Issuu on Google+

ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

www.iscikoylu.org umutyayimcilik@ttnet.net.tr

Say›: 2006-11

48

*Y›l:2 *19 May›s-1 Haziran 2006 *Fiyat›: 1 YTL *ISSN:1303-9350

Rüzgar ekenler f›rt›na biçecekler Uzun zamand›r devletin gündeminde olan Terörle Mücadele Yasa Tasar›s› Meclis gündemine al›nd›. Ancak tasar› henüz yasalaflmadan fiili olarak uygulamaya sokuldu bile. ‹stanbul’da “dur” ihtar›na uymad›¤› iddias› ile iki kifli katledilirken, Elaz›¤’da ise 1 May›s kutlamalar›na kat›lan devrimciler sudan gerekçelerle tutukland›. Bu uygulamalar devletin bundan sonraki süreç için uygulamaya sokaca¤› politikalar›n ip uçlar›n› vermektedir. Emperyalist efendilerinin emirleri do¤rultusunda uygulad›¤› politikalar sonucu toplumun her kesiminden tepki toplamaya devam eden AKP hükümeti Terörle Mücadele Yasa Tasar›-

s›’n› fiili olarak yürürlü¤e sokarak toplumsal muhalefeti dizginlemeyi hedeflemektedir. Soka¤a b›rakt›¤› sivil faflistlerle ilerici, devrimci ve yurtseverlere yönelik sald›r›lar›n› t›rmand›ran devletin bu uygulamalar›, haklar›n› savunmak için alanlara ç›kan iflçi ve emekçilere yönelikte yeni sald›r›lar›n habercisi durumundad›r. Geçti¤imiz hafta içinde fleker fabrikalar›n›n özellefltirilmesi politikalar›na karfl› tüm Türkiye’de alanlara ç›kan iflçi ve emekçiler haklar›m›z› kazanman›n yolunu hepimize göstermektedir. Bu sald›r›lar›n geri püskürtülmesi için kitlesel karfl› koyufllar›n örgütlenmesi bir zorunluluktur. Birçok ilde gerçeklefltirilen eylem-

ler, önümüzdeki dönem kopacak olan f›rt›nan›n da habercisidir. Sald›r›lar›n› artt›ran devlet, içine girdi¤i derin krizi bu sald›r›larla atlatabilece¤i umudunu tafl›maktad›r. Ancak gerçekler, tarihi

tecrübelerle de kan›tlam›flt›r ki, rüzgar ekenler f›rt›na biçeceklerdir. Halk›n geliflen sald›r›larla birlikte artan tepki ve öfkesi ülkemizde ve dünyada kopacak olan f›rt›nan›n da habercisidir.

Dilek Polat’›n hesab› soruldu!

Elimize posta kanal›yla ulaflan TKP/ML T‹KKO-KBK imzal› bildiride bombalamalar›n Dilek Polat’›n flehit düflmesi ve ard›ndan yap›lan linç girifliminin hesab›n›n sorulmas› amac›yla yap›ld›¤› belirtilmektedir.

Sayfa 29


2

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

‹BRAH‹M KAYPAKKAYA NEREDE SAVAfi, MÜCADELE VE D‹REN‹fi VARSA, ORADA YAfiIYOR! ta kalabilece¤ini, bunun da devlet yap›s› olarak sürekli biçimde uygulanan faflizme karfl›l›k geldi¤ini tespit etti. O ‹brahim Kaypakkaya ki; gözlerin flovenizmle fena halde körleflti¤i bir di¤er kritik konu olan ulusal sorunda da komünist bir önder olma niteli¤i gere¤i, yine ayd›nlat›c› olmay› baflar›yor ve temel çözümlemeler yap›yordu. Uluslar›n kaderlerini tayin hakk› ilkesinin kay›ts›z flarts›z savunuculu¤u ile bafllayan tahlilleri, Kürtlerin “ezilen ba¤›ml› ulus” statüsünde oldu¤uyla devam ediyor ve her türden oportünizmin ve flovenizmin kesin mahkumiyeti ve aç›k teflhiri ile tamamlan›yordu. O ‹brahim Kaypakkaya ki; komünizme giden yolda ülkemizdeki ilk devrim aflamas›n› feodalizmin tasfiyesini ve emperyalizmin kovulmas›n› sa¤layacak Demokratik Halk Devrimi olarak tan›mlad›. ‹flçi s›n›f› önderli¤inde, iflçi-köylü temel ittifak›yla gerçeklefltirilecek bu devrimin biricik yolunun Halk Savafl› oldu¤unu söylüyor, bu do¤rultuda örgütlenme ve çal›flmadaki temel prensipleri formüle ediyordu. ‹brahim Kaypakkaya, MarksizmLeninizm-Maoizm biliminin iyi bir ö¤rencisi ve uygulay›c›s› olmay› baflarm›fl, dünyadaki devrim deneyleri ve Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin dersleriyle zenginleflen ö¤retinin temel perspektifini özümsemifl, s›n›f mücadelesinin ateflinde kendi ülkesinin temel gerçeklerini çözümlemeyi bilmifl komünist bir önderdi. Çok k›sa say›labilecek ömrüne, enternasyonal proletarya ad›na büyük katk›lar s›¤d›rmay› baflaran ender komünist önderlerden birisi olarak tarihe geçti. ‹flçiler, Köylüler, Gençler; Önder yoldafl›m›z ‹brahim Kaypakkaya’n›n kurulufluna önderlik etti¤i partimiz, onun çizdi¤i yolda büyük bir sebat, özveri ve kararl›l›kla ilerlemeye devam ediyor. Bu yolda en büyük güç ve ilham kayna¤› olmaya hep devam edecek olan ‹brahim yoldafl›n azim ve cesaretini kuflanan yüzlerce flehit yoldafl›m›z›n an›s› ve mücadelesi kan›tt›r ki, yoldafl›n kavgas› kesintisiz bir biçimde sürdürülüyor. Bu yürüyüflümüz bundan önce oldu¤u gibi bundan sonra da nice engelleri aflacak, yenilgilerden geçecek, f›rt›nalar atlatacak, büyük bedeller ödeyecek, ihanetleri

işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

ABONEL‹K fiARTLARI

Aç›klama: Elimize e-mail yolu ile ulaflan bildiriyi güncelli¤inden dolay› oldu¤u gibi yay›nlyoruz. Çeflitli Milliyetlerden Halk›m›za; ‹brahim Kaypakkaya, faflizmin Diyarbak›r’daki iflkencehanelerinde, ser verip s›r vermeme gelene¤inin Türkiyeli komünistler ad›na üstlendi¤i bayraktarl›¤›nda muzaffer olarak 18 May›s 1973 günü flehit düflerken, dünya halklar›na bir büyük direnifl manifestosu arma¤an ediyordu. O ‹brahim Kaypakkaya ki, flehit düflmeden yaklafl›k bir y›l önce kurulufluna önderlik etti¤i partimiz TKP/ML ve halk ordusu T‹KKO’nun örgütledi¤i silahl› mücadele ile Türkiye Kürdistan›’n›n Dersim bölgesinde düflmana karfl› amans›z bir kavga bafllatm›fl, bütün zorluklara ve olanaks›zl›klara ra¤men Halk Savafl›’n›n ateflini tutuflturmaya giriflmiflti. O ‹brahim Kaypakkaya ki; Mustafa Suphi yoldafllar›n TKP’sinden devrald›¤› miras›, onlar›n komünist niteli¤ine uygun bir biçimde de¤erlendirmesini bilmifl ve proletaryan›n yeniden partisine kavuflmas›nda temel harç olarak kullanm›flt›. Böylelikle, TKP’nin 1920’lerden sonra revizyonistlerin elinde Kemalist ve flovenist bir burjuva kulübüne dönüflen, giderek sosyal-faflist nitelik alan süreciyle yarat›lan aldatma ve yan›lsamaya da bir son veriyordu. O ‹brahim Kaypakkaya ki; devrimci kuflaklar›n dahi etkisinden kendisini kurtaramad›klar› derecede güçlü biçimde topluma enjekte edilen, bütün “ayd›nlar›n” ve “sosyalist” kartvizit tafl›yan çevrelerin secde etti¤i Kemalizmin, faflizmin resmi ideolojisi oldu¤u temel gerçe¤ini, bütün ç›plakl›¤›yla ortaya serdi. Bununla beraber, TC’nin resmi tarihine aç›kl›k getirmesiyle “Kurtulufl Savafl›”n›n üzerindeki yald›zlar da dökülmüfl oluyordu. O ‹brahim Kaypakkaya ki; Türkiye’nin emperyalizme ba¤›ml›l›k biçiminin iflbirlikçi tarzda de¤il uflakl›k iliflkisi ile komprador burjuvazi arac›l›¤›yla kuruldu¤unu, onlar›n da ülkeyi büyük toprak a¤alar› ile oluflturduklar› ittifak içinde yönettiklerini aç›klad›. TC’nin kurulufluyla birlikte flekillendirilen devletin ›rkç›, gerici ve floven politikalar ile zulüm ve katliamlar uygulayarak, sistematik bask›, zor ve fliddete dayal› hüküm sürerek ancak ayak-

ve soluksuz kalanlar› görecek, ama sonuçta menzile ulaflacakt›r. Bu bilimsel inanc› ülkemiz topraklar›na eken ve bizlere afl›layan ‹brahim Kaypakkaya yoldafl, flanl› devrim yürüyüflümüzde kutup y›ld›z›m›z olmay› daima sürdürecektir. Ülkemiz devrimine iliflkin gelifltirdi¤i temel tezlerin, her geçen y›l›n ard›ndan geçerlili¤ini korumas›yla meflalemiz olmaya devam eden ‹brahim Kaypakkaya; komünizme sonsuz inanc›n, devrim mücadelesine tereddütsüz at›lman›n, savaflta tükenmeyen ›srar›n, azim ve kararl›l›kta dayan›kl›l›¤›n, özveri ve cesarette üstünlü¤ün, direniflte tavizsizlik ve bafl e¤mezli¤in sembolü olarak kavgam›z›n bütün alanlar›nda yafl›yor. Türkiye devrimine tuttu¤u ›fl›k, proleter dünya devrimi mücadelesi aç›s›ndan, bilhassa içinde bulundu¤umuz bölgede önemli bir hamle niteli¤i tafl›yordu. Bugün MLM ideolojinin rehberli¤inde dünyan›n dört bir köflesinde iktidar yürüyüflü sürdüren yoldafllar›m›z›n kavgas›nda; ülkemiz devrimindeki komünist önder rolü, mücadele yaflam› ve direnifli nedeniyle ayr›cal›kl› bir yere sahip olarak yafl›yor ‹brahim Kaypakkaya. Önder yoldafl›m›z, emperyalizme, faflizme ve her türden gericili¤e karfl› iflçiler, köylüler, emekçiler, ezilenler, yoksullar taraf›ndan yürütülen bütün savafllarda, mücadelelerde ve direnifllerde yafl›yor. ‹brahim Kaypakkaya; umudun yitirilmedi¤i, kavgan›n bitirilmedi¤i, mücadeleden dönülmedi¤i, silahlar›n gömülmedi¤i, barikatlar›n y›k›lmad›¤›, direniflten kaç›lmad›¤›, düflmandan korkulmad›¤›, teslimiyetin sokulmad›¤› bütün alanlarda yafl›yor. ‹brahim Kaypakkaya, ard›ndan bayra¤› devralarak can bedeli bu mücadeleye kendisi gibi korkusuzca at›lan Dilek Polat

6 AYLIK: 10.200.000

gibi nice yoldafllar› hep var oldu¤u, zafer elde edilene kadar da var olaca¤› için, hep yaflayacak. ÖNDER‹M‹Z ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA ÖLÜMSÜZDÜR! 18 MAYIS’LAR, ‹BRAH‹M’LER‹N DO⁄UM GÜNÜDÜR! KAHROLSUN EMPERYAL‹ZM, FAfi‹ZM VE HER TÜRDEN GER‹C‹L‹K! BÜTÜN DEVR‹M fiEH‹TLER‹N‹N HESABINI MUTLAKA SORACA⁄IZ! YAfiASIN ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA’NIN KURUCUSU OLDU⁄U PART‹M‹Z TKP/ML! YAfiASIN HALK ORDUSU T‹KKO VE GENÇL‹K ÖRGÜTÜMÜZ TMLGB! YAfiASIN MARKS‹ZMLEN‹N‹ZM-MAO‹ZM’‹N IfiIKLI YOLU! YAfiASIN HALK SAVAfiI! Türkiye Komünist Partisi/MarksistLeninist Merkez Komite Siyasi Büro May›s 2006

1 YILLIK: 20.400.000

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


3

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Sorumlular› halk›n aras›ndayken fiemdinli “yarg›lamas›” bafllad›! fiemdinli’de Umut Kitabevi’nin bombalanmas›n›n ard›ndan yaflanan geliflmeler ve özellikle devlet taraf›ndan yap›lan aç›klamalar meselenin hangi noktaya, nas›l evrilece¤ini de göstermekteydi. Yaflar Büyükan›t’›n olaya bafl›ndan itibaren el atmas› ve yap›lan soruflturmalar›n tümüne müdahale etmesi, bundan önceki örneklerde de oldu¤u gibi yaflananlar›n bir oldu bittiye getirilece¤ini çok aç›k gösteriyordu. Kitabevi önünde halk taraf›ndan suçüstü yakalanan devletin, ayn› devlet taraf›ndan sorgulanmas› ve sorumlular›n›n a盤a ç›kar›lmas› gibi bir durumun söz konusu olmas› zaten mümkün de¤ildi. Büyükan›t’›n “Tan›r›m. ‹yi çocuktur” aç›klamas› ile Erdo¤an’›n “ucu nereye kadar giderse o kadar gidece¤iz” aç›klamas› aras›nda hiçbir farkl›l›k bulunmamaktad›r. Nitekim geliflen zaman zarf›nda yaflananlar prosedüre uygun bir flekilde iflletildi. Önce Meclis Araflt›rma Komisyonu’nun haz›rlad›¤› rapora müdahale edilerek susturuldu, ard›ndan Savc› Ferhat Sar›kaya’n›n Hakimler Savc›lar Yüksek Kurulu’nun karar›yla meslekten ihraç edilmesi geliflen sürecin parçalar› olma özelli¤i tafl›d›. 5-6 May›s tarihleri aras›nda yap›lan ilk duruflmada da tüm sürecin kendisini özetler nitelikte geliflmeler yafland›. “‹yi çocuklar” dinlendi ve suçsuzlu¤u tutukland›ktan k›sa süre sonra kan›tland›¤› için serbest b›rak›ld›. Ali Kaya’ya sorulan göstermelik sorular ve karfl›l›¤›nda al›nan göstermelik cevaplarla ilk duruflma savuflturulmufl oldu. Ali Kaya, sorgusu s›ras›nda Seferi Y›lmaz’›n 5 A¤ustos 2005 tarihinde meydana gelen patlamayla birlikte elde edilen istihbari bilgiler sonucu teknik takip ve izlemeye al›nd›¤›n› ifade ederek, Y›lmaz’›n bu olay› yapt›¤›na iliflkin 26 A¤ustos’ta Jandarma’n›n 156 numaral› telefonuna ihbar

geldi¤ini ve bu durumu adli mercilere bildirmedi¤ini söyledi. Seferi Y›lmaz’a 9 Kas›m’da Almanya’dan gelecek paketin bilgisini emniyet birimlerine de bildirmediklerini anlatan Kaya, “Bu durum adli mercilere bildirilmifl olsayd› bu flah›s deflifre olacakt›. ‹stihbari çal›flmalar›m›z aksayacak, Seferi Y›lmaz’›n telefon görüflmeleri kesilecekti” dedi. Ali Kaya, istihbari çal›flmalarda hiçbir birimin kendi çal›flmas›n› di¤er birime bildirmedi¤ini, istihbarat çal›flmas›n›n olay›n operasyonel k›sm›ndan di¤er birimlere bildirildi¤ini kaydetti. Bizler aç›s›ndan bilinmeyen bir durumun ifadesi de¤il kuflkusuz bu yaflananlar. Devlet içindeki bu çal›flma tarz›n›n kamuoyunca da meflru görülmesinden olacak ki, deflifre edilmesinde de bir sak›nca görülmemekte. Bunlar›n yan›nda davaya dahil olmas› gereken ancak d›flarda “görevine” devam eden fiemdinli katillerinden Uzman Çavufl Tanju Çavufl mahkemenin görüldü¤ü günlerde yeni bir icraatla gündeme geldi. Ardahan’da bir köylüyü döverken kendisine engel olmaya çal›flanlara “Devlet beni adam öldürmek için gönderdi. Orada adam öldürdüm devlet bana ne yapt› ki, burada öldürsem bana ne yapacak?” fleklindeki tehditleri davadan olumlu bir sonuç beklentisi içerisine giren ve halen hukukun tarafs›z oldu¤unu düflünenlere verilmifl bir cevap niteli¤i tafl›yor. Yani h›rs›z evin içindeyse hatta evin sahibiyse hiçbir kilit ifle yaramaz. Emniyet Müdürlü¤ü eski görevlilerinin “H›rs›z evin içindeyse kilit ifle yaramaz” ve Adalet Bakan› Cemil Çiçek’in “Afla¤› tükürsen sakal, yukar› tükürsen b›y›k” gibi aç›klamalar› “hukuk”un bu konuda “yetersiz” kald›¤›n› ve yukar›lardan gelen talimatlara göre ‘yarg›lama’n›n fleklinin belirlenece¤ini aç›kça gösterdi. Bu zamana kadar devleti

en aç›k biçimde yakalayan böylesi bir olay› kapatmak için organize bir flekilde çal›flmak ordu ve hükümet aç›s›ndan son derece önemli. Ordunun “y›prat›lm›fl yüzünü” ve hükümete karfl› geliflen tepkileri önlemek aç›s›ndan önemli. Bu yüzden mahkemenin yap›laca¤› hafta boyunca Hakkari ve Van’da ola¤anüstü “güvenlik” önlemleri al›nd›, bas›na s›n›rlama getirildi, jandarma d›fl›ndaki herkes defalarca arand›, konuyla ilgili yap›lan aç›klamalar s›n›rland›r›ld› vb. Davan›n görülmesinin ertesinde bölge aç›s›ndan oldukça önemli olan di¤er bir geliflme de R. T. Erdo¤an’›n Diyarbak›r ziyareti idi. Bundan önceki ziyaretlerinde yapt›¤› aç›klamalarla “olay” yaratan Erdo¤an, bu ziyaretinde yapt›¤› aç›klamalarda oldukça temkinli davrand›. Zira mesele ile ilgili görüfllerini Diyarbak›r olaylar› s›ras›nda “Güvenlik güçlerimiz çocuk da olsa, kad›n da olsa kim olursa olsun terörün maflas› haline gelmiflse gerekli müdahale ne ise bunu yapacakt›r. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Hiç kimse yanl›fl bir hesab›n içine girmesin” aç›klamas›nda bulunarak “‹lla her soruna bir ad koymak da gerekmez. Çünkü sorunlar hepimizindir. Ama illa ‘ad koyal›m’ diyorsan›z Kürt sorunu bu milletin bir parças›n›n de¤il, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur” olarak formüle etti¤i düflüncelerinin özünü beyan etmiflti. Erdo¤an’›n Diyarbak›r ziyaretinden beklentileri olanlar, bekledikleri “yat›flt›r›c›” aç›klamalar› dinleyemediler. Bölgede süren yo¤un askeri operasyonlar›n, halk üzerinde her f›rsatta estirilen terörün ve yine son dönemde artan hak ihlallerinin çözümüne yönelik “çözüm” ad›mlar› bekleyenler bu ziyaretle büyük bir hayal k›r›kl›¤› yaflad›lar. Çünkü Erdo¤an yapt›¤› konuflmalar›n hiçbirinde bu sorunlara de¤inide bile bulunmad›. Önceki ziyaret-

lerinde yapt���¤› aç›klamalarla gündeme oturan Erdo¤an, bu kez a¤z›na Kürt sözcü¤ünü almamak için özel çaba gösterdi. Diyarbak›r Belediye Baflkan› Osman Baydemir’i Diyarbak›r olaylar› s›ras›nda hedef gösteren Erdo¤an, “Seçimle iflbafl›na gelenler legal yap› içinde illegal olaylara girerse yasalar› karfl›s›nda bulacak. Yürütme olarak ne gerekiyorsa onu yapaca¤›z. ‘Seçimle iflbafl›na geldim, her istedi¤imi yapar›m’ diyemezsin. Yok öyle fley” diye konuflmufltu. Gezisi s›ras›nda da DTP yöneticileri ile “güvenlik” gerekçesiyle görüflmeyen Erdo¤an, bir süre önce sorunlar›n çözümüne yönelik gösterdi¤i anlay›fl›n ne anlama geldi¤ini daha aç›k bir dille anlatm›fl oldu. Bölgede yürütülen askeri operasyonlar› bir devlet politikas› olarak görmek istemeyenler do¤al olarak da bu ziyaretten çeflitli beklentiler içine girdi. “Halk 11 kiflinin öldü¤ü olaylarla ilgili bir aç›klama bekliyordu” beyan›nda bulunan DTP yöneticileri, halktan ziyade kendi düflünce ve beklentilerini ifade ediyorlard›. Zira halk, devleti y›llardan beri uygulamalar›yla tan›d›¤› için Erdo¤an’›n aç›klamalar›n›n da bilincinde. Çünkü gerekli olan aç›klamalar›n tümünü olaylar s›ras›nda yapm›flt›. Devletin tek tek parçalar›n›n bütünlüklü davrand›¤› bu geliflmelerde çözümün süregelen devlet politikalar› ile olmayaca¤› gerçe¤i kendini dün oldu¤u gibi bugün de çok aç›k göstermektedir. TC devletinin “kol k›r›l›r yen içinde kal›r” anlay›fl› bu olay özgülünde iflas etmifl, gerçekler ortal›¤a saç›lm›flsa da mahkemede kimin “cezaland›r›laca¤›” bellidir. Ancak yine de sistemin teflhirini yapmak, sorumlular›n tüm muhalif güçlerin bu olay›n yüzerine gitmesi büyük bir sorumluluk olarak orta yerde durmaktad›r.

Yoksullukla “mücadele” edenlerin, yolsuzluk icraatlar› art›yor! AKP hükümetinin “Enflasyonu düflürdük, düze ç›k›yoruz”, “Türkiye’nin önü aç›ld›” vb. söylemlerinin aksine rakamlar gerçekleri söylüyor. Ç›kart›lan yeni yasalarla iflçi ve emekçilere hergün daha fazla yoksulluk ve açl›k sunan AKP hükümeti, bunu gizlemek için pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Paras› olmayan›n hastane kap›s›nda ölece¤i, okula gidemeyece¤i, e¤itim göremeyece¤i, çocuklar›n yoksulluktan beslenemeyece¤i günlerin temellerini atan emperyalistlerin ufla¤› hakim s›n›flar›n bugünkü sözcüsü AKP, her gün biraz daha y›pran›yor. Sözcülerinin a¤z›ndan yaflanan y›k›m› dile getiren veriler, bize pek çok fleyi anlat›yor. Stand-by düzenlemesinin gözden geçirme çal›flmalar› için 5 May›s’ta Türkiye’ye gelen Uluslararas› Para Fonu (IMF) heyeti, Ankara’da çal›flmalar›na bafllad›. Türkiye’deki temaslar›na ‹stanbul’da bafllayan IMF Türkiye Masas› fiefi Lorenzo Giorgianni ve beraberindeki heyetin, Devlet Bakan› ve Bafl Müzakereci Ali Babacan ile biraraya gelmesi bekleniyor. Çal›flmalar›na Hazine’de bafllayan IMF heyeti, Ankara’da, bütçe beklentileri ve politikalar›, vergi reformlar›, vergi idaresinin güçlendirilmesine yönelik önlemler, yeni onaylanan Sosyal Güvenlik Reformu’nun uygulanmas›na yönelik planlar ile kamu bankalar› reformu ve bankac›l›k düzenleme ve denetleme sisteminin daha da güçlendirilmesi gibi konular› görüfltü. IMF heyetinin temaslar› 18 May›s tarihine kadar sürdü. IMF, bir yandan ba¤›ml› ülkelere bu tür ziyaretler düzenlerken; bir yandan da kendi krizini aflman›n çabas›n› veriyor. Biraz geriye giderek bakt›¤›m›zda Asya krizinin, IMF’nin krizinin de bafllang›c› oldu¤unu görmek mümkün. Arjantin krizi, IMF reçetelerinin krizi daha da a¤›rlaflt›rd›¤›n› bir kez

daha kan›tlad›. Dünya ekonomisinde talep yetersizli¤i sorunu giderek a¤›rlafl›rken, sanayi ve ticaret sermayesi aç›s›ndan yar›-sömürge, ba¤›ml› ülkelerde talebin genifllemesi önem kazan›rken, emperyalistlerin gereksinimlerine göre flekillendirilmifl IMF reçeteleri çözüm olman›n ötesinde ekonomik krizin daha da derinleflmesini beraberinde getirdi. Kuflkusuz bunlar›n yan› s›ra IMF’nin baflka sorunlar› da vard›. Dünya de¤ifliyor, emperyalist güçlerin bir k›sm› ABD karfl›s›nda yükseliyor, Avrupa Merkez Bankas› ve AB, IMF yönetiminde temsil edilmek (Financial Times, 29/03/06), Çin ve Hindistan gibi ülkeler karar sürecinde oy a¤›rl›klar›n› artt›rmak istiyorlard›. Düne kadar IMF’de de egemen olan G-7 grubu önce G-8 olmufl, flimdi de dünya ekonomisinde Çin, Hindistan, Güney Kore, Brezilya, Meksika gibi ülkelerin a¤›rl›¤› artt›kça “dünyan›n efendisi” olma meflruiyetini kaybetmeye bafllam›flt›. Ne ki IMF’nin bu yeni koflullara ayak uydurabilmesi için, IMF yönetiminde belirleyici durumda olan ABD ve Avrupa ülkelerinin etkilerinin d›fl›nda kalan ülkeler lehine, s›n›rland›r›lmas›n› kabul etmeleri gerekiyordu. Nereden bak›l›rsa bak›ls›n IMF yaflanan ekonomik ve siyasi krizin derinli¤ine paralel olarak etki gücünü kaybetmeye bafllad›¤› koflullarda kendi denetim ve hakimiyetini koruma noktas›nda da ciddi s›k›nt›lar yaflamaya bafllam›flt›. Bir anlamda dünya ekonomisindeki yeni rüzgârlar›n esiri olmaya bafllam›flt›; art›k gelece¤i belirsiz bir durumda yoluna devam etmek zorunda. Uluslararas› Finans Enstitüsü (IIF) taraf›ndan yap›lan (18/04) ve geçen hafta IMF bahar toplant›s›nda üzerinde anlafl›lan yeni ifl tarifi IMF’yi bugüne kadar olanlardan çok daha büyük baflar›s›zl›klara mahkûm edecek gibi görünüyor.

Yeni ifl tarifine göre, IMF’ye “sorunlu” ülkelerin ekonomilerini düzenleme yerine, bir anlamda emperyalist kriz sistemini düzenleme, yaklaflan ekonomik krizi engelleme görevi veriliyor. IMF’nin, ‹ngiltere Merkez Bankas› gibi “ba¤›ms›z” bir kurum olmas›, mali piyasalar›n aktörleriyle daha do¤rudan eflgüdüm içine girmesi isteniyor. IMF, asl›nda dünya ekonomisini ve mali sistemini düzenlemeyecek, yaln›zca gözlemleyecek ve aralar›nda mali/ticari dengesizlikler olan ülkelerin görüflmelerinde kolaylaflt›r›c›l›k yapacak. “Demek ki IMF’ye, asl›nda, bu iki ülke aras›ndaki sorunlar› çözme görevi verilmifl. Bu arada ABD taraf›, IMF’yi Çin’e karfl›, Yuan’› revalüe ettirmek için bask› arac› olarak kullanmak istiyor.” (The Guardian, 24/04). “Çin’e gelince... ABD’nin do¤rudan bask›lar›n› bile dikkate almazken hiçbir yapt›r›m gücü olmayan IMF’yi mi dinleyecek?”

17 milyon kifli yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yafl›yor! Bu tablo içinde bulunan IMF’nin ülkemize yapt›¤› ziyaretin temel konular›na da bakt›¤›m›zda benzer kayg›lar› ve hedefleri görmek mümkün. Meclis’ten yeni geçirilen sald›r› yasalar›n›n uygulanmas›na yönelik planlamalar›n yap›ld›¤› görüflmelerde, bir süredir ifade edilen derin ekonomik krizin engellenmesine ve idare edilmesine yönelik tedbirler tart›fl›lacak. Bir süre önce Türkiye ‹statistik Kurumu’nun (TÜ‹K) g›da ve g›da d›fl› harcamalar› dikkate alarak yay›nlad›¤› rapora göre 17 milyon 991 kifli yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yafl›yor. fiener, milyonlarca insan›n yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yaflad›¤›n› görmezden gelerek yoksullu¤u düflürmek

için önemli ad›mlar att›klar›n› iddia etti. Yoksullu¤un ortadan kald›r›lmas› için yeni önerileri oldu¤unu belirten fiener; “yüreklere su serpti.” Binlerce insan›n iflsiz kalmas›na neden olan, milyonlarca insan›n y›llarca harcad›¤› eme¤i gasp eden özellefltirmelerin yoksullu¤u yok etmenin ilac› oldu¤unu “keflfeden” fiener’in yoksulluktan ne anlad›¤› da ortaya ç›km›fl oldu. Emekçiler için açl›k ve sefalet getirecek olan yasalar “say›n” fiener için birer çözüm reçetesi. Devletin bakan› yapt›¤› ifle sad›k kalarak kendisini oraya getirenlerin dümenine su tafl›maktad›r. Onun için Koçlar›n, Sabanc›lar›n zenginleflmesi yoksullu¤un erimesidir. Çünkü yoksulluk sömürücülerin dolmas› gereken kasalar›d›r.

Emekçilere açl›k, uflaklara sefahat! ‹flte fiener’in sihirli formülü! E¤itim, sa¤l›k ve sosyal güvenlik sisteminin piyasalaflt›r›lmas›n›n yoksullu¤u ortadan kald›raca¤›n› söyleyen fiener’in açl›k ve yoksullukla mücadelesi nedense ayn› kabinede görev ald›¤› Maliye Bakan› Kemal Unak›tan’›n, trilyonlarca para harcayarak dü¤ün yapan sefahat süren Erdo¤an ailesini kalk›nd›r›yor. Yoksullu¤a karfl› verdi¤i bu savaflta “silah arkadafl›” olan Devlet Bakan› Kürflat Tüzmen’in 123 milyon dolarl›k vurgunu da bu kampanya çerçevesinde olsa gerek. Yoksullukla mücadele büyüdükçe yolsuzluklar, soyguncular büyüyor ve bunlar için “Vatan sa¤ olsun” deniliyor öte yandan açl›ktan ölmemek için çal›flan emekçiler iflten ç›kart›l›yor. fiener, tüm bu yaflananlar› görmüyor ve piflkince “yoksullukla mücadele büyüyor” aç›klamalar› yap›yor. Elbetteki biz kimin büyüdü¤ünü biliyoruz! Kimin büyümesi gerekti¤ini de...


4

19 Mayıs-1 Haziran 2006

S›n›fsal Bak›fl EMPERYAL‹ZM‹N KAN KARDEfi‹ MODERN REV‹ZYON‹ZM Kendisine, Kruflcev’in bafl›n›n çekti¤i modern revizyonistlere karfl› yürüttükleri ideolojik mücadeleye konu olan polemiklerin daha ne kadar sürece¤ini soranlar› Baflkan Mao, “Bu polemik daha bin y›l sürebilir” diye yan›tlam›flt›. Mao Zedung, bin hatta baz› kaynaklara göre onbin y›l esprisini s›n›flar var oldu¤u sürece bu mücadelenin kaç›n›lmazl›¤›na vurgu ba¤lam›nda yap›yordu. 1963-64 polemikleriyle yarat›lan birikim ve Sovyetler Birli¤i deneyi, 1966’da patlayan Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin altyap›s›n› haz›rlad›. Böylelikle proletaryan›n sosyalist toplumdaki s›n›f mücadelesini sürdürme ve komünizme ulaflma kavgas›nda, en önemli kurumsal silah› olan proletarya diktatörlü¤ünün yan›na bir di¤er önemli vazgeçilmez silah olarak kültür devrimleri zinciri eklenmifl oluyordu. Hiç kuflku yok ki, emperyalizm var oldu¤u müddetçe modern revizyonizm de yaflayacak. Bunun en yal›n bilimsel aç›klamas›, her iki olgunun da s›n›fsal olarak burjuvaziye ait olufludur. Sistem olarak karfl›-devrimin merkezi konumundaki emperyalizm, farkl› bir kulvarda devreye giren modern revizyonizm sayesinde proleter dünya devrimi mücadelesinin zarar görmesinden büyük ç›kar sahibi durumundad›r. Proletaryan›n ideolojisi, do¤uflu ve evrimi sürecinde her türden burjuva ideolojisi ile mücadele yürüterek saflaflt› ve çelikleflti. Marksizm-Leninizm-Maoizm’in flekillenifli boyunca çok say›da burjuva ak›mla yürütülen ve h›z›ndan hiçbir fley yitirmeden süren k›yas›ya ideolojik savafl›m›n son yar›m yüzy›ldaki serüvenine damgas›n› vuran karfl›-devrimci cephenin tabelas›nda, “modern revizyonizm” yazmaktad›r. Modern revizyonizm, söylem olarak yeni say›labilecek tezlerle sahne almakla beraber, içerik olarak, atalar› say›labilecek, geçmifl dönemlerde ortaya ç›kan nice oportünist, revizyonist ve reformist ak›m›n belli bafll› görüfllerine sar›lmaktayd›. ‹flçi s›n›f› önderli¤inde insanl›¤›

kurtulufla götürecek bilimsel dünya görüflünün, temel tezlerinin revize edilmesi yoluyla içeri¤inin boflalt›lmas›, modern revizyonizmin ana eksenidir. Böylelikle proleter ideolojinin, emperyalist-kapitalist sistemi y›kmay› ve sosyalizmi kurarak komünizme do¤ru yol almay› hedefleyen perspektifini kaybetmesi ve mevcut sisteme boyun e¤en bir konumlan›fl içine girmesi amaçlanmaktad›r. Bilimsel sosyalizmin sald›r›ya u¤rayan temel tezleri; diyalektik ve tarihi materyalizm, devlet ve devrim, sosyalizm ve proletarya diktatörlü¤ü gibi ana bafll›klar› kaps›yordu. S›n›f mücadelesinin sona erdi¤i ilan edildi¤i için, “tüm halk›n devleti” ve “bütün halk›n partisi” kavramlar› ortaya at›l›yor, böylelikle proletarya partisi ve proletarya diktatörlü¤ünün ölüm fetvas› veriliyordu. Ancak bu meselenin esas önemli ve çarp›c› yan›, s›n›f mücadelesinin söndü¤üne dair tespitin Sovyetler Birli¤i ile s›n›rl› olmamas› idi. Revizyonizmin karakteristik söze bafllama cümlesi olan “art›k dünya de¤iflti”si bütün ülkeleri kapsayan bir özellik arz etmekteydi. Nitekim “bar›fl içinde bir arada yaflama”, “bar›flç› yar›fl”, “bar›flç› geçifl” bafll›klar› alt›nda ileri sürülen görüfller; emperyalizmin karakter de¤iflimi yaflad›¤›na, tekeller aras›ndaki uzlaflmaz çeliflkilerin ortadan kalkt›¤›na, kapitalist sistemin sosyalist ülkeler ile bar›flç› bir rekabet içinde eritilece¤ine, devrimlerin anlam ve gere¤ini yitirdi¤ine vurgu yap›yordu. Bunlar›n komünistler taraf›ndan uluslararas› arenada teflhir edilmesi ve güçlü bir ideolojik mücadele neticesinde ipli¤inin pazara ç›kar›lmas› gecikmedi. Mao Zedung yoldafl›n önderlik etti¤i bu süreçte, ÇKP’nin önce resmi yaz›flmalar sonras›nda ise aç›ktan teflhir yoluyla gelifltirdi¤i mücadelede, Marksizm-Leninizm’in güçlü ve etkili bir savunmas› gerçeklefltirildi. Baflkan Mao, emperyalizme karfl› mücadele ile modern revizyonizme karfl› mücadelenin birbirine kopmaz ba¤larla ba¤l› oldu¤unun alt›n› özenle çiziyordu. Modern revizyonistler, iflçi s›n›f› bilimini ze-

48 hirleyerek kaleyi içten çökertebilecek önemli bir tehdit oluflturmaktayd›lar. Lenin ve Stalin’in önderli¤inde kurulan ve geliflen Sovyetler Birli¤i’nin büyük prestijini ve olanaklar›n› kullanman›n avantaj›na sahiplerdi. Baflta Çin olmak üzere sosyalist ülkelerdeki bütün kapitalist yolculara cesaret veren bir konumdayd›lar. Mao Zedung, emperyalizme karfl› mücadele kadar önemseyerek dikkat çekmek ve kavga bayra¤›n› yükseltmekle kalmad›, modern revizyonizme karfl› ideolojik mücadelenin süreklili¤inin bilince ç›kar›lmas›na da iflaret etti. Bunun sosyalist ülkelerdeki s›n›f mücadelesi aç›s›ndan hayatiyeti, nihayetinde kültür devrimi olgusunu gelifltirdi. Baflkan Mao’yu hakl› ç›karan geliflmeler, dünya ölçe¤inde yaflanmaya bafll›yor, burjuvazinin modern revizyonizm ile birlikte Sovyetler Birli¤i’nde gelifltirdi¤i karfl›-devrim, baflta ABD olmak üzere emperyalistlere hareket alan› kazand›r›yor ve çok geçmeden Vietnam iflgali devreye giriyordu. Onu ayn› dönemde çok say›da emperyalist sald›r› ve müdahale izledi. Nihayet Çin’in Kruflçev’leri de boyunlar›n› uzatmakta fazla gecikmediler. Baflkan Mao’nun Sovyet deneyini de dikkate alarak gelifltirdi¤i taktiklerin ustaca devreye sokuldu¤u Büyük Proleter Kültür Devrimi çapl› bir muharebeye sahne oldu. Çin’in Kruflçev’leri asl› ile bire bir ayn› tezleri savunmasalar da öz itibar›yla burjuvazinin tipik temsilcileri konumunda tarih sahnesine ç›km›fllard›. Savunduklar› görüfller, sosyalizmi iflasa sürüklemek ve kapitalizmi yeniden restore etmek amac›n› tafl›yordu. Mao Zedung yoldafl, polemiklerin binlerce y›l sürebilece¤inden bahsetti¤i gibi, kültür devrimlerinin de onlarca, yüzlerce olabilece¤ini söylüyordu. Buradaki k›stas›, s›n›flar›n varl›¤› olarak ele ald›¤› için, s›n›f mücadelesinin kültür devrimleri, polemikler, kampanyalar ya da baflka araçlarla ve hangi say›da ve ne kadar sürece¤ini bilebilme veya belirleyebilmenin mümkün olamayaca¤›n› belirtiyordu. Burjuva ideolojisinin 18. yüzy›lda ortaya ç›kan ve ayd›nlanma devrine ve burjuva devrimlerine önderlik eden isimleri ile onlar›n izinden yürüyen liberalizmin bayraktarlar› dünyaya hep ayn› mesajlar› verdiler: s›n›flar yoktur, olgular/maddi gerçeklik nas›l bak›yorsan›z öyledir, özel mülkiyet kutsal-

d›r, kapitalizm özgürlefltirir. Onlar›n yok sayd›¤› s›n›f mücadeleleri ve devrimler ile elde edilen haklar ise önce bireysel sonra sosyal nitelikler arz eden özellikler tafl›sa da hep kendi düzenleri çerçevesinde ve kendilerine itaat kayd›yla yaz›ld›lar. Marksizm burjuva ideolojisinin bu kökenlerini parçalayarak, ona alternatif biçimde proletaryan›n ideolojisi olarak do¤du. Leninizm ve Maoizm ile aflamalar kaydederken de burjuva ideolojisi ile hesaplaflmas›n› sürdürdü. Bu, s›n›f mücadelesinin tezahürü olarak flekilleniyordu. Günümüze tafl›nan ve s›n›fs›z bir menzile akacak bu kavgan›n burjuva cephaneli¤inde ayn› malzemelerin bulunmas› rastlant› de¤ildir. Bugün, modern revizyonizmin takipçisi olarak çeflitli k›l›klar alt›nda boy gösteren çok say›daki “sol” etiketli ak›m›n savundu¤u, ileri sürdü¤ü görüfllerin gelip dayand›klar› temeller ve ortak noktalar, yukar›da özetledi¤imiz çerçeve içerisinde kalmaktad›r. Ama ayn› zamanda emperyalizmin yine son yar›m as›r içerisinde ve özellikle de 1990’l› y›llardan itibaren gelifltirdi¤i ideolojik kampanyada ileri sürdü¤ü görüfl ve argümanlar da ayn› zemine oturmaktad›r. Emperyalizmin karakter de¤ifltirdi¤i ve vahfli niteli¤ini terk etti¤i ya da küreselleflme anlam›nda daha entegre bir hale geldi¤i; emperyalist tekeller aras›ndaki çeliflkilerin uzlaflmaz niteli¤i kaybetti¤i, yenilmez bir güç oldu¤u ya da zorla yenilmesine gerek olmad›¤›; s›n›flar›n ortadan kalkt›¤›, iflçi s›n›f›n›n eridi¤i ya da önderlik vasf›n› yitirdi¤i; devrimlerin imkans›zlaflt›¤› ya da gereksizleflti¤i; silah› mücadelelerin devrini tamamlad›¤› ya da emperyalizmle bafl etmenin imkans›z hale geldi¤i; Marksizm’in iflas etti¤i ya da günümüz aç›s›ndan bir anlam ifade etmedi¤i; sosyalizmin öldü¤ü ya da proletarya diktatörlü¤ünün sosyalizmi öldürdü¤ü vb. vb. birbirleriyle çeliflkili gibi gözüken ama sonuç itibar›yla ayn› zeminde birleflen bu “tezler”le yürütülen “ortak” kampanya modern revizyonizm ile emperyalizmin kolkola girdi¤i bir süreci tarif etmektedir. Dünyan›n çeflitli ülkeleri komünist partilerinin büyük bir duyarl›l›k ile 1956, 1966 ve 1976 y›llar›n›n 30, 40 ve 50. y›ldönümleri vesilesiyle bu ay içinde bafllatm›fl olduklar› ideolojik kampanyay› ifllemeye devam edece¤iz.


5

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Seyhan Belediyesi’nde çal›flan iflçiler:

“Eme¤imizin karfl›l›¤›n› istiyoruz!” ‹flçi-köylü gazetesi olarak iflçileri çad›rlar›nda ziyaret ederek sorunlar›n› dinledik. ‹flçiler direnifli kötü koflullarda sürdürüyorlar. ‹çecek sular›, yatacak yerleri yok. Adana’daki kamuoyundan destek de oldukça zay›f. Komite sözcüsü Mehmet Çelebi’nin görüfllerini ald›k.

