam, sanat bu bilgileri bilmeden kendi kendime bir şeyler yapıyordum, benim için önümde bilinmeyen bir sürü şey vardı. Ama bildiğim tek şey şu vardı benim kendi yeteneğim, o günkü bilgim doğrultusunda resim malzemeleri vardı. Onlarla neler yapabileceğimi buldum. İçerenköy’de Osmanlı mahallesi ahşap evler o ortamı görüp bana göre resimsel bir şey diye oturup onların resimlerini yaptım. Gecekondularda patates soğan sattım oturdum gecekondu resimleri yaptım. Renklendirdik işte onları fırçalarla boyalarla çizimleriyle bütün o tanıdığım bildiğim yaşamına tanık olduğum sosyal yaşamı resmetmeye çalıştım. Oradan bir söyledikleri her şeyi biriktirdim ben. Çünkü onların hepsi resmi bilen insanlardı. Söylediklerini dikkatle dinliyordum. Çok ilginç başarılı buluyorlardı devam etmemi söylüyorlardı. Benim için Maltepe Ressamlar Gurubu müthiş bir akademiydi. Ama açık net bugün ressam olarak ülkede dünyada

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


34

RÖPORTAJ

neredesiniz derseniz, dünyanın değişik yerlerinde resimlerimiz var. Özel yerlere de gitti iki metreye dört metre bir resmim Almanya’da çağdaş bir müzede sergilendi. Marta Herfort Müzesi’nde sergilendi Küretor Max Borka resmimi götürdü Türkiye’de ki çağdaş tasarımcılarla birlikte. Onunla ilgili bir yazı yazdı mesela röportajda bana şey dedi “Siz bütün dünyadaki akımları çok iyi özümseyip ortaya kendinize göre bir şey çıkartmışsınız” Hepimiz bu çağda bu çağa tanıklık yapıyoruz. Birilerinin resim sanatı da benim için yapılacak diye küresel sermayenin emrettiği bir iş yapmıyorum ben. Ama küresel sermayenin kölesi olmuş birtakım kavramlara göre eğitimler verilip onlara göre vitrinler düzenlenip sürekli kontemperari kontemperari (Çağdaş) insanlara bir sürü şey yaptırıyorlar. Yapan insanın yaptığıyla kendisinin birbirleri kültür olarak o kadar farklı ki, bugün dünyada bu geçerli diye bu yapılmaz. Ben Anadolu’nun ortasında doğmuş büyümüş yetişmiş bir insan olarak yaşama tanıklık yapıyorum, ona şahit oluyorum ve farklı bir kültürden gelirken dünyadaki bir takım egemen güçler, sanat bize göre olacak al sana kuram, kavram, al sana sanat kavramı buna göre yapın. Bu günde güncel sanat çıkardılar. Ve benim hiç alakam yok. Hiçbiriside umrumda değil. 34 sene içerisinde o kadar çok ortaya kavramlar çıkıyor ki birden bir bakıyorsunuz yeni bir şey çıkmış... bunu kim çıkartıyor? Ben kimim neyim? Yaşamı hayatı nasıl algılıyorum? Bu bana göre mi? Yani Neşet Ertaş’a arya mı söylettireceğiz? Neşet Ertaş’a M.C Hamelın gibi rap müzik mi söyleteceğiz? Pop müzik mi söyleteceğiz? Neşet Ertaş Türkiye’nin en büyük devidir Aşık Veysel en büyük devidir. Ve bu coğrafyanın bu bölgenin sanatçısıdır. Çağdaştır, yereldir. Bizim gerçek sanatımız onlardır. Fecri Ebcioğlu’nun Fransa’ya gidip te Fransa’da 70’li yıllardaki aranjmanları getirip burada söyletmesiyle burada hafif müzik filan oluşmaz. Bizim bir şeylerin farkına varmamız gerek. Kendimizi iyi tanımamız gerekiyor. Bana göre ev olacak bana göre araba olacak diyen belirli bir egemen sosyal sınıfları egemen olmuş dünyanın yönetimini eline geçirmeye çalışan üstün ırk kabul edip ben kralım siz köle diyen insanların söyledikleri gibi sanat manat yapılmaz. Yapanlar zaten sanat tarihinde olmayacak yerleri. Siparişle yapılmaz bu. İnsanın kendisini tanımasıyla bulunduğu yeri bölgesini tanımasıyla yaşama tanık olmasıyla bunlarla oluşur bu işler. İstanbul’da fuar düzenleniyor yeni sanat eğitimi alan insanlar oraya gittiği zaman o vitrine özeniyor o insanların giyimine o kapıda

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

Enerjimi başka gereksiz şeylere harcamanın hiç anlamı yok. Çok değerli bir eşiniz iki çocuğunuz var size destek oluyorlar mı? Ve çocuklarınızda da böyle bir yetenek var mı? Tabi ki destek oluyorlar. Ve evet onlarda da istek var. Ben lise terk olduğum için biraz ikisi de okulu sevmiyor herhalde ikisi de baba bizde okumayıp senin gibi olmak istiyoruz diyorlar. Çok şansılar bence... Bende çok şanslıyım öyle çocuklarım olduğu için. İkisi de resme çok yetenekli her şeye çok yetenekliler. Bu dünyaya yararlı insan olabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz onlar için.

duran arabalar öyle bir ambiyans var ki; benimde burada olmam lazım diyor arkadaş resim sanat eğitimi alan. İçeride ne yapılırsa onun gibi yapmalıyım sanıyor. Sen Artvinlisin sen Sivaslısın, Vanlısın senin yaptıklarında o bölgenin o yaşadığın iklimin ortamın köklerinden gelen bilgi kültür bir sürü şeyi harmanlayıp öyle yapman lazım. Ben bu ülkede az önce anlattıklarımızla Maks Borka diye bir kuvatör benim resimlerime “Bütün her şeyi özümsemiş çağdaş bir iş çıkartmışsın” dediği zaman dedim ki; “Bakın yanlış tanımlama yapmayalım buna naif resim diyorlar. Ben resim eğitimi almadım.” Neşet Ertaş’a soruyorlar, “Notaya göre mi çalıyorsunuz?” “Ben diyor; nota bilmem göğnüm nereyi isterse o perdeye basıyorum. Benimde gönlüm ne isterse onu yapıyorum. İstediğim boyalarla isteğim renklerle… Burada müthiş özgürüm zaten. Hiç kimseye eyvallahımda yok. Onların bilgilerine de ihtiyacım yok. Ben bunu yapıyorum bununla anlatıyorum. Bundan üç sene önce Türk resim tarihiyle ilgili resim yaptım 480 tane Türk resmine mal olmuş ne kadar ressam varsa geçmişten bu zamana ne kadar heykeltraşımız varsa hepsinin bütün eserlerini büyük bir tuvalde toplayarak 2 metreye 4 metreye bir resim yaptım, onun içinde topladım. Benimde Bayram Gümüş olarak Türk resim heykel tarihini böyle anlatıyorum. Resim diliyle anlatıyorum. Şimdide Türk edebiyatçılarımızın 2 metreye 4 metre bir resmini yaparak işte Bayram Gümüş edebiyat tarihini böyle anlatıyor. Türkiye’de sizin yolunuzdan gelen, tarzınızı uygulayan ressamlar var mı ? Yaptığımız işleri tabi teknik olarak üslup olarak baktığımız zaman çok sayıda insanlar var. Benim bu çerçeve içerisinde naif resim çocuksu duyarlı resimler çerçevesinde değerlendirirsek çok büyük önemli insanlardır; Cihat Burak, Fahir Aksoy, Fatma Eğe, Yalçın Gökçebağ… Bu saydığım isimler ülkemizin sanat tarihinde derin çizgilerle yazılarak yer edecek insanlar. Bunların üsluplarına yakın resimler yapan, benim tarzıma yakında resimler yapan çok insan var. İbrahim Balaban çok önemlidir. Bu dünya çok güzel, yaşamımın karşılığını ödemeyi düşünüyorum çok iyi resimler yaparak. Bunlardan daha iyilerini yapmayı düşünüyorum. Öyle olunca da zaman yetmiyor.

