Issuu on Google+

BUSH’A KEND‹ HALKINDAN SEÇ‹M TOKADI

Kongre seçimleri için 7 Kas›m’da sand›¤a giden ABD halk›, Bush yönetimini mutlak bir yenilgiyle cezaland›rd›. Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’nde ve Senato’da a¤›rl›klar›n› kaybettiler. Bu yenilginin arkas›nda, ABD ekonomisinin yaflad›¤› durgunluk, Irak iflgalinden do¤an hayal k›r›kl›¤› ve yönetimdeki neo-con hizbinde görülen çürüme etkili oldu.

N‹CE N‹CE

YILLARA

F‹DEL! “Düflmana inat” de¤il, eflit ve özgür bir insanl›k mücadelesi için her geçen gün devrim topra¤›n›n derinliklerine, kurtulufl umudunun yücelerine uzanan ulu ç›nar›m›z›n 80. yafl gününü kutluyoruz.

Y›l 1 Say› 16 16 Kas›m 2006 75 YKr 15 Günlük Siyasi Gazete

AVRUPA’NIN AKP’N‹N MEDYANIN ORDUNUN DERD‹ BAfiKA DERD‹ BAfiKA DERD‹ BAfiKA DERD‹ BAfiKA n ‹lerleme Raporu AB’nin F-Tipiyle, sendikal haklarla, TMY terörüne ilgisizli¤ini gösterdi. Varsa yoksa K›br›s, az›nl›k okullar›, Avrupa sermayesinin haklar› Sayfa 4’de

n AKP sa¤l›k, e¤itim, enerji ve sosyal güvenli¤i piyasalaflt›r›p üzerinden ç›kar sa¤lamak; halk› gerici karanl›¤a mahkum edebilmek için Cumhurbaflkanl›¤›’n› istiyor Sayfa 4’de

n Yimpafl soygunu gerçekte umurlar›nda de¤il. Petrol Ofisi’ne kesilen cezaya karfl› misilleme olarak Yimpafl’› hat›rlayan Do¤an, her an yeniden unutabilir Sayfa 4’de

n ABD’nin Ortado¤u politikas›n›n bugüne dek iktidar arac› olarak kulland›¤› “tabu”lar› y›pratt›¤›n› görüyor ve kendisine yeni bir iktidar dayana¤› oluflturmaya çal›fl›yor

HALKIN DERDI BAMBASKA BARINMA HAKKI YAfiAMA HAKKI E⁄‹T‹M HAKKI

S›cak para politikas›n›n devam›, kent rant›n›n uluslararas› mali sermayeye peflkefl çekilmesine kilitlendi. Yoksullar›n difliyle t›rna¤›yla yaratt›klar› kentsel alanlar, onlar›n ellerinden çekilip al›narak “büyük rant projelerine” alan aç›lmaya çal›fl›l›yor. Gecekondular, birer birer “Kentsel Dönüflüm Ya¤mac›l›¤›na” karfl› aya¤a kalk›yor. Tar›m y›k›l›yor; çiftçi g›da tekellerine kurban ediliyor. Her ay bir ürünü üreten çiftçi grubu aya¤a kalk›yor. Ö¤renciler, üniversitenin pazar yerine dönmesinin karfl›s›nda ö¤renim haklar›n› savunabilmek için sokaklara meydanlara ç›k›yorlar. Sa¤l›k ve sosyal güvenlik sisteminin piyasalaflt›r›lmas›yla güvenceli çal›flma hakk›n› yitiren sa¤l›k emekçileri, yaflama hakk›n› parça parça yitiren yoksul halkla birleflmeye ve sa¤l›kta y›k›m› durdurmaya yöneliyor. Temel hizmetlerin kamusal olmaktan ç›kar›lmas›n›n, temel haklar›n, bar›nma, yaflama, e¤itim hakk›n›n ayaklar alt›na al›nmas› demek oldu¤unu; serbest piyasan›n yokluk, yoksulluk ve ba¤›ml›l›k demek oldu¤unu a盤a ç›karan halk eylemleri büyüyor, gelifliyor. Solun ç›k›fl› burada.

‹nsanca yaflam mücadeleleri için Sayfa 3-5-7-10-12

‹lk kad›n Sosyal Güvenlik Bakan›

Yoksullar› sele verdiler

ALEKSANDRA KOLLONTA‹ Ali Babacan

Kemal Unak›tan

K‹BELE Devam› Sayfa 6’da

‹T DALAfiI k›z›fl›yor Ahmet T›kt›k

asgari ücreti kim, YTL nas›l belirliyor?

Bir atasözümüz var: Tok aç›n halinden anlamaz. Asgari ücreti belirleyen komisyonun ço¤u milyoner ve onlar›nki sadece yoksullar›n halinden anlamamak de¤il. Tüm zenginler gibi onlar da ken-

di lüks içindeki hayatlar›n›n devam› için emekçilerin ücretlerinin geriletilmesi gerekti¤ini biliyorlar. Asgari ücret tespit komisyonundaki bürokrat ve bakanlar da milyoner ifladam›... Sayfa 7’de

Çi¤dem Çidaml›

Bade harab ül Berlin

Devlet Bahçeli

Ümit Özda¤

Metin Özu¤urlu

“Timing” meselesi

Sayfa 3’te

395

‹.Halil Çanakç›

Sayfa 2’de

Ali Coflkun

MHP kongresinde aday olan Özda¤ “11 Eylül 1980” ruhuna dönmekten bahsedip, Bahçeli’nin “bu ülke çiçek bahçesi, sahibi biziz” sözlerine “ne çiçek bahçesi ulan” diye yan›t vererek faflistlikte ç›tay› yukar›ya tafl›yor. Bahçeli ekibi ise liderlerini mesih ilan ederek karfl›s›nda duranSayfa 3’te lar› tehdit ediyor

Sayfa 5’te

Çetin Uygur

Ecevit iflçileri nas›l sevdi

H.Hüseyin Baflar

‹lk tafl› günahs›z olan›n›z ats›n

Sayfa 7’de

Recep Tayyip Erdo¤an

Ya¤mur ne ‹stanbul’da ne de Güney ve Güneydo¤u’da ya¤arken zengin-yoksul diye ayr›m yapt›. Ancak, hükümet ve AKP’li belediyeler yoksullar› bir kenara att›. Selde yoksullar öldü, yoksulun evi y›k›ld›, yoksullar ihmal edildi ama suçlu yine yoksullar oldu.

Sovyet Devrimi’nin Sosyal Güvenlik Bakan› olan Kollontai, kad›nlara evlilikte ve eflitlik kürtaj gibi haklar sa¤lad›. Çocuk bak›m hizmetlerinin kolektiflefltirilmesine, ortak mutfaklar kurulmas›na öncülük etti

Sayfa 4’te

‹ki cepheden görünüfl

Ortak mücadele ortak dertlere ortak çözümler üretmek ve bunun için birlikte yürümekle mümkün. ‹yi niyet dilekleri, çat› birlikleri yeterli olmuyor. Sihirli formül, “herkes kendi iflini yaps›n” de¤il. Sayfa 2’de


Demokrat bir kongre ne de¤ifltirecek

Bade harab ül Berlin

B Çi¤dem Ç‹DAMLI cigdem@sendika.org

Bugünün sosyalist hareketleri amaçlar›n› ve bu amaçlar›na ulaflma yol ve yöntemlerini belirlerken, bir önceki deneyimde genel kabul gören amaç, yol ve yöntemleri tan›mlayan kavramlardan uzak duruyorlar. Bu mesafe, iflçi s›n›f› hareketinin kendi öz bilincini yeniden kazanmas›n›n temel zorunluluklar›ndan.

undan 17 y›l önce, 9 bu aray›fllarla, sosyalizmin yeKas›m 1989 Berlin Duniden gerçek bir politik ve var›’n›n y›k›ld›¤› gün ola- toplumsal alternatif olarak sorak tarihe geçti. Demokratik mutlaflma yoluna girdi¤i görüAlman hükümeti Federal Allüyor. manya’ya geçiflin serbest b›ra- Yeni sosyalist aray›fllar›n arkak›ld›¤›n› aç›klad›¤›nda Avrus›ndaki gerçek toplumsal pa’daki en “geliflmifl” sosyalist enerjinin son 30-40 y›lda iflçiülkenin yurttafllar› duvara hüleflen, iflçileflmeye zorlanan incum etti. Duvar›n y›k›l›fl›, gersanlar›n varl›klar›n› kabul ettirçekte reel sosyalizmin birkaç me, kendilerini tan›tma zorlay›l önce bafllayan ve 1991’de mas› oldu¤unu söylersek hata SSCB’nin da¤›t›lmas›yla resetmifl olmay›z. men tamamlanacak olan çöBu yeni ilerici toplumsal güküflünün simgesi oldu. cün iki önemli özelli¤i var. O s›ralarda sosyalizmin bir daHenüz kendi hareketlerini, ha geri dönmemek üzere du19.-20.yüzy›l iflçi s›n›f›n›n yavar›n alt›na gömüldü¤ünü düpabildi¤i ölçüde deneyimleflünen çok oldu. Ama aradan mifl, bu hareketlerden kendi daha üç y›l geçmiflti ki Leba¤›ms›z ideolojik konumunu onard Cohen’in flark›s› duyulç›karsayabilmifl de¤il. Ama, maya baflland›: "give me back selefinin baflar›s›zl›¤›n›n bedethe berlin wall / give me stalin and st paul / i've seen the GEL‹P GEÇERKEN... future, brother: / it is murder." (bana berlin duvar›n› geri ver / stalin ve st. paul’ü / gelece¤i gördüm kardeflim: / cinayet). Cohen elbette “eski güzel günleri” geri ça¤›rm›yordu. Ama “Cennetin tekerle¤i durdu¤unda, fleytan›n hasad› kald›rd›¤›n› hissetmiflti”. Ve ayn› s›ralarda dünyan›n dört bir yan›nda yeni iflçi hareketleri, kendisini “sol”, “sosyalist” s›fatlar›yla tan›mlayan, kurulu düzenin d›fl›na ç›kmaya yönelen yeni siyasi denemeler, aray›fllar görülmeye baflland›. Ve flimdi,

lini kendisinin ödedi¤inin de fark›nda. Bu nedenle, bugünün sosyalist hareketleri amaçlar›n› ve bu amaçlar›na ulaflma yol ve yöntemlerini belirlerken, bir önceki deneyimde genel kabul gören amaç, yol ve yöntemleri tan›mlayan kavramlardan uzak duruyorlar. Bu mesafe, iflçi s›n›f› hareketinin kendi öz bilincini yeniden kazanmas›n›n temel zorunluluklar›ndan. Bence bu noktada en önemli yeniliklerden birisi, yeni devrimci halk hareketlerinin, kendilerini “politikaya karfl›” tan›mlamalar›. Türkiyeli sosyalistler politik iktidar mücadelesinin devrimci sürecin kilit momenti oldu¤u-

nu epey uzun bir zamandan beri biliyor. Ülkelerinde iktidar olan veya iktidar olma yolunda ilerleyen halk hareketlerinin bu gerçe¤in fark›nda olmad›¤›n› ileri sürmek güç. Ama yine de “politika” ile aralar›na çizgi çekmeye özen gösteriyorlar. Kurulu düzenin politik iliflkileri iflas edip da¤›lmaya u¤rad›ktan sonra politik iktidar› teknik olarak ele geçirmeleri mümkünken, bundan kaç›nd›klar› dahi oluyor. Burada bir incelikleri var. Kurulu düzenin iktidar iliflkilerine “kurumsal politika” ad›n› veriyorlar ve kendilerini bu “politikan›n d›fl›nda” tan›ml›yorlar. Kurulu düzenin empoze etti¤i politikan›n çürümüfl, ahlaken iflas etmifl bir iliflki tarz› oldu-

¤unu vurguluyorlar. Bireylerin ve topluluklar›n iktidar iliflkilerinin kuruluflunda rol ald›klar› temel kurumlar›, politik parti ve temsil iliflkilerini, her düzeydeki iktidar olanaklar›n›n kullan›m tarz›n›, insanlar aras›ndaki eflitsizlik ve tahakkümün temel mekanizmalar› olarak ele al›yorlar. Ve halk›n kendi amaçlar›n› gerçeklefltirmek üzere ortak hareket etmesi için ihtiyaç duydu¤u “düzen”in savaflt›¤› “düzen”den kökten farkl› olmas› gerekti¤ine inan›yorlar.

Bu noktada, yaz›l› ve yaz›l› olmayan kurallarla hareketin “öncü”sünün yönetici elite dönüflmesini önleyecek bir “etkileflimli kitle iliflkisi”nin kurulmas›na özel bir önem veriliyor; ahlak kat›na yükseltiliyor. Alaattin T‹MUR Kendi kendini yönetme iradesinin halk ahlak›na dönüflümü belki de reel sosyalizmin temel açmaz›n›n afl›lmas›n›n, yani sömürücü s›n›f üzerinde diktatörlük ihtiyac› ile sömürülen s›n›f›n özgürlefltirilmesi ihtiyac›n›n uzlaflt›r›lmas›n›n anahtar›d›r.

‹flim gücüm budur benim, / Gökyüzünü boyar›m her sabah, Hepiniz uykudayken. / Uyan›r bakars›n›z ki mavi. Deniz y›rt›l›r kimi zaman, / Bilmezsiniz kim diker; / Ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da, / O da benim vazifem; Bir bafl düflünürüm bafl›mda, / Bir mide düflünürüm midemde, Bir ayak düflünürüm aya¤›mda, / Ne haltedece¤imi bilemem. Orhan Veli

“Bade harabül Basra” - “Basra y›k›ld›ktan sonra”, ifl iflten geçmifl olabilir; ama Berlin duvar› y›k›ld›ktan sonra ezilenler yeni bir duvar de¤il yeni bir halk iktidar› anlay›fl› infla etmek gerekti¤ini anlad›lar gibi görünüyor.

‹ki cepheden görünüfl

D

ikkatler ABD seçimlerinde demokratlar›n üstünlük sa¤lama durumu ve bunun Ortado¤u politikalar›na yans›yacak olas› kimi yönlerine çevrilmiflti ki, Ecevit öldü. Ecevit, U¤ur Mumcu’nun cenaze töreniyle k›yaslanan (“fleriat karfl›tlar›n›n” gövde gösterisi haline getirilmeye çal›fl›lan) bir törenle Devlet Mezarl›¤›’nda defnedildi. Son 50 y›l içerisinde kuflkusuz en önemli dönem 1970-80 dönemidir. Bu dönemin en önemli üç liderinden biri olan Ecevit, di¤er ikisiyle (Demirel ve Erbakan) birlikte günümüze kadar baflrol oyuncusu olmaya devam etmiflti. Bu süreklili¤in as›l nedeni Türkiye’nin yak›n tarihindeki en güçlü siyasal hareketlenmelerin liderleri olmalar›nda aranmal›. Ecevit’in siyasal yaflam›na bak›ld›¤›nda 1970-80 aras›ndaki siyasal tercihleri ile ondan sonraki dönemdeki tercihleri aras›nda belirgin farkl›l›klar oldu¤u aç›kt›r. “Y›¤›nlar›n umudu halkç› Karao¤lan” ile “sol oylar› bölen”, MHP ile ortakl›k kuran, Baflbakan iken 19 Aral›k 2000’de cezaevlerindeki “Hayata Dönüfl” operasyonuyla onlarca siyasi tutuklunun ölmesine göz yuman, kar›s›ndan baflka kimseye güvenmeyen ayn› Ecevit’tir. 1979’da biri ç›k›p “Ecevit, asl›nda bunlar› yapabilecek bir kiflili¤e sahiptir” dese, ne kadar ciddiye al›n›rd›? Ancak güçlü bir toplumsal muhalefet rüzgar›n›n liderinin görüntüsünü de de¤ifltirdi¤inin en net örneklerden biri Ecevit’tir. Toplumsal muhalefetin bask›s› ortadan kalk›nca da gerçek s›n›fsal/kiflisel tercihler ortaya serilir. Ancak her fleye ra¤men, Ecevit’in bir erdemini teslim etmek gerekir; kiflisel maddi ç›kar peflinde koflmamak, mütevaz› bir hayat standard›n› ye¤lemek. Asl›nda bunun bir erdem de¤il, bütün siyasi flahsiyetlerin ortak özelli¤i olmas› gerekirken, di¤erlerinin zafiyeti Ecevit’in erdemi (!) oluyor. 11 Kas›m’da bir yanda Ecevit’in cenaze töreni, di¤er yanda AKP’nin 2. Ola¤an Kongresi yap›ld›. Cenaze töreninin, “ulusalc›lar›n” gövde gösterisine dönüflmemesi için çeflitli yasaklar (pankart yasa¤›, TRT d›fl›na yay›n yasa¤› vb) getirilmesini sa¤layan Erdo¤an, AKP tüzü¤ünde yapt›rd›¤› de¤iflikliklerle de partisine çekidüzen vermeyi amaçla-

makta. Bu de¤iflikleri ayn› zamanda Erdo¤an’›n Çankaya ç›k›fl haz›rl›klar› olarak de¤erlendirmek de mümkün. Tekrar olacak ama Erdo¤an’›n, Cumhurbaflkanl›¤› pazarl›¤›n› kendi adayl›¤›ndan bafllataca¤› kesinleflti. AKP’nin dolay›s›yla Türkiye’nin AB iliflkileri iç siyasetin gölgesinde ilerliyor. AB temsilcileri de bu durumu bildiklerinden Erdo¤an’›n çok üzerine gelmiyorlar. Üstelik flu an yaflanan krizde Erdo¤an’›n eli daha güçlü. Çünkü K›br›s eksenli tart›flma as›l olarak AB’yi etkileyecek. Sorun, K›br›s Rum Kesiminin gemilerine limanlar›n aç›lmas› de¤il, K›br›s Rum Kesimi band›ral› gemilere limanlar›n aç›l›p aç›lmamas›. Bu gemilerin çok büyük ço¤unlu¤u asl›nda Avrupa ülkelerinin. Dolay›s›yla Erdo¤an’›n karfl›l›¤›nda “izolasyonlar›n kald›r›lmas›n›” istemesi bofl bir blöf de¤il. Erdo¤an böylece seçim arefesinde “ulusalc›lara” karfl› güçlü bir konuma geliyor. Di¤er yandan AKP’yi ve Erdo¤an’› karfl›s›na alan cephenin de vuraca¤› yerler netlefliyor. Günlerdir Yimpafl yiyip Yimpafl içiyoruz. Ahmet Hakan kendi çap›nda yolu göstermiflti zaten: “türbanla, orduyla, namazla, s›n›f fark›yla vuramay›z. D›fl politikadan vuraca¤›z. Yoksulluktan vuraca¤›z. Cari aç›ktan vuraca¤›z. Gelir da¤›l›m›ndaki eflitsizlikten vuraca¤›z. Ayr›cal›klardan, yolsuzluklardan vuraca¤›z.” Do¤an grubunun Erdo¤an’› Yimpafl ile vurmaya çal›flmas›n›n arkas›nda baflka nedenler oldu¤unu da görmek gerek. ‹ddia odur ki “ruhsats›z istasyonlara benzin satt›¤› gerekçesiyle Ayd›n Do¤an’›n sahibi oldu¤u POAfi’a verilen 500 milyon YTL’lik ceza” Hürriyet’i “motive” etmifl. Ancak her fleye ra¤men AKP ve Erdo¤an karfl›tlar› bir önceki seçim döneminden de ders alacaklarsa “türban, imam hatip, fleriat, kad›n haklar›, laiklik, tarikatlar, v.b.” bafll›kla yap›lacak muhalefet bir ifle yaramayacak. As›l sorun (!), Ahmet Hakan’›n bile tespit edebildi¤i gibi yolsuzluktur, cari aç›kt›r, gelir da¤›l›m›ndaki eflitsizliktir, yoksulluktur. Daha temel olansa kamusal haklar›n tasfiye edilmesi, emperyalizmle iflbirli¤i ve Kürt sorununda çözümsüzlüktür. Bu muhalefet konular›na sözüm ona ulusalc›lar›n, ordunun, CHP’nin, ANAP’›n, DYP’nin,

MHP’nin yan›t üretmesini beklemek ise safdillik. Bunlar›n ç›kmaz› da bu. MHP de, uzun sürecek bir siyasal hareketlilik dönemine girmeden önce kendi tahkimatlar›n› güçlendirmeye giriflti. MHP’nin kongresi 19 Kas›m’da. Ancak MHP’de ifller AKP’deki gibi ray›nda gitmiyor. Ümit Özda¤ havay› pusland›r›yor. ‹ktidar›n tad› dama¤›nda kalm›fl Devlet Bahçeli ve ekibi ortalamay› tutturup parlamentoya girme hesaplar› yaparken faflist hareketin ›rkç›, azg›n uçlar›n›n temsilinde s›k›nt›lar yaflayaca¤a benziyor. Bahçeli’nin Türkefl kadar k›vrak olmad›¤��� aç›k. Türkefl, bir taraftan Naz›m Hikmet’ten al›nt›lar yaparken di¤er taraftan Türkiye’yi mozai¤e benzetenlere “ne mozai¤i ulan, Türkiye mermerdir” demekteydi. fiimdinin faflist propagandas›n›n laflar› ayn› yerde toplanm›yor. MHP genel merkezi “Türkiye çiçek bahçesi” derken Ümit Özda¤’a “ne çiçek bahçesi ulan” demek kal›yor. Bu iflin gidece¤i yer belli. Özda¤’a MHP kongresini yedirtmezler, o da kendine yeni bir parti kurar. Faflist hareket, ‹slamc› motiflerle bezenmifl bir faflist partiden (BBP) sonra kafatasç› motiflerle bezenmifl bir baflkas›na sahip olur. Üstelik ihtimaldir ki kendi meflruiyetlerini kan›tlamak için (hepsinin ortak ezberdir) “sol”a bulaflmay› düflüneceklerdir. MHP’nin de¤iflece¤ini ise kimse beklemesin. Onlar ayn› yerde uluyacak. Hepsi birden “emperyalizm bize ne zaman ihtiyaç duyacak” diyerek susta durmay› sürdürecekler. *** Toplumsal muhalefetin bu dönemine özgü önemli ad›mlardan biri Sa¤l›k Emekçileri Sendikas› (SES) taraf›ndan at›l›yor. SES’in bafllatt›¤› “Sa¤l›kta Y›k›m› Durdural›m” kampanyas›, özellikle Genel Sa¤l›k Sigortas›’n›n (GSS) Ocak’ta uygulanmaya bafllayaca¤› göz önüne al›n›rsa, önemli bir bafllang›ç sa¤layacak. Böylesi bir gündemde özel önem verilmesi gereken birkaç noktay› hat›rlatmak yararl› olacakt›r. Sa¤l›k hakk› mücadelesini, içinden geçti¤imiz dönem boyunca sürecek bir gündem olarak, uzun vadeli bir kazan›m mücadelesi olarak düflünmek ve planlamak. Bu mücadelenin as›l sahipleri ve yürütücüleri aras›na, sa¤l›k emekçilerinin yan› s›ra hatta onlardan

da önce, sa¤l›k hakk› gasp edilen, bu haktan yoksun b›rak›lan yoksul halk›n kat›lmas›n› sa¤lamak. Ve elbette ki sa¤l›k hakk› mücadelesini yayg›n, yerel dinamiklerle zenginlefltirmek ve somut kazan›mlara dönüfltürmek. Bu somut kazan›mlar›n en önemli yönünü sa¤l›k hizmetinin paras›z, nitelikli, kolay ulafl›labilir ve eflit verilmesini istemek ve sa¤lamak olufltursa da ayn› zamanda varolan hizmetin denetlenmesini de içermelidir. Sa¤l›ktan e¤itime, enerjiden ulafl›ma kadar bütün kamusal hizmetlerin sahiplenilmesi ve denetlenmesi bu alanlar üzerindeki kapitalist planlar› bozabilecek bir öneme sahiptir. Kamusal hizmetlerin tasfiyesine karfl› giriflilen mücadelenin ufak da olsa kazan›mlar elde etmesi ise, çok parçal› toplumsal muhalefetin nas›l bir araya getirilebilece¤ini de gösterecektir. Özellikle çat› birliklerinin kurulmaya çal›fl›laca¤› önümüzdeki günlerde gerçek birlik zeminini iflaret edecektir. Böylesi bir kavray›fl ortakl›¤›, özellikle çok ciddi ve yanl›fl saflaflmalar›n yafland›¤› yoksul halk içerisinde gereklidir. Kürtlere karfl› sert bir karfl› tav›r al›fl sosyal demokrat topluluklarda bile h›zla yayg›nlafl›yor. Kuflkusuz böylesi bir durumun oluflmas›nda ›rkç›-milliyetçi propaganda ve Kürt sorununun çözümü konusunda hiçbir ad›m›n at›lmamas› önemli bir yer tutuyor. (Bir yanda bu gerilimin yaratt›¤› t›kan›kl›k sürerken, yavafl yavafl öne ç›kmaya bafllayan tek politika, ABD’nin Türkiye’yi Kürtlerin hamili¤ine soyundurma gayreti ve Türk egemenlerinin bir k›sm›n›n giderek buna akl› yatmas›/ya da bunu mutlak kader olarak görmeye bafllamalar›, bunun bedeli üzerine pazarl›¤a giriflmeye bafllamalar›d›r. A¤ar’›n “Yozgat’›n kaderiyle Musul’un kaderi birleflecektir” laf› bu politikan›n en veciz ifadesi olarak alg›lanmal›d›r.) Ancak sol ad›na politika üretip, hayata geçirmeye çal›flanlar›n, bofllu¤a yol açan bu gerekçelere s›¤›nmaya hakk› yok. Her ne kadar yayg›n anlay›fl politikadaki baflar›n›n yap›lanlarla ölçülmesi olsa da, as›l baflar›/baflar›s›zl›k kriteri yap›lmayanlard›r. Bundan sonraki tüm olas› yönelimler (mevcut statükonun devam›, Kürtleri ezme, Kürtlere hamilik) göz önünde

tutuldu¤unda, gerçek olan fludur ki, Kürt ve Türk halklar›n›n dayan›flmas› ve birli¤i ortak mücadeleden geçiyor. Ortak mücadele ise ortak dertlere ortak çözümler üretmek ve bunun için birlikte yürümekle mümkün. ‹yi niyet dilekleri, çat› birlikleri yeterli olmuyor. Ülkenin bat›s›nda oluflan sol muhalefetin ana gündemi neo-liberal y›k›m politikalar›na karfl› mücadele ve savafla (ABD’ye) karfl› ç›kmak olurken, Kürt muhalefeti ise temel olarak Kürt ulusal kimli¤inin tan›nmas› ekseninde olufluyor. Üstelik Kürt muhalefetinin siyasal temsilcileri bu mücadelelerinde AB’yi (neo-liberal politikalar›n as›l sahiplerinden birisi) ve ABD’yi (savafl›n as›l sorumlusu) temel “müttefik” olarak görmekte. Ülkemizdeki ilerici sol muhalefet içerisinde ise, Kürt ulusal kimli¤inin tan›nmas› noktas›nda al›nabilecek en ileri tutumun bile gidebilece¤i yer, etkin bir “destek iliflkisi” olabiliyor. Dolay›s›yla, sol muhalefet ile Kürt hareketi aras›ndaki programatik farkl›l›k sürdükçe, mevcut kopuklu¤u giderebilecek sihirli formül “herkes kendi iflini yaps›n” ya da “ilerici demokratik koalisyon kurulsun” fleklinde oluflturulamaz. Tekrar etmek gerekirse, çözüme giden yol yoksul Türk ve Kürt halklar›n›n ortak dertlerine ortak bir programla yönelmekten geçmektedir. E¤itim ve sa¤l›k hakk›n›n (ayn› zamanda ana dilde e¤itim hakk›n›n olmas›n› istemek), baflta enerji ve ulafl›m olmak üzere tüm kamusal hizmetlerin tasfiyesini engellemek (üstelik do¤uya, bu konuda pozitif ayr›mc›l›k talep etmek) bafllanmas› gereken yerdir. Kürt ve Türk yoksul halk›n›n kurtulufl mücadelesi emperyalizme (ABD’ye) karfl› gerçekleflecektir ve bu durum sonradan oluflacak de¤ildir, mücadelenin en bafl›ndan itibaren oluflmak zorundad›r. Bu ortak mücadele konular›n›n üzerinden oluflacak iliflkiler demokratik, eflit bir düzlemin yarat›lmas›n› ve sadece mücadeleyi sürdürenler aras›nda/aç›s›ndan de¤il, halklar için demokrasi talebini uygulanabilir k›lacakt›r. Sorun mücadele programlar›ndaki fark›n ortadan kald›r›lmas›/azalt›lmas› sorunudur. Ortak ak›l ortak mücadeleyi sa¤lamazsa, ortak mücadele ortak akl› mutlaka yaratacakt›r.

