Issuu on Google+

Dßnyan›n sokaklar›: Özgßrlߤßn simgesi

“Onurumu geri istiyorum!�

Sayfa 4

Sayfa 7

Bir film: “Anlat ‚stanbul� Sayfa 10

Dßnya Yaanacak

AYLIK GAZETE • SAYI 16

Hukuk: â€œĂ‡ifte vatandal›k tuza¤›â€? Sayfa 6’da

Dßnyay› istiyoruz, k›r›nt› de¤il !..

www.yasanacakdunya.net

MayÄąs 2005

Bu zincir hepimize! BĂśylece, kendi aralar ndaki it dalaĹ&#x; nda daha h zl hareket etme olanaÄ&#x; kazan yor, ellerini gßçlendiriyorlar. B u

Daha fazla sĂśmĂźrĂź için Bir bĂźyĂźk ad m daha att lar geleceÄ&#x;imizin karart lmas na doÄ&#x;ru. Avrupa BirliÄ&#x;i Anayasas taslaÄ&#x; haz r. “Halklarn mutluluÄ&#x;u

ve refah içinâ€? diyorlar. Hay r! Anayasa’yla AB emperyalistleri mutlu olacak. ÇßnkĂź, baĹ&#x;ta ABD olmak Ăźzere rakip gĂśrdĂźkleri emperyalistlere karĹ&#x; gßçlerini yoÄ&#x;unlaĹ&#x;t r yor ve merkezileĹ&#x;tiriyorlar.

Anayasa, onlar n refah için! Emperyalistler aras gßçler dengesini kendi lehlerine çevirme ve egemenlik sahalar n geniĹ&#x;letme olanaklar art yor. Zaten sĂśmĂźrmekte olduklar Ăźlkelerin zenginliklerini kendi ceplerine daha fazla ak tarak ve onlar n yan na yenilerini ekleyerek zenginliklerine zenginlik katabilecekler.

Hedefte biz var z! AB Anayasas , yĂźz elli y ll k iĹ&#x;çi mĂźcadeleleriyle elde ettiÄ&#x;imiz toplumsal kazan mlar m -

z n yok say lmas n n hukuki statĂźsĂźdĂźr! Anayasa’daki hĂźkĂźmlerle istihdam, çal Ĺ&#x;ma hakk , iĹ&#x; gĂźvencesi, sendika ve grev hakk , sosyal gĂźvenlik hakk gibi en temel haklar m z budand kça budan yor. Anayasa ile, bugĂźne kadar birçok Ăźlkede aç lm Ĺ&#x; olan “reformâ€? pa-

bunun da Ăśtesinde kapitalistler karĹ&#x; s ndaki s n fsal pozisyonumuz yĂźzelli y l geriye gidecek! Emekçilere yĂśnelik bĂśylesine kapsaml sald r lar içeren Anayasa’ya HAYIR diyoruz!

Bu zinciri k ral m! Yaln zca belirli kesimleri deÄ&#x;il; yerlisiyle-gÜçmeniyle, iĹ&#x;çisiyle-iĹ&#x;siziyle, kad n ylaerke-

Ä&#x;iyle bĂźtĂźn emekçileri hedefe çak yor Anayasa. Ve etki alan , san ld Ä&#x; gibi Avrupa’da yaĹ&#x;ayan emekçi halklarla da s n rl deÄ&#x;il. İçerdiÄ&#x;i hĂźkĂźmler, tĂźm dĂźnya halklar n tehdit ediyor. Onlar, bĂźtĂźn iç çeliĹ&#x;ki ve çat Ĺ&#x;malar na raÄ&#x;men ortak s n fsal ç karlar için bir araya geliyorlar. BugĂźnĂźmĂźze ve geleceÄ&#x;imize dola-

d klar zincirleri s kt kça s k yorlar. BugĂźn belki de tĂźm yĂśnleriyle hissedemediÄ&#x;imiz sald r lar, yar n hepimizi soluksuz b rakacak. Tabii karĹ&#x; durmazsak! Hangi dili konuĹ&#x;uyor olursak olal m, ortak bir dilimiz var: Emekçi s n flar n dili! Emekçilerin diliyle konuĹ&#x;al m ve bu zinciri k ral m!..

ketleri merkezileĹ&#x;tiriliyor. Sald r paketini henĂźz açmam Ĺ&#x; olanlara yasal zemin ve zorunluluk getiriliyor. Zaten bugĂźn, dĂźnĂź arar haldeyiz. Anayasa yĂźrĂźrlĂźÄ&#x;e girerse, çal Ĺ&#x;ma ve yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar m z,

Ă–Ä&#x;renci eylemleri: â€œĹžimdi durdur!â€?  Eylemlerin

ço¤u, hak gasplar› ßzeinden geliiyor.

Bir sĂźredir Fransa, Almanya ve Hollanda baĹ&#x;ta olmak Ăźzere, Avrupa BirliÄ&#x;i Ăźlkelerinde eÄ&#x;itimde ĂśzelleĹ&#x;tirme, harçlar ve “reformâ€? ad alt nda gĂźn-

deme gelen uygulamalara karĹ&#x; kitlesel gĂśsteriler, okul iĹ&#x;galleri gerçekleĹ&#x;tiriliyor. Bu eylemler yer yer, iĹ&#x;çi ve emekçilerin karĹ&#x; karĹ&#x; ya ol-

duklar ortak sorunlar temelinde birleĹ&#x;ik hareketi de gĂźndeme getiriyor. Toplumsal haf zada canl l Ä&#x; n koruyan dĂźnya çap ndaki ’68 hareketi, farkl renk, ton ve biçimlerde sosyal haklar n savunulmas temelinde bugĂźn yeniden mi uç veriyor? Nisan ay içerisinde; Fransa, Almanya, Ä°talya, Kanada, Peru, Ĺžili, Ekvator, Kolombiya ve LĂźbnan’da irili ufakl ĂśÄ&#x;renci eylemleri gerçekleĹ&#x;ti. Bu eylemlerin çoÄ&#x;u, fiili olarak ĂśÄ&#x;rencilerin varolan haklar n n ellerinden al nmas Ăźzerine geliĹ&#x;iyor. “Kendilerini bekleyen tehlike karĹ&#x;snda bir savun-

ma refleksiâ€? de denilebilir. Bu refleks bir sĂźre sonra, eylemler içerisinde piĹ&#x;ip, sistemden beklentilerin ortadan kalkt Ä&#x; ve yeni bir toplumsal sistem aray Ĺ&#x; n n Ăśne geçtiÄ&#x;i bir hareketin geliĹ&#x;imine de kaynakl k edebilir.

İki ßlkeyi besleyen gÜçmenler  GÜçmen emekçilerin ßzerinden ortaya ç›kan pazar bßyßk emperyalist tekellere devasa boyutta girdiler sa¤l›yor.

Farkl k talarda benzer talepler Peru’nun baĹ&#x;kenti Lima’da, 5 Nisan gĂźnĂź Ăźniversite ĂśÄ&#x;rencileri Japon ElçiliÄ&#x;i ĂśnĂźnde eski baĹ&#x;kan Alberto Fujimori’yi protesto eden bir gĂśsteri dĂźzenlediler. devam 8. sf’da

1 Mays’a dair...

Yaanacak

DĂźnya Bir halka daha geçirmek istiyorlar boynumuza... Avrupa BirliÄ&#x;i Anayasas tart Ĺ&#x;malar bĂźtĂźn hararetiyle devam ediyor. Anayasan n Ăźzerine oturduÄ&#x;u zemin “evetâ€? “hayrâ€? karĹ&#x; tl Ä&#x; nda somutlaĹ&#x;m Ĺ&#x; durumda. AB Anayasas , emperyalist bloklar aras çeliĹ&#x;kinin, s n flar aras çat Ĺ&#x;man n ortaya ç kard Ä&#x; kurumsallaĹ&#x;ma giriĹ&#x;imlerinden birisidir. Devletler ve yasalar ĂźstĂź olarak gĂśsterilmeye çal Ĺ&#x; lan, emperyalist sermayenin bugĂźnkĂź istem ve ihtiyaçlar n gĂźvence alt na alman n Ăśtesine geçmeyen bir Ĺ&#x;eydir.

Gßç merkezileĹ&#x;mesi Emperyalist gßç ve egemenlik iliĹ&#x;kilerindeki çat Ĺ&#x;malar n yoÄ&#x;unlaĹ&#x;t Ä&#x; bir kesitteyiz. AB emperyalistleri, kendi hareket yeteneklerini bĂźyĂźten bir gßç merkezileĹ&#x;mesine bugĂźn her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyorlar. (Devam ßçßncĂź sayfada)

AB Ăźlkelerinde, iĹ&#x;çi s n f ve emekçiler bu 1 Mays’a yoÄ&#x;un hak gasplar ve yeni sosyal sald r politikalar ile girdi. Fakat sendikalar emeÄ&#x;in gĂźnĂźnde, bu sald r dalgas na yan t olabilecek kitlesellik ve militanl Ä&#x; n saÄ&#x;lanmas için çaba gĂśsterme-

di. Sald r lar n kapsam ve derinliÄ&#x;i art k karnaval havas yla geçiĹ&#x;tirilemeyecek kadar keskin yaĹ&#x;an yor. DĂśvĂźĹ&#x;ken bir direniĹ&#x; hatt yakalanmad Ä&#x; sĂźrece yoksullaĹ&#x;ma ve ĂśzgĂźrlĂźk yoksunluÄ&#x;u artacak. Daha gerilere gideceÄ&#x;iz. O halde ileriye...

GÜçmenlerin, bulunduklar Ăźlkede ucuz iĹ&#x;gĂźcĂź olarak kullan lmas ve aÄ&#x; r iĹ&#x;lerin yap lmas nda ilk s rada olduÄ&#x;u bilinen bir gerçek. ÇoÄ&#x;u hizmet sektĂśrĂź, konfeksiyon, inĹ&#x;aat ve aÄ&#x; r sanayi gibi iĹ&#x;lerde kĂślece çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar n n tutsaÄ&#x; durumundalar. Vas fs z iĹ&#x;gĂźcĂźnĂźn yeterli olduÄ&#x;u hemen bĂźtĂźn yan sanayi, gÜçmen emekçilerin s rt nda yĂźkseliyor. Buralarda aç Ä&#x;a ç kan sermaye ak Ĺ&#x;kanl Ä&#x; , içinde bulunulan Ăźlke tekellerinin beslenme kaynaklar ndan birisi niteliÄ&#x;inde. GÜçmen emekçilerin Ăźzerinden ortaya ç kan pazar bĂźyĂźk emperyalist tekellere devasa

boyutta girdiler saÄ&#x;l yor.

Para transferleri GÜçmen isçilerin konumunun bununla s n rl olmad Ä&#x; , kendi Ăźlkelerinin bĂźyĂźk sermaye kaynaklar ndan biri haline geldiÄ&#x;i, resmi rakamlarla da aç Ä&#x;a ç k yor. Bunun Ăśnemli ayaklar ndan birisini para transferleri oluĹ&#x;turuyor. DĂźnya Bankas taraf ndan yay nlanan verilere gĂśre, 2004 y l nda gÜçmenlerin Ăźlkelerine para transferinin tutar 126 milyar dolar geçmiĹ&#x;. GÜçmenlerin, geldikleri Ăźlkelerdeki aileleri ve yak nlar aras nda bir baÄ&#x; arac olan para

transferleri, kalk nma ekonomisinin temel kaynaklar ndan biri durumunda. Son y llarda kat kat artan Ăśzel para transferleri, TĂźrkiye ve Afrika Ăźlkelerine doÄ&#x;ru bĂźyĂźk art Ĺ&#x; gĂśsterir duruma geldi. DĂśviz girdisinin, ekonomik alanda yaratt Ä&#x; hareketliliÄ&#x;i iyi bilen Tayyip ErdoÄ&#x;an’ n ‘yurtdĹ&#x;ndaki vatandaĹ&#x;lardan dĂśviz desteÄ&#x;i’ çaÄ&#x;r s boĹ&#x;una deÄ&#x;ildi. Yine Senegal Finans BakanlÄ&#x;’n n yapt Ä&#x; aç klamalarda; 1999 ile 2003 aras nda sĂśz konusu Ăśzel para transferinin beĹ&#x;e katlanarak 360 milyon euro’ya ulaĹ&#x;t Ä&#x; belirtildi. GÜçmenlerin Western Union, banka, postane ve mikro finans kuruluĹ&#x;lar Ăźzerinden kendi Ăźlkelerine para transferinin aç Ä&#x;a ç kard Ä&#x; tablo, içerisinde yaĹ&#x;ad Ä&#x; m z sistemin yap s n ele verir nitelikte. Bu transferler s ras nda, yĂźzde 17 ila 30 aras nda deÄ&#x;iĹ&#x;en kar pay -kesintiler, az gelirli gÜçmenleri bĂźyĂźk oranda zorlarken, emperyalist finans tekellerine muazzam miktarlarda kar saÄ&#x;l yor.

Kapanma hali? GÜçmen iĹ&#x;çi ve emekçiler, kopup geldikleri topraklardan devam 5.sf’da


Yaanacak

DĂźnya 2



O

K

U

R

K

T

U

P

L

A

R

I

 Saçlar›ma iyice yap›t› ve b›rakmad›. Çocuklar›m yan›mdayd›lar. Çok korktular ve a¤lamaya balad›lar.

YapamayacaÄ&#x; n Ĺ&#x;eylerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme.

*** Bu say m zda, oldukça yak c bir gĂźndemi sayfalar m za taĹ&#x; d k: Avrupa BirliÄ&#x;i Anayasas. AB emperyalistlerinin, baĹ&#x;ta ABD olmak Ăźzere rakiplerine karĹ&#x; gßç yoÄ&#x;unlaĹ&#x;t rma ve hegemonyalar n gßçlendirme savaĹ&#x; nda att klar en Ăśnemli ad mlardan biri anlam na geliyor bu Anayasa. Emperyalistler aras bir dalaĹ&#x;mayla da s n rl kalm yor, iĹ&#x;çi s n f ve emekçi halklar için çok Ăśnemli hĂźkĂźmler taĹ&#x; yor. Zaten emekçileri ezme ve sĂśmĂźrme Ăźzerinden yĂźkseliyor sermaye birikimleri ve birbirleri karĹ&#x; s ndaki pozisyonlar bunun Ăźzerinden Ĺ&#x;ekilleniyor. Anayasa’n n hĂźkĂźmleri o kadar geniĹ&#x; bir yelpazeye yay l yor ve biz emekçileri ilgilendiren o kadar fazla yan var ki, bir yaz da bunlar anlatmak mĂźmkĂźn deÄ&#x;ildi. Bu nedenle, geçen say m zda açacaÄ&#x; m z duyurduÄ&#x;umuz “Avrupa BirliÄ&#x;i Dosyasâ€? n n ilk bĂślĂźmĂźnĂź, Anayasa’ya ay rmay uygun gĂśrdĂźk. Konunun ve sald r n n- kapsaml oluĹ&#x;u, ne kadar sĂźzmeye ve k sa tutmaya çal Ĺ&#x;sak da uzunca bir yaz yazmak durumunda b rakt bizi. Ayd nlat c olmas n diliyoruz...

Hatalar›n›zdan ders ç›karmak ak›ll›ca bireydir. Bakalar›n›n hatalar›ndan ders ç›karmak daha ak›ll›ca bireydir.

*** GÜçmen emekçilerin son zamanlarda yaĹ&#x;ad Ä&#x; en Ăśnemli sorunlardan birine yer verdik “Hukukâ€? kĂśĹ&#x;emizde. Avukat GĂźlĹ&#x;en Çelebi, yaklaĹ&#x; k 50 bin kiĹ&#x;iyi ilgilendiren â€œĂ‡ifte vatandaĹ&#x;lkâ€? konusunu iĹ&#x;ledi. Daha geniĹ&#x; bilgiye ihtiyaç duyan okurlar m z n Av. Çelebi’yi arayarak sorular n iletebileceklerini bir kez daha hat rlatal m. “TĂźrkiye’den mektup varâ€? koĹ&#x;emizin bu ayki konuÄ&#x;u, Milliyet Gazetesi yazarlar ndan Ece Temelkuran. Yaz s n bizimle de paylaĹ&#x;t Ä&#x; için kendisine teĹ&#x;ekkĂźr ediyoruz.

Gßçlß olan, zay›f yan›n› herkesten iyi bilendir. Daha gßçlß olan, zay›f yan›na hßkmedebilendir.

*** Gazetemizin en beÄ&#x;enilen sayfalar ndan birisi, Kadn sayfas . Bu sayfam z, okurlar taraf ndan en çok beslenen sayfam z. YaĹ&#x;am içeriden ve birçok yĂśnĂźyle kucaklayabildiÄ&#x;imiz sayfalar, hakl olarak beÄ&#x;eni kazan yor. TĂźm genç okurlar m z Gençlik sayfas na, mizah duygusu geliĹ&#x;kin tĂźm okurlar m z Mizah sayfas na ve gazetemizi eline alan herkesi Mektup sayfas na davet ediyoruz. YaĹ&#x;am paylaĹ&#x;t kça geliĹ&#x;ecek, yaĹ&#x;anm Ĺ&#x;l klar ortaklaĹ&#x;t rd kça zenginleĹ&#x;ecek ve bĂźyĂźyeceÄ&#x;iz... Haziran say m zda buluĹ&#x;mak Ăźzere...

Sorun ne kadar derine dßtߤßn de¤il, dßtßkten sonra nereye z›playaca¤›nd›r.

Mutluluk... mutlu musun, mutlu muyuz?  Bizim mutlu olmam›z›n tek koulu vard›r: Mutsuz dßnyaya kar›, mutlu bir dßnya kurma çabas› ve u¤ra› içerisinde olmak...

Mutluluk... Nereden ç kt bunca iĹ&#x;in içinde? Ĺžimdi zaman m ? Sahibi var m d r? GĂśrĂźlen o ki mutluluk ne ucuz ne de kolay bir Ĺ&#x;ey. Her taraf m z saran bunca mutsuzluÄ&#x;un içinde kim mutluluÄ&#x;u verir bize? Babas kimdir bunlar n, kimler elinde tutuyor, mutsuzluk bir kader midir? Hani, var m d r mutlu insan bana gĂśstersenize yaĹ&#x;ad Ä&#x; m z bugĂźnkĂź çirkin dĂźnyada?..

E

“Pis TĂźrkler defolun!â€?

EditĂśrden

Merhaba, Yeni say m z n çal Ĺ&#x;malar n , 1 Mays’ n yoÄ&#x;un ama bir o kadar da heyecan verici haz rl klar içerisinde yapt k. TĂźm dĂźnya iĹ&#x;çi s n f ve emekçi halklar n n (Ăśzellikle s n f bilincini alm Ĺ&#x; olanlar n) gĂśzĂź kulaÄ&#x; nas l bu Ăśzel gĂźndeyse, biz de tĂźm YaĹ&#x;anacak DĂźnya çal Ĺ&#x;anlar olarak 1 May s ruhundan ald k enerjimizi. Ve 1 Mayis gĂźnĂź, pankart m zla birlikte alandayd k. Birbirlerinden farkl dilleri konuĹ&#x;tuklar halde birlik, mĂźcadele ve dayan Ĺ&#x;ma gĂźnĂźnde birlikte olan farkl uluslardan emekçilerle birlikteydik. Uzunca bir sĂźredir manĹ&#x;etlerimizde, baĹ&#x;yaz lar m zda iĹ&#x;lediÄ&#x;imiz taleplerimizi Ăśne ç kard k. “Saldr paketleri durdurulsun!â€?, “Agenda 2010’a hayr!â€?, bunlardan baz lar yd . Geçen seneye gĂśre1 May s’a kat l m artm Ĺ&#x; ve kortejlerdeki canl l k yĂźkselmiĹ&#x; olsa da bu, sald r dalgas n karĹ&#x; layabilecek dĂźzeyde deÄ&#x;ildi ne yaz k ki... Burjuvazinin arka arkaya yapt Ä&#x; keskin hamleler karĹ&#x; s nda oluĹ&#x;an tepki birkimi, yeterince ortaya konulam yor ya da doÄ&#x;ru kanallara akm yor... 16. say m z n ç k Ĺ&#x; n , 1 May s haberlerini verebilmek için iki gĂźn geciktirdik. 1 May s haberlerini vermek “olmazsa olmazâ€?d YaĹ&#x;anacak DĂźnya için.

MutsuzluÄ&#x;un fark nda olmayan birinin kendini mutlu saymas gayet normal ve doÄ&#x;ald r. ÇßnkĂź ona kßçßk mutluluklar yetiyor demektir.

M

KoĹ&#x;ullardan baÄ&#x; ms z m d r? Ä°Ĺ&#x;sizlik, yokluk, kan, ĂślĂźm, gĂśzyaĹ&#x; , gurbet, hasretlik, say say bitmez. Ya da mutluluk bunlardan

baÄ&#x; ms z bir Ĺ&#x;ey midir acaba? Slogan m z, “mutluluk!â€?; bĂźtĂźn uÄ&#x;raĹ&#x; va çabalar hep bunun içindir. “Ama kimin mutluluÄ&#x;uâ€? diye sorarsak, elbette ki bĂźtĂźn dĂźnya halklar n n. Peki nas l? Mutluluk; iyi bir eĹ&#x;le beraber mi olmak, araba ve dĂźkkan sahibi mi olmak, say l bir sanatç m olmak, kariyer mi yapmak yada kolay ve temiz, ayn zamanda paral bir iĹ&#x;te çal Ĺ&#x; yor

olmak m ? Bunlar n hepsini tek bir kiĹ&#x;ide toplasak bile, bana gĂśre bunlar, Ĺ&#x;u mutsuzluk dĂźnyas nda kßçßk kßçßk ve geçici birer sevinçten Ăśte bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;ildir. Birileri tĂźm bunlar mutluluk olarak bize sunuyor olsa da, bana gĂśre ancak ve ancak mutsuzluk Ăźzerine kurulu olan bu dĂźnyam z içinde bunlar gĂśz boyamadan Ăśte birĹ&#x;ey deÄ&#x;ildir. MutluluÄ&#x;u kendilerine, mutsuzluÄ&#x;u bize lay k gĂśren bugĂźnkĂź dĂźnyan n efendileri ve sahipleri kapitalistlerdir. BĂźtĂźn bu mutsuzluklar onlar n mutluluÄ&#x;u içindir. Bizlere tek tek sunulan “mutluluklarâ€?, bu çark n dĂśnmesi içindir. Bizim mutlu olmam z n tek bir koĹ&#x;ulu vard r: Mutsuz dĂźnyaya karĹ&#x; mutlu bir dĂźnya kurma çabas ve uÄ&#x;raĹ&#x; içinde olmak... Onun için mutsuzluk dĂźnyas nda kßçßk kßçßk mutluluklar bizi aldatmas n. Biz insanlar n istekleri s n rs zd r. Bunun karĹ&#x; s nda s n rl bir mutluluk mĂźmkĂźn mĂźdĂźr? Mutsuzlukla amans z bir mĂźcadeleye giren kiĹ&#x;i, mutlu olma hakk n kendinde gĂśrebilir ancak. Unutmamak gerekiyor ki bireylerin mutluluÄ&#x;u, toplumlar n mutlu olmas na baÄ&#x;l d r. Mutlu bir dĂźnyada buluĹ&#x;mak Ăźzere... KĂśln’den YD okuru.

Merhaba arkadaĹ&#x;lar, Bir akrabam n day s ĂślmĂźĹ&#x;tĂź. Onlar n yan na baĹ&#x;saÄ&#x;l Ä&#x; na gitmiĹ&#x;tim. Biraz oturdum. Eve yolcu etmek için beni duraÄ&#x;a kadar gĂśtĂźrdĂźler. Tramvay gelene kadar kendi aram zda konuĹ&#x;maya devam ettik. Bir Alman kad n yan m za doÄ&#x;ru gelerek aÄ&#x;z m za Ăśkenmeye ve taklidimizi yapmaya baĹ&#x;lad . Ald r Ĺ&#x; etmeyip konuĹ&#x;mam za devam ettik.Daha çok yan m za doÄ&#x;ru yaklaĹ&#x;arak konuĹ&#x;mam z taklide devam etti. ArkadaĹ&#x; m “sen ne diyorsun?â€?diyerek yan na yaklaĹ&#x;t . Alman kad n hiç oral olmadan taklitlerle beraber, “Pis TĂźrkler defolun TĂźrkiye’nize gidin!â€? diyerek ses tonunu yĂźk-

seltiyordu. â€œĂ‡ek git!â€? dememize tepki olarak daha deÄ&#x;iĹ&#x;ik hakaretlerde bulundu. ArkadaĹ&#x; m n art k can na tak etti. “Sen defol domuz, kĂśpek!â€? demesiyle birlikte Ăźzerimize yĂźrĂźdĂź. Orada aralar na girdim. ArkadaĹ&#x; m polis çaÄ&#x; racaÄ&#x; n sĂśylerek oradan uzaklaĹ&#x; nca ben yaln z kald m.

Hiç kimse yard m etmedi Kad n Ăźzerime doÄ&#x;ru yĂźrĂźdĂź ve saçlar mdan tuttu. BaÄ&#x; rarak saçlar m b rakmas n istedim. Saçlar ma iyice yap Ĺ&#x;t ve b rakmad . Çocuklar m yan mda çok korktular ve aÄ&#x;lamaya baĹ&#x;lad lar. Durakta birkaç insan olmas na raÄ&#x;men hiç kimse mĂźda-

hale etmedi. Tranmvay gelince Alman kad n binip gitti. Ben ve çocuklar m çok korktuÄ&#x;umuzdan dolay diÄ&#x;er tramvay n gelmesini bekledik. Ben bu durum karĹ&#x; s nda çok ĂźzĂźldĂźm. Ama kendim için deÄ&#x;il, çocuklar m için. Onlar n bu kadar etkilenmesine ĂźzĂźldĂźm. 2 ya-

Ĺ&#x;ndaki oÄ&#x;lum, olay s ras nda çok korktu ve sĂźrekli aÄ&#x;lad . 4 yaĹ&#x;ndaki oÄ&#x;lum ise, eve gelene kadar “O kadn benim annemi nasl dĂśvebilir? Benim annemi kimse dĂśvemez. Ben de o kadn dĂśveceÄ&#x;im!â€? deyip durdu. Hala da konu aç l nca bunlar sĂśylĂźyor. KĂśln’den Vildan

Merhaba sevgili arkadaĹ&#x;lar YaĹ&#x;anacak DĂźnya gazetesi dĂźzenli olarak elime geçiyor. DiÄ&#x;er sayfalar da beÄ&#x;enmeme raÄ&#x;men, KĂźltĂźr-sanat sayfas n çok beÄ&#x;endiÄ&#x;imi sĂśylemeliyim. Hangi arkadaĹ&#x; ya da arkadaĹ&#x;lar dĂźzenliyorlarsa ellerine saÄ&#x;l k. BeÄ&#x;enmemin nedenleri Ăźzerine dĂźĹ&#x;ĂźndĂźm uzun bir sĂźre. Vard Ä&#x; m sonuç Ĺ&#x;u: Pekçok dergi ve gazete takip ediyorum. Genel olarak sanata yaklaĹ&#x; mlar nda bir tekdĂźzelik ve geleneksel olan aĹ&#x;amayan Ĺ&#x;eyler var. Ă–zellikle bunun “Halk Edebiyat’ndan seçkilerâ€? olarak sunulmas , beraberinde s Ä&#x;laĹ&#x;may da getiriyor. Oysa benim sanata yaklaĹ&#x; m m farkl . Sanat “miras ve redâ€? Ăźzerinden Ĺ&#x;ekillendirmeye çal Ĺ&#x;mak, bunu yaparken de dikkatli olmak gerek. GeleceÄ&#x;imizin sanat anlay Ĺ&#x; n n oturabilmesi için, burjuvazinin yaratt Ä&#x; iyi Ĺ&#x;eyleri al p geliĹ&#x;tirmek

ve kĂśtĂź olanlar reddetmek gerekir diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. BaĹ&#x;ka bir ifadeyle sanat, insan tarihinin ve emeÄ&#x;inin ortak kĂźltĂźrĂź

yaz . Bu yaz çok ilgimi çekmiĹ&#x;ti. Ve Ĺ&#x;unu farkettim; fark nda olmadan birçok Ĺ&#x;eye karĹ&#x; Ăśn yarg lar m oluĹ&#x;muĹ&#x;! Heavy Me-

olarak ele al nmal . Ä°Ĺ&#x;te YaĹ&#x;anacak DĂźnya’n n KĂźltĂźr-sanat sayfas nda bu, en gĂźzel Ăśrnekleriyle yans t l yor. Ă–rneÄ&#x;in Heavy Metal’e iliĹ&#x;kin

tal’i hiç sempatik bulmazd m. Bu, mĂźzik zevkinden ziyade, burjuva kĂźltĂźrĂźnĂźn uzant s olarak gĂśrmemden, daha doÄ&#x;rusu Ăśyle bilmemden kaynakla-

Dostlar olmal insann DostlarĹ olmalĹ insanĹn, Aynen gemilerin, limanlarĹ gibi. Zaman zaman u¤radŤĹn, yßkßnß boalttŤĹn, dalgalar dininceye kadar, bekledi¤in, koynunda. Sonra açĹk denizlere u¤urlamalĹ seni, geri dÜnece¤in gßnß bekleme umuduyla. Bazen, rßzgara o açmalĹ yelkenini, yana¤Ĺna konan bir Üpßcߤßn cokusuyla, halatlarĹnĹ çÜzmeli, seni çok ama çok Üzlemeli.

DostlarÄą olmalÄą insanÄąn; ermi, bilge, hayatÄą ezbere okuyabilen. Dßßnmediklerini dßßndĂźren, seni bir cambaz ipinde, gĂźvende tutabilen, gerekti¤inde senin için atei yutabilen, yolunu ĹĹtan ustan olmalÄą. ďŹ ekillendirmeyi, ܤretmeli hayatÄąn çÜmle¤ini. Sana vermeli so¤uk bir kĹ gĂźnĂźnde Ăźzerindeki tek gĂśmle¤ini...

GĂźzel dost’a!.. YaĹ&#x;ar Serdar Aktar’a... Çocuktum... Ufac k dĂźnyas olan hĂźkĂźmdars z Ăźlkelerim vard . AÄ&#x;lard m; aÄ&#x;lay nca ay planmazd m çocuktum çßnkĂź. Oyuncak bebeklerim olmad hiç, komĹ&#x;u çocuklar n nki de. Yoksul çocuklard k; aÄ&#x;lamaya erken yaĹ&#x;ta al Ĺ&#x;t r lmas gereken. Ufac k ellerimizle biçmek için uzand Ä&#x; m z kurumuĹ&#x; buÄ&#x;day saplar , kuruyan çocukluÄ&#x;umuzun aynas oluverirdi. Sonralar ac içinde de olsa birazc k mutluluÄ&#x;u bulduÄ&#x;umuz o ufac k dĂźnyam z bĂźyĂźdĂź, kendi cĂźssesinden korkan

bir dev oluverdi. Kimi zaman daÄ&#x; ld , parçaland . Ve dostum, daÄ&#x; lan o k r nt lar birer ac ve sevinç gezegenine dĂśnĂźĹ&#x;tĂźler. Ben bĂźyĂźyen o yoksul çocuk; sevinç gezegenlerime çiçek, ac gezegenlerime ise hĂźzĂźn ektim. Ve yĂźreÄ&#x;imde sevgi, dostluk, aĹ&#x;k ad na ne kalm Ĺ&#x;sa; en kßçßk zerresine birer dostumu hapsettim. Can dostum, ben bu sat rlar karalarken sen yoksun... En kĂśtĂźsĂź, okuduktan sonra edebiyat parçalad Ä&#x; ma dair eleĹ&#x;tiriler yapmayacaks n. Rahat uyu... Yasemin XmoÄ&#x;lu

n yordu. Oysa o yaz hiç de Ăśyle sĂśylemiyor! Elbette ki hemencecik bir sempati geliĹ&#x;medi Heavy Metal’e karĹ&#x; ... Fakat benim için as l Ăśnemli olan, bilgisizliÄ&#x;imden doÄ&#x;an Ăśn yarg lar m n k r lm Ĺ&#x; olmas . Blues’e iliĹ&#x;kin yaz y okuduÄ&#x;umda da ayn Ĺ&#x;eyleri yaĹ&#x;ad m. Ki zamanla ona olan sempatim geliĹ&#x;ti! Yani k sacas sanat ; yaĹ&#x;an lan çaÄ&#x; n, toplumsal iliĹ&#x;ki ve Ăźretim aĹ&#x;amalar n n estetize edilmiĹ&#x; yans mas olarak gĂśrmek laz m. Miras geliĹ&#x;tirme ve reddetme iliĹ&#x;kisini doÄ&#x;ru kurarak geleceÄ&#x;imizin sanat na Ĺ&#x; k tutabiliriz. YaĹ&#x;anacak DĂźnya’ya harcad Ä&#x; çabalardan ve bana katt klar ndan dolay teĹ&#x;ekkĂźr ediyor, hepinizi sevgiyle kucakl yorum. Devrim TĂźrkmen F tipi Cezaevi/ Ä°zmir

Katk sunal m Merhaba YaĹ&#x;anacak DĂźnya çalĹ&#x;anlar ve okurlar. Bu mektubu ilk say larda yazmam gerekirdi, ama buna “baĹ&#x;langçâ€? diyelim. Ä°lk say dan itibaren gĂśrdĂźÄ&#x;Ăźm kadar ile o ilklerin acemiliÄ&#x;ini baĹ&#x; ndan atan ve geleceÄ&#x;e emin ad mlarla ilerleyen bir gazete çizgisinin yakaland Ä&#x; n sĂśyleyebilirim. Yeri gelmiĹ&#x;ken, kßçßk hatalar n da olduÄ&#x;unu, ama bunun gazetenin içeriÄ&#x;inde ve ilerle-

mesinde olumsuz rol oynamad Ä&#x; n da belirteyim. Hepimiz biliyoruz ki, bu gazetenin, hepimizin birĹ&#x;eyler katarak ilerlediÄ&#x;i ve geniĹ&#x;lediÄ&#x;i, kitlelerin sesini kitlelerin aÄ&#x;z ndan ald Ä&#x; bir yay n çizgisi var. Sonuçta bizi; iĹ&#x;çi ve emekçileri anlatt Ä&#x; için biz de bu gazetede var z!.. O zaman elimizden gelen her tĂźrlĂź katk y sunmaya Ĺ&#x;imdiden baĹ&#x;alayal m. Ergin BaĹ&#x;ar

Ä°nternet’te buluĹ&#x;tuk Selam YaĹ&#x;anacak DĂźnya’ya! Selam YaĹ&#x;anacak DĂźnya’ya can verenlere! Selam yĂźreÄ&#x;i yaĹ&#x;anacak dĂźnya için atanlara... Bundan bir y l Ăśnce, YaĹ&#x;anacak DĂźnya gazetesinin ilk say s n , tesadĂźfi bir karĹ&#x; laĹ&#x;ma sonucu ald Ä&#x; m hat rl yorum. Çok beÄ&#x;enmiĹ&#x;tim. Ancak o say dan sonra elime geçmedi. Bu biraz da benim tembelliÄ&#x;imden olsa gerek. Çok begendiÄ&#x;im bir yay n aray p sormam gerekirdi. YaĹ&#x;anacak DĂźnya’y internet

sayfas nda tekrar gĂśrĂźnce çok sevindim. Her ne kadar gazete sayfalar n çevirmek kadar gĂźzel olmasa da ekrandan okumak, sanki gazete sayfalar n çevirir gibi zevkle okuyorum tĂźm konular . MĂźkemmel bir sayfa dĂźzeni yap lm Ĺ&#x;. Kutluyorum YaĹ&#x;anacak DĂźnya’ya al nterini katanlar . DĂźnya iĹ&#x;çi s n f n n mĂźcadele gĂźnĂź 1 Mays kutlu olsun! HoĹ&#x;çakal n. Erdem

Yaanacak

DĂźnya

AYLIK GAZETE

Der Verein interkulturelle Wissenaustausch (Inter-Wissen e.V.) derne¤inin deste¤i ile ç›kmaktad›r. Merkez Bßro: Lasallestr.54¡ 51065 KÜln Telefon: +49-(0)221-57 92 234 - 35 ¡ Telefaks: +49-(0)221-57 92 236 ‚nternet adresimiz: www.yasanacakdunya.net e-Mail: info@yasanacakdunya.net Paris irtibat: Tel.: +33 (0) 618 07 86 18 ¡ e-mail: pydunya@hotmail.com Berlin irtibat: ydberlin@yahoo.com ¡ ‚sviçre irtibat: ydisviçre@yahoo.com Deutsche Bank ¡ Konto Nr.: 343 34 55 ¡ BLZ 370 700 24 ¡ IBAN: DE31 3707 0024 0343 3455 00


Yaanacak

G Ä°skoçlar, Ä°ngilizlerin gÜçmenlerine talip Ä°skoçya, Ä°ngiltere’nin ‘kriterlerine uymadÄ&#x;’ gerekçesiyle reddettiÄ&#x;i gÜçmenlerin bir bĂślĂźmĂźne talip oldu. Ä°skoçya İçiĹ&#x;leri Bakan Jack McConnell, konuyla ilgili olarak Ä°ngiltere hĂźkĂźmetiyle gĂśrĂźĹ&#x;tĂźklerini, seçim sonras nda daha somut ad mlar at labileceÄ&#x;ini bildirdi. Ä°ngiltere, son y llarda Ăśzellikle teknik Ăśzelliklere sahip yabanc gÜçmenlere kap lar n açarken, niteliksiz olanlar için sert kurallar uyguluyor. Ä°skoçya’n n bu "niteliksiz" gÜçmenlere neden talip olduÄ&#x;u ĂśnĂźmĂźzdeki gĂźnlerde aç Ä&#x;a ç kacak.

Ä°ngiltere seçime haz rlan yor Ä°ngiltere’de seçim tarihinin 5 Mays olarak belirlenmesiyle birlikte, partiler yoÄ&#x;un bir seçim kampanyas sĂźrdĂźrĂźyor. Son zamanlarda yap lan dĂśrt kamuoyu yoklamas na gĂśre Ä°Ĺ&#x;çi Partisi, yĂźzde 2 ile 5 farkla Muhafazakar Parti’nin ĂśnĂźnde bulunuyor. Liberal Demokratlar’ n da Muhafazakarlar’ n 10 ila 16 puan gerisinden geldikleri ifade ediliyor. Ä°ngiltere Maliye Bakan Gordon Brown, Londra’da kampanya konuĹ&#x;mas yaparak Ä°ngiltere’nin ekonomik geleceÄ&#x;ini anlatacak. Muhafazakar Parti’nin lideri Michael Howard ise, Ăśnceliklerinin daha fazla polis, daha az vergi, daha temiz hastaneler ve daha fazla okul disiplini saÄ&#x;lamak olduÄ&#x;unu sĂśyledi.

