Issuu on Google+

20 Ocak - 20 Şubat

Aylık

Aktüel,

Ya ş a m

Sevgi Paylaştıkça Güzel... Bahçeşehir, Ardıçlı, Ispartakule, Mesa-Nurol, Spradon halkına dağıtılır. Alabilirsiniz...

ve

Magazin

Dergisi

PLATİN PLATİN M İ M A R L I K GAYRİMENKUL Atrium Çarşı Kat: 2 No: 204 Bahçeşehir - İSTANBUL T: (0212) 669 8 669 (pbx) www.platin.info.tr


ÖN KAPAK İÇİ


Yerel

Bahçeşehirliler Derneği yepyeni bir solukla yeni döneme merhaba dedi... Bahçeşehirliler Derneği 2 yılın ardından düzenlediği olağan genel kurulu ile yeni döneme taze bir solukla merhaba dedi. 08.Ocak 2012 Pazar günü Yelpaze İstanbul Yayın Grubu toplantı salonunda gerçekleşen kongreye, dernek üyelerinin yanı sıra çok sayıda Bahçeşehirli ve eski dönem başkanları Erdal Samur, Mehmet Kaban’da katıldılar. Toplantıda Bahçeşehirliler Derneği’nin bölgenin geleceğine dair öneminde ortak fikirler ve çözüm önerileri masaya yatırılırken, dernek yeni yönetimine önceki dönem dernek başkanı Uğur Barış Karabulut ve genel kurula sunduğu yeni yönetim seçildi. Bahçeşehirliler Derneği 2 yılın ardından düzenlediği olağan genel kurulu ile yeni döneme taze bir başlangıç yapıyor. 08 Ocak Pazar günü Yelpaze İstanbul Yayın Grubu Toplantı Salonunda gerçekleşen olağan genel kurula, çok sayıda dernek üyesi, önceki dönem başkanlarının yanı sıra Bahçeşehir’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Boğazköylüler Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Rotary Kulübü’de üyeleriyle destek amaçlı salonda bulundular. Siyasi partilerden Başakşehir Cumhuriyet Halk Partisini temsilen İlçe Başkanı Özgür Karabat’ta genel kurula katılanlar arasındaydı. Saygı duruşu ardından divan heyeti başkanlığına derneğe uzun yıllar gönülden destek ve katkı sağlayan Nihat Emeksiz seçildi. Gündeme yönelik akışı sırasıyla üyelerle paylaşan Divan Başkanı Nihat Emeksiz, Faaliyet Raporu ve 2010-2012 dönem bilançosunu dernek üyeleriyle paylaşması adına Dernek Başkanı Uğur Barış Karabulut’u kürsüye davet etti. Faaliyet Raporu-

nu genel kurulla paylaşmadan önce duygulu ve sitemkar bir konuşma yapan Karabulut şunları söyledi.

“Bahçeşehirliler Derneği Üyelerimiz ve Duyarlı Bahçeşehirliler, Bahçeşehir’in Başakşehir’e bağlanması ile ne yazıktır ki duyarlı birçok Bahçeşehirlinin de bölgemize dair umutları ve heyecanları kırılmıştır. “Olumsuz Sonuçları değiştiremeyeceğiz nasıl olsa” , “Ne yaparsak yapalım bir yere varamayız” zihniyeti ile derneklerden uzaklaşarak, yaşadığımız bölgenin sorunlarını dile getirmemek, fikir üretmemek; Unutmayalım ki bizleri SESSİZ YIĞINLAR yapmaktan öteye götürmeyecektir. Elbette insan idealist ruhunun doğası gereği, yaptığı faaliyetlerin sonuçlarını görmek, çözümün bir parçası olduğunu hissetmek istiyor. Ancak unutulmamalıdır ki; sayıları her geçen gün azalan duyarlı, bilinçli bizlerde bölgemize sahip çıkmaz, birbirimizi motive edemezsek, çevremizde tanıklık ettiğimiz olumsuzlukların ortağı olmuş ve bizlerin bir araya gelmesinden zaten memnun olmayan düşüncelerinde ekmeğine bal sürmüş oluruz. Kısacası bölgemizde yaşanan olumsuz yapılaşmadan, gelecekte yaşanacak trafiğe, artan nüfusla birlikte alacağımız hizmetlerin kalitesine kadar birçok konuda bir duruş sergilemeliyiz diye düşünüyorum. Hiçbir katkımız yoksa dahi, yaşadığı semt için fikir sunan, elini taşın altına koyan duyarlı katılımcıları motive etmeliyiz. Bu bağlamda sizleri; Bahçeşehir’in geleceğine katkı sunmaya, derneğimize üye olmaya, hatta ve hatta üye olmakla kalmayıp dernek yönetimine aday olmaya

Bahçeşehirliler Derneği 2012-214 Yönetim Asil ve Yedek Üyeleri; Uğur BARIŞ KARABULUT (Bahçeşehir), Demet Teoman BİNGÖL (Boğazköy) Nihat EMEKSİZ (Bahçeşehir), Süreyya KILINÇ (Boğazköy) Cevdet OTAY (Ispartakule), Serdar BAYRAKTAR (Boğazköy) Dolunay DOLU (Boğazköy), Serpil KIVILCIM (Bahçeşehir) Tülin GÜNEY (Bahçeşehir), Veli EREN (Bahçeşehir) M Çetin ÇOLAK (Bahçeşehir).

davet ediyorum.” dedi. Konuşmasının ardından dernek yönetim kurulunun 2 yıllık faaliyetlerini sıralayan Bahçeşehirliler Derneği Başkanı Uğur Barış Karabulut, faaliyetleri arasında öncelikli sırayı derneğin yeni bir merkez edinmesine ayırdıklarını aktardı. Bildiğiniz üzere 2009 yılı sonunda Bahçeşehir’de yaşanan sel felaketi sonrası Eski Kilisli Restoran’ın alt katında yer alan dernek binası sular altında kalmış, derneğin tüm evrak, demirbaş ve bilgisayarları kullanılamaz duruma gelmişti. Tüm bu şartlar altında seçime giren dernek, 2010 yılında seçilen yönetimi ile bugüne dek faaliyetlerini Bahçeşehir’in muhtelif sitelerinin toplantı salonunda ve Yelpaze İstanbul Yayınları ofisinden sürdürdü. Faaliyet Raporunda ayrıca Bahçeşehir’de uygunsuz yapılaşmalara, artan nüfusla beraber trafik sorunlarına, alternatif ulaşım olanaklarına, İETT seferlerinin artması ve Banliyo Tren Seferlerinin Halkalı’dan Ispartakule’ye uzatılmasına dair yönetim kurulunun yürüttüğü çalışmalara da değinen Karabulut, kısıtlı kaynak ve imkansızlıklara rağmen birçok imza kampanyası başlattıklarını ve bu imzaları yetkili mercilere ilettiklerini belirtti. Faaliyet Raporunun ardından dönem bilançosunu katılımcılarla paylaşan Karabulut sözlerine son verdi. Denetleme Kurulunun derneğin denetleme raporunu okuması ve ibrasının ardından, 2012-2014 yeni yönetimini belirlemek adına oylamaya geçildi. Oylamada başkanlığa tek aday gösterilen Uğur Barış Karabulut yeniden başkan seçilirken, genel kurul yeni yönetim kurulu 11 asil, 11 yedek, 3 asil ve 3 yedek denetleme kurulu olarak listeleri de onaylandı. Oylamada fire verilmeksizin yeni yönetime şu isimler seçildi.

Yedekler;

Hayrettin ÖZBAKIR, Ayşin SÜRE, Pınar Zeynep EFENDİOĞLU, İnci KAPROL, Sulbiye ALTUN, Derya İBİŞ, Ayfer DİKBAŞ Mustafa KARAKAYA, Ayça GÜLTEKİN, Erkan KABAN, Yavuz SALTIK.

Denetleme Kurulu;

Mehmet KABAN, H.Erdal SAMUR, Yüksel KARABACAK.

Bahçeşehir’in 3 Utanç Abidesi!

4

VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12


Türkiye ve Dünya’nın her yerine bizimle, “EN UCUZA” uçun... Kemal Sunal Cd. Galeria Çarşısı Kat: 1 No: 20/2 Bahçeşehir-İSTANBUL

(0212)

669 00 00

www.idemturizm.com


Aktüel

Arda Çankaya Lise Oryantasyon Toplantılarının 1.si Gerçekleştirildi. Gözde liseleri, o okulların öğrencilerinin ağzından dinlemek ve detaylı bilgi almak amacıyla ilki aralık ayında gerçekleştirilen Arda Çankaya Lise Oryantasyon Toplantıları'nın ilk konuğu Arda Çankaya'nın eski öğrencilerinden Üstün Zekalılar ve Özel Yetenekliler Okulu mezunu (burslu), IWC-Birleşik Dünya Kolejleri (burslu) ve Standford Üniversitesi (burslu) öğrencisi 2011 Tübitak Fizik Proje Yarışması Türkiye ve Dünya şampiyonu Melisa Tokmak'tı. Melisa Tokmak, yeni öğrencilere bir yandan okuduğu okulları anlatırken bir yandan da yaşadığı tüm süreç-

leri, nasıl başarılı olduğunu, deneyimlerini öğrenciler ile paylaştı ve öğrencilerin sorularını yanıtladı. Öğrencilerin sınavlara daha yüksek motivasyonla ve daha bilinçli bir şekilde hazırlanacaklarını dile getirmeleri ile ilki gerçekleştirilen toplantı tamamlandı. Lise Oryantasyon Toplantıları bundan sonra her ay Arda Çankaya'nın farklı bir liseden öğrencisinin katılımı ile devam edecek. Bilgi için www.ardacankayaegitim.com

Kış için STİL SIRLARI... 1. Mutlaka kendinize sevdiğiniz renkte bir yağmur botu alın. Hem şık, şirin bir görüntüye sahip olun, hem de yağmurdan kendinizi koruyun. 2. Dolabınızda ruh halinize göre giyebileceğiniz bir kaç renk, renkli skinny pantolon mutlaka bulundurun. Kendinizi iyi hissettiğiniz günler kırmızı, melankolik günlerde mor... 3. Hem soğuktan korunmak hem de tarzınızdan ödün vermemek için el örgüsü babaanne atkıları yerine yumuşacık bir kaşmir Burberry Mega Check atkı mutlaka edinin. 4. Daha öncede bahsettiğim gibi kazaklarınızın üzerine giymek için kürk yelek, ya da kabanınızın üzerine atmak için kürk etol 6

VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

mutlaka dolabınızda bulundurun. Kurtarıcı parçalardır, şiddetle tavsiye edilir... 5. Pelerin modası bu sezonda da tam gaz devam ediyor. Klasik kabanlara alternatif olarak dolabınızda mutlaka en az bir tane pelerin kaban bulundurun. 6. Havalar biraz daha soğuduktan sonra kürklü botlarınızı raflardan çıkarmayı unutmayın, ya da mutlaka bir tane edinin. Çok soğuk kış günlerinde hem ayaklarınızı sıcacık tutacak, hem de çok sempatik bir görütünüz olacak. 7. Kış aylarında yazdan kalan muhteşem bronzluğumuzu maalesef kaybettiğimiz için mutlaka elinizde kaliteli bir otobronz mutlaka bulundurun. Yalnız özellikle kaliteli ol-

masını vurguluyorum. Ortada ayaklı havuç gibi gezmek istemiyorsanız ve bronz olmak istiyorsanız paraya kıyacaksınız, bunun başka çaresi yok. 8. Her durumda kurtarıcı bir parça olan siyah boğazlı kazak mutlakadolabınızda bulunsun. 9. Havanın yağışlı, sıkıcı olduğu kasvetli haftasonu günlerinde, eve tıkıldığınız zamanlarda canınızın sıkılmaması için mutlaka takip ettiğiniz kitap, dergi bloglar olsun. Yoksa eşinize, sevgilinize sararsınız söylemesi... 10. Kış aylarında kişisel bakım genelde ihmal edilir. Cilt bakımından maniküre, pediküre kadar kişisel bakımınızı kesinlikle ihmal etmeyin, mutlaka kendinize vakit ayırın.


Sağlık

Günlük Hayata Devam Ederken

KİLO VERİN!..

Kilo vermek birçok insan için ama özellikle de kadınlar için büyük bir sıkıntı gibi görünse de aslında o kadarda zor bir şey değil. Sizde kilo vermek için pahalı diyet kulüplerine gitmeden, pahalı diyet listeleri uygulamadan bu işi başarabilirsiniz. Kilo vermek isteyenler bunu günlük hayata yayarak da kolayca kilo verebilir ve istedikleri kilo limitine düşebilirler. Yalnız bu yöntemleri uygulamak için biraz sabır ve süreklilik gerektiğini akıllarından çıkarmamaları şarttır. Şimdi gelelim nasıl günlük hayata devam ederken kilo verilebileceği konusuna... Sizler için 20 maddede neler yapmanız gerektiğini ve nasıl bir yol izlemeniz gerektiği konusunda bilgiler topladık. Bu kurallara uyduğunuz müddetçe sizde kilo verdiğinizi fark edecek ve daha da azimli bir şekilde uygulamaya devam edeceksiniz. 1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için. 2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur. 3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz. 8

VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun. 5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu. 6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız. 7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor. 8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.

dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor. 12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin. 13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin. 14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar. 15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın. 16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.

9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.

10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.

19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.

11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika

18- Sık ama az yiyin.

20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.


Sushico Bahçeşehir 1997’den bu yana Türkiye’nin seçkin noktalarında hizmet vermeyi sürdüren Sushico; Çin, Japon ve Thai yemeklerinin yer aldığı geniş bir menüye sahip. 2008’de Sushico zincirine eklenen İstanbul Bahçeşehir Şubesi; yeni yılla birlikte menüsüne Thai Usulü Karamelize Soğanlı Dana Eti,Tom Ka Gai Çorbası ve Buharda Pilav

ile Servis edilen Yeşil Köri Soslu Tavuk gibi bir çok lezzeti ekleyerek artık daha geniş bir menü ile Bahçeşehirlilere servis yapıyor. Restaurant kapasitesini kış bahçesiyle beraber 80 kişiye çıkaran Bahçeşehir Sushico’nun ikinci katını misafirler kutlama, özel gün veya toplantı için kendilerine ayırabiliyorlar.

• Paketservisi ayrıcalığı da sunan Sushico Bahçeşehir, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Alkent, ToscanaVadisi, Avcılar, Esenyurt, Halkalı semtlerine hizmet götürürken, Catering hizmetleriyle ev veya işyerinizde 2.000 kişiye kadar yerinde üretim yaparak Uzakdoğu lezzetlerini de ayağınıza getiriyor.

• Sushico Bahçeşehir Bahçeşehir 1. Kısım Kemal Sunal Cd. No:1/A

(0212) 669 48 68

444

SUŞi


Aktüel

Kadınlar Kocalarının En Çok HANGİ HUYUNDAN ŞİKAYETÇİ... Şiddete uğrayan kadınların manevi, psikolojik ve hukuksal yaklaşımları araştırıldı. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Öznur Özdoğan danışmanlığında MelikeNur Kılıç tarafından hazırlanan yüksek lisans tezinde, şiddete uğrayan kadınların manevi, psikolojik ve hukuksal yaklaşımları araştırıldı.

Kadınların çoğu fiziksel şiddete zamanla alıştıklarını ancak sözel şiddeti hazmedemediklerini ifade ederken, "O kadar dövüyordu, ama bir de küfretmiyor muydu, bunu kaldıramıyorduk" tarzındaki ifadelerin hemen hemen tüm kadınlar tarafından kullanıldığı görüldü.

Araştırma kapsamında, Ankara'da, Kadın Sığınma Evi'nde kalan, 3'ü okuma yazma bilmeyen, 2'si okur-yazar, 9'u ilkokul, 4'ü ortaokul, 1'i lise ve 1'i de üniversite mezunu toplam 20 kadınla yüz yüze görüşme yapıldı.

Araştırmanın makalesinde, bu durumun kadınların beyinlerindeki duygusal lobun daha fazla çalışmasına bağlanıyor.

Görüşmede, kadınlardan 19'unun fiziksel, cinsel, sözel, duygusal ve ekonomik şiddet gördüğü, sadece 1'inin fiziksel şiddet görmediği tespit edildi. Balkondan atılan, kezzapla yakılan ve daha birçok eziyetle karşılaşan kadınların bazılarının fiziksel şiddetin etkilerini uzun süreden beri taşıdığı görülürken, aile içi şiddetin psikolojik sonuçlarının çok daha fazla hissedildiği ortaya çıktı. Görüşmede huzursuz ve çekingen olan kadınların bir çoğunun, fiziksel şiddetten çok küfür ve hakaretleri rahatsız edici bulması dikkat çeken bulgular arasında yer alıyor. 10 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Sosyal açıdan da kadınların topluma ve çevrelerine karsı güvenini kaybetmiş oldukları, bazı durumlarda eşlerinden dolayı tüm erkeklere karşı ön yargılı hatta düşmanca tavırlar sergiledikleri gözlemlendi. Şiddet gören kadın imtihan edildiğini düşünüyor Araştırmada, ayrıca kadınların manevi yönleri ile ilgili de dikkat çekici bulgulara rastlandı. Görüşme yapılan kadınlardan bazılarının gördüğü şiddetle Allah'ın kendisini imtihan ettiğini düşündüğü de ortaya çıktı. Kur'an-ı Kerim okuyarak rahatlamaya çalışan kadınların, bu şekilde huzur bulduğu, şiddet uygulayan kocalarının değişmesi ve

kendilerine dayanma gücü verilmesi için de dua ettikleri belirlendi. Şiddet mağdurlarından "Hayriye" isimli kadın, yaşadığı dayak olayının dışında bir de oğlunun ölümcül hastalığıyla ilgilenirken, "Bunların bir sınav olduğuna inanıyorum. Bu sınavı geçeceğime de inanıyorum" ifadelerini kullanması dikkat çekici bulundu. Kadınların çoğu sabrederek sıkıntılı günleri aşacağına inanıyor. "Sözel şiddet kadının özgüvenini yok etmeye yönelik" Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Öznur Özdoğan, kadınlara uygulanan şiddetin aile içinde daha fazla gerçekleştiğini belirterek, aile bireylerinden özellikle eşlerden kadınları korumanın gereğinin daha yeni yeni anlaşılmaya başlandığına dikkati çekti. Kadına yönelik şiddetin 1970'lerden önce dışarıdan uygulanan saldırılar ve tecavüz olayları olarak değerlendirildiğini, aile içinde kadınların daha mağdur olduğunun tahmin edilmediği o dönemlerde bu tür olayların


kadınlar tarafından kolaylıkla dışarı sızdırılmadığını anlatan Özdoğan, "Yapılan ilk araştırmalarda fiziksel şiddet üzerinde duruldu ama araştırmalar arttıkça anlaşıldı ki, kadınlar daha çok psikolojik şiddette maruz kalıyorlardı" dedi. Özdoğan, kadınlara uygulanan psikolojik istismar veya duygusal şiddetin, bağırmak, hakaret etmek, küfretmek, tehdit etmek, korkutmak, aşağılamak, alay etmek, karar vermesine izin vermemek, başka kadınlarla erkeklerle kıyaslamak, inançlarınıkökenini-işini-maaşını küçümsemek gibi duygusal veya sözel baskı veya hırpalama şeklinde görüldüğünü ifade etti. Sözel şiddet kadının öz güvenini yok etmeye yönelik etkili bir saldırı yöntemi olduğunu dile getiren Özdoğan, "Sürekli aşağılanmak, alay edilmek sonucu kadının kendi özüne saygısı azalmaktadır. Bizim kültürümüzde bir deyim vardır, 'birine kırk defa deli dersen deli olur' diye. Sürekli duygusal şiddete maruz kalan kadın da zamanla kendini değersiz hissetmekte ve şiddeti 'hak ettiğini' düşünmeye başlamaktadır" şeklinde konuştu. Doç. Dr. Öznur Özdoğan, şiddet gören kadınların dini eğilimlerinin artmasıyla ilgili olarak da "Din yanlış yorumlamalarla bir taraftan kadına yönelik şiddeti besler gibi görünürken, bir taraftan da şiddetin kadında yol açtığı yaraları onarıyor" dedi. İnsanların acılarla baş edebilmede dini kaynaklardan yardım almasının doğal bir durum olduğunu ifade eden Özdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:"Şiddete maruz kalan kadınlar, sabır değerini yaşamada, hoşgörüde, çocuklarına bakabilecek gücü bulabilmede, umudunu canlı tutmada, affedebilmede, Kur'an'ın, Peygamberimizin ve Anadolu bilgelerinin yaklaşımlarından beslenmektedirler. Araştırmamız kapsamında görüştüğümüz kadınlardan birinin, 'inancım olmasa çoktan ölürdüm, dayanacak gücüm kalmamıştı. Bir yandan parasızlık, bir yandan hakaretler, dayak... Hep dua ettim ve çözüm aradım, umudumu hiç yitirmedim. Çocuklarıma makarna çeşitlerini yapmaktan üzüldüğüm ve tükendiğim bir anda bir doktorun ofisinde iş buldum. İyi ki ölüm isteğimi gerçekleştirmemişim' şeklindeki ifadeleri de bu durumu daha anlaşılır kılıyor." konuştu.


