Issuu on Google+

cmy k

GÖKÇEK SIKIfiTIKÇA SALDIRGANLAfiIYOR

ADALET ‹STEYEN ADALET EMEKÇ‹S‹NE fi‹DDET

‹lker Mahallesi halk›n›n›n bar›nma hakk› mücadelesi karfl›s›nda rüflvet ve tehdit gibi yöntemler devrede Sayfa 2’de

AL-CO’DA D‹REN‹fiÇ‹ ‹fiÇ‹YE ÇETE TERÖRÜ

Polis 6 Eylül’de BES üyelerine Adalet Saray› yolunda sald›rd›. 10’dan çok yaral›. Sayfa 6’da

Sümerbank doland›r›c›s›, direniflçi iflçilere tuttu¤u çetelerle sald›r›yor

LÜBNAN VE F‹L‹ST‹NLE DAYANIfiMA DALGA DALGA BÜYÜYOR

Sayfa 6’da

Y›l 1 Say› 12 21 Eylül 2006 50 YKr 15 Günlük Siyasi Gazete

Halkevleri, düzenledi¤i dayan›flma konserlerine kat›lanlardan bilet yerine Lübnanl› ve Filistinli çocuklar için mama getirmesini istiyor. Çok say›da sanatç›n›n ücret almaks›z›n kat›lacaklar› etkinlikler ‹stanbul, Ankara ve yurdun di¤er birçok ilinde yap›lacak. Sayfa 12’de

Bombalar, linç tezgahlar›, polis devleti, Lübnan maceras›

ORTADOGU BATAKLIGI TURKIYE’DE Katliamda kontrgerilla kokusu

Türkiye’nin ABD saf›nda Büyük Ortado¤u Savafl›’na girme karar›, hem içerde hem d›flarda kirli süreçleri ateflledi. Dehflet ve utanç “karl› pazarl›klar” yalan›n›n ard›na gizleniyor

Diyarbak›r halk› ölen bebelerini ba¤r›na bas›p bar›fl için kepenk kapatt›, meydanlar› doldurdu...

Hükümet tezkere görüflmelerinde Lübnan’a gönderilecek askerler için tehlike olmad›¤›n› iddia etti. Ancak bu iddia her gün yalanlan›yor. ‹srail’in sald›rganl›¤› yüzünden, Lübnan fliddetli çat›flmalara gebe. Sayfa 3’de

En büyük gazeteler, Kürt amele ve ›rgatlar›n› linç hedefi haline getiriyor. Evlatlar›n›n ölümünü sorgulayan asker analar›n› “PKK’ya yard›m ve yatakl›k”la suçluyor ve generallerden aferin al›yorlar. Sayfa 3’de

Türkiye’nin ABD’nin kuyru¤una tak›lmas›na karfl› mücadele yürüten devrimcileri ve Ortado¤u batakl›¤›na koflarken eline aya¤›na dolaflan Kürtleri susturmak için polis devleti devrede. Sayfa 3’de

Obrador: Yeni cumhuriyet geliyor Meksika Yüksek Mahkemesi’nin ortaya ç›kan tüm seçim hilelerine ra¤men sa¤c› aday Calderon’u Baflkan ilan etmesinin ard›ndan solun aday› Obrador bir baflkald›r› hareketi bafllatt›

Yoksul halklar›n medeniyet çat›flmas›

Sinema emekçisi E¤itimde ayr›mc›l›¤a son nefes alacak

Sayfa 7’de

“Finale yaklafl›rken” Tayyip Erdo¤an’›n bu sözü, önümüzdeki dönem ve sonras›ndaki de¤iflimin derinli¤ini anlatmak aç›s›ndan vecizdir. Erdo¤an ABD’nin himayesi alt›ndaki ordu ittifak›yla önünün tamamen aç›ld›¤›n› hissediyor; bu hissine göre davran›yor. Ama Ortado¤u’da “sa¤lam hesap” yoktur. Sayfa 10’da

Gevfleyen muhalefetin s›k› disiplini

Dan La Botz

Eflikteki Meksika: ‹kili iktidara do¤ru

Üniversitenin gelece¤i hiç “PARLAK” de¤il ‹stanbul Üniversitesi Rektörü liyor. At›lan ö¤renciler üniversiteMesut Parlak’›n özellefltirmelenin aç›ld›¤› 18 Eylül günü Bere karfl› ç›kan ö¤rencilere yaz›t kampüsünün ana kap›s› A F 5 ’D AY yönelik sald›r›s› yaz aylaönünde çad›r açarak bir r›nda h›z kazand›. 12 ö¤protesto eylemi bafllatt›lar. renciye yükÇad›rlar›na Ö sek ö¤retim“Bar›namaPORTA den uzaklaflyanlar S›n›f›” t›rma cezas› ad›n› veren verilirken, 50 Ö¤renci Koö¤renci haklektifi üyesi k›nda aç›lan ö¤renciler yaklafl›k 800 tüm halk› das o r u fl t u r m a y a n › fl m a y a oldu¤u belirtiça¤›r›yor. E

cmy k

ru. Çocuklar› için kay›t ve katk› paras› ödeyemeyen yoksul kad›nlara okullar›n tuvaletleri ve s›n›flar› temizletiliyor. E¤itim kad›nlar›n en çok çal›flt›r›ld›¤› alanlardan birisi olmas›na karfl›n, e¤itim sisteminin yönetim kademelerinde her zaman erkekler ço¤unluk. E¤itim sendikalar›nda da durum ayn›.

Rövanfl...

Samut Karabulut

R

Uzun süren sessizli¤i bozarak haz›rlad›¤› tak›m sözleflmesiyle film setlerinin kap›s›n› afl›nd›rmaya bafllayan Sine-Sen, çal›flanlardan olumlu tepkiler al›yor. Özellikle dizi çekimlerinde çok uzun mesailerle, sigortas›z ve düflük ücretSayfa 11’de le çal›flan emekçiler örgütleniyor.

Paral›, cinsiyetçi, gerici e¤itim en çok kad›nlar› hedef al›yor. Kad›nlar›n %28’i okuma yazma bilmiyor. Kad›nlar›n ilkokul sonras› e¤itim oranlar› ola¤anüstü düflük. Paral› e¤itim sisteminin e¤itim hakk›ndan mahrum etti¤i ilk grup yine kad›nlar. Yoksul kad›nlar veli olarak da paral› e¤itimin ma¤du-

Umar Karatepe

Sayfa 10’da

Üniversiteler aç›l›rken

H. Hüseyin Baflar

Sayfa 10’da

Metin Özu¤urlu

ni" ortadan kald›rma kararlar›n› ilan etti. Kongrede Obrador liderli¤inde bir "paralel hükümet" de ilan edildi. Kongreyi açan yazar Elena Poniatowska, Meksikal›lar›n özgür insanlar olduklar›n› ve çürüme ve eflitsizli¤e karfl› savaflmak istedikleri için ço¤unun sokakta oldu¤unu söyledi. Zapatista Ulusal Kurtulufl Ordusu EZLN ise, tüm parlamenter siyasi seçenekleri reddediyor ve halk›n siyaseti için ülke çap›nda yeni bir yürüyüfl bafllat›yor.

JI

16 Eylül Cumartesi günü Zocalo Meydan›’nda Ulusal Demokratik Kongre için toplanan yüz binlerce Meksikal›, muhalefet lideri Lopez Obrador'u Meksika'n›n meflru lideri ve 2 Temmuz seçimlerinin galibi ilan etti. Meksika'n›n Kurtulufl Günü'nde toplanan Kongre’de, delegeler mevcut iktidar› kabul etmemeye ve Felipe Calderon'un baflkanl›¤›n› ve yönetiminin uygulamalar›n› tan›mamaya karar verdiler. Kongre "sahte cumhuriyet”i de reddetti ve Meksika'da hüküm süren "ayr›cal›k ve yolsuzluk rejimi-

S

S‹NE-SEN SÖZLEfiMEDE

POL‹S DEVLET‹ DOLU D‹ZG‹N

Sayfa 9’da

Erdo¤an’›n “tercüman›”, ‹stanbul Milletvekili Egemen Ba¤›fl Türk-Amerikan Derne¤i Baflkanl›¤› yapt›. 2002 seçimleri öncesinde Erdo¤an taraf›ndan “ithal edildi”. ABD’nin “AKP Büyükelçisi” gibi çal›fl›yor. S›ra, ‹srail ve ABD ç›karlar›n›n Meclis kürsüsünden savunulmas›na gelince görev aflk›yla ortada onu gördük. Sayfa 4’te

L‹NÇ TEZGAHI YÜKSEK YERDEN

Sayfa 6’da

ABD ç›karlar›n›n has tercüman›

Sayfa 2’de

Egemen Ba¤›fl’›n ifli:

ÖLÜM YOLCULU⁄U HALKTAN G‹ZLEN‹YOR


21 Eylül 3 Ekim

2 ‹NSANCA YAfiAM

2006

Üniversiteler aç›l›rken... Metin ÖZU⁄URLU

ozugurlu@politics.ankara.edu.tr

Y

Yukar› Dikmen-‹lker Mahallesi’nde evlerinin y›k›lmas› karfl›l›¤›nda hakk›n› isteyen halk, mücadelesine devam ediyor. Mahallenin kararl› direnifli karfl›s›nda köfleye s›k›flan Gökçek ve çetesi mahalleliyi rüflvet, tehdit ve bask›yla y›ld›rmaya çal›fl›yor. Ancak mahalleli rüflvete yüz vermiyor, tehdide boyun e¤miyor Mahalle sakinlerinin verdi¤i bilgilere göre, y›k›mc›lar mücadelenin içerisindeki baz› kiflilere haklar›n› aramaktan vazgeçmeleri için daireler teklif ederek dayan›flmay› içten bölmeye çal›fl›yor. Rüflvete itibar etmeyen mahalle halk›n› y›ld›rmak içinse türlü yollar deniyor. Üç binden fazla konutun bulundu¤u mahallede bask› ve tehdide boyun e¤en befl yüz ev y›k›lm›fl. Bir mahalleli Gökçek’in ilk olarak mahalledeki halk ekmek büfelerini kald›rtt›¤›n› ve ucuza ekmek alma

olanaklar›n›n yok edildi¤ini anlat›yor. Asgari ücretle geçinen ve görme engelli olan Ali R›za Güner evde faturas›n› ödeyemedi¤i için suyunun kesildi¤ini anlat›yor ve bir yandan da mahallede y›k›m sözleflmelerini imzalayanlar›n y›k›lan kondular›ndan akan oluk oluk sular› gösteriyor. Y›k›lan evlerin su saatleri kapat›lmad›¤› için her taraftan sular akt›¤›n›, bu suya la¤›m sular›n›n kar›flmas›yla mahalleyi farelerin bast›¤›n› anlat›yor. Bir di¤er mahalle sakini y›k›mlar s›ras›nda kaza süsü

verilerek mahallenin sokak lambalar›n›n ve elektrik direklerinin tahrip edildi¤ini söylüyor ve kendi evinin bulundu¤u soka¤› göstererek tek bir lamba bile yanm›yor diyor. Mahalle halk› okuldan dönen çocuklar›n, iflten dönen kad›n ve gençlerin karanl›k sokaklardan geçmek zorunda kald›¤›n› söylüyor ve ekliyor: “E¤er karanl›k b›rak›lan sokaklarda çocuklar›m›z›n bafl›na bir fley gelirse bunun tek sorumlusu Gökçek’tir”. Yine y›k›mlar s›ras›nda mahalleyi ana caddeye ba¤layan mer-

Kocaeli’de Belediye Meclisi göreve ça¤›r›ld› Kentsel Dönüflüm Projesi’nin 16 Eylül günü Belediye Meclisi’nde tart›fl›lmas› üzerine Erenler ve Cedit Mahallelerinde oturan vatandafllar bir aç›klama yaparak belediye meclis üyelerinden projeyi halka aç›klamalar›n› istediler. Mahalle Meclisi ad›na aç›klama yapan Mithat Canbaz, projeyi ö¤renmek için defalarca Kocaeli Bü-

yükflehir Belediye Baflkan› ‹brahim Karaosmano¤lu ile görüflmek istediklerini ancak kabul edilmediklerini söyledi. Canbaz, “Projenin ne oldu¤unu ö¤renmek bu halk›n en temel hakk›d›r. Belediye meclis üyelerini gerçek görevlerini yapmaya ça¤›r›yoruz. Gelin hep birlikte bu projeye hay›r diyelim” dedi.

Develi köylüleri referanduma gidiyor Manisa-Develi Köyü yak›nlar›nda 6 belediyenin yapmay› planlad›¤› çöp depolama alan›na karfl› ç›kan Develi Köylülerine, komflu Koldere Beldesi'nden destek geldi. 13 Eylül’de Oktay Konyar öncülü¤ündeki Develi köylülerinin, ellerinde pankartlar ve "Çöpe hay›r" sloganlar› eflli¤inde beldeye gelerek

kendilerinden destek istemesi üzerine Koldereliler 17 Eylül’de bir referandum düzenlediler. Beldede kurulan 8 sand›kta oy kullanan köylüler bir sand›¤› da araçlarla tarla tarla dolaflt›rarak çal›flan çiftçilerin de oy kullanmas›n› sa¤lad›lar. 6 bin kiflinin yaflad›¤› beldede referanduma kat›lanlar›n say›s› 4 bini aflt›.

Bu mahalle sat›l›k! Kütahya'da, Vefa Mahallesi sakinleri, y›llard›r üst geçit yap›lmad›¤›n› belirterek, mahallelerinin sat›lmas› için imza kampanyas› bafllatt›. Araçlar› ile flehir merkezinden mahallelerine gitmek için 3,5 kilometrelik yoldan geçmek zorunda kald›klar›n› belirten

mahalle muhtar› Mustafa Dafldelen, köprü yap›lmas› konusunu ilgili tüm kurumlar›n yan› s›ra, Tayyip Erdo¤an'a da iletti¤ini ancak sonuç alamad›klar›n› belirterek, “Kim bizim köprü iste¤imizi yerine getirirse, mahallemizi ona sataca¤›z" dedi.

Ulafl›m zamm›na tepki Uluda¤ Üniversitesi Ö¤renci Kolektifleri ve Bursa Liseli Genç Umut, Bursa’da ulafl›ma okullar›n aç›ld›¤› gün getirilen zamlar› protesto etti. Okullar›n aç›ld›¤› gün, ö¤renci servisi, BursaRay ve özel halk otobüsleri tafl›ma ücretlerine yap›lan zamma tepki gösteren ö¤renciler yapt›klar› temsili otobüs ile A V P

Tiyatrosu önünden Büyükflehir Belediye binas›na kadar sloganlarla yürüdü. Memur maafllar›na yüzde dört zam verilirken ulafl›ma yap›lan zamm›n yüzde 25'leri bulmas›n› elefltiren örgenciler, zamm›n nedenini ö¤renmek için belediye yetkilisiyle görüflmek istediler, ancak bir muhatap bulamad›lar. Ö¤renciler eylemlerinde ’’Hikmet Zamm›n› Al Bafl›na Çal’’, ‘’Bal›k ‹stifi Ulafl›m ‹stemiyoruz’’, ‘’Müflteri De¤il Ö¤renciyiz’’ sloganlar›n› att›.

divenlerin ve ara sokaklar›n y›k›m araçlar›yla tahrip edildi¤i, kullan›lmamas› için üzerlerinin toprakla kapat›ld›¤› anlat›l›yor. Oluflturulan heyetin sözcüsü Tar›k Çal›flkan baz› komflular›n›n telefonla rahats›z edildi¤ini, evlerini boflaltmalar› için gözlerinin korkutuldu¤unu, mahallede dedikodular yay›ld›¤›n› anlat›yor. Y›llard›r huzur içinde yaflad›klar› mahallede son aylarda geceleri baz› silahl› adamlar›n ortaya ç›kt›¤›n›, havaya atefl açarak mahallenin huzurunu bozmaya ça-

l›flt›klar›n› aktar›yor ve “mahallemizi Teksas’a çevirmeye çal›fl›yorlar” diyor. Mahalleli adaletsiz koflullar› kabul etmeleri için yap›lan bask› ve tehditlere karfl› kararl›. Emine Baflflahin “Can›m›z› al›rlar ama bu evleri alamazlar 350 YTL maafl al›yorum baflka gidecek yerim yok. Bu evi verirsem geçinemem” diyor. Y›k›mc›lar›n vaatlerine inanan ve y›k›m sözleflmelerini imzalayarak evlerinden ayr›lanlar›n durumu da Baflflahin’i do¤ruluyor. Çünkü sözleflmeyi kabul edenlerin

ço¤u piflman. Ald›klar› asgari ücretle bir yandan kira verip bir yandan geçinmeye çal›flan eski komflular› geçim s›k›nt›s›na düflünce sözleflmeleri iptal etmek istemifl ama art›k geri dönüfl olmad›¤›n› görmüfller. Hatta içlerinden birisi içine düfltü¤ü durum yüzünden intihara teflebbüs etmifl. Yukar› Dikmen–‹lker halk› “bizleri evimizden etmek için y›k›m flirketi ve belediye her yolu deniyor ama bizi korkutup kand›ramayacaklar. Evlerimizi kimseye peflkefl çekmeyece¤iz” diyor.

TEK GÜVENCEM‹Z ÖRGÜTLÜ GÜCÜMÜZ

Sahalar›m›zda görmek istemedi¤imiz hareketler

Mahalle halk›n›n yürüttü¤ü mücadelenin hukuki sorumlulu¤unu üstlenen Av. Ender Büyükçulha flu de¤erlendirmede bulundu: Ankara Büyükflehir Belediyesi, kent halk›na yönelik kamusal hizmetlerden sorumlu bir kurum olmak yerine, ‹. Melih Gökçek’in kent halk›na yönelik bir savafl ay-

Ankaraspor’da oynayan üç Brezilyal›; Wederson, Jaba ve Tita Türk vatandafl› oluyor. Jaba, Melih ad›n› al›yor, Wederson Gökçek’in ön ad› olan ‹brahim oluyor. Gökçek’in veliaht› olan o¤lu Ahmet’in boynu bükük kalmas›n diye Tita’ya da Ahmet ad› veriliyor. Böylece parklara, kavflaklara ad›n› veren ‹. Melih ve ailesi flimdi de yeflil sahalarda bizlerle bulufluyor.

g›t› gibi kullan›l›yor. Ne yaz›k ki yaflanan sorunlar›n defalarca kendilerine iletildi¤i idari ve adli makamlar da buna seyirci kal›yor. Bu nedenle Dikmen Vadisi halk›, her fleyden önce kendi örgütlü gücüne güveniyor.

‹. Melih, her yana kondurdu¤u resimleriyle yüzünden mahrum b›rakmad›¤› Ankaral›lar› isminden de mahrum etmiyor.

Sa¤l›kta ölüm çemberi daral›yor Hükümetin sa¤l›ktan tasarruf etme ›srar› giderek ölümcül bir hal al›yor. 1 Temmuz genelgesi olarak da bilinen sa¤l›kta tasarruf genelgesine göre ayn› poliklini¤e on gün içerisinde iki kere girifl yapan hastan›n sadece bir girifl masraf› hastaneye ödeniyor. Yani birkez hasta olarak hastaneye baflvuran bir kifliye hükümet on gün içerisinde yeniden hastalanma hakk› vermiyor. Öte yandan geçti¤imiz günlerde sigorta kapsam›ndan ç›kar›lan ilaçlara kanser tedavisinde kullan›-

lan “Neopogen” de eklendi. Eczac›lar Odas› ilac›n tedavi s›ras›nda kullan›lmamas› halinde, vücudun savunma-

s›z kalaca¤›n›, bunun da, hastay› enfeksiyon nedeniyle ölümle karfl› karfl›ya getirebilece¤ini söyledi.

SES’ten ses geldi Sa¤l›k ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikas› SES, GSS’nin hayata geçmesini engellemek ve sa¤l›kta y›k›m› durdurmak için yeni bir kampanya ve bir dizi eylem haz›rl›¤›na bafllad›. “Sa¤l›kta Y›k›m› Durdural›m” kampanyas› kapsam›nda SES: Eylül ay›nda bölge mitingleri düzenleyecek, Ekim ay›nda kampanyay› tan›tan çal›flmalar yap›lacak. Kas›m ay›nda mitingler

ve yürüyüfller gerçeklefltirecek. Hükümet program› durdurmazsa ifl b›rakma eylemleri yapacak. Ayr›ca Eylül ay› içerisinde SES taraf›ndan kitle örgütlerine kampanya hakk›nda bilgi verilerek destek vermeleri için davette bulunulacak. Ekim ay›ndaysa destek veren örgütlerin isimleri aç›klanarak kampanya halk›n sa¤l›k hakk›na sahip ç›kan kurumlarla beraber yürütülecek.

Aile hekimli¤ine hay›r

Yoksulu karanl›k günler bekliyor TEDAfi, 2010 y›l›na kadar kademe kademe artt›r›lacak olan elektrik da¤›t›m tarifelerini aç›klad›. Özellefltirme sonras› elektrik piya-

ÖK solcu bilinen üyelerin de oldu¤u bir komisyona Türkiye’nin Yüksekö¤retim Stratejisi adl› bir rapor tasla¤› haz›rlatt› ve tart›flmaya sundu. Rapora sinen temel yaklafl›m› deflifre etmek boynumuzun borcu. Öncelikle bir saptama: Üniversite sistemini yeniden yap›land›rmaya dönük her çaba, üniversiteyi dünya çap›nda köklü bir dönüflüme zorlayan ve bildi¤imiz anlamdaki üniversitenin sonunu getirecek geliflmeleri koflulland›ran dinamikler karfl›s›nda aç›k bir tutum almak durumundad›r. Bu dinamiklerin neler oldu¤u Halk›n Sesi okurlar› için s›r de¤ildir. Bunlar e¤itimin metalaflt›r›lmas› giriflimidir. Taslak Rapor, bu piyasac› dinamiklerin fark›ndad›r. Bir uygarl›k kurumu olan üniversitenin temel unsurlar›n›n da fark›nda. Taslak Raporunun temel sorunu da bu noktada ortaya ç›kmak›yor. Soru flu: Üniversite kurumunun piyasa dinamiklerine tabi olmas›yla, üniversite gibi üniversite aras›ndaki iliflkinin niteli¤i nedir? Birinin varl›¤›n›n di¤erinin geriletilmesi demek oldu¤u, bizzat Dünya Bankas› uzmanlar›nca da kabul görmektedir. Taslak Rapor ise üniversitenin özellefltirilmesi e¤ilimi ile üniversiter mikro-kozmos aras›nda uyumlu bir dengenin kurulabilece¤i iyimserli¤indedir. Paral› e¤itime görünüflte elefltirel bakan Taslak Rapor, hemen ard›ndan, “üretilen hizmetten yararlananlar bunun karfl›l›¤›n› ödüyorlarsa, bunun üretilmemesi insanlar›n onurlu yaflam hakk›na getirilen bir s›n›rlama olacakt›r.” diyebilmektedir. Sat›n alacak bir e¤itim hizmeti bulamamak nas›l olur da “insanlar›n onurlu yaflam hakk›na” getirilen bir s›n›rlama olur? “Onurlu yaflam hakk›n›n k›s›tlanmas›ndan”, sadece ve sadece, paras› olmad›¤› için e¤itim hizmetinden mahrum kalanlar›n varl›¤›nda, söz edilebilir. Raporun “kamu” ve kamusall›k” kavray›fl› da sorunludur. Kamu derken, özgür yurttafllar olarak ortaklafla paylaflt›¤›m›z varl›klardan, kamusal hizmet derken de, vatandafll›k kurumu temelinde genelleflmifl ve meta-d›fl› alanlarda üretilmifl hak niteli¤indeki hizmetlerden (e¤itim, sa¤l›k) söz edilir. Rapor ise e¤itim ve araflt›rmay› herkesin serbestçe eriflti¤i bir kamu mal› olmaktan ç›kar›p ve özel mülkiyetin konusu yapan e¤ilimlerin tafl›y›c›s›d›r. Ö¤renci harçlar›ndaki yaklafl›m› bunun kan›t›. Yüksekö¤renimin bireysel getirisi olan yar› kamusal yar› özel bir hizmet oldu¤u, fleklindeki Dünya Bankas› tezi, bu Raporda da tekrar edilmekte. “Yar› yar›ya” fleklindeki hassas ölçüm hangi ekonometrik analizin ürünüdür bilinmez; ama devletin cezaevi d›fl›ndaki tüm hizmetlerinden yararlananlar için bireysel fayda ve getiriden söz etmek mümkün. Ama önce o ünlü liberal varsay›m› kabullenmek gerekir: Toplum; kendi flahsi ç›kar›n› en çoklaflt›rma yönünde rasyonel tercihlerde bulunan bireylerin toplam›d›r. Piyasac› anlay›fl tasla¤›n stratejiyle ilgili bölümlerinde daha belirgindir. Bu bölümde üniversitenin ticarileflmesi ve özellefltirilmesi yönündeki öneriler somut iflleyifl ve mekanizmalarla tan›mlan›rken, üniversite kurumunun savunusu ethos ve etik ilkelere emanet edilmifl durumdad›r. Rapor yazarlar›na piyasan›n da bir ethosunun bulundu¤unu an›msat›lmal›d›r. Özetle, neo-liberal küreselleflme bir bütün olarak e¤itim hizmetini metalaflt›rmakta ve kurumlar›n› da tahrip ederek de¤ersizlefltirmektedir. Orta yol yoktur, iki yol vard›r. Ya “her befl t›p bilimcisinden birinin, finansal ç›karlar›n› korumak maksad›yla araflt›rma sonuçlar›n›n yay›n›n› en az alt› ay erteledi¤i” piyasac› yol benimsenir ya da bilimsel bilginin insanl›¤›n ortak mal› oldu¤u yolundaki uygarl›k çizgisi. Taslak Raporda benimsendi¤i flekliyle piyasac› ak›ma vektörel uyum çizgisi ise, bofl hayaller dayatt›¤› için üniversiter mikro-kozmosun tahribine çok daha fazla katk› sunmaktad›r.

sas›na iliflkin ipuçlar›n›n verildi¤i tarifelerde görünen en net bilgi önümüzdeki dört y›l boyunca konutlara sat›lan elektri¤in fiyat› artarken sanayide kullan›lan elektri¤in fiyat› düflecek. Buna göre 12.78 YKr/kwh'ye sat›lan elektrik fiyat›, 2010'a kadar kademeli olarak 13.53

YKr/kwh'ye yükselecek. Sanayide kullan›lan elektrik ise, 11.98 YKr/kwh'den 11.53 YKr/kwh'ye düflecek Öte yandan üç elektrik da¤›t›m bölgesinin özellefltirilmesi için ihale ilanlar› verilmifl durumda. Geçen aylarda karanl›k flantajlarla elektri¤e zam isteyen özel elektrik üreticilerini görmüfltük. fiimdi de özel sektör elektrik da¤›t›c›lar›n›n elektri¤i patronlara ucuza sat›p ac›s›n› yoksulun elektrik faturas›ndan ç›kartaca¤› a盤a ç›kt›.