Immanuel WALLERSTEIN

Binghampton Üniversitesi sosyoloji profesörü

M

ucize olmazsa Demokratlar 7 Kas›m’daki seçimlerde ABD kongresinin iki kanad›nda da kesinlikle kazanacak gibi görünüyor. Bu neyi de¤ifltirir? fiahsen Demokratlara oy verece¤imi söyleyeyim. Fakat birçok insan gibi benim de oyum George W. Bush’a ve iki meclisteki Cumhuriyetçi ço¤unlu¤a karfl› verilmifl olacak. Bunu birçok sebepten ötürü, fakat öncelikle Irak iflgalinin gayri ahlaki ve ters tepmifl bir fiyasko oldu¤unu düflündü¤ümden yapaca¤›m. Mevcut yönetim hakk›nda çok flikâyetim var: Amerikal›lar›n temel özgürlüklerine sald›rmas›, giderek kötüleflen ekonomik ve sosyal politikalar ve beceriksiz ve aceleci d›fl politikas›. Ama Irak tüm bu sebeplerin üstündedir. Bu yüzden oyumu bir protesto olarak ve ifllerin daha da kötüleflmesini önlemek için verece¤im. Peki, Demokrat bir kongre daha iyisini yapabilir mi? Cevab›, net de¤il. Asl›nda Demokratlar›n daha iyi bir ortak d›fl politikas› oldu¤u flüphelidir. Demokrat Parti liderli¤inin sorunu, ABD’nin dünyan›n merkezi, dünya özgürlü¤ünün büyük savunucusu -k›sacas› tehlikeli dünyada feci erdemli bir ulus- oldu¤una en az Cumhuriyetçiler kadar inanmalar›d›r. Hepsinden kötüsü sadece mevcut yönetimin uygulad›¤› abart›l› tek tarafl›l›k unsurunu tasfiye ederek ABD’nin dünyasistemdeki merkezi konumunu yenileyebileceklerine ve bir zamanki müttefikleri ve taraftarlar›n›n deste¤ini yeniden kazanacaklar›na inan›yor görünmeleridir. Bunun yap›sal de¤il, bir flekil sorunu oldu¤una ve Bush’un kusurunun diplomaside yeterince iyi olmamas› oldu¤una gerçekten inan›yor gibiler. Tüm Demokratlar›n böyle düflünmedi¤i do¤rudur ve asl›nda Cumhuriyetçiler ve ba¤›ms›zlar aras›nda da böyle düflünmeyenler vard›r. Fakat flu anda ABD safsatalar›n› gözden geçirmeye haz›r olanlar az›nl›ktad›r, ayr›ca bu az›nl›¤›n net bir gündemi yoktur ve alternatif görüfllerini ifade edecek bir liderden yoksundurlar. Peki ne olacak? ABD’nin 2008 seçimlerinden önce Irak’tan çekilmeye zorlanmas› kesin de¤ilse de muhtemel. Cumhuriyetçilerin Demokratlar› “savafl› kaybetmekten” suçlu bulaca¤›, Demokratlar›n ise bunu reddedece¤i neredeyse kesin. Fakat ço¤unluk önünde baflka bir seçenek görmese de çekilme Amerikan halk›na derin bir flok yaflatacak. Bu çekilme ABD’nin 1945’ten beri yapt›¤› savafllar çerçevesinde de¤erlendirilmelidir. Kore Savafl› ve Birinci Körfez Savafl› bafllamadan bitmifl savafllard›r. ‹ki taraf da gerçekten kazanmam›flt›r. ABD için en önemli savafl›n; jeopolitik etkisi, ekonomik maliyeti ve ABD halk›n›n duygusal ba¤l›l›¤› bak›m›ndan, Vietnam oldu¤u söylenebilir. Savafl› ABD kaybetmifltir. Bu Amerikan halk›n›n savafl› kaybedenin kim oldu¤u ve savafl›n “kazan›labilir” olup olmad›¤› ve di¤er politikalar›n etkili olup olmad›¤› gibi konularda derinden bölünmesiyle sonuçlanm›flt›r. Sözde Vietnam Sendromu asla atlat›lamam›flt›r. 11 Eylül sald›r›lar›yla Amerikal›lar aras›nda yurtseverlik yükselifle geçmifl ve ülke geçici olarak yeniden bütünleflik bir görüntüye kavuflmufltur. Fakat Bush tüm bunlar› Demokrat bir baflkan›n yerine koyamayaca¤› ölçüde harcam›flt›r. Tahminime göre Irak’tan çekilmek 1975’te Saigon’daki kaç›fltan bile travmatik olacakt›r. Burada yaln›zca iki olas›l›k söz konusudur. Bir; ABD’nin öz-imaj›n›n, dünya-sistemde flu an ve ileride neyin olas› oldu¤unun ve gerçekten nas›l de¤erlere inan›ld›¤›n›n yeniden de¤erlendirilmesine yol açacak bir tür vicdan muhasebesinin oluflmas›d›r. Bu gerçekleflirse, belki Demokrat Parti içindeki güçler bu de¤erlendirmeleri somutlaflt›rmaya aday olacaklard›r ya da ABD’deki tüm politik çevreler bunlar› yans›tacak flekilde de¤iflecektir. Ama tabii ki ikinci bir olas›l›k da vard›r. Amerikan ulusu, kaybetmekten duyulan k›zg›nl›¤a kap›larak günah keçileri arayabilir (ve bulur) ve nihayet ABD anayasas›na ve savundu¤u varsay›lan özgürlüklere zarar verecek e¤ilimlere kap›labilir. T›pk› Weimar Almanya’s›nda oldu¤u gibi. Durum birçok yönden farkl› olsa da ve bir “Nazi Partisi”nin ortaya ç›kaca¤›n› hiç sanmasam da, her fleye ra¤men ABD’de bu yönde ciddi bir hareket hem ABD hem de dünya için ac›kl› bir felaket olur. Bu, ABD’nin kendi içinde düflündükleri ve yapt›klar›n›n kendisi d›fl›nda, dünyan›n geri kalan›n› da etkiledi¤ini göstermektedir. Di¤er yandan, Irak yenilgisinin getirdi¤i kuvvetli flokun Amerikan gelene¤ini canland›rmas› lehine olumlu etki yapaca¤› ve özgürlükçü, toplumsal olarak bilinçli insanlar›n, Özgürlük An›t›’na kaz›nan sözlerdeki gibi “özgürce nefes almak için can atan da¤›n›k kitleleri” yeniden hofl karfl›layaca¤› da düflünülebilir. 15 Ekim Çeviri: Açalya Temel


16 Kasım 29 Kasım

2006

GÜNDEM 3

AKP’den CIA’ya havada karada tam hizmet

Askeri ölüme göndermifller Türkiye askerinin Lübnan’a ölüme gönderildi¤ine dair somut kan›tlar ‹talyan Devlet Televizyonu RAI taraf›ndan ortaya ç›kar›ld›. Haberde, ‹srail’in att›¤› bombalardan kaynaklanan radyoaktif kal›nt›lardan al›nan örneklerin iki Lübnanl› fizikçi Ali Kubaissi ve ‹brahim Rachidi taraf›ndan ‹ngiltere’de analiz edildi¤i ve 10 örnekten ikisinde radyoaktif kal›nt›ya rastland›¤› bildirildi. RAI 2 Kas›m’da yap›lan ikinci bir analizde de bombada zenginlefltirilmifl uranyum bulgular›na rastlad›¤›n› söyledi. RA‹, bölgeden getirdikleri toprak örneklerinin ‹talyan Kara Bilimleri Akademisi’nde ve Nükleer Fizik Enstitüsü’nde analiz edildi¤ini ve yine ayn› sonuçlar›n al›nd›¤›n› belirtti. Bilindi¤i gibi radyasyonun kanserojen etkisi yüksek.

Amerikan Merkezi Haberalma Teflkilat› CIA'n›n, Türk uydusu Türksat’tan kiralad›¤› hatla ‹ran'daki iletiflimi izledi¤i, halka radyo-TV yay›nlar› yapt›¤› ve elektronik kar›flt›rma faaliyeti yürüttü¤ü ortaya ç›kt›. Türkiye’yi suçüstü yakalayan Tahran yönetimi "Kendi imkânlar›n›z› bize karfl› kulland›rman›z kabul edilemez" diye Ankara'ya resmi uyar›da bulundu. Büyük bir diplomatik skandal olarak nitelendirilen bu olay›n ortaya ç›kmas›n›n ard›ndan ‹ran üzerinde aktif olan sistem kapat›ld›. CIA'n›n uzun bir süredir Türk uydusu ile ‹ran üzerinde propaganda yay›nlar› yapt›¤›, e-posta trafi¤ini bile izledi¤i söyleniyor.

‹srail’e zoraki k›nama ‹srail’in Gazze’de kad›n çoçuk demeden onlarca Filistinli’yi katletti¤i operasyona Türkiye’nin tepkisi geç geldi. Operasyon bafllad›ktan sonra Türkiye uzun süre sessizli¤ini korurken, kad›n ve çocuk ölümlerinin duyulmas›n›n ard›ndan Türk D›fliflleri 9 Kas›m’daki aç›klamas›yla katliam› “derin bir teessür ve esefle karfl›lad›¤›n›” duyurdu. Ancak ‹srail hükümetinin de olayla ilgili aç›klamalar› Türkiye D›flifllerine paralel olarak “oldukça üzgünüz” fleklindeydi. Abdullah Gül katliam› ancak Türk D›fliflleri sözcüsü Nam›k Tan’a gazeteciler taraf›ndan ‹srail’in neden k›nanmad›¤›n›n sorulmas›ndan bir gün sonra 10 Kas›m’da k›nayabildi.

Köylüye AB kaz›¤› AB’ye uyum bahanesiyle meclisten jet h›z›yla geçirilen Tohum Yasas›, tohum piyasas›n› Shell, Cargill gibi çokuluslu tekellere teslim etti Tar›mdan geçinen nüfusun %12’ye düflürülmesini isteyen AB’ye “uyum sa¤lamak” için gündeme getirilen tohum yasas› 3 Kas›m’da TBMM’den geçti. Yasa, çiftçilerin kendi ürettikleri tohumlar› birbirlerine satmalar›n› yasakl›yor ve yaln›zca tohum üreticisi flirketlerin patent ald›¤› tohum çeflitlerinin sat›fl›na izin veriyor. Devletin tohum üretimi kurumlar› TAGEM ve T‹GEM’in çökertilmesinden sonra, tohum pazar›, Shell ve Cargill gibi

Hay›rl› ifller... Erdo¤an ve çevresinin, ABD ve ‹srail kökenli tohumculuk flirketleriyle akçal› iliflkileri var. Yabanc› Sermayeyi Destekleme Derne¤i’ni ziyareti s›ras›nda görüntülenen bu fiskosda bu gibi iliflkilere ba¤l› gizli bir hesab›n ayaküstü görüflüldü¤ünü tahmin etmek güç de¤il.

uluslararas› flirketlerin eline düflmüfltü. fiimdi flirketlerin d›fl›nda tohum al›fl verifli yasaklanarak, çiftçi tamamen bu flirketlere mahkum edilmifl oldu. Ç›kar›lan yasa, emperyalist tohum flirketlerine, Türkiye’de üretilen 13 bin çeflit tohumu modifiye ederek patentlemek için iki y›l da süre verdi. ‹ki y›l boyunca bu flirketler, Türkiye’de geleneksel yollarla üretilen ve çok kullan›lan tohumlarda küçük de¤ifliklikler yaparak bunlar› patentleyecekler ve

sonras›nda da bu ürünlerin piyasada serbest dolafl›m›n› engelleyebilecekler. Yani MÖ. 7000 y›l›ndan bu yana Anadolu’da yarat›lan bir insanl›k miras›, bu yasayla Shell’in, Cargill’in mal› haline getirilecek ve Anadolu insan›na fahifl fiyatlarla geri sat›lacak! Yasa “yang›ndan mal kaç›r›r gibi” ç›kar›ld›. “Temel yasa” statüsü verilen teklif mecliste hiç tart›fl›lmad›. Buna karfl›l›k, geneti¤i de¤ifltirilmifl organizmalar›n (GDO) piyasaya sürülmesini önlemek için ç›kar›lmas› gereken “Ulusal Biyogüvenlik Yasas›” üç y›ld›r oyalan›yor. Ç›kar›lan yasayla, GDO’lu ürünlerin tohum piyasas›n› istila etmesi için kap›lar ard›na kadar aç›lm›fl oldu. Yasa, sat›lan tohumlar›n topra¤a veya ürüne zarar vermesi halinde, köylünün üretici flirkete dava açabilme hakk›n› da elinden al›yor. Çiftçi böyle bir durumda, özel tohumculuk flirketleri taraf›ndan kurulmas› öngörülen “Türkiye Tohumcular Birli¤i”nin oluflturaca¤› “Hakem Kurulu”na müracaat edecek ve kulland›¤› tohumun kusuru nedeniyle zarara u¤rad›¤›n› ispatlamak zorunda olacak.

8 Kas›m’da, Marmara Zeytin Tar›m Kooperatifleri Birli¤i'nin (Marmarabirlik) avans fiyatlar›n› düflük aç›klamas› ve al›mlara s›n›rlama getirmesini protesto eden Bursal› 5 bin zeytin üreticisi, karayolunu trafi¤e kapat›nca jandarma robocoplar› biber gaz› ile sald›rd›. Sald›r›ya karfl›n da¤›lmayan üreticiler, aralar›ndan seçtikleri 10 temsilciyi Marmarabirlik yönetimiyle görüflmeye gönderdiler. Köylüler, "Yönetim fiyatlar› aç›kla, sabr›m›z› tafl›rma", "Marmara'n›n elmas›, Gemlik'in inci-

si düfltü ayaklara", "Yeter art›k söz bizim", "Kota kalks›n, Marmara Ege ayr›ls›n" yaz›l› pankartlar›yla eylemlerini saatlerce sürdürdüler. 1.5 saat sonra tek fleridi trafi¤e açan çiftçiler, netice alamamalar› halinde yolu yeniden trafi¤e kapatacaklar›n› duyurdular. Üreticiler ile Marmarabirlik yönetimi aras›nda ilk etapta anlaflma sa¤lanamad›¤›, müzakerelerin sürece¤i ö¤renildi. Bu arada, Jandarma Alay Komutan›, ö¤le saatlerinde biber gaz› ile sald›rd›¤› üreticilere Türk bayraklar› da¤›tt›.

Kongre öncesi it dalafl› k›z›fl›yor MHP Kongresi’ne do¤ru Ümit Özda¤’›n adayl›¤›n› aç›klamas› MHP Genel Merkezi’ni öfkelendirdi. Devlet Bahçeli ekibi MHP’de “Lider-teflkilat-doktrin tart›fl›lamaz” diyerek Özda¤’›n adayl›¤›n› gayrimeflru ilan ediyor. Özda¤ ekibi tek adam sultas›n›n 12 Eylül öncesi savafl koflullar›nda geçerli oldu¤unu ileri sürüyor. Taraflar “Kongrede kan dökülecek” diyorlar Önümüzdeki aylarda yap›lacak MHP Kongresi’ne do¤ru Ümit Özda¤’›n adayl›¤›n› aç›klamas› MHP Genel Merkezi’ni öfkelendirdi. Devlet Bahçeli ve ekibi MHP’deki “Lider-teflkilatdoktrin” tart›fl›lmaz ilkesini gerekçe göstererek Özda¤’›n adayl›¤›n› gayrimeflru ilan ediyor. Özda¤ ve ekibi ise tek adam sultas›n›n 12 Eylül öncesi savafl koflullar›nda geçerli oldu¤unu iddia ederek adayl›kta kararl› oldu¤unu dile getiriyor. Devlet Bahçeli ekibi Özda¤’›n parti üyeli¤ini düflürmekten, toplant›lar›n› basmaya kadar çeflitli yöntemlerle y›ld›rma politikas› yürütüyor. Giderek sertleflen süreçte taraflar

O bir “iyi çocuk” Ad›n› Tolunay Bostanc› olarak aç›klad› ama ortada kimli¤i yok. Önce EMEP’i silahla bast› bir kifliyi yaralad›, sonra Gazi Üniversitesi ö¤rencilerini kurflunlad›; orada da bir kifli yaraland›. Kimse ciddi olarak pefline düflmedi. Geçti¤imiz hafta kendisini “almaya” gelen polis memurunu öldürünce “z›vanadan ç›km›fl” oldu¤una karar verilebildi. Türkiye bu “karakter”i tan›yor. O, zaman zaman yaramazl›k yapan bir “iyi çocuk!”.

kongrede kan dökülece¤ini dile getirmeye, bunu gazetelerinde dahi yazmaya bafllad›lar. Bu it dalafl›n›n ideolojik maskeleri çok yeni de¤il. Muhalefetteki Özda¤ ekibi Bahçeli’yi özellikle sokak etkinliklerinde pasiflikle suçluyor ve kendilerinin MHP’ye “11 Eylül 1980 ruhunu” geri getirece¤ini söylüyor. Özda¤ kanad›na ait Yeniça¤ gazetesindeki çeflitli yaz›larda MHP’nin AB sürecinde karars›z tav›r tak›nd›¤›, AB’ye net bir flekilde hay›r denmesi gerekti¤i söyleniyor. Ancak gazete Avrupa ile ticari iliflkilerin sürmesi gerekti¤ini söyleyerek bir tür “‹mtiyazl› ortakl›k” öneriyor. Yani Özda¤ ekibi Türkiye’nin AB emperyalizminin ekonomik anlamda çevre ülkesi olmas›ndan de¤il, ekonomik ba¤›ml›laflma süreciyle gelen kimi yasal düzenlemelerden (idam›n kalkmas›, kültürel haklar vs…) rahats›z. Özda¤ ABD ile “stratejik ortakl›k” anlaflmas›n› rafa kald›racaklar›n› ama bu ülkeyle NATO çerçevesinde iliflki kuracaklar›n› söylüyor. Özda¤, fiilen zaten ifllemeyen bir anlaflmay› feshedeceklerini söyleyip sahte kabaday›l›k yap›yor. Özda¤ ve ekibinin bir di¤er iddias› da IMF ile iliflkileri bitirecekleri. Emperyalistlerin ve sermayenin de IMF’nin gelece¤ini sorgulamaya hatta misyonunun bitti¤ini söylemeye bafllad›klar›, Dünya Bankas›’n›n ipleri eline almaya bafllad›¤› bir süreçte Özda¤ yelde¤irmeniyle savaflarak anti-emperyalist maskesi tak›yor. Özda¤ MHP’nin seçim slogan› olarak “Y›k›ls›n düzen, yaflas›n devlet”i önererek yeni sömürge faflizminin yenilenmesi projesini öne ç›kar›yor. Bahçeli ve ekibi ise Özda¤’›n

Bahçeli’yi Mesih ilan ettiler Özda¤, ›rkç›l›¤a anti emperyalist maskesi giydirip “11 Eylül 1980 ruhunu” ça¤›r›rken, Bahçeli ekibi h›z›n› alamay›p Bahçeli’nin ”Anadolu’daki Türk kavminin bafl›na Cenab› Hak taraf›ndan getirildi¤ini” ilan etti.

ABD ve ‹srail ile yak›n iliflkilerini, Yahudi lobisinin düzenledi¤i konferanslardaki katk›lar›n›, kimi emperyalist düflünce kurulufllar›ndan ald›¤› paralar›, Ülker grubu ile ekonomik iliflkisini deflifre ederek anti-emperyalist maskeyi indiriyor. Bahçeli MHP’nin çizgisinde herhangi bir de¤ifliklik vaat etmezken, büyük laflar etmeyerek “uslu bir piyon” olacaklar›n›n sinyalini veriyor. Taban› “ikna” etmek için ise olmad›k saçmal›kta yöntemler kullan›yor. Ortado¤u gazetesinde ç›-

kan bir yaz›da Türklerin Anadolu’da bulunuflunun ilahi bir misyonu yerine getirmek için oldu¤u, bu yüzden Türklerin liderinin (MHP Genel Baflkan›’n› kastediyor) delegeler taraf›ndan de¤il, kainat›n gerçek sahibi Cenab-› Hak taraf›ndan seçildi¤i iddia ediliyor. Yani bir tarafta kendini Mesih ilan eden Genel Merkez, di¤er tarafta ‹srail ve ABD ile s›k› f›k›, savafl 盤l›klar› atan Özda¤… Bu it dalafl› ilginç geliflmelere gebe gibi görünüyor.

Kongre telafl› faflist sald›r›lar› öne ald› MHP’deki it dalafl› k›z›flt›kça, her y›l Aral›k ay›nda gerçekleflmesine al›fl›k oldu¤umuz üniversitelere yönelik faflist sald›r›lar bu sene Kas›m’da bafllad›. MHP’deki kap›flman›n her iki taraf› da ilerici, demokrat, devrimci gençlere sald›rarak rüfltünü ispat etmeye çal›fl›yor. ‹lk olarak Gazi Üniversitesi’nin önünde gerçekleflen silahl› sald›r›n›n ard›ndan 9 Kas›m günü iki sald›r› daha gerçekleflti. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Ö¤renci Kolektifi üyesi bir ö¤renci faflistlerce sald›r›ya u¤rad›. Ö¤renciye arkadan sald›ran çete üyeleri etraftakilerin ve sald›r›ya u¤rayan ö¤rencinin müdahalesi sonucu olay yerinden uzaklaflt›. Ancak daha sonra bu ö¤renciyi Hyundai marka bir otomobille kaç›rma girifliminde bulunan faflist çete, ö¤rencinin direnifli ve ÖGB'lerin olay yerine gelmeleri üzerine olay yerinden uzaklaflt›. KTÜ’deki sald›r› 10 Kas›m’da gerçeklefltirilen bas›n aç›klamas›yla protesto edildi. Ayn› gün faflistler bu kez ö¤rencilere silah çektiler ancak ö¤rencilerin kararl› duruflu sonucu dayak yediler. ‹stanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampusu Yabanc› Diller Yüksekokulu'nda ‹TÜ Ö¤renci Kolektifi ve Ö¤renci Muhalefeti’nin açt›¤› masalara da ülkücü çeteler sald›rd› 9 Kas›m günü üniversitenin ö¤rencisi olmad›¤› söylenen 5 kiflilik faflist grup, önce ö¤rencilerin üniversitelerin piyasalaflmas›yla ilgili afifl ve broflürlerinin bulundu¤u masalar› da¤›tt›. Ard›ndan orada bulunan iki ö¤renciye sat›rlarla sald›ran faflistler Ö¤renci Kolektifi ve Ö¤renci Muhalefetinden iki ö¤rencinin kararl› durufllar› ve di¤er ö¤rencilerin tepkileri üzerine kaçmaya çal›flt›lar. Sat›rlarla yap›lan hain sald›r›ya karfl› okullar›n› gerekti¤i gibi savunan ve faflistlere karfl› 2 kifli olmalar›na ra¤men karfl›l›k vererek kovalayan ö¤rencilere di¤er ö¤renciler de destek verdiler. Ö¤rencisi olmad›klar› üniversitenin içersine ellerini kollar›n› sallayarak giren ülkücüler, yo¤un güvenlik önlemlerine ra¤men ilginçtir ayn› flekilde rahatl›kla ç›kt›lar. Olay›n ard›ndan ö¤renciler sald›r›yla ilgili konuflmalar yapt›lar.

Timing meselesi Metin ÖZU⁄URLU

ozugurlu@politics.ankara.edu.tr

T

ürkiye parçalanacak m›? Daha bir-iki y›l öncesine kadar bu soruyu ciddiye alan bile yoktu. fiimdi öyle mi ya? Irak direniflinin iç savafl boyutu kazanmas›, Pentagon uzmanlar›nca dolafl›ma sokulan bölge haritalar›, Türkiye Kürtleri aras›nda yükselen Barzani hayranl›¤›… Listeyi isteyen istedi¤i kadar uzat›labilir. Velhas›l soru, bütün ciddiyetiyle ülke gündeminin ön s›ralar›na yerleflti. Neredeyse magaziner olmayan her üç gazete makalesinden biri do¤rudan ya da dolayl› olarak bu soruyu gündemine al›r oldu. D›fliflleri Bakan› Gül’ün 5 Kas›m 2006 tarihli Hürriyet gazetesine verdi¤i özel bayram demeci de bu soruyla ilgiliydi: “Kürt devleti sevdas›ndan vazgeçin, ABD yar›n gider, biz yine bafl bafla kal›r›z, ihtiraslar›n›za gem vurun, Miloseviç’in hali ortada, dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olursunuz” mealinden sözlerle Bakan Gül, Barzani ve Talabani’yi diplomatik terimlerle “sertçe uyard›”. Bakan Gül’ün demeci “Türkiye parçalanacak m›” sorusunu tart›flmak için uygun bir zemin sunuyor. Ama önce “ABD gidici biz kal›c›y›z” fleklindeki manas›z sözü bir kenara b›rakmak gerek. Bakan Gül, günümüz savafl teknolojisinde gitmek ve gelmek ne anlama gelir diye acaba hiç düflünmedi mi? ABD askerlerini ald› gitti diyelim, geri gelmesi kaç saat tutar? ABD, bugünkü haliyle varoldu¤u müddetçe, “o gidici, biz buraday›z” sözünün cayd›r›c› olaca¤›n› düflünmek, en hafif deyimiyle, safl›kt›r. Bakan Gül’ün demecindeki kritik vurgu Miloseviç teflbihinde sakl›. Hemen görülebilece¤i gibi teflbihte hata var! Miloseviç, parçalanan Yugoslavya’› hakim etni (S›rp) milliyetçili¤i temelinde yeniden birlefltirmek isteyen bir figürdü. Barzani ise –kimse kusura bakmas›n ama- emperyalizmin terkesine binip reel-politi¤i flark kurnazl›¤› ile yo¤uran bir Kürt milliyetçisi. Teflbih hatal›, hatal› olmas›na; ama Türkiye iktidar blo¤unun adeta bilinç-alt›n› fafl etmesi bak›m›ndan da hayli manal›. fiöyle ki: Do¤ru; Türkiye’yi çevreleyen co¤rafyada parçalanmad›k pek az ülke kald›. Parçalanan ülkelerin iki ortak özelli¤ine dikkatinizi çekerim: Hem orta s›n›flar› zay›ft› hem de dünya kapitalist sistemine entegrasyon düzeyleri geriydi. Bize gelince, Türkiye burjuvazisinin hem nicelik hem de nitelik bak›m›ndan maflallah› var! Küresel piyasaya ise AKP’nin vites yükselten icraatlar›yla neredeyse dibine kadar entegre olmufl vaziyetteyiz. Özetle parçalanman›n ekonomi politi¤i bize uymuyor. Ya jeopoliti¤i? Enerji ve hammadde talan› üzerine kurulu Büyük Ortado¤u Projesi tafllar› yerinden oynatt› bir kez; s›n›rlar yeniden çizilmeye baflland›. Türkiye bu talan›n neresinde? Bakü-Ceyhan boru hatt› nedeniyle BOP’un enerji dolum ve da¤›t›m merkezi olmad› m›? Oldu. Hem yeni jeopoliti¤in bölge merkezi olacaks›n, hem de s›n›rlar›n yeniden çizilmesi hesab›n›n d›fl›nda kalacaks›n? Mümkün olsa bizim egemenler buna dünden raz› olur. Fakat, 1980’lerde önce bölgesel düzeye, günümüzde ise uluslararas› düzeye f›rlayan Kürt sorununun bas›nc› alt›nda ve bir tür s›k›flm›fll›k hissiyle bunun mümkün olmad›¤› gerçe¤ini kabullenmifl durumdad›r. Miloseviç teflbihi iflte bu noktada anlam kazan›yor; Miloseviç tiplemesi, çaresizli¤in yol açt›¤› hesaps›z bir sald›rganl›¤› imliyorsa, bu tipleme “çaresiz hamle” yan›yla en çok Türkiye egemenlerini betimliyor. Barzani’ye “muhteris olma elindeki topra¤› da kaybedersin” derken de hamlenin istikameti ortaya konmufl oluyor. Belli ki, iktidar blo¤u s›n›rlar› yeniden çizmeye haz›rlan›yor. Haz›rl›k, Kuzey Irak’›n ilhak› de¤il, Kürtlerin bölgesel hamili¤i yönünde. Bunca gürültü ise, bunun hangi statü alt›nda ve hangi zaman aral›¤›nda gerçeklefltirilece¤i üzerine kopuyor. Kürt meselesi art›k bir zamanlama (timing) meselesi.

