Page 1

"İşin en kötü kısmını geride bıraktık, 2018 ve sonrasında yatırımlar artacak." Mehmet Şimşek Başbakan Yardımcısı

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ RESMİ YAYIN ORGANI

İhracatçının gözü Rusya pazarı üzerinde İhracat 10 aydır aralıksız artıyor

1 Ekim 2017 / Sayı: 152 New York Tü rkiye Ticaret Mer kezi açıldı

ABD'YE YENi İHRAC AT KÖPRÜSÜ

TİM 4'üncü Büyükelçiler Buluşması gerçekleştirildi

74 ÜLKEDEN 176 TEMSiLCi GAZiANTEP'TE


Unico Sigorta’nın tüm teknoloji ihtiyaçları Vodafone’dan Vodafone İş Ortağım, işletmenizin tüm iletişim ve teknoloji ihtiyaçlarına özel çözümler üretiyor, büyümenize destek oluyor. Arayın, gelelim: 0850 542 42 42

Vodafone

“Vodafone tüm mobil ve sabit iletişim ihtiyaçlarımızı karşılıyor, bize özel sunduğu MPLS, datacenter ve güvenlik çözümleriyle dijital büyümemize katkı sağlıyor.”

Cenk Tabakoğlu Genel Müdür

İşOrtağım Vodafone kurumsal çözüm hizmetlerini kullanabilmek için ses ve internet erişiminin olması gerekmektedir. Servislerin kullanımından oluşan ses ve internet ücretlendirmesi müşterinin tarifesinden yapılmaktadır. İnternet hızı, coğrafi koşullara, baz istasyonuna uzaklığa, kullanılan cihaza, bağlanılan siteye, şebeke yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Servisler üçüncü partilere kullandırılamaz. Bilgi için: yarinahazirim.com


BAŞKANDAN

İhracat büyümeyi sırtlamayı sürdürüyor

2 MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı

İkinci çeyrekte, Avrupa’da verisi açıklanan ülkeler arasında en çok büyüyen dördüncü ekonomi olduk. Euro Bölgesi yüzde 2,3; AB ise sadece yüzde 2,4 büyüdü. Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi önde gelen ekonomilerden çok daha hızlı büyüdük. Yani, Avrupa’nın en başarılı ekonomilerinden biri olduğumuzu ispatlamış olduk.

017 yılı küresel ticaretin toparlanmaya başladığı bir yıl oldu. Ekonomimiz ve özellikle dış ticaretimiz bu toparlanmadan olumlu anlamda etkilendi. Buna ilaveten, Hükümetimiz tarafından son dönemde ihracat, üretim, yatırım ve istihdam alanlarında sağlanan teşvik ve destekler etkilerini göstermeye başladı. Bu durumu, açıklanan ikinci çeyrek büyüme rakamımızdan çok rahat görebiliyoruz. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5’lik büyümenin ardından ikinci çeyrekte de yüzde 5,1 büyüdük. İlk çeyrek büyümemiz de yukarı yönlü olarak yüzde 5,2’ye revize edildi. İkinci çeyrekte, Avrupa’da verisi açıklanan ülkeler arasında en çok büyüyen dördüncü ekonomi olduk. Euro Bölgesi yüzde 2,3; AB ise sadece yüzde 2,4 büyüdü. Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi önde gelen ekonomilerden çok daha hızlı büyüdük. Yani, Avrupa’nın en başarılı ekonomilerinden biri olduğumuzu ispatlamış olduk. Diğer taraftan, dünya ekonomisinin yüzde 85’ini oluşturan G-20’de ise Çin’in ve Hindistan’ın hemen ardından üçüncü sırada yer almayı başardık. Burada ihracatçılar olarak bizleri sevindiren gelişme ise; ihracatımızın yani net dış ticaretin büyümeye verdiği katkı. İhracatımız büyümeye ilk çeyrekte 2,3 puanlık, ikinci çeyrekte de 1,7 puanlık katkı verdi. Diğer bir ifade ile birinci çeyrekte büyümemizin yarısı; ikinci çeyrekte üçte biri ihracattan kaynaklandı. Böylece, TİM verilerine göre 10 aydır artan ihracatımız büyümeyi sırtlamayı sürdürdüğünü gösterdi. Bu yüksek ve kapsamlı nitelikte bir büyümeye en kuvvetli katkının 2,80 yüzde puan ile yatırımlardan gelmesi ise ülkemiz ekonomisi adına ayrı bir mutluluk kaynağı. Bu noktada, Mart ayından sonra ivmelenen Kredi Garanti Fonu (KGF) kapsamında

kredi kullandırımlarının yatırım harcamalarında hızlanmaya neden olduğunu söyleyebiliriz. Önceki çeyrekte olduğu gibi, açıklanan her büyüme verisi, yılsonu beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesine yol açıyor. GoldmanSachs, Nouma, Morgan Stanley ve J.P. Morgan 2017 yılı büyüme tahminlerini hemen yukarı yönlü değiştirdiler. Elbette, bu nitelikli büyümede Hükümetimizin geçtiğimiz yıldan bu yana ekonomiyi hızlandırmak üzere attığı ve hiçbir zaman unutulmayacak türden adımlar ciddi bir paya sahip. Örneğin, artık ülkemizde başarılı ve süreklilik arz eden ihracatçılarımız da kamu çalışanları gibi yeşil pasaport alabiliyor. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi açmak isteyen firmalarımız artık Hükümetimiz tarafından daha fazla destekleniyor. İhracatçılarımıza sağlanan devlet desteklerinin bütçesi 3 kat artırıldı. Firmalarımız finansman sıkıntısı yaşamasın diye, Türk Eximbank’ımızın yapısı ihracatçılar lehine değiştirildi. Yine son yılların en önemli ticari değişimi olan E-ticaret sisteminden ihracatçılarımızın uzak kalmaması için küresel e-ticaret sitelerine toplu üyelik desteği hayata geçirildi. Ve diğerleri… Bizler, Türkiye ihracatçıları olarak inşallah daha fazla üreterek, daha fazla ihraç ederek, daha fazla istihdam sağlayarak bu büyüme eğilimini devam ettireceğimizden eminiz. İlk iki çeyrekte yüzde 5’i aşan ekonomimizin üçüncü çeyrekte çok daha yüksek seviyelerde büyüyeceğini öngörüyoruz. Başta sanayi üretimi olmak üzere birçok öncü gösterge de bunu doğrular nitelikte. İhracatımız da yine aynı şekilde büyümeye pozitif katkı sunmaya devam edecek. 3,1 milyon kişiye istihdam sağlayan 67 bin ihracatçı firmanın temsilcisi TİM olarak, her alanda varlık göstermeye devam edeceğiz.


BEYOND THE EXPECTATIONS

€100.-

+ 8% VAT *

Starting from standard room rates including open buffet breakfast

€45.-

+ 18% VAT *

Starting from meeting package rates for full day

€40.-

+ 18% VAT *

Starting from meeting package rates for half day

• Complimentary Wi-Fi • 1 or 2 coffee breaks & lunch with one soft drink • One complimentary room for every 30 rooms • Upgrade to seaview room upon availability • Validity until 29 December 2017

For reservations and further information ISTHR-Group.Sales@hyatt.com

HYATT REGENCY ISTANBUL ATAKÖY Ataköy 2-5-6. Kısım, Rauf Orbay Caddesi Sahil Yolu No:2/1 Bakırköy, Istanbul, 34158, Turkey *Above rates will be subject to hotel availability. *Above rates will not be valid during IDEF and WPC 2017 periods. HYATT name, design and related marks are trademarks of Hyatt Corporation. ©2017 Hyatt Corporation. All rights reserved.


İÇİNDEKİLER KÜNYE

48

SAHiBi: TİM adına Genel Sekreter Dr. Halil Bader Arslan YAYIN KURULU: Dr. H.C. Mustafa Çıkrıkçıoğlu Tahsin Öztiryaki Süleyman Kocasert Bülent Aymen Şahin Oktay Okan İnce

DÜNYA 74 ülkeden 176 temsilci Gaziantep’te

YÖNETİM YERİ: Sanayi Caddesi Dış Ticaret Kompleksi Yenibosna-İstanbul T: (212) 454 04 71 F: (212) 454 04 13 www.tim.org.tr YAYIN TÜRÜ: Süreli yerel dergi YAPIM:

BÜYÜME İhracatçının en çok girmek istediği pazar Rusya

54

New York TTM açılışı yapıldı

84

KTO Karatay Üniversitesi’nden yerli otomobil

İNOVASYON

70

34

DOĞU-BATI

42

GENEL YAYIN YÖNETMENİ: Erkan Ersöz erkanersoz@kucukmucizeler.com

Turizmin yüzde 35’lik diliminde söz sahibi sektör: M.I.C.E.

GRAFİK TASARIM: Elif Gülaydın elifgulaydin@kucukmucizeler.com FOTOĞRAF: Fatih Yalçın fatihyalcin@kucukmucizeler.com REKLAM DİREKTÖRÜ: Özgür Seyhan ozgurseyhan@kucukmucizeler.com ADRES: Küçük Mucizeler Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri Ltd. Şti. Darülaceze Cad. Bilaş İş Merkezi A Blok No: 31 K: 6 D: 63 Şişli-İstanbul T: (212) 211 68 53 F: (212) 211 56 54 BASKI VE CİLT: Promat Basım Yayın San. Tic. A.Ş. Orhangazi Mahallesi 1673.Sokak No:34 Esenyurt-İstanbul

BİRLİKTELİK İstanbul’da moda dolu bir hafta

EDİTÖRLER: Bülent Onur Şahin bulent@kucukmucizeler.com Cenk Sarıoğlu cenk@kucukmucizeler.com Elif Ceren Çıngı elif@kucukmucizeler.com

SİNERJİ

Timreport, TİM üyelerine ücretsiz olarak dağıtılır. Alıntı yapılması yazılı izne bağlıdır.


BÜYÜME / MAKALE

İhracata her açıdan tam destek

T DR. HALIL BADER ARSLAN TİM Genel Sekreteri

Türkiye’de görev yapan yabancı misyon şeflerini bir araya getirerek dostluğumuzu pekiştirmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz “Büyükelçiler Buluşması” bizim için çok önemli bir değer taşıyor. İlkini 2014’te Mardin’de gerçekleştirdiğimiz buluşmayı 2015’te Trabzon’da ve geçtiğimiz sene de Çanakkale’de düzenledik. Bu yıl da 4. Büyükelçiler Buluşması’nı Gaziantep’te 3 günlük bir organizasyon ile gerçekleştirdik. 6

ürkiye İhracatçılar Meclisi olarak hem ihracatımızı artırmak hem de ticaret ortaklarımızla dostluğumuzu pekiştirmek için çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. 3,1 milyon kişiye istihdam sağlayan 67 bin ihracatçının temsilcisi olarak, ihracatçılarımızın menfaatlerini korumak ve ihracatımızı artırmak için azimle çalışıyoruz. Teknik çalışmalarımızın yanında bazı etkinlikler de organize ediyoruz. İhracat Pusulası Etkinliklerimiz, Büyükelçiler ve Delegeler Buluşmalarımız da bu amaçlarımıza hizmet eden önemli etkinliklerimizden birkaç tanesi. Coface'ın desteğiyle düzenlediğimiz ve 10 ülkeyi kapsayan İhracat Pusulası Programımız bu ay “Rota: Rusya” etkinliği ile devam etti. Etkinlik öncesinde TİM Başkanımız Mehmet Büyükekşi ile Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelsyhev ticari engellerin kaldırılması için atılması gereken adımlarla ilgili görüştü. Bu görüşmeler bizler için çok önemli, çünkü talep ettiğimiz her şey ilişkilerimizi eski seviyesine taşıyabilmemiz için önemli bir adım olarak geri dönüyor. Diğer taraftan, etkinliğimizde de tüm ihracatçılarımıza Rusya pazarını en kılcal damarlarına kadar anlatmaya çalıştık. İstiyoruz ki ihracatçılarımız her pazar hakkında daha doğru bilgilere sahip olsun, dış pazarlardaki potansiyellerini keşfetsin. Yine aynı şekilde, Türkiye’de görev yapan yabancı misyon şeflerini bir araya getirerek dostluğumuzu pekiştirmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz “Büyükelçiler Buluşması” bizim için çok önemli bir değer taşıyor. İlkini 2014’te Mardin’de gerçekleştirdiğimiz buluşmayı 2015’te Trabzon’da ve geçtiğimiz sene de Çanakkale’de düzenledik. Bu yıl da 4. Büyükelçiler Buluşması’nı Gaziantep’te 3 günlük

bir organizasyon ile gerçekleştirdik. Ülkelerarası işbirliğini ve istişare ortamını güçlendirmek için gerçekleştirdiğimiz etkinliğe 74 ülkeden 44’ü büyükelçi seviyesinde olmak üzere misyon şefleri aileleriyle birlikte katıldı. Toplam 174 katılımcının yer aldığı buluşmada IMF, AB Türkiye Delegasyonu ve Arap Ligi’nin Türkiye temsilcileri de yer aldı. Başbakan Yardımcımız Sayın Mehmet Şimşek de etkinliğimize teşrif ederek Türkiye ekonomisi ile ilgili kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Misafirlerimizden şuanda birçok teşekkür maili ya da mektubu alıyoruz, önümüzdeki yıl nerede düzenleyeceğimizi soruyorlar. Bu sinerji de bizleri oldukça mutlu ediyor. Diğer taraftan, Türkiye İhracatçılar Meclisi, bölgesel ve sektörel bazda faaliyet gösteren 60 İhracatçı Birliğini, 26 sektörü, ihracatçılara ve İhracatçı Birlikleri'ne hizmet veren 13 Genel Sekreterliği ulusal ve uluslararası düzeyde temsil ediyor. Bu geniş aileyi bir araya getirmek için de her yıl “Delegeler Buluşması” düzenliyoruz. Gerek iş olarak gerekse ailelerimizle bir araya geldiğimiz bu etkinlikte, Türkiye’nin ihracatına, ihracatçılarımızın sorunlarına ilişkin konuları da masaya yatırıyoruz. Ancak, bu buluşmanın asıl amacı resmi toplantıların ağır atmosferinden çıkarak, daha samimi bir ortamda bir arada bulunmak. Bu sayede daha samimi bir ortamda delegelerimizle fikir alışverişi yapma şansı yakalıyoruz. Bu da bizim için oldukça önemli, çünkü TİM delegeleri Türkiye’nin her bölgesindeki ihracatçıları temsil ediyor. TİM olarak biz ticaretimizin sürdürülebilirliğini artırmanın sadece daha çok mal satarak değil aynı zamanda kalıcı dostluklar geliştirmekle mümkün olacağına inanıyoruz. Bu inançtan hareketle, böyle etkinliklerle ihracatımızı ve ihracatçılarımızı her açıdan beslemeye devam edeceğiz.


ABD’den Çin’e, Avrupa’dan Asya’ya çok geniş bir coğrafyada 61 lojistik merkeziyle hizmet veriyoruz.


DÜNYA / RAPOR

Tahılda dünya rekoru küresel gıda fiyatlarını frenledi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksinin Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,3 azalarak 176,6 puan seviyesine gerilediğini açıkladı. FAO, küresel gıda fiyatlarının gerilemesinde tahıl hasadının bol olacağı tahminlerinin etkili olduğunu bildirdi. Bu beklenti, tahıl fiyat endeksinin yüzde 5,4 gerilemesini sağladı. Küresel tahıl üretim tahmini 2 milyar 611 milyon ton olarak belirlenirken bu seviye tüm zamanların rekoru olarak kayıtlara geçti. Bunun gerçekleşmesi halinde küresel tahıl stokları da 2018 sezonunun kapanmasıyla tüm zamanların en yüksek değerine erişecek. Pirinç üretim miktarı da dünya genelinde yıl sonunda yeni bir rekora ulaşacak.

8


BRICS Liderleri 'İkinci Altın 10 Yıl'ı konuştu

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS Liderleri, 2-5 Eylül tarihleri arasında Çin’de bir araya geldi. Çin’in güneyindeki Şiamın kentinde düzenlenen ve 3 binden basın mensubunun takip ettiği zirvede, dünya genelinden 80 ülke ve bölgeden bin 200'ü aşkın iş dünyası temsilcisi katıldı. Zirveye, dünya nüfusunun

yüzde 47'sini, dünyanın ekonomik hacminin ise yüzde 23'ünü oluşturan BRICS ülkelerinin liderlerinin yanı sıra BRICS Plus adı altında davet edilen Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, Tayland Başbakanı Prayuth Çan-oça, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Gine Devlet Başkanı Alpha Conde ve Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman

da katılım gösterdi. Toplantılarda, BRICS liderleri ve diğer katılımcı ülke liderleri arasında ticaret, altyapı, ekonomi, siber güvenlik ve e-ticaret konuları masaya yatırıldı. Toplantılara başkanlık eden Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, BRICS'in açık ve kapsayıcı ekonomiye, çok taraflı ticaret sistemine, kazan-kazan işbirliğine önem vermesi çağrısında bulunurken, çok taraflı anlaşmalarda zor zamanlar geçirildiğine ve iklim değişikliğiyle mücadelede isteksizlik gösterildiğine dikkati çekti. Son 10 yılda dünya ekonomisindeki payını yüzde 12'den yüzde 23'e çıkaran BRICS ülkelerinin bu başarısından “altın on yıl” diye bahsedilirken, BRICS liderlerinden ikinci “altın 10 yıl” için ekonomik ve yapısal reformlar yapmaları ve işbirliğini artırmaları istendi.

51 ülke Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşmasını imzaladı Nükleer silahların tüm dünyada imha edilmesi ve yenilerinin yasaklanmasını amaçlayan Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması, Birleşmiş Milletlerde (BM) imzaya açıldı. BM Genel Kurulunda Temmuz ayında 122 ülkenin desteğiyle kabul edilen antlaşmayı 20 Eylül’de 51 ülke imzalayacağını açıkladı. Antlaşmada, nükleer silahların tüm dünyada kaldırılması hedef olarak gösterilse de taraflara karşı herhangi bir yaptırım uygulanması öngörülmüyor. Nükleer silah karşıtı ülkeler ve sivil toplum kuruluşları, antlaşmayı bu silahların tamamen imhasına gidecek yolda önemli bir adım olarak nitelendiriyor. Antlaşmaya karşı çıkan nükleer silah sahibi

BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin’in yanı sıra Türkiye de ilgili müzakerelere ve oylamaya katılmamıştı. Antlaşmanın imzaya açılması dolayısıyla düzenlenen törende konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hiroşima

ve Nagazaki'de yaşananların bu silahların nelere mal olabileceğini gösterdiğini belirterek “Bu antlaşma nükleer silahlardan tüm dünyanın arındırılması hedefi için önemli bir adım” olarak niteledi. Dünyada halen yaklaşık 15 bin nükleer silah bulunuyor.

Dünyada 150 milyon çocuk işçi bulunuyor Uluslararası Çalışma Örgütü ve Uluslararası Göç Örgütü, New York'ta toplanan BM Genel Kurulu sırasında dünyada çocuk işçiliğine ilişkin bir rapor yayınladı. 2016 yılı verilerinden hazırlanan rapora göre, dünyada yaşları 5-17 arasında değişen 152 milyon çocuk işçi bulunuyor. Raporda ayrıca 40 milyon insanın “modern kölelik” olarak

adlandırılan koşullarda yaşadığı belirtiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü Başkanı Guy Ryder, yaptığı açıklamada, “Gönderdiğimiz mesaj çok açık, bu sorunlarla mücadele etme çabalarımızı ciddi bir şekilde artırmadığımız sürece, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirecek bir durumda olamayız" dedi. 9


DÜNYA / RAPOR

Kasırgaların maliyeti 200 milyar doları bulacak ABD'nin Teksas ve Florida eyaletlerini vuran Harvey ve Irma kasırgalarının yarattıkları toplam maliyetin 2005 yılında ABD'nin Meksika Körfezi kıyılarını vuran Katrina Kasırgası'nın yol açtığı maliyete ulaşması bekleniyor. Harvey Kasırgası'nın 108 milyar dolar, Irma'nın da 64-92 milyar dolar aralığında bir zarara yol açtığı hesaplanıyor. Böylece toplam zararın 200 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. 2005 yılında ABD’yi vuran Katrina Kasırgası ise 160 milyar dolarlık maddi zarara yol açmıştı.

10


Birleşmiş Milletler’de İngilizler anketlerde “Brexit’e hayır” diyor reform talepleri artıyor Birleşik Krallık'ta The Independent gazetesi içinde de farklı görüşler bulunuyor. için “BMG Research” kamuoyu araştırma şirketi tarafından 12-15 Eylül tarihlerinde yapılan ankete göre, katılımcıların yüzde 52'si ülkenin AB'nin parçası olarak kalmasını, yüzde 48'i ise AB'den ayrılmasını (Brexit) destekliyor. Araştırma, geçen yıl yapılan AB referandumunda çıkan sonucun tersine döndüğünü gösteriyor. Geçen yıl 23 Haziran'da düzenlenen referandumda halkın yüzde 52'si Brexit yönünde oy kullanmıştı. Aynı şirketin birkaç ay önce yaptığı anket, Brexit yandaşları ile karşıtlarının oranının yarı yarıya olduğunu ortaya koymuştu. Lizbon Anlaşması'nın, üyelerin birlikten ayrılmasını düzenleyen 50'nci maddesini Mart ayında işleterek Brexit sürecini resmen başlatan Birleşik Krallık'ın Mart 2019 itibarıyla birlikten ayrılmış olması öngörülüyor. Brexit stratejisiyle ilgili iç tartışmaların sürdüğü ülkede, hükümet

Ortak pazar başta olmak üzere AB ile çeşitli ilişkileri en azından birkaç yıllık geçiş süreci içinde sürdürmekten yana olan “yumuşak Brexitçiler” ve AB ile üyeliğe özgü bütün ilişkileri koparmaktan yana olan “sert Brexitçiler” arasındaki anlaşmazlık zaman zaman kamuoyuna yansıyor.

Macron yeni çalışma yasasını onayladı 193 üyeli Birleşmiş Milletler Örgütü’nün yapısında reform yapılmasına yönelik talepler giderek artıyor. BM Genel Kurulu genel görüşmelerinin 72'nci dönem oturumlarına katılan dünya liderleri, 1945'te kurulan BM'nin günün şartlarına cevap veremediğini belirterek reform taleplerini yüksek sesle dile getirdi. Başta Almanya, Japonya, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler tarafından onlarca yıldır dillendirilen reform çağrıları, BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) daimi üyeleri ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin tarafından göz ardı ediliyor. Son yıllarda katıldığı tüm BM görüşmelerinde reform taleplerini dillendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, bu yılki konuşmasında da reform konusuna önemli yer ayırmıştı. Özellikle sembol haline gelen “Dünya 5'ten büyüktür” sözüyle BM Güvenlik Konseyi'nde değişim isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güvenlik Konseyinin tamamı aynı hak ve yetkilere sahip, her yıl 10'u yenilenmek suretiyle hepsi 2 yıl görev yapan 20 üyeden oluşan bir yapıya kavuşturulması teklifinde bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çalışma Yasası Reformu'na ilişkin kararnameyi Elysee Sarayı'nda yapılan Bakanlar Kurulu'nun ardından televizyonlar tarafından canlı verilen yayında imzaladı. Macron, imza sırasında yaptığı kısa açıklamada, Fransa'da Beşinci Cumhuriyet boyunca hiç bu boyutta bir reform gerçekleştirilmediğini söyledi. Reformun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için pragmatik çözümler getirdiğini belirten Macron, “Reformun içerdiği düzenlemeler gelecek yıldan önce uygulanmaya başlanacak” dedi. Macron'un işsizliğe çare bulacağını belirterek ortaya attığı en önemli

seçim vaadi olan tasarı, işverenlerin, işten haksız çıkarmalarda ödenecek tazminatlar için tavan belirlenmesine ve herhangi bir yasal kısıtlamaya maruz kalmaksızın çalışma saatlerini doğrudan işçilerle belirleme özgürlüğü elde etmesine imkan tanıyan düzenlemeler içeriyor. Tasarıda, 50'den az çalışanı bulunan iş yerlerinde işverenin sendika temsilcisi olmaksızın çalışanla masaya oturabilmesi ve işten çıkarılmalarda itiraz süresinin bir yıl ile sınırlandırılması gibi değişiklikler de yer alıyor. Çalışma yasasında geçen yıl yapılan değişiklikler, ülkede büyük gösteriler yapılmasına neden olmuştu. 11


BÜYÜME / MAKALE

Dış talepte ivme

T DOÇ. DR. HATICE KARAHAN

Geride bıraktığımız 3. çeyrekte de dış cephede bir hareketliliğin olduğunu gözlemliyoruz: Temmuz ayında toplam ihracat değeri TÜİK verilerine göre yüzde 28,3 artarken, bunun miktar bazında gerçekleşmiş olması memnun ediyor. Tabii burada takvim etkilerinin de rakama eşlik ettiğini eklemek gerek. Ayrıca bu yazı kaleme alınırken elde olan Ağustos ayına dair Gümrük ve Ticaret Bakanlığı geçici verilerine göre ise, bir sonraki ayda da yüzde 12,4’lük bir artış gözleniyor.

ÜİK tarafından Eylül ayında açıklanan GSYH verileri, Türkiye ekonomisinin yılın 2. çeyreğinde yüzde 5,1 oranında bir büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Ekonominin 2017 yılının ilk yarısında kararlı bir şekilde ayağa kalktığına işaret eden söz konusu istatistikler, aynı zamanda çift kanatlı bir yükselişin de habercisi… Nitekim ilk çeyreğin ardından ikinci üç aylık periyotta da ekonomik gelişim, içeriden olduğu kadar dış talepten de destek buldu. Bu bağlamda söz konusu dönemdeki büyümenin 2,3 yüzde puanı, mal ve hizmet ihracatından geldi. Zira ihracat yıllık bazda reel yüzde 10,5 oranında artış kaydetti. İşte bu kapsamda, ticaretteki canlanmanın yanı sıra turizmde başlayan iyileşme de toparlanma tablosunun içinde yerini belli etmeye başladı. Hatırlayacak olursak, TÜİK verilerine göre Nisan-Haziran döneminde ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısında bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 18,3’lük bir yükselişe şahit olmuştuk. Talihsiz 2016 yılındaki kayıpların toparlandığını haber veren bu resim, 2017’ye dış talep tarafında bir ivme kazandırmış oluyor. Ve bu bağlamda, geride bıraktığımız 3. çeyrekte de dış cephede bir hareketliliğin olduğunu gözlemliyoruz: Temmuz ayında toplam ihracat değeri TÜİK verilerine göre yüzde 28,3 artarken, bunun miktar

bazında gerçekleşmiş olması memnun ediyor. Tabii burada takvim etkilerinin de rakama eşlik ettiğini eklemek gerek. Ayrıca bu yazı kaleme alınırken elde olan Ağustos ayına dair Gümrük ve Ticaret Bakanlığı geçici verilerine göre ise, bir sonraki ayda da yüzde 12,4’lük bir artış gözleniyor. Öte yandan ithalat tarafında 2. çeyrekte başlayan hareketlenmenin, 3. çeyrekte de sürdüğünü belirtmek önem taşıyor. Nitekim ihracattaki güçlü gelişim sürerken ithalattaki ivmenin artıyor oluşu, bu dönemde “net mal ihracatının” GSYH gelişimine katkısını zayıflatan bir görünüm ortaya koyuyor. Mevcut donelere bakıldığında; Temmuz’da yüzde 46,2 oranında bir tırmanış sergileyen ithalatta, Ağustos’ta da geçici verilere göre yüzde 15,3’lük bir artış var. Bu hikâyenin arkasında fiyat etkilerinden ziyade miktar bazında yeşeren bir gelişim göze çarparken altının da etkili olduğu bir ithalat tablosundan bahsediyoruz ki, dış ticaret açığını kamçılaması açısından durumu izlemek gerekiyor. Bununla beraber, mal ticaretinde kazanılan bu ivmeye, hizmet cephesinin de eşlik ettiğini söylemek mümkün. Zira Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın istatistikleri doğrultusunda, Temmuz ayında yabancı ziyaretçi sayısında yıllık bazda yüzde 46,4 oranında bir artış kaydedildi. Sektörde önemli bir telafiye işaret eden Temmuz “gelişiminin” yaklaşık yarısı Rus turistlerden kaynaklanırken, Ortadoğu ve Avrupa’nın da katkı verdiği bir düzelmeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmekte fayda var. Turizmdeki iyileşmenin müteakip aylarda da sürmesi, ithalatın canlandığı bir ortamda dış cephenin yukarı yönlü desteğini koruması açısından önem taşıyor.

12

200x


BÜYÜME / RAPOR

Kapasite kullanım oranı Eylül'de yükseldi

2017 yılı Eylül ayında imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 79,0 seviyesinde gerçekleşti. İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 78,6 oldu. Mal gruplarına göre kapasite kullanım oranları değerlendirildiğinde, dayanıklı tüketim malları, dayanıksız tüketim malları ile gıda ve içeceklerde artış görülürken, ara mallar ve yatırım mallarında azalış gözlendi. Dayanıklı tüketim malları kapasite kullanım oranı yüzde 75,3'ten, yüzde 81,1'e sıçradı. Dayanıksız tüketim malları kapasite kullanım oranı yüzde 72,9'dan, yüzde 73,7'ye geldi. Tüketim malları kapasite kullanım oranı yüzde 75,0 oldu. Bir önceki ay oran yüzde 73,3 seviyesinde bulunuyordu.

14


Reel kesim güveni 0,9 puan arttı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Eylül ayına ilişkin Reel Kesim Güven Endeksi verilerini yayımladı. Endeks aylık 0,9 puanlık artışla 111,6 puana çıktı. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmine ilişkin artış yönlü beklentilerin güçlenerek, ihracat ve iç piyasa siparişlerine ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıflayarak devam ettiği görüldü.

Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin güçlendiği, gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamalarına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıfladığı gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlenerek devam ettiği belirlendi.

Sanayi ciro endeksi Temmuz’da yüzde 3,4 arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayına ilişkin “Sanayi Ciro Endeksi” bültenin yayımladı. Sanayi ciro endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,4 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayinin alt sektörleri incelendiğinde; 2017 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 7,1 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde

3,3 artış gösterdi. Sanayi ciro endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 36 artış kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayinin alt sektörleri incelendiğinde; 2017 yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 47,1 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 35,7 yükseldi.

İŞKUR'a kayıtlı işsiz Yurtdışı üretici fiyatlarında yüzde 24 artış yüzde 0,87 ile bir önceki aya göre sınırları içinde üretimi yapılarak sayısı 2,5 milyon oldu Ülke endekslerin en fazla düştüğü alt sektörler yurtdışına ihraç edilen malların üretici İŞKUR'un, işverenlerden aldığı açık iş sayısı Ağustos'ta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,04 oranında artış göstererek 193 bin 579 oldu. Rapora göre, 2017 yılı OcakAğustos döneminde alınan açık iş sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,2 oranında bir artışla 1 milyon 837 bin 244 oldu. Açık işlerin yüzde 99,6'sı özel sektörden alındı. Ağustos ayı işe yerleştirme 73 bin 778 kişi olarak gerçekleşirken, yerleştirme yapılanların yüzde 66'sı erkek, yüzde 34'ü kadın olarak belirlendi.

fiyatlarındaki değişimi ölçen yurtdışı üretici fiyat endeksi, 2017 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 0,87, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 9,04, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,98 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 18,48 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 0,20 düşüş, imalat sanayi sektöründe ise yüzde 0,89 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; yüzde 7,08 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 4,52 ile basım ve kayıt hizmetleri, yüzde 2,08 ile motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 5,31, tütün ürünleri yüzde 1,19, temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları

oldu. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre ise en fazla aylık ve yıllık artış enerji mallarında kaydedildi.

15


BÜYÜME / RAPOR

AVM'lerde teknoloji ürünleri satışı artıyor

AVM Ciro Endeksi’nin Temmuz ayı sonuçlarına göre enflasyondan arındırılmamış endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18 artarak 223 puana yükseldi. Bir önceki aya göre ise endekste yüzde 5,5 azalış gözlemlendi. Temmuz ayında, kategoriler bazında en yüksek ciro artışı teknoloji kategorisinde yaşandı. Teknoloji kategorisi geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 32,6’lık artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki yiyecek içecek kategori ciroları yüzde 21,5, giyim kategori ciroları yüzde 16,7, ayakkabı kategori ciroları yüzde 8,5, hipermarket kategori ciroları yüzde 3,8 ve diğer alanlar kategori ciroları yüzde 20,1 artış gösterdi.

16


Merkez Bankası Cari açık, Temmuz’da 5,1 milyar dolar faizleri değiştirmedi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül ayı PPK toplantısında beklendiği gibi faizlerde değişikliğe gitmedi. Politika faizi yüzde 8, faiz koridorunun alt bandı olan gecelik borç alma faizi yüzde 7,25, koridorun üst bandı olan gecelik borç verme faizi yüzde 9,25 ve geç likidite penceresi (GLP) faizi de yüzde 12,25 seviyesinde kaldı. Enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler ve çekirdek enflasyon göstergelerine ilişkin gelişmelerin fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturduğunu belirten Para Politikası Kurulu (PPK), bu nedenle sıkı duruşun devam edeceğini bildirdi. PPK açıklamasında, “Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir” denildi.

Cari işlemler dengesi, bir önceki yılın Temmuz ayına göre 2,7 milyar dolar artarak 5,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. OcakTemmuz döneminde 26 milyar dolar ‘açık’ oluşurken, 12 aylık cari işlemler açığı 37,1 milyar dolar olarak kaydedildi. Böylelikle yılın en yüksek yıllıklandırılmış cari açık

seviyesi kaydedildi. Haziran ayına ilişkin cari açık ise 3,76 milyar dolardan 3,8 milyar dolara revize edildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu gelişmede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 3,5 milyar dolar artarak 7,2 milyar dolara yükselmesi etkili oldu. Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 652 milyon ABD doları tutarında artarak 2,3 milyar dolara yükseldi. Net Hata ve Noksan kalemi Temmuz’da 911 milyon dolar fazla verirken, Ocak-Temmuz döneminde 3,53 milyar dolar 'eksi' yazdı.

Yoksulluk oranı 2016’da 0,4 puan geriledi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre en yüksek gelir sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay geçen seneye kıyasla 0,7 puan artarak yüzde 47,2’ye ulaşırken en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun payı da 0,1 puan artarak yüzde 6,2 oldu. Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı 7,6'dan 7,7'ye çıktı. Türkiye'de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 15,9 artarak 16 bin 515 TL'den 19 bin 139 TL'ye yükseldi. Toplam eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirleri içerisinde en yüksek pay, bir önceki yıl ile değişim göstermeyerek yüzde 49,7 ile maaş

ve ücret gelirlerine ait oldu. İkinci sırayı 2015 yılına göre 1 puan artış ile müteşebbis gelirleri (yüzde 19,8), üçüncü sırayı ise 0,4 puan azalış ile (yüzde 19,6) sosyal transfer gelirleri aldı. Yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık düşüş ile yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puan azalarak yüzde 21,2 oldu.

İşsizlik oranı Haziran’da yüzde 10,2 oldu Haziran döneminde yüzde 10,2 olarak açıklanan işsizlik oranı, hem bir önceki Mayıs ayına göre, hem de geçen yılın aynı dönemine göre değişim göstermedi. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 124 bin kişi artarak 3 milyon

251 bin kişi oldu. Haziran döneminde, tarım dışı işsizlik oranı da değişim göstermeyerek yüzde 12,2 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1,2 puanlık artış ile yüzde 20,6 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran değişim göstermeyerek yüzde 10,4 olarak gerçekleşti. 17


DÜNYA / MAKALE

Büyüme için ihracata olan ihtiyaç daha da artacak

T DR. CAN FUAT GÜRLESEL

İhracata dayalı büyümede Türk Lirasının gelmiş olduğu seviyeler de destek sağladı. Daha önceki yıllarda dünya ekonomisindeki canlanma dönemlerinde dış talep artar ancak Türk Lirası da değer kazanırdı. Bu kez TL’nin önemli ölçüde değer kaybettiği bir süreçte dış talep genişlemeye devam ediyor. Türk Lirasının mevcut seviyeleri ihracatı desteklemeye devam edecek. 18

ürkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,1 büyümüştür. İlk çeyrek büyümesi de yüzde 5,0’den yüzde 5,2’ye güncellenmiştir. Yılın ilk çeyreğinde sağlanan yüzde 5,2 ve ikinci çeyreğinde gerçekleşen yüzde 5,1 büyüme Türkiye ekonomisinde büyümenin yüzde 5,0 patikasına taşınmakta olduğunu göstermektedir. Muhtemelen yılın üçüncü çeyreğinde ilk yarıdan daha hızlı, son çeyreğinde ise ilk yarıdan daha yavaş bir büyüme olacaktır. Böylece yıl genelinde yüzde 5-6 arasında bir büyümeye ulaşılmış olacaktır. 2017 yılının ilk yarısında Türkiye ekonomisinde daha sağlıklı bir büyüme sağlanmıştır. Bunun ana nedeni de büyümenin daha çok net ihracat katkısı ile sağlanmış olmasıdır. Böylece hızlı büyüme-yüksek cari açık sarmalı oluşmamıştır. Yılın ilk yarısında gerçekleşen yüzde 5,1 büyümenin 2,33 puanı ihracattan gelmiştir. İthalatın yüzde 0,37 puan geriletme etkisi düşüldüğünde ulaşılan net ihracatın katkısı ise 1,96 puan olmuştur. İhracata dayalı büyüme Türkiye için en sağlıklı ve tercih edilen büyüme modelidir. İhracata dayalı büyüme aynı zamanda imalat sanayinde de büyümeyi hızlandırmaktadır. Nitekim yılın ilk yarısında imalat sanayi yüzde 6,0 büyümüştür. İmalat sanayindeki bu büyüme sanayileşme perspektifi açısından olumludur. İhracata dayalı büyümeye dünya ekonomisindeki iyileşme de katkı sağlamıştır. 2015 ve 2016 yıllarındaki yavaşlama ardından dünya ve AB ekonomilerindeki büyümenin hızlanması Türkiye’de ihracat artışını desteklemiştir. Dünya ekonomisi uzun aradan sonra ilk kez yüzde

3,0 büyümeye ulaşmaktadır. AB ekonomisi de yılın ilk yarısında yüzde 2,3 büyümüştür. Türkiye’de büyümeyi sürükleyen ihracat AB ekonomilerindeki büyümeden olumlu etkilenmiştir. İhracata dayalı büyümede Türk Lirasının gelmiş olduğu seviyeler de destek sağlamıştır. Daha önceki yıllarda dünya ekonomisindeki canlanma dönemlerinde dış talep artar ancak Türk Lirası da değer kazanırdı. Bu kez TL’nin önemli ölçüde değer kaybettiği bir süreçte dış talep genişlemeye devam etmektedir. Türk Lirasının mevcut seviyeleri ihracatı desteklemeye devam edecektir. Büyümede olumsuz gelişme özel sektör yatırımlarındadır. İhracat artışı ile hızlanan üretim sanayide kapasite kullanım oranlarını yüzde 80’e yaklaştırmıştır. Buna rağmen makine ve teçhizat yatırım harcamaları yılın ilk yarısında reel olarak gerilemiştir. Canlanan iç ve dış talebe rağmen yatırım iştahı zayıftır. Zenginleştirilen yatırım teşvikleri yılın ilk yarısında yatırımları henüz harekete geçirememiştir. Yılın ilk yarısında büyümeyi olumlu etkileyen bir diğer unsur ise başta KGF garantili krediler olmak üzere verilen kamu teşvikleri ve destekleri olmuştur. Ancak verilen bu destekler Eylül ayından itibaren yılsonuna kadar kademeli olarak sona erdirilecektir. Muhtemelen iç talepte bir gevşeme yaşanacaktır. Bu aşamada büyümeyi yüzde 5,0’in üzerinde tutmak için ihracatın daha yüksek katkısına ihtiyaç duyulacaktır. İhracat daha da önemli hale gelecektir. Yüzde 5,0 büyüme temposunu sürdürülebilir kılmak için ihracatı artırmaya odaklı reformlara devam edilmelidir. Ayrıca dış politika ve jeopolitik riskleri de daha iyi yönetmelidir.


Delivering solutions.

Dünya çapında başarıyı organize ediyoruz. Lojistik süreçlerinizi daha etkin kılmak adına “durmadan” çalışıyoruz. Bu sayede, size tek kaynaktan demiryolu, karayolu, denizyolu ya da havayolu ile sorunsuz bir lojistik süreç sunabiliyoruz. Katma değer lojistik hizmetlerimiz ile en karmaşık işleriniz bile artık imkansız değil.

Bize Ulaşın:


BÜYÜME / İHRACAT

İhracat 10 aydır artıyor Aylardır aralıksız yükselen ihracat, 2017 Ağutos ayında da bu trendi sürdürdü. Ağustos’ta ihracat geçen yılın aynı ayına yüzde 11,9 artarak 12 milyar 439 milyon dolara yükseldi.