Önünüzde ki projeler neler? Her yıl insanlara yaptıklarımızı göstermek için fuar yapıyoruz. Kitap fuarıyla birlikte oluyor kasımda açılacak. Geçen sen 650 bin kişi gezdi kitap fuarını oraya gelenlerin bazıları da resme geliyorlar. Hiç kimse ayırt etmeden size ve resimlerinize bakıp sorular soruyorlar cevaplıyoruz, onlarla bildiğimiz her şeyi paylaşıyoruz. Fuarlara her yıl devam etmek istiyorum. Zamanımız bedenimiz yettikçe. Onun dışında değişik dönemlerde ben Amerika’ya gittim Amerika’da yaşadım. Orayla ilgili resimler yaptım. Başladığım büyük ebatlarda Amerika’yla ilgili New York’la ilgili resimler var, eğer onları bir gün tamamlarsak şu an sözü aldığımız üç eyalette sergi projemiz var ama resimlerin bitmesiyle ilgili. 2018’in mayıs ayında bir aksilik olmazsa Ankara’da bir sergi düşünüyoruz Serdar Kaya Beyle, Valör sanat galerisinin sahibiyle. Elimizde büyük 2 m. X 4 m. aşağı yukarı 15 e yakın resimlerimiz var. Onlarla Ankara’da büyük bir sergi planı var.

Teşekkür ederek ayrılıyorum o sanat eserlerinin yaratıldığı atölyeden. Modanın deniz kokusu, yaşanmışlıklarla dolu sokakları, birbirine sadakatle yaslanan kocamış binalar…Moda aşk demek, sanat demek, ruhla bedenin birleştiği mekan, caddeler, sokaklar… Şehrin bu bölümü dinlenmeye çekilmiş yaşlı bir bilge gibi, dizine oturup yıllarca masallar dinleyebilirim. Moda’yı anlatan kelimeyi arıyorum, dilimin ucunda, neydi, ne…”Naif” kelime bu… Tıpkı sevgili Ressamımız; BAYRAM GÜMÜŞ’ün resimlerinde gördüğüm şey; BÜYÜK BİR KALABALIĞIN İÇİNDEKİ SESSİZ VAROLUŞ, KONUŞAN DİNGİNLİK, RESMİN YÜREĞİNİN YAŞAYAN BİR CANLI GİBİ GÜZEL BİR AHENKLE ATMAYA DEVAM EDİŞ…


Bahçeşehir’in en eski ve tecrübeli kadrosuyla tüm derslerden birebir eğitim ve özel dersler,

Koray Akgül Koçluğu’nda

başlıyor!

YGS LYS

TEOG

ARA SINIFLAR DERS TAKVİYE

2017 LYS sonuçlarına göre öğrencilerimizden

4’ü İTÜ 1’i ODTÜ 1’i SABANCI 2’si KOÇ ve diğer öğrencilerimiz çeşitli üniversiteleri kazanmıştır. Tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, yeni öğrenim hayatlarında başarılarının devamını diliyoruz. Bilgi; İsteyen velilerimize öğrenci ve veli referansı verilebilir.

Gsm: 0532 346 40 54 koray_akgul@hotmail.com


36

/Travelogueress

/ travelogueress

/ Travelogueress

Alternatif İtalya:

Komo Gölü ve Portofino Perdelo, Varenna, Komo Gölü 21 Aralık 2013, Cumartesi 17 yıl sonra tekrardan Milano Havaalanı’na iner inmez ilk dikkat çeken yerlilerin hiç zoraki olmayan doğal şıklıklarının ön plana çıkmasıydı; ayrıca maalesef dokuz yıl önceki İtalya seyahatim gibi kış mevsimine denk geldiğimiz için havanın oldukça soğuk, kapalı ve yağmurlu oluşuydu. Kiraladığımız arabayla Milano’nun içine hiç girmeden, Kuzey İtalya’nın sanayi bölgelerini geride bırakıp, iki saatlik bir sürüşten sonra Komo Gölü etrafındaki Varenna kasabasına bağlı Perdelo Köycü’nde kiraladığımız daireye vardık. Kışın havanın erken kararmasıyla, tırmandığımız keskin, dolambaçlı ve sisli yollar ilk başta ürkütücüydü. Dağların içine oyulmuş kilometrelerce uzunluktaki ve bol sayıdaki tüneller ise oldukça etkileyici. Varenna ’da Quattro Pass isimli restoranda leziz bir aksam yemeğiyle yorgunluğumuzu attık ve 27 aylık kızım itiraz etmeden kolayca uykuya dalınca oldukça iyiydik. Kaldığımız dairenin panjurlarını açıp, karşımızda muhteşem kar kaplı dağların ve Komo Gölü’nün manzarasını görünce, kendimizi tekrardan iyi hissettik. Bizi Bellagio kasabasına götürecek feribotla zamanımız uyuşmayınca, gezimize karayoluyla devam etme kararı aldık. Gün içinde Varenna’nin sevimliliği daha bir belli oluyordu. Bellagio ise sevimli, şık, romantik, tam bir İtalyan kasabası.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

Yolda Lecco gibi büyükçe şehirlerden geçince oldukça şaşırdım açıkçası. Güzelim, beyaz kaplı İtalyan Alplerinin eteklerinde ve Avrupa’nın en derin gölü, koca Komo’nun etrafında sadece küçük köyler ve kasabalar görürüz sanmıştım. Yol boyunca dağ, göl ve yeşillik manzarasının güzelliği ve ihtişamı yanında, yer yer muhteşem, yer yer zarif 19. yüzyıl İtalyan villa mimarisin birçok

örneğini görmek araba sürüşünü çok zevkli kılıyor. Ancak Laglio’daki George Clooney’e ait villa ya da Lenno’da çekilmiş Casino Royale isimli James Bond ve Star Wars filmlerinin mekânı olarak kullanılmış villayı yoldan görmek mümkün değil. Çoğu villayı gölden görmek daha kolay ve anlamlı olsa gerek. Komo şehri Komo Gölü etrafındaki en büyük ve kalabalık yerleşim. Tiyatrosu, tren istasyonu, okulları, bankaları, iş yerleriyle tam olarak bir büyükşehir. Komo’ya yakın Menaggio kasabası çevresinde villaların ihtişamını yoldan görmek çok daha kolay. Bu şaşırtıcı genişlikteki gölün etrafındaki yollar, karlı dağ manzarasını varsaymazsak, İstanbul’daki Ortaköy -Sarıyer arasındaki Boğaz yolunu andırıyor.


37

Bu bölgeye kesin yaz, sonbahar ya da ilkbaharda gelinmeli. Ancak o dönemlerde yoğun sis, yağmur ve soğuk hava ile karşılaşılmadan rahat rahat manzaranın tadı çıkarılabilir ve görülmesi gereken yerler görülebilir. En iyi şekilde ancak gölde yapılan gezilerle görülebilen villalar, Cernobbia bölgesi ve doğayı algılayabilmek için kiralanan tekneler Nisan-Mayıs aylarından önce çalışmıyorlar. Burası bir dağ merkezi olsa da, kayak olmadığı ve özelliği gölün etrafındaki villalar, mimari ve doğa olduğu için kış yerine diğer mevsimlerde gelmek daha iyi olur. 24 Aralık 2013, Salı, Portofino Yoğun sisli Varenna ve Komo Gölü’nü geride bırakıp, yaklaşık dört saatlik yorucu, sağanak yağış altında bir araba yolculuğu sonunda Cinque Terre Milli Parkı’na vardık. Ancak burada mevsimin büyük azizliğine kapılarak, yoğun sis nedeniyle hiçbir şey göremedik ve açıkçası bu hava koşulları altında keskin dönemeçli dağ yollarında daha fazla araba kullanmak istemediğimizden, bu akşamki ve son durağımız olan Portofino ’ya doğru yola çıktık. Bu bölgeye ve son olarak Portofino ‘ya vardığımızda, keşke bütün kış tatilimizi Portofino’da geçirseymişiz dedik. Burada hava çok daha yumuşak, güneş yüzünü gösteriyor ve deniz, kayalıklar, sahiller, ormanlar, yamaçlar ve mimari muhteşem. Kaldığımız otel Domina Piccolo Hotel’in 208 numaralı odasından harika bir deniz manzaramız var.Otel dıştan tipik bir İtalyan villasını andırsa da, içi modernize edilmiş. Portofino ününe yaraşır sevimlilikte bir kasaba.