Mesut Y›lmaz’›n sonu Anayasa Mahkemesi, Türkbank davas›nda Mesut Y›lmaz ve Günefl Taner hakk›ndaki karar›n› yazd›. Mahkeme Y›lmaz ve Taner’in ihaleye fesat kar›flt›rmaktan sorumlu oldu¤unu ancak arada ç›kan af niteli¤indeki yasalar nedeniyle herhangi bir ceza uygulanamad›¤›n› ifade etti. Ayn› koalisyonun bir orta¤› biyolojik ölümüyle tasfiye olurken di¤eri siyasi ölümle sahne d›fl›na itildi.


16 Kasım 29 Kasım

4 GÜNDEM BÜYÜKANIT HEDEF GÖSTERD‹

BEH‹Ç AfiÇI’YA DESTEK

POL‹STEN GAZETEC‹L‹K DERS‹

“Gündem’i kapat›n!”

Art›k tecrit can almas›n

Terör haberi nas›l yaz›l›r

Genelkurmay Baflkan› Büyükan›t, 9 Kas›m akflam› Gazi Orduevi’nde verilen bas›n kokteylinde, Gündem gazetesini hedef gösterdi. Büyükan›t, “PKK'n›n günlük gazetesi var bu ülkede. ‹mral›'dan mesajlar yay›nl›yor. ‹flte bunlar› yaz›n. Bunlara müsaade edilmemesi gerek. Bunlar nas›l yay›nlan›yor?” dedi. Gazete hakk›nda flu ana dek 600 dava aç›ld›.

Avukat Behiç Aflç›, Gülcan Görüro¤lu ve Uflak F Tipi’ndeki Sevgi Saymaz ölüm orucuna devam ediyor. Eylemde 220 günü geçen Aflç›’n›n sa¤l›k durumu gün geçtikçe kritiklefliyor. Sendika ve kitle örgütleri Aflç›’ya yapt›klar› ziyaretlerde, tecritin yeni bir can daha almamas›n› istediklerini ifade ediyorlar. Hükümet ise sorunun çözümüne dönük bir çal›flma yap›laca¤›n› dahi söylemiyor.

Emniyet Genel Müdürlü¤ü gazetelerdeki kimi haberlerin “terör propagandas›” niteli¤i tafl›d›¤›n› öne sürerek, Ankara’da gazetecilere seminerle “terör haberi” yapmay› ö¤retmeye kalk›flt›. Emniyet müdürlerinin ABD ziyaretlerinin ard›ndan gerçekleflen uygulamaya bütün gazetecilik meslek örgütleri ve sosyalist dergiler tepki gösterirken, medya tekelleri herhangi bir tepki göstermedi.

‹kili s›k›flt›rma

AB’nin ilerleme raporu ve ABD seçimlerinin ard›ndan “geri say›m süreci” AKP iktidar›n› iki taraftan s›k›flt›rd›. Bütün sorunlar›n› ABD’nin neo-con iktidar›na ve onun politikalar›na tam destek vermekle çözebilece¤ini sanan AKP’nin güvendi¤i da¤lara karlar ya¤d›

AKP hükümeti ard› ard›na iki darbe yedi. Önce AB, limanlar›n ve hava alanlar›n›n K›br›s Cumhuriyeti’ne aç›lmas› için Aral›k sonundaki liderler zirvesine kadar süre verdi. Hemen ard›ndan Bush ve neo-con ekibi ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu’nda az›nl›¤a düfltü. Bu iki geliflme, AKP hükümetinin bugüne dek izledi¤i politikalarda köfleye s›k›flmas› anlam›na geliyor. ‹lerleme Raporu ve Aral›k ay›na kadar verilen süre, AKP hükümetinin “küçük” sorunu. ABD’nin suflörlü¤ündeki BM giriflimlerine endekslenen K›br›s politikas›n›n as›l cephesinin Avrupa Birli¤i oldu¤u ve AKP’nin bu cephede ayakta durabilmesi için ABD’ye dayanmas›n›n yetmedi¤i görüldü. AB üyeli¤inin Türkiye ile K›br›s Cumhuriyeti aras›ndaki çat›flmay› AB platformuna tafl›yaca¤› ve eninde sonunda Türkiye’nin K›br›s’› tan›mas› veya AB sürecinin kesintiye u¤-

ramas› zorunlulu¤unu yarataca¤› belliydi. ‹lerleme Raporu’yla bu do¤rultuda bir hamle daha oynanm›fl oldu. fiimdi AB müzakerelerinin kesintiye u¤ramamas› için AKP hükümetinin önünde iki yol var: Ya K›br›s sorununun çözümünü AB’ye b›rakacak bir süreci bafllatacak ya da AB’nin “büyük” ülkelerine ve ABD’ye rüflvetler (ekonomik ve politik tavizler) vererek bir y›l daha kazanacak. AKP’nin tercihinin ikincisi oldu¤u anlafl›l›yor. Verilecek ekonomik ve politik tavizlerin neler olaca¤›n› ve AB’nin önemli merkezlerini tatmin edip etmeyece¤ini önümüzdeki aylarda görece¤iz. AKP hükümetinin as›l büyük sorunu ise Bush’un ABD seçimlerinden a¤›r bir yenilgiyle ç›kmas›. Artan ekonomik durgunluk, göçmen düflmanl›¤› ve Irak batakl›¤›n›n derinleflmesi nedeniyle yo¤unlaflan tepkiler, Bush’un seçim yenilgisinin nedenleri oldu. Seçimin hemen ar-

Ecevit iflçileri nas›l sevdi Çetin UYGUR

E

cevit öldü. Ölünün arkas›ndan kötü konuflmak iyi bir fley olmad›¤›ndan, merhumun iyi nitelikleri öne ç›kar›l›yor. ‹flçiler ad›na verilen taziye mesajlar›nda, Ecevit’in “iflçi dostu” oldu¤u vurgulan›yor. O da sa¤l›¤›nda iflçi dostu oldu¤unu vurgulamay› severdi. 274-275 say›l› Sendikalar, Grev ve Toplu Sözleflme yasalar›ndan bafllayarak, 27 May›s 1960 sonras›nda iflçilere yararl› olan bir çok yasan›n alt›nda Çal›flma Bakan› olarak onun imzas› var. Ben de ölenin arkas›ndan kötü konuflmak istemem. Ama Ecevit’in “iflçi dostlu¤u”nun, eskilerin deyifliyle “nev-i flahs›na münhas›r” (kiflisel özgünlü¤ü olan) bir dostluk oldu¤unu da dört anekdotla not etmek istiyorum. ‹kisine tan›k olmad›m, sözüne güvendi¤im arkadafllar›mdan dinledim; ikisini de yaflad›m. Haf›zam yan›ltm›yorsa 1995 seçimlerinde Genel Maden ‹flçileri Sendikas›’n›n baflkan› fiemsi Denizer ile E¤itim Daire Baflkan› Sabri Cebecik Zonguldak’tan milletvekili aday› olmufllard›. 40 bin madenciyi Ankara üzerine yürüten bu iflçi liderleri, ayn› dönemde Zonguldak’tan ba¤›ms›z milletvekili aday› olan Bülent Ecevit karfl›s›nda seçimi kaybettiler. Sonuçlar al›nd›ktan sonra Sabri Cebecik, çok iyi tan›d›¤› bir madenci köyünün kahvesine dal›p yumru¤unu masaya indirir, “Deyiveren bakiin, fiemsi baflkanla beni bu köyün giriflinden omzuuza al›p aha buruya getüdüüz. Emme sand›ktan bize bi dene oy ç›kmad›. Bu nas› ifldü”. Köylüler suskunlu¤a gömülürler. Sessizlik sürerken arka taraflardan ihtiyar bir iflçi, üzerindeki madenci ceketinin yakas›n› çekerek bafl› önünde, a¤z›n›n içinden konuflur: “Bize bu çekedi Ecivit veedü”… Ard›ndan da bir baflkas› ekler; “sabununan havlu da veedü”… Sabri kahvenin kap›s›ndan ç›karken kendi kendine söylenir, “len bu ne erimez sabunumufl be”… 274-275 say›l› yasalar›n ç›kar›ld›¤› günlerde Ecevit, 27 May›s öncesinden dost oldu¤u dönemin “devrimci” gazetecileriyle bir toplant› yapar. Ecevit, ç›kard›klar› yasalar› flöyle gerekçelendirir: “Bildi¤iniz gibi kuzeyimizde ve bat›m›zdaki komflular›m›z ayr›, sosyalist bir düzene sahip. Güneyimizdeki Arap ülkelerinde de yeni sosyalist iktidarlar kuruluyor. Türkiye sanayileflme yolunda bir ülke. Er veya geç iflçiler temel hak ve özgürlüklerini isteyecekler. ‹fl bu noktaya geldi¤inde gözlerini Kuzey’e veya Güney’e çevirmemeleri için flimdiden bu yasalar› bizim ç›karmam›z gerekiyordu.” Devrimci gazeteciler alt-üst olmufl bir ruh haliyle toplant›dan ayr›l›rlar. Zonguldakl› maden köylüsüne ceketi, sabunu, havluyu veren, hesaps›z, kitaps›z saf bir iflçi sevgisi de¤ildi. 1977’de Ecevit Baflbakan, Deniz Baykal Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan›. Madenler devletlefltiriliyor. Bir fley dikkatimizi çekti. Yeralt› Maden-‹fl’in örgütlü oldu¤u özel madenler, kamulaflt›rman›n d›fl›nda tutuluyordu. Soruflturduk. Ö¤rendik ki, “o madenler sorunlu” diye kay›t düflülmüfl. “Sorun” bizdik; bizimle “u¤raflmak” istemiyorlard›. 2001’de, iflçilerin temel haklar›na 12 Eylül’de getirilen k›s›tlamalar›n kald›r›lmas› için D‹SK’in düzenledi¤i Ankara yürüyüflünün sonunda, o dönemde Baflbakan olan Ecevit bizi kabul etti. Çok sinirliydi. ‹lk sözü, “bana bunu 24 Temmuz’u iflçi bayram› olarak kabul etti¤im için yap›yorsunuz de¤il mi?” oldu. ‹flçiler Ecevit’i, Ecevit’in iflçileri sevdi¤inden çok daha fazla sevdi; ama galiba o bu sevgide hep tehlikeli bir fleyler gördü.

SAVUNMAYA KEND‹ HAKLARIYLA BAfiLADILAR

Genç avukatlar haklar›n› istiyorlar 2001 y›l›nda Avukatl›k Kanunu'nda yap›lan de¤ifliklikle, hukuk fakültesi mezunlar›n›n avukatl›k yapabilme hakk›n› kazanabilmesi, stajlar›n›n sonunda ÖSYM taraf›ndan yap›lacak merkezi s›nav›n sonucuna ba¤land›. "Meslekte kaliteyi artt›raca¤›" gerekçesiyle getirilen s›nav›n asl›nda avukatl›k mesle¤inin ba¤›ms›zl›¤›n› zedeleyece¤ini, meslekte piyasalaflmay› ve rekabeti beraberinde getirece¤ini savunan stajyer avukatlar ve ö¤renciler 7 Kas›m'da Ankara'da topland›. Türkiye’nin birçok ilinden gelen stajyer avukat ve ö¤renciler Ankara Barosu E¤itim Merkezi'nden

‹lerleme Raporu’nun krizli bölümü olarak öne ç›kan K›br›s ve 301. madde gibi sorunlarda da “krizli” olmayan “liberasyon” taleplerinde de tek amaç var; AB’nin emperyalist nüfuz olanaklar›n› geniflletmek.

d›ndan Bush, Savunma Bakan› Rumsfeld’i görevden alarak yerine “daha ›l›ml›” oldu¤u söylenen eski CIA Baflkan› Gates’i getirdi. O da, Suriye ve ‹ran'la do¤rudan görüflme öneren, ‹ran'›n nükleer program›na karfl› ›l›ml› bir siyaset izlenmesini ve ABD d›fl politikas›n›n merkezine Filistin-‹srail sorunun çözümünü almay› savunan “Irak Çal›flma Grubu”nun üyelerini etkin görevlere ça¤›rd›. Bu politikalar›n zorunlu devam›n›n Irak’›n üçe bölünmesi oldu¤u biliniyor. Irak’›n üçe bölünmesinin Türkiye’deki rejim için bugünkünden çok daha büyük bir istikrars›zl›k kayna¤› olaca¤› ortada. Stratejik bak›mdan bu kadar önemli iki büyük dönüflümün efli¤indeyken AKP’nin devlet iktidar›n› tek bafl›na eline geçirme do¤rultusundaki yöneliminin siyasi bir kriz yaratmas› büyük bir olas›l›k gibi görünüyor.

ra Emniyet Müdürlü¤ü’nün cenazede provokasyon yap›laca¤›na dair aç›klamalar› geldi. Cenaze günü Ankara Valili¤i Kocatepe Camii civar›nda sadece TRT taraf›ndan yay›n yap›laca¤›n› du-

yurdu. TRT ise Erdo¤an camiye geldi¤i anda yükselen “Çankaya laiktir laik kalacak” sloganlar›n› sansürledi. TRT protestolar s›ras›nda stüdyodaki Zaman Gazetesi Genel Yay›n Yönetmeni Ekrem Dumanl›'ya "Sizin gözünüzden Ecevit nas›l biriydi?" sorusunu sormay› tercih etti. Protesto sesleri dindi¤inde TRT yeniden Kocatepe'yi göstermeye bafllad›. Ecevit’in cenazesine kat›lanlar onu kanl› operasyonlarla, IMF ve krizle de¤il “Halkç› Ecevit” slogan›yla and›lar. Ecevitin halkç›l›¤› hep flüpheliydi ama onbinlerin halkç› politikalara özlemi aç›kt›.

AKP 2. Kongresinde, önümüzdeki 1 y›lda yaflanacak iç ve d›fl de¤iflimler sürecine haz›rl›k yapt›. De¤iflmeyen iki amaç vard›: ABD ile uyumu korumak ve devlet iktidar›nda güç art›rmak AKP’nin 2. Kongresi Cumhurbaflkanl›¤› seçimlerine, temel hizmetler alan›ndaki neo-liberal politikalar›n uygulanmas›na ve ABD politikalar› ile iliflkilerde sürekli uyuma yönelik bir haz›rl›k çal›flmas› olarak tamamland›. Kongrenin önemli unsurlar›, Genel Baflkanl›¤a adayl›k için delegelerin %20’sinin imzas›n› flart koflan ve grup karar›na uymayan milletvekillerinin ihrac›n› öngören tüzük de¤ifliklikleri; TBMM Sa¤l›k Komisyonu Baflkan› Cevdet Erdöl, AB Uyum Komisyonu Baflkan› Yaflar Yak›fl, Milli E¤itim Komisyonu Baflkan› Tayyar Alt›kulaç ile K‹T Komisyonu Baflkan› Nurettin Canikli’nin MYK listesine al›nmamas›; “ABD yurttafl›” Egemen Ba¤›fl’›n MYK’ya sokulmas› oldu. Erdo¤an, kongre konuflmas›na, Ecevit’in cenazesinde yükselen “Çankaya laiktir laik kalacak”

slogan›na yan›t vererek bafllad›. Biz de laikiz deyip, bu slogan›n bir “maç tezahürat›” oldu¤unu ileri sürdü. Bu vurgu, Erdo¤an’›n Cumhurbaflkanl›¤›’na AKP’li bir milletvekilini seçmeye kararl› oldu¤u biçimindeki aç›klamas›yla örtüfltü. Genel Baflkanl›k adayl›¤› baraj›n›n, Erdo¤an’›n Cumhurbaflkan› olmas› halinde boflalacak bu makam›n doldurulmas›nda bir kriz yaflamamak için al›nan bir önlem oldu¤u aç›k. Sa¤l›k, K‹T ve MEB Komisyonu baflkanlar›n›n üçünün birden MYK’dan ç›kar›lmas›n›n, AKP’nin bu alanlardaki neo-liberal düzenlemelerde yeni bir hareket plan›na yönelece¤ini gösteren belirtiler oldu¤u san›l›yor. AB Komisyonu Baflkan› Yaflar

Yak›fl’›n MYK d›fl› b›rak›lmas› giderek s›k›flan AB iliflkilerinde de yeni bir politikan›n kap›da oldu¤unu gösteriyor. Bu de¤iflikli¤in AB sürecinin kesintiye u¤ramas› do¤rultusunda m› yoksa daha etkin bir uyum yönünde mi olaca¤› bilinmiyor. Buna karfl›l›k, gazetemizde daha önce ABD yönetimi ile iliflkilerini vurgulad›¤›m›z Egemen Ba¤›fl’›n özel bir çabayla MYK’ya sokulmas› ve yine Erdo¤an’›n kongre konuflmas›nda Türkiye’nin aç›k bir toplum ve aç›k bir ekonomi oldu¤unu vurgulayarak TSK’n›n “Kafkaslar’dan Afrika’ya varan co¤rafyada liberal de¤erleri temsil etme” görevini vurgulamas›, AKP’nin ABD ile kader birli¤ini sürdürme tercihini yans›t›yor.

AMER‹KANCI ZAPSU VE BA⁄Ifi YÖNET‹MDE

Yüksel Caddesi'ne yürüyerek ma¤duriyetlerini ve s›nav›n hukuksuzlu¤unu dile getirdiler. Burada yap›lan bas›n aç›klamas›ndan sonra bir temsilci heyeti milletvekilleriyle görüflmek ve ma¤duriyetlerini anlatmak için Meclis’e gitti. Avukatl›k Kanunu'nda de¤ifliklik yapacak olan teklifin 14 Kas›m'da Meclis Genel Kurulu'na gelmesi bekleniyor.

AB’nin çan› AKP için çal›yor

AKP’nin cenaze korkusu Ecevit’in cenaze töreninin 1 milyon kiflilik büyük bir “düzen içi AKP karfl›t›” mitinge dönüflmesi ça¤r›lar› karfl›l›k bulmad›. Cenaze ola¤an bir tören havas›n› çok fazla aflamad›. Ancak cenazenin Ecevit’in ölümünden 6 gün sonraya al›nmas› dahi AKP’yi korkutmaya yetti. Bu “gecikme” dinci bas›n taraf›ndan fliddetle elefltirildi. Vakit gazetesi cenazenin geç kalkmas›n›n dinen caiz olmad›¤›n› duyurdu. Bu yay›nlar›n ard›ndan Anka-

2006

AB komiseri Oli Rehn

Rabbena hep bana! “‹lerleme Raporu” AB’nin as›l hassasiyetlerinin neler oldu¤unu ortaya koydu. Rapor’da Türkiye’nin “terörle mücadele ve uluslararas› güvenlik sorunlar›”nda AB ile kurdu¤u olumlu iliflkinin yan›nda, enerji, haberleflme, sosyal güvenlik ve e¤itim alanlar›nda izledi¤i özellefltirme politikalar›ndan ve tar›msal y›k›m politikalar›ndan memnuniyet ifade edildi. Ancak, F-Tipi cezaevlerinden hiç sözedilmedi; TMY esastan elefltirilmedi, uygulamadaki kimi sorunlara de¤inildi. Sendikal k›s›tlamalar›n kald›r›lmas›nda “sosyal taraflar›n” yani patronlar›n ve sar› sendikalar›n onay›n›n aranmas› hiçbir flekilde elefltirilmedi. ‹ki yüzlülü¤ün doru¤una ç›kt›¤› yer ise “‹flçilerin Serbest Dolafl›m›” fasl›. Türkiye’ye serbest dolafl›m hakk› vermeyece¤ini ilan eden AB, Avrupal› iflçilerin ve meslek sahiplerinin Türkiye’de “serbestçe çal›flamad›klar› ve meslek icra edemediklerinden” flikayet ediyor. Amaç, Avrupal› flirketlerin Türkiye’deki kollar›nda yönetici kadro ihtiyac›n› merkezden karfl›lamak.

Tencere dibin kara Y›llard›r Yimpafl soygununu görmeyen Do¤an Grubu, neden flimdi birden bire dü¤meye bast›? Yimpafl soygununa cinayet izi de kar›flt›. Almanya'da 20002006 y›llar› aras›nda yedi Türk ve bir Yunanl›n›n öldürüldü¤ü sekiz faili meçhul cinayeti soruflturan Alman polisinin, ayn› tabancayla öldürülen sekiz kurban›n tek ortak noktalar›n›n Yimpafl'a para kapt›rmalar› oldu¤unu belirlemesi ve bu 8 kurban›n da Yimpafl’a dava açm›fl olmalar› suçun çap›n› ve niteli¤ini de¤ifltiriyor. Ancak Do¤an grubunun y›llard›r bilinen Yimpafl olay›n›n ve bu olay›n AKP ile yak›n iliflkisinin üzerine “neden flimdi” gitti¤i merak konusu. Enerji Piyasas› Düzenleme Kurulu’nun Ayd›n Do-

¤an’a ait Petrol Ofisi flirketine kaçakç›l›k suçu nedeniyle kesti¤i 500 milyon YTL’lik cezan›n ödeme dönemine gelen bu kap›flma Do¤an Grubu’nun bu haberleri “kamu yarar›”na de¤il kendi ç›kar›na kulland›¤›n› gösteriyor. Petrol Ofisi, Dan›fltay konuya dair karar alana kadar Maliye Bakanl›¤›’n›n cezay› tahsil etmemesini istiyor. Olumlu yan›t alamamas› üzerine de yay›nlar›n dozaj›n› artt›r›yor. Bugüne kadar Yimpafl rezaletini görmeyen Do¤an Grubu’nun istedi¤ini ald›¤›nda AKP’nin tüm kirli çamafl›rlar›n› örtbas etmeye devam edece¤ini tahmin etmek zor de¤il.

Amerika ve ‹srail’in son y›llarda bulaflt›¤› her savaflta “uranyumlu mermiler” kulland›klar› art›k saklanan bir fley de¤il. 1991’de Körfez Savafl›’nda, 1994’te Bosna Hersek’te, 1999’da Kosava’da ve 2003’ten beri Irak’ta... Uranyumlu mermilerin bilinen ilk kullan›m› ise ‹srail taraf›ndan 1978’de Filistin’de gerçeklefltirildi. Uranyum, radyolojik ve kimyasal etkilerinden dolay› insan sa¤l›¤› aç›s›ndan çok tehlikeli. K›sacas›, kanser yap›c› etkisi çok yüksek. (Türkiye halk› radyasyonu, Çernobil kazas›ndan sonra yaflananlar nedeniyle çok iyi biliyor) Körfez Savafl›’nda 400 ton, Kosava’da 10 ton, Bosna’da 4 ton uranyumlu mermi kullan›ld›¤› biliniyor. 2003’ten beri Ortado¤u’da kullan›lan uranyumun miktar› bilinmiyor. Bilinmeyen bir fley daha var; stoklardaki uranyumlu mermilerin kaç ton tuttu¤u? Üstelik uranyum sadece mermilerde de¤il, tanklar›n z›rhlar›n› güçlendirmek için de kullan›lmakta. 2000’li y›llar›n bafllar›nda yap›lan araflt›rmalarda, eski Yugoslavya’daki savafllara kat›lan askerlerde ve yöre halk›nda kan kanseri hastal›klar›n›n artt›¤› görüldü. Irak’ta da 1. Körfez savafl› sonras›nda kanser nedeniyle çocuk ölüm oranlar›n›n ve sakat do¤umlar›n artt›¤› Birliflmifl Milletler taraf›ndan tespit edilmiflti. Yani ABD’nin ve ‹srail’in uranyamlu mermileri sadece yaflayan çocuklar› de¤il, daha do¤mam›fl olanlar› da tehdit ediyor.


16 Kasım 29 Kasım

2006

‹NSANCA YAfiAM 5

KISA...KISA... Bat›kent, hastane hakk›n› istiyor

Evlerinin yar›s›n› sel götüren Güler ailesine Belediye de¤il Halkevci gençler yetiflti. Güler ailesiyle yapt›¤›m›z söylefli bir sonraki say›m›zda.

Madalya senin neyine K›z›lay Baflkan› Tekin Küçükali, Baflbakan’a 51 bin YTL’lik “üstün hizmet niflan›” takt›. Oysa o esnada pek çok ilde selle bo¤uflan onlarca insan K›z›lay’dan ve hükümetten hizmet beklerken ölmüfltü.

Ya¤mur ne ‹stanbul’da ne de Bölge’de ya¤arken zengin yoksul diye ay›rm›flt›. Ama hükümet, AKP’li belediyeler ve di¤er devlet kurumlar› yoksullar› bir kenara ay›rd›. Selde yoksullar öldü, yoksullar sokakta kald›, yoksullar ihmal edildi, yoksullar suçland› Bölge illerinde ve ‹stanbul’da 31 Ekim 2 Kas›m tarihleri aras›nda sa¤anak ya¤›fla ba¤l› olarak yaflanan sellerde en az 42 kifli öldü, 7 kifli kayboldu, onlarca kifli de yaraland›. Diyarbak›r, Mardin, Batman, fi›rnak, Urfa’y› sular alt›nda b›rakan ya¤›fllarda kamu binalar› dahil yüzlerce ev kullan›la-

maz hale geldi, köprüler y›k›ld›, yollar tahrip oldu. Tar›m arazilerinin sular alt›nda kald›¤› ve binlerce hayvan›n telef oldu¤u seller büyük ekonomik y›k›ma yol açt›. Felaketten sonra yetkili kurumlar›n sergiledi¤i koordinasyonsuzluk ve ilgisizlik halk›n ma¤duriyetini art›r›rken, büyük tepki ald›.

Bölgeye gelen ‹çiflleri Bakan› Abdülkadir Aksu ile Tar›m Bakan› Mehdi Eker tepkilerden çekindikleri için ma¤durlarla görüflmeye cesaret dahi edemediler. Baflbakan Erdo¤an’›n medyay› olaylar› abartmakla elefltirmesi hükümetin ilgi düzeyini gözler önüne serdi. Uzmanlar, felaketin bu ölçüde

büyük olmas›nda, göç sonucu kentlerin kapasitesinin üstünde artan nüfus ve çetrefilleflen altyap› sorununa dikkat çekiyorlar. Askeri bask› ve tar›m›n tasfiyesi ile köylerin boflalt›lmas›, afl›r› yoksulluk ve merkezi yönetimlerin Bölge’ye dönük ihmali, felaketleri kaç›n›lmaz k›l›yor.

‹stanbul’daki ya¤›fllarda zarar gören Beykoz ve Sar›yer’de ise belediyeler, yoksul semtlerdeki ma¤durlar› kurtarmak yerine suçlamay› tercih ettiler. Daha önce afl›r› ya¤›fllar beklendi¤ini aç›klayan belediyeler, özellikle yoksul bölgeleri kendi kaderleriyle bafl bafla b›rakt›lar.

Kartal rantç›lara karfl› birleflti

n Bat›kent Hastane Yapt›rma ve Yaflatma Derne¤i üyeleri, 5 Kas›m’da bir bas›n aç›klamas› yaparak Bat›kent’te “24 saat acil hizmet verecek tam teflekküllü bir hastane” kurulmas›n› istediklerini söylediler. Bat›kent’in 300 binin üzerinde nüfusuyla 64 il merkezinden büyük oldu¤unu belirten Bat›kentliler, hastane talebiyle en do¤al haklar›n› istediklerini vurgulad›lar. Dernek üyeleri, planda yer olmas›na ra¤men kamusal hizmetlerden yoksun b›rak›ld›klar›n›n alt›n› çizdiler. Çözümün emekçilerin örgütlü demokratik mücadelesi oldu¤unu ifade eden dernek üyeleri, Bat›kent’te yaflayan herkesi birlikte hareket etmeye ça¤›rd›lar. Yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› eyleme TTB, SES, TMMOB ve EMO da destek verdi.