T

ürkiye’nin ihracatı artış trendini sürdürerek 10 aydır aralıksız yükseliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ağustos ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,9 artarak 12 milyar 439 milyon dolar oldu. Yılbaşından bu yana ihracat yüzde 10,7 artış ile 102,5 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat da yüzde 7,8 artarak 151,8 milyar dolar oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, tüm İslam âleminin 20

Kurban Bayramı'nı kutlayarak “Mübarek Kurban Bayramının mutluluğuna bir de ihracatımızdaki artışın eklenmesi deyim yerindeyse çifte bayram yaşamamıza vesile oldu. İhracatçılarımız milletimize bayram şekeri hediye etti” dedi.

Tüm göstergeler yükselişi işaret ediyor 2016 yılı Kasım ayından bu yana ihracatta artış açıkladıklarını kaydeden TİM Başkanı “Ağustos ayını da artışla kapattık. Yılın geriye kalan 4 ayında da ihracatımızın artarak 155 milyar dolarlık hedefimize ulaşmayı bekliyo-

ruz” dedi. Sadece ihracatın değil, tüm makroekonomik göstergelerin iyiye gittiğini ifade eden Büyükekşi “Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ekonomi alanında tüm göstergeler yükselişi, gelişmeyi ve ileriye doğru gidişi işaret ediyor. Daha da ileri gitmememiz için hiçbir sebep yok” dedi.


En büyük pay Almanya’nın Önceki aylarda olduğu gibi Ağustos ayında da en çok ihracat gerçekleştirilen ülkenin Almanya olduğunu söyleyen Büyükekşi “Böylece Ağustos ayı ihracatımızın yüzde 10’dan fazlasını Almanya’ya gerçekleştirdik. Bir önceki yıla göre yüzde 11,3 oranında da bir artış yakaladık. Ağustos ayında siyaset sahnesinde yaşanan sorunların ihracatımıza yansımamış olması son derece sevindirici” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Almanya’ya Ağustos’ta 1 milyar 310 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi.” Almanya’yı Irak, İngiltere, ABD ve İspanya’nın takip ettiğini belirten TİM Başkanı “İspanya bir önceki ay ilk 5’te olan İtalya’yı geride bırakarak Ağustos’ta 5'inci oldu. Bunda İspanya’ya hazır giyim ve konfeksiyon ihracatımızın yüzde 55 oranında artmasının etkisi çok büyük. Modanın başkentlerinde Türk ürünleri kullanılıyor, moda devleri sanayicilerimize güvenmeye devam ediyor” dedi.

Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarım etkisi Ağustos ayında AB ülkelerine 5,9 milyar dolar ihracat gerçekleştirildiğini belirten Büyükekşi “AB’nin ihracatımızdaki payı yüzde 47 seviyelerinde. Ağustos ayında AB pazarına ihracatımız yüzde 12 artış gösterdi. Otomotiv ve hazır giyim sektörleri AB pazarına yoğun ihracata devam ederken, gemi ve yat sektörü ile zeytin ve zeytinyağı sektörleri

yüzde 100’ün üzerinde artış oranları yakaladı. Yaşanan siyasi gelişmelere rağmen AB pazarına ihracatımız tüm hızıyla devam ediyor” diye konuştu. Ağustos’ta miktar bazında ihracatın yüzde 11, ilk 8 ayda ise yüzde 12,8 artış gösterdiğini kaydeden TİM Başkanı “Şunu gururla söyleyebiliriz ki; Ağustos ayında değer bazında ihracatımız, miktar bazında ihracatımızdan daha fazla artış kaydetti. Yani daha az miktarda malı, daha yüksek fiyata ihraç edebildik. Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarıma yapılan yatırımın etkileri ihracatımızda her geçen gün daha fazla hissediliyor.

Daha yenilikçi, daha özgün ürünlerle yurtdışı piyasalarda boy gösteren ihracatçılarımız, hedef ülkelerde daha yüksek pazar payları yakalıyor” diye belirtti. Ağustos ayında en çok ihracat gerçekleştirilen ilk 20 ülkeden 16 tanesinde ihracatın artış kaydettiğini belirten TİM Başkanı “En yüksek artış oranları yüzde 58,9 ile Rusya, yüzde 43,1 ile Çin ve yüzde 35,1 ile BAE’de. Rusya’ya yaş sebze ve meyve, Çin’e madencilik ürünleri, BAE’ye ise kimyevi maddeler ihracatımız bu oranlarda etkili oldu” dedi.

TL’nin kullanımı arttı Türk Lirası ile ihracat, yılın

AĞUSTOS LİDERİ YİNE OTOMOTİV Ağustos’ta ihracatın lideri 1,8 milyar dolarla yine otomotiv oldu. Tatil dönemi olmasına ve bazı firmaların üretime ara vermesine rağmen otomotiv sektörü Ağustos ayını da lider tamamladı. Sektör ihracatı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,4 artışla 1 milyar 836 milyon dolar oldu. Otomotiv endüstrisi, bu rakamlarla aynı zamanda bugüne kadarki en iyi Ağustos ayı ihracat rakamına ulaştı. Endüstrinin Ağustos’ta Türkiye ihracatından aldığı pay da yüzde 14,8 olarak gerçekleşti. Otomotiv ihracatı Ocak-Ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artışla 18 milyar 624 milyon dolara yükseldi. Otomotivi sırasıyla 1,7 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ile 1,5 miyar dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti. Ağustos ayında en fazla ihracat artışını sanayi ürünlerinde yüzde 179,4 ile gemi ve yat sektörü elde etti. Tarım ürünlerinde ise en fazla ihracat artışını yüzde 70,5 artış ile zeytin ve zeytinyağı sektörü yakaladı.

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı “Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarıma yapılan yatırımın etkileri ihracatımızda her geçen gün daha fazla hissediliyor.”

yedinci ayı itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 artarak, 8 milyar 987 milyon dolara, ithalat ise yüzde 31 artarak 10 milyar 282 milyon dolara çıktı. Dış ticarette Ocak-Temmuz döneminde gerçekleştirilen ihracat 90 milyar doları, ithalat ise 129 milyar doları aştı. Türk Lirası ile ihracat, bu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 artarak, 4 milyar 119 milyon dolardan 8 milyar 987 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde gerçekleştirilen toplam ihracatın 42 milyar 452 milyon dolarlık kısmı euro, 35 milyar 384 milyon dolarlık kısmı dolar ve 2 milyar 597 milyon dolarlık kısmı da sterlin ile yapıldı.

21


BÜYÜME / İHRACAT

AĞUSTOS'TA AB Ülkeleri

5,9 milyar $ %12 artış İSTANBUL

5,7 milyar $ %12,3 ARTIŞ

ALMANYA

BURSA

1 milyar $

841 milyon $

%5,7 ARTIŞ

%13 ARTIŞ

1,3 Milyar $ %11,3 ARTIŞ

22

KOCAELİ

IRAK

773 Milyon $ %18,5 ARTIŞ

Orta Doğu

2,3 milyar $ %6,7 artış Afrika

927 milyon $ %0,1 artış

İNGİLTERE

762 Milyon $ %10,1 ARTIŞ


%11,9 ARTIŞ 2017 Ağustos Ayında İhracat 12 Milyar 439 Milyon $

İhracat Rakamları

2017 Ocak-Ağustos İhracat 102 Milyar 500 Milyon $ Son 12 Aylık Dönem 151 Milyar 765 Milyon $

OTOMOTİV

HAZIR GİYİM ve KONFEKSİYON

%11,9 ARTIŞ %10,7 ARTIŞ %7,8 ARTIŞ

KİMYEVİ MADDELER

1,8 Milyar $

1,7 Milyar $

1,5 Milyar $

%9,4 ARTIŞ

%4,6 ARTIŞ

%20,9 ARTIŞ

23


BÜYÜME / MAKALE

“Olaylarla Türkiye Ekonomisi”

S PROF. DR. EMRE ALKIN

Aslında kitap bir "business" kitabı olmaktansa, içinde binden fazla kaynak esere atıf yapılan bir "Türk İktisat Tarihi" çalışması. Bu sebeple "Yılın Ekonomi Kitabı" kategorisine de aday gösterilebilirdi. Ancak biz farklı bir yaklaşımla, Türkiye'ye damga vuran 50'den fazla ekonomik gelişmeyi kişileri, kurumları ve tarihi etkileme açısından değerlendirdik. 24

izlere ara sıra bahsettiğim "Olaylarla Türkiye Ekonomisi" kitabımız, halkoyuyla "yılın iş kitabı" seçildi. Saygın bir medya organının İnternet üzerinden yaptığı oylamada Yalın Alpay ile beraber yazdığımız kitaba teveccüh gösterenlere teşekkür ediyorum. Aslında kitap bir "business" kitabı olmaktansa, içinde binden fazla kaynak esere atıf yapılan bir "Türk İktisat Tarihi" çalışması. Bu sebeple "Yılın Ekonomi Kitabı" kategorisine de aday gösterilebilirdi. Ancak biz farklı bir yaklaşımla, Türkiye'ye damga vuran 50'den fazla ekonomik gelişmeyi kişileri, kurumları ve tarihi etkileme açısından değerlendirdik. Her bir olayın sonuna da özel bir not ekleyerek, "resmi tarih" ile yaşanan gerçeklerin arasındaki farkı da belirttik. Kitaptaki bir başka yenilik de, 50-60 yıl önce gerçekleşmiş olan bazı gelişmelerin benzerlerinin 21’inci yüzyılda da yaşandığının anlatılmasıydı. Bazıları benzemekten öte, adeta tıpatıp aynısıydı. Belki de bu sebeple kitap editörler ve okuyucular tarafından bir "ekonomi" kitabı değil, daha çok "bir iş ve hayat tecrübesi" kitabı olarak değerlendirildi. Gerçekleşen ödül gecesinde, teşekkürü borç bildiğimiz birçok kişinin ismini andık. En başta böyle bir "çizgi dışı" çalışma için bize güvenen yayıncıya, benimle çalışmak konusunda tereddüt etmeyen ve güvenen Yalın Alpay'a teşekkür ettim. Onunla bu şekilde çizgi dışı bilimsel çalışma çok yaptık. Daha da yapmaya devam edeceğiz. Ödül törenine gelerek bizi onurlandıran Kalkınma Bakanı Sayın Lütfi Elvan'a ayrıca teşekkür ettim. Çünkü kendisi TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı iken, Banka Harici Finans Kurumları özel bir yasaya kavuşmuştu Kendisine

yaptığımız sunumdan sonra meseleyi ciddiyetle ele alan Sayın Elvan, o güne kadar mevcut olmayan düzenlemenin Meclis'e gelmesini ve yasalaşmasını sağlamıştı. Bu aynı zamanda iş hayatımın en önemli başarılarından biridir. Bunu ikinci kitapta Yalın Alpay ile ayrıntılarıyla anlatacağız. Elbette, böyle bir eserin ortaya çıkmasında özgür ve bilimsel/ sanatsal çalışma ortamları büyük önem taşıyor. Mensubu olduğum Altınbaş Üniversitesi'nin başta Mütevelli Heyeti Başkan ve Üyelerine, Kıymetli Rektörüne, Değerli Çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. Onların sayesinde Sanat Eserleri için referans gösterilen bir kitap, sosyo-psikoloji alanında en çok satanlar arasına giren bir başka kitap, ve nihayetinde dün "en iyi iş kitabı" ödülü alan bir diğer kitapla toplamda üç adet çalışmayı iki yıl içinde sunmayı başardık. Bir teşekkürü de değerli TİM Başkanı Sayın Mehmet Büyükekşi'ye ve TİM Mensuplarına sunmam gerekiyor. Hayatımın en güzel tecrübesini TİM Genel Sekreteri olarak yaşadım, görevi bırakıp akademiye dönsem de, onlar beni bırakmadı. Hala TİM'de katkıda bulunuyor olmak benim için bir gururdur. Ekonomi Bakanı Sayın Nihat Zeybekci'ye de müteşekkirim. Bir bilim insanı olarak yaptığımız eleştirileri, önerileri ve katkıları büyük bir ciddiyetle dinleyip, ara sıra yaptığımız çıkışlara rağmen sevgiyle yaklaşıp, Türkiye için prensiplerinden taviz vermeden var gücüye çalıştığı için. Nihayetinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e teşekkür borçluyum. O olmasaydı, ne bu kitap olurdu ne de "biz" olurduk. Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Çıtayı o kadar yukarı koymuş ki, ne yapsa yetişemiyoruz. Yine de denemeye devam edeceğiz.


BÜYÜME / MAKALE

Türkiye ihracatla büyümeye devam ediyor 2017 yılı Nisan-Haziran dönemine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerine göre Türkiye ekonomisi 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5,1 büyüdü. TİM Başkanı Büyükekşi, net dış ticaretin büyümeye 1,7 puanlık katkı sağladığını söyledi.

T

ürkiye ekonomisi yükseliş trendini sürdürmeye devam ederken gelen verilerle yüzler gülüyor Türkiye ekonomisine ilişkin 2017 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2017 yılı 26

Nisan-Haziran dönemine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerine göre Türkiye ekonomisi 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5,1 büyüme kaydetti.

Büyümenin ana motoru ihracat Türkiye İhracatçılar Meclisi

Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2017 yılı 2’nci çeyrekte açıklanan yüzde 5,1'lik büyüme verisini değerlendirdi. Net dış ticaretin büyümeye 1,7 puanlık katkı sağladığını belirten Büyükekşi şunları söyledi: “Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte büyüme temposu-

na devam ederek yüzde 5,1 büyüme kaydetti. İlk çeyrek büyümemiz de yukarı yönlü olarak yüzde 5,2'ye revize edildi. İhracatın ikinci çeyrekte de pozitif katkı sağlamasıyla 2017'yi İhracatta Atılım Yılı ilan etmekle çok doğru bir karar vermiş olduğumuzu bir kez daha


gördük. Net dış ticaret ikinci çeyrekte de ilk çeyrektekine benzer şekilde büyümeye 1,7 puan katkı sağladı. Böylece TİM verilerine göre 10 aydır artan ihracatımız büyümenin ana motoru oldu. Yüzde 5,1'lik büyüme verisi, ülkemizin Avrupa'da verisi açıklanan ülkeler arasında en çok büyüyen 4'üncü ekonomi olduk. 2'nci çeyrekte Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi büyük ekonomilerden daha hızlı büyüdük. 19 üyeli Euro Bölgesi yüzde 2,3 büyürken, 28 üyeli AB ise sadece yüzde 2,4 büyüdü. Yüzde 5,1'lik büyüme ile Türkiye, Avrupa'nın en başarılı ekonomilerinden biri olduğunu ispatlamış oldu. Önceki çeyrekte olduğu gibi, açıklanan her büyüme verisi, yılsonu beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesine yol açıyor. Birçok kredi derecelendirme kuruluşunun yılbaşında yüzde 3 seviyelerindeki büyüme tahminlerini yüzde 4-5 bandına yükselttiğini görüyoruz. İnşallah daha fazla üreterek, daha fazla ihraç ederek, daha fazla istihdam sağlayarak bu büyüme eğilimini devam ettireceğiz. İlk 2 çeyrekte yüzde 5'i aşan ekonomimizin üçüncü çeyrekte çok daha yüksek seviyelerde büyüyeceğini öngörüyoruz. Başta sanayi üretimi olmak üzere birçok öncü gösterge de bunu doğrular nitelikte. İhracatımız da yine aynı şekilde büyümeye pozitif katkı sunmaya devam edecek. 3,1 milyon kişiye istihdam sağlayan 67 bin ihracatçı firmanın temsilcisi TİM olarak, başta ihracatçılarımız olmak üzere, ülkemizin büyümesine katkı sağlayan,

alın terini akıl teri ile birleştirerek canla başla çalışan tüm firmalarımıza teşekkür ediyoruz. İhracatçılar olarak büyümeye bu denli büyük bir katkı vermemizi sağlayan Ekonomi Bakanımıza ve Hükümetimize de ayrıca şükranlarımızı sunuyoruz.”

Tarım sektörü yüzde 4,7, sanayi sektörü yüzde 6,3 büyüdü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı ikinci çeyrek (Nisan-Haziran) dönemsel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla rakamları göre; gayrisafi yurtiçi hasıla ikinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,1 arttı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2017 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde 16,3 artarak 734 milyar 211 milyon TL oldu. Gayrisafi yurtiçi hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim değeri olarak; tarım sektörü yüzde 4,7, sanayi sektörü yüzde 6,3, inşaat sektörü yüzde 6,8 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 5,7 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2017 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,5 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim

endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,1 arttı. Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 3,2 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 4,3 azalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 9,5 arttı.

Mal ve hizmet ihracatında yükselme Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 10,5, ithalatı ise yüzde 2,3 arttı. İşgücü ödemeleri, 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10,8, net işletme artığı/karma gelir yüzde 22,5 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı geçen yılın aynı döneminde yüzde 38,1 iken bu oran 2017 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 36,2 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 45,5'ten yüzde 47,8'e yükseldi.

Türkiye 2016'da yüzde 3,2 büyüdü

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı “İnşallah daha fazla üreterek, daha fazla ihraç ederek, daha fazla istihdam sağlayarak bu büyüme eğilimini devam ettireceğiz.”

miş hacim endeksiyle 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,2 arttı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,5 artarak 2 trilyon 608 milyar 526 milyon TL oldu. 2016 yılında gayrisafi yurtiçi hasılada en yüksek payı yüzde 16,6 ile imalat sanayi aldı. İmalatı, yüzde 11,4 ile toptan ve perakende ticaret ve yüzde 8,6 ile inşaat sektörü izledi. Yıllık gayrisafi yurtiçi hasılada en düşük pay hanehalklarının işverenler olarak faaliyetleri için gerçekleşti. Kişi başına GSYH 2016 yılında cari fiyatlarla 32 bin 904 TL, dolar cinsinden 10 bin 883 dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılı yıllık gayrisafi yurtiçi hasıla rakamlarını açıkladı. Buna göre; yıllık bilançolara ve gelir tablolarına dayalı olarak üretim yöntemine göre hesaplanan bağımsız yıllık gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH), zincirlen27


DÜNYA / MAKALE

İhracat Türkiye’ye mutluluk getiriyor

G ALİ SAYDAM Bersay İletişim Grubu Yönetim Kurulu Onursal Başkanı

Türkiye’nin zenginleşmesine ciddi katma değer getiren ihracatçılar, Türkiye’de yaşayan insanların mutluluklarına da katkıda bulunduklarını iç huzuruyla iddia edebilirler. Çünkü Türkiye G20 içindeki o 4 ülkeden biri değil. Yani, doyma noktasına ulaşılmış değil bizim ülkemizde. O nedenle de büyüdükçe ve de zenginleştikçe, mutluluk da doğrusal olarak artacaktır. 28

eçenlerde açıklanan bir bilimsel araştırma, biraz da abartarak söylersek, halk arasında yıllardır dolaşan bazı atasözlerini, halk deyişlerini doğrular nitelikteydi. Bilindiği üzere “Para ile saadet olmaz”, “Gönüller sevince samanlık seyran olur”, “Zenginin parası fakirin çenesini yorar”, “Umut fakirin ekmeği, ye Mehmet ye!” gibi onlarca bilimsel dayanağı pek de bulunmayan deyiş vardır… Konuya bilimsel açıklık ise İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat eker’den geldi. Hoca, yaptığı araştırmaların sonuçlarından yola çıkarak, gelişmiş ülkelerde gelir artışının mutluluk etkisi yaratmadığını, gelişmekte olan ülkelerde ise bu durumun tam tersine işlediğini bildirmiş... Şeker’e göre gelir belli bir noktaya kadar mutluluk getiriyormuş; ancak devamında sağlanacak gelir artışı mutluluğu aynı oranda artırmıyormuş. Bu arada bildiğiniz üzere halk arasında, biraz da züğürt tesellisi kabilinden, fazla gelirin mutsuzluk getirebileceğine inananlar bile vardır. Murat Şeker hoca ayrıca, yüksek gelire sahip ülkelerin mutluluk sıralamalarında her zaman ön sıralarda yer almadığını da ifade etmiş. Ülkelerin geliri arttıkça mutluluk seviyesinin de artacağı iddiasının, ancak âdil bir gelir dağılımının olduğu, işsizlik ve enflasyon oranlarının düşük seyrettiği ülkelerde kabul edilebilir olduğunu ifade eden Şeker, şu tespitlerde bulunmuş: "Dünya Mutluluk Raporu’nun sonuçlarına göre, dünyanın en büyük ekonomilerine sahip G20 ülkeleri arasından sadece 4 ülkenin mutluluk sıralamasında ilk 20’ye, sadece 10 ülkenin ise ilk 50’ye girdiği görülüyor. Yine dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkelerden biri olan Çin’in mutluluk sıralamalarında düşük bir performans izlediğine işaret ediyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler

üzerine yaptığım araştırmalara göre gelişmiş ülkelerde gelir artışı mutluluk etkisi yaratmıyor, gelişmekte olan ülkelerde ise bu durum tersine işliyor. ABD, Fransa ve Japonya’da son 50 yıllık dönem incelendiğinde, gelirin sürekli artmasına rağmen mutluluk seviyesinde önemli bir artış görülmüyor." Şeker’e göre, ülke ekonomisinin büyüklüğüyle mutluluk arasındaki ilişki her zaman doğrusal değil; bireysel gelirin artması sürekli olarak mutluluğu artırmıyor. Nobel ödüllü iktisatçı Deaton’un yaptığı araştırmaya da değinen Murat Şeker, Amerika Birleşik Devletleri’nde en fazla mutluluğun sağlandığı ortalama gelirin yıllık 75 bin dolar olduğunun, bu gelirin üstüne çıkıldığında mutluluk seviyesinin artmadığının altını çiziyor. Türkiye’de yaşam memnuniyeti ile mutluluk arasındaki ilişkiye de dikkat çeken Şeker, "Dünya Değerler Araştırması’nın sonuçlarına göre Türkiye’de yaşam memnuniyetine kıyasla daha yüksek düzeyde hissedilen mutluluk seviyesi bulunduğu görülüyor" demiş. Bu tespitlere göre Türkiye’nin zenginleşmesine ciddi katma değer getiren ihracatçılar, Türkiye’de yaşayan insanların mutluluklarına da katkıda bulunduklarını iç huzuruyla iddia edebilirler. Çünkü Türkiye G20 içindeki o 4 ülkeden biri değil. Yani, doyma noktasına ulaşılmış değil bizim ülkemizde. O nedenle de büyüdükçe ve de zenginleştikçe, mutluluk da doğrusal olarak artacaktır. Her ihracat rekorunun, ülkemiz insanının mutluluğunu bir nebze olsun artırmak üzere ileriye doğru atılmış bir adım olduğunu söylemek hiç de abartı olmaz. Yeter ki Türkiye’nin ve de ihracatçıların önünü tıkamasınlar, ya da çıkar çatışmaları ve bölgesel projeler, operasyonlar nedeniyle Türkiye’ye yokuş yapmasınlar, gölge etmesinler yeter…

t

T A


TOPLANTILARINIZI KEYİFLİ BİR BAŞARI HİKAYESİNE DÖNÜŞTÜRÜN.

TITANIC BUSINESS KARTAL

titanic.com.tr TITANIC HOTELS ANTALYA | ISTANBUL | BODRUM | BERLIN

TITANIC BUSINESS BAYRAMPAŞA

TITANIC DELUXE GOLF BELEK

#MyTitanicStory


DOĞU - BATI / RAPOR

Bangladeş Ticaret Bakanı’ndan Türkiye’ye serbest ticaret anlaşması çağrısı

Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ve TİM organizasyonunda 21-24 Ağustos 2017 tarihleri arasında, Bangladeş'in başkenti Dakka'da düzenlenen Bangladeş Ticaret Heyeti'ne, gıda, inşaat/yapı, tekstil ve tekstil hammaddeleri, elektrik-elektronik, ağaç mamulleri ve orman ürünleri, kimyevi ürünler ve eğitim sektörlerinden 17 Türk işadamı/ işkadını katıldı. Heyete, Meclis Sektörler Konseyi Üyesi ve Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği Başkanı Başaran Bayrak başkanlık etti. Firma temsilcileri, heyet programının ilk gününde ziyaret edilen Bangladeş Hazır Giyim Üreticileri ve İhracatçıları Birliği (BGMEA) ve Bangladeş Ekonomik Bölgeler İdaresi (BEZA) yetkilileri ile gerçekleştirilen Yuvarlak Masa Toplantıları'nda, hazır giyim ve tekstil başta olmak üzere Bangladeş'teki potansiyel sektörler ve ticareti kolaylaştıran ekonomik bölgeler hakkında bilgilendirildi. Heyetin ikinci gününde düzenlenen, Bangladeş Ticaret Bakanı Tofail Ahmed ve T.C. Bangladeş Büyükelçisi Devrim Öztürk'ün de teşrif ettiği Türkiye-Bangladeş İş Forumu'nda ise, Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odası (FBCCI), Bangladeş Yatırım ve Kalkınma Ajansı (BIDA) ve Bangladeş İhracatı Teşvik Bürosu (EPBB) üst düzey yetkilileri, Bangladeşli İş İnsanları ve Türk 30

İş İnsanlarından oluşan yaklaşık 150 kişi ile 10'dan fazla Bangladeş TV kanalı temsilcisi ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. İki ülke arasındaki ilişkiler gelişecek Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odası (FBCCI) Başkanı Shafiul İslam'ın açılış takdiminin ardından kürsüye çıkan Başaran Bayrak, ülkemiz ile Bangladeş arasındaki tarihsel bağların da altını çizerek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin çok daha üst seviyelere çıkarılmasının gerektiğini vurguladı. Mevcut ikili ticaret rakamları hakkında bilgiler veren Bayrak, tüm Bangladeşli iş insanlarını, Kasım ayında düzenlenecek olan İhracat Zirvesi'ne davet etti. Bangladeş ekonomisi ve dış ticareti hakkında önemli bilgiler veren Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odası (FBCCI) Başkanı İslam, Bangladeş'in son 10 yılda yakaladığı yaklaşık yüzde 7'lik büyüme ortalamasını yüzde 10'a çıkarmayı hedeflediklerini ve 25 yıllık kalkınma planı kapsamında dış ticaret hacmini ve yatırım teşviklerini artırmayı arzuladıklarını belirtti. Konuşmasının devamında Türkiye ve Bangladeş'in konum olarak büyük ekonomik coğrafyalara açılan bir köprü niteliğinde olduğunu ifade eden İslam, iki ülke arasındaki yaklaşık 1,2 milyar

dolarlık ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılabileceğini vurguladı. Tarihsel bağlarımız oldukça kuvvetli T.C. Bangladeş Büyükelçisi Devrim Öztürk, Türkiye ekonomisine ilişkin bilgiler vererek, ülkemizin tarihsel olarak Bangladeş'e verdiği özel öneme vurgu yaptı. Büyükelçi, Bangladeş ile müzakere süreci devam eden Serbest Ticaret Anlaşması hakkında bilgiler verdi. Son olarak kürsüye çıkan Bangladeş Ticaret Bakanı Tofail Ahmed, kardeş ülkeler olarak adlandırdığı Türkiye ve Bangladeş arasındaki tarihsel derin bağlarından söz ederek başladığı konuşmasının devamında, Bangladeş'in kuruluş ve ekonomik kalkınma süreci hakkında konuştu. Bangladeş'in öne çıkan sektörlerini ve ticaret verilerini katılımcılar ile paylaşan Ahmed, Türkiye'nin son 15 yıldaki ekonomik gelişimini rol-model aldıklarını da ifade ederek, ikili ilişkilerin geliştirilmesi adına bir sonraki önemli adım olan Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin hızlandırılması için gerek Türk, gerekse Bangladeş iş insanlarının ellerinden geleni yapması ve hükümetler nezdinde ikinci tur STA görüşmelerinin bir an önce organize edilmesi çağrısı ve temennisinde bulundu.


İhracatçılara Uganda’da yoğun ilgi

Türkiye'nin son yıllarda önemli bir ekonomik performans sergilediğini, Uganda'da petrol bulunmasıyla birlikte 2020 yılında yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım ile petrol üretimine geçileceğini ve Türk yatırımcılarının Uganda'ya yatırım yapmalarının tam zamanı olduğunu ifade etti.

MUSTAFA ÇIKRIKÇIOĞLU TİM Başkan Vekili

Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ve TİM organizasyonunda düzenlenen TürkiyeUganda İş Forumu ve ikili iş görüşmeleri, 22-25 Ağustos 2017 tarihinde, Uganda'nın başkenti Kampala'da gerçekleştirildi. Heyete, TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu başkanlık etti. Ticaret Heyeti kapsamında düzenlenen, 200'ün üzerinde kişinin katıldığı forum saat 10.00'da, Kampala Maslahatgüzarı Volkan Şahinkaya'nın açılış konuşması ile başladı. Şahinkaya, 2016 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Uganda ziyaretinin ardından TİM tarafından düzenlenen bu heyetin iki ülkenin ticari ilişkilerini önemli ölçüde güçlendireceğini belirtti. Türkiye ve Uganda arasındaki ekonomik ilişkilerimizin gelişmesinde iki ülke arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması ile Çifte

EZRA RUBANDA Uganda Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri

Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması imzalanmasının oldukça önemli olduğunu ifade etti. Uganda’ya yatırım çağrısı Uganda Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Ezra Rubanda, 15 Temmuz'un yıldönümü ardından Türk halkının demokrasiyi savunma mücadelesini takdir ettiğini, TİM'in ziyareti öncesinde özel sektör olarak Türkiye ile ilişkilerin nasıl geliştirilebileceğine yönelik çalıştıklarını belirtti. Uganda'nın Türkiye için bölgede bir ticaret merkezi haline gelebileceğini ifade eden Rubanda, önümüzdeki dönemde karşılıklı ticari ilişkilerimizin çok daha güçleneceğine inandığını ifade etti. Rubanda'nın ardından söz alan Uganda Özel Sektör Kuruluşu üyesi Elly Karubanga ise

Ticaretimiz önemli ölçüde canlanacak Heyet Başkanı TİM Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu konuşmasında Türkiye ve Uganda'nın ikili ticaret hacminin son yıllarda küresel piyasalarda yaşanan gelişmelere paralel olarak gerilediğini, ancak bundan sonraki süreçte hedefimizin bu rakamı tekrar rekor seviyelere taşımak olduğunu aktardı. Türkiye'nin Afrika stratejisi doğrultusunda Uganda'ya ayrı bir önem verdiğimizi belirten Çıkrıkçıoğlu, iki ülke arasında ya da Doğu Afrika Topluluğu ile imzalanacak bir serbest ticaret anlaşmasının Türkiye ve Uganda arasındaki ticareti önemli ölçüde canlandıracağını ve Türkiye'den de bu ülkeye ciddi anlamda yatırım yapılabileceğini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından Türk firma temsilcileri ve Ugandalı iş insanları arasında ikili iş görüşmelerine geçildi. 22 yerli Türk firma ve 200'ün üzerinde Ugandalı iş insanın ve 100'ün üzerinde Ugandalı firmanın katıldığı toplantılar kapsamında, yaklaşık 400 civarında iş görüşmesi gerçekleştirildi. 31


İNOVASYON / SHELL ECO MARATHON

Shell Eco-marathon Türkiye’nin şampiyonları belli oldu Shell Türkiye, TİM ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) işbirliğiyle, gençleri enerji tasarruflu araçlar tasarlayıp üretmeye teşvik etmek amacıyla düzenlenen “Shell Eco-marathon Türkiye” 24 Eylül’de düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı.

S

hell Türkiye, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) işbirliğiyle, gençleri enerji tasarruflu araçlar tasarlayıp üretmeye teşvik etmek amacıyla düzenlenen "Shell Eco-marathon Türkiye" 24 Eylül'de düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Türkiye'nin enerji sektörüne, sanayisine, üretimine ve istihdamına 94 yıldır katkıda bulunan Shell'in, 32 yıldır tüm dünyadan gençleri enerji tasarruflu yenilikçi araçlar tasarlayıp üretmek 32

için teşvik etmek amacıyla küresel ölçekte düzenlediği "Shell Eco-marathon", bu yıl üçüncü kez Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ortaklığıyla, 22-24 Eylül

tarihleri arasında İstanbul'da düzenlendi. Türkiye'nin 8 farklı şehrindeki lise ve üniversitelerden katılan öğrencilerin yanı sıra Türkiye dışından okulların da katıldığı yarışmada, toplam 22 takım ve yaklaşık 300 öğ-

renci yarıştı. "Shell Eco-marathon Türkiye" Yunanistan, Bulgaristan ve Slovakya'dan gelen toplam 5 takıma ev sahipliği yaptı.

İhraç ürünlerimizi yükte hafif pahada ağır hale getirmeliyiz TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi Shell Eco-marathon'un önemini vurgulayarak "Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak ihracatımızın katma değerini arttırmak için çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Katma değeri arttırmanın dört ana unsuru var. Bunlardan bir tanesi inovasyon,


birisi tasarım, birisi Ar-Ge, bir diğeri de marka. Bu dört unsuru yan yana getirdiğimizde, ihraç ürünlerimizi yükte hafif pahada ağır hale getirdiğimizde ihracata çok büyük katkıda bulunmuş olacağız. Son 10 yıldır otomotiv endüstrimiz ihracatta lider oluyor. 2017 gurur duyulacak bir yıl. Otomotiv endüstrisi ihracatını yüzde 35 artırdı ve hedefleri 30 milyar dolara çıkabilmek. Shell Eco-marathon'u bu nedenle çok önemsiyorum. Katılan bütün takımları tebrik ediyor, ilerleyen yıllarda bu güzel etkinliği devam ettirmeyi diliyorum" diye konuştu.

Türkiye’den yenilikçi mühendisler çıkıyor Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, "Shell Ecomarathon Türkiye'yi TİM ve OİB işbirliği ve diğer kuruluşlarımızın desteği ile her yıl daha da ileriye taşıyoruz. Bugün Türkiye'nin 8 farklı şehrinden gelen öğrencilerimizin yanı sıra Yunanistan, Bulgaristan ve Slovakya'dan katılan takımlar da dahil olmak üzere toplam 22 öğrenci takımını, 300 öğrenciyi "Shell Eco-marat-

1 KWH'LİK ELEKTRİKLE İSTANBUL’DAN ANKARA’YA Shell Eco-marathon Türkiye'de, 5'i pist içi ve 3'ü pist dışı olmak üzere 8 farklı kategoride ödüller verildi. Prototip araçlar kategorisinde hidrojenle çalışan araçlar içerisinde en az enerjiyi harcayarak bitiş çizgisini görmeyi başaran takım, Anadolu Üniversitesi'nden "Hidroana" oldu, Hidroana 356.42 km/ m3 sonucuyla birinciliği göğüsledi. Prototip araçlar kategorisinde, elektrikli batarya ile çalışan araçlarıyla Yunanistan Piraeus Üniversitesi'nden "Poseidon" takımı, 504.11 km/kWh'lik sonuçla bu kategorinin birincisi oldu. Prototip araçlar kategorisinin "Benzin" enerji tipinde ise, Bratislava Teknoloji Üniversitesi'nin "FME Racing Team"in aracı, 377.59 km/ lt sonucuyla kategorinin kazananı oldu. Şehir konsepti kategorisinde, elektrikle çalışan araçlar arasında Çukurova Üniversitesi "Çukurova Elektromobil" takımı 107,66 km/kWh'lik sonuçla şampiyonluğu göğüsledi. İstanbul Üniversitesi'nin "Hidroist" takımı, şehir konseptli hidrojenle çalışan araçlarının elde ettiği 196,66 km/m3'lük sonuçla bu kategorinin birincisi oldu.

hon Türkiye"de ağırladık. Yurtdışından gelen tüm takımlarımıza da katılımları için teşekkür ediyorum. Üç gün süren etkinlikte gençlerimiz çok çalıştılar, çok önemli bir tecrübe edindiler ve birbirleriyle çok değerli paylaşımlarda bulundular. Shell Eco-marathon Türkiye'de yer alan gençlerimiz, daha şimdiden, geleceğin enerji kaynaklarıyla çalışan araçlar tasarlayıp

üreterek, yenilikçi bir vizyon sahibi olmak adına önemli bir gelişim gösterdiler. Gençlerimizin ilerleyen yıllarda Shell Eco-marathon'da daha da büyük başarılara imza atarak Türkiye'den ne kadar üretken, yenilikçi mühendislerin ve bilim insanlarının çıktığını tüm dünyaya göstereceklerinden hiç kuşkumuz yok. Tüm takımlarımızı başarılarından dolayı tebrik ediyorum. Bu güzel

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı

etkinliğin gerçekleşmesindeki çok değerli destekleri için TİM ve OİB'e, Shell'in global organizasyonunda görev yapan ve bu değerli proje için aramızda bulunan global Shell Eco-marathon ekibimize, 3 gün boyunca bu etkinlikte gönüllü olarak görev alan Shell Türkiye çalışanlarına, InovaTİM'e ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Kazanmaktan ziyade yarışmak önemli Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ömer Burhanoğlu da otomotiv endüstrisinin gelişimi ve yarışmaya dair "Shell Eco-marathon'da kazanmaktan ziyade yarışmak, bu tecrübeye sahip olmak çok önemli. Bu nedenle kazanan, kazanmayan tüm ekipleri kutluyorum" dedi.

33


İNOVASYON / RAPOR

Hubble’ın halefi gün sayıyor

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Hubble Uzay Teleskopu'nun yerini almak üzere geliştirdiği ve sahip olduğu gelişmiş kızılötesi merceklerle yıldızların geçmişteki hallerini gözlemleyebilecek olan James Webb Uzay Teleskopu sona doğru emin adımlarla yürüyor. Bilim dünyasında "zaman makinesi" olarak da adlandırılan teleskopun yapımı geçtiğimiz aylarda tamamlanmıştı. Yer operasyonu ve teleskop arasındaki bağlantıyı başarı ile test eden NASA, proje için mutlu sona bir adım daha yaklaştı. Son testleri NASA'nın Johnson Space Center isimli tesisinde yapan ekip yeni uzay teleskopunun sorunsuz çalıştığını bildirdi. 8,8 milyar dolara mal olan James Webb Teleskopu sahip olduğu teknoloji sayesinde evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce oluşumuna sebep olan Büyük Patlama’dan 200 milyon yıl sonraki halini inceleyebilecek.

34


İİT Bilim ve Teknoloji Zirvesi'nde Astana Deklarasyonu kabul edildi

Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki heyetin temsil ettiği İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapıldı. Zirvenin birinci gününde İİT ülkelerinin bilim ve teknoloji alanına yatırımlarının artırılması gerektiği vurgulanan Astana Deklarasyonu kabul

edildi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Astana Deklarasyonu'nun kabul edildiğini duyurdu. Bilim, teknoloji ve inovasyon alanında yatırımların artırılması çağrısı yapılan deklarasyonda, üye ülkelerin İİT'nin bilim, teknoloji ve inovasyon kalkınma programı önerilerinin 2026’ya kadar uygulanmasını kabul ettikleri belirtildi.

Deklarasyonda, İslam dünyasında kültür, eğitim ve bilimin daha da pekiştirilmesi gerektiği vurgulanırken, İİT ülkeleri arasında uzman istihdamının kolaylaştırılması, karşılıklı diplomaların kabul edilmesi, yeni teknoloji ve proje akımı alanlarında ortak siyasi mekanizmaların oluşturulmasının benimsendiği ifade edildi.

Çin, dünya inovasyon liderliğinde ABD’yi yakaladı Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan KPMG, beş yıldır düzenli olarak yayınladığı “Küresel İnovasyon Merkezleri” araştırmasının 2017 sayısını hazırladı. 15 ülkeden 800’den fazla küresel teknoloji liderinin ve girişimcinin görüş bildirdiği araştırmada inovasyonda önemli adımlar atan ülkeler incelendi. “Küresel İnovasyon Merkezleri 2017” araştırmasına katılanların yüzde 26’sı Amerika Birleşik Devletleri’ni ‘teknoloji gücünde’ ilk sıraya yerleştirdi. Büyük yükselişteki Çin ise yüzde 25’le ikinci sırada ve ABD’yi zorluyor. Önümüzdeki 4 yıl içinde inovasyon alanında Silikon Vadisi’ni zorlayacak şehirler sıralamasında Şangay ilk sırayı alırken, New York ikinci oldu. Tokyo ve Pekin üçüncü sırayı paylaştı. Londra, Berlin ve Tel Aviv büyük yükseliş göstererek ilk 10’a girmeyi başardı. Küresel teknoloji ekosisteminde en vizyoner isim sorusuna katılımcıların büyük bölümü Elon Musk yanıtını verirken ikinci sırayı Apple’dan Tim Cook aldı. Üçüncü basamak Alibaba’dan Jack Ma, Alphabet CEO’su Larry Page ve Google CEO’su Sundar Pichai

arasında paylaşıldı. Teknoloji liderleri, şirket ölçeğinden bağımsız olarak yeniliklerin zorluklarla birlikte geldiğini düşünüyor. En az CEO’lar kadar kritik bir konumda bulunan inovasyon liderlerinin geleceğe yönelik stratejilerin oluşturulması ve hayata geçirilmesi için yoğun mesai harcamak zorunda kaldığına inanılıyor. Araştırmaya katılan yöneticiler, inovasyon liderliği yarışında hızla alınan patentlerin yeni fikirlerden ve düşüncelerden daha kıymetli olduğu görüşünde. Yöneticiler inovasyonda somut sonuçları önemsiyor. Yöneticiler şirket içinde sürdürülebilir bir inovasyon kültürü yaratmak için çalışanlar üzerinde en etkili motivasyon kaynağını, prim ve zam gibi doğrudan finansal teşvikler olarak belirtiyor.

