Page 1

YENİ DEMOKRASİ YOLUNDA

işçi-köylü

www.iscikoylu.org

Say›: 2004-10

34

*Y›l:2 *7-20 May›s 2004 *Fiyat›: 750. 000 TL ISSN:1303-9350

‹brahim Kaypakkaya’n›n direngenli¤ini kuflanarak hayk›ral›m:

NATO’YA GEÇ‹T YOK

Gün dikiflleri dört bir taraftan atan, kendini toparlamakta zorlanan, buna ra¤men kuyru¤u dik tutma politikas›nda ›srar eden ABD önderli¤indeki emperyalist sald›rganl›¤a karfl› direnifl ateflini yang›na çevirme, barikat› daha güçlü örme günüdür. NATO zirvesi yaklafl›rken bilinçler ve yürekler haz›rlanmal›, ad›mlar h›zlanmal›d›r.

“Büyük Ortado¤u Projesi” ve geliflen Irak direnifli ABD emperyalizminin, Irak’› iflgali 1 y›l› aflmas›na karfl›n, Irak halk›n›n mücadelesi de giderek yay›l›yor ve derinlefliyor. Yak›n zamana kadar Sünni kökenli Irakl›lar›n aktif direnifliyle karfl›laflan ABD emperyalizmi, geçen ay fiiilerin bafllatt›¤› direniflle karfl› karfl›ya kald›. fiii kökenli Irakl›lar›n kald›klar› bölgede

ABD, ‹ngiliz ve di¤er destekçilerini hedef almas› direniflin boyutunu ve düzeyini daha ileri bir zemine çekti. Yak›n zamana kadar daha çok Sünni kökenli Irakl›lar›n bulundu¤u bölgede silahl› direniflle karfl› karfl›ya kalan ABD emperyalizmi, bugün daha genifl alanlarda, daha genifl kat›l›ml› bir ulusal direniflle

karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Öyle ki daha yak›n zamana kadar Irak ulusunun az›nl›¤›n› oluflturan Sünni kökenli Irakl›lar›n direnifline tan›k olan ABD emperyalistleri, ülke nüfusunun yüzde 60’›n› oluflturan fiii kökenli Irakl›lar›n da giderek fliddetlenen direnifl ve sald›r›lar›yla karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Sayfa 3

den

lü’ köy

-

‹flçi

1 MAYIS 2003’TEN 1 MAYIS 2004’E KAZANAN IRAK HALKI OLDU! KAZANAN DÜNYA HALKLARI OLACAK!

Sayfa 30


7-20 Mayıs 2004

2

24 Nisan’da do¤an günefli her tarafa yay TKM’DE 24 N‹SAN ETK‹NL‹⁄‹ 1 May›s dünya iflçi ve emekçiler günü ve Haziran ay›ndaki NATO zirvesi için olan haz›rl›klar devam ederken gündeme dair bir et-

kinlik de Tohum Kültür Merkezi’nde yap›ld›. 24 Nisan tarihinin önemini de belirterek yap›lan etkinlikte konuflmac› olarak TKM ad›na konuflan Eyüphan Baflar son günlerdeki devrimci ve demokrat çevrelere yap›lan sald›r›lar›n tamamen 1 May›s ve Haziran ay›nda yap›lacak NATO zirvesine olan muhalefeti sindirmek için oldu¤una de¤indi. Devam eden etkinlikte konuflma yapan Güzel ana “böyle bir zaman› karfl›lamak için birlik olunmal›, küslükler sürdürülmemeli” dedi. Güzel anan›n konuflmas›ndan sonra ç›kan Grup Nisan Günefli, dinletisinden önce DDSB’nin ertesi gün yap›lacak NATO zirvesi konulu paneline ça¤r› yaparak flark›lar›na bafllad›. Etkinlik çekilen halaylarla sona erdi. ANKARA Proletarya Partisi’nin kuruluflu Ankara’da yap›lan etkinlikle kutland›. Yeni Demokratik Gençlik taraf›ndan; örgütlenen piknik, havan›n ya¤›fll› olmas› nedeniyle 23

Nisan günü Tuncelililer Derne¤i’nde etkinlik fleklinde gerçeklefltirildi. Etkinlik; Dersim’de flehit düflen Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z flahs›nda Parti ve devrim flehitleri için yap›lan 1 dakikal›k sayg› duruflu ile bafllad›. Bu esnada “Vartinik’te bir köm” fliiri okundu. Ard›ndan Yeni Demokrat Gençlik’in örgütlenme anlay›fl› ile ilgili foruma geçildi. YDG’nin anti-emperyalist gençlik hareketi yaratmak iddias›, niteli¤i vb. konularda tart›flmalar yürütüldü. Gençli¤in yaflad›¤› sorunlar; iflsizlik, kültürel dejenerasyon, e¤itim ve gelecek kayg›s› gündeme al›n›rken çeflitli alanlardan etkinli¤e kat›lan gençler de yaflad›klar› sorunlar› anlatt›lar. Gençli¤in yaflam›na müdahale ederek, de¤ifltirmesi gerekti¤i öne ç›karken bunun da ancak örgütlenerek yap›labilece¤i vurguland›. Verilen k›sa bir aradan sonra Liseli YDG Müzik Grubu söyledi¤i kavga türküleri ile kat›l›mc›lar›n yüre¤ini ›s›tt›. Bak›fl fiiir Grubu ve liseli YDG’lilerin müzik ve fliirlerinden sonra Proletarya Partisi’nin ortaya ç›kt›¤› koflullar ve görüflleri anlat›ld›. ‹kinci aradan sonra sahneye ç›kan Aris fiiir Grubu kitleyi okudu¤u fliirlerle coflturdu. Müzik dinletisinin ard›ndan 28-29 Haziran’da ‹stanbul’da yap›lacak NATO Zirvesi ve “Büyük Ortado¤u Projesi” üzerinde durularak, gençli¤e nas›l yans›yaca¤› ifllendi.

TKP/ML’ DEN YAZILAMA

Verimli bir tart›flma ortam›n›n yafland›¤› etkinlik çekilen halaylarla son buldu. (Ankara) ‹ZM‹R’DE 24 N‹SAN COfiKUSU Proletarya Partisi’nin 32. Kurulufl y›ldönümü kutlamas›n› yapmak ‹zmir’de 25 Nisan 2004 tarihinde bir gezi yap›ld›. Çi¤liÖrnekköy’de yap›lan gezi Yeni Demokrat Gençlik taraf›ndan örgütlendi. Gezi yerine ulafl›l›nca ilk önce kolektif flekilde haz›rlanan kahvalt› yap›ld›. Ard›ndan etkinlik program› bafllat›ld›. Aç›l›fl konuflmas›yla bafllayan etkinlik, sayg› durufluyla devam etti. Proletarya Partisi’nin son flehitleri Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z flahs›nda tüm flehitlerin an›ld›¤› sayg› duruflunda “Vartinik” fliiri okundu. Proletarya Partisi’nin kurulufl y›ldönümüne yaklafl›l›rken flehit düflen Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar için yaz›lan TKP/ML MK bildirisi ve “Yoldafllar›” imzal› yaz›lar okunup, ard›ndan duygu ve düflünceler belirtildi. Söz alanlar›n, flehitlerin mücadeleyle yaflat›laca¤›n› belirtmesinin ard›ndan müzik dinletisine geçildi. Özellikle ‹brahim Kaypakkaya için yaz›lan marfllar›n söylendi¤i dinleti, türküler ve halaylarla sürdü. Etkinlik k›sa bir aran›n ard›ndan tekrar bafllad›. YDG taraf›ndan haz›rlanan foruma geçildi. Forumda anti-emperyalist mücadeleye, 1 May›s’a, NATO zirvesine ve mücadelenin önemine de¤inilirken ayr›ca YDG’nin içine girdi¤i yönelim de tart›fl›ld›. Etkinlik 17:00’de sona erdirildi. (‹zmir) 32. KURULUfi YILDÖNÜMÜNDE fiAN OLSUN PROLETARYA PART‹S‹’NE Yurtd›fl›nda

Ç I K T I

Bursa’n›n Teleferik semtinde TKP/ML militanlar› taraf›ndan 1 May›s öncesi çeflitli yaz›lamalar yap›ld›. Emekçilerin yo¤un olarak yaflad›¤› semtte yaz›lamalar halk taraf›ndan ilgiyle karfl›lan›rken polis sabah›n erken saatlerinde semti ablukaya ald›, yaz›lamalar›n emekçi halkla buluflmas›n› engellemeye çal›flt›. Semtin çeflitli yerlerine TKP/ML-T‹KKO imzal› “Dersim flehitleri ölümsüzdür”, “Yaflas›n 1 May›s’’, “fian olsun 24 Nisan’a’’ yaz›lamalar› ayr›ca semtte bulunan ‹flgir ‹lkö¤retim Okulunun duvar›na “Yaflas›n halk savafl›” TKP/ML-T‹KKO yaz›lamas› yap›ld›¤› görülmüfltür. (Bursa)

Her türlü dizgi ve grafik yap›l›r. Afifl, el ilan›, kartvizit, mektupluk, dergi, broflür, gazete, sünnet ve dü¤ün davetiyeleri bas›l›r. Bas›m iflinizi posta veya e-mail ile gönderebilirsiz. Bas›lan ifliniz posta ile elinize ulafl›r.

6 AYLIK: 10.200.000 1 YILLIK: 20.400.000

OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

yap›lan bir dizi seminerle Proletarya Partisi’nin 32. kurulufl y›ldönümü kutland›. “Dünyada, Türkiye’de ve T. Kürdistan›’ndaki geliflmeler, Proletarya Partisi tarihi ve 7. Konferans ve Yönelimimiz” adl› seminerler dizisinin ikisi tamamland›. ‹lki 18 Nisan Pazar günü Augusburg Derne¤i’nde yap›lan seminerlerin ikincisi ise 25 Nisan Pazar günü Nürnberg Yeni Gün Derne¤i’nde yap›ld›. Seminerlerde emperyalist politikalar›n gerçek niteli¤i ortaya konularak, emperyalist sald›rganl›k politikalar› üzerinde duruldu. Ayr›ca Proletarya Partisi’nin 32 y›ll›k tarihinden kesitler anlat›larak, ›srar›na vurgu yap›ld›. Son bölümde, s›n›f mücadelesindeki 7. Konferanstan bu yana geliflmeler ve yönelim anlat›ld›. Soru ve konuflmalar›n ard›ndan seminerler bitirildi. Etkinlik dizisi Sttutgart’ta yap›lan anma ve 2 May›s günü Ulm’de yap›lan “S›n›f mücadelesinde Kaypakkaya’n›n rolü” adl› seminerle son buldu. (Nürnberg) L‹NZ Proletarya Partisi’nin 32. kurulufl y›ldönümü Linz’de yap›lan coflkulu bir etkinlikle kutland›. Salonda bulunan dinleyicilerin sorular›yla ve düflünceleriyle kat›ld›¤› seminer müzik dinletisiyle devam etti. Son olarak küçük bir çocu¤un okudu¤u marfllarla salonda devrimci coflku yükseldi.

Weseler Str. 93 • 47169 Duisburg Tel.: 0203- 40 85 01 • Fax: 0203- 40 69 16 e-mail: as-satz-druck@t-online.de

ABONEL‹K fiARTLARI

işçi-köylü senin sesin!

34

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.

Yurtd›fl› Hesap Numaralar› Sema Gül Euro Hesab› Ziraat Bankas› ‹stanbul Aksaray fiubesi: 0 751 00 38 65 97 00 00 009 Halk Bankas› Laleli fiubesi: 3474/63487 Vak›f Bank Valide Sultan fiubesi: 401 20 35


3

34

7-20 Mayıs 2004

“Büyük Ortado¤u Projesi”

VE GEL‹fiEN IRAK D‹REN‹fi‹ ABD emperyalizminin, Irak’› iflgali 1 y›l› aflmas›na karfl›n, Irak halk›n›n mücadelesi de giderek yay›l›yor ve derinlefliyor. Yak›n zamana kadar Sünni kökenli Irakl›lar›n aktif direnifliyle karfl›laflan ABD emperyalizmi, geçen ay fiiilerin bafllatt›¤› direniflle karfl› karfl›ya kald›. fiii kökenli Irakl›lar›n kald›klar› bölgede ABD, ‹ngiliz ve di¤er destekçilerini hedef almas› direniflin boyutunu ve düzeyini daha ileri bir zemine çekti. Yak›n zamana kadar daha çok Sünni kökenli Irakl›lar›n bulundu¤u bölgede silahl› direniflle karfl› karfl›ya kalan ABD emperyalizmi, bugün daha genifl alanlarda, daha genifl kat›l›ml› bir ulusal direniflle karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Öyle ki daha yak›n zamana kadar Irak ulusunun az›nl›¤›n› oluflturan Sünni kökenli Irakl›lar›n direnifline tan›k olan ABD emperyalistleri, ülke nüfusunun yüzde 60’›n› oluflturan fiii kökenli Irakl›lar›n da giderek fliddetlenen direnifl ve sald›r›lar›yla karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Emperyalist iflgale karfl› verilen bu hakl› direnifl ve yürütülen silahl› mücadele ABD emperyalizminin “Büyük Ortado¤u Projesi” yaftal› emperyalist emelleri için ciddi tehdit oluflturmaktad›r. ABD EMPERYAL‹ZM‹N‹N “BÜYÜK ORTADO⁄U PROJES‹” ABD emperyalizmi bir taraftan kendisine ba¤l› olan pazarlar›n ba¤›ml›l›¤›n› daha gelifltirmek isterken, di¤er taraftan da sahip olmad›¤› pazarlar› ele geçirip dünyaya tek bafl›na hükmetmek istemektedir. Irak iflgalini bu hedefine ulaflmak için gerçeklefltiren ABD bombalamalar, katliamlar ve her türden sald›r›lar sonucu Irak’a girmifltir. Ama hedefledi¤i istikrar› sa¤layamam›fl ve kendisine yönelik direniflin geliflip güçlenmesini engelleyememifltir. Öyle ki giderek daha genifl alanlara yay›lan ve geliflen direnifl gelinen aflamada ABD emperyalizminin “Büyük Ortado¤u Projesi” için de engel teflkil etmektedir. ABD emperyalizmi Ortado¤u’da durumunu daha pekifltirmek için iflgal etti¤i Irak’ta kendisine ba¤›ml› devlet kurmaya ihtiyaç duyarken, di¤er taraftan Irak d›fl›nda da emelleri do¤rultusunda ad›mlar atmak istemektedir. ABD taraf›ndan “Büyük Ortado¤u Projesi” olarak adland›r›lan tasar›ya göre, co¤rafi olarak s›n›rlar›n› Fas’tan Afganistan’a kadar geniflletti¤i Ortado¤u’nun yeniden paylafl›m›n› gündeme getiren ABD emperyalizmi, bu alandaki durumunu daha pekifltirmek ve kontrolü d›fl›ndaki pazarlar› da sömürü alan›na dahil etmek istemektedir. Bunun için Almanya, Fransa, Rusya, Çin gibi emperyalist rakiplerinin pazarlar›n› ele geçirip onlar› pazars›z b›rakmak ve tüm pazarlara rakipsiz sahip olmak isteyen ABD emperyalizmi bu do¤rultuda bir hat izlemek istemektedir. Afganistan ve Irak’›n iflgali bunun sonucu-

dur. Irak’ta kendisine ba¤›ml› bir uflak devlet kurmak isteyen Amerikan emperyalistlerinin izledi¤i hat bu do¤rultudad›r. Ayr›ca Haziran ay›nda Türkiye’de yap›lacak NATO Zirvesinde -baflta Almanya’daki olmak üzere- Avrupa’daki baz› NATO üslerinin Türkiye’ye kayd›r›lmas› olay› da ABD taraf›ndan gündeme getirilecektir. Böylece ABD emperyalizminin planlar›nda TC uflaklar›na daha fazla rol yüklemek sözkonusu olacakt›r. K›br›s sorununa da el atan ABD emperyalizmi, K›br›s’ta da üs kurmay› planlamaktad›r. Bu nedenle K›br›s sorununun “çözümünden” yana tav›r tak›nm›flt›r. K›br›s’›n hukuki durumunun “çözümüne” bundan dolay› önem vermifltir. Ortado¤u’da ABD’nin en sad›k orta¤› ‹srail’dir. Ortado¤u’ya yerleflmifl en sald›rgan devlet olan ‹srail “Ortado¤u Projesi”nin planlanmas› ve gündeme getirilme-

siyle daha sald›rganlaflm›flt›r. ABD taraf›ndan gündeme getirilen “bar›fl” görüflmeleriyle aldat›lmak istenen Filistinliler iyice ABD’nin ve ‹srail’in denetimine al›nmak istenmifllerdi. Filistin buna yanaflmay›nca ABD’nin aktif deste¤iyle ‹srail daha azg›nlaflm›flt›r. Özellikle son sald›r›larda Filistin’in iki liderini öldüren ‹srail, bundan sonra da ABD’nin menfaatleri do¤rultusunda sald›r›lar›n› art›racakt›r. Filistin d›fl›nda ABD’yi tehdit eden alanlara da sald›racakt›r. ‹fiGALE KARfiI GEL‹fiEN D‹REN‹fi ABD emperyalizminin iflgal etti¤i Irak’ta karfl›laflt›¤› baflar›s›zl›k giderek derinlefliyor. Kendi denetiminde bir uflak yönetim kurmay› hedefleyen Amerikan emperyalizmi, “istikrar” yaratarak ekonomik sömürüsünü art›rmak ve siyasi olarak böl-

gede otoritesini art›rarak “Büyük Ortado¤u” ad› alt›nda Avrupal› ve di¤er emperyalistlerden iyice d›fllanm›fl bir alan› düfllüyor. Ve sald›r›lar›nda pazarlar›n hemen denetimi alt›na alabilece¤ini ve ç›kabilecek baflkald›r›lar› kolayca bast›rabilece¤ini düflünüyordu. Ancak emperyalist hedefler hiç de planland›¤› gibi geliflmiyor. Irak’ta geliflen direnifl etkisiz hale getirilemedi¤i gibi giderek gelifliyor ve yayg›nlafl›yor. fiiilerin oldu¤u alanlarda da ABD’ye yönelik eylemler bafllam›fl ve giderek de artm›flt›r… Irak’ta karfl›laflt›¤› direnifl di¤er ülkelere yönelik olas› ABD sald›r›lar›n› flimdilik gündem d›fl› b›rakm›flken, fiiilerin de kat›ld›¤› silahl› direnifl ABD emperyalizmini Irak’ta da iyice zor durumda b›rakm›flt›r. Daha çok Sünnilerin ço¤unlukta oldu¤u Ba¤dat, Felluce, Ramadi vb. flehirlerde geliflen silahl› direnifl, son dönemlerde direniflin yay›lmas› ve geliflmesiyle Kut, Nas›riye, Kerbela, Necef vb. fiii kökenli Irak flehirlerinde de iyice geliflmifltir. Emperyalistlerin de sald›r›lar›n› art›rmas›na karfl›n Irak halk›n›n mücadelesi de daha güçlü ve hakl› bir zeminde geliflmifltir. Felluce kentinde emperyalistlerin sald›r›s› sonucu 600’den fazla Irakl› katledilmesine ra¤men, birçok Irak flehrinde ABD emperyalistlerine ve destekleyen ülke askerlerine de askeri sald›r›larla yan›t verilmifltir. Silahl› direniflin geliflmesi askeri darbeler vurdu¤u gibi, ABD emperyalizmini de dünya çap›nda daha fazla teflhir etmekte ve direnifl duygular›n› da güçlendirmektedir. Anti-emperyalist savafl ve mücadelelerin hakl›l›¤› ve meflrulu¤u daha da aç›kl›k kazanmaktad›r. Tüm bu geliflmeler ABD emperyalizminin teflhiriyle beraber, destekleyen ülkelerin de zor duruma düflmesini, baz› devletleri yeniden de¤erlendirmeye zorlamakta, hatta baz›lar›n› verdi¤i deste¤i geri çekmeye itmektedir. Nitekim baz› ülkeler bu do¤rultuda kararlar almaya bafllam›fllard›r. Elbetteki bu durum emperyalistlerin kendi aralar›ndaki çeliflkilerin ve saflaflmalar›n derinleflmesinin sonucudur. Dolay›s›yla emperyalistler aras› saf de¤ifltirmeler, ilericili¤in kriteri de¤ildir. Mücadelenin daha kitlesel bir kat›l›mla devam etmesi flu an dünyan›n en sald›rgan devletinin emperyalist emellerine darbe vurulmas›, son tahlilde devrimin objektif ve subjektif koflullar›n›n olgunlaflmas›na da hizmet etmektedir. Kapitalist-emperyalist devletlerin bunal›mlar›n›n giderek derinleflmesi, bu koflullar›n daha da h›zla derinleflmesine zemin yaratmaktad›r. ABD emperyalizmi ve rakibi durumundaki emperyalistlerin mevcut durumlar› proletaryan›n önderli¤indeki mücadelelerle, ulusalyurtsever mücadelelerin geliflmesine daha da hizmet edecektir. Girilen dünya çap›ndaki kriz ve derinleflen çeliflkiler bu belirtileri günümüzde daha net göstermektedir.


34

4

7-20 Mayıs 2004

S›n›fsal Bak›fl “GELME BUSH!”, “AYIP OLUYOR ABD!” Birisi (Gelme Bush) bizim “yarat›c›” reformistlerimizin t›pk› “savafla hay›r” logosuyla “her türlü savafla hay›r” derken, “fliddete hay›r” slogan›yla “her türlü fliddeti” d›fllarken yapt›¤› gibi asl›nda tipik bir siyasi yaklafl›mlar›n›/yalvar›fllar›n› ifade etmekteyken; di¤eri (Ay›p Oluyor ABD/‹ngiltere) ço¤u yerli ve yabanc› burjuva bas›n organlar›nda, iflgalcilerin Irak’l› esirlere uygulad›klar› i¤renç iflkence foto¤raflar›n›n üst bafll›klar› olarak yer ald›. Burada, emperyalizme “karfl› ç›k›fl”ta ortaklaflt›r›lmaya çal›fl›lan bir ruh hali, bir atmosfer var. Dikkat edilirse, “mücadele” demiyoruz, “karfl› ç›k›fl”tan söz ediyoruz. Hatta bu bile fazla geliyor, sözü edilen en fazla “itiraz” düzeyinde kal›yor. Biraz daha zorland›¤› takdirde “elefltiri”den söz edilecek. Emperyalizme “ölüm”ü geçtik, “kahrolsun” bile fazla geliyor. Kimse “demeyle olmuyor ki” demagojisine girmesin, sloganlar, siyasetin özlü ifadesidir ve bu anlamda çok fleyi aç›klar. Aman diler gibi, yalvar›r gibi, ricada bulunur gibi slogan olmaz, talep ileri sürülmez. Emperyalizm, bafl edilemez bir güç olup da onunla ancak bu tarzda iliflki kurulaca¤›, s›n›rlar›n› onun çizdi¤i bir çemberde oyun oynanaca¤› kabullenilmiflse, kurgulanacak politikalar›n ve uydurulacak sloganlar›n böyle olmas› do¤ald›r. Ancak böyle olmakla beraber, fianl› Saraçhane 1 May›s Meydan Muharebesi’nde megafonlardan, mikrofonlardan, “Bush’u ‹stanbul’a sokmayaca¤›z” diye efelenmeler, “minik fare kükredi” esprisine denk düflüyor. Bu aldan›fl ve aldat›fl sarmal› öyle bir propagandaya dönüflmüfl durumdaki, ABD emperyalizminin Büyük Ortado¤u Projesi (BOP) kitlelere “bar›flç›” bir plan olarak sunulmaya çal›fl›l›yor. Yanl›fl anlafl›lmas›n, bunu bu flekilde sunmaya çal›flan emperyalistler ve onlar›n yazar, çizer tak›m› ya da sözcüleri de¤il, aksine buna karfl› “mücadele”den söz eden “ilerici”, “solcu”, “yurtsever” “ayd›n” vs. kifli ve kesimler. Karfl› ç›kt›klar› ise bunun “da-

yatmac›” yan›. Hüsnü Mübarek’in itiraz›, Suudi’lerin huzursuzlu¤u kadar onlar da bu iflin “iç dinamikleri”nce hallinden yana. Bir de “AKP modeli” uygunsuz bulunuyor ve tabi ABD hegemonyas›, ‹rail’in kollanmas› vd. itirazlar. Emperyalizm tahlilinden sapt›n›z m›, onun önünde secdeye var›p da yenilgiyi peflinen kabullendiniz mi, her fleyi bulan›k görmeniz kaç›n›lmaz hale geliyor. Gözünüz, ABD ve ‹ngiliz iflgal kuvvetlerinin Irak’ta sefilleri oynad›klar›n› da görmez oluyor. Diliniz ister istemez yaraya gidiyor ve bazen do¤rular› söylemek durumunda kal›yorsunuz ama, a¤z›n›z, dumura u¤ram›fl beyninizden gelenleri ifade ediyor. Emperyalistlerin en geçerli ve her zaman için ilk yöntemlerinin fliddet oldu¤unu, siz unutsan›z da onlar b›rak›n hat›rlatmay› zaten hep yaflat›yorlar. Bütçelerinin “aslan pay›”n› neden “silah”a yat›r›yorlar, dünyan›n dört bir taraf›n› neden silah deposuna çevirdiler, her taraf› neden üslerle kuflat›p, askerlerle kuflatt›lar san›yorsunuz? ‹flin içinde NATO’nun baflrolde yer alacak olmas› yeterince aç›k de¤il mi? Hiç ama hiç kimsenin flüphesi olmas›n ki bütün baflka planlarda oldu¤u gibi Büyük Ortado¤u Projesi de tamamen askeri eksenli, zora dayal›, kanl› bir projedir. Ortado¤u’daki “arkaik” rejimlerin “ça¤dafl” bir yap›ya kendi r›zalar›yla, reformlarla kavuflturularak, bölgenin Avrupai bir medeniyete ulaflt›r›laca¤›, Afganistan ve Irak’a getirilen “özgürlükler” kadar gerçekçidir. Yöntem mi? Anlad›klar›, bildikleri, hep uygulad›klar› tek yöntem var, onu uygulayacaklar. Haz›rl›klar› da onu göstermiyor mu? Yaz›l› ve görsel para-medya sayesinde dünya kamuoyunun bir haftad›r bafl gündemi haline gelen iflgal kuvvetlerinin icraatlar›na ait “iflkenceli e¤lence” foto¤raflar›, genellikle “bu kadar da olmaz ki” yorumlar›yla sunuldu. Pek tabii ki, “belli bir düzeyde olur da, bu kadar› olmaz” denmifl oluyordu. Zira, uzun bir süredir, yine esirlere muamele konusunda, Guantanamo’ya ait hem çok say›da foto¤raf, hem

de çok çeflitli öyküler, bizzat yaflayanlar›n a¤z›ndan bas›nda yer ald›¤› halde, kan›ksatma meselesi medya arac›l›¤›yla kotar›l›vermiflti. Bunlar, yumuflak dozda elefltiriler ile beraber iflin do¤as›na uygun bir tarzda “makul” olarak yediriliyordu. Bu kez- ard›nda farkl› bir manipülasyon yoksa e¤er- rutin iflkenceli e¤lence seanslar›n› belgeleyen foto¤raflar bas›na s›zd›r›l›verdi. ‹¤rençli¤in ileri boyutta sergileniyor olmas› karfl›s›nda, midesi olan herkesin insandan öte hayvani bir içgüdüyle refleks göstermesinden kaynakl› bir tepkide ortaklafl›ld›. Ancak, iflin ilginç taraf›, foto¤raflara yans›yan görüntülerin ayn›s›n›n ve hatta daha i¤rençlerinin dünyan›n dört bir yan›nda sistematik olarak geçti¤imiz as›rda giderek yo¤unlaflan bir biçimde ve günümüze sarkan flekilde sürdürüldü¤üydü. Ve yine iflkenceyi gerçeklefltirenler ile iflkenceye maruz kalanlar›n da hep ayn› safta yer alanlar oldu¤unu yazmaktayd› tarih. Ezenler, Zalimler, Emperyalistler, Faflistler, Gericiler iflkenceyi uygulayanlar; onlara karfl› koyan, direnen, onlar›n hedefi olan ezilen halklar ve uluslar, komünistler, devrimciler, yurtseverler, ilericiler ise iflkencenin kurbanlar›yd›lar. ‹ngiliz Genel Kurmay Baflkan›, foto¤raflar yay›nland›ktan sonra düzenledi¤i bas›n toplant›s›nda, “yap›lanlar iyi olmad›” de¤il de “bu yap›lanlar›n ortaya ç›kmas› iyi olmad›” dedikten sonra, en büyük flerefsizli¤in bafll› bafl›na iflgalcili¤in kendisi oldu¤unu büyük bir piflkinlikle pas geçerek, “bunu yapanlar ‹ngiliz ordusunun flerefine leke sürmüfltür” dedi. Her zamanki gibi “münferit” olarak nitelendirilerek (R.Myers flimdiden bu aç›klamay› yapt› bile) bu bir kaç “sap›k” ay›klanacak, “flanl›” ABD ve ‹ngiliz Ordusu’nun olmayan namusu kurtar›lacakt›r. Dünyan›n bütün iflkenceci katliamc› kurumlar›n›n kimi “deflifre” olan icraatlar›n›n ard›ndan çal›flan aklama mekanizmas› burada da benzeri biçimde iflletilecek ve nas›l olacaksa iflgalciler süreçten “kazançl›” ç›kar›lacaklard›r. Ve ayn› medya bu sefer dönüp 8 sütuna manflet “adalet”li vurgularla onlar› alk›fllayacakt›r. ‹flkence, üzerine ciltler dolusu makale yaz›lan, bilimsel araflt›rma ve çal›flma yap›lan bir konu. Her fleyden önce bir insanl›k suçu. Egemen s›n›flar›n en yayg›n kullan›m arac›. En tipik korku refleksleri. Onlar, tarih boyunca oldu¤u üzere, Ebu Garip Hapishanesi’nde, Irak’l› esirlere 1

y›ld›r Guantanamo’dan gelen uzmanlar ve CIA yetkililerinin yöneticili¤inde ak›l almaz iflkenceleri sistematik bir biçimde uygularken de, 18 Nisan’da ILPS aktivisti Elisabeth’i kaç›r›rarak alçakça tacizde bulunup iflkenceye baflvururken de, “korkutman›n” de¤il kendi “korkular›n› yenmenin” derdindeydiler. Bunu nereden mi biliyoruz? Bizim korkup y›ld›¤›m›z›, hangi tarih kitaplar› yaz›yor? Halklar›n iflgalcilere boyun e¤di¤i nerede kaydedilmifl ki, Irak’taki esirlere yap›lan zulüm, direnifli sona erdirebilsin? Aksine, iflkence ve zulüm, her zaman ve her yerde isyan› ve öfkeyi büyütmüfl ve kamç›lam›fl, “korkan”lar›n korktuklar›n› bafllar›na daha çabuk getirmifltir. Gün, dikiflleri dört bir taraftan atan, kendini toparlamakta zorlanan, buna ra¤men kuyru¤u dik tutma politikas›nda do¤all›kla ›srar eden ABD önderli¤indeki emperyalist sald›rganl›¤a karfl› direnifl ateflini yang›na çevirmek, barikat› daha güçlü örmek günüdür. Ülkemizdeki mevzinin kritik önemde oldu¤u, sadece Türkiye’li devrimcilerin de¤il dünya ilericidemokrat kamuoyunun ortaklaflt›¤› bir görüfl haline gelmifltir. Bu konuda oluflan somut gündem, Haziran’daki NATO zirvesidir. Amaçlanan en genifl ittifak ad›na sa¤lanan birlik (NATO ve Bush Karfl›t› Birlik) ilk ad›m anlam›nda olumludur. S›ra, bunu güçlü ve etkin bir eylem program›yla ifllerli k›lmaya gelmifltir. Bu birli¤in 1 May›s’ta yaflanan bölünme nedeniyle bozulmas›na izin vermemek için elimizden geleni yapaca¤›z. 1 May›s tart›flmalar›n› gündemlefltirmeyece¤iz. En genifl kitlesel birlikteli¤e ihtiyaç duyuldu¤u bir süreçte, verilen zarar›n bir an önce giderilmesi gerekti¤ini, tart›flmalar› sürdürmenin kimseye yarar getirmeyece¤ini düflünüyoruz. Herkesin söyleyecek sözleri flüphesiz bulunmaktad›r. Hatta, “sol”un düflmandan çok birbirine sarf edecek elefltiri ve suçlamalar› her zaman daha fazla bulunur. Denilebilir ki, geçmiflten beri enerjilerinin a¤›rl›kl› bölümü bu yönde harcanm›flt›r. Bu kötü gelenekten hiç olmazsa belli bir dönem için uzak durulmal›d›r. Aksi takdirde, ifl 1977 1 May›s’› baflta olmak üzere bütün eski defterlerin aç›lmas›na kadar gider ki, o zaman tam da faflist diktatörlü¤ün arzu etti¤i bir bölünme, da¤›lma yaflanacak, Bush ile Blair ‹stiklal Caddesi’nde yaln›z bafllar›na volta bile atabileceklerdir.

Van Deri ve Kundura iflçisine destek art›yor Efendilerinin direktifleri do¤rultusunda sald›r› dalgas›n› yo¤unlaflt›ran AKP hükümeti, dün TÜPRAfi’›, PETK‹M’i, TEKEL’i özellefltirme kapsam›na ald› ve büyük bir bölümünü özellefltirdi. fiimdi de önce Beykoz Deri ve Kundura Fabrikas›’n›, ard›ndan da Van Deri ve Kundura Fabrikas›’n› tan›d›k gerekçelerle (ifl yapm›yor, zarar ediyor, devletin s›rt›ndaki kambur vb.) özellefltirme kapsam›na ald›. Bu karara tepki gösteren ve protesto eden iflçiler 21 Nisan günü Van AKP il binas›n› ziyaret ederek, ‹l Baflkan› Ebubekir Gülaçar ile görüflerek tepkilerini ve endiflelerini dile getirdiler. Gülaçar’dan Van Mil-

letvekilleriyle görüflerek fabrikan›n sat›fl›n›n engellenmesini isteyen iflçiler ve sendika yöneticileri ad›na konuflan Deri-‹fl Van fiube Baflkan› Celal Tokyay e¤er görüflmelerden bir sonuç al›nmazsa, aileleriyle birlikte sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Petrol-‹fl ve Liman-‹fl birer aç›klama yaparak kundura iflçilerinin eylemlerini desteklediklerini belirttiler. Ayr›ca TÜMT‹S ve Tek G›da-‹fl sendikalar› 23 Nisan günü bir aç›klamayla iflçi k›y›m›na tepki gösterdi. Hükümeti ikiyüzlü davranmakla suçlayan iflçiler, sorunlar›n›n çözümü için Ankara’ya yürümeye haz›rlan›yor. (Kartal)


5

34

7-20 Mayıs 2004

“Özellefltirme, halk› yoksullaflt›rma projesidir”

Yerel seçimlerin hemen ard›ndan özellefltirilerek ERDEM‹R’e (Ere¤li demir çelik) sat›lan Malatya Demir Çelik Fabrikas›’ndan at›lan 130 iflçinin bir bölümü ifl yerinin hesaplar›na yat›rd›klar› tazminat› almayarak, u¤rad›klar› haks›zl›k ve yap›lan sat›fl nedeniyle iflyerlerini terk etmedi. Direnifle geçen iflçilerden özellefltirme ile ilgili düflüncelerini dinledik: -Kaç y›ld›r burada çal›fl›yorsunuz? -1. ‹flçi: Ben ve di¤er arkadafllar›m 1989 y›l›nda ifle bafllad›k. Bir ço¤umuzun tek geçim kayna¤› buras›yd›. Hepimizin kalabal›k ailesi var. Benim 4 çocu¤um, annem babam var. Art› iflsizlerimiz var. Yani sonuçta iflsiz ordusuna bir iflsiz ordusu daha kat›ld›. -Neden iflten at›ld›n›z? -1. ‹flçi: At›lmam›z›n sebebi IMF politikalar›. Yani devletin IMF kararlar›

do¤rultusunda yapm›fl oldu¤u bir sat›fl. Fakat devletin de bunda bir kâr› yoktur. Tam tersine hem insanlar ma¤dur, hem devlet ma¤dur. Neden derseniz bunlar bizim do¤al zenginliklerimiz ve AB/ABD gibi ülkelere üç kurufla peflkefl çekiliyor. -Siz kaç y›ld›r çal›fl›yorsunuz? ‹fl yerinizin özellefltirilmesiyle ilgili ne düflünüyorsunuz? -2. ‹flçi: Ben de 1989’dan beri çal›fl›yorum. Söylemek istedi¤im flu; Burada bütün arkadafllar›m›z ma¤dur. Çocuklar›m›z›n gelecekleri karart›ld›. Bu tamamen Türkiye’yi yoksullaflt›rma projesidir. -Bu durumda neler yapacaks›n›z? -2. ‹flçi: Burada arkadafllar›m›zla birlikte direniflteyiz. Yapabileceklerimiz konusunda henüz bir görüfl olgu yoktur. Yani kendimize gelemedik, beklenmedik bir olay bu. Ancak flunu çok iyi biliyoruz,

Emekçinin Gündemi 1 May›s’›n Ard›ndan; KONFEDERASYONLAR EMEKÇ‹LER‹ BÖLDÜ Haziran ay› NATO toplant›s› öncesine denk gelen 1 May›s’›n bu y›lki özel gündemini de özellikle NATO oluflturdu. Gerek ‹stanbul’da, gerekse de ülkenin birçok yerinde yap›lan mitinglere damgas›n› vuran NATO karfl›tl›¤› oldu. Bunun yan› s›ra ABD’nin Irak’ta süren katliamlar›na yönelik tepkiler de dile getirildi. ‹flçi ve emekçilerin özellefltirme baflta olmak üzere bir dizi sald›r›ya karfl› att›klar› sloganlar ve tafl›d›¤› pankartlar göze çarpan yanlard›. Yap›lan 1 May›s mitinglerinde medyan›n da üzerinde özel olarak durdu¤u ‹stanbul kutlamalar› iki ayr› yerde yap›ld›. Bir dizi aç›klama ve tart›flman›n ard›ndan konfederasyonlar aras›nda sa¤lanamayan birlik, iflçi ve emekçileri böldü. Sendikalar aras›nda yaflanan bu ilginç saflaflman›n mant›¤›n› anlamak önemli. Bu “saflaflmaya” dair sorulacak bir dizi soru ve yan›tlanmas› gereken bir dizi nokta varken bunlar›n üzerinde tek tek durmak yerine belli noktalar›n üzerinde durmak yeterlidir. Bu ayr›m›n ad›n› politik bir ayr›flma olarak aç›klayan D‹SK ve KESK yöneticileri tüm süreç boyunca kamuoyuna bir dizi aç›klama yapt›lar. “Politik saflaflma-

n›n” kendilerince gerekçelerini ortaya koyarak neden fiiflli’de olmayacaklar›n› aç›klad›lar, aç›klamaya çal›flt›lar. NATO toplant›s› öncesi yap›lacak 1 May›s’›n içeri¤i ve görkemi önemliydi. Bu önemin kavranarak hareket edilmesi olmas› gereken tutum iken yer tart›flmalar›n›n merkezine oturdu¤u bir saflaflma tutumu belirdi. Nihayetinde bafl›ndan beri vurgulanan Taksim ›srar›ndan vazgeçilerek son gün büyük bir belirsizlikle yer belirlendi, ancak yürüyüfl hatt›n›n belli olmad›¤› bir adres gösterildi. Son güne kadar belirsizli¤in hakim oldu¤u, devletle kapal› kap›lar aras›nda süren pazarl›klar›n sonucundan nelerin ç›kaca¤›n› beklemeye mahkum ettikleri emekçileri, bu ayr›flman›n politik oldu¤u konusunda ikna edemeyecekleri aç›kt›r. Ad›na politik saflaflma denilen bu durum garip tablolar çizdi. Bu saflaflman›n merkezi ne gariptir ki sadece ‹stanbul oldu. Emekçiler politik olarak ‹stanbul’da saflaflt›lar ancak ülkenin birçok yerinde bu dört konfederasyonun ortaklaflt›¤› 1 May›s mitingleri yapt›lar. Ve ortaya ç›kan tabloyu hiç kimse inkar edemez ki emekçilerin buruk geçirdi¤i 1 May›s kutlamalar› yafland›.