Sağlık

Hayatı Hafifleten 10 ÖNERİ!.. Obezite ve Metabolizma Hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya, diyet yapmadan yaşamınızı hafifletmenin on kuralını şöyle sıraladı... 1- ASLA AÇ KARNINA SOFRAYA OTURMA!.. Aç karnına yemeğe başladığınızda iki kat daha çok yersiniz. Yemekten önce ayran veya bir sütlü kahve içmek, küçük bir meyve yemek veya yemekten önce bir tabak salata yemek her zaman ana öğünde daha az yemenizi sağlar. 2- BESLENMEDE ÇEŞİTLİLİĞE ÖNEM VER!.. Tek yönlü beslenmek kişiyi çok tatmin etmez ve yemek düşüncesini kafasından uzaklaştıramaz. Zaten hiçbir şey yememiştim diye düşünülür ve bir sonraki öğünün hayali ile yaşanır. Örneğin tek başına 1 tabak kıymalı makarna yerseniz gözünüz ikinci tabakta kalır. Zaten azıcık makarna yemiştim diye düşünüp bir sonraki öğünde çok abartılı yiyebilirsiniz. Ama bir tabak makarna yerine 2 kaşık makarna, 1 küçük köfte, 3 kaşık yoğurt, salata, 1 bardak su ve 2 tane mandalina yediğinizde, çok yedim diye düşünürsünüz ve bir sonraki öğünde belki canınız hiçbir şey yemek istemez. O nedenle küçük bir ana öğünü düşük kalorili yiyeceklerle tamamlamayı alışkanlık haline getirin. 3- YEMEĞİNİZİ SAATE GÖRE YEMEYİN!.. VÜCUDUNUZUN SESİNİ DİNLEYİN!.. Saate göre yemek yediğinizde aklınız hep yiyeceklerde kalır. İkide bir saate bakarsınız ve hep şimdi şunu yersem 3 saat sonra ne yiyebilirim diye düşünürsünüz. Bu şekilde hep daha fazla yiyebilirsiniz ve bir süre sonra yemek için yaşamaya başlarsınız. Ama yemeği vücut saatinize göre ayarladığınızda yaşamak için yersiniz. Yemek için acıkma duygunuzu bekleyin ve yemeği acıktığınızda yiyin. 4- AÇLIĞINIZI ÇOK ERTELEMEYİN!.. 12 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Yemeği açlık sinyalinizi hisseder hissetmez en geç 10 dakika içinde yiyin. Eğer açlığınızı çok ertelerseniz bir sonraki öğünde iki kat daha çok yersiniz. Bu tıpkı denizin altında nefesinizi tutmaya benzer. Suyun dışına çıktığınızda iki kat daha çok nefes alısınız. 5- YEMEK YEDİĞİNİZ SERVİS TABAĞINIZI KÜÇÜLTÜN, KÜÇÜK ÇATAL KULLANIN!.. İnsan beyni ile doyar, o yüzden önce algınızı doyurun. Örneğin 2 yemek kaşığı ıspanak yemeğini önce küçük bir fincan tabağında düşünün, sonra pasta tabağında düşünün, sonra da büyük bir servis tabağında düşünün. Fincan tabağındaki ıspanak gözünüze daha çok görünür. Hele hele bu yemeği yemek için küçük çatal kullandığınızda yeme süresini de uzatırsınız ve çok yedim diye düşünürsünüz. 6- ZAYIFLAMAK İÇİN EKMEK YE!.. Yemeğinizin yanına koyduğunuz bir-iki dilim esmer ekmek daha çok doymanızı sağlar. Ekmek sizi daha uzun süre tok tutar. Ancak ekmek yediğiniz öğünde çorba, pilav, makarna, börek, tatlı gibi karbonhidrat içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durun.

7- MEYVE SUYU YERİNE MEYVENİN KENDİSİNİ YE!..

1 bardak taze sıkılmış meyve suyunun içine en az 3-4 tane meyve girer. Yani 1 bardak meyve suyu 3-4 meyve kalorisindedir. Oysa meyvenin kendisini yediğinizde daha çok lif ve posa alırsınız, 1-2 tane meyve ile de doyarsınız. Hem daha az kalori alırsınız hem de posa nedeni ile daha uzun süre tok kalırsınız. 8- GÜNDE EN AZ 6 SAAT, ORTALAMA 8 SAAT GECE UYUYUN!.. Sağlıklı ve zinde bir vücut için gece uykusu-

na önem verin. Çünkü vücudun onarıcı hormonu olan melatonin akşam 21’den sonra salgılanmaya başlar, uyku sırasında peak yapar, sabaha doğru azalır. Stres hormonu olan kortizol ise gece en düşük seviyesindedir. Sabaha karşı yükselir ve gün içinde yüksek seyreder. Eğer gece uyumaz iseniz melatonin yeteri kadar salgılnamaz ve kortizol hormonunuz yüksek kalır. Bu durumda dolaylı kan şekeri yüksekliği yapacağı için kilo almanıza neden olur. 9- ZAYIFLAMAK İÇİN ASLA DİYET YAPMA!.. Diyet yaptığınızda, yaşamınızı diyet öncesi ve diyet sonrası olarak ikiye ayırırsınız. Diyet yaptığınız dönemde kendinizi toplumdan soyutlarsınız, diyet bitip de normal yaşamınıza döndüğünüzde iki kat daha çok kilo alırsınız. Yasakların olmadığı, rejimin asla bozulmadığı bir sistemde mutlaka sağlıklı beslenmeyi öğrenin ve gün içinde kendinizi dengeleyin. 10- KÜÇÜK HEDEFLER KOY, BÜYÜK DÜŞÜN!.. GERÇEKÇİ OL!.. Zayıflamak için birden bütün kilolarımdan kurtulmalıyım diye düşünmeyin. Bu bıkkınlık ve başarısızlık duygusunu körükler. Ulaşılabilir ve küçük hedefler koyduğunuzda hem hedefinize daha kolay ulaşırsınız hem de süreklilik daha iyi olur. Mesela 1 ayda 10 kilo vermeliyim diye işe başlarsanız 1 ayda 2 kilo verdiğinizde ben bunu yapamıyorum dersiniz ve bırakıp daha çok kilo alabilirsiniz. Ama 1 ayda 2 kilo vereceğim diye işe başlarsanız, 1 ayda 2 veya 3 kilo verirseniz, daha mutlu olursunuz ve başarıyorum hissiyatı ile devamını getirirsiniz. Zaten düşünsenize 1 ayda 10 kg verseniz 6 ay sonra ortadan kalkmanız gerekir ki, bu zaten tıbben mümkün değil.


Sağlık

Bebeğinizin Anne Karnındaki

GELİŞİMİ ELİNİZDE!.. Bebeğinizle iletişiminiz anne karnında başlasın.

Zihinsel gelişim daha anne karnındayken başlar, doğuma kadar geçen sürede ve ilk 5 yıllık süre içinde bebeği hayatı boyunca etkiyecek anatomik ve zihinsel yapı, beceriler ve sosyal özellikler şekillenir. Özellikle gebeliğin 4. haftasında başlayan sinir sistemi gelişimi, 10. haftaya kadar temel farklılaşmayı tamamlar ve bu süreden sonra, bina bu temellerin üstüne inşa olur. Temeldeki gelişim eksiklikleri çok ciddi sonuçlar bırakırken, 10. haftadan sonraki bozukluklar daha az gözle görülür anatomik problemler veya bazen de ek olarak zeka ve entelektüel fonksiyonlarda bazı eksikliklerle ortaya çıkabilir. Kimi çalışmalar, kişilerde otuzlu, kırklı yaşlarda ortaya çıkan şeker, yüksek tansiyon gibi hastalıkların bu dönemde hiç de önemsenmeyen bazı faktörler tarafından tetiklenen yapısal gelişim yetersizlikleri sonucu ortaya çıktığını göstermektedir. Tıpta tanı ve tedavi alanlarındaki gelişmeler ve başarılar artıp bu tür hastalıkların azalmasıyla birlikte; artık çocuklarda zeka gelişimi beraberinde entelektüel zeka gibi ileriki yaşantısının sosyal kapasitesini nasıl artırılabiliri ön plana çıkmaktadır. 14 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Folik Asit Alımına Hamilelik Öncesi Başlayın...

Hamilelik her kadın için zor, hem anne hem de bebek için bir takım riskleri taşıyan, ama bir o kadar da istenen bir süreçtir. Risk, bu dönemin ilk zamanlarının henüz anne tarafından hamile olup olmadığının bilinmediği ilk 4-6 haftalık süreçtedir ve aslında en tehlikeli dönemdir. Çünkü anne adayı gebeliğin var olduğu ilk 15 günü zaten fark etmeden geçirecek ve beklenen adet tarihine vardığında, bazen hafif bir kanama, belki de arada olan düzensizlikler ya da bir sefere özel bir gecikme gibi değerlendirilip bir sonraki adet tarihini bekleyecektir. Bir sonraki tarihte de gecikme varsa o zaman hekime başvurup gebelik konusunda gerekli muayene ve testler uygulanacak, bu sırada tüm organlar ve özellikle sinir sistemi gelişimi için çok önemli ilk 6 hafta aşılmış olacaktır. Gebeliğin bu ilk zamanları organların gelişimi ve özellikle 4. haftadan itibaren beyin ve sinir gelişiminin başlangıcıdır. Bu zaman içinde kullanılan ilaçlar, beslenme durumu, annenin fiziksel ve ruhsal sağlığı bebeği etkileyecek ve ileriki yaşamında belirleyici rol oynayacaktır. Beyin ve sinir sistemi gelişimi açısından dengeli beslenmenin önemi yanında önemi

ispat edilmiş ve eksikliğinde organ ve doku gelişimindeki yetersizlik ve kalıcı sakatlıklara (hidrosefali, omurilik gelişim bozuklukları gibi) yol açan folik asitten bahsetmek gerekir. Bu vitamin sağlıklı sinir sistemi gelişimi için gerekli ancak tek başına yeterli değildir. Bu maddeye doğal halde taze sebze, meyve, patates, baklagiller, kepekli ekmek ve süt ürünlerinde rastlanır. Folik asit hamile kalmak isteyen ve yeni hamile kalmış olan bütün kadınlar faydalıdır ve hamile olmadan önce, ekstra folik asit almaya başlamak akıllıca davranmış olur. Bu amaçla, örneğin doğum kontrol hapını kullanmayı çocuk sahibi olmak için bırakacağınız zaman, aynı zaman da folik asit tabletleri almaya başlayabiliriz. Tam olarak başarılı döllenmenin gününü tahmin etmek mümkün değildir. Fakat göz önünde bulundurmanız gereken, dengeli beslenmek ve folik asit kullanımına döllenmeden en az dört-altı hafta önce başlanmasıdır. Bu sayede henüz doğmamış çocuğun sinir sistemi gelişimi için önemli, yeterli miktar folik asidi (özellikle döllenmeden sonraki ilk 4 hafta) vücudunuzda depolamış oluruz. Folik asit kullanmaya, hemen hamile kalmayı başaramamış olsanız dahi devam etmekte yararlıdır.


Aktüel

Kadınlar DAHA GÜZEL KONUŞUYOR... Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Murat Bulut, toplumda kadınların erkeklere göre daha güzel konuştuğunu savundu.

Diksiyon uzmanı Bulut, diksiyon eğitiminin günümüzde önemli olduğunu belirterek, diksiyonun geçmişte de önemli olduğunu ancak günümüzdeki kadar önem arz etmediğini belirtti. Türkiye’de üniversite mezunlarının sayısının arttığını anımsatan Bulut, "Diğer donanımların yanında diksiyonun da iyi olması çok önemli. İletişim Fakültesi mezunu sayısı çok fazla ama bunların arasındaki fark donanımlarıyla ortaya çıkıyor. Kişinin kendisini çok iyi ifade etmesi gerekiyor. Çok başarılı bir diş hekimi işiyle çok mahir olmasına rağmen, sosyal yanı zayıf, kendini ifade edemiyorsa bu hekim çok tercih edilmez." diye konuştu. Diksiyon eğitimine verilen ilginin son yıllarda arttığını ifade eden Bulut, 2002 yılında diksiyon eğitimi vermeye başladığı zaman 20 kişiyi biraraya zor getirdiğini belirterek, "Erzurum’da diksiyon eğitimi vermeye başladığım zaman ’diksiyon’ kursuna, ’direksiyon’ kursu diyenler bile vardı. Ama bugün, diksiyon kursuna bin kişi müracaat ediyor. Hepsine cevap veremeyebiliyoruz." şeklinde konuştu.

Her meslekten ilgi var...

Diksiyon kurslarına özellikle üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiğinin altını çizen Bulut, şunları kaydetti:"Diksiyon kurslarına, iletişim fakültesinin yanında tıp fakültesinden de yoğun talep geliyor. 16 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Tabii bunların içerisinde bir sınıflandırma yaparsak, kadınların erkeklere göre diksiyon kurslarına ilgisi daha fazla. Kurslara bin kişi müracaat ediyorsa, bunların 800’ü kadın oluyor. Diksiyon kurslarına katılan kadınlar, erkeklere göre daha iyi konuşuyor. Bunun en önemli sebebi, yıllardır verdiğimiz derslerden edindiğimiz tecrübeyle söylüyorum. Erkekler daha çok sokak ağzı konuşuyor. “Racon” diye tabir edilen bir ağız vardır ya bu konuşma şekli erkekler arasında daha yaygın. Kadınlar bu tür konuşmalardan kendilerini arındırdıkları için erkeklere göre daha iyi konuştuklarını iddia edebiliriz. Kursa katılanlardan bugüne kadar yaptığım tahlilde; kadınlar, erkeklere göre daha iyi konuşuyor. Kurstaki başarıları da erkeklere göre daha yüksek." Diksiyon kurslarına ev hanımlarından da büyük ilgi olduğunu vurgulayan Bulut, "Diksiyon kurslarımıza çalışanların yanısıra ev hanımları da yoğun ilgi gösteriyor. Yaşları 30 ile 40 arasındaki ev hanımları çeşitli iddialarla, güzel konuşmak için, eşleriyle iddiaya girdikleri için geliyorlar." diye konuştu.

Yöresel ağızdan kurtulmak için geliyorlar...

Yöresel ağızla konuşan bir erkeğin konuşması sıradan algılanırken, özellikle çalışan bir kadının yöresel ağızla konuşmanın çok dikkat

çektiğini belirten Bulut, bir çok kadının bu nedenle diksiyon kursuna geldiğini söyledi. Türkiye’nin her bölgesinde yöresel ağızların olduğunu anımsatan Bulut, şöyle dedi: "Doğu Anadolu Bölgesi’nin, Karadeniz’in, Akdeniz’in kısaca her bölgenin bir şivesi var. Her bölgenin konuşmasında sıkıntılar var. (E)’ler açık, (a)’lar kısa ya da (ke)’ler, (ka)’laşıyor. Bunlardan bazıları hemen dikkati çeker. Kişi böyle bir konuşmaya sahipse, bir de sosyal bir ortamdaysa, konuşması hemen dikkat çekecektir. Bu tür ortamlarda hassasiyet oluyor ve diksiyon eğitimi alma ihtiyacı duyuyorlar."

Hem güzel görünmek, hem de güzel konuşmak...

Yapısal olarak kadınların güzel konuşma konusunda daha hassas olduğunu belirten Bulut, "Kadınlar, nasıl güzel olmak için daha hassas iseler güzel konuşmak için de böyle bir hassasiyetleri var. Kadınlar hem daha başarılı oluyor, hem de erkeklere göre daha güzel konuşuyorlar." dedi. Bulut, "Kursa katılanlar, ’Bizim konuşmamız, 3 ay sonra ne kadar değişecek?.. Ya da bizim sesimiz ne kadar değişecek?..’ diye soruyorlar. Diksiyon eğitimi ile ses değişmez. Ses doğuştan gelen bir özelliktir. Sesinizin rengi değişmez, ancak diksiyonla sesinizi cilalarsınız. Ses kulağa hoş gelir. Zaten diksiyonun amacı da budur. Sesin kulağa hoş gelmesidir." şeklinde konuştu.


BAHÇEŞEHiR ’deyiz

KENAN DOĞULU ve OZAN DOĞULU’nun, 3 yaşındayken yeteneklerini keşfeden, doğru bir sanat eğitimiyle iyi birer müzik adamı, sanatçı, aranjör olmalarını sağlayan babaları; YURDAER DOĞULU bizlere öyle bir miras bıraktı ki bu mirası milyonlarca çocukla paylaşsakta tükenmeyecek... LONDRA MÜZİK AKADEMİSİ YETKİLİ EĞİTİM ve SINAV MERKEZİ ayrıca SOFYA ULUSAL MÜZİK AKADEMİSİ BALE SANATLARI BÖLÜMÜ YETKİLİ EĞİTİM ve SINAV MERKEZİ olan Okulumuz da; BAHÇEŞEHİR şubesiyle, 3-6 yaş çocuklarınızın yeteneklerini geliştirmek üzere hizmetinizdeyiz.

•3-6 yaş grubundaki çocuklarımız PİYANO çalabilir, BATERİ çalabilir. •3- 6 yaş grubundaki kız erkek tüm çocuklarımız BALE - JİMNASTİK yapabilir, DANS edebilir. •5-6 yaş grubu çocuklarımız KEMAN - GİTAR çalabilir. •3-6 yaş grubu çocuklarımız İNGİLİZCE konuşabilir. TİYATRO-RESİM-HEYKEL-SATRANÇ branşlarında en iyi olabilir. •Tüm çocuklarımız Deneyler yaparak size geleceğin mucitleri olabileceklerini gösterebilir. • HER YAŞA HİTAP EDEN VE SÜREKLİ DEVAM EDEN EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ •

•BALE •DANS •JiMNASTiK •PLATES •TiYATRO •KiŞiSEL GELiŞiM •DiKSiYON •RESiM-SES EĞiTiMi (ŞAN) •SOLFEJ •KONSERVATUAR VE GÜZEL SANATLARA HAZIRLIK •GiTAR •MANDOLiN •PiYANO •ORG •AKORDEON •BATERi •PERKÜSYON •DARBUKA •KEMAN •KEMENÇE •ViYOLA •ViYOLONSEL •BAĞLAMA •YANFLÜT •SAKSAFON •KLARNET •TROMPET •NEY •UD •KANUN

BAHÇEŞEHiR Yetenek Geliştirme ve Sanat Eğitim Merkezi: 1.Kısım Çınar-10, Villa-4 - Tel: (0212) 669 92 67 BEYLiKDÜZÜ Tel: (0212) 873 11 05 - MİMARSİNAN Tel: (0212) 864 11 14 - TORİUM AVM Tel: (0212) 450 10 95

www.do g u lu muzik.com.tr


Aktüel

Aşkın SAYILARI...