Seyhan Belediyesi’nde Miray Temizlik fiirketi’nde çal›flan iflçiler; tafleron flirketin yöneticilerinin hakaretlerine, bask›lar›na, keyfi uygulamalar›na; iflçilerin sosyal güvencesiz, sigortas›z çal›flt›r›lmalar›na ve iflten atmalar›n hergün yaflanmas›na daha fazla dayanamayarak 7 May›s’ta direnifle bafllad›lar. Yaklafl›k 900 iflçinin çal›flt›¤› flirkette k›flla kurallar› yürürlükte. Asker kökenli olan flirketin genel müdürü, iflçilere askeri disiplin uyguluyor. ‹stedi¤i zaman iflten ç›kart›yor, istedi¤inde fliddet uyguluyor, maafl›ndan kesinti yap›yor. Son olarak iflçilerin iflten ç›kar›lmas› kendi deyimleri ile “barda¤› tafl›ran son damla” olmufl. Direnifl bafllad›ktan sonra iflçileri ziyaret eden Seyhan Belediye Baflkan› Azim Öztürk de iflçileri tehdit ederek “sak›n sendikaya üye olmay› akl›n›zdan geçirmeyin” diyerek tutumunu ortaya koymufl oldu. ‹flçiler kendi aralar›nda bir eylem komi-

tesi kurarak Belediye’nin flantiyesinde kurulu çad›rlarda direnifli sürdürüyorlar. 12 May›s tarihinde saat 12:30’da E¤itim-Sen Adana fiubesi’nde toplanan iflçiler, buradan “Azim flafl›rma sabr›m›z› tafl›rma” sloganlar› ve “Seyhan’› temizleyen bizler flimdi açl›¤a ve yoksullu¤a mahkum edildik” yaz›l› pankartlar›yla Seyhan Belediyesi’ne do¤ru yürüyüfle geçtiler. ‹flçi-köylü gazetesi olarak iflçileri çad›rlar›nda ziyaret ederek sorunlar›n› dinledik. ‹flçiler direnifli kötü koflullarda sürdürüyorlar. ‹çecek sular›, yatacak yerleri yok. Adana’daki kamuoyundan destek de oldukça zay›f. Komite sözcüsü Mehmet Çelebi’nin görüfllerini ald›k. - Bize kendinizi tan›t›p, çal›flma koflullar›yla ilgili bilgi verir misiniz? - Burada 3 y›ld›r floför olarak çal›fl›yorum. fiu an burada 965 kifli görünüyor, ancak faal olarak 800 kifli çal›fl›yor. Baz› ar-

Emekçinin Gündemi GER‹DE BIRAKTI⁄IMIZ SÜREC‹N DERS VE DENEY‹MLER‹ ‹LE ÖNÜMÜZDEK‹ SÜREC‹ ÖREL‹M! Her siyasal çal›flma ya da çal›flmalar›n baflar›s›n›n mücadele pratikleri ile ölçüldü¤ünü biliyoruz. S›n›f mücadelesinde baz› tarihlerin önemli bir yeri vard›r. 1 May›s ve yaklaflan 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’nin y›l dönümü de bunlardan biridir. ‹flçi s›n›f›n›n mücadele tarihindeki bu gün ya da günlerde yükledi¤imiz sorumlulukla daha yo¤un bir çaba göstermek do¤ru ve yap›lmas› gerekendir. Bu çal›flmalar›n sonucunda ortaya ç›kan kimi eksikler ve yetmezlikler görülerek, gelecekte daha iyisini yapmak için ders ç›kart›lmas› da önemli ve olmazsa olmazd›r. 1 May›s 2006 öncesi bürokrat ve sar› sendikac›lar taraf›ndan 1 May›s’›n salonlara hapsedilmesi ya da merkezi bir yerde “sembolik” kutlanmasa› tart›flmalar› ile bafllat›lan süreç, asl›nda bu anlay›fllar›n, özelde 1 May›s 2006’y› nas›l ele ald›kla-

r›n›, genelde ise iflçi s›n›f›n›n mücadele tarihindeki önemli günlere bak›fl aç›lar›n› göstermeye yetiyordu. Bu, ayn› zamanda fiili sald›r›lar›n sendikal hareket içindeki aya¤› anlam›na da gelmektedir. Bu anlay›fl sahipleri bu y›l ifl gününe denk gelen 1 May›s’› iflçileri ve devrimcileri katmayarak anlams›zlaflt›rmak, adeta sabote etmek istemifllerdir. Ancak sendikalar›n içinde bulunan baflta Devrimci Demokratik Sendikal Birlik anlay›fl› olmak üzere, ilerici ve demokrat sendikac›lar›n çaba ve tav›rlar› sonucu bu çabalar geçersiz k›l›nd› ve ayn› anlay›fl sahipleri 1 May›s’›n sokaklarda kutlanmas›na kerhen de olsa “evet” demek zorunda kald›. Üç büyük konfederasyonun iflçi say›s› yaklafl›k 9 bin civar›d›r. Oysa bunlardan tam da 1 May›s’›n özüne uygun olarak üretimi durdurarak alana ç›kan sendika

kadafllar›m›z hiçbir neden olmadan iflten ç›kar›ld›. S›ra ne zaman bize gelecek diye korkuyla yafl›yoruz. Buradaki arkadafllardan baz›lar› kamyonun arkas›ndan elleriyle çöp topluyor. Biz floförüz. Bir de caddeleri süpüren arkadafllar›m›z var. fiirket taflerona ba¤l› çal›fl›yor. Biz eme¤imize sayg› gösterilmesini istiyoruz. Arkadafllar›m›z elleriyle çöp topluyor, buna sayg› gösterilmesini istiyoruz. - Direnifl nas›l geliflti, talepleriniz nelerdir? - Bizim en önemli sorunumuz ifl güvencesi. ‹fl güvencemiz yok. Sebepsiz yere iflten at›lan arkadafllar›m›z›n ifle geri al›nmas›n› istiyoruz. Taleplerimizi baflkan›m›za ilettik. Bize doyurucu bir cevap gelmedi. Biz ise vazgeçmedik eylemimizden. Halen bekliyoruz gerekirse bir sene, gerekirse iki sene bekleriz. Biz bedel ödemeye haz›r›z, bakal›m Seyhan Belediyesi ne kadar bedel ödeyecek? Baflkan›m›z bizi muhattap alm›yor. Bir geldi konufltu, aba alt›ndan sopa gösterdi. - Mücadelenizi nas›l sürdüreceksiniz, sendikaya üye olmay› düflünüyor musunuz? - fiu anda yeni iflçileri getirdiler onlar› çal›flt›r›yorlar. Ehliyetsiz insanlar› çal›flt›r›yorlar. Biz onlarla görüfltük. Baz›lar› bize

sayg› duydular, kendileri de bizim gibi iflçi, bugün bize yar›n onlara. Burada arkadafllar›m›zdan hiçbiri sendikaya üye de¤il. Üye olmay› düflünmüyoruz. Bir komitemiz var, görüflmeleri sürdürüyor. Burada tafleronlar geçici. Arkadafllar›m›zla sonuna kadar buraday›z. Biz ifle girmek için tekrar flirkete gittik, ancak flirket bizi kabul etmedi. fiirket arkadafllar›m›z› göndermek istedi, biz 10- 15 kifli gönüllü olduk, ancak bunu da kabul etmediler. - Uzun süredir burada çal›flan bir iflçi olarak bize geliflmeleri anlat›r m›s›n›z? - Benim ismim Veysel. 6 y›ld›r Seyhan Belediyesi Temizlik ‹flleri Müdürlü¤ü’nde çal›fl›yorum. Baflkanlar›m›z tafleronlar arac›l›¤›yla eme¤imizi peflkefl çekiyorlar. 4 ay içinde sigortalar›m›z ancak 15 gün yatm›flt›r. Sakal›m›z var diye iflten ç›kar›l›yoruz. Bir gün gelmedi¤imizde dört günlük yevmiyemiz kesiliyor. Bizden durduk yerde 40-50 milyon para kesiyorlar. Dü¤ünümüz oluyor, cenazemiz oluyor ücretsiz izne gönderiyorlar. Bu zamana kadar sustuk, bu son yapt›klar› barda¤› tafl›ran son damla oldu. Arkadafllar›m›z iflten ç›kar›ld›. Belediye’nin bünyesinde çal›flmak istiyoruz. Biz kadrolu, sözleflmeli çal›flmak istiyoruz. (Mersin)

say›s› ise dördü geçmemektedir. Bu sendikalar aras›nda Deri-‹fl, Belediye-‹fl, Genel-‹fl ve Tez Koop-‹fl say›labilir. Bunun d›fl›nda di¤er sendikalar ve flubeleri ise 1 May›s’a adeta temsili düzeyde kat›lm›fl, hatta baz› sendikalar›n yöneticileri dahi alanlara ç›kmam›flt›r. Bu iki anlay›fl, aras›ndaki fark, aç›kt›r ki iflçi s›n›f› mücadelesine olan inanç ile bu inanc›n beslendi¤i siyasal kaynakt›r. 2006 1 May›s kutlamalar›ndan ç›karaca¤›m›z dersler, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik anlay›fl›n› savunan her birey ve örgütleyici iflçi için, s›n›f içindeki etkinli¤i siyasallaflt›rman›n ve daha ileri ç›karman›n ad›m› olmal›d›r. 2006 1 May›s’› göstermifltir ki, iflçi s›n›f› içindeki çal›flma siyasal olarak istenilen yerde de¤ildir. ‹fl gününe denk gelmesi vb. etkenler yetersizliklerimizin tek bafl›na nedeni de¤ildir. S›n›f içindeki etkinlik, siyasal olarak dönüflmemifltir. Bu, 23 Nisan’da yap›lan sempozyumda da kendini göstermifltir. Genel sendikal hareket için de ayn› de¤erlendirme yap›labilir. Özellikle son süreçte devam eden iflçi direnifllerine bakt›¤›m›zda çal›flmalar›m›za h›z vermemiz gerekti¤i ortadad›r. Deri ifl kolunda direnifller devam ederken,

özellikle fieker-‹fl Sendikas’›n›n tüm Türkiye çap›nda bafllatt›¤› eylemlilik süreci, kamuoyunda önemli bir yer edinmifltir. Amasya’dan Kars’a; Bal›kesir’den Çorum’a kadar genifl bir yelpaze içinde yap›lan eylemler iflçi ve köylülerin ayn› fliarlar etraf›nda buluflmas›n›n da güzel örneklerini yaratm›flt›r. DDSB iflçi s›n›f› içinde iddial› bir anlay›flt›r. Ve bu iddiaya uygun örgütlenmek hepimizin omuzlar›ndaki en acil görevdir. Sendikal hareketin dibe vurdu¤u bu süreçte, örgütlenen direnifllerle iflçi s›n›f›n› örgütleme ad›mlar› atan DDSB anlay›fl›n›n, bu çabalar› sendikal hareketin dura¤anl›¤›na karfl› küçümsenemeyecek kadar önemlidir. S›n›f içinde zaman zaman harekete geçen ve saman alevi gibi yan›p sönen tepkiler yerine programl› ve uzun vadeli bir mücadele hatt› ç›kar›lmal›d›r. Bunu hem sistemden kaynakl› mevcut sald›r›lara karfl› hem de sar› sendikal anlay›fllara karfl› bir muhalefeti örgütleyerek yapmal›y›z. Bu anlamda Belediye-‹fl ‹stanbul flubeleri, Deri-‹fl Tuzla fiubesi ve Haber-‹fl 1 No’lu flube taraf›ndan “Türk‹fl, Hak-‹fl, D‹SK yüzünü sermayeye de¤il, iflçilere dön” fliar› ile örgütlenen eylem önemli ve anlaml›d›r.


6

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

TC mahkemelerinin verebilece¤i olas› bir karar› emperyalist bir flirketle birlikte nas›l bofla ç›kartacaklar›n›n hesaplar›n› yapan devlet yetkilileri, asl›nda uflakl›k rolleri gere¤i neleri yapabileceklerini de bir kez daha göstermifl oluyorlar.

“Cargil için ne gerekiyorsa yap›n!”

Baflbakanl›k taraf›ndan Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤›’na gönderilen bir yaz› ile Cargill’in mahkemenin alaca¤› olas› bir olumsuz karara karfl› kurtar›lmas› emredildi ve bu emirlere uygun olarak ilk ad›mlar at›lmaya baflland›. Bas›nda “AKP hükümetinin bir skandala daha imza atmas›” olarak verilen haberlerde üzerinde durulan önemli noktalardan bir tanesi, Cargill hakk›nda verilebilecek olas› olumsuz bir kararda Cargill’i kurtarmak için yap›labilecek kanun de¤ifliklikleri s›ralanmas› oldu. Bu tavsiyeler aras›nda Bursa’da kitle örgütleri taraf›ndan oluflturulan Toprak Kurulu’nun yasalardan kaynaklanan yetkilerinin elinden al›nmas› da var. Ziraat Mühendisleri, Bursa Barosu ve TEMA Vakf› taraf›ndan bas›na duyurulan ve Baflbakanl›k Hukuk Müflavirli¤i antetli belgede, özellikle Bursa’da Karap›nar bölgesinde bulunan Cargill aleyhine aç›lm›fl davalarla ilgili geliflmeler aktar›larak flöyle deniliyor; “Davalara karfl› haz›rlanacak dilekçelerde izlenecek stratejiyi belirlemek ve yarg› süreci sonunda verilebilecek olas› bir aleyhte kararda izlenecek yol ve yöntemleri tespit etmek üzere Baflbakanl›k’ta, 10.04.2006 tarihinde Müsteflar Yard›mc›s› Mustafa Çetin baflkanl›¤›nda, Bay›nd›rl›k ve ‹skan Bakanl›¤›, Sanayi ve Ticaret Bakanl›¤›, Devlet Planlama Teflkilat› ve Cargill firmas› yetkililerinin kat›l›m›yla bir toplant› gerçeklefltirilmifltir.” Bu ifade ile emperyalizme uflakl›¤›n

bir itiraf› daha yap›lm›fl oluyor. TC mahkemelerinin verebilece¤i olas› bir karar› emperyalist bir flirketle birlikte nas›l bofla ç›kartacaklar›n›n hesaplar›n› yapan devlet yetkilileri, asl›nda uflakl›k rolleri gere¤i neleri yapabileceklerini de bir kez daha göstermifl oluyorlar. Yine ayn› belgede olas› bir olumsuz karar durumunda Tar›m Bakanl›¤›’n›n yapmas› gerekenlerde s›ralan›yor; “Daha Temmuz 2005’te kabul edilen 5403 say›l› Toprak Koruma ve Arazi Kullan›m› Kanunu’nda yap›lacak bir de¤ifliklikle ildeki kamu kurum ve kurulufllar› ile üniverseti temsilcileri yan›nda sivil toplum örgütü temsilcilerinin kat›l›m›yla oluflan Toprak Kurulu’nun bu kanundan kaynaklanan yetkisinin, tar›m ürünü iflleyen ve ileri teknoloji kullanan mevcut tesislerin bulundu¤u alanlar için Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤›’na devredilmesinin sa¤lanabilece¤i ve böylece sivil toplum örgütlerinin bu konudaki olumsuz tutumlar›n›n ber taraf edilebilece¤i…” vb. Bursa’da bulanan Kurban da¤›n›n bir ucu Gemlik’e di¤er ucu ‹znik’e do¤ru uzanmakta ve Orhangazi’nin de Güney’ine düflmektedir. Çok çeflitli tar›m yap›lan bu ova, son derece verimlidir. Da¤›n eteklerinde ve alçak yerlerinde, Türkiye’nin en lezzetli zeytinlerinin yetiflti¤i zeytin a¤açlar› ve meyve bahçeleri vard›r. Bu ovay› da içine alan ‹znik gölü havzas› ise su temizli¤i aç›s›ndan ender yerler ara-

Narenciye üreticisinden protesto Türkiye’nin turunçgil üretiminin yüzde 88’inin karfl›land›¤› Mersin’deki narenciye bahçelerinde, toplanmayan ürünler dal›nda kald›. Ürünlerine dal›nda kilosu 50 Ykr’ya al›c› bulamayan narenciye üreticileri, Mersin’in Erdemli ilçesine ba¤l› Kayac› köyünde toplan›p, eylem yapt›. Yaklafl›k 50 üretici, “Anan› al götür, limonu da götür”, “Çiftçiyi ve köylüyü

ekme¤e muhtaç ettiniz”, “1 kilo limonun girdisi 125 YKR, sat›fl 50 YKR”, “Limon portakal dalda kald›” yaz›l› dövizler tafl›d›. 5 sand›k dolusu limonu Lemas Çay›’na döken köylüler, son iki y›ld›r yaflanan olumsuzluklar nedeniyle narenciye üreticisinin iflas etti¤ini söyleyerek, hükümeti acil önlem almaya ça¤›rd›. (Mersin)

s›nda say›lmaktad›r. ‹flte bu ovan›n ortas›na kondurulmaya çal›fl›lan Cargill, bu güzelliklerin yok edilmesi için AKP hükümeti ile el birli¤i yapmakta ve TC devleti bu u¤urda hiçbir uygulamadan kaç›nmamaktad›r. Cargill M›s›r Niflastas› Fabrikas›, ulusötesi bir flirket olan Cargill’in kâr için insan yaflam›n› hiçe sayan uygulamalar›ndan sadece biri. Bu flirket masaya yat›r›ld›¤›nda ortaya ç›kan onlarca gerçekten biri de çevre kirlili¤i yaratmas›d›r. En son görüflmelerde sosyal güvenlik ve tahkimin arkas›ndan IMF’ye yap›lma sözü verilen tar›m reformunun da asl›nda kimlere yarad›¤› da böylece ortaya ç›kmaktad›r. Bursa aç›s›ndan en önemli yanlardan birisi bu fabrikan›n, 1. s›n›f bir tar›m arazisine kurulmak istenmesi ve günde yaklafl›k üç bin ton suyu kullanarak kirletecek olmas›d›r. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odas› Bursa fiube Baflkan› Y›lmaz Oktay, “tesisin kurulmak istendi¤i yer, ‹znik-Orhangazi Sulama Projesi’nin uyguland›¤› alan›n ortas›nda kalmaktad›r. Böyle bir bölgede çok su kullanacak bir tesisin, çevreye olumsuz etkileri olmayaca¤›n› iddia etmek, hiç kimseye inand›r›c› gelmemektedir” diyerek asl›nda devletin cafcafl› bir flekilde sundu¤u reform ve yasalar›n kimlerin ç›karlar›n› savundu¤unu da aç›k etmektedir. Yine Bursa Barosu baflkan› Ali Arabac›, Bursa Ovas› ve Uluda¤’dan sonra flimdi de göllerin talan›na s›ra geldi¤ini söyleyerek tesisin bölgeye verece¤i zarar›n alt›n› çizmifltir.

Çevre düflman› Cargill… Bu flirketin çevreye verdi¤i büyük zararlar herkes taraf›ndan bilinmektedir dedik. Örne¤in 1997 Temmuz’unda Güneydo¤u Asya’da büyük bir orman yang›n› yaflanm›flt›. Sumatra adas›nda binlerce hektar orman yanm›flt›. Suharto diktatörlü¤ü suçu tar›m arazisi açmak isteyen köylülere atmak istemiflti. Çünkü devlet, Java adas›n›n flehirlerindeki insanlar› Sumatra gibi az nüfuslu adalara göç ettirmekteydi. Ancak yap›lan araflt›rmalar gerçekleri a盤a ç›kartt›. Gerçek fluydu ki, Endonezya,

emperyalist flirketlerin ç›karlar› gere¤i orman temizli¤i yap›yordu. Bundan k›sa bir zaman önce ise Cargill, büyük bir göçmen iflsiz kitlesinin bulundu¤u Endonezya’n›n bu adas›na hurma a¤ac› fidanl›¤› kuraca¤›n› ve bir milyon hurma a¤ac›na gereksinim duyacak dev bir hurma ya¤› tesisi projesine bafllayaca¤›n› duyurmufltu. Yine yap›lan araflt›rmalara göre Cargill, 1993’te Ekonomik Öncelikler Konseyi taraf›ndan ABD’nin en kötü çevre suçlular› listesinde yer ald›. Bunun nedeni ise 1988’de bir Cargill tesisisinin, 40.000 galon zehirli fosforik asidi Florida’daki Alafia nehrine dökerek büyük miktarda bal›k ölümüne neden olmas› idi. 1991’de Konsey, onu kendi sektöründe hava kirlili¤ini kay›t alt›na almaya r›za gösterme konusunda en kötü flirket olarak belirledi. ABD Çevre Koruma Ajans›’na göre Cargill, en fazla zehirli madde ç›karan iki flirketten biri.

Cargill GDO üretiyor! Daha önceki say›lar›m›zda Geneti¤i Bozulmufl Organizmalar›n insan sa¤l›¤› üzerindeki korkunç etkileri ile ilgili yaz›lar›m›z yay›nlanm›flt›. Cargill’in ya¤ üretimi için ayçiçe¤ine alternatif olarak Samsun ve ilçelerinde yerlefltirmeye çal›flt›¤› Kanola bitkisinin de benzer özellikler tafl›d›¤›n› Türkiye Ziraat Odalar› Birli¤i baflkan› Faruk Yücel’in aç›klamalar›nda ortaya ç›k›yor; “Kanola, hibrit nitelikli tohumlu bir bitki oldu¤undan her y›l yenilenmesi gerekir. Yani bu y›l üretilen üründen elde edilen tohum gelecek y›l kesinlikle ekilmemeli. Mutlaka ve mutlaka yeni tohum al›nmal›. Çünkü bunun kanser yapt›¤› tahlillerle kan›tlanm›flt›r.” (AA, 25/08/1998) Tam da bu tart›flmalar›n ortas›nda bu flirketlerin üretti¤i hormonlu ve di¤er katk›l› besinlerin zararlar› iyice a盤a ç›km›fl durumda. Tüm bunlara ra¤men AKP hükümeti ise çok aleni bir flekilde emperyalist flirketlere olan uflakl›¤›n› yerine getirmekten çekinmiyor. (H. Merkezi)

fianl›urfa’da pamuk ‘deste¤i’ izdiham› 8 May›s Pazartesi günü fianl›urfal› köylülerinin 2005 y›l› pamuk ürünü deste¤ini almak için oluflturdu¤u kuyrukta izdiham yafland›. fianl›urfa’da pamuk üreticileri, 2005 y›l›n›n pamuk deste¤ini almak için sabah›n erken saatlerinden itibaren kuyru¤a girdi. Kent genelinde 20 bin 232 kifliye ödeme

yap›laca¤› bildirilirken, banka personelinin yetersizli¤i nedeniyle zaman zaman izdiham yafland›. Konuyla ilgili bilgi veren Ziraat Bankas› fianl›urfa fiubesi Müdürü Coflkun Turgut, fianl›urfa merkezde ise 5 bin 370 kifliye de 52 milyon YTL para deste¤i verilece¤ini belirtti. (H. Merkezi)


7

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

F›nd›k üreticileri F‹SKOB‹RL‹K’e tepkili! Karadeniz’deki f›nd›k üreticileri Fiskobirlik’in f›nd›k paralar›n› halen ödememesi ve f›nd›k al›m fiyat›n›n 3 YTL’ye düflmesinden kaynakl› zor günler yaflarken; çay üreticileri ise yafl çay sezonunun aç›lmas›na ra¤men taban fiyat›n aç›klanmamas›na tepki gösteriyor. Akçaabat’ta biraraya gelen çeflitli kurum ve kurulufllar yapt›klar› aç›klamayla 2005 y›l›nda F‹SKOB‹RL‹K taraf›ndan al›m› yap›lan f›nd›k paralar›n›n flu ana kadar ödenmemesinin piyasay› t›kama noktas›na getirdi¤ine dikkat çekti. Yap›lan aç›klamada f›nd›k ve tütün üreticisinin ülke ve bölge ekonomisine katk›s›n›n küçümsenmeyecek boyutlarda oldu¤unu, f›nd›¤›n bölge insan›na, esnafa, gencinden yafll›s›na ifl ve afl oldu¤unu belirtilerek, “Hal böyleyken 2005 y›l›nda F‹SKOB‹RL‹K taraf›ndan al›m› yap›lan f›nd›k paralar›n›n flu ana kadar ödenmemesi, f›nd›k üreticisini tamamen darbo¤aza sürüklemifltir. Bu durumda toplumun huzurunu olumsuz etkiler hale gelmifltir. Tek tesellimiz tütün ve di¤er tar›m ürünlerinin bedellerinin ödenmifl olmas›d›r. Ödenmeyen f›nd›k paralar› piyasalar› adeta t›kanma noktas›na getirmifltir. Bir taraftan hükümet ‘F‹SKOB‹RL‹K’in borcunu defalarca

sildik’ diyor, di¤er taraf›ndan F‹SKOB‹RL‹K ‘kredi bulamad›k’ aç›klamas› yap›yor” denildi. Yap›lan aç›klaman›n devam›nda F‹SKOB‹RL‹K yöneticilerine seslenilerek flu sorular›n yan›tlanmas› istendi: “F‹SKOB‹RL‹K taraf›ndan 2005 y›l› f›nd›k al›m sezonunda kaç bin ton f›nd›k al›nm›flt›r? F›nd›k al›m fiyat› ortalama nedir? Al›nan f›nd›ktan ne kadar› sat›lm›fl ve ne kadar› stoklarda mevcuttur? Stoklarda mevcut miktar bas›n ve bilirkifli ile tespit edilebilir mi? Bu hususun tespiti için F‹SKOB‹RL‹K kap›lar›n› açabilir mi? F‹SKOB‹RL‹K üreticiye olan borcunu ne zaman ödeyecek? Paralar›n›n olmad›¤›n› söylüyorlar, niçin kredi bulup borçlar›n› ödemiyorlar? Kredi için ipotek veremiyorlar m›? F‹SKOB‹RL‹K’in görevi f›nd›k al›p satmak m›d›r yoksa baflka ifller midir, mesela marketçilik veya üniversite yapmak gibi? F‹SKOB‹RL‹K yönetimi

flu flartlarda maafl almaya devam ediyor mu?” Dünyan›n en çok f›nd›k üretilen yeri olan Ordu’da da f›nd›k fiyatlar› 3.90 YTL’ye düfltü. Ordu Ticaret Borsas› Baflkan› Nejdet Gürsoy, f›nd›k fiyatlar›n›n ne kadar direnç gösterece¤inin kestirilemedi¤ini belirterek, “Bu gidiflle yeni sezonun f›nd›k fiyatlar› çok düflük olacak. Üreticilerimiz ciddi ma¤duriyet yaflayacak” dedi. F‹SKOB‹RL‹K’in sezon bafl›nda f›nd›k fiyatlar›n› aç›klarken hata yapt›¤›n› belirten Gürsoy, flöyle konufltu: “F›nd›k fiyatlar›n›n 6.20 YTL’den bugünkü seviyelere kadar düflmesindeki gerçek sebebin F‹SKOB‹RL‹K taraf›ndan ilan edilen fiyat›n dünya f›nd›k fiyatlar›n›n üzerinde olmas› ve en önemlisi 100 milyon dolar gibi bir parayla 2 milyar dolarl›k ihracat potansiyeli olan bu ürüne hâkim olabilme düflüncesidir.” (H. Merkezi)

Karadenizli çay üreticileri zor durumda Yafl çay sezonunun bafllamas›na k›sa bir süre kalmas›na ra¤men yafl çay taban fiyat›n›n halen aç›klanmamas› Karadenizli çay üreticilerini rahats›z ediyor. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde 204 bin aile taraf›ndan 774 bin dekar alan üzerinde yap›lan çay tar›m›nda üreticiler aç›klanacak fiyat› merakla beklerken, Ziraat Odas›’n›n yafl çay için 850 YKr fiyat belirlemesi üreticilerin tepkisine neden oldu. Birçok üretici, “Bizim paralar›m›zla orada yöneticilik yapanlar bizim haklar›m›z› savunmak-

Köylüler Erdo¤an’› protesto etti “Köylü milletin efendisidir” demagojisini s›k s›k dillendiren, ancak kendisini protesto eden köylülere de “Anan› ald› git buradan” fleklinde yan›t veren R. T. Erdo¤an, köylüler taraf›ndan protesto edilmeye devam ediyor. 3 May›s Çarflamba günü partisinin Ad›yaman’daki il örgütünün 2. Ola¤an Kongresi’ne giden Erdo¤an, Cemil Çiçek, Mehmet Mehdi Eker (Tar›m ve Köy ‹flleri Bakan›) ve baz› miletvekilleri, tütüne konan kotalardan ötürü açl›¤›n efli¤ine gelen köylülerin eylemiyle karfl›land›. Havaalan›ndan kortejler eflli¤inde Atatürk Spor Stadyumu’na giden Erdo¤an’›n yolunu Hasanc›k Beldesi’nde yolu tütün balyalar›yla kapatan 100 kadar köy-

lü kesti. Burada bir yandan dertlerini anlatmaya çal›flan köylüler bir yandan da Erdo¤an’› ve AKP hükümetini protesto etti. Korumalar›n sald›r›s›na maruz kalan köylülerin direniflinin ard›ndan Erdo¤an, olay yerinden derhal uzaklaflt›. Protestonun ard›ndan Atatürk Spor Stadyumu’na gelen Erdo¤an, burada yoldaki protestodan veya tar›ma konan kotalardan ötürü iflas›n efli¤ine gelen binlerce köylülerden hiç bahsetmezken, yapt›¤› icraatlar› balland›rarak anlatt›. Daha sonra ise kimin taraf›nda oldu¤una iflaret edercesine Ad›yaman Organize Sanayisi’ne giden Erdo¤an, burada 36 iflletmenin aç›l›fl›n› yaparak, patronlarla beraber bas›na poz verdi. (H. Merkezi)

tan acizler. Ziraat Odas› bir kilo yafl çay›n maliyetinin kaça mal oldu¤unu çok iyi bilmektedir. Buna ra¤men yafl çay›n fiyat›n›n 850 YKr olmas›n› istemek teslim olmak ve birilerine flirin gözükmekten baflka bir fley de¤ildir” diyerek Ziraat Odas› Baflkan› Nevzat Paliç’e tepki gösterdi. Karadenizli üreticiler geçen y›l destekleme primiyle birlikte 585 YKr olan yafl çay taban fiyat› için 950 YKr ile 1 YTL aras›nda bir fiyat istiyorlar. (H. Merkezi)


8

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

Ermeni soyk›r›m›n› teflhire devam edece¤iz! 28-29 Nisan günlerinde ‹stanbul ve ‹zmit’te Terörle Mücadele fiubesi taraf›ndan yap›lan operasyonda TKP/ML TMLGB örgütüne üye olduklar› iddias›yla gözalt›na al›narak tutuklanan 6 kiflinin, yakaland›klar› yerlerde bulundu¤u iddia edilen “Ermeni Soyk›r›m›n›n hesab›n› soraca¤›z” yaz›l› pankart, burjuva bas›n›n ilgi oda¤› oldu. Örne¤in haberi “Sol terör örgütü T‹KKO sözde soyk›r›m›n hesab›n› soracakm›fl” manfletiyle veren Zaman gazetesi, haberinde Emniyet Müdürü’nün konuyla ilgili aç›klamas›na da geniflçe yer vermifltir. Yine benzer bir aç›klamada 3 May›s tarihli Posta Gazetesi’nde yer al›yor. “Pankarta bak!” bafll›¤› alt›nda verilen haberin içeri¤inde yine Celalettin Cerrah’›n aç›klamalar›na yer veriliyor. Cerrah burada da devletin gözü dönmüfl Ermeni düflmanl›¤›n›n yans›mas› olarak “Örgüt içerisinde Ermeni yan-

l›s› kiflilerin bulundu¤u ve Ermenilerin tafleronlu¤unu yapt›klar› belirlenmifltir” demektedir. Yap›lan bu ve benzeri aç›klamalar vesilesi ile bir kez daha komprador burjuvazi ve büyük toprak a¤alar›n›n devleti olan faflist TC devletinin resmi kurumlar›n›n, çeflitli siyasi partilerin ve bir dizi “sivil” görünümlü örgütlenmesinin; gerek Ermeni Soyk›r›m›n› red ve inkar eden ve gerekse de bu soyk›r›m›

Gazetemiz çal›flanlar› ve okurlar›m›z hedef gösteriliyor! Yaklafl›k 6 ay önce aç›lan gazetemizin Erzincan irtibat bürosu aç›l›fl›ndan bu yana çeflitli engellemelerle karfl›laflm›fl, kitlelere “bunlar terörist” propagandas› yap›larak onlara ulaflmam›z› engellemek istemifltir. Devletin bu teflhirine ra¤men gazete çal›flanlar›m›z ve okurlar›m›z gazetemizi kitlelere ulaflt›rmak için tüm bask›lara ra¤men y›lmam›fl ve her say›m›z›n yayg›n da¤›t›m› yap›lm›flt›r. 6 ayd›r her gazete da¤›t›m›nda devlet ç›kt›¤›m›z belde, köy ve mahallelerde bizi engellemek istemifl, genifl “güvenlik” önlemi alm›fl ve “bunlar terörist, çocuklar›n›z› kand›racaklar” gibi söylemlerle bize kitlelerin içinde suçlu muamelesi yapm›flt›r. Fakat her seferinde eli bofl dönmüfl ve kitlerin sahiplenmesiyle karfl›laflm›flt›r. Gazetemizin ç›kt›¤› tarihlerde ve da¤›t›ma ç›kaca¤›m›z süreçlerde yollarda kimlik kontrolleri yapm›fl, gitti¤imiz yerlerde jandarma ile genifl “önlemler” alarak kitlere gözda¤› vermifltir. Gazetemizle iliflkiye geçenler ve okurlar›m›za bask› yap›lm›flt›r. Yapt›¤›m›z afifller hemen sökülmüfl, kitlerin görmemesi için müdahale edilmifltir. Ocak ay› içerisinde Ulalar Beldesi’nde gazete da¤›t›m›na ç›kt›m›zda jandarma da¤›t›m› engellemek istemiflti. Bu geliflmelerin hemen ard›ndan bu olay› teflhir ve gazetemizi da¤›tman›n meflrulu¤unu kitlelere göstermek için bas›n aç›klamas› yapmak isterken jandarma ve iflbirlikçilerin k›flk›rtmas›yla ve de mahalle muhtar›n›n provokasyonu sonucu iflbirlikçi biri bize sald›rm›fl ve gözalt›na al›nm›fl-

t›k. ‹flte bu olaydan sonra 13 May›s günü bu belde muhtar›n›n garaj›na yap›lan bombalama eyleminin ard›ndan gazete çal›flanlar›m›z ve okurlar›m›z hedef gösterilmek istenmifltir. Cenaze töreninde bir jandarma komutan› “Bu patlaman›n nedeni buraya gazete da¤›t›m›na gelen kiflilerdir” deyip baz› arkadafllar›m›z›n isimini vererek, okurlar›m›z› hedef göstermifltir. Yine rütbeli bir asker cenazede baz› arkadafllar›m›z›n cep telefonu numaras›n› kitleye da¤›tarak, “Da¤›t›ma, afifle gelenler oldu¤unda hemen bize haber verin ki o teröristleri hemen yakalayal›m” demifltir. Bu süreçle beraber gazete da¤›t›m› ve kart sat›fl› yapmak için köylere gitti¤imizde jandarman›n sald›rganl›¤› artm›fl ve köylülerin deyimiyle M‹T ve J‹TEM’den olan kifliler köy ve mahallerde “bak›n, bunlar› sahiplenirseniz, gazete kart al›rsan›z, yar›n sizin de çocuklar›n›z› bombalarlar” demifltir. Patlaman›n ard›ndan burjuva bas›n da yapt›¤› haberlerde Ulalar’da yaflananlar› aktararak, gazetemiz çal›flanlar›n› ve okurlar›m›z› hedef göstermifltir. Ancak bizler tüm bu sald›ralara ra¤men gazetemizi kitlelere ulaflt›rmaya ve çal›flmalar›m›za ara vermeden devam edece¤iz. Bu söylemleri bofla ç›karmak için kitlelere daha fazla gidece¤iz. Bizleri terörist göstermek isteyenlere gerçek teröristin kim oldu¤unu gösterece¤iz. Gazetemiz bayilerden kald›r›lsa da, her da¤›t›m›m›z engellenmek istenip, okur ve çal›flanlar›m›za bask›-gözalt›-tutuklama yap›lsa da bizler gazetemizi kitlelere ulaflt›rmaya devam edece¤iz. (Erzincan ‹K okurlar›)

yürütenleri büyük bir flevkle sahiplenen propagandalar›na tan›k olmaktay›z. Gerçeklefltirilen bu etkinliklerde ve propagandalarda, tarihsel gerçekler büyük bir çabayla gizlenmeye çal›fl›lmakta, ikiyüzlüce ve aymazca bir yalan, inkar faaliyeti sürdürülmektedir. Devlet bugüne kadar Ermeni Soyk›r›m› ile ilgili yürütülen inkar ve çarp›tma propagandalar›n› ele geçirdi¤i pankartla yapmaya devam ederek, “Ermeni örgütler” yaftas› ile emek-

çi halk›m›z›n bilincini devrimci örgütler konusunda buland›r›lmaya çal›fl›lmaktad›r. Alman emperyalizmiyle suç ortakl›¤› içinde olan flovenist, Turanc› Türk hakim s›n›flar›n›n temsilcileri ve onlarla iflbirli¤i içinde olan bir avuç Kürt feodal a¤alar› taraf›ndan Türkiye Ermenilerinin soyk›r›ma u¤rat›lmas› tarihsel bir gerçekliktir. Bu suçu iflleyenler kifli olarak de¤ilse de s›n›f olarak varl›¤›n› sürdürmekte ve gerek ayn› uygulamalar› devam ettirmek, gerek suçu bizzat iflleyenlere sahip ç›kmak suretiyle hesap sorulacak adres özelli¤ini korumaktad›r. Dün Türkiye Ermenilerine uygulanan “Türklefltirme” ve yok etme politikas›, faflist TC tarihi boyunca oldu¤u gibi bugün de yine ayn› barbarl›k ve vahflilikle, baflta Kürt ulusuna ve di¤er az›nl›k milliyetlere karfl› da uygulanmaya devam etmektedir.

Okurlar›m›za gözalt›! brahim Kaypakkaya’y› katlediliflinin 33. y›l›nda onu anmak, yaflatmak ve halk kitlelerine tafl›mak amac›yla May›s ay›nda bir dizi çal›flma yap›l›yor. Bu çal›flmalar s›ras›nda afifl yapan okurlar›m›z ve çal›flanlar›m›z kolluk kuvvetleri taraf›ndan gözalt›na al›narak saatlerce karakolda bekletilmifl ve milyarlarca lira para cezas› kesilmifltir. 13 May›s günü E-5 yolu üzerinde afifl yapan 5 okurumuz Ambarlar Köprüsü’nde üzerlerine silah do¤rultularak gözalt›na al›nm›fl

Merkezefendi Polis Karakolu’na götürülmüfl ve akflam saatlerinde Zeytinburnu Savc›l›¤›’ndan serbest b›rak›lm›flt›r. 14 May›s günü de Merter Metro ‹stasyonu civar›nda afifl yapan 5 okurumuz gözalt›na al›nm›fl, Merter Polis Karakolu’na götürülerek saatlerce bekletilmifltir. Toplam 15 bin YTL (15 milyar) lira çevre kirletme cezas› kesilen okurlar›m›z ayn› gün akflam saatlerinde karakoldan serbest b›rak›lm›flt›r. (‹stanbul)

“Gelin canlar” canlar›n›za k›yal›m! unceli Emniyet Müdürlü¤ü ailelere birer mektup göndererek, aileleri çoçuklar›n› ihbar etmeye ça¤›rd›. “Gelin canlar bir olal›m” bafll›¤›n› tafl›yan bildiri aileleri ihbarc›l›¤a sevk etme amac›n› tafl›yor. Panellerin, derneklerin ve yürüyüfllerin “terör” olarak nitelendi¤i mektupta, “çocuklar›n›z› pavyon, bar gibi batakl›klardan uzak tutun, kahvehane köflelerinde gençliklerini çürütmelerine izin vermeyin vb.” ifadeler yer alm›yor. Bu tarz ifadelerin yer almamas›, her türlü uyuflturucu madde, fuhufl ve çeteleri kendi elleriyle bölgeye konuflland›ran devletin amac›n› aç›kl›yor. Bütün bu yozlaflt›rman›n yan›nda geriye iflbirlikçi a¤›n› örmek kal›yor. ‹flte bunu da gene halk›n de¤erlerine sald›rarak yap›yor. Tunceli Emniyet Müdürlü¤ü, bas›n aç›klamalar›na kat›lanlar› “fifllemek” gibi bir niyetleri olmad›¤›n› söyleyerek, “Polis ile ö¤renciler karfl› karfl›ya getirilmek isteniyor” diye yaz›yor mek-

T

tupta. Polisle bir kere dahi ifli olmayan birisini sadece memleketinden, ulusal kimli¤inden dolay› d›fllayan, hor gören ve linç ettiren sanki kendileri de¤ilmifl gibi göstermeye çal›fl›yor. “Her türlü s›k›nt›n›z› bizimle paylaflabilirsiniz” diyerek, aç›kça yap›lan iflbirli¤inin karfl›l›¤›nda verilecek ‘ödülün’ propagandas› da yap›l›yor. Bilindi¤i gibi ç›kar›lmas› hedeflenen yeni Terörle Mücadele Yasas›’nda “çocuklar›n› teröre teflvik” eden ailelere hapis ve para cezalar› öngörülmektedir. Tunceli Emniyet Müdürlü¤ü’nün yapt›¤› bu son ça¤r› ise yasan›n daha yürürlü¤e koyulmadan uygulanmaya baflland›¤›n› göstermektedir. Zira devletin T. Kürdistan›’ndaki uygulamalar› gere¤i bu tarz yasalara ihtiyaç duymad›¤› da bir gerçektir. Sokakta gezen herkesin “terörist” potansiyeli tafl›d›¤› bölgede, do¤al olarak da herkes öldürülme tehlikesi ile karfl› karfl›yad›r. (Erzincan)


9

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Ölümsüzlükleri kavgam›z›n bafllang›c›d›r! z›rlad›¤› sald›r›n›n bir orta¤› oldu¤unu ancak bu sald›r›lar›n direniflle karfl›laflaca¤›n› söyledi. Aç›klaman›n ard›ndan Grup Yorum türkü ve marfllar›yla kitleyi coflturdu. (‹stanbul)

Yolunuz yolumuzdur… Denizler 6 May›s günü saat 13:30’da Kemeralt› giriflinde YDG, SGDF, DTP Gençlik Meclisleri, SDG, YÖGEH, TÖP, Genç Bak›fl Dergisi, ‹flçi Mücadelesi, ÖGDG, Dev-Lis ve Alternatif Özgür Liseliler taraf›ndan yap›lan kitlesel bas›n aç›klamas›yla an›ld›.