Edirne Aile Hekimli¤ine Karfl› Platform, 16 Eylül’de düzenledi¤i kitlesel bas›n aç›klamas› ile aile hekimli¤ine “Hay›r” dedi. SSK Devlet Hastanesi bahçesinde toplanan yaklafl›k 1000 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfle K›rklareli ve Tekirda¤ Tabip Odalar› da des-

tek verdi. Platform üyeleri yol boyunca halka bildiriler da¤›tarak, “Sa¤l›k Ocaklar›m›z Kapat›lamaz”, “Sa¤l›k Hakt›r Sat›lamaz”, “Sa¤l›kta Y›k›m› Durdural›m” sloganlar› att›lar. Yürüyüflün ard›ndan Atatürk An›t›’n›n önünde bir bas›n aç›klamas› yap›ld›.

Kendini bakanl›¤›n kap›s›na zincirledi

Sa¤l›k Bakanl›¤› önünde bir kifli, eflinin tedavi masraflar› ödeyecek gücü olmad›¤› için kendini zincirledi. Olay yerine gelen polis, eylemci Kemal Yarad›lm›fl’› gözalt›na ald›. Yarad›lm›fl poli-

se verdi¤i ifadesinde, eflinin özel bir hastanede tedavi gördü¤ünü ve tedavi masraf›n›n 4.5 bin YTL oldu¤unu söyleyerek bu paray› ödemeye gücü olmad›¤› için bu eylemi gerçeklefltirdi¤ini belirtti.


21 Eylül 3 Ekim

2006

GÜNDEM 3

L‹NÇ G‹R‹fi‹MLER‹ DEVLET DESTE⁄‹YLE YAYILIYOR Anadolu’nun çeflitli kentlerinde “Kürtlere ölüm” sloganlar›yla giriflilen linç hareketleri polis taraf›ndan aç›kça kollan›yor, özendiriliyor. Bununla da kalm›yor, do¤rudan do¤ruya Genelkurmay Baflkan›’n›n direktifiyle Fatih Çekirge gibi yazarlar Kürt inflaat iflçilerini linç hedefi olarak afifle ediyorlar.

Türkiye’nin, ABD’nin saf›nda “Büyük Ortado¤u Savafl›”na girme karar›, hem içerde hem de d›flar›da kirli süreçleri ateflledi. ‹çerde, sokaklarda patlayan bombalar, linç hareketleri ve polis devleti uygulamalar› ülkeyi y›k›c› bir fliddet ortam›na sürüklerken; d›flar›da, Lübnan’da ‹srail sald›rganl›¤›na koruma verilmesini K›br›s’ta yap›lan örtük hükümet darbesi izledi.

TOPLUM DÜfiMAN CEMAATLERE BÖLÜNÜYOR

13

Eylül 2006: Orgeneral Edip Bafler'in terörle mücadelede koordinatör olarak atanmas›na iliflkin Baflbakanl›k genelgesi yay›nland›. ABD, Irak Kürt Bölgesi ve Türkiye’nin PKK’nin tasfiyesi için ortak hareket etmesini öngören ve bu ülkeler aras› bir tür “pazarl›k masas›” da olaca¤› anlafl›lan üçlü mekanizman›n oluflturulmas› için önemli bir ad›m at›lm›fl oldu. 13 Eylül 2006: Diyarbak›r’da PKK’nin etkili oldu¤u Ba¤lar Mahallesi’nde bir parkta patlayan bomba ile ço¤u çocuk 10 kifli öldü. Bu katliam›n ard›ndan yetkililer alelacele aç›klamalarla sald›r›y› PKK’nin yapt›¤›n› iddia etti. Emniyetin sonraki aç›klamalar›nda bomban›n tafl›n›rken patlad›¤› ve ölenlerden birinin sald›rgan oldu¤u iddia edildi. Ancak “bombay› tafl›yan terörist”e

ait oldu¤u iddia edilen parçalanm›fl cesedin bir çocu¤a ait oldu¤u ortaya ç›k›nca hemen yeni aç›klama geldi: “PKK’nin kulland›¤› tipte bir patlay›c› kullan›lm›fl”. Emniyet sözcüsü ‹smail Çal›flkan 15 Eylül’deki bas›n toplant›s›nda “PKK neden kalesi diye bilinen semtte bomba patlatm›fl olabilir” sorusunu yan›tlamaktan kaç›nd›. Ard›ndan “Hedef M‹T lojmanlar›yd›, bomba yolda patlad›” aç›klamas›na dönüldü. Ancak bomban›n ölen “hangi çocuk veya annesi” taraf›ndan tafl›nd›¤› aç›kl›¤a kavuflmad›. Emniyet aç›klamalar› alt alta konuldu¤unda, kendi kendine gezinen, ya da kendisini tafl›yan hariç herkesi havaya uçuran bir bomba oldu¤u iddia ediliyordu. Eylemi PKK’nin gerçeklefltirdi¤ini hemen ilan eden yetkililer, eylemi Türk ‹ntikam Tugay›’n›n (T‹T) üstlendi¤ine dair iddialar› jet h›z›y-

la reddettiler. Tayyip Erdo¤an’dan, emniyet sözcüsüne ve güdümlü medyaya kadar herkes eylemi T‹T’in yapmad›¤›na adlar› kadar emindi. Suçlama ve yalanlamadaki bu acelecilik flu sorular› gündeme getirdi: “Eylemi T‹T’in yapma ihtimalinden neden bu kadar tedirgin olundu. Kendine T‹T ad›n› veren örgüt PKK’nin kulland›¤› bomba tipini kullanamaz m›? Atabeyler operasyonunda yakalanan askerlerin ‘Biz PKK’ya karfl› operasyonlarda ele geçirdi¤imiz bu bombalar› daha sonra çeflitli operasyonlarda kullan›yoruz’ fleklindeki ifadeleri gerçek d›fl› m›? fiemdinli’de askerler taraf›ndan Umut Kitabevi’ne at›lan bombalar da ordu envanterinde olmayan Alman yap›m› bombalard›. Bu mant›¤a göre fiemdinli eylemini de Almanlar m› yapt›? Eylemi T‹T’in

Türkiye toplumu “Türk”, “Sünni”, “Erkek” ço¤unluklar ad›na hareket eden faflizan zorbalar arac›l›¤›yla bask›lanmaya çal›fl›l›yor. Bu politika toplumu birbirine düflman cemaatlere bölüyor ve gerici bir iç savafl ortam›n› giderek gelifltiriyor. Condoleeza Rice, gönlünden geçeni söylüyor ve Türkiye’deki durumu flimdiden “iç savafl” olarak tan›ml›yor.

yapmad›¤›na bu kadar h›zl› nas›l karar verilebildi?” Çünkü T‹T, devlet ve/veya CIA merkezli kontrgerilla operasyonlar›nda kullan›lan bir kod ad›yd›. Türkiye’yi Ortado¤u batakl›¤›nda tafleron haline getirecek bir sürece girilirken ve Kürt sorunu bu sürecin önemli bir pazarl›k konusuyken, yerli ve yabanc›

Kendilerini linç ettiriyorlarm›fl Fatih Çekirge Kürtlerin kendilerini linç ettirdi¤ini iddia etti. Çekirge, “PKK'n›n baz› ‘tansiyonu yüksek illerde’ Türk-Kürt kavgas› ç›kartmak için provokasyon haz›rl›¤›nda oldu¤u, oraya tütün-pamuk iflçisi gibi militan gönderdi¤ini” yazd›. Daha bir hafta önce Konya Bozk›r’da, Adapazar› Pamukova’da yaflanan linç giriflimleri yaflanm›flt›. Fatih Çekirge, bu “haberiyle”, bu linç hareketlerinde, suçlunun linç edilmeye kalk›fl›lan “gizli PKK üyesi” Kürt iflçileri oldu¤unu ima ediyordu. 11 Eylül tarihli Hürriyet gazetesinin manfletinde yay›nlanan bu haberle, Türkiye’nin dört bir taraf›na mesaj veriliyor ve Kürt amelelerine, ›rgatlar›na karfl› linç hareketlerinin “serbest” oldu¤u bildiriliyordu. Ayn› “haberde”, PKK ile çat›flmada yaflam›n› yitiren Aste¤men Zeki Burak Okay’›n ailesinin gös-

terdi¤i tepkinin de PKK taraf›ndan “malzeme” haline getirildi¤i bildiriliyordu. Çekirge diyordu ki, “1984’te bafllay›p 2006’ya kadar süren ve bu gidiflle bir 20 y›l daha sürecek olan bu savaflta evlatlar›n› yitirenler, bu savafl›n nedenini, niçinini sorgulamaya kalk›flmas›nlar; kalk›flanlar PKK’ya yard›m ve yatakl›kla suçlanabilir!”

O¤lunuzu ölüme göndereceksiniz ve bu bile size izlenmekte olan Kürt politikas› hakk›nda soru sorma hakk› vermeyecek! Kürt ameleleri linç etmek serbest; öldürülen o¤lunuzun bofluna ölüp ölmedi¤ini sormak yasak! Fatih Çekirge’nin bu i¤renç aç›klamas›n›n arkas›ndan Büyükan›t ç›kt›. Büyükan›t flunlar› söylüyordu: “Siz bir süredir bizim de tespit etmifl oldu¤umuz çok ciddi ve çok sinsi bir plan› Türk milletinin önüne serdiniz. Türk milleti bu sinsi planlara hiçbir zaman izin vermeyecektir. Bu hayali görenlere biz yak›nda gerçe¤i gösterece¤iz.” Büyükan›t’›n bu sözleri, linç ortam›n›n yayg›nlaflt›r›lmas›n›n, düflünce ve ifade özgürlü¤ünün ortadan kald›r›lmas›n›n yürürlü¤e sokulan “PKK’yi tasfiye plan›n›n” resmi bir parças› oldu¤unu ortaya koydu.

kontrgerilla odaklar›n›n bu tür operasyonlar yapma ihtimalinin yüksek oldu¤u aç›k. Bu eylemin “PKK’yle Mücadele Koordinasyonu” üzerinde yarataca¤› sonuçlar›n, masadaki tüm güçlerin “terörist” kabul etti¤i PKK’nin aleyhine olaca¤› aç›k. Ama belli oluyor ki devlet yetkilileri bu i¤renç çocuk

katliam›n›n üstünü h›zla örtmeye gayret gösterecekler. fiemdinli’de oldu¤u gibi elinde bombayla yakalanmad›kça kontrgerillac›lar›n suçlar› örtbas edilecek. Ve kirli savafl siyaseti halklar›n birbirine düflman oldu¤u bir ülke yaratmaktan baflka bir amaca hizmet etmiyor.

haberinde MLKP’nin ABD’yi hedef alan eylemleri, Kürt hareketine yak›nl›¤› operasyonun gerekçeleri olarak gösterildi.

13 Eylül’de de Özgür Halk ve Genç Bak›fl dergilerinin ‹stanbul Beyo¤lu ve Aksaray’daki bürolar›na efl zamanl› bask›n düzenleyen polis, 7 kifliyi gözalt›na ald›, bilgisayar ve kitaplara el koydu. Bask›nda derginin imtiyaz sahibi Suat Kolca ile dergi çal›flanlar›ndan Yaflar Duman'›n da aralar›nda bulundu¤u 7 kifli gözalt›na al›nd›. Görünen o ki devlet Türkiye’nin ABD emperyalizminin kuyru¤una tak›lmas›na karfl› mücadele yürüten devrimcileri ve bu batakl›¤a koflarken eline aya¤›na dolaflan Kürtleri susturmak için polis devleti uygulamalar›n› öne ç›kar›yor. Bu uygulamalar bir kez “dönem politikas›” olarak belirlendi¤inde, arkas›n›n sistematik iflkence, yarg›s›z infaz, kaç›rma-kaybetme operasyonlar› olarak geldi¤i biliniyor.

K›br›s’ta darbe K›br›s’ta sivil bir darbe oldu. CTP-DP koalisyonu, Türkiye kaynakl› bir operasyonla bozuldu. Kopmalar›n fiaban Diflli’nin ad›n›n ön planda oldu¤u bir AKP operasyonuyla gerçekleflti¤i ortaya ç›kt›. K›br›s Din ‹flleri Baflkan› Ahmet Yönlüer’in UBP ve DP’li milletvekillerini koparma operasyonunda etkin bir görev ald›¤› iddia ediliyor. Kopan milletvekillerinin kurdu¤u Özgürlük ve Reform Partisi’nin AKP çizgisine yak›n ve Türkiye kökenli unsurlar› da içine alan bir parti olaca¤› ifade ediliyor. Genelkurmay’dan habersiz bir

biçimde TSK ile daima yak›n iliflki içinde olan UBP’den üç milletvekilinin istifa etti-

rilmesi ve AKP’ye paralel bir parti kurdurulmas›n›n olanaks›z oldu¤u biliniyor. TSK ile AKP aras›ndaki bu “uzlaflma”n›n Irak Kürdistan›’ndan, Lübnan, K›br›s (ve hatta muhtemelen AB) gibi konular› içeren büyük bir paket üzerinden ve ABD’nin genel Ortado¤u politikas› çerçevesinde sa¤lanm›fl olmas› ihtimali son derece yüksek. Yeni CTP-ÖRP hükümetinin Kuzey’de ABD ile ne gibi bir iflbirli¤ine giriflece¤i ise flimdilik bilinmiyor. Ancak, Kuzey K›br›s’ta ABD gemileri için liman ve tersane yap›m›na iliflkin bir çal›flman›n yap›ld›¤› da duyulmufltu.

Kürt sorununun “Amerikanc› çözüm” sürecine sokulmas› insanl›k d›fl› bir operasyonla bafllad›. Diyarbak›r’da uzaktan kumandal› bombayla 7’si çocuk 10 kifli öldürüldü. Kürt halk› yaralar›n› sarmaya çal›fl›rken, iktidar güçleri fliddeti t›rmand›rmay› hedefleyen provokatif ç›k›fllar yap›yor.

Plaja gönderirmifl gibi yap›p ölüme gönderiyorlar Tezkere görüflmelerinde Lübnan’a gönderilecek askerler için “tehlike yok” denildi ama Chirac böyle düflünmüyor Lübnan’a asker gönderme karar› alan Türkiye, bu ülkedeki incelemelerine bafllad›. Tu¤g. Tahir Bekiro¤lu baflkanl›¤›ndaki heyet 12 Eylül’de Beyrut’a gitti. Heyet gitmeden ABD-‹srail güdüml�� bas›n, Türkiye’nin gönderece¤i gücün yar›s›n›n deniz, yar›s›n›n kara gücü olaca¤›n›; kara gücünün de Lübnan’›n kuzeyin-

deki “risksiz bölge”ye yerlefltirilece¤ini müjdeledi. Türkiye için “yer be¤enecek” heyetin inceledi¤i Damur bölgesine Frans›z askerler yerleflmiflti. Tezkere görüflmelerinde Türkiye’nin yerleflece¤i söylenen Sur ile Litani aras›nda kalan bölgeyi de ‹talyanlar “kapt›”. fiimdi hükümet “fazla riskli” olmayan

Polis devleti uygulamalar› bafllat›ld› Devlet devrimcilere ve Kürt hareketine yak›nl›¤› ile bilinen yay›nlara yönelik bask›lar›n› giderek artt›r›yor. Eylül ay› içerisinde MLKP örgütüne yap›lan operasyon kapsam›nda 23 kifli tutukland›. Tutuklananlar aras›nda At›l›m Gazetesi Genel Yay›n Yönetmeni, ‹brahim Çiçek, yay›n koordinatörü Sedat fieno¤lu, Özgür Radyo Genel Yay›n Koordinatörü Füsun Erdo¤an’›n da bulunmas› dikkat çekti. Bas›n emekçilerine yönelik bu sald›r› yeni Terörle Mücadele Yasas›’n›n ilk uygulamas› olarak de¤erlendirildi. Tutuklamalar›n ard›ndan At›l›m Gazetesi’nin yay›n› 14. A¤›r Ceza Mahkemesi’nin karar›yla 15 gün durduruldu. Yay›n durdurma karar›, yeni TMY’nin 6/son maddesine dayand›r›ld›. Cumhuriyet gazetesinin 13 Eylül’deki polis kaynaklar›na dayand›r›lan

fi‹DDET POL‹T‹KASI VAHfiETE DÖNÜfiÜYOR

baflka bir görev bulma telafl›nda. Ancak bu iflin kolay olmad›¤› Fransa Cumhurbaflkan› Chirac’tan ö¤renildi. 6. Asya-Avrupa Toplant›s› s›ras›nda ‹spanya Baflbakan› Zapatero ile görüflen Chirac mikrofonun aç›k olu¤unu fark etmeyince BM Bar›fl Gücü’nün gelece¤i hakk›ndaki gerçek fikirlerini tüm dünyaya duyurdu: "‹lk 3-4 ayda sorun olmayacak, çünkü Hizbullah zay›flam›fl durumda. Ama 3, 4 ve 5. aylarda tehlike olabilir. Gelecek için biraz endifleliyim". Chirac’›n bu sözleri, AKP hükümetinin “Hizbullah ile karfl› karfl›ya gelinmeyecek” iddias›n›n da palavra oldu¤unu bir kez daha gözler önüne serdi.

Hem ‹slamc›lar hem ABD destek Erdo¤an ve Büyükan›t “PKK’ya Karfl› Mücadele Ortak Çal›flmas›”na Türkiye’nin temsilcisi olarak emekli Org. Edip Bafler’i atad›. Bafler, kendisinin Erdo¤an ve Büyükan›t’›n mutaba-

kat›yla atand›¤›n› söyledi. Yani Bafler, hükümet ve ordunun ortaklafla temsilcisi. Her iki taraf›n birden deste¤ini almas› da tesadüf de¤il. Bafler NATO kariyeriyle tan›n›yor ve ‹slamc› bas›n›n

sürekli övgüyle sözünü etti¤i Bafler’in baflkanl›¤› döneminde Avrasya Stratejik Araflt›rmalar Merkezi’nin (ASAM) Ülker taraf›ndan desteklendi¤i belirtiliyor. ‹ktidar, bu koordinasyonu, ABD’nin Lübnan ve K›br›s’ta Türkiye’den sa¤layaca¤› katk› ve olanaklara karfl›l›k olarak verdi¤i bir “taviz” olarak sunuyor. Oysa, ABD’nin bu misyonu oluflturmaktaki amac›, Irak KürdisBafler, ABD’nin tan›’nda meydana gelen geliflkoordinatörü Jomelerle, Türkiye’nin Kürt seph Ralston’la sorunundan kaynaklanan enayn› dönemde difleleri aras›nda bir denge kurNATO’dan “çal›flma arkadafl›”. mak. Türkiye’nin “endiflelerini” AKP hükümeti- masaya getirme arac› olarak nin M‹T Baflkan- neleri kullanabilece¤i ise Diyarl›¤› için Bafler’in bak›r’da patlayan bombalar ve ad›n› telaffuz et- orada burada k›flk›rt›lan linç hareketlerinden anlafl›labiliyor. ti¤i de biliniyor.


21 Eylül 3 Ekim

4 GÜNDEM OKMEYDANI HALKI SOKAKTA

BEH‹Ç AfiÇI’YA DESTEK

COCA COLA’YA DAVA

KAR‹KATÜRE TUTUKLAMA

2006

TEDAV‹S‹ ENGELLEN‹YOR

Kontrgerillaya öfke

Avukatlar tecrite karfl›

Sa¤l›m›za büyük tehdit

Tayyip’i çizmek suç

Erol Zavar’a özgürlük

Diyarbak›r katliam› Okmeydan›’nda yap›lan bir eylemle lanetlendi. ESP, Halkevleri, DHP, DTP, Özgür Yurttafl Hareketi, ‹flçi Gazetesi taraf›ndan yap›lan eyleme kat›lan 250 kifli Okmeydan› içerisinde yap›lan yürüyüflün ard›ndan Sa¤l›k Oca¤› önünde bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Aç›klamada kontrgerilla eylemleri lanetlendi.

Avukat Behiç Aflç›’n›n cezaevlerindeki tecrite karfl› yürüttü¤ü ölüm orucunun 164. gününde Ankara’da 100’ü aflk›n avukat “Meslektafl›ma, Müvekkillerime ve Mesle¤ime Sahip Ç›k›yorum” diyerek Adalet Bakanl›¤›na yürüdü. 15 Eylül’deki eylemde polisin “Avukat cübbesi giyen ve kendilerini avukat olarak tan›mlayan kifliler, yapt›¤›n›z yasalara ayk›r›d›r” anonsu tepki çekti.

Tüketici Haklar›n› Koruma Derne¤i, Coca-Cola’n›n içeri¤inin sat›lan fliflelerde tam olarak yer almamas› ve tüketiciye sunulufl biçiminde yasal eksiklikler bulunmas› gerekçesiyle, üretiminin durdurulmas› ve sat›fl›n›n engellenmesi talebiyle dava açt›. Dernek Genel Baflkan› Ali Ulvi Büyüknohutçu halk sa¤l›¤›n› tehlikeye atan CocaCola’n›n toplat›lmas›n› istedi.

Yeditepe Üniversitesi’nde ‹ngilizce ö¤retmenli¤i yapan Michael Dickinson, bir etkinlikte sergilenen ve Erdo¤an’›, Bush’un madalya takt›¤› bir köpek olarak gösteren kolaj› nedeniyle “devlet büyüklerine hakaret” suçlamas›yla tutukland›. Dickinson, Kad›köy’de düzenlenen ‹srail sald›r›lar›n› karfl› mitingde de kendi haz›rlad›¤› dövizler nedeniyle tartaklanarak gözalt›na al›nm›flt›.

Sincan F Tipi cezaevinde yatmakta olan kanser hastas› Erol Zavar’›n tahliyesi ve sa¤l›kl› koflullarda tedavisi için bir araya gelen “Erol Zavar’a Yaflama Hakk› Koordinasyonu” “Bu Ifl›k Sönmesin!” ça¤r›s›yla yeni bir dayan›flma kampanyas› bafllatt›. 1997-1998 y›llar›nda ODAK ve Genç Direniflçi Dergilerinin sorumlu yaz› iflleri müdürlü¤ünü de yapm›fl olan Erol Zavar, muhalif kimli¤i nedeniyle cezaevinde bulunuyor.

Allah Egemenine Ba¤›fllas›n

Lübnan’a asker gönderilmesine dair tezkere görüflmelerinde kürsüye AKP ad›na Egemen Ba¤›fl ç›km›flt›. Tezkereyi kürsüde Baflbakan’›n veya D›fliflleri Bakan›’n›n de¤il Ba¤›fl’›n savunmas› anlaml›. Ba¤›fl “ABD’nin AKP Büyükelçisi” gibi çal›fl›yor

Lübnan’a asker göndermeyi AKP ad›na meclis kürsüsünde savunan ‹stanbul Milletvekili Ba¤›fl, bafl›n› önündeki ka¤›ttan kald›ramadan, k›r›k dökük bir Türkçe ile konufl-

mas›n› tamamlamaya çal›flt›. 15 yafl›ndan beri ABD’de yaflayan, uzun y›llar New York’ta Türk Amerikan Derne¤i Baflkanl›¤› yapan Ba¤›fl 2002 y›l›ndaki seçimler öncesinde Türkiye’ye “ithal edildi”. Tayip Erdo¤an taraf›ndan ‹stanbul Milletvekili aday› gösterilen Ba¤›fl, seçildikten sonra Baflbakan’›n D›fl ‹liflkiler Dan›flman› oldu. Egemen Ba¤›fl’›n di¤er ünvanlar› da ilgi çekici: * Türkiye-ABD Parlamentolar Aras› Dostluk Grubu Baflkan› * Türkiye-‹srail Parlamentolar Aras› Dostluk Grubu Üyesi

* NATO Parlamenterler hem Sn. Baflbakan›m ad›na, Asamblesi Türk Grubu Bafl- hem de Dostluk Grubu Baflkan Yard›mc›s› kan› olarak her iki taraf * NATO Parlamenterler için de olumlu mesajlar Transatlantik Komitesi Bafl- vermeye çal›fl›yorum.” kan› Egemen Ba¤›fl 17 fiuYani nerede emperya- bat’ta Amerikan fiirketler listlerle iliflkilerin tezDerne¤i'nin ikinci y›lgah› varsa Ba¤›fl dönümü kutlamas›noraya tezgah açm›fl da Türkiye-ABD AKP’N‹N durumda. Kendisiiliflkilerini bir evliABD’DEN ‹THAL li¤e benzetmifl ve ne ait www.egeM‹LLETVEK‹L‹ “aflk›na” flu sözlermenbagis.com adl› le kur yapm›flt›: sitede misyonunu flu “Evliliklerde bazen iyi ifadelerle anlat›yor: “Çeflitli vesilelerle zaman günler olur bazen de daha zaman sorgulanan Türk- iyi günler olur”. KonuflmaABD dostlu¤u'nun her daim s›nda ABD’nin “terörle müsa¤lam temeller üzerine cadele” ad› alt›nda giriflti¤i oturdu¤unu hat›rlatarak bu iflgallere de övgüler düzen sunni dalgal› ortamlarda Ba¤›fl, “Uluslararas› terörle

Finale giderken tribüne selam

mücadele konusunda Türkiye ile ABD aras›nda karfl›l›kl› destek, yard›mlaflma ve iflbirli¤i olmas› Amerika'n›n savafl›n›n ‹slam'a karfl› olmad›¤›n›n ispat›d›r” demiflti. (Türkçe hatalar› Ba¤›fl’a ait) Ba¤›fl “ABD AKP’den deste¤i çekiyor mu” tart›flmalar›n›n yafland›¤› günlerde solu¤u ABD’de ald›. 30 Mart’taki ABD ziyaretinde yapt›¤› konuflmada Türkiye’nin Ortado¤u'ya bar›fl getirmek için ABD ile beraber çal›flt›¤› söyledi. ABD’nin operasyonlar›na “bar›fl” s›fat› yap›flt›ran Ba¤›fl bununla da yetinmedi, bu “mücadele”de Türki-

ye’nin ABD’ye katk›lar›n› flu sözlerle ifade etti: “91'de ilk Körfez krizinde ABD'ye destek veren ilk ülkelerden biriydik. Bunu çok kimse bilmiyor ama Irak'ta ABD'den sonra en çok kayb›, bölgede askerimiz olmamas›na ra¤men biz verdik.” Ba¤›fl, AKP’nin ABD tafleronlu¤u yapma sevdas›yla ölüme gönderdi¤i floförlerin, emekçilerin can›n›, partisi için emperyalistlerden destek alman›n arac› yapacak kadar da pervas›zlafl›yor. Egemen Ba¤›fl’›n unvanlar›, sözleri ve kimli¤i tezkerenin içeri¤inin bir aynas› sanki: Amerikanc› ve ‹srail dostu.