SONIA Ducie‘ye göre numeroloji, diğer insanlarla olan fiziksel, duygusal, mantıksal ve ruhsal ilişkilerinizi anlamanızı sağlıyor. "Kişisel numara"nızı bulmak için yapmanız gereken işlem çok basit: Bunun için sadece doğum gününüz gerekiyor. Örnegin ayın 4'ünde doğduysanız, kişisel numaranız "4" demektir. Eğer çift rakamlı bir günde, örneğin 15'inde doğduysanız, numaranız "6" (1+5=6), ayın 29' unda doğduysaniz, kişisel numaranız "2" (2+9=11, 1+1=2) oluyor.

BENCİL BİRLER

Doguştan liderlik özelliğiniz ve kontrolü elinizde bulundurma isteğiniz, hayatınızın diğer alanlarında olduğu gibi aşk hayatınızda da kendini gösteriyor. Zorsunuz çünkü "Hep ben, hep ben!.." diyorsunuz. Bu bencil yapınız, insanların sevgililerini çalmaya kadar gidebiliyor.

ROMANTİK İKİLER

Romantizm, sizin için en başta geliyor. Sevildiğinizi hissetmeye ihtiyacınız var. Siz de karşılığında sevgi veriyorsunuz. Sevgilinizin elini tutmaktan hoşlanıyorsunuz; çünkü bu sizin ruhunuzun diğer yarısıyla bağlantı kurmanızı sağlıyor. Çok verici bir insansınız, 18 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

almayı da öğrenmelisiniz.

FLÖRTÇÜ ÜÇLER

Flört tam sizin için. Ama bu çoğu zaman başınızın belaya girmesine yol açıyor. Çevrenizi sarmasını istediğiniz yakışıklı erkeklerden, asılsız dedikodulara kadar birçok konu sizi meşgul ediyor. Bu egiliminizle, hayatın gerçeklerinden uzaklaşmak istiyorsunuz.

TUTKULU DÖRTLER

Çok romantik ve tutkulu bir insansınız. Hem kendinizin hem de partnerinizin ihtiyaçlarını karşılamak ve tatmin etmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Güven sizin için çok önemli. Daha doğal ve rahat davranarak ilişkinize heyecan katabilirsiniz.

DEĞİŞKEN BEŞLER

Rüzgar gibi değişkensiniz ve sizin bu yapınıza ayak uydurabilecek bir sevgiliye ihtiyacınız var. Hayatınızdaki her kişi ayrı bir macera. Aşk konusunda çok sabırsızsınız ve önünüze gelen herkesle birlikte olma eğiliminiz var.

ŞEFKATLİ ALTILAR

Çarşafların arasında çok yeteneklisiniz ve birine aşık olduğunuzda şefkatli ve cömert-

"Numeroloji: Aşk ve İlişki Rehberiniz" adlı kitabın yazarı Sonia Ducie'ye göre, doğum gününüzün, aşk hayatınız üzerinde inanılmaz ve büyüleyici etkileri var.

siniz. Mantığınızla değil, kalbinizle hareket ediyorsunuz. Hayatınızda hiç olmazsa bir kez, kırdığınız bir kalbi onarmaya çalışın.

HAYALCİ YEDİLER

Sevdiğinize tapıyor, onun kendini mükemmel hissetmesini sağlıyorsunuz. Hayal kurmayı seven bir insansınız. Gerçekler sizi zorluyor. Bu yüzden uzaktan seveceğiniz bir erkeği tercih ediyorsunuz. Kafa dengi bir sevgili bulmak bu yüzden biraz zor oluyor sizin için.

OYUNCU SEKİZLER

Çevrenizi büyülüyorsunuz. Sevdiğiniz sizinle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyor ve kendini bu konuda şanslı görüyor. Aşkta kontrolü elinizde tutuyor, oyunlar oynamaktan hoşlanıyorsunuz. Kibirli ve bencil olabiliyorsunuz. Bu yüzden etkileme gücünüzü ve zekanızı kullanın.

CÖMERT DOKUZLAR

Çok verici bir insansınız. Ödülünüzse, eşinizi mutlu görmek. Yumuşak ve oyunlar oynamaktan hoşlanan bir insandan çılgın ve vahşi bir yaratığa dönüşebiliyorsunuz. Çok çabuk sinirleniyorsunuz, neyse ki bu siniriniz kısa sürede yatışıyor.


E C Z i L i G N i “ Englis h is easy NOW ”

SPEAKING PROGRAM

Özel Derslerde Çok Uygun Fiyatlar

YOUNG LEARNERT

İlköğretim Öğrencilerine Özel 7 Kişilik Sınıflarda Hafta İçi Kursları Gölet Yolu Badem 16 Villa 01 Bahçeşehir - İSTANBUL (Eski Bahçeşehir Üniversitesi Öğrenci Yurdu Karşısı)

669 00 71


Sağlık

Beyin nasıl GÜÇLENİR?.. ABD’de yayımlanan Men’s Health dergisi beyni güçlendirmenin yollarını açıkladı. Duke Üniversitesi’nin Beyin Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan P. Murali Doraiswamy’e danışan dergi herkesin uygulayabileceği yöntemlerle daha sağlıklı bir beyne sahip olunabileceğini yazdı.

Doraiswamy konuyla ilgili, “Belki korkutucu olabilir ama bir sınava yoğun çalışmak, kilo almak veya parti yapmak bile beyin devrelerine zarar verebilir. Beyni güçlendirerek tüm bunları engelleyebilirsiniz” dedi. İşte beyni güçlendirmenin basit ama etkili yolları: Sıkı antreman hafızaya yararlı... Egzersiz yapmak beyin hücrelerinin gelişimini sağlayan proteinlerin salgılanmasını artırır. Doktor John J. Ratey, “Bu kalbinizin de beyninize daha fazla kan pompalamasını sağlar. Beyne çıkan glükoz ve oksijen de nöronların en uygun şekilde çalışmasına yardımcı olur” diyor. Birçok araştırma ayrıca egzersizin hafızayı güçlendirdiğini ve depresyonu engellediğini gösteriyor. • Haftada 3 kez 40 dakikalık aerobik egzersiz 1 yıl boyunca yapıldığında yetişkin birinin beyinde hafıza ve bilgi depolamadan sorumlu sistem olan hipokampüsünü yüzde 2 oranında büyütür. Araştırma Illinois Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Arthur F. Kramer tarafından yapıldı. • Brezilya’da yapılan bir araştırmaya göre, 6 ay boyunca haftada 3 kez yapılan 60’ar dakikalık dayanıklılık egzersizi hafızayı geliştiriyor. 20 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

• Yetişkinlerin hafıza testleri 6 ay boyunca haftada 3 kez yapılan egzersizler sonucunda yüzde 14 oranında daha iyi çıkıyor. Su yudumlamak yorgunluğu alır • Beynin sağlıklı olması için kalbe iyi gelen yiyeceklerle aynıları tüketilmelidir. Bunlar protein, iyi yağlar, tam tahıllılar ve antioksidan açısından yüksek yiyeceklerdir. Meyve ve sebze de tüketilmelidir. • Kahvaltıda yumurta ve yulaf yenmelidir. Yumurtadaki kolin adlı madde beyin fonksiyonunu güçlendirir. Yulaf da lif açısından zengindir. Bu da kan şekerini düzenler. • Kahvaltı sonrası atıştırmalıkta 8 badem ve 1 avuç yabanmersini tercih edilmelidir. Yabanmersini kan akışını artırır, bademde lif ve protein bulunur. • Öğle yemeğinde somon ve fasülye salatası tercih edilmelidir. Somon omega 3 yağı, fasülye ise lif kaynağıdır. • Öğle yemeği sonrasındaki atıştırmalık için bitter çikolata tüketilebilir. Antioksidan açısından zengindir, kafein de konsantrasyonu güçlendirir. • Akşam vog içerisinde pişirilmiş 5 sebzeli körili - kahverengi pirinç tercih edilebilir. Sebzeler için patlıcan, soğan ve brokoli kullanılabilir. • Akşam yemeği sonrasındaki atıştırmalık içinse bir avuç kiraz ve yoğurt yenebilir. Ki-

razdaki melatonin uykuyu düzenler. Yoğurttaki protein ve amino asitler sinir sistemini düzenler. • 15 dakikada bir su yudumlamak yorgunluğu alır. • Kahve hafızayı güçlendirir ve dikkati toplar. Etkisi 6 saat sürer. • Kahve tercih etmediğiniz durumlarda yeşil çay tüketin. Kafein oranı kahvedekinin üçte biridir. • B12 vitamini yararlıdır. • Kavrama performansı 20’li yaşların ortalarından itibaren düşmeye başlar. Texas Üniversitesi’nden Doktor Denise Park, bunu geliştirmek için zihinsel olarak karmaşık yeni şeyler öğrenmenin gerekli olduğunu söylüyor. • Beyindeki dil, hafıza ve dikkat alanlarının gelişmesini sağlayan gri maddeyi artırmak için de egzersizler bulunuyor. Bunlar, yabancı dil öğrenmek, kavrama geliştirici oyunlar oynamak ve satranç oynamak olarak açıklanıyor. • Beyni geliştirmek için bir diğer yöntem, kitapların özetini çıkarmaktır. • Problem çözmekten oluşan akışkan zeka testlerine giren kişilerin sonuçları, 1 ay boyunca haftada 5 kez 25’er dakikalık hafıza egzersizleri yaptıklarında yüzde 44 oranında iyileşiyor.


Sağlık

Çalışma Psikolojisinde Ofis Rengi Çok Etkili...

Ergonominin önemi gün geçtikçe artsa da örneğin devlet dairelerinin ofis renginde griden vazgeçemediğini görürüz. Hastanelerde beyaz ve yeşil tonlarının huzuru çağrıştırdığı, kırmızı tonlarının yemek sektöründe iştah açıcı yönü ile tercih edildiği, otorite çağrıştırmak isteyen firmalarda lacivert tonlarının daha çok kullanıldığı biliniyor. Ancak ofis için renk seçerken yaptığınız işin de önemi var. Örneğin bir tasarım firmasında canlı, parlak ve zıt renkler tercih edilirken danışmanlık şirketinde daha ikincil renk tonlarının tercih edilmesi doğru olacaktır. İşte Filli Boya'nın işyerleri ve yapılan işlere göre renk önerileri…

Kırmızı

Tansiyonu yükselterek, kan akışını hızlandırır ve iştah açıcı özelliği vardır. Birçok gıda firması bu özelliklerinden dolayı bu rengi tercih eder.

Kahverengi

İş görüşmelerinde, toplantılarda tercih edilmemesi gereken ilk renktir. Toprak rengi olması dolayısı ile diğer insanlar arasında kaybolmanıza sebep olur. Teklifsiz, rahat 22 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Ofis ortamının kişiselleştirilmesinin doğrudan aidiyeti ve verimi etkilediği biliniyor. Bu yüzden de ofisin rengi ne olursa olsun çalışanlar masalarını, bilgisayarlarını kendi istediği gibi, en sevdiği kalemler, çerçeveler ile bir nebze olsun değiştirir ve kendi ofis rengini yaratır.

bir renk olması dolayısı ile karşınızdakinin kendisini resmiyetten uzak, daha samimi hissetmesini ve açılmasını sağlar. Ofisinizde mümkün olduğunda kahverengiyi doğrudan kullanmamaya çalışın.

Yeşil

Yeşil güven veren bir renktir. Odalarda kullanıldığında rahatlatıcı bir etkisi olur. Tabiatı hatırlatması dolayısı ile beyazdan sonra mavi ile birlikte hastanelerde de sıklıkla kullanılır.

Siyah

Gücü, tutkuyu ve hırsı temsil eder. Türkiye'de siyah matemin rengiyken örneğin Japonya'da mutluğu temsil eder. Fonda kullanıldığında karamsar bir hava oluşturur. Işığı yok ederek, konsantrasyonu en çok getiren renktir. Albert Einstein'in daha çok konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı almayan bir odada düşündüğü söylenir.

Mavi

Mavi sakinliğin rengidir, aynı zamanda tansiyonu düşürdüğü söylenir. Arap kültürüne göre mavi taşlar (nazar boncuğu) kan akışını yavaşlatırlar. Bazı ofislerde otorite ve verimliliği çağrıştırması dolayısı ile mavi özellikle

tercih edilir. Uluslararası toplantılarda da devlet başkanları lacivert takım elbiseyi tercih eder.

Mor

Nevrotik duyguları açığa çıkartarak insanları bilinç altında korkuttuğu tespit edilen bu rengi ofislerinizde kullanmanızı kesinlikle önermiyoruz.

Pembe

Pembe giyen kişilere karşı kendimizi rahat hissettiğimiz bilinir, yurt dışında birçok ülkede tezgahtarlar bu sebeple pembe gömlek giymektedir.

Sarı

Geçici ve dikkat çekiciliğin ifadesidir. Ofislerde kullanılması pek önerilmez, bununla birlikte kısmi olarak kullanılabilir.

Beyaz

İstikrarı, devamlılığı ve saflığı simgeler. İş yerinde beyaz kullanmanız renkli objeler ile mekanınızda kolaylıkla değişiklik yapmanıza olanak verir. Yöneticilerin, liderlerin beyaz ağırlıklı kıyafet seçmeleri, temiz bir imaj ve inandırıcı bir görüntü çizer.


TAY SÜRÜCÜ KURSU

10. ŞUBEMİZİN Tay Sürücü Kursları

BAHÇEŞEHİR

Yılımızı Birlikte Kutlayalım

ANAOKULU İLKÖĞRETİM AKŞAM LİSESİ • Kaliteli Eğitim uygun ücretlerle Tay Koleji’nde •

Türkiye'de bir ilk, Tay Koleji’nde Çocuk Trafik Pisti hizmete girdi. Eğitim-öğretim modelini yaparak ve yaşayarak benimsemiş olan Tay Koleji bu anlayışını öğrencilerinin trafik eğitimi konusunda bilgi almaları için bir minyatür trafik eğitim pisti kurdu. Kolej içerisine inşa edilen pist ile öğrenciler bundan böyle trafik ile ilgili bilgileri uygulamalı olarak öğrenebilecekler.

Alternatifsiz

değilsiniz!.. Namık Kemal Mh. Ekin Cd. No: 13 Torium Yanı - İSTANBUL - TÜRKİYE

T: (0212) 690 92 07 F: (0212) 690 92 08 Gsm: 0554 534 37 02 www.taykoleji.com - info@taykoleji.com

2012 de Ehliyet Alma fırsatını Tay Sürücü Kurslarıyla yakalayın... BEnceLGESİ CÜ Lice SÜRÜDriv ing

ak Ehliyet Alm r Hiç bu kada

ADI - NAME:

NAME: SOYADI - SUR

at

h kolay ve ra olmamıştı.

UNTRY:

VINCE/CO - ISSUE AT PRO VER. İL/İLÇE BER: LICENCE NUM BELGE NO E: - DATE OF ISSU VER. TARİHİ

:

TEZLER I CİHAZ VE PRO

KULLANDIĞ

SINIF/CLASS:

TRAFİĞE ÇIKMA GARANTİSİ İLE; ÖZEL DİREKSİYON DERSLERİ

(BAY- BAYAN EĞİTMENLER EŞLİĞİNDE)

OTOMATİK VİTES VEYA MANUEL VİTES SON MODEL ARAÇLARLA AKAN TRAFİKTE KİŞİYE ÖZEL EĞİTİM (DAİHATSU TERİOS JEEP)

•KAMPANYA• 11 ŞUBAT 2012 SINAVI İÇİN B ve E SINIFI sürücü belgesi için KAYIT YAPAN KURSİYERLERİMİZE A2 Ehliyet %50 İndirim Uygulanacaktır.

Motosiklet Tutkunları Ehliyetsiz Gezmeye Son!..

669 84 04 Gsm: 0554 534 37 23 T: (0212)

Kemal Sunal Cd. Ebabil Sk. Defne 03 Ada Villa 08 (Bankalar Cd. İNG Bank Arkası) Bahçeşehir - İstanbul


Aktüel

Kadınlarla İlgili KLİŞELER “Kadınlar sulu gözdür, sarışınlar aptaldır, kadın şoförlerden korkulur, kadınlar zengin erkekleri beğenir”, vesaire… Kadınlarla ilgili klişelerin altında yatanları su yüzüne çıkardık... Kadınlar hakkında genellemeler yapıldığında, hatta dünya çapında, bazen bu klişeler söz bulur. Peki nereden çıkmış bu klişeler?.. Genellemeye karşı olsak da birçok kadının hormonal olarak sahip olduğu bazı klişeler de vardır elbet. Ama kimisi yalan, kimisi gerçek!.. İşte kadınlarla ilgili klişeler hakkındaki gerçekleri sizlerle paylaşıyoruz. “Kadınlar sulu gözdür” Bir kadın yanında en yakın arkadaşı ağladığında, televizyonda bir dizi izlediğinde, haberlerde bir dramla karşılaştığında veya mutluluktan, heyecandan, acıdan; bilumum şeyden ötürü ağlamaya meyillidir. Peki bu nereden gelir?.. Histeri kelimesi, bu aşırı duygusallık durumunu en iyi tanımlayan kelimedir. Histeri kelimesi Yunanca’da rahim anlamına gelen hustera kelimesinden üremiştir. Tesadüfe bakın!.. Bu etimolojik açıklamanın yanı sıra, kadınların bu ‘ağlak’ imajı biraz da Doğa Ana’dan kaynaklanır. Çünkü kadınlarda bulunan; süt üretimi, adet düzeni ve üreme fonksiyonlarından sorumlu olan prolaktin hormonu aynı zamanda süt salgılanmasının yanında gözyaşı salgılanmasını da temin eder. Buyurun geçerli bir sebep daha!.. Bazı toplumsal baskı gerçekleri de var tabii. Örneğin “Erkekler ağlamaz” gibi… Kadınların da her zaman sevgi dolu olması ve empati kurması gerekirmiş gibi. 24 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

“Kadınlar zengin erkekleri tercih eder.” 1949 yılında, Marilyn Monroe’nun meşhur bir parçası şu sözlere kucak açıyordu: “Elmaslar bir kadının en yakın arkadaşlarıdır.” Bu cümleden sonra böyle bir klişenin akıllara kazınmamasına imkan var mı?.. Marilyn, pragmatik parçasına şu sözlerle devam eder: “Bir öpücük çok büyük olabilir, ama asla ev kiranızı ödemeyecektir!.. ” Şaka bir yana; toplumsal ve sosyolojik koşulların bu anlayışta çok büyük etkisi var. Kadınlar birçok toplumda çocukların eğitiminden, evin düzeninden ve ailenin bütçesinin planlamasından sorumludur. Baskın aile yapısına bakıldığından baba parayı kazanır; anne tüm bu ihtiyaçları gelen para ile en iyi şekilde yönetendir. Elbette kadınları hayatını sürdürmek ve finansal garantilerini görmek için ideal bir eş ararken maddi duruma da göz atarlar. Ama bu pek de abartılacak bir konu değildir!.. Günümüzde kendi gelirini kazanan, kendi ayakları üzerinde durabilen ve finansal özgürlüğünü elde etmiş kadınlar da vardır. Onlar da bu klişenin ortadan kalkmasına öncü olmaktadır. “Kadınlar araba kullanamaz.” Evet, bu da kadınlar hakkındaki en klasik klişelerden biridir. Hatta kadın şoförleri gö-

rünce oradan hemen uzaklaşan erkekler bile vardır. Veya trafiklerde bolca duyduğumuz “Haydi be kadın!..” diye bağıran erkek sesleri… Örneğin erkekler bir arabayı satın alırken motor ve vites gibi kriterlere bakarken, kadınların en önem verdiği kriter güvenlik. Aynı zamanda Avustralya’da yapılan bir araştırma, beynin ekografisiyle ilgili bir durumu da ortaya çıkarmış. Kadınların yüzde 85’inde spasyal zekayı meydana getiren ve korunma güdüsü için gerekli nörolojik dolaşım gerçekleşmezmiş. Bu araştırma halen tartışılmaktaymış. Daha istatistiksel araştırmalar da kadınların erkeklere nazaran daha hafif hatalar (turuncuda geçme, ufak sürtmeler gibi) yaptığını göstermekte. Evet belki beyin işleyişi ve güvenlik anlayışı açısından kadınların araba kullanma yeteneği daha az olabilir; ama bu aynı zamanda onların tehlikeden daha uzak şoförler olduğunun da bir kanıtıdır zayıflama... “Kızıllar seksidir.” Resimden sinemaya, birçok sanat dalı, kızılların yataktaki şehvetiyle ilgili bu klişenin oluşumunda etkilidir. Eski kutsal çizimlerin hayat kadını olarak bilinen Marie-Madeleine, özellikle yabancıların kafasında bu olgunun oluşmasında çok etkili. Aynı zamanda Baudelaire, Verlaine, Apollinaire gibi birçok