İngiltere uçakları çöp enerjisiyle uçuracak İngiliz parlamentosu, çöplerin uçak yakıtı olarak kullanılabilmesi için kurulacak bir araştırma ekibi için 22 milyon sterlin harcamaya hazırlanıyor. Daha önce de ultra düşük karbon emisyonuna sahip elektrikli araçlara fon ayırıp, 2040'a kadar benzin ve dizelli araçları yasaklayacağını açıklayan İngiltere'nin yeni projesinin ihalesi için en az 70 grup talip olduğunu açıkladı. İngiliz Ulaştırma Bakanı Jesse Norman, karbon emisyonunu azaltmaya ve çevre dostu yakıtları teşvik etmeye kararlı olduklarını söyleyerek, “Birleşik Krallık'taki her yeni aracın 2040'a kadar sıfır emisyon performansı göstermesini istiyoruz" dedi. 35


İNOVASYON / RAPOR

KTO Karatay Üniversitesi'nden yerli otomobil

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Ar-Ge Topluluğu, yerli alternatif enerjili araç projesiyle, önümüzdeki yüzyıla yön verecek olan elektrikli otomobil sektöründe dikkat çeken bir başarıya imza atarak "DİRİLİŞ 1251" aracını üretti. 4 metre uzunluğundaki elektrikli araç, 6 kW batarya gücüyle 110 km hıza ulaşabiliyor. DİRİLİŞ 1251, motor, motor sürücü, batarya yönetim sistemi, yerleşik şarj birimi, batarya paketlemesi, telemetri, araç kontrol sistemi ve mekanik aksam bakımından tamamen KTO Karatay Üniversitesi öğrencilerinin tasarımı olarak yerlilik alanında dikkat çekiyor.

36


Ar-Ge merkezleri bine ulaşacak

Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) tarafından düzenlenen 2. MMG Ar-Ge İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’nin açılışına katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye’de 38 farklı sektörde, 35 ilde toplam 611 Ar-Ge merkezi ve 20 farklı sektörde de 9 ilde olmak üzere 86 tasarım merkezinin faaliyet gösterdiğini

söyledi. Faruk Özlü, “Ar-Ge ve tasarım merkezlerimizin sayısını yıl sonuna kadar bine çıkarmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde yaklaşık 39 bin kişi çalışıyor. Bu merkezlerde tamamlanan veya devam eden 17 bin adet proje var. 2016 yılında Ar- Ge faaliyetleri için merkezi yönetim bütçesinden 7,5 milyar lira harcandı. Bu harcama, 2015 yılına göre yüzde 22’lik bir artışı ifade ediyor” dedi. Merkezi yönetim bütçesinin yüzde 1,14’ünün Ar-Ge’ye ayrıldığını kaydeden Özlü, “2017 yılında merkezi yönetim bütçemizden ayrılan başlangıç ödeneği 8 milyar liranın üzerinde. Ar-Ge faaliyetlerine yönelik vergi indirim ve istisnalarının toplamı 2016 yılında yaklaşık 2 milyar lira. Dolaylı Ar-Ge desteği 2017 yılı içinse 2 milyar lirayı aştı” ifadelerini kullandı. Özlü, önümüzdeki yıllarda Ar-Ge payını yüzde 2 ila 3 düzeyine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Bilişim Vadisi'nde ilk Ar-Ge firması faaliyete başladı Bilişim Vadisi'nin birinci etap inşaatı tamamlanırken vadide ilk Ar-Ge firması da faaliyetlerine başladı. Gebze'de 3 milyon 340 bin metrekare alanda gerçekleştirilen Bilişim Vadisi inşaatında büyük ilerleme kaydedildi. Vadinin birinci etabında yer alan 55 milyon lira artı KDV keşif bedelli, 48 bin metrekarelik inşaat alanlı, 52 ofisin yer aldığı idare binası ve 10 bin metrekarelik kuluçka merkezi inşaatları bitirildi. Bilişim Vadisi'nin ilk etabının tamamlanması ve Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin çalışmalarına başlamasıyla, Türkiye'de faaliyette olan teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısı da 55'e ulaştı. Bilişim Vadisi’nde ilk olarak Smartface Bilgi Teknolojileri isimli Ar-Ge firması faaliyetlerine başladı. Bilişim Vadisi'nde yer almak için birçok yerli ve yabancı firmadan başvuru gelirken yapılan değerlendirmeler sonucunda 28 firmaya onay verilmiş durumda. Sadece Türkiye'nin

değil, dünyanın da önemli teknoloji geliştirme merkezlerinden biri olmaya aday olan Bilişim Vadisi'nin tüm etapları tamamlandığında 5 bin Ar-Ge ve yazılım firması barındıracak. 50 milyar dolar ciro elde edilecek vadi, 100 bin nitelikli insana iş ve istihdam sağlayacak.

Türk bilim insanları kendini onaran zırh geliştirdi Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Enis Yaşar, geliştirdikleri “kendini onaran balistik kaplama” teknolojisini Mimar ve Mühendisler Grubu'nun (MMG) düzenlediği 2. MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi'nde tanıttı. Kendini onaran zırh-kaplama teknolojisi üzerinde uzun süredir çalıştıklarını ifade eden Yaşar, teknolojiyi ilk defa yerli imkanlarla Türkiye'de geliştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Yaşar, şu bilgileri verdi: “Geliştirdiğimiz 'kendini onaran balistik kaplamayı', savaş alanlarında ve askeri havaalanlarında kullanılan yakıt tankerlerinin dış yüzeyine, araçların yakıt muhafaza bölümlerine uyguluyorsunuz. Kaplama, muharebe esnasında yakıt tanker ya da tankına isabet eden şarapnel ve kurşun deliklerini bir saniyenin altında bir sürede onararak yakıtın dışarı akmasını engelliyor.” Enis Yaşar, Türkiye savunma sanayisinin, bu teknolojiyi bugüne kadar ABD ve Fransa'dan satın aldığını hatırlatarak, Türkiye’de üretilen askeri kara araçlarının çoğu aksamını yerli imkanlar ile ürettiklerini ancak tüm araçların yakıt tanklarının kendini onaran kaplama ile kaplı olduğunu anlattı. Yaşar, hedeflerinin Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın açtığı Akaryakıt Tankeri (AKTAN) Projesi ile Milli Muharebe Tankı (ALTAY) Projesi sırasında doğacak ihtiyacı karşılamak olduğunu söyledi. 37


BÜYÜME / TÜRKİYE'NİN 500 BÜYÜK HİZMET İHRACATÇISI ARAŞTIRMASI

Türkiye’nin en değerli markası:

Türk Hava Yolları

İLKER AYCI Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması'nda “Yolcu Taşımacılığı Hizmetleri” kategorisi birincisi Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, “2023 yılı için 120 milyon yolcu hedefimiz bulunmakta. Bunun için filomuzu 500 uçağın üzerine çıkaracak ve dünyanın en fazla noktasına uçan havayolu olma özelliğimizi devam ettireceğiz” ifadelerinde bulundu. 38

Dünyada ve Türkiye’de hizmet ihracatının gelişimini nasıl değerlendirirsiniz? Sektörünüz ve firmanızı burada nasıl konumlandırırsınız? 2000 yılında yaklaşık 1,5 trilyon dolar olan dünya hizmet ihracatı 15 yılda 3 katından daha fazla bir seviyeye gelerek 4,8 trilyon dolara ulaştı. 1980’den 2000’e kadar ortalama yüzde 7 büyüyen dünya hizmet ihracatı 2000’den 2015’e kadar ortalama yüzde 8

büyümüştü. Hizmet ihracatı içerisinde Turizm ve seyahat hizmetleri (yüzde 26) ulaştırma hizmetleri ile beraber (yüzde 18) başı çekiyor. Biz de Türk Hava Yolları olarak ulaştırma hizmetleri alanında yer alsak da turizm ve seyahat alanına da dolaylı katkıda bulunuyoruz. Gelişmiş ülkelerde hizmet ticaretinin GSYİH içerisindeki oranı yüzde 80’in üzerinde olmakta. Türkiye’de bu oran yüzde 64,3 ile dünya ortalaması olan yüzde 62,6’nın üzerindedir. Yine Türk Hava Yolları olarak bu oranı gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmak adına kendi payımıza düşeni yapmak için çalışıyoruz. Bölgesel dağılıma baktığımızda dünya hizmet ticaretinin yarısını Avrupa Kıtası (yüzde 52) oluşturuyor. Daha sonra Asya (yüzde 23) ve K.Amerika (yüzde 18) gelmekte. Ülkemizin coğrafi konumu itibarıyla ve hizmet ağımız sayesinde bu ve diğer bölgelere kolayca erişim imkânı sunuyoruz. Türkiye hizmet ticaretine baktığımızda 1980’de 2,2 milyar dolar olan hizmet ihracatının 2000 yılında 19,4 milyar dolara ulaştığını özellikte 2003’den

sonra büyük bir ivme ile artış göstererek 2015 yılında 46,3 milyar dolara geldiğini görüyoruz. Taşımacılık ve seyahatin hizmet ihracatı içerisindeki oranı ise Türkiye’de yüzde 88 civarında. Bu oranın dünya ortalamasının yüzde 44 olduğunu düşünürsek taşımacılık ve seyahatin ülkemiz ihracatı için ne derece önemli olduğunu görebiliriz. Yani taşımacılık, turizm ve seyahat bizim için 2 kat daha önemli. Yine 2015 yılında Türkiye’nin Dünya hizmet ihracatı içerisindeki payı yüzde 1 seviyesinde iken Türkiye Yolcu Taşımacılığı Hizmetleri İhracatı’nın Dünya Yolcu Taşımacılığı Hizmetleri İhracatı içerisindeki payı yüzde 6’dır. 2015’de Türkiye Taşımacılık İhracatı içerisinde yolcu taşımacılığının payı 9,9 milyar dolar ile yüzde 70’dir. Geri kalan yüzde 30’u ise havayolu yer ve bakım hizmetleri oluşturmaktadır. Aynı yıl Türk Hava Yolları iştirakleri ile birlikte toplam 7 milyar doların üzerinde bir ihracat


ile Türkiye Yolcu Taşımacılığı ihracatının yüzde 70’ini oluşturmaktadır. 2023 yılında 120 milyon yolcu hedefi ile ülkemizin bayrak taşıyıcısı havayolu olarak ülkemiz ihracatına daha fazla katkı sunmak ve ülkemizin refahını daha ileriye taşımak için çabalıyoruz.

Firmanızın hizmet ihracatına yönelik faaliyet ve projeleri hakkında bilgi verir misiniz? Biraz önce söylemiş olduğum gibi, 2023 yılı için 120 milyon yolcu hedefimiz bulunmakta. Bunun için filomuzu 500 uçağın üzerine çıkaracak ve dünyanın en fazla noktasına uçan havayolu olma özelliğimizi devam ettireceğiz. Bu çerçevede Yeni İstanbul Havalimanı Projesi'nin önemine de değinmek isterim. Bildiğiniz gibi Atatürk Havalimanı’nda kapasite sorunumuz var. Kapasite sorununun büyümenin önünde bir engel olduğu gibi yolcu memnuniyetine de önemli bir etkisi vardır. Yeni havalimanı ile önümüzdeki bu engellerde kalkmış olacak. Böylelikle bu durum hem Türk Havayolları hem de sektör büyümesine artı bir ivme kazandıracak.

THY, araştırmada 7,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile ilk sırada yer alıyor.

Geçtiğimiz yıl “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması” kapsamında kazandığınız ödülünüz, firmanızın bu yılki ihracat gelişimine olumlu bir katkı sağladı mı?

Hizmet ihracatı gerçekleştiren diğer firmalara, TİM’in düzenlediği “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması”na katılmalarını önerir misiniz?

Tabiî ki; ilk kez düzenlenen Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması'nda 7,6 milyar dolar hizmet ihracatı ile ilk sırada yer almanın ve bunun yanında Türkiye’nin en değerli markası olmanın gururunu yaşıyoruz. 2016 yılında bölgemizde ve sektörümüzde meydana gelen konjonktürel dalgalanmaların bu sene etkisini kaybetmesi ile beraber konumumuzu daha da güçlendirerek büyüme trendimize devam ediyoruz. Bu ödülün ülkemiz 2023 hedefleri doğrultusunda hizmet sektörü gelişiminde Türk Hava Yolları'nın önemini ve potansiyelini ortaya koyduğunu söyleyebilirim. Ayrıca bu ödülün sağladığı motivasyon ile büyümeye olan katkımızı artırmak için daha fazla çalışıyoruz.

Öncelikle hizmet ihracatı gerçekleştiren tüm firmaların bu araştırmada yer alması ülkemiz hizmet ihracatı alanında bir dinamizm ve farkındalık oluşturacaktır. Her firma büyük resimde ve sektör içerisinde kendilerinin nerede durduğunu görme fırsatına sahip olacaktır. Bu anlamda diğer firmalara da Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması’na katılmalarını öneririm. Bunun yanında ilk 500 ihracatçı firmanın kamuoyu ile paylaşılması ve başarı hikâyelerinin sosyal medya aracılığı ile duyurulması güçlü marka algısı ve marka değeri bakımından önemli bir tanıtım faaliyeti olmaktadır. Yine araştırmaya katılan firmalara verilen Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticareti ve Devlet Destekleri Eğitimlerini de faydalı buluyoruz.

Hizmet ihracatçılarına yeşil pasaport uygulaması hakkında bilginiz var mı? Yeşil pasaport başvurusunda bulundunuz mu? Başvuru sürecinde araştırmaya katılmanız nasıl bir katkı sağladı? Bildiğim kadarıyla son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon doların üzerinde olan firmalara sağlanan bir kolaylık. İhracat büyüklüğünüze göre en fazla 5 kişiye kadar verilebiliyor. Ekonomi Bakanlığı’nca sağlanan bu kolaylığın ihracatçı firma üst düzey yöneticilerinin yurt dışı seyahatlerinde çok büyük bir kolaylık sağlayacağını düşünüyorum.

39


GĂœĂ‡ ve KARARLILIK

www.bastugmetalurji.com

Scope of Cares Certification Manufacture of carbon steel bars for the reinforcement of concrete for use in nuclear applications and other mega projects for direct use as BS 4449 and/or other reinforcing steel standards acceptable to CARES and the end user/regulatory authority


HER NEREDEYSE

Biz oradayız... Hızlı üretim, güçlü ürünler, mega projeler için; ilk biz, tek biz hazırız.


BÜYÜME / İHRACATÇI EĞİLİM ARAŞTIRMASI

İhracatçının en çok girmek istediği pazar Rusya

TİM, İhracatçı Eğilim Araştırması 2017 2’nci Çeyrek Gerçekleşme ve 3’üncü Çeyrek Beklentileri bir toplantıyla duyuruldu. TİM Başkanı Büyükekşi, ihracatçıların ticaret heyetlerinde yer alarak en çok girmek istedikleri pazarların sırasıyla Rusya, Katar ve Almanya olduğunu söyledi.

T

ürkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İhracatçı Eğilim Araştırması 2017 2’nci Çeyrek Gerçekleşme ve 3’üncü Çeyrek Beklentilerini açıkladı. Dış Ticaret Kompleksi’nde geçekleştirilen toplantıda araştırma sonuçlarını açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İlk 6 ayda yüzde 8,2 artan ihracatımız, yarıyıl büyümemize 2 puan katkı verdi. 3’üncü çeyrek büyümemiz ihracatımızın katkılarıyla yüzde 7’ler seviyesinde gerçekleşecek” diye konuştu. Araştırmaya

katılan 50’nin üzerinde çalışana sahip firmaların yüzde 54’ünün 2’nci çeyrekte istihdamlarını artırdıklarını ifade eden Büyükekşi, “Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılının kalanında da ihracatımızdaki artış istihdam verilerine olumlu yansımayı sürdürecek” dedi.

Firmaların yüzde 57’si yeni pazarlara girdi Bir önceki çeyrekteki araştırmaya katılan firmaların yüzde 51’inin yeni bir pazara girmediği cevabını verdiğini hatırlatan Bü-

yükekşi, “Bu çeyrekte bu oran yüzde 43’e geriledi. Firmalarımızın yüzde 57’si daha önce ihracat yapmadıkları pazarlara girerek ihraç pazarlarını çeşitlen-

6 5 4 3 2 1 0

dirdi” dedi. TİM olarak firmaların yeni pazarlara girmelerine destek olmak açısından “İhracat Pusulası” adıyla Güney Kore, Gana ve Rusya pazarlarıyla

BÜYÜME 2017 2017 1. çeyrek 2. çeyrek 5,2 5,1

2017 2017 1. çeyrek 2. çeyrek 1,7 2,3 Net ihracatın büyümeye katkısı

42


CİRODA İHRACATIN YERİ %83,4 %78,7 %70,9 %70,1

MADEN FINDIK ve MAMULLERİ OTOMOTİV HAZIR GİYİM ve KONFEKSİYON ORTALAMA SAVUNMA ve HAVACILIK SANAYİ ZEYTİN ve ZEYTİNYAĞI ÇELİK GEMİ ve YAT

%0,0 MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı "Firmalarımızın yüzde 57’si daha önce ihracat yapmadıkları pazarlara girerek ihraç pazarlarını çeşitlendirdi."

ilgili toplantılar yaptıklarını söyleyen Büyükekşi, bir sonraki etkinliğin Irak ile ilgili olacağını ve tüm ihracatçı firmaları bu toplantılara davet ettiklerini söyledi. Araştırmada firmaların hedeflediği ülkelere bakıldığında, ihracatçıların ticaret heyetlerinde yer alarak en çok girmek istedikleri pazarların sırasıyla Rusya, Katar ve Almanya olduğunu söyleyen Büyükekşi, “Rusya, düzelen ikili ilişkilerimiz sonrası yeniden ihracatçılarımızın radarına girmiş durumda.

İlk 8 aylık verilere baktığımızda da bu toparlanmayı görebiliyoruz. Ocak-Ağustos döneminde ihracatımız Rusya’ya yüzde 52,6 artış kaydetti. Şimdiden tüm firmalarımızı Kasım ayında Rusya’ya düzenleyeceğimiz ticaret heyetimize davet etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Siber saldırılar ihracatçıyı olumsuz etkiledi Araştırmaya katılan firmaların küresel gelişmelerdeki başlıca sorunlarını da aktaran Büyükekşi,

%53,5 %41,7 %33,3 %32,4 %25,0 %20,0 %40,0 %60,0

“En önemli sorun siber saldırılar. Bu durum sadece firmalarımızın kendi sistemlerini etkilemedi. Aynı zamanda tedarikçisi oldukları büyük ölçekli Avrupa ve ABD firmaları bu saldırılardan çok ciddi anlamda etkilendi. Bu da firmalarımızın ihracatlarında yavaşlamaya sebep oldu” dedi. İhracata olumsuz etki eden diğer gelişmeler ise, Donald Trump’ın başkan seçilmesi, Katar krizi ve Brexit süreci. Eylül ve yılsonu itibarıyla ihracatçıların kur, enflasyon ve büyüme

%80,0

%100,0

beklentilerini de açıklayan Büyükekşi, şunları söyledi: “Dolar kurunda Eylül sonu için 3,54, yılsonu için 3,67, euro için ise sırasıyla 4,13 ve 4,25 seviyeleri bekleniyor. Diğer taraftan, büyümeye baktığımızda firmaların 3’üncü çeyrek beklentisi 6,5 ve yıl geneli büyüme beklentisi ise yüzde 5,2. TİM olarak biz de yüzde 5’in üzerinde büyümeyi öngörüyoruz.”

TİM Başkanı Büyükekşi, yılsonu itibarıyla ihracatçıların dolar kuru beklentisinin 3,67 olduğunu kaydetti.

43


DOĞU - BATI / İHRACAT PUSULASI

İhracat Pusulası’nda rota Rusya’ya çevrildi Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, hedef pazarlarda Türk Ticaret Merkezleri (TTM) açılışlarının devam ettiğini, Moskova TTM’nin yılsonunda faaliyete geçeceğini söyledi. "İhracat Pusulası, Rota: Rusya" etkinliğinde konuşan Büyükekşi, “Mobilya, tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinden talep topluyoruz. Almanya’ya Ağustos’ta 1 milyar 310 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi” diye konuştu.

T

ürkiye İhracatçılar Meclisi'nin Coface'ın desteğiyle düzenlediği ve 10 ülkeyi kapsayan "İhracat Pusulası Programı Rota: Rusya" etkinliği ile devam etti. "İhracat Pusulası" etkinlik zincirinin 3'üncüsü TİM Başkanı Mehmet 44

Büyükekşi ve Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelyshev'in katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Rusya pazarı masaya yatırıldı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ihracat gerçekleştirdiği ülkelerle diyaloga önem

verdiğini ifade ederek şunları kaydetti: "Yüz ölçümü ile dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya, Türkiye için oldukça önemli. Rusya, uzun yıllar boyunca ihracatçılarımızın hedef pazarlarında başı çekiyordu. Son yıllarda iki ülke arasında yaşanan olumsuz gelişmeler ve

petrol fiyatlarının gerilemesi karşılıklı ticaretimizi olumsuz etkiledi. 2014 yılında 31 milyar dolara çıkan karşılıklı dış ticaret, maalesef 2016 yılında yaklaşık 17 milyar dolara düştü. Rusya'ya ihracatımız 1,7 milyar dolara, ithalatımız ise 15,2 milyar dolara geriledi. Bizim önce 31


milyar doları yakalamamız lazım. Sonra da 100 milyar dolarlık dış ticaret hedefimizi yakalamalıyız. Bu hedefin yakalanması için çok çalışmalıyız. Son bir yılda iki taraf arasında son derece olumlu adımlar atılıyor ve 2017 yılında kayıpları yavaş yavaş telafi etmeye başladık. İki hükümetin gayretlerini takdirle karşılıyoruz." Büyükekşi, dış ticaretin yanında iki ülke arasında turizmin de çok önemli olduğunu, Rusya ile turizmde geçen yıllarda önemli azalma yaşandığını hatırlatarak, ilk 7 ayda Rusya'dan gelen turist sayısının önceki yıla göre 10 kat artığını bildirdi. Yaşanan gelişmelerden duydukları memnuniyeti de dile getiren Büyükekşi, Türkiye'nin 2023 için 500 milyar dolar ihracat ve dünya dış ticaretinden yüzde 1,5 pay alma hedefi bulunduğunu anımsattı. Toplantıda Rusya pazarındaki risk ve fırsatların konuşulacağını aktaran Büyükekşi, şöyle devam etti: "Kasım ayında Rusya'ya bir ticaret heyeti planlıyoruz. Bugünkü etkinlik bir bakıma onun da altyapısı olacak. 2017'deki artış oldukça

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı “Rusya ve Türkiye birbiriyle rekabet yapan ülkeler değil, tam tersine birbirini tamamlayan, destek veren iki ülke...”

ANDREY PODELYSHEV Rusya İstanbul Başkonsolosu “Ticaret hacmimizin artması için yapılan çalışmalar sonuçlarını göstermeye başladı. İkili ticaret hacmi artık olumlu bir dinamik gösteriyor.”

önemli ama bu bizi tatmin etmiyor. Bu rakamlar bizim için yeterli değil. Özellikle yaş meyve sebze sektörü, tekstil ve hazır giyim ile makine ve aksamları büyük potansiyel barındırıyor. Rusya ve Türkiye birbiriyle rekabet yapan ülkeler değil, tam tersine birbirini tamamlayan, destek veren iki ülke... Domates konusu ile ilgili geçtiğimiz günlerde Rusya tarafından bir açıklama geldi ve inşallah oradaki engeller de kaldırılır, ticaret daha üst seviyelere gelir." Hedef pazarda yeni sektörlerin de önemli

olacağını vurgulayan Büyükekşi, iki ülkenin birbirine destek sağlayacağı, birlikte ticaret yapıp kazanacağı bir sistemin sürdürülebilir olması gerektiğini söyledi.

34 bin metrekare TTM TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, hedef pazarlarda Türk Ticaret Merkezlerinin (TTM) açılışlarının devam ettiğini, Moskova TTM'nin yılsonunda faaliyete geçeceğini söyledi. Büyükekşi, “34 bin metrekare alanda firmalarımız ürünlerini Türk müşterilerine ilk elden

sergileyecekler. Mobilya, tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinden talep topluyoruz” diye konuştu. TİM Başkanı Büyükekşi, ikili ticaretin artırılması için ticaretin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek, toplantı öncesi Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Podelyshev ile yaptıkları görüşmede sorunlardan bahsettiklerini anlattı. Büyükekşi, konuşmasının

RUSYA’NIN TEMEL GÖSTERGELERI (2016) Yüzölçümü

17,1 milyon km2 (Dünyada 1.) Nüfus

147 milyon (Dünyada 9.) GSYH

1,3 trilyon dolar (Dünyada 12.) Büyüme (%)

-0,2

Enflasyon (%)

5,4

İthalat

182 milyar dolar (Dünyada 25.) İhracat

285 milyar dolar (Dünyada 16.)

45


DOĞU - BATI / İHRACAT PUSULASI

TİM Dış Ticaret Koordinatörü Erkan Kaplan’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde ise sırasıyla Ekonomi Bakanlığı Rusya Önceki Ticaret Müşaviri Atilla Gökhan Kızılarslan, Rusya Federasyonu Ticaret Müşaviri Aidar Gashigullin, Coface Satış Birim Yöneticisi Uğur Çetin ve LC Waikiki Operasyon Direktörü Burç Korkmazlar katılımcılara Rus pazarı ile ilgili deneyimlerini aktardı.

devamında şunları kaydetti: "Bize iletilen en büyük sorunlardan biri vize konusu... Vize konusunda ihracatçılarımız kolaylık istiyor. İnşallah Ekim ayında vize ile ilgili bir toplantı olacak, orada olumlu sonuçlar alınacağını düşünüyoruz. İkincisi, gümrüklerde yaşadığımız sıkıntılar... Özellikle Rus gümrüklerinde uzun süre beklemeler ve TIR’ların tamamen boşaltılarak gereğinden fazla kontrole tabi tutulduğu yönünde bize şikayetler geliyor. Yine gümrüklerde ihracatçılarımızdan alınan yüksek oranlardaki sigorta ve depozito bedellerinin özellikle altını çiziyorum." Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Andrey

Podelyshev de son bir yılda birçok çalışma yapıldığını, ikili ilişkilerin gelişmesi konusunda önemli adımlar atıldığını, bu kısa sürede ilişkileri eski haline getirmek ve farklı alanlarda iş birliği yapmak için çok çalışma yapıldığını anlattı. Podelyshev, iş birliğinin her iki ülke için de önemli olduğunu vurgulayarak,

şöyle devam etti: "Ticaret hacmimizin artması için yapılan çalışmalar sonuçlarını göstermeye başladı. İkili ticaret hacmi artık olumlu bir dinamik gösteriyor. Bu yılın ilk yarısında Türkiye'nin Rusya'ya ihracatı 1,5 katına çıktı. Türkiye'nin ürettiği tarım ürünlerinin Rusya'ya ihracatı konusunda ise bazı

Rusya'ya İhracatımızda Sektörler - 2016 Yaş Meyve ve Sebze

%18 %31 Diğer

Otomotiv

%13

Kimyevi Maddeler

%13 %5

%7 %7 %6

Hazır Giyim ve Konfeksiyon Makine

Deri ve Deri Mamulleri Elektrik Elektronik

TİM Genel Sekreter Yardımcısı Medine Atay, Rusya pazarına yönelik bilgiler içeren bir sunum yaptı.

46

sorunlar var. Fakat onlar da işbirliği çerçevesinde sırasıyla çözülmekte." Etkinlikte DEİK Türkiye/ Rusya İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Osman Aksoy, bir açılış konuşması gerçekleştirirken, TİM Genel Sekreter Yardımcısı Medine Atay, Rusya pazarına yönelik bilgiler içeren bir sunum yaptı. TİM Dış Ticaret Koordinatörü Erkan Kaplan’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde ise sırasıyla Ekonomi Bakanlığı Rusya Önceki Ticaret Müşaviri Atilla Gökhan Kızılarslan, Rusya Federasyonu Ticaret Müşaviri Aidar Gashigullin, Coface Satış Birim Yöneticisi Uğur Çetin ve LC Waikiki Operasyon Direktörü Burç Korkmazlar katılımcılara Rus pazarı ile ilgili deneyimlerini aktardı.


DÜNYA / BÜYÜKELÇİLER BULUŞMASI

74 ülkeden

176 temsilci Gaziantep’te

T

ürkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) öncülüğünde, Gaziantep Valiliği, Büyükşehir Belediyesi

48

ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından koordine edilen Büyükelçiler Gaziantep Buluşması 16-17 Eylül

tarihlerinde düzenlendi. Gaziantep Divan Otel’de düzenlenen etkinliğe 74 ülkeden 176 büyükelçi, misyon şefi ve bürokrat

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bu yıl dördüncüsü organize edilen 'Büyükelçiler Buluşması' 16-17 Eylül tarihlerinde Gaziantep'te düzenlendi. Etkinliğe 74 ülkeden 176 büyükelçi, misyon şefi ve bürokrat katıldı.

katıldı. Toplam 44 büyükelçi düzeyinde katılım gerçekleşirken, IMF, AB Türkiye Delegasyonu ve Arap Ligi'nin Türkiye tem-


MEHMET ŞİMŞEK Başbakan Yardımcısı

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı

çok etkilendiklerini, Türk konukseverliğinden memnun kaldıklarını anlattı.

likler gerçekleştirdiklerini, "Türkiye Tasarım Haftası" ve "Türkiye İhracat Haftası" etkinlikleri yaptıklarını söyledi. Yurtdışında Türk Ticaret Merkezleri açmaya başladıklarını belirten Büyükekşi, "Tahran'da, Dubai'de, Şikago'da ve New York'ta açtık. İngiltere'de yeri kiraladık. Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Çin, Hindistan, Japonya, Kenya ve Kanada'da açmayı planlıyoruz. Açtığımız ülkelerde büyükelçilerimiz çok büyük destekler veriyor. Açacağımız yerlerde de sizlerin desteğini bekliyoruz" dedi.

Büyükelçilerimiz çok büyük destekler veriyor

silcileri hazır bulundu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ev sahipliğindeki buluşmada Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ihracatçı birlik başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Etkinlikte; Finlandiya

Büyükelçisi Paivi Kairamo, Etiyopya Maslahatgüzarı Tesfakiros Hailu Gebremariam, Panama Büyükelçisi Jorge Nernan Miranda Corona, Filipinler Büyükelçisi Maria Rowena Mendoza Sanchez ve Kosova Büyükelçisi Avni Sipahi birer konuşma yaparak, Türkiye ve Gaziantep'ten ve sığınmacılara verilen hizmetten

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Büyükelçiler Buluşması" programında yaptığı konuşmada, TİM hakkında bilgi verdi, gerçekleştirdikleri etkinlikleri anlattı. Bu yılın ilk 8 ayında 18 ülkeye ticaret heyeti gönderdiklerini aktaran Büyükekşi, 17 büyükelçiyi de TİM'de ağırladıklarını, belirtti. İnovasyon, Ar-Ge, tasarım ve marka konusunda çalışmalar yaptıklarını kaydeden Büyükekşi, 6 yıldan bu yana "Türkiye İnovasyon Haftası" adı altında etkin-

Hedef; 2017 yılında 155 milyar dolar ihracat Toplantıda dünya nüfusunun yüzde 45'ini temsil

"Büyükelçiler Buluşması" çerçevesinde hazırlanan iki günlük programda, kentin zengin tarihi ve turistik dokusu, gelen misafirlere tanıtıldı. Toplam 44 büyükelçi düzeyinde katılım gerçekleşirken, IMF, AB Türkiye Delegasyonu ve Arap Ligi'nin Türkiye temsilcileri hazır bulundu.

49


DÜNYA / BÜYÜKELÇİLER BULUŞMASI koyduk. Bizim amacımız sadece bizim ihracatımızı arttırmak değil, aynı zamanda karşılıklı olarak sizlerle de dış ticaretimizi geliştirebilmektir. Özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkeleriyle bunu mutlaka yapmak istiyoruz" dedi.

Özel yatırımlar artarak devam ediyor ALI YERLIKAYA Gaziantep Valisi

FATMA ŞAHIN Gaziantep Büyükşehir Bld. Bşk.

DR. HALIL BADER ARSLAN TİM Genel Sekreteri

eden ülkelerin büyükelçileri ve misyon şeflerinin yer aldığını kaydeden Büyükekşi, "Toplantıda dünya milli gelirinin yaklaşık yüzde 35'ini temsil eden ülkelerimiz var. Dış ticaret hacmimizin de yaklaşık yüzde 40'ını bu salon şu anda temsil ediyor. Ve Türkiye'nin ihracatının da yüzde 40'ını yaptığı ülkeler yine bu salonda. Türkiye'nin özellikle cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünde koymuş olduğu hedefler var. Bu hedeflere ulaşabilmek için özellikle dış ticarette, 'bir elin nesi var, iki elin sesi var' diye bir atasözümüz var. Ticaret karşılıklı, biz karşılıklı dış ticaretimizin artması için çalışma yapıyoruz. İhracatçılar sadece ihracat yapmıyor, aynı zamanda ithalat da yapıyor. Çünkü ürettikleri malların ara mallarını, hammaddelerini diğer ülkelerden ithal ediyorlar. Onun için sizlerle işbirliğimiz çok önemli. Sadece ihracat olarak bakmayın aynı zamanda sizlerle ithalat da yapıyoruz. Birlikte hareket etmemiz çok

önemli" diye konuştu. TİM Başkanı Büyükekşi, 2017 yılının ilk sekiz ayında ithalatın yüzde 12 artışla, yaklaşık 149 milyar dolar olduğunu, aynı şekilde ih-

racatın da yüzde 10 artışla 103 milyar dolara çıktığını belirtti. Büyükekşi, "Hedefimizi, 2017 yılında 155 milyar dolar ihracatı geçme üzerine

50

GAZİANTEP’TE TARİHİ YOLCULUK Kentin tanıtımına yönelik düzenlenen 'Büyükelçiler Buluşması' çerçevesinde hazırlanan iki günlük programda, kentin zengin tarihi ve turistik dokusu, yurtdışından gelen misafirlere tanıtıldı. Geziye katılan 74 ülkeden 171 kişilik heyet ilk olarak Zeugma Mozaik Müzesi'ni ziyaret etti. Heyet daha sonra Kültür Yolu gezisi programı ile Bakırcılar çarşısı, Almacı pazarı, tarihi Tahmis Kahvesi ve Şehreküstü Konaklarını gezerek ilgili bilgiler aldı. Eğlenceli anların yaşandığı gezide, büyükelçiler ve aileleri sıra gecesi ekiplerinin çalıp söylediği Gaziantep türkülerine alkışlarla eşlik ederek, tezgâhlarda bakır işledi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, iş fırsatları ve özel yatırımların artarak devam ettiğini belirterek, "Türkiye'nin büyümesiyle alakalı olarak iyimseriz. Türkiye'nin yüzde 5'in üzerinde reel büyüme düzeyini devam ettirebileceğine inanıyoruz" dedi. Şimşek, Türkiye'nin ekonomik performansını yaptığı sunumla değerlendirdi. Büyüme rakamlarına değinen Şimşek, "Bir kere uzun vadedeki büyüme fırsatının yavaşlamamış olduğunu, hızının düşmemiş olduğunu görüyoruz. Bunun aksini gösteren hiçbir kanıt bulunmuyor. 2015'in ortasından 2016 sonuna kadar bütün terörist saldırılar, jeopolitik konular ve iç siyasetteki bazı sorunlara rağmen uzun vadeli büyüme potansiyelinin hızında düşüş gösteren bir kanıt yok elimizde. Bir V şeklindeki toparlanmayı, geçen seneden beri, geçen seneki yavaşlamadan bu yana yaşamaktayız. İş fırsatları, özel yatırımlar artarak devam ediyor. Küresel anlamda arka plana baktığımızda bizi destekleyici mahiyette olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin büyümesini destekleyici mahiyette olduğunu


görüyoruz. Politikadaki belirsizlikler azalmakta ve jeopolitik gerilimler de umuyoruz ki daha da çözülecek, ortalık rahatlayacak" diye konuştu. Türkiye'nin istihdam ürettiğini kaydeden Şimşek, 2007'nin sonundan bu yana 7,8 milyon kişiye iş imkanı yaratıldığını aktardı. Bu yılın ilk 6 ayında 700 bin kişinin istihdam edildiğine dikkati çeken Şimşek, "Yani bunu 2006-2016 dönemi ortalamasıyla 10 yılın ortalamasıyla kıyaslarsak burada 2,2 hattına bir çıkış söz konusu. Aslında biz bu yüzden Türkiye'nin yüzde 5'in üzerinde reel büyüme düzeyini devam ettirebileceğine inanıyoruz. Çünkü iş yaratıyoruz. İş de büyümeyi destekler, istihdam büyümeyi destekler" ifadelerini kullandı.

Yatırımlar artacak Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada yaşanan olaylar, içerideki politik gerilimler, seçim atmosferleri gibi nedenlerle yatırımların biraz yavaşlamış olabileceğini ancak işin en kötü kısmını geride bıraktıklarını

anlatan Şimşek, 2018'den sonra yatırımların hızlanacağını ve artacağını değerlendirdiklerini bildirdi. Küresel finansal şartların Türkiye'nin lehine olduğunu vurgulayan Şimşek, bu süreçte çok sıkı bir para politikası takip ettiklerini, cari açığı kontrol altına aldıklarını söyledi. Türkiye'nin terörle mücadelesine de değinen ve sunumundaki haritayı

gösteren Şimşek, şöyle konuştu: "Nihayet iyi haberler geliyor. Müttefiklerimiz, dünya, Türkiye bu DEAŞ altyapısını çökertiyoruz. Bu ilginç bir harita mesela, 2015'e dönersek DEAŞ'ın ne kadar toprak kaybettiğini ve gerçekten dramatik bir küçülme içinde olduğunu görüyoruz. Bu anlamda aslında vekalet savaşlarını bir kenara koyarsanız Türkiye, yerde birlikle-

TİM Başkanı, Büyükelçiler Buluşması'nın Türkiye'nin potansiyelinin keşfedilmesi ve ülkeler arası işbirliği fırsatlarının hayata geçirilmesi bakımından önemini vurguladı.

ri bulunan ki Suriye'de gerçekten DEAŞ'la sıcak savaş içerisinde ve 200 bin kilometrekarelik alanı Suriye'de özgürleştirmiş, DEAŞ'tan temizlemiş, yeniden okullar yapmaya başlamış, altyapı yapmaya başlamış, hastaneler inşa etmeye başlamış Suriye'nin bu bölgelerinde. Bu önemli zira Türkiye, bu saldırılardan ötürü DEAŞ saldırılarından ötürü de büyük acılar çekti. Bize gerçekten maliyeti çok yüksek oldu. Turizm olsun, ekonomide olsun, genel anlamıyla..." Türkiye'nin güney sınırında duvar inşa ettiğini anımsatan Şimşek, şimdiye

Katılımcılar Yavuzeli'nin Kasaba Mahallesi'ndeki Rum Kale'ye giderek burada kendilerini bekleyen feribotlarla Fırat Nehri'ne açıldı. Heyete Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de eşlik etti.

51


DÜNYA / BÜYÜKELÇİLER BULUŞMASI BÜYÜKELÇİLER RUMKALE'DE BÜYÜLENDİ Rumkale’ye giden heyete TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GAİB Koordinatör Başkanı Abdulkadir Çıkmaz, GAHİB Başkanı Salahattin Kaplan, Güneydoğu Hububat, Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya ve çok sayıda TİM ve protokol mensubu eşlik etti. Konvoy halinde Yavuzeli’nin Kasaba Köyüne giden Büyükelçiler heyeti kadar bunun 700 kilometrelik kısmının tamamlandığını kaydetti.

Enflasyon tek haneye inecek Bir çok alanda ilerleme kaydedildiğini anlatan Şimşek, "O yüzden iyimseriz. Türkiye'nin büyümesiyle alakalı olarak iyimseriz. Türkiye yüzde 5 - 5,5'lik reel gayri safi yurtiçi hasıla büyümesini devam ettirebilecek. Peki Türkiye iki haneli enflasyon konusunda ne yapacak. Buna engel olabilecek mi? Benim hükümetim bunu zaten gerçekten tek haneli rakamlara indirdi. Şimdi yüzde 10'un üzerinde belki bunu tekrar tek haneli rakamlara çekebilecek miyiz? İnanıyoruz ki çekebileceğiz. Umuyoruz ki bu sene sonra tekrar tek haneli rakamlara gelmiş olacağız" değerlendirmesinde bulundu. Reel efektif döviz kurlarının düşüşte olduğunu anlatan Şimşek, "Burada biraz bağlantısızlık var belki ama turizm yine toparlıyor. Net turizm gelirleri neredeyse 30 milyar dolardan 18 52

milyar dolara düştü. Şimdi 19 milyar dolar civarında. Dolayısıyla iyileşme söz konusu, toparlanma söz konusu. İlerdeki aylarda da bunun yansımasını göreceğiz. Güçlü bir toparlanma olacak. Para politikalarının sıkılaştırılması lirayı demirlememizi sağladı" dedi. Şimşek, Türkiye'nin mali disiplini sürdüreceğini de bildirdi.

