Issuu on Google+

ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

www.iscikoylu.org

Say›: 2005-14

25

*Y›l:2 *1-14 Temmuz 2005 *Fiyat›: 75 YKr ISSN:1303-9350

17’ler savafl›n k›z›ll›¤›nda hayk›r›yor: FEDA OLSUN CANIMIZ HALK SAVAfiINA! Günler a¤›r Günler ölüm haberleri ile geliyor Düflman haflin Zalim Ve kurnaz Ölüyor çarp›flarak insanlar›m›z Halbuki nas›l da hak etmifllerdi yaflamay› Ölüyor insanlar›m›z -ne kadar çokSanki flark›lar ve bayraklarla Bir bayram günü nümayifle ç›kt›lar Öyle genç ve fütursuz… Günler a¤›r, Günler ölüm haberleri ile geliyor En güzel dünyalar› Yakt›k ellerimizle ve gözümüzde kaybettik a¤lamay› Bizi bir parça hazin ve dimdik b›rak›p Gözyafllar›m›z gittiler ve bundan dolay› Biz unuttuk ba¤›fllamay›! N. Hikmet

Dersim halk› cenazeleri sahiplendi

18 Haziran akflam saatlerinde helikopterlerle otopsi yap›lmak üzere Malatya’da bulunan Adli T›p’a getirilen cenazelere, faflizmin asker ve polis y›¤›na¤›

eflli¤inde otopsi yap›ld›. Gece boyunca hastane önünde bekleyen flehitlerin aileleri ve dostlar› sabah cenazelerle birlikte Malatya Devlet Hastanesi’ne

geçti. Otopsi ifllemlerinden sonra ailelerine teslim edilen cenazeler kimyasal silahlar›n etkisiyle parçalanarak tan›nmaz haldeyken, cenazelere iflkence yap›ld›¤› bedenlerindeki tahribatlardan görüldü. Hastanede y›kanan cenazeler ailelerine z›lg›tlarla teslim edilirken, hastane önünde toplanan kalabal›k kitle “Gerillalar ölmez yaflas›n halk savafl›” slogan›n› hayk›rd›.

Kitleler halk savaflç›lar›n› u¤urlad›

20 Haziran’da Gazi Cemevi’ne Ça¤dafl Can ve Cemal Çakmak’›n cenazeleri getirilerek yoldafllar›, devrimci dostlar› ve ailesi taraf›n-

dan son yolculuklar›na u¤urland›. Saat 11:00’den itibaren Cemevi önünde toplanan yaklafl›k 5 bin kifli “Yaflas›n devrimci dayan›fl-

ma”, “Hesaplaflma günü korkunç olacak”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “Feda olsun can›m›z halk savafl›na”, “17’ler ölmedi kavgam›zda yafl›yor” vb. sloganlarla cenazeleri almak için bekledi. Bu esnada kitleye dönük sesli ajitasyonlar yap›larak devletin katliamc› yüzü teflhir edildi ve flehitlerin sahiplenilmesi ça¤r›s› yap›ld›. Mahallede esnaf›n büyük bir ço¤unlu¤u kepenk kapatarak flehitleri sahiplendi.


2

1-14 Temmuz 2005

25

KADINA YÖNEL‹K fi‹DDETE VE BASKILARA HAYIR

“Bask›, sürgün, cezalara son!”

PANEL‹STLER Prof. Dr. fiebnem Korur-Fincanc› Gazeteci-Yazar Fatma Dikmen Diyarbak›r Barosu Avukat› Müzeyyen Nergis AT‹K-Yeni Kad›n Temsilcisi Ayfer Özgün TUYAB Temsilcisi Semiha K›rkoç

KADINA YÖNEL‹K fi‹DDETE VE BASKILARA HAYIR Evrensel çapta var olan sömürü soygun, talan ve bunlara ba¤l› olarak gerçekleflen haks›z savafllar, yoksulluk, açl›k, sefalet, e¤itimsizlik ve düflünsel gericilik cinsel sald›r›n›n beslendi¤i kaynakt›r. Türkiye’de ve tüm dünyada bu olgu hakim s›n›flar›n bizzat besledikleri toplumu “hizaya getirmek’’ hedefli “terbiye’’ yöntemidir. Kad›na yönelik fliddet ister kamusal isterse özel yaflamda meydana gelsin; kad›n›n fiziksel, duygusal, cinsel, düflünsel ve ekonomik aç›dan zarar görmesine, ac› çekmesine yol açan, kad›n›n temel hak ve özgürlüklerini ve onurunu zedeleyen bir eylemdir. Kad›na yönelik fliddet olaylar›na; iflyerinde, sokakta, okulda, gözalt›nda, savaflta rastlanmaktad›r. Ama ne yaz›k ki kad›nlar, en korundu¤u yer diye düflünülen “aile içinde” de, hatta daha yayg›n bir flekilde fliddete u¤ramaktad›rlar. Hakaret, tehdit, dayak, afla¤›lama, cinsel taciz, tecavüz, yaralama hatta öldürme biçimindeki bu gibi kad›na yönelik fliddet eylemleri, genellikle erkeklerin ve erkek egemen sistemlerin kad›nlar üzerinde egemenlik sa¤lamas› amac›yla uygula-

d›klar› güç gösterisidir. Kad›na yönelik fliddetin evrenselli¤i ve yayg›nl›¤› korkutucu boyutlara ulaflt›. Dünya çap›nda kad›nlar›n en az yüzde 20’si fiziksel fliddet ve cinsel sald›r›ya maruz kal›yor, çok daha fazlas› psikolojik bask›lanma ve tehdit alt›nda... Kad›nlar›n en fazla fliddete maruz kalma riski yabanc› tehlikeden de¤il, tan›d›klar› erkeklerden geliyor. Milyonlarca kad›n için ev, bir “s›¤›nak” de¤il, dehflet yuvas›. Avrupa’da hem yerli ve hem göçmen kad›nlar bu fliddetten nasibini al›rlarken; göçmen kad›nlar ve genç k›zlara karfl› ›rkç›, floven bask›lar fliddeti daha katmerli k›l›yor. Düflük ücretle çal›flt›r›lma, afla¤›lanma, horlanma, hatta kundaklanarak yak›lma, öldürülme çok s›k yaflan›yor. Toplumsal bir fenomen olarak kad›na yönelik flidedete karfl› ç›kmak, bunun sistemden beslenen yanlar›n› teflhir etmek ve kad›n›n eflit haklar mücadelesini güçlendirmek/yayg›nlaflt›rmak için, AT‹K’in düzenledi¤i “Kad›na Yönelik fiiddete Hay›r Panellerinde” göçmen kad›nlar›n mücadele birliklerini büyütmeliyiz. Bu nedenle kad›n-erkek duyarl› her bireyi panellere kat›lmaya ve katk›lar›n› güçlendirmeye ça¤›r›yoruz.