Önümüzdeki aylar› Cumhurbaflkanl›¤›’na giden yolda final olarak de¤erlendiren Erdo¤an tarikatlara selam çakarak tribün deste¤ini korumaya çal›fl›yor. AKP hükümeti El Kad› ve Suudi Kral› gibi finansal olanaklar› da gözden ç›karm›yor

‹smaila¤a Camii’ndeki linç olay›n› ‹stanbul Emniyeti’nin örtbas etmeye yönelik tavr› tart›fl›l›rken, Baflbakan polisin bu tavr›n›n arkas›nda oldu¤unu gösteren aç›klamalar yapt›. Baflbakan Erdo¤an “linç girifliminde bulunuldu¤u, bulunulmad›¤› belli de¤il” diyerek devletin kurumlar›nca yap›lan otopsinin

sonuçlar›n› dahi görmezden geldi. Bas›n› bu cemaate iftira atmakla ve gayri meflru yay›n yapmakla itham etti. Baflbakan Erdo¤an 2 adli t›p uzman› ile soruflturma savc›s›n›n imza-

s›n› tafl›yan, 4 Eylül tarihli “otopsi tutana¤›” bafll›kl› raporda olay›n linç oldu¤unun tespit edildi¤ini tabii ki biliyor. Ama Tayyip Erdo¤an aç›k bir flekilde “kendi adamlar›”na sahip ç›k›-

yor. Cumhurbaflkanl›¤› seçimleriyle ilgili finale gidildi¤ini ilan eden Erdo¤an “son düzlü¤e girerken” tribünlerine selam çak›yor. fiuras› kesin ki Baflbakan Tayyip Erdo¤an, bu yar›flta ipi gö¤üsledi¤inde de “flampiyonluk” turunu bu linççi gerici yobaz y›¤›nlarla beraber atacak.

Darbeciler yarg›lans›n! 12 Eylül faflist cuntas›n›n 26. y›l›nda emek ve demokrasi güçleri cuntac›lar›n yarg›lanmas› ve katledilen devrimcilerin an›lar›n›n yaflat›lmas› için sokaklardayd›lar

VEYSEL’‹N VAS‹YET‹ B‹ZLERE EMANET 12 Eylül askeri darbesinde idam edilerek cenazesi gizlice gömülen ve kaybedilmeye çal›fl›lan Devrimci Yol’cu Veysel Güney’in vasiyeti yerine getirilmek üzere. Mersin 78’liler Derne¤i’nin uzun süren ›srarl› çabalar›n›n ard›ndan, geçti¤imiz aylarda Gaziantep’te bulunan Güney’in cenazesi flu s›ralar DNA tespiti için Adli T›p’ta. Buradaki ifllemlerin tamamlanmas›n›n ard›ndan cenaze ailesine verilecek ve Malatya Hekimhan-Davulgulu köyünde topra¤a verilecek. Böylece Veysel Güney’in “Mezar›m› yol üstüne kazs›nlar, üstüne yumruklu y›ld›z yaps›nlar!” vasiyeti de yerine getirilecek. Veysel, 26 y›l sonra vasiyeti ile 12 Eylül’e karfl› mücadeleye omuz verdi. Omuzlarda yükselecek...

Ankara “Darbe Karfl›t› Platform”un 10 Eylül’de düzenledi¤i eylemde yürüyüflün ilk dura¤› 12 Eylül günü darbecilerin bildirilerinin okundu¤u TRT Ankara Radyosu Müdürlü¤ü’ne ait bina oldu. Burada “Demokrasi Bildirisi” okundu. Daha sonra binin üzerinde kifli Ankara Radyosu’ndan S›hhiye Meydan›’na yürüdü. S›hhiye’deki mitingde devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan haz›rlanan ortak bildiri Ankara 78’liler Derne¤i Baflkan› Ruflen Sümbülo¤lu taraf›ndan okundu. Bildiride 12 Eylül karanl›¤›nda flehit düflenlerin isimleri say›l›rken mitinge kat›lanlar tek bir a¤›zdan “yafl›yor” diye ba¤›rd›lar. Bildirinin okunmas›n›n ard›ndan flair Mehmet Özer taraf›ndan 12 Eylül cuntac›lar› taraf›ndan idam edilen Veysel Güney’in son mektubu ve fliiri okundu. Darbenin iflkencehanelerinde öldürülen bir devrimcinin ablas› k›sa bir konuflma yapt›. Grup Vardiya’n›n söyledi¤i devrimci ezgilerle miting son buldu. Ankara’daki bir di¤er eylem de 12 Eylül günü yap›l-

d›. Yüksel Caddesi'nden ABD Büyükelçili¤i’ne yürüyen kitle 12 Eylül’ün arkas›ndaki güç olan ABD emperyalizmini lanetlendi. Büyükelçilik önünde Darbe Karfl›t› Platform ad›na bir aç›klama yapan Ankara 78’liler Derne¤i Baflkan› Ruflen Sümbülo¤lu: “Emperyalizmle faflist darbeler aras›ndaki kopmaz ve derin ba¤› bir kez daha hat›rlatmaya ve lanetlemeye geldik” dedi. Aç›klamada, 12 Eylül’de flehit düflen devrimcilerin halklar›n

yi¤it evlatlar› oldu¤u belirtildi ve “Peki darbeciler kimin çocuklar›?” denildi. Aç›klamada darbeden sonra ABD Baflkan› Jimmy Carter’›n a¤z› kulaklar›na varan bir gülümsemeyle “Bizim çocuklar baflard›” dedi¤i hat›rlat›ld›. Eylemde son günlerde At›l›m gazetesine yönelik yap›lan sald›r›lar da k›nand›. Ö¤leden sonra “Darbecilerin yarg›lanmas›”n› isteyen 25 bin imza Meclis'e teslim edildi. ‹zmir 12 Eylül darbesinin 26. y›l›nda bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve partilere üye 500 kifli ‘Darbeciler Yarg›lans›n’ ana pankart›n›n ard›ndan Bornova Cumhuriyet Meydan›’na yürüdü. 12 Eylül faflizminin getirdi¤i bask›lar, ac›lar Ege 78’liler Derne¤i’nden, ÇHD’den, TTB’den, E¤itimSen’den temsilcilerin yapt›¤› konuflmalarla k›nand›. Mitinge kat›l›m›n düflük olmas› ve mitingin coflkusuz geçmesi dikkat çekiciydi.

Emniyet fiehit Aileleri Derne¤i’ne manal› k›yak

EMfiAD’› ABD fiad Ediyor ABD kendine uflak angaje etmenin geleneksel yöntemlerini uygulamaya devam ediyor: Amerika’da gezdiriyor, para musluklar›n› aç›yor ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'un Emniyet Teflkilat› Vazife Malulü ve fiehit Aileleri Yard›mlaflma ve Dayan›flma Derne¤i'ne (EMfiAD) yapt›¤› 10 bin dolarl›k ba¤›fl tepkiler üzerine iade edildi. Ancak, EMfiAD Baflkan› Nursen Dönmez’in Temmuz ay›nda ABD'de tam 21 gün a¤›rland›¤› ortaya ç›kt›. ABD taraf›ndan bu ülkede a¤›rland›¤› için elefltirilen Dönmez, “Baflbakan da ABD'ye gidiyor. Bunu bu kadar büyütmek, alt›nda bir fley aramak yanl›fl” diye kendini savundu. ABD'nin Ankara Büyükelçili¤i yetkilileri gezinin amac›n› “ABD kültürünü tan›tmak ve sivil toplum örgütlerinin ABD'deki yap›lar› hakk›nda bilgi vermek” diye aç›klayarak, bu uygulaman›n 66 y›ld›r devam etti-

¤ini söyledi. Yetkililer, “Temmuz ay›ndaki gezi Kültür Atafleli¤imiz taraf›ndan organize edildi. Geziye davet edilen kifliler ise büyükelçinin de görüflü al›narak belirlendi. Daha önce, aralar›nda gazetecilerin ve milletvekillerinin bulundu¤u gruplar› da ABD'ye götürmüfltük. Kat›l›mc›lar› belirlerken toplumun tüm kesimlerini dikkate al›yoruz” dedi. ABD taraf›ndan özel olarak “misafir edilen” milletvekilleri ve gazetecilerin kimler oldu¤u merak yarat›rken, sadece EMfiAD’a de¤il di¤er fiehit Aileleri Dernekleri’ne yönelik ABD ilgisinin zamanlamas› dikkat çekiyor. Geçti¤imiz günlerde de ABD’nin Adana Konsolosu Eric Green fiehit Aileleri Malulleri Yard›mlaflma Derne¤i’ni ziyaret etti. Tam da PKK’nin tasfiye edilmesi karfl›-

l›¤› Türkiye’nin Kuzey Irak’taki Kürt devletine dair sorun yaratmamas› ve Ortado¤u’da ABD için tafleronluk yapmas›na yönelik plana hükümet ile asker angaje olmuflken, savaflta ölen asker ve polis ai-

lelerinin de bu sürece uyum sa¤lamas› isteniyor. Savafl 盤›rtkanl›¤› için kullan›lan, faflizmin kitle temelini yayg›nlaflt›ran bu örgütlenmelere flimdi yeni döneme özgü “balans ayarlar›” yap›l›yor.

Amerika’n›n paras› bofla gitmiyor:

“Türk askeri Lübnan’a gitmeli”

ABD dolar› ile beslenmeye bafllayan EMfiAD’›n Samsun fi u b e Baflkan› Bilal E r i m L ü b nan'a asker gönderilmesinin do¤ru bir karar oldu¤unu söyledi. “Türk ordusunun

Lübnan'da olmas› ülkemizin menfaatinedir. Cenab-› Allah T ü r k milletine kuvvet versin" diye kon u fl u r ken ABD’den al›nan her kurufl dolar›n “hakk›n›n” verilece¤ini gösterdi.


21 Eylül 3 Ekim

2006

E⁄‹T‹M 5

Ö¤rencileri at›yor, üniversiteyi sat›yor ‹stanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak terör estiriyor. Ateflli bir özellefltirme savunucusu olan Parlak, üniversitedeki özellefltirmelere karfl› ç›kan iflçileri, ö¤rencileri, ö¤retim üyelerini do¤duklar›na piflman etmek istercesine sald›r›yor. Solcu ö¤rencilere karfl› da özel bir garez besleyen Parlak’›n son icraat› okullar tatildeyken, 12 ö¤renci hakk›nda yüksek ö¤retimden uzaklaflt›rma cezas› vermek oldu.

Ocak 2005’te rektör seçilmesinin ard›ndan “okulda siyaseti bitirece¤ini” söyleyen Parlak, sol görüfllü ö¤renciler hakk›nda yüzlerce soruflturma açt›. Sol görüfllü bir ö¤renci için a¤r›yan karn›n› tutarak okuldan ç›kmak ya da okula ayran sokmak da soruflturma gerekçesi olabildi. Ancak ülkücü faflistler, solcu ö¤rencilere silah s›kt›klar›nda ya da okul kap›s›nda polis b›çaklad›klar›nda sadece bir ay uzaklaflt›rma cezas› ald›lar. Bu cezalar›n da hiçbir

hükmü olmad›. Cezal› olduklar› süre boyunca ellerini kollar›n› sallayarak okulda dolaflmay› sürdürdüler. Parlak sol görüfllü ö¤rencilere bofl yere sald›rm›yor. Üniversitede büyük bir özellefltirme kampanyas› bafllatan Parlak, Ulusal Güvenlik adl› özel güvenlik flirketini kap›lara dikti, yaz okullar›n› paral›laflt›rd›, yemekhaneyi ünlü Albayraklar flirketine peflkefl çekti. Her seferinde de karfl›s›nda sol görüfllü ö¤rencileri buldu. Yaz okullar›n› paral›lafl-

t›rma karar›ndan geri ad›m atmak zorunda kalan Parlak, bundan sonra sald›r›lar›n› yo¤unlaflt›rd›. ‹flçileri sürdü, akademisyenlere maafl ve k›dem cezalar› verdi, ö¤rencileri att›. Okul d›fl›nda da kalsalar, üniversitelerini Parlak’a karfl› savunacaklar›n› söyleyen üniversiteliler, toplumsal muhalefetin tüm bileflenlerini Parlak tehlikesinin fark›na varmaya ve mücadelelerine kat›lmaya ça¤›r›yorlar.

ÜN‹VERS‹TEN‹N GELECE⁄‹ “PARLAK” DE⁄‹L Okuldan at›lan Ö¤renci Kolektifi üyesi ö¤rencilerden Serpil Ocak, Gizem Aytafl, Kemal Okur ve Hakan Demir’le soruflturmalar, Mesut Parlak ve ö¤renci hareketi üzerine konufltuk. Onlar flimdilerde okul kap›s›nda kurduklar› çad›r s›n›f, bar›namayanlar s›n›f›nda mücadele dersi veriyorlar Bir gün okula gittiniz ve güvenlikler okuldan at›ld›¤›n›z› söyleyerek okula girmenizi engellediler. Nas›l oldu bu anlat›r m›s›n›z? Serpil: Yaz döneminde soruflturmalar aç›ld›. Bizim haberimiz olmad›. Yemekhanenin özellefltirilmesine karfl› eylemlerden aç›lan soruflturman›n savunmas›n› vermeye gitti¤imizde okuldan at›ld›¤›m›z› ö¤rendik. Ne gibi soruflturma ve cezalar var flimdi? Gizem: Beni atmalar›n›n gerekçesi, “içeri afifl sokmak ve özel güvenlik görevlisine hakaret.” Bir arkadafl›m›z› da, ‹slamc›lar›n sald›r›s› sonucu ç›kan çat›flma yüzünden atm›fllar. Ama, “Hukuk Fakültesi ö¤rencisi olmas›na ra¤men Edebiyat Fakültesi'nde bulunmas›na tepki gösteren ö¤rencilerle kantinde ç›kan kavgadan dolay›” demifller. Geçen y›l ikinci dönemde yaklafl›k 50 ö¤renciye 800'den fazla soruflturma açt›lar. Ka¤›t paras›na yaz›k. Sadece solcu ö¤rencilere mi aç›l›yor soruflturmalar?

kültesi’nde. Deseydik ki “rektörlü¤ü iflgal ediyoruz”, arkam›zdan gelecek bir sürü insan vard›. Adam bunu gördü ve bu uygulamay› devam ettiremedi. Do¤all›¤›nda muhalefeti sindirmeye çal›flt›. Kemal: Hukuk Fakültesi’nden baz› hocalar da, “biz yaz okulu de¤il bütünleme istiyoruz” dediler. Bütün bunlardan sonra, bütünleme hakk› geri verildi. Yemekhanenin özellefltirilmesi süreci nas›l iflledi? Hakan: Bunu ilk baflta d›flardan duyduk biz, yemekhane iflçilerinden. Rektörlük yemekhane ihalesini aç›ktan duyurmad›. ‹ki flirket konufluluyordu; Garanti Bankas› grubundan ya da Albayraklar’dan… ‹haleye 27 flirket girmesine ra¤men, konuflulanlardan biri ald›; Albayraklar. Gizem: Albayraklar’›n bir paravan flirketi. Dava da açt›k, sürüyor. Normalde “en avantajl› fiyat veren” diye bir ibare konulmas› gerekir. ‹halede o ibare duruyor ama hukuki bir boflluk b›rakm›fllar. Avukatlar üç tane usulsüzlük tespit etmifl. Büyük bir eylem olmufltu. Onun arka plan› neydi? Hakan: ‹haleden iki üç hafta önce bir günlük uyar› boykotu yap›lm›flt›; yüzde 98 gibi bir kat›l›mla. Sonras›nda da bir haftal›k bir boykot yap›ld›. Kat›l›m % 80’lerin alt›na düflmedi. Çapa’dan Orman Fakültesi’ne; EdeMesut Parlak’›n ilk icraatlar›ndan biri üniversiteye Ulusal Güvenlik biyat’tan Huadl› özel güvenlik flirketini getirip kap›larda terör estirmek oldu kuk’a, Cerrahpafla’ya kadar… Bir de referandum yap›ld›. %93’lük bir oranla “özellefltirmeye hay›r” ç›kt›. Ö¤retim görevlileri de karfl›yd›, iflçiler de. ‹ki de eylem yap›ld›. ‹lki 300 kiflinin kat›ld›¤› bir eylemdi. ‹kincisi de ihale günü yapt›¤›m›z eylem. ‹flçiler, ö¤renciler, hocalar ve yeYemekhanenin özellefltirilmesine karfl› yap›lan boykot büyük destek mekhane çal›flangörürken içeri ayran ve ekmek sokmak da suç ilan edildi lar›yla beraber yapt›k; 500 kiflilik

Gizem: ‹stisnai durumlar var. Tanju Mert adl› faflistin arkadafllar›m›z›n üzerine silah s›kmas›n›n ard›ndan soruflturma aç›lm›flt›. Bir dönem ceza ald› ama bir ay içinde tekrar okuldayd›, bir daha da soruflturma aç›lmad›. Bir di¤eri de, Erdinç isimli bir faflistin, sivil polislerden birini b›çaklamas› sonucu aç›ld›. O da bir dönem uzaklaflt›rma ald› ve bir ay içinde döndü. Soruflturman›n onlara bir yapt›r›m› yok. Soruflturmalar, 2001 y›l›ndan beri üniversitelerin gündeminden düflmüyor. Neden size bu kadar sert sald›r›yorlar, 11 kifli okulu mu y›kacakt›n›z? Gizem: ‹ki flekilde de¤erlendirilebilir. Parlak’›n ‹stanbul Üniversitesi’ndeki (‹Ü) özellefltirme sald›r›s›ndan bahsedilebilir. Bir de ‹çiflleri Bakanl›¤›’n›n yay›nlad›¤› genelge var, üniversitelilere yönelik. Serpil: Geçen y›l Mart’ta 14 kifli yine okuldan at›ld›¤›m›zda, terör örgütlerinin elebafllar› at›ld› diye haber ç›karm›fllard›. Üniversite yönetimi, polis ve

Ö¤renci Kolektifleri “Müflterileflmeye ve Piyasalaflt›rmaya Karfl› 3 Talep” ad› alt›nda bir kampanya yürütüyor

Geçen y›l Mart ay›nda 14 ö¤renciye yüksek ö¤renimden uzaklaflt›rma cezas› verilmifl ancak mahkeme, bu karar› durdurmufltu

medya birlikte hareket ediyorlar yani… Serpil: Polis ve yönetim zaten çok aç›k bir flekilde birlikte. Bir profesörün polisten ak›l almas› her ne olursa olsun garip de¤il mi? Gizem: Mesut Parlak profesör ama bilim adaml›¤› s›fat› ona bir beden fazla. Hakan: Parlak’›n Emniyet Müdürlü¤ü’yle aras› baya¤› iyi. Her okul aç›l›fl›nda yan yana. Kemal: Üniversite aç›l›fllar›na ö¤rencilerin girmesi art›k yasak. Ama konuflmaya bafll›yorlar, “Sevgili ö¤renciler” diye… Okuldaki özellefltirme ad›mlar› ve tepkiler yaz okuluyla bafllam›flt›. O süreci bafltan bir anlat›r m›s›n? Serpil: Yaz okullar›n› paral› hale getirdiklerinde, ilk tepki bizim d›fl›m›zda geliflti. Ö¤renciler gelip soruyordu, “eylem yapmayacak m›y›z” diye. Gizem: Bir bakt›k, eylem yap›yoruz ama eylemci kuyru¤u bitmiyor. 500’ü aflk›n ö¤renciyle eylem yapm›flt›k biz Hukuk Fa-

Ö¤renci Kolektifleri’nin kampanyas› amfilerde büyüyor Ö¤renci Kolektifleri’nin, “Herkese Eflit Paras›z Bilimsel Üniversite E¤itimi Hakk›” talebiyle yaz aylar›nda bafllatt›klar› imza kampanyas› yoksul mahalleler ve kent meydanlar›n›n ard›ndan üniversitelerin aç›lmas›yla birlikte flimdi de kampüslerde sürüyor. ‹stanbul, Ankara, Kocaeli, ‹zmir, Bursa, Trabzon ve Samsun baflata olmak üzere yaklafl›k

25 ilde sürdürülen kampanyada toplanan imzalar 80 bine ulaflt›. Toplad›klar› imzalar› 18 Ekim’de Ankara’da yap›lacak merkezi bir eylemler TBMM’ye iletecek olan Kolektiflerle iletiflime geçmek için www.kolektifler.net sitesini ve iletisim@kolektifler.net e-mail adresini kullanabilirsiniz. Kolektifler.net sitesinde kampan-

yayla ilgili güncel geliflmeleri takip edebilece¤iniz gibi, üniversitelilerin ihtiyaç duydu¤u pek çok bilgiye de ulaflabiliyorsunuz. Müflteri De¤il Üniversiteli adl› bir de gazete ç›karan Kolektifler, çok yak›nda yeni say›lar›yla karfl›m›zda olacaklar.

“Geçen y›l ikinci dönemde yaklafl›k 50 ö¤renciye 800'den fazla soruflturma açt›lar. Ka¤›t paras›na yaz›k.”

Gizem AYTAfi

bir kat›l›m oldu. ‹halenin “Üniversite aç›l›fllar›na yap›lmas›n› ö¤rencilerin girmesi arengellemek t›k yasak. Ama konufliçin yapm›flt›k bu eylemi. maya bafll›yorlar, ‘SevAma sendikagili ö¤renciler’ diye…” lar “sonra engelleyece¤iz” diyerek, geri Kemal OKUR durmay› tercih ettiler. Bu tutumlar›ndan dolay› eylem “Soruflturmay› birkaç kiistedi¤imiz gifliye aç›yorlar ama tek bi olmad›. Serpil: hedef bu de¤il ki. SoÖ¤rencilerin ruflturman›n amac› diiradesini k›ran ¤erlerini uzak tutmak.” bir tav›r ald›lar. Hatta, polisin sald›r›Hakan DEM‹R s›ndan sonra ö¤rencileri gündemi birlikte nas›l yürütmeyi suçlad›lar. Peki sonra engelleyece¤iz di- düflünüyorsunuz? Hakan: O kitlesel taban› yen sendikalar, “sonra” engelleyok etmek için soruflturma aç›yormek için ne yapt›lar? Hakan: Hiçbir fley. ‹flçilerin lar; polisleri, faflistleri üzerimize görev yerleri de¤ifltirildi, baz› ifl- sal›yorlar. Sald›r›lar›n daralt›c› etçilere soruflturma aç›ld›; ama sen- kisini aflabilmek için o kitlesel dikalar buna karfl› da bir fley yap- mücadeleleri t›rmand›rmal›y›z. Peki sizin d›fl›n›zdakilere de ifl mad›lar. düflmüyor mu? Ö¤rencilere ne oldu? Gizem: Paras›z e¤itim talebiKemal: Seksen befl kifliye soruflturma aç›ld›; “yemekhane ni, sonuçta sadece üniversitelerle özellefltirmesine karfl› protestoya s›n›rlamay›p, sokak sokak, mahalkat›ld›¤›n›z ve Mesut Parlak aley- le mahalle yaymam›zdaki amaç hine slogan att›¤›n›z tespit edil- da bu. Mücadele ortak; sald›r›lara karfl› da bir dayan›flma olmal›. mifltir” diye. Paral› e¤itime karfl› mücadeleSoruflturmalar›n bafl› çeken ö¤rencilere yönelik oldu¤unu yi ülke geneline yaymak için söylüyorsunuz. Peki “yaz okulu MP3 diye bir kampanya yürütüiçin eylem yapmayacak m›s›n›z” yorsunuz. Sald›r›lara karfl› bahsetdiye gelen ö¤renciler soruflturma- ti¤iniz türden ortak bir yan›t üretebilme yönünde bir ilerleme sa¤lardan sonra da geldi mi? Serpil: Soruflturmalarda, üni- layabildi mi? Serpil: ‹mza kampanyas›, versitelileri taraf edemiyoruz aç›kmücadelemizi duyurmada önemli ças›. Size gelip eylem yapal›m di- bir araçt›. Sadece bir ayda Türkiyorlar ama… bu nas›l bir iliflki? ye çap›nda 80 bin imza topland›. Hakan: Soruflturman›n man- Tüm Türkiye duydu. fiimdi bu soruflturmalar konut›¤›yla alakal› bir durum var. Soruflturmay› sadece ifli örgütleyen sunda da, çok kolay bir fley olbirkaç kifliye aç›yorlar ama tek mayacak ama, sadece yönetimle hedef bu de¤il ki. Di¤erlerine de at›lan ö¤renciler aras›ndaki bir sobir mesaj veriyorlar bu flekilde. run olmaktan ç›kar›p tüm üniverZaten soruflturman›n amac› o ada- siteyi taraf etmemiz gerekiyor. Paras›z e¤itim istedi¤imiz için som› o ifllerden uzak tutmak. Peki bu amac›nda ne kadar et- ruflturuldu¤umuzu anlatabilirsek bir fley baflarm›fl olaca¤›z. kili oluyor soruflturmalar? Mesut Parlak’› ne durdurur, Serpil: Baya¤› bir etkili oluyor. Örgütlü ö¤renciler bile etki- kim durduracak bu adam›? Hakan: Hukuki mücadeleden lenebiliyor bu durumdan. Bir taraftan soruflturmalara gerçek bir sonuç alam›yoruz. Dakarfl› koymak durumundas›n›z ve va sürüyor kazan›yoruz ama adam bunun daralt›c› oldu¤unu söylü- yine at›yor. Hukuk da etkili de¤il yorsunuz; bir taraftan da sadece aç›kças›. Durdurursak biz durdururuz, bir fakültede 500 kiflinin kat›ld›¤› eylemler örgütlüyorsunuz. Biri bizim mücadelemiz durdurur, baflkitlesellefltiren biri de daralt›c› iki ka da bir yolu yok.