Kendinizi en rahat hissettiginiz

yerde ismin şiirlerinde kızıl kadınların çekiciliği hep vurgulanmıştır. Hatta size çok yakından bir örnek verelim; Süskind’in kitabı ve hatta Tom Tykwer’in filmi ‘Parfüm’. Adeta bir kızıl fetişizmini konu alıyor. Çok çok daha eskilere, hatta Orta Çağ’a gidersek; Mısır’da kızıl kadının şeytan veya büyücü gibi kavramların simgesi olduğunu da hatırlatabiliriz. Kurnaz, öfkeli, tutkulu, sadakatsiz; ateşin rengi hep bu niteliklerin bir sembolü olmuştur. Tüm bu olayların kurbanı da doğuştan kızıl veya saçlarını sonradan kızıla boyatan masum kadınları olmuştur. Ama şunu da belirtmek gerek; kızıl saçlı kadınların yatakta çok daha aktif olduğuna veya onların libidolarına dair hiçbir kanıtlanmış araştırma yoktur. “Sarışınlar aptaldır.” Zaten birçok filmde şapşal karakterler genelde sarışın seçildiği gibi, geçtiğimiz senelerde sadece bu klişenin adıyla bile film çekildi: Legally Blonde!.. Tüm bunlar bir klişe yarattı ve sarışın bir kadının girdiği ortamda baştan bir önyargıyla karşılanmasına neden oldu. Halbuki IQ testlerinde saç renklerine bağlı bir klasman yok!.. Bu klişenin sebebi de az önce bahsettiğimiz, sarışınlığın gençlik ve saflığı çağrıştırmasıyla ilgili olabilir. Tabii medyanın da bu klişenin oluşmasında oldukça fazla etkisi var. Cem Yılmaz’ın tespitiyle “Korku filminde kim gözlüklüyse ölecek.” fikri aynı şekilde medya kültürü yüzünden “Bütün sarışınlar aptaldır.” ile eşdeğerdir. Halbuki düşündüğümüz zaman, yine medyada, Hillary Clinton, Sharon Stone, Margaret Thatcher gibi, parlak zekalarıyla öne çıkmış ve bu klişeyi biraz da belki yontmuş isimler de vardır. Belki de tüm bunlar, erkeklerin sarışınları beğendiği klişesine inanıp, bir esmer kadının kıskançlıktan ortaya attığı bir iddiadır, ne dersiniz?.. “Kadınlar erkeklere göre daha güçsüzdür” Süpermarketten eve dönerken tüm poşetleri taşıyanlar hep kadınlardır; ve hala onların güçsüz oldukları söylenir. Hatta bırakın güçsüz olmayı; kadınların daha dayanıksız, hassas ve zayıf bünyeli olduklarına dair klişeler bile mevcuttur. Hatta DREES adındaki bir araştırma şirketinin yaptığı çalışmanın sonucunda kadınların erkeklere göre iki kat daha fazla depresyon raporlu olduğu ortaya çıkmış. Peki bu klişe nereden geliyor?.. Öncelikle fiziksel güç söz konusu olduğunda, erkeklerin üstünlüğü elbette inkar edilemez. Ama kırılganlık, zayıf bünye gibi durumlar için aynı şey asla söylenemez. Sadece kadınların doğuştan var olan hormonal döngüsü bazen vücutlarının boyun eğmesine ve elbette her ay belli dönemlerde daha hassas olmalarına yol açar. Fakat şunu da belirtmek gerek!.. Okul başarısı, yaşam umudu, intihar oranları gibi istatistiklere baktığımızda da kadınların fazlalıkta olduğu görülüyor. Sonuçta bunlar da güçle ilgili değil mi?..

ogrenmenin daha kolay

olacagini goreceksiniz... Üniversite mezunu, deneyimli abladan evinizin rahatlığında

İlköğretim 1-2-3-4 ve 5. sınıflara özel ders takviye, ev ödevlerine yardım ve ingilizce dersi...

Ev Ödevi stresinden kurtulmak, Çocuğunuza özgüven kazandırmak ve Seviyesini ilerletmek istiyorsanız;

SiZE YARDIMCI OLABiLiRiZ... iletisim

0533 665 36 95


Moda

2012-2013 yıllarına “doğal renk”ler HAKİM OLACAK

Belçikalı trend tahmincisi Michel Minne, çevre konusunun önem kazanması nedeniyle 2012 ve 2013 yıllarında hazır giyim sektöründe doğal renklerin hakim olacağını bildirdi.

yıl ve 2013 yılında renklerin doğal tonlara döneceğini ifade eden Minne, bu eğilimle birlikte renklerin başka renklerden etkileneceğini ve başka renkler tarafından kirletileceğini, parlak renklerin toprak tonlarına, parlak kırmızı rengin kiremit rengine, koyu kırmızı rengin bordoya, sarı rengin hardal rengine dönüşeceğini belirtti.

CNR Holding’ten yapılan açıklamaya göre, hazır giyim üreticilerinin yoğun ilgi gösterdiği "Textbridge İstanbul Tekstil Aksesuarları Fuarı"nı 3 günde 7 bin 350 yerli ve 1298 yabancı alıcı ziyaret etti. Fuarın "Impulsive" adlı 2012 Sonbahar ve 2013 Kış trendlerinin sergilendiği trend alanı, Belçikalı tasarımcı Michel Minne tarafından hazırlandı. Dünyanın önemli tekstil fuarlarının trendlerini belirleyen Michel Minne, 2012 ve 2013 yılında çevre konusunun önem kazanması nedeniyle hazır giyim sektöründe doğal renklerin hakim olacağını açıkladı. Gelecek 26 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Bunun yanı sıra detaylarda çarpıcı ve parlak renklerin kullanılacağını anlatan Minne, haki rengin detaylarda çok kullanılacağını, renklerin arasında parlak detayların olacağını ifade etti.

Dijital tutkusu giysilere de hakim olacak...

Şu an 30’lu yaşlarında olan neslin internet ile büyüdüğünü ve günümüzde bu nesilin tasarımlarının hakim olduğunu anlatan Minne, bu genç nesil tasarımcıların ortaya çıkardığı tasarımların, yabancılaşmış dijital olarak tanımlandığını, yılan derisi, kertenkele derisi, leopar deseni gibi doğal desenlerin, bu neslin dijital tutkusu sonucu pikselleştiğini kaydetti.

Yine teknolojik gelişme ve baskı makinelerindeki gelişmeler sonucunda büyük baskıların da kumaşlarda görüleceğini belirten Minne, bu baskılarda birçok desenin birlikte, iç içe geçmiş şekilde kullanılacağını, günümüzde photoshop da tasarımcılar tarafından daha çok kullanıldığı için "Avatar" filmindekine benzer olağanüstü, renkli, çarpıcı tasarımların ortaya çıkacağını vurguladı. Tasarımlarda kontrastların kullanılacağını ifade eden Minne, kalın kumaş ve ince kumaşın bir arada olduğu kıyafetler, parlak renk ile mat rengin bir arada kullanıldığı kıyafetlerin moda olacağını kaydetti.


%70’e Varan

İNDİRİM

Yeni Sezon Ürünlerimizle Mağazalarımızda Sizleri Bekliyoruz... Size yakın bir Aziz Bebe şubesi mutlaka vardır...

• MERKEZ: ORTA MH. CUMHURİYET CD. ŞAHİN SK. NO:28 Tel: 0212 678 14 77 •FABRİKA: 0212 678 36 81 ARMONİ AVM: 0212 426 36 33 • ATAŞEHİR: 0216 573 18 32 • AVCILAR: 0212 694 60 74 • BAĞCILAR: 0212 634 76 90 • BAŞAKŞEHİR: 0212 486 30 03 • CENNET: 0212 541 03 65 • ESENKENT (SUN FLOWER AVM): 0212 672 59 18 • FATİH: 0212 521 39 62 • GÜNEŞLİ: 0212 655 75 67 • İKİTELLİ: 0212 472 94 87 • KADİR HAS AVM: 0212 441 96 38 • MİMARSİNAN: 0212 863 29 23 • ŞİRİNEVLER: 0212 503 94 01 • YENİBOSNA: 0212 551 98 96 • OSMANBEY (TOPTAN): 0212 232 19 79 • PERLAVISTA AVM: 0212 871 19 86 • TERASIUM AVM: 0212 487 18 63 • İNEGÖL AVM: 0224 715 20 71-72 • SİLİVRİ: 0212 728 95 79-80 • BOZÜYÜK AVM: 0228 315 77 62 • ARENA PARK AVM: 0212 470 99 89/39


Sağlık

Menapoz Kadınlığın SONU DEĞİL!.. Kadınların ilerleyen yaşla birlikte karşılaştığı en büyük sıkıntılar, menopoz döneminde ortaya çıkıyor. Ateş basması, ani terlemeyi izleyen adetten kesilme ile baş gösteren menopozun, Türkiye'de ortalama yaşı 47. Her ne kadar menopoz, adetlerin kalıcı olarak kesilmesi anlamında kullanılsa da aslında üzerinden bir yıl kanamasız dönem geçmiş olan en son adet kanamasına verilen özel bir isim. Acıbadem Hastanesi Bakırköy Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu adetlerin kesilme nedenleri hakkında şunları söylüyor: "Bu dönemde yumurtalıklar, hipofiz bezinden salgılanan uyarıcı hormonlara cevap veremez ve direnç geliştirir. Bu nedenle esas görevleri olan yumurta hücresini olgunlaştırma, yumurtlama ve kadınlık hormonlarını üretme faaliyetleri durur. Hormon salınımının azalması sonucunda, rahim içinde endometrium adını verdiğimiz ve normalde her ay geliştikten sonra adet kanaması ile dökülen tabaka ince kalır ve dolayısıyla kanama olmaz."

Menopozun habercisi olan belirtiler...

Menopoz belirtilerini erken ve geç olmak üzere ikiye ayırmak gerekiyor. Erken belirtiler arasında en önemlileri, adet düzenindeki bozulma ile birlikte başlayan ve birkaç dakikalık nöbetler halinde gelen ateş basması, sıkıntı, terleme, sinirlilik, çarpıntı hissi, uykusuzluk gibi şikayetler olarak karşımıza 28 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

çıkıyor. Klasik menopoz yakınmaları olan bu belirtiler kadınların yaklaşık \%65'inde görülüyor. Geri kalan \%35 kadın ise bu belirtileri yaşamıyor. Genel olarak kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bu belirtiler büyük oranda ilk 5 yıl içinde kaybolurken kadınların \%5 kadarında ise yaşam boyu devam ediyor. Daha sonra bu kadınlarda hayattan zevk alamama, aşırı alınganlık, çabuk sinirlenme, algılama güçlükleri görülüyor. Bunun sonucunda depresyon, anksiyete gibi psikolojik tablolara rastlanıyor.

Riskler artıyor...

Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu adet kesildikten sonraki dönemde kadınlarda görülen fiziksel etkilerle ilgili olarak şunları söylüyor: "Adetten kesildikten yaklaşık 3-4 yıl sonra idrar yolları ve vajinada atrofi adını verdiğimiz incelmeye bağlı kuruluk ve yanma hissi, cinsel birliktelikten ağrı duyma ve nihayet idrar şikayetleri ve istemsiz idrar kaçırma gibi belirtiler kendini göstermeye başlar. Bunlar, uygun tedavi yapılmadıkça geçmediği gibi tedavisiz kadınlarda gittikçe artış gösterebilir. Daha ileri dönemlerde ise kemik kayıpları ve kalp damar hastalık riskleri belirmeye başlar." İşte bu sebeple

özellikle genç kadınlarda erkeklere oranla daha düşük olan kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığı, menopoz sonrasında belirgin şekilde artarak erkekler ile eşit düzeylere geliyor. Öyle ki bu dönemdeki kadınların ölüm nedenleri arasında ilk sıraya yerleşiyor. Menopozun etkileri bununla da sınırlı değil. 35-40 yaşlarından itibaren başlayan kemik kütlesindeki azalma, menopoz sonrasında hızlanıyor ve kemik kırıklarının görülme olasılığı artıyor. Özellikle omurgalarda başlayan çökme kırıkları sonrasında kadında boy kısalığı ve kamburlaşma tarzında postür bozukluğu ortaya çıkmaya başlıyor. İleri yaşlarda ise ölüme neden olabilen kalça kırıkları görülüyor.

Kişiye özgü tedavi...

Menopozda kullanılan hormon replasman tedavisi uzun zamandır tıp dünyasında tartışılan bir konu. Menopoz sonrası hormon tedavisi, eksilen kadınlık hormonu olan östrojenin kısmen yerine konmasını amaçlıyor. Böylece hormon azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan belirtilerin iyileştirilmesi için kullanılıyor. Prof. Dr. Seyisoğlu tedaviyle ilgili şunları söylüyor: "Şüphesiz her tedavide olduğu gibi yararlarının yanı sıra kısmen


BAHÇEŞEHİR

Bistro&Coffee

de olsa riskleri de vardır. Özellikle yaşam kalitesini ilgilendiren menopoz şikayetlerinin ortadan kaldırılması, atrofiye bağlı vajina ve idrar yollarındaki şikayetlerin geçirilmesi ve kemiklerdeki kaybın önlenerek ortaya çıkabilecek kırıkların azaltılması, bu tedavinin başlıca amaçları arasındadır. Ancak tüm bunların yanında, özellikle kullanım süresi ile doğru orantılı olarak meme kanseri görülme sıklığında küçük bir artışa neden olabilmektedir. Bu artış göze çarpmayan bazı risklerin yanında daha azdır. Örneğin ilk doğumunu 30 yaş üzerinde yapmış olmanın riski 1.48, şişmanlığın riski 1.48, üniversite mezunu olmanın riski 1.36 iken, hormon tedavisinin olası meme kanseri riski 1.26 dır. Diğer taraftan tedavi alan kadınlarda kanserin erken dönemde yakalanabilmesinden dolayı bu hastalıktan ölüm oranı, kullanmayanlara göre daha azdır. Fakat tüm bunlara rağmen yine de günümüzdeki tedavi eğilimi, etkin yararı sağlayabilecek en düşük dozda ve mümkün olabilen kısa süreler şeklindedir. Özellikle şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, menopozda hormon tedavisi kişiye özgüdür ve uzman bir doktor tarafından düzenlenen tedavinin o kişideki yararı, olası risklerinden her zaman daha fazladır."

Kontrolleri aksatmayın...

Menopoz döneminde kadınların dikkat etmesi gereken en önemli sağlık kurallarından bir tanesi, düzenli kontroller. 40 yaşından itibaren her kadının sık aralıklarla kontrolünü gerektiren sorunu yoksa en az yılda bir kez bu kontrollere uyması gerekiyor. Çünkü birçok sağlık sorunu ve özellikle meme ve jinekolojik kanserlerin büyük bölümü bu yaşlardan sonra ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Seyisoğlu kontrollerle ilgili şunları söylüyor: "Bu dönemlerdeki kontrollerde ailesel riskleri belirlenen kadın, sistemik ve jinekolojik muayeneden geçirilir. Bu esnada ultrasonografik inceleme yapılır ve rahim ağzı kanserinin taramasını amaçlayan smear testi için sürüntü alınarak patolojik incelemeye gönderilir. Aynı zamanda kan biyokimyası ve gerekli bazı hormonal değerlendirmeler için kan tetkikleri istenir. Bilinmesi gereken en önemli noktalardan birisi, tedavi ile kontrollerin birbirlerinden tamamen bağımsız olduğudur. Yani bir kadına menopoz sonrası tedavi uygulanmasa bile yıllık kontrollerin kesinlikle aksatılmaması gerekir." Bu yaş döneminden itibaren yıllık tarama gerektiren en önemli organların biri de memedir. Kadın kanserleri arasında birinci sırada yer alan meme kanseri, bu yaştan sonra belirgin artış gösteriyor. Ancak taramalar ile erken yakalanabilme şansı çok yüksek Prof. Dr. Seyisoğlu "meme taramasında üç şart vardır." diyerek şöyle devam ediyor: "Birincisi kadının kendi kendini ayda bir kez muayene etmesi, ikincisi doktor muayenesi ve üçüncüsü radyolojik yöntemlerdir. Bunların arasında en önemlisi radyolojik yöntemler olup en sık kullanılanı mamografi ve meme ultrasonografisidir. Mamografi, daha sık yapılmasını gerektirecek bir bulgu yoksa 40 yaşından itibaren yılda bir kez tekrarlanır. Eğer o kişinin ailesinde 40 yaşın altında meme kanseri varsa mamografiye başlanma yaşı daha erkene alınabilir."

Prestige Avm Jimmy Joker Bistro’da,

Cu

Her

ma martesi

. CCANLI . ! A K N İ C L A Z .. I ! K Ü İ MÜZİK!.. M CANLI MÜZİK!.. M L N A Ü C I İ K Z !!.... CAN Gölet Manzarası eşliğinde Dünya Mutfağı’nın farklı lezzetlerinin yanı sıra KiDS CLUB hizmetimizle farklı seçenekler sunmaya devam ediyoruz... 10:00 - 02:00 saatleri arasında hizmetinizdeyiz

Rezervasyon:

0212 669 35 98 w w w .j i m m yj ok e r. c o m Prestige Mall AVM Doğa Parkı Cd. Gölet Mevkii 1. Kat Bahçeşehir


Dekorasyon

2012 Dekorasyon TRENDLERİ... Birçok kişi, yeni ev dekorasyonu hazırlıkları yapmaya başladı. Evlerinin eski tarzını yenilemek isteyen herkes 2012 yılı dekorasyon trendlerinden haberdar olma peşinde.

sanı yaşamında dengeyi arıyor ve yaşamını kaliteli hale getirmeye çalışıyor. Bunu yaparken de en basiti bulmaya çalışıyor bir nevi başlangıca dönüşü yaşıyor” dedi.

Günümüzde her zamankinden daha çok, yaşam trendleri ev tasarımı ve dekorlarını da belirler hale geldi. Bundan böyle estetik ve finansal değerler değil, aynı zamanda yaşam stilleri de birçok şeyi etkiler durumda.

Yaşamdaki tüm değişimler dekorasyonu etkiler...