‹ncirlik katliam üssü kapat›ls›n! halk›m›z›n s›rt›na saplanan bir kanl› hançer oldu¤unu söyledi. R.T Erdo¤an’›n ABD karfl›tlar›n› “marjinal” olarak tan›mlamas›na at›fta bulunan Keflkek, “Sizler, milletin %82’sini ‘marjinal’ ilan etseniz de, vatan haini ilan etseniz de bu ülkedeki antiemperyalist mücadeleyi hiçbir zaman bitiremezsiniz. Çünkü marjinal olan sizlersiniz” dedi. Ellerinde “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “‹ncirlik üssü kapat›ls›n”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol” yaz›l› dövizler bulunan kitlenin s›k s›k “Kahrolsun ABD emperyalizmi, yaflas›n halklar›n hakl› mücadelesi”, “‹ncirlik katliam üssüdür, kapataca¤›z” sloganlar›n› att›¤› eylem, Keflkek’in konuflmas›n›n ard›ndan son buldu. (‹stanbul)

işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

ABONEL‹K fiARTLARI

ABD emperyalizminin ülkemizdeki an›t› olan ‹ncirlik Üssü’nün aç›l›fl›n›n 50. y›l›nda ‹ncirlik Üssü ve temsil etti¤i ABD emperyalizmi 18 Haziran Cumartesi günü protesto edildi. ‹ncirlik’in aç›l›fl tarihi olan 18 Haziran günü saat 12:30’de Taksim Tramvay dura¤›nda toplanan Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu bileflenleri, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” sloganlar› ve alk›fllar› eflli¤inde eylemlerini bafllatt›. Kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› yapan Cihan Keflkek, ABD’nin Ortado¤u ve Asya üzerine geliflen her emperyalist sald›r›s›nda ad› s›kça duyulan ‹ncirlik Üssü’nün bugün 50. kurulufl y›ldönümü oldu¤unu hat›rlatarak geçen 50 y›ll›k süreçte bu üssün ifllevlerinin daha da geniflletildi¤ini ve

‹ncirlik Üssü önünde eylem 18 Haziran 2005 tarihinde ‹ncirlik Üssü’nün kapat›lmas›na yönelik ‹HD, ESP, SDP, EMEP, DEHAP, BDSP, DHP, Al›nteri, YD‹ Ça¤r›, Barikat, TÖP, SEH, ‹flçi Mücadelesi, E¤itim-Sen, Amargi, SES, Genel-‹fl, HaberSen taraf›ndan düzenlenen ve Partizan’›n da destek verdi¤i eylem gerçeklefltirildi. Eylemde Adana Merkez Cami önünde yaklafl›k 300 kiflilik bir kitleyle ‹ncirlik Belediyesi’ne gidildi. ‹ncirlik Belediyesi’ne gelen kitle araçlardan inerek “‹ncirlik Üssü kapat›ls›n” yaz›l› bir

pankart açarak belediye önüne do¤ru yürüyüfle bafllad›. Belediye önüne gelen kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Mehmet Atefl; Amerikan emperyalizminin çocuk ve kad›nlar›n ölümüne neden oldu¤unu ve AKP hükümetinin pazarl›klarla ‹ncirlik Üssü’nü ABD’ye vererek Ortado¤u’daki vahflete ortak oldu¤unu, katliam›n daha baflar›l› geçmesi için iflbirlikçilik yapt›¤›n› söyledi. Bas›n aç›klamas›n›n bitmesinin ard›ndan kitle alk›fllarla ve sloganlarla tekrar araçlara binerek da¤›ld›. (Mersin)

6 AYLIK: 10.200.000

PANELLER‹N TAR‹HLER‹ VE ADRESLER‹ ‹sviçre 2 Temmuz 2005 Cumartesi Saat: 17:00 Nurhak Kultur Treffpunkt Blasiring 86 4057 Bassel Almanya 3 Temmuz 2005 Pazar Saat: 15:00 Tohum Kulturverein Firnhaberstr. 1 70174 Stutgart Hollanda 8 Temmuz 2005 Cuma Saat: 17 Ardella Party-Congrescentrum Gröenenstr. 6 a 6678 MB Oosterhout (gld) (Arnhem) Almanya 9 Temmuz 2005 Cumartesi Saat: 17:00 OT‹GD Lokali Nieder-Modauerweg 10 64372 Ober-Ramstadt 10 Temmuz 2005 Pazar Saat: 15:00 Gençlik ve Kültür Derne¤i Kaiser-Wilhelm Str. 284 47169 Duisburg Avusturya 16 Temmuz 2005 Cumartesi Saat: 17:00 AT‹GF Lokali Wielandgasse 2/41100 Viyana 1 YILLIK: 20.400.000

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


3

24

1-14 Temmuz 2005

Kürt topraklar›na özgürlük emperyalistlerle de¤il

DEMOKRAT‹K DEVR‹MLE GELECEKT‹R! Türkiye Kürdistan›’nda HPG güçleriyle TC aras›ndaki çat›flmalar son haftalarda giderek yo¤unlaflt›. Öcalan’›n yakalanmas›ndan sonra daha yüksek sesle dile getirilen ve tek ç›k›fl yolu olarak görülen sistemle “bar›flma” politikas›n›n yanl›fll›¤›n›n alt› y›ll›k süreçten sonra sosyal pratik taraf›ndan giderek kan›tlanmas›, mevcut politikan›n sorgulanmas›n›, sorgulamaya dönük sorular›n daha yo¤un bir tarzda sorulmas›n› da beraberinde getirdi. Aç›k ki faflist Kemalist diktatörlü¤ün, Kürt halk›na yönelik sürdürdü¤ü imha ve inkar siyaseti de, ‹mral›’da yön verilen bu politikaya iliflkin sorulan sorular›n daha da artmas›na neden olmufltur. Çünkü; tan›mlananla yaflanan aras›ndaki uçurum, (Kürt kitlesi taraf›ndan pratik bir tavra dönüflmese de) önemli oranda izlenen bu reformistuzlaflmac› politikayla, demokratik, özgür bir gelece¤i de¤il, sindirme-yok sayma eksenli bir geleceksizli¤i görüyor. Ya da onun derin kayg›lar›n› tafl›yor. ‹mral›’da daha da sistemlefltirilen bu çizginin, di¤er bir anlat›mla Kürtleri ufak k›r›nt›lar karfl›l›¤›nda sisteme endeksleme politikas›n›n, sistem cephesindeki yan›t› da; koflulsuz teslimiyeti dayatmak olmufltur. Yani “önce teslim olun, sonra biz Kürtlerin demokratik haklar› üzerinde düflünürüz” diyorlar. Bu imhaya dönük at›lan tüm pratik ad›mlar da koflulsuz bir teslimiyeti dayatan politikan›n sonucudur. Anadilde e¤itim hakk› talebinden dolay›, Genelkurmay’›n talimat›yla E¤itim-Sen’in kap›s›na kilit vuranlar›n, “terör örgütü üyesi” diye K›z›ltepe’de 12 yafl›ndaki U¤ur Kaymaz ve babas› Ahmet Kaymaz’› infaz edenlerin vermeye çal›flt›klar› mesaj› da do¤ru okumak zorunday›z. Bu mesajlar› do¤ru okumak ve alg›lamak elbetteki bilimsel bir bak›fl aç›s›n› gerektirir. Tarihi tecrübelere s›rt›n› dönenler, emperyalizm ile ezilen halklar›n ç›karlar›n› birlefltirenler, sorunlar›n›n çözümünü yanl›fl merkezde arayanlar anti-bilimsel bak›fl aç›lar›yla faflist Kemalist diktatörlü¤ün vermeye çal›flt›¤› veya verdi¤i mesajlar› da do¤ru okuyamazlar, ortaya do¤ru devrimci sonuçlar ç›karamazlar. Bundan dolay›d›r ki; bu imha ve inkar siyasetinin merkezine dönem dönem emperyalizm, komprador burjuvazi ve Genelkurmay oturtulsa da devleti tan›mlama ve devlet ile hükümet aras›ndaki iliflkiyi çözümlemedeki yanl›fl bak›fl aç›s› Kürt önderli¤ini, Kürt sorununun çözümü önündeki en büyük engel olarak hükümetleri hatta tek tek flah›slar› görecek noktaya kadar götürmüfltür. Oysa sözü edilen flahsiyetler burjuva siyaset sahnesinden silindi, hükümetleri de de¤iflti ama Kürt sorunu orta yerde duruyor. Kürt halk›na karfl› asimilasyon ve zulüm politikas› sürüyor. KÜRTLERE UYGULANAN DEVLET POL‹T‹KASIDIR Tabi ki süren yaln›z asimilasyon ve zulüm politikas› de¤ildir. PKK önderli¤inin de yukar›da alt›n› çizdi¤imiz yan›lg›l› politikas› da devam ediyor. Bu sefer gündemde AKP vard›r. AKP’nin uygulanan bu politikadan sorumlu oldu¤u do¤rudur. Bu do¤runun yan› s›ra görülmesi gereken di¤er do¤rular ise; bu politikan›n hükümet de¤il, bir devlet politikas› oldu¤udur. Tayyip vb. figüranlar›n görevinin de bu politikaya parlamentoda resmiyet kazand›rmaktan ibaret oldu¤u gerçe¤idir. “Devlette devaml›l›k esast›r” politikas›n›n Kürtler için anlam›, “kim gelirse gelsin sizin için izleyece¤i tek bir politika vard›r, o da izlenen politikad›r” olarak görülmelidir. Farkl›l›klar, de¤iflimler, ancak devletin bak›fl aç›s›ndaki de¤iflimlerle gündeme gelebilir. Bunu da sa¤layacak yegane güç, do¤ru devrimci bir tarzda ortaya konulacak iradedir. fiöyle haf›zalar›m›z› bir yoklayal›m: “kart-kurt” nas›l ve ne zaman Kürt oldu? Tabi ki ulusal de-

