Page 1

hangİ ŞEHİR, HANGİ mahalle nerede bulUŞUYOR? İstanbul Forumları Acıbadem-Koşuyolu-Barbaros: Koşuyolu Parkı - 22:00 Alibeyköy: Karadolap Parkı – 21:00 Atakent: 2. Etap Tören Alanı – 21:00 Ataköy: Atrium Karşısı Ataşehir: Ataşehir Parkı Ataşehir - 1Mayıs mahallesi: Deniz Gezmiş Parkı – 20:30 Ataşehir- Fetih Mahallesi: Tahralı Buhara Parkı - 21:00 Avcılar: Marmara Caddesi Bahçelievler: Levent Kırca Parkı - 21:00 Bahçeşehir: Gölet-Atatürk Heykeli önü Bakırköy: Çamlık Parkı Bebek: Bebek Parkı Beşiktaş: Abbasağa Parkı - 21:00 Beykoz: Paşabahçe Meydanı - 21:00 Beylikdüzü: Özgürlük Meydanı - 21:00 Beyoğlu: Cihangir Parkı - 21:00 Burgazada: İDO İskelesi önü Büyükada: Atatürk Meydanı - sahil, 21:00 Caddebostan: Sahil Migros Önü Esenyurt: Akasya Parkı – 21:00 Etiler-Akatlar: Sanatçılar Parkı - 21:00 Eyüp: Hz. Halit Parkı Eyüp: Rami Parkı Fatih: Saraçhane Parkı 21:00 Fetih Mahallesi: Tahralı Parkı Gazi Mahallesi: Büyük Gazi Parkı Gaziosmanpaşa: Cumhuriyet Meydanı - 20:00 Göztepe: Göztepe 60.Yıl Parkı - 21:00 Göztepe: Özgürlük Parkı - 21:00 Halkalı: Arenapark Heybeliada: İnönü Parkı İkitelli: Atakent Kadıköy: Yoğurtçu Parkı - 21:00 Kağıthane-Alibeyköy: Güzeltepe Parkı - 20:30 Kartal: Meydan Parkı - 21:00 Kınalıada: Hrant Dink Parkı -21:00 Kireçburnu-Ömürtepe: Çamlık Piknik Alanı Kocamustafapaşa-Çapa: K.M.Paşa Meydan Kozyatağı: Kriton Curi Parkı - 21:00 Kurtuluş-Feriköy: Ortanca Parkı (Feriköy) - 21:00 Küçükbakkalköy: Nazım Hikmet Parkı – 20:30 Küçükyalı: Adnan Kahveci Parkı - 21:00 Küçükçekmece: Küçükçekmece Sahili Amfi Tiyatro - 21:00

Küçükçekmece-Cennet Mahallesi: Şenol Ergun Parkı - 21:00 4.Levent: Sporcular Parkı Maçka-Nişantaşı-Harbiye: Maçka Parkı Maltepe: Maltepe Meydanı Nurtepe: Vartolular Derneği Önü Okmeydanı: Sibel Yalçın Parkı - 22:00 Pendik: Kuşluk Parkı Rumeli Hisarüstü: Doğatepe Parkı - 21:00 Sarıgazi: Büyük Park - 20:30 Sarıyer- Büyükdere Forumu: Çelik Gülersoy Parkı (Pazartesi- ÇarşambaCuma, 21:00. Salı ve Perşembe Yeniköy forumuna gidilecek) Şişli: Sıracevizler Parkı (Merkez mahallesi) – Salı, Perşembe 21:15 Sefaköy: Küçük Dev Adam Kitabevi - 20:30 Silivri: Kale Parkı Tuzla: Tuzla Atatürk Büstü Ümraniye: Şehitler Parkı, Elmalıkent - 21:00 Üsküdar: Doğancılar Parkı - 20:00 Üsküdar – İcadeiye: Üsküdar Lisesi Karşısı – 20:30 Üsküdar – Kuzguncuk: Basket sahasındaki park – Salı, Çarşamba, Perşembe Yeniköy: Villa Park Zeytinburnu: Büyük Park - 20:00 Ankara Forumları Bahçelievler: 7. Cadde - 21:00 Bahçelievler: Anıtpark - 20:00 Batıkent: Metro İstasyonu Önü Çankaya: Seymenler Parkı - Her Pazar 17:00 Çayyolu: Üç Fidan Parkı - Salı- Cuma 20:30 Çayyolu: Atapark Forumu, Cumhuriyet Parkı - 21:30 Dikmen: Aşık Mahsuni Şerif Parkı - 21:00 Elvankent: Ayyıldız Park – 21.00 Eryaman: 3. Etap - 21:00 Kurtuluş: Ethem Sarısülük (Eski Çaldıran) Parkı - Her Cumartesi, 19:00 Kızılay: Güvenpark - 19:00 Keçiören: Danişmend Meydanı - 21:00 Keçiören: Aktepe - 21:00 K.Esat-Kavaklıdere: Kuğulu Park Mamak: Doğukent Caddesi -20:30 Mamak: Tekmezar Parkı -19:00 Tuzluçayır: Menekşe Erbay Parkı – 1 Temmuz 20:00