Gezi yazılarımın tümüne yeni blog sayfam www.travelogueress.com ’dan ulaşılabilir.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


38

SAĞLIK

Doç. Dr. Ali Babacan Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

RAHİM AĞZI KANSERİ Rahim (uterus), rahim ağzı (serviks) ve yumurtalık (over) kanseri gibi önemli jinekolojik problemlerde, erken teşhis ve etkin tedavisi için kadınlarımızın düzenli kontrol ve muayene yaptırmaları çok önemli.

Rahim ağzı kanseri, ileri evrelerde tespit edildiğinde şifa ile sonuçlanma olasılığı düşük olmasına karşın, kanser öncüsü lezyon veya çok erken evrede yakalandığında tedavi şansı oldukça yüksek bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı ve tedavi son derece önem taşımaktadır. Gelişmiş ülkelerde etkin tarama programları sayesinde rahim ağzı kanseri görülme oranı yaklaşık yüzde 70 azalmıştır. Ülkemizde de son yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın tarama programlarıyla azalma eğilimi göstermektedir. Rahim ağzı kanseri uzun bir “kuluçka dönemi” olan bir hastalıktır. Hücrelerde kanser öncüsü lezyonların ortaya çıkmasından, kanser oluşumuna kadar geçen süre yaklaşık 5-10 yıldır. Bu nedenle düzenli yapılan jinekolojik kontroller sayesinde, kanserden korunmak mümkün olmakta, böylelikle tedavisi daha zor ileri evrelere ulaşmadan kontrol altına alınabilmektedir. Bir çok kadını endişelendiren smear testi

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

aslında erken tanı amacıyla kullanılan, ağrısız ve kadına hiçbir şekilde rahatsızlık vermeyen bir işlemdir. Fırça ya da spatula yardımıyla rahim ağzından sürüntü örneği alınması ve alınan örneğin patoloji laboratuvarında incelenmesi esasına dayanmaktadır. Smear alınırken, adet döneminden sonraki temiz günler tercih edilmelidir. Ayrıca, en az iki gün cinsel perhiz yapılmalı, vajina iç kısmı yıkanmamış ve vajinal tedavi uygulanmamış olmalıdır. Smear alınma işleminin muayene dahil tüm jinekolojik girişimlerden(vajinal ultrasonografi vs.) önce, doğru teknikle ve tecrübeli kişilerce yapılması doğru yaklaşım olacaktır. Smear testinin sonucunda kanser öncesi lezyon tespit edildiğinde, hücrelerin etkilenme derecesine, hastanın yaşına ve gebelik isteğinin olup olmamasına göre tedavi yaklaşımı değişebilmektedir. Herhangi bir tedavi yapmadan 3-6 ay sonra smear testi tekrar edilebildiği gibi,

kolposkopik incelemeyle şüpheli bölgelerden biyopsi alınarak tanı netleştirilmekte, çıkan sonuca ve hastanın yaşı, çocuk isteği olup olmaması gibi özel durumları da göz önünde bulundurularak, serviksin elektrokoter yardımıyla traşlanması (LEEP), serviksindondurulması (Kriyoterapi), serviksinkoni şeklinde çıkarılması (Konizasyon), sadece serviksin alınması (Trakelektomi)veya uterus ve serviksin birlikte alınması (Histerektomi) gibi çeşitli tedavi alternatifleri uygulanabilmektedir.


40

Vücudunuzu

Tatlandırıcılarla

PROF.DR. OSMAN ERK

osmanerk@yelpazeistanbul.com

Kandırmayın

N

ormal kiloya sahip olan kişilerin kilolarını muhafaza etmek, obezlerin zayıflamak, diyabetik hastaların da kan şekerlerini düşürmek için kullandığı tatlandırıcılar son derece sakıncalı… Çünkü vücudun fizyolojik ve hormonal dengesini bozuyor... Kan Şekerini Düşürüp, Acıktırır Yapay tatlandırıcılar ve şeker ilaveleri “diyabet dostu” ve “sağlık dostu” olarak lanse edilmesine rağmen insan sağlığını olumsuz etkilemeye devam ediyor… Tatlandırıcı ağza alınır alınmaz, tat alma refleksinin harekete geçmesiyle vücut çok fazla glikoz aldığını zannederek kanda ani insülin yüksekliği ortaya çıkar. Tıpkı fazla miktarda beyaz şeker ve nişasta alımında olduğu gibi, tatlandırıcı alımı sonrası ortaya çıkan ani insülin yüksekliği kan glikoz düzeyini düşürerek açlık hissinin ortaya çıkışına neden olur, kişi bir şeyler yeme ihtiyacı duyar. İnsülin bilindiği gibi yağ yakılmasını önleyen ve vücutta yağ depolanmasına neden olan bir hormondur. Kronik insülin yüksekliği başta kalp hastalıkları olmak üzere diyabet, hipertansiyon, metabolik sendrom, kanser gibi pek çok hastalığın sebeplerinden biridir. Gıda ürünlerinden yağın ve şekerin çıkarılarak yerine tatlandırıcıların, hacim ve dolgu maddelerinin, koruyucuların ilave edilmesi obezite ve diyabet sorunlarını çözmemiş, aksine bu hastalıkların salgın haline dönüşmesine yol açmıştır. Rafine şeker kullanımının azaltılması gereği herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Rafine şekerden tatlandırıcılara geçiş yapmak, obezite ve metabolik hastalıkların artışına neden olmuştur. Bu yapay tatlandırıcılar metabolizmayı yavaşlatarak kilo alımını kolaylaştırır. Tatlandırıcılar beynin hipotalamus bölgesinde bulunan tokluk merkezine zarar vererek tokluk hormonu olan leptin reseptörlerinin işleyişini bozarlar ve leptin direnci oluşarak vücudun hormonal sistemi zarar görür. Sonuçta yapay tat-

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

landırıcılar güçlü kimyasallar içeren sentetik maddelerdir. Her Çeşit Hazır Gıdada Var Tatlandırıcıların büyük bir kısmı sıvı ve katı gıda maddeleri içinde katkı maddesi olarak bulunurken, ancak küçük bir kısmı sağlık nedenleri ile tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Marketlerde satılan binlerce hazır yiyecek ve içecek içinde tatlandırıcılar ve fruktozdan zengin mısır şurubu yer almaktadır. Diyet kolalar, meyve suları, sodalar, sütler, bira, meyve şarapları, sakız, yoğurt, baklava, börek, pasta, kek, reçel, marmelat, helva, sütlü tatlılar, çorba, ketçap, konserveler, çikolata, çerez, şekerlemeler bunların bazılarıdır. Türkiye’de marketlerde satılan yiyecek ve içeceklerin içinde ne kadar yapay tatlandırıcı olduğu etiketlerde belirtilmemektedir. Sıfır kalori içerdiği söylenen yapay ve doğal tatlandırıcıların, bilinenin ve düşünülenin aksine şişmanlık ve diğer metabolik hastalıklara yol açtığı

bilinmektedir. Tatlandırıcılar metabolizma hızını yavaşlatır ve hücre içindeki mitokondri fonksiyonlarını bozarlar. Depresyona Yol Açabilir Genel olarak bütün tatlandırıcılar; beyinde serotonin adı verilen, sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasal madde miktarını düşürerek depresyona neden olabilirler. Serotonin sentezi için triptofan adlı esansiyel bir aminoaside ihtiyaç vardır. İnsülin salgılanması ve tokluk hormonu olan leptin direncine neden olmaları; beyinde serotonin miktarını düşürmeleri ve kanserojen olabilen bazı bileşiklere dönüşebilmeleri gibi nedenlerle tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır. Bağımlılık da Yapıyor Rafine şeker, aspartam, sukraloz, sakarin gibi yapay tatlandırıcılar diyette asla yer almamalıdır. Yapay tatlandırıcılar tıpkı şeker gibi bağımlılık yapabilen kimyasallardır. Yapay tatlandırıcıların zayıflamaya yardımcı olduğu düşünülür fakat en önemli yan etkileri artan karbonhidrat isteği ve ihtiyacıdır. Yapay tatlandırıcılardan uzak durmak kişinin kilo vermesine yardımcıdır.