özellefltirme kapsaml› bir sald›r›. Bugün buradaysa, yar›n baflka bir yerde. Bizim tüm iflçilere iletmek istedi¤imiz bir mesaj var; özellefltirme ma¤duru arkadafllar›m›z›n hepsini nerde olurlarsa olsunlar destekliyoruz ve direnifllerine devam etmelerini istiyoruz teslim olmamalar›n› istiyoruz. - Sizleri iflten ç›kar›rken bir aç›klama yap›ld› m›? Demir çeli¤in sat›lmas›yla ilgili siz ne düflünüyorsunuz? -3. ‹flçi: 15 y›ld›r Hekimhan Demir Çelik’te çal›fl›yorum. 15 sene sonra kap› d›flar› edildik. Bunun zemini 1996 y›l›nda iflyerimiz tafleron firmalara verilerek yap›ld›, ondan bu yana devam ediyor. Biz maafl›m›z› do¤ru düzgün alamazken tafleron firmalar t›k›r t›k›r paralar›n› ald›lar ve iflyerini zarar ettirdiler. Bu yük hep iflçinin üzerine at›ld›. Hepimiz ma¤duruz bizi iflten atarken hiçbir gerekçe göstermediler, bizim elimizden bir fley gelmiyor. “IMF dayatmas› dediler yap›lacak bir fley yok, mahkeme hakk›n›z yok” diyerek kap›y› gösterdiler. Biz tüm özellefltirme ma¤durlar›n› destekliyoruz ve biz de bundan sonra direniflimize devam edece¤iz. Bir muhatap bulana kadar iflyerimizi terk etmeyece¤iz, di¤er arkadafllar›m›zdan da birlik ve beraberlik bekliyoruz yani bugün birimizin bafl›na gelen yar›n baflka birinin bafl›na gelebilir. Onun için Türkiye genelinde hep birlikte bu sat›fllara bafl koymam›z durdurmam›z gerekir. -Malatya’da benzer bir ifl alan› mevcut mu? –3. ‹flçi: Malatya’daki ifl alanlar› daha

Bu saflaflmada devletin rolü ise az›msanmayacak boyutta. NATO öncesi kitlesel, coflkulu bir kutlamay› bölmek için devlet de kollar›n› s›vad› ve bu politikas›n› konfederasyonlar üzerinden hayata geçirdi. Yine flu bir gerçek ki bu ayr›flma gerçekte devletin ifline yarad›. Kat›l›m› önemli ölçüde etkileyen bu saflaflma ve belirsizlik ve medyan›n kitleleri terörize etme amaçl› yapt›¤› propaganda emekçilerin kat›l›m›n› etkileyen faktörler olmufltur. Tüm bunlarla birlikte üzerinde durulmas› gereken noktalardan biri de bu “saflaflmada” taraf olmak gibi bir tart›flman›n gündeme getirilmesidir. Bu cepheden soruna yaklaflmak oldukça tehlikeli anlay›fllar›n geliflmesini de beraberinde getirecektir. Bu “saflaflmada” Türk-‹fl yönetiminin tecrit edilmesi vurgusu yap›l›rken gözden kaç›r›lan önemli noktalar bulunmaktad›r. Tecrit edilen gerici yönetim de¤il; direnen Sümerbank iflçileri, PTT iflçileri, TÜPRAfi iflçileri, y›llard›r bedel ödeyen Tuzla iflçileri, belediye iflçileridir. Tercihler sorgulanacaksa e¤er, fiiflli’de yürüyen hiçbir ilerici devrimci sendikan›n Türk-‹fl yönetimini desteklemedi¤i, bahsi geçen iflçilerin yan›nda olduklar› aç›kt›r. NATO karfl›t› sloganlar›n yaz›l› oldu¤u önlükleriyle alana giren ve sloganlar›n› hayk›ran Sümerbank iflçilerini tecrit etmek; çok aç›kt›r ki emek savunucular›n›n benimseyece¤i bir tutum olamaz. O zaman

çok memuru kaps›yor. Bunlar devlet karayollar› vb. burada çal›flan arkadafllar›n ço¤u operatör ve floförden olufluyor yani hepsi kalifiye eleman. Devlet dairelerinde de istihdam edilebilir. Ancak uygulanan bir devlet politikas›d›r amaç iflçiyi iflsizlefltirmek. Özellefltirme Malatya’n›n zarar›nad›r. Malatya’ya sahip ç›kan yok. Tekel özelleflti, Sümerbank yine öyle EtBal›k Kurumu, Tüprafl vs. - Sizin söylemek istedi¤iniz bir fley var m›? Özellefltirmeyle amaçlanan nedir? -4. ‹flçi: Yap›lan fley ortada amaç fakirlefltirmek, iflsizlefltirmek, bir parça ekme¤e muhtaç etmek, her istedi¤ini yapt›rmak onlar›n amac› bu, o amaca da kimse hizmet etmez. Burada her türlü siyasi ak›m var ama bir konuda hemfikiriz. Biz demir çelik fabrikas›n›n kapat›lmas›n› istemiyoruz. Bu demir çelik personelinin de oraya buraya at›l›p da zor durumda b›rak›lmas›n› istemiyoruz. -1. ‹flçi: Ben flunu ilave etmek istiyorum. Bu bat›l› ülkelerin yoksullaflt›rma politikas›d›r. Mesela biz iflten at›ld›k. Yar›n çocuklar›m›z okula gidemeyecek. Yani bizler mevcut olanaklar›m›z› yani arabam›z varsa arabam›z› satar›z, evimiz varsa evimizi sataca¤›z. Bu ne demek yoksullaflma de¤il mi? Ma¤dur ediliyoruz. Ne enflasyon düzelmektedir ne de ekonomi düzelmektedir. Bunlar yapayd›r yani d›flardan ABD ve AB desteklemesiyle ekonomi ayakta durmaktad›r. Bu hükümetin bizi uyutabilmesi için yapay olmayan fleyler yapmas› gerek. (Malatya)

bu “saflaflman›n” mant›ks›zl›¤›n› ve yanl›fll›¤›n› ortaya koyarken sendika baflkanlar›ndan ba¤›ms›z olarak daha genifl bir yelpazede düflünme becerisini göstermek ve bu gerçe¤i kavramak durumunday›z. Son güne kadar yeri ve zaman› belli olmayan bir eylemin içine kitleleri, emekçileri sürüklemeye hiç kimsenin hakk› yoktur. ‹flçi ve emekçilerin dünden daha fazla birli¤e ihtiyac› varken sendikalar bu “saflaflman›n” gerekçelerini aç›klayamazlar. 1 May›s alan›nda konuflma yapan Sümerbank iflçisinin “yüre¤imizi bölemezler. Bu bölünmenin sorumlular›n› s›n›f sorgulayacakt›r” dedi¤i yerde bu “saflaflmay›” çok daha net görmeleri ve gerçekçi bakmalar› gerekir. Bu 1 May›s kutlamalar›ndan ç›kar›lacak sonuçlar önemli. Sendika bürokrasisinin “bu saflaflma gerekliydi” sözlerinin yan›t›n› Sümerbank iflçisi asl›nda çok net veriyor. ‹flçilerin ve emekçilerin mücadelesini bölen bu saflaflman›n “gereklili¤i” aç›klanamaz ve en önemlisi de bunun üzerinden politika belirlenemez. Bu y›l 1 May›s alanlar›nda pankartlar›m›zla, dövizlerimizle, sloganlar›m›zla NATO’ya karfl› emekçilerin direniflini oluflturma ve büyütme mücadelesi üzerinde özel vurgular önemliydi. Birçok bölgede öne ç›kar›lan bu vurgunun önümüzdeki döneme haz›rl›k aç›s›ndan da önemli. Bu haz›rl›klar› daha fazla büyüterek ve örgütleyerek hareket etmeliyiz.


7-20 Mayıs 2004

34

6

Çay üretimine 50 bin lira “destek” ödeniyor Çay, tropikal bölgelerde ve iklim bak›m›ndan nemli olan çok ya¤›fll› yerlerde yetiflmekte olup bu flartlarda, deniz seviyesinden yüksek alanlarda daha kaliteli ürün al›n›r. Kireçsiz bol asitli topraklarda yetiflen çay›n geliflme devrelerinde muntazam ve devaml› olarak ya¤murun ya¤mas› gerekir. O nedenle ülkemizde Do¤u Karadeniz hem toprak bak›m›ndan hem de iklim bak›m›ndan kaliteli çay yetifltirilmesi için önemlidir. Do¤u Karadeniz’de Gürcistan s›n›r›ndan bafllay›p bat›da Fatsa, Ordu ilçesine kadar olan alan dar bir flerit halinde uzanmaktad›r. Sahilden kimi yerde 30 km. içerilere kadar giren bölgede yaflayan Karadeniz köylüsü çay yetifltiricili¤i yapmaktad›r. Ülkemizde 204 binden fazla üretici köylü, toplam 760 bin dekar alanda çay yetifltiricili¤i yapmaktad›r. Üretim alanlar›na bak›ld›¤›nda, Rize baflta olmak üzere Karadeniz’de tar›m alanlar›n›n yüzde 80’inin 5 dekar›n alt›nda oldu¤u görülür. Rize’de 120 binden fazla kay›tl› çay üreticisi köylü olmas›na karfl›n bunlardan sadece 20 bin 907’si DGD’den yararlanabiliyor. Trabzon’da 50 bin üreticiden 38 bini DGD’den yararlan›yor. 5 dekarl›k çay üretilen alanlardan köylümüz 80 milyon DGD alabilmek için yapaca¤› masraf bundan fazla oldu¤u için baflvurmad›. Sürekli yaz›lar›m›zda de¤indi¤imiz DGD’nin arazi büyüklü¤üne göre para ödenmesinin yap›lmaya bafllanmas› çay

DGD ödemeleri ertelendi Emperyalizmin sermaye kuruluflu olan DB’nin destekleme ve sübvansiyonlar›n kald›r›lmas› flart›yla kredi verdi¤i, DGD sistemi olarak köylüye yard›m ve destek ad› alt›nda yap›lan ödemeler, köylüyü desteklemekten ziyade üretimi bitirmeyi hedefliyor. 2001 y›l›ndan itibaren ödenmeye bafllanan DGD ödemelerinin gecikmesi, köylünün ürününü yetifltirmek için girdi al›mlar›na bile destek olmuyor. DGD ödemelerinde yaflanan gecikmelere, ödeme takvimleri Bakanl›k ve Hazine Müsteflarl›¤› taraf›ndan yürütülen bir çal›flmayla DPT’ce belirlenmifl sosyo-ekonomik geliflmifllik seviyesine göre il ve ilçeler s›ralamaya konularak 4 grupluk ödeme plan› haz›rlan›yor. 2003 y›l› DGD ödemeleri bu flekilde grupland›r›larak ödeme plan›yla hala devam ediyor. 2003 y›l› DGD ödemelerinin ilk taksit ödemeleri hala devam ediyor. 2. dilim ödemeleri tarihi ise Haziran’a ertelendi. (Samsun)

tar›m› gibi ço¤unlukla küçük aile iflletmecili¤i fleklinde yap›lan üretime, emperyalizmin dayatt›¤› ve uflak TC egemenlerinin uygulad›¤› parasal “destek” Karadeniz baflta olmak üzere birçok yörede köylüye tar›msal üretimi yapabilmesi için destek olam›yor. Bunun bilincinde olarak uflakl›¤›n› devam ettirmede ›srarl› olan AKP, çay üreten köylümüzün muhalif sesinin yükselmesini engellemek için “sus pay›” niteli¤ini tafl›yan yafl çay al›mlar›nda üreticiye kilogram bafl›na 50 bin lira “destekleme” primi ödenmesine iliflkin kararname haz›rlad›. Ruhsatland›r›lm›fl çay tar›m alanlar›nda yafl çay üreten ruhsat sahibi üreticilere 2003 y›l› ürünü ödemelerine ek olarak kilogram bafl›na 50 bin lira ek ödeme yap›lacak. Tar›m arazisi 5 dekardan küçük oldu¤u için DGD ödemelerinden yararlanamayan çay üreticisi köylülere de ek “destek” sa¤lanaca¤› aç›klan›yor. Buna göre, yafl çay yapra¤›n› 400 bin liradan alan ÇAYKUR, üreticilere ayr›ca sat›fl belgelerine göre kg. bafl›na 50 bin destekleme primi ödeyerek 450 bin lira ödeyecek. 2003 y›l› yafl çay taban fiyat›na ek olarak ödenen 50 bin lira “destek” primi ödemesi 24 Mart 2004 tarihinden itibaren bafllat›ld›. Ekonomik koflullar gözönüne al›nd›¤›nda 50 binin hiçbir al›m gücü yokken, çay üreten köylüye sunulan bu parayla DGD deste¤i gibi sadece köylümüzü kand›rmaktan öte geçemiyor. (Samsun)

“F›nd›kta Tespit Komisyonu kurulsun” Bahar›n gelmesiyle Karadeniz köylüsü topra¤›n› ekmek için haz›rl›klara bafllad›. F›nd›k ve çay bahçelerinin bak›m›n› yapan köylüler, özellikle geçti¤imiz ay›n bafl›nda kar ya¤›fl›yla meydana gelen don olay›yla f›nd›k bahçelerinde yetiflmekte olan f›nd›¤›n zarar görmesinden dolay› s›k›nt›l› günler yafl›yor. Emperyalist politikalar do¤rultusunda f›nd›¤›n fiyat›n›n serbest piyasaya tabi olmas›yla köylünün, ürününü ço¤u zaman maliyetinin de alt›nda satmak zorunda kalmas›na neden oluyor. Tefeci tüccar›n, ihracatç› firmalar›n y›llard›r uygulad›¤› alivre sat›fl›yla iç ve d›fl pazarlarda pazarl›¤a oturmas› f›nd›¤›n o y›l belirlenen rekoltesine göre gerçeklefliyor. Çiçeklenme döneminde kar ya¤›fl› ve meydana gelen don olay› ürün miktar›nda ve kalitesini de etkileyerek f›nd›k rekoltesinin düflmesine sebep olacak. Rekolte tespi-

tinde daha önceki y›llarda her kurum ayr› rekolte tahmini yapmakta ve beraberinde çeflitli sorunlar yaflanmaktad›r. Tüccar›n ve ihracatç›lar›n rekolteye göre iç ve d›fl piyasalarda fiyat›n› belirlemesi, köylünün zarar›na sat›fl yapmas›na neden olmaktad›r.

F›nd›kta her kurumun rekolte tahmini yapmas›n›n ve beraberinde yaflanan kargaflan›n önüne geçmek için Ordu Ziraat Odas› Baflkan› Onur fiahin f›nd›kla ilgili tüm kurulufllara Tespit Komisyonu kurulmas› için ça¤r› yapt›klar›n› aç›klad›. Ancak henüz kimseden yan›t almad›klar›n› ifade eden fiahin “f›nd›kla ilgili tüm kurum ve kurulufllar›n kat›l›m›yla bir komisyon oluflturarak tespiti öyle yapmay› düflündük. Tüm taraflar ihracatç›, üretici Fiskobirlik’ten uzmanlar bir araya gelsin ve bu tespiti yaps›nlar istedik” dedi. Bu kurum ve kurulufllara yaz›l› ça¤r› tebli¤ edeceklerini ifade eden fiahin, oluflturulacak komisyonu May›s ay›n›n ilk haftas›nda toplay›p çal›flmalara bafllamak istediklerini ifade ederek “Tespit Komisyonu oluflumuna kat›lmayanlar› rekolte konusunu sabote etmeyle suçlayaca¤›z ve kamuoyuna teflhir edece¤iz” dedi. (Samsun)


7

34 TZOB Baflkan› Bayraktar: “AYÇ‹ÇE⁄‹ F‹YATLARI BU⁄DAY F‹YATLARININ 2 KATI OLMALI”

TZOB Baflkan› fiemsi Bayraktar, ayçiçe¤i üretiminde yaflanan s›k›nt›lar›n çözülmesi için ayçiçe¤i fiyatlar›n›n bu¤day fiyat›n›n en az 2 kat› olmas›, ayçiçe¤i-bu¤day aras›ndaki fiyat paritesinin de 2’nin alt›na düflmemesi gerekti¤ini belirtti. TZOB bünyesinde faaliyet yürüten Ayçiçe¤i Çal›flma Grubu toplant›s›ndan sonra yaz›l› aç›klama yapan fiemsi Bayraktar, ayçiçe¤i üretimi yap›lan alanlarda son y›llarda meydana gelen kurakl›k nedeniyle üretimde düflüfllerin yafland›¤›na dikkat çekti. (H. Merkezi) ÜRET‹C‹LER ÜRÜN S‹GORTASI ‹STED‹LER 2004 y›l›nda yaflanan kötü hava flartlar›ndan olumsuz etkilenen üreticiler tar›m ürün sigortas›n›n yaflama geçirilmesini istiyor. Türkiye Ziraat Odalar› Birli¤i (TZOB) Baflkan› fiemsi Bayraktar; ülke genelinde 2004’ün Mart’›ndan itibaren etkisini art›ran, sert hava koflullar›n›n neden oldu¤u don olay›n›n köylülere faturas›n›n 1,5 katrilyonu buldu¤unu söyledi. Hükümetin acil eylem plan›nda yer alan Tar›m Ürün Sigortas› Kanunu’nun halen yürürlü¤e girmedi¤ini aktaran Bayraktar; yürürlükte olan 2090 say›l› kanunun üreticilerin ihtiyaçlar›n› karfl›lamaktan uzak oldu¤unu, üreticilerin kaderine terkedildi¤ini ve Tar›m Ürün Sigortas›’n›n bir an önce ç›kar›lmas› gerekti¤ini ifade etti. (Ankara) SÜT ÜRET‹C‹LER‹ F‹YATLARIN DÜfiMES‹NE TEPK‹L‹ Sanayicilerin litre bafl›na süt fiyat›n› düflürmesine tepki gösteren Karacabey ve köyleri dam›zl›k s›¤›r yetifltiricileri Tar›msal Kalk›nma Kooperatifi Baflkan› Mehmet Erdem; 1-15 Nisan tarihleri aras›nda hiçbir gerekçe gösterilmeden litre bafl›na fiyatlar›n 20 bin lira düflürüldü¤ünü, ödemelerin eksik yap›ld›¤›n› söyledi. Erdem köylünün ürününün fiyat›n› belirleme konusunda söz sahibi olmad›¤›n› belirterek, daha önce böyle bir uygulama ile karfl›laflmad›klar›n› söyledi. (Ankara)

7-20 Mayıs 2004

Tar›m topraklar›n›n amaç d›fl› kullan›m› Toprak, tar›msal faaliyet için vazgeçilmez bir unsurdur. Toprakta kök salan ve ondan su ve çeflitli besin maddelerini alan tüm bitkiler, bitkilerle beslenen hayvanlar, nihayetinde bitkisel ve hayvansal ürünlerle beslenen insan ile toprak aras›nda çok s›k› bir yaflam zinciri vard›r. Yaflam›n devam›n› gerektiren beslenmede gerekli tar›m ürünlerinin yetiflme ortam›n›n vazgeçilmezi topraklar›n oluflumunda yüzlerce y›l geçti¤i unutulmamal›d›r. Tar›m topraklar›n›n oluflum sürecini h›zland›rmak mümkün olmad›¤› gibi miktar›n› art›rmak da mümkün de¤ildir. Bu nedenle topraklar›n çeflitli kullan›mlar aras›ndaki da¤›l›m›n›n en iyi flekilde yap›lmas› zorunlu bir ihtiyaçt›r. Tar›msal faaliyet için vazgeçilmez bir üretim alan› olan topraklar, sanayi ve kentleflme için de ayn› derecede önem tafl›maktad›r. Ülkemizde kentleflme, sanayide tar›m araçlar›n›n çok parçal› ve iç içe geçmiflli¤i tar›m topraklar›n›n etkin ve verimli kullan›m›n› azaltmaya bafllam›flt›r. Verimli tar›m topraklar›n›n bulundu¤u Çukurova, Mersin ve Tarsus yöresi, Bursa ovas›, Bornova, Sakarya ovas›, Trakya, Kemalpafla, Samsun ovalar› ve daha birçok verimli ova ve araziler bir daha kullan›lmayacak flekilde tar›m d›fl› kullan›larak sanayi alanlar›na ayr›lm›fl, ekonomik faktörler nedeniyle bu düz ovalar içerisinden geçen karayolu ve benzeri kullan›mlar kaplad›¤› alan yan›nda çevrelerine çekti¤i nüfus yo¤unlu¤uyla di¤er yap›laflmalarla tar›m alanlar›n›n tar›m d›fl› kulllan›m›na itilmifltir. Sanayinin bu ovalara kurulmas›n› teflvik eden en önemli nedenler iç ve d›fl pazara mamul ürünlerin ulafl›m› ve tafl›nmas›n›n en elveriflli oldu¤u bölgelerdir.

Köylülere icra Varto Ziraat Bankas› fiubesi taraf›ndan Varto ‹cra Dairesi’ne yap›lan baflvuru üzerine Dönertafl Köyü’nde oturan 33 köylü hakk›nda, Varto Ziraat Bankas›’ndan ald›klar› Çiftçi Kredisi borcunu zaman›nda ödemedikleri gerekçesiyle icra emri ç›kar›ld›. Kifli bafl›na düflen 5 milyar 800 milyonluk ham borcun, y›ll›k faiz tutarlar› ile birlikte, ödenmesi için icra ifllemi bafllatan Ziraat Bankas›, köyden göç etmifl, flu anda bulunamayan köylülerin kefillerine icra göndererek, borcun 7 gün içinde tahsil edilmesini istedi. Dönertafl Köyü Muhtar› Muzaffer Karakoyun, ekonomik kriz

Samsun Bafra

Dünya konjonktüründe ülkemize emperyalizmin biçti¤i misyonu/sömürüyü sanayi ve ucuz iflgücü aç›s›ndan kullan›m›na as›l konumuzu da¤›tmadan de¤inerek sanayinin buralara kurulmas›n›n nedenlerini aç›klamak mümkün. Koç Holdingleri, Sabanc› Holdingleri, Sönmez Holdingleri gibi kompradorlar› kullanarak ülkeye giren emperyalist sermaye Bursa, Trakya, Sakarya vb. alanlarda sanayi kurulmas›n› gerçeklefltirmifl. Çok uluslu ortaklar olarak kurulan fabrikalara hammaddeyi ve montaj edilecek mamulleri yönlendiren emperyalistler, ülkemizde ucuz iflgücünden faydalanarak Toyota, Opel, Fiat vb. otomobil markalar›n› buralarda üretmeyi amaçlam›flt›r. Emperyalistlerin amac› Türkiye’yi gelifltirmek, sanayisini kalk›nd›rmak de¤il. As›l amaçlar›; ucuz iflgücüyle ve kullan›m alanlar›nda (tar›m alanlar› dahil) fabrikalar kurarak, üretim fazlas› olan ürün ve mamulleri sermayesiyle birlikte ithalini sa¤lamakt›r. Konumuzun özü olan tar›m arazileri, ovalar›n tercih edilmesinin nedeni buralar› iç ve d›fl pazara ulafl›m›n›n kolay ve

ve do¤al afetler nedeniyle borçlar›n› ödeyemediklerini söyledi. Kredi borçlar›n›n Bakanlar Kurulu taraf›ndan ertelendi¤ini düflündüklerini belirten Karakoyun, flunlar› söyledi: “Köylülerimiz 1999’da Ziraat Bankas›’ndan çiftçi kredisi ald›lar. Ancak kay›tlarda da olan kurakl›k ve tabii afetler sebebiyle köylümüz bu borcunu zaman›nda ödeyemedi. Hatta Bakanlar Kurulu’nun karar› ile borç bir süre faizsiz olarak ertelendi. Bu ertelemeden sonra da bizden hiçbir fley istenmedi. Biz çiftçiler de bu borcun ertelendi¤ini düflünerek bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmad›k. Geçen y›l borç taksitlendirilerek ödenmesi istendi ve köyde sadece 6 kifli ödeme yapa-

sorunsuz olmas›d›r. Emperyalizme ba¤›ml› olan Türkiye, ba¤l›l›¤›n› devam ettirmek için meclisinden ç›kard›¤› yasalarla da tar›m alanlar›n› kullan›ma açmaktad›r. Çok verimli ova ve araziler bir daha kullan›lamayacak flekilde tar›m d›fl› kalmas›na neden olan fabrikalar›n kurulu olmas›, sadece toplad›klar› alan itibar›yla zarara neden olmamakta, yaratt›klar› kirlenmelerle çevresinde bulunan tar›m arazisi ve bitki örtüsünü olumsuz yönde etkilemektedir. Sanayi tesislerinin yaratt›¤› çevre kirlili¤i yan›nda, bu bölgelere özellikle sanayi alanlar›na göç yo¤unlu¤u sa¤l›ks›z kentleflmenin nedenleridir de. Topraklar›n sanayileflme ad›na amaç d›fl› kullan›m sorunu ciddiyetini korurken, tar›m kesiminde de, tar›m topraklar›n›n küçük aile iflletmeleri niteli¤inde kullan›m› verimli ve düzenli bir tar›m tekni¤i uygulamalar›n›n yap›lamamas›na neden olmakta. Ülkemizde tar›m topraklar›n›n bütünlüklü olarak kullan›m› ve korunmas›, üretkenli¤inin uzun bir dönem boyunca devam ettirilmesi gerekmektedir. (Samsun)

bildik. Di¤erleri yapamad›.” Borçlar›n› ödeyebilmeleri için kendilerine kolayl›k sa¤lanmas› gerekti¤ini ifade eden Karakoyun, “Bölgemizdeki ekonomik kriz, tar›msal alanda meydana gelen kurakl›k, sel, afet gibi tabii manadaki zararlar bu ödemeleri aksatm›flt›r. Elde olmayan nedenlerden dolay› köy sakinlerimiz bu borçlar›n› ödeyemediler. Birçok köylümüz de köyde art›k hiçbir ekonomik dayanaklar› kalmad›¤› için köyden göç ettiler. Onlar›n kefilleri de flimdi ayn› s›k›nt›yla karfl› karfl›ya. Bilmeden kendimizi bu iflin ortas›nda bulduk. fiimdi tek iste¤imiz ya borcu affetsinler ya da ham borcu taksitlendirsinler” diye konufltu. (D‹HA)


7-20 Mayıs 2004

34

8

Çocuklar›m›z› kimliksizlefltirip, teslim alamayacaks›n›z! TUYAB’l› aileler 28 Nisan Çarflamba günü saat 13.00’te Galatasaray Postanesi önünde yeni haz›rlanan infaz yasas›n› protesto edip Adalet Bakan› Cemil Çiçek’e mektup göndererek yasan›n geri çekilmesini istediler. Aç›klamaya ILPS, Tohum Kültür Merkezi ve ESP de kat›larak destek verdi. “Tek tip elbiseye hay›r”, “Zorunlu Çal›flmaya Hay›r” önlükleri giyen aileler “Yeni ölümler istemiyoruz”, “Tek tip elbiseye hay›r” vb. dövizleri tafl›d›lar. Adalet Bakan›’na mektup gönderen TUYAB’l› aileler ad›na bas›n aç›klamas› metnini okuyan Ertu¤rul Yücel “19 Aral›k 2000 tarihinde 20 hapishaneye birden düzenlenen operasyonlarla çocuklar›m›z›n, yak›nlar›m›z›n F Tiple-

rine götürülmesinin üzerinden dört y›l geçti. Bu dört y›l boyunca ac›lar›m›z hiç dinmedi. 110 can›m›z tecrite karfl› yap›lan direnifl ey-

lemlerinde yaflam›n› yitirdi. Ve 19 Aral›k’ta bafllayan katliam, tecrit ve tutsaklar› teslim

alma sald›r›s› bugün yeni araçlarla daha da artarak devam ediyor. Bu zamana kadar yap›lan tüm sald›r›lar çocuklar›m›z› teslim almak için yetmemifl olacak ki flimdi de 12 Eylül Askeri Cunta uygulamalar› daha da a¤›rlaflt›r›larak yeniden getirilmek isteniyor. Yeni haz›rlanan infaz yasas›yla ‘Tek tip elbise ve zorunlu çal›flt›rma’ dayat›l›yor, çocuklar›m›z›n direnme haklar› tamamen ellerinden al›n›yor. En ufak bir kural ihlali halinde çocuklar›m›zla görüflme haklar›m›z ellerimizden al›n›yor” dedi. Yücel konuflmas›n›n devam›nda “bütün bu geliflmelerin üzerine TKP/ML, MLKP, T‹KB, DHKP/C, MKP, Direnifl Hareketi ve PKK/DÇS davalar›ndan yarg›lanan yak›nlar›m›z yeni infaz

yasas›n› protesto etmek için 15 Nisan tarihinden bafllamak üzere bir ayl›k dönüflümlü açl›k grevine bafllad›lar. Taleplerini ise; tecritin kald›r›lmas› yönündeki daha önceki taleplerinin yan›nda, Tek Tip Elbise yaklafl›m›ndan vazgeçilmelidir, hiçbir mahpus zorla çal›flt›r›lmamal›d›r fleklinde belirtiyorlar” dedi. Yücel “Bizler tutuklu yak›nlar› olarak soruyoruz! 110 insan öldü, daha kaç insan›n ölmesini bekliyorsunuz? E¤er amac›n›z çocuklar›m›z› kimliksizlefltirip teslim almaksa bunu asla baflaramayacaks›n›z. Çünkü çocuklar›m›z her zaman oldu¤u gibi onurlu yaflamay› tercih edecekler” dedi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan kitle “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Tek tipe, tecrite hay›r”, “Yeni ölümler istemiyoruz” sloganlar›n› atarak eylemlerine son verdiler. (‹stanbul)

‹flkenceye suç duyurusu

18 Nisan 2004 tarihinde Tuzla köprüsünde sivil polislerce kaç›r›lan ILPS Türkiye Seksiyonu aktivisti Aliyah Elisabeth Brunner 22 Nisan’da kendisini kaç›ranlar ve iflkence yapanlar›n bulunup yarg›lanmas› için fiiflli Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›na baflvurdu. ESP, EKB, EHP, TUYAB, Munzur Çevre- Kültür ve Dayan›flma Derne¤i, TKM, YDG, DDSB, EHP vb. kurumlar›n destek verdi¤i suç duyurusunda Brunner Adliye ç›k›fl›nda bas›na aç›klama yapt›. Ön21 Nisan 2004 tarihinde Marmara TAYAD’a ellerinde mahkeme karar›yla giden polis, TAYAD ve Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i’ni kapatt›. 22 Nisan’da ‹HD ‹stanbul fiubesi’nde bir araya gelen TAYAD yöneticileri bas›n aç›klamas› yaparak derneklerinin kapat›lmas›n› protesto etti. Dernek üyesi Naime Kara Marmara TAYAD’›n as›ls›z iddialarla yasad›fl› bir flekilde kapat›ld›¤›n› belirterek “insanlar üzerine korku salarak bizi bitireceklerini düflünenler, çareyi derne¤imizi kapatmakta buldular. Bu, onlar›n TAYAD’l› aileler karfl›s›nda ne kadar zavall› ve ne kadar aciz olduklar›n›n göstergesidir. Dün oldu¤u gibi bugün de sesimizi bast›rmaya güçleri yetmeyecek” dedi. ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Hürriyet fiener ise derneklerin kapat›lmas›n› demokrasiye vurulan darbe olarak de¤erlendirerek, derneklerin derhal aç›lmas›n›, TAYAD’›n tutuklanan baflkan ve yöneticileri-

ce yaflad›klar›n› anlatan Brunner son süreçte devlet terörünün artmas›n›n nedeninin NATO karfl›tlar›n› ve anti-emperyalistleri y›ld›rmak oldu¤unu belirtti. Brunner sözlerinin devam›nda bu ve benzeri sald›r›lar›n mücadelenin önünde engel olmad›¤›n› vurgulayarak NATO’ya karfl› iyi haz›rlanmak gerekti¤ine de dikkat çekti. Brunner’e destek veren grup ise “NATO halklar›n düflman›d›r”, “Devlet terörüne son”, “Gerçek teröristler emperyalistlerdir”, “Emperyalizme karfl› zafer halklar›nd›r” dövizleri tafl›yarak “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Yaflas›n Halklar›n Mücadele Ligi” sloganlar›n› att›. (‹stanbul) ‹ZM‹R’DE BASIN AÇIKLAMASI Brunner’e yap›lan sald›r›y› k›namak için ILPS, Partizan ve Yeni Demokrat Gençlik, ‹zmir’de de bas›n aç›klamas› yapt›. Konak-Sümerbank önünde bir araya gelen kitle alk›fllarla eylemi bafllatt›. Bas›n metnini gazetemiz ‹zmir büro çal›flan› Erdinç Özbay

okudu. Özbay dünyadaki emperyalist sald›rganl›¤a de¤inerek bu sald›r›lara karfl› dünya halklar›n›n direndi¤ini belirtti. ILPS ve benzeri kurumlar›n birçok sald›r›yla karfl›laflt›¤›n› da sözlerine ekleyen Özbay, Brunner’in kaç›r›lmas›n› ve kendisine yap›lanlar› anlatarak bu ve benzeri sald›r›lar›n NATO zirvesi öncesi ülkeyi dikensiz gül bahçesine çevirme çabas› oldu¤unu söyledi. Bu sald›r›lar›n devrimci, demokrat, ilerici kurumlar› y›ld›ramayaca¤›n› belirten Özbay “ILPS’yi Brunner flahs›nda yap›lan bu sald›r›yla ne susturabilirsiniz ne de durdurabilirsiniz” dedi. Eylemde “Kahrolsun NATO, kahrolsun emperyalizm”, “Aliyah Brunner yaln›z de¤ildir”, “Yaflas›n Halklar›n Mücadele Ligi”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” sloganlar› da at›ld›. Eyleme ‹HD ‹zmir fiubesi, ESP, SDP, Mücadele Birli¤i, ÖMP, DHP, Ekmek ve Adalet destek verirken eylem alk›fllarla bitirildi. Polisin yo¤un ablukas› alt›nda yap›lan aç›klamada 1 May›s’a da ça¤r› yap›l›p “Omuz omuza birleflik mücadele” mesaj› verildi. (‹zmir) susturulamaz” vb. dövizler aç›larak bas›n aç›klamas› yap›ld›. Bas›n metnini okuyan Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i yöneticisi Hüseyin Kaçg›r “Bu bask›n ve tutuklamalar, emperyalist ülkelerin Ortado¤u’nun paylafl›m› ve bu paylafl›mda Türkiye’ye biçilecek rolün belirlenmesi için Haziran ay› sonunda ‹stanbul’da yap›lacak olan NATO zirvesi öncesi muhalif kesimleri saf d›fl› b›rakmak, iflgalcileri, dünyan›n teröristlerini rahat ettirmek için yap›lm›flt›r. Sizler siyasi iktidar, yasad›fl›, anti-demokratik uygulamalara, bask› ve gözalt›lara son vermeye, faili meçhul cinayetlerin sorumlular›n› yarg› önüne ç›kmaya ça¤›r›yor, halklar›n düflman› NATO ve Bush’un ülkemizden defolmas› için mücadele edece¤imizi ilan ediyoruz” dedi. TAYAD Baflkan Yard›mc›s› Feridun Osmana¤ao¤lu ise bu uygulamalar›n kendilerini asla mücadelelerinden vazgeçiremeyece¤ini ekledi. Aç›klama “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” slogan›n›n at›lmas›yla sona erdi. (‹stanbul)

TAYAD KAPATILDI

nin derhal serbest b›rak›lmas›n› istedi. Aç›klamaya DKÖ’ler ve dergi çevreleri de destek verdi. 24 Nisan’da da, kapat›lan TAYAD binas› önünde toplanan TAYAD ve Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i üyeleri ILPS Türkiye Seksiyonu, Partizan, ESP, EKB, Tekstil-Sen, Devrimci Hareket, ‹HD yöneticileri, EHP vb. kurumlar›n temsilcileri DKÖ’lerinin kapat›lmas›n› protesto etti. “TAYAD de¤il, TAYAD’a sald›r›lar yasad›fl›d›r”, “Temel haklar›n sesi

Tecrite karfl›, bir can daha

ÖLÜMSÜZLEfiT‹ F Tipi Hapishanelere ve tecrite karfl› yap›lan ölüm orucunda bir can daha ölümsüzleflti. Gebze Hapishanesi’nde tutuklu bulunan DHKP-C dava tutsa¤› ve ölüm orucu 10. ekibinde yer alan Selma Kubat, 2 May›s’ta zorla müdahalede bulunulaca¤›n› bildi¤inden tecriti protesto etmek için kendini yakt›. Küçük Armutlu’daki eylemlerde yer ald›¤› iddias›yla 12.5 y›l hapis cezas›yla Gebze Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Selma Kubat’›n cenazesi ‹stanbul Adli T›p Kurumu’ndan al›narak Malatya’ya götürüldü. Konuyla ilgili aç›klama yapan Halk›n Hukuk Bürosu, Selma Kubat’›n F Tipi Hapishaneleri protesto etmek amac›yla kendisini yakarak yaflam›na son vermesinin sorumlusunun ‘tecrit politikalar›’ oldu¤unu bildirdi. Halk›n Hukuk Bürosu taraf›ndan yap›lan yaz›l› aç›klamada, Selma Kubat’›n F Tipi Hapishane politikalar›na ve tecrite karfl› yaflam›n› yitiren 111. kifli oldu¤una dikkat çekilerek, “F Tipi hapishanelerde dayat›lanlar› kabul etmektense ölüm tercihini iflaretleyenler ve ölüme yatan dört insan›n da kendini yakarak yaflam›n› yitirmesi F Tiplerinin insanl›k d›fl› yap›s›n› gözler önüne sermektedir. Selma Kubat da kendisine zorla müdahale edilece¤ini daha önceki yaflananlardan bildi¤i için kendini yakm›flt›r. Selma’n›n ve ölüm oruçlar›nda yaflam›n› yitiren di¤er 110 kiflinin ölümlerinin sorumlusu tecrit politikalar›nda ayak direyenlerdir” denildi. (H. Merkezi) Bursa Haklar ve Özgürlükler Cephesi, Heykel Meydan›’nda “Hapishanelerde 111 insan öldü-Selma Kubat ölümsüzdür” pankart› açarak bas›n aç›klamas› yapt›. SDP, ESP, Partizan, SODAP ve DPG bas›n aç›klamas›na destek verdi. Aç›klama boyunca “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “Tecriti kald›r›n ölümleri durdurun”, “Selma Kubat ölümsüzdür” sloganlar› at›ld›. (Bursa)


34

9

7-20 Mayıs 2004

Avrupa’da 1 May›s coflkusu

ALMANYA Dünya iflçi s›n›f› bu sene de 1 May›s’› alanlarda kutlad›. Bu kutlamalarda özellikle Irak halk›n›n direniflini selamland›. Ülkede en ufak demokratik talepler coplarla karfl›l›k bulurken ve Avrupa genelinde kazan›lm›fl sosyal haklar gasp edilirken Innsbrtuck’ta Partizan okurlar› bütün bu olanlara karfl› 1 May›s’ta alanlarda seslerini hayk›rd›. Ve 1 May›s ça¤r›s›yla beraber 7 göçmen 2 Avusturya’l› örgütle bir platform topland› ve 1 May›s haz›rl›klar›na bafllad›. Innsbruck’da 1 May›s yaklafl›k toplam 1200 kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflti. AT‹GF kortejinde 300 kifli yer al›rken özellikle AT‹GF ve ILPS pankartlar›n›n Almanca olmalar› ve gençlerin Almanca sloganlar› d›flar›daki kitlenin ilgisini çekti. DU‹SBURG Alman Sendikalar Birli¤i ve devrimci örgütlerinde kat›ld›¤› kutlamalarda özellikle bu y›l iktidarda bulunan hükümetin yapt›r›mlar› ve sald›r›lar› öne ç›kart›rken di¤er taraftan ise emperyalist sald›rganl›k ve iflgal teflhir edildi. Bu sald›r›lara karfl› direniflin büyütülmesi gerekti¤inin alt› çizildi. Davul zurna eflli¤inde halaylar çekilen mitingte Türkçe ve Almanca at›lan sloganlar›n yan›nda çeflitli dillerden bildiri ve broflürlerde da¤›t›ld›. Miting alan›nda yap›lan konuflman›n ard›ndan yürüyüfl da¤›ld›. AT‹K, ILPS ve Partizan korte-

jinde yaklafl›k 200 kifli yürüdü. STUTGART Günler öncesinden bafllayan haz›rl›klar, 1 May›s günü iflçi s›n›f›n›n sokaklara dökülmesiyle meyvesini verdi. 1 May›s günü havan›n oldukça ya¤murlu olmas›na ra¤men halklar yürüyüflün bafllayaca¤› yerde sabah›n erken saatlerinde toplanmaya bafllad›. Haz›rl›klar bitirilip kortej yürümeye bafllad›¤›nda aç›lan TKP/ML pankart›n›n yan›s›ra ILPS ve AT‹F imzal› pankartlar da aç›ld›. Kortejde yürüyüfl boyunca at›lan Almanca ve Türkçe sloganlarla oldukça canl›yd›. Miting alan›na gelindi¤inde Türkiyeli devrimci örgütler biraraya toplanarak devrim flehitleri an›s›na bir dakikal›k sayg› durufluna ça¤r›ld›. Daha sonra da hep birlikte devrim and› içerek kitle da¤›ld›. Yürüyüfl sonras› ise Tohum Kültür Derne¤i’nde öncelikle yürüyüflün bir de¤erlendirmesi yap›ld›. BERL‹N Dünya iflçi s›n›f›n›n birlik, dayan›flma ve mücadele günü olan 1 May›s Berlin’de de çeflitli etkinliklerle kutland›. Sendikalar›n düzenledi¤i etkinlik sabah saat 9:00 sular›nda insanlar›n toplanmaya bafllanmas›yla ve saat 10:00’da yürüyüfle geçilmesiyle bafllad›. 20 binin üzerinde kat›l›m›n oldu¤u yürüyüfller içinde en kalabal›k olan› bu etkinlik idi. Brandenburgertor’dan bafllayan yürüyüfl sonunda rengarenk pankartlar, dövizler, bayraklar

ile miting alan› olan Roterathaus önüne gelindi. Yap›lan konuflmalar ve müzik dinletisi sonras›nda etkinlik saat 15:00 civar›nda son buldu. Türkiye ve T. Kürdistanl› örgütlerin de kat›ld›¤› yürüyüfl ve mitinge TKP/ML de pankart› ile kat›ld›. AT‹F (Almanya Tükiyeli ‹flçiler Fedarasyonu) ve ILPS de mitinge kalabal›k bir flekilde kat›lanlar aras›nda idi. ILPS ve AT‹F “Sosyal hak gasplar›na, Emperyalist savafllara ve Emperyalist iflgale karfl› dayan›flmay› yükseltelim” yaz›l› pankartlar› ile yürüyüfle kat›ld›. Yürüyüfl boyunca yap›lan konuflmalarda sosyal hak gasplar› ve emperyalist iflgal karfl›tl›¤› ön plana ç›kt›. AT‹K’in yay›n organ› Mücadele özel say›s›n›n da¤›t›ld›¤› miting oldukça coflkulu geçti. Ö¤leden sonra bafllayan etkinlikler ise birçok yerde yap›l›rken akflam saatlerinde de otonom gruplar›n yapt›klar› gösteri her y›l oldu¤u gibi yaflanm›flt› ve olaylar sonucu yüzlerce insan yaralan›rken, yüzün üzerinde tutuklama oldu. KÖLN 2004 1 May›s’› dünyan›n her yerinde açl›¤›n, yoksullu¤un ve emperyalist iflgallerin yap›ld›¤› bir süreçte kutland›. Milyonlarca emekçi ürettiklerine sahip olmazken, bir avuç kapitalist tüm üretilenlerin üzerine konarak yaflamlar›n› sürdürürken, öte yandan milyonlarca insan ise açl›kla bo¤uflmaktad›r. Bu adaletsiz bölüflümün tek sorumlusu elbetteki kapitalistlerdir. Bu y›l bir May›s Almanya’n›n tüm flehirlerinde ayn› slogan alt›n-

da kutland›. “Emperyalist iflgallere son”, “Sosyal y›k›ma hay›r” slogan› bu y›lki kutlaman›n fliar›yd›. 1 May›s öncesi Partizan imzas›yla ç›kar›lan afifller Köln flehrinin tüm semtlerini süsledi. Afiflin bafll›¤› isabetli olarak emperyalist iflgallere ve sosyal y›k›ma karfl› tüm herkesi 1 May›s’ta mücadeleyi yükseltmeye ça¤›r›yordu. Köln Partizan okurlar›n›n 100 kiflilik bir kitleyle yer ald›¤› kortejin en önünde TKP/ML pankart› bulunuyordu. Onun hemen ard›ndan AT‹K’in çeflitli dillerde yaz›lm›fl “Yaflas›n 1 May›s” pankart› alan› süslerken ILPS pankart›n›n hemen ard›ndan AT‹K YDG’nin “E¤itimin metalaflt›r›lmas›na hay›r” pankart› yerini ald›. Yüzlerce bildirinin da¤›t›ld›¤› yürüyüflte, s›k s›k “Sosyal y›k›ma hay›r”, “Uluslararas› katliam›n merkezi Amerika”, “ABD Ortado¤u’dan defol”, “Yaflas›n 1 May›s” sloganlar› ile 1 May›s coflkulu bir flekilde kutland›. NÜRNBERG Eme¤in egemenli¤i için mücadele ve dayan›flma günü olan 1 May›s, Nürnberg’de yaklafl›k 4 bin kiflinin kat›l›m›yla kutland›. Almanya’da sosyal haklar›n yok edilmesi politikalar› ve Alman hükümetinin gerici politikalar›n›n elefltirildi¤i konuflmalar öne ç›kt›. 1 May›s kutlamalar›na yaklafl›k 5 y›ld›r Nürnberg’de kat›lmayan AT‹F ve Partizan okurlar› belirli bir toparlanma ve yeniden örgütlenme sürecine bafllayarak bu y›l ki kutlamalara 40 kiflilik bir kortejle kat›l›m sa¤lad›. Yap›lan konuflmalarda Irak iflgali k›nanarak “Irak ve Filistin halklar›n›n yan›nday›z” mesajlar› verildi. S›kça flu slogan-


7-20 Mayıs 2004 lar at›ld›: “Düzene isyan halka önder Partizan”, “Birlik mücadele zafer”, “Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar ölümsüzdür”, “Kahrolsun emperyalizm”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala”. Kortejin en ilgi çeken yan› gençlerin a¤›rl›kta olufluydu. Belirli propaganda materyalleri ve organizasyon eksikliklerine ra¤men, 5 y›l aradan sonra AT‹F pankart› alt›nda yürünmesi di¤er Türkiyeli ve T. Kürdistanl› örgütlerin ve gruplar›n da dikkatini çekti.