mokratik taleplerin radikal bir pratikle gündeme getirildi¤i ve bu prati¤in genifl Kürt y›¤›nlar›n› kucaklad›¤› dönemde. PKK önderli¤i de bu sürecin yaratt›¤› de¤erler üzerinde politika yap›yor. Kürt hareketine destek sunan y›¤›nlar›n önemli bir bölümü, belli kayg›lara ra¤men hala bugün izlenen politikaya destek sunuyorsa tam da yukar›da ifade etti¤imiz gibi, olumlu de¤erlerin yarat›ld›¤› sürece duyduklar› güvenden dolay›d›r. Elbetteki bu böyle gitmez. Böyle gitmeyece¤ini bu politikaya yön veren bu hareketin önderli¤i de kadrolar› da biliyor. Son süreçte HPG’nin gelifltirdi¤i askeri eylemleri de bu çerçevede ele al›p de¤erlendirmek gerekir. Yani, eylem say›s›ndaki art›fl, esasta bir politika de¤iflikli¤inin sonucu de¤il, imha olmamak için kendini aktif olarak savunman›n bir sonucudur. Bu durum meflru savunma olarak tan›mlan›yor. Durumun daha iyi anlafl›lmas› için HPG ana karargah komutan›n›n yapt›¤› aç›klamadan bir bölüm aktarmakta yarar görüyoruz: “….1 Haziran karar›n›n Türkiye’yi demokratiklefltirme çabalar›na ve Kürt sorununun çözümüne büyük bir katk› sa¤lad›¤›na inan›yoruz. Karfl› tarafta bu konuda ciddi tehlikeler bar›nd›ran bir yaklafl›m gördü¤ümüz için HPG olarak böylesi bir karara gitme durumumuz söz konusu oldu. Bir tercihten ziyade dayatmalar karfl›s›nda içine girilen meflru bir tutumdur. Ayr›ca 1 Haziran Kürt özgürlük ve demokrasi mücadelesini gelifltirerek Türkiye’de demokratikleflmenin önündeki engelleri aflma ve AB’ye girifl sürecinin de sa¤l›kl› bir çizgide geliflmesine hizmet etmeyi amaçlayan bir karard›r. (4 Haziran Ö. Politika) Yukarda ifade edilenler gayet aç›k ve nettir. Yani, HPG’nin artan gerilla eylemlerine bir politika de¤iflikli¤i yol açm›yor. Burada gözden kaç›r›lmamas› gereken iki önemli nokta vard›r. Birincisi; Artan gerilla eylemlerinin bir tercih de¤il bir zorunlulu¤un ürünü oldu¤u ve PKK önderli¤inin bu askeri pratikle Türk egemen s›n›flar› üzerinde sorunun çözümüne dönük bir bas›nç yaratmay› hedeflemesidir. Yine varl›¤›n› korumak için de olsa böyle bir yolu izlemek zorundad›r. Di¤er bir anlat›mla Tayyip’in “düflünmezsen Kürt sorunu yoktur” söylemine, silahlar›n düflündürmeye sevk etme gücüyle egemenlere yan›t veriliyor. Bu yan›t ayn› zamanda içinde kendini korumay› da bar›nd›r›yor. ‹kincisi; gerilla sald›r›lar› bir tercih de¤il bir zorunluluktan dolay› gündeme gelse de, yine de bir gerçe¤in a盤a ç›kmas›na vesile oluyor. Nedir o gerçek? Bu ülkede en geri düzeyde de olsa elde edilmesi gereken her demokratik talebin büyük bir bedel istedi¤i. Radikal devrimci mücadele olmadan, devrimci fliddete yönelmeden statükolar› parçalaman›n mümkün olmad›¤›n› gösteriyor. Daha aç›k bir dille ifade etmek gerekirse; reformist talepler için de fliddet bir zorunluluk arz ediyor. Burada önemli olan reformlar› her fleyin merkezine koyan, silahlar›n de¤ifltirici gücünü reformlara endeksleyen anlay›fllar ile siyasal iktidar mücadelesine kilitlenen ama reformlar u¤runa da mücadele etmeyi yads›mayan anlay›fllar› birbirine kar›flt›rmamakt›r. Devrimciler ve komünistler ikinci anlay›fl› yads›mazlar, yads›mamalar› da gerekir. PKK’nin 1 Haziran 2004 karar›, yeniden savafl› boyutland›rma temelinde bir ifllev içermese de -ki karar sahipleri de bunun böyle olmad›¤›n› döne döne vurguluyorlar- gelifltirilen gerilla eylemleri objektif olarak silahl› mücadelenin gereklili¤i ve zorunlulu¤u konusunda kitleler içinde bir düflüncenin yeniden yayg›nlaflmas›na neden oluyor. Egemen s›n›flar›n ancak böylesi bir pratikle sars›-