Mimari ve iç mimari mekân tasarımları, ürün tasarımları, proje uygulamaları ve proje koordinatörlüğü çalışmaları uygulayan Shape Achitecture & Interior Design Kurucu Ortağı Mimar Meral Bağcı, 2012 yılına ait dekorasyon trendlerini paylaştı. 2012 yılında trend yaratacak dekorasyon, iç dekorasyon trendleri ile ilgili bilgiler veren Bağcı, önümüzdeki yılda doğal malzemeler ve doku farklılıklarının bir arada kullanıldığı organik çözümler, amorf biçimler ve daha feminen detaylar ile çevre bilincinin daha da önem kazanacağının altını çizdi. Başlangıca dönüş... Bağcı 2012 yılının dekorasyon trendleri ile ilgili olarak; “Her tarzı aynı kefede tutarak, bu böyledir dememiz mümkün değil; ancak gelecek yıllar doğal malzemelerin çok kullanılacağı, doku farklılıkları ile oluşturulmuş çarpıcı ve şaşırtıcı ögelerin bir araya geleceği ve çevreciliğin önem kazanacağı yıllar olacak. Günümüzde insanlar yaşamdaki temel zevkleri önemsiyor, rahatlık ve şıklık istiyor, sağlıklı olmaya, spor yapmaya, doğa ile bütünleşmeye ve sosyal olmaya öncelik veriyor. Belki de bu durum 80’lerin ve 90’ların materyalizm ve savurganlığına ait bir tepki. Günümüz in30 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Mimar Meral Bağcı modanın, müziğin, sinema ve televizyonun, teknolojinin kısacası sosyal hayattaki tüm gelişmelerin birbirini ve dekorasyonu etkilediğini belirterek, “Örneğin tüketiciler kendi moda anlayışlarına benzer şekilde evlerini ve ofislerini dekore etme arayışı içindeler. Moda ile ev dekorasyonu arasındaki ortaklık, her iki sektörün de basit modellerine, dokularına, katmanlarına, süslemelerine ve renklerine olan meyilleri gösteriyor. Tüm bu unsurlar ve dahası aslında her iki sektörde de trenleri oluşturuyor; birbirleri ile etkileşiyor. Moda ile dekorasyon arasındaki fark ise tam bu noktada ortaya çıkıyor. Moda da sürekli bir değişim, yenilenme ve gelip geçicilik olmak zorunda iken dekorasyona asla sezonluk olarak bakamayız. Ofisin, evin, restoranın kısacası her mekanın bir ruhu, tarzı, stili vardır. Sahibinin kimliğine, yaşantısına uygun olmalıdır. Dekorasyonda moda değil stil vardır, trendler ile tarz birbirine karıştırılmamalıdır” dedi. Sağlıklı yaşam... Bağcı, sağlıklı yaşamın da altını çizerek, “Sağlıklı yaşam arzusu, günümüzde her geçen gün artış gösteriyor. İnsanlar artık daha uzun yaşamak ve hayatın gerçekten tadını çıkararak yaşamak istiyorlar. Bu istek, modern dekorasyon ve mimaride çeşitli biçimlerde etkileniyor; ancak en açık

eğilimler bunları, evin merkezine konumlanan mutfağı birleştiren; iç mekanlar ile dış mekanları birbirine entegre eden ve ferah, rahat etmeyi ön plana çıkaran konseptler söz konusu. Bu nedenle sağlıklı yaşam konsepti içerisinde organik çözümler ile doğal ürünler ve dokuların yoğun kullanılması yine önümüzdeki yılların öne çıkan özellikleri olacak” dedi. Kültürel değişimler etkili Günümüzde kültürel değişimler ile birlikte kendini gösteren ve dünyanın her noktasını etkileyen, hemen her yerde benzer tasarımların oluşturulduğu tasarımların ön plana çıktığını belirten Bağcı, “Farklı egzotik kalıntıların ve geleneklerin keşfedildiği, batısal etkilerin ön planda olduğu ve bunlara entegre edildiği eğilimler, ciddi anlamda trendleri olmuş durumda” açıklamasında da bulundu. Dekorasyonda kişisel ya da kurumsal özellikler öne çıkmalı... Dekorasyonda trend peşinde koşulmaması gerektiğini belirten Meral Bağcı, “Bir trend yayılıyor, herkesin evi birbirine benziyor, fabrikasyon gibi. İnsanlar evlerini moda diye bir sürü çirkin eşya ve obje ile dolduruyor. Bir gökdelen katındaki dairede Bali ya da Hint tarzı bir ev oluşturabiliyorlar, bu beni gerçekten çok şaşırtıyor. Mekanın dekorasyonu sahibinin kimliğine, hayata bakışına, bulunduğu yere uygun ve karakter sahibi olmalı. Mimari çözümler ve kararlar trendlere göre şekillenemez. Dekorasyonda önce kimlik oluşturulmalı ondan sonra trendlerden gerektiği kadar abartmadan faydalanılması gerekir” dedi.


“Keyifli alışverişin adresi”

Güler Yüzlü Hizmet, Temiz ve Güvenilir Alışveriş İçin Bahçeşehirlilerin Kalbindeyiz...

Siz İsteyin Biz Getirelim... Alo Sipariş Hattı:

Spradon Magazamız

669 60 68

Alo Sipariş Hattı: •Site içinde geçerlidir.

669 19 92

Şelale Cd. 209 Ada 3 Parsel No:1 Bahçeşehir - İSTANBUL

T.: (0212) 669 58 64


Sağlık

İştah Kapatan 5 GIDA!..

Açlık hissiyle mücadelede, yardımcı olmak üzere beş sağlıklı seçenek!..

Birçokları için, doymak bilmeyen açlık hissini sadece gitmek gibi görünüyor asla!.. Fakat ister inanın ister inanmayın, aslında sizin iştahınızı frenlemek gıdalar daha az yemek ve dolgun izin vardır. Açlıkla mücadelede yardımcı olacak beş sağlıklı seçenekler şunlardır!..

1. Çorba;

Su aslında nihai iştah keser, ancak bir kadeh bir şeyler yemek ve tat alma arzusunu tatmin etmez. Harika bir alternatif çorba. Yüksek su ve düşük kalori, et suları ya da sebze çorbalar (kremalı türlü önlemek) kilo kaybı hedefe ulaşmak yardımcı olabilir. Aslında, Pennsylvania Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, erkek ve kadın Hergün düşük kalorili çorba iki porsiyon tüketilen aperatifler kalori, aynı miktarda tüketilen muadillerine göre yüzde 50 daha fazla kilo kaybı olduğunu bulunamadı!..

2. Çam fıstığı;

Tüm fındık genellikle sağlıklı, açlıkla mücadele aperatifler kabul edilirken, çam fıstığı iyi olabilir. Onlar pinolenic asit, vücudun açlık bastırmak hormonları uyaran bir çoklu doymamış yağ (zeytinyağı ve vahşi somon bulunan yağ iyi bir tür) içerir. 2006 American Chemical Society Ulusal Toplantısı'na sunulan bir araştırmada kilolu kadınların yüzde 32 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

36'lık bir gıda alımının azaltılması, pinolenic asit diyet takviyeleri sonuçlandı. Aslında, Sibirya, çam fıstığı bir avuç genellikle bir dolgunluk hissi yaratmak için bir yemekle birlikte alınır.

3. Meyve ve Sebze;

Annen her zaman meyve ve sebzeler yemek söyledim ve iyi bir nedeni de sadece besin değil, aynı zamanda lif, yüksek, tokluk hissi teşvik. Meyveler arasında, enginar, bezelye, brokoli, mısır, havuç, ıspanak gibi sebzeler diyet dostu bir madde ile dolu iken, elma, çilek, greyfurt, ve muz, büyük miktarda lif ve su içerir. Açlık meyve ve sebzeler ile mücadele etmenin en iyi yolu? Bir salata yapın. Amerikan Diyetetik Derneği Dergisi'nde yayınlanan bir çalışmada, akşam yemeği, tüm yemek sırasında yüzde 12 daha az kalori tükettiği önce basit bir 100 kalorili salata yiyen kadınlar! Sadece düşük kalorili bir pansuman için tercih emin olun!..

4. Yağsız Protein;

Yeni bir araştırma, yağsız protein, belki de neden yüksek proteinli diyetler kilo kaybı için etkili açıklayan, dolgunluk ve açlık memnuniyeti ile yardımcı olduğunu buldu. Ancak, sağlık bilinçli insanlar dikkatli olun: balık, kümes hayvanları, soya fasulyesi, yumurta, peynir, yoğurt ve süt gibi yağ oranı

düşük protein kaynakları aramak için emin olun. Yağsız protein, kahvaltı için iki yumurta (sekiz hafta boyunca haftada beş kez) kilolu kadınlarda simit yiyen kadınlara kıyasla yüzde 65 daha fazla kilo kaybı olduğunu bulma Pennington Biomedikal Araştırma Merkezi'nden bilim adamları, özellikle kahvaltıda yenen açlık mücadele etkili olabilir kahvaltı için, Taze meyve ve müsli ile yapılan sebze ve az yağlı peynir, az yağlı yoğurt parfaits dolu omlet, dolum, açlık mücadele kahvaltı için harika bir seçenek!..

5. Diyet yağlar;

Tüketmek kilo yağ counterintuitive-ama aslında, sağlıklı yağlar diyetin önemli bir parçası gibi görünebilir ve doyma artırmak yardımcı olabilir. Yağlar, iştah hormonları etkileyen ve vücut dolu olduğunu beyin sinyal iştahınızı bastırır. Burada anahtar polysaturated ve monosaturated yağların aradığınız olanlar: "sağlıklı" bir yağ neyin oluşturduğu anlayış. Bu iyi yağlar, avokado, fındık, zeytinyağı, tam tahıllı buğday, tahıl, ve yulaf ezmesi bol miktarda bulunmaktadır. Sık kırmızı et ve paketlenmiş gıdalar tüketen doymuş yağ ve transfats önlemek için emin olun. Öğleden sonra çökme yoluyla almak için bir öğlen atıştırması için arıyorsanız, bir dilim kızarmış kepekli ekmek veya bir avuç badem taze avokado deneyin!..


e şehir ’d e ç h Ba a ve m a l f ı Zay liğin l e z ü G si

re d A k Te

ViNOTERAPi ESTETiK

Bahçeşehir’de Zayıflama ve Güzelliğin Tek Adresi; Vinoterapi Estetik Bahçeşehir Manolya evlerinde hizmet veren Vinoterapi Estetik, birçok ilke imza atıyor... Cryo Kabin ile Forma Girin...

Dünyada birçok ünlü tarafından tercih edilen soğuk sauna yani Cryo Kabin Vinoterapi Estetik ile Bahçeşehirliler ile tanıştı. Dr. Mehmet Öz tarafından da önerilen sistem, 2 dakikalık seans süresinde vücudu -1800’ye kadar soğutuyor ve vücuda ortalama 600-1000 kalori yaktırıyor. Üstelik seans süresince kişi üşümüyor aksine ısı artışı hissi duyuyor.

Selülitlerinize Veda Edin...

Cildin kolojenini artıran, selülitleri yok eden, vücudu sıkılaştıran içinde ana madde olarak kırmızı şarabın ve 14 bitkinin de bulunduğu bitkisel bir maskeyi Ozon sauna ile birleştirip ardından ise mekanik masaj uygulanıyor. 10 seansta 1-2 beden incelme sağlanıyor.

Vinoterapi Estetik’de Ayak Detoksu ile tanışın!..

Zayıflama sırasında büyük önem taşıyan bir uygulama olan Ayak Detoksu, kanserojen hücre oluşturan eleman olan serbest radikaller vücutta ayaktan ter bezlerinden dışarı atılıyor. Kireçlenme, kronik yorgunluklar, karaciğer yağlanması, mantar ve daha birçok hastalık vücuttan atılır ve yeni hastalıkların oluşumunu engeller.

Mükemmel bir cilde kavuşmak artık zor değil!..

Vinoterapi Estetik’de akne, akne izi, lekeler, anti-aging uygulamaları son teknoloji ve doğal ürünler kullanılarak mucizeye yakın sonuçlar elde ettiriyor.

Saçlarınız hiç dökülmesin...

Artık saç dökülmesi ve kelliğe son!.. Vinoterapi Estetik bitkisel losyonlar ve özel cihazlarla saç dökülmesini durdurma ve saç çıkartma metodları ile, kepek konak sorunlarının yok edilmesinde sizlere hizmet vermeye devam ediyor.

VİNOTERAPİ ESTETİK’TE YAPILAN UYGULAMALAR ZAYIFLAMA •Cryo Kabin •Ozon Sauna •Mekanik Masaj •Pressoterapi •Ayak Detoksu CİLT BAKIMI •Leke Tedavileri •Placenta Maskeler •Dermabrazion

MASAJ •İsveç Masajı •Medikal Masaj •Lenf Masajı •Çikolata Masajı SAÇ BAKIMI •Saç dökülmesini durdurma ve saç çıkartma metodu OKSİJEN BAR

VİNOTERAPİ ESTETİK Şelale Cd. Manolya Evleri A-1 Blok D:2 Bahçeşehir www.vinoterapi.com

T.: (0212) 669 75 99


Bahçeşehir Moda

Fotograf:

Selen Taşdemir

Moda Editörü:

Arzu Yetiş Kocatepe

VIP BAHÇEŞEHİR’in BU AY KARŞILAŞTIĞI

ŞIK HANIMLARI... BAHÇEŞEHİR 2012 MODA TAKİBİ İLE İSTANBUL’UN  MODA BAŞ ŞEHİRLERİNİN ARASINDA!..  2012-2013 Moda Dünyası da inanılmaz farklı gelişmelerle geldi. Örneğin ANDROJEN akım, dijital Dünya’nın büyümesiyle hızla yayılırken, Barok esintilerini  öğleden sonra giysileri ve gece kostümlerinde inanılmaz etkili. 50’ler ve 60’lar çizgilerini günümüzün gümüş ve altın ışıltıları süslüyor. Renklerde farklı etkileşimler oluşuyor, örneğin tüm renkler isleniyor. (Geçen seneler pudralanıyordu 2012 den itibaren işleniyor.) parlak kırmızı- bordoya, sarı-hardal sarısı veya limon küfüne dönüşüyor. Ama en önemli renk bej ve tonları... Leopar, yılan derisini daha çok aksesuarlarda görüyoruz. Dantel ve deri kombineleri seneye damgasını vuruyor... Ama en önemli detaylardan biri de, ince, yünlü; triko dantel demeden her çeşit kombinleme yapabiliyoruz. Bu etkiler benim gibi HOUTE COUTURE  tutkunlarını çok sevindiriyor... AMA HER ZAMAN DEDİĞİM GİBİ; MODA NE OLURSA OLSUN, KENDİNİZE YAKIŞANI GİYİN. STİL SAHİBİ OLMAK AYRICALIKTIR... Arzu Yetiş Kocatepe...

34 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Beril Doğu: 2011 ilkbaharında başlayan mavi esintisini, 2012 sonbaharına kadar bolca vitrinlerde göreceğiz. İşte güzel bir örneğini Beril hanım bizlere göstermekte. Parlament mavisi pantolonunu şık beyaz gömleği, kısa kuplu siyah ceketi, şık portföy çantası ve platform ayakkabılarıyla tamamlayarak şık bir kombin sunuyor adeta bizlere...

Burcu Balcı: Uzun deri çizmelerini, bordo taytları, triko hırkasıyla tamamlayan Burcu hanım, bu sezonun JOKEY STİLİNİ bizlere manken edası duruşuyla gösteriyor...

Hale Hacıoğlu: Yüksek bel pantalonunu triko hırkakazak kombiniyle tamamlayan Hale hanım, bu yılın modası 50'ler ve 60'lar çizgisine bir örnek göstermiş oluyor bizlere...

Şebnem Kıraç: Evet bu yıl itibariyle tüm moda trendlerinde büyük değişikliklere rastlayacağımızı tüm yazılarımda belirtirken, işte bir örneği daha görüyoruz. Taytlarının üstüne giydiği Trençkot ceketini verev çanta ve platform ayakkabılarıyla da tamamlayıp “Ben modayı böyle takip ediyorum işte!..” diyor bu duruşuyla Şebnem hanım...


Bahçeşehir Moda

Elif Serin: İşte isli kotlar... Artık 2012-2013 sezonunda bolca göreceğimiz isli gri jeani siyah triko kazağı ve şık ayakkabılarıyla tamamlamış Elif hanım...

Derin Şimşek: Sıcak renklerin en güzel örneği pembeyi gri alt ve triko üstle tamamlayan Derin hanım, sıcak bakışıyla da bizlerin insanların giyiminde, kişiliğinde ne kadar önemi olduğunu gösteriyor adeta...

Deniz Orhan: Uzun püsküllü güderi çizmelerinin üstüne giydiği mini jean eteğini, triko hırkası, stil boyun bağı ve çantasıyla tamamlamış Deniz hanım ve günlük şıklığa güzel bir örnek olmuş.

Hande Hacıoğlu: Hale hanımı akşam saati yemeği için güzel bir örnekle görüyoruz. Opak çoraplarının üstüne giydiği, kombinoz elbisesi, triko hırkası stil ayakkabı ve çantasıyla işte stil sahibi olmak budur dedirtiyor.

Özge Aslan: 2012'de bejin her tonunu göreceğiz dedik ama, en önemli şeyi unutmayalım. Bejin nerdeyse her renkle kombinleneceğini unutmayalım. İşte Özge hanım o kadar zarif bir şekilde tamamlamış ki siyah-beji bizde tam not alanlardan oldu...

Pelin Öztop: Daha önceki yıllarda kahve renkle-gri renk bir arada kullanılmazdı... Ama bu yıl itibariyle moda dünyasında önemli kural değişikliklerine rastlıyoruz. Tıpkı Pelin hanımda gördüğümüz gibi gri jean pantalonunu ekru platform ayakkabılarıyla tamamlayıp çok şık bir imaja sahip olabilirsiniz.

VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12 35


Aktüel

2012 EV DEKORASYONU... 2012 ev dekorasyonları; Modern iç tasarım trendleri, mevcut evlerin taze bir takdir bulmanıza yardımcı olmak, yeni gözüyle özelliklerini görmek ve 2012 için şık bir tarzda dekore edilmiş eski oda, konfor bulmak. Mevcut ekonomik durum, insanların kalmaya zorlar terk, ev iç, daha fazla konforu ekleyerek ve etkileyici, kişisel ve ilginç dekorasyon fikirleri ile lüks ve dinlendirici bir oda oluşturmak. Rahat tasarım, şık stil, lüks malzemeler ve parlak renkler lehine geri döndü. İnsanlar çok kişisel, huzurlu ve modern ev dekorasyon için egzotik malzemeler, eşsiz renk kombinasyonları ve heyecan verici bir iç tasarım fikirlerini seçecektir. Yaratıcılık sonraki seviyeye, parlak ve koyu renkler kullanmak için yeni özgürlüğünün tadını çıkarmalarına izin

egzotik, geleneksel ve lüks malzemeleri karıştırın, sade çizgileri ve maceracı iç tasarım fikirleri birleştirerek, bu heyecan verici modern eğilimler sunuyoruz. Kurtuluş 2012 için modern iç tasarım trendleri oluşturmak, sıra dışı renk şemaları ve malzeme kombinasyonu getiriyor. İlginç ve kişiye özel iç tasarım fikirlerini parlak kumaşlar, zarif ve parlak yüzeyler ve canlı renkler, zarif ve şık gri, beyaz, altın ve gümüş tonları ile birlikte yer alacak. Modern boya renkleri ve yapraklarından yapılmış doğal bitkiler ve güzel duvar kağıtları, esinlenen duvar kağıdı desenleri, doğal ışık renkler ve şık bir eko tarzı iç tasarım sunan, dekorasyon fikirleri, dallar, çiçekler ve yapraklar dokular ekleyin.

Dünyanın En Mutlu ve En Mutsuz ÜLKELERİ Forbes dergisi, merkezi Dubai’de bulunan Legatum Enstitüsü uzmanları tarafından hazırlanan dünyanın en mutlu ve en mutsuz ülkelerinin listesini yayımladı.