Dokuz Eylül Ö¤renci Kolektifi: Zorla para toplamak yasakt›r Ö¤renci Kolektifleri Dokuz Eylül Üniversitesi'nde kay›tlar›n ard›ndan yap›lan yabanc› dil muafiyet s›nav› için ö¤rencilerden zorla para toplanmas›na karfl› baflar›l› bir kampanya yürüttü. Kolektifler kayda gelen ö¤renci ve velileri bilgilendirmek için masa açarak, kay›t s›ras›nda dikkat

edilmesi gerekenleri anlatan broflürleri da¤›tt›lar. Bu bilgilendirme üzerine, bir ö¤rencinin paray› vermeden kay›t olmas›ndan sonra kay›t için bekleyen tüm ö¤renci ve velilere para ödememeleri gerekti¤ini anlatt›lar. Ard›ndan para ödemeden kay›t olanlar›n say›s› artt›. Bunun üzerine özel güvenlikler ö¤renci velilerini fakülte binas›n›n

önünden uzaklaflt›rmaya çal›flt› fakat baflar›l› olamad›. Para vermeyi reddedenlerin iyiden iyiye ço¤almas› üzerine Ö¤renci Kolektifi'nin masas›na gelen genel sekreter, "ad›n›z› söyleyin soruflturma açaca¤›z" diyerek ö¤rencileri tehdit etti. Çevredeki velilerin tepki göstermesi üzerine genel sekreter binay› terk etmek zorunda kald›.


21 Eylül 3 Ekim

6 EMEK

Yoksul halklar›n medeniyet çat›flmas›

AKP Fiskobirlik’te istedi¤ini ald›

P

apan›n konuflmas› milyonlarca Müslüman taraf›ndan tepkiyle karfl›land›. Papa’n›n (gazetelerden okudu¤um kadar›yla) felsefe yapay›m derken göz ç›kartt›¤› konuflmas›n›n ard›ndan ortal›k yeniden medeniyetler çat›flmas› tart›flmalar›yla doldu. Din bütün insanl›k tarihi boyunca bireyin ve toplumun hayat›nda oldukça önemli yer teflkil etmifltir. O günün koflullar›nda toplumsal hayat› düzenlemek ve insan›n sürekli kendisine sordu¤u “hayat›n anlam› ve kendisinin yeri” konusunu anlamland›rmak için ortaya ç›kan dinler, bu iki sorun halen varl›¤›n› sürdürdü¤ü için bugün de toplumsal hayat›n etkin bir aktörü olarak yerini koruyor. Hem de en güçlü ve birikimli düflünce sistemi olarak. Herhangi bir din, bünyesinde bar›fl, sevgi, dayan›flma gibi özellikler bar›nd›rabilece¤i gibi intikam, cezaland›rma, yok etme gibi olumsuz özellikler de bar›nd›rabilir. Ancak bu durum Papa’n›n söyleminin onun H›ristiyan dini inanc›ndan de¤il Papal›¤›n emperyalist sistemdeki yerinden kaynakland›¤› gerçe¤inin üzerini örtmemelidir. H›ristiyan söylem bu anlam›yla t›pk› Haçl› Seferleri’nde oldu¤u gibi sömürgecili¤in bir arac› olmaktan öteye gitmemifltir. Bu nedenle hristiyan-müslüman çat›flmas› gibi görülen bu gerilimin özünü iyi anlamak gerekir. “Medeniyetler çat›flmas›” sömürgecilerle yoksul Ortado¤u halklar› aras›ndaki çat›flman›n bizatihi kendisinden baflka bir fley de¤ildir. “Medeniyetler çat›flmas›” bu gerçek mücadelenin üzerini örtmek için uydurulan emperyalist bir stratejidir. Bu stratejinin bir ucu emperyalist kibirlenme ise di¤er ucu yeflil kuflak siyasetinin ürünü olarak emperyalistlerin kendi elleriyle büyüttükleri siyasal islamd›r. Oysa yoksul Müslüman halklar›n de¤iflik dini inançlar› olan Asya halklar› ya da H›ristiyan Latin halklar›yla bir anlaflmazl›¤› flimdiye kadar görülmedi. Tepki Avrupa ve Amerika’ya… Neden? Çünkü sorun medeniyetler çat›flmas›nda de¤il, emperyalizmle yoksul halklar aras›nda da ondan… Müslüman halklar, son olayda oldu¤u gibi ‹slam dinine sahip ç›kmak için sokaklara dökülüyor. Peki Müslüman ülkelerin egemen s›n›flar› ve devletleri ne yap›yor. ‹slam Konferans› Örgütü “bilimsel” bir yan›tla Papa’n›n a¤z›n›n pay›n› verece¤ini söylüyor. D›fliflleri Bakan›m›z ise durumu abartmadan de¤erlendirmemiz gerekti¤ini Papa’n›n ziyareti konusunda konuflman›n erken oldu¤u vs. Di¤er fleriatç› Arap ülkeleri ne yapt›lar. Petro dolarlar›n›n yüzü suyu hürmetine sembolik aç›klamalardan öteye gitmediler. Bir baflka deyiflle egemenler aras›nda bir “medeniyetler çat›flmas›” görülmüyor. Yoksul emekçi halklar›n dini inançla kurdu¤u iliflki karmafl›k bir düzlem içinde ilerler. Bu iliflkiyi çaresiz insanlar›n avunma ihtiyac›, bilgisizlik-cahillik, bofl inançla s›n›rl› kavramay› tercih edenler her zaman baltay› tafla vurmufllard›r. Müslüman topluluklar›n toplumsal hayat›n sorunlar›n› insanl›¤›n bugüne kadar biriktirdi¤i ilerici bir tutumla ele alma kabiliyetini kazanmalar› ilerici toplumsal hareketlerin burjuva materyalizminden esasl› bir kopufluyla mümkün olabilecektir. Bir baflka deyiflle yoksul Müslüman emekçi halklar›n eflitlik ve adalet mücadelesi asli sorunlar›ndan biri olarak din ve toplumsal hayat-siyaset iliflkisinde özgün bir çözüm üretme kapasitesine sahip olabilmelidir.

2006

BÜRO EMEKÇ‹S‹ ADALET ‹STEY‹NCE COPLANDI Ankara Adliye Saray›’na yürümek isteyen BES üyelerine polis cop, kalkan ve tazyikli su kullanarak sald›rd›. Kamu çal›flanlar› hareketinin militan gelene¤ini canland›ran BES iki kez barikata yürüdü Yarg› alan›nda da büyük bir tasfiye hareketi bafllat›ld›. Gelir ‹daresi yasa tasar›s›, Say›fltay yasas› ve Adalet Bakanl›¤›’nda ulusal yarg› projesi kapsam›nda uygulamaya geçirilmeye bafllanan E-devlet’e geçifl projesi ile onlarca ilçede adliyeler kapat›ld›. Bu düzenlemelerle, yarg› emekçilerinin ifl güvencesi ve özlük haklar› da ellerinden al›nman›n efli¤ine getirildi. Bu do¤rultudaki ilk temel uygulama, yarg› çal›flanlar› aras›nda ayr›m yaratmaya yönelik politikalar›n fliddetlendirilmesi oldu. Bafllang›çta ücretler aras›ndaki farkl›l›k art›r›ld›, ard›ndan statü farkl›laflt›r›lmalar›na baflvuruldu. Son olarak hakim ve savc›lar›n özlük haklar›nda yap›lan düzenlemelerde di¤er yarg› çal›flanlar› görmezden gelinerek büyük ücret farklar› yarat›l›nca, bu alanda örgütlü Büro Emekçileri Sendikas› (BES) harekete geçme karar› ald›. BES flube baflkanlar› ve iflyeri temsilcileri “‹nsanca yaflanabilir ücret, Yarg›da adalet” slogan›yla 4 Ey-

lül’de ‹zmir Adliyesi önünden Anakara’ya do¤ru yola ç›kt›lar. Bursa ve Eskiflehir’de Adliye saraylar›na kadar yürüyüfllerle gelen BES’liler, “Yarg› çal›flanlar›n›n bütününü kapsayan yeni bir yasal düzenleme yap›lmas›n› ve adli yarg› tazminat›n›n günün flartlar›na göre ayarlanmas›n› istiyoruz" dedi. ‹stanbul, Antalya, ‹zmir,

Diyarbak›r ve Kocaeli baflta olmak üzere çeflitli illerden gelen BES üyesi kamu emekçileri 6 Eylül’de sabah saatlerinde Ankara’da eski hipodrom alan›nda toplanarak buradan Ankara Adalet Saray›’na yürüdü. Burada çal›flan yarg› emekçileri de Adalet Saray›’n›n en üst kat›ndan, alk›fllarla inerek il d›fl›ndan gelen arkadafllar›yla bulufltular.

Hüseyin Gölpunar “Eylemimiz karfl›l›ks›z kalmad›” U¤rad›¤›n›z sald›r›y› ve sonuçlar› de¤erlendirir misiniz? Karfl›laflt›¤›m›z sald›r›lar basit bir arbede de¤il kast› aflan boyutta sald›r›lard›r. Çorum fiube Baflkan›m›z›n ald›¤› tehdit de bu sald›rganl›¤›n “özel” bir plan›n›n oldu¤unu gösteriyor. Eylemimiz karfl›l›ks›z kalmad›. Adalet Bakan›, adli y›l› açarken yarg› çal›flanlar›n›n sorunlar›n›n büyüklü¤ünü ifade ederek çözüme yönelik düzenlemeler yapacaklar›n› söyledi. Birçok ilde yarg› emekçileri BES’e üye

olmaya bafllad›. BES’in eylemleri, kamu çal›flanlar› hareketinde uzun bir süredir hüküm süren sessizlik ve geliflen uzlaflmac› kültürün sars›lmaya bafllad›¤› bir dönemde gündeme geldi. Kararl› ve dirençli tutumumuzun KESK’in önümüzdeki günlerde sald›r› yasalar›na karfl› gelifltirece¤i eylemlerde eylemleri etkiliyece¤ine inan›yorum. Konfederasyonumuzun dan›flma kurulunda sendikal hareketin içinde bulundu¤u genel durum ve son bir y›l›n geliflmelerinin bu eylemlerin ›fl›¤›nda daha derinlemesine tart›fl›labilece¤ini düflünüyorum.

1.5 SAATTE MASAYA Gifle emekçileri ifl yavafllat›nca, duymayan kulaklar 1.5 saatte aç›ld›. Köprü ve otoyol ücretlerine %20 ile 50 aras›nda zam yap›l›rken kamu emekçilerinin ücretlerine %4 zam yap›l›nca Yap› Yol Sen eylem karar› ald›. ‹stanbul Bo¤aziçi köprüleri, Düzce Kaynafll›, Samand›ra, Çaml›ca,

Gebze, Mahmutbey, Avc›lar, ‹zmir Ifl›kkent, Ayd›n, Adana Bat›, Mersin ve Pozant› giflelerinde 14 Eylül’de gerçeklefltirilen eylem 1,5 saatte hükümeti daha önce reddetti¤i masaya gelmeye raz› etti. Yap› Yol Sen Genel Baflkan› Bedri Tekin flunlar› söyledi: “Eylem boyunca halktan hep olumlu tepki gördük. Di¤er sendikalar›n da örgütlü oldu¤u Fatih, Çaml›ca gib ifl yerlerimizde tüm emekçiler eylemimize kat›ld›. Bizim için önemli olan taleplerimizi ve sorunlar›m›z›n Bakanl›k gündemine gelmesi ve tart›fl›lmaya bafllanmas›yd›. Sorunlar›m›z çözülene kadar mücadele karal›l›¤›m›z› sürdürece¤iz.”

Emekçiler “Yarg›da Adalet” talebiyle haz›rlad›klar› dosyay› vermek için buradan Adalet Bakanl›¤›’na yürümek istediler. Fakat Ankara Emniyeti BM Genel Sekreteri Annan’›n Ankara’da bulunmas›n› gerekçe göstererek yürüyüfle izin vermedi. Çevik Kuvvet yürüyüfle geçen BES üyelerine kalkan, cop ve tazyikli su kullanarak sald›rd›. Çok say›da emekçi yaraland›. Oturma eylemine bafllayan BES üyeleri Ankara Emniyeti ile yap›lan görüflmeler sonuç vermeyince bir kez daha kortej oluflturarak yürümeyi denedi. Polis yine sald›rd›. Sald›r›da BES Genel Sekreteri Hüseyin Gölpunar ve bir di¤er BES üyesi yaraland›. Merkez Temsilciler Kurulu 7-8-9 Eylül’de Ankara’da yap›lan BES Merkez Temsilciler Kurulu’nda yürüyüflün yan› s›ra, sald›r› ve y›k›m yasalar›na karfl› BES’in yürütece¤i mücadele, bu mücadelenin araçlar›, siyasal durum ve emek hareketinin genel durumu ile yeni örgütlenme stratejileri tart›fl›ld›. BES, önümüzdeki dönem için güçlü bir mücadele program› oluflturulmas› için çal›flmalar›na bafllad›.

F›nd›k üreticisinin tepkisi Fiskobirlik Genel Kurulu’nda emildi. Fiskobirlik’in yeni yönetimi, MHPAKP koalisyonuyla olufltu. 12 Eylül’de yap›lan Ola¤anüstü Genel Kurul’da eski Baflkan Salih Erdem ile, Fiskobirlik’e ba¤l› Ordu Ya¤ Sanayii Afi. Genel Müdürü Yaflar Pamuk karfl› karfl›ya geldiler. Seçimi Pamuk’un listesi kazand›. Genel Kurul’un Fiskobirlik’in demokratikleflmesi, üreticiyle bütünlefltirilmesi yönünde bir geliflmeye sahne olmayaca¤› bafllang›çta belli oldu. Polis kuflatmas› alt›ndaki Genel Kurul’a, delegeler d›fl›nda hiçbir üye al›nmayarak salon siyasi denetim alt›na al›nd›. Genel Kurulda, üye taban›n›n geniflletilmesi gibi tart›flma konular› gündeme al›nmad›. Salih Erdem, üreticileri, “ürünlerini Fiskobirlik’e vermezlerse birlikten ihraç etmekle” tehdit etti. Karfl› listeden üyelikten ç›kar›lan üreticilerin üyeli¤e kabul edilmesi do¤rultusunda herhangi bir konuflma yap›lmad›. Üreticilerin yaln›zca %20’sinin üye oldu¤u Fiskobirlik’in yönetimine talip olan MHP, DYP, AKP, SP ve CHP’lilerin, birli¤i üreticiden koparmak, flirketlefltirmek ve DB politikalar›n›n dümen suyuna sokmak konusunda uzlaflt›klar› görüldü. Genelkurul, Fiskobirlik marketleri Fiskomarlar›n ve birli¤in Baflak Sigorta hisselerinin sat›lmas› karar›n› ald›. Fiskobirlik’teki bu uzlaflman›n ilk belirtisi 15 Eylül’de ilan edilece¤i bildirilen TMO f›nd›k al›m fiyat›n›n 10 Eylül’de aç›klanmas› oldu. Fiskobirlik’in buldu¤u uluslararas› kredi için hazine garantisi zorunlulu¤unun bu sonuçta etkili oldu¤u söyleniyor. Çiftçi Sendikalar› ad›na aç›klama yapan Abdullah Aysu: “DB bask›s› ile 4572 say›l› yasay› ç›karan 57. Hükümet’in koalisyon ortaklar›ndan birisi de bilindi¤i gibi MHP idi. Çiftçi karfl›t› bu kanunu uygulamakta zorlanan da halen hükümet olan AKP’dir. Söz konusu kanunu ç›karan ile bugün uygulamak zorunda olan düflüncenin ittifak› Fiskobirlik yönetimini ele geçirmek için ayn› listede yer alm›fl/alabilmifl ve seçilmifllerdir. Dolay›s›yla Kongre’ye bugün Dünya Bankas›’na hay›r diyemeyen AKP ile geçmiflte evet diyen MHP’nin gölgesi düflmüfltür” dedi

Ayçiçe¤inin boynu bükülüyor Düflük fiyat oyunu flimdi de Trakya Birlik eliyle ayçiçe¤inde uygulan›yor. Amaç üreticiyi ya¤ tekellerinin sözleflmeli iflçisi haline getirmek. Trakya Birlik ayçiçe¤i avans al›m fiyat›n› kilo bafl›na 50 kurufl olarak aç›klad›. Ayçiçek üreticileri sendikas› Ayçiçek –Sen de 9 Eylül’de Keflan'da bir bas›n aç›klamas› yaparak Trakya Birlik’in aç›klad›¤› fiyatlar› protesto etti. Ayçiçek-Sen Genel Baflkan› Nevzat U¤ur, yapt›¤› aç›klamada 1 kilo maliyeti 60 ile 70 Ykr aras›nda de¤iflen ayçiçe¤ine 50 Ykr fiyat vermek, ayçiçe¤i üreticilerini tüccar›n ve ya¤ sanayicisinin kuca¤›na itmektir. Trakya Birlik avans fiyat ile ilgili karar›n› vakit geçirmeden gözden geçirmelidir” dedi.

AL-CO’da b›çakl› sald›r› AL-CO’da sald›r›lar durmuyor. Hayyam Garibo¤lu'nun tuttu¤u çeteler yeniden iflçilere sald›rd›. Sendikalaflt›¤› için iflten ç›kar›lan iflçilerin yerine grev k›r›c› çete, iflçilere demir çubuklar ve b›çaklarla sald›rd›. Sald›r› s›ras›nda aralar›nda sendika temsilcisilerinin de oldu¤u dört iflçi yaraland›. Sald›r›n›n ard›ndan fabrika önünde toplanan iflçilerle, fabrikaya kapanan Adanal› iflçiler aras›ndaki gerginlik sabah saat 04.00'e kadar devam etti. Sald›r› bittik-

ten sonra olaya müdahale eden Jandarma ekipleri sald›r›ya u¤rayan direniflçi iflçileri de gö-

zalt›na ald›. Gözalt›na al›nanlardan Birleflik Metal ‹fl Kocaeli fiubesi Baflkan› Ahmet Durak

da akflam saatlerinde serbest b›rak›ld›. AL-CO iflçileriyle dayan›flmaya gelen halkla Jandarma ekipleri aras›nda zaman zaman gerginlikler yafland›. Sald›r› s›ras›nda kolu çatlayan iflçi Serkan Çetin “70 kifli demir çubuklarla sendika temsilcilerimize sald›rd›lar. Bunlar›n bafl›nda idare amiri Sedat Gökçe vard›. Bütün camlar› k›rd›rlar. Ellerinde b›çaklar vard›. Bir arkadafl›m›z› b›çaklad›lar. Birçok arkadafl›m›z› Jandarma gözalt›na ald›” dedi.

Artvin Çay Kooperatifi’nde Grev Artvin Tar›msal Kalk›nma Kooperatifi Çay fabrikas›nda greve giden iflçilerle konufltuk Grev nas›l geliflti? Asgari ücretle 12 saat çal›flt›r›l›yoruz, 3-4 ayd›r alamad›¤›m›z maafllar›m›z var, çal›flma koflullar›m›z sa¤l›ks›z, ekmek gelmedi¤i günler bile oluyor. Sorunlar›m›z› dile getiren bir iflçiyi yöneticilerden biri dövdü. Hepsi üst üste geldi, greve gittik. Önce iflverene temsilcilerimizi gönderip uyard›k. Ard›ndan ifl yavafllatmaya bafllad›k. Ücretlerimizi yine za-

man›nda ödemeyince ertesi gün greve gidece¤imizi bildirdik. Bizi fabrikadan atmakla tehdit ettiler; jandarma ça¤›racaklar›n› söylediler. Karar›m›zdan dönmeyece¤imizi bildirdik. Gece vardiyas›yla birlikte grevin nas›l geliflece¤ini konufltuk. Gece vardiyas› fabrikay› terk etmedi, gündüz vardiyas› da onlara kat›ld›. Grevi bafllatt›k. Grevde neler oldu? Yöneticiler jandarmay›

ça¤›rd›. Kemalpafla Halkevi, Kemalpafla muhtar› ve oraya çaylar›n› satmaya gelen çay üreticileri yan›m›zda olduklar›n› bildirdi ve bize kat›ld›lar. Jandarmay› karfl›m›za diken yöneticiler bu direnifli görünce bizimle pazarl›¤a oturmak istediler biz de taleplerimizi sunduk: 12 saat mesainin 8 saate düflürülmesi; y›llard›r çal›flt›¤›m›z art› 4 saat ücretinin ödenmesi; gece

zamm›; hafta tatili; tuvalet, banyo vb yerlerin iyilefltirilmesi; besleyici yemek verilmesi. Yönetim flartlar›m›z› kabul etti. Biz de daha önceden verilen sözlerin tutulmad›¤›n› söyleyerek halk›n, muhtarl›klar›n ve Halkevcilerin önünde anlaflman›n yaz›ya dökülerek imzalanmas›n› istedik. Bu talep kabul edilince biz de grevimize son verdik.


21 Eylül 3 Ekim

2006

KADIN 7

Paral›, cinsiyetçi, gerici e¤itim en çok kad›nlar› hedef al›yor

E¤itimde ayr›mc›l›¤a hay›r E¤itim ve okul, tüm eflitsizlik iliflkilerinin üretilmesinde ve sürdürülmesinde kilit bir rol oynar. Bu durum s›n›flar aras›ndaki eflitsizlik iliflkileri için oldu¤u gibi, toplumsal cinsler aras›ndaki

iliflkiler için de geçerli. Ülkemizde kad›nlar›n e¤itim hakk›n› s›n›rland›ran pek çok geleneksel engel var. Bunlar›n bir k›sm› belirli bölgelerde ortadan kalkarken, paral› e¤itim sistemi

kad›nlar›n e¤itim hakk›n›n önüne yeni engeller dikiyor. Bir yandan “k›z çocuklar› okula” kampanyalar› düzenleniyor. Öte yandan kamunun tasfiyesi, t›pk› sa¤l›k alan›nda oldu¤u gibi e¤itim

alan›nda da kad›nlar› en önemli kurbanlar haline getiriyor. Kad›nlar hem ö¤renci, hem veli, hem de ö¤retmen olarak paral›, cins ayr›mc› ve gerici e¤itim sisteminin olumsuzluklar›na

maruz kal›yorlar. Kad›nlara birinci görevlerinin annelik ve ev kad›nl›¤› oldu¤unu söyleyen cinsiyetçi iflbölümü, e¤itim sistemiyle de pekifltiriliyor. E¤itim, ders kitaplar› her düzeyde cinsiyet-

çi malzemelerle dolu. E¤itim sistemi kad›n ö¤retmenlerin s›rt›na a¤›r yükler bindirirken, Milli E¤itim Bakanl›¤› ve tüm düzeylerdeki okullar piyasac›, gerici erkek yöneticilerin egemenli¤inde.

E¤itim hakk› engelleniyor

Paral› e¤itimin yükü kad›nda

Kad›n emekçi erkek yönetici

Piyasac›, cinsiyetçi e¤itim sistemi kad›nlar› ö¤renciler olarak birinci hedef haline getiriyor. Türkiye, kad›nlar›n e¤itim hakk›n›n önündeki birçok geleneksel engel nedeniyle, kad›n okumaz yazmazl›¤›n›n hala çok yüksek oldu¤u bir ülke. Okur yazar olmayan nüfus yetiflkin erkeklerin yüzde 11.2’sini olufltururken, kad›nlar›n yüzde 28’i okuma-yazma bilmiyor. Böylece ülkemizdeki okur yazar olmayan nüfusun yüzde 66’s›n› kad›nlar oluflturuyor. Üstelik e¤itimin paral› hale gelmesi, k›z çocuklar› için bilgiye ve mesle¤e eriflimi giderek daha da lüks haline getiriyor. Ülkemizde say›lar› 1 milyonu bulan 4-18 yafl aras›ndaki öz��rlü çocuklar›n 30 bin kadar›n›n e¤itilebildi¤i ve bunlar›n büyük bir ço¤unlu¤unun k›z çocuklar› olmad›¤› da biliniyor. E¤itim-Sen’in “2006-2007 E¤itim-Ö¤retim Y›l› Bafl›nda E¤itimin ve E¤itim Emekçilerinin Durumu” bafll›kl› raporuna göre, Türkiye’de ilkö¤renimden yararlanamayan çocuklar›n yüzde 70’ini k›z çocuklar› oluflturuyor. Yine ayn› araflt›rmaya göre, son 5 y›lda ilkö¤retimde yeni kay›t yapt›ran ö¤renci say›s› k›z ö¤rencilerde yüzde 4, erkek ö¤rencilerde yüzde 3 artm›fl. Ancak bu oran daha yüksek e¤itim kurumlar›nda düflüyor. Ayn› befl y›l içinde orta e¤itime kay›t yapt›ran erkek ö¤renci say›s› yüzde 5 artarken, ayn› oran k›z çocuklar›nda sadece bunun yar›s› kadar art›yor. Yani yafl›tlar› erkek çocuklardan çok daha çabuk büyüyerek, yetiflkin görüntüsüne kavuflan k›z çocuklar, okuldan ayr›l›p tekstilde, atölyede çal›flmaya ilk verilen çocuklar oluyor. Özellikle k›rsal bölgelerde “haydi k›zlar okula” kampanyalar› düzenleyen devlet, tar›m kesimini çökerterek k›z çocuklar›n okuldan al›n›p tarlaya ve kocaya verilmesini teflvik ediyor.

Piyasalaflm›fl e¤itim sistemi, kad›nlar› veliler olarak da büyük bir yükün alt›na sokuyor. Tüm hayat›n› ve gelece¤ini çocuklar›n› okutmaya adam›fl kad›nlar, paral› e¤itim sisteminin yükünü, para veremedikleri okullarda s›n›f ve tuvalet temizleyerek s›rtlamaya çal›fl›yor. Okullar›n her türlü parasal talebiyle do¤rudan do¤ruya karfl› karfl›ya kalan kad›nlar, aile bütçesinden çocuklar›n e¤itimi için ayr›lan ve 2 milyar› aflan masraf› karfl›lamak için kendi temel ihtiyaçlar›ndan k›s›yorlar. Astronomik servis ücretleri ve okul sonras› paras›z bak›m hizmetlerinin olmamas› nedeniyle kad›nlar bütün çal›flma hayatlar›n› ilkokul ça¤›ndaki çocuklar›n›n okuldan gelifl gidifl saatlerine göre ayarlamak zorundalar. Özellikle aile deste¤inin olmad›¤› büyük kentlerde okul ça¤›nda çocu¤u olan kad›nlar, k›sm› zamanl› ve düflük ücretli ifllere mahkumlar. Okul sistemi, kad›nlar›n annelik rolünü “s›n›f annesi” ad› alt›nda da alabildi¤ine istismar ediyor.