İkinci, üçüncü nesil reformlar gelecek Hükümetin gerçekleştirdiği başarılı reformlar sayesinde refahın arttığını vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti: "2019'dan sonra 2'inci, 3'üncü nesil reformlar gelecek. Bunlar

burada kurulan iskelede kendilerini bekleyen gemilerle Fırat Nehrine açıldı. Rumkale’nin değişik açılarında tur atan gemiler rotayı Halfeti’ye çevirdi. Fırat Nehri üzerinde renkli sahneler oluşturan büyükelçileri ve konukları taşıyan gemilerdeki konuklar ellerindeki fotoğraf makineleriyle bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirmeyi ve ülkelerine sosyal medya üzerinden sürekli mesajlar göndererek bölge tanıtımına önemli katkılar sağladılar. Türkiye'yi yüksek gelirli bir ülke haline getirecek. Reform yapmak gerekiyor. Herkesin reforma ihtiyacı var. Türkiye'nin de ihtiyacı var. Çünkü biz sürdürülebilir, kapsayıcı dengeli ve yüksek bir büyüme oranı istiyoruz ve rekabet edebilirliğimizi artırmak, hassasiyetlerimizi, güçsüzlüklerimizi düşürmek istiyoruz. Azaltmak istiyoruz. Değer zincirinde üst basamaklara tırmanmak, tırmanmaya devam etmek ve dış mevduatla bağlantımızı azaltmak istiyoruz."

Gaziantep’i her yönüyle tanıtacağız Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin,

Gaziantep'in sanayi şehri olmasının yanında kültür ve sanat şehri olduğunu belirterek, "Gaziantep zengin bir kültürel mirasa sahip olup bu zenginliğin dünyaya tanıtılması yönünde elimizden gelenleri yapıyoruz yapmaya devam ediyoruz" diye konuştu.

Kentin tarihini ön plana çıkarıyoruz Sanayi, ticaret ve ihracat merkezi olan Gaziantep’in tarihsel markalarının da önemli olduğunu vurgulayan GAİB Koordinatör Başkanı Abdulkadir Çıkmaz, kentlerin tek yönlü gelişmemesi gerektiğini Gaziantep’in bir bütün olarak, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerle de gündemde olması yönündeki bütün çalışmaları desteklediklerini ifade etti.


53


DOĞU - BATI / TÜRK TİCARET MERKEZLERİ

New York TTM açılışı yapıldı Türkiye'nin 2023 ihracat stratejisi hedefleri doğrultusunda, değişen rekabet koşulları ve ihtiyaca uygun olarak ihracatın gelişmesine olanak sağlamak amacıyla hayata geçirilen Türk Ticaret Merkezleri projesine bir yenisi daha eklendi. New York'taki Türkiye Ticaret Merkezi, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin katılımıyla açıldı.

İ

hracatçının yurtdışı pazarlarda çok daha etkin bir şekilde yer almasını sağlamak amacıyla TİM tarafından hayata geçirilen Türk Ticaret Merkezlerine bir yenisi daha eklendi.

54

İhracatçının özellikle ABD pazarında çok daha etkin şekilde yer almasını sağlayacak Türkiye Ticaret Merkezi, New York'un prestijli noktalarından birinde açıldı. Manhattan'da, Empire State binasına çok yakın bir noktada bulunan New York TTM'nin açılışına, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Türkiye

İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, TİM Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Abdurrahman Kaan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle'nin yanı sıra

oda ve ihracatçı birlikleri temsilcileri katıldı. Empire State binasının yakınındaki 10 E. 34'üncü caddede bulunan Türkiye Ticaret Merkezi ABD moda ve ev ürünleri endüstrilerine ve iş kontratları sektörüne hizmet veren farklı Türk markaları, üreticileri ve servis sağlayıcılarına ev sahipliği yapacak.

Her TTM’ye destek verilecek Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 65'inci hüküme-


tin programını yazarken bir önceki günden daha fazla üretmeyi, ihraç etmeyi ve ihracata dayalı büyüme modelini gerçekleştirmeyi esas aldıklarını söyledi. 2017'nin ilk iki çeyreğindeki yüzde 5,2'lik büyümenin 3,9'unun ihracat ve üretimden geldiğine işaret eden Zeybekci, "Bu bizim istediğimiz bir büyüme tarzıydı. Bu yüzden 2016 yılındaki o ihracat, yatırım ve büyüme seferberliğini başlattık. Bugün, içinde bulunduğumuz ortam dahil olmak üzere TİM, ihracatçı birlik başkanlarımızın ve ihracatçılarımızın bizden istediği her şeyi gerçekleştirdik" diye konuştu. TTM'lerin, ihracatçılara verdikleri desteklerden sadece biri olduğunu vurgulayan Zeybekci, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hükümet olarak her dış TTM'ye, burada yer alacak ihracatçılarımıza binayla, merkezle ilgili yıllık 3 milyon dolar destek veriyoruz. Kaç tane ve nerede olacağıyla ilgili herhangi bir sınırımız da yok. İlk hedeflerimize ulaştık. “New York çok iyi bir örnek. Her şeyin ilk başladığı, ilk tasarlandığı, doğduğu ve bütün dünyaya yayıldığı yer burası. Burada önemli bir nokta da ihracatçılarımız için önemli bir yer edindik."

Büyük katkı sağlayacak TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de İran, Dubai ve Şikago'nun ardından New York'un dinamik ve önemli noktalarından birinde TTM açmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

TİM Başkanı Büyükekşi, “New York’un en dinamik noktalarından birinde merkezimizi açtık. ABD ile ticaret hacmimizi daha da artırmak için, TTM bize çok büyük katkılar sağlayacak” değerlendirmesinde bulundu. ABD ile geçen yıl ihracatın 6,6 milyar dolar, ithalatın ise 10,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini bildiren Büyükekşi, şu değerlendirmelerde bulundu: "Amerika'nın dünyanın en büyük ticaret devi olduğunu düşündüğümüzde bu rakamlar gerçekten son derece yetersiz. Mutlaka bunları çok daha yukarılara çıkarmamız gerekiyor. Bu yıl çok önemli adımlar da atıldı. Şu anda rakamlara baktığımızda, ABD'ye ihracatımızda yüzde 36 artış var ve 5,1 milyar dolara ulaştık. ABD ile iş hacmimizi daha da artırmak için bu TTM bize çok büyük katkı sağlayacak. Burada ev tekstili, hazır giyim, halı ve kontrat business olmak üzere 4 sektör var. Deri ve ayakkabı da inşallah birkaç ay içerisinde burada yerini alacak. Bunları yapar-

ken de inşallah sektörler Türkiye'nin ihracatında önemli bir başlangıç yapacak. Çünkü iyi bir başlangıç yapmak ve fırsatı yakalamak yarı yarıya başarı demektir." Büyükekşi, “Bu ticaret merkezinin açılışı Türkiye'nin dünyanın en çok hazır-giyim ithalatı yapan ve halı, ev tekstili ve iş kontratları için verimli bir pazar olan ABD'ye ihracatını artıran yeni bir hamledir. Bu merkezimizle özellikle gurur duyuyoruz. Çünkü bu merkez tasarımcılara 40 bin metrekarelik showroom'unda ürünleri görme ve inceleme şansı veriyor. Ardından tasarımcılar ürünlerin sahibi merkezde yer edinmiş marka ve üretici temsilcileri ile görüşme imkanı buluyorlar” dedi. Türkiye Ticaret Merkezi yeni tasarım örgü, kot,

hamile elbiseleri ve sokak modası, ayrıca halı ve keten, havlu, bornoz ve duş perdesi gibi ev tekstili ürünleri gibi geniş yelpazedeki hazır giyim ürünlerini sergilerken aynı zamanda farklı kategorilerde iş kontratı servisi sağlayacak. Türkiye Ticaret Merkezi CEO'su Bahadır Öztanyel ise “Ticaret merkezimizi modanın merkez üssüne konumlandırırken en önemli hedeflerimizden biri de yeni yeteneklere yatırım yapmak ve New York sahnesinin bir parçası olmaktır” açıklamasını yaptı. Şu ana kadar Dubai, Tahran, New York ve Şikago TTM hayata geçirildi.

55


DOĞU - BATI / KATAR

Körfez’in incisi Katar emin adımlarla ilerliyor

Son günlerde yaşanan krizle gündeme gelen Katar, bağımsızlığına kavuştuğu 1971 yılından bu yana gösterdiği performansla bugün dünyanın refah seviyesi en yüksek ülkeleri arasında yer alıyor.

A

rap Yarımadası'nın doğusunda, Suudi Arabistan’dan Basra Körfezine uzanan bir yarımada üzerinde yer alan Katar, zengin petrol ve doğalgaz rezervleri sayesinde dünyanın en müreffeh ülkelerinden biri ve son dönemde dünya siyasetinde de etkin bir rol oynuyor. Nüfusu iki buçuk milyon olan Katar’da her sekiz kişiden sadece biri Katarlı. Nüfusun kalanını Güney ve güneydoğu Asya 56

ülkeleri ile diğer Arap ülkelerinden çalışmak için gelenler oluşturuyor. Petrolün ekonomiye etkisi, yüksek yaşam standartları, yabancılara sunulan sosyal hizmetler de bu rakamlarda önemli rol oynuyor.

Katar yönetimi ilklere imza attı 16. yüzyıldan Birinci Dünya Savaşı'na kadar yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olan Katar, bir süre İngiltere’nin himayesinde

kaldıktan sonra 1971 yılında bağımsızlığını ilan etti. Ülkede 19. yüzyılın sonlarına doğru El Sani ailesi tarafından kurulan emirlik, bağımsızlıktan sonra da hakimiyetini sürdürdü. Katar'ın çehresi, 1995 yılında iktidara gelen Şeyh Hamad bin Halife El Sani ile değişti. Babasına karşı gerçekleştirdiği kansız bir darbe ile iktidara gelen Şeyh Hamad, Katar'ın geleneksel politika anlayışını terk ederek, ülkenin artan ekonomik gücüne paralel,

bağımsız adımlar atmaya başladı. İktidara geldikten sadece bir yıl sonra El Cezire televizyonunu kurarak uluslararası siyasette aktif bir rol üstleneceğinin mesajlarını veren Şeyh Hamad, içeride de önemli reformlara imza attı. Hem siyasette hem de ekonomide liberalleşmeye yönelik adımlar atan Şeyh Hamad döneminde Katar’ın petrol ve doğalgaz sahaları özel sektöre açılırken siyaset alanında en önemli reform 2003


yılındaki yeni anayasa oldu. Kısıtlı da olsa demokrasinin önünü açan yeni anayasa ile 45 üyeli bir parlamento kuruldu, belediye seçimleri yapıldı. Aynı yıl CENTCOM merkezini Katar'a taşıyan Amerika Birleşik Devletleri, Irak ve Afganistan'da düzenlediği operasyonları bu üsten organize etti. Başkent Doha'ya 30 km uzaklıktaki El Udeyd üssü halen 10 bini aşkın ABD askerine ev sahipliği yapıyor. 2007 yılında kişi başına gelirde dünyanın en zengin ülkesi haline gelen Katar, Körfez yönetimleri arasında yine bir ilke imza attı ve Haziran 2013’te Şeyh Hamad, görevini kendi rızasıyla 33 yaşındaki oğlu Şeyh Temim bin Hamad El Sani'ye devretti. Önceliğini Katarlıların refahını artırmaya veren Şeyh Temim, sağlık ve eğitim reformlarının ardından 2022 yılında ülkesinin ev sahipliği yapacağı Dünya Futbol Şampiyonasını da kapsayan devasa altyapı yatırımlarına yöneldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temmuz ayında Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’da temaslarda bulunarak krizin giderilmesi için aktif rol oynadı.

Öncelik ekonominin çeşitlendirilmesi Katar Hükümeti tarafından uygulanan ekonomik politikalar temel olarak, ülkenin zengin yeraltı kaynaklarının da yardımıyla hızlı bir kalkınma sürecini yakalamayı, dışa açık ve dünyaya entegre bir ekonomi yaratmayı, güçlü ve aktif

Sayılarla Katar Ekonomisi

2012

Büyüme (%) 4,7

GSYİH (milyar $) 186,8

Kişi başına GSYİH ($) 133.360

TÜFE (%) 2,6

2013

4,4

198,7

136.067

2,5

2014

4,0

206,2

139.353

2,8

2015

3,6

164,6

141.851

2,7

2016

2,4

149,5

143.491

1,8

2017*

2,9

162,3

148.045

3,4

2015

3,6

164,6

141.851

2,7

2016

2,4

149,5

143.491

1,8

2017*

2,9

162,3

148.045

3,4

bir özel sektör oluşturarak ekonomide kamu kesiminin baskın rolünü azaltmayı amaçlıyor. Ekonomik yapının petrole olan bağımlılığını azaltmak isteyen Katar Hükümeti önce 1987 yılında keşfedilen zengin doğalgaz kaynaklarını etkin bir biçimde kullanarak gelir kaynaklarını artırmaya başladı. Ardından enerji dışı alanlarda faaliyet gösterecek firmaların Katar’a çekilmesini de içeren ekonomik programlar yürürlüğe sokuldu. Bu çerçevede, Ras Laffan ve Mesaieed Sanayi Bölgelerinin yanı sıra; Katar Bilim ve Teknoloji Parkı (Qatar Science and Technology Park) ve Katar Finans Merkezi (Qatar Financial Center) kurularak, teknoloji ve finans alanlarında yabancı yatırımcıların bu iki “serbest bölge”de yüzde 100 yabancı sermayeli şirket kurarak faaliyet

göstermelerine imkan tanındı. 1990’ların ortalarında başlayan liberalleşme, dışa açılma, ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve yasal reformlar sonucunda 2002-2008 yılları arasında GSYİH çok hızlı bir şekilde artarak 19,7 milyar dolardan 115 milyar dolara yükseldi. 2009 yılında küresel krizin etkisiyle 97 milyar dolara gerileyen GSYİH, 2011 yılında yine yükselerek 170 milyar dolar oldu. 2012 yılında 187, 2013 yılında 199, 2014 yılında 206 milyar dolara kadar çıkan GSYİH, petrol ve doğal gaz fiyatlarının gerilemesi nedeniyle 2015 yılında 164,6 milyar dolara, 2016 yılında ise 149,5 milyar dolar düştü. Katar Kalkınma Planlama ve İstatistik Bakanlığı ülkenin reel GSYİH’sının sabit fiyatlarla 2017 yılının ilk 57


DOĞU - BATI / KATAR

Halen Katar’da marketlerin reyon ve raflarında en çok Türk malları bulunuyor.

kaynaklarının uluslararası piyasa fiyatlarındaki artış dolayısıyla söz konusu ticaret fazlası sürmektedir.

Dünyanın en büyük şantiyesi

çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 2,5 oranında arttığını açıkladı. Dış ticareti uluslararası enerji fiyatlarına bağlı olarak şekillenen Katar’ın dış ticaret hacmi son yıllarda katlanarak artıyor. Genel olarak önemli ölçüde ticaret fazlası veren Katar’ın 2011 yılında 92 milyar dolar olan dış ticaret fazlası, 2012 yılında 107 milyar dolara 2013 yılında 110 milyar dolara 2014 yılında 101 milyar dolara, 2015 yılında ise 111 milyar dolara ulaştı. Son yıllarda hızla gelişen ekonomi ile birlikte ithalat artışı ihracat artışından hızlı olarak gelişmişse de, ihracatta ana kalem olan enerji 58

Ülke ekonomisinin gösterdiği güçlü performansın sürdürülebilir kılınması için birbiri ardına altyapı ve üstyapı projeleri devreye sokuldu. Katar, gerek devam eden gerekse planlama aşamasındaki yoğun alt ve üst yapı yatırımları çerçevesinde dünyanın en önemli müteahhitlik hizmetleri pazarlarından biri haline gelmiş durumda. Bu projelerin başında 200 bin kişiye ev sahipliği yapacak

Lusail kenti yer alıyor. Ayrıca Doha Limanı ve çeşitli karayolları projeleri ile metro projeleri de büyük ölçekli projeler olarak öne çıkıyor. Bu arada, etkin çabalar sonucunda 2022 yılında yapılacak Dünya Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak olan Katar, bu organizasyonla güçlü ekonomik yapısını taçlandırırken şampiyona için yapılan orta ve büyük ölçekli 9 adet yeni stadyumda altyapı yatırımlarına önemli katkı sağladı.

Türkiye’deki yatırımları 20 milyar dolar Katar ve Türkiye arasında

geçmişten bu yana dostane ilişkilerin varlığı devam etti. Aralık 2014'te iki ülke arasında “Yüksek Stratejik Komitesi” oluşturularak eğitim, sağlık, maliye, kültür, gümrük ve tarım gibi alanlarda birçok anlaşma imzalandı. Katar'ın Türkiye'deki yatırımları 20 milyar dolara ulaşırken Katar'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz tedariki gibi projelerin de ekonomik işbirliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye'ye ilk destek veren ülkelerden biri olan Katar’da Türkiye'nin de bir askeri üssü bulunuyor. İki ülkenin ticari ilişkileri de son yıllarda hızla arttı. Bu hızlı artışın en önemli nedenlerinden biri de ülkedeki dev altyapı yatırımlarından kaynaklı olarak inşaat demiri ihracatı oldu. 2008 yılında bu ülkeye ihracatımızın yüzde 74’ünü demir-çelik, yüzde 65’ini ise inşaat demiri oluşturdu. Ancak 2009 yılında Katar’ın inşaat demiri ithalatını durdurmasıyla ihracatımız yüzde 73 azaldı. 2010 yılında küresel krizin yansımalarının devam etmesi nedeniyle düşüş devam etti Katar’a ihracatımız yüzde 43 azalarak

Dış Ticaret Göstergeleri (Milyar dolar) 2010

2011

2012

2013

2014

2015

2016*

İhracat

74,9

114,5

133,3

136,8

131,6

77,9

53,5

İthalat

23,2

22,3

26,2

27,1

30,4

32,6

25,5

Denge

51,7

92,2

107,1

109,7

101,2

45,3

28,0

Hacim

98,1

136,8

159,5

163,9

162,0

110,5

79,0


163 milyon dolara geriledi. 2011 yılında ihracatımız 2010 yılına göre yüzde 16 artarak 188 milyon dolar, 2012 yılında da yüzde 37 artarak 257 milyon dolara çıktı. 2013 yılında yüzde 5 düşüşle 244 milyona gerileyen ihracatımız bir sonraki yıl yeniden yükseliş trendine girdi. 2014 yılında yüzde 41 artışla 345 milyon dolara ulaşan ihracatımız 2015 yılında yüzde 22 artarak 424 milyon dolara, 2016 yılında yüzde 4 artarak 430 milyon dolar çıktı. 2016 yılında toplam ihracatımızdaki payı yüzde 0,3 olan Katar, en fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında 53'üncü sırada yer aldı. Türkiye’nin Katar’a ihracatında her türlü inşaat malzemeleri, ev tekstili ve mobilya, gıda, doğal taşlar, mücevher, seramik ve cam, beyaz eşya ve oto yan sanayi sektörleri öne çıkıyor. Katar’dan itha-

latımızın büyük bölümünü ise işlenmemiş alüminyum, kimyasal maddeler, plastik ve plastik mamulleri oluşturuyor.

Katar’a en büyük destek Türkiye’den İki ülke ilişkileri, geçtiğimiz Haziran ayında Katar ile bazı Arap ülkeleri arasında baş gösteren kriz ile yeniden gündeme geldi. 5 Haziran'da Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn yönetimlerinin Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini açıklarken ilişkilerin düzeltilmesi için Doha yönetimine 13 maddelik talepler listesi sundular. Listenin başında ise “Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün kapatılması” yer alıyordu. Katar bu ülkelere yanıt olarak uluslararası hukuka aykırı hiçbir talebin kabul edilmeyeceğini açıkladı. Bunun üzerine 13 maddelik talep listesinden

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye'ye ilk destek veren ülkelerden biri olan Katar’da Türkiye'nin askeri üssü bulunuyor.

geri adım atan bu ülkeler Katar’a altı maddelik yeni bir liste sundular. Türkiye de krizin aşılması için diyalog çağrısı yapan ülkelerin başında yer aldı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temmuz ayında Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’da temaslarda bulunarak krizin giderilmesi için aktif rol oynadı. Kriz nedeniyle tek karayolu

sınırının Suudi Arabistan tarafından kapatılmasıyla tedarikte sorun yaşayan Katar’ın yardımına giden ilk ülke de Türkiye oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi Haziran ayında yaptığı açıklamada, Katar’la 2016'da 700 milyon dolara yakın bir ticaret hacmine sahip olduğumuzu hatırlatarak “Katar'a 439 milyon dolarlık ihracatımızda ilk

İŞ GÖRÜŞMELERINDE BUNLARA DIKKAT! • Geçmişten gelen bir ticaret kültürüne sahip olan katarlılar ticari müzakerelerde oldukça başarılıdırlar ancak ülke nüfusunun sadece yüzde 20’sinin Katarlı olduğu unutulmamalıdır. • Randevularda takvime özellikle dikkat edilmeli, ülkede ay takviminin kullanıldığı unutulmamalıdır. Cuma gününe randevu talep edilmesi hoş karşılanmaz. • Dakiklik konusuna çok önem atfedilmez, bu nedenle toplantılar belirlenenden daha geç başlayabilir. Yine de zamanında gidilmelidir • Toplantılar genellikle sabah ya da akşam saatlerinde yapılır ve toplantıda mutabık kalınan tüm sözlü anlaşmaların kağıda dökülmesinde fayda vardır.

• İş görüşmelerinden önce kişisel sohbete önem verilir ancak geçmişten gelen bir yakınlık yoksa eşlerin hatırının sorulması hoş değildir, çocukları sormak yeterlidir. • Katar halkı doğrudan sert eleştiriye açık değildir. Bir eleştiri yapılacağı zaman dolaylı yollar tercih edilmelidir. • Katarlı iş adamları tanıdık vasıtasıyla iş yapmayı tercih ederler. Kişisel temas önemlidir; tanışmayan kişilerin e-posta aracılığıyla ticaret yapması hoş karşılanmaz. • Aileye büyük önem verilen Katar’da ailevi meseleler her zaman işin önüne geçebilir, aile meseleleri için iş görüşmeleri yarıda kesilebilir ya da iptal edilebilir. 59


DOĞU - BATI / KATAR

sırayı elektrik ve elektronik ürünler alıyor. Bunu savunma ve havacılık, demir ve demir dışı metaller, mobilya ve makine sektörleri izliyor. Gıda ürünleri grubunda ise Katar’a ihracatımız 37 milyon dolar seviyelerinde. Elbette Katar'ın önümüzdeki günlerde ürünlerimize yönelik talebinde bir artış görülebilir. Ancak özellikle belirtmek isterim ki; ihracatçılarımız sadece Katar'dan değil, dünyanın neresinden gelirse gelsin bu talebi karşılayabilecek deneyim, birikim

Katar’ın ihracatında ilk 10 ülke (Milyar dolar) Japonya 10,8 Güney Kore 10,1 Hindistan

7,5

Çin

4,1

Singapur

3,0

Tayland

2,4

Tayvan

2,4

İngiltere

1,6

Mısır

1,5

ABD

1,2

60

2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan Katar'ın, mimarisinin 'gahfiya' adı verilen bir çeşit takkeden esinlenerek yapılmakta olan 40 bin kapasiteli olan stat. ve güce sahipler” dedi. TİM Başkanı Büyükekşi’nin belirttiği gibi başta gıda maddeleri olmak üzere her türlü ihtiyaç maddesini Türkiye’den almayı tercih eden Katar’ın bu davranışı ile Türkiye’den ülkeye yapılan ihracat oranlarında ciddi bir artış görüldü. Yaptırımların başladığı Haziran ayında Katar’a ihracatımız bir önceki aya göre yüzde 51,5 oranında artarak 53,5 milyon dolara çıktı. Katar’a ihracat Temmuz’da ise yüzde 171,2 artarak 48,1 milyon dolar oldu. Halen Katar’da marketlerin reyon ve raflarında en çok Türk malları bulunuyor.

Türkiye-İran-Katar ticaret yolu açılıyor Katar’ın tüm ihtiyaçlarının Türkiye üzerinden sağlanmasını istediklerini belirten Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Katar’ın nüfusunun 2,5 milyon olmasına rağmen dünyanın en yüksek milli gelirine sahip ülkesi olması nedeniyle 10 milyonluk bir ülke gibi tüketim kabiliyeti bulunduğunu kaydetti. Ürünlerin taşınmasında deniz yolunun ağırlık kazanmaya başlayacağını kaydeden Zeybekci, “Ayda en az 4 büyük tonajlı geminin Katar’a gitmesini öngörüyoruz ama diğer alternatif de karayolu, esnek

ve daha küçük paketleri taşımak için. Alternatifler düşünüyoruz ama en kolayı İran üzerinden gidilmesi. Türkiye-Katar-İran üçlü temas noktasındayız” dedi. Türkiye ve Katar arasındaki ilk deniz yolu ulaşımı 14 gün sürmüştü. Son dönemde bu süre 9 güne düşürüldü ve ilerleyen dönemde ulaşım zamanının 4-5 güne veya daha da kısa bir süreye düşürülmesi planlanıyor. Öte yandan Katar Ticaret Odası, Türkiye-İran-Katar arasında kurulacak yeni ticaret yolu ile ulaşım maliyetlerinin yaklaşık yüzde 80 oranında azalacağını, ikili ticaretin daha istikrarlı ve güvenilir bir hal alacağını ve bu yeni ulaşım yolunun, Türkiye-Katar arasındaki ticaret hacmi açısından faydalı bir gelişme olacağını açıkladı. Halihazırda havayolu navlun maliyetleri kilogram başına 1,2 dolar ve 1,5 dolar arasında değişirken, karayolu ile transferde kilogram başına 15 sent navlun maliyeti bulunduğu belirtiliyor. Yeni planlanan ulaşım yolu ile Mardin’den İran’ın Buşehr limanına tırlar ile 22 saatte ve bu limandan roro taşımacılığı ile Doha Hamad limanına 8 saatte ulaşılabilecek ve ulaşım toplamda 2 günden az sürmüş olacak.


AHENK / MAKALE

Menşe Şahadetnamesi

B NAZAN ÖZTÜRK Dış Ticaret Belgeleri Sorumlusu

Fiili ihracattan önce, ya da sonra düzenlenebildiği için, bu belgenin Dolaşım Belgeleri gibi ibraz süresi sınırı yoktur. Öyle olunca onaylarda sonradan verilmiştir ibaresi kullanılmaz. İlk belge kayıp ise ikinci kez düzenlenecek Menşe Şahadetnamesi suret/kopya tarzında ilk belgenin tarihi esas alınarak yeniden düzenlenebilir. 62

ugünkü yazımın konusu, Tercihsiz Ticaret enstrümanı olan, • İhraç konusu eşyanın, düzenlendiği ve onaylandığı ülkeyi resmi olarak gösteren eşyanın, •Ülkede gördüğü değişiklik ya da işlemler dolayısıyla o ülke menşeli sayılması gerektiğine kanaat getirilen eşyanın, •İthal edildiği ülkenin menşeini koruyan eşyanın, kaydedileceği belgedir diye tanımlayacağım Menşe Şahadetnamesine birlikte göz atalım. Menşe tanımını, eşyanın ekonomik milliyeti olarak özetlersek Menşe Şahadetnamesine konu eşyanın, • Tümüyle bir ülkede elde edilen/ üretilen eşya olduğu, yani o ülke menşeli olduğu; • Ya da üretimi birden fazla ülkede gerçekleşen eşya söz konusu olduğunda ise, bir ülke menşeli sayılabilmesi için o ülkede yeni bir ürün, farklı bir ürün imal edilmiş olduğu, • Veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçiliğin, eylemin o ülkede yapılmış olduğu hallerden birini/birkaçını resmileştirmek için kullanılan belge olduğunu söyleyebilirim. Çıkış gümrük idarelerimizce vize edilmeyen; doğrudan ithalatçı ülke gümrük idaresine muhatap olan belgemizin başvuru kaynağı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliğinin ilgili maddeleridir. Bu ilgili maddelerin atıf yaptığı Gümrük Yönetmeliğinin bazı EK’li liste kuralları ile öngörülmüş olup, buradaki kriterler çerçevesinde ……… ülke menşeli diyebileceğimiz, ya da ülkemizde menşe kazanmış olarak …… ülke menşeli diyebileceğimiz eşyaya ev

sahipliği yapar. Belgemiz, 1963 yılında A, B, C sayfalarından oluşan üç nüshalık eski şekli ile doğmuş, 45 yıldan fazla A,B,C Menşe adıyla kullanılmış ve 2009 yılında 4458 sayılı Gümrük Kanunumuz ile eski şekli değiştirilerek, sayfa adedi, ebadı yenilenip uygulamada kullandığınız 1'i sarı renkli 2’si beyaz renkli olan 3 nüsha ve 4'üncü nüshası da Başvuru Formu olmak üzere toplam dört sayfadan oluşan yeni şekli ile halen kullanımdadır. Bu belgenin basımı, satışı, onayı işlemlerinde de TİM ve TOBB yetkilendirilmiştir. Eşyanın menşeinin belgelendirilmesi için başvuru kaynağı olan Menşe Şahadetnamesinin düzenlenmesinde kaynak kurallar, Gümrük Kanunumuzun 17 ila 22. maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği 33 ila 42. maddeleri ve bu maddelerin atıfta bulunduğu Gümrük Yönetmeliğinin eklerinden olan, Ek5 ve Ek6’daki listelerde öngörülen işlem, işçilik kurallardır ve yanı sıra 4 sayılı EK’ li listedeki Dipnotların incelenmesi çerçevesinde karara varılmaktadır. Eşyanın menşe kazanıp kazanmadığı yönüyle yapılan bu mevzuat hükümlerine uygunluğunun kontrolü sonucunda karara varılan, ya da …….ülke menşelidir diye kanaat getirilen ülke hangisi/hangileri ise Menşe Şahadetnamesinin Menşe ülkesi hanesine o ülke/ülkeler menşeli olduğu hususu yazılarak onaya sunulur. Onay kurumu olan İhracatçı Birliklerimizce ya da TOBB’a bağlı Odalarca Menşe Şahadetnamesi onaylanmaktadır. Menşe Şahadetnamesinde beyan edilen menşe ülkenin ispatı


amacıyla onay kurumlarınca Menşe Şahadetnamesi ekinde bazı belgelerin ibrazı istenmektedir. Bu belgeler nelerdir diyerek bir göz atalım: • Eşyanın menşe ülkesinin yazılı olduğu ihracat faturası, • İmalatçının/imalatçıların listesi, • İmalatta kullanılan girdilerin temin ediliş belgeleri, • Üreticilerin kapasite raporları, • İthal girdi kullanıldı ise yurda girişine ait gümrük beyannamesi, • Alış faturaları, • Müstahsil makbuzları, • Yurda girişinde gönderilen ithal eşyaya ait menşe şahadetnamesi, • Transit haldeki eşya olması halinde Transit Beyannamesi / Transit Dilekçesi, Antrepo Beyannamesi, • Hiçbirinin bulunmadığı hallerde Ekspertiz Raporu, v.b… Eşyanın ithalatı sırasında gümrük vergilerinin hesaplanmasında kaynak olan “menşe” kavramının belgesi olan Menşe Şahadetnamesi,

aynı zamanda gözetim ve korunma önlemlerinin, miktar kısıtlaması, anti damping vergisi hesaplamaları gibi dış ticaret politikası önlemleri uygulamalarında da, ayrıca dış ticaret istatistiklerinin tutulmasında da kaynak belge olarak kullanılır. Ancak hiçbir şekilde gümrük vergisi indirimi ya da muafiyeti sağlamadığını vurgulamak isterim. Bu gerekçe ile de Tercihsiz Ticarete konu belgedir. Fiili ihracattan önce, ya da sonra düzenlenebildiği için, bu belgenin Dolaşım Belgeleri gibi ibraz süresi sınırı yoktur. Öyle olunca onaylarda sonradan verilmiştir ibaresi kullanılmaz. İlk belge kayıp ise ikinci kez düzenlenecek Menşe Şahadetnamesi suret/kopya tarzında ilk belgenin tarihi esas alınarak yeniden düzenlenebilir. Akreditif şartı gereği aracı bankalarca birden fazla nüsha Menşe Şahadetnamesi istenmesi ya da ithalatçının talebi üzerine

birden fazla takım halinde onayının talep edilmesi durumlarında fazla takım Menşe Şahadetnamesi kopya şerhi ile onaylanabilecektir. Menşe Şahadetnamesi üzerinde bulunması zorunlu bilgiler özetle; ihracatçının unvanı, adresi, ülkesi, alıcının unvanı, adresi, ülkesi, ihraç eşyasının menşei ülke/ ülkeler, eşyanın net, açık ifadelerle tarifi, eşyanın miktarı, günün tarihi, taşımaya ilişkin bilgiler gibi belgeye konu ihracata ait bilgilerin beyan edilmiş olduğu yönüyle kontrolü de, beyan edilen menşe ülkenin doğruluğunun kontrolü de onay kurumları tarafından yapılarak belgemiz onaylanmaktadır. Tüm ihracatçılarımızın ve ithalatçılarımızın tanıdığı bu en kolay, sade belgeyi de kuşbakışı inceledikten sonra gelecek yazımda sizlerle 2016’da kullanıma giren D-8 Menşe İspat Belgesi’ni tanıyacağız. Hepinize bol ihracatlar diliyorum.

63


AHENK / RAPOR

Türkiye, ikinci çeyrekte yüzde 5,1 büyüdü Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,1 oranında büyüdü. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, ikinci çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,5 artarken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,1 artış gösterdi. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2017 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde 16,3 artarak 734,21 milyar TL oldu. Öte yandan TÜİK 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin tüm çeyreklerde ve 2017 yılı ilk çeyrek verilerinde de revizyona gitti. Buna göre daha önce yüzde 4,5 olarak açıklanan 2016 yılı ilk çeyrek büyümesi yüzde 4,8'e, ikinci çeyrek yüzde 5,3'ten yüzde 4,9'a revize edildi. Üçüncü çeyrekte yüzde 1,3 daralma yüzde 0,8 daralmaya, dördüncü çeyrek büyümesi ise yüzde 3,5'ten yüzde 4,2'ye revize edildi. Bu yıl ilk çeyrek için büyüme ise yüzde 5'ten yüzde 5,2'ye yükseltildi.

64


Bakan Elvan: Kurulan şirket sayısı Enflasyon yüzde 7’lere yüzde 27 arttı kadar inecek Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye ekonomisinin 2017’nin üçüncü çeyreğinde yüzde 7’nin üzerinde bir büyüme sergileyeceğini belirterek, “Yıl geneline baktığımızda da yine yüzde 5’in üzerinde bir performansı yakalayacağımıza inanıyorum” dedi. Elvan, Türkiye’nin 2002 yılından bu yana sergilediği performansla tüm dünyaya ekonomisinin sağlam temeller üzerine oturduğunu gösterdiğini söyledi. Elvan, “Ekonomimiz oldukça sağlam temellere oturuyor ve kararlı bir şekilde ilerliyoruz. 2017’nin üçüncü çeyreğinde ise yüzde 7’nin üzerinde bir büyüme sergileyeceğiz" dedi.

BES'te biriken fon 1 milyar lirayı aştı Emeklilik Gözetim Merkezi'nin (EGM) BES'e ilişkin “Otomatik katılım temel göstergeleri”ne göre, yılbaşından sonra sisteme otomatik olarak katılanların sayısı 31 Ağustos itibarıyla 3 milyon 283 bin 856 olurken, bu çalışanların fon tutarı da 1 milyar 29 milyon 27 bin 189 lira olarak gerçekleşti. Sisteme katılan çalışan başına düşen ortalama birikim tutarı 313,3 lira oldu. “BES temel göstergeleri”ne göre ise, aynı tarih itibarıyla sistemdeki katılımcı sayısı 6 milyon 831 bin 589 oldu. Aynı dönemde katılımcıların fon tutarı 63 milyar 153 milyon 427 bin 91 lirayı bulurken, devlet katkısı fon tutarı da 9 milyar 463 milyon 118 bin 361 lira olarak gerçekleşti.

Ağustos ayına ilişkin “açılan-kapanan şirket istatistikleri”ni yayımladı. TOBB verilerine göre Ağustos ayında bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 26,91, kooperatif sayısı yüzde 9,46 ve gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 14,71 oranındı arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise kurulan şirket sayısında yüzde 47,46, kurulan kooperatif sayısında yüzde 30,65 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 15,61 oranında artış oldu. Ağustos ayında bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 11,74 oranında artarken kapanan kooperatif sayısı yüzde 21,49, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 17,87 oranında azaldı.

Bu yıl vergi düzenlemesi yapılmayacak

Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2017 yıl sonuna kadar vergilerle ilgili bir düzenleme planı bulunmadığını söyledi. Ağbal, “KDV ile ilgili çalışmada bir oran indirimi asla söz konusu değil. Yüzde 18 KDV oranında hiçbir şekilde indirim olmayacak. KDV'de küçük işletmeler için tek oran üzerinde çalışıyoruz” dedi. Ağbal, geçici vergi indiriminin devam etmesini de gerekli görmediğini söyledi. Türkiye ekonomisinde bir kriz ihtimali olmadığını belirten Ağbal, “Türkiye ekonomisinde ne Eylül, ne Aralık, ne de gelecek yıl için bir kriz ihtimali söz konusu değil" diye konuştu.

KGF kredi hacmi 192,1 milyar TL'ye ulaştı Kredi Garanti Fonu (KGF), 330 bin 771 işletmeye 214 milyar 200 milyon lira kredi için 192 milyar 100 milyon lira kefalet hacmine ulaştı. Bu hacmin Ağustos sonu itibarıyla desteklerin yüzde 55,8'i yeni kredi, yüzde 30'u ise ilave kredilerden oluştu. Refinansman yapılan kredi oranı ise sadece yüzde 4,5 oldu. Desteklerin ortalama faizi yüzde 15,12 iken ortalama vade de 39,6 ay seviyesinde oluştu. Kredilerin yüzde 86,6'sı TL, yüzde 8,8'i Euro, yüzde 4,6'sı ise dolar cinsinden kullandırıldı. Ticaret ve hizmet sektörlerine verilen destekler toplam desteklerimizin yüzde 44,1'ini, imalat sanayisine verilen destekler ise yüzde 30,3'ünü oluşturdu. Kefalet verilen işletmelerin yüzde 74,7'si KOBİ'lerden oluştu. KGF bu kredi kefalet

hacmi ile bu yıla kadar dünyanın en büyüğü olan Güney Kore'nin kefalet kuruluşu Korea Credit Guarantee Fund'u (KODIT) geçerek en yüksek hacme sahip kefalet kurumu haline geldi.

65


AHENK / RAPOR

1 milyon ürün gümrükten döndü İthalatta ağırlıklı olarak belge üzerinden denetlenen tüketici ürünlerine basılan “CE” işaretinin ürünün güvenli olduğunu göstermesine rağmen özellikle Uzakdoğu’dan gelen ürünlerde test raporlarında eksiklik veya hatalarla sıkça karşılaşıldığı belirlendi. Son iki ayda gümrüklere gelen yaklaşık 27 milyon üründen 2 bin 700 numune alınarak test edildi ve bunlardan yaklaşık 400’ü uygunsuz bulundu. Uygunsuz sonuçlanan testler nedeniyle ithaline izin verilmeyen ürün sayısı ise yaklaşık 1 milyon adet oldu. Bu ürünlerin yaklaşık 290 binini ise oyuncaklar oluşturdu.

66


BULUŞMA / FUAR

Türk gemicileri rotalarını Neva Nehri’ne çevirdi Gemi İnşa ve Teknolojileri sektörünün önde gelen fuarlarından biri olan Neva Fuarı’nda Türk Firmaları bu yıl ikinci kez Milli Katılım çatısı altında bir araya geldi.

S

t.Petersburg/Rusya Federasyonu'nda 19-22 Eylül 2017 tarihleri arasında 14’üncü kez düzenlenen ve dünyanın en önemli denizcilik fuarlarından biri kabul edilen "NEVA 2017, Rusya Uluslararası Denizcilik Fuarı”nın Türkiye milli katılım organizasyonu, Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğünde ve Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği organizasyonu ile ikinci kez gerçekleştirildi. Fuarda kapılarını “Türkiye: Potansiyeli Keşfet” sloganı ile açan Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere ve fuar katılımcılarına Türk denizcilik sektörünün mevcut durumunu ve potansiyelini anlattı.