2011 listesini hazırlarken küresel nüfusun yüzde 93’ünü oluşturan 110 ülkeyi sekiz farklı kategori açısından değerlendiren Legatum Enstitüsü uzmanları, bu kategorileri ekonomi, girişimcilik, yönetim, eğitim, sağlık, güvenlik, bireysel özgürlükler ve sosyal ilişkiler ağı olarak sıraladı. Buna göre ilk sırada 54 bin doları bulan kişi başı GSMH’si ile Norveç geldi. 2009 ve 2010’da da listenin başında yer alan Norveç’te nüfusun yüzde 95’i yaşam standartlarından mutlu, yüzde 74 ise çevrelerindeki insanları güvenilir buluyor. Listede Norveç’i girişimcilik ve fırsat eşitliğinde dünya birincisi olan

Danimarka izliyor. Üçüncü sırada ise eğitim olanakları, etkili hükümet bürokrasisi ve gelişen ekonomisiyle Avustralya yer alıyor. Dünyanın en mutlu 20 ülkesinin 14’ü Avrupa kıtasında 3’ü Asya’da yer alıyor. İngiltere’nin 13. sırada, Almanya’nın 15. sırada ve Fransa’nın 18. sırada yer aldığı listeye Singapur 16. sıradan, Hong Kong 19 sıradan ve Tayvan da 20 sıradan girdi. Türkiye ise, 14 bin dolarlık kişi başı GSMH tutarı ile 75. sırada yer aldı. Nüfusun yüzde 60’ının kendini güvende hissettiği Türkiye’de nüfusun sadece 8,4’ü diğer insanları güveni-

lir buluyor. Dünyanın en mutsuz ülkesi ise, 1 yaş altı çocukların yüzde 10’unun yaşamını yitirdiği ve yoksulluğun hüküm sürdüğü Orta Afrika Cumhuriyeti. Bu ülkeyi sivil hakların göz ardı edildiği Zimbabve izliyor. Nüfusun sadece yüzde 30’unun okuma yazma bildiği ve işsizlik oranının yüzde 20’ye çıktığı Pakistan, listede üçüncü sırada geliyor. Myanmar, Küba ve Kuzey Kore vatandaşlarının ankete katılmasına izin vermediği için listede yer almadı. Söz konusu kategorilerde yeterli veri elde edilemeyen Libya, Irak, Afganistan, Somali ve Haiti’de listenin dışında tutuldu.

Dünyanın en mutsuz ülkeleri ise şöyle sıralanıyor:

Listeye göre en mutlu 10 ülke, şöyle sıralanıyor:

1. Orta Afrika Cumhuriyeti 2. Zimbabve 4. Pakistan 5. Yemen 7. Nijerya 8. Mozambik 10. Zambiya

1. Norveç 4. Yeni Zelanda 7. Finlandiya 10. ABD

36 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

3. Etiyopya 6. Sudan 9. Kenya

2. Danimarka 5. İsveç 8. İsviçre

3. Avusturya 6. Kanada 9. Hollanda


BE F L A M ARŞI’da

GALE

RiA Ç

FE’nin A C K ANTi .

ESKi E R i N D E. . Y

21.01

2012’de Açılışımıza Davetlisiniz

TAŞ FIRINDA ODUN ATEŞiNDE LAHMACUN ve PİDE ÜSTADLARI

GAZİANTEP KİLİSLİ MEHMET MARİNLİ ve UĞUR TOPALÖMER... ET YEMEKLERi, MAKARNA ve İTALYAN YEMEKLERİNDE

SELAMİ DEMİR ve AHMET DURMAZ ARTIK FLAMBE’DE... SİPARİŞ TEL:

669 67 35-36

PİDE - LAHMACUN ANTEP LAHMACUN KAŞARLI PİDE* KIYMALI PİDE* SUCUKLU PİDE* PASTIRMALI PİDE KAVURMALI PİDE KUŞBAŞILI PİDE KIYMALI KAŞARLI PİDE* SUCUKLU KAŞARLI PİDE * PASTIRMALI KAŞARLI PİDE KAVURMALI KAŞARLI PİDE KUŞBAŞILI KAŞARLI PİDE KARIŞIK PİDE

3,00 TL 7,00 TL 8,00 TL 8,00 TL 12,00 TL 11,00 TL 9,00 TL 8,50 TL 8,50 TL 12,50 TL 11,50 TL 11,50 TL 11,00 TL

(Kaşar, Sucuk, Kıyma ve Kuşbaşı et)

1

ADET

ücretsiz lahmacun

Restoranımızı Görmeniz ve Lahmacun Lezzetimizi Denemeniz İçin. Bu kupon bir kişi için birkez kullanılabilir. Diğer kuponlar ile birleştirilemez. Sadece restoran servisinde geçerlidir. Promosyon bitiş tarihi 29.02.2012 dir.


Sağlık

Kemik erimesi riskini,

NASIL AZALTABİLİRSİNİZ?..

Kemikleriniz ne kadar zayıflarsa, kırık riskiniz de o kadar artıyor. Yani ufak bir düşme, travma veya kaza bile kalça, el bileği ve omurganızda ciddi hasarlara neden olabiliyor. Bu da yaşlı hastalarda yatağa mahkumiyet ve ölüm anlamına geliyor.

Risk Yüksek!.. Dünya Sağlık Örgütü Metabolik Kemik Hastalıkları Merkezi, 50 yaşın üzerinde, özellikle menopoz döneminde olan kadınlarda, ailesinde veya kendisinde kemik kırığı öyküsü bulunanlarda kemik erimesi riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca sigara içmek, günde iki kadehten fazla alkol tüketmek, uzun süre kortizon benzeri ilaçlar kullanmak ve 'romatoid artrit' gibi eklem hastalıklarına sahip olmak da yüksek risk demek. 38 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

İleri yaşlarda kemik erimesi veya diğer adıyla osteoporoz sorunu ile mücadele edenler artıyor. Bu problem, kemik yoğunluğu ve sağlamlığının azalmasıyla zaman içinde oluşuyor.

Alkolü Kısıtlayın!..

aşırı üşüyor, beyazlaşıyor ve hissizleşiyor.

Fazla kilolu olanlarda da risk artıyor. Osteoporozun kesin tanısını koyan 'Kemik Yoğunluğu Ölçümü'ndeki sonuçlar da önemli bir kriterdir. Bu nedenle önce sigarayı bırakmalı, alkol tüketimini kısıtlamalı, sağlıklı bir kilo aralığında kalmalısınız. Ayrıca magnezyum, kalsiyum, vitamin D veya bitkisel östrojen içeren yiyecekler veya gerekirse besin desteklerinden yararlanmalısınız. Kas güçlendirici egzersizleri de unutmayın.

Kadınlar Çok Riskli...

Ayak Üşümesi Deyip Geçmeyin, Araştırın!.. Soğuyan havalar, en çok el ve ayak üşümesi şikayetlerine yol açıyor. Ancak ayak üşümesi nadiren de olsa, ciddi bir hastalığın belirtisi de olabiliyor. Mesela; Raynaud hastalığında küçük damarlarda kan akımı yavaşladığından, vücudun bazı yerleri (el-ayak parmakları, burun ucu, kulaklar gibi) soğuk havada

Eğer böyle bir durum söz konusu ise mutlaka bir uzmana başvurun. Doktorunuz durumu inceleyecek ve testlerle tanıyı kesinleştirecektir. Ancak kadınların daha fazla risk altında olduğunu hatırlatalım.

Vitamin Almak Şart Mı?.. Aslında sağlıklı bir beslenme size ihtiyacınız olan vitamin, mineral ve antioksidan kazandırır. Ancak ilerleyen yaşla birlikte sindirim sisteminizde bazı değişiklikler olur. Kalsiyum, D, B12 vitamini ve daha birçok besin öğesi bağırsaklarınızdan eskisi gibi emilemez. Ayrıca günümüzde pek çok kişi, sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı takip etmiyor. Bu nedenle sağlıklı beslenmeye ek olarak doktor kontrolünde multivitamin de alabilirsiniz.


Sağlık

% 33'ünde, VAR!..

Erkeklerin %33'ünde erken boşalma olduğu sadece kayıtlara geçen kısım, belki de oran çok daha fazla!.. Evlilik ve Aile Danışmanı İlkim Öz; "Oran azımsanmayacak kadar yüksek aslında. Bu yüzden artık bu sıkıntının utanılacak bir durum değil; tedavi edilmesi gereken bir vaka olduğu gerçeğini yadsımayalım." dedi ve konuyu ayrıntıları ile ele aldı.

Erkekler İçin Cinsellik "Güç" Anlamına Geliyor... Sadece Türk erkekleri değil, dünya ülkeleri erkekleri de cinselliği, "Güç" ve "Güçlü Olmak" olarak görüyorlar. Erkekler herhangi bir cinsel sorun yaşadıklarında, bu durumlarından dolayı kendilerini değersiz hissediyor ve aşağılık kompleksi duyuyorlar. Araştırmalara göre erkeklerin sadece ve sadece % 1'i erken boşalma sorunu olduğunu kabul ediyor. Sorun kabul edilmeyince, çözüme de gidilmiyor elbette.

Erken Boşalma Nedenleri Arasında Psikolojik Kaynaklı Olanlar Çok Fazla... 40 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

Erkek yorgunluk, stres, heyecan gibi sebeplerden dolayı bir kere erken boşaldı mı, bunun korkusundan tekrar tekrar erken boşalma yaşayabiliyor. Erken boşalma korkusundan dolayı erken boşalan erkekler çok fazla. Nörolojik ve fiziksel hastalıklara bağlı erken boşalmaların yanı sıra, kullanılan ilaçların yan etkileri, fiziksel yaralanmalara bağlı erken boşalmalar da mevcut. Ancak en etkili nedenlerin başında psikolojik kökenli olanlar geliyor. Strese, ilişkinin stresine, başarısızlık duygusuna, özgüven eksikliğine bağlı ve hemen boşalacağım kaygısından kaynaklanan erken boşalmalar birinci sırada yer alıyor.

Evliliklerin Yaklaşık % 40'ı Erken Boşalma Sorunu Yüzünden Bitiyor... Özelikle aşk evliliklerinde, büyük hayal kırıklığına ve mutsuzluğa neden olan "Erken Boşalma" uzun bir süre erkek tarafından yadsınıyor.

Evliliklerde, hayal kırıklığına ve mutsuzluğa neden olan erken boşalma çiftler arasında problem yaratıyor.

Her erkeğin zaman zaman, özellikle de ilk deneyimlerinde yaşadığı erken boşalmayı, erkeklerin % 90'ı hayatında en az bir kere deneyimliyor. Tedavi olmaktan utanan erkek, yine erken boşalacağım korkusu ile eşinden uzak duruyor. Cinsel hayatın bitmesi ile araya giren soğukluk, ne yazık ki boşanma ile son buluyor.

Eşini Yatakta Mutlu Edemeyen Erkek Suçluluk Duyuyor... Eşi ile birleşme sırasında, ilk beş dakikada boşalma da erken boşalmaya giriyor, ilk bir dakikada boşalma da erken boşalma oluyor. Bu durum orta derecede erken boşalma oluyor. Daha birleşme olmadan boşalma olursa, ileri derece bir erken boşalma sorunu var demektir. Tedavisi elbette var. Önce fiziksel bir sorun olup olmadığı araştırıldıktan sonra, cinsel terapistlerle ve ilaç desteği ile sorun gideriliyor. Kaliteli ve doyurucu bir cinsel hayat için erken boşalma sorunu yaşayan erkekler hiç zaman kaybetmeden, tedaviye başlamalı.


Sağlık

Metabolizmayı hızlandıracak 7 TÜYO Kilonuzu kontrol altında tutmak için denemediğiniz yol kalmadığını düşünüyorsanız, bir de bunları deneyin.

Prof. Osman Müftüoğlu, size sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralıyor. O kapıdan içeriye girmeye hazırsanız önerilere birlikte göz atalım.

1. Tiroidinizi kontrol ettirin...

Tiroit bezinin normal çalışmaması kilo almanızı kolaylaştırır. Guatr sorunu olanların önemli bir kısmında tiroit bezi yeterli tiroit hormonu üretemez. Normalden daha az tiroit hormonu vücudun normalden daha az enerji yakmasına neden olur. Tiroit bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroit bezi hormonlarının ölçülmesi yeterli olacaktır.

2. Yürürken daha hızlı değil daha uzun mesafelere gidin...

Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yakıt (yağ depolarınız) harcayacağından emin olabilirsiniz. 42 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

3. Gezinmek yerine, ciddi bir yürüyüş yapın...

Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri katetmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla katetmek ise daha da iyidir.

4. Yemek sonrası kısa yürüyüşler yapmayı unutmayın...

Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji) ve daha çok yakıt tükettiği biliniyor. Yemek sonrası yürüyüşlerin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden yararlanın.

5. Öğün atlamayın...

Yavaş ve uzun süre çiğneyerek yemeyi deneyin.

6. Hayatınızı baharatlandırın...

Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir.

7. Doktorunuz tarafından önerilmeyen ilaçları kullanmayın...

Zayıflamak adına yosun hapları, detoks likidleri, tiroit ekstreleri, amfetamin, sibutramin, efedrin gibi maddeleri kullanmamaya özen gösterin.


Evinizde ne kullanıyorsanız mutfağımızda bulmanız mümkün, hatta daha fazlasını...

Sabah

0 0 : 7 0 riyle itiba

Kış aylarında içinizi ısıtacak

çorbalar

Limon Cafe’de NEFİS EV YEMEĞİ TADINDA ÖĞLEN YEMEKLERİ, ZEYTİNYAĞLI SARMA EV MANTISI VE DİĞER ZEYTİNYAĞLI ÇEŞİTLERİ LİMON CAFE EV YEMEKLERİNDE SİZLERİ BEKLİYOR...

Şule Abla ihtiyaç duyduğunuz her anda bir kahve ile Limon Cafe’de sizlerle… HER GÜN 07:00 -22:00 SAATLERİ ARASINDA HİZMET VERMEKTEYİZ...

GALERİA ÇARŞISI NO:17 BAHÇEŞEHİR - İSTANBUL TEL: (0212)

608 00 79 - 608 00 80


Astroloji

HOŞGELDİN HOŞGELDİN YENİ YIL YENİ YIL İLETİŞİMDE SIKINTI ZAMANI Bu yıl pek çok gezegen su gruplarında geri harekete başlayacak. Bunlardan mantık, muhakeme, iletişim ve aklı temsil eden Merkür su gruplarında üç kez geri gidecek. Merkür geri giderken iletişim ile ilgili sıkıntılar yaşayabilir, yanlış anlaşılmaktan korkar, algılarımızı kelimelere dökmekten çekinebiliriz. Kendi başımıza kalmak, kendi kendimizi analiz etmek ihtiyacı ortaya çıkar. Bu dönemler kendi iç dünyamızla yakın temasta olup iç sesimizi dinlemek ve düşünmek için çok idealdir. Bir projeyle ilgileniyorsak o konuda derinleşebilir, ayrıntılı bir biçimde çalışabiliriz. Çevremizdeki insanlarla iletişim konusunda sıkıntılar yaşıyorsak, bu konudaki tavrımızı gözden geçirmek için bir fırsat olarak bunu değerlendirmemiz daha doğru olur. Merkür’ün geri gittiği zamanlar yeni projelere başlamak, önemli girişimlerde bulunmak ve anlaşmalar imzalamak için uygun değildir. Merkür sırasıyla; 14 Şubat ve 8 Mart tarihlerinde Balık burcundan Kova’ya doğru geri gidecek. Daha sonra 15 Haziran 10 Temmuz arasında Yengeç’te ve son olarak da 12 Ekim ile 2 Kasım arasında Akrep’ten Terazi’ye doğru geri hareketini yapacak. Başta Merkür’ün yönettiği İkizler ve Başak olmak üzere hemen tüm burçlar bu süreçlerde iletişimle ilgili olarak bir takım sıkıntılar, gecikmeler, yanlış anlama ve sürüncemeler yaşayabilirler. GÖZDEN GEÇİRME ZAMANI Sevgi, uyum ve işbirliğini temsil eden Venüs ise, 27 Temmuz itibariyle Başak’ta geri gitmeye başlayacak. 8 Eylül’e kadar olan bu süreçte Venüs’ün yönettiği burçlar olan Boğa ve Terazi’nin yanı sıra, Balık, Yay ve İkizler de bu durumdan etkilenerek ilişkiler arenasında zorlanmalar yaşayabilirler. Aslında bu süreçte yapmamız gereken kendimizi sevmek, kendi değerimizin farkına varıp, bizim için değerli olanları gözden geçirmek olmalı. ZORLUK ZAMANI Cesaret, istek, enerji, öfke ve insiyatifi temsil eden Mars 29 Eylül’de düşük olduğu Yengeç burcuna girecek ve 15 Kasım’dan 30 Ocak 2008 tarihine kadar yine bu burçta geri gidecek. Geri giden Mars enerjisi içe yönelik olarak çalışacağından, kendi kendimizi kısıtlamamız, mücadeleci olmamamız, bastırılmış ya da patlamaya hazır öfke, pasif saldırgan veya saldırganlığa davetiye çıkaran davranışlar, kimi zaman abartılı 44 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

mücadele, kimi zamansa yerinden kımıldamama ve risk almaktan korkma gibi durumlar söz konusu olabilir. Yengeç’ten İkizler’e doğru uzanan bu gidişte Mars’ın yönettiği Koç ve Akrepler ’in yanı sıra, Yengeç, Oğlak ve Teraziler de bir takım engeller ve zorluklarla karşılaşabilirler. ÖZGÜRLÜK ZAMANI 2003 yılından bu yana Balık burcunda devinimini sürdürerek yepyeni farkındalıklar ve daha fazla bireysellik ve özgürlük ihtiyacı getiren Uranüs, 23 Haziran ile 24 Kasım arasında geri gidecek. O nedenle kendi yolunu takip edebilmek için tüm Balıklar daha fazla içsel özgürlüğe ihtiyaç duyacaklar. Sinirsel gerginlik, heyecanlanma ve kışkırtmalara açık olabilir, beklenmedik ani tepkilerle etrafındakileri şaşırtabilirler. Mars’ın Balık’tan geçeceği 7 Nisan - 16 Mayıs dönemlerinde daha cesur ve girişimci olabileceklerini, yaratıcılıklarını ortaya koyabileceklerini söyleyebiliriz. ŞANS VE FIRSAT ZAMANI Genişleme, iyimserlik, bolluk ve felsefeyi temsil eden Jüpiter de 25 Aralık 2006’dan bu yana Yay burcunda hareket etmeye başladı. Bu durum Yaylar, Kovalar, Koçlar, Terazi ve Aslanlar’a şans ve fırsatlar sunuyor. Ancak aşırı iyimserlik ve kendine güven ile tembellik etmeden, rehavete kapılmadan gerçekçi bir şekilde bunları değerlendirmeleri gerekli. İkizler, Balık ve Başak’lar ise bu etkiyle yapabileceklerinden fazlasına söz vererek, boylarını aşacak işlere kalkışma eğilimi gösterebilirler. Jüpiter 6 Nisan 2007’den 7 Ağustosa kadar Yay’da geri gidecek. Geri giden Jüpiter etkisiyle biraz yalnız kalmayı tercih edebilir, felsefi düşüncelere dalıp, kimi zaman aşırı iyimser, kimi zamansa aşırı kötümser ama iç dünyamızda gelişime açık bir durumda olabiliriz. 19 Aralık’ta ise Jüpiter, Oğlak burcuna geçiyor. Artık olgunlaşıp, kendimize özgü adım, adım, öz disiplin ve inançla gerçekleştirmemiz gereken hedeflerimiz olmalı. Fazla temkinli, adeta yaşamın doğal akışına karşı güvensiz bir tavır sergilemekten de kaçınmalıyız. YANILGI ZAMANI Plüton’un Yay burcundaki yolculuğu ise 1995 Aralığı’ndan bu yana sürüyor. Bu, özellikle din, inançlar ve prensipler konusunda hayata bakışımızın, felsefemizin dönüşmesi anlamını taşıyor. Plüton 31 Mart ile 7 Eylül arasında geri hareketini yaparak bastırılmış arzu ve öfke ile içe yönelen enerjiyi uyarıyor. Güç savaşları, meydan okuma-

lar, kendi doğrumuzun tek doğru olduğunu sanmak gibi yanılgılara düşülebilir. Bu konuda en çok Balık, Başak ve İkizler zorlanacaklar. SORUMLULUK ZAMANI Görev ve sorumlulukları, sınırları ifade eden Satürn, Aslan’daki geri hareketine 19 Nisan’a kadar devam ederken, Aslan, Kova, Boğa ve Akrep’lerin bu süreçte biraz zorlanabileceklerine işaret ediyor. Gereksiz, bize ait olmayan sorumlulukları bir tarafa bırakıp kendi hayatımızın sorumluluğunu üstlenmek gerekiyor. Terazi, İkizler, Koç ve Yay burçları ise sorumluluklarını doğru kullandıkları takdirde hemen olmasa bile, ilerde bu tutumlarının ödülünü alabilecekler. USTALIK ZAMANI 3 Eylül itibariyle Satürn titiz ve mükemmelliyetçi Başak burcuna geçerek bizden mantıklı bir düzen anlayışı ve hizmet bilinci talep edecek. Satürn’ün bu konumundan karşıt burcu olan Balıklar, Yay ve İkizler de etkilenecekler. Satürn, Başak’ların düzendeki hataları ve kusurları görüp, pratik bir şekilde düzeltmek ve kendini geliştirmek isteyen tavrında bir geriye çekilme yaratabilir. Kendisini yetersiz ve hatalı hissederek kurduğu düzenin bozulmasından korkup, planlı ve programlı olmayı aşırı abartabilecekleri gibi; sürekli kusur bulan, etrafı kendi kurduğu düzene uymadığı için sürekli eleştiren, dırdır eden bir insan haline de gelebilirler. Satürn’ün doğru kullanımıyla yapılması gereken; düzen içinde görevin çok iyi ayırt edilmesi ve hata yapmaktan korkmak yerine kendi hatalarından bir şeyler öğrenmeye çalışıp bunları adım, adım düzelterek becerilerini usta çırak ilişkisiyle geliştirip başka insanların hizmetine sunmak, verimli olmaktır. Kısacası, ustalık, dikkat, sabır ve görev bilincini geliştirmek durumunda kalacağız. Gerçekten yapmamız gereken işlere yoğunlaşmak yerine, ayrıntılara takılıp kalmamak gerekiyor. YENİLİKLERE AÇIK OLMA ZAMANI Bu yıl Güneş ve Ay tutulmaları Balık-Başak aksında gerçekleşeceğinden, söz konusu burçlarda bu temalar belirgin bir şekilde ortaya çıkabilir. Güneş tutulması yeni başlangıçları ifade eder. Dolayısıyla, başta Balık ve Başak’lar olmak üzere hepimiz için önemli ve sürpriz değişiklikler, yepyeni taze başlangıçlar söz konusu. Bu anlamda, yeniliklere açık olmak, kendi isteklerimizde tutturmamak, hayatın bize söylemeye çalıştıklarına kulak vermek gerekiyor.


