Page 1


Yeni Evrede

Başyazı

Mücadele Birliði

ULUSLARIN KENDÝ KADERÝNÝ TAYÝN HAKKI VE ÞOVENÝZME KARÞI MÜCADELE Kürt Ulusal Sorunun Devrimle Baðý lusal sorunun varlýðý, ulusal çeliþkiler devrimi besleyen, onu sürekli gündeme getiren güçlü bir etkendir. Çözülmediði sürece, devrimi sürekli gündeme getiren bir etken olmaya devam edecektir; çözülmesi durumunda ise, bu, sadece sýnýfsal (toplumsal) kurtuluþun yolunu açmasý anlamýna gelir. Devrimde, tarihi bir bileþke olarak, sayýsýz insanın özlemleri ve istekleri bir araya gelir. Devrim de bunlarýn gerçekleþmesini ister. Kürt halký, ezilen bir halk olarak, özgürlüðe dair özlemleriyle bu devrimde yerini alýr. Kürt ulusal sorunu anlaþýlmadan, Kürt halkýnýn ulusal-sýnýfsal kurtuluþ hedefi ve mücadelesi kavranmadan gündeme gelen devrim, tam anlamýyla bilince çýkarýlamaz. Devrimde farklý çeliþkiler birleþmiþ, üst üste binmiþ ve bir çeliþkiler yumaðýný oluþturmuþtur. Bu yüzden bu topraklar, bir devrim topraðý durumuna gelmiþtir. Bir yandan kapitalizmin temel çeliþkisi olan proletaryayla burjuvazi arasýndaki emeksermaye uzlaþmaz çeliþkisi, bir yandan ezilen ulus ve halklarla ezen ulus arasýndaki, ulusal çeliþkiler ile emperyalizmle halklar arasýndaki çeliþki ve kitlelerin demokratik eðilimiyle, her tür çaðdaþ geliþmeyle tam bir çatýþma içinde olan devletin anti-demokratik karakteri arasýndaki çeliþki, devrim denen tarihi olayý oluþturuyor. Toplum, önündeki sorunlarýn çözümünü kendi içinde taþýyor. Devrim, çeliþkilerin çözümüdür. Kürt ulusal sorununun varlýðý ve yarattýðý çeliþki, ulusal çeliþki, devrimci mücadeleyi her zaman canlý tutmuþ, ona güç katmýþtýr. Enternasyonalist devrimci hareket, ulusal sorunu devrimi besleyen çok önemli bir etken olarak görmüþtür. Kürdistan devrimci hareketi, birleþik devrimin güçlü bir bileþenidir. Ulusal çeliþki, devrimin baþarýya ulaþmasý için en iyi bir þekilde deðerlendirilmelidir. Türkiye egemen güçleri, ulusal sorunu hiçbir zaman gerçek anlamda çözemeyecekleri için, ulusal çeliþkiler, çözüm için devrimi dayatacaktýr. Devrim, çeliþkilerin çözümü olarak her yönden kaçýnýlmazdýr ve zorunludur.

U

ürkiye'deki sosyal-þoven ve sosyal-yurtseverlerin bazýlarý Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Tayin Hakký'ný savunuyor. Peki nasýl savunuyorlar? Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký'ný þartlara, durumlara baðlayarak savunuyorlar. Oysa ki, Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký koþulsuz olarak savunulmalýdýr. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký koþulsuz, devredilemez ve yalnýzca ezilen ulusun kullanacaðý bir haktýr. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký ile bunun somut koþullardaki pratik uygulanmasý birbirine karýþtýrýlmamalýdýr. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký, ayrýlma hakký olduðu halde, onu sadece “birlik” yönünde ele almak da sosyal-þovenizmdir. Bu birliðin gönüllü, eþit, özgür bir birlik olmasý için, ezilen ulusun ayrýlma hakkýný bir ön koþul olarak kesin içermelidir. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký baðýmsýz devlet kurma hakký dahil olarak görülmez ve savunulmazsa, bu ilke özünü yitirmiþ olur.

T

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

Þovenizme Karþý Mücadele Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký ilkesini tutarlýca savunmanýn bir yönü de, þovenizme karþý mücadeledir. Türk þovenizmini teþhir etmenin, onun kitleler üzerindeki etkisini kýrmanýn en etkili yolu, Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký ilkesini savunmaktýr. Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Tayin Hakký savunulmadan, ulusal-topluluklarýn ulusaldemokratik haklarý savunulmadan, Türk þovenizmine karþý aktif bir mücadele yürütülemez. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký savunulurken, ilkeli, tavizsiz ve uzlaþmaz bir çizgi izlenmeli. Ancak bu çizgide gidilirse, þovenizme karþý baþarý saðlanýr. Þovenizme karþý mücadele, emekçi kitleleri, ezilen halklarý sermaye egemenliðini devirme savaþýmýnda, devrimde birleþtirmek için çok önemlidir. Sermaye sýnýfý, egemenliðini sürdürmek için, þovenizm silahýný sonuna dek kullanýyor. Burjuvazi bu çok eski ve paslý silahýyla emekçi kitleleri birbirine düþürüyor, onlarý bölüp parçalýyor. Þovenizm kitleleri sermayeye karþý mücadelede güçsüz düþürür. Ezilen halkla, ezen ulus halkýnýn, kendi kurtuluþlarý önünde engel olan ayný ve ortak düþmana karþý ortak hareket etmesini engeller. Þovenizme karþý mücadele, halklarýn kurtuluþu ve birlikte mücadele etmesi için zorunludur. Þovenizm, ezen ulus içinde, toplumun bütün kesimleri üzerinde etkide bulunsa da, maddi temeli olmayan, sýnýfsal içeriði olmayan, yani sýnýflar üstü bir ideoloji deðildir. Þovenizm, kapitalizm temeline dayanýr, burjuvaziye hizmet eder. Buradan þu sonuç çýkar: Þovenizme karþý mücadele, kapitalizme karþý mücadeleden, sermaye egemenliðini devirme mücadelesinden ayrýlamaz. Þovenizme karþý mücadeleyle birlikte alýnýrsa baþarýlý olur. Türk þovenizmi, diðer ulus ve ulusalgruplarý kendi potasýnda eritmeyi, onlarý asimile etmeyi amaçlýyor. Türk þovenizminin diðer milliyetlere karþý politikasý, daima böyle olmuþtur. Bu amaca ulaþmak için, diðer milliyetlerin varlýðýný yadsýma, onlarý aþaðýlama gibi her yönteme baþvurmuþtur. Bunun yanýnda, halklarý birbirine düþürme, sürekli bir yöntem olarak kullanýlmýþtýr. Diðer halklarý Kürt halkýna karþý kýþkýrtmak, Türk þovenizminin öne çýkardýðý bir politikadýr. Türk þovenizmini ve ýrkçýlýðý teþhir etmenin ve halklarý bunun etkisinden kurtarmanýn en iyi yolu, þovenizme karþý proletaryanýn enternasyonalizmi temelinde, uzlaþmaz bir mücadele vermek; Uluslarýn Kendi Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakkýný tavizsiz savunmak; bütün halklarýn ortak düþmanýnýn Türk

3


Yeni Evrede

Başyazı sermayesi ve faþist devlet olduðunu göstermektir. Sosyal Þovenizm ve Sosyal Þovenizme Karþý Mücadele Sosyal-Þovenizm, burjuva þovenizminin, egemen ulus þovenizminin etkisinde kalmaktýr. Lafta sosyalist, özde ise þoven olmaktýr. Sosyal-þovenizm, sosyal-yurtseverlik, baþka uluslarla savaþta anavatan anlayýþý olarak öne çýkar. Türkiye'de bu anlayýþ kendini, “Bu Memleket Bizim” sloganýyla ifade ediyor. Bir burjuva ulus,baþka bir ulusla savaþa tutuþtuðunda, sosyal-yurtseverlerin yaptýðý, savaþan diðer ulusa karþý, kendi burjuva ulusu, yani kendi burjuvalarýnýn yanýnda, “vatan savunmasý”na katýlmaktýr. Sosyal-þovenizm, sosyal-yurtseverlik kendini çeþitli biçimlerde ortaya koyabilir. Bu politikanýn özü, emekçi kitleleri, burjuvazinin çýkarlarý için harekete geçirmektir; savaþan ülkelerin emekçilerini, halklarýný, egemenlerin çýkarý için birbirine kýrdýrmaktýr. Böyle bir durumda, enternasyonalist proleter politika ise, gerçek düþman içeridedir anlayýþýndan hareketle, kendi burjuvazisine karþý iç savaþý yükseltmektir. Burada temel marksist anlayýþ: Proletaryanýn vataný yoktur belgisini yükseltmektir. Türkiye'deki sosyal-þoven ve sosyalyurtseverlerin bazýlarý Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Tayin Hakký'ný savunuyor. Peki nasýl savunuyorlar? Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký'ný þartlara, durumlara baðlayarak savunuyorlar. Oysa ki, Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký koþulsuz olarak savunulmalýdýr. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký koþulsuz, devredilemez ve yalnýzca ezilen ulusun kullanacaðý bir haktýr. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký ile bunun somut koþullardaki pratik uygulanmasý birbirine karýþtýrýlmamalýdýr. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký, ayrýlma hakký olduðu halde, onu sadece “birlik” yönünde ele almak da sosyal-þovenizmdir. Bu birliðin gönüllü, eþit, özgür bir birlik olmasý için, ezilen ulusun ayrýlma hakkýný bir ön koþul olarak kesin içermelidir. Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký baðýmsýz devlet kurma hakký dahil olarak görülmez ve savunulmazsa, bu ilke özünü yitirmiþ olur. Türk ulusu ve Kürt ulusu arasýndaki iliþki, ezen-ezilen ulus iliþkisidir. Bu, var olan bir durumdur ve gerçektir. Ezen-ezilen ulus iliþkisi ve ezilen ulus gerçeði kabul edilmeden; bu gerçeðin bir sonucu olarak, Kürt ulusunun ayrýlma hakký kabul edilmeden, bütün uluslardan iþçilerin en sýký ve enternasyonalist birliði gerçekleþemez. Gerçekler olduðu gibi kabul edilmelidir. Ezilen ulus gerçeði, kendi gerçekliðini herkese kabul ettirecektir.

4

Mücadele Birliði

Leninistler, Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakkýný proletaryanýn kurtuluþu bakýþ açýsýyla deðerlendirirler. Yalnýzca proletaryanýn kurtuluþu bakýþ açýsýyla bakýlýrsa, Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký doðru olarak kavranabilir. Türk Þovenizmi Kürt Halký Üzerindeki Egemenliðini Sürdürmek Ýstiyor Kürt halký, ulusal-sýnýfsal kurtuluþu yönünde, sonuçlarý aðýr olan bir savaþa girdi. Savaþ onyýllardýr sürüyor. Savaþ, büyük acýlara ve büyük bedellere mal oldu. Fakat, son derece devrimci sonuçlar yarattý. Mücadelesiyle, gücüyle kendini dünyaya kabul ettirdi. Ancak bu, Kürt halkýnýn ulusal kendi kaderini tayin etme hakkýnýn tanýndýðý anlamýna gelmiyor. Þoven Türk egemenleri açýsýndan bu hakký tanýmayacaklarý kesin. Ýþbirlikçi tekelci sermaye ve emperyalizm, Kürt halk hareketi gibi devrimci bir hareketten kurtulmak istiyor. Onlar açýsýndan Kürt devrimci halk hareketinden kurtulmak, Türkiye ve Kürdistan birleþik devriminin baskýsýndan kurtulmaktýr. Türkiye ve Kürdistan birleþik devriminin iyice güçlenmesi ve zafere ulaþmasý ise, bölgede zincirleme bir devrimci etki yaratacaktýr. Günümüzde her devrimin böyle zincirleme bir etkisi olur. Bölge ve dünyada böyle bir devrimci etki olacaðý için, uluslararasý sermaye þimdiden birleþik devrimin önünü kesmeye ve bastýrmaya çalýþýyor. Burjuvazinin “Kürt Sorunu”na yaklaþýmý doðru kavranmalý. Türkiye egemenlerinin amacý, Kürt halkýnýn Türk halkýyla eþit haklar temelinde bir birliði deðil, Türk ulusunun egemenliðini ve imtiyazlarýný korumak ve güvenceye almaktýr. Kürt halký imtiyazlar peþinde koþmuyor; tersine, imtiyazlara karþý çýkýyor. Eðer iki ulus arasýnda bir birlik yeniden kurulacaksa, bu, ancak eþit haklar temelinde olabilir. Bu durumda bile, birlik, Kürt halkýnýn ayrýlma hakkýný ön koþul olarak kabul etmelidir. Böylesi bir birliði ise TC'nin kabul etmeyeceði açýk. Bir þey daha açýk: O da Türkiye egemenlerinin Kürt halkýný teslim alma amacý. TC eðer UKH ile bir “barýþ” yapacaksa, Kürt halkýnýn bundan hiçbir biçimde güçlenerek çýkmasýný istemiyor. Aksine, Kürt halkýnýn iyice güçsüz düþmesini, eylemci ve örgütlü yapýsýnýn daðýlmasýný istiyor. Zaten son dönemlerde artan saldýrýlarýn ve operasyonlarýn amacý da bu. Ýstediði, “barýþ”a karþýlýk köleliktir; bir kölelik barýþýdýr. Bu ise Kürt halkýna hiçbir zaman kabul ettiremeyeceði bir þeydir. Kürt halký ulusal baskýya, ulusal ayrýcalýklara ve köleliðe karþý, özgürlük için mü157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

cadele veriyor. Ulusal-sýnýfsal (toplumsal) kurtuluþu için savaþýyor. Kürt Halký Devrimci Bir Halktýr Türkiye'nin egemen güçleri, tekelci sermaye ve faþist devlet, ileri olan Kürt halkýný,TC'nin geri sistemine sýðdýrmak, asimile etmek için ne denli uðraþýrsa uðraþsýn, bunu baþaramaz. Kürt halký yýllardýr verdiði devrimci mücadele ve güçlü bir þekilde etkilendiði sosyalist düþüncelerle Türkiye'ye göre çok ileri gitmiþtir. Dünyaya bakýþ, kültür ve sanat ve ileri bilinç biçimleri yönünden geliþkin bir noktadadýr. Çok sýk yapýlan kültür ve sanat festivalleri tam anlamýyla kitlesel olarak gerçekleþiyor. Düþünsel ve teorik tartýþmalara yine binlerce insan katýlýyor. Kültür, sanat, bilgi edinme, inceleme-araþtýrma, tartýþma alanýnda büyük bir ilerleme göstermiþtir. Devrimci Kürt kadýnýnýn bilinç ve eylemde gösterdiði büyük sýçrama, bu halkýn daha ileriye gitmesi için büyük bir ivme saðlamýþtýr. Kürt halký örgütlü bir halktýr. Kendi kaderini kendisi yapmak, kendi tarihini bilinçlice yapmak için ileri halklar gibi bir örgütlülük sergilemektedir. Örgütlü mücadeleye geniþ halk kitleleri katýlmaktadýr. Faþist devlet, Kürt halkýnýn örgütlü yapýsýný ne kadar daðýtmak için operasyon üzerine operasyon yapsa da, giriþtiði her saldýrý sonuçsuz kalýyor. Kürt halký her saldýrýya daha güçlü bir mücadeleyle yanýt veriyor. Çok daha geniþ kitleler örgütlü yapýya çekiliyor. Kürt halký ileri ve geniþ örgütlü yapýsýyla Türkiye'nin politik ve toplumsal sisteminin çok ilerisine, ötesine geçmiþtir. Bu ileri örgütlü yapýlanma, sosyalizmin dayanacaðý bir yapýlanmadýr. Kürt halký sosyalizmle yeniden örgütlenecek ve kesin daha ileri gidecektir. Bugünden, varolan geri yapýyla çatýþma içindedir. Týpký Türkiye'deki devrimci halk kitlelerinin devrimci iþçi sýnýfýnýn bugünkü toplumun çok ilerisine varmalarý gibi. Kürt halký da ileri konumuyla, Türkiye'nin burjuva sisteminin geri kalýplarýna sýðdýrýlamaz. Bu yönde yapýlan her saldýrý, her baský ve zorlama yeni ve þiddetli çatýþmalarý beraberinde getiriyor. Ezilen halkýn ileri ve devrimci konumuyla, sistemin kalýplarýyla, toplumsal iliþkileriyle çatýþmasý, TC ile UKH arasýnda bir “barýþ” olsa da sürecektir. Bu çatýþma, birleþik devrimin zaferine dek sona ermeyecek. Kürt halký ileri, devrimci niteliðiyle tarihi ileri götürüyor. C.DAĞLI


Yeni Evrede

Politik Çevirme

Mücadele Birliði

ÇÝFTE TUZAK Anayasa Mahkemesi, ordu ve AKP arasýndaki iktidar çekiþmesinde, tavrýný askerden yana koymuþtur?!! Olaya bu gözle bakmak hatalýdýr, safdilliktir. Birincisi, Mahkeme bu kararý, kozmik oda araþtýrmasý bitene dek bekletti. Öyle ki Genelkurmay yasanýn iptalini bu kadar süre bekleten Mahkeme'ye karþý soðuk davranýyordu. Ve ikincisi AKP, yasanýn iptaline neden olan çeliþkileri ve pürüzleri, aradan geçen altý aya raðmen giderme yoluna hemen hiç gitmemiþti. Beklendiði gibi AKP, Mahkeme'nin iptal kararýna ne þaþýrdý, ne de tepki gösterdi.

T

ürk tekelci sermayesinin en dehþet verici kabusu ne olabilir? Ýþçilerin, hem de yüzbinler halinde, hem de siyasi baþkentin göbeðinde, hem de iktidara karþý bir genel grev için bastýrmasý; bu isteðe kulak týkayan sendika yöneticilerinin kürsülerini iþgal etmeleri mi? Yaklaþtýnýz. Eðer en dehþet verici kabus, gerçek bir halk devrimiyse, Ocak ayýnda Ankara'da yaþananlar, bu kabusa ne kadar yaklaþýldýðýný gösteren bir yol tabelasýdýr. Bu yangýný söndürebilmek için ne panzerden sýkýlan su, ne gaz ne de cop yeterli oldu. Her saldýrý sokaklarý daha da biledi, daha da kalabalýklaþtýrdý. Her zamanki kuraldýr: Baský iþlevini yerine getirmezse, bu kez politik çevirme ve tuzaklara baþvurulacaktýr. Öyle de oldu. Ancak bu kez, iki kat güçlendirilmiþ, kapsamlý bir tuzak: Hem seçim, hem anayasa referandumu zokasýyla hazýrlanan. Ýþçi Tarihsel Rolüne Soyununca... Ankara'nýn ortasýnda nefesleri kesen bir kýþ soðuðuna raðmen, sendika patronlarýnýn kösteklemelerine, polis panzerlerine ve gazýna, her türlü yoksunluða raðmen, iþçi sýnýfý mücadelesinde önemli bir sýçrama gerçekleþti. Tekel iþçileri, kapitalist sistemin sömürü ve baskýsýnda, gelip gelip en son duvara dayanan ve artýk daha fazla geri çekilme imkaný olmayan milyonlarca emekçinin duygularýna tercüman oldular. Bu konumda kendilerini öfkeli ama çaresiz hisseden emekçilere, zorlu ve mücadelelerle dolu bir çýkýþ yolu olduðunu kanýtladýlar. Bu yüzden tekel iþçilerinin eylemi, ýþýða yönelen ateþ böcekleri gibi oldukça geniþ bir kitle tarafýndan sahiplenildi. Nihayet iþçiler, 70'li yýllarda bile bir kez olsun çekilmemiþ genel grev silahýný parlatmaya hazýrlanýyor; üstelik burjuva sendikacýlarýn tüm engellemelerine raðmen! Ocak ayýnda buz gibi havada Ankara- Sýhhiye Meynaný'na toplanan yüz bin iþçi, en son örneði 1991'de büyük madence grevi sýrasýnda görülen, bir eylem biçimine imza atýyorlardý. Dayanýþma için oradaydýlar. Ancak kýdem tazminatý, emeklilik gi-

bi ortak konularda, bu kadar büyük iþçi kalabalýðý bir araya gelebiliyordu. Þimdi ise yalnýzca Tekel iþçileriyle dayanýþma için oradaydýlar. Dayanýþma eylemleri, TÝS dönemi grevlerinden ayrý olarak, iþçi sýnýfýný “kendisi için sýnýf” konumuna taþýyan en önemli dönemeçtir. Sýnýfý bir cephe düzeni içinde toparlar, topyekün burjuva sýnýfýn karþýsýna çýkartýr. Ýç sývaþýn ve devrimci durumun bu denli derin, olgun ve yaygýn olduðu bir coðrafyada, iþçi sýnýfýnýn ayný cephe hattý üzerinde buluþmasýnýn ne denli büyük bir devrimci potansiyel taþýdýðýný, sermayedarlar çok iyi bilirler. Sokaklarýn ateþini düþürmek, en çok da bu nedenle bir zorunluluk olmuþtu sermaye için. Üstelik, Kürt halký bahar aylarýna kapsamlý ve zafer umutlarýyla dolu serhýldanlar zincirine hazýrlanýyordu ve Ankara'nýn göbeðinde halklarýn mücadele birliðini pratikte ören Tekel iþçileriyle beraber, gerçekten patlayýcý bir kokteyl oluþturuyorlardý. Güçlendirilmiþ Narkoz Egemen sýnýflar katýndaki korku, þu olgudan kaynaklanýyordu. Bu ateþi düþürmekte, seçimler yeterli olamazdý. Öte yandan, sokaklar bu denli kýzýþmýþken, yapýlacak bir seçimin sonuçlarý düzen için daha da yýkýcý olabilirdi. Herhangi bir tekelci sermaye partisinin oylanmasý olarak alelade bir seçim demek, ameliyat olacak hastaya eksik narkoz vermek demekti. Fakat iþin içine 12 Eylül faþist anayasasýnda bir takým deðiþikliklerin oylanacaðý bir referandum girerse, iþte bu bir alternatif olabilirdi. En azýndan daha önce denenmemiþ yeni bir narkozdu bu, geleneksel yöntemler iþe yaramýyordu artýk. Ýþaret fiþeðini Ýçiþleri Bakaný Atalay ateþledi: “Önümüzdeki seçimler bir anayasa seçimi olacaktýr” dedi. Ve hemen ardýndan referandum için hazýrlýk süresi 120 günden 60 güne indi. Yasa Meclis'te kabul edilirken, asýl bombalar patlamaya hazýr bekliyordu. Sýrayý Anayasa Mahkemesi aldý. Neredeyse herkesin unuttuðu bir anda, askere sivil yar157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

gý yolu açan düzenlemeyi iptal etti. Hemen ayný gün Taraf gazetesi, 2002 yýlýnda vahþette sýnýr tanýmayan bir darbe planýna dair belgeleri yayýmladý. Ölümü gösterip sýtmaya razý eden mesaj, adeta neon ýþýklarýyla yazýlýyordu: Darbeyi istemeyen, anayasal deðiþimlere destek olmalýdýr. Bu mesaj, Balyoz'un en kanlý, en vahþi satýrlarý eþliðinde verildi. Ama belki de Anayasa Mahkemesi, ordu ve AKP arasýndaki iktidar çekiþmesinde, tavrýný askerden yana koymuþtur?!! Olaya bu gözle bakmak hatalýdýr, safdilliktir. Birincisi, Mahkeme bu kararý, kozmik oda araþtýrmasý bitene dek bekletti. Öyle ki Genelkurmay yasanýn iptalini bu kadar süre bekleten Mahkeme'ye karþý soðuk davranýyordu. Ve ikincisi AKP, yasanýn iptaline neden olan çeliþkileri ve pürüzleri, aradan geçen altý aya raðmen giderme yoluna hemen hiç gitmemiþti. Beklendiði gibi AKP, Mahkeme'nin iptal kararýna ne þaþýrdý, ne de tepki gösterdi. Sonuç itibariyle, sokaklar bu denli kýzýþmýþken, alelade bir seçim yeterli olamazdý, parlamenter narkoza, anayasal narkoz da eklenmeliydi. Anayasa Mahkeme'siyle Taraf gazetesini ayný sahnede buluþturan tiyatro oyunu, bu amaca yeterli hizmeti verdi. Þimdi AKP, sözkonusu anayasal deðiþiklikleri, memur ve iþçi sendikalarý ile ilgili maddelerle çeþitlendirerek, Kürt halkýnýn ilgisini çekeceðinin umut ettiði siyasi partiler yasasýyla süsleyerek, sokaklarýn ateþini düþürmeye giriþmiþ bulunuyor. Söylemeye gerek yok ki, bu planýn iþe yaramasý ya da çöpe atýlmasý, devrimci mücadelenin azmine, uyanýklýðýna ve cüretine baðlýdýr. Gelip gelip son duvara dayanan ve nihayet sokak eylemleriyle çýkýþ yolunu bulmuþ iþçi ve emekçilere bu çifte narkozu yutturmak zor olacak sermaye için. Fakat sermayenin destekçileri hiç de az deðil. Parlamenter yolda yeni kulvarlar açan, her anayasa tartýþmalarýna balýklama dalan epeyce geniþ bir oportünist hareketin varlýðý düþünülürse, sermaye adýna sevinmek gerek.