6 May›s 1972 tarihinde katledilen Denizler bu y›l da coflku ile an›ld›lar. Saat 12:30’da Taksim’de Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan kitle, “Devrim flehitleri ölümsüzdür” slogan› eflli¤inde pankartlar›n› açt›. Aralar›nda Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu’nun da oldu¤u birçok kurum, burada sloganlar ve dövizlerle topland›. Polisin yo¤un güvenlik önlemi(!) alt›nda yürüyüfle bafllayan kitle, sloganlar ve sesli ajitasyonla Dolmabahçe’ye kadar yürüdü. Dolmabahçe ‹skelesi’nin yan›ndaki alanda toplanan kitle burada “Kahrolsun emperyalizm, yaflas›n mücadelemiz”, “Emperyalistler, iflbirlikçiler, 6. Filo’yu

unutmay›n”, “Deniz, Mahir, ‹bo; fiehitlere sözümüz devrim olacak” sloganlar›n› att›. Kitle önce tüm devrim flehitleri için bir dakikal›k sayg› durufluna ça¤r›ld›. Kitle ad›na ortak bas›n metnini okuyan Bülent Arslan; emperyalizmin iflgal politikalar›na maruz kalan Irak halk›n›n direniflinden bahsederek, “Emperyalistler Irak’› iflgal etti ama halklar›n direnifli karfl›s›nda duramayacaklar” dedi. Arslan ayr›ca, devletin ç›karmak istedi¤i TMY, GSS gibi yasalara ve tutsaklara uygulanan tecrit iflkencesine de¤inerek; tüm bunlar›n emperyalistlerin ve onlar›n yerli iflbirlikçilerinin politikalar› oldu¤unu anlatt›. Bu yüzden Türk devletinin ABD’nin ‹ran’a ha-

Katliam politikalar›na göz yummayal›m! 10 May›s Çarflamba günü Ca¤alo¤lu’ndaki ‹ran Konsoloslu¤u önünde bir araya gelen kitle burada yap›lan bas›n aç›klamas›yla ‹ran devletinin Türkiye devleti ile operasyonlar vesilesi ile yapt›¤› katliam ortakl›¤›n› k›nad›. Analar›n siyah çelengi Konsolosluk duvar›na b›rakmas›yla bafllayan eylemde kitle ad›na aç›klama yapan Yakay-Der yönetim kurulu üyesi Hasan Karakoç; Kürtlerin yaflad›klar› bölgede önemli bir role sahip olmalar›na karfl›l›k, mevcut devletlerin ve bunlar›n efendileri emperyalistlerin Kürtleri “statüsüz” b›rakma planlar›-

na devam etti¤ini söyledi. Türkiye devletinin s›n›ra yapt›¤› askeri y›¤›na¤a dikkat çeken Karakoç; zaten çözümsüzlüklerle rant sa¤layan kesimlerin Türkiye’de fazlas›yla beslendi¤ini belirterek, “Terörle Mücadele Yasas›” arac›l›¤›yla da emekçilerin haklar›n›n gasp edilece¤ini ve bunlar›n birbirlerine paralel politikalar oldu¤unu söyledi. ‹ran’›n a¤›r silahlarla gerilla ve Kürt halk› üzerinde giriflti¤i imha politikas›na vurgu yapan Karakoç, ‹ran’›n yan›bafl›ndaki Irak’a tekrar bakmas› gerekti¤ini belirtti ve ekledi; “Aksi taktirde baflta Kürtler olmak üzere, halklar kendi meflru, demokratik mücadelelerini sürdürmekte tereddüt etmeyeceklerdir.” DTP, MKM, Göç-Der, YÖGEH, Asr›n Hukuk Bürosu, ESP gibi kurum ve kuruluflun imzas›n›n oldu¤u aç›klama, kitlenin alk›fllar› ile son buldu. (‹stanbul)

Devrim flehitleri için yap›lan bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Faflizme karfl› omuz omuza”, “Denizlerin yolu yolumuzdur” sloganlar›n› atan kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› Volkan Ifl›l okudu. Aç›klama “Yine May›s ay›nda kardefllik, özgürlük için mücadele eden ve bu onurlu mücadele sonucu flehit düflen ‹brahim Kaypakkaya’y›, Haki Karer’i, Dörtleri, Hüseyin Kayac› ve Kemal Pir’i tüm devrimci duygular›m›zla selaml›yoruz” denildi. Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in resimlerinin oldu¤u pankart ve birçok devrim flehidinin resminin tafl›nd›¤› eylemde, kitle hep bir a¤›zdan devrimci marfllar› söyledi. Devrimci önderlerin isimlerinin okundu¤u ve kitlenin “Aram›zda” fleklinde cevaplad›¤› sloganlar›n ard›ndan “Yaflas›n devrimci dayan›flma” slogan›yla eylem sona erdi. (‹zmir)

Emperyalizme karfl› Deniz olunmal›! 6 May›s günü saat 12:15’te ‹HD önünde biraraya gelen YDG, SGD, DGH, YÖGEH, SDP Gençli¤i, Halkevleri ve TKP gençli¤i dövizler ve flamalarla Tafl binaya do¤ru yürüyüfle geçti. “Emperyalizme karfl› Deniz olunmal›Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” yaz›l› ve Denizlerin resminin oldu¤u pankart açan kitle “Emperyalistler, iflbirlikçiler 6. Filo’yu unutmay›n”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür” sloganlar›n› hayk›rarak Tafl Bina önünde “Gün Do¤du” marfl›n› okudu. Ard›ndan bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. Temsili dara¤ac›n›n tafl›nd›¤› eylemde okunan bas›n aç›klamas›nda; özellikle son süreçte artan flovenist sald›r›lara da de¤inildi. (Mersin)

Mücadelemizde yafl›yorlar... Denizler 6 May›s’ta Ankara Karfl›yaka’da mezarlar› bafl›nda an›ld›lar. Pankartlar, dövizler tafl›narak, sloganlar›n yank›land›¤› anmada çeflitli konuflmalar yap›ld›. Ard›ndan Mad›mak Oteli’nde yanarak flehit düflenlerin mezarlar›na geçilerek, sayg› duruflunda bulundu ve konuflmalar yap›ld›. Karfl›yaka Mezarl›¤›’nda yaklafl›k 2 saat süren anma etkinli¤inden sonra Mücadele Birli¤i Platformu taraf›ndan Abdi ‹pekçi Park›’nda miting yap›ld›. Sakarya Caddesi’nde de baz› siyasi partiler bas›n aç›klamas› yaparak Deniz, Yusuf, Hüseyin’i and›. (Ankara)

Devrimcilere yönelik sald›r›lar sürüyor:

Jitem, Bayram ‹çlek’i kaç›rd› Bir süredir ‹zmir’de devrimcilere yönelik kaç›rma, tehdit ve ajanl›k dayatmalar› haberlerine yer veriyoruz. Bunun en son örne¤i Ege Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i üyesi Bayram ‹çlek’tir. Bir süredir kendisinden haber al›namayan ‹çlek, 8 May›s günü ‹zmir ÇHD’de bir bas›n aç›klamas› yaparak, bafl›ndan geçenleri anlatt›. 21 Nisan günü Bornova’da otobüse binerken 35 ZR 8268 plakal› koyu mavi renkli bir minibüsten inen 6 J‹TEM eleman› taraf›ndan kaç›r›ld›¤›n› anlatan Bayram ‹çlek, bafl›na siyah bir bez ba¤land›¤›n›, 50-55 dakika yolda gittiklerini bu arada sürekli tehdit ve hakaretlere u¤rayarak ölümle tehdit edildi¤ini anlatt›. Kendisini kaç›ranlar›n eflgâllerini ayr›nt›l› bir flekilde tarif eden ‹fllek, kendisinin Manisa Jandarma Merkez Karakolu’na götürüldü¤ünü, tuvalet kokan bir yere kapatt›ktan sonra ç›r›lç›plak soyularak iflkenceye u¤rad›¤›n› anlatt›. Koltuk altlar›ndan, belinden ve ayaklar›ndan kal›n ve so¤uk bir boruya ast›klar›n›, burada kendisine elektrik verildi¤ini ve kaba daya¤a maruz kald›¤›n› anlatan ‹çlek, daha sonra kum torbalar›yla dövüldü¤ünü de sözlerine ekledi. Sürekli kendisine “devrimcili¤i b›rak”

fleklinde bask› yap›ld›¤›n› anlatan ‹çlek, daha sonra belinden omurili¤ine bir i¤ne yap›ld›¤›n›, her taraf›n›n uyufltu¤unu, kat›laflmaya bafllad›¤›n› ve kendinden geçti¤ini söyledi. Kendine geldi¤inde bir da¤ bafl›nda yine ayn› kiflilerce iflkenceye maruz kald›¤›n› anlatt›. ‹çlek “Bugün beni kaç›ranlar›n bu sald›r›s› flahs›ma yönelik de¤ildir. Haklar ve özgürlükler mücadelesi veren tüm kesimlere, hepimize, tüm halka yönelik bir sald›r›d›r... Ama baflaramayacaklar. ‹stedikleri korku dalgas›n› egemen k›lamayacaklar” sözleri ile aç›klamas›n› sona erdirdi. (‹zmir)


10

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

Tecriti sadece içerden de¤il, d›flardan da y›kmak için...

3 ay önce “Tecrit Kald›r›ls›n, Talepler Kabul Edilsin” fliar›yla kampanya bafllatan TUYAB’l›lar konuya iliflkin baflta ‹stanbul olmak üzere birçok ilde bas›n aç›klamalar› ve çeflitli eylemler yapm›flt›. Bu kampanya dahilinde Ankara’ya giden ve burada çeflitli kurum temsilcileri ile görüflen TUYAB’l›lar›n çal›flmalar›n› ö¤renmek için Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri’nden Semiha K›rkoç ile k›sa bir söylefli yapt›k. ‹lk olarak K›rkoç’a kampanyan›n amaçlar›n› sorduk. Amaçlar›n›n hem içerde hem de d›flar›daki hücreleri parçalamak oldu¤unu söyleyen K›rkoç, “Herkes kendi durdu¤u yerden bir flekilde ç›rp›n›yor, ancak el ele verip bir fleyler yapma noktas›nda eksi¤iz. Bizim esas amac›m›z bu; ortaklaflabilmek, insanlar›n kendi hücrelerini y›kabilmek ve bu sessizli¤i parçalamak; içerdeki dostlar›m›z›n d›flar›daki sesi olabilmek amac›m›z” dedi. Sadece ‹stanbul’da de¤il, Ankara, ‹zmir ve Adana’da da kendileriyle paralel çal›flan platformlar bulundu¤unu belirten K›rkoç, çal›flman›n önemli bir aya¤›n›n Ankara oldu¤unu vurgulad›. “Sendikalar›n, çeflitli kurumlar›n, özellikle ‹HD Genel Merkezi’nin üzerinden birfleyler yapabilmek için çal›flt›k. Bu sessizli¤i k›ral›m istedik. ‹nsanlar 6 y›l içer-

sinde bunu kan›ksad›lar, kabullendiler. Baflka gündemler de vard›, biz bunlar› da ifllemeyelim demiyoruz. Ama tecrit bugün sadece hapishanelerde yaflanm›yor. Bu topluma da yans›t›lm›fl bir olgu art›k” diyen K›rkoç, Ankara hedeflerini ise flu sözlerle özetledi; “Köylerde bir imece gelene¤i vard›r. Bu birlikte hareket etme gelene¤idir. Biz bunu canland›rmak istedik. Görüfltü¤ümüz kurumlarda bunu sürekli dillendirdik. Biz birlikte bir fleyler yapmak istiyoruz, ortak bir fleyler yapmak istiyoruz. Görüflmelerde birçok kurum ‘Evet, bir fleyler yapmak gerekiyor’ dedi. Ama as›l olarak ortak bir fleyler yapmak gerekiyor.” 10 günlük Ankara faaliyetlerinin yo¤un oldu¤unu, ama istedikleri sonuçlar› alamad›klar›n› sözlerine ekleyen K›rkoç, zaten tecritle mücadele konusuna k›sa vadeli de¤il uzun vadeli bakt›klar›n› yineledi ve yap›lan ziyaretlerin umut verici oldu¤unu ekledi. TUYAB Ankara heyetinin görüflme yapt›¤› kurumlar›n bafl›nda ‹HD Genel Merkezi, ‹HD Ankara fiubesi, TAYD-DER ve Mazlum-Der geliyor. K›rkoç görüflmeler ile ilgili sorumuzu yan›tlarken “Örne¤in Mazlum-Der’e gittik ve ‘insan haklar› konusunda ortaklaflabilir miyiz’ diye sorduk ve ortakla-

flabilece¤imizi gördük. 78’liler, SDP, DTP, Dev Maden-Sen, D‹SK, Halk›n Kurtulufl Partisi, Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayan›flma Derne¤i, EMEP, Haber-Sen gibi kurumlarla da görüfltük. Ayn› zamanda Özgür Radyo ve Su TV’ye de dolayl› yollarla konuyu anlatmaya çal›flt›k. ÇHD Genel Merkezi’yle görüfltük. E¤itim-Sen 1 ve 5 No’lu fiube ile görüfltük, Nakliyat-‹fl, BES, SES sendikalar› ile görüfltük. Ömer Levento¤lu ile görüfltük. O da kendi çevresinde ayd›n ve sanatç›lar› biraraya getirmeye çal›flaca¤›n› söyledi. Fikret Baflkaya ile görüfltük” dedi. Kurumlara yaln›zca destek almak için de¤il, süreci beraber örgütleme talebi ile gittiklerinin alt›n› özellikle çizen K›rkoç, “Beraber bir çal›flma bafllatabilirsek iyi olaca¤›n› söyledik. Bu anlamda destek istemedik. Zaten 78’liler bize ‘Biz de bu çal›flman›n öznesi olmaya haz›r›z’ dedi. ÇHD de sonuna kadar destek verece¤ini belirtti” fleklinde konufltu.

TUYAB milletvekilleri ile görüfltü Bu konuda milletvekilleriyle görüflebildiklerini ancak herhangi bir bakanl›kla görüflemediklerini anlatan K›rkoç, meseleyi flöyle özetledi; “Meclis’le direkt bir görüflme alamad›k. Bizim hedefimiz özellikle fluydu; Adalet Komisyonu, ‹nsan Haklar› Komisyonu ve Adalet Bakanl›¤› ile bir görüflme. Fakat devlet de bizim durumumuzu de¤erlendirmifl olmal› ki, bunu yapamad›k. Parçal› gidiflimiz bunda etkili oldu. Yani tafl›n alt›na tek tek elimizi sokup kald›rmaya çal›flmakla olmuyor.

Etkilenen herkes, hep birlikte elini tafl›n alt›na koyup kald›rmaya çal›flmal›. Bundan ötürü bu sayd›klar›m›zla randevu alamad›k. Sadece CHP milletvekili Sinan Yerlikaya ile randevu alabildik. Onunla görüfltü¤ümüzde önce bunu kendi grubunda görüflüp tart›flmas› gerekti¤ini söyledi. Daha sonra Meclis’e soru önergesi vermesini istedik. Kendisi bu konuda duyarl› olaca¤›n› söyledi. Ayr›ca AKP Bal›kesir Milletvekili Turan Çömez’le görüfltüklerini belirten K›rkoç, Elkatm›fl’la görüflme iste¤ini ilettiklerini ve bunun üzerine telefonla Elkatm›fl’la görüfltüklerini belirtti. K›rkoç, “Zaten Turan Çömez bize; ‘siz dosyalar› bana b›rak›n, ben onlar› Elkatm›fl’a ulaflt›raca¤›m. Kendisi flu anda müsait de¤ilmifl, ama bunlar› Elkatm›fl istedi, Adalet Komisyonu ve ‹nsan Haklar› Komisyonu’na tafl›yacakm›fl. Ben de takipçisi olmaya çal›flaca¤›m ve size bir cevap verece¤im’ dedi. Art›k cevap verirler mi, vermezler mi pek emin de¤iliz. Ancak bu bize d›flar›daki muhalefetin ne kadar önemli oldu¤unu gösterdi” dedi. K›rkoç son olarak flu örne¤i verdi; “Ça¤r› yapan kurumlar konusunda baz› fleyler yaflad›k. Birisi ‘...flu ça¤r› yaparsa ben gündemime al›r›m...’ diyor, istedi¤i kurumdan ise biz bir cevap alam›yoruz. Bu ifl yakartopa benziyor. Hani çocukken hepimiz oynam›fl›zd›r. Burada da öyle oldu. Yani insanlara özellikle flunu kavratmaya çal›fl›yoruz. Yakartop elimizde durursa bu elimizi yakmayacak. Yani yakmayaca¤›n› görece¤iz. Bunu insanlara benimsetirsek ben ilerde güzel fleyler olaca¤›n› düflünüyorum. (‹stanbul)

TAYAD eylemlerine devam ediyor... Kemeralt› eylemlerine devam... 13 haftad›r Kemeralt› giriflinde eylem yapan TAYAD’l› aileler, 6 May›s günü saat 13:00’te yine ayn› yerde bir eylem yapt›. “F Tipi hapishanelerdeki tecride son” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde yap›lan aç›klamada 6 y›ld›r tecride son demek için çalmad›k kap› b›rakmad›klar›n› anlatan TAYAD’l›lar, F Tipi hapishanelerde yeni Ölüm Orucu ekibinin ç›kt›¤› zamanda Adana’da da bir tutuklu yak›n›n›n Ölüm Orucu’na bafllad›¤›n› söylediler. Aç›klaman›n ard›ndan oturma eylemi yap›ld›. Bu s›rada F Tipi hapishanede bulunan Ümit ‹lter’in gönderdi¤i mektup okundu. (‹zmir)

TAYAD’tan oturma eylemi TAYAD, 7 May›s Pazar günü Ölüm Orucu’nda flehit düflen Fatma Koyup›nar için bir oturma eylemi yapt›. Sultanahmet Meydan›’nda oturma eylemi yapan TA-

YAD’l›lar ad›na aç›klama yapan Naime Kara ölümlerin AKP hükümetinin utanc› oldu¤unu kaydetti. Aç›klaman›n ard›ndan kitle bir süre “Fatma Koyup›nar onurumuzdur” slogan›n› atarak eylemlerini bitirdi. (‹stanbul)

TAYAD’l› aileler süresiz açl›k grevine bafllad›! 13 May›s günü Abdi ‹pekçi Park›’nda biraraya gelen TAYAD’l› aileler ad›na bas›n aç›klamas› yapan Mehmet Y›lmaz, tecride karfl› 6 y›ld›r mücadele ettiklerini belirtti. TAYAD üyesi anneler, ayr›ca 14 May›s Pazar günü anneler günü dolay›s›yla yapt›klar› yürüyüflte, hapishanelerdeki tecrit uygulamalar›n› protesto etti. Taksim Tramvay Dura¤›’nda biraraya gelen TAYAD’l›lar ad›na aç›klamay› Naime Kara yapt›. Yine Adana’da yaflayan Gülcan Görüro¤lu, Anneler Günü’nde yapt›¤› aç›klamayla Ölüm Orucu’na bafllad›¤›n› duyurdu. (Ankara)

TUYAB’l› aileler Ankara’dayd› TUYAB yaklafl›k üç ayd›r sürdürdü¤ü “‹nsan hücreye s›¤ar m›? Tecrit kald›r›ls›n, talepler kabul edilsin” bafll›kl› kampanyas›n›n devam›nda çeflitli görüflmeler yapmak için 8 May›s günü Ankara’ya geldi. Bir hafta öncesinde TUYAB temsilcisi iki kiflinin ‹stanbul’dan ve ‹zmir Cezaevi ‹nisiyatifi’nden Gülnaz Türkmen’in de bulundu¤u sendikalar, demokratik kitle örgütleriyle görüflmeler yap›ld›. ‹stanbul’dan TUYAB’l› ailelerin 8 May›s günü gelmesiyle, saat 12:00’de Yüksel Caddesi’nde bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Bir hafta boyunca Ankara’da süren görüflmeler neticesinde TUYAB’›n

kampanyas›n› destekleyen THAY-DER, DTP, EMEP, SDP, Ankara 78’liler Derne¤i’nin de destek ve kat›l›m›yla yap›lan bas›n aç›klamas›nda “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala” sloganlar› at›larak, F Tipi hapishanelerde devrimci tutsaklar›n yaflad›klar› tecrit ve izolasyon uygulamalar›na de¤inildi ve taleplerinin yer ald›¤› dosyay› Meclis’e tafl›yacaklar›n› aç›klad›lar. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan bir oturma eylemi yap›ld›. 13-14 May›s tarihleri aras›nda Uluslararas› Cezaevleri Konferans›’na kat›lan TUYAB temsilcisi Selvi Gülmez kampanyalar›n› anlatarak, tecritin kald›r›lmas›na yönelik taleplerinin bulundu¤u dosyay› konferansa kat›lanlara sundu. (Ankara)


11

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

TMY’ye karfl› tepkiler büyüyor...

ÇHD: Tasar› bas›n özgürlü¤ünü hapishaneye t›k›yor! Tart›flmalar›n›n sürdü¤ü, ancak yeterince muhalefetin oluflturulamad›¤› TMY Tasar›s›, Meclis gündemine gelmesine ra¤men yeterli karfl› koyufl örgütlenebilmifl de¤il. Toplumun her kesimine iste¤e ba¤l› olarak “terör” damgas›n›n vurulabilece¤i TMY Tasar›s› henüz “meyvelerini” vermedi¤i için olsa gerek, toplumsal muhalefetten güçlü bir karfl› koyufl bulam›yor. Ancak tasar›n›n Meclis’e gelmesiyle birlikte tasar›ya karfl› yap›lan eylemlerde de bir art›fl ve canlanma gözleniyor. Tasar›n›n geçmesi durumunda yüzünü kapatandan, yanyana yürüyene, hakk›n› arayandan, haks›zl›¤› yazana kadar herkes ve hepimiz “TERÖR‹ST‹Z”! ÇHD Adana fiubesi Baflkan› Av. Hüseyin K›l›nç, Terörle Mücadele Yasa Tasar›s›’n›n bas›n özgürlü¤ünün önünde büyük bir engel oldu¤unu belirterek, Tasar›’n›n geri çekilmesini istedi. Adliye Binas› önünde biraraya gelen ÇHD Adana fiube üyesi avukatlar ad›na aç›klamay› fiube Baflkan›

Hüseyin K›l›nç yapt›. K›l›nç, aç›klamada TMY Tasar›s› ile birlikte 60 ayr› suçun “terör” suçu say›laca¤›na dikkat çekerek, “Böylelikle Ceza Kanunu’nun yüzde 30’u ‘terör’ özellefltirmesine u¤ramaktad›r. AKP hükümeti taraf›ndan Meclis gündemine tafl›nan TMY ile anti-demokratik hükümler yasalaflt›rmak isteniliyor” dedi. K›l›nç, bu tasar›n›n birçok hukuki ihlale ve ma¤duriyete yol açaca¤›na da vurgu yapt›. TMY’nin bas›n özgürlü¤ünü engelleyece¤ini belirten K›l›nç, “Yay›n durdurma görevinin Cumhuriyet Savc›lar›na verilmesi hem adaletin do¤as›na ayk›r›d›r hem de savc›lar üzerindeki hükümet etkisi düflünüldü¤ünde vahim geliflmelerin önünü açacakt›r. Bu yasa ile gazetecilere hapishane yolu aç›lmaktad›r” diye konufltu. (Mersin)

‹HD’den TMY’ye k›rm›z› kart Taksim Gezi Park›’nda biraraya gelerek “Haklar›m›z ve özgürlüklerimiz için TMY’ye karfl› ç›k›yoruz” yaz›l› pankart tafl›yan ‹HD ‹stanbul fiubesi TMY’nin “Öz-

gürlük talepleriyle mücadele” yasas› oldu¤una dikkat çekti. Kitle ad›na aç›klama yapan ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Eren Keskin, TMY’nin hak ve özgürlükleri ortadan kald›ran bir yasa oldu¤unu söyledi. TMY’nin hukukun tekni¤ine ayk›r› oldu¤unu dile getiren Keskin, “Toplumsal muhalefeti susturmak isteyen, bas›na yeni yasaklar getiren, adil yarg›lanma ve savunma hakk›n› k›s›tlayan, iflkenceyi adeta bir hak haline getiren, özel hayata müdahale eden, haberleflme hakk›n› k›s›tlayan, yarg›s›z infaza davetiye ç›kartan bu kanunun anti-demokratik oldu¤u bir gerçektir” dedi. Keskin, “TMY bu topraklarda sadece asker, polis, korucu, itirafç› gibi kiflilere özgür yaflam hakk› tan›maktad›r. Özel hayat›m›za, düflüncelerimize müdahale edecek olan bu yasaya karfl› demokratik muhalefet cephesi olarak oyumuz k›rm›z›d›r” fleklinde konufltu. Aç›klaman›n ard›ndan kitle k›sa bir süre oturma eylemi yapt›. (‹stanbul)

‹HD Kongresi’nde, TMY tasar›s›n›n geri çekilmesi için mücadele ça¤r›s› yap›ld› ‹HD Mersin fiubesi’nin 10. Ola¤an Kongresi’nde tart›fl›lanTerörle Mücadele Yasa Tasar›s›’n›n ç›kmamas› için mücadele etme ça¤r›s›nda bulunuldu. Kongreye Uluslararas› ‹nsan Haklar› Federasyonu Baflkan Yard›mc›s› ve ‹HD Onursal Baflkan› Ak›n Birdal ile ‹HD Çukurova Bölge Temcilcisi Ali Dinsever’in yan›s›ra, çeflitli kurum temsilcileri kat›ld›. Kongrenin aç›l›fl konuflmas›n› ‹HD Mersin fiube Sekreteri Celal Sonuvar yapt›. Ard›ndan söz alan Avukat Fahri Gül Terörle Mücadele Yasa Tasar›s›’n›n fiemdinli olaylar› ve son dönemlerde bölgede yaflanan geliflmelerle birlikte ele al›nmas› gerekti¤ine de¤inerek “Bu yasa anayasan›n güvence

alt›na ald›¤› yaflam hakk›, düflünceyi ifade etme hakk›, örgütlenme hakk›, savunma hakk› gibi hukuk devletinin temelini oluflturan birçok hakk› ihlal ediyor” dedi. Ak›n Birdal ise, “Türkiye aç›s›ndan yine önemli bir dönemden geçiyoruz. Sürekli ola¤anüstü rejimler ve s›k›yönetimlerle yönetilen bir ülkede önemli olmayan bir dönem geçirme flans›m›z olmuyor” dedi. (Mersin)

‹skenderun’da TMY protestosu Boyac›lar Park›’nda toplanan ‹skenderun Emek ve Demokrasi Platformu üyesi yaklafl›k 150 kifli, TMY Tasar›s›’n› protesto etti. Kitle ad›na konuflan Platform Sözcüsü Yusuf Ertafl, ilk kez kabul edildi¤i 1991 y›l›ndan bu yana gereklili¤i, sonuçlar› ve içeri¤i sürekli tart›fl›lan TMY ile, Anayasa Mahkemesi taraf›ndan iptal edilen ve uyum yasalar› çerçevesinde yürürlükten kald›r›lan hükümlerin daha a¤›rlaflt›r›lm›fl biçimde geri getirilmek istendi¤ini söyledi. Ertafl, “Anayasa Mahkemesi’nin 1999’da iptal etti¤i ‘kolluk güçlerinin duraksamadan atefl etme yetkisi’ geri getirilerek, yarg›s›z infazlara yeniden olanak tan›nmak istenmektedir. Bu durum fiemdinli ve Diyarbak›r olaylar›yla birlikte düflünüldü¤ünde, söz konusu tasar›yla 12 Eylül’ün düflledi¤i otoriter rejimin inflas›na yönelik ad›mlar›n at›ld›¤›, temel hak ve hürriyetlerin ask›ya al›nmak istendi¤i görülecektir” diye konufltu. (Mersin) *** TMY Tasar›s›’na karfl› ayr›ca Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencileri ve ö¤retim görevlileri de bir imza kampanyas› bafllatt›. TMY Karfl›t› Birlik ve di¤er kurumlarla biraraya gelen ö¤renciler, 28 May›s’ta TMY karfl›t› bir miting örgütlemeye çal›flt›klar›n› ifade ettiler. (H. Merkezi)

YAKAY-DER ve ICAD’dan Kay›plar Kurultay›’na kat›l›m ça¤r›s›

YAKAY-DER ve ICAD üyeleri Diyarbak›r’da yap›lacak “5. Uluslararas› Gözalt›nda Kay›plar Kurultay›”na kat›l›m ça¤r›s›nda bulunarak, Galatasaray Lisesi önüne k›rm›z› karanfiller b›rakt›. 15 May›s günü TMMOB’da bir bas›n toplant›s› düzenleyen YAKAY-DER ve ICAD ad›na aç›klamay› YAKAY-DER Baflkan› Pervin Buldan okudu. Aç›klamaya ayr›ca, ‹CAD Uluslararas› Büro Temsilcisi Baki Selçuk, Sinema Emekçileri Sendikas› Baflkan› Yusuf Çetin, Haber- Sen 9 No’lu fiube Baflkan› Ali Y›ld›z, ‹HD ‹stanbul fiubesi yönetim kurulu

üyeleri, Arjantin’deki Plaza de Mayo Anneleri, Hindistan, ‹srail, Filistin, Almanya, Kanada, Sri Lanka’n›n da aralar›nda bulundu¤u 17 ülkeden demokratik kitle örgütü temsilcileri ile Türkiye’den kay›p yak›nlar› kat›ld›. Aç›klaman›n ard›ndan kitle Galatasaray Lisesi önüne yürüdü. Lise önüne k›rm›z› karanfiller b›rakan kitle, alk›fllar eflli¤inde da¤›ld›. (‹stanbul)

Adana’dan Kurultay’a ça¤r› “Kaybedenler yarg›lans›n” ça¤r›s› Adana’daki çeflitli kurum temsilcileri ve siyasi

parti yöneticileri, Kay›plar Haftas›’nda bir dizi etkinlik düzenleyerek, “Susurluk’tan fiemdinli’ye kaybedenler yarg›lans›n” ça¤r›s›nda bulunacak. Kay›p foto¤raflar› eflli¤inde Kültür Soka¤›’nda biraraya gelerek, “Kaybedenler kaybedecek”, “Kay›plar bulunsun hesap sorulsun” ve “fiemdinli’den Amed’e kaybedenler kaybedecek” sloganlar›n› att›. Aç›klamay› yapan ‹HD Adana fiube Sekreteri Ethem Aç›kal›n, Kürt halk›n›n yaflad›¤› bölgede gözalt›nda kay›p, köy yakmalar ve zorunlu göçlerin yan›nda kontrgerilla sald›r›lar›n›n devam etti¤ini söyledi. (Mersin)

Tunceli’de Kay›plar Kurultay› ça¤r›s› ICAD ve YAKAY-DER Uluslararas› Kay›plar Kurultay›’na Tunceli’den de kat›l›m

ça¤r›s›nda bulundu. Tunceli Belediyesi Konferans Salonu’nda 14 May›s günü yap›lan aç›klamaya Tunceli Belediye Baflkan› Songül Erol Abdil, Pertek Belediye Baflkan› Kenan Çetin ile çeflitli kurum ve siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Aç›klamay› yapan Ali Ekber Kaya, dünyan›n birçok yerinde oldu¤u gibi Tunceli’de de birçok kiflinin kaybedildi¤ini belirterek, “Kaybedilenler daha özgür bir yar›n istedikleri için kaybedildiler. Ama bu bilinmelidir ki; kaybedenler tarih önünde suçludur ve bunlar yarg›lanmal›d›r” dedi. Tunceli Barosu avukatlar›ndan Hüseyin Aygün de devletin kay›plar›n bulunmas›n› istemedi¤ini belirterek, “Kaybedenler korunuyor ve kay›plar›n üzeri örtünmek isteniyor. Bu çok aç›k ve net bir flekilde adresi gösteriyor” diye konufltu. (Malatya)


12

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

Emekçilerin 1 May›s coflkusu alanlarda yank›land›! BERL‹N Bat› Avrupa’da soka¤a itilen milyonlarca insan, hak gasplar› ile yüz yüze kalan çal›flan emekçiler, küreselleflme masal›n›n kahredici bask›s› alt›nda al›m gücü gitgide afla¤› düflen iflçiler, iflyerini kaybetme korkusunu ensesinde hisseden genifl çal›flanlar aç›s›ndan bu y›l ki 1 May›s çok daha anlaml› idi. ‹flte bizler bu y›l 1 May›s’a bu koflullar alt›nda girdik. Her y›l oldu¤u gibi bu y›l da iflçi sendikalar›n›n bulundu¤u alanda 1 May›s’› kutlad›k. Sabah›n erken saatlerinde Proletarya Partisi’nin bayraklar›yla, pankartlar›m›zla Wittenberg Platz’ta yerimizi ald›k. Saat 10:00’a do¤ru alanda toplanan binler yürüyüfle geçti. Yürüyüflte befl ustan›n resimlerinin yer ald›¤› TKP/ML pankart› da aç›ld›. Bizler haks›z savafl ve sosyal y›k›ma karfl› sloganlar› içeren di¤er pankartlar›m›zla harekete geçtik. Yine mitingte AT‹K ve ILPS’in pankartlar› ve a bayraklar› dalgalan›yordu. Yaklafl›k bir buçuk saat sonra alana, yani Brandenburger Tor’a vard›k. Alanda yap›lan konuflmalarda en çok ifllenen konu hak gasplar›, iflsizlik, asgari ücret, k›saca sosyal ve iktisadi y›k›md›. Yürüyüfl boyunca Proletarya Partisi’nin Almanca ve Türkçe haz›rlanm›fl iki ayr› bildirisi da¤›t›ld›. Ayr›ca Karadeniz’de flehit düflen Dilek Polat’a iliflkin ç›kar›lan Türkçe bildiriyi de da¤›tt›k. Berlin’in çeflitli yerlerinde yap›lan 1 May›s etkinliklerinde toplam yirmi befl bine yak›n insan yürüdü. Bunun 17 bin kadar› bizim kat›ld›¤›m›z iflçi sendikalar›nda, geri kalan› ise di¤er etkinliklerde idi. (Berlin Partizan okurlar›) CENEVRE Cenevre Partizan okurlar› olarak 1 May›s’a haz›rl›klar›m›z, yayg›n bildiri da¤›t›m›, afifl yapma ve kitleleri 1 May›s’a davet etme ile bafllam›flt›r. Yine 1 May›s günü yap›lan yürüyüfl öncesi yayg›n bildiri da¤›t›m› ve afifl yap›m› ise kitleler taraf›ndan olumlu tepkilerle karfl›lanm›flt›r. Hem Türkçe hem de Frans›zca olan afifl ve bildirilerimiz kitleden olumlu tepkiler alm›flt›r. Avrupa’da her geçen gün iflsizlik, sosyal hak gasplar›, özellefltirme ile iflçi s›n›f›n›n kazan›lm›fl haklar›n›n budanmas›, “refah” ve “sosyal devlet” tan›mlamalar›n›n dibe vurmas›, “s›n›r iflçili¤i” ad› alt›nda, baflka ülkelerden ucuz ifl gücü aktar›m›n›n yap›lmas›, toptan iflten at›mlar, e¤itimin özellefltirilmesi, sa¤l›k hizmetlerinin tamamen paral› hale getirilmesi vb. uygulamalar devrimci süreci gelifl-

tirmektedir. Fransa örne¤inde oldu¤u gibi Avrupa’n›n çeflitli ülkelerinde de baflkald›r›lar› kaç›n›lmaz k›lmaktad›r. Önümüzdeki dönemde, bu dönemki yetersizliklerimizden ve eksikliklerimizden do¤ru dersler ç›karmal›, kitleleri hak gasplar›na, kazan›lm›fl haklar›n korunmas›na, emperyalist iflgallere, iflçi k›y›mlar›na, e¤itimin ve sa¤l›¤›n metalaflt›r›lmas›na, ›rkç› sald›r›lara karfl› daha da duyarl› hale getirebilmek için dur durak bilmeden çal›flmal› ve emperyalist efendilere alanlarda hak ettikleri yan›t› daha güçlü, daha örgütlü ve daha kararl› bir flekilde vermeliyiz, vermek zorunday›z. (Cenevre Partizan okurlar›) AVUSTURYA Dünya iflçi s›n›f›n›n birlik, mücadele ve dayan›flma günü 1 May›s bu sene de Avustur-

ya’n›n çeflitli illerinde devrimci ve demokrat kurum ve kurulufllar›n organize ettikleri etkinliklerle kutland›. Bu y›lki kutlamalarda emperyalist sald›r›lar, haks›z savafllar ve Avusturya’da yaflanan hak gasplar› ve anti-demokratik yasalar ön plana ç›kar›ld›. Avusturya’n›n çeflitli bölgelerinde yap›lan yürüyüfllerde bizler de Partizan okurlar› olarak pankartlar›m›z, bildirilerimiz ve sloganlar›m›zla yerimizi ald›k. Canl› bir havada geçen etkinliklerde Partizan kitlesinin kat›l›m› ve canl›l›¤› olumlu bir atmosfer yaratt›. Viyana’da Partizan kortejinde yaklafl›k 300 kifli yürüdü. Linz bölgesinde 150 kiflilik bir kat›l›m sa¤land›. Innsbruck’ta yap›lan yürüyüfle 250 kiflilik kat›l›m sa¤land›. Vorarlber’de 100 kiflilik kat›l›m sa¤lad›k.

Avusturya’da Hitler faflizmi bir kez daha lanetlendi! 8 May›s tarihi dünya iflçi s›n›f›n›n Hitler faflizmini yenilgiye u¤rat›¤› tarihtir. 8 May›s 1945 günü Berlin’de Hitler’in komutan› teslim olduklar›na dair anlaflmay› imzalam›flt›r. Bu y›l faflizmin yenilgisinin 61. y›ldönümü olmas› nedeniyle pek çok ülkede komünist ve iflçi partileri bu zaferi kutlamak için 7 May›s 2005 tarihinde Avusturya’n›n Mauthausen Kamp›’nda biraraya geldi. Binlerce insan›n kat›ld›¤› etkinli¤e, çeflitli ülkelerde delegasyonlar, parti temsilcileri ve o dönemi yaflayan yüzlerce insan yer ald›. Federasyonumuz AT‹GF’de bu etkinli¤i kat›lma

karar› alm›fl ve tüm bölgelerin kat›lmas› için çaba harcam›flt›r. Yaklafl›k olarak 150 kiflinin kat›ld›¤› AT‹GF korteji, görsel olarak olumluydu. Çeflitli dillerde ço¤alt›lan bildirilerin da¤›t›ld› ve s›k s›k “Hoch die internationale Solidarität”, “Solidarität Heißt Widerstand Kämpf dem Faschismus in jedem Land”, “Marx Engels Lenin Stalin Mao Viva Viva Viva” gibi sloganlar at›ld›. Ayr›ca s›k s›k söylenen çeflitli marfllar kortejin canl› geçmesine ve insanlar›n olumlu tapkisine neden olmufltur. (Avusturya AT‹GF üyeleri)

Salzburg kentinde Partizan okurlar› olarak 1 alan›nda yerimizi ald›k. (Avusturya Partizan Taraftarlar›) ZÜR‹H 1 May›s Zürih’te de coflkulu bir flekilde kutland›. 1 May›s öncesi oluflturulan Devrimci Alternatif Blok yapt›¤› toplant›larda süreç üzerine belli tart›flmalar yürütse de istenen birliktelik tam anlam› ile sa¤lanamad›. Devrimci alternatif blok eylem birli¤ini sa¤layan TKP/ML, DHKPC, Devrimci ‹nfla (AUFBAU) s›n›rl› kalmak zorunda kald›. 1 May›s her sene oldugu gibi bu y›l da yine merkezi olarak Zürih’te yap›ld›. Bu y›l ki 1 May›s di¤er y›llara nazaran daha canl› ve daha kitlesel geçti. ‹flçi s›n›f›n›n kendi haklar›na yönelik sald›r›lar› daha yüksek bir sesle protesto et-

mesi ve sessiz kalmayaca¤›n›n, mücadeleyi daha da yükseltilece¤inin mesaj›n›n verilmesi coflkuyu daha da artt›r›yordu. Yo¤un ilginin oldu¤u 1 May›s 2006 yürüyüflü sabah saat 10:00’da Central Platz’da bafllad›. Devrimci Alternatif Blok yürüyüfl güzergah›n›n en kitlesel ve en dikkat çeken korteji oldu. Yürüyüflte TKP/ML pankart› alt›nda 300’ün üzerinde kitle yürüdü. Yürüyüfl boyunca at›lan sloganlarla emperyalist sald›rganl›k, savafl ve sosyal haklara yönelik sald›r›lar teflhir edildi. Göçmenlere, mültecilere yönelik ›rkç› faflist sald›r›lara da dikkat çekilerek göçmenler, mülteciler bu sald›r›lara karfl› s›n›fla birlikte hareket etmeye ça¤r›ld›. Yine yol güzergah›nda Devrimci Alternatif Blok’un sergiledi¤i emperyalist-kapitalist sald›r› ve bask›y› dillendiren skeçler kitlelerin yo¤un ilgisini çekti. Zürih’teki merkezi yürüyüflte ayr›ca MLKP, MKP, T‹KB, SEH, K›v›lc›m ve benzeri yap›lar›n 1 May›s Komitesi Platformu’nda yer almalar› ister istemez iki ayr› blo¤un ortaya ç›kmas›na neden oldu. (Zürih ‹K okurlar›) FRANSA Oldukça yo¤un bir sürecinin tan›¤› olan Fransa sokaklar›, 1 May›s gününde on binleri a¤›rlad›. Özellikle ö¤renci hareketinin ve iflçi

s›n›f›n›n üç ayl›k bir süreyi kapsayan mücadele sonucu elde ettikleri kazan›m olarak F›rsat Eflitli¤i Yasas›’n›n 8. maddesi olan CPE’nin geri çekilmesiyle birlikte, hükümet taraf›ndan kimileri daha önce haz›rlanm›fl, kimileri ise yasan›n konu ile ilgili olan maddeye alternatif olarak planlanan yeni yasa tasar›lar› haz›rland›. CPE’ye alternatif olarak düflünülen “Patronlara yard›m fonu”, hükümetin çözüm amac›yla haz›rlad›¤› tasar›lardan bir tanesidir. Bununla birlikte göçmen kesimi her zamankinden daha fazla sömürmeyi planlayan sald›r› paketleri haz›rl›¤› da h›z kazanmaktad›r. “Yeni Yabanc›lar Yasas›” ad› alt›nda göçmenlerin bugüne dek varolan haklar›n›n önemli bir bölümünü kesmekle yetmeyip sosyal-pratik yaflam koflullar›n›n zorlaflt›r›lmas›n› beraberinde getirecek olan çeflitli maddeler haz›rlanarak bu yasaya eklenmesi bekleniyor. ‹flte son dönemde “seçmeli göçmen” tart›flmas› bunun sadece bir ürünüdür. Dünyada emperyalizmin kendi ülke halklar›na karfl› yo¤unlaflt›rd›¤› sald›r›lar›n Fransa’da bu özgülde yans›mas› 1 May›s’ta gündemi olufltururken (özellefltirmeler, sosyal haklar›n gasp edilmesi vb.), do¤al olarak ayn› düzenin ürünü olan emperyalist savafl, iflgal ve katliamlar da gündemin di¤er önemli parças›n› oluflturdu. Nihayetinde Fransa’da 1 May›s etkinliklerine bu gündemlerle toplam 110 bin kifli kat›ld›. STRASBOURG Strasbourg’da bu y›l ki 1 May›s gösterileri Place Kleber Meydan›’nda bafllad›. Fransa Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu (FT‹F), Alevi Kültür Merkezi (ACATS), Fransa Demokratik Haklar Federasyonu (FDHF) ve Halklar ve Özgürlükler Cephesi (HÖC)’ün oluflturdu¤u 1 May›s Platformu, “Seçmeli Göçmenli¤e ve F›rsat Eflitli¤i Yasas›na Hay›r!” ortak pankart› arkas›nda yer ald›. FT‹F taraftarlar›, “Vive le 1er Mai - Yaflas›n 1 May›s - Biji Yek Gulan” pankart› ile alandaki yerini ald›. Ayr›ca FT‹F kortejinde, AT‹K ve ILPS bayraklar› çoflkulu bir flekilde dalgaland›. “Yaflas›n k›z›l 1 May›s”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Kahrolsun emperyalizm” vb. sloganlar›n at›ld›¤› kortejde yaklafl›k 60 kifli vard›. Yürüyüfl ayr›ca TKP/ML taraftarlar› da 5 ustan›n bulundu¤u TKP/ML imzal› pankart ile kat›ld›lar. K›z›l bayraklar›n dalgaland›¤› kortejde “Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao Viva!”, “Yaflas›n Partimiz TKP/ML” vb. sloganlar at›ld›. TKP/ML korteji yaklafl›k 40 kifliydi. Ayr›ca Fransa’n›n Nancy flehrinde düzenlenen 1 May›s gösterilerine TKP/ML taraftarlar› da kat›ld›.. DUISBRUG Duisburg’ta düzenlenen 1 May›s yürüyüflünde biz Partizan taraftarlar› olarak en önde befl ustan›n resimleri, ve pankartlar›m›zla yerimizi ald›k. Saat 11’de Hamborn Amtsgericht’de (Mahkeme)bafllay›p, Emscher Park’da sona eren yürüyüfle birçok devrimci parti, örgüt ve sendikalarda kat›ld›. Bu y›lki yürüyüfl Emperyalist ‹flgallere, Sosyal Y›k›ma ve Irkç›l›¤a Karfl› 1 May›s Yürüyüflünde Buluflal›m ad› alt›nda yap›ld›. Bu mücadele günümüzde; bafl›n› ABD emperyalizminin bafl›n› çekti¤i, emperyalist sald›rganl›k, baflta Irak iflga-


13

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Pancar üretimine kota koyarak üretimi azaltan, flekerkam›fl› ithaline kolayl›k sa¤lay›p yerli üreiticiyi zordurumdab›rakan AKP hükümeti fleker fabrikalar›n› özellefltirerek 6 milyon kiflinin iflsiz kalmas›na neden olacak!