Yeni iş fırsatları Fuar kapsamında info standı teşrifleriyle onurlandıran St.Petersburg Başkonsolosu Kazım Çavuşoğlu ile 68

St.Petersburg Ticaret Ataşesi Koray Ali Konca Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Bayrak ile birlikte katılımcı firmalara sertifikalarını takdim etti. Denizcilik sektörü için önemli bir yere sahip olan ve St.Petersburg/Rusya’da iki senede bir düzenlenen

NEVA fuarı, bu sene 14’üncü ev sahipliğini 19-22 Eylül 2017 tarihleri ve 10.00-18.00 saatleri arasında kıymetli ziyaretçilerini ağırlayarak gerçekleştirdi. Gemi ve yat sektörünün önde gelen paydaşları, Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği organizasyonu ile gerçekleşen Türkiye milli katılım çatısı altında, 2015

NEVA 2017 FUARI MİLLİ KATILIM FİRMA LİSTESİ • Agantur Yatçılık • BMA Teknoloji • Cihan Gemi İnşaa ve Onarım Turizm • Çeliktrans Deniz İnşaat • Data Hidrolik Makine • Güven Kepçe Makine • İnebolu Tersanecilik • Mercan Panel Üretim • Oceanist Deniz Araçları Müh. • Özata Tersanecilik • Sanmar Denizcilik • Soyteknik Endüstriyel Malz. • Yaf Dizel Gemi Yedekleri

yılında olduğu gibi, ürünlerini ve faaliyetlerini dünyaya tanıtma fırsatı buldu. Gerek adet gerek tonaj olarak dünyanın belli başlı üreticileri arasında bulunan Türk gemi ve yat inşa sektörü; kimyasal tankerler, dökme yük gemileri, kargo gemileri, mega yatlar, römorkörler başta olmak üzere çok çeşitli ve ölçekli gemi ve yat türleri inşa edebildiğini; yan sanayi ekipman ve tedarik anlamında da hizmet veren birçok önemli Türk firmasına sahip olduğunu bu fuarda F holünde toplam 264 metrekare bir alan üzerinde bulunan Türkiye Pavilyonu’nda ürünlerini sergileyerek ve dünyanın önde gelen firmaları ile buluşarak vurguladı. Başarılarına bir yenisini daha eklemek üzere, sektöre olan inançlarıyla milli katılım organizasyonunda bir araya gelen 13 Türk firması, dünyanın önde gelen firmaları ile buluşarak yeni iş fırsatları yarattı.


incentives

events

ORGANİZASYONDA MICE’TRO meetings congress

Herhangi bir organizasyonu gerçekleştirmek, büyük bir orkestrayı yönetmeye benzer. Biz müthiş bir orkestrayı yöneten mice’tro tecrübesine sahip olacak kadar eski, geleceği planlayacak kadar yenilikçiyiz.

www.coremice.com


BİRLİK / FASHION WEEK

İstanbul'da

moda dolu

bir hafta Moda dünyasının tüm önemli aktörleri tarafından heyecanla beklenen Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul, modanın nabzını tuttu. 23 defileye ev sahipliği yapan etkinlik, söyleşilerden atölye çalışmalarına kadar birçok zengin programla moda severleri ağırladı.

M

ercedesBenz Fashion Week Istanbul (MBFWI) İlkbahar/Yaz 2018 sezonu 12-15 Eylül tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gerçekleştirildi. Moda dünyasının tüm önemli aktörleri tarafından heyecanla beklenen etkinlik kapsamında moda endüstrisinin oyuncuları defile ve sunumlara katılıp,

70

trendleri takip ederek, satın alma seçeneklerini değerlendirdiler. İlkbahar/ Yaz 2018 koleksiyonlarının sunumu dışında, marka ve tasarımcıların satış etkinliklerinden modayı farklı boyutlarıyla konu alan söyleşiler, paneller ve atölye çalışmaları açısından zengin bir programla moda severlerin karşına çıkan MBFWI, 23 defileye ev sahipliği yaptı.

Davetlileri şaşırtan defileler İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Moda Ta-

sarımcıları Derneği (MTD), Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ve İstanbul Moda Akademisi (İMA) tarafından desteklenen organizasyonun ilk gününde Mert Erkan'ın defilesiyle başladı. Daha sonra İstanbul Moda Akademisi'nin düzenlediği tasarım atölye çalışması ile devam etti. Ardından sırasıyla Rashid by Raşit Bağzıbağlı, Siyar Akboğa İlkbahar/Yaz 2018 koleksiyonları davetlilerle buluştu. Kariyerinde 10’uncu yılını kutlayan Özgür Masur, moda severlerin merakla beklediği defile oldu. Trend tahmin ajanslarından


WGSN'in vizyon semineri ile başlayan 2’nci günde davetliler sırasıyla Mehmet Korkmaz, Emre Erdemoğlu, Ümit Kutluk, Giovane Gentile, Murat Aytulum'un koleksiyonlarını keşfetme fırsatı buldu. İstanbul Moda Akademisi'nin Ceylan Atınç moderatörlüğünde gerçekleşen "styling" seminerinin de takvimde yer bulduğu gün, Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Mehtap Elaidi'nin "Ve-Da-Ha" isimli İlkbahar/

Yaz 2018 koleksiyonu defilesiyle sona erdi. Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un üçüncü gününde haftanın merakla beklenen isimlerinin defile ve sunumları birbirini takip etti. Gün boyunca davetliler sırasıyla MİİN by Kadir Kılıç, DB Berdan, New Gen, Dice Kayek, Arzu Kaprol, Sudi Etuz ve Atıl Kutoğlu'nun koleksiyonlarını keşfettiler. Mercedes-Benz'in bu sezon koleksiyonunu "MercedesBenz presents Bashaques'" ismiyle sunduğu başarılı tasarımcı Başak Cankeş ise güne damga vurdu. Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un dördüncü günü bu sezon moda haftasına ilk kez katılan NAZ by RUFAT ISMAYILOV defilesi ile başladı. AGA, Çiğdem Akın ve Zeynep Tosun'un İlkbahar/Yaz 2018 koleksiyonlarının davetlilerle buluştuğu gün Özlem Süer'in kapanış defilesiyle sona erdi.

Merkezi’nde gerçekleşen Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’u, her gün ortalama 4 bin ziyaretçi olmak üzere hafta boyunca toplam 16 binden fazla ziyaretçi defile ve sunumları takip etti. 300’den fazla yabancı satın alma sorumlusu, İHKİB tarafından düzenlenen The Core Istanbul’u ziyaret ederek toplam 16 marka ve 26 tasarımcının İlkbahar/ Yaz 2018 koleksiyonlarını keşfettiler. MBFWI'nin 10. sezonu, çok özel bir sergi ile kutlandı. Bugüne kadar Mercedes-Benz'in destekleyerek defile ve enstalasyonlarını sunduğu tasarımcılar Ozlem Kaya, Zeynep Tosun, Gül Ağış (Lug Von Siga), Hande Çokrak (Maid in Love), Gülçin Çengel, Mehtap Elaidi, Bahar Korcan, DB Berdan ve Başak Cankeş (Bashaques'), MercedesBenz'in ikonik yıldızını kendi tasarım anlayışları doğrultusunda yorumladılar ve ortaya moda ile otomobilin tasarım ortak paydasında buluştuğu, yaratıcı eserler cıktı. Ceyda Balaban'ın küratörlüğünü üstlendiği ve kendisinin de bir yıldız tasarlayarak dahil olduğu serginin açılışı, 11 Eylül Pazartesi akşamı bir parti ile gerçekleşti, sonrasında ise yıldızlar MBFWI boyunca Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde yer aldı.

Özel sergi Bu sezon ikinci defa Zorlu Performans Sanatları 71


BİRLİK / FASHION WEEK

İHKİB, The Core İstanbul ile MBFWI’da 200’ü aşkın alıcıyı ağırladı Mercedes Benz Fashion Week İstanbul (MBFWI) ile eş zamanlı ve aynı mekânda düzenlenen The Core İstanbul, 6’ncı kez kapılarını açtı. 200’ü aşkın satın almacıyı İstanbul’da ağırlayan İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Eş zamanlı düzenlenen MBFWI ile The Core İstanbul’un önemli bir sinerji yarattığını söyledi.

T

ürkiye’nin önde gelen marka ve tasarımcılarını küresel alıcılarla bir araya getiren tek hazır giyim fuarı olan The Core İstanbul, 6’ncı kez kapılarını açtı. Mercedes Benz Fashion Week İstanbul (MBFWI) ile eş zamanlı ve aynı mekânda düzenlenen organizasyonun açılışında konuşan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) 72

Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, hazır giyim endüstrisinin yıllık 17 milyar dolarlık ihracat ve 14 milyar doları bulan net

döviz getirisi ile Türkiye ekonomisinin gururu olduğunu söyledi. Sektör olarak 2017’nin 8 aylık dilimini 11 milyar 360 milyon

dolar ihracat ile kapattıklarını bildiren Tanrıverdi, “2016’nın aynı dönemi ile karşılaştırdığımızda halen yüzde 1,8 eksideyiz. Ancak yılın ikinci yarısıyla birlikte işler düzelmeye başladı. Önümüzdeki 4 ayda artıya geçeceğimize ve 2017’yi 17 milyar doların üzerinde ihracatla tamamlayacağımıza inanıyorum” diye konuştu. Türkiye’nin dünyada en büyük hazır giyim tedarikçilerinden olduğunu hatırlatan Hikmet Tanrıverdi, düşük


katma değerli üretim ile bu seviyelerde kalma şansının giderek azaldığını vurguladı. Sektörün mevcut konumunu sürdürebilmesi için tasarıma odaklanması gerektiğinin altını çizen Tanrıverdi, eş zamanlı düzenlenen MBFWI ile The Core İstanbul’un önemli bir sinerji yarattığını vurguladı.

Bu Türkiye’ye olan güvenin göstergesidir Türkiye’nin tek uluslararası hazır giyim fuarı olma özelliğine sahip The Core İstanbul’un bu yıl başta Almanya olmak üzere kimi Avrupa ülkeleri ile yaşanan siyasi gerginliğe denk düştüğünü hatırlatan Hikmet Tanrıverdi, şunları söyledi: “Türkiye hazır giyim ihracatının yüzde 72-73’ünü AB ülkelerine yapıyor. Sektörümüz için en büyük pazar konumunda olan Almanya’nın bu ülkeler arasında özel bir önemi var. Neyse ki gerginliğin sektörümüze ciddi bir olumsuz yansımasını görmedik. 2016’nın Ocak – Ağustos dönemi ile kıyasladığımızda Almanya’ya hazırgiyim ihracatında düşüş yok hatta çok az da olsa bir artış var. Nitekim The Core İstanbul ile eş zamanlı düzenlediğimiz MBFWI’nın ana sponsorluğunu 10’uncu kez yine dünya çapında bir Alman firması olan Mercedes-Benz yapıyor. Bu Türkiye’ye olan güveni ortaya koyuyor. Bugün burada Almanya ve Avrupa’nın diğer ülkelerinden gelenlerin de aralarında bulunduğu 200’ün üzerinde küresel

alıcı dostumuzla bir aradayız. Konjonktürel siyasal dalgalanmalardan ticaretin etkilenmemesinden son derece memnunuz. Almanya’da seçimden sonra ilişkilerin normale döneceğine ve yeni dönemin başta hazır giyim sektörü olmak üzere ticaretimize olumlu yansımaları olacağına inanıyorum.”

Küresel pazarlarda algı değişiyor İHKİB Başkan Yardımcısı ve MBFWI Organizasyon Komitesi Başkanı Volkan Atik de The Core İstanbul ile MBFWI’nın Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün küresel pazarlardaki algısının yükseltilmesinde çok önemli bir rol üstlendiklerinin altını çizdi. Alım heyetlerinin yoğun bir ilgisiyle karşılaştıklarını belirten Atik, MBFWI kapsamında düzenlenecek 23 defile ile de tasarımcıların 2018 İlkbahar / Yaz koleksiyonlarını görücüye çıkaracaklarını sözlerine ekledi. BMD Başkanı Sinan Öncel de, 100’e yakın ülke için

TASARIMCILAR • AGA • BESTE GÜREL • CLOSH • ÇİĞDEM AKIN • DANDE • DB BERDAN • ECE SALICI • GÖKHANYAVAŞ • MADEBYZA • MEHMET KORKMAZ • MEHTAP ELAİDİ • MELTEM ÖZBEK • MERT ERKAN • MİİN • MURAT AYTULUM • NAMMU • NILSY BY NİLGÜN SERDAR • ONDER OZKAN ISTANBUL • ÖZLEM SÜER • RASHID BY RAŞİT BAĞZIBAĞLI • SELMACILEK • ŞİYAR AKBOĞA • THIRD • TUBA ERGİN • UMIT KUTLUK • ZEYNEP ERDOĞAN

alım yapan alıcıların Türkiye’ye gelmesinin hazır giyim sektörü için çok önemli olduğunu söyledi. Öncel, “Alıcıların ülkemize gelme konusundaki tereddütlerinin kırıldığını görmekten çok mutluyum. Bugün burada oluşan fotoğraf karesi Türk hazır giyim sektörünün gücünü gösteriyor” diye konuştu. Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) Başkanı Mehtap Elaidi, The Core İstanbul’un tasarımcı markalarının gelişmesinde çok önemli bir misyon üstlendiğini vurguladı. Organizasyona yurtdışından yoğun talep olduğunu vurgulayan Elaidi, “Tasarımcıların kendi ülkelerinde koleksiyonlarını yabancı alıcılara pazarlamasının çok önemli olduğunun altını çizdi.

73


SİNERJİ / TİM-TEB GİRİŞİM EVİ

Kolay İK, en gözde

girişimciler listesinde

TİM-TEB Girişim Evi girişimcileri arasında yer alan ve Türkiye'nin bulut tabanlı ilk personel yönetim yazılımını geliştiren Kolay İK, Avrupa'da başarılı girişimleri takipte bir ölçüt haline gelen "Wired UK Avrupa'nın En Gözde Girişimi 100 2017" listesine girdi.

Y

ayımlanmaya başladığı 2011'den bu yana Avrupa'da başarılı girişimleri takipte bir ölçüt haline gelen Wired UK Avrupa'nın En Gözde Girişimi 100 2017 (2017 Europe's 100 Hottest Startup) listesine TİM-TEB Girişim Evi Girişimcileri arasında yer alan Kolay İK girdi. Türkiye'nin bulut tabanlı ilk personel yönetim 74

yazılımını geliştiren Kolay İK, 2014'te Çağlar Yalı, Gizem Sevinç ve Efecan Erdur tarafından kuruldu. Program, İnsan Kaynakları (İK) alanında çalışanların iş yükünü en aza indirerek, katma değerli işlere odaklanmasına olanak tanıyor. Ayrıca Personel yönetimine dair tüm süreçleri dijitalleştirerek tek çatı altından yürütülmesini sağlıyor, verimliliği artırıyor, hataları

azaltıyor. İzinler, eğitimler, bordro, yemek kartı yönetimi, harcamalar, bireysel emekliliğe katılım, zimmet ve özlük bilgileri, performans yönetimi gibi birçok konuda çözümler sunarak, şirket çalışanlarının ve İK ekiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Kolay İK'nın listeye girmesini değerlendiren TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “TİM-TEB Girişim Evi'nin

başlıca amacı girişimcilik ve inovasyon konusunda farkındalık yaratmak ve gençleri cesaretlendirmek. Bu amaç doğrultusunda girişimcilerimize verdiğimiz eğitimler sayesinde elde edilen başarıların uluslararası düzeyde de tescillendiğini görmek bizi mutlu ediyor. Girişimcilerimizi tebrik ediyorum” diye konuştu. Girişimciliği Türkiye'nin önemli gündem maddesi haline getirmek istediklerini belirten Büyükekşi, “Çünkü girişimcilerimizin başarıları artıkça, bizlerin refah seviyesi daha da artıyor” dedi.


Girişimciler 115 milyon yatırım aldı TİM-TEB Girişim Evi'nin 2013 yılında hayata geçtiğinden bu yana düzenlediği programlarla bugüne kadar 400'ü aşan girişimciye danışmanlık ve 15 bin kişiye eğitim hizmetleri sunulduğunu söyleyen Büyükekşi, “Programlara katılan firmaların kamu ve özel kuruluşlardan aldıkları yatırımların toplamı 115 milyon liraya ulaştı” dedi. 11 farklı programla yeni kurulan start up işletmelerden yurtdışında büyümek isteyen teknoloji firmalarına kadar tüm girişimci firmaları desteklediklerine dikkat çeken Büyükekşi,

“Girişimciler, ücretsiz olarak ofis desteği, yönetim danışmanlığı programları, müşteri-yatırımcı buluşmaları, network ve tanıtım desteği gibi olanaklardan faydalanıyor. Programlara katılan firmaların ciroları yıllık 205 Milyon TL'yi aştı” şeklinde konuştu.

İhtiyacımız olan tüm fırsatları bize en güzel şekilde sağladı Kolay İK Kurucu Ortağı Çağlar Yalı, “Kolay İK olarak kurulduğumuz ilk günlerde TİM-TEB Girişim Evi'ne katıldık. Girişim Evi, Kolay İK kurucuların edinmesi gereken temel girişimcilik bilgilerinin eği-

timinde çok yardımcı oldu. Hem de bizler gibi her yeni girişimcinin yardım aldığı ya da almak istediği yatırımcılarla, eğitmenlerle ve sektörün öncüleriyle tanışmamızı, fikir alışverişinde bulunmamızı ve tecrübelerinden yararlanmamıza ön ayak oldu. Bunların yanı sıra aydan aya yapılan birebir strateji toplantılarında birçok fikir ve bilgi paylaşımı yapıldı. Bugün, Kolay İK’nın bulunduğu yere baktığımızda TİM-TEB Girişim Evi’nin en büyük destekçilerimizden birisi olduğunu görüyoruz. TİMTEB Girişim Evi, bizler gibi genç girişimcilerin başarılı olmaları için ihtiyacımız

olan tüm fırsatları bize en güzel şekilde sağladı” diye konuştu. Kolay İK'nın iş süreçleri hakkında da bilgi veren Yalı, şunları söyledi: “İnsan kaynakları (İK) alanında çalışanların iş yükünü en aza indirerek, katma değerli işlere odaklanmalarına olanak sağlıyoruz. Personel yönetimine dair tüm süreçleri dijitalleştirerek tek çatı altından yürütülmesini sağlıyor, verimliliği artırıyor, hataları azaltıyoruz. Şu an Kolay İK'da sisteme kayıtlı 9.500'den fazla şirket ve 100 binin üzerinde çalışan bulunuyor. Sisteme kayıtlı çalışan sayısı her ay yüzde 30 artarken, yine her ay

KOLAY İK’NIN KOLAYLIKLAR DÜNYASINDA NELER VAR? Yönetmek mi? Çok kolay! Personel yönetimine dair tüm kalemleri barındıran Kolay İK ile şirket çalışanları hakkındaki tüm bilgiler saklanabiliyor ve en ince ayrıntısına kadar güvenle korunuyor. Sadece yönetenler değil, çalışanlar için de hesapların oluşturulduğu sistemde, online olarak izin talep edilebiliyor ve onaylanabiliyor, kalan izinler takip edilebiliyor. Çalışanların işyeri özelinde kullandıkları telefon, bilgisayar ve araç vb. için kayıt tutularak zimmet yönetimi yapılabiliyor. Çalışanların ne zaman, kimden, hangi eğitimi aldığı ve geçerlilik süresi kayıt altına alınabiliyor. Şirketin yemek kartı ve bireysel emeklilik başvuru ve işlemleri, Kolay İK arayüzünden yönetilebiliyor. Paylaşmak mı? Çok kolay! Mesaiye kalanların çalışma saatleri kayıt altına alınırken, şirket adına yapılan harcamalar ya da alınan avanslar takip edilebiliyor. Çalışanlar avans istediğinde sistem üzerinden talep ediyor, yöneticileri ise her an her yerden onay verebiliyor ve harcamaları izleyebiliyor. Takvim özelliği sayesinde, her çalışan programını diğerleriyle paylaşabiliyor ve takvime bakarak program yapabiliyor. Ortak dosyaların herkesin erişebileceği şekilde kaydedilmesini sağlayan arşivleme özelliği ise her yerden ve her cihazdan dosyalara güvenli erişme olanağı sunuyor.

hazırlama süreçlerini ortadan kaldırıyor. Bu sayede hata riski en aza indirilerek zamandan tasarruf ediliyor, raporlar değerlendirildiğinde kolaylıkla yeni kararlar alınabiliyor. Kolay İK, performans yönetimini için de kolay ve verimli bir çözüm sunuyor. Değerlendirme sorularının farklı yetkinlikler altında gruplanarak yöneltilmesine olanak tanıyan performans yönetimi özelliği, istenilen hiyerarşide değerlendirme yapılmasını kolaylaştırıyor. Sonuçları tek tıkla sunarken, kâğıttan da tasarruf ettiriyor. Kullanmak mı? Çok kolay! Sosyal ağ hesapları ve e-posta arayüzleri kadar kolay bir arayüze sahip Kolay İK, bulut tabanlı olduğu için, kurulum süreci bulunmuyor ve kullanıcı bilgisayarlarında oluşabilecek problemlerden etkilenmiyor. İnternet erişimi olan herhangi bir bilgisayardan ulaşılabilen sistem, belirli bilgisayarlara kurulmuş programlara bağlı kalmaksızın her an her yerden çalışma olanağı sunuyor. Güvenmek mi? Çok kolay! Kolay İK, şirketlerin en değerli kaynağı olan verileri saklamak için, dünyanın her yerinde güvenilirliği kabul edilen 2048-Bit SSL sertifikasını kullanıyor. Kamu kurumlarından bankalara kadar tüm sektörlerde tercih edilen bu sertifika ile yazılımımız tüm İK departmanları için güvenebilecekleri ve tercih edecekleri bir yol arkadaşı.

Değerlendirmek mi? Çok kolay! Kolay İK’nın raporlama özelliği, uzun ve yorucu rapor

75


SİNERJİ / TİM-TEB GİRİŞİM EVİ bin 500 yeni şirket sisteme kayıt oluyor. Kolay İK'nın hızlı ve istikrarlı büyümesi, kısa zamanda kullanıcı sayısını artırmasına ve yüzde 90'ların üzerinde müşteri memnuniyetine ulaşmasın sağladı. Yurtiçi ve yurtdışındaki yatırımcıların da dikkatini çeken bu büyümenin, Wired dergisi tarafından da takdir edilmesi bizleri oldukça mutlu etti.”

Tüm süreçler kullanıcılarla beraber geliştiriliyor Kolay İK Kurucu Ortağı Çağlar Yalı, sundukları hizmeti ise şöyle açıklıyor: “İK departmanlarının sorun yaşadığı iki önemli alan var: Finansal süreçler ve iletişim. Bunlar, dijitalleşme ihtiyacının da en çok olduğu alanlar. Bu noktada, Kolay İK olarak biz ne yapıyoruz? Finansal süreçlerde bordro, avans, harcama, gider vb tüm finansal kalemlerin yönetilebildiği bir sistem sunuyoruz. Bunları yemek kartı, özel sağlık sigortası, bireysel emeklilik, puantaj, vardiya yönetimi gibi özelliklerle destekleyerek personel yönetimi alanında bütünsel bir çözüm sunuyoruz. Diğer yandan da çalışanlar ve İK uzmanları arasında sürekli evrak akışı gerektiren izin talepleri, zimmet takibi, vize evrak takibi, eğitim, performans değerlendirme gibi personel yönetimine dair tüm süreçleri kullanıcılarımızla birlikte geliştiriyoruz. Kolay İK olarak hedefimiz, 2017 sonunda finansal yönetim konusunda Türkiye’nin önde gelen bankalarından biriyle üze76

rinde çalıştığımız entegrasyonu tamamlamak. Bu entegrasyon sayesinde tüm maaş ödemeleri, avans, harcama, ikramiye ödemeleri tek tıkla ödenebilir hale gelecek. SGK vb personele dair ödemeler sistem tarafından hesaplanarak yetkiliye gönderilecek. Böylece operasyonel olarak zaman ve maliyeti minimuma çekip, çalışanların katma değerli işlere vakit ayırabilmesini sağlayacağız. Bir örnekle açıklamak gerekirse: 80 çalışanı bulunan bir şirket düşünelim. Her çalışanın, personel yönetim sürecine ayda 1 saatini ayırması gerekiyor. İK uzmanı da her ay çalışan başına 1 saat harcıyor. Bu da ayda toplam 160 saat ediyor. Kolay İK’yı kullanan bir şirket ise bu süreyi 40 saate düşürebiliyor. Elde edilen 120 saatlik tasarruf, 16 iş gününe eşit!”

Kolaylıklar dünyası Kolay İK olarak yazılımı geliştirip yeni özellikler (modüller) eklemeye, her yönüyle bir “kolaylıklar dünyası” yaratmaya devam ettiklerini aktaran Kolay İK Kurucu Ortağı Çağlar Yalı,

ÇAĞLAR YALI Kolay İK Kurucu Ortağı “TİM-TEB Girişim Evi, Kolay İK’ya kurucuların edinmesi gereken temel girişimcilik bilgilerinin eğitiminde çok yardımcı oldu.”

“Bunun için de kullanıcılarımızdan gelen geri bildirimleri dikkate alıyoruz. 2017’de Kolay İK’nın kolaylıklar dünyasını büyütmek için birçok yeniliği hayata geçirdik. Yemek kartı Multinet Up ile entegrasyonumuzu tamamladık. İzin, eğitim, bordro, harcama, zimmet ve özlük bilgileri gibi konuların yanı sıra, artık yemek kartı işlemleri de Kolay İK ile yönetilebiliyor. İş dünyasının ve İK profesyonellerinin gündeminde güncel bir konu olan bireysel emeklilikle

(BES) ilgili çalışmalarımızı tamamladık. Çalışanlar, Kolay İK’nın sistemi üzerinden BES katılım oranlarını görüntülüyor, süreci takip ediyor ve güncelleyebiliyor; İK uzmanları, çalışanlardan gelen iptal taleplerini kolayca işleme alabiliyor ve tek tıkla tüm bu bilgileri içeren detaylı bir rapora ulaşabiliyor. BES için NN Emeklilik’le iş birliği yaptık. Yılsonuna kadar banka entegrasyonunu tamamlamak üzere çalışıyoruz. Bu sayede tüm maaş, avans, ikramiye vb. ödemeler tek tıkla yapılabilecek. Yine iş dünyasında 100 yıla yakın bir geçmişi bulunan ve çalışan memnuniyetinin en önemli araçlarından biri olan performans değerlendirme, Kolay İK’nın yeni uygulamasıyla, tüm çalışanların katılabileceği kolay ve tasarruflu bir sürece dönüşüyor. İhtiyaçlara göre özelleştirilebilen performans değerlendirme uygulamasıyla şirketlere birçok kolaylık sunuluyor. Şirketler için sıkıntılı ve uzun bir süreci ifade eden performans değerlendirme, Kolay İK’nın sunduğu özelleştirilebilir alanlarla tüm çalışanların online olarak katılabileceği değerlendirme sayesinde, zaman ve kağıt tasarrufuna olanak tanıyor" diyor.


VAR ETTİNİZ, VAR OLUN...

Darüşşafaka varsa sayenizde var. 151 yıldır iyi ki varsınız.

Bu bayram Darüşşafaka’ya bağış yapın, annesi veya babası hayatta olmayan binlerce çocuğumuzun eğitimine katkıda bulunun.

www.darussafaka.org | 444 1863


SİNERJİ / TİM-TEB GİRİŞİM EVİ

Dünyanın dosyasını transfer ediyorlar

TİM-TEB Girişim Evi’nin desteklediği, iki üniversite öğrencisi tarafından kurulan GM Bilişim, filegoes.com adlı girişimiyle popüler dosya paylaşım sitelerine alternatif platform sunuyor. Haziran 2016’da açılan girişim, 5 GB’a kadar ücretsiz dosya paylaşım imkanı sağlıyor.

T

ürkiye İhracatçılar Meclisi ve Türk Ekonomi Bankası tarafından hayata geçirilen TİM-TEB Girişim Evi’nin destek olduğu firmalardan filegoes.com 2007 yılında iki üniversite 78

öğrencisi Gamze Özcan ve Mehmet Özcan tarafından kendi yazılım şirketlerini kurmaları ile hayata geçti. Kurulduğu günden bu yana hep Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalar gerçekleştiren GM Bilişim Teknolo-

jileri A.Ş. 2012 yılında ise dünyada hızla yayılmaya başlayan bulut teknolojiler alanında araştırmalar gerçekleştirerek, bu alanda Türkiye’den tüm dünyaya hizmet verecek bulut depolama alanları ve dosya

transfer platformları üzerinde geliştirmeler yapmaya başladı. Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle oluşan yüksek çözünürlükte fotoğraf ve video paylaşımlarının tek seferde kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşti-


rilmesi ihtiyacını doğurdu. GM Bilişim kurucu ortağı Mehmet Özcan, “Bu ihtiyaçtan yola çıkarak insanların kolay, hızlı ve en önemlisi güvenilir bir şekilde dosyalarını, fotoğraflarını, videolarını ve dokümanlarını paylaşabilecekleri bir platform gerçekleştirmeye karar verdik. Geliştirdiğimiz platformun sadece Türkiye’de değil tüm dünyada kullanılmasını hedeflediğimiz için projemizin ismine filegoes. com dedik. İçinde yazılım mühendisleri, sistem mühendisleri, tasarımcılar ve grafikerlerin bulunduğu 15 kişilik mühendis kadrosu ile ortalama 5 yıl boyunca geliştirdiğimiz ve 2016 yılında yayına aldığımız filegoes. com tahmin ettiğimizden çok daha kısa sürede hedeflediğimizden daha hızlı yayılmaya başladı. filegoes. com bulut depolama ve dosya transferinde birçok farklı alanda hizmetler sunuyor ve bunların içerisinde bireysel kullanıcılar, kurumlar, şirketler ve üniversiteler de var. Dünyada henüz yeni yaygınlaşmaya başlayan bu sektörde yerini çoktan almış durumdayız ve her geçen gün kalabalıklaşan ve tecrübelileşen ekibimiz ile geliştirmelerimize devam etmekteyiz. Elbette bizler gibi düşük sermayeler ile kurulmuş şirketler için anlık paralar kazanacağınız ticari yazılımlara yönelmek yerine ileri teknoloji üretmeye odaklı, uzun, zorlu ve tabi maliyetli geliştirme süreçlerine girmek ve bu süreçlerde dünyada bulunan dev firmalar ile rekabet etmek oldukça zor. Bizler her zorlandığı-

mızda ve vazgeçmek için birçok sebebimiz olduğunda kendimize vazgeçmemeliyiz çünkü bu ülkenin vazgeçmeyen her zorluktan daha da güçlenerek çıkmayı bilen üretken gençlere ihtiyacı var dedik ve daha da hırsla çalıştık. Çünkü kurulduğumuz günden beri bizim ve bizimle çalışan arkadaşların öncelikli hedefi ülkemizde teknolojinin en üst seviyesinde yaratıcı çözümleri milli olarak geliştirebilmek ve her yönden itibarı yüksek bir yapı içinde, ülkemizi bilişim teknolojileri alanında bir üretim yeri haline getirmek vardır” diyor.

Ürünün yaygınlaşması TİM-TEB Girişim Evi sayesinde oldu TİM-TEB Girişim Evi ile yollarının kesişmesini ise Mehmet Özcan şöyle anlatıyor: “TİM-TEB Girişim Evi ile filegoes.com‘un puplic kısmını ürettikten sonra tanıştık ve bizlere ürünümüzün satış stratejilerinin belirlenmesi, hedeflerinin koyulması, hangi müşterilere sunduğumuz hizmeti nasıl götürmemiz gerektiği gibi konularda destekleri oldu. Ayrıca projeye ciddi mana-

da sahip çıkarak önce kendileri kullanmaya başladılar ve daha sonra ise çalıştıkları kurumlara kullanımı noktasında tavsiyelerde bulunarak ürünün yaygınlaşması için gerekli desteği sağladılar.”

Hedef bir numara olmak Filegoes, kullanıcılara yüksek boyutlu dosya transfer hizmeti ile dosya depolama (sanal disk) hizmetini bir arada ve kolay kullanımı ile tek bir platformda sunuyor. filegoes.com’u geliştirmek ve daha ileriye taşımak için alanlarında uzman güçlü ve büyük bir ekip var gücüyle çalışıyor. İhtiyaçları analiz ediyor, kullanıcı dönüşlerini değerlendiriyor ve sürekli yeni servisler ve hizmetler geliştiriyor. Günümüzde kritik öneme sahip olan güvenlik konusunda yeni yöntemler ve şifreleme algoritmaları üzerinde çalışıyor. Veri kaybını önlemek ve kişisel verilerin korunması noktasında büyük bir hassasiyetle ilerliyor. Tabi bu sırada hız ve yazılım kalitesinden asla ödün vermiyorlar. filegoes.com tasarımcıları kullanıcılarına daha kolay

MEHMET ÖZCAN GM Bilişim Kurucu Ortağı “filegoes.com tasarımcıları daha kolay ve kullanışlı arayüzler sağlamak için sürekli yeni tasarımlar üretiyor.”

ve kullanışlı arayüzler sağlamak için sürekli yeni tasarımlar üretiyor, eğlenceli içerikler sağlıyor. Hız kesmeden ve ara vermeden çalışmalarına devam ettiklerini aktaran Mehmet Özcan, “Dosya transfer kapasitemizi ve ücretsiz Premium bulut disk alanımızı her geçen gün artırıyoruz. Hızımızı imkansız denilebilecek noktalara taşımak için çabalıyoruz. Böylelikle dünyada dosya transfer ve bulut disk hizmetinde bir numara olmayı hedefliyoruz. Hedefimiz filegoes. com ile tüm dünyada yaygın kullanılan dosya transfer ve bulut depolama hizmetini sağlayan bir platform olmak" diyor.

filegoes geliştirme ekibi.

79


SİNERJİ / LOJİSTİK

Endüstri 4.0 lojistik ve taşımacılığa da yön verecek

Lojistik sektörünün Endüstri 4.0 ihtiyaçlarına göre değer zincirine entegrasyonunu güçlendirecek uygulamalar önümüzdeki dönemde gündeme gelecek en önemli konular arasında. Aslında süreçleri otomatik olarak kontrol eden bilgisayar destekli sistemler sayesinde günümüzde de birçok taşımacılık süreci kontrol ediliyor.

G

elişmekte olan ülkeler arasında özellikle genç nüfusu ve konumu itibarıyla büyük ekonomilerden biri olan Türkiye, Doğu ile Batı'yı, Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayarak, küresel ticaret 80

için önemli bir kesişme noktasında yer alıyor. Türkiye'nin stratejik konumu; Türkiye'nin, 4 saatlik uçuş mesafesinden hesaplandığında, yaklaşık 1,6 milyarlık nüfusa ve 31 trilyon dolarlık toplam gayri safi milli hasılaya hızlıca

ve kolayca ulaşılabilinen bir konumda ve büyük dış ticaret hacmine sahip birçok pazara erişim sunuyor. Ülkemizin Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü görevi görmesi de lojistik sektörünün ülkemizde gelişmesinde hayli etkili bir

rol üstleniyor. Artan talebin doğru yönetilmesi ve ülkenin pek çok uluslararası firma için lojistik merkezi olarak görülmesi de artan lojistik faaliyetlerinde önemli noktalar olarak görülüyor. Türkiye ekonomisi, lojistik


sektörü için birçok fırsat sunuyor. Türkiye, güçlü ekonomik büyümesinin yanı sıra, Avrupa'nın en büyük ve en genç iş gücü havuzlarından birine sahip. Türkiye nüfusunun yüzde 65'ten fazlasını 24-54 yaş arasındakiler oluşturuyor ve buradan doğan iş gücü avantajı lojistik sektörüne de yansımaktadır. Yatırımcılar, sektörün farklı taleplerini karşılayacak nitelikli iş gücünü rekabetçi maliyetlerle kolayca istihdam edebiliyor. Son on yılda gerçekleştirilen kamu ve özel sektör altyapı yatırımları, Türkiye'de sunulan lojistik hizmetlerini önemli ölçüde iyileştirdi. Çok sayıda yeni havaalanı inşa edilmiş, otoyollar ile ülkenin dört bir yanına erişim sağlandı. Buna ek olarak, gelişmekte olan hızlı tren ağı büyük şehirleri birbirine bağlamaya başlamış ve Türk limanlarının kapasitesi arttı.

İhracatta en çok denizyolu tercih edildi UTİKAD’ın (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği) 2016 verilerine göre, lojistik sektöründe modlar arasında denizyolu taşımacılığı en büyük paya sahip alanlardan biri oldu. Taşıma modları arasında ton bazında karşılaştırma yapıldığında ihracatta yüzde 74, ithalatta ise yüzde 95,4 oran ile denizyolu taşımacılığı tercih edildi. İhracatta denizyolu taşımacılığını yüzde 24,5 ile karayolu, yüzde 1 ile havayolu ve yüzde 0,5 ile demiryolu izledi. İthalatta ise yükle-

AKILLI LOJISTIK: GELECEĞIN LOJISTIĞI Akıllı teknolojiler gittikçe artan bir şekilde ulaşım alanına giriyor ve tüm bir endüstride devrim yapıyor. Peki tam olarak akıllı teknolojiler nelerdir? Akıllı teknolojiler, tüm çalışma süreçlerini tamamen otomatik olarak kontrol eden bilgisayar destekli sistemlerdir. Özerk olarak faaliyet gösterebilirler ve bu sayede tüm süreci bağımsız olarak idare edebilecek özelliktedirler. Günümüz lojistiği, birkaç yıl öncesine kadar görülen malların tek yönlü depolanmasıyla pek benzerlik göstermemektedir. Bu, katılımcılar arasında tamamen yeni bir etkileşim seviyesine izin veren yeni web teknolojilerinden kaynaklanıyor ve gelişmeler hızla devam ediyor. Bu nedenle, kısmen ve tamamen otomatikleştirilmiş pek çok nakliye sistemi halihazırda denenmektedir.

rin yüzde 4’ü karayolu ile taşınırken demiryolu yüzde 0,5 oranında tercih edildi. Havayolunun payı yüzde 0,1’lerde kaldı. 2016 yılında toplam taşıma kapasitesinde geçen yıla oranla farklılık görülmedi. Türk taşımacılar ihraç taşıma sayılarında yüzde 2 düşüş yaşarken, pazar payı yüzde 80’den yüzde 79’a geriledi. Yabancı taşımacılar ise yüzde 7 büyüme sağladı. Irak ve Suriye bölgesinde ihracat trafiğinde düşüş yaşanması Avrupa ülkelerine yönelimi artırdı. Bir başka açıdan 2016 yılında artan güvenlik endişeleri, özellikle havaalanlarında başvurulan ekstra güvenlik tedbirleri, lojistik firmalarının güvenlikle ilgili maliyetlerini artırdı. Bu gelişmelere bağlı olarak sektör 2016’yı yüzde 4-4,5 büyüme ile tamamlayabildi. Sektörün iyimser bakışla 2017’yi de aynı oranda büyüme ile kapatacağı öngörülüyor. Bu iyimserliğe neden olan konuların başında Rusya ile gerçekleşen normalleşme süreci, İran ambargosunun kalkması ve ihracatçılara açılan yeni kapıları sıralamak mümkün.

Endüstri 4.0 derinden etkileyecek Tüm iş süreçlerini değiştireceği öngörülen Endüstri 4.0’ın lojistik sektörüne nasıl yön vereceği henüz bilinmiyor. Şüphesiz ki artık her şey daha farklı olacak. Özellikle e-ticaret sitelerinin önümüzdeki yıllarda kendi lojistik zincirlerini mi kuracağı yoksa mevcut sistemle devam

mı edeceği bilinmiyor. Bu sebeple lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmaların gelişen ticaret anlayışına uygun çözümler sunması ve bu yönde yatırım planlaması bekleniyor. Endüstri 4.0 temel olarak üretimi derinden etkileyecek bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Üretimle lojistiği birbirinden ayrı düşünmek imkansız olduğundan tüm dünyayı etkisi altına almaya başlayan Endüstri 4.0’ın lojistik sektöründe özellikle iş yapış şekillerini yeniden belirleyeceğini öngörebiliyoruz. Endüstri 4.0, lojistiğin 7 doğrusu adını verdiğimiz doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan, doğru yolla ve doğru fiyata sağlanması aşamalarının hepsini ayrı ayrı etkileyecektir. Çünkü Endüstri 4.0’ın temelinde tüm süreçlerin birbiri ile gerçek zamanlı iletişim halinde olması esası yatıyor. Değişime bu perspektiften yaklaştığımızda üretime yönelik hammadde temininden üretim bandına, üretim bandından tüketim noktalarına kadar Endüstri 4.0 çerçevesinde oluşan değer zincirleri doğal olarak lojistik, yazılım ve finans sektörlerinde de dönüşümü tetikleyecektir.

81


SİNERJİ / LOJİSTİK

Hedefimiz global olarak yüzde 5 pazar payına ulaşmak

TURHAN ÖZEN THY Kargodan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

T

urkish Cargo 1936 yılından bu yana Türk Hava Yolları’nın alt markası ve global bir oyuncu olarak faaliyetlerine devam etmekte ve dünyanın yaklaşık 120 ülkesine, 300’den fazla iç ve dış hat noktasına hava kargo taşımacılığı yapıyor. Türk Hava Yolları Kargo-

82

dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Turhan Özen, “Türkiye’de pazar lideri olan markamız global pazarda da hava kargo taşıyıcıları arasında önemli bir yere sahiptir. Hem yolcu hem de kargo uçakları ile hava kargo taşımacılığı yapan Turkish Cargo bunun yanında binden fazla noktaya kara taşıma bağlantısı ve depolama hizmetleri veriyor” diyor.