Yaş hurmanın hayati faydaları En sağlıklı besinler arasında bulunan Trabzon ya da diğer adıyla yaş hurmanın hiç bilmediğiniz yararları…

27 senedir İngilizce eğitim ve öğretimin her seviyesinde bulunmuş bir öğretmen olarak sizlere şu soruyu sormak istiyorum:

İngilizce gerçekten zor mu, yoksa kullanmayacağınız bilgileri de öğrenmeye çalıştığınız için mi istediğiniz seviyeye gelemiyorsunuz?

İçinde yüksek miktarda nişasta, glikoz, mineral ve vitamin bulunduran taze hurma kesinlikle evinizde tüketilmesi gereken önemli besinlerden biri. Özellikle yeni doğum yapan kadınların tüketmesi gereken bu besin, doğumda kaybedilen enerjinin ve kanın normal seviyeye gelmesinde önemli bir rol oynuyor. İşte taze hurmanın bilinmeyen faydaları:

• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • •

Rahimde bulunan kasları kuvvetlendirir. Doğum esnasında ve daha sonrasında kanamaları önler. Balgama ve öksürüğe iyi gelmektedir. Tansiyonu düşürür. Sindirim sistemini rahatlatır. Aç karnına tüketildiğinde bağırsaktaki asalakları öldürür. Hamilelerde sütü artırır. Hafızayı güçlendirir. Yaşlanmayı geciktirir.

GÜLBİN DALKILIÇ İngilizce’de neye ne kadar ihtiyaç duyuyorsanız bu gereksinimleriniz doğrultusunda karşılıklı konuşarak hazırlanacak birebir ya da grup halinde özel dersler için; TOEFL, IELTS, CAE, TOEIC, Proficiency, FCE; YDS, LYS-5, Tıpİngilizce; Kabin memurlarına mesleki sınavlarına yönelik konuşmaya dayalı İngilizce dersler için;

Dinç tutar. Cinsel aktiviteyi artırır.

Kaynak: hthayat

Lütfen arayınız: 0533 226 66 41


42

YAŞAM

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


43

Yelpaze Ä°stanbul / 1 KASIM 2017


44

SAĞLIK

66-79 artık orta yaş Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun Hürriyet Gazetesinde kaleme aldığı yazı ile yaş takıntısı olan herkes bir kez daha düşünecek. Ancak bu düşünce tıp bilimi adına sizin lehinize zira yaş “35 yolun yarısı” sözü bu yazı ile rafa kalkmış olacak. Müftüoğlu’nun o çok okunan yazısını sizlerle paylaşıyoruz... “90’lı yılların sonunda yaptığım bir röportaj gazetede yayınlandığında çok farklı tepkiler aldım. Eleştiri dozunu arttırıp dalga geçenler, “Doktoru Demirel’e gaz veriyor (!)” diyenler bile oldu. Eleştirilerin nedeni röportajda kullandığım bir cümle idi: “Tıp gelişti, yaşam süresi arttı, 70 yaş artık orta yaş sayılmaya başlamalı.” Geçtiğimiz hafta 70 yaş barajını güle oynaya geçen, yaşam tarzında yaptığı iyileştirmelerle de biyolojik yaşı 60’larda seyreden kadim bir dosttan bir “whatsapp mesajı” geldi. Mesajda Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni “yaş dilimi listesi” vardı. Listede “66-79 yaş” arası “orta yaş” olarak tanımlanmıştı. O listeyi yandaki kutuda bulacaksınız. Ben kendi payıma yetmiş yaşın, biraz gecikerek de olsa WHO tarafından da orta yaş sayılmaya başlamasından ve yeni listedeki sınıflanmadan müthiş keyif aldım. Detaylar için buyurun… NASIL BİR YAŞLI OLMAK İSTERSİNİZ? HANGİ ülkede yaşadığınız fark etmiyor. Ortalama ömür her 5 yılda en az 1 yıl uzuyor. Bu durumda da size “kendinize iyi bakmanız” dışında bir seçenek kalmıyor. Çünkü kendinize iyi de baksanız, kötü de baksanız ömrünüz eskisinden uzun olacak, “orta yaş”

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

ve “yaşlılık” döneminde geçirdiğiniz süre uzayacak. Bu kesin! Peki siz o dönemde “nasıl biri olacaksınız?” Bu sorunun yanıtı şu mühim soruya vereceğiniz cevapta gizli: Nasıl bir yaşlı olmak istiyorsunuz? Yıpranmış, bitkin, takatsiz, kendine de başkalarına da yük olan düşkün ve hasta bir ihtiyar mı, yoksa bilgece ve zarafetle yaşlanan, keyif ve huzurla yaşayan, formda ve dinç zımba gibi bir yaşlı mı? Eğer ikincisini arzuluyorsanız kendinize iyi bakın. Ayrıca size üç sürpriz ama mühim önerim var. Onları aşağıda bulacaksınız,

faydalanın. 3 MÜHİM İYİ YAŞLANMA TÜYOSU - HATIRA VE UMUT BİRİKTİRİN: Özellikle kırklı yaşları geçtiyseniz yaşlılık döneminde en çok ihtiyaç duyacağınız iki şey hatıra ve umuttur. Erdemin hoş görüyle, güvenin dostluk ve bilgelikle iç içe olduğu güzel bir yaşlılığın anahtarı beyninizi de tıpkı kaslarınız gibi çalıştırmak, ona da duygusal antrenmanlar

yaptırmak, yani okutmak, öğretmek, düşünmeye, sevmeye, gülmeye, eğlenmeye yöneltmek, geleceğe yönelik iyi umutlar besleyip geçmişle ilgili güzel hatıralar biriktirmek olsun. - İLİŞKİ DETOKSUNA GİDİN: İyi yaşlanmanın önemli kurallarından biri de sizi üzüp bunaltan, yıpratıp yük olan kötümserlik, gerginlik, umutsuzluk yükleyen faydasız ilişkilerden kurtulmak, yapıcı ve keyifli ilişkiler kurmaktır. - HUZUR HAPINI İHMAL ETMEYİN: Huzur yeni bin yılın en mühim eksiği. Huzur hapları ise en önemli keşfi. Huzur bu âlemin en etkin, en güçlü, bulunması en zor ilacı, serveti. Güzel yaşlanmanın anahtarı veya şifresi. Eğer “yaşlanma yolculuğunuzu sürdürürken” bedeniniz kadar ruhunuza da iyi bakar, yaşlanmanın zenginleşme değil, hafifleme, büyüme değil basitleşme olduğunu anlarsanız huzuru daha kolay yakalarsınız. Huzurun inanç ve maneviyatla kardeş olduğunu da lütfen bir kenara not ediniz. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜNÜN YENİ YAŞ DİLİMLERİ 0-17 yaş arası: ERGEN 18-65 yaş arası: GENÇ 66-79 yaş arası: ORTA YAŞ 80-99 yaş arası: YAŞLI KARACİĞERİN 10 BÜYÜK DÜŞMANI - Alkollü içecekler