Baz istasyonuna çevik korumas› n Antakya Akevler Mahallesi’ne baz istasyonu kurmak isteyen GSM flirketi mahalle halk›n›n tepkisinden çekindi¤i için çevik kuvvet taraf›ndan korunuyor. Rüstem Tümer Pafla Caddesi üzerindeki bir evin bahçesine kurulmak istenen baz istasyonu, mahalle halk›ndan onay alamam›flt›. Ancak mahalleli kad›nlar ve çocuklar sopalarla beklerken, çevik kuvvet eflli¤inde gelen GSM flirketi çal›flanlar›, polis korumas›nda çal›flmalara bafllad›. Mahalleliler ise, "er geç bu baz istasyonunu kald›rtaca¤›z" dediler. Baz istasyonlar›n›n yerleflim birimlerine kurulmas›n›n bir sa¤l›k hakk› ihlali oldu¤u defalarca dile getirilmiflti.

AKP’nin “Kentsel Dönüflüm Yasas›”n› gündeme almas›yla, rantç›lar yeniden ata¤a kalkt›lar. Büyük fabrika alanlar›n›n varl›¤› nedeniyle boflalt›lmas› en kolay alan olan Kartal büyük bir y›k›m tehdidiyle karfl› karfl›ya

Lale de¤il altyap› Sar›yer Halkevi sel felaketinin ard›ndan düzenledi¤i bir eylemle altyap› sorununa acil çözüm istedi. 4 Kas›m’da Halkevi önünde buluflan Halkevciler, Çay›rbafl› Caddesi’ni trafi¤e kapatarak Sar›yer Belediyesi önüne kadar yürüdüler. Büyük-

dere halk› “Laf De¤il Çözüm Lale De¤il Altyap›” pankart› arkas›nda, sloganlarla yürüyen Halkevcilere alk›fllarla destek oldu. Halkevciler belediyenin kendi kabahatini örterek halk› suçlamaya çal›flt›¤›n› söylediler.

Kentsel Dönüflüm Yasas›, özellikle ‹stanbul’da AKP’li belediyelerin a¤z›n›n suyunu ak›t›yor. ‹stanbul’un Levent-Mecidiyeköy-Taksim hatt›nda öbekleflen ana ticari merkezinin yaratt›¤› s›k›fl›kl›k, y›llard›r tüm belediyeleri aray›fla itmiflti. Bu aray›fl, 1990’larda Çekmece ile Kartal’› da ana ticari merkezlere dönüfltürerek, flehri üç merkez üzerine geniflletme planlar›na yöneldi. Çekmece plan› hukuki problemler ve yerleflimin karmafl›kl›¤› nedeniyle ç›kmaza girdi. Kartal için haz›rlanan ilk plan da hukuki pürüzleri nedeniyle iptal oldu. Kentsel Dönüflüm Yasas›’n›n gündeme al›nmas›yla birlikte rantç›lar yeniden ata¤a kalkt›lar. ‹stanbul’un karmafl›k yerleflimi ve geç-

mifl planlar›n ifllevsizleflmesi nedeniyle, en ya¤l› lokma olarak Kartal görüldü. Zira Kartal yo¤un ve genifl fabrika alanlar›n›n varl›¤›ndan dolay›, boflalt›lmas› en kolay ve en büyük aland›. Ayn› zamanda kara, deniz ve hava ulafl›m› aç›s›ndan ola¤anüstü avantajl›yd›. Denizden E-5 karayolunun üstüne kadar uzanan devasa ve elveriflli araziye büyük gökde-

lenler, dev ticari-mali merkezler, görkemli lüks konutlar, al›flverifl ve e¤lence merkezleri kondurmak için kollar s›vand›. Uluslararas› sermaye ile birlikte çal›flan bir ‹ngiliz mimar›n bölgeyi adeta bir uzay üssüne çevirecek projesi benimsendi. Sonras› malum... Belediye evlere y›k›m planlar›n› tebli¤ etti. Bölge halk›, genellikle arazi tapulu birkaç

katl› evlerinin “enkaz ve istimlak bedeli” ad›ndaki komik paralar karfl›l›¤›nda ellerinden al›nmas›na karfl› hareketlenmeye bafllad›. AKP’liler elde edecekleri rantlar›n hayalini kurarken, bölge halk› endifleli bir bekleyifl içinde. Bir yanda AKP’lilerin “evleriniz de¤er kazanacak” yalanlar›n›n getirdi¤i köfle dönme hayalleri; di¤er yanda ise bir ömür boyu süren zorluklarla elde edilen evinin yok pahas›na elden gitme ihtimali. So¤anl›k, Kurfal› ve Topselvi Mahalleleri’nde platformlar kuruldu. Halkevi’nin bulundu¤u Topselvi Mahallesi halk› ilk toplant›s›n› gerçeklefltirdi ve ard›ndan toplu olarak yasal itirazlar›n› yapt›. fiimdi s›ra bundan sonraki ad›mlar›n at›lmas›nda.

Sa¤l›k hakk› Edirne’den Van'a yollarda

Çaml›k kamulafls›n Sar›yer Çaml›k alan›n›n halka aç›k ücretsiz park ve piknik alan› olarak düzenlenmesini isteyen Tarabyaüstü ve Kireçburnu halk›, 12 Kas›m’da bir eylem yapt›. Ömürtepe Meydan’da toplanan 50 mahalleli “Çaml›¤› Resmen ‹stiyoruz” yaz›l› dövizler tafl›-

Sa¤l›k ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikas› (SES) üye-

leri, 13 Kas›m’da Edirne ve Van’dan Ankara’ya dört gün-

d›. Mahalleli ad›na bir konuflma yapan Sar›yer Halkevi ve Sar›yer Belediye Meclisi üyesi Hüseyin Coflkun “ormanlar›m›z› ya¤malatmayaca¤›z, sahip ç›kaca¤›z” dedi. Coflkun, mahallelinin toplad›¤› 2000 imzay› da Büyükflehir Belediyesi’ne ileteceklerini aç›klad›.

lük bir yürüyüfl bafllatt›. Sa¤l›kç›lar yol boyunca u¤rad›klar› illerde halk› sa¤l›k hakk› için mücadeleye ça¤›racaklar. “Sa¤l›kta y›k›m› durdural›m” diye yola ç›kan SES, bu yürüyüflü TTB eski baflkan› Füsun Sayek’e ve kufl gribinden ölen Fatma Özcan’a ithaf etti. Edirne’de 25’i di¤er illerden gelen temsilciler olmak üzere yaklafl›k 100 sa¤l›kç›n›n Devlet Hastanesi’nden postaneye kadar yürümesinin ard›ndan SES Genel Sekreteri Erkan Sümer, KESK yöneticisi Sevgi Göyçe ve TTB yöneticisi Ali Çerkezo¤lu

sa¤l›k emekçilerinin mücadelesinin halk›n sa¤l›k hakk› mücadelesinden ayr› düflünülemeyece¤ini vurgulayan birer konuflma yapt›lar. Sa¤l›kç›lar daha sonra Lüleburgaz’a hareket ettiler. Ayn› gün Van Araflt›rma Hastanesi önünde toplanan sa¤l›kç›lar ad›na konuflan SES Baflkan› Köksal Ayd›n, AKP’nin sa¤l›k politikalar›na karfl› mücadele edeceklerini belirtti. Halkevleri de bir aç›klama yay›nlayarak SES’in bafllatt›¤› yürüyüfle eylemlerle destek olaca¤›n› bildirdi.

Otoyollar ölüm kusuyor can›n› seven yol kesiyor Rant hevesiyle flehir içi ve flehirleraras› yollar› bir bozup bir yapan hükümet ve belediyeler halk›n can güvenli¤ini önemsemiyor. Savafl gibi ölü ve yaral› say›lar› ç›kan yollarda önlem al›nmas› talepleri de öyle kolay duyulmuyor. Halk sesini ancak yollar› keserek duyurabiliyor

Bolu Da¤› yolu üzerindeki Yumrukaya Köyü sakinleri, 12 yafl›ndaki Neslihan Ç›rpan’›n D-100 Karayolu'nda yaflanan trafik ka-

zas›nda ölmesi üzerine 6 Kas›m’da karayolunu trafi¤e kapatt›lar. Kazalara karfl› önlem al›nmamas›n› protesto eden ve üstgeçit isteyen

köylülerin saatlerce süren eyleminde Ankara ve ‹stanbul yönünde trafik tamamen durdu. ‹ki yönde de kilometrelerce kuyruk olufltu.

Jandarma ve polisin de engelleyemedi¤i köylüler, Vali Ali Serinda¤’›n gelerek üstgeçit sözü vermesi üzerine eylemlerini bitirdiler. Üst geçit için bir baflka eylem de Ankara Varl›k Mahallesi’nde yap›ld›. Yol yap›m çal›flmalar›nda kald›r›lan üstgeçidin yeniden yap›lmas› isteyen mahalleliler ‹stanbul yolunu trafi¤e kapatt›lar. Mahalleliler üstgeçidin kald›r›ld›¤› yerde s›k s›k trafik kazas› yafland›¤›n› ancak yetkililerin hiçbir önlem almad›¤›n› belirttiler. Polisin

h›zla gelip müdahale etmesine tepki gösteren mahalleliler, eylemlerine daha sonra da devam edecekleri aç›klad›lar. Ankara’n›n merkezini neredeyse hiç kullan›lmayan üstgeçitlerle dolduran Melih Gökçek’in bu bölgeyi, kendisine yeterince oy vermedi¤i için ihmal etti¤i söyleniyor. Sakarya'n›n Pamukova ‹lçesi sakinleri de ilçenin en ifllek bölgesinden geçecek olan duble yol üzerine çeflitli noktalarda üstgeçitler yap›lmas›n› istiyorlar.

Çözümün bir parças› n ‹stanbul Esenyal› Halkevi, velileri ve e¤itimcileri e¤itim hakk› için birlikte mücadeleye ça¤›r›yor. Esenyal›’da yeni bir kampana bafllatan Halkevciler devlet okullar›n›n içine düflürüldü¤ü olumsuz koflullar karfl›s›nda aidat soygununa raz› olmaktansa, “e¤itime bütçe, okullara ödenek isteyelim” diyor.

Aile hekimli¤ine karfl› sa¤l›kç› mitingi n Sa¤l›k Bakanl›¤›'n›n 1 Ocak tarihi itibariyle 10 ilde uygulamaya koyaca¤› Aile Hekimli¤i uygulamas›na karfl› Ad›yaman'da “Aile Hekimli¤ine Hay›r” mitingi düzenlendi. Ad›yaman'›n da içinde bulundu¤u 10 ilde uygulamaya konulacak olan aile hekimli¤i uygulamas›n› protesto etmek için düzenlenen mitinge Mardin, fianl›urfa, Adana, fi›rnak, Gaziantep, Kilis, Mersin, Diyarbak›r, Malatya ve Elaz›¤ illerinden sa¤l›k çal›flanlar› kat›ld›. Ad›yaman Demokrasi Platformu taraf›ndan ‹l Emniyet Müdürlü¤ü'nün yan›ndaki bofl alanda düzenlenen mitinge bini aflk›n emekçi kat›ld›.

KESK’ten selzedeye yard›m kampanyas› n KESK ‹stanbul fiubeler Platformu, Bölge illerinde yaflanan sel felaketinden etkilenen halkla dayan›flma amac›yla bir kampanya bafllatt›. Kampanya kapsam›nda, bölgenin afet bölgesi olarak kabul edilmesi için talep ve giriflimlerde bulunulacak; çocuk mamas›, çocuk bezi, ped, giysi ve kuru g›da toplanacak. KESK’e ba¤l› 27 flube taraf›ndan 13-24 Kas›m tarihleri aras›nda yürütülecek kampanyada toplanacak yard›mlar Avrupa yakas›nda SES Aksaray fiubesi’nde, Anadolu yakas›nda da SES Anadolu fiubesi’nde bir araya getirilip 25 Kas›m’da Bölge’ye gönderilecek.


16 Kasım 29 Kasım

6 K‹BELE

“fiiddete son Çubukçu istifa” Halkevci kad›nlar, çocuk pornografisiyle ilgili haberleri “as›ls›z ve aile kurumunu zedeleyici” bulan Kad›n ve Alieden Sorumlu Devlet Bakan› Nimet Çubukçu’yu istifaya ça¤›rd›lar Halkevci kad›nlar Ankara Güvenpark’ta, 10 Kas›m’da yapt›klar› eylemle tecavüz, töre cinayetleri, kad›n ve çocuklara yönelik fliddet ve taciz olaylar›na duyars›z kalan bakan Çubukçu’yu istifaya ça¤›rd›lar. “Yasalarda taciz, tecavüz suçunun cezas›n›n a¤›rlaflt›r›lmas›n›”, “Kad›na yönelik fliddeti, töreyi tetikleyen her türlü program ve dizinin kald›r›lmas›n›”, “Töre cinayetlerine son verilmesini” ve “AKP’nin her yerde yayd›¤› gericilik politikalar›na son vermesini” talep ettiler. 30 kadar kad›n, kad›na yönelik fliddet dalgas›na ve yayg›nlaflan çocuk pornogra-

fisine yönelik duyars›z tutumu nedeniyle elefltirdikleri Nimet Çubukçu’nun istifas›n› talep etti. Erkek-egemen zihniyetin taciz, tecavüz gibi suçlar› iflleyenleri koruyan yasalar ç›kard›¤›n›, kapitalizm ve AKP hükümetinin gerici politikalar›n›n toplumsal fliddeti t›rmand›rd›¤›n› vurgulayan kad›nlar, Çubukçu’nun çocuk pornografisi olaylar›yla ilgili haberlerin “as›ls›z oldu¤u ve aile kurumunu zedeledi¤i” yorumunu elefltirdiler. Yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda, “17 ayl›k bir bebe¤in a¤lamalar› geceleri uykumuzu bölüyor… Tecavüz sonras› hamile kalan,

Adet sanc›s› Kad›nlar›n ço¤unda adet döneminde az ya da çok a¤r› olur. Baz› kad›nlarda adet sanc›s› çok fliddetli olur ve kad›nlar›n kendilerini ifl göremeyecek kadar kötü hissetmelerine sebep olur

PORTRE: ALEKSANDRA KOLLANTA‹

Kad›nlarda adet görme döneminde uterus (rahim) kas›lmalar› meydana gelir. Uterus kas›lmalar› adet görme mekanizmas›n›n en önemli parças›d›r. Kad›nlar›n rahim iç tabakas›n›n her ay belli bir dönemde düzenli bir flekilde dökülmesi gerekir. Dökülürken rahim kas›lmalar› meydana gelir. Rahim kas›lmas›n›n amac›, iç tabakan›n at›larak yenilenmesi esnas›nda oluflan kanama miktar›n› en az seviyede tutmakt›r. Kas›lmalar esnas›nda rahimde prostag›landin ad› verilen baz› maddeler salg›lan›r, a¤r›ya yol açan olay›n bu prostag›landinlerin afl›r› salg›lanmas› ya da prostag›landinlere karfl› afl›r› duyarl›l›k oldu¤u düflünülür. Sanc›l› adet görmenin nadir görülen nedenleri aras›nda rahim a¤z› giriflinin, kürtaj ve enfeksiyon gibi nedenlere ba¤l› olarak daralm›fl olmas› buna ba¤l› olarak adet kan›n›n zor at›lmas› ve spiral kullan›lmas› yer al›r. BEL‹RT‹LER‹: Adet görmeden önce ilk 24 saat içinde bafllayan adet sanc›s›, adetle beraber k›sa süreli olarak fliddetlenir ve giderek hafifler. Bulant›, kusma, ishal, halsizlik, bel a¤r›s›, bafl a¤r›s› ve kramplar sanc›yla birlikte görülen belirtilerdir. Çok fliddetli a¤r›larda bay›lma ortaya ç›kabilir. ETK‹LER‹ VE BAfi ETME YÖNTEMLER‹: 1) Ayaktan so¤uk al›nmamal›d›r. 2) Kar›n ve kas›k bölgeleri aç›k tutulmamal›, s›cak tutulmas›na özen gösterilmelidir. 3) ‹drar yolu iltihaplanmas› adet sanc›s›n›n fliddetlenmesine sebep olabilir. 4) Sanc› s›ras›nda s›cak su torbas› kullan›labilir. 5) Kanama nedeniyle kan flekerinde düflme yafland›¤› için dozunu aflmadan fleker tüketimi artt›r›lmal›d›r. 6) Adet dönemlerinde çay, kahve ve alkol tüketimi en aza indirilmelidir. 7) Sanc›n›n çok olmas› durumunda iltihap giderici etkisi de bulunan a¤r› kesiciler kullan›lmal›, aspirin vb. ilaçlar kullan›lmamal›d›r. 8) A¤r› kesici ilaçlar›n etki göstermedi¤i afl›r› sanc›l› durumlarda doktor kontrolü alt›nda do¤um kontrol ilaçlar› da etkili olur. 9) Tüm bu önlemler ve müdahaleler sonucunda da afl›r› sanc›lanma devam ediyorsa ileri inceleme gerekir. Bu amaçla gerekli ön haz›rl›¤› takiben LAPAROSKOP‹ ad› verilen yöntemlerle kar›n bofllu¤u incelenir. Bu incelemede genellikle saptanan patoloji iç tabaka iltihaplanmas›na dönük bir tedaviyi öngörürür. 10) Adet döneminin yaratt›¤› ruhsal çöküntü gevfleme egzersizleriyle giderilebilir. 11) Adet dönemindeki kad›nlar›n psikolojik duyarl›l›klar› çok yo¤undur, bu nedenle kad›nlar›n sosyal çevrelerinin onlara karfl› daha duyarl› olmalar› gerekir.

2006

Gitti Bahar geldi S›la

Kul, hiç köle olur mu kula?

do¤umdan sonra ailesine teslim edilen ve a¤abeyi taraf›ndan öldürülen 16 yafl›ndaki Naile Erdafl’›n gözleri hep karfl›m›zda… Van Hac›k›flla köyündeki üç ayl›k hamile olan S.A’n›n tecavüze u¤ramas› sonucunda tecavüzcünün k›z› Ç.G’nin, S.A’n›n kocas›yla berdel evlili¤i yapt›r›lmas› yüre¤imizi yaral›yor… ‘Biz de namus cinayeti iflleyebiliriz’ diyen üniversiteli gençlerin sesleri nefeslerimizi daralt›yor…” sözlerine yer veren Halkevci kad›nlar, “toplumun ayd›n, özgürlükçü, eflitlikçi vicdan› olaca¤›z ve bu vicdan› her yerde yayg›nlaflt›raca¤›z” dediler.

Y

Tecavüzün gönüllü olan›, pornografinin temizi var m›?

eni “Asmal› Konak”, S›la dizisi rayting rekorlar› k›r›yor. Ni¤de’nin kona¤›n›n yerini, MardinMidyat’›n tafl evleri alm›fl. Seymen A¤a gitmifl, yerine Boran A¤a gelmifl. Ama hakk›n› yemeyelim: Yeni Konak eskisinden daha “toplumsal içerikli”. Peki bu yak›fl›kl› A¤alarla, isyankar gelin k›zlarla dolu yeni konakta, kad›nlar›n hangi yaflamsal sorunu masaya yat›r›l›yor? Berdel: k›zlar›n erkekler aras›nda takas edilmesi. S›la dizisi, bu yürek yak›c› berdel, töre konular›n› ele almakla fena m› etmifl? Etmemifl. Ama konu bizi yak›ndan ilgilendirdi¤ine göre, senaryoya bir iki müdahalede bulunsak fena m› olur? Dizide 18 yafl›nda Boran A¤a’ya verilen S›la, önceden babas› taraf›ndan ‹stanbullu çok zengin ve çocuksuz bir aileye de evlatl›k verilmifl. Biz k›z›n yafl›n› biraz küçültsek, mesala 16 yapsak? S›lam›z öz a¤abeyi, Midyat’›n A¤a’s›n›n k›z kardeflini kaç›r›nca, kan davas› olmas›n diye, evlatl›k verildi¤i ailenin yan›ndan kaç›r›l›p, Midyat’›n tafl kona¤›na kufl misali kapat›l›r. Ama S›la törelere pabuç b›rakmayan, kendine güvenli bir genç k›z›m›z: Oku-

Türkiye’nin, bu alanda kötü bir ünü olan Uzakdo¤u ülkelerinin yerine çocuk fuhuflu ve pornografisinin ilk s›ralar›na tafl›nmas›, 17 ayl›k bir bebe¤in u¤rad›¤› tecavüz, büyük ahlaki tepkilere karfl›n, gündelik gerçeklerimizin bir ürünü “Bebe¤e tecavüz” haberleri, baflta kad›nlar olmak üzere tüm toplumun ahlak ve adalet duygular›n› sarst›. Ancak, ortada bir çarp›kl›k var. Medya bir yandan, tecavüz olay›n›n tüm ayr›nt›lar›n› ve görüntülerini, bu tür haberlerin tümünde oldu¤u gibi, tecavüzü ilginç ve çekici k›larak vermekten çekinmiyor. Öte yandan, toplu linç 盤l›klar›na öncülük ediyor. Baflta kad›nlar, tüm halk, sanki bütün bunlar›n gündelik gerçeklerle hiçbir ilgisi yokmufl gibi, idam edilecek “sap›klar›” aramaya bafllad›. Oysa, cinsel taciz yafl›n›n 1’e (yanl›fl okumad›n›z bire) kadar indi¤i, ortalama taciz yafl›n›n 8 oldu¤u ve her 100 çocuktan 33’ünün tacize u¤rad›¤› bir ülkede yafl›yoruz. Çocuklar söz konusu oldu¤unda, tokat

atma, saç çekme de tacize giriyor, di¤er suiistimal eylemleri de. Üstelik taciz, yüzde 85-90 oran›nda yabanc›lardan de¤il, çocu¤un tan›d›¤› birinden geliyor. Taciz rakamlar›n›n son 5 y›lda özellikle t›rmanm›fl gibi görünmesi de k›smen, uzmanlar›n konu hakk›nda daha duyarl›l›laflmalar›ndan kaynakl›yor.

Peki nas›l olur da yetiflkin bir insan, 1 yafl›ndaki bir bebe¤e karfl› cinsel istek duyabilir? Soru yanl›fl, çünkü ister bebe¤e, ister hayvana, isterse kad›na yönelik tecavüzün cinsel istekle hiçbir ilgisi yok. Tecavüz cinsel arzularla de¤il, egemenlik ve iktidar kurmakla ilgili bir eylem. Tecavüz, daima eflitsiz güç iliflkilerine dayan›yor. ‹ster evlilikte ister sokakta zorla, bask›yla, silahla, tehditle cinsel eyleme maruz kalan her kad›n-çocuk ayn› eflitsizlik iliflkisi-

nin ma¤duru. Anne-baban›n kendisinin istismara u¤ram›fl olmas›, ekonomik s›k›nt› ve iflsizlik de erkeklerin böyle bir iktidar gösterisinde bulunma isteklerini art›r›yor. Bebe¤e tecavüzü lanetleyen medya, hergün TV’lerde çocuk bezi reklamlar›nda çocuk teflhircili¤i yapmas›n› nas›l aç›klayacak? Türkiye’nin çocuk pornografisinde ilk s›ralara tafl›nmas›ndan utanç duyanlar, kad›nlar›n temsili tecavüz, iflkence görüntülerini içeren, yetiflkin pornografisini pek mi masum buluyorlar? Oysa pornografinin, normal erkek yaflant›s›n›n normal bir parças› say›ld›¤›, tüketim kültürünün pompaland›¤›, kad›n cinselli¤inin mal haline getirildi¤i bir toplumda, çocuklar›n güvenlik içinde yaflamalar› imkans›z.

Sokakta de¤il kreflte büyüsünler Güzeltepeli kad›nlar aylard›r peflinde olduklar› krefl talebinin karfl›lanmamas›n› protesto ettiler

Ücretsiz nitelikli kreflin hak oldu¤unu bir kez daha duyurmak isteyen kad›nlar, 9 Kas›m’da Çi¤li Belediyesi önünde yapt›klar› eylemde, “Çocuklar Sokakta De¤il Kreflte Büyüsün, Ücretsiz Krefl ‹stiyoruz” sloganlar› att›lar. Kad›nlar, “Ailemizin geçimini sa¤lamak, çocuklar›m›z›n temel ihtiyaçlar›n› karfl›lamak için çal›flmak zorunday›z. Ama çocuklar›m›z› güvenli bir yere b›rakam›yoruz. Ya onlar› kap›lar›n arkas›na kilitleyece¤iz ya kendilerine zor bakan yafll›lara teslim edece¤iz ya da tehlikeli sokaklara emanet edece¤iz” sözleriyle krefl taleplerini ifade ettiler. Eylemden sonra belediye yetkilileriyle görüflen kad›nlar, mahalleli olarak çocuk bak›m›na kat›lacaklar›n› bildirdiler. Eyleme kat›lan kad›nlardan Birsen han›m, “Güzeltepeli kad›nlar yoksul, çal›flmak zorunda ve çocuklar›n› özel krefllere gönderemezler.

E¤itimci Belediye Baflkan› Ensar bey çocuklara krefl yapmal›. Yoksa biz mahalleli olarak kendi kreflimizi yapar›z” derken, P›nar han›m, “Beledi-

ye baflkan› verdi¤i sözü tutmazsa önümüzdeki seçimlerde bütün kad›nlar olarak onu desteklemeyiz” sözleriyle düflüncelerini dile getirdi.

“Toplumun kad›nlara annelik sigortas› ve çocuklara koruma sa¤lamas›, ücretli iflçiler s›n›f›n›n acil ve yaflamsal ihtiyaçlar›ndan do¤mufltur. Toplumun tüm katmanlar› aras›nda, en fazla bu s›n›f, kad›nlar›n zorunlu olarak çal›flmalar› ile cinsiyetlerinin temsilcileri, anneler olarak yaflad›klar› ac›l› çeliflkinin çözümüne bir çözüm bulunmas›na ihtiyaç duyar” 1872’de, Rusya’da, zengin bir ailenin k›z› olarak do¤du¤unda, tarihin ilk kad›n sosyal güvenlik bakan› olaca¤›n› bilmiyordu. “Kad›nlar ve kaderleri, tüm hayat›m› doldurdu. Beni sosyalizme yönelten onlar›n kaderiydi” diyen Kollontai, sadece 1917 Ekim Devrimi sonras›nda, kad›nlara çok önemli kazan›mlar sa¤lamakla kalmad›. 1910’da yap›lan ‹kinci Uluslar aras› Kad›n ‹flçiler Konferans›’nda, Clara Zetkin’le birlik-

te, uluslararas› bir kad›n iflçiler gününün (8 Mart) bir eylem günü olarak kabul edilmesinin öncüsü oldu. Kad›n sorununun, kapitalist toplumda kazand›¤› özellikleri kavramlaflt›ran en önemli Marksist düflünürlerdendi. Kad›n sorununun çözümünü, s›n›fs›z ve sömürüsüz yeni bir düzenin kurulmas›n›n ön koflullar›ndan birisi olarak gördü. Romanlar› ve denemeleriyle, “yeni kad›n”›n ve yeni sosyalist ahlak›n tarif edilmesine katk›da bulundu. Döneminin öncü kad›nlar› gibi s›ra d›fl› bir hayat yaflad›. 1886’da politikayla tan›flmas›na neden olan, St. Petersburglu grevci kad›n tekstil iflçileriyle iliflkisini hayat boyu sürdürdü.