Fransa’da saÄ&#x;l k skandal ! Fransa’da her beĹ&#x; hastaneden birisi kara listeye alnd . Le Point (Nokta) dergisinin yapt Ä&#x; ankete gĂśre; 800 bin insan n y lda bir kez muayene için gittiÄ&#x;i hastanelerde, enfeksiyon kapt klar ortaya ç kt . Y lda ortalama 4 bin 200 kiĹ&#x;i, enfeksiyondan bu hastanelerde yaĹ&#x;am n yitirdi. Hastanelerde yaĹ&#x;am n yitirenlerin ezici çoÄ&#x;unluÄ&#x;unun, ameliyat sonras kapt klar mikrobik hastal klardan ĂśldĂźÄ&#x;Ăź tespit edildi. 1986’da mikroplu kanlar n sat lmas yla binlerce insanda virĂźs vakas ortaya ç kt . 2003’te 15 bin 900 kiĹ&#x;i s caktan ĂśldĂź. Fransa devleti çeĹ&#x;itli dĂśnemlerde skandallarla yĂźz yĂźze kald . Bu son skandalda da su yĂźzĂźne ç kan devletin sorumsuzluÄ&#x;u, tĂźm dikkatleri yaĹ&#x;anan saÄ&#x;l k sorununa çevirdi. SaÄ&#x;l k kuruluĹ&#x;lar devleti kamu hastanelerini ihmalkarl kla suçlay p, suç duyurusuna haz rlan yor.

Ăœ

N

D

E

3 DĂźnya

M

Avrupa ve DĂźnya’da 1 May s Fransa genelinde 130 ayr noktada yap lan 1 Mays gĂśsterilerine 29 Mays’ta yap lacak olan Avrupa Anayasas referandumu damgas n vurdu. “AB anayasas’na hayrâ€? talebinin Ăśne ç kt Ä&#x; gĂśsterilerde bĂźyĂźyen iĹ&#x;sizliÄ&#x;e tepki, 35 saatlik çal Ĺ&#x;ma sĂźresinin savunulmas , izin gĂźnlerinde k s tlanmaya gidilmesine karĹ&#x; talepler hayk r ld . Paris’te 50 bin kiĹ&#x;iyle gerçekleĹ&#x;en gĂśsterilerde sendikalar n parçal duruĹ&#x;u vard . RĂŠpublique Meydan’nda baĹ&#x;layan yĂźrĂźyĂźĹ&#x; Nation’da bitirildi. CGT, FSU, UNSA ve Solidaire’in etkin kat l m n n olduÄ&#x;u gĂśsteride, Liselilerin eylemlerdeki kitlesellikte olmasa da dinamikliÄ&#x;i gĂśze çarpt . Srilanka, Togo, Filistin, TĂźrkiye ve KĂźrdistan’l gÜçmenler kortejleriyle gĂśsterilere kat ld . Frans zca olarak yaz lm Ĺ&#x; “EÄ&#x;itimde, saÄ&#x;lkta, ulaĹ&#x;mda ĂśzelleĹ&#x;tirmeye, iĹ&#x;sizliÄ&#x;e, sosyal ykma, rkçlÄ&#x;a, AB Anayasas’na, emperyalist savaĹ&#x;a HAYIR! –TÄ°KBâ€? imzal yedi metrelik pankart n yĂźrĂźyĂźĹ&#x; gĂźzergah nda bir binaya as lmas yoÄ&#x;un ilgiyle karĹ&#x; land . *** Almanya’n n KĂśln kentinde 1 Mays yĂźrĂźyĂźĹ&#x;Ăź, yaklaĹ&#x; k 3 bin kiĹ&#x;inin kat l m yla gerçekleĹ&#x;ti. Kat l m n geçen seneye gĂśre, sald r paketlerinden dolay yĂźkseldiÄ&#x;i gĂśzlendi. Sendikalar n kat l m nere-

deyse sembolik dĂźzeydeydi. YĂźrĂźyĂźĹ&#x;te en canl kortejler, aÄ&#x; rl Ä&#x; n TĂźrkiyeli ve KĂźrdistanl’lar n oluĹ&#x;turduÄ&#x;u gÜçmenlerin kortejleriydi. YaĹ&#x;amevi ve YaĹ&#x;anacak DĂźnya da pankart açt . Berlin’de birkaç 1 May s kutlamas vard . Sendikalar n organize ettiÄ&#x;i yĂźrĂźyĂźĹ&#x;e kat l m oldukça dĂźĹ&#x;ĂźktĂź, 3-4 bin aras ndayd .

gruplar n Clerkenwell’de, Karl Marks KĂźtĂźphanesi ĂśnĂźnde toplanmas yla baĹ&#x;lad . Ä°ngiliz politik gruplar n kat l m dĂźĹ&#x;ĂźktĂź. Sendikalar n kat l m da geçen y llara gĂśre oldukça dĂźĹ&#x;ĂźktĂź. Bu y l da gÜçmenler, yĂźrĂźyĂźĹ&#x;e yoÄ&#x;un ilgiyle kat ld lar. Ă–zelikle KĂźrt, TĂźrk, Ä°ran, Colombiya ve Latin gruplar n n yoÄ&#x;un kat l m dikkat çekiciydi.

Ĺ&#x;i kat ld . GĂśsteride genel anlamda Berlusconi hĂźkĂźmetinin Irak savaĹ&#x; na verdiÄ&#x;i destek protesto edildi. *** Avusturya’n n baĹ&#x;kenti Viyana’da 10 binlerce kiĹ&#x;inin kat ld Ä&#x; 1 Mays’ta BaĹ&#x;bakan Wolfgang SchĂźssel’in politikalar protesto edilerek istifas istendi. *** KĂźba’n n baĹ&#x;kenti Havana’da gĂśsteriye 1 milyon insan k rm z tiĹ&#x;Ăśrtleriyle kat ld . ***

Ä°kincisi, ĂśÄ&#x;leden sonra Maocu ĂśrgĂźtlerin oluĹ&#x;turduÄ&#x;u birlik taraf ndan Krauzberg’de yap ld . Kat l m gene dĂźĹ&#x;ĂźktĂź. Bundan sonra da Krauzberg’de festival baĹ&#x;lad . Saat 22’den sonraysa, antifaĹ&#x;ist-otonom gruplarla polis aras nda ufak çapl arbedeler yaĹ&#x;and .

Devrimci Proleterya, Ä°ngilizce ve TĂźrkçe olarak, bildiri daÄ&#x; tt .

GĂźney Kore’nin Seul kentinde 1 Mays, 12 bin kiĹ&#x;inin katilimiyla geçekleĹ&#x;ti. GĂśsteri s ras nda polis ve eylemciler aras nda çat Ĺ&#x;ma ç kt , çok say da eylemci gĂśz alt na al nd . GĂźney Kore’de kĂźreselleĹ&#x;me ve çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar n n iyileĹ&#x;tirilmesi talepleri Ăśn plana ç kt . ***

*** Ä°spanya’n n baĹ&#x;kent Madrid’de Ăźlkenin bĂźtĂźn sendikalar n n k t ld Ä&#x; 1 Mays gĂśsterileri 50 bini aĹ&#x;k n kiĹ&#x;inin kat l m yla gerçekleĹ&#x;ti.

Philipinler’de 10 binlerce insan n kat ld Ä&#x; gĂśsteriler, militan bir Ĺ&#x;ekilde kutland çok say da gĂśsterici gĂśz alt na al nd . ***

*** *** 1 Mays Londra’da da yaklaĹ&#x; k 40 bin kiĹ&#x;inin kat l m yla coĹ&#x;kuyla kutland . YĂźrĂźyĂźĹ&#x;,

Ä°talya’n n baĹ&#x;kenti Roma’da yap lan gĂśsteriye 10 binlerce ki-

Moskova’da her 1 Mays’ta olduÄ&#x;u gibi bu y lda Lenin ve Stalin posterleriyle 60 bin kiĹ&#x;i yĂźrĂźdĂź.

Papa ĂśldĂź, Vatikan baki... Nisan ay boyunca tĂźm Avrupa’da nerdeyse tek bir konu konuĹ&#x;uldu ve yaz ld . Vatikan, Papa, Papalk seçimleri. 2 Nisan’da Ăślen ve cenazesine 4 milyon kiĹ&#x;inin kat ld Ä&#x; Papa II. John Paul, Polonya kilisesinden seçilmiĹ&#x;ti. Kapitalistlerin en çok Ăśne ç kard klar Papa olmas , Vatikan’ n dinsel bir “devletâ€?ten çok siyasi rolĂźnĂź gĂśstermesi aç s ndan ilginçtir. Avrupa Anayasas’na “Avrupa’nn dinsel kimliÄ&#x;i MuseviHristiyan’drâ€? ibaresi konmas n savunan, kad nlar n kĂźrtaj olma hakk n rededen vb. konularda muhafazakar tutumuyla Ăśne ç kan bir kiĹ&#x;iliktir. Yoksul Ăźlkelerinde sĂśmĂźrĂź, y k m, zulĂźm kurbanlar na “duaâ€? reçetesi Ăśnererek haklarla dalga geçer gibi tav r almas da, Vatikan’da oturanlar n kime hizmet ettiÄ&#x;ini gĂśsterir. Polonya uyruklu II John Paul, Polonya’da Leh Valesa yĂśnetiminde ki ayaklanmaya da, kilisenin desteÄ&#x;ini sunmaktan geri durmam Ĺ&#x;t r.

Vatikan’ n Sosyalist Blok’un din etkisiyle çÜzĂźlme ve daÄ&#x; lmas n n h zlanmas nda çok etkili tavr olmuĹ&#x;tur.

Vatikan ekonomik bir dev Vatikan Devleti, 1929’da İtalyan Hßkßmeti ile imzalanan ve 1947’de de yeni İtalyan Ana-

namayacak kadar bĂźyĂźktĂźr. Ă–yle ki Vatikan’ n sahip olduÄ&#x;u ekonomik gßç trilyon dolarlarla ifade ediliyor. Ä°nsanlar Ăźzerindeki etkisini ve dinsel hakimiyetini iktidar olman n gĂźcĂźyle birleĹ&#x;tiren ve bunu dĂźnyevi sorunlara karĹ&#x; siyasi etkileriyle iktidar na taĹ&#x; yan Vatikan, kapitalist sĂśmĂźrĂź sistemi-

Yeni Papa yaln zca Vatikan’dan sorumlu degil, dĂźnya iĹ&#x;lerinin çoÄ&#x;una da kafa yormak zorunda. Tabii ki spĂźkĂźlatif servetinin de yĂśnetimi sĂśzkonusu. Vatikan da iktidar savaĹ&#x;lar , yaln zca tanr erkini devam etmekten ibaret deÄ&#x;il, siyasal dengeler Ăźzerinde ki gizli aç k savaĹ&#x; d rda. ÇßnkĂź seçilen yaln zca ruhani gĂźcĂź olan bir din adam deÄ&#x;il, trilyonlarca dolar olarak hesapla(namayan)nan ekonomik gĂźcĂźn de baĹ&#x; na oturmak, bu da ĂśbĂźr dĂźnyadan çok bu dĂźnyan n hakimi olmak anlam na geliyor.

Vatikan n kirli elleri yasas’na geçirilen Lateran AntlaĹ&#x;mas ile kuruldu. 44 hektarlk Vatikan Ĺžehir Devleti’ nin baÄ&#x; ms zl Ä&#x; ve egemenliÄ&#x;i kabul edilmiĹ&#x;tir. S n rlar bir çizgi ile belirlenmiĹ&#x; Vatikan imparatorluÄ&#x;unun gĂźcĂź, serveti, iktidar yĂźzĂślçßmĂźyle k yasla-

ni, “dinin kutsallÄ&#x;, dokunulmazlÄ&#x; ve tartĹ&#x;lmazlÄ&#x;â€?n da siper edinerek insanlar n bilinmezcilik karĹ&#x; s nda ki duruĹ&#x;lar n ve ĂśbĂźr dĂźnya korkusuna dayal iktidar n , askeri kuvvetleri olmaks z n ayakta tutuyor.

Papal k seçimleri

YĂźzy lar boyunca sĂźrekli bu Ĺ&#x;ekilde yĂźrĂźtĂźlen Vatikan’ n kapal kap lar arkas nda sĂźrdĂźrdĂźÄ&#x;Ăź içiĹ&#x;leri; çesitli ayak oyunlar na, cinsel taciz skandallar na, cinayetlere de sahne olmuĹ&#x;tur. En çok da servetinin kaynaÄ&#x; ve aç Ä&#x;a ç kar lamayan, hep aklanan kuĹ&#x;kulu iliĹ&#x;kileri “Va-

Herkesi fiĹ&#x;liyorlar!

Almanya’da 1995 ylndan bu yana, soruĹ&#x;turmalarda polisin dinlediÄ&#x;i telefon say s n n yĂźzde 500 oran nda artt Ä&#x; aç kland . “Telekulakâ€? olarak adland r lan bu yĂśntemin yan s ra, belirli yerlere kamera (telegĂśz) konularak izleme uygulamas nda da yĂźksek oranda art Ĺ&#x; olmuĹ&#x;. Bunlarla da yetinmeyen poli-

sin, araçlara gizlice yerleĹ&#x;tirilen bir takip sistemiyle yap lan yer belirleme iĹ&#x;lemlerinin artmas Ăźzerine olay, Anayasa Mahkemesi’ne kadar gĂśtĂźrĂźldĂź. Ă–zellikle 11 EylĂźl sonras , peĹ&#x; peĹ&#x;e uygulamaya sokulan gĂźvenlik paketleri ile genel taramadan geçirilen ve fiĹ&#x;lenen insanlar n say s ise bilinmiyor.

Fakat say n n bilerek aç klanmamas , milyonlarca insan n fiĹ&#x;lendiÄ&#x;ini de aç klamaya yetiyor. GeçtiÄ&#x;imiz gĂźnlerde 20032004 ylyla ilgili ‘FiĹ&#x;lemeler’ ad alt nda haz rlanan bir raporu tan tan Federal Bilgi Koruma DanĹ&#x;man Peter Schaar, iktidar partilerini Anayasa’ya karĹ&#x; bilgi toplay p fiĹ&#x;lemek, muhalefet partilerini ise iĹ&#x;birliÄ&#x;i yapmakla suçlad . Schaar, İçiĹ&#x;leri Bakan Otto Schily’yi, Avrupa çap nda kay t bankalar kurma çabas ndan dolay da eleĹ&#x;tirdi. “Bilgileri toplayanlar, bunlarn nasl korunacaÄ&#x; konusunda titiz davranmyorlarâ€? diyen Schaar, konunun bir baĹ&#x;ka Ăśnemli boyutuna da dikkat çekiyor.

Hartz IV’le iĹ&#x;sizleri bile fiĹ&#x;lediler! Schaar, bilgilerin suistimal edileceÄ&#x;ini sĂśylerken, toplanacak bilgilerin ßç y l boyunca

kay t alt nda tutulacak olmas n n da, sĂśz konusu suistimali derinleĹ&#x;tireceÄ&#x;ini kaydediyor. Alman devletinin uzun bir zamand r baĹ&#x;ta gÜçmenler olmak Ăźzere, hemen herkesi fiĹ&#x;lediÄ&#x;i uzun sĂźredir bilinen bir gerçek. Schaar’ n aç klamas na gĂśre fiĹ&#x;leme operasyonu, Hartz IV ile birlikte iyice geliĹ&#x;tirildi. Schaar, Hartz IV’ßn kapsam içine girenlerin belirlenme aĹ&#x;amas nda ÇalĹ&#x;ma Dairesi’ni ilgilendirmeyen bilgilerin bile kay tlara geçirildiÄ&#x;ini ve bu bilgilerin silinmediÄ&#x;i sĂśylĂźyor. TĂźm bu yap lanlar “camdan insan yaratmaâ€? çabas olarak nitelendiriyor. Schaar ayr ca,toplanan bilgilerin biyometrik kimlik uygulamas na geçiĹ&#x; aĹ&#x;amas nda da kullan lacaÄ&#x; n sĂśylĂźyor.

Bir devlet vatandaĹ&#x;lar n niye fiĹ&#x;ler?.. Onlardan korkar da onun

için!.. Kapitalist bir devlet olarak Almanya, dĂźnya Ăźzerindeki diÄ&#x;er kapitalist devletler gibi yaĹ&#x;ad Ä&#x; kar s k Ĺ&#x;mas n en aza indirgeyebilmek ve daha fazla kar elde edebilmek için, iĹ&#x;çi ve emekçilere karĹ&#x; sĂźrekli sald r halinde. Ä°Ĺ&#x;ten ç karmalar, çal Ĺ&#x;ma sĂźrelerinin uzat lmas , saÄ&#x;l k alan n n ĂśzelleĹ&#x;tirilmesi, mesailerin uzat lmas , tĂźm sosyal haklar n gasp gibi sald r lar peĹ&#x;i s ra devreye sokan Alman devleti, sĂźrekli Ăźzerine gittiÄ&#x;i ve bask yapt Ä&#x; iĹ&#x;çi ve emekçilerin birgĂźn bir yerden patlayacaÄ&#x; n gayet iyi biliyor. SĂśz konusu patlama an na doÄ&#x;ru h zla yol ald Ä&#x; n bilen Alman devleti, Ĺ&#x;imdiden haz rl klar n yapman n telaĹ&#x; nda. Ĺžimdiden insanlar fiĹ&#x;liyor ki, yar n kendisine yĂśnelen Ăśfkeyi yat Ĺ&#x;t rma konusunda gideceÄ&#x;i ‘adresi’ bilsin! Bu aĹ&#x;aman n bir sonraki ayaÄ&#x; ise, cezaevlerinin say s n n artt r lmas olacakt r. Ama nafile!..

Dßnya Yaanacak

(baĹ&#x;taraf birinci sayfada)

Bir halka daha geçirmek istiyorlar boynumuza... ABD emperyalist sermayesinin etki alan n n geniĹ&#x;lemesi, IMF, DĂźnya Bankas, NATO gibi emperyalist birlikteliklerde dengelerin ABD lehine olmas , AB sermayesini daha fazla kendi eksenlerinde dĂśnen birlikteliklere yĂśneltiyor. Rakip emperyalist gßç odaklaĹ&#x;mas nda Avrupa BirliÄ&#x;i kurumlaĹ&#x;mas yla baĹ&#x;layan birliktelik, AB Parlamentosu, AB Anayasas ad mlar yla devam ederken, AB Ordusu vb. haz rl klar h zland r l yor. Gßç merkezileĹ&#x;mesi, emperyalist gßç dengelerinin ortaya ç kard Ä&#x; çeliĹ&#x;kilerin yan nda, geniĹ&#x;leme sĂźreçlerini takiben AB’nin kendi iç yap s nda da Ăśne ç kmaya baĹ&#x;lad . AlmanyaFransa ittifak n n merkezde yer ald Ä&#x; birlik, onu çevreleyen Ăźlkelerle iliĹ&#x;kilerde de merkezdeki devletlerin belirleyiciliÄ&#x;i temel teĹ&#x;kil ediyor. Bu yĂśnĂźyle ortaya konulan AB Anayasas “devletler ĂźstĂźâ€?, “baÄ&#x;mszâ€? bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;il. Ăœstte olan tekelci sermayenin ihtiyaçlar n n koĹ&#x;ulsuz karĹ&#x; lanmas n saÄ&#x;layan bir anlaĹ&#x;mad r. Emperyalist-kapitalist zincirin ilk halkalar n n, diÄ&#x;erleri Ăźzerindeki yapt r m gĂźcĂźnĂź art ran ve iĹ&#x;çi emekçilerin daha fazla dĂśvĂźlmesini gĂźvence alt na alan bir belgedir.

S n f çeliĹ&#x;kileri OluĹ&#x;turulan Anayasa’yla birlikte AB emperyalizminin, gßç merkezileĹ&#x;mesi doÄ&#x;rultusunda ortaya koyduÄ&#x;u politikalar, iĹ&#x;çi ve emekçilerin tarihsel kazan mlar n n budanmas n gĂźvenceye alan bir nitelik taĹ&#x; yor. Bu yĂśnĂźyle AB Anayasas ’n n yĂźkseldiÄ&#x;i as l zemin; s n f çat Ĺ&#x;mas temelinde, iĹ&#x;çi s n f ve emekçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal haklar n n tahakkĂźm alt na al nmas n n merkezileĹ&#x;tirilmesidir. BugĂźn, hemen bĂźtĂźn AB Ăźlkelerinde eĹ&#x;zamanl yĂźrĂźtĂźlen, sosyal olan her Ĺ&#x;eye sald r politikalar var. AB Anayasas , bunlar n bir merkezde toplanmas -yĂśnetilmesi ihtiyac na yan t veren ayaklardan birisidir. Bu yasaya ruhunu veren as l Ĺ&#x;ey, onun iĹ&#x;çi-emekçi dĂźĹ&#x;man olan yĂźzĂźdĂźr. Kullan lan bĂźtĂźn sahte sĂśzcĂźklerin alt nda yatan temel anlay Ĺ&#x;, iĹ&#x;çi-emekçilerin tĂźm ĂśzgĂźrlĂźk haklar n n daha fazla geriye itilmesidir.

AB Anayasas na HAYIR! Bu Anayasa daha fazla egemenlik, daha fazla kar, daha fazla sĂśmĂźrĂź isteyenlerin yasas d r. Emperyalist tekellerin ihtiyaçlar temelinde haz rlanm Ĺ&#x; bir yasad r. Emperyalist devletlerin kendi dalaĹ&#x;lar bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren kendi aralar nda kurduklar birliklerin, saÄ&#x;lanan ittifaklar n, ortaya koyduklar belgelerin, bir birleriyle yĂźrĂźttĂźkleri dalaĹ&#x;lar n kendi sermayelerini bĂźyĂźtme isteÄ&#x;inden kaynaklanmas d r. Bunu saÄ&#x;laman n tek yolu ise iĹ&#x;çi ve emekçilerin haklar na daha fazla sald r y gerekli k l yor. Biz bunu karĹ&#x; s nday z! Bu nedenle AB Anayasas ’na ve bĂźtĂźn emperyalist ittifaklara HAYIR diyoruz! AB Anayasas ’n n onaylan p kurumsallaĹ&#x;mas , boynumuza bir halkan n daha geçirilmesi demektir. Buna gĂśnĂźllĂź olamaz, izin veremeyiz. Onun için HAYIR diyoruz! “Daha sosyal bir Avrupaâ€? deÄ&#x;il beklentimiz. Ăœcretli kĂślelik dĂźzeni koĹ&#x;ullar nda bunun olanaÄ&#x; yok. Ăœcretli kĂśleliÄ&#x;in bĂźtĂźn zincirlerinin k r ld Ä&#x; bir sistem istiyoruz!

tikan’n bu dĂźnyadan elini eteÄ&#x;ini çekmiĹ&#x; rahipleriâ€? ile tezat oluĹ&#x;turuyor. Katolik Kilisesi’nin yaklaĹ&#x; k 70 yldr suç ĂśrgĂźtleriyle olan mâli baÄ&#x;lant lar , Vatikan’ n, Mussolini’yle anlaĹ&#x;arak servetin kap s n aralamas , Nazi alt nlar ile Vatikan aras ndaki iliĹ&#x;kileri, savaĹ&#x; sonras Kilise’nin holdingleĹ&#x;mesi, FBI ve Ä°nterpol’ßn ortaya ç kard Ä&#x; , 20. yĂźzyln en bĂźyĂźk mali skandal ‘Ambrosiani olay’, Papa 1.John Paul’ßn esrarengiz

ĂślĂźmĂź ve uluslararas uyuĹ&#x;turucu trafiÄ&#x;inde Vatikan’ n rolĂź gibi karanl k konular “Para, Cinayet ve Mafya ĂœĂ§geninde - Vatikan Srlarâ€? adli kitab nda, FBI dan Ĺ&#x;man , Kilise tarihi ve felsefe alan nda master ve doktora dereceleri olan Paul L.Williams, Vatikan’ n bir dĂśnem yoksulluk içindeyken birden bire nas l oldu da bĂźyĂźk bir servet olusturduÄ&#x;unu anlat yor. Sistem yaĹ&#x;ad kça, yeni papalarla Vatikan baki olmaya devam edecek.

Irkç l k kap m zda! Avrupa’da, iĹ&#x;sizlik ve geçim zorluÄ&#x;undan bunalan halk, devlet eliyle yabanc dĂźĹ&#x;manl Ä&#x; na, rkç l Ä&#x;a yĂśnlendiriliyor. Sistem, krizini Ăśrtbas etmek için hedefi sapt r yor.

“Memleketinize iyi yolculuklar!â€? Irkc l k sald racak yer arama ve dĂźrtĂźlerin k Ĺ&#x;k rt lmas yla gĂśsteriyor kendini. Ä°lk hedef, her zamanki gibi, art k Alman sermayesinin iĹ&#x;ine yaramayan yabanc kĂśkenliler, Ăśzellikle TĂźrk ve KĂźrt emekçiler. “Uyum saÄ&#x;lamyorlarâ€? yaygaras na, “Gute Heimreiseâ€? (“Memleketinize iyi yolculuklarâ€?) afiĹ&#x;leri eklendi. Fransa’da BaĹ&#x;bakanlk’ n 21 Mart’ta yay nlad Ä&#x; Ulusal Ä°nsan Haklar Ä°nceleme Komisyonu(CNCDH) raporunda “Irkçlk ve yabanc dĂźĹ&#x;manlÄ&#x; içeren olaylar, bugĂźne kadar hiç olmadÄ&#x; kadar yĂźkseldiâ€? ifadesi yer ald . Rapora gĂśre, rkç eylemler 2003 ylnda 833 iken, 2004 y-

lnda bin 565’e yĂźkseldi, yani iki kat na ç kt . CNCDH’nin raporunda, “Beyaz rk ve bat ĂźstĂźnlĂźÄ&#x;Ăźâ€? tezinin ve buna baÄ&#x;l rkç olay ve sald r lar n yĂźkselmesinde Ăśzellikle “GÜçmenler, Avrupa’da yabanclar, kimlik, islamc saldrlar, laiklik ve TĂźrkiye’nin AB’ye ĂźyeliÄ&#x;iâ€? ile ilgili yĂźrĂźtĂźlen tart Ĺ&#x;malar n etkili olduÄ&#x;unun alt çizildi.

Yeni Solingen’ler yaĹ&#x;amayal m! Ă–zellikle Almanya’da s kça yap lan nazi yĂźrĂźĹ&#x;leri izinli ve genellikle yabanc kĂśkenli insanlar n yaĹ&#x;ad klar semtlerin seçilmesi provakosyan dĂźĹ&#x;Ăźncesini akla getiriyor. Ancak anti-nazi yĂźrĂźĹ&#x;lere de Ăśzellikle TĂźrk ve KĂźrtler’in kat l m n n çok az olmas dĂźĹ&#x;ĂźndĂźrĂźcĂź. Aradaki Ăśnyarg lar k rmak için, Avrupal emekçilerle birlikte ortak taleplarimiz etraf nda daha çok bir araya gelmek ve enternasyonal gßçbirliÄ&#x;ine gitmek art k kaç n lmaz.


Yaanacak

DĂźnya 4 GĂśzĂźnĂź sat yor... BangladeĹ&#x;’te, kocas taraf ndan terk edildikten sonra çaresiz kalan bir anne, gĂśzlerinden birini sat Ĺ&#x;a ç kard . Ĺžefali Begum, 2.5 yaĹ&#x; ndaki k z na sĂźt ve yiyecek alamad Ä&#x; n belirterek, gazeteye verdiÄ&#x;i ilanda gĂśzĂź için fiyat vermediÄ&#x;ini, sokakta sat c l k yapabilecek kadar para almay umduÄ&#x;unu kaydetti.

Sokakta adam ĂśldĂźrme izni Florida Eyalet Meclisi’nin karar alt na ald Ä&#x; bir yasaya gĂśre, art k burada yaĹ&#x;ayanlar sald r ya uÄ&#x;rad klar zaman kaçmak yerine, kendilerini savunmak amac yla sokakta bile adam ĂśldĂźrme iznine sahip olabilecekler. Yasaya karĹ&#x; ç kanlar, yasan n “VahĹ&#x;i Batâ€?y Florida’ya getireceÄ&#x;ini savunuyorlar. DĂźzenleme, Amerikal lar n silah taĹ&#x; mas n savunan lobi grubu Ulusal TĂźfek BirliÄ&#x;i taraf ndan yoÄ&#x;un Ĺ&#x;ekilde desteklendi.

MTS 12 çiftlik iĹ&#x;gal etti Brezilyal Topraksz Ä°Ĺ&#x;çiler Hareketi (MST), hĂźkĂźmete toprak reformunu h zland rmas yĂśnĂźnde bask yapmak için 12 çiftlik daha iĹ&#x;gal etti. Brezilya’n n en yoksul eyaletlerinden biri olan Pernambuco’da, MST’li 5 bin aile çiftliklere yerleĹ&#x;ti. MST, hĂźkĂźmetin 2007’ye kadar 400 bin aileye toprak daÄ&#x; t lacaÄ&#x; yĂśnĂźndeki seçim vaadinin boĹ&#x; ç kt Ä&#x; n sĂśyledi. MST temsilcileri, her ne kadar yeni liberal bir ekonomi ekibiyle çal Ĺ&#x; yor da olsa Lula’dan hala umutlar olduÄ&#x;unu sĂśylĂźyor.

Suriye LĂźbnan’dan çekildi ABD emperyalizminin BĂźyĂźk OrtadoÄ&#x;u Projesi kapsam nda Ăśnemli bir ad m daha at ld . Suriye, ABD’nin bask s yla LĂźbnan’daki 29 y ll k askeri varl Ä&#x; na resmen son verdi. Suriye, LĂźbnan topraklar ndaki son askerlerin çekilmesi dolay s yla Bekaa Vadisi’nde veda tĂśreni dĂźzenledi. Çekilme iĹ&#x;lemi, bĂślgesel gßç dengesini deÄ&#x;iĹ&#x;tirdi ve yaratacaÄ&#x; dalgalar n etkisi LĂźbnan s n rlar n n çok Ăśtesinde hissedilecek.

Muhalifler sokakta Togo’da haftasonu yap lan seçimleri protesto eden muhaliflerin protesto gĂśsterileri devam ediyor. GĂźnĂźn ilk Ĺ&#x; klar yla Gana s n r yak nlar ndaki Niekonakopwe ve Be Lome kentlerinin semalar n kal n bir duman tabakas kaplad . Dumana neden olan ise, gençlerin yakt klar lastikler, ahĹ&#x;ap parçalar ve çÜpler. Geçici İçiĹ&#x;leri Bakan Katali Fulibazi, bĂźtĂźn sokak gĂśsterilerinin yasakland Ä&#x; n ve muhalefet liderlerinin, taraftarlar n n eylemlerinden, kiĹ&#x;isel olarak sorumlu tutulacaklar tehditlerini içeren bir uyar yay mlad . Kentte telefon hatlar n n bĂźyĂźk bĂślĂźmĂź kesik. UçuĹ&#x;lar yasak, s n r kap lar n n tamam da kapal .

Çin, Hong Kong’a mĂźdahale etti... Çin, Hong Kong’un yeni yĂśneticisinin beĹ&#x; yerine iki y l gĂśrev yapmas na karar verdi. Hong Kong’da, Tung Çi Va’n n saÄ&#x;l k nedenleriyle gĂśrevini iki y l erken b rakmas n n ard ndan tart Ĺ&#x;malar baĹ&#x;lam Ĺ&#x;t . Hong Kong’un yeni lideri, Pekin yĂśnetimi taraf ndan belirlenen 8 yĂźz kiĹ&#x;ilik bir kurul taraf ndan Temmuz’da seçilecek.

D

Ăœ

N

Y

BM’de yeniden yap lanma  Emperyalistler, kendi sĂśmĂźrĂź alanlar›n› geniletmek için her geçen gĂźn biraz daha ĂśrgĂźtleniyorlar. Peki ya biz? ke “baskcâ€? ilan edilebilecek ve mĂźdahale de bulunabilinecek.

Ekonomik, politik, kĂźltĂźrel, siyasal, vb. her yĂśnden giderek s k Ĺ&#x;an emperyalist devletler, azami kar ve azami egemenlik için daha fazla sald rganlaĹ&#x; yor. Emekçi halklara karĹ&#x; savaĹ&#x; mda daha bĂźtĂźnlĂźklĂź ve organize bir Ĺ&#x;ekilde hareket edebilmek için de kurumlar n baĹ&#x;tan aĹ&#x;aÄ&#x; yeniden yap land r yorlar. BirleĹ&#x;miĹ&#x; Milletler’i (BM) de yeniden inĹ&#x;a etmeye haz rlan yorlar. BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ n aç klad Ä&#x; “Reform Tasarsâ€? yeni sald r lar n habercisi!.

Tasar da neler var?

3)“Sistemi çÜkmĂźĹ&#x; Ăźlkelerin yeniden yaplandrlmasâ€?: “Sistemâ€?den anlaĹ&#x; lmas gereken, emperyalizme uĹ&#x;akl k etmeyen Ăźlkelerdir. Bu Ăźlkelerin ‘sistemini çÜkmĂźĹ&#x;’ kabul etmeye ve sĂśz konusu Ăźlkelere mĂźdahale etmeye olanak tan yacak. 4)“NĂźkleer silahlarn yaylmasn Ăśnlemek için kĂźresel bir anlaĹ&#x;maâ€?: Buradaki â€œĂśnlemekâ€?ten, elinde dĂźnyay onlarca defa yok edebilecek oranda nĂźkleer silah bulunduran ABD, Ä°srail, Fransa, Almanya, vb. emperyalist Ăźlkeler kastedilmiyor. Bununla kastedilen, emperyalizmin ç karlar için mutlaka iĹ&#x;gal edilmesi gereken, Ä°ran gibi Ăźlkelerdir.

1)“İnsan Haklar Konseyi’nin (Ä°HK) yeniden yaplandrlmasâ€?: 53 Ăźyeli Ä°HK’n n yerine, daha az Ăźyeli ve emperyalizmin ç karlar doÄ&#x;rultusunda karar alabilecek bir Ä°HK kurulmak isteniyor. BĂśylece kendi ç karlar için iĹ&#x;gal edilmesi gereken bir Ăźlke varsa, Ä°HK’dan ç kar lacak bir “insan haklar ihlal edilmektedirâ€? karar ile sĂśz konusu Ăźlke rahatl kla iĹ&#x;gal edilebilecektir. 2)“Kendi hĂźkĂźmetleri tarafndan zulme uÄ&#x;rayan halklarn kurtarmakâ€?: OluĹ&#x;turulacak “stratejik ihtiyaç gĂźcĂźâ€? ile “baskcâ€? Ăźlkelere mĂźdahale edilebilecek. Yani iĹ&#x;gal etmeyi gerekli gĂśrdĂźkleri herhangi bir Ăźl-

A

Bir “fil dĂśvĂźĹ&#x;Ăźâ€?  Çin, Japonya kar›t› gĂśsterilerle gĂźndemde. GĂśsteriler s›ras›nda; Japonya BĂźyĂźkelçili¤i sald›r›ya u¤rad›, Japonlar dĂśvĂźldĂź ve iyerleri da¤›t›ld›.

letlerin ç karlar n n ĂśnĂźnde engel teĹ&#x;kil edebilecek Ăźlkeler, potansiyel tehdit olarak gĂśrĂźlebilecek ve iĹ&#x;gal edilebilecektir.

Peki ya biz?.. Annan, raporunda ayr ca, “terĂśr, tehdit ve gĂźvenlikâ€? gibi kavramlara ortak tan mlar getirilmesini Ăśneriyor. Yani, tek bir tan m Ăźzerinde hemfikir olunmas n istiyor. Bu da, en baĹ&#x;ta iĹ&#x;çi ve emekçilerin en meĹ&#x;ru mĂźcadelelerini dahi, ortak ‘terĂśr’ tan m ile daha baĹ&#x;tan boÄ&#x;maya ve yok etmeye olanak saÄ&#x;layacak. Bu madde ile vurulmak istenen ikinci ‘kuĹ&#x;’ ise, emperyalistler aras ittifak Ăśncelikle saÄ&#x;lamlaĹ&#x;t rmak sonra da, daha h zl ve ĂśrgĂźtlĂź bir Ĺ&#x;ekilde çal Ĺ&#x;mas n n ĂśnĂźnĂź açmak. Kendi sĂśmĂźrĂź alanlar n geniĹ&#x;letmek

Çin, Japonya karĹ&#x; t gĂśsterilerle gĂźndemde. Bu gĂśsteriler s ras nda; Japonya BĂźyĂźkelçiliÄ&#x;i sald r ya uÄ&#x;rad , Japonlar dĂśvĂźldĂź ve iĹ&#x;yerleri daÄ&#x; t ld , Japon mallar boykot edildi, Japonya aleyhine sloganlar n at ld Ä&#x; lanetleme mitingleri yap ld . En son Çinli bilgisayar korsanlar n n sald r lar yla Japon gĂźvenlik ve savunma programlar çÜkertildi. Ve en kßçßk bir kitle muhalefetini bile kanla bast ran Çin emperyalist devleti, bu gĂśsterilere mĂźdahale etmediÄ&#x;i gibi, bizzat kendisi k Ĺ&#x;k rtt .

“Tarih kitab � bahane

5) “Potansiyel tehditlere karĹ&#x; askeri gßç kullanmâ€?: ABD’nin â€œĂśnleyici savaĹ&#x;â€? anlay Ĺ&#x; , BM’de de uygulanmak isteniyor. BĂśylece emperyalist dev-

için, tßm tarihsel haklar m z gaspeden ve dßnya halklar n k y mdan geçiren emperyalistler her geçen gßn biraz daha Ürgßtleniyorlar. Peki ya biz?...