Sald›r›lara karfl› Birlik Mücadele Zafer

Ülkenin yeralt› ve yerüstü zenginlik kaynaklar›n› emperyalist flirketlere pazarlayan AKP hükümetinin 2004 y›l›nda bafllatt›¤› K‹T’leri kapatma ve özellefltirme sald›r›s› devam ediyor. Devletin s›rt›nda kambur oldu¤u iddia edilen iflletmeler, 1 ya da 2 y›ll›k kârlar›na karfl›l›k emperyalist flirketlere sunuluyor. AKP hükümeti SEKA ve Seydiflehir ile Telekom’un ard›ndan flimdi de fleker fabrikalar›n› özellefltirmeye haz›rlan›yor. Özellefltirme

li, Afganistan iflgaliyle devam etmektedir. Yine israil’i Filistin Halk›na yönelik bask› ve katliamlar› yo¤unlaflarak sürdürüldü¤ü, Türkiyedeki linç giriflimleri, milliyetçili¤in azd›r›lmas› Kürt halk›na karfl› giriflilen katliamlar lanetlendi. Almanya’daki sosyal k›s›tlamalar ve fabrikalar›n kapat›lmas›, ç›kar›lan yeni anti-terör yasalar›na. Yine ayr›mc› ve ›rkç› “yabanc›lar” yasalar› sertlefltirilmesine, göçmenler üzerindeki bask›lar›n art›r›lmas›na ve s›n›r d›fl› edilmelere karfl› tepkiler dile getirildi. Kat›l›m›n geçen y›llara nazaran daha kalabal›k oldu¤u gözlendi. (Duisburg ‹K okurlar›) MULHOUSE 1 May›s, Fransa’n›n Mulhouse flehrinde yaklafl›k 1000 kiflinin kat›l›m› ile kutland›. Fransa Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu (FT‹F), Fransa Türkiyeli ‹flçilerle Dayan›flma Derne¤i, Kürt Kültür Merkezi ve PSAKD’nin ortak bir platform oluflturdu¤u 1 May›s’ta, TKP/ML taraftarlar› da pankart açt›lar. “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Yaflas›n proleterya enternasyonalizmi” ve “Yaflas›n 1 May›s” (Türkçe ve Frans›zca) sloganlar›n›n at›ld›¤› yürüyüfl baflar›yla sona erdirildi. Kortejde yaklafl›k 60 kifli vard›. Yürüyüflün ard›ndan alana gelindi¤inde standlar aç›ld›. Frans›z “Komünist” Partisi’nin açt›¤› “Tart›flma Çad›r›”na kat›l›m sa¤lanarak, kültürel etkinlikler (halk oyunlar› vb.) gerçeklefltirildi. CHÔLET Chôlet bölgesinde 1 May›s etkinli¤i miting halinde kutland›. Otuz befl kifliyle kat›lan FT‹F taraftarlar›, FT‹F imzal› “Yaflas›n 1 May›s” pankart› tafl›d›. Mitingi örgütleyen

‹daresi’ne devredilen fleker fabrikalar›, büyüklük ve gelirine göre özellefltirilecek ya da kapat›lacak. Y›llard›r özellefltirme kapsam›nda olan fleker fabrikalar›n›n kapat›lmas› ve özellefltirilmesine karfl› ç›kmak amac›yla fieker-‹fl Sendikas› bir eylem takvimi haz›rlayarak birçok ilde miting düzenledi. Yap›lan mitinglerde binlerce kifli AKP hükümetini uyararak, özellefltirmeye geçit vermeyeceklerini hayk›rd›. 6 May›s 2006 tarihinde Susurluk’ta yap›lan mitinge Deri-‹fl Sendikas›’nda örgütlendikleri için iflten at›lan ve direniflte olan Gönen Deri iflçileri, Eskiflehir ve Trakya’dan üreticiler, iflçiler, Tüm Köy-Sen, Petrol-‹fl, Genel-‹fl, Liman-‹fl, E¤itim-Sen ile çeflitli siyasi partiler de kat›larak destek verdiler. ‹tfaiye önünde toplanan yaklafl›k 2 bin kifli sloganlarla Ç›nar Meydan›’na kadar yürüdü. Ayn› gün Uflak’ta yap›lan miting fieker Fabrikas› önünde toplanarak sloganlarla ‹stasyon Meydan›’na yürünmesiyle bafllad›. Burada konuflan fieker-‹fl Uflak fiube Baflkan› Ali K›ran bu özellefltirmenin yüzlerce insan› etkileyece¤inin alt›n› çizdi. Kastamonu’da Kastamonu Sendikalar Birli¤i, Türk-‹fl Temsilcili¤i, Ziraat Odas›, Ticaret Odas›, KESOB, fioförler ve Otomobilciler Odas›, Muhtarlar Derne¤i’nin düzenle-

di¤i mitinge KESK ve siyasi partiler de destek verirken Amasya, Turhal, Çorum, Çarflamba, Zonguldak ve Ankara’dan fleker iflçileri de mitinge kat›ld›lar. K›flla önünde toplanan 2 bin kifli “fiekere uzanan eller k›r›ls›n”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” vb. sloganlarla Nasrullah Meydan›’na yürüdü. Burada konuflan fieker-‹fl fiube Baflkan› Hamdi Kaya AKP politikalar›n› elefltirerek “Bir rüzgarla geldiler, bir rüzgarla giderler” dedi. Ercifl’te fieker-‹fl binas› önünde toplanan 2500 kifli “Herkese el ele hükümet nereye”, “Ha fabrikay› kapat ha atom at” vb. dövizlerle ve sloganlarla yürüdü. Konya Ilg›n’da ise 2 bin kiflinin kat›ld›¤› mitinge 300 traktör ve araçlardan oluflturulan konvoy ile Konya-Afyon karayolu yar›m saat trafi¤e kapat›ld›. Att›klar› sloganlarla tepkilerini dile getiren üreticiler ve iflçiler, yolu açmak isteyen polislerle tart›flt›. 13 May›s Cumartesi günü Alpullu’da yap›lan mitinge Susurluk ve Eskiflehir’den gelen fleker iflçileri de kat›ld›lar. Alpullu Köprüsü’nde toplanan yaklafl›k 2 bin kifli “fieker fabrikalar› kapat›lamaz” vb. slogan›yla kent merkezine yürüdü. Mitinge Alpullu halk› alk›fllarla, esnaf da kepenk kapatarak destek

sendika, gündemle ilgili bir aç›klama yapt›. At›lan sloganlar›n ard›ndan 1 May›s etkinli¤i sona erdi. SA‹NT-BR‹EUC Yaklafl›k bin kiflini kat›l›m sa¤lad›¤› yürüyüflte, Türkiyeliler üç dilde yaz›lan “Yaflas›n 1 May›s” ve FT‹F’e ba¤l› Enternasyonal Gençlik ve Kültür Derne¤i, DHP ve MLKP imzalar›n›n bulundu¤u pankart›n arkas›nda yürüdüler. Yaklafl›k yüz kifliden oluflan ve çeflitli bayraklar›n tafl›nd›¤› kortejde gündemle ilgili sloganlar da at›ld›. LYON Lyon’da düzenlenen yürüyüfl saat 11:00 civar›nda bafllad›. Yaklafl›k befl bin kiflinin kat›ld›¤› 1 May›s etkinli¤ine bölgedeki TKP/ML taraftarlar› da kat›ld›. Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao’nun resimlerinin çizildi¤i TKP/ML imzal› pankart›n arkas›nda yürüyen otuz kiflilik kortej, s›k s›k at›lan “Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao Viva Viva Viva!” sloganlar›yla oldukça olumlu bir ilgi gördü. PAR‹S Paris’te 1 May›s bu y›l da bir yürüyüflle kutland›. Hava flartlar›n›n olumsuz olmas›na ra¤men Türkiyeli örgütlerinin de aralar›nda bulundu¤u toplam otuz bin kifli kat›ld›. Yürüyüflten önce TKP/ML, DHKC, MLKP/TKK, MKP/T-KK, Direnifl Hareketi, T‹KB, TK‹P taraftarlar›n›n ve SfiK okurlar›n›n eylem birli¤i temelinde örgütledikleri miting gerçekleflti. Miting, baflta bir May›s flehitleri olmak üzere s›n›f mücadelesinde topra¤a düflen tüm devrim, sosyalizm ve komünizm savaflç›lar› an›s›na bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Ard›ndan mitingi örgütleyen komite ad›na bir konuflma yap›ld›. Türkçe ve

daha sonra Frans›zca yap›lan ve Ortado¤u flahs›nda genel olarak dünya’da ki durumdan da söz edilen konuflmada “..görülmelidir ki bu sald›r› dalgas›, dünya konjonktüründe emperyalizmin gereksinimlerinin giderilmesine dönük uygulanan giriflimlerdir. Ortado¤u’da iflgal, talan ve katliam versiyonunun kapitalist emperyalist ülkelerde ki sald›r› biçimi, sosyal hak gasplar›d›r. Özellefltirmeler sonucunda örgütlenme alanlar›n›n parçalanmas›d›r. ‹flsizler ordusunu güçlendirerek iflçi s›n›f›yla ucuza çal›flan göçmenleri karfl› karfl›ya getirmektir. K›sacas› patronlara demokrasi ve özgürlük, halka ise sömürü ve vahflettir” denildi. Ayr›ca Türkiye ve Türkiye Kürdistan›’nda yaflanan olaylara da vurgu yap›ld›¤› konuflma ‘bugün, anlam›n› devrimci direnifllerin özünde bar›nd›ran k›z›l 1 May›s günüdür. Örgütlü bir gücün bilince dönüflmesiyle elde edilen ve edilecek olan s›n›fsal kazan›mlar› yeniden ve yeniden örgütleyerek, bu güçle emperyalizmin beynine balyoz gibi inmenin cesaretini kuflanman›n günüdür. Bugünü örgütlemek için, emperyalizme, onun gerçeklefltirdi¤i iflgallere, talanlara, katliamlara karfl›, yine onun do¤urdu¤u ›rkç›l›¤a, flovenizme ve faflizme karfl› devrimcilerin cephesinde saf tutmak elzemdir. Ancak Antiemperyalist mücadeleyi örgütlemekle, K›z›l 1 May›s’›n devrimci ruhunu yaflatm›fl olaca¤›z. Herfleyi yaratanlar ve herfleyi üretenler olarak bizler bu ruhu yaflatt›kça, ne emperyalizm ne de onun uflaklar›, hiç bir güç ufuktaki k›z›l güneflin do¤uflunu engelleyemeyecektir. fian olsun k›z›l güneflin do¤uflunu selamlayan devrimci 1 May›s’a’ sözleriyle bitti.

verdi. Amasya’daki mitinge yaklafl›k 2 bin kifli kat›ld›. Tüm Köy-Sen üyesi köylülerin kat›l›m›n›n kitlesel oldu¤u gözlemlendi. Çorum’da düzenlenen mitinge fieker-‹fl Çarflamba, Tokat, Turhal, Kastamonu, Yozgat, Amasya ve Ankara flubeleri de kat›ld›. Saat Kulesi önünde toplanan binlerce kifli “‹flçi çiftçi el ele genel greve” vb. pankartlarla yürüdü. Tüm Köy-Sen üyelerinin de kat›ld›¤› mitingte bir konuflma yapan fieker-‹fl Çorum fiube Baflkan› Sefer Kahraman “fieker sanayisinin gelece¤i için alanlarday›z” dedi. Kars’ta miting Türkiye’de fleker fabrikalar›na yönelik yap›lan özellefltirme ve kapatma yasalar›na karfl› fieker-‹fl’in örgütledi¤i ve YDG olarak bizim de kat›ld›¤›m›z miting coflkulu geçti. Halaylarla bafllayan miting konuflmalarla devam etti. Mitingte “‹flçi köylü elele, genel greve”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “Kahrolsun ABD iflbirlikçi AKP”, “fieker fabrikalar› halk›nd›r sat›lamaz”, “fieker iflçisi yaln›z de¤ildir” sloganlar› at›ld›. Devrimci Demokrasi okurlar›n›n da kat›ld›¤› eylemde ortak at›lan sloganlar kat›lanlar›n dikkatini oldukça çekmifltir. Miting halaylarla sona ermifltir. (Kars YDG okurlar›)

Çeflitli sloganlar›n düzenli olarak at›lmas›n›n ard›ndan, kortejler oluflturuldu. TKP/ML taraftarlar› befl ustan›n bulundu¤u ve frans›zca ‘Yaflas›n Marksizm-LeninizmMaoizm’ yaz›l› TKP/ML imzal› pankart›n arkas›nda yürüdüler. Dört genel sekreterin bulundu¤u ve yine frans›zca Yaflas›n TKP/ML yaz›l› TKP/ML’nin aç›l›m›n›n frans›zca yaz›lm›fl imzal› pankart›n da tafl›nd›¤› kortejde proletarya partisinin ve onun önderli¤inde ki k›z›l ordunun bayraklar› dalgaland›. Frans›zca Yaflas›n MLM –TKP/ML’ vb yaz›lamalar da yap›ld›. ‘Emperyalizme karfl›, yaflas›n 1 May›s’ yaz›l› ve FT‹F imzal› pankart›n aç›ld›¤› yürüyüflte TKP/ML kortejinden Türkçe ve Frans›zca ‘Kahrolsun Emperyalizm’, ‘Yaflas›n halklar›n uluslararas› dayan›flmas›’, ‘Yaflas›n k›z›l 1 May›s’ vb sloganlar›n yan› s›ra ‘Kahrolsun Türkiye’deki faflist düzen’, ‘Yaflas›n Partimiz TKP/ML’ gibi sloganlar da at›ld›. 1 May›s gündemli Proletarya Partisi ve onun Yurt D›fl› Bürosu imzal› iki ayr› bildiri okundu ve da¤›t›m› yo¤un bir flekilde yap›ld›. Ayr›ca Ordu’da flehit düflen Dilek Polat’la ilgili ç›kar›lan ‘TKP/ML MK’ imzal› bildiri de yo¤un bir flekilde da¤›t›ld› ve okundu. Yürüyüfl boyunca uluslararas› marfllar ve Türkiye devrimine yönelik marfl ve türküler canl› bir flekilde seslendirildi. Yürüyüflün bitifl noktas› olan Nation (Ulus) Meydan›’na var›ld›¤›nda TKP/ML taraftarlar›n›n devrimci ve halk ezgileri eflli¤inde k›z›l bayraklarla halaya tutulduklar› 1 May›s etkinli¤i, at›lan ‘Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao Viva Viva Viva’ slogan›yla sona erdi. (Fransa ‹flçi-Köylü okurlar›)


19 Mayıs-1 Haziran 2006

14

48

Ekonomi Politikan›n, Üretim Devrimin Kumandas›nda Gazetemizin daha önceki say›lar›nda da iflledi¤imiz bir konu olan siyasetle ekonomi, devrimle üretim aras›ndaki iliflki ve proletarya diktatörlü¤ünü yükseltme, sosyalist yolu tutma ve gerçek sosyalist ekonomik inflay› gerçeklefltirme üzerine olan bu yaz›y› önümüzü aç›c› oldu¤unu düflünerek yay›nl›yoruz.

G

(Ko Çeng- Peking Review 30. Say› 25 Temmuz 1969) Proletaryan›n siyasi iktidar› ele geçiriflinin ard›ndan siyasetle ekonomi ve devrimle üretim aras›ndaki iliflkinin nas›l ele al›nmas› gerekti¤i sorunu, proletarya diktatörlü¤ünü yükseltme, sosyalist yolu tutma ve gerçek sosyalist ekonomik inflay› gerçeklefltirme konular›nda önemli bir sorun olmufltur. Büyük önderimiz Baflkan Mao; “Siyaset herfleyin ruhudur, komutan›d›r”, “Siyasi çal›flma tüm çal›flmalar›n can damar›d›r” ö¤retileri ve “Devrimi kavra, üretimi artt›r” ilkesi ile teorik ve pratik aç›dan bu sorunu do¤ru bir flekilde çözmüfl ve Marksizm-Leninizm’i yarat›c› bir flekilde gelifltirmifltir. Siyasetle ekonomi aras›ndaki iliflki sorunu her zaman Marksizm’le revizyonizm aras›ndaki önemli bir mücadele konusu olmufltur. 1920 sonu ve 1921’in bafllar›nda, Sovyetler Birli¤i ekonomik restorasyona geçifle haz›rl›kta dönüm noktas›n› yaflarken, Lenin; Troçki, Buharin ve di¤er Parti karfl›t› gruplarla siyasetle ekonomi aras›ndaki iliflkinin merkezinde dönen sendika sorunu üzerine büyük bir tart›flma yürüttü. Tart›flma sürecinde; Lenin, öncelikle siyasi bir bak›fl aç›s›yla, Parti’nin önderli¤ini güç-

lendirmek, proletarya diktatörlü¤ünü sa¤lamlaflt›rmak ve Parti’yle kitleler aras›ndaki iliflkiyi gelifltirmek amac›yla sendikalar›n birer komünizm okulu, birer nakil kemeri olmas› gerekti¤ini belirtmiflti. Lenin’in görüflüne karfl›t Troçki ise, ekonomik bir bak›fl aç›s› savunmufl ve sendikalar›n “hükümetleflerek” üretim ve yönetimi almas›n› talep etmifltir. Troçki bu anlay›fl›yla proletarya diktatörlü¤ünü zay›flatmay› ve Parti’nin ekonomik infladaki rolüne son vermeyi savunmaktad›r. Bu tart›flmada Buharin’de iki tarafl› bir taktik uygulayarak Troçki’ye kalkan olmaya çal›flm›flt›r. Buharin, siyasi görüflün “tek yönlü” anlay›fl›n› çözüme ulaflt›rma ad›na çeliflkili iki taraf› birlefltirerek, siyasi görüflle ekonomik görüflün her ikisinin de eflit öneme sahip oldu¤unu savunmufltur. Lenin, tart›flma sürecinde Troçki ve Buharin’in yanl›fllar›n› mahkum etmifltir. Siyasetle ekonomi aras›ndaki iliflkiyi tan›mlam›fl ve “siyaset ekonominin yo¤unlaflm›fl ifadesidir” demifltir. Baflka bir ifadeyle, temel s›n›f ç›karlar› ve s›n›flar aras›ndaki iliflkiler en yo¤un ifadesini siyasette bulur. Siyasi iktidar›n› kaybeden hiçbir s›n›f, ekonomi alan›nda egemenli¤ini sa¤layamaz. Lenin; “S›n›flar›n en temel ç›karlar› genel olarak yaln›zca radikal siyasi de¤iflikliklerle mümkün olur. Özelde ise proletaryan›n temel ekonomik ç›karlar› ancak burjuva diktatörlü¤ünün yerini proletarya diktatörlü¤ünün alaca¤› siyasi bir devrimle hayat bulacakt›r” der. Proletarya diktatörlü¤ü, sosyalist ekonominin en yo¤un ifadesidir ve sosyalist ekonomiyi kurman›n, sa¤lamlaflt›rman›n ve gelifltirmenin temel garantisidir. “Siyaset ekonominin yo¤unlaflm›fl ifadesidir”, temel görüfl aç›s›ndan hareket etti¤imizde, Lenin’in siyasete öncelik tan›yan net kavram›n› da anlam›fl oluruz. Lenin; “Siyaset ekonominin üstündedir. Baflka bir fley tart›flmak Marksizm’in ABC’sini unutmakt›r” demifltir. Lenin, ayn› zamanda ekonomiyle siyaseti eflit konuma getiren Buharin’in hatas›n› da “Siyasetle ekonomi aras›ndaki iliflkiyi kavramayan eklektik bir görüfl” olarak mahkum etmektedir. “Üretime önem vermek” ad› alt›nda siyasete önem vermeye karfl› ç›kan Troçki ve Buharin’in hatal› görüflüne karfl› ç›kan Lenin, “Do¤ru bir siyasi bak›fl aç›s› olmadan söz konusu s›n›f›n baflta kalmas› ve üretim sorununu çözmesi mümkün de¤ildir” demifltir. Siyasi görüfle karfl› “ekonomik” bak›fl aç›s›n› aç›kça savunarak Troçki, oportünist özelliklerini, Buharin ise eklektisizmini aç›k etmifl, oportünizmin farkl› biçimlerini ortaya sermifltir.

Buharin “bütünlüklü bak›fl aç›s›” ad› alt›nda siyasetle ekonomiye eflit önem vermifl, taraf tutmam›fl gibi görünerek ikili oynayan bir hileye baflvurmufltur. Gerçekte ise Troçki ve Buharin siyaseti savunmufltur. Ancak savunduklar› proleter siyaset de¤il, burjuva siyasetti ve amaçlar› ekonomik inflay› kapitalist yola sokmakt›. Baflkan Mao, olumlu ve olumsuz özellikleri ile proletarya diktatörlü¤ünün tarihsel deneyimlerini özetlemifl ve proletarya diktatörlü¤ü alt›nda devrimi sürdürme teorisini formüle etmifltir. ‹lk defa Mao; üretim araçlar› üzerindeki mülkiyetin sosyalist dönüflümünde büyük bir zafer kazan›ld›ktan sonra, s›n›flar›n ve s›n›f mücadelesinin var oldu¤unu, proletarya ile burjuvazi, sosyalist yol ile kapitalist yol aras›nda mücadelenin sürdü¤ünü, kapitalist restorasyon tehlikesinin mümkün oldu¤unu ve proletaryan›n devrimi sürdürmesi gerekti¤ini net bir flekilde vurgulam›flt›r. Proletarya diktatörlü¤ünden saparsak ve proletarya diktatörlü¤ünde devrimi sürdürmezsek; sosyalist üretim geliflemez ve gerçek sosyalist infla sürdürülemez. Sonuç yaln›zca kapitalist restorasyon olur. Çin’deki sosyalist devrime ve sosyalist inflaya önderlik prati¤inde, Büyük Proleter Kültür Devrimi inisiyatifinde ve önderli¤iyle Baflkan Mao, haydut Liu fio Çi’nin kapitalizmi restore etme amaçl›, karfl› devrimci revizyonist çizgiyi kararl› bir flekilde elefltirmifl ve Liu fiao Çi’nin önderlik etti¤i burjuva karargahlar› ezmifltir. Tüm bunlar Çin’in ekonomik inflas›n›n sosyalist yolda büyük ad›mlarla ilerleyece¤inin temel garantisidir. Çin’deki sosyalist devrimin ve sosyalist inflan›n güncel koflullar›ndan ç›kard›klar› ile Baflkan Mao gerçek sosyalist ekonomi inflan›n ne oldu¤u ve nas›l sürdürülece¤i sorununu yarat›c› bir flekilde çözmüfltür. Baflkan Mao net bir flekilde sosyalist ekonomi inflas›nda proleter siyasete öncelik vermenin önemini vurgulam›fl, ekonomiyi siyasetin kumandas› alt›na almay› savunmufl ve sosyalizmi infla ederken daha iyi, daha yüksek, daha h›zl› ve daha ekonomik sonuçlar› elde etmek genel çizgisini ve “ba¤›ms›zl›¤›n› koru, inisiyatifi elinde tut ve kendine güven” ve “Savafla ve do¤al afetlere karfl› haz›rl›kl› ol ve her fley halk için” büyük stratejik ilkelerini ve çeflitli ekonomi ilkeleri formüle etmifltir. Büyük Proleter Kül-

tür Devrimi döneminde Baflkan Mao “Devrimi kavra, üretimi ilerlet!” büyük ilkesini ilan etti. Baflkan yard›mc›s› Lin Piao’nun ÇKP 9. Ulusal Kongresi siyasi raporunda da belirtti¤i gibi devrimi kavra üretimi ilerlet ilkesi “devrimle üretim, bilinçle madde, üstyap› ile ekonomik temel ve üretimle üretici güçler aras›ndaki iliflkiyi do¤ru bir flekilde aç›klamaktad›r.” Bu devrimi kullanarak üretimi yönetme ve ilerletme anlam›na gelmektedir. Baflkan Mao’nun ekonomi siyasetin, üretim devrimin kumandas›nda ö¤retisi proletarya diktatörlü¤ünü sa¤lamlaflt›rma, kapitalist restorasyonu sosyalizmi infla etmede izlememiz gereken yolu ayd›nlatm›flt›r. Bu ayn› zamanda modern revizyonizmin elefltirisinde de keskin bir silaht›r. Sovyet partinin ve devletinin gasp edilmesinin ard›nda sovyet revizyonist kli¤i Lenin’in ö¤retilerine ihanet etmifl ve Troçki’nin mant›¤›n› devralarak “ekonomi siyasetten daha önemlidir”, “üretim önce gelir” ve bunun gibi gerici düflüncelerin avukatl›¤›n› yapmaya bafllam›flt›r. Bu kli¤in haydutlar›, üretici güçlerin bilimin ve tekni¤in önemini abartarak ve di¤er tüm faktörleri hariç tutarak komünizmi infla etmede “çizgi” ve “politikalar›n›” “maddi ve teknik bir kuram” olarak ele almaktad›r. Onlar gerçekten sosyalist “üretimi” gelifltirmek istiyorlar m›? Hay›r kesinlikle de¤il. Onlar›n esas amaçlar› proleter siyasete muhalefet etmek, sosyalizmin ekonomik kurulufllar›n› da¤›tmak ve yabanc› ülkeleri ya¤malayan ve ülkedeki insanlar› sömüren, böylece ekonomiyi sosyal emperyalist temelde tamamen yenilemek ve karfl› devrimci düflünceleri yaymakt›r. Tarihin ak›fl›na ters bir flekilde Sovyet revizyonist haydut kli¤i Sovyet ekonomisinde ciddi hasarlara yol açt›. Sanayi ve tar›msal üretim güçlüklerle kuflat›lmakta meta arz›nda k›s›tlamalar yaflanmakta, karaborsa canlanmakta, fiyatlar yükselmekte sömürülen emekçi kitleler giderek yoksullaflmaktad›r.


48 Sovyet revizyonistleri gibi Liu fiao-Çi de “üretim önce gelir”, “teknik önce gelir” ve bunun gibi gerici düflüncelerin avukatl›¤›n› yapt›. Bunu yapmak proletaryan›n ve devrimci halk›n proleter politikalar› unutmas›n› ve “yaln›zca pamuk petrol üretimini kavramalar›n› ve düflmanlar›m›z›, dostlar›m›z ve kendimiz aras›nda ayr›m yapmamam›z›” istiyordu. Gerçekte Liu fiao-Çi hiçbir zaman üretime ve tekni¤e öncelik vermedi. Onlar önceli¤i burjuva politikas›na verdiler ve Çin’deki sosyalist inflay› kapitalist restorasyon yoluna çevirme hatas›na düfltüler. “Üretim önce gelir” ve “teknik önce gelir” fliarlar›yla birçok merkezi ve yerel birimde önderli¤i gasp etmeye çal›flt›lar. BPKD öncesinde baz› iflletmelerin yaln›zca ismi sosyalist mülkiyetten gerçek önderlik haydutlar›n düflman ajanlar›n›n ve kapitalist yolcular›n ellerinde veya iflletme sahibi kapitalistlerin denetimindeydi. Bu iflletmelerde sosyalist üretim sabote ediliyordu. Bizler üst yap›da devrimi gerçeklefltirip burjuvazinin gasp etti¤i iktidar› geri almasayd›k ve Liu fiao-Çi’nin revizyonist çizgisini ezmeseydik sosyalist ekonomik temel y›k›lacak ve sosyalist mülkiyet esas olarak de¤iflecekti. Ekonomiyi politikan›n kumandas›nda üretimi ise devrimin kumandas›nda ele almak için bilinçle madde aras›ndaki iliflkiyi do¤ru bir flekilde kavramal›y›z. Maddeden bilince ve tekrara dönüflü yarat›c› bir flekilde ele alan Baflkan Mao “insan›n sosyal duruflu düflüncesini belirler. ‹lerici s›n›f›n do¤ru düflünceleri kitleler taraf›ndan kavran›ld›¤› zaman, bu düflünceler toplumu ve dünyay› dönüfltüren maddi güce dönüflecektir” demifltir. Baflkan Mao’nun ö¤retilerine göre yaln›zca maddeyi inflaya yo¤unlaflmamak daha da önemlisi, insan›n düflüncesini devrimcilefltirmeyi ve makineleflmeye önderlik etmek için devrimcileflmeyi kullanmal›y›z. Yöntem olarak da bizim sosyalist ekonomik inflam›z ve üretimi gelifltirmemiz emperyalizmden ve modern revizyonizmden esasen farkl›d›r. Bizler ne bask›ya ne de maddi teflvi¤e güveniriz. Biz proleter politikalara önem verir Mao Zedung Düflüncesi’ni kumandaya al›r›z. Mao Zedung Düflüncesi sonsuz iktidar için manevi bir atom bombas›d›r. Mao Zedung Düflüncesi bir kez genifl kitleler taraf›ndan kavrand›¤›nda tükenmez bir devrimci enerji ve yarat›c›l›k kayna¤›d›r. Mao Zedung Düflüncesi’ni yaflayan bir flekilde derinlemesine bir kitle kampanyas› halinde çal›flmak ve hayata uygulamak sosyalist giriflimler hayat›n her alan›nda daha büyük, daha h›zl›, daha iyi ve daha ekonomik sonuçlarla gelifltirmeyi mümkün k›lmaktad›r. Lenin taraf›ndan savunulan komünist devrimci ruhu atan Kruflçev, Brejnev ve di¤er haydutlar Sovyetler Birli¤i’nde sözde “yeni ekonomik sistemi” dayatarak ve “maddi teflvikleri” ve “kâr ilkesini” kullanarak esas olarak insanlar aras›ndaki iliflkiyi paraya dayal› kapitalist iliflkilere dönüfltürmektedir. Bu kapitalizmi restore ederken at›lan gerici bir ad›md›r. Ayn› u¤ursuz teklifi yapan Liu fiao-Çi de Çin’deki sosyalist

15

19 Mayıs-1 Haziran 2006

inflada “kâr› kumandaya almak” ve “maddi teflvik” fikirlerini savunarak “paray›” ve karfl› devrimci burjuva egoizmini kullanm›fl ve iflçilerin yoksul ve alt orta köylülerin devrimci kadrolar›n genifl kitlelerini bozmaya ve onlar›n s›n›f mücadelesini ve proletarya diktatörlü¤ünü unutmalar›n› sa¤lamaya çal›flmaktad›r. Ülkemiz iflçi s›n›f› ve yoksul alt orta köylüleri bu gerici görüfllerini elefltirmifltir. Proleter politikaya önem vermek veya “maddi teflvikleri” kullanmak iki s›n›f-proletarya ve burjuvazi-ve iki yol-sosyalist yol ile kapitalist yol- aras›ndaki mücadeledir. Yaln›zca proleter siyasete öncelik vermeyi unutmazsak devrimci halk›n genifl kitlelerinin inisiyatifini a盤a ç›karabilir, her konuda ve ekonomik çal›flmada do¤ru siyasi durufla sahip olabilir ve sosyalist üretimi, ekonomik insan sosyalist inflas›n› ve sosyalist üretici güçlerin h›zl› geliflimini sabote eden karfl› devrimcilerin ve kapitalist unsurlar›n faaliyetlerini y›kabiliriz. fiayet siyaset ve ekonomi aras›ndaki iliflkiyi do¤ru ele almazsak ekonomik inflam›z sapacak ve devlet iktidar›n› ele alarak kazand›¤›m›z zaferlere ra¤men ekonomi alan›nda yenilece¤iz. Bizler Mao Zedung düflüncesini silah olarak kullanarak “maddi teflvik” ve “kâr› kumandaya almak” gibi gerici düflünceleri elefltirecek Liu fiao-Çi’nin karfl› devrimci revizyonist çizgisinin kötü etkilerini önleyebilece¤iz. Çin’deki BPKD büyük bir siyasi devrimdir. Bu büyük siyasi devrim sayesinde Liu fiao-Çi’nin önderlik etti¤i burjuva karargâhlar ezildi. Proletarya burjuvazinin kendisinden gasp etti¤i iktidar parçalar›n› geri ald› ve üstyap›n›n her alan›nda proletarya diktatörlü¤ünün hayat bulmas› sa¤land›. Sosyalist ekonomik temel sa¤lamlaflt› ve güçlendi. ÇKP MK’nin BPKD üzerine karar›nda (16 maddelik karar) da belirtti¤i gibi “BPKD” ülkemizde toplumsal üretici güçlerin gelifliminde önemli bir güçtür.” Partinin 9. Ulusal Kongresi’ndeki siyasi raporunda Liu Piao’nun da belirtti¤i gibi ülkemizde sanayi tar›msal üretimde bilim ve teknolojide baflar›lar kazanmaktad›r ve Çin iç ve d›fl borcu olmayan sosyalist bir ülkedir. Halk›m›z devrimi kavramada ve üretimi enerjik bir flekilde ilerletmede önemli kazan›mlar elde etmifltir. ABD emperyalizmi Sovyet revizyonizmi ve tüm gericiler ülkemizdeki bu büyük devrimden kaynakl› panik yaflamaktad›r. Onlar Çin’deki sanayi ve tar›msal üretimin “mahvoldu¤unu” ekonomik insan›n “y›k›ld›¤›” yalan›n› atmaktad›r. Ancak gerçekler onlar› hayal k›r›kl›¤›na u¤ratmaktad›r. BPKD’de “mahvolan” burjuvazinin eski düflünceleridir. “Y›k›lan” kapitalist restorasyonu isteyen Liu fiao-Çi’nin haydut kli¤idir. ABD emperyalizminin köpekleridir, Sovyet revizyonistleridir ve Kuomintang gericileridir. Ülkemizde proletarya diktatörlü¤ü sa¤lamlaflm›fl ve güçlenmifltir. Ülkemizin sosyalist üretimi gittikçe iyileflmektedir. BPKD’deki büyük zaferlerin sosyalist ekonomi inflam›zda ileri do¤ru büyük ad›mlar atmas›n› sa¤layaca¤›ndan eminiz.

E

Ekonomiyi politikan›n kumandas›nda üretimi ise devrimin kumandas›nda ele almak için bilinçle madde aras›ndaki iliflkiyi do¤ru bir flekilde kavramal›y›z. Maddeden bilince ve tekrara dönüflü yarat›c› bir flekilde ele alan Baflkan Mao “insan›n sosyal duruflu düflüncesini belirler. ‹lerici s›n›f›n do¤ru düflünceleri kitleler taraf›ndan kavran›ld›¤› zaman, bu düflünceler toplumu ve dünyay› dönüfltüren maddi güce dönüflecektir” demifltir.


19 Mayıs-1 Haziran 2006

16

48

Emperyalistlerin ‹ran’daki “demokrasi” sevdas› ve gerçekler

Son süreçte dünya ve Türkiye kamuoyunda ABD ve bat›l› emperyalist güçlerin ‹ran’a karfl›, sald›r› da dahil olmak üzere, ne türde yapt›r›mlar uygulayaca¤› öncelikli tart›flma konular›ndan biri olmaya devam etmektedir. Emperyalistlerin sald›r› ya da uluslararas› tecridi içeren yapt›r›m tehditlerine bahane edilen neden ise; ‹ran’›n “nükleer silah” edinme yönünde ortaya koydu¤u ›srarl› tutum olarak aç›klan›yor; nükleer silahlar›n bölge ülkelerinin ve hatta ‹ran’›n “terörizmin merkez bankas›” olmas› nedeniyle di¤er “medeniyet”lerin güvenli¤i için bir tehdit oluflturdu¤u yönlü aç›klamalar ard› arkas› kesilmeden yap›lmaktad›r. Nükleer silahlar›n tüm canl›lar için bir tehdit oluflturdu¤u tezi öteden beri tart›fl›lan ve ilerici ve devrimci güçlerin tutarl› bir flekilde savundu¤u, yads›namaz bir gerçektir. Tahripkâr ve yok edici nükleer silahlara sahip olma çabas› içindedir diye ‹ran’a savafl açma tehdidini masada tutmaya kadar vard›ran ya da ambargolarla ‹ran halk›n› zor durumda b›rakma çabas› içinde olanlar ayn› zamanda bu silahlar›n yarat›c›s›, gelifltirme merkezleri, sat›c›lar›d›r; kendi uflaklar›na, ç›karlar› ile uyuflanlara bu silahlar› edinme hakk› tan›yanlar da bu devletlerdir. Meselenin özü bu emperyalist devletlerin nükleer silaha karfl› olmas› de¤il, ç›karlar›yla uyuflmayan devletlerin bu silahlara sahip olmamas›n› sa¤lamak istemeleridir. Afganistan’da ve Irak’ta en öldürücü kitle imha silahlar›n› kullanan iflgalcilerin, ‹ran’a bu bask›lar› yapan devletler olmas› tam da inkar edilemez bu gerçe¤i göstermektedir.

Nükleer silaha sahip olmak ya da sahip olmaya çal›flmak ‹ran’›n gerçek “suçu” de¤ildir. ‹ran’›n suçu ABD ve yan›bafl›nda hareket eden emperyalist devletlerin ç›karlar›n›n sad›k bir uygulay›c›s› olmamas›; bu devletin bölgede etkin bir güç olma arzusu, farkl› emperyalist devletlerle iliflkilerini kendi iradesiyle belirleme yönelimi, iç iflleyiflinde, ekonomisinde hegemonyaya ayak diremesidir. Özellikle ABD’nin, elbette onunla birlikte kulaç atan haydut çetesinin nükleer silah üzerinden yapt›¤› propaganda gerçekler bilindi¤inde birer saçmal›k, anlams›z iddialar, tam bir iki yüzlülük olmaktad›r. Emperyalistlerin bu ikiyüzlülü¤ünü teflhir ederek ‹ran’a dönük savafl tehditleri alt›nda yatan gerçekleri ortaya koymak sorunun do¤ru bir tarzda anlafl›lmas›na yard›mc› olacakt›r. ‹ran ile ABD emperyalizmi aras›nda uzun y›llard›r so¤uk rüzgarlar›n esti¤i gerçe¤i kamuoyu taraf›ndan bilinmektedir. Bu nedenle ABD emperyalizmi ‹ran’›n “terörizme destek sunan ülkeler listesi”ndeki yerine özellikle süreklilik kazand›rd›. Bu konuda ›srarl› ve tavizsiz bir çaba içinde oldu. Peki emperyalist güçlerin ve özellikle ABD’nin ‹ran’a karfl› bu denli sald›rgan olmas›n›n sebepleri nedir? Birincisi; Mevcut ‹ran rejiminin iktidara fiah rejimini y›karak gelmesiyle birlikte ABD’nin ‹ran’da sars›lan ve zay›flayan ekonomik ve siyasal gücünün yaratt›¤› sald›rganl›kt›r. ‹kincisi; bölgede giderek ivme kazanan ABD karfl›t› hareketlerin arkas›nda

hep ‹ran devletinin aranmas› ya da ‹ran’daki rejimin bu hareketlere cesaret verdi¤ine inan›lmas›d›r. Üçüncüsü; ‹ran’›n hep ABD tekelleriyle rekabet içinde olan di¤er emperyalist tekellerle iliflki içinde olmas›d›r. Son süreçte Rusya ve Çin ile olan ekonomik ve ticari iliflkiler gibi. Dördüncüsü; yak›n gelecekte ciddi bir problem haline gelecek olan petrol ve enerji kaynaklar› bak›m›ndan ‹ran’›n stratejik konumu onu emperyalist sald›rganlar›n hedefi haline getirmektedir. Çünkü; bask› ve denetim alt›na al›nmayan bir ‹ran bu do¤al zenginlik kaynaklar› sayesinde bölgede etkin bir güç olmaya adayd›r. Bu da birçok ülkede ‹ran rejimine daha yak›n ‹slamc› güçlerin hükümet olmalar›n› kolaylaflt›racakt›r. Bu konuda somut geliflmeler de sözkonusudur. Irak seçimlerinde fiiiler, Filistin’de ise Hamas ço¤unlu¤u sa¤lad›. M›s›r ve Ürdün’de radikal ‹slamc› güçler giderek güç kazan›yor. Bugün Suudi Arabistan’da seçim olsa ‹ran’a yak›n güçlerin etkin duruma gelmesini engellemek olanaks›z gibi… K›sacas› Irak iflgali vesilesiyle bölgede giderek artan ABD karfl›tl›¤›, y›llard›r iktidarda bulunan, görünürde sars›lmaz bir üstünlü¤e sahip en sad›k uflaklar›n taht›n› da tehdit eder bir boyuta gelmifl durumdad›r. ABD, aleyhinde oluflan bu tablodan bafl sorumlu olarak ‹ran’› görüyor. Ve bundan dolay› da ABD “terörizmi” destekleme “nükleer silah” elde etme vb. gerçekleri ileri sürerek ‹ran etraf›nda uluslararas› bir kuflatma oluflturarak, ‹ran’› teslim almaya çal›fl›yor.

Emperyalistler aras› rekabet ‹ran somutunda k›z›fl›yor! Emperyalistler aras›nda mücadelenin sürekli ve ittifaklar›n geçici ve yine ittifak politikas›n›n emperyalist ç›karlara uygun olarak de¤iflti¤i-de¤iflebilece¤i bilimsel bak›fl aç›s› ve öngörüsü Irak iflgali ve daha sonras› geliflmelerde ve yine bugün ‹ran’a karfl› izlenen politikalarda da kendini bir kez daha a盤a vurdu. Öncelikle bugünkü durumu veya yaflanan de¤iflimlerin nedenlerini k›saca da olsa ortaya koymaya çal›flaca¤›z. Tabii ki bunu yaparken yeri gelince geçmifl baz› saptamalar›m›za da at›fta bulunaca¤›z. Bu biraz tekrar içerebilir; ama sorunun daha iyi anlafl›lmas› için bunun gerekli oldu¤unu düflünüyoruz. Bilindi¤i gibi, Irak’a yönelik sald›r›da Avrupal› emperyalistlerden yeteri kadar destek alamayan ABD Baflkan› Bush, bu devletleri a¤›r bir dille suçlam›flt›. ABD sözcülerinin a¤›r ve afla¤›lay›c› söylemleri ABD ile AB’nin koç bafllar› aras›ndaki iliflkilerde bir gerginli¤e de neden oldu. Ama Irak’ta yükselen direnifl, iflgalcilerin planlar›n› bozunca, ABD yeniden bozdu¤u iliflkileri tamir etme çabas› girdi. Halk›n söylemiyle, “tükürdü¤ünü yalad›.” Avrupal› emperyalistleri de içine girdi¤i batakl›k sürecine dahil etmek için önce Condeleezza Rice, ard›ndan Donald Rumsfeld ve sonunda da Bush, kimi Avrupa baflkentlerini ziyaret etmek zorunda kald›lar.


48 Bu ziyaretlerin amac› gayet aç›kt›: Irak’ta direnifl duvar›na çarpan ABD’nin Suriye ve ‹ran’a dönük sald›r› ya da iflgal planlar› bozuldu. Yaln›z planlar› bozulmakla kalmad›, ayn› zamanda uluslararas› kamuoyundan önemli oranda tecrit oldu. Bölgede yükselen ABD karfl›t› mücadelenin di¤er emperyalist güçleri de içerecek tarzda genifllemesinin nesnel zemini giderek artt›. Bu durum, bölgeye iliflkin planlar› olan tüm emperyalist güçleri kayg›land›rd›. ‹flte ABD emperyalistlerinin yeni Irak ordusunun NATO komutas› alt›nda e¤itilmesi önerisine evet diyen Avrupal› emperyalistlerin kayg›s› da direniflin yaratt›¤› korku ve sahip olunan ortak ç›kar olgusudur/olgular›d›r. Tabi ki ABD emperyalistleri bu hamleyle hem Irak’taki suç ortaklar›n› ço¤altmay› hem de uluslararas› tepkiyi azaltmay› hedeflediler. Gelinen aflamada en az›ndan emperyalistler cephesinde k›smen baflar›lar sa¤lad›klar›n› söylemek mümkündür.

17 olma sürecine ‹ran’› yan›na alarak damgas›n› vurmay› hedefleyen (Shangay Alt›l›s›’n›n gözlemci üç devletinden biri ‹ran’d›r) Rusya ve Çin, ABD ve Avrupal› emperyalistlerin ‹ran’a dönük politikalar›n› yumuflatmalar› gerekti¤i yönünde tutum belirlemektedirler. Bafltan itibaren askeri seçeneklere itiraz etmektedirler. Bu da bize bölgede Çin-Rus ittifak› ile ABD aras›nda k›z›flan rekabetin önümüzdeki süreçte kendini daha net olarak a盤a vuraca¤›n› gösteriyor. Hiç kuflkusuz, AB ile ABD emperyalistlerinin ortakl›klar›n›n ak›betini de emperyalist ç›karlar› belirleyecektir.

litikas› yaln›z ABD’li emperyalistlerin planlar›n› de¤il, tüm emperyalist güçlerin planlar›n› içermektedir. Dün “komünizm tehlikesine” karfl› en radikal ‹slamc› güçlere destek sunup, din olgusu etraf›nda barikat oluflturmaya çal›flan emperyalist güçler, bugün radikal ‹slamc› güçlere karfl› ›l›ml› ve uflak yönetimleri ifl bafl›na getirme çabas› içindeler. Di¤er bir ifadeyle emperyalistler, ç›karlar›n› koruyan, genifl kitleleri etkisi alt›nda bulunduran bir ‹slam anlay›fl›yla “bar›fl içinde” yaflamak istiyorlar. Yani ezemiyorsan ehlilefltir, “böl, parçala ve yönet” politikas›n› uyguluyorlar. Böylesi bir politika gerilimlere gebedir. Böyle bir politika ekonomik, askeri ve siyasi sald›r›larda daha kat› ve pervas›zca bir tutumu içermektedir. T›pk› ‹ran’a karfl› tak›n›lan tutum gibi.

19 Mayıs-1 Haziran 2006 lecek bir ambargonun ekonomik alanda neden olaca¤› kay›plard›r. TC gibi uflak yönetime sahip ülkeler Irak sürecinde bu tablonun sonuçlar›yla yüzlefltiler. Dolay›s›yla mevcut geliflmelerden kayg›l›lar. Ama emperyalist efendilerine karfl› uflak olman›n gereklerini de yerine getirmek zorundad›rlar. Nitekim TC ‹ran’a emperyalist haydutlara boyun e¤meyi ö¤ütlemektedir. Daha flimdiden BM kararlar›na uyma zorunluluklar› oldu¤unu söyleyerek, sürece dahil olacaklar›na dair sinyaller de vermektedirler.