1898’de politik çal›flmalar›n› ilerletmek için, efli ve çocu¤unu geride b›rakarak Avrupa’ya gitti. 1908’de Rusya’dan sürgün edildi. 1917 devrimine kadar politik faaliyetlerini Avrupa’da sürdürdü, dünya savafl›na karfl› devrimci etkinliklerde rol ald›. fiubat devrimiyle döndü¤ü Rusya’da, Lenin’in “Tüm iktidar Sovyetlere” slogan›na destek veren tek parti merkez üyesiydi. Devrimin sosyal güvenlik bakan› olarak, kad›nlara yasal ba¤›ms›zl›k, evlilikte eflitlik, kürtaj, eflit ücret haklar› sa¤lad›, gayr› meflru çocuk statüsünün ortadan kald›r›lmas›na, baz› ev ifllerinin kolektiflefltirilmesine, ortak mutfaklar kurulmas›na öncülük etti.

Sovyet devletinin kad›nlar ve çocuklarla ilgili çok önemli kamusal yükümlülükler üstlenmesini sa¤lad›. 1920-21 aras›nda kad›nlar›n devrime aktif kat›l›m›n› amaçlayan Genotdel’i örgütledi. Genotdel, Kollontai’›n, sosyalizmi sadece yeni bir ekonominin de¤il, yeni kad›n ve erke¤in de yarat›lmas› olarak gören yaklafl›m›na paralel çal›flmalar yürüttü: “Yeni ahlak› yaratan yeni ekonomidir, ama yeni bir ekonomiyi de yeni ahlak›n deste¤i olmaks›z›n yaratamay›z”. Sovyet yönetimine yönelik elefltirileri nedeniyle 1923 sonras›nda atand›¤› “sürgün diplomatl›k” görevini, 1952’deki ölümüne dek sürdürdü.

ma yazmas› var (yata¤›nda hep kitap okuyor!), yol iz bilir ve can› biraz yansa (zavall›!) Boran A¤a’n›n yüzüne hemen çemkiriverir. Biz yine devreye girsek, S›la’n›n yerine koydu¤umuz 16 yafl›ndaki k›za, k›saca Ç. G. desek. Ad› üstünde Ç.G., yani isimsiz küçük k›z, okuma yazma bilmese. Nerden mi biliyoruz, hani babas›n›n tecavüz etti¤i hamile kad›n›n kocas›na berdel olarak verilirken, köyün muhtar›n›n düzenledi¤i belgeye parmak basm›flt› ya! O bu dizide de¤il miydi? Gerçek hayatta m›yd›?! Pardon, senaryo sanki biraz kar›flt›…Asl›nda senaryo kar›flmad›, dizi bizim kafam›z› kar›flt›rd›. Bu dizi, berdeli yeriyor mu övüyor mu anlamad›k gitti. Bu Boran A¤a, öyle ilim irfan sahibi, genç, üniversite mezunu, yabanc› dil bilir, ya¤›z bir delikanl› ki, kona¤a berdel gidesimiz, S›la’ya da flöyle diyesimiz geliyor: Sen de Bahar gibi kona¤›n›n han›m› olsan, güzel güzel yaflay›p gitseniz? Boran A¤a, yetmifllik bir ihtiyar olsa, seni dövüp iflkence etse iyi mi olurdu? Peki ya gerçekler mi dediniz? Gerçekler, tv dizilerinde de¤il ki haberlerde. Geçen gün iki dizi aras›nda haberlere bakarken görmüfltük ya hani. fiu bizim S›la yerine koydu¤umuz, 16 yafl›ndaki Ç.G.’nin öyküsünü: bir adam, 3 ayl›k hamile 22 yafl›ndaki bir kad›na tecavüz etmifl, sonra adam, köy ihtiyar heyetinin karar›yla, kan davas› olmas›n diye, kendi 16 yafl›ndaki k›z›n›, yani Ç.G.’yi kad›n›n kocas›na berdel olarak vermiflti. K›zca¤›z da bu adam Boran A¤a gibi yak›fl›kl› de¤il demeyip, evlenmiflti. O da gidip, odas›nda kitap okusun bari bofl zamanlar›nda. Peki hangisi daha gerçek? Onlar›n dizileri mi, bizim hayatlar›m›z m›? Filmde görmeden inanmay›z derseniz, geçen hafta kad›n yönetmenler taraf›ndan töre cinayetleri ile ilgili olarak yap›lan “Kad›na A¤›t”, “Karanl›kta Diyaloglar” ve “Eylem Kaftan” isimli üç belgesel film gösterildi. Tabii tv ekranlar›nda de¤il, bir üniversitenin salonunda. Kad›nlar›n ac›lar›n› ucuza pazarlayanlar, berdel gibi konularda en ufak bir samimiyete sahip olsalar, a¤al› gelinli diziler yerine, bu belgeselleri göstermezler miydi?

Kars yöresi yeme¤i: Ç›lb›r Malzemeler: Yar›m kg. erik pestili, 1 çay barda¤› toz fleker, 2 su barda¤› su, yar›m paket margarin, bayat ekmek. Haz›rlan›fl›: Cam bir kase içerisine yar›m ekmek kadar bayat ekmek, çok küçük parçalar halinde do¤ran›r. Di¤er taraftan erik pestili b›çakla parçalara ayr›l›r ve tamam› bir tencereye konularak üzerine 2 su barda¤› su eklenir. Pestiller kaynamaya bafllay›nca bir çay barda¤› toz fleker ilave edilir ve k›s›k ateflte 15 dakika piflirilir. Tahta kafl›kla ara s›ra kar›flt›r›larak dibinin tutmas› önlenir. Eritilmifl margarin ise bir tarafta bekletilir. Pestiller pifltikten sonra, cam kase içerisindeki ekmeklerin üzerine eflit miktarda gezdirilir. En son eritilmifl s›cak margarin de üzerine gezdirilerek dökülür ve servis yap›l›r. Afiyet olsun...


16 Kasım 29 Kasım

2006

Recep Tayyip Erdo¤an

EMEK 7

Ali Babacan

BU SESS‹ZL‹K NEDEN? 35 milyon kifliyi do¤rudan ilgilendiren asgari ücret tart›flmas› hükemet, patronlar ve sendikalar›n el birli¤iyle sessizce geçifltiriliyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na iflçiler ad›na kat›lan Türk-‹fl yönetimi, açl›k ve yoksulluk s›n›r›n› aç›klay›p, asgari ücretin açl›k s›n›r›n›n üzerinde olmas› gerekti¤ini söylüyor ve bu noktaya ulaflmak için ise, asgari ücretten vergi al›nmamas›n› istiyor. Bu yaklafl›m, patronlar›n “asgari ücreti maliyet kalemi olarak de¤erlendirme” biçimindeki bak›fl aç›s›n› Türk-‹fl’in de paylaflt›¤›n› gösteriyor. D‹SK’in asgari ücreti art›rmak için önerdi¤i yol da Türk-‹fl’le ayn›: “Asgari ücrete vergi muafiyeti”. Buna karfl›l›k D‹SK “isminin hakk›n› vermek için” tepkili görünmeye çal›fl›yor ve her y›l Türk‹fl’i komisyondan çekilmeye ça¤›ran bir aç›klama yap›yor. Ancak bu ça¤r›lar›n arkas› gelmiyor ve D‹SK yöneticileri bu durumu “Komisyonda yer almamalar› nedeniyle bu süreçte etkili olamad›klar›n›” ifade ederek aç›kl›yorlar. Oysa SSK Genel Kurulu’nda da iflçiler ad›na yaln›zca Türk ‹fl bulunuyordu. Bu temsil adaletsizli¤ine karfl› yürütülen birkaç y›ll›k hukuki ve fiili mücadelenin ard›ndan, yeni oluflturulan Sosyal Güvenlik Kurumu’nda iflçi sendikalar›yla birlikte, kamu çal›flanlar› sendikalar›n›n ve meslek örgütlerinin de yer almas› sa¤land›. Asgari Ücret’in tesbit sürecini sessizlikle geçifltirilmesi her geçen gün daha çok dikkat çekiyor ve bu sessizli¤in nedeni merak ediliyor.

Kemal Unak›tan

Ali Coflkun

DPT-Ahmet T›kt›k

Hazine-‹.Halil Çanakç›

Çal›flma G.Md. C.Delibafl

‹fl Sa¤l›¤›-Erhan Batur

395 lira asgari ücreti kimler, nas›l belirliyor

Hükümetin zam önerisi belli oldu: Yüzde 4+4. ‹ktidar, açl›k s›n›r›n›n yar›s›na inen “asgari ücret”i temel almakta ›srarl›. Bu ücret politikas›n› belirleyenlerin ço¤u milyoner.

Kim tesbit ediyor bu asgari ücreti? Asgari ücreti tesbit edenler bu ülkede yaflam›yorlar m›? 395 liraya bir evin bir ay geçinebilmesinin mümkün olmad›¤›n› bilmiyorlar m›? Asgari ücret tesbit komisyonu hükümetten 5, iflveren örgütlerinden 5, iflçi örgütlerinden de 5 temsilcinin kat›l›m›yla oluflturuluyor. ‹flveren örgütlerinin temsilcilerinin asgari ücreti bir maliyet unsuru olarak görmesi ve düflürmeye çal›flmas› belki anlafl›labilir. Peki Hükümet ad›na masaya oturan temsilciler bu bak›fl aç›s›n› nas›l benimseyebiliyor? Asgari Ücret Komisyonu toplant›lar›, devlet s›rr›, gizli toplant›lar. Toplant›larda ne ko-

nufluldu¤u görüflmeler boyunca gizleniyor; toplant›lara taraflar ad›na kimlerin kat›ld›¤› da aç›klanm›yor. Asgari ücret tesbit yönetmeli¤ine göre hükümet ad›na masaya oturanlar›n flunlar olmas› gerekiyor: Çal›flma Genel Müdürü, ‹fl Sa¤l›¤› ve Güvenli¤i Genel Müdürü, Sosyal ‹statistikler Dairesi Baflkan›, DPT Müsteflar›, Hazine Müsteflar›. Bu makamlar› iflgal edenler ise s›ras›yla Cengiz Delibafl, Erhan Batur, Enver Taflt›, Dr. Ahmet T›kt›k, ‹brahim Halil Çanakç› adl› bürokratlar. Çal›flma Bakanl›¤› ve D‹E’nin asgari ücret saptamas›na veri olmak üzere sundu¤u raporlar›n, hiçbir zaman kayda al›nmad›¤› biliniyor. Bu temsilciler görüflmeler-

K

uyubafl›’nda bütün maden iflletmelerinde oldu¤u gibi SELAMETLE yaz›l›. neyin selame-

ti bu? tertip yap›lan salonun duvar›na bir maden iflçisinin ne zaman yazm›fl oldu¤u belirsiz olan “bats›n bu dünya” yaz›s› belki ilk kez dikkatimi çekti. ya da defalarca görmüfl oldu¤um o yaz› üzerinde ilk kez düflündüm. hergün güle oynaya gelip ifl elbiselerini giyerek bir dilim ekmek için, ölümü düflünerek kafese bindiklerinde, o gülmenin, neflelenmenin yerini ne al›r madencinin kafas›nda...? bu duyguyu, bir dilim ekmekle ölüm aras›ndaki duyguyu kim bilebilir bir madenci kadar? Zonguldak ‹nsan›’n›n yazg›s› ne kadar madene ba¤l›ysa, ölümü de o derece madene ba¤l›. çal›fl›rken yer alt›nda grizuda, göçükte, emekli olduktan sonra en fazla üç, dört y›l sonra balgam tüküre tüküre iflas etmifl bir bedenle köyünde. iflte bütün bu çirkinliklere, ifl cinayetlerine ölümlere ra¤men iflsizler madene girip çal›flmak, çal›flanlar SELAMETLE diye u¤urlan›p, GEÇM‹fi OLSUN denerek ölmeden karfl›lanmak umudunu tafl›yorlar Zonguldak’ta. madenlerde yaflanan büyük çapl› kazalarda özellefltirme yanl›s› bukalemunlar hemen “böyle kazalar üçüncü dünya ülkelerine özgüdür. geliflmifl, bat›l›, laik Türkiye’de böyle kazalar›n olmas› bizim imaj›m›z› zedeliyor. ka-

patal›m ocaklar›, bu ac› olaylar yaflanmas›n” diyorlar. on y›l öncesine dek daha çok insan›n ölmesine yol açan; ifl güvenli¤i, meslek hastal›¤›, çal›flma koflullar› aç›s›ndan tam bir ilkelli¤in yafland›¤› dönemlerde neden sustuklar›n› aç›klayam›yorlar. ocaklar›n en az kaza ile çal›flmas›n› sa¤layacak önlemlerin al›nmas›n›n gereklili¤ini söylemiyorlar. yaflama hakk›n›n herkes için her yerde savunulmas› gerekti¤ini unutup; üçüncü dünyadaki maden kazalar›n›n ola¤an oldu¤unu söyleyecekler utanmasalar. “bu kazalar 3. dünyaya özgüdür. kapatal›m ocaklar›, ithal kömür getirelim”. nereden? 3. dünyadan. orada insanlar ölmüyor mu? Türkiye’de özel ocaklarda kaç kifli ölüyor? dün göçükte ölen Tahsin Çavufl’un dolab›n› k›rarak açm›fllar. eflyalar›n› ailesine teslim etmek için. cuma günü ald›¤› ikramiyeden bir kurufl bile harcamad›¤› ve paran›n tümünün dolab›nda oldu¤unu söylediler. bu da madencinin yazg›s›n›n en ac› yans›malar›ndan biri. madenci çal›fl›r, çal›fl›r, çal›fl›r, ya ald›¤› maafl›, ikramiyeyi harcayamadan göçükte, grizuda, ifle gelifl gidiflte yolda trafik kazas›nda ölür, ya da bütün kazalardan, belalardan kurtulup emekli olduktan sonra madenden kurtulmas› suçmufl gibi emeklilik tazminat›n› harcayamadan hastal›ktan, meslek hastal›¤›ndan ölür...

Novamed grevi sürüyor n Antalya Serbest Bölge’de bulunan Novamed Fabrikas› iflçileri grevlerinin 45. gününde 9 Kas›m günü bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdiler. Petrol-ifl Sendikas› Antalya Örgütlenme Bürosu’nda gerçeklefltirilen bas›n aç›klamas›na KESK, D‹SK, Halkevleri, THÖD, ÖDP, DTP, SHP, SDP ve EMEP kat›larak grevle dayan›flma içinde olduklar›n› duyurdular. Mersin Petrol-‹fl yönetim kurulu üyesi Yusuf Bas›r da uluslararas› sermayeye karfl› bir mücadele yürüttüklerini, bafllang›çtaki haklar›n› alma azimlerinden hiçbir fley kaybetmeden yollar›na devam edeceklerini söyledi.

KESK Baflkan› ‹. Hakk› Tombul “Grev ve toplu sözleflme hakk›n› kullanmakta kararl› olduklar›n›” belirterek eylem takvimlerini aç›klad›. 13 Kas›m-1 Aral›k tarihleri aras›nda KESK, TTB ve TMMOB’unda kat›l›m›yla iflyerlerinde 2007 Bütçesi ve toplusözleflme talebi referanduma sunulacak. 2-4 Aral›k’ta illerde, 5 Aral›k’ta ise Ankara’da Referandum sonuçlar› kamuoyuna aç›klanacak. 14 Aral›k’ta “‹nsanca yaflam için hizmet üretmiyoruz” eylemiyle ifl b›rak›-

de etkili bir rol de oynam›yorlar. Hükümet ad›na belirleyici konumu iflgal edenler, DPT ve Hazine Müsteflarlar›. Bu müsteflarl›klar›n yak›n iliflki içinde olduklar› bakanl›klar ise Baflba-

kanl›k, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanl›¤›, Maliye Bakanl›¤› ve Sanayi ve Ticaret Bakanl›¤›. Bu bakanl›klar›n bafl›ndaki bakanlar›n hepsi milyoner ifl adamlar›!

lacak. Bu eyleme ilerici meslek örgütleri, sendikalar, kitle örgütleri ve siyasi partiler destek verecek. KESK’e ba¤l› sendikalardan SES bir yandan sa¤l›k hakk› mücadelesi için yürüttü¤ü “Her fieyin Bafl› Sa¤l›k Sa¤l›kta Y›k›m› Durdural›m” adl› uzun soluklu mücadele program›n› hayata geçirmeye devam edecek bir yandan da KESK’in bütçe karfl›t› eylemlerine kat›lacak. Emekçileri yok sayan bütçeye karfl› mücadele, Büro Emekçileri Sendikas› BES’in, IMF tali-

matlar›yla ç›kart›lan sald›r› yasalar›na karfl› gelifltirdikleri mücadele program›n›n bafll›klar› aras›nda da yer al›yor. E¤itim-Sen ise, eylem takvimiyle ilgili olarak kamuoyuna ve flubelerine henüz bir aç›klamada bulunmad›. E¤itim-Sen’in ifl b›rakma eylemini sevk alma eylemi olarak hayata geçirmesi bekleniyor. Tüm Bel-Sen flubelerine “Eylem program›n›n içeri¤ine uygun bir biçimde haz›rl›k yapma “ça¤r›s›nda bulundu.

Sivas T›p’ta sözleflme Üniversite hastaneleri iflçilerinin örgütlenmesinde Dev Sa¤l›k-‹fl bir ad›m daha att›. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi T›p Fakültesi Hastanesi iflçileri “eflit ifle eflit ücret” talebiyle sendikalaflt›. Üniversite hastanelerinde örgütlü tek sa¤l›k sendikas› Dev Sa¤l›k-‹fl’te biraraya gelen CÜTF Hastanesi iflçileri, Eylül ay›nda yeni ifl sözleflmelerini imzalad›lar. ‹mzalanan anlaflma ile sa¤l›k iflçileri yüzde 18, büro çal›flanlar› yüzde 11 zam ald›lar. Do¤um, ölüm, evlilik gibi sosyal haklar da artt›; mevcuda ek olarak 2 ikramiye, fazla mesailerde yüzde 30-50 art›fl sa¤land›. “Vaka Bafl› Ödeme” genelgesinin ard›ndan pek çok üniversite hastanesi iflçi ç›kart›rken bir k›sm› da çal›flanlar›n› ücretsiz izne göndermiflti. Hemen tüm üniversite hastanelerinde döner sermaye ve performans ödemeleri düflürüldü. Bu koflullar alt›nda CÜTF Hastanesi emekçilerinin imzalad›¤› bu sözleflme sendikal örgütlenmenin bir baflar›s›d›r.

Trakya Sanayi iflçisi hakk›n› alacak n Kocaeli Uzunçiftlik'te kurulu ve Hayyam Garipo¤lu'na ait Trakya Sanayi'de 10 Kas›m günü grev bafllad›. Birleflik Metal-‹fl sendikas›nda örgütlü olan iflçilerin toplu sözleflmede ilk 6 ay yüzde 13, ikinci 6 ayda ise enflasyon rakamlar›na göre zam talepleri patron taraf›ndan reddedildi. Patronun bir daha masaya oturmamas› üzerine greve ç›k›ld›. Grev sendika ve kitle örgütlerinin deste¤i ile çekilen halaylarla bafllad›. Trakya Sanayi iflçisi, 1996’da 3 ayl›k bir grev ile sendika hakk›n› kazanm›flt›.

R

ivayete göre Hz.‹sa fahifle Maria Magdelana’y› tafllamaya gelen kalabal›¤a bu flekilde seslenir: “‹lk tafl› günahs›z olan›n›z ats›n”. Bir günahkar buldu¤umuzda kendi günahlar›m›z› onda temizleme bilinci eskiye dayan›yor anlafl›lan. Geçti¤imiz günlerde bir bebe¤e tecavüz edildi¤i haberiyle sars›ld›k. Üstelik bebe¤in annesinin r›zas›yla yap›lm›flt› bu i¤rençlik. Günlerce bu rezilli¤i gerçeklefltirenlerin nas›l bir cezaya çarpt›r›lmalar› gerekti¤i üzerine yorumlar yap›ld›. TV program yap›mc›lar› bile galeyana gelip yarg›s›z infaz›n gereklili¤inden dem vurdu. Kendilerine soru yöneltilen vatandafllar›m›z ise ahlak ve namus üzerine mangalda kül b›rakm›yordu. Fakat o da ne, o s›ralarda bir gazetenin köflesinde küçük bir haber ç›k›yor. Haber ne diyor biliyor musunuz? ‹nternette çocuk pornosu sitelerini en çok ziyaret eden 5 flehrin ilk 3’ü Türkiye’den. ‹zmir, ‹stanbul, Ankara.

KESK’te genel eylem haz›rl›¤› KESK “insanca yaflam için, hizmet üretmiyoruz” eylemine haz›rlan›yor. Aral›k ay› boyunca kamu emekçileri referandum ve ifl b›rakma eylemiyle taleplerini dile getirecek. KESK, A¤ustos’ta toplu görüflme masas›ndan çekilirken, Aral›k ay›ndaki bütçe görüflmelerine müdahil olaca¤›n› aç›klam›flt›. A¤ustos ay›ndan bugüne 36 ili dolaflan ve 20 binden fazla iflyeri temsilcisiyle görüflen KESK MYK’s› bütçe dönemi eylem program›n› kamuoyuna aç›klad›.

‹lk tafl› günahs›z olan›n›z ats›n

Bu baflar›lar›n kal›c› ve sürekli olabilmesi için her bölümden, her servisten, her meslek grubundan temsilcilerle bir ‹flyeri Temsilciler Meclisi kuruldu. Meclis, sözleflmede bulunmas›na ra¤men bayram ve resmi tatil ödemelerinin bire üç ödenmemesi sorunu ve radyasyona tabi ifllerde çal›flanlar›n yasal zorunluluk olan befl saat çal›flt›r›lmas› sorununu çözdü. Bölümler ve meslek guruplar›n›n toplant›lar› devan ediyor. Çözülemezmifl gibi görünen sorunlar›n çözümüne dair at›lan ad›mlar iflçilerin “de¤ifltiremeyiz” fikrinin, güvensizli¤inin duvarlar›n› y›karken sözleflmeli sa¤l›k emekçilerini yeni bir sendikal tarz›n inflas›nda bir araya getiriyor. CÜTF Hastanesinin 230 sendikal› iflçisi elbirli¤i ile yeni bir sendikal anlay›fl› hayata geçirmeye devam ediyor.

Limter-‹fl’le dayan›flma n Devrimci sendikac›lar, Limter-‹fl Sendikas›’nda dayan›flma nöbeti tutarak, Limter‹fl Genel Baflkan› Cem Dinç’in tutuklanmas›n› protesto ediyor. 7 Kas›m’da D‹SK Bas›n-‹fl Genel Baflkan› Ertu¤rul Bilir ve eski baflkan Kamil Kartal’la bafllayan dayan›flma nöbeti, daha sonra Enerji-Sen Baflkan› Yunus Aky›ld›r›m, Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Sekreteri Arzu Çerkezo¤lu, D‹SK Dev Maden-Sen Baflkan› Çetin Uygur ve D‹SK Bas›n-‹fl Örgütlenme Uzman› Murat Çak›r’la devam etti. Dayan›flma nöbetlerinde Türkiye ve dünya iflçi s›n›f›n›n sorunlar› tart›fl›ld›, deneyimler aktar›ld›.

Balcal›’da hukuk mücadelesi 13 Kas›m’da, sendikal nedenle iflten at›lan arkadafllar›n›n ifle iade davas› öncesinde ‹smet ‹nönü Park›'nda toplanan Balcal› iflçileri Hastane yönetimine ve Adana halk›na seslendiler. Dev Sa¤l›k-‹fl Çukurova fiube baflkan› Mustafa Hotlar "Balcal› sa¤l›k emekçilerinin mücadelesi sa¤l›kta y›k›m yasalar›yla nitelikli, ücretsiz sa¤l›k hakk› elinden al›nan Adanal›lar›n da mücadelesidir. ‹nsanca yaflam mücadelesinde biz kazanaca¤›z” dedi. At›lan 4 iflçinin ifle iade davas› 7 Aral›k 2006 tarihine ertelendi. 6 ay önce kurulan flubenin ilk kongresi ise 9 Aral›k’ta yap›lacak.

Birden muhafazakar de¤erleriyle övünen yüce Türk milletinin üzerine büyük bir sessizlik çöküyor. Dünyada çocuk pornosu sitelerini en çok ziyaret 5 ilden ilk üçü bize ait: ‹zmir, ‹stanbul Ankara. Peki neden mesela Çin de¤il de Türkiye. Neden, teknolojisi var maneviyat› yok dedi¤imiz Londra, Paris, Newyork de¤il de Ankara, ‹stanbul, ‹zmir. Bu ülkelerin, büyük kentlerinin nüfuslar›n›n bizim büyük flehirlerimizden çok daha kalabal›k oldu¤unu düflündü¤ümüzde, oransal olarak bu pisli¤in bize çok daha vahim boyutlarda bulaflt›¤› gerçe¤ini hiç düflündünüz mü? H›zla bütün manevi ve ahlaki de¤erlerimizi yitiriyoruz. Kapitalizm insana ait ne varsa hepsini birer birer ortadan kald›r›yor. Paran›n gücü ve ç›kar iliflkileri üzerine kurulu bir toplumsal düzenin baflka türlü ayakta kalmas› zor. Bu nedenle muhafazarl›k ve “de¤ersizleflme” birbirini ortadan kald›ran fleyler olarak yaflanm›yor. Muhafazakarl›¤›n temizleme gücü yok. Sadece örtüyor, kapat›yor. Tayyip’in Avrupa’n›n Hristiyan Demokratlar›na bak›p kapitalizmle muhafazakarl›¤›n bir arada olabilirli¤i karfl›s›nda heyecanlanmas› ve “Müslüman Demokrat”l›k hevesine kap›lmas› bofluna de¤il. Kapitalizmin ekonomisi ve siyaseti daha çok egemen oldukça toplumsal hayat›m›zdaki maddileflme ve yabanc›laflma daha çok art›yor, para ve ç›kar iliflkileri daha çok sar›yor bizi. Kapitalizme do¤ru de¤ifltikçe daha çok kirleniyoruz, kirlendikçe daha çok korkuyoruz, korktukça daha çok dindarlafl›yoruz, muhafazakarlafl›yoruz; fakat muhafazakarl›¤›n kapitalizmle bir arada yaflayabilme özelli¤i ortaya hastal›kl› bir yap› ç›kart›yor. Bir taraftan büyük bir ço¤unlukla dindar bir partiyi tek bafl›na iktidara getiriyoruz; di¤er taraftan çocuk pornosu izlemede dünya flampiyonu oluyoruz. Ve bir “günahkar” bulunup boynunda yaftayla meydana ç›kart›ld›¤›nda hemen kofluyoruz “ahlak ve erdem gösterisi”ne. Ancak Hz.‹sa bize sesleniyor. Ona kulak verin: ‹lk tafl› günahs›z olan›n›z ats›n. Evet sessizce ellerinizdeki tafllar› yere b›rak›n ve düflünün: Nedir bu halimiz ve nas›l ç›kaca¤›z bu bataktan?

Sendikac›lara 2911 cezas› ‹stanbul’da iflçi kurultay› n Mersin’de 8 Mart 2005 y›l›nda yap›lan Dünya Emekçi Kad›nlar Günü yürüyüflüne kat›lan, dönemin BES fiube Baflkan› Gürsel S›¤›n›r, yine o dönem E¤itim-Sen fiube Baflkan› olan Orhan Y›lmaz ile SES Mersin fiube Baflkan› Y›lmaz Bozkurt’a, 2911 say›l› yasaya muhalefetten 1.5 y›l hapis cezas› verildi. Verilen ceza, san›klar›n ayn› suçu tekrar iflleyebilecekleri kanaatiyle ertelenmedi. Ceza alan sendikac›lar 10 Kas›mda bir bas›n aç›klamas› yaparak bu anti-demokratik tutumu k›nad›lar. Y›lmaz Bozkurt cezalar›n hukuki de¤il siyasi oldu¤unu söyledi.

n BDSP öncülü¤ünde örgütlenen “S›n›fa Karfl› S›n›f Kurultay›” 12 Kas›m’da Salon Figaro’da gerçeklefltirildi. 600’ü aflk›n emekçinin kat›ld›¤› kurultayda B. Çekmece, GOP, K. Çekmece, Anadolu Yakas› ‹flçi Platformlar›, Prof. Dr. Fuat Ercan, Prof. Dr. Yüksel Akkaya ve Volkan Yarafl›r, s›n›f hareketinin sorunlar›n› ele alan tebli¤ler sundular. Çeflitli iflletmelerden iflçiler görüfllerini ifade edebilme olana¤› buldu, deneyimlerini aktard›. Kurultay, yerel iflçi komitelerine dayanan uzun bir haz›rl›k süreciyle örgütlendi.