45 - Tatlılar (şeker+un) - Çakma früktoz eklenmiş içecekler - Meyvenin fazlası (früktoz) - Kızartmalar (trans yağlar) - İlaçlar (kolesterol hapları, ağrı kesiciler) - Gıda katkıları (boyalar, aromalar) - Tatlandırıcılar - Ağır metaller - Böcek öldürücüler ve tarımsal kimyasallar LİDERLER NEDEN UZUN YAŞAR? GEÇTİĞİMİZ hafta bir dost meclisinde şu soru ile yeniden karşılaştım. “Hocam yazılarınız ve sohbetlerinizde stresin ömür törpüsü olduğunu, stresli insanların çok sık hastalandığını söylüyor, yazıyorsunuz. Peki, hayatı stres yüklü liderlerin uzun ömürlü olmalarını nasıl açıklıyorsunuz?” Soru haklıydı. İstisnaları olsa da dünyanın hemen her ülkesinde liderler uzun ömürlü oluyor. Reagan’dan Ford’a, Truman’dan Roosevelt’e Amerikan başkanlarının çoğu beklenenin üzerinde bir ömür sürdü. Yetmişli yılların başkanı Jimmy Carter hâlâ hayatta. “Oğul Bush” bir yana “baba Bush” bile hâlâ sağlıklı. Keza başkan Clinton da geçirdiği baypas ameliyatına rağmen sağlıklı bir yaşam sürüyor. İngiltere kraliçesi 90’ını geçti, “dalya demeye” hazırlanıyor. Bizde de durum çok farklı değil. İnönü ve Bayar uzun yaşadılar. Rahmetli Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan sağlıkları konusunda pek dikkatli olmasalar da seksenli yaşları yakalamışlardı. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yaşlanma yolculuğunu başarı ve zarafetle nasıl tamamladığına ise bizzat şahit oldum. Peki bu işin sırrı ne? Yoksa bilinenin aksine stres ömrü kısaltmak yerine uzatıyor mu? Yanıtım şu oldu… TEFLON MU SÜNGER MİSİNİZ? STRESİN de iyisi, kötüsü, sık tekrarlayanı seyrek karşılaşılanı, kısa veya uzun süreni var. Bütün mesele dozu, tekrar sıklığı ve süresinde. Düşük dozlu, sık tekrarlamayan ve uzun sürmeyen streslerin ciddi bir yıpratıcı etkisi yok. Tersine bu tür stresler faydalı bile olabiliyor. Mühim olanı stresi sizin nasıl karşıladığınız. Nasıl yanıtlayıp nasıl yönettiğiniz. Teflon mu, sünger mi olduğunuz. Teflonlar stres tepkilerini iyi tanıyan, iyi kontrol edebilen, iyi yönetebilen, strese iyi direnebilenler. Teflonlar sık karşılaştıkları streslere yaptıkları stres egzersizleri sayesinde daha düşük tepkiler veriyorlar. Ayrıca yine tecrübeleri nedeniyle bu streslerin beden ve ruhlarını etkilemesine müsaade de etmiyorlar. Bunda yapısal ve ruhsal organizasyonlarının yani “teflon ile kaplı” olmalarının da rolü var. Uzun ömür sürebilen liderlerin çoğu muhtemelen ruhsal olarak TEFLON! Süngerler ise stresi adeta içlerine emiyor ya da çekiyorlar. Strese bulaşma, stres tuzağına düşme konusunda da başarısızlar. Streslere hazırlıksız yakalanıyor, anti stres antrenmanları ihmal ediyorlar. Böyle olunca da stres yükü ile karşılaştıklarında beden ve ruhlarını riske sokabilen ölçüsüz tepkiler verebiliyorlar. Neticede de kısa ömürlü oluyorlar. Özeti şu: Tabii ki liderlerin neden daha uzun ömürlü oldukları sorusunun başka alt parametreleri de var. Örneğin onlar “sağlık riski yönetimi” bakımından daha şanslılar. Etraflarında daima güçlü bir sağlık koruma çemberi var. Ayrıca toksik maddelerle karşılaşma ihtimalleri de çok daha düşük. Bütün bu detaylara rağmen benim kanaatim şudur: Dozunda ve iyi yönetilen stresler ömrü kısaltmaz, uzatır. Kanaatimce rahmetli Demirel teflon, rahmetli Özal sünger yapılanmanın tipik örnekleri idiler. İkisini de saygı ve sevgi ile anıyorum.”

Lezzet ve Doğallık arayanlar için arayın gelsin...

Sipariş Hattı:

0541 669 0 669

Silivri çiftliğimizden günlük taze süt satışlarımız başlamıştır.

Günün her saati soğuk sandviç ve kahvaltı çeşitleri bulunmaktadır.

Doğal Peynir Çeşitleri, Köy Tereyağı, Kaymak, Silivri Yoğurdu, Zeytin Çeşitleri, Zeytin Yağı, Gezen Tavuk Yumurtası

Bahçeşehir Galeria No: 11

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017


46

YAŞAM

İstanbul’daki En Zengin 20 Mahallede Nüfusun Yüzde 1,6’sı Yaşıyor İstanbul Üniversitesi (İÜ) İktisat Fakültesi’nin yürüttüğü, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği “Mahallem İstanbul Projesi”ne göre, İstanbul’daki en yüksek sosyoekonomik statüye sahip olan 20 mahallede İstanbul nüfusunun yüzde 1,6’sı yaşıyor. “Mahallem İstanbul Projesi” kapsamında İstanbul’un 959 mahallesi incelenerek sosyoekonomik statü değerleri saptandı. Elde edilen eğitim, gelir ve yaşam koşullarına ilişkin verilerden hareketle İstanbul’daki mahalleler 8 farklı kategoride sınıflandırıldı. A+’dan E’ye kadar yapılan sınıflandırmada, en yüksek sosyoekonomik statünün gösterildiği A+ grubunda 20 mahalle yer aldı. Beşiktaş’tan 10, Kadıköy’den 4, Beyoğlu’dan 2, Bakırköy’den 2, Şişli ve Beykoz’dan ise 1 mahalle en yüksek sosyoekonomik statü skoruna sahip oldu. Her 3 kişiden 1’i düşük sosyoekonomik statü seviyesinde yaşıyor En yüksek sosyoekonomik statüye sahip olan A+ 20 mahallede İstanbul nüfusunun yüzde 1,6’sı yaşıyor. En yüksek sosyoekonomik statü sıralamasında ikinci grupta yer alan 58 mahalle ise nüfusun yüzde 4,9’unu kapsıyor. İstanbul’da yaşayan her 100 kişiden 6’sı sosyoekonomik statü açısından yüksek gruplarda yer alıyor. Üst orta kesim olan B+ ve B grubunda ise toplam 135 mahalle, İstanbul nüfusunun yüzde 16,3’ünü barındırıyor. Sosyoekonomik statü açısından orta grupta yer alan mahallelerin sayısı 329 iken, bu mahallelerde yaşayanlar İstanbul’un yüzde 42,2’sini temsil ediyor.

Beşiktaş, Kadıköy ve Bakırköy gibi birkaç ilçe diğer ilçelere kıyasla daha homojen bir yapı gösterirken, bu ilçelerde bile mahalleler arasında sosyoekonomik statü gruplarının farklılıkları bulunabiliyor. “İstanbul’un sosyoekonomik statü skoru düşme eğiliminde” Projeyi yürüten İÜ İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker, yaptığı değerlendirmede, söz konusu sonuçlardan hareketle İstanbul’un genel olarak sosyoekonomik statü skorunun düşme eğiliminde olduğunu söyledi. Şeker, “Bunda İstanbul’un halen en fazla göç alan şehir olmasının önemli payı bulunuyor. Nitelikli göçten ziyade sosyoekonomik statünün düşük seyrettiği göç dalgaları İstanbul’un genel görünümünü değiştiriyor.

Sosyoekonomik statüsü düşük grupta yer alan mahallelerin nüfustaki karşılığı yüzde 35,1 olurken, bu grupta 417 mahalle bulunuyor.

Öte yandan, Suriyeli göçmenler bu araştırmaya sağlıklı veri olmadığından dahil edilmedi. Bu göçmenler de eklendiğinde sosyoekonomik statü skorunun daha hızlı düşme eğiliminde olduğu ortaya çıkacaktır.” diye konuştu.

Söz konusu sonuçlar, İstanbul’da her 3 kişiden 1’inin düşük sosyoekonomik statü grubunda yer aldığını gösterirken, kentte, sosyoekonomik statünün düşük seyrettiği göç dalgaları da etkili oluyor. Yüksek sosyoekonomik statüye sahip kesim, genellikle aynı mahalleler ve ilçeler üzerinde yoğunlaşıyor. Dolayısıyla kentte sosyoekonomik açıdan bir homojenliğe rastlanmıyor.

Metropol bir kent olan İstanbul’un küresel bir kent olması için her alanda yapılması gerekenler bulunduğunu ifade eden Şeker, şunları kaydetti: “İstanbul sahip olduğu zenginlikleri ile küresel finans merkezi, küresel kültür sanat merkezi, küresel eğitim merkezi olmaya aday bir il olmasına karşılık, kentlilik bilincinin giderek düşmesi ve kentte yaşayanların sosyoekonomik seviyelerinde göreceli olarak baş gösteren azalma bu

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017

durumun gecikmesine neden oluyor. Kent içi gelir dağılımındaki uçurum, kendini ekonomik hayatta gösterdiği gibi kültür sanat ve eğitim alanlarında da gösteriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm ilçe belediyelerinin klasik belediye faaliyetlerinin yanı sıra hizmet alanlarındaki sosyal dokuyu, toplumsal değişimleri ve sosyoekonomik seviyeyi izlemesi gerekiyor. Tüm yerel yönetimlerin bu alana dönük çalışmalarını derinleştirmelerini öneriyorum.” Mahallem istanbul’un mobil uygulaması geliyor Prof. Dr. Murat Şeker, İstanbul’da mahalle ölçeğinde geniş bir veri tabanı ve harita tabanlı bir bilgi edinme sistemi kurguladıklarını, sisteme kasım ayından sonra online ve mobil ortamda tüm kullanıcıların erişebileceğini bildirdi. Şeker, “Artık herkes mahallesindeki sosyoekonomik verilere online olarak veya mobil uygulamamız üzerinden erişebilecek. Uygulamayı kullanan vatandaş, son 5 yılda mahallesindeki oy dağılımından yaş aralığına, konut fiyatlarından sinema, tiyatro etkinliklerine kadar birçok konuda bilgi sahibi olabilecek.” dedi. Mahallem İstanbul projesinde İstanbul’daki 959 mahalleyi sosyoekonomik açıdan incelediklerini anımsatan Şeker, projeyle ilgili gelişmelerin “www.mahallemistanbul.com” adresinden izlenebileceğini bildirdi.