GĂśsterileri tetikleyen olay, Japon Ordusu’nun 1930-1940 yllar aras nda iĹ&#x;gal ettiÄ&#x;i Ăźlkelerde gerçekleĹ&#x;tirdiÄ&#x;i savaĹ&#x; suçlar na deÄ&#x;inmeyen yeni tarih kitab oldu. Ve bu Japonya’n n BM GĂźvenlik Konseyi Daimi ĂœyeliÄ&#x;i için yapt Ä&#x; baĹ&#x;vuru ile

Ä°ran’da neler oluyor? Ä°ran, ABD’nin BOP plan nca belirlenmiĹ&#x; çok yĂśnlĂź k skaç hareketinin temel ĂźssĂź durumunda. Bu nedenle 17 Haziran’da yap lacak olan CumhurbaĹ&#x;kanlÄ&#x; seçimleri Ăśnemli. ABD, Azerbeycan, TĂźrkiye gibi s n r Ăźlkelerdeki askeri varl Ä&#x; n perçinlemeye çal Ĺ&#x; yor. GeçtiÄ&#x;imiz gĂźnlerde Savunma Bakan Rumsfeld’in Azerbeycan gezisi, bu plan n hayata geçirilmesi Ăźzerinden Ĺ&#x;ekillenmiĹ&#x;ti. Azerbeycan da bu plan n aktif kat l mc s olmaya can at yor zaten. Ä°ran’ n Hazar petrollerinde hak iddia etmesi gibi tarihsel bir çeliĹ&#x;ki sĂśzkonusu. Ayn Ĺ&#x;ekilde Ä°ngiliz Sunday Times gazetesi, Ä°srail’in Ä°ran’ n Natanz nĂźkleer tesisi planlar Ăźzerinden gizli bir sald r plan

haz rlad Ä&#x; ve Negev ÇÜlß’nde bu plan n tatbikat n n yap ld Ä&#x; n yazd . ABD’nin Ä°srail kozunu alttan alta kulland Ä&#x; biliniyor.

3 milyon dolarl k bĂźtçe ABD, bir taraftan da içerdeki rejim karĹ&#x; t gßçleri destekleme fonlar ay r yor. En son oluĹ&#x;turulan yeni hĂźkĂźmet bĂźtçesinden, 3 milyon dolarl k bir bĂślĂźmĂź, bu iĹ&#x; için ay rd Ä&#x; n duyurdu. İçerdeyse gerici molla rejimi, kendisine karĹ&#x; geliĹ&#x;en tĂźm muhalif sesleri kanla bast maya devam ediyor.

Yan t halklardan geldi Ä°ran ise, hem 17 Haziran se-

DĂźnyan›n sokaklar›... On yl Ăśnce, bu sokaklarda dolaĹ&#x;an herkes gibi ĂśzgĂźrce yĂźrĂźmek, insana ayr haz verirdi. Feribot, Belfast’a doÄ&#x;ru sular yararak ilerlerken, Meza Cezaevi’ndeki yaĹ&#x;am gĂśzĂźmĂźn ĂśnĂźnden film Ĺ&#x;eridi gibi geçti. Ä°rlanda halk n n ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź için yaĹ&#x;am n meĹ&#x;hur H Blok’ta yitiren Boby Sands, capcanl karĹ&#x; mdayd sanki. Belfast’ n yamaçlar , gĂźnĂźn ilk Ĺ&#x; klar yla çÜken sisin zorlaya zorlaya yeni gĂźne merhaba diyordu. Taksi Ĺ&#x;ĂśfĂśrĂźne Kuzey bĂślgesine gideceÄ&#x;imizi sĂśyledik. ĹžofĂśr Ăśnce duraksad . Adam n bak Ĺ&#x;lar deÄ&#x;iĹ&#x;ti. “Oras yabanclar için çok tehlikeliâ€? dedi. Israrlar m za raÄ&#x;men kontrol noktas ndan ileri gitmemiĹ&#x;ti. Kontrol noktas n n tam karĹ&#x; s ndaki devasa duvarda Boby Sands posteri. Bariyerin diÄ&#x;er yĂźzĂź ĂśzgĂźr Belfast. K vr ms z bulvar yĂźrĂźyerek, gideceÄ&#x;imiz yere karar verdik. Yol boyunca â€œĂ–zgĂźr Ä°rlanda!â€? duvar yaz lar karĹ&#x; lad bizi. Ă–nĂźmĂźze ilk ç kan kad na Sinn Fein bĂźrosunu sorduk. YĂźz metre ileride derme çatma bir yap dikkatimizi çekti. Ă–yle ki

çimlerinin klikler aras dalaĹ&#x; n yaĹ&#x; yor hem de içerde geliĹ&#x;en muhalif sesleri kanla bast rmakta s n r tan m yor. En son, Kuzistan bĂślgesinde yaĹ&#x;ayan Araplar’ n gĂśsterilerini vahĹ&#x;i bir Ĺ&#x;iddetle bast rd , 5 kiĹ&#x;iyi katlederek, 300’ßnĂź tutuklad . Bu vahĹ&#x;ete ve emperyalist oyunlara en iyi yan t, halklardan geldi. Ertesi gĂźn Ä°ranl Arplar ve bĂślgedeki diÄ&#x;er az nl klar olay protesto etmek için bir araya gelerek, hem molla gericiliÄ&#x;ini hem de ABD ve Ä°srail planlar n hedefe çakarak gerekli yan t verdiler. Demokrasi taleplerini ifade eden sloganlar n yan s ra, “Amerikan-Ä°srail ikiyĂźzlĂźlĂźÄ&#x;ĂźnĂź yerle bir edelim!â€? sloganlar yla bundan sonraki geliĹ&#x;me-

Ahmet Vural

d Ĺ&#x; pencerelerinin ĂśrĂźlmĂźĹ&#x; olmas Ăśnce tuhaf m za gitti. Daha sonra anlayacakt k, birkaç gĂźn Ăśnce aĹ&#x; r saÄ&#x;c U sfer yanl lar n n bombal sald r dĂźzenlediÄ&#x;ini.

S cak ve dostça Kuzey Belfast’ n deÄ&#x;iĹ&#x;ime uÄ&#x;rad Ä&#x; , yap lanmas ndan da d Ĺ&#x;a yans yor. Ä°ngiliz sĂśmĂźrgecilerinin, “gĂźvenlikâ€? ad alt nda Kuzey Belfast halk n n yaĹ&#x;am n hĂźcreleĹ&#x;tirdiÄ&#x;ini, daha sokaÄ&#x;a ad m n atan herkesin kameralarla kontrol edildiÄ&#x;ini gĂśrmekteyiz. Ad m n att Ä&#x; n her yerde polis kontrolĂź. IRA’n n hakim olduÄ&#x;u bĂślgede Ä°ngiliz sĂśmĂźrgeci askerleri, garnizonlar na çekilip devriye dahi dolaĹ&#x;am yorlar. Gece denetim IRA’da. GĂźndĂźz Ä°ngiliz askerleri nĂśbette. Parti binas na vard Ä&#x; m zda, gĂźvenlik için iki kez parti kameralar na gĂśzĂźktĂźk. Kuzey Belfast Belediye BaĹ&#x;kan J. Austin, bizi holde karĹ&#x; lad . S cak ve dostça... Bize silahl mĂźcadelenin kazan mlar n , toplumla nas l bĂźtĂźnleĹ&#x;tirdiklerini, toplu-

birleĹ&#x;ip daha geniĹ&#x; bir zemine oturdu. Ancak iki emperyalist devletin karĹ&#x; l kl at Ĺ&#x;malar , bunlar n asl nda iĹ&#x;in gĂśrĂźnen k sm olduÄ&#x;unu gĂśsterdi. Her iki taraf da dĂźnyan n yeniden paylaĹ&#x; lmas kavgas n n sessiz aktĂśrleri. Japon emperyalizmi bĂślgesel bir askeri ve politik gßç olabilmenin ad mlar n atmakta. Ayn Ĺ&#x;ekilde Çin emperyalizmi de bir taraftan ABD emperyalizminin oluĹ&#x;turmaya çal Ĺ&#x;t Ä&#x; ablukay k rma yĂśnelimlerini sĂźrdĂźrmekte, bir taraftan da burnunun dibinde hamleler yapmaya çal Ĺ&#x;an Japonya’n n ad mlar n s n rlamaya çal Ĺ&#x;maktad r.

“AyaÄ&#x; n denk al!â€? Bu iki emperyalist gßç odaÄ&#x; aras ndaki çat Ĺ&#x;ma, karĹ&#x; l kl at lan son ad mlarla giderek su yĂźzĂźne ç k yor.

Son olarak Japonya’n n, statĂźsĂź hala tart Ĺ&#x;mal olan DoÄ&#x;u Çin Denizi’ndeki doÄ&#x;al gaz kaynaklar n n iĹ&#x;letilmeleri için Ăśzel Ĺ&#x;irketlere ihale açmas patlama noktas n oluĹ&#x;turdu. Daha Ăśnce ayn bĂślgede Çin de doÄ&#x;algaz aramalar na baĹ&#x;lam Ĺ&#x;, Japonya duruma tepki gĂśstermiĹ&#x;ti. Ancak gene de Japonya’n n 2. DĂźnya SavaĹ&#x;’ndan sonra konulan askeri s n rland rmalar yavaĹ&#x; yavaĹ&#x; parçalamas , silahlanmaya gitmesi, BM Daimi ĂœyeliÄ&#x;i için baĹ&#x;vuru yapmas , bu tart Ĺ&#x;mal bĂślgede gaz aramalar için ihale açmas ve bugĂźne kadar tarihi konusunda g��śsterdiÄ&#x;i utangaç tavr n deÄ&#x;iĹ&#x;tirmeye baĹ&#x;lamas (ders kitaplar nda olduÄ&#x;u gibi) Çin aç s ndan daha ileri hamleleri tetikledi. Çin, Japonya’n n DoÄ&#x;u Çin Denizi konusundaki tutumunu “provakasyonâ€? olarak tan mlay p, gerekirse mĂźdahale edebileceÄ&#x;i imalar nda bulunacak kadar ileri bir ç k Ĺ&#x; yaparak ayaÄ&#x; n denk almas n sal k verdi. Tabii bu arada BM GĂźvenlik Konseyi Daimi ĂœyeliÄ&#x;i baĹ&#x;vurusunu veto edebileceÄ&#x;i tehdidiyle bir pazarl k masas da oluĹ&#x;turdu. GĂśrĂźnen o ki bu pazarl k sonucu geçici bir uzlaĹ&#x;ma oluĹ&#x;turulacak. Ancak bu, çeliĹ&#x;kilerin keskinliÄ&#x;i oran nca geçici bir uzlaĹ&#x;ma olacak! Ve biz daha çok karĹ&#x; laĹ&#x;acaÄ&#x; z bu fil dĂśvĂźĹ&#x;leriyle. Ve halklar n Çin’de olduÄ&#x;u gibi emperyalist dalaĹ&#x;a pervas zca alet edilmesiyle...

Bush’un eÄ&#x;lence partileri  ‚kinci seçiliinden sonra balo ve gala dĂźzenleyen Bush’un bu organizasyonlar› için harcanan para ile Afrika’da milyonlarca insan›n g›da gereksinimleri kar›lanabilir...

lerde yĂźrĂźyecekleri gĂźzergah da belirlediler. Bu gĂźzergah ,molla gericiliÄ&#x;ine de emperyalist planlara da aç k deÄ&#x;il. Ancak gerçek ç karlar n n temsilcileriyle de henĂźz buluĹ&#x;amad . Sorun OrtadoÄ&#x;u’da bu alternatifi yaratabilmekte!..

ABD BaĹ&#x;kan George W. Bush’un, ikinci defa seçilmesinin ard ndan verdiÄ&#x;i kutlama partilerinin maliyetinin 42 milyon dolar olduÄ&#x;u aç kland . Ä°kinci seçiliĹ&#x;inden sonra, say s z parti, balo ve gala dĂźzenleyen Bush’un bu organizasyonlar için harcanan miktarla, Afrika k tas nda açl kla boÄ&#x;uĹ&#x;an milyonlarca insan n g da gereksinimlerinin karĹ&#x; lanabileceÄ&#x; bir tarafa, bu para nereden geliyor? Bush’un Ĺ&#x;atafatl kutlama

Chevron, Exxon Mobil... Halliburton, bir petrol tekeli. Bush’un iki dĂśnemdir yard mc l Ä&#x; n yapan Dick Cheney’in, baĹ&#x;kan yard mc l Ä&#x; gĂśrevinden Ăśnce YĂśnetim Kurulu Ăœyesi olduÄ&#x;u tekel yani. Hatta, baĹ&#x;kan yard mc s olduktan sonra da maaĹ&#x; almaya devam ettiÄ&#x;i, 113 milyar varil olduÄ&#x;u tahmin edilen Irak’ n petrol rezervlerinin bĂślĂźĹ&#x;ĂźmĂźnden en fazla pay alan petrol tekeli. Chevron ise, Bush’un y llar-

partilerinin masraflar n , ABD tekelleri karĹ&#x; l yor. Bush’un balolar n n finansĂśrleri içerisinde ‘tandk’ tekeller de var Ăźstelik.

d r ‘sadk’ adam olarak yan nda bulunan ve ikinci defa seçilmesinden sonra DĹ&#x;iĹ&#x;leri Bakan yap t Ä&#x; Condoleezza Rice’ n, 1991-2001 y llar aras nda 10 yl yĂśneticiliÄ&#x;ini yapt Ä&#x; bir baĹ&#x;ka petrol tekeli. Hatta, k salt lm Ĺ&#x; ‘fino’ ismi ile “Condiâ€?nin bugĂźn hala kendi ismi ile uluslararas sularda petrol ve enerji taĹ&#x; mac l Ä&#x; yapan devasa bir tankerinin bile olduÄ&#x;u Ĺ&#x;irketin yani... TĂźm bunlar alt alta dizince, sĂśz konusu Ĺ&#x;irketlerin neden Bush’un finansĂśrlĂźÄ&#x;ĂźnĂź yapt klar da anlaĹ&#x; l yor tabii. Afrika’da açl ktan Ăślen insanlar doyuracak halleri yoktu ya!..

Ă–zgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźn simgesi

mun ihtiyaçlar na cevap verecek araçlar nas l kulland klar n anlatt . Ä°ngiliz ordusunun yapm Ĺ&#x; olduÄ&#x;u vahĹ&#x;et Ăśyle derin ki... KĂźrdistan’daki Ăśzel savaĹ&#x; n benzerlikleri, uygulamalar bu Ăźlkede de ayn yd . Halk bunca katliam ve bask ya raÄ&#x;men y lmak bir yana IRA’ya umutla bakmakta. Sinn-Fein, Ä°rlanda halk yla gßçlĂź baÄ&#x;lar kurmuĹ&#x;. Toplum içerisinde ĂśrgĂźtlĂź bir gĂźce sahip olan Katolikler taraf ndan “tek yetkili gßçâ€? olarak kabul gĂśrmekte. Bunun nedeni, kuĹ&#x;kusuz IRA’n n ĂśzgĂźrlĂźk savaĹ&#x; n n beyni olmas . Hemen herkes “IRA olmasa, yaĹ&#x;am olmazâ€? diyebilmekte. IRA’n n 1997 ateĹ&#x;kesinden sonra toplumdaki deÄ&#x;iĹ&#x;im, on y l Ăśnceye gĂśre uçurum dĂźzeyinde.

Yeni yaĹ&#x;am n ak Ĺ&#x; Kuzey Irlanda halk , yeni yaĹ&#x;ama ad m atarken epey zorlanm Ĺ&#x;. Bir zamanlar toplumsallaĹ&#x;m Ĺ&#x; iliĹ&#x;kilere; son y llarda geliĹ&#x;en bireyselleĹ&#x;me, iĹ&#x;sizlikte h zla art Ĺ&#x;, insanlarda gelecek korkusunun telaĹ&#x; hakim olmuĹ&#x;. İçki zaten aĹ&#x; r tĂźketilmekte. Ĺžim-

dilerde pub’lar t ka basa dolu. Avrupa’daki en yĂźksek iĹ&#x;sizlik oran n n Kuzey Ä°rlanda’da olmas n IRA’ya baÄ&#x;layan sĂśmĂźrgeciler, ateĹ&#x;kes sonras dĂśnemlere cevap veremez bir durumda. Bir as rd r bĂślgenin yeratl zenginliklerini talan eden Ä°ngilizler, sĂźrekli iç gÜçß teĹ&#x;vik ederek toplumsal geliĹ&#x;meyi de engellemiĹ&#x;. AteĹ&#x;kesle birlikte Ä°rlanda halk , kendini boĹ&#x;lukta bulmuĹ&#x;. Ä°ngiliz askerlerinin aday iĹ&#x;gal ettikleri sĂźreden beri, etraf nda kenetlendikleri IRA, hala umut olarak gĂśrĂźlmekte. Ama bir burukluk yaĹ&#x;am yorlar da deÄ&#x;il... Bunca ac lar n, yap lan katliamlar n ard ndan y llarca IRA için savaĹ&#x;an insanlar n, yeni yaĹ&#x;ama adapte olmas zaman alacaÄ&#x;a benziyor. Hala sokaklar nda devasa bĂźyĂźklĂźkte duvar yaz lar , Ĺ&#x;ehit savaĹ&#x;ç lar n posterlerinin bulunmas , IRA’ya olan sevginin gĂśstergesi olsa gerek. Kuzey Belfast’ n doÄ&#x;al gĂźzelliÄ&#x;iyle, s cak insan iliĹ&#x;kileriyle, ĂśzgĂźrlĂźk tutkular yla 21. yy. Avrupas ’nda farkl bir yeri olmal . En az ndan benim yĂźreÄ&#x;imde farkl ĂśzgĂźrlĂźk savaĹ&#x;ç lar n n an s ...

EÄ&#x;lence finansĂśrleri Bush finansĂśrleri aras nda baĹ&#x; Marriot International oteller zinciri çekiyor. Marriot International’ n verdiÄ&#x;i rakam 500 bin dolar. 250 bin dolar verenler ise, Pfizer, Ford, Time Warner, Philips. Bunlar, verdikleri miktarlar aç klanan tekeller. Ancak, bir de para veren fakat, verdikleri miktarlar aç klanmayan tekeller var. Tan d k tekeller de bu isimler aras nda zaten. Halliburton,


Yaanacak

E

Sendikal Forum

M

E

K

“Hay râ€? kampanyas Yukar daki tabloya bak ld Ä&#x; nda iktidar ve ana muhalefet partisi ve sendikalar n bĂźyĂźk çoÄ&#x;unluÄ&#x;u anayas n n kabul edilmesini istiyor. Buna karĹ&#x; n Nisan ay n n sonlar nda yap lan kamuoyu yoklamar nda “hayrâ€? oylar , yĂźzde 54 oranla Ăśnde. Bu gerçeklik dipten gelen bir dalga gibi sermaye temsilcilerini, Neo-Liberal anayasac lar korkutuyor. FKP ve baz sol ĂśrgĂźtler, merkezi kararlar “evetâ€? olan YeĹ&#x;iller, CGT, vb. kurumlar n yerel organlar nda “hayrâ€? kampanyas yĂźrĂźtĂźyorlar. Bu kampanya sadece Fransa ile s n rl kalm yor; 1 Haziran’da Hollanda’da yap lacak refarandum tart Ĺ&#x;malar canlanarak bĂźtĂźn Avrupa’ya yay l yor. Refarandum sonucunun “evetâ€? ç kmas halinde uluslararas bĂźyĂźk sermaye Ăśnemli bir engeli aĹ&#x;arak uygulamalar na devam edecek. Anayasan n rededilmesi durumunda, sĂśzkonusu anayasan n yĂźrĂźrlĂźÄ&#x;e girme olanaÄ&#x; ortadan kalk yor. Bu umut tĂźm Avrupa iĹ&#x;çi s n f ve emekçi halklar içinde Ăśnemli. ÇßnkĂź birliÄ&#x;e Ăźye Ăźlkelerin çoÄ&#x;u refaranduma gitmeden parlemonatodan oylayarak geçiĹ&#x;tirme karar ald . Referandum karar alan Ăźlkelerden Fransa, “hayrâ€? oylar n n kazanmas ihtimali en gßçlĂź Ăźlke konumunda.

Ăœ

N

Emperyalist bloklar aras çekiĹ&#x;meler, sermaye ihrac ve dolaĹ&#x; m , merkezileĹ&#x;en gßç ihtiyac ve yeniden organizasyon temelinde yeni mekanizmalar oluĹ&#x;maya devam ediyor. Bu eksende oluĹ&#x;an Avrupa BirliÄ&#x;i, bugĂźn kendi tarihi içerisinde ikinci bir evreye giriyor. Bu gßç yoÄ&#x;unlaĹ&#x;mas , azami kar ve egemenlik ihtiyac n n AB Anayasas’nda somutlanmas d r.

YĂźz elli y ll k kazanlar n yok say lmas ! Toplam dĂśrt bĂślĂźm ve 448 maddeden oluĹ&#x;an AB Anayasas , yĂźz elli y ll k iĹ&#x;çi mĂźcadeleleriyle elde edilmiĹ&#x; toplumsal kazan mlar n yok say lmas n n hukuki statĂźsĂźdĂźr. Sat r aralar na serpiĹ&#x;tirilmiĹ&#x; tuzak ifadelerle, mevcut olan haklar n bile, sĂźreç içerisinde tasfiye etmesi hedefleniyor. Ă–yle ki; AB Anayasas ’n n istihdam, çal Ĺ&#x;ma hakk , iĹ&#x; gĂźvencesi, sendika ve grev hakk , sosyal gĂźvenlik hakk gibi en temel haklar dĂźzenleyen hĂźkĂźmleri; pek çok aç dan, var olan durumdan da geriye giden bir sĂźreci haz rl yor. Birlik, 203. Madde’de ifade edildiÄ&#x;i Ăźzere ĂśnkoĹ&#x;ulsuz ola-

Avrupa BirliÄ&#x;i’nin geniĹ&#x;leme stratejisini tamamlayan faktĂśr, Avrupa BirliÄ&#x;i’nin askeri yap lanmas d r. Anayasa’n n bir bĂślĂźmĂź de Avrupa BirliÄ&#x;i’nin askeri yap lanmas n n Ĺ&#x;artlar n içeriyor. Avrupa GĂźvenlik ve Strateji Konsepti ve bunun uzant s olan Avrupa Ordusu, birlik içindeki emperyalist gßç yoÄ&#x;unlaĹ&#x;mas n n mutlak bir gĂśstergesidir. Bu baÄ&#x;lamda AB ordusunun

Tarihsel bilince sahibiz

1. sf’dan devam

uzakta, hem gÜç ettikleri Ăźlke tekellerinin beslenmesinde, hem de Ăźlkelerinin sermaye birikiminde Ăśnemli rol oynuyorlar. Sosyal, kĂźltĂźrel, siyasal ve manevi parçalanm Ĺ&#x;l Ä&#x; n bĂźtĂźn ac s n yaĹ&#x;ayan gÜçmen emekçilerin bu konumunun, onlar n yaĹ&#x;am na getirisi çok az. Tersine, al p gĂśtĂźrdĂźkleri

ise çok fazla. Her geçen gĂźn biraz daha fazla Ăśne ç kan bir geleceksizlik var. BĂźtĂźn bunlar n içerisinde en kĂśtĂź olan , gÜçmenlerin bu durumu kabullenip, sosyal kĂźltĂźrel ve siyasal olarak ileri olana kendisini kapatm Ĺ&#x; olmas d r. Ah bu kapatma halinden kendimizi s y rmaya bir baĹ&#x;lasak!

S

5 DĂźnya

I

rak ‘herkes için’ istihdam hedeflemiyor. Hedef, kapitalizmin gĂźncel/barbar istihdam koĹ&#x;ullar na, yani piyasan n esnekliÄ&#x;ine, ekonomik deÄ&#x;iĹ&#x;ikliklere uyum saÄ&#x;layabilecek, vas fl , eÄ&#x;itimli ‘esnek’ iĹ&#x;gĂźcĂź için istihdam gĂźvencesi. Madde 210’a gĂśre yaln zca, Birlik’in iktisadi ç karlar na uygun giriĹ&#x;im ve projelerin gerekli k ld Ä&#x; oranda ve bu projeleri ‘aksatmayacak’ Ĺ&#x;ekilde istihdam sĂśz konusu. AB’nin ‘Sosyal GĂźvenlik Sistemi’ sorununa yaklaĹ&#x; m ; sistemin ‘sosyal’liÄ&#x;ini, iĹ&#x;çi s n f n n tarihsel kazan mlar n tasfiye etmekte, devletlerin bu konudaki sosyal yĂźkĂźmlĂźlĂźklerini ortadan kald rmakta; sosyal gĂźvenlik sistemini kapitalist sistemin karl l k prensibine uygun olarak, çal Ĺ&#x;an kapitalist bir sektĂśre dĂśnĂźĹ&#x;tĂźrmektedir. BugĂźn Avrupa Ăźlkelerinin birçoÄ&#x;unda baĹ&#x;layan saÄ&#x;l k, eÄ&#x;itim ve sosyal haklardaki gasplar da AB Anayasas ’yla gĂźvenceye al nm Ĺ&#x; oluyor. AB Ăźyesi ve aday Ăźye Ăźlkelerdeki iĹ&#x;çi s n f n n ‘vasfl’ iĹ&#x;gĂźcĂźnĂźn emperyalist AB sermayesinin ç karlar na uyumlulaĹ&#x;t r lmas , bĂźtĂźn s n fsal-tarihsel kazan mlar n tasfiyesi anlam n taĹ&#x; maktad r.

Ucuz iĹ&#x;gĂźcĂź ihtiyac na yan t “Birlik, Avrupa halklarnn kĂźltĂźrlerindeki ve geleneklerindeki çeĹ&#x;itliliÄ&#x;e ve Ăźye devletlerin ulusal kimliklerine ve ulusal, bĂślgesel ve yerel seviyelerde kamu makamlarnn teĹ&#x;kilatna sayg duyarken, sĂśz konusu or-

oluĹ&#x;turulmas na karĹ&#x; n NATO’nun etki ve aÄ&#x; rl Ä&#x; n n yitirilmemesi gerektiÄ&#x;i ve NATO ile iĹ&#x;birliÄ&#x;i çerçevesinde 11 EylĂźl sonras nda yer edinen â€˜Ăśnleyici savaĹ&#x; doktrini’ne iliĹ&#x;kin ilgi çekici hĂźkĂźmlerden biri 40. Madde. Madde 11/4’te de “Birlik, ortak savunma politikasnn aĹ&#x;amal olarak tanmlanmas da dahil olmak Ăźzere, ortak bir dĹ&#x; politika ve gĂźvenlik politikasn tanmlama ve uygulama yetkisine sahiptirâ€? denilerek gĂźvenlik ve d Ĺ&#x; politika, BirliÄ&#x;in merkezinde duran Almanya, Ä°ngiltere ve Fransa’n n lehine Ăźye devletlerin inisiyatifinin d Ĺ&#x; na taĹ&#x; n yor. ‘DayanĹ&#x;ma maddesi’ olarak belirtilen 42. Madde’de ise AB Ordusu’nun Ăźye devletlerdeki doÄ&#x;al felaketler ve ‘terĂśrist faaliyetler’ halinde mĂźdahale edebileceÄ&#x;i hĂźkme baÄ&#x;lan yor. Bahsi geçen ‘terĂśrist faaliyetler’in içerisine ne gireceÄ&#x;i ise ‘muÄ&#x;laklÄ&#x;n’ koruyor. GĂźvenlik bĂślĂźmĂźnde ayn zamanda devlete karĹ&#x; suç iĹ&#x;lemiĹ&#x; "suçlularn" deÄ&#x;iĹ&#x;imi de ĂśngĂśrĂźlĂźyor. Anayasa sĂśzleĹ&#x;mesi ve Ăźyelik koĹ&#x;ullar ile Ăźlkelerin iç iĹ&#x;lerine mĂźdahale hakk n elinde tutan Avrupa BirliÄ&#x;i’nin merkezinde duran Ä°ngiltere, Almanya, Fransa gibi emperyalist Ăźlkeler, kendisine ve emperyalist sisteme “tehditâ€? oluĹ&#x;turan her baĹ&#x;l kta, bu hakk n kullanmak isteyecektir. Tehdit tan m n n geniĹ&#x;liÄ&#x;i, “serbest piyasaâ€? ekonomisinin, Ăźyelik için zorunlu bir koĹ&#x;ul olarak Ăśne sĂźrĂźlmesi dĂźĹ&#x;ĂźnĂźldĂźÄ&#x;Ăźnde doÄ&#x;rudan olas iĹ&#x;çi ve

Çelik sanayisinde uyar grevleri Almanya’da IG Metall sendikas ile Çelik iĹ&#x;verenleri aras nda, 85 bin çelik iĹ&#x;çisini baÄ&#x;layan Toplu Ä°Ĺ&#x; SĂśzleĹ&#x;mesi (TÄ°S) t kand . Ä°Ĺ&#x;çiler, Almanya genelinde bulunan 40 çelik fabrikas nda uyar grevleri yap ld , yer yer 6 saate varan iĹ&#x; durdurmalar yaĹ&#x;and . Çelik iĹ&#x;verenleri, iĹ&#x;çilere yĂźzde 1.9 zam, bir defaya mahsus olmak Ăźzere, 500 euro Ăśdeme Ăśneriyor ve TÄ°S’in 19 ay geçerli olmas n dayat yorlar. Ä°Ĺ&#x;çiler ad na TÄ°S gĂśrĂźĹ&#x;melerini sĂźrdĂźren IG Metall sendikas NRW BĂślge BaĹ&#x;kan Detlef Wetzel ise, yĂźzde 6.5 zam ve 12 ay geçerli sĂśzleĹ&#x;me istediklerini belirtiyor.

Aile doktorlar grevi

Ă–nleyici SavaĹ&#x; Doktrini kime karĹ&#x; ?

29 Mays’ta Avrupa Anayasas ’n n rededilmesi, emekten yana sosyal bir Avrupa’n n hemen kurulacaÄ&#x; anlam na gelmiyor tabi ama sermayenin ard arkas kesilmez sald r lar n engeleme yollar n açarak daha gßçlĂź bir duruĹ&#x;u ortaya koyacakt r. Ä°Ĺ&#x;çi s n f n n egemen s n flar karĹ&#x; s na bir s n f olarak ç k p onlar s k Ĺ&#x;t rmas mĂźcadelenin siyasal boyutlar na da ivme kazand racakt r. Ne var ki Avrupa iĹ&#x;çi s n f , siyasi ve sendikal Ăśnderlik sorunlar n da bĂźyĂźk bir handikap yaĹ&#x; yor. Avrupa Anayasa taslaÄ&#x; n n aç kland Ä&#x; 2003 Haziran’ ndan hemen sonra tart Ĺ&#x;maya bile f rsat vermeden deklare eden veya net bir karĹ&#x; koyuĹ&#x; sergilemeyen sendika bĂźrokratlar ve sĂśzde s n f partilerinin bĂźyĂźk çoÄ&#x;unluÄ&#x;u, s n f iĹ&#x;birlikçisi bir çizgide buluĹ&#x;tular. EÄ&#x;er sendikalar sermayenin sĂśmĂźrĂźye doymaz aç gĂśzlĂźlĂźÄ&#x;Ăźne karĹ&#x; mĂźcadele etmeyeceklerse ne için varlar?!. GĂźnlĂźk ihtiyaçlara, Ăźcret ve iĹ&#x; gĂźnĂź uzunluÄ&#x;u sorunlar na karĹ&#x; mĂźcadele ne kadar meĹ&#x;ru ve gerekliyse, kazan lm Ĺ&#x; sosyal, demokratik hak ve ĂśzgĂźrlĂźklerin korunmas ve savunulmas da o kadar meĹ&#x;ru ve gereklidir.

İki ßlkeyi besleyen gÜçmenler

A

tak deÄ&#x;erlerin korunmasna ve geliĹ&#x;tirilmesine katkda bulunur; dengeli ve sĂźrdĂźrĂźlebilir kalknmay teĹ&#x;vik etme çabasndadr ve kiĹ&#x;ilerin, mallarn, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaĹ&#x;myla iĹ&#x; kurma ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź saÄ&#x;lar.â€? “Ayn zamanda Ăźye Ăźlkeler arasnda çalĹ&#x;anlarn dolaĹ&#x;m ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź, kendi Ăźlkelerinde doÄ&#x;an haklarn gittikleri Ăźlkede de kullanma ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźne sahiptir.â€? Ä°kinci bĂślĂźmĂźn ve yasan n haklar k sm nda tan mlanan birçok madde de bugĂźn gĂźndemde bulunan, "farkl bir Ăźlkedeki Ĺ&#x;irketin baĹ&#x;ka bir Ăźlkede faaliyet gĂśsterirken kendi Ăźlkesinin asgari Ăźcreti Ăźzerinden Ăśdeme yapma hakk", Anayasa’yla garantileniyor.

MeĹ&#x;ru ve gerekli

Avrpa BirliÄ&#x;i’ne giden tek yol uluslararas bĂźyĂźk sermayinin damgas n vurduÄ&#x;u Avrupa Anayasas ’n kabul etmek deÄ&#x;ildir. Zaten kapitalist kĂźreselleĹ&#x;me bu biriÄ&#x;i bĂźyĂźk Ăślçßde saÄ&#x;lam Ĺ&#x; durumda. BugĂźn yap lmak istenen bu birliÄ&#x;i kurumlaĹ&#x;t rarak serbest pazar serbest rekabeti yĂźkseltmek için maliyeti olabildiÄ&#x;ince kßçßltme ortam n ve sartlar n yaratmak... Bu anlamda sĂśz konusu Avrpa Anayasas Bolkestein direktifi de sosyal kazan mlar n demokratik hak ve ĂśzgĂźrlĂźklerin ortadan kald r lmas amaçl . Bu komployu iĹ&#x;çi ve emekçi y Ä&#x; nlar n Ăśnemli bir kesimi gĂśrdĂź ve bu sald r ya Avrupa iĹ&#x;çi s n f karĹ&#x; koyabilecek tarihsel bir bilince ve mĂźcadele geleneÄ&#x;ine sahiptir.

Y

Saldr deklerasyonu: AB Anayasas

R za DoÄ&#x;an

Dipten gelen dalga 29 Mays’a yaklaĹ&#x;t kça Avrupa Anayasas ve refarandum Ăźzerine tart Ĺ&#x;malar Fransa’y adeta sars yor. HĂźkĂźmet resmi olarak “evetâ€? kampanyas n , santaj ve korku kampanyas na çevirdi. “Evetâ€?çi ve “hayrâ€?c lar olarak içten bĂślĂźnen siyasi parti ve sendikalar n ise birbirlerine karĹ&#x; eleĹ&#x;tiri dozu giderek art yor. CumhurbaĹ&#x;kan Chirac, refarandumdan “hayrâ€? ç kmas halinde Fransa’n n Avrupa’n n “kara koyunuâ€? olacaÄ&#x; n sĂśylerken, BaĹ&#x;bakan Raffarin ise; “hayrâ€? oylar n n kazanmas durumunda Ăźlkenin bir kargaĹ&#x;a ortam na sĂźrĂźklenebileceÄ&#x;i korkusunu iĹ&#x;lemeye çal Ĺ&#x; yor. Ä°ktidardaki saÄ&#x; partinin de resmi gĂśrĂźĹ&#x;Ăź bu doÄ&#x;al olarak. Ana muhalefetteki Sosyalist Parti ve YeĹ&#x;iller merkezi kararlar “evetâ€? olmas na raÄ&#x;men iki partiden de Anayasa’ya karĹ&#x; ç kanlar, refarandumda “hayrâ€? diyeceklerini bir kampanyayla aç klad lar. Sendikal cephede sadece FO (Ä°Ĺ&#x;çi GĂźcĂź) sendikas net olarak “hayrâ€? derken, CGT ikiye bĂślĂźndĂź. CFDT ve diÄ&#x;erlerinin merkezi kararlar “evetâ€? demekten yana.

D

emekçilerin hak ve ĂśzgĂźrlĂźk taleplerini içermektedir. Ki oluĹ&#x;turulacak Avrupa Ordusu, AB içindeki merkezi emperyalist Ăźlkelerin elinin alt nda yĂśnlendirilecek bir savaĹ&#x; ayg t olarak dĂźnya haklar n n tepesinde bir k l ç olaraksalland r lacak. Bu hem halklar n ve iĹ&#x;çi ve emekçilerin ĂśzgĂźrlĂźk aray Ĺ&#x; na hem de emperyalist itilaflar dengesinde yerine gĂśre kullan lacak. Ă–zellikle, AB’ye yeni giren Balkan Ăźlkeleri ve ilk etapta girecek Romanya ve Bulgaristan, sonras nda girmesi muhtemel Ukrayna gibi, ‘ucuz’ askeri olan Ăźlkelerin askerleri AB emperyalistlerinin piyonlar olarak kullan lacaklar. BaĹ&#x;ta Ä°ngiltere, Almanya ve Fransa olmak Ăźzere AB Ăźlkelerinde son y llarda olaÄ&#x;anĂźstĂź bir silahlanma politikas izlendiÄ&#x;i resmi kaynaklar n aÄ&#x;z ndan doÄ&#x;rulan yor. Bu AP BaĹ&#x;kan’n n, geçtiÄ&#x;imiz haftalarda yapt Ä&#x; aç klamada somut olarak ortaya konulmuĹ&#x;tur. “AB Ăźyesi Ăźlkeler silahlanmak zorundadr. AB Ăźyeleri silahlanmaya daha fazla bĂźtçe ayrmak zorundadr.â€? ÇßnkĂź emperyalistlerin yeni egemenlik alanlar , yeni gßç, kar ve sermaye ihrac na ihtiyac vard r. Bu nedenle de dĂźnya halklar na yĂśnelteceÄ&#x;i silahlara mutlak ihtiyac vard r.

Ortak gÜçmen politikas AB Ăźyesi Ăźlkelerde yaĹ&#x;ayan mĂźlteciler için Kuzey Afrika’da kamplar oluĹ&#x;turulmaya ç l Ĺ&#x; l-

manda “vatandaĹ&#x;lk bilgileri, çalĹ&#x;ma, vb. kaytlarn merkezileĹ&#x;tirilmesi ve bunlarn istenildiÄ&#x;inde gĂśrĂźlebilmesiâ€?ni içeren bĂślĂźmlerde de gÜçmenlerle ilgili kay tlar n da ortaklaĹ&#x;t r lacaÄ&#x; ortaya ç k yor. ‘Kiliselerin ve dini cemaatlerin statĂźsß’ baĹ&#x;l kl 52. Maddesi ise “HristiyanlÄ&#x;a Ăśncelikâ€? atf yla bugĂźn Anayasa’n n oyland Ä&#x; Ăźlkelerde kiliselerin “EVETâ€? kampanyas n n ĂśncĂźlĂźÄ&#x;ĂźnĂź yapmas garantileniyor.