100.Yıl: Migros Önünde toplanılarak yürüyüş sonrası: İlhan Erdost Parkı / Birlik Parkı / Barış Parkı / İzci Parkı - 22:30 İzmir Forumları Alsancak: İskele Önü - 19:00 Bornova (Evka 3): Saraykent Uğur Mumcu Parkı - 20:00 Bornova: Büyük Park - 20:00 Buca: Çevikbir Meydanı 20:00 Buca Koop: Aşıklar Parkı - 21:00 Çiğli: Taçocağı Son Durak - 21:00 Evka 2: Işılay Saygın Parkı - 21:00 Gaziemir: Halil Tan Parkı - 19:00 Gündoğdu: Alsancak iskelesi buluşma - 20:00 Güzelyalı: Göztepe Köprü Ayağı - 20:30 Gültepe: Çınartepe Düğün Salonu Yanı Karşıyaka: Osmanbey Parkı - 20:30 Narlıdere: Demokrasi Parkı - 21:30 Urla: Gülbahçe Köyü Lenin Parkı Diğer Kentler Adana: Atatürk Parkı Antalya: Yavuz Özcan Parkı - 20:30 Bodrum: Belediye Meydanı Bursa: Heykel -19:00 Bursa - Nilüfer: Üç Fidan Parkı Bursa - Ataevler: 4 Mevsim Parkı amfisi - 26 Haziran 20:00 Denizli: Candoğan Parkı – 19:00 Eskişehir: Eti Park - 21:00 Edirne: Zübeyde Hanım Parkı - 21:00 İzmit: Cumhuriyet Meydanı - 19:00 İzmit: Yahya Kaptan Amfi Tiyatro – 20:00 Muğla: Sınırsızlık Meydanı - 21:00 Samsun: Lozan Parkı Sakarya: Kent Meydanı Tekirdağ: Tuğlalı Park - 20:00 Üniversite Forumları: MSGSÜ: Fındıklı Parkı - 1 Temmuz,18:00 GSÜ: Aydın Doğan Oditoryumu Boğaziçi Ünv.: Güney Meydan Taraftar Forumu İzmir Alsancak - 3 Temmuz 20:00

Hemzemin’in tüm sayıları www.hemzeminposta.org adresinde PDF formatında yayınlanmaktadır. Direnişin, forumların sesini yükseltmek için forumlara gitmeden, sokağa inmeden önce bu adresi ziyaret edin; son sayıyı bastırın, çoğaltın, yaygınlaştırın. Onlar kanun yapmaya devam etsin, tarihi yazan bizleriz! www.hemzeminposta.org facebook.com/hemzeminposta twitter.com/hemzeminposta hemzeminposta@gmail.com

AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından hazırlanan “Büyük Oyun” isimli 28 dakikalık video, Gezi Parkı direnişine dair fantastik komplo teorilerine oldukça gerçekçi bir tespitle başlıyordu: “2013 Mayısı Cumhuriyet tarihinin en parlak Mayısı olarak kayıtlara geçmek üzereyken İstanbul Taksim’de Gezi parkında bir eylem başlıyor...” Öyleyse hep birlikte sormamız gerekiyor: Tam da tüm göstergeler en olumlu dereceleri gösterirken, Türkiye hızla büyüyorken, IMF borçları ödenmiş ve dünyanın saygın inşaat firmaları dünyanın en büyük havalimanı ihalesi için yarışırken, 3. Havaalanı, 3. Boğazköprüsünün temeli atılıp, İstanbul güzelliğine güzellik katacak Kanal İstanbul projesi start almış, Sinop’ta kurulacak nükleer santralin ihalesi yapılmış, uluslararası kredi kurumları Türkiye’nin kredi notunu artırarak yatırım yapılabilir ülke olarak listelemişken, Türkiye’nin en güzel yazında, böylesi bir ayaklanma CHP, CHP’nin sokaktaki işbirlikçileri ve uluslararası faiz lobisinden başka kimin işi olabilir?

Hanımlar ve beyler bilsinler ki, bu bizim ayaklanmamız. Duysunlar, bizler farkındayız: egemenler büyüme diyorsa muhakkak ki birileri için adalet yoktur. Bir çocuğun kafası makina presine sıkışmış, inşaat işçileri bir çadırda cayır cayır yanmış, milyonlarca işçi güvencesiz şartlarda köle misali çalıştırılmış, ücretlerini alamamış, Tuzla’da taşeron çalıştırılan onlarcası hayatını kaybetmiş, plazalarda esnek çalıştırılan birileri tükenmiştir. Onların en güzel Mayıs ayı için kentsel dönüşüm adı altında onlarca mahalle sermaye tarafından gasp edilmiş, insanlar yerlerinden edilmiş, TOKİ silolarında hem borçlanmaya hem de yoksunluğa terkedilmiştir. Dereler hidroelektrik santrallere, üniversiteler yarı zamanlı sömürülecek öğrenci merkezlerine, haneler yok pahasına parça başı iş üretilecek atölyelere dönüşmüştür. Birbirimizi bulacağımız, birbirimizle konuşacağımız, hak taleplerimizi dile getirebileceğimiz her türlü örgütlenmeyi baskı altına alan, her birimizi yalnız, rekabetçi, tüketici bireyler haline getiren, sadaka kültürüne mahkum eden, kendine yönelen her nevi toplumsal mücadele ve muhalefeti sindirmeye çalışan bir rejimin ürünüdür onların büyüme dediği. Evlerimizde oturup televizyon seyredip kredi borçlarımızı ödememizi, 3 çocuk yapmamızı, katlanamadığımız işlerimize gitmemizi ve zinhar birbirimizle konuşmamamızı belleten, hayatlarımıza ve yaşam alanlarımıza el koyan bir iktidarın en parlak ayıdır 2013 Mayıs’ı. Hatta, bu parlaklık gözleri öyle kamaştırıp, vicdanları öyle köreltmiştir ki, Reyhanlı saldırısında yiten 52 can güncel politik manevraların sonucu, zayiattırlar... hatta sünni olmasalar aslında onlar hiç olmamışlardır... Gezi direnişimizle bizler, tarihin en güzel, en coşkulu, en umutlu Haziran’larından birini yarattık. Metin Hocaya, 1 Mayıs 77’ye, 15-16 Haziran 70’e, Nazım Ustaya, Kazım’a kallavi bir selam, geleceğe güçlü bir kelâm yolladık. Burada duracak değiliz. Evlerimize, küskün hayatlarımıza dönmüyoruz! Birbirimizi bulduğumuz parklarda demokrasiyi, adaleti, özgürlüğü, barışı her akşam yeniden deneyimliyor; sokağı, meydanı, mahalleyi bulunduğumuz her mekânı dönüştürüyor, birlikte güçleniyoruz. devamı 2. sayfada