5


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

Mücadele Birliði

TEKEL EYLEM GÜNCESİ

42. Gün Dün akþam yine nöbet tuttuk. Sabah 04.00'a kadar dayanabildim. Ama dün gece çok keyifli geçti. Gene halaylar ve türküler eþliðinde sürerken, Demokrasi Çadýrý dediðimiz çadýrýmýza Türk-iþ sekreteri Mecit Amaç eþi ve oðluyla birlikte geldi. Tabii iþçiler Mecit beyi bulmuþken ahiret sorularý sormaya baþladýlar. Yarýn Memur-Sen'in kongresi var, baþbakan orada konuþma yapacak, takip etmek lazým. TEKEL iþçilerinin baþbakanýn uykularýný kaçýrdýðýný, bu yüzden baþbakanýn zehir zemberek çýkýþlar yaptýðýný söyledi. Ama Mecit bey iþçilerin daha kalabalýk olmasý gerektiði üzerinde durdu. Bazý iþçiler sinirlenerek hala gelmeyen iþçi arkadaþlarýmýz var dediler. Bunun üzerine ben bir soru sordum Mecit beye. Almanya'dan sendikacýlar gelmiþti ve “Yaþasýn Enternasyonal Dayanýþma” sloganlarý atmýþlardý. Oysa TEKEL iþçilerinin birçoðu “enternasyonal”in anlamýný dahi bilmiyordu. Neden sendika iþçilere yeterli eðitimi vermiyor. Þu anda bu iþçilerin birçoðu seçimlerde AKP'ye oy vermiþse ya da hala buraya eyleme katýlmýyorsa, bunda sendikanýn eðitim eksikliði yok mu? Mecit bey bu konuda yeterince eðitim veremediklerini, bazen de eðitimlerde iþçilerin bazýlarýnýn “siyaset yapmayýn” diye kendilerini uyardýklarýný söyledi. Gece saat 03.00'de sanatçý Burhan Berken geldi, çadýrýmýza konuk oldu. 3-4 parça söyledi. Gecenin o saatinde iþçileri ziyarete gelmesi, yorgunluðuna raðmen parçalarýyla moral vermesi, hepimizin takdirini kazandý. Ayrýca sesi de gecenin sessizliðini adeta delip geçti. Zevkle dinledik kendisini. Sabah gazetelere bakarken, çoðunun þu esnaflarýn rahatsýzlýðý konusuna deðindiði ve va-

6

liliðin esnaftan imza toplamak istemesine raðmen baþaramadýðý, hatta esnafýn iþçilerden memnun olduklarýný söyledikleri yazýyordu. Bunlar küçük gibi görünen, çok önemli ayrýntýlar aslýnda. Bu sistemle sorunu olan herkes, ama her kanattan, her renkten kesim burada. 40 yýl uðraþýlsa bu kadar geniþ kesimler bir araya gelemez. Ama þu an mýknatýs gibi çekiyor burasý ilgiyi. Mesela burada bir fotoðrafçý var, dükkanýnýn önü iþçilerin çadýrlarýyla neredeyse kapalý, ama valilik imza toplamaya çalýþýrken adam demiþ ki "ben en fazla 1-2 ay zarar ederim ama bu iþçiler çoluk çocuk bakýyor, onlar kazansýn da biz öyle de böyle de zaten ayakta kalýrýz." Ýþçilerden alkýþ almýþ. Bu sözler bu davranýþlar unutulmaz. Gece devriyesi atarken, birçok sivil polisin arabalarda uyuyakaldýðýný da gördük. Bu arada iþçiler polislerle sohbet ediyor. “Ne düþünüyorlar, sizce ne olacak” diye fikirlerini soruyorlar. Hatta miting öncesi bir polis iþçilerin sorularý üzerine, "valla 20 binden az TEKEL iþçisi gelirse iþiniz yaþ" demiþ. Bazen de dönüp dolaþtýrýp iþçiler konuyu Abdi Ýpekçi'ye getiriyorlar. O zaman polisler, “pardon amirim çaðýrýyor” deyip kaçýyor ya da çok mahcup, “kusura bakmayýn” diyen bile olmuþ. Ben ilk kez böyle þeylere tanýk oluyorum. Tabii onlarýn birer piyon olduðunu, aslolanýn sermaye olduðunu, bunlarýn sadece sermayenin çýkarlarýný koruduðunu falan konuþuyoruz. 25 Ocak Pazartesi de destekler sürdü. Çaycuma Emek ve Demokrasi Platformu ziyarete geldi. Nevþehir Kolektifi geldi, yardým olarak ise elma getirmiþler. Bugünün aðýr topu ise, aslýnda dün akþamdan gelen Avrupa Parlementosu'ndan Alman bir 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

temsilciydi. Saat 12.30'da açýklama yaptý burada. Açýklamasýnda konuyu AHÝM'e taþýyacaklarýný, bugün saat 15.00'da Çalýþma Bakaný'yla görüþeceklerini, konunun Avrupa Parlementosu'na taþýnacaðýný söyledi. Kürt sorunu ve emek cephesiyle ilgili konularýn ancak mücadeleyle baþarýya ulaþabileceðini söyledi. Bugün ayrýca saat 14.00 sularýnda CHP'den Kemal Kýlýçdaroðlu da buradaydý. Eðer çok kalabalýk olmasaydý yanýna gidip kendisine Kent AÞ. iþçilerini sokaða atýp hangi yüzle ve nasýl buralara desteðe geldiðini soracaktýk. Ancak hemen Türk-Ýþ binasýna girdi ve konuþmasýný balkondan yaptý. Sanki birbirleriyle yarýþýr gibi, akþam saat 18.30'da da Mustafa Sarýgül de buradaydý. Adeta bir koruma ve þakþakçý ordusuyla gelmiþti. Ýþçiler gülüyordu. “Ýyi iyi, geleni boþ çevirmiyoruz. Bunu da baþbakan yaptýk” diyorlardý. Genel eðilim þöyleydi: Þu anda kim bizim eylemimize destek verse bizim için iyidir. Hem haber oluyor, gündemden düþmüyoruz, diyorlar. Herkes yarýn çýkacak sonucu merakla bekliyor. Sonuca göre açlýk grevi tekrar baþlayabilir. Ama bu haftadan sonra kimsenin izin sorunu falan olmayacak. Tüm iþçiler burada olacak. Bakalým yarýn 17.00'de sonuç belli olacak. 43. Gün “Burasý Tekel Ýþçileri Caddesi Olsun, Adýmýz Böyle Yaþasýn!” Dün gece saat 02.30'da uykuya yenik düþtüm. Her gün gece nöbeti, soðuk, grip ve 43 gündür bu soðukta sloganlarla dýþarýda olmak gerçekten hiç kolay deðil. Benim gibi 43 günün 43'ünde de burada olan parmakla gösterilecek kadar az erkek iþçi var, kadýn iþçi var mý bilmi-


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

Mücadele Birliði yorum ama ben de rekora imza atacak olanlardaným! Hiç bir gün buradan bir yere gitmedim. Bu çok gurur verici ve bir o kadar fiziksel olarak zor bir eylem. Söylemek istemiyorum ama, bir kadýn için soðuk çok daha kötü. Haftalardýr gripliyim, sesim kýsýk, burnum akýyor, uçuklar çýktý yüzümde, geceleri burnumdan nefes alamýyorum. Buradaki iþçilerin % 90'ý hasta, uçuksuz pek az kiþi var. Öksürmeyen, sesi kýsýlmayan yok gibi. Tüm bedenimiz soðukta sanki dayak yemiþ gibi oluyor. Dün gece en soðuk gecelerden biriydi. -10'u geçti mi bilmiyorum, ama çadýra kurduðumuz sobadan 10 dakika uzaklaþsak, ayaklarýmýz ellerimiz donmaya baþlýyordu. Zaten yerlere dökülen sular hemen buz tutuyor. Gerçekten her açýdan tarihi bir eylemin içindeyiz. Gece yine etrafý kolaçan ettik. Ne olur ne olmaz diye. Ortalýk sakin görünüyordu. Sabah yine Eðitim-Sen'nin çorbasýyla güne baþladýk. En azýndan bu sefer yoðurt çorbasýydý, mercimekle bütünleþmiþti bir ara eylem! Saat 11.30'da yine tüm kadýn TEKEL iþçileri Türk-Ýþ'in önünde toplandýk, sloganlarla Sakarya Meydaný'na yürüdük. Yol boyunca “Genel Grev Genel Direniþ”, “Analarýn Öfkesi AKP'yi Boðacak”, “AKP Þaþýrma Sabrýmýzý Taþýrma”, “Geliyor Geliyor Genel Grev Geliyor, Gidiyor Gidiyor Bu Hükümet Gidiyor”, “Ankara Ankara Duy Sesimizi Bu Gelen Ýþçinin Ayak Sesleri”, “4C'ye Verin de Görelim Sizi, Siyasetçi Katili Yapmayýn Bizi, Yýldýrmaz Bizleri Cezaevleri, Ölümüne Direnir Tekel Ýþçisi" sloganlarýný attýk. Açýklamada Erdoðan'a seslenildi. “Nasýl bir ülkenin baþbakaný burada günlerdir bu soðukta gece gündüz bekleyen yýllarýný çalýþarak geçirmiþ iþçiler için, bu kadar kör, bu kadar kayýtsýz kalabilir” denildi. “Baþörtülü kadýn TEKEL iþçileri için, onlar TEKEL iþçisi deðil, parayla tutulmuþ demiþ baþbakan. Hayýr, bizler TEKEL iþçileriyiz. Bizleri baþörtülü baþörtüsüz diye bölemezsiniz, biz özlük haklarý için mücadele eden TEKEL iþçisi kadýnlarýz ve haklarýmýzý alýncaya kadar da burada direneceðiz” þeklinde açýklama yapýldý. Bugün birçok kitle örgütü yemek yardýmý getirmiþti. Hatta Sinop'tan balýk dahi gelmiþti ve balýk ekmek daðýtýldý. Öðleyin güneþin de açmasýyla, oldukça kalabalýk bir ziyaretçi kitlesi oluþtu. Sakarya'dan geçen herkes, kimi iþçilerin “eðitim kampý” dediði çadýrlara geliyor. Kimi kendi hemþehrilerinden baþlýyor, kimi il il çadýrlarý geziyor. Hatta bir iþçi arkadaþ, “Türkiye'yi karýþ karýþ gezmek hiç bu kadar kolay olmamýþtý” dedi. Çünkü Malatya, Denizli, Diyarbakýr, Batman, Sason, Kozluk, Samsun, Bursa, Adýyaman, Besni, Ýstanbul, Ýzmir, Tuzla, Hatay, Ýskenderun, Muþ, Bitlis, Trabzon, Tokat, Adana, Manisa, Siirt... Onlarca çadýr var. Her biri ayrý bir kültür, her biri ayrý bir dünya. Ama

hangisine giderseniz gidin, sizi hemen buyur ediyor. Çay ve yanýnda birþeyler ikram ediyor. Týpký misafirliðe gitmiþ gibi. Desteðe gelenlere iþçiler çok çok sýcak davranýyor. Onlarý baþüstü ediyor. Öðrencilere de çok alýþtýlar. Geceleri bazý öðrencilere iþçiler sobalarýn üstünde süt kaynatýp içiriyor. Ýþçiler bu yoðun ilgiden çok mutlu, bu sevgi bu ilgiyle her þeyi yapabilir. Hayatlarýnda belki de ilk defa böyle saygý, böyle ilgi, böyle bir sahiplenmeyle karþýlaþýyorlar. Çok mutlular, kararlýlýklarýný arttýrýyor bu yoðun destekler. O nedenle birileri hop oturup hop kalkýyor, aklýna gelen her þeyi söylüyor. Ýþte sonuç, kendi mezar kazýcýlarý için kimsenin yapamayacaðý maden deðerinde bir hazine yarattý. Sakarya Caddesi'ne artýk TEKEL Ýþçileri Caddesi densin diye düþünmeye baþladýk. Hatta bazý iþçiler, “evet TEKEL'i bitirdiler ama bu eylemle adýmýz yaþar” dedi. Bugün 26 Ocak Salý. Yani 17.00'de sendika baþkanlarý bir araya gelip sonuç açýklayacak. Tabii bu arada Erdoðan da Kumlu'yla görüþüyor. Tezkoop Ýþ geldi ziyarete, oldukça kalabalýktý. Yine Petrol-Ýþ geldi desteðe. Bu arada DÝSK, KESK, Kamu-Sen gelmeye baþladý. “Erdoðan Perþembe'ye görüþme koymuþ” diye hemen fýsýltý gazetesi yayýldý. Hak-Ýþ de geldi, hiç beklemiyorduk. Memur-Sen de geldi. Bu arada herkes çok gergin, baþkanlar toplantýya geçti. Ýþçilerin hepsi sloganlarla kapýyý tuttu. Mustafa Türkel sinirli sinirli "bir daha 'Kumlu Ýstifa' diye baðýrmayýn, valla ben istifa ederim kalýrsýnýz ortada". Ýþçiler þaþkýndý, çünkü böyle bir slogan atmamýþlardý. Hak-Ýþ'i yuhalamýþlardý sadece. Türkel'in çýkýþý gerginliðe baðlandý. Bu arada Türk-Ýþ'i kadýn TEKEL iþçileri basmýþ, toplantý salonunu iþgal etmiþ ve “açlýk grevi” yapacaðýz demeye baþlamýþtý. Türkel onlarý da bir yandan ikna etmeye çalýþýyordu. Çünkü ar157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

týk kimse beklemek istemiyordu. Daha fazla gün tanýmak istemiyorlardý. Zaman kaybý, oyalama olarak görüyorlardý. Ancak sonunda Tek Gýda Ýþ baþkanýn söylediðini yaptýlar. Saat 20.00 sularýnda açýklama yapýldý. Baþbakanýn görüþme talebi olumlu görülüyor ve Perþembe günü 18.00'deki görüþme gününe kadar açlýk grevi erteleniyordu. Ýkincisi yapýlacak bu görüþmeden bir sonuç alýnamadýðý takdirde, 3 Þubat günü 6 sendika konfederasyonunun ortak kararýyla 1 günlük iþ býrakma eylemi yapýlacaktý. Üretimden gelen güç kullanýlacaktý. Ýþçilerden çok azý bu açýklama karþýsýnda sinirlendi. Zaman kafalarýný kurcalasa da çýkan sonucu kötünün iyisi olarak deðerlendiriyorlardý. Hak-Ýþ bile “tamam” demiþse bu fena deðil. “Ne kadar uyarlar bilinmez ama, 25 Kasým grevi dahi tek sendika olmasýna raðmen etkiliydi diye iþçiler þimdi 6 konfederasyon bu kararý almýþ, bu önemli bir karar” diye düþünüyorlar. Ama kendi içimizde de tedbiri elden býrakmamak gerektiðini konuþtuk. Zamaný çok hor kullandýklarýna dikkat çektik. Yine de önceki seferlerdeki kadar bir sorun çýkmadý. Bizler yine de bu gece de nöbetteyiz. Ýþçi arkadaþlara 19 Aralýk'tan bir hafta önce o dönemin Adalet Bakaný Cemil Çiçek'in nasýl F tiplerini 6 ay ertelediklerini söyleyip, 1 hafta sonra 28 devrimci tutsaðýn katledildiði bir operasyonu yaptýðýný söyledim. O nedenle gevþememek gerektiðini konuþtuk. Tüm bunlar dýþýnda herkes kararlý, hiç ayak sürçme yok. Zaten bu kararlýlýk, destek ve dayanýþmayý artýrýyor. Þimdi hepimiz 3 Þubat'a iyi hazýrlanmak gerektiðini konuþuyoruz. Büyük ihtimalle bir yürüyüþ ve bir miting de bu arada olur. Tabii öncesinde çözülmezse... 43. günümüzde yine iþçi sýnýfýyla bir çekim merkezi haline gelen TEKEL Ýþçileri Caddesi'nde böyle geçiyor.

7


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

44. Gün Dün akþam yine nöbete kaldým. Ve bu sefer sabah 08.00'e kadar çadýrda kaldým. Ara ara yürüyüþ yapýp etrafý kolaçan ediyorduk. Polisler yine arabalarda yatýyordu. Dýþarýda sadece iki tane býrakýyorlardý. Ýþçilerin çadýrlarýnda da iki üç iþçi ayakta, etraflarýnda çok çeþitli kesimlerden devrimci arkadaþlar kimisi türkü söylüyor, kimisi sohbet ediyordu. Biz de dün akþam bol bol sohbet ettik. Geçen günlerde kestane yapmýþtýk sobanýn üstünde, dün gece de saat 24.00'e geliyordu. Canýmýz patates közleme istedi. Bir iþçi abimizle ben bulmaya gittik. Ama her yer kapanmýþtý. Yemek yapan lokantalardan biri kapatmak üzere idi, temizlik yapýyorlardý. Ben “þansýmýzý deneyelim” dedim. Ýçeri girdik, temizlik yapan iþçilere “biz TEKEL iþçisiyiz, sobada patates közleyeceðiz, varsa patates satýn almak istiyoruz sizden” dedik. Ýþçi genç “bir dakika” dedi. Aþaðýda yeni bir bölme yapýlýyordu. Ýþyeri sahibi aþaðýdaymýþ, bizi ona götürdü. Aynýsýný ona da anlattýk. Ona “verin” dedi. Koca bir poþetle patates verdiler, TEKEL iþçisi abi parasýný verme konusunda ýsrar etti. Ama iþyeri sahibi, “olur mu caným, bizim de katkýmýz böyle olsun”, dedi. Çok teþekkür ederek oradan ayrýldýk. TEKEL iþçisi abi çadýra gittiðimizde diðer iþçilere, “biz ne kadar büyük bir etki yaratmýþýz, nereye gitsek kapýlar bize açýlýyor” dedi. Diðer iþçiler de “gecenin bir yarýsý nasýl buldunuz bu patatesleri” dediler, onlara da anlattýk. Çok mutlu oldular. Dün gece internetten Mücadele Birliði'nin yeni sayýsýnýn çýktýðýný gördüm. Gündem yazýsý TEKEL ile ilgiliydi. bilgisayar iþlerinden hiç anlamama raðmen, yazýnýn üstüne logomuzu yapýþtýrdým. altýna da e-mail adresimizi ekledim, sayfayý düzenledim baþlýklarý falan büyüttüm. Çýkýþ aldým. Önce Demokrasi Çadýrý dediðimiz (böyle deyince bir yoldaþ uyarýyor, sakýn yanlýþ anlaþýlmasýn proletarya demokrasisi diye) çadýrýmýzda bir kadýn iþçi arkadaþýmýzdan rica ettik. Ýki sayfa yazýyý bize okudu. Yazýyý çok beðen-

8

Mücadele Birliði diler. Yine web sitesinde takip ettiðim havadisleri verdim. Emekli TEKEL iþçisi yoldaþýmýz itfaiye iþçilerinin açlýk grevi eyleminde onlarýn yanýna giderek kendisinin de TEKEL iþçilerine destek için 2 günlük açlýk grevine katýlmak istediðini söylemiþ. Bunu iþçilere aktardýðýmda çok sevindiler. Bugün ayýn 27'si. Ocak ayý gerçek yüzünü gösteriyor, hava çok sert, eldivensiz ellerim donuyor. Bugün gelen giden anlamýnda pek yoðun deðildi. Akþam yine iþçiler aracýlýðýyla kulaðýmýza bir eylem haberi geldi. Günün en önemli geliþmesi bu eylem olacaktý. Bu akþam Ankaragücü-Galatasaray maçý vardý. Ýþçiler maça gidecekti. Evet, malum eylemi düþünmüþlerdi. Maça gidip seslerini duyurmak. Ýçeri girmeleri oldukça uzun sürmüþ, neyse girmeyi baþarmýþlar 12 TEKEL iþçisi, Batman ve Adýyaman TEKEL'den birer iþçi, gerisi Ýstanbul TEKEL ama memleketleri çok çeþitli iþçiler. Ankaragücü tarafýnda açacaklarmýþ. Lavaboya gitmiþler kazaklarýnýn üstüne beyaz atletler giymiþler. Her atlette bir harf var. Bir ara iki harfi kaybetmiþler canlarý sýkýlmýþ, neredeyse iptal edeceklermiþ. Sonra bulmuþlar. Spreylerle falan yapmýþlar. ve maçýn 2. yarýsýnýn 5. dakikasýnda TEKEL iþçileri “4/C'YE HAYIR TEKEL” yazýlý atletleriyle yan yana durmuþlar. Hepsi paltolarýný çýkarmýþ. "Direne Direne Kazanacaðýz", "Her Yer Tekel Her Yer Direniþ" sloganlarýný atmýþlar. O sýrada Ankaragücü taraftarlarý da "Tekel Ýþçisi Yalnýz Deðildir" diye slogan atmýþlar. Ankaragücü taraftarlarýndan yoðun destek almýþlar. Hatta Ankaragücü taraftarlarýndan 3 tanesi gönüllü olarak eyleme katýlmýþlar. 5-10 dakika içinde polisler gelmiþ. Gözaltýna alýnmýþlar. Bir sene statlara girmeme cezasý vermiþler iþçilere... Gece 02.00'de býrakýlmýþlar. Maçta eylem yapýldýðý anda kar yaðmaya baþlamýþ. Günün en büyük sürprizlerinden biri oldu bu kar... Çadýrlar da karý görmüþ oldu. 45. Gün TEKEL çadýr kentimiz karlarla kaplý bembeyaz oldu. Ve ben ilk kartopumu, dün gözaltýndan çýkan bir iþçi arkadaþtan yedim. Sol kulaðýma patlattý. Öcümü alacaðým, hiç yolu yok. Bu arada bugün Fransýz bir gazeteci buralardaydý. Le Monde gazetesindenmiþ. Dün de BBC buradaydý. Günlerdir Ýzmir TEKEL'le Ýstanbul TEKEL çadýrý konuþuluyor. Ýstanbul TEKEL'in çadýrýna Ýstanbul Palas, Ýzmir TEKEL'in çadýrýna Ýzmir Hilton deniyor. Tatlý bir çekiþme var aralarýnda, tabii çadýrlar konusunda. Ben de bugün ikisini de bir gezeyim dedim. Ýzmir'in çadýrý çoktan vardý, Ýstanbul daha yeni böyle büyüttü iþi. Önce Ýstanbul'un çadýrýný gezdim. Yalýtýmý güzel yapmýþlar, ufolarý da kurmuþlar. Valla çok sýcaklar, yataklar da boy boy dizilmiþ, yani dý157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

þarýnýn karý kýþý olmasa ev sýcaklýðý diyeceðim. Ýþte bu þartlara göre konforlu diyebiliriz. Sonra Ýzmir çadýrýna gittim. Hemen kararý verdim. Ýzmir çadýrýnýn üstüne çadýr yok. Devasa bir çadýr, yataklar tüm kenarlara dizilmiþ. Çay servisi çadýrýn içinde, hem de çeþit de koymuþlar! Yani su borularýndan sütun bile yapmýþlar, doðrusu her geçen gün çadýrlar daha bir yerleþiyor! Alýþýlýyor Ankara'ya da soðuða da eylem de... Bugün 28 Ocak Perþembe günü itibariyle, herkes sabah dünkü maçta, "4C'ye Hayýr TEKEL" yazýlý eylemi gerçekleþtirenleri kutluyorlardý. Hepsine 2 milyar ceza kesmiþler. Ýþçileri para cezalarýyla yýldýrabileceklerini sanýyorlar. Buna ancak gülünür... Bugün acý haberler de vardý. Batman çadýrýna taziyeye gittik. Batman TEKEL iþçilerinden Hüseyin Aslan'ýn 14 yaþýndaki kýzý Akdeniz anemisiymiþ, vefat etmiþ. 7 yaþýndaki oðlu da hastanedeymiþ. Bu acýlý babanýn, biraz olsun taziyelerle acýsýný paylaþmaya çalýþtýk. Çok zor bir durumdu. Batman'a uçakla yollayacaklardý, o ise "aklým burada kalacak" diyordu. Üstüne bir de Ýzmir çadýrýndan bir bayan iþçinin babasý kalp krizi geçirmiþ, vefat etmiþ. Oraya da gittik. Ýlkin söylememiþler, ama vefat etmiþ. Yani güne bu ölüm haberleri býçak gibi kesip girdi. Ne garip, ben o an içimden, iþçilerin acýlý ölüm haberlerini taziyelerini bile eylem halinde yapýyor olmasýna þaþýrdým, ilginç geldi. Belki de böyle þeylere alýþsak iyi olur. Hayat burada da devam ediyor, ama eylem içinde... Bugün ayrýca kameralar 4 bir yanda harýl harýl çalýþýyor. Ne de olsa bugün, Erdoðan'la Kumlu'nun görüþmesi var saat 18.00'de. Herkes bu görüþmenin sonucunu bekliyor. Ayrýca bugün atamasý yapýlmamýþ öðretmenler çadýr açtý. "Artýk sorunu olan herkesin sesi oldu TEKEL" dememiz gerçeðe dönüþtü. Þaka deðil. Her sorunu olan burada sorunu olanlar bir bir birleþiyor. Ýþçiler emekçileri birleþtiriyor hayat... Þevval Sam az önce tek tek çadýrlarý dolaþýyordu. "Haklý mücadelenizin yanýndayým" diyor. "Sürekli aklýmýzdasýnýz. Yüreðim hep sizinle. Ankara'ya gelmiþken sizleri görmeden gitmek istemedim. Biz de bu ülkede, bu acýlarý sizlerle birlikte yaþýyoruz" dedi. Bana bölücü adýný takmýþlar. Bazý iþçiler de bana gülüp gülüp þakasýna "provokatör" diyorlar. "Hep sizin yüzünüzden, sizi marjinal gruplar sizi" diyorlar. Kürtler hemen Kürt sorunuyla ilgili düþüncelerimizi soruyor. Çoðuna “Ulusal Soruna Leninist Bakýþ” kitabýný verdik. Þimdi anlýyorum neden bu kitaplarýn çýkmasý için gece gündüz çalýþýldýðýný. Çok pratik, hem uçmuyor konuþulanlar, iþimiz daha kolay. “Daima” kitabýný ise þimdiden onlarca kiþiye okuttum, iþçi olmayanlar da dahil. O daha ilgi çekiyor. Kadýn örgütlerinden bir arkadaþ, bir gecede sabaha kadar okudu. Beðenmiþ.


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

Mücadele Birliði

Saat 18.00'den beri heyecanla bekleniyor, sonuç tahmin edilse de, umutla bekleniyor. Ne de olsa umutsuz yaþanmýyor. Ýþte görüþme bitti. Kumlu geliyor. Herkes "baþbakan gün istemiþ" diyor, bakalým. Kumlu'dan sonra Tek Gýda Ýþ baþkaný Türkel konuþma yaptý. Görüþmelerin sürmesi ve baþbakanýn süre istemesi nedeniyle açlýk grevi eyleminin Pazartesi'ye ertelendiðini söyledi. Ýþçiler çok gerginler... Barut gibiler desem yeridir. Umutlarýný kýracak her þey sinirlerini bozuyor. Onca emek, onca çile, onca beklenti boþa gitsin istemiyorlar. Tekrar bir bekleyiþ baþladý. Umutlarý var. Umutsuz yaþanmýyor iþte! 46. Gün Dün gece sabah 06.00'a kadar nöbet tuttum. 29 Ocak'a böyle girdik. Cuma günü, bugünün özelliði TEKEL'in son iþ günü olmasý ve yarýn binlerce iþçi için TEKEL tarih olacak. Bu arada benim aklýma gelen, herkesin aklýna gelmiþ, TEKEL Sokaðý önerisi verilmiþ bile, konuþuluyormuþ þimdiden... Bugün sabaha kadar nöbet tuttuðumdan, gündüz biraz uyudum. Zaten ben uyurken önemli hiçbir geliþme olmamýþ. Öðleden sonra devlet tiyatro sanatçýlarý ziyaretimize geldiler. Pankartlarýný açacak yer bulamadýlar. Çünkü akýn akýn ziyaretçi geliyordu. Ancak örgütlü insanlar deðil, sýradan halktan insanlar. Ellerinde yiyecek, giyecek bir þeyler, her gelen çadýrlara girip bir þeyler daðýtýyor. Ýþçiler gelen yardýmlardan çok mutlu oluyor. Hatta bazen espriler dönüyor. “Bize iyi bakýyorlar, biz hýzýmýzý alamayýp baþka þeyler de yaparýz. Valla bize bu kadar destek geliyor, kazanamadan gitmemiz

imkansýz, baþarmak þart oldu. Yoksa kimselerin yüzüne bakamayýz. Herkes bize güveniyor, umutlarýný bize baðlýyor”, diyorlar. Yarýsý þaka olan bu sözlerin yarýsý da gerçek aslýnda. Bugün dikkat ettim de, okullar tatile girdi diye birçok iþçinin çocuklarý da gelmiþ. Bazýlarýnýn eþleri burada. Gidenler de var, yeni gelenler de. Herkes Pazartesi'yle ilgili yorum yapýyor. Kimi “bizi oyalýyorlar. Çarþamba günkü 1 günlük iþ býrakma eylemini boþa düþürmeye çalýþýyorlar”, diyor. Kimi “hayýr þimdi bizim davul zurna çalýp oynamamýz lazým, baþardýk” diyor. Ama bu sürekli uzatmalar herkes için can sýkýntýsý yaratýyor. Bugün kayda deðer önemli bir geliþme olmadý. Diðer günler gibi deðildi. Eee ne de olsa bir bekleyiþe girildi. Ateþkesteyiz! 1,5 ayý bugünle geride býraktýk ve binlerce iþçi için artýk TEKEL yok. Resmi olarak iþyerleri kapandý. TEKEL, fabrikalarýyla bitti ama eylemleriyle sesini duyurmaya, ismini yaþatmaya devam ediyor. 47.Gün Bugün Ocak ayýnýn 30'u, günlerden Cumartesi. Hava geçen günlere göre oldukça iyi. DÝSK bugün burada, desteðe gelmiþ, yemekte daðýttý. Ayrýca Danimarka'dan gazeteci gelmiþ, buralarý incelemeye... Ýþçiler “biz neymiþiz” diyor. “Valla hayatýmýn hiçbir sürecinde bu kadar fotoðraf çektirmedim”, diyorlar. “Yemin ederim uyurken bile çekiyorlar. Bu kadar gazeteci, bu kadar fotoðrafçý var mýydý yahu memlekette”... diyor iþçiler... Bugün yine çadýr çadýr, özellikle Ankaralý kadýnlardan iþçilere ev yemekleri geli157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

yordu. Haftasonu olmasýnýn da etkisiyle, halktan ziyaretler çoktu. Ayrýca bugün Moðollar grubundan Cahit Berkay da buradaydý. Canlý canlý “Birþey Yapmalý”yý söyledi. Selvi Boylum Al Yazmalýmý çaldý. Bazý yerel müzisyenler çadýrlarý dolaþtý iþçilere moral vermek için... Bugün Demokrasi Çadýrýmýz'da bir defter tutmaya baþladýk. Ýlk biz Mücadele Birliði Platformu olarak yazdýk deftere, sonra çadýra ziyarete desteðe gelen herkese deftere duygularýný yazdýrmaya baþladýk. Bunu iþçi arkadaþlar akýl etti. O sýrada benim de aklýma, iþçilerin duygu düþüncelerini toplamak geldi. Bir ajandayla Ýstanbul çadýrýndan baþlayarak özellikle tanýmadýðým diyalog kurmadýðým iþçilerle röportajlar yapmaya baþladým. Sonra tanýdýklarýmla da yaptým. 20'ye yakýn iþçinin düþüncelerini yazdým, kolum koptu. Yarýn Pazar. Atamalarý yapýlmamýþ öðretmenlerin mitingi var. TEKEL iþçileriyle birlikte bu eyleme katýlacaðýz. Ve sonucu merakla beklenen Pazartesi'ye 1 günümüz kalmýþ oluyor. Bugün ayrýca Ziraat Mühendisleri de yemek daðýttý. Akþam ise saat 19.30'da Ankara Sanat Tiyatrosu TEKEL iþçilerini ücretsiz oyuna davet etti. Oyunun sonunda TEKEL iþçilerine seslenildi. “Bugün salonumuz is kokuyor” dendi. “TEKEL iþçilerinin yanýndayýz” denildi. Bu sýrada “TEKEL Sizinle Gurur Duyuyor” diye slogan atýldý. Ne de olsa sistem eleþtirisi verilmeye çalýþýlmýþtý. Yine de bir tiyatroyu TEKEL iþçileriyle birlikte izlemek, salonunda slogan sesleri iþitmek güzeldi.