Sonuç olarak Avrupa BirliÄ&#x;i Anayasas Ĺ&#x;imdiye kadar, medeniyetlerin beĹ&#x;iÄ&#x;i, bar Ĺ&#x; n teminat AB’nin ve AB bĂźnyesindeki halklar n refah ve mutluluÄ&#x;u için gerçek bir proje olduÄ&#x;u olacaÄ&#x; n Ĺ&#x;eklinde pazarland . AB içindeki Ä°ngiltere, Almanya, Fransa gibi bĂźyĂźk emperyalistlerin, ideolojik bir çarp tmaya baĹ&#x;vurduklar n n çokça kan t bizzat Avrupa’da yaĹ&#x;anan son geliĹ&#x;melerde gĂśrĂźlebilir. Ă–zellikle, Avrupa BirliÄ&#x;i’nin geniĹ&#x;leme ve anayasay oluĹ&#x;turma sĂźreci, bu doÄ&#x;rultuda okunabilir. Bu yolla AB bu Ăźlkelerde, kapitalizmin istikrar n saÄ&#x;lamay ve son sosyal k r nt lar n da tasfiyesini hedeflemektedir. Avrupal emperyalistlerin BirliÄ&#x;i rakip emperyalist gßçlere karĹ&#x; (Ăśzellikle ABD emperyalizmine karĹ&#x; ) bir gßç yoÄ&#x;unlaĹ&#x;mas ve merkezi bir ĂśrgĂźtlenmeydi. ABD’nin BĂźyĂźk OrtadoÄ&#x;u Projesi, Çin’in ilerleyiĹ&#x;i, dĂźnyada deÄ&#x;iĹ&#x;en diÄ&#x;er emperyalist

Hollanda’da SaÄ&#x;lk BakanlÄ&#x; ile aralar ndaki anlaĹ&#x;mazl Ä&#x; n çÜzĂźlmemesi Ăźzerine, aile doktorlar bir gĂźnlĂźk iĹ&#x; durdurma eylemi yapt lar. BĂślgesel aile doktorlar n n, Ulusal Aile Doktorlar BirliÄ&#x;i (LVH)’ne verdikleri bilgiye gĂśre, 20 Nisan’da yap lan iĹ&#x; durduma eylemine 2 bin doktor kat ld . Kalabal k bir doktor grubu ise, greve ç kt klar gĂźn SaÄ&#x;l k Bakanl Ä&#x; ’n n yapmak istedikleri deÄ&#x;iĹ&#x;iklikleri gĂśrĂźĹ&#x;mek için yap lan parlamento komisyon toplant s na kat ld lar. Baz Ĺ&#x;ehirlerde ise doktorlar topluca, internetten yap lan komisyon tart Ĺ&#x;malar n izlediler. Doktorlar, SaÄ&#x;l k Bakanl Ä&#x; ’n n uygulamaya sokmak istediÄ&#x;i SaÄ&#x;lk ve Aile Doktorlar Plan’n, Ăźcretleri dĂźĹ&#x;ĂźreceÄ&#x;i ve saÄ&#x;l k kontrolĂź ortam n olumsuz yĂśnde etkileyeceÄ&#x;i için protesto ediyorlar.

Kamu çal Ĺ&#x;anlar grevde Almanya’da binlerce kamu çal Ĺ&#x;an toplu iĹ&#x; sĂśzleĹ&#x;melerindeki taleplerini iĹ&#x; verenlere kabul ettirmek için uyar grevine gittiler. Eylem Almanya’n n tĂźm eyaletlerinde yap ld . Eylemden kamu alan nda yol yap m , Ăźniversiteler, hastaneler, devlet daireleri ve kĂźtĂźphaneler etkilendi. Uyar grevi, erken saatlerde baĹ&#x;lamas ve dĂźnyan n en bĂźyĂźk sanayi fuar olan Hannover Fuar’n n ac lmas nedeniyle trafiÄ&#x;i etkiledi. Ayn zamanda Hannover Tp FakĂźltesi çal Ĺ&#x;anlar da iĹ&#x; b rakt . Hannover’de yap lan merkezi eylemde konuĹ&#x;an Ver.di Genel BaĹ&#x;kan Franz Boirske, çal Ĺ&#x;ma sĂźresinin uzat lmamas ve çal Ĺ&#x;anlar n ĂśzlĂźk haklar n n gaspedilmemesi için mĂźcadele edeceklerini ve kamu çal Ĺ&#x;anlar n n haklar n sonuna kadar savunacaklar n belirtti. Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde Bochum, Aachen, Hagen, Hamburg ve birçok Ĺ&#x;ehirde kamu çal Ĺ&#x;anlar greve gidip iĹ&#x; b rakt lar.

Pazartesi eylemleri

d Ä&#x; bir dĂśnemde Anayasa’da gÜçmenler de unulutmam Ĺ&#x;. Avrupa BirliÄ&#x;i Ăźye Ăźlkesi vatandaĹ&#x;lar n n serbest dolaĹ&#x; m n ĂśngĂśren anayasaya gĂśre, anayasan n kabulĂź sonras nda Avrupa d Ĺ&#x; ndan yaĹ&#x;anacak gÜçlere karĹ&#x; ortak bir politika belirlenmesini ĂśngĂśrĂźyor. Bir Ăźlkede gerçekleĹ&#x;ecek red durumu bĂźtĂźn Ăźlkeler taraf ndan geçerli gĂśrĂźlecek. Ayn za-

dengelerle birlikte AB emperyalistlerinin hem egemenlik sahalar n geniĹ&#x;letmeye ve merkezileĹ&#x;meye hem de daha baÄ&#x;lay c bir gßç olmaya ihtiyac giderek yak c laĹ&#x;m Ĺ&#x;t r. Bu nedenle Avrupa BirliÄ&#x;i emperyalistleri aç s ndan hem geniĹ&#x;leme sĂźreci hem Anayasa’n n kendisi, AB’nin oluĹ&#x;um sĂźrecini izleyen ikinci bĂźyĂźk ad m olarak okunmal d r.

Alman HĂźkĂźmeti ve iĹ&#x;verenlerinin Agenda 2010 ad alt nda emekçilere yĂśnelttikleri sald r lara karĹ&#x; tepkiler haftalard r Pazartesi eylemleriyle devam ediyor. Milyonlarca emekçi, baĹ&#x;lat lan sald r lar n son olmad Ä&#x; n bilerek, sĂźrdĂźrĂźlen ikiyĂźzlĂź politikalar kabul etmeyeceÄ&#x;ini bir yandan pazartesi eylemleriyle alanlarda hayk r yor. DiÄ&#x;er taraftan, Emek ve Toplumsal Adalet Partisi (WASG)’nn Saarland SĂśzcĂźsĂź Markus Lein, taraf ndan Hartz IV’ßn geri çekilmesi için imza kampanyas baĹ&#x;lat ld Ä&#x; aç kland . Lein, imza kampanyas n n harekete bir ivme kazand racaÄ&#x; n sĂśyledi. “İnsanlk dĂźĹ&#x;man yasaâ€? olarak nitelendirdiÄ&#x;i Hartz IV’e karĹ&#x; mĂźcadelenin gßçlenmesi için, bĂźtĂźn iĹ&#x;çi ve emekçilerin imza kampanyas na destek vermeleri çaÄ&#x;r s nda bulundu.


Yaanacak

N

K

Mutluluk da AĹ&#x;k’ n yan ndan geçmiĹ&#x;; ama o kadar mutluymuĹ&#x; ki çaÄ&#x;r s n duymam Ĺ&#x; bile. AĹ&#x;k, birden ses duymuĹ&#x;: - “Gel AĹ&#x;k! Seni yanma alacaÄ&#x;m...â€? Bu, AĹ&#x;k’tan daha yaĹ&#x;l ca birisiymiĹ&#x;. AĹ&#x;k o kadar Ĺ&#x;ansl ve mutlu hissetmiĹ&#x; ki kendisini, onu yan na alan n kim olduÄ&#x;unu ĂśÄ&#x;renmeyi ak l edememiĹ&#x;. Yeni bir kara parças na vard klarlnda, AĹ&#x;k’a yard m eden yoluna devam etmiĹ&#x;. Ona ne kadar borçlu olduÄ&#x;unu farkeden AĹ&#x;k, Bilgi’ye sormuĹ&#x;: - “Bana yardm eden kimdi?â€? - “O, Zaman’dâ€?, diye cevap vermiĹ&#x; Bilgi. - “Zaman m? Neden bana yardm etti ki?â€? diye sormuĹ&#x; AĹ&#x;k. Bilgi gĂźlĂźmsemiĹ&#x;: - â€œĂ‡ĂźnkĂź AĹ&#x;k’n ne kadar bĂźyĂźk olduÄ&#x;unu sadece Zaman anlayabilir...â€?

Bir ay Ăśnce, arkadaĹ&#x;Äąm n 20 yaĹ&#x; diĹ&#x;lerini çektirmek için diĹ&#x;çiye gittik. HerĹ&#x;ey diĹ&#x;çinin kapÄąsÄąna girene kadar çok gĂźzeldi, hoĹ&#x; sohbet vardÄą. Ta ki içeriye adÄąmÄąmÄązÄą atana kadar. ArkadaĹ&#x; birden sessizleĹ&#x;ti hatta ufaktan titremeye baĹ&#x;ladÄą. Tabii belli etmemeye çalÄąĹ&#x;Äąyor. Neyse, suratÄą sararm Ĺ&#x; bir Ĺ&#x;ekilde içeri girdi ve inanÄąn on dakika sonra çĹktÄą ama yanaÄ&#x;ÄąnÄąn bir tarafÄą Ĺ&#x;iĹ&#x;miĹ&#x;, uyuĹ&#x;muĹ&#x; ve bembeyaz bir suratla. Bir yerlere oturup bir sigara içelim dedik. Sohbet sÄąrasÄąnda bir hafta Ăśnce diĹ&#x;çiye “BĂźtĂźn hepsini (dĂśrt diĹ&#x;i de) aynÄą gĂźn çekelimâ€? dediÄ&#x;ini sĂśyledi. DiĹ&#x;çi, “istersen 15 gĂźn arayla, her birini çekelimâ€? demiĹ&#x;. Tabii Ĺ&#x;imdi de diĹ&#x;çiye dua ediyor “iyi ki onu dinlemiĹ&#x;im yoksa beni ambulansla gĂśtĂźrĂźrdĂźnĂźz eveâ€? diyor. DiĹ&#x;inin aÄ&#x;rÄąsÄąnÄą iki gĂźn çekti arkadaĹ&#x;Äąm. 15 gĂźn sonra diÄ&#x;erini çektirmeye yanlÄąz gitti. Ama ikinci diĹ&#x; epey zorlu çĹkmÄąĹ&#x;. DiĹ&#x;çi diĹ&#x;e asÄąlarak, epey bir kazÄą, kesme ve biçme operasyonundan sonra çekme iĹ&#x;lemini bitirmiĹ&#x;. DiĹ&#x;i çektirmekle bitmedi. ArdÄąndan bizim kÄąz 2 hafta çekti bu diĹ&#x;inin aÄ&#x;rÄąsÄąnÄą. Bu aÄ&#x;rÄąlarÄąn Ăźzerine diÄ&#x;er iki diĹ&#x;i çektirmemeye karar verdi. Sebebine gelince, son çekilen diĹ&#x;in parçalarÄą içeride kaldÄąÄ&#x;Äą için iki hafta uÄ&#x;raĹ&#x;tan sonra diĹ&#x; parçalarÄą kendiliÄ&#x;inden çĹktÄą. Neyse ki Ĺ&#x;imdi arada Ĺ&#x;iddetli bir aÄ&#x;rÄą girse de rahatladÄą. BugĂźn yine laf diĹ&#x;ten açĹldÄą ve bana diĹ&#x;çiden ve diĹ&#x; çektirmekten neden korktuÄ&#x;unu anlattÄą. Tabii kendisi de bunu, eldeki iki diĹ&#x;ten olduktan sonra anlamÄąĹ&#x;. Bizimki, daha on yaĹ&#x;larÄąndayken diĹ&#x;çi yardÄąmcÄąlÄąÄ&#x;Äą yapmÄąĹ&#x;. NasÄąl mÄą? 60 yaĹ&#x;Äąndaki dedesinin gĂźnlerce sĂźren diĹ&#x; aÄ&#x;rÄąsÄąnÄąn ardÄąndan diĹ&#x;inin çekilmesine karar verilmiĹ&#x;. BĂślgede demir ustasÄą olan ve aynÄą zamanda aÄ&#x;rÄąlÄą diĹ&#x;leri çeken Hasan usta eve çaÄ&#x;rÄąlmÄąĹ&#x;. Bizim kÄąza da diĹ&#x; çekimi sÄąrasÄąnda dedesinin kafasÄąnÄą tutmak dĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x;. AnlatÄąrken hala irkiliyordu garibim. “Bana dedemin kafasÄąnÄą tutmamÄą sĂśylediler, ben de tuttum. Ama dedem diĹ&#x;leri çekilirken korkunç çĹÄ&#x;lÄąklar atÄąyordu. Ben de onunla bilikte çĹÄ&#x;lÄąk atÄąyordum. DiĹ&#x;ini çeken adam bir ayaÄ&#x;ÄąnÄą duvara bir ayaÄ&#x;ÄąnÄą dedemin gĂśÄ&#x;sĂźne koydu ve dedemden gßç alarak uzun bir uÄ&#x;raĹ&#x;tan sonra diĹ&#x;ini çekebildi. Ama dedem kanlar içinde kaldÄą. Ĺžimdi anlÄąyorum neden diĹ&#x; çektirmekten bu kadar korktuÄ&#x;umu.â€? BunlarÄą dinlerken inanÄąn dehĹ&#x;ete kapÄąldÄąm. O kadar çok etkilenmiĹ&#x; ki, anlatÄąrken bile irkiliyordu. Onunla birlikte ben de irkildim doÄ&#x;rusu. Hem kßçßk bir çocuÄ&#x;a dedesinin kafasÄąnÄą tutturmalarÄąna hem de onun ĂśnĂźnde bĂśyle vahĹ&#x;ice diĹ&#x; çekmelerine. Yani bu manzara karĹ&#x;ÄąsÄąnda bÄąrakÄąn çocuÄ&#x;u, bĂźyĂźk insanlar dahi etkilenir ve diĹ&#x; çektirmenin yanÄąndan dahi geçmezdi. Aman siz siz olun, bu tĂźr hatalara dĂźĹ&#x;meyin. SakÄąn çocuÄ&#x;unuzun yanÄąnda bĂśyle etkilenebileceÄ&#x;i saçma sapan Ĺ&#x;eyler yapmayÄąn. ÇßnkĂź aradan yÄąllar da geçse hayatÄąn bir kesitinde, hiç beklenmedik bir anda kendisini farklÄą biçimlerde gĂśsteriyor. Neyse ki arkadaĹ&#x;Äąm bunu fark etti, ama kimilerimiz bazÄą korkularÄąmÄązÄąn nereden ve nasÄąl bir olaydan kaynaklandÄąÄ&#x;ÄąnÄą bilmeden yaĹ&#x;Äąyoruz.

kes kendisinde olmayan isterâ€? demiĹ&#x;.

Askeri lise Askeri lisede ĂśÄ&#x;renciler tuvalette gizlice sigara içerken bask na uÄ&#x;rarlar. Herkes bir tuvalete girer. O panikle saklanal m derken iki ĂśÄ&#x;renci ayn tuvalete girer. Tuvaletin kap s n n alt nda 20-30 santim kadar bir boĹ&#x;luk var. Ä°ki kiĹ&#x;i olduklar gĂśrĂźlebilir. Ä°kisi yan yana gelir saÄ&#x;daki saÄ&#x; ayaÄ&#x; n soldaki sol ayaÄ&#x; n kald r p beklerler, nĂśbetçi subay içeri doÄ&#x;ru eÄ&#x;ilip bakar; - “Evladm ayakkablarn ters giymiĹ&#x;sin...â€? der.

Çengel Bulmaca Tutunamayanlar roman›’n›n yazar›

O A ⠄ U ‚ Z A T T T A R G U V A Ö R T Y U S K A T R U V A

Geçen say n n cevab Haz rlayan: YaĹ&#x;anacak DĂźnya bulmaca ekibi Radyan elementinin imi K›s. Tarih Kurumu

Bir Ăźnlem sĂśzĂź

↾

‚ngiltere’nin → ulusaras› kodu

Tibet ĂśkĂźzĂź

Alamet

↾

Ak›l

→

Vurma ve yakalama

↾

Paral› jandar- → ma birli¤i

→

→

Kama’n›n ilk hecesi

Alfabenin ilk harfi

→

→

→

Tarihte bir savaa da ad veren at

Mercan adas›

Tarihte bir devlet

Parça ile ka- → patma

Örtmekten → emir

Kompozisyon

Shakespeare’i → n ßnlß kral›

→

→

↾

Tarihi eserler evi

→

↾

Kama, k›sk›

Alfabe’de bir harf

S›n›f

→

DĂśteryum elementinin imi

→

Tellßr’ßn imi

ďŹ ama anlat›r

→

A¤açl› yol

T A A M Anton Cehov’un bir roman kahraman›

‚ R E N E

peygamberi

Yunan sava tanr›s›

Resimdeki ĂœnlĂź frans›z yazar

↾

→

↾

↾

↾

Haz rlayan: YaĹ&#x;anacak DĂźnya bulmaca ekibi

Hristiyanlar›n

Ǜplak

Sakarya’n›n bir ilçesi

Mßrekep bal›¤›

ÇÜlden esen rßzgar →

Gßçß sembolize eden de¤nek Dolayl› anlat-

→

Emtia, meta

→

ma, an›t›rma Romen

Bir harfin ince

→

rakam›yla 10

okunuu ‚yot’un imi

→

Ayn› erkekle evli kad›nlar›n ortak ad› K›s. Mister

→

→

→

K›s.‚stanbul Teknik Ăœniversitesi →

Sanat eserlerin taslak durumundaki kßçßk Ürne¤i

E¤reti dߤßm

Tiyatro edebiyat›

Deriden s›zan,tuzlu s›v›

Soluk, nefes

XV.yy’da Fransa’da kullan›lan bir silah ↾

→

Kalça kemi¤i

Arap Ăźlkelerinde bir parti modeli

Hizip

→

Bir masal kuu,Zßmrßdß anka →

Tarihte bir halk

→

Hareketli

→

Evet anlam›nda, bir eyi onaylama →

Bu arada gerçekten çifte vatandaĹ&#x; olan kiĹ&#x;ilere de tavsiyem, mektuplar cevapland rma durumunda, doÄ&#x;ru cevapland rmalar d r. “Nasl olsa TĂźrkiye isimleri bildirmeyecek ve bunlar da kesinlikle çifte vatandaĹ&#x; olduÄ&#x;umu bilemezâ€? diyerek lĂźtfen yan lg ya dĂźĹ&#x;meyiniz. Sonuç itibariyle TĂźrkiye bu konuyla ilgili baz bilgileri dolayl olarak verdiÄ&#x;i için, insanlar bu sorunla karĹ&#x; karĹ&#x; ya kalm Ĺ&#x;lard r. TĂźrkiye’nin verdiÄ&#x;i rakamlara gĂśre, 2000 y l sonras tahminen 50

Çifte vatandaĹ&#x; deÄ&#x;ilsiniz! Çifte vatandaĹ&#x; olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;Ăźnenlerle ilgili, Ĺ&#x;unu belirtmek istiyorum; onlar sadece TĂźrk vatandaĹ&#x; d r ve bu durumda olanlar her TĂźrk vatandaĹ&#x; gibi Almanya’da geçerli bir TĂźrk pasaportuna ve Almanya’da oturum iznine sahip olmak zorundad rlar. Bu haklar da ancak koĹ&#x;ullar yerine getiriliyorsa al nabilir. Madde 38 I say 2 AufenthG gĂśre Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; n kaybetmeden Ăśnce bir sene Alman vatandaĹ&#x; olarak kalm Ĺ&#x;san z oturum hakk alman z mĂźmkĂźndĂźr. EÄ&#x;er Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; ald ktan sonra tekrar TĂźrk vatandaĹ&#x;l Ä&#x; na baĹ&#x;vurmuĹ&#x;san z, bu prosedĂźr bir seneden fazla sĂźrmektedir. Bu sĂźreçte siz resmi olarak Alman vatandaĹ&#x; statĂźsĂźnde idiniz, bu nedenle oturum hakk her Ĺ&#x;artta size verilir. Fakat

→

‚htiras

K›saca gram

Çengel Bulmaca

↾

Bu konuyla ilgili itiraz n zda; birinci gerekçe olarak, susma hakk temel hakt r ve bu hakk kullanmak istediÄ&#x;inizi belirtebilirsiniz, çßnkĂź ilk anda konuyu bilmeden vereceÄ&#x;iniz cevaplarla kendinizi zor durumda b rakabilirsiniz. Ä°kinci gerekçe olarak; Alman makamlar n n bu uygulamas ayr mc l Ä&#x;a sebep olmaktad r. Burada vurgulamak isterim ki bu Ăźlkede çifte vatandaĹ&#x;l Ä&#x; , sadece TĂźrk kĂśkenliler deÄ&#x;il, di-

GĂźlĹ&#x;en Çelebi, Rechtsanwältin Haydar SÄąÄ&#x;Äąnak, Avukat (TR) Graf-Adolf-Str. 80 40210 DĂźsseldorf Tel:0211-355 83 14 Fax: 0211-355 83 15

Malatya’n›n ilçesi

Yemek

L A K L M A Ăœ S Z E A T Y O A L Bir nota

Coçuk dilinde → anne

Al›nt›, iktibas New York ehrini simgeleyen harfler

Tembih sÜzß →

↾

Bir soru eki →

→

Ä°dari Makamlar son haftalarda insanlara mektup yoluyla, hala Alman vatandaĹ&#x; olup olmad klar n tespit etmek için yaz l olarak soruyor ve bir hafta içinde mektubun cevapland r lmas n istiyor. Bir çok insan bu mektuplara yan t verme yĂźkĂźmlĂźlĂźÄ&#x;ĂźnĂź bilmeyerek, bu mektuplara yan t vermemiĹ&#x;tir. Bu durumdaki kiĹ&#x;ilere idari makamlar yeniden bir mektup yollayarak korku

50 bin kiĹ&#x;i tehlikede

bin kiĹ&#x;i çifte vatandaĹ&#x;l k alm Ĺ&#x;t r. Bu kiĹ&#x;ilerin kimler olduÄ&#x;una dair Alman Devletinin k sa bir araĹ&#x;t rmas ndan sonra, bu isimlerin çoÄ&#x;unun kolayl kla ortaya ç kacaÄ&#x; n dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Her insan TĂźrkiye’de TĂźrk vatandaĹ&#x;l Ä&#x; ndan ç kt Ä&#x; nda da TĂźrk vatandaĹ&#x;l Ä&#x; na tekrar girdiÄ&#x;inde de bu listeler, resmi gazetede yay nlan r. Bu nedenle Alman makamlar için bu kiĹ&#x;ilerin isimlerini ĂśÄ&#x;renmek pek zor olmayacakt r.

Baya¤›, s›radan

→

Say› boncu¤u, cÜrkß

En bĂźyĂźk tekel

→

Ä°tiraz hakk Mektup kabusu

Ä&#x;er Ăźlkelerden gelenler de izinsiz alm Ĺ&#x;lard r. Bizim bilgilerimize gĂśre doÄ&#x;umdan Alman vatandaĹ&#x; olan birçok kiĹ&#x;i de baĹ&#x;ka Ăźlke vatandaĹ&#x;l Ä&#x; na izinsiz geçmiĹ&#x;tir. Ne var ki idarenin sĂśz konusu uygulamas ile çeliĹ&#x;kili olarak TĂźrk kĂśkenli olmayan bu çifte vatandaĹ&#x;lara bu sorgu mektuplar gĂśnderilmemektedir. Bu nedenle, eÄ&#x;er adil davran lmak isteniyorsa tĂźm Alman vatandaĹ&#x;lar na bu mektuplar n gĂśnderilmesi gerekir. ĂœĂ§ĂźncĂź gerekçe olarak; bu uygulama (Datenschutz) Ăśzel bilgilerin korunmas hakk ndaki yasal dĂźzenlemelere de ayk r dĂźĹ&#x;mektedir. Yasal yollara baĹ&#x;vurma seçeneÄ&#x;ini de gerçekten tek vatandaĹ&#x; olan kiĹ&#x;ilere ve bu konuyu siyasallaĹ&#x;t rmak isteyenlere tavsiye ediyoruz.

bu ancak Alman vatandaĹ&#x; olmad Ä&#x; n z resmen bildiÄ&#x;iniz taktirde ve 6 aylk baĹ&#x;vuru sĂźresini geçirmemeniz koĹ&#x;uluyla mĂźmkĂźndĂźr.

↾

dolu gĂźnler yaĹ&#x;atmaktad r. Bu mektubu bir hafta içinde cevapland rmayanlar 250 euro ceza Ăśdemekle tehdit ediliyorlar. Madde 19 MG NW’ye gĂśre idari makamlar istediÄ&#x;i takdirde nĂźfusla ilgili tĂźm gereken sorular sorma ve gerekli belgeleri de isteme hakk na sahiptirler. Cevap vermek istemeyenler için itiraz ve mahkeme yolu aç kt r. Bu mektuba sadece itiraz etmeniz yeterli olmuyor. Ayn anda mahkemeye de baĹ&#x;vurmak zorundas n z. Zira gelen mektuplarda da belirtildiÄ&#x;i gibi, itiraz etmeniz, sizi cevapland rma sorumluluÄ&#x;undan muaf tutmamaktad r. Madde § 80bs. 4 VwGO gĂśre bu sorumluluktan muaf edilmek istiyorsan z, bununla ilgili olarak ayr yeten mahkemeye baĹ&#x;vurmak zorundas n z.

Çifte VatandaĹ&#x;lk TuzaÄ&#x;

→

2000 ylndan sonra Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; ndan ayr olarak baĹ&#x;ka Ăźlke vatandaĹ&#x;l Ä&#x; na geçildiÄ&#x;i anda yasalara gĂśre otomatikman Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; kaybedilir. Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; n n kaybedilmesi ile birlikte bu vatandaĹ&#x;l Ä&#x; n saÄ&#x;lad Ä&#x; tĂźm haklar ve gĂśrevler de kaybolmaktad r. Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; n n kayb kiĹ&#x;iye herhangi bir Ăśzel bildirimde bulunulmadan otomatikman gerekleĹ&#x;ir. Bu kay p ancak, yetkili Alman VatandaĹ&#x;lk Dairesi taraf ndan Ăśnceden StAG § 25 II Maddesi’ne dayan larak, Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; n n sĂźrdĂźrĂźlebileceÄ&#x;ine dair izin verilmesiyle Ăśnlenebilir. Bu iznin ancak yabanc bir Ăźlke vatandaĹ&#x;l Ä&#x; al nmadan Ăśnce verilmiĹ&#x; olmas gerekmektedir ve genel olarak bu izin ancak Ăśzel koĹ&#x;ullar sĂśz konusu olduÄ&#x;unda verilir.

Av. GĂźlĹ&#x;en Çelebi

→

↾

Hukuk

Lantan’›n imi

R T A B K E Y B A K A K O N L A M A L E J D

Retina

↾

 “Pozitif alanlarda imge olmaktansa, negatif alanlarda bir leke olmay tercih ederim�

 “Sen sus, birikimin konuĹ&#x;-

Kendinde olmayanl ister BektaĹ&#x;i, camide namazdan sonra dua etmiĹ&#x; : “Ey ulu Tanrm, bana bir rak paras ver!â€? Yan nda namaz n bitiren softa da, ellerini kald rm Ĺ&#x; : “Rabbim, bana iman ver!â€? Ä°ki duay da iĹ&#x;iten hoca, BektaĹ&#x;iye : “Bak, herkes ne istiyor Tanr’dan, sen rak paras. Utanmyor musun?â€? demiĹ&#x;. BektaĹ&#x;i usulca : “Ne yapalm hoca efendi, her-

 “Beatnik isen vur saza, Nihilist isen bas gaza�

↾

 “O Ĺ&#x;imdi Dadaistâ€?

→

 “Rahmetli de yapbozumcuydu�

 “Tek rakibim Kantâ€?  “Yine mi sen rĂśnesansl?..â€?  “Freud’da sollard.â€?

 “Feng Shui’nin hastasym rampalarn ustasym�

‚laç, merhem

Zeka →

→

Bir sßs ve gÜlge a¤ac›

Pozitif

→

 “Bilgi birikimimin getirisi olan aydn sfatnn bana saÄ&#x;ladklar saÄ&#x;olsunâ€?

 “İmgelemim yeterâ€?  “Baba paras deÄ&#x;il, 4 y l lisans, 2 y l master teri.â€?

→

 “Rampalarn ustasym Rembrandt’n hastasym�

sun�

→

 “Algda seçiciysem gĂźnahm neâ€?

Zeynep GĂźnel

→

 â€œĂ‡enemdeki piercing kadar yaknsn bana BoÄ&#x;aziçiliâ€?.

‚

→

 “Yapma demagoji alrm akln, Girme polemiÄ&#x;e ykarm deÄ&#x;er yarglarnâ€?

R

BilmediÄ&#x;imiz korkularÄąmÄąz!

Akademisyenin araba arkasÄą yazÄąlarÄą  “İrdeleme beni, irdelerim seniâ€?

E

↾

miĹ&#x;. - “Kibir, lĂźtfen bana yardm et!â€? “Sana yardm edemem AĹ&#x;k. Srlsklamsn ve yelkenlimi mahvedebilirsinâ€?, diye cevap vermiĹ&#x; Kibir. ĂœzĂźntĂź yak nlardaym Ĺ&#x; ve AĹ&#x;k yard m istemiĹ&#x;: - â€œĂœzĂźntĂź, seninle geleyim.â€? - “Of, AĹ&#x;k, o kadar ĂźzgĂźnĂźm ki, yalnz kalmaya ihtiyacm var.â€?

L

Felsefik dßßnceler

→

E

→

R

→

N

→

Allah’in selami tabiidur. Mektubu cok yavas yazayrum, cunkim bilirum ki, cabuk okuyamazsun... Benden yana sual edersen, Allahuma pin sukur iyiyum, yeni pir is puldum.. Emrimde yuze yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde. Ne is puldugumu soraysan, soyleyecegum patlama, mezarluk pekcisi oldum. Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli degil. Hacan o yuzden saga dayi mi oldin, teyze mi oldin soyleyemeyrum. Temel emicen de tukkan actu, o da otuza aldigini yirmipese verir, surumden kazaniyormus oyle dedi. Bizim koye findukcularin Te-

I

Duygular›n Adas› Bir zamanlar, bĂźtĂźn duygular n Ăźzerinde yaĹ&#x;ad Ä&#x; bir ada varm Ĺ&#x;... Mutluluk, ĂœzĂźntĂź, Bilgi, AĹ&#x;k ve tĂźm diÄ&#x;erleri... Bir gĂźn adan n batmakta olduÄ&#x;u duygulara haber verilmiĹ&#x;. Bunun Ăźzerine hepsi, aday terketmek için sandallar n haz rlam Ĺ&#x;lar. AĹ&#x;k, adada en sona kalan duygu olmuĹ&#x;, çßnkĂź mĂźmkĂźn olan en son ana kadar beklemek istemiĹ&#x;. Ada neredeyse batt Ä&#x; zaman, AĹ&#x;k yard m istemeye karar vermiĹ&#x;. Zenginlik, çok bĂźyĂźk bir teknenin içinde, geçmekteymiĹ&#x;. AĹ&#x;k; “Zenginlik, beni de yanna alrmsn?" diye sormuĹ&#x;. Zenginlik; “Hayr alamamâ€?, demiĹ&#x;, “teknemde çok fazla altn ve gĂźmĂźĹ&#x; var, senin için yer yok...â€? AĹ&#x;k, çok gĂźzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yard m iste-

 “Huzur Balzac’taâ€? mel’i muhtar sectuk, akillu usak da. Gecen gun hepimizu zelzeleye karsi aĹ&#x;i etturdu. Temel akilludur, hem de durusttur.. Gecenlerde bir taksinin soforu koye varmis, muhtari arayu. Meger yolda pir tavuk ezmus sahibini soraymus. Muhtar Temel tavuga pakmis, “ha pu bizden degildur, pizum koyde yassu tavuk yokturâ€?, demis. Senin kucugun Memet cok akullu bir usak cikti. Gecen gun tepeye varmis, elinde bir ip sallayup duriy... Anan, “uy usagim ne edeysun orada?â€? demis.. O da “heva turumuna bakayrumâ€? demis. Cektum oni aksam karsuma, “anlat bakayum su hava turumu isinuâ€? dedim. Anlatti, meger ip sallanunca havanin ruzgarli oldugunu, ip islaninca da yagmur yagdigunu anlaymis. Cok akillu usak vesselam. Sen o yasta boyle akillu degildun! Yaa iste boyle usagum. Memlecetten saga pol pol havadis. Yeni havadis olursa yine yazayrum. Baki Hudaya emanet ol. Baban Not: Mektupa para koyacaktum, ama gec akluma geldu, zarfu kapatmisum.

M

↾

Uy sevgili Usagum!

A

↾

GĂźney Afrika’n n Cape Town Ĺ&#x;ehrindeki bir hastahanede devaml olarak gizemli ĂślĂźmler oluyordu. HemĹ&#x;ireler haftalard r Ăźst Ăźste her cuma gĂźnĂź 311 numaral yoÄ&#x;un bak m odas na yat r lan hastalar ĂślĂź bulmaktayd lar. Bu gizemli ĂślĂźmlere uzun sĂźre aç klama getirilemedi. Her-

kes meselenin çÜzĂźlmesi için seferber oldu. Uzmanlar odan n havas n bakteriyolojik olarak kontrol ettiler. GĂźney Afrika’n n Ăśnde gelen bilim adamlar Ăślenlerin aileleriyle ßç hafta boyunca gĂśrĂźĹ&#x;meler yapt lar. Hatta iĹ&#x;in içine polisde girdi ve akla gelen her ihtimal tek tek deÄ&#x;erlendirildi, ancak onlar n araĹ&#x;t rmalar da sonuçsuz kald . Son çare olarak hastalar n kald Ä&#x; 311 numaral yoÄ&#x;un bak m odas sĂźrekli gĂśzetim alt na al nd . Cuma sabah saat 6’da odalar temizleyen temizlikçi kad n n hastan n baÄ&#x;l bulunduÄ&#x;u solunum cihaz n n fiĹ&#x;ini çekerek, elektrik sĂźpĂźrgesinin fiĹ&#x;ini takt Ä&#x; , iĹ&#x;ini bitirdikten sonra solunum cihaz n n, fiĹ&#x;ini tekrar yerine tak p gittiÄ&#x;i gĂśrĂźldĂź!

ďŹ

→

Bir ĂślĂźmĂźn sebebi

A

→

Y

F kralar

→

DĂźnya 6


Yaanacak

K

“Her Ĺ&#x;ey ne kadar gĂźzel baĹ&#x;lamÄąĹ&#x;tÄąâ€? “Her Ĺ&#x;ey ne kadar gĂźzel baĹ&#x;lamÄąĹ&#x;tÄą ama giderek kabusa dĂśnĂźĹ&#x;tĂź!â€? diyen aile sayÄąsÄą o kadar çoÄ&#x;aldÄą ki... Gerçekten her Ĺ&#x;ey gĂźzel duygularla baĹ&#x;lÄąyor. “Birlikte yaĹ&#x;ayacaÄ&#x;Äąz. Aile baskÄąsÄąndan uzak, istediÄ&#x;imiz gibi davranacaÄ&#x;Äąz. Kimseye hesap vermeksizin daha ĂśzgĂźrce yaĹ&#x;ayacaÄ&#x;Äąz. ÇocuklarÄąmÄąz olacak, onlarÄą kendi istediÄ&#x;imiz Ĺ&#x;ekilde yetiĹ&#x;tireceÄ&#x;iz. Biz farklÄą olacaÄ&#x;Äąz, ailelerimiz gibi onlar Ăźzerinde baskÄą oluĹ&#x;turmayacaÄ&#x;Äąz. ÇocuklarÄąmÄąza karĹ&#x;Äą daha anlayÄąĹ&#x;lÄą, eĹ&#x;lerimize karĹ&#x;Äą daha sevecen olacaÄ&#x;Äąz. Yani anne ve babamÄąz gibi olmayacaÄ&#x;Äąz, vs. vs...â€? Bu iyi niyetli masumane istekler uzar gider. Hangimiz bunlarÄą gerçekleĹ&#x;tirebiliyoruz? Buna samimice cevap verecek olursak, hiçbirimiz! Kimimiz anne ve babalarÄąmÄązÄąn iliĹ&#x;kisini arar durumda kĂśtĂź yaĹ&#x;Äąyoruz! ÇßnkĂź yaĹ&#x;amÄąmÄązda

A

D

I

 Anne babalar›m›z›n da gerisinde bir hayat ya›yoruz. Ă–yleyse farkl› bir sonucu nas›l alaca¤›z? SĂźregelen al›kanl›klarla devam ettirdi¤imiz aile ortam›ndan, farkl› bir sonuç beklemek mĂźmkĂźn olabilir mi? ÇßnkĂź bunu sorarken bile, yerine getirmemiz gereken kimi gĂśrevlerin olduÄ&#x;unu, alÄąĹ&#x;kanlÄąklarÄąmÄąza karĹ&#x;Äą savaĹ&#x; açmamÄąz gerektiÄ&#x;ini, kendimizi yenilememiz gerektiÄ&#x;ini biliyoruz! Bu yĂźzden gĂźnlĂźk alÄąĹ&#x;kanlÄąklarÄąn kolaylÄąÄ&#x;ÄąnÄąn peĹ&#x;ine takÄąlÄąp gidiyoruz iĹ&#x;te... Amaaan deyip oturuyoruz,

UmutlarÄąmÄąz olmalÄą SĂśzde risk almamak için ya bĂźtĂźn bunlar, oysa alÄąĹ&#x;kanlÄąklarla sĂźrdĂźrdĂźÄ&#x;ĂźmĂźz yaĹ&#x;amÄąmÄązda farkÄąnda olmadan aldÄąÄ&#x;ÄąmÄąz riskler, istediÄ&#x;imiz yaĹ&#x;am biçimi için alacaÄ&#x;ÄąmÄąz risklerden çok daha fazla ve boyutlarÄą çok daha bĂźyĂźk.

onlarÄąnkine gĂśre bir deÄ&#x;iĹ&#x;iklik yok. Hatta anne babalarÄąmÄązÄąn da gerisinde bir hayat yaĹ&#x;Äąyoruz. Ă–yleyse farklÄą bir sonucu nasÄąl alacaÄ&#x;Äąz?