FRANSA LYON 1 May›s öncesi güzergah boyunca afifl çal›flmas› yapan Lyon Partizan okurlar› miting günü ellerinde bayraklar›, bildirileri ve pankartlar›yla yürüyüfl alan›ndaki yerlerini ald›. Tafl›nan pankartlarda befl ustan›n resimlerine büyük bir ilgi vard›. Di¤er devrimci örgütlerin ve yerli iflçi s›n›f›n›n da yer ald›¤› 5000’e yak›n kitle saat 11:00’de yürüyüfl bafllang›ç yerinde yani Place Jacobind’e kortej halinde hareket etti. Yürüyüfl boyunca at›lan sloganlar günceli içeriyordu. Sosyal haklardaki k›s›tlamalar› da içeren sloganlar dikkat çekiciydi. MULHOUSE Yap›lan 1 May›s mitinginde Partizan okurlar›, At›l›m ve Devrimci Demokrasi okurlar› ile birlikte yürüdü. K›z›l bayraklar›n ve flamalar›n dalgaland›¤› yürüyüfl boyunca at›lan sloganlarla dünya iflçi s›n›f›n›n birlik, mücadele ve dayan›flma gününün coflkusu yafland›. Place Renyom’dan bafllay›p Salbatore park›na kadar olan yürü-

10

ULM Ulm’deki Partizan okurlar› da 1 May›s’a gündeme iliflkin pankartlar› ile kat›ld›lar. Almanca “Dünyan›n bütün iflçileri birlefliniz” TKP/ML imzal› pankart›n›n en önde oldu¤u kortejde ayr›ca sosyal y›k›ma, emperyalist savafla ve iflgale karfl› çeflitli pankartlarda aç›ld›. Yürüyüfl s›ras›nda kitleye hitaben Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z ile ilgili TKP/ML MK imzal› bildiri okundu. Sloganlar eflli¤inde

yüfl büyük bir coflkuyla tamamland›. ST-BRIEUC Fransa’n›n St-BRIEUC flehrinde, 1 May›s dünya emekçiler günü vesilesiyle düzenlenen yürüyüflü organize eden Frans›z sendika ve partilerden CGT, FO, PTT SUD, PCF, LCR ve benzeri kurulufllar

Türkiyelilerden de TKP/ML, EK‹M ve MKP ortak bir pankart alt›nda yürüdü. Yürüyüfle yaklafl›k 1000 kifli kat›ld›. Bu yürüyüfle Türkiyeliler yaklafl›k 150 kifli kat›l›m

ya¤murlu havaya ra¤men yürüyüfl coflku ile sonuçland›. Daha sonra derne¤e gidilerek 1 May›s de¤erlendirildi ve Grup fiiar’›n Partizan marfllar›yla etkinlik sona erdi. HAMBURG 1 May›s’a Hamburg YDG olarak kat›lan kitle "Biz kimiz? Gençli¤iz. Biz ne istiyoruz? Gelecek/E¤itim" slogan›n› hayk›rd›. Yaklafl›k 6.000 civar›ndaki kat›l›mla enternasyonal bir flekilde at›lan sloganlar›n yan› s›ra Yeni Demokratik Gençlik ola-

sa¤lad›lar. Frans›zlar›n ço¤unlu¤unun yafll›lardan olufltu¤u gözlendi. Bu sene olan 1 May›s yürüyüflünde okunan bildirilerde Amerikan emperyalizminin Irak iflgali ve Fransa yabanc›lar yasas› ile ilgili s›n›rd›fl› kararlar› protesto edildi. Frans›zlar slogans›z yürürken Türkiyeli mülteciler “Ya-

flas›n K›z›l 1 May›s”, “Yaflas›n Halklar›n Kardeflli¤i”, “Yaflas›n Devrimci Dayan›flma”, “Bir May›s K›z›ld›r K›z›l Kalacak” ve benzeri Türkçe Kürtçe sloganlar› yürüyüfl

34 rak "E¤itim meta de¤ildir, e¤itimin özellefltirilmesine hay›r" yaz›l› pankartla kat›lan YDG’liler miting alan›nda birde halk oyunlar› gösterisi sundu. Ayn› günün akflam› her y›l geleneksel olarak yap›lan 1 May›s e¤lencesi bu y›l da "Emperyalist iflgallere ve kazan›lm›fl sosyal haklar›m›z›n gasp›na karfl› mücadele" slogan› ad› alt›nda yap›ld›. 1 May›s’›n coflkunlu¤u ve k›z›ll›¤› ile 150 civar›nda bir kat›l›mla söylenen marfllar ve okunan fliirlerle sona erdi.

boyunca hayk›rd›lar. Ayr›ca MLKP ve KP-‹Ö de ayr› pankartlar alt›nda yürüdü. TKP/ML YDB’nin 1 May›s’la ilgili bildirisi, Frans›zca bir bildiri, AT‹K’in haz›rlad›¤› Türkçe bildiri yürüyüfl boyunca da¤›t›ld›. Valilik önünde bafllayan, flehir içerisinde dolafl›l›p tekrar valili¤in önünde son bulan yürüyüfl devrim flehitleri için yap›lan bir dakikal›k sayg› duruflu ile sona erdi. PAR‹S Paris’teki Partizan okurlar› bu y›l 1 May›s kutlamalar›na kat›lmadan önce yo¤un bir flekilde bildiri ve afifl faaliyeti yürüttü ve eylemde tafl›d›¤› pankart ile ilgi oda¤› oldu. Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao’nun yer ald›¤› pankart›n yan›nda Proletarya Partisi’nin dört genel sekreterinin resimlerinin bulundu¤u pankart ile ILPS ve gençlik pankartlar› aç›ld›. Sabah saatlerinde bafllayan miting boyunca Partizan kitlesi dikkatleri üzerine toplad›. Canl› müzik dinletisinin de oldu¤u alanda ayr›ca güncele iliflkin bildirilerde da¤›t›ld›. Partizan kitlesi ayr›ca alanda Partizan and› da içti.


11

34 ‹SV‹ÇRE 2004 y›l› 1 May›s’›na emperyalist sald›r› ve iflgal politikalar›n›n h›z kazand›¤› ancak Irak ve Filistin halk›n›n yaflatt›¤› onurlu direnifl bayra¤›n›n daha yukar›lara çekildi¤i koflullarda girildi. ‹sviçre Partizan okurlar› da bu bilinçle 1 May›s’a iliflkin ç›kar›lan Almanca-Türkçe bildiriler ve afifller ile haz›rland›lar. Afiflte belirlenen sloganlar›n içinden geçti¤imiz süreci ifade etmesi ve ‹sviçrelilerinde dikkatini çekmesi olumludur. Partizan okurlar› bu haz›rl›klar sonucu 1 May›s sabah› Zürih’de yap›lacak merkezi yürüyüfle kat›ld›. Yürüyüfl daha önce üzerinde ortaklafl›lan MLKP ile ayn› bloktan yürüyerek bafllam›fl, bu noktada oluflturulmaya çal›fl›lan Güçbirli¤i Platformu da hayata geçirme baz›nda olumlu bir ad›md›r. Yine bu anlay›fltan hareketle demokratik kurumlar›n ortak kampanyalar yürütmesinin de bu olumlu ad›mlar›n sonucu oldu¤unu unutmamak gerekir. Bu y›l ‹sviçre’de sendikalar›n merkezi olarak Zürih’de yapt›klar› 1 May›s yürüyüflünde en çok Türkiyelilerin bulunmas› önemlidir. Bu durum kendili¤inden oluflan bir durum de¤ildir. Devrimcilerin yo¤un ve etkin propagandalar›n›n bu durumda ciddi pay› bulunmaktad›r. Yürüyüfl boyunca Almanca-Türkçe sloganlar›n at›lmas› ve bildirilerin okunmas› oldukça ilgi çekici olmufltur.

AVUSTURYAINNSBRUCK Dünya iflçi s›n›f›n›n birlik ve mücadele günü olan 1 May›s emperyalist iflgallere ve ›rkç›l›¤a, sosyal haklar›n k›s›tlanmas›na karfl› Avusturya’n›n Innsburck flehrinde coflkulu bir flekilde kutland›. AT‹GF’in ve di¤er demokratik kurumlar›n oluflturdu¤u komite olumlu çal›flmas›yla kitlelerin alanlara ç›kmas› sorunlar›na sahip ç›kmas› ve demokratik mücadeleye kat›lmas› noktas›nda somut kazan›mlar›n› devrimci mücade-

7-20 Mayıs 2004

Yürüyüflte sa¤lanan disiplin ve uyum kitleye önemli moral kayna¤› olmufltur. Yürüyüfl bitim noktas› olan alanda yap›lan k›sa ça¤r›larla birlikte güncel olmas› bak›m›ndan ABD ve ‹srail siyonizmini teflhir eden sloganlar at›ld›. ABD ve ‹srail bayraklar›n›n yak›lmas› alanda büyük bir sempati ile karfl›lanarak alk›flland› ve hep bir a¤›zdan “Kahrolsun ABD emperyalizmi” ve “Kahrolsun ‹srail siyonizmi” slogan-

lar› at›ld›. Yine alanda emperyalist savafl, sald›rganl›k teflhir edildi. Filistin ve Irak halklar›n›n emperyalizme ve siyonizme karfl› mücadeleleri alk›fllanm›fl ve dayan›flma sloganlar› ile devam etti. Yürüyüfl alanda içilen Devrim And›’yla son buldu. Yine bu y›lki 1 May›s’›n di¤er farkl› bir yönü de, ‹sviçre Yeni Demokratik Gençlik’in yürüyüfl boyunca kitlelere yönelik yapt›¤› propaganda oldu. Kendi pankartla-

leye yöneltme ve yo¤unlaflt›rma sorununda ciddi kazan›mlar yakalam›flt›r. 1 May›s alan›na 1200 dolay›nda kitle kat›lm›flt›r. En kalabal›k ve kitlesel kortejlerden biri de AT‹GF korteji idi. Göze çarpan en önemli kazan›m AT‹GF’in kitlesinin kortejinin düzenli ve anlay›fl›m›za yak›fl›r, derli-toplu olmas›d›r. Özellikle günün somut koflullar›na uygun tafl›nan pankartlar yürüyüflün ilgi oda¤›yd›. Savafla ve sosyal hak gasplar›na karfl› birlikte hayk›r›lan sloganlar kitlelerin motivesini olumlu etkiledi.

r› alt›nda önde ‹brahim Kaypakkaya’n›n resmi arkada YDG yaz›l› önlüklerle yürümeleri dikkati çekmifltir. Yeni Demokratik Kad›n örgütlülü¤ünden kad›n arkadafllar›n da kendi çal›flmalar› sonucu oluflturduklar› kortejde üzerinde ‹brahim Kaypakkaya’n›n resminin oldu¤u beyaz önlüklerle yürümeleri yürüyüfle ayr› bir renk katm›flt›r. Yürüyüfle 300’ün üzerinde bir kat›l›m sa¤land›. Ayr›ca yürüyüflte ‹sviçre’de sosyal haklar›n gasplar›na yönelik sald›r›lar ve göçmenlere yönelik politikalar ön plana ç›kar›ld›. Yürüyüfle ‹sviçre’de sendikalar (SMUV- GBI vb.); Türkiyeli örgütlerden (TKP-ML, MLKP, DHKPC, MKP, TIKP, TKP-K›v›lc›m), L‹NZ Son y›llar›n en kitlesel kat›l›m›n›n sa¤land›¤› Linz’de alternatif bir 1 May›s düzenlendi. Mitinge kat›lan gruplar hep birlikte “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar›n› att›. Yürüyüfle AT‹GF’in yan›s›ra KPÖ, TAYAD, Wels Alevi Derne¤i ve ÖSE kat›ld›. AT‹GF korteji canl›l›¤› ile dikkat çekerken ‹ngilizce ve Almanca sloganlar da at›ld›. Meydanda yap›lan konuflmada ‹LPS Türkiye Seksiyonu çal›flan› Aliyah Elizabeth Brunner’in kaç›r›larak iflkence görmesi k›nand›. Yürüyüflten sonra KGÖ ve AT‹GF taraf›ndan Melichastr’in kapat›lmas› ile düzenlenen festival coflkulu geçti. HOLLANDA 1 May›s iflçi ve emekçilerin birlik ve dayan›flma günü Rotterdam flehrinde bir yürüyüflle kutland›.Yaklafl›k 1000 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfle Türkiyeli devrimci ve demokratik kurum ve kurulufllar›n çoklu¤u dikkat çekerken Hollanda, ‹ran, Irak ve Srilankal›lar da kitleleriyle mitinge kat›ld›lar. Hollanda Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu yürüyüfle HT‹F imzal› ve Hollandaca, Türkçe, Kürtçe “Yaflas›n 1 May›s” yaz›l› pankart ile kat›l›rken TKP/ML taraftarlar› mitinge 5 ustan›n resimlerinin yan›s›ra, TKP/ML yaz›l› bir pankart ile

Srilankal›lar, Irak Komünist Partisi, Latin Amerikal› Halk örgütleri kat›ld›. Yürüyüfle befl binin üzerinde kitle kat›l›m sa¤lad›. Yürüyüflten sonra her y›l oldu¤u gibi yine Nach Demo diye bilinen ve genellikle ‹sviçreli anti-faflist kesimin ifltirak etti¤i Schvarz blok diye adland›r›lan grubun yapt›¤› yürüyüfl oldukça hareketli geçti. Saatlerce polisle giriflilen çat›flmalar akflama kadar devam etti. Yine ‹sviçre polisinin bu yürüyüfle karfl› Arnavut gençlerini kullanmas›, provokasyon giriflimi gözden kaçmad›. Yürüyüflten sonra topluca aç›lan standa gidildi. Uluslararas› Halk Festivali ad› alt›nda yap›lan etkinli¤e Partizan okurlar› da stant açarak yer kat›ld›. Üç gün boyunca yap›lan konuflmalarla, müzik dinletileriyle, halk oyunlar›yla coflkulu geçen festival oldukça olumlu bir hava yaratt›. kat›ld›lar. HT‹F günün anlam ve önemine uygun sloganlar atarken 1 May›s’›n yasallaflmas›n› ve sosyal hak gasplar›n› sloganlar›nda öne ç›kard›. “1 May›s k›z›ld›r, k›z›l kalacak”, “Yaflas›n partimiz TKP/ML”, “R›za ve Barbara yoldafllar ölümsüzdür”, “Gençler da¤lara partizan iktidara” vb. sloganlar at›ld›. DHKC, MLKP, MKP imzal› pankartlar aç›l›rken Tamil Kaplanlar› da pankartlar› ve yerel müzikleriyle de dikkat çektiler. 1.5 saat süren yürüyüflten sonra yap›lan konuflmalarla eylem sona erdi. LONDRA Devrimci kurum ve kurulufllar›n yer ald›¤› 1 May›s yürüyüflünde ‹ngiliz, Filipin, ‹ran, Hindistan ve Türkiyeli Demokratik Kitle Dernekleri TKM, G‹KDER, YÇKM’nin oluflturdu¤u AntiEmperyalist Blok pankart› alt›nda yerini ald›. TKP/ML, MLKP, T‹KB, DHKPC, MKP, DAYMER, KONGRA-GEL pankartlar›n›n da bulundu¤u ve binlerce insan›n kat›l›m›yla Clarkcenwell Road’de yap›lan yürüyüfl saat 13:00’te bafllad›. Uzun bir yürüyüflün ard›ndan saat 15:30’te bitifl noktas› olan Trafalsuquer Meydan›’na sloganlarla girifl yap›ld›. Meydanda günün anlam ve önemine iliflkin yap›lan konuflmalar›n ard›ndan kitle da¤›ld›.


7-20 Mayıs 2004

12

34

Hindistan Komünist Partisi (Marksist Leninist) (Halk Savafl›) Merkez Komite üyeleri Arun ve Vikas yoldafllar ile röportaj

Yaflas›n proletarya enternasyonalizmi Röportaj yap›lan HKP(ML) (HS) MK üyesinin de söyledi¤i gibi “Partimiz, güçlü bir flekilde proletarya enternasyonalizmini savunmaktad›r. Bu yüzden dergilerimizde, yaz›lar›m›zda di¤er ülkelerdeki hareketlerin genifl bir flekilde propagandas›n› yapmaktay›z. Özelde ise Maoist hareketler üzerine yo¤unlafl›lmakta...” Bunun yan›nda di¤er ülke deneyimlerinden yararlanman›n önemiyle eflde¤er düzeyde olmasa da bizler de mümkün oldu¤unca bu deneyim ve mücadeleleri aktarmaya çabal›yoruz. Bu çaban›n bir ürünü olarak Hindistan’da Maoist Komünist Merkez ile birlikte devrim mücadelesinin en önemli öznesi Maoist kardefl parti HKP(ML)(HS) MK üyeleri ile k›sa bir süre önce yap›lan röportaj› yay›nl›yoruz. Her bir soruya yan›ttaki, eksik ve hatalara yönelik samimiyet ve aç›kl›k, buna karfl›n hatalar› aflmada ve devrime yak›nlaflmada somut/pratik düflünüfl tarz› ve kararl›l›k tüm okurlar›m›z›n dikkatini çekecektir. Bu uzun röportaj› ilgiyle okuyaca¤›n›z› tahmin ediyor ve bundan sonra da bu tür çabalar›m›z›n devam edece¤ini ifade ediyoruz. - Partinizin 9. Kongresi üç y›l önce gerçeklefltirildi. Burada al›nan kararlar›n uygulanmas› için ne gibi ad›mlar att›n›z? Kongre’nin temel görüfllerinden biri, genel çerçevesi belirlenen, Parti içindeki hatalar›n düzeltilmesi için, bir rektifikasyon (düzeltme) hareketine olan ihtiyaçt›. Baz› ciddi hatalar›n alt› çizilmiflti ve bunlardan biri de subjektivizmdi. Di¤erleri de kendili¤indencilik, liberalizm, ekonomizm vb. idi. Bu rektifikasyon hareketi tüm Parti genelinde, genifl bir boyutta gerçeklefltirilmektedir. Bu yolla biz, Partiyi daha büyük ölçüde proleterlefltirmeyi umuyoruz. Fakat bu proleterlefltirme hareketi, rektifikasyonla durmayacak, devam edecektir. Sonuçta yabanc› hakimiyetin oldu¤u, ve Parti üyelerini muhakkak ki etkileyen bir çevrede yafl›yoruz. Yar› feodal bir sosyo-ekonomik yap›ya sahip olan Hindistan’da, bu toplumsal yap›ya ait de¤erler genifl ölçüde güçlü ve zararl›d›r. - Askeri alandaki durum hakk›nda bilgi verir misiniz? Kongre’den sadece birkaç ay önce, 3 MK üyemiz, Shyam, Maresh ve Murali yoldafllar›n flehit düflüfllerinin birinci y›ldönümünde, Halk Gerilla Ordusu (PGA) ilan edildi. Bu yüzden, Kongre s›ras›nda henüz yeni flekillenmiflti. fiimdi, liderlik faktörü olarak davranan merkezi ve eyalet askeri komisyonlar›yla birlikte, kurallara uygun komuta ve kontrol sistemi mevcuttur. Bu y›l, fiubat ay›nda Orissa eyaletindeki, Koraput’ta yüksek baflar›l› harekatlar yapabilmemizin nedeni bu tür bir yap›lanmayd›. Muhtemelen, bir silah deposuna yap›lan ve 500 silah ve çeflitli kalitelerdeki cep-

hane ele geçirilen bask›n› duymuflsunuzdur. Kabaca, iki gerilla bölü¤ü, silah deposunun civar›nda, ayn› anda 8 polis karakoluna (hapishane vb.) büyük bir h›zla sald›rd›. Medya bunun, 1930 y›l›ndaki ünlü Chittagagong cephaneli¤i bask›n›ndan bu yana en büyük sald›r› oldu¤unu ifade etti. Ayn› zamanda, orta Hindistan’da Dandakaranya’da polis ve para-militer güçler, PGA ve milislerin sürekli olarak tacizlerine maruz kalmaktad›r. Son y›llarda PGA büyük ilerleme ve geliflme kaydetmifltir, ancak hala Halk Kurtulufl Ordusu’na geliflmesi için uzun bir yol mevcuttur. - K›rsal kesimdeki çal›flmalar›n›zdan bahseder misiniz? K›rsal alanda, düz ve ormanl›k araziler mevcut. Düzlük alanlar›n ço¤unda, özellikle de Andhra Pradesh eyaletinde, polis harekatlar›n›n yo¤unlaflmas›na ba¤l› olarak, güçlerimiz say›s›z kay›pla karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Kongre’den bu yana, içinde birçok lider kadrolar›n da oldu¤u yüzlerce flehit verdik. Kongre’deki iki kad›n delegemiz Padma ve Lalitha (Andhra Pradesh bölgesindeki Telengana’dan) flehit düfltü. En büyük riske sahip düzlük alanlarda Parti yeni çal›flma yöntemleri gelifltirdi. Tabi ki, Kongre’de oluflturulan merkezi görev, gerilla üslerinin inflas› do¤rultusunda özel bölgelerin s›n›rlar›n› çizmeyi amaçlamaktayd›. Bu yap›ld› ve Parti bunun üzerinde dikkatini yo¤unlaflt›rmaktad›r. S›n›r çizilen alanlar, bu direktif do¤rultusunda kesinlikle gelifltirildi. Fakat, Andhra Pradesh eyaletinde, özellikle Telengana bölgesinde (köken olarak Halk Savafl›n›n kalbinde), say›s›z kay›plardan kaynakl› harekette

bir geri çekilme mevcuttur. Burada hükümet, emperyalistlerle birlikte, hareketi ezmek için tüm gücünü ortaya koymaktad›r. Andhra Pradesh kasab›, Eyalet Bakan› Chandrababu Naidu, Dünya Bankas›’n›n mavi gözlü o¤lan›d›r ve son iki y›l içinde Clinton’›n –biri baflkanken, di¤eri daha sonra- onu iki kez flahsen ziyaret etmesi tesadüf de¤ildir. Bu aç›k bir politikad›r: Dünya Bankas›, halk›n “yüreklerini ve bilinçlerini” kazanmak için, naxalistlerin bulundu¤u bölgelere milyonlarca dolar ak›t›rken, Naidu, faflist teröre baflvurmaktad›r. Bu, DYÇ’nin (Düflük Yo¤unluklu Çat›flma) bir parças›d›r. Önümüzdeki seçimlerde, Naidu Halk Savafl›n›n ezilmesini, temel seçim konusu yapm›flt›r. Anket sonuçlar›, Naidu’nun sadece bask›c› politikalar›ndan de¤il, ayn› zamanda halk›n yaflam› üzerinde korkunç etkilere sahip Dünya Bankas› talimatlar›n› sald›rganca uygulamas›ndan da kaynakl› kaybetmesinin muhtemel oldu¤unu söylemektedir. - Toprak Reformu temel konulardan biri oldu¤una göre, flehirlerdeki örgütlerinizin yap›s›n› nas›l ele al›yorsunuz? Bunun uygulanmas›yla ilgili planlar›n›z nedir? Kongre, flehirlerdeki çal›flmas›n›n çok güçsüz oldu¤unu ve baflta sanayi proletaryas› içinde olmak üzere güçlendirilmesine ihtiyaç oldu¤unu tespit etti. Ayn› flekilde ö¤renciler aras›ndaki güçlü zeminimiz daralm›flt›r. Çabalar›m›z da bu do¤rultuda olmaktad›r. Özellikle son Merkez Komite toplant›s›nda “fiehirlerdeki Politikam›z” üzerine yeni bir doküman haz›rland›. Bu doküman tüm Parti’de çal›fl›lmaktad›r ve büyük flehirlerde uygulanma-

s› istenmektedir. Parti’nin ülkenin neredeyse tüm metropollerinde (Mumbai, Delhi, Kalküta, Chennai, Bangalore vb.) varl›¤› mevcuttur, fakat bu s›n›rl›d›r. Belirli ölçülerde müdahalemizin oldu¤u ve Mumbai’de gerçeklefltirilen Dünya Sosyal Forumu ve Mumbai Direnifli 2004 bu do¤rultuda baflar›l› bir deneyimdi. Bizler, Birleflik Cephe alan›ndaki çal›flmam›z›n da çok zay›f oldu¤unu kabul ediyoruz. Bunun için, Peru Komünist Partisi, Nepal Komünist Partisi (Maoist) ve di¤erlerinin deneyimlerini okuyoruz; tabi ki tüm bunlar› kendi ülkemizin koflullar›na uyarlamak zorunday›z. - Kad›n sorunu hakk›ndaki düflünceleriniz… Bildi¤iniz gibi Hindistan, çok güçlü feodal de¤erlere sahip bir ülkedir. Bunlar yaflam›n tüm alanlar›na yans›makla birlikte, özellikle ataerkil de¤erlerde görülmektedir. Hindistan ayr›ca, tüm sosyal iliflkilerde hakim olan kast faktörüne de sahiptir. Ataerkil düflünce toplumda öylesine derin köklere sahiptir ki, “modernleflme” dahi kad›na karfl› kullan›lmaktad›r. Hikaye, kad›nlar›n erkeklere oran›n›n h›zl› bir düflüfl içerisinde oldu¤u korkusudur. Hindistan’da en “geliflmifl” eyalet olan Pencap’ta bu oran 753 kad›na 1000 erkektir. Normal oran olan 945 kad›na 1000 erkek oran› için Hindistan’da 35 milyon kad›n daha olmas› gerekti¤i tahmin edilmektedir. 1901’de bu say› sadece 3 milyondu. Bu sözde kal›tsal ölüm oranlar› en kötü kapitalist de¤erler ve feodal de¤erlerin birleflmesiyle tüketim ç›lg›nl›¤›yla birlikte yükseldi. Yani bu durumda do¤al olarak ataerkil düflünce Parti içine de yans›maktad›r.


34 Asl›nda rektifikasyon hareketinin önemli noktalar›ndan biri de ataerkilli¤e karfl› savaflt›. Andhra Pradesh eyalet komitesi, Parti içinde bu yans›malar›n, 40 biçimini ortaya serdi. Bunlar, direkt uygun görülmeyen aç›k biçimlerin d›fl›nda, birçok ince yolu içermekteydi. Kongre, direkt Merkez Komite alt›nda, kad›n çal›flmas› için bir alt komite oluflturdu. Bu komite çeflitli raporlar üretti. - Yukar›da kast sisteminden bahsettiniz. Bunun yans›malar›ndan da bahsedebilir misiniz? Ataerkillikle birlikte, kast önyarg›lar›, Hindistan’da feodal düflüncenin önemli bir noktas›d›r. Bu halk›n sosyal yaflam› hemen hemen tüm alanlar› da etkilemektedir. Bu sistemin en kaba ve rahats›z edici belirtisi, dokunulmazlar olarak ifade edilen, nüfusun % 14’lük kesimidir. Dokunulmazlar›n, yüksek kasttan insanlar›n evlerine girmelerine izin verilmez. Ellerinden su içilmez, ekmek yenmez, gerçekten de kimse onlara dokunmaz. Onlar da Hindu olmalar›na karfl›n, Hindu tap›naklar›na girmelerine izin verilmez. Kast sistemi hiyerarflisinde Brahmanlar, merdivenin en üst basama¤›ndayken, dokunulmazlar (flimdi kendilerine dalit demektedirler) en alttad›r. Hiyerarflinin en üstünde yer alanlar kendilerini, afla¤›dakilere göre daha üstün sayarlar ve bunlar›n hepsi kendilerini dalitler karfl›s›nda üstün kabul ederler. Dokunulmazlara karfl› tav›r, Bat›daki ›rkç›l›ktan yüz kat daha kötüdür. Genel olarak tüm yönetici partiler ve örgütler, görüfllerinde kast sistemini desteklerler. BJP ve faflist RSS’nin (BJP’nin ana örgütü) Hin-

13 du flovenizmi yüksek-kast Brahman flovenizminden baflka bir fley de¤ildir. Genel olarak en yoksullar dalitlerdir. Dalitler bu ismi, ABD’deki Kara Panterlerden etkilenen, 1970’lerin ortalar›ndaki Dalit Panterlerinden alm›fllard›r. Sonuçta çok do¤al olarak dalitler, Partimizde büyük say›lar oluflturmaktad›rlar. Parti, kad›n yoldafllara yapt›¤› gibi, dalit kökenli yoldafllar›n da liderlik konumuna ilerletilmeleri için özel çaba harcamaktad›r. - Hindistan’›n çok uluslu bir ülke oldu¤unu söylemifltiniz. Ülkenizdeki ulusal sorunu nas›l ele al›yorsunuz? Bu, Hindistan’da gerçekten çok ciddi bir sorundur. Ulusal sorun, eyaletlerin Merkezle aras›ndaki iliflkilere de yans›maktad›r ve ayn› zamanda, Hindistan’›n bir parças› olmak istemeyen eyaletler/halklar ile de ilgilidir. Hindistan Anayasas›, Hindistan’›n federal bir yap›ya sahip oldu¤unu kabul eder; fakat asl›nda ülke üniterdir. Merkezin, eyaletlerin politik, ekonomik, sosyal ve kültürel tüm alanlar› üzerinde hakimiyeti vard›r. Eyaletler, ekonomik olarak tamamen Merkeze ba¤›ml› belediyelere indirgenmifltir. Her ne kadar Rusya’daki gibi, ulusal hakimiyet olmasa da; özelde televizyon yay›nlar›n›n bafllamas›yla, Hint/‹ngiliz kültürel sald›r›s›, tüm yerel kültürleri bilinçli olarak bast›rmak için yaflama geçirilmifltir. Parti, Hindistan’›n federal bir yap› olmas›n› ve yerel kültür ve dillerin çiçeklenmesini desteklemektedir. Yani Hint/‹ngiliz hakimiyetine bir bütün olarak karfl›d›r. Ayr›ca, ayr›lmak için on y›llard›r mücadele yürütülen Keflmir, Pencap, Kuzey Do¤u sorunla-

r›m›z var. Bunlar, geçen on y›l içinde Hindistan ordusunun bu bölgelerde 50 ila 100 binden fazla insan› katletti¤i askeri iflgal alt›nda olduklar›n› ifade etmektedirler. Partimiz, bu uluslar›n yaln›zca kendi kaderlerini tayin hakk›n› de¤il, ayn› zamanda tüm bu uluslar›n ayr›lma haklar›n› da savunan Hindistan’daki tek partidir. HKM(ML) Kurtulufl gibi revizyonistleflen ML’ler de bu sorun üzerinde Hindistan egemen s›n›flar›n›n flark›s›n› söylemeye bafllam›fllard›r. -Son zamanlarda Partinizle Hindistan Maoist Komünist Merkez (HMKM) aras›ndaki diyaloglar üzerine çokça konufluluyor. Bu konuda gelinen aflamay› özetler misiniz? Bu konuda, 1998 ve 1999 y›llar›nda Bihar eyaletinde, her iki taraftan da yüzden fazla kadro ve sempatizan›n öldürüldü¤ü, iki partinin gerilla güçleri aras›ndaki korkunç çat›flmalardan haberiniz vard›r. Kongreden önce bu çat›flmalar alt düzeylere inmiflti. Çat›flmalar›n durdurulmas›, genifl ölçüde enternasyonal alandaki dostlar›m›z›n yard›m›yla yaflama geçmiflti. Kongreden sonra Maoist Komünist Merkez, görüflme için öneride bulundu. Ve ilk görüflmede her iki taraf da, bunun Hindistan devrimi tarihinde kara bir leke oldu¤unu söyleyerek olanlar için ciddi bir özelefltiri yapt›. Her iki taraf da, kimin daha fazla sorumlu oldu¤u tart›flmalar›na girmemek, bunun yerine tüm Bihar’da taban içinde genifl bir özelefltiri yap›lmas› konusunda hem fikir oldu. Bu ise, ortak bir aç›klaman›n yer ald›¤› bildirilerle yap›ld›. Bu Temmuz/A¤ustos 2001 civar›nda oldu. Ay-

7-20 Mayıs 2004 n› zamanda, Maoist Komünist Merkez, Kongrede tak›n›lan durufl, iki partiyi politik ve ideolojik olarak daha da yak›nlaflt›rd›¤› görüflündeydi. Bundan sonra iki partinin ortak faaliyetleri bafllad› ve bugüne kadar da devam etmektedir. Bu yolla, geliflen kanl› olaylar ortadan kald›r›ld›. ‹ki partinin birleflmesine yönelik ciddi görüflmeler de bundan sonra bafllat›ld›. Bu arada, Halk Savafl›’na da Maoist Komünist Merkez’e de birçok küçük grubun kat›ld›¤› hat›rlanmal›. Daha baflka gruplar da kat›lmak için bekliyorlar. Yani ülkede tek bir proletarya partisine do¤ru yol alan tarihi bir süreç gelifliyor. Bu iki büyük parti birleflti¤inde sonuç almak için (esasta) hiçbir kuflku kalmayacak. Daha önceki on y›llar›n sürekli dökülmelerinin ço¤u, küçük burjuvazinin düflüncesiz acelecili¤i ve sekterizminden kaynakl›yd›. Fakat MKM [flimdiki HMKM] ve HKP(ML) [Halk Savafl›’n›n önceli] otuz y›ll›k ayr› bir tarihi dönemi yaflad›lar. Bu yüzden, temel politik/ideolojik ve örgütsel sorunlara detayl› bir flekilde çözüm sa¤lamak için, kimse süreci aceleye getirmek istememektedir. Tabi ki küçük sorunlar, demokratik merkeziyetçilik temelinde birleflik parti içinde çözümlenebilir. Bunlar zaman alacak fakat sürecin raydan ç›kmayaca¤›na dair umut doluyuz. Ayn› zamanda her iki hareket üzerinde faflist bask›n›n artmas› da, bu fliddetli sald›r›lar› ortak bir flekilde püskürtmek için birli¤i gerektirmektedir. E¤er bu gerçekleflmezse, her iki taraf da kitlelere ve kadrolara karfl› sorumlu olacaklard›r.

Hindistan, çok güçlü feodal de¤erlere sahip bir ülkedir. Bunlar yaflam›n tüm alanlar›na yans›makla birlikte, özellikle ataerkil de¤erlerde görülmektedir. Hindistan ayr›ca, tüm sosyal iliflkilerde hakim olan kast faktörüne de sahiptir. Ataerkil düflünce toplumda öylesine derin köklere sahiptir ki, “modernleflme” dahi kad›na karfl› kullan›lmaktad›r.


7-20 Mayıs 2004

-Bugün tüm gözler Nepal üzerindedir. Nepal’deki devrimci yükselifl Hindistan’daki hareketi nas›l etkilemektedir? Nepal hareketi gerçekten çok büyük ad›mlarla yürümektedir. fiu anda stratejik denge aflamas›nda olduklar›n› söylüyorlar. Ordunun kontrolünü elinde tutan Monarfli, parlamento partileri de dahil, bugün tamamen izole olmufl durumdalar. Bizim Nepal Komünist Partisi (Maoist) ile uzun zamand›r yak›n iliflkilerimiz var. Bildi¤iniz gibi ortak bir flekilde CCOMPOSA (Güney Asya Maoist Parti ve Örgütlerin Koordinasyon Komitesi)’yi oluflturduk. Üçüncü Konferans›n› baflar›l› bir flekilde yeni sonuçland›rd›k. Bir bas›n aç›klamas› yap›ld› ve mevcut olaylar üzerinde Politik Önerge kabul edildi. Nepal’deki hareketin geliflimi, buradaki hareket için son derece önemlidir. Onlar›n çal›flma yürüttükleri baz› alanlar, Kuzey Bihar’da HMKM’nin çal›flma bölgleriyle s›n›rl›d›r. Ülkenin egemen s›n›flar› iki parti aras›ndaki yak›nlaflmadan çok rahats›z olmaktad›r. Bu yüzden Nepal’den Güney’de Andra Pradesh’e kadar 1500 kilometrelik bir “koridor” oluflturmaktan bahsetmektedirler. Hindistan yöneticileri, ABD ile birlikte, Monarfli’nin desteklenmesinde ve Maoistleri ezmek için takviye edilmesinde temel rol oynamaktad›rlar. Biz Hindistan’da Nepal hareketinin propagandas›n› genifl bir flekilde yap›yor ve sürekli Nepal’in iç meselelerine müdahalede Hindistan yay›lmac›l›¤›n›n rolüne karfl› duruyoruz. Nepal halk› kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesinde özgür olmal›d›r ve ne Hindistan ne de ABD ya di¤er emperyalist/yay›lmac› güç, bu ülkenin egemenlik haklar› üzerinde etkili olamaz. Fakat ABD Hindistan’›

14

gelecekteki stratejik orta¤› olarak görmektedir; özellikle de faflist BJP ve bu cephedekilerin hepsi ABD yap›lanmas› ile (ve hatta flimdi Siyonistlerle) yak›n kölelik iliflkilerine sahiptir. Bazen farkl›l›klar ortaya ç›ksa da, Hindistan egemenleri bölgede ABD ç›karlar›na kölece yaklaflmaktad›r. Üstelik, tüm Nepal ekonomisi, Hindistan kompradorlar›n›n idaresi alt›ndad›r. Do¤al kaynaklar›, özellikle de su ve hidroelektrik, Hindistanl›lara ipoteklidir; eflit olmayan anlaflmalar mevcuttur Partimiz tüm bunlara fliddetle karfl›d›r. -Di¤er ilerici güçlerle iliflkilerinizden bahseder misiniz? Onlar› da kazanmak için neler yap›yorsunuz? Asl›nda, daha önce de ifade etti¤im gibi, flehir merkezlerindeki güçlerimiz görece zay›f durumda. Ne sebeple olursa olsun, büyük bir ilerleme gösteremedik. Güçlü bir zeminimizin oldu¤u k›rsal alanda, birçok yerde, tar›m iflçileri ve yoksul köylüler liderli¤i etraf›nda tüm orta güçlerle ittifak yapabilmekteyiz. Asl›nda di¤er ilerici güçlerin kazan›lmas› Birleflik Cephe politikas›n›n bir parças›d›r. Bu konuda da hala zay›f›z. Ayn› zamanda HKP (ML) Kurtulufl ve HKP (ML) Yeni Demokrasi gibi sözde Maoistler ve yine HKP (ML) K›z›l Bayrak ve Tamilnadu Eyalet Örgütleme Komitesi vb. kendi içimizdeki sa¤c› güçler taraf›ndan yap›lan sald›r›lar›n yaratt›¤› zararlar da mevcuttur. Tüm bu parti ve örgütler herhangi bir gerici gibi fanatik bir flekilde silahl› mücadeleye karfl›d›rlar. Bunlar halk savafl›n›n anarflist, terörist oldu¤unu söyleyerek Halk Savafl›’na karfl› kitle kampanyalar› yapmaktad›rlar. Bunlar, Kongre veya BJP’den ay›ran sadece küçük bir faktördür. Tüm bunlar›n hepsinin tonlar› ayn›d›r. Problem ise

bu gruplara yurtd›fl›ndan meflruluk verilmektedir, böylece Hindistan devrimine zarar verilmektedir. Yurtd›fl›ndan birçok Maoist, geçen y›l gerçeklefltirilen Kurtulufl Kongresine kardeflçe selamlar›n› ilettiler, oysa bu partinin HKP/CPM revizyonistlerinden çok az bir fark› vard›r. Di¤er birçoklar› da, ICML’ye kat›lanlar›n ço¤unlu¤u politik ve örgütsel olarak (birço¤u küçük gruplard›r) çok küçük bir grubu meflrulu¤a sahiptir, fakat ne yaz›k ki, ICML listesinde önde gelmektedir. Bizim onlarla, özel sorunlar çevresinde mücadelede bir araya gelmeme problemimiz yok. Fakat bunlar genellikle bizi de¤il, HKP ve CPM’yle birleflmeyi tercih etmektedirler. Bu, hepsinin MR-2004’e kat›lmak yerine, kendilerinin ayr› fonksiyonlarla (HKP(ML) Kurtulufl DSF’nin içindeydi tabi ki) gerçeklefltirdikleri DSF/MR-2004 programlar›nda aç›kt›. Bizim politikam›z aç›kt›r: Ortak sorunlar üzerinde mücadelenin herhangi bir biçiminde birlik yapmaya istekliyiz. Örne¤in sendikal konularda, yerel düzeyde HKP/CPM sendikalar›yla ortak aktivitelere kat›lm›flt›k. Fakat mücadelede ortaklafl›rken, onlar›n revizyonist önderliklerini teflhir eder ve tabanlar›n› kazanmaya çal›fl›r›z. Fakat bu hiçbir zaman onlarla ilgili politik analizimizi ve onlar›n s›n›f karakterlerine dair de¤erlendirmelerimizi suland›rmaz. Onlar, ideolojik bir zemine sahip olan politik cephenin parças› olmal›d›rlar. -11 Eylül sonras› ABD tüm dünya üzerinde sald›r›lar›n› yo¤unlaflt›rd›. Irak’a sald›r›ya bak›fl›n›z nedir. Ve sizce ABD’nin Ortado¤u’daki stratejik plan› nedir? Rakip süpergüç, Sovyet Sosyal Emperyalizminin çöküflünden sonra,

34

Partimiz ABD’nin ayakta kalan tek süpergüç ve dünya halklar›n›n bir numaral› düflman› oldu¤unu belirledi. Bundan önce, Bat› ülkeleri hem ekonomik hem de politik olarak emsalsiz gücünden kaynakl› ABD’nin arkas›nda flu ya da bu oranda birleflmiflti. fiimdi durum biraz farkl›. Avrupa büyüyen rakip ekonomik güçtür, fakat hala askeri olarak boy ölçüflecek durumda de¤ildir. Üstelik 1993-1997 döneminde ekonomideki k›sa ve k›smi iyileflmeyi büyük bir düflüfl izledi. 2000’den bu yana ise keskin bir hal ald› ve bu defa ABD’yi en sert flekilde vurdu. Bu onlar›, özelde ise ABD’yi çat›flma ve savafllara sürüklemektedir. 1990’lardakinin aksine ABD, art›k ganimeti Avrupa gibi di¤er emperyalistlerle paylaflmakta istekli de¤ildir (en az›ndan zorunda olmad›kça). Bu Irak’ta aç›kça ortadayd›. Özellikle kapitalist sistemin motoru ifllevine sahip petrol flirketleri, rezervlerin azalmas›yla birlikte fliddetli bir kriz içindedir. CEO’nun petrol mevduat rakamlar›n› %20 oran›nda yükseltti¤i Shell’deki son inceleme petrol flirketlerinin yeni kaynaklar› ele geçirmek için umutsuzlu¤unu göstermektedir. Bu yüzden Orta Asya’y› ele geçirmeye çal›flmaktad›rlar. –Afganistan savafl› buna yard›mc› olmufltur. Bunlar, büyük petrol rezervlerine sahip Rusya’dan, Rus mafyas›yla karfl› cephe oluflturarak ne koparabilirse koparmaktad›rlar. Venezüella rejimini istikrars›zlaflt›rarak buradaki genifl petrol yataklar›n›n kontrolünü elde etmeye çal›flmaktalar. Kaddafi’yi uysallaflt›rd›lar ve Libya’n›n büyük petrol kaynaklar›na do¤ru ilerlemekteler. Ve tabi ki Irak savafl›yla tüm Ortado¤u’nun en büyük petrol yataklar›n›n kontrolünü istemekteler. ☞


34 Fakat Irak halk› kahraman bir direnifl gelifltirdi. Mao, bir yerde, emperyalistlerin kendi ayaklar›na düflürmek için kayay› kald›rd›klar›n› söylemiflti. Irak ABD emperyalizminin Büyük Yenilgisi’ne (Waterloo) (ya da Vietnam’› demeliyiz) dönüflmektedir. Fakat bizim yaklafl›m›m›zca, tüm devrimcilerin Irak’taki, Afganistan’daki, her yerdeki direnifli desteklemeleri gerekti¤ine inan›yoruz. Yaln›zca ABD’yi elefltirmek ve direnifli desteklememek, büyük küreselleflme ve savafl karfl›t› hareketlerde gördü¤ümüz liberal bir düzeye indirgemektir. Bunlar fundamentalist fiiiler olabilir, Saddam yanl›s› güçler veya Taliban olabilirler. Evet, fakat esas düflmana en küçük zarar veren biri onlar› hedef almaktad›r. Bugün, onlar› ortadan kald›rmak için ABD’yle savaflmak zorunday›z. Bunlar feodal güçler olabilir, fakat tarih defalarca göstermifltir ki, geçici olarak onlarla birleflmek esas düflman› yok etmek içindir. Çin’de Mao, Çan Kay-flek ile, Kamboçya’da komünistler Sihanouk ile ittifak yapt›. Bugün devrimci komünistler zay›f oldu¤unda (ya da silahl› mücadeleye ihanet ettiklerinden) direnmek isteyen halk, ‹slami güçlere dönmektedir. Onlar, geri kazan›lmal›d›r, fakat bu, mücadeleden uzak durarak ve ABD emperyalizmi ile ‹slami fundamentalistleri eflit bir flekilde elefltirerek olmaz. Ne yaz›k ki, kendi hükümetlerine karfl› direnifli destekleyen cephede yer almas› gereken ABD’deki Maoistlerin de yaklafl›m› budur. Onlarla ittifak yaparak onlar›n yan›nda savaflarak, tabanda güveni yavafl yavafl infla edebilir ve onlar› devrimci çizgiye kazanabiliriz. Bugün ‹slami güçler, çeflitli nedenlerden kaynakl› (bizler bunu analiz etme-

15 liyiz, bu flimdiye kadar yap›lmad›) her yerde emperyalistler ve gericiler taraf›ndan vurulmaktad›r. ABD emperyalistleri taraf›ndan her yerde, Siyonistler taraf›ndan Ortado¤u’da, Frans›zlar taraf›ndan Cezayir’de, Ruslar taraf›ndan Çeçenistan’da vb. Hindistan’daki Müslümanlar BJP faflistlerinin fliddetli sald›r›lar› alt›ndad›r. Hindistan’da Hindu faflistleri halk›n yaflamlar› üzerinde büyük bir sald›r› bafllatt›lar ve Müslümanlar› günah keçisi yaparak dikkatleri baflka yöne çekmeye çal›flmaktad›rlar. ‹flte onlarla birleflmenin temel önemi, onlar›n örgütlerinin baz›lar› fundamentalist olsa bile, Hindu faflistlerine karfl› savaflmak ve sald›r› oldu¤unda onlar›n yan›nda yer almada yatmaktad›r. Asl›nda Hindistan’da ABD’yi teflhir etmede büyük güç onlard›r. Coca Cola ve Pepsi’ye karfl› boykotta ilk ça¤r›y› yapan onlard›. Komiktir ki, CPM hükümeti Bat› Bengal’de fabrika yapmas› için Pepsi ile kontrat yapt›. Bu konuda People’s March’ta [Halk›n YürüyüflüHKP(ML) (HS) yay›n organ›] Ocak 2002 say›s›nda “Devrim ve Terörizm” bafll›¤›yla bir yaz› yay›nland›. Bu yaz›y› okuman›z› tavsiye ederim. Yaz› web-sitesinde yer almaktad›r. -Enternasyonal alanda görevlerimiz konusunda ne düflünüyorsunuz? Bizler gerçek Maoistlerin enternasyonal alanda tek bir platformda bir araya gelmeleri gerekti¤ine güçlü bir flekilde inan›yoruz. Özellikle de, halk savafl›na önderlik edenlerin ya da halk savafllar›n› destekleyenlerin. E¤er geri kalm›fl bir ülkeden iseler, bunlar›n silahl› mücadeleye önderlik etmekten veya bunun için ciddi haz›rl›klar yap›yor olmalar› gerekmektedir –pratikleri belirsiz ertelemeyi gerektirmemelidir.