E¤itim, kad›nlar›n a¤›rl›kl› istihdam edildi¤i alanlardan birisi olmas›na karfl›n, e¤itim bütünüyle erkeklerin egemenli¤i alt›nda. Bugüne kadar tek bir kad›n Milli E¤itim Bakan› görmeyen Türkiye’de kad›n e¤itimciler toplam ö¤retmenlerin yüzde 45’i. Ancak her 100 yöneticiden sadece 5 tanesi kad›n. Karadeniz, Güneydo¤u ve Do¤u Anadolu'daki okullarda ise tek bir kad›n müdür yok. Evdeki baba otoritesi, okulda yine erkek otoritesiyle pekifltiriliyor. Kad›n ö¤retmenler çal›flma ve aile hayatlar›nda birçok zorluk yaflarken, sözleflmeli kad›n ö¤retmen ayr›mc›l›¤a u¤rad›¤›nda, kadrolu ö¤retmenin yararland›¤› mazeret izni, sevk rapor gibi birçok haktan yararlanam›yor. Gebelik gibi gerekçelerle verimi düfltü¤ü ve gelifl gidiflleri aksad›¤›nda kolayca iflten ç›kart›labiliyor. Müdürler örne¤in bilgisayar branfl›ndaki kad›n ö¤retmenlere, “evde de yap›yorsun” gerekçesiyle bilgisayar odas›n› temizleme sorumlulu¤u da yüklüyor.

‹ S T ‹ Y O R U Z ! n Okul bölgelerinde e¤itim emekçilerinin ve bölge halk›n›n yararlanabilece¤i paras›z bebek bak›m üniteleri ve krefller aç›lmal› n Ücretsiz do¤um izni alan ö¤retmenlerin emekli kesenekleri devletçe ödenip emeklilikten say›lmal› n ‹fle alma, terfi ve yükselmelerde kad›n ö¤retmenlere pozitif ayr›mc›l›k uygulanmal› n E¤itimin her düzeyindeki ders kitaplar› cinsiyetçilikten ar›nd›r›lmal›, e¤itim fakültelerinde ve hizmet içi e¤itimde

fiiddete u¤rarsan›z aray›n! fiiddet, ço¤u kad›n›n gündelik hayat›n›n bir parças›. Afla¤›da kad›na yönelik fliddetle mücadele eden baz› dan›flma merkezlerinin adres ve telefonlar› var. Hiçbir kad›n›n ihtiyaç duymamas› umuduyla n Alo 183: Tüm illerdeki SHÇEK Aile Dan›flma merkezlerine ulaflmak mümkün. n Adana Barosu Kad›n Hukuku Komisyonu Tel: 0 322 351 21 21 n Ankara Barosu Kad›n Haklar› Kurulu Tel: 0 312 311 51 15 n Antalya Kad›n Dan›flma ve Dayan›flma Merkezi Tel: 0 242 248 07 66 n Bal›kesir Küçükkuyu Kad›n Dayan›flma Merkezi Tel: 0 286 752 68 63 0 286 217 18 20 n ‹stanbul Kad›köy Belediyesi Kad›n S›¤›na¤› Tel: 0 216 414 38 61 Mor Çat› Kad›n S›¤›na¤› Vakf› Tel: 0 212 292 52 31 ‹stanbul Barosu Kad›n Hakla-

r› Uygulama Merkezi Tel: 0 212 292 77 39 0 216 414 68 53 n ‹zmir Bornova Belediyesi Kad›n Dan›flma Merkezi Tel: 0 232 461 47 94 Karfl›yaka Kent Meclisi Kad›n Dayan›flma Merkezi Tel: 0 232 330 58 18 ‹zmir Barosu Aile ‹çi fiiddete Karfl› Çal›flma Grubu 0 232 463 00 14 Dahili: 247 n ‹zmit Kad›n S›¤›na¤› Tel: 0 262 322 17 91 0 262 322 39 82 n Mersin Barosu Kad›n Hukuku Komisyonu Tel: 0 324 231 31 27 0 324 231 19 65 n Samsun Barosu Kad›n Haklar› Komisyonu Tel: 0 362 432 14 45

toplumsal cinsiyet konusu zorunlu ders olarak yer almal› n K›z çocuklar›n ve kad›nlar›n e¤itim hakk›n›n önündeki piyasadan ve piyasa d›fl›ndan kaynaklanan tüm engeller, kamusal politikalarla ortadan kald›r›lmal› n Cinsel taciz ve kad›nlarla çocuklara karfl› fliddet konusu ö¤retmenlerin mesleki e¤itiminin ve hizmet içi e¤itiminin parças› haline getirilmeli n ILO'nun “Kad›n ve Erkek ‹flçilere F›rsat Ve Davran›fl Eflitli¤i Sa¤lanmas›” sözleflmesi onaylanmal›

ORIANA FALLACI

Bir kad›ndan mektup var Ben insanca yaflam için kendini halka adayan bir devrimcinin efliyim. Bunun hem onurunu hem de zorluklar›n› yafl›yorum. Hayattan kendim için beklentimden çok k›zlar›m Emek ve Ada için beklentilerim var. Amac›m onlar› okutabilmek. Eflim hapishane koflullar›n›n etkisiyle hastalan›p vefat etti¤i için ben geçimimi ondan kalan maafl ile sa¤lamaya çal›fl›yorum. Eflimi kaybetti¤im ilk günler panikledim. Maddi gücüm hiç yoktu. Ama sonra iki tane güzel ak›ll› k›z›m› düflünerek hayata tutundum. Tek servetim iki k›z›m›n dürüst ve ahlakl› olarak okumas›. Tek bafl›ma k›z›m› okutmak tabii ki zor, burs yok, e¤itim paral› hale getiriliyor. Onun için slogan›m ivedilikle paras›z e¤itim. Ben s›rf bunun için Hal-

kevleriyle k›fl›n Ankara’ya meclise gittim. Baflka ne gerekirse de yapar›m, çünkü ben çocuklar›m için güzel bir gelecek istiyorum. Ben sadece cehaletten korkar›m baflka fleyden korkmam. Bu cesaretimi ayn› zamanda eflimden de al›yorum. Bütün kad›nlara sesleniyorum, kad›nlar çocuklar›n› kuca¤›na als›nlar ve sokaklara ç›ks›nlar. Çocuklar›n› iyi yetifltirmek istiyorlarsa soka¤a ç›kmaktan korkmas›nlar. “Bir kad›n olarak benim ülkem yoktur, bir kad›n olarak da bütün dünya benim ülkemdir”. Bütün dünyadaki kad›nlar›n bu hayat› de¤ifltirecek kadar güçlü oldu¤unu biliyorum. Son olarak Halk›n Sesi çal›flanlar›n›n hepsini çok seviyorum. Hepimizin yolu aç›k olsun. Okmeydan›’ndan Lale Çay›r

KARS D‹GOR

“Do¤mam›fl bir çocu¤un” annesi öldü

Tacizci müdür a盤a al›nd›

“Senden korkuyorum...Seni çok beklediysem de karfl›lamaya asla haz›r olmad›m...Ya do¤mak hofluna gitmezse?” Türkçe dahil birçok dile çevrilen ve oyunlaflt›r›lan “Do¤mam›fl Bir Çocu¤a Mektup” kitab›n›n yazar›, eski savafl muhabiri ‹talyan yazar Oriana Fallaci, 15 Eylül’de öldü. “Dünyan›n en iyi röportajc›s›” olarak tan›nan Fallaci, “Mektup” isimli anlat› kitab›n› kendi hayat›ndan yola ç›karak yazm›fl; yaln›z ve gebe bir kad›n›n iç dünyas›n› anlatm›flt›. Fallaci son y›llarda yazd›¤› kitaplar nedeniyle afl›r› ‹slam karfl›tl›¤› ve ›rkç›l›kla suçlanm›flt›.

Taciz iddialar› nedeniyle Zonguldak Ere¤li’sinden, Kars’›n Digor ilçesine sürülen Milli E¤itim Müdürü Enver Batur hakk›nda iki kad›n ö¤retmene tacizde bulundu¤u iddias›yla soruflturma aç›ld›. Batur, a盤a al›nmadan önce flikayetçi ö¤retmenlerden birisi hakk›nda ilçeyi izinsiz terk etti¤i gerekçesiyle maafl kesme cezas› verdi. Digor ilçesine ba¤l› Bacal› köyünde stajyer ö¤retmenlik yapan ve Batur ile ayn› lojmanda kalan bekar ö¤retmen G.D. ile Merkez Anaokulu Müdiresi M.T., müdür hakk›nda kendilerine tacizde bulundu¤u iddias›yla flikayette bulundular. Batur, a盤a al›nmadan hemen önce flikayetçi ö¤retmen M.T.’nin maafl›n› kesme cezas› verdi.

DÜNYA KADIN YÜRÜYÜfiÜ

AMARGI 3 AYLIK DERG‹

Avrupa koordinasyon toplant›s›

Militarizme kad›n gözlü¤ünden bakmak

Dünya Kad›n Yürüyüflü’nün en son 2-4 A r a l › k 2005’te ‹stanbul’da yap›lan Avrupa Koordinasyonu toplant›s› bu kez 2022 Ekim 2006’ta Bask ülkesinde gerçeklefltirilecek. Toplant›da Avrupa koordinasyonunun örgütlenmesi ve iflleyifli ile önceki toplant›da öncelikli konular olarak saptanan “kad›na yönelik fliddet” ve “güvencesiz çal›flma” konular›nda yap›lacak çal›flmalar planlanacak.

Amargi dergisinin 2. say›s› militarizm dosyas›yla yay›nland›. Dosyada militarizm Lübnan'dan Türkiye'ye, asker efllerinden kay›p annelerine, vicdani redcilerden ders kitaplar›na, sanat tarihinden futbola uzanan genifl bir yelpazede ele al›n›yor. Dosyadaki baz› yaz›lar flunlar: "Kay›p Annelerinin fiiddete Tan›kl›¤›", "Asker Türkleri ve Onlar›n Asker Kardefllerini Kim Do¤uruyor?" , "Güçlü Ailenin Hayali" , "Sanat Tarihinde Kahraman Erkek Esteti¤i", "Penis ‹deolojisi: Militarizm". Dergideki di¤er bafll›klar flunlar: Avrupa Birli¤i ve eflitlik politikalar›, kad›n kurultay› ve fuhufl konferans›.


21 Eylül 3 Ekim

8 DÜNYA

Ba¤lant›s›zlar ABD’ye karfl› Küba’da

ABD’li iflçiler sa¤l›k hakk› için grevde n ABD’nin Sacramento kentinde 8 bin çal›flan, 5 Eylül’den bu yana grevde. 14 bin kiflinin çal›flt›¤› Sacramento’da örgütlü befl ayr› sendikan›n oluflturdu¤u sendikal birli¤in bafllatt›¤› grevin, bölgede on y›llard›r yap›lan en büyük iflçi eylemi oldu¤u söyleniyor. Kent yönetimi sa¤l›k harcamalar›n›n 5 y›ll›k yeni toplu sözleflmenin d›fl›nda b›rak›lmas›n› ve sa¤l›k harcamalar›n›n cepten yap›lmas›n› önerince anlaflmazl›k patlak verdi. ABD’de sa¤l›k harcamalar› büyük bir h›zla art›yor ve yönetimin önerisi, iflçiler için saat bafl›na 2.5 dolarl›k kesintiye denk geliyor.

Bugünün Ba¤lant›s›zlar Hareketi, Küba-Venezüella-Bolivya ekseni ile, tehdit al›ndaki Ortado¤u ülkelerini ve uluslararas› alandaki rollerini ilerletmek isteyen bir dizi kapitalist ülkeyi bir araya getiriyor. Hareket, ABD hegemonyas›n› geriletebilecek platform olma iddias›nda Küba’n›n ev sahipli¤i yapt›¤› 14. Ba¤lant›s›zlar Hareketi Zirvesi, 11-17 Eylül tarihleri aras›nda yüzün üstünde ülkenin kat›l›m›yla gerçekleflti. ‹ki kutuplu dünyan›n dengelerinde hareket etmek üzere 45 y›l önce kurulan ve SSCB’nin çözülmesinin ard›ndan ifllevini yitiren Ba¤lant›s›zlar Hareketi, flimdi de ABD’nin yükselen sald›rganl›¤›na karfl› bir a¤›rl›k merkezi oluflturmaya çal›fl›yor. Zirvede, Hareket’in baflkanl›¤› üç y›ll›¤›na Küba’ya devredilirken, biri nihai deklarasyon olmak üzere befl belge anlaflmayla kabul edildi. ‹ran’›n nükleer program›; Lübnan ve Filistin davas›; Venezüella, Küba ve Bolivya’n›n egemenli¤ine dönük emperyalist tehditlerin masaya yat›r›ld›¤› zirvede ABD ve ‹srail sald›rganl›¤› hedef tahtas›na oturtuldu.

Lübnan lideri Emil Lahud’un “‹srail’in yenilmezlik efsanesini y›kt›k” diye konufltu¤u zirvede, Hareket’e üye 118 ülke ‹srail’i sert flekilde k›narken Lübnan ve Filistin’e desteklerini sundular. Ba¤lant›s›zlar, her ülkenin bar›flç› amaçlarla nükleer program g e l i fl t i r m e hakk› oldu¤unu belirterek, Tahran'a da destek verdiler. Zirvenin karar met i n l e r i n d e ABD’nin Venezüella’daki istikrars›zlaflt›rma faaliyetlerine verdi¤i destek k›nand›. ABD’nin Küba’ya uygulad›¤› ambargo ve Küba’ya yönelik terör eylemlerine verdi¤i destek de elefltirilirken, ABD’nin BM’deki veto yetkisini s›n›rland›rma ça¤r›s› yap›ld›. Karar metnine eklenen bir maddeyle de, sa¤ muhalefetin sal-

d›r›s›yla karfl› karfl›ya bulunan Bolivya’n›n Evo Morales hükümetinin desteklendi¤i aç›kland›. Ba¤lant›s›zlar Hareketi, 1961’de Yugoslavya, M›s›r ve Hindistan önderli¤inde, ABD ile SSCB aras›nda bir denge platformu olma iddias›yla dünya sahnesine ç›km›flt›. Bu iddias›na karfl›n, üçüncü dünya ülkelerinin kapitalist s›n›rlara sahip bir birli¤i olarak kalan Ba¤lant›s›zlar, ilk baflta Çin taraf›ndan desteklenmiflti. Küba'n›n kat›l›m›yla 80'lerde SSCB'ye yak›n bir çizgi izleyen birlik SSCB'nin çöküflünden sonra etkisini yitirdi. Ba¤lant›s›zlar›n bir döneminden miras kalan biçimsel platform, emperyalist sald›rganl›¤›n t›rmanmas› karfl›s›nda uluslararas› alanda geliflen savunma refleksleri ve Küba-Venezüella ekseninin emperyalizme karfl› uluslararas› birlik ça¤r›lar›n›n da etkisiyle bir yeniden flekillenme ve etkinleflme sürecine girmifl bulunuyor.

Brezilya, Hindistan, Güney Afrika kol kola n Brezilya ve Hindistan, 12 Eylül'de milyonlarca dolarl›k ticaret anlaflmalar› imzalayarak ikili iflbirli¤ini pekifltirdi. ‹ki ülke teknoloji ve alternatif enerjide iflbirli¤i yapmak istiyor. Anlaflmalar Hindistan Baflbakan› Manmohan Sing'in, Brezilya ziyaretinin ilk gününde imzaland›. Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika da 13 Eylül'de üçlü bir zirve yapt›lar. Zirvenin amac›, dünyan›n en büyük geliflmekte olan ekonomileri aras›nda yer alan bu üç ülkenin ba¤lar›n› güçlendirmek.

Havana’daki zirveye 56’s› devlet baflkan› 114 ülke temsilcisi kat›ld›. ABD’nin iki belal›s›, Venezüella lideri Hugo Chavez ve ‹ran lideri Mahmut Ahmedinejad zirvenin en dikkat çeken isimleriydi.

‹srail, Filistin ve Lübnan’da stratejiler yeniden belirleniyor

Ortado¤u’da ikinci raunda do¤ru ‹srail’in Filistin ve Lübnan’a karfl› sald›r›lar› flimdilik durmakla birlikte kal›c› ateflkes koflullar› sa¤lanamad›. ‹srail, Filistin ve Lübnan’da savafl sonras› hesaplaflmalar, emperyalistlerin gündeminde de BM üzerinden Ortado¤u masas›nda yer kapma mücadelesi var BM askerleri Lübnan’a yerleflmeyi sürdürüyor ama ne ‹srail Lübnan’dan çekildi ne de Bar›fl Gücü’nün ne yapaca¤› netleflti. Ateflkes, ‹srail’e, Hizbullah silahs›zland›r›lmad›kça çekilmeme ve “savunma amaçl›” sald›rma hakk› tan›yor. Kofi Annan’›n son raporunda ise, BM’nin silahs›zland›rma konusunda askeri bir çözümü de¤il Hizbullah’›n da onaylayaca¤› siyasi bir süreci tercih etti¤i belirtiliyor. Böylece ‹srail’in Lübnan’da kalaca¤› ve BM’nin ‹srail’e korumal›k yapaca¤›, her an bozulmaya haz›r bir denge durumu a盤a ç›k›yor. ‹srail’de de baflar›s›zl›¤›n muhasebesi yap›l›yor. Ordu içinde istifalar yaflan›rken, parlamento bir soruflturma komisyonu oluflturulmas›n› kararlaflt›rd›. Lübnan’da ise birlik havas›n›n

sürdü¤ünü söylemek güç. ‹ç savafl beklentileri abart›l› olsa da, Blair’in Lübnan ziyaretinde beliren ayr›l›klar var. Baflbakan Sinyora, Hizbullah’›n istenmeyen adam ilan

Selanik sokaklar› özellefltirmeye isyanda Yunanistan'›n Selanik kentinde on binlerce gösterici hükümetin özellefltirme politikalar›n› protesto etti. Polisin gösterilere sald›rmas› sonucu fliddetli çat›flmalar ç›kt›. Protestolar özellefltirmelere karfl› ç›kan, yaflam koflullar›n›n iyilefltirilmesini ve göçmen haklar›n›n tan›nmas›n› isteyen sendikalar›n ça¤r›s› ile

düzenlendi. Baflbakan Kostas Karamanlis'in bir ticaret fuar›nda yapaca¤› konuflmay› protesto etmek üzere toplanan göstericiler, 3 bin 500'den fazla polisin korudu¤u bölgede barikatlar› aflmaya çal›flt›. B a fl b a k a n Karamanlis, k o n u fl m a s › n › sürdürürken, öfkeli göstericiler, hükümet aleyhinde sloganlar att›.

Bolivya patlamaya haz›r Do¤algaz kamulaflt›rmas› ve toprak reformu kararlar›yla emperyalistlerin ve Bolivya oligarflisinin oklar›n› üstüne çeken Morales hükümeti zor günler geçiriyor. Kamulaflt›rma sürecini yürüten Enerji Bakan› Soliz Rada Brezilya’n›n ve Brezilya-ABD sermayeli petrol flirketi Petrob-

ras’›n bask›lar› sonucu istifa etti. Sa¤ muhalefetin, 8 Eylül’de dört zengin eyalette bafllatt›¤› grevde de sol ve sa¤ gruplar aras›nda çat›flmalar ç›kt›. ABD destekli patronlar ve toprak sahipleri Kurucu Meclis’te önemli bir oy say›s›na sahipler ve ilerici süreci durdurmak istiyorlar.

2006

edilmesini istedi¤i Blair’le görüfltü ve memnuniyetini dile getirdi. Hizbullah üyesi iki bakan ve parlamento baflkan›, Blair'le görüflmezken, Blair ve Sinyora aleyhin-

de büyük bir gösteri düzenlendi. Sadece Sünni siyasiler içinde bir grubun BM ve Bat› yanl›s› bir tutum içinde oldu¤u; Sünni’ler içindeki di¤er grupla, H›ristiyanlar ve Hizbullah’›n ise bu uzlaflmaya karfl› oldu¤u biliniyor. Ancak iç çat›flmaya gidecek bir Sünni-fiii saflaflmas›n›n oldu¤unu söylemek güç. Halk savafl›n ‹smail HAN‹YE yaralar›n› sarmakla u¤rafl›yor. Filistin’de ise ‹srail sald›r›lar› seyrek de olsa sürüyor. Abluka alt›nda bir insani kriz yaflayan Gazze’de üç ayl›k çat›flmalarda 50’si çocuk 250 Filistinli, iki de ‹srail askeri öldü. Hamas’›n onlarca milletvekili

hala ‹srail hapishanelerinde tutulurken, ‹srail mahkemesinin tahliye karar› da reddedildi. Felç halindeki Hamas, Filistinli direnifl örgütlerinin tutsak liderlerinin FKÖ’nün sol kanat lideri Mervan Barguti öncülü¤ünde haz›rlad›¤› çözüm metni “Tutsaklar Belgesi”ni kabul etti. Böylece Filistin’de tüm örgütleri birlefltiren bir mutabakat hükümeti kurulacak. Ancak ‹srail, bir bar›fl sinyali de olan bu metne güvenmedi¤ini aç›klad›. Kimse uzun vadeli bir ateflkesten bahsedemezken gerçekleflen bu iç düzenlemeler, bar›fltan çok yeni bir savafl sürecinin ön haz›rl›klar› olarak okunabilir.

NATO can derdinde Afganistan’da gittikçe fliddetlenen direnifl karfl›s›nda s›k›flan NATO gücü acil asker yard›m› istiyor. Ancak bu askerleri kimin sa¤layaca¤› konusunda bir uzlaflmaya var›lamad› Afganistan’da befl y›ld›r süren iflgal, NATO’nun “imdat” ça¤r›lar›yla iflas›n› ilan ediyor. ‹flgal gücü Taliban gerillalar›n›n güneyde gittikçe fliddetlenen sald›r›lar› karfl›s›nda hiçbir ilerleme sa¤layamad›. NATO komutanlar› Taliban’la bafl edebilmek için en az 2500 askere ve teçhizat yard›m›na ihtiyaçlar› oldu¤unu aç›klasalar da ne asker ne de teçhizat talepleri karfl›lanmad›. ‹flgalci komutanlar istenen yard›m gelse dahi savafl›n en az befl y›l daha sürece¤ini söylüyorlar. En son NATO operasyonunda 20’nin üstünde iflgal askeri 500 de Afgan direniflçinin yaflam›n› yitirdi¤i aç›kland›. Ancak, bu 500 kiflinin ne kadar›n›n sivil ne kadar›n›n direniflçi oldu¤una dair net bir veri yok. Acizleflen iflgal kuvvetlerinin en ufak bir tehdit karfl›s›nda çevrelerini yayl›m atefline tuttu¤u ve bu flekilde gerçekleflen birçok kitle katliam› oldu¤u biliniyor. Ülkenin yeniden yap›lanmas›nda da en ufak bir

ilerleme sa¤layamayan iflgal gücü için Afganistan’›n ikinci bir Irak batakl›¤›na dönüflmesi öngörülüyor. ‹flgalin bafl›nda, Afganistan’›n ABD aç›s›ndan hem güç gösterisi yap›lacak bir kolay lokma, hem de Ortado¤u, Orta Asya ve Kafkas petrol havzalar›n›n kavfla¤›nda bir ileri üs olaca¤› söyleniyordu. Oysa flimdi, iflgalcinin acizlik ve vahfletten baflka gösterecek bir fleyi yok.

Bata¤a gönüllü bulunam›yor Afganistan'daki NATO komutanlar›n›n asker talebine tek yan›t Polonya'dan geldi. Brüksel’de yürütülen tart›flmalar›n ard›ndan Polonya bin asker daha göndermeyi kabul ederken, asker göndermeyi reddeden Almanya, ‹talya ve Türkiye üzerindeki bask›n›n art›r›laca¤› sinyali verildi. ABD yaz aylar›nda Güney Afganistan’› Kanada ve ‹ngiltere birliklerine devretmiflti. ‹ngiltere’de mevcut birliklerinin ihtiyaçlar›n› karfl›lamamakla elefltiriliyor.

Zimbabwe hükümeti: ‹nsanca yaflamak yok n Zimbabwe’nin en büyük sendikas› Zimbabwe Sendikalar Meclisi’nin (ZCTU) ülkedeki insanl›k d›fl› yaflam koflullar›n› protesto etmek için eylemlere bafllayaca¤›n› aç›klamas›n›n ard›ndan, genel sekreter Wellington Chibebe tutukland› ve eylemler engellendi. ZCTU yüzde 1000’lik enflasyonun ve vergilerin düflürülmesini, ücretlerin iyilefltirilmesini ve AIDS’le savafl için ilaç sa¤lanmas›n› istiyor. Ancak hükümet bu taleplere bask›yla yan›t vermeyi tercih etti. Ülkede yaflam beklentisi 30 y›l, yetiflkinlerin yüzde 20’si AIDS hastas› ve açl›k yaflan›yor.

Ahmedinejad Caracas’ta n Küba’daki Ba¤lant›s›zlar Zirvesinin ard›ndan Venezüella’ya geçerek muadili Hugo Chavez’le bir araya gelen ‹ran lideri Mahmut Ahmedinejad, iki ülke aras›ndaki ekonomik iliflkileri güçlendiren 29 iflbirli¤i anlaflmas› imzalad›. Yaklafl›k 1,5 milyar dolar de¤erinde bir petrokimya tesisi, otomobil fabrikas›, bisiklet fabrikas› inflaas›; ayr›ca iki milyon dolar bütçeli bir ortak kalk›nma fonu kurmak da projeleri aras›nda. ‹kilinin Caracas buluflmas›n›n ABD’yi fazlas›yla rahats›z etti¤i kesin.

AKP ‹spanyol çiftçiyi bile isyan ettirdi n Türkiye'de f›nd›k için belirlenen taban fiyat›n›n çok düflük oldu¤unu düflünen ‹spanyol f›nd›k üreticileri AKP hükümetini protesto etti. Karadenizli üreticilere destek veren ‹spanyol çiftçiler, AKP’nin belirledi¤i fiyat oran›n›n ‹spanya'daki f›nd›k al›mlar›n› yar› yar›ya düflürdü¤ünü söylediler. AB yetkililerine de ça¤r›da bulunan ‹spanyol üreticiler, fiyatlar›n yukar› çekilmemesi halinde Brüksel'e yürümekle tehdit etti.