Aktüel

İşte uzun yaşamanın

Çinli Li Ching-Yuen'in 256 yaşında öldüğü iddia ediliyor. Üstelik bu iddia dünyanın en prestijli dergisi olan Time'da bile yer bulmuştu.

SIRLARI ÇİNLİ'NİN SIRRI... Çinli bir bitki bilimci, dövüş sporcusu ve taktik veren olan Li Ching-Yuen, 1736´da doğduğunu söylese de kayıtlarda 1677 olarak gözüküyor. Bu doğum tarihlerine göre 1933 yılında öldüğünde ya 197 ya da 256 yaşında olması gerekiyor. Li Ching-Yuen 1677´de Chyi Jiang Hsie, Szechuan köyünde doğmuş olması gerekiyor. Hayatının çoğunu dağlarıne eteklerinde bitkiler toplayarak ve uzun yaşamın sırlarını araştırarak geçirdi. 1748 senesinde 71 yaşındayken Çin ordusuna dövüş öğretmeni ve taktik danışmanı olarak katılmak üzere Kai Hsien´e taşındı. 1927´de kendisi komutan Yang Sen tarafından davet edildi. Komutan yaşına rağmen onun gençliğinden, gücünden ve yiğitliğinden oldukça etkilenmişti. Eve döndükten bir yıl sonra öldü. Bazıları onun doğal nedenler yüzünden öldüğünü söylese de bazıları arkadaşları ölmeden önce ‘bu dünyada yapmam gereken herşeyi yaptım. Artık eve gidiyorum´ dediğini iddia ediyor. Uzun yaşamın sırrı sorulduğunda UstaLi´nin cevabı her zaman şunlardı: - Temiz bir kalbin olsun - Bir kaplumbağa gibi otur - Bir güvercin kadar hayat dolu yürü - Bir köpek gibi uyu. 100 YAŞINA KADAR YAŞAMAK NASIL MÜMKÜN? Amerika’daki ünlü Türk doktoru Mehmet Öz, ABD’nin saygın haber dergisi Time’ın son sayısına 100 yaşına kadar yaşamanın sırlarını açıklamıştı. İşte Öz'ün tavsiyeleri: 400 metreyi 5 dakikada yürümek şart Tüm araştırmalar uzun yaşamın en büyük sırrının 46 VIP BAHÇEŞEHİR 20 Ocak ‘12

fiziksel aktivitede saklı olduğunu gösteriyor. Düzenli egzersiz kemiklerinizi ve kalbinizi güçlendirir. 400 metreyi 5 dakikada yürüyemiyorsanız 3 yıl içinde ölüm şansınız bu mesafeyi hızla kat edenlere göre yüzde 30 daha yüksek demektir. Haftada 3 kez 30 dakikalık egzersizler yapmak ideal. 65-75 yaşındayken bile egzersiz yapmaya devam eden kişilerin yapmayanlara oranla zihin kapasitelerinin geliştiği, hafızalarının keskin olduğu gözlemlendi. Bu da Alzheimer gibi hastalıkların uzak tutulması anlamına geliyor. Günde 15 dakika güneş... Kosta Rika’da açık havada çalışan işçiler üzerinde yapılan araştırma bu kişilerin D vitamini seviyelerinin yüksek kemiklerinin güçlü olduğunu gösterdi. Uzun yaşam için kemik sağlığını doğrudan ilgilendiren D vitamini eksikliğinin mutlaka kapanması gerekiyor. 1000 mg kalsiyum, 500 mg magnezyum... Kemik sağlığı için özellikle de güneş ışığının az olduğu bölgelerde yaşıyorsanız bu hapları günlük almak kemiklerinizi koruyacaktır. Günde 7 saatten fazla uyuyun... Uykunun büyüme hormonunun üretimini artırdığı bilimsel olarak kanıtlandı. Düzenli olarak 7 saat ve üzeri uyku uyumayan kişilerin uzun yaşam şansı düşük. Melatonin hormonunun sağlanması için yatağa yatmadan 15 dakika önce ışıkları söndürebilirsiniz. Genleriniz temiz olsun... Bu nasıl olacak demeyin... Uzun yaşamak için yüzde 70 - yüzde 30 kuralı işliyor. Yani 100 yaşına gelme şansınız yüzde 70 oranında sizin hayat içindeki kararlarınız ve yaşam tarzınızdan, yüzde 30 oranında ise ailenizin

genlerinden kaynaklanıyor. Ailesinde kanser, diyabet, kalp rahatsızlığı gibi ciddi hastalıkların ender görüldüğü kişiler 100 yaş için en büyük aday. Dünyanın her ülkesinde olduğu gibi kadınların erkeklerden uzun yaşaması da kadınları 100 yaş için erkeklere göre çok daha güçlü bir aday haline getiriyor. Kadınlarla erkekler arasındaki ömür uzunluğu farkı bazı ülkelerde yüzde 30’a kadar çıkabiliyor. Okinawa Adası'ndaki insanlar ne yapıyor?.. Japonya’daki Okinawa Adası’nın sakinleri, dünyanın en uzun yaşayan insanları arasında. Japonya'nın Okinawa Adası, dünyada yaşları 100'ün üzerinde olan en çok insanın yaşadığı yer. Uzmanlara göre bunun nedeni, ada sakinlerinin Japon mutfağına özgü az yağlı ve sebze ağırlıklı beslenme alışkanlıkları. Onlarca yıl boyunca Okinawalıların yaşam tarzını inceleyen uzmanların Times gazetesine anlattığı bulgular şöyle: Az yemek yiyen uzun yaşar... Tufts Üniversitesi tarafından yapılan CALERIE araştırması sayesinde bilim dünyası artık günlük ortalama kalori tüketimini yüzde 25 azaltan kişilerin daha sağlıklı oldukları, kalp hastalıkları, diyabet ve kansere yakalanma risklerinin düştüğü kanıtlandı. Obez bir kişinin 100 yaşına kadar yaşaması mümkün değil. Sosyalleşin yalnız kalmayın... Aile hayatınız, iş hayatınız ve çevrenizdeki arkadaşlarınızla ilişkileriniz güzel olmadığı sürece uzun yaşama şansınız çok sınırlı. Hayatta kendinize mutlaka amaçlar belirleyin ve onları gerçekleştirmek için uğraşın. Hayatı sevin... : )


BAHÇEŞEHiR

Evlere Mama v e Araç Servisi

VETERiNER KLiNiĞi

• Muayene • Ameliyat • Tahlil

• Aşı • Tedavi • Diş Bakımı

• Laboratuar • Dahiliye • Gruming • Pansiyon

• Röntgen • Doğum • Kuaför • Eğitim

7/24 ACiL

0507 787 57 99 T: (0212) 608 09 21 Defne 4 Villa 9 Bahçeşehir-İstanbul bahcesehirveteriner@gmail.com

www.bahcesehirveterinerklinigi.com


VIP Fihrist

Reklam Rezervasyon

Tel: 0212 669 23 39 - Gsm: 0533 665 36 95

GÜVENLİK Yangın 110 Alo Trafik 154 Polis İmdat 155 Elektrik Arıza 186 Gaz Arıza 187 Hızır Servis 112 Jandarma İmdat 156 Telefon Arıza 121 Alo Doktor 113 Alo Zabıta 153 Tüketici Hattı 175 Orman Yangını 177 Sağlık Danışma 184 Kablo Arıza 126 Uyandırma 135 Bilinmeyen Numaralar 118 Cenaze Hizmetleri 188 PostaKodu 119 Ruhsal Bunalım Danışma 182 Alo Sahil Güvenlik 158 Turizm Polisi 527 45 03 Telefon Borcu 163 Uyandırma Servisi 135 Fonotel Tel 141 Radyo - TV Arıza 125 İş ve işçi bulma 180 Vergi Danışma 189 Su Arıza - Fatura Bilgisi 185 Emniyet Müdürlüğü 687 22 34 İtfaiye Başakşehir 669 81 81

669 82 74 275 35 00 669 75 15 622 65 00 669 71 00 669 89 23 444 02 02 669 23 00 669 99 25 669 74 31 444 04 34

OKUL Abdi İbrahim Atatürk Lisesi Bahçeşehir Koleji Bahçeşehir Koleji Boğazköy İlk Öğretim Boğazköy Meslek Lisesi Hoşdere İlköğretim Süleyman Demirel İlk Öğr.

669 89 31 669 24 50 669 25 00 669 11 11 607 08 20 607 16 90 672 09 42 669 10 35

RESMİ Bader-Bahçeşehirliler Dern. Belediye-Başakşehir Belediye-Esenyurt İGDAŞ İSKİ Jandarma Çocukevi Kızılay Derneği Su Arıza TCDD-Bahçeşehir Valilik İstanbul Zabıta Aile Hekimliği

SAĞLIK Ambulans 669 55 66 Hastane-Bakırköy Osmaniye 300 80 80 Hastane-Bakırköy SSK 543 41 10 Hastane-Büyükçekmece Devlet 882 39 30 Hastane-Çapa 414 20 00 Hastane-Esenyurt Devlet 596 90 99 Sağlık Ocağı (Belediye) 669 46 15 Sağlık Ocağı (Funda Mh.) 669 63 60 Zehirlenme Danışma 0800 314 79 00 Dr. Devrim Avcı 669 00 45 Dr. Birgül Erden 669 89 00 Yöntem Danış. Ayşe Cengiz 669 99 44 TAKSİ Bahçeşehir Taksi Esenkent Taksi

BANKA Akbank Denizbank Banka Finansbank Banka Garanti Bankası Banka HSBC Banka ING Bank Banka İş Bankası Banka TEB Banka VakıfBank Banka Yapı Kredi Koçbank Banka Ziraat Bankası

TELEFON Telekom Arıza-Borç Telekom Bağlama-Takip

669 86 86 672 62 72

669 83 86 622 60 00 622 03 33 626 46 77 509 10 45 852 35 86 588 38 00 669 78 91 669 83 42 588 38 00 852 35 90 669 52 09 526 90 00 512 20 86 519 48 70 444 06 69 669 85 10 669 37 07 444 06 69

669 56 46 591 42 10

bahçeşehir V I P Bahçeşehir Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Genel Koordinatör Bülent Göktaş Reklam ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Selen Taşdemir

Sanat Yönetmeni Veysel Şahin Moda Editörü Arzu Yetiş Kocatepe Protokol Dağıtım Aras Kargo

Reklam Rezervasyon Selen Taşdemir (Ofis Gsm: 0533 665 36 95) E-mail: selen.t@vipbahcesehir.com Yayın Türü Süreli Aylık Alışveriş, Yaşam ve Magazin Dergisi

Nöbetçi Eczaneler Ocak

3. Cadde Eczanesi 608 00 26 Armağan Eczanesi 669 93 00 Aydın Eczanesi 669 38 02 Bahçeşehir Eczanesi 669 34 34 Boğazköy Eczanesi 607 06 07 Defne Eczanesi 669 96 59 Derman Eczanesi 605 02 13 Dilek Öz Eczanesi 669 70 10 Güngör Eczanesi 672 94 01 Mavi Eczane 669 59 51 Molino Eczanesi 607 32 12 Oksijen Eczanesi 669 44 66 Su Eczanesi 669 97 97 Şehir Eczanesi 608 17 27 Şelale Eczanesi 610 70 91 Yıldız Eczanesi 607 02 19 Deniz Eczanesi 672 43 03 İstanbul Eczanesi 672 33 30 Eczane Akbatı 397 01 17 Elit Eczanesi 672 33 32 Elvin Eczanesi 669 18 27 Kent Eczanesi 596 55 53 Eczane Filiz 672 01 03

Şubat

22 14 29 11 28 16 7 - 23 20 15 2 - 25 9 - 24 18 27 1 8 - 31 17 5 12 3 - 26 4 - 13 10 6 - 21 19 - 30

14 6 - 29 21 17 24 3 15 12 7 8 - 26 1 - 22 4 19 16 23 9 20 18 10 - 27 5 - 28 2 - 25 13 11

GIDA Yoda Burger Rumeli Üsküp İşkembecisi 3.Cadde Marmaris Büfe Limon Cafe Ev Yemekleri Bursa İskender Kebap Sushico

608 08 28 669 66 10 669 20 70 608 00 79 669 26 16 669 67 89

EV DEKORASYON Taç Mimarlık Candia Ev Dekor Merinos

669 26 60 422 05 06 672 28 16

AKSESUAR Süslü Accessories

669 32 59

GİYİM My Dream By Aslı 669 93 04 Koket Butik 608 09 51 Arinna İç Giyim 669 10 19 Ceyo 608 18 30 Arzu Yetiş Kocatepe Haute Couture (Gelinlik-Abiye) 539 456 03 00 KUAFÖR Yusuf Kahveci

608 23 04

EĞİTİM Yelpaze İst. Sanat Merkezi Ardıç Sanat Merkezi Evrim Grup

669 16 50 699 70 17 669 58 58

PET SHOP & VETERİNER Bahçeşehir Veteriner Kliniği 608 09 21 Minik Patiler Petshop 608 09 20 TEMİZLİK Gülen Halı Yıkama Fabrikası 853 65 68

Baskı Şan Ofset

TURİZM İdem Turizm

Yayına Hazırlık ve Ajans Hizmetleri Yelpaze Yayıncılık Ltd. Şti.

SU Taşkesti Su

Badem 16 Villa 01 Kat:3 No:2 Bahçeşehir-İstanbul Tel: (0212) 669 23 39 - Faks: (0212) 669 16 50

OTOMOTİV Toyota Derindere Plaza

414 1 313

ELEKTRONİK Işıl Elektronik

669 98 09

www.vipbahcesehir.com

Reklamveren ve Okuyucularımızın Bilgisine; V.I.P. Bahçeşehir Dergisi gayri siyasi bir yayın olup, Bahçeşehir, Ispartakule, Ardıçlı, Mesa Nurol, Spradon villa ve konutlarında yaşayan okurlara ücretsiz olarak ulaştırılır. Derginin reklam tasarım ve ajans hizmetleri Yelpaze Ltd. Şti. tarafından sağlanmaktadır. V.I.P. BAHÇEŞEHİR 5 TL’ dir. Gönderilen yazılar yayınlansın yada yayınlanmasın iade edilmez. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazı sahibine, reklamların sorumluluğu reklamverenlere aittir. V.I.P. Bahçeşehir Dergisi İmtiyaz Sahibi Yelpaze Yayıncılık Org. Ltd. Şti. adına Uğur Barış KARABULUT.

669 00 00 607 00 88 - 699 84 47


CAĞDAS YAPI 18YILDIR

NALBURiYE VE ELEKTRiK MALZEME SATIŞ

Bahçeşehirlilerin hizmetindeyiz.

Firmamızın verdiği hizmetler;

LOCA AVM’DE

• Malzeme Satış, YEN • Polisan Boya Bayiliği Mix Center, HiZi ŞUBEMiZLE METiNiZ E • Tadilat ve Dekorasyon İşlerinizde GiRDiK.. . Hizmetinizdeyiz. • Elektrik arıza ve Tadilat, • Sıhhi Tesisat Tamiratı, • Kalorifer Tesisat Tamiratı, • Alurad Petek Satışı ve Montaj, • Çilingir ve Anahtar, Kilit İşleri, • Duşa Kabin, Süperduş Bayiliği.

Merkez: Bahçeşehir Ticaret Merkezi No: 18 -Bahçeşehir

Tel: (0212) 669 08 94 - Gsm: 0532 323 92 38 Şube: Loca AVM D Giriş No:12 Seyidoğlu Bitişiği -Bahçeşehir

Tel: (0212) 669 97 65 - Gsm: 0532 276 27 13

IŞIL ELEKTRONİK TEKNİK SERVİS BAKIM - ONARIM - YEDEK PARÇA

15 Yıllık • • • •

TECRÜBE

Notebook Tablet Pc Cep Telefonu Fotograf Makinası

Orjinal Parça Temini ve Onarım Servisi

isilelektronik@hotmail.com

669 98 09 3. Cadde Süzer Bulvarı Bahçeşehir Tic. Merk. 1.Kat No:17 (Ziraat Bankası Üstü) Bahçeşehir-İST.