Riskin bĂźyĂźÄ&#x;Ăź SĂźregelen alÄąĹ&#x;kanlÄąklarla devam ettirdiÄ&#x;imiz aile ortamÄąndan, farlÄą bir sonuç beklemek mĂźmkĂźn olabilir mi? Bu biçimde sĂźrdĂźrdĂźÄ&#x;ĂźmĂźz iliĹ&#x;ki, bir de bakÄąyoruz, iki yabancÄą insanÄąn aynÄą evi paylaĹ&#x;masÄąna dĂśnmĂźĹ&#x; ve neredeyse tek ortaklÄąk, çocuklar ve evin gelir-gider masraflarÄą. Yani anne ve baba, bir Ĺ&#x;irketin muhasebecileri iĹ&#x;levini gĂśrĂźyor! Bir Ĺ&#x;eylerin iyiye gitmediÄ&#x;ini biliyoruz, bunun çok iyi farkÄąnda oluyoruz. Ama “nedir sorunumuz, neden ortaya çĹkÄąyor, ne yapmalÄąyÄązâ€? diye dĂźĹ&#x;Ăźnmekten bile korkuyoruz.

7 DĂźnya

N

çßnkĂź irdelemeye korkuyoruz. Ä°rdelediÄ&#x;imiz zaman risk alÄąrÄąz. Risk mi, boĹ&#x;versene!.. En yakÄąnlarÄąmÄąza Ĺ&#x;Ăśyle bir bakÄąyor, kendi halimize Ĺ&#x;Ăźkredip oturuyoruz oturduÄ&#x;umuz yerde!

Her Ĺ&#x;eyden Ăśnce yaĹ&#x;ama kĂźsĂźyoruz. YaĹ&#x;ama isteÄ&#x;ini yitirdigimizde, yaĹ&#x;am çekilmez olur. HerĹ&#x;ey ĂźstĂźmĂźze ĂźstĂźmĂźze gelir. EtrafÄąmÄąza kĂźseriz, iliĹ&#x;kilerimizi sÄąnÄąrlarÄąz, içe kapandÄąkça

kapanÄąrÄąz. Ve biz durmadan geriye, daha da geriye çekiliriz. Ta yaĹ&#x;amÄąn en dip noktasÄąna kadar! Bu noktadan sanra, sadece zorunlu gĂśrevlerimizi yerine getirme iĹ&#x;i kalÄąr. Bu risklerin en bĂźyĂźÄ&#x;Ăź deÄ&#x;il midir? Bize bĂśyle ĂśÄ&#x;retildiÄ&#x;i için bĂśyle yaĹ&#x;Äąyoruz. “İnsanlarÄąn mutsuzluÄ&#x;unun hiçbir Ăśnemi yok Ăśnemli olan sistemin kurumlarÄąn yĂźrĂźmesi.â€? Sistem bĂśyle diyor. Bundan dolayÄą anne ve babalarÄąmÄąz, okullarÄąmÄąz, etrafÄąmÄązÄą oluĹ&#x;turan tĂźm kurum ve kuruluĹ&#x;lar, bĂźtĂźn iliĹ&#x;kiler bize bĂśyle ĂśÄ&#x;rettiÄ&#x;i için, biz de onlara gĂśre olmasÄą gerektiÄ&#x;i gibi yaĹ&#x;Äąyoruz hayatÄą. Bizim istediÄ&#x;imiz gibi deÄ&#x;il... Oysa o çekindiÄ&#x;imiz riskleri alsak... Halimize Ĺ&#x;Ăźkretmek yerine daha iyi bir yaĹ&#x;am ve çocuklarÄąmÄązÄą daha iyi bir aile ortamÄąnda yetiĹ&#x;tirmek için çaba harcasak... HarcadÄąÄ&#x;ÄąmÄąz çabanÄąn sonuçlarÄąnÄą alabilmemiz için, yaĹ&#x;ama ve geleceÄ&#x;e dair umutlarÄąmÄąz olmalÄą. Beklentilerimiz ve umutlarÄąmÄąz doÄ&#x;rultusunda çaba harcamak, insan iliĹ&#x;kilerini onlarÄąn Ăźzerinden kurmak tek seçeneÄ&#x;imiz olsa gerek... Funda Çelik

‚çimdeki Pencere

Ece Koç

Tabular m z‌ DoÄ&#x;mak kadar Ăślmek, yĂźrĂźmek, koĹ&#x;mak, yemek yiyip, nefes almak kadar doÄ&#x;al ne olabilir? BĂźtĂźn bunlar olup geliĹ&#x;irken nedenini, neden yapt Ä&#x; m z dĂźĹ&#x;Ăźnmeyiz bile. O kadar olaÄ&#x;anlaĹ&#x;m Ĺ&#x;t r ki, bu iĹ&#x;levleri yerine getirirken ne izin isteriz, ne izin veririz, ne utan r, ne gĂźceniriz, ne ay plan r z, ne de ay planacaÄ&#x; m z dĂźĹ&#x;ĂźnĂźrĂźz. KuĹ&#x;kusuz yaĹ&#x;am n bu doÄ&#x;al gereksinimleri, insan bilincinin yĂśn verdiÄ&#x;i bir çerçeveye oturmuĹ&#x;tur. Rasgele deÄ&#x;il, yaĹ&#x;am içerisinde bir yere sahiptir. Ama hayat m zda Ăśyle bir tabu vard r ki konusu geçtiÄ&#x;inde saklanacak yer arar z, Belki ayn zamanda konuĹ&#x;may da çok isteriz, ama konuĹ&#x;mamak için bizi ilgilendirmiyor tav rlar na girer, kendimizi konudan Ăśyle bir soyutlar z ki kendimiz bile Ĺ&#x;aĹ&#x;ar z. Evet san r m merak ve tahmin ettiniz! Konu, cinsellik...

Çocuklar m z eÄ&#x;itmeliyiz KßçßklĂźÄ&#x;ĂźmĂźzden beri ay p olarak ĂśÄ&#x;retilen, ne erkeklerin ne de k zlar n ergenlik çaÄ&#x; ndan itibaren hissettiklerini olmas gereken Ĺ&#x;ekilde yaĹ&#x;ad Ä&#x; bir durum. Dokunulmaz olan, en ufak bir Ĺ&#x;eyde kapat lan, gĂśrmezlikten gelinilen, konuĹ&#x;ulmayan ve kafam zdaki sorular n gĂźn geçtikçe çoÄ&#x;almas n saÄ&#x;layan konu cinsellik. KonuĹ&#x;mak istesek bile kimle neyi ne kadar konuĹ&#x;abileceÄ&#x;iz ki? Ama bu durum bu Ĺ&#x;ekilde devam etmemeli ve biz, bizi deÄ&#x;iĹ&#x;tirip, çocuklar m za bu konuda aç k olmal y z. Onlar n sorduÄ&#x;u sorular bĂźyĂźk bir netlik ve aç kl kta yan tlamal y z. CinselliÄ&#x;in bayan erkeÄ&#x;i yok, herkesi her aç dan ilgilendiren bir konu. Bu konu ne kadar doÄ&#x;all kla konuĹ&#x;ulabilirse o kadar varolan olan tabular k rabiliriz diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Hele ki asr n vebas AIDS gibi bir hastal k varken, gençlerimizi cinsellik ĂźstĂźne ne kadar uyar p ayd nlat rsak onlar n bu konuda daha iyi bir gelecek sahibi olmas na yard mc oluruz.

DoÄ&#x;al olan yaĹ&#x;arken‌

“Onurumu geri istiyorum!â€? Umut çok elbet Derme çatma plastik bir tentenin alt nda birkaç yaĹ&#x;l kad n, megafonlarla anons yap yor. SoÄ&#x;uk ve yaÄ&#x;mur kemiklerine iĹ&#x;lemesin diye yĂźn Ĺ&#x;apkalara, kal n paltolara bĂźrĂźnmĂźĹ&#x;ler. Tayvan’ n baĹ&#x;kenti Taipei’deki bir metro istasyonunda, gelip geçenlere ellerindeki dilekçeyi imzalatmaya çal Ĺ&#x; yorlar. Onlara “BĂźyĂźkannelerâ€? diyorlar. Hepsi 70’li 80’li yaĹ&#x;larda. YĂźzlerindeki derin k r Ĺ&#x; kl klar onlar zay f ve narin gĂśsterse de, çelik gibi bir kararl l klar var.

bir liseli kzdm. DĂśndĂźÄ&#x;Ăźmde sessiz, hayal kurmaya bile cesaret edemeyen bir insan olmuĹ&#x;tum.â€? Tayvan’a dĂśndĂźÄ&#x;Ăźnde sorunlar son bulmam Ĺ&#x;. BaĹ&#x; na gelenleri ailesine anlatmaya çal Ĺ&#x;t Ä&#x; nda, bĂźyĂźk tepki alm Ĺ&#x;. AÄ&#x;layarak anlat yor: “Amcam ailemin yĂźzkaras olduÄ&#x;umu sĂśyledi. Bana fahiĹ&#x;e dedi, sonra da kovdu.â€?

ve resmi bir ĂśzĂźr için kampanya baĹ&#x;latm Ĺ&#x;lar. Ama Japon hĂźkĂźmetinden ĂśzĂźr ya da tazminat alabilmiĹ&#x; deÄ&#x;iller. Kad nlardan baz lar Japonya YĂźksek Mahkemesi’ne kadar gitmiĹ&#x;. Ama mahkeme, 20 y ll k zamanaĹ&#x; m sĂźresinin dolduÄ&#x;unu sĂśyleyerek davalar n geri çevirmiĹ&#x;. Japonya’n n bu konudaki resmi tavr , savaĹ&#x; dĂśneminde iĹ&#x;lenen suçlarla ilgili

Utanç içinde yaĹ&#x;amak Hayatlar n n bĂźyĂźk bir bĂślĂźmĂź boyunca, korkunç bir s rr saklamaya çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x;lar. Japon ordusunun genelevlerinde seks iĹ&#x;çiliÄ&#x;i yapmaya zorlanm Ĺ&#x; onbinlerce Asyal kad ndan birkaç onlar. Çeng Çen Tao, Japon polisi taraf ndan durdurulduÄ&#x;unda 16 yaĹ&#x; ndaym Ĺ&#x;. Okula gidiyormuĹ&#x;. O haziran gĂźnĂźnĂź asla unutamad Ä&#x; n sĂśylĂźyor. Ă–nce bir gemiyle Andaman adalar ndaki bir askeri geneleve gĂśtĂźrĂźlmĂźĹ&#x;. Sonra Malezya’n n Cohor kentindeki bir baĹ&#x;kas na. GĂźnde 20-30 askerle beraber olmaya zorland Ä&#x; n anlat yor. Birkaç kez intihara teĹ&#x;ebbĂźs etmiĹ&#x;. Ä°kinci DĂźnya SavaĹ&#x; bitip de nihayet Tayvan’a dĂśnebildiÄ&#x;inde, bambaĹ&#x;ka bir insanm Ĺ&#x;. “Eskidenâ€?, diye anlat yor, “parlak bir geleceÄ&#x;i olan mutlu

 Çocuklar›m›n gelece¤inin benimki gibi olmas›n› istemiyorum. Benim yaad›klar›m› k›z›m yaamas›n istiyorum. Okusun istiyorum. Kaç yldr Avrupa’dasn? Zahide: 3 yl oldu geleli. 5 yl Ăśnce eĹ&#x;imden ayr ld m. Fabrikada çal Ĺ&#x; yordum. Ald Ä&#x; m para ev kiras na, elektriÄ&#x;e, çocuklar n masraflar na bile yetmiyordu. EĹ&#x;imden ayr l rken alt nlar m vard , bozdurdum. Çocuklar da anama teslim ettim. O parayla buraya geldim. GeliĹ&#x;imin ikinci haftas restorantta iĹ&#x;e baĹ&#x;lad m. O gĂźnden beri çal yorum.

lar n istiyorum. DĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum, getirdim, ald Ä&#x; m para yetecek mi onlara bakmama? Onlar okula gĂśnderebilecek miyim? Orada kalsa çocuklar, her gĂźn baĹ&#x;ka endiĹ&#x;elere kap l yorum. Bir de onlar n da anne sevgisine ihtiyac var. Ä°Ĺ&#x; dĹ&#x;nda bir Ĺ&#x;eylerle uÄ&#x;raĹ&#x;abiliyor musun? Bir tek pazar gĂźnlerim boĹ&#x;. Onu da çoÄ&#x;unlukla ev diye yaĹ&#x;ad Ä&#x; m kĂźmeste geçiriyorum.

Ä°Ĺ&#x; koĹ&#x;ullarn nasl?

â€œĂ–lmeden Ăśnce adalet istiyorum!â€? Çeng Çen Tao’nun, ve diÄ&#x;er “BĂźyĂźkannelerâ€?in ĂśykĂźsĂźnĂźn mutlu bir sonu yok. Onun gibi pek çok seks iĹ&#x;çisi, evlerine dĂśndĂźklerinde toplumdan d Ĺ&#x;lanm Ĺ&#x;. O yĂźzden yaĹ&#x;ad klar n kimselere anlatmay p, utanç duyduklar olaylar kendilerine saklam Ĺ&#x;lar. Y llar sonra baz lar nihayet konuĹ&#x;uyor. Onurlar n n iadesi

tĂźm iddialar n, y llarca Ăśnce imzalanan bar Ĺ&#x; anlaĹ&#x;malar yla çÜzĂźme kavuĹ&#x;turulmuĹ&#x; olduÄ&#x;u Ĺ&#x;eklinde. En çok istedikleri Ĺ&#x;eyin, Japon hĂźkĂźmetinin kamuoyu ĂśnĂźnde ĂśzĂźr dilemesi olduÄ&#x;unu sĂśylĂźyorlar. “Onurumu geri istiyorumâ€?, diyor Cheng Çen Tao, “BĂźtĂźn dĂźnya bize bunu zorla yaptrdklarn bilsin. Ă–lmeden Ăśnce adalet istiyorum!â€? S. Ă–zdemir

Ä°Ĺ&#x; demek biraz zor, hayat m demek daha doÄ&#x;ru olur. Sabah 7’de baĹ&#x;l yorum. Ă–Ä&#x;leden sonra bir iki saat boĹ&#x;, ard ndan gece 11’e kadar. Bazen aç k havay ĂśzlĂźyorum. TĂźrkiye’deki iĹ&#x;im daha aÄ&#x; rd . Ama akĹ&#x;amlar eve gidiyordum. Çocuklar m gĂśrĂźyordum. Ben burada rezillik içindeyim, çocuklar m orada. Ailen olsa bile, parayla bak yorlar. Burada çok para kazan ld Ä&#x; n san yorlar. GĂśnderdiÄ&#x;im para az geliyor.

Sadece çocuklar aramak için telefonculara gidiyorum. Arada bir restoranta biletler geliyor. Konserlere gidiyorum. TĂźrkĂźleri dinleyip dinleyip aÄ&#x;l yorum.

rim çal Ĺ&#x; yordu. Her gĂźn bir bela ç kard . Anam iĹ&#x;ten gelip birde onlarla uÄ&#x;raĹ&#x; rd . BĂźyĂźdĂźk o rezilliklerle. Fabrikada iĹ&#x;e baĹ&#x;lad m. Daha onsekiz demeden evlenmeme karar verdiler. Evden bir nĂźfus eksilsin de gerisi gelir elbet... Sonra, sonras eĹ&#x;imle ßç y l iyiydik. Çocuklar oldu. Ama yĂźrĂźtemedik. S rf çocuklar için sabrettim bir zaman. BoĹ&#x;and k sonunda. Ä°ki y l boyunca kendimce idare etmeye çal Ĺ&#x;t m. Bu sefer kalk p buraya geldim.

Çocuklarn getirmeyi dĂźĹ&#x;ĂźnmĂźyor musun?

Hayatn zorluklarla doluydu galiba?

Buraya gelmek sorunlar hafifletti mi?

Ä°Ĺ&#x;lemlerim yeni bitti. Art k getirebiliyorum. Asl nda bunu hem istiyorum hem de istemiyorum. Onlar n yan mda olma-

ŞÜyle bir dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum, hiç gĂźn yĂźzĂź gĂśrmedik. Çocuktuk, babam hastayd . Çal Ĺ&#x;am yordu. Annem ve bĂźyĂźk kardeĹ&#x;le-

Buraya gelmek bir Ĺ&#x;eyi deÄ&#x;iĹ&#x;tirmiyor. Ä°nsan kader mi desem, hayat m desem, onu al p s rt nda gittiÄ&#x;i yere de gĂśtĂźrĂź-

Ä°nsan n geleceÄ&#x;i bugĂźnĂźnden belli oluyor. Ne diyeyim, umut çok elbet. Ama onlar gerçekleĹ&#x;ir mi bilmiyorum. Çocuklar m n geleceÄ&#x;inin benimkisi gibi olmas n istemiyorum. Benim yaĹ&#x;ad klar m k z m yaĹ&#x;amas n istiyorum. Okusun istiyorum. EvlendiÄ&#x;inde kendisi seçsin istiyorum. Biz yaĹ&#x;ayamad k, bari onlar yaĹ&#x;as n istiyorum. Kendime dair çok beklediÄ&#x;im bir Ĺ&#x;ey yok...

Ä°ki alternatif

Ă–zgĂźrlĂźk insan n elinde

Dedim ya sevgi ve paylaĹ&#x; m gerçekten çok zor. Sevgi; emek ister, paylaĹ&#x; m ister. Samimiyet ve Ăśz veri ister. Bunlar n olmad Ä&#x; yerde de sevgi biter ve hayvani bir iliĹ&#x;ki baĹ&#x;lar art k. Ondan sonra da iki alternatif kal yor insana. Birinci alternatif; iliĹ&#x;kinin daha fazla çirkefleĹ&#x;memesi ve daha kĂśtĂź sonuçlar yaratmamas için ayr lmak ve olabilirse arkadaĹ&#x; gibi kalmak. Ä°kinci alternatif ise “benim kaderim buymuĹ&#x;â€? deyip, çocuklar m z n iyiliÄ&#x;i için gittiÄ&#x;i yere kadar bir kĂśle misali gĂśtĂźrmek. Bana sorarsan z ikinci alternatif hiç de doÄ&#x;ru deÄ&#x;il. BĂśyle bir dĂźĹ&#x;Ăźnceyle çocuklar m za iyilik deÄ&#x;il, kĂśtĂźlĂźk yapm Ĺ&#x; oluyoruz. O yĂźzden iki insan aras nda sevgi ve sayg azalm Ĺ&#x;sa, bence Ĺ&#x;ans m z daha fazla zorlamadan bu iliĹ&#x;kiyi bitirmek en doÄ&#x;rusu.

Ä°Ĺ&#x;te ben de 19 y ll k bir sĂźreden sonra bu iliĹ&#x;kiyi bitirmeye karar verdim. ÇßnkĂź ĂśzgĂźr deÄ&#x;ildim! Ayr ld ktan sonra arabamla iĹ&#x;e giderken radara yakaland m ve ceza yedim. Normalde insan ceza yiyince ilk tepkisi “tĂźh kahretsinâ€? vb. olur. Bense ceza makbuzunu posta kutusunda gĂśrdĂźÄ&#x;Ăźm zaman sevindim. ÇßnkĂź ilk defa bana baÄ&#x; ran, k zan biri yoktu ve kendi ĂśzgĂźr irademle bu cezay yemiĹ&#x;tim! Bu mutluluÄ&#x;umu, bana zor gĂźnlerimi yenmemde yard mc olan dostumla paylaĹ&#x;t Ä&#x; mda benim delirmiĹ&#x; olabileceÄ&#x;imi dĂźĹ&#x;ĂźndĂźÄ&#x;ĂźnĂź sĂśylemiĹ&#x;ti! Asl nda ĂśzgĂźrlĂźk insan n elinde olan birĹ&#x;eymiĹ&#x;. Ben bunu y llar sonra bir trafik cezas yla anlad m. Ya siz?.. Sizin de mi anlamak için bir ceza yemeniz gerekiyor?..

On dokuz y ll k kĂślelik  Ceza makbuzunu posta kutusunda gĂśrdߤßmde sevindim. ‚lk defa ba¤›ran, k›zan biri yoktu. On dokuz y ll k kĂśleliÄ&#x;in ard ndan ceza ile gelen ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;ĂźmĂź paylaĹ&#x;mak istiyorum sizlerle. On dokuz y ll k kĂślelikten kast m, yaĹ&#x;ad Ä&#x; m evlilikti. Ä°ki tane de yetiĹ&#x;kin çocuÄ&#x;um var. Ä°ki insan n birbirini sevmesinden daha doÄ&#x;al bir Ĺ&#x;ey yok. Fakat iki insan n aras nda ki sevginin bir ĂśmĂźr boyu sĂźrmesi gerçekten çok zor ve sorumluluk istiyor. Bir de sorumluluÄ&#x;un ve zorluÄ&#x;un Ăśtesinde bilinç ve Ăźretim geliyor. Ama bilinç derken kastettiÄ&#x;im; bir papaÄ&#x;an misali yaz lan veya sĂśyleneni ezberlemek deÄ&#x;il, ĂśÄ&#x;rendiÄ&#x;in teoriyi pratikte yaĹ&#x;amakt r.

S n fl toplumlarda ortaya ç km Ĺ&#x;, gĂśrĂźnmeyen bir yasak. Bu yasaklar herkesin bilincine yerleĹ&#x;miĹ&#x;, kuĹ&#x;aktan kuĹ&#x;aÄ&#x;a aktar lm Ĺ&#x;. ĂœstĂź ĂśrtĂźk, gizli kapakl , yar m yamalak yaĹ&#x;anan ve saçma sapan iliĹ&#x;kilerin, sapk nl klar n ortaya ç kt Ä&#x; bir durum. Bu sorun, utanman n ortadan kalkt Ä&#x; Avrupai iliĹ&#x;kilerde ise, duygusal-dĂźĹ&#x;Ăźnsel hiçbir paylaĹ&#x; m n olmad Ä&#x; , sadece ten temas na dayanan hayvani bir karakter kazanm Ĺ&#x;. KuĹ&#x;kusuz bunlar n her biri, kendi geliĹ&#x;im sĂźreçleri ile birlikte irdelenip ayd nlat lmas gereken konular. Benim deÄ&#x;inmek istediÄ&#x;im, bir bayan n beraber olduÄ&#x;u kiĹ&#x;iye cinsellik konusunda isteklerini hiç bir utanma hissi gĂśstermeden rahatça sĂśyleyebilmesi ve bunun gayet doÄ&#x;al olduÄ&#x;unu gĂśrmesini saÄ&#x;lamak. EÄ&#x;er yaĹ&#x;am m z her yĂśnĂźyle birleĹ&#x;tirmiĹ&#x; ve paylaĹ&#x; mlar m z ortaklaĹ&#x;t rm Ĺ&#x;sak, ortada utan lacak çekinilecek bir Ĺ&#x;ey kalmam Ĺ&#x;t r. YaĹ&#x;am m zda Ăśzellikle kad nlar için cinsellik genellikle bir gĂśrev olmuĹ&#x;tur. ErkeÄ&#x;i mutlu etmek için yap lan bir iĹ&#x;ten ileriye gidememiĹ&#x;tir. Bu yaĹ&#x;am n her karesinde kendini farkl biçimlerde gĂśsterirken, cinsellik konusunda da daha derin yaĹ&#x;anmaktad r. Bunu aĹ&#x;mak için, her Ĺ&#x;eyde olduÄ&#x;u gibi, cinsel yaĹ&#x;amda da yaĹ&#x;anan bĂźtĂźn sorun ve gĂźzelliklerin tek yanl deÄ&#x;il, karĹ&#x; l kl olduÄ&#x;unu bilerek hareket etmek gerekir.

Ă–Ä&#x;rendiklerini, bilincine ç karmam Ĺ&#x;san ve insanlara bir ak l hocas misali sĂźrekli hocal k yap yorsan, yapt Ä&#x; n bu davran Ĺ&#x; zamanla -deyim yerindeyse- “kabak tadâ€? vermeye baĹ&#x;lar.

Bilgiyi silah olarak kullan yordu Bilmediklerini ĂśÄ&#x;renmek ve ayn zamanda da bildiklerini ĂśÄ&#x;retmek kadar gĂźzel bir Ĺ&#x;ey yok. Fakat bildiklerini sana gĂśre bilmeyen birine karĹ&#x; silah gibi kulllanarak ve onu kßçßmseyerek, aĹ&#x;aÄ&#x; layarak anlat rsan, seni kimse kaale almaz. Ayr ca

hiç kimse, hiç kimseden ĂźstĂźn deÄ&#x;ildir. Benim bilgimi ve yapabildiklerimi sen bilemez ve yapamazs n. Senin bilgini ve yapabildiklerini de ben bilemem ve yapamam. Ä°Ĺ&#x;te as l gĂźzel olan bunlar ç kars zca paylaĹ&#x;makt r. EĹ&#x;im, gerçeÄ&#x;i sĂśylemek gerekirse, epey birikimi olan bir insand . Ama ĂśÄ&#x;renmiĹ&#x; olduklar n sadece ezberlemiĹ&#x;ti ve hiçbirini yaĹ&#x;am na yedirmemiĹ&#x;ti. Bu ezberlediklerini de, gerek ailece gĂśrĂźĹ&#x;tĂźÄ&#x;ĂźmĂźz insanlara, gerekse de kat ld Ä&#x; toplant , sohbet, vb. yerlerde iyi pozlar tak nmak için bir maske olarak kullan yordu. D Ĺ&#x;ar da gßç yetiremeyip de altta kald Ä&#x; zaman, evde adeta terĂśr estiriyordu. PaylaĹ&#x;t Ä&#x; m z (daha doÄ&#x;rusu paylaĹ&#x; yormuĹ&#x; gibi gĂśrĂźndĂźÄ&#x;ĂźmĂźz) evde, onun istediÄ&#x;i mĂźzik dinleniyor,

onun istediÄ&#x;i kanal seyrediliyor, onun istediÄ&#x;i sohbet ediliyordu. Bense bir hizmetçi misali gĂśrevlerimi kusursuz yapmaya çal Ĺ&#x; yorum. Ola ki beraberce d Ĺ&#x;ar ya ç kacaÄ&#x; m z zaman da, bana en gĂźzel elbisemi giyme-

mi, en gĂźzel makyaj m yapmam sĂśylĂźyordu. ÇßnkĂź d Ĺ&#x;ar da tan d klar m za karĹ&#x; mutlu bir aile tablosu çizmemiz gerekiyordu... Ayr ca kendi ay plar n kapatmas için de gerekliydi bu tabii ki.

yor. Bundan sonra baĹ&#x; m za ne gelecek merak ediyorum. Bazen farkediyorum ki kendi kendime konuĹ&#x;uyorum. Korkuyorum deliriyor muyum diye. Bak yorum bir ben deÄ&#x;ilim, herkes ayn durumda. Peki geleceÄ&#x;e dair umutlarn?..

Sevil /Ludwigsburg


Yaanacak

DĂźnya 8

G

E

N

Ç

L

‚

K

Ă–Ä&#x;renci eylemleri: â€œĹžimdi durdur!â€?

GençLink

 Fransa’da kamuoyunun yßzde 37’si, e¤itmen-

Onur

lerin yĂźzde 79’u “reformâ€?lara kar›.

DaÄ&#x; n ard ndaki suya ulaĹ&#x;mak Peru’da rĂźĹ&#x;vet skandal ve ĂślĂźm mangalar kurmakla suçlan p aranan Fujimori, Kasm 2000’den beri Japonya’da yaĹ&#x;amaktad r. Ekvator’un baĹ&#x;kenti Quito’da, 6 Nisan gĂźnĂź, Katolik Ăœnivertesi ĂśÄ&#x;rencileri ve ĂśÄ&#x;retim gĂśrevlileri, Ăźniversite kampĂźsĂźnde BaĹ&#x;kan Lucio Gutierrz’in istifas n isteyen bir gĂśsteri yapt lar. TaĹ&#x; d klar pankarta “RĂźĹ&#x;vete, diktatĂśrlĂźÄ&#x;e, dokunulmazlÄ&#x;a hayr! Ĺžimdi durdur!â€? yaz yordu.

“Reformâ€?lara karĹ&#x; Fransa’da bir anket kuruluĹ&#x;unun yapt Ä&#x; araĹ&#x;t rtmaya gĂśre; kamuoyunun yĂźzde 37’si, ailelerin yĂźzde 39’u, eÄ&#x;itmenlerin de yĂźzde 79’u eÄ&#x;itim alan ndaki reformlara karĹ&#x; olduklar n sĂśylĂźyorlar. Fransa’da liseli ĂśÄ&#x;renci sendikalar , bir dizi sald r y içeren yasa parlamentodan geçtikten sonra “Tasarnn yasalaĹ&#x;mas, her Ĺ&#x;eyin bittiÄ&#x;i anlamna gelmiyor, mĂźcadelemiz devam edecekâ€? Ĺ&#x;eklinde aç klamalar yapm Ĺ&#x; ve bĂźtĂźn ĂśÄ&#x;rencileri eylemleri yĂźkseltmeye çaÄ&#x; rm Ĺ&#x;lard . Bunun Ăźzerine harekete geçen ĂśÄ&#x;renciler, 7 Nisan’da 400 okulu iĹ&#x;gal ettiler. Bir çok lise mĂźdĂźrĂź ise, iĹ&#x;gal eylemlerin-

den çekindikleri için okullar n kap s na kilit vurmak zorunda kald . Ä°Ĺ&#x;gal eylemlerine paralel, birçok kentte yĂźzlerce liseli ĂśÄ&#x;renci bir araya gelerek eÄ&#x;itim reformunu kabul etmeyeceklerini ifade ettiler. LĂźbnan’n n baĹ&#x;kenti Beyrut’ta, yĂźzlerce Ăźniversite ĂśÄ&#x;rencisi 12 Nisan’da ABD ElçiliÄ&#x;i ĂśnĂźnde ABD’nin LĂźbnan’n n iç iĹ&#x;lerine kar Ĺ&#x;mas n protesto etti. Fransa’da yĂźksek okul ĂśÄ&#x;rencileri, 13 Nisan’dan itibaren hĂźkĂźmetin yeni eÄ&#x;itim plan n protesto etmek için gĂśsteriler gerçekleĹ&#x;tirdiler. Ä°talya’da, Milano ve çevresindeki 40 ortaĂśÄ&#x;renim kurumu, “reformâ€? ad yla yap lan ĂśzelleĹ&#x;tirme ve k s tlamalara karĹ&#x; ĂśÄ&#x;retmen, veli ve ĂśÄ&#x;renciler taraf ndan hep birlikte iĹ&#x;gal edildi.

Ve Latin Amerika Kolombiya’n n baĹ&#x;kenti Bogota’da, 13 Nisan’da yaklaĹ&#x; k 5 bin ĂśÄ&#x;renci hĂźkĂźmet politikalar n protesto etmek için Ulusal Universite’den EÄ&#x;itim BakanlÄ&#x;’na yĂźrĂźdĂź. Ĺžili’nin Vaiparasio Ĺ&#x;ehrinde, 14 Nisan’da Ăźniversite ĂśÄ&#x;rencileri, ulaĹ&#x; m araçlar nda kullan lan pasolara zam yap lmas n

protesto etmek için ve Ăźniversitelere daha fazla bĂźtçe ayr lmas talebi ile gĂśsteri yapt lar. GĂśsterilere polisin mĂźdahelesi ile sokak çat Ĺ&#x;malar yaĹ&#x;and . Nikaragua’n n baĹ&#x;kenti Managua’da, 14 Nisan’da ĂśÄ&#x;rencilerin ve iĹ&#x;çilerin otobĂźs fiyatlar n n zamlanmas ile baĹ&#x;latt Ä&#x; protestolar yayg nlaĹ&#x;t .

â€œĂ–zelleĹ&#x;tirmeye son!â€? Kanada’da liberal Jean Cha-

rest hĂźkĂźmetinin burs programlar ndaki 103 milyon dolarlk kesintisine karĹ&#x; Quebec’de 23 bin Ăźzerinde ĂśÄ&#x;renci gĂźnlerdir grev halinde. Ă–Ä&#x;rencilerin talepleri aras nda uygulanan okul Ăźcretlerinin yĂźksekliÄ&#x;ine ve Ăźniversitelerde ĂśzelleĹ&#x;tirmeye son verilmesi de var. Ă–Ä&#x;renciler stratejik otoyollar bloke ettiler ve Montreal’de birçok binay iĹ&#x;gal ettiler. Polisle ç kan çat Ĺ&#x;malarda onlarca ĂśÄ&#x;renci gĂśzalt na al nd .

QuĂŠbec City’de binlerce ĂśÄ&#x;renci Ulusal Meclis’e yĂźrĂźyerek taleplerini tekrarlad lar. YĂźzlerce ĂśÄ&#x;renci bĂślgenin en geniĹ&#x; ticaret lobisi olan Conseil du patronat du QuĂŠbec’in bĂźrolar n iĹ&#x;gal etti. Ă–Ä&#x;renciler aras ndaki coĹ&#x;ku ve radikallik farkl seviyelerde olsa da, Ĺ&#x;u an grevde olan binlerce ĂśÄ&#x;renci birlikte hareket ediyor. Bu eylem QuĂŠbec’de 1974’ten bu yana gerçekleĹ&#x;en en geniĹ&#x; kat l ml ĂśÄ&#x;renci grevi.

â€œĂ‡ok emek ve çaba harcadmâ€?  Geriye dĂśnĂźp neler yapt›¤›na bakt›¤›m zaman, harcanm› eme¤i, verilmi çabay› gĂśrĂźyorum. Bu çaban›n bĂźyĂźk ço¤unlu¤u kolektif çaba... Almanya’ya geldikten ve yasal problemlerimi hallettikten sonra karĹ&#x; ma ç kan problemlerin bĂźyĂźklĂźÄ&#x;Ăź, çokluÄ&#x;u ve bu sorunlar karĹ&#x; s nda tamamen yaln z olmam, beni oldukça ĂźrkĂźtmĂźĹ&#x;tĂź. Ne yapacakt m? Yasal olarak istersem okuyabilir, istersem çal Ĺ&#x;abilirdim. TĂźrkiye’de Ăźniversiteye gitmiĹ&#x;tim ama bitirememiĹ&#x;tim. Acaba burada devam edebilir miydim? BĂźtĂźn sonradan gelenlerde olduÄ&#x;u gibi benim de ilk baĹ&#x;lardaki en bĂźyĂźk sorunum dildi. Çok basit, s radan bir resmi iĹ&#x;i bile yapamamak, psikolojik olarak gerçekten dayan lmas gßç bir durumdu... Herhangi bir resmi daireye giderken yan nda sana yard mc olabilecek birisini ayarlamaya çal Ĺ&#x;man n, ayarlayamad Ä&#x; n zaman yetersizliÄ&#x;i aĹ&#x;ikar olan yabanc dilinle iĹ&#x;lerini halletmeye çal Ĺ&#x;man n, genç olmana ve TĂźrkiye’de oldukça iyi bir eÄ&#x;itim gĂśrmĂźĹ&#x; olmana raÄ&#x;men burada s radan gĂźnlĂźk iĹ&#x;lemleri bile yapmaman n verdiÄ&#x;i çaresizlik gerçekten de aÄ&#x; rd .

Karar m verdim Tßrkiye’de uzun sßre oku-

Satranç Tahtas›

muĹ&#x;tum, daha doÄ&#x;rusu okumaktan baĹ&#x;ka bir iĹ&#x; yapmam Ĺ&#x;t m ve bunun dil ya da gĂźnlĂźk pratik sorunlar yĂźzĂźnden boĹ&#x;a gitmesini istemiyordum. Kararimi verdim; okula devam edecektim. Bu arada bir ev

GĂźnlĂźk harcamalar mdan bĂźyĂźk k s tlamalar yapmam gerekiyordu. Art k karar m vermiĹ&#x;tim; okula gidecektim ve okul, onun için çekeceÄ&#x;im s k nt lara deÄ&#x;erdi. Dil ĂśÄ&#x;renimim devam eder-

bĂźyĂźk çoÄ&#x;unluÄ&#x;unun gerekçesi yer yokluÄ&#x;uydu. Bu benim çÜzebileceÄ&#x;im bir sorun deÄ&#x;ildi. Ayn ĂźniversitelereikiĹ&#x;er ßçer defa baĹ&#x;vurdum. Kafaya koymuĹ&#x;tum; kursa gitmiĹ&#x;tim, bunun için iki y l m vermiĹ&#x;tim ve b rak rsam bu iki y la ac yacakt m. YaklaĹ&#x; k bir y ll k bir uÄ&#x;raĹ&#x;tan ve ßçßncĂź baĹ&#x;vurudan sonra KĂśln Ăœniversitesi’ne kabul edildim. Bir y l sĂźren Almanca kursundan sonra merkezi olarak yap lan Almanca s nav n verdim ve nihayet uÄ&#x;runa birkaç y l m harcad Ä&#x; m Ăźniversitenin bir ĂśÄ&#x;rencisiyim art k.

yaĹ&#x;amaya ve dĂźĹ&#x;Ăźnmeye baĹ&#x;lar. Ama insan ilk ad m atmay baĹ&#x;ard ktan sonra umutsuzluk tamamen yok olur ve yerini h rs al r. KiĹ&#x;i art k yapabileceklerini gĂśrmĂźstĂźr. Bu onu kamç lar, yeni hedefler koymas n , yeni ad mlar atmas n dĂźrtĂźler. Her baĹ&#x;ar hemen arkas ndan geçici bir doygunluk dĂźrtĂźsĂź getirir. Bu ayn zamanda kiĹ&#x;inin ĂśnĂźne yeni hedefler koymas evresidir. Ä°nsan bir defa hedefine ulaĹ&#x;t m art k, kendine yeni hedefler koymada çekingen davranmaz.

