Issuu on Google+


Yeni Evrede

Başyazı

Mücadele Birliði

HALK DEVRİMLERİNDEN DERSLER SONUÇLAR

Tunus, Mýsýr halk devrimleri ve Ortadoðu halk ayaklanmalarý her geçen gün yeni bir geliþme gösteriyor, yeni yönleri ortaya çýkýyor. Biz, ortaya çýkan yeni geliþmeleri ve yönleri çeþitli yazýlarýmýzda ele aldýk; almaya devam ediyoruz. 1- Arap halk devrimleri bir kez daha göstermiþtir ki, bir devrime giriþmek için, devrimin biçimsel koþullarýný deðil, devrimin gerçek koþullarýný temel almak gerekiyor. Arap ülkelerindeki devrimler de eðer kitleleri düzen içinde oyalama çabasý gösterenlerin yatýklarý gibi, devrimin biçimsel koþullarýný esas alsalardý, bu ülkelerde tarihin büyük olaylarýndan birine öncülük edemezdi. Biçimsel koþullardan hareket edenler, kitlelerin çoðunluðunun seçimlerde, kitle toplantýlarýnda, kongrelerinde, bizden yana olup olmamasýna bakarlar. Oysa ki emekçi kitlelerin, burjuva sisteme duyduklarý öfkeye, hoþnutsuzluða, gösterdikleri tepkilere, ortaya koyduklarý eylemlere bakmak gerekiyor. Bir devrim için “biçimsel çoðunluk” arayanlar, Arap halk devrimleri örneðinde bir kere daha karaya oturdular. Eðer Arap ülkelerinin devrimcileri ayaklanmayý baþlatmak için kitlelerin biçimsel çoðunluðunu arasalardý, bu devrimleri hiç baþlatamazlardý. Halkýn çoðunluðu eylemle, ayaklanmayla, devrimle ortaya çýktý. Devrimden önce pankartlarýmýzýn arkasýnda kaç insan var diye düþünselerdi, ayaklanmaya hiç bir zaman giriþmez ve kendi dýþýnda baþlayan ayaklamanýn da gerisinde kalýrlardý. 2- Arap ülkelerindeki devrimlerin daha ileriye, bir halk iktidarýna dek gidememesinin temel nedeni, iþçi sýnýfýnýn, emekçilerin bilinç ve örgütlenmelerdeki yetersizlikleridir. Bunda burjuva diktatörlüklerin uzun yýllara yayýlan ve süreklilik kazanan aðýr baskýlarýnýn kesin bir etkisi var. fakat durum yalnýz bununla açýklanamaz. Komünistlerin, devrimci hareketin etkin güç olarak politika ve pratik sergilememesi de burada önemli bir faktördür. Etkin devrimci programa, devrimci eylem çizgisine sahip bir proleter sýnýf partisinin olmamasý devrimin utkuya ulaþmamasýnda en önemli etkendir. Asýl sorun her koþul altýnda devrimin çýkarlarýný savunmaktýr, her zaman devrimi hedeflemek ve devrim için mücadele etmektir. Devrimci bir anlayýþla, devrimci bir çalýþma tarzýyla, devrimci strateji ve taktikle, devrimci propaganda ve ajitasyonla ve baðým-

Bunlarýn önemli bir sonuç çýkarýlmalý: Devrimin öznesi, devrimin öncüsü eðer devrimin genel koþullarý oluþmuþsa, toplumun iç çeliþkileri çok keskinse ve tüm çeliþkiler üst üste binmiþse, devrimin bu koþullarda aniden patlak vereceðini düþünerek, hazýrlýklarýný ona göre yapmalýdýr. 4- Arap halklarýnýn devrimleri, devrimci bir krizde, aniden ortaya çýkan devrimci durumla baþladý. Devrimci kriz, devrimci durum ise ekonomik ve politik nedenlerden doðdu. Burada asýl üzerinde durmamýz gereken, devrimin koþullarý oluþur oluþmaz ortaya çýkan durumu, devrimci bir müdahaleyle ayaklanmaya, devrime çevirmektir. Devrimci dönemlerde, devrimci öncünün, devrimci öznenin rolü çok büyük bir önem kazanýr ve öne çýkar. Kuzey Afrika ülkelerinde aniden oluþan devrimci durumu, devrimci krizi devrime dönüþtürmek için, devrimci gençliðin, devrimci politik gruplarýn yaptýðý gibi bir ataklýk göstermek, kitlelerin öfkesini ortaya çýkan sýz sýnýf politikasýyla öne çýkýlýr, etkin güç olu- çeliþkileri ateþleyecek, devrimci bir hamle yapmak gerekiyor. Devrimci kitleler, hücumnur, kitlelere ve devrime önderlik edilir. Hiçbir proleter sýnýf partisi pratiðin çe- cu, ayaklanmacý bir anlayýþla davranmadan, likleþtirici okulundan geçmeden, çatýþmala- ortaya çýkan uygun þartlar bile devrimci eyra girmeden, devrimci eylemleri lem için kullanýlamaz. 5- Ayaklanma sýrasýnda ileri atýlan, döörgütlemeden, öncü konuma, kitlelerce kabul vü þen, devrimin gerçekleþmesinde tayin ediedilen öncü bir düzeye gelemez. ci ro lü olan ve bunun sonucu olarak 3- Kuzey Afrika devrimlerinde ortaya çýkan bir durum, 19. yüzyýl ve 20. yüzyýl top- toplumda sýnýfsal politik aðýrlýðý artan prolelumsal devrimlerinde, 20. yüzyýlýn baþlarýn- tarya, emekçilerin kurutuluþu için doðan devda Latin Amerika’da ortaya çýkan rimci ortamdan yararlanýrken, dünya devrimlerde de görüldü. Devrimlerin aniden devrimci deneyimlerinden dersler/sonuçlar baþlamasý, kendiliðinden bir karakter taþýyan çýkarmalýdýr. En çok da yan yana gelmek zorunda oldevrimlerin ortak özelliðidir. du ðu, burjuva muhalif güçlere, onlarýn poliDevrimci ayaklanmanýn ve devrimin aniden baþlamasý karþý tarafý hazýrlýksýz yaka- tik hareketlerine karþý (Arap ülkelerinde lar. Düþman daha kendi güçlerini olduðu gibi) devrim deneyimlerinden yarartoparlayamadan, önlem alamadan, ayaklanan lanmalý ve uyanýk olmalýdýr. Kuzey Afrika ülkelerinde, halkýn gücüyhalk epey bir yol almýþ olur ve belli bir üstünlük saðlar. Tunus ve Mýsýr’da devrimlerin le, bir devrimle bütün ekonomik politik gücü karþý tarafýn hiç beklemediði bir anda baþla- elinde tutan elit burjuva kesimin devrildiðini masý, egemenlerin aleyhine, devrimci halkýn çok iyi bilen burjuva muhalefet, ayný devrimise lehine sonuçlar yarattý. Devrim, karþý ta- ci halkýn verdiði mücadelenin kendisine ve rafýn þaþkýnlýðýndan, hazýrlýksýzlýðýndan çok kendi çýkarlarýna da yöneleceðini çok iyi biliyor. Ýktidara çevrilen silahlar, yarýn kendiiyi yararlandý. Devrimin aniden baþlamasý halk güçleri sine karþý çevrilecektir. Proletarya ile burjuvazi arasýndaki uzlaþiçin bir avantajdýr. Hareketin kendiliðinden karakteri de öyle. Devrimin kendiliðinden maz çeliþkiler çok keskindir. Bu þartlarda, baþlamasý devrimin geniþ kitlelerin içinde ne devlet iktidarýna karþý verilen emekçilerin denli kök saldýðýný gösterir. mücadelesinin, sermayeye karþý bir mücade-

Toplumsal devrimler, isterse çok önemsiz ve küçük bir ülkede yapýlsýn, politik yolla, devrimci dönüþüm yoluyla ve devrimci ideolojik etkiyle dünyanýn en ileri ve en büyük ülkelerin halklarýný kendi devrimci atmosferine çekerler. Arap ülkeleri ve Ortadoðu halk ayaklanmalarý devrimci kitlelerin enerjilerini harekete geçirerek, devrimci fýrtýna estirecek ve devrimin rüzgarýyla dünyaya etkide bulundu. Bu etkinin tüm boyutlarý süreç içinde somut olarak ortaya çýkacaktýr.

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

3


Yeni Evrede

Başyazı leye dönüþmesi kaçýnýlmazdýr. Emeðin sermayeye karþý devrimci mücadelesi bundan sonra çok daha öne çýkacaktýr. Halkýn eski rejime baþkaldýrmasý, isyan etmesi, ayaklanmasý ve devrime giriþmesi, devrimle özgür bir ortam yaratýlmasýnda, kendi sonunu, yani sosyalizmi gören burjuvazi, bu durumun sürüp gitmesine razý olmayacaktýr. Burjuvazinin tüm politikasý, politikasýný özü kendi sýnýf egemenliðini korumak için emekçiler üzerinde þiddetli bir baský uygulamaktýr. Varsýn saldýrsýn, tarihin çarký artýk geri çevrilemez. Devrimin canlý deneyimlerine dayanan emekçi kitleler, yeni bir devrimi ateþleyecektir. Proletaryayla kapitalistler arasýndaki çatýþma tarihsel olarak kaçýnýlmaz bir çatýþmadýr. 6- Arap ülkelerinde, Ortadoðu’da gençliðin, devrimci kitlelerin ayaklanmasýnda, dünyadaki devrimci yükseliþin, dünya devriminin geliþiminin kesin etkisi var. bu etkilenme ve bilgilenme çeþitli biçim ve yollarla ülkülere ve insanlara ulaþýyor. Uluslararasý iletiþimin ve bilgilenmenin engellenmesinin olanaksýzlýðý, kitlelerin dünyada olup biteni anýnda öðrenmesini saðlýyor. Burjuvazinin kendi egemenliðini pekiþtirmek ve sürdürmek için kullandýðý hangi iletiþim basýn vb. silah varsa hepsi kendine karþý yöneliyor. Kuzey Afrika ve Ortadoðu’da gençlik ve halk kitleleri kitle iletiþim araçlarý ve basýn yoluyla dünyadaki tüm geliþmeleri, olaylarý, bilgileri anýnda öðreniyordu. Bunun engellenmesi bile yýðýnlarla hükümetlerin gerilimine yol açmýþtýr. Sonuçta burjuvazi, uluslararasý iletiþim ve bilgilenme kanallarýný açmak zorunda kalýyor. Bu kanallardan içeriye dünyadaki gençlik eylemleri, iþçi ve halklarýn eylemlerinin haberleri ve etkisi giriyor. Dünyada devrimci eylemler yýllardýr engellenemeyen bu kanallarda ve her yolla ülkelere taþýnýyor. Latin Amerika’nýn devrimleri, Avrupa’daki ayaklanmalar her ülkede izleniyor, deðerlendiriliyor ve sonuçlar çýkarýlýyor. Dünya Tahrir Meydaný’ndaki ayaklanmayý, çatýþmayý ve zaferi anýnda izledi. Yunanistan’daki ayaklanma sýrasýnda da ayný þey oldu. Dünya genelinde baskýn olan, öne çýkan, toplumlarý altüst eden devrimci eylemler dünya proletaryasýndan, ayaklanan halklardan, devrimci gençlikten, komünist hareketten geliyor. Ve burjuvazi bunlarýn haberlerini, bilgisini ve etkisini artýk engelleyemiyor. Tersine geniþ kitlelere taþýmak zorunda kalýyor. Burjuvazi zorunlu olarak karþýtý için çalýþýyor.

4

Mücadele Birliði

Öðrenci gençliðin siyasi eðilimi aðýrlýklý olarak sol, sosyalisttir. Öðrenci gençlik pratikte de bu eðilime uygun davranmaktadýr. Ýþçi sýnýfý ve emekçi kitleler sermayeye karþý mücadelede, ayaklanma ve devrimde devrimci öðrencileri daima yanýnda bulmuþtur. Arap ülkelerindeki çatýþmalarda, isyan ve devrimde öðrenci gençlik halklarýn devrimci kavgasýnýn yanýnda yer almýþtýr. Ýþçi sýnýfý, öðrenci gençliði yanýna çekmek için çok bilinçli ve etkin bir çaba içinde olmalýdýr. Bu politika ve perspektif, zafer ve gelecek için, bir gereklilik ve zorunluluktur

yüzüne vurmasýyla meydana geldi. Sistem, temelindeki uzlaþmaz sýnýf çeliþkilerinin geliþmesiyle içten çökmüþtür. Halk ayaklanmalarý bu süreci sonucuna götürdü. Bu yüzden eski rejimler çabuk çöktü. O dar politik ve toplumsal yapýlar çaðdaþ geliþmeye dar geliyor, üretici güçlerin büyümesini engelliyor. Yapýlmasý gereken bir devrimle, geniþleyen toplumsal üretici güçleri, bu dar yapýlardan kurtarmak, onlarý özgürleþtirmektir. Son noktayý halk koydu. Halk ayaklandýðý zaman, o çok görkemli gibi görünen iktidarlar, bir vuruþla devrildi. 9- Arap ülkeleri ve Ortadoðu halk ayaklanmalarý, dünya tarihi için yeni bir dönüm noktasý oldu. Uzun tarihsel dönemi kapsayacak deðiþiklikler bir kaç haftada gerçekleþti. Bu anlamda dünya tarihine bir hýz verdi. Emekçilerin kurtuluþu yolunda büyük bir mesafe, kýsa sürede alýndý. Emperyalizm bölgedeki egemenliðini 7- Uluslararasý devrimci hareket, Arap gerici burjuva iktidarlara dayanarak sürdürhalklar üzerinde devrimcileþtirici, dönüþtü- müþtür. Devrimlerin gerçekleþtiði ülkelerde rücü, ileriye doðru atýlým yapmasýný saðlayan halk, iktidarý elinde tutan güçlerin egemenlibir etki yarattý. Arap halklarýnýn devrimcileri ðini yýkmýþtýr. Sermayenin egemenliði ise dude büyük bir coðrafyada, gerici burjuva re- ruyor. Bu temele baðlý olarak, uluslararasý jimleri yýkarak, dünya devrimci süreci üze- sermaye bu ülkelerde egemenliðini çeþitli rinde hýzlandýrýcý bir etki yaptý. yollarla devam ettirecektir. Ancak, halklarýn Bir devrim merkezi haline gelen Tahrir ayaklandýðý bir yerde, halklar üzerinde burMeydaný halklarý ayaklanmaya, çatýþmaya ve juva egemenliðini saðlamak artýk kolay dedevrime çaðýran bir mevzi, bir devrim odaðý ðildir. Halklar, geliþmenin önünde ayakbaðý rolünü oynadý. olan gerici burjuva iktidarlarý devirerek ve aToplumsal devrimler, isterse çok önem- yaklanmayý geniþ bir alana yayarak, empersiz ve küçük bir ülkede yapýlsýn, politik yol- yalist-kapitalist sisteme karþý mücadelede la, devrimci dönüþüm yoluyla ve devrimci önemli bir çýkýþ noktasý yakalamýþtýr. ideolojik etkiyle dünyanýn en ileri ve en bü10- Bu ayaklanma ve devrimlerde, öðyük ülkelerin halklarýný kendi devrimci at- renci gençlik iþçi sýnýfýnýn yanýnda etkin bir mosferine çekerler. Arap ülkeleri ve rol oynadý. Öðrenciler bugüne dek tüm devOrtadoðu halk ayaklanmalarý devrimci kitle- rimlerde önemli rol oynamýþtýr. Günümüzde lerin enerjilerini harekete geçirerek, devrim- öðrencilerin sayýsý topluma oranla sürekli arci fýrtýna estirecek ve devrimin rüzgarýyla týyor. Öðrenciler nüfusun büyük bir bölümüdünyaya etkide bulundu. Bu etkinin tüm bo- nü oluþturuyor. yutlarý süreç içinde somut olarak ortaya çýkaÖðrenci gençliðin siyasi eðilimi aðýrlýklý caktýr. olarak sol, sosyalisttir. Öðrenci gençlik pra8- Bir toplumun çözülmesini saðlayacak tikte de bu eðilime uygun davranmaktadýr. biricik yol, o toplumun temelindeki uzlaþmaz Ýþçi sýnýfý ve emekçi kitleler sermayeye karþý sýnýf çeliþkilerinin geliþmesidir. Devrimlerin mücadelede, ayaklanma ve devrimde devtoplumsal deðiþimin güçlü bir etkeni haline rimci öðrencileri daima yanýnda bulmuþtur. getiren, bu çeliþkilerin kronikleþmesidir. Ku- Arap ülkelerindeki çatýþmalarda, isyan ve zey Afrika ve Ortadoðu halk ayaklanmalarý devrimde öðrenci gençlik halklarýn devrimci toplumun iç çeliþkilerinin geliþmesi ve kes- kavgasýnýn yanýnda yer almýþtýr. kinleþmesi temelinde gündeme geldi. Ýþçi sýnýfý, öðrenci gençliði yanýna çekÇok güçlü görünen gerici burjuva dikta- mek için çok bilinçli ve etkin bir çaba içinde törlüklerinin çok kýsa sürede çökmesine yo- olmalýdýr. Bu politika ve perspektif, zafer ve laçan devrimci olaylar, sistemin gelecek için, bir gereklilik ve zorunluluktur. derinliklerindeki çeliþki ve çatýþmalarýn su C.DAÐLI 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011


Yeni Evrede

Ulusal Sorun

Mücadele Birliði

ULUSLARIN KENDÝ KADERÝNÝ TAYÝN HAKKI VE TAM HAK EÞÝTLÝÐÝ

K

ürt halkýnýn isyan etmesi, ayaklanmasý, savaþmasý ve devrimin etkin bir gücü olmasý boþuna deðildir. Bu halk, aðýr ulusal baský altýnda tutulan, ezilen ve sömürülen bir halktýr. Bir halkýn en çok baský gören ve ezilen bir durumda olmasý, o halkýn ayaklanmasýnýn önemli bir nedenidir. Emekçi halk kitlelerinin kapitalist toplumdaki gerçek durumunu anlatmak için kullandýðýmýz, ezilen, sömürülen, yoksulluk ve yoksunluk içinde tanýmlanmasýný Kürt halkýnýn yaþamýna uyguladýðýmýzda ayný gerçekle kalýn çizgilerle karþýlaþýrýz. Kürdistan’ýn ilhak edilmesinin, Kürt halkýnýn ezilen bir halk durumuna gelmesinin, ekonomik olarak geri býraktýrýlmasýnýn yýkýcý, tahrip edici sonuçlarý olmuþtur. Ekonomik, politik kültürel vb. yýkýcý sonuçlar, ulusal baskýnýn kaçýnýlmaz sonuçlarýdýr. Ayný sonuçlar ve temelindeki ulusal baský ayný zamanda devrimci baþkaldýrýnýn gerçek koþullarýný oluþturur. Kürt halkýnýn, Türkiye’nin metropollerine kitlesel göçü, birincisi ulusal baský nedeniyledir; ikincisi bunun bir sonucu olarak ekonomik gerekçelere dayanýyor. Ulusal baskýnýn en katý, en isyan ettirici biçimde uygulanmasýnýn kaçýnýlmaz sonucu gerçekleþen çok sayýda isyandýr. Bir halkýn inkâr edilmesi, dilinin, kültürünün yok sayýlmasý o halký ayaklanmalara yöneltmiþtir. Bu yüzden ezilen halkýn kendi dili için mücadelesi ulusal baskýya karþý bir isyan, bir baþkaldýrýdýr. Ulusal sorun, Kürdistan sorunu çözülmediði için, her toplumsal sorun politik bir sorun haline geliyor, politik özgürlüðün (kurtuluþun) bir aracý rolünü oynuyor. Egemen ulusun, ezilen ulusun dilini, kiþi adlarýný, yer isimlerini deðiþtirmesi, kültürü ve sanatýný yasaklamasý tamamen politiktir ve ulusal baskýnýn bir parçasýdýr. Ayný konularýn ezilen Kürt ulusu açýsýndan ulusal baskýya karþý, mücadelenin bir parçasý olarak görülmesi ve politik olarak kullanýlmasýnda, þaþýlacak bir taraf yoktur. Tam Hak Eþitliði Tam hak eþitliði kavramý, uluslarýn ve dillerin ayrýcalýklarýnýn reddeder; bunun yerine uluslarýn ve dillerin eþitliðini koyar. Tam hak eþitliði bu nedenle resmi dil, dev-

let dili zorunluluðuyla çeliþir. Resmi dil zorunluluðu, diðer dillerde konuþan halklara bir baskýdýr, onlarý kendi egemenliði altýnda tutmaktýr. Resmi dil, egemen ulusun, ezen ulusun, ulusal baský uygulayan ulusun dilidir. Tam hak eþitliði için, sadece okullarda anadil eðitimi deðil, ana dilin, tüm alanlarda, kullanýlmasý özgür olmalýdýr. Türk devletinin Kürtçe’nin okullarda anadil olarak kullanýlmasýna karþý çýkmasý, buna karþý ezilen Kürt halkýnýn anadilini her alanda serbestçe kullanmak için mücadele vermesi bir çatýþmadýr. Eðer dillerin eþitliði kabul edilmez ve zorunlu dilde ýsrar edilirse, bu alanda daha binlerce çatýþma çýkacaktýr. Türkçe, resmi dil olmaktan çýkartýlmalý. Halklar arasýnda bir zorlama, bir baský olmadan iletiþim dili olarak kullanýlabilir. Ulusal sorun alanýnda tam hak eþitliðinin güvencesi UKKTH’dir. Ancak ezilen ulusun istediði zaman ayrýlma hakký varsa oluþan birlik eþitliðe dayanýr ve gerçekten özgür gönüllü birlik olur. Ayrýlma hakkýný tanýmayan bir birlik zoraki birliktir. Özgür birlik, ezilen ulusun, ayrýlma tam hakkýný tanýyan, ezilen ulusun özgürce kabul ettiði ve onayladýðý birliktir. Sorun yalnýzca biçimsel eþitliðin saðlanmasý deðildir; uygulamada, yaþamda eþitsizliðin ortadan kaldýrýlmasýdýr. Ezen, ezilen ulus arasýndaki eþitsizlik pratikte çok çeþitli biçimlerde varlýðýný sürdürebiliyor. Asýl sorun gerçek ve tam eþitliðin saðlanmasýdýr. Ulusal sorun alanýnda, tam hak eþitliði bu nedenle Türkiye’nin burjuva düzeni çerçevesinde, burjuva diktatörlüðü altýnda gerçekleþemez. Burjuva düzende biçimsel eþitlik (hukuksal vb.) dahi tam deðildir, güdük, sýnýrlý ve denetimlidir. Tam hak eþitliði, gerçek anlamda proletarya enternasyonalizmi ilkelerine dayanan UKKTH’ý benimseyen, bunun bir gereði olarak ezilen ulusun ayrýlma tam hakkýný önkoþul olarak kabul emeðin iktidarýnda, toplumsal kurtuluþu gerçekleþtirme konumunda alan proletarya iktidarýyla gerçekleþir. Ulusal sorun, Kürdistan sorunu, UKKTH temelinde ele alýnmalý. UKKTH’ný Türkiye Anayasasý temelinde 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

tartýþmak, UKKTH’ýn özü olan ayrýlma hakkýný yadsýmak olur. Sorunu yalnýzca “birlik” temelinde görmek anlamýna gelir. Zoraki birlik devam ettiði sürece, yapýlacak anayasa tartýþmalarý ve deðiþikliði, eþitlik ilkesine aykýrý olur. Kürt halký özgürse, özgür olarak görüþmelere katýlýyorsa, ancak o koþullarda hedeflenen yeni birlik sorununu özgürce tartýþmýþ olur. Bugün Türkiye’de anayasa tartýþmalarý çerçevesinde ele alýnan bireylerin biçimsel eþitliði, yani bireylerin yasa karþýsýnda eþitliðidir. Daha doðrusu Kürt sorununun bu çerçevenin içinde çözülmesi amaçlanýyor. Oysa Kürt sorunu, Kürdistan sorunu temelinde görülmelidir. Bu sorun “birlik” temelinde tartýþýldýðýnda kabul edilmesi gereken ilke, uluslarýn eþitliðidir. Ulusal Sorunun Çözümünün Zeminleri Kürt halkýnýn verdiði mücadeleyi devrimci olarak görmeyenler gerçek devrimci mücadeleyi ve sonuçlarýný kavrama yetisine sahip olmayanlardýr. Kürdistan’da sürdürülen ulusal, sýnýfsal mücadelenin, hem Kürdistan için hem de Türkiye halklarý için devrimci anlamý ve sonuçlarý var. Çünkü Kürdistan’ýn devrimci mücadelesi halklarýn ortak düþmanýný zayýflatýyor, güçten düþürüyor, yýpratýyor. Çünkü toplumsal kurtuluþ yolunu açýyor, onu hýzlandýrýyor. Bu nedenle Kürt halkýnýn verdiði mücadelenin tarihsel ve nesnel devrimci anlamý doðru olarak anlaþýlmalýdýr. Kürt hareketinin yarattýðý devrimci etkinin, Türkiye devrimci hareketinin yarattýðý devrimci etkiyle birleþmesi, yani birleþik devrimin devrimci etkisi, Türkiye burjuvazisinin moralini çökertmiþtir. Halklarýn mücadelesine ise güçlü bir itiþ vermiþtir. Kürt halký, Türkiye emekçileri, devrimci güçler yüksek bir moralle kavgayý ateþliyorlar. Kürt ulusal sorunu, birleþik devrimin bir kaynaðý; burjuva devletin yýkýlmasýnýn ve parçalanmasýnýn güçlü bir etmenidir. Burjuva askeri ve bürokratik devlet makinesinin kýrýlýp parçalanmasý, Demokratik Halk Devrimi’nin önkoþuludur. Önder proletarya, devrim hedefine varmak için, tüm devrimci kitleleri bu mücadelede birleþtirmelidir. C.DAÐLI

5


Yeni Evrede

Güncel

Mücadele Birliði

BASTIRILANIN BÜYÜK GERÝ DÖNÜÞÜ

F rap ülkelerinin hemen hepsi elli yýl önce sömürgeci emperyalizme karþý baðýmsýzlýk bayraðýný yükselttiler. Anti-kapitalist içeriðe sahip olmayan anti-emperyalizm ve baðýmsýzlýk, bunu yürütenlerin hatalarýndan dolayý deðil, bu kýsýr programýn sermaye iliþkilerine dokunmamasý nedeniyle, sonuçta emperyalizmle iþbirliðine ve kendi halkýna karþý iç savaþa dönüþür. Bölgenin pek çok komünist partisi, bu kýsýr programa sadýk kaldý, sadece emperyalizme karþý diye burjuva hükümetlere destek sundular. Burjuva sýnýf ise, bu arada birikimini arttýrdýðý ölçüde yönetimi ele geçirdi, devleti gericileþtirdi, ilk fýrsatta emperyalizmle iþbirliðinin yollarýný aradý. Üstelik, geçmiþin “baðýmsýzlýkçý” laflarýný unutturabilmek için,çok daha saldýrgan ve acýmasýz oldular.