Fakat, koflullar›n demokratik merkeziyetçilik üzerinde 3. Enternasyonal oluflumu gibi bir örgüt için yeterince olgunlaflt›¤›n› düflünmüyoruz. Böyle bir örgüt, mevcut olaylara, do¤ru politik yaklafl›m vermek ve hareketleri koordine etmek üzere çaba sarf etmelidir. Tart›fl›lmas› gereken farkl›l›klar mevcut. Hiçbir partinin bu platform üzerinde herhangi bir hakimiyeti olmamal›d›r. Bu tür bir örgütün düzenli konferanslar› gerçeklefltirilmeli ve lider grubu burada seçilmelidir. Böylesi bir platform üzerinde bu örgütlerin ka¤›t üzerinde kalmas›ndan kaç›nmal›y›z; söylemlerde Marksizm-Leninizm-Maoizm’i kullanmak önemli de¤ildir; as›l önemli olan pratikte uygulanmas›d›r. Minimum birkaç pratikle yaln›zca bu tür örgütler, bunun bir parças› olmal›d›r. Bununla birlikte, do¤ru bir ideoloji, devrimci prati¤e yans›mad›¤› takdirde çok küçük bir de¤ere sahiptir. Örne¤in, Hindistan’da MLM’ye ba¤l› olduklar›n› söyleyen birçok yap› var, fakat bunlar›n bir k›sm› tamamen revizyonistken, di¤erleri de sa¤c› bir pratik izlemektedir. Böylesi bir merkez ayn› zamanda, revizyonist, reformist, anarflist veya post-modernizm gibi moda ideolojilerden herhangi birinden anti-Marksist anlay›fl›n tüm biçimlerine karfl› yarat›c› bir flekilde mücadele eden gerçek bir ideolojik merkez görevi de görmelidir. Bizler böylesi bir platforma hangi isim verilece¤ini önemsemiyoruz. Var olan bir örgütün ismi de olabilir, yeni bir isim de konabilir- fakat bir konsensüs üzerinde iflleve sahip olmal› ve içinde büyük MLM örgütler yer almal›d›r. Yine de, Partimiz ad›na enternasyonal düzlemde çal›flmalara gereken önemi ve dikkati vermedi¤imiz için özür diliyoruz.

7-20 Mayıs 2004 -Son olarak, genel olarak devrimci harekete ve özelde TKP/ML’ye vermek istedi¤iniz bir mesaj var m›? Tüm yoldafllara sadece devrimci selamlar›m›z› iletebiliriz. Selam›n ötesinde enternasyonal alanda herhangi bir mesaj verme durumumuz yok. Enternasyonal alanda yoldafllar› temin edebiliriz ki; gelecekte daha büyük bir rol oynayacak ve bu konuda çaba sarf edece¤iz. UHAB, ILPS ve DHDH gibi örgütler gücünü gelifltirmeli ve küreselleflme karfl›t› hareket içindeki herkesi bir kutup olarak etkilemelidir. Ne yaz›k ki, güçlerimizin noksanl›¤›ndan kaynakl› tüm bunlarda önemli bir rol oynayamamaktay›z. Sonuç olarak, TKP/ML’yle, özelde y›llar önce kurulan uzun iliflkilere sahibiz. Bizler, bunu gelecekte daha derin bir anlay›fl temelinde gelifltirmek isteriz. Partimiz, güçlü bir flekilde proletarya enternasyonalizmini savunmaktad›r. Bu yüzden dergilerimizde, yaz›lar›m›zda di¤er ülkelerdeki hareketlerin genifl bir flekilde propagandas›n› yapmaktay›z. Özelde ise Maoist hareketler üzerinde yo¤unlaflmakta fakat ayn› zamanda anti-emperyalist mücadeleler üzerinde de durmaktay›z. Lütfen Türkiye’deki hareketiniz hakk›nda bize sürekli bilgi gönderin. Ülkeniz dünyada çok stratejik bir konuma sahip. Birçok anahtar medeniyetin geçifl yolunda, Avrupa, Ortado¤u ve Kuzey Afrika ile temas halinde. Bizler Türkiye’deki Maoist hareketin dünya devrimi içindeki büyük önemini biliyoruz. Ayn› flekilde, alt›nda çal›flt›¤›n›z büyük bask›c› koflullardan da haberdar›z. Fakat eminiz ki, devrimci hareket ilerleyecektir. Lütfen, Türkiyeli tüm yoldafllara devrimci selamlar›m›z› iletin. Teflekkür ederiz.


7-20 Mayıs 2004

16

34

‹BRAH‹M KAYPAKKAYA YAfiIYOR! 18 May›s anma de¤il, canlanma günüdür!

Not: Elimize posta kanal›yla geçen bildiriyi haber de¤eri tafl›d›¤›ndan oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. Kürt, Türk, Çeflitli Milliyetlerden Türkiye Halk›na; Partimizin kurucu-önderi ‹brahim Kaypakkaya yoldafl›n, komprador patron-a¤a devleti taraf›ndan iflkencede alçakça katlediliflinin 31. y›ldönümünde; Onu, davas›na sahip ç›karak yaflatmaya çal›flman›n yegane yol oldu¤u bilinciyle, sosyalizm ve nihayetinde komünizm u¤runa, demokratik halk devrimi hedefiyle, halk savafl› güzergah›nda yürümeyi sürdürüyoruz. Ona, bugün gönderebilece¤imiz en güçlü mesaj; bu yolda ad›mlar›m›z› daha da s›klaflt›raca¤›m›z, görevlerimize daha s›k› sar›laca¤›m›z, hedeflerimize daha iyi kilitlenece¤imiz olacakt›r. Önder yoldafl›m›z; Marksizm-Leninizm-Maoizm’in Türkiye topraklar›na düflen tohumuydu. Ülkemizde h›zla geliflen s›n›f mücadelesinin çeflitli safhalar›ndaki çetin muharebelerinden süzü-

lerek boy verdi. Büyük deneylerin ve devrimlerin yo¤urdu¤u ve flekillendirdi¤i bir bilincin ve ö¤retinin bileflkesi olarak yolunu çizdi ve mücadeleye yeni bir yön tayin etti. Proletarya önderli¤indeki Halk Savafllar› devrinin ülkemizdeki fitilini ateflledi. Ayn› y›k›c›l›k ve yap›c›l›¤›, ideolojik ve siyasal düzlemde radikal bir biçimde gerçeklefltirdi. Komünizmin kurucular› ve büyük ö¤retmenlerinin her türden burjuva çizgisi ile hesaplaflmas›ndaki titizli¤in, uzlaflmazl›¤›n ve netli¤in bir benzerini sergileyen Kaypakkaya; o ana kadar Türkiye “sol” hareketinin hemen her taraf›na çöreklenmifl bütün ak›mlarla hesaplaflarak getirdi¤i tezlerle, kelimenin tam anlam›yla, maskeleri, örümcek a¤lar›n› ve tabular› tarihin çöp sepetine yollad›. Beraberinde, alternatiflerini sunarak, Türkiye devriminin temel meselelerine iliflkin çözümlemelerde bulundu. ‹brahim Kaypakkaya, son derece s›n›rl› say›da yoldafl›yla partimizi kurdu, yine k›s›tl› say›da yoldafl›yla sava-

fl› gelifltirmeye çal›fl›yordu. Hiçbir zaman, “koflullar”a s›¤›nmad›, “koflullar”›n esiri olmad›. Sürekli, komünist iradenin gücüne, do¤ru çizginin mutlak ve nihai zaferine inan›yordu. Komünist iradeyi aç›mlarsak; hiç kuflkusuz, direngenlik, kararl›l›k, özveri ve ›srar gibi özellikler ile donanm›fl olmak gerekiyordu. Onu çizgisine ba¤l› k›lan, bu karakteristik yap›s› olmufltur. Komünist kimli¤ini deflifre eden bu yap›s›, Kaypakkaya’n›n yaflama/s›n›f mücadelesine müdahale eden kiflili¤ini aç›klar. Bu müdahalesi, onun yoldafllar›yla beraber yaratt›¤› en büyük eser olarak partimizi s›n›f mücadelesine katm›flt›r. Ard›ndan geçen on y›llarca sene boyunca, partisinin/partimizin devrimci mücadelede iflgal etti¤i yer ve halen yürütmekte oldu¤u faaliyet, bu katk›n›n anlam ve de¤erini ortaya koymaktad›r. Kald› ki bunun gerçek de¤eri, önümüzdeki süreçte, partimizin misyonuna uygun daha etkili fonksiyon oynamas›na paralel, çok daha iyi anlafl›lacakt›r.

Önder yoldafl›m›z Kaypakkaya, uluslararas› komünist hareketin tarihine iflkencehanelerdeki direnifli ve sergiledi¤i örnek, ilkeli, disiplinli, yarg›layan prati¤i ile de geçti. Sorgusu, ifadesi, tutumu ile s›radan bir direniflten öte komünist karfl› koyufl tavr›n›n nas›l sergilenmesi gerekti¤ini örnekleyen ‹brahim yoldafl; iflkencecileri tan›k olmad›klar› bir yenilgiye u¤ratarak Türkiye’de bu anlamda da bir gelene¤in yarat›lmas›na öncülük etmifl oldu. ‹flkencede her direnenin komünist olmad›¤› bir gerçek ise de; ‹brahim Kaypakkaya yoldafl, iflkencenin-sorgunun bütün safhalar›ndaki politik tutumu, aktif tavr›, düflman› “yarg›layan” ve yürüttü¤ü silahl› mücadeleyi “savunan” prati¤i ile tam da komünist oldu¤u için bu tarzda örnek bir direnifl sergilemifltir. ‹brahim yoldafl›n düflman›n eline geçti¤i andan itibaren tak›nd›¤› ve iflkencede kurfluna dizilerek katledildi¤i ana kadar sürdürdü¤ü bu tavr›n anlam ve önemi, bulundu¤u koflullar ve uygulanan a¤›r iflkenceler hesaba kat›ld›¤›nda;


34 özellikle “önder” kimlikli flahsiyetlerle k›yasland›¤›nda, her geçen gün çok daha net bir biçimde görülmekte ve anlafl›lmaktad›r. 18 May›s, 31 y›ld›r takvimin en “anlaml›” günlerinin bafl›nda geldi bizim için. Bunu her seferinde ve ayn› hislerle yaflaman›n komünizm kavgas›nda ›srar›n ad› oldu¤unu çok iyi biliyoruz. Bu sembolün, bu ruh hali ve duygunun, bu ›srarla beraber yaflayaca¤›na da bütün kalbimizle inan›yoruz. 18 May›s, Türkiye’de komünistlerin önderli¤indeki mücadelenin baflar›ya ulaflaca¤›n›n Mustafa Suphi ve yoldafllar›n›n katledilmesinden sonra ikinci kez, en anlaml› mesaj›n› vermifltir. Faflist diktatörlük, Sinan ve yoldafllar›n›n Nurhak’larda; Ulafl’›n Arnavutköy’de; Mahir, Cihan ve yoldafllar›n›n K›z›ldere’de; Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in ‹dam Sehpalar›nda ve yoldafl›m›z Ahmet Muharrem’in fiehremini’deki kahramanca direnifli karfl›s›ndaki yenilgilerinin ard›ndan bir büyük darbeyi de önder yoldafl›m›zdan ald› ve çareyi bedenini iflkence ile parça parça ettikten sonra kurfluna dizerek katletmekte buldu. 18 May›s; 12 Mart sürecinin tümü göz al›nd›¤›nda, yürütülen silahl› mücadelede, onlarca devrimci önderi ve kadroyu katlederek, yüzlercesini etkisiz hale getirerek, örgütlenmeleri da¤›t›p çökerterek pratik ve psikolojik üstünlük sa¤layan düflman›n, bu hevesle “özellikle” yüklendi¤i halde, gösterilen komünist direnifl tavr› neticesinde kendi ininde a¤›r bir yenilgiye u¤rat›lmas› anlam›nda, son derece önemlidir. Bu anlam›yla da 18 May›s; ‹brahim yoldafl›n, çat›flarak, direnerek, meydan okuyarak, devrimin fliarlar›n› hayk›rarak flehit düflen bütün devrimciler ad›na; çeflitli milliyetlerden Türkiye halk› ad›na, 12 Mart Askeri Faflist Diktatörlü¤üyle, Diyarbak›r ‹flkencehanelerinde hesaplaflmas› ve bu muharebeden komünist kimli¤ine yak›flan bir biçimde düflmana diz çöktürerek ç›kmas›d›r. Ancak burada bir kez daha alt›n› çizelim ki, önder yoldafl›m›z›n iflkencedeki tavr›; örnek, sars›c› ve tarihi oldu¤u kadar, her komünistin tak›nmas› gereken derecede ola¤an, yal›n ve mütevazidir. ‹flçiler, Köylüler, Gençler; “Kaypakkaya’y› aflmak”tan bahseden, onun geçmiflte kald›¤›ndan söz eden, meflhur “flartlar de¤iflti” edebiyat›na baflvuran bir k›s›m kifli ve çevreler, ‹brahim’in 32 y›l önce mezara gömdü¤ü reformist, oportünist ve revizyonist görüflleri, tasfiyecili¤in yeni formasyonu alt›nda piyasaya sürmeye çal›flmaktad›rlar. Ne var ki ‹brahim yoldafl, 32 y›l önce oldu¤u gibi bugün de onlar›n en güçlü panzehiri durumundad›r. Partimizin önünde Kaypakkaya’n›n “afl›lmas›” de¤il, ileri “tafl›nmas›” ve yeni kuflaklara “afl›lanmas›” görevleri vard›r. ‹brahim yoldafl› da flekillendiren ve

17 yön veren MLM bilimi; hiç kuflkusuz, dün oldu¤u gibi bugün de partimizin rehber ideolojisidir. Kaypakkaya’n›n siyaseti, bunun ›fl›¤›nda yaz›lm›flt›r. Bu ideolojiden kaynakland›¤› için Türkiye devrimine yol gösterici olabilmifl, bir dizi meseleye aç›kl›k getirebilmifl, ön aç›c› bir rol oynayabilmifltir. Hala ayn› fonksiyona sahip olabilmesinin esas nedeni de Türkiye’nin temel gerçeklerinde bütünlüklü bir de¤iflikli¤inin yaflanmam›fl olmas›d›r. Zira böylesi bir de¤iflim bizimki gibi ülkelerde zaten devrim sorunudur. Aksine, aradan geçen 32 senede dünya, Türkiye’nin yer ald›¤› bölge ve özellikle ülkemiz, ‹brahim yoldafl›n tez ve önermelerini bütünüyle do¤rulayan ve ispatlayan geliflmelere sahne olmufltur. Yine partimiz tarihinin her sayfas›, önder yoldafl›m›z›n s›n›f mücadelesinde alt›n› hassasiyetle çizdi¤i ilkelerin ve hususlar›n esasl›¤›n›, önemini, belirleyicili¤ini döne döne do¤rulayan pratiklerle yaz›lm›flt›r. ‹brahim Kaypakkaya’n›n programatik temellerini 32 y›l önce oluflturdu¤u partimiz, bu eksende ç›kt›¤› devrim yolculu¤unu, savafl›n her cephesinde, mücadelenin her mevzisinde, direniflin her alan›nda sürdürerek; büyük bedeller ödemifl, yüzlerce flehit ve kay›p vererek bugünlere gelmifltir. Ayn› ruhla, ayn› coflku ve kararl›l›kla yoluna devam etmektedir. Yarat›lan de¤er ve kazan›mlar›n küçümsenmesi; devrim mücadelesinin ne oldu¤unu bilmeyenlerin, s›n›f mücadeleleri tarihinden bihaber olanlar›n ve dahas› ülkemiz yak›n tarihinde yaflananlar› de¤erlendiremeyenlerin, kendi umutsuzluklar› ve tükenifllerini partimizin sürecine atfetmeleridir. Önder yoldafl›m›zdan devrald›¤›m›z bayrak, kirletilmeden ve de yere düflürülmeden tafl›nm›flt›r. Parti bayra¤›n›n daha yukar›lara kald›r›lmas› konusunda, hiç bir zaman bulundu¤umuz yerden memnun olmad›¤›m›z ve olmayaca¤›m›z bilinmelidir. Bugün bu hassasiyeti her zamankinden fazla duydu¤umuz tarihi bir süreçten geçiyoruz. Bu sürecin tarihi önemi, emperyalizmin, ülkemizin de dahil oldu¤u co¤rafyay› içine alan bölgede kapsaml› iflgal ve sald›r›lar›n› yo¤unlaflt›rmas›ndan kaynaklanmaktad›r. ABD emperyalizminin önderlik etti¤i bu operasyon dalgas›, önümüzdeki y›llarda daha büyük çapl› çat›flmalara, iflgal ve savafllara yol açacakt›r. Emperyalistler, gerek kendi krizlerine yan›t, gerek kendi aralar›ndaki hegemonya kavgas›ndan ötürü, gerek belli bölgelerdeki ba¤l› rejimlerine çeki düzen verme ihtiyac›ndan kaynakl›, gerekse de ulusal ve sosyal uyan›fllara ve mücadelelere set çekmek amaçl›; askeri, siyasi, ekonomik müdahalelerde bulunmak için seri ad›mlar atmaktad›rlar. fiu s›ralar hamle üstünlü¤ü, askeri gücünün avantaj› nedeniyle esas olarak ABD emperyalizminde olmakla beraber, di¤erleri de kimi zaman ona destek olarak, kimi za-

man da bölgesel düzeyde ve küçük çapta benzer müdahaleler gerçeklefltirebilmektedirler. Dünya giderek “orman kanunu”nun daha net ifade buldu¤u aç›k emperyalist iflgal ve talan aflamas›na do¤ru sürüklenmektedir. Ülkemizde ise, faflist diktatörlük tarihinin en “kraldan çok kralc›” hükümetlerinden biri iflbafl›ndad›r. Her fleyiyle ABD’de kurgulanan ve piyasaya sürülen, hükümet oldu¤undan beri de beceriksizlikleri nedeniyle ayk›r› düfltü¤ü durumlar hariç, tümüyle Washington’dan yönetilen AKP yönetimi; 28 Mart yerel seçimlerinden istedi¤i kadar olmasa da belirli oranda destek alarak ç›kman›n avantaj›yla, içeride gerekli düzleme ve düzenlemelerin haz›rl›klar›na hemen giriflmifl, bölgede yeni üstlenece¤i görevler için efendilerinin talimatlar›n› beklemeye koyulmufltur. Bunun için haz›rl›klar›n start alaca¤› tarih, ‹stanbul’un evsahipli¤i yapt›r›laca¤› NATO zirvesidir. Devrimciler, Yurtseverler, Yoldafllar; Büyük çapl› sald›r›lar ve kap›flmalar›n yafland›¤›, dalgalar›n kabard›¤› ve herkesi bir biçimde içine çekti¤i dönemler, ayn› zamanda f›rsatlar›n ortaya ç›kt›¤› anlard›r. Bu kavgan›n tam ortas›nda, direniflin en önünde olunmas› gerekmektedir. Önder yoldafl›m›z›n, “çok k›sa” ama döneme ve oradan süzülerek tarihe damgas›n› vuran yaflam› ve mücadelesinden ö¤renilmesi gereken bir baflka önemli husus da; “at›l›m”, “giriflim”, k›sacas› “hareket” olgusudur. Kaypakkaya’n›n bütün benzer komünist önderler gibi ay›rt edici vas›flar›ndan en önemlisi, “teori-pratik diyalekti¤i”ni mükemmel kavray›fl› idi. MLM teorinin vazgeçilmezli¤ine, yön göstericili¤ine, onsuz her fleyin karanl›kta el yordam›yla ilerlemeye benzeyece¤ine inan›r, ancak pratik olmadan da en ileri programlar›n dahi bofl birer gevezelikten öteye gitmeyece¤ini savunurdu. Bu konuda Marx’›n “‹leriye do¤ru at›lan her ad›m, her gerçek ilerleme, bir düzine programdan daha önemlidir” sözlerinin anlam›na vak›f olarak pratik sergiledi. Dün oldu¤u gibi bugün ve daima ‹brahim, bizim için ayn› zamanda bu prati¤i ile örnek ve rehber olmaya devam ediyor ve edecek. Partimiz, yaln›zca bu hareket tarz›n›n benimsenmesi halinde s›n›f mücadelesine önderlik edilebilece¤i ve savafl›n gelifltirilebilece¤inin bilincindedir. Aksi halde karfl›lafl›lacak sonuçlar, partimizin tarihindeki ac› deneylerle sabit oldu¤u gibi, s›n›f savafl›m›nda elde etti¤imiz mevziyi ve bulundu¤umuz noktay› da aç›klamaktad›r. 18 May›s’lar ne s›radan bir anma ne de muhasebe günüdür. 18 May›s’lar, basmakal›p bir biçimde mücadelenin ivmesinin yükseltilmesinden dem vurulup geçildi¤i, s›radanlaflt›r›lan birer klasik törensel/anma etkinli¤i

7-20 Mayıs 2004 olmaktan da ç›kar›lmal›d›r. 18 May›s öncelikle, önder yoldafl›m›z›n sonsuza kar›fl›r ve bayra¤› partimiz flahs›nda biz yoldafllar›na devrederken b›rakt›¤› miras›na ve and›na ne kadar sahip ç›kabildi¤imizi sorgulamam›z, gerçeklerle yüzleflmeyi baflarabilmemiz gereken günler haline gelmelidir. Gerçeklerle, olgularla nesnel olarak yüzleflme baflar›s›n› göstermek her zaman için ilerleticidir. Ancak bu sayede “unutulmaz”l›k esprisi ve “anlam” bütünlü¤ü devam ettirilebilecek, 18 May›s’lar “anma” günü olmaktan ç›k›p “canlanma” günü haline gelebilecektir. ‹brahim Kaypakkaya, inanc› gözlerinden okunan bir komünist önderdi. U¤runa flehit düfltü¤ü ideolojinin cisimleflti¤i Türkiye proletaryas›n›n örgütlü öncü müfrezesi partimiz, bu inanca s›k› s›k›ya sar›larak, bu ideolojiye büyük bir sadakatla ba¤lanarak mücadelesini sürdürüyor. Bütün yenilgiler, kay›plar ve darbelerden, bütün engellemeler, sapmalar ve ihanetlerden temelleri sa¤lam oldu¤u, karakteri/niteli¤i komünist oldu¤u için y›k›lmadan ç›kmay› baflard›. Her fleye ra¤men yaralar›n› sard›, her defas›nda kendini toparlamay› bildi ve kan kaybetse de mücadeleyi kesintiye u¤ratmadan sürdürme baflar›s›n› gösterdi. Bugün, ilk günkü gibi, her zamanki gibi, ileriye umutla, kararl›l›kla, azimle ve coflkuyla bakman›n; ‹brahim yoldafl ve ard›l› flehit yoldafllar›m›z›n büyük bir özveriyle tafl›yarak bizlere devretti¤i k›z›l bayra¤› dalgaland›rma ve kavgalar›n› sürdürürüyor olman›n, onuruyla yol al›yoruz. Her günü taze bir bafllang›ç olarak kabul edecek kadar enerjimizi diri tutmak durumunday›z. Yeniyi ve gelece¤i temsil etti¤imiz, hakl› ve kazanmaya mahkum olan taraf oldu¤umuz için bu böyle olmak zorundad›r. Proletarya, ezilen halklar ve uluslar›n ac›mas›zca sömürülmesi ve katledilmesi, do¤an›n vahflice tüketilmesi ve dünyan›n h›zla felakete do¤ru sürüklenmesinin bir an önce önüne geçilmesi için bu görev üstlenilmek durumundad›r. Bunun için her 18 May›s, bu misyonumuzu ne kadar bilince ç›kard›¤›m›z› görmemizden öte, göstermemize f›rsat sunan bir sürecin yeniden ve yeniden bafllang›ç sayfas› olmal›d›r. ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA YAfiIYOR! 18 MAYIS KOMÜN‹ST D‹REN‹fi RUHUNUN CANLANMA GÜNÜDÜR! KAHROLSUN EMPERYAL‹ZM, FAfi‹ZM VE HER TÜRDEN GER‹C‹L‹K! YAfiASIN PART‹M‹Z TKP/ML VE ÖNDERL‹⁄‹NDEK‹ T‹KKO, TMLGB! YAfiASIN HALK SAVAfiI! Türkiye Komünist Partisi/ Marksist-Leninist MK SB May›s 2004


7-20 Mayıs 2004

18

34

Gerilla anlat›mlar›... Gerilla anlat›mlar›... Gerilla anlat›mlar›... Gerilla anlat›mlar›...

Kan›m›zla k›z›llaflt›n, gelece¤e ad›n› verdin

GENE GELD‹K MAYIS! Aç›klama: Elimize posta kanal› ile ulaflan bu yaz›y› “Gerilla anlat›mlar›” yaz› dizimize devam etmek için ve güncel olmas›ndan dolay› oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. “Proletarya Partisi tarihinde dillere destan çok çat›flmalar ve direnifller vard›r... Halkta derin bir sevginin ve ba¤l›l›¤›n somut ifadeleri olan, Partili duruflu, T‹KKO’cu duruflu ortaya koyan nice direnifller, destanlar ve kahram a n l › k l a r. . . Kad›köy-Alt›yolda’da Mehmet Zeki; Palu’da; Kaz›m Çelik ve dört yoldafl›; yine Palu’da Refik Yaflar ve üç yoldafl›; Kartal’da Emre Bilgin ve üç yoldafl›; Yelda¤›, Ese Yaylas›, Arho¤ ve niceleri. ‹flte bunlardan birisi de 21 May›s’ta Giresun ili Bulancak ilçesi Bektafl Yaylas› E¤rice Alan mevkiinde T‹KKO gerillalar› taraf›ndan yaz›lm›flt›r. Bektafl çat›flmas›... Kahramanl›klar, fedakarl›klar ve yarat›lan de¤erler...” May›s’›n anlam› bir baflkad›r gerilla için. Devinimi, yenili¤i ve de¤iflimi simgeler; kabuklar k›r›l›r, özgürlü¤ün tad›na var›l›r. Zorlu geçen bir k›fl boyu kendilerini s›cak ba¤r›nda gizleyen tabiat anaya teflekkür eder, her bakt›klar›nda bulutlar›n aras›ndan kendilerine gülümseyen Koçkayas›’na selam çakar, Göktepe’nin yücelerinden süzülen hayat p›narlar›na veda eder gerillalar. Gerilla birli¤i harekete geçmifltir. Yükseklere ç›k›ld›kça yeni yeni tepelerle selamlafl›l›r, derin vadilerin içine saklanm›fl yerleflim yerlerinin gizleri çözülür. ‹flte dere memleketi Dereli’nin köyleri; Göktepe amma da heybetli durmakta, ya Çalda¤, ya Bektafl ve de Karagöl... Gö¤e en yak›n› Karagöl’dür, dört mevsim karl›d›r zirvesi. Giresun, ayaklar› alt›ndad›r gerillan›n, ama anlafl›lan yürüyüfl epey zorlu geçecektir. Hedef, en h›zl› flekilde planlanan bölgeye ulaflmak oldu¤undan kitle faaliyeti bu hedefe ba¤l› olarak ve ihtiyaca göre yürütülmektedir. Art›k Bulancak s›n›rlar›na girilmifltir. Birlikteki deneyimli gerillalar iyi tan›rlar bu bölgeyi; zira bir önceki sene onlar› misafir etmifltir Bulancak. Bölge aç›s›ndan önemli tohumlar at›lm›flt›r burada. fiimdi karfl›lar›nda görkemli durmaktad›r Karagöl’ün küçük kardefli Canik ve onun hemen ete¤indeki Bektafl. Bektafl’›n ayr› bir anlam› vard›r ayn› zamanda. Önceki Giresun birli¤inin Bektafl’ta girdi¤i çat›flma, gerillan›n düflmana karfl› duruflunun bir ifadesi olmufltur. Çat›flmay› yaflayan gerillalar, flimdi farkl› duygularla dürbünlemektedir çat›flma bölgesini ve Bektafl’›; ama ç›kacak çat›flmadan habersiz ... Deneyimli gerillalar daha iyi bilir, daha önceden kal›nan bir bölgede insan kendini daha güvende hissetmektedir. Ulafl›lan konaklama yerinde yürüyüflün devam› için ihtiyaçlar karfl›lanacak ve k›sa süre dinlenilecektir, ihtiyaçlar giderilir gerilla birli¤i toparlan›r, akflam› geçirecek bir yer bu-

lunur ve kal›n›r. Riskli bir noktaya yaklafl›lmaktad›r. Sabah, gün ›fl›madan harekete geçilecektir. Tarih May›s’›n 21’ini göstermektedir. Günefl, bir garip do¤mufltur bugün. Az sonra kopacak f›rt›nay› haber verircesine garip bir sessizlik vard›r do¤ada. Arazideki de¤iflimler dikkat çekicidir. Orman kesimcilerinin ve köylülerin kulland›¤› orman yolunun etraf› bar›nak bölgesine do¤ru yo¤un bir flekilde a¤açlar kesime u¤ram›flt›r; sanki yol uzaktan görüntü al›nacak duruma getirilmifltir. Dün fark›na var›lan baz› durumlar flimdi anlamlanmaktad›r. Gerillalar›n büyük dereyi geçmek için kulland›klar› a¤aç köprü kald›r›lm›fl, dere boyu uzanan orman yolu dere sular› alt›nda kalm›flt›r. Bu geliflmeler komutan›n ve deneyimli gerillalar›n dikkatini çekmifl ve duyarl›l›¤› art›rm›flt›r. Gerilla birli¤i sabah kahvalt›s› için dereden su al›r ve orman›n derinliklerine çekilir. Atefl yak›l›r, çay demlenir ve kahvalt›ya oturulur. Ama orman›n derinliklerine dalan gözlerin hiçbirisi göremez pusudaki düflman›. Nas›l görsün ki; düflman, mevzilerinde sinsice onlar› beklemektedir. Yürüyüfle daha güvenli devam edilmesi için bar›nak ve bar›nak deposunun kontrol edilmesi; planlar›n buna göre yap›lmas› gerekmektedir. Ortamda konuflulan bu ifl için Polat kendini önerir komutana. Bu ad›m karfl›s›nda komutan›n, görevi Polat’a vermekten baflka bir seçene¤i kalmam›flt›r. Hem komutan sever Polat’›n bu özelli¤ini ve onu k›rmak istemez. Polat ve Duran’dan oluflan birim haz›rl›klara bafllar. Silahlar kontrol edilir, üst-bafl düzenlenir, fazlal›klar b›rak›l›r. Komutan, görev birimini bir köfleye çekerek görev üzerine konuflur. Yol güzergah› çizilir, görevin nas›l yerine getirilece¤i, en ince ayr›nt›s›na kadar hesaplan›r. Görev birimi çok dikkatli davranacakt›r. Noktaya, herhangi bir olumsuzluk olmad›¤› iyice netlefltirildikten sonra yaklafl›lacak, düflmana dair herhangi bir belirti görüldü¤ünde ise h›zl›ca geri dönülecektir. Önemli geliflmeler telsiz yoluyla aktar›lacak ve komutan bilgilendirilecektir. Konuflma bitirilir; görev birimi art›k göreve haz›rd›r. Polat ve Duran’›n coflkular› gözlerinden okunmaktad›r. ‹kisi de kendinden emin, tekrar görüflmek dile¤iyle yola koyulur. Kalanlar ise kendilerine bir meflgale bularak köflelere çekilirler. O anda tüm bu düflünceleri da¤›t›rcas›na, yak›n›nda konaklanan patikan›n üst taraf›ndan bir konuflma sesinin yaklaflt›¤›n› bildirir nöbetçi. Durumu ilk anlayan nöbetçidir. ‹ki köylü birbirleriyle konuflarak, patikadan yola do¤ru inmektedir. Asl›nda gerillan›n al›flk›n oldu¤u bu gibi geliflmeler, o an için garip gelmifltir onlara. Belki de düflman›n› etrafta sinsi-

ce bekledi¤ini sezmifltir baz›lar›. Durum netleflmifl ve birlik normal pozisyonunu alm›fl olmas›na ra¤men, baz›lar› birazdan kopacak f›rt›nan›n sezgisiyle korumaktad›r duyarl›l›¤›n›. Saat 08:00 sular› ve kahrolas› f›rt›na kopuyor. Göreve gidenlerin oldu¤u yönden yo¤un silah sesleriyle yank›lan›yor vadi. Tüm do¤a dinlemektedir silahlar›n ritimli melodilerini. Sesler vadiden ç›k›p Canik’e, oradan da Karagöl’e kadar yükselmifl; Bektafl ikinci defa tan›k olmaktad›r gerillan›n direnifline. Silah sesleri birkaç dakika devam eder, ard›ndan ortal›k derin bir sessizli¤e gömülür. Gerilla birli¤i daha güvenli bir yere geçmek için h›zl›ca toparlan›r. Herkes de¤iflik duygular içerisindedir. Umut, karamsarl›k, üzüntü, öfke ve ac› birbirine kar›flm›flt›r. Gözler komutanda, gelecek talimat beklenmektedir. Komutan ise belki de en yo¤un duygular› yaflayand›r. Telsizden haber bekler, ama gelmez. Yoldafllar›n çantalar› konaklama yerinde b›rak›l›r ve patikadan yukar› do¤ru hareket edilir. Komutan›n kula¤› telsizde, yoldafllar›ndan haber beklemektedir. Arada bir kendisi de ça¤r› yapmakta ama yan›t alamamaktad›r. Umut, ad›m ad›m tükenmektedir. Gerillalar birkaç dakika sonra kayal›¤a varm›flt›r; yoldafllardan ise hala bir haber gelmemifltir. Yapacak fazla bir fley yoktur. Terk edilen konaklama yerinde bir süre beklendikten sonra art›k harekete geçilecek ve oradan uzaklafl›lacakt›r. Çat›flma yeri, grubu tehlikeye sokacak kadar yak›n oldu¤undan bölgenin terk edilmesi gerekmektedir. Yoldafllar›n› beklemek için iki deneyimli gerilla görevlendirilir. Yap›lacak görev tehlikelidir, zira düflman beklenilen süre içerisinde konaklama yerine ulaflabilecek durumdad›r. ‹ki gerilla k›sa sürede noktaya ulafl›r, uygun flekilde mevzilenerek beklemeye koyulur. Yaklafl›k 45 dakika beklenecek, bir geliflme olmad›¤› taktirde geri dönülecektir. Çat›flma sonras› sessizlik bozulmufl, flimdi çat›flma yerinden köpek havlamalar›, düflman›n konuflma ve ›sl›k sesleri yükselmektedir. Mevzideki iki gerilla için zor anlard›r bunlar. Zaman ilerledikçe umut tükenmekte, düflmana olan nefret bilenmektedir. Düflman›n sanki zafer kazanm›flças›na çald›¤› ›sl›klar› duyan gerillan›n öfkesi kabarmakta, “Alçaklar, hadi gelin de gösterelim gününüzü!” diye geçirmektedir içinden. Etraf› pür dikkat kontrol eden iki gerilla, arada bir birbirlerine bakmakta; kesiflen gözler, ayn› duygular›n yafland›¤›n› anlatmaktad›r birbirine. Düflman gelirse ölümüne çat›fl›lacak, düflenlerin hesab› sorulacakt›r. Köpek havlamalar› ve konuflmalar›n daha yaklaflt›¤› bir anda yan taraftan gelen bir h›fl›rt› harekete geçirir gerillalar›. Namlular do¤rultulur, niflan al›n›r o yöne. H›fl›rt›, canl› bir yürüme sesine, ses ise görüntüye dönüflür. Gözler yoldafllar›n yürüyen kanl› bedenlerini görmektedir. Gelenlerin yan›na do¤ru olanca h›z›yla koflar gerillalar. Anlat›lamaz bir duygudur bu; yürekler gö¤üs kafesinden f›rlayacak gibi çarpmaktad›r. Yoldafll›k sevgisi en üst boyutta yaflanmakta, birbirine s›k›ca sar›lan bedenlerin yaratt›¤› s›cakl›k yeni yükselen güneflin s›cakl›¤›n› gölgelemektedir adeta. Yoldafllar›n›n yaralar›ndan s›zan kan iki gerillaya da bulanm›flt›r. Garip bir histir yoldafl kan›n› duyumsamak; akan kan kendi kanlar›, yaralar kendi yaralar›d›r sanki. Gerillalar çat›flmaya iliflkin bilgileri almaya

çal›fl›r yaral›lardan. Polat, yaral› haline ald›rmadan anlat›r olay›. ‹ki gerilla planlanan flekilde noktaya do¤ru yaklafl›rken, Polat bir düflman izine rastlam›fl, ama durumu öndeki yoldafl›na bildiremeden düflman silahlar› patlam›flt›r. Duran’›n ise patlat›lan depoyu fark etmesiyle düflman mermilerine hedef olmas› arka arkaya gelmifltir. Bar›nak deposunun hemen üzerindeki sarp kayal›¤a yerleflen düflman, iki gerillay› pusuya düflürmüfl; Polat’› iki yerinden Duran’› ise üç yerinden a¤›r silahlarla yaralam›flt›r. Çat›flma k›sa sürmüfl. Duran düflmana karfl›l›k vererek, Polat ise silah› tutukluk yapt›¤›ndan karfl›l›k veremeden çekilmifller ve sonuçta pusudan ç›kmay› baflarm›fllard›r. Ald›klar› yaralar önemli de¤ildir onlar için; önemli olan görevi tamamlamak ve en k›sa sürede merak içindeki yoldafllar›na ulaflmakt›r. Kafalardaki kararl›l›k o boyuttad›r ki, derin yaralardan s›zan kan› durdurma gere¤i bile hissetmemifllerdir. Hatta Duran karn›ndan ald›¤› yaran›n fark›nda de¤ildir. ‹ki gerilla rotay› hiç flafl›rmadan çok k›sa sürede yoldafllar›na ulaflm›fllar ve flimdi yanyanad›rlar. Polat telsizle yoldafllar›na ulaflmay› düflünmüfltür, ama kendini att›¤› kayal›kta hasar gören telsiz çal›flmam›flt›r. Gerillalardan biri güvenli¤i al›r, di¤eri yaral›larla ilgilenir. Yaralara ve kanamaya bir müdahalenin olmamas› afl›r› kan kayb›na neden olmufl, yaral›lar bitkin düflmüfltür. Özellikle Duran art›k yürüyemeyecek durumdad›r. Görevli gerilla, kendilerinden haber bekleyen komutana telsizle durumu aktar›r. Komutan, h›zl›ca bulunduklar› kayal›¤a gelmelerini bildirir. Düflman sesleri yak›nlaflmaya bafllam›fl, e¤itimli köpekler yaral›lar›n b›rakt›¤› kan izini sürmektedir. ‹ki gerilla, yoldafllar›n› s›rtlar ve yokufl yukar› yola koyulurlar. Hayli zorludur görevleri. Kanlar› damla damla dökülen, ac›lardan inleyen yoldafllar›na moral vermeye çal›fl›rlar: “Dayan›n yoldafllar, baflaraca¤›z.” Yürüyüfl, neredeyse kaplumba¤a h›z›yla sürmektedir. Arazinin fazlaca dikli¤i, yaral›lar›n ve üzerlerindeki di¤er malzemelerin a¤›rl›¤› yürüyüflün h›z›n› oldukça azaltmaktad›r. Böyle giderse hem kendilerini, hem de grubun kalan k›sm›n› tehlikeye sokma riskini art›rm›fl olacaklard›r. Görevli gerilla telsizi kullanarak komutandan yard›m ister. Komutan, iki gerillay› daha gönderir yard›ma. fiimdi, gelen yoldafllar›n›n da yard›m›yla daha h›zl› tafl›nmaktad›r yaral›lar. Sonunda kayal›ktad›rlar, komutan›n ve di¤erlerinin yan›nda komutan, belki de ender rastlayaca¤› bir duygu karmaflas› yaflamaktad›r. Elini, yoldafllar›n›n kan ve tere bulanm›fl yüzlerine uzat›r, gözbebeklerindeki o unutulmaz ›fl›¤a ulaflmaya çal›fl›r. Derin bir huzur hisseder; evet, devrim böyle kararl›, fedakar ve inançl› insanlar›n omuzlar›nda yükselecektir. Yoldafllar›na olan güveni ve sevgisi kat be kat artm›flt›r. Ama di¤er yandan komutan olman›n sorumluluklar›n› tafl›maktad›r. H›zl› olunmal›, gerilla birli¤i bölgeden uzaklafl›p güvenli bir noktaya ulaflmal›d›r. Birli¤in sa¤l›kç›s› acilen ilk müdahaleyi yapar yoldafllar›na. ‹lk Duran’a müdahale eder, fazlaca yapacak bir fleyi yoktur yoldafl›na; a¤›r yaral›d›r. Sonra da Polat, Duran’a göre daha iyidir ama onun da yaralar› a¤›rlaflm›fl, kanamas› sürmektedir.