21 Eylül 3 Ekim

2006

EKONOM‹ 9 Rövanfl... Umar KARATEPE umar@sendika.org

T

Hükümet y›l›n ikinci çeyre¤ine dair aç›klanan büyüme oranlar›yla fiyaka yap›yor ama halk “niye bizim ekonomimiz büyümüyor” diye soruyor. S›cak para girifline ve ithalata ba¤›ml› büyüme sürecinin bedelini halk ödüyor

Babacan ve sermaye kesimleri bedelini halka ödettikleri büyüme rakamlar›n›n keyfini sürüyorlar

Y›l›n ikinci çeyre¤ine (Nisan-Haziran) iliflkin büyüme oranlar› aç›kland›. Türkiye ‹statistik Kurumu’nun verilerine göre ülke ekonomisi bir y›lda yüzde 7.5 oran›nda büyümüfl. Bu rakam›n aç›klanmas›n›n ard›ndan hükümet hem

Frans›zlar kâr kokusu ald› Devletin sosyal güvenlik hizmetlerini çökerten düzenlemelerin ard›ndan özel sigortac›l›k sektöründeki hareketlilik sürüyor. Hazine Müsteflarl›¤› Sigortac›l›k Genel Müdürü Ahmet Genç, sigortac›l›k sektöründe sonbaharda Frans›zlar›n 2 flirket kurmay› istediklerini aç›klad›. Genç, yabanc› sermayenin geçti¤imiz y›ldan beri Türkiye'deki sigortac›l›k sektörünü yak›ndan izledi¤ini, kendilerine bununla ilgili so-

rular yönelttiklerini, bu y›l›n ilk yar›s›ndan itibaren de Amerikan, Alman ve Frans›z flirketlerin sektöre girdiklerini aktard›. Yabanc›lar›n sektöre girifliyle birlikte as›l de¤iflimin 2007 y›l›nda görülece¤ine iflaret eden Genç, “Bu devler Türkiye'de herhalde bir de¤iflime imza atacaklar. Sonbaharda sektörde Frans›zlar 2 flirket kurmak arzusundalar. Bu sayede pazar, önümüzdeki günlerde harekete geçecek” d i y e konufltu.

enflasyonu düflürüyoruz hem de büyüyoruz diye böbürlenmeye bafllad›. Büyüme rakamlar›n›n do¤ru olup olmad›¤›na ve TÜ‹K’in güvenilirli¤ine dair tart›flmalar sürüyor. Ancak bu tart›flmalar bir yana yaflanan büyüme süreci ülke ekonomisini uçuruma sürükleyen kimi sonuçlar do¤uruyor. Türkiye ekonomisi, d›fl aç›klarla ve borçlarla kol kola büyüyor. Sanayi d›fla ba¤›ml› Büyümenin en yüksek oranlarda gerçekleflti¤i kalemlere bak›ld›¤›nda tehdit aç›kça ortaya ç›k›yor. Büyümenin lokomotifinin yüzde 7.7 büyüyen sanayi kesimi

olmas› ilk bak›flta hay›rl› gibi görünüyor. Ancak Türkiye sanayisi tamamen d›fla ba¤›ml›. Yani kulland›¤› ara mallar›n, makinelerin, teknolojinin büyük bir bölümünü d›flar›dan ithalat yoluyla karfl›l›yor. Böylece bu sektörde gerçekleflen büyüme ithalat› da korkunç derecede artt›r›yor. Nitekim TÜ‹K’in rakamlar›na göre “rekor” büyüme sa¤lanan üç ayda, devletin ithalat vergisi geliri yüzde 14.2 artm›fl. Kara delik büyüyor Büyümeye efllik eden ithalat art›fl› d›fl aç›klar› da büyütüyor. Y›l›n ilk yedi ayl›k dönemindeki aç›k,

2005’in ayn› dönemine göre yüzde 45 art›flla 21 milyar dolara ulaflt›. K›sacas› Türkiye büyüdükçe d›flar›ya satt›¤›ndan daha fazla almak zorunda kal›yor. Hükümet

ise tehlikeyi görmezden gelerek, bu durumun sorun olmad›¤›nda, önemli olan›n bu aç›klar›n d›fl ve iç borçlar ile finanse edilmesi oldu¤unda ›srar ediyor.

BÜYÜME HALKI BORÇLANDIRIYOR “Satt›¤›ndan fazlas›n› alan”›n tek çaresi borçlanma. D›fl aç›k büyüyüp b›ça¤›n s›rt› keskinlefltikçe borçlar ve faizler yükseliyor. Y›l›n ilk alt› ay›nda borçlar 15 milyar dolar› artt›. Borçlar› tüm ver-

gilerin 4’te 3’ünden fazlas›n› yüklenen emekçiler ödüyor. “Cüzdan›” büyüyenler ise d›fla ba¤›ml› sanayiciler, ara mal ve makine satan uluslararas› tekeller ve devlete para satan sermaye gruplar›.

Kredi balonu patlayacak Halk kredi kartlar›yla ve tüketici kredileriyle yaflamaya mahkum edilirken vatandafl›n hanesine giren her dört liran›n bir liras›ndan fazlas› banka borcu. Bankalar flimdi dört köfle ama bu balon her an patlayabilir. Geçti¤imiz günlerde aç›klanan büyüme rakamlar›nda dikkat çekici olgulardan biri de tüketim harcamalar›n›n artmas›. Ancak bu art›fl hükümetin iddia etti¤i gibi halk›n refah›ndaki art›fl›ndan kaynaklanm›yor. Tüketim harcamalar› halk›n bankalara borçlanmas›yla flifliriliyor. Bankalar birli¤inin aç›klamas›na göre vatandafl›n bankalara olan borcu ortalama olarak gelirinin dörtte birini geçti. 2004 y›l›nda bankalara olan borç bir hanenin gelirinin onda biriydi. Bankalar›n sadece bireysel kredi kartlar›yla yap›lan harcamalar nedeniyle tüketicilerden olan toplam alacaklar› 20 milyar YTL s›n›r›n› aflt›. Bankalar›n kredi kart› alacaklar› y›l bafl›ndan 1 Ey-

lül'e kadar olan dönemde toplam 3 milyar 233 milyon YTL'lik art›fl kaydetti. Tüketici kredileri ise bu y›l›n ilk sekiz ayl›k döneminde toplam 14 milyar 270 milyon YTL artt›. Konut kredilerinin 8 milyar 482 milyon YTL büyüdü¤ü bu dönemde tafl›t kredilerindeki art›fl 490 milyon YTL'de kald›. Di¤er krediler ise 5 milyar 296 milyon YTL artt›. Tüketicilerin bankalara kredi kartlar› ve tüketici kredisi nedeniyle olan toplam borçlar› y›l bafl›ndan bu yana 17 milyar 505 milyon YTL büyüdü ve 63 milyar 11 milyon YTL'ye ç›kt›. Ayn› dönemde bat›k tüketici kredileri yüzde 51.2, bat›k kredi kartlar›n›n tutar› ise yüzde

25.5 artt›. Bat›k kredilerin oran›n›n giderek artmas› kurulan sahte saadet zincirinin kopmaya yaklaflt›¤›n› gösteriyor. Hükümet ise bu zincirin seçimlere kadar kopmamas› derdinde. Çünkü reel bir gelir art›fl›na dayanmayan ve kredilerle tetiklenen tüketim ile yüksek büyüme oranlar› yakalan›yor. Böylece hem bankalar memnun ediliyor, hem de halk›n yoksullu¤unu hissetmesi erteleniyor.

“Kapitalizm kendi kuyru¤unu yiyor” Sendika.Org Cumhuriyet gazetesindeki yaz›lar›ndan tan›d›¤›m›z Ergin Y›ld›zo¤lu ile bir söylefli yapt›. Y›ld›zo¤lu, emperyalist-kapitalist sistemin dünya çap›nda yaflad›¤› krize ve krizin olas› sonuçlar›na dair ilginç de¤erlendirmelerde bulundu. Sendika.Org’da yay›nlanan bu söyleflinin k›sa bir özetini yay›nl›yoruz bir art› de¤er yarat›yor. Ama burada bir iki sorun var. Savafl sanayi 2. Dünya Savafl›’ndaki gibi ABD ekonomisindeki yeri kadar büyük de¤il. Ayr›ca savafl sanayinin bütün di¤er sermaye gruplar›n› kendi projesine

Irak’› y›karak olmaz. Y›k›m›n çok büyük olmas› laz›m. Asl›nda böyle olunca yine ayn› yere geliyor. Kimin ülkesi y›k›lacak? Savafl harcamalar› çok faydal› harcamalar. Çünkü emekten gelen bir bas›nç yaratmadan

B

U B‹ R

ÖP

DI R

ak›l olarak düflünmeyip bir organizma olarak düflünürsek bunun refleksleri belli; kar maksimizasyonuna gidecek. Baflka bir do¤al e¤ilimi yok. Sorun 20.yy’da Refah Devleti ve Keynesci politikayla çözüldü. Bizim bildi¤imiz sosyal demokrasi de bunu ürünüdür. Ancak bunun için bir tür siyasetçi gerekiyor. Sermayeye “uzun dönemli ç›karlar›n›z ad›na sizi biraz s›k›nt›ya sokaca¤›m” diyecek. fiimdi bu yok. Toplumsal bir bas›nç bunu zorlayabilir. New Deal döneminde hem bu hem de yükselmekte olan yeni bir rejim olas›l›¤› yani Sovyetler Birli¤i vard›. fiimdi bunlar da yok. “Y›k›c› tüketim” dengeleyici bir güç olarak ne kadar etkili olabilir. Savafllar silahlanma… Avrupa’y› y›kmay› becerebilirlerse bütün bu fazla sermayeyi emer. Ama Lübnan’› y›karak

R

Yaklaflan krizin içeri¤inden sözedelim önce. Kapitalizm afl›r› üretim krizini mali fliflmeyle bast›r›yordu. Yine afl›r› üretim krizi geliyor ve bunu bast›racak herhangi bir mekanizmalar› kalmad›. Ola¤anüstü bir kredi y›¤›flmas›, yani mali fliflkinlik var dünyada. Herkesin ödünü patlatan bu fliflkinli¤in patlamas›. Böyle durumlarda sermayenin afl›r› üretim kapasitesinin yok edilmesi laz›m. Kapitalizm ulus devletler aras›na bölünmüfl. Bu yüzden önemli bir sorun “kimin kapasitesinin yok edilece¤i”. Otomotivde kapasite fazlas› var. Demirçelikte uzun süredir var. En önemlisi öncü teknolojilerde, cep telefonlar›nda, bilgisayarlarda var. Keynesçilik mi geliyor? G›rtla¤›na bas›p da ayaklanmad›¤›n zaman sermayeden bu tür bir politika ç›kmaz. Sermayeyi bir

O RT A

JI

fiimdi tekrar kapitalizmin klasik sorunuyla karfl› karfl›yay›z. Emekçilere yüklenseler zor. Zaten çok yoksullaflt›rm›fl vaziyetteler.

ikna etmesi laz›m. Ki ABD ‘den de gördü¤ümüz bu gerçekleflmiyor. Amerikan d›fl politika seçkinleri öbür tarafa geçmifl durumda. Fazla kapasiteyi imha için tüketimin tahrikinden baflka bir rasyonel yol yok mu diyorsunuz? Bir yol daha var. O da flu anda olmaya bafllad› asl›nda. Enflasyon. Enflasyonu emekten kaynaklanmayacak baflka bir yerden körükleyebilirseniz e¤er borçlu olanlar›n borçlar› h›zla erimeye bafllar. Amerikan›n paras› de¤er kaybedince borçlar› azal›yor. Burada Ortado¤u savafl›n›n s›rlar›ndan bir tanesini görmeye bafll›yoruz. Petrol krizinin her tetikleniflinde enflasyon da tetikleniliyor. Ve bu yeterince uzun tutulabilirse bir grup sermaye ve borç tasfiye edilebiliyor. Yani kendi kuyru¤unu yiyerek yaflamaya çal›flan bir yarat›k var burada…

ürkiye Cumhuriyeti Merkez Bankas›’n›n ‹stanbul’a tafl›nmas›na dair polemik giderek büyüyor. Ali Babacan, Merkez Bankas›’n›n tafl›nmas›n› duyururken, “ba¤›ms›z” Merkez Bankas›’n›n konudan “bihaber” baflkan› Durmufl Y›lmaz geliflmeleri medyadan ö¤reniyor. Ankara Ticaret ve Sanayi Odalar› tafl›nma projesine hararetle karfl› ç›karken ‹stanbul sermayesi ve finans çevreleri bankan›n tafl›nmas›n› destekliyorlar. Tafl›nmay› savunanlar›n tezleri k›saca flöyle: Finans kurumlar›n›n merkezi ‹stanbul’da ve birçok geliflmifl ülkede Merkez Bankalar› baflkentten de¤il o ülkenin finans merkezlerinden yönetiliyor. Merkez Bankas›’n›n ‹stanbul’a tafl›nmas› da sadece bir yer de¤iflikli¤i plan› de¤il bu kenti uluslararas› bir finans merkezi yapacak kapsaml› bir projenin parças›. Projenin finans kesimi için “müjdeli” k›s›mlar› ise Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile Kaynak Kullan›m›n› Destekleme Fonu kesintisini s›f›rlamak. Beklenen, çokuluslu finans tekellerinin ‹stanbul'a akmas›. Yani bir kez daha “Yaflas›n s›cak para”. Efendiler, kuyru unuza m bas ld ? MB’nin ‹stanbul’a tafl›nmas›na en ciddi itirazlar Ankara’n›n sermaye çevrelerinden geldi. Merkez Bankas›’n›n tafl›nmas› ile Ankara’n›n ekonomik dinamizmini yaratan “kamu” a¤›rl›¤›n›n giderek azalaca¤› bir sürecin bafllayaca¤›ndan endiflelenen bu çevreler “Yar›n Baflkenti de ‹stanbul’a tafl›rs›n›z” diye seslerini yükseltiyor, tart›flmay› “Cumhuriyet’in rövanfl›n› alma çabas›” olarak formüle ediyorlar. “Ulusalc›” düsturlarla muhalefet eden bu çevrelerin bir di¤er itiraz› da MB’nin “ba¤›ms›z”l›ktan uzaklafl›p finans piyasas›n›n bask›s› alt›na girecek olmas›. Oysa MB ba¤›ms›zl›¤› denen fley zaten “siyasetten ba¤›ms›z”l›k, yani finans piyasalar›na tam teslimiyet idi. “Siyasetten ba¤›ms›z” Merkez Bankalar› 1990’lar ile beraber ayn› anda, dünyan›n dört bir yan›nda “fiyat istikrar›”n› temel amaç olarak belirlediler ve bu amaç do¤rultusunda “paran›n muslu¤unu k›smak” d›fl›nda hiçbir ifle yaramayan kurumlara dönüfltüler. Hiçbir “ba¤›ms›z” Merkez Bankas› “istihdam hedeflemesi” veya “yat›r›m hedeflemesi” gibi politikalar› gündemine almad›. “Ba¤›ms›z” Merkez Bankalar›’ndan “sermaye hareketlerine denetleme getirece¤im” diyeni duyan oldu mu? fiimdi “ba¤›ms›zl›k” ad›na MB Ankara’da kals›n diyorlar. Kimse kimseyi kand›rmas›n! MB ba¤›ms›z falan de¤il ve sermayenin “ba¤›ms›zl›k” kavram› “özerklik, üst kurullar, yönetiflim” gibi 2000’li y›llar›n moda literatürünün parças›. fiu anda Türkiye ekonomisinin yüzde 65’lik sürecini üst kurullar belirliyor. Halk seçimlerde pafla pafla sand›¤a gitsin ve “çeflitli” ekonomi politikalar›n› aç›klayan siyasetçilere oy versin. Oy verdikleri partiler ekonomik süreçlerin yüzde 35’ini yönetebiliyorlar, yar›n etkileri daha da az olacak. Üst kurullar ve “ba¤›ms›z” Merkez Bankas› -ister ‹stanbul’da ister Ankara’da- giderek ekonomik süreçlerin tamam›na mali oligarfli ad›na el koyuyor. Bu kurumlar›n yönetiminde söz sahibi olanlar ise Roma köle devletinde oy hakk› olan “gerçek vatandafllar›ndan” bile az say›da. Evet bu bir rövanfl ama “laikli¤e karfl› fleriatç›lar›n” de¤il; Avrupa iflçi s›n›f›n›n kanlar›yla zafere ulaflt›rd›¤› genel oy hakk› mücadelesine karfl› rövanflt›r. 1923’de kurulan Cumhuriyet ile Türkiye iflçi s›n›f› bu hakk›n “silik” bir kopyas›n› “kavgas›z dövüflsüz” elde etmiflti ancak kavgas›z dövüflsüz teslim etmeyecek.

KISA... KISA... ABD’de çöküfl alametleri art›yor n ABD'nin d›fl ticaret a盤›, Temmuz ay›nda 68 milyar dolara yükselerek yeni bir rekor k›rd›. ABD Ticaret Bakanl›¤›’n›n aç›klad›¤› verilere göre, yüksek petrol fiyatlar›n›n Amerika'n›n ayl›k petrol faturas›n› tarihinin en yüksek seviyesine getirmesinin etkisiyle, Temmuz ay›nda d›fl ticaret a盤› beklentilerin de üzerine ç›karak 68 milyar dolara ulaflt›. ABD’nin sadece petrolden kaynaklanan d›fl ticaret a盤›, Temmuz ay›nda tarihin en yüksek ikinci seviyesine ulaflt›.

En yoksulu bizim iflçi n D‹SK Birleflik Metal-‹fl Sendikas› taraf›ndan yap›lan araflt›rmaya göre, Türkiye iflgücü maliyetlerinin en fazla geriledi¤i ülke oldu. Araflt›rmada, Türkiye, birim bafl›na iflgücü maliyeti konusunda, 25 Avrupa Birli¤i ülkesi ve birlik d›fl›ndaki OECD ülkeleriyle karfl›laflt›r›ld› ve Türkiye’nin, 2000 y›l›ndan bu yana iflgücü maliyetlerindeki yüzde 12.6’l›k azalma ile iflçilerin en fazla yoksullaflt›¤› ülke oldu¤u ifade edildi.


Gevfleyen muhalefetin s›k› disiplini üzerine Samut KARABULUT

Eylem disiplinine uymas› gerekenler, sadece kat›l›mc›lar de¤ildir. Eylemi yönetenler de eylem disiplinine uymakla yükümlüdürler. Soruyoruz: “Eylem disiplini, tedirginli¤e kap›larak, keyfi biçimde, ilan edilen programdan vazgeçmeye ve at›lan geri ad›mlara boyun e¤me zorunlulu¤u mudur?”

T

ürkiye Ortado¤u batakl›¤›na batt›kça, egemenler içeride daha sert politikalara yöneliyor. Toplumsal muhalefete dönük bask›lar birden artmaya bafllad›. Savafl karfl›t› gösterilere sert müdahaleler gündeme geldi. Muhaliflere dönük linç k›flk›rtmalar› artt›. DTP’nin mitingleri yasakland›, yar›da kesildi. 30 A¤ustos’a do¤ru, baflta C.Cerrah olmak üzere polis müdürleri bu sertlik çizgisini bizzat uygulamaya giriflti. (Son olarak Diyarbak›r’da patlayan bomba bu bask›c› sürecin nas›l kirli biçimlerde devam etti¤inin bir baflka göstergesidir.) Türkiye tezkere süreciyle bu koflullarda yüz yüze geldi. Halk›n hemen hemen tümü yine tezkereye karfl›yd›. Ancak bu kez ABD’nin epeyce “silkeledi¤i” egemenler çok daha uyumlu ve haz›rl›kl›yd›lar. Toplumsal muhalefet ise, daha zorlu koflullarla karfl› karfl›yayd›. Buna ra¤men, egemenlerin, AKP’nin ve ‹slamc›lar›n iflbirlikçilikleri teflhir edilerek yeniden güçlü bir odak yarat›labilir ve solda yaflanan düflüflün durdurulabilece¤i bir zemin oluflturulabilirdi. Oysa geliflmeler, düflüflü durdurmak bir yana, toplumsal muhalefetin etkisizli¤inin ve krizinin derinleflti¤i bir biçimde cereyan etti. Çeflitli grup, çevre ve kitle örgütleri ve Halkevciler tezkere oylamas› öncesinde çeflitli protestolar gerçeklefltirdiler. “Emek Platformu” ise ortak bir karar veremeyip ayr›flt›. TMMOB ve KESK toplumsal muhalefete öncülük etmekte istekli ve atak davranmad›. ‹lerici emek örgütleri oylamaya ancak birkaç gün kala bir araya geldiler ve TTB’nin 5 Eylül’de tüm Türkiye’yi kapsayan genifl kat›l›ml› bir eylem önerisine karfl›n, Ankara’da s›n›rl› kat›l›ml› bir gösteri yapma karar› ald›lar. Böylece eylemin yasak savma kabilinden gerçekleflece¤i belli olmaya bafllam›flt›. ‹lerici emek örgütlerinin yetersiz çizgisine ra¤men, özel bir dönemin içinden geçildi¤inin bilincinde olan Halkevciler, zaten düflüfl içindeki toplumsal muhalefeti iç çat›flmaya ittirecek ve toplumsal muhalefetin yanl›fl bir flekilde ayr›flmas›na yol açacak bir tutuma girmemeye özen gösterdiler. Farkl› önerilerle gelen çeflitli çevre ve gruplara bu tutumlar›n› bildirdiler. 5 Eylül’deki tezkere oylamas› s›ras›nda, önce Kurtulufl Park›’ndan K›z›lay’a yürüyüfl yap›lmas› ve ard›ndan yap›lacak bir flenlik-

le oylaman›n sonucunun beklenmesi fleklindeki program› yetersiz bulmalar›na ra¤men, buna kat›lacaklar›n› duyurdular. Bu tutumun arkas›nda ne vard›? Bugünün Halkevleri, bir demokratik kitle örgütü, esas olarak da son dönemlerde dünyada da örnekleri oluflmaya bafllayan ve yeni toplumsal hareketler içinde yer alan bir “taban örgütüdür”. Halkevleri, toplumsal muhalefetin içinde hep bu konumuna uygun bir flekilde yer ald›. Kendisini di¤er ilerici emek örgütleriyle eflit bir pozisyonda gördü. Bazen mütevaz›, bazen öncü roller üstlendi. Politikalar›n›n temel eksenine daima toplumsal muhalefetin bütününün ilerlemesi için gerekenleri koydu. Bir yandan, (paras›z e¤itim ve sa¤l›k kampanyas›; Filistin ve Lübnan halk›yla dayan›flma kampanyas› gibi) kendi ba¤›ms›z politikalar›n› izledi, bir yandan da toplumsal muhalefetin bütünsel hatt›nda (savafl karfl›t› mitigler gibi) yer ald›. Toplumsal muhalefetin bütünlü¤ünü bozmad›. Genel eylemliliklere gücü oran›nda kat›lma prensibini hep korudu. Dar grupçuluk yapmad›. Bu do¤rultuda, bugüne dek siyasal parti ve gruplar›n, dar grupçu zihniyetlerle demokratik kitle örgütlerini devre d›fl› b›rakma, by-pass etme anlay›fllar›na (siyasal gruplar platformu, yasal gruplar/partiler birlikteli¤i gibi) prim vermedi. Devrimci ilkelerinden taviz vermeden toplumsal muhalefetin en ileri ve en genifl birli¤ini savundu. ‹lkesiz-gerici (islamc›larla, devlet güdümlü sendikalarla) birliklere karfl› hep tav›r ald›. 5 Eylül günü kortej K›z›lay’a yaklaflt›¤›nda, Ankara Emniyet Müdürü’nün talimat›yla, mitingin flenlik bölümünün sürdürülmesini sa¤layacak ses araçlar›n›n alandan uzaklaflt›r›lmak istendi¤i haberi ulaflt›. Son süreçte, polisin keyfi bask›lara yöneldi¤ini bilen Halkevciler, buna engel olmak için kortejin ön taraf›na yürüdüler. Fakat ses araçlar› alan›n d›fl›na ç›kar›lm›flt›. Halkevciler bir süre polisi protesto ettiler ve daha sonra yerlerine döndüler. Bu esnada,

polise ses araçlar›n› bizzat teslim eden TMMOB Baflkan› Mehmet So¤anc› ve D‹SK Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün baflta olmak üzere, pani¤e kap›lan yetkililer, Halkevcileri engellemek için kürsüden ve afla¤›dan çeflitli engelleme giriflimlerinde, sözlü ve fiili tacizlerde bulundular. Halkevciler bu tahriklere kap›lmad›lar. Ard›ndan, bu yöneticiler tertip komitesinin di¤er üyelerine dan›flmaks›z›n, bireysel inisiyatifleriyle mitingi yar›da kesip, flenlik yapmadan da¤›lma karar› ald›lar. Ayr›flt›rma politikalar› ve hatalar

‹flbirlikçi politikalardan ekonomik krize kadar toplumun ola¤anüstü gerilece¤i ve egemenlerin son derece s›k›flacaklar› yeni bir döneme girildi. Bu dönemde, egemenlerin politik tercihlerinde sola yer yok. Bunun gere¤i olarak, özellikle TMY süreciyle birlikte, devlet top-

lumsal muhalefeti en genelde iyice karikatürlefltirmeyi ve ayr›flt›rarak ezmeyi hedeflemektedir. Egemenler toplumsal muhalefeti kendi içinde “düzenle uyumlu unsurlar” ve “düzen aç›s›ndan tehlikeli unsurlar” olarak bir kez daha ayr›flt›rmaya yönelmektedir. (1995’lerde bu ayr›flmay› “silahl› sol–silahs›z sol” olarak yapmaya çal›flm›fl ama baflaramam›fllard›). Bugünlerde toplumsal muhalefetin içinde yeniden belirlenen “tehlikeli unsurlar” kategorisinde yer alanlar ezilmeye çal›fl›lmaktad›r. Geride kalan karikatür muhalefetin ise “nadide varl›klar” halinde özenle korunmas›, AB iliflkilerinin gere¤idir. “Demokrasi” göstergesi olarak zorunludur. Bugün do¤ru tav›r, bir yandan bu tarihsel dönemeçte diri ve genifl ufuklu bir muhalefet yürütürken, di¤er yandan da toplumsal muhalefete yönelik bu gerici ayr›flt›rmaya meydan vermeyecek bir çizginin izlenmesi olmal›d›r.