A

6

as’tan Bahreyn’e, Yemen’den Irak’a oldukça geniþ bir coðrafyayý kapsayan Arap ve Müslüman toplumlarda meydana gelen devrimler ve isyanlar, buralara dair pek çok önyargýyý yýktý. Bu topraklardaki yüz milyonlarca insanýn, dinsel gericilik ve cemaat örgütlenmelerinin pençesinde muazzam bir yoksulluðu bir kader gibi algýlayýp, adeta uyuþmuþ gibi tarihin dýþýna itildiklerine dair o önyargý, gerçekte, bizzat emperyalizm tarafýndan yaratýlmýþ koca bir yalandan ibaretti. Oysa ayný topraklar, elli yýl önce çok kitlesel komünist partilere, yaygýn iþçi hareketlerine ve devrimci ulusal kurtuluþ mücadelelerin ev sahipliði yapmýþtý. Ondan fazla ülkeye yayýlmýþ ve nüfusun ezici çoðunluðunu Araplarýn oluþturduðu Kuzey Afrika ve Ortadoðu, 20. yüzyýlýn baþlarýndan bu yana, emperyalist sömürgecilikten öylesine acýlar yaþadýlar ki, sosyalist sistemin güçlü varlýðý bu ülkelerin baðýmsýzlýk mücadelelerinde büyük rol oynadý. Sermaye birimi zayýf, burjuvazisi daðýnýk ve örgütsüz olduðundan, hemen hepsinde sömürgeciliðe karþý savaþýmýn baþýný küçük burjuva kadrolar çektiler. Bölgenin komünist partileri, bu büyük baðýmsýzlýk dalgasýndan alabildiðine yararlandý, güçlerini arttýrdýlar, toplumda derin kökler saldýlar. Fakat bu ilerici geliþmeler, onar yýllýk periyotlarla gelen üç büyük darbe yüzünden 30 yýllýk bir kesintiye uðradý. Birinci darbe, 70’lerde baþlayýp 80’lerde iyice hýz kazanan emperyalist “Yeþil Kuþak” projesiydi. Her ülkede dinci gericilik, bizzat emperyalizmin desteðiyle, bölgedeki tüm ilerici geliþmenin karþýsýna çýkartýldý. Ýkinci büyük darbe, 89-91 yýllarýndaki sosyalist bloku daðýtan karþý-devrimlerden geldi; iþçi sýnýfýnýn örgütlerini büyük ölçüde darmadaðýn eden bu darbe, bölge iktidarlarýnýn iþbirlikçi rengini de açýða çýkardý. 90’lý yýllar boyunca emperyalist kapitalist sömürünün en özgün biçimleri bu ülkelerin yoksulluðunu olaðanüstü arttýrdý. Ve nihayet üçüncü darbe, 11 Eylül’le birlikte geldi. Böylece ABD’nin baþlattýðý, 3. Dünya Savaþý’nýn en derin etkilerini yaþayan bu devletler, yoksulluktan bitap düþmüþ halklarýnýn üzerinde tam iç savaþ makinesi olarak çalýþtýlar. Fakat emperyalist-kapitalist sistemin nefesi daha fazlasýna yetmedi. Kuþatýlan, bastýrýlan ve kýrýma uðratýlan devrimci geliþim, ne denli batsa o denli þiddetle geri fýrlayan denizdeki bir tahta gibi, görkemli bir geri dönüþ gerçekleþtirdi. Bugünü daha iyi anlamak için, bu ülkelerin 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

tarihinde devrimin nasýl derin köklere sahip olduðuna bakmak gerek.

T

UNUS: 20. Yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Fransýz sömürgecilerinden kurtulan Tunus halký, burjuva kesimlerin sözcüsü Habip Burgiba’yý ölene dek baþkan ilan etmiþti. Fakat 70’li yýllarda geliþen çok güçlü sendikal hareket, genel grevler ve ekmek isyanlarý, ulusal kurtuluþu saðlayan burjuva kadrolarýn toplum nezdindeki itibarlarýný fena halde sarstý. Emperyalizm destekli gerici dinci partiler de, kitlelerin uyanýþýný boðamadý. Bu arada, ipleri eline alacak kadar palazlanan iþbirlikçi sermaye, Bin Ali rejiminin faþist kurumlaþmasýna destek verdi. Sendikalar öncülerini kaybettiler, burjuva yöneticilere teslim edildiler; komünist parti ve komünist hareket Bin Ali rejimini sarsmaya baþlamýþtý, ancak bu kez imdada 11 Eylül yetiþti ve Bin Ali, küresel iç savaþýn en ateþli destekçisi oldu. Aðýr baskýlarý ne yazýk ki, komünist hareketin ana gövdesini reformistleþtirdi. Öyle ki, devrim patlak verdiðinde, bu öncülerin hiçbir hazýrlýklarýnýn olmadýðý görüldü. Bugün dahi, bu ana gövde varolaný korumaktan öte ileri bir adým atmayý dahi göze alamýyor. Ancak burada devrim, kendi öncüsünü yaratarak, eskiyi aþarak yoluna devam edecektir. Tunus emekçilerinin yüksek bilinç düzeyi, iþçi sýnýfýnýn güçlü örgütlülüðü, bu ülkede devrimin, diðer ülkelerden daha ileri gitmesi için gerekli zemini oluþturuyor.

C

EZAYÝR: Romanlara, filmlere konu olan Cezayir Kurtuluþ Savaþý, 1959’da Fransa’ya karþý zafere ulaþtýðýnda, mücadelenin baþýnda küçük burjuva aydýnlar bulunuyordu. Fransa KP’nin etkisi altýndaki Cezayir Komünist Partisi, kentlerdeki güçlü varlýða raðmen, ulusal kurtuluþ savaþýna oldukça geç bir dönemde dahil oldu ve on yýllar boyunca bu tarihi hatasýnýn cezasýný çekti. Yine de, Ahmet Ben Bella yönetimindeki Cezayir’in sosyalist blokla ve Küba’yla sýcak iliþkiler kurulmasýnda etkili oldu. Sosyalist blok daðýlýnca ve yeþil kuþak projesinin besleyip silahlandýrdýðý dinci gericilik isyana kalkýnca, Cezayir yönetimi hýzla burjuva güçlerin eline düþtü ve gericileþti. Zengin petrol ve doðalgazýyla, AB’nin gözbebeði oldu. Fakat içeride biriken sefalet ve yükseltilen Arap þovenizmi, nihayet 2008’de Berberi halkýnýn geniþ çaplý ayaklanmalarýna yol açtý. Ayný yýl yükselen gýda fiyatlarý nedeniyle kentlerde kanlý çatýþmalar yaþandý. Dinci gerici isyanlara karþý 90’lý yýl-


Yeni Evrede

Güncel

Mücadele Birliði larda çok kanlý bir iç savaþ yaþayan Cezayir, anlaþýlan odur ki, tüm bölgeyi kasýp kavuran devrim trenine geç katýlanlardan olacak.

M

ISIR: 1952’de bir ordu darbesiyle krallýðý yýkan, Süveyþ Kanalý’ný ulusallaþtýran Albay Nasýr, uzun yýllar hem sosyalist sistemden büyük destek aldý, hem de Küba’nýn da içinde bulunduðu “baðlantýsýzlar” hareketine öncülük etti. Nasýr sonrasý Enver Sedat baþa geçene dek, ülkede komünist güçlerin oldukça etkin olduðunu görüyoruz. Bölgenin ilk kurulan komünist partisi olarak, kökeni 1920’ye dek uzanan Mýsýr Komünist Partisi, ülkenin kültürel iklimi üzerinde oldukça etki uyandýrdý. Arap dünyasýnýn entelektüel birikiminin adresi Mýsýr oldu. Fakat, ABD desteði ve Suudi parasýyla palazlanan gerici Müslüman Kardeþler, Arap dünyasýnýn bu en ileri entelektüel birikimine sahip ülkesini, ortaçað karanlýðýnýn hurafelerine boðarken, Sedat ve Mübarek rejimlerinin faþist baskýlarý onlara kan taþýyordu. 2006 yýlýndan itibaren iþçi eylemleri yoðunlaþtýkça, Müslüman Kardeþler’le rejim arasýndaki kavganýn nasýl bir kayýkçý dövüþü olduðu anlaþýldý. O günden bu yana toparlanan, güç biriktiren devrimci güçler, 11 Þubat’ta tüm dünyanýn canlý yayýnda izlediði devrimin ilk zaferini kazandýlar.

S

UDAN: Baðýmsýzlýðýný kazandýktan sonra, sosyalist bloka yakýn duran baðýmsýzlýkçý bir çizgi izleyenlerce yönetildi. Afrika kýtasýnýn en güçlü komünist partilerinden biri olan SKP’nin desteklediði Numeyni ve izleyicileri, 89 yýlýnda gerçekleþen gerici bir darbeyle yýkýldý. Kaddafi’nin baþrolde olduðu bir komplo ile komünist partinin tüm üst düzey kadrolarý bir gecede katledildi. Komünist kýyýmý bile gerici Sudan cuntasýnýn emperyalizmle arasýný düzeltmeye yetmedi. Güney’deki Hristiyan topluluðunu temsil eden ve ABD-Ýsrail tarafýndan desteklenip silahlanan Sudan Halk Kurtuluþ Ordusu ile süregiden iç savaþ, özlenen iþbirliðini geciktirdi. Arap coðrafyasý devrimlerle çalkanýrken, Sudan’ýn gündemi bambaþkaydý; ülkenin ikiye bölünmesini resmileþtiren referandum ve buna baðlý çatýþmalar, þimdilik Sudan’ý devrimci fýrtýnan dýþýnda býraktý.

Y

EMEN: Bugün birleþik bir ülke olan Kuzey ve Güney Yemen’in Ýngiliz sömürgeciliðinden kurtulma tarihleri 60’lý yýllara rastlar. Kuzey’de Arap milliyetçisi gerici bir yönetim hakim olurken, Güney Yemen’in rafinerilerle ve sanayi iþçileriyle dolu kentlerinde ulusal kurtuluþ mücadelesi, marksist-leninist örgütler tarafýndan gerçekleþtirildi. Çetin bir þehir gerillasý çarpýþmalarýyla zaferi kopartan cephe, Güney Yemen’i sosyalist bir cumhuriyet olarak yeniden kurdu. Dýþ politikada Küba ile birlikte

davrandý. Sosyalist blokun daðýlmasýndan hemen sonra gerici kuzey ile birleþmeye zorlanan Güney Yemen devrimci hükümeti, bu birleþmenin ilhaka dönüþmesi üzerine, kanlý bir yenilgiyle sonuçlanan iç savaþý baþlattý. Mýsýr ve Suudi Arabistan tarafýndan desteklenen kuzey birlikleri baþkent Aden’i kuþatýnca, sosyalist güçler yasal alanda çalýþma serbestliði karþýlýðýnda teslim oldular. Yemen, ABD’nin baþlattýðý küresel iç savaþýn önemli merkezlerinden biriydi. Gerici Ali Abdullah Salih hükümeti, ABD uçaklarý kendi halkýný bombalarken, bu operasyonlarý kendi hükümetleri El-Kaide’ye karþý yapýyormuþ gibi gösterdi. 2008’den itibaren Güney’deki sosyalist hareket silahlarýn da kullanýldýðý bir direniþe giriþti. Gerici süni rejim tarafýndan ezilen Zeydiler de silah kuþandý. Bugün Yemen’de süregiden ayaklanmayý, bu gruplarýn baþýný çektiði çok geniþ bir koalisyon yürütmekte.

U

MMAN: 70’li yýllarýn baþýnda, ülkenin Hadramut bölgesinin özgürlüðü ve sosyalist Güney Yemen’le birleþmesi için, devrimci bir gerilla örgütü kuruldu. Che’yi kendilerine önder ve kýlavuz gören Hadramut Kurtuluþ Ordusu, ülkenin yarýsýnda kontrolü ele geçirdi. Fakat o yýllarda Umman’da bulunan zengin petrol yataklarý, bu alabildiðine yoksul ülkeyi adeta devrimin pençelerinden kurtardý. Eski günlerin anýsý, Sultan Kabus’un üzerine bir kabus gibi çöktüðünden olsa gerek, protesto eylemleri karþýsýnda ardý ardýna geri adýmlar atmaya baþladý.

L

ÜBNAN: Hizbullah’tan çok önce, 70’li yýllarda, ülkenin neredeyse üçte ikisini kontrol eden silahlý devrimci cephenin gücü, bölge gericiliðini ve emperyalizmi fena halde ürküttü. Komünist ve devrimci gruplarýn baþýný çektiði, FKÖ’nün destek sunduðu Devrimci Cephe, baþkent Beyrut’a dayanýnca, kent ikiye bölündü. Emperyalizm ve bölge temsilciliði hemen harekete geçti. Suriye’nin görevi, cepheyi bölmek oldu; ABD ve Fransa gerici gruplarý silahlandýrýrken, Ýsrail de ülkeyi doðudan iþgale giriþti. Nihayet 1984 yýlýnda devrimci cephe daðýldý, FKÖ sürgüne yollandý, ülke devrimin eþiðinden döndü. Hizbullah, bu boþlukta doðdu; daðýlmýþ da olsalar devrimci gruplarýn Lübnan halký üzerindeki etkisini bilen Hizbullah, bu gruplara þirin görünmekten geri durmadý. Fakat sonuçta bir burjuva güç olan Hizbullah, ülkenin en zengin sermayedarýný cumhurbaþkanlýðýna aday gösterdi, ülkedeki dinsel etnik ayrýmlarý derinleþtiren çaðdýþý anayasayý korudu, Filistinli gruplarýn silahtan arýndýrýlmasý için gizli anlaþmalar yaptý. Bu nedenle, Lübnan’da toplumsal devrim, Hizbullah’la birlikte deðil, ona raðmen yükselecektir. 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

I

RAK: Kral Faruk’u deviren Baasçý subaylar, ilk dönemlerde sosyalist bloka yakýn durmaya gayret ettiler. Ortadoðu bölgesinin en kitlesel partisi haline gelen Komünist Parti, uzun süre Baasçýlarýn müttefiki oldu. Bugün dinsel gericiliðin merkezleri konumundaki Kerbela, Necef gibi kentler, o yýllarda IKP’nin kontrolündeki kentlerdi. Bu geliþmeden gözü korkan Irak burjuvazisi, Ýslamcý partileri kanlandýrdýlar. Zengin petrol yataklarý sayesinde hýzla sermaye biriktiren büyük burjuvalar, Baas’ýn küçük burjuva kadrolarýný, tasfiye için gerici Saddam’ý sahneye sürdüler. Sonrasý, komünistlerin ve özgürlük isteyen Kürtlerin katliamlar ile kýrýma uðratmasý oldu. ABD iþgal yönetimine destek veren IKP, pek çok parçaya bölündü, fakat Iraklý iþçiler, inanýlmaz baský koþullarýna raðmen, politik grevler örgütlemeyi sürdürdü. Nihayet, iþçi sýnýfý mücadeleleri ve örgütlerinin tarihsel ve derin köklere sahip olduðu Irak’ta, devrimin fýrtýnalarý esmeye baþlamýþ bulunuyor. Kýsa bir özetle hatýrlatmaya çalýþtýðýmýz bu tarihi dönemin, bizlere gösterdiði en önemli ders, kuru bir anti-emperyalizm ve baðýmsýzlýkçý programlarýn –kafalarýnda çakan strateji þimþekleriyle öncüler ne denli mükemmel olsalar bile- bizzat çaðýn dinamikleri tarafýndan boþa çýkarýlmasýdýr. Þimdi devrimin fýrtýnalarý içinde kalan Arap ülkelerinin hemen hepsi elli yýl önce sömürgeci emperyalizme karþý baðýmsýzlýk bayraðýný yükselttiler. Anti-kapitalist içeriðe sahip olmayan anti-emperyalizm ve baðýmsýzlýk, bunu yürütenlerin hatalarýndan dolayý deðil, bu kýsýr programýn sermaye iliþkilerine dokunmamasý nedeniyle, sonuçta emperyalizmle iþbirliðine ve kendi halkýna karþý iç savaþa dönüþür. Bölgenin pek çok komünist partisi, bu kýsýr programa sadýk kaldý, sadece emperyalizme karþý diye burjuva hükümetlere destek sundular. Burjuva sýnýf ise, bu arada birikimini arttýrdýðý ölçüde yönetimi ele geçirdi, devleti gericileþtirdi, ilk fýrsatta emperyalizmle iþbirliðinin yollarýný aradý. Üstelik, geçmiþin “baðýmsýzlýkçý” laflarýný unutturabilmek için,çok daha saldýrgan ve acýmasýz oldular. Onlarca yýl boyunca, ilk önce dinci gericilikle çevrelenen sosyalist blokun daðýlmasýyla moral üstünlüðü yitiren, küresel iç savaþta nefes aldýrmaz bir baskýya maruz kalan komünist ve devrimci güçler, þimdi Arap ve Ortadoðu ülkelerinde muhteþem bir dönüþ yaþýyor. Bastýrýlan geri dönüyor, dinci gericiliðin ve emperyalist küresel iç savaþýn yarattýðý tüm çemberleri kýra kýra üstelik. Her zaman söyledik, yaþam bizden yana. Ama bu söz de yetmiyor artýk. Gün bizim demeliyiz.

7


Yeni Evrede

Güncel

Mücadele Birliði

KEÞKE YANILSAYDIN COMANDANTE

A

kbabalara mý benzetmeli, yoksa sýrtlanlar sürüsüne mi... Doðanýn hangi parçasý, insanlarýn onlara yüklediði anlamlarla bile, ifade edebilir ki þu olanlarý! Ýnsan yaþamýnýn ve doðanýn hiçbir hükmünün, hiçbir öneminin olmadýðý bir yaðma sofrasý. Düne kadar dost diyenlerin ardýnýzdan kuyunuzu kazdýðý, tökezlediðiniz ilk anda var gücüyle sizi tekmelediði bir dünya yarattý sermaye kendisine. Ya da... kendinden önceki egemenlerin yarattýðýný büyüttü, yaygýnlaþtýrdý, son raddeye kadar taþýdý. Yozluk, çürüme, soysuzlaþma hiç bu kadar derinleþmemiþti insanlýk tarihinde. Libya’da olanlara bir bakýn! Kim kim adýna kiminle pazarlýk ediyor, kim kimden ne istiyor, kim kimi destekliyor, kim kime karþý, kim kimin adamý, kim kimin paralý askeri... Ortada dönen pazarlýklar, pay kapma mücadelesi, kandýrmacalar... Hayýr, sýrtlanlar böyle deðil. Ne de akbabalar. Bu, özel mülkiyetin aþaðýlýk dünyasýndan baþka hiçbir yerde çýkamaz ortaya. Bu soysuzluk, bu derin kokuþmuþluk... Yalanlar üzerine bina ediliyor her þey. Hem de öylesine aleni yalanlar üzerine. Herkesin yalan olduðunu bildiði, buna raðmen genel olarak “yalan!” diye haykýrmadýðý yalanlar... “Kýrmýzý Pazartesi”ler çaðýndayýz sanki. Herkes her þeyden haberdar, herkes iþin eðrisini doðrusunu biliyor, herkes insanlýða karþý suç þebekelerinin suç iþlemeyi planladýðýný biliyor... ama engellenemiyor bir türlü. Bir yazgýymýþçasýna! Tiyatro sahnesinde duvarda asýlý olan tüfek misali patlamaya yazgýlý bir savaþ sanki bu. Göz göre göre geliyor. “Özgürlük aþýðý”, “insan haklarý savunucusu” emperyalistler, Libya’daki zulme, “yönetimin kendi halkýna karþý uyguladýðý zulme” tahammül edemiyor. Canýný diþine takýyor ve Birleþmiþ Milletler’den karar çýkartýyor! Bize söylenen tamý tamýna budur iþte. Hangi kelimesinin gerçekle ilintisi, kýrýntý düzeyinde de olsa bir ilintisi var bu söylenenlerin! Buyrun Yemen’e! Daha iki

8

gün önce silahsýz siviller tarandý. En az 40 kiþiyi öldürüp 300 kiþiyi yaraladýlar hunharca. ABD 5. Filosu’nun Bahreyn’e ne dersiniz! Sizin “royal family”niz Ýnci Meydaný’ný kana bulamayý iþ edinmiþ. En has adamýnýz Suudi kralý acilen askeri birlikler gönderiyor Bahreyn’de sarayý ve egemenleri korusun, ayaklanmayý bastýrsýn diye. Hiç birinizden tek kelime çýkmýyor! Irak’ta gösteriler artýyor, sizde ses soluk yok. Ama Libya... Üstelik Libya’da daha doðmamýþ, cenin halinde bir halk ayaklanmasý vardý. Bölge devrimlerinin, dünya devriminin bir parçasý olarak mayalanýyordu siz oraya el atýncaya dek. Paralý askerlerinizi gönderdiniz. Silahlar gönderdiniz. Londra’da lüks salonlarda o paralý askerlerinize kararlar aldýrdýnýz. Týpký, ama týpký Kosova’da UCK denen kiralýk katiller sürünüz gibi. Sonunda ortalýðý kana buladýnýz. Sizin derdiniz Kaddafi bile deðildi. Ne derdiniz olacaktý ki onunla? Aranýz gayet iyiydi. Kaddafi, özellikle 2003’ten beri, yani Saddam’ýn tepesine pek özgürlük aþýðý siz efendilerin çöktüðü andan beri, bizzat sizin en yakýn müttefikinizdi. “Sarkozy’nin seçim parasýný ben verdim” diyebilecek kadar bir yakýnlýk kurmuþtu hem de. Libya emekçileri, özellikle bu tarihten sonra devreye giren IMF programlarýyla cehennem azabý yaþýyordu. Bu tarihten sonra geliþtirdikleri iliþkiler sonucu Libya, ABD’nin “terörü destekleyen ülkeler” listesinden çýkarýlmýþtý. Kaddafi, kendi geçmiþine sýrt çevirdikçe siz emperyalist efendilerden daha büyük kabul görmüþtü. Sizin açýnýzdan onun kötü ünlü geçmiþi (petrolü millileþtirmesi baþta olmak üzere, o yýllarýn þartlarý sonucu “Baðlantýsýzlar”dan oluþu vb.) kuþkusuz unutulmuþ bir mevzu deðil. Affetmeyeceðiniz de biliniyor. Ama özünde bir anti-komünist olan Kaddafi’nin (ve tüm Baas rejimlerinin) tepesine bomba yaðdýrmaya sebep olmaz bu hisleriniz. Öyle ya, sizin dünyanýzda “nothing is personal”! Petrol? Kuþkusuz onun paylaþým oranlarý ile ilgili sorunlarýnýz var. Ýliþkiler ne 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

kadar yakýn olursa olsun, ipleri doðrudan ele almanýn sizin açýnýzdan elzem olduðu bir çaðdayýz. Tam ilhak çaðýndayýz. Bu açýdan petrol kuþkusuz son derece önemli Libya meselesinde. Evet, kabul. Ama tek sebep bu deðil. Siz, siz... bölge halklarýnýn kendi geleceklerini ellerine almaya baþlamasýndan korktunuz asýl. Arap halklarýnýn baþlattýðý devrimlerden korktunuz. Bir karabasan gibi çöktü üzerinize. Doðrudan bu devrimlere saldýramadýnýz. Ne Tunus’’ta, ne Mýsýr’da. Tam tersine oralarda devrim yangýnýndan mal kurtarmaya çalýþmak, düzeni yeniden kurmak, restore etmek gibi bir sorununuz varken, nasýl saldýrabilirdiniz ki oralara. Ya da Yemen’de adamýnýz Salih acýmasýzca kan dökerken, tam da sizin adýnýza devrime karþý savaþtýðýna göre, neden onu devirmek isteyesiniz. Veya Bahreyn’deki “kraliyet ailesi” sizin adýnýza mücadele ediyorken... Füzeleriniz Kaddafi için deðil, devrimleri engellemek için uçuþuyor þimdi havada. Savaþ jetleriniz halklarýn bilincindeki ve yüreðindeki devrim karargahlarýný vurmak için býrakýyor bombalarýný. Sizin iþiniz Kaddafi ile deðil. Ne de asýl olarak petrol ile. Bu, Rusya ve Çin’in de BM önüne “uçuþa yasak bölge” ve “istila hariç tüm önlemleri alma hakký” veren karar önergesi geldiðinde neden “veto kartý”ný kullanmadýðýný açýklýyor iþte. Devrim, hepsinin yüreklerine gerçek korkuyu salmýþ. Fidel Castro, Libya’daki olaylarýn daha baþýnda, Þubat ayýnda ABD ve NATO’nun niyetinin Libya’yý iþgal etmek olduðunu söyledi. “Benim için bir þey kesin, o da Birleþik Devletler Libya’daki barýþla tamamýyla ilgisiz olduðundan ve NATO’yla birkaç saat ya da birkaç gün içerisinde bu zengin ülkeye saldýrý izni vermekte tereddüt etmeyecektir.” diyordu 28 Þubat’taki yazýsýnda. Göz göre göre yeni bir savaþ baþladý. Keþke yanýlsaydýn Comandante! 20 Mart 2011


Yeni Evrede

8 Mart

Mücadele Birliði

Devrimci Tutsaklar Yalnýz Deðildir!

Emekçi Kadýnlardan Ontex Ýþçilerine Destek

8

Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü için ortak bir platformda bir araya gelen devrimci siyasetlerden kadýnlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü’nde soðuk ve karlý havaya raðmen çeþitli ziyaretlerde bulunarak basýn açýklamalarý yaptýlar. Yaklaþýk 20 gündür direniþte olan sýnýf kardeþleri Ontex iþçilerini ziyaret için saat 15.00’de Yenibosna’da bulunan Ontex fabrikasý yakýnlarýnda “Emekçi Kadýnlar, Açlýða,Yoksuluða, Baský ve Sömürüye Karþý Mücadeleyi Yükseltelim” yazýlý pankart açan devrimci kadýnlar “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü”, “Cinsel, Ulusal, Sýnýfsal Sömürüye Son”, “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “Ontex Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Ontex’te Direniþ Kazanacak” sloganlarýyla Ontex iþçilerinin eylem çadýrýna kadar yürüdüler. Ontex iþçileri de sloganlara eþlik ederek emekçi kadýnlarý karþýladýlar ve hep birlikte “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü”, “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý”, “Ontex’te Direniþ Kazanacak” sloganlarý atýldý. Devrimci siyaset-

lerden kadýnlar, 8 Mart’ýn kadýnların kapitalizme karþý savaþ günü olduðunu belirterek kapitalist sistemin yarattýðý açlýk, yoksulluk, baský ve sömürüye karþý birlikte mücadeleyi yükselteceklerini söyledi ve Ontex iþçilerinin her zaman yanýnda olacaklarýný tekrarladýlar. Ontex direniþindeki tek kadýn iþçi olan Gamze Kayhan da iþçilerin cinsiyet ayrýmý gözetmeksizin kadýn erkek birlikte mücadelesinin önemine deðinerek, kadýna yönelik þiddet ve cinsiyetçi yaklaþýmý yaratanýn kapitalist sistem olduðunu ve kadýnlarýn da ancak bu sisteme karþý sýnýf kardeþleriyle birlikte mücadele ederek kurtuluþa erebileceðini ifade eden bir konuþma yaparak emekçi kadýnlarý selamladý. Birlikte “Kadýn Erkek El Ele Birlikte Örgütlü Mücadeleye”, “Kadýn Olmadan Devrim Olmaz Devrim Olmadan Kadýn Kurtulmaz” sloganlarý atýldý. Türküler eþliðinde halaylar çekilerek, iþçilerle sohbet edildi. Eylemdeki iþçiler kendilerine gelen mesajlarý paylaþtýlar. Emekçi kadýnlar Ontex iþçilerinin eyleminin zaferle sonuçlanmasý dileðiyle ziyaretlerini sonlandýrdýlar.

Z

indanlarda mücadelemize ýþýk tutan devrimci tutsaklarýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü’nü selamlamak adýna bizler Devrimci 8 Mart Platformu (BDSP, Devrimci Proletarya, Demokratik Kadýn Hareketi, Emek ve Özgürlük Cephesi, Emekçi Kadýnlar, Halk Cepheli Kadýnlar) olarak 7 Mart’ta saat 13.30’da postane önünde kart atma eylemi gerçekleþtirdik. Eylem sýrasýnda “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “8 Mart Ruhuyla Hücreleri Parçala” , “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü” sloganlarý atýldý.

Basýn metninde, “Bilindiði üzere ülkemizde, yaþanýlasý bir toplum için mücadele veren insanlarýn, zindanlarda aðýr tecrit koþullarýnda yaþamlarý; tutsaklarý hayata ve kendilerine yabancýlaþtýrma çabasý içerisinde olan egemenler, uyguladýklarý egemen zihniyetin kadýna bakýþ açýsýný tekrar göstermiþ oluyor” ifadeleri yer aldý. Devrimci kadýn tutsaklara kartlarýn atýlmasýyla birlikte eylemimiz sona erdi. Zindanlar Yýkýlsýn Tutsaklara Özgürlük Adana Emekçi Kadýnlar / (EKA)

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur

8

Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü’nde ÇHD’li avukatlar Bakýrköy Zindaný’nda ki olan kadýn tutsaklarý ziyaret ettiler ve bir basýn açýklamasý yaptýlar. Eyleme devrimci kadýnlar da katýlarak destek verdi. 13.00’da “Newyorktan Bugüne Baþeðmeyen Kadýnlara Selam Olsun” pankartý açarak cezaevi önüne gelen avukatlar, “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur”, “Cinsel, Ulusal, Sýnýfsal, Sömürüye Son” sloganlarý attýlar. Çaðdaþ Hukukçular Derneðinden Avukat Zeycan Balcý Þimþek; “Biliyoruz ki, milyonlarca kadýný özgürleþtirecek olan, mücadeledir. Düzenin sýnýrlarýna hapsolmadan, kadýnýn gerçek ve köklü mücadelesini büyüten tüm emekçi kadýnlarýmýz nezdinde bu mücadelede tutsak düþen kadýnlarýmýzý selamlamak için burda toplandýk. Ümit Boynerlerin, Arzuhan Doðan Yalçýndaðlarýn Güler Sabancýlar’ýn dünyasý olan kapitalizmin sýnýrlarýnda deðil, eþit ve sömürüsüz bir dünyada yaþamak için mücadele ediyor, emekçi kadýnlarýmýz. Bu mücadelede tutsak düþüyor. Tutsaklýk koþullarýnda; tecrit ve tüm baskýlara boyun eðmeyerek yeni direniþ halkalarý yaratýyorlar” dedi. Açýklamadan sonra ÇHD’li avukatlar, tutsaklarý ziyaret etmek ve karanfil vermek için cezaevine girdiler.

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

9


Yeni Evrede

8 Mart

Mücadele Birliði

Emekçi Kadýnlar Yürüyor Devrim Büyüyor

E

mekçi Kadýnlar (EKA) Dünya Emekçi Kadýnlarýnýn Kapitalizme Karþý Savaþ Günü 8 Mart’ta mücadele bayraðýný Taksim’de dalgalandýrdý. 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü kapsamýnda çeþitli eylem ve etkinliklerde bulunan EKA’lý kadýnlar 8 Mart 2011 akþamý saat 19.00’da Taksim Tramvay duraðýnda “Yaþasýn Dünya Emekçi Kadýnlarýnın Kapitalizme Karþý Savaþ Günü – EKA” pankartý açarak yürüyüþe geçtiler. Kýzýl bayraklarýn ve kadýnýn kurtuluþunun yolunu açan kadýn savaþçýlarýn resimlerinin taþýndýðý yürüyüþ boyunca “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü”, “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “Cinsel, Ulusal, Sýnýfsal Sömürüye Son”, “Dünya Emeðin Olacak”, “Kadýn Olmadan Devrim Olmaz, Devrim Olmadan Kadýn Kurtulmaz”, “Yaþasýn 8 Mart – Biji Heþt Adar”, “Emekçi Kadýnlar Yürü-

yor, Devrim Büyüyor”, “Fabrikalar, Tarlalar, Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak”, “Emekçiler Birleþin Devrim Ýçin Savaþýn”, “Yaþasýn Halklarýn Mücadele Birliði”, “Kadýn Erkek El Ele Birlikte Özgürleþmeye” sloganlarý atýldý. Coþkulu bir þekilde sloganlarla Galatasaray Lisesi önüne gelen EKA’lý kadýnlar basýn açýklamasýnda “Bizler biliyoruz ki, tarihsel ezilmiþliðimizin nedeni salt cinsel deðil, sýnýfsal- ulusal temele dayanmaktadýr. Sömürü ve ezilmenin kaynaðý özel mülkiyete dayalý kapitalist sistemin varlýðýdýr. Cinsel, ulusal ve sýnýfsal sömürüye son vermek ancak kapitalizmi ortadan kaldýrmakla mümkündür. Bunun için tüm dünyadaki sýnýf kardeþlerimizle, kadýn erkek elele mücadeleyi örmeliyiz” dediler. Emekçi Kadýnlar, Enternasyonal Marþý’ný söyleyerek eylemlerini bitirdiler.

Bugün Her Yerde, Her Þey Kýzýl Kadýn; Newroz ateþinin çoðalan ateþidir. Kadýn; Halklarýn zafer çýðlýðý, tüm renklerini giymiþ zýlgýtýdýr. Kadýn; Serpil kokulu 8 Mart gülüþlerinde bedenini açlýða yatýranlardýr. Kadýn; 8 Mart’ta meþale gibi yanan 129 dokuma iþçisidir. Kadýnlar... Kadýnlar... Kadýnlar.. Yalnýzlýklarý en acýmasýz tarihlerden kalma, yürekleri birer kan pusulasý. Gözleri aydýnlýklarýn ýþýðý.. pusulalarý güneþe , yürekleri umuda çýkar.. Çünkü hepsi birer umut yolcusu... Bugün 8 Mart!..Bugün her yerde, her þey kýzýl!!.. Gün kapitalizme karþý savaþma günü!! Gün kavgayý sokaða taþýma günü!.. 154 yýl önce yakýlarak katledilen 129 kadýn iþçinin anýlarýna sahip çýkmak ve baþlattýklarý onurlu mücadeleyi zafere taþýmak adýna Adana Devrimci 8 Mart Platformu olarak hazýrladýðýmýz program, 8 Mart günü gerçekleþtirdiðimiz yürüyüþ ile son buldu.. Yürüyüþ 5 Ocak Meydaný’nda saat 12.30’da “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü, Emperyalist Saldýrganlýða, Sömürüye, Eþit-

10

sizliðe, Þovenizme Karþý Birleþik Mücadeleye, Kadýnýn Kurtuluþu Devrimdedir!..” yazýlý pankartýn açýlmasýyla baþladý. Yürüyüþ sýrasýnda “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak!”, “Þan Olsun 8 Mart’ý Yaratanlara!” , “Kadýn Erkek El Ele Örgütlü Mücadeleye” sloganlarý atýldý. Zýlgýtlar, alkýþlar ve ajitasyonlar eþliðinde süren yürüyüþ, Ýnönü Parký’nda son buldu. Basýn metni okunmadan önce 8 Mart’ý yaratanlar ve ölümsüzleþen tüm devrim savaþçýlarý için saygý duruþunda bulunuldu. Okunan basýn metninde “Kadýn emekçilerin eþitlik ve özgürlük mücadelesi ile özdeþleþen 8 Mart’ý, tarihsel anlamý, sýnýfsal özü ve devrimci þanýna yakýþýr bir þekilde anmak için bir araya gelen Devrimci 8 Mart Platformu olarak diyoruz ki, sömürü ve baský altýnda kadýný köleleþtiren bu sistem, kadýna ne özgürlük ne eþitlik ne de insanca bir yaþam verebilir. Cinsel, sýnýfsal, ulusal ve mezhepsel ezilmiþliði bir arada yaþayan iþçi-emekçi kadýn, ancak bu sisteme karþý tüm emekçi sýnýflarla birlikte örgütlü mücadele ederse gerçek kurtuluþunu saðlayabilir” denildi. Eylemimizi DÖB’lü bir arkadaþýmýzýn okuduðu þiirle, türkülerle, halaylarla sonlandýrdýk..

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

Adana Emekçi Kadýnlar


Yeni Evrede

8 Mart

Mücadele Birliði

Güzel Bir Dünya Kuracaðýz

8

Mart Salý günü, Dünya Emekçi Kadýnlar Günü dolayýsýyla Ýzmir EKA (Emekçi Kadýnlar) tarafýndan bir yürüyüþ ve etkinlik gerçekleþtirildi. Saat 18.00’de Çankaya Dörtyol aðzýnda toplanýlarak Gazi Bulvarý Caddesi’nde yüründü. Emekçi Kadýnlar, “Gündüzlerinde Sömürülmediðimiz Gecelerinde Aç Yatmadýðýmýz Bir Dünya Kuracaðýz/ Emekçi Kadýnlar (EKA)” pankartýyla 12 gündür Konak Belediyesi’nin önünde mücadele eden Konak taþeron temizlik iþçilerine doðru yürüyüþe geçtiler. Yürüyüþ sýrasýnda trafik yolu tek þeritli trafiðe kapatýlýrken “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü”, “Her gün 8 Mart Her Gün Kavga”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Kadýna Kalkan Elleri Kýracaðýz”, “Aysun Bozdoðan; Yaþýyor, Sibel Sürücü; Yaþýyor, Aynil Oktar; Yaþýyor Devrimci Kadýnlar Savaþýyor”, “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “Taþeron Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Kadýn Erkek Elele Örgütlü Mücadeleye”, “Emekçi Kadýnlar Sokakta Savaþýyor”, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak” sloganlarý yol boyunca atýldý. Sloganlarýn dýþýnda 8 Mart ve Konak taþeron iþçileriyle ilgili ajitasyon konuþmalarý da yapýlýrken, Konak taþeron temizlik iþçilerinden kadýn iþçiler de yürüyüþe katýldý. Konak taþeron iþçileri emekçi kadýnlarý alkýþlarla karþýlarken destek amaçlý gelen emekçi kadýnlar da þunlarý söyledi: “Bugün 8 Mart 2011, sendika hakký ve güvenceli bir iþ için 12 gündür geceli gündüzlü emekçi kadýnlar sokakta savaþýyor… 8 Mart’ý yaratan ve bugüne taþýyan emekçi kadýnlarýn mücadelesiydi. Bizler de EKA olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü’nü mücadele alaný olan eylem yerinde anmanýn daha anlamlý olacaðýný düþünerek, sizlerin yanýnýzda olmaktan mutluluk ve gurur duyuyoruz”. Konuþmanýn ardýndan þiir dinletisi yapýldý ve Ayýþýðý Tiyatro Ýþçileri Atölyesi kýsa bir tiyatro gösterimi yaptý; 8 Mart’ýn kýzýllýðýný simgeleyen kýzýl karanfiller daðýtýldý iþçilere. Bu sýrada iþçiler adýna bir kadýn iþçi de: “8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü’ne içinde bulunduðumuz eylemden dolayý buruk bir þekilde giriyoruz. Mücadelemizin 12. günündeyiz. Gece-gündüz omuz omuza kadýn erkek daha iyi bir gelecek için onurlu bir mücadele veriyoruz. Beraber ekmek paylaþtýðýmýz iþçi arkadaþlarýmýzla karþý karþýya getirip, birbirimize kýrdýran belediye yönetimine sesleniyoruz. Bu anlamlý günde sesimize kulak vermele-

rini, çözüm bulmalarýný bütün arkadaþlarýmýzla beraber bekliyoruz. Kardeþi kardeþe vurduran, iþçiyi iþçiye vurduran bu düzene hayýr diyoruz. Eli sopalý insanlarý emekçi kadýnlara saldýrtan belediye yönetimini ve taþeron þirketini nefretle kýnýyoruz” dedi. Konuþmanýn ardýndan kýsa bir müzik dinletisiyle EKA’nýn etkinliði, yerini iþçilerle ateþ baþýnda yapýlan sohbetlere býraktý. Kadýn ve erkeðin birlikte mücadelesine güzel bir örnek teþkil eden Konak taþeron temizlik iþçilerinin yanýnda yapýlan anma 8 Mart 1857’yi yaratan dokuma iþçisi kadýnlarýn mücadelesini bugüne taþýyan bir anlam yansýtýyordu. Týpký 19 Aralýk’ta Buca Taþeron iþçilerinin yanýnda gerçekleþtirilen anma gibi 8 Mart’ta da farklý bir iþçi eylemi olan Konak taþeron iþçilerinin yanýnda yapýlan anma iþçi sýnýfýnýn bilincinde ve yüreðinde unutulmayacak bir yere sahip oluyor. Bu tür tarihsel anlamý olan günlerin iþçi sýnýfýna taþýnmasý açýsýndan önemi bulunan bugünkü etkinlik, kar havasýna raðmen yapýlan sohbetler ve ateþ baþýnda içilen sýcak çaylarla sona erdi. Mücadele Birliði/Ýzmir

Mehmetçik Lisesi’nde 8 Mart 8 Mart Salý günü Mehmetçik Lisesi’nde okul çýkýþý, bir basýn açýklamasý gerçekleþtirildi. Öðrenciler, “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü, Mehmetçik Lisesi Öðrencileri” pankartýyla Sarýgazi Cemevi’ne kadar yürüdüler. Yürüyüþ sýrasýnda “Emekçi Kadýnlar Devrimle Özgürleþecek”, “Kadýn Erkek El Ele Birlikte Mücadeleye”, “Yaþasýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü” sloganlarý atýldý. Yürüyüþ sýrasýnda ölümsüzleþen devrimci kadýnlarýn adlarý sayýldý. DÖB’ün de içinde bulunduðu kitle, Cemevinin önüne gelindiðinde saygý duruþundan sonra basýn açýklamasý yaparak eylemi sona erdirdi. Mehmetçik Lisesi DÖB 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

11


Yeni Evrede

8 Mart

Mücadele Birliði

Antakya’da 8 Mart

B

ugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar günü. 2. Enternasyonal’de sosyalist önderler tarafýndan ilan edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü kavgamýzýn, özellikle de emekçi kadýnlarýmýzýn en kýzýl günlerindendir. Bizler de Antakya Mücadele Birliði Platformu olarak ve Halk Cepheli Kadýnlarla birlikte kavgamýzýn bugününde alanlara çýktýk. Yapýlan ortak eylemde kadýn ve erkek beraber yürüttüðümüz devrim savaþýmýzýn kýzýllýðýný insanlara duyurmak ve göstermek için meydanlarda toplandýk. Yürüyüþümüze eþlik eden sloganlarýmýzla birlikte cadde boyunca iþçilere ve emekçi kadýnlara haykýrdýk. Daha sonra meydanda basýn açýklamamýz gerçekleþti. Basýn açýklamasýný okuyan yoldaþýmýz: “Ve kadýn kapitalizmin geliþimiyle üretimin her alanýnda yer almaktadýr. Fakat yine de bulunduðu durum ona toplumsal hak eþitliði kazandýrmamýþtýr... Dünyanýn onlarca ülkesinde ezilen halklar, emekçi kadýnlar eylemlerin en önünde… Tunus’ta yürüyen kadýnlar zaferi karþýlayanlardýr. Mýsýr’ýn Tahrir Meydaný’nda ‘burayý terk etmeyiz’ diyen binlerce kadýn ayaklanmalarý büyütüyor. Libya’da ve daha birçok ülkede kadýnlar çocuklarýn ellerinden tutarak özgürlüðün yolunu açýyor.. Bizler diyoruz ki; emekçi kadýnlar olarak bu sömürü düzenini bize dayattýðý aþaðýlanmalara karþý insan kalabilmek için mücadele etmek zorundayýz. Sýnýfsal, cinsel, ulusal tüm baskýlarýn son bulmasý için kadýn erkek tüm emekçilerin sömürüsüz sýnýfsýz bir dünyada eþit ve özgürce yaþayabileceði o güzel günler için örgütlenmeli ve sosyalizm mücadelesini büyütmeliyiz” dedi. Ardýndan Epik Sanat Tiyatro Topluluðunun hazýrladýðý oyun, Antakya emekçilerinin beðenisini topladý. En son olarak da Antakya Ayýþýðý Sanat Merkezi’nden Saut-ýl Þems Müzik Grubu, halaylarla ve marþlarla coþkumuza daha da coþku kattý.

Þan Olsun 8 Mart’ý Yaratan Ve Yaþatanlara! Antakya Mücadele Birliði Platformu

Eskiþehir’de Emekçi Kadýnlar Günü

8

Mart, Emekçi kadýnlarýn kapitalizme, zulme ve sömürüye karþý savaþ günü etkinlikleri ve eylemleri, her yerde olduðu gibi Eskiþehir’de de gerçekleþti. 8 Mart öncesinde, üniversitede ve emekçi mahallelerde BDSP, DKH, Devrimci Proletarya, Mücadele Birliði’nin beraber ördüðü bir süreç baþlatýldý, Anadolu Üniversitesi ve emekçi mahalleler içerisinde birlikte çalýþmalar yürütüldü. Üniversite içerisinde yoðun afiþ ve bildiri çalýþmasýnýn yaný sýra günlük hayattaki kadýn sorunlarýný yansýtan kýsa tiyatro oyunlarý ve müzik dinletileri düzenlendi. Bu çalýþmalarýn ardýndan 8 Mart günü saat 15:00’te, Adalar Ýl Saðlýk Müdürlüðü önünde toplanýlan eylem, ajitasyon ve sloganlarla baþladý. Sýk sýk “Kadýn Olmadan Devrim Olmaz, Devrim Olmadan Kadýn Kur-

12

tulmaz”, “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “Kadýn Erkek El Ele Örgütlü Mücadeleye”, “Jin Jiyan Azadi”, “Cinsel, Ulusal, Sýnýfsal Sömürüye Son” sloganlarý atarak Adalar Migros önüne doðru yürüyüþe geçildi. Adalar Migros önünde basýn açýklamasý okundu. Genel olarak 8 Mart’ýn tarihi geliþim süreçleri ve ortaya çýkýþý, kadýnýn kapitalist sistemde maruz kaldýðý cinsel sýnýfsal ve ulusal baský, son süreçte gelen yasalarla kadýnlarýn ve tüm emekçi kitlelerin haklarýna ve yaþamsal alanlarýna yapýlan tahribattan bahsedilen açýklamada, geçmiþte ve günümüzdeki kadýn iþçi önderleri Clara Zetkin, Rosa Lüksemburg, Hatice Yürekli, Meral Yakar, Sibel Sürücü, Lale Çolak, Sabahat Karataþ, Berna Ünsal gibi devrim ve sosyalizm mücadelesinin kadýn neferlerine de vurgu yapýldý. 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

Basýn açýklamasýnýn ardýndan kitle sloganlarla ve halaylarla eylemi sonlandýrdý. Eyleme YDG, Alýnteri ve Halk Cephesi de katýldýlar. Eylemin sonlanmasýyla birlikte kitle, Eskiþehir KESK binasýnda düzenlenecek sinevizyon ve kadýn sorunu üzerine yapýlacak tartýþmaya katýldý. Sinevizyon gösterimi ardýndan kadýnlarýn güncel sorunlarý bu sorunlarýn temel sebepleri ve çözümün nerede olduðunu konu edinen bir tartýþma baþlatýldý. Bu tartýþma esnasýnda günümüzde temelde kadýn sorununu kullanarak sosyalizmin tahribatý üzerine þekillenen burjuva ideolojileri ve bunlarýn sakýncalarý üzerinde duruldu. Saat 18:00 gibi kadınlrın sorunları ve çözüm yollarý üzerine yapılan sohbetlerin ardından etkinlik sona erdi. Mücadele Birliði/Eskiþehir


Yeni Evrede

8 Mart

Mücadele Birliði

MERSÝN’DE 8 MART “Güneþ nasýl ýþýmak, ýrmak nasýl akmak ve kuþ þakýmak zorundaysa, ben de savaþmak zorundayým” Clara ZETKÝN

8

Mart 1857’de haklarýný aramak için çýktýlar yola. Kadýnýz diye ezilmek zorunda deðiliz, diyerek baþkaldýrdýlar ve yaktýklarý ateþ aydýnlattý günümüzü. Devrim mücadelesi içinde olan kadýnlara yol gösterdiler. Sistemin bütün dayatmalarýna ve zor araçlarýný kullanmasýna raðmen dimdik ayakta kalabiliyorlar. Çünkü devrimle özgürleþeceðini bilen kadýnlar devrimci söylemlerin olduðu yerlerde ileri duruþlar sergileyerek ve her 8 Mart’ta alanlarý kýzýllaþtýrmak için alanlara çýkarak özgürlük mücadelelerini elde edeceklerini bilmelidirler.

Ýzmir Ýþçileri Yalnýz Deðildir

Bu yýl 8 Mart 101 yaþýna girdi. Sadece Türkiye ve Kürdistan’da deðil dünya genelinde anmalar yapýldý. Milyonlarca kadýn haklarýný aramak için sokaklara döküldü. 8 Mart günü Mersin’de saat 17.30’ da KESK binasý önünde toplanýldý. “Cinsel Ulusal Sýnýfsal Sömürüye Son” yazýlý, “Emekçi Kadýnlar (EKA), ÇHD, Demokratik Kadýn Hareketi, ESP Sosyalist Kadýn Meclisleri, Halk Cepheli Kadýnlar, ÝHD, Mersin Barosu, Partizan, TÜM- ÝGD’li Kadýnlar” imzalý pankart açýlarak sloganlar eþliðinde yürüyüþe baþlanýldý. Yürüyüþe Eðitim-Sen de destek verdi. Yürüyüþ boyunca “Her Gün 8 Mart Her Gün Mücadele”, “8 Mart Kýzýldýr Kýzýl Kalacak”, “Þan Olsun 8 Mart’ý Yaratanlara”, “Jin Jiyan Azadi”, “Yaþasýn Devrimci Dayanýþma” sloganlarý atýldý. Yürüyüþ basýn açýklamasý yapýlacak olan Taþ Bina önüne kadar sloganlarla devam etti. Yürüyüþ boyunca yaðan yaðmur Taþ Bina önüne gelindiðinde bardaktan boþalýrcasýna yaðmaya baþladý. Kötü hava koþuluna raðmen kitle coþkusunu kaybetmedi. Aþýrý yaðan yaðmur altýnda okunan basýn metninin ardýndan kitle sloganlarla daðýldý.

Kadýnlar Yürüyor Devrim Büyüyor! Þan Olsun 8 Mart’ ı Yaratanlara Ve Yaþatanlara! Mersin Emekçi Kadýnlar (EKA) Ýþçi Komiteleri olarak Kýzýl Meydan’dan Batýgül ve tüm eylemdeki iþçilerin mücadelelerini selamlýyoruz. Kendi mücadelemiz olarak görüyor ve yürüdükleri yolda yanlarýnda olacaðýmýzý ilan ediyoruz” dediler. Açýklamadan sonra eylem, sloganlarla sona erdi.

Devrimci Ýþçi Komiteleri, Ýzmir Konak Belediyesi’nde ve Buca Belediyesi’nde iþten çýkartýlan iþçilere yapýlan saldýrýyý protesto etti. Sendikal hak ve iþ güvencesi için eylemde olan Konak Taþeron Temizlik iþçileri ve kendisine verilen iþe baþlama sözlerinin tutulmasýný isteyen Batýgül Tunç’a, 14 Mart Pazartesi günü sabaha karþý polis tarafýndan saldýrý yapýlmýþtý. Eþyalarý daðýtýlan ve el konulan iþçiler darp edilmiþ, iki Mücadele Birliði dergisi okuru da Konak iþçilerinin yanýndan gözaltýna alýnmýþtý. Devrimci Ýþçi Komiteleri (DÝK) 16 Mart günü saat 17.00’de, Taksim Tramvay duraðýnda iþçilere yapýlan saldýrýyý protesto etti. “Zafer Savaþan Konak Belediye Ýþçilerinin Olacak” ve “ Batýgül Tunç Yalnýz Deðildir, Zafer Bizim Olacak” Devrimci Ýþçi Komiteleri imzalý pankartlarla toplanan DÝK’li iþçiler, “Batýgül Tunç Yalnýz Deðildir”, “ Konak Ýþçileri Yalnýz Deðildir”, “ Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak” sloganlarýný attýlar. Devrimci Ýþçi Komiteleri adýna açýklama yapan bir iþçi; “Ýþçiler, komite ve konseylerde örgütlenelim. Emeðin iktidarý için mücadeleyi yükseltelim. Güçlerimizi birleþtirmeli bizi ezen sömüren hayattan kovan burjuva düzeni yýkarak halk iktidarýný kurmalýyýz. Devrimci 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

13


Yeni Evrede

Sokaklar

Mücadele Birliði

12 Mart Katliamýný Unutmadýk Unuttur mayacaðýz

16

. yýlýnda Gazi 12 Mart Ayaklan.masýnýn anmasýna yönelik etkinlik ve eylemler yapıldı.10 Mart Perþembe akþamý saat 18.00 sularýnda Gazi 12 Mart Platformu bileþenleri, Gazi Dörtyol’da sesli ajitasyonlarla ve bildiri daðýtýmlarýyla Gazi iþçi ve emekçilerini 12 Mart’ta Gazi 12 Mart Platformu saflarýnda örgütlenmeye ve mücadeleye çaðýrdý. Yaklaþýk bir saat süren bu çalýþmanýn ardýndan saat 19.00’da Gazi Eski Karakol duraðýna toplanan kitleye, 12 Mart Ayaklanmasýný anlatan bir sinevizyon gösterimi yapýldý. Sinevizyon gösteriminin ardýndan platform bileþenlerinin hazýrladýðý konser baþladý. Grup Emeðe Ezgi, Ýsyan Ateþi ve Adalýlar Müzik gruplarýnýn parçalarýný ses-

lendirdiði bu konserden sonra kitle yürüyüþe geçti. Yürüyüþ sloganlar atýlarak ve ajitasyonlar yapýlarak devam etti. Yürüyüþte “Devrim Þehitleri Ölümsüzdür”, “Gazi Faþizme Mezar Olacak”, “Analarýn Öfkesi Katilleri Boðacak” ve “Yaþasýn Devrimci Dayanýþma” sloganlarý atýldý. Yürüyüþ Gazi Cemevi önünde sona erdi. Yürüyüþ sonrasý Gazi 12 Mart Platformu, 12 Mart Cumartesi saat 10.30 da Eski Karakol Duraðý’nda toplanacaklarýný ve mezarlýða yürüyeceklerini duyurdu. Gazi 12 Mart Platformu’nda: Mücadele Birliði Platformu, DHF, PDD, BDSP, Partizan, Kaldýraç ve Devrimci Hareket yer aldı.

BÝNLER GAZÝ SOKAKLARINDAYDI…

G

azi Ayaklanmasý’nýn 16. yýlýnda binler yine Gazi sokaklarýný doldurdu. 16 yýl önce faþist devlet, yükselen devrim mücadelesini engellemek için bir saldýrý gerçekleþtirdi. 12 Mart 1995’te üç kahvehane ve bir iþyeri kurþunlandý. 3 kiþi yaþamýný yitirirken 5’i aðýr 25’ten fazla kiþi yaralandý. Faþist devlet bu saldýrýsýyla Alevi- Sünni çatýþmasý yaratarak devrimin geliþimini engellemek istiyordu. Amaç suni bir kamplaþma yaratarak devrimin gücünü zayýflatmaktý. Fakat Gazi’nin emekçi halklarý bu oyuna gelmedi ve Gazi karakoluna yönelerek katliamý kimin yaptýðýný göstermiþ oldu. 12 Mart akþamý Gazi’de baþlayan olaylar hýzla Ýstanbul’un çeþitli emekçi semtlerine de sýçradý. 1 Mayýs Mahallesi’nde de sokaða çýkan halka polis ateþ açtý, ölen ve yaralananlar oldu. Ankara’ya da sýçrayan eylemlerde polisin kitlenin üstüne ateþ açmasý sonucunda 36 kiþi yaralandý. Gazi ayaklanmasý burjuvaziye büyük korku saldýðý gibi emekçilere ve Kürt halkýna da büyük umut verdi. 16 yýl sonra Ggazi sokaklarýný dolduran kitleler Gazi katliamýnýn hesabýný soracaðýný bir kez daha haykýrmýþ oldu. Bu yýl Gazi katliamýnýn anmasý 3 ayrý þekilde örgütlendi. En önde katliamda ölenlerin aileleri yer alýrken, onlarýn arkasýndan Halk Cephesi, 12 Mart Emek, Barýþ ve Özgürlük Platformu bileþenleri yer alarak Gazi Mezarlýðý’na doðru yürüyüþe geçildi. Gazi mezarlýðýnda ortak bir anma yapýldý. Üçüncü anmayý ise devrimci güçlerin oluþturduðu 12 Mart Platformu yaptý. Mücadele Birliði, Partizan, PDD, DHF, Devrimci Hareket, BDSP, Kaldıraç tarafýndan oluþan 12 Mart Platformu, Gazi Eski Karakol’dan saat 11:30’da yürüyüþe baþladý. Yol boyunca esnaf-

14

larýn kepenk kapattýðý ve anmalar bitene kadar da kepenklerin kapalý olduðu görüldü. 12 Mart Platformu üyeleri “Gazi Katliamýný Unutmadýk Unutturmayacaðýz” ortak pankartý arkasýnda yürüdüler. Mücadele Birliði olarak bizler de “Yaþasýn Gazi Ayaklanmasý” pankartýmýzla anmaya katýldýk. Ayný zamanda 13 Mart 1982’de Ýzmir Buca zindanýnda idam edilen yoldaþlarýmýzý resimlerinin ve adlarýnýn olduðu, “Adlarý Adýmýz, Adlarý Kavgamýz- Mücadele Birliði” pankartýný da taþýdýk. Sýk sýk “Faþizme Karþý Silah Baþýna”, “Faþizmi Döktüðü Kanda Boðacaðýz”, “Yaþasýn Gazi Ayaklanmasý”, “13 Mart’tan Gazi’ye Gazi’den Zafere” sloganlarý atýldý. Mezarlýða geldikten sonra ise, Gazi Ayaklanmasýnda ve devrim mücadelesinde ölenler için saygý duruþu yapýldý. Saygý duruþunun 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

ardýndan 12 Mart platformunun ortak basýn metni okundu. Basýn metninin ardýndan, Grup Emeðe Ezgi Enternasyonal marþýný söyledi. Hep bir aðýzdan söylenen Enternasyonal Marþýnýn ardýndan 12 Mart Platformu’nun ortak anmasý sona erdi. Böylece bu yýlki 12 Mart Gazi anmasý, yaklaþýk 4 bin kiþinin katýlýmýyla gerçekleştirildi. Anmadan sonra bizler Mücadele Birliði olarak yeniden pankartlarýmýz ve bayraklarýmýzla yürüyüþe geçtik. Yeniden “Faþizme Karþý silah Baþýna”, “Faþizmi döktüðü Kanda Boðacaðýz”, “Yaþasýn Gazi Ayaklanmasý”, “13 Mart’tan Gaziye Gazi’den Zafere” sloganlarý atýldý. Yürüyüþümüz Kýbrýs caddesine geldiðimizde sona erdi.

Yaþasýn Gazi Ayaklanmasý


Yeni Evrede

Sokaklar

Mücadele Birliði

16 Mart Katliamýný Unutmadýk Unutur mayacaðýz! 16 Mart 1978’de Beyazýt’ta katledilen 7 devrimci öðrenci unutulmadý.

16 Mart günü Sirkeci’de saat 12.00’de toplanan devrimci demokrat öðrenciler (Beyazýt Gazetesi, Devrimci Hareket, Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB), Ekim Gençliði, Genç-Sen, Gençlik Cephesi, Gençlik Muhalefeti, Kaldýraç, ÖEP, Öðrenci Kolektifleri, SGD, TÜMÝGD, yürüyüþün baþlayacaðý yer olan Laleli Tramvay Duraðý’na geldiler ve Edebiyat Fakültesinden çýkacak olan öðrencilerle buluþmak için Fakülte önüne yürüdüler. Burada öðrenciler, ellerinde “Faþizmi Döktüðü Kanda Boðacaðýz”, “16 Mart’ý Unutmadýk Unutturmayacaðýz”, “Halepçeyi Unut-

madýk Unutturmayacaðýz” dövizleri ve ölenlerin resimleri, isimlerini taþýyarak fakülteden çýkacak arkadaþlarýný beklediler. Saat 13.00’da yeni katýlýmlarla büyüyen kitle, Edebiyat Fakültesi önünden Beyazýt Meydaný’na doðru yürüyüþe geçti ve yapýlan katliamý “Beyazýt Faþizme Mezar Olacak”, “16 Martý Unutma Unutturma”, “En Halepçe Jibýn Nakin” sloganlarý atarak protesto ettiler. Katliamda ölenlerin ismi okunarak “Yaþýyor” sloganý atýldý. Beyazýt Meydan’ýna yolu trafiðe kapatarak yürüyen kitle, Meydan’a Beyazýt Marþýný

söyleyerek girdi. Bu sýrada 16 Mart anmasýna desteðe gelen Ontex iþçileri de sloganlarla meydanda kitleyi karþýladý. “Ýþçi Gençlik El Ele Mücadeleye” sloganý atýldý. Ana kapýya doðru yürüyen kitle burada Merkez kampüsten çýkanlarý bekledi. Kampüsten gelen öðrencilerle beraber basýn açýklamasýnın okunmasına geçildi. Basýn açýklamasýnda “16 Mart’ýn hesabý sorulana dek mücadelemiz devam edecektir. Tüm kurumlarý ile birlikte bu köhne düzeni tarihin çöplüðüne yollayacaðýz, sosyalizmi kuracaðýz” denildi. 16 Mart sadece Beyazýt’ta yaþanan katliamýn adý deðil. 1988’de Halepçe’de kimyasal gazlarla Kürt halkýndan binlerce insan katledildi. Açýklamada bu katliama da deðinen devrimci demokrat öðrenciler “Yine 16 Mart’ta katiller binlerce insaný kadýn, erkek,genç, yaþlý demeden Irak’ta, Halepçe’de hedef aldýlar. Amerikancý rejimin uþaklarý binlerce Kürdü kimyasal silahlarla katlettiler. Hala yeni doðan çocuklarý sakat kalmaya hatta canlarýndan olmaya devam ediyor” denildi. Açýklama sürerken bir grup CHP’li bayraklarýyla eyleme katýlmak istedi. Ama devrimci öðrenciler tarafýndan bu engellendi. Açýklamadan sonra öðrenciler katliamýn yapýldýðý yer olan Eczacýlar Fakültesi önüne yürüdü. Eczacýlar Fakültesi önüne karanfiller býrakýldý. Katliamda ölen devrimci öðrenciler için saygý duruþunda bulunduktan sonra, burada kýsa bir anma programý yapýldý. Anma programýnda Grup Adalýlar marþlar söyledi. Çav Bella marþý bütün kitle tarafýndan beraber söylendi. Burada Ontex iþçileri de kýsaca konuþarak, devrimci gençliðin yanýnda olduklarını belirttiler. Eylem, Ontex iþçilerine yapýlan saldýrýyý protesto için valiliðin önünde yapýlacak basýn açýklamasýna çaðrýyla sona erdi. Ýstanbul Devrimci Öðrenci Birliði

16 Mart Katliamlarý Protesto Edildi

16

Mart Çarþamba günü saat 13.00’da, BDP Ýl Baþkanlýðýnýn önünde BDP’liler bir basýn açýklamasý yaptý. “16 Mart Halepçe Katliamýný Unutmadýk Unutturmayacaðýz/BDP Ýzmir Ýl Örgütü” pankartý açýlan açýklamada, 16 Mart 1988 tarihinde Enfal operasyonu kapsamýnda yapýlan Halepçe katliamý ve 1978’te faþist devlet tarafýndan Ýstanbul Üniversitesinde okuyan 7 öðrencinin katledilmesi protesto edildi. Eylem, TOMA ve yoðun çevik kuvvet ablukasý altýnda yapýldý. BDP İl Baþkanýnýn

okuduðu basýn açýklamasýndan sonra eylem son buldu. Saat 14.30’da da Halepçe ve Beyazýt Katliamlarýný protesto etmek için ÝHD Ýzmir Þubesi Konak Sümerbank önünde basýn açýklamasý gerçekleþtirdi. Basýn açýklamasýnda “Halepçe ve Beyazýt Katliamýný Unutmadýk Unutturmayacaðýz” pankartý açýldý. Okunan basýn metninin ardından kýsa bir oturma eylemi yapýlarak basın açıklaması sona erdi. Mücadele Birliði/Ýzmir 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

15


Yeni Evrede

Gündem

Mücadele Birliði

DURDURAMA A iðer Arap ülkelerinin aksine gerçek bir devrimci hareketin baþlamadýðý ülke, Libya idi. Orada henüz bir devrimci kitle hareketi baþlamamýþtý. Kaddafi yönetimine öfke duyan emekçiler vardý kuþkusuz. IMF programlarýyla birlikte geçmiþte insani geliþme endeksinde üst sýralardaki yerini hýzla kaybeden Libya’da emekçilerin durumu her geçen gün kötüye gitti. Bu açýdan henüz rüþeym halinde bir devrimci kabarýþ orada da vardý. Ama bunun dýþýnda, CIA ve MI6 denetiminde paramiliter örgütler de vardý. Örneðin Libya Ulusal Kurtuluþ Cephesi bunlarýn baþýnda geliyor.

D

16

BD ve NATO’nun 19 Mart akþam saatlerinde baþlayan Libya bombardýmaný devam ediyor. Ýki günde ölen sivillerin sayýsý 65 olarak geçti kayýtlara. Ýsyancý birlikler de emperyalist hava filolarýnýn korumasý altýnda tekrar batý Libya’ya doðru ilerlemeye baþladýlar. 19 Mart’ta Fransýz uçaklarý Bingazi önlerinde Kaddafi’nin tanklarýný vurduðunda, isyancýlarýn kalesi olan Bingazi üzerindeki Kaddafi baskýsýný da durdurmuþ oluyordu. Zaten böylesine alel acele hareket etmelerinin temelinde yatan þey de, Libya’daki “köprübaþlarý” olan isyancýlarýn artýk tümden kaybetme noktasýna gelmiþ olmalarýydý. Ýsyanýn baþlarýnda kolayca doðu kentlerini ele geçiren isyancýlar, son bir haftada hükümet birliklerinin saldýrýsý karþýsýnda tutunamamýþ, hýzla kaçmaya/çözülmeye baþlamýþlardý. Kentler ve kasabalar hýzla el deðiþtirdi. Neredeyse isyancýlar açýsýndan her þey bitmiþti ve Bingazi düþmek üzereydi.

Ýþgal Ýçin Sebep Gerek! Daha önce isyancýlar ilerlerken emperyalistlerden pek ses çýkmadý. Ýlerleyiþ durup da geçici bir denge oluþtuðunda, “uçuþa yasak bölge” kararý çýkarmak için bastýrmaya baþladýlar. Bu uðurda yalan haberler yapmaktan geri durmadýlar. Bu haberlere göre Kaddafi’nin uçaklarý sivilleri vuruyordu. Bu haberler üzerine Robert Gates’e (ABD Savunma Bakaný) ellerinde kanýt olup olmadýðý sorulmuþ, “elimizde kanýt yok, haber bültenlerini görüyoruz” demek zorunda kalmýþtý. Rus uydularý da bu “haber bültenlerinin” tamamen yalan olduðunu tüm dünyaya ilan etti. Mevcut þartlarda “uçuþa yasak bölge” kararýný çýkartamayacaklarýný anlayan emperyalistler, Arap Birliði üzerinde baský uygulamaya baþladýlar. Sonunda Arap Birliði Libya’da “uçuþa yasak bölge ilan edilmesi gerektiði”ni tüm dünyaya ilan etti. Birliðin bu açýklamasý BM’de 1973 sayýlý kararýn alýnmasýnda önemli bir basamak olacaktý. 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

Tüm bunlar olurken aradan zaman geçmiþ, geçen zaman içinde Kaddafi birlikleri isyancýlarýn elindeki kent ve kasabalarý tek tek geri almaya baþlamýþlardý. Durum, emperyalist planlar açýsýndan gerçekten kritik bir aþamaya gelmiþti. “Köprübaþý” yitirilmek üzereydi. Eðer isyancýlar yenilecek olursa iþgal için bir sebep bulmalarý çok zor olacaktý. Arap Birliði’nin deklarasyonundan sonra BM çatýsý altýnda pazarlýklar baþladý. ABD büyükelçisi “uçuþa yasak bölge kararý yetmez. Þartlar deðiþti. Kaddafi’nin tanklarýný vuracak karar çýkartmalýyýz” diyerek aslýnda tüm niyet ve planlarýný açýk ediyordu. Fransa ise meþum koalisyonun en tezcanlýsýydý. Sonunda “uçuþa yasak bölge” tasarýsý hazýrlandý. Ýþgal dýþýnda her türlü saldýrýnýn önünü açan “sivilleri korumak amaçlý” BM 1973 sayýlý kararý 18 Mart’ta Güvenlik Konseyi’nde, Rusya, Çin, Almanya, Brezilya ve Hindistan’ýn çekimser oylarýna karþý 10 oyla geçti. Rusya ve Çin “veto kartlarýný” kullanmamýþlardý. Emperyalistlerin ayak baðlarýný çözen karar böylece alýnmýþ oldu. Hemen ertesi gün Fransýz mirage’larý 4 Libya tankýný vurarak “sivilleri koruma” iþine baþlamýþ oldular! Derken yüzü aþkýn tomahawk füzeleri, çok sayýda savaþ jetinin sayýsýz sortileri “sivilleri korumak için” ölüm kusmaya baþladý. Ve sözkonusu “siviller”, uçaksavarlar ve aðýr makinalýlar monte edilmiþ pikaplarla hükümet kuvvetlerine kaptýrdýklarý kent ve kasabalarý geri almak için harekete geçtiler. Ýlk olarak Ecdebiye’yi ele geçirdiler tekrar. Misurata’da durumlarýný güvenceye aldýlar. Monarþi bayraklarý bir ellerinde, Fransa bayraklarý diðer ellerinde, zafer sarhoþluðu ile havaya ateþ açan “siviller” baþkent Trablus yolunu tutmuþ durumdalar! Her þey Petrolden Ýbaret Deðil Emperyalistlerin göstermelik hukuklarýna bile uymayan bu saldýrý, sýkça dile getirilenin aksine temel olarak Libya petrolünün yeniden paylaþýmý için yapýlmýyor. Kaddafi ile “Batý”nýn arasý uzun bir süredir


Yeni Evrede

Gündem

Mücadele Birliði

AYACAKSINIZ! çok çok iyi. Karþýlýklý olarak saygýda kusur etmiyorlardý. Libya’nýn kaliteli petrolü Avrupa’ya taþýnýyor, Kaddafi Avrupa baþkentlerinden büyük saygý görüyordu. Havanýn böyle birden bire Kaddafi aleyhine dönmesi, ne Kaddafi’nin geçmiþinden kaynaklanýyor, ne de Libya’nýn zengin petrol yataklarýndan. Tunus’la baþlayan, Mýsýr’a, ve oradan tüm Arap coðrafyasýna, hatta orta Afrika’ya, Burkina Faso’ya yayýlan devrimler, bölge gericiliðini temellerinden sarstý. “ABD ve NATO’nun korkulu rüyasý olan Arap dünyasýnda devrim hareketi, mahrum olanlarýn devrimi olacak. Avrupa’da 1789’da Bastil’in ele geçirilmesinden sonra en büyük olduðu söylenen bir dalga. ” (Fidel Castro, “NATO’nun Kaçýnýlmaz Savaþý”) Toplumsal öfke bölgede sýk sýk sokaklarý ele geçiriyor. Verilmek zorunda kalýnan ödünler, atýlan geri adýmlar durduramýyor halklarýn yükselen devrimci dalgasýný. Ne “günah keçisi” diktatörlerin gidiþi, ne “gizli polisin feshi”... Fidel’in deyimiyle “Cin þiþeden çýktý ve NATO onu nasýl kontrol edeceðini bilmiyor.” ( “Cynicism’s Danse Macabre”) Tüm bölge kaynýyor. Ýþbirlikçi rejimler, Arap gericiliðinin kaleleri sarsýlýyor. Hemen hepsi düþme tehlikesiyle karþý karþýya. Ýþte tam bu noktada emperyalist saldýrganlýk devreye giriyor. Devrim dalgasýnýn kýrýlmasý, düzenin yeniden tesisi için harekete geçiliyor. Bir yandan “deðiþimden yana” açýklamalar yapýlýrken, bir yandan tüm araçlar seferber ediliyor. Devrimler kuþatma altýna alýnýyor. Politik kuþatmayý bizzat askeri kuþatma ve saldýrý izliyor.

dafi yönetimine öfke duyan emekçiler vardý kuþkusuz. IMF programlarýyla birlikte geçmiþte insani geliþme endeksinde üst sýralardaki yerini hýzla kaybeden Libya’da emekçilerin durumu her geçen gün kötüye gitti. Bu açýdan henüz rüþeym halinde bir devrimci kabarýþ orada da vardý. Ama bunun dýþýnda, CIA ve MI6 denetiminde paramiliter örgütler de vardý. Örneðin Libya Ulusal Kurtuluþ Cephesi bunlarýn baþýnda geliyor. Arap dünyasýnda devrimler büyük bir hýzla ilerlerken, Þubat ayýnýn ortalarýnda Londra’da toplanan Libya Ulusal Kurtuluþ Cephesi “öfke günü” ilan etti. Bingazi’de ve birkaç kentte gösteriler baþladý. Daha ikinci gün göstericiler birden aðýr silahlarla ortaya çýktý ve garnizonlarý, sonra kentleri ve kasabalarý ele geçirdiler. Aðýr silahlar monte edilmiþ pikaplar yollarda görülmeye baþladý. Diðer Arap ülkelerinin aksine, Libya’da olaylar doðrudan bir silahlý isyan olarak, planlanmýþ bir hareket olarak baþladý. BM’deki Libya büyükelçisi BM’yi Libya’ya müdahale etmeye çaðýran konuþmalar yaptý. Eski Adalet Bakaný ve eski Ýçiþleri Bakaný isyan saflarýna geçti. Ýþin garibi, ortada silahlar vardý, askerler vardý, askeri araçlar vardý... ama halk yoktu! Halksýz bir halk ayaklanmasý gerçekleþiyordu Libya’da! Kabul etmek gerekiyor ki, iyi planlanmýþ bir hareket vardý Libya’da. Üstelik Kaddafi’yi deviremeyeceði daha baþta belli olan bir plan. Zaten Kaddafi’nin devrilmesi deðil, bizzat NATO’nun askeri saldýrýsýna, hatta iþgaline zemin hazýrlamasý bekleniyor bu isyandan. Yani kelimenin gerçek anlamýnda bir köprübaþý olmasý isteniyor.

Arap Dünyasýnýn Zayýf Halkasý ABD “Arap dünyasýna yayýlan devrimci dalgayý durdurmak için Libya’ya askeri müdahaleye ihtiyaç duyuyor.” (Fidel Castro, “NATO, War, Lies and Bussiness”) Neden Libya? Diðer Arap ülkelerinin aksine gerçek bir devrimci hareketin baþlamadýðý ülke, Libya idi. Orada henüz bir devrimci kitle hareketi baþlamamýþtý. Kad-

Durdurulamayan Devrimler Tunus’ta Bin Ali rejimi yüzlerce göstericiyi öldürdü, durduramadý devrimi. Mýsýr’da Mübarek, cezaevlerindeki katilleri, canileri serbest býraktý göstericilere saldýrsýn, acýmasýzca öldürsün ve sindirsin diye onlarý; baþedemedi. Her iki ülkede de devrimler oldu. Üstelik yerlerine gelen yönetimler, Mýsýr’daki cunta dahil, eski düzeni 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

tesis edemedi. Ödün üstüne ödün vermek zorunda kalýyorlar hala. Yemen’de Salih yönetiminin vahþeti kar etmiyor. Tek bir gösteriye saldýrarak 60’ý aþkýn göstericiyi öldürüyor, gösterilerin önünü alamýyor. Tam tersine hareket gün geçtikçe yaygýnlaþýyor. Bahreyn’de kraliyet ailesi Ýnci Meydaný’ndaki protestocularý öldürmekle baþedemeyince Suudi kralýna yalvarýyor “gel beni iþgal et” diye. Suudi tanklarý ve iki bin asker resmen iþgal ediyor 800 bin nüfuslu bu küçük adayý. O da kar etmiyor. Irak’ta, Suriye’de, Ürdün’de, Lübnan’da, Filistin’de, Umman’da, Fas ve Cezayir’de, Sudan’da, Moritanya’da, Burkina Faso’da, Kuveyt’te hatta Suudi Arabistan’da ve Katar’da... istisnasýz hepsinde eylemler var. Arap gericiliði temellerinden sarsýlýyor. Düþmek üzere. Ýþte emperyalistleri korkutan asýl durum budur. Her olayda sadece “yeraltý ve yerüstü zenginlikleri”ni görenler, iþin temelini kaçýrýyorlar. Libya savaþýnýn temelinde yatan, durdurulamayan Arap devrimleridir. Libya, emperyalizmin Arap devrimlerine verdiði yanýttýr. Bir karþý-devrim üssü yaratma giriþimidir. Devrimlerin önünü alma, onlarý kuþatma, askeri operasyonlarla, savaþýn ateþiyle boðma giriþimidir. Irak’ýn iþgali sýrasýnda bir milyonu aþkýn insan öldürdü ABD ve müttefikleri. Afganistan’da, Pakistan’da halihazýrda binlercesini öldürüyor. Tüm ortadoðu ve Afrika’da on yýllar boyunca öldürdüklerinin haddi hesabý yok. “Macabre”, bir ortaçað dansýdýr. Ýskeletlerle yapýlan bir ölüm dansý. Ölümü simgeleyen bir dans... Libya, emperyalizmin yeni “macabre”ýdýr. Utanmazcasýna “insani görev”, “sivilleri koruma görevi” olarak sunulan bu saldýrý, bu ölümü kutsayan dans, dünya devrim dalgasýný, onun bir parçasý olarak Arap devrimlerini durduramayacak! Dünya halklarýnýn hýzlanan özgürlük yürüyüþünü durduramayacaksýnýz!

17


Yeni Evrede

Anma

Mücadele Birliði

13 Mart’ta Ýdam Edilen Ýþçiler Anýldý!

1

982’de idam edilen üç devrimci iþçi Seyit Konuk, Ýbrahim Ethem Coþkun ve Necati Vardar, Taksim’de yapýlan bir yürüyüþ ve basýn açýklamasýyla anýldý. 1981’de iþçi sýnýfýnýn mücadele ve dayanýþma günü olan 1 Mayýs’ta çýkarýldýklarý mahkemece idam kararý verilen Seyit Konuk, Ýbrahim Ethem Coþkun, Necati Vardar, 13 Mart 1982’de idam edildi. Onlar, Ýzmir’de Tariþ, BMC direniþlerini örgütleyen öncü iþçilerdendi, sendikacý ve devrimciydi. 13 Mart Cumartesi günü saat 14.00’de Galatasaray Lisesi önünde toplanan Devrimci Ýþçi Komiteleri’nden iþçiler üç komünist iþçiyi anmak için bir yürüyüþ düzenlediler. Üç iþçinin resminin yer aldýðý pankartlarýný açarak “Ýdamlar Bizi Yýldýramaz”, “Kahrolsun Faþizm Yaþasýn Mücadelemiz”, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak” sloganlarýyla baþlayan eylemde yürüyüþ öncesinde bir iþçi söz alarak Seyit Konuk, Ýbrahim Ethem Coþkun ve Necati Vardar’ýn yaþamlarýna deðindi: “Onlarý tutsak ederken, idam sehpasýna gönderirken burjuvazi zannediyordu ki teslim alabilirim, ama yanýldý. Onlar tutsak düþtükleri andan, idam sehpalarýna dek ayný kararlýlýkla yürüdüler ve kendi sehpalarýný kendileri tekmelediler. Onlar Deniz Gezmiþ’in yoldaþlarýydý, Seyit Konuk, Ýbrahim Ethem Coþkun ve Necati Vardar, sýnýfsýz sömürüsüz, savaþsýz bir dünya özlemiyle yaþadýlar, savaþtýlar ve öyle öldüler. Onlar bize tarihsel bir miras býraktýlar ki, o mirasa layýk olabilmek için onlar gibi olmalýyýz” dedi. Bu üç genç devrimci iþçinin, sýnýfsýz sömürüsüz bir dünya kurma yolunda iktidar hedefli bir mücadele bilincini taþýdýklarý için burjuvazi tarafýndan idam edildiði belirtildi. 13 Mart Savaþçýlarý’nýn genç iþçiler olarak, sendikal çalýþmalardan, mahalle çalýþmalarýna kadar her alanda mücadelede yer aldýklarına, genç yaþlarýna raðmen devrimci ve komünist kiþilikleriyle öne çýktýklarýna deðinilerek, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da burjuvaziye karþý verilen devrim mücadelesinde idam edilen ilk iþçi önderler olmalarýna dikkat çekildi. Konuþmanýn ardýndan “Ýdamlarý Bizi Yýldýramaz”, “Devrim Savaþçýlarý Ölümsüzdür”, “Ýþçiler Birleþin Devrim Ýçin Savaþýn”, “13 Mart Savaþçýlarý Kavgamýzda Yaþýyor”, “Dünya Emeðin Olacak”, “13 Mart Savaþçýlarý Ölümsüzdür”, “Fabrikalar, Tarlalar, Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak”. “Yaþasýn Devrimci Ýþçi Komiteleri”, “Ýktidar Dýþýnda Her Þey HiçBir Þeydir” sloganlarý atýlarak ve devrim savaþçýlarýnýn isimleri anýlarak Taksim Tramvay

18

duraðýna yüründü. Çevrede toplananlar konuþma ve yürüyüþ sýrasýnda sloganlara eþlik ederek, alkýþlarla eylemi destekleyerek, devrimci önderlere saygýlarýný ifade ettiler, korteje eþlik edenler oldu. Tramvay duraðýna gelindiðinde Devrimci Ýþçi Komiteleri’nin yaptýðý basýn açýklamasýnda “Bundan tam 29 yýl önce üç iþçi idam edilerek katledildi. Onlar TARÝÞ direniþini örgütleyen iþçi önderleri, sendikacý komünist devrimcilerdi. Seyit Konuk, Ýbrahim Ethem Coþkun, Necati Vardar bugün sonuçlarýný yakýcý bir biçimde hissettiðimiz 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar politikalarýnýn bir sonucu olarak katledildiler. Sermaye sýnýfýnýn, özel mülkiyet sisteminin güvencesi Ordu, yaptýðý darbeyle yönetime el koydu ve Güney Amerika modeli faþist bir diktatörlük kurdu. Ve iþçi sýnýfýnýn, emekçi halklarýn ekonomik, demokratik ne kadar kazanýmý varsa sermaye lehine gasp edildi. Sermaye sýnýfýna dikensiz gül bahçesi sunan faþist cunta ve onun baþý Evren darbenin gerekçesini açýklarken “Bugün burada biz olmasaydýk onlar olacaktý” diyerek proleter bir devrimin ne kadar güncel ve somut olduðunu anlatýyordu. Cunta liderinin ilk yaptýðý iþ komünistleri, devrimcileri sokak infazlarýnda, iþkence tezgahlarýnda, idam sehpalarýnda katletmek oldu. 13 Mart1982’de Buca zindanýnda üç komünist iþçi önderi ve sendikacý idam edilerek katledildi. Amaç devrimci proletaryaya gözdaðý vermek ve onu teslim almaktý” denildi. Açýklamada kendisine iþçi sýnýfýnýn öncüleri diyenlerin, devrim savaþçýlarýnýn örnek 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

devrimci duruþunun gizlenmesi çabalarýna karþý mücadele etmelerinin bir zorunluluk olduðunun altý çizildi. Burjuvazinin sýnýf tarihinin yapýsal ve küresel düzeyde olan en derin ve en geniþ krizini yaþadýðýna deðinilen açýklamada “Artýk zincirlerimizden baþka kaybedeceðimiz bir þeyimiz kalmadý. Kazanacaðýmýz ise özgür ve mutlu bir dünya var. Seyitler, Ýbrahimler, Necatiler böyle bir dünya için savaþtýlar. Onlarýn gösterdiði yoldan yürüyelim, onlar gibi ileri atýlalým, onlar gibi savaþalým, Devrimci Ýþçi Komiteleri’nde örgütlenelim. Kuzey Afrika halklarýný örnek alalým. Mýsýr, Tunus gibi milyon, milyon ayaða kalkalým devrim ve iktidar için savaþalým” denildi. Basýn açýklamasý sýrasýnda “Ýþçiler Birleþin Devrim Ýçin Savaþýn!”, “Dünya Emeðin Olacak”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði” sloganlarý atýldý. Konuþma ve sloganlardan etkilenen çok sayýda insan basýn açýklamasýnda devrimci önderlerin isimlerinin geçtiði sýrada alkýþlarla ve kýsmen sloganlara eþlik etmeye çalýþarak, üç genç devrim savaþçýsýna sevgi ve hayranlýklarýný ifade ettiler. Basýn açýklamasýnýn okunmasýndan sonra Grup Emeðe Ezgi Seyit Konuk, Ýbrahim Ethem Coþkun ve Necati Vardar anýsýna bestelenen 13 Mart Marþý’ný seslendirdi. Grup Emeðe Ezgi’nin kendi çalýþmasý olan “Söz Veriyoruz” marþýyla 13 Mart Savaþçýlarý’nýn bayraðýný dalgalandýrabilmenin, devrim mücadelesini onlar gibi yürütmekten geçtiði ifade edilerek coþkulu bir katýlýmla hep birlikte söylenerek eylem sonlandýrýldý.


Yeni Evrede

Anma

Mücadele Birliði

13 Mart Savaþçýlarý Yaþýyor

29

yýl önce faþist devlet tarafýndan Buca Zindaný’nda idam edilen 3 komünist, iþçi önderi Ýbrahim Ethem Coþkun, Seyit Konuk ve Necati Vardar yoldaþlarý anmak için 13 Mart Pazar günü Saat 13.30’da Ayýþýðý Sanat Merkezi’nde etkinlik düzenledik. 13 Mart Savaþçýlarý nezdinde devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleþenler için saygý duruþuyla baþlayan anma etkinliði daha sonra, 13 Mart Savaþçýlarý’ný anlatan sinevizyon gösterimiyle devam etti. Sinevizyonun ardýndan 13 Mart savaþçýlarýnýn mücadelesini anlatmak üzere DÖB’lü bir yoldaþýmýz kürsüdeydi. 13 Mart Savaþçýlarý’nýn mücadeleye baþlamasýndan yakalanmalarýna ve idamlarýna kadar geçen zamanda neler yaþadýklarýný, mahkeme heyeti de dahil olmak üzere mahkeme salonunu 1 Mayýs Þehitleri için saygý duruþuna nasýl kaldýrdýklarýný, idama giderken bile faþizmi nasýl titrettiklerini anlattý. Daha sonra kürsüyü 13 Mart Savaþçýlarý’nýn Buca Zindaný’ndan arkadaþlarýnýn idamlardan sonra yazdýðý mektubu okumak üzere DÝK’li bir yoldaþýmýz aldý. Okuduðu mektupta 13 Mart Savaþçýlarý’nýn sorguda kýrýlan diþleriyle ilgili “Bizden önce diþimizi astýlar” þeklinde ölüme meydan okuduklarýný anlatýlýyordu. Ekin Þiir Atölyesi’nin hazýrladýðý þiir dinletisi sunulurken, Ekin Þiir Atölyesi çalýþanlarý, okuduklarý þiirlerle dinleyenleri etkiledi. Son þiirlerinin ardýndan yoðun alkýþlarla kürsüyü bir baþka DÝK’li yoldaþýmýza býraktýlar. Yoldaþýmýz, Mart ayýnýn Türkiye ve Kürdistan devrimi açýsýndan önemli bir ay olduðunu belirttikten 12 Mart Gazi Katliamý’na,16 Mart Halepçe, 16 Mart Beyazýt Katliamý’na ve 31 Mart Kýzýldere Katliamý’na da deðinerek, Mart ayýnýn Ýsyan ve Ayaklanma ayý olduðunu vurguladý. “13 Mart Savaþçýlarý’ný anmak, onlarýn Deniz’lerden aldýðý ve bize devrettikleri devrim ve sosyalizm bayraðýný, zafere kadar onurla taþýmak demektir! Onlarý anmak demek, zafere kadar savaþmak demektir!” sözleriyle onlarýn mücadelemizde yaþadýðýný bir kez daha coþkuyla dile getirmiþ oldu. O dönemi yaþamýþ olan yoldaþlar, 13 Mart Savaþçýlarý’ný, Deniz’leri ve dönemin insanlar üzerinde býraktýðý etkileri anlattý. Dönemi yaþayan yoldaþlardan birinin “Sizleri böyle kapitalizmin ve faþizmin pisliðinden arýnmýþ gördükçe, diyorum ki çoðalýyoruz, bü-

yüyoruz. (…) Genç yoldaþlar, kendinizi bilimsel sosyalizmle donatmalýsýnýz, bugün burada bulunarak bunu yapacaðýnýzýn sözünü vermiþ oldunuz. Artýk bayrak sizlerdedir!” sözleri yoldaþlara coþku ve güç kattý. Yoldaþýn kürsüden alkýþlarla ayrýlmasýnýn ardýndan sözü yine DÝK’li bir yoldaþ aldý. Sýnýf sendikacýlýðýndan söz ettikten sonra 13 Mart Savaþçýlarý’nýn komite ve konseylere verdiði önemi vurguladý. Ýþçilerin, sosyalizm için komite ve konseylerde örgütlenmesinin gerekliliðine dikkat çekti. Yoldaþ kürsüyü ezgilere býraktý ve müzik dinletisi ile anmamýz son buldu. Etkinliðimizden sonra da anmaya katýlanlarla 13 Mart Savaþçýlarý ve güncel konular üzerine sohbet ederek ezgilerimizi seslendirdik hep beraber.

13 Mart Savaþçýlarý Yaþýyor, Savaþýyor!

Ýdamlar Bizi Yýldýramaz! Yaþasýn Kürt-Türk Halklarýnýn Mücadele Birliði! Mücadele Birliði/Antep

13 MART SAVAÞÇILARININ ÝZÝNDE

Ý

zmir’de Tariþ ve BMC direniþlerinin öncü iþçileri olan 13 Mart Savaþçýlarý, ölümsüzlüðe uðurlanýþlarýnýn 29. yýlýnda Ayýþýðý Sanat Merkezi’nde Devrimci Ýþçi Komiteleri tarafýndan düzenlenen etkinlikte anýldý. Etkinlik Sarýgazi Ayýþýðý Sanat Merkezi Þiir Grubu’nun Denizler’i anlatan “Denizlere Akan Nehirler” þiiriyle baþladý. Ardýndan uzun yýllar cezaevlerinde mücadelesini yürütmüþ olan bir yoldaþýmýz devrim mücadelesiyle tanýþtýðýnda 13 Mart Savaþçýlarý’nýn yaþamlarýndan ve mücadele anlayýþlarýndan nasýl etkilendiðini anlattý ve Devrimci Ýþçi Komiteleri’nden bir iþçi söz alarak konuþtu. Etkinlik, Devinim Tiyatro Atölyesi emekçileri ve DÝK’li iþçilerin katýlýmýyla hazýrlanan kýsa bir oyunla sürdü. Oyunda, 13 Mart Savaþçýlarý’nýn Buca Cezaevi’ndeki son saatlerini ve idam sehpalarýnda devrime olan baðlýlýk ve inançlarýný nasýl haykýrdýklarýný anlattýlar. 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

19


Yeni Evrede

Newroz

Mücadele Birliði

Ýstanbul’da Newroz Coþkusu

Ý

stanbul’da 2011 Newroz’u coþkuyla kutlandı. Newroz, Demokratik Kent Konseyi’nin organizasyonuyla Ýstanbul Kazlýçeþme’de yüzbinlerin katýlýmý ile baþladý. Kutlamalarda konuþmalar Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî lehçesi ve Türkçe yapýlýrken, ilçe meydanlarýndan kalkan araçlarla insanlar miting alanýna aktýlar. Kesk-ü Sor-u zer kaplý alanda sloganlar, zýlgýtlar ve alkýþlarla coþku doruða týrmandý. Kadýnlarýn üzerindeki rengarenk ve geleneksel Kürt kýyafetleri, elbiseler dikkat çekiyordu. Gençlerin taþýdýklarý Mazlum Doðan, Abdullah Öcalan posterleri nedeniyle arama noktasýnda bir ara gerginlik yaþandý. Kutlamalarda konuþmalar Kürtçe ve Türkçe yapýlýrken, sloganlar, zýlgýtlar ve alkýþlarla coþku doruktaydý. Yüz binlerce insanýn devrim yolunda ölümsüzleþenler için saygý duruþunda bulunmasýyla miting baþladý. Konuþmalar sýrasýnda zaman zaman sahne önünde izdiham yaþandý. Newroz kutlamalarýna BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ, BDP Ýstanbul milletvekilleri ve çeþirli siyasi parti ve sendika temsilcileri, yazar ve sanatçýlar katýldý. Miting, BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ ve Ýstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in Newroz ateþini yakmasýyla baþlatýldý. Tertip Komitesi adýna ilk konuþmayý mitinge katýlanlarý “Demokratik çözüm Newroz’una hoþ geldiniz” diye selamlayarak Dursun Yýldýz yaptý. “2011 Newroz’u bir irade beyanýdýr. Burada milyonlarca Kürt, Türk, Alevi Sünni, bütün halklar hep birlikte irade beyanýnda bulunmak istiyorlar. Bu irade beyaný demokratik Türkiye haykýrýþýdýr. Bu irade beyaný demokratik Özerk Kürdistan haykýrýþýdýr. Bu irade beyaný Kürt Halk lideri Öcalan’ýn yol haritasýnýn haykýrýþ beyanýdýr. Demokratik özgür bir anayasa için irade beyanýdýr. Kürt halk önderi Sayýn Öcalan’ýn özgürlüðünün beyanýdýr. Onurlu bir yaþam için ya özgürlük ya özgürlük.” dedi. Mitingde Demokratik Kent Konseyi adýna Türkçe ve Kürtçe olarak sunum yapýldý. Türkçe açýklamayý yapan Tuðba Gümüþ, halký “Merhaba yüzbinler olup da özgürlüðüne coþkuyla sahip çýkanlar. Bugünün zalim Dehaklara karþý Kawalarýn özgürlük ateþlerini tutuþturduðu gün” diyerek selamladý ve “Bugün Mazlum Doðanlarýn özgürlük ateþinin sýcaklýðýyla burada, Amed’de, Mersin’de, ,

20

Ýzmir’de coðrafyamýzýn ve Mezopotamya’nýn dört bir yanýnda ateþler harlanýyor. Bizler Ýstanbul Demokratik Kent Konseyi olarak Kürt halkýnýn özgürlük bayramýný kutluyoruz. Bu bayramý canýyla, kanýyla var edip bugünlere gelmesini saðlayan þehitlerimiz önünde bir kez daha saygýyla eðiliyoruz. Þu an aramýzda olamayýp özgürlük ateþinin yanmasý için kendini þehirlerde, daðlarda her yerde ortaya koyanlarý selamlýyoruz. Ýmralý’dan F tiplerine özgürlük mücadelesini harlayanlarý selamlýyoruz. Newrozlarýný kutluyoruz. Newroz piroz be!” dedi. BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ, alandaki binlerce kiþiye seslenerek, herkesin Newroz’unu kutladý, “Özgürlük bayramýnýz kutlu olsun” diyerek Diyarbakýr ve tüm Newroz alanlarýna selam gönderdi. Demirtaþ, Newroz’u kutlamanýn bir zamanlar yasak olduðunu, ama direniþler sayesinde Newroz’un artýk alanlarda kutlandýðýný belirterek, “Ama direniþler sayesinde kendi küllerinden yeniden yaratan özgürlük bayramýna dönüþtü. ... 2011 Newroz’u özgürlük Newroz’udur. Çözüm Newroz’udur. Ortadoðu’daki halklarýn sesini duyun hükümet, bu halkýn sesini duymamazlýktan gelemez.” dedi. BDP Ýstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise yaptýðý konuþmada, “Zalim Dehak’a karþý yakýlan bir ateþ, yüzyýllardýr halklarýmýzýn özgürlük ateþi oldu” dedi. Newroz’un kolay yaratýlmadýðýný söyleyen Tuncel, “Diyarbakýr zindanýnda Mazlum Doðan’ýn 3 kibritiyle baþka bir anlam kazandý. Mazlum 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

Doðan’ýn yaktýðý Newroz ateþi Rahþanlarýn bedenleri ile harlandý. Newroz bizim için kutsaldýr, diriliþtir, mücadeledir.” dedi. Kürt halkýnýn özgürlüðünün, Türkiye halklarýný da özgürleþtireceðini belirten Tuncel, “Artýk yeter diyoruz. Bu halk bunu kabul etmeyecek. Bu halk 30 yýldýr çok bedel ödedi, bedel ödemekten vazgeçmedi. Bu halk ‘ya özgürlük ya özgürlük’ diyor” diyerek sözlerini tamamladý. Newroz alanýna siyasi partiler, dernekler, devrimci örgüt ve kurumlar, pankartlarý, bayraklarý ve Kürt halkýyla dayanýþma, kardeþlik ve birlik sloganlarýyla yürüyerek girdiler. Geleneksel Kürt kýyafetleri, sarý, kýrmýzý yeþil poþi, bandaj, atký ve bayraklarla renkli kortejler oluþturuldu. Newroz coþkusunun sloganlar, marþlar, dalgalandýrýlan bayraklar, zafer iþaretleri, halaylarla paylaþýldýðý mitingde siyasi partilerden temsilciler de kýsa konuþmalarla kitlenin Newroz’unu kutlarken, Ýmralý’dan Abdullah Öcalan’ýn gönderdiði mesaj okundu. Konuþmalarýn ardýndan Seyda Perinçek, Suavi, Cane de þarký ve halay parçalarýyla kitleyi coþturdu. Parçalar eþliðinde alanýn bir çok yerinde halaylar kuruldu, bayraklar dalgalandýrýldý, kitle slogan atarak halaylar çekti. Newroz kutlamalarýnýn ardýndan milletvekillerinin yürüyüþ yapacaðý duyurularak miting sona erdi. Mitinge katýlanlar yine sloganlarla ve zafer iþaretleriyle yürüyerek alandan ayrýldý.