9


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

48. Gün Dün gece sabah 06.00'a kadar dayanabildim. Bu arada bayan iþçi arkadaþlarýn bir çoðu, bugün yoldan geldikleri için yorgunlardý ve hemen gidip yattýlar. Kadýnlarda rekor bende. Eylem içinde yaþýyoruz desek doðru olur. Dün gece, pardon bu sabah 06.00'da TürkÝþ'in içinde yattým. Açlýk grevindeyken gelen yataklarý kadýnlar için açtýlar. Böyle gözlerimden uyku aka aka bir yatýp, bir kalkýp etrafa bakarken, bir baktým "Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði" diye slogan atýlýyor. Bir baktým bizimkiler. Bugün geleceklerini biliyordum da bu kadar erken beklemiyordum. Yoldaþlar Mücadele Birliði'nin yeni sayýsýný da getirmiþlerdi. Hemen yüzlercesi elden ele daðýtýldý. Tüm çadýrlara, yani illere dergi gönderdik. Bu sayý biraz daha kalýn. eee malum, süreç yoðun, bu kadarý bile yetersiz kalýyor. Zaten yarýsý TEKEL'i anlatýyor. Ama burada yaþadýklarýmýzla kýyaslýyorum da, nasýl da minyatür kalýyor. En çok da tutsak yoldaþlarým için üzülüyorum. Bugün, atamasý yapýlmamýþ öðretmenlerin Abdi Ýpekçi'de mitingi var. Bizimkiler de birçok siyaset gibi desteðe gelmiþ. Ancak öncelikle TEKEL iþçilerini ziyaret ettiler. Bu arada Marmaray iþçilerinin TEKEL iþçilerine gönderdikleri mesajý da baþka bir iþi yoldaþýmýz, TEKEL iþçilerine okudu. Marmaray iþçilerinin TEKEL iþçilerine destek vermesi, mesaj göndermesi çok anlamlý bir örnekti bence. Tüm iþçilerin öncelikle böyle sýnýf baðlarý güçlenmeli, sonrasýnda bu mücadeleler de birleþecek nasýlsa. Bunda kü-

10

Mücadele Birliði

çük de olsa katkýmýzýn olmasý çok güzel. Burada Marmaray iþçilerini bizlere anlattýlar yoldaþlar, ne zor þartlarda gurbette Ýstanbul'a çalýþmaya geldiklerini, ama çok ucuza çalýþtýklarýný ve bunu söylediklerinde kendileriyle dalga geçilir gibi 1 lira zam yapýldýðýný, beðenmezlerse kapýnýn açýk olduðu ve bu paraya yüzlerce iþçi bulabileceklerinin söylendiðini... Burada TEKEL iþçileri bugün sizin de adýnýzýn geçtiði bir slogan attýlar. þöyle slogan "Tekel iþçileri - Direniyor! Marmaray iþçileri Direniyor! Çemen Tekstil Ýþçileri - Direniyor! Öðretmenler - Direniyor! Ýtfaiyeciler - Direniyor! Eczacýlar - Direniyor! Doktorlar - Direniyor! Zafer direnen emekçinin olacak!" Miting dönüþü Emeðe Ezgi Müzik Grubumuz iþçilere imkanlar dahilinde (þakýr þakýr yaðmur yaðýyordu) çadýrlarda müzik dinletisi verdiler. Ýþçiler çok beðendiler. Ýþçiler her gün, bugün son iþ günü, bugün son resmi gün, falan diye günleri sayýyorlar. Ama bugün, yani 31 Ocak Pazar, iþ fesihleri günü. Cuma son iþ yani çalýþma günleriydi. Bugünse iþleri resmi olarak artýk yok. Gerçi bazý illerde erkeklerin 6. aya kadar sürecek ancak, binlercesi þimdi iþsiz... Bugün Erdoðan bir kanalda, “ben özlük hakký vereceðim demedim ki falan demiþ” diye konuþuluyordu. Aslýnda kimse olumlu bir sonuç beklemiyor desem yeridir. Çarþamba'yý yani bir günlük iþ býrakmayý suya düþürmeye ve oyalamaya çalýþýyorlar diye düþünülüyor. Yarýn göreceðiz bakalým, el mi yaman bey mi yaman? 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

49.Gün Bugün 1 Þubat Pazartesi. Ýþçiler her gün TEKEL'le ilgili durumlarýný ifade ediyor. Bugün iþçiler için iþsizler ordusuna katýldýklarý gün, “artýk biz de iþsiziz” diyorlar. Bugün BDP'nin kongresi vardý. Tahmin edileceði üzere bazý çadýrlar, nöbetçileri hariç tümden oraya katýldý. Ve kongreye tek gündem hakimmiþ. TEKEL... Sonrasýnda Diyarbakýr ilçe baþkanlarý TEKEL iþçilerini ziyarete geldi. Ya kazanýlýrsa, o zaman birbirimizi nasýl da özleyeceðimiz, herkesin bir boþluða düþeceðini, çünkü birbirimize çok alýþtýðýmýzý konuþtuk. Eylemsiz hayat bize çok sönük gelecek. Hatta bir öðrenci genç anne, “TEKEL eylemi bitince biz ne yapacaðýz” dedi. O bile bu eylemsiz hayatý anlamlý bulmuyor. Genç olmasýna raðmen. Bugün yine yabancý parlamenterler gelmiþ. Gelenler Avrupa Parlamentosu milletvekilleriymiþ. Bugün öðleden sonra Grup Günyüzü adlý bir müzik grubu marþlarýný ve türkülerini iþçilerle paylaþtý. Benim günüm, dün deðil ondan önceki gün baþladýðým röportajlarý yapmakla geçti. Bu günümü Diyarbakýr'a ayýrdým. Silvan, Bismil ve Diyarbakýr merkez TEKEL iþçileriyle birlikteydim. Bana sitemliler, “bizim çadýra az geliyorsun” diyorlar. Doðallýðýnda sadece röportajla geçmedi. Bir süre sonra “Mücadele Birliði kimlerden” demeye baþladýlar. Tabii Denizlerle baþlayýp anlattým. En çok merak ettikleri konu, ulusal sorun. Ne güzel bir þey doðru politikalara sahip olmak. Ýnsan iç rahatlýðýyla ne düþündüðünü söyleyebiliyor. Hiç eveleyip gevelemeden. Bizim bakýþýmýzý doðru buluyorlar. Aslýnda birçoðuna da tepkililer. Gelen bazý siyasetlerin kendi propagandasý için geldiðini, kafa sayýsýný artýrmaya geldiklerini söylüyorlardý. Sabahtan da bilindiði ve deðiþik bir sonuç beklenmediði üzere, akþam sonuç açýklandý. Bakanlar Kurulu 11 aylýk 4-C'ye 22 gün yýllýk izin eklemiþ. Kýdem tazminatý verecekmiþ. Ýþte tüm söylediði bu. Yani 4-C'de düzenleme, iyileþtirme. Baþka da birþey yok! Tabii iþçiler çok sinirliydi. Yarým saat sonra Türk-Ýþ önünde Tek Gýda Ýþ baþkaný Mustafa Türkel bir açýklama yaptý. Baþbakanla 2006'daki görüþmesi dýþýnda bir görüþmesi olmadýðýný, onda da iþçileri özelleþtirme maðduru etmemesini istediðini söylediðini, baþbakanýn “özelleþtirmelere sadece bu nedenle mi karþýsýnýz” diye sorduðunu, kendisinin “hele bir iþçiyi yerleþtirin, özelleþtirmeleri sonra görüþürüz” dediðini söyledi. “Bu mudur iþçinin maðdur olmadýðý durum vergi rekortmeni kar þampiyonu bir kuruluþ kapatýlýyor, zarar ediyor deniliyor”, dedi. “Benim bu konuþmalarýn dýþýnda baþbakanla bir görüþmem olmamýþtýr. varsa ben Kýzýlay'ýn ortasýnda kendimi asarým” dedi. Türkel yarýn saat 13.00'da açlýk grevinin baþlayacaðýný, 3 Þubat için yarýn 6 kon-


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

Mücadele Birliði federasyonla toplantýlarýnýn olduðunu, Türk Ýþ, KESK ve DÝSK'in hazýr olduðunu þimdiden belirtti. “Sözün bittiði yerdeyiz. Burasý, bu eylem meþrudur, yasaldýr. Asýl iþçilerin ellerinden varolan haklarýnýn alýnmasý yasadýþýdýr”, dedi. “O Kuzey Avrupa kültürü almýþ Maliye Bakaný da bilsin ki, burasý Avrupa deðil, burasý Türkiye, bunlar da TEKEL iþçileri” dedi. Sözlerini her zaman olduðu gibi, “gazanýz mübarek olsun” diye bitirdi. Ýþçiler baþkanýn açýklamalarýndan memnun. “Bu iþ namus meselesi oldu, inada bindi bizim için” diyorlar. Bugün inadýna halay çekildi. Zaten açýklamadan önce siyah ve kýrmýzý kurdeleleri baþlarýna baðlamýþtý iþçiler. Açlýk grevine hazýrýz anlamýnda takmýþlar. “Ya özlük çýkar masadan ya da ölümüz çýkar buradan” diyor iþçiler... Saat 03.00 oldu. Yani 2 Þubat ve ben bugünü burada sonlandýrýyorum. Yarýn “Söz Bitti Sýra Eylemde” sloganýný hayata geçirme günümüz... 50. Gün Bugün 2 Þubat Salý. 50. gün hatýrasý resmi hazýrlatmýþlar buradaki fotoðrafçýlar. Tabii bizler de hemen fotoðraf çektirdik. Hani eskiden arka fonda Ýstanbul Hatýrasý falan yazýlýrmýþ ya, öyle bir geri plan yapmýþlar. Ýþte insanlar burada acayip yaratýcý oldu. Demek ki insanlar özgürce hareket edebilse neler yapacaklar... Gerçekten burada kýsmý bir özgürlük var. Ýþçilerin burada sözü geçiyor. Bugün saat 13.00'te olacak açýklama, 15.00'a çekildi. Ayrýca 1 günlük iþ býrakma eylemi de 1 gün ertelenerek 4 Þubat Perþembe yapýldý. Daha iyi hazýrlanabilmek için dendi. Bu arada Eðitim-Ýþ ziyarete geldi. Saat 15.00'da Mustafa Türkel bir açýklama yaptý. Yine kameralarýn çokluðundan gündemin ne olduðu belliydi. Açýklamasýnda: “Baþbakan diyor ki, içlerinde marjinal gruplar var. Hayýr burada emeðin gücü var, burada tüm emek örgütleri var, desteðe gelenlerden rahatsýz olmasýnlar. Bu günden sonra yeni bir dönem baþlamýþtýr. Herkes emeðin gücünü, çapýný görecek. Ben 2 Þubat 2006 dýþýnda baþbakanla görüþmüþ deðilim görüþmeleri çarpýtmasýnlar, gerçekleri ortaya koysunlar, aksi takdirde baþka türlü konuþmaya baþlayacaðýz” dedi. Ardýndan 3 günlük açlýk grevine baþlayacaklarýn listesi okundu. Bu sýrada beni çok duygulandýran bir olay oldu. Daha birkaç gün önce kýzýný topraða veren acýlý baba, Batman TEKEL iþçisi hemen eylem alanýna geri dönmüþtü. Þimdi ise açlýk grevine baþlýyordu. Bu eylem hepimizi çok etkiliyor, ama bu yaþananlar çok önemli geliþmeler gerçekten. Sadece beni deðil, hepimizi çok derinden etkiliyor. Bu örnekler hepimizin kararlýlýðýna kararlýlýk ekliyor. Öfkemizi biliyor. Bence kýzýný daha birkaç gün önce topraða vermiþ, diðer bir çocuðu hastanede ya-

tan Batman TEKEL iþçisi bu baba, her türlü takdiri hak ediyor. Gençler kendilerine devrimci örnekler arýyorlarsa, bu örneði unutmasýnlar. 200 iþçi, illerine göre tek tek isim isim okundu. Aralarda alkýþlar sloganlar... Ayrýca en çok alkýþ alan isimler ise, Tek Gýda Ýþ Sendikasý baþkaný Mustafa Türkel oldu. O da destek açlýk grevi yapmaya iþçilerle baþladý. Ayrýca Tek Gýda Ýþ Sendika sekreteri Mecit Amaç ve eþi de 1 günlük açlýk grevine baþladýlar. Tabii bu tüm iþçilere moral oldu. Sendika yetkililerinden baþka girenler de oldu. Tabii biz de destek açlýk grevine baþladýk. Hepimiz, hastalar hariç hepimiz baþladýk. Ama çok ilginç, her kafadan bir ses, bilen bilmeyen herkes yorum yapýyor. Yok çay içmeyeceðiz, yok þu, bu derken, su ve þeker dýþýnda hiçbir þey almadan açlýk grevi yaptýk. Tabi yine çok neþeliydik. Dini oruçla bunu baðdaþtýrýp, “bu orucu bozar mý” falan gibi espriler döndü. Dün çok sevdiðimiz bir iþçi arkadaþýmýz hastalanmýþtý. Hem de bayaðý aðýr hasta. Onu dinlenmeye gönderdik. Havalar iyice soðudu, yine herkes bir bir hasta olmaya baþladý. Açlýk grevi nedeniyle þarký türkü söylemiyoruz. Halay zaten yasak... O nedenle dergileri, Önsöz'leri bir bir çýkardýk, herkes günceleri okuyup okuyup, “aaa bunu da mý yazdýn, aaa þu olayý da yazmýþsýn” diye þaþýrýyordu. Önsöz'ler de beðenildi. Þimdi okuma zamanýmýz. Gazeteleri, bildirileri harýl harýl okuyoruz. Akþam sýcak sularýmýzý ve þekerlerimizi aldýk. Ben ikisini ayrý ayrý almayý seviyorum. Þekerli su hoþuma gitmiyor. Herkes beyaz bandýný (dýþardakiler beyaz bant takýyor destek açlýk grevi 1 gün, içerdekiler siyah bant 3 gün, ölüm orucu yapacaklar kýrmýzý bant takýyor) bana veriyor, “þu sloganý yazsana” diyor. Bazen inisiyatifimi kullanýyorum ve “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði” yazýyorum. Bu destek açlýk grevine bizim DÖB'lü yoldaþlar da katýlýyor. Öðrenci gençli-

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

ğin iþçilerin yanýnda olmasý, onlarýn eyleminin de içinde yer almasý etkili bir destek. Sabahlamaya da onlar kalacak. Ýþçilerle DÖB'lüler nöbet tutacak. Bugün akþam öyle yaðmur yaðdý ki, az daha bazý çadýrlar yýkýlacaktý. Ýzmir'e “Hilton” diyorduk, ama ilk o yaðmurdan etkilendi. Biz bizim çadýrý onardýk. Zaten bizim DÝK'li yoldaþ bu iþlerden iyi anlýyor, hemen el attý. Yarýn da kar yaðacakmýþ, iyi oldu. Gece 02.00 gibi yattýk. Öyle yorgun ve halsizdim ki. Dünden de uyumamýþtým, bir de haftalarýn yorgunluðu var tabi. Hemen uyumuþum. Aç olduðumuzdan midemiz gurlaya gurlaya uyuduk. 51. Gün Sabah gözümü bir açtým. Birisi var, görüyorum, ama kim, bana gülümsüyor. Ýstanbul TEKEL'den bir kadýn iþçi herhalde diye düþündüm ki, o da ne bu benim yoldaþýmmýþ. Hem de en iyi tanýdýðým, en yakýnýmdakilerden biri. Gerçi 50 gündür gömüyordum ama. Herhalde sabah mahmurluðu olsa gerek. Yan yana yattýðým kadýn iþçi arkadaþýmla tanýþtýrdým yoldaþýmý "valla býrakmýyoruz" dediler. “Götüreceðiz kendimizle onu” dediler. Ben hem utandým, hem sevindim. Sabah ilk iþ yoldaþla sendikaya sorup, hazýrladýklarý TEKEL fotoðraflarýný sergi olarak asmak oldu. Tabii iþçiler hemen ne yaptýðýmýza bakýp hem yardým ettiler, hem de resimleri çok beðendiklerini söylediler. Emeklerimiz için bizlere çok teþekkür ettiler. Çocuk gibi, kendilerini gördükçe mutlu oluyorlardý. “Bak iþte burada þöyle olmuþtu, burada ben þöyle yapmýþtým” falan. Hemen tekrar o anlarý yaþamaya baþladýlar. Sergi daha hazýrlanýrken onlarca iþçi toplandý. Sanki kendi iþleriymiþ gibi asýyorlar, nereye sýðar, nerede güzel görünür onu hesaplýyorlar. Tüm bunlar çok heyecanlandýrýyor beni. Ýçim kýpýr kýpýr oluyor.

11


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi Bir kar yaðmaya baþladý ki, ellerim ayaklarým donuyor. Tabi açlýk grevinde olmamýzýn da etkisi var. Yoldaþý Ayýþýðý Sanat Merkezimiz adýna konuþma yapmasý için Türk-Ýþ'in önüne götürdüm. Bizi “Ýstanbul'dan emek dostlarýmýz aramýzda 'Emeðin Ýstanbul'u' adlý fotoðraf sergisinde TEKEL iþçilerini konu almýþlar, bizlerle bu fotoðraflarý paylaþtýlar. Emeðinize saðlýk diyoruz ve Ayýþýðý Sanat Merkezi'nden arkadaþýmýzý konuþmasýný yapmak üzere buraya davet ediyoruz” diye sundular. Yoldaþ öncelikle “51 gündür burada bu soðukta (ki o esnada da kar yaðýyordu) devletin duyarsýzlýðýna raðmen dimdik ayakta eylemlerini sürdüren TEKEL iþçilerini saygýyla sevgiyle selamlýyoruz” diyerek baþladý konuþmasýna. Tabi bu sözün üzerine bir alkýþ koptu. Yoldaþ yaptýklarý Kavgamýzýn Baþkenti Ýstanbul çalýþmasýný anlatarak konuyla ilgili kampanya bildirisini okudu. Ýþçiler bu bildiriyi de çok beðendi ve sloganlarla alkýþlarla coþkularýný gösterdiler. Ardýndan daðýttýðýmýz Kavgamýzýn Baþkenti Ýstanbul kampanya bildirisi elimizde hiç kalmadý. Merak ve ilgiyle aldýlar. Ankara Barolar Birliði adýna avukatlar ziyarete geldiler. Eski Çalýþma Bakaný Yaþar Okuyan geldi. “Þu anda bir yurttaþ olarak yanýnýzdayým hiçbir siyasi partiden deðilim” dedi. “Ve saðlýðým el verdiðince ben de açlýk grevine destek vereceðim” diyerek açlýk grevine baþladý. TEKEL iþçileri onu hemen hatýrladý. “Yahu bu mezarda emekliliði çýkaran adam deðil mi? Bize 10-15 yýla sebep oldu”. Ankaralý þairler gelmiþti. Oldukça þoven þiirler okudular, sanýrým Ýþçi Partililerdi. Bir süre sonra BDP'liler geldi. Hasip Kaplan, Sýrrý Sakýk, Akýn Birdal gibi bir çok milletvekili gelmiþti. Akýn Birdal bir konuþma yaptý. Bugünün en çok konuþulan konusu, dün mecliste çýkan kavgaydý. Meclis birbirine girmiþ. Televizyonlar da hep bunu gösteriyordu. Saat 15.00'de 1 günlük destek açlýk grevimiz bitti. Bu arada bugün fenalýk geçiren bir iki iþçi oldu içerdekilerden. Bir iþçi sedyeyle götürülürken “Katil AKP” diye slogan atýlýyor. Hemen anlýyoruz ki biri fenalaþmýþ. Herkes çadýrdan çýkýyor. Ýlk günden fenalaþmalar aslýnda iþçilerin haftalardýr saðlýklarýnýn nasýl da bozulduðunu gösteriyor. Bugün beni en çok sevindiren, Venezuela'dan UNT Sendikasýnýn mesajý oldu. Ýþte Enternasyonal dayanýþmanýn en güzel örneði...Bu mesaj þöyle: “Venezuela'dan TEKEL'e selam! Yolunuz açýk olsun! Zafere Kadar!” UNT sendikasý liderlerinden Ramon Blasco, Latin Bilgi yazarlarýndan Mustafa Özdemir'le Caracas'ta yaptýðý görüþmede TEKEL iþçilerine Venezuelalý iþçilerin dayanýþma mesajýný iletti:

12

Mücadele Birliði “Benim adým Ramon Blasco. Ulusal Ýþçi Birliði Sendikasý'nýn (Union Nacional de Trabajadores) yöneticisiyim. Biz Venezuela'da, iþçilerin haklarý ve iktidarý için mücadele veren kitlesel bir sendikayýz. Buradan, Venezuela'dan, Latin Amerika'dan, haklarý için direnen TEKEL iþçilerine ve gün geçtikçe büyüyen TEKEL direniþine desteðimizi ve dayanýþma dileklerimizi iletiyoruz. Mücadeleye devam edin ve Venezuelalý iþçilerin sizin yanýnýzda olduðunu bilin. (...)Biz Venezuela'da UNT sendikasý olarak çeþitli fabrika iþgalleri gerçekleþtirdik, bir kooperatif kurduk ve iþgal fabrikalarýnda çalýþan herkesi fabrikanýn sahibi yaptýk. Buralarý tamamen iþçiler yönetiyor, bunu baþarabiliyorlar. Bugün gündemimizde 60'a yakýn fabrika iþgali var ve bunu baþarmak için politikamýz da fabrikayý gerçek sahiplerine terk edip gitmesi için patrona baský yapmak... Üreten, makineyi kullanan, iþi geliþtiren ve iþten anlayanlar iþçiler. Patronlar üretimden anlamaz, onlar sadece parasý olan fabrika sahipleri. Sermaye eðer iþgücü yoksa kendini yeniden üretemez. Yani parayý para deðil, iþçinin iþgücü yaratýr, emek yaratýr. Ýþte bu yüzden de “tarla ekenin, fabrika çalýþanýndýr.” Bugün iþçi mücadelesinin en güçlü silahý olan fabrika iþgalleri meþruluðunu buradan alýr. (...) TEKEL iþçileri! Türkiyeli iþçiler! Dünya iþçi ve emekçilerinin ortak düþmaný olan neo-liberalizme karþý yürüttüðünüz haklý kavganýzda biz de sizinleyiz. Yolunuz açýk olsun... Zafere Kadar!” Kar yaðmaya devam ediyor. Bugün Sakarya'da bildiri daðýtan ESP'li birkaç kiþiyi polis gözaltýna almýþ. Yani saðýmýzda solumuzda baskýlar var. Sesimizi biraz yükseltelim, bir karþý duruþ sergileyelim diye Sakarya'yý bir baþtan bir baþa yürüyüþ yaparak sloganlarla Ankara'yý inlettik. Tabi polisler hemen afallayarak peþimiz sýra geldiler. Akýllarýnda hep ayný korku var: YA MECLÝSE YÜRÜRLERSE. Biz iþçilerle hep bunun bazen þaka bazen ciddi sohbetini yapýyoruz. Bugün bunun gerçek bir korku olduðuna gözlerimle þahit oldum. Merdivenler yüzünden güzergahýmýzý biraz deðiþtirip meydandan hafif sað yaptýðýmýzda, hemen bir sivil polis telaþla “nereye gidiyorsunuz” dedi. Biz de merdivenleri gösterip “yoldan gideceðiz” dedik. Sakinleþti. Çünkü hazýrlýksýzlardý. Bu yürüyüþün en önünde kadýn iþçilerle birlikte ben vardým. Tüm çadýrlarýn önünden tek tek geçtik sonra Sakarya'yý turladýk. Velhasýl güzel ve canlý bir yürüyüþ oldu. Tabi içinde bizim olmamýz ve yakýn olduðumuz iþçi arkadaþlarla baþlatmýþ olmamýz da bizim için önemli bir veriydi. Yarýn için güç toplayacaðýz, çünkü yarýn tüm iþçi ve emekçiler tüm Türkiye'de iþ býrakacak, biz de TEKEL iþçileriyle Ankara'yý inleteceðiz. Yarýn yoðunuz. TARÝH YAZIYOR OLACAÐIZ! 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