...1.sayfadan devam

Diğer yandan AKP videosundan feyz alarak iki temel meseleyi de göz önüne almamız gerekiyor. Öncelikle siyasi iktidarın büyüme olarak nitelendirdiği meselenin merkezinde, kentsel ranta dayalı, mahalleden devasa ölçeğe yayılan bir dizi proje yer alıyor. Tarlabaşı’ndan, Galataport’a, Haliç tersanesine ve elbette ki üçüncü havaalanı ve üçüncü köprü projelerine karşı mücadele mahalle forumlarının gündemine ilk günlerden itibaren girmiş durumda. Topbaş’ın ifadesindeki mecazî otobüs durağı, iki yıl önce kimseye sorulmadan kaldırılan Akaretler otobüs durağıdır, Shangri-la otele peşkeş çekilecek vapur iskelesidir, Sarıyer’de başlayan ağaç kıyımıdır, Cihangir’de yapılacak dalış tünelleridir, Ankara Dikmen’deki el koyma, yerinden etmedir ve hiç şüphesiz onlarca mahallede uygulamaya koyulan kentsel dönüşüm projeleridir. Büyümenin kırsaldaki adı kime ne için gerektiği itinayla konuşulmayan ‘enerji ihtiyacımız’ adına yaşam alanlarının orta yerine kondurulan termik santraller, vadilere dizilen HES’ ler, tüp gaz kadar güvenli olduğu iddia edilecek kadar aymazlıkla savunulan nükleer santrallerdir. Bütün bunlara karşı yürütülecek muhalefet elbette ki o bölgenin mücadelesi olmaktan ziyade, farklı forumları eylem ve söylem düzeyinde ortaklaştıracak bir zemin, iktidara ve sermayeye atılacak sıkı bir çelmedir. Yeri gelmişken duyuralım, Büyükdere Forumu’nda 30 Haziran 2013 Pazar günü 3. köprü, 3. havaalanı, Belgrad Ormanı’nda gerçekleşen ağaç kıyımları, milli parkların imara açılması, Kanal İstanbul gibi projelere karşı bir eylem düzenlenmesine karar verildi. Öte yandan büyümenin bir diğer ayağı da hiç şüphesiz güvencesiz, taşeron, yarı zamanlı, esnek, sendikal haklardan yoksun olarak çalıştığımız üretim alanlarına dayanıyor. THY’de sürmekte olan grev ve Hey Tekstil işçilerinin mücadelesi ile dayanışma, mücadelenin sesine

CİHANGİR: “HEPİMİZ BİRİMİZ” Cihangir Parkı forumu ilk haftaki serbest kürsü faaliyetleri sonrası katılımın azalması ve söylemlerin yakınma düzeyinde kalması tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Bu sebeple geçtiğimiz hafta sonu çalışma yöntemini değiştiren forumda serbest kürsü kısmına ara verilip katılımcıların kendi ilgi alanlarına göre dahil olduğu çalışma grupları oluşturuldu. Her akşam saat 9'da toplanan forumda ilk olarak direniş ve kentsel dönüşüme dair yarım saatlik video gösterimleri yapılıyor. Sonrasında çalışma grupları kendi aralarında toplanıyor ve toplantılar sonunda alınan kararlar forumun geneli ile paylaşılıyor. Çalışma grupları arasında tünel ve hastane gibi mahalli projelere karşı kampanya başlatma, yerelde demokratik kanalları açma, takas tarzı 2

ses katma, Gezi direnişinin ilk günlerinden itibaren en can alıcı meselelerdi. Gezi sonrasında yavaş yavaş Gezi’den mahallelere sirayet eden dayanışmacı ve özyönetimci direniş ruhunu üretim alanlarımıza yaymanın imkanlarını tartışmaya başladık. Bunun ilk emaresini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesi’nde başlayan meclis tartışmalarında görüyoruz. Daha önce ODTÜ direnişi sırasında her iki üniversitenin rektörleri tarafından takınılan tutumla ayyuka çıkan üniversite içerisinde karar alma süreçlerine dair tartışma, bugün doğrudan demokrasi meselesine dönüşmüş durumda. Bunun yanı sıra YÖK yasa tasarısına karşı mücadele, güvencesiz ve taşeron çalışma koşulları, performansa dayalı değerlendirme gibi hususlar gündemin sıcak başlıkları. Bu tartışmaları merdiven altı atölyelerden plazalara taşıyarak ayak bastığımız her yerde örgütlenerek güçlenmek, forumlarda yürüttüğümüz tüketim boykotu tartışmaları kadar önemli. Gezi direnişi bizlere ait olan, müşterek alanlarımızın gaspedilmesine karşı güçlü bir reddiye olarak başladı ve ortak alanlarımızda kurduğumuz özgürlükçü, dayanışmacı ve özyönetimci yaşam pratikleriyle dönüşen güçlü bir hareket olarak sürüyor. Bugün hepimiz birer iştirakçiyiz. Bulunduğumuz her yerde, her an birbirimizle konuşarak, birlikte eyleyerek başka bir dünyanın nüvelerini yaratıyoruz. Gerçekten dünyanın en güzel haziranlarından biri bu Haziran. Bu Haziran bizlere ortaklığımızın en derinlerde olduğunu, yaşamı birlikte yaratabileceğimizi öğretti. Ortak yaşamın, özgürlüğün tadını aldık, egemenlere teslim olmayacağız! Birlikte Yürüyoruz, Yolumuz Uzun!