Yeni Evrede

Newroz

Mücadele Birliði

NEWROZ PÝROZ BE

20

Mart Pazar günü Ýzmir’de Gündoðdu Meydaný altý yýl aradan sonra Newroz coþkusu yaþadý. 2005’ten sonra yasaklanan Gündoðdu Meydaný, Kürt halkýnýn her sene Newroz’da dayatmasýyla bu yýl yeniden Kürt halkýna açýldý. Yaklaþýk 20 bin kiþinin katýldýðý Newroz yaðan yaðmura raðmen coþkuluydu. Cumhuriyet Meydaný’na gelindikten sonra sloganlar daha da sýk bir þekilde atýlýp konuþmalar yoðunlaþtýrýldý. Yoðun polis ablukasýnýn alýndýðý Newroz alanýna gelindiðinde kitle “Denizlerden Mazlumlara Yaþasýn Kürt Türk Halklarýnýn Mücadele Birliði” pankartýný coþkulu bir þekilde karþýladý. Saat 13.00’te baþlayan program, ilk olarak tertip komitesinin konuþmalarýyla baþladý. Kürtçe ve Türkçe okunan açýklamanýn ardýndan 21 Mart 1992’de Ýzmir Kadifekale’de Newroz ateþini kendi bedeni ile ateþleyerek yakan Rahþan Demirel’e ait olduðu öðrenilen kaset kaydý dinletildi. BDP Ýzmir Ýl Baþkaný Yusuf Kaya da 21 Mart günü saat 19.00’da Rahþan Demirel’i Kadifekale’de anmak için birlik çaðrýsýnda bulundu. BDP Ýl baþkaný Yusuf Kaya’nýn konuþmasýnýn ardýndan Konak Taþeron Temizlik iþçileri sahneye çaðrýldý. Konak taþeron iþçileri adýna iþçi Gülbeniz sahneye çýkarken eyleminin 9. gününde olan Batýgül Tunç da sahneye çýktý. Konak taþeron iþçileri adýna iþçi Gülbeniz þunlarý söyledi; “Merhaba dostlar merhaba canlar, merhaba hevaller Newroz Piroz Be. Bizler Konak Belediyesi taþeron temizlik iþçileri olarak 24 gündür geceli gündüzlü Konak Belediyesi önünde eylemdeyiz. Konak taþeron temizlik iþçileri olarak sendika hakký ve iþ güvencesi istiyoruz. Onurlu eylemimizin 18. ve 21. gününde yüzlerce sivil polis, çevik kuvvet ve zabýtanýn sinsice saldýrýsýna uðradýk. Ayrýca taþeron þirketi, eli sopalý insanlarý biz iþçilerin üzerine saldýrtýyor. Hiçbir saldýrý, hiçbir baský bizi bu haklý ve onurlu mücadelemizden alýkoyamaz. Ezilen halklarýn, ezenlere karþý özgürlük haykýrýþý olan Newroz’a gelen bütün emekçileri, ezilen halklarý en içten duygularýmýzla ve eylemimizin 24. gününün coþkusuyla selamlýyoruz. Baskýlar bizi yýldýramaz! Yaþasýn iþçilerin ve ezilen halklarýn mücadele birliði! Ayný zamanda bizimle birlikte Buca taþeron iþçisi Batýgül Tunç’ta CHP Ýl binasý önünde oturma eylemi yapmaktadýr. Biz de sonuna kadar onun haklý mücadelesinin yanýndayýz.” dedi. Konak taþeron iþçilerinin konuþmasýnýn ardýndan müzik gruplarý sahnedeki yerini aldý. Müzik dinletisi devam ederken eylem içerisinde sýk sýk kule yapan 12 yaþýnda bir çocuk sarý kýrmýzý yeþil bayrak bahane edilerek gözaltýna alýndý. Kitlenin dýþýnda gözaltýna alýnan çocuk ailesi tarafýndan gözaltýna alýndýðý fark edilince 300-400 kiþilik grup Newroz alanýnýn çýkýþ kapýsýna yöneldi. Kitle çocuðun serbest býrakýlmasýný istedi. Kitle çýkýþ kapýsýný zorlamaya devam ederken tertip komitesi olay çýkmasýný engelledi. Emniyetin gözaltýna alýnan çocuðun 15 dakika içerisinde serbest býrakýlacaðýný açýklamasýndan sonra kitle geriye doðru çekildi. Eylem sýrasýnda “Biji Newroz” yazýlý kuþlamalar Newroz alanýnda atýlýrken ayrýca “Kürt Ulusuna Kendi Kaderini Tayin Hakký” baþlýklý bildiri ve Mücadele Birliði dergisinin daðýtýmý yoðun bir þekilde gerçekleþtirildi. Denizlerden Mazlumlara Yaþasýn Kürt Türk Halklarýnýn Mücadele Birliði pankartýyla beraber birçok Kürt genci

fotoðraf çektirirken Newroz kýyafeti giyen Kürt analarý eylem alanýný renklendirdi. Bol bol halaylarýn çekildiði bir Newroz, yerini yeni eylemlere býraktý. Mücadele Birliði/Ýzmir

Dil Tarih’te Newroz Ateþi Yakýldý!

17

Mart Perþembe Günü Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coðrafya Fakültesi’nde devrimci demokrat ve yurtsever öðrenciler isyan ateþini yakarak Newroz’u coþkuyla

kutladýlar. Sabah saatlerinde ÖGB’lerin yoðun güvenlik önlemleri almasý, davul ve zurnanýn okula girmesini engellemeye çalýþmasýna raðmen, öðrenciler tarafýndan davulcu ve zurnacýnýn içeri girmesi saðlandý. “Biji Newroz - Yaþasýn Newroz” yazýlý pankartýn okul duvarýna asýlmasý alkýþlar ve sloganlarla karþýlandý. Bunun ardýndan okunan açýklamada Kawa’nýn çocuklarýnýn isyan ateþini daha da büyüteceði vurgulandý. Daha sonra orta bahçede büyük bir newroz ateþi yakýldý. Öðrenciler yakýlan ateþin üzerinden atlayarak saatlerce halay çektiler.

Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB), Ekim Gençliði, DYG, DGH, Ankara Anarþi Ýnsiyatifi, Dev Genç Birliði ve Söz Dergisinin örgütlediði etkinliðe 400 aþkýn öðrenci katýldý. Ankara Gençlik Derneði de eyleme destek verdi. Ankara Devrimci Öðrenci Birliði

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

21


Yeni Evrede

Newroz

Mücadele Birliði

Ýsyan Ateþi Yanýyor Hala

21

Mart günü Demirci Kawa’nýn zalim Dehaq’a karþý baþlattýðý mücadele ve isyanýn simgesi olarak yaktýðý ateþ, o günden beri Kürt halkýnýn içinde yanmakta ve gün geçtikçe büyümektedir. Bugün 21 Mart... Baþkaldýrýnýn ve baharýn geldiði gün. Her yýl olduðu gibi bugün de Kürdistan’ýn ve Türkiye’nin her yanýnda büyük bir coþkuyla kutlandý. Bizler de Adana’da bu coþkunun birer parçasý olduk. Burjuvazi Newroz kutlamalarýný yýllar boyu yasakladý ama Kürt halkýnýn isyan ateþini bastýramadý. Daha sonra saldýrmaya baþladý. Bunun en büyük örneði 92 Þýrnak Newroz’unda yapýlan katliamdýr. Burjuvazi Kürt halkýný karþýsýna alamayacaðýný anladýðýnda, bu

kez kutlamalarýn yapýlacaðý alanlara yönelik politikalar uygulamaya baþlamýþtýr. Bunun örneði bu yýl Adana’da yaþandý. Daha önce bir çok kez Newroz kutlamalarýnda kullanýlan Mimar Sinan Amfisini kutlamaya açmadýlar ve Newroz’a kýsa bir süre kala alan belli oldu. Böylelikle katýlýmý düþürmeye çalýþtýlar. Tüm bunlara raðmen Kürt halký, olanca coþkusuyla 20 Mart Pazar günü saat 09.00’dan itibaren Mimar Sinan amfisinin yanýndaki boþ alana gelmeye baþladý. Bizler de alana bayraklarýmýzla girdik. Alana “Newroz Piroz Be, Yaþasýn Halklarýn Mücadele Birliði” yazýlý bir pankart asarak Kürt halkýnýn coþkusunu selamladýk. Ardýndan alan giriþine bir stant açtýk. Standa insanlarýn ilgisi yoðun oldu. Alanda bir çok genç ile tanýþtýk. Onlarla birlikte halaylar çektik, türküler söyledik. Newroz alanýnda sýk sýk Öcalan’a özgürlük taleplerini sloganlarla haykýran halk, ayný zamanda Öcalan ve Mazlum Doðan posterleri açtý. BDP Urfa milletvekili Ýbrahim Binici kitleye Kürtçe ve Türkçe konuþma yaptý ve tüm halklarýn Newroz bayramýný kutladý. Daha sonra sanatçý Armanç ve Ayfer Düzdaþ sahneye çýktý. Newroz kutlamasý Ýnönü Parký’na kadar yürüyüþün duyurusu ile son buldu. Yürüyüþ güzergahýnda bulunan AKP Ýlçe binasý gençler tarafýndan taþlandý. Yürüyüþün önüne geçmek isteyen polislere de taþ atýldý. Ýnönü parký’na gelen kitle buradan mahallelere daðýlarak eylemi sonlandýrdý. Mücadele Birliði/Adana

Ankara’da Newroz Ateþi

D

emirci Kawalardan gelen isyan ateþinin harlandýðý Newroz Ankara’da da coþkulu bir þekilde kutlandý. Ankara’daki devrimci, demokrat ve yurtseverlerin katýlým saðladýðý kutlama, saat 11:00’de Toros Sokak’ta toplanarak baþladý. Toplanma alanýnda çok yoðun sloganlar atýlýyor ve bir yandan da Kürtçe halay parçalarý eþliðinde halaylar çekiliyordu. Saat 12.00’ye doðru yürüyüþe geçen kitle, yaklaþýk 40 dakika sonra Kolej Meydaný’na vardý. Eyleme destek veren Mücadele Birliði Platformu da, Mücadele Birliði logosuyla yürüdü ve alanda yerini aldý. Yürüyüþ boyunca “Kürdistan’da Tek Çözüm, Ya Devrim, Ya Ölüm”, “Yaþasýn Halklarýn Mücadele Birliði”, “Kürdistan Devrimle Özgürleþecek” gibi sloganlar atýldý. Alan da ise Yeni Evrede Mücadele Birliði dergisinin satýþý yapýldý. Alana giren her yapýnýn selamlanmasýnýn ardýnda, devrim mücadelesinde ölümsüzleþen savaþçýlar anýsýna saygý duruþunda bulunuldu. Saygý duruþunun ardýndan günün anlam ve önemini belirten ve güncel olaylarý da yorumlayan konuþmalar yapýldý. Newroz’un Kürt halký ve tüm Ortadoðu halklarý için öneminin anlatýldýðý konuþmalarýn ardýndan Newroz ateþi yakýldý ve halaylara baþlandý. Sarý, kýrmýzý ve yeþile boyanmýþ alana gelen kitle, halaylarýn ve konserlerin ardýndan alandan ayrýldý.

Ankara Mücadele Birliði Platformu

22

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011


Yeni Evrede

Sokaklar

Mücadele Birliði

Casper Ýþçisi Boyun Eðmedi “Senin hayatýn, senin teknolojin” sloganýyla reklamlarýný izlediðimiz Casper Bilgisayar iþçileri 21 Þubat Pazartesi gününden beri Ümraniye’deki iþyerleri önünde eylemlerini sürdürüyorlar.

C

asper iþçileri daha iyi koþullarda çalýþabilmek için sendikal çalýþmalara baþladýlar. 26 Ocak 2011 tarihinde Birleþik Metal Ýþ Sendikasý Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðý toplu iþ sözleþmesi yetkisini aldýktan sonra patron göstermelik gerekçelerle 4 iþçiyi iþten çýkardý. Ýþten çýkarýlan Casper iþçileri sendikalarýnýn da desteðiyle 21 Þubat Pazartesi günü iþyerleri önünde çadýrlarýný kurarak direniþe baþladýlar. Türkiye’nin tek yerli bilgisayar firmasý ve Türkiye’nin prestiji olarak tanýtýlan Casper bilgisayarýn iþçileri daha iyi bir yaþam ve çalýþma koþullarý istedikleri için þimdi iþsizler. Patron çýkardýðý iþçilerin yerine kendi memleketinden yeni iþçiler getiriyor ve onlara iþbaþý yaptýrýyor. Casper iþçileri “Türkiye’nin prestiji denilen firma merdiven altý firmasýyken plazalara geldiyse burada çalýþan iþçiler sayesindedir. Ama patron þimdi iþçileri kapýnýn önüne koydu. Casper bilgisayarý bilenler almak isteyenler gelip önce Casper iþçisinin halini görsünler” diyorlar. 21 Þubat’tan bu yana eylemlerini sürdüren iþçiler Birleþik Metal-Ýþ’le birlikte 12 Mart Cumartesi günü saat 16.00’da Taksim Meydaný’na gelerek bir basýn açýklamasýyla Casper iþçilerinin iþlerini geri istediklerini kamuoyuna duyurdular. Taksim Meydaný’nda ‘Atýlan Ýþçiler Geri Alýnsýn, Sendika Hakký Tanýnsýn / Casper

rak direniþini sürdürüyor. Ýþverenin tehditleri, rüþvetleri, iþçileri açlýkla terbiye etme çabalarý boþunadýr. Onun bu çabalarýna karþýlýk her bir Casper iþçisi, her bir Birleþik Metal-Ýþ Sendikasý üyesi, emeðe duyarlý her insan o direniþ ateþine bir odun daha atacak ve bu direniþ ateþini büyütecektir. ...Biz sendikal haklara karþý çýkan, iþçilerini asgari ücretin sýnýrlarý altýnda çalýþtýran, iþçilerinin onurunu satýn almaya çalýþan bir prestiji kabul etmiyoruz. Bir ülkenin prestiji ancak iþçilerinin emekçilerinin sahip olduðu yaþam ve güvenli çalýþma koþullarýyla ölçülür. Bizler onurlu bir yaþam için haklarýmýzý korumak için mücadeleye devam edeceðiz ve er-geç bu mücaÝþçileri - DÝSK Birleþik Metal-Ýþ” yazýlý dev deleyi kazanacaðýz” dedi. bir pankart ve “Casper – Bu Bilgisayarý ÜreDaha sonra DÝSK Genel Sekreteri Taytenlere Sendika Yasak”, “Merdiven Altýndan fun Görgün söz alarak DÝSK’in bir çok iþkoPlazaya Bizim Sayemizde Geldi”, “Sendikalý lunda mücadele verdiðini, bunlar arasýnda Olduk Ýþten Atýldýk”, “Casper Ýþçisi Boyun yer alan Casper iþçileriyle de dayanýþma içinEðmedi”, “Casper Ýþçinin Parasýný Ver”, de olduklarýný ifade ederek “Casper iþçileri“Türkiye’nin Prestiji Ayaklar Altýnda”, “Cas- nin bu direniþleri, mücadelesi hem hukuki per Kaliteyi Sokaða Attý” yazýlý dövizleriyle anlamda hem de fiili olarak mutlaka baþarýgelen Casper iþçileri bir yandan da bildiri ve ya ulaþacaktýr.” dedi. Bir çok alanda sendikal “Ýþçi Düþmaný Casper Satýn Alma” yazýlý e- mücadele veren iþçilerin karþýsýna panzerletiketlerin daðýtýmýný yaparak Casper Bilgisa- ri, cop, biber gazýyla polisin çýkarýldýðýný beyarý boykot etmeye çaðýrdý. lirten Görgün, hükümetin, iþçilerin anayasal Sloganlarla Galatasaray Lisesi önüne haklarý olan sendikal mücadelesine ve iþçileyürüyen iþçiler, buraya dev pankartlarýný asa- rin yaþam haklarýna saygýlý olmalarý çaðrýsýnrak sloganlarla iþlerine geri dönmekte kararlý da bulundu. olduklarýný ilan ettiler. Burada Birleþik MeSloganlar, alkýþ ve ýslýklarla Casper biltal-Ýþ Örgütlenme Sekreteri Özkan Atar bir gisayar protesto edilerek eylem sonlandýrýlkonuþma yaptý; “Casper iþçisi onuru koruya- dý. 184. Say�� / 23 Mart - 6 Nisan 2011

23


Yeni Evrede

Konak Temizlik İşçileri

Mücadele Birliði

Ýzmir Konak Belediyesi Taþeron Temizlik Ýþçileri Eylemde cadele Birliði”, “Emekçi Kadýnlar Sokakta Savaþýyor”, “Taþeron Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Kadýna Kalkan Elleri Kýracaðýz” sloganlarý ile girdiler. Emekçi Kadýnlar konuþma yaptýktan sonra þiir dinletisi yaptý, Tiyatro Ýþçileri Atölyesi kýsa bir tiyatro oyunu sergiledi. Saat 19.30’u geçerken, ard arda SDP, BDSP, KÖZ, Kamu Emekçileri Cephesi-DÝH, Alýnteri, Devrimci Hareket iþçileri ziyarete geldi. Hem Emekçi Kadýnlar gününü hem de iþçilerin eylemlerini selamladýlar. Ziyaretlerin üst üste gelmesi iþçileri þaþýrtmýþtý. 13. Gün: 9 Mart günü saat 12.00’de taþeron iþçileri pankartlarýyla yürüyüþe geçti. Fevzi Paþa Caddesi’nden Ýzmir Büyükþehir Belediyesi önüne kadar yürüyen iþçiler, basýn açýklamasý yaptýlar. “Geceli gündüzlü 13 gündür, Konak Belediyesi’nin önünde, soðuk havada kadýn-erkek taþeron iþçiler olarak onurlu ve haklý bir mücadele veriyoruz. Konak Belediyesi Taþeron Temizlik Ýþçileri olarak 13 gündür onurlu 11.Gün: ve kararlý bir þekilde devam eden mücadelemizde çok çirkin saldýrýlara uðÝþçiler 7 Mart sabahýna soðuk ve yaðmurlu bir havayla girdiler. Kah- radýk. ... Onurlu bir þekilde 13 gündür geceli gündüzlü devam eden eylemivaltýdan sonra Alsancak, Kahramanlar, Eþrefpaþa mýntýkalarýný kontrol et- mizi basýn yoluyla karalamayý, eli sopalý saldýrýlarla kýrmayý, desteðe gelen meye çýktýlar. Kahramanlar mýntýkasýnda eylem kýrýcý bir iþçi eylemde olan dostlarýmýzý hedef göstermeyi ve biz iþçiler arasýndaki birliði bozmaya çaiþçilere hakaret ederek sopayla üzerlerine yürüdü. Eylemdeki iþçiler, sopa lýþmayý býrakýn ve derhal taleplerimize kulak verin” diyen iþçiler, talepleçeken iþçiyi engellediler. Kýsa arbededen sonra Kahramanlar’da yapýlacak rini de þöyle sýraladýlar: temizlik engellendi. Alsancak 2. Kordon’da ise süpürge aracý engellendi. “1-Kölelik sistemi olan taþeron sistemine hayýr diyoruz. Eþrefpaþa’da ise mýntýka kontrolünde herhangi bir sorunla karþýlaþýlmadý. 2-Sendikalý, güvenceli iþ istiyoruz. Eylemdeki iþçiler mýntýka kontrollerini yaptýktan sonra eylem alanýna dön3-Ýnsanca yaþam istiyoruz.” düler. Ýþçiler sloganlarla eylem alanýna döndüler. Eylem kýrýcýlarý saat 15.20’de eylem alanýna çok yakýn olan KahraSaat 18.10’da “Konak Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Yaþasýn Sýnýf Dayamanlar mýntýkasýndan 10-15 kiþilik bir grupla eylem alanýna yakýn bir yernýþ ma sý”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Zafer Savaþan Ýþçileri Ode temizlik yapmaya geldiler. Eylemdeki bir iþçinin bunu fark etmesiyle la cak” sloganlarýyla ÝBB Park-Bahçe iþçileri geldi. Park-Bahçe iþçilerinden birlikte kalabalýk bir þekilde eylem kýrýcýlarýnýn bulunduðu noktaya gidilbir iþ çi, “Bizler Doðal Yaþam Parký Alaný’nda çalýþan iþçiler olarak kendi di. Eylemdeki iþçilerin önünde giden kadýn eylemcilerden Sevil anaya eli a ra mýz da eylemdeki iþçiler için maddi destek amaçlý bir fon oluþturduk. Usopalý eylem kýrýcýlar sopalarla, tekme ve yumruklarla saldýrdý. Ýþçilerse eymu yo ruz ki yaptýðýmýz fon diðer bölgelerdeki iþçilere örnek olacaktýr” delem kýrýcýlara hadlerini bildirdiler. di ve sö zü Doðal Yaþam Parký DÝSK Genel-Ýþ 3 Nolu þube iþyeri Ýþçiler haklý bir öfkeyle belediyenin giriþ kapýsýna yönelip “Savaþa Satem sil ci si ne bý raktý. O da “Sizin mücadeleniz bizim ortak mücadelemizvaþa Kazanacaðýz”, “Hakan Tartan Þaþýrdý Sabrýmýzý Taþýrdý”, “Birleþe Birdir” de di. Da ha önce 12 ay grevde kalan bir Ýz-Enerji iþçiside kýsa bir koleþe Kazanacaðýz”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Kadýna Kalkan Elleri Kýracaðýz”, “Zafer Savaþan Ýþçilerin Olacak” sloganlarýný attýlar ve el- nuþma yaptý. Yapýlan konuþmalarýn ardýndan ziyarete gelen iþçiler, eylemdeki iþçilerindeki faraþ ve süpürgeleri belediye kapýsýnýn önüne attýlar. Yaþanan olaylardan sonra 4 iþçi ifade vermeye çaðrýldýlar. Ýfadeleri a- lerle deneyimlerini paylaþtý. Eylem ateþinin baþýna geçerek ýsýnmaya çalýþlýndýktan sonra serbest býrakýlan iþçiler eylem alanýna geldi. Gün boyunca týlar. eylemdeki iþçilere tehdit telefonlarý geldi. 14. Gün: 12. Gün: 10 Mart günü saat 11.15’te CHP Konak ilçe baþkanlýðý önünde SDP Saat 10.30’da TÜMTÝS, 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü dola- ve Dev-Genç üyesi olan öðrenciler, kendilerini zincirlerle direðe baðladý. yýsýyla kadýn üyeleriyle iþçileri ziyarete geldi, eylemdeki emekçi kadýnla- Öðrenciler, Konak Belediyesi Taþeron Temizlik Ýþçileri için kendilerini zinra kýrmýzý karanfiller verildi. Ayrýca iþçilerin ýsýnabilmeleri için bir kamyon cire baðladýklarýný ve taþeron sistemine karþý olduklarýný söyleyen CHP zihpalet, yakacak olarak býrakýldý iþçilere. niyetinin iki yüzlülükten vazgeçmesini istediler. Eylemdeki iþçiler, 15-20 Eylemdeki iþçiler “Gümrük Sevgi Yolu bölgesi süpürülüyor” haberi kiþilik bir grupla sloganlar atarak eylemci öðrencilerin yanýna geldiler. üzerine 20-25 kiþilik bir grup halinde Gümrük ve Sevgi Yolu bölgesine gitÝþçiler öðrencilere desteklerinden dolayý teþekkür ettiler. Ýþçilerin eytiler. Gümrük’te süpürgeye çýkan eylem kýrýcýlar, iþçileri görünce Sevgi Yo- lem alanýna dönmesinin ardýndan polisin saldýrdýðý öðrenciler karakola gölu tarafýna kaçtý. Eylem kýrýcýlar, eylemdeki iþçiler tarafýndan çember altýna türüldüler. alýndý. Sivil polis eylemdeki iþçileri, temizlik yapmaya çýkan eylem kýrýcýSaat 16.30’da eylemdeki bir iþçinin eþinin yolu, eylem kýrýcýlar taralardan uzaklaþtýrmaya çalýþtý. fýndan kesilerek sýrtýna sert bir þekilde vuruldu. Ýþçi eþine “sen eylemdeki Eylemdeki iþçiler birkaç kez eylem kýrýcýlarýn üzerine yürüdü. Sivil iþçilerden birisinin eþi misin” sorusuna cevap veremeden sýrtýna sert bir cipolisler de eylemdeki iþçileri engelledi. Yaþanan kýsa bir arbededen sonra sim vuruldu. Eylemdeki iþçiler 2 gündür, temizlik yapan eylem kýrýcýlara takviye çevik kuvvet polisi ekibi geldi. Eylemdeki iþçiler, eylem kýrýcýlarýn karýþmýyordu. Bir iþçi eþine yapýlan bu saldýrý üzerine eylem alaný öfkeyle Sevgi Yolu bölgesinden uzaklaþmasý üzerine eylem alanýna yoðun sivil podoldu. “Yarýndan itibaren eþlerine ve kadýn iþçilere ellerini kaldýran eylem lis ablukasý altýnda geri döndüler. Eylem alanýndaki iþçiler ve eylem kýrýcýkýrýcýlarýnýn ellerinin ve parmaklarýnýn kýrýlacaðýný” söyledi iþçiler. Eylemlarý engellemekten gelen iþçiler karþýlýklý sloganlarla Konak Belediyesi deki iþçi eþi aldýðý darbenin etkisiyle baygýnlýk geçirdi, ilk müdahaleyi heönünü inlettiler. Saat 18.25’te 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Gününü eylemdeki iþ- men orada arkadaþlar yaptý. “Kadýna Kalkan Elleri Kýracaðýz” sloganýyla çilerle geçirmenin daha anlamlý olacaðýný düþünen Emekçi Kadýnlar (E- iþçi eþi, gelen ambulansla Alsancak Devlet Hastanesine kaldýrýldý. 15. Gün: KA), iþçileri ziyaret etti. Basmane Meydaný’na “Kadýn Erkek El Ele Birlikte Sabahýn erken saatlerinde iþçiler ayaktaydý. Bir gün önce saldýran eyMücadeleye”, “Her Gün 8 Mart Her Gün Kavga”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mülem kýrýcýlar arandý.