16 Kasım 29 Kasım

8 DÜNYA

OAXACA’n›n sönmeyen atefli Meksika’y› sar›yor Meksika siyaseti, Oaxaca’y› aylard›r sokaktan yöneten Halk Meclisi’nin isyan›, baflkentteki paralel hükümet ve Zapatista hareketiyle altüst oluyor Aylard›r farkl› gündemlerle sürdürülen çok merkezli bir isyan dalgas›yla sars›lan Meksika, 20 Kas›m'da Oaxaca Halk Meclisi APPO’nun, Zapatistalar›n ve Mexico City meydanlar›nda paralel hükümet ilan eden merkez-sol muhalefet lideri Lopez Obrador yandafllar›n›n genel grev eflli¤inde yürütülecek eylemlerine sahne olacak. Meksika’da, 20 Kas›m eylemleriyle birlikte, egemen siyaseti tan›mayan ve halk›n do¤rudan yönetimini savunan güçlü isyan odaklar› ilk kez efl zamanl› olarak harekete geçmifl olacak.

Ülkeyi yönetme yetene¤ini giderek yitiren Meksika devleti, ne Oaxaca isyan›n› bast›rabildi ne de flaibeli seçimlerin ard›ndan bir türlü meflruiyet kazanmayan parlamentodaki krizi çözebildi. Ö¤retmenler sendikas›n›n e¤itim alan›nda koflullar›n iyilefltirilmesi ve anti-demokratik uygulamalar›n son bulmas› talebiyle alt› ayd›r sürdürdü¤ü grevin, fiili bir sokak iktidar›na dönüflmesi karfl›s›nda merkezi hükümetin bast›rma politikas›na baflvurmas› geri tepti. Grev devam ederken yerli, ö¤renci, iflçi ve kad›n örgütleri ve devrimci sol yap›lar›n da

Halk Meclisi’ne yönelik baflar›s›z sald›r›n›n ard›ndan polis geri gelecek mi gelmeyecek mi belli de¤il. Ama flu anda aç›kça belli olan bir fley var; APPO polise sert bir yumruk att›. Oaxaca’ya yönelik her sald›r›n›n ard›ndan daha büyük bir isyanla karfl›laflan Meksika hükümetinin ifli çok zor.

kat›l›m›yla kurulan Halk Meclisi, halktan yüzlerce kiflinin oluflturdu¤u delegasyonlarla Oaxaca’y› sokaktan

ÖTEK‹ MEKS‹KA HAREKETE GEÇT‹ Meksika politik sisteminin çürüdü¤ünü ilan edip, taban hareketlerine dayal› yeni bir siyaset kurma iddias›yla bafllatt›klar› Öteki Kampanya’ya devam eden Zapatistalar, Oaxaca direnifline aktif destek veriyor. Zapatistalar, polis sald›r›s›ndan bir gün sonra, 30 Ekim’de yay›nlad›klar› bildiride, EZLN Alt›nc› Komitesi’nin 20 Kas›m eylemi için harekete geçti¤ini bildirdi: “EZLN, Öteki Kampanya’n›n bütün örgüt, kolektif ve bireyleriyle, 20 Ka-

s›m’da bütün ülkede genel grevi gerçeklefltirmek için Meksika çap›nda dayan›flma eylemleri yapmak üzere ba¤lant› kurmaya bafllam›flt›r.” EZLN, Ulises Ruiz’in ve polisin Oaxaca’y› terk etmesini istedi. Zapatistalar’›n, parlamenter politik sistemin “iflah” olmayaca¤›n› ilan ettikleri Alt›nc› Deklarasyon’u yay›nlamalar›n›n üzerinden çok geçmeden a盤a ç›kan politik kriz, “Öteki” siyasetin çekim gücünü art›r›yor.

yönetiyor. Meclisin hükümetle uzlaflmak için flart kofltu¤u temel talep, flaibeli bir seçimle göreve gelen ve pek çok eylemcinin ölümünden ve yaralanmas›ndan sorumlu tutulan Vali Ulises Ruiz’in görevden al›nmas›. Ancak uzlaflma görüflmeleri sürerken, devlet destekli çetelerin APPO barikatlar›na sald›rmas› ve ard›ndan yaflanan kargafla bahane edilerek polis gücünün Oaxaca’ya sald›rmas›, isyan› daha da radikallefltirdi ve eyalet s›n›rlar› d›fl›na tafl›d›. Ekim sonunda gerçekleflen sald›r›da, isyan›n karargahlar›ndan Oaxaca Üniversite’sini ele

‹srail kan dökmeden duram›yor ‹srail ABD korumas›nda insanl›k suçu ifllemeye devam ediyor. Gazze fieridi’nden gelen dehflet görüntülerinin ard› arkas› kesilmiyor. En son Beyt Hanun’da bir aile “yanl›fll›kla” yok edildi ‹srail ordusunun Gazze fieridi ve Bat› fieria’ya yönelik olarak 1 Kas›m’da bafllatt›¤› ve “Güz Bulutlar›” ad›n› verdi¤i askeri sald›r›n›n bilançosu a¤›r. Hamas’›n ‹srail sald›r›lar›na misilleme olarak ‹srail’e att›¤› düflük tesirli Kassam roketlerini durdurma bahanesiyle bafllat›lan operasyonda yine siviller hedef al›nd›, ço¤u kad›n ve çocuk 80’den fazla Filistinli öldü. Operasyonun en kanl› sald›r›s› ise, ‹srail tanklar›n›n Beyt Hanun’daki 5 katl› bir binay› hedef alan atefli oldu. ‹srail tanklar›, ateflin ard›ndan sald›r›ya u¤rayan apartmanda oturan ailelere yard›ma gelen ve sokakta toplanan Filistinlilerin üzerine de atefl etmeyi sürdürdü. Sald›r›da sadece bir aileden 13 kifli olmak üzere, 7’si çocuk 4’ü kad›n 19 sivil öldü, 60 sivil de yaraland›. Beyt Hanun katliam›n›n ard›ndan Filistin Yönetimi Lideri Mahmut Abbas üç günlük yas ilan ederken, Hamas liderli¤i de 2005’te ilan edilen ateflkesin bozuldu¤unu ilan etti ve intihar sald›r›lar› ve roketlerle misilleme yap›lmas› için ça¤r› yapt›. Beyt Hanun katliam› tüm dünyada tepkiye yol açarken, ‹srail tank ateflinin “teknik bir hata” ol-

du¤unu iddia ederek, operasyonlar›n sürece¤ini bildirdi. Filistin gündemiyle toplanan BM zirvesinden de, ABD vetosu nedeniyle bir sonuç ç›kmas› beklenmiyor. Filistin’e giden uluslararas› heyetlerden ‹sveç heyeti, bölgede bar›fla dair hiçbir umut göremediklerini aç›klad›. Geçti¤imiz ay ‹slami Cihat ve Filistin Halk Kurtulufl Cephesi’nin arabuluculu¤u ile iç çat›flmalara son veren Hamas ve El Fetih ise ulusal mutabakat hükümeti çal›flmalar›na yeniden bafllad › .

Hamas hükümeti Baflbakan’› ‹smail Haniye ulusal birlik hükümeti için gerekirse istifa edebilece¤ini aç›klad›. Filistin’de iktidara

Irak savafl›n›n mimarlar›ndan George Bush seçimlerin ard›ndan bir topal örde¤e döndü, Donald Rumsfeld ise art›k kanad› k›r›k bir flahin.

geliflinin ard›ndan ‹srail taraf›ndan pek çok bakan ve vekili kaç›r›lan ve abluka alt›nda tutulan Hamas hükümeti halihaz›rda bir felç durumu yafl›yor. FHKC ve ‹slami Cihad’›n da içinde yer alaca¤› bir ulusal mutabakat hükümetinin kurulmas› mevcut politik krizi yumuflatabilir. Ne var ki, El Fetih’in ABD-‹srail cephesi karfl›s›ndaki uzlaflmac› tavr› ve Hamas içindeki radikal kanad›n sekter tutumu iç bar›fl›n önünde ciddi bir engel teflkil ediyor. B u arada Lübnan merkezli gerginlik de karmafl›klaflarak sürüyor. ‹srail uçaklar›n›n BM gücü denetimindeki Lübnan hava sahas›n› ihlal etmeyi sürdürmesi karfl›s›nda BM gücüne komuta eden Fransa, ‹srail’i sert bir flekilde uyard›. Ancak ‹srail havadan tacizin sürece¤ini aç›klad›. Lübnan yönetiminin fiii ve H›ristiyan bakanlar›n istifas›yla giderek zay›flamas› ve olas› bir iç saflaflma karfl›s›nda uzlaflt›r›c› yetene¤ini yitirmesi de hesaba kat›ld›¤›nda, ‹srail tacizlerinin her an bir çat›flma ortam› riski ile bölgeyi tehdit etti¤i söylenebilir.

geçirmeye çal›flan polis, on binlerce kiflinin üniversiteye ak›n etmesiyle alt› saat içinde çekilmek zorunda kald›. Sald›r›lar›n ard›ndan Oaxaca’ya tam destek sunduklar›n› aç›klayan Zapatistalar 1 Kas›m’da yol kesme eylemleri düzenlediler ve 20 Kas›m genel grevine aktif kat›l›m ça¤r›s› yapt›lar. Polis sald›r›s›na karfl› bütün Meksika’dan Oaxaca’ya ak›n eden on binlerce kiflinin kat›l›m›yla 5 Kas›m’da büyük bir yürüyüfl düzenlendi. Yürüyüflte Ruiz yönetiminin görevden al›nmas› talebi öne ç›kt›. Oaxaca’ya yönelik sald›-

r› dünya çap›nda da protesto edildi. Türkiye de dahil 50 ülkede gerçeklefltirilen eylemlerde Meksika hükümeti k›nand›. Baflkent Mexico City meydanlar› da durulmuyor. Felipe Calderon’un flaibeli iktidar›na karfl› paralel hükümet ilan eden Lopez Obrador, 20 Kas›m’da baflkentte toplanacak taraftarlar›n›n önünde sembolik bir yemin töreni düzenleyecek. Obrador, Oaxaca’n›n mücadelesini destekledi¤ini aç›klayarak, krizin çözümlenmeyiflinden ve yaflanan sald›r›lardan Fox ve Calderon ekibini sorumlu tutuyor.

zafer namlularla kazan›ld›

Nepalli gerillalar resmen iktidarda

Nepal’de kördü¤üme dönen bar›fl görüflmeleri nihayet sonuçland›. Anlaflmaya göre Nepal Komünist Partisi’ne (Maoist) ba¤l› gerillalar BM gözetiminde silah b›rakacak ve geçici meclis ve hükümete kat›lacak. Anlaflma gere¤i ordu da gerillalarla ayn› miktarda silah› b›rakacak. Maocular, daha önceki görüflmelerde, tek tarafl› silah b›rakmalar› halinde kazan›mlar›n ordu eliyle geri al›naca¤›n› söyleyerek, ordunun da silah b›rakmas›n› istemifl, bu talepleri yerine getirilmeyince görüflmeler t›kanm›flt›. Nisan ay›ndaki gösterilerde mutlak yönetimine son verilen ve varl›¤›n› sembolik olarak sürdüren monarfli, 2007’de kurucu meclisin seçilmesinin ard›ndan tamamen son bulacak.

Ortega ABD’ye ra¤men kazand›

Nikaragua’da, 5 Kas›m’da yap›lan baflkanl›k seçimlerini, oylar›n %41’ini alan Sandinista lideri Daniel Ortega kazand›. 1980’da Nikaragua devrimi-

ni gerçeklefltiren Sandinistler, 1990 seçimlerini kaybedince iktidardan çekilmifllerdi. Seçimden önce, Ortega kazan›rsa ülkeyi cezaland›rmakla tehdit eden ABD istedi¤i etkiyi yaratamad› ve Ortega’n›n zaferini tan›mak zorunda kald›. Latin Amerika’daki sol iktidarlar kervan›na Nikaragua’y› da ekleyen Sandinistlerse ›l›ml› bir çizgi izleyeceklerini aç›klad›lar. Ortega bu zaferi 80. yafl gününü kutlamaya haz›rlanan Castro’ya do¤um günü hediyesi olarak sundu¤unu söyledi.

fiahinler seçimde sand›¤a çak›ld› Kongre seçimleri için 7 Kas›m’da sand›¤a giden ABD halk›, Cumhuriyetçi Bush yönetimini mutlak bir yenilgiyle cezaland›rd›. Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçilerin kazand›¤› 158 sandalyeye karfl›l›k, Demokratlar 198 sandalye kazanarak yasamada belirleyici güç haline geldiler. ‹lk kez bir Müslüman, bir de “sosyalist” parlamenter a¤›rlayacak olan Kongre’de Temsilciler Meclisi baflkan› da ilk

kez bir kad›n olacak. Demokratlar valilik seçimlerinde 50 eyaletin 28’inde kazand›. Senato seçimlerini de az farkla kazanan Demokratlar 1994’ten bu yana ilk kez Kongre’nin her iki kanad›nda da ço¤unlu¤u ele geçirerek, Baflkan Bush’u “topal ördek” haline getirdiler. Bush bundan sonra Demokratlar›n onay› olmaks›z›n ülke yönetimine dair belirleyici kararlar alamayacak. Seçimlerin ard›ndan hayal k›r›kl›¤›na

u¤rad›¤› belirtilen Bush, Demokratlarla uzlaflaca¤›n› ve Irak savafl› konusunda her türlü öneriye aç›k oldu¤unu söyledi. fiahinlerin önemli isimlerinden, Savunma Bakan› Donald Rumsfeld ise bu yenilgi karfl›s›nda istifa etmek zorunda kald›. Cumhuriyetçilere yönelik bu tepkinin temelinde, Irak ve Afganistan yenilgileri, kötüye giden ekonomi ve gerici yasalarla gemi az›ya alan bir muhafazakarl›k var.

2006

‹ran’›n “cayd›r›c› gücü” Michel Chossudovsky Global Research Center

ran, 2 Kas›m’da gerçeklefltirilen “Büyük Peygamber II” tatbikat›nda üç yeni tip füze denedi. ‹srailli bir istihbarat yay›n›na göre, ‹ran’›n askeri yeteneklerine dair baz› özellikleri Pentagon bilmiyordu: “…atefllenen füzeler ABD, ‹srail ve Avrupa’daki askeri planlamac›lar› afallat›yor.” ABD’li bir uzmana göre, “‹ranl›lar, Bat›’dan habersiz sahip olduklar› ça¤dafl füze teknolojisiyle gösterifl yapt›lar… garip füze bafll›klar› sergilediler. Ama en endifle verici hamleleri, onlarca küçük bombadan oluflan bir salk›m tafl›yan uzun-menzilli fiahab-3’tü… ‹srail, Ortado¤u ve Avrupa’y› menziline alan ve kritik özelli¤i de parçalar›na ayr›lma mekanizmas› olan fiahab-3’ün baz› özellikleri Bat›’da bir muamma. E¤er fiahab-3’ün salk›m› hedefe yak›n bir bölgede ayr›l›rsa, ‹srail-ABD füze savunma sistemleri yolda durdurabilir, ama belli bir mesafede ayr›l›yorsa ABD ve ‹sraillilerin buna karfl› bir savunmas› yok. ”‹srail füze program› eski baflkan› Uzi Rubin’e göre, “tatbikat›n fliddeti emsalsizdi. Bir etki yapma niyetindeydi ve yapt› da.” ‹ran Cumhuriyet Muhaf›zlar› Baflkan› ise, “füze testini cayd›r›c› gücümüzü düflmanlar›m›za göstermek için yapt›k” dedi. “Bu, Körfez’de ABD-liderli¤inde gerçeklefltirilen tatbikata kat›lan ABD, Britanya ve Fransa için net bir referanst›.” Denemeler, ABD ve ‹srail’de politik bir telafl yaratsa da, ‹ran’a karfl› önleyici savafl açma niyetini engellemifl görünmüyor. ‹srail d›fliflleri bakan›n›n sözleriyle: “Uluslararas› toplumun, ‹ran mevcut çizgisini sürdürürse milletler cemiyetinin öfkesine maruz kalaca¤›na dair net bir mesaj vermek için harekete geçmesinin vaktidir.” Bu askeri denemeler, Tahran’›n yürüttü¤ü yeni bir “so¤uk savafl sonras› cayd›r›c›l›¤›n” parças›. Amaç, ABD tehditlerini nötralize etmek. “Cayd›rma” ABD’ye karfl› da uygulanabilir. ‹ran taraf›ndan yap›lan aç›klamada, “tatbikatlar›m›z herhangi bir ülkeyi tehdit amac› tafl›maz. Bunlar, ‹ran’›n cayd›r›c›l›k gücünü canland›rma amac›ndad›r” denildi. Bu geliflmeler Bush yönetimini Ortado¤u askeri maceras›n›n yeni aflamas›na bafllamaktan vazgeçirir mi? ABD’ye yönelik “So¤uk Savafl Sonras› cayd›r›c›l›¤›n” Washington’un askeri gündemini daha da kötülefltirebilece¤i umut edilebilir. Di¤er yandan, her iki taraf da aktif savafl halinde. Basra körfezi çok gergin. ‹ran k›y› fleridi yak›n›ndaki ABD ve koalisyon deniz kuvvetlerinin dev y›¤›na¤›, savafla yol açabilecek bir kazay› tetikleyebilecek olmas›yla dikkat çekicidir. Bu yüzden, ABD’deki ve bütün dünyadaki yurttafl hareketlerinin, bu askeri gündemi tersine çevirmek için harekete geçmesi gereklidir. Çeviri: Sendika.Org

And’da su art›k halk›n n Bolivya, önümüzdeki y›l La Paz ve El Alto kentlerindeki su da¤›t›m›n› devlet kontrolü alt›na almaya haz›rlan›yor. Su da¤›t›m›n›n dokuz y›l önce Frans›z Suez flirketine sat›larak özellefltirilmesinin ard›ndan, yoksullar hizmete ulaflmakta güçlük çekmiflti. Su Bakan› Abel Madani, su da¤›t›m›n›n kamulaflt›r›lmas›n›n Bolivya toplumsal hareketlerinin temel taleplerinden biri oldu¤unu ve kamulaflt›rman›n genifl bir taban kontrolünde hayata geçirilece¤ini aç›klad›.

‹ran ‹srail’e sert ç›kt›: “Aya¤›n›z› denk al›n” n Dünyay› flaflk›na çeviren füze denemelerinin ard›ndan, casus uçaklar›n›n Basra Körfezi’ndeki ABD donanmas›ndan gizlice çekti¤i görüntüleri yay›nlayarak flov yapan ‹ran, nükleer tesislere yönelik olarak ‹srail’den gelecek olas› sald›r›lara an›nda karfl›l›k verilece¤ini ilan etti. ‹ran D›fliflleri Bakanl›¤› Sözcüsü Muhammed Ali Hüseyni, “E¤er ‹srail aptalca bir ad›m atar ve sald›r›rsa, ‹ran ve devrim muhaf›zlar›n›n yan›t› h›zl› ve y›k›c› olacak. Yan›t birkaç saniye içinde verilecek” dedi. ‹ranl› yetkililer, ABD’nin tüm tehditlerine ra¤men uranyum zenginlefltirme faaliyetlerinin de h›zland›r›ld›¤›n› aç›klad›.


16 Kasım 29 Kasım

2006

EKONOM‹ 9

Düpedüz soyuluyoruz! Bize yol, su, elektrik olarak dönsün diye ödedi¤imiz vergilere ra¤men faturalar giderek kabar›yor. Bu da yetmiyor ayn› hizmetten üç ayr› vergi al›yorlar. Halk aç›k aç›k soyulurken IMF ve Dünya Bankas› sesini yükseltiyor: Daha fazla zam yap›n! Bizlere yol, su, elektrik olarak dönsün diye ödedi¤imiz vergiler son günlerde yollar›n› flafl›rd›. Devlet ödenen vergileri IMF’ye ve tekellere faiz olarak ödendi¤i için vatandafl›n faturas› kabar›yor. Ç›kan yasalarla vatandafl›n faturas›na “ayn› hizmet” için yeni vergiler yans›yor. “Genel Ayd›nlatma Bedeli” bahanesiyle vatandafla yeni bir fatura ç›kar›l›yor. Bir hizmete üç vergi Ortak kullan›m alan›lar› olan cadde, sokak, park gibi yerlerde harcanan elektri¤in faturas›na “Genel Ayd›nlatma Bedeli” ad› veriliyor. Devlet bu bedeli “size elektrik olarak geri dönecek” diyerek her türlü üretim ve tüketimden vergi kesiyor. (KDV de dahil) Sonra ayn› devlet “sokak lambas›n›n faturas›n› o sokakta yaflayanlar ödesin” diyerek Belediye Tüketim Vergisi (BTV) ad›yla her elektrik faturas›ndan yüzde 5 oran›nda vergi kesiyor. Vatandafl ayn› hizmet için iki kez vergi ödüyor. Ayn› hizmet için üçüncü vergi yolda. TEDAfi belediyelerden alacaklar›n› topla-

Ekonominin flefleri zamma doymuyor IMF Birinci Baflkan Yard›mc›s› John Lipsky Türkiye’deki K‹T’lerin baz›lar›n›n zarar etti¤ini söyleyerek, K‹T ürünlerine zam yap›lmas›n›n gerekebilece¤ini söyledi. Mali disiplinin de sürdürülmesi gerekti¤ini belirten Lipski, 2007 y›l› için dayatt›klar› % 6.5 faiz d›fl› fazlan›n sa¤lanabilmesi için vergi art›fl› yap›l›p yap›lmayaca¤› sorusuna, “K‹T’lere zam gerekebilir” diye yan›t verdi. Bu aç›klaman›n hemen ard›ndan Dünya Bankas› da elektri¤e zam yap›lmas› gerekti¤ini buyurdu.

Do¤algaz yans›n cebimiz yanmas›n yamad›¤› için “Genel Ayd›nlatma” için vergi istiyor. Bunun için her elektrik faturas›na 2 YTL Genel Ayd›nlatma Vergisi eklenmesi, BTV’nin art›r›lmas› ya da BTV’nin do¤rudan TEDAfi’a aktar›lmas› gibi üç seçenek var. E¤er ilk iki seçenek hayata geçerse vatandafl bir soka¤› ayd›nlatmak için üç vergi vermifl olacak. Do¤algaza yüzde 5.8 zam Enerjideki soygun elektrikle s›n›rl› de¤il. BOTAfi,

Kas›m ay› bafl›nda baflta Melih Gökçek’in EGO’su olmak üzere devlet kurumlar›ndan 8 milyar YTL’lik alaca¤›n› tahsil edemedi¤i için do¤algaza yüzde 5.8 zam yapt›. Bu son zamm›n ard›ndan y›lda 1600 metreküp gaz tüketen bir ailenin faturas› geçen y›l 792 YTL iken bu y›l 196 YTL artarak 988 YTL'ye ç›kt›. Halk›n Sesi’nin geçti¤imiz say›lar›nda BOTAfi’›n yapt›¤› ve planlad›¤› zamlarla 2006 y›l› içerisinde do-

¤algaza yüzde 32 oran›nda zamlanaca¤›n› hesaplam›flt›k. Fakat BOTAfi’›n her faturay› halka kesme takti¤i bu oran› daha da art›racak. Elektrik kurumlar› ile BOTAfi aras›ndaki borç zinciri oldukça ilginç. BOTAfi’›n EÜAfi’tan, EÜAfi’›n TETAfi’tan, TETAfi’›n TEDAfi’tan ve TEDAfi’›n da belediyelerden alaca¤› var. Belediyeler devletten almas› gereken ödene¤i alam›yor. “Devletin devlete olan borcu”nu halk ödüyor.

‹stanbul Ö¤renci Kolektifi, ‹stanbul'da son 1 sene içerisinde do¤algaza yap›lan toplam %27'lik zamma tepki göstermek için 8 Kas›m'da ‹GDAfi önündeydi. Özellikle büyük flehirlerde üniversitelilerin yayg›n olarak kulland›¤› do¤algaz›n fiyatlar›na yap›lan zamlarla birlikte üniversitelinin yaflam koflullar› da ciddi biçimde a¤›rlaflt›. ‹stanbul Ö¤renci Kolektifi, enerji haklar›na sahip ç›kmak ve zamlar›n geri çekilmesi talebiyle, Alibeyköy’de ‹GDAfi önünde topland›. Eylem, alk›fllarla ve sloganlarla bafllad›. Ö¤renciler, nas›l flartlarda yaflad›klar›n› göstermek için tiyatro gösterisi yapt›lar, açt›klar› dövizlerlede taleplerini dile getirdiler.

Kiralar yoksullaflt›r›yor Memleket de¤il sömürü meselesi Resmi istatistiklere göre kiralar son bir y›lda yüzde 20 oran›nda artt›. Ayn› dönem ücretlere en fazla yüzde 10 zam yap›ld›. Kiralar ücretlileri yoksullaflt›r›yor Türkiye ‹statistik Kurumu (TÜ‹K), konut kiras›ndaki art›fl›n y›l›n ilk on ay›nda yüzde 18, son bir y›ll›k dönemde ise yüzde 20.6 oldu¤unu aç›klad›. Oysa ayn› dönem ücretler yüzde 5-10 aras›nda art›r›ld›. Türkiye’deki kira art›fllar› ücret art›fllar›n›n 2-3 kat üzerinde seyretti. Kirac›lar›n çok büyük bir ço¤unlu¤unun ücretli çal›flanlardan olufltu¤u düflünüldü¤ün-

de, artan kiralar›n Türkiye’nin önemli bir bölümünü yoksullaflt›rd›¤› aç›k. Resmi beyana göre hesaplanan ve vergiden kaçmak için

genellikle çok düflük gösterilen kiralar›n ortalamas› bile baz› illerde asgari ücretten yüksek. TÜ‹K’in hesaplamalar›na göre Ekim ay› sonunda ‹stanbul’daki ortalama kiralar 444.73 YTL olurken, ‹zmir’de 390.83 YTL oldu. Yani devletin hesaplamalar›na göre, asgari ücretli bir emekçi maafl›yla kiras›n› bile ödeyemeyecek durumda.

Nazilerden sonra yankiler de konut piyasas›na giriyorlar Do¤ufl Holding ve General Electric’in Garanti Bankas›’n›n ifltirak portföyünde bulunan Garanti Gayrimenkul Yat›r›m Ortakl›¤›’n›n yüzde 51 hissesine talip oldu¤u aç›kland›. Garanti Bankas› taraf›ndan ‹MKB’ye yap›lan aç›klamada, “Söz konusu teklifte ayr›ca Garanti GYO’nun halka aç›k di¤er hisseleri için teklif fiyat› üzerinden ça¤r›da bulunmak üzere Sermaye Piyasas› Kurulu’na bafl-

KISA... KISA... Ya¤maya hücum devam ediyor n Ekonominin sa¤lad›¤› spekülatif kar olanaklar› uluslararas› finans kurulufllar›n› Türkiye'ye çekmeye devam ediyor. ABD’li finans tekelleri Lehman Brothers ve Morgan Stanley ‹stanbul'da ofis açmaya karar verdi. Morgan Stanley'in Türkiye sorumlusu Gülnaz Ar›canl›, Türkiye'nin Morgan Stanley aç›s›ndan h›zla büyüyen ve stratejik bir pazar oldu¤unu ve Türkiye'nin flirket için büyük bir flans olaca¤›na inand›klar›n› söyledi.