dayanışmacı ekonomiler inşa etme ve kent bahçeleri oluşturma gibi eylemlere yönelik gruplar mevcut. Yerele odaklanan bu çalışma gruplarında Cihangir Bizi Çağırıyor inisiyatifi ile iletişim kurma, seçimlerde sandık görevlisi olmak için başvurma, bir takas pazarı düzenleme ve Roma Bahçesi'ni bostana dönüştürmeye yönelik somut adımlar atıldı. Muhalif partilerin tutumunu etkileme, seçim barajını düşürme ve sürdürülebilir demokratik katılım inşa etme gibi daha makro konulara dair çalışma grupları ise forumlar arası iletişimi sağlamanın ve sabırla ilerlemenin gerekliliğini vurguluyor. Bu amaçla her akşam farklı forumları ziyaret eden küçük bir ekip de oluşturuldu. Forumun en büyük handikapı ise katılımcıların Beyoğlu'nun genelini değil Cihangir'i temsil ediyor olması ve bu eksikliği gidermek için oluşturulan “Hepimiz Birimiz” isimli bir çalışma grubu da mevcut. Forumda 28 Haziran tarihinde “Fatsa Gerçeği”, 4 Temmuz tarihinde ise “Ekümenopolis” gösterimleri planlanıyor. Cihangir Parkı'ndaki çalışma gruplarına katkıda bulunmak isteyenler goo.gl/tdfif adresini ziyaret edebilir.

yOĞURTÇU PARKI FORUMU DEVAMLIĞI ÖNEMSİYOR 27 Haziran gecesi yapılan Yoğurtçu Parkı Forumu, kolaylaştırıcıların, konuşmaların mahalle komiteleri kurulması ve atölyeler üzerine yoğunlaşmasına dair önerisiyle başladı. Forum'da söz alanlar bu direnişin devamlılığının öneminden, taleplerin arkasından durulması gerekliliğinden ve bu tip bir örgütlenmenin özgüllüğünden bahsettiler. Bir konuşmacı direniş süresince medyaya gösterilen tepkinin basın emekçilerine yönelmemesi gerektiğini, RTÜK yasasının basın emekçilerini kısıtladığını ve verilecek tepkinin RTÜK yasasına karşı olması gerektiğini söyledi ve Park'taki katılımcıların çoğundan destek aldı. Forumlarda oluşturulan komitelerden biri olan Dış İlişkiler Komitesi'nde görev alan bir gönüllü Dış ilişkiler komitesinin tanımlanmış görev ve sorumlulukları konusunda Forum katılımcılarını bilgilendirdi. Forum'da söz alan katılımcıların bir kısmı 2 Temmuz Sivas katliamının sorumlularıyla bu direnişi engellemek isteyen kişilerin aynı kişiler olduğunu vurgulayarak katliamın yıl dönümünde tüm Kadıköy'de bir yürüyüş yapılması önerisinde bulundular. 2 Temmuz günü Altıyol Boğa'da toplanarak yapılacak yürüyüş önerisi Forum katılımcılarından destek aldı. Forum esnasında söz alan bir katılımcı Yoğurtçu Parkı içerisinde bulunan bir işportacının Belediye Başkanı'nın talimatıyla zabıtalar tarafından parktan çıkarılmasını protesto etti ve Forum katılımcılarının desteğiyle bu durumu engelledi.

özyönetim pratikleri 1:

Katılımcı Bütçe Hedef:

Bir kentin, bir belediyenin ya da herhangi bir idarenin bütçesinin bir kısmının ya da tamamının planlamasının ve yönetiminin doğrudan halk tarafından gerçekleştirilmesi.

Klasik örgütlenme:

Mahalle mahalle, sokak sokak yapılan forumlarla ihtiyaçlar belirleniyor. Sonra her mahalle ya da sokağın delegeleri seçiliyor. Delegeler talepleri belediye ya da diğer idare birimleri teknisyenleriyle beraber plana döküyor. Resmi yetkililerin fikir beyan etme ve oy hakkı yok. Yapılan planlar mahallelerde oylanıyor.

Fiiliyat:

Dünyada 1500 kent ve bölgede katılımcı bütçe, genel bütçenin yüzde 1'inden 30'una varan oranlarda uygulanıyor.

Demokratik etki:

Öncelikle toplumsal tüketimin demokratikleşmesi. Ayrıca halk forumlarında toplumda varolan sınıfsal eşitsizlik su üstüne çıkıyor. Eşitlik talebi gürleşiyor, iktidar mekanizmaları şeffaflaşıyor, vatandaşlık bilinci gelişiyor, çoğu zaman ekolojik sorunlar tartışılır hale geliyor.

Handikap:

Dünya Bankası ve BM gibi kurumlar onu “temsili demokrasi” sınırları içinde yeniden tasarlayarak içini boşaltmaya çalışıyor. Hükümetler toplumsal hareketleri memurlaştırarak demokratik bütçeyi bürokratikleştirmeye yönelebiliyor. İktidarlar meseleyi sadece tüketimin paylaşımına indirgeyerek özyönetim tartışmalarına sınır getirmeye uğraşıyor.