Nöbetçi Eczaneler 3. Cadde Eczanesi

608 00 26

Armağan Eczanesi

669 93 00

Bahçeşehir Aydın Eczanesi

608 00 37

Bahçeşehir Eczanesi

669 34 34

Boğazköy Eczanesi

607 06 07

Defne Eczanesi

669 96 59

Deniz Eczanesi

672 43 03

Derman Eczanesi

605 02 13

Dilek Öz Eczanesi

669 70 10

Eczane Akbatı

397 01 17

Eczane Filiz

672 01 03

Elit Eczanesi

672 33 32

Elvin Eczanesi

669 18 27

Güngör Eczanesi

672 33 30

Kent Eczanesi

596 55 53

669 59 51

Oksijen Eczanesi Şehir Eczanesi

Şelale Eczanesi Su Eczanesi Yıldız Eczanesi

669 44 66 608 17 27

Bundan böyle gıdadan eğitime, güzellikten sağlığa sektörel telefon rehberimizde sizde yerinizi alın... Detaylı bilgi için; (0212) 669 83 86

YTÜ Endüstri Mühendisliği Mezunu, Bahçeşehir’de 14 yıl deneyimli özel ders hocasından; İlk,Orta,Lise Seviyesinde

669 09 11 669 97 97

ETÜT MERKEZLERİ YELPAZE İSTANBUL SANAT MERKEZİ 669 16 50 KAFE/RESTORANT/GIDA/PAKET SERVİS BAHÇEŞEHİR PROFİTEROL 669 73 45 MİE PASTANESİ 669 05 89 EMLAKÇILAR ARDA EMLAK (22. YIL) 669 21 32 İrtibat Cengiz Yılmaz 0532 213 77 53 SU SERVİSİ GÜMÜŞ SU 444 78 44 KORUSU 669 00 13 - 672 20 30 TAŞDELEN SU 669 1 669 HİZMET SEKTÖRÜ /ELEKTRİK/SU TESİSAT BAHÇEŞEHİR ELEKTRONİK 669 00 25 SAĞLIK/GÜZELLİK MERKEZLERİ POLA FITNESS CENTER 669 00 25 GİYİM ARZU YETİŞ KOCATEPE Haute Couture (Gelinlik - Abiye) 0539 456 03 00 HALI YIKAMA Mis Köpük Halı Yıkama 853 95 24 VETERİNER&PET SHOP BOĞAZKÖY VETERİNER KLİNİĞİ 607 09 39 GÜNER VETERİNER SAĞLIK MERKEZİ 608 0 432 GÜNER PET 0532 266 14 91 SPRADON VETERİNER KLİNİĞİ 0532 646 14 31 İŞLETME REHBERİ AKYOL DANIŞMANLIK TERCÜME&BİLİŞİM 249 99 97 AKSİGORTA Gürsoylar Sigorta 596 41 33 AJANS YELPAZE 669 83 86

672 94 01

İstanbul Eczanesi Mavi Eczane

BAHÇEŞEHİR SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BAHÇEŞEHİRLİLER DERNEĞİ (BADER) 669 61 61 BAHÇEŞEHİR ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ 672 70 16 BAHÇEŞEHİR Ç.Y.D.D. 672 01 05 BOĞAZKÖYLÜLER DERNEĞİ (BODER) 607 13 77 BAHÇEŞEHİR ÖNEMLİ TELEFONLAR YELPAZE İSTANBUL HABER AJANSI (YİHA) 669 83 86 AİLE HEKİMLİĞİ 444 06 69 ALO AMBULANS 669 55 66 BAHÇEŞEHİR SU-ARITMA 669 38 62 BAHÇEŞEHİR GAZ DAĞITIM A.Ş. 669 00 03 1.KISIM MUHTARLIĞI 669 62 10 2.KISIM MUHTARLIĞI 669 80 25 ZABITA KARAKOLU 669 37 07 BARINAK 669 47 29 BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ 444 0 669 PTT 669 16 00 İTFAİYE 669 31 37- 669 38 60 SAĞLIK OCAĞI 669 63 60 TAKSİ 669 63 60 ESENKENT ÖNEMLİ TELEFONLAR ESENYURT BELEDİYESİ 596 30 00 ISI DAĞITIM 672 16 13 KENT YÖNETİMİ 672 11 62 TAKSİ 672 62 72 EĞİTİM KURUMLARI BAHÇEŞEHİR KOLEJİ 669 51 77 TAY SÜRÜCÜ KURSU 669 84 04 ÖZEL DERS VERENLER ARDA ÇANKAYA 0532 777 83 38 NERİMAN GÜNEŞDOĞDU 0542 832 17 25

607 08 10

Ay içerisinde nöbetçi çizelgelerinde değişiklik olduğundan dolayı güncel liste için www.ieo.org.tr adresinden bilgi edinebilirsiniz.

MATEMATİK, GEOMETRİ, FEN, FİZİK, KİMYA ve İNGİLİZCE birebir Özel Dersleri verilir.

İletişim: 0535 659 1862- 0212 669 9172 Saint Michel Fransız Lisesi mezunuyum.

Yıldız Teknik Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümünde 3.sınıf öğrencisiyim. 2 senedir başlangıç düzeyinde Fransızca dersi e aynı zamanda İlköğretim -Lise öğrencilerine Bahçeşehir bölgesinde Fransızca dersi vermekteyim.

Gsm: 0537 475 54 36

Dershane deneyimli uzman öğretmenden

NDS ve İÜ Mezunu

matematik ve geometri dersi verilir.

deneyimli öğretmenden Fransızca ders verilir. DELF sınavlarına (A1-A2-B1-B2) Hazırlık çalışmaları yapılır.

Gsm: 0533 388 94 78

İletişim: 0532 323 4166

ilk orta ve lise düzeyinde sınavlara hazırlık ve okul takviye için

Bahçeşehir -Ispartakule Bizim Evler Grupta güçlü ekibiyle güvenilir boyacınız ve tadilatçınız;

İBRİAHİM USTA Gsm: 0532 494 43 03 Tel: 0212 699 13 12


48

76D

146T

BAHÇEŞEHİR-TAKSİM (ÇİFT KATLI)

Gidiş-Dönüş sefer süresi: 180 dakika KITA İND. hattır bahçeşehir Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 05:15 05:30 05:40 05:48 05:56 06:04 06:12 06:20 06:28 06:36 06:44 06:52 07:00 07:10 07:20 07:32 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:50 20:10 20:30 20:55 21:20 21:40 22:05 22:30 21:15

05:30 05:45 06:00 06:15 06:30 06:45 06:57 07:10 07:22 07:35 07:47 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:12 09:25 09:37 09:50 10:02 10:15 10:27 10:40 10:52 11:04 11:16 11:28 11:40 11:52 12:04 12:16 12:28 12:40 12:52 13:04 13:16 13:28 13:40 13:52 14:04 14:16 14:28 14:40 14:52 15:04 15:16 15:28 15:40 15:52 16:04 16:16 16:28 16:40 16:52 17:05 17:17 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00

PAZAR 05:50 06:10 06:30 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:40 10:50 11:00 11:10 11:20 11:30 11:40 11:50 12:02 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:42 13:54 14:06 14:18 14:30 14:42 14:54 15:06 15:18 15:30 15:42 15:54 16:06 16:18 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:50 22:10