Bireysel ve kolektif emek Ä°lk ad n atmay baĹ&#x;ard ktan sonra...

bulup, devletin gĂśnderdigi bir kursa gitmeye baĹ&#x;lad m. Hem dil ĂśÄ&#x;reniyor hem de çal Ĺ&#x; yordum. Ama orada ĂśÄ&#x;retilen Almanca, Ăźniversite için kesinlikle yeterli deÄ&#x;ildi. Bu Almanca’yla Ăźniversite bir hayaldi. BaĹ&#x;ka bir kursa gitmeye karar verdim. Bu kurs benim icin çok pahal yd .

ken bir iĹ&#x; buldum, bu beni hem maddi anlamda çok rahatlatt hem de Almanlarla kontaÄ&#x; m art rd . Kursta, gerekli s navlar verdim. Art k bĂźtĂźn belgelerim tamamd . Almanya’n n çeĹ&#x;itli yerlerindeki 30 Ăźniversiteye baĹ&#x;vurdum. Hepsi ret yollad . Redlerin

Almanya’ya geldiÄ&#x;im ilk zamanlarda kendimi çok çaresiz ve umutsuz hissetmiĹ&#x;tim Bu belki de yeni bir ortamda yaĹ&#x;amak zorunda olan herkesin oratak s k nt s d r. Sorunlar n bĂźyĂźklĂźÄ&#x;Ăź, çÜzmedeki yetersizlik, vs. insan umutsuzluÄ&#x;a taĹ&#x; r. KiĹ&#x;i kendi kendisiyle uÄ&#x;raĹ&#x;maya baĹ&#x;lar ve hedeflerini kßçßltĂźr. “Yapamyorumâ€?lar, “olmuyorâ€?lar artar. Belki de kendini geliĹ&#x;tirme aĹ&#x;amas nda bu en tehlikeli safhad r. KiĹ&#x;i kendine gĂźvenini kaybettiÄ&#x;i an hedeflerinden de uzaklaĹ&#x; r ve art k gĂźnĂźbirlik

Art k burada kirada da olsa bir evim var, bir iĹ&#x;im var, Ăźniversiteye gidiyorum ve oldukça dĂźzeyli bir çevrem-arkadaĹ&#x; grubum var. Bunlar n baĹ&#x;ar lmas nda birçok kiĹ&#x;inin emeÄ&#x;i var ama benim harcad Ä&#x; m çaba da yads namaz. Geriye dĂśnĂźp neler yapt Ä&#x; ma bakt Ä&#x; m zaman harcanm Ĺ&#x; emeÄ&#x;i, verilmiĹ&#x; çabay gĂśrĂźyorum. Bu çaban n bĂźyĂźk çoÄ&#x;unluÄ&#x;u kollektif çaba... Belki birçok Ĺ&#x;ey çok geç oldu, belki birçok Ĺ&#x;ey için çok geç kald m ama yine de emek harcad m... GĂśkçe

Genç olmak denince ilk akla gelendir enerji dolu olmak. Kimileri bu “enerji dolu olmakâ€? cĂźmlesini sadece “hoplayan, zplayan ve eÄ&#x;lenenâ€? Ĺ&#x;eklinde alg lar. Tabii ki bu da içinde fakat bununla s n rl deÄ&#x;il genç olmak, enerji dolu olmak. BĂśyle dĂźĹ&#x;Ăźnenlerin say s Ăśzellikle gençler aras nda bir hayli fazla. Bu dĂźĹ&#x;Ăźnce doÄ&#x;allaĹ&#x;m Ĺ&#x; ve sanki yaĹ&#x;am n kural haline dĂśnĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x;. BĂśyle dĂźĹ&#x;Ăźnenler, ya hiç genç olmam Ĺ&#x;t r ya da gençliÄ&#x;in potansiyelinin ne olduÄ&#x;unu hala gĂśremiyordur. Ailelerimizde de var bu sĂśylemler. Onlara gĂśre,bizlerin ders çal Ĺ&#x;maktan ya da iĹ&#x;e gitmekten baĹ&#x;ka yapabileceÄ&#x;imiz tek Ĺ&#x;ey eÄ&#x;lenmektir. Bunun d Ĺ&#x; nda kalanlar anormaldir, mĂźdahaleyi gerektirir! Sistemin topluma dayatt Ä&#x; kurallar n, ailelerimiz Ăźzerindeki yans mas d r bu. Neden hayat m za hep mahkeme duvar suratl ve kesinlikle baĹ&#x;ka dĂźnyalar n insan olan burjuvalar karar verir? Ve sanki bizim tek seçeneÄ&#x;imiz â€œĹžu burjuvalarn Ăśnerdikleri mi, yoksa ĂśbĂźrlerininki mi olsun?â€? aras nda karar vermek. Evet, onlar bize “tek seçenekâ€? olarak bunu sunuyorlar. Asl nda bu bizim tek seçeneÄ&#x;imiz deÄ&#x;il! GeleceÄ&#x;imize dair dĂźĹ&#x;lerimiz var bizim. GeleceÄ&#x;imize sahip ç kmak için ç kmal y z yollara. Burjuvazinin “Gemisini kurtaran, kaptan!â€?, “Her koyun kendi bacaÄ&#x;ndan aslr!â€? gibi bireysel ve becilce ‘kurtuluĹ&#x;’ yollar uzak dursun bizden! Kendi mutluluÄ&#x;umuzu, toplumun bĂźyĂźk bir kesimini oluĹ&#x;turan emekçi halklar n mutluluÄ&#x;uyla birlikte dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyoruz biz. T pk Ferhat gibi... Hepimiz hat rlar z o sĂśylenceyi. Ferhat’ n Ĺžirin’e kavuĹ&#x;mas n n bir koĹ&#x;ulu vard r: DaÄ&#x; delmek ve suyu Ĺ&#x;ehre ulaĹ&#x;t rmak. Ferhat, daÄ&#x;lar delmeye baĹ&#x;lar. Sonuca ulaĹ&#x;mak Ăźzereyken ĂślĂźmĂźn eĹ&#x;iÄ&#x;ine gelir, bu nedenle de koĹ&#x;ul kald r l r. Ama Ĺžirin’e kavuĹ&#x;amama pahas na vazgeçmez Ferhat. ÇßnkĂź susuzluktan k r lan halk n n o suya çok ihtiyac vard r. Ĺžirin’e duyduÄ&#x;u sevda, Ĺžirin’i de kapsayarak toplumsal bir sevdaya dĂśnĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x;tĂźr art k. Son balyoz darbeleriyle birlikte daÄ&#x; delinir, sular gĂźrĂźl gĂźrĂźl akmaya baĹ&#x;lar ve Ferhat orac kta can verir... Gençlik enerji doludur. Genç insan n ĂśnĂźnde bir hedefi, bir ideali olsun, buna ulaĹ&#x;mak için aĹ&#x;kla mĂźcadele eder, bĂźtĂźn enerjisini buraya ak t r. BĂźtĂźn benliÄ&#x;iyle ve duygular yla yapmak istediÄ&#x;i iĹ&#x;e sar l r. Ve yapar!.. Ferhat’ n Ĺžirin’e ulaĹ&#x;mak için kopar p ald Ä&#x; her taĹ&#x; parças nda enerjinin aĹ&#x;ka, aĹ&#x;k n emeÄ&#x;e dĂśnĂźĹ&#x;mesi vard r. Bu enerji, imkans z gibi gĂśrĂźnen iĹ&#x;leri baĹ&#x;armaya adayd r. EÄ&#x;er bir araya gelir, dĂźĹ&#x;lerimizi ortaklaĹ&#x;t rabilirsek, sahip olduÄ&#x;umuz ve çoÄ&#x;u zaman yanl Ĺ&#x; yerlerde kulland Ä&#x; m z enerjimizle daÄ&#x;lar da deler, taĹ&#x;lar da sĂśkeriz. Unutmayalim ki, “daÄ&#x;n ardndaki suyaâ€? hepimizin ihtiyac var...

Ăœniversitede iĹ&#x;gal Paris Saint-Denis Ăœniversitesi, Nisan ay nda hareketli gĂźnler yaĹ&#x;ad . Okul yĂśnetimi Antropoloji BĂślĂźmß’nĂźn bu y ldan itibaren iki y la indirilmesine karar verdi. Karara karĹ&#x; eyleme geçen Antropoloji BĂślĂźmĂź ĂśÄ&#x;rencileri, amfilerden birini iĹ&#x;gal etti. Bir haftal k iĹ&#x;galin ard ndan, 14 Nisan gĂźnĂź sabah 6’da, çevik kuvvet taraf ndan okul bas larak ĂśÄ&#x;renciler gĂśzalt na al nd . GĂśzalt ndan geriye kalan ĂśÄ&#x;renciler eylemlerini okul içerisinde sĂźrdĂźrdĂźler. BoĹ&#x;alt lan iĹ&#x;gal salonu, gĂźvenlik birimince kapat ld . S n f açt rmak isteyen ĂśÄ&#x;-

Kurulurken iĹ&#x;çi Ăźniversitesi

renciler, gĂźvenlik birimini bast lar. Ayn gĂźn tekrar s n flar n açt ran ĂśÄ&#x;rencilerin eylemini k rmak için, okul idaresi alarmla okulun boĹ&#x;alt lmas çaÄ&#x;r s nda bulundu. Ard ndan akĹ&#x;am 7’de s n f, çevvik kuvvet taraf ndan ikinci kez bas larak, geriye kalan ĂśÄ&#x;renciler de okuldan ç kart ld . O gĂźnden sonra okul bir hafta tatil edildi. Okul kap s na ise idarece Ĺ&#x;u ibareleri içeren bir ilan as ld . “Bu okul 30 bin ĂśÄ&#x;renciye eÄ&#x;itim vermenin grurunu yaĹ&#x;yor. Ama bu eÄ&#x;itimi 40 ĂśÄ&#x;renci, iki provakatĂśr ĂśÄ&#x;retmenin ĂśncĂźlĂźÄ&#x;Ăźnde engelliyor. Bunlara uymayn.â€?

Ăźniversitesi olarak kurulmuĹ&#x;. Hiçbir koĹ&#x;ul getirmeden Ăźniversite okumak isteyen herkese kap lar n açm Ĺ&#x;. Oturum kart olmayan gÜçmenler de burada eÄ&#x;itim gĂśrebiliyorlarm Ĺ&#x;. Ă–nceleri Veinsens’de kurulu olan Ăœniversite’nin verdiÄ&#x;i diplomalar, sistem taraf ndan uzun bir sĂźre tan nmam Ĺ&#x;. Ăœniversite’nin eski yeri belediye taraf ndan y k l nca, Ĺ&#x;imdi bulunduÄ&#x;u yere dikilmiĹ&#x;. Hala eÄ&#x;itim kalitesini koruyan Ăœniversite’nin diplomalar , kapitalist çark içerisinde diÄ&#x;erlerinki kadar raÄ&#x;bet gĂśrmĂźyor. Okulda daha çok yoksul Frans zlar ve gÜçmenler eÄ&#x;itim gĂśrĂźyor.

Ăœniversite KĂźltĂźr DerneÄ&#x;i’nin her y l organize ettiÄ&#x;i KĂźltĂźr Festivali, bu y l 14-22 Nisan tarihleri aras nda gerçekleĹ&#x;ecekti. Festivalin film gĂśsterimleri aras nda “GĂśrĂźĹ&#x;eceÄ&#x;iz/ Laleâ€?de yer al yordu. Filmle birlikte bir saatlik bir sĂśyleĹ&#x;i de yap lacakt . Fakat bu geliĹ&#x;melerle birlikte film gĂśsterimi olmad . Eylem alan nda konuĹ&#x;tuÄ&#x;umuz ĂśÄ&#x;rencilerden, Paris Saint-Denis Ăœniversitesi’nin farkl bir tarihe sahip olduÄ&#x;unu ĂśÄ&#x;rendik. Paris Saint-Denis, bir iĹ&#x;çi

Satranç’ta neden geri dĂśnĂźĹ&#x;ler Ăśnemlidir? Sevgili satrançseverler, bu kĂśĹ&#x;emizde ileriye doÄ&#x;ru olan rotam zda çubuÄ&#x;u yeri geldiÄ&#x;inde geriye k rd k. Ki bu kaç n lmazd çßnkĂź geri besleme bir konunun hakk yla anlaĹ&#x; lmas n n ilk koĹ&#x;ulludur. Bu baÄ&#x;lamda 14. ve 15. say m zda tan tmaya çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m z fakat yer darl Ä&#x; m zdan dolay grafiklerini veremediÄ&#x;imiz 2 tĂźr satranç versiyonu ile oyunun tarihsel izleÄ&#x;inden gĂźnĂźmĂźz satranc n anlamak daha mĂźmkĂźn olabilirdi.

GeçmiĹ&#x; ve bugĂźnĂźn sentezi DĂźĹ&#x;ĂźnĂźn ki birçok satranç uzman , hala geçmiĹ&#x; oyuncular n oyunlar n analiz ederek

bugĂźnkĂź satranc n derinliÄ&#x;inin s n rlar n çÜzĂźmleyebiliyorlar. Fakat kĂśĹ&#x;emiz, as l olarak gĂźnĂźmĂźz satranç oyununundaki geliĹ&#x;meleri esas almaktad r. Ä°ki y la yaklaĹ&#x;an yay n hayat m zda oyunun nas l oynand Ä&#x; n ve kurallar n , en az ndan ye-

ni yeni satranca ilgi duyan arkadaĹ&#x;lar m z n daha kolay anlamas n da gĂśz ĂśnĂźnde bulundurarak yazd k (Ä°lk say lara bak labilir). Tabii ki oyunun felsefik boyutuna da yaĹ&#x;amla baÄ&#x; nt s n koparmadan ele almay , -bazen s k c olmay dahi gĂśze alarakdeÄ&#x;indik. Ă–yle ki çoÄ&#x;u yay nlarda yer alan satranç kĂśĹ&#x;elerinde turnuvalar veya yar Ĺ&#x;malar d Ĺ&#x; nda birĹ&#x;eye deÄ&#x;inilmeden aktar lmas , bizce satranç için fazlas yla dar ve kendi kapsam n dĂźĹ&#x;ĂźnĂźnce haks zl kt r. Yap lan birçok araĹ&#x;t rma bize gĂśstermiĹ&#x;tir ki, satranç yoÄ&#x;un zihinsel faaliyetlerin disipline edilmesinde, motivasyonunda, konsantrasyonunda birçok yarar saÄ&#x;lam Ĺ&#x;t r.

Daha gĂźnceli sunmak Fakat yukar da da belirtiÄ&#x;imiz gibi kĂśĹ&#x;emizde bundan sonra, daha fazla gĂźncel haberlerle birlikte satranç dĂźnyas ndaki son geliĹ&#x;meler aÄ&#x; rl kl olacakt r. Tabii karikatĂźrlerle ve sorular m zla da her say da daha zenginleĹ&#x;tirerek.

Siyah oynar ve kazan r.


Yaanacak

B

‚

L

‚

M

¡

T

E

K

N

‚

Ä°nsan derisi veri iletim aÄ&#x;Äą olacak  ‚nsan vĂźcudu RedTacton vericisi ile irtibata

Ăźzerinden hissedebiliyor ve bunlarÄą kaydediyor. Sistem, elektro-optik kristalin optik Ăśzelliklerinin, elektrik alandaki deÄ&#x;iĹ&#x;imlere gĂśre farklÄąlÄąk gĂśstermesi ilkesine dayanÄąyor. RedTacton, elektro-optik kristalin optik Ăśzelliklerdeki deÄ&#x;iĹ&#x;imleri kaydediyor ve bu sonuçlarÄą optik alÄącÄąda elektrik sinyallerine dĂśnĂźĹ&#x;tĂźrĂźyor.

geçti¤inde, vĂźcut Ăźzerinde ileti yolu oluuyor. Japon NTT firmasÄą, vĂźcutta doÄ&#x;al olarak bulunan elektrik yĂźkĂźnĂź, deri Ăźzerinden veri iletim sistemine dĂśnĂźĹ&#x;tĂźren “RedTactonâ€? adlÄą bir teknik geliĹ&#x;tirdi. Japon NTT firmasÄąnÄąn geliĹ&#x;tirdiÄ&#x;i RedTacton sistemi insan vĂźcudunun, deri Ăźzerinden veri aktarÄąmÄąn saÄ&#x;lamasÄąnÄą mĂźmkĂźn kÄąlacak. Ĺžirket, gelecekte kimi baÄ&#x;lantÄąlarÄąn insan vĂźcudu Ăźzerinden kablosuz baÄ&#x;lantÄą gibi yapÄąlacaÄ&#x; nÄą vurguluyor.

Deriye 20 cm uzaklÄąk Ă–rneÄ&#x;in, yanak yanaÄ&#x;a dans ederken, mĂźzik dosyalarÄąnÄąn deÄ&#x;iĹ&#x; tokuĹ&#x;u veya ĂśpĂźĹ&#x;erek telefon numarasÄą deÄ&#x;iĹ&#x;imi olasÄą hale gelecek. Deriyle doÄ&#x;rudan temas gerektiren vericiye ihtiyaç duymayan RedTacton,

elektronik cihazlara yerleĹ&#x;tirilecek, cepte veya çantada taĹ&#x;Äąnacak. RedTacton, insan vĂźcudunda doÄ&#x;al olarak ortaya çĹkan anlÄąk elektrik alanÄąndan faydalanÄąyor. Elektronik cihazlara takÄąlan bir verici, insan vĂźcudundaki bu alanÄą bir geniĹ&#x;bant baÄ&#x;lantÄą gibi kullanacak ve vĂźcuda 20 cm uzaklÄąktan veri transferini olanaklÄą kÄąlacak.

Ä°nsan alanÄą aÄ&#x; Ĺ&#x;ebekesi RedTacton geliĹ&#x;tiricileri, insan vĂźcudunun hÄązlÄą veri iletiminde kullanÄąlmasÄąnÄą Ä°nsan AlanÄą AÄ&#x; Ĺžebekesi (Human Area Networking)teknolojisi olarak tanÄąmlÄąyor. RedTacton, insan derisinde bir elektrik salÄąnÄąm alanÄą oluĹ&#x;-

Fotonik elektrik sensĂśrĂź

turuyor. Ä°nsan vĂźcudu RedTacton vericisi ile irtibata geçtiÄ&#x;inde, vĂźcut Ăźzerinde ileti yolu oluĹ&#x;uyor. Ä°letim vĂźcudun birçok organÄą ile yapÄąlabiliyor; eller, parmaklar, kollar, ayaklar, bacaklar ve yĂźz veri iletir hale geliyor. Veri iletimi ayakkabÄą ve giysilerden de etkilenmiyor.

Okyanuslarda dev dalgalar

Deri Ăźzerinde 10 mbps RedTacton insan vĂźcudu Ăźzerinde 10 Mbps’lik bir veri iletimine olanak saÄ&#x;lÄąyor. RedTacton vericisi insan vĂźcudu Ăźzerinde bir elektrik alanÄą yaratÄąyor. RedTacton alÄącÄąsÄą ise, vericiden gelen sinyalleri insan vĂźcuduna yayÄąlan elektrik alan

teren istatistiki modelleri savundu. dÄąmlarÄą yĂźrĂźtmek Ăźzere oluĹ&#x;turduklar yardÄąm kurulu ve Ĺ&#x;irketler birliÄ&#x;i) kuruldu. 2000 y l n n Aralk ay nda baĹ&#x;lat lan ‘MaxWave’ adl proje kapsam nda Avrupa Uzay Ajans ’na baÄ&#x;l ERS-1 ve ERS2 adl iki uydunun okyanuslar radarla taramas kararlaĹ&#x;t r ld .

30 metrelik dev dalga

10 katl bina yĂźksekliÄ&#x;inde olduÄ&#x;u sĂśylenen dev dalgalar n varl Ä&#x; kan tland . Avrupa Uzay Ajans’n n (ESA) uydu fotoÄ&#x;raflar yard m yla yapt Ä&#x; araĹ&#x;t rmalar sonucunda efsane haline gelen dev dalgalar n san landan çok daha s k meydana geldiÄ&#x;i ortaya ç kt . Son 20 yl içinde uzunluÄ&#x;u 200 metreyi geçen 200 nakliye gemisi, esrarengiz bir biçimde denizde kayboldu. GĂśrgĂź tan klar na gĂśre bu gemilerin tĂźmĂź sakin denizde birden ortaya ç kan yĂźksek ve Ĺ&#x;iddetli dalgalar taraf ndan yutuldu. Y llard r bu hikayeler uydurma diye ciddiye al nmazken denizbilimciler dev boyutlu dalgalar n bin y lda bir ortaya

ç kt Ä&#x; n gĂśsteren istatistiki modelleri savundu.

Uçak kazalar gibi Ăśnemsenmiyor Almanya’n n Geesthacht kentindeki GKSS AraĹ&#x;trma Merkezi’nden Dr. Wolfgang Rosenthal, “Her hafta ortalama iki bĂźyĂźk gemi batyorâ€? dedi. “Fakat nedeni uçak kazalarnda olduÄ&#x;u gibi ayrntl araĹ&#x;trlmyor. ‘Olumsuz hava koĹ&#x;ullar ’ deyilip geçiliyor.â€? En sonunda sĂśylentilerin asl n araĹ&#x;t rmak için alt AB Ăźyesi Ăźlkeden 11 kuruluĹ&#x;un kat ld Ä&#x; bir konsorsiyum (UluslararasÄą kuruluĹ&#x;lar n ve bazÄą hĂźkĂźmetlerin iktisadi ve mali yar-

Radarlar deniz yĂźzeyinde 200 kilometre aral klarla 10 x 5 km boyutlar ndaki dikdĂśrtgen alanlar n gĂśrĂźntĂźsĂźnĂź kaydetti. ĂœĂ§ haftal k sĂźrede toplam 30 bin gĂśrĂźntĂź elde edildi. ESA, gĂśrĂźntĂźleri inceledikten sonra yaklaĹ&#x; k 30 metre boyunda 10 dev dalga tespit ettiÄ&#x;ini aç klad .

Ä°nsanda bulunan doÄ&#x;al elektrik yĂźkĂź, normal Ĺ&#x;artlarda topraÄ&#x;a karÄąĹ&#x;Äąyor. SĂśz konusu elektrik son derece dĂźĹ&#x;Ăźk ve dĂźzensiz kaldÄąÄ&#x;Äą için hissedilmiyor. NTT tarafÄąndan geliĹ&#x;tirilen fotonik elektrik sensĂśrĂź, insan vĂźcudundaki elektrik gibi dĂźĹ&#x;Ăźk gßçteki alanlarÄą tespit edebiliyor. Ĺžirket, teknolojinin halen deneme aĹ&#x;amasÄąnda olduÄ&#x;unu, çeĹ&#x;itli prototip cihazlarÄąn ĂźretildiÄ&#x;ini ve ticari kullanÄąma geçileceÄ&#x;ini duyurdu.

Avrupa Mars’a açĹlĹyor

 Denizbilimciler dev boyutlu dalgalar›n bin y›lda bir ortaya ç›kt›¤›n› gÜs-

AB Ăźlkeleri, Mars’a bir kez daha uzay aracÄą gĂśndermek istediklerini teyid ettiler. Bu kez de amaç, KÄązÄąl Gezegen’de geçmiĹ&#x;te ya da Ĺ&#x;imdi yaĹ&#x;am belirtisi olup olmadÄąÄ&#x;ÄąnÄą araĹ&#x;tÄąrmak olacak. Avrupa Uzay AjansĹ’nÄąn, Mars yĂźzeyine bir robot gĂśndermesi bekleniyor. SĂśz konusu robot, gezegenin yĂźzeyini ve biyolojik yapÄąsÄąnÄą detaylÄą bir Ĺ&#x;ekilde inceleyecek. AvrupalÄą astronotlarÄąn, bir

gĂźn gezegen Ăźzerinde yĂźrĂźmeleri de planlar kapsamÄąnda. Ancak bunun uzun yÄąllar sonra gerçekleĹ&#x;ebileceÄ&#x;i belirtiliyor. Uzay aracÄą DĂźnya’dan 2011 yÄąlÄą Haziran ayÄąnda fÄąrlatÄąlacak. AracÄąn Mars’a 2013’ßn Haziran ayÄąnda varmasÄą bekleniyor. Avrupa Uzay AjansÄą yetkilileri, amaçlarÄąnÄąn Amerikan Sivil Uzay ve HavacÄąlÄąk Dairesi NASA’nÄąn seferlerini ’tekrarlamak deÄ&#x;il tamamlamak’ olduÄ&#x;unu sĂśylĂźyor. Ajans’Ĺn iki yÄąl Ăśnce Mars’a gĂśnderdiÄ&#x;i uzay aracÄą Beagle 2, sebebi belirlenemeyen bir nedenle kaybolmuĹ&#x;tu. Avrupa Uzay AjansĹ’nÄąn Ăśnde gelen yetkilileri ve bilimciler geçen aylarda bir araya gelerek yeni Mars seferinin ayrÄąntÄąlarÄąnÄą tartÄąĹ&#x;tÄą. Avrupa Ăźlkelerinin bakanlarÄąnÄąn, bu yÄąlÄąn aralÄąk ayÄąnda yapÄąlacak Avrupa Uzay AjansÄą Konseyi toplantÄąsÄąnda, bu planlar ile ilgili gĂśrĂźĹ&#x;lerini bildirmeleri bekleniyor.

niyle sÄącaklÄąklarda Ăśnemli bir artÄąĹ&#x; eÄ&#x;ilimi gĂśrĂźldĂźÄ&#x;ĂźnĂź sĂśylediler. Sera gazlarÄąnÄąn etkisiyle

Farelerin byÄ&#x;ndan kĂśk hĂźcre

Bir grup Amerikal araĹ&#x;t rmac , farelerin b y Ä&#x; ndan elde ettikleri kĂśk hĂźcreden sinir hĂźcresi elde etmeyi baĹ&#x;ard . KĂśk hĂźcreden her tĂźrlĂź hĂźc-

re (cilt, kan, sinir, vs.) elde edilebilir. Ĺžimdiye dek kĂśk hĂźcre sadece ilikten ya da embriyodan (cenin) kazan l yordu. Ä°likten kazan m çok zahmetli, embriyodan ise etik ve politik tart Ĺ&#x;malara yolaçan bir yĂśntemdi. EÄ&#x;er kĂśk hĂźcre insan k l kĂśklerinden de elde edilebilirse tĂźm bu sorunlar ortadan kalkacak. DeÄ&#x;iĹ&#x;ebilme ĂśzelliÄ&#x;inden dolay kĂśk hĂźcreler, onar lamaz bir Ĺ&#x;ekilde zarar gĂśrmĂźĹ&#x; hĂźcre ya da dokular n tamirinde kullan labilir.

Bilimde yolculuk

Derya TanrvermiĹ&#x;

HerĹ&#x;ey tesadĂźf eseri BaĹ&#x;lang çta tesadĂźfler vard . DoÄ&#x;a belki 1022 kere evreni yaratmaya çal Ĺ&#x;t , ama bunu sonunda baĹ&#x;ard . Bu oluĹ&#x;um, bir damla mĂźrekkebin bir bardak suya damlamas na benziyor. MĂźrekkep molekĂźllerinin suda daÄ&#x; lmas yla su bir sĂźre sonra mavileĹ&#x;iyor. Ama baĹ&#x;ta bu tek damlan n iĹ&#x;levi çok Ăśzeldi. Aynen evrenin, bĂźyĂźk patlama s ras ndaki pozisyonu gibi. Evrenin bĂźtĂźn enerjisinin bir araya topland Ä&#x; bu fenomen (Big Bang) sonras bu enerji ancak bir yĂśne ilerleyebilirdi. Ayn tesadĂźf, canl n n oluĹ&#x;umunda da rol oynad . Uygun koĹ&#x;ullar n bir araya gelmesiyle uzayda, bu gĂźnkĂź bilinçli insana evrilecek olan yaĹ&#x;am zerrecikleri bir araya gelerek ilk canl y oluĹ&#x;turdu.

Merak ve geliĹ&#x;im Buradaki bilinç kavram çok Ăśnemli. Bu Ĺ&#x;uur olmasayd , doÄ&#x;a kanunlar karĹ&#x; s nda merak olmasayd , yaĹ&#x;am n ve evrenin anlaĹ&#x; lmas ndan ve aç klanmas ndan sĂśz edilemezdi. Bilinç olmaysayd kimse nereden geldiÄ&#x;imizi ve kim olduÄ&#x;umuzu sormayacakt . Bilinç ile insandaki dil yetkinliÄ&#x;ini birbiriyle iliĹ&#x;kilendirmek yanl Ĺ&#x; olmaz. Ama bu saptamay yapt ktan sonra akl m za bir soru daha gelecektir. Hayvanlar Ĺ&#x;uursuz mu? Ya da insan n en bĂźyĂźk fark bu Ĺ&#x;uura sahip olmas m ? EÄ&#x;er Ăśyleyse insanoÄ&#x;lu bu ĂśzelliÄ&#x;e her zaman sahip miydi? Bir çok arkeoleoÄ&#x;a gĂśre modern insan Avrupa’da 35 bin y l Ăśnce yaĹ&#x;amaya baĹ&#x;lam Ĺ&#x;t . Ä°lk maÄ&#x;ara resimlerinin ve heykelleri o dĂśneme ait. O dĂśnemin insan , ayn bizim gibi kendilerini sembollerle ifade ediyorlard .

Neden baĹ&#x;ka gezegenler deÄ&#x;il? Ama daha Ăśnce durum neydi? 2.5 milyon y l Ăśnceki atalar m z neyi nas l yap yorlar, ne dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorlard ? Neredeyse metafizik temelli gibi gĂśrĂźnen bu soru beraberinde baĹ&#x;ka sorular da getiriyor. Ă–rneÄ&#x;in niye Mars’ta deÄ&#x;il de DĂźnya’da yaĹ&#x; yoruz? Halbuki 3 milyar y l Ăśnce, komĹ&#x;u gezegenimizde de hayat n ilk tohumlar ekilmiĹ&#x;ti. Bu yaĹ&#x;am n izlerini hala keĹ&#x;fetmekle meĹ&#x;gulĂźz. Belki de kozmik bir kaza, Mars’taki yaĹ&#x;am n sona ermesine neden oldu. Periyodik tablodan bildiÄ&#x;imiz elementler sekiz gruptan (alkali metaller, toprak alkali metaller, geçiĹ&#x; metalleri, halojenler, soygazlar, lantanidler, aktinidler) oluĹ&#x;tuÄ&#x;u halde, asl nda element gruplar n n bu say n n ßç kat olmas da m bir tesadĂźf? DiÄ&#x;er onalt tĂźr sadece bir sĂźsten mi ibaret? Belki bunun cevab Ĺ&#x;Ăśyle verilebilir; element parçac klar n çarp Ĺ&#x;mas , zamanda hem ileri hem de geri iĹ&#x;liyor olabilir. Aynen bir filmde iki araban n çarp Ĺ&#x;mas gibi. Filmi geri sararken izlediÄ&#x;inizde, k r k parçalardan yeniden arabalar oluĹ&#x;uyor. EÄ&#x;er bu ihtimali bilimsel olarak aç klam z gerekirse, bizim Ĺ&#x;u anda tan d Ä&#x; m z sekiz gruptan daha fazlas na ihtiyac m z olacakt r. YeryĂźzĂźnde hayat n ve insan yaĹ&#x;am n n baĹ&#x;lang c , dilin ve haf zan n, yaz n n ve matematiÄ&#x;in baĹ&#x;lang c hatta Pisagor teoreminin nas l ortaya ç kt Ä&#x; insanoÄ&#x;lunu meĹ&#x;gul eden sorular. Hatta bu sonuncusunun kaynaÄ&#x; bile Ĺ&#x;Ăźpheler taĹ&#x; yor. Milattan Ăśnce 1700’lere ait bir yaz ta gĂśre Babil halk bu kuram zaten kullan yorlard . Yani Pisagor doÄ&#x;madan 1200 y l Ăśnce. K sacas bilim neredeyse hiç bir Ĺ&#x;eyin kaynaÄ&#x; hakk nda kesin konuĹ&#x;am yor. Dolay s yla belki de her Ĺ&#x;ey tesadĂźf eseri deÄ&#x;il ama fantazimizin eseri.

Dalga atlas oluĹ&#x;turulacak AraĹ&#x;t rman n bir sonraki aĹ&#x;amas nda ise ‘WaveAtlas’ adl projeyle iki y l boyunca dĂźnyadaki bĂźtĂźn denizlerden elde edilen gĂśrĂźntĂźler birleĹ&#x;tirilerek, dĂźnyan n dalga atlas ç kar lacak. Bu dalgalar n nas l oluĹ&#x;tuÄ&#x;u, denizlerin hangi bĂślgelerinde daha s k gĂśrĂźldĂźÄ&#x;Ăź araĹ&#x;t r lacak. Kaynak:BBC

Ayçiçek yaÄ&#x;ndan enerji Ăźretimi  Ayçiçe¤inden hidrojen elde etme yĂśntemi ise çevre dostu ve temiz oluunun yanÄą sÄąra dßßk maliyetiyle bu alanda Ăśnemli bir ilerleme olarak gĂśrĂźlĂźyor. gÄąnlaĹ&#x;mÄąyor. Uzmanlar yakÄąt pili alanÄąndaki yatÄąrÄąmlarÄąn gĂźnĂźn birinde hava kirliliÄ&#x;ini Ăśnemli Ăślçßde azaltacaÄ&#x;Äąna inanÄąyor, ancak bunun 10-20 yÄąl alacaÄ&#x;Äą sanÄąlÄąyor.

200 ylln en sÄącak yaz Amerikan Uzay ve HavacÄąlÄąk Dairesi (NASA) uzmanlarÄą, El Nino ve sera gazlarÄąnÄąn etkisiyle 2005’in, 1800’lerden beri kaydedilen en sÄącak yÄąl olabileceÄ&#x;ini sĂśyledi. Okyanuslarda deniz suyu sÄącaklÄąÄ&#x;ÄąnÄąn deÄ&#x;iĹ&#x;mesiyle atmosferi etkileyen, “El Ninoâ€? iklim olayÄąnÄąn yanÄą sÄąra Ăśzellikle atmosfere yayÄąlan zararlÄą gazlarÄąn, sÄącaklÄąklarÄąn artÄąĹ&#x;Äąnda etkili olacaÄ&#x;Äą belirtildi. NASA uzmanlarÄą, son 30 yÄąldÄąr, Ăśzellikle sera etkisi yapan gazlar nede-

9 DĂźnya

K

dĂźnya yĂźzeyinin daha fazla gĂźneĹ&#x; enerjisini emdiÄ&#x;i belirtildi. BugĂźne dek kaydedilen en sÄącak yÄąlÄąn 1998 olduÄ&#x;u, 2002 ve 2003 yÄąllarÄąnÄąn onu takip ettiÄ&#x;i, 2004 yÄąlÄąnÄąn ise dĂźnyada ortalama 14 derece artÄąĹ&#x;la dĂśrdĂźncĂź sÄąrada olduÄ&#x;u vurgulandÄą. Bilimciler, bu yÄąl da etkili olan zayÄąf El Nino ve sera gazlarÄąnÄąn etkisiyle sÄącaklÄąklarÄąn iyice artarak, bugĂźne dek kaydedilen ortalama en yĂźksek seviyeye yĂźkselebileceÄ&#x;ini bildiriyorlar.

â€œĂ‡evre dostuâ€?

Ä°ngiliz bilimcileri yeni bir enerji kaynaÄ&#x;Äą buldu. Yemeklerde kullanÄąlan ayçiçek yaÄ&#x;Äąndan hidrojen elde etmeyi baĹ&#x;aran bilimciler bu sayede daha çevre dostu ve ucuz enerji ĂźretilebileceÄ&#x;ini sĂśylĂźyorlar.

GeleceÄ&#x;in enerji kaynaÄ&#x; AraĹ&#x;tÄąrmacÄąlar ayçiçek yaÄ&#x;Äąn-

dan hazÄąrlanan pillerin bir gĂźn otomobil ve evlerde kullanÄąlabileceÄ&#x;ine inanÄąyor. YakÄąt pilleri dedikleri Ĺ&#x;ey geleceÄ&#x;in enerji kaynaklarÄą olarak gĂśrĂźlĂźyor. Ancak bu pillerde kullanÄąlan hidrojeni Ăźretmek için çevre kirliliÄ&#x;ine yol açan fosil yakÄątlar kullanÄąlÄąyor. Bu yĂźzden yakÄąt pilleri, bazÄą Ăźlkelerde kulanÄąlmasÄąna raÄ&#x;men bir tĂźrlĂź yay-

American Chemical Society’de tanÄątÄąlÄąlan ayçiçeÄ&#x;inden hidrojen elde etme yĂśntemi ise çevre dostu ve temiz oluĹ&#x;unun yanÄą sÄąra dĂźĹ&#x;Ăźk maliyetiyle bu alanda Ăśnemli bir ilerleme olarak gĂśrĂźlĂźyor. Leeds Ăœniversitesi’ndeki bilimciler bitkisel yaÄ&#x;dan hidrojen elde etmek için deneysel bir hidrojen jeneratĂśrĂź geliĹ&#x;tirdi. Sadece ayçiçek yaÄ&#x;Äą, hava ve su buharÄą kullanan jeneratĂśr,

biri nikel diÄ&#x;eri karbon bazlÄą iki katalizĂśr yardÄąmÄąyla hidrojen açĹÄ&#x;a çĹkarÄąyor. Bu yĂśntemde çevreyi kirleten karbondioksit salÄąnÄąmÄą olmuyor.

G da maddelerinden yak t Ĺžu anda sadece saf bitkisel yaÄ&#x; kullandÄąklarÄąnÄą belirten bilimciler, ileride fÄąndÄąk-fÄąstÄąk gibi kabuklu yemiĹ&#x;lerin yaÄ&#x;larÄąnÄąn yanÄą sÄąra restoranlar ya da gÄąda Ăźretim tesislerinden gelen atÄąk yaÄ&#x;lardan da hidrojen elde etmeyi hedeflediklerini belirtiyorlar. Fakat biliyoruz ki, bu geliĹ&#x;meler, içerisinde yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;ÄąmÄąz sistemde, insan ve doÄ&#x;anÄąn yararÄąna olan Ĺ&#x;eylerden çok, sistemin istemleri temelinde deÄ&#x;erlendiriliyor.

Zoru gÜrßnce nasĹl da yßrßyor! Adaçay ile alkol tedavisi

Science dergisinin son sayÄąsÄąnda yer alan makaleye gĂśre, araĹ&#x;tÄąrmacÄąlar, kollarÄąndan ikisini ‘bacak’ gibi kullanan ahta-

potlarÄą, diÄ&#x;er kollarÄąnÄą toplayÄąp tespih bĂśceÄ&#x;i gibi kÄąvrÄąlarak dĂźĹ&#x;mandan kaçarken gĂśzlemledi. Deniz ortamÄąnÄąn rengini

alarak kendilerini dĂźĹ&#x;mandan gizleyen ahtapotlar, ‘kÄąlÄąk deÄ&#x;iĹ&#x;tirerek kaçarken’ ilk kez gĂśrĂźldĂź. California Ăœniversitesi araĹ&#x;tÄąrmacÄąlarÄą bu gĂśzlemi, esnek robot geliĹ&#x;tirmeye yĂśnelik çalÄąĹ&#x;malar sÄąrasÄąnda Avustralya ve Endonezya’da ahtapotlarÄąn hareketlerini izlerken yaptÄąlar. Ä°skelete sahip olmayan ahtapotun yĂźrĂźmesinin ilginç olduÄ&#x;unu belirten araĹ&#x;tÄąrmacÄąlar, Ĺ&#x;imdiye dek sadece iskelete sahip kaslÄą hayvanlarÄąn yĂźrĂźyebildiÄ&#x;ine inanÄąldÄąÄ&#x;ÄąnÄą da hatÄąrlattÄąlar.