7


POLİS ONLARI GÖZÜNÜN ÖNÜNDEN AYIRMIYOR! Ankara’da yapılan son gözaltılardan sonra Hakim karşısına çıkartılan Erdal Kozan’dan hakime “masumane” bir soru soruldu; "Arama kararında 9 örgüt var. Hangi örgüt üyesi olduğumuz belirtilmemiş, örgütü siz mi seçiyorsunuz yoksa biz mi beğeniyoruz?" 18 Haziran sabahı İstanbul’da 94, Ankara’da ise 24 adrese “şafak baskınları” yapıldı. 1 Mayıs Mahallesi'nde ev baskınlarına özel hareket timleri de katıldı. Bu baskınlar sonrasında İstanbul’da gözaltına alınan 70’e yakın kişi’den bir kısmı ertesi gün alınan Savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken 33 kişi tutuklandı. 26 Haziran tarihinde serbest bırakılan çarşı taraftarlarından biri daha tutuklanırken sayı 34 oldu ve yine önceki gözaltılardan Savcılık itirazı üzerine 7 kişi’nin de tutuklanmasına karar verilirken haklarında arama kararı çıkartıldı. Ankara baskınında 25 kişi gözaltına alınıp terörle mücadele şubesine götürüldü. Dosyadaki kısıtlılık kararı sebebiyle gözaltındakiler avukatları dahil 24 saat boyunca kimseyle görüştürülmedi. Yasal gözaltı süreleri ek süre talebiyle keyfi olarak uzatılan gezi direnişçileri 21 Haziran gününe kadar savcılığa çıkamadan terörle mücadele şubesinde kaldılar. 22 Haziran Cuma günü savcılığa sevkedildiler. Polisin ev baskınlarında yasal yollarla basılan ve kitapçılardan da temin edilebilen ‘Kaldıraç’ ve ‘Yürüyüş’ dergilerini terör örgütü üyeliğine delil olarak kaydetti ve savcılık bunu bir tutuklama gerekçesi saydı. Aynı zamanda yine polis gözaltına alınanlardan birinin doktor tavsiyesiyle aldığı pilates malzemesini ‘sapan yapımında kullanılan malzeme’ olarak kaydetti. Savcılık 25 kişinin tamamının ifadelerini aldıktan sonra tümünü tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevketti. İddianamede sayılan suçlamalar ‘yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle birini öldürmek’ ‘terör örgütü üyeliği’ ‘terör örgütü adına suç işlemek’ ‘kamu malına zarar’ gibi delilsiz, mesnetsiz suçlamalardı. Nihayetinde bu hukukusuzluk devam etti ve sabaha kadar devam eden mahkeme 25 kişiden 22’sinin tutuklanmasıyla sona erdi. Üç kişi serbest bırakılırken Tutuklananlar Sincan 1 nolu yüksek güvenlikli F Tipi hapishanesine götürüldü.İstanbulda ise baskınların adresi şöyleydi: Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) il ve ilçe binaları, Etkin Haber

faydalı bağlantılar: mustereklerimiz.org geziradyo.org videoccupy.org gazetegezipostasi.blogspot.com 4

gezi hukuku Hukuk hep egemenlerle anıldı, zira yasa varsa eşitsizlik de vardı. Yasa hem eşitsizliği üreten koşulları yeniden üretti hem de o koşulların gündelik tezahürleri oldu. Egemenlerin karşısında direnen toplumsal kesimlerin hukuku olur mu? Başka bir iktidar ilişkisi yaratmayacak, bizi köleleştiren bu toplumsal sistemden özgürleşmemize olanak sağlayacaksa ne ala!

Ajansı, (ETHA), Atılım gazetesi, Özgür Radyo'nun binaları ve çalışanlarının evleri. Toplu gözaltı baskınına maruz kalanlardan biri de Gezi Eylemleri’nin öne çıkan direniş gruplarından ÇARŞI’ydı. Çarşı Organize Suçlar tarafından ağırlandı. 25 Haziran günü yine sabaha karşı yapılan ev baskınlarıyla 23 kişi gözaltına alındı. Emniyet işlemlerinin ardından 27 haziran günü savcılığa sevkedildiler. Yapılan ev baskınlarında yine Kültür ve Turizm bakanlığı izniyle basılmış kitaplara örgüt üyeliği şüphesiyle delil olarak el konuldu. Ayrıca gözaltına alınanlara ait kişisel kıyafetler de polis tarafından alındı. Terörle mücadele şubesine götürülen 23 kişinin arasında Halkevleri, ESP, SDP üyeleri ile Kaldıraç, Partizan, YDG ve Odak dergileri okurları bulunuyor. Ve suçlamalar önceki dalgayla aynı minvalde yer alıyor. Diğer yandan tüm bu hukusuz gözaltı işlemi sırasında gezi direnişçleri istisnasız darp edildi bazı kadın arkadaşlarımıza gözaltında çıplak arama yapılarak cinsel tacizde bulunuldu. Sıla Uzunpınar kendisine hiçbir uyarı yapılmadan terörle mücadele polisleri tarafından darp edilerek ve sürüklenerek gözaltına alınmak istendi. Dikmen halkının müdahale etmesiyle polisler geri adım attı. Ancak Sıla Uzunpınar da gözaltına alınmaktan kurtulamadı. 28 Haziran sabahı 7’de sonuçlanan mahkemede; 26 Haziran günü Ethem Sarısülük’ün katledilme anının tanıklarından Eren Tayşan’ın tutuklanmasının ardından, mahkeme 13 kişinin daha tutuklanmasına karar verdi. Dört kişi savcılıktan, 6 kişi ise mahkemeden (5’i adli kontrol ile) serbest bırakıldı.