34 Müdahaleden sonra yoldafllar›n›n durumunu komutana bildirir. Durumlar›n›n a¤›r oldu¤unu, hareket edilmesi halinde yaralar›n derinleflece¤ini ve kanaman›n artaca¤›n› söyler. Yaral›lar, yoldafllar›n›n yaflad›¤› çaresizli¤in fark›nda, destek olmaya çal›fl›rlar onlara. Eller s›k›ca birbirine kenetlenir, gözler dolar. Yaral›lar daha fazla dayanamay›p ç›k›fl›p yoldafllar›na: “Bizi b›rak›n, size yük oluyoruz” derler. Fedakarl›¤›n ve yoldafll›k ba¤›n›n resmi çizilmifltir bir kez daha. Yaral› iki gerilla di¤er yoldafllar› için kendilerini feda etmeye haz›rd›r. Bu devrimci, T‹KKO’cu bir durufltur. Komutan zor bir karar verecektir. Düflman yaklaflmakta, çember daralmaktad›r, yaral›lar ise birli¤i tehlikeye sokmaktad›r. ‹çinden ç›k›lmaz bir haldir bu, bir karmafla... Bir yanda devrimci duygular, öte yanda ac›mas›z gereklilikler... Ve sonunda yoldafllar›na olan ba¤l›l›¤› galip gelir komutan›n. Karar verilir; yoldafllar s›rtlanacak ve yürüyüfle devam edilecektir. Gerilla birli¤i düzeni al›r ve yürüyüfle geçer. Polat ve Duran, üzerlerindeki a¤›rl›klar al›nm›fl, yoldafllar›n›n omuzlar›nda tafl›nmaktad›r. Yürüyüfl sürdükçe yaral›lar›n durumu a¤›rlaflmakta, yoldafllar›n› s›rtlayan gerillalar›n ifli zorlaflmaktad›r. Kan-ter içinde kalm›fl, bitkin düflmüfllerdir, ama yoldafll›k sevgisi her fleyin üzerindedir onlar için. Gerilla birli¤inin önündeki en tehlikeli nokta, az ilerideki orman yoludur; zira düflman, yolu tutmufl olabilir. Yol dikkatlice geçilir, b›rak›lan izler silinmeye çal›fl›l›r. Ne fayda, yaral›lardan damlayan kan lekelerini yok etmek imkans›zd›r. Kan damlalar› gerillalar›n geçti¤i yerleri bir çizgi gibi deflifre etmektedir. Yol geçilmifltir, ama yaral›lardan Duran’›n art›k dayanacak hali kalmam›flt›r. Sa¤l›kç› yine devreye girer; ellerindeki tüm imkanlar› kullanmakta, ama kanaman›n önünü alamamaktad›r. Bedeni sanki bir kat küçülmüfl, kemikleriyle derisi aras›ndaki et tabakalar› yok olmufltur adeta; damla damla, hücre hücre ölüme yürümektedir Duran. S›ra Polat’tad›r. Ne biliyorsa yapmaktad›r sa¤l›kç›. Ama durum gittikçe kötüleflmektedir. Kan› akt›kça canl›l›¤› da tükenmektedir Polat’›n. Sa¤l›kç›, yaral›lar›n gözlerine bakamaz, çaresizli¤in verdi¤i bir eziklik yaflamaktad›r. Yaral› iki gerilla yalvar›rcas›na, kendilerini b›rak›p devam etmelerini ister yoldafllar›ndan. Ama komutan kararl›d›r, yoldafllar›n› b›rakmayacakt›r düflmana. Ne pahas›na olursa olsun, yaflamal›d›r onlar. Daha katacaklar› çok fley vard›r devrime. Ve bir kez daha zor karar› verir: “Devam”. Gerilla birli¤i de komutandan farkl› düflünmemektedir. Komutan›n verdi¤i karar yürekleri rahatlat›r ve bir kez daha s›rtlan›r yoldafllar. fiimdi hedef yoldan az gidip, kayal›¤›n öte yan›na geçmektir. Gerillalar tekrar toparlan›r ve yürüyüfle geçilir. Yola inilir, birkaç metre yürünür; ama o da nesi, yolun ilerisinden canl› bir araç sesi duyuluyor. Ses, epey ürkütücüdür, ayn› zamanda h›zl›. Arac›n yaklaflan iniltisi garip duygular uyand›r›r baz›lar›nda. Araç daha görünmeden emniyetleri indirilmifl, namlular› do¤rultulmufltur silahlar›n. Her fley birkaç saniye içinde olup biter; z›rhl› düflman arac›n› gören gerillalar›n yolun alt›na do¤ru kendilerini atmalar›, düflman›n yayl›m atefline bafllamas› ve çat›flma... Gerilla birli¤i çok uygunsuz bir yerde yakalanm›flt›r düflmana. Mevzilendikleri a¤açlar›n bulundu¤u kayal›ktaki uçurum geçit vermemektedir. Birlik ikiye bölünmüfltür. Grubun ço¤unlu¤u arkada kalm›fl, komutan ise öndedir. Ama birbirinden habersiz gerillalar›n tav›rlar› nettir düflmana karfl›. Namlular düflmana do¤rulmufl, mermiler hedefi dövmektedir. Z›rhlar›n ard›na gizlenmifl düflman, gerillan›n tavr› karfl›s›nda paniklemifl ve arac› ileri do¤ru sürmüfltür. fiimdi, arkada kalan yoldafllar›na müdahale edememenin rahats›zl›¤›, düflman› döven silah-

19 lardan yükselen güvene dönüflmektedir komutan için. Düflman arac› az sonra geri döner. A¤›r makinal› silahtan ya¤an mermiler, gerillalar›n arkas›na s›¤›nd›klar› ladinlerin dallar›n› yere sermifl, ama can› pahas›na korumaktad›r gerillay› bu sad›k dostlar. Düflman atefli aras›nda tan›d›k bir ses iflitir kulaklar, Duran’›n slogan sesi: “Yaflas›n partimiz...” Bu, Duran’›n son sesidir; ama kimileri henüz Duran’›n ölümsüzlü¤e gidiflinin fark›nda de¤ildir. Düflman, flimdi de z›rhlar›n ard›ndan teslim olun ça¤r›lar› yapmaktad›r gerillaya: “Etraf›n›z sar›ld›, arkadafllar›n›z elimizde, teslim olun”. “Demek yoldafllar düfltü” diye içinden geçirir komutan. Kalp çarp›nt›lar› yükselir, dama¤› kurur, gözleri dolar; içi içini yer. Düflman arac› sürekli hareket halindedir, bir ileri bir geri... Ama haince mermi ya¤d›rmaya devam etmektedir. Bir ara düflman arac›n›n epey ileri gitmesinden faydalanan gerillalar, kayal›ktan afla¤› do¤ru b›rak›rlar kendilerini. Merak içindeki yoldafllar birbirlerinin yüzlerini gördükçe daha bir canlan›rlar. En çok da komutan merak içindedir. Yoldafllar›n› tek tek arar gözleri, ama hepsini göremez. Polat yaflamaktad›r; ama Duran yoktur aralar›nda. Ne olup bitti¤ini hemen di¤erlerine sorar. Yoldafllar›n›n anlat›m›na göre Duran yol üzerinde çat›flarak flehit düflmüfl; Düflman mermileri ya¤maya bafllar gerillan›n üzerine. Bu kez mevziler daha sa¤lam, çat›flma noktas›na göre mermiler daha etkisizdir. Ama düflman çemberi daraltmaktad›r. Birbirinden uzak yerlerden yap›lan at›fllar düflman›n yaklaflt›¤›n› göstermektedir. Yoldafllara son ça¤r›lar yap›l›r, yan›t gelmez. Komutan birli¤i toparlar, gitme vakti gelmifltir. Gerillalar içleri buruk, ama yoldafllar›na ba¤l›l›klar› artarak ayr›l›rlar oradan. En fazla da Polat’›n duruflu moral verir onlara. Ta bafl›ndan beri, yoldafllar›n› tehlikeye soktu¤unun fark›nda ve bunu dile getirmifl olmas›na ra¤men, yoldafllar›n›n ›srar› ve çabas› yaflama iste¤ini kamç›lam›fl, sanki vücudundan boflalan kan›n ve eksilen hücrelerinin yerini, yoldafllar›n›n sevgisinden beslenen yeni hücreler alm›flt›r. Bedenine bak›lsa y›llarca ölümcül bir hastal›kla debelenen bir insan›n çökmüfl görüntüsü görülmektedir; ama gözlerindeki parlakl›k hiç de¤iflmemifltir. Gerilla birli¤i çok yavafl ilerlemektedir. S›k ormanda Polat’› tafl›mak neredeyse imkans›zlaflm›flt›r. Orman›n s›kl›¤›, arazinin dikli¤i ve yaral›n›n durumu gerilla birli¤ini olumsuz etkilemektedir. Polat, art›k dayanamayarak yoldafllar›ndan bir kez daha kendisini b›rakmalar›n› talep eder. Gerilla birli¤i s›k avular›n aras›nda uygun bir yer bulup durur. Komutan Polat’›n yan›na yanafl›p onunla ilgilenmeye koyulur. Yoldafl›n›n talebi bir eziklik yaflatmaktad›r ona. Bunca çabadan sonra yoldafl›n› b›rakmak a¤›r gelmektedir. Bildi¤i, ö¤rendi¤i her fleyi uygulamaya çal›fl›r; kanamay› durduramaz. Bu arada düflman›n çevredeki hareketlili¤i dikkat çekici düzeyde artm›flt›r. Vadideki yollardan askeri araçlar›n canl› sesleri yükselmekte, uzaktan bir helikopter yaklaflmaktad›r. Giresun’da daha önce de operasyonlar düzenlenmifl ama helikopter kullan›lmam›flt›r. Telsizden de operasyonun kapsam›n› gösteren bilgiler geçmifltir. Anlafl›lan düflman, gerilla birli¤ini tümden imha etme planlar› yapmaktad›r. Komutan, tüm bu geliflmeleri kayg›yla izler. Yaral› yoldafl›n›n durumu, gerilla birli¤ini do¤rudan etkilemektedir. Böyle giderse tüm birlik bir kez daha çat›flma yaflayacak ve belki de birkaç yoldafl daha kaybedilecektir. Komutan, elleri yoldafl›n›n bitkin bedeninde, gözleri par›lt›l› gözlerinde yine zor bir karar an›ndad›r. Bu an›, saatler süren operasyon ortam› boyunca iki defa daha yaflam›fl ve karar›n› duygular›ndan yana vermifltir. Devrimci duygular ile gerekliliklerin çat›flmas›nda duygular hakim gel-

mifl; ama verilen kararlar gerilla birli¤ini yeni ç›kmazlara sokmufltur. fiimdi ise karar, birli¤in yaflam›yla imhas›n› belirleyecek önemdedir. Ya yaral› b›rak›lacak ve birlik düflman çemberinden ç›kar›lacak ya da hareketsizlik birli¤i düflman sald›r›lar›na hedef yap›p belki de ac› bir imhaya neden olacakt›r. Komutan flimdi di¤er yoldafllar›na yönelir. Karar, tüm yoldafllar›n yaflam›n› tayin edecekse e¤er, herkesin düflüncesini belirtmesi gerekmektedir. Yoldafllar›n gözleri her fleyi anlatmaktad›r, ama yine de bir ad›m bekler onlardan. Hiç kimse Polat’› bu halde b›rakmay› kendine yedirememektedir. Böyle kararl› ve inançl› bir yoldafl yaflamal›d›r her fleye ra¤men. Yoldafllar› Polat’›n etraf›n› sarm›fl, çaresizli¤in ac›s›n› yaflamaktad›rlar. Polat, yoldafllar›n›n çekti¤i ac›lar› hissedercesine bir kez daha ç›k›fl›r son enerjisini kullanarak: “Beni b›rak›n, kendinizi daha fazla tehlikeye sokmay›n, yoldafllar sizi bekliyor onlara ulaflmal›s›n›z.” Polat’›n sözleri, yüreklerini parçalar yoldafllar›n›n. Savafl›n ac›mas›zl›¤›na bir kez daha lanet okunur, düflman›n i¤rençli¤ine duyulan öfke bir kez daha bilenir. Komutan bu kez duygular›n egemenli¤inden s›yr›lm›fl, yoldafllar›na durumun ciddiyetini kavratmaya çal›flmaktad›r. “Yoldafllar, partimizin daha fazla kayba tahammülü yok” der son olarak. Bu sözlerin üzerine diyecek bir fley kalmam›flt›r. Boyunlar bükük, gözler dolu doludur. S›ras›yla vedalafl›r yoldafllar› Polat’la. Ve komutan.... Polat, s›k›ca sarar ona uzanan eli. Kendini zorlayarak bir çift söz söyler dudaklar›: “Yoldafllara selam edin”. Ölümü gö¤üslemifltir flimdiden. Yüre¤i yeryüzündeki bütün ac›lar› içine alacak denli büyümüfltür kat kat. Gerilla birli¤i toparlan›rken; komutan, yaral› yoldafl›na son düzenini vermektedir. Çantas›ndaki flal› üzerine örter, yiyecek birfleyler b›rak›r ve tabi ki silah... Bir tabanca b›rak›l›r Polat’a; a¤z› dolu, atefllenmeye haz›rd›r. Parti anlay›fl›d›r bu. Yaral› da olsa bir gerilla çat›flarak ölmelidir. Ölürken bile düflmana duyulan kin ve nefret püskürtülmelidir olanca güçle. Polat, kendinden emin ve huzurludur. Yoldafllar›na güvenmektedir sonsuzcas›na. Gelece¤e olan inanc› hiç kararmam›flt›r. fiimdi ayr›l›k zaman› gelmifltir. Gerillalar›n yüreklerindeki o temiz duygular gözyafl› olup dökülmektedir topra¤a. Ve düflmana olan kin daha da bilenmifltir. Toprak dayanamaz bu ac›ya, kufllar susar, rüzgar diner, ladinler yapraklar›n› döker; Canik bile a¤lar, ba¤r›ndan kaynayan sular yükselip ça¤lar derelerde. Ve zirvesindeki buzullardan bir parça kopup gider Karagöl’ün. Alt›n bir sayfa düflülmüfltür tarihe. Unutmayacakt›r insanl›k bu destan›. Gerilla birli¤i böyle ayr›l›r Polat’tan. ‹leriye do¤ru att›klar› her ad›m, ac›l› yüreklerindeki yerini büyütür Polat’›n. fiimdi düflman çemberi yar›lmal›, operasyondan ç›k›lmal›d›r. Deneyimli gerilla, orman›n derinliklerinde kaybolup ustaca ç›kar operasyondan. Düflman›n kapsaml› operasyonu bofla ç›kar›lm›flt›r. Polat’a verilen söz, tüm tazeli¤iyle ak›llardad›r hala; yoldafllara

7-20 Mayıs 2004 ulafl›lacakt›r. H›zl› yürüyüfl akflama dek sürer. Akflam, ›ss›z bir mekanda dinlenmeye çekilir gerilla bu arada geliflmeler, radyodan takip edilmektedir. fiehit düflen yoldafllar Murat Ar›cak ve Bülent Ertürk’tür. Birileri düflerken birileri yeniden do¤maktad›r. Yaflam da böyle de¤il midir? Polat ve Duran’›n düfltükleri an belki de onlarca Polat ve Duran do¤mufltur bile. Yoldafllar›m›z destanlar yarat›rken birileri mücadeleden kaçman›n teorisini yapmakta, birileri kendine “afl›k olup”, tasfiye ediliyoruz yaygaras› yaparak saflardan kopmaktad›r. Diyalektik hükmünü yürütmektedir. Eskiyen, çürüyen do¤al olarak at›l›rken yeni ise direnifllerde filizlenmektedir. Süreç bofl sözlerin, sahte önderlik pozlar›n›n yaflam bulmad›¤› bir süreçtir. Dedikodunun, bofl gevezeli¤in, sahte önderlik oyunlar›n›n hükmü yoktur art›k. Bedel ödemeden, bedel olarak kendini ortaya koymadan hiçbir kavga kazan›lmam›flt›r ve kazan›lmayacakt›r. Giresun Bulancak Bektafl Yaylas› çat›flmas› da bunlardan birisidir; devrime inanc›n, partiye ve yoldafllara ba¤l›l›¤›n, halka olan sevginin; yani parti bilincindeki netli¤in ve güçlü duruflun en yal›n ifadesidir. Buradan, sürecin özgünlüklerini de de¤erlendirip ö¤renilmesi gerekenleri ö¤renmeliyiz. Devrim, isimsiz ve hiç kuflkusuz ki fedakar, cesaretli ve cüretli kahramanlar›n ve kitlelerin omuzlar›nda yükselecektir. Kitleler bu kahramanlar›n› yaratmaya muktedirdir ve yaratacakt›r. Dünyada ve ülkemizdeki bir dizi geliflme devrime, sosyalizme inançs›zl›¤› gelifltirmifltir. Bunu k›rman›n tek yolu ise varolan yanl›fllar› düzeltmek ve kavgada, silahl› mücadelede, gerillada ›srardan geçmektedir. Kavgan›n d›fl›nda kalarak bu yanl›fllar› düzeltmenin mümkünü yoktur. Bir May›s daha geçer böyle. May›s gelene¤ine alt›ndan bir sayfa eklenerek; inançs›zl›¤›n, karamsarl›¤›n ve ihanetin kol gezdi¤i bir süreçte, inanc›n, kararl›l›¤›n ve ba¤l›l›¤›n yal›n bir ifadesi, yeni bir May›s. YEN‹ B‹R MAYIS DESTANI ... Muratça, Bülentçe, Emelce.. Murat’›n, Bülent’in ve Emel’in b›rakt›¤› yoldan yürüyüfl sürmektedir flimdi; ileriye, ama hep ileriye!


7-20 Mayıs 2004

20

34

‹nceleme ve araflt›rma tarz›m›z ne olmal›d›r? ‹nceleme ve araflt›rma nedir? ‹ncelememiz ve araflt›rmam›z nas›l olmal›d›r? Bu ve benzeri sorular ço¤alt›labilir. Ancak bizler için inceleme ve araflt›rman›n, Proletarya Partisi’nin çal›flma tarz›ndan ayr› düflünülemeyece¤inin alt›n› çizerek konuya girelim. Ki Proletarya Partisi’nin çal›flma tarz› denilince oldukça genifl bir yelpazeden bahsetmifl oluruz. Araflt›rma ve inceleme tarz›ndan tutal›m, örgütlenme vb. birçok fley Proletarya Partisi’nin çal›flma tarz› kapsam›na girer. Bizim bu yaz›da esas alaca¤›m›z, Proletarya Partisi’nin araflt›rma ve inceleme tarz›d›r. Araflt›rma-‹ncelemenin ilk aflamas› bilgi edinmektir Do¤ru araflt›rma-inceleme yapabilmek için, öncelikle do¤ru bir bilgilenmeye gereksinim vard›r. Do¤ru bilgi edinmenin ilk aflamas› ise ö¤renmektir. Ö¤renmenin iki yolu vard›r; Birisi do¤rudan pratik, yani kendi pratiklerimiz sonucunda deneyimlerimizle edindi¤imiz dolays›z bilgilerdir. Di¤eri ise dolayl› pratik, yani baflkalar›n›n prati¤inden dolayl› araçlarla, çeflitli biçimlerde ö¤renmektir. Bilgi ise, insan›n üretim mücadelesi ve s›n›f mücadelesi prati¤i içinde edinilir. Örne¤in; insan üretim mücadelesi içinde do¤ay› tan›r, ondan yararlanmay›, ona karfl› kendisini korumay› vs. ö¤renir, onu kendi ihtiyaçlar› do¤rultusunda de¤iflime u¤rat›r ya da s›n›f mücadelesinde toplumu, toplumsal iliflkileri, s›n›flar› ve burada kendi rolünü vs. tan›r, ö¤renir. ‹nsan bilgisinin esas kayna¤›n› üretim içerisindeki faaliyeti oluflturur. Yani insan›n üretim süreci, ayn› zamanda onun bilgisinin de kayna¤›n› oluflturmaktad›r. ‹nsanlar, bu faaliyette baflka insanlarla bir tak›m iliflkilere girerler ve kendileri ile baflka insanlar aras›ndaki iliflkileri de yavafl yavafl kavramaya bafllarlar. Önemli olmakla birlikte, insan›n toplumsal prati¤i (dolay›s›yla bilgi edinimi) sadece üretimdeki faaliyetle s›n›rl› de¤ildir. S›n›f mücadelesi, siyasal yaflam, bilimsel deneyler vb. de bilgi kaynaklar›d›r. Öte yandan insan bilgisi, toplumsal pratik içinde alt düzeyden (s›¤dan) üst düzeye (derine) do¤ru ilerler. Bu ise pratikten kopmayarak, sürekli pratikten beslenmekle mümkün hale gelir. Diyalektik-materyalist bilgi teorisine göre insan bilgisi asla pratikten kopart›lamaz. Herhangi bir bilgi ya da teorinin do¤rulu¤u da öznel (subjektif) duygular taraf›ndan de¤il, toplumsal pratikteki nesnel (objektif) sonuçlar taraf›ndan belirlenir. Dolay›s›yla e¤er insanlar›n kafalar›ndaki düflünceler prati¤e uymazsa, insan baflar›s›zl›¤a u¤rar. Ya da bir komünist partinin politikas› baflar›s›zl›¤a u¤ruyorsa, bu esasta nesnel gerçekli¤e uymad›¤› anlam›na gelir. Bireyler ya da KP’ler bu yanl›fl fikirlerini düzeltirlerse tekrar ayn› hatalara düflmekten kurtulur ve geliflim sa¤layabilirler. Bunu sa¤layabilmek için, nesnel olanla, yani olgularla bir biçimde (dolayl› ya da dolays›z bilgi arac›l›¤›yla) ba¤ kurmak zorunludur. Aksi taktirde ona iliflkin nesnel veriler edinilemez ve gerçe¤e ulafl›lamaz. Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao’nun teorilerini yaratabilmelerinin temel nedeni, kendi zamanlar›n›n s›n›f mücadelesi ve bilimsel deney prati¤ine do¤rudan do¤ruya kat›lm›fl olmalar›yd›. E¤er parti kadro ve militanlar› da bilgi sahibi olmak istiyorlarsa, gerçekli¤i de¤ifltirme prati¤ine giriflmek zorundad›rlar. Unutulmamal›d›r ki hiçbir bilgi pratikten ayr›lamaz. Bizim için dolayl› olan her bilgi, baflkalar› için dolays›z deneyimlerden edinil-

mifltir. Dolays›z bilgilerden oldu¤u gibi, dolayl› bilgilerden ö¤renmek; yani halk›m›z›n, yoldafllar›m›z›n deneyimlerinden, yan› s›ra zengin dünya devrim tarihinden ö¤renmek, gerçeklere varmak için çabalayan her partili militan için vazgeçilmezdir. ‹nceleme tarz›ndaki önemli bir sorun olarak öznelcilik yani subjektivizm Proletarya Partisi’nin düflünce tarz›ndaki en önemli sorunlardan biri olarak tespit edilen öznelcilik; idealist bir düflünme tarz›d›r. Öznelci, gerçeklerden de¤il de niyetlerden hareket eder. Somut olgulara dayanmad›¤›, yani bilimsel olmad›¤› için öznel tarz, bireyleri ve KP’leri yan›lg›l› tutum almaya ve yanl›fl politikalar izlemeye götürür. Proletarya Partisi’nin güçlendirilmesi için öznelcili¤e karfl› mücadele edilmesi ve Marksist olmayan bu tarz›n afl›lmas› zorunludur. Öznelci düflünen kadro ve militanlar kaç›n›lmaz olarak hata yaparlar, tökezlerler. Çünkü kendilerini veya varolan durumu do¤ru, nesnel, yani kendi niyetlerinden ba¤›ms›z de¤erlendiremezler. Öznelcili¤i aflmak zorunludur. Bunun için ise inceleme ve araflt›rmalar›m›z çok yönlü ve somut olmal›d›r. Ele alaca¤›m›z konu ne olursa olsun, onun hakk›nda toplayabilece¤imiz en çok bilgiyi toplamal›, bu bilgileri toplarken de do¤rulu¤undan ve somutlu¤undan emin olmal›y›z. Daha sonra ise bu bilgileri diyalektik materyalist yöntemle sentezlemeliyiz. Bunu yapabilmek için ise, materyalizmi ve diyalekti¤i asgari düzeyde de olsa bilmemiz gerekir. Somuta bakarken, gerçeklerden hareket ederken materyalist, bunlar›n iç ba¤lant›lar›n›, çeliflkilerini, esas ve tali yönlerini ortaya koyarken diyalektik olmal›y›z. Ancak böylesi bir tutumla gerçekli¤i kavrayabilir ve onu de¤ifltirmeye yönelik do¤ru politikalar üretebilir, do¤ru de¤erlendirmeler yapabiliriz. “Unutmamak gerekir ki; komünistler her zaman bir fleyin neden ve nas›l oldu¤unu araflt›rmak, kafalar›n› kullanmak ve her fleyin gerçe¤e uygun olup olmad›¤›n›, gerçekten sa¤lam bir temele dayan›p dayanmad›¤›n› dikkatle düflünmek zorundad›r. Böyle oldu¤unda, bu Marksist düflünme tarz›n› ö¤renip içsellefltirdi¤inde her kadro ve militan, yaln›z kald›¤›nda yönünü aç›kl›kla bulabilir ve her çeflit sapmaya düflmekten kurtulabilir. Özne olmak da ancak böyle sa¤lanabilir. Aksi taktirde bir fley körü körüne izlenmifl olur, sa¤lam olmaz ve tüm burjuva sald›r›lara karfl› dirayetli olunamaz. Bu, insan›n canl› ve dinamik yanlar›n› törpüleyen bir tutuma yol açar, bir nevi köleli¤i teflvik eder.” Mao yoldafl›n da vurgulad›¤› gibi, öznel düflünce sisteminin de¤ifltirilmesi, kadro ve militanlar›n burjuva ak›mlara karfl› gö¤üs gerebilmesi, en zor zamanlarda dahi kararl›l›kla yönünü tayin edebilmesi aç›s›ndan önemlidir. Diyalektik ve materyalist yöntemi ö¤renmeyen, içsellefltirmeyen, dolay›s›yla yaflama uygulayamayanlar yan›lg›lardan, hatalardan kurtulamazlar. Ya da esen burjuva rüzgarlara karfl› direnemezler. Her partilinin bu yöntemi uygulamas›, bugün mücadelemizin ihtiyac› olan, yaflam›n, devrimin öznesi haline gelebilmesi aç›s›ndan yaflamsal önemdedir. Özne olabilmek için yaflam›n de¤ifltirilmesi gücüne eriflilmesi gerekir. Bunun için ise de¤ifltirilecek fleyin çok yönlü bilinmesi, tan›nmas› zorunludur. Öznelci bir düflünüfl ve çal›flma tarz›yla bu mümkün olmaz. Tüm sayd›klar›m›zdan kaynakl› öznelci düflünüfl tarz›n›n de¤ifltirilmesi, de¤ifltirilme çabas›n›n verilmesi gerekir. Buna

kafa yormamak, de¤ifltirmeye giriflmemek komünist bir tutum olmaz. Do¤ru inceleme ve araflt›rma tarz› Marksist bir tutumla elde edilir Do¤ru inceleme ve araflt›rma tarz› ancak Marksist bir tutumla, yani varolan somut olgular›n genel teoriyle birlefltirilmesiyle elde edilir. Bu ise MLM klasikleri ezberleyip oldu¤u gibi uygulamakla olmaz. Böyle yap›ld›¤›nda dogmatik davran›lm›fl olunur. Bu ayn› zamanda salt kitabi bilgiyle s›n›rl› kalmak, bu bilgilerin pratikle ba¤lant›s›n› kurmamak olur ki, böyle bir tutum gerçe¤e ulaflman›n ve onu de¤ifltirmenin önünde engeldir. Kitabi bilgiyi edinmek çok önemlidir. Çünkü bu bilgiler, bizden öncekilerin üretim ve s›n›f mücadelesi sürecinde edindikleri bilgiler, deneyimlerdir. Ancak daha önce do¤rulu¤u ispatlanm›fl olsa bile günün gerçekli¤ine uyup uymad›¤›n›n pratikte yeniden s›nanmas› gereklidir. Böylece prati¤e uygulanan bilgiler daha fazla özümsenir. Örne¤in devrimci mücadeleye girmeden önce ona iliflkin birçok bilgi romanlardan, anlat›mlardan vs. edinilmifl olunabilir, ancak kifli devrimci mücadelenin ne oldu¤unu, onun sorunlar›n›, çözümlerini ancak içine girerek daha iyi anlayabilir. Bu birçok sorun aç›s›ndan böyledir. Do¤rulara ulaflmak, gerçekli¤i anlamak ve ona hakim olmak için salt kitabi bilgi yetmez. Do¤rulara ulaflmak için bu bilgilerin edinilmesi, deneyim ve birikimlerden ö¤renilmesi, dersler ç›kar›lmas› aç›s›ndan önemliyken, ayn› zamanda somut durumun incelenmesi ve kiflilerin ya da KP’lerin kendi deneyimlerinden de dersler ç›karmalar› ve bu her iki bilgiyi birlefltirmeleri gerekir. Örne¤in yeni bir alanda faaliyete bafllayan bir kifli, öncelikle o alandaki deneyimleri edinip, yap›lan yanl›fllardan ders ç›kart›p, do¤rulardan ö¤renmesi gerekirken, her fleye yeni bafltan bafllayabilmektedir. Bu ise kendisinden öncekilerin geçti¤i yollardan bir kez de kendisinin geçmesine yol açmakta, alan›n geliflimine çok daha fazla katk›da bulunabilecekken bu süreci uzatmaktad›r. Bununla birlikte genel teoriden de yeterince yararlan›lmamas›, yani klasiklerin inceleyici bir tarzda okunmamas› da dar prati¤e düflülmesinde önemli bir sorun olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r. Ustalar›n da s›kça belirtti¤i gibi

teoriyle birlefltirilmeyen pratik dar ve kör/yönsüz kalmaya mahkumdur. Salt kendi deneyimleriyle yetinildi¤inde el yordam›yla yürünür ve dolayl› olarak rahatl›kla edinilebilecek y›¤›nla bilgi, yeniden keflfedilmek zorunda kal›n›r. Bu ise geliflimin önünde son derece önemli bir engeli oluflturmaktad›r. Dar deneycilik de, dogmatizm de gerçekçi olmad›¤›, niyetlere ba¤l› oldu¤u için öznelciliktir. S›kça belirtildi¤i gibi, Marksizm, bir dogma, kat› de¤iflmez bir fley de¤ildir. Marksizm bir s›n›f tavr› ve bak›fl aç›s› do¤rultusundaki bilimsel bir yöntem sunar, eylemlerimize, pratiklerimize k›lavuzluk eder. Mao yoldafl›n flu sözleri önemlidir; “ML bak›fl aç›s›n› bir-iki pratik meselenin ayd›nlat›lmas›na uygulayabiliyorsan›z, bir ölçüde baflar›ya ulaflt›¤›n›z söylenebilir. Ne kadar çok konuyu ayd›nlat›rsan›z ve bunu ne kadar derin ve kapsaml› bir biçimde yaparsan›z, baflar›n›z da o kadar büyük olur”. Marksizmi cans›z bir dogma olarak ele almak, teorinin geliflimini engeller ve zarar verir, çünkü onu pratikten kopar›r. Pratikten kopuk teori ise güdük kalmaya, geliflmemeye mahkumdur. Do¤ru teori, nesnel gerçeklikten ç›kan ve yine onun taraf›ndan do¤rulanan teoridir. Stalin, teorinin pratikten kopuk oldu¤u zaman amaçs›z bir hale geldi¤ini söylemifltir. Komünistler ancak MLM tutum, bak›fl aç›s› ve yöntemiyle, ustalar›n ülke devrimine (örne¤in ülkemizde Yeni Demokratik Devrim) iliflkin ö¤retilerini ustal›kla uygulad›klar›, dahas› devrimlerinin tarihlerinin gerçeklerini ciddi bir biçimde araflt›rarak, ülkenin çeflitli alanlar›ndaki ihtiyac›n› karfl›layan yarat›c› teorik çal›flmalar yapt›klar› zaman, teori ve prati¤i birlefltirmifl say›l›rlar. Gerçekte hiçbir fley yapmadan, teori ile prati¤i birlefltirmenin sadece laf›n› etmek anlams›zd›r. Ve laf ebeli¤i yapmaktan öteye gidilmez. Mao yoldafl›n deyimiyle; “Örgütler karar al›rken, talimatlar yay›nlarken, yoldafllar makaleler yazarken ve konuflmalar yaparken MLM gerçe¤e dayanmal› ve yararl› bir amaca hizmet etmeye çal›flmal›d›rlar. Devrim ancak bu temel üzerinde zafere ulaflt›r›labilir. Çünkü bu bilimseldir ve elefltirel oldu¤u için de¤ifltirilmeye yöneldi¤i için militan bir tutumdur.”


21

34 Araflt›rma-‹nceleme yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Araflt›rma-inceleme yapaca¤›m›z konuya iliflkin oldukça ayr›nt›l› ve somut bilgiler edinmeliyiz. Bunun için de elimizdeki tüm imkanlardan, kitaplar, televizyon, internet ve çeflitli yay›nlardan yararlanmal›y›z. Konuya iliflkin gericilerin yay›nlar›n› dahi incelemeliyiz. Her fleyden önce, halk›n içine girip somut veriler elde etmeli, bunlardan analiz ve sentez yöntemiyle sonuçlar ç›kartarak kitleleri örgütlemeye dönük politikalar üretebilmeliyiz. Burada Lenin’in çal›flma tarz›ndan örnek vermek yerinde olacakt›r. Lenin yoldafl titizlikle bilgileri toplar ve bu bilgiler sonucunda politikalar belirlerdi. Bunlara bir örnek olarak Tony Cliff’in, “Partinin ‹nflas›” adl› kitab›ndan bir aktarma yapal›m; Fabrikalara iliflkin yasa ve uygulamalar› aç›k bir flekilde anlatabilmek ve iflçilerin müdüriyete flikayet edebilecekleri talepleri belirleyebilmek için Lenin aylarca ifl yasas›n› incelemiflti. Krupskaya bunu flöyle hat›rlar: “Viladimir ‹lyiç, iflçilerin koflullar›n›

ve hayat›n› gösteren en ince ayr›nt›yla ilgilenirdi. Bu özellikleri ayr› ayr› ele al›p iflçinin hayat›n› bir bütün olarak kavramaya çal›fl›rd›-devrimci propaganda ile iflçiye nas›l daha iyi yaklaflmak için neyin yakalanmas› gerekti¤ini bulmaya çal›fl›rd›... ...(‹flçi-bn) Krolikov s›rt›nda birisinden ödünç ald›¤› bir kürk paltoyla geldi ve ayr›ca sözlü eklemeler yapt›¤› bir defter dolusu bilgi getirdi. Bu bilgiler çok yararl› oldu. Vladimir ‹lyiç deftere adeta sald›rd›. Bundan sonra ben ve Apollinaria Aleksandrovna Yakubova bafl›m›za baflörtüsü örtüp kendimizi fabrika iflçisine benzettik ve Thornton fabrika konutlar›na gidip hem bekarlar›n hem de ailelerin kald›klar› yerleri gördük. Koflullar son derece kötüydü. Vladimir ‹lyiç mektuplar›n› ve bildirilerini sadece bu flekilde elde edilen malzemeye dayanarak yazard›. Onun, Thornton fabrikas› kad›n ve erkek iflçilerine seslendi¤i bildirilerine bir bak›n. Bu bildirilerin ele ald›¤› konular hakk›ndaki ayr›nt›l› bilgi hemen göze çarpar. Ve o zamanki faaliyete kat›lan tüm

PUSULA HANG‹ YOLU SEÇMEL‹, NE YAPMALI? Devrim gerçeklefltirmifl bütün s›n›f hareketlerinin öncelikli temel sorunu “Hangi yolu?” seçmeli, “Ne yapmal›?” olmufltur. Bu öncelikli sorun, yani hangi yolu seçme sorunu aç›kl›¤a-netli¤e kavuflunca, bu kez bilinen yolda “Partiyi ve kitleleri hangi araçlarla nas›l örgütlemeli?”, “Hangi pratik ad›mlar›, nas›l atmal›?” sorunu gündeme gelmifltir. Ancak her dönem ortaya ç›kan sorunlarda, yaflanan çeliflkilerde “Ne yapmal›?” sorusu sorulmufl çözüm ve yan›t aranm›flt›r. Bu sorunlar›n çözümü ve yan›t› konusunda devrimler tarihinde önemli tart›flmalar yaflanm›flt›r. Bu tart›flmalar sonucu ortak noktalarda birleflildi¤i gibi farkl›laflmalar, ayr›flmalar ve saflaflmalar da yaflanm›flt›r. Bu sorunlara proletaryan›n s›n›f bak›fl aç›s›yla çözümler getirmeyi baflaranlar zafere, baflaramayanlarda tasfiyecili¤in kulvar›nda yok olmaya gitmifllerdir. S›n›f bilinçli proleterler aç›s›ndan bugün “hangi yolu seçmeli” sorunu temel bir sorun olmaktan ç›km›flt›r. Çünkü Kaypakkaya yoldafl, bu soruna kapsaml› çözümlemeler ve bilimsel de¤erlendirmeler, isabetli tespitler yaparak, bu sorunu s›n›f bilinçli proleterlerin gündeminden ç›karm›flt›r. Gerek Kaypakkaya yoldafl, gerekse onun güzergah›ndan ilerleyen s›n›f bilinçli proleterlerin önünde her zaman “Güçlü ve iyi örgütlenmifl savafl örgütü yaratma sorunu” dünden bugüne dek temel bir sorun olmaya devam etmifltir. Düflünme, hareket etme, örgütleme prati¤imiz, güçlü ve iyi örgütlenmifl savafl örgütünü yaratmay› amaçlamal›d›r. Bugün, “güçlü ve iyi örgütlenmifl savafl örgütü yaratmak” için “Kitleler, parti ve devrimci savafl nas›l örgütlenmelidir?” sorusuna s›n›f bilinçli proleterler do¤ru ve bilimsel yan›tlar bulmal›d›r. Hangi güzergahtan yürüyerek kitleleri, partiyi ve savafl› örgütleyece¤iz? Proletaryan›n yol gösterdi¤i ideolojik-politik-örgütsel güzergah-

tan m› yürüyece¤iz? Yoksa küçük burjuva ideolojisinin hedefi net olmayan güzergah›ndan m› yürüyece¤iz? Kitleleri, partiyi ve devrimci savafl› örgütlemek için yürüyüfl tarz›m›z nas›l olacakt›r? Da¤›n›k, tek bafl›na, düzensiz disiplinsiz bir tarzda m› olacakt›r, yoksa düzenli ve tek bir hedefe kilitlenmifl, disiplin içinde toplu olarak bir bütünlük içinde mi yürünecektir? Nas›l düflünece¤iz? Olaylar›, olgular› anl›k, tek yanl›, yüzeysel, birbirinden kopuk birbirinden ba¤›nt›s›z iliflkisiz olarak, olgular› kuflatan koflullardan ba¤›ms›z m› ele al›p düflünece¤iz? Yoksa olgular› geliflmeleri bir bütünlük içinde kapsaml› ve çok yönlü, kendisini kuflatan koflullar› içinde mi düflünece¤iz? Nas›l hareket edece¤iz, nas›l davranaca¤›z? Nas›l konuflaca¤›z? “‹stedi¤imiz” her fleyi, her yerde olur olmaz tarzda, olur olmaz yerde, muhataplar› olmadan, zaman›n› ve sonuçlar›n› hesaplamadan “ayk›r› ses”, “özgür ses” olarak m› konuflaca¤›z? Konufltu¤umuz her sözün özgül a¤›rl›¤›n› tartarak, s›n›f temeline oturtarak partiyle bütünleflerek mi konuflaca¤›z? Bir partili, s›n›f bilinçli bir proleter gibi mi davranaca¤›z? Devrimci olgunluk ve ciddiyetle mi hareket edece¤iz? Her konuflma her davran›fl, her hareket partili olmak zorundad›r. Partili olmayan her hareket her davran›fl oportünizme hizmet eder, oportünizm ne kitleleri ne partiyi ne de devrimci savafl› örgütleyebilir. Temel yönelimin maddi güce dönüflmesi için düflünmemize, çal›flma ve hareket tarz›m›za, örgütleme ve savafl tarz›m›za yön veren ideoloji, yön veren davran›fl-hareket tarz› ve al›flkanl›klar hangisi olacakt›r? Proletarya m› yoksa küçük burjuva m›? Yedinci yönelimin ideolojik-politik-örgütsel hatt›n› nas›l kavray›p, nas›l uygulayaca¤›z? Kitleleri, partiyi ve devrimci savafl› nas›l örgütleyece¤iz? Temel yönelime parti, bütünlüklü olarak

yoldafllar için bu büyük bir e¤itim olmufltu. Ayr›nt›lara dikkat etmeyi böylece ö¤reniyorduk. Ve o ayr›nt›lar adeta beynimize kaz›nm›flt›.” Bu örnekten Lenin yoldafl›n sorunlara nas›l bir titizlik ve ciddiyetle yaklaflt›¤›, ele ald›¤› aç›kl›kla görülebilir. Bizler de bu ciddiyet ve titizli¤i yapt›¤›m›z çal›flmalarda göstermeliyiz. Marks’›n söyledi¤i gibi; “Bilime giden düz yol yoktur. Ve ancak onun dik patikalar›nda yorucu t›rmanmalar› göze alanlar ayd›nl›k doruklar›na ulaflabilirler.” Çal›flmalar›m›z Proletarya Partisi’ne hizmet etmelidir Düflünme, araflt›rma ve incelemenin temeline Proletarya Partisi’nin ihtiyac› ve yönelimi konmal›d›r. Tüm çal›flmalar›m›z bu yönelime hizmet etmelidir. Bizim araflt›rma incelemelerimiz de esasta buna uygun olmal›d›r. Bugün kadro ve militanlar›n bu tarz araflt›rmalara giriflmesi, mücadelenin ileri tafl›nmas› noktas›nda oldukça önemlidir. Ancak bunun d›fl›nda s›n›f mücadelesinin daha tali sorunlar›na yönelik araflt›rma ve incelemeler de yap›labilir. m› girecektir yoksa sadece karar sahipleri mi bu yönelimin maddi güce dönüflmesi için çal›fl›p, mücadele edecektir? Her fleyden önce partiyi toparlamak, kitleleri örgütlemek istiyorsak, prati¤imizin devrimcileflmesi, süreklilik arzetmesi ve kitlelere güven verici olmas› gerekir. Ancak güven verici, kitlelerin yaflamsal sorunlar›na yan›t verici devrimci pratik örgütlenip bu pratikle birlikte, yürütülen ideolojik mücadele ancak, partiyi toparlayacak, kitleleri örgütleyecek, devrimci savafl›n ivmesini yükseltecektir. Tasfiyecili¤in yaratm›fl oldu¤u tahribatlar› onarma, y›k›lan güveni tazeleme göreviyle karfl› karfl›ya olan devrimci hareket ve s›n›f bilinçli proleterler yaflanan bu gerçekli¤in bilinciyle bu gerçekli¤i gözönünde tutarak örgütlemeye gitmelidir ve pratik yürüyüflünü düzenlemelidir. Günümüz koflullar›nda s›n›f düflmanlar›m›z h›zl› düflünme, h›zl› davranma reflekslerini iyi kullanmaktad›r. Bu beceriyi iyi göstermektedir. Bilimin tekni¤in geliflim düzeyini arkas›na alarak geçmifl savafl deneyiminden en yüksek düzeyde ders ve tecrübe ç›karma avantaj›n› kullanarak hareket ediyor, sald›r›yor, kuflat›yor, imha ediyor. Devrimci hareketin deyim yerindeyse soluk almas›na, toparlanmas›na müsaade etmiyor. Geçmiflte yaflad›klar›ndan yeterince ders ç›kararak, önlemler al›p hareket ediyor. Bu gerçekli¤i gözönüne alarak, bugün daha h›zl› ve birden fazla fleyi bir arada düflünebilmeyi, h›zl› karar verip h›zl› hareket etmeyi ö¤renmeliyiz. “H›zl› davranmak” demek düflüncesizce yanl›fl yapmak olarak anlafl›lmamal›d›r. Bugün, birden fazla devrimci faaliyeti düflünme, örgütleme becerisine kavuflabilmeliyiz. Düflünme, karar verme, hareket etme tarz›m›z› yenilemeli, “düflman›n, kitlelerin, de¤iflen koflullar›n” h›z›n› hesaplayarak hareket etme kapasitesini yakalayabilmeliyiz. Her türlü zihinsel, bedensel edilgenlik ve hantall›ktan h›zla kurtulmal›y›z. Devrimci savafl sorunlar› üzerinde düflünürken, iflçi s›n›f›n›n örgütlenmesi üzerinde, kamu emekçilerinin, yoksul köylülerin örgütlenmesi üzerinde de vb. düflünebilmek. Düflünmek ve çözümler üretmek, çözüm gücü olacak örgütlenmeler yaratmak. Yü-