KurutulmuĹ&#x; adaçay kĂśkĂź, alkoliklere Ĺ&#x;ifa olacak. Ä°talya

Ulusal AraĹ&#x;trma Kurulu’nun yapt Ä&#x; bir dizi deneyler sonucu, adaçay kĂśkĂźnĂźn alkol ihtiyac n azaltt Ä&#x; ve bĂśylece alkol baÄ&#x; ml lar n n tedavisinde olumlu sonuçlar verebileceÄ&#x;i aç kland . SĂźrekli alkol verilerek baÄ&#x; ml hale getirilen farelere, bir sĂźre sonra alkol yerine bu bitkinin ĂśzĂź içirildi. Bir hafta sonra farelere alkol verildiÄ&#x;inde baÄ&#x; ml l klar n n tamamen ya da bĂźyĂźk Ăślçßde ortadan kalkt Ä&#x; gĂśrĂźldĂź.


Yaanacak

DĂźnya 10

K

Ăœ

L

T

Ăœ

R

¡

S

A

N

A

T

Bir film: “Anlat Ä°stanbulâ€? : Ăœmit Ăœnal, Kudret SabancÄą, Selim Demirdelen, YĂźcel Yolcu, Ă–mĂźr Atay Oyuncular : Altan Erkekli, Ă–zgĂź Namal, Mehmet GĂźnsĂźr, Erkan Can, Azra AkÄąn, Nejat Ä°Ĺ&#x;ler, Vahide GĂśrdĂźm, Ĺževket Çoruh, GĂźven KÄąraç Senaryo : Ăœmit Ăœnal GĂśrĂźntĂź YĂśnetmeni : Mehmet AksÄąn MĂźzik : GĂśkhan KÄąrdar

r nt lara dikkat edilmiĹ&#x;. Hiç bir sahnede izleyiciye ‘bu da nereden çkt’ dedirtecek mant k hatalar na rastlamak mĂźmkĂźn deÄ&#x;il.

YĂśnetmenler

Milyonlarca çarpk hayatn bir kesitinin, gerçekĂźstĂź bir tatla anlatldÄ&#x; bir film Ä°lk defa bir filme, konusunu bilerek ĂśÄ&#x;renmeden gittim. Yan mda, Ä°stanbul gĂśrĂźntĂźleri ile karĹ&#x; laĹ&#x; p duygulanacaÄ&#x; m dĂźĹ&#x;Ăźnerek, bolca mendil de gĂśtĂźrdĂźm. Ama gĂźzel Ä°stanbul’un karanl k hayatlar n anlatan film, beni baĹ&#x;ka yĂśnleriyle etkiledi. Film, yitik ve umutlar ndan baĹ&#x;ka kaybedecek bir Ĺ&#x;eyleri kalmam Ĺ&#x; ve yaĹ&#x;amlar n ancak Ä°stanbul’un anlamland racaÄ&#x; n dĂźĹ&#x;Ăźnen bireylerin, Ä°stanbul gibi bir devin karĹ&#x; s nda kayboluĹ&#x;lar Ăźzerine kurulmuĹ&#x;. Filmdeki kahramanlar, toplumun â€œĂśtekiâ€?lerinden oluĹ&#x;uyor. Ayk r ve karanl k iliĹ&#x;kilerin onlar n hayat n karakterize ediĹ&#x;i, sĂśylenegeldiÄ&#x;i gibi, Ä°stanbul’un “insan yutup sindirdikten sonra kustuÄ&#x;uâ€? vurgusu Ăśne ç k yor. BeĹ&#x; Ĺ&#x;anss z hayat n, ĂźnlĂź masallarla ĂśzdeĹ&#x;leĹ&#x;tirilmiĹ&#x; anlat m n n, sinema tarihinde eĹ&#x;ine az rastlan r biçimde beĹ&#x; yĂśnetmen taraf ndan yĂśnetilmiĹ&#x;

“Masal bitti, uyan n!�

olmas , dikkati çekiyor. Yan s ra, oyuncu kadrosunda Çetin Tekindor, GĂźven Kraç, Fikret KuĹ&#x;kan ve Altan Erkekli gibi y llar n deneyimli oyuncular yla birlikte, simalar TĂźrk izleyicisine tan d k -Ăśzellikle de televizyon izleyicisine- daha az deneyimli oyuncular da yer al yor. AmatĂśrlĂźkleri, ustalar n oyunculuÄ&#x;unun gĂślgesinde kalmam Ĺ&#x;, aksine daha profesyonel bir oyunculuk ç karmak için, deyim yerindeyse ellerinden geleni yapm Ĺ&#x;lar.

Masal kahramanlar Kendinden hayli genç bir kad nla evlenmiĹ&#x;, ama evliliÄ&#x;i hĂźsranla biten klarnetçi; Fareli KĂśyĂźn Kavalcs, transseksĂźel bir fahiĹ&#x;e; KĂźlkedisi, BoÄ&#x;az’da bir yal da an lar yla yaĹ&#x;amaya çal Ĺ&#x; rken delirmiĹ&#x; bir kad n; Uyuyan GĂźzel, ĂźnlĂź bir mafya babas n n genç k z ; Pamuk Prenses, uyuĹ&#x;turucu kuryesi annesinin hayalinde yaĹ&#x;att Ä&#x; ve bĂźyĂźttĂźÄ&#x;Ăź k z; Krmz BaĹ&#x;lkl Kz karakterine bĂźrĂźnmĂźĹ&#x;. Masallarla iliĹ&#x;kilendirme biraz eÄ&#x;-

reti dursa da asl nda bu, yĂśnetmenlerin bilinçli tercihi olmuĹ&#x; bana gĂśre. BĂśylece yabanc laĹ&#x;t rma efekti kullan larak filmin arabeskleĹ&#x;mesi ĂśnlenmiĹ&#x;. Birbirinden tamamen baÄ&#x; ms z sĂź-

rĂźp giden bu hayatlar n, tesadĂźfen bir yerlerde kesiĹ&#x;mesi ise, filmin finalini de masal ms kurgulayabilmek için zorunlu olmuĹ&#x;. Hikaye ĂśrgĂźsĂź içinde, kopukluklara ve senaryoda teknik hatalara dĂźĹ&#x;memek için ay-

Filmin finalinde, Fareli KĂśyĂźn Kavalc s ’n n “Masal bitti, uyann!â€? hayk r Ĺ&#x; , herkese kaçmalar gereken bir noktada olduklar n hat rlatmas aç s ndan, kendi içinde bir ironiyi de bar nd r yor. Fakat masal terkedenlerin gerçek yaĹ&#x;amda nereye gidecekleri belirsiz. ÇßnkĂź onlar, ç plak gerçeklerle yĂźz yĂźze b rak lm Ĺ&#x; -ad ĂźstĂźndebir masal n kahraman d rlar. Ayn yerde buluĹ&#x;an, ayn hayal k r kl klar n yaĹ&#x;ayan. Beni en çok etkileyen, her zaman olduÄ&#x;u gibi, GĂźven K raç’ n oyunculuÄ&#x;u oldu. Her mimiÄ&#x;i, her jesti, içinde olmas gereken ruh halini gerçekten taĹ&#x; yormuĹ&#x; izlenimi veriyordu. Hatta Yelda Reynaud’un kĂśtĂź temposuna raÄ&#x;men (gerçi 24. Uluslarars Ä°stanbul Film Festivali’nde En Ä°yi Kadn Oyuncu ĂśdĂźlĂź alm Ĺ&#x;!) onun tekdĂźzeliÄ&#x;inden etkilenmeden bir kez daha izleyenleri yeteneÄ&#x;inin arkas ndan sĂźrĂźklediÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Filmi sĂźsleyen bir baĹ&#x;ka etken de, GĂśkhan Krdar’ n otantik t n l mĂźziÄ&#x;i. Derya TanrvermiĹ&#x;

Tuvale yansyan iĹ&#x;kence “Her Ĺ&#x;eyi sĂśyleyemedim...â€? “Ebu Gureyb’le ilgili sĂśylemek istediÄ&#x;im herĹ&#x;eyi sĂśyleyemedim.â€? diyor Botero. “Amerika’llarn yaptklar beni Ĺ&#x;ok etti. HakszlÄ&#x;a karĹ&#x; giderek hassas-

Hepimiz hat rlar z o fotoÄ&#x;raflar . Amerikan emperyalizmine Ăśfkemizi art ran, kan m z donduran iĹ&#x;kence gĂśrĂźntĂźlerini hangimiz unutabildik?.. Ebu Gureyb’den sĂśz ediyoruz. â€œĂ‡aÄ&#x;na tanklk eden aydnâ€? sorumluluÄ&#x;uyla, Kolombiyal ĂźnlĂź ressam Fernendo Botero da unutmamak ve unutturmamak için kollar s vad . Irak’taki Ebu Gureyb Cezaevi’nde yaĹ&#x;anan iĹ&#x;kence ve tacizler, Botero’nun f rças ndan tuvale akt . Amerikal askerler taraf ndan dĂśvĂźlen; gĂśzleri baÄ&#x;lanm Ĺ&#x;, kad n iç çamaĹ&#x; rlar giydirilmiĹ&#x; Irak’l esirlerin yaralar ndan s zan kan, toplumsal belleÄ&#x;imize daml yor.

laĹ&#x;yorum. Hakszlk, kanm donduruyor, beni Ăśfkelendiriyor. Bu resimler de içimdeki Ăśfkenin dĹ&#x;a vurumuâ€? diye devam ediyor. 72 yaĹ&#x;ndaki Fernando Botero, 1932 ylnda Kolombiya’da doÄ&#x;ar. 16 yaĹ&#x; ndayken illĂźstratĂśr olarak çal Ĺ&#x;maya baĹ&#x;lar. 18 yaĹ&#x; nda Avrupa’ya geçer, Madrit’teki San Fernando Akademisi’ne girer.

ĂœmmĂź kz

TĂźrkĂźlerin

ĂśykĂźleri Çayada dĂźĹ&#x;tĂź tutamadm kolunu Uzak gitti bilemedim yolunu GĂźzel mevlam ksmet etmiĹ&#x; ĂślĂźmĂź Akmayas çaylar nerelere koydun ĂœmmĂźmĂź suna boylumu yarimi BĂźtĂźn tĂźrkĂź ĂśykĂźlerindeki k zlar gĂźzeldir ya; ĂœmmĂź hepsinden gĂźzelmiĹ&#x; anlaĹ&#x; lan. YaĹ&#x;ad Ä&#x; çaÄ&#x;da onu delikanl lar paylaĹ&#x;amazm Ĺ&#x;; Ĺ&#x;imdi de ard ndan yak lan tĂźrkĂź paylaĹ&#x; lam yor. MuÄ&#x;la’dan EskiĹ&#x;ehir’e, Denizli’den Manisa’ya kadar

nice Ege il ve ilçesi, Ăœmmß’nĂźn yaĹ&#x;ad Ä&#x; yer olmakla ĂśvĂźnĂźyor. Asl nda tĂźrkĂźler bĂśyledir; halk n ortak mal d r. Ege’nin tĂźm yĂśrelerinde, Ăœmmß’nĂźn ĂśykĂźsĂź aĹ&#x;aÄ&#x; yukar ya ayn Ĺ&#x;ekilde anlat l r: GĂźzel Ăœmmß’nĂźn talibi pek çoktu. Hayli zengin olan babas , onu zengin bir ailenin oÄ&#x;luna vermek istiyordu. Ăœmmß’nĂźn gĂśnlĂźyse kuĹ&#x; olup uçmuĹ&#x;; Ahmet adl fakir bir delikanl ya konmuĹ&#x;tu. Ahmet, nice hat rl kiĹ&#x;ileri koydu araya; gĂśnlĂźnĂź yapamad Ăœmmß’nĂźn babas n n. ĂœmmĂźnĂźn babas , “DediÄ&#x;im dedik, ĂśttĂźrdĂźÄ&#x;Ăźm dĂźdĂźkâ€? dedi ve k z n , çay n Ăśte yakas ndaki kĂśyĂźn aÄ&#x;as n n oÄ&#x;luna verdi. ĂœmmĂź ak gelinlikleri giydi ama, gĂśnlĂź karalar baÄ&#x;lam Ĺ&#x;t . DĂźÄ&#x;Ăźn kuruldu; zurna ĂśttĂź, davul vuruldu. Geldi çatt gelin alma. ĂœmmĂź gelin ata bindirilip, gĂźveyinin kĂśyĂźne doÄ&#x;ru yola koyuldu. KĂśprĂźye gelince olanlar oldu. KĂśprĂźnĂźn alt ndan bir kartal uçtu da at m ĂźrktĂź; yoksa ĂœmmĂź intihar için kendini mi

Hedef1eri net Eserlerinde, abart l (Ĺ&#x;iĹ&#x;man, vĂźcut geliĹ&#x;tiren sporcular gibi kasl ve iri yap l ) insan figĂźrleri Ăśne ç kar. Sanatç n n en Ăśnemli ĂśzelliÄ&#x;i, gßç ve otorite sembolĂź olan her Ĺ&#x;eyi; devlet baĹ&#x;kanlar , baĹ&#x;bakanlar, askerler, din adamlar , vb. santsal eleĹ&#x;tirisinde hedef olarak seçmesidir. Botero resimlerinde, 50 yl boyunca Kolombiya tarihine damgasan vuran iç savaĹ&#x; , Kolombiya’n n kanl geçmiĹ&#x;ini konu edinir. Eserleri, Kolombiya’daki galeriden s k s k çal n r!

Botero Ebu Gureyb iĹ&#x;kencelerini iĹ&#x;lediÄ&#x;i resimlerinin sat lmayacaÄ&#x; n , Ăśzel koleksiyonu-

att , bilinmiyor. Bilinen Ĺ&#x;u ki; ĂœmmĂź, gelinlikleriyle boz bulan k sularda buldu kendini. “İmdat! YetiĹ&#x;in! Kurtarn!â€? diye baÄ&#x; ran çok oldu ya; çaya atlayan olmad . Olup bitenleri uzaktan izlemekte olan Ahmet yel oldu esti, sel oldu akt ve kald r p kendini çaya att . Az ilerisinde bĂźrgĂźsĂźnĂź gĂśrdĂź Ăœmmß’nĂźn; oraya kulaç sallad . Daha yetiĹ&#x;emeden, kendi gĂśmĂźldĂź azg n sulara. Oraya yĂźzdĂź bulamad , buraya dald bulamad . ĂœmmĂź gelin gitti gider... Ăœmmß’nĂźn babas , bu iĹ&#x;i Ahmet’ten bildi. Kad’ya, “Kzm çaya Ahmet ittiâ€? diye davac oldu. Mahkeme kuruldu; ifadeler soruldu. Nezaretteki Ahmet, idam edileceÄ&#x;inden deÄ&#x;il; sevdiceÄ&#x;ini temelli yitirdiÄ&#x;inden, kara yaslara bĂźrĂźndĂź. HĂźcresinin demir parmakl penceresi ĂśnĂźnde, sesini kap p koyuverdi; ac s n tĂźrkĂź yap p koyuverdi. Ahmet’çik bilmiyordu ki; o pencere, Kad ’n n evine bak yordu. Kad tĂźrkĂźyĂź dinleyince, Ahmet’in suçlu olamayacaÄ&#x; n anlad ve onu aklay p sal verdi. O gĂźnden Ăśte, Ahmet’in yakt Ä&#x; â€œĂœmmĂź TĂźrkĂźsĂźâ€? halk n dilinden dĂźĹ&#x;mez oldu.

nun parças olacaÄ&#x; n sĂśylĂźyor. Bu gĂźnlerde Kolombiya’da sergilenen bu resimler, Ăśnce Ä°talya’da sonra da Almanya’da ser-

gilenecek. Botero bu sergiyi ABD’de de açmak istiyor. S. Özdemir

FotoÄ&#x;rafla yant aramak  Bullock, foto¤raf sanat›n› içsel gelimesinin bir yolu ve bu yolla di¤er insanlara ulaman›n arac› olarak gĂśrmßtĂźr. “DĂźĹ&#x;Ăźnmeye baĹ&#x;ladÄ&#x;mdan bu yana en yakc arzum, dĂźnyayla yaratclk baÄ&#x;lamnda hesaplaĹ&#x;makt, ancak 40 yaĹ&#x; nda fotoÄ&#x;rafn bunun ve benim için en iyi yol olduÄ&#x;una karar verebildim. FotoÄ&#x;rafla sorularma yant aradm.â€?

çok deneyimden yararlanmas n saÄ&#x;lam Ĺ&#x;t r.

Kßltßr Deryas›

O gĂźne kadar bilinen tĂźm dinlerin bir sentezi biçiminde ortaya ç kan Maniheizm (Mani Dini, Manicilik), içinde Budizm’den tutun da Babil’in, ZerdĂźĹ&#x;t’ßn ve çokça da Hristiyanlk’ n unsurlar bar nd rm Ĺ&#x;t r. MS. III. yy.’ n son yar s nda ortaya ç kan dinin kurucusu Pers (Ä°ranl) Mani’nin, Mardinu’da (bugĂźnkĂź Mardin olabilir) doÄ&#x;duÄ&#x;u kay tl d r (14. Nisan 216- 276 GandeĹ&#x;apur). Mani, “Ĺ&#x;kâ€? anlam na gelir ve muhtemelen takma bir isimdir. Babas Pattik’in (Patekios, Pattikus) dinsel eÄ&#x;ilimleri ve yahudilerin Ĺ&#x;abat’ na Hristiyanlar n ‘vaftiz’ine inanan, et yemeyen, Ĺ&#x;arap içmeyen bir tarikata ĂźyeliÄ&#x;i, Mani’yi çocuk yaĹ&#x;tan itibaren bu inançlara uygun yetiĹ&#x;tirmesi, daha sonraki dinsel yap lanman n da bir nevi tohumlar say labilir. Mani, dinini ilan ederken, Buda’y ZerdĂźĹ&#x;t’ß ve Ä°sa’y anar. Pers kral Ĺžahpur’un tahta geçme tĂśreninde kalabal Ä&#x;a “Buda Hindistan’a, ZerdĂźĹ&#x;t Ä°ran’a, Ä°sa batya geldiÄ&#x;i gibi, Ĺ&#x;imdi ben Mani; Babil Ăźlkesine Tanrnn habercisi olarak geldimâ€? diyerek peygamberliÄ&#x;ini ilan eder, ilk baĹ&#x;larda pek baĹ&#x;ar l olmaz. Uzun y llar gezer, ĂśÄ&#x;retisini Mani ĂśÄ&#x;retirken TĂźrkistan, Kuzey Hindistan ve Ä°ran’da yayar, aç klay c mektuplar kaleme al r. Mani, kendini Yuhanna incilindeki Ä°sa’n n mĂźjdelediÄ&#x;i “paracletosâ€? (avutucu, Ĺ&#x;efaatçi, Gerçek Ruh) olduÄ&#x;unu iddia etmiĹ&#x;tir.

Dinin esaslar Mani, birçok dinsel esas birbiri ile baÄ&#x;daĹ&#x;t rarak (Synkretizm) dĂźalist (karĹ&#x; tl kla ifade edilen) bir din kurmuĹ&#x;tur. Mani’nin “ikizimâ€? diye nitelendirdiÄ&#x;i Paracletos ona tanr sal gizemi aktarm Ĺ&#x; ve Mani de bu gizemi ĂśÄ&#x;retmekle gĂśrevlendirilmiĹ&#x;tir. Kimine gĂśre Paracletos bir melektir, kimine gĂśre ve Mani’nin kendi deyiĹ&#x;i ile “ruhsal eĹ&#x;iâ€?dir. Mani dini, gnostiktir. Yani gizemci ve sadece tefekkĂźr ve gĂśnĂźl gĂśzĂź ile anlaĹ&#x; labilecek bir bilgi hazinesi vard r. ZerdĂźĹ&#x;t, Ä°sa ve Buda’n n ahlak ilkelerini birleĹ&#x;tirmeye çal Ĺ&#x;an Mani dininde, inananlar gizeme (gnosis) ulaĹ&#x;an “Seçkinlerâ€? ve “Dinleyenlerâ€? olarak ikiye ayr l rd . Kad nlar seçkinler aras na kat labilirdi. Seçkinler evlenmez, (ayn Mani’nin babas n n tarikat gibi) et yemez, Ĺ&#x;arap içmez ve gezgin olarak yaĹ&#x;arlard . Budist rahiplerin anlay Ĺ&#x; na çok yak n bir durum sĂśzkonusudur burada. IĹ&#x; Ä&#x; n ar nd r c ve bilgelik verici etkisi â€œĂ§ile tĂśrenlerindenâ€? sonra seçkinleri etkisine al r ve art k bu kiĹ&#x;iler AleviliÄ&#x;in “eline diline beline hakim olmakâ€? ilkesi gibi “elineâ€?, “kalbineâ€? ve “aÄ&#x;znaâ€? sahip olmakla yĂźkĂźmlĂźydĂźler. Varl klar n içinde Ĺ&#x; k olduÄ&#x;una inan l r ve buna zarar vermekten kaç n l rd . Ă–ldĂźrmek her koĹ&#x;ulda yasakt . Ä°sa’y bedenleĹ&#x;miĹ&#x; tanr sal bir varl k olarak nitelemesi, ZerdĂźĹ&#x;t’ßn (iyi-kĂśtĂź, ayd nl k-karanl k) karĹ&#x; kl klar ilkesini Budizm’in disiplini ile harmanlamas , bat da Hristiyan topluluklar, doÄ&#x;uda birçok ulus Ăźzerinde etkili olmas n bir bak ma kolaytaĹ&#x;t rm Ĺ&#x;t . S radan inananlar, seçkinlere sayg duymakla yĂźkĂźmlĂź idiler. Onlar n ĂśnĂźnde diz çÜker, yiyecek sunar ve kutsanma talep ederlerdi (Budizm’deki ayinler gibi). Manizm’de Seçkinler Gece aya, gĂźndĂźz gĂźneĹ&#x;e yĂśnelerek dua edilir, su ve toprak ile abdest al n rd (Ä°slam’daki teyemmĂźm’ß hat rlay n z). ManiciliÄ&#x;i; Çin, Tibet, Orta Asya hatta Ä°spanya içlerine kadar yay lm Ĺ&#x; birçok ulus, kabul etmiĹ&#x;tir. 762 y l nda BĂśgĂź Han dĂśneminde Uygurlar’ n devlet dini bile olmuĹ&#x;tur. “IĹ&#x;k HĂźkĂźmdarlÄ&#x;’nn BĂźyĂźk Babas (Tanr)â€?, karanl Ä&#x;a karĹ&#x; savaĹ&#x;mas için ilk savaĹ&#x;ç insanlar Ĺ&#x; ktan yaratm Ĺ&#x;t r. Rafine, temiz bir yaĹ&#x;am sĂźrdĂźrerek vĂźcut hapishanesindeki Ĺ&#x; k ruhunu ĂśzgĂźr k l p, IĹ&#x; k HĂźkĂźmdarl Ä&#x; ’na yeniden ulaĹ&#x;t rmak mĂźmkĂźndĂźr ManiciliÄ&#x;e gĂśre . Bize ĂśldĂźrmenin, cimriliÄ&#x;in, ikiyĂźzlĂźlĂźÄ&#x;Ăźn, yalan sĂśylemenin yasakland Ä&#x; bir dinsel ĂśÄ&#x;reti b rakan Mani, çarm ha gerilerek, cesedi parçalanarak ĂśldĂźrĂźldĂź. (MS. 276-277) Tap nma biçimleri, inan Ĺ&#x; n ĂśrgĂźtleniĹ&#x;i, kendinden Ăśnceki inan Ĺ&#x;lar n etkilerini taĹ&#x; y p yaymas , baĹ&#x;ta Ä°slam olmak Ăźzere bĂźtĂźn dinleri etkilemiĹ&#x;tir. Halk n anlayabileceÄ&#x;i basit bir dil kullanmas , eserlere Ăśnem vermesi, kast sistemine karĹ&#x; oluĹ&#x;u, insanoÄ&#x;lunun uygarl k sĂźrecine katk s yla Maniheizm, gĂźnĂźmĂźze kadar felsefi ve dinsel etkisini sĂźrdĂźrmĂźĹ&#x;tĂźr.

FotoÄ&#x;rafç l k ve filozofluk Wynn Bullock, 1912 y l nda Chicago’nun Illinois kentinde doÄ&#x;du. FotoÄ&#x;rafç l k ve filozofluk, Bulloch’a gĂśre ayr lmaz iki tan mlamad r. Bullock, gĂśrĂźntĂźlerin gerçek ve derin anlamlar n n d Ĺ&#x;sal olanla ĂśrtĂźldĂźÄ&#x;Ăźne ve bu olgunun yaĹ&#x;am n bĂźtĂźn alanlar nda bĂśyle gerçekleĹ&#x;tiÄ&#x;ine gĂśndermeler yapar. FotoÄ&#x;rafa geç baĹ&#x;lam Ĺ&#x; olmas bir dezavantaj gibi gĂśrĂźnse de kendinden Ăśnce toplanm Ĺ&#x; bir-

Birçok fotoÄ&#x;raf nda sembolik anlamlar n yan s ra erdem, umut, erotizm, aĹ&#x;k gibi meteforlara deÄ&#x;inmeler vard r.

İçsel geliĹ&#x;imin yolu Bullock, fotoÄ&#x;raf sanat n iç-

Cem GĂźnhan

IĹ&#x; k MĂźjdesi: Mani

sel geliĹ&#x;mesinin bir yolu ve bu yolla diÄ&#x;er insanlara ulaĹ&#x;man n arac olarak gĂśrmĂźĹ&#x;tĂźr. Bullock’un fotoÄ&#x;raflar nda, çocukluÄ&#x;undan beri hayran olduÄ&#x;u Ĺ&#x; k ve renk kombinasyonlar n n, zaman-mekan iliĹ&#x;kileri ve Budist ĂśÄ&#x;retiye kadar uzanan

geniĹ&#x; bir etki alan vard r. FotoÄ&#x;raf dĂźnyay , zaman ve varoluĹ&#x;u anlaman n yolu olarak kullan r. Bullock ayn zamanda, "evrenin bir parças olarak yaĹ&#x;am prosesine katlmay" felsefe ilkesi olarak benimsemiĹ&#x;tir. “Benim için gerçek, tandk olandr. Yani beĹ&#x; duyu ile algladÄ&#x;mdr. Ama varoluĹ&#x; tanmlanamaz olandr. GerçeÄ&#x;i yaĹ&#x;yor ama tanmlanamaz olana inanyorumâ€? diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźr. Bullock, çeĹ&#x;itli formlarda denemeler de yapm Ĺ&#x;t r. Evrendeki "derin gerçeÄ&#x;i" ararken kulland Ä&#x; gĂśrsel metaforlar , fotoÄ&#x;rafa psikolojik bir boyut da getirmiĹ&#x;tir.


Yaanacak

11 DĂźnya AĹ&#x;k n ve direniĹ&#x;in çiçeÄ&#x;i Antik çaÄ&#x; emekçilerin tanrs: ATENA ‚

N

S

A

N

¡

T

O

P

L

U

 1944’te ivmelenen içi hareketinin bir bÜlß¤ß olan Fransa proletaryas›, 1 May›s'larda muguet demetleriyle balar gßne.

 Atena, verilmeyen haklar›n› dillendiren emekçi gençlerin koruyucusuydu.

Muguet’in (inci çiçeÄ&#x;i); anavatan n n Asya olduÄ&#x;u sĂśylenir. Japonya ve Çin’den getirildiÄ&#x;i sĂśylense de kimler taraf ndan getirildiÄ&#x;i bilinmemekte. Ă–mrĂź çok k sa olduÄ&#x;u için narin çiçek olarak da bilinir. Ä°lk cemrenin topraÄ&#x;a dĂźĹ&#x;mesiyle kĂśk salmas na raÄ&#x;men, boy vermesi Nisan

1 Mays’ kutlayan bĂźtĂźn emekçilere... BaĹ&#x;tanr Zeus; ilk evliliÄ&#x;ini yapt Ä&#x; tanr ça Metis’in gebeliÄ&#x;i s ras nda bir dĂźĹ&#x; gĂśrdĂź: Kar s n n doÄ&#x;urduÄ&#x;u erkek çocuk, Olimpos’ta kendisinin egemenliÄ&#x;ine son verip yĂśnetimi ele geçirmek istiyordu! Kan-ter içinde uyanan BaĹ&#x;tanr , baĹ&#x; na geleceklerden ĂźrkĂźp yan baĹ&#x; nda uyuyan gebe kar s Metis’i bir solukta yuttu!.. Bir ay kadar sonra da beyninde baĹ&#x;layan bĂźyĂźk sanc lar yĂźzĂźnden demirci tanr Hefaystos’u çaÄ&#x; r p kafas n yard rd . Zeus’un kafas ndan bir genç k z f rlad ve sevinç ç Ä&#x;l klar aras nda dans etmeye baĹ&#x;lad !...

sonuna rastlar. Avrupa’ya gÜç eden muguet, 16. yĂźzylda IX. Charles’a sunuldu. Ä°nci çiçeÄ&#x;inin krallara uzun ĂśmĂźrler getireceÄ&#x;ine inan l rd . Kraldan dilekte bulunan halk, her 1 Mays’ta kucaklar dolusu muguet armaÄ&#x;an

ederlerdi. 18. yy. baĹ&#x;lar nda iĹ&#x;çi s n f n n 8 saatlik çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar için verdiÄ&#x;i mĂźcadelede, Ĺ&#x;anl direniĹ&#x;lerin, kutlamalar n vazgeçilmez parças olur muguet. 1832 Lyon tekstil iĹ&#x;çilerinin direniĹ&#x;lerinin yenilgiyle sonuçlanmas yla, kad n iĹ&#x;çiler gĂśzya-

Ĺ&#x; na boÄ&#x;ulur. Erkek iĹ&#x;çilerin sevgililerini teselli etmek için sunduklar muguet, sevginin ve direniĹ&#x;in sembolĂź olur. 1886’da burjuvazinin bomba ve kurĹ&#x;unla yan t verdiÄ&#x;i Chicago tekstil iĹ&#x;çileri direniĹ&#x;i yenilir. Chicago direniĹ&#x;i sonras , 2. En-

ternasyonal, 1889’da 1 May s’ dĂźnya iĹ&#x;çi s n f n n birlik, mĂźcadele ve dayan Ĺ&#x;ma gĂźnĂź olarak ilan ettiÄ&#x;inde muguet çiçeÄ&#x;i, 1 May s iĹ&#x;çi bayram n n sembollĂź olarak kabul edilir.

"Ĺžimdi muguet zaman " Bat Avrupa’da, 1944 baĹ&#x;lar nda ivmelenen iĹ&#x;çi hareketinin bir bĂślĂźÄ&#x;Ăź olan Fransa proletaryas , 1 May s’larda muguet demetleriyle baĹ&#x;lar gĂźne. 19071936 y llar aras nda muguet tĂźrkĂźlere, romanlara, Ĺ&#x;iirlere konu olur. 1936’da Renault, demiryollar iĹ&#x;çileri k rm z muguet’lerden kravat yaparak 1 May s’a â€œĹžimdi muguet zamanâ€? tĂźrkĂźsĂź eĹ&#x;liÄ&#x;inde kat l r. 1 May s sabah meydanlar , metro ç k Ĺ&#x;lar , maÄ&#x;aza Ăśnlerinde kimi yaĹ&#x;l lar, çocuklar, Srilankallar, Romenler, muguet satarak gĂźne baĹ&#x;larlar. 1 May s sabah Parisliler, “bonheuresâ€?le (iyi sabahlar) ad m atarlar alanlara. Bahar n muĹ&#x;tulay c s muguet, yeĹ&#x;ilin ortas ndan s yr lan tomurcuklar yla yaĹ&#x;am m za renk katacak. â€œĹžimdi muguet zaman!â€? Sald r lar geri pĂźskĂźrtĂźp kazanma zaman !..

“Emekçi Atenaâ€? Bu deliĹ&#x;men ve gĂźzel tanr ça Atena; bĂźtĂźn Ăźlkelerdeki bar Ĺ&#x; n sĂźrekliliÄ&#x;inden sorumluydu. Bu yĂźzden o; bĂźtĂźn hakl savaĹ&#x;ç lar n saflar nda yer al rd hep. Atena, yaĹ&#x;am n kol ve beyin emeÄ&#x;iyle kazananlara sanat n n bĂźtĂźn inceliklerini aktar yordu. Ona zaten “Emekçi Atenaâ€? diyordu iĹ&#x;çiler. ÇßnkĂź iyi bir iĹ&#x;çiydi o. Verilmeyen haklar n dillendiren emekçi gençlerin

Mali izlenimleri... kendilerinden yĂźksek gĂśrerek konuuyorlar... dĂźnyaya gittik; “beyazlarn ayrcalkl dĂźnyasâ€?ndan siyahlar n dĂźnyas na.

“Tubabu tubabuâ€? Burada insanlarla kontak kurmak istediÄ&#x;imde, ilk karĹ&#x; laĹ&#x;t klar m aras nda çocuklar vard . Bize “tubabu tubabuâ€? demelerinin ne anlama geldiÄ&#x;ini ise çok sonra ĂśÄ&#x;renebildim. “HoĹ&#x; geldinizâ€? benzeri bir Ĺ&#x;ey dediklerini san yordum. Oysa bize “beyazlarâ€? diyorlarm Ĺ&#x;. Avrupa’da bize “kara kafaâ€? dediklerini biliyordum, doÄ&#x;rusu Ĺ&#x;aĹ&#x; rm Ĺ&#x;t m. Avrupal lar için kara kafa, siyahi Malililer için beyazd m. Gençler ve orta yaĹ&#x;l larla konuĹ&#x;urken, bizi kendilerinden her zaman yĂźksek gĂśrerek konuĹ&#x;tuklar n hissetim. Bu benim grubumdakiler için onlar n çok kibar olduÄ&#x;unu gĂśsteren bir Ĺ&#x;eydi. Kendim içinse yoksullar n zenginlik ve gßç karĹ&#x; s ndaki deÄ&#x;iĹ&#x;meyen pozisyonlar idi. Siyahlar n “aĹ&#x;aÄ&#x; bir rkâ€? beyazlar n ise “yĂźksek ve ari bir rkâ€? olduÄ&#x;unun bu insanlara ĂśÄ&#x;rettiÄ&#x;i çaresizlikti. Frans z sĂśmĂźrgecilerinin bu insanlara ĂśÄ&#x;rettiÄ&#x;i ve getirdiÄ&#x;i uygarl k anlay Ĺ&#x; idi bu. Bu durum akl ma eski bir Afrikal ata sĂśzĂźnĂź getirdi; “Aslanlar kendi tarihçelerine sahip olana kadar, avclk ĂśykĂźleri her zaman avcy yĂźceltecektirâ€?.

Mali’de ßç yada dĂśrt tane lĂźks otel ve bir kaç tane restoran ve çok nadir sĂźpermarket gĂśrdĂźm. Bu lĂźks otel ve restoranlar sadece turistler ve Mali’de yaĹ&#x;ayan bir grup zengin için yap lm Ĺ&#x;. Al Ĺ&#x;veriĹ&#x; maÄ&#x;azas n n içine girildiÄ&#x;inde Ĺ&#x; k giyinen Malililer ve turistleri gĂśrebiliyoruz. DiÄ&#x;er yanda çarĹ&#x; lara indiÄ&#x;imiz zaman daha deÄ&#x;iĹ&#x;ik bir tabloyla karĹ&#x; laĹ&#x; yorsunuz. Herkes kendine bir tezgah kurup bir Ĺ&#x;eyler satmaya çal Ĺ&#x; yor. Kad nlar n bir ellerinde çocuklar ndan birine sĂźt vermesi, diÄ&#x;er çocuÄ&#x;unu s rt na baÄ&#x;layarak bu halde sabahtan akĹ&#x;ama kadar bir Ĺ&#x;eyler sat p evine yiyecek gĂśtĂźrmeye çal Ĺ&#x;mas ...

Bir erkek dĂśrt kad nla evli Bu Ăźlkede erkekler 4 kad nla

“Sanal yanlsamaâ€? Hep bir yerlere, bir Ĺ&#x;eylere yetiĹ&#x;me telaĹ&#x; ndas n z deÄ&#x;il mi? Hiç vaktiniz yok, “Fast liveâ€?, “Fast foodâ€?, “Fast musicâ€?, “Fast loveâ€?... Dikte ettirilen “yĂźkselen deÄ&#x;erlerâ€?, “inâ€? ler, “outâ€? lar... Buna benzer bir odada, Ĺ&#x;ansl ysan z gĂśkyĂźzĂźnĂź gĂśrebilen bir pencere ard nda bitecek hepsi . DostluÄ&#x;u klavyelerde, yaĹ&#x;am monitĂśrlerde arayanlar, size sesleniyorum! Hangi tuĹ&#x; daha etkilidir ki s cac k bir gĂźlĂźĹ&#x;ten ya da hangi program verebilir bir aÄ&#x;aç gĂślgesinde uyuman n keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgalar n sahille buluĹ&#x;mas -

n ?.. İçinizi s tan gĂźn Ĺ&#x; Ä&#x; n gĂśnderebilir misiniz maille ar-

kadaĹ&#x;lar n za? Sevgiyi tuĹ&#x;larla m yazars n z? Ă–pĂźĹ&#x;mek için hangi tuĹ&#x;lara basmak gerekir?.. Ya da Geri DĂśnĂźĹ&#x;Ăźm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? DoÄ&#x;ay bilgisayarlar na dĂśĹ&#x;eyenler, neden gĂśrmezsiniz bahçedeki akasyan n tomurcukland Ä&#x; n ? Ve slak toprak kokusu var m d r dosyalar n z aras nda? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaĹ&#x;am skalan zda?.. Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olman za megabaytlar n z m yetmiyor?

koruyucusu ve k lavuzuydu. BĂźtĂźn iĹ&#x;çiler iĹ&#x;e baĹ&#x;lamadan Ăśnce onun onuruna Ĺ&#x;ark lar sĂśylerdi. Atena da iĹ&#x;çilerin bu içtenlikli Ĺ&#x;ark lar n duyar duymaz, dans ederek iĹ&#x;liklerine gelirdi. Ä°Ĺ&#x;likteki bĂźtĂźn emekçiler, onun baĹ&#x; n taç ve çelenklerle bezerlerdi. Sonra da hepsi bĂźyĂźk bir Ĺ&#x;evkle gĂźnlĂźk iĹ&#x;lerine baĹ&#x;larlard ... Bu gĂśrĂźntĂźleri içeren desenli çÜmlekler, bugĂźn dĂźnyan n ĂźnlĂź mĂźzelerini sĂźslemektedir.