S›n›f bilinçli proletaryan›n bu tür geliflmeler karfl›s›ndaki tutumu aç›k ve nettir. Bu aç›k ve net tutum, Irak iflgal sürecinde bugüne kadar kararl› bir flekilde sürdürülmeye devam ettirilmektedir. Dolay›s›yla emperyalistlerin ‹ran halk›na karfl› ortaya koyaca¤› her sald›rgan tutuma, ‹ran’›n Uluslararas› Atom Enerji Kuruekonomik yapt›r›ma karfl› tav›r almak, ‹ran halk›yla ortak bir dayai ç› ka rla r›n › n›flma içinde bulunmak bizim için ek ed lg bö in rin lle ke i hi çe sa yd ›¤ › ve te an l›- yap›lmas› gereken bir görevdir. fiöyle ki; Irak’a dönük iflgalci- Dü n ke nd ile rin az ra st la n› r sa ld ›rg n ’u sh Bu › an flk Ba D k› fl- Irak’ta oldu¤u gibi, emperyalist lerin tüm vahfleti sürmesine ra¤- te hl ik ey e at t›¤ › iç in AB yo rla rd ›. Bu ka rfl › ç› k› ç› › rfl ka r le et vl e bu de men emperyalistlerin kiral›k kaoj ik haydutlar›n planlar›n› bozan, kit¤› na ve Ira k ifl ga lin ri ku lla na ra k de m ag rle ¤e de ü çl gü k ce lemflörleri ve parlamentolardaki ye riy le bi rli k- lelerin gücünü a盤a ç›karan hak› ki tle le ri de et ki le tle is r›n al la ry pe em D AB l› ve meflru direnifllerin objektif ücretli sözcüleri sustu. Ve bugün gü n sa vu nd ul ar . Am a bu r. He r za m an olarak anti-emperyalist mücadela or ›y l›fl ça de “nükleer silah üretimini” ge- sö yl em le rle e ey m bi r tu tu m se rg ile si ”, le için yaratt›¤› olanak ve imkanrekçe göstererek Avrupal› emper- te ‹ra n’ a ka rfl › or ta k le ye n fle y “d em ok ra lir be u un m tu tu ›n ›n tu- lar› asla gözden kaç›rmamal›y›z. yalistler ABD emperyalistleriyle ifa de et ti¤ im iz gi bi bu nl ar er de ¤i ld ir. Bu nl ar el ilk . vb ›” yg sa a Tabi ki, bunu yaparken, her kobirlikte ‹ran’a a¤›r yapt›r›mlar uys› zl ›¤ ›n “d ev le tle rin ba ¤› m ›r. rd rla ka ç› flulda ba¤›ms›z politikam›z› kogulama karar› ç›kartma çabas›ndat is al ry em pe tu m un u be lir le ye n ruyaca¤›z ve de¤erlendirmelerilar. mizde de bu direnifllere yön veren güçlerin mu (IAEK) raporlar› do¤rultuDün kendilerini hiçe sayd›¤› ve tekellerinin bölgedeki ç›karlar›n› tehlikeye bünyesinde bir “meflruluk” sa¤lamaya çal›- sunda BM Güvenlik Konseyi’ne sevk edil- ideolojik-politik durufllar›n› kesinlikle göatt›¤› için ABD Baflkan› Bush’un az rastla- flacakt›r. Nitekim bugün ‹ran’a karfl› bu mesi kaç›n›lmaz olarak beraberinde yapt›- zard› etmeyece¤iz. Bu güçleri içinde burjun›r sald›rganl›¤›na ve Irak iflgaline bu dev- mant›k çerçevesinde bir tutum belirleme r›mlar› gündeme getirecektir. Irak’ta süren va karakterli olanlar›n emperyalizm karfl›letler karfl› ç›k›yorlard›. Bu karfl› ç›k›fllar›n› çabas› içindedir. Baflta da ifade etti¤imiz direnifl, bölgede ABD emperyalizmine kar- s›ndaki zay›fl›klar›n›, devrimci ve komükitleleri de etkileyecek güçlü de¤erleri kul- gibi, bu sald›rgan haydudu bu noktaya ge- fl› giderek artan kitlesel tepki ve hoflnutsuz- nist güçlere karfl›s›ndaki nihai tutumlar›n›n lanarak demagojik söylemlerle savundular. tiren Irak halk›n›n direnifli ve bölge halkla- luk ve yine ‹ran’a dönük farkl› politikalar alaca¤› teslimiyetçi, iflbirlikçi niteli¤ini bir Ama bugün ABD emperyalistleriyle birlik- r› karfl›s›nda giderek artan ABD karfl›t› tu- askeri bir seçene¤in gündeme gelmesini an olsun unutmamal›y›z. Bu kesimlerin zorlaflt›r›yor. Ama her halükarda ‹ran em- içeride halklar›na uygulad›klar› bask›, zute ‹ran’a karfl› ortak bir tutum sergilemeye tumdur. ABD emperyalistleri bu tabloyu de¤ifl- peryalistlerin bask›lar›na boyun e¤medi¤i lüm ve sömürü onlar›n gerçek karakterini çal›fl›yorlar. Her zaman ifade etti¤imiz gibi bunlar›n tutumunu belirleyen fley “demok- tirmek için bir yandan yukar›da alt›n› çizdi- taktirde; emperyalistler belli yapt›r›mlarla ya da emperyalizm ile nihai iliflkilerinin rasi”, “devletlerin ba¤›ms›zl›¤›na sayg›” ¤imiz bir pratik yönelim içinde girerken, içte ve d›flta ‹ran rejimini kuflatmaya çal›fla- içeri¤ini ortaya koyar. Zulme u¤rayan bir vb. ilkeler de¤ildir. Bunlar›n tutumunu be- di¤er yandan radikal ‹slamc› güçleri ehli- caklard›r. Ve yine BM kararlar›n› gerekçe halk›n yönetimine itaat etmesini beklemek lefltirme, onlar arac›l›¤›yla kitleler içinde göstererek bölgedeki uflak yönetimleri de devrimci bir tutum olmayacakt›r. Ancak, lirleyen emperyalist ç›karlard›r. sürece dahil edeceklerdir. Bu da kaç›n›lmaz yine ayn› halk›n gerici yönetimine karfl› Ayn› durum bugün ‹ran sorununda yükselen ABD karfl›tl›¤›n› törpülemeye ve olarak, bölge halklar›n›n faflist ve gerici emperyalizmden medet umar hale gelmesi farkl› bir boyutta yaflanmaktad›r. Sald›rgan radikal politikalara yön veren güçleri emburjuva-feodal iktidarlara karfl› tepkilerinin de onun ç›kar›na olmayacakt›r. EmperyaABD politikalar›na itiraz, bu kez Ortado¤u peryalist-kapitalist sistemin birer oyunca¤› daha da artmas›na yol açacakt›r. Bölgedeki list bask›lara, iflgal senaryolar›na, tekellerin ve Kafkaslarda ABD emperyalizminin ha- haline getirmeye çal›flmaktad›rlar. Öyle götüm uflak yönetimler bu gerçe¤in fark›nda- bölgedeki rekabetine karfl› ç›karken özünde reket alan›n› daraltmaya çal›flan Çin ve Rus rünüyor ki yeni süreçte ilk hamleyi, ilk kud›r. Fark›nda olduklar› di¤er bir gerçek ise; iflbirlikçi olan yönetimlerin desteklenmesi emperyalistlerinden gelmektedir. ‹ran ile ti- flatmay› Filistin’de Hamas flahs›nda günekonomik ve ticari olarak gündeme gelebi- hatas›na asla düflülmemelidir… cari ortakl›klar› olan ve bölgede söz sahibi demlefltireceklerdir. Ki, bu ehlilefltirme poBugün Irak’ta direnifl duvar›na çarpan ABD emperyalizmi, bölgede mümkün oldu¤u kadar tek bafl›na askeri seçeneklere yönelmeyecektir. Özellikle Avrupal› emperyalist güçlerle ortak tutum belirleme çabas› içine girecektir. Yani, kendisine uluslararas› emperyalist kurumlar


18

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

04–07 May›s Uluslararas› Anti-Emperyalist, Anti-Kapitalist Atina buluflmas› coflkuyla sonuçland›!

“Emperyalizme karfl› mücadelenin uluslararas› düzeyde karfl›lanmas› bir zorunluluktur”

Emperyalizme, kapitalizme, faflizme, feodalizme ve de her türden gericili¤e karfl› s›n›f mücadelesi perspektifi ile mücadele eden uluslararas›, devrimci ve komünist güçlerin yan›s›ra, birçok ilerici ve anti-emperyalist güç, emperyalizmin iflgal-katliam, sömürü-talan ve her türden bask› ve zulüm politikalar›na karfl› direnifli örgütlemek ve büyütmek üzere bir kez daha biraraya geldi. Dünya ezilenlerinin devrim ve sosyalizmi yeniden umut olarak görmeye bafllad›¤› ve bunu çeflitli vesilelerle d›fla vurdu¤u günümüzde, anti-emperyalist nitelik tafl›yan buluflmalar›n önemi ve aciliyeti giderek artmaktad›r. Bu aciliyet bugün sadece ba¤›ml› ülkelerin ezilenleri aç›s›ndan de¤il, emperyalist ülkelerde, sosyal y›k›m politikalar›n›n hedefindeki emekçi y›¤›nlar aç›s›ndan da geçerlidir. Bugün art›k dünyan›n tüm ezilenleri düflmanlar›n›n ayn› oldu¤unu giderek daha fazla bilince ç›karmakta ve bu ortak düflmana karfl› mücadele saflar›n› s›klaflt›rma çabalar›n› büyütmektedir. Atina buluflmas› da bu çabalar›n en son ve önemli ad›mlar›ndan biridir. Bu buluflman›n, ayn› günlerde yine Atina’da gerçekleflen Avrupa Sosyal Forumu toplant›s›na denk gelmesi ise, bu hareketin bafl›n› çeken ve emperyalizmin sald›r›lar›na sistem içi “çözüm”lerle yan›t verme anlay›fl› temelinde yükselen sivil toplumcu anlay›fllara bir cevap niteli¤i tafl›mas› bak›m›ndan önemliydi. 4 May›s’ta bafllayan Atina buluflmas›, baflta YKP/ML olmak üzere, Yunanistan’›n birçok devrimci örgütünün yan›s›ra, AT‹K, ILPS gibi ilerici-devrimci-anti emperyalist oluflumlar›n çabalar› ile örgütlendi. Buluflman›n gerçekleflti¤i yer olan Pandiyo Üniversitesi’nin kampüsleri, bahçesi ve de hemen hemen bütün salon ve mekanlar› ücretsiz olarak bu buluflmaya tahsis edilmiflti. Tüm kat›l›mc›lar›n stand açt›¤› üniversite bahçesi, k›z›l rengin hakim oldu¤u bir renk cümbüflüne dönmüfltü. Buluflman›n ilk etkinli¤i, 4 May›s’ta saat 19:00’da bafllayan “Demokratik haklara yönelik sald›r›lar, terör histerisi, Guantanamo, kaç›rmalar, terör yasalar›, kara listeler, beyaz hücreler” bafll›kl› paneldi. Panele, Türkiye’den TAYAD, Filipinler’den Sendikalar Devrimci Konseyi, Yunanistan’dan ilerici avukatlar, AT‹K, ABD-De-

mokratik Haklar, Ürdün-Arap Halklar› Birli¤i temsilcileri kat›ld›. TAYAD temsilcisi a¤›rl›kl› olarak Türkiye’deki hapishaneler sorununu dile getirirken, Filipinler’den kat›lan konuflmac›, Filipinler’de son dönem artan hak ihlallerine, faflist Arroyo rejiminin Mart ay›nda ilan etti¤i s›k› yönetime ve bu süreçte gerçekleflen katliamlara ve tutuklamalara de¤indi. ABD’li konuflmac› hak ihlallerinin bugün art›k Amerikan halk›n› da içine ald›¤›na vurgu yaparken, AT‹K, Avrupa’da yaflanan sosyal y›k›m ve anti-terör yasalar› ba¤lam›nda mültecilere ve göçmen iflçilere dönük hak gasplar›na de¤indi. Arap Halklar› Birli¤i ad›na konuflan kat›l›mc›n›n konuflmas› ise, a¤›rl›kl› olarak ABD emperyalizminin Ortado¤u’ya dönük iflgal sald›r›lar›n› kaps›yordu. Ancak konuflmas›n›n birçok yerinde çözüme iliflkin yapt›¤› vurgular, a¤›rl›kl› olarak Arap milliyetçili¤ine tekabül eder tarzdayd› ve orada bulunan birçok kat›l›mc› bu yönlü elefltirilerini dile getirmekte gecikmedi.

“Gerici yasalar sokaklarda iptal edilir!” Buluflman›n birinci gününde, saat 20:00’de baflka bir salonda yap›lan bir di¤er etkinlik ise “Yunanistan Anayasas›’nda gerici de¤ifliklikler ve AB Anayasas›, Komünizm’e karfl› memorondum, AB’nin emperyalist karakteri” bafll›¤›n› tafl›yordu. Bu etkinli¤in kat›l›mc›lar›n› Yunanistan’›n sol ve ilerici güçleri oluflturuyordu. Bu panelde söz alan konuflmac›lar a¤›rl›kl› olarak 11 Eylül sonras› artan sald›r›lar›n AB’deki yans›malar› ba¤lam›nda, Yunanistan özgülündeki etkileri üzerinde durdular. Konuflmalar›n ortak noktas›n› AB’nin emperyalist bir birlik olmas› olufltururken, Komünizm karfl›t› memorondum, s›n›f mücadelelerini bo¤man›n bir parças› olarak ele al›nd›. Bu bölümdeki son konuflmac› sözlerini “Gerici yasalar sokaklarda iptal edilir” diyerek bitirdi. ‹lk günün program›, k›sa bir tiyatro gösteriminin yan› s›ra, Yunanistanl› ilerici bir Rock grubunun ve Sevcan Müzik Grubu’nun dinletisi ile son buldu. Buluflman›n 2. günü olan, 5 May›s Cuma gününün ilk etkinli¤i, saat 12:00’de bafllayan “Gençli¤in politik, e¤itim ve çal›flma haklar›na dönük sald›r›lar ve gençlik direnifl ha-

reketleri” bafll›kl› paneldi. YDG, Yunanistan Militan Gençlik Hareketi ve Yunanistanl› gençlik hareketlerinin temsilcilerinin kat›ld›¤› panel canl› tart›flmalara da sahne oldu. Panelde a¤›rl›kl› olarak Avrupa gençli¤inin bugün karfl› karfl›ya oldu¤u sorunlar ele al›n›rken, e¤itimin özellefltirilmesi, Fransa örne¤inde oldu¤u gibi, gençli¤in çal›flma hakk›n›n bile elinden al›nmaya çal›fl›lmas›, emperyalizmin dünya emekçi halklar›na ve iflçi s›n›f›na dönük sald›r›lar› kapsam›nda de¤erlendirildi. YDG ad›na kat›lan konuflmac›, AB ülkelerindeki iflsizlerin büyük bölümünü gençli¤in oluflturdu¤una vurgu yaparak, “paran varsa hakk›n da var” anlay›fl›n›n hakim k›l›nmaya çal›fl›ld›¤›n›n alt›n› çizdi. Fransa’daki sürecin, Almanya ve di¤er Avrupa ülkelerinin gençli¤i taraf›ndan iflgaller, okul boykotlar›, mitingler vb. eylemler ile karfl›land›¤›n›, ancak bunlar›n yeterli olmad›¤›n›, daha ileri tafl›nmas› gerekti¤ini de önemle vurgulayarak, Paris varofllar›nda geliflen bu hareketin benzerlerinin ortaya ç›kmakta gecikmeyece¤ini ve de bunlar›n süreç içerisinde do¤ru yerlere kanalize edilerek, önderliklerini bulaca¤›n› söyledi. Anti-emperyalist Kamp’tan bir kat›l›mc›n›n Fransa’daki ayaklanmay› Araplar ile beyazlar aras›ndaki bir çat›flma olarak ele alan yaklafl›m› ise tart›flma yaratt›. Baflta YDG temsilcisi olmak üzere, hemen hemen tüm kat›l›mc›lar, bu yaklafl›m›n, emperyalizmin halklara dönük sald›r›lar›n› “medeniyetler çat›flmas›” olarak gösterme ve böylelikle hedef flafl›rtma çabalar›na denk düfltü¤ünü ve de Fransa’daki ayaklanmalar›n ezilen kesimlerin hak gasplar›na karfl› gerçeklefltirdi¤i eylemler oldu¤unu, k›sa sürede genifl kesimleri kapsay›p, büyük bir güce dönüflerek sald›r› yasas›n› geri püskürttü¤ünü dile getirdiler. Ayn› gün, saat 17:00’de, “Birleflik ve Sosyalist Balkanlar Mücadelesi, geri dönüflten 15 y›l sonra Rusya ve de K›br›s sorunu” konulu 3 ayr› çal›flma grubu topland›. “Geri dönüflten 15 y›l sonra Rusya” konulu çal›flma grubundaki konuflmac›lar›n tümü Rusya’dan kat›l›yordu ve hepsinin ortak olarak dile getirdi¤i tespit, Rusya’n›n giderek ultra-emperyalist bir güce dönüflmesiydi. Geri dönüflün ard›ndan ortaya ç›kan ulusal sorunun emperyalistler taraf›ndan k›flk›rt›ld›¤› ve de var olan sosyal kurtulufla dönük mücadelelerin de, milliyetler aras› bir çat›flmaya dönüfltürülmeye çal›fl›ld›¤› vurguland›. Bu sorunu çözecek olan tek gücün ise komünistler ve ilerici güçler oldu¤unun alt› çizildi. K›br›s sorununun ele al›nd›¤› çal›flma grubunda ise K›br›s sorunu ba¤lam›ndaki ortak yaklafl›m, hem Türkiye hem de Yunanistan hakim s›n›flar›n›n adadan çekilmesi ve Rumlardan ve Türklerden oluflan K›br›s halk›n›n ortak ve eflit haklar temelinde kendi yönetimini belirlemesi oldu. Ayn› gün yap›lan bir di¤er etkinlik ise, Türkiye’den Temel Haklar ve Özgürlükler Cephesi, AT‹K, Anti-Emperyalist Kamp-‹talya ve Yunanistanl› iflçi ve sendika temsilcilerinin kat›ld›¤› “Sermayenin sald›r›lar›, iflçi

direniflleri ve Yunanistan ve Avrupa’daki iflçi hareketlerinin politik perspektifi” konulu paneldi. Panelin ortak noktas›n› Avrupa’da toplumsal bir de¤iflimin yafland›¤› ve de bunun bugün kendini emperyalist sosyal y›k›m politikalar› ba¤lam›nda gerçekleflen kitlesel hareketler fleklinde d›fla vurdu¤u oluflturuyordu. Bu genel hareketlili¤in s›n›f perspektifinden yoksun olmas› ve dayan›flma ruhunu yans›tmad›¤› da ifade edilirken, bugün ilerici-devrimci ve anti-emperyalist güçlere bu hareketleri, s›n›f perspektifi ile, ortak bir mevzide toplamak gibi acil bir görev düfltü¤ü de ›srarla dile getirildi. Saat 20:30’da yap›lan bir di¤er panelin konusu ise “‹talya seçimleri ve Fransa Mart’› sonras› Avrupa” idi. Yunanistan’dan, baflta YKP/ML olmak üzere birçok devrimci, demokrat örgüt ve yap›n›n kat›ld›¤› panele, Anti-emperyalist Kamp-‹talya temsilcisi de kat›ld›. Fransa’da Mart ay›nda gerçekleflen ayaklanman›n, gerici sald›r› yasas›n› geri çektirecek kapsama ulaflmas› ve bunun di¤er Avrupa ülkelerindeki hareketler üzerinde yaratt›¤› etki ve böylelikle soka¤›n gücünün bir kez daha ispatlanmas› noktas›nda ortak bir fikir ortaya ç›karken, ‹talya’daki seçimler Anti-emperyalist Kamp-‹talya temsilcisi taraf›ndan solun zaferi olarak de¤erlendirildi. Buluflman›n 2. günü, Yunanl› sanatç›lar›n kendi kültürlerinin bir parças› olarak yorumlad›klar› “Karagöz ve Hacivat” oyunu ve birkaç rock grubunun sahne ald›¤› kültürel etkinlikle son buldu. Anti-emperyalist, anti-kapitalist buluflman›n 3. günü olan 6 May›s Cumartesi saat 12:00’de yap›lan ve ILPS Türkiye Seksiyonu, Irak Komünist Partisi, Anti-emperyalist Kamp-‹talya, Irak Yurtseverler Birli¤i, Arap Halklar› Birli¤i ve YKP/ML temsilcisinin konuflmac› olarak kat›ld›¤› “Irak Direnifli ve anti-emperyalizm” konulu panel, günün ilk etkinli¤iydi. Irak direnifli ba¤lam›nda yap›lan konuflmalarda, baflta ABD emperyalizmi olmak üzere, iflgal güçlerinin Irak’ta bir ç›kmaza girdi¤i ve de iflgalin asl›nda Fellucce’nin bir bölümünün ötesine geçemedi¤i, ABD aç›s›ndan yeni bir Vietnam sendromunun kap›da oldu¤u vurgulanarak, emperyalist sald›rganl›¤a ve de bir bütün olarak emperyalizme karfl› ç›kman›n önkoflullar›ndan birinin Irak ve Filistin halk›n›n direnifllerini desteklemekten geçti¤ine önemle dikkat çekildi. Irak Komünist Partisi ad›na kat›lan konuflmac›n›n “Irak’ta tek bir halk vard›r, Kürtler sadece küçük bir az›nl›kt›r” gibi egemen ulus milliyetçili¤ine denk düflen yaklafl›m› ise di¤er kat›l›mc›lar›n hakl› elefltirilerine neden oldu. Arap Birli¤i ad›na orada bulunan konuflmac›n›n da, hem bu panelde, hem de kat›ld›¤› tüm oturumlarda benzer bir yaklafl›m sergilemesi, Ortado¤u topraklar›nda yükselen ‹slami hareketlere paralel olarak geliflen Arap milliyetçili¤inin de somut yans›mas›n› oluflturuyordu.


48 ILPS Türkiye Seksiyonu ad›na yap›lan konuflmada ise, emperyalist sald›rganl›¤a karfl›, baflta Irak ve Filistin halk› olmak üzere, ezilen halklar›n dünyan›n dört bir yan›nda yükseltti¤i mücadelelere vurgu yap›larak, emperyalizmi yenmenin tek yolunun halklar›n mücadelelerini ortaklaflt›rmaktan geçti¤i, bunlardan birinin de anti-emperyalist mücadele oldu¤u belirtildi ve konuflma, anti-emperyalist mücadele zemininde yükselen ILPS’de birleflme ça¤r›s› yap›larak, “örgütlü ve direnen halklar yenilmez” fliar›yla bitirildi.

Emperyalist savafla karfl› savafl! Saat 16:00’da ise hedefi, emperyalist sald›rganl›¤›n bafl› ABD’nin Atina konsoloslu¤u olan bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Propolia Meydan›’ndan bafllayan ve de anti-emperyalist, anti-kapitalist buluflmaya kat›lan tüm yap›lar›n, örgüt ve de partilerin pankart ve flamalar›yla yer ald›¤› yürüyüfl, Visilis Sofias Caddesi boyunca gerçekleflti. Büyük bir coflkunun hakim oldu¤u yürüyüfl boyunca s›k s›k, “Emperyalistler teröristtir!”, “Katil Amerika”, “Filistin, Irak, Türkiye, Yunanistan’da hiçbir Amerikal› kalmayacak”, “Halk›n yolu, EAM, ELAS, EPON (Eski Yunanistan Halk Kurtulufl Ordusu, Cephesi ve Gençlik Örgütü)”, “Emperyalist savafla karfl› savafl”, “Yaflas›n enternasyonal dayan›flma” sloganlar› at›ld›. Polisin eylem güzergah› boyunca yo¤un bir y›¤›nak yapt›¤› gözlemlenirken, kortejin önü Konsolosluk yak›nlar›nda kesildi. Ayn› saatlerde ikinci bir yürüyüflte, Sosyal Forum taraf›ndan gerçeklefltiriliyordu. Di¤er istikametten gelen Sosyal Forum kitlesi ile anti-emperyalist, anti-kapitalist buluflman›n kitlesi, konsolosluk yak›n›ndaki bekleme noktas›nda buluflarak, yürüyüflü birlikte sürdürdü. Yürüyüflün da¤›lma aflamas›nda, en arkada bulunan anarflist grup ile polis aras›nda ç›kan çat›flmada, gaz bombas› atan polise kitle molotoflarla karfl›l›k verdi. Çat›flman›n sonunda, bir polis otosu yak›l›p, 4 polis 1 eylemci yaralan›rken, 17 kifli de gözalt›na al›nd›. Akflam saat 21:00’de ise, ö¤len saat 13:00’de yap›lmas› düflünülen, ancak di¤er

19 programlar›n uzamas› ve yürüyüfl olmas› nedeniyle gerçeklefltirilemeyen “Emperyalist savafl ve halklar›n direnifli” konulu panel yap›ld›. Ancak, konuflmac› say›s›n›n yaklafl›k 20 kifliye ulaflmas› nedeniyle, panel yerine ortalama 5 dakikal›k konuflmalar›n yap›ld›¤› bir forum gerçeklefltirildi. ILPS Türkiye Seksiyonu’nun, ILPS Genel Sekreteri Arman Riazi’nin ve ‹ran’dan eski Fedai gerillas› olan bir konuflmac›n›n da yer ald›¤› forumda, emperyalist iflgal savafllar›n›n, Irak ve Filistin direnifllerinin yan› s›ra, ‹ran’a dönük sald›r› haz›rl›¤› da ele al›nd›. Konuflmalarda, Filipinler, Hindistan, Nepal ve daha birçok ülkede süren ve ço¤unlu¤u Halk Savafl› temelinde yükselen mücadelelere de dikkat çekilerek, tüm bu mücadelelerin emperyalizme korku sald›¤› ve sald›r›lar›n› art›rmas›n›n temelinde yatan esas nedenin de sistemin sonunu getirecek olan bu mücadeleler oldu¤u vurgulanarak, ulusal-sosyal kurtulufl mücadelelerine her türden deste¤in art›r›lmas› üzerinde duruldu. Eski ‹ran fedai gerillalar› mensubu olan ‹ranl› konuflmac› ise, bugün ‹ran’da geliflen iflçi-emekçi eylemlerinin sadece ABD emperyalizmine ve sermayeye karfl› de¤il, ayn› zamanda ‹ran’daki gerici rejime karfl› da gerçekleflti¤inin alt›n› çizerek, ‹ran’a dönük sald›r› haz›rl›¤›na ve olas› bir sald›r›ya karfl› ç›karken, ayn› zamanda buradaki gerici rejime de karfl› ç›kman›n devrimci-komünist, ilerici, anti-emperyalist güçler aç›s›ndan bir zorunluluk oldu¤una önemle vurgu yapt›. Baflka bir salonda yaklafl›k ayn› saatlerde yap›lan ve ILPS Genel Sekreterli¤i’nin ve ILPS Türkiye Seksiyonu’nun yan› s›ra, Yunanistan Direnifl Komiteleri temsilcilerinin de kat›ld›¤› bir di¤er toplant›n›n konusu ise, “ABD’nin askeri üslerine karfl› giriflim ve ILPS” idi. Etkinlikte yap›lan konuflmalarda, baflta ABD emperyalizmi olmak üzere, emperyalistlerin askeri üslerinin kapat›lmas›na dönük verilmesi gereken mücadelenin öneminin giderek artt›¤›na, çünkü bu üslerin ülkeleri ve bölgeleri iflgal etmede önemli bir iflleve sahip oldu¤una dikkat çekildi. ILPS ad›na yap›lan konuflmalarda ise, 2122 Eylül 2003’de Yunanistan’da yap›lan üsler

karfl›t› konferansa de¤inildi ve ILPS’nin bu konuda yapt›¤› kampanyalar aktar›larak, üsler karfl›t› mücadelenin yükseltilmesinin aciliyetine dikkat çekildi. Panel ve forumlar›n gerçekleflti¤i saatlerde yap›lan, buluflman›n son kültürel etkinli¤inde, Grup Hayk›r›fl ve Grup Yorum sahne alarak, kitleye coflkulu bir akflam yaflatt›lar. Her iki grubun söyledi¤i devrimci marfllara ve de halay ezgilerine efllik eden kitle, Grup Hayk›r›fl’›n söyledi¤i Enternasyonal Marfl›’n›, ayakta ve yumruklarla karfl›lad›. Buluflmada, Latin Amerika’daki geliflmelerin yan›s›ra, göçmenler sorunu da ele al›nd›. Latin Amerika özgülünde, buradaki geliflmeleri ve önderlikleri sosyalizm perspektifli ele alan görüfller de dile getirilmesine karfl›n, a¤›rl›kl› görüfl buralardaki geliflmelerin sol maskeli bir aldatmaca oldu¤u ve radikal devrimci önderliklere ihtiyaç duyuldu¤u yönündeydi. Giderek büyüyen göçmenler sorunu ise, artan sald›r›lar ba¤lam›nda ele al›narak, bu sald›r›lara karfl› ortak bir mücadele örgütleme yönünde ele al›nd›.

Gelecek, iflçi s›n›f›n›nd›r! Dört günlük buluflman›n son etkinli¤i, 7 May›s Pazar günü saat 12:00’de bafllayan “21. yy.’›n solu, devrim ve sosyalizm perspektifi” bafll›kl› paneldi. Bu panel ifllenen konunun önemi itibariyle, buluflman›n en can al›c› etkinli¤iydi ayn›

19 Mayıs-1 Haziran 2006 zamanda. Bu önem kat›l›mc›lar aç›s›ndan da kavranm›fl olmal› ki, en yo¤un dinleyici ve de konuflmac› da bu etkinlikte yer al›yordu. Çünkü tart›fl›lacak olan konu, ezilenleri kurtulufla götürecek, emperyalist-kapitalist sistemi ise tarihin çöplü¤üne atacak olan devrim ve sosyalizm mücadelesinin perspektifini ele al›yordu. Baflta YKP/ML ve Partizan ad›na olmak üzere, yaklafl›k 20 konuflmac› burada söz ald› ve zaman›n darl›¤› nedeniyle konuflmalar›n› 5-8 dakika gibi k›sa bir süreye s›¤d›rmak zorunda kald›. Konuflmalarda öne ç›kan vurgulardan baz›lar› flunlard›; emperyalizmin sald›r›lar›na karfl› halklar›n giderek daha fazla direnifli seçtikleri, radikal sol düflüncenin bu süreçte halklar› örgütleme görevinin daha da aciliyet kazand›¤›, ancak devrimci düflüncenin kendini kitlelere anlatma noktas›nda yetersiz kald›¤›, bunun ise kitleleri alternatifsiz b›rakt›¤›, sol hareketin baz› sorunlara yan›t veremedi¤i oldu. Partizan ad›na yap›lan konuflmada ise Halk Savafl›’n›n öneminin giderek artt›¤›na de¤inildi. Bu son panelle noktalanan anti-emperyalist, anti-kapitalist buluflma, halklar›n mücadelesinin giderek daha da militanlaflt›¤›n›n ve bu militanl›¤›n giderek daha fazla ortaklaflt›r›ld›¤›n›n ifadesi olman›n yan›s›ra, halklar›n emperyalizme karfl› öfkesinin de giderek daha büyük bir örgütlü güce dönüflmesinin de ifadesiydi.

Görüfller...Görüfller...Görüfller...Görüfller...Görüfller...Görüfller...Görüfller...Görüfller Metin Atak (ILPS Avrupa); Selanik, Hindistan, Filipinler, Hong Kong’un ard›ndan gerçekleflen bu etkinlik, mücadele zincirine eklenen önemli bir halkad›r. Bu ILPS’nin Yunanistan’da düzenledi¤i üçüncü büyük etkinliktir. Selanik, Girit ve Atina anti-emperyalist etkinliklerimiz, ILPS’nin Yunanistan’da daha genifl çevrelerde tan›nmas›nda, amaç ve ilkelerinin bilinmesinde, ileri bir seviyeye gelmesinde önemli bir yere sahip olmufltur. Atina etkinli¤imiz sadece bir buluflma de¤il, ayn› zamanda emperyalizme karfl› mücadele kararl›l›¤›n›n hayk›r›ld›¤› bir etkinlik olmufltur. Etkinli¤imiz, anti-emperyalist güçler aras›ndaki iliflkilerin ve birlikte ifl yapman›n önemini a盤a ç›karmada önemli bir iflleve sahip olmufltur. fiunu belirtebiliriz ki, tüm gücüyle ezilen halklara sald›ran emperyalistler ve onlar›n uflaklar›n› yenmek için daha fazla beklemeye gerek yoktur. Bu güce sahip oldu¤umuzu Atina’da bir kez daha göster-

dik. Arman Riaz› (ILPS Genel Sekreteri); ILPS olarak bu anti-emperyalist, anti- kapitalist kamp› örgütlemedeki esas amaçlar›m›zdan biri; Yunanistan halk›yla, devrimcileri, ilericileri ile dayan›flmak, onlar›n direnifl tarihlerini selamlamak ve unutturmak isteyenlere hat›rlatmakt›. Çünkü Yunan halk› ve devrimcileri geçmiflte faflizme karfl› yi¤itçe direnifller gerçeklefltirmifltir ve say›s›z flehitler verilmifltir. Bu ayn› zamanda flehitleri de anmak anlam›na gelmektedir. Bu etkinli¤in güncel olan di¤er bir önemli amac› ise, emperyalizme ve her türden gericili¤e karfl› duruflumuzu bir kez daha ortaya koymakt›. Biz ayn› zamanda d›fl›m›zdaki güçlerle birlikte hareket edebilece¤imizi de göstermeye çal›flt›k. Atina etkinli¤ine birçok ülkeden uluslararas› konuklar kat›ld›. Ancak bizim buradaki esas kazan›m›m›z, Ortado¤u ile birçok iliflki gelifltirmek oldu. Mesela bu iliflkiler

üzerinden ileride bir Ortado¤u konferans› örgütleyebiliriz. Sonuç olarak denebilir ki, bu etkinli¤in yukar›da koymaya çal›flt›¤›m öneminin d›fl›nda, Yunanistanl› yoldafllar›n mücadelesine de katk›s› büyük olmufltur. Chrisi (ILPS Yunanistan); Biz bu etkinlikle birlikte Yunanistan halk›n›n mücadelesinin doruk noktas›nda oldu¤unu gördük. Yapabilece¤imizin en iyisini yapmaya çal›flt›k. Ayn› zamanda bu vesile ile ILPS’nin görüfllerini de ortaya koymufl olduk. Yunanistan’dan ILPS’ye ciddi bir kat›l›m var. Bunlar en baflta da sendikalar. Ayr›ca kat›lmak isteyen gençlik örgütleri var. Bu etkinlikle birlikte politik anlamda da bir bilgi al›flverifli de sa¤land›. Rachael (ILPS Brezilya); Ben Atina’daki bu etkinli¤e CEBRASPO örgütü ad›na kat›l›yorum. Bu tür etkinlikler çok önemli. Bu uluslararas› etkinlikleri di¤er ülkelerin mücadelelerini ö¤renmek için iyi

kullanmak gerekiyor. Bu ba¤lamda Brezilya ile ilgili flunu söylemek istiyorum. Bundan bir kaç y›l önce Lula’n›n ülkeye refah getirece¤i vb. fleyler söyleniyordu. Ancak biz bunlar›n gerçe¤i yans›tmad›¤›n› biliyorduk. Zaten bugün Lula’n›n maskesi düfltü ve gerçekli¤i ortaya ç›kt›. Yani Lula emperyalizme karfl› de¤il, aksine emperyalizmle birlikte hareket ediyor. Lula ülkemizdeki büyük toprak a¤alar›n› ve burjuvaziyi temsil etmektedir. Lula’n›n yan›s›ra Morales, Chavez, Kirchner gibi önderlikler gerçekte anti-emperyalist de¤illerdir, aksine emperyalizmin politikalar›n›n birer parças›d›rlar. Aliyah Elisabeth (ILPS); Bu anti-kapitalist, anti-emperyalist buluflma her fleyden önce siyasi bir kazan›md›r. Bunun önemli bir nedeni Yunanistan’da olmas›d›r. Çünkü Yunanistan’da AB karfl›t› hareket ve buna ba¤l› olarak da anti-emperyalist hareket di¤er Avrupa ülkelerine göre çok daha güçlü.


19 Mayıs-1 Haziran 2006

20

48

Devrimin ayd›nl›k gökkubbesi... “ML temeller üzerine kurulmufl sa¤lam mek demektir, bu ikisi ayr›lmaz flekilde birbibir çekirde¤in yönetti¤i devrimci bir pratik rine ba¤l› ve iç içedir. Yüz y›l› aflk›n bir tarihi ve bu pratikle yürütülen ideolojik mücade- geçmifle sahip hakim s›n›f olan Türk komprale devrimci kadrolar› toparlayabilir. Ve bu dor burjuva ve toprak a¤alar›n›n, ideolojikda bir anda de¤il nispeten uzun bir müca- kültürel hakimiyetinin a¤›rl›¤› ve bask›s› aldele sürecinde mümkün olurdu.” ‹brahim t›nda flekillenen toplumda, proleter temelde ideolojik ar›nma ve ona sahip olma mücadeleKaypakkaya May›s ay›nda sayg›yla and›¤›m›z Kay- si bir ç›rp›da kazan›lamazd›. Uzun erimli s›n›f pakkaya yoldafl, yaflam› boyunca halk›n ba- savafl›m› içinde do¤ru ile yanl›fl›n, bilimsel ¤›ms›zl›k ve özgürlük mücadelesi davas›na olanla bilimsel olmayan›n, ileri ile gerinin iç sars›lmaz bir kararl›l›kla ba¤l› kald›. Bu u¤ur- içe iliflki içinde ve karfl› karfl›ya çat›flarak geda hiçbir özveriden kaç›nmayarak, yüksek bir liflti¤i bir süreçte, ideolojik ayr›fl›m ve proleter devrimci sorumlulukla mücadele etti. O, ken- saflaflma gerçekleflecekti. Bu s›n›f savafl›m›di döneminin mevcut tüm politik düflüncelerinin amans›z elefltirisini yaparak, silahlar›n elefltirel gücünü Silahl› mücadele ilan edip, proletaryaya ve kitlelere anlay›fl›n› esas alan seslendi. Komünist önder KayKaypakkaya yoldafl, polipakkaya yoldafl, iflçi s›n›f›na ve tik mücadelenin di¤er çeflitli milliyetlerden emekçilere biçimlerini yads›mad›¤› zengin bir devrimci miras b›rakt›, gibi küçümsenmesine, bugün s›n›f bilinçli proleterlerin ertelenmesine karfl› görevi, bu miras› bütünlüklü ve mücadele yürütmüfltür. kapsaml› olarak anlamaya, kavraDi¤er politik mücadele maya ve O’nun devrimci özüne biçimlerini, esas mücadeba¤l› kalarak titizlikle uygulamaya leyi güçlendiren, esas› çal›flmakt›r. tamamlayan ve onu ilerKaypakkaya yoldafl, yaflam› letip, geliflim ve ilerlemeboyunca proletaryan›n sa¤lam, gesine katk› sunan liflkin, disiplinli, bir öncü örgütü anlay›fllar olarak ele alm›fl yaratmak için çal›flt›. Bundand›r ki ve di¤er tüm mücadele “Subjektivizmden, revizyonizmbiçimlerini esasa tabi den ve dogmatizmden ar›nm›fl, k›lm›flt›r. kitlelerle kaynaflm›fl, teoriyle prati¤i birlefltiren, özelefltiri metodunu uygulayan çelik disiplinli bir komünist partisi” yaratmak, O’nun temel n›n geliflim yasas›d›r. Emperyalist-kapitalist amaçlar›ndan biri oldu. Bu özelliklere sahip sistemin sald›r›lar› sadece aç›k, bilinen ve gööncü yarat›lmadan, halk›n ba¤›ms›zl›k, halk rünen biçimiyle gelmemektedir. Ondan daha demokrasisi ve sosyalizm mücadelesinin ger- sinsi ve iki yüzlüce, bazen devrimci biçime çekleflemeyece¤ini belirtti. Bu öncü yarat›l- bürünerek, bazen reformlar ad› alt›nda gerçek madan, komprador burjuvazi ve toprak a¤ala- yüzünü gizlemeye çal›flarak gelmektedir. Pror›n›n faflist iktidar›n›n alt edilerek, politik ikti- letaryan›n devrim ö¤retisi olan Marksizmdar›n ele geçirilmesinin mümkün olamayaca- Leninizm-Maoizm bilimi, bir s›n›f savafl›m ö¤retisidir. Bu uzlaflmaz s›n›f savafl›m› ö¤reti¤›n› belirtti. Devrimci yaflam›nda “büyük bir devrim- sinden sapma olarak ortaya ç›kan ak›mlar›n ci hareketi zafere götürmek için öncünün bafl›nda revizyonizm (oportünizm, refordevrimci teoriye, tarih bilgisine ve somut mizm, Troçkizm) ve anarflizm (Anarko-sendihareketin kavran›fl›na” sahip olmas› gerekti- kalizm, Anarko-sosyalizm) gelir. Marksizm-Leninizm-Maoizm biliminden ¤i düflüncesiyle hareket etti. Gerçek anlamda öncü olmak devrimin temel konular›nda bü- sapan bu ak›mlar “ne tesadüflerle ne de tek tünlüklü bir proleter dünya görüflüne ve bu tek kifli veya gruplar›n yan›lg›lar›yla, hatta görüfllerin ülke topraklar›na uygulama amac›- ulusal özellikleri ve gelenekleriyle aç›klann› tafl›yan, devrimci bir programa sahip olmak mayaca¤› ‘aç›kt›r.’ Tüm kapitalist ülkelerin gerekir. Kaypakkaya yoldafl, sömürücü s›- iktisadi düzeninden ve geliflme karakterinn›fa ait felsefi görüfl, düflünce, politik yak- den kaynaklanan ve bu sapmalar› sürekli lafl›mlardan ar›nmak için çal›flt›. Felsefi üreten daha köklü nedenler olmal›d›r” diidealizm olan subjektivizme, dogmatizme yen Lenin yoldafl›n bu berrak ve bilimsel aç›kkarfl› mücadelede kararl› bir militan durufl ser- lamalar› her türden reformist düflünce ve gögiledi. S›n›f savafl›m›n her temel sorununa di- rüfllere karfl› mücadelenin toplumsal kayna¤›yalektik çözüm yöntemiyle yaklaflt›, materya- n›, s›n›fsal niteli¤ini ortaya koymaktad›r. Bugün öne ç›kan ideolojik sald›r›n›n ad› list bilgi teorisine sahip olmaya çal›flt›. Bunlara bir anda, bir hamlede sahip olunamayaca¤›, revizyonizm (oportünizm-reformizm)dir. Bus›n›f savafl›m›n›n yükselen dalgalar› içinde gün revizyonizm, sosyalizmden kapitalizme ad›m ad›m elde edilece¤ini ifade etti. O’nun geriye dönüflünü tamamlam›fl, yüzünde halen s›n›f savafl›m› prati¤indeki her bir ad›m›nda ML maskesi olan herhangi bir modern revizeskiye, geriye, burjuvaziye ait olan› y›kman›n yonist partiden ve onun bilinen aç›k sald›r› biproletaryaya ait olan› kuflanman›n mücadelesi çimiyle gelmemektedir. “‹flçi s›n›f›n›n bir yan›na tutunan, tek yanl›l›¤› teori kat›na yükve kararl›l›¤› vard›r. Revizyonizme, subjektivizme ve dogma- selten”, reformlarla toplumsal de¤iflimin k›stizme karfl› mücadele etmek, emperyalist-ka- men gerçeklefltirilece¤ini savunarak, kendini pitalist sistemin ideolojik sald›r›lar›na, burju- daha fazla “bilim-teknik-geliflim süreciyle” va-feodal s›n›f›n egemen ideolojisine ve onun örterek, gizleyerek gelmektedir. Yeni Dünya her türden yans›malar›na karfl› mücadele et- Düzeni ad›yla örgütlenen burjuva sald›r›lar

karfl›s›nda en çabuk boyun büken ve bu sald›r› dalgas› önünde diz çökerek, liberal burjuvazinin savundu¤u reformlar› en kolay kabullenen s›n›f, küçük burjuvazi oldu. Devrim düflüncesi yerini reform düflüncesine b›rakt›. S›n›f savafl›m› ö¤retisi yerini s›n›f uzlaflmac›l›¤›na b›rakt›. Düzen d›fl›l›k yerini düzen içi mücadeleye b›rakt›. Kitlelere olan güven yerini sermaye k›r›nt›lar›na olan güvene b›rakt›. Karfl›-devrimin bozucu rüzgar›n›n etkisi uzun süre kitlelerin bilinç dünyas›nda etkili oldu. Sosyalizm ciddi bir prestij kayb›na u¤rad›. S›n›f uzlaflmac›l›¤›n› temel alan, gerçek

bir burjuva ideolojisi olan reformizm, kapitalist-emperyalist sistemin son yirmi y›ll›k geliflim süreci içinde daha etkili örgütlendi. Dünya ölçe¤inde sosyalist ülkelerin kapitalist sisteme evrilmesiyle birlikte reformizmin geliflimi ve sald›r›lar›, özellikle küçük burjuva cephesinde devrime olan inançta ciddi k›r›lmalara yol açt›. Bu k›r›lman›n en etkili oldu¤u anlay›fl “devrim kitlelerin eseridir” anlay›fl› oldu. Kitlelere olan güvende, tarihi yapan gücün kitleler oldu¤u gerçekli¤inde ve bu temel üzerinde yükselen bilinçte ciddi olarak bozulmaya yol açt›. Bu durum, öncünün proleter dokusuna ve onun örgüt anlay›fl›na da yans›d›. Onun proleter özünü bozmaya, ilkelerini yumuflatmaya çal›flt›. Devrim bilincindeki k›r›lma, örgüt bilimine ve onun yap›s›na da yans›d›. Proletaryan›n örgüt biliminde “ben merkezli”, tek yanl› düflünce ve yaklafl›mlar, anlay›fllar daha güçlü kendilerini ortaya koydu. Devrim ve örgüt bilimindeki her k›r›lma, proletaryan›n devrim yürüyüflünü zay›flat›p, geriletti. Dünya devrim tarihleri ve günümüzün s›n›f savafl›m prati¤i ispatlam›flt›r ve ispatlamaya devam etmektedir ki, günümüzde burjuva dünya görüflü olan revizyonizm, reformizm s›n›f mücadelesi ö¤retisini “eskimifl” ilan eder ve pratikte s›n›f mücadelesinden vazgeçmek anlam›na gelen politikalar izler. Ve bu politika etkisini en fazla Proletarya Partisi’nin örgütlenmesini engellenmesinde gösterir. Burjuvazinin do¤rudan ç›karlar›n›n ve onun do¤rudan etkisinin ürünü olan revizyonizm, reformizm sadece s›n›f savafl›m› ö¤retisinin eskidi¤i düflüncelerini savunarak “masum” halde durmaz, daha ileri giderek proletaryan›n devrim örgütünün, s›n›f partisinin geliflimini, ilerlemesini ve etkili bir güç haline

gelmesini de engeller. Bundand›r ki, Kaypakkaya yoldafl, sadece burjuvazinin ç›karlar›n› savunduklar› için revizyonizme, (reformizme, oportünizme) karfl› amans›z bir mücadele yürütmedi. Ayn› zamanda proletaryan›n öncü ve önder gücü olan s›n›f partisinin örgütlenmesini engelledi¤i için de revizyonizme karfl› mücadele etti. Bu u¤urda en amans›z ve çetin mücadeleyi fiafak (bugünkü ad›yla ‹flçi Partisi) Revizyonistleri’ne karfl› yürüttü. fiafak Revizyonistleri’nin hem devrim karfl›t› düflüncelerine, s›n›f uzlaflmac› tezlerine hem de proletaryan›n öncü örgütünü kurmay› engelleyen anlay›fllar›na karfl› mücadele yürüttü. ‹flçi s›n›f›n›n, yoksul köylülerin, çeflitli milliyetlerden emekçilerin iktidar mücadelesinin temel ihtiyac› olan dinamik, kararl›, tutarl› ve do¤ru yolda ilerleyen bir komünist önderlik yarat›lmas› için mücadele etti. Tarihi yapan kitleler, devrimi yapacak olan›n da proletarya partisi oldu¤u bilinciyle hareket etti. Partinin örgütlenmesini kitlelerin örgütlenmesinden ayr› ele almad›. Hem partinin hem de kitlelerin örgütlenme mücadelesinin silahl› mücadele içinde olaca¤›n› savundu ve bunun da basitten karmafl›¤a do¤ru ad›m ad›m örgütlenece¤i düflüncesini savundu ve onun pratikte uygulamas›n› gerçeklefltirmeye çal›flt›. Partinin örgütlenmesi sorununun ülkemiz koflullar›nda silahl› mücadelenin örgütlenmesi sorunu oldu¤unu savundu ve bu iki temel halkay› birbirinden hiçbir zaman ay›rmad›. Ülkemiz koflullar›nda silahl› mücadelenin örgütlenmesinin Proletarya Partisi’nin örgütlenmesi sorunu oldu¤unu önemle belirtti. Marksizm-Leninizm-Maoizm ile revizyonizmin ve her türden oportünist görüfllerin aras›ndaki temel ayr›m çizgileri devrimin tezleri ve onun örgütlenme konular›ndaki biçimlerdi. Marksist-Leninist-Maoist temel üzerinde yükselen parti ve yine bu temel üzerinde yükselen devrim anlay›fl› -ki bu anlay›fl›n ülkemizde alm›fl oldu¤u biçim, devrimci savaflt›r yani günümüzde gerilla savafl›d›rbunlar kopmaz flekilde birbirine ba¤l› iki temel halkad›r. Ülke gerçekli¤ine uyarlanm›fl bir silahl› mücadele anlay›fl› gelifltirilip, sürekli hale getirilmeden Proletarya Partisi infla edilemez. Keza do¤ru bir proleter parti anlay›fl› temel bir bilinç olgusu haline getirilmeden silahl› mücadele anlay›fl› sürekli hale getirilemez. Parti ve silahl› mücadele: Bu iki temel gerçeklik t›pk› suyu oluflturan hidrojen ve oksijen elementleri gibidir. Hidrojen olmadan, keza oksijen olmadan su oluflamaz ve gerçek hale gelemez. Keza parti olmadan silahl› mücadele sürekli hale gelemez, ülke gerçekli¤ine uyarlanm›fl süreklili¤i sa¤lanm›fl bir silahl› mücadele anlay›fl› gerçek hale gelmeden Marksist-Leninist-Maoist temelde bir parti infla edilemez. Kaypakkaya yoldafl›n en temel tezlerinden biri de silahl› mücadele ile politik mücadelenin birbirinin karfl›t› ve reddi olmad›¤›d›r. S›n›f uzlaflmac›l›¤›n› temel alan ve bu temel üzerinde politik görüfllerini biçimlendiren her türden reformist ve oportünist anlay›fllar›n en fazla sald›r› konusu “silahl› mücadele anlay›fl›d›r.”