7-20 Mayıs 2004 Proletarya Partisi’nde bu konuda yaflanan önemli bir sorun da araflt›rmaincelemenin salt önder kadrolar›n görevi oldu¤u yan›lsamas›n›n kafalarda varolmas›d›r. Bu do¤ru bir yaklafl›m de¤ildir. Yaz›m›z boyunca da ortaya koymaya çal›flt›¤›m›z gibi, araflt›rma-inceleme yapmak, buradan do¤ru sonuçlar ç›kararak s›n›f mücadelesinin sorunlar›na çözümler bulmaya yönelmek, kadrosundan militan›na her partili militan›n yapmak zorunda oldu¤u çal›flmalard›r. Basitten karmafl›¤a do¤ru bu yönelime girilmesi ve süreç içerisinde daha nitelikli çal›flmalar yap›labilmesi s›n›f mücadelesinin ve onun özneleri olan bireylerin geliflimini h›zland›r›r. Bununla birlikte yapaca¤›m›z her araflt›rma ve incelemeyi, bunun ürünü olan yaz›lar›m›z› birfleyleri de¤ifltirmenin sorumlulu¤uyla yazmak zorunda oldu¤umuzu ak›ldan ç›karmamal›y›z. Bunun için ise MLM’nin evrensel yasalar›n›, ülke tarihini, Proletarya Partisi’nin tarihini vb. ö¤renmeye gayret göstermeliyiz. Tüm çal›flmalar›m›z› bu do¤rultuda, devrimimize hizmet edecek flekilde bilinçlerimize kaz›yarak yapmal›y›z. rürken düflünmek, ifl yaparken, koflarken düflünmek, savafl›rken düflünmek; çok yönlü, bütünlüklü, dünü unutmadan günün geçmiflle, gelecekle ba¤›nt›s›n› kurarak düflünmek ve düflündüklerimiz üzerinde çözümler üretmek. Toplumsal gerçekli¤i, savafl gerçekli¤ini, kavrayarak düflünmek, düflüncemizi ve davran›fllar›m›z›, hareket tarz›m›z› bu gerçeklere uydurmak. Süreci ve geliflmeleri do¤ru gözlemleyip, bilimsel çözümlemeler, isabetli tespitler yapmak temel görevlerimizden biri olmaya devam etmektedir. Temel yönelime uygun olarak, partinin bütünü ileri do¤ru ad›m atmazsa salt merkezi düzeyde at›lan ad›mlar, güçsüz zay›f ve yetersiz kal›r. Yürüyüflü güçlendirmek, partiyi ve kitleleri ve devrimci savafl› örgütlemek için üstten alta do¤ru bütünlüklü olarak güçlü ad›mlar at›lmak zorundad›r. Yoksa at›lan ad›mlar etkisizleflerek, zay›flar ve söner. Temel yönelimin kaderi, al›nan merkezi kararlar›n uygulanmas›na, örgütlenmesine ve denetlenmesine ba¤l›d›r. ‹nsanlar›n do¤ru seçimi örgüt çal›flmas›n›n anahtard›r. Örgütsel bütün çal›flmalar ve görevler politik kararlar›n yerine getirilmesine hizmet etmelidir. fiunu unutmayal›m ki, silahl› mücadelenin süreklilik kazanmas›, birinci derecede partinin, komitelerin iç örgütlenme ve düzenlenmesine, partinin merkezi ifllerli¤inin düzene sokulmas›na do¤rudan ba¤l›d›r. Partinin ve parti komitelerinin iç örgütlenmesi MLM temeller üzerinde düzene sokulmadan, temel görevler lay›k›yla yerine getirilemez. Ayn› flekilde asgari bir süreklilik kazanan silahl› mücadele partiyi çeliklefltirir ve sa¤lamlaflt›r›r. Devrimci savafl partinin sa¤lam olmayan yanlar›n› söküp atar. Örgütlenecek bütün devrimci çal›flma, yürütülecek bütün devrimci faaliyetler partinin temel yöneliminin prati¤e uygulanmas›na uygun olmal›d›r. Güçlü ve iyi örgütlenmifl savafl örgütü yaratma sorunu bugün temel bir sorundur. ‹lk ad›mlar bafllang›çta belli zaaflar ve eksiklikler, düzensizlikler tafl›yacakt›r. Bunun böyle olmas› s›n›f savafl›m yasalar›n›n do¤as› gere¤idir. Bu durum, bizleri korkutmamal›d›r.


7-20 Mayıs 2004

22

34

17. AT‹K Kongresi gerçeklefltirildi Kongre, yeni hedef ve kampanya kararlar›yla bir y›ll›k güzergah›n› belirledi

17. AT‹K Kongresi 9-10-11 Nisan 2004 tarihinde Almanya’n›n Frankfurt flehrinde gerçeklefltirildi. Dört federasyon ve iki AT‹K ülke komitesini temsilen toplam 90 delegenin kat›ld›¤› Kongreye delege tespitinin ard›ndan tüm dünyada emperyalizme, faflizme ve her türden gericili¤e karfl› flehit düflen devrim flehitlerinin an›s›na bir dakikal›k sayg› durufluyla devam edildi. Kongrenin aç›l›fl konuflmas› 16. dönem AT‹K baflkan› Metin Atak taraf›ndan yap›ld›. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan divan baflkanl›¤› ve divan üyelerinin seçimiyle devam eden kongrenin bu y›lki siyasi tart›flma konusu “Dünyada durum, kazan›lm›fl sosyal haklara yönelik sald›r›lar, sivil toplum örgütleri, bunlara biçilmifl rol ve görevlerimiz” olarak belirlenmiflti. Kongrenin en canl› ve tart›flmal› gündemi siyasal gündeme iliflkindi. Yaklafl›k elli delegenin söz ald›¤› bu gündem maddesinde sunulan taslak yaz›s›na iliflkin bölge raporlar› ve kiflisel görüfller dile getirilerek rapora son flekli verildi. AT‹K konseyinin gelen elefltirilere ve

sorulan sorulara verdi¤i cevab›n ard›ndan oylamaya sunulan siyasal rapor 88 oyla kabul edilerek AT‹K’in resmi görüflleri halini ald›. Kongrenin bir baflka canl› ve tart›flmal› gündem maddesi ise bir y›ll›k AT‹K faaliyet raporunun tart›fl›lmas› oldu. Oylamaya sunulan faaliyet raporu 87 oyla kabul edilerek 16. dönem AT‹K konseyinin yürüttü¤ü faaliyet ve ald›¤› karalar delegeler taraf›ndan onaylanm›fl oldu. Faaliyet raporunda 16. dönem AT‹K konseyinin raporda belirtti¤i ve önümüzdeki dönem faaliyetleri ve kampanyas› olarak sundu¤u afla¤›daki kararlar da onaylanarak kabul edildi. Bu ba¤lamda; “Uluslararas› alanda 4-10 Kas›m 2004 tarihinde Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi’nin 2. Kongresi yap›lacakt›r. Bu kongre her yönüyle önemlidir. ILPS kuruldu¤undan bu yana birçok üye kat›ld› ve çeperi oldukça geniflledi. Bu kongrede birçok önemli konuda ciddi çal›flmalar yap›lacakt›r. Tart›flmalar olacak ve ILPS içinde bulanan birçok yap› ILPS’nin yönelimi ve politikalar›-

n› tart›flmaya açma iste¤inde bulunabilir. Bu konuda konfederasyonumuza birçok görev ve sorumluluk düflüyor. Sosyal haklar›n gasp›na karfl› yeni bir pratik kampanya örgütleme ve bununla gündemi sürekli s›cak tutma anlay›fl› gelifltirilmelidir. AT‹K olarak Avrupa çap›nda bir konferans›n örgütlenmesi için flimdiden çal›flmalar yap›larak en geç Haziran sonunda bu konferans gerçeklefltirilmelidir. Sosyal haklar›n sadece Almanya’y› ilgilendirmedi¤i, tüm Avrupa’y› kapsad›¤› düflünüldü¤ünde, bu konferans›n Avrupa çap›nda yap›lmas›n›n flartlar› oldukça vard›r. Buna tüm demokratik çevreleri dahil edecek bir perspektifle yaklafl›lmal› ve dal›nda uzman flahsiyetler de dahil edilmelidir. AT‹K tüm flartlar› zorlayarak ILPS’nin Avrupa’da daha da güçlenmesini sa¤lamal›, AT‹K’le s›n›rl› olan durumu tersine çevirerek, yeni aç›l›mlar yapmal›d›r. Zaman› flimdiden belirlenmese de ileride bir Avrupa Seksiyonu oluflturmak için bir konferans›n oluflturulmas› için ad›mlar at›lmal›d›r. Bu konuda AT‹K bünyesinde bir komite oluflturularak ve inisiyatifli k›l›narak bu ifle mutlaka bafllanmal›d›r. Konfederasyonumuz önümüzdeki dönemde, y›llard›r tart›flt›¤›m›z, fakat bir türlü sonuçlar›n› ç›kar›p, Federasyon ve derneklerimize sunamad›¤›m›z kitle çal›flmas› konusunda bir çal›flma bafllatmal› ve bunu Avrupa merkezi olarak yapaca¤› bir toplant›yla sonuçland›rarak tüm derneklerimize sunmal›d›r. Bu konuda federasyonlar›m›z›n atad›¤› insanlardan AT‹K inisiyatifinde bir komite oluflturarak bir rapor haz›rlamal›d›r.

Irak halk› iflgalcileri istemiyor CNN ve Gallup taraf›ndan Irak’›n tamam›nda yapt›r›lan kamuoyu yoklamas›na göre halk›n iflgal güçlerinin ülkelerini terk etmesini istedikleri belirtildi. Kamuoyu yoklamas›n›n çat›flmalar›n fliddetlenmesinden bir süre önce, 22 Mart-9 Nisan aras›nda yap›ld›¤› aç›kland›. Kamuoyu yoklamas›na kat›lanlar›n yüzde 57’si koalisyon kuvvetlerinin Irak’› birkaç ay içinde terk etmesini, yüzde 36’s› ise daha uzun kalmalar›n› istedi¤ini söyledi. Yoklamaya kat›lan 10 Irakl›dan 7’si Geçici Koalisyon Yönetimi ile iflbirli¤i yapmalar› durumunda kendilerinin ya da ailelerinin hayat›n›n tehlikeye girece¤ini belirtirken, yüzde 64’ü koalisyon kuvvetlerinin eylemlerinin iflgal s›ras›nda beklediklerinden daha kötü ç›kt›¤›n› kaydetti. KURTULUfi DE⁄‹L ‹fiGAL Irakl›lar›n sadece dörtte biri Amerikan askerlerine sald›r›lar›n tamamen meflru oldu¤unu, üçte birinden az› ise sald›r›lar›n ahlaki bir bak›fl aç›s›ndan tamamen veya bir flekilde meflru oldu¤unu, 5 kifliden biri ise sald›r›lar›n bazen meflru oldu¤unu belirtti. Yoklamaya kat›lan 10 kifliden 7’si ise Amerikan ordusunun Irak’ta bulunmas›n› “kurtulufl de¤il iflgal” olarak gördü¤ünü söyledi. Kamuoyu yoklamas›n›n kimler taraf›ndan nerelerde yap›ld›¤›n›n yan›nda, son süreçte sald›r› ve direniflin fliddetinin artmas›ndan sonra bu rakamlarda önemli bir art›fl oldu¤unu dikkate almak gerekir.

Bilindi¤i gibi, Avrupa’da yap›lan birçok yasal de¤iflikliklere siyasi ilticac›lar da eklendi. Oldukça zorlaflt›r›lan bu yasalarla, iltica kamplar› adeta birer toplama kamp›na dönüfltürülmüfl bulunuyor. AT‹K taraf›ndan bu konu gündeme getirilerek bir kampanya bafllat›lmas› gerekmektedir. Kampanyan›n sadece AT‹K’le s›n›rland›r›lmas› fazla kazan›c› olmaz. Ayr›ca AT‹K bünyesinde ve tüm federasyonlar›n verece¤i elemanlarla bir komite oluflturarak, Avrupa’daki iltica yasalar›, kamplar›n durumu hakk›nda bir araflt›rma yap›larak bir broflür haz›rlanarak çeflitli dillerde yay›nlanmal›d›r” perspektifi kabul edilerek AT‹K’in bir y›ll›k yönelimi ve yapacaklar› kongre delegeleri taraf›ndan oylanarak karar haline getirilmifl oldu. Faaliyet raporunun ard›ndan sunulan mali raporun da delegeler taraf›ndan aklanmas›ndan ard›ndan, denetim kurulunun raporu okundu. Denetim kurulu AT‹K konseyinin ald›¤› kararlar› ve 16. dönem kongresinin ald›¤› kongre kararlar›n› bir bütün olarak yerine getirdi¤ini ve mali raporun denetlenerek bir sorunun olmad›¤› yönünde verdi¤i rapor dinlendikten sonra, yeni yönetim ve denetim kurulu seçimi gündemine geçildi. 18. AT‹K konsey üyelerinin seçiminin ard›ndan, denetim kurulu üyelerinin seçimi yap›larak kapan›fl yap›ld›. Dilek ve temenniler gündeminde birçok delege 18. AT‹K konsey üyesine baflar›lar dileyerek, beklentilerini ve yap›lmas› gerekenler konusunda görüfllerini dile getirdiler. Kongre tüm delegelerin “Birlik Mücadele Zafer”, “Yaflas›n AT‹K” sloganlar› eflli¤inde bitirildi.

ABD ORDUSUNDAN

‹fiKENCE ABD Baflkan› Bush, ABD’li askerlerin tabut görüntülerinden sonra, ABD’li askerlerin Irakl›lara yapt›¤› iflkenceleri gösteren foto¤raflar nedeniyle s›k›nt›da. CBS taraf›ndan yay›nlanacak foto¤raflardan birinde, ABD askerlerinin, küçücük bir kutu üzerinde durmaya zorlad›klar› elleri ve gözleri ba¤l› Irakl› esire, kutunun üzerinden düflerse ölece¤ini söyleyip dalga geçtikleri görülüyor. Di¤er foto¤raflarda, ç›plak bedenlerine ‹ngilizce küfürler yaz›lan ve birbirleriyle cinsel iliflkiye zorlanan erkek esirler bulunuyor. CBS’e Irak’ta görevli ABD askeri polisi taraf›ndan ulaflt›r›lan foto¤raflar üzerine, Amerikan ordusu soruflturma bafllatt› ve aralar›nda bir Tümgeneral’in de yer ald›¤› 17 asker a盤a al›nd›. Askerlerden 6’s›n›n divan-› harb’e verilece¤i belirtildi.


23

34

‹talya faflizmden kurtuluflu kutlad› ‹talya’n›n Mussolini faflizmi ve Nazi iflgalinden kurtuluflunun 59. y›ldönümü, kitlesel savafl karfl›t› gösteriye dönüfltü. 25 Nisan olan Ulusal Ba¤›ms›zl›k Günü, ‹talya genelinde 200 dolay›nda gösteriyle kutland›. ‹talya’da baflkent Roma’dan Milano’ya, Bologna’dan Floransa’ya kadar büyük kentlerin meydanlar›n› dolduranlar hem 25 Nisan 1945’te ‹talya’y› faflizm ve Nazi tehlikesinden kurtaran direniflçileri and›lar, hem de “Savafl› durdural›m” yaz›l› pankartla yürüyüfl yaparak, Irak’ta süren iflgalin sorumlular›n› protesto ettiler. Ulusal Ba¤›ms›zl›k Günü dolay›s›yla, en genifl çapl› ve renkli kat›l›m›n gözlendi¤i Milano’da 150 bin kifli savafla ve faflizme hay›r demek amac›yla yürüdü. Duomo Meydan›na do¤ru kentin çeflitli merkezlerinden yürüyüfle geçen kitle ‹talyan askerlerinin hemen Irak’tan çekilmesi talebini hayk›rd›. Milano sokaklar›nda, faflizme karfl› savaflm›fl Partizanlar ve bar›fl yanl›lar›n›n bayraklar› bir aradayd›. Uzun yürüyüfl s›ras›nda, Milanolu ba¤›ms›z gruplardan gençler, kortejden ayr›larak Amerikan Konsoloslu-

¤unun bulundu¤u Piazza Cavour’a yöneldi. Konsolosluk önünde toplanan gençler, Amerikan bayra¤›n› yakt›lar, konsolosluk binas›na tafl ve havai fiflek f›rlatt›lar ve konsoloslu¤u korumakla görevli polis araçlar›n› tahrip ettiler. Ba¤›ms›z gruplar›n tafl›d›¤› pankartlarda “Emperyalist savafla hay›r”, “Emperyalizm ve Siyonizme karfl› Irak direnifli” vb. sloganlar yaz›yordu. Duomo Meydan›n› çevreleyen büyük pankartlarda ise “Savafla hay›r”, “Irak’› terk edelim” gibi mesajlar yer al›yordu. Organizasyon Komitesi ad›na Duomo Meydan›nda okunan metinde “‹flgal kuvvetleri Irak’tan d›flar›”, “Irak Irakl›lar›nd›r”, “Yak›n Do¤u için bar›fl” mesajlar› verildi.

ifade etmek istedik” dedi. Rehinelerden Salvatore Stefio’nun annesi Maria Luisa ise gözyafllar› içinde, “Onlar› serbest b›rak›n, benim o¤lum iyi bir genç” diye konufltu. Bar›fl yürüyüflüne Solun Demokratlar› Partisi’nden Fabio Mussi, Yeniden Komünist Yap›lanma Partisi lideri Fausto Bertinotti ve Yefliller Partisi’nden Paolo Cento’nun da kat›lmas› dikkati çekti.

REH‹NELER ‹Ç‹N BARIfi GÖSTER‹S‹ Irak’ta direniflçiler taraf›ndan rehin al›nan 3 ‹talyan’›n serbest b›rak›lmas› için gösteri düzenlendi. Rehine aileleri öncülü¤ünde 28 Nisan tarihinde, akflam saatlerinde Sant Angelo fiatosu’ndan Vatikan’daki ünlü Aziz Petrus Meydan›’na

Dünyadan Notlar EMPERYAL‹STLER ARASI ÇEL‹fiK‹LER, ORTADO⁄U VE NATO Z‹RVES‹ Emperyalist sistem bir kriz yafl›yor. Bu kriz emperyalizmin afl›r› üretim krizidir. Biraz daha ömürlerini uzatmak için, bu krizi atlatma için yeni belirlenen stratejilerle, sald›rmak, iflgal etmek, emperyalizmin do¤as›nda var olan özelli¤idir. Sistem kendi içinde de muazzam çeliflkiler yafl›yor. Emperyalist sistemin kendi içindeki çeliflkileri, sistemin kendi içindeki boyutlar›n› ortaya ç›kartmak için önemli ip uçlar› vermektedir. K›sa ve öz bir cümleyle ifade edecek olursak; tüm bu çeliflkilerin temelinde yatan tek bir amaç vard›r; Kim daha çok pazara hakim olacak, kim daha fazla pay kapacakt›r. Bunun için de emperyalist bloklar›n strateji merkezleri har›l har›l çal›flmaktad›r. Emperyalist sistemi meydana getiren güç odaklar› olarak belirlenen bloklar aras›ndaki çat›flman›n temelinde her zaman oldu¤u gibi pazara ve enerji kaynaklar›na hakim olma mücadelesi yatmaktad›r. Yukar›da aç›klad›¤›m›z ve ABD’nin reddetti¤i birçok antlaflman›n yan›nda, buna uygun ve daha da ileri düzeyde ABD, yeni stratejisini 11 Eylül 2001 tarihinde aç›klad›. Bu strateji ‘Tüm ülkeler ekonomik, silahsal ve askeri güç olarak ABD’yi sürekli on y›l geriden takip edecekler’, ‘ABD için tehlike teflkil eden her ülke ABD’nin hedefleri aras›ndad›r’. Bu stratejiye uygun olarak ABD Afganistan ve hemen ard›ndan Irak’› iflgal etti. Biraz bafla dönelim ve emperyalistler aras›ndaki kap›flma alanlar›n› belli bafll›klarla inceleyelim; Dünyada enerji kaynaklar›n›n en verimli bölgesi olarak hala Ortado¤u ve Kafkaslar görülmektedir. Bu bölgeye sahip olmak, iki avantaj getirmektedir. Birincisi; bu bölgenin pazar›n› ele geçirmek, ikincisi; belirlenen enerji kaynaklar›n› ele geçirmek demek-

kadar bar›fl yürüyüflüne, binlerce kifli kat›ld›. Irak’taki ‹talyan rehinelerden Maurizio’n›n k›zkardefli Antonella Agliana, “Bu bar›fl gösterisini, Irak’taki gençlerimizin serbest b›rak›lmas›n› sa¤layabilmek için düzenledik. Ama bu vesileyle, savafltan hofllanmad›¤›m›z› da

7-20 Mayıs 2004

tir. Bu da çat›flmay› belirliyor. Kuflkusuz ki, emperyalistler aç›s›ndan di¤er bölgeler de en az bu bölge kadar önemli olmas›na ra¤men, temel çat›flma bölgesi flimdilik Ortado¤u ve Kafkaslard›r. ABD, sald›r› ve iflgal de dahil olmak üzere tüm yöntemlere baflvurarak bu bölgede hakim olmak istiyor. Ortado¤u üzerinden bu bölgeye mesajlar gönderen ABD, Irak’ta oldu¤u gibi gerekti¤inde iflgal, Gürcistan’da oldu¤u gibi yumuflak darbelerle hakim konuma gelmek istiyor. Bu da yeni pazarlar demektir. ABD’nin yeni planlar› aras›nda Avrupa’da bulunan askeri gücünü Do¤u-Avrupa ve Balkanlara kayd›rarak buradan di¤er bölgelere güç aktarmak için çal›flmalar yapmaktad›r. Tabi ki, tüm bunlar› yaparken de¤iflmeyen ünlü slogan›n› kullanarak yapmaktad›r, ‘Terörist yap›lanmalara müdahale’… Irak sald›r›s› döneminde ABD’ye aç›ktan destek veren Romanya ve Bulgaristan ABD’nin yeni askeri üsleri olarak yeniden yap›land›r›lmaktad›r. Bu ayn› zamanda, hem do¤u-Avrupa, hem de, Balkanlara aç›lan yeni kap›lar›n ABD’ye aralanmas› demektir. ABD, Kafkaslardaki enerji kaynaklar›n› ele geçirdi¤inde bunun önemli bir güç oluflturmak oldu¤unu biliyor. Azerbaycan baflta olmak üzere yak›n çevresindeki ülkelerin, petrol ve do¤al gaz hatlar›n›n Avrupa’ya aç›lan kap›s› oldu¤u biliniyor. Ortado¤u’da buna eklendi¤inde ABD’nin Irak’› neden iflgal etmede bu kadar erken davrand›¤› daha iyi anlafl›lacakt›r. Dünyan›n geliflmemifl bölgelerinden biri olan Hazar/Orta Asya’da ABD’nin yat›r›mlar› 20 milyar dolar› buldu. Bu miktar artarak devam ediyor. ABD, petrol nakil rotalar›ndaki Rus tekelini k›rmak için manevra yap›yor. Bu geliflim bize birçok fleyi a盤a ç›karmam›za

yard›mc› oluyor. Rusya’n›n Hazar petrolü için çal›flan tek boru hatt› Çeçenistan’dan geçiyor. Bu da bölgede “teröristlere” karfl› aç›lan savafl›n sertli¤ini gösteriyor. 1995’de petrol ihtiyac›n›n % 20’sini ithal eden Çin, 2010’da % 40’›n› ithal etmek zorunda ve Çin ulusal petrol flirketi, Kazakistan’da aktif. Kazak ordusunun donan›m›na yard›m ediyorlar. Bölgeye dahil olmalar› için ABD ile iliflkilerinde yeni bir yönelimi zorunlu hale getiriyor. Endonezya’dan Venezüella’ya uzanan bölgede “terörist” s›¤›naklar ve temel enerji kaynaklar› haritas› tespiti birbirini tamaml›yor. Angola, Nijerya, Kongo, Gabon, Kamerun, Ekvador, Gine gibi Bat› Afrika ülkeleri 2015’den sonra ABD petrolünün % 25’ini sa¤l›yor olacak ve flimdiden ABD ç›karlar› için hayati önemde bölge olarak tan›mland›. En önemlisi de Hazar/Orta Asya bölgesi. Tahmin edilen rezervleri 200 milyar varil. Suudi Arabistan’la ayn› seviyede. ABD OPEC d›fl›nda yeni bir kayna¤› kullanmadaki amac›, Ortado¤u’daki geliflmeleri ve petrol flirketlerinin olas› flantajlar›n› k›rmay›, bölge devletlerini ve petrol kaynaklar›n› daha kolay denetlemeyi düflünüyor. Bu plan›n hayata geçirilmesinde, askeri güç belirleyicidir. Bu sürede ABD askeri harcamalar›n› h›zl› bir flekilde artt›rd›. ABD, 2003’de askeri harcamalar›n› 300 milyar dolara ç›kartt›. Bu Rusya’n›n ulusal gelirine denk bir miktar. Sadece askeri araç gereçlere yap›lan harcama ‹ngiltere ve Almanya’n›n savunmaya yapt›¤› harcamadan daha çok. ABD’nin s›n›rl› harekatlar için nükleer silah kullanaca¤› Pentagon’dan yap›lan aç›klamalarda yer ald›. Sovyet sonras› Orta Asya da büyük askeri üsler kuruluyor. Çin s›n›rlar›n›n etraf›n› saran daire tamamlan›yor. Daha flimdiden yeni üslerde binlerce ABD askeri var. Savunma Bakan› Rumsfeld buralarda “Gerekti¤i kadar uzun süre” kal›naca¤›n› söylüyor. Uzay komutas› “Visio’n” 2020’de belirtildi¤i üzere uzay›n askeri güç kullan›m›na uygun hale getirilmesinin amac›, ABD ç›karlar›n› ve yat›r›mlar›n› korumak için askeri operasyonlara uzay boyutunda da egemen olmak olarak aç›klan›yor. Bunun için ABD, askeri olarak temel iki

kuvvet kullanmaktad›r. Birincisi; kendi askeri gücünü, ‹kincisi; NATO’yu kullanmaktad›r. ABD ve di¤er emperyalist güçler aras›ndaki bir di¤er çeliflki de kendisini bu alanda göstermektedir. ABD, Rusya’n›n NATO toplant›lar›na al›nmas›n› istemesi, Rusya’y› geçici olarak da olsa devre d›fl› b›rakmak olurken, Avrupa Birli¤i’ne de ayr› bir ordunun kurulmamas› ça¤r›s› yaparak, NATO’nun daha da güçlendirilmesini önermektedir. ABD’nin askeri alana çok büyük yat›r›mlar yapt›¤› bilinmektedir. ABD’nin dünyan›n 130 ülkesinde 702 askeri üssü bunmaktad›r. Bunlar sadece aç›klanan rakamlar. Avrupa Birli¤i bunu bildi¤inden ileride yapmak istedi¤i operasyonlar› tek bafl›na ve ABD’siz gerçeklefltirmek için, NATO’yu devre d›fla b›rakarak, bir Avrupa ordusunun kurulmas›nda kararl›d›r. Bunun için at›lan önemli ad›mlar›n oldu¤u da biliniyor. Fransa Savunma Bakan› Alliot Marie Der Spiegel’e verdi¤i bir demeçte; geçen y›l 60 bin asker, 400 savafl uça¤›, 100 savafl gemisi, mobilize edecek duruma geldiklerini ve ayr›ca 1500 kiflilik bir acil müdahale birli¤inin kuruldu¤unu aç›klam›fl olmas›, bu konuda Avrupa Birli¤i’nin ald›¤› mesafeyi yans›tmaktad›r. ABD ile Avrupa Birli¤i aras›ndaki bu çeliflki NATO’nun 40. toplant›s›nda da bir kez daha su yüzüne ç›kt›. Konferansta NATO’nun gelece¤i ve ‘Terörizm’ ana konu olurken, Almanya D›fliflleri Bakan› Joschka Fischher “NATO’nun Avrupa ile Amerika aras›nda bir köprü oldu¤unu” söyleyerek, “Transatlantik iliflkilerde dostluk ve güvenli¤in olmas› gerekti¤ini” belirterek, NATO askerlerinin Irak’a gönderilmesinde acele edilmemesini dile getirdi. Bu aç›kça NATO’nun kendileri aç›s›ndan eskisi gibi çok fley ifade etmedi¤inin aç›klanmas›yd›. Çeliflkilerin ana noktas› flimdilik Ortado¤u ve iflte ‹stanbul’da yap›lacak NATO Zirvesinin ana noktas›n› bu bölge ve NATO’nun bu bölgede yeniden yap›land›r›lmas› oluflturacakt›r. Bu Zirve sürecinde kuflkusuz baflta Türkiye’deki olmak üzere tüm anti-emperyalist güçlere, emperyalizmin teflhiri ve ona karfl› mücadelenin önemini halklara göstermede önemli görevler düflmektedir.


34

24

7-20 Mayıs 2004

fiAN OLSUN EN ZOR GÜNLERDE KAVGAYI YÜKSELTENLERE… Proletarya Partisi’nin flehit düflen 3. Genel Sekreteri olan Kaz›m Çelik, 1974 y›l›ndan sonra yükselen devrimci dalga ile birlikte s›n›f mücadelesine daha yak›nlaflm›fl ve içinde aktif olarak yer alm›flt›r. Onu tan›yan yoldafllar›n›n anlat›mlar›na göre, bu, ö¤rencilik y›llar›nda, yaz tatili dönemlerinde Dersim’den ‹stanbul’a geldi¤i döneme rastlamaktad›r. Bu y›llardan flehit düfltü¤ü tarihe kadar onun en çok öne ç›kan özelli¤i istikrarl› bir çizgi izlemesi ve partisine olan ba¤l›l›¤›n›n bir an bile zaafiyete u¤ramamas›d›r. O devrimcili¤i bir yaflam tarz› olarak kabullenmifltir. 1980 AFC’si s›ras›nda birçoklar›n›n yüre¤i Avrupa’da atarken Kaz›m Çelik’i da¤lara sürükleyen de bu sonsuz inanç olmufltur. Onun için koflullar›n zorlu¤u de¤il, yapaca¤› iflin ne denli baflar›l› olaca¤› önemlidir. ‹fllerinin yo¤unlu¤undan asla flikayet etmeyen yap›s› ile, iki ifli bir arada düflünebilir ve pratik öneriler sunabilirdi. ‹nsanlara hele de yoldafllar›na k›zmay› hiç beceremezdi ve mütevazi yap›s› ile insanlar üzerinde derin izler b›rakm›flt›r. Proletarya Partisi’nin 2. Konferans› döneminde Alt Konferans sonras›nda sahte

kimlikle yakalan›r. Gerçek kimli¤ini gizledi¤i gibi, onca iflkence sonras› düflmana hiçbir s›r vermez. Onu serbest b›rakmak zorunda kalan düflman, sonradan o oldu¤unu ö¤rendi¤inde ç›lg›na dönmüfltür. Biten konferansta 2. MK’ya seçilir. 1981 yaz›nda Siyasi Büro’da yer al›r.

1982’de Askeri Komisyon Sekreterli¤ine getirilir. 1983’de Parti Genel Sekreterli¤i görevini üstlenir. Devlet terörünün bütün h›z›yla sürdü¤ü o süreçte, böylesine zor bir görevi yürütüyordu. 1983 sonundan itibaren, sa¤ çizginin önderlikte tamamen egemenlik sa¤lamas› ile kadrolar›n büyük flehirlerde, dahas› yurtd›fl›na çekmekle korunabilece¤i gibi anlay›fllar›n egemenlik sa¤lamas›na ra¤men, bu egemen anlay›fla göre hareket etmedi. K›rsal alan› ve gerilla faaliyetini asla terk etmedi. Bu amaçla bulundu¤u gerilla birli¤inden, baflka alandaki faaliyet ve gerilla birli¤ini denetlemeye gitti¤i bir s›rada ihbarc›lar taraf›ndan görülüp bilgi verilmesi sonucu, bulundu¤u gerilla birli¤i düflman taraf›ndan kuflat›lm›flt›. Uzun süren çat›flma sonucunda Kaz›m Çelik, 1987 y›l›n›n 20 May›s’›nda Elaz›¤’›n Palu ilçesinde H›d›r Ayk›r, Cihan Tafl, Müslüm Emre ve Ali Kayado¤an isimli yoldafllar›yla birlikte flehit düfltü. Ard›nda en zor dönemlerde bile y›lmaman›n, azmin ve kararl›l›¤›n vazgeçilmezli¤ini miras olarak b›rakt›. Devrim için at›lan her ad›mda yafl›yor/yaflat›l›yor…

Engeller, mücadeledeki ›srar›n› k›ramad› Dersim’in Mazgirt ilçesinde 12 Eylül 1980’den 12 May›s 1992 y›l›na kadar düflmanla ba¤lant›s›n› kesmeyen iflbirlikçi Muhtar Kemal, T‹KKO birli¤inin alm›fl oldu¤u karar do¤rultusunda cezaland›r›l›r. Baflar›yla tamamlanan eylem sonras›nda, gerilla birli¤inin birkaç gün sonra operasyonda olan düflman güçlerince yerleri tespit edilir. Düzenlenen roket ve bomba sald›r›s› sonucu T‹KKO gerillalar›ndan Gürsel Çelebi (Erdal) yaral› ele geçirilip iflkencede katledilirken, Gülseren A¤gül (Kamile) flehit düfler. 12 May›s 1992’de flehit düflen Gürsel Çelebi’nin amcas›n›n o¤luyla yapt›¤›m›z söylefliyi yay›nl›yoruz. -Bize Gürsel Çelebi’nin büyüdü¤ü ortam› anlat›r m›s›n›z? Nas›l bir ortamda yetiflti? Emekçi bir ailenin çocu¤uydu. Babas› memurdu, Meteoroloji Müdürüydü Mazgirt’te. Türkiye’nin çeflitli illerinde dolaflt›lar, babas›n›n memurlu¤u sebebiyle. Çanakkale, Ad›yaman bunlardan baz›lar›yd›. Lise ikinci s›n›fta Mazgirt’e geldiler, liseyi Mazgirt’te bitirdi. Üniversite s›nav›nda Tokat’ta ‹nflaat Mühendisli¤i’ni kazanm›flt›. -Kiflili¤inde hangi özellikleri belirgindi? Daha çok hangi yönüyle tan›n›yordu? Güler yüzlüydü her zaman. Oldukça sempatikti, san›r›m sempatikli¤i herkesçe kan›ksanm›flt›. -Peki, örgütlü mücadeleye ne zaman kat›ld›? Tokat’ta üniversitede okurken örgütlü mücadele içerisinde yer ald›. Zaten çok ya-

banc›s› oldu¤u düflünceler de¤ildi. Çevresi itibariyle yatk›nl›¤› vard›. -Sonras›nda Dersim’e dönmesi nas›l oldu? Üniversitede örgütlendi¤ini ö¤renen babas› gerillaya kat›lmas›n› engellemek için Gürsel’i okuldan alarak Dersim’e geldi. Dersim’de ablas› ö¤retmendi, yak›n bir köyde. Ara s›ra ablas›n› ziyarete gidiyordu. Hatta flehit düflmeden bir süre önce görüflmüfltük, beraber ablas›n› ziyarete gidecektik. -Peki, devrimci düflüncelerini sizinle paylafl›r m›yd›? Babas›n›n görevi nedeniyle, o daha çok d›flar›da bulunuyordu. Benim yak›nl›¤›m› biliyordu ama o yönlü bir paylafl›m›m›z olmad›. Babas› devrimci faaliyet içinde oldu¤unu bildi¤i için, okumas›n› istemiyordu. Tunceli’nin Alay Komutan› uyarm›flt› babas›n› “Senin o¤lun böyle böyle bir yoldad›r” diyerek, b›rakma engel ol demiflti. Babas› da bundan yola ç›karak, bafl›na bir fley gelir diye engel olmaya çal›fl›yordu, ama engelleyemedi tabi, o kararl›yd›. -Sizinle ya da ailesiyle gerillaya gitme

konusunda konuflmufl muydu hiç daha önce? Bana hiç söylememiflti ama bir amcas› daha var ona söylemifl “Ben gidece¤im, gerilla olaca¤›m” diye. O da k›zm›fl, ba¤›rm›fl kendisine. -fiehit düfltü¤ünü nas›l ö¤rendiniz? fiehit düfltü¤ü gün ben köyden Adana’ya gidiyordum çal›flt›¤›m yere. Ertesi gün telefon etti¤imde, söylediler flehit düfltü¤ünü. Ben tekrar geri geldim, ama cenazesine yetiflemedim. Yukar› Oyumca köyünde gömüldü Mazgirt’te. Oldukça kitlesel bir kat›l›m oldu¤u söyleniyordu cenazesine, halk sahiplenmiflti. -Gazetemiz arac›l›¤›yla okurlar›m›za, mücadele arkadafllar›na söylemek istedi¤iniz bir fley var m›? Diyorum, y›lmas›nlar arkadafllar›m›z, devam edelim. Yolumuz uzundur, sab›rl› olal›m, mücadele edelim, bu zinciri k›raca¤›z. -Teflekkür ediyoruz, sa¤ olun. Siz de sa¤ olun.

Ali Çelebi

KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER

Erdo¤an Yalç›ngil: 19 May›s 1976’da ‹TÜ ö¤rencisiyken, sivil faflistlerin s›n›f› basarak açt›klar› yayl›m atefli sonucu flehit düfltü. Ohannes Bak›rciyan (Orhan Bak›r): Ermeni milliyetine mensup olan, Orhan Bak›r,1953 do¤umluydu. Proletarya Partisi’nin üyesi ve kadrosuydu. 13 May›s 1980’de Elaz›¤ Karakoçan’da polisle girdi¤i çat›flmada flehit düfltü. Haydar Çakmak: Dersim’de bir muhbirin ihbar› sonucu Pag yöresinde düflmanla girdi¤i çat›flmada 11 May›s 1981’de flehit düfltü. ‹hbar eden muhbir, Proletarya Partisi taraf›ndan ölümle cezaland›r›ld›. Medet Özbadem: Urfa Siverekli olan Medet Özbadem, tutuklu bulundu¤u Diyarbak›r zindan›nda yakaland›¤› tüberküloz hastal›¤›n›n bilinçli olarak tedavi edilmemesi sonucu 20 May›s 1983’de flehit düfltü. Bozan Yaylas› fiehitleri: Dersim Çemiflgezek Bozan Yaylas›nda TKP/ML T‹KKO gerillalar› ile devlet güçleri aras›nda ç›kan çat›flmada gerillalardan A¤a fiimflek ve Kenan Bozkurt flehit düfltü. ‹hsan Temel:1985 May›s’›nda ‹stanbul’da flehit düfltü. Hasanpafla Katliam›: 19 May›s 1991’de Kad›köy Hasanpafla’da gece 23:00 s›ralar›nda TKP/ML üyesi ‹smail Oral ile taraftar› Hatice Dilek yarg›s›z infazla katledildiler. Mehmet Yaflar: Dersim Naz›miye’de Çakaran Deresi’nde ç›kan çat›flmada 14 May›s 1992’de flehit düfltü. Hasan Tanr›verdi: AT‹F Türkiyeli ‹flçiler Derne¤i’nde yönetim kurulu üyeli¤i yapt›. Geçirdi¤i ani beyin kanamas› sonucu 17 May›s 1992’de aram›zdan ayr›ld›. Eyüp Güllen: 1994 y›l›n›n 11 May›s’›nda Dersim Mazgirt Dinar Köprüsünde bir kaza sonucu flehit düflerek bayra¤› yoldafllar›na devretti. Emel K›l›nç: 15 May›s 2003’de Tokat’ta T‹KKO gerillalar› ile devlet güçleri aras›nda ç›kan çat›flmada flehit düfltü. ‹rfan A¤dafl: 14 May›s 1996’da ‹stanbul Alibeyköy’de Vatan gazetesi da¤›t›rken polis taraf›ndan katledildi. Ölüm Orucu fiehitleri: Hüseyin Kayac› 6 May›s 2001 (MLKP), Cafer Tayyar Bektafl 6 May›s 2001 (TKP(ML))


34

25

Erol Özel mezar› bafl›nda an›ld›

21 Nisan 1999 y›l›nda Tokat Serkiz’de TC askerleriyle girdi¤i çat›flmada yaflam›n› yitiren Halk Ordusu gerillas›

Erol Özel 22 Nisan günü ailesi ve yoldafllar› taraf›ndan Gülsuyu’nda bulunan mezar› bafl›nda an›ld›.