“Hepiniz sokaÄ&#x;a inin!..â€? Atena, Ăśzellikle kad n emekçilerin koruyucusuydu. 7-11 yaĹ&#x;lar aras nda ç rakl Ä&#x;a baĹ&#x;layan bir terzi k z, eÄ&#x;er iĹ&#x;inde çok becerikli ç karsa, dokuz ay sĂźresince tanr ça Atena’n n tap naÄ&#x; na yerleĹ&#x;tirirlerdi onu. O da orada kendisi gibi becerikli diÄ&#x;er arkadaĹ&#x;lar yla birlikte, iĹ&#x;çilerin bayram kutlamalar s ras nda tanr çaya sunacaklar sar elbisenin ĂźstĂźne, insanlar n ve tanr lar n birbiriyle harmanlanm Ĺ&#x; yaĹ&#x;amlar n yans tan motifler iĹ&#x;leyip nak Ĺ&#x;lard . Ä°Ĺ&#x;çilerin bayram geldiÄ&#x;inde, kad n-erkek bĂźtĂźn emekçiler, tap naklar n çevresideki mey-

danlarda toplan rlar, Ĺ&#x;ark lar eĹ&#x;liÄ&#x;inde oyunlar oynarlard . Sofokles’in bir oyunundaki koro; bu emekçi s n flar n bayramlar yla ilgili olarak, antik çaÄ&#x; n ve bĂźtĂźn gelecek zamanlar n iĹ&#x;çilerine sahneden Ĺ&#x;Ăśyle sesleniyodu: “Sizler, ey el iĹ&#x;çile-

ri, hepiniz sokaÄ&#x;a inin: Zeus’un kz, Emekçi Atena’nn parlak gĂśzlerine tapnn. Sepetlerinizle sokaÄ&#x;a inin, ĂśrsĂźn yannda durun!â€? YaĹ&#x;ar Atan (Bu yaz, Evrensel.net’ten ksaltlarak alnmĹ&#x;tr.)

YĂźkĂźmĂźz umut ve dĂźĹ&#x;, konaÄ&#x;mz ĂśzgĂźrlĂźktĂźr!

 Gençler ve orta yal›larla konuurken, bizi

YoksulluÄ&#x;un ve sefaletin her caddede, sokakta ve her kĂśĹ&#x;ede bu kadar aç k gĂśrĂźlmesi beni dehĹ&#x;ete dĂźĹ&#x;ĂźrdĂź. TĂźrkiye’de ve Fransa’da yaĹ&#x;ad m, birçok Avrupa Ăźlkesini gĂśrdĂźm. BĂśyle bir Ăźlkeyi ve bu sefaleti gĂśrdĂźkten sonra, insan kendine soramadan edemiyor. “Neden burada bu kadar sefalet varken ve insanlar açlktan ve susuzluktan ĂślĂźrken baĹ&#x;ka yerlerde bu yok, ya da tersi baz yerlerde insanlar lĂźks ve israf içinde yaĹ&#x;arken burada niye insanlar açlktan ve susuzluktan Ăślmektedir?â€? Seyahatimin ilk gĂźnĂź Mali’nin baĹ&#x;kenti olan Bamako’day m. Burada 2 milyona yak n insan yaĹ&#x; yor. Devlet daireleri ve fabrikalar n burada yerleĹ&#x;mesi sefaleti biraz daha azaltm Ĺ&#x;. Burada iki ve ßç katl apartmanlar gĂśrebiliyoruz. Mali’de evler çoÄ&#x;unlukla tek katl d r ve bar naklarda yaĹ&#x;anmaktad r. Bar naÄ&#x; olmayanlar d Ĺ&#x;ar da yat yorlar. Alt yap olmad Ä&#x; için kanalizasyonlar evlerle ayn seviyede ve ĂźstĂź aç k. Çocuklarda s kl kla buna dayal hastal klar ç kmakta. Bizi oraya gĂśtĂźrĂźrken, bu hastal klardan korunmam z için yaklaĹ&#x; k 5 adet aĹ&#x; vurdular. Orada kald Ä&#x; m z sĂźrece sabah ve akĹ&#x;am olmak Ăźzere ayr ca ilaç al yorduk. DĂśndĂźkten sonra da yaklaĹ&#x; k bir ay boyunca yine ilaç kulland k. AnlayacaÄ&#x; n z biz baĹ&#x;ka bir

M

evlenebiliyorlar. GĂśrdĂźÄ&#x;Ăźm ve diyalog kurdum insanlar n içinde çok nadir tek eĹ&#x;liler vard . ÇoÄ&#x;unluÄ&#x;u iki, ßç kad nla evlenmiĹ&#x;. Bu kad nlar kendi aralar nda ev iĹ&#x;lerini bĂślĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x;ler. Kimisi çocuklara bak yor, Ăśtekisi bulaĹ&#x; k ve yemekle uÄ&#x;raĹ&#x; yor. Mali’de yaĹ&#x;ayanlar için, en bĂźyĂźk s k nt lardan biri de, su sorunudur. Su Ăśyle bir problem ki, Malililer için zorunlu bir “kĂźltĂźrâ€? haline gelmiĹ&#x;. Ä°nsanlar uzun aral klarla duĹ&#x; al yor. Çocuklar gĂźnde belki bir kez yĂźzĂźnĂź y k yor veya y kam yor. ÇamaĹ&#x; rlar n hepsi, haftada bir kez toplan p nehir kenar nda y kan yor. Bir de tĂźm yoksul Afrika Ăźlkelerinde olduÄ&#x;u gibi Mali’de de s tma hastal Ä&#x; n n boyunduruÄ&#x;u var. Arzuman AÄ&#x;baba

Y llar Ăśnceydi, yaln z bir kasabada ĂśldĂźrĂźlen çocukluÄ&#x;umun Ăśzlemlerini ar yordum. KayboluĹ&#x;lar m n aras nda aÄ&#x;layan bir bebeÄ&#x;in yaĹ&#x;am umudu olan geleceÄ&#x;e sevdalanm Ĺ&#x;t m. O çal nan emeklerimin orta yerindeki hĂźzĂźnlerimi b rak p gelmiĹ&#x;tim. YĂźreÄ&#x;im orda kalan kentin en fakir sokaklar yd art k. Kurtar lmay bekleyenler milyonlarca sĂźmĂźklĂź, diz kapaklar y rt lm Ĺ&#x;, ayak parmaklar yar lm Ĺ&#x; çocuklard . Oysa hayat n hiçbir yerinde kanunlar n ezilenler taraf ndan konulmad Ä&#x; n biliyordum. Nereye kaçsam, çarklar bezirganlar n elinde ve istedikleri yĂśne rĂźzgarlar n estiriyorlard . İçimde dizginleyemediÄ&#x;im bir gelecek sakl yd . Dizginlerini o kentlerdeki en pasl mahallelere vermiĹ&#x;tim. Sevdam o sĂźmĂźklĂź çocuklar taĹ&#x; yordu geleceÄ&#x;e. Tek tek kurtuluĹ&#x;u aramak, sevdal olduÄ&#x;umuz geleceÄ&#x;e aÄ&#x;lamakt . AÄ&#x;lad kça bezirganlar varolacakt .

Sadece adlar bulunur... Peki neydi bunun hesab , bunun kavgas tek tek yok olmak m yoksa geleceÄ&#x;imizi k ramayacak zincirlerle kenetlemek miydi? Bu kasaban n ĂślĂź gençleri aras nda saklan yordu yĂźreÄ&#x;im, hepsinin çocukluk an lar sakl yd yaĹ&#x;am mda. ÇoÄ&#x;u Ĺ&#x;imdi bu kasaban n

ĂślĂźleri aras nda. Hatta baz lar n n bu mezarlarda sadece adlar bulunur, yĂźrekleri en asi daÄ&#x;larda sakl d r. AĹ&#x; k olduklar o beyaz zaman n ard ndan çoktan gitmiĹ&#x;ler. Bizler ise onlar n ard ndan kervanlara yetiĹ&#x;iyorduk Ĺ&#x;imdi. BĂźtĂźn gecelerin y ld zlar çal nm Ĺ&#x;t , sular n ak Ĺ&#x; yĂśnleri deÄ&#x;iĹ&#x;tirilmiĹ&#x;ti. Çocuklar n ellerinden oyuncaklar al nm Ĺ&#x;t , doÄ&#x;an n bĂźtĂźn renkleri zehirli gazlarla karart lm Ĺ&#x;t . Fabrika-

da derisi dĂśkĂźlen kardeĹ&#x;lerimizin çocuklar na kurĹ&#x;unlar verilmiĹ&#x;ti. Ellerinde yĂźreÄ&#x;imizin yand Ä&#x; nas rlar yoktu. AÄ&#x;latan, kanatan ve yok eden silahlar vard . Oysa y llar Ăśnce terk ettiÄ&#x;imiz kentin en fakir çocuklar yd . YĂźreÄ&#x;im Ĺ&#x;imdi ise onu parçalayan sĂźmĂźklĂź çocuÄ&#x;un s kt Ä&#x; kurĹ&#x;unlard r.

*** YaĹ&#x;amevi’nde 24 Nisan’da TĂœDAY’la ortaklaĹ&#x;a dĂźzenlenen sĂśyleĹ&#x;ide Avukat Franz Hess, gÜç yasalar , aile birleĹ&#x;imi, çifte vatandaĹ&#x;l k, sĂźreli-sĂźresiz oturum, uyum kurslar ve iĹ&#x; kanunlar konular n deÄ&#x;erlendirdi. Avukat Hess, yeni gÜçmen yasas nda, gÜçmenlerin aleyhine dĂźzenlemeler olduÄ&#x;unu vurgulad . Almanya Ăśzelinde gÜçmenlerin dil sorununun yak c bir hale geldiÄ&#x;ini ve bu durumun oturum hakk Ăźzerinde etkisi olacaÄ&#x; n sĂśyleyen Hess, uyum kurslar na 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren kat l m n zorunlu olduÄ&#x;unu da belirtti.

Git çocuk, buralardan slanan gĂśzlerimizin yaĹ&#x;lar ayn nehire akar, gĂśzlerimiz Ĺ&#x;afak vakti doÄ&#x;an ayn gĂźneĹ&#x;e bakar. Ya da elini ver, bahara yetiĹ&#x;elim. İçki masalar nda bizleri meze yapacaklar, yine bize meydan okuyacaklar. Baban n ak tt Ä&#x; teri silmelisin çocuk, Ăśpmelisin Ĺ&#x;afaÄ&#x; ĂśzgĂźrlĂźklerde. “Skmamalydn o kurĹ&#x;unu senin de yaĹ&#x;adÄ&#x;n bu yĂźreÄ&#x;eâ€? diye hayk rm Ĺ&#x;t m. Çal nan geleceÄ&#x;e ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź verirken, topraÄ&#x; n cemresinde Ăśzlemim yĂźreÄ&#x;imin hĂźzĂźnlediÄ&#x;i çocuktu. Yani ortak kavgada bulunmam z gereken çocuk... Kanayan yĂźreÄ&#x;imle yakalanm Ĺ&#x;t m. Oysa vurabilirdik onu... Sonra kentin fakir mahallesine hĂźzĂźn akard ve sonra birileri gĂśÄ&#x;Ăźslerini gererek bayrak açard ve sonra “vatan saÄ&#x;olurduâ€? ve daha sonra unutulup giderdi, hĂźznĂźn maviliÄ&#x;inde kaybolurdu anne ve baba. Anne hergĂźn resmine bakar aÄ&#x;lard . Baba ise grevde coplan rd yine. Fakat vurmam Ĺ&#x;t m, her nedense vuramam Ĺ&#x;t m iĹ&#x;te! Madalya takm Ĺ&#x;lard yoksul halk m n çocuÄ&#x;una. Bana da insana yap lmayan herĹ&#x;ey yap lm Ĺ&#x;t . Penceresiz hĂźcrede kanayan yĂźreÄ&#x;ime Ĺ&#x; klar vururdu... Tahir MeĹ&#x;e

KÜln Yaamevi

YaĹ&#x;amevi etkinliklerinden 27 Mart’ta YaĹ&#x;amevi’nde uyuĹ&#x;turucuyla mĂźcadele konusunda bir sĂśyleĹ&#x;i dĂźzenlendi. Sosyal Hizmet Uzman Erdal Cenan, yapt Ä&#x; konuĹ&#x;mada uyuĹ&#x;turucunun tarihi ve gĂźnĂźmĂźzdeki durumu, baÄ&#x; ml l k ve tedavi konular nda ayd nlat c bilgiler verdi. Cenan’ n verdiÄ&#x;i bilgilere gĂśre, Almanya çap nda 250-300 bin civar nda uyuĹ&#x;turucu baÄ&#x; ml s var. Sadece KĂśln’de 12 bin baÄ&#x; ml bulunuyor. Bunlar n 2-3 binini yabanc kĂśkenliler, bĂźyĂźk oranda da TĂźrk ve KĂźrt kĂśkenliler oluĹ&#x;turuyor.

Bahara yetiĹ&#x;elim...

May›s ay› etkinlik program› 8 Mays (Pazar) Çocuk gßnß Saat: 12.00

19 Mays (PerĹ&#x;embe) Sinema gĂźnĂź Film: “Anlat Ä°stanbulâ€? Saat: 16.00

15 Mays (Pazar) Anneler gßnß için kahvalt Saat: 15.00

27 Mays (Cuma) TĂźrkĂź AkĹ&#x;am Saat: 18.00

SĂśyleĹ&#x;i Konu: Çocuk ve gençlerin eÄ&#x;itim sorunu KonuĹ&#x;mac: Diplom. Pedagog Ali Erenler Saat: 15.00

29 Mays (Pazar) Ăœye Toplant s Saat: 14.00

Wallstr. 110 51063 KĂśln (MĂźlheim) Tel.: 0 221 - 96 46 109 - 11


Dßnya Yaanacak

Dßnyay› istiyoruz, k›r›nt› de¤il !..

Cad kazan  kayn yor!  Bßyßk Ortaado¤u Projesi’nde rakipleri kar›s›nda gßçlß durmak için ahtapo gibi heryere uzanan ABD, bÜlgeyi ad›m ad›m kuatmaya çal››yor.

Emperyalist Ăźlkelerin dĂźnya Ăźzerindeki hakimiyeti artt kça, enerji kaynaklar na olan ihtiyaçlar da her geçen gĂźn bĂźyĂźmektedir. SĂźrekli bĂźyĂźyen ihtiyaç, bu zenginlikleri elinde bulunduran bĂślgelere doÄ&#x;ru yeni bir yap lanmay zorunlu k l yor. Bu sĂźreç Ăśzellikle ABD, AB ve Rusya aras nda ortak ç karlar için, çeliĹ&#x;ki ve çat Ĺ&#x;malara raÄ&#x;men ortak çal Ĺ&#x;ma Ĺ&#x;eklinde geliĹ&#x;iyor. Emperyalistlerin ortak azami kâr için her yolun mĂźbah olduÄ&#x;u bu yeni reorganizasyon sĂźreci; savaĹ&#x;, iĹ&#x;gal, entrika ve “kadife devrimlerâ€? biçiminde yol al yor.

KarmaĹ&#x; k iliĹ&#x;kiler içinde TĂźrkiye ABD’nin, rakiplerini atlatma biçiminde baĹ&#x;latt Ä&#x; bu sĂźreç kendisine baÄ&#x; ml olan Ăźlkeleri de kapsayarak h zla geliĹ&#x;iyor. BĂźyĂźk OrtadoÄ&#x;u Projesi

(BOP) ve 2020 Enerji Koruma Projesi’ni birlikte gĂśtĂźrmeye çal Ĺ&#x;an ABD, bir yandan TĂźrkiye-Ä°srail askeri iliĹ&#x;kilerini gßçlendirip buradan Ä°ran, Irak ve Suriye’yi kontrol etmeye çal Ĺ&#x; rken diÄ&#x;er yandan Ä°ncirlik Ăœssß’nĂźn s n rs z kullan m n dayat yor. BOP sĂźrecinde rakipleri karĹ&#x; s nda gßçlĂź durmak, oradaki sĂśz hakk ve inisiyatifini artt rmak için bir ahtapot gibi her yere uzanan ABD, bĂślgeyi ad m ad m kuĹ&#x;atmaya çal Ĺ&#x; yor. Hazar petrolĂźnĂźn taĹ&#x; nmas için bir yandan Kafkasya Ăźzerinden Novorossiysk Liman boru hatt anlaĹ&#x;mas yla Rusya’yla iliĹ&#x;kilerini iyi tutmaya çal Ĺ&#x; rken diÄ&#x;er yandan Rusya’n n bĂślge Ăźzerindeki hakimiyetini zay flatmak için Ceyhan’a uzanan bir boru hatt yla TĂźrkiye

Ăźzerinden Hazar petrolĂźnĂź kontrol etmek istiyor.

Uygun koĹ&#x;ullar için uygun zemin BĂśylesine kapsaml ve karmaĹ&#x; k bir projede TĂźrkiye’nin

Ăśnemi bu kadar bĂźyĂźkken Kbrs, Ermeni Katliam ve KĂźrt meselelerinde TĂźrkiye’nin iç dengelerinin buna uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Bunun için ĂśrneÄ&#x;in Newroz’da bir KĂźrt çocuÄ&#x;unun yak-

Liselerde ĂźrkĂźten tablo  Sistem hereyle metalat›rd›¤› gençli¤i, birde sigara, alkol ve uyuturucuyla çßrĂźtĂźyor... Yeniden SaÄ&#x;lk EÄ&#x;itim DerneÄ&#x;i’nin 15 ilçede 43 okulu kapsayan “10. Snf Ă–Ä&#x;rencileri Arasnda Madde Kullanmâ€? araĹ&#x;t rmas na 3 bin 168 ĂśÄ&#x;renci kat ld . AraĹ&#x;t rmada 2001-2004 y llar aras nda tĂźtĂźn ile alkol kullan m oran nda dĂźĹ&#x;ĂźĹ&#x; olduÄ&#x;u ortaya ç kt . Buna raÄ&#x;men, her iki ĂśÄ&#x;renciden biri içki içtiÄ&#x;ini, her ßç ĂśÄ&#x;renciden biri de sigara içtiÄ&#x;ini sĂśylĂźyor. SĂśz konusu dĂźĹ&#x;ĂźĹ&#x;ler sevindirmesin! ÇßnkĂź uyuĹ&#x;turucu kullan n mda patlama var! H zl bir Ĺ&#x;ekilde gecekondu-

laĹ&#x;an metropollerin sorunlu kuĹ&#x;aklar n n sadece sigara ve alkolle deÄ&#x;il, diÄ&#x;er uyuĹ&#x;turucularla da tan Ĺ&#x;mas eskisinden daha kolay. Extasy kullan m n n yĂźzde 287, esrar kullan m n n yĂźzde 100, eroin kullan m n n ise yĂźzde 200 oran nda artt Ä&#x; saptand ! Bu korkunç rakamlar, sakinleĹ&#x;tirici ilaç kullan m nda da ĂźrkĂźtĂźcĂź boyutlarda. Ă–rneÄ&#x;in Benzodiazepin ve Flunitrazepam denilen sakinleĹ&#x;tiricilerin kullan m nda yĂźzde 184’lere varan bir art Ĺ&#x; sĂśz konusu.

Bu art Ĺ&#x; n “hapçlkâ€? denilen bir tĂźr uyuĹ&#x;turucu kullan m n n da bir sonucu olduÄ&#x;u dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlĂźyor.

Esrar en yayg n Liselerde en yayg n kullan lan uyuĹ&#x;turucunun esrar olduÄ&#x;u ve kullan m n 5 yl Ăśncesine oranla yĂźzde 75 art Ĺ&#x; gĂśsterdiÄ&#x;i gĂśzlendi. Bu ĂźrkĂźten tablo, sorunun boyutlar n n sadece Ä°stanbul deÄ&#x;il, diÄ&#x;er bĂźyĂźk kentlerde de korkunç derecede geniĹ&#x;lediÄ&#x;ini ortaya koyuyor. Sistem, her Ĺ&#x;eyiyle metalaĹ&#x;t rd Ä&#x; gençliÄ&#x;i, bir de sigara, alkol, esrar, eroin gibi uyuĹ&#x;turucularla çßrĂźtmeye devam ediyor.

t Ä&#x; bayrak, milliyetçiliÄ&#x;in azd r lmas için kullan ld . BĂśylece ABD ve AB’nin dayatmalar , Ăśzellikle Ermeni katliam ve K br s sorunu alt nda ezilmenin ac s , KĂźrtler Ăźzerinde tepinerek ç kart lmaya çal Ĺ&#x; lmakt r. Emperyalizm, K br s ve Ermeni sorununu, bu Ăźlke halklar n dĂźĹ&#x;ĂźndĂźÄ&#x;Ăź için gĂźndemleĹ&#x;tirmiyor. TĂźrkiye’nin 1915 y l nda 1,5 milyon Ermeniyi katletmesinin Ăźzerinden tam 90 yl geçti. TĂźrkiye’nin bu kirli tarihi, emperyalistlerin elinde bir koz olarak sĂźrekli gidip geliyor. ABD ve AB’nin Ermeni katliam n tan mas n n amac , o bĂślgedeki hassas politikalar n bir parças olarak Rusya’n n gĂźney ucunda bulunan Ermenistan’a gĂśz k rparak Rusya’n n bu Ăźlke Ăźzerindeki etkisini k rmaya çal Ĺ&#x; yor.

Askeri Ăźs K br s Bu geliĹ&#x;melerin d Ĺ&#x; nda tutulamayacak K br s TĂźrk taraf nda yĂśnetim yenilendi. K br s’ta uzun bir sĂźredir tart Ĺ&#x; lan Annan politikalar na direnen Rauf DenktaĹ&#x;, seçimleri Mehmet Ali Talat karĹ&#x; s nda kaybetti. Seçim sonuçlar ndan memnun kalan TĂźrkiye-RusyaABD-AB dĂśrtlĂźsĂź, bu sonuçtan sonra aday askeri Ăźs olarak kullanmaya haz rlan yor. ÂŤKara para aklama cennetiÂť olarak an lan ada, bundan bĂśyle ÂŤsilah cehennemiÂť olarak gĂźndeme gelecek. ÇßnkĂź K br s stratejik Ăśnemiyle, OrtadoÄ&#x;u Projesi’nde bulunmaz bir f rsat. TĂźrkiye, Msr, LĂźbnan ve Ä°ran s n rlar n kontrol edebilen ada, Rusya ile S300 ve Hava Savunma Sistemi pazarl klar na baĹ&#x;lad bile. TĂźrkiye ve Yunanistan bu pazarl klara tepki gĂśsteriyor. BĂślgenin yak n gelecekte yeni çat Ĺ&#x;malara gebe olduÄ&#x;u aç k.

Tßrkiye’de 18 Milyon insan yoksul!  Uluslararas› standartlara gÜre yoksulluk s›n›r› gßnlßk 2 dolar... açl›k s›n›r› 1 dolar...

Ece Temelkuran

Ä°zmir’de kavak yelleri... DĂźn Ä°zmir’de, Kitap Fuar’nda imza att k kitaplara. YĂźzlerce yĂźz gĂśrdĂźm bir gĂźnde. Bir sĂźre sonra yĂźzler birbirine kar Ĺ&#x;t , ama gĂśzler baki, hepsi bende! ÇßnkĂź... ArkadaĹ&#x;, benim okurum gĂźzel gĂśzlĂź! Ben bunu anlad m dĂźn. Bundan sonra, bir kez daha sorarlarsa “Sizi kimler okuyor Ece Hanm?â€? diye rĂśportajlarda, art k bir cevab m var: Benimkiler gĂźzel gĂśzlĂź okurlar! Ciddi sĂśylĂźyorum; biraz bĂźyĂźk oluyor benim okurlar n gĂśzleri. SaÄ&#x; olsunlar... GĂźlĂźyorlard ama hep ayn Ĺ&#x;eyleri soruyordu insanlar, muhtemelen ayn anda memleketin baĹ&#x;ka yerlerindeki insanlar gibi: Ne olacak bu hal? Linçler, bayraklar, sonra yine linçler...

Koca gĂśzlĂź insanlar Bence art k bu Ăźlkede linci ikiye ay rman n zaman geldi: Aktif linç ve pasif linç olarak ikiye. Zira bu Ăźlkede sĂśzĂźnĂź sĂśylemediÄ&#x;i için henĂźz linç edilmemiĹ&#x; insanlar var. TaĹ&#x;ra Ĺ&#x;ehirlerinde sĂśzĂźnĂź içinde tuttuÄ&#x;u için, sĂśzĂźnĂź içinde tuta tuta pasif bir lince sessiz sessiz katlanmak zorunda kalanlar var. Onlar nkinin Trabzon’daki kadar gĂźrĂźltĂź ç karmamas yan ltmas n kimseyi; onlar da en az dĂśvĂźlmĂźĹ&#x; kadar h rpalan yorlar. Kocaman gĂśzlĂź insanlar, dĂźn, “Ne yapmal?â€? diye soruyorlard . Sorarken sanki yap lacak bir Ĺ&#x;ey kalmam Ĺ&#x; gibi bak yorlard . BugĂźnlerde birçok insan n yapt Ä&#x; gibi “umutsuzluktanâ€? sĂśz ediyorlard .

Erguvan yapmal !

Biz bu filmi izlemiĹ&#x;tik!  Bu sahneler hala o dĂśnemi yaayan

BaĹ&#x;ka neyimiz var?

MaraĹ&#x; Katliam’n n baĹ&#x;lama vuruĹ&#x;u, 15 gĂźn Ăśnce Edem YaÄ&#x; Fabrikas’nda yerel faĹ&#x;ist parti, patron ve toprak aÄ&#x;alar n n yapt Ä&#x; bir toplant ile verilir. Katliamdan bir hafta Ăśnce, gĂśrevli olduklar n sĂśyleyen faĹ&#x;istler, Alevilerin ve devrimci demokratlar n oturduklar semtlerde, bir tĂźr nĂźfus say m yapt klar n sĂśyleyerek konutlar dolaĹ&#x; r, yeni numaralar verdikleri kap lar k rm z boyayla iĹ&#x;aretlerler. 16 Aralk’ta ĂœGD (ĂœlkĂźcĂź Gençler DerneÄ&#x;i) taraf ndan getirtilen “GĂźneĹ&#x; Ne Zaman DoÄ&#x;acakâ€? filmi, Çiçek Sinemas’nda gĂśsterilmeye baĹ&#x;lan r. 19 Aralk gĂźnĂź, akĹ&#x;am seans n n bitimine doÄ&#x;ru salonda hafif bir patlama olur. 30-40 kiĹ&#x;ilik ĂœlkĂź Ocakl bir grup, “Bunu solcular attâ€? diye diÄ&#x;er seyircileri tahrik ederek sloganlarla PTT ve CHP binas na sald r rlar. 23 Aralk gĂźnĂź kitle katliam na dĂśnĂźĹ&#x;en ve 3 gĂźn sĂźren sald r larda 111 kiĹ&#x;i ĂślĂźr, binden

fazlas yaralan r. Sonradan, olaylar s ras nda otellerde 26 “seyyar piyango bayiiâ€?nin bulunduÄ&#x;u ĂśÄ&#x;renilir. 2 Temmuz Sivas Katliam Ăśncesinde kente d Ĺ&#x;ardan gelenler ise kendilerini “hicret koĹ&#x;ucusuâ€? olarak yazd r rlar!

Ä°Ĺ&#x;te birçok insan n belleÄ&#x;inden silinmeyen bu sahneler, bugĂźn de tekrarlan yor. Bu koro, 21 Mart’ta Mersin’deki bayrak provokasyonuyla start n ald . Ard ndan 11 Nisan gĂźnĂź Sivas Cumhuriyet Ăœniversitesi’nde bildiri daÄ&#x; tan bir grup ĂśÄ&#x;renci, faĹ&#x;ist sald r ya maruz kald . Trabzon, Sakarya, Bursa ve Konya baĹ&#x;ta olmak Ăźzere, birçok ilde farkl biçimlerde sald r lar geliĹ&#x;ti. Parti binalar ndan insanlar al n p ĂœlkĂź Ocaklar ’na gĂśtĂźrĂźlerek iĹ&#x;kence yap ld . Trabzon’da TAYAD bildirisi daÄ&#x; tan 5 devrimci, linç edilmekten son anda kurtuldular. Peki neydi bu birbiri ard na geliĹ&#x;en zinciri tetikleyen? MeĹ&#x;hur soru; dĂźÄ&#x;meye kim basm Ĺ&#x;t ?

K br s’tan Kuzey Irak’a!

DĂźÄ&#x;meye kim bast ? Bu sahneler, hala o dĂśnemi yaĹ&#x;ayan insanlar n beyninde, yĂźreÄ&#x;inde. Sivas’ta diri diri yak lanlar, MaraĹ&#x;’ n kapanmayan yaras .

Genel Kurmay’ n Newroz sonras aç klamas yla start alan sald r lar, rejimin son dĂśnem içinde olduÄ&#x;u s k Ĺ&#x;malar n patlama noktas yd . Kbrs, Kuzey Irak, Ermeni sorunu, gibi birçok yĂśnden emperyalizm taraf ndan s k Ĺ&#x;t r lan burjuvazinin manevralar ndan birine hep birlikte tan k olduk. Bayrak Ĺ&#x;ovlar , â€œĂźlke-vatan-

tan ml yor. Hak-Ä°Ĺ&#x;’in raporunda ise, kad n-erkek eĹ&#x;itliÄ&#x;i ve ayr mc l kla mĂźcadele konusu ele al nd . Kad nlar n yĂźzde 25,5’nin çal Ĺ&#x;t Ä&#x; ve ayr mc l kla mĂźcadelede yol katedilmediÄ&#x;i vurguland . Ayr ca kad nlar n yĂźzde 58’inin halen Ĺ&#x;iddete maruz kald Ä&#x; belirtilirken, 5 milyon sigortal n n sadece yĂźzde 12’sinin kad n olduÄ&#x;una da dikkat çekildi.

Memleketin durumu “umutsuzâ€? mu? Erguvan’da umut var m peki? Mor salk m açarken tereddĂźt eder mi? Umutsuz olsak var olmayacak m y z? Çiçeklerden ekmek yapan kad nlar olsa keĹ&#x;ke... Çiçekleri yiyip gĂźlĂźveren çocuklar. Çocuklar gĂźldĂźÄ&#x;Ăźnde gĂźneĹ&#x; kuĹ&#x;lar havalan r saçlar ndan; çocuklar n kuĹ&#x;lar havalansa. Ä°stanbul’da erguvan ve mor salk m mevsimi gelmiĹ&#x;; gazete bunu manĹ&#x;et yapsa... “Moral geceleriâ€? gibi, gazetelerin de “moral manĹ&#x;etleriâ€? olsa... Hayat n bir k vam var zira; linçler olduÄ&#x;u kadar erguvanlar da var içinde! KĂśtĂź adamlar kadar iyi adamlar da var bu filmde! Haluk Ĺžahin, dĂźn Radikal’deki yaz s nda “İstanbul erguvanlar hak ediyor mu?â€? diye sormuĹ&#x;. Ben cevap vereceÄ&#x;im birazdan. Ama Ăśyle birden veremeyeceÄ&#x;im, yavaĹ&#x; yavaĹ&#x;...

DĂźnya, çok Ĺ&#x;ahane bir gĂźn olacaÄ&#x; n garantilediyi için mi dĂśner yĂźzĂźnĂź gĂźneĹ&#x;e? Su, denize ulaĹ&#x;acaÄ&#x; ndan emin olarak m dĂźĹ&#x;er daÄ&#x;dan aĹ&#x;aÄ&#x; ? Saç gĂźneĹ&#x; kuĹ&#x;lu çocuklar dizlerinin yara olmayacaÄ&#x; na kesin gĂśzĂźyle bakt klar için mi koĹ&#x;arlar? Adamlar kad nlar hiç gitmeyecekleri için mi severler? Erguvanda umut var m d r? Mor salk m baĹ&#x;arabileceÄ&#x;ini hissettiÄ&#x;i için mi açmaktad r, aça aça sarkmaktad r? Erguvanlar gelecek bahar umutsuz olsalar açmayacaklar m ? Mor salk mlar dĂźĹ&#x;Ăźnceye dal p tereddĂźt edip sarkmayacaklar m dallardan aĹ&#x;aÄ&#x; ?.. Bunun gibi iĹ&#x;te, biz de umutsuz olsak var olmayacak m y z? Yaln z umutlu olunca m iyi insanlar olmaya karar vereceÄ&#x;iz? DĂźĹ&#x;Ăźncelerimizi ancak bizi kesinkes dinleyecekleri zaman m sĂśyleyeceÄ&#x;iz? “Bu Ăźlkeyi terk edin bĂśyle dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorsan zâ€? diye baÄ&#x; rsalar da arkam zdan biz zaten burada deÄ&#x;il miyiz? Bir yere gitmiyoruz deÄ&#x;il mi? Erguvanlar gibi t pk , her bahar, tereddĂźtsĂźz, yeniden geliyoruz. Mor salk mlar gibi dolu dolu duruyoruz dallar m zda... Umutlu muyuz? Ne bileyim ben? Olsak olsak erguvan kadar...

insanlar›n beyninde yßre¤inde. Sivas’ta diri diri yak›lanlar, Mara’›n kapanmayan yaras›...

TĂźrk-Ä°Ĺ&#x; ve Hak-Ä°Ĺ&#x; sendikalar n n, Ekonomik Ä°Ĺ&#x; Konseyi toplant s nda dile getirdikleri raporlar, TĂźrkiye gerçekliÄ&#x;ini de ortaya ç kard . TĂźrk-Ä°Ĺ&#x;’in haz rlad Ä&#x; raporda, TĂźrkiye’de 18 kiĹ&#x;inin yoksulluk, 1.8 milyon kiĹ&#x;inin de açl k s n r n n alt nda yaĹ&#x;ad Ä&#x; ortaya ç kt . Uluslararas standartlara gĂśre yoksulluk s n r gĂźnlĂźk 2 dolarn, açl k s n r ise, gĂźnlĂźk 1 dolarn alt nda kazanc olanlar

Tßrkiye’den mektup var Mor erguvanlar hak eder insan!

Erguvanlar hakediyor muyuz biz? Hakediyoruz. Keza mor salk mlar... Biz, iyi Ĺ&#x;eyleri hak ediyoruz. Hak etmeyenler vard r belki. Ama zaten erguvanlar ç kt Ä&#x; nda ya da mor salk mlar onu biz gĂśrĂźyoruz. Bizim gĂśzĂźmĂźze gĂśrĂźnĂźyor çiçekli Ĺ&#x;eyler. Her zamanki gibi adresine gidiyor bĂźtĂźn çiçekler... Zaten bizim erguvanlardan ve Ăśyle Ĺ&#x;eylerden baĹ&#x;ka iĹ&#x;te, neyimiz var! (Bu yaz, Milliyet Gazetesi’nde de yaynlanmĹ&#x;tr.)

milletâ€? edebiyat yla gĂźndem sapt r ld . Her yĂśnden s k Ĺ&#x;an rejim, iĹ&#x;çi ve emekçilerin dĂźzenle baÄ&#x;lar n pekiĹ&#x;tirmeye çal Ĺ&#x;t . Sald r lar n yayg nlaĹ&#x;mas yla birlikte, bas lan dĂźÄ&#x;meyi frenlemeye çal Ĺ&#x;sa da, sald r lar dĂśnem aç s ndan rejimin ihtiyac n karĹ&#x; l yor. Ă–te yandan ise, Ĺ&#x;oven kampanyan n hedef kitlesini oluĹ&#x;turan emekçi kitleler, sĂźreci izlemeye devam ediyor. Bayrak provokasyonlar ile yarat lmaya çal Ĺ&#x; lan s n fsal, siyasal, demokratik tĂźm birleĹ&#x;me kanallar n n t kanmas giriĹ&#x;imi ancak ona karĹ&#x; geliĹ&#x;tirilecek birleĹ&#x;ik-antifaĹ&#x;ist eylem halkalar yla bozulur. Davetimiz bunun bayraÄ&#x; n yĂźkseltmeye!

TĂźrkiye’de 1 Mays Bu y l 1 Mays yayg nl Ä&#x; ve kitleselliÄ&#x;i ile Ăśne ç kt . Ä°stanbul, Ankara, Ä°zmir, Trabzon, Diyarbakr gibi iller baĹ&#x;ta olmak Ăźzere toplam 76 noktada 1 May s gĂśsterileri yap ld . Emekçilerin Ăźzerinde estirilen Ĺ&#x;ovenizm zehri, TĂźrk-iĹ&#x;, Ä°P gibilerinin eliyle 1 May s alanlar na taĹ&#x; nmak istendiyse de bu tutmad . Alana 3 koldan giriĹ&#x; yap ld . HaydarpaĹ&#x;a Numune Hastanesi ĂśnĂźnde TĂźrk-Ä°Ĺ&#x;, meslek odalar , EMEP, ESP giriĹ&#x; yaparken, HaydarpaĹ&#x;a gar ndan Halkevleri, Ä°P giriĹ&#x; yapt . 3. kol Tepe Natilius’tan ise DÄ°SK, KESK ve Devrimci 1 Mays Platformu giriĹ&#x; yapt . Ä°stanbul’da yaklaĹ&#x; k

100 bin kiĹ&#x;i mitinge kat l m saÄ&#x;lad .

Ankara’da TandoÄ&#x;an Meydan’nda yap lan yĂźrĂźyĂźĹ&#x;e 6 bin

kiĹ&#x;i kat ld . Trabzon’da son y llar n en yoÄ&#x;un kat l mlar ndan biri 2 bin 500 kiĹ&#x;i ile yaĹ&#x;and . Yine Adana’da 6 bin kiĹ&#x;i 1 May s’ta mitingteydi. Ä°zmir’de Cumhuriyet Meydan’nda 10 bin civar nda iĹ&#x;çi emekçi mitinge kat ld . Bu arada, Diyarbak r, Siirt, Van, Erzurum, MuĹ&#x; ve IÄ&#x;dr’da yap lan 1 May s gĂśsterilerinde DEHAP’ n kat l m yoÄ&#x;undu. Ä°zmit, Tunceli, Hakkari, EskiĹ&#x;ehir, Samsun, Ordu, Amasya, Çorum, Giresun, Artivin, Sinop ve Sivas bu sene 1 May s gĂśsterilerine geçen senelere oranla daha yoÄ&#x;un kat l m n yaĹ&#x;and Ä&#x; iller oldu.


pdf16