52. Gün Bugün 4 Þubat Perþembe. TEKEL eylemimizin 52. günü. Sanki 52 gündür devrim hükümetimiz kurulmuþ, iþçilerle birlikte özgürce yaþýyoruz gibi hissediyorum. Gerçekten burada mahalle dedikodularý yok, fabrikada laf çýkar diye kaynaþamayan kadýn ve erkek iþçiler, ilk kez burada ayný battaniyenin altýnda þarkýlar söylüyor, birlikte çay içip düþüncelerini tartýþýyor, politika konuþuyor, çok çeþitli siyasetlerle tanýþýyor, konuþuyorlar. Belki hayatlarýnda buradaki kadar çok gazete, bildiri okumamýþlardýr. Gerçekten böylesi günlerde insanlardaki deðiþimin hýzý inanýlmaz oluyor. Romanlarda okurdum da inanmazdým. Ýþte gerçek! Meðer herkes kaynaþmaya konuþmaya tartýþmaya açmýþ, burada önyargýlarý parçalandý insanlarýn, bence zafer þimdiden kazanýlýyor. Bunca iþçinin sermaye sýnýfýnýn gerçek yüzünü görmesi, mücadele ede ede neleri kazanabileceðini öðrenmesi, deðiþik insanlarý ve kültürleri tanýmalarý kaynaþmalarý, “hiçbir þey bize anlatýldýðý gibi deðilmiþ” demeleri, en çok da devrimcilere artan ilgi ve sevgileri kazanýlmýþ zaferlerdir. Bugün sabah erkenden çadýrlarda bir kalabalýk bir hareketlilik vardý. Malum, bugün bir günlük iþ býrakma eylemi vardý. Sabah 09.30'dan itibaren TEKEL Ýþçileri Sokaðýnda, diðer adýyla çadýr kentte sloganlar hiç durmadý. Saat 10.00'a doðru çeþitli sendikalarýn iþ kollarý ve þubeleri bir bir çadýr kenti ziyaret ederek kolej'in yolunu tuttular. Kolej'e vardýðýmýzda inanýlmaz bir kalabalýkla karþýlaþtýk. Ziya Gökalp Caddesi'ne vardýðýmýzda çok kalabalýk olduðu için konuþmalarýn yapýldýðý ön tarafa geçemedik. Sabahtan itibaren iþçilerin arasýnda il il, nasýl gidiyor diye konuþuluyordu. Ýzmir çok iyiymiþ diye duyduk. Neredeyse hayat durmuþ diye duyduk. Ýstanbul da fena deðilmiþ. Ankara'yý eylem içinde olduðumuzdan çok gözlemleme þansýmýz olmadý. Ama Kýzýlay Meydaný'na yapýlan yýðýnaktan, alýnan devasa önlemlerden, bu eyleme biçilen misyon ve duyulan korku belli oluyordu. Onbinler meydanlarý doldurmuþtu. Çeþit çeþit pankartlar renk renk bayraklar alandaki kalabalýk etkileyiciydi. Ancak seçilen alan ince uzundu ve konuþmalarý duyamadýk. Mitingde Tek Gýda-Ýþ Genel Baþkaný Türkel, TEKEL iþçilerinin hukuku ellerinden almak isteyenlere karþý 52 gündür yiðitçe mücadele ettiðini söyledi. "Türkiye’nin uzun zamandýr adeta korku tüneline sokulmak istendiðini" öne süren Türkel, "AKP tek parti gücünü sendikalarýn üzerine gitmek, çalýþanlarý köleye dönüþtürmek için kullanýyor" dedi. Hükümetin TEKEL iþçilerinin durumu konusunda bilgi kirliliði yarattýklarýný söyleyen Türkel, "Eylemimizi yasadýþý ilan edenlere sesleniyorum: Anayasa’nýn 90. maddesini bir kez daha okuyun. Çünkü onu siz çýkardýnýz. Uluslararasý söz-


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

Mücadele Birliði leþmeleri bir kez daha okuyun. Bize '30 gün sonra gereðini yaparýz’ diyorlar. Yapmayýn! Bu ülke muz cumhuriyeti deðil. Anayasayla yönetilen sosyal hukuk devleti. Bu ülkede demokrasi mücadelesi verecek binler, yüz binler var. ’4-C’ye müracaat edenlerin sayýsý 400 oldu’ diyorlar. ’Ýþçilere baský yapýyorsunuz’ diyorlar. Hiçbir iþçiye baský yapmadýk, yapmayacaðýz. Onlar direndikçe biz onlarýn önünde ölümüne mücadele edeceðiz. Biz kazanýlmýþ haklarýmýzý korumak, insanca yaþamak ve sahipsiz kalmamak için özlük haklarýmýzla diðer kamu kurumlarýna nakil istiyoruz. Yüreðimizde baþka, dilimizde baþka þey olmayacak. Adam gibi mücadele edeceðiz. Bu mücadele demokrasi, hak, hukuk mücadelesi." KESK adýna, DÝSK adýna, TMMOB adýna TTB adýna... Eyleme katýlan TEKEL iþçilerinden birinin çocuðu ise, "Annemin, babamýn neler çektiðini ben biliyorum. Sayýn Baþbakan çocuklarýný ABD’de okuturken, ben devlet üniversitesine bile gidemeyeceðim" dedi. Bir diðer iþçinin kýzý ise annesinin açlýk grevinde olduðunu dýþarda kendisinin yalnýz olduðunu ve neden 52 gündür süren bu eyleme duyarsýz kalýndýðýný sordu baþbakana, “biz bu ülkeden, bu milletten deðil miyiz” dedi. Konuþmalarýn ardýndan sanatçý Onur Akýn konser verdi. Akýn, konserinden önce Türkiye’de emekçilerin, namuslu insanlarýn bir araya gelmesini saðladýklarý için TEKEL iþçilerine teþekkür etti. Bu arada mitinge katýlanlardan bir iþçi rahatsýzlanarak ambulansla hastaneye kaldýrýldý. Bu arada açlýk grevindeki iþçilerden Trabzon TEKEL'den bir iþçi fenalaþarak hastaneye kaldýrýldý. Bugün güneþ açsa da hava ayazdý. Akþam kar da yaðdý. Slogan atmaktan sesimiz kýsýldý. Kýsacasý yorulduk. Yarýn 15.00'da açlýk grevine bayrak yarýþý þeklinde devam edilecek. Yeni bir grup girecek. Gece nöbetçiyim, ver elini uykusuz geceler... Emeklerimizin þimdiden boþa gitmediðini ve þimdiden bizim kazandýðýmýzý hissediyorum. Her gün baþbakan açýklama yapmak zorunda kalýyor. Bu bile bu eylemin gücünün göstergesidir. Ýþçiler umutlu, týpký Sibelimizin sevdiði sözde olduðu gibi: “EYLEM UMUDUN ANASIDIR!” 53. Gün Dün akþam çok hareketli geçti. Bir günlük iþ býrakmanýn etkisi herhalde... Önce Show TV Siyaset Meydaný'ndan canlý yayýnla TEKEL Ýþçileri Sokaðýmýza baðlandý. Mustafa Türkel ile bugünü deðerlendirdi. Atýlan yeni yalanlarý cevapladý Mustafa Türkel. Bu programdan sonra hemen TV8 baþladý. O da canlý yayýnla bir tartýþma programýnda ara ara Tokat çadýrýna canlý yayýna baðlanýyor. Mustafa Türkel'i sorularla sýkýþtýrýyorlar. O da tüm yalaný dolaný açýða çýkarýyor. Mustafa Türkel bankalara yatan paranýn

devletin sadakasý deðil, iþçilerin alýn terleriyle kazandýklarý, analarýnýn ak sütü kadar temiz ve helal bir para olduðunu; ikincisi bu paralarý bankanýn iþçilerin istemleri ve izinleri dýþýnda faize yatýrdýðýný, buna bankanýn hakký ve yetkisi olmadýðýný, bu nedenle hesaplarýndan iþlem parasý kesildiðini ve paranýn sanki kullanýlmýþ gibi göründüðünü, ayrýca önceden ev araba vb. almýþ olan bazý iþçilerin taksitli olan borçlarýný taksitler gecikmediði halde ve yine bankanýn hakký olmadýðý halde borcun tamamýný iþçilerin hesaplarýndan çektiðini, bunun dýþýnda iþçilerin paralarýný kullanmadýðýný belirtti. Yine çok önemli bir hususun, kiþilere özel olan hesaplarý hiç bir bankanýn ifþa yani deþifre etme hakkýnýn olmadýðýný, oysa bankanýn bu bilgileri ortaya koyduðunu ve baþbakanýn ise bu kiþiye özel bilgileri kendi çýkarlarý doðrultusunda tüm kamuoyuna açýkladýðýný; tüm bunlarýn yasalara aykýrý olduðunu, bu konularla ilgili baþta Vakýfbank olmak üzere gerekli yerlere dava açacaklarýný söyledi. Artýk iþçiler TV'lerde her gördüklerine, her duyduklarýna inanmayacaklarýna yemin ediyorlar. Meðer TV'ler ne çok yalan haber yapýyormuþ! O derece güvensizler hepsine... Tartýþma programýndaki spiker sorulara eylemin ideolojik olmasý, marjinal gruplar vb. gibi sorularla devam etti. Mustafa Türkel bu eyleme inanýlmaz desteklerin geldiðini, eyleme duyarlýlýðýn ve ilginin yoðun olduðunu, aralarýndaki tek marjinalin ise (arkasýnda o anda oturan palyaçoyu göstererek) iþte budur dedi. Tabii herkes kahkahalarla güldü. Evet, belki somut olarak kaldýrýmýn üzerine koyulmuþ paletin üstünde yatýyorduk. Ama Ýzmir çadýrý en güzel çadýrlardan biri olmuþtu. Hem geniþ, hem sýcak... Ýþçi sýnýfýyla birlikte yatýp, rüyaya daldým. Sabah 08.30'da abla bana “günaydýn” dedi. Çadýrýn yarýsý kalkmýþ, kahvaltý hazýrlýyordu. Bugün 53. günümüz, 5 Þubat Cuma, saat 10.00'ý geçiyordu. Ben Batman çadýrýna gittim. 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

Malum, röportajlarýmý daha bitirmemiþtim. Batman her zamanki gibi beni sýcak karþýladý. Varilin baþýna oturduk, dýþarda hava açýk, ama sertti. Önce kýsa bir Batman muhabbetinden sonra kiminle röportaj yapalým diye konuþtuk. Sonra baþladýk röportaja... Batman Beþiri, Kozluk'tan iþçilerle röportajlar yaptým. Bazý iþçilerin doðal olarak Türkçeleri zayýftý. Kendini ifade etmekte çok zorlanýyordu. “Belki” dedim içimden, “daha baþka þeyler söylemek istiyor ama bulamýyor kelimeleri..” Bir Kürt arkadaþýmýn dediði gibi, “ana dilinde kendini ifade etmek konuþmak kocaman bir ovada açýkta yeþillik tertemiz hava nefes almak gibi. Oysa baþka bir dille konuþmak, küçücük bir odada boðulma hissi veriyor, insan nefes alamýyor, özgür hissetmiyor” demiþti. Röportajlar bitince basýn açýklamasýna Türk-Ýþ'in önüne gittim. 200 iþçi 3 gündür sürdürdükleri açlýk grevinden çýkýyorlardý. Halsiz ve bitkin görünüyorlardý. Aralarýnda Türk-Ýþ genel sekreteri Mecit Amaç ve eþi de vardý. Mecit Amaç kýsa bir konuþma yaptý. Konuþma sýrasýnda "Yalancý Tayyip", "Tayyip Amerikaya Fettullah'ýn Yanýna" sloganlarý atýldý. Mecit Amaç'ýn konuþma sýrasýnda halsiz olduðu belliydi. Konuþmasýnda, “burada TEKEL iþçileriyle ölmem gerekirse öleceðim” dedi. Bu sözü çok alkýþ aldý. Saat 12.30'du. Ýçerinin temizliði ve düzenlenmesi saðlandýktan sonra, saat 15.00'da yeni ekibin açlýk grevine gireceði açýklandý. Evet hedef büyütülmüþ risk artýrýlmýþtý. Bir açýdan iyi gibiydi. Ancak bunun karþýsýnda olmamakla birlikte, hareketli ileriye doðru yeni hamleler yapmak gerekirdi. Saat 15.00'da listeler belirlenmiþti. 142 TEKEL iþçisi alkýþlarla, sloganlarla süresiz açlýk grevi için içeri girdi. Ýçeri girenlerle sarýldýk, kucaklaþtýk. Onlarýn da çoðu zafer iþareti yaparak girdi. Bu arada gözyaþlarýný tutamayýp aðlayanlar çoktu. Günün en önemli ve etkili olayý buydu.

13


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi Akþama doðru, Mücadele Birliði Platformu olarak, yeni bir aþamaya girmiþ olan eylemliliðin önünü açabileceðini düþündüðümüz bildirilerimizi daðýttýk. Bildirilerimiz iþçilere iktidar hedefini gösteriyordu. Ýþimiz bitince yan çadýrdan bir ablanýn küçük oðlunu dolaþtýrdýk. Döndüðümüzde tüm iþçiler televizyonun baþýna toplanmýþtý. Yine iþ býrakma eylemlerinden görüntüler vardý. Adanalý bir TEKEL iþçisinin kýzýnýn, Adana eylemindeki dövizi gösteriliyordu. Annesini TEKEL için (tayini çýkan yere giderken yolda trafik kazasýnda) kaybeden küçük kýzý ve burada eylemde olan babasýný gösteriyordu. Çok duygulandýk. “TEKEL annemi aldý, babam da açlýk grevinde. Babamý da almasýn” diyordu. Bir ara bir kanal, Ýstanbul çadýrýna canlý baðlandý. Sonrasýnda Erdoðan çýktý TV'ye, konuþma yapýyor. “TEKEL iþçisi kardeþlerim evlerine dönsünler” diyor. Tabii küfürler havada uçuþuyor. Ýþçiler kardeþliði de eve dönmeyi de kabul etmiyor. Bir iþçi “kapatýn TV'yi izlemeyin þu ...yý” dedi. Yine bir baþka iþçi, “hepsi yalan, inanmayýn arkadaþlar, bizi kandýrmaya çalýþýyorlar, köþeye sýkýþtýlar, uyuyamýyor ...” dedi. Açlýk grevleri olduðu sürece, þarký türkü halayý iþçiler istemiyor. Herkes çadýrlarýnda sakin bir gece geçiyor. 53. günü bir "þiir" ile bitirmek istiyorum. Adýyaman TEKEL'den Arzu ablamýzýn 8 yaþýndaki kýzý Berfin yazmýþ annesine... ANNECÝÐÝM Seni seviyorum Git çabuk gel Anneciðim seni seviyorum Sana iyi günler anneciðim Ýþini al hemen gel Seni seviyorum Annem sen benim canýmsýn Sen benim gülümsün Aileni býrakma Anne sana birþey söylemek istiyorum Anne seni ben çok seviyorum Annelerin en güzeli sensin Sen evin en güzel kadýnýsýn BERFÝN ALTAN 54. Gün Bugün Þubat'ýn 6'sý oldu. Günlerden Cumartesi... Dün gece, iþçiler de biz de bir günlük iþ býrakma eylemini deðerlendirdik. Gerçi her þeye raðmen, böylesi bir eylemin bile olmasý çok önemli idi. Ancak her þeyin buna baðlanmasý ve devamýnda yapýlacaklar konusunda plan yapýlmamýþ olmasý olumsuz... Burada yani Ankara'da TEKEL iþçileri için iþ býrakma yapýlýyor. Sendika TEKEL iþçilerini mitingin baþlayacaðý

14

Mücadele Birliði yere taþýmýyor, sonlarýna doðru kitlenin iyice azaldýðý bir anda neredeyse iþçileri hiç yürütmeksizin Ziya Gökalp Caddesi'ne çýkarýyorlar. Ne diðer katýlýmcýlar TEKEL iþçilerini görüp moral bulabildi, Ne de iþçiler baþlangýçtaki o kitleyi görüp moral depolayabildi. Bizce bu tip þeyler düþünülmemiþ olamaz. Neyse gelelim bugüne, iþçilerin bir kýsmý daha ileri gitmek istiyor. Durmanýn, burayý içten içe kemireceðini söylüyor, ki bu doðru... Diðer yandan da daha ileri gidersek saldýrýrlar, meþru zeminimiz kalmaz diyorlar. Ýlk haftalarda Güvenpark'tan Sakarya'ya bile yürünmesine engel olmaya çalýþmýþlardý. Gerçi yine de yürünmüþtü. “Burayý canlý tutmak gerekiyor” diye düþündü iþçiler... Bugün öðle saatlerinde her zamanki gibi, en az 3-4 kere yapýlmýþ olan Sakarya Caddesi'nde boydan boya sloganlarla yürüyüþ yapma þeklinde bir eylem baþlatýldý. Hemen kalabalýklaþtý. Ýþçiler coþkulu bir þekilde çadýrlarýn olduðu yere döndü, ki bu genel eylemin durumunu riske atacak hiç bir unsur içermiyordu. Çadýrlara varýnca, “nasýl olsa bitti” diye kitle azaldý. 200 kiþi falan kaldý. Açlýk grevindekilere moral olsun diye 20 metre daha ilerledi bu 200 kiþilik iþçi kitlesi, Türk-Ýþ'in kapýsýnda bazý þube baþkanlarý, iþçilere çýkýþtý. “Neden kendi kafanýza göre iþ yapýyorsunuz” vs. Ýþçiler “ne yapýyoruz ki, bunda yanlýþ olan ne, hep yaptýðýmýz þey”... “Aranýzda iþçi olmayanlar olabilir”. Ýþçiler sinirlendi, “ne alaka, biz iþçiyiz oturmaktan sýkýldýk. Böyle durarak olmaz” dediler. Bir baþka þube sekreteri arayý buldu, yatýþtýrdý olay büyümedi. Ama küçük de olsa bir yönelimin göstergesiydi. Sendika, önüne ileri hedefler koymuyordu. Ýþçinin küçük hareketlerinden bile rahatsýz oluyordu. Oysa burada küçücük bir umut ýþýðý burayý aydýnlatmaya yetiyor. Oysa sendika, yüzünü iþçilerin gücüne ve kararlýlýðýna deðil, baþbakana ve cumhurbaþkanýna dönüyor. Gerçi bu, sendika açýsýndan anormal bir durum deðil. Herkes rolünü oynuyor. Ýþçilerse iki arada bir derede... Her þeye cesaretleri var, ama yanlýþ yapmaktan korkuyorlar. satranç gibi bir hamle yapmalarý gerekiyor ama bu kýsa vadede bu eylemi sýçratabilir de, burjuvazinin aradýðý bahaneyi yaratabilir de... Bugün hep düþünmek ve konuþmakla geçti. Yine çorba vb daðýtanlar vardý, ama herkes eylemi ilerletmenin derdiyle çayý çorbayý unuttu. Sendikalar dün akþam geç saatlere kadar görüþtüler ve sonuç baþbakandan ve cumhurbaþkanýndan görüþme talep etme ve Cuma günü tekrar toplantý alma yönünde. Yani zamaný har vurup harman savurma yönünde. Oysa iþçilerin maddi manevi fiziksel olarak bu koþullarda sürekli bekletilmesinin onlarý olumsuz 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

etkilediðinin farkýndalar. Ýþçiler bekleyiþe girdikçe hükümet üstlerine üstlerine geliyor, yalanla iftirayla tehditle, savaþta en önemli silahý kullanýyor. Moral güç... Moral üstünlük hala iþçilerde, zaten Erdoðan ne yaptýðýný bilmez halde, iþçilerle inatlaþýyor. Ama iþçiler sendikal sýnýrlarý aþamadýðý, bu duraðanlýðý kýramadýðý sürece bekleyiþ sürecek... Burada çok renkli bir iþçi kitlesi var. Bu bütünlüðü bozmadan bu hareketi saðlamak oldukça zor olacak. Ancak çözümler üretmeye de þimdiden baþladý iþçiler. Eylem sürdüðü sürece UMUDUMUZ VAR! Velhasýl sözün bittiði yere geldik. Önümüzdeki 1 hafta, bu eylemin gidiþatý anlamýnda kritik... Herkes bunun farkýnda... Ýþçilerin “söz bitti sýra eylemde” sloganýný hayata geçirmeleri gerekiyor. Ki açlýk grevi de bu eylemlerden biri, ancak etkili olaný deðil. Burjuvaziyle anladýðý dilden konuþmak gerekiyor. Çünkü direne direne deðil, savaþa savaþa kazanýlýr! 55.Gün Bugün yoðun bir gündü. Maden mühendisleri ziyarete gelmiþti. Ýtfaiye ve Sinter Metal iþçileri desteðe gelmiþti. Alanya ve Antalya'dan halk, TEKEL iþçilerine elma, portakal ve muz göndermiþti. Bu arada TEKEL iþçisi bazý arkadaþlar, Abdi Ýpekçi'de eylem yapan uzman çavuþlarý ziyarete gitmiþler. 1 hafta 10 gündür orada çadýr kurmuþlar. Bunlar 45 yaþýný aþmýþ, yaþlandýklarý için de devletin kullanýp kullanýp posalarýný attýklarý kiþiler. 57 bin kiþi böyle "maðdurlarmýþ", orada 30 kiþi kadarlarmýþ. Devlet tüm pis iþlerini yaptýrmýþ, þimdi de “iþime yaramýyorsun” deyip emekli olmalarýna engel olmuþ, yaþlarýný beklemek zorunda kalmýþlar. Ziyarete giden iþçiler, onlarýn haline çok da üzülmüyorlardý. Aynen yazdýðým yorumlarý iþçiler yaptý. Yine bazý TEKEL iþçileri bugün 62 ilde bir günlük destek açlýk grevi yapan Pir Sultan Abdal Dernekleri'ni ziyarete gittiler. Çok duygusal anlar yaþamýþlar. Madýmak için bir oda yapmýþlar. Sivas'takilere ait saç tokasýndan gözlüðe, kalemden el iþlerine birçok anýyla karþýlaþýnca, sanki yeni olmuþ gibi hissetmiþler... Adýyaman TEKEL'den bir iþçinin kýzý Fatma Deniz Aslan 9 yaþýnda, babasýna þu þiiri yazmýþ: BENDEN SELAM OLSUN TEKEL ÝÞÇÝLERÝNE Tekel iþçileri yiðittir Bu kýþta, bu karda Ankara'nýn içinde Tekel iþçileri Elini vicdanýna koy baþbakan Ver bu iþçilerin hakkýný Utanmayýn Tekel iþçileri Hakkýnýzý vermezse utansýn baþbakan


Yeni Evrede

TEKEL Güncesi

Mücadele Birliði Türkiye Cumhuriyeti'ne layýk Ankara Yaþasýn Ankara halkýna Yetim hakký iþçiler yemedi Yetim hakkýný yiyen baþbakan Ölmek var dönmek yok Yiðitler hakkýnýzý almadan dönmeyin Tekel iþçileri üzülmeyin, baþbakan verecek hakkýnýzý Not: Küçük kýzýmýz babasýna þiiri dayýsý aracýlýðýyla göndermiþ ve babasýna telefonda demiþ ki, “baba ya siz okuyunca baþbakan beni yakalarsa”! (YORUMSUZ) Küçük kýzýmýzýn babasý, daha kýsa bir süre önce bel fýtýðý ameliyatý olmuþ, ama ayaða kalkar kalkmaz buraya gelmiþ. (YORUMSUZ) 7 Þubat Pazar. Bugün çadýrlarda duran bir iþçi kalp krizi geçirdi, Bitlis TEKEL iþçisi. Hemen hastaneye kaldýrýldý. Bugün kulaðýmýza bir haber geldi. Bir iþçi ölmüþ diye, hemen öðrenmek için adý geçen Samsun çadýrýna gittik. Samsun TEKEL iþçisi Funda Kartal, 3-4 gün önce böbrek yetmezliðinden ölmüþ. Üçüzleri yetim kalmýþ. Funda Kartal Trabzonlu'ymuþ. Burada TEKEL eylemlerine de katýlmýþ. “Peki”, dedik “neden bunu söylemediniz, bu önemli bir þey deðil mi?” “Biz sendikaya söyledik, ama insanlar zaten gergin, bunu herkese duyurmayalým, sinirlerine hakim olamayanlar olabilir” demiþler. Böylesi önemli bir süreçte, böylesi önemli bir gerçeði iþçilerden saklayabiliyorlar. Bu o ölen iþçi için de haksýzlýk... Tüm bu saldýrýlara karþý verilebilecek en iyi yanýt, Funda için taziye çadýrýný burada, Ankara'nýn göbeðinde açmak olurdu. Bunda sendikanýn yaný sýra, sendikanýn sýnýrlarýný aþamayan Samsun çadýrýnýn da eksikliði vardý. Samsun TEKEL iþçileri “buradaki eylemle ölümünün bir ilgisi yok, zaten böbrek yetmezliði vardý” diyorlar. Acý, çok acý. Ne acý ki TEKEL, Funda Kartal'ý böylesi bir tarihi süreçte layýkýyla son yolculuðuna uðurlayamadý. Bugün saat 17.00'a doðru aydýn ve sanatçýlar desteðe geldi. Aralarýnda Suavi, Onur Akýn, Derya Köroðlu, Ataol Behramoðlu, Hülya Behramoðlu, Yavuz Bingöl, Mazlum Çimen, Edip Akbayram, Aydýn Þimþek, Mehmet Özer, Nebil Özgentürk, Mahir Ýpek, Alper Kul, Fuat Öven, Ahmet Telli, Zerrin Taþpýnar, Avk Fuat Cengiz, manken Tuba Özay geldiler. Daha sonra ise Mor ve Ötesi, Volkan Konak, Rutkay Aziz, Melike Demirað geleceklermiþ. Bugün iþçiler þu sloganý atmaya baþladýlar "TEKEL Ýþçisi Tarih Yazýyor". Yavuz Bingöl ilk konuþmayý yaptý. "Egemenlere karþý kafa ve kol emeði arasýnda eþitliði saðlamak gerekli... Demiryolu iþçilerinden 1 Mayýs'a, TEKEL iþçileri bu þanlý bayraðý devraldý. Yalnýz deðilsiniz, emeðin gücü karþýsýnda tüm oyunlar bozulacaktýr". Sonra Suavi, "ölmek

var dönmek yok diyorsunuz ama ölmemelisiniz, ölmemek için savaþýyoruz. Yaþamalýyýz, hem de baþýmýzý dik tutarak..." dedi. Edip Akbayram konuþmasýna iki üç kere ara vermek zorunda kaldý. Çünkü acilen sedye geldi ve peþ peþe fenalaþanlar hastaneye kaldýrýldý. Sonrasýnda Edip Akbayram, "Bir ülkenin iþçisi emekçisi emeklisi mutsuzsa, o ülkede bir þeyler yolunda gitmiyordur. Burada her düþünceden iþçi kardeþimiz var. Özlük haklarýnýz için verdiðiniz bu haklý mücadelenizde sonuna kadar yanýnýzdayýz" dedi. Derya Köroðlu, "Sesimizi sesinize katmaya geldik. Zafere kadar size destek olacaðýz" dedi. Onur Akýn, "Hava döndü, iþçiden iþçiden esiyor yel, bizlere umut veriyorsunuz, yüreðimiz emekçiler için 20-30-40 senedir sizinle atýyor ve sizinle atmaya da devam edecek" dedi. Mazlum Çimen, "iyi ki varsýnýz, yaþamamýza sebepsiniz" dedi. Ahmet Telli "80'den bu yana bizleri birbirimizden koparmaya çalýþtýlar. Ama emeðin onurlu mücadelesi karþýsýnda bütün hainler diz çökecek" dedi. Zerrin Taþpýnar ise "Burada her þey çok güzel örnek yaratýyor, ama cins ayrýmcýlýðýnýn da olmadýðýný görüyorum. Kadýn erkek veriyorsunuz mücadeleyi, ben de bir anneyim ve sizlere baktýkça diyorum ki, ne güzel çocuklarým var". Ataol Behramoðlu, "bu artýk TEKEL iþçilerinin deðil, tüm iþçilerin mücadelesi olmuþtur", Alper Kul, "kelimeler yetersiz, iyi ki varsýnýz" Aydýn Þimþek, "12 Eylül yoldaþlýk iliþkilerine de zarar verdi. Sizde bu duygular tekrar can buldu. Karanlýktan aydýnlýða çýkan bir ülkenin muþtusu geliyor" dedi. Mehmet Özer ise son sözü alarak “gül diyor ki isyan” adlý þiiri okuttu iþçilere... Sonra tüm sa157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

natçýlar birlikte çadýr çadýr dolaþtýlar. Akþam ayrýca Pir Sultan Abdal Derneði açlýk grevindeki üyeleriyle birlikte desteðe geldi. Bugün sanatçýlar gelecek diye, canlý yayýn araçlarý ve medya da Türk-Ýþ önüne toplanmýþtý. NTV muhabiri Ýdil hanýmý gören iþçiler, hemen ona kýzmaya baþladýlar "Nerelerdesin?" Muhabir, iþçilerin bu sýcak tepkisine gülümsedi. Eh, ne de olsa, o da parayla çalýþan biriydi. Ne istenirse o haberi yapabilirdi. Günün en komik bulduðum olayý ise, Ýstanbul Genel Müdürlüðü, 8 nolu þubenin çadýrýna bir TEKEL emekçisinin yazdýðý fýkrayý okumam oldu. baþlýk: “Fýkranýn Alasý Tayyip Erdoðan'la Gül, ayný uçakta yolculuk ediyorlar. Gül diyor ki, þuradan 20 milyon atsam 20 kiþi sevinir. Tayyip Erdoðan da diyor ki, ben de 50 milyon atsam 50 milyon sevinir. Bunu duyan pilot da diyor ki, ben ikinizi atsam 70 milyon sevinir. Ýki milyon da bizden avans olsun”, diyor bu fýkrayý yazan Oflu... Bugün hastaneye kaldýrýlan açlýk grevinden 4, dýþarýdan da bir iþçiyle beraber, 5 iþçi oldu. Bu kadar erken hastanelik olmalarýnýn nedeni, gerçekten bünyelerimizin yorgun düþmesi olsa gerek. 55. günümüzü geride býraktýðýmýz þu saatlerde (01.00 þu anda) birçok iþçi arkadaþýn dediði gibi ben de þunu söylüyorum: TEKEL ÝÞÇÝSÝ TARÝH YAZIYOR...