Saat 18:30’da bafllayan anmada ilk önce devrim ve komünizm flehitleri için bir dakikal›k sayg› duruflunda bulunuldu. Arkas›ndan bir konuflma yapan Selvi Gülmez ana; “Biz sizin davan›z› sonuna kadar sürdürece¤iz, sizin sevginiz Munzur da¤lar›ndan daha yüksektir. Siz halk için savaflt›n›z, bu yolda flehit düfltünüz” dedi. Daha sonra Erol Özel’in abisi k›sa bir konuflma yapt›. Konuflmas›nda “Onlar›n davas› zor, onurlu, yüce bir dava, herkes bu davaya bafl koyamaz. Onlar›n yapt›klar› onurludur, her zaman onlarla, kardeflimle gurur duyuyorum” dedi. Son olarak konuflan day›s› “Bizler onlar›n davas›na inan›yoruz. Biz ölece¤imizi bilsek de onlar›n yolundan dönmeyece¤iz. Onlar halk için öldüler, hepsini de ayn› duygularla selaml›yorum” dedi. Daha sonra grup ayn› mezarl›kta bulunan Perihan Çolak ve Dilek Konuk’un mezarlar›n› da ziyaret etti. (Kartal)

Önemli olan, onurlu yaflay›p ölmektir -Bize o¤lunuzun yetiflti¤i koflullar› anlat›r m›s›n›z? Malatya’n›n Do¤anflehir ilçesinin Karatezi köyünde do¤du. ‹lkokulu köyde okudu, çok baflar›l›yd›. Daha sonra ‹stanbul’a göç ettik. Ortaokulu ve liseyi Levent’te okudu. Orda da takdirname alarak bitirdi. Sonra girdi¤i üniversite s›nav›nda ‹stanbul Üniversitesi Fizik Bölümünü kazand›. -Çocukken hangi özellikleri ön plana ç›k›yordu? Haks›zl›¤a karfl›yd›. Haks›zl›k yapmam derdi, haks›zl›k da yapt›rmam. Taviz vermezdi bu konuda. ‹lkokulda köydeyken fasulye sulamaya gitti¤imizde bile, sucularla kavga ederdi. Kim haks›zsa söylerdi hemen, isterse babas› olsun. -Devrimci düflüncelerle tan›flmas› nas›l oldu? Ben ‘68 kufla¤›ndan›m. Ailesi ve çevresi olarak o düflüncelere çok uzak insanlar de¤ildik zaten. ‹çinde bulundu¤u harekete ortaokuldayken sempati besliyordu, lisedeyken içinde yerald›, üniversitede örgütlenmiflti art›k. Defalarca gözalt›na al›nd›, parça parça çok kald› içerde. Bir keresinde sekiz ay, birinde iki ay… Düflüncelerini bize de anlat›rd›, paylafl›rd›. -Peki, gerillaya kat›lma iste¤inden size hiç bahsetmifl miydi? Bana bir-iki kere defa söylemiflti. Annesi üzülüp, karfl› ç›kaca¤› için ona söylemiyordu. Üstü kapal› ima etmiflti birkaç kere. -Gerillaya kat›ld›ktan sonra, hiç haber alma imkan›n›z oldu mu? Olmad›. Yaln›z benim ‘68 kufla¤›ndan arkadafllar›m vard› Dersim’de. Onlardan sorup araflt›rd›m, Hozat’ta görüldü¤ünü söylediler. Kendisinden hiç haber alamad›k. Bize May›s’ta bir haber geldi. Beni burada s›k›flt›rd›lar polisler. Ben Malatya’ya gittim, J‹TEM’de ifademi ald›lar. Ö¤rendi¤ime göre; bunlar bir olaya gitmifller, nüfus ka¤›tlar›ndaki resimleri ç›-

kartm›fllar. Sonra cenazeye gidince ö¤rendim ben de. Hozat’›n karfl›s›nda Tavuklu Tepesi diye bir yer var, orda termal kameralar›n ana flalteri var. Oray› tahribe gitmifller sekiz kifli. Bir Antepli bayan, iki Kürecik’li kifli, bizimki, iki de oral› kifli varm›fl. Bunlar 24 saat çat›flm›fllar askerle. Oras› baya¤› ormanl›k bir alan. Bir eve gelip gidermifl bizimki, beni de o ev sahibi götürdü yat›rd› orda. OHAL vard› o zaman, akflam yediden sonra d›flar› ç›k›lm›yordu. Ordaki kod ad› “Metin” mifl. O çat›flmada iki kifli vurulmufl. Bunlar çantay› b›rakarak uzaklaflm›fllar. Kimlikte re‹brahim Çak›r

sim yok ama isim, soyisim, adres belli. Geldiler bizi buldular. Malatya’da oldukça kötü muamele gördüm, bize çok kötü davrand›lar. Sonra ‹stanbul’a döndüm. Kula¤›m›z tetikte haber bekliyorduk. Bir hafta sonra iki tane özel tim minübüsü tarand›, içindeki dokuz kiflinin öldü¤ü söylendi. Sonras›nda bunlar› s›k› takibe alm›fllar. -fiehit düfltü¤ünü nas›l ö¤rendiniz? Arkadafllar› eve telefon ettiler Haziran’›n 15’iydi. Buradan bir avukat alarak gittim, Elaz›¤’da dolmufl tuttuk, Dersim s›n›r›nda müdahale ettiler. Hozat’a gittik, arkadafllar› gelmiflti bir dolmuflla da. ‹ki aileydik biz gitti¤imizde, önceden gelip alan aileler de varm›fl. -O¤lunuzun flehit düfltü¤ü çat›flmada kaç flehit verilmiflti? ‹lk çat›flmada iki, sonras›nda dört kifli

flehit düflmüfltü. Cenazeyi açt›¤›mda tan›nacak durumda de¤ildi, Haziran 15 dediler ama san›r›m May›s sonunda flehit düflmüfltü. Savc›ya “Tan›d›m” dedim. fiunu da söyledim “Onlar haks›zl›¤a karfl› savaflt›¤› için can›n› verdi, onu da yaz oraya” dedim. Savc› dürüst bir adamd›, gözleri doldu. - Cenazeyi nereye defnettiniz? Hozat’ta fiehitler Mezarl›¤›’nda gömülüydü. Ben Malatya’ya köye götürmek istiyordum ama götürülecek durumda de¤ildi. Ben de “ Burada flehit düflmüfl, burada kalacak” dedim, orda gömüldü. Halk›n hepsi gelip baflsa¤l›¤› diledi. -O¤lunuz flehit düfltükten sonra herhangi bir bask› gördünüz mü? Ben 68 kufla¤›ndan›m. Bir dönem mücadele içerisinde yer ald›m. ‹stanbul’a ilk geldi¤imizde iki y›l gözetim alt›nda yaflad›k. ‹ETT’de D‹SK temsilcili¤i yaparken yarg›land›m. Yani o¤lumdan öncesinde de, Malatya’da da, ‹stanbul’da da sürekli bask› alt›ndayd›k. fiehit düfltükten sonra da geldi gittiler. fiurda iki-üç y›ld›r pek bir bask› yok üstümüzde. - Peki, gazetemiz arac›l›¤›yla flehit ailelerine, okurlar›m›za iletmek istedi¤iniz herhangi bir mesaj›n›z var m›? fiimdi, bu ülkede haks›zl›k var, bask› var. Buna karfl› koymak her kiflinin de¤il, er kiflinin iflidir. Yani kendisini kiflisel ç›kar için de¤il, halk›n›n ç›karlar› için feda eden onurlu kiflilerin iflidir. Onurlu ve gururlu bir ifltir bu. Bunu benim gibi olan aileler için konufluyorum. Hiç düflünmesinler, üzülmesinler. ‹nsan do¤ar ve ölür, önemli olan onurluca yaflay›p ölmektir, haks›zl›¤a karfl› koymakt›r. Okurlara da diyorum ki, haks›zl›¤a karfl› tüm devrimci bas›n› okusunlar. Maddi manevi destek olsunlar. Bu ifl böyle olur, dayan›flma, özveri, birlik, beraberlik. Bu yol buradan geçer. -S›cak karfl›laman›z ve güzel sohbetiniz için teflekkür ediyoruz. Ben teflekkür ederim.

7-20 Mayıs 2004 GÜN’DE DÜN ... 7 May›s 1982. Genelkurmay Baflkanl›¤› bir kitap yay›mlad›. Buna göre; Aral›k 1981 itibar›yla 14.086 sol, 2941 “bölücü” ve 347 sa¤ görüfllü 17.374 kifli hakk›nda 167 de¤iflik örgüt davas› aç›ld›. 8 May›s 1975. Anayasa Mahkemesi Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulufl yasas›n› iptal etti. Baflbakan Süleyman Demirel “Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni derhal ve yeniden kurmak için teflebbüse geçeriz” dedi. 1992. Son bir haftada bekaret kontrolüne gönderilen 8 k›z ö¤renciden ikisinin intihar etti¤i aç›kland›. 9 May›s 1974. Almanya’da, K›z›l Ordu Fraksiyonu liderlerinden Ulrike Meinhof Stutgart’daki Stemmheim hapishanesindeki hücresinde ölü olarak bulundu. Ayn› gün K›z›l Tugaylar Örgütü’nün 16 Mart’ta kaç›rd›¤› eski baflbakan Aldo Moro’nun cesedi Roma’da bir araban›n bagaj›nda bulundu. 10 May›s 1908. Kad›n iplik iflçileri Bursa’da greve ç›kt›. 1920. ‹stanbul’da tramvay iflçileri greve bafllad›. Ayn› gün Amerikan Komünist Partisi kuruldu. 1996. Do¤ru Yol Partisi Genel Baflkan› Tansu Çiller’in baflbakanl›ktan ayr›lmadan 22 gün önce örtülü ödenekten 500 milyar lira çekti¤i aç›kland›. 12 May›s 1916. ‹rlanda’n›n ‹ngiltere’den ba¤›ms›zl›¤›n› ilan eden Paskalya Ayaklanmas›’n›n öncüsü ve ‹rlanda’n›n ilk Marksist iflçi önderlerinden James Connolly kurfluna dizildi. 1998. ‹nsan Haklar› Derne¤i (‹HD) Genel Baflkan› Ak›n Birdal Ankara’da silahl› sald›r›ya u¤rad›. 13 May›s 1950. Ere¤li Kömür ‹flletmeleri’nde Türkiye’nin ilk siyasal grevi yap›ld›. 1998. Memur sendikalar› yasa tasar›s›n› protesto eden memurlar hakk›nda, adli tarihin en genifl kapsaml› soruflturmas› aç›ld›. 14 May›s 1968. Üniversite ö¤rencileri “NATO’ya Hay›r” haftas› bafllatt›lar; 106 ö¤renci gözalt›na al›nd›. 15 May›s 1966. Vietnam savafl›n› protesto eden 8 bin Amerikal› 2 saat boyunca Beyaz Saray’› kuflatt›. 16 May›s 1943. Varflova Gettosundaki Yahudi toplulu¤unun Nazi iflgaline karfl› direnifli k›r›ld›. Hayatta kalanlar Treblinka toplama ve yok etme kamp›na gönderilmeye bafllad›. 17 May›s 1976. Batman ve Malatya’da Petrol-‹fl üyesi 5 bin iflçi grevde. 18 May›s 1871. Paris Komünü eflit ifle eflit ücret verilmesini kabul etti. 19 May›s 1934. Bulgaristan’da faflistler darbeyle iktidar› ele geçirdi. 20 May›s 1961. 27 May›s sonras› ilk büyük iflçi mitingi, Eskiflehir’de binlerce iflçinin kat›l›m›yla yap›ld›.


7-20 Mayıs 2004

26

34

Farkl› kültürlerden kad›nlar, s›k›nt›lar›n› anlat›rken ayn› dili konufluyor;

YOKSULLU⁄UN D‹L‹ AYNI-1 ‹stanbul’un uzak bir köflesine, kopup gelmifller memleketlerinden geçim derdiyle... Kimi Urfal›, kimi Batumlu, Kimi Sivasl›, kimi de Dersimli... Biri Kürt, biri Gürcü, biri Türk, biri Laz olsa da kad›nlar›n yaflad›klar› s›k›nt›lar, yoksulluk ve çile farkl›l›k arzetmiyor. Büyük flehrin yoksullu¤unu omuzlar›na alm›fllar, a¤›r flartlarda çal›flma, iflte, evde ezilme ve onca s›k›nt›ya ra¤men; dört elle sar›lm›fl durumdalar yaflama. Hangisine sorduysak “hayat›m› yazsam roman...” diyorlar yaflamlar›ndan bahsederken... Ne çok söylenecek sözleri varm›fl, biz sorduk onlar anlatt›lar zorluklarla geçen yaflamlar›n›. Bize yaz›ya dökmek kald› bunlar›, milyonlarca kad›n›n ayn› s›k›nt›lar› yaflad›¤›n› bilerek...

-Bize kendinizi tan›t›r m›s›n›z? -Ben fiaziye Küçük, Düzceli’yim. 1940 do¤umluyum. Aslen Gürcü’yüm. Bizim anam›z babam›z Gürcistan’dan gelmifl. Lazlardan evlendim. Biz Düzce’de do¤duk. Do¤ma büyüme oral›y›z. 14 yafl›mda evlendim. Trabzon’a kaç›rd›lar beni. -Kendi iste¤inle evlenmedin yani? -Eflim beni kaç›rd›, 8 çocu¤u vard›. Kumam vard›. ‹kinci efl olarak gittim. Çocu¤um oldu ayr›lamad›m. 5 k›z›m oldu, o¤lum olmad›. Hala nikah›m yok. ‹flte burada süründüm de biraz birfleyler yapt›k. Çoluk

çocu¤umuzu yerlefltirdik. Allah kimsenin bafl›na vermesin. Beni kaç›rd›lar, adama bak›yorum taksinin içinde. Arkada iki tane genç var, acaba hangisine diye bakt›m. Elimi tutmaya bafllad›. Dedim beni da¤a kald›r›yorlar. Çünkü mümkünü yok. Adam 60 yafl›nda ben 14 yafl›nday›m. Be¤enmifl alm›fl. Niflanl›yd›m baflka yere. Çok çile çektim flu dünyada. Bak hala da çekmekteyim. K›z›m yoksul, kocas› rahats›z, ifl bulamad›. K›z›m iflte orda burda ne bileyim. Ne yapaca¤›m›z› bilmiyoruz. -Zorla kaç›r›ld›ktan sonra baba evine dönme imkan›n›z olmad› m›? -Çocu¤um oldu, daha gelemedim. Babam yoktu zaten, bir annem vard›. ‹stediler, ben dönmedim. Niflanl› taraf›m da istedi ama dönmedim tabi. Çocu¤um var gelemem dedim. ‹ki k›z›m oldu. Sekiz sene sonra bir tane daha oldu. Peflpefle 5 k›z›m›z oldu. -Sonra Samsun’dan m› buraya göç ettiniz? -Önce Trabzon Arakl›’da köyde oturduk bir süre. Sonra Samsun’a tafl›nd›k. Samsun’dan 72’de ‹stanbul’a geldik. 250 bin lirayla ev ifline bafllad›m. 11 sene ev iflinde çal›flt›m. Temizlik iflini yapt›m. Üç tane çocu¤um küçüktü. Geldik bu da¤bafl›na ç›kt›k. Allah›n kulu yok, orman buras›. Ev sahipleri bizi d›flar› att›, çocuklar›n çok

deyip eve kabul etmediler. ‹flte geldim flu bir oday› yapt›m. Cama muflamba çektim. Kap›ya battaniye yapt›m. Çakallar burada, orman buras›. Çakallar ba¤›rmaya bafllad›. O kadar çile çektik ki anlatamam. fiimdi böyle olduk, sakatland›k. Ne emekli var ne birfleyimiz var. -Peki burada çocuklar›n›z› büyütürken nas›l s›k›nt›larla karfl›lafl›yorsunuz? -Bir roman olsa da yazsam. Adam ‹stanbul’a geleli çal›flmad›. 250 bin lirayla ifle bafllad›m. 2500 lirayla ifli b›rakt›m. Hayvanc›l›k yapt›m. fiurada bir ah›r›m var. 200-300 kilo süt satard›m günde. Ama sa¤lamd›m. fiimdi flu çat›ya ç›k›p da flu kiremiti do¤rultamad›m. Demek o kadar yafllanm›fl›m ki merdiven dayad›m ç›kay›m dedim kendimden geçtim. fiimdi art›k hastal›k var. Tansiyon var, kalp var, mide var ne olsa var. -Peki ana, bu mahalle farkl› kültürlerden, farkl› mezheplerden insanlar›n yaflad›¤› bir mahalle. Burada farkl›l›klar›n olmas› sorun yarat›yor mu? -Önceden çok yaratt›. Siz Lazs›n›z gidin buradan dediler. Bize çok zahmetler ettiler ama ilk geldi¤imiz zamanlar. ‹ki sene sonra bu mahalle kuruldu. Adam yafll› ama çocuklara dokunmad› kimse. Ama “Gidin buradan” dediler, “Uyun bize” dediler, “Lazs›n›z” dediler, “Bizim mezhebimizden de¤ilsin” dediler. Bir yafll› adam ama

Nuran ilk de¤il, peki son mu? aha 14 yafl›ndayd› Nuran, aile meclisinin ald›¤› karar sonucu babas› taraf›ndan elektrik kablosuyla öldürüldü¤ünde. Gelece¤e umutla bakan gözler karart›l›rken, biz seyirci kal›yoruz toplum olarak olup bitenlere. Daha çocuk yafl›nda töre denilen vahfletin kurban› olan Nuranlar›n katili ise tek bafl›na aileleri de¤il elbette. Emperyalist-kapitalist sistemin yoz kültürü beyinlere öylesine ifllemifl ki insan›n insan› gözünü k›rpmadan öldürebilece¤i duruma getirmifl. Tüm bunlara karfl› devletin yapt›¤› tek fley ise olay› k›namakla kalmak oluyor. Tecavüz suçlular›n› evlenmeleri kofluluyla serbest b›rakan devlet, “töre” diyerek katilleri de birkaç y›l içinde b›rak›yor. Ne de olsa onlar “devletin güvenli¤ine” de¤il, kad›n›n güvenli¤ine dokunuyorlar! Nuran’›n cenazesi amcas› taraf›ndan Adli T›p’tan al›narak 29 Nisan 2004 tarihinde Perflembe günü Küçükçekmece Kayabafl›’nda topra¤a verilirken cenazeye birkaç akrabas› ve kad›nlar sahip ç›kt›. Annesi ve kardeflleri dahi kat›lmad› cenazeye. Gökkufla¤› Kad›n Derne¤i üyeleri ise “Mezar de¤il, s›¤›nak istiyoruz” yaz›l› pankart açarak Nuran’› son yolculu¤una u¤urlad›lar. (H. Merkezi)

D

hiç kimseden korkmad›. Ama flimdi hiç komflular›m›zla sorunlar›m›z yok. -Peki bu flekilde Alevi-Sünni, TürkKürt fleklinde ayr›mc›l›k yapan insanlara ne söylemek istersiniz? -Alevi olsun Sünni olsun, Yahudi olsun gavur olsun asla ben ayr›mc›l›k etmem. Ama onlar ediyorlarsa kendileri bilir art›k. Biz edemeyiz. Bütün insanlar eflittir. -Peki ana sen Lazca biliyorsun, Gürcüce biliyorsun. Yani kendi kültürünü koruyorsun, yaflat›yorsun. Bu noktada neler söylemek istersin. -Herkesin dilini bilmesi laz›m. O kadar mutluyum ki Gürcüce bildi¤im için. Az›c›k daha fley olsam flu karfl›da Malatyal›lar var. Kürtçe konuflurlar. Kafam çal›fl›yor da gücüm yetmiyor. Kürtçe de ö¤renmek isterdim. Ama flu an 40 yafl›nda olmam laz›md›, bense altm›fl›mday›m. Komflular›m›z Cemevine Okmeydan›na gidiyor. Ben isterim ki, burada olsun, burada gitsinler. Camiyi yapan devlet, cemevi de yaps›n, kilise de. Ben Yahudilerin yan›nda çal›flt›m, Adalar’da. Kiliselerine de gittim, onlar da bizim gibi kendi inançlar›nda ibadet ediyorlar. Bu yasad›fl› olamaz ki! Herkesin dili, dini, ibadet yeri farkl› ama sonuçta hepimiz insan›z, bu yüzden eflit olmal›y›z. -Sorular›m›z› yan›tlad›¤›n›z için teflekkür ederiz. (‹stanbul)

‹zmir Kad›n Platformu’ndan k›nama Nisan 2004 tarihinde bir araya gelerek kad›na yönelik cinsel fliddet ve tecavüzü protesto eden ‹zmir Kad›n Platformu üyesi bir grup kad›n “Sald›r›larla karfl›laflan tüm kad›nlar›m›z›n yan›nda olaca¤›m›z›, töre ve namus cinayetleri sonucu yaflanan ölümlere sessiz kalmayaca¤›m›z› bir kez daha hayk›r›yoruz” dediler. ‹zmir Kad›n Platformu ad›na bir konuflma yapan ‹sminaz Ergül; ‹stanbul’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde ABD’nin deste¤i ile toplumsal muhalefetin bast›r›lmaya çal›fl›ld›¤›na dikkat çekerek, “Emperyalistlerin sad›k uflakl›¤›n› yapan devlet, ülkemizdeki demokratik kurumlara ve sosyalist bas›n çal›flanlar›na yönelik terör estiriyor” dedi. (‹zmir)

27


27

34

7-20 Mayıs 2004

O⁄ULLARI ÖLDÜRÜLEN ANALAR Sahne çal›flmalar›na Hollanda’da bafllayan Su Tiyatrosu, tek kiflilik ‘O¤ullar› Öldürülen Analar’ adl› oyunlar›yla Hit Kültür Merkezi’nde perdelerini açt›. fiair Kemal Özer’in ‘sahne fliiri’ olarak kaleme ald›¤› ‘O¤ullar› Öldürülen Analar’ adl› kitab›ndan ayn› isimle sahneye uyarlanan oyunu Medine Akbafl canland›r›yor. Oyun, o¤ullar› farkl› flekillerde ölen ya da öldürülen analar›n ac› 盤l›¤›n› sahneye aktararak, kad›nlara birliktelik ça¤r›s›nda bulunuyor. Oyundaki ‘Görüfl Günü’nde hapishanedeki o¤lunu ziyaret eden bir anan›n Kürtçe konuflmas› yasakland›¤› için kulland›¤› tek kelimeye dikkat çekiliyor. “O¤ullar› Öldürülen Analar” adl› oyunun ilk gösterimi geçti¤imiz y›l may›s ay›nda Hollanda’n›n Lahey kentinde gerçeklefltirilmiflti. Oyunu sahne üzerinde ve gerisinde yürüten tek kifli olan Medine Akbafl, üniversite y›llar›nda amatör olarak bafllad›¤› tiyatro tutkusunu, özel bir flirkette çal›flmas›na ra¤men akflamlar› ve hafta sonlar› tiyatroya ay›rarak devam ettirmifl. Oyunun geçti¤imiz günlerde Hit Kültür Merkezi’nde gerçekleflen prömiyerinde Akbafl’›n heyecanl› oldu¤u gözlendi. ‹lk gösterimde haz›rl›ks›z oldu¤u gözlenen Akbafl, çok fazla zaman ay›ramad›¤›ndan ve gösteriminin vakitsiz sahnelenmesinden yak›n›yor. fiair Özer’in kitab›ndaki fliirleri de¤ifliklik yapmadan sahneye aktaran Akbafl’›n oyununda, kimi pazar yerinde, kimi faili meçhulde, kimi Sivas katliam›nda öldürülen o¤ullar›n yan›s›ra karnesindeki k›r›ktan dolay› intihar eden çocuklar›n analar›n›n yaflad›¤› ac› anlat›l›yor. Medine Akbafl, kitab›n

sahne fliirleri olarak tasarland›¤›n› dolay›s›yla bu yan›yla bak›ld›¤›nda oyunun deneysel bir tiyatro gibi göründü¤ünü; fakat di¤er taraftan hikâyelerin aradaki anlat›c›lar›n konuyla ilgili ba¤lant›lar›n›n da kendisinde Brecht’in Epik tiyatrosunu ça¤r›flt›rd›¤›n› aktar›yor. ‘Oyun ruhumu tatmin ediyor’ Daha önceleri Eskiflehir ve Adana’da çeflitli tiyatro gruplar› halinde çok say›da oyuncu kadrosuyla oynanan oyunu, imkâns›zl›klar ve koflulsuzluklardan dolay› tek kifli olarak oynad›¤›n› aktaran Akbafl, olumsuzluklara ra¤men oyunu tek kifli sahnelenmekten memnun. Oyunda baz› eksikliklerin oldu¤unun fark›nda oldu¤unu ifade eden Akbafl, oyuna amatör olarak bak›ld›¤›nda sonuç olarak kendi ruhunu tatmin eden bir oyun olman›n da ötesinde konu itibar›yla kendisini cezbetti¤ini söylüyor. ‘Ölüm her yerde var’ Oyunun konusunun her anlamda güncel oldu¤unu belirten Akbafl, sözlerini flöyle sürdürüyor: “Bu sadece Türkiye’nin de¤il, dünyan›n gerçekli¤ini içeriyor. Yani bir yerde her zaman bir ana var ve bir yerde bir o¤ul, bir k›z, her flekilde ölüyor ya da öldürülüyor. Ve iflte yaklafl›k bir y›ld›r süren Irak iflgali, sonra ülkemizde ve dünyan›n birçok yerinde çok yayg›n olan faili meçhuller. Asl›nda

Ezginin Günlü¤ü ‹zmir’deydi

hepsi oyunun bir yerinde var. Ölüm insan› bir pazarda k›sacas› her yerde yakalayabiliyor. Bu çok güncel bir ac›. Kemal Özer, bir ozan olarak bunu çok güzel dile getirmifl. Dolay›s›yla bunun da sahneye aktar›lmas› dillendirilmesi gerekiyordu. Ben bu düflünceyle hareket ettim.” Analar›n tülbentleri birbirine ba¤lan›yor Oyunun sonuna do¤ru her ana tiplemesinin bafl›ndaki tülbentleri birbirine ba¤lamas›n›n simgesel bir anlam› oldu¤una dikkat çeken Akbafl, bunun bütün kad›nlara genel bir ça¤r› oldu¤unu söylüyor. Akbafl, flunlar› dile getiriyor: “Bir anlamda flairin yapmak istedi¤ini yapmaya çal›flt›m. Genel bir ça¤r›yd›; hem o¤ullar› ölmemifl olan kad›nlara hem de o¤ullar› daha önce öldürülmüfl kad›nlara hepsine bir flekilde bu duygulara daha yak›n olmaya ya da bu duygular› daha ciddiye almaya... Belki bu duygular› ciddiye al›yorlard›r ama sonuçta kendi yaflamad›klar› zaman kendi ac›lar› olmuyor. O anlamda evet bir ça¤r›yd›. Birlikte olup birlikte hareket etsinler, bunun karfl›s›nda dursunlar. Hiçbir fley yazg› olmas›n. Ne bir kad›n o¤lunu pazar yerinde kaybetsin ne bir çocuk karnesindeki zay›ftan dolay› intihar etsin ne de di¤er taraftan ana, o¤lunun hiç bilinmeyen eller taraf›ndan öldürüldü¤ünü ö¤rensin ve mezar›n› bile bulamas›n.” Konuflmas› yasak anan›n söyledi¤i tek cümle Kitab›n yazar› fiair Kemal Özer ise, Pablo Neruda’n›n an› kitab›nda yer alan “Bir ozan›n ya-

ODTÜ’de Tiyatro fienli¤i rtado¤u Teknik Üniversitesi’nde 4 y›ld›r Amatör Tiyatro Topluluklar›n›n kat›l›m› ile düzenlenen fienlik, 24 Nisan-2 May›s tarihleri aras›nda düzenlenecek. fienlikte kukla yap›m›, Karagöz yap›m›, alternatif tiyatro oyunculu¤u üzerine atölye çal›flmalar› yap›lacak. “Alternatif Tiyatro ve Üniversite Tiyatrosu Üzerine” konulu bir panel gerçeklefltirilecek. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatlar› Bölümü, Dicle Üniversitesi Tiyatro Toplulu¤u, ‹TÜ oyuncular› ve ODTÜ oyuncular›n›n yer alaca¤› flenlikte ö¤renciler yeteneklerini sergileyecek. (Ankara)

O

zginin Günlü¤ü, 24 Nisan 2004 tarihinde ‹zmir’de verdi¤i konserle dinleyicilere müzik ziyafeti sundu. Konser öncesi Berfin Kitabevi’nde “‹lk Aflk” adl› son albümünün imza gününde albümlerini imzalayan Grup, ‹smet ‹nönü Sanat Merkezi’nde gerçekleflen konserde eski ve yeni albümlerinden oluflan parçalar›ndan müzik demeti sundu.

E

flam› bütün yaflamlardan oluflmufltur” söylemini hat›rlatarak, kendisinin toplumcu gerçekçili¤in peflinde bir ozan kimli¤i oldu¤unu söyledi. Kitab›n›n bafl›nda “Görüfl Günü” adl› fliirin Diyarbak›r Hapishanesi’ndeki o¤lunu ziyaret eden Kürt bir anan›n gerçek an›s› oldu¤unu kaydederek, “O dönemlerde Türkçe konuflma koflulu varm›fl. Ve kad›n görüflme sürecince o¤luna tek söyledi¤i kelime ‘Nas›ls›n?’ imifl” fleklinde konufltu. ‹lk defa tek kifliyle sahnelenen oyunun fliirlerindeki duygular› yans›tt›¤›n› vurgulayan Özer, “Benim yazd›klar›m› bana okuyarak yazd›klar›m› tekrar hissetmemi sa¤lad›” dedi. (D‹HA)

Grup K›z›l›rmak’tan konser Nisan 2004 tarihinde ç›kt›¤› turne kapsam›nda Adana Büyükflehir Belediye Tiyatro Salonu’nda bir konser veren Grup K›z›l›rmak, türkülerini ölüm oruçlar›nda yaflamlar›n› yitiren tutsaklar ile Kürt, Türk ve Arap halk›n›n kardeflli¤i için seslendirdi. Eski ve yeni albümlerinden çeflitli flark›lar›n› seslendiren ‹lkay Akkaya “Gitme” adl› eserini ölüm orucunda yaflam›n› yitiren tutsaklara adad›. Kürtçe seslendirdi¤i semah havas›n› ise Kürt, Türk ve Arap halk›n›n kardeflli¤i için seslendirdi¤ini söyledi.

28


7-20 Mayıs 2004

28

34

R›za ve Barbara yoldafllar›n ard›ndan

Zorluklar nas›l alg›lan›r yoldafl? Tek bafl›na kalmak, kufl ötüfllerine, yaprak k›m›ldamalar›na gerilla duyarl›l›¤› ile kilitlenmek. Do¤an›n her hareketine her davran›fl ve k›p›rdan›fl›na stratejiye göre kilitlenmek. Yani gerillaca düflünmek, gerillaca hareket etmek, gerillaca yaflamak. Y›llarca bilincindeki, beynindeki devrim umudunu Kaypakkaya program›n› büyüterek yaflamak. Ve güçlü kitlesel ak›fl›n olmad›¤› da¤›n›kl›¤›n, düzensizliklerin sürdü¤ü bir dönemde, k›sa vadede herfleyin düzelemeyece¤ini bildi¤in bir süreçte devrime ve Kaypakkaya’ya ba¤lanmak, halka güvenmek, devrimi örgütlemek, umudu büyütmek. Tasfiyecili¤in, ihanetin ve kaçk›nl›¤›n, bireysel kurtuluflun kutsand›¤›, meflrulaflt›r›ld›¤› bir dönemde devrimi ve Kaypakkaya’y› ço¤altmak, ideallerini büyütmek. Elbetteki devrimi, partiyi ve Kaypakkaya’y› yaflatmak kolay de¤ildir. Hem de ihanet ve karalama sofras›nda bo¤azlanmak istenen tarihimize sahip ç›karak, bunlar› yapmaya çal›flt›n›z. Tarihi tersten yazanlara karfl› mücadele etmek, s›n›fsal tarihsel bir görevdir. Göz yummak, suskun kalmak, tasfiyecili¤in yolunu açmakt›r. Bu kabul edilemezdi. Sürece tan›k olanlar kabul etmemeliydi ve sizler bunu kabul etmediniz. Tarihi tersten yazmak isteyenlere karfl› do¤ru yolda yürümeyi göstermek. Sonra yine yürümek, dinlenmek bilmeden, yorgunlu¤u unutarak, zorluklara gö¤üs gererek, yürümek, birgün yoldafllar›nla buluflmay› bekleyerek, umutla sab›rs›zl›kla kararl›l›kla beklemek. Gelece¤e iliflkin yap›lacaklar›n üzerinde düflünmek, planlama yapmak, hareket tarz›n› örgütlemek. Stratejiye ölümüne kilitlenmek! Devrime, Kaypakkaya’ya kilitlenmek! Yaflam›n her ad›m›n› her k›p›rdan›fl›n› gelece¤in örgütlenmesine kilitlenmek! Yaz›, k›fl›, bahar› “bir avuç” yoldaflla yürümek, köy köy mezra mezra “Biz buraday›z, tek bafl›m›za kalsak da ölmedik, devrim ölmedi, devrimin idealleri ve partinin ideolojisi yafl›yor, biz yafl›yoruz!” diyerek, yürümek. Devrimin, partinin propagandas›n› yaparak, gelece¤in örgütlemesini planlayarak yürümek. Ve yoldafllar›nla buluflaca¤›n› özlemlerin devrime akaca¤› an› beklemek. Ne de çok istedin yoldafllar›nla buluflmay›, onlarla kucaklaflmay›. Her yük-

selen Atmaca’n›n, Do¤an’›n, Kartal’›n kanat ç›rp›fl›nda, süzülerek uçuflunda, gözlerin gökyüzüne tak›l› kald›. Süzülen Atmaca’n›n kanat ç›rp›n›fllar›nda kald›, hayalin. Beyaz güvercinlerin yükseliflinde kald›, çocuklu¤un. Ve halk›n ac› dolu bak›fllar›nda, bilge sözlerinde kald›, ilk gençlik an›lar›n. Haks›zl›¤a yalana karfl› öfken, seni Kaypakkaya program›na yöneltti. Yoldafl sohbetlerinde özlemin büyüdü. ‹lk gençlik y›llar›nda da yoldafllar› köyün ç›k›fl›ndaki kayalar›n kuytulu¤unda sab›rs›zl›kla bekledin. Birgün yeniden ç›k›p gelecek s›cak demli çay sohbetlerine konuk olacaklar diye umudunu yitirmeden bekledin. Onlara benzemek, onlar gibi yürümek, konuflmak gülmek. Yani gerilla özlemiyle Kaypakkaya an›lar›yla gerillaya sevdalanmak. Hozat’›, Ovac›k’›, Çemiflgezek’i, sonra Dersim’in her bir mezra ve köyünü toprak toprak arfl›nlamak. Bilinç, umut, cesaret tafl›mak. Yön tayin etmek için pusula hassasiyetiyle yüzünü günefle dönmek, akan suyun sesinden, rüzgar›n her esiflinde, ya¤murun ya¤›fl yönüne uygun olarak, yön tespiti, nokta tespiti yapmak. Yani gerillaca yaflamak, gerillaca yön bulmak, gerillaca yaflamak yoldafl›m! Her dönem flehitler bafl›m›z›n tac›, yüz ak›m›z, gelece¤e olan inanç kararl›l›¤›m›z, göz ›fl›¤›m›zd›r. Her dönem flehitler sayg›ya de¤erdir. S›n›f savafl›m›n›n belli tarihi kesitlerinde suskunlu¤un, umutsuzlu¤un, karamsarl›¤›n a¤›r bir gölge gibi yüreklere düfltü¤ü dönemde tasfiyecili¤in, kaçk›nl›¤›n, ihanetin devriye gezdi¤i bir süreçte, da¤lar› mesken eylemek, kitleleri-partiyi ve gerilla savafl›n› örgütlemek! Bu sürecin a¤›rl›¤› alt›nda ezilmeden, tereddüt göstermeden, tasfiyecili¤e boyun e¤meden, yürümek! Bu sürecin flehitleri partinin ve devrimin flehidi olmak apayr› bir önem ve anlam tafl›r. MLM bilimine inanç, devrime, partiye olan ba¤l›l›k, halka olan sevgidir. Bunlar›n hepsi daha anlaml› ve gerçektir. Düflünceleri derinlefltiren, sözleri anlams›z k›lan budur. Sözün hükmünü yitirdi¤i yerde topra¤a düflmek, günefle gömülmek, halk›n ba¤r›nda SEVDA olmak! Sonra R›za yoldafl! Sizleri kaybetmenin ard›ndan, kaybettiklerimizi düflündük. Suskunluk içinde halk›n ac› dolu yaflam derinli¤ine gittik. Karanfillerle sloganlarla u¤urland›n›z. Kilometrelerce yolu halk›n ac›l›

bedenine yoldafl oldunuz, omuzdafl oldunuz. “Bu halk adam olmaz! Bu halka güvenilmez” diyenler, sizlerin omuzlarda tafl›n›fl›n›z› görmeliydiler. Sizleri Hozat’›n, Ovac›k’›n, Çemiflkezek’in Dersim’in çilekefl köylüleri vefal› emekçileri yaln›z b›rakmad›lar. Bu halk sizleri yaln›z b›rakmad›. Halk›n ac› ve minnet dolu bak›fllar›n› görseydiniz yoldafllar! “Bu halk için neler yap›lmaz” diye bir kez daha hayk›racakt›n›z. “Sa¤olun yoldafllar, sa¤olun emekçiler, sa¤olun halk›m›z, bizleri yaln›z b›rakmad›n›z, son yolculu¤umuzda bizlerle oldunuz” diye hayk›racakt›n›z. Ve mücadelenin, kavgan›n zorluklarla dolu olan di¤er yan›nda halk›n bitmez tükenmez sevgisiyle, sahiplenme duygusu, vefa duygusuyla dolu olan s›cakl›¤› var. Bu güçlü ve derin duygu kavgay› mücadeleyi anlamland›r›yor. Zorluklar› alt etme cesareti veriyor. Güçlü devrim ve s›n›f bilinci, güçlü halk sevgisi olmadan tasfiyecili¤e karfl› durulmaz. S›n›f düflmanlar›n›n da en fazla sald›rd›¤› da bu de¤il midir? Halka karfl› güvensizlik, halkla devrimcileri karfl› karfl›ya getirme ve düflman ederek, yaln›zlaflt›rmad›r. Oysa karanfillerle, k›z›l bayraklarla kilometrelerce yolu kat ederek, sizleri omuzlarda tafl›yan halk, her türlü mücadele ve zorluklara katlanmaya lay›kt›rlar. Bu halk kadir k›ymet bilir. Minnet ve sevgi duygular› derindir. Halk›n haf›zas› baz› gel gitleri yaflasa da güçlüdür. Ona güvenip, ona inanarak, bilinç tafl›nd›kça onlar vefas›zl›k yapmaz. Sonra hevalemin, sizler olmas› gereken bir olumlulu¤a daha imza att›n›z. Unutulmaya yüz tutmufl, ilke defterinde yeterince “eski”mifl bir yasay› da hat›rlatt›n›z. Ayr›l›¤› de¤il, birli¤i; zay›fl›¤› de¤il, gücü; bölünmüfllü¤e parçalanm›fll›¤a karfl› proletaryan›n yenilmez gücünü hat›rlatt›n›z. Devrimci saflarda yeterince “moda” olan ayr›l›k, küçük grup olarak kalma, “hizip” oluflturarak “yürüme” anlay›fl ve kötü geleneklere güçlü bir nokta koydunuz. Pazarl›ks›z, hesaps›z, ön koflulsuz, Proletarya Partisi’ne kat›ld›n›z. Bu tavr›n alt›nda devrim ve s›n›f bilinci var, örgütlü olma bilinci vard›r. Ayk›r›, küçük yürüyüfllerin yeterince devrimci mücadeleye zarar verdi¤i, bugün proletaryan›n birlik yan›n›n “büyütülmesi” yönlü bilinci tafl›d›n›z. Bu tavr›n, örnek al›nmas› gerek-

ti¤i aç›kt›r. Büyütülüp, her tarafa yay›lmas› gerekti¤i aç›kt›r. Sizlerden örnek al›nmas› gereken tavr›n bu oldu¤u görülmelidir. ‹K çizgisinde ›srarla yürümek isteyen her bilinç ve yüre¤in yapmas› gereken budur. Devrimi, partiyi büyütmek. Mücadele içinde farkl›l›klar› gidermek. Düflünsel zenginli¤in, düflünsel çat›flman›n içinde birli¤i büyütmek. Birli¤i pekifltirmek. Birlik ilkesiyle yola ç›karak, farkl›l›klar›n mücadelesini vererek, daha güçlü birli¤i pekifltirmek. Aslolan budur. ‹lkeli ve bilimsel olmak budur. Sizlerin her konuda Proletarya Partisi’yle hem fikir olmad›¤›n›z› biliyorduk. Farkl›l›klar›n süreç ve mücadele içinde birlik ilkesiyle güçlendirilece¤ini de biliyorduk. Partiyle yürümek. Partiyle savaflmak. Düflüncen güçlüydü. Ve bu güçlü TKP/ML’li olma, ‹K çizgisini savunma düflüncen seni birli¤e tafl›d›. Do¤ru olan, gerçek olan ve bilimsel olan budur. “Çeliflme yasas›” ya da “z›tlar›n birli¤i” yasas›, böyle emrediyordu. Bu yasaya uydunuz. Devrim, kendi yasalar›yla büyür. Kendi ilkeleriyle güçlenir. Yasalar›n ilkelerin yaflam bulmad›¤› yerde zay›fl›k ve güçsüzlük bafllar. Ayr›l›klar›n güçlendirildi¤i yerde ilkeler zay›ft›r. Proletarya Partisi z›tlar›n birli¤i ve mücadele yasas›yla büyüyecektir, güçlenip, genifl emekçi y›¤›nlar› örgütleyecektir. Kendi iç birli¤ini, kitlelerin birli¤iyle güçlendirmeyen bir parti devrimi gerçeklefltiremez. Do¤ru bir politik çizgiye sahip olmak demek, devrimi ve kitleleri örgütlemek demektir. Bu çizgi, MLM ilkelere, çeliflki yasas›na uygun hareket etmek, gerçeklerle ve halk›n devrim ihtiyac›yla bütünleflmek demektir. Yoldafllar›na, kitlelere güven veremeyenler, s›n›f düflmanlar›n› alt edemez. Güvenilir olmak, ilkeli ve sözle prati¤in diyalekti¤ine uygun davranmak demektir. Devrimin yasalar›na uygun hareket etmeyenler, kitlelerden soyutlan›r, dolay›s›yla da yenilgiden kurtulamaz. Proletaryan›n ve halk›n birli¤inin yolu birdir. ‹lkeler üzerinde yükselmeyen, s›n›f savafl›m›n›n toplumun ve partinin geliflim yasalar›yla hareket etmeyen, proletaryan›n ve halk›n birli¤ini gerçeklefltiremez. Seçeneklerin fazlaca oldu¤u bir ortamda devrimi ve gerilla savafl› yolunu seçmek, s›radan bir bilincin tercihi olamaz. Zorluklara karfl› gö¤üs germenin, bedel ödeme bilincinin zay›flad›¤› dönemler, düflman sald›r›lar›n›n yo¤un oldu¤u, kitlelerle ba¤lar›n zay›flad›¤›, devrimci hareketin güç kaybetti¤i dönemlerdir. Bu süreç, zorluklarla doludur. Afl›lmas› için büyük bedeller ödemek gerekir, güçlü bilinç yüklenmek gerekir. Durufl ve yürüyüflünüzle nerede nas›l durup nas›l yürünmesi gerekenler için, k›lavuz oldunuz. Devrim ve parti hayk›r›fl›n›z mesaj oldu. Biz, bu mesaj› do¤ru okuyaca¤›z. Biz sizleri do¤ru kavrayaca¤›z. Ancak böyle düflenlerin yerleri doldurulur. Yürüdü¤ünüz yol yürünmeye devam edilecektir. Siz rahat uyuyun sevgili yoldafllar! BARBARA’ca büyüyecek, RIZA’ca ço¤alaca¤›z! YOLDAfiCA yürüyece¤iz! KAVGA YOLDAfiLARI


29

34

7-20 Mayıs 2004

Her ölüm erkendir, ama...