21

48 Onlara göre silahl› mücadele “bireysel terör”, “kör fliddet”dir ya da kitlelerin bilinçlenmesini, e¤itilmesini, onlar›n örgütlenme görevlerini yads›yan, “politik çal›flmay›” bir kenara b›rakan salt askeri bak›fl aç›s›d›r. Oysa silahl› mücadele ile politik mücadele birbiri ile çeliflen, birbirinin z›dd› olgular de¤ildir. Devrimin politik görevlerini yerine getirmek için silahl› mücadele yürütülür. Partiyi, gerilla ordusunu, kitleleri örgütlemenin ileri bir biçimidir. Kitleleri bilinçlendirmenin, e¤itmenin, feodal-burjuva sistemin karartt›¤› manevi kölelik dünyas›ndan, kurtarman›n bir biçimidir. Silahl› mücadelenin esas olmas› di¤er politik mücadele biçimlerinin reddedilmesi ya da onun karfl›t› olmad›¤› gibi, inkar› hiç de¤ildir. Silahl› mücadele, kitlelerin yaflad›¤› yüzy›ll›k düflünsel kölelikten kurtulman›n, ayd›nl›¤a do¤ru aç›lman›n büyük kap›s›d›r. Bu kap›n›n bir anda, bir ç›rp›da k›sa süren bir mücadele ile aç›lmayaca¤› aflikard›r. Ancak bu büyük kap›n›n aç›lmas› zorlanmadan ve aç›lma mücadelesi örgütlenmeden di¤er kap›lar›n aç›lmas› da mümkün de¤ildir. Silahl› mücadele politik mücadelenin en ileri bir biçimi olarak s›n›f düflmanlar›n› birer birer imha eden, onlar›n maneviyat›n› bozarak, sars›lmas›n›, gerilemesini, sa¤layan, kitlelerin bilinç dünyas›n› ayd›nlatan, ona güven veren, egemenlerin bir hiç, ezilenlerin ise bir güç oldu¤unun yolunu açan bir kar makinesidir. Silahl› müca-

dele burjuva-feodal politik dünyada proletaryan›n etkili, sars›c› güçlü bir politik silah›d›r. Bu silah olmadan, yarat›lmadan kitlelerin eline geçmeden s›n›f düflmanlar›n›n yok edilmesi, politik iktidar›n ele geçirilmesi baflar›lamaz. S›n›fl› topluma ait düflünce ve al›flkanl›klar›n›n yaratt›¤› maddi ve manevi köleli¤in paramparça edilerek, kurtulufla, sömürüsüz s›n›fs›z özgür bir dünyaya do¤ru ad›m ad›m gitmenin temel stratejisi Halk Savafl›’d›r. Ba¤›ms›zl›k, Halk Demokrasisi ve sosyalizm düflüncesini ve savafl silah›n› Türkiye proletaryas›na ve çeflitli milliyetlerden emekçilere kazand›ran Kaypakkaya yoldafl, günümüzün vazgeçilmez yol göstericisidir. O’nun devrim ve örgüt bilimi hakk›ndaki düflünceleri, kurtulufl k›lavuzu ve parlayan bir savafl meflalesi olmaya devam etmektedir. O’na do¤ru ve bilinçle bakmak, hiçbir kayg› tafl›madan O’nun düflüncelerine yaklaflmak, O’nu cesaretle anlamak ileri do¤ru at›lacak her ad›m›n güvencesidir. Dünyadaki ve ülkemizdeki her toplumsal ve politik geliflme, onun düflüncelerini, devrimci savafl tezlerini do¤rulamaktad›r. Ülke ve toplum gerçekli¤ine, politik iktidar›n s›n›fsal karakterine onlar›n asla vazgeçmedi¤i Kemalizm tezlerine, ›rkç›l›k ve inkar politikas›na ve flimdiye dek uygulad›klar› tüm politikalara bak›ld›¤›nda Kaypakkaya yoldafl›n düflüncelerinin do¤rulu¤u ve hakl›l›¤› kendini göstermektedir.

PUSULA Devrim zora karfl› Proletarya Partisi’nin önderli¤inde geliflecektir! ‹flçi ve emekçilerin örgütlenmesinde ve mücadeleye kat›lmas›nda veya kat›lmamas›nda belirleyici özellikte olan iki temel etken vard›r. Bunlardan birincisi hakim s›n›flar; ikincisi ise Komünist Partisi’dir. Hakim s›n›flar emekçilerin s›n›f bilinciyle donanmas›n› ve örgütlenmesini engellemeye çal›fl›rken; Komünist Partisi ise emekçileri s›n›f bilinciyle donatmaya ve siyasal iktidar mücadelesine katmaya çal›fl›r. Hakim s›n›flar sömürülerini ve iktidarlar›n› korumak için devlet arac›l›¤›yla her türlü yöntemi kullan›rlar. Devlet, zor ve ideolojik ayg›tlar›yla emekçilerin bilincinin geliflmesinin, ekonomik ve demokratik haklar›n› almalar›n›n ve esas olarak s›n›f bilinci kazanarak siyasal iktidar bilinciyle donanmalar›n›n önüne geçmeye çal›fl›r. Hakim s›n›flar, halk›n siyasal iktidar bilinciyle donanmas› halinde sömürü ve iktidarlar›n›n tehlikeye düflece¤ini çok iyi bilmektedirler. Bunu engellemek için zor, fliddet, bask›, y›ld›rma, ideolojik yönlendirme, demagoji, di¤er bir deyiflle halk›n bilincini buland›racak, geliflmesini engelleyecek her türlü alçakl›¤a baflvururlar. ABD’nin Irak’› ve Afganistan’› iflgal etmesi bunun en belirgin örne¤idir. ‹deolojik olarak yönlendiremedi¤i, etkisi alt›na alamad›¤›, denetleyemedi¤i güçlere, örgütlere karfl› polisini, jandarmas›n›, hapishanesini devreye sokar. Zira onlar emekçilerin sömürüye, açl›¤a, haks›zl›klara boyun e¤melerini ister. ‹flçi ve emekçiler Anayasa’da belirtilmifl haklar›n› almak için dahi direnifle geçtiklerinde, patronlar›n emrindeki jandarma ve polisler direnifle müdahale ederler. Asl›nda bu faflizmin özüne uygundur. Yasalarda yazanlar göz boyaman›n ötesine geçmez. Tuzla’da y›llard›r yaflananlar, Gönen’deki geliflmeler, Çorlu’da iflçilere yönelik sald›r›lar, TEKEL iflçilerinin direniflleri anlatt›¤›m›z durumun ete kemi¤e bürün-

müfl örnekleridir. Hakim s›n›flar emekçi s›n›flar›n mücadelesini, örgütlenmesini engellemek için yozlaflm›fl her yöntemi kullan›rlar. Emekçi s›n›flar›n öz örgütlülüklerinin yönetimlerinde yer alanlara rüflvet vermek, parmaklar›na bal çalmak günümüzde karfl›m›za ç›kan en yayg›n yozlaflmalardan biridir. Sözde iflçi haklar›n› savunmak için yönetime gelen bu zat› muhteremler patronlardan ald›klar› rüflvetlerle iflçileri patronlara karfl› savunmas›z bir hale getirmektedir. Emekçi s›n›flar içinde yer alan bu truva atlar›, emekçilerin sendikalara olan güvenini sarsmaktad›r. Bu tutumlar› egemen s›n›flar›n sendikalar› gözden düflürerek, iflçileri patronlara karfl› mücadelelerinde en önemli araçlar›ndan mahrum b›rakma politikalar›na destek olmaktad›r. Egemen s›n›flar›n ve onlar›n ufla¤› sar› sendika yöneticilerinin bu kadar pervas›z olmalar›n›n nedeni, emekçilerin s›k› bir flekilde örgütlenmemesi, sendikalar› bu kan emicilere terk etmifl olmalar› ve s›n›f bilinçli iflçilerin emekçilerin görevlerini yerine getirmemesinden kaynakl›d›r. Emekçi s›n›flar›n örgütlenme ve mücadeleye sevk edilmesinde ikinci ve esas olan etken Komünist Partisi ve onun güçlerinin durumudur. Çünkü hakim s›n›flar tarih boyunca ezilenlere karfl› her türlü bask›y›, zorbal›¤›, demagojiyi yaparak iktidarlar›n› korumufllard›r. Bundan sonra da bu yöntemleri kullanarak iktidarlar›n›n alafla¤› edilmesinin önüne geçmeye çal›flacaklard›r. O halde devrimin geliflmesi hakim s›n›flar›n her türlü zorbal›klar›na, alçalmalar›na, yozlaflmalar›na karfl› olacakt›r. Hakim s›n›flar ne Paris Komünü’nde, ne Ekim Devrimi’nde ve ne de Çin’de Demokratik Halk Devrimi’nin gerçekleflmesinde iktidar› kendi elleriyle teslim etmemifllerdir. Tersine iktidar›

Bugün hakim s›n›flar›n efendilerinden ald›klar› güçle her alanda sürdürdükleri sald›r›lar sonucu kitleler örgütsüz, da¤›n›k ve kendi kurtulufllar›n›n aray›fl› içindedir. Bu süreçte devrimcilerin ve komünistlerin bu olumsuz gidiflat› tersine çevirecek, güçten henüz yoksundur. Bu olumsuz süreçten k›sa sürede kurtulma politikalar›n› gelifltirerek, öz örgütlülü¤ünü yaratma gerçekli¤ine yak›n de¤ildir ancak, bu durum devrimin gerçek ve gerçekleflebilir olmas›n› asla ortadan kald›rm›yor. Kitleler her zaman egemen s›n›f temsilcileri ve sözcüleri taraf›ndan aldat›lman›n saf kurbanlar› olmufllard›r ve onlar›n ahlaki, dini, politik, aç›klama ve vaatlerin arkas›nda sömürücü s›n›f›n ç›karlar›n› aramay› ö¤renemedikleri için sürekli kurban olmaya devam etmektedirler. Egemen s›n›f temsilcileri reform ve iyilefltirme vaatlerinde bulunarak, sömürü sistemlerini, çürümüfl eski kurumlar›n› muhafaza etmeye devam etmektedir. Kitleler, egemen s›n›flar›n direniflini k›rman›n sadece bir tek çaresi ve bir tek yolunun oldu¤unu, bunun yolunun da silahl› mücadeleden geçti¤ini kavramad›klar› sürece, eskiyi savunanlarca aldat›lacaklard›r. Eskiyi ortadan kald›racak ve yeniyi yaratacak öncü güç Proletarya Partisi’dir, bu eseri yaratacak olan da kitlelerdir. Bu bilinç henüz kazan›lm›fl, kazand›r›lm›fl de¤ildir. Sadece Kaypakkaya yoldafl›n devrim ve örgüt tezleri, proletaryaya ve çeflitli milliyetlerden emekçi halka, içinde yaflad›klakaybetmelerine karfl› tekrar ele geçirmek için ellerinden geleni yapm›fllard›r. Paris Komünü’nde direniflteki halktan binlercesini katlederek, flehri yerle bir ederek iktidar› geri alm›fllard›r. O halde devrim zora karfl› halk›n öncüsüyle buluflmas› sonucu vücut bulmaktad›r. Bu örneklerden de görülece¤i gibi ülkemizdeki devrimin geliflmesinde belirleyici olan Proletarya Partisi’nin geliflmesi ve halk› siyasal iktidar bilinciyle donatmas›d›r. Devrim zora karfl› yap›lacakt›r; emekçilerin örgütlenmesi, siyasal iktidar bilinciyle donanmas› zora ra¤men sa¤lanacakt›r. Bugün bizim yetersizliklerimiz halk›n mücadelesinin geliflmemesinin esas nedenidir. Bu iflin olamayaca¤› yönlü söylemlerin özünde kitlelere, halka karfl› güvensizlik vard›r. Güvensizli¤in temelinde ise Marksizm-Leninizm-Maoizm’i ve devrimi kavramamak, ülke koflullar›n› yeterince bilince ç›karamamak yatmaktad›r. Kitlelere güvensizlik gücümüzü zay›flatan önemli bir zaafd›r. Halka karfl› güvensizli¤in oldu¤u bir yerde karfl› devrim taraf›ndan estirilen küçük rüzgarlar ya da en küçük bir baflar›s›zl›k bile yalpalanmaya yol açabilmektedir. S›n›f mücadelesi tarihine bakt›¤›m›zda bunlar›n sadece bizim ülkemize özgü bir durum olmad›¤›n› görebiliriz. Rusya’da 1905-1906 ayaklanmalar›n›n baflar›s›zl›kla sonuçlanmas› sonucu Bolflevik Parti içinde de Partiye, Marksizm’e ve halka karfl› güvensizlikler geliflmifltir. Sorunun çözümünün ideolojiyi kavramak ve halka güvenmekte yatt›¤›n› Bolflevik Partinin 1917’de devrimi gerçeklefltirme prati¤inden rahatça görebiliriz. Devrim yürüyüflünde bu e¤ilimlere kap›lanlar her zaman olacakt›r ve bunlar partinin devrim yürüyüflünü zaafa u¤ratacakt›r. Ancak bunlar›n e¤itilmesi, siyasal kavray›fllar›n›n gelifltirilmesi, zaaflar›n› aflmalar› yönlü verilecek mücadele etki derecelerini önemsiz bir duruma düflürücektir. Devrimi, Marksizm-Leninizm-Maoizm’i kavramamak ya da içsellefltirememek kitlelere güvensizli¤in yan›nda daha birçok zaafa yol açmaktad›r. Bunlardan baz›lar› flunlard›r; örgütlü oldu¤u halde bireyci davranma, bu temelde

19 Mayıs-1 Haziran 2006 r› sefil yaflamdan ve düflünsel kölelikten ç›k›fl yolunu göstermifltir. Sadece Kaypakkaya yoldafl›n düflünceleri proletaryaya ve emekçilere kurtulufl silah›n› kazand›rm›flt›r. Tüm dünyada proletarya ve ezilen halklar burjuvazinin yaratt›¤› önyarg›lardan ve yan›lsamalardan kurtulmaya, ar›nmaya çal›flarak, ba¤›ms›zl›k ve özgürlük mücadelesini yürütmeye, kendini ayd›nlat›p e¤itmeye çal›fl›yor, saflar›n› s›klaflt›r›p baflar› derecesini yeniden ölçmeyi ö¤reniyor. S›n›f bilinçli proleterler, güçlerini Kaypakkaya yoldafl›n düflüncelerinden ald›klar› sürece prati¤in de¤iflimine hükmedebilecek ve karfl› konulamaz biçimde büyüyecektir. Kaypakkaya yoldafl›n düflünceleri devrim ve savafl düflünceleridir. Eskiyi köhnemifli çürümüflü y›kacak olan devrimci savaflt›r, bu savafl Halk Savafl›’d›r. Bu savafl› gelifltirip, büyütmenin, kitlelere mal etmenin, öncünün elinde y›kma ve infla etmenin politik arac›na dönüfltürmenin görevi s›n›f bilinçli proleterlerin omuzlar›ndad›r. Hiçbir görev ve sorumluluk bu görevin öncelikli yerini alamaz. Görev ve sorumluluk eskiyi y›kmak için yeninin omuzlar›ndad›r. Görev a¤›r, onurlu ve ciddidir. Sab›rla, emekle, bilinçle bu görevi yerine getirmenin ad›mlar›n› ve köfle tafllar›n› döflemeliyiz, ancak böyle an›lmay› hak eder, Türkiye iflçi s›n›f›n›n ve emekçilerinin gökkubesini ayd›nlatan, devrimin kalbi ve ruhu Kaypakkaya yoldafl. elindeki olanaklar›, birikimi partiye sunmama, sorunlara ideolojik ve politik bakmak yerine kiflisellefltirme ve tepkiselleflme, kendi bildi¤ini okuma, mücadeleye kendini yeterince vermeme, politik yönelime ayak direme, politik yönelimi yarat›c› tarzda uygulamama vb. tüm bunlar devrim yürüyüflünde partinin gücünü zay›flatan, emekçiler içinde derinlemesine örgütlenmesini ve mücadeleyi yükseltmesini engelleyen bir sonuca yol açmaktad›r. Yaflad›¤›m›z zaaflar, kavray›fls›zl›klar emekçilerin örgütlenmesini, mücadeleye girmelerini engellemektedir. Örgütlenme zemininin güçlü oldu¤u alanlarda zaaflar›m›z› aflma yönlü pratik sergilemedi¤imizden kaynakl› oldu¤umuz yerde say›yoruz. Bu haliyle de kalelerimizi kumdan infla etmifl oluyoruz. Kumdan infla edilen kaleler ise en küçük etkileflimlerle yok olmaya mahkumdur. Oysa ki kaleler tafltan demirden oldu¤unda en güçlü f›rt›nalara dahi dayanabilir. Bunun için kavray›fl›m›z› gelifltirmeli, devrime, mücadeleye daha fazla emek vermeli, belirlenen politikalar›n en yarat›c› tarzda uygulamal›, zaaflar›m›zla daha fazla mücadele etmeliyiz. ‹flte o zaman egemenlerin kitlelere karfl› uygulad›¤› her politika a盤a ç›kar›labilir, emekçi kitleler bilinçlendirilebilir, egemen s›n›flar›n uygulad›klar› zor afl›larak egemen s›n›flara karfl› bir zora dönüflür ve Parti kitlelere tam anlam›yla önderlik etmeyi baflar›r. Egemen s›n›flar› ve onlar›n objektif ve subjektif iflbirlikçilerini yani reformist, revizyonist, oportünist güçleri alt etmek proleter s›n›f bilinciyle donanm›fl militanlar›n, kadrolar›n mücade azimlerini gelifltirmelerine, bilimsel yaklaflmalar›na, sab›rl› ama cesaretle faaliyet sürdürmelerine ba¤l›d›r. Dünya ve Türkiye’deki iflçi hareketinden edindi¤imiz birikim ve tecrübeyle ve esas olarak da Marksizm-Leninizm-Maoizm’in yol göstericili¤inde devrimci demokrat iflçi hareketi yaratmak önümüzde duran en büyük görevlerimizden biridir. Bunun için görevlerimize dört elle sar›lmal›y›z.


22

19 Mayıs-1 Haziran 2006

48

Nepal’de ateflkes Nepalli Maoistlerin önderli¤inde Nepal halk› kendisini özel mülkiyetçi, yar›sömürge düzene mahkum etmeye çal›flan tüm güçleri eninde sonunda ülkelerinden kovacakt›r! Nepal’de geçti¤imiz ay yüzbinlerce insan›n kat›l›m›yla gerçekleflen ve monarflinin y›k›larak Nepal Cumhuriyeti’nin kurulmas›n› hedefleyen eylemlerin ve genel grevin ard›ndan geri ad›m atmak zorunda kalan kral, 7 siyasi parti ittifak›na Meclis’i açma yetkisini “vermiflti.” NKP(Maoist) önderlerinden Baburam’›n da belirtti¤i gibi tarihsel devrimci bir tsunami olan bu eylemlerde 15 kifli aç›lan atefl sonucu yaflam›n› yitirmiflti. Ancak kral›n düzenin ömrünü sürdürme amaçl› bu hareketine emperyalistlerin de bask›s›yla boyun e¤en 7 Parti ‹ttifak› kral›n önerisini kabul etti. Fakat halk›n yükselen muhalefeti nedeniyle 7 Parti ‹ttifak›, çeflitli ad›mlar da atarak Maoistlerle imzalad›¤› 12 maddelik anlaflmaya ba¤l› kalaca¤›n› aç›klamaktad›r. Bu do¤rultuda ateflkes ilan eden, tutsak devrimcileri serbest b›rakmaya bafllayan, Maoistlerle bar›fl görüflmelerine bafllayaca¤›n› aç›klayan, Maoistlere terörist denilmesini yasaklayan hükümetin att›¤› ad›mlar karfl›s›nda, “halk›n bar›fl özlemlerine bir flans daha vermek” için Maoistler de 3 ayl›k ateflkes ilan etti ve eski devletin hakimiyetindeki bölgelere yönelik ablukay› kald›rd›. Yeni hükümet taraf›ndan serbest b›rak›-

lan Maoist Partinin önderlerinden Yadav, “Kavgam›z sürüyor” aç›klamas›n› yapt›. Yadav, ayr›ca halka karfl› gelenlerin yenilgiye mahkum oldu¤unu, bunun kral, siyasi partiler veya halka karfl› gelen di¤er bütün güçler için de geçerli oldu¤unu vurgulad›. NKP (Maoist) ülkedeki süreç nedeniyle sorumlu ve esnek davrand›klar›n›, uluslararas› koflullar› göz önüne ald›klar›n› belirterek, tüm güçlere buluflma noktas› olarak halk meclisi seçimlerini önerdiklerini bir kez daha yineledi. Maoistler meselenin monarfliye s›n›r çekmekle monarfliyi tamamen y›kmak isteyenler aras›nda mücadele oldu¤undan bahsederek; hiçbir devrimin eski anayasa ve yasalar› izleyerek baflar›ya ulaflamayaca¤›n› belirttiler. Maoistler ayr›ca, silahl› güçlerinin haz›r oldu¤unu, flayet yeni hükümet halk›n istedi¤i ad›mlar› atmazsa Ba¤›ms›z, Demokratik Nepal Cumhuriyeti için silahl› mücadeleye yeniden bafllayacaklar›n› da ilan ettiler.

Bar›fl görüflmeleri Hükümetin bar›fl görüflmelerini teklif etmesi üzerine NKP (Maoist) de kendi bar›fl heyetini aç›klad›. NKP (Maoist)’in ger-

çeklefltirdi¤i özel Merkez Komite toplant›s›n›n ard›ndan bar›fl heyetine NKP (Maoist) baflkan› Prachanda’n›n baflkanl›k etmesine karar verildi. Heyette ayr›ca Mahara, Gurung ve Sharma yoldafllar da yer alacak. Prachanda yapt›¤› aç›klamada 7 Siyasi Parti ‹ttifak›n› halk›n taleplerini hayata geçirme konusunda baflar›s›z kald›¤›n› söyleyerek elefltirdi. Tüm cumhuriyetçi güçleri genifl bir cephede buluflmaya davet etti. Prachanda flayet yeni hükümet 12 maddelik anlaflmaya uymazsa, Nepal Cumhuriyeti talebine karfl› ç›karsa silahl› mücadeleye haz›r olduklar›n› vurgulad›. Aç›klamada ayr›ca bar›fl görüflmeleri için bir yol haritas› da sunuldu. Buna göre; ateflkes ilan›, görüflme heyetlerinin belirlenmesi, tutsaklar›n serbest b›rak›lmas›, diyalo¤un bafllamas›, yürürlükteki anayasan›n/hükümetin/meclisin da¤›t›lmas›, siyasi partilerin/ayd›nlar›n/kitle örgütlerinin kat›laca¤› siyasi konferans, grup/bölge ve etnik özellikleri göz önüne alan seçim yasalar›, uluslararas› gözlemcilerin de yer alaca¤› seçim hedefleniyor. Maoistler ayr›ca görüflmelerde ortaya koyacaklar› flartlar› flöyle aç›klad›lar: halk

meclisi, laik bir devlet, uluslar›n kendi kaderini tayin hakk›, bölgesel ve etnik özerklik, Nepal’in özgünlü¤üne uygun federal sistem, dalitlere ve kad›nlara özel haklar, devrimci toprak reformu program›, ba¤›ms›z, ulusal ekonomi program›, bilimsel ve halk yanl›s› e¤itim, herkese ifl imkan›. Maoistler ayr›ca 13 kifliden oluflan bir heyet oluflturarak ülke çap›nda bar›flç›l kitle eylemleri yapmay› kararlaflt›rd›. Matrika Prasad Yadav, Hitman Shakya, Gopal Kiranti, Chandra Khanal, Agni Prasad Sapkota, Devendra Paudel, Netra Bikram Chand, Pampha Bhusal, Janardan Sharma, Narayan Prasad Sharma, Lekh Raj Bhatta, Ram Karmi ve Khadga Bahadur Bishwokarma heyette yer almakta. Nepal devrimi s›n›f mücadelesinin en keskin flekilleriyle ve de¤iflik politika ve araçlarla devam ediyor. Yeni demokrasi, sosyalizm ve komünizm için mücadele eden Nepalli Maoistlerin önderli¤inde Nepal halk› kendisini özel mülkiyetçi, yar›-sömürge düzene mahkum etmeye çal›flan tüm güçleri eninde sonunda ülkelerinden kovacakt›r!

ABD direnifl karfl›s›nda çaresizleflti Irak’ta ABD iflgaline karfl› direnifl tüm fliddetiyle devam ediyor. Her geçen gün Irak’›n dört bir yan›ndan Irakl› direniflçiler taraf›ndan gerçeklefltirilen sald›r›lar ve ölen ABD’li askerlerin haberleri geliyor. Her ne kadar medyada bu haberleri bulmak mümkün olmasa da ABD’nin kay›plar›n›n boyutu ve iflgalcilerin Irak’taki ç›kmazlar› çeflitli vesilelerle kendisini gösteriyor.

Irak’ta ABD iflgaline karfl› direnifl tüm fliddetiyle devam ediyor. Her geçen gün Irak’›n dört bir yan›ndan Irakl› direniflçiler taraf›ndan gerçeklefltirilen sald›r›lar ve ölen ABD’li askerlerin haberleri geliyor.

13 May›s’ta Felluce’de yap›lan bombalaman›n sonucunda 3 ABD askeri öldürüldü. Ramadi’de direniflçilerle ABD askerleri aras›nda çat›flma ç›karken Haqlaniah’da 2, Güney Ba¤dat’ta ise 1 ABD askeri öldürüldü. 14 May›s’ta ise Qaim’de 3, Yathrip’te 4, Telafer’de 1, Mawsil’de ise

arabadaki bomban›n patlamas› sonucu 4 ABD askeri öldürüldü. Basra’da ise 1 ‹ngiliz askeri öldürüldü. Mart ay›nda 31, Nisan ay›nda ise 75 askerini kaybeden ABD ordusunun iflgalin bafl›ndan bu yana kay›plar› 2500’e yaklaflt›. 17.500 civar›nda ABD askeri ise yaralanarak savafl d›fl› kald›. Verile-

re göre Irak’ta her gün ortalama 3 ABD askeri öldürülüyor. Savafla karfl› ç›kan ve Irak’a gitmek istemeyen 20 Amerikal› asker, Kanada’ya siyasi s›¤›nma talebinde bulundu. fiimdiye kadar bunlardan sadece ikisinin ilticas› reddedildi. Irak savafl›n›n bafllad›¤› 2003’ten bu yana yaklafl›k 150 askerin Kanada’ya kaçt›¤›, bunlardan en az 20’sinin de iltica talebinde bulundu¤u belirtiliyor. Irak’tan dönen Amerikan askerlerinin 3’te 1’nin de psikolojik tedavi gördü¤ü bildirildi. Walter Reed Army Araflt›rma Enstitüsü���nün araflt›rmalar›na göre Amerikan askerlerinin 5’te 1’i de savafl sendromu teflhisiyle tedavi gördü. Araflt›rmada Irak’tan dönen askerlerin yüzde 11.3’ünde çeflitli ak›l hastal›klar› görülürken bu oran Afganistan’dan dönenlerde yüzde 8.5 olarak belirlendi. Irak savafl›ndan bu yana ölen Amerikal› asker say›s› ise 2418 olarak aç›kland›.


23

48

ILPS 5. kurulufl y›l›n› kutlad›!

Anti-emperyalist mücadeleyi s›n›fsal zemininden koparmadan ele alan ve halklar›n bu yönlü mücadelelerini ortaklaflt›rma ve yükseltme perspektifi ile yola ç›kan ILPS, kuruluflunun 5. y›l›n› Hollanda’da gerçeklefltirilen bir geceyle karfl›lad›. Temellerinin at›lmas› 5 y›l›n çok öncesine dayanan, May›s 2001 de ise, dünyan›n dört bir yan›ndan kat›lan, 300’ün üzerindeki ilerici-devrimci ve anti-emperyalist kurumun temsilcileri

ile 1. Kongresi’ni gerçeklefltirerek kurumsal bir kimli¤e bürünen ILPS’nin 5. kurulufl etkinli¤ine çeflitli ülkelerden ILPS temsilcileri de kat›larak k›sa birer konuflma yapt›. Brezilya, Pakistan, Filipinler, Hollanda ve Türkiye temsilcilerinin, ILPS’nin önemine, anti-emperyalist mücadeleye yapt›¤› katk›lara ve tutarl› çizgisindeki ›srar›na önemle vurgu yapt›klar› konuflmalar›n›n yan› s›ra, ILPS Genel Baflkan› Jose Maria Sison’da k›sa bir

aç›l›fl konuflmas› yapt›. Kültürel etkinliklerle devam eden etkinlikte, yöresel k›yafetlerle yap›lan Endonezya yerel halk danslar›n›n yan›s›ra, Filipinler, Nepal ve Türkiye’den de halk dans› örnekleri sunuldu. ILPS bünyesinde k›sa süreli çal›flma gruplar› içinde haz›rlanan ve yine ILPS bünyesinde faaliyet sürdürenler taraf›ndan sergilenen bu etkinliklerden biri de, oyuncular›n maskeli olarak sunduklar› k›sa bir kolajd›. Etkinlikte en son sahne alan Hollandal› yafll› komünistlerden oluflan klasik müzik orkestras› ise coflkuyla karfl›land›. Tümünün yafl› 50’nin üzerinde olan orkestra üyelerinin, sadece bu tür etkinliklere dayan›flma amac›yla kat›ld›klar›n› ö¤rendik. Yaklafl›k bir saat süren ve çeflitli halklar›n klasik müziklerinden sunduklar› örneklerle tam bir klasik müzik ziyafetine dönüflen dinletinin ard›ndan etkinlik sona erdi.

Evrensel Bak›fl DEVR‹M VE SOSYAL‹ZM PERSPEKT‹F‹ DÜNÜ BUGÜNLE B‹RLEfiT‹RMEDEN ‹LER‹ TAfiINAMAZ! Devrim ve sosyalizm perspektifi sorunu bu sistemle bar›fl›k ve uzlaflma halinde yaflayanlar›n ve de yaflamak isteyenlerin sorunu de¤ildir. Bu sorun sistemi tümüyle ortadan kald›rmak isteyenlerin sorunudur! Halklar›n bugün emperyalizme karfl› yükselttikleri mücadeleler devrim ve sosyalizm perspektifi ile al›nmad›¤› sürece emperyalizmi tarihin çöplü¤üne göndermenin mümkün olmad›¤› ise bu perspektifi kendine rehber edinenler aç›s›ndan tart›fl›lamaz bir gerçekliktir. ‹flçi s›n›f›n› ve ezilen tüm emekçi kesimleri bu perspektif etraf›nda örgütleme ve harekete geçirme sorunu ise, bugün tüm dünya devrimci ve komünistleri aç›s›ndan giderek her zamankinden daha acil bir sorun olmaktad›r. Bunun içindir ki, bu sorunu uluslararas› alanda tart›flman›n zeminleri yarat›lmaya çal›fl›lmakta, bu yönlü çabalara h›z verilmektedir. Henüz yetersiz düzeyde de olsa, bu yönlü çabalara tan›k olmaktay›z. Bu çabalara en son 04-07 tarihleri aras›nda Atina’da gerçekleflen anti-kapitalist, anti-emperyalist buluflmada tan›kl›k edildi. Buluflman›n son günü gerçekleflen “21. yy’›n solu, devrim ve sosyalizm perspektifi” bafll›kl› oturumda bu sorun ele al›nmaya çal›fl›ld›. Böyle ciddi bir konunun son güne ve s›n›rl› bir zamana s›k›flt›r›lmas› gibi hakl› elefltirileri bir kenara b›rak›rsak, bu oturum dört gün süren etkinli-

¤in en politik ve en önemli gündemini oluflturdu. Ayn› zamanda ise anti-emperyalist, anti-kapitalist mücadelenin bu buluflmaya kat›lan ço¤unluk taraf›ndan nas›l ele al›nd›¤›n›n mesaj›n› da, tart›flmaya yer b›rakmayacak biçimde verdi. Ancak bu mesaj sadece egemen s›n›flara karfl› verilen bir mesaj de¤ildi. Bu mesaj ayn› zamanda iflçi s›n›f›na ait olmayan ve burjuvaziyi yok etme amac› içermeyen düflüncelere, ak›mlara ve hareketlere karfl› da verilen bir mesajd›. Yani her türden reformist-revizyonistlere ve de sistem içi düflüncelere karfl› bir mesajd›. S›n›f mücadelesine dönük sald›r›lar›n›, halklar›n emperyalizme karfl› yükseltti¤i her türden mücadeleyi hedefinden sapt›rma çabalar›n›, egemen s›n›flara paralel olarak, hatta zaman zaman daha da pervas›zca gerçeklefltirenlere karfl› mücadele etmenin önemi, bugün her zamankinden daha büyük bir aciliyet tafl›maktad›r. ‹flçi s›n›f›na ait olan “sol” ve “sosyalizm” kavramlar›n›n Latin Amerika örne¤inde oldu¤u gibi bir aldatmaca olarak kullan›lmas›n›n, daha do¤rusu kirletilmesinin yan› s›ra, anti-emperyalist mücadelenin de sistem içine hapsedilmeye çal›fl›lmas›, bu aciliyeti daha da yak›c› k›lmaktad›r. Atina’daki buluflma bu yönlü mücadelenin, iflçi s›n›f› ideolojisinin ve biliminin iki temel tezi olan; s›n›f mücadelesi tarihinin motorudur ve tarihi kitleler yapar tezlerini kendilerine rehber edinenlerce ne kadar

19 Mayıs-1 Haziran 2006

YHO eylemlerini sürdürüyor... Yeni Halk Ordusu (YHO), Filipinler’de yükseltti¤i devrim mücadelesini gerçeklefltirdi¤i taktik sald›r›larla büyütmeye devam ediyor. 5 May›s’ta Villaba’da, 7 May›s’ta ise Ormoc’ta gerçekleflen çat›flmalarda YHO’nun k›z›l savaflç›lar› düflmana kay›plar verdirdi. 5 May›s’ta Villaba’da k›z›l savaflç›lar›n may›nl› sald›r›s› sonucu 2 asker ölürken 2’si ise yaraland›. 2 adet M16 silah ele geçirildi. YHO kulland›¤› kara may›nlar›n›n faflizmin iddialar›n›n aksine uluslararas› hukuka uygun oldu¤unu vurgulad›. 7 May›s’ta ise pusuya düflen k›z›l savaflç›lar pusudan ç›karak karfl› sald›r›ya

ciddiye al›nd›¤›n› da gösterdi. Burada dile getirilen görüfller a¤›rl›kl› olarak, devrimci hareketin emperyalizme karfl› mücadelesini nas›l daha güçlü hale getirilece¤i ve bu mücadelenin uluslararas› düzeyde karfl›lanmas›n›n zorunlulu¤u üzerinden yükseliyordu. Devrimci hareketlerin geçmiflten ders ç›karmas›, geri dönüfllerin çok iyi incelenmesi gerekti¤i ise, 21. yy devrimci hareketinin karakterini belirlemede önemli bir etken olarak getiriliyordu. “Devrim ve sosyalizm perspektifi, dünü bugünle birlefltirmeden ileri tafl›namaz!” biçiminde özetlenebilecek bu yaklafl›m, “sol hareket kitlelerin geliflmekte olan mücadelesini bilimsel sosyalizm rehberli¤inde kavrad›¤›, onun içinde yer al›p gelifltirdi¤i, somut koflullardaki ilerlemelere uygun bir perspektifle hareket etti¤i ölçüde geliflmekte olan devrime önderlik edebilir” tezine dayan›yordu. Atina buluflmas›n›n en önemli etkinli¤i olan bu etkinlik, devrimci hareketin günümüz sorunlar›na yan›t arama ve de 21. yy’›n sol hareketini oluflturma çabas›n›n yans›mas›yd› ayn› zamanda. Bu yönlü çabalar›n ayn› günlerde yine Atina’da düzenlenen Avrupa Sosyal Forumu’na denk gelmesi ise daha da anlaml›yd›. Çünkü, anti-kapitalist, anti-emperyalist Atina Buluflmas›’nda s›n›f mücadelesinin en yak›c› sorunlar› ele al›n›rken, ASF’de AB’nin emperyalist karakterinin de¤il, AB anayasas›n›n nas›l “uyumlu” hale getirilece¤i “tart›flmalar›” yap›l›yor, sistem içi yeni “çözümler” üretilmeye çal›fl›l›yordu. Buraya kat›l›m›n yüksekli¤ine bak›larak, say›sal üstünlük “baflar›” olarak sunulmaktad›r. Bunu bu flekilde sunanlar, ideolojik yan›n› görmezden gelenler flunu bilmeliler ki, ASF Yunanistan’›n baflta sar›

geçmifl, 2 asker ölürken YHO kay›p vermemifltir. Faflist ordu, çat›flman›n ard›ndan bir köylüyü öldürmüfl, köylünün YHO savaflç›s› oldu¤unu iddia etmifltir. 6 May›s’ta aç›klama yapan Ulusal Birleflik Cephe Mindanao Sözcüsü Jorge “Ka Oris” Madlos, son 490 günde (Ocak 2005-Nisan 2006) Mindanao Adas›’ndaki 25 gerilla cephesinde 492 küçük, orta ve büyük taktik sald›r› gerçekleflti¤ini aç›klad›. Sald›r›lar›n adadaki 25 bölgeden 19’unda, 200 yerleflim yerinde gerçekleflti¤ini aç›klayan Madlos, sald›r›lar›n sonucunda 304 düflman askerinin öldü¤ünü, 200’ünün yaraland›¤›n›, 300 silaha da el konuldu¤unu bildirdi.

sendikalar› olmak üzere, iflçi s›n›f›n› sisteme yedeklemek isteyen oluflumlarca, sadece tek bir kurumdan 1 milyon Euro gibi paralar aktar›larak finanse edilmifltir. ‹çeri girifl ücretinin 20 Euro civar›nda oldu¤u düflünüldü¤ünde ise, Sosyal Forum organize etmenin art›k “kârl›” bir ifle dönüfltü¤ünü söylemek abart› olmaz san›r›z. Burada bugün art›k inkar edilemez bir gerçeklik olan Irak ve Filistin direnifllerinin yo¤un olarak dile getirilmifl olmas›, buraya önderlik eden sistem içi anlay›fllar›n bu gerçekli¤ini gizleyemez. Çünkü bir yandan iflgallere karfl› ç›k›l›rken, di¤er yandan anti-emperyalist mücadele bunlar taraf›ndan ABD karfl›tl›¤›na ve hatta sadece Bush karfl›tl›¤›na indirgenmekte, di¤er emperyalistlerin halklara dönük sald›r›lar› göz ard› edilmektedir. Özellikle de Avrupa emperyalizminin. Sonuç olarak; Atina Buluflmas› emperyalizme-kapitalizme karfl›, bu karfl›tl›¤› s›n›fsal zeminden koparmadan ele alan bir buluflma olman›n yan› s›ra, reformizminrevizyonizmin, iflçi s›n›f›n› s›n›f mücadelesinden koparma temeline dayal› bir hegomonya oluflturma iddias›na karfl› da kararl› bir durufl sergilemenin ad›yd›. Bu buluflman›n Yunanistan’da yap›lm›fl olmas› ise ayn› zamanda, faflizme karfl› kahramanca direnifller sergilemifl olan ve de bugün baflta Avrupa’daki sosyal y›k›m sald›r›lar›na karfl› olmak üzere, emperyalizmin dünya halklar›na dönük tüm sald›r›lar›na karfl› da mücadeleyi giderek yükseklere tafl›yan, dünya ezilenleri ile dayan›flmay› her geçen gün büyüten Yunanistan ilerici-devrimci ve komünist hareketi ve de Yunanistan emekçi halk›yla dayan›flman›n ifadesiydi. Bunun içindir ki buluflmada en fazla hayk›r›lan slogan fluydu: “Yaflas›n enternasyonal dayan›flma!”