laca¤› düflüncesine olan güveni daha da pekifltiriyor. “Bar›fl” ad› alt›nda radikal devrimci mücadeleye karfl› köksüz ve temelsiz bir zemin üzerinde yükselse de, a¤›r elefltirilerin yürütüldü¤ü böylesi bir dönemde; sosyal prati¤in, elefltiri sahipleri dahil olmak üzere bir çok çevreyi yeniden böylesi bir gerçekle yüzlefltirmesi; yanl›fllar›n bir kez daha do¤rular karfl›s›nda mahkum olmas›na da hizmet ediyor. 6 YILLIK SÜREC‹N GÖSTERD‹KLER‹ Bugün alt› y›ll›k süreci objektif olarak irdeleyen herkes karfl›s›nda flu gerçekleri görür: Süreç boyunca Kürt hareketinin yapt›¤› tüm ça¤r›lara faflist Kemalist diktatörlü¤ün yan›t› özce flu olmufltur: “Ya teslim olun ya da öleceksiniz” Nitekim bu süreç yüzlerce gerillan›n yaflam›na mal olmufltur. Daha da kötüsü; reformist söylemler, reformist düflünüfl tarz›, önemli oranda Kürt kitlesinin devrimci-yurtsever düflünüfl ve yaflam biçimine darbe vurmufltur. Bencilli¤i, bireycili¤i körüklemifltir. Mücadelenin yaratt›¤› kazan›mlar› kiflisel amaçlar için kullanmaya sevk etmifltir. Yine sars›lan devrimci otorite ve izlenen politikan›n yol açt›¤› boflluklar düflman taraf›ndan doldurulmaya çal›fl›lm›flt›r. Düflman›n gelifltirdi¤i iflbirlikçi ajan örgütlenmesi k›rda gerillaya, kasaba ve flehirlerde ise yerel örgütlenmelere darbe vurmufltur. HPG taraf›ndan yap›lan aç›klamalar da yukar›da alt›n› çizdi¤imiz gerçekleri do¤rular niteliktedir. ‹flte yap›lan bu aç›klamalardan baz› bölümler: “… Bilanço ile ilgili bir di¤er nokta ise, verdi¤imiz kay›plar›n önemli bir k›sm› komplo ve ihanetlerin yaflanmas› sonucunda gerçekleflmifltir. Sivilleri hedeflememe, sivillere zarar verebilecek eylemlerden özenle uzak durma yaklafl›mlar›m›z, karfl› taraf ve baz› çevreler taraf›ndan kötü kullan›lmaktad›r.” (Ö. Politika) Ayn› gazetenin bir köfle yazar› da “Öcalans›z çözüm” aray›fl›na elefltirel vurgular yapt›ktan sonra flu çarp›c› belirlemelerde bulunmaktad›r: “Bu noktaya nas›l gelindi ve kimler rol oynad› konusu bundan böyle de çok tart›fl›lacakt›r. Ancak tespit edilmesi gereken bir husus da fludur: Kürt sorununda gelifltirilen, çürütme ve çözümsüzlük politikas›n›n ortaya ç›kard›¤› sonuçlarda, ‘inanç yitimi ve iradi zay›flama’ ilk s›ray› al›r. Onunla paralel geliflen bir de ‘tarafs›zlaflma’ e¤ilimi vard›r. Kürt sorununu, devlet-PKK aras›nda bir sorun olarak gören, böylece kendini, do¤rudan taraf, muhatap olmaktan ç›karan; böylece üçüncü alan› bütünen edilgenlefltiren bu e¤ilim ‘üçüncü ses’adland›rmalar›yla sürece ve soruna yeni zay›f halkalar ekliyor, kuflatmaya güç veriyor.” (Ö. Politika) Elbetteki bu sonuçlar› haz›rlayan izlenen reformist politikad›r. “‹mral› manifestosu” bu politikan›n daha da derinlefltirilip sistemlefltirilmesi sürecidir. Bugün sonuçlardan hareketle baz› olumsuzluklara dikkat çeken PKK temsilcilerinin üzerinde ciddiyetle durmalar› gereken en önemli nokta bu sonuçlara yol açan politikalar›n sorgulanmas›d›r. Ama görünen o ki; bu yönlü at›lan herhangi bir pratik ad›m yoktur. Tam aksine tüm hamleler, sistem içinde belli k›r›nt›lar›n elde edilmesine kilitlenmifltir. Bunun için silahl›, silahs›z tüm mücadele yöntemleri deneniyor, denenmeye çal›fl›l›yor. Aç›k olan flu ki; yeniden bir inisiyatif kazan›lmas›n›n tek yolu, ulusal devrimci bir çizgiye yönelmekten geçer. Bu çizgiye yönelmedikten sonra, ortaya konulan hiçbir seçenek “çözümsüzlük” ve “çürütme” politikas›n›n yarataca¤› tahribatlar› ve y›k›mlar› önleyemez. Bunun böyle oldu¤unu anlamak için son alt› y›ll›k süreci her türlü duygusall›ktan uzak bir yöntemle irdelemek yeterli say›l›r.

Peki Kürt önderli¤inin yeniden böylesi bir çizgiye yönelmesinin iflaretleri ortada var m›d›r? Bizce yoktur. Hiç kimse yap›lan gerilla sald›r›lar›ndan hareketle böyle bir sonuca varmamal›d›r. Bugün özellikle Ortado¤u’da emperyalist iflgale karfl› tutarl› bir tav›r sergilemeyen, asgari düzeyde de olsa anti-emperyalist mücadelede üzerine düflen görev ve sorumluluklar› yerine getirmeyen bir hareket, ulusal devrimci-demokratik bir çizgide olamaz-kalamaz da. PKK önderli¤i b›rakal›m tutarl› iflgal karfl›t› bir tutum sergilemeyi, tam aksine iflgalcilerin Afganistan ve Irak’a “demokrasi” götürdükleri-götürecekleri tezlerine destek sunuyor. Irak iflgaline dair, iflgalciler cephesinden tart›flmalar yaflan›rken, baflar›s›zl›klar›n nedenleri sorgulan›rken PKK önderli¤i “Irak daha çok Araplar›n ve hatta Ortado¤u’nun demokrasi laboratuar› olmaya adayd›r” saptamas›nda bulunuyor. Yani, emperyalistlerin yard›m›yla Irak topraklar›nda demokratik bir düzenin kuruldu¤unu- kurulmaya çal›fl›ld›¤›n› iddia ediyor. Ayn› fleyi Afganistan için de iddia ediyor. Tabi ki Orta Asya ve Ortado¤u için model ülke olarak sunulmaya çal›fl›lan bu iki ülkenin fikir babas› PKK önderli¤i de¤il. Bu model tezlerinin sahibi emperyalist iflgalciler ve onlar›n burjuva ideologlar›d›r. S›n›f savafl›m›n› yads›yan, demokrasi ve özgürlü¤ü emperyalist iflgalcilerde arayan, ezen ve ezilenlerin gelece¤ini tek merkezde gören, di¤er bir ifadeyle kurt ile kuzunun bir arada yan yana yaflamas›n› sa¤lama becerisini gösteren böylesi “s›n›flar üstü” bir demokrasi, bir özgürlük anlay›fl› ezilen halklar›n kurtuluflunun teminat› de¤il, emperyalist-kapitalist sistem ve iflbirlikçilerininuflaklar›n›n sömürüsü ve bask›s› alt›nda kölece yaflamaya devam etmenin teminat›d›r. Kürt hareketi önderli¤inin Kürt sorununa iliflkin sundu¤u tüm çözüm önerilerinin temelinde bu s›n›f iflbirli¤i özü yat›yor. “Bar›fl içinde bir arada yaflayal›m”, “Birbirimizin haklar›na sayg›l› olal›m”, “iki taraf›n da demokratik yanlar›n› birlefltirelim” söylemleri soyut söylemlerdir. Marksist-Leninist-Maoist devlet çözümlemesinde bu anti-bilimsel düflünüfl tarz›na yer yoktur. S›n›f savafl›m›nda her zaman bu soyut söylemlerin propagandas›n› burjuvazi yapm›flt›r. En geliflmifl burjuva demokrasilerinde dahi bu söylemlerin ço¤u ka¤›t üzerinde kalm›flt›r. Böylesi temel sorunlarda anti bilimsel bir düflünüfl tarz›na sahip olan bir hareketin önderli¤inin sunaca¤› “çözüm” önerileri de çözümsüzlü¤e, yurtsever Kürt kitlesinin ulusal devrimci enerjisinin sistem içine ak›t›lmas›na, orada da eriyip yok olmas›na götürmekten kendini kurtaramaz. Tarihin de¤iflim motoru olan s›n›f mücadelesi tezini yads›mak; baflta iflçi s›n›f› olmak üzere tüm ezilenlerin gelece¤ini emperyalist burjuvazinin insaf›na terk etmektir. Tüm ezilenlerin önüne burjuva egemenlik sisteminin afl›r› anti-demokratik uygulamalar›na karfl› tav›r alma, onlar› düzeltmek için çaba sarf etmeleri görevini koymakt›r. Yani köklü bir de¤iflim yerine onun bir parças› olarak hareket ederek, baz› bozuk noktalar›n› tamir etmeye çal›flmakt›r. Bu, ufku burjuva-feodal egemenlik sisteminin içine hapsolmufl burjuva-milliyetçi bir düflünüfl tarz›d›r. Kürt sorununun çözümünü isteyen her devrimci, her ezilen ulus yurtseveri öncelikle bu düflünüfl tarz›na, bu bak›fl aç›s›na itiraz etmek zorundad›r. Bunun baflka da bir alternatifi yoktur. Alt› y›ll›k bir pratik, ‹mral›’da sistemlefltirilen bu politikan›n ulusal devrimci bir çizgi ile yarat›lan de¤erlerin birer birer yok edilmesinden baflka bir anlam ifade etmedi¤ini a盤a ç›kard›-ç›karmaya da devam ediyor.