1 May›s 2004 Kaç gündür düflünüyorum. Sizi nas›l anlatmal›, yaz›ya nas›l bafllamal› diye. Kolay de¤il gidenlerimizin ard›ndan yaz› yazmak, gidenleri anlatmak. ‹flte böyle bir zorluk yafl›yorum... Kavga kaçk›nl›¤›n›n, ideolojik çürümenin kol gezdi¤i, tasfiye rüzgarlar›n›n esti¤i bir dönemde sizi anlatmak daha bir zorunluluk hali al›yor ve bafll›yorum yazmaya. Yoldafllar, 1991’de gerillaya kat›ld›¤›n›z› duymufltum. Say›s›z muharebelere kat›ld›¤›n›z›, birçok kademelerde yer ald›¤›n› biliyorum. 94 ayr›l›¤›nda TKP(ML) saflar›nda yer alm›flt›n. TKP(ML) saflar›ndayken birçok kademesinde görev alm›flt›n. Karadeniz ve Dersim’de birçok çat›flmalara girmifl, bu ça-

t›flmalardan düflmana olan kinin büyümüfl, s›n›f savafl›na olan ba¤l›l›¤›n artarak ç›km›flt›n. TKP(ML)’nin 1. kongresinden sonra MKP tasfiyecili¤ine tav›r alarak ayr›lm›flt›n. Ayr›lmandan k›sa bir süre sonra TKP/ML ile iliflkiye geçmeye çal›flt›¤›n› duymufltum. Seninle bir köyde karfl›laflm›flt›k. Etti¤imiz sohbette MKP’nin girdi¤i tasfiye sürecini anlat›rken bir an evvel yoldafllarla iliflkiye girmek istedi¤ini sürekli dillendiriyordun. Karadeniz’de faaliyet yürüttü¤ün için oraya gidip orada da yoldafllarla görüflebilece¤ini söylemifltin. Art›k tüm gücünü, enerjini TKP/ML için harcamaya bafllam›flt›n. Geçen y›l bar›nak sürecine girmeden, sana yak›n olanlara kendindeki de¤iflimi anlatm›fl onlar› da parti saflar›na davet etmifltin. Baz›lar› partiyle hareket edece¤ini belirtirken baz›lar› da düflünece¤ini söylemiflti. Yar›nlara dair düflüncelere dalm›flt›n. Dersim’de halk›n istemlerine, taleplerine nas›l çözüm üretebiliriz. Bu y›l bar›naktan erken ç›km›flt›n›z. Daha hiçbir a¤aç yaprak açmam›flt›. Bunun ne anlama geldi¤ini çok iyi biliyordun. Düflman›n operasyonlar› çok yo¤undu. Hiçbir kiflisel kayg› tafl›madan kavgay› büyütmenin hesaplar›n› yap›yordun. Düflman›n nas›l hareket etti¤ini, nas›l konumland›¤›n› ö¤renmeliydin. Düflünmek için senden zaman isteyen birçok taraftar› gezmeye bafllam›flt›n.

Onlarla tart›fl›yor ikna etmeye çal›fl›yordun. Bunun yan›nda flehit düflen DHKP-C gerillalar›n›n nas›l flehit düfltü¤ünü, ihbar›n olup olmad›¤›n› araflt›rarak devrimci dayan›flman›n güzel bir örne¤ini de veriyordun. fiehit düflmeden k›sa bir süre önce köye u¤ram›flt›n. Yine yoldafllar üzerine sohbetler etmifltin. Kim bilebilirdi ki bu son görüflmeniz olacak. Evden ç›kmadan yan komfluyu ça¤›rm›flt›n›z. Belki bir daha görüflemeyiz demifltiniz. Onlar› da görmüfl hasret gidermifltiniz. Ayr›l›k zaman› gelmiflti. Birkaç gün sonraya randevulaflarak ç›km›flt›n›z evden. “Görüflürüz” diyerek yola koyulmufltunuz. Arkan›zdan bakan yoldafllardan biri Barbara’n›n vedalaflmas›na anlam verememifl “Bu k›z bir daha dönmeyecek gibi vedalaflt›” demiflti. Cumartesi akflam köyden ayr›lm›flt›n›z. Daha gideli birkaç gün olmufltu. Dönece¤iniz gün sab›rs›zl›kla bekleniyordu. 14 Nisan Çarflamba günü o kara haberi duymufltuk. Kabullenemiyorduk. Hem son görüflmenizde yoldaflla bir anlaflma yapmam›fl m›yd›n›z, yoldafllarla görüflmeden flehit düflmek yoktu. Kabullenemiyorduk çünkü zamans›z gelmiflti kahpe pusu. Yar›nlara dair sözlerimiz, yapacaklar›m›z vard› birlikte. Bizi bu kadar erken b›rak›p gitmeyecektiniz. Her gelen ölüm erkendir derler ya gerçekten sizin ölümünüz erken gelmiflti. Kabullenmek

zordu ama yapacak baflka da bir fley yoktu... Yürüttü¤ümüz demokrasi, ba¤›ms›zl›k mücadelesinde ölümler, bedel ödemeler, ödetmeler kaç›n›lmazd›r. Teslimiyetin, kaçk›nl›¤›n kol gezdi¤i böyle bir süreçte sizler bize hangi yolda, nas›l yürümemiz gerekti¤ini bir kez daha gösterdiniz. Açt›¤›n›z yoldan yürüyece¤imize, b›rakt›¤›n›z bayra¤› lay›k›yla tafl›yaca¤›m›za, sizin flahs›n›zda tüm flehitlerimize lay›k olaca¤›m›za, s›n›f savafl›n› daha da ileriye tafl›yaca¤›m›za olan inanc›mla... Bir yoldafl›n›z

1 May›s 2004

Proletaryan›n y›lmaz savaflç›lar› R›za ve Barbara yoldafllar STTUTGART VE BASEL’DE ANILDI 13 Nisan 2004 tarihinde Dersim’de flehit düflen Ahmet Laço ve Sevda Y›ld›z yoldafllar, 25 Nisan 2004 tarihinde Sttutgart’ta Tohum Kültür Derne¤i’nde dostlar› ve yoldafllar› taraf›ndan an›ld›. Dersim da¤lar›nda flehit düflen Sevda yoldafl›n büyük boy resminin karanfillerle süslendi¤i salonda önce sayg› duruflu yap›ld›. Bu s›rada R›za Laço’nun çok sevdi¤i fliir okundu. Sayg› duruflunun ard›ndan aç›l›fl konuflmas› yapan bir kifli, anma toplant›s›n›n anlam› ve önemi üzerinde durdu. Parti ve devrim flehitlerini anman›n, onlar›n devrim ideallerini yaflatmak ve devrimci mücadelelerini sürdürmek oldu¤unun alt›n› çizen bir konuflma yapt›. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan Grup fiiar seslendirdi¤i parçalar ile kitleye duygulu dakikalar yaflatt›. TKP/ML-MK’n›n konu ile ilgili mesaj›n›n ard›ndan R›za Laço ile birlikte ayn› saflarda uzun bir süre mücadele yürüten bir kifli, “R›za yoldafl devrimci yaflam›n›n uzun bir bölümünü k›rsal alanda gerilla, siyasi komiser, önemli kademelerde sorumlu olarak sürdürdü. Dersim ve Karadeniz’de düflmana yönelik çok say›da devrimci sald›r›lar› örgütledi, feda ruhuyla kuflanan yoldafllar, birer dava adam› olarak savafl-

di¤i mesaj› do¤ru alg›lamal›y›z. Onlar kahramanca can bedeli bir kavgada dava adam› olmay›, zor süreçlerin, zorluklar›n devrimcisi olmay› bizlere ö¤retti. Mesaj› do¤ru okumal›y›z. Biz buna muktediriz. Yaflas›n halk savafl›” dedi. Anma “TKP/ML flehitleri ölümsüzdür”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “R›za ve Sevda yoldafllar ölümsüzdür” sloganlar›yla son buldu. (Sttutgart) AHMET LAÇO VE SEVDA YILDIZ ÖLÜMSÜZDÜR!

t›. Onlar, MKP’nin gerçeklefltirmifl oldu¤u kongrede tasfiyecili¤e karfl› mücadele ederek, TKP/ML saflar›nda yerini ald›.” Ayn› kifli konuflmas›n› flöyle sürdürdü; “Tasfiyecili¤e karfl› mücadele etmek demek, onun için Proletarya Partisi’nin ideolojik-politik-örgütsel hatt›nda yer almak demekti. Hiçbir mevki ve kariyer peflinde koflmadan sadece TKP/ML saflar›nda savaflmak demekti. Yüce bir davan›n savunuculu¤unu üstlenmekti. Yaklafl›k bir y›ldan fazla bir zamand›r, TKP/ML saflar›nda yerini alarak, Dersim’de partiyi, orduyu ve kitleleri örgütlemek için çal›flt›, görev ald›. Ve her türlü zorlu görevi yerine getirmeye haz›r oldu¤unu belirtti.”

Son olarak, söz alan baflka bir konuflmac› ise “Tasfiyecili¤e meydan okurken, önceki birçok olumsuz örneklerden ayr›larak, “ba¤›ms›z”, “özgür” ve “ayr›” bir örgüt kurma tavr›na girmedi. Tasfiyecili¤in ideolojik-politik-örgütsel sald›r›lar›na karfl›, Kaypakkaya’n›n ideolojik-politik-örgütsel hatt›nda yer alarak, tasfiyecili¤e karfl› nas›l mücadele edip, nas›l tav›r tak›nmam›z gerekti¤ini ö¤retti. Nerede durup nas›l yürümemiz, nas›l mücadele edip, nas›l savaflmam›z gerekti¤ini, nas›l saf tutmam›z gerekti¤ini bizlere ö¤retti. R›za ve Barbara yoldafllar›n bizlere sundu¤u en önemli ve anlaml› mesaj buydu. Bu mesaj do¤ru alg›lanmal›d›r” dedi ve “R›za ve Barbara yoldafllar›n bizlere ver-

13 Nisan 2004 tarihinde Dersim’de faflist TC güçleri ile TKP/ML-T‹KKO gerillalar› aras›nda ç›kan çat›flmada Ahmet Laço ve Sevda y›ld›z adl› gerillalar ölümsüzlü¤e u¤urland›lar. Bundan dolay› 25 Nisan 2004 tarihinde ‹sviçre’nin Basel flehrinde bir anma gerçeklefltirildi. Y›ld›z ve Laço flahs›nda parti ve devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflundan sonra, onlar›n Proletarya Partisi saflar›na kat›l›fl› anlat›ld›. Daha sonra TKP/ML’nin Laço ve Y›ld›z’a iliflkin ç›kard›¤› bildiri okundu. Sonraki bölümde kitleye anma için söz hakk› verildi. Daha sonra yap›lan toparlama bölümü ile anma sona erdi. (Basel)


7-20 Mayıs 2004

30

‹flçi-köylü’den 1 MAYIS 2003’TEN 1 MAYIS 2004’E KAZANAN IRAK HALKI OLDU! KAZANAN DÜNYA HALKLARI OLACAK!

Geçti¤imiz y›l yani 2003 y›l›nda tarih 1 May›s’› gösterdi¤inde ABD Baflkan› Bush Irak’ta savafl›n art›k sona erdi¤ini, Irak halk›n›n ABD bombard›manlar› alt›nda “özgürleflti¤ini” iddia ediyordu. Oysa Bush’un Irak’ta zaferini ilan etti¤i günden bugüne manzara flöyle; ABD geliflen direnifl karfl›s›nda askerlerini üç hafta boyunca kuflatma alt›nda tuttu¤u Felluce’den geri çekmek zorunda kal›yor. Bush her ne kadar bunun bir geri ad›m anlam›na gelmedi¤ini iddia etse de bu geliflme direniflin geldi¤i boyutlar› göstermesi anlam›nda oldukça çarp›c› gerçeklere iflaret ediyor. Necef’te direnifl her geçen gün biraz daha büyüyerek iflgalcileri zor durumda b›rak›yor. ‹spanya 1400 askerini Irak’tan çekti. Dünya, Irak’a “medeniyet, insanl›k, özgürlük götürme” görevini üstlenen ABD askerlerinin Irakl› esirlere yapt›¤› iflkence haberleri ile sars›l›yor. Bir y›l içinde Irak’ta ölen ABD askerlerinin say›s› 750’ye yaklaflt›. 1 May›s 2003 tarihinde bas›n›n karfl›s›na kendinden emin pozlarla ç›karak “bu ifl bu kadar” diyen Bush’un yerini 1 May›s 2004 tarihinde Irak’› Vietnam’a benzeterek ne yapaca¤›n› bilemez hale gelen, adeta Vietnam sendromu yaflayan bir Bush al›yor. K›sacas› 1 May›s 2003’ten 1 May›s 2004’e netleflen önemli gerçeklerden biri ABD’nin Irak’ta çoktan kaybetti¤i ve zaferi Irak halk›n›n kazanm›fl oldu¤u oluyor. Gerçek flu ki ABD Irak’ta yenik düfltü. Art›k kimse ABD’nin yalanlar›na inanm›yor. Her geçen gün Irak’ta daha rezil hale düflen ABD, en önemlisi Irak’ta kesin ve çabuk bir sonuç ile vermeye çal›flt›¤› mesajlar› veremiyor. Neydi bu mesajlar? ABD’nin “önlenemez” iradesi, “yenilmez gücü”, “engellenemez” yürüyüflü vb. Ama olmad›. Irak’ta direnifl bir türlü bast›r›lamad› ve hala

bast›r›lam›yor. ABD’nin tüm söylemleri direniflin geldi¤i boyut ve ABD askerlerinin yaflad›¤› çöküntü, Irakl› esirlere yapt›klar› iflkenceler ile iflas etmifl durumda. Tüm bunlar dünyada Amerikan karfl›tl›¤›n› daha üst boyutlara tafl›yor. Elbette ki bu durum ABD’nin ileriye dönük planlar›n› özellikle de “Büyük Ortado¤u” projesinin gelece¤ini etkileyen boyutlara varmaktad›r. ABD tüm bu planlar› yaparken bu geliflmeleri göze almak zorunda kalmaktad›r. Örne¤in K›br›s meselesi ABD’nin ileriki planlar›nda oldukça önemli bir pozisyonda durmaktad›r. Çünkü K›br›s hem AB hem de ABD için ve denilebilir ki hem de ‹srail için Ortado¤u üzerinde yap›lan hegemonya dalafllar›nda kilit ülke durumundad›r. K›br›s’› kontrolü alt›na alan bir güç Balkanlar’›, Kafkaslar’›, Ortado¤u’yu ve Ortado¤u üzerinden Hint Okyanusu’nu denetimi alt›na alm›fl olacakt›r. Yani K›br›s ABD’nin “Büyük Ortado¤u” projesi; ‹ngiltere’nin “Ortado¤u bölgesi için genel strateji”si; ‹srail’in “Büyük ‹srail” projesi; AB’nin “Ortado¤u’da ortak gelece¤e iliflkin stratejik iflbirli¤i” projesi için vazgeçilmez konumdad›r. Asl›nda ABD’nin Ortado¤u’da yaflad›¤› tüm s›k›nt›lar dünya üzerinde oynamaya çal›flt›¤› di¤er oyunlar› etkilemektedir. K›br›s’ta yak›n süreçte yaflananlar bunun bir ispat›d›r. Bunun yan›nda elbette önemli olan bir di¤er geliflme de AB’li emperyalistlerin durumudur. Ortado¤u’da, K›br›s’ta bu gibi geliflmeler yaflan›rken AB’li emperyalistler de kendi ç›karlar› gere¤i önemli ad›mlar atmaktad›r. ABD ile AB aras›nda bir çeflit “ölüm dans›” olarak adland›r›lan K›br›s’ta yaflanan geliflmeler emperyalistler aras› çeliflkilerin nas›l yafland›¤›na ve giderek fliddetlendi¤ine

Ferro Krom’da Açl›k Grevi Özellefltirilecek kurumlar listesine al›nan Ferro-Krom Fabrikas›’n›n 5 iflçisi, karar› protesto için Türkiye Maden ‹flçileri Sendikas› Elaz›¤ fiubesi’nde açl›k grevine bafllad›. Görev bafl›ndaki iflçiler ise fabrikada yemek boykotu bafllatt›. Türkiye Maden ‹flçileri Sendikas› Elaz›¤ fiubesi Baflkan› Vahdettin Demirtafl, sendika binas›nda düzenledi¤i bas›n toplant›s›nda, siyasilerin verdi¤i sözlerinde durmalar›n› istedi. Fabrikan›n özellefltirilmesiyle 446 iflçinin aç kalaca¤›na dikkat çeken Demirtafl, “Açl›k grevi eylemimiz bugün 5 arkadafl›m›zla bafllad›. Yar›n bunun seyri de¤iflebilir. Kaç günlük dönüflümlü olaca¤› belli de-

¤il. fiu an fabrikada çal›flan 441 arkadafl›m›z fabrikada ç›kan bir ö¤ünlük yeme¤i yememe eyleminde. S›ras›yla düflündü¤ümüz eylemlerimiz var, bunlar› uygulayaca¤›z. Gerekti¤inde 446 iflçi de açl›k grevine bafllayabilir” diye konufltu. Yetkililerin ve milletvekillerinin duyarl› olmas› gerekti¤ini ifade eden Demirtafl, gerekti¤inde Ankara’ya yürüyeceklerini kaydetti. “AK Parti kendini aklas›n”, “‹flçilik suç ise memur olmak istiyoruz”, “Bugün befliz yar›n hepimiz”, “Bugün biz bitiyoruz, yar›n siz” yaz›l› önlükler giyen iflçiler, daha sonra sendika binas›nda açl›k grevine bafllad›. (H. Merkezi)

34

verilebilecek bir örnektir. fiuan için bak›ld›¤›nda ABD K›br›s özgülünde AB’li emperyalistlerden bir ad›m önde durmaktad›r. Deyim yerinde ise ABD AB karfl›s›nda bir s›f›r öndedir. Geliflmeler daha çok ABD emperyalizminin ç›karlar› üzerinden flekillenmektedir. Bunun yan›nda AB’de bir son bir bafllang›ç olarak niteleyebilece¤imiz geniflleme süreci de 10 yeni ülkenin kat›l›m› ile gerçekleflti. Çek Cumhuriyeti, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Slovenya, Malta ve K›br›s Rum kesiminin kat›l›m› ile 50 y›ll›k tarihinin en büyük genifllemesini yaflayan AB, bu geniflleme ile büyük piyasa ortakl›klar›n›n yarat›lmas›, yeni ifl sahalar›n›n aç›lmas›, yat›r›mlar›n ço¤alt›lmas› gibi büyük kazançlar peflinde. En önemli etkenlerden bir tanesi de elbette ABD karfl›s›nda daha bütün olma çabas›. Bu çaban›n ne kadar hayat bulaca¤› ve emperyalistler aras› çeliflkilerin nereye varaca¤›n› zaman gösterecek olmakla birlikte Irak ve Filistin direnifli en az›ndan tüm geliflmelerin emperyalistlerin istedi¤i gibi olmad›¤›n› göstermektedir. 1 May›s 2004 tarihinin ifade etti¤i di¤er önemli anlam ise dünyada ve Türkiye’de bu koflullarda kutlanan 1 May›s ve kutlamalarda öne ç›kan, kutlamalara damgas›n›n vuran yanlard›r. Emperyalist sald›rganl›k ve iflgal karfl›tl›¤› tüm 1 May›s kutlamalar›na damgas›n› vururken Türkiye aç›s›ndan önemli olan bir di¤er yan da kutlamalar›n 28-29 Haziran tarihleri aras›nda yap›lacak olan NATO zirvesi öncesine denk gelmesi idi. Emekçilerin az bir k›sm›n›n örgütlü oldu¤u, esnek çal›flman›n yo¤un bir flekilde dayat›ld›¤›, kriz bahanesi ile adeta bir iflsizler ordusunun yarat›ld›¤›, özellefltirmenin pervas›zca sürdürüldü¤ü ve NATO zirvesi için seçilen bugünün Türkiye’sinde 1 May›s’›n özel bir anlam› vard›. Ancak tüm bunlara ra¤men 1 May›s kutlamalar›n›n istendi¤i kutlanamad›¤› da görülen bir gerçek. Bu y›lki 1 May›s kutlamalar› ‹stanbul’da ikiye bölündü. D‹SK, KESK ve baz› meslek örgütleri 1 May›s’› Saraçhane’de toplan›p Yenika-

p›’ya yürüyerek, Türk-‹fl ve baz› siyasi partiler fiiflli Abide-i Hürriyet Meydan›’nda kutlad›. 1 May›s tarihinden günler öncesinde bafllayan bu tart›flmay› sadece yer tart›flmas› olara görmek fazla iyi niyetli bir yaklafl›m olacakt›r. NATO zirvesi öncesi kitlesel, anlaml› bir 1 May›s’› kendisi için tehlikeli gören devletin yaratt›¤› bu durumun sadece ve sadece egemenlerin ifline yarad›¤›n› görmek gerekir. 5 milyon sigortal› daha fazlas› sigortas›z çal›flan›n, bundan belki de kat kat fazla iflsizin, 700 binin alt›nda örgütlü sendikal› iflçinin bulundu¤u, ortalama 10 saat, çok düflük ücretlerle, köle misali çal›flt›r›lanlar›n ço¤unlukta oldu¤u Türkiye’de 8 saatlik ifl günü talebi için yap›lan savafl›m›n yani 1 May›s’›n 120. y›l dönümünde yap›lan bu iki parçal› kutlaman›n kimseyi memnun etmedi¤i görülmelidir. Bu memnuniyetsizli¤i miting meydan›nda konuflan Sümerbank iflçisinin “yüre¤imizi bölemezler” sözleri göstermektedir. Bu sözler herkes aç›s›ndan ibret verici olmal›d›r. Yaklaflan NATO zirvesi devletin yeni sald›r›lar› için zemin olmaktad›r. Yap›lan düzenlemeler (örne¤in yurtlar›n boflalt›larak yak›n illerden gelecek polisleri yerlefltirme çal›flmalar›na bafllanmas›, zirvenin yap›laca¤› alana yak›n yerlerde ikamet edenlerin araflt›r›larak gözalt›na al›nmas›) devletin zirveye verdi¤i önemin iflaretleridir. Bölgede özellikle Afganistan ve Irak’ta üstlenece¤i görevler için dört gözle bekleyen egemenler için önemli bir tarih olan NATO zirvesi ayn› zamanda sald›r›lar›n boyutlanaca¤› bir tarih olacakt›r. Sürecin önemli sald›r›lara zemin olaca¤› bir gerçek iken bunun yan›nda devrimcilerin birlikte hareket etmesi anlam›nda önemli f›rsatlar› elimize verece¤i de bir gerçektir. Bu geliflmeler karfl›s›nda harekete geçmek, ad›m atmak dünden daha önemlidir. Yaklaflan 18 May›s’› anlaml› k›lmak ancak böyle mümkün olacakt›r.

Ayser Tekstil iflçileri grevlerini devam ettiriyor TEKS‹F Bak›rköy fiubesi’nin Ayser Tekstil’de 78 gün önce bafllatt›¤› grev devam ediyor. Aylard›r grevde olan iflçilere patronun yan›s›ra jandarman›n da bask›s› artarak sürüyor. Bu bask›lar› k›namak ve seslerini bir kez daha duyurmak için iflçiler ve sendika yöneticileri bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. 22 Nisan günü fabrika önünde bir araya gelen iflçiler eylem yaparak kararl› olduklar›n› dile getirdiler. Bak›rköy Sümerbank iflçileri, TEKS‹F Avc›lar fiube yöneticileri ve Tekstil-Sen yöneticilerinin kat›l›m› ile yap›lan eylemde konuflan Bak›rköy Sümerbank ‹flye-

ri temsilcisi Ersan Çark›, iflçiler için demokrasi olmad›¤›n› söyledi. A¤›r çal›flma koflullar›na karfl› sendikalaflt›klar›n› ancak patronun 28 kifliyi iflten att›¤›n› anlatan Ayser iflçisi Kamil Ünal, bu bask›lara karfl› greve ç›kt›klar›n› ve kazanmaya kararl› olduklar›n› ifade etti. TEKS‹F fiube Baflkan Yard›mc›s› Yurter Çakmak da yasak olmas›na ra¤men patronun grevdeki iflyerinde iflçi çal›flt›rd›¤›n› anlatt›. ‹flçilerin çad›r kurmas›na dahi izin verilmedi¤ini söyleyen Çakmak “ya¤mur da ya¤sa, kar da ya¤sa mücadelemizi sürdürece¤iz” dedi. Eylem at›lan çeflitli sloganlarla sona erdirildi. (Kartal)


31

34

7-20 Mayıs 2004

1 May›s’a NATO karfl›tl›¤› damgas›n› vurdu

‹stanbul-Abide-i Hürriyet Bu y›l ‹stanbul’da 1 May›s kutlamalar› iki ayr› alanda yap›ld›. Bu tart›flmalar konusunda üzerinde durulmas› gereken temel nokta iflçi ve kamu emekçilerinin bu 1 May›s’› buruk geçirdi¤idir. ‹stanbul aç›s›ndan yer tart›flmas› olarak görülen ve bir inatlaflma olarak yans›yan durumun gerçekli¤i çok ifade etmedi¤i bir gerçektir. NATO zirvesi öncesine denk gelen bu 1 May›s’a kat›l›m›n geçen y›llara oranla kalabal›k geçece¤i devletin de çekinerek üzerinde durdu¤u noktalardan biri idi. Ve bunu engellemek için yap›lanlardan biri de alan tart›flmalar›n› son güne kadar devam ettirerek kitleleri bir belirsizlik içerisinde b›rakmak oldu. NATO karfl›tl›¤›n›n damgas›n› vurdu¤u bu iki kutlamada da Haziran ay› aç›s›ndan net mesajlar verildi. Ayr› ayr› kutlanmas›na ra¤men iflçilerin kendi talepleri ile birlikte emperyalist sald›rganl›k ve NATO karfl›tl›¤›n›n vurgulanmas› ve bunun ülkemizde çeflitli yerlerde kutlanan 1 May›s’larda a¤›rl›k kazanmas› olumluluk olarak göze çarpt›. AB‹DE-‹ HÜRR‹YET MEYDANI Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalar, EMEP, Al›nteri, Demokratik Haklar Platformu SSK Okmeydan› Hastanesi önündeki Piyale Pafla Bulvar›nda toplan›rken ILPS, Partizan, TUYAB’l› aileler, Yeni Demokrat Gençlik, TKM, DDSB ve Devrimci Hareket dergisi Perpa benzinlik önünde topland›lar. Yürüyüfl saat 11.00’de bafllarken Perpa önündeki Partizan kitlesi önde “ILPS” pankart›, “IMF’ye, Özellefltirmeye, Tar›m›n Tasfiyesine, Tecrite Hay›r ve “Emperyalist Sald›rganl›¤a, ‹flgale ve NATO’ya Hay›r” yaz›l› Partizan imzal›; “Emperyalizmin Yoz Kültürüne Karfl› Yeni Demokrasi Kültürünü Kuflan” yaz›l› TKM imzal›; “Yeni Demokrat Gençlik”, “Emperyalist Sald›rganl›¤a ve NATO’ya Karfl› YDG Hareketini Yükselt” yaz›l› ve YDG imzal›; “Sendikas›zlaflt›rma, Özellefltirme, ‹flsizli¤e Karfl› Yaflam›n Hücrelefltirilmesine Hay›r” DDSB imzal›; “Yaflas›n Halk Savafl›” yaz›l› Trakya Partizan imzal› pankartlar›n› açarken önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimlerini, May›s ay› flehitleri resimleri, Partizan, YDG, TKM flamalar›, 1 May›s ve NATO zirvesi ile ilgili dövizleri tafl›d›lar. Alana yaklafl›k 300 metre kala kitlenin içinde “Emperyalist Sömürüye Karfl› Proletarya Partisi’nde Örgütlen” yaz›l› TKP/ML imzal› pankart aç›ld›. Pankartlar›n aç›lmas›yla kitle gür bir sesle “Yaflas›n partimiz TKP/ML, halk ordusu T‹KKO, TMLGB”, “‹bo yafl›yor T‹KKO savafl›yor”, “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya” vb. sloganlar› att›. Militanlar pankartlar›n arkas›nda disiplinli bir flekilde dururken di¤er yanda ise T‹KKO bayra¤› aç›larak kitle içerisinde dolaflt›r›ld›.

Mersin Di¤er taraftan Türk‹fl’e ba¤l› sendikalar da kendi pankart, döviz ve önlükleriyle alandayd›lar. Deri-‹fl Tuzla fiubesi “Direne direne kazanaca¤›z”, “Devrimci Demokrat Sendikal Birlik” ve Belediye ‹fl 2 No’lu fiube de pankartlar› ve önlükleriyle yürüyüfle geçtiler. ‹flçilerin “Birlik, mücadele, zafer”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “NATO’ya izin vermeyece¤iz” gibi sloganlar›, özellefltirmeye, tafleronlaflt›rmaya karfl› açt›klar› dövizler dikkat çekiciydi. 20 bin kiflinin topland›¤› alanda TEKS‹F Bak›rköy fiubesi’ne üye Sümerbank iflçileri “Fabrikalar kalemiz, h›rs›zlara vermeyiz” slogan›n› atarken Telekom iflçileri özellefltirme karfl›t› sloganlar ve coflkular›yla öne ç›kt›. Petrol-‹fl kortejinde bulunan TÜPRAfi iflçileri de TÜPRAfi’›n özellefltirilmesini sloganlar›yla yan›tlad›lar. Belediye iflçilerinin “NATO’ya hay›r” önlüklerini giydi¤i mitingde Yol-‹fl üyeleri de “Çocuk katili Bush’a, savafl örgütü NATO’ya, Büyük Ortado¤u Projesine ve sermayenin küresel sald›r›lar›na direnece¤iz” pankart›n›n arkas›nda mitinge kat›ld›. Miting alan›na girilmesinin ard›ndan aç›l›fl konuflmas›n› yapan Türk-‹fl Teflkilatland›rma Sekreteri Çetin Altun’dan sonra söz alan Sümerbank iflçisi Züleyha Akbafl, 1 May›s kutlamalar›n›n ikiye bölünmesini elefltirerek “1 May›s ayr›flma ve didiflme günü olmamal›d›r. Bundan ç›kar› olanlar varsa bilsinler ki yüre¤imizi asla bölemezler. Bu bölünmenin sorumlular›n› s›n›f sorgulayacakt›r. Sendikalara düflen bölmek de¤il, insanl›k d›fl› flartlarda, sendikas›z, sigortas›z çal›flan kardefllerimizi de bu saflara katmakt›r” dedi. Alanda Partizan kitlesi davul eflli¤inde halaylar çekerken ‹srail, ABD ve NATO bayraklar›n› yakt›. Alanda da TKP/ML pankart› ve T‹KKO bayra¤› aç›l›rken T‹KKO bayra¤› alandaki tellere as›ld›. Partizan and›n›n ard›ndan kitle da¤›ld›. SARAÇHANE Saraçhane’de ise saat 11:00’de toplanmaya bafllayan gruplar miting alan›na Aksaray, Unkapan›, Fatih ve Beyaz›t kollar›ndan girdi. HÖC, ESP, SGD, BEKSAV, Kald›raç, ‹flçi Gazetesi, ÖEP, Halk Kültür Merkezleri, Barikat, Al›nteri, DPG, BDSP, Halk›n Birli¤i, Eme¤in Bayra¤›, ‹flçi Mücadelesi, Devrimci Mücadele, SODAP, Direnifl, Tüm-‹GD, PSAKD, DEHAP, ÖDP, SDP, EHP, TKP, CHP ve SHP’nin de kat›ld›¤› 1 May›s kutlamalar› için Gebze, Kocaeli,

Tuzla ve Kartal’dan otobüs kald›ran gruplar›n Kavac›k’ta otobüsleri durduruldu. Bu durumu protesto eden kitle bulundu¤u alanda oturma eylemi yapt›. KESK ve D‹SK’in kat›l›m›n›n çok düflük oldu¤u mitingde Birleflik Metal-‹fl ve Lastik-‹fl sendikalar›n›n yo¤un kat›l›m› dikkat çekti. KESK Genel Baflkan› Sami Evren konuflma yaparak bir gün mutlaka Taksim’e ç›kacaklar›n› dile getirdi. Evren, konuflmas›nda “28 Haziran’da yine binlerce emekçi alanlarda olacak. Asla Bush’u ‹stanbul’a sokmayaca¤›z. ABD’nin Ortado¤u Projesi’ne asla izin vermeyece¤iz” dedi ve fiiflli Abide-i Hürriyet Meydan›’nda gerçeklefltirilen 1 May›s kutlamas›n› selamlad›. Gruplar›n toparlanmas›n›n ard›ndan Beyaz›t Meydan›’na yürümeye haz›rlanan kitleye izin vermeyen polis, yap›lan pazarl›k sonucu Yenikap›’ya yürünmesine izin verdi. En önde “1 May›s resmi tatil ilan edilsin” yaz›l› pankart aç›larak Saraçhane Park›’ndan Yenikap› Otobüs Dura¤›’na kadar yüründü. ANKARA 1 May›s yap›lan baflvurular sonucu S›hhiye Meydan›’nda kutland›. Türk-‹fl’in en önde pankart açt›¤› eylemde D‹SK, KESK, TTB, TMMOB, dergiler ve siyasi partiler yürüdü. Tuncelililer Derne¤i “Munzur’uma Dokunma” dövizleri ile barajlarla yap›lmak istenen çevre katliam›na tepkilerini dile getirdiler. Kitlenin alana girmesi ile beraber iflçi s›n›f› mücadelesinde flehit düflenler için 1 dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. HÖC, ESP, BDSP, DHP, Al›nteri, Halkevleri, Anadolu Kültür Derne¤i, Kurtulufl, SDP, ÖDP, EMEP de dövizleri ve sloganlar›yla kat›l›m gösterdiler. Partizan kitlesi de ILPS, YDG ve “Yaflas›n 1 May›s, biji yek Gulan”, “Emperyalist sald›rganl›¤a, iflgale ve NATO’ya hay›r” Partizan imzal› pankartlar›, bayraklar› ile eyleme coflku katarken çeflitli sloganlarla Nisan Günefli’nin 32. yafl›n› kutlad›. Arama noktas›nda Halkevleri ile polis aras›nda k›sa süreli bir gerginlik yafland›. ‹ZM‹R 1 May›s ‹zmir’de de coflkuyla kutland›. Bir grup Basmane’den Gündo¤du Meydan›’na yürürken; DEHAP, HÖC, ESP, DHP, KESK, ÇHD, Halkevleri, Partizan, YDG ve daha birçok kurum Gümrük’ten Gündo¤du Meydan›’na yürüdü. Partizan kitlesi mitinge üzerinde ‹brahim Kaypakkaya’n›n resmi bulunan “Ver elini kavga büyüsün, umut baflkald›rs›n yürüsün” yaz›l› pankartla YDG ise “Biz kendimizi dünyay› temellerinden sarsacak bir davaya adad›k” yaz›l› pankartla kat›ld›. Polis barikatlar›ndan Öcalan’›n resimleriyle geçen DEHAP’l›lara polisin sald›rmas›yla çat›flma bafllad›. ESP, DEHAP, Partizan ve birçok çevrenin kitlesi yaklafl›k 15 dakika boyunca polisle çat›flt›. Polisin geri ad›m atmas›yla yürüyüfl coflkuyla at›lan sloganlarla devam etti. Alana girerken omuz omuza polisle çat›flan devrimciler polise geri ad›m att›r›p alandaki yerlerini al›rken burada s›k s›k “Faflizme karfl› omuz omuza”, “Katil polis hesap verecek”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar› at›ld›. Miting sayg› durufluyla sürerken Partizanlar “Vartinik” fliirini hayk›rd›lar. BURSA Tertip Komitesi’nin bu y›l yürüyüfl yeri

belirlememesine alternatif olarak Partizan, SDP, ESP, SODAP, HÖC, EMEP ve baz› dergi çevreleri Fomara Meydan›nda toplanma karar› ald›lar. Burada kortejler oluflturularak miting alan›na do¤ru yürüdüler. Partizan kitlesi, önde ‹brahim Kaypakkaya Ölümsüzdür afifli ve arkas›nda “Emperyalist Sald›rganl›¤a ‹flgale Ve NATO’ya Karfl› 1 May›s Ruhu ‹le Umudu Büyüt” Partizan imzal› pankart, ILPS ve Partizan flama ve dövizleriyle, “Yürüyoruz Yürüyoruz ‹ktidara Yürüyoruz” marfl›yla yürüdü. Partizan kitlesi NATO iflgal ve kölelik yasalar›n› teflhir eden sloganlar att›. Ayr›ca miting alan›nda “Marks, Lenin, Mao önderimiz ‹BO savafl›yor T‹KKO”, “Savafl ö¤ren ilerle gücümüz TMLGB” vb. sloganlar›yla Partizan and› içildi. MERS‹N 1 May›s Mersin’de yaklafl›k 4 bin kiflinin kat›l›m›yla kutland›. Kristal-‹fl, Petrol-‹fl, E¤itim-Sen, Yol-‹fl, HÖC, ESP, Demokratik Haklar Platformu, çeflitli kitle örgütleri ve siyasi partiler sloganlarla Metropol miting alan›na kadar yürüdü. Partizan okurlar› da mitinge ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimleri, “ILPS”, “Yaflas›n 1 May›s PART‹ZAN” ve “NATO halklar›n katilidir-Emperyalizm kaybedecek biz kazanaca¤›z YDG” pankartlar›yla kat›ld›lar. Sayg› durufluyla bafllayan mitinge ILPS de bir mesaj gönderdi. Partizanlar yürüyüfl boyunca ve miting alan›nda disiplinli kortejleri ve görselli¤i ile oldukça dikkat çekti. Yine mitinge kat›lan insanlardan baz›lar› Kaypakkaya’n›n resimlerine bakarak duygular›n› dile getirdi. Alanda 60 yafllar›nda bir amcan›n kitlenin yan›na gelerek resmi befl dakikal›¤›na da olsa tutmak istemesi saklanmaya çal›fl›lan meflale Kaypakkaya’n›n katlediliflinin 32. y›l›nda unutturulamad›¤›n› birkez daha gösterdi. MALATYA 1 May›s kutlamalar›nda birlikte hareket etmeye özen gösteren devrimci kurumlar (ILPS, HÖC, ESP, DHP) ortak haz›rlad›klar› “NATO’ya geçit vermeyece¤iz” pankart›n›n arkas›nda kendi pankartlar›yla yürüdüler. “Ver elini kavga büyüsün, umut baflkald›rs›n yürüsün” pankart›yla 1 May›s’a kat›lan Partizan kitlesi görsel olarak renkli ve coflkuluydu. NATO ve emperyalizme karfl› ortak sloganlar›n yükseldi¤i yürüyüfl esnas›nda HÖC’ün tek tip k›yafet giymesini gerekçe gösteren TC’nin kolluk güçleri devrimci kurumlar›n önünü keserek alana yürümelerini engellemek istedi. ESP, Partizan, DEHAP bu durumu protesto ederek “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Faflizme karfl› omuz omuza” vb. sloganlar eflli¤inde oturma eylemi yapt›. Daha sonra ise Partizan kitlesi al›nlar›na takt›klar› orak çekiç bantlar› nedeniyle alana sokulmak istenmedi. Kolluk güçlerinin yapt›klar› tüm provokasyonlara ra¤men kitle alana sloganlarla girdi. Geçen y›llara oranla kat›l›m›n düflük oldu¤u gözlenen 1 May›s’ta öne ç›kan NATO ve emperyalizm karfl›t› sloganlard›. SAMSUN Samsun’da düzenlenen miting yaklafl›k 1200 kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflti. Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i, Halkevleri, Ö¤renci Koordinasyonu, SDP, DEHAP, EMEP, ÖDP, CHP’nin de kat›ld›¤› miting öncesi Cumhuriyet Meydan›’na yürüyüfl s›ras›nda “Yaflas›n 1 May›s”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “IMF defol bu memleket bizim”, “Faflizme karfl› omuz omuza” vb. sloganlar at›ld›. Cumhuriyet Meydan›’nda toplan›lmas›n›n ard›ndan 1 May›s flehitleri için 1 dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›.


YDYIK34  

Gün dikiflleri dört bir taraftan atan, kendini toparlamakta zorlanan, buna ra¤men kuyru¤u dik tutma politikas›nda ›srar eden ABD önderli¤inde...