19 Mayıs-1 Haziran 2006

24

48

Duygusall›¤›n k›r›lganl›¤› ve mücadelenin zorluklar› üzerine… Herkes k›zabilir, bu kolayd›r. Ancak do¤ru insana, do¤ru ölçüde, do¤ru zamanda, do¤ru nedenle ve do¤ru flekilde k›zmak, iflte bu kolay de¤ildir. (AR‹STO) “Duygusall›k” üzerine hemen hergün onlarca yaz› ç›k›yor, de¤erlerin h›zla yitirildi¤i, “para”n›n tüm de¤erlerin üzerine konuldu¤u bir yaflam biçiminde kaç›n›lmaz olarak ortaya ç›kan mutsuzluk, tatminsizlik ve güvensizlik insanlar› giderek daha fazla içe yönelmeye zorluyor. Asl›nda burada sistemin bir tür yan›ltmacas›n›n oldu¤unu da söyleyebiliriz, nitekim d›flsal koflullar düzeltilmeden ortada dolaflan “pozitif düflünün” söylemleri pekçok kiflinin bafla ç›kamad›¤› durumlarda pembe gözlük takmas›n› sa¤lamaktan baflka bir ifle yaram›yor. Çal›flma yaflam›ndan kopar›l›p, kendine “yatak-mutfa-çocuk” odas› üçgeninde bir yaflam kurmufl kad›nlar içinse, duygusall›k üzerlerine yap›flt›r›lan bir yafta olmufl çoktan. Dolay›s›yla “duygular›yla hareket etme” özellikle kad›nlar sözkonusuysa bir “güçsüzlük” olarak alg›lanmaya devam ediliyor. Toplumsal flekillenme, erke¤in egemenli¤ine ba¤l› olarak çeliflkili bir alg›lama yarat›yor; örne¤in erkeklerin a¤lamas› “duygulu olmas›”n›n bir göstergesi iken, kad›nlar›n a¤lamas› -bunu s›kça yapt›klar›ndan olsa gerek- bir tür zay›fl›k olarak görülüyor. Feodalizmin daha fazla oldu¤u yerlerde erke¤in a¤lamas› ya da bunu toplum içinde yapmas› diyelim bir güçsüzlük olarak görünüyor, bu yüzden “hayat› boyunca bir kere bile a¤lamam›fl” gibi s›fatlarla an›l›yorlar arkalar›ndan. Oysa bu sadece toplumun oynanmas›n› istedi¤i oyunda, iyi bir “rol kesmek” anlam›na geliyor… Emperyalist ülkelerde çok geliflmifl, her y›l milyonlarca dolar›n ak›t›ld›¤› bir sektör daha var art›k, kapitalizm yaratt›¤› mutsuzlu¤u tamir etmek için de yeni bir pazar alan› aç›yor. “Kiflisel geliflim seminerleri”, “Kiflisel geliflim koçlar›”, “Kiflisel geliflim kitaplar›” derken liste böyle uzay›p gidiyor. “Mutlu bir insan olmak için, filan egzersizlerin yap›ld›¤› CD’yi al›n”, “kariyerinizde baflar›l› olmak için filanca kitab› mutlaka okuyun” gibi önerilerle kiflisel mutlulu¤un kifliden kifliye de¤iflece¤ini, bunun için haz›r bir reçete olamayaca¤›n› bile bile insanlara “mutluluk vaadi” sunulmaya devam ediliyor. Tabi ki bu bol rant getiren pazar›n en fazla kullan›lan malzemesi ise “duygular” oluyor! Pazarlanan duygular›n en fazla al›c›s› olanlar ise kad›nlar. ABD’de yap›lan araflt›rmalar milyon dolarlarla çevrilen bu pazar›n büyük k›sm›na olan talebin kad›nlardan geldi¤ini ortaya koyuyor. Bir dönem ‹ngiltere’de kanalizasyon flebekesinde çok fazla oranda Prozac hap›n›n kimyasal bileflimi tespit edilmiflti. Yap›lan araflt›rmalar sonucu depresyon ilac› (anti-depresan) olarak kullan›lan Prozac’›n pekçok kiflinin s›kl›kla kulland›¤› bir ilaç oldu¤u ortaya ç›km›flt›. Kuflkusuz emperyalist ülkeler gibi ekonomik gelir düzeyinin daha fazla oldu¤u ülkelerde böylesi bir pazar, daha fazla talep görebili-

yor, kendilerinden sürekli daha güzel, daha ince olmas› istenen kad›nlar da oluflan mutsuzluk halleri içerisinde çareyi bu “reçete kitaplar,’ilaçlar’”da bulabiliyor. Sömürge, yar›- sömürge yoksulluklarla bo¤uflan ülkelerin kad›nlar› ise bu soyut sorunlardan daha çok “somut” sorunlar›n içerisinde bo¤ulmufl durumdalar ve herfleyden önce insanca yaflam koflullar›n›n maddi zemininin oluflturulmas›n› talep ediyorlar. Son y›llarda dergi ve gazetelerde s›kça kullan›lan bir kavram var ki, bu bizim de okumam›z, ö¤renmemiz ve araflt›rmam›z gereken bir kavram olarak karfl›m›zda duruyor: Duygusal zeka. Bu konu üzerine söylenmifl oldukça fazla fley olsa da, bizlerin yapmas› gereken s›n›fsal bir bak›fl aç›s›yla bu bilgiden süzerek faydalanmak ve bunu hem kendimizi tan›mada, hem özelde kad›nlar›n ruhsal flekilleniflini anlamada, genelde insanlar›n ruh halini tan›mada bir basamak olarak kullanmak. Duygusal zekay› tan›mlamadan önce uzmanlar, zekay› daha iyi iflledi¤i konulara göre çeflitli bafll›klara ay›rm›fllard›: Sözel, say›sal, mekanik vb… Son y›llarda a¤›rl›k verilen duygusal zeka ise, hem kal›t›msal hem de çevresel flartlara göre de¤ifliklik gösterebiliyor. Dolay›s›yla duygusal zekay› gelifltirmek mümkün. Klasik olarak zekay› ölçmekte kullan›lan IQ’nun yerine art›k EQ terimi kullan›l›yor. Duygusal ve sosyal kapasitesi yüksek kifliler -yani, duygular›n› iyi bilen, onlar› kontrol edebilen, baflkalar›n›n duygular›n› anlayan ve bunlar› ustal›kla idare edebilenler- duygusal zekas› yüksek kifliler olarak kabul ediliyor. Bunun için öncelikle “Duygusall›k kötüdür” yarg›s›n›n kafadan ç›kar›l›p, Aristo’nun en bafltaki sözde dedi¤i gibi nerede, ne zaman ve nas›l ortaya koyulaca¤›n›n, bir baflka deyiflle ölçüsünün ayarlanmas› gerekiyor. Duygusal ve sosyal becerileri geliflmifl insanlar hayatta daha mutlu ve üretken olurken, duygular›n› kontrol edemeyen kifliler ise, net düflünebilme ve ifllerine konsantre olabilme yeteneklerini engelleyen içsel bir mücadeleye giriyorlar. Dolay›s›yla herfleyde oldu¤u gibi sorun kiflinin hayat›n› yönetmesi, kendini anlamas› ve irade göstermesi, müdahil olmas› sorunudur. Peter Salovey ve John Mayer, 1990’da duygusal zekay› flöyle aç›klam›fllard›r: “Bir kiflinin kendi ya da baflkalar›n›n hislerini ve duygular›n› yans›tabilme, onlar› ay›rt edebilme ve kiflinin düflüncesi ve eyleminde bu bilginin kullan›lmas›d›r.” Daniel Goleman ise, 1995 y›l›nda yay›nlanan “Duygusal Zeka” adl› kitab›nda duygusal zekay› “kiflinin kendi duygular›n› anlamas›, baflkalar›n›n duygular›na empati beslemesi ve duygular›n› yaflam›n› zenginlefltirecek biçimde düzenleyebilmesi yetisi” olarak tan›mlam›flt›r. Yap›lan araflt›rmalar genel kan› olarak kad›nlar›n duygusal zekas›n›n erkeklerden daha fazla oldu¤u sonucunu ortaya ç›karm›flt›r. Hem do¤urganl›k hem de toplumda daha fazla ezilmek kad›nlarda duyarl›l›¤›n daha fazla olmas›na, toplum içinde “kad›n duygusald›r” görüflünün a¤›r-

l›k kazanmas›na yol açm›flt›r, oysa sorun duygular de¤il, duygulara yön verme, ölçülü ve dengeli tutma sorunudur. Amac›m›z duygusuzlaflmak ya da robotlaflmak de¤il, duygular›n s›n›f mücadelesinin önünde bir engel olmas›n› ortadan kald›rmak olmal›d›r. ‹ki sihirli kelime: tan›mak ve yönetmek… ‹nsan kendini ne kadar iyi tan›rsa, o kadar iyi yönetir. Ayn› zamanda karfl›s›ndaki kifliyi ne kadar iyi tan›rsa o kadar iyi yönetir. Doloy›s›yla kad›nlar›n öncelikle kendilerini esasl› bir gözlemden geçirerek zay›f yönleriyle birlikte, güçlü yönlerini de ortaya koymas› önemlidir. Bunlar› aç›k yüreklilikle kollektifle, çevresiyle paylaflmas› kiflili¤inin güçlenmesine ve kendine olan güveninin artmas›na yol açacakt›r. Bu aç›kl›k ayn› zamanda kiflinin saadece kendini tan›mas›n› de¤il, kendini anlat›rken çevresindekileri de tan›mas›n›, bu yolla çevresindekilerin de kendisini tan›mas›n›n yolunu açmas›n› sa¤layacakt›r. Burada kiflinin bunlar› yapmas›n› sa¤layacak olan öz motivasyonu oldukça önemlidir. Bu motivasyonu sa¤layacak olan da kiflinin hem kendinden hem de yan›ndakilerden sorumlu oldu¤unun bilincine varm›fl olmas›d›r. Baflkalar›n›n duygular›n› anlamak, dünyalar›na girebilmek, onlar›n bakt›klar› aç›dan dünyaya bakabilmek… ‹flte buna “empati” diyorlar. Bir kad›n olarak ne kadar çok kifliye “empati” yapmak zorunday›z. Anal›¤›n ve toplumun kad›na biçti¤i rolün getirdi¤i sorumluluklar kad›nlar›n daha çok empati yapmas›n›, dolay›s›yla daha duyarl› olmas›n› beraberinde getirmifltir. “Duygu ile düflünce aras›nda kuvvetli bir ba¤ vard›r”, “Duygular›n ö¤renmedeki rolü çok büyüktür. Duygular dikkat etmemizi sa¤lar. Dikkat, anlamam›z›, ö¤renmemizi, haf›zada tutmam›z› sa¤lar” diyen davran›fl bilimcilerin söyledi¤inden bizim s›n›f mücadelesine almam›z ve uygulamam›z gereken yöntemler olmal›d›r. Dolay›s›yla binlerce y›ll›k burjuva kültürün ve bilgi birikiminin yaratt›klar›ndan özgürlü¤e yürünecek yolun yaklafl›m tarzlar›n› süzecek ve uygulayacak olan bizleriz. Burjuvazi, bugün yaratt›¤› ve sürekli üretti¤i mutsuzlu¤un fark›ndad›r, ç›k›fls›zl›¤a mahkum etti¤i kad›nlara çözüm olarak “daha fazla para harcayacaklar›” öneriler sunmaktad›r, bizse yap›lan bilimsel araflt›rmalardan, elde edilen verilerden marksizm’in o büyük ayd›nl›¤›yla kendimizi sürekli yenilemek ve gelifltirmek zorunda oldu¤umuzu ak›ldan ç›-

kartmamal›y›z. “S›n›f mücadelesi zorludur, ama insan iradesi tüm zorluklar› aflacak güçtedir” demek, “bedel ödeme”den önce kolay, sonras›nda ise “zor” geliyorsa, sadece gelmekle kalm›yor, bizi mücadeleden uzak tutuyorsa, burada bilimin duygulara yenilmesi sözkonusudur. Kolay m›d›r gencecik bir bedeni, bir o¤ulu, bir k›z›, bir sevdi¤ini topra¤›n koynuna vermek? Kolay m›d›r birlikte nice güzellikleri paylaflt›¤›n yoldafl›nla birlikte asla birlikte olamayaca¤›n› kabullenmek? Hapishaneler, ölümler, iflkenceler, ayr›l›klar, sürgünler… Bunlar insano¤lunun çekebilece¤i en büyük s›k›nt›lard›r, ama ayn› zamanda mücadele insana yaflanabilecek en büyük güzellikleri de yaflatand›r. Topra¤a düflen tüm devrim flehitleri için söylenen bir söz vard›r: “Mutlu yaflad›, mutlu öldü.” Düflündü¤üyle yapt›¤› aras›ndaki uyumu yakalamak insano¤luna mutlulu¤un ve tutarl›l›¤›n kap›s›n› aralar, oysa baflka türlü düflünüp baflka türlü yaflamak tükenifle giden yolun bafllang›c›d›r. Duygusall›klar›yla tan›nan pekçok kad›n yoldafl›m›z, hem bu duygular› yo¤un bir flekilde yaflam›fllar hem de yaflamak istediklerinden geri durmam›fllard›r. Onlar› militanlaflt›ran, çeliklefltiren sebeplerden biri de budur; hedefe kilitlenmek. Devrimcilerin, komünistlerin insano¤lu için herfleyin en iyisini en güzelini isterken duygular›n› en yo¤un flekilde yaflanmamas› mümkün müdür? Belirleyici olan duygular›n nereye hizmet etti¤idir. Belirleyici olan duygular› olanca ç›plakl›¤›yla kolektifle paylaflmakt›r, “bu hofla gitmez”, “bunun bilinmemesi daha iyi olur” türü yaklafl›mlar bizi yaln›zl›¤a itecektir. Kuflkusuz bu aç›kl›¤›n sa¤lanmas›nda tüm yoldafllar›n “her bireyin ayr› bir dünya” oldu¤unu görerek, kestirip atmac› de¤il çözümleyici bir yaklafl›m tarz› tak›nmas› çözümde belirleyici olacakt›r. “Ben insan›m, insana özgü olan hiçbir fley bana yabanc› de¤il” diyen Engels’in yaklafl›m›na paralel, flunu bilmemiz gereklidir; kendi duygular›m›zdan veya di¤er insanlar›n duygular›ndan ne kadar az korkarsak, duygusal durumlarda ve duygular›m›zla o kadar rahat bafla ç›kabiliriz. Duygusal zeka ve bilimsel bilgi iflte bunu sa¤lamaktad›r. Baflkalar›n›n duygular›n› anlamada ne kadar hakimsek, onlar›n duygular›ndan korkmam›za da o kadar gerek kalmaz. Bu nedenle duygu dünyam›z› iyi ö¤renip tan›mak gereklidir, çünkü bunlar bizim hayat›m›z›n ayr›lmaz parças›d›r. Geride b›rakt›¤›m›z tarih, nice devrimci komünist kad›n›n ayak izlerinden yürüyerek tüm duygular› yaflayarak ama en çok da öfkemizi kuflanarak yeni direnifl halkalar› ekleme sorumlulu¤unu bizim omuzumuza yükleflmifltir.


25

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Erzincan Tunceliler Derne¤i’nden Tiyatro organizasyonu

7 May›s Pazar günü il Müftülük Konferans Salonu’nda Erzincan Tunceliler Derne¤i’nin organize etti¤i ve Seyri Mesel Grubunun sergiledi¤i Saye Moro (fiahmaran) isimli tiyatro gösterimi yap›ld›. Çok say›da izleyicinin doldurdu¤u konferans salonundaki tiyatro gösterimi kitle taraf›ndan ilgiyle izlendi. ‹ki saat kadar süren titatro gösteriminden sonra, kitle da¤›l›rken gazetemizin da¤›t›m› ve 18 May›s’ta yapaca¤›m›z anma için kart sat›fl› yap›ld›.

halk›m›zla bulufluyoruz. Erzincan’dan sonra Tunceli-Hozat‘a geçece¤iz. - Seyr-i Mesel’in kurulma amac› nedir? Tiyatronuzun özgünlü¤ünden ve seçti¤iniz eserlerin özelliklerinden bahsedermisiniz? - Biz Kürt tiyatrosu yap›yoruz. Öncelikli amac›m›z Kürt tiyatrosuna ait öz-

Ayr›ca Seyr-i Mesel Tiyatro Grubu ile k›sa bir söylefli yapt›k. - Öncelikle tiyatro grubunuz hakk›nda bilgi alabilirmiyiz? Seyr-i Mesel; Merkezimiz ‹stanbulTaksim’de bulunuyor. 2001 y›l›nda Türk-Kürt (Zaza-K›rmanci)-Arap-Laz milliyetlerinden 17 kiflilik bir kadro ile kuruldu. Grubumuzun içinde 91’den beri tiyatro yapan insanlar var ve bu insanlar daha önceleri de birlikte çal›flma yürütüyordu. Taksim’de 100 kiflilik bir salonumuz var. Her hafta sonu programlar yap›yoruz. Bunun haricinde 14 kursiyerimize sinema atölyesi, e¤itim çal›flmalar›, tiyotro ve gitar kursu veriyoruz. Y›l içerisinde birçok kez turnelere ç›karak

gün eserler yaratabilmek. Yok say›lan, asimilasyon çal›flmalar› ile yok edilmeye çal›fl›lan bir halk›n dilini-kültürünü-yaflam felsefesini yeniden tiyatro arac›l›¤› ile varedebilmek, güçlendirmek amac›nday›z. Bizler, kaynaklar›m›z› halk›m›z›n ba¤r›ndan, Anadolu topraklar›ndaki ma-

sallardan, dengbejlerden, mitolojik söylencelerden al›yoruz. Ve kültürel ö¤elerin ön planda oldu¤u edebi eserlere öncelik tan›yoruz. Kültürü ne kadar kazarsan kaz tükenmiyor, verim alabiliyorsun. Yeter ki emek vermekten kaç›nmay›n. - Erzincan’da ilk defa Kürtçe (Zazaca) bir oyun sergilendi. Buradaki kitlenin tiyatroya ilgisi-karfl›l›kl› etkileflimi nas›ld›? - Tiyatronun halk üzerindeki etkisi önemli bizce. Burada önemli olan etkileflimdi. Kitleden biz bunu ald›k. Genele bakt›¤›m›zda bu topraklarda tiyatroya gizli bir açl›k var. Halk unutmufl, hissetmiyor ve istemiyor, sen dürtükleyerek hissettiriyorsun bu açl›¤›. Halktan derledi¤ini halka sunmak, öz bu. ‹nsanlar kendi masallar›n›, tiyatro sanat› ile yeniden canl› canl› tan›yorlar-dinliyorlar. Burada da görüldü¤ü gibi oyunu izledi¤inde kendine dönüyor. En az›ndan kendine tekrar soruyor. Birfleyi düz, do¤rudan anlatmak yerine dolayl› yollarla anlatmak daha etkileyici olabiliyor. - Kendinize özgü tiyatro eserleriniz var m›?

- Dedi¤imiz gibi tüm kaynaklar›m›z, yap›tlar›m›z halk›m›z›n kültürel ö¤elerinden geliyor. Bizler sadece derliyoruz, yani oyunlaflt›rarak tiyatroya aktar›yoruz. Örne¤in, oynad›¤›m›z Saye Moru (fiahmaran) Hozat’tan M›rsaye Süleyman taraf›ndan yaz›lm›fl, ondan al›narak derlenmifl, özüne, yaz›m›na ve diline kar›fl›lmam›flt›r. - Qal ü Q›r (Zazaca-K›rmanci) - Seva Periyan (Kürtçe) - Kemero Bask (Zazaca) - Mesela Ne Kadar Oza¤ (TürkçeKürtçe) gibi birçok oyunumuz var. Bunlar da ayn› tarzda oluflturuldu. - Son olarak neler söylemek istersiniz? - Dilin yoksa, yok olmuflsa birçok fleyini yitirmiflsindir diye düflünüyoruz. Anadolu halklar› (özellikle Kürt halk›) bu gerçekle onlarca y›llard›r yüz yüze. Bizler sanatsal faliyetlerimiz (tiyatro vb.) ile üzerimize düflenleri yapmaya çal›fl›yoruz. Halk›m›zdan al›p halk›m›za veriyoruz. Bizler için kendi dilimizde üretebilmek, yaflayabilmek ve yaflatabilmek çok önemli. Teflekkürler. (Erzincan)

Geleneksel

Umudu Tohumca Büyütece¤iz P‹KN‹⁄‹NDE BULUfiALIM! PROGRAM * Grup fiiar * Suavi * Hilmi Yaray›c› * Gökhan Birben * Koma Çiya * Hasan Sa¤lam

* Hasan KarayolMustafa Karaçeper * fiair Ruhan Mavruk * Gulasor Halk Oyunlar› Ekibi * Barbara Halk Sahnesi * Konuflmac›lar

TOHUM KÜLTÜR MERKEZ‹ ‹rtibat Tel: 0212 643 22 33-521 34 30 Kartal: 0216 306 16 02


19 Mayıs-1 Haziran 2006

26

48

Da¤lar›n uslanmaz çocu¤una... Giresun’da 21 May›s 2003’te ç›kan çat›flmada Bülent Ertürk’le birlikte flehit düflen Murat Ar›cak’›n an›s›na... Devrim için kendini ortaya koyan, düflman›n üzerine tereddütsüz giden ve topra¤a bir tohum gibi düflen her yoldafl an›lmaya, anlat›lmaya lay›kt›r. Erdemlerinden, özverilerinden ard›llar›n›n ö¤renmeye hakk› vard›r. Murat (Duran) beni en çok etkileyen yoldafllardan biriydi. Kucaklay›fl›, içine gömercesine s›k› s›k› sar›l›fl› beni çok etkilerdi. Bu öyle bir kucaklay›flt› ki, tarif edilmesi, anlat›lmas› zor bir duygudur. Ona bunu yaflarken söyleyemedim. Söylesem tatl› bir tebessümle “biz yoldafl›z” der, kestirmeden düflüncesini belirtirdi. Yoldafllar›n› sever, sayard›. Bu öyle s›radan bir sevme, sayma de¤ildi. Candan, içten ve devrimci bir sevme, saymayd›. Öyle kibirli, kendini be¤enmifl, küçük burjuva özellikleri olanlar› sevmezdi. ‹ç tutarl›l›¤› olan, görevleri aksatmayan, parti ilke ve disiplinine uyanlar› severdi. Kafas›n› açan, kendisini ayd›nlatan, yol gösteren yoldafllara sayg› duyard›. ‹sterdi ki onlar pratik ifllerde koflturmas›n, araflt›rs›n, incelesin, yazs›n, kendisi pratik ifllerde kofltursun. 1971 Malatya do¤umluydu. Mühendislik Fakültesi’nden Maden Mühendisi olarak mezun olmufltu. Partiyle üniversite y›llar›nda (1993) tan›flm›flt›. TMLGB’den tan›d›¤› yoldafllar›n içten, samimi, cana yak›n iliflkilerinden ve siyasi görüfllerinden etkilenmiflti. Bu yaflam›n› tamamen de¤ifltirmiflti. Yetiflti¤i çevrenin etkisiyle daha önce BBP’nin gençlik kollar›na gidip geliyordu. ‹nce, zay›f yap›l›yd›. Çökmüfl avurtlar›, uzun burnu ve sakal›yla bir köylü görünümündeydi. Belki de bu yüzden ç›k›lan köy çal›flmalar›nda köylüler ona yak›n dururdu. Çal›flkan biriydi, yerinde duramazd›. Özellikle üstüne

KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Erdo¤an Yalç›ngil: ‹stanbul Teknik Üniversitesi ö¤rencisi olan Yalç›ngil, 19 May›s 1976’da sivil faflistlerin s›n›f› basarak açt›klar› yayl›m atefli sonucu flehit düfltü. Cihan Çelebi: 1950 Erzincan Tercan Tecer köyü do¤umludur. Mecidiyeköy Lisesi’nde okurken tan›fl›r Proletarya Partisi’nin düflünceleriyle. 27 May›s 1980’de Kireçburnu Ömürtepe’de bir kahvehaneyi basan MHP’li faflistlerin üstüne yürür, ç›kan çat›flmada flehit düflerken “Öcümü al›n, mücadeleyi sürdürün” olur son sözü. Medet Özbadem: Urfa Siverek’lidir. Siverek’te faaliyet yürütür. Siverek Halk-Der’in üyesidir. Tutuklu bulundu¤u Diyarbak›r 5 No’lu zindanlar›nda yakaland›¤› tüberküloz hastal›¤› bilinçli olarak tedavi edilmemifltir. 20 May›s 1983’te bu hastal›k nedeniyle yaflam›n› yitirmifltir. Palu fiehitleri: Elaz›¤ Palu k›rsal›nda bir T‹KKO gerilla birli¤i 20 May›s 1987’de bir ihbar sonucu devlet güçlerince kuflat›l›r. Uzun süren çat›flman›n ard›ndan TKP/ML Genel Sekreteri Kaz›m Çelik ve Parti üyeleri H›d›r Ayk›r, Müslüm Emre, Cihan Tafl ve Ali Kayado¤an fle-

ald›¤› iflleri en son s›n›r›na kadar çal›fl›r yerine getirirdi. ‹fle, kucaklarcas›na dört elle sar›l›r, ne yapar eder bitirirdi. Depolama iflinde kan ter içinde kal›r, küre¤i, kazmay› elden b›rakmazd›. Zamana oynard›. Odun toplar, su getirir, sökük diker, nöbet tutar, devriye ç›kard›.

Gerillada kitap-k›rtasiye ifllerinden sorumluydu. Kim ne kitap ister, kim ne k›rtasiye ihtiyac› duyar Murat’tan al›rd›. Kitaplar› korumayan, kalem, defter yitirenler ondan fliddetli bir elefltiri al›rd›. Elefltiri, uzun konuflmalar biçiminde olurdu. Dikkat çekmek istedi¤i yerlerde durur, sesini gürlefltirir, cümleleri tane tane söyler ve oku hedefe atard›. Bu sadece kalem, kitap için de¤il, günlük yaflam›n düzenleniflinde, al›nan görevlerin yerine getiriliflinde de böyleydi. Kim disiplinsizlik yapm›fl, kim verilen görevi yapmam›fl o Murat’la karfl› karfl›ya geldi¤inde elefltiri al›rd›.

1995 y›l›nda legal alanda çal›flmaya bafllam›flt›. Murat o dönem tecrübesizdi. Ama bunu hiç dert edinmez, tecrübeli yoldafllar› izler, onlardan ö¤renirdi. Gözalt›nda kay›plar›n, iflkencelerin, katliamlar›n oldu¤u dönemdi. 1995 k›fl›nda dört ay hapis yatt›. Burada yoldafllar›ndan ö¤rendi, güç ald›. Ç›kt›ktan sonra mücadeleye baflka alanda devam etmek istedi. Ama olmad›, ifller ters gitti, partiyle bir süre sa¤l›kl› iliflki kuramad›. Y›lmad›, karamsarl›¤a kap›lmad›, köflesine çekilmedi, sab›rla bekledi. Çeflitli ifllerde çal›flt›. Yaflam›n› mütevazi ve sade bir flekilde sürdürdü. Masraftan kaç›nd›. Bu yüzden ev tutmad›, çal›flt›¤› ifllerin depo, bodrum gibi yerlerinde kald›. ‹çten ve samimi duruflu güven vericiydi. Bu yüzden çal›flt›¤› yerlerde ifl sahipleri ona tereddütsüz dükkan› teslim ederlerdi. ‹flini tam ve eksiksiz yapard›. Kaytarmak, yan yatmak nedir bilmez, kendi ifliymifl gibi çal›fl›rd›. Bu özelli¤i onu parti faaliyetlerini daha ›srarl› yapmaya itiyordu. Bir keresinde bir eylem için randevulaflt›¤› yoldafl randevuya gelmeyince gerisin geri dönmemifl, eylemi tek bafl›na yapm›flt›. Koydu¤u bomba patlamam›fl, u¤rafllar da netice vermemiflti. Bakm›fl olacak gibi de¤il eylemi molotof kullanarak gerçeklefltirmiflti. Bir gün yan›na u¤rayan bir yoldafl, “sen art›k çal›flmamal›s›n” demiflti. Murat flaflk›n bir flekilde “nas›l yani?” demifl, yoldafl›n ne demek istedi¤ini anlamaya çal›flm›flt›. Daha sonra yoldafl›n, “Parti seni k›rsala göndermek istiyor” demesiyle rahatlam›fl ve çocuklar gibi sevinmiflti. 1999 y›l›nda T‹KKO’ya kat›ld›. K›rsalda her yeni bafllayan gibi o da zorluk çekti. Yerde yatarken, yürüyüfl kolunda yürür-

hit düfler. H›d›r Ayk›r, 1953 Dersim Ovac›k Kozluca do¤umludur. Pek çok askeri eylemde yer al›r. Tutsak edildi¤i Sa¤malc›lar Hapishanesi’nden bir yoldafl› ile birlikte firar eder. T‹KKO’nun yi¤it komutanlar›ndan biri olarak ölümsüzleflir. Müslüm Emre, Dersim Merkez Venk köyünde 1952’de do¤ar. Mücadeleye ‘80 öncesi kat›lm›flt›r. Cihan Tafl, 1959 Hozat Xosan(Uzundal) do¤umludur. ‹stanbul’da Komiser Ali Günayd›n’›n ölümle cezaland›r›lmas›nda aktif görev alm›flt›r. Ali Kayado¤an (Kolo-Vedat), 1962 Mazgirt ‹lan (Balkan) do¤umludur. 1977’de mücadeleye kat›lm›flt›r. T‹KKO’nun komutanlar›ndan biri olarak flehit düflmüfltür. Hasanpafla Katliam›: 19 May›s 1991’de Kad›köy Hasanpafla’da bir evi basan polisler TKP/ML üyesi ‹smail Oral ve taraftar Hatice Dilek’i o¤lu Özgür Cihan’›n tan›kl›¤›nda yarg›s›z infazla katlettiler. ‹smail Oral, 1961 ‹zmit do¤umludur. 12 Eylül sonras› 5 y›l tutsakl›k yaflad›. 1986’da ç›kt›ktan sonra Marmara Üniversitesi’ne girdi ve gençli¤in önderi oldu. TMLGB’yi güçlendirenler aras›ndayd›. 1989’da tekrar tutsak düfltü. K›sa süreli tutsakl›¤›n ard›ndan Parti örgütlülü¤ünün gelifltirilmesinde önemli rol oynad›. En büyük

korkusu düflman›n O’nu silahs›z yakalamas›yd›. Korktu¤u oldu ve yarg›s›z infazla katledildi. Hatice Dilek, 1958 Elaz›¤ Beraj köyü do¤umludur. ‹stanbul Gülsuyu’nda büyüdü. O¤lu Özgür Cihan’›n annesinin evden ç›karken sa¤ oldu¤unu söylemesi ve evde tek kurflun izi olmamas› katliam›n gerçek yüzünü ortaya koyuyordu. 28 May›s fiehitleri: 28 May›s 1991’de Elaz›¤ Palu’da devlet güçleri ile T‹KKO gerillalar› aras›nda ç›kan çat›flmada Refik Yaflar (Komiser Memo), Yusuf Ekinci (Doktor Kenan), Yaflar Sa¤d›ç (Adem), Kumriye Cihan (Dilan) isimli gerillalar flehit düfler. Yusuf Ekinci, Dersim Ovac›k Zarik (Yeflilyaz›) do¤umludur. Sonras›nda Bursa’ya yerleflirler. Uluda¤ Üniversitesi T›p Fakültesi’ndeyken TMLGB’nin aktif bir miltan› olur, daha sonra gerilla olarak yerini al›r s›n›f mücadelesinin içinde. Refik Yaflar, Elaz›¤ Maden do¤umludur. Ankara’da üniversite ö¤rencisiyken TMLGB saflar›nda mücadele yürütür. Gerillaya ilk kat›ld›¤›nda ç›kan çat›flmada gösterdi¤i cüretli tav›r yaflam› boyunca kendini göstermifltir. Yaflar Sa¤d›ç, 1971 Erzincan Çay›rl› Yeflilbük do¤umludur. Kardefli gibi sessiz ve olgundur. Sözüyle de¤il, yapt›klar›yla ön plana ç›km›flt›r. Kumriye Cihan, 1974 Dersim Hozat Bargi-

ken, devriye ç›karken... Sonra o da al›flt› her al›flan gibi. Sert do¤a koflullar›ndan, düflmanla girdi¤i çat›flmalardan ö¤rendi, geliflti, çelik gibi bir T‹KKO gerillas› oldu. Birkaç kez girdi¤i çat›flmada gruptan ayr› düflmüfl, günlerce tek bafl›na dolaflm›flt›. En son 2002 y›l›nda Ordu k›rsal›nda düflmanla girilen bir çat›flmada guruptan ayr› düflmüfl, bu kez bir ay tek bafl›na dolaflm›flt›. Bir ay sonra yoldafllarla bulufltu¤unda onlar› kuca¤›na gömer gibi kucaklam›fl, hasret gözyafllar› dökmüfltü. Çat›flmalarda guruptan ayr› düflmek, T‹KKO savaflç›lar› için sürpriz bir fley de¤ildir. Birçok yoldafl benzer fleyler yaflam›flt›r. Bu, onlar›n davaya ve partiye ba¤l›l›klar›ndan, Partinin onlara verdi¤i güçten ileri gelmektedir. Devrimci yaflam› boyunca, dürüstlükten ve samimiyetten ödün vermedi. Asl›nda bu onun kiflisel özelli¤iydi. Devrimci mücadelede bu özelli¤i daha anlaml› olmufltu. Bu iki özellik partiye, yoldafllara ve halka olan sadakatiyle perçinleniyor, onu daha güzel k›l›yordu. Murat’tan davaya ba¤l›l›k, sadakat, samimiyet ö¤rendim. Parti, devrim, halk aras›ndaki ba¤lar üstüne düflünmeyi ö¤rendim. Murat’la içten, samimi, dürüst bir insan olman›n erdemlerini ö¤rendim. Neden “partili” olmak gerekiyordu? Neden “devrim” denen koca bir dava gerekliydi insana? Neden samimiyet önemliydi, savaflmada ve tart›flmada. Neden dürüstlük önemliydi? ‹lkelerden ödün vermeden, bireycili¤e düflmeden, kibirli¤e ve üst perdeden konuflmaya kap›lmadan, ileri, geri demeden yoldafllarla olmaktan haz duyarak, mutlu olarak yaflad›. Bir yoldafl› ni do¤umludur. Gerilla faaliyetinde köylü kad›nlara ulaflmada büyük katk› sa¤lam›flt›r. Ali Ekber Atmaca: 1963 Sivas Kangal do¤umludur. Kürt milliyetindendir. ‹stanbul’da büyümüfltür. Gizlilik sanat›n›n ustas›d›r. 12 Eylül sonras› yurtd›fl›na gitmeye karfl› ç›kar. 1992 y›l›nda görev için gitti¤i fiavflat’ta yakalan›r. 23 May›s’ta iflkence ile katledilir. Y›ld›z Çiçek: 1968 Dersim Merkez Gevrek do¤umludur. 1989’da gerillaya kat›l›r. Da¤lar›n Kinem’i Artvin’e atanan gerilla birli¤inin komutanlar›ndand›r. 1 Haziran 1992’de ç›kan çat›flmada komutan Kinem flehit düfler ancak gerilla birli¤i çemberi yarmay› baflar›r. Ölüm Orucu fiehitleri: Okan Külekçi, 23 May›s 2002 (T‹KB); U¤ur Türkmen, 27 May›s 2001, (DHKP-C). Nurhak fiehitleri: Türkiye Halk Kurtulufl Ordusu (THKO) kurucular›ndan Sinan Cemgil, Alpaslan Özdo¤an ve Kadir Manga Nurhak da¤lar›nda ç›kan çat›flmada 31 May›s 1971’de devlet güçleri taraf›ndan katledildiler. Hüseyin Cevahir: Türkiye Halk Kurtulufl Partisi-Cephesi(THKP-C) önderlerinden Hüseyin Cevahir 30 May›s 1971’de polis takibini atlatmaya çal›fl›rken Maltepe’de girdikleri eve düzenlenen sald›r›da 23 kurflunla vurularak öldürüldü.


27

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Zor dönemlerin devrimcisi: Kaz›m Çelik 20 May›s 1987’de Elaz›¤ Palu’da TKP/ML T‹KKO gerillalar› ile devlet güçleri ile ç›kan çat›flmada ölümsüzleflen TKP/ML’nin 3. Genel Sekreteri Kaz›m Çelik’in, zor dönemlerin yi¤it komünist önderinin an›s›na...

Yaflam›n› devrime adayan bir dava adam›n›n yaflam›n› bütün yönleriyle bir yaz›da vurgulamak zor oldu¤undan ancak belli kesitini, belli yönleriyle vurgulayabilirim. Kaz›m yoldafl, gençlik y›llar›nda parti ile tan›flt› ve mücadeleye at›ld›. Okulda, Çukurova, Ege, ‹stanbul ve daha sonra Dersim ve çevre iller gibi birçok yerlerde Parti faaliyeti yürüttü. Girdi¤i her çevrede k›sa sürede hem bir geliflme ve canlanma oluyor, hem de buna paralel kendisi de h›zla geliflme gösteriyordu. A¤›rbafll›l›¤› ve olgunlu¤u ile kitleler ve yoldafllar› üzerinde derin bir etki b›rak›yordu. Ayn› zamanda oldukça alçakgönüllüydü. Yoldafllar› ve kitleler içinde bilgiçlik havas›na kap›lmazd›. Kitlelerden ö¤renmeyi küçümsemezdi, tersine ö¤renci olmas›n› biliyordu. Bilmedi¤i veya vak›f olamad›¤› fleyleri kitlelere sorar, dinler ve sab›rla ö¤renirdi. Ö¤renci olunmadan, ö¤retmen olunamayaca¤›n› yaflam›nda gösterir ve yetifltirdi¤i insanlara örnek olmakla kavrat›rd›. Çal›flkanl›k ve fedakarl›k onun bir baflka belirgin özelli¤iydi. Bu her devrimci ve komünistin vazgeçilmez özelli¤idir. Daha önemlisi s›n›f bilinçli proletarya davas›, Parti, s›n›f mücadelesi ve kitlelerin ç›karlar› karfl›s›nda samimiyetin ölçütüdür bu yönler. Yorulmak

bilmeyen bir çal›flkanl›k göstermesi hem kitlelerin sevgisini, güvenini ve deste¤ini kazan›yor, hem de yoldafllar›n›n güvenini kazan›yordu. Bu yönüyle de Parti’yi ve yeni kuflaklar› e¤itiyor, örnek oluyordu. Koflullara teslim olmak yoktu onda. Zorluklar ve olanaks›zl›klar karfl›s›nda yak›nma-s›zlanma yoktu. Hiçbir fleyi istedi¤imiz gibi, haz›r bulamay›z. Devrimcilik-komünistlik haz›r üzerinde hareket etmek, baflkalar›ndan beklemek, emek sömürüsü yapmak de¤il, “yokluk”, olanaks›zl›k içinde yaratmak, de¤ifltirmek, kazanmak ve yükseltmektir. Disiplin onun bir baflka öne ç›kan özelli¤iydi. Yoldafl s›n›f›n, partinin, faaliyetlerin ve bir militan›n gücü ve baflar›s›n›n proleter disiplinde yatt›¤›n›n bilincindeydi. Bu disiplin kör, yani bilinçsiz, sadece kurallar›n ve zorun hissettirildi¤i oranda süren bir “disiplin” de¤il, proleter ideolojik birlik üzerinde süren, gönüllü ve bilinçli bir disiplindir. Çelik disiplindir. Kendisine verilen görevleri ne olursa olsun s›k› disiplin içinde zaman›nda yerine getirmeye çal›flma ruhu içinde hareket ediyordu. Yeralt› çal›flmas›n›n zorunlulu¤unun bilinciyle illegaliteye titizlikle önem verme, elinden geldi¤i kadar yeralt› faaliyetini sa¤lamlaflt›rma, prensipli çal›flma vb. onun baflka örnek

özellikleriydi. Kolay ya da zor hiçbir görevden kaçmamas› onun bir baflka öne ç›kan özelli¤iydi. Görev, alan vb. seçmeyi sevmezdi. Böyle bir seçmecili¤in ideolojik bir zay›fl›k oldu¤unu ve onun d›flavurumunun oldu¤u bilinciyle hareket ederdi. Her kadro ve militan yetenek ve daha verimli olabilece¤i bir göreve özenebilir. Ancak buna ra¤men parti ve mücadelenin ihtiyac› nerede ise oraya verilmesi her türlü ifle haz›r olmas› gerekti¤inin bilincini tafl›mas› gerekir. Kaz›m yoldafl böyle bu düflünceyle flekillenmifl olarak parti ve mücadelenin hiçbir görevinden uzak durmad›. Faaliyet süresince birkaç defa polisin eline geçti, her seferinde s›n›f bilinci ve kiniyle direndi. Komünist bir kararl›l›kla davaya sad›k kald›. Kaz›m yoldafl en son Proletarya Partisi’nin 2. Konferans› döneminde, alt konferanstan sonra esir düfltü. Sahte kimli¤i üzerine diretti ve düflman bir fley ç›karamad›, b›rakmak zorunda kald›. O sürede biten Merkezi Konferans’ta 2. MK’ya seçildi. 1981 yaz›nda peflpefle al›nan a¤›r kay›plardan sonra Kaz›m yoldafl›n sorumluluklar› daha da a¤›rlafl›yordu. Kay›plardan sonra SB’de yer ald›. Ve 82 bahar›nda MK’y› güçlendirmeden sonra oluflturulan askeri komisyon sekreterli¤ine getirildi. 83’teki kay›plardan sonra Parti Genel Sekreterli¤ini üstlenmek durumunda kald›. 87 20 May›s’›nda flehit olana kadar da bu görevini sürdürdü. Kaz›m yoldafl Askeri Faflist Cunta dönemi ve onun terörünün bütün h›z›yla sürdü¤ü çok zor bir süreçte Partinin en a¤›r bir görevini üstleniyordu. Ama o bundan hiçbir zaman en ufak bir flekilde yak›nmad›. 12 Eylül aç›k faflist diktatörlü¤ünün bütün kitleler üzerinde azg›n terör estirdi¤i, tabii en baflta devrimci ve komünist harekete karfl› çok yönlü sald›r›lar yöneltti¤i, devrimci saflarda özellikle küçük burjuva kökenlerden gelen ideolojik olarak zay›f, karars›z, sallant›l›, çürümüfl vb. ö¤elerin saflar› h›zla terketti¤i veya düflman›n eline düflmesiyle Partiye kitlelere a¤›r zararlar verdi¤i, böylece partinin kan kaybetti¤i, hareket alan›n›n darald›¤› güvensizliklerin geliflti¤i kitle hareketlerinden düflüfl olup, devrimci hareketin ve duru-

mun geriledi¤i, bütün devrimci hareketlerin tasfiyecilik sürecine girdi¤i, saflar›m›zda da geliflti¤i (buna dünyada devrimci durumun gerileme süreci de eklenirse) Partinin a¤›r sars›nt›lar yaflad›¤› bir koflulda bu görevi üstlendi. Bu koflullarda k›rsal alan› ve gerilla faaliyetini terk etmedi. Kaptanlar›n, hele hele en zor süreçte geminin dümeninin bafl›nda olmas› ve s›k› s›k›ya sar›lmas› gerekti¤inin bilincindeydi, Parti önderli¤inin kadrolar›n› özellikle o zor koflullarda k›rsal alanlarda örgütün bafl›nda ve silahl› mücadele içinde korunabilece¤i onun içinden gelifltirilebilece¤inde ›srar ediyordu. A¤›r koflullarda kay›plar›n, yenilgilerin al›nd›¤› dönemlerdi. O bu koflullarda sa¤laml›¤›n›, tutarl›l›¤›n› ve kararl›l›¤›n› gösterdi. Partiye önderlik etmeye, yaralar›n› sarmaya çal›fl›yordu. Her kadro da öne ç›kan baz› yönler olur, yukarda belirtilen yönleri, dava ve parti insan› olmas›, ola¤anüstü samimi olmas›, yaflam›n› her yönüyle adamas›n›n yan›s›ra, örgütçü yetene¤i, pratik yetene¤i ön planda olan bir yoldaflt›. Bu yetenek kavray›fl ve uzun y›llar siyasal mücadele içinde yer almas›n›n getirdi¤i siyasal deneyimin ürünüydü ve önder kadroda mutlaka aranmas› gerekeni çekip çevirme yetene¤inden geliyordu. Siyasal uyan›kl›k ve inisiyatif eksikli¤ini önemli ölçüde aflm›flt› yoldafl. O dönemin devrimci durumundaki gerileme esasta sürmesine karfl›n, devrimci hareketin gerilemesine, a¤›r kay›plar almas›na ve düflman›n sistemli askeri operasyonlar›na ve s›k s›k al›nan fiziki kay›plara ra¤men s›n›f mücadeesinde en ufak tereddüt göstermedi. Bu amaçla bulundu¤u gerilla birli¤inden baflka bir alandaki faaliyet ve gerilla birli¤ini denetlemeye gitti¤i bir s›rada düflman›n sat›n ald›¤› ihbarc›larca görülüp sahiplerine bilgi verilmesi sonucu bulundu¤u gerilla birli¤i kuflat›lm›fl uzun bir çat›flma sonucu 20 May›s 1987’de Palu’da flehit düflmüfltür... Bizlere b›rakt›¤› kavga bayra¤›n› ondan örnek almam›z gereken yönleri ile kavgam›zda yaflataca¤›z, flehit yoldafl›m›za lay›k olaca¤›z ve olmal›y›z. Bu bir tarihi görevdir, boyun borcudur... Bir yoldafl›


19 Mayıs-1 Haziran 2006

28

48

AYFER’LE YÜRÜDÜK, D‹LEK’LE ZORLUKLARI AfiACA⁄IZ! Dilek yoldafl›m, karmakar›fl›k duygular içindeyim ve seni mi anlatay›m, sana m› anlatay›m bilmiyorum. Taptaze ac›n varken içimizde, san›r›m ikisi birden olacak. Do¤ayla ve düflmanla kap›fl›p, tatl› bir yorgunlukla dönmüfltük görevimizden henüz. Gün geceye evriliyordu ve ans›z›n yakalam›flt› haberin bizi. fiehit oldu¤un haberi bir atefl gibi düfltü yüre¤imize. Bir an ellerimiz, dilimiz ba¤land›. Merakla, telaflla, inanmak ve inanmamak aras›nda geçen dakikalarda de¤iflmeyen tek fley gözlerimin önündeki esmer gülümseyiflindi. Kabullenmemek ve yok saymak için ne de çok nedenimiz var flehit düflüflünü. Ama o gün orada eyleme gitti¤ini biliyor oluflumuz bütün iyimser ihtimalleri saf d›fl› b›rak›yor. Gerçe¤i kabullenmenin ateflli yolu duruyor önümüzde. Art›k sensiz yürünecek gelece¤e. Nas›l ki sen di¤er flehitlerimizle yürüdünse… U¤ursuz bir u¤ultu gibi yay›ld› aram›za, art›k sensiz olman›n ac›s›. Yüre¤imize derin bir çizik atarak aram›zdan ayr›l›rken sen, asl›nda ne de çok yer doldurdu¤unu tüm yak›c›l›¤›yla hisseder olduk. Ac›m›z› katlayan, bir yan›yla da, flehit düflüflünün kaza eseri olmas›yd›. Bugüne kadar iyiye ve güzele dair birçok fleyin yan›nda koca bir ac› b›rakt›n bizlere. Onu da yaflayaca¤›z iliklerimize kadar. Bu ac›n›n onurunu tafl›yacak yüre¤imiz parça parça olsa da. Yoldafl›m! Çok fazla olmad› asl›nda seni tan›maya bafllayal›. K›sa k›sa görüflmeler, uzaktan selamlaflmalar ve birbirimize gönderdi¤imiz tafllamalar üzerinden tan›flt›k. Ve elbette toplant›lar, de¤erlendirmeler ve aktar›mlar, geliflen olaylar karfl›s›ndaki tav›rlar›m›z üzerinden tan›fl›r olduk. Ayn› ideallerin yaratt›¤› tan›d›k bir dünyan›n tan›d›k insanlar›yd›k. Yoldaflt›k. Çok özel, çok fazla de¤il, ama çok yo¤un yaflaman›n getirdi¤i bir tan›fl›kl›kt› bu. Sana verilen ifli halledip geldi¤indeki ferah gülümseyiflin tan›d›kt›. Bir ortama dair de¤erlendirme yaparken gözünden kaç›rd›¤›n fleye her hay›flan›fl›n, kendine k›z›fl›n ve nerede eksik kald›¤›na dair kafa yoruflun tan›d›kt›. Baflar›lan her görevin, afl›lan her efli¤in ard›ndan yumruklar›n› yukar› kald›r›p seviniflin tan›d›kt›. Bu tan›fl›kl›k kaynaflt›rm›flt› bizi ta uzaklardan. Bu yüzden uza¤›m›zda de¤il, daima yak›n›m›zdayd›n asl›nda.