gezihukuku.org taksimdayanisma.org parklarbizim.blogspot.com istanbuldaneoluyor.com direnisforumu.org/

Gezi Hukuku tam da böyle bir direnişin içinden doğdu. Temel sorunsalı şu: Taksim Gezi Parkı direnişi sırasında ve sonrasında demokratik haklarını kullanan, karar alma mekanizmalarına katılmak isteyen bizler, uğradığımız bütün bu haksızlıklar karşısında hukuku mücadelenin bir aracı haline nasıl dönüştürebiliriz? Direniş boyunca uygulanan şiddetin ve diger hak magduriyetlerinin, hukuksal alanda takibinin, gezi direnişini surdurmenin güncel tutumu, bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Bir hiyerarşisi ve sahibi olmadığı gibi, direnişin içinde olan herkesin katılımına açık.

Sistem Nasıl Çalışıyor?

Yaklaşık iki haftadır, gezihukuku.org adresi üzerinden online mağdur başvurusu alıyoruz. Biber gazına maruz kalma, polisten kötü muamele/işkence görme gibi fiziksel zararlara uğrayanların yanında psikolojik açıdan mağdur olanlardan veya gözaltına alınanlardan dükkanını açamamış esnafına hatta evinin arabasının camına kapsül isabet eden, balkonuna gaz fişeği düşenine kadar herkes başvurabilir. Başvurulara göre, online alınan taleplerden sonra yüzyüze yaptığımız görüşmeler sonrası, her durumu ilişkin gönüllü hukukçu ve akademisyen arkadaşlarımızla birlikte dava/dilekçe örnekleri çalıştıktan sonra ulusal ve uluslararası tüm adli ve idari süreçleri işleteceğiz. Ve tüm bu hukuk sürecini, "vekaleten" değil, mağdurun sürecin bizzat öznesi olduğu, suç duyurusunu beraber yaptığı, açılan davasını beraber takip ettiği bir biçimde nasıl işletebileceğinin olanaklarını arayacağız.

ABBASAĞA'DAN BARIŞ SÜRECİNE DESTEK Abbasağa Parkı’nı ilk gününde saran coşku, barış sürecine destek ile devam ediyor. 27 Haziran’daki forumda Gezi direnişinin talepleri ile Kürt halkının taleplerinin benzerliğine vurgu yapılarak barış sürecine destek ifade edildi. Son 2 gündür Abbasağa Parkı’ndakiler Takvim gazetesinin Ethem’le ilgili yalan haberini ATV binası önünde protesto ediyor. Abbasağa'nın gündeminde ayrıca tutuklamalara karşı durulması, Ethem'i öldüren polisin serbest bırakılmasına karşı eylem önerileri yer alıyor. Forumda açığa çıkan fikirleri uygulamak amacıyla oluşturulan, yüzlerce gönüllünün yer aldığı çalışma grupları direnişi güçlendirecek nitelikte; kadın atölyesi son gözaltılarda kadınların cinsel tacize uğramalarıyla ilgili eylem planı hazırlıyor. Mimar, mühendis, şehir planlamacılar grubu Kadıköy iskelesi gibi bize ait alanların satılmasına karşı hazırlanıyor. Eğitim atölyesi, akademisyenlerin de içinde olduğu gönüllülerce Beşiktaş’taki çocuklara okul dersleri vermeyi amaçlıyor. “Kente Müdahale“ atölyesinde, hükümetin kentsel dönüşüm ile talan etmeye niyetlendiği, mahallenin kötü koşullar altında olduğuna dair dönüşümü meşrulaştırma çabasına karşı Örnektepe mahallesinin sorunlarının mahalleliyle birlikte çözülmesi fikri ortaya çıktı. Cumartesi, Örnektepe’nin forumuna katılıp bu fikir oradakilerle paylaşılacak, pazar günü Abbasağa forumundan bir grup kapı kapı dolaşıp mahallelinin ihtiyaçlarını belirleyecek. Buna göre Abbasağa'dan isteyenlerle mahallelinin ihtiyaçlarının giderilmesine başlanacak. Forumda ayrıca 3. köprü yapılması adına kesilen ağaçlar için harekete geçmemiz çağrısı yapıldı. Forumdaki siyasi karar çoğunlukla, kendi aramızdan seçeceğimiz bağımsızların meclise girmesini sağlamaya yönelik.

Hakkını ara, başvur, anlat, takip et, başvuruyu teşvik et, önemse. www.gezihukuku.org facebook.com/GeziHukuku 5


2001 Arjantin isyanında mahalle meclisleri hareketi IMF ve Dünya Bankası’nın ve Arjantin finans kuruluşlarının yürüttüğü politikaların Aralık 2001’de çökmesiyle birlikte halkın yıllardır süren adaletsizliğe tepkisi isyana dönüşmüş. Bu büyük isyan dalgasının ardından halk temsili demokrasiye güvenini tümüyle kaybettiği için, yurttaşlar semtlerinde Yurttaş Gücü Birlikleri oluşturmaya başladılar. 2002 başında Sadece başkent Buenos Aires’te sayıları 50, Rosario kentinde ise 27’ye ulaştı. Bu yerel meclislerde günlük yaşamın gereksinimlerine yönelik herşey tartışılmaktaydı. Her Pazar günü yerel meclisler aracılığıyla bir kent meclisi toplantısı yapıldı. Her kentin meydanındaki en büyük alan bir kent meclisi toplantısı için kullanıldı, -örneğin Buenos Aires için Plaza del Mayo- kimi zaman bu toplantılara 4000 kişinin katıldığı söyleniyordu.

