Page 11

derleri gibi 1971 “ihtilâlci aya¤a do¤rulufluna” rengini vermifltir; ama O, 1971 devrimci hareketi içinde “komünizmi” temsil etmifltir. Zira O, temsil etti¤i s›n›f ve ideolojiyle, siyasal tezleriyle ve devrimimize getirdi¤i somut ve gerçekçi yan›tlarla devrim çan›n› çalarak 71’in ›fl›ldayan bir feneri olmufltur. Zamandafllar› ile yan yana konuldu¤unda, devrimimizin “Olimposlu Jupiter”i rolüyle görünür. Anlafl›l›r ki, onun yeri özgündür, özeldir ve farkl›d›r “71 devrimci hareketi” içinde. Aradan geçen bunca zaman sonra çok büyük bir aç›kl›kla denebilir ki, Kaypakkaya’n›n tezleri, s›n›f mücadelesinin ateflinde yeterince s›nanm›fl ve ilerleyen pratik onun temel teorik görüfllerinin halk demokrasisi, ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelesinin zaferi için gerçek bir temel, bizi gelece¤in toplumuna götüren çözüm reçetesi oldu¤unu yeterince tan›tlam›flt›r. Yukar›da ana hatlar›yla s›ralad›¤›m›z Kaypakkaya’n›n siyasal tezleri olsun, onun s›n›f mücadelesini parlamento içi mücadeleye hapsedenlere karfl› devrimci silahl› mücadeleyi esas alan hatt› olsun, yasal partiyi savunan “tatl› su devrimcilerine” karfl›, Öncü Partinin, amaçlar›yla, hedefleriyle ve bu amaca ulaflma araç ve yöntemi taban›na dayal› olarak devrimi haz›rlama çal›flmas› ve propagandas›nda “yasa d›fl›” olma zorunlulu¤unu savunusunda olsun, “zor”a dayanan devrim olmaks›z›n proletaryan›n kendi egemenli¤ini kuramayaca¤› tezinde olsun, yasal mücadeleyi “yer alt› ruhuyla birlefltirme” tezinde olsun ve özellikle de bizimkisi gibi bir ülkede silaha sar›lmayan bir örgütün ayakta kalamayaca¤› öngörüsü olsun, bugün art›k yaflam taraf›ndan yeterince ve kuvvetle do¤rulanm›fl tezler demetidir. Yaflanm›fl devrim deneyimleri ve on milyonlar›n mücadele dersleri çok büyük bir aç›kl›kla tan›tlam›flt›r ki, faflizmin hüküm sürdü¤ü bir ülkede komünist partisine düflen tek görev politik görevlerini devrimci fliddet araçlar›yla (bugün için bu devrimci fliddet

Öte yandan Kaypakkaya, proletaryan›n ç›karlar›n›n somutlaflt›¤› ideoloji olarak Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung’un güzergah›n› devrimimize yolu gösteren k›z›l güzergah olarak görmüfl ve gerek Stalin’i ve gerekse Mao’yu yok sayan ya da onlar› devrimci Marksizm’in ö¤retmenleri olarak görmeyen anlay›fllarla da aras›na temel bir s›n›r koymufl oluyordu. Onun modern revizyonizme ve revizyonizme ald›¤› fevkalade tav›r olsun, Stalin ve Mao meselesine yaklafl›m› olsun, yaln›zca dönemin di¤er devrimci önderleriyle fark›n› ortaya koymam›fl ayn› zamanda karfl›-devrimci revizyonizme de aç›ktan bir meydan okuma olmufltu. Kaypakkaya’n›n Türkiye devrimi konusunda ortaya koydu¤u tezler her biri di¤erini öngören bir zincirin ard›fl›k halkalar› gibidir. Kaypakkaya’daki bu bütünlüklü tablo devrimimizin güzergâh›n›n en zengin resmediliflidir. Ve bu resmedilifl, bilimsel yöntem üzerinden tümüyle bir “iç tutarl›l›¤a” sahiptir. Bu yan›yla Kaypakkaya, zamandafllar›yla yan yana kondu¤unda daima “bir bafl” daha yukardad›r. Öylesine ki, sosyalizm alt›nda s›n›flar ve s›n›f mücadelesinin sürdürülmesi konusundaki tezleri apaç›k bir uzak görüfllülükle örülmüfltür. Onun bütünlüklü tezleri Rus devrimi renginden çok, Çin devrimi rengine bürünmüfltür ve bunda yad›rganacak bir fley de olamaz. Zira devrimimiz, temel damarlar›yla Rus devriminden çok Çin devrimine daha yak›nd›r; ondaki evrenselli¤i daha çok izler. Ondaki bu yak›nl›k Çin devriminin bir kopyas› de¤il, Çin devriminin yolunu açt›¤› kulvar üzerinden kendi toplumumuzun ay›rt edici özelliklerinin evrensel tezlerle ustaca bütünlefltirilmesidir. Hiç kuflku yok ki, Kaypakkaya’n›n o dönemde s›n›f mücadelesinin atefli içinde harmanlad›¤› teorik tezleri, s›n›f›n titanlar›n›n kendi eylemini dayand›rmas› gereken bir temel olmay› sürdürüyor. Kaypakkaya da dönemin di¤er devrimci ön-

9

Katlediliflinin 35. y›l›nda Kaypakkaya...

PART‹ZAN 65

Partizan65  
Partizan65  

90. y›l›nda Ekim Devrimi yolumuzu ayd›nlatmaya devam ediyor! -1- Partinin korunmas› ilkelere uyulmas›ndan geçer Ezen ulus milliyetçili¤inin...

Advertisement