Miting komitesi, alana giren ses düzenini polise geri vererek aç›kça yanl›fl yapm›flt›r. Hiç kimsenin toplumsal muhalefeti bu denli aciz düflürmeye hakk› yoktur. Miting yönetimi Halkevcilerin ç›k›fl›n› polis karfl›s›nda eylemin elini güçlendirecek bir tutum olarak de¤erlendirmek yerine, panik yaflam›fllard›r. Baz› yöneticiler polisle yaflanmas› gereken gerilimin yönünü Halkevcilere çevirmifllerdir. Gösterinin panikleyen birkaç yöneticinin keyfi tutumuyla yar›da kesilmesi bir skandald›r. Halkevciler eylem disiplinini çi¤nemekle suçlan›yor. Eylem disiplini, eylem öncesinde/eylem s›ras›nda/eylem sonras›nda demokratik mekanizmalar›n iflletilmesiyle mümkündür. “Ben yapt›m, olduculukla” de¤il. Yani eylem disiplinine uymas› gerekenler, sadece kat›l›mc›lar de¤ildir. Eylemi yönetenler de eylem disiplinine uymakla yükümlüdürler. Soruyoruz: “Eylem disiplini, tedirginli¤e kap›larak, keyfi biçimde ilan edilen programdan vazgeçmeye ve at›lan geri ad›mlara boyun e¤me zorunlulu¤u mudur?” Baflkalar›n›nkini bilmeyiz ama Halkevcilerin anlay›fl› bu de¤ildir. TMMOB, D‹SK ve KESK baflta olmak üzere ilerici emek örgütlerine egemen anlay›fllar›n bugüne dek izledikleri çizginin zaafiyetleri ortadad›r. Bu örgütlerin her geçen gün daha da “gerileyen statükolar›n›n” korunmas› üzerine kurulu muhalefet anlay›fllar›n›n toplumsal muhalefeti getirdi¤i yer bellidir. Kriz derinlefltikçe bu çizgi toplumsal muhalefetin düflüflünü daha da h›zland›racakt›r. Bu geri tutumlar›n iflaret etti¤i as›l nokta ise, muhalefetin merkezinde iyice derinleflen politik krizdir Ancak bu genel do¤runun yan› s›ra, Mehmet So¤anc›, ‹smail Hakk› Tombul ve Tayfun Görgün gibi baz› yöneticiler, bu olumsuz gidiflte özel ve simgesel roller oynamakta olduklar›n›n fark›nda olmal›d›rlar. Güçlü bir ideolojik/politik çizginin olmad›¤›, kurumsal yap›lar›n zay›f, taban inisiyatiflerinin üretken olmad›¤› dönemlerde kiflisel önderlikler/temsil konumlar› belirle-

yici etkiye sahiptir. Bu dönemde de ilerici sendika ve meslek örgütlerinin iyice bürokratikleflen seçkinleri, son y›llarda –bilinçli yada bilinçsizce- örgütlerini STK’laflt›rma yönünde güçlü bir e¤ilim sergiliyorlar. “STK’c›l›k” etraf›nda oluflan ekonomik hareket alan› ve statü iliflkileri bu yöneticilerin politikalar›n› örgüt içinde etkili hale getirmelerine yard›mc› oluyor, bireysel etki alanlar›n› ve otoritelerini geniflletiyor. Bu temel, üyesi olduklar› siyasi partiler ve yap›lar karfl›s›ndaki inisiyatiflerini de art›r›yor. Geleneksel sol merkezlerin genel “sa¤c›l›¤›”, sözkonusu yöneticilerin özel politikalar›n›n kolayca bu merkezlerin genel tutumuna indirgenebilmesine neden oluyor. Elbette geleneksel sol merkezlerin bu flah›slar›n siyasi ve maddi olanaklar›ndan yararlanabilmek için onlar›n bu tutumlar›na göz yummaya gönüllü olduklar› da ayn› foto¤raf›n di¤er yüzünü oluflturuyor. Bu konuda en belirgin örnek ÖDP’li TMMOB Baflkan› Mehmet So¤anc›’n›n, “odalar›n siyaset yapmay› b›rakarak mesleki rollerine geri dönmeleri” fleklindeki 40 y›ll›k statükocu anlay›fl›d›r. Türkiye Ziraat Odalar›n›n, hatta Fiskobirli¤in dahi son derece etkili bir siyasal rol oynad›¤› ve en halisinden siyaset yapt›¤› bu dönemde, bu zihniyetin gerili¤i ortadad›r. Burada as›l ç›k›fl noktas›, bu geriletici k›s›r döngüyü k›racak yeni toplumsal hareketlerin gelifliminden esinlenen düzen d›fl›-devrimci politikalara yönelmek olmal›d›r. Bu yönelimin ilk ad›m›ysa bürokratlaflman›n göstergeleri olan “meslekçilik” ve “uyumluluk” de¤il; aksine devrimci/sosyalist politikan›n en genelde yeniden do¤ufl sanc›s› çekti¤i bu süreçte her alanda bu politikleflmeyi “derinlefltirme” ve ayn› zamanda “statükoculu¤u k›ran” h›rç›nl›klara karfl› empatik yaklaflma becerisini gösterebilmekle bafllar. Toplumsal muhalefetin her eylemi ve yöneticilerinin izledikleri çizgi ve tutumlar elefltiriye aç›kt›r. Kimse bundan gocunmamal›d›r. Halkevciler bundan sonra da, bugüne dek izledikleri çizgi çerçevesinde, üzerlerine düflenleri yerine getirmekten geri durmayacaklar, tüm elefltirilerine ra¤men, toplumsal muhalefetin tüm bileflenleriyle mücadele arkadafll›¤›na dört elle sar›lacaklard›r.

“Finale yaklafl›rken”...

S

onbahar beklendi¤i üzere h›zl› aç›ld›. T. Erdo¤an’›n incileri de birer birer dökülmeye bafllad›. Ama bir tanesi, kendi emellerini ve genel gidiflin anlam›n› sergilemesi aç›s›ndan kritikti: “Finale yaklafl›rken...” Bu laf, önümüzdeki dönem ve sonras›ndaki de¤iflimin derinli¤ini sergilemesi aç›s›ndan son derece vecizdir. Lübnan’a asker gönderme tezkeresinin Meclis’ten pürüzsüz geçmesi T. Erdo¤an’›n iç ve d›fl siyasette elini güçlendirdi. ABD Baflkan› Bush ile çektirece¤i foto¤rafta, bacak bacak üstüne atma hareketini daha bir afili yapabilecektir art›k. Üstelik Bush’a “Orduyla iyi geçiniyorum, medyay› da arkama ald›m, bana gönülden/cepten ba¤l› 350 milletvekilim de var. ‹fllerinizde benimle birlik yap›n. Benden daha iyi iflbirlikçi bulamazs›n›z. Bunun için bana birazc›k destek olman›z yeterli” diyebilecektir. Ancak dengelerin her an de¤iflebilme olas›l›¤›n›n çok yüksek oldu¤u Ortado¤u’da T. Erdo¤an’›n at›ld›¤› macera Türk ve Kürt halklar›n›n gelece¤ini tehdit etmekte. Erdo¤an, bu macerada ABD’ye güvendi¤i kadar Ortado¤u’daki ‹slamc› gruplar›n AKP iktidar›n› tehlikeye atacak giriflimler yapmayaca¤›n› da hesap ediyor. Burada bir hesap hatas›n›n oldu¤u aç›k. Gerek ABD gerekse de ‹slamc› gruplar Erdo¤an’› geçici bir figür olarak görüyorlar. Kendini kal›c› zanneden sadece Erdo¤an. Günü geldi¤inde –ki o gün çok da uzak olmayabilironu da süpürmekten çekinmeyecekler. Öte yandan Lübnan ve Afganistan’da girilecek yeni durum Genelkurmay Baflkan› Büyükan›t’a istedi¤inden çok daha elveriflli bir atmosfer haz›rl›yor. Güneydo¤u’ya y›¤d›¤› 250 bin asker ve Kürt soru-

nunun çözüm(süzlü¤)ü noktas›nda ald›¤› inisiyatif Lübnan misyonuyla daha da güçlendi. Üstelik Lübnan’da oluflacak bir olumsuzlu¤un maliyeti ona de¤il, Erdo¤an’a ç›kar›lacak. Ancak Türkiye’nin önündeki bir y›l dikkate al›nd›¤›nda (Cumhurbaflkanl›¤› seçimi ve genel seçim) tüm bu giriflimlerin as›l nedeninin ve do¤al olarak sonucunun ülke içi iktidar mücadelesi oldu¤u görülecektir. Dolay›s›yla Büyükan›t önderli¤indeki Ordu, bu dönemde bir k›sm› aç›kça görülebilen biçimde, iç siyasete çok daha do¤rudan müdahil olacakt›r. Büyükan›t ve Baflbu¤’un Ordu ad›na ald›¤› inisiyatif flimdilik (!) Kürt sorunu ile yetinip, güçlü bir meflruiyet oluflturmay› hedeflemekte. ‹rtica ve AKP ile mücadele yine flimdilik (!) bir k›s›m medyaya ihale edilmifl gözüküyor. Öyle ki Erdo¤an’›n “askerlik yan gelip yatma yeri de¤ildir” fleklindeki pervas›z gaf›na bile flöyle bir ucundan de¤inip geçtiler. Kuflkusuz Kürt sorunu, Türkiye egemenleri aç›s›ndan daha uzun bir süre gündemlerinin ilk s›ras›n› iflgal edecek. Amerika ile Ortado¤u üzerinden gelifltirilecek iflbirli¤inden beklenilen, PKK’ye karfl› imha operasyonlar› ve Kürt halk›n›n siyasal temsiliyetinin engellenmesidir. Devletin, ABD ile “koordinatörlük” iliflkisi içerisine girmesi bile tek bafl›na göstermektedir ki, Kürt sorununun muhatab› Amerika’d›r. Ve icazet de ondan beklenmektedir. Genel seçimler düflünüldü¤ünde, T. Erdo¤an’›n Kürt sorununa bak›fl›nda tekrar “flahin” kesilmesi anlafl›lacakt›r. “Kürtlerin hiçbir sorunu yok, tüm haklara sahipler” türü laflar eden Baflbakan, milliyetçilik ve gericilikle azd›r›lan bir seçmen kitlesine oynamaktad›r. Üstelik %10’luk

bir seçim baraj› da AKP’yi bölgede birinci parti yapmaktad›r. AKP’den bu dönem yeni bir aç›l›m beklemek neredeyse imkans›zd›r. Gerekçeleri farkl› da olsa orduyla sa¤lam bir mutabakat dönemindeler. AKP’nin ordu ile ABD arac›l›¤›yla sa¤lad›¤› mutabakat›n bir baflka uzant›s› da K›br›s’ta ortaya ç›kt›. K›br›s’›n ABD aç›s›ndan, tüm do¤u Akdeniz’e ama özellikle de Ortado¤u’ya uzanan dev bir uçak gemisi ifllevi gördü¤ü son Lübnan iflgali s›ras›nda bir kez daha belirginleflti. K›br›s’ta Denktafl’›n o¤lunun hükümetten elimine edilmesi üzerine kurulu tezgah›n, büyük satranç masas›nda AKP-ordu ittifak› arac›l›¤›yla Türk taraf›na yapt›r›lan ABD-‹ngiliz patentli hamlelerden biri oldu¤u aç›k. Bu durum bile tek bafl›na, ABD arac›l›¤›yla sa¤lanan son AKP-ordu ittifak›n›n, çeflitli alanlardaki pazarl›k ve tavizler üzerine kurulu kritik manevralar›n bir parças› oldu¤unu bir kez daha kan›tl›yor. ABD’nin ‹ran operasyonunu planlad›¤›; ‹srail’in Lübnan ve Filistin’deki askeri hegemonyas›n› artt›rmaya çal›flt›¤› Ortado¤u’da genifl bir Amerikanc›-Sünni ittifak›n›n tesis edilmeye baflland›¤›; Irak’ta mezhepler aras› gerici bir iç savafl tezgahlan›p, federalizm ad›mlar›n›n at›ld›¤› bir dönemde; PKK’nin bölge konumu nesnel olarak zay›flamakta. PKK’nin bu koflullar alt›nda ABD veya AB flemsiyesi alt›nda ilerlemeye çal›flmas› baflar› flans› çok düflük reel-politik bir taktik. Yavafl yavafl genel seçimlere kilitlenilecek olan süreçte, Kürt halk›n›n meflru siyasal temsiliyetini amaçlayan giriflimler de kontgerilla provokasyonlar›yla engellenmeye çal›fl›lacak. Ateflkese haz›rlan›lan

süreçte Diyarbak›r’da patlat›lan bomba, kirli savafl› devam ettirme iddias›n›n ne kadar pervas›zlaflabilece¤inin kan›t›d›r. Çözümün Türk ve Kürt halklar›n›n siyasal-sosyal-ekonomik, her konuda ortak mücadelesinden geçti¤i aç›k. Mezhepleri, dinleri, bölgeleri, halklar› kamplara ay›rarak ve ay›rma ifllemini sürekli provokasyonlar gerçeklefltirerek kal›c›laflt›rmay› amaçlayan emperyalist siyaset tarz› hem genel ölçekte hem de lokal olarak hakimiyet kazand›. K›sa bir süre önce “karikatür krizi” ile alevlenen “medeniyetler çat›flmas›” safsatas› flimdi de Papa’n›n laflar›yla tetiklenen yeni bir provokasyonla sahne ald›. Olas› geliflmeleri ve sonuçlar›n› tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek. “Düflman” ‹slamc› kamp radikalleflecek, emperyalist merkez kendini biraz daha genifl olarak yeniden organize edecek. Arada kalanlar emperyalist merkezlerle daha organik ve iflbirli¤i yapmaya daha müsait hale gelecek. ‹flbirli¤i yapma konusunda da bizim egemenlerimizin eline kimse su dökemez. AB’nin bekçisi ve köle iflçisi olmaya aday Türkiye iflçisi için TÜS‹AD Baflkan›’n›n AB ülkelerine “niye bizimle daha çok ilgilenmiyorsunuz” serzeniflleri art›k “posta koyma” aflamas›na geldi. TBMM’nin aç›lmas›yla birlikte ilk gündem AB uyum yasalar›ndan arta kalanlar›n geçirilmesi olacak. Ancak TÜS‹AD’›n, AB gündeminin Meclis ile s›n›rl› kalmas›na itiraz› var. Bu gündemi daha güçlü hale getirebilmek için u¤rafl›yor. AKP’nin takkesini, cüppesini gazete sayfalar› arac›l›¤›yla çekifltirmek, bildi¤i en iyi flantaj yöntemi. Kas›mpaflal› Erdo¤an’›n Bo¤az’›n yal› kültürü ile sosyal uyumu, Dolmabahçe’deki devlet ikametgah›n› kulla-

narak ancak bu kadar kurulabiliyor. Ekonomide yeni bir krizin yaflan›p yaflanmayaca¤› ise bu dönem, her konuda oldu¤u gibi genel seçimlerle iliflkili. ABD için AKP ile devam etme yolunda verilecek bir karar ekonomi ile ilgili sorunlar› suni yöntemlerle seçim sonras›na ertelemeyi hedefleyecektir. Yani, ülke ekonomisi emperyalizmin siyasal tercihleri do¤rultusunda b›çak s›rt›nda ilerlemeye devam edecektir. Toplumsal muhalefet cephesinde ise, giderek öne ç›kan bir sorun, “emek hareketinin zay›f temsili” yol t›k›yor. ‹deolojik/politik çizginin güçsüz, kurumlar›n zay›f, kitle dinamizminin üretken olmad›¤› dönemlerde kiflisel önderlikler/temsil, toparlay›c› de¤il ama güçlü bir da¤›t›c› rol kazand›r›yor. Böylesi zamanlarda, özellikle yasal kitle mücadelesini temsil eden (!) flahsiyetler sadece kendisini seçenlere karfl› de¤il, muhalefet güçlerinin tamam›na karfl› sorumlu olduklar›n› ara ara unutuyor. Sorumluluk bilinçleri, do¤ru ve tarafs›z inisiyatifleri gelifltirici oldu¤u kadar sorumsuzluklar›, zaaflar› ve korkakl›klar› de geriletici oluyor. Türkiye sol hareketi, her iki türü de bolca gördü ve görmeye de devam ediyor. Tarafs›z, ilerletici temsiliyetleri önünde tutmaya devam ederken, “zararl›” olanlar› da genifl bir yenilenmeci programla birlikte ay›klamas›n›n gerekli oldu¤unu deneyimleri ile ö¤rendi. Toplumsal muhalefetin ilerletici ve güçlendirici ortak misyonunu, bu t›kan›kl›¤› aflmak için de sahiplenece¤iz. Kendi ba¤›ms›z çizgimizle, yenilenme sanc›lar› çeken toplumsal muhalefetin ortak program›n› derinlefltirmeye ve bütünlefltirmek için çabalamaya devam edece¤iz.

Eflikteki Meksika: ‹kili iktidara do¤ru Dan La Botz

Miami Üniversitesi Tarih Profesörü

M

eksika, bir toplumsal baflkald›r›n›n efli¤inde duruyor. Baflkan aday› Obrador (AMLO) “darbe” dedi¤i fleye karfl›, yeni bir cumhuriyet kurulmal› diyor. Meksika halk›, ciddi kararlarla yüz yüze. Obrador, halk›n belki de sadece dörtte birinin deste¤ine sahip göründü¤ü bir zamanda, Kurucu Meclis ve yeni bir Cumhuriyet kurma ça¤r›s› yaparak büyük bir risk ald›. Obrador’un s›n›ra do¤ru yürüdü¤ü görünüyor; ama sorun, s›n›r› aflmaya haz›r olup olmad›¤› ve halk›n onu izleyip izlemeyece¤i. ‹kili iktidar ilan› AMLO 1 Eylül’de Zocalo Meydan›’nda toplanan yüz binlere flöyle seslendi: “Kendi hükümetimizi oluflturaca¤›z, sahte hükümeti kabul etmiyoruz, halk› gerçekten temsil eden bir cumhuriyet kuraca¤›z.” Obrador daha sonra da, Ulusal Demokratik Kongre’nin bir “kurucu meclis” haline gelece¤ini söyledi. E¤er yeni bir cumhuriyet ilan edilirse, o zaman biri Calderon, di¤eri de Obrador liderli¤inde iki hükümet olur. Böylesi bir ikili iktidar durumu uzun vadede FoxCalderon hükümetinin düflmesine ya da rakip hükümetin bast›r›larak tasfiyesine yol açacakt›r. ‹ki hükümet aras›ndaki politik mücadele, iki farkl› ulusal ekonomi plan› ve iki farkl› Meksika görüflü etraf›nda dönüyor: neo-liberalizm taraftar› Fox-Calderon görüflü; ve Obrador’un, bir karma ekonominin unsurlar›n› sürdürecek ve kendisinin beflikten-mezara ad›n› verdi¤i bir sosyal refah devleti kuracak olan program›. Lopez Obrador, sosyal güvenlik ve e¤itimin yan› s›ra enerji ve petrol sanayisinde de özellefltirmeye karfl› ç›k›yor. Çürümeyle savaflacak ve Meksikal› yetkililerin ve polisin yararland›¤› dokunulmazl›¤a son verecek yeni bir hükümet istiyor. Devrime ç›kan yol mu? Ya da reform için radikal bir direnifl mi? Lopez Obrador, bar›flç›l devrim ça¤r›s›yla, hem hükümeti olanaks›z k›lacak kal›c› bir düflmanl›k yaratma hem de alternatif bir hükümetin ilan›, böylece de yar›-devrimci bir durum yarat›lmas› yönünde riskli bir ifle girifliyor. Her iki durum da ciddi çat›flmalara gebedir. Obrador’un partisi PRD, Calderon’un baflkanl›¤›n› engellemek için gereken her fleyi yapacaklar›n› ilan etti. Yan›t olarak, PRI ve PAN, PRD’yi parlamentodan d›fllamak için harekete geçeceklerini söylediler. Daha da önemlisi, partinin yasal kimli¤ini elinden alacaklar. PRD’nin yasal yetkilerinin elinden al›nmas› muhafazakar partilere özellefltirme programlar›n› engelsiz biçimde ilerletme olana¤› tan›yacak. Parti, kendisini sil bafltan kurmaya zorlanacak. Her iki durum da Meksika solu aç›s›ndan y›k›c› olabilir. Fox, PAN ve müttefiki PRI, Meksika hükümetini, bürokrasisini, ordusunu ve polisini kontrol ediyor ve bunlar› herhangi ciddi bir muhalefeti bast›rmak için kullanabilir. Meksika hükümeti 1994’ten beri, orduyu Zapatista’lara, Chiapas’taki ve Güney’deki genifl toplumsal harekete karfl› kulland›. Obrador orduyu Meksika yurttafllar›na bask› yapma yönündeki emirlere uymamaya ça¤›rd›ysa da, kolluk güçlerinin hükümete sad›k kalmamas› için hiçbir neden yok. Meksika halk hareketlerini bast›rmak için 1959’da, 1968’de, 1976’da askeriyeyi kulland› ve 1994’te Zapatistalara karfl› orduyu ça¤›rd› ve bunun bir kez daha olamamas› için hiçbir neden görünmüyor. Örgüt var m›? Muhalefet, Meksika hükümetiyle mücadele etmeye yetecek bir güç ortaya koyacak örgütlenme, yap› ve liderli¤e sahip görünmüyor. Mevcut direnifl boyunca, Mexico City’de devasa eylemler yap›ld›, ama bunlar baflkentle s›n›rl›yd›. PRD bir seçim partisi oldu, bir toplumsal hareket üzerinde yükselmedi. Meksika’da çok büyük ve önemli toplumsal mücadeleler ve grevler var. Ancak bu mücadeleleri yürütenler ço¤unlukla Obrador’un hareketine uzak durdu¤u gibi yak›n duranlar için de Obrador’un bir liderlik pozisyonu yok. Denge de¤ifltirilebilir Güçler dengesi, uygun flartlar alt›nda h›zla ve radikal biçimde de¤iflebilir. Son on y›lda kitle hareketleri Latin Amerika’daki hükümetlerin de¤iflmesinde önemli bir rol oynad›. Lopez Obrador yeterli güce sahip de¤ilse de, hükümetçe yap›lacak bir hata muhalefet hareketine birden bir yükselifl olana¤› tan›yabilir. Lopez Obrador flu anda iyi bir yolda ilerliyor, hükümete karfl› koyacak kadar güçlü bir hareket yaratmaya girifliyor, erken bir çat›flmadan ve bask› ortam›ndan kaç›n›yor ve ayn› zamanda zaman ve müttefik kazanmaya çal›fl›yor. Önümüzdeki haftalarda, her iki cephenin de güçler dengesini kendi lehine çevirmeye çal›flmas›na flahit olaca¤›z. MRZine’den özetleyerek çeviren Sendika.Org


cmy k

Fuat Saka’dan üçleme

“Ba¤›ms›zl›k” filmleri

Kitab› ihmal etmemeli

Grup Yorum sahnede

TÜRKÜLER SUSMAZ

B‹R TERS‹NE YÜRÜYÜfi

Karadeniz müzi¤inin önde gelen isimlerinden Fuat Saka’n›n uzun süredir yay›nlanmam›fl ‘Arhaveli ‹smail’, ‘Perçem Perçem’ ve ‘Lazutlar III’ albümlerinden oluflan ‘Fuat Saka Koleksiyon’ albümü yay›mland›. Albümde Naz›m Hikmet’in, ‘Akrep Gibisin Kardeflim’ , ‘Bir Hazin Hürriyet’ gibi fliirleri ile ‘Gesi Ba¤lar›’, ‘Dersim’, ‘Irmak S›ra’, ‘Kumbaromo’ , ‘Horona Gel’ gibi flark›lar›n da aralar›nda bulundu¤u 31 parça yer al›yor.

‹stanbul Modern, Brezilya’n›n ba¤›ms›zl›k gününü kutlamak amac›yla Eylül ay› boyunca Brezilya filmleri gösteriyor. Her ne kadar Eczac›bafl›na ait ‹stanbul Modern’le ba¤›ms›zl›k kavramlar› yanyana s›r›tsa da, gösterimlerde izlenmesi gereken yap›mlar yer al›yor. Müzede, Walter Salles, Fernando Meirelles gibi Brezilyal› usta muhalif yönetmenlerin filmleri izlenebilir. Ayr›nt›l› program www.istanbulmodern.org’da.

Okullar aç›ld›, ders hengamesi bafllad›. Ama velilere hat›rlatal›m. Siz siz olun çocuklar›n›z› kitaptan mahrum b›rakmay›n. ‹flte size taze ç›km›fl bir kitap: ‘Muhteflem ‹kili’. ‹smet Bertan’›n yazd›¤› ve Gün›fl›¤› Kitapl›¤›’ndan ç›kan kitap hayvanlarla insanlar›n iliflkilerini film tad›nda aktar›yor. ‹lkö¤retimin özellikle 3 ve 4. s›n›f ö¤rencilerine yönelik kitaptaki yedi öykünün her birinde farkl› bir canl›n›n dünyas›, çevresiyle ve insanlarla iliflkileri içinde iflleniyor.

Y›llard›r tüm bask›lara ve k›s›tl› imkanlara ra¤men çizgisinden hiçbir zaman ödün vermeden müzik yapan Grup Yorum 30 Eylül Cumartesi 20.30’da R›fat Ilgaz Aç›khava Tiyatrosu’nda bir konser verecek. Biletleri 17 YTL’den sat›fla sunulan konserde Grup Yorum birbirinden güzel flark›lar›n› seslendirecek.

12 Eylül darbesi üzerine yaz›lm›fl öyküleri bir araya getiren “Bir Tersine Yürüyüfl: 12 Eylül Öyküleri” adl› kitap, Can Yay›nlar›’ndan ç›kt›. Hürriyet Yaflar’›n yay›na haz›rlad›¤› kitap yirmi sekiz yazardan k›rk dört öyküyü bir araya getiriyor. Kitaba Abidin Dino’nun iflkence desenlerinin yan› s›ra, Ahmet Erhan, fiükrü Erbafl, Ahmet Telli, Abdülkadir Budak, Akif Kurtulufl gibi flairlerimizin dizeleri de efllik ediyor.

B‹R KARADEN‹Z KLAS‹⁄‹

21 Eylül 3 Ekim

BREZ‹LYA BEYAZPERDEDE

DERSLER BAfiLADI AMA...