4

1-14 Temmuz 2005

S›n›fsal Bak›fl “DAVAMIZ HAKLIDIR. DÜfiMAN YOK ED‹LECEK, ZAFER B‹Z‹M OLACAKTIR.” (Molotov) MKP’nin 17 önder kadro ve savaflç›s›n›n büyük bir katliam sonucu flehit düflmesi; halk savafl› mücadelemiz aç›s›ndan önemli bir dönemeci ifade etmektedir. Önder, direniflçi, savaflç› kimlikleriyle Türkiye devrimci hareketinde hakl› olarak sayg›n bir yer edinmifl, MKP’nin bu de¤erli kadrolar›na yönelik toplu imha harekat›, onlar›n flahs›nda bir bütün olarak demokratik halk devrimi mücadelesine indirilmifl a¤›r bir darbedir. Karfl›-devrimin bu sald›r›s›, içinde bulundu¤umuz dönem aç›s›ndan son derece kritik bir noktay› iflaret etmektedir. Toplu katliam; teslimiyetin, pasifizmin ve reformizmin körüklendi¤i bir aflamada, emperyalizme ve faflizme karfl› silahl› mücadeleyi fliar edinenlere yönelik gerçeklefltirilmifltir. Komprador patron-a¤a devleti için, katledilen devrimci kadrolar›n özel hedef olarak seçilmifl olduklar›, katliam›n çat›flmaya bile meydan vermeyecek biçimde, a¤›r bombard›man alt›nda, a¤›r silahlar kullan›larak ve “uygun” bir zeminde/alanda yap›lmas›ndan bellidir. S›n›f mücadelesinin keskinleflmesine paralel, halk saflar›ndaki reformizm-devrim saflaflmas›nda devrimcilerin kaydetti¤i ilerlemenin getirdi¤i moral üstünlü¤ün bir çok alanda kendini gösterdi¤i aflamada; iktisadi ve siyasi krizi derinleflen faflist diktatörlü¤ün çapl› bir sald›rganl›k gelifltirdi¤i önceden yapt›¤›m›z bir belirlemeydi. ABD ve AB emperyalistleri nezdinde “güven bunal›m›” yaflayan, iç dengeleri sa¤lamakta eski kontrolünü yitiren, efendilerinin ekonomik alandaki yapt›r›mlar›n› yerine getirmek için atmak zorunda oldu¤u ad›mlarda s›k›flan-zorlanan hakim s›n›flar; yeni faflist yasalarla yüklenmekte, çeflitli yöntemleri ve güçleri de devreye sokarak gelifltirdi¤i sald›rganl›k ve uygulamalarla da faflist terörü koyulaflt›rmaktad›r. Türkiye Kürdistan›’nda OHAL dönemini fiilen geri getirme yolunda önemli ad›mlar at›lm›fl, gerillaya yönelik operasyon ad› alt›nda halka yönelik her türlü zulüm ve iflkence yayg›n bir biçimde devreye sokulmufltur. Hak ihlalleri bilançosu, bölge kurulufllar›n›n aç›klad›¤› ayl›k raporlara da yans›d›¤› üzere, sürekli katlanarak artmaktad›r. Van’daki son cenaze töreninde görüldü¤ü gibi “ifl” halk›n üzerine atefl aç›lmas›na da vard›r›lm›flt›r. Newroz’un ard›ndan gündeme sokulan “bayrak

provokasyonu” sürecini, ülke çap›nda bir dizi üniversitede devrimci, ilerici, yurtsever, demokrat ö¤rencilere yönelik seri biçimde gerçeklefltirilen faflist sald›r›lar izlemifltir. Bu süreç ayn› zamanda AB rüyas›n›n/yalan›n›n/masal›n›n halk nezdindeki inand›r›c›l›¤›n›n dibe vurdu¤u bir dönemdir. AB’nin Fransa ve Hollanda referandumlar›yla Anayasa’s›na “Hay›r” darbesi alarak kendi içinde kriz yaflad›¤›, TC’nin üyeli¤inin imkans›zl›¤› veya en iyimser yorumla “özel statü” (naylon üyelik) meselesinin yeniden aç›ktan telaffuz edildi¤i koflullarda, AKP sözcülerinden de ister istemez “umutsuz” aç›klamalar›n gelmesi bu sonucu do¤urmufltur. Bütün bunlara karfl›n, egemenlerin bu masal›n devam ettirilmesi yolunda var güçleriyle gayret gösterece¤i muhakkakt›r. Yine bu devir, ABD uflakl›¤›n›n en pespaye biçimde sergilendi¤i dönemlerden birisi olarak belleklere kaz›nmaktad›r. Bir gün aynaya bakmad›¤› için olacak, ne kadar rezil bir uflak oldu¤unu unutarak ABD’ye serzeniflte bulunma gafletinde bulunan, ‹srail’e “elefltiri” yöneltme densizli¤ine giriflen Tayyip, türlü yaltaklanmalar sonucu önce ‹srail turnikesine sokularak Beyaz Saray’a yollanm›fl, kula¤› çekilip GOP elçili¤i ile “ödüllendirilerek” geriye gönderilmifl, ilk demeci Suriye’yi ABD a¤z›yla uyarmak olmufltur. AKP ve koltuk de¤ne¤i CHP’nin oluflturdu¤u parlamentonun bugün için flekillendirece¤i baflka bir hükümet seçene¤i olmad›¤› gibi, “erken seçim” durumunda halka “güven” verecek pozisyonda pazarlanmaya namzet bir hakim s›n›f partisi de bulunmamaktad›r. Bush ve flürekas›n›n bu seçeneksizlik ortam›nda Tayyip’e katlanmakta ne kadar zorland›klar› yüzlerinden okunmaktad›r. Ancak, emperyalistlerin h›zla alternatif yaratma haz›rl›klar›na giriflmekte olduklar› da bilinen bir durumdur. “Il›ml› ‹slam”, “model ülke” teranelerinin geçti¤imiz haftalarda ülkemizi flereflendiren Soros, hem de Rice taraf›ndan yinelenmesi, bu durumu de¤ifltirmemektedir. Oysa ABD kendi derdinde bile mesafe alacak durumda de¤ildir. Irak’ta direniflçilerin eylemleri iflgal süreci boyunca en ileri aflamalara ulaflmaktad›r. Ç›kmaz/batakl›k, ABD’li yetkilileri direniflçilerle gizli görüflmeler ve pazarl›klara itmifl bulunmaktad›r.