“Yerli” sermayenin ba¤›ml›l›¤› büyüdü n Bu y›l›n ilk dokuz ayl›k döneminde Türkiye d›fl borçlanmas›n› yüzde 39 oran›nda art›rarak 38 milyar dolara kadar yükseltirken, borçlanmadaki bu büyüme a¤›rl›kl› olarak özel sektörden kaynakland›. Sektörün d›fl borç kullan›m› bir y›l içinde 13 milyar 686 milyon dolar’dan 24 milyar 369 milyon dolara ç›kt›. Özel kesim borcu yüzde 74 oran›nda artarken, kamunun toplam borçlanmas› geçen y›l›n ayn› dönemine göre sadece yüzde 1.6 oran›nda art›fl gösterdi.

vuruda bulunulaca¤› belirtilmifltir” denildi. Bir ABD tekeli olan General Electric’in Alman Deutche Bank’›n Do¤an Grubuyla gayrimenkul ifline girmesinin ard›ndan bu giriflimde bulunmas›, önümüzdeki günlerde emperyalist tekellerin kar h›rs› ile yoksul halk›n bar›nma hakk› mücadelesinin sert çat›flmalara sahne olaca¤›n› gösteriyor.

Sermaye ayn› sefalet ücretleriyle daha kalifiye eleman çal›flt›rmak için dü¤meye bast›. Dün bunun ad› verimlilik, kalite çemberleri idi, bugün inovasyon TÜS‹AD ve Sabanc› Üniversitesi Rekabet Forumu taraf›ndan haz›rlanan "2006 Türkiye Küresel Rekabet Raporu"nda, Türkiye'de ucuz iflgücünün sa¤lad›¤› rekabet avantaj›n›n sonuna gelindi¤i aç›kland›. Raporda Çin ve Hindistan gibi ülkelerin yükselifliyle Türkiye’nin rekabet avantaj›n› giderek kaybetti¤i tespiti yap›l›rken, üretim yap›s›nda verimlilik odakl› anlay›fltan inovasyon (yenilik) odakl› anlay›fla bir an önce geçilmesi gerekti¤ine dikkat çekildi. Son dönemin moda terimi inovasyon, rekabetin gereklerine ve “müflteri talebi”ne göre üretimi yenileyebilmeyi ifade ediyor. Firmalar›n artan rekabet karfl›s›nda maliyetleri k›samad›klar›

Patron bast›rd› sendikac›lar teslim oldu Avrupa'n›n en büyük otomobil flirketi Volkswagen ile sendikalar aras›nda var›lan anlaflmaya göre iflçiler ek ödeme almadan haftada 4 saat fazla çal›flacak. fiirketin, “Otomobilleri Almanya’da üretti¤imizde zarar ediyoruz. E¤er fazla çal›flmay› kabul etmezseniz fabrikalar› kapat›p baflka bir ülkeye tafl›n›r›z” tehdidi üzerine IG Metal sendikas›n›n geri ad›m att›¤› ö¤renildi. Böylece 29 saatlik çal›flma haftas›n›n, ücret art›fl› olmaks›z›n 33 saate ç›kar›lmas› kararlaflt›r›ld›. “Anlaflma”n›n ard›ndan flirket Volkswagen'in Wolfsburg'daki fabrikas›n›n yap›m›n›n devam edece¤ine ve Almanya'daki di¤er fabrikalar›n da aç›k kalaca¤›na dair aç›klamada bulundu.

noktada inovasyona gitmesi gerekti¤i vurgulan›yor. Özellikle Çin’in ucuz emek ekonomisinin merkezi olmas›ndan sonra kapitalist merkezler di¤er çevre ülkelere, “maliyetleri düflüremiyorsan›z daha iyisini, yeni-

sini, pazar›n acil ihtiyaç duydu¤unu üretin” diyorlar. Yani dertleri ucuz eme¤e dayal› ekonominin bitmesi de¤il, ayn› ücreti ödedikleri eme¤in daha yüksek katma de¤erli ürünler üretmesi.

‹novasyon ekonomisi için e¤itim sistemi çok önemli. Nitekim TUS‹AD ve Sabanc›’n›n raporunda da “ifl dünyas› ve üniversiteler aras›ndaki düflük iflbirli¤i” en önemli sorunlardan biri olarak gösteriliyor ve acil düzenleme isteniyor. Son günlerde üniversitelerdeki soruflturmalar›n, polis ve jandarma terörünün t›rman›fl›n›n önemli bir nedeni böylece anlafl›l›yor. Sermaye üniversiteleri tamamen kendisine ba¤l› yan kurulufllar haline getirmek istiyor ve bunun önündeki engellerin ortadan kald›r›lmas› da YÖK’e, polise ve jandarmaya düflüyor. Koç grubunun bafllatt›¤› “meslek lisesi memleket meselesi” sloganl› kampanya da e¤itime yönelik operasyonun, ortaö¤renim kurumlar›na yans›mas›.

AB faturalar›na haz›r olun Ali Ergin DEM‹RHAN ali@sendika.org

T

ayyip Erdo¤an, AKP kongresindeki konuflmas›nda elektri¤e zamm›n yolda oldu¤unu bildirdi. Erdo¤an’›n, elektri¤e zam haberini Bakan Hilmi Güler’in ›srarl› yalanlamas›na ra¤men ve üstelik de kongrede dile getirmesi tuhaf görünebilir. Ancak o, ald›¤› uyar› gere¤i bir yerlere mesaj veriyordu. K›sa süre önce yay›nlanan AB ‹lerleme Raporu, elektrik fiyatlar›n›n ucuz olmas›n› sorun, “elektrikte da¤›t›m özellefltirme sürecinin bafllamas›”n› da ilerleme olarak tarif ediyor. Hükümetten enerjinin piyasalaflt›r›lmas› yönünde at›lan ad›mlara h›z vermesi isteniyor. Elektrik zamm› ve enerjide özellefltirmenin son dönemde s›k s›k dile getiriliyor olmas›nda AB ile iliflkilerin özel bir önemi var. Çünkü biz elektri¤in kablosunu art›k AB’den çeken bir ülke olmaya haz›rlan›yoruz ve yap›lan anlaflmalar gere¤i 2007’den itibaren Avrupa ‹ç Piyasas› ile enerji entegrasyonunu bafllatarak AB sermayesinin belirledi¤i koflullarda enerji üretip tüketmeye bafllayaca¤›z. Türkiye enerji sektörü, art›k Avrupa Elektrik Enerjisi ‹letimi Koordinasyonu Birli¤i’nin (UCTE) bir uzant›s› haline gelecek. UCTE, Avrupa Kömür Birli¤i ile bafllayan, AET ve AB ile devam eden yar›m yüzy›ll›k süreçte, Avrupa ülkelerini tek bir pazarda birlefltirme hedefinin elektrik enerjisi alan›ndaki gereklerini yerine getiriyor. fiu anda Do¤u Avrupa, Do¤u Akdeniz ve Kuzey Afrika’y› AB merkezine ba¤layan sistem Akdeniz çevresindeki ülkelerin enerji sistemini tek bir flebekeye dönüfltürüyor. UCTE sayesinde Avrupa sermayesi 500 milyonluk tek bir pazar içinde kendi standartlar›na göre belirlenmifl koflullarda elektrik üretecek ve al›p satacak. Türkiye’nin Avrupa ile elektrik entegrasyonuna gitmesine yönelik belirleyici çal›flmalar ise, UCTE taraf›ndan yürütülmek üzere, 28 Eylül 2005’te Brüksel’de bafllat›ld›. Temmuz 2007 itibariyle de Güneydo¤u Avrupa’da bölgesel bir enerji piyasas›n›n oluflturulmas› ve 2012’ye kadar k›ta ölçe¤inde entegrasyonun tamamlanmas› öngörülüyor. Peki bunun gerekleri neler? Öncelikle enerji da¤›t›m›n›n tamamen özellefltirilmesi, enerji fiyatlar›n›n belirli bir standarda getirilmesi, fatura tahsilatlar›n›n s›k›laflt›r›lmas›, kaçak kullan›m›n engellenmesi. Yani yeni AKTAfi’lar ve Avrupa standard›nda faturalar kap›da. Avrupa standartlar› faturam›z› ne hale getirecek, bir de ona bakal›m. Türkiye konut elektri¤ine kwh bafl› 11,7 cent ödüyor. Yani, 29 cent ödeyen Danimarkal›lar›n, 22 cent ödeyen Hollandal›lar›n, 19,6 cent ödeyen ‹rlandal›lar›n, 19,1 cent ödeyen ‹talyanlar›n, 17,7 cent ödeyen Avustralyal›lar›n epey gerisindeyiz. “Ama bizim maafllar›m›z da epey geride” diye safl›k etmeyin. Avrupa standartlar›nda faturalara haz›r olun, ola ki haz›r de¤ilseniz AB ›fl›¤›n›z› söndürecek haberiniz ola.

“Memleket nas›l sat›l›r” dersleri Ülke de¤erlerini peflkefl çekme konusundaki yetene¤ini kan›tlayan Türkiye Azerbeycan’a örnek oluyor. Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤› (Ö‹B) ile Azerbaycan Özellefltirme ‹daresi aras›nda, dan›flmanl›k

hizmetleri konular›nda iflbirli¤i yapmak üzere protokol imzaland›. Protokolde, özellefltirme ihalelerine yabanc› yat›r›mc›lar›n çekilmesi konusunda Türkiye'nin deneyimini aktarmas› öngörülüyor.

ABD’ye taze kan Kaddafi’den geldi

Libya lideri Muammer Kaddafi’nin ABD’ye yanaflma çabalar› devam ediyor. ABD’li petrol tekeli ExxonMobil’in, Libya'da devlete ait petrol flirketiyle yapt›¤› anlaflma uyar›nca, aç›k denizde petrol kaynaklar›n› araflt›raca¤› duyuruldu. Exxon ve Mobil 1980'li y›llarda, ABD ve Libya

aras›ndaki iliflkilerin bozulmas› ard›ndan bu ülkedeki çal›flmalar›n› sona erdirmiflti. Kaddafi’ye savafl açan ABD 1980 ile 1986 aras›nda 3 kez Libya’y› bombalam›flt›. Kaddafi 2000’li y›llarda çark etmeye bafllam›fl ve ABD’nin “terörle mücadele”sini destekledi¤ini duyurmufltu. Bu geliflmeler üzerine ABD bu ülkeye yönelik ekonomik yapt›r›mlar› k a l d › r m › fl t › . ExxonMobil fl i r k e t i y l e Libya aras›ndaki anlaflmayla, bugüne kadarki en

genifl bölgede sondaj yap›lmas› için de izin verildi. 36 milyar varillik petrol potansiyeli olan Libya’da tüm rezervlerin sadece dörtte biri için sondaj ve kaz› kontratlar› yap›lm›fl. Büyük petrol üreticisi ülkelerle problemleri bitmek bilmeyen ABD’nin enerji ihtiyac› için Libya rahatlama sa¤layabilir.

Gemiyi ilk önce fareler terkediyor Irak'›n iflgalinin ard›ndan, Irak'ta ABD’nin açt›¤› çok say›da inflaat ihalesini alan ve ABD yönetimine yak›nl›¤›yla bilinen Bechtel Irak’› terk edece¤ini duyurdu. Ülkede 99 ihale alan ve ad› birçok yolsuzlu¤a bulaflan Bechtel’in karar›nda 52 çal›flan›n›n öldürülmesinin etkili oldu¤u söyleniyordu. Bir ordu gibi iflleyen özel güvenlik flirketiyle Irak’a giren Bechtel’in karar›nda “çal›flanlar›n ölümü”nün de¤il, “Irak’ta denizin tükenmeye bafllamas›”n›n etkili oldu¤u konufluluyor.


16 Kasım 29 Kasım

10 YÜZYÜZE

2006

Y›k›m günü yaklafl›yor, Dikmen vadisi halk› evlerini savunmakta kararl›

Hepimiz birimiz için Dikmen Vadisi’nde aylard›r devam eden direnifl 7 eve y›k›m tebligatlar›n›n ulaflmas›yla yeni bir seyir ald›. Mahalleli, meflaleli yürüyüfllerle kitlesel ev ziyaretleriyle komflular›na sahip ç›k›yor. Vadi halk› y›k›m ekiplerini bekledikleri 18 Kas›m’a haz›rlan›yor

Gücümüz yetti¤ince savafl›m›z› verece¤iz niyle evlerinden olan ve Kentsel dönüflüm nede an sonra vadi halk›n›n 2 ay hastanede yaflad›ktleflen Oruço¤lu aliesi: deste¤iyle evlerine yer geldi¤ince yard›mc› olBurada herkes bize elinden ar ¤ru: Ne yapacak bu insanl du. Verilen mücadele do ki Bel r? kle ece geç an vaz m› evleri y›k›l›nca, haklar›nd kaca kal a uzd um rum du im içlerinde evleri y›k›l›rsa biz yarine de düflerler. Burada lar olabilir. Hastane köflele gö ar› anl ‹ns ak. yara sat›lac p›lacak evler 400-500 mil evri kle ece dik a rad bu a am türüp bir köfleye at›yorlar vermiyorlar. E¤er bizim evi n› ola lar› hak lara on en lerd inti¤ yet n üzü kendi gücüm mizi de y›kmaya gelirlerse Bize ziyarete gelen komflu. iriz ver › m›z afl› ce kendi sav aenece¤iz, evlerimizi y›kt›rm lar›m›z sonuna kadar dir riz. eni › flekilde dir yaca¤›z diyorlar. Biz de ayn

Evimiz giderse buraya gömülürüz daha iyi gelen 7 gecekonducuEvlerine y›k›m tebligat› sine konuk olduk dan biri olan fienol aile al›yor. Ben ev kiras› m› Eflim 500 milyon maafl lih an afla¤› ev yok. Me vereyim? 500 milyond den ner ay› par o yim? Ben Gökçek’e borç mu ödeye e izi yapsayd›, halk› için erim evl k, kçe Gö bulay›m? p nü dö i ger a öder gibi ban koysayd›, ‘arkadafllar kira de ben ksa Yo . du yor ul edi ödeyin’ deseydi halk kab or ak. Onun han›m› oturuy rm otu de yer zel gü isterim uz. yor bili ay› am Biz de yafl da ben niye oturmayay›m tafl›yarak su tafl›yarak kum n ede der eri evl bu Ama biz t›k flimdi? Yürüyüfller yap yapt›k. Y›k›ls›n m› t›k Bak . d›k ma ala uç bir son Belediye’ye, AKP’ye gittik, fli de eni dir Bu ›k. lad bafl ki umut yok direnmeye flad›m 55 yafl›na geldim. Ya sonuna kadar götürece¤iz ? Benim evim elimden ¤›m aca yap ne p Daha yaflay› gömülürüm daha iyi. al›nd›ktan sonra buraya

Vadiden direnifl notlar› Mahallede bulunan bini aflk›n konutun ço¤unlu¤unu tapusuz evler oluflturuyor. Vadi de y›k›lan evlerin enkazlar› yine ayn› evlerden ç›kan k›r›k dökük eflyalara kar›fl›yor. Mahalleli art›k “ya evimize karfl›l›k ev verirler ya da buradan cesedimizi ç›kar›rlar” diyor. Dikmen Vadisi; keflfedilmemifl y›ld›zlar›, inflaatç›s›, elektrikçisi, ev kad›n›, müzisyeniyle bar›nma hakk›n› kazanmak için seferber oluyor. Tüm teknik gereksinimler mahallenin bu heryerde bulunan ama hiçbir zaman görünmeyen yetenekleri sayesinde hallediliyor. Akflamlar› bar›nma hakk› bürosunda toplananlar meflaleleri yak›p yürüyüfle bafll›yor. Mahallede eylem yapmak art›k gündelik yaflam›n bir parças›. Geçti¤imiz günlerde ise mahallenin müdavimleri olan y›k›m ekipleri mahallenin gençlerinden temiz bir sopa yeyip geri döndüler. ‹lk günlerde seslerini duyurmaya ve bu sayede Gökçek’i raz› etmeye çabalayan vadi halk›, y›k›m tebligatlar›n›n gelmesiyle “benzini, lasti¤i, barikat malzemelerini” nereden bulacaklar›n› düflünmeye bafllam›fl durumdalar. Yap›lan eylemlerde mahalleli polis barikat›yla karfl›lafl›nca da polisin adeta burnundan getiriyor. Yafll› teyzeler, amcalar, çocuklar her biri barikattan bir polis bulup azarl›yor. O ihtiflaml› çevik kuvvetlerin bu azar karfl›s›nda nas›l ezilip büzüldüklerini ve 7 komflular› için mahallenin nas›l seferber oldu¤unu görünce insan›n akl›na tek bir fley geliyor. Gerçekten de: “Örgütlü bir halk› hiçbir kuvvet yenemez”

Biz kazanaca¤›z

Rant için de¤il halk için dönüflüm

‹lker Halkevi Baflkan› Tar›k Çal›flkan evi y›k›m tehditi alt›nda bulunanlardan biri. Çal›flkan, herkese ev verilmedi¤i sürece direniflin sürece¤ini söyledi

Ankaram Platformu Dönem Sözcüsü ve TMMOB fiehir Planlamac›lar› Odas› Ankara fiubesi yöneticisi Serdar Karaduman, projenin yenilenmesi gerekti¤ini düflünüyor

Dikmen direnifli aylard›r, süreklili¤inden bir fley kaybetmedi. Vadi direniflini di¤erlerinden farkl› k›lan ne? Ankara’da 24 yerde Kentsel Dönüflüm Projeleri yap›l›yor. Bu projeyi hayata geçiren yerel yönetimler insanlar› çok çabuk teslim ald›. Çünkü o mahallelerde halk bir araya gelmesini beceremedi. Bizse eme¤imizi, beynimizi bir araya getirdik. Birlikte mücadele ettik. Mahalle temsilcisi arkadafllar›m›z, mahallede yap›lacak ifllere karar veriyor. Yani birlikte karar al›yoruz. Bu ülkede hep birileri karar al›r, birileri emreder, birileri de yapar. Biz bu anlay›fl›n do¤ru olmad›¤›n› gösterdik. Halk kendi gelece¤ine ve ne yapmak istedi¤ine karar verecek. Halk›m›za mücadelenin kendisiyle ilgili oldu¤unu anlat›rsak o zaman

baflarm›fl oluruz. Ama daha mücadele bitmifl de¤il. Ben kendi ad›ma söylüyorum ki biz mutlaka kazanaca¤›z. Vadi halk› bu mücadele etraf›nda kader birli¤i yap›yor, bunu nas›l sa¤lad›n›z? Mahallemizde çok farkl› kültürler, inan›fllar ve parti anlay›fllar› var. Biz burada insanlar›n dinini, ›rk›n›, mezhebini tart›flt›rm›yoruz. Bizim demokrat diye bildi¤imiz birçok insan mahalleyi ve mücadeleyi terk ederken, y›llarca AKP’ye çal›flan insanlar bugün bizimle hareket ediyor. Çünkü biz ›srarla do¤rular›m›z› ortaya koyduk ve o insanlar kendi iktidarlar›n›n onlar› nas›l kand›rd›¤›n› gördüler. Geldiler bizden özür dilediler. “Kusura bakmay›n bu flerefsizler bizi kand›rd›. Biz art›k sizinle birlikteyiz,

ne diyorsan›z onu yapaca¤›z” dediler. fiu ana kadar kazand›klar›n›z neler? Projeyi hayata geçirmek isteyen yerel yönetim ve müteahittler ikinci ayda karar ald›lar. Üçüncü ayda mahalle y›k›lacak dediler. Ama on birinci aya geldik, mahalle ayakta. 8 ayd›r bu insanlar kira vermiyor. Ayr›ca önceden projeyi uygulayanlar hak sahiplerine, “30 bin YTL vermezseniz sözleflme yapmayaca¤›z” dediler. Ama o arkadafllar flimdi bu paray› 72 ayda ödeme hakk› kazand›lar. 85 imar aff›ndan faydalanmayanlara ise “siz iflgalcisiniz defolun” diyorlard›. fiimdi bunlara da, “size 200 metre toprak sataca¤›z, orada villa yapacaks›n›z” diyorlar. Bu da bir kazan›m asl›nda. Ama biz bunlar› kazan›m olarak dahi kabul etmiyoruz. Mücadele mahalleliyi ne yönde etkiledi? Buradaki halk›n hak alma bilinci a盤a ç›kt›. Birçok arkadafl, “iyi ki Gökçek bu ifli yapm›fl” Çal›flkan, elde diyor. Çünkü mahallede ettikleri en 30 y›ld›r oturan arkabüyük dafllar bugüne kadar bir kazan›m›n fley paylaflmad›lar. Ama mahalle bugün bir araya gelen, halk›nda bir fleyleri paylaflan bir mücadele ve halk ortaya ç›kt›. Madayan›flma halleliler, polisle karfl› ruhunun ortaya karfl›ya gelen insanlar ç›kmas› için “bunlar›n ifli gücü oldu¤unu yok mu, yapt›klar› anardüflünüyor fli” diyorlard›, bugün onlar›n hakl› olduklar›n› gördüler. Çünkü ayn› haks›zl›klarla kendileri karfl›laflt›lar. Mahalleli hak araman›n bedelinin ne oldu¤unu gördü. “Bu ülkede hak verilmiyormufl al›n›yormufl, al›rken de baz› fleyleri vermek gerekiyormufl” dediler. Bizim için as›l büyük kazan›mlar bunlard›r. Y›k›m tarihi giderek yaklafl›yor, önümüzdeki günlerde neler yapacaks›n›z? Meflaleli yürüyüfllerle, evleri y›k›lacak arkadafllara yapt›¤›m›z toplu ziyaretlerle eylemlerimizi sürdürüyoruz. Y›k›m karar› alanlara “biz arkadafllar›m›zla birlikteyiz, bu evleri kesinlikle y›kt›rmayaca¤›z” diyoruz. fiunun bilincindeyiz, kim olursa olsun gücümüzü, eme¤imizi, düflüncemizi birlefltirirsek bizim karfl›m›zda duracak güç yok.

Kentsel dönüflüm alanlar›nda yap›lan uygulamalar›n sosyal sonuçlar› ortaya ç›kmaya bafllad›. Sosyal politikalar olmadan, bu bölgede yaflayan insanlar›n ekonomik, sosyal konumlar› ve talepleri dikkate al›nmadan, sadece kentsel ranta el koymak amac›yla yürütülen bu projele-

re karfl› ilk yerel tepki Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etap'ta yaflayan halktan geldi. Kentsel Dönüflüm çevre, insan ve do¤a temelinde yükselmedi¤inde, gerçekten toplum yarar›na, bütünsel, planl› bir yaklafl›mla ele al›nmad›¤›nda toplum aç›s›ndan yarataca¤› sosyal y›k›mlar› tah-

min etmek zorlaflmaktad›r. ‹flte bu nedenle kentsel dönüflüm deneyimlerinin ortak bir toplumsal de¤ere dönüflebilmesi için Dikmen 4. ve 5. etap sakinlerinin talepleri dikkate al›nmal›, proje bu talepler dikkate al›narak Belediye yönetimi taraf›ndan yenilenmelidir.

Vadide bafllad› vadide bitecek Dikmen Vadisi’nin gönüllü avukat› Ender Büyükçulha

Hukukun bitti¤i yerde direnifl bafllar Bu keyfi, hukuk d›fl› ve siyasi y›k›m kararlar› ile, ayn› zamanda toplumsal bir gerilimin kap›s›n› da açt›lar. Binlerce insan›n yaflam› pahas›na savunma kararl›l›¤›n› dile getirdi¤i bu 7 evi y›kabilecekler mi? Vadi halk›n›n direniflini k›rabilecekler mi? Onu hep birlikte önümüzdeki günlerde görece¤iz. Ancak vadi halk›n›n mücadelesinde bugüne kadar kat etti¤i yol bile, art›k haf›zalardan, toplum bilincinden kolay kolay silinemeyecek bir de¤er yaratt›. Bu de¤erin özü, örgütlü ve fiili bir mücadelenin, en temel haklar› yok say›lan yoksul halk kesimleri için hala tek ve vazgeçilmez seçenek oldu¤udur. Ülkenin dört bir yan›nda bu gün veya yar›n, kentsel dönüflüm ad› alt›nda pazarlanan rant projeleri ile, insanca bir yaflam ve bar›nma hakk› yok say›lan yoksul halk kitleleri, iflte bu de¤eri sahiplenecek ve büyütecektir. Denebilir ki, bir ilki yaflayan ve yaflatan Dikmen Vadisi halk›, gerçekte ülkenin farkl› yerlerindeki bütün yoksullar›n evlerini savunuyor ve onlara flu sözleri f›s›ld›yor; “haks›zl›klara karfl› bir araya gelin, kendi varl›¤›n›z›n ve örgütlü gücünüzün fark›na var›n!”

Evine y›k›m tebligat› gelen Ali fienol, Dikmen vadisinin kap›s› olarak tan›mlad›¤› 7 gecekondunun y›k›lamayaca¤›n› ve kap›lar›n› ‹. Melih’e açmayacaklar›n› söylüyor Mücadeleniz süresince, belediye size karfl› nas›l bir tav›r ald›? Belediye y›ld›rma politikas› izledi. Yollar›m›z› bozdu, ayd›nlatmalar›m›z› kesti. Maliyeti 30 milyar olan telefon kablolar› kesildi. Bunun d›fl›nda Tar›k abiye, bana bu direniflten vazgeçersek birer daire vereceklerini söylediler. Biz de dedik ki bize bu daireleri veren öbür ma¤durlar›n dairesini de verebilir. Hay›r dediler bir tek size verebiliriz. Biz de kabul etmedik. Bu evleri y›karlarsa mahalleli aç›s›ndan ne gibi sonuçlar› olur? Bak›n, 10 bin insan soka¤a at›l›rsa nerde yaflayacak, nas›l geçinecek? Sonra bu flehrin asayiflini kim sa¤layabilir? Daha önce biz Hasköy kentsel

dönüflüm projesiyle sokakta kal›p 2 ay Numune Hastanesi’nde yaflayan bir aileyi ziyaret ettik. Aileyi ziyaret ederken Dikmen Vadisi’nin yüzde 80’ini orada gördüm. O dört çocu¤a bakarken kendi çocu¤umu gördüm, mahallenin gelece¤ini gördüm; ki Ankara’da binlerce kifliyi bar›nd›rabilecek hastane yok. Y›k›m karar› mücadelenizi nas›l etkileyecek? Sand›lar ki, Dikmen vadisinin kap›s›n› Tar›k Çal›flkan’›n, Ali fienol’un evini y›karak açaca¤›z. Ama y›kamayacaklar. Benim evimi Belediye y›kamaz, ha devlet y›karsa geriye bir can›m var onu da herhalde Gökçek’le paylaflaca¤›z. Kentsel dönüflüm Dikmen Vadisi’nde bafllad› e¤er Baflkan inad›n› sürdürür, insanlar› ma¤dur etmekte ›srar ederse Dikmen Vadisi’nde de biter.


ZEK‹ ÇA⁄LAR DÖKTÜRÜYOR

ÇOCUKLAR MAHALLER‹N‹ ÇEKT‹

EFSANEV‹ L‹DER‹N SÖYLEfi‹ K‹TABI

Daha önce Mercan Dede, Sabahat Akkiraz, Selim Sesler gibi isimlerle çal›flan genç halk müzi¤i sanatç›s› Zeki Ça¤lar Naml›'n›n ilk albümü yay›mland›. Halk müzi¤ine hakimli¤i, besteleri, kendi buluflu olan çift kutulu ba¤lamas›yla müzik dünyas›na yeni bir soluk getiren albüm 'La Lune / Köy' Akkiraz Müzik'ten ç›kt›.

Tarlabafl›’nda yaflayan ve okuyan 20 ilkö¤retim ö¤rencisinin, ö¤retmenleri Mehmet Özflimflek dan›flmanl›¤›nda oluflturdu¤u Beyo¤lu Foto¤rafç›lar› adl› foto¤raf grubu ilk sergisini Beyo¤lu’ndaki Fototrek’te açt›. Küçük foto¤rafç›lar ilk sergilerinde yoksul mahallelerini anlat›yor. Sergi 1 Aral›k'a kadar gezilebilir.

Al›p götüren türküler

16 Kasım 29 Kasım

Castro anlat›yor...

INNARITU’NUN ‘BABEL’‹

Önyarg›lar› aflmak

KOCA GRANADO’NUN NOTLARI

Fidel Castro'nun flimdiye kadarki en uzun söylefli kitab›, 'Fidel Castro - ‹ki Ses Bir Biyografi' Do¤an Kitap'tan ç›kt›. Kitap, Frans›z gazeteci Ignacio Ramonet'nin k›sa bir süre önce Castro ile yapt›¤› uzun mülakattan olufluyor. Efsanevi devrimci, kiflisel tarihinden devrim sürecine, tüm bilinmezleri ilk kez bu kadar ayr›nt›l› anlat›yor.