15


Yeni Evrede

Gündem

Mücadele Birliði

DÜNYA EME Öyleyse þunun altýný çizmek gerekiyor: Hükümete, hükümet þahsýnda kapitalist sisteme karþý bütün emekçi sýnýflarda ve ezilen ulus ve ulusal topluluklarda muazzam bir öfke birikimi oluþmuþtur. Bu öfke birikimi çalýþan kitleleri, iþçi sýnýfýnýn deðiþik bölüklerini birbirine yakýnlaþtýrmýþ; sýnýflarýn birliði mücadele içinde ortaya çýkmýþtýr.

16

Batman’ýn Beþiri ilçesinden gelen iþçiler, Ankara’da AKP genel merkezinin önünde üzerlerine bir þiþe benzini boca ederek kendilerini yakma girişiminde bulunuyorlar. Marmaray iþçileri, oradan oraya koþup her gün bir yerde eylem yapýyorlar. Yüreklerinden taþan öfke tüm yüz çizgilerine hâkim, “ölümden ötesi yok” noktasýndalar. Antep’in Çemen iþçileri kapitaliste karþý direnirken karþýlarýnda polisi buluyorlar; çatýþýyorlar geri çekiliyorlar. Çekildikleri yer bir tepe. Tepede savaþ düzenine geçmiþ bir ordu gibi diziliyor ve oradan polise saldýrýr gibi bir harekette bulunuyorlar. Aslýnda hem kendilerini hem de polisi sýnýyorlar. Býçak kemiðe dayandýðýnda iþ “sýnama” ile kalmayacak, bu kesin. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesinde çalýþan itfaiyeciler açlýk grevi yapýyorlar. Esenyurt Belediyesi iþçileri haftalar süren bir eylemi kararlýlýkla sürdürüyorlar. Ýþlerini ve haklarýný korumaya çalýþýyorlar. Baþka bir ifade ile kendilerini açlýk ve sefalete iterek yaþamdan kovan düzene karþý inatla yaþama tutunmaya çalýþýyorlar. Eylemden baþka çareleri yok. Ýzmir’in TARÝÞ iþçileri yeni bir eylem sürecinin hazýrlýðýna girmiþler. Tekel iþçilerinin mücadelesinin sonucunu dört gözle bekliyorlar. Çýkacak sonuca göre yollarýný, yöntemlerini belirleyecekler. Yol, yöntem ne olacak ayrý bir konu; eyleme geçmeleri kaçýnýlmaz. Çünkü geçim araçlarý ellerinden alýnýyor ve yaþama tutunmak için eylemden baþka yollarý yok. Ve özelleþtirmelere karþý direniþin simgesi haline gelen Tekel iþçileri... Dondurucu soðukta sokakta, çadýrda yatýp kalkan, “özlük haklarý”ný almak için direnen, her yola baþvuran Tekel iþçileri. Kitleselliði ve direniþ biçimiyle emekçi sýnýflarýn vicdanýný, dayanýþma duygusunu, devrimci, yýkýcý sezgilerini harekete geçiren Tekel iþçileri. Tekel iþçilerinin direniþi, daha þimdiden iþçi sýnýfý hareketi tarihinde bir dönüm noktasý olma özelliði kazanmýþ bulunuyor. Onlarýn eylemi, eylem halinde olsun olmasýn, bütün iþçi sýnýfýnýn, çalýþan emekçi sýnýflarýn duygularýný, ruh hallerini, öfkelerini, devrimci eyleme duyduklarý eðilimi yansýtýyor. 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

Eylemin bu özelliði, bütün emekçi sýnýflarýn Tekel iþçileri etrafýnda kenetlenmesini saðlamýþtýr. 4 Þubat’ta iþçi sýnýfý hareketi tarihinde ilk defa milyonlarý bulan çalýþan bir eylemin zaferi için harekete geçmiþtir. Tekel iþçilerinin baþlattýklarý eylemin sözünü ettiðimiz özelliði olmasaydý böyle bir geliþme mümkün olmazdý. Ýþçi sýnýfýnýn ve diðer emekçi sýnýflarýn mücadele birliði Tekel iþçilerinin direniþi etrafýnda saðlanmýþtýr. Öyleyse þunun altýný çizmek gerekiyor: Hükümete, hükümet þahsýnda kapitalist sisteme karþý bütün emekçi sýnýflarda ve ezilen ulus ve ulusal topluluklarda muazzam bir öfke birikimi oluþmuþtur. Bu öfke birikimi çalýþan kitleleri, iþçi sýnýfýnýn deðiþik bölüklerini birbirine yakýnlaþtýrmýþ; sýnýflarýn birliði mücadele içinde ortaya çýkmýþtýr. Bu olgu, iþçi sýnýfýnýn sermaye sýnýfý üzerinde gerçekleþecek bir zaferi için tarihsel bir olanaktýr. HÜKÜMET SORUNU (MU)? Bu soruya hem “evet” hem de “hayýr” yanýtýný vermek gerekiyor. Þayet soru, salt mevcut AKP hükümetini hedef alma anlamýnda sorulmuþsa buna “hayýr” demek gerekiyor. Sorun AKP ya da baþka bir burjuva partisi hükümeti sorunu deðildir. Þundan dolayý: bugünkü AKP hükümeti yerine hangi burjuva partisinin hükümeti olursa olsun sorun deðiþmeyecek, emekçi sýnýflarýn payýna iþsizlikten yoksulluktan, yaþamdan kovulmaktan baþka bir þey düþmeyecekti. Her iþçi bu gerçeði kendi yaþamýndan þu ya da bu þekilde zaten öðrenmiþ bulunuyor. AKP yerine CHP, MHP ya da baþka bir gerici faþist partinin hükümeti olsaydý sorun yine deðiþmeyecekti. Bugüne kadar deðiþik burjuva partilerin sayýsýz hükümeti gelip gitmiþtir ama iþçilerin yaþamý, emekçi sýnýflarýn durumu hep kötüye gitmiþ, yaþam daha çekilmez hale gelmiþtir. Demek ki, iþçilerin, emekçilerin mücadelesi sonucu bu hükümet yerine baþka bir burjuva hükümet gelecekse boþuna mücadele edilmiþ olacaktýr. Yok, eðer yukarýdaki soru, sorunun çözümünün ilk adýmý olarak hükümetin, hükümet þahsýnda politik iktidarýn hedef alýnmasý anla-


Yeni Evrede

Gündem

Mücadele Birliði

ÐÝN OLACAK! mýnda sorulursa bunun yanýtý kesin bir “evet”tir. Sorunun kaynaðý kapitalist düzenin, sermaye sýnýfýnýn egemenliðinin kendisidir. Ýþçiler iþten atýlýyorsa, iþsiz kalýyorlarsa, geçim araçlarý ellerinden alýnýyorsa, yaþamdan kovuluyorlarsa bunun kaynaðý kapitalist düzenin kendisidir. Hükümetler, bu düzenin, burjuva sýnýf egemenliðinin icra komitelerinden baþka bir þey deðildir. Sermaye sýnýfý, kendi düzenini, kendi sýnýf egemenliðini hükümetlere, politik iktidara, devletin kendisine dayanarak ayakta tutmaya, emekçi sýnýflarýn saldýrýlarýndan korumaya çalýþýr. Ýþte bu yüzden sorunun kaynaðý hükümetler deðil ama sorunun çözümü için önce hükümetleri, politik iktidarlarý hedef almak, onlarý yýkmak gerekir. Aslýnda iþin buraya kadar olan kýsmý kendiliðinden anlaþýlýr bir durumdur. Önemli olan bu deðil, önemli olan yýkýlanýn yerine ne konulacaðý konusunda iþçilerin bilincinin son derece açýk olmasýdýr. Yukarda da ifade ettik, þayet yýkýlan bir burjuva hükümeti (bugün için AKP hükümeti) yerine bir baþka burjuva hükümeti kurulacaksa iþçi sýnýfýnýn tüm çabasý sadece kendisini yaþamdan kovan kapitalist düzen ve burjuva sýnýf egemenliðine yarayacak. Demek ki, iþçi sýnýfý, mücadele halindeki iþçiler bir burjuva hükümetin yerine bir baþka burjuva hükümetin kurulmasý için mücadele etmezler, etmemeliler. Bunun kendi sýnýf çýkarlarýyla, yaþamsal sorunlarýnýn çözümüyle hiçbir ilgisi yoktur. Ama iþçi sýnýfý, bugün için Tekel iþçileri ve Tekel iþçilerinin arkasýndaki tüm emek güçleri devrimci bir hükümet, devrimci bir iktidar için mücadele edebilirler ve etmeliler de. Çünkü ancak böyle bir devrimci iktidar, bu iktidara dayanan devrimci bir hükümet sermaye sýnýfýnýn tüm ekonomik ayrýcalýklarýna son vererek, üretim araçlarýna, bankalara, tekellere, büyük toprak mülkiyetine el koyarak iþçi sýnýfýnýn yaþamdan kovulmasýný, geçim araçlarýnýn iþçilerin ellerinden alýnmasýný, iþçilerin sokaða atýlmasýný, iþsizliði engelleyebilir. Bu neden böyle? Þundan dolayý: Büyük üretim araçlarý, büyük topraklar kapitalistlerin mülkiyetinde oldukça teknikte ve teknolojideki her ilerleme bir kýsým iþçinin iþinin son

bulmasýyla sonuçlanýr. Ýnsanlýðýn kaydettiði bu geliþmelerin insanlarýn yýkýmýna, geçim araçlarýnýn ellerinden alýnmasýna yol açmasýný önlemenin çaresi, üretim araçlarýnýn kapitalist mülkiyetine son vermekten geçer. Hiçbir burjuva hükümet bu önlemleri alamaz çünkü bu onun varlýk nedenine uygun düþmez. Bu önlemleri sadece devrimci bir iktidar; iþçi sýnýfýna, tüm emekçi sýnýflara ve ezilen Kürt halkýna dayanan bir Halk Ýktidarý alabilir. Tam da bu nedenle, bugün çok sert bir mücadelenin ortasýnda bulunan Tekel iþçileri bayraklarýna “Devrimci Hükümet/ Halk Ýktidarý þiarýný yazmalýlar. Böyle bir hükümet ve böyle bir iktidar mümkün mü? Leninist Parti bütün iþçi sýnýfýna ve emekçi kitlelere bunun mümkün hatta artýk zorunlu olduðunu söylüyor. Ya devrimci bir iktidar üretim araçlarýný kapitalist mülkiyetine son verir ya da kapitalist düzen Tekel iþçilerinde ve daha sayýsýz fabrika ve iþletmede örneðini gördüðümüz gibi on binlerce insaný, yüz binlerce, milyonlarca insaný yaþamdan kovmaya, yaþam haklarýný ellerinden almaya devam eder. Böyle bir hükümet ve böyle bir iktidar mümkün mü? Mümkün ne kelime kaçýnýlmaz bir durum haline gelmiþ. Ankara’da, düzenin baþkentinde Tekel iþçilerinin ortaya koyduðu tablo bize bunu fazlasýyla anlatýyor. Sermaye sýnýfý uzun bir süredir yönetmiyor ama emekçi sýnýflara karþý savaþarak ayakta durmaya çalýþýyor. Baþbakanýn Tekel iþçilerini tehdit etmesinin baþka bir anlamý olamaz. Ve madem ki, Hükümet iþçi sýnýfýný kavgaya davet etti, kýlýcýný kýndan çekti; iþçi sýnýf bu “davet”i kabul edecektir. NE YAPMALI Hükümet baðýrýyor, çaðýrýyor, tehdit ediyor, emekçi sýnýflarýn geri kalanýný, iþsizleri iþçilere karþý kýþkýrtmaya çalýþýyor. Hükümet þaþkýn, çaresiz, takatsiz, dengesini yitirmiþ þekilde davranýyor. Güçlü görünmeye çalýþýyor ama güçsüz. Düþmanýný bu yöntemlerle korkutmaya, sindirmeye çalýþýyor ama nafile çaba. Tekel iþçilerinin arkasýnda milyonlarý bulan geniþ kitle desteði hükümetin Tekel iþçilerine saldýrmasýnýn önündeki en büyük engeldir. Orada çakacak bir kývýlcýmýn her ta157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

rafý tutuþturacaðýnýn farkýnda ve bunun korkusunu yaþýyor. Yine de, burjuva sýnýfýn tarihinde çokça örneði görüldüðü gibi, çýlgýnca bir davranýþta bulunup saldýrabilir. Bu ihtimali en aza indirmenin ve zafer kazanmanýn yolu Tekel iþçilerinin arkasýndaki emekçi sýnýflarýn desteðini en ileri düzeye çýkarmaktýr. Bir kere þu gerçek bilince iyice çýkarýlmalý: Ýþçi sýnýfý toplumu kurtarmadan kendisini kurtaramaz. Toplumun ezici bir kesimini oluþturan çalýþan kitleler iþçi sýnýfýný öncü sýnýf olarak görüp öyle kabul ettiklerini onun arkasýnda durarak, gözlerini ona çevirerek ortaya koydular. Buna karþýlýk iþçi sýnýfý, kitlelerin gerçek öncüsü gibi davranarak onlarýn hükümete, sermaye sýnýfýna, düzene karþý taleplerini kendi talepleri olarak, onlarýn yaþamsal sorunlarýný kendi sorunlarý olarak öne sürmeli. Bu, iþçi sýnýfýnýn toplumu baský ve sömürüden kurtarma tarihsel görevi gereðidir. Ýþçi sýnýfý sadece kendi dar sýnýf çýkarlarýyla kendini sýnýrlarsa ne büyük kitlelerin desteðini arkasýna alabilir ne de hükümet ve politik iktidar karþýsýnda zafer yüzü görebilir. Bugün dar sýnýf çýkarlarý anlamýnda bir takým haklar kazansa bile hükümet ilk fýrsatta bunlarý geri almayý bilecektir. Hükümet ve sermaye sýnýfý bu gerçeði bildikleri için ellerindeki bütün araçlarla emekçi kitleleri, iþsizler kitlesini iþçi sýnýfýndan uzaklaþtýrmaya, onlarý iþçi sýnýfýna karþý kýþkýrtmaya çalýþmaktalar. Ýþçilerin aldýklarý ücretin hükümetin açýkladýðýndan çok daha düþük olduðunu göstermek hükümetin bu çabasýný boþa çýkarmaya yetmez. Kuzu postuna bürünmek hükümetin “insaf” duygularýný harekete geçirmez ama aç kurt gibi iþtahýný kabartýr. Öyleyse yapýlacak iþ bellidir: Genel olarak iþçi sýnýfý, özel olarak Tekel iþçileri kazanmak istiyorlarsa geriye deðil ileriye doðru adým atmalýlar. Toplumun tüm emekçi sýnýflarýnýn, tüm yoksul kitlelerin öncüsü ve sözcüsü gibi davranarak onlarýn taleplerini öne sürüp savunmalýdýr. Sermaye sýnýfýný yenmek için her yeri yangýn yerine çevirmeye hazýr olduklarýný ve aslýnda kendi kurtuluþlarý için bir Halk Ýktidarýný amaçladýklarýný açýkça ilan etmeliler.

17


Yeni Evrede

Dayanışma Eylemleri

Mücadele Birliði

ÝÞÇÝLERÝN, EMEKÇÝLERÝN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ ÖRÜLÜYOR

nkara'da 6 konfederasyonun toplantýsý olacaktý. TEKEL iþçilerinin verdiði süre dolmuþ, artýk sonuç alýcý eylemler istiyordu, akþam toplantý sonlanana kadar kitle daðýlmadan sloganlarla, marþlar ve halaylarla bekledi kýþ ayazýnda. Saatler 20:00'a gelirken, Erdoðan'ýn 28 Ocak gününe Türk-Ýþ'e randevu verdiði haberi geldi. Süre bir kez daha uzatýlmýþ oldu, iþçiler yine beklentiye sokuldu. Bu eylem süresince 3 saat boyunca da sýk sýk yukarýya açlýk grevindeki iþçilerin yanýna çýkýlarak onlarla sohbet edildi.

A

18

T

EKEL iþçilerinin mücadelesinin sýnýfa öðrettiði en önemli derslerden biri, ortak mücadele etmek, süren mücadeleleri birleþtirmek gerektiði oldu. 25 Ocak günü, itfaiye iþçileri ve direniþteki Esenyurt Belediyesi iþçileri, 2 gün sürecek olan açlýk grevine baþladý. “Ankara'da TEKEL, Ýstanbul'da Ýtfaiye ve Esenyurt Ýþçileri Ýçin 2 Günlük Açlýk Grevindeyiz” diyerek Türk-Ýþ 1. Bölge Temsilciliði'nde eyleme başladı. Belediye Ýþ Sendikasý Ýstanbul Þubeleri adýna bir açýklama yapan Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, Türk-Ýþ'e baðlý 6 konfederasyonun ortak kararý ile, eylemde bulunan itfaiye ve Esenyurt Belediyesi'nden çýkarýlan iþçilerin bir araya geldiðini söyledi. Saat 12.30'da açlýk grevine baþladýklarýný duyuran iþçiler, “artýk münferit deðil, ortak hareket ediyoruz. Anayasal hakkýmýz olan sendikalaþmayý savunmak için mücadelelerimizi birleþtiriyoruz” diyorlar ve TEKEL iþçileri ile de dayanýþma içinde olduklarýný söylemek için açlýk grevindeler. Ýþçilere, çeþitli siyasetten gençlerle Devrimci Ýþçi Komiteleri adýna iki iþçi açlýk grevine girerek destek veriyor. Açlýk grevine katýlan emekli bir TEKEL iþçisi olan Yýlmaz EKÞÝ de, basýn açýklamasýnda yaptýðý bir konuþmayla “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði” þiarýyla destek için orada olacaðýný belirtti.

26 Ocak: Ýtfaiye ve Esenyurt Belediyesi iþçilerinin Ýstanbul Türk-Ýþ'te yaptýklarý açlýk grevinin 2. gününde, Herkese Saðlýk ve Güvenli Gelecek 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

Platformu (HSGGP) bir basýn açýklamasý düzenleyerek iþçilerin yanýnda olduklarýný vurguladýlar. Saat 12.30'da Taksim AKM önünde toplanan HSGGP, “Bugün TEKEL, Belediye, Ýtfaiye Ýþçilerine, Yarýn Hepimize! 4-C'ye Hayýr” pankartý ile “TEKEL Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Esenyurt Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Ýtfaiye Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Kurtuluþ yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz”, “Genel Grev Genel Direniþ” sloganlarý ile Gümüþsuyu Caddesi üzerindeki Türk-Ýþ binasýna yürüyüþe geçtiler. Yolu tek yönlü trafiðe kapatan emekçileri Türk-Ýþ'te açlýk grevindeki iþçiler gelen emekçileri balkonda “Genel Grev Genel Direniþ”, “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý” sloganlarýyla karþýladýlar. Türk-Ýþ'in önünde yapýlan basýn açýklamasýný, Ýstanbul Tabip Odasý (ÝTO) Genel Sekreteri HSGGP Sözcüsü Hüseyin Demirdizen okudu. Ardýndan Türk-Ýþ binasýna girerek açlýk grevindeki iþçilerin yanýna girildi. Burada Türk-Ýþ Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak ve Sevim Belli'nin yaptýðý kýsa konuþmalarýn ardýndan Esenyurt Belediyesi ve itfaiye iþçileri konuþmalar yaptý. Deri-Ýþ ve Teksif sendikalarý adýna gelen sendika temsilcileri de “burada bulunan tüm iþçiler, dinimiz, ýrkýmýz ne olursa olsun, birlikte mücadele ediyoruz, mücadele bize bunu öðretti”, “Tüm gücümüzle sizin yanýnýzdayýz, bütün gözümüz sizin üzerinizde, sizin için ne gerekiyorsa yapacaðýz, mücadelemizde sonuna kadar gitmeliyiz, siz herkese, bir þeyler elde etmek için mücadele etmek gerektiðini öðretiyorsunuz” diyekonuþ-


Yeni Evrede

Dayanışma Eylemleri

Mücadele Birliði

tular. Hava-Ýþ Genel Baþkaný Atilla Ayçýl da bir konuþma yaptý. Salonda herkes birbiriyle sohbet ediyor, açlýk grevindekiler þekerli sýcak sularýný, ziyaretçiler de çaylarýný yudumluyor ve eylem üzerine, geliþmeler, yaþanan olaylar ve bundan sonra yapýlabilecekler üzerine düþüncelerini paylaþýyorlardý. Ve sýk sýk sloganlar atýlýyordu. “Birleþe Birleþe Kazanacaðýz” Saat 14.00 civarýnda Ayýþýðý Sanat Merkezi iþçileri ziyarete geldi. Ýþçilerle tanýþýp sohbet eden Ayýþýðý Sanat Merkezi emekçileri, “Kavgamýzýn Baþkenti Ýstanbul”u anlatan “Bekle Bizi Ýstanbul” þiirini kýsa oyun olarak sergilediler. Oyun, alkýþlarla ve “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý” sloganýyla karþýlandý. Saatler 17:00'a geldiðinde, Ýstanbul'un iþçi ve emekçileri, devrimcileri Türk-Ýþ binasýnýn önündeydi yine. Ankara'da 6 konfederasyonun toplantýsý olacaktý. TEKEL iþçilerinin verdiði süre dolmuþ, artýk sonuç alýcý eylemler istiyordu, akþam toplantý sonlanana kadar kitle daðýlmadan sloganlarla, marþlar ve halaylarla bekledi kýþ ayazýnda. Saatler 20.00'ye gelirken, Erdoðan'ýn 28 Ocak gününe Türk-Ýþ'e randevu verdiði haberi geldi. Süreç bir kez daha uzatýlmýþ oldu, iþçiler yine beklentiye sokuldu. Bu eylem süresince 3 saat boyunca da sýk sýk yukarýya açlýk grevindeki iþçilerin yanýna çýkýlarak onlarla sohbet edildi. 27 Ocak: 48 Saatlik Açlýk Grevi Saat 12:30'da Sona Erecek Saatler 12.00'yi gösterirken DÝSK, sendikal hak ve özgürlükler için baþlattýðý oturma eyleminin beþinci haftasýnda yine Taksim Gezi Parký merdivenlerinde idi. Bu defa Antep'te grevde olan Çemen Tekstil iþçileri için oradalardý. Avrupa Tekstil-Giyim ve Deri Sendikalarý Federasyonu (ETUF-TCL) Genel Sekreteri de Çemen Tekstil iþçileri için gelmiþti. DÝSK Tekstil Sen'de örgütlenen iþçiler, toplu sözleþme haklarý için 12 Ocak'tan beri grevdeler ve iþyeri önünde o günden beri panzerler bekliyor ve patronlar sürekli grev kýrýcýlarla iþyerine girerek grevi etkisiz hale getirmeye çalýþýyor. Patronlarýn ve devletin iþçi ve emekçilerin kazanýlmýþ haklarýný bu kadar rahatlýkla gaspedebilen ve anayasal hak olan sendikalaþmayý suç olarak gören sisteme karþý sendikal hak ve özgürlükleri için mücadeleye devam edeceklerini söylediler. “Sendikal Hak Ve Özgürlüklerin Takipçisiyiz, TEKEL Ýþçileriyle Dayanýþma Ýçindeyiz”, “Çemen Tekstil Ýþçileri Kazanacak” pankartlarý açan DÝSK, KESK, TTB ve TMMOB, sýk sýk “Genel Grev Genel Direniþ”, “Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”, “Çemen Tekstil Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “TEKEL Ýþçisi Yalnýz Deðildir” sloganlarý at-

tý. Eylemde, “Ýnsanca Çalýþma Koþullarý Ýçin Eylemdeyiz” pankartý ile Marmaray Ýþçileri de yerini almýþtý. Saat 12:30'da açlýk grevindeki Ýtfaiye ve Esenyurt iþçileri, bir açýklama yaparak eylemlerini bitirdiler. 48 saat süren açlýk grevine, itfaiye iþçileri, Esenyurt ve Bakýrköy Belediyesi Ýþçileri ve DÝK'li iþçiler olmak üzere 35 kiþi katýldý. Belediye Ýþ 5 nolu Þube Baþkaný Hasan GÜZEL yaptýðý açýklamada, "48 saat önce buradan Ýtfaiye ve Esenyurt iþçileri olarak baþlattýðýmýz açlýk grevini bugün sonlandýrýyoruz. Açlýk grevine baþlarken bizler içerisinden geçtiðimiz sürecin bize yüklediði sorumluluk gereði mücadeleyi daha iþyeri noktalara taþýmak, parça parça yürütülen eylemlerimizi birleþtirmek, birleþen eylemlerimizle daha genel bir eylemin oluþmasýný saðlamak amacýný taþýmaktaydý. 34 gündür itfaiyede 163 gündür Esenyurt Belediyesinde yürütülen mücadele 2 günlük açlýk grevimizle bugün sonlandýrýlýyor. ...Tüm emek dostlarýnýn sunduðu katký göz ardý edilemez. Biliyoruz ki birleþtikçe ne kadar etkili ve güçlü olacaðýmýz gördük" dedi ve 44 gündür Ankara'da mücadele eden TEKEL iþ-

çileriyle dayanýþmanýn yükseltilmesi gerektiğine, TEKEL'e yapýlan tüm saldýrýlarýn iþçi sýnýfýna yapýldýðýna, TEKEL'in kazanmasý halinde iþçi sýnýfýnýn kazanacaðýna deðindi. Konuþmalarýn ardýndan, açlýk grevindeki iþçiler, kendilerini görüntülemeye gelen basýn ordusu eþliðinde bisküvi ve çayla açlýk grevini bitirdiler ve DÝSK'in Taksim'deki eylemine katýlmak üzere kortejlerini oluþturdular. Yine basýn ordusu eþliðinde düzenli kortejleri ve pankartlarýyla Taksim Meydaný'na yürüyen iþçiler, saat 13.00 civarýnda DÝSK, TTB, TMMOB ve KESK'le birleþerek mücadele birliðinin önemine ve ancak birlikte olurlarsa kazanabileceklerini vurguladýlar. Sýk sýk “Birleþe Birleþe Kazanacaðýz”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak”, “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý” ve “Genel Grev Genel Direniþ” sloganlarý atýldý. Eylemin sonunda, açlýk grevinden çýkmýþ olan iþçiler topluca yemeðe gitmeye karar vererek daðýldýlar.