“Mücadeleyi büyütmek, sorunlar› küçültebilmek için...” Partiye ve devrime olan ba¤l›l›¤›n güçlü bir güvene dönüflmüfltü. Hem yoldafllar›na olan sevginde hem de kendine her yöneliflinde partinin müdahalesine aç›k oluflunda cisimleflmiflti bu ba¤l›l›¤›n. Partiyle paylaflamad›¤›n, sakl›nda gizlinde duran hemen hiçbir fley yoktu. Senin paylaflmaya cesaret etti¤in konular›n, onlar› paylaflmaktaki aç›kl›¤›n örnek al›nmas› gereken yönlerinden birisiydi. Kimi zaman küçük burjuva gururdan, al›nganl›ktan, kimi zaman tabu görülen, kimi zaman kapal›l›¤›n cazibesine kap›lmaktan dolay› Partiye aç›k olmamak s›k s›k yaflad›¤›m›z örneklerdir. Ne kazand›rm›flt› bu kapal›l›klar bize? Koca bir hiç. Hatta kapal›l›ktan do¤an nice zararlar› çok ac› biçimde çeken yine bizdik, Partimizdi. Öyleyse aç›kl›k ya da kapal›l›k tercihi, kiflinin bir lüksü de¤il, tam da Partilileflmeyi ne denli isteyip istemedi¤inin göstergesi olmuyor muydu? Tafl›d›¤›m›z olumluluklar›n ve olumsuzluklar›m›z›n tecrübelerini Partiye ak›tma kanal›yd› kapat›p açt›¤›m›z. De¤iflmekte ve ilerlemekte Partimize kazand›r›p, Partimizden mi kazand›raca¤›z yoksa tersi mi? O kap›y› ne denli aç›p zorluyoruz? ‹flte kapal›l›¤a kendini kapt›ran yoldafllar kendilerine bu sorular› ya hiç sormam›fl ya da cevaplar›n› almam›flt›r. Ama bunlar senin çok uza¤›ndayd›. Partiyle bütünleflme çaban, partileflme iste¤in çok belirgindi. “Demek ki sorunlarla birlikte yaflamay› ve onlar› çözmeyi ö¤renece¤iz. Ve unutmayal›m ki tek bafl›m›za yaflam›yoruz, kolektifin bir parças›y›z. Sorunlar›n tan›mlanmas›ndan çözümüne kadar her aflamada kolektiften, yoldafllardan yard›m almak, onlarla birlikte yürümek bizi güç-

lendirecektir. Tek bafl›m›za her sorunu çözemeyebiliriz. Zaten böyle olmazsa kolektifi yeterince hissetmek mümkün olmaz. Biz kolektife aitiz, oradan baflka bir yaflam›m›z yok. Bizim evimiz, ailemiz, her fleyimiz buras›. O halde sorunlar›m›z, zaaflar›m›z, mutluluklar›m›z, kederlerimiz her fley ama her fley yoldafllarla paylafl›lmal›. Mücadeleyi ve mutluluklar› büyütebilmek; eksikleri, zaaflar›, sorunlar›, ac›lar› da küçültebilmek –yok etmek- için… Ama iç çeliflkinin belirleyici oldu¤unu, biz istemedi¤imiz ve çaba göstermedi¤imiz sürece tafltan civciv ç›kamayaca¤›n› da unutmadan…” diyerek sorunlar›n kayna¤›n› ve çözüm adresini gösteriyordun. Kendini dayatmak ve ayn› yerde saymak yerine zor olan› seçiyordun sen. Kendinle savafl›yordun k›yas›ya. Kendi içindeki savafl› kazand›kça hem kendine hem Partiye güvenin tazeleniyor hem de daha yüksek bir bilinçle yol al›yordun. De¤iflime ve de¤iflimin zorunlulu¤una inanmak gerekiyordu. Çünkü çok aç›k ki, bizler de¤iflmeliyiz. De¤iflerek yenilenmeli ve güçlenmeliyiz. Hepimizin beyinleri düflünmeden almak ve itaat etmek üzere dar bir dünyan›n temelleri üzerine kurulmufltu. Aç›kças› beyinlerimizin birçok köflesi yosun tutmufltu. Çok yönlü düflünmeyi, iki ifli birarada görmeyi, denetlemeyi, sonuç ç›karmay› yeni yeni ö¤reniyorduk. Sadece alg›lar›yla yaflayan insan tipini afl›p, var olan›n her yönünü görüp bir ad›m sonras›na haz›rlanmay› zorunlu k›l›yordu savafl prati¤i. Kimi zaman kendimize kimi zaman d›fl›m›zdaki olgulara tek yanl›, subjektif kalabiliyor, gerçe¤i yar›m yamalak ya da bir yan›yla görüyorduk. Sonras› ya sekterlik, ya liberalizm ya da abart›l› yaklafl›mlar… Bir de savafl gerçekli¤imiz var iflte. Savaflta tek yanl›l›kla, duygularla, kayg›larla, rahatç›l›kla, vurdumduymazl›k ya da “bir fley olmazc›l›kla”, tecrübeleri yads›makla yani bir bütün öznel yaklafl›mlarla al›nan yolun sonu hep canlara mal oluyordu. Ama sen yoldafl›m, bütün bu aflamalarda Partinin müdahalelerine aç›kt›n. Kendine mutlaka hata pay› b›rak›yordun. Gerçek olana, bilimsel olana, partili olana güvenin, ona ulaflmak iste¤i seni h›zla gerçe¤i görmeye itiyordu. Sen ö¤renmesini biliyor ve bu tarz›nla da ö¤retici oluyordun. ‹flte bu yüzden paylafl›m›n bir doyumu vard›. “Ya içindesindir çemberin, ya da d›fl›nda...” Ne kadar özlü ifade etmifltin bir keresinde; “E¤er yaflam›m›zda dura¤anl›k, coflkusuzluk, kendini tekrar, görevlerimizi lay›k›yla yerine geti-

rememe, her baflar›s›zl›¤a bir bahane bulma e¤ilimi hakim haldeyse ve biz de art›k bu duruma al›flm›flsak “çemberin içinde ya da d›fl›nda olmak” meselesini bir kez daha düflünmemiz gerekir. Düflünmemiz gerekir çünkü, bedenimiz ve ruhumuzla bulundu¤umuz yerde de¤ilsek k›sa vadede görevlerimizi yerine getiremeyiz; uzun vadede ise bu durum bizi tükenifle götürür.” Geliflmenin en sade yolunu keflfetmifltin yoldafl›m. Kendi gerçekli¤ini görmek ve de¤iflim rotas›n› belirlemek. Bu yüzden Ayferleflmekle yolda ç›kanlara yeni bir rota daha çizdin. Dilek gibi olmak; Dilekleflmek… Ve art›k bir kad›n komutan bir yoldaflt›n. Sadece kendisiyle ilgilenilmesi, emek harcanmas›, yol gösterilmesi gereken bir yoldafl olman›n ötesine geçip, bunlar› baflka yoldafllar için görev edinecek bir sorumlulu¤a yükselmifltin. Canlar sana emanet edilecekti art›k. Yoldafl canlar› kurtaracak ve düflmanlar›n› yakacakt›n. Sorumluluk almak ciddi bir iflti. Savafl›n yükledi¤i her sorumluluk özüyle kavranmal›yd›. Salt yetkiyle, konumla al›nan de¤il, yetkinlikle ve hakk›n› vererek sorumluluk tafl›maktan bahsediyorduk. Her sorumlunun yüre¤i, yönlendirdi¤i yoldafllar›n yüre¤inin yan›nda atmal›, her yoldafl›n art›s›n› ve eksisini, ideolojikpolitik ve askeri tart›n›n en hassas birimleriyle ölçmeliydi. Her yoldafl›n üstünden uçuflan kurflunlar›n sesini duymal›, her kayg›n›n, her coflkunun, her sars›lman›n, her gerilemenin, her s›çraman›n yank›s›n› yüre¤inde bulmal›yd›. Her düflen yoldaflla ölmeli, her kalan yoldaflla yeniden do¤mal›yd›. Kendi gücünü, biriminin gücünü, düflman›n gücünü, do¤an›n gücünü bilmeli, her takti¤e ve her olas›l›¤a, her duruma karfl› sars›lmaz bir iradeyle yan›t olmal›yd›. ‹flte sorumluluk almaktan, komutan olmaktan sen bunlar› anl›yordun. Ve yüre¤in bunun a¤›rl›¤›yla eziliyor, k›vran›yor ve bir an önce en iyisi, en yetkini olabilmenin sanc›s›n› çekiyordun. Senin için sorumluluk kabul etmemek seçene¤i seçenek olmaktan ç›kal› çok olmufltu. Geriye tek bir yol kal›yordu. Seçmek de¤il, s›ms›k› sar›lmak… Sen görev ald›¤›n özel eylem hücresinin komutanl›¤›na da s›ms›k› sar›lm›flt›n yoldafl›m. Eylemin her ad›m›na, her olas›l›¤›na karfl› gösterdi¤in duyarl›l›k, en riskli aflamalarda da en önde olmaya itmiflti seni. ‹flte s›ms›k› sar›lmak buydu. Daha nitelikli, daha yetkin bir komutanl›¤a böyle erifliliyordu ve sen sa¤lam ad›mlarla ilerliyordun bu yolda. Orman›n u¤ultusu ard›n s›ra kesilip, patikalardan caddelere yürürken komutan yoldafl›m, iflte bu a¤›rl›¤› tafl›yordun sen. Ad›mlar›n› bu ☞ a¤›rl›kla at›yordun.


48 Bahar geldi yoldafl›m. T›pk› senin iklimine geldi¤i gibi. Hani do¤an›n ç›ld›ran, do¤uran, birbirine kar›flan yeflil canl›l›¤› gibi coflkun bir sürece giriyorduk. Sen herkesten daha haz›rd›n. Daha sab›rs›z... Hiçbir fleyin eksik kalmas›n› istemiyordun. Düflmanla, beklenen ve flimdiden öngörülemeyen zorluklarla kap›flmak için tam donan›ml› olma çabas› en çok sende vard›. Bir an önce görev paylaflaca¤›n yoldafllar›n› görmek, görüfl al›flveriflinde bulunmak, teknik haz›rl›klar› tamamlamak, daha somut daha k›sa ad›mlar› netlefltirmek istiyordun. Sensiz olmak hiç hesab›m›zda yoktu. Çünkü sen hesaplar›m›z›n vazgeçilmez militan›yd›n. Hesaps›z kitaps›z gelen yoklu¤un nas›l yar›m b›rakt› bizleri. Ne kadar zamans›z gittin yoldafl›m. Onca canl›l›¤›n›n, coflkunun ve sab›rs›zl›¤›n›n bahardan önce yitiflini nas›l kabullenece¤iz? Hangi ya¤mur söndürecek içimizdeki yang›n›? Hangi zaman dindirecek içimizdeki çalkant›y›? Bildi¤imiz hangi sözü saraca¤›z yaralar›m›za? Biliyorum flimdi neler söyleyece¤ini. Duygusall›¤›m›za kafllar›n› çatacak, flehitlerimize yak›fl›r olan› yapmam›z› isteyecektin, bilmemek mümkün mü? Yüre¤imizi öfkeyle, irademizi azimle harlay›p yürüyece¤iz diyeceksin. Yaralar›m›z› sara sara, gerekirse tek bafl›na yürüyece¤iz diyeceksin. Tüm flehitlerimiz katmer katmer ac›laflsa da içimizde, yürümeye devam edece¤iz diyeceksin. Onlara yarafl›r olman›n tek yolunun Parti ve

29 devrim yolunda duraksamadan yürümek oldu¤unu söyleyeceksin. Hatta söylemifltin de bir yaz›nda yoldafllardan birine; “Bu ifle bafllarken göze al›r›z ölümü de ayr›l›¤› da, ac›lar› da. ‘‹nsana ait olan hiçbir fley bize yabanc› de¤ildir’ diyor Engels. ‹flte tam da bu yüzden yani insan oldu¤umuz için göze alsak da zorlan›r›z kabullenmekte. Sevdiklerimizden, yoldafllar›m›zdan ayr›lmak bazen bir daha hiç görememek… Kor kor yansa da yüre¤imiz, ac›lar›m›z› olmas› gerekti¤i kadar tafl›y›p gömeriz sonra olmas› gereken yere, devam ederiz yolumuza.” Ve sonra da sormufltun; “Öyle olmasa süreklili¤i olabilir miydi, geliflebilir miydi ‘büyük insanl›k’?” Biliyorum yoldafl›m bunlar›. ‹nan›yorum da. Ama ne söylense ne yap›lsa da esmer güleç yüzün ince bir s›z›yla gözlerimizin önüne gidip geliyor iflte. Bir yan›m›z mateminde kal›yor. Bir yan›m›z hep aram›zda olman› istiyor. Bir yan›m›z gitmifl olmana ayak diriyor, inanmak istemiyor. Bir yan›m›z gözlerimizi bu¤uland›r›p, ci¤erlerimizi yak›yor. Ac›lardan kaç›lm›yor iflte yoldafl›m. Ac›lar›m›zdan kaçarak de¤il, ac›lar› son demine kadar yaflayarak yürümek de bize kal›yor. fiairin de dedi¤i gibi; “Ve kederi de yaflamal›s›n, namusluca, bütün benli¤inle Çünkü ac›lar da, sevinçler gibi olgunlaflt›r›r insan› Kan›n kar›flmal› hayat›n büyük dolafl›m›na

Dolaflmal› damarlar›nda hayat›n sonsuz taze kan›” diyerek, yaflayarak ve elbette savaflarak yaralar›m›za kabuk ba¤layaca¤›z. Biz de öyle yapaca¤›z elbet Dilek yoldafl›m. Bu bahar savaflta sensiz olsak da, yolumuzda nice Dilekler filiz verecek, nice yoldafl›m›z ard›n s›ra senden güç alacak. Bunu da biliyorsun de¤il mi? Militan kiflili¤ine kolayca ulafl›lamayacak. Senin yüre¤inde çekti¤in s›z›lar bir bir yaflanacak onlar›n yüre¤inde. Senden ö¤renerek, seni anlayarak daha h›zl› daha güçlü t›rmanacaklar senin yokuflunu. Ve ans›z›n sonsuzlu¤a kanat ç›rparak aram›zda b›rakt›¤›n boflluk böyle dolacak. Partiye ve devrime katk›da senin ad›nda

19 Mayıs-1 Haziran 2006 bir yol olacak. Dilekleflmenin yolunda nice Partizan boy verecek. Bizler s›z›m›z› öfkeyle, gülüflünü bombalar›m›zla düflman üzerine ya¤d›rmaktan bir an geri durmayaca¤›z. Zamans›z patlayan bomban› hedefiyle buluflturaca¤›z. Tarihe flerhimiz olsun. Dilek yoldafl Partiye inanman›n, Partinin ihtiyaçlar›na yan›t olman›n bitmez tükenmez enerjisidir! Dilek yoldafl düflmana karfl› netli¤in, Partiye ba¤l›l›¤›n ad›d›r! Dilek yoldafl savafl› yükseltmenin, düflmandan hesap sorman›n militan ça¤r›s›d›r! Bir gerilla yoldafl›

Perihan (Dilek) Polat’›n hesab› soruldu! 11 May›s 2006 günü Ordu’da bulunan MHP, BBP ve Ülkü Ocaklar›na konulan bombalar›n patlamas› sonucu devlet büyük bir acizlik ve çaresizlikle güvenlik önlemlerini artt›rmakla yetinmifltir. Elimize e-mail yoluyla ulaflan TKP/ML T‹KKO Karadeniz Bölge Komitesi imzal› aç›klamada “Bombalamalar›n Dilek Polat yoldafl›n flehit düflmesi ve ard›ndan yap›lan linç girifliminin hesab›n›n sorulmas› amac›yla yap›ld›¤›” belirtilmifltir. Bilindi¤i gibi 7 Nisan 2006 günü Ordu’da elindeki bomban›n kazayla patlamas› sonucu TKP/ML T‹KKO’nun yi¤it militan› Dilek Polat flehit düflmüfltü. Patlaman›n ard›ndan çevrede toplanan ülkücü faflistler, yaral›lar›n tafl›nd›¤› ambulanslardan birinin yolunu kesmifl, yolunu kesmek istemifl ve yine Dilek Polat yoldafl›n cenazesinin tafl›nd›¤› ambulansa sald›rm›flt›r. Bomban›n kazayla camide patlamas›n›n ard›ndan devlet yapt›¤› aç›klamada, hedefin Polis Haftas› vesilesiyle “flehit” polisler için mevlit okutulacak cami oldu¤u aç›klamas›nda bulunarak “faciadan son anda dönüldü¤ü” gibi ifadeler kullanm›fl ve Dilek Polat’›n “canl› bomba” oldu¤unu iddia etmiflti. “fiehitlere verilmifl sözümüzdür; er ya da geç hesaplar›n› sorduk, sormaya da devam edece¤iz!” fleklinde bafllayan bildiride devrim mücadelesinin flehitlerimizin omuzlar›ndan yükselece¤ine vurgu yap›larak “çünkü onlar sömürüsüz, insanca yaflaman›n mümkün oldu¤u özgür bir toplumun güçlü

bir teminat› olarak ölümsüzleflmifllerdir. Bu yüzden flehit yoldafllar›m›z›n tafl›d›klar› umutlar›, cüret ve cesaretleri onlara lay›k biçimde daha ileri tafl›mak bir devrim görevidir. Partimiz TKP/ML, Türkiye halk›n›n devrim umudunu bu kez, flehit düflen Dilek Polat yoldafl›m›z›n hesab›n› sormaya yöne-

lik eylemlerle bir ad›m daha ileri tafl›mas›n› bilmifltir” denilmektedir. Bildiri flöyle devam ediyor; “11 May›s 2006 tarihinde faflist TC devletinin sivil faflist odaklar›n› efl zamanl› patlayan bombalar›m›zla sarst›k. Eflgüdümlü olarak MHP Ordu ‹l Teflkilat›, MHP’ye ba¤l› Ülkü Ocaklar› Derne¤i ile BBP ‹l Teflkilat› TKP/ML T‹KKO-KBK’ya ba¤l› militanlar›m›zca bombalanm›flt›r. Patlamalar sonras› a¤›r maddi hasar gerçekleflirken, üç kifli hafif yaralanm›flt›r. MHP ‹l Binas›’na ‹l Baflkanl›¤› toplant›s› s›ras›nda b›rak›lan bomban›n erken fark edilmesi sonucu Ordu ilinin sivil faflist-

lerinin elebafllar› imha olmaktan flans eseri kurtulmufllard›r. Ancak partimiz TKP/ML’nin hesap soruculu¤u ve ›srar› karfl›s›nda bu flanslar›n›n daha fazla hükmü olmayaca¤›n› flimdiden bildiriyoruz. Yine BBP binas›na konan bomba etkili bir bomba olmas›ndan kaynakl› binay› y›kmakla birlikte bir simit f›r›n›na da zarar vermifltir. Hedeflerimiz aras›nda simit f›r›n› yoktur, hedefimiz BBP’dir, bomba BBP binas›na konmufltur.” Bildiri “Partimiz TKP/ML devrim yolunda, flehitlerimizden devral›nan görevlerin bafl›nda, söylediklerini yapm›flt›r ve yapmaya da devam edece¤ini tüm halk›m›za bildirir. Cenazeye bile sald›racak kadar insanl›ktan ç›km›fl, faflist güruhtan bombalar›m›zla hesap sorduk. Dün Dilek Polat yoldafl›n Kad›fakf› flehitlerinin hesab›n› yine Kad›vakf›’nda yoldafllar›n yar›m b›rakt›¤› görevleri tamamlayarak sormuflsa bugün Dilek yoldafl›n yar›m b›rakt›¤› görevi tamamlayarak Dilek yoldafl›n hesab›n› sorduk” fleklinde sona eriyor. Hedefi bulan eylemlerde aç›klama yapmaktan kaç›nan devlet Erzincan’›n Ulalar Beldesi’nde iflbirlikçi muhtara yönelik yap›lan eylemde ise 4 çocu¤un ölmesini f›rsat bilerek “çocuk katilleri” aç›klamas›nda bulunmufltur. 14 May›s tarihli Cumhuriyet gazetesinin manfletten verdi¤i “Çocuklar› Öldürdüler!” bafll›kl› haberde Erzincan Valisi Ali Güngör’ün aç›klamalar›na genifl yer vermifltir. Vali yapt›¤› aç›klamada “… daha önceleri TKP/ML T‹KKO terör örgütünce ey-

lemlerde kullan›lan düzeneklerle ayn› özellikler tafl›d›¤› tespit edilmifltir. Çocuklara yönelik bu menfur terör sald›r›s›, teröristlerin art›k çocuk yafll› demeden tüm vatandafllar› hedef ald›klar›n›n en önemli göstergesidir” fleklinde aç›klamalarda bulunmufltur. Hedefin çocuklar olmad›¤›/olamayaca¤›n› kendileri de çok iyi bilmelerine ra¤men, gerçe¤i çarp›tmak ve halk› devrimcilere karfl› k›flk›rtmak için bu tarz aç›klamalar yapmaktad›rlar. Daha önce bas›nda ç›kan haberlerde ve yine bizzat kendilerinin yapt›¤› aç›klamalarda “muhtar›n devletle olan iliflkilerinden kaynakl› tehdit edildi¤i” sözlerini sarf etmifllerdir. Halk için, halk›n ç›karlar› için savaflanlar›n, halka zarar vermeyece¤ini ve halk› hedeflemeyece¤ini emekçi halk›m›z kadar devlet de çok iyi bilmektedir. “Çocuk katili” vb. söylemlerle bu gerçe¤i özünü karartmaya çal›flmaktad›rlar. Yoksul ve emekçi Ulalar halk›n›n hiçbir flekilde hedef al›namayaca¤› Proletarya Partisi’nin bugüne kadar gerçeklefltirdi¤i eylemlerden aç›kt›r. 34 y›ll›k tarihi boyunca halk› hedefleyen tek bir eylemi bulunmayan ve bu tarzda eylemleri elefltiren Proletarya Partisi’nin çocuklar› hedeflemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Çocuklar› katledenin kendileri oldu¤u gerçe¤i halk›m›z taraf›ndan bilinmektedir. Diyarbak›r olaylar›nda 3 yafl›nda ve 11 yafl›ndaki çocuklar›n üzerine kurflun s›karak öldürenlerin kim oldu¤u aç›k de¤il midir? Öyleyse sormak gerekir “çocuk, yafll› ayr›m› yapmayan terörist” devlet de¤il midir?


30

19 Mayıs-1 Haziran 2006

‹flçi-köylü’den Tüm Gerici Yasalar Alanlarda, Zaptedilerek Bofla Ç›kart›l›r! Geçti¤imiz hafta ülkemizde yaflanan bir dizi geliflme, genel olarak dünya ve ülke gündemi ve yaflanan önceki geliflmelerle birlikte ele al›nd›¤›nda daha anlafl›l›r olmaktad›r. Diyarbak›r olaylar›n›n ard›ndan baflbakan R. T. Erdo¤an’›n ilk kez yapt›¤› Diyarbak›r ziyareti ve bununla ba¤lant›l› olarak fiemdinli oyununda bir perdenin daha sergilenmesi, ülkemiz aç›s›ndan de¤erlendirilmesi gereken önemli geliflmelerdir. Olayla ilgili toplumsal muhalefetin oldukça zay›flamas› sonucunda tam anlam› ile bir oldu bittiye getirilmeye çal›fl›lan fiemdinli davas› faillerinden Tanju Çavufl’un Ardahan’da bir köylüyü döverken sarfetti¤i “orada adam öldürdüm, devlet bana ne yapt› ki? Burada da öldürürüm, bana ne yapacak?” sözleri asl›nda tek bafl›na fiemdinli olay›n›n as›l faillerini ortaya sermeye yetmektedir. fiemdinli davas›n›n 4 May›s’ta Van’da bafllayan duruflmas› bir kez daha olay›n üzerinin örtülmeye çal›fl›ld›¤›n›n, suçlular›n aklanaca¤›n›n ispat› olmufltur. Dava sonucunda yarg›lananlardan birkaç kifliye göstermelik cezalar›n verilmesi ise adaletin yerini buldu¤u/bulaca¤› kan›s›na asla yol açmamal›d›r. Çünkü bu dava özgülünde aklanmaya çal›fl›lan tek tek kiflilerden ziyade devletin kendisidir. Zira bu, daha öncede çeflitli örneklerini yaflad›¤›m›z bir durumdur. Meselenin üstü ustaca örtüldükten, toplumsal muhalefet iyice uyutulduktan sonra göstermelik cezalar› alanlar›n dahi, nas›l özgürlüklerine kavufltuklar›n› hepimiz örnekleri ile hat›rlar›z. Daha bundan k›sa bir süre önce

Gazi olaylar›nda halk›n üzerine kurflun s›kan polislerden birinin Rize’de görevini lay›k›yla yerine getirdi¤i haberleri yay›nlanmad›› m› tüm gazetelerde? fiemdinli davas›nda sahnelenen bu komedinin ard›ndan bölge aç›s›ndan oldukça önemli bir di¤er geliflmede Erdo¤an’›n Diyarbak›r ziyareti oldu. Erdo¤an’›n Diyarbak›r ziyaretinde ifade ettikleri bir önceki ziyareti ile benzerlikler tafl›yor asl›nda. Daha önceki ziyaretinde de Kürt sorununun varl›¤›n› “kabul eden” Erdo¤an, bu ziyaretinde ise “her ülkede geçmiflte hatalar yap›lm›flt›r. Her ülke geçmiflinde zor günler yaflam›flt›r. Hatalar› yok saymak büyük devletlere asla yak›flmaz” diyerek kendince devletin büyüklü¤ünün alt›n› çizmifl, onlarca y›ll›k inkar›n, asimile çabalar›n›n, katliamlar›n, sürgünlerin aç›klamas›n› yapm›flt›r. Ancak fluras› kesin ki, bu yalan ve sahtekarl›k kokan aç›klamalar Kürt halk› nezdinde gülünç olmaktan öte bir anlam tafl›mamaktad›r. Çünkü Erdo¤an’›n hata derken kastetti¤i bizzat kendisinin yapt›¤› “Güvenlik güçlerimiz kad›n da olsa çocuk da olsa, kim olursa olsun terörün maflalar› haline gelmiflse gerekli müdahale neyse onu yapacakt›r” aç›klamas›yla adeta “vur” emrini vermesinin ard›ndan Diyarbak›r’da 11 kiflinin katledilmesinden baflka bir fley de¤ildir. Üstelik Erdo¤an “Esnaf›yla ifl adam›yla sivil toplum örgütleriyle Diyarbak›r s›k›nt›l› günler yaflad›. Ancak Diyarbak›r asla taviz vermedi. Özellik bir fley var ki; beni derinden etkiledi. Çocuklar›m›z›n istismar edilmifl olmas›. Bunun alt›n› çize-

48 rek söylüyorum. Bunu da halen ‘terör’ destekli olarak çal›flanlar istismar ediyor. Erdo¤an çocuklara karfl›. Erdo¤an’›n çocuklar› sevdi¤i kadar baflka bir siyasinin sevmesi mümkün de¤ildir. Çocu¤u bu flekilde medyada sevenler, çocuk sevgisinden nasipsiz olanlard›r. Onlar annelik babal›k duygusunu yaflamayanlard›r. 6 yafl›nda, 7 yafl›nda, 8 yafl›nda, 9 yafl›nda, 10 yafl›ndaki çocu¤u bu tür eylemlerin içine itenler, hiçbir zaman çocuklar›na flefkatle yaklaflamazlar, yaklafl›m› içinde olamazlar. Çocuklar›m›z› kullanmaya kalkanlar, yine bizim çocuklar›m›z› hedef seçtiler. Onlar› bombalad›lar. Çocuklar›m›z›n bafl›na gelenler ne kadar üzdüyse o kadar da endiflelendirmifltir. Hepimiz üzerimize düfleni yaparak çocuklar›m›za sahip ç›kmak zorunday›z” sözleri ile evlatlar›n› yitiren Diyarbak›rl›lara ak›l vermekten de geri durmad›. Yine önemli bir di¤er geliflme de Terörle Mücadele Yasas›’n›n devletin gündemine girmesidir. Uzunca bir zamand›r tart›fl›lan ve gündeme gelmesi beklenen TMY Tasar›s› geçti¤imiz hafta Meclis’te görüflülmeye baflland›. Topluma yöneltilmifl büyük bir sald›r› dalgas›n›n ad› olan TMY Tasar›s›, asl›nda devletin halka karfl› duydu¤u yo¤un korkunun ve acizli¤inin bir göstergesidir. Hatta denilebilir ki, TMY Tasar›s› adeta, her fleyin “suç” ve hatta “terör suçu” kapsam›na al›narak toplumsal muhalefetin iyice sindirilmesi ve yaflam›n F tiplefltirilmesi amac›n› tafl›maktad›r. Uygulad›¤› özellefltirme ve iflten atmalar; tar›m›n tasfiye edilmesi; e¤itim ve sa¤l›k gibi temel hizmetlerin özellefltirilmesi vb. gibi politikalar yüzünden emekçi halk nezdinde y›pranmaya bafllayan AKP hükümeti, bu politikalar› sonucunda genifl kitlelerde oluflan hoflnutsuzluk karfl›s›nda korkular›n› gizleyemeyecek ve mutlaka çeflitli önlemler almas› gereken bir hale gelmifltir. Son günlerde Karadeniz’de f›nd›k üreticile-

rinin isyan›; fleker fabrikalar›n›n özellefltirilmesi karar› karfl›s›nda direnifle geçen ve Türkiye’nin birçok ilinde eylemler yapan iflçi ve köylülerin hayk›r›fl› ve uzun günlere ra¤men devam eden çeflitli direnifller Türkiye gündeminin önemli konular›d›r. ‹flte bu yasa tüm bu korkular›n bir ürünü olmakla birlikte ayn› zamanda y›llarca bedeller ödenerek kazan›lm›fl haklar›n geri al›nmas›n› hedefledi¤i için önemlidir. Kamuoyuna yans›d›¤› kadar› ile eylemlerde yüzünü kapamak, örgüt liderlerinin resimlerini tafl›mak, slogan atmak vb. yönleri ile tepki toplayan yasa incelendi¤inde görülmektedir ki, söz konusu tasar› örgütlenme ve eylem hakk› üzerinde ciddi bask›lar›n ve hak ihlallerinin kendisidir asl›nda. Adalet Bakan› Cemil Çiçek’in CNN Türk’te yapt›¤› “Daha bugün bir askerimiz flehit edildi. Onun için art›k ne düflünce özgürlü¤ü var, ne de di¤er özgürlükler” sözleri devletin uygulamaya sokmak istedi¤i yöntemi aç›k etmektedir. Zaten henüz yasa yürürlü¤e girmeden ‹stanbul’da “dur ihtar›na uymayan” insanlar›n polis taraf›ndan katledilmesi, Elaz›¤’da 1 May›s kutlamalar›na kat›lanlar›n tutuklanmas› gibi uygulamalar bundan sonraki süreç aç›s›ndan ip uçlar› vermektedir. Öyleyse bizler tüm gerici yasalar›n sokaklarda afl›laca¤›n›n bilince olarak, att›¤›m›z her slogan›n, tafl›d›¤›m›z her dövizin, flaman›n, girdi¤imiz her faaliyetin, prati¤in ödenen bir bedelin karfl›l›¤› oldu¤unu bilerek hareket etmeliyiz. Komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’y› ölümünün 33. y›l›nda and›¤›m›z bu günlerde, 7 Nisan günü Ordu’da bir eylem haz›rl›¤›ndayken flehit düflen Dilek Polat’›n intikam› almak için yap›lan eylemin hesap sorucu ruhunu kuflanarak devletin tüm sald›r›lar›na karfl› alanlarda bedellerle kazan›lm›fl haklar›m›z› savunmal›m.

‹flçiler Türk-‹fl’in suskunlu¤una karfl› hayk›r›yor! Türk-‹fl Baflkanlar Kurulu’nun yap›ld›¤› binan›n önüne gelen iflçiler Türk-‹fl yönetimini emekçilere yönelik sald›r›lar karfl›s›ndaki suskunlu¤u nedeniyle protesto etti. Tek G›da-‹fl Sendikas›’n›n 4. Levent’te bulunan binas›nda toplanan iflçiler, “Meclis’e de¤il iflçilere kulak ver”, “Koltu¤a de¤il, emekçiye sahip ç›k”, “Türk-‹fl, Hak-‹fl, D‹SK yüzünüzü sermayeye de¤il iflçilere dönün” gibi sloganlar ve tafl›d›klar› dövizler eflli¤inde bas›n aç›klamas› yapt›lar. Eyleme, Belediye-‹fl ‹stanbul fiubeleri, Deri-‹fl Tuzla fiubesi, Ha-

ber-‹fl 1 No’lu fiube üyesi iflçiler kat›ld›. Bas›n aç›klamas›n›, Belediye ifl 2 No’lu fiube baflkan› Hasan Gülüm okudu. Gülüm, “‹flçi s›n›f›n›n binbir zorlukla elde etti¤i haklar ellerinden al›n›yor. Türk‹fl, D‹SK ve Hak-‹fl bu duruma daha ne kadar seyirci kalacak?” fleklinde konufltu. Gülüm, Türk‹fl’in temsil etti¤i s›n›f›n ç›karlar›n› savunmak yerine hükümet taraf›ndan ç›kar›lan yasalar› tasdik etti¤ini, ancak bu duruma sessiz kalmayacaklar›n› belirtti. Aç›klaman›n devam›nda Gülüm, özellefltirmelerin yap›ld›¤›n›, SSK’lar›n elden

gitti¤ini, GSS’nin kabul edildi¤ini belirterek, s›ran›n k›dem tazminatlar›na geldi¤ini ekledi. “Bu durumun yegane sorumlusu baflta Türk‹fl ve ba¤l› sendikalar›n›n yönetimidir. Yar›n bu durumu nas›l izan edeceksiniz? Ya sorumluluklar›n›z› yerine getirin ya da iflçileri daha fazla aldatmay›n. Sorumluluklar›n› yerine getirmeyenleri oturduklar› koltuklarda rahat b›rakmayaca¤›z” diyen Gülüm, olumsuz gidiflat› de¤ifltirmek için ortak çözümler üreteceklerini söyleyerek, “Yar›n binlerle karfl›n›za ç›kaca¤›z” fleklinde uyar›da bulundu. (‹stanbul)


31

48

19 Mayıs-1 Haziran 2006

Kaypakkaya katlediliflinin 33. y›l›nda an›lmaya devam ediyor... Bundan 33 y›l önce faflist diktatörlük yaral› olarak ele geçirdi¤i komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’y› 3 ayl›k bir sorgu süreci ve iflkencenin ard›ndan tarihler 18 May›s 1973’ü gösterdi¤inde katletti. Faflist Kemalist diktatörlük, Kaypakkaya’y› katletmekle büyük bir tehlikeyi atlatt›¤›n› düflündü. Ancak komünist önder Kaypakkaya’n›n ekti¤i tohumlar k›sa sürede yeflerdi, büyüdü. Kaypakkaya’n›n geride b›rakt›¤› siyasal miras, Proletarya Partisi’nin düflmana karfl› mücadelesinde onlara daima rehber oldu. Kaypakkaya yoldafl Mustafa Suphi sonras›n›n Türkiye’sindeki tek komünist önderidir. 50 y›l aradan sonra bilimsel analizleriyle tabu olan Kemalizm konusu, Uluslar›n Kendi Kaderini Tayin Hakk›’n› savunarak önemli ad›mlar atm›flt›r. Ülkemizdeki siyasal geliflmeler Kaypakkaya’n›n genel ve özel görüflleri lehine tan›kl›¤›n› hala sürdürüyor. Komünist önder ‹brahim Kaypakka-

ya katlediliflinin 33. y›l›nda 1 May›s Mahallesi’nde yap›lan bir etkinlikle an›ld›. 14 May›s Pazar günü Mustafa Kemal Mahallesi Güzellefltirme Derne¤i’nde saat 18.30’da bafllayan etkinlikte ilk olarak devrim ve komünizm flehitleri için bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. Tohum Kültür Merkezi’nin haz›rlam›fl oldu¤u Umudun Atefl Toplar› isimli sinevizyon izlendi. Daha sonra panel bölümüne geçildi. Sohbet tarz›nda geçen panelde iki konuflmac› bulunurken bir kifli yapt›¤› konuflmada “Proletarya Partisi’nin kuruluflunun 34., Proletarya Partisi’nin kurucusu ve kuramc›s› komünist önder Kaypakka’n›n katlediliflinin 33. y›l›n› çeflitli etkinliklerle an›yoruz. Ezenle ezilenler aras›ndaki mücadelede baz› kesitler vard›r ki bunlar› unutmak mümkün de¤ildir. Spartaküsler, fieyh Bedrettinler, Paris Komünü, Ekim Devrimi, Çin Kültür Devrimi... tarihteki yerlerini alm›fllard›r” dedi. Konuflman›n devam›nda

“Mustafa Suphi yoldafl›n kurdu¤u TKP’nin kadrolar›n›n katledilmesinin ard›ndan 50 y›ll›k suskunlu¤u y›rtan, devletin komprador burjuvazi, patron a¤alar›n elinde oldu¤unu vurgulayan, Kürt sorununu tahlil eden, ülkenin sosyo-ekonomik yap›s›n› do¤ru tahlil eden, ulusal soruna bak›fl aç›s›yla Kaypakkaya yoldafl dönemin di¤er devrimci önderlerinden ayr›l›yordu. Kaypakkaya devrimin niteli¤ini ve aflamalar›n›, iktidar› ele geçirmenin yolunu bilimsel bir flekilde tahlil etti. Komünist önder Kaypakkaya’n›n s›n›f analizine dayanan Marksist-LeninistMaoist görüflleri bugünde kendini oldu¤u gibi korumaktad›r. Bugün Kaypakkaya’n›n ard›llar› ve O’nun düflüncelerinin savunucular› olarak üzerimize düflen görevleri lay›k›yla yerine getir-

mek durumunday›z. Bu nedenle Kaypakkaya’n›n düflüncelerini iyi kavramal› ve mücadeleye dört elle sar›lmal›y›z” denildi. ‹zleyicilerin düflüncelerini belirtmesi ve sorular›yla panel daha da zenginlik kazand›. Ard›ndan TKM Müzik Grubu “Unutmam 18 May›s’›” marfl›yla sahneye ç›kt›. Hep birlikte söylenen marfl ve türkülerin ard›ndan etkinlik saat 20:30’da sona erdi. (Kartal)

Kap›lara dayand›lar, içeri giremeyecekler! ‹TÜ Bahar fienlikleri s›ras›nda Maslak Yerleflkesi’ne sald›ran faflistler, burada biri a¤›r üç ö¤renciyi yaralad›. Polis ise bu sahne karfl›s›nda istifini bile bozmad›. yaflanan olaylar› “sa¤-sol” çat›flmas› gibi göstermek isteyen egemenler, son olarak üç devrimci ö¤renciyi dernek çal›flmas› yapmalar›ndan dolay› hedef gösterdi. Sald›r›ya u¤rayan ö¤rencilerden ikisi a¤›r yaraland›. A¤›r yaralanan ö¤renciler tedavilerinin ard›ndan hastaneden taburcu edildiler.

“Özellefltirmelere geçit vermeyece¤iz!”

Bugünlerde yemekhanelerin özellefltirilmesi ile gündemde olan ‹stanbul Üniversitesi’nde geliflen ö¤renci muhalefetinin örgütlenmesi ve ö¤renci derne¤i çal›flmas›yla beraber egemenlerin, dizginsiz silah› sivil faflist sald›r›lar ivme kazand›. Öncesinde Rektörlük’ün teflvikiyle polis ö¤rencilere sald›r›rken, flimdi ise bu ifl MHP’li faflistlere devredildi. Genifl ö¤renci kitlelerinin kafas›n› kar›flt›rmak ve

3 May›s Çarflamba günü yemekhanelerin özellefltirilmesi konusunda SES Aksaray flubesi, E¤itim-Sen Üniversiteler fiubesi, Tez Koop-‹fl Sendikas› üyeleriyle beraber ihaleyi protesto etmek için Rektörlük önünde toplanan 300 kiflilik kitleye polis sald›rd›. Sald›r›da çok say›da kifli gaz bombalar› ve biber gazlar›ndan ötürü yaraland›.

fiimdi s›rada ‹TÜ var… ‹stanbul Üniversitesi’nde sivil faflistlerin devreye girmesiyle muhalefet dalgas›n›n daha da yükseldi¤ini fark eden

Rektörlük, tekrar soruflturma terörü bafllat›rken, 9 May›s günü gerçekleflen sald›r› ile sivil faflistlerin de sahneden indirilmedi¤i görüldü. ‹TÜ Bahar fienlikleri s›ras›nda Maslak Yerleflkesi’ne sald›ran ülkücü grup, burada biri a¤›r üç ö¤renciyi yaralad›. Polis ise bu sahne karfl›s›nda istifini bile bozmad›.

Kimin sald›rd›¤› belli… Sabah saatlerinde bildiri da¤›tarak daha öncesinde yaflanan sald›r›lar› protesto eden ö¤renciler, ard›ndan flenli¤e kat›ld›. Ö¤rencilerin bildiri da¤›tt›¤›n› haber alan bir grup ise bunun üzerine ellerinde Türk bayraklar›yla Rektörlük önüne yürüdü. Uzun zamand›r ö¤rencilere sald›ran polis, bu durum üzerine kap›lara y›¤›nak oluflturdu. K›sa süre geçmeden bu y›¤›na¤›n yerini ülkü ocaklar›ndan gelen faflistler ald›. Ard›ndan marfllar okuyarak flenlik alan›na yürüyüfle geçen ülkücüler, burada provokasyon ç›karmaya çal›flt›. Bu deneme baflar›l› olmay›nca daha da azg›nlaflan ülkücüler, okulun içersinde “kafa av›” bafllatt›. Fen-Edebiyat Fakültesi ç›k›fl›n›

tutan faflistler burada üç ö¤renciyi linç etmeye çal›flt›. Ö¤rencilerden biri kalabal›ktan kaç›p kurtulurken lince giriflen ülkücülere polis taraf›ndan herhangi bir müdahale gerçekleflmedi. Di¤er girifllerde ise minibüsleri durduran faflistler, elinde Özgür Gündem gazetesi olan bir ö¤renciyi linç etmeye kalk›flt›. Ellerinde demir sopalar ve polis coplar› olan faflist grup, ard›ndan “polisi ça¤›r›n als›n bunu” diye ba¤›r›nca polis sald›r›ya u¤rayan ö¤rencileri gözalt›na ald›. Di¤er taraftan faflist sald›r›ya karfl› koymak üzere birleflen ö¤rencilerin tavr›n› ise ülkücülerin kampüsten kaç›fl› izledi. Bu s›rada kampüs çevresinde genifl “güvenlik” önlemi alan polis de kampüsü terk etti. Olay üzerine flenlikte aç›klama yapan ö¤renciler ise, Deniz Gezmiflleri, Mahir Çayanlar› örnek vererek böyle sald›r›lar›n kendilerini ve hak alma mücadelelerini engelleyemeyece¤ini aç›klad›. Aç›klama s›ras›nda d›flar›da kitle halinde yürüyüfl yapan ülkücüler, Mecidiyeköy Metro ç›k›fl›nda yine sald›rarak dört Kürt kökenli ö¤renciyi yaralad›. (H. Merkezi)



OGYIK48