24

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011


Yeni Evrede

Konak Temizlik İşçileri

Mücadele Birliði Saat 10.20’de Fevzipaþa Bulvarý’nda iki eylem kýrýcý iþçiye müdahale eden eylemdeki iþçiler, sivil polis ve çevik kuvvetle karþýlaþtý. Eylemdeki iþçiler, eylem kýrýcýlarý ikaz ederek eylem alanýna döndüler. Konak Belediyesi iþçilere elektrik veren esnafý, “kaçak elektrik kullanýyorsunuz” diyerek tehdit etti. Bu tehdide karþýlýk iþçiler esnafa zarar vermemek için elektrik almayý kestiler. Bunun üzerine saat 18.30 civarýnda TÜMTÝS’te örgütlü olan ambar iþçileri, eylemci iþçilere palet ve jeneratör getirerek eyleme destek verdiler. Akþam saatlerinde DÝK’li iki iþçi, iþçileri türkülerle halaya kaldýrdý. Halay çeken eylemdeki iþçiler, neþe ve coþkuyla bir ara halaylarla otoyolun ortasýndan geçmeye kalktýlar. Sivil polislerin bunu görmesi üzerine iþçiler uyarýldý. Ýþçiler de bunun üzerine sivil polislerin bulunduðu aracýn önünden halaylarla geçti. 16. Gün: Ýþçiler saat 09.10’da da Çankaya Bit Pazarý’ndaki eylem kýrýcýlarý engellemeye gittiler. Eylem kýrýcýlarý engellemek isteyen eylemdeki iþçiler polis tarafýndan durduruldu. Bunun üzerine eylem kýrýcýlara sözlü ikazda bulunan iþçiler, eylem alanýna geri döndüler. Saat 13.50’de pankartlarýyla yürüyüþe geçen iþçiler, CHP Ýl Baþkanlýðý’nýn önüne sloganlarýyla yürüdüler, orada Batýgül Tunç da onlarý sloganlarla karþýladý. Basýn açýklamasýnýn okumasýndan sonra Konak iþçileri eylem alanýndan yine sloganlarla ayrýldýlar. Saat 18.30’da Deri Ýþçileri Derneði ve Özgür Yaþam Kooperatifi iþçileri ziyarete geldi. Ziyarete gelenlerle ateþ baþýnda sohbetler edildi. Saat 19.30 Çaðdaþ Hukukçular Derneði eylem alanýna geldi. Ýþçiler ÇHD’li avukatlara sorular sordular. Avukatlar iþçileri eylemin hukuksal boyutu ile ilgili bilgilendirdi. Saat 21.20’de BDP’den Ýzmir Siyaset Akademisi bir demlik çayla iþçileri ziyaret etti. Ýþçiler ziyarete gelen destekçileriyle birlikte halaylar çektiler. 17. Gün Gece saat 00.30’da atýk kâðýt toplayýcýlarý ellerinde 2 poþet gevrekle iþçileri ziyarete geldiler, ateþ baþýnda sohbet ettiler. Eylemin ilk gününde olan Batýgül’e iki saatte bir, ikiþerli üçerli ziyaretler yapýldý. Saat 04.20’de BDP Ýzmir Siyaset Akademisi’nden gelen arkadaþlar iþçilerin soðuk havada ýsýnmasý için çorba ve sabah saatlerinde de bir demlik çay getirdi. Ýþçiler kendi aralarýnda yaptýklarý komünle sabah kahvaltýsýný yaptýlar. 13 Mart Pazar günü saat 13.30’da Bayraklý Belediyesinde 31 Ocak’ta iþten atýlmýþ olan 5 iþçinin basýn açýklamasýna destek vermek için gidildi. Bayraklý Belediyesi Osmangazi Þubesi önünde Bayraklý Belediyesi Taþeron Ýþçileri tarafýndan basýn metni okundu. Basýn metninin okunmasýndan sonra Bayraklý Belediyesi Çamkýran Þubesi’ne doðru yürüyüþe geçildi. Çamkýran Þubesi’nin önüne gelen iþçiler, “iþe alýncaya kadar geceli gündüzlü burada olacaðýz” diyerek desteðe gelen herkese teþekkür ettiler. Bayraklý iþçilerinin geceli gündüzlü oturma eylemlerinin açýklanmasýndan sonra Konak iþçileri Batýgül Tunç ile birlikte eylem alanlarýna döndüler. Saat 19.10’da BDP Ýzmir Siyaset Akademisi, yine bir demlik kaçak çayýyla iþçilerin yanýna geldi. Saat 19.50’de SDP, SP, TÖP, SGPH, SBH’den oluþan Sosyalist Yeni Kuruluþ Parti Giriþimi toplu bir þekilde eylemdeki iþçileri ziyaret geldi. SYKP giriþimi iþçilerin yanýnda olduklarýna dair kýsa bir konuþma yaptý. Yapýlan konuþmanýn ardýndan ziyaretçilerle iþçiler halaylar çekti. 18.Gün: Sabah saat 05.30’da ise 200’e yakýn çevik kuvvet polisi, 10-15 zabýta arabasý ve 100’e yakýn sivil polisle birlikte Konak Belediyesi Taþeron Ýþçilerine saldýrýldý. Zabýtalar ve çevik kuvvet polisleri, uyuyan iþçileri yaka paça uyandýrdý. Ýþçiler neler olup bittiðini anlamaya çalýþýrken çevik kuvvetin ablukasýna alýndýlar. Yoðun çevik kuvvet ablukasýndaki iþçilerin eylem alanýnda bulunan tüm eþyalarýna el konuldu. Yaþanan arbedede iþçilerden yaralananlar oldu. Bu arbede sýrasýnda iki Mücadele Birliði okuru farklý gerekçelerle gözaltýna alýndý. Gözaltýna alýnma sýrasýnda iþçiler ablukada olduklarýndan müdahale edemediler.

Ýþçiler yoðun polis ablukasý altýnda “Baskýlar Bizi Yýldýramaz”, “Savaþa Savaþa Kazanacaðýz”, “Kavga Bitmedi Daha Yeni Baþlýyor”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði” sloganlarýný Basmane Meydaný’nda haykýrdýlar. Ýþçiler, “buradan bizim ölülerimizi alabilirsiniz, haklarýmýzý alýncaya kadar burada kalacaðýz” dediler. Sabah 08.20’de Konak Gümrük duraklarýnda otobüsten inen Sevil KAPTAN’a (Sevil Ana) yaklaþýk 15 kiþilik Belediye’nin tuttuðu korumalar ve eylem kýrýcý iþçi grubu saldýrdý. Hemen eylem yerindeki arkadaþlarýný arayan Sevil ana, gelen iþçilerle birlikte korumalara müdahale etti. Eylemci iþçiler sesli ajitasyon yaparak Konak halkýna yapýlan saldýrýyý duyurdu. Hep birlikte saldýrý yapan korumalar ve eylem kýrýcý iþçiler cezalandýrýldý. Eylem yerine “Kadýna Kalkan Elleri Kýracaðýz”, “Baskýlar Bizi Yýldýramaz” sloganlarýyla dönüldü. Yaþanan bu saldýrýlarý kamuoyuna duyurabilmek ve protesto etmek için saat 10.30’da yürüyüþe geçildi. Yol boyunca,ekmekleri için 18 gündür eylemde olduklarýný, polis tarafýndan saldýrýya uðradýklarýný ve Mücadele Birliði’nden iki okurun gözaltýna alýndýðýnýn duyurusu yapýldý. Taþeron iþçilerinden birkaç iþçi, saat 14.40 civarýnda bir kez daha saldýrýya uðrayan Batýgül Tunç’un yanýna gitti. Konak Ýþçileri Batýgül Tunç’u yalnýz býrakmadýlar ve iki saatte bir deðiþimle ikiþer üçer kiþi yanýnda kaldýlar. Saat 16.30’da eylemdeki iþçilere saldýrý olduðunu duyan Genç-Sen’li öðrenciler desteðe geldiler. Genç-Sen’liler Konak Taþeron Ýþçilerinin mücadelesini sahiplendiklerini dile getirdiler. Eylemin 18. gününde Konak Belediyesi Taþeron Ýþçilerine, Batýgül Tunç’a, Sevil anaya yapýlan saldýrý ve gözaltýna alýnan Mücadele Birliði okurlarý için eylem alanýnda bir basýn açýklamasý yapýldý. Basýn açýklamasý ve konuþmalardan sonra iþçiler sabahki saldýrýdan bu yana eylem yerinden ayrýlmayan TOMA aracý, çevik otobüsleri ve belediyenin önünü kapatan zabýta araçlarýna inat coþku, öfke ve kararlýlýkla halaylar çekti. 19. Gün: Saldýrýdan dolayý iþçilerin ellerinde az sayýda battaniye kalmýþtý. Gece battaniyelerin yetersizliðinden dolayý ikiþer saat nöbetleþerek dinlenilmeye çalýþýldý. Yakacaklarý olmayan iþçiler, havanýn soðumasýyla birlikte çevreden topladýklarý çalý-çýrpý ve kasalarla ýsýnmaya çalýþtý. Konak iþçileri ayný gün saldýrýya uðrayan Batýgül’e gece boyunca ikiþerli üçerli ziyaretlerle yalnýz býrakmadýlar. Sabah saatlerinde her zaman ki gibi bir iþçi ailesi yaptýðý çorbayla eyle alanýna geldi. Ýçilen çorbayla gecenin soðukluðu giderildi. Ýþçiler yaþadýklarý saldýrýyý protesto etmek için 15 Mart günü CHP Konak Ýlçe Baþkanlýðý ve CHP Ýl Baþkanlýðý önüne yürüyüþ düzenlediler. Yürüyüþün baþlayacaðý saatte TÜMTÝS Ýzmir þube baþkaný Þükrü Günseli ve ambar iþçileri, ziyarete gelerek paletler getirdiler. Saat 12.00’da iþçiler, TÜMTÝS ile birlikte eylem alanýndan yürünmeye baþladýlar. Konak ilçe baþkanlýðýnda yapýlan kýsa açýklamadan sonra, Ýl baþkanlýðýna Batýgül Tunç’a ziyarete gidildi. Þükrü baþkan, Batýgül ve kadýn Konak iþçileri kýsa birer konuþma yaptýlar. Ardýndan Montrö Meydaný’ndan Basmane’ye ve Konak Belediyesinin önüne dönüldü. Saat 12.40’ta eylem alanýna iþçilerin geniþ alan kaplamamasý için býrakýlan 7 zabýta aracý yerini çöp arabasý ve su tankerine býrakmak için ey-

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

25


Yeni Evrede

Konak Temizlik İşçileri

Mücadele Birliði

lem alanýndan çýktý. Zabýta araçlarýnýn hareketlenmesiyle birlikte iþçiler araç deðiþikliðine izin vermediler. Zabýta araçlarýndan boþ kalan yerlere oturan iþçiler, tankerlerin eylem alanýný kapatmasýný engellediler. Polislerin iþçilere “müdahalede bulunuruz” tehditlerine karþý ise iþçiler “biz buradayýz” diyerek araçlara izin vermeyeceklerini söylediler. Ýþçilerin tepkilerine karþý 1-2 saat bekleyen çöp ve su tankeri aracý eylem alanýndan ayrýldý. Saat 15.10’da BDP Konak Ýlçe baþkaný ve temsilcileri iþçileri, saat 15.40’ta da Ýmece-Der iþçileri ziyarete geldi. Gün içinde iþçi aileleri de ziyarette bulundular. 20.Gün: Gece yine Batýgül Tunç yalnýz býrakýlmadý, ancak Batýgül, midesinin aðrýmasýndan dolayý hastaneye kaldýrýldý. Ýðne ve aðrý kesici alan Batýgül Tunç, ertesi gün muayene edilmek üzere hastaneden çýkarýldý. Eyleme yapýlan saldýrýdan sonra belediyenin önüne býrakýlan zabýta araçlarýndan geri kalanlar da eylem alanýndan çýkarýldý. 17.30’da SES üyesi Ege Üniversitesi iþyeri temsilciliði 20-25 kiþilik grupla “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý” sloganlarýyla ziyarete geldiler ve iþçiler tarafýndan sloganlarla karþýlandýlar. Ýþçiler gelen destekçilerle eylemde gelinen süreçle ilgili karþýlýklý fikir alýþveriþinde bulundular. Saðlýkçýlar ayrýca gýda ve ilaç desteðinde bulundular. Akþam saatlerinde iþçiler coþkulu halaylarla ve halk oyunlarýyla eylem alanýný renklendirdiler.

21.Gün: 17 Mart günü, Üç gün önce yaþadýklarý saldýrýyý protesto etmek için Konak taþeron iþçileri, saat 12.00’de Konak Eski Sümerbank önünde bir basýn açýklamasý yaptý. Sloganlarla basýn açýklamasýný tamamlayan Konak taþeron iþçileri, yine sloganlarla yasaklý Konak Meydaný’ndan Kemeraltý Çarþýsý’na doðru yürüyüþe geçtiler. “Eylem boyunca Konak’ta gezilmedik yer býrakmayacaðýz” diyen iþçiler, Kemeraltý Çarþýsý’ndan geçerken esnafýn yoðun ilgisiyle karþýlaþtýlar. Esnaf iþçilere desteklerini alkýþlarýyla ve ýslýklarýyla gösterdi. Konak taþeron iþçileri yolun yarýsýna vardýklarýnda, eylem alanýna belediye tarafýndan çöp kamyonlarýnýn býrakýldýðý haberi geldi. Saat 13.45’te eylem alanýna varýldýðý zaman iþçiler, çöp kamyonlarýnýn oradan kaldýrýlmamasý durumunda tüm araçlarýn yol güzergâhýnýn üzerinden geçtiði ve merkezi noktalarý birbirine baðlayan Basmane kavþaðýný trafiðe kapatacaklarýný söylediler. Ama dikkate alýnmadýklarýný gören iþçiler, oturma eylemine baþladýlar. Polis, trafiðe açýlan yönden hemen saldýrý pozisyonuna girerek iþçilerin etrafýný sarmaya baþladý. Su püskürtme aracýnýn, gözaltý aracýnýn, beþ çevik otobüsünün ve sivil polislerin yýðýldýðý alanda iþçilere saldýrýldý. Bu saldýrýya iþçiler ellerinden pankartý býrakmayarak “Ölmek Var Dönmek Yok” sloganýyla karþýlýk verdiler. Saldýrý sýrasýnda iþçiler ve destekçiler yaka paça gözaltýna alýndýlar. Gözaltýna alýndýklarý araçlarda da sloganlarýna devam eden iþçilere biber gazý sýkýldý. Yaklaþýk 81 kiþinin gözaltýna alýndýðý bilgisi gelirken, Alýnteri gazetesinden 1, Kýzýl Bayrak’tan 4, Mücadele Birliði’nden 5 kiþi, Konak taþeron

26

iþçilerini desteðe gelen Batýgül Tunç ve iþçiler gözaltýna alýndý. Saldýrý sonrasý Konak Belediyesi takýndýðý tutumdan geri adým atmayarak, iþçilerin eylem yerine hem çöp kamyonlarýný hem de kocaman saksýlarý yerleþtirdi. Buna raðmen, saldýrý sýrasýnda eylem yerinde bulunmayan 6 taþeron iþçisi hemen eylem yerine gelerek pankartlarýný açýp “Baskýlar Bizi Yýldýramaz” sloganýyla eylemin devam ettiðini dosta ve düþmana gösterdiler. Saat 17.00’da iþçilere yapýlan bu saldýrýyý protesto etmek amacýyla içinde Mücadele Birliði’nin de olduðu birçok devrimci ve demokratik kitle örgütü Konak Belediyesi’nin önündeki eylem yerinde toplanarak basýn açýklamasý gerçekleþtirdi. Saat 18.20’de Ýzmir Büyükþehir Belediyesi’ne baðlý Ýz-Enerji’de çalýþan park-bahçe iþçileri, 20 kiþilik bir grupla “Konak Ýþçisi Yalnýz Deðildir” sloganý atarak Konak taþeron iþçilerini desteðe geldiler. Ýþçi yakýnlarý da saldýrýnýn olduðunu haber alýr almaz eylem yerine geldiler. Bu yapýlan saldýrýyý ve Hakan Tartan’ý protesto ettiler. Ýþçi yakýnlarý gecenin geç saatlerine kadar eylem yerinde beklemeye devam ettiler. Gözaltýna alýnan iþçiler gece saat 02.00 civarý serbest býrakýldý. Serbest býrakýlan iþçiler sloganlarla eylem alanýna geldiler. Eylem alaný gece 02.20’de sloganlarla inledi. Ýþçiler aileleriyle bir araya gelmenin mutluluðu içindeydi. Bir yandan bir birlerine sarýlan iþçiler ve aileleri bir yandan da slogan atmaya devam etti. 22.Gün: 18 Mart günü sabahýn erken saatlerinde kalkan iþçilerin ilk yaptýklarý þey gazete almak oldu. Gazetelerde kendileriyle ilgili yazan yerleri dikkatlice okudular. Ýþçiler yaþadýklarý saldýrýyý protesto etmek amacýyla bir basýn açýklamasý yaptýlar. “Taþeron Öldü Baþýnýz Sað olsun Taþeronu Gömüyoruz” tabutuyla yapýlan basýn açýklamasýnda saldýrýyý kýnadýklarýný, yapýlacak saldýrýlarýn iþçileri yýldýramayacaðýný, her türlü saldýrýlara karþý eylemlerine devam edeceklerini vurguladýlar. Basýn açýklamasýnda iþçiler tarafýndan taþýnan tabut ise “taþeron sistemi iþçiyi öldürür biz de taþeronu öldürdük ve burada Konak Belediyesi önünde taþeronu gömüyoruz” diyerek basýn açýklamasýný bitirdiler. Ýþçiler basýn açýklamasýný bitirdikten sonra Konak Belediyesinin önünde tabutu sýrtlarýnda taþýyarak dolaþtýlar. Gün boyu iþçilerin aileleri eylem alanýna geldi. Ýþçiler yapýlan saldýrýlara ve aþýrý yaðan yaðmura karþýn kararlý, coþkulu bir þekilde eylemlerine devam ediyorlar. 23.Gün: Sabah saatlerinde iþçiler eylem alanýna getirilmiþ olan çöp kamyonu ve su tankeri önüne tabutlarýný taþýyarak eylem alanýný geniþlettiler. “Getirilen saksýlarý da ilerleyen günlerde barikat kurmak için kullanýrýz” diye espriler yaptýlar. Ýþçi aileleri gün içinde eylem alanýna gelip destekte bulundu. Gözaltýnda iken darp edilen iþçiler saðlýk kontrolüne gittiler. Saat 15.10’da 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden bir grup öðrenci, iþçileri ziyarete geldi. 9 Eylül öðrencileri iþçilere þiirler kýsa bir þiir dinletisinde bulundu ve iþçilerle birlikte halaylar çektiler, sohbetler ettiler. Saat 16.30’da ise TÜMTÝS baðlý ambar iþçileri palet getirerek destekte bulundu. Akþam saatlerinde aralýklarla sohbetler yapýldý. Saat 22.00’ye doðru sivil polislerden iþçilere, yemek yemek için açtýklarý kartonlarý kaldýrmalarý konusunda uyarý geldi. Ýþçiler de kaldýrmayacaklarýný söyleyince sivil polisler çevik kuvveti çaðýracaklarýný söyleyerek iþçileri tehdit ettiler, iþçiler de buna tepki olarak halay çekmeye baþladýlar. Ardýndan da paletlerle ilgili sýkýntý çýkaran sivil polislere karþý çýktýlar. Ýþçiler paletleri kamyonlarýn arka tarafýna götürdükten sonra ise belediyenin özel güvenlik görevlileri leri paletleri arabaya taþýyarak çaldýlar. Ýþçilerin buna tepkisi de halaylarýna devam etmek oldu.

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011


Yeni Evrede

Buca Taşeron

Mücadele Birliði

BATIGÜL TUNÇ YENÝDEN EYLEMDE

Verilen Sözler Tutulmadý! Buca Belediyesi’nde taþeronda çalýþýrken sendika çalýþmasý yürüttükleri için 6 iþçi arkadaþýyla birlikte iþten atýlan Batýgül Tunç, iþe baþlatýlmak için verilen sözlerin tutulmamasý üzerine eyleme kaldýðý yerden devam ediyor. 56 günlük eylemden sonra varýlan mutabakat sonucu eyleme son veren Buca taþeron iþçilerinden 6 iþçi iþe baþlarken, Batýgül Tunç 2 aydýr beklemesine raðmen “bugün git yarýn gel” denilerek hala bekletiliyor. Batýgül Tunç 12 Mart Cumartesi günü CHP Ýl binasýnýn önünde saat 14.00’te yaptýðý bir basýn açýklamasýyla artýk beklemeyeceðini ve eyleme yeniden baþlayarak hakkýný arayacaðýný ilan etti: “Bir kadýn iþçi olarak, bir anne olarak bütün kamuoyunu CHP Ýl binasý önünde geceli-gündüzlü yapacaðým bu eyleme destek vermeye çaðýrýyorum. Verilen sözler tutulmadan; sendikalý, iþgüvencem saðlanmadan buradan ayrýlmayacaðým. Bu mücadele sadece benim mücadelem deðil; hepimizin mücadelesidir. Birlikte mücadele edersek zafer bizim olacak!” “Batýgül Yalnýz Deðilsin” sloganýyla Batýgül Tunç’un yanýna gelen Konak taþeron temizlik iþçileri basýn açýklamasýna destek verdiler. Batýgül, heyecanlý, kararlý ve coþkuluydu. Gün içinde eylemi duyan pek çok kiþi iþçi Batýgül’ü ziyarete geldi. Konak taþeron temizlik iþçileri gece boyunca ikiþerli üçerli nöbetçiler olarak Mücadele Birliði’yle birlikte Batýgül’ü yalnýz býrakmadýlar. Batýgül dinlenmeye çekilirken iþçiler ve Mücadele Birliði okurlarý ateþ baþýnda sohbetler ettiler. Saldýrý... 3 gündür CHP Ýzmir il baþkanlýðý önünde eylem yapan Batýgül Tunç’a ve yanýnda olan Mücadele Birliði dergisi okurlarýna 14 Mart günü sabah 05.30’da polis saldýrdý.

Yaklaþýk 100 çevik kuvvet polisi, 20 kadar sivil polis ve 50’ye yakýn da zabýta memuru eþyalara el koymaya çalýþtý. Direniþle karþýlaþtýlar. Zabýta ekiplerinin de müdahalesiyle pankarta, asýlý resimlere ve eþyalara el konuldu. Batýgül Tunç ve Mücadele Birliði okurlarý gözaltýna alýnmak istendi. Kýsa süreli tartýþmadan sonra sivil polis ekipleri Mücadele Birliði okurlarýný yerde sürükleyerek eylem yerinden uzaklaþtýrmaya çalýþtý. Bu esnada eylemci iþçi Batýgül Tunç fenalýk geçirerek bayýldý. Ambulans ile hastaneye kaldýrarak onu eylem yerinden uzaklaþtýrmaya çalýþan polise, Mücadele Birliði okurlarý Batýgül Tunç’un üzerine kapanarak engel oldu. Saðlýk ekipleri eylem yerinde saðlýk kontrolü yaptý.