GENEL EYLEME ÇAÐRI

Ü

zerinde yaşadığımız topraklarda, son yýllarda iþçi emekçi hareketinin sembolü haline gelen TEKEL eylemine destek vermek için, 6 konfederasyon, eylem kararýný, 2 Þubat Salý günü açýkladýlar. Taksim'de saat 12:30'da toplanan konfederasyonlar ve demokratik kitle örgütleri de, bir yürüyüþ ve basýn açýklamasýyla eylemi duyurdular. Taksim Meydaný'nda "Birleþelim Tek El Olalým, Haydi Dayanýþmaya" pankartý açýlarak yürüyüþe geçen kitle sýk sýk "Genel Grev, Genel Direniþ”, “Kurtuluþ yok tek baþýna ya hep beraber ya hiç birimiz”, “baþkanlar göreve genel greve” sloganlarý attý. Galatasaray Lisesi önünde gelindiðinde, DÝSK Genel Baþkan Yardýmcýsý basýn açýklamasýný yaptý. Basýn açýklamasýnda TEKEL iþçilerinin mücadelesine, hükümetin saldýrýlarýna ve eylemini sürdüren itfaiye iþçileri, Kent AÞ, þeker, Marmaray, Çemen Tekstil, Esenyurt Belediyesi ve Sinter Metal iþçilerine deðinildi ve “Mücadele 4 Þubat'ta sonuçlanmayacak, haklar alýnana kadar konfederasyonlarýn ortak mücadelesi her alanda sürecektir” denildi. Sýk sýk “Tekel Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Genel Grev Genel Direniþ” sloganlarýnýn yapýldýðý eylem, yaðmur altýnda sürdü. Bugün, (2 Þubat günü) bu eylemlerin ilk adýmý olarak aralarýnda Tek Gýda Ýþ Genel Baþkaný Mustafa Türkel'in de bulunacaðý bir açlýk grevinin baþlayacaðýnýn da duyurulduðu eylem, “Bütün iþyerlerinde yükselteceðimiz çaðrýmýzla, kadýný-erkeði genci emeklisi, iþçisi memuru ve iþsiziyle bütün emekçileri ve halkýmýzý 4 Þubat'ta eyleme çaðýrýyoruz (...) Haklarýmýzý aramak için 3 Þubat'ta genel eylemde, grevde olacaðýz. Bütün emek dostlarýný da yan yana olmaya, emek cephesini geniþletmeye, ortak çýkarýmýz ve birlikte mücadele için yanyana gelmeye çaðýrýyoruz” çaðrýsý ile bitirildi. 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

19


Yeni Evrede

Dayanışma Eylemleri

Mücadele Birliði

ÝSTANBUL ÝÞÇÝ EMEKÇÝ HALKI DA TEKEL ÝÞÇÝSÝNÝN YANINDA 4 Þubat 2010. 52 gündür eylemde olan TEKEL iþçilerine destek olmak için, 6 konfederasyonun genel eylem ilan ettiði gün. Tüm ülkede olduðu gibi Ýstanbul'da da iþ býrakan iþçi ve emekçiler, birkaç koldan Saraçhane Parký'na toplandýlar. Avrupa yakasýndan gelen emekçilerin merkezi toplanma yeri Edirnekapý Suriçi iken, Anadolu yakasýndan gelen emekçilerin toplanma yeri de Eminönü Ticaret Üniversitesi önü oldu. Ayrýca saðlýk emekçileri Cerrahpaþa'da, Okmeydaný, Zeynep Kamil, Taksim Ýlkyardým Hastaneleri ve Çapa Týp Fakültesi önünde basýn açýklamalarý yaparak, belediye iþçileri Aksaray'da toplanarak geldiler eylem alanýna. Ýþ býrakma oraný fazla yüksek olmasa da, binlerce emekçi o gün sokakta eylemde idi. Mücadele Birliði Platformu da, saat 10:30 civarýnda Anadolu yakasýndan gelen emekçilerle birlikte Eminönü'nde toplanma alanýnda idi. Alana ilk gelenler Türk-Ýþ, Yol-Ýþ, Harb-Ýþ, Tez Koop-Ýþ, Tümtis ve aralarýnda Mücadele Birliði ve Devrimci Ýþçi Komiteleri'nin de olduðu çeþitli siyasi yapýlardý. “TEKEL Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Her Yer TEKEL Her Yer Direniþ”, “Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz”, “Genel Grev Genel Direniþ”, “Yaþasýn Ýþçilerin, Emekçilerin Mücadele Birliði”, “Bütün Ýktidar Emeðin Olacak” sloganlarýyla bekleyiþ, KESK ve DÝSK'e baðlý sendikalar ve TMMOB'un geliþiyle devam etti. Bu greve, Memur-Sen ve Hak-Ýþ daha önceden destek vereceðini açýklamasýna raðmen katýlmadý. Saatler 12:00'ı geçerken, iþçi ve emekçi kortejleri oluþmuþ ve en önce Türk-Ýþ ve TEKEL iþçileri olmak üzere yürüyüþe baþlamýþtý. Alkýþlar ve sloganlarla süren eylem, Unkapaný'ndaki TEKEL önünde yavaþladý. Türk-Ýþ önünde her sabah adet olduðu üzere, eyleme katýlan ve orada olan tüm illerin adý anons edilir ve kitle hep bir aðýzdan “burada” der. Unkapaný TEKEL'in önüne gelindiðinde de eylemdeki tüm TEKEL'ler tek

20

tek, il il sayýldý ve herkes “Burada”diye haykýrdý. Bu esnada polis, yolun tamamen trafiðe kapatýlmasýna müdahale etmek isteyince kýsa süreli bir arbede yaþandý. Kitlenin kararlý duruþu sonucu polis çekilmek zorunda kaldý. Sloganlar atýlarak yürüyüþ Unkapaný'na doðru sürerken daha Eminönü'nde yürüyüþe baþlamamýþ kortejler vardý. TEKEL iþçileri Unkapaný ÝMÇ önüne ulaþtýðýnda binadan yere sarkan “Dünya Emeðin Olacak, Mücadele Birliði” pankartý ve Deniz Gezmiþ iþçileri selamlýyordu. Islýklar ve alkýþlar yükseliyordu. Ve devamýnda Deniz Gezmiþ'in önünden geçen her kortej ya157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

vaþlayýp, yüzünü ona çevirerek alkýþlýyor, ýslýklar çalýyor, “Bütün Ýktidar Emeðin Olacak” ve “Yaþasýn Devrimci Dayanýþma” sloganlarý atýlýyordu. Ýstanbul iþçi sýnýfý, eyleme giderken devriminin öncüsü Deniz Gezmiþ'i bu þekilde selamlýyordu. Saatler 13:00'a gelirken, Edirnekapý'dan, Aksaray'dan ve Eminönü'nden gelen iþçi ve emekçiler Saraçhane Meydaný'na yerleþmeye çalýþýyordu. Dört yolun ortasýna kurulan ses aracý üzerinden öncelikle gelenler selamlandý ve ardýndan sloganlar eþliðinde konuþmalar baþladý. Ortak basýn açýklamasýný TürkÝþ 1 Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak yaptý ve sonrasýnda KESK Genel Baþkaný Sami Evren konuþma yaparak, iþ güvencesiz milyonlarca iþçinin olduðunu, TEKEL direniþinin baþarýya ulaþmak zorunda olduðunu söyledi. Bu dayanýþma eyleminin bir baþlangýç olduðunu söyleyerek herkesi Tekel iþçileriyle dayanýþmaya çaðýrdý. DÝSK Genel Baþkaný Süleyman Çelebi de konuþma yaparak 4C’nin bir kölelik sözleþmesi olduðunu söyledi. Direniþte olan Marmaray, itfaiye, belediye ve Sinter Metal iþçileri de konuþmalar sýrasýnda anýldý. Saraçhane'den dolup taþan kitle, saat 15:00'a kadar sloganlarýyla, pankart, bayrak ve flamalarýný dalgalandýrmaya devam ettiler. Bu esnada çeþitli yazýlamalar da göze çarptý. Eylem, baþladýðý coþku ile sona erdi. Saraçhane eyleminin dýþýnda SES ve Dev Saðlýk Ýþ üyeleri Okmeydaný, Zeynep Kamil, Taksim Ýlkyardým Hastaneleri ve Çapa Týp Fakültesi önünde kitlesel basýn açýklamalarý yaptý. Anadolu Yakasý'nda da iþ býrakan DÝSK, KESK'e baðlý sendikalara üye emekçiler, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve siyasi parti üyeleri, Kartal Meydaný, Kadýköy Belediyesi Haydarpaþa Merkez bina önü, Kadýköy Söðütlüçeþme Metrobüs duraðý ve Ümraniye Vergi Dairesi önünde bir araya gelerek basýn açýklamalarý yaptýlar.


Yeni Evrede

Dayanışma Eylemleri

Mücadele Birliði

ÝZMÝR TEKEL’ÝN YANINDA 4 Þubat 2010 günü birçok sendika, demokratik kitle örgütü ve devrimci hareketlerin katýldýðý Tekel iþçileriyle dayanýþma amaçlý bir günlük iþ býrakma eylemi Ýzmir’de saat 11:00’da Basmane Meydaný’nda toplanýlarak baþladý. Katýlýmýn çok yoðun olduðu eylemde kortejin baþýnda öfke, kararlýlýk ve inanç dolu bir þekilde olan Tekel iþçileri vardý. Basmane Meydaný’ndan Ýzmir Büyükþehir Belediyesi’nin önüne yürüyüþe saat 11:00’da baþlandý. Yürüyüþ sýrasýnda bizler Mücadele Birliði Platformu olarak “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak” pankartýný açarken, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her þey Emeðin Olacak”, “Tekel Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “4C’yi yýrtarýz Ankara’yý yýkarýz”, “Tekel Ýþçileri, Marmaray Ýþçileri, Çemen Ýþçileri, Eko Ýþçileri, Park-Bahçe Ýþçileri; Savaþýyor, Bütün Ýktidar Emeðin Olacak” sloganlarý attýk. Kortejimizdeki canlýlýk ve coþku birçok insaný etkiledi. Yürüyüþ sýrasýnda yanýmýzdan “Ýzmirli Sanatçýlar” pankartý taþýyan arkadaþlarý“Umudumuz Kavgada Kavgamýz Sanatýmýzla” sloganýyla selamladýk, daha sonra kendileri bu sloganý eylem yerine kadar birçok defa attýlar. Büyükþehir Belediyesi’nin önüne gelindiðinde sendikacýlar çeþitli konuþmalar yaptý. Bir ara Tekel iþçisi olduðu sanýlan bir kadýn, Ýz-

su binasýnýn balkonundan gazete açarak bir þeyler anlatmak isterken özel güvenlik kadýný yaka paça balkondan içeri aldý. Kitlenin fark etmediði ve sendikacýlarýn deðinmediði bu olay geçiþtirildi. Ardýndan basýn metni okundu. Basýn metninin okunmasýndan sonra Ankara’dan eylemden gelen bir Tekel Ýþçisi sözü aldý. Tekel iþçisi þunlara deðindi; “Tekel iþçilerinin eyleminin 52. gününde kadýn-erkek ülkenin her yöresinden iþçi kardeþlerimizle tek yürek tek yumruk içinde kenetlendik. Bizler ekmeðimiz, çocuklarýmýzýn geleceði için onurlu bir mücadele sergiliyoruz. Onlar çok para kazandýðýmýzý, yetim hakký yediðimizi söylüyorlar. Bizse emeðimizin gücüyle, alnýmýzýn teriyle yatmadýk vataný da satmadýk arkadaþlar. Abdi Ýpekçi Parký’nda gaz bombalarý altýnda pis sulara maruz kaldýk, biber gazý da yedik ama yýlmadýk yýlmayacaðýz. Çocuklarýmýzýn geleceði ve özlük haklarýmýzý vermemek için ölümüne direneceðiz. Bu mücadelemizden haklarýmýzý almadan dönmeyeceðiz. Tekel iþçisinin onurlu direniþi tüm iþçi sýnýfýnýn önün açacaktýr. Yaþasýn onurlu mücadelemiz, zafer direnen emekçinin olacaktýr”. Tekel iþçisinin konuþmasýndan sonra eylem sona erdirildi. Bizler Mücadele Birliði Platformu olarak eyleme bizimle katýlan arkadaþlardan Tekel iþçilerinin eylemleriyle ilgili düþünceleri aldýk. 

Ankara'da Ýþ Býrakma Eylemi

A

nkara'da iþ býrakan binlerce iþçi ve emekçinin toplanma yeri Kolej Meydaný'ydý. Sabah saatlerinde Tekel iþçilerinin yanýnda toplanmaya baþlayan Mücadele Birliði Platformu, toplanma saatine kadar iþçilerle birlikteydi. Saat 10:00 sularýnda bayrak ve sopalarý eylem alanýna getirmekte olan DÖB'lü bir öðrenci, Batýkent'te sivil polislerce çevrildi ve kimlik kontrolünden sonra polis otosuyla karakola götürülerek gözaltýna alýndý. Kýsa bir sorgunun ardýndan bayrak sopalarýna el koyan polis, DÖB'lü öðrenciyi serbest býraktý. Saat 11:00'de Mustafa Kumlu'nun açýklamasýndan sonra Mücadele Birliði Platformu "Dünya Emeðin Olacak" pankartýný açarak Kolej Meydaný'na doðru yürüyüþe geçti. "Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak", "Bütün Ýktidar Emeðin Olacak, "Zafer Savaþan Ýþçilerle Gelecek", "Denizlerin Yolunda Leninist Saflara", "Yaþasýn Ýþçilerin Mü-

cadele Birliði" sloganlarýyla Kolej Meydaný'na ulaþan platform üyeleri buradan kitle ile beraber Kýzýlay'a doðru harekete geçti. Saat 13:00 sularýnda Tekel iþçileri kitlesel olarak eylem alanýna geldiler. SSK Ýþ Haný'nýn önünde toplanan kalabalýða konfederasyonlarýn üyeleri, iþçi çocuklarý ve sanatçýlar seslendi. Eylem esnasýnda "Zafer Savaþan Tekel Ýþçisinin Olacak / Mücadele Birliði" yazýlamalarý ve DÖB imzalý yazýlamalar yapýldý. Eylemin sonuna gelindiðinde konserler vardý. Alandan ayrýlan Mücadele Birliði Platformu sloganlar eþliðinde Tekel iþçilerinin yanýna giderek iþçilerle sohbet ettiler. Baskýlar Bizi Yýldýramaz! Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði! Fabrikalar, Tarlalar, Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak! Ankara'dan DÖB'lü Öðrenciler 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

21


Yeni Evrede

Grev

Mücadele Birliði

Antep’te Genel Eylem Coþkusu

Ü

lke genelinde TEKEL iþçilerinin yalnýz olmadýðýný göstermek için 4 Þubat günü gerçekleþtirilen genel grevin Antep ayaðý da coþkulu bir þekilde gerçekleþti. Sendikalarýn, demokratik kitle örgütlerinin ve devrimcilerin saat 11.00’de Kýrkayak Parký'nda toplanmasýyla baþlayan eylemlilik, parkta çekilen halaylarla ve “Tekel Çemen Ýþçisi Yalnýz Deðildir” sloganlarýyla sürdü. Eyleme grevlerinin 24. gününde olan Çemen Tekstil iþçilerinin ve TÜMTÝS iþçilerinin oldukça kitlesel katýlmalarý dikkat çekti. Yaklaþýk 45 dakikalýk bekleyiþin ardýndan kitlenin toplanmasýyla kortejler oluþturuldu ve sloganlar eþliðinde yürüyüþe geçildi. Eylem boyunca TEKEL iþçilerinin yaný sýra Çemen iþçilerinin yalnýz olmadýðýný belirten sloganlar öne çýktý. Yürüyüþ esnasýnda bizler de Mücadele Birliði Platformu olarak bayraklarýmýzla Çemen iþçilerinin hemen arkasýndan yürüdük. Yürüyüþte sýk sýk “Fabri-

kalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her þey Emeðin Olacak”, “Zafer Savaþan Ýþçilerle Gelecek”, “Ýktidar Dýþýnda Her þey Hiçbir Þeydir”, “TEKEL Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Çemen Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Ýþçiler Çemene Halaylarla Girecek”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði” sloganlarýný bir çok iþçinin de katýlýmýyla birlikte haykýrdýk. Eski adliye önüne geldiðimizde ise alana yine “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her þey Emeðin Olacak” sloganlarýyla giriþ yaptýk. Alanda ayrýca Mücadele Birliði dergimizin de son sayýsýnýn satýþýný gerçekleþtirdik. Deniz bayraklarýmýzý görerek yanýmýza gelen

MERSÝN’DE GENEL EYLEM

T

ekel iþçilerinin eylemini desteklemek için 6 konfederasyonun birleþerek 4 Þubat 2010’da tüm ülkede yapýlan grev, Mersin’de de emekçiler tarafýndan coþkuyla gerçekleþtirildi. Saat 10:30 da Mersin Büyükþehir Belediyesi önünde toplanan emekçiler, çekilen halaylar ve sloganlarla grevlerine baþladýlar. Tüm sendikalarýn ve kitle örgütlerinin de katýlmasýyla büyük yürüyüþe geçildi. Yürüyüþ sýrasýnda sýk sýk “Tekel Ýþçisi Direniþin Simgesi”, “Tekel Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý” sloganlar atýldý. Þehir merkezinden yapýlan yürüyüþe çevredeki evlerden, esnaflardan alkýþlarla destek verildi. Bizler de Devrimci Öðrenci Birliði olarak iþçi sýnýfýnýn mücadelesine destek vermek için bayraðýmýz, pankartýmýz ve sloganlarýmýzla yürüyüþte yerimizi aldýk. “Denizlerin Yoldaþlarýndan Ýþçi sýnýfýnýn Mücadelesine Bin Selam”, “Ýktidar Dýþýnda Her þey Hiç bir þeydir” yazýlý Devrimci Öðrenci Birliði imzalý pankartýmýzý açarak yürüyüþe geçtik. Yürüyüþ sýrasýnda sýk sýk “Dünya Emeðin Olacak”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Ýktidar Dýþýnda Her þey Hiç Bir Şeydir”, “Tekel Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Zafer Savaþan Ýþçilerle Gelecek”, “Deniz Yusuf Ýnan Savaþa Devam” sloganlarýmýzý attýk. Yürüyüþ sýrasýnda pankartýmýzdaki ve bayraðýmýzdaki Denizlerin resimlerini görenler bizi büyük bir ilgiyle karþýladýlar. AKP binasýnýn önüne gelindiðinde bütün kitle ayný sloganý haykýrýyordu “Tekel Ýþçisi Yalnýz deðildir”. AKP önünde grev konuþmalar ve

22

bir çok kiþi ile de tanýþtýk, sohbetler ettik. Sendika temsilcileri tarafýndan açýklamalar yapýlýrken sýk sýk sloganlar atýlmaya devam etti. Yaklaþýk 2000 kiþinin katýldýðý eylemin sonlarýna doðru ise yine davul zurna eþliðinde halaylara duruldu. Halaylar esnasýnda da yine “Çemen Ýþçisi Onurumuzdur”, “Ýþçiler Çemene Halaylarla Girecek” sloganlarý bütün kitle tarafýndan atýldý. Çekilen halaylarýn ardýndan eylem sona erdi. Eylemden sonra ise Ayýþýðý Sanat Merkezi’ne giderek orada Çemen iþçilerinden arkadaþlarýn da katýlýmýyla eylemin birlikte deðerlendirmesini yaptýk. Antep Mücadele Birliði Platformu

halaylarla devam ederken bizler de pankartýmýzý Metropol Ýþ Merkezinin 3. katýna astýk. Pankartýmýzý gören iþçiler büyük bir coþkuyla alkýþlayarak bizi selamladý. Saat 13:00 kadar süren eylem sloganlarla son buldu. ZAFER SAVAÞAN ÝÞÇÝLERLE GELECEK! MERSÝN DEVRÝMCÝ ÖÐRENCÝ BÝRLÝÐÝ

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010


Yeni Evrede

Grev

Mücadele Birliði

Grevlerinin 15. Gününde Çemen Ýþçileri’nin Yanýndaydýk

Ç

emen Tekstil iþçilerinin baþlattýðý grev, yeni katýlýmlarla güçlenerek devam ediyor. En baþýndan beri büyük bir kararlýlýkla mücadelelerine devam eden grevdeki iþçiler, soðuk havalara raðmen sermayeyi terletmeye devam ediyor. 15. gününü de geride býrakan grev, defalarca polisin keyfi baskýlarýyla engellenmeye çalýþýlýyor. Ýþçilerin yaptýðý her þey “yasak” gerekçesiyle engelleniyor. “Müdahale ederiz” denilerek de iþçiler tehdit ediliyor. Fakat hiçbir zorluk Çemen iþçisini mücadelesinden bir adým geri attýramýyor. Biz Mücadele Birliði Platformu olarak daha önce gerçekleþtirdiðimiz kitlesel destek ziyaretlerimizden ikincisini grevin 15. gününde yeniden gerçekleþtirdik. 26 Ocak 2010 Salý günü saat 14:00 civarýnda gerçekleþtirdiðimiz ziyarette iþçilerin yanýna “Çemen Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Zafer Savaþan Ýþçilerle Gelecek”, “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her þey Emeðin Olacak” sloganlarýyla yaklaþtýk. Yanlarýna geldiðimizde ise iþçiler bizleri “Çemen Sizinle Gurur Duyuyor” sloganlarýyla karþýladýlar. Ve hemen davul zurna eþliðinde halaylara duruldu. Ýþçilerin oluþturduðu geniþ halay oldukça coþkulu bir þekilde devam etti. Halaylarýmýz o kadar coþkuluydu ki polisler bundan oldukça rahatsýz oldular. Hiç hareket ettirilmeyen panzerlerini halayýn ortasýndan geçirerek gözdaðý vermeye çalýþtýlar. Fakat buna raðmen iþçilerin halayýnýn coþkusunda en ufak bir azalma yaþanmadý. Coþku özellikle Çemen iþçileri için hazýrladýðýmýz “Çemen Ýþçi Marþý” ile de doruðuna ulaþtý. Halaylar esnasýnda bütün iþçilerle beraber ilk defa “Çemen Ýþçi Marþý”ný söyledik. Marþ esnasýnda da yine polisin tahammülsüzlüðü kendini gösterdi. Elindeki kaðýtta yazan marþa bakan iþçilere, bir sivil polisin söylediði “bu zamana kadar sizin için niye kimse bir þiir yazmadý da bunlar yazýyor, bunlar provokatör, bunlardan uzak durun” sözü üzerine bir iþçinin “bu kadar zamandýr burada dururken bizim durumumuzu niye kimse sormadý, biz arkadaþlarý tanýyoruz, onlar iyi insanlar” þeklindeki tepkisiyle karþýlaþtý.