Dünyanın ilk 5 kargo taşıyıcısından biri konumuna getirmek... Global pazar payını artırma stratejisi doğrultusunda mevcut yolcu uçaklarına ilave olarak kargo uçağı yatırımlarına ağırlık verdiklerini aktaran Turhan Özen, “Bu sayede 2010 yılında yüzde 1 seviyelerinde olan global pazar payımızı an itibari ile yüzde 3 seviyelerine ta-

şıdık. 2011 yılında 31 olan kargo uçağı uçuş noktası sayımızı ise 2016 yılı sonu itibari ile 64’e çıkardık. Filo yatırımlarının yanı sıra organizasyon yapısına ve nitelikli personel istihdamına da önem veriyoruz. Bu çerçevede yurtdışı bölge müdürlükleri kurarak pazarlama ve satış faaliyetlerimizi yerinde yönetim prensibi ile uyguluyoruz. Uzun yıllar boyunca kullandığımız Atatürk Hava Limanı (AHL) Kargo tesislerimiz günün ihtiyaçlarına ve artan kargo hacmimize yeterli gelmediğinden AHL içinde 43,000m2’lik yeni kargo tesisimizi tamamlayarak hizmete açtık. 2023 stratejimiz doğrultusunda hedefimiz global olarak yüzde 5 pazar payına ulaşarak Turkish Cargo’yu dünyanın ilk 5 kargo taşıyıcısından biri konumuna getirmek” diye konuştu.

İhracatçıya yeni pazarlara ulaşma fırsatı İstanbul bulunduğu coğrafi konum itibari ile Doğu-Batı aksında doğal bir köprü vazifesi görüyor. Bu coğrafi konum hem transit hem de ihracat kargoları için dünyanın bir çok noktasına en efektif zamanda ulaşma imkanı sağlıyor. Genel Müdür Yardımcısı Turhan Özen, “Turkish Cargo,Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefleri çerçevesinde artan iş hacmi ile birlikte ihracatçısına; kargo uçağı yatırımlarıyla uçulan nokta sayısını artırarak yeni pazarlara ulaşım fırsatı, ihracat kargoları için uygulanan 3 güne kadar ardiye muafiyeti, ihracat kargolarının önceliklendirilmesi, rekabetçi fiyatlar ve bazı ürün gruplarına yönelik ihracatçı birlikleri ile yapılan özel çalışmalarla destek vermeye gayret etmektedir” dedi.


DB Schenker Mısır’a 100 bin tondan fazla elektrik santrali bileşeni taşıyor

D

B Schenker dünyadaki gaz ile çalışan en büyük elektrik santrallerinden birini yapan Siemens AG için Mısır’a 400 bin metreküp ve toplam 100 bin ton malzeme taşıyacak. Burullus, kurulacak olan üç Siemens elektrik santralinden birinin yeri. Yüksek verimliliği için seçilen bu teknolojide, doğal gazla çalışan her santral sekiz Siemens gaz türbini ve dört buhar türbini tarafından üretilen 4,8 milyar vat kapasiteye sahip. Devasa sipariş için son hamle: Eylül’e kadar DB Schenker dünyadaki gaz ile çalışan en büyük elektrik santrallerinden birini yapmakta olan Siemens AG için Mısır’a 400 bin metreküp ve toplam 100 bin ton malzeme taşıyacak. Burullus, kurulacak olan üç Siemens elektrik santralinden birinin yeri. Yüksek verimliliği için

seçilen bu teknolojide, doğal gazla çalışan her santral sekiz Siemens gaz türbini ve dört buhar türbini tarafından üretilen 4,8 milyar vat kapasiteye sahip. Taşınan malzemeler, türbinler, jeneratörler, trafolar ve brülörlerden oluşan her biri yaklaşık 500 ton ağırlığındaki bileşenlerden oluşuyor. Bir elektrik santralindeki sekiz elektrik hattının her biri toplamda bu muazzam bileşenlerden 248 tanesini gerektiriyor. Avrupa ve ABD’den ağır bileşenler doğrudan Brullus balıkçı limanına yüklenirken, Asya’dan gelen parçalar ilk önce açık deniz gemileri ile İskenderiye limanına geliyor. Burada daha düşük su kesimi sayesinde 80 kilometre uzakta olan Burullus’taki limana girebilen daha küçük kosterlere yeniden yükleniyor. DB Schenker hacimli bileşenlerin Burullus limanında

boşaltılabilmelerini sağlamak için gerekli hazırlık çalışmasını üstlendi. Liman derinliğinin 5,50 metreye çıkartılması ve iskelenin güçlendirilmesi gerekirken limana erişen yolların ve geçici depolama alanının inşası gerekti. Ayrı bileşenleri ağır nakliye römorklarına boşaltmak için 600 tonluk bir vinç kuruldu. Burullus’taki liman şantiyeye sadece 16 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Üç elektrik istasyonunun hepsi de 2016’ın sonlarından beri art arda hizmet vermeye başladı.

Tek bir gaz türbini 482 ton ağırlığında Burullus - Schenker Almanya’nın tarihindeki en büyük projesinde tek bir gaz türbini 482 ton ağırlığında. Bu kabaca 100 fil veya 32 şehir otobüsünün ağırlığına eşit. DB Schenker bu boyda sekiz türbin ve her biri 50 tondan fazla gelen başka 240 bileşeni Mısır’daki Nil

deltasına taşıyor. İnşaat alanının 16 kilometre doğusunda olan küçük bir balıkçı limanı ağır yük parçaların taşınmasına imkan vermek için beş ay içinde tamamen yeniden yapıldı. Giriş kanalı ve havza 5,5 metre derinliğe kadar tarakla temizlendi, mendirek 150 metre uzatıldı, bin 500 metre giriş yolu yapıldı, 6 bin metre kare depo alanı inşa edildi ve 125 metre iskele ağır yükler için güçlendirildi. DB Schenker dünya etrafındaki fabrikalarda üretilen devasa bileşenleri topluyor: Berlin’den gaz türbinleri, Almanya’da Mülheim’dan ve ABD Kuzey Carolina’da Charlotte’tan jeneratörler. Trafolar Avusturya’daki Weiz ve Hırvatistan’daki Zagreb’den geliyor. Buhar türbinleri için kondansatörler ve parçalar Endonezya’daki Banten’den gelirken sekiz brülör için 192 modül Güney Kore’deki Ulsan’da üretiliyor. 316 metre küplük diğer elektrik santrali bileşenleri denizden veya havadan teslim ediliyor. Mısır’daki elektrik santralinin inşası Siemens için bir rekoru da temsil ediyor. Şirket üç gaz ve buhar kombine elektrik santrali, artı toplam 600 türbinli on iki rüzgar santralinin yapılması için Kahire ile kontratı Haziran 2015’te imzaladı. Tam kapasitede çalıştıkları zaman Mısır’ın elektrik üretimini yüzde 50 artıracaklar. Üretim bakımından kombine çevrim santrali dünyada sınıfındaki en büyüğü. 83


SİNERJİ / M.I.C.E.

Turizmin yüzde 35'lik diliminde söz sahibi sektör: M.I.C.E. Yılın on iki ayında yapılabilen kurumsal turizm yani “M.I.C.E.” Türkiye’de son 10 yıldır ciddi ivme kazanarak, artık turizmin bir kolu olmaktan çıkıp başlı başına bir sektör haline geldi. MICE, turizm sektörünün yanı sıra bölge ekonomilerinin kalkınması ve yan sektörlerin ayakta kalabilmesi adına da olmazsa olmaz bir dilimde yer alıyor.

D

ünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olarak kabul edilen turizm, kendi dışında 50’den fazla katma değer yaratıyor. Hizmet sektörünün bir alt dalı olan turizm sektörü, insan gücüne dayalı bir sektör. Turizmin ayrıca en az maliyetle ve en kısa sürede en fazla istihdamı yaratan sektör olduğu kabul ediliyor. Turistin ürettiği

84

mal ve hizmeti, yani turistlik ürünü ülkesine götürme gereği olmadığından gümrük masrafı yaratmıyor ve ihracı mümkün olmayan mal ve hizmetleri bir döviz kaynağı haline getirebiliyor. Bu nedenle turizm, çoğu zaman “görülmeyen ihracat” olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de turizm açısından oldukça potansiyel barındıran bir ülke. Coğrafi ve tarihi güzellikleriyle, medeniyetleri buluştu-

ran yapısıyla dünyada dikkat çeken özelliklere sahip. Yılın on iki ayında yapılabilen kurumsal turizm yani “M.I.C.E.” Türkiye’de son 10 yıldır ciddi ivme kazanarak, artık turizmin bir kolu olmaktan çıkıp başlı başına bir sektör haline geldi. M.I.C.E., turizm sektörünün yanı sıra bölge ekonomilerinin kalkınması ve yan sektörlerin ayakta kalabilmesi adına da olmazsa olmaz bir dilimde

yer alıyor. Peki nedir M.I.C.E.? Tam ismi Meeting, Incentive, Congress, Events olan, toplantılar, teşvik gezileri, kongreler ve sergiler anlamına gelen M.I.C.E., bütün bu sayılan faaliyetleri yapan firmaları tanımlamak için kullanılıyor. Bu anlamı ile M.I.C.E., bütün dünyada hızla gelişen organizasyon faaliyetleri olarak tanımlanıyor.


M.I.C.E. olarak neler yapılmaktadır? Bu sektörün birinci faaliyet alanı toplantı organizasyonlarıdır. Bu kapsamda, firmaların, iş ortakları ile ya da sosyal paydaşları ile bir araya gelerek, şirketin gelişmelerini basınla paylaşmak veya yeni bir ürün tanıtımını

yapmak üzere yapılacak etkinlikler planlanıyor. Bu anlamda basın toplantıları düzenlemek, bayi toplantıları yapmak, eğitim toplantıları düzenlemek, şirket toplantıları veya motivasyon toplantıları organize etmek hatta road show’lar yapmak ve hedef kitle ile yüz yüze

HİNT DÜĞÜNÜ VE MICE SEKTÖRÜ ANTALYA'DA BİR ARAYA GELDİ Türkiye’nin turizm cenneti Antalya, düğün ve toplantılar, teşvik gezileri, kongreler ve sergiler (M.I.C.E.) sektörünün, dünyanın dört bir yanından en önemli temsilcilerini ağırladı. 28 Mayıs-1 Haziran 2017 tarihleri arasında gerçekleşen Inventum Global Workshop ve EEMA Leadership Retreat, sektöre yeni bir soluk getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hindistan'a yaptığı düğün davetinin ardından Türkiye’nin en büyük M.I.C.E. operatörlerinden olan Inventum Global ile Hindistan’ın Etkinlik ve Eğlence Yönetimi Birliği (EEMA), dev bir ortaklığa imza attı. Yeni Delhi’de düzenlenen basın toplantısı ile duyurulan işbirliği, Hindistan’ın yurtdışında yapılan yüksek bütçeli düğünlerine Antalya’nın kapılarını sonuna kadar açıyor. Hindistan’dan 100’ün üzerinde düğün acentası geliyor Antalya’nın en önemli otellerinden Rixos Premium Belek Otel'de gerçekleşen dev organizasyona Hindistan’dan 100’ün üzerinde premium düğün acentaları CEO düzeyinde katılım gerçekleştirdi. Bununla birlikte Rusya ve Ukrayna M.I.C.E. pazarının yüzde 90’ına hakim en büyük M.I.C.E. acenteleri de etkinlikte misafir edildi.

gelerek, yeni iş modelleri yaratmak ve trendleri takip etmek M.I.C.E. aktivitelerinin başında gelir. M.I.C.E. sektörünün ikinci faaliyet alanı, teşvik gezileri düzenleme organizasyonlarıdır. Bu hem şirket içi motivasyonu yükseltmek için hem şirket içi eğitimlerde fark yaratmak için yapılıyor. Ülke dışında yapılacak toplantıları ve yolculukları organize etmek önemli bir M.I.C.E. aktivitesi olarak görülüyor. Sektörün bir diğer faaliyet alanı kongre organizasyonlar. Ülke içinde veya ülke dışında yapılacak konferanslara, kongrelere ya da seminerlere katılmak veya bu tür organizasyonlar düzenlemek ciddi bir M.I.C.E. aktivitesi. Bu alanda sempozyum, çalıştay, konferans organizasyonları ve ulusal veya uluslararası kongreler düzenlenmekte. Nihayet sektörün son faaliyet alanı sergi organizasyonları. Çeşitli açılış törenleri, ödül törenleri, kurumsal yıl dönümleri veya yeni yıl kutlamaları, açık alan ekinlikleri, spor karşılaşmaları, özel davetler ve sosyal sorumluluk projeleri birer M.I.C.E. aktivitesi.

leştirmek için yeterli zaman, yeterli çalışan ve yeterli kaynak bulamamakta. Ayrıca her bir aktivite kendi başına uzmanlık gerektiren farklı faaliyetler içermekte. Bütün bunların bu işi bilen firmalar tarafından yapılıyor olması sadece zaman kazandırmamakta aynı zamanda faaliyetlerin eksiksiz ve kusursuz yürütülmesi için harcanacak efordan da tasarruf sağlamakta. Bu işin uzmanı olan firmalar, planlama çalışmalarında hizmet verdikleri şirketlerin dinamiklerini de dikkate alarak en uygun çözümü üretebilmekteler.

M.I.C.E. sektörünün gelişimi Geçen 10 yıl içinde M.I.C.E. sektörü, ülkemizde de çok büyük bir ilerleme gösterdi. Sadece kongre turizmi açısından dünyada ülkeler sıralamasına bakıldığında Amerika 759 kongre ile ilk sırayı alırken, ülkemiz 159 kongre ile 23’üncü sırada yer alıyor.

M.I.C.E. sektörü neden önemli? Birçok kuruluş yukarıda açıklanan aktiviteleri gerçek85


BİRLİK / ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ

Ar-Ge mühendisleri dönüşümün mimarı olacak İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Bahçeşehir Üniversitesi ve Almanya Aachen Üniversitesi Tekstil Teknolojileri Enstitüsü, tekstil sektöründe Ar-Ge mühendisleri ve Ar-Ge yöneticileri yetiştirmek üzere büyük bir işbirliğine imza attı.

B

ahçeşehir Üniversitesi ( BAU ), İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ve Aachen Üniversitesi Tekstil Teknolojileri Enstitüsü’nün iştiraki İTA İstanbul işbirliğiyle dönüşümün mimarı olacak Ar-Ge mühendisleri ve Ar-Ge yöneticileri yetişecek. Türkiye’de ilk defa akademik beklentinin yanı sıra sanayide çalışabilecek, üretime yönelik Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirecek mühendisler yetiştirmeyi hedefleyen program; üniversite sanayi işbirliği ile gençlerin sektör içerisinde eğitim görerek işi işin uzmanlarından ve

86

yıllarını sektöre vermiş isimlerden öğrenmelerini sağlamak amacında. Tüm bu artıların yanı sıra işbirliğinin özellikle son yıllarda hayatımıza giren ‘teknik tekstile’ farklı bakış açıları kazandırması ve ihracata katkısını artırması amaçlanıyor.

Türkiye ihracatla, ihracat eğitimle yükseliyor Projenin tanıtımı için düzenlenen toplantıda konuşan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, tekstil sektörünün üretim, ihracat ve istihdam açısından Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez sektörlerinin başında gel-

diğini belirterek, “Türkiye ihracatla, ihracat eğitimle yükseliyor. Dünya artık sanayi 4.0’ı konuşuyor. Bu şartlar altında geleneksel tekstil anlayışıyla devam etmek gittikçe zorlaşıyor. Sektörün mutlaka teknik tekstile dönüşümünü gerçekleştirmek zorundayız. Bunun için gerekli olan adımlardan belki de en önemlisini burada atıyoruz. İTHİB, Bahçeşehir Üniversitesi ve Aachen Üniversitesi Tekstil Teknolojileri Enstitüsünün iştiraki İTA İstanbul ile el ele vererek sektörde dönüşümü sağlayacak nitelikli ve donanımlı Ar-Ge Yöneticilerini ve Mühendislerini yetiştireceğiz” dedi.

Ar-Ge yatırımları artıyor Gülle, sözlerini şöyle sürdürdü: “2015 yılında 1,44 Amerikan doları olan Türkiye kilogram bazında ihracat birim fiyatı, geride bıraktığımız 2016 yılında 1,37 dolara geriledi. Avrupa Birliği’nin ihracatta KG başına birim fiyatı 2,2 dolar iken Almanya’da bu rakam 3,4 dolara kadar yükseliyor. Yapılan çalışmalar, Hükümetimiz tarafından verilen desteklerin de yardımıyla Türkiye’de son dönemde Ar-Ge yatırımları artsa da henüz bu yatırımların ihracata ve buluşların ticarileşmesine aktarılamadığını ortaya koyuyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın


2005-2014 yıllarını kapsayan dönemde, 42 ülkenin Ar-Ge harcamaları, patent başvuruları ve yüksek teknolojili ürün ihracatını ele aldığı bir araştırmada ülkemizin, her iki durumda da araştırmaya konu ülke gruplarının ortalamasının altında kaldığı belirtiliyor. Çalışmada, Türkiye’nin birim Ar- Ge harcamasına karşılık ortalamanın altında sayıda patent başvurusu yaptığı, yine birim ArGe harcamasına karşılık yüksek teknolojili ürün ihracatının daha düşük oranda gerçekleştiği belirtiliyor. Yine bu araştırmaya göre; Türkiye’nin İsrail ve Singapur kadar Ar-Ge ya-

tırımı yapsa da hem patent sayısında hem de yüksek teknolojili ürün ihracatı oranında bu iki ülkenin altında kaldığı görülüyor.”

Başka seçenek yok Katma değer ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının sınırlı gelişebildiğine vurgu yapan İsmail Gülle, “Ülke ve sektör olarak yaşanan bu tıkanıklıktan kurtulmaktan başka seçeneğimiz yok. Yaşanan benzeri tıkanıklıklar geçmişte dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile son derece olumsuz sonuçlara neden oldu. Örneğin Almanya’da tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların yüzde

PROJE NASIL UYGULANACAK? Proje kapsamında; BAU Mühendislik Fakültesi çatısı altında üretime yönelik insanlar yetiştirmek üzere “Mühendislik Yönetimi” yüksek lisans programı açılıyor. Açılacak program çerçevesinde İTHİB üyesi şirketlerin Ar-Ge ve üretim mühendisi ihtiyacı karşılanmış olacak. Program iki yıllık lisansüstü olarak uygulanırken, programa katılacak adaylar İTHİB üyesi şirketler tarafından belirlenecek. Belirlenen adaylar eğitim süresince ve eğitimlerini tamamladıktan sonra aynı şirketlerde çalışmaya devam edecekler. Adaylar, şirketler tarafından üç aylık bir iş sürecinden sonra seçilecek ve BAU’nun mülakattan sonra programa katılacaklar. Program çerçevesinde Mühendislik Yönetimi, Tekstile Giriş, Teknik Tekstiller, Proje Yönetimi ve Fabrika Uyarlamaları, Araştırma Metotları, Teknik Elyaflar ve İplikler, Teknik Tekstil Yapıları, Teknoloji Yönetimi, Ürün Geliştirme ve Süreç Yönetimi, Nanoteknoloji, Kalite Yönetimi gibi dersler alacak olan öğrenciler programdan tezli veya tezsiz mezun olabilecekler. Programın diğer akademik ortağı olan Aechen Üniversitesi Tekstil Teknolojileri Enstitüsü iştiraki İTA İstanbul, program kapsamında bazı derslerin uzaktan eğitimini ve öğrencilerin ilk yılın sonunda yaz programı çerçevesinde eğitimini üstleniyor.

BAU Mütevelli Heyet Başkanı Enver Yücel ve İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, basın toplantısı öncesinde toplantı salonunda sergilenen teknik tekstil ürünlerini incelediler.

70’i geleneksel tekstillerden teknik tekstillere dönüşemediği için faaliyetlerini sürdüremediler. Türkiye’nin üretim, istihdam ve ihracatında vazgeçilmezi olan sektörümüzü dönüştürebilmek için Geleneksel tekstili geliştirerek Sanayi 4.0’a adaptasyonunu sağlamak ve mevcut yetkinliklerimizi kullanarak teknik tekstillere geçiş sürecimizi hızlandırmamız kaçınılmaz hale geldi. Bunun önündeki en büyük engel ise yetersiz insan kaynağı. Türkiye’de verilen desteklerin de katkısıyla 600’ün üzerinde AR&GE merkezi faaliyet gösteriyor. Tekstil sektöründe bu sayı 30 civarında. Ancak bu Ar&GE merkezlerinde görev alacak, bu merkezleri yönetecek yeterli insan kaynağı konusunda önemli sıkıntılar yaşanıyor. Bahçeşehir Üniversitesi ve Aachen Üniversitesi iş birliğiyle ortaya koyduğumuz proje hem sektörümüzün hem de ülkemizin geleceği için bir dönüm noktası olacaktır. Gençlerimizin bir taraftan çalışırken, diğer taraftan eğitimlerini tamam-

layacağı bu proje Türkiye genelin için de bir model olacaktır” dedi.

Geleceğimize ışık tutacak bir proje Toplantıda konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, üniversite – sanayi işbirliğine gerçek anlamda katkı sağlayacak projenin endüstrideki dönüşümü de beraberinde getireceğinin altını çizdi. Yücel “Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) olarak Türkiye’nin en önemli sektör temsilcileriyle birlikte, ülkemizdeki endüstriyel dönüşümün geleceğine ışık tutacak bir projeye imza atıyoruz. Bu iş birliğinin üniversite – sanayi birlikteliği adına yapıcı ve gerçekçi bir rol model olmasını diliyorum” dedi.

87


SİNERJİ / FİRMA

Gıda sektöründe Ar-Ge

İBRAHIM GEDIKOĞLU Etkin Proje Yönetim Danışmanlık

Kurucu Ortak / Gıda Mühendisi

S

on yıllarda neredeyse her platforma Ar-Ge ve inovasyonun önemine değinir olduk. Ar-Ge ve inovasyonun ülkemizin gelişiminde kritik öneme sahip olduğu hemen herkes tarafından dile getirilmektedir. Bu yazı içeriğinde gıda sektöründe Ar-Ge’nin bugünkü durumu, Ar-Ge desteklerinden faydalanma durumumuz ve sektörde Ar-Ge faaliyetlerinin yaygınlaşması için kurum olarak neler yapabileceğimiz ile ilgili bilgiler aktarmaya çalışacağım. Öncelikle sektörün mevcut durumu ile ilgili olarak bazı

88

veriler vermek istiyorum: • TÜİK ihracat verilerine göre ihracatımızın yaklaşık yüzde 10’luk kısmını gıda ürünleri ve içecek, tarım ve hayvancılık ile balıkçılık alanlarında yapılan üretimimiz oluşturmaktadır. • Gıda ve İçecek İmalat Sektörünün toplam imalat sanayi cirosu içerisindeki payı ise yüzde 16 ’dır. Ülkemizin en büyük sektörünü oluşturan Gıda Sektörünün gelişimde ArGe Merkezleri son yıllarda önemli katkı sağlamaya başlamıştır. Son 10 yılda ülkemiz genelinde GSMH dan Ar-Ge ye ayrılan pay yüzde 0,4’ten yüzde 1’e yükselerek 2,5 a katlanmıştır. Buna paralel olarak gıda sektörü, sektörler arasında öncü olmasa bile rekabetçi olabilmiştir. Bir gösterge olarak, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteklemekte olduğu Ar-Ge Merkezleri programında, Ağustos 2017 tarihi itibariyle gıda sektörü 28 Ar-Ge Merkezi ile toplamın yaklaşık yüzde 5’ini oluşturmaktadır. Bu 28 Ar-Ge Merkezinin kuruluşu son 5 yıl içinde olması ve

•  Kapasiteyi nasıl ar>rabiliriz, •  Maliyetleri nasıl düşürürüz •  Fireleri nasıl azal>rız

•  Ürünlerin kalitesini nasıl ar>rabiliriz •  Ürün standardizasyonunu nasıl sağlayabiliriz •  Yeni standartlar neyi gerek,riyor

Üre,m

Kalite

Pazarlama

Ar-Ge

•  Pazarda hangi yeni ürünler var •  Müşteriler nasıl ürünler bekliyor •  Ürünlerdeki memnuniye, nasıl ar>rabiliriz

•  Girdilere alterna,f geliş,rilebilir mi? •  Çevresel etkiler konusunda bir şeyler yapılabilir mi? •  Ürünün kimyasında yenilikler yapılarak fayda ar>rılabilir mi?

Sektör Adı Otomotiv ve Otomotiv Yan Sanayi

Firma Sayısı 92

Yüzde Oran 15,70

Makine ve Teçhizat İmalatı

62

10,58

Yazılım

58

9,90

Kimya

41

7,00

Bilişim, Bilgi ve İletişim Teknolojileritelekomünikasyon Elektrik-Elektronik

40

6,83

37

6,31

Tekstil

35

5,97

Gıda Sanayi

28

4,78

Savunma Sanayi

24

4,10

yükselen bir trend ile gıda sektörünün, tüm sektörler içerisindeki sıralamasını 13’üncülüten 8’inciliğe taşımıştır. Bu gelişimin sonuçları da önümüzdeki 3 yıl içinde daha somut olarak elde edilmeye başlanacaktır. İşletmelerin teknik başarının yanında ticari-endüstriyel başarıya da ulaşabilmesi için Ar-Ge faaliyetlerini, İnovasyon çalışmaları ile tamamlayarak katma değere dönüştürmesi gereklidir.

Ar-Ge çalışmalarına nereden başlamalıyız? Aslında Ar-Ge çalışmalarına “soru sormaya başlayarak başlamak” en kolay yol. Çalışanların firmasını ve projesini küçük görmesi ise en büyük engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Proje yaptıkça bu hazzı alacak ve çok daha nitelikli projeler yapmaya başlayacaksınız, ama öncelikle bir yerden başlamak gerek.


Pazar çeşitliliği sağlamanın güvencesi logitrans gerçekleştiği ortamlardır. logitrans ile yaratılan bilgi değişim ortamı sayesinde, bir bütün olarak ülkenin lojistik alt yapısı ve hizmet üreten şirketlerinin sağladığı olanaklar sergileniyor.”

Ticaretin güvencesi pazar çeşitliliği ALTINAY BEKAR EKO Fuarcılık Fuarlar Müdürü

T

ürkiye’nin ulaştırma ve lojistik altyapısına yaptığı yatırım, uluslararası rekabetteki en önemli avantajı sağlayacak. Türkiye’de son 14 yılda 60 milyar TL’si demiryollarına olmak üzere 304 milyar TL ulaştırma yatırımı yapıldı. 2023 yılında 25 bin kilometre demiryolu hedefi var. “Tüm dikkatler Türkiye’nin bu lojistik avantajlarına odaklanıyor” diyen EKO Fuarcılık Fuarlar Müdürü Altınay Bekar, ‘Uluslararası logitrans Transport Lojistik Fuarı ile rekabette elde edilebilecek avantajların paylaşıldığı bir ortam yaratıyoruz" diyerek şöyle devam etti: “Her yıl gerçekleştirdiğimiz logitrans ile sektörel anlamda bilgi toplumu olma mücadelesi veriyoruz. Değişen ekonomiyi ve büyük veriyi anlamak, bilgiye erişmekle mümkün. Fuarlar işte bu bilgi-veri değişiminin en kolay, en ucuz, en yoğun ve en hızlı

Altınay Bekar sözlerine; ‘Uluslararası rekabette üstünlük yaratmak için fuarlardan en etkin şekilde yararlanmak gerekiyor. Bu ülkemiz ekonomisi ve sektörün kendisi kadar, katılımcı şirketler için kaçırılmaması gereken bir olanaktır’ diyerek şöyle devam etti: ‘logitrans, tüccarlar ve lojistikçiler için pazar çeşitliliği sağlamanın güvencesidir. Ticarette olumsuz gelişmelerden kurtulmanın yolu pazarların çeşitlenmesinden geçmektedir.Tıpkı mal ihracatında olduğu gibi hizmet ihracatında da ‘ürün’ ve pazar çeşitliği

sağlamak, özel politikalar ve çalışmalar gerektiriyor. Uluslararası fuarlar bu amaç için en önemli çalışma alanlarıdır. logitrans ile yarattığımız ortamda, her yıl yaklaşık 30 ülkeden katılımcı, 50 kadar ülkeden de ziyaretçiyi buluşturuyoruz. Türkiye’nin kriz yaşadığı pazarlara alternatif yaratmak amacıyla attığı adımları izleyerek, bu pazarların lojistik ihtiyaçlarının logitrans’da ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Her fuarda bir ülke ya da bölgeye odaklanıyoruz. Aynı zamanda ülkemizin ihracat politikaları doğrultusunda öncelikli sektörlere yönelik etkinlikler yapıyoruz.”

İş hayatının parlayan yıldızı lojistiktir Uluslararası logitrans Transport Lojistik Fuarı’nı organize ederek, geleceğin kent yaşamında lojistiğin varacağı düzeyi sorguladıklarını belirten Bekar, “İş hayatında

lojistikçilerin yıldızının daha da parlayacağı bir döneme giriyoruz. Değişen yaşam şartlarına uyum sağlamak için sadece hizmet biçimi değil, kullanılan tüm ekipmanlarda değişim geçirecek. Araçlar kadar yollar ve yapılar da değişime uğrayacak. Lojistik de tüm yeni gereksinimlere yanıt verecek bir dönüşüm yaşayacak.Her yıl gerçekleşen dünyanın en önemli lojistik etkinliklerinden biri durumundaki logitrans kapsamında lojistiğin tüm boyutlarını irdeleyen etkinlikler yapılıyor. Paneller, konferanslar ve sunumlar gerçekleştirilen logitrans, kaçırılmaması gereken bir etkinlik. Tüm iş dünyasının karar alıcıları, iş süreçlerini kurgulamadan önce logitrans’a gelmeli” diye konuştu.

Ticari araçlar logitrans ile görülüyor “Türk Alman ortaklı EKO MMI Fuarcılık tarafından organize edilen Uluslararası logitrans Transport Lojistik Fuarı ile ülkemizin ticari araçlar alanındaki görünürlüğünü daha da öne çıkartacağız” diyen Bekar şöyle devam etti: “logitrans içerisinde son teknoloji ürünü çekici, römok ve hafif ticari araçların yer aldığı özel bir bölüm yaptık ve bu alanı öne çıkartacağız.” 89


BÜYÜME / MAKALE

AKİB firmaları ihracatta ilerliyor

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye ihracatı içerisinde payını her geçen gün artıran AKİB çatısı altındaki firmaların, Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi. Toplam 8 sektörde 10 binin üzerinde ihracatçı firmanın büyük başarı yakaladığı şehirleri mercek altına aldık.

MAHMUT ARSLAN AKİB Koordinatör Başkanı “2017 yılının ilk 8 ayında toplamda 7 milyar 792 milyor dolar ihracat yaptık ve Türkiye ihracatına yüzde 8,2’lik katkı sağladık.”

S

on yıllarda Türkiye’nin yakın çevresinde yaşanan iç savaşların, Avrupa Birliği’nde daralan talebin, Rusya ile yaşadığımız siyasi problemlerin ve 90

terör sorunlarının ekonomimizi ve buna bağlı olarak ihracatımızı da büyük sekteye uğrattığını belirten AKİB Koordinatör Başkanı Mahmut Arslan, 2017 yılının başlarından itibaren kötü gidişata dur denilerek, Türkiye ve AKİB ihracatının yükselişe geçtiğini kaydetti. AKİB bünyesinde, tekstil ve hammaddeleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, yaş meyve sebze, hazır giyim ve konfeksiyon, kimyevi maddeler ve mamulleri, demir ve demir dışı metaller ile mobilya, kağıt ve orman ürünleri olmak üzere toplam 8 sektörde, 10 binin üzerinde ihracatçı firma ile ülke ekonomisi için canla başla çalıştıklarına vurgu yapan Arslan, “AKİB olarak

2017 yılının ilk 8 ayında toplamda 7 milyar 792 milyon dolar ihracat yaptık ve Türkiye ihracatına yüzde 8,2’lik katkı sağladık” diye konuştu.

Sürdürülebilir ihracat için pazar çeşitliliği İhracatımız her geçen gün artış gösterirken, bu artışın getirdiği motivasyonla yüksek katma değerli üretimi ve ihracatı da artırmak gerektiğini altını çizen Arslan, “Ülkemizin ekonomisinin ve refahının gelişmiş ülkeler seviyesine çıkabilmesi için ihracatımız tabii ki önem arz etmektedir. Ancak sadece ihracat miktarımızı artırmak, bunun için yeterli ve sürdürülebilir değildir. Sürdürülebilir bir ihracat için ürün ve pazar çeşitliliğini sağlamak gere-

kir” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’den alınan verilere göre; Akdeniz İhracatçı Birlikleri hiterlandı içerisinde yer alan Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman’ın ihracatı Ocak-Temmuz döneminde 4 milyar 290 milyon dolara ulaşırken, ithalatı 5 milyar 286 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatının ithalatını karşılama oranı ise yüzde 81,1 oldu.

Adana tekstil ile ön planda Çukurova’nın kalbi Adana, bereketli tarım alanlarına sahip olmasının yanı sıra Türkiye'nin ilk sanayileşen bölgelerinden biri olmanın avantajını ihracat sektöründeki başarısı ile gösterdi. 2017 yılının Ocak-Temmuz döneminde 1 milyar 216 milyon dolarlık ithalata


karşılık, 974 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatının ithalatını karşılama oranı ise yüzde 80,08 oldu. Adana ihracatında tekstil, kimya, otomotiv ve hububat sektörleri öne çıkarken, en fazla ihracat yapılan ürün grubunu plastikler, dokuma kumaş ile otobüs, minibüs ve midibüsler oluşturdu.

Hatay demir-çelikte birinci Demir-çelik sektöründe kapasite açısından Türkiye’de birinci sırada bulunan Hatay, 2017 yılının Ocak-Temmuz döneminde 2 milyar 186 milyon dolarlık ithalata karşılık 1 milyar 402 milyon dolar ihracat yaparken, ihracatının ithalatını karşılama oranı yüzde 64,14 olarak kayıtlara geçti. Çelik, yaş meyve sebze ve otomotiv sektörlerinin ön planda yer aldığı Hatay ihracatında, en fazla ihracat yapılan ürün grubu yassı çelik, çelik boru, otomotiv yan sanayi filtreleri, narenciye ile yaş meyve sebze olarak göze çarptı. Ocak-Ağustos 2017 döneminde, Türkiye’nin toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 20’si Hatay’dan gerçekleşirken, yine aynı dönemde 234,5 milyon dolarlık ihracat ile en fazla yaş meyve sebze ihracatı yapan il oldu.

Kayseri mobilya ile dikkat çekiyor Çok önemli markalara ev sahipliği yapan, ürün ve marka çeşitliğinin en fazla olduğu illerimizden olan, Türkiye'nin en büyük serbest bölgesi alanına sahip

İstanbul Sanayi Odası’nca (İSO) gerçekleştirilen Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2016 Araştırması’nda AKİB üyesi 86 firma Türkiye ekonomisinin nabzını tutan 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun içerisine girmeyi başardı.

Kayseri ise, 2017 yılının Ocak-Temmuz döneminde 1 milyar 22 milyon dolarlık ithalata karşılık 909 milyon dolar ihracat yaparken, ihracatının ithalatını karşılama oranı yüzde 89 oldu. Mobilya, tekstil ve demir sektörlerinin dikkat çektiği Kayseri’den, yurtdışına en fazla mobilya, dokuma kumaş, soba ve ocak gönderildi.

Turizm, sanayi ve lojistik kenti Mersin Turizm, sanayi, lojistik, teknoloji kenti olarak ön plana çıkan Mersin, 2017 yılının Ocak – Temmuz döneminde 831 milyon dolar ihracata karşılık, 786 milyon dolarlık ithalat yaptı ve ihracatının ithalatını karşılama oranı yüzde 105 seviyesinde gerçekleşti. Bu sonuçla, cari fazla veren çok az sayıda ilden biri oldu. Hububat, yaş meyve sebze ve kimya sektörlerinde söz sahibi Mersin’den, en fazla ihracat yapılan ürünler kırmızı mercimek, Ayçiçek yağı, çimento ve narenciye oldu. OcakAğustos 2017 döneminde, Türkiye’nin toplam naren-

ciye ihracatının yaklaşık yüzde 35’i Mersin’den gerçekleşirken, yine aynı dönemde 105,9 milyon dolarlık ihracat ile en fazla narenciye ihracatı yapan il oldu. Mersin’in Türkiye'nin değil aynı zamanda Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’in en önemli ulaştırma ve lojistik merkezi konumunda bulunmasının, Türkiye’nin 2'nci büyük limanına sahip olmasının avantajlarını ekonomisine yansıttığına vurgu yapan Arslan, Yenice Lojistik Merkezi, Uluslararası Çukurova Havaalanı ve Konteyner Limanı’nın hayata geçmesiyle Mersin ekonomisinin ve ihracatının çok daha iyi yerlere geleceğini ifade etti.

Karaman’dan atılım Bisküvi cenneti Karaman, 2017 yılının Ocak- Temmuz döneminde 74 milyon dolarlık ithalata karşılık 171 milyon dolar ihracat yaparken, ihracatının ithalatını karşılama oranı yüzde 230 ile yüzleri güldürdü. Hububat, su ürünleri ve hayvansal mamuller ile kimya sektörü ile boy gösteren Karaman’dan, en fazla ihra-

cat yapılan ürünler bisküvi ve gofretler, çikolatalar, makarna ve yumurta olarak oldu. AKİB olarak ihracattaki artış rakamlarını sürdürülebilir bir hale getirme çabası içerisinde olduklarının altını çizen Arslan, “AKİB bünyesindeki firmalarımızın ihracat artış hızındaki ivmesini kaybetmemesi için, Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonuyla, belirlenen hedefler doğrultusunda, yüksek katma değerli ürünleri ihraç etmek, ihracat ara elamanı yetiştirmeye yönelik eğitimlere imza atmak, ticaret heyetleri ve fuarlarla yeni ülkelere yelken açmak, üretim-ihracat kanalını güçlendirici projelerde odalar ve derneklerle işbirlikleri gerçekleştirmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

91


SİNERJİ / FUAR

Fuara yabancı alıcılardan

yoğun ilgi

CNR Food İstanbul, 45 ülkeden gelen 4 milyar dolarlık ithalat hacmine sahip alıcılarıyla kapılarını açtı. Açılış konuşmasını yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci “CNR Food İstanbul’a yabancı alıcıların ilgisinin yoğun olduğunu görüyoruz. İstikrarımızı, güvenilirliğimizi ve kalitemizi koruduğumuz sürece dünya markası olmamamız için bir neden yok” dedi.

T

ürkiye’de ilk defa gıda, paketleme, ambalaj ve ev dışı tüketim sektörlerini aynı tarihte, tek çatı altında toplayan “CNR Food İstanbul, CNR Ambalaj İstanbul ve Ev Dışı Tüketim Ürünleri ve Tedarikçileri buluşması, CNR Expo Yeşilköy’de kapılarını açtı. Yaklaşık bin 500 markanın

92

yer aldığı fuara Ekonomi Bakanlığı ve İstanbul İhracatçılar Birliği’nin desteğiyle 45 ülkeden 4 milyar dolar ithalat hacmine sahip alıcı katıldı. Dünya devlerinin buluşmasına sahne olan CNR Food İstanbul’un açılışı Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem,

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz’ün katılımıyla yapıldı.

Paris, Münih, Dubai neyse İstanbul’da odur Fuarın açılış konuşmasını yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “3 sektörün bir araya gelerek oluşturduğu bu fuar çok büyük bir sinerji oluşturuyor. Fuarların sürekli olması çok önemli. Gıdada ithalat yüzde 14,9 oranında arttı. Bu şunu gösteriyor gıda alanında çok iş çok ekmek var. Yılın ilk 6 aylık bölümüne baktığımızda

Türkiye olarak gerçekten başarılı bir performans yakaladık. 2017 yılının başında Türkiye güçlü bir başlangıç yaptı ve baktığınızda 5,2 oranında ki büyümeyi yakaladı 2. çeyrekte 5,1 3. çeyrekte yüzde 7’nin üzerine çıkacağız. Türkiye sizlerle büyüyecek. Getirdiğimiz önemli teşviklerle ambalaj sektörüne önemli bir alan açmaya çalışıyoruz. Bugün görüyorum ki yabancı ilgisi çok fazla. İstikrar ve güvenilirliğimizi koruduğumuz sürece biz sizi dünya ile rekabet edebilir seviyeye getirdiğimiz sürece İstanbul’un dünya markası olmamız için bir neden yok. Paris, Münih, Berlin, Dubai neyse İstanbul’da odur" dedi.

500 İthalatçi firma Fuar kapsamında gıda, ambalaj ve ev dışı tüketim sektörlerinde Türkiye’nin en kapsamlı alım heyetleri organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptığını vurgulayan İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, “Başta ABD, Almanya, İngiltere olmak üzere, 45 farklı ülkeden 4 milyar dolar ithalat yapma potansiyeline sahip, 500 ithalatçı firmanın Alım Heyetleri B2B Eşleştirme Programı’na katıldı” şeklinde konuştu.


BİRLİK / SEKTÖRLER

Ar-Ge mühendisi adayları sertifikalarını aldı BUSİAD ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) işbirliği ile bu yıl ikincisi organize edilen ve 3 Temmuz 2017 tarihinde proje paydaşlarından TOFAŞ bünyesindeki TOFAŞ Akademi’de start alan Yaz Dönemi Ar-Ge Mühendisi Yetiştirme Programı, 25 Ağustos 2017 tarihinde tamamlandı. Çeşitli sektörlerde ihtiyaç duyulan “Ar-Ge Uzmanı” talebinin karşılanması, Ar-Ge bakış açısına sahip, yenilikçi, araştırmacı, yaratıcı

ve üretken personelin yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen programı başarıyla tamamlayan katılımcılara yönelik düzenlenen sertifika töreni, 8 Eylül 2017 Cuma günü TOFAŞ Akademi’de gerçekleştirildi. Törene proje paydaşı olan TOFAŞ, Bosch, Martur ve Coşkunöz Holding yöneticilerinin yanı sıra; OİB ve BUSİAD üyeleri, katılımcıların seçilmesine destek veren firma temsilcileri, eğitmenler ve Bursa’da Ar-Ge merkezi olan firma yetkilileri katıldı.

Ar-Ge merkezlerinin lideri otomotiv sektörü OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın son verilerine göre Mayıs 2017 itibarıyla Türkiye’de 500 Ar-Ge merkezinin faaliyet gösterdiğine işaret ederek, “Otomotiv endüstrisi 89 Ar-Ge merkezi ile bu alanda da liderdir ve ülkemizdeki Ar-Ge merkezlerinin yaklaşık beşte biri otomotiv sektöründe faaliyetlerini sürdürmektedir” ifadelerinde bulundu.

OTOMOTİV

Otomotiv ihracatı Ağustosta yüzde 9,4 arttı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği'nden (OİB) yapılan açıklamaya göre, otomotivin Ağustos ayı ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,4 artışla 1 milyar 836 milyon dolar oldu. Otomotiv endüstrisi, bu rakamlarla aynı zamanda bugüne kadarki en iyi Ağustos ayı ihracat 94

rakamına ulaştı. Endüstrinin ağustosta Türkiye ihracatından aldığı pay da yüzde 14,8 olarak gerçekleşti. Otomotiv ihracatı OcakAğustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artışla 18 milyar 624 milyon dolara çıktı. Otomotivin Ağustos ayı başarısında binek otomobillerde ve otomotiv yan sanayinde çift haneli artışların yaşanması etkili oldu. Ülke bazında en büyük pazar olan Almanya'ya yüzde 5, ikinci büyük pazar Birleşik Krallık'a yüzde 24 ihracat artışı dikkati çekerken, yüzde 141 oranında artış kaydedilen ABD ise en fazla ihracat yapılan beşinci ülke konumuna

yükseldi. AB ülkelerine ihracat da yüzde 4 artışla 1 milyar 339 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yan sanayide ihracat yüzde 14 arttı Mal grupları bazında otomotiv yan sanayi ihracatı yüzde 14 artarak 821 milyon dolar olurken, binek otomobil ihracatı yüzde 10 artışla 647 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 2 artışla 217 milyon dolar ve otobüs-minibüsmidibüs ihracatı da yüzde 4 yükselerek 119 milyon dolara çıktı. Otomotiv yan sanayinde Almanya'ya yüzde 11, Fransa'ya yüzde 13, İtalya'ya yüzde 17 artış görülürken, ABD'ye yüzde 32, Polonya'ya yüzde 39 ve Rusya'ya yüzde 41 artış oldu.


Markalı ihracata odaklanan BMD ve İHKİB Hindistan’dan umutlu döndü

İç pazarındaki doygunluk ve başta mağaza kiralamaları olmak üzere artan maliyetler nedeniyle yurtdışına odaklanan Türk markaları, alternatif pazar arayışlarına hız verdi. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ile İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) ilk kez

30 yaş altındaki 600 milyon kişi Mumbai’deki etkinliğe katılan İHKİB Başkan Yardımcısı Volkan Atik ise Hindistan nüfusunun yarısının 30 yaş altında olduğuna dikkat çekerek, bu genç nüfusun ileriye dönek önemli bir potansiyel barındırdığını söyledi. Hindistan orta sınıfının sürekli bir büyüme içinde olduğunu ifade eden Volkan Atik, şöyle devam etti: “İHKİB ve BMD olarak Türkiye’nin markalı ihracatını

artırmak için ortak hareket etme kararı aldık. İlk kez yurtdışında ticaret heyeti düzenleme kararı aldık. Başarılı geçen organizasyonda beklentilerimizden çok daha fazlasıyla karşılaştık. Türk ihracatçıları ve markaları olarak 600 milyonun üzerinde genç ve çocuk nüfus ile orta sınıftaki kesintisiz büyümeyi son derece önemsiyoruz. Akıllı telefonlar ve dijital iletişim araçları sayesinde bulundukları yeri, konumu beğenmeyen gençler farklı bir yaşamın özlemi içinde hareket ediyorlar. Halen dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi konumundaki Hindistan 30 yıl içinde önemli bir tüketim toplumuna dönüşecek. 5-6 saatlik bir uçuş ile varabildiğimiz bu ülke göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir pazar. Daha çok radarımızda tutup, buraya da odaklanmamız gerekiyor. Türk markaları için önemli fırsatlar barındıran Hindistan’da markalarımızın başarılara imza atacağına inanıyorum.”

Türk hazır giyim sektöründen Almanya’da çift koldan tanıtım atağı büyük kumaş fuarlarından biri olan Munich Fabric Start Fuarı’nın girişine kurduğu özel tasarım mağaza ile Türk hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin Türkiye standı dışında farklı bir noktada daha Almanların beğenisine sundu.

Almanya'da her 100 kişiden 10'ununu giydiren Türk Hazır giyim ve Konfeksiyon Sektörü, Almanya’da düzenlenen Munich Apparel Source Fuarı’na katılarak koleksiyonlarını tanıttı. Yeni ticari bağlantılarla yurda döndü. Dünyanın en büyük kumaş fuarlarından biri olan

Munich Fabric Start Fuarı ile eşzamanlı düzenlenen, Munich Apparel Source Fuarı’na Ege Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Türkiye Milli Katılım Organizasyonu ile 14 Türk firması katıldı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, büyük ziyaretçi çeken dünyanın en

İhracatımız siyasetten etkilenmedi Türk Hazır giyim ve Konfeksiyon Sektörü’nün, Almanya’nın Avrupa’daki en büyük tedarikçisi olduğunu ve yüzde 10 pazar payına sahip olduğunu belirten Ege Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler, dünya genelinde ise; Çin ve Bangladeş’in ardından üçüncü sırada yer aldıklarını, Almanya pazarına yoğunlaşarak birinci sıraya çıkmak istediklerini kaydetti. Kızılgüneşler, son dönemde Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi gerilimin ihracat rakamlarına yansımayacağına inandıklarını dile getirdi. 95

TEKSTİL & HAZIR GİYİM

beraber düzenledikleri Hindistan ticaret turuna katılan markalar çok olumlu izlenimlerle Türkiye’ye döndü. Ticaret turunu değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, 1,3 milyarlık nüfusu ile Hindistan’ın devasa bir pazar olduğunu söyledi. Hindistan’ın Türk markalarının zihninde çok uzak bir pazar olarak yer ettiğini belirten Öncel, “Yurtdışına açılım çerçevesinde üyelerimiz arasında anketler yapıyoruz. Hindistan en çok merak edilen ülkeler arasında yer alıyordu” dedi.


BİRLİK / SEKTÖRLER

Kimyadan 8 ayda 10,6 milyar dolarlık ihracat

Kimya ihracatından güzel haberler gelmeye devam ediyor. Ağustos ayındaki yüzde 21’lik rekor artış kimya ihracatçısına çifte bayram yaşattı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre; Ağustos ayında kimya

ihracatı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre değerde yüzde 21 artarak 1 milyar 465 milyon dolara ulaştı. Sektörün sekiz aylık dönemdeki ihracatı ise yüzde 15,21 artış ile 10 milyar 606 milyon dolar oldu. Geride bıraktığımız ayda Türkiye ihracatının üzerinde artış rakamlarına ulaşan sektör ihracata en çok katkı sağlayan üçüncü sektör konumunu sürdürdü. Kimya sektörü yükseliş ivmesini sürdürerek yeni bir rekora imza attı. Ağustos ayında ihracatını yüzde 21 artırarak 1 milyar 465 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren kimya sanayi yılın geri kalanında da performansını korumaya odaklandı. Geçtiğimiz ay en çok ihracat yapılan ilk on ülke arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 297, Çin’e yüzde 106 ve ABD’ye yüzde 77 oranında yüksek oranda artışlar gerçekleşti. Ağustos ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke şu şekilde sıralandı: Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Almanya, ABD, Çin, Yunanistan, İngiltere, İran, İtalya, Mısır.

Kimya sektörünün Ağustos ayı performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz şunları söyledi: “Sektörümüzün Ağustos ayı rakamları ihracatımızı artırmak için var güçleriyle çalışan firmalarımıza güzel bir bayram hediyesi ve moral oldu. Ağustos ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 11,9 artarken, kimya sektörümüzün yüzde 21 artış başarısı göstermesinden son derece mutluyuz. Türkiye ihracatına en çok katkı sağlayan üçüncü sektör konumumuzu Ağustos ayında da sürdürdük. 2017 yılına son derece hızlı başladık ve aynı hızla ivmemizi düşürmeden ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Yılın geri kalanında da ihracattaki artışımızı sürdürmeyi bekliyoruz. Kimya sanayicileri olarak önümüzdeki dönemlerde de ülke ekonomisine ve ihracatına en fazla katkıyı sunabilmek için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdüreceğiz.”

KİMYEVİ MADDELER

'Ambalaj'da 407 milyon dolarlık dış ticaret fazlası Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD), 2017 ilk yarı ihracat-ithalat değerlendirme raporunu açıkladı. Rapora göre 2016 yılının ilk 6 ayında 984 bin 134 ton olan ambalaj ihracatı, 2017'nin aynı döneminde 1 milyon 51 bin 713 ton olarak gerçekleşti ve miktar olarak yüzde 7 arttı. Geçen yılın ilk yarısında 897 bin 935 ton olan ambalaj ithalatı da bu yılın ilk 6 ayında 844 bin 916 ton olarak gerçekleşti. Değer bazında ise ambalaj ithalatı 1 milyar 692 milyon 662 bin dolardan, 1 milyar 565 milyon 574 bin dolara geriledi. Türkiye ambalaj sektörünün toplam ithalatı bir önceki yıla göre miktar olarak yüzde 6, değer olarak ise yüzde 8 azaldı. "Dış ticaret açığı vermeyen ender sektörlerden biri" olan ambalaj sektörü 407 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi. Ambalaj türüne göre ihracat rakamlarına bakıldığında yüzde 65'lik payla ilk sırada 96

yer alan plastik ambalajları, yüzde 24'le kağıt/karton ambalajlar takip etti. Metal ambalajlar ise ihracatta yüzde 9 pay ile üçüncü sırada yer aldı. 2017 yılının ilk 6 ayında değer bazında en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke Almanya, Irak, İngiltere, İsrail, Fransa, İran, İtalya, Hollanda, ABD ve Bulgaristan oldu. Bu yılın ilk 6 ayında en fazla ambalaj ithalatı yapılan ilk 10 ülke ise Almanya, Çin, İtalya, ABD, Güney Kore, Fransa, İngiltere, Finlandiya, İspanya ve Belçika şeklinde sıralandı. İlk yarı sonuçlarını

değerlendiren ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, şunları kaydetti: "Türkiye ambalaj sektörü inovatif ve katma değerli ürünlerle dünya pazarlarındaki gücünü artırmaya devam ediyor. Artan rekabet gücümüzün etkisiyle Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar olmak üzere 180'den fazla ülkeye ihracat yapıyor ve yeni pazarlar kazanmaya devam ediyoruz.”


Meksika pazarı BAKİEL sektörü için iyi bir fırsat İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) organizasyonu ile Meksika’da düzenlenen hırdavat, yapı, elektrik, aydınlatma, endüstriyel güvenlik sistemleri fuarına katılan BAKİEL komitesi umutlu döndü. İDDMİB BAKİEL Komitesi Başkanı Çetin Tecdelioğlu, uzak bir pazar olan Meksika’da 7-9 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen Expo Nacional Ferretera Fuarı’na katılım gerçekleştirdiklerini söyledi. Sektörün önemli fuarlardan biri olan ve 29'uncu kez düzenlenen fuara İDDMİB olarak info stant ile katılım sağladıklarına dikkat çeken Tecdelioğlu, “Fuara 19 ülkeden yüzde 35’i uluslararası olmak üzere bin 390 firma katıldı. Türkiye'den bizimle birlikte Kale Kilit ve Kalıp Sanayi, K Metal, Erikoğlu Emaye Bakır olmak üzere 4 firma katıldı” dedi.

Meksika Yapı Endüstrisi Odası (CMIC) yetkililerini ziyaret ederek İDDMİB ve BAKİEL sektörü hakkında bilgi verdiklerini anlatan Tecdelioğlu, “Meksika –Türkiye arası ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi

yönünde iş birliği yapılması için görüşmeler gerçekleştirdik. Meksikalı yetkilileri, 8-12 Mayıs 2018 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek Yapı Fuarı’na davet ettik” şeklinde konuştu.

Çelik sektörünün STK'ları güçlerini birleştirdi Türkiye ekonomisi açısından kilit öneme sahip olan çelik sektörü, sektörün gelişimine katkı sağlamak ve iş birliğini geliştirmek amacıyla federasyon kurdu. Merkezi İstanbul olan Çelik Federasyonu (ÇELFED) çelik sektörünün ilgili tüm sektörler ile birlikte ilerlemesine ve kalkınmasına katkıda bulunmayı, küresel rekabet gücünü artırmayı ve sektörel bütünleşmeyi sağlamayı hedefliyor. Çelik Federasyonu'nun kurucu üyeleri; Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş Adamları Derneği, Çelik Boru İmalatçıları Derneği, Çelik Dış Ticaret Derneği, Türk Yapısal Çelik Derneği ile Yassı Çelik İthalat, İhracat ve Sanayicileri Derneği olarak sıralandı.

Geçtiğimiz seneye göre olumlu bir ivme ile yükselişe geçen demir ve demir dışı metaller ihracatı Ağustos ayında da büyümeye devam etti. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Ağutos ayı sektör ihracat rakamlarını açıkladı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla demir ve demir dışı metaller sektörü ihracatı yüzde 17’lik bir büyüme ile 623 milyon doları buldu. Bu rakamların ihracatçıyı ümitlendirdiğine değinen İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Rıdvan Mertöz, “2017 yılında geçen seneye göre Şubat ayı dışında sürekli artış kaydeden sektör ihracatı Temmuz ayında yüzde 30 artışla rekora imza atmıştı. Türkiye geneli ihracat artışının yüzde 11,9 oranında gerçekleştiği Ağustos ayında, sektörümüzün yüzde 17’lik bir büyüme ile gerçekleştirdiği 623 milyon dolarlık ihracat, genel ihracat büyümesinin üzerinde seyreden sektörümüzü hedefleri doğrultusunda umutlandırdı” dedi. Sektörün 2017 yılında yakaladığı büyüme ivmesine dikkat çeken Rıdvan Mertöz “Ocak-Ağustos

dönemi ihracatına bakıldığında toplamda 4 milyar 505 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiği görüldü. Bu dönemde metal ürünleri ihracatı miktar bazında yüzde 6,2, değer bazında ise yüzde 10,8 arttı. Sekiz aydaki sektör ihracatında ilk 10 ülke, Almanya, İtalya, İngiltere, Fransa, Irak, Romanya, Bulgaristan, Polonya, İspanya, ABD olarak sıralandı. Alt sektörler bazında bakıldığında ise birliğimiz bünyesinde ilk 8 aylık süreçte gerçekleştirdiği 1 milyar 273 milyon dolarlık ihracat ile alüminyum sektörümüz birinci sırada yer aldı” dedi. 97

DEMİR & ÇELİK

Metal ürünleri ihracatında artış sürüyor


BİRLİK / SEKTÖRLER

Akıllı şehirler bu fuarda konuşuldu Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ana sponsorluğunda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Elektrik Elektronik İhracatçıları Birliği’nin destek ve katılımlarıyla 6-7 Eylül 2017 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenecek olan "Geleceğin Yapıları Geleceğin Şehirleri Zirve ve Sergisi", Türkiye’nin yapı, şehir ve gelecek vizyonuna ışık tuttu. En kapsamlı organizasyon olma özelliğini taşıyor Smart Future Expo Direktörü Murat Karataş, “Türkiye son on üç yılda birçok alanda elde ettiği başarılar ve gelişimler ile hem bölgesinde hem de dünyada adından sıkça söz ettiriyor. Özellikle gelişen sanayisi ve iş dünyası ile global yatırımcıların ilgisini çekerken kendi içinde çıkan yerel markalarla da global ekonomide

söz sahibi olabilmenin yollarını arıyor. Ayrıca büyüyen ekonomisine ve artan gelir seviyesine paralel olarak gelişen şehirler ve mega altyapı projeleriyle bölgenin gözde ülkesi konumunda. Bu başarı hikâyesinin devamı sanayide, şehirlerde, yapılarda ve hayatın birçok alanında dijital dönüşümü yakalayarak daha rekabetçi akıllı bir gelecek ile mümkün olabilir” açıklamasında bulundu. Smart Future Expo Zirve ve Fuarı geleceğin teknoloji üreticileri ve hizmet sağlayıcılarının

Türkiye’deki sanayici, iş dünyası temsilcileri ve yerel yöneticileriyle buluşması için planlanan en kapsamlı organizasyon olma özelliğini taşıyor. Etkinlikte bu yıl altıncısı organize edilen TET Proje Pazarı ile Elektrik Elektronik ve Bilişim Sektörü’nün yüksek katma değerli üretim yapabilmesi, ihracatının sürdürülebilir kılınması, üniversite-sanayi işbirliği kültürünün yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bununla birlikte Ar-Ge projesi yapmak isteyen sanayi kuruluşlarının temsilcileri, üniversiteler, Ar-Ge kuruluşları ve teknopark çalışanları ile araştırmacıları bir araya getirerek aralarındaki iletişimi artırmak, Ar-Ge destek programlarına başvurulmasına destek olmak, sanayi ihtiyaçları ile buluşmaya katkı sağlayacak ortak proje önerilerinin oluşturulması hedefleniyor.

ELEKTRONİK

Mobil abone sayısı 76,6 milyon oldu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan 2017 yılı 2. çeyreğine ilişkin "Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık Pazar Verileri Raporu" açıklandı. BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, bu yılın ikinci çeyreğinde sabit abone sayısının 11 milyon, mobil hizmetlere abone sayısının ise 76,6 milyon olduğunu bildirdi. Sayan, Nisan-Mayıs-Haziran 2017 döneminde elektronik haberleşme sektöründe yaşanan gelişmeleri içeren raporda, sektörde faaliyet gösteren işletmecilerin net satış gelirlerinin 12,5 milyar liraya yaklaştığını kaydetti. Bu yılın ikinci çeyreğinde yaklaşık 11 milyon sabit abonenin yanı sıra mobil hizmetlere abone sayısının 76,6 milyon olduğunu belirten Sayan, "Penetrasyon oranı yüzde 96'ya ulaştı. Makineler arası iletişim (M2M) abone sayısı ve 0-9 yaş nüfusu çıkardığımızda, mobil penetrasyon oranı yüzde 108,2'dir" değerlendirmesinde 98

bulundu. Türkiye'nin, 2017 yılının ikinci çeyreğinde 441 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresiyle Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yerini aldığını vurgulayan Sayan, bu dönemde 2,72 milyon abonenin numarasını taşıdığını aktararak, bugüne kadar taşınan numara sayısının 106,5 milyonu geçtiğini bildirdi. İnternet abone sayısı yüzde 20,1 arttı Sayan, 11,1 milyonu sabit, 55,3 milyonu mobil olmak üzere toplam 66,4 milyon geniş bant internet abone sayısına ulaşıldığına işaret ederek, internet abone sayısının, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20,1 arttığına dikkati çekti. "Eve kadar fiber" teknolojisine abonelikte yüzde 28,3'lük artışın olduğunu belirten Sayan, mobil cepten internetteki artışın ise yüzde 23,3 olduğunu ifade etti. Sayan, 4,5G abone sayısının 59,9 milyona ulaştığını belirterek, şunları kaydetti: "Bazı vatandaşlarımızın cihazı veya SIM kartının

4,5G hizmetine uyumlu olmaması nedeniyle aktif olarak bu hizmeti kullanabilenlerin sayısı haziran sonu itibarıyla yaklaşık 24,9 milyon olarak gerçekleşti. Mobil geniş bant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 3 gigabayt seviyesindeyken, cihazı ve SIM kartı 4,5G hizmetine uygun 4,5G abonelerinin data kullanımı aylık 6,3 gigabayt oldu. Fiber kablo uzunluğu ise 304 bin 530 kilometreye ulaştı."


Makine ve aksamları sektörü ihracatı 10 milyar dolara yaklaştı Makine İhracatçıları Birliği, makine ve aksamları sektörünün toplam ihracatının, yılın ilk 8 ayı itibarıyla 9,4 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Makine İhracatçıları Birliği tarafından yapılan açıklamada, makine ve aksamları sektörünün toplam ihracatının, yılın ilk 8 ayı itibarıyla 9,4 milyar dolar olduğu, ağustos ayının son günlerinde bayram tatili etkisine rağmen ihracat artışını sürdüren makine sektöründe toplam ihracatın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 büyüdüğü anımsatıldı. Türk makine sektöründe yaşanan ihracat artışının yılın ilk yarısında da sürdüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Ülkemiz tüm zamanların en yüksek ağustos ayı ihracatına ulaşırken toplam ihracattan makine sektörü yaklaşık

yüzde 10 pay aldı. Neredeyse tüm ürün gruplarında ihracat artış oranlarında yükselme kaydedilen bu dönemde türbin, turbojet ve hidrolik silindir ihracatındaki artış yüzde 60'ın üzerinde gerçekleşti. Türk makinelerine en çok talep Almanya ve ABD'den gelirken, bu iki ülkeye toplam makine ihracatı 2 milyar doları aştı."

Böylesine kritik bir süreçte ihracat artışı sağlayabilmemiz, Türk makinelerine olan güveni gösteriyor. En çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkelerin tamamında ihracat artışı sağladık. Yılın kalan kısmında da bizi hareketli bir süreç bekliyor" ifadelerini kullandı.

Jeopolitik risklere rağmen artış sağladık Açıklamada görüşlerine yer verilen Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, ihracattaki olumlu tablonun devam edebilmesi için durmaksızın çalıştıklarını belirterek, "Jeopolitik risklerin artmasıyla oluşan küresel siyasi gerilimin, dünya genelinde yatırım mallarına olan talebi doğrudan etkilediğini görüyoruz.

Makine sektörünün kalbi İzmir'de atacak MAKTEK Fuarı, Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği'nin de desteği ile bu yıl kapılarını ilk kez İzmir'de açacak.4-7 Ekim 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda, takım tezgahları, metal – sac işleme makineleri, tutucular – kesici takımlar, kalite kontrol – ölçüm sistemleri, CAD/ CAM, PLM yazılımları ve üretim teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren katılımcılar yer alacak. TÜYAP tarafından organize edilen

MAKTEK İzmir Fuarı, Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) ve Makine İmalatçıları Birliği'nin (MİB) işbirliği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat Etkinlikleri (İZFAŞ), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) değerli destekleriyle makine sektörünün Ege Bölgesi'ndeki en büyük buluşma noktası olacak.

İzmir ekonomisine katkı Takım Tezgâhları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) Başkanı Hakan Aydoğdu, şu açıklamayı yaptı: "MAKTEK, Türk makine sektörü için stratejik bir öneme sahip. İzmir ise Türkiye sanayisinin yüzde 16'sını kapsıyor. Bu nedenle İstanbul'un ardından fuarımızı İzmir'de yapma kararı aldık. İzmir ekonomisine bu fuarın büyük katkısı da olacak. Çevre illerden katılımcılar İzmir'de harcama yapacak. Uçak, konaklama, restoranlar vb. harcamalar İzmir'i hareketlendirecek." 99

MAKİNE

Endüstri 4.0'ın ayak izleri Yüksek teknolojiye sahip hem yerli üretim hem de ithal takım tezgahlarını ve aksesuarlarını bir arada inceleme fırsatının bulunabileceği MAKTEK İzmir Fuarı'nda on binlerce ziyaretçi bir araya gelecek. 11 ülkeden 250 firma ve firma temsilciliğinin katılacağı fuar, 4 gün boyunca sürecek. Yerli ve yabancı firmaların katılacağı fuarda, son teknoloji ürünler sergilenecek. Ayrıca endüstri 4.0'ın da ayak izleri bu fuarda görülecek. Şirketler ikili görüşmeler ve yeni anlaşmalara da imza atacak.


BİRLİK / SEKTÖRLER

Türkiye'den 19 ülkeye, 180 milyon dolarlık yumurta ihracatı Türkiye bu yılın 7 aylık döneminde 19 ülkeye 180 milyon dolarlık yumurta ihraç etti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yapılan derlemeye göre, geçen yıl 23 ülkeye 289 bin ton yumurta satılarak karşılığında 289,4 milyon dolar gelir elde edildi. Geçen yıl en fazla ihracat 232,7 milyon dolarla Irak'a gerçekleştirildi. Bu ülkeyi 18,2 milyon dolarla Suriye, 12 milyon dolarla Suudi Arabistan izledi. Bu yılın 7 ayında ise 19 ülkeye 180 milyon dolar tutarında 171 bin ton yumurta

ihraç edildi. Bu yıl da 154,8 milyon dolarla en fazla yumurta Irak'a satıldı. Irak'ı 5,5 milyon dolarla Azerbaycan, 3,3 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri, 3,1'er milyon dolarla Suudi Arabistan ve

Suriye, 2,6 milyon dolarla Katar takip etti. Türkiye'den bu dönemde Libya, Somali, İran, Bahreyn, Umman, Kuveyt, Kazakistan, Sudan, Burkina Faso, Fildişi Sahilleri, Lübnan, Gürcistan ve Afganistan'a yumurta gönderildi. Öte yandan Avrupa'nın bazı ülkelerinde üretilen yumurtalarda böcek ilacı "fipronil" maddesinin bulunmasıyla başlayan krizin ardından Türkiye'de de konuya yönelik izleme süreci sürdürülüyor. Türkiye'de yapılan analizlerde yumurtalarda söz konusu madde tespit edilmedi.

Kuru incirde 100 bin tona doğru

TARIM

Gelişmekte olan ülkelerde sağlıklı yaşam bilinciyle artan kuru incir tüketimi, en büyük üretici olan Türkiye'de üretim rekorlarının kırılmasına neden oldu. İçerdiği protein, vitamin ve minerallerle hücre yenilenmesini sağlayan ve kanserli hücrelerin büyümesini engelleyici etkisi olan kuru incir, giderek daha çok tüketiliyor. Bu alanda dünya üretiminin yarısından fazlasını karşılayan Türkiye'de son 6 yıldır incir fiyatlarının yüksek seyretmesi, üreticiyi bahçeye döndürdü. İzmir Ticaret Borsası ve Ege Kuru Meyve İhracatçıları Birliği verilerine göre, 20072008 sezonunda 48 bin ton olan kuru incir üretimi, 10 yılda yaklaşık yüzde 50 artışla 2016-2017 sezonunda 72 bin tona ulaştı. 2018 sezonu için rekolte tahmini ise 78 bin 200 ton olarak belirlendi.

100

İhracatı yüzde 40 arttı Aydın ve İzmir'de "sarılop" denilen ve dalında kuruduktan sonra bir süre güneşte bırakılan kuru incirin ihracatı da son 5 yılda yüzde 40'a yakın arttı. Türkiye, 20162017 sezonunda 65 bin ton kuru incir ihraç ederek 223 milyon dolar gelir elde etti. Kilogram başına ortalama ihraç fiyatının 4 dolara yükseldiği kuru incir, Ege'de üreticiyi tekrar bahçeye yöneltti. Fiyatların yüksek seyretmesi nedeniyle yeni ağaç diken üreticiler, yaşlı ağaçları gençleştirerek damla sulama sistemleri kurmaya başladı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliği Başkanı Birol Celep, geleneksel ihraç kalemlerinden olan kuru incirin Batı ülkelerinde genelde Noel döneminde yoğun tüketilen bir ürün olduğuna ancak son dönemde farklı bir pazarının da

oluştuğuna işaret etti. Özellikle ABD pazarında obezite sorunu nedeniyle insanların sağlıklı, doğal gıdalara yöneldiğini söyleyen Celep, kuru incirin çok olumlu bir imaja sahip olduğunu, bu nedenle talebin sürekli arttığını kaydetti. Verimlilik artıyor Dünya pazarında hurmaya alternatif olan kuru incirin, bu ürüne göre daha uygun fiyatlı olmasının da talepte etkili olduğunu ifade eden Celep, şu bilgileri verdi: "ABD'nin yanı sıra Uzakdoğu ve Pasifik ülkelerinden de yükselen bir ilgi var. Çin'in dikkat çeken bir incir talebi söz konusu. Vietnam, Hong Kong ve Singapur limanlarına gönderdiğimiz incirlerin çoğu Çin'de tüketiliyor. Ürünün yarısını ise geleneksel AB pazarına gönderiyoruz. Pazarının canlı olması nedeniyle 5-6 yıldır fiyatlar düşmüyor. Çiftçi artık ürününe özen gösteriyor, verimlilik de artıyor. Bu yıl 78 bin 200 tonla rekor üretim bekliyoruz ve bunu çok rahat pazarlarız. Birkaç yıl içinde üretimde 100 bin tonları görebiliriz." Türkiye'nin kuru incir ihracatında ilk üç sırayı alan Fransa, Almanya ve ABD toplam pazar içinde yüzde 40'lık paya ulaşıyor.


Deride 200 milyonluk bayram Kurban Bayramı’nın ham deri ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığına vurgu yapan İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak, “Bayramda kesilen her bir hayvanın derisi sektörümüz için önem arz ediyor. Bu yıl kurban derilerinin doğru kesilmesi ve saklanmasıyla, ihtiyacımızın yüzde 30 civarında bir kısmını kurban derilerinden karşılayacağız. Bu da yaklaşık 200 milyon TL’lik bir ekonomik değere tekabül ediyor” dedi. Ham deri ihtiyacının yurtiçinden sağlanması açısından Kurban Bayramı’nın önemini vurgulayan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak, ‘’Doğru kesim ile doğru saklama yöntemleri, kurban derilerini sektörümüze kazandırabilmek açısından çok önemli. Türkiye ham deri ihtiyacının önemli bir bölümünü yurtiçinden temin edebilecek potansiyele sahip. Buna rağmen, son yıllarda daralma eğilimi gözlense de, hala ciddi oranda ham deri ithalatı gerçekleştirmekteyiz. İthalatımızı minimum seviyeye indirmek ve böylece ülke

ekonomisine de katkı sağlayabilmek için kesimlerin doğru yapılmasına ve kesimden sonraki 2-4 saat içinde tuzlama yapılarak derilerin uygun koşullarda saklanmasına özen gösterilmeli’’ dedi. Son yıllarda artış gösteren yarı işlenmiş kromlu deri ihracatına da değinen Şenocak “Katma değeri ve ürün kalitesi gittikçe artan sektörümüzün ürün grubu bazında ihracatında son yıllarda önemli değişiklikler meydana gelmiştir. İhracatı nispeten daha sınırlı olan yarı işlenmiş/bitmiş deri ve kürk ürünlerinin ihracatında ise son dönemde bir artış kaydedildi. Toplam ihracatımızda yüzde 12 paya sahip olan bu ürünlerin ihracatımız içerisindeki payları yüzde 1718 seviyelerine, sektörümüzdeki sıralamaları ise 3'üncü büyük ihracat sektörü konumuna kadar yükseldi. Bu yükselişte en büyük etmen kromlu deri ihracatında yaşanan artış oldu. Bu ürünlerin yurtiçinde işlenmesi ve katma değerli olarak yurtdışına ihracı mümkün iken maalesef yurtdışına gönderilmekteydi” dedi.

2011 yılından bu yana M.I.C.E. sektöründe faaliyet gösteren Coremice, kamu ve özel sektöre yönelik kongre, toplantı ve etkinlik organizasyonları ve bağlantılı tüm hizmetleri en yüksek seviyede ki memnuniyeti sağlamak amacıyla sektöründeki yolculuğuna devam ediyor. Genel Müdür Murat Dönmez, “Yurtiçinde veya yurtdışında gerçekleştirmeyi iş toplantılarınızda; ekibinize, müşterilerinize ve bayilerinize yönelik teşvik gezi ve toplantılarınızda ulusal ya da uluslararası sektörleri kapsayan, yabancı delegelerin katılımı ile gerçekleştirmeyi planladığınız toplantılarınızda, yeni ürün, sosyal sorumluluk projesi, yeni strateji vb. konuların ses getiren ve akıllarda iz bırakan bir şekilde tasarlanarak yapılması için planladığınız lansman, basın toplantısı, roadshow, yıldönümü kutlaması gibi organizasyonlarınızda sektörde ki uzun

yıllardır var olan tecrübelerimizle çözüm ortağınız oluyoruz” dedi. Güven ve şeffaflık ilkelerini benimsedik Dönmez, “Coremice ekibi olarak organizasyon dediğimizde gerekli olan, kalite, titizlik, takip, bütçeye bağlı kalma garantisi, en alt detayların düşünülmesi,

gereklilikleri önceden öngörerek maddi manevi avantajlar yakalanması, hızlı geri dönüş sağlanması gibi kriterleri en üst seviyede yerine getirerek bunların adına standartlarımız dedik” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti: “Yapılanmamızı ve temelimizi günümüz şartlarına göre yani daha düşük karlılıklarla ayakta kalabilecek ve büyüyebilecek şekilde yaparak en iyiyi, en çabuk ve en uygun bütçelerle müşteriye sunmayı başardık. Coremice hedefleri kesin, ölçülebilir, gerçekçi, başarıya kilitli, etik değerleri ön plana çıkartarak güven ve şeffaflık ilkelerini benimsemiş, insan odaklılıktır. SMART hedeflerimiz farklılığımızı yaratmaktadır. Sonuçta; Her şey olması gerektiği gibi diyoruz. Çözüm ortaklığı görevini büyük bir heyecanla aldığımız müşterilerimizin memnuniyetleri ile uzun süreli yolculuklar bizim standardımızdır.” 101

SEKTÖRLER

Coremice, insan odaklı bir firma


BİRLİK / BÖLGELER

Bursalı firmalar Premiere Vision Fuarı'nda Mermercilerin hedefi 2 milyar doları aşmak gövde gösterisi yaptı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Küresel Fuar Acentesi Projesi çerçevesinde Bursalı firmalar, tekstil sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından birisi olarak gösterilen Premiere Vision Fuarı'na, 50 kişilik heyetle çıkarma yaptı. Kumaş ve ev tekstili ürünlerinin sergilendiği fuar, dünyanın en önemli firmalarıyla alıcıları buluşturdu. Türkiye'den 70 firmanın katılımcı olarak yer aldığı fuarda 34 Bursa firması stant açtı. 2018 sonbahar-kış sezonu ürünlerinin sergilendiği fuarda,

Bursalı firmalar birbirinden çeşitli ve inovatif ürünlerini alıcılara sundu. Premire Vision Fuarı Heyet Başkanı Mustafa Taşdelen ve Başkan Yardımcısı Berna Kırcı Aşıroğlu ayrıca Fransa'daki en önemli ticaret odalarından birisi olan Fransız Türk Ticaret Odası Başkanı Selçuk Önder ve üyeleri ile de bir araya geldi. Heyet Başkanı Mustafa Taşdelen, "Bugün geldiğimiz noktada bu fuarın ana oyuncuları artık Türkler oldu. Sektörümüzün gelişimi için ilerleme kaydetmeye devam etmeliyiz" dedi.

Marmara Mermerciler Madenciler ve İşadamları Derneği (MARMİAD) Başkanı Hasan Dinçer, yılın 8 ayında blok mermer ve işlenmiş doğal taş ihracatının 1 milyar 169 milyon 211 bin dolara ulaştığını belirterek, hedeflerinin 2 milyar dolar sınırını aşmak olduğunu söyledi. Dinçer, Türkiye'nin dünya piyasasında 'mermer' denilince akla gelen ilk ülkelerden olduğunu, bu alanda Çin ve İtalya'dan sonra geldiğini söyledi. Dünya mermer rezervinin yaklaşık yüzde 35'ine sahip Türkiye'nin ihracatının yarısının blok, yarısının ise işlenmiş olarak yaklaşık 180 ülkeye yapıldığını aktaran Dinçer, şöyle konuştu: "Son yıllarda ihracatımız, 2 milyar doları aşamadı. Geçen yıl 1 milyar 850 milyon dolarlık ihracat yaptık, bu yılki hedefimiz 2 milyar dolar sınırını aşmak."

MARMARA

KUMİB bu sefer Sidney’de boy gösterdi Avustralya’nın Sidney kentinde 11-14 Eylül 2017 tarihleri arasında İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (KUMİB) organizatörlüğünde ve Ekonomi Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Fine Food Australia 2017 fuarına “Turkey Markası” konseptiyle toplam 306 m²’lik alanda ve 18 katılımcısı ile 2’nci kez boy gösteren Türkiye milli katılım organizasyonunu Sidney Başkonsolosu Melih Karalar ziyaret ederek İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Çakıcı ile birlikte katılımcı firmalara sertifikalarını takdim etti. Ülkemizin yeni tanıtım kimliğini oluşturan Türkiye markası konseptine uygun olarak başarılı biçimde tasarlanan "Türkiye Standı” gerek resmi heyetler gerek diğer fuar katılımcısı ülkeler ve ziyaretçiler 102

tarafından beğeni topladı. Turkey standına gelen ziyaretçilere ikramlık servislerin yanı sıra Turkish Perspective dergisi, Turkey Discover the Potential logo tanıtım kitapçığı ve yaka rozetleri dağıtıldı. Geçen

seneye oranla katılımcı sayısı bazında sayısını yüzde 150, stant alanını da yüzde 100 arttıran KUMİB Türkiye milli katılım organizasyonu sergilenen ürün yelpazesini de çeşitlendirdi.


ABD'ye havlu ihracatı yüzde 23 arttı Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) verilerine göre geçen yılı 496 milyon dolarlık havlu ihracatıyla kapatan kentten bu yılın 8 ayında ise 290 milyon dolarlık havlu yurtdışına gönderildi. İhracatta ABD ve Kanada'nın aldığı payda ciddi yükselme yaşandı. Ocak-Ağustos döneminde ABD'ye yapılan havlu ihracatı geçen yılın ayın dönemine göre yüzde 23 artarak 55 milyon dolara, Kanada'ya yapılan ihracat ise yüzde 30 artışla 5 milyon dolara ulaştı. Geleneksel pazarlar olan Almanya ve Fransa ise ihracatta yatay bir seyir izledi. Türkiye'nin ev tekstilinde Avrupa'da ikinci, dünya pazarında da ilk 4'te yer aldığını

ifade eden DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, şöyle konuştu: "Rakiplerimize göre kalite ve servis anlayışımız bambaşka bir yerde. Türk havlusu dünyada haklı bir üne sahip. Avrupa Birliğinde ihracat yapmadığımız, Türk havlusunun girmediği ülke yok. Avrupa'da havlu denince akla ilk Türk havlusu geliyor." Gerçekleştirdikleri faaliyetler sonucu ABD'nin Almanya'nın önüne geçerek en büyük pazar haline geldiğine işaret eden Kocasert, ABD'nin dünyanın en büyük ev tekstili alımcısı olduğu bilgisini verdi. 165 ülkeye havlu gönderen Denizli, Türkiye'nin havlu ihracatının yüzde 70'ini gerçekleştiriyor.

EİB, 2 binden fazla ihracatçıya eğitim verdi EGE İhracatçı Birlikleri (EİB), ihracatçı firmaların yönetici ve profesyonellerinin gelişimi için; sosyal medyadan Ar-Ge tasarım desteklerine, dijital reklamcılıktan istihdam teşviklerine, müşteri ilişkileri yönetiminden ihracatta e-Fatura uygulamasına, Eximbank kredilerinden Sanayi 4.0'a kadar 33 konuda eğitimler düzenledi. 2017 yılında eğitim programlarına hız kesmeden devam eden EİB'in, 2017 yılının ilk yarısında 33 farklı konuda düzenlediği eğitimlere 2 binden fazla kişi katılım gösterdi. Gerek mevzuat, gerekse diğer konularda sürekli bir yenilenme ihtiyacı olduğuna dikkati çeken EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, 2017 yılında bu yenilenme ihtiyacına uygun eğitim takvimi oluşturduklarını ve eğitimlere gösterilen ilginin kendilerini yeni eğitim programları düzenlemede motive ettiğini kaydetti.

DENİB’den 23 yıllık rekor güçlü sinyaller vermesi bundan sonrası için de pozitif senaryoların ve yeni rekorların ipucu niteliğinde” dedi.

ve dünya mal ticaretinin daralmasının etkilerini oldukça yakından hissetmiştik. Ancak şunu önemle belirtmek isterim ki; piyasalara hâkim olan ılımlı hava ve dünya ekonomisinin yeniden büyüme yönünde

Lokomotif sektör tekstil ve konfeksiyon Ağustos ayında kalemler bazında yapılan ihracatı da değerlendiren Kocasert, “Yüzde 5 artarak 133 milyon dolar olan tekstil ve konfeksiyon ihracatımızın, toplam ihracatımız içindeki payı yaklaşık yüzde 60. Bu sektör içinde pastanın büyük dilimini ise havlu, bornoz, çarşaf ve nevresim grupları oluşturuyor. Bu ürün gruplarının Ağustos ihracatı 82 milyon dolar. Denizlili ihracatçılar olarak, yeni pazarlarda boy göstererek ülkemiz ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğimize inanıyoruz” diye konuştu. 103

EGE

Türkiye’nin en büyük sanayi şehirleri arasında yer alan Denizli’nin ihracatı rekor kırmaya devam ediyor. Denizli İhracatçılar Birliği tarafından kayda alınan ihracat Ağustos ayında 224 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, DENİB’in ilk ihracat rakamlarının açıklandığı 1994 yılından beri ulaşılan en yüksek değer olarak kayıtlara geçti. Birlik daha önce en yüksek ihracat rakamına 2013 Kasım’da 223 milyon dolar ile yakalamıştı. Rakamların sevindirici olduğunu ifade eden TİM Başkan Vekili DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, bütün krizlere rağmen gelen rekorun yeni rekorların ipucu olduğunu söyledi. Kocasert, “Son iki yıllık süreçte, küresel ekonomideki gerilemenin


BİRLİK / BÖLGELER

Moskova Gıda Fuarı'nda AKİB'e en iyi stant ödülü

EXPO 2017 Astana’da Türk narenciyesine büyük ilgi

AKDENİZ

Her yıl 10 Haziran - 10 Eylül 2017 tarihleri arasında "Geleceğin Enerjisi” teması ile Kazakistan'da düzenlenmekte olan "EXPO 2017 Astana”da Türkiye, "Sürdürülebilir Enerji için Küresel Sinerji” temasının işlendiği 960 metrekare büyüklüğünde bir pavilyon ile yer aldı. 115 ülke ve 18 uluslararası kuruluşun katıldığı fuar kapsamında katılımcı ülkelerin kendi milli değerlerini ve zenginliklerini daha etkin şekilde tanıtmaları doğrultusunda her bir ülke için milli gün tahsis edildi. Bu bağlamda, Türkiye’nin milli gün programı 10 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleşti. Ülkemizin değerlerinin, güzelliklerinin ve lezzetlerinin tanıtılması için Türkiye milli günü etkinlikleri kapsamında Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda, İhracatçı Birlikleri tarafından tadım etkinlikleri ve ikramları gerçekleştirildi. Akdeniz Yaş

Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) de Türk pavilyonunda narenciye standı ile yer alarak katılımcılara taze sıkılmış portakal suyu ikram etti. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen katılımcılar, Türk narenciyesine büyük ilgi gösterdi. Söz konusu etkinlikle ilgili değerlendirmelerini paylaşan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kavak, Türk narenciyesinin dünyada 3'üncü sırada olduğu gibi Kazak pazarında da 3’üncü sırada olduğuna vurgu yaparak, Kazak halkının Türk narenciyesini severek tükettiğini dile getirdi. Türkiye'nin söz konusu milli gün organizasyon etkinlikleri kapsamında 10 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye-Kazakistan İş Forumu'nda konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise "21'inci yüzyılı Türk ve Kazak yüzyılı olacaktır" dedi.

Rusya Federasyonu'nun başkenti Moskova'da 11-14 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen World Food Moscow 2017'ye (Uluslararası Gıda Fuarı) milli katılım gösteren Türkiye'nin standını hazırlayan Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), bu yıl da en iyi stant ödülüne layık görüldü. Fuara Türkiye'nin milli katılım organizasyonu, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirildi. Sektörde son derece önemli bir pazar olan Rusya'ya ihracatını artırabilmek için Rusya'nın en önemli ve büyük fuarında milli düzeyde yer alan Türkiye'yi, Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı ve Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kavak ve Yönetim Kurulu Üyeleri temsil etti. 2013 yılından bu yana milli katılım organizasyonunu gerçekleştiren ve her yıl fuara görkemli bir stant ile katılan AKİB, bu yıl da en iyi stant ödülüne layık görülerek, fuarda dikkatleri üzerine çekti.

Batı Akdeniz'den en fazla ihracat AB ülkelerine yapılıyor Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, geride kalan 8 ayda en fazla ihracatın Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştiğini, en fazla ihracat artışının ise Amerika kıtasında yaşandığını açıkladı. Batı Akdeniz ihracatının kıtalara ve ülkelere göre dağılımı ile ilgili basın 104

açıklaması yapan BAİB Başkanı Satıcı, “Asya ülkeleri mermer ürünlerimizin, AB ülkeleri ise yaş meyve sebze ürünlerimizin en büyük alıcısı konumunda. Bu dönemde Çin’e 190 milyon dolarlık mermer ihracatı gerçekleşirken, AB ülkelerine 170 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı yapıldı” diye konuştu.


Orta Anadolulu hububatçılar Astana’da 10 Haziran-10 Eylül 2017 tarihleri arasında Astana/Kazakistan’da gerçekleştirilen ve ülkemizin katılımına yönelik çalışmaları Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen “EXPO Astana 2017”de 10-11 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleştirilen

“Milli Gün” etkinliğine Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Kazakistan Milli Ekonomi Bakanı Timur Suleymenov, Astana EXPO 2017 Ulusal Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmetjan Esimov ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.

Milli gün kapsamında, 9-10 Ağustos 2017 tarihlerinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) katkıları ile DEİK Türkiye-Kazakistan İş Konseyi ve Kazakistan Uluslararası Ticaret Odası işbirliğinde yapılan TürkiyeKazakistan İş Forumu’na TİM'i temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Ünlü ve Yönetim Kurulu Üyeleri Vedat Kaplan ile Avşin Kaşıkçı iştirak etti. Etkinliğe katılan Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından ziyaretçilere ve Türkiye’den katılan heyete Türk kahvaltısı ikram edildi. Geleneksel kahvaltılıkların ikram edildiği etkinliğe yabancı katılımcılar büyük ilgi gösterdi. Birliğin etkinlik programında kum sanatçısı Veysel Çelikdemir'in kum ile yaptığı gösteriler yer aldı. Hem açılış töreninin yapıldığı milli sahnede hem de Türkiye pavyonunda gerçekleştirilen kum gösterisinde Türkiye ve Kazakistan’ı simgeleyen yapı, manzara vb. görsellere yer verildi.

OAİB’ten milli katılım organizasyonu 24 – 28 Ağustos 2017 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan-Uygur Özerk Bölgesi Urumçi’de gerçekleştirilen “The 2017 China Eurasia Commodity and Trade Expo – EACT EXPO 2017” Fuarı’nın milli katılım organizasyonu bu yıl altıncı defa Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından düzenlendi. Fuara milli katılım kapsamında 4 Türk firması katılım sağlarken, ayrıca ülkemiz ekonomik ve kültürel tanıtımı için de “Turkey Discover the Potential” standı kuruldu. Stantta tanıtıcı filmler gösterildi, gelen ziyaretçilere ülkemiz ile ilgili broşür, kitapçık ve küçük hediyelikler sunuldu.

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği tarafından Ekonomi Bakanlığı onayıyla “Süs Bitkileri Sektöründe Global Trendler ve Yeni Pazarlar” isimli URGE projesi, Nisan 2017 tarihinden itibaren yürütülüyor. Projede, firmaların rekabetçi yapısını geliştirmeyi amaçlayan eğitim faaliyetlerinin ilki, 15-16 Ağustos 2017 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi. Antalya başta olmak üzere Adana, İzmir, Sakarya, Ankara, İstanbul ve Mersin illerinden proje katılımcısı 40 firmanın temsilcilerinin katılım sağladığı eğitimlerde, “Vizyoner Liderlik ve Yönetim” ile “Markalaşma” konuları ele alındı.

Ruanda Büyükelçisi OAİB'i ziyaret etti 31 Temmuz 2017 tarihinde Ruanda Büyükelçisi Williams Nkurunzıza ve beraberindeki heyet OAİB Genel Sekreterliği'ni ziyaret etti. OAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Kahraman ve OAİB Genel Sekreteri Özkan Aydın ile görüşen heyetin ziyareti, Ruanda ile Türkiye arasındaki ticareti geliştirme ve bu çerçevede, Türkiye’de ihracatçıların özellikle OAİB üyelerinin ilgisini bu ülkeye yönlendirme konusunda işbirliğini artırma anlamında büyük önem taşıyor. Ziyaret her iki taraf için de olumlu geçti. 105

ORTA ANADOLU

Süs bitkileri sektöründe yeni pazarlar


BİRLİK / BÖLGELER

Doğu Karadeniz'de Rusya'ya ihracat yüzleri güldürüyor Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden yapılan derlemeye göre, bölgeden Rusya Federasyonu'na yılın 8 aylık döneminde 154 bin 311 tonluk ihracat gerçekleştirilerek 104 milyon 13 bin 907 dolar gelir elde edildi. Bölgeden geçen yılın aynı döneminde Rusya'ya 38 bin 104 ton ihracat yapılmış ve karşılığında 36 milyon 317 bin 520 dolar gelir elde edilmişti. Buna göre söz konusu dönem itibarıyla Doğu Karadeniz'den yapılan ihracat miktar bazında yüzde 305, değer bazında ise yüzde 186 artış gösterdi. DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz'den Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatın sürekli artış trendinde olduğunu söyledi. Yılın 8 aylık döneminde

yapılan ihracatın geçen yılın aynı dönemine oranla arttığını ifade eden Gürdoğan, "Doğu Karadeniz'den Rusya'ya yılın 8 ayında 131 bin 517 ton karşılığında 90 milyon 725 bin

687 dolar yaş meyve sebze ihracatı yapıldı. Toplam ihracatın yüzde 87'sini tek başına yaş meyve sebze ürünleri oluşturdu" diye konuştu.

Arap turizmi bal ihracatını artırdı Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Türkiye'den geçen 7 aylık dönemde 35 ülkeye bal ihracatı gerçekleştirildiğini söyledi. Gürdoğan, Türkiye'den ocak-temmuz döneminde 2 milyon 990 bin 470 kilogramlık bal ihracatıyla ilk sırayı Almanya'nın aldığını vurgulayarak, bunu Amerika Birleşik Devletleri ile Suudi Arabistan'ın takip ettiğini anlattı. Doğu Karadeniz'den yapılan bal ihracatının

arttığına dikkati çeken Gürdoğan, "Doğu Karadeniz'den ise 4 ülkeye yapılan 202 bin 878 kilogramlık bal ihracatı karşılığında, 708 bin 187 dolar gelir elde edildi. Bölgeden yapılan ihracat miktarda yüzde 70, değerde ise yüzde 26 artış yaşandı. Bu rakamlar ihracatta bizim için son derece sevindirici rakamlardır" dedi. Yüzde 47'si Suudi Arabistan’a yapıldı Gürdoğan, Suudi Arabistan'ın Doğu Karadeniz bal ihracatında önemli bir

potansiyele sahip olduğunu işaret ederek, Doğu Karadeniz'den ihraç edilen balın yüzde 47'sinin bu ülkeye yapıldığını ifade etti. Doğu Karadeniz'den Suudi Arabistan, Almanya, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihracat gerçekleştirildiğini vurgulayan Gürdoğan, "Son yıllardan Arap turistlerin bölgeye ilgileri ve ürünü tatmaları, Suudi Arabistan'a yapılan ihracatı da artırdı. İhracattaki bu olumlu artıştan da oldukça memnunuz. Daha da üst seviyelere çıkacağını tahmin ediyoruz" diye konuştu.

KARADENİZ

Sevinç: Hedef Türk fındığının tamamını ihraç etmek Geçen yıl kötü bir sezon geçiren fındık üreticileri, bu yıl yeni ümitler ile fındık hasadına başladı. Üreticinin hasadının devam ettiğini belirten yetkililer, sezon başlamadan önce yapılan çalışmaların hasat döneminde olumlu etkiler doğurduğunun altını çizdi. Konu hakkında açıklamada bulunan Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı 106

İlyas Edip Sevinç, 1 Eylül itibari ile yeni ihracat sezonunun başlayacağını, hedeflerinin Türk fındığının tamamını ihraç etmek olduğunu vurguladı. Yeni ihracat döneminde hedeflerinin 300 bin ton iç fındık ihraç etmek olduğunu belirten Sevinç, Türkiye’de fındık stoku kalmamasını hedeflediklerini, 300 bin ton fındık ihraç edilmesinin yeni bir başarı çıtası olacağını ifade etti.


Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), 11-14 Eylül tarihlerinde gerçekleşen World Food Moscow Fuarı’na katıldı. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan ve T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından desteklenen “Bölgemizdeki Gıda İhracatının Artırılması" URGE projesi kapsamında Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen ve Rusya’nın yanı sıra başta Asya ülkeleri olmak üzere bölge ülkelerinin önemli gıda tedarikçileriyle ihracatçılarını bir araya getiren World Food Moscow Fuarı bu yıl 11-14 Eylül tarihlerinde düzenlendi. Moskova Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı'ndaki fuar katılımcıları ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek, firmalarının ve ürünlerinin tanıtımlarını yapabilme imkânına kavuştular. Gıda sektöründe şekerli mamuller, kuruyemiş, süt ve süt ürünleri içecek mamullerinin yanı sıra gıda ambalaj gibi üretim dallarında faaliyet gösteren Doğu Anadolu Bölgemizin farklı illerinden katılımcı firmalar 3 gün boyunca yapılan tanıtım çalışmaları sonucunda ciddi iş bağlantıları gerçekleştirildi. Programın son gününde Moskova'nın en büyük toptancı yerleşkelerinden birisi olan Food City'i ziyaret eden "DAİB Gıda Kümesi”, inceleme gezisinin yanı sıra Food City yöneticileriyle de toplantılar gerçekleştirdi, fikir alış verişlerinde bulundu. DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Şengel, gerçekleştirilen bu faaliyetler ile bölgedeki firmaların fuar katılım tecrübesi edinmeleri, dış ticaretin geliştirilmesi ve artırılmasına yardımcı olmak hedeflenmiştir" diye konuştu.

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) bu yıl 56 ülkeye bulgur ihracatı gerçekleştirildi. GAİB Koordinatör Başkanı Abdulkadir Çıkmaz, ihracat yaptıkları ülkeler arasında ABD, Kanada, Almanya, Fransa, Hollanda, Yunanistan, Rusya, İtalya, Norveç, İsviçre, Irak ve Avusturya'nın da bulunduğunu söyledi. Türkiye genelinde yılın 8 aylık döneminde bulgur ihracatı miktarının 136 bin 405 ton olduğunu belirterek, bu satıştan 52 milyon 53 bin dolar gelir sağlandığını belirtti. Çıkmaz, GAİB olarak Ocak ayından bu yana 56 ülkeye 61 bin 901 ton bulgur satışı ile 22 milyon 221 bin dolar elde edildiğini kaydetti. En fazla ihracatın 41 bin 89 tonla Irak'a yapıldığını dile getiren Çıkmaz, "İhracatta

artık Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ve Amerika da önemli oranda yer tutuyor" dedi. Çıkmaz, Türkiye'nin dünyanın en büyük bulgur ihracatçısı ve üreticisi konumunda olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Türkiye bulgurun lezzetini, sağlığını ve mucizelerini tüm dünyaya tanıtma misyonunu üstlenmektedir. Türkiye'de tarihi çok eskilere dayanan bulgur, bugün ileri teknolojiye sahip fabrikalarda modern tekniklerle üretiliyor. 2017 yılının son altı ayında da yine bu milli ürünümüzün daha iyi koşullarda dünya pazarlarında yer bulması için gerek Birliğimiz, gerekse ihracatçı firmalarımız, yoğun bir tanıtım içindedir."

Baklavanın ünü sınırları aştı Avrupa Birliği (AB) tarafından da tescil edilen Antep baklavası yılın 8 ayında ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, İsviçre ve Çin'in de arasında olduğu 18 ülkeye ihraç edildi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Abdulkadir Çıkmaz, yaptığı açıklamada, 130 ton dolayındaki baklava ihracatından 1 milyon 477 bin 499 dolar gelir elde edildiğini söyledi. Çıkmaz, 2016'da 13 ülkeye 136 ton baklava sattıklarını ve 1,5 milyon dolar gelir elde edildiğini belirterek, bu yılın sekiz ayındaki ihracatın şimdiden geçen yılki rakamlara yaklaştığını kaydetti. Bu yıl en fazla ihracatın 36 ton ile ABD'ye gerçekleştirildiğini anlatan Çıkmaz, bu ülkeyi Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Almanya'nın izlediğini bildirdi. Azerbaycan, Irak, Katar, Gürcistan, Bulgaristan, İsrail, Ürdün, Suriye, Kuveyt, Çin, İsviçre, Avustralya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Filistin'in de baklava ihraç edilen diğer ülkeler arasında yer

aldığını dile getiren Çıkmaz, "Gaziantep baklavasının dünya mutfaklarında hızla yer almasında gerçekleştirilen tanıtım çalışmalarının önemli yeri var" dedi. Gaziantep'te 17 yıldır faaliyet gösteren işletmeci Levent Aktaş da Katar, Suudi Arabistan ve Dubai'den müşterileri olduğunu dile getirdi. Haftada yaklaşık 2 ton baklava ürettiklerini ve 300 kilogramını ihraç ettiklerini anlatan Aktaş, "Baklavayı nakış gibi işliyoruz. El emeği, göz nuru. Baklavamıza A'dan Z'ye emek veriyoruz, birinci sınıf, en iyi baklavayı üretmek için çaba sarf ediyoruz. Antep fıstığından ununa kadar hepsinin özenle seçilmesi gerekiyor" dedi. Aktaş, özellikle Arap ülkelerine baklava ihracatının yazın düştüğünü ifade etti. 107

DOĞU & G. DOĞU ANADOLU

Türk gıda ürünleri Güneydoğu bulguru 56 ülkeye gönderildi Moskova’da alıcılarla buluştu


AĞUSTOS 2017 İTİBARIYLA GÜNDEM KAPAK GÜNDEM İHRACAT RAKAMLARI TÜRKİYE İHRACATI

● Son 12 aylık dönemde ihracat yüzde 7,8 artışla 151 milyar 765 milyon dolar olarak kayda geçti. ● Ağustos'ta miktar bazında ihracat yüzde 11, ilk 8 ayda ise yüzde 12,8 artış gösterdi. ● İlk 8 ayda ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,8 artışla 102 milyar 500 milyon dolar oldu.

Ağustos ayında en çok ihracat gerçekleştirilen ülke Almanya oldu.

YÜZDE %11,29 ARTIŞLA

12.439.487.000

DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞTİ

1,31

762

322

AĞUSTOS AYINDA İHRACAT

MİLYON DOLAR İNGİLTERE

MİLYAR DOLAR

MİLYON DOLAR HOLLANDA

ALMANYA

479

740

MİLYON DOLAR FRANSA

MİLYON DOLAR ABD

558

MİLYON DOLAR İSPANYA

310

516

MİLYON DOLAR İTALYA

MİLYON DOLAR İSRAİL

773

308

MİLYON DOLAR ÇİN

MİLYON DOLAR IRAK

ANA ÜRETİM GRUPLARININ İHRACATTAN ALDIĞI PAY

Madencilik %3,6

Tarım %13,4

Sanayi %83,0

İLLERE GÖRE AĞUSTOS AYI İHRACAT DAĞILIMI

5,74

MİLYAR DOLAR

İSTANBUL

841

MİLYON DOLAR

KOCAELİ

1

MİLYAR DOLAR

BURSA

781

MİLYON DOLAR

İZMİR

ANA ÜRETİM GRUPLARININ AĞUSTOS AYI İHRACATINDAN ALDIĞI PAY Sektör bazında Ağustos'ta ihracatın lideri 1 milyar 836 milyon dolarla otomotiv oldu. Bu sektörü sırasıyla 1,7 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ile 1,5 miyar dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti.

390

Hayvansal ürünler

%3,1

Ağaç ve orman ürünleri

MİLYON DOLAR

211,3

MİLYON DOLAR

%1,7

Tarıma dayalı işlenmiş ürünler

1,08

MİLYAR DOLAR

%8,7

Bitkisel ürünler

Kimyevi maddeler ve mamulleri

1,5

MİLYAR DOLAR

%11,7

Sanayi mamulleri

1,07

MİLYAR DOLAR

%8,6

7,78

MİLYAR DOLAR

%62,6

275

SAKARYA

591

MİLYON DOLAR

ANKARA

356

MİLYON DOLAR

MANİSA

284

MİLYON DOLAR

DENİZLİ

MİLYON DOLAR

ADANA

84 108

GÜMÜŞHANE

%7984,59

MİLYON DOLAR

172

İHRACATI EN FAZLA ARTAN İL İhracatını Ağustos ayında en çok artıran ilk 10 il arasında Gümüşhane %7984,59 ile birinci oldu.

605

MİLYON DOLAR

GAZİANTEP


AĞUSTOS 2017 İHRACAT RAKAMLARI SEKTÖREL BAZDA RAKAMLAR -1000 $ AĞUSTOS

SEKTÖRLER

SON 12 AY

2016

2017

Değişim

2016 - 2017

Değişim

Pay(16) (%)

I. TARIM

1.627.084

1.669.787

2,6

13,4

20.321.839

20.730.600

2,0

13,7

A. BİTKİSEL ÜRÜNLER

1.086.121

1.068.798

-1,6

8,6

14.455.055

14.317.557

-1,0

9,4

Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri

540.412

542.496

0,4

4,4

6.270.342

6.456.620

3,0

4,3

Yaş Meyve ve Sebze

84.936

101.211

19,2

0,8

1.986.669

2.092.111

5,3

1,4

Meyve Sebze Mamulleri

125.448

130.774

4,2

1,1

1.322.854

1.386.262

4,8

0,9

Kuru Meyve ve Mamulleri

88.426

83.312

-5,8

0,7

1.334.868

1.275.547

-4,4

0,8

Fındık ve Mamulleri

122.766

98.649

-19,6

0,8

2.255.906

1.893.125

-16,1

1,2

Zeytin ve Zeytinyağı

14.111

24.057

70,5

0,2

170.291

285.321

67,5

0,2

Tütün

105.205

83.485

-20,6

0,7

1.030.789

848.449

-17,7

0,6

4.818

4.815

-0,1

0,0

83.336

80.123

-3,9

0,1

174.431

211.298

21,1

1,7

1.788.085

2.146.133

20,0

1,4

174.431

211.298

21,1

1,7

1.788.085

2.146.133

20,0

1,4

366.532

389.691

6,3

3,1

4.078.699

4.266.910

4,6

2,8

366.532

389.691

6,3

3,1

4.078.699

4.266.910

4,6

2,8

II. SANAYİ

9.145.873

10.324.800

12,9

83,0

107.041.408

116.540.395

8,9

76,8

A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER

970.467

1.077.898

11,1

8,7

11.226.282

11.505.585

2,5

7,6

Tekstil ve Hammaddeleri

661.290

696.942

5,4

5,6

7.869.776

7.968.440

1,3

5,3

Deri ve Deri Mamulleri

143.042

178.891

25,1

1,4

1.413.627

1.486.282

5,1

1,0

Halı

166.135

202.065

21,6

1,6

1.942.880

2.050.864

5,6

1,4

B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM.

1.208.479

1.461.364

20,9

11,7

14.119.716

15.331.009

8,6

10,1

C. SANAYİ MAMULLERİ

6.966.928

7.785.538

11,7

62,6

81.695.410

89.703.801

9,8

59,1

Hazırgiyim ve Konfeksiyon

1.605.433

1.679.093

4,6

13,5

17.330.725

16.750.358

-3,3

11,0

Otomotiv Endüstrisi

1.677.700

1.836.087

9,4

14,8

22.797.284

27.375.389

20,1

18,0

Gemi ve Yat

60.904

170.162

179,4

1,4

764.174

1.426.703

86,7

0,9

Elektrik Elektronik ve Hizmet

854.986

971.511

13,6

7,8

10.185.488

10.072.887

-1,1

6,6

Makine ve Aksamları

450.227

565.105

25,5

4,5

5.392.390

5.670.631

5,2

3,7

Demir ve Demir Dışı Metaller

517.497

608.709

17,6

4,9

6.007.235

6.396.523

6,5

4,2

Çelik

880.300

855.628

-2,8

6,9

8.883.321

10.599.654

19,3

7,0

Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri

226.449

246.166

8,7

2,0

2.701.652

2.635.304

-2,5

1,7

Mücevher

232.009

324.545

39,9

2,6

2.254.916

3.305.540

46,6

2,2

Savunma ve Havacılık Sanayii

151.571

159.381

5,2

1,3

1.746.782

1.679.247

-3,9

1,1

İklimlendirme Sanayii

302.024

361.502

19,7

2,9

3.532.753

3.690.016

4,5

2,4

Diğer Sanayi Ürünleri

7.829

7.648

-2,3

0,1

98.691

101.549

2,9

0,1

344.706

444.900

29,1

3,6

3.577.540

4.520.831

26,4

3,0

11.117.663

12.439.487

11,9

100,0

130.940.787

141.791.826

8,3

93,4

9.864.990

9.973.898

1,1

6,6

140.805.777

151.765.724

7,8

100,0

Süs Bitkileri ve Mamulleri B. HAYVANSAL ÜRÜNLER Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ Mobilya,Kağıt ve Orman Ürünleri

III. MADENCİLİK T O P L A M (TİM*) İhracatçı Birlikleri Kaydından Muaf İhracat T O P L A M (TİM+TUİK*)

Pay(16) (%) 2015 - 2016

109


GÖSTERGELER Ağustos ayı en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke (1000$) ÜLKE (Bin$) ALMANYA IRAK İNGİLTERE ABD İSPANYA İTALYA FRANSA HOLLANDA İSRAİL ÇİN

2016 1.177.386,18 652.578,77 692.296,29 603.331,66 440.303,71 490.503,86 498.811,23 282.626,91 264.292,31 215.198,37

2017 1.310.468,34 773.271,59 762.450,72 740.489,34 558.489,78 515.832,49 478.710,22 321.543,49 310.400,80 307.835,42

Ağustos ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 ülke (1000$) Değ. % 11,30 18,49 10,13 22,73 26,84 5,16 -4,03 13,77 17,45 43,05

ÜLKE (Bin$) MALTA NORVEÇ ARJANTİN KENYA KATAR ŞİLİ RUSYA ÖZBEKİSTAN NİJERYA PERU

2016 5.112.648,54 949.581,51 744.490,04 694.694,59 573.555,94 482.259,03 307.745,67 265.046,98 185.572,62 135.550,08

2017 5.739.491,06 1.003.805,35 841.413,03 781.450,84 604.905,02 590.933,60 356.261,99 283.761,84 275.121,86 171.526,37

Değ. % 12,26 5,71 13,02 12,49 5,47 22,53 15,77 7,06 48,26 26,54

En fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke sıralamasında Ağustos ayında Almanya lider oldu. Ağustos’ta Almanya’ya yapılan ihracat 1milyar 310 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında en fazla ihracat yapan ilk 10 sektörden ihracatını en çok artıran gemi ve yat, mücevher ile zeytin ve zeytinyağı sektörleri oldu.

110

Değ. % 491,50 268,40 95,42 80,48 75,79 62,74 58,98 58,26 57,62 53,07

ÜLKE (Bin$) GÜMÜŞHANE MUŞ YALOVA BİNGÖL HAKKARİ AMASYA NEVŞEHİR SAKARYA BURDUR ÇANKIRI

2016 28,96 10,83 2.187,82 12,85 1.273,14 2.200,50 4.356,49 185.572,62 14.624,96 10.769,44

2017 2.340,89 293,85 51.471,51 127,09 3.817,13 3.560,07 6.780,16 275.121,86 21.453,27 15.449,66

Değ. % 7984,59 2614,28 2252,64 889,09 199,82 61,78 55,63 48,26 46,69 43,46

Ağustos ayında en çok ihracat artışı yaşanan ülke ise Malta oldu. Ağustos’ta Malta’ya gerçekleşen ihracat yüzde 491,5 oranında yükseldi.

Ağustos ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 sektör (1000$)

Ağustos ayı en fazla ihracat yapan ilk 10 sektör (1000$) ÜLKE (Bin$) 2016 2017 OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ 1.677.699,57 1.836.086,61 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON 1.605.432,94 1.679.093,23 KİMYEVİ MADDELER VE MAMULLER 1.208.479,22 1.461.363,91 ELEKTRİK ELEKTRONİK VE HİZMET 854.985,87 971.510,52 ÇELİK 880.299,91 855.628,41 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ 661.290,12 696.941,85 DEMİR VE DEMİR DIŞI METALLER 517.496,74 608.709,34 MAKİNE VE AKSAMLARI 450.226,81 565.104,81 YAĞLI TOHUMLAR VE MAMULLERİ 540.411,60 542.495,53 MADENCİLİK ÜRÜNLERİ 344.705,86 444.899,95

2017 57.385,14 112.626,06 17.124,71 14.237,81 63.301,46 32.981,22 237.292,79 69.747,10 30.733,47 13.546,01

Ağustos ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 il (1000$)

Ağustos ayı en fazla ihracat yapan ilk 10 il (1000$) ÜLKE (Bin$) İSTANBUL BURSA KOCAELİ İZMİR GAZİANTEP ANKARA MANİSA DENİZLİ SAKARYA ADANA

2016 9.701,62 30.571,45 8.763,23 7.889,05 36.008,96 20.265,80 149.261,19 44.070,50 19.498,81 8.849,61

Değ. % 9,44 4,59 20,93 13,63 -2,80 5,39 17,63 25,52 0,39 29,07

ÜLKE (Bin$) GEMİ VE YAT ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI MÜCEVHER MADENCİLİK ÜRÜNLERİ MAKİNE VE AKSAMLARI DERİ VE DERİ MAM. HALI SU ÜRÜNLERİ HAYV. MAM. KİMYEVİ MADDELER VE MAM. İKLİMLENDİRME SANAYİ

2016 2017 60.904,22 170.162,32 14.110,56 24.056,73 232.009,07 324.545,14 344.705,86 444.899,95 450.226,81 565.104,81 143.041,74 178.890,75 166.134,80 202.064,99 174.431,12 211.297,68 1.208.479,22 1.461.363,91 302.024,43 361.502,11

Değ. % 179,39 70,49 39,88 29,07 25,52 25,06 21,63 21,14 20,93 19,69

İhracatı Ağustos ayında 1 milyar doları aşan sektörler otomotiv, hazır giyim ve konfeksiyon ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörleri oldu.


İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİKLERİ BAZINDA İHRACAT RAKAMLARI (1000 $) AĞUSTOS

SON 12 AY

2016

2017

Değişim (%)

Pay (%)

2015 - 2016

2016 - 2017 Değişim (%)

İMMİB

3.121.303

3.670.955

17,6

29,5

35.050.862

38.670.005

10,3

27,3

UİB

1.685.627

1.880.123

11,5

15,1

23.583.777

28.012.777

18,8

19,8

İTKİB

1.699.986

1.838.530

8,1

14,8

18.564.644

18.341.223

-1,2

12,9

OAİB

933.432

1.067.367

14,3

8,6

11.049.361

11.483.801

3,9

8,1

AKİB

837.927

910.204

8,6

7,3

10.166.380

11.379.244

11,9

8,0

EİB

986.680

1.049.801

6,4

8,4

10.761.435

11.208.632

4,2

7,9

GAİB

699.491

729.408

4,3

5,9

8.049.077

7.932.012

-1,5

5,6

İİB

514.458

586.236

14,0

4,7

5.906.918

6.724.907

13,8

4,7

DENİB

196.345

224.341

14,3

1,8

2.126.972

2.340.612

10,0

1,7

DAİB

181.951

166.788

-8,3

1,3

1.887.202

1.850.074

-2,0

1,3

BAİB

122.417

147.050

20,1

1,2

1.391.112

1.632.344

17,3

1,2

KİB

66.448

80.594

21,3

0,6

1.622.526

1.279.867

-21,1

0,9

DKİB

71.598

88.092

23,0

0,7

780.522

936.329

20,0

0,7

TOPLAM

11.117.663

12.439.487

11,9

100

8,3

100

Ağustos ayında İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri’nin sergilediği performansta DKİB yüzde 23,0 ihracat artışı ile dikkat çekiyor.

İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri arasında Ağustos ayında İMMİB’in ihracattaki payı yüzde 29,5 olarak gerçekleşti.

Ağustos ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 ülke grubu (1000$)

Ağustos ayı en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke grubu (1000$) ÜLKE GRUP(Bin$) AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ ORTADOĞU ÜLKELERİ AFRİKA ÜLKELERİ BAĞIMSIZ DEVLETLER TOP. KUZEY AMERİKA SER.TİC. DİĞER ASYA ÜLKELERİ DİĞER AVRUPA ÜLKELERİ UZAKDOĞU ÜLKELERİ DİĞER AMERİKAN ÜLKELERİ SERBEST BÖLGELER

2016 5.246.405,05 2.141.984,07 926.769,22 817.227,98 719.442,20 385.238,16 342.301,30 175.891,95 138.065,43 145.593,83

AB'nin ihracatımızdaki payı yüzde 47 seviyelerinde. Ağustos ayında AB pazarına ihracatımız yüzde 12 artış gösterdi.

2017 5.877.431,59 2.285.823,93 927.323,27 919.123,60 851.552,56 492.725,16 458.822,23 217.802,51 182.884,40 154.090,70

130.940.787 141.791.826

Pay (%)

Değ. % 12,03 6,72 0,06 12,47 18,36 27,90 34,04 23,83 32,46 5,84

ÜLKE GRUP(Bin$) DİĞER AVRUPA ÜLKELERİ DİĞER AMERİKAN ÜLKELERİ DİĞER ASYA ÜLKELERİ UZAKDOĞU ÜLKELERİ KUZEY AMERİKA SERBEST TİCARET BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ ORTADOĞU ÜLKELERİ SERBEST BÖLGELER AFRİKA ÜLKELERİ

2016 2017 342.301,30 458.822,23 138.065,43 182.884,40 385.238,16 492.725,16 175.891,95 217.802,51 719.442,20 851.552,56 817.227,98 919.123,60 5.246.405,05 5.877.431,59 2.141.984,07 2.285.823,93 145.593,83 154.090,70 926.769,22 927.323,27

Değ. % 34,04 32,46 27,90 23,83 18,36 12,47 12,03 6,72 5,84 0,06

Ağustos ayında AB ülkelerine 5,9 milyar dolar ihracat gerçekleştirilirken Ortadoğu Ülkelerine 2,3 milyar dolarlık ihracat yapıldı.

KAYNAK: TİM 111


ADRES DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. B-BLOK K:9 YENİBOSNA / İSTANBUL TEL: 0 212 454 04 90 - 91 FAKS: 0 212 454 04 13 / 454 04 83 E-POSTA: tim@tim.org.tr WEB ADRESİ: www.tim.org.tr GENEL SEKRETER: DR. HALİL BADER ARSLAN GENEL SEKRETER YRD.: TAMER GÜNDOĞAN GENEL SEKRETER YRD.: MEDINE ATAY GENEL SEKRETER YRD.: CANER ÇOLAK GENEL SEKRETER YRD.: CİHAT GÖK AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ LİMONLUK MAH. VALİ HÜSEYİN AKSOY CAD. NO: 4 YENİŞEHİR/MERSİN TEL: 0 324 325 37 37 FAKS: 0 324 325 41 42 E-POSTA: akib@akib.org.tr WEB ADRESİ: www.akib.org.tr GENEL SEKRETER: İSMET YALÇIN GEN. SEK. YRD: CANAN AKTAN ERDOĞMUŞ BATI AKDENİZ İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ ASPENDOS BULVARI NO:221 07200/ANTALYA TEL: 0 242 311 80 00 FAKS: 0 242 311 79 00 E-POSTA: baib@baib.gov.tr WEB ADRESİ: www.baib.gov.tr GENEL SEKRETER: FİSUN PEKTAŞ DENİZLİ İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ ANKARA YOLU 10. KM. 246. SOKAK NO: 8 AKKALE/DENİZLİ TEL: 0 258 274 66 88 (PBX) FAKS: 0 258 274 72 22 - 62 E-POSTA: denib@denib.org.tr WEB ADRESİ: www.denib.org.tr GENEL SEKRETER: UĞUR DAYIOĞLU DOĞU ANADOLU İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ CUMHURİYET CAD. EREN İŞ MERKEZİ NO: 86 K: 4-5 / ERZURUM TEL: 0 442 214 11 85 (4 HAT) FAKS: 0 442 214 11 89 - 91 E-POSTA: daibarge@daib.org.tr WEB ADRESİ: www.daib.org.tr GENEL SEKRETER: MURAT KARAPINAR GENEL SEKRETER YRD: MELIH LEYLİOĞLU DOĞU KARADENİZ İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ PAZARKAPI MAH. SAHİL CAD. NO: 95, TRABZON TEL: 0 462 326 16 01 FAKS: 0 462 326 94 01 - 02 E-POSTA: dkib@dkib.org.tr WEB ADRESİ: www.dkib.org.tr GENEL SEKRETER: İDRİS ÇEVİK

112

EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ATATÜRK CAD. NO:382 ALSANCAK İZMİR TEL: 0 232 488 60 00 FAKS: 0 232 488 61 00 E-POSTA: eib@egebirlik.org.tr WEB ADRESİ: www.egebirlik.org.tr GENEL SEKRETER: CUMHUR İŞBIRAKMAZ GENEL SEKRETER YRD: KEMAL COŞKUN GENEL SEKRETER YRD: ÇİĞDEM ÖNSAL GENEL SEKRETER YRD: NERGİS BÜYÜKKINACI

İSTANBUL TEKSTİL VE KONFEKSİYON İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ B-BLOK ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL TEL: 0 212 454 02 00 FAKS: 0 212 454 02 01 E-POSTA: info@itkib.org.tr WEB ADRESİ: www.itkib.org.tr GENEL SEKRETER: BEKİR ASLANER

GÜNEYDOĞU ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ GAZİMUHTARPAŞA BULVARI MÜCAHİTLER MAH. 52012 NO'LU SK. NO: 6 27090 ŞEHİTKAMİL GAZİANTEP TEL: 0 342 211 05 00 (PBX) FAKS: 0 342 221 05 09-10 E-POSTA: gaibevrak@gaib.org.tr WEB ADRESİ: www.gaib.org.tr GENEL SEKRETER VEKILI: MİKAİL İRTEGÜN GENEL SEKRETER YRD: AYDIN KUTLU

KARADENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ATATÜRK BULVARI NO:19/E 28200 GİRESUN TEL: 0 454 216 24 26 FAKS: 0 454 216 48 42 E-POSTA: kib@kib.org.tr WEB ADRESİ: www.kib.org GENEL SEKRETER T.: BÜLENT CEBECİ

İSTANBUL İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ C-BLOK ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL TEL: 0 212 454 05 00 FAKS: 0 212 454 05 01 - 02 E-POSTA: iib@iib.org.tr WEB ADRESİ: www.iib.org.tr GENEL SEKRETER: İZZET SELÇUK ŞAĞBAN GENEL SEKRETER YRD: DOĞUŞ TOZANLI

ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ CEYHUN ATUF KANSU CAD. NO: 120 BALGAT/ANKARA TEL: 0 312 447 27 40 (5 HAT) FAKS: 0 312 446 96 05 E-POSTA: oaibwebmaster@oaib.org.tr WEB ADRESİ: www.oaib.org.tr GENEL SEKRETER: ÖZKAN AYDIN

İSTANBUL MADEN VE METAL İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ A-BLOK ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL TEL: 0 212 454 00 00 FAKS: 0 212 454 00 01 E-POSTA: immib@immib.org.tr WEB ADRESİ: www.immib.org.tr GENEL SEKRETER: ARMAĞAN VURDU GENEL SEKRETER YRD: COŞKUN KIRLIOĞLU GENEL SEKRETER YRD: FATİH ÖZER

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 2. GELİŞİM SAHASI KAHVERENGİ CAD. NO: 11 16140 NİLÜFER/BURSA TEL: 0 224 219 10 00 FAKS: 0 224 219 10 90 E-POSTA: uludag@uib.org.tr WEB ADRESİ: www.uib.org.tr GENEL SEKRETER: MÜMİN KARACAKAYALILAR GENEL SEKRETER YRD: ÖZCAN KOLBAŞI GENEL SEKRETER YRD: TANSU SİNAĞ


Sao Paolo •

• Prag

Paris •

• Kano

Riga •

Antananarivo •

• Johannesburg

(Madagascar)

Dünyanın en büyük ulaşım ağlarından birini sağlayan Turkish Cargo, işinizi 120 ülkede 295’ten fazla noktaya taşıyor.

www.turkishcargo.com | +90 850 333 0 777

TİMREPORT 151