GÜMÜŞSÜYÜ Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 06:30 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:28 09:40 09:50 10:00 10:10 10:20 10:32 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:15 22:35 22:55 23:15 23:35 23:55 00:10

21:30 21:50 22:10

07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:12 10:25 10:37 10:50 11:02 11:15 11:27 11:40 11:52 12:05 12:17 12:30 12:42 12:55 13:07 13:20 13:32 13:45 13:57 14:10 14:25 14:37 14:50 15:02 15:15 15:27 15:40 15:52 16:05 16:17 16:30 16:42 16:55 17:07 17:20 17:32 17:45 17:57 18:10 18:22 18:35 18:47 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:15 23:30 23:45 00:00 00:20

PAZAR 07:45 08:00 08:20 08:40 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:40 12:50 13:00 13:10 13:20 13:30 13:40 13:50 14:02 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:42 15:54 16:06 16:18 16:30 16:42 16:54 17:06 17:18 17:30 17:42 17:54 18:06 18:18 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:20 23:40 00:00 00:20

BOĞAZKÖY MH.-BAHÇEŞEHİR-YENİKAPI Gidiş-Dönüş sefer süresi: 155 dakika

BOĞAZKÖY Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 05:20 05:40 05:55 06:10 06:25 06:35 06:45 06:55 07:10 07:20 07:30 07:40 07:50 08:05 08:20 08:30 08:40 08:55 09:10 09:25 09:40 09:55 10:15 10:35 10:55 11:10 11:25 11:40 11:55 12:10 12:25 12:40 12:55 13:10 13:25 13:40 13:55 14:10 14:25 14:40 14:55 15:10 15:25 15:35 15:45 15:55 16:05 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:20 19:40 20:00 20:20 20:40 21:00 21:20 21:40 22:00

Not: •Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir. •OTOLAR AVCILAR YANYOLA GİRMEZ, E-5 YOLUNDAN GİDER.

05:20 05:40 05:55 06:05 06:15 06:25 06:35 06:45 06:55 07:10 07:20 07:30 07:40 07:50 08:00 08:13 08:26 08:39 08:52 09:05 09:18 09:31 09:44 09:57 10:10 10:23 10:36 10:49 11:02 11:15 11:28 11:41 11:54 12:07 12:20 12:30 12:40 12:50 13:02 13:15 13:28 13:41 13:54 14:07 14:20 14:33 14:46 14:59 15:12 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 16:55 17:10 17:25 17:40 17:55 18:10 18:25 18:40 18:55 19:10 19:25 19:40 19:55 20:10 20:25 20:40 21:00 21:20 21:40 22:00

E - 57 Gidiş-Dönüş sefer süresi: 100 dakika KITA İND. hattır İŞ GÜNÜ C.TESİ 06:10 A 06:35 K 07:00 X 07:15 K 07:45 X 08:10 A 08:45 09:15 09:45 10:15 X 10:45 11:15 X 11:45 12:15 12:40 13:05 13:30 X 14:00 14:25 X 14:50 15:20 15:50 16:20 16:50 X 17:20 17:50 X 18:20 18:50 19:20 19:50 20:20 X 20:50 21:20 X

06:15 06:35 K 07:00 X 07:15 K 07:45 X 08:15 08:45 09:15 09:45 10:15 X 10:45 11:15 X 11:45 12:15 12:40 13:05 13:30 X 14:00 14:25 X 14:50 15:15 15:40 16:05 16:30 X 17:00 17:25 X 17:50 18:15 18:45 19:15 19:45 X 20:15 20:45 X 21:15

PAZAR 07:00 07:30 08:00 X 08:30 09:00 X 09:30 10:00 10:30 11:00 11:30 X 12:00 12:30 X 13:00 13:30 14:00 14:30 15:00 X 15:30 16:00 X 16:30 17:00 17:30 18:00 18:30 X 19:00 19:30 X 20:00 20:35 21:10

PAZAR 05:30 05:45 06:00 06:15 06:30 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:12 09:24 09:36 09:48 10:00 10:12 10:24 10:36 10:48 11:00 11:12 11:24 11:36 11:48 12:00 12:12 12:24 12:36 12:48 13:00 13:12 13:24 13:36 13:48 14:00 14:12 14:24 14:36 14:48 15:00 15:12 15:24 15:36 15:48 16:00 16:12 16:24 16:36 16:48 17:00 17:12 17:24 17:36 17:48 18:00 18:12 18:24 18:36 18:48 19:00 19:15 19:45 20:00 20:20 20:40 21:00 21:20 21:40 22:05

YENİKAPI MARMARAY Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 06:00 06:15 06:25 06:35 06:45 06:55 07:10 07:25 07:40 07:55 20:40 20:55 21:10 21:25 21:40 21:55 22:10 22:30 22:50 23:10 23:40 00:10

06:00 06:15 06:30 06:45 07:00 07:20 07:35 07:50 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:15 22:30 22:50 23:10 23:40 00:10

PAZAR 06:30 06:50 07:05 07:20 07:35 07:50 21:20 21:40 22:00 22:20 22:40 23:00 23:20 23:40 00:10

Not: •Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir. • SABAH İLK AKŞAM SON SERVİSLER HARİÇ BÜTÜN SERVİSLER RİNG ÇALIŞIR.

E - 58

ESENKENT BAHÇEŞEHİR - BAKIRKÖY ESENKENT Kalkış

146

BAKIRKÖY Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 22:50

22:45

PAZAR 22:40

Not • Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir. • A İŞARETLİ SAATLER AQUA DALPINDEN HAREKET EDER X İŞARETLİ SAATLER ESENKENTISPARTAKULE BAKIRKÖYÇALIŞIR K İŞARETLİ SAATLER KİPTAŞ 3 ETAPTAN HAREKET EDER BÜTÜN SERVİSLER RİNG ÇALIŞIR.

ESENKENT BAHÇEŞEHİR - MECİDİYEKÖY

Gidiş-Dönüş sefer süresi: 100 dakika EKSPRES hattır ESENKENT Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 05:50 06:02 06:10 K 06:30 X 06:45 K 07:10 X 07:30 A 08:05 08:35 09:10 09:40 X 10:25 11:05 X 11:40 12:15 12:50 13:15 X 13:50 14:25 X 15:00 15:35 16:10 16:40 17:10 X 17:45 18:20 X 19:00 19:45 20:30

06:00 06:15 K 06:40 X 06:55 K 07:20 X 07:45 08:30 09:10 09:50 X 10:30 11:05 X 11:40 12:15 12:45 13:15 X 13:50 14:25 X 15:00 15:35 16:10 16:45 X 17:20 17:55 X 18:30 19:05 19:40 20:15 X

PAZAR 07:00 08:00 08:50 X 09:40 10:30 X 11:20 12:10 13:00 13:45 X 14:30 15:15 X 16:00 16:45 17:30 18:15 X 19:00 19:45 X 20:30

MECİDİYEKÖY-M.BUS Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 07:00 07:35 x 08:10 x 08:45 09:20 x 09:55 10:30 11:05 11:40 x 12:20 13:00 x 13:35 14:10 14:45 15:20 x 15:55 16:30 x 17:05 17:35 18:05 18:40 19:10 x 19:45 20:15 x 20:50 21:25 22:00

07:10 07:45 08:20 x 08:55 09:30 x 10:05 10:40 11:15 11:50 x 12:25 13:00 x 13:35 14:10 14:45 15:20 x 15:55 16:30 x 17:05 17:40 18:15 18:50 x 19:25 20:00 x 20:35 21:10 21:45 22:10 x

PAZAR 09:30 10:30 11:20 x 12:10 13:00 x 13:50 14:30 15:10 15:50 x 16:30 17:10 x 17:50 18:30 19:10 19:50 x 20:30 21:15 x 22:00

Not • Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir. • X İŞARETLİ SAATLER ESENKENT ISPARTAKULE M.KÖY ÇALIŞIR K İŞARETLİ SAATLER KİPTAŞ 3 ETAPTAN HAREKET EDER A İŞARETLİ SAATLER AQUA DALPINDEN HAREKET EDER