BU HAKSIZLIÐA DUR DÝYECEÐÝZ MUTLAKA

Halaylarýmýzýn ardýndan hazýrlanan çaylarý yudumlayarak sohbetler ettik. Sohbetler esnasýnda iþçilerin verilen destekten dolayý ne kadar mutlu olduklarý her birinin daha da canlanan bakýþlarýndan belli oluyordu. Daha sonra da hep birlikte fabrikanýn karþýsýna geçerek 15:00-23:00 vardiyasýnýn geliþi beklendi. Servisler geldiðinde yine sloganlar yükselmeye baþladý. “Ýþçi Ýþçiye Ýhanet Etmez”, “Direne Direne Kazanacaðýz”, “Ýþçiler Çemene Halaylarla Girecek”, “Ýþçi Onuruna Sahip Çýk”, “Zafer Savaþan Ýþçilerle Gelecek” “Ýþçi Ýþçiyi Satmaz” “Ölmek Var Dönmek Yok” sloganlarýyla grev kýrýcý iþçiler greve davet edildiler. Sloganlarýn ardýndan Grup Denize Ezgi bir müzik dinletisi gerçekleþtirdi. Çemen Ýþçi Marþý defalarca söylendi. Ýþçilerle kaynaþmaya tahammül edemeyen polis yine müdahale ederek bunun yasal olmadýðýný, “2911 sayýlý toplu gösteri ve yürüyüþleri kanununa muhalefet” edildiðini ve kendilerinin de iþçilerinin yanýnda olduklarýný belirtti. Fakat bir arkadaþýmýzýn panzerleri göstererek “kimin yanýnda olduðunuz belli oluyor” demesi üzerine iþçiler kendilerini gülmekten alýkoyamadýlar. Ýþçilerden biri ise yine polise “biz burada türkülerle moral buluyoruz ne yapmýþýz ki sanki” þeklinde tepki gösterdi. Sendika yöneticilerinin de müdahale etmesinin ardýndan polis devam edilmesi halinde müdahale edileceði uyarýsýnda bulundu. Bunun üzerine sendika yöneticilerinin de çaðrýsýyla müzik dinletisine son verildi. Müziklerimize ise iþçi servislerine binerek orada devam ettik. Ve bir süre sonra ise servisler hareket ederek iþçileri evlerine daðýtmak üzere yola çýktý. Yol boyunca yine marþlarýmýz türkülerimiz coþkulu bir þekilde devam etti. Mücadelesine kararlýlýkla devam eden Çemen iþçileri ile kaynaþmamýzý hiçbir güç engelleyemez. Bizler Mücadele Birliði Platformu olarak grevin ilk gününden beri Çemen iþçilerinin yanýnda olduk ve bu mücadele zafere ulaþana kadar da yanlarýnda olmaya devam edeceðiz. ÇEMEN ÝÞÇÝSÝ YALNIZ DEÐÝLDÝR ÝÞÇÝLER ÇEMENE HALAYLARLA GÝRECEK BÜTÜN ÝKTÝDAR EMEÐÝN OLACAK ANTEP MÜCADELE BÝRLÝÐÝ PLATFORMU

revin 18. gününde duygu ve düþüncelerimi sizlerle paylaþmak istedim, çünkü bu tek bizim deðil, tüm iþçi ve iþsizlerin sorunu. Eþim ve arkadaþlarý grev yapýyorlar þu hava þartlarýnda. Soðuk kara kýþ günlerinde, yaðmur çamur demeden patronlarýn yaptýðý haksýzlýða karþý arkadaþlarýyla birlikte tek vücut gibi, sabah akþam demeden savaþlarýna ve mücadelelerine devam ediyorlar. Ben de onlara ve bütün grev yapanlara destek olmak için duygularýmý dile getirmek istedim. Þu kriz ortamýnda insanlarýn bir ekmek uðruna savaþtýðý ülkemizde bizler de evimizde bir lokma yemek için çocuklarýmýzla birlikte eþlerimizi beklerken bu vicdansýzlýk yapan patronlar hiç düþünmüyorlar mý? Kendileri sýcak yataklarýnda yatarken iþçiler gecelerini gündüzlerini fabrikalarda harcarken alýnteri dökerken bu kadar da vicdansýzlýk olmaz ki. Eþlerimize yapýlan bu haksýzlýk deðil de ne? Ne olursa olsun iþçiler yalnýz deðildirler. Bu haksýzlýða dur diyeceðiz mutlaka. Sonuna kadar direneceðiz aç olsak da kiramýzý veremesek de çoluk çocuðumuza bir lokma ekmek götüremesek de her þeye göðüs gereceðim. Bunlar zaten onlarýn yarýnlarý için deðil mi. Ne var ki bunu patronlar bilmiyor. Ya aylýklarýný kesiyor ya da hiçbir þey yapmýyor. Ýçlerinde biraz vicdan taþýyorsalar iþçilerin sorunlarýna yardýmcý olurlar. Kendileri çok rahat bir þekilde yaþarken bizlerin durumu her geçen gün daha kötüye gidiyor. Tek baþlarýna olmadýklarýný gören iþçiler patronlarý dize getirecekler ve iþçiler bu yaptýklarý grevden alýnlarýnýn akýyla, zaferle çýkacaklar. Ben buna inanýyorum ve ölmek var dönmek yok diyorum. Zafer bizim olacak. Eþlerimiz de grevi kazanacak. Tüm patronlar da bunu görecek. Bir Çemen Ýþçisi Eþi

G

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

23


Yeni Evrede

Grev

Mücadele Birliði

ÇEMEN TEKSTÝL ÝÞÇÝSÝNÝN ÖFKESÝ PATLADI

G

revlerinin 19. gününde olan Çemen Tekstil iþçisinin öfkesi artýk kabýna sýðmýyor. Patron Kamil Çetinkaya’nýn, 3 gün önce sendikayla görüþeceði mesajý üzerine beklemeye geçen iþçiler, bunun aldatmaca olduðunu görünce, verilen sürenin son günü olan 30 Ocak Cumartesi günü, tepkisini sert bir þekilde gösterdi. Grevdeki iþçiler kendi aralarýndaki sohbetlerinde sürekli servislerin engellenmesi gerektiðini ve bu þekilde devam edilirse kaybedeceklerini belirtiyorlar. Bugün 15:00 vardiyasý büyük bir öfkeyle beklendi. Vardiya servisleri geldiðinde fabrikanýn karþýsýnda toplu bir þekilde bekleyen iþçiler yavaþ yavaþ fabrika önüne doðru yöneldiler. Öncelikle karþýlarýnda her zamanki gibi polis barikatýný buldular. Birkaç iþçi öncülük ederek polis barikatýný yardý ve grev kýrýcýlarýn üstüne yürüdü. Bunun üzerine karþýda bekleyen bütün iþçiler, fabrikaya doðru yönelerek servis araçlarýný taþlamaya baþladý. Patronun koruyucusu polisler de hemen iþçilere müdahalede bulundu. Tüplerle iþçilerin üzerlerine biber gazlarý sýkýldý. Fakat rüzgarýn iþçilerin arkasýndan esmesi sonucu bir çok polis biber gazýndan etkilendi, bir çoðu da atýlan taþlardan korunmak için kendini yerlere attý. Atýlan taþlarla servis araçlarýnýn camlarý döküldü, hazýrlýksýz yakalanan polislerden ve grev kýrýcýlardan yaralananlar oldu. Bir grev kýrýcý kalp krizi geçirdi ve ambulansla hastaneye kaldýrýldý. Yaklaþýk 10 dakika süren taþlama sonrasýnda 15:00 vardiyasý grev kýrýcý iþçiler kendilerini fabrikanýn içine zor at-

týlar. Çýkacak olan vardiya da çýkamadý. Ýþçilerin karþýsýna yeni polisler takviye edildi, polis araçlarý fabrikanýn içine sokuldu, yine panzer fabrikanýn önüne getirildi. Ýþçiler bu esnada “Ýþçi Ýþçiye Ýhanet Etmez”, “Baskýlar Bizi Yýldýramaz”, “Direne Direne Kazanacaðýz”, “Onurlular Burada Onursuzlar Nerede”, “Ýþçi Þaþýrma Sabrýmýzý Taþýrma” sloganlarýný haykýrdý. Ve bir süre sonra yoðun bir polis yýðýnaðýnýn arkasýndan iþçiler dýþarý çýkarýlarak polis nezaretinde servislere bindiler ve fabrikadan uzaklaþtýrýldýlar. Bu esnada destek için gelen bir grup, polisler tarafýndan engellendi. Polisler iþçilere “arkadaþlar bunlarý aranýza almayýn onlar provokatör” söylemlerine karþý iþçiler “Baskýlar Bizi Yýldýramaz” sloganlarýyla karþýlýk verdi. Polislerin özellikle bizleri sürekli olarak kameraya çekmeleri, iþçi arkadaþlarýn da gözüne çarpmýþ olacak ki, bir çok iþçi yanýmýza gelerek “arkadaþlar bizden çok uzaklaþmayýn, sürekli sizi çekiyorlar” diyerek bizleri sahiplendiklerini gösterdiler. Olaylarýn ardýndan patron iþçileri yeni bir oyalamaya sokabilmek için emniyet müdür yardýmcýsýný devreye soktu. Emniyet müdür yardýmcýsý iþçilere, patronun iþçilerden bu ayýn 12’sine kadar süre istediðini bildirdi. Ayýn 11’inde patron tarafýndan “grevin baþlama tarihinin yanlýþ tarih olduðu” iddiasýyla açýlan davanýn duruþmasýnýn olmasý, neden 12’sine kadar süre istediðinin açýk göstergesi. Fakat Kamil Çetinkaya’nýn karþýsýnda çocuk yok. 19 gündür bilinç olarak oldukça ilerlemiþ bir sýnýf

var karþýsýnda. Ýþçilerin hiç biri bu aldatmacaya inanmýyor. Ve patronun bu anlaþmasýna yanaþmýyorlar. Grev kýrýcýlarýn uzaklaþmalarýyla iþçiler, kendilerini sürekli fabrika önünde bekleyen otobüslere bindiler. Her birinin yüzlerinde zafer kazanmýþ bir iþçinin bakýþlarý ve gülüþleri vardý. Birbirlerine neler yaptýklarýný büyük bir heyecanla anlatýyorlardý gülerek ve ekliyorlar tabii “bu onlara çok iyi bir ders oldu. Ölmek var dönmek yok.” Ve yine otobüsün içinde hep bir aðýzdan Çemen Ýþçi Marþý okundu. Marþ adeta canlanmýþtý iþçilerin ruh hallerini anlatýyordu. Zaferin ancak savaþan iþçilerle gelebileceðini bütün iþçiler daha iyi görüyor. Saat 17:00’a doðru ise polisler iþçilere fabrikanýn karþýsýnda duramayacaklarýný bildirdi. Ve biraz aþaðýya gidilmesi söylendi. Ýþçiler bu esnada kendi aralarýnda durumu deðerlendirdiler, uzun bir süre kendi aralarýnda konuþtular. Bu konuþmalar esnasýnda iþçilerin ne kadar kararlý olduklarý göze çarpýyordu. DÝSK Tekstil Antep Þube Baþkaný Ýbrahim Karaca’nýn iþçilerle yaptýðý konuþmanýn ardýndan iþçiler fabrikanýn yan tarafýna çekildiler. Saatler 18:00’ı gösterdiðinde de iþçiler otobüslere binerek fabrikanýn önünden ayrýldýlar. ZAFER SAVAÞAN ÝÞÇÝLERLE GELECEK ÇEMEN ÝÞÇÝSÝ YALNIZ DEÐÝLDÝR Antep Mücadele Birliði Platformu

Grevin 21.Gününde Çemen Ýþçileri Daðlara Çýktý

Ý

þçilerin fabrika önünde durmasýna polis tarafýndan izin verilmemesi üzerine, iþçiler grevlerinin 21. gününde fabrikanýn karþýsýnda bulunan tepeye çýktý. Ama iþçilerin coþkusunda en ufak bir azalma olmadý. Tepeye çýkan iþçiler, adeta kuþatma içerisindeki bir ordunun savaþ pozisyonundaydý, tek sýra halinde dizilerek adeta gözdaðý verdiler. Sloganlarý daha da gür çýkan iþçiler, sýk sýk attýklarý "Baskýlar Bizi Yýldýramaz", "Çemen Ýþçisi Yalnýz Deðildir", "Ýþçilerin Birliði Sermayeyi Yenecek" sloganlarýyla sanayi bölgesini inlettiler. Yine 15:00 vardiyasý sloganlarla beklendi. Fakat bu sefer iþçilerin grev kýrýcý iþçilere ve polislere bir sürprizi vardý. 15:00 vardiyasýnýn servislerinin gelmesiyle birlikte "Ýþçi þaþýrma sabrýmýzý taþýrma" sloganý gür bir þekilde atýldý ve tepeden fabrikaya doðru bir taarruza baþlandý. Bütün iþçiler savaþ çýðlýklarýyla fabrikaya ve polis barikatýna doðru hep birlikte yerlerden taþlar

24

alarak koþmaya baþladý. Grev kýrýcýlar ve polis adeta bir þok yaþýyordu. Panzer, fýskiyesini iþçilerin üzerine doðrulttu. Grev kýrýcýlar ise korkuyla kendilerini bir an önce fabrikanýn içine atabilmek için birbirlerini ezerek kaçmaya baþladýlar. Tam polis barikatýnýn önüne gelindiðinde ise bütün iþçiler birden durdu ve "þaka yaptýk" diyerek sloganlar atmaya baþladýlar. Ama sadece bu bile saðlam bir gözdaðý vermeye yetti. Bir polis yetkilisinin bu durum karþýsýnda "böyle þaka mý olur kardeþim" demesi iþçiler arasýnda gülüþmelere yol açtý. Fakat iþçilerin kendi aralarýndaki sohbetlerinde "her þakanýn bir ciddiyet payý vardýr" demeleri, aslýnda ne kadar bilinçli bir iþ yaptýklarýnýn göstergesiydi. Bugün iþçiler sürekli kendi aralarýnda, bugün yaptýklarýný, grev kýrýcýlarýn nasýl birbirlerini ezdiklerini ve polisin þaþkýn ve korku dolu bakýþlarýný konuþup "bu korku onlara yeter" diyerek gülüþtüler. 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

Daha sonra yine çaylarýmýzý içerek sohbetlere devam ettik. Tabıi havanýn da güzel olmasýndan kaynaklý, þakalaþmalarýn bol olduðu bir maç yaparak da iyi bir ter attýk. Maçýmýzýn berabere bitmesinin ardýndan saat 17.30 civarýnda servislere binerek evlere daðýldýk. Antep Mücadele Birliði


Yeni Evrede

Grev

Mücadele Birliði

Çemen Grevinin 22. Günü Mitinge Dönüþtü Bugünün Çemen iþçileri için ayrý bir önemi vardý. 2 Þubat Salý günü, yani grevin 22. günü, kitlesel bir þekilde ve bir miting havasýnda geçti. Bir çok sendikanýn ve demokratik kitle örgütünün destek verdiði eylem için DÝSK Genel Baþkaný Süleyman Çelebi, DÝSK Tekstil Genel Baþkaný Rýdvan Budak ve Baþkan Yardýmcýsý Muzaffer Subaþý fabrika önüne gelerek saat 11:00 civarýnda bir açýklama yaptýlar. Bizler de Mücadele Birliði Platformu olarak bu açýklamaya katýldýk. Fabrika karþýsýnda biriken iþçilerin arasýna bayraklarýmýzla ve "Çemen Ýþçisi Yalnýz Deðildir" sloganlarýyla gelirken "Mücadele Birliði hoþ geldiniz" anonsu yapýldý. Ýþçilerin alkýþlarý arasýnda yanlarýna yaklaþtýk. Hep birlikte sloganlar atmaya baþladýk. Fabrika karþýsýndaki bu kitlesel basýn açýklamasýnda Muzaffer Subaþý, Rýdvan Budak ve Süleyman Çelebi birer konuþma yaptılar. Subaþý konuþmasýnda polisin baskýlarýna deðindi ve "emniyet güçleri iþverenin rahatlamasý için her türlü çabayý sarfediyorlar, bunu ilgili yetkili mercilere götüreceðiz, fabrika önünde basýn açýklamasý yapmamýz gerekirken, çamurda çukurda basýn açýklamasý yapmak zorunda kalýyoruz" dedikten sonra iþçiler "Baskýlar Bizi Yýldýramaz" sloganýný hep birlikte haykýrdý. Ardýndan Rýdvan Budak ve Süleyman Çelebi birer konuþma gerçekleþtirdi. Süleyman Çelebi ise konuþmasýnda sermayenin saldýrýlarýna karþý kendilerinin de grev haklarýnýn olduðunu belirt-

ti. Çelebi konuþmasýnýn devamýnda "sendikalý olmanýn bazý bedelleri var, bunu biliyoruz. Çünkü bu ülkede örgütlü bir toplumun olmasýný istemiyorlar. Bu yeni bir þey deðil... 12 Eylül hukuku devam ediyor" dedi. Bu grevin mutlaka kazanýlacaðýný da belirten Çelebi, yapýlan eylemin sadece Antep'te deðil bütün ülkede konuþulduðunu, burada TÜRK-Ýþ'e de görev düþtüðünü onlarýn da Çemen iþçisinin yanýnda olmasý gerektiðini belirtti. Ayrýca "Çemen iþçisinin kazanmasý demek bütün Antep'in kazanmasý demektir, TEKEL'in kazanmasý demek bütün ülkenin iþçi sýnýfýnýn kazanmasý demektir" dedi ve ulusal ve uluslararasý bütün dayanýþmayý saðlayarak sonuna kadar Çemen iþçilerinin yanýnda olacaklarýný söyledi. Çelebi'nin konuþmasýnýn ardýndan davul zurna ile halaylar çekilmeye baþlandý. Bizler de bu esnada yanýmýzda getirdiðimiz Mücadele Birliði dergisinin son sayýsýnýn daðýtýmýný yaptýk. Kýsa bir halayýn ardýndan baþkanlar ve iþçilerden oluþan bir grup, patron Kamil Çetinkaya ile görüþmek üzere içeri girdiler. Bu esnada diðer iþçiler de fabrika kapýlarýnýn önüne gelerek müziklerle, sloganlarla yapýlacak olan açýklamayý bekledi. Bizler de bu bekleyiþ sýrasýnda "Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her þey Emeðin Olacak" ve "Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði" sloganlarýný iþçilerin de katýlýmýyla birlikte haykýrdýk. Görüþmeden sonra açýklamayý yapan Rýdvan Budak açýklamasýnda patronun, ayýn 11'inde görülecek mahkeme-

yi beklediðini, bunu kazansa da kaybetse de bu sorunun oturulup birlikte çözüleceðini söylediðini ve de patronun "söz" verdiðini belirtti. Yapýlan açýklamanýn ardýndan DÝSK baþkaný ile birlikte valiyle görüþmek üzere yola çýktýlar. Destek için gelenler "Çemen Ýþçisi Onurumuzdur" sloganlarýyla Çemen iþçisiyle vedalaþýrken, iþçiler de dýþarýdan gelerek destek sunanlarý "Çemen Sizinle Gurur Duyuyor" sloganlarýyla uðurladýlar. Destekçiler gittikten sonra yine yemekler yenildi, çaylar içildi, sohbetler edildi. Ve yine maç yapmak için iþçiler hazýrlýklara baþladý. Bu arada basýn tarafýndan Çemen iþçilerine yönelik bilinçli olarak sürdürülen sansür karþýsýnda dergimizde 4 sayfalýk Çemen Tekstil haberlerinin olmasý iþçileri çok mutlu etti. Hemen hemen bütün iþçiler bizleri tanýdýklarý için bir çoðunun sabýrsýzlýkla bekledikleri elimizdeki dergilere bir izdiham yaþandý. Biz dergileri daðýtmýyorduk, adeta iþçiler ellerimizden almaya koþuyordu. Ve gün boyunca dergiler iþçilerin ellerinden düþmedi. Gün boyunca nereye baksak mutlaka dergiyi okuyan birilerini görüyorduk ve daðýttýðýmýz dergilerin bir tanesinin bile boþa gitmediðini görmek bizim için ayrý bir mutluluktu. Dergiyi okuyan bir çok iþçiyle gerçekleþtirdiðimiz sohbetlerde ise dergimizin oldukça beðenildiðini gördük. Antep Mücadele Birliði Platformu

“BU SİS TE Mİ DE ÐİÞ Tİ RE Bİ Lİ RİZ” DÝK: Merhaba. Biz Devrimci Ýþçi Komiteleri'ndeniz. Sizinle kýsa bir röportaj yapabilir miyiz? Ýþçi: Merhaba teþekkürler. Tabi ki, mutlu olurum DÝK: Kaç yaþýndasýnýz, ne iþle uðraþýyorsunuz ? Ýþçi: 26 yaþýndayým. Ben Efes Pilsen Fabrikasý'nda bir taþeron þirketinde çalýþýyorum. DÝK: Bize biraz çalýþma koþularýnýzdan bahseder misiniz ? Ýþçi: Elbete ki, biz fabrikada 20-25 kiþiden oluþan taþeron içiþsiyiz. Çalýþma koþularýmýz oldukça aðýr. Fabrika olduðu halde bizi yýlardýr yeni çýkan yasa olan 4C yasasý çerçevesinde çalýþtýrýyorlar. Ýþin yoðunluðuna göre bizi iþe çaðýrýyorlar. Örneðin iþ 15 günlükse 15 gün için çaðýrýyorlar, bir aylýksa ona göre çaðýrýyorlar. Ama çoðu zaman hiç 1 aylýk çalýþtýðýmýz olmadý, maaþýmýz asgari ücretin altýnda, 550600 lira civarý ve çoðu zaman iþe çaðýrmýyorlar, onun için ekonomik anlamda ciddi bir sýkýntý çekiyoruz. Bu da yaþamýmýzda çok büyük olumsuzluklara neden oluyor. DÝK: Siz yýlardýr bu iþyerinde mi yaþamýnýzý sürdürmeye çalýþýyorsunuz? Bu sizin için zor olmadý mý? Ýþçi: Ben daha önce farklý iþ kollarýnda da çalýþtým. Bir çok mesleðim var. Örneðin elektro makine taþýyýcýlýk, mekanik bakým, boya imalatý, oto tamiri vs. Ancak ben iþsiz kaldýktan sonra, yani beni iþten

çýkardýklarýnda krizi bahane etmiþlerdi, bundan kaynaklý iþ bulamadým. Uzun süre iþsiz kaldým, çaresiz bu iþe baþlamak zorunda kaldým. Daha iyi bir iþ bulursam oraya giderim, ancak bu durumda biraz zor gibi görünüyor. DÝK: Sizin ve diðer iþçi ve emekçilerin yaþamýný bu kadar olumsuz etkileyen neden sizce nedir? Ýþçi: Bana göre bunun en önemli nedeni üretimin sürecini tamamlamýþtýr. Stoklarýn çokluðundan kaynaklý, yeni üretimin olmasýný engelliyor. Bu da fabrikalarýn kapanmasýna neden oluyor ya da patronlarýn bir çok iþçiyi iþten çýkarmalarýna neden oluyor. Yani üretim kendini yenileyemiyor. DÝK: Sizin bahsettiðiniz bu sorunlarý, bütün iþçiler, emekçiler, ve ezilen halklar da yaþýyor. Dergimiz aracýlýðýyla iletmek istediðiniz bir mesajýnýz var mý? Ýþçi: Ezen kesim örgütlü davranýyor emeðimizi gasp edip bizi sömürürken. Neden iþçiler, emekçiler de öyle davranmasýn. Hep birlikte örgütlenip bu sistemi deðiþtirebiliriz. Patron sýnýfý iþçi sýnýfý diye ayrým olmayan bir sistem kurmalýyýz. Ancak o zaman bu sorunlar çözülür, bu sýkýntýlar biter. DÝK: Bize zaman ayýrdýðýnýz için teþekkür ederiz Ýþçi: Ben teþekkür ederim, görüþmek üzere.

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

25


Yeni Evrede

Ekin-Sanat

Mücadele Birliði

Çemen Ýþçileriyle Dayanýþma Etkinliði 27 gündür grevlerine kararlýlýkla devam eden Çemen Tekstil iþçileriyle dayanýþma amacýyla, 7 Þubat 2010 Pazar günü Ayýþýðý Sanat Merkezi'nde bir etkinlik düzenledik. Etkinliðimiz Çemen iþçilerinin ve eþ ve çocuklarýnýn da katýlýmýyla saat 13:30'da baþladý. Açýlýþ konuþmasýný yapan arkadaþýmýz kýsaca Ayýþýðý Sanat Merkezi'nin amaçlarýndan bahsederek etkinliðin yapýlýþ amacýný anlattý. Ve sinevizyon gösterimine geçildi. Çemen iþçileri için özel olarak hazýrlanan sinevizyon gösteriminde grevlerinin ilk gününden beri yaþadýklarý eylemlilik süreci anlatýldý. 15 dakika süren sinevizyon gösterimi büyük bir beðeni ile izlendi. Sinevizyon gösteriminin ardýndan Antep Devrimci Ýþçi Komiteleri'nin etkinlik için gönderdiði mesaj okundu. Ve ardýndan serbest kürsüye geçildi. Serbest kürsü bölümü bir çok kiþinin söz almasýyla verimli bir þekilde gerçekleþti. En önemlisi ise iþçi temsilcisi arkadaþlardan birisi söz alarak samimi, içten duygularýný bizlerle paylaþtý. Konuþmasýnda “öncelikle böyle bir etkinlik düzenleyerek bizleri bir araya getiren arkadaþlara teþekkür ediyorum. Ben bu zamana kadar emek nedir, sendika nedir, grev nedir bilmezdim. Greve baþladýðýmýzda ise ne yalan söyleyeyim baþarýlý olacaðýmýza çok inanmýyordum. Eþim de bana 'ne iþin var, býrak grevi saðlýðýn daha önemli' diyerek karþý çýkýyordu. Ama þimdi öyle düþünmüyorum. Özellikle yanýmýza destek için gelen arkadaþlardan sonra mücadeleme daha fazla inanmaya baþladým. Birden bana güç geldi. Ve eþim de artýk benim yanýmda bana destek oluyor. Bu grev bize çok þey öðretti...” diyerek iþçi sýnýfýnýn mücadele içerisinde nasýl bir geliþim gösterdiðini açýk bir þekilde gösterdi. Ayrýca Devrimci Öðrenci Birliði'nden bir arkadaþýmýz da söz aldý ve öðrenci gençlik olarak Çemen iþçilerinin yanlarýnda olduklarýný belirtti. Arkadaþýmýz ayrýca öðrenci gençliðin sorunlarýna da deðindikten sonra öðrenci gençliðin geleceðinin iþçi sýnýfýnýn mücadelesine baðlý olduðunu belirtti. Ve yine bu sefer kürsüye Çemen iþçisi arkadaþýmýzýn eþi çocuðu kucaðýnda çýkarak büyük alkýþ topladý. Konuþmasýnda Çemen iþçilerinin mücadelesindeki haklýlýða deðinerek eþinin ve bütün Çemen iþçisinin yalnýz olmadýðýný, onlara her zaman destek olacaðýný belirtti. Konuþmasýnýn devamýnda ise Çemen iþçilerinin yaþadýðý en ciddi sorunlardan biri olan eþlerini ve çocuklarýný destek için getirmemelerini de eleþtirerek bütün iþçileri eþleriyle birlikte mücadele etmeye çaðýrdý. Bu esnada bazý iþçilerin “havalar soðuk, o yüzden getirmiyoruz” þekilde öne sür-

26

düðü bahanelere karþýlýk ise eþi de yanýna çýkýp, henüz dokuz aylýk olan çocuðunu göstererek “bu çocuk için de hava soðuk deðil mi, ama biz yine de çocuklarýmýzý yanýmýzda getiriyoruz. Sizler de getirmelisiniz” dedi. Tatlý bir tartýþmanýn ardýndan eþi ve çocuklarýyla sahnede olan Çemen iþçisi arkadaþ ve eþi bütün katýlýmcýlar tarafýndan uzun süre coþkulu bir þekilde alkýþlandý.

Tiyatro grubundan sonra ise sahneye Denize Ezgi Müzik Grubumuz çýktý. Ýþçilerin de yabancý olmadýðý ezgileri hep birlikte söyledik. Ve son olarak da iþçilerin de katýlýmýyla coþkulu bir þekilde halaylar çekilirken, iþleri olmasýndan kaynaklý etkinliðimize geç katýlacaklarýný belirten bir grup Çemen iþçisi içeriye girdi. Onlar da etkinliðe katýlanlar tarafýndan alkýþlarla karþýlandý.

Ardýndan þiir grubu sahneye çýkarak bizlere bir þiir dinletisi gerçekleþtirdiler. Þiir grubundan sonra da Ayýþýðý Tiyatro Grubu, Çemen iþçileri ile ilgili hazýrlamýþ olduklarý oyunun gösterimini gerçekleþtirdiler. Grup, oyunda bundan seneler sonra yaþayan bir Çemen iþçisini, eþini ve çocuðunu canlandýrdý. Sosyalizmde yaþayan aile içerisinde, çocuðun anne ve babasýna sorduðu “kapitalizm nedir, siz o dönemleri yaþadýnýz, o dönemler nasýldý?” sorusuna verilen cevabý konu alan oyunda sosyalizmin bizlere getireceði kazanýmlar anlatýlýrken ayný zamanda Çemen iþçilerinin vermiþ olduðu mücadele ve patronlarýn nasýl bir kar hýrsý içerisinde olduðu güzel bir þekilde anlatýldý. Oyunun en sonunda ise patronlarýn nasýl devrildiðine estetik bir þekilde yer verildi. Çok kýsa bir süre içerisinde hazýrlanýlmasýna karþýn oldukça baþarýlý bir oyun sergileyen tiyatro grubu büyük bir coþkuyla alkýþlandý.