BURGAZADA ÖRGÜTLENİYOR Burgazadalılar 23 ve 26 Haziran tarihlerinde İDO iskelesi önünde buluşarak 3. Forumlarını da geride bıraktılar. İlk forumun heyecanının ardından örgütlenme yolunda somut adımlar atılmaya başlandı. Pazar günkü buluşmanın ardından hızla oluşturulan iletişim komitesi forumlar için ses sisteminin, iskele meydanına yerleştirilecek forum raporları ve duyurular panosunun, “burgazada forumu” isimli facebook sayfasının ve burgazada-forum.net sitesinin hazırlandığını duyurdu. İletişim komitesinin dışında önceki forumlarda öne çıkan acil yerel meselelerin çözümüne ilişkin çalışma komiteleri kurulmaya başlandı. Adalarda sağlık alanında yaşanan sıkıntılar için bir sağlık komitesi, yıkımı sözkonusu olan gecekondular, yapılması planlanan marina sorunu ve plajların özelleştirilmesi gibi kentsel/rantsal dönüşüm konuları için bir kentsel dönüşüm komitesi, Burgazada’da düzenlenecek sergi, film gösterimi, atölye ve etkinlik programları için kültür&sanat 6

Bu meclislerde daha önce siyasal katılım konusunda hiçbir tecrübesi olmayan yerel halkın yanı sıra solun her yelpazesinden tecrübeli militanlar ve pek itibar görmeyen geleneksel partilerin kötü kamufle edilmiş “pusucu”ları bir arada var olmaktaydılar. Meclisler genelde dönüşümlü koordinatörlük, konuşma zamanı vb. gibi yatay olarak işletilen bir yapışa sahipti. İnsanlar oldukça özgür bir biçimde konuşuyor ve her türden fikrin zikredilmesi mümkün olabiliyor: kitle iletişim araçlarının söylemlerini tekrarlayan naif yerel insanlar, partili militanlar, hatta bayrak ve ulusal marş önünde huşu ile duranlara kadar her çeşit siyasi eğilim yer alıyordu. Kurumların, liderliklerin ve siyasi partilerin en ufak bir belirtisine karşı ortaya çıkan bariz güvensizlik algılanabiliyor. Arjantin’deki meclis hareketinde her meclis diğer hepsine karşı bir özerkliğe sahipti. Hiç bir meclis kendi dışındaki bir meclis için konuşmuyor veya karar vermiyordu. Bu özerklik, merkeziyetçilikten çok federalizme yakın bir tavırla, bu gibi yeni hareketlere özgü bir takım eksiklikler içerse de her meclisin kendi önergesini diğerlerine sunmakta eşit fırsata sahip olduğu mahalleler-arası meclisin koordinasyonunda yansıtılmaydı. Bu meclis hareketinin en büyük sıkıntısı, doğrudan demokrasi deneyiminden faydalanamayan bazı gruplardan kaynaklanıyordu. Çoğu insanın, özellikle kararların oylanışı ve belirlenişi sırasında yatay pratikler konusunda sınırlı deneyimleri nedeniyle bunları zaman ve güç kaybı olarak değerlendirmesi ve bazı zorluklar karşısında sabırsızlık, ama asıl olarak yatay örgütlenmelerin geliştirilmesini ve kalıcı alternatiflere dönüşmesini önemsemeyen politik partilerin varlığı mahalle meclisleri hareketini zora sokan etkenler oldu. komitesi, ulaşım sorunları için ulaşım komitesi ve hayvan hakları ve çevre koruma için bir başka komite oluşturulması için ilk adım atıldı. Adalı çocuklar kendi taleplerini tartışmak için çocuklar arası bir toplantı alacaklarını duyurdular. Adadaki çöpleri değerlendirmek için geri dönüşüm atölyeleri ve takas-pazarları kurmak gibi Gezi ruhunu yaşatan dayanışmacı ve tüketim karşıtı pratiklerin acilen başlatılmasını herkes oybirliğiyle kabul etti. Forumda Kınalıada’daki ve Büyükada’daki forumların notları paylaşıldı ve adalar arası ortak bir forum düzenlenmesi talepleri yükseldi. Forumlarda yerel mevzuların dışında Gezi Parkı direnişimizi ada ahalisine iyice duyurmak ve anlatmak, adada Gezi sergileri açmak ve eylemler düzenlemek, gözaltındaki ve hastanedeki dostlarımızla dayanışma etkinlikleri yapmak ve böylece Gezi ruhunu diri tutup çoğaltmak herkesin ortak arzusuydu. Pazar günkü LGBTT yürüyüşüne, Cumartesi günkü Başka Bir Dünya Mümkün mitingine ve Çarşamba günkü forumlar arası koordinasyon buluşmasına çağrılar yapıldı. Bir sonraki Burgazada forumu 30 Haziran Pazar günü saat 21.00’de.

kaDINLAR DA PARKLARI TERK ETMİYOR! 26 Haziran’da Maçka ve Yoğurtçu parklarında il kadın forumları gerçekleştirildi. Kadınlar direniş deneyimlerini, karşılaştıkları ayrımcılıkları ve rahatsız oldukları şeyleri konuşup çözüm üretmek için Yoğurtçu ve Maçka parklarında her Çarşamba saat 19:00’da Kadın forumu yapmaya başladı. Erkekler de dinleyebiliyor, bütün kadınların sözü bitince konuşabiliyorlar.