76E

BOĞAZKÖY MH.-BAHÇEŞEHİR-BAKIRKÖY Gidiş-Dönüş sefer süresi: 150 dakika

BOĞAZKÖY EVLERİ Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 04:50 05:00 05:10 05:20 05:33 05:42 05:55 06:01 06:08 06:20 06:27 06:34 06:41 06:48 06:55 07:02 07:10 07:18 07:26 07:34 07:42 07:50 08:00 08:10 08:20 08:30 08:40 08:50 09:05 09:16 09:30 09:41 09:53 10:05 10:16 10:27 10:39 10:50 11:02 11:14 11:26 11:38 11:50 12:02 12:14 12:26 12:38 12:50 13:01 13:12 13:23 13:34 13:50 14:02 14:15 14:26 14:37 14:50 15:00 15:10 15:20 15:30 15:40 15:50 16:01 16:12 16:24 16:35 16:46 16:57 17:08 17:18 17:28 17:38 17:48 18:00 18:15 18:27 18:40 18:52 19:05 19:20 19:32 19:44 19:56 20:05 20:20 20:35 20:50 21:05 21:20 21:35 21:50 22:05 22:25 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:15

04:50 05:00 05:10 05:21 05:32 05:43 05:54 06:05 06:15 06:25 06:35 06:42 06:48 07:00 07:06 07:12 07:18 07:24 07:30 07:40 07:50 08:00 08:10 08:20 08:30 08:40 08:50 09:00 09:12 09:24 09:36 09:48 10:00 10:12 10:25 10:38 10:51 11:04 11:17 11:30 11:43 11:56 12:09 12:22 12:35 12:48 13:00 13:12 13:24 13:36 13:48 14:00 14:12 14:24 14:36 14:49 15:02 15:15 15:28 15:41 15:54 16:07 16:20 16:33 16:46 16:59 17:12 17:24 17:36 17:48 18:00 18:13 18:26 18:39 18:52 19:05 19:18 19:31 19:44 19:55 20:08 20:21 20:34 20:47 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:20

PAZAR 05:00 05:10 05:20 05:30 05:40 05:50 06:00 06:10 06:20 06:30 06:40 06:50 07:00 07:07 07:14 07:22 07:30 07:40 07:50 08:00 08:10 08:20 08:30 08:40 08:50 09:00 09:12 09:24 09:36 09:48 10:00 10:12 10:25 10:38 10:51 11:04 11:17 11:30 11:43 11:56 12:09 12:22 12:35 12:48 13:00 13:12 13:24 13:36 13:48 14:00 14:12 14:24 14:36 14:49 15:02 15:15 15:28 15:41 15:54 16:07 16:20 16:33 16:46 16:59 17:12 17:24 17:36 17:48 18:00 18:12 18:24 18:36 18:48 19:01 19:14 19:27 19:40 19:53 20:06 20:19 20:32 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:20 22:00 22:15 22:30 22:45

BAKIRKÖY Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 06:10 23:10 23:20 23:30 23:45 00:00

PAZAR

06:10 23:30 23:45 00:00

23:30 23:45 00:00

Not •Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir. • BÜTÜN SERVİSLER RİNG ÇALIŞIR.

Yelpaze İstanbul / 1 KASIM 2017 NOT: Otobüs saatleri, İETT’nin resmi yayınlarından, dergimiz baskıya girmeden önceki son haliyle alınmaktadır.

BOĞAZKÖY MH BAHÇEŞEHİR-TAKSİM(EKSPRES) Gidiş-Dönüş sefer süresi: 150 dakika KITA İND. hattır ESENKENT Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 05:50 X 06:10 K 06:20 06:45 K 07:00 X 07:20 07:40 08:00 X 08:20 08:45 X 09:15 09:45 10:10 10:35 X 11:00 11:25 11:50 X 12:15 12:40 13:05 X 13:30 13:55 14:20 14:45 X 15:10 15:35 16:00 X 16:25 16:55 X 17:25 17:55 18:25 19:00 X 19:40 20:20 21:00 X 20:30

05:50 X 06:10 K 06:20 06:45 K 07:00 X 07:20 07:40 08:00 X 08:20 08:45 09:15 X 09:45 10:10 10:35 11:00 X 11:25 11:50 12:15 X 12:40 13:05 13:30 X 13:55 14:20 14:45 15:10 X 15:35 16:00 16:25 X 16:50 17:15 17:40 X 18:05 18:30 19:00 19:30 X 20:00

PAZAR 07:00 X 07:30 08:00 08:30 09:00 X 09:30 10:00 10:30 X 11:00 X 11:30 12:00 12:25 12:50 X 13:15 13:40 14:05 X 14:30 X 14:55 15:20 15:45 16:10 X 16:35 17:00 17:30 X 18:00 X 18:30 19:00 19:30 20:00 X 20:30 21:00 21:30 X

20:30 21:00 X Not:

TAKSİM Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ 07:10 07:30 08:00 08:25 08:50 09:15 09:40 10:05 10:25 10:45 11:15 11:45 12:10 12:45 13:10 13:35 13:55 14:15 14:40 15:10 15:30 15:55 16:20 16:45 17:10 17:35 18:00 18:25 18:50 19:20 19:55 20:30 21:05 21:40 22:20 23:00 22:30

07:10 07:30 08:00 08:25 08:50 09:15 09:40 10:05 10:25 10:45 11:15 11:45 12:10 12:45 13:10 13:35 13:55 14:15 14:40 15:10 15:30 15:55 16:20 16:45 17:10 17:35 18:00 18:25 18:45 19:10 19:35 20:00 20:30 21:00 21:30 22:00 23:00

PAZAR 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:05 14:30 14:55 15:20 15:45 16:15 16:45 17:15 17:45 18:10 18:35 19:00 19:25 19:50 20:15 20:40 21:05 21:30 22:00 22:30 23:00

•Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir. •‘X’ İŞARETLİ SAATLERDE ISPARTAKULE’YE GİRMEZ EKSPRES GİDER. •‘’K’ İŞARETLİ SAATLERDE KİPTAŞ 3. ETAPTAN HAREKET EDER.

MK15 BOĞAZKÖY-BAHÇEŞEHİR-OLİMPİYATKÖY METRO Gidiş-Dönüş sefer süresi: 120 dakika

BOĞAZKÖY SONDURAK Kalkış OLİMPİYATKÖY METRO Kalkış İŞ GÜNÜ C.TESİ

PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ

PAZAR

06:00

06:00

07:00

06:50

06:50

07:50

06:25

06:30

08:40

07:25

07:30

09:30

06:50

07:10

09:30

08:00

08:10

10:30

07:10

07:45

10:30

08:30

08:50

11:30

07:50

08:30

11:30

09:40

09:40

12:30

08:30

09:00

12:30

10:50

11:10

13:30

09:05

10:00

13:30

12:00

12:00

14:30

09:50

10:50

14:30

13:10

13:30

15:30

10:50

12:15

15:30

15:30

15:50

16:30

12:05

13:10

16:30

16:05

16:50

17:30

13:05

14:40

17:30

16:40

18:05

18:30

14:20

17:00

18:30

17:15

18:35

19:30

16:40

18:00

19:30

17:50

19:10

20:30

17:15

19:10

20:20

18:25

20:20

21:10

17:50

19:40

21:20

18:55

20:45

22:20

18:25

20:10

23:20

19:30

22:25

00:25

19:00

21:40

20:10

00:20

19:30

23:10

21:50

20:00 Not: Kırmızı renkli seferler ÖHO ve OAŞ; siyah renkli seferler İETT’ye aittir.


afiş reklam videosu 1.900.000 TL’den başlayan fiyatlar...

insert dağıtımı TOPLU SMS GÖNDERiMi

kurumsal kimlik

Broşür / Katalog

logo tasarımı

indoor ve outdoor tasarımları

ARAÇ GiYDiRME

e-bülten DERGi iLANI

advertorial ilan Dostluk Caddesi Dağçileği Sokak www.yelpazeistanbul.com Karaağaç/ Büyükçekmece

facebook/ajansyelpaze 0533 324 35 71

twitter/ajansyelpaze

Bahçeşehir 1. Kısım Mah. Bülbül Cad. Badem 08 Villa 02 Bahçeşehir (0212) 669 83 86


Profile for Yelpaze İstanbul UBK

Yelpaze İstanbul 154.Sayısı (Online) sizlerle... Paylaşın herkes okusun...  

"Global Düşün Yerel Uygula"

Yelpaze İstanbul 154.Sayısı (Online) sizlerle... Paylaşın herkes okusun...  

"Global Düşün Yerel Uygula"

Profile for yelpaze
Advertisement