Ve halaylarýmýzý hep birlikte çekmeye devam ettik. Halaylardan sonra ise etkinlik programýmýz sona erdi. Etkinlik programýmýz sona ermiþ olsa da gün henüz bitmemiþti. Çemen iþçisi arkadaþlarýn gelmesiyle birlikte çoðunluðu ele geçiren iþçi arkadaþlarla sohbetler etmeye baþladýk. Çemen iþçilerine grevleriyle ilgili bir çok soru soruldu, sorular iþçiler tarafýndan cevaplandýrýldý ve güncel geliþmeler üzerinden deðerlendirmeler yapýldý. Özellikle genç arkadaþlarýmýz açýsýndan oldukça öðretici geçen sohbetin ardýndan artýk saatler 16.30'u gösteriyordu, iþçi arkadaþlarýn kalkmalarý gerekiyordu. Sanat merkezinden çýkarlarken Çemen iþçilerini “Çemen Ýþçisi Yalnýz Deðildir” sloganlarýyla uðurladýktan sonra etkinliðimiz sona ermiþ oldu. Antep Ayýþýðý Sanat Merkezi

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010


Yeni Evrede

Sokaklar

Mücadele Birliði

ÝÞSÝZ ÖÐRETMENLER DE SOKAKTA Tüm iþçi ve emekçilerin, ardý ardýna sokaklara çýktýðý üzerinde yaþadýðýmýz topraklarda, bir eylem de “Atamasý Yapýlmayan Öðretmenler”den geldi. Eðitim, Fen Edebiyat Fakültelerinden mezun olan, öðretmen olabilmek için pedagojik formasyon alan, yüksek lisans eðitimi alan öðretmenler, KPSS sýnavýnda “yeterli puan” alamadýklarý gerekçesi ile atamalarý yapýlmadýklarý içinðý için iþsizler. Öðretmenleri iþsizler ordusu halinde bekleten sistem, onlarý kadrosuz, iþ güvencesiz, sigortasýz, kýsacasý geleceksiz çalýþtýrma yoluna gidiyor. Öðretmenlere kadro vermek yerine, “sözleþmeli” ve “ücretli” olarak “iþe alýyor”. Atamasý Yapýlmayan Öðretmenler Platformu-AYÖP, 31 Ocak günü Ankara'da Abdi Ýpekçi Parký’nda büyük öðretmen mitingi düzenledi. Iðdýr, Ýstanbul, Batman, Ordu, Adana, Van, Bursa, Antep, Eskiþehir, Samsun ve Türkiye’nin dört bir yanýndan otobüsler ile Ankara'ya geldiler. Devrimci Emekçi Komiteleri(DEK) de destek vermek üzere, “Bütün Ýktidar Emeðin Olacak” pankartý ile Ankara'da AYÖP'ün yanýnda idi. Sabah saatlerinde Ankara'ya inen AYÖP'lüler, kahvaltý yapmak ve dinlenmek için çeþitli sendikalara daðýlýrken, DEK de TEKEL iþçilerinin yanýna, Tekel Ýþçileri Caddesi'ne, Türk-Ýþ'in önüne gitti. “Bütün Ýktidar Emeðin Olacak”, “Yaþasýn Ýþçilerin, Emekçilerin Mücadele Birliði”, “TEKEL Ýþçisi Yalnýz Deðildir” sloganlarý atan DEK, çadýrlarý dolaþarak iþçilerle merhabalaþtý ve sabah çayýný çadýrlarda içti. Saatler 10:30'a gelirken, tüm illerden gelen AYÖP'lüler, sloganlar atarak TEKEL iþçilerinin yanýna gelmeye baþladýlar. Pankartlarýyla, renkli-yaratýcý dövizleriyle gelen iþsiz öðretmenler, kendilerinin 4-C'den daha kötü koþullarda çalýþmak zorunda býrakýldýklarýný anlattýlar iþçilere. “Kadrolu ve Güvenceli Ýþ Ýstiyoruz”, “Ücretli Köle Olmayacaðýz”, “Ne 4-C Ne 4-B, Kadrolu Ýþ Güvenceli Gelecek Ýstiyoruz”, “Okullara Polis Deðil Öðretmen Atansýn”, “Köle Deðil Öðretmeniz, Kadrolu Güvenceli Atama Ýstiyoruz”, “Koþulsuz Atama Ýstiyoruz”, “Engelliye Bir de KPSS Engeli”, “1 Kadrolu öðretmen = 3 Ücretli Öðretmen” pankart ve dövizlerin yaný sýra yarý þaka yarý ciddi, esprili bir dille hazýrlanmýþ “Kýz Ýstedik Vermediler, Ücretlisin Dediler”, “Milletvekilliði Ýçin KPSS Þartý Getirilsin”, “Baba Beni Okula Gönderme, Çünkü Okulumda Öðretmen Yok”, “Kardelen Ayþe Ýþsiz” pankart ve dövizleri taþýyorlardý. Bu sýrada çadýrlarda iþçilerle sohbet eden Devrimci Ýþçi Komiteleri adýna ve Devrimci Emekçi Komiteleri adýna birer konuþma yapýldý TEKEL iþçilerine. “Biz Devrimci Emekçi Komiteleri olarak bu anlamlý mücadelenize deste-

ðe geldik. Sizin gibi iþsizlikle tehdit edilip kölece çalýþma þartlarýnda yaþamaya mahkum edilen tüm iþçi ve emekçiler gibi bizler de bu saldýrýlara maruz kalýyoruz. Bu yüzden bu haklý mücadelenizin yanýnýzdayýz. Ve sizin kazanýmlarýnýz bizim kazanýmlarýmýz olacaktýr. Dünya Emeðin Oluncaya dek mücadele edeceðiz” diyen genç DEK'li iþsiz öðretmen, iþçilerin sloganlarý ve alkýþlarýyla karþýlandý. Saat 12:00 civarýnda iþsiz öðretmenler pankartlarýnýn arkasýnda kortejler oluþturarak Abdi Ýpekçi Parký'na doðru yürüyüþe baþladýlar. “Ücretli köle olmayacaðýz”, “Nimet þaþýrma, sabrýmýzý taþýrma”, “Þubat’ýn iþini Haziran’a býrakma”, “Kadrolu atama istiyoruz”, “Direne direne atanacaðýz!” sloganlarýyla yürüyen öðretmenler, platformun yeni kurulduðu Abdi Ýpekçi Parký'na girmeye baþladýlar. Miting baþlamadan önce platformdan çalýnan coþkulu müzikler herkesi coþturdu ve tüm alan halay çekmeye baþladý. Mitingin baþlama saati gelince, mitinge destek için gelenler de platformdan anons edilmeye baþlandý. Art arda anons edilen isimler, gerici ve faþist olarak bilinen sarý sendikalar oldu. Ardýndan ise CHP, ÝP gibi yine þovenistliði ve karþý-devrimciliði ile öne çýkmýþ partiler anons edildi. Alana kitlesel olarak gelen TEKEL iþçileri de anons edildi ve “hoþgeldiniz” denildi. Ancak daha açýlýþ konuþmasýnda TEKEL iþçileri bu karþýlamayý pek “hoþ” bulmadýlar. Alanýn coþkusu ile halaya duran TEKEL iþçilerine, alaný çevreleyen polislere edilen teþekkür, soðuk bir duþ etkisi yarattý. Daha birkaç hafta önce bu alanda biber gazý yiyen, üzerlerine laðým sularý sýkýlan, coplanan ve havuza düþürülen iþçiler, ayný alanda polise edilen bu teþekkürü duyunca yuhalamaya baþladýlar. Ve ardýndan anons edilen CHP de yuhalanýnca, alanda kýsa süreli bir dalgalanma oldu. AYÖP, ilk kurulduðu günden bu yana, “hiçbir siyasete mensup olmadýklarýný” söylüyor ve “her tür siyasi yapýya mesafeli” yaklaþýyordu. Bunun bir sonucu olarak da, miting alanýna girerken, TEKEL iþçileri ile birlikte alana giren Devrimci Emekçi Komiteleri'nin 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

pankart ve bayraklarýna da müdahale etti. Alanda kýsa süre açýk kalan “Bütün Ýktidar Emeðin Olacak” pankartý, alanýn dýþýnda yüksek bir yere alýnmasýna raðmen, kýsa süre içinde ona da müdahale edilerek kaldýrýlmasý istendi. Miting tertip komitesinin inisiyatifine uyularak pankart tamamen kaldýrýldý. Ancak bu sýrada gerici-faþist, karþý-devrimci ve burjuva siyasetlerin adlarý kürsüde anons edilmeye devam ediliyor, düzenin temel taþlarýndan biri olan DSP'nin pankartý da dalgalanmaya devam ediyordu. Platformdan yapýlan konuþmada öðretmenler, yýllardýr atamalarýný yapmayan, branþlar arasýndaki adaletsiz daðýlým ve bütçe yetersizliði söylemleriyle kadrolu alýmlarý gerçekleþtirmeyen, kendilerini iþsizliðe, ücretli ve dershane köleliðine mahkum eden Bakanlýðý protesto ediyorlardý. Bir ana çýkarak orada konuþma yaptý ve “karþý çýkmaya devam edin” dedi. Atamasý yapýlmadýðý için intihar eden 11 öðretmenin anýsýna saygý duruþunun yapýlacaðý anons edildi ve kitle 1 dakikalýk saygý duruþuna davet edildi. Saygý duruþu esnasýnda, onyýllardýr gelenek haline geldiði üzere bir þiir ve marþ okundu. Platformun buna tepkisi gecikmedi ve “intihar eden meslektaþlarýna karþý saygýlý davranmayanlara teþekkür” etti. Bu artýk bardaðý taþýran son damla idi. Devrimci Emekçi Komiteleri, arkalarýnda TEKEL iþçileri ile birlikte mitingi ve AYÖP'ü protesto ederek alaný terkettiler. Miting, AYÖP Dönem Sözcüsü Þafak Bay'ýn konuþmasý ve kendisi de bir öðretmen olan Nurettin Rençber’in kýsa bir müzik dinletisiyle sürdü. Miting sürerken, Devrimci Emekçi Komiteleri ile birlikte Ankara'ya gelmiþ olan Emeðe Ezgi de, Adýyaman TEKEL'in çadýrýnda müzik ziyafeti veriyordu. Mitinglerini bitiren AYÖP, TEKEL iþçilerinin yanýna uðrayýp, yangýndan kaçar hýzla þehir dýþýndan gelen otobüslerini kaldýrýp Ankara'dan ayrýldýlar.

27


Yeni Evrede

Marmaray

Mücadele Birliði

MARMARAY İŞÇİLERİ DE KAVGA MEYDANINDA!

M

armaray projesi kapsamýnda arkeolojik çalýþmalarda çalýþan Marmaray iþçileri, 15 gündür direniþteler. Üç yýldýr ücretlerine zam yapýlmayan Marmaray iþçileri, ücretlerinin geç ödenmesi, sigortalarýn yatýrýlmamasý ve üç yýllýk ücret zamlarýnýn 1 lira olarak yapýlmasýna karþý eylemdeler. Bizler de DÝK'li iþçiler olarak "Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði" yazýlý dövizlerle iþçilere destek verdik. Þantiye önüne çadýr kuran iþçilerle birlikte "Direne Direne Kazanacaðýz”, “Ýnsanca Yaþamak Ýstiyoruz”. “Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði”, “Polat Þaþýrma Sabrýmýzý Taþýrma”, “Tekel Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Ýtfaiye Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Esenyurt Ýþçisi Yalnýz Deðildir” sloganlarý atýlarak halaylar çekildi. 15 gündür direniþte olan Marmaray iþçileri bu gün bir de basýn açýklamasý yaptýlar. Basýn açýklamasýný okuyan Marmaray iþçisi Aydýn Erhan "Basýna ve Halkýmýza. Bizler Marmaray projesinin Yenikapý þantiyesinde ana firma Gama-Nurol'un taþeronu Polat Deniz Ýnþaat'ýn bünyesinde arkeolojik kazýda çalýþan iþçileriz. Ýnsanca yaþamamýza yetecek ücret talebiyle 16 Ocak'tan beri iþ býraktýk, iþyerinin önünde direniþteyiz. 2007 yýlýndan bu yana çalýþýyoruz, o günden beri aylýklarýmýza hiç zam yapýlmadý. En son patron bizimle 16 Ocak tarihinde toplantý yaptý. Ve günlük ücretlerimize 1 TL zam yapacaðýný söyledi. Beðenmeyenlere de kapýyý gösterdi. Sorun sadece ücret artýþý deðil, yemekhanemiz ve yemekler de çok kötü. Elbiselerimizi deðiþtirecek yer yok. Çizme eldiven verilmiyor. Verilse bile 5-10 katý aylýðýmýzdan kesiliyor. Ayrýca sigortalarýmýz sürekli kesik yatýrýlýyor. Ücretlerimiz zamanýnda verilmiyor..

MARMARAY ÝÞÇÝLERÝ DÝRENÝÞE DEVAM EDÝYOR

28

Bizler Marmaray iþçileri olarak insanca yaþamamýza yetecek ücret, sigortalarýmýzýn düzenli yatýrýlmasýný... kýsacasý insanca yaþama ve çalýþma koþullarý istiyoruz" diyen Erhan, 46 gündür onurluca direnen Tekel iþçilerinin, Esenyurt ve itfaiye iþçilerinin yolunda yürümekte kararlý olduklarýný vurguladý. Basýn açýklamasýndan sonra sýk sýk sloganlar atýlarak halaylar çekildi. Ýþçiler akþam 17:00'a kadar þantiye önünde bekliyor. Tekrardan evlerine dönen iþçiler, sabah saat 08:30'da þantiye önüne geliyorlar.

18 Gündür direniþte olan Marmaray arkeolojik kazý iþçileri eylemlerine devam ediyor. 3 yýldýr ücretlerine zam yapýlmadýðý ve çalýþma koþullarýnýn kötü olmasý nedeniyle 16 Ocak tarihinde iþe alýnmayan Marmaray iþçileri, direniþlerini her gün saat 08:00-17:00 arasýnda þantiye önüne çadýr kurarak sürdürüyor. Bizler de Devrimci Ýþçi Komiteleri olarak Marmaray iþçilerini yalnýz býrakmýyoruz. Devamlý Marmaray iþçilerinin yanýnda mücadelelerine destek oluyoruz. Ýþçilerin haklýlýklarýný, neler yapýlmasý gerektiði üzerine konuþuluyor. Bugün direniþin 18. gününde TÜMTÝS sendikasýnda Marmaray iþçileri bir toplantý yaptý. Þantiye önünden sendika binasýna kadar “Direne Direne Kazanacaðýz”, “Marmaray Ýþçisi Yalnýz Deðildir”, “Ýnsanca Çalýþmak Ýstiyoruz”, “Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ,Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz”, “Marmaray Ýþçisi Köle Deðildir” sloganlarýyla yüründü. Toplantýda her iþçi kendi düþüncelerini söyleyerek bir eylem planý çýkartýldý. Ve kararlar alýndý. Daha sonra tekrar sloganlarla þantiye önününe gidildi. Bir müddet þantiye önünde bekledikten sonra, avukatýn gelmesiyle tekrar sendika binasýna sloganlarla yürüdük. Avukat hukuksal süreçte neler yapýlacaðýný anlattý. Ýþçiler sorular sorarak bilgi aldý. Toplantý bitimi saat 16:30 civarýnda “Ücretlerimizin Yükseltilmesi ve Çalýþma Koþullarýmýzýn Düzeltilmesi için Direniþteyiz, Marmaray Ýþçileri” yazý pankartla TÜMTÝS önünde toplanarak sloganlar attý. Çevredeki seyreden insanlara Marmaray iþçilerinin neden direniþte olduðunu anlatan ajitasyon ve propagandalar yaptý. Daha sonra þantiye önüne kadar sloganlarla yürüdü. Þantiye önünde de sloganlar atarak çadýrýmýzý topladýk.

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010


Yeni Evrede

Marmaray

Mücadele Birliði

MARMARAY ÝÞÇÝLERÝ HER YERDE

D

ireniþlerinin 19. gününde Marmaray iþçilerinin eylemlikleri sürüyor. 2 Þubat Salý günü Marmaray iþçileri önce Taksim'de, sonra Maslak'ta eylem gerçekleþtirdiler. Önce saat 12:30'da Taksim'de yapýlan “Birleþelim Tek El Olalým, Dayanýþmaya” eyleminde yer aldýk. Tarlabaþý'ndan Ýstiklal'e çýkan sokakta pankart açarak sloganlarla Tak-

sim'e kadar yüründü. Daha sonra Taksim'de bekleyen kitleyle birleþen iþçiler Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüyüþ gerçekleþtirildi. Yürüyüþ boyunca “Genel Grev, Genel Direniþ”, “Tekel İþçisi Yalnýz Deðildir”, “Marmaray İþçisi Yalnýz Deðildir”, “Baþkanlar Göreve Genel Greve” sloganlarý atýldý. Galatasaray Lisesi önünde yapýlan basýn açýklamasýndan sonra, Marmaray iþçileri Ýs-

tiklal Caddesi'nde pankart açarak “Marmaray İþçisi Köle Deðildir”, “Marmaray İþçisi Yalnýz Deðildir”, “İnsanca Çalýþmak İstiyoruz”, “direne direne kazanacaðýz” sloganlarla ajitasyon konuþmalarýyla araçlarýmýza Tarlabaþý'na kadar yürüdük. Daha sonra Gama-Nurol'un Maslak'taki þirketlerinin önünde basýn açýklamasý yapmak için harekete geçtik. Nurol'un önüne geldiðimizde polisler bizden önce orada bekliyorlardý. Yaðýþýn ve rüzgarýn þiddetli olmasýna raðmen basýn açýklamamýzý gerçekleþtirdik. Þirketin önünde pankartýmýzý açarak sloganlarýmýzý haykýrdýk. Basýn açýklamasýný Marmaray iþçisi Aydýn ERHAN okudu. Basýn açýklamasýnda “Basýna ve halkýmýza. Bizler asrýn projesi Marmaray'da kölece çalýþan iþçileri. Marmaray'ýn yeni kapý þantiyesinde ana firma Gama-Nurol'un taþeronu Polat bünyesinde arkeolojik kazýda çalýþýyoruz. Ýnsanca yaþamamýza yetecek ücret talebiyle 16 Ocak tarihinden beri iþ býraktýk. Ýþ yerinin önünde direniþteyiz. Binlerce iþçi kardeþimiz gibi biz de çok düþük günlük ücretle sigortalarýmýz düzenli yatýrýlmadan çalýþýyoruz. 2007'den beri aylýklarýmýza hiç zaman yapýlmadý. 2 yýldýr günlük 27.50 liraya çalýþtýrýlýyoruz” diyen ERHAN, mücadelelerine devam edecelerini belirterek basýn açýklamasýný sonlandýrdý.

"ASRIN PROJESÝ MARMARAY" ÝÞÇÝLER 21 GÜNDÜR DÝRENÝYOR

D

ireniþlerinin 21 gününde Marmaray iþçileri Haydarpaþa'da bulunan Devlet Liman Hava yollarý Marmaray Genel Müdürlüðü önünde basýn açýklamasý yaptý. Saat: 12:30'da pankart ve dövizlerini açarak DLH önüne kadar "Yaþasýn Marmaray Direniþimiz”, “Marmaray Ýþçisi Köle Deðildir”, “DHL Ýþçilere Sahip Çýk”, “Ýþçiler Burda Patron Nerede" sloganlarýný atarak Bölge Müdürlüðü önüne gelindi. Bir süre burada sloganlar atarak bekleyen Marmaray iþçileri, çevredeki insanlara da bildiri daðýtýmý yaptýlar. Daha sonra basýn açýklamasýný Marmaray iþçileri Adýna Aydýn ERHAN okudu. Okuduðu basýn açýklamasýnda Deniz Polat'la görüþme talep ettiklerini ancak olmadýðýný, daha sonra DLH ile görüþme talep edildiðini dile getiren ERHAN, DLH'nin de taleplerine cevap vermediðini söyleyerek Tekel iþçilerinin mücadelesini selamladýklarýný söyledi. Ve direniþlerine devam edeceklerini vurguladý. Basýn açýklamasýndan sonra iþçiler sokaðýn baþýna kadar yine sloganlarla yürüdü. Araçlarýna binen iþçiler þantiye önüne geri döndü. Devrimci Ýþçi Komiteleri (DÝK) 157. Sayý / 10 - 24

Şubat 2010

29


Yeni Evrede

Ekin-Sanat

Mücadele Birliði

“SEN BÝZÝMSÝN ÝSTANBUL… KAVGAMIZIN BAÞKENTÝSÝN!” “Sabahlarýn maðrur olsun Ýstanbul / Baþeðmez olsun yeter ki (...) Sen yitirmedin inancýný bir gün olsun” denilerek baþladý Ayýþýðý Sanat Merkezi'nin etkinliði. “2010 Kültür Baþkenti” ilan edilen Ýstanbul'un, asýl olarak Ýstanbul'u yaratan emekçilere, onlarýn ellerine, emeðin kavgasýný verenlere ait olduðunu söylemek için “Kavgamýzýn Baþkenti Ýstanbul” kampanyasýný baþlattý. Ocak ayýnýn sonlarýnda start verdiði kampanyasýnda, 30 Ocak günü, Ýstanbul'da þair, yazar ve aydýnlarýný davet ettiði bir etkinlik düzenledi. Saatler 18.00'i gösterirken, Ayýþýðý Sanat Merkezi, “Eteklerini tutuþturuyor Ameleperver Cemiyeti, 'Tatili Eþgal'e çýkan tramvay iþçileri, Kasýmpaþa tersanelerinde ömrünü tüketenler... Her tuðlada, her putrelde, her taþta alýnterini ve el izlerini býrakanlar... Ýlmek ilmek, hücre hücre örenler seni... Eller, eller... Hayatý yaratan eller... Tutup silkeliyor seni tarihin içinden Cibali Tekel'in kadýn iþçileri. Boðaz boyunca dizilen tütün depolarý, fabrikalar... Sahi nerede þimdi Beykozlu kundura iþçileri? Paþabahçe Þiþe-Cam... Neredeler Ýstanbul… Soruyor musun? Diyorlar ki, sen ne tarihin güzide çocuðusun, ne de milyonlarca nasýrlý elin ürünü! 'Avrupa Kültür Baþkenti' adý altýnda yükseltilip metrekare fiyatýn, sunulmalýsýn köle pazarýna… Kabul ediyor musun? Ýþte Saraçhane'de toplanan yüz binler, iþte Kavel... Þu köþeden çýkýp geliyor Haziran'ýn büyük eylemcileri… Yine 1 Mayýs ve Taksim... ‘77 1 Mayýs'ýnýn iþçileri doldurmuþ tüm meydanlarý, Beyazýt'ýn kanlý Mart'ýný sormaya geliyorlar tarihten. Gazi’den, Sultanbeyli’den iniyor gecekondulular kalbinin merkezine. 'Güvercin ürkekliði'yle yürüyen Hrant'ýn, Þiþli kaldýrýmýndan bize bakýyor bedeni... Sokak ortalarýnda, evlerinde, üniversitelerinde öldürülenler... Geleceði aydýnlatan izleri görmüyor musun? Tir tir titretiyor hala para babalarýný, AKM'den bakan pankarttaki o bilekleri zincirli iþçi! Dev stantlarla kapatmaya çalýþýyorlar kabuslarýný… 6.Filo'ya karþý yürüyenlerin öfkeli sloganlarý duyulmasýn istiyorlar, milyonlarca grevcinin yüzleri ýþýtmasýn bugünü ve geleceði... Ne emeðe dair tek bir anýn, ne de seni yaratan

30

'küçük insanlar'ýn… Tümü silinmeli hafýzalardan… Oysa biz seni tramvayýna asýlan çocuklarýnýn gülüþüyle seviyoruz... Her taþýnda alýnteri olan emekçilerinle… Biz seni her an patlamaya hazýr kalabalýðýnla seviyoruz... Çamurlu varoþlarýn bitimsiz umudu ve isyankârlýðýyla... Seni sermayenin 'kültür baþkenti' olarak ilan edenler bilmelidir ki, sen bizimsin Ýstanbul. Sokaklarýn, meydanlarýn, fabrikalarýn, üniversitelerin bunu haykýrýr. Bunu haykýrýr sloganlarýmýz…” diyerek açýlýþ konuþmasý yaptý. Ayýþýðý Sanat Merkezi emekçilerinden Songül Yücel'in bu konuþmasý öncesinde, salonda bulunan tüm davetliler, baþta Ýstanbul’u

157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010

kavgasýyla bugüne taþýyanlar olmak üzere, tüm dünyada ölümsüzlüðe uðurladýklarýmýz için saygý duruþuna davet edildi. Ayýþýðý Sanat Merkezi'nin davetlisi olarak, Ýstanbul'u Ýstanbul yapan ellerin sahibi iþçiler, asrýn projesi olarak adlandýrýlan Marmaray Projesi'nde çalýþan ve haklarýný istedikleri için eylemde olan Marmaray iþçileri de salondaydý. Onlar da iki haftayý aþkýn süredir direniþte ve sokaklarda eylemlerde idiler. Ve o gün hem eðlenip dinlenmek, hem de kültürel bir etkinliðe katýlmak adýna Su Gösteri Sanatlarý Merkezi'nde idiler. Marmaray iþçileri, etkinliði kendi renklerine büründürdüler kýsa sürede. Songül Yücel'in ardýndan Ermeni bir tiyatro sanatçýsý olan Ani Ýpekkaya davet edildi sahneye. Ani Ýpekkaya, sahnelerin ustalarýný, tiyatroya verilen emekleri anlattý bize tüm mütevaziliði ve sýcaklýðýyla. Þair Selah Özakýn davet edildi sahneye. “Sen farkýna varsan da varmasan da bu þehir, bu Ýstanbul hep böyle” dedi izleyicilere þiirinde. Her zaman yanýmýzda olan þair arkadaþýmýz Atilla Oðuz da bir Ýstanbul þiiri ile gelmiþti. Ve yine þair dostlarýmýz Leyla Sevim ve Muharrem amca sahneye geldi, þiirlerini okudu. Devinim Tiyatro Atölyesi, Vedat Türkali'nin “Ýstanbul” þiirini oyunlaþtýrarak geldi sahneye. “Bekle Bizi Ýstanbul” dediler herkesi coþkulandýran sesleri ile. EmeðeEzgi ve Bahara Ezgi de sahnede idi. Davetlileri coþturdular. Ve etkinlik, herkesin kendisini bunun bir parçasý gibi hissettiði bir ortama dönüþtü. Marmaray iþçileri aldý sahneyi. Bir konuþma yaptýlar öncelikle. Sonra türküleriyle geldiler ve halaylarýyla katýldýlar etkinliðe. Emeðin ve kavgamýzýn Baþkenti Ýstanbul'u omuz omuza selamladýk Marmaray iþçileri, aydýn ve sanatçýlarla birlikte. Ve “Bilesin ki sözümüz baþýmýz üstünedir. / Binlerce ölü versek de sokaklarýnda / Aralýksýz yaðmalansa da uykularýmýz / yetmese düþlerimiz / çocukluðumuz, gençliðimiz yaðmalansa da / Yine de inat ve sabýrla / Kurþun yaralarýmýzdan kan taþýyacaðýz alaca þafaklarýna / Sabahlarýn maðrur olsun Ýstanbul / Baþ eðmez olsun yeter ki”


s157  

Başyazı Mücadele Birliði 157. Sayý / 10 - 24 Şubat 2010 Kürt U lu sal So ru nun Dev rim le Ba ðý Yeni Evrede Le ni nist ler, U lus la rýn Ke...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you