Otobüs Hareket Saatleri BAHÇEŞEHİR - YENİKAPI 146T BOĞAZKÖY KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

YENİKAPI KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

05:55 05:50 05:50 06:30 06:30 06:30 06:00 06:10 06:10 06:45 07:05 07:05 06:05 06:30 06:30 07:05 07:30 07:30 06:20 06:45 06:45 07:35 07:50 07:50 06:40 07:00 07:00 08:10 08:10 08:10 07:00 07:15 07:15 08:30 08:30 08:30 07:15 07:30 07:30 09:00 08:50 08:50 07:30 07:45 07:45 09:15 09:05 09:05 07:50 08:00 08:00 09:30 09:25 09:25 08:10 08:15 08:15 09:45 09:45 09:45 08:30 08:45 08:45 10:00 10:00 10:00 08:50 09:00 09:00 10:15 10:20 10:20 09:10 09:20 09:20 10:30 10:40 10:40 09:35 09:40 09:40 10:50 11:00 11:00 10:00 10:00 10:00 11:10 11:20 11:20 10:20 10:20 10:20 11:30 11:40 11:40 10:40 10:40 10:40 11:50 12:00 12:00 11:00 11:00 11:00 12:05 12:20 12:20 11:15 11:20 11:20 12:25 12:40 12:40 11:30 11:40 11:40 12:40 13:00 13:00 11:45 12:00 12:00 13:00 13:20 13:20 12:00 12:20 12:20 13:20 13:40 13:40 12:20 12:35 12:35 13:40 13:40 14:00 12:40 12:55 12:55 13:40 14:00 14:15 13:00 13:10 13:10 13:55 14:00 14:30 13:20 13:30 13:30 14:15 14:15 14:45 13:40 13:50 13:50 14:15 14:30 15:00 14:00 14:10 14:10 14:30 14:30 15:20 14:20 14:35 14:35 14:55 14:45 15:40 14:40 14:50 14:50 14:55 15:00 16:00 15:00 15:10 15:10 15:10 15:00 16:20 15:20 15:30 15:30 15:30 15:20 16:40 15:40 15:50 15:50 15:30 15:40 17:00 16:00 16:10 16:10 15:50 16:00 17:25 16:20 16:25 16:25 16:10 16:00 17:45 16:40 16:35 16:35 16:10 16:20 18:00 17:00 17:00 17:00 16:30 16:40 18:20 17:20 17:15 17:15 16:55 16:40 18:40 17:40 17:40 17:40 16:55 17:00 19:00 18:00 18:00 18:00 17:15 17:00 19:20 18:20 18:20 18:20 17:35 17:25 19:40 18:40 18:40 18:40 17:35 17:45 20:00 19:00 19:00 19:00 17:55 17:45 20:15 19:20 19:20 19:20 18:15 18:00 20:30 19:40 19:40 19:40 18:15 18:20 20:45 20:00 20:00 20:00 18:35 18:20 21:00 20:20 20:25 20:25 18:55 18:40 21:20 20:45 20:50 20:50 18:55 19:00 21:40 21:05 21:15 21:15 19:15 19:20 22:05 21:30 21:40 21:40 19:40 19:20 22:30 19:40 19:40 22:55 19:55 20:00 20:15 20:00 20:15 20:15 20:30 20:15 20:50 20:30 20:50 20:45 21:05 20:45 21:25 21:00 21:25 21:20 21:40 21:20 22:00 21:40 22:00 22:05 Not: 22:20 22:30 Kırmızı Servisler 22:45 22:30 22:45 22:55 Özel Halk Otobüsü servisidir.

BAHÇEŞEHİR - BAKIRKÖY E-57 BAHÇEŞEHİR KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

06:25 06:25 07:10 06:50 06:50 07:35 07:10 07:10 08:00 07:30 07:30 08:20 08:00 08:00 08:40 08:30 08:30 09:10 09:00 09:00 09:40 09:30 09:30 10:10 10:00 10:00 10:40 10:30 10:30 11:10 11:00 11:00 11:40 11:30 11:30 12:10 12:00 12:00 12:40 12:30 12:30 13:10 13:00 13:00 13:40 13:30 13:30 14:10 14:00 14:00 14:40 14:30 14:30 15:10 15:00 15:00 15:40 15:30 15:30 16:10 16:00 16:00 16:40 16:30 16:30 17:10 17:00 17:05 17:40 17:05 17:40 18:10 17:40 18:10 18:40 18:10 18:40 19:10 18:30 19:15 19:40 18:40 19:50 20:10 19:15 20:25 20:40 19:50 20:50 21:10 20:00 20:25 20:50 Not: Kırmızı Servisler Özel Halk Otobüsü servisidir.

BAKIRKÖY KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

07:40 07:40 08:10 08:15 08:15 08:40 08:15 08:40 09:10 08:40 09:05 09:40 08:40 09:30 10:10 09:05 10:00 10:40 09:05 10:30 11:10 09:30 11:00 11:40 09:30 11:30 12:10 10:00 12:00 12:40 10:30 12:30 13:10 11:00 13:00 13:40 11:30 13:30 14:10 12:00 14:00 14:40 12:30 14:30 15:10 12:30 15:00 15:40 13:00 15:30 16:10 13:30 16:00 16:40 14:00 16:30 17:10 14:30 17:00 17:40 15:00 17:30 18:10 15:30 18:00 18:40 15:30 18:35 19:10 16:00 19:10 19:40 16:30 19:45 20:10 17:00 20:15 20:40 17:00 20:45 21:10 17:30 21:20 21:40 17:30 21:50 22:10 18:00 22:20 22:40 18:30 18:35 19:10 19:45 20:00 20:15 20:45 21:20 21:30 21:50 22:20

BAHÇEŞEHİR - TAKSİM 76D BAHÇEŞEHİR KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

05:55 06:10 07:00 06:10 06:25 07:20 06:25 06:40 07:40 06:35 06:55 08:00 06:45 07:05 08:20 06:55 07:15 08:40 07:05 07:30 09:00 07:15 07:45 09:15 07:30 07:55 09:30 07:45 08:10 09:45 08:00 08:25 10:00 08:15 08:40 10:15 08:30 08:55 10:30 08:45 09:10 10:45 09:00 09:25 11:00 09:20 09:40 11:15 09:40 09:55 11:30 10:00 10:10 11:45 10:15 10:25 12:00 10:30 10:40 12:15 10:45 10:55 12:30 11:00 11:10 12:45 11:15 11:25 13:00 11:30 11:40 13:15 11:45 11:55 13:30 12:00 12:10 13:45 12:15 12:25 14:00 12:30 12:40 14:15 12:45 12:55 14:30 13:05 13:10 14:45 13:25 13:25 15:05 13:45 13:45 15:20 14:00 14:05 15:35 14:20 14:20 15:50 14:40 14:35 16:05 14:55 14:50 16:20 15:10 15:05 16:35 15:25 15:20 16:50 15:40 15:35 17:05 15:55 15:50 17:20 16:10 16:05 17:35 16:25 16:20 17:50 16:40 16:35 18:05 16:55 16:50 18:20 17:10 17:05 18:35 17:30 17:25 18:55 17:50 17:45 19:15 18:05 18:05 19:35 18:25 18:20 19:55 18:45 18:35 20:15 19:05 18:55 20:35 19:25 19:10 20:55 19:45 19:30 21:15 20:05 19:50 21:40 20:20 20:10 22:05 20:35 20:30 21:00 20:50 21:20 21:10 21:40 21:30 22:00 21:55

TAKSİM KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

07:25 07:40 08:30 07:25 07:55 08:50 07:45 08:15 09:10 08:05 08:30 09:30 08:25 08:45 09:50 08:40 09:00 10:10 08:55 09:15 10:30 09:10 09:30 10:50 09:25 09:45 11:10 09:40 10:00 11:30 09:55 10:15 11:50 10:10 10:30 12:05 10:25 10:45 12:20 10:40 11:00 12:35 10:55 11:15 12:50 11:10 11:30 13:10 11:30 11:45 13:25 11:45 12:05 13:40 12:00 12:20 13:55 12:15 12:35 14:10 12:30 12:50 14:25 12:45 13:05 14:40 13:00 13:20 14:55 13:15 13:35 15:10 13:30 13:50 15:25 13:45 14:05 15:40 14:00 14:20 15:55 14:15 14:35 16:10 14:30 14:50 16:25 14:50 15:05 16:40 15:10 15:25 17:00 15:30 15:45 17:15 15:50 16:05 17:30 16:05 16:20 17:45 16:20 16:35 18:00 16:40 16:50 18:15 16:55 17:05 18:30 17:10 17:20 18:45 17:25 17:35 19:00 17:40 17:50 19:15 17:55 18:05 19:30 18:10 18:20 19:45 18:25 18:35 20:00 18:40 18:50 20:15 18:55 19:05 20:30 19:10 19:20 20:50 19:30 19:40 21:10 19:50 20:00 21:30 20:10 20:15 21:50 20:30 20:30 22:10 20:50 20:50 22:30 21:10 21:10 22:50 21:30 21:30 23:10 21:45 21:50 23:30 22:00 22:10 23:50 22:15 22:30 22:30 22:50 22:45 23:10 23:00 23:30 23:25 23:50 23:50

Not: OTOLAR AVCILAR YANYOLA GİRMEZ, E-5 YOLUNDAN GİDER. Kırmızı Servisler Özel Halk Otobüsü servisidir.

BAHÇEŞEHİR - M.KÖY E 58 BAHÇEŞEHİR KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

06:05 06:30 07:30 06:15 07:00 08:30 06:30 07:30 09:30 06:45 08:00 10:15 07:00 08:30 11:00 07:10 09:00 11:45 07:20 09:30 12:30 07:30 10:00 13:30 07:40 11:00 14:30 07:50 12:00 15:30 08:00 13:00 16:15 08:20 14:00 17:00 08:30 15:00 18:00 08:55 15:45 19:00 09:00 16:30 20:00 09:30 17:15 10:00 18:00 10:10 18:45 10:30 19:30 10:40 20:10 11:00 11:20 11:30 12:00 12:30 12:40 13:00 13:20 13:30 14:00 14:00 14:30 15:00 15:30 16:00 16:10 16:30 16:45 17:00 17:25 17:30 18:00 18:10 18:30 18:50 19:00 19:25 19:30 20:00 20:00 Not: Kırmızı Servisler Özel Halk Otobüsü servisidir.

MECİDİYEKÖY KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

07:20 07:45 08:45 07:20 07:45 08:45 07:50 08:15 09:45 07:55 09:00 10:45 08:20 09:30 11:30 08:25 10:00 12:15 08:45 10:30 13:00 08:50 11:00 13:45 09:10 11:30 14:45 09:20 12:30 15:45 09:30 13:30 16:45 09:50 14:30 17:30 10:00 15:30 18:15 10:25 16:30 19:15 10:30 17:15 20:15 11:00 18:00 21:15 11:00 18:45 11:30 19:30 11:30 20:15 12:00 21:00 12:10 21:00 12:30 21:45 12:50 21:45 13:00 13:30 13:30 14:00 14:10 14:30 14:50 15:00 15:30 15:30 16:00 16:10 16:30 16:50 17:00 17:30 17:30 18:00 18:00 18:30 18:35 19:05 19:10 19:40 19:45 20:15 20:30 20:50 21:25 21:30 22:00

NOT: Otobüs saatleri, İETT’nin resmi yayınlarından, dergimiz baskıya girmeden önceki son haliyle alınmaktadır.

BOĞAZKÖY - BAKIRKÖY 146 BOĞAZKÖY KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

05:35 05:35 06:10 05:55 05:55 06:30 06:10 06:10 06:50 06:30 06:30 07:05 06:45 06:45 07:20 07:00 07:00 07:35 07:15 07:15 07:50 07:30 07:30 08:05 07:45 07:45 08:30 08:00 08:00 08:45 08:15 08:15 08:55 08:30 08:30 09:10 08:45 08:45 09:20 09:00 09:00 09:35 09:15 09:15 09:45 09:30 09:30 09:55 09:45 09:45 10:10 10:05 10:05 10:25 10:25 10:25 10:40 10:45 10:45 10:55 11:05 11:05 11:05 11:20 11:20 11:15 11:40 11:40 11:30 12:00 12:00 11:45 12:15 12:15 12:00 12:30 12:30 12:15 12:45 12:45 12:30 13:05 13:05 12:50 13:25 13:25 13:10 13:45 13:45 13:30 14:05 14:05 13:50 14:25 14:25 14:05 14:50 14:50 14:20 15:10 15:10 14:35 15:25 15:25 14:50 15:40 15:40 15:05 16:05 16:05 15:20 16:20 16:20 15:40 16:35 16:35 16:00 16:55 16:55 16:20 17:10 17:10 16:40 17:25 17:25 17:00 17:40 17:40 17:15 17:55 17:55 17:30 18:10 18:10 17:45 18:30 18:30 18:00 18:45 18:45 18:15 19:00 19:00 18:30 19:15 19:15 18:45 19:30 19:30 19:00 19:55 19:55 19:20 20:10 20:10 19:35 20:20 20:20 19:50 20:40 20:40 20:10 20:55 20:55 20:20 21:20 21:20 20:40 21:45 21:45 21:00 22:05 22:05 21:30 22:25 22:25 22:00 22:50 22:50 22:45 Not: Kırmızı Servisler Özel Halk Otobüsü servisidir.

BAKIRKÖY KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

ESENKENT - TAKSİM 76 E ESENKENT KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

TAKSİM KALKIŞ İŞ GÜNÜ

C.TESİ

PAZAR

06:30 06:30 07:20 06:00 06:30 06:30 07:20 07:50 07:50 06:30 06:45 07:50 06:20 07:00 07:00 07:20 08:15 08:15 06:45 07:00 08:10 06:40 07:25 07:25 07:50 08:45 08:45 07:00 07:15 08:25 07:00 07:50 07:50 07:50 09:20 09:20 07:15 07:30 08:40 07:20 08:10 08:10 08:15 09:45 09:45 07:30 07:45 08:55 07:40 08:30 08:30 08:15 10:05 10:05 07:45 08:05 09:10 08:00 08:50 08:50 08:45 10:30 10:30 07:45 08:20 09:25 08:20 09:10 09:10 08:45 10:55 10:55 08:05 08:40 09:40 08:40 09:30 09:30 09:20 11:20 11:20 08:05 09:00 09:55 09:05 10:00 10:00 09:20 11:45 11:45 08:20 09:20 10:10 09:30 10:30 10:30 09:45 12:10 12:10 08:20 09:40 10:25 10:00 11:00 11:00 09:45 12:40 12:40 08:40 09:55 10:40 10:30 11:25 11:25 10:05 13:05 13:05 08:40 10:15 10:55 11:00 11:50 11:50 10:30 13:30 13:30 09:00 10:30 11:05 11:25 12:15 12:15 10:55 13:55 13:55 09:00 10:45 11:15 11:50 12:40 12:40 10:55 14:20 14:20 09:20 11:00 11:30 12:15 13:05 13:05 11:20 14:50 14:50 09:20 11:15 11:45 12:40 13:30 13:30 11:20 15:20 15:20 09:40 11:30 12:00 13:05 14:00 14:00 11:45 15:50 15:50 09:40 11:45 12:10 13:30 14:25 14:25 11:45 16:20 16:20 09:55 12:05 12:25 14:00 14:50 14:50 12:10 16:50 16:50 09:55 12:25 12:40 14:25 15:15 15:15 12:10 17:15 17:15 10:15 12:50 12:55 14:50 15:40 15:40 12:40 17:40 17:40 10:30 13:05 13:10 15:15 16:10 16:10 12:40 18:05 18:05 10:45 13:25 13:25 15:40 16:40 16:40 13:05 18:30 18:30 11:00 13:40 13:40 16:10 17:10 17:10 13:05 18:55 18:55 11:15 13:55 14:00 16:40 17:40 17:40 13:30 19:20 19:20 11:30 14:15 14:20 17:10 18:10 18:10 13:55 19:50 19:50 11:45 14:30 14:40 17:40 18:40 18:40 14:20 20:20 20:20 12:05 14:45 15:00 18:10 19:05 19:05 14:20 20:45 20:45 12:25 15:05 15:20 18:40 19:30 19:30 14:50 21:10 21:10 12:25 15:25 15:35 19:05 20:00 20:00 14:50 21:35 21:35 12:50 15:50 15:50 19:30 20:30 20:30 15:20 22:00 22:00 13:05 16:15 16:05 20:00 21:00 21:00 15:20 22:30 22:30 13:25 16:35 16:20 20:30 15:50 13:40 16:50 16:40 21:00 15:50 13:55 17:05 17:00 16:20 14:15 17:20 17:20 16:50 14:30 17:35 17:40 17:15 14:45 17:50 18:00 17:40 15:05 18:05 18:10 18:05 15:25 18:25 18:25 18:30 15:25 18:40 18:40 18:55 15:50 19:00 18:50 19:20 16:15 19:15 19:05 19:50 16:35 19:25 19:20 20:15 16:50 19:40 19:35 20:45 17:05 20:00 19:45 21:10 Not: 17:20 20:15 20:00 21:35 Kırmızı Servisler 17:35 20:30 20:20 22:00 17:50 20:45 20:40 22:30 Özel Halk Otobüsü servisidir. 18:05 21:00 20:55 18:25 21:20 21:10 18:40 21:40 21:25 BOĞAZKÖY - AVCILAR KAMPÜS 142 19:00 22:00 21:40 19:00 22:20 21:55 BOĞAZKÖY KALKIŞ AVCILAR KALKIŞ 19:15 22:40 22:10 İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR 19:25 23:00 22:35 19:40 23:15 23:00 05:45 05:45 06:00 06:30 06:30 06:55 20:00 23:30 23:30 06:00 06:00 06:20 06:40 06:35 07:15 20:15 23:59 06:20 06:20 06:40 06:55 06:55 07:35 20:30 06:30 06:30 07:00 07:10 07:10 07:55 20:45 06:40 06:40 07:15 07:25 07:25 08:10 21:00 06:40 07:00 07:30 07:40 07:40 08:25 21:20 07:00 07:15 07:45 07:40 07:55 08:40 21:40 07:10 07:30 08:05 07:55 08:15 09:00 22:00 07:20 07:45 08:25 08:10 08:30 09:20 22:00 07:30 08:00 08:45 08:20 08:45 09:40 22:20 07:40 08:15 09:05 08:30 09:00 10:00 22:40 07:50 08:30 09:20 08:45 09:15 10:20 23:00 08:05 08:45 09:40 08:45 09:30 10:40 23:15 08:20 09:00 10:00 09:00 09:45 11:00 23:30 08:35 09:20 10:20 09:15 10:05 11:20 23:59 08:50 09:40 10:40 09:30 10:25 11:40 09:05 10:00 11:00 09:45 10:50 11:55 09:20 10:20 11:20 10:05 11:15 12:10 09:40 10:40 11:40 10:25 11:40 12:30 TREN SEFERLERİ 10:00 11:00 12:00 10:50 12:00 12:45 10:20 11:25 12:20 11:15 12:20 13:00 ISPARTAKULE - İST. 10:40 11:50 12:40 11:40 12:45 13:15 İST - ISPARTAKULE 11:00 12:05 12:55 12:00 13:05 13:35 08:25 07:30 11:25 12:40 13:10 12:20 13:25 13:50 12:05 15:20 11:50 13:05 13:30 12:45 13:50 14:05 20:50 18:00 12:05 13:30 13:45 13:05 14:10 14:25 12:40 13:45 14:00 13:25 14:35 14:40 Not: 08:25 - 12:05, Giden trenler Bakırköy istasyonunda durmaktadır. 13:05 14:05 14:15 13:50 14:55 14:55 13:30 14:25 14:30 14:10 15:15 15:10 13:45 14:50 14:45 14:35 15:35 15:25 14:05 15:15 15:00 14:55 16:00 15:40 14:25 15:30 15:20 15:15 16:20 15:55 14:50 15:45 15:35 15:15 16:45 16:15 15:15 16:00 15:50 15:35 17:00 16:30 15:30 16:15 16:05 16:00 17:20 16:45 15:45 16:30 16:20 16:20 17:30 17:00 16:00 16:50 16:35 16:45 17:45 17:15 16:15 17:10 16:50 17:00 18:05 17:30 16:30 17:30 17:10 17:00 18:15 17:45 16:50 17:45 17:25 17:10 18:30 18:05 17:10 18:00 17:40 17:20 18:50 18:20 17:30 18:15 17:55 17:30 19:10 18:40 17:45 18:30 18:10 17:40 19:30 19:00 18:00 18:45 18:25 17:50 19:45 19:20 18:10 19:00 18:40 18:00 20:00 19:40 18:20 19:30 19:00 18:05 20:30 20:00 18:30 19:45 19:20 18:10 21:00 20:20 18:45 20:00 19:40 18:30 21:30 20:40 18:50 20:30 20:00 18:50 22:00 21:00 19:05 20:20 19:00 21:20 19:15 20:40 19:00 21:40 19:20 21:00 19:15 22:00 19:40 19:30 19:55 19:45 20:10 20:00 20:30 20:00 20:20 20:40 Not: 21:00 Kırmızı Servisler 21:15 22:00 Özel Halk Otobüsü servisidir.


ARKA KAPAK İÇİ


ARKA KAPAK


V I P BAHCESEHİR DERGİSİ