21. lgbt onur haftasI Onur haftasının bu yılki teması direniş. Gezi direnişinden aylar aylar önce belirlenmişti bu tema, çünkü tüm sokaktakiler gibi LGBT'ler de bezmişti bu polis devletinden. Çünkü bir yandan devlet tarafından uygulanan ayrımcılıkla mücadele ederken, bir yandan da cinsiyetçi, homofobik, transfobik nefretlerin içinde en az yara alarak özgürce yaşam için direnildi hep. Zaten LGBT birey olmak başlı başına hayat boyu direnmek demekti. Ancak bu sefer yalnız değiliz. Gezi Parkı ile beraber direniyoruz. LGBT blok, kardeşliği dillerinden düşürmeyenlerin bile uyguladığı ayrımcılığa inat direnişin en ön saflarındaydı. Gezi Parkı, ifade ettiği tüm her şeyin yanı sıra bir çark alanı. Gezi Park'ına yapılan her müdahale aynı zamanda LGBT'leri şehir merkezinden uzaklaştırma stratejisinin bir parçası. Bir Bayram sokak baskını, bir Meis sitesi, bir hortum Süleyman, bir Ahmet Yıldız, bir Seçil anne... İşte bu yüzden LGBT'ler ellerde gökkuşağı bayrağıyla barikatların önünde “Aşk aşk hürriyet uzak olsun nefret” diye bağırıyor. Direnirken kurduğumuz yaşam pratiği hepimizi özgürleştiriyor. Onur haftası etkinlikleri Gezi'de kurulan dayanışmanın ve birlikteliğin anlatılarıyla dolu. Çünkü biz biliyoruz ki LGBT'lere yönelen onca nefret ancak böyle son bulacak. Panellerde umut dolu konuşmalar, atölyelerde direnişin tartışmaları var. Tüm etkinliklerde bu yeni beraber yaşama pratiğini sürdürmek gerektiği vurgulanıyor. Bunun için yanyanalığımızı unutmamamız gerekiyor, yan yana durmayı ısrarla sürdürmemiz... 21 yıldır her sene Onur Haftası inatla LGBT gündemini, politikasını herkese açıyor. yasak, engel, polis barikatına karşı “yasak ne ayol?” diyerek her sene 11 yıldır Taksim Tramvay'dan Tünel'e Onur Yürüyüşü yapılıyor. Bu yıl Onur yürüyüşü 30 Haziran saat 17.00'de yapılacak. Gelin Gezi Parkı'nda kurduğumuz dayanışmayı, teması sürdürelim. Çünkü “sen yoksan bir eksiğiz!” Onur haftası programı için: onurhaftasi.tumblr.com

Maçka’daki forumda öncelikle ilk günlerden beri kadınların neden sokaklarda ve Gezi Parkı’nda olduğunu, neler hissettiğini, deneyimlediği konuşuldu. Birçok kadın, kadın olarak direnişte olmanın güçlendirici yanlarından söz etti, yaşadığı kimi zorlukları paylaştı. AKP’nin son dönem özellikle kadınları aileye hapseden, kürtajı engellemeye dönük politikalarının yarattığı tepki ve eylemlilikleri sürdürmenin önemi konuşuldu. Büyük çaplı bir yürüyüşle AKP’nin kadın düşmanı politikalarını tekrar tekrar teşhir etmeliyiz, dendi. Polislerin halihazırda Taksim’de ve civardaki varlıklarının kadınlar için tacizkâr bakışlar vb. açılardan rahatsız edici olduğu söylendi. Gözaltında taciz, cinsel içerikli küfürler konuşuldu ve diğer forumlarla irtibat halinde bu konunun takipçisi olmaya karar verildi. Çocuklu kadınların Gezi parkı sürecinde ve forumlarda katılımının önündeki engellerin farkında olmak ve çocuklu kadınları da katacak yöntemler üzerine düşünmek gerektiği vurgulandı. Yoğurtçu Park’ında kadınların yıllardır 'geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz!' dediğine, buna artık parkları da eklediklerinin altı çizildi. Kadınların devletin yaşam alanlarımıza , kentlerimize, emeğimize, ağaçlarımıza ve bedenlerimize el uzatmasına karşı direnişte olduğu sıkça dile getirildi. AKP’nin kürtaj yasasından, kaç çocuk doğuracağımıza kadar kendi bedenimiz üzerinde olması gereken söz hakkını gasp ettiği, kadınları esnek iş ve güvencesizliğe terk ettiği, haksız tahrik yasası ile tecavüzcüleri tacizcileri akladığı konuşuldu. Aynı zihniyet zaman zaman Gezi'de de ortaya çıkmış olduğu da önemli bir tartışma başlığıydı. Taciz ve cinsiyetçi homo/transfobik sloganlar, cinsiyetçi iş bölümü ( 'mutfağa üç bağyan gönüllü aranıyor!'), forumlarda erkeklerin sürekli sözümüzü kesmesi gibi dertlerimiz , 'biz burada devrim yapıyoruz, siz ne diyorsunuz şimdi' kafasıyla ikinci plana atılabildi. Her iki forumda da söz ortaktı: “Biz kadınlar olarak savaşın, erkeklerin, AKP’nin, devletin, polisin, sermayenin hep bir numaralı kurbanı olduk; bize her gün her sokak direniş. Bu yüzden bu direniş içinde, bizim mücadelemiz asla ikinci plana itilemez.” Cumartesileri Yoğurtçu Parkında 16:00’da gözaltında taciz, tecavüz ile ilgili şikayetlerin yapılması için masa açılıyor. 3

Hemzemin forum postasi sayi04 2013 06 28  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you