“”

2006

Darbe öyküleri

Bu ak›nt›ya set dayanmaz Uzun süren sessizli¤i bozarak, haz›rlad›¤› “Tak›m Sözleflmesi”yle film setlerinin kap›s›n› afl›nd›rmaya bafllayan Sine-Sen, çal›flanlardan son derece olumlu tepkiler al›yor. Sendikan›n Genel Sekreteri Ahmet Keskin çal›flmalar›n› ve amaçlar›n› Halk›n Sesi’ne anlatt›

Ç

al›flma yapt›¤›m›z iflkolunda çal›flma süreleri günde 17-18 saati buluyor. Bu yo¤unluk içerisinde çal›flanlar›n sendikaya gelememesi nedeniyle biz setlere gidip çal›flmalar›m›z› anlat›yor haz›rlad›¤›m›z deklerasyonlar› da¤›t›yoruz. Setlerde yönetmeninden çal›flan›na kadar herkes çok olumlu tepkiler verdi. fiu anda sürecin bafl›nday›z yak›nda setlerde tak›m sözleflmelerini imzalatmaya ve üye yapmaya gidece¤iz. Bizi çok h›zl›

bir süreç bekliyor. Çünkü bu piyasa birbirini çok h›zl› etkiliyor. Sözleflmeyi hayata geçirmeye bafllad›¤›m›z anda ilginin yo¤unlaflaca¤›ndan flüphemiz yok. Biz Mart ay›nda yönetime geldik ve geçen alt› ayda yapt›¤›m›z en önemli fley geçmifl yönetimlerden devrald›¤›m›z sendikaya karfl› oluflmufl güvensizli¤i k›rmak oldu. 92’den bu yana sendika neredeyse hiç çal›flma yapmam›fl. Uzun bir aradan sonra insanlar yeniden sendikan›n kap›s›n›

Yüre¤in dinmeyen türküsü: Ruhi Su Mehmet Ruhi Su, 1912'de Van'da do¤du. 1935’de Cumhurbaflkanl›¤› Orkestras›’na seçildi, konservetuar›n opera bölümünde de okudu ve daha sonra da Devlet Operas›'nda çal›flt›, bir süre radyoda türkü söyledi. Ruhi Su, sosyalist dünya görüflü nedeniyle 1952-1957 y›llar› aras›nda 1951 TKP tevkifat› dolay›s› ile hapis yatt›. Söyledi¤i türkülerdeki siyasi vurgular yüzünden aleyhinde kampanyalar bafllat›lan ve iflini kaybeden sanatç›, türküleri derleyip, yeniden yorumlama ifline kendi bafl›na devam etti. 1975'te Dostlar Korosu’nu kurdu. 1978'den sonra üretti¤i kasetlerle halk müzi¤inin yayg›nlaflmas›na büyük katk›da bulundu. Ruhi Su, 12 Eylül yönetiminin engellemeleri yüzünden yurtd›fl›nda tedavi flans› bulamad› ve 20 Eylül 1985'te öldü. Ruhi Su'nun cenaze törenine binlerce kifli kat›ld› ve cenaze 12 Eylül döneminin ilk büyük kitle gösterisi haline dönüfltü. Cenazede gözalt›na al›nan 163 kifli ‹stanbul siyasi flubede 15 gün süreyle gözalt›nda tutuldu.

20 Eylül 1985

çalmaya bafllad›. Gitti¤imiz setlerde insanlara diyoruz ki; “Gece 3’te de olsa sette bir sorun yafland›¤›nda telefon edin hemen oraya geliriz”. Diziler, çal›flanlar›n en yo¤un bask› alt›nda bulundu¤u yerler. Kanallar reklam gelirlerini art›rabilmek için dizileri 90 dakikaya ç›kar›yor. Oysa böyle bir uygulama dünyan›n hiçbir yerinde yok. Dizi çal›flanlar›ndan bir ayl›k ifli bir haftada bitirmeleri isteniyor. Yap›mc› flirketlerin ço¤u da buna çanak

tutuyor. Kültür Bakanl›¤›’n›n bir yasas› var. Dizi ve filmlerde yap›mc› flirket çal›flanlar›n›n tümünün sigortal› oldu¤unu belgelemezse filme yay›n izni verilmiyor. fiirketler kadrolu çal›flanlar›ndan 5-10 tanesinin sigorta belgesini gösterip izin al›yor. Bakanl›k ise kay›t d›fl› çal›flmaya göz yumuyor. Düflünüyoruz acaba Kültür Bakanl›¤›’nda film jeneriklerinde yazan isimleri sayacak bir adam yok mu? Stajyerlikte de benzeri bir durum var stajyer ö¤renciler aylarca ücretsiz çal›flt›r›l›yor. Oysa bakanl›kta bunun da yasas› var. Önümüzdeki günlerde bu konularla ilgili olarak da bilgilendirme toplant›lar› yapmay› planl›yoruz. Sadece birkaç istisna d›fl›nda çal›flanlara mesai ücreti ve prim ödenmiyor. ‹fl kanunlar›n›n hiçbiri uygulanm›yor. Amac›m›z bu kanunlar› 80 öncesinde nas›l uygulatt›ysak flimdi de uygul a t mak.

Sine-Sen perdeyi açt› Sine-Sen’in haz›rlad›¤› sözleflme çal›flma koflullar›n›n yeniden iyilefltirilmesini sa¤layacak Sinema izleyicisi için hep beyaz perdeye yans›yanlar önemlidir. Tv dizilerinde hep oyunculardan yönetmenlerden bahsedilir. Oysa bir de beyaz perdenin arkas›nda kalanlar, dizilerde görünmeyen sinema emekçileri var. Sinema Emekçileri Sendikas› (Sine-Sen), par›lt›l› set ›fl›klar›n›n alt›nda çoktan beridir görülmeyen, görülmek istenmeyen, günlerce uykusuz kalarak, güvencesiz çal›flt›r›lan, kimi zaman ücretleri ödenmeyen sinema, dizi ve reklam emekçilerinin haklar›n ›

Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet KESK‹N

korumak için bir “tak›m sözleflmesi” haz›rlad›. Giderek canlanmaya bafllayan sinema sektörü ve özelikle de televizyon dizilerinin yaratt›¤› hareketlilik film sektöründe çok say›da kiflinin istihdam›na olanak sa¤lad›. Ancak sektördeki da¤›n›kl›k ve kurals›zl›k haklar ve ücretler aç›s›ndan önemli sorunlar yaratmaya bafllad›. Bunun üzerine bir süredir geliflmeleri izleyen sinema sektörünün tek sendikas› Sine-Sen bu duruma müdahale etme karar› ald›. Sinema ve tiyatro alan›nda çal›flma yapan birçok derne¤in de alt›na imza koydu¤u “Tak›m Sözleflmesi” bir sette çal›flan herkesin, ücretlerini tam ve do¤ru almas›n›, sa¤l›k ve kaza sigortalar›n›n yap›larak, insanca koflullarda sanat›n› ve mesle¤ini yapmas›n›n sa¤lanmas›n› amaçl›yor.

Eylül f›rt›nas› tuvalde Karfl› Sanat’ta düzenlenen “Geriye Bakmak” sergisi, darbeyi eksenine alan bir bak›flla, sanat›n ve toplumun yaflad›¤› dönüflümü plastik sanatlar aç›s›ndan de¤erlendirmeyi amaçl›yor 78’liler Araflt›rma ve Dayan›flma Derne¤i taraf›ndan düzenlenen ve “12 Eylül’ün 26. y›ldönümü etkinlikleri”nin bir parças› olarak haz›rlanan “Geriye Bakmak” sergisi Karfl› Sanat Merkezi’nde bafllad›. 30 Eylül’e kadar aç›k kalacak serginin amac› 12 Eylül eksenli bir dönemi plastik sanatlar aç›s›ndan de¤erlendirmek. Sergide, 1970’lerden itibaren dünyada küreselleflme, neoliberalizm ve yenisömürgecilik yükselirken, Türkiye’nin de sürece nas›l çekildi¤i bütün sosyal çalkant›lar› ile birlikte gözlemlenebilir. Sergilenen eserlere bakarken 70’lerde toplumun tüm kesimlerini kapsayan diresifl kültürünün, 12 Eylül müdahalesi ile fiili olarak nas›l de¤ifltirildi¤ini izlemek mümkün. Serbest piyasa ve tüke-

KÜLTÜR/SANAT 11

ATMA RECEP recepatma@gmail.com

Pek sevgili Recebimizi, isyan ettirdiler sevgili okur. Sen adama bu kadar yüklen, yok keneymifl yok Recebler alemiymifl üstüne git, tafl olsa isyan eder. Tarih böyle z›vanadan ç›kart›lan nice yi¤itler gördü. Atma Recep okurlar› bilir felaket unutuldu¤unda felakettir. Popstar Ajlan vard› bir aralar… Adam›, kanal kanal gezdirip e¤lendiler de ne oldu. Patlad› sonunda çocuk “Ben deli de¤ilim makine mühendisiyim” diye. Ne demifl bizim abuk subuk ithamlarla bunalt›lan Recebimiz “Ben Recep de¤ilim Türkiye Cumhuriyeti’nin baflbakan›y›m”. Bu heder etti¤imiz kaç›nc› yi¤it. Biz ne zaman adam olaca¤›z. Bu aç›klaman›n üzerine Atma Recep emekçileri olarak araflt›rmac› gazetecilik damar›m›z kabard› ve bafllad›k “gerçek Recep”in izini sürmeye. ‹lk olarak büromuza kargo getiren çocu¤a sorduk gerçek Recebi, “Allaha flükür ben de¤ilim abi” dedi. Sonra gerçek Recebi olaylar›n bafllad›¤› yerde, Kas›mpafla’da aramaya karar verdik. Yolda minibüsçüye sorduk “Recebi tan›yo musun” diye. Dedi ki Baflbakan. Olaylar› izah ettik, Baflbakan “bana Recep de¤ilim” diyor dedik, minibüsçü döndü “ne diyem Mahmut mu diyem” dedi. Bakt›k ki Çiçek Abbas’m›fl. Acaba biz de Recebe Mahmut mu diyek, köflenin de ismini Atma Mahmut mu yapsak. Y›lmad›k sevgili okur ve araflt›rmalar›m›z› sürdürdük. Ama bu yi¤idin memleketinde “recep kim” diye yaklaflt›¤›m›z herkes, “valla ben de¤ilim” diye topukluyor. Sonra anlad›k iflin asl›n›. Lübnan’a asker gönderilmesini istemeyenler “Ç›karsa tezkere recep gitsin askere” diyormufl. Ee, memleketim insan› da hakl› olarak, “ben de recep de¤ilim” diyor. Bizim recep de saklanm›fl bir yerlerde dublörünü ç›kart›yormufl mitinglere. Araflt›rmalar›m›z sonucu gerçe¤i a盤a ç›karman›n rahatl›¤› ile büromuza döndük. Ama inan sevgili okur ayaklar›m›za kara sular inmifl, çal›flmaktan göz kapaklar›m›z çökmüfl. Bir tart›flmad›r bafllad› “köfleyi kim yazacak” flimdi diye. Önce biri kalkt› aya¤a “Atma recep benim”. Sonra di¤eri, bir di¤eri daha: “Atma recep biziz”

Bilim ve Gelecek Ortado¤u semalar›nda

tim ekonomisinin etkisi ile de¤iflen dönüflen sanat ortam›, devletten, bankac›l›k ve “özel sektör” yönetimine do¤ru evrilirken, sanatç›

öznenin yaflad›¤› de¤iflim göze çarpan bir di¤er nokta. Sergide farkl› grup bafll›klar› alt›nda tüm sürecin dinamik karakterlerini izle-

mek mümkün. Sergi Pazar hariç hergün 11:0019:30 aras› ‹stiklal Cad. Elhamra Han’da bulunan Karfl› Sanat’ta izlenebilir.

Memleketteki bilim yay›nc›l›¤›n›n yüz aklar›ndan ‘Bilim ve Gelecek’ yeni say›s›nda tarihi ve bugünüyle Ortado¤u’yu ele al›yor. Dergide Türkiye solunun önde gelen Ortado¤u uzmanlar›ndan Ergun Adakl›’yla yap›lm›fl zihin aç›c› bir söylefli yer al›yor. Ayr›ca Dr. Kenan Atefl’in ‘Evrim neden ABD ve Türkiye’de az benimseniyor?’, Dr. Alper Hasano¤lu’nun ‘Can S›k›nt›s›’, Nalan Mahsereci’nin ‘Babil, Çin ve Hint’te Pisagor Teoremi’ yeni say›n›n ilgiyle okunacak yaz›lar›ndan.

. . . ‹ Z L E M E L ‹ . . . D ‹ N L E M E L ‹ . . . O K U M A L I . . . Yeni ç›kan kitaplar, vizyona yeni giren filmler, müzik marketlerde yerini alan yeni albümler... Reklamc›l›k sosuna bat›r›lm›fl sanatseverlik ard›na dönüp bakmay› pek sevmez. Ancak kitaplar da, filmler de, müzikler de gerçek de¤erini ancak zamanla bulur. Bu köflemizi zamanda s›nanm›fl eserlere ay›rd›k cmy k

‹flçi s›n›f›na güneflli selamlar

Bir dünya ezgi: Manu Chao

yap›m› ‘GüPazartesiler’ Fernando Leon De Aranoa imzas› tafl›yor. ‹spanya’da geçen filmde lüks konutlar›n infla edilmesi için tersaneleri kapat›lan 200 iflçiden alt›s›n›n öyküsü anlat›l›yor. Her biri farkl› sorunlarla yaflam›n içinde tutunmaya çal›flan iflçiler asl›nda neo-liberal küreselleflme döneminde ma¤dur olan dünyan›n dört bir yan›ndan milyonlarca iflçinin öyküsünü anlatmaktad›r.

solunun iftihar› Frans›z flark›c› Manu Chao ‘Clandestino’ adl› albümüyle dünya müzik piyasas›nda esip gürlemeye bafllad›¤›nda gezegendeki tüm solcular›n yüre¤ine su serpmiflti. Chao kelimenin tam manas›yla nev-i flahs›na münhas›r bir müzik icra ediyor. Müzi¤inin içine Rock da giriyor yerel Latin havalar› da. Ayn› zamanda hem e¤lenceli hem de muhalif bir müzik dinlemek istiyorsan›z Clandestino tam size göre.

2002 neflli

ünya

D medar›

Para ve saadet iliflkisi nci’, John Stein-

‘‹ beck’in önde gelen

eserlerinden biri. Yazar, romanda paran›n insan hayat›na getirdi¤i olumsuzluklar› etkileyici bir üslupla anlat›yor. Meksikal› inci avc›s› Kino dünyan›n en büyük incisini buldu¤unda, yoksul hayat›n›n güzelleflece¤ine inan›r. Sonunda kar›s›na bir nikah yap›p çocuklar›n› okula gönderme imkan› bulacakt›r. Ancak çok para, yan›nda çok büyük sorunlar getirecektir.

www.halkinsesigazetesi.net iletisim@halkinsesigazetesi.net 15 günlük Yayg›n, Süreli, Türkçe yay›nd›r.

n Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Umar KARATEPE n Telefon-Faks 0 212 245 9037 n Adres Tomtom Mah. Örmealt› Sk. 6/3 BEYO⁄LU/‹STANBUL n Bas›ld›¤› Yer Sinerji Bas›n Yay. ve ‹let. Hizm. A.fi. Bask› Tesisleri - KOCAEL‹ n Da¤›t›m Yay-Sat


21 Eylül - 3 Ekim

Dayan›flma her yerde Halkevleri’nin yürüttü¤ü Filistin ve Lübnan halk›yla dayan›flma kampanyas› giderek yayg›nlafl›yor. Yoksul mahallelerden kent merkezlerine uzanan dayan›flma etkinlikleri büyük halk flölenleriyle devam ediyor. Halkevleri, 30 Eylül’de ‹stanbul Kad›köy Meydan›’nda, 8 Ekim’de Harbiye Aç›khava Tiyatrosu’nda, 15 Ekim’de Ankara Atatürk Kapal› Spor Salonu’nda gerçeklefltirilecek konserlere kat›lanlardan bilet yerine Filistinli ve Lübnanl› çocuklar için mama getirmelerini istiyor Bursa. Yard›m kampanyas› kent merkezinden AKP ‹l Binas› önüne yap›lan yürüyüflle bafllad›. Burada yap›lan bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan Heykel’e kadar yürüyen Halkevciler yol boyunca kampanyay› anlatan bildiriler da¤›tt›. Ayr›ca Teleferik Halk Odas›n›n aç›l›fl› için gerçeklefltirilen flenlikte yard›m masalar› aç›ld›. Eskiflehir. 16 Eylül’de Filistin ve Lübnan’la dayan›flma gecesi düzenlendi. Gültepe Mahallesi’nde yap›lan etkinli¤e 3000’e yak›n kifli yanlar›nda getirdikleri yard›m malzemeleriyle kat›ld›. Gecede Katre, Pali Kalibere ve Onur Ak›n sahne ald›. ‹zmir. Yoksul mahallelerde kap›lar çal›n›yor, kampanya ile ilgili bilgilendirme yap›l›yor, erzaklar toplan›yor. Halkevciler kimi zaman Gültepe Halkevi Tiyatro toplulu¤unun mahalle aralar›nda sergiledi¤i gösterilerle flenli¤e ça¤r›lar yap›yor kimi zaman davul zurna eflli¤inde “duyduk duymad›k demeyin dayan›flma flenliklerine gelin” anonslar› yap›yor. “Pirincini Bulgurunu Al, Filistin’le Dayan›flma fienli¤ine Gel” slogan›yla 23 Eylül günü saat 19.00’da Eskiizmir Umut Mahallesi’nde, 24 Eylül günü saat 18.00’da Gültepe pazar yerinde 25 Eylül’de saat 19.00’da Çi¤li Halkevi önünde, 27 Eylül’de saat 19.00’da Limontepe Meydan›’nda buluflulacak. Ankara. Saimekad›n Halkevi 17 Eylül’de Saimekad›n Park›’nda gerçekleflen flenlikte aç›lan standlarla kampanya için yard›m malzemesi toplad›.

LÜBNAN KOMÜN‹ST PART‹S‹

Eskiflehir

Kocaeli

Trabzon

Sar›yer

Esenyal›

Birlik

Ayr›ca birçok mahallede ve K›z›lay’da aç›lan dayan›flma masalar›nda yard›m malzemeleri toplanmaya devam ediyor. ‹skenderun. Kampanya 16 Eylül’de Boyac›lar Park›’nda gerçeklefltirilen bir bas›n aç›klama-

s›yla bafllat›ld›. E¤itim-Sen, EMEP, DSP. DTP, SES, BTS ve TKP’nin de destek verdi¤i kampanya boyunca araç ile mahalle ve beldelerde anonslar yap›lacak, dayan›flma masalar› aç›lacak ve flenlikler yap›lacak.

Trabzon. Kampanyay› 12 Eylül günü Meydan Park›’nda yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla bafllatan Halkevciler parkta bir dayan›flma çad›r› açt›lar. Çad›r aç›l›fl›nda Trabzon Halk Tiyatrosu’nun gösterisi akflam ise slayt gösterisi

Savafl bitmedi, direnifl de sürecek

gerçeklefltirildi. Kampanya süresince Gam fiiir ve Müzik Toplulu¤u’nun dinletileri düzenlenecek ve her akflam slayt gösterileri devam edecek. Trabzon’un ilçeleri dolafl›lacak. Kocaeli. Kampanya Yürüyüfl

Yolu’nda bildiri da¤›t›lmas› ve Sanat Soka¤›'nda dayan›flma masas› aç›lmas› ile bafllad›. Kampanyaya Kocaeli'deki tüm Halkevi flubeleri kat›l›yor. Ç›narl› Mahallesi’nde 1 Ekim’de mahalle halk› kendi yapt›¤› park›n aç›l›fl›n› dayan›flma flenli¤ine dönüfltürecek. 27 Eylül’de Esentepe Mahallesi’nde, 1 Ekim’de Çaml›tepe Mahallesi’nde, 8 Ekim’de Ö¤retmenler Mahallesi’nde flenlikler gerçeklefltirilecek. ‹stanbul - Birlik. 17 Eylül’de Birlik Halkevi çocuklarla birlikte Bar›fl Duvar›n› boyad›. Çocuklar Filistin, Lübnan, Irak, Diyarbak›r ve tüm dünyadaki savafl›n ac›lar›n›n sona ermesi için yap›lan etkinli¤e coflkuyla kat›ld›lar. Esenyal›. 15 Eylül’de "Kumanyan› al flenli¤e gel" etkinliklerinin ikincisi gerçeklefltirildi. So¤uk havaya ra¤men flenli¤e kat›l›m yüksekti dayan›flma masas›nda kuyruklar olufltu. Sar›yer. 16 Eylül’de Ömürtepe’de 17 Eylül’de Da¤evleri’nde 2 günlük dayan›flma etkinli¤i düzenlendi. fienliklerde Tiyatro Simurg, Emekli-Sen Tiyatro Toplulu¤u, Mustafa Ard›ç, Burhan Y›ld›r›m ve Grup K›z›l›rmak sahne ald›. Kartal. 10 Eylül’de parkta ve tümüyle mahallenin kendi olanaklar›yla gerçeklefltirilen dayan›flma etkinli¤ine 200 kifli kat›ld›. Ayr›ca ‹stanbul Kad›köy, Taksim ve Bak›rköy’de aç›lan dayan›flma çad›r ve masalar›nda hergün binlerce imzan›n yan›s›ra yard›m malzemeleri de toplanmaya devam ediyor.

GEL‹P GEÇERKEN...

Alaattin T‹MUR

Belgesel sinemac› Didem fiahin, savafl›n hemen ard›ndan Lübnan’a giderek direniflin aktif bileflenlerinden Lübnan Komünist Partisi’nin d›fl iliflkiler temsilcisi Ahmad Saade ile görüfltü. Röportaj›n tamam› yak›nda Sendika.Org’de yay›nlanacak Lübnan’da yaflanan tam olarak neydi? ‹srail Lübnan’a sald›rmay› planl›yordu ve askerlerin kaç›r›lmas›n› bahane etti. Bu sald›r› bütün altyap›y› hedef ald›; ve bu, sivil ölümleriyle dahi k›yaslanamayacak ölçüde büyük bir y›k›md›. Komünist Parti olarak, tüm gücümüzü ‹srail sald›r›s›na karfl› koymak için seferber ettik. ‹ki alanda mücadele ettik. Birincisi askeri alan. Güney’deki üyelerimize direnifle geçmelerini söyledik. Di¤er alan da sosyal hizmetler alan›. Partiyi küçük komitelere böldük. Her komite, savafltan kaçan insanlara hizmet sunmakla sorumluydu. Savafl Güney’dekiler aç›s›ndan büyük sorun yaratt›. Gidebilecekleri yerler de bombalan›yordu bu yüzden k›m›ldayamad›lar. Burada yapt›¤›m›z en iyi fley, Beyrut’taki okullar› insanlara açmak ve onlar› sokakta yatmaktan kurtarmak oldu. ‹kinci önemli fley yaflamalar› için gere-

ken asgari fleylerdi; su, yemek ve uyumak için bir fleyler. Yoldafllarla temasa geçtik, yard›ma haz›r herkesle. Ço¤u yan›t verdi. Ald›¤›m›z her ne ise; g›da, ilaç da¤›tmaya bafllad›k. Biz ülkenin bütün kesimlerinde örgütlüyüz ve ülkenin di¤er kesimlerin-

deki hizmet merkezlerimizi de olanaklar›n› açmaya ça¤›rd›k. Güney’de iki hastanemiz var. ‹ki kez vuruldu ama hizmet vermeyi sürdürdü. D›flardan gelen yard›mlar› da¤›tan Üst Komisyon’la temasa geçtik. Bize küçük bir pay verdiler. Çünkü bu yönetim

yap›s›n›n bir parças› de¤iliz. Bu ufak yard›m› mülteciler için kulland›k. Bar›fl Gücü hakk›nda ne düflünüyorsunuz? BM ABD’nin elindeki bir araçtan ibaret. Hizbullah’›n silahs›zland›r›lmas› derken de bizim de bir parças› oldu¤umuz bütün direnifli kastediyorlar. fiimdi ne olacak? Bu bir bar›fl de¤il, hala savafl içindeyiz. ‹srail yeniden bahane bulacak; “öz-savunma” ad›na iste-

di¤ini bombalayabilecek. Son geliflmeler ›fl›¤›nda flu anki durumunuz nedir? 70’lerde ‹srail’e karfl› direnifli biz bafllatt›k. Hala da direniyoruz. ‹flgale karfl› direniflte Hizbullah’la birlikteyiz. ‹deolojik aç›dansa farkl› düflünüyoruz. Hizbullah bir yönüyle oldukça baflar›l›. ‹htiyaç duyulan sosyal hizmetleri insanlara tafl›d› ve dev maddi kaynaklardan beslendi. Özellikle bizim bu olana¤›m›z, böyle bir kayna¤›m›z yok. Bizim program›m›z mezhep esas›na göre bölünmemifl demokratik bir Lübnan. Lübnan tarihinde iç savafllar görürsünüz. Bunun koflullar›n› ortadan kald›rmak için gerçekten demokratik bir ülke laz›m. Son olarak bir fleyler söylemek ister misiniz? fiu ya da bu mezhepten olmas›na bakmadan Lübnan halk›n› destekleyen herkese teflekkürler.

bir el gördüm Havana'n›n 150 kilometre do¤usunda deniz k›y›s›na yak›n / bir duvar›n üstünde bir el gördüm / ferah bir türküydü duvar (...) sen el resimleri yapars›n Abidin bizim ›rgatlar›n demircilerin ellerini Kübal› bal›kç› Nikolas'›n da elini yap karakalem (...) kocaman bir el / deniz kaplumba¤as› bir el / ferah bir duvar› okflayabildi¤ine inanamayan bir el / art›k bütün sevinçlere inanan bir el / güneflli denizli kutsal bir el / Fidel'in sözleri gibi bereketli topraklarda flekerkam›fl› h›z›yla f›flk›r›p yeflerip ballanan umutlar›n eli / 1961'de Küba'da çok renkli çok serin a¤açlar gibi evler ve çok rahat evler gibi a¤açlar diken ellerden biri / çelik dökme¤e haz›rlanan ellerden biri / mitralyözü türkülefltiren türküleri mitralyözlefltiren el / yalans›z hürriyetin eli / Fidel'in s›kt›¤› el ömrünün ilk kurflunkalemiyle ömrünün ilk kâad›na hürriyet sözcü¤ünü yazan el Naz›m Hikmet Ran


Sayi12