'Paramparça: Aflklar ve Köpekler' ve '21 Gram'›n yönetmeni Alejandro Gonzalez Inarritu’nun yeni filmi 'Babel' vizyona girdi. Brad Pitt, Cate Blanchett, Gael Garcia Bernal’in oynad›¤› film Fas’ta meydana gelen bir kazadan yola ç›karak üç farkl› k›tada geçen etkileyici bir dram anlat›yor. Film dünyadaki önyarg›lar› sorguluyor.

Che Guvera'n›n o ünlü Latin Amerika gezisindeki yoldafl› Alberto Granado’nun bu gezi s›ras›ndaki günlükleri Türkiye’de ilk kez yay›mland›. 'Che Guevara ‹le Devrim Yapmak' ad›ndaki kitap 1001 Kitap Yay›nlar›'ndan ç›kt›. Che'yi devrimcili¤e sürükleyen o ünlü yolculu¤u bir de Granado'nun kaleminden okuyun.

Tarlabafl› manzaralar›

Che ile yollara düflmek

2006

KÜLTÜR/SANAT 11

Bir hesaplaflma filmi Türk sinemas›nda bir film ilk kez 12 Eylül darbesiyle do¤rudan hesaplaflma cesaretini gösteriyor. Ömer U¤ur imzal› filmde genç bir iflçinin ‘yanl›fll›kla’ 12 Eylül’ün iflkence tezgahlar›ndan geçmesi son derece sars›c› bir flekilde anlat›l›yor

12 Eylül 1980. Yirmi alt› senedir çok konuflulan, yaz›lan, çizilen ve beyaz perdeye yans›yan bir tarih. Bu tarihle hesaplafl›lamad›¤›, yaratt›¤› çöküntü ve gericileflme geride kalmad›¤› sürece üzerine daha çok konuflulacak, yaz›lacak, çizilecek. Ülke tarihini, toplumunu, kültürünü, siyasetini öncesi ve sonras›yla ikiye bölen bu tarih ‘geçmifl’ olamayacak kadar derin izler b›rakt›... ‘Eve Dönüfl’ 12 Eylül darbesini çeflitli yönlerden, do¤rudan, hiç sapt›rmadan tüm ç›plakl›¤›yla anlatan ilk film. Filmde, dönemin politik ortam›; duvar yaz›lar›, gece afifllemeleri, fabrikalarda sendika temsilcilerinin yapt›klar› konuflmalar ve kahve taramalar›yla tasvir edilirken, yoksulluk ise tüm bunlar› gören ama seyirci bile olmayan bir aileyle temsil edilmifl. Ailenin anne ve babas› Esma (Sibel Kekilli) ve Mustafa (Mehmet Ali Alabora) zor flartlarda çal›flan birer iflçi. Bir televizyon istedikleri ve ald›klar› için de bu flartlar daha da zorlaflm›fl. 12 Eylül günü geldi¤inde tek dertleri; uzun zamandan sonra biraz e¤lenebilecekleri bir pikni¤e, soka¤a ç›kma yasa¤› yüzünden gidemeyiflleri iken, bunun yerini ‘ne olacak flimdi?’ sorusuyla yaflamaya bafllad›klar› olaylar al›yor. Tüm ç›plakl›¤›yla iflkence, ci-

nayet, yalan ve daha fazla yokluk, hiçbir fleyle ‘alakalar›’ yokken, ard arda yüz yüze kald›klar›, a¤›r biçimde yaflad›klar› ve zamanla hayatlar›nda hep var olaca¤›n› anlad›klar› birer gerçek oluyor. Filmde anlat›lan çeliflkile-

rin zirveye ulaflt›¤› sahne ise, bir gece bask›n›yla evinden gözalt›na al›nan Mustafa’n›n; eme¤i ve hayat›yla bir televizyon arac›yla belki de ilk defa kurdu¤u ba¤da, yüzüne ‘koca’ bir tokat yedi¤i; polislerin hoyratça bütün eflyalar›

ATMA RECEP recepatma@gmail.com

saçt›¤› s›rada onca zorluklarla ald›klar› televizyonun yere düflmesine engel olmak için hareket etti¤i an. Filmi izleyen herkes büyük ihtimalle ayn› fleyi hissedecek: Aman televizyon yere düflmesin!

Filmin kamera tekni¤ine, ›fl›¤›na, oyuncular›na söylenecek kimi fleyler var elbette. Ama herfleyden öte Eve Dönüfl’ün esas baflar›s› yönetmeni Ömer U¤ur’dan yap›mc›s›na, tek tek bütün oyuncular›na 12 Eylül darbesini sergileme cüreti göstermesinde, sineman›n gücünü kullanarak o döneme dair hiçbir fikri olmayanlar› da koltuklar›ndan flafl›rarak kald›rmas›nda ve ‘bir daha eskisi gibi olamayaca¤›m› sand›m’ cümlesini sarfettirebilmesinde gizli. Eve Dönüfl, darbeyi ve iflkenceyi, sorunun etraf›ndan dolaflarak de¤il merkezine yönelerek yans›t›yor.

Sevgili okur Ecevit’i biz öldürmedik. Evet, geçen say›m›zdaki YOL yaz›s›nda Ecevit ölmeden befl gün önce “Bu arada Ecevit’ten haberi olan var m›? Cumhurbaflkanl›¤›na aday olacak m›?” diye yazm›fl olabiliriz ama flom a¤›zl› oldu¤umuzdan haberimiz yoktu. fiimdi var ve flans›m›z› biraz zorlayal›m bakal›m. Bu arada Recep’ten haberi olan var m›, epilepsisi var diye nas›l endiflelendik bilseniz… Bu arada Kemal Abi’den haberi olan var m› yahu, çok özledik kendisini… Bu arada Tayyip’ten haberi olan var m›, flekerine dikkat etsin… Bu arada Kenan Evren’den haberi olan var m›, üç befl kurufl versek de bir resmimizi yapsa… Bu arada Erdo¤an’dan haberi olan var m›, o kadar paray› mezara m› götürecek… Bu arada Celalettin Cerrah’tan haberi olan var m›, kendisine mukavemet edesimiz geldi… Bu arada Tayyip’ten haberi olan var m›, memleketin derdi adam› öldürür… Bu arada Recep Akda¤’dan haberi olan var m›, bir hastaneye düflse de görse verdi¤i hizmeti… Bu arada Tayyip Erdo¤an’dan haberi olan var m›, Kaflar Pafla Hazretleri çok mu a¤›r konufluyormufl… Bu arada Alican Babacan’dan haberi olan var m›, Avrupa’ya baflmüzakereye giderken yolda bir trafik kazas›na kurban gitmesin. Bu arada Recep Erdo¤an’dan haberi olan var m›, bugüne kadar yedikleri “eline, gözüne, dizine de” durur mu? Bu arada Hüseyin Çelik’ten haberi olan var m›, evrimini tamamlayabilmifl mi? Bu arada Recep Tayyip Erdo¤an’dan haberi olan var m›, makam floför ayn› floför de¤il mi? Bu arada Kadir Topbafl’tan haberi olan var m›, bir y›ld›r inflaat› süren o ‹stiklal Caddesi var ya, o caddeden söktü¤ü a¤açlar var ya, her ay söküp ç›kartt›¤› granitler var ya… Bu arada Melih Gökçek’ten haberi olan var m›, yedi yedi doymad› m›? Bu arada Recep Tayyip Erdo¤an’dan haberi olan var m›? Cumhurbaflkanl›¤›na aday olacak m›? Ya k›smet, sevgili okur Yukar›da ad› geçen Receplerin gerçek hayat ile bir iliflkisi var da befl gün içinde kalmazsa, Takdir-i ‹lahidir, bizim elimizden ne gelir.

Tahsin Yücel bugünü Boran f›rt›nas› geliyor gelecekten anlat›yor Tahsin Yücel’in son kitab› ‘Gökdelen’ günümüzde yaflanan çürümeyi gelecekten bakarak anlat›yor. ‘Gökdelen’ yergisi bol, keyifli ama bir o kadar da düflündürücü bir roman Y›l 2073. ‹stanbul, gökdelenlerle kaplanm›fl. En üsttekiler alttakilerden habersiz, yal›t›lm›fl bir yaflam sürdürüyor. Karasular› 15 y›ld›r bir Amerikan flirketinin elinde. Ülkede her fley özellefltirilmifl. Karadenizli mimar Temel Diker'in mevcut hukuk sistemiyle çözemedi¤i bir sorunu var. Temel, Cihangir'de kalm›fl küçük bir araziyi istiyor. Çünkü en büyük hayali Sarayburnu'na yüz silüeti annesine benzeyen bir Özgürlük An›t› dikmek ve bu an›t da en iyi bu ara-

ziden görünüyor. Ama arazinin sahibi sat›fla yanaflm›yor. Nivyorklu

Temel'in avukat›, eski solcu Can Tezcan, bu soruna çözüm bulmak için yarg›y› özellefltirmeye karar veriyor. Bu hikaye usta romanc› Tahsin Yücel'in son roman› 'Gökdelen'de geçiyor. Yücel yine bol yergili, keyifli bir roman ortaya ç›karm›fl. 'Gökdelen', da¤da bay›rda aç aç›k dolaflmak zorunda b›rak›lm›fl sefalet içindeki insanlardan, ç›karc› politikac›lara onlar›n destekçisi medyaya kadar asl›nda bugünkü çürümeyi anlatan sürprizlerle dolu bir roman.

Türkiye'nin öncü sosyologlar›ndan, ilk bar›fl eylemcilerinden, Türkiye ‹flçi Partisi (T‹P) parlamenteri ve son genel baflkan›, ayn› zamanda Türkiye'nin ilk kad›n parti baflkan› Behice Boran'›n hayat› film oldu. Boran hakk›nda, Üçüncü Sinemac›lar Kolektifi taraf›ndan haz›rlanan 'Behice Boran: Son Nefesine Kadar' isimli uzun metraj belgesel film, k›sa süre içinde çeflitli merkezlerde gösterilecek. Film, son nefesine kadar Türkiye'nin ve dünyan›n ayd›nl›k gelece¤ine yönelik mücadelesinde y›lg›nl›k göstermemifl bir tarihsel kiflilik olan Behice Boran'›n yaflam›n›, karakterini ve mücadelesini gözler önüne sererek tart›flmaya sunmay› amaçl›yor. Filmin

bir y›l süren çekimleri s›ras›nda, Behice Boran'› bizzat tan›m›fl olan çok say›da siyasetçi, sendikac›, akademisyen ve sanatç›yla gerçeklefltirilen röportajlar üzerinden Boran'›n çok yönlü kiflili¤inin biliminsan›, siyasetçi, kad›n ve anne yönleri sergileniyor. Filmin, mekan› henüz belirlenmeyen galas› 2 Aral›k'ta yap›lacak ve film çeflitli merkezlerde

Türkiye’nin az say›daki sosyalist kad›n liderinden Behice Boran’›n yaflam› beyazperdeye aktar›ld›

gösterime girecek. Ayr›nt›l› bilgi için internet adresi: www.ucuncusinema.net

. . . ‹ Z L E M E L ‹ . . . D ‹ N L E M E L ‹ . . . O K U M A L I . . .

Sahi, aflk nedir?

Julien Sorel olunmal›...

Seni düflünmek güzel fley...

amyon floförü ‹lyas, çal›flt›¤› yerde genç ve güzel Asya’yla tan›fl›r. Çift, afl›k olur ve evlenir, çocuklar› olur. ‹lyas evi terkedince Asya’ya ve bebe¤i Samet’e Cemflit sahip ç›kar. Asya, Cemflit’le evlenir ki ‹lyas ç›k›p gelir. At›f Y›lmaz imzas›n› tafl›yan Türkan fioray, Kadir ‹nan›r ve Ahmet Mekin’in oynad›¤› ‘Selvi Boylum Al Yazmal›m’ Türk sinemas›n›n en güzel aflk filmlerinden.

tendhal'in en iyi roman›, 'K›rm›z› ve Siyah' 1820'ler, yani restorasyon dönemi Fransas›nda geçiyor. Orta s›n›ftan bir genç olan Julien Sorel önce belediye baflkan›n›n kar›s› ile dedikodulara yol açan bir iliflki kurar, ard›ndan Paris’te aristokrat bir ailenin k›z› ile aflk yaflar. Hayat›n girdaplar›na sürüklen Sorel, onurundan asla taviz vermeyecektir, ölüm pahas›na....

zginin Günlü¤ü’nün flark›lar› dinlenirken ne özlemler çekilmifl, ne gözyafllar› ak›t›lm›fl, ne kahkahalar at›lm›flt›r. Grubun albümleri aras›nda 'Seni Düflünmek'in yeri özeldir. Hani flark›lar›n, 'Seni Düflünmek Güzel fiey'le, 'P›nar›ndan Özgürlü¤ün Al Bir Yudum'la, 'Yetiflmiyor Sana Sesim'le bafllad›¤› albüm. Bilenler de¤erini bilmeyenlere anlats›n!

K

S

E

NEREDE BULURSAN OK U 1- ‹nce Memed Yaflar Kemal 2- Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanp›na r 3- Yaflamak Güzel fie y Be Kardeflim Naz›m Hikmet 4- Ölmeye Yatmak Adalet A¤ao¤lu 5- Mavi Karanl›k Vedat Türkali 6- Kumru ile Kumru Tahsin Yücel

www.halkinsesigazetesi.net iletisim@halkinsesigazetesi.net 15 günlük Yayg›n, Süreli, Türkçe yay›nd›r.

n Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Umar KARATEPE n Telefon-Faks 0 212 245 9037 n Adres Tomtom Mah. Örmealt› Sk. 6/3 BEYO⁄LU/‹STANBUL n Bas›ld›¤› Yer Sinerji Bas›n Yay. ve ‹let. Hizm. A.fi. Bask› Tesisleri - KOCAEL‹ n Da¤›t›m Yay-Sat


cmy k

Beyaz›t Meydan› böyle ders görmedi ‹stanbul Üniversitesi’ne al›nmayan ö¤renciler okulun girifl kap›s›nda e¤itimlerine devam ediyor. Ö¤renciler her hafta farkl› konularda farkl› ö¤retmenlerden ders alacak

‹stanbul Üniversitesi’nden at›lan ö¤renciler, Beyaz›t ana kap› önünde çeflitli protesto biçimleri gelifltiriyorlar. Üniversitelerine al›nmayan ö¤renciler girifl kap›s› önünde ders ifllemeye bafllad›lar. ‹lk dersin konusu “Siyaset Bilimi” idi. Dersi, yazar Temel Demirer verdi.

Derse sadece okuldan at›lan ö¤rencilerin de¤il, Beyaz›t’ta bulunan esnaf›n ve oradan geçen vatandafllar›n da yo¤un ilgi gösterdi¤i gözlendi. Derste ö¤rencilere seslenen Demirer, “Siz, vicdan›n›z› terk etmedi¤iniz, özgürlük istedi¤iniz, bilim istedi¤iniz, özellefltirmelere hay›r dedi¤iniz için

d›flar›das›n›z. Size de¤il içeride olanlara üzülüyorum. Bugün üniversite yoktur, üniversite gibiler vard›r; bugün özgürlük yoktur, özgürlük gibiler vard›r; bugün bilim yoktur bilim gibiler vard›r. Bu “gibiler” dünyas›nda tek bir gerçeklik vard›r; o gerçek de sizsiniz” dedi.

YOK’u joplar savundu

16 - 29 Kas›m

12 Eylül cuntas›n›n üniversitelerin bafl›na dikti¤i YÖK’ün kurulufl y›ldönümünde üniversiteliler ve liseliler Türkiye’nin dört bir yan›nda ayaktayd›. Ö¤rencilerin, “paras›z e¤itim, söz ve karar hakk›, soruflturmalar›n son bulmas›” taleplerine terörle yan›t verildi

SUÇLARI HERKES ‹Ç‹N PARASIZ E⁄‹T‹M ‹STEMEK Yüksek Ö¤retim Kurulu’nun (YÖK) kurulufl y›ldönümünde yine gençler sesini yükseltti, yine polis ve jandarma joplar›yla, biber gazlar›yla bu sesi bast›rmaya çal›flt›. 12 Eylül cuntac›lar›n›n eseri olan YÖK’e karfl› bu sene düzenlenen eylemlerde paras›z e¤itim talebi,

söz ve karar hakk› iste¤i ve soruflturmalarla gerçekleflen ö¤renci k›y›m›na tepki vard›. Ankara’da 7 Kas›m günü yap›lan eylemde Kurtulufl Park›'nda toplanarak Sakarya Meydan›'na yürümek isteyen 250 ö¤renci polis ablukas› ile karfl›laflt›. Polis barika-

t›n›n kald›r›lmas›n› talep eden ö¤renciler Sakarya Meydan›'na do¤ru yürümek için yaklafl›k 2 saat boyunca beklediler. Yap›lan görüflmeler sonucunda ara sokaklardan Sakarya Meydan›'na do¤ru yürüyüfle geçen üniversiteliler Sakarya Meydan›'na yaklafl›ld›¤›nda önce

polisin sözlü tacizine daha sonrada coplu sald›r›s›na maruz kald›. Ara sokaklara yay›lan çat›flma yaklafl›k yar›m saat sürdü. Çok say›da ö¤rencinin yaraland›¤› arbedenin ard›ndan 45 üniversite ö¤rencisi de gözalt›na al›nd›. Trabzon’da ise 8 Kas›m’da YÖK'ü protesto etmek için toplanan ‘KTÜ Ö¤renci Kolektifi’nden ö¤rencilere jandarma sald›rd›. Birbirlerine kenetlenerek, “Hayal de¤il gerçek e¤itim paras›z olacak”, “Dünya yerinden oynar YÖK’ten adam ç›ksa” slogan› atan ö¤renciler, 60 jandarmaya karfl› yar›m saat direndi. Jandarma ekipleri, ö¤rencileri coplayarak ve yerde sürükleyerek gözalt›na ald›. Gözalt›na al›nan 28 ö¤renci, ifadeleri al›nmak üzere üniversite kampusu içindeki Jandarma Karakolu'na götürüldü. Ö¤rencilerin jandarma araçlar›ndan “Üniversitelerimiz iflgal alt›nda” diye ba¤›rd›klar›, sloganlar att›klar›, marfllar söyledikleri gözlendi. Halkevleri Genel Sekreteri Ender Büyükçulha gençlere yap›lan sald›r›lara karfl› bir aç›klama yaparak ö¤rencilere sald›ranlara flu sözlerle seslendi: “Siz istedi¤inizi yapars›n›z da; herkes susar, kimsecik-

ler görmez, duymaz, ses etmez sanmay›n; her fleyden önce toplum vicdan›nda mahkum oldu¤unuzu bilin!” Bu eylemler d›fl›nda ‹stanbul Beyaz›n Meydan›’nda, Artvin’de, Hopa’da, Kocaeli’de, Adana’da, Mersin’de, Bursa’da, Konya’da ve Kayseri’de YÖK, paral› e¤itim ve soruflturma terörü protesto edildi.

Akdeniz’den Ege’ye iflçi filmleri turnede

KOCAEL‹’DE DAYANIfiMA HALAYI

1. Uluslararas› ‹flçi Filmleri Festivali Anadolu gezisini sürdürüyor. Ayr›nt›l› programa festivalin internet adresinden eriflilebilir: www.festival.sendika.org “Onlar öldürüyor biz yaflatal›m” slogan› ile yola ç›kan Halkevciler Kocaeli’den dayan›flman›n sesini yükselttiler Halkevleri'nin 'Yaflas›n Filistin Filistin Yaflas›n' kampanyas›n›n Kocaeli’deki final konserinde bar›fl ve kardeflli¤in sesi yükseldi. Kocaeli Atatürk Kapal› Spor Salonu’ndaki konserde Kardefl Türküler, Hilmi Yaray›c›, Sabahat Akkiraz ve Grup Hazal sahne ald›. 2500 biletli izleyicinin kat›ld›¤› gecede Halkevleri ad›na bir konuflma yapan Seda Kumral, “Biz Ortado¤u'yu bir pas-

ta olarak de¤il, kardefl insanlar co¤rafyas› olarak görenleriz. Burada ne para ne petrol adına sadece insanlık adına bir araya geldik” dedi. Saraybahçe Halkevi Baflkan› Metin Kaya ise “Savafllara ve iflgallere karfl› tek çözümün halk›n iktidar›” oldu¤unu vurgulad›. Oldukça coflkulu geçen etkinli¤in sonunda Kardefl Türküler’in sahne almas›yla salonun büyük bir bölümü halaya kat›ld›.

ARKA SOKAK

Envai çeflit Amerikanc› uçak gemisinde topland›

cmy k

ABD, Genelkurmay’›n izniyle, Türkiye’den bir grubu Akdeniz’deki uçak gemisi Eisenhower’da a¤›rlad›. ABD’nin katil gemisinin baz› konuklar› flunlard›: AKPli Vahit Erdem, Genç Parti Milletvekili Emin fiirin, Tümamiral Bülent Bostano¤lu,Harran Üniversitesi Rektörü Prof. U¤ur Büyükburç, Prof. ‹lber Ortayl›, ATO Baflkan› Sinan Aygün, Cargill flirketinden Galip Sukaya. fiah›slar, kaptan köflkünde yemek yerken operasyonlar› takip etmifller, uçufl pistine inerek yak›n mesafeden savafl uçaklar›n›n kalk›fllar›n› izlemifller. Hayran kalm›fllar...

Sendika.Org, Halkevleri ve Sine-Sen öncülü¤ünde örgütlenen festival Çukuroval› emekçilerle bulufltu. Örgütleyici kurumlar d›fl›nda festivalin Mersin aya¤›nda Tabip Odas›, Kristal-‹fl ve Kültür Sanat-Sen organizasyon komitesinde yer al›rken, Adana’da ise Tabip Odas›, Genel-‹fl, Haber-Sen, E¤itim Sen ve S‹NEK\ÇÜ Sinema Kolu etkinli¤in alt›na imza att›. Festival Adana’da 5 Kas›m Pazar günü, Mersin’de ise 6 Kas›m’da bafllad›. Aç›l›fl kokteyllerine

çeflitli kurumlar›n temsilcileri, Halkevleri Genel Baflkan› Abdullah Ayd›n, D‹SK Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin, yönetmen Semir Aslanyürek ile Beyaz Gelincik dizisinin oyuncular› ve ekibi kat›ld›. Belgeselci Metin Ye¤in ile Halkevi ‹smet Gökdemir Kültür Salonunda yap›lan söyleflide Latin Amerika üzerine tart›flmalar yürütüldü. Festivale 2000 kifli kat›ld›. Festivalin ‹zmir aya¤› ise 21-26 Kas›m tarihleri aras›nda gerçekleflecek. Fes-

tivalin organizasyon komitesinde Konak Belediyesi de yer al›yor. Belgesel Sinemac›lar Birli¤i, Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i, Genel-‹fl, Çi¤li Belediyesi, Demokrat Radyo, Can Radyo ve Bat› Radyo’nun destek verdi¤i festivalin program›na dair

SEN NE B‹Ç‹M DEL‹KANLISIN

Kürtçe fobisi Genel-ifl’e yak›flmad›

Muammer Kad dafi

Bir zamanlar AB D’ bafl düflman›yd› nin . fii ABD’nin koltukl mdi ar aras›na girdi. Bu › may› nas›l hakk koruet ne gelince: “Zam ti¤ian›nda ABD’ye karfl › direniflinden do lay› Libya’ya destek ol ülke ve örgütle an rle istihbarat bilgile ilgili rini C‹A’ye, ülkesin in petrol kaynaklar›n › da ExonMobil’e ve rerek!

“Evrim”ini tamamlayamayanlar›n savafl› Harun Yahya kendisini evrim teorisini çökerten “bilim adam›” olarak tan›tsa da “O”, bir dizi sap›k iliflki içinde ad› geçen “Adnan Hoca”dan baflkas› de¤il. Bu hokkabaz ABD’deki radikal dinci H›ristiyanlar›n yazd›klar›n› çevirmekten baflka bir ifl yapm›yor. Milli E¤itim Bakanl›¤› ise önce bu sap›k tarikat›n açt›¤›

müzelere okul yönetimlerince düzenlenen gezilere göz yumdu; bir de Fen Bilgisi kitaplar›ndan evrim teorisini ç›kard›. fiimdi dünyada iki ülkede evrim teorisine karfl› büyük bir operasyon söz konusu. Biri falanjalist Bush’un iktidarda oldu¤u ABD, di¤eri de AKP’nin iktidarda oldu¤u Türkiye.

ayr›nt›l› bilgi almak için 0232- 445 24 72 no.lu telefonu arayabilirsiniz. Bursa’daki festivalde ise Nilüfer Belediyesi de düzenleme komitesinde yer al›yor. 18 Kas›m’da Konak Kültürevi’nde yap›lacak kokteylle festival bafll›yor.

Tohum yasas› ç›kt›. Tohumunu Cargill ve Shell’den almay›p komflusundan alan çiftçi bu gidiflle uyuflturucu kaçakc›s› muamelesi görecek

Orada dur hoca!

Erbakan, AKP’nin kendilerinden ayr›larak yeni bir parti olarak kurulmas›n›n alt›nda ‹srail parma¤› oldu¤unu iddia etmifl ve “‹ktidara geldi¤inde Afyon Hindisi gibi kabar›yordu, dört y›lda tüyleri döküldü alt›ndan leylek ç›kt›” demifl. Peki hoca bunlar kimin ö¤rencisi. ‹srail ile tank modernizasyonu ihalesinin alt›nda senin imzan yok muydu? ‹srail ile ticari anlaflmalar›n ivedilikle meclisten geçmesi için TBMM Baflkanl›¤›’na özel yaz› yazan sen de¤il miydin?

A⁄ZINDAN ÇIKANI KULA⁄IN DUYSUN

Diyarbak›r Kayap›nar Belediyesi ile Genel ‹fl aras›nda imzalanan toplu sözleflmenin flu maddesine genel merkez itiraz etti: “Belediye hizmetlerinin götürülmesinde ve anlat›lmas›nda halkla iletiflimi daha iyi sa¤lamak amac›yla, halk›n yerelde kulland›¤› dillerde kurslar düzenlenecektir”. Kürtçe fobisinin ilerici sendikalar›m›za da bulaflmas› ne ac›…

“’Müdür bey, bu ne rezillik?’, diye soruyorum. 'Bakan bey ödenek gelmedi' diyor. Arkadafllar, ödenek gönderdi¤im zaman annem de yapar o ifli.” S›k s›k “Zorunlu ba¤›fl olmaz” diye flov yapan Milli E¤itim Bakan› Hüseyin Çelik, Zübeyde Han›m Ö¤retmenevi'nde toplad›¤› Anadolu Ö¤retmen Liseleri yöneticilerine “tavsiyelerde” bulunurken…

H›rtlar vadisi

“Akdeniz’i bizim biliyoruz. Ama Akdeniz’de Amerika’n›n hakimiyetini gördük” Ulusalc› söylemleriyle bilinen ATO Baflkan› Aygün, ABD uçak gemisini ziyaretinden sonra “Allah›n› görmüfl” gibi konufltu.

Kurtlar Vadisi'ni tekrar yay›nlamak isteyen Show TV'nin 1 milyon dolar vermeye raz› oldu¤u ö¤renildi. Ancak Kurtlar Vadisi'nin yap›mc›s› Pana Film 1.5 milyon dolar istedi¤i için anlaflma sa¤lanamam›fl ve Kanal D devreye girmifl. Yoksul halk›m›z çakal hikayeleriyle yaflam›na “gurur” katmaya çal›fl›rken, ne kadar milliyetçi varsa deveyi hamuduyla götürmeye devam ediyor. Bize de “Hadi ordan” diyerek TV’yi kapatmak kal›yor.

“Gitti¤inizde dayak geldi¤inizde soruflturma var” Paras›z e¤itim talebiyle Ankara’ya giden ö¤rencilere Kocaeli Üniversitesi Derbent MYO müdürünün tehdidi.


Sayi16