Daha sonra eylemlerinin 18. gününde olan Konak Belediyesi Taþeron Ýþçileri desteðe gelerek Batýgül Tunç’u yalnýz býrakmadýlar. Sabahki saldýrýda pankartýna zorla el konulmasý üzerine “Verilen Sözler Tutulsun-Zafer Savaþan Ýþçilerin Olacak-Buca Belediyesinden Atýlan Taþeron iþçisi” yazýlý ozalit çýktýyý eylem yerine asan Batýgül Tunç’a ayný gün içerisinde ikinci saldýrý gerçekleþtirildi. 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

Saat 14.40’ta sivil polisler eþliðinde saldýran zabýta ekipleri kaðýt pankartý yýrtarak bir kez daha sýnýf düþmanlýðýný göstermiþ oldu. Bunun üzerine Batýgül Tunç bir açýklama yaptý. “Ben burada onurlu bir þekilde, çocuklarým için mücadele veriyorum. CHP il Baþkaný bütün medya önünde Buca Belediyesi önündeki direniþimizde yanýmýza gelerek eylemi bitirmemiz halinde bizleri sendikalý iþe yerleþtireceðini söyledi. Biz de onun bu sözüne güvenerek eylemimizi sonlandýrdýk. Ancak 6 arkadaþýmýz iþe alýndý. Ama tek kadýn direniþçi olarak ben iþe alýnmadým. En son Konak Belediyesi Taþeron iþçilerine destek verdiðim için CHP il binasýndan aranarak, bana ‘sen Konak’taki Taþeron iþçilerine destek verdin sana iþ falan vermeyeceðiz’ diye söylendi. Ben de verilen sözlerin yerine getirilmesi için eylemimi burada devam ettiriyorum. Hýrsýzlýk yapmadým, çalmadým, sadece onurumla emeðimin peþindeyim. Siz devletin polisi, zabýtasý asýl hýrsýzlýk yapanlara gitmiyorsunuz nerede bir emekçi var, nerede bir eylem yapan iþçi var ona saldýrýyorsunuz” dedi. Saat 17.00’de Konak Belediyesi önünde, yapýlan saldýrýya ve gözaltýna alýnanlarla ilgili bir basýn açýklamasý yapýldý. Mücadele Birliði Platformu’nun gerçekleþtirdiði basýn açýklamasýna BDP, BDSP, Alýnteri, Halkevleri, EDP, DÝP, KÖZ, Genç-Sen ve eylemci iþçi Batýgül katýldý. Mücadele Birliði Platformu, Konak taþeron iþçileri, Batýgül, BDP Ýl Baþkaný ve saldýrýya uðrayan iþçi Sevil art arda konuþmalar yaptýlar. Batýgül 56 günlük eylemlerini kýsaca anlattýktan sonra yapýlan saldýrýlarýn kendisini eylemden vazgeçiremeyeceðini, kazanana kadar eylemine devam edeceðini söyledi. Açýklamadan sonra eylem yerine dönen Batýgül daha kararlý, daha coþkulu ve daha öfkeli bir þekilde devam ediyor eylemine. 56+4. Gün Eylemine baþladýðý günden bu yana kendisini yalnýz býrakmayan Konak Belediyesi Taþeron Temizlik Ýþçileri gece saatlerinde 2 saatte bir ikiþerli üçerli gruplar halinde Batýgül’ü yalnýz býrakmýyorlar. 15 Mart günü saat 12.25’te Konak Belediyesi Taþeron Temizlik Ýþçileri CHP Ýlçe baþkanlýðýnýn önünde yapýlan saldýrýlarý protesto ettikten sonra Batýgül’ü ziyarete geldiler. TÜMTÝS Ýzmir þube baþkaný Þükrü Günseli, Batýgül Tunç ve Konak’tan kadýn iþçiler art arda konuþmalar yaptýlar. Ve Konak iþçileri Batýgül’ün yanýndan yine sloganlarla ayrýldýlar.

27


Yeni Evrede

Sokaklar

Mücadele Birliði

Ankara’da 16 Mart Anmalarý

Saat 16.00’dan sonra Ýl baþkanlýðýnýn önüne CHP delegeleri ve üyeleri uðradý ve Batýgül ile ortak yol aranmaya çalýþtýlar ancak Ýl Baþkanýnýn Batýgül’ü karalamalarýyla karþýlaþtýlar. Batýgül yapýlan bütün karalamalarý boþa çýkartarak Ýl baþkanýn ne kadar ikiyüzlü ve yalancý olduðunu ortaya koydu. 56+5. Gün: Gece boyu, geceli gündüzlü Batýgül’ün yanýnda bulunan Mücadele Birliði Platformu ile Konak Taþeron iþçilerinden gelen ziyaretçileriyle sohbetler edildi. Geçen süreci deðerlendiren iþçiler eylemin hem kendileri için hem de Ýzmir’de taþeronda çalýþan iþçilere örnek olacaklarý kanaatine vardýlar. Saat 03.30’da Batýgül midesinin aðrýmasýndan dolayý hastaneye kaldýrýldý. Hastanede iðne vuruldu ve aðrý kesici verilen Batýgül, daha sonra muayene edilmek üzere hastaneden eylem alanýna geçti. 56+6. Gün: 17 Mart günü Batýgül, saldýrýya uðrayan Konak Belediyesi Taþeron Temizlik Ýþçilerinin eylemine katýldý. Konak iþçileri Sümerbank önünde basýn açýklamasýný yaptý ve sonrasýnda Kemeraltý’nda ajitasyon yapýp bildiri daðýtarak eylemlerine destek istediler. Ancak gelen haber üzerine hemen Konak Belediyesi’nin önüne döndüler. Eylem alanýnýn kapatýldýðýný gören iþçiler yolu trafiðe kapatarak eylem alanlarýnýn açýlmasýný istediler. Ýþçiler yolun tek þeridini açtýlar. Polisler alaný sardý, iþçileri gözaltýna almaya baþladý. Yaþanan arbede sýrasýnda yaralanarak gözaltýna alýnan birçok iþçi ile birlikte Batýgül Tunç da gözaltýna alýndý. Batýgül gözaltýnda kaldýðý süre boyunca eylem alanýnda destekte bulunanlar kaldý. Saat 02.00’da serbest býrakýlan Batýgül Tunç ve Konak iþçileri, Basmane Meydaný’ndaki eylem alanýna geldiler. Batýgül yaklaþýk bir saat Konak iþçilerinin yanýnda kaldýktan sonra kendi eylem alanýna iki Konak iþçisi ile birlikte döndü. Mücadele Birliði/Ýzmir

28

A

nkara’da 16 Mart Beyazýt ve Halepçe katliamlarý yapýlan etkinlik, yürüyüþ ve basýn açýklamalarýyla anýldý. Sabah saatlerinde çeþitli üniversitelerden gelen devrimci demokrat ve yurtsever öðrenciler Cebeci Kampüsü’ne girmeye baþladý. Ancak kampüs giriþlerinde güvenlik önlemlerini sýklaþtýran özel güvenlikler Ankara Üniversitesi’ne baðlý diðer kampüslerde okuyan öðrencileri dahi kampüse alamayacaklarýný söylediler. Bunun üzerine içerde toplanmaya baþlayan devrimci öðrenciler arkadaþlarýný özel güvenlik duvarýný zorlayarak içeri almaya baþladýlar. Sýk sýk yaþanan arbedeler sonucunda müdahale edemez duruma gelen özel güvenlikler kimlik göstermeyen öðrencilere seslerini çýkaramadýlar. Bu sýrada dýþarýda da çevik kuvvet ekipleri yoðun þekilde yerlerini almýþlardý. Öðle saatlerinde Siyasal Bilgiler Fakültesi kantininde müzik dinletisiyle baþlayan etkinlik öðrencilerin hep bir aðýzdan þarký ve marþlar okumasýyla devam etti. Sonrasýnda 16 Mart Beyazýt ile Halepçe Katliamlarýna ve son dönemdeki öðrenci eylemliliklerine yer verilen bir sinevizyon gösterimi gerçekleþti.

Sinevizyon gösteriminin ve okunan bir metnin bitmesinin ardýndan öðrenciler sloganlar eþliðinde Eðitim Bilimleri Fakültesi’ne doðru yürüyüþe geçtiler. Birkaç gün önce SBF kantininde ortak bir þekilde hazýrlanan “16 Mart’ý Unutma Unutturma” pankartý ile Beyazýt’ta katledilen 7 öðrencinin fotoðraflarý kortejin önünde taþýndý. EBF’nin önünden Cebeci kampüs giriþine doðru yürüyüþe geçen öðrenciler hep bir aðýzdan Beyazýt Marþý’ný ve Çav Bella’yý söylediler. Kampüs giriþinde yapýlan basýn açýklamasýnýn ardýndan eylem sonlandýrýldý. Eylemi Ankara Gençlik Derneði, DGH, DPG, DÖB, DYG, Ekim Gençliði, Kaldýraç, Kýzýl Hareket, Öðrenci Kolektifleri, Tüm-ÝGD, ÖGD ve YDG örgütledi. Öðlen yapýlan bu eylemin ardýndan akþam saatlerinde de Sakarya Meydaný’nda toplanan devrimciler Yüksel Caddesi’ne doðru yürüyüþe geçti. Devrimci Öðrenci Birliði’nin de destek verdiði yürüyüþ esnasýnda Ziya Gökalp Caddesi üzerinde polis barikatýyla karþýlaþýldý. Polis barikatýnýn çekilmesiyle birlikte devam eden yürüyüþ Yüksel Caddesi’nde yapýlan basýn açýklamasýyla bitirildi. Ankara Devrimci Öðrenci Birliði

Yaþam Alanýmýza Faþist ve Keyfi Uygulamalara Ýzin Yok Amed Ziya Gökalp Öðrenci Yurdu’nda öðrenciler, yurttan atýlan 7 arkadaþlarý için eylem yaptý. Keyfi uygulamalar yapan yurt yönetimine ikaz amacý taþýyan eylem, alkýþlarla kantinde toplanmayla baþladý. Eylem sloganlý yürüyüþle devam etti. Bütün yurt öðrencileri hep bir aðýzdan arkadaþlarýnýn yanlarýnda olacaklarýný ve bundan sonraki faþist uygulamalara daha sert cevap vereceklerini haykýrdýlar. Bu arada yurt yönetimi, korkudan olsa gerek, ne yapacaðýný þaþýrmýþtý. Öðrencilere daðýlmalarý yönünde uyarý yapan yurt yönetimi, öðrencilerin uzlaþmaz tavrý karþýsýnda çaresiz kaldý. Yurt bahçesinde u184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

zun süre halay çekildikten sonra eylem sona erdi. Yürüyüþ esnasýnda “Baskýlar Bizi Yýldýramaz”, “Yaþasýn Öðrenci Dayanýþmasý”, “Yönetim Ýstifa”, “Atýlan Arkadaþlarýmýz Geri Alýnsýn!” sloganlarý atýldý. Ayrýca yurt yönetimi ve ÖGB’yi teþhir edici ajitasyonlar yapýldý. Sonran öðrenildi ki, yurt yönetimi bu kararlýlýk karþýsýnda “atýlan arkadaþlarýn geri alýnacaðý sözü”nü vermiþ. Öðrenciler hep bir aðýzdan herkese haykýrdýlar “Bundan sonra yaþam alanýmýza faþist ve keyfi uygulamalarla müdahale edilirse bunun hesabýný sorarýz!”


Yeni Evrede

Emek-Postası

Mücadele Birliði

Emekçiler Kazanacak Sosyalizm Kazanacak

Sessizlik Gece Gibi 15-20 gündür kendi aramýzda konuþup duruyoruz arkadaþlarla. 4-C ile ilgili Anayasa Mahkemesine bir baský uygulanmalý diye. Seçim zamaný da yaklaþýyor. Ýnsanlarýmýz iyi niyetli düþünüyorlar. Seçim yatýrýmý olarak 4-C ile ilgili anayasa mahkemesi lehimize karar verir diye. Ben umutlu deðilim oysa ki. Anormallik ben de mi yoksa diðerlerinde mi bilemiyorum, ama hep aykýrý kaldýðýmýn farkýndayým. Ben bir þeyler yapýlmasý gerektiðini düþünürüm, sessizlik gece gibidir, karanlýk ve korkutucu. Karanlýklarda kalmamak için arkadaþlarla haberleþip Ankara’da bir basýn açýklamasý düzenledik. Biz Ýzmir’den hareket ettik küçük bir otobüsle. Yolumuzun kesilmemesi mümkün mü? Polis eskortluðunda Ankara’ya vardýk. Toplanma yerimiz Abdi Ýpekçi Parký’ydý. Anayasa Mahkemesi önünde toplanýlacaktý, ama polis izin vermedi. Sabah gelen arkadaþlarla Abdi Ýpekçi’de toplanýldý, saat 12.30’da basýn açýklamasý yapýlacaktý. 15 Mart günü saat 12.00 gibi Abdi Ýpekçi’de toplanýldý. Ýnternete düþen haberde de, Anayasa Mahkemesi raportörünün açýklamasý, “4-C anayasaya uygundur” þeklinde idi. Bu da 44.000 4-C’linin maðduriyeti anlamýna geliyor. Basýn açýklamasýný Tekel iþçisi arkadaþlarýmýzdan birisi okudu. Açýklamada; 4-C’nin açlýk ve sefalet olduðunu, eðer Anayasa Mahkemesinden lehimize karar çýkmazsa, 78 gün deðil 178 gün daha Ankara sokaklarýný dolduracaðýmýza deðinildi. Bugüne kadar, 4-C’li olduktan sonra 13 kiþinin geçim sýkýntýsý yüzünden intihar ettiðine, vasýflý iþçi iken vasýfsýz hale getirildiðimize, 700-800 lira ile geçinmemizin mümkün olmadýðýna deðinildi. Basýn açýklamasýndan sonra da meclise gidildi. CHP’den randevu alýnmasýna raðmen, içeriye alýnmadýk. Çünkü eylem için geldiðimizi, bu durumda bizi meclise alamayacaklarýný söylediler. Orada da basýn açýklamasý yapýldýktan sonra herkes geldiði þehirlere dönmek üzere otobüslerine bindi. Bir TEKEL Ýþçisi

G

ünlerden 14 Aralýk 2009 Tekel direniþinin ilk Cevizli Tekel Fabrikasý’nda yola çýkacaðýmýz zaman otobüslerin yanýnda 4 kiþi bekliyor ve bunlarý tanýmýyorduk. Bunlar olsa olsa devrimcilerdir çünkü þekilleri ve duruþlarý devrimcilere benziyordu. Ýçimizde farklý ya da faþist dediðimiz kendilerine iþçi diyen sendikacýlar da vardý. Bunlara zarar verebilirler diye hemen yanlarýna gidip “nereden geliyorsunuz” diye sorduk. Bize “Mücadele Birliði” dediler. Onlarý otobüsümüze aldýk ve ilk böyle tanýþtýk. Hem Ankara’da 78 gün süren Tekel direniþ sürecinde hem de Ýstanbul’da devam eden yine 78 gün süren 2. Tekel direniþinde bizi yalnýz býrakmayan öncülük eden, maddi manevi yanýmýzda olan bizle emeklerini paylaþan mücadeleyi büyütmeye çalýþan Mücadele Birliði ve Ayýþýðý Sanat Merkezi çalýþanlarýna hepinizin huzurunda bir kez daha teþekkür etmek istiyoruz. Dostlar bizler Ankara’ya 1-2 günlüðüne gitmiþtik, bize direniþin baþýnda siz Ankara’ya gidip 78 gün direneceksiniz deseydiler, kamera þakasý yaptýðýnýzý sanýp gülerlerdi. Sýnýf mücadelesinin insanlarý nasýl deðiþtirdiðini gördük, iþçilerin sýrf emek deðil siyasal sorunlarý olduðunu gördük. Kürt ve Alevi açýlýmýnda gerçek açýlýmý biz yaptýk demek, siyasal bir talepti, halklarýn ve

inançlarýn arasýnda bir sorunun olmadýðýný bize gösterdi. AKP hükümeti IMF’den ve ABD’den aldýðý talimatlar sonucu sözde demokrasi adý altýnda “açýlým, saçýlým” diye diye saldýrýyor. Yapýlan saldýrýlarý, faili meçhulleri, iþkenceleri korurken, halkýn sorunlarýna sahip çýkan sanatçý, aydýn ve devrimcileri cezalandýrýyor. Hem Ankara’da hem de Ýstanbul’da bizi yalnýz býrakmayan sürekli ziyaret edip evde kendi yaptýðý yemeklerle besleyen Pýnar Sað’a teþekkür edip, yalnýz olmadýðýný, arkasýnda milyonlarca iþçi emekçinin olduðunu belirtiyoruz. AKP hükümeti döneminde iþçi sýnýfýna saldýrýlar daha da arttý. Yapýlan özelleþtirmeler, esnek ve sözleþmeli iþ yasalarý ve son olarak basýnda torba yasasý olarak yapýlan saldýrýlar, emekçileri daha da sýkýntýya süþürmüþtür. Bu saldýrýlar önümüzdeki süreçte mücadelenin ne kadar kýzgýn geçeceðini göstermekte. Yeter ki sýnýfýn içinde örgütlü olalým. Sendika bürokrasisine karþý ayrý bir mücadele oluþturup, sýnýfýn içinde iþçi konseylerin oluþturmaktan, sürekli, kararlý, disipliniyle militan bir duruþtan geçiyor. Biz Kazanacaðýz, Emekçiler Kazanacak, Sosyalizm Kazanacak! Bir TEKEL Ýþçisi

Valilik Önünde Protesto

S

elüloz Ýþ Sendikasýna baðlý Ontex iþçileri, patronun keyfi uygulamalarýna ve iþten atmalara karþý verdikleri mücadele sürecinde, çok çeþitli eylem yöntemleri deniyor. Önceki gün CarrefourreSA’da yaþadýðý polis saldýrýsýný protesto etmek için, Ýstanbul Valiliði önünde bir basýn açýklamasý yaptý. 16 Mart günü, Beyazýt’ta katliamlarý protesto için yapýlan eyleme destek veren Ontex iþçileri, devrimci demokrat öðrencilerle birlikte, Ýstanbul valiliði önüne yürüdü. 184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

Valiliðin önünde yapýlan basýn açýklamasýnda Ontex iþçileri, mücadeleyi bütün baskýlara karþý kararlýlýkla sürdüreceklerini ve eylemdeki diðer iþçilerle birleþip mücadeleyi büyütmeleri gerektiðini vurguladýlar. Eylemde “Sendikalar Bizimdir Sendika Aðalarýnýn Deðil”, “Ontex Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Birleþe Birleþe Kazanacaðýz” sloganlarý atýldý. AVPÝM’in önünde eylemde olan PTT iþçileri de Ontex iþçilerinin yanýndaydý. Devrimci demokrat öðrencilerin de kýsa konuþmalarýndan sonra eylem bitirildi.

29


Yeni Evrede

Sokaklar

Mücadele Birliði

“Suçumuz Ýnsan Onuruna Yakýþýr Bir Yaþam Ýstemek” “Desa Ýþleri… Kazandý!”, “Çelmer Ýþçileri… Kazandý!”, “UPS Ýþçileri… Kazandý!” “Ontex Ýþçileri… KAZANACAK!”

24

Gün önce yaptýklarý basýn açýklamasýnda bu sloganlarla duyurmuþtu seslerini Ontex iþçileri.. 17 Þubat’tan bu yana iþyeri önünde kurduklarý direniþ çadýrlarýnda eylemlerini kararlýlýkla sürdürüyor, Ontex ürünlerinin boykot edilmesi çaðrýsýnda bulunuyorlar. Ontex iþçileri kuralsýz, güvencesiz çalýþmaya, sendikal bürokrasiye karþý verdikleri mücadeleyi yükseltmek için her hafta Cumartesi günleri Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek Taksim’deki Burger King önüne sloganlarýyla yürüyerek, taleplerini dile getiriyorlar.

12 Mart Cumartesi akþamý yine saat 18.00’de dayanýþma içinde olduklarý ve kendileri gibi direniþte olan taþeron PTT iþçileriyle Galatarasay Lisesi önünde bir araya geldiler. “Ýþimizi Geri Ýstiyoruz, Yaþasýn Onurlu Direniþimiz” yazýlý pankartlarý ve Ontex firmasýnca üretilen Canped, Canbebe, Helen Harper marka ürünleri boykota çaðýran dövizleriyle Ontex’le ayný þirketler grubunda olan Burger King önüne yürüdüler. Yürüyüþ boyunca yine iþçilerden biri, Ontex iþçilerinin iþten çýkarýlma sürecini anlatýp, Ontex ürünlerini boykota çaðýran ajitasyon konuþmasý yaparken kitle de sloganlar attý. Ontex patronunun sendikayla kurmuþ olduðu çarkýn dönmesi için 16 arkadaþlarýný iþten çýkardýðýný belirten iþçiler verdikleri mücadelenin tüm iþçi sýnýfýnýn mücadelesi olduðunu belirterek gerek alanlarda gerekse direniþ çadýrlarýnda sarý sendikalarýn patronlarla iþbirliðine ve onlarýn dayatmalarýna karþý mücadeleyi kararlýlýkla sürdüreceklerini ifade ettiler. Geçtiðimiz hafta boykot kampanyalarýna dahil ettikleri Mey Ýçki TPG tarafýndan devletten aldýðý miktarýn yaklaþýk on katýna katýldýðýný bunun da özelleþtirmelerin kimin çýkarýna yapýldýðýný ortaya koyduðunu belirten Ontex iþçileri yurt içi ve yurtdýþýndan gelen desteklerle eylemlerini yükseltmeye devam edeceklerini ifade ettiler. Tüm iþçi ve emekçileri Ontex ürünlerini satýldýðý her yerde boykot etmeye çaðýran iþçiler, Ontex ürünlerini bir çöp poþetine atarak, alkýþ, ýslýk ve sloganlarla protesto ederek eylemi sonlandýrdýlar.

Saðlýk Emekçileri “Çok Ses Tek Yürek!”

13

Mart Pazar Günü onbinlerce saðlýk çalýþaný, Ankara’da toplanarak büyük bir miting gerçekleþtirdi. Sabah saatlerinde tren garýnýn önünde toplanmaya baþlayan saðlýk emekçileri, öðle saatlerinde Sýhhiye Meydaný’na doðru yürüyüþe geçti. Eyleme Türk Tabipler Birliði’ne baðlý saðlýk örgütleri, TMMOB, TEB, Devrimci Saðlýk-Ýþ, Genel-Ýþ, Sosyal-Ýþ, Saðlýk Emekçileri Sendikasý, çeþitli üniversitelerde ve yüksekokullarda saðlýk bölümlerinde okuyan birçok öðrenci de katýldý. Mücadele Birliði Platformu’nun da bulunduðu birçok devrimci yapý mitinge destek verdi. Emekçiler meydana girdiklerinde 13 Mart 1982’de

30

184. Sayý / 23 Mart - 6 Nisan 2011

faþizm tarafýndan idam edilen 3 komünist iþçi önderinin isimlerinin bulunduðu “Ýdamlar Bizi Yýldýramaz-Ethem Coþkun-Seyit Konuk-Necati Vardar; 13 Mart Savaþçýlarý Yaþýyor-Leninistler Savaþýyor / Mücadele Birliði” yazýlý büyük bir pankart Sýhhiye Köprüsü’nden aþaðý sallandýrýldý. Yürüyüþ sýrasýnda Mücadele Birliði Platformu “Emekçiler Birleþin Devrim Ýçin Savaþýn”, “Zafer Savaþan Emekçilerin Olacak”, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak” sloganlarýyla ve 13 Mart 1982’de idam edilen iþçilerin isimlerini haykýrarak yürüdü. Performans sistemine, güvensiz çalýþmaya, saðlýk sektörünün özelleþtirilmesine ve piyasalaþtýrýlmasýna, niteliksiz saðlýk hizmetine karþý “çok ses; tek yürek” olan emekçiler ellerinde “Doktor Che’nin Yolundayýz” dövizleriyle yürüdüler. Parasýz ve nitelikli saðlýk hizmeti vermek istediklerini söyleyen emekçiler, hastalara müþteri muamelesinin yapýldýðý performans sistemini ve taþeronlaþmayý reddettiler. Miting boyunca “Grev” diye haykýran saðlýk emekçileri, bu eylemin bir baþlangýç olduðunu dile getirdiler. Taleplerinin karþýlanmamasý halinde hiç vakit kaybetmeden grev hazýrlýklarýna baþlayacaklarýný belirttiler. Büyük katýlýmýn saðlandýðý miting Ezginin Günlüðü konseriyle sona erdi. Mücadele Birliði/Ankara



s184