25 ABD emperyalizminin eli kanl› fleflerinden Savunma Bakan› Donald Rumsfeld, Irak’daki direnifl karfl›s›nda k›vran›fl›n sonucu, 27 Haziran günü bütün dünya haber ajanslar›na geçen beyan›nda, “Irak’ta Mao ya da Ho Shi Minh yok, bu yüzden kaybedecekler.” diye buyurdu. Irak halk›, Mao ya da Maoist önderlik olmasa da yenilmeyecek ve iflgalcileri kovacak, buna “kimsenin” flüphesi yok ama, emperyalistlerin Maoistler karfl›s›nda yenilgiye mutlak gözle bakmalar› bak›m›ndan bu beyan ilginç kabul edilmelidir. Irak direniflinde Mao, Ho Shi Minh ya da Maoist/Komünist önderli¤in olmay›fl›n›n fark› ise flüphesiz çok büyüktür. Böylesi bir durumda, tarihteki örneklerinde yafland›¤› üzere, direniflin sürecinden, geliflim aflamalar›na, kal›c› sonuçlar elde etmesinden, kurulacak iktidara/düzene kadar her fley farkl› geliflecek ve gerçekleflmifl olacakt›. “Kürt sorunu” ile ilgili ABD’nin do¤rudan müdahalesi sonucu Irak Kürdistan›’n› da içine alacak biçimde oluflturulan statükoyu bozma konusunda AB’nin pasif bir konuma sürüklenmesi, faflist Türk devletinin geleneksel tavr›nda ›srar›n› kolaylaflt›rm›fl, içeride ve bölgede dengeleri korumak, PKK’nin ‹mral› sonras› kesin bir biçimde sokuldu¤u mecrada daha da kolay hale gelmifltir. Bu durumda, demokratik çerçevede bile eksik ve geri taleplerle, icazetli bir politik hat tutturan PKK’nin “çözüm gücü” olmaktan ç›kt›¤›n› savlad›¤› silahl› mücadeleye “savunma” esasl› da olsa baflvurmas›, tipik biçimde “silahl› reformizm”e karfl›l›k gelmektedir. Di¤er yandan DTH ad›yla yeni bir örgütlenmeye yönlendirilen ulusal hareketin legal kadrolar›, silahl› mücadelenin tasfiyesi yönünde yeni ilmekler atmaktad›r. “150 ayd›n ve sanatç›” ortak imzas›yla 15 Haziran’da “Türkiyeli”lerce yap›lan ve temel talebi; “PKK’nin silahl› eylemlere hemen ve önkoflulsuz olarak son vermesi” olan tek tarafl› ça¤r›n›n, kendine “K��rt ayd›nlar›” ismini veren 264 imzal› benzer içerikte bir ça¤r› (22.06.05) ile kat›l›m bulmas›n›n ötesinde, DTH ve DEHAP’tan ald›¤› destek, PKK’den gördü¤ü üstü kapal› onay (M. Karay›lan’›n aç›klamalar›, 23.06.05) ve di¤er reformist çevrelerin önemli bölümünden ald›¤› takdir, reformizmin silahl›/devrimci mücadele karfl›s›nda flaha kalkmas› olarak okunmal›d›r. Bütün bunlara ve faflist diktatörlü¤ün Ovac›k-Mercan katliam›na zamanlama aç›s›ndan hiç kuflkusuz en iyi ilk yan›t, MKP kadro ve savaflç›lar›n›n, etkili bir kitlesellikle, binlerin öfkesi ve coflkulu and›yla topra¤a verilmesi olmufltur. Devam›nda, ülkenin dört bir yan›nda ve yurtd›fl›nda dört bir köflede gerçeklefltirilen yüzlerce eylem ve gösteride binlerce kifliyi buluflturan plat-

formlarda sergilenen devrimci dayan›flma, son sürecin zirvesi olarak de¤erlendirilmelidir. Bunu hiç kuflkusuz öncelikle flehitlerimizin ölüme bu korkusuz yürüyüfllerine borçlu oldu¤umuzu unutmamam›z gerekiyor. Unutulmamas› ve öne ç›kar›lmas› gereken hususlar›n bafl›nda, tam da bu ve benzer süreçlerde; s›n›f mücadelesinde direniflçi, savaflç›, önder kadrolara yak›c› bir ihtiyac›n oldu¤udur. Kavgay› ileriye tafl›man›n büyük bedeller gerekti¤i durumda, öne at›lmak, katar›n bafl›n› çekmek, dalga k›ran görevini üstlenmek, ancak belli nitelikleri kuflanan devrimcilerin harc› olmaktad›r. Türkiye devrimci hareketi, 1970’li y›llardan bugüne bu gerçekli¤e önemli tarihsel dönemeçlerde hep tan›kl›k etmifl bulunuyor. MKP’nin flehit verdi¤imiz 17 önder kadro ve savaflç›s› da bu at›l›m›n önemli bir parças› olarak silahl› mücadelede yerini alan, ölümün üzerine hesaps›z ve korkusuzca yürüyen devrimcilerdi. Yaflamlar›n› demokratik halk devrimi mücadelesine adaman›n bedelini en üst biçimde öderlerken bize, t›pk› di¤er flehit düflen devrimciler gibi, çok de¤erli birer miras b›rakt›lar. Bu miras› zenginlefltirerek bizden sonrakilere devretmek ve komünizme kadar tafl›nmas›n› sa¤lamakla yükümlüyüz. Her fleyden önce, yaflam›n ölüm karfl›s›nda ancak mücadele ile bir de¤er kazand›¤›n› anlamak gerekti¤ini bir kez daha ö¤rettiler. Bugün, tam da bugün, devrimci mücadele bayra¤›n›n yükseklere kald›r›lmas› gerekti¤ini, silahl› mücadele hatt›nda ›srar›n yegane kurtulufl yolu oldu¤unu kan›tlad›lar. Düflman, bize bu çapl› bir yöneliflle sadece korkusunun boyutlar›n› sergilemifltir. Onlar›n korkusunu büyütmek ve saltanatlar›na son vermek üzere; 17’lerin tohum olarak düfltükleri topraktan filiz olarak boy vermeleri için, kavgalar›n› kesintisiz bir biçimde sürdürmek gerekiyor. Ama bilmiyorlar ki senelerden beri kanlar› topra¤›n özsuyuna kar›flan birbiri ard›na düflen özgürlü¤ün direflken tohumlar› kök salacak, yeflerecek bu toprakta! Önce taze fidan olacak yaflken e¤ilen misali sonra a¤aç, a¤açlar orman öyle bir orman ki ne kesmekle biten/ne yakmakla tükenen Kardefllik ve sevda türküleri dört bir yana yay›lan/s›k ve geçit vermez bir orman.. ‹lyas Has fiubat 1983, Buca


5

25

1-14 Temmuz 2005

“15-16 Haziran yol gösterdi; direnece¤iz”

D‹SK’ten 15-16 Haziran yürüyüflü D‹SK 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’nin 35. y›ldönümünde “Sendikal Hak ve Özgürlükler” için ‹zmit’ten ‹stanbul’a bir yürüyüfl düzenledi. Sembolik yürüyüfle Baysan Radyatörleri, Coca Cola Fabrikas›, Ümraniye Tafldelen Belediyesi ile Kocaeli Saraybahçe Belediyesi’nde iflten at›lan iflçiler de kat›l›rken, D‹SK’lilere, Genel-‹fl, E¤itim-Sen, Lastik-‹fl, Birleflik Metal-‹fl, BDSP, ESP, SDP, EMEP, TKP ve Halkevleri de destek verdi. “15-16 Haziran 35. y›l yürüyüflü sürüyor”, “Hak ve sendikal özgürlükler için yürüyoruz”, pankartlar›n› açan yürüyüflçüler, s›k s›k “‹nad›na sendika, inad›na D‹SK”, “At›lan iflçiler geri al›ns›n” vb. sloganlar att›lar. Yürüyüflte çeflitli fabrikalarda durulup aç›klamalar yap›l›rken, yürüyüfl 16 Haziran’da Kartal Meydan›’nda yap›lan bas›n aç›klamas›yla son buldu. Buradaki bas›n aç›klamas›na yaklafl›k 1000 kifli kat›l›rken, D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi yapt›¤› konuflmada, “Uyar› yürüyüflü yapt›k. Taleplerimiz kabul edilmezse 15-16 Haziran direnifllerini canland›raca¤›z. Konfederasyon ayr›m› yapmaks›z›n iflten atmalara karfl› ortak mücadele etmeliyiz” dedi. (Kartal) D‹SK; “15-16 Haziran yol gösterdi, direnece¤iz!” D‹SK, 15-16 Haziran büyük iflçi direniflinin y›ldönümü dolay›s› ile grevde bulunan Gimas iflçilerini ziyaret etti ve bir bas›n aç›kla-

mas› düzenledi. Çi¤li Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Organize Sanayi Bölge Müdürlü¤ü önünde toplanan iflçiler, “fianl› 1516 Haziran direniflimizi Hilton ve Gimas grevlerinde yaflat›yoruz” “Yaflas›n 15-16 Haziran direniflimiz, yaflas›n Hilton, Gimas direniflimiz” pankartlar›n› açarak G‹MAS Demir Çelik Fabrikas› önüne kadar yürüdüler. “Yaflas›n Gimas-Hilton direniflimiz”, “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar› ile yürüyen iflçiler, burada bir bas›n aç›klamas› düzenledi. Bas›n aç›klamas› öncesinde Birleflik Metal-‹fl Sendikas› Baflkan› Ali Çeltik bir konuflma yapt›. Sermayenin ay›rt etmeden tüm iflçileri ezdi¤ini ifade eden Çeltik, “TEKEL, SEKA, TÜPRAfi, SEYD‹fiEH‹R teker teker özellefltirme sald›r›lar›yla karfl›laflt›lar. Ama hala buralarda süren direnifller bizlere yürüyece¤imiz yolu gösteriyor. 15-16 Haziran yol gösterdi bugün de o yolda yürüyoruz ve yürüyece¤iz” dedi. Çeltik’in ard›ndan D‹SK Ege Bölge Baflkan› Azad Fazla bir bas›n aç›klamas› yapt›. Fazla, “Türkiye iflçi s›n›f›n›n D‹SK üyelerinin hak ve özgürlüklerini korumaktaki kararl›l›¤›n›n bir ürünü olan 1516 Haziran büyük iflçi direnifli; haklar›n ve özgürlüklerin mücadele etmeden kazan›lmayaca¤›n› göstermifltir” diyen Fazla, kendisini y›kmaya çal›flanlar›n planlar›n› darmada¤›n etti¤ini vurgulad›. Eylem, “Yaflas›n Gimas-Hilton direniflimiz”, “Yaflas›n 15-16 Haziran direniflimiz”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “IMF defol bu memleket bizim” sloganlar›n›n at›lmas› ile sona erdi. Aç›klamaya, D‹SK Emekli-Sen flubeleri, Genç Emekçiler Birli¤i ve Kald›raç kat›larak destek verdi. (‹zmir)

Emekçinin Gündemi ÖZELLEfiT‹RME SALDIRISI VE ‹fiÇ‹ SINIFININ TEPK‹S‹ AKP hükümetinin bu y›l flaha kald›rd›¤› özellefltirme sald›r›s›, iflçi s›n›f› ve di¤er ezilen kesimler aç›s›ndan en ciddi sald›r› olma özelli¤ini koruyor. 2005 y›l›n›n “özellefltirmeler y›l›” olaca¤›n› çok öncesinden ilan eden uflak AKP hükümeti, iflinin kolay olmad›¤›n› bilerek, süreci buna göre örmeye bafllad›. Sürecin önemli bir kesitini ifade eden SEKA’n›n özellefltirilmesi döneminde yaflananlar hala haf›zalar›m›zda. SEKA aç›s›ndan yap›lan de¤erlendirmelerde bu pratikten ö¤renilmesi gereken noktalara vurgu yaparken, üzerinde durulan en önemli nokta, önümüzdeki dönem bu tarz hareketliliklerin yine yaflanaca¤› gerçe¤i idi. Örgütlü bulunduklar› sendikalar› zorlayan iflçiler, sendika yönetimlerinin niteli¤inin anlafl›lmas› durumunu da, yine bu pratik süreç içinde gördüler ve yaflad›lar. fiimdi özellefltirme sald›r›s› çerçevesi içinde olan TELEKOM, TÜPRAfi, Seydiflehir, Erdemir ve Demiryollar›n›n özellefltirilmesi için devlet gerekli olan ad›mlar› atmaya çal›fl›rken, iflçiler ve kamu emekçileri de bu

sürece karfl› tepkilerini ifade etme ve özellefltirme karfl›t› mücadeleyi örme hedefiyle hareket etmekteler. Ülkenin bir çok ilinde yap›lan eylemler ve etkinliklerle hayk›r›lan talepler, iflçi s›n›f›n›n talepleri olarak alg›lanmal› ve böyle de¤erlendirilmelidir. Yap›lan eylemlerde dikkat çeken en önemli noktalardan biri özellefltirmenin sonuçlar›ndan kaynakl› yaflanacak geliflmelerin (özellikle kitlesel iflten ç›kartmalar) dillendirilmesi iken, bir di¤eri de AKP hükümetine yönelik tepkilerin ifade edilmesidir. Yap›lan eylemlerde at›lan “IMF ufla¤› hükümet istifa” vb. sloganlar bu tepkinin bir ifadesidir. Fabrika içinde ya da önünde nöbet tutan iflçilerin bu hareketlili¤i kuflkusuz üye olduklar› sendikalar›n niteli¤inden kaynaklanmamaktad›r. Zira SEKA ve Seydiflehir bu aç›dan da anlafl›lmas› gereken önemli bir sonucu karfl›m›za ç›karm›flt›r. Sendika yönetiminin eylemi devrimcilerden yal›tma çabas›, yapt›klar› konuflmalarda iflçileri özellefltirmeye karfl› pazarl›k noktas›na çekme giriflimleri ve bunun gibi bir dizi pratik “sendikalar›na ba¤l›” iflçiler taraf›ndan bile yuhalanarak karfl›-

15-16 Haziran ile ilgili Emek Forumu yap›ld› Türkiye iflçi hareketinin flanl› direnifli 1516 Haziran Büyük ‹flçi Direniflinin ve o günden bugüne gelen iflçi hareketleri ve Türkiye’deki sendikal anlay›fl›n tart›fl›ld›¤› iki oturumlu bir forum yap›ld›. Mersin Demokrasi Platformu’nun düzenledi¤i Forum, 18 Haziran Cumartesi günü Petrol-‹fl Mersin fiubesi’nde gerçeklefltirildi. Saat 13:00’de bafllayan Forum’da ilk olarak demokrasi mücadelesinde flehit düflenler için

sayg› duruflunda bulunuldu. Ard›ndan aç›l›fl konuflmas› yap›ld›. Petrol-‹fl fiube Baflkan› Adil Alaybeyo¤lu, D‹SK’in ortaya ç›k›fl› ve 15-16 Haziran direnifline k›sa bir de¤ini yapt›. Ard›ndan söz alan E¤itim-Sen fiube Sekreteri Sinan Mutlu s›n›flar tarihi ve KESK’in sürecini içeren bir sunum yapt›. MÜ Ö¤retim Üyesi Yard. Doç. Çetin Veysal sendikal hareketin felsefik yönü ile ilgili sunumunu yapt›. Soru ve cevaplar›n ard›ndan foruma k›sa bir ara verildi. ‹kinci oturumda öncelikle divan seçimi yap›ld›. Seçimin ard›ndan Kristal-‹fl Sendikas›’n›n bir fabrika direniflinin görüntüleri izlenlanm›flt›r. ‹flçilerin özellefltirme gibi oldukça kapsaml› olan sald›r›ya verdikleri tepkinin birinci ve en önemli nedenlerinden biri ekonomik nedenler ve kayg›lard›r. Büyük bir ço¤unlu¤unun iflsizlik gibi bir sonuçla karfl› karfl›ya kalma gerçe¤i onlar› soka¤a itmektedir. Seydiflehir’de yap›lan eylemlerde ellerinde “Türk bayraklar›” tafl›yan iflçiler bir yandan niteliklerini ortaya koyarken di¤er yandan da bunun devletin sald›r›s›na u¤rama gerçe¤ini de¤ifltirmedi¤ini göstermifl oluyorlar. Aileleri ile birlikte fabrika önünde direnen iflçilere gazl›, coplu yap›lan sald›r› devletin bu konudaki tutumu oldukça aç›k ve nettir. ‹flçilerin mevcut hükümete yönelik tepkilerinin geliflmesinde bu sald›r›lar önemli bir etken. Ancak di¤er taraftan önemli olan di¤er bir durumda iflçilerin bu pratiklerle devleti daha yak›ndan tan›malar› gerçe¤idir. Yani kitlelerin kendi pratiklerinden ve yaflad›klar›ndan ö¤renme olgusu tüm bu süreç boyunca yaflanan di¤er bir gerçektir. “Devletin s›rt›nda kambur” propagandas› ile sat›l›¤a ç›kard›¤› K‹T’lerin, gerçekte böyle olmad›¤› bilinen bir gerçektir. Bunu çal›flan iflçiler de çok iyi bildiklerinden, bu yalana inanmamaktad›rlar. Direniflin hakl›l›¤›na ve meflrulu¤una olan inanç da buradan gelmektedir. Binlercesinin ekmek ve gelecek kap›s› olan bu iflletmeler ve ifl alanlar›n›n ülke ekonomisinde tafl›d›klar› önemin yan› s›ra rakamsal veriler bu kurumlar›n “kambur” oldu-

di. Sinevizyon gösteriminden sonra kat›l›mc› kurumlar›n yaz›l› tebli¤leri sunuldu. Partizan ve DDSB’nin de tebli¤ sundu¤u Forum’da tebli¤ sunumlar›mdan sonra, divan sözcüsünün sundu¤u kapan›fl konuflmas›n›n ard›ndan Forum sona erdi. (Mersin) Yaflas›n 15-16 Haziran direniflimiz! 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’nin 35. y›l›nda ‹zmir’de çeflitli eylemler yap›ld›. Bu eylem lerden biri de Partizan, Al›nteri, BDSP, Devrimci Hareket ve DHP taraf›ndan yap›ld›. 16 Haziran Perflembe günü saat 18:00’de “Yaflas›n 15-16 Haziran Direniflimiz” yaz›l› pankart açan kurumlar “Yaflas›n 1516 Haziran direniflimiz”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” sloganlar›yla Kemeralt› Girifli’nde eylemlerine bafllad›lar. Kurumlar ad›na yap›lan aç›klamada 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli günlerinden bahsedilirken günümüzde iflçi s›n›f›n›n yeni ve daha büyük 15-16 Haziranlarla yar›labilecek koflullarla karfl› karfl›ya oldu¤u belirtildi. Ve son olarak da “Sömürücü egemen s›n›flar bizleri yeni 15-16 Haziranlara davet eden koflullar› haz›rlam›fllard›r. Bizler de iflçi s›n›f›n›n temsilcileri olarak bu davete uyacak ve onlara çok daha büyük 15-16 Haziranlar yaratabilece¤imizi gösterece¤iz. Tarihimizden ald›¤›m›z güçle gelece¤e yürüyoruz” denildi. Kitle “Yaflas›n devrimci dayan›flma” slogan›yla eylemi sonland›rd›. (‹zmir) Bursa’da panel Bursa da ise Partizan ve ESP taraf›ndan düzenlenen panel D‹SK Genel-‹fl Sendikas›’nda yap›ld›. Yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan söz alan panelistler dünyada ve ülkemizdeki geliflmeleri iflçi s›n›f› cephesinden yorumlad›lar. Soru-cevap bölümünün ard›ndan panel sona erdi. ¤u yalan›n› da ortaya ç›karmaktad›r. Ankara’da Özellefltirme ‹daresi’nin önünde eylem yapan iflçilerin TELEKOM’u sat›n alacak olanlar›n arabalar›na sald›rmas› biriken öfkenin yans›mas›d›r. Bu öfke devletin sald›r›lar›na paralel olarak önümüzdeki dönem daha da artacak ve sokaktaki yans›mas›n› daha fazla bulacakt›r. Bu geliflmelerin bizlere yükledi¤i görevler ise her geçen gün artmaktad›r. ‹flçilerin yukar›da da ifade etti¤imiz gibi siyasal yönünden ziyade ekonomik yönün a¤›r bast›¤› ve bu zemine paralel geliflen tepkisinin, bilinçli ve örgütlü bir zemine ak›t›lmas› ve bu perspektifle hareket edilmesi sa¤lanacak baflar›lar›n ve elde edilecek kazan›mlar›n da teminat›d›r. Bu sürecin en iyi flekilde de¤erlendirilmesi gerekir. Sorunun hükümetle s›n›rl› olmad›¤›, sorunun bir devlet sorunu oldu¤u geliflen tepkinin içinde kavrat›lmas› gereken en temel noktalardan biridir. Tepkinin ekonomik zeminden siyasal zemine çekilmesi mücadele hatt›n›n bu do¤rultuda örülmesi önemli bir noktad›r. Kitlelerin kendi pratiklerinden ö¤rendikleri s›n›rl› prati¤in gelifltirilmesi ve örgütlü bir hale dönüfltürülmesinin tek koflulu bizlerin müdahalesi ile olacakt›r. Bu anlamda görev ve sorumluluklar›m›z›n bilincinde gelifltirece¤imