Skip to main content

Subat 2012

Page 22

deneme deneme

“düzgün baba”nın yolunda... ümit ilter “Erdemin ilk şartı burjuvadan nefret etmektir.” Gustave Flaubert

1… Burjuvazi, kestiği tırnaklarını lütfedip mazluma verirse, buna “hayırseverlik” der. Hayırsızların hayırseverliği de ancak bu kadar olur. “Hayırsever” için sözlükler şu tanımı uygun bulmuşlar: “…Yoksullara, düşkünlere, yardıma muhtaç olanlara yardım etmesini seven…” Tanım bu ve bizim sorularımız da şunlardır: Soru 1: Yoksullar niçin yoksuldur? Soru 2: Düşkünleri kim düşürmüştür? Soru 3: Yardıma muhtaç olmak nasıl bir insanlık halidir? Soru 4: “Yardım etmeyi sevmek” kimlerin hobisidir? Son sorudan başlayalım cevaplamaya. Açık ki, hayırseverlik, burjuvazinin hobisidir. Severek ve eğlenerek yapar bunu. Hatta, kendi aralarında sidik yarıştırır gibi, “hayırseverlik” yarıştırırlar. Ne de olsa, rekabet etmeden duramaz zamane haramileri. Sözlükler, “harami” kelimesinin karşılığı olarak “hırsız, haydut” yazmışlar. Bun-

24 | TAVIR | ŞUBAT 2012

lar burjuvazinin nitelikleri arasındadır. Emekçilerin yoksulluğunun nedeni, burjuvazinin hırsızlığıdır. Yoksulların düşkünlüğünün kaynağı, burjuvazinin haydutluğudur. Ve halktan insanları, önce yardıma muhtaç hale getirip sonra da “hayırsever” görünmek, burjuvazinin riyakarlığındandır… 2… Burjuvazi, “ayak takımı” olarak gördüğü halkın, her anlamda kendisine muhtaç olmasını ister. Sadece istemekle de kalmaz o hale getirir. Marx’ın ifadesiyle söylersek: “… Bir başkasının merhametine bağlı olan insan, kendisini bağımlı bir varlık olarak algılar.” Burjuvazi, zevkü sefasını işte bu algının üzerinde sürdürür. Ömrünü “Ezilenlerin Pedogojisi” ne vermiş olan Paulo Freire’nin ifadesiyle söylersek: “Yüce gönüllülükleri”ni sürekli ifade etme fırsatına sahip olmak için ezenler aynı zamanda adaletsizliği de

edebileştirmek zorundadırlar. Adaletsiz bir sosyal düzen; ölüm, çaresizlik ve sefaletle beslenen bu “yüce gönüllülük”ün sürekli kaynağıdır; bu da sahte yüce gönüllülük dağıtıcılarının, bu yüce gönüllülüğün kaynağına en ufak bir tehdit yöneldiğinde niçin paniğe kapıldıklarını açıklar…” (Ezilenlerin Pedagojisi / Paulo Freire / syf: 23 / Ayrıntı Yayınları) Freire, sahte hayırseverliğin gerçeğini açığa çıkarırken, “gerçek yüce gönüllülük”ün de, ne ve nasıl olması gerektiğini vurgular: “...Gerçek yüce gönüllülük, sahte yardımseverliği besleyen nedenleri yok etme mücadelesinin ta kendisidir. Sahte yardımseverlik, korku içindekileri boyun eğdirilmişleri, ‘hayatın reddedilmişlerini’, titrek ellerle avuç açmak zorunda bırakır. Gerçek yüce gönüllülük bu ellerin -ister bireylere ister halklara ait olsunlar- yardıma giderek daha az gerek duymasını, iş gören ve dünyayı dönüştüren insan elleri haline gelmesini sağlamaya çalışmaktan geçer.” (syf:23 / Age) 3… Freire’nin isabetli bir şekilde “gerçek


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Subat 2012 by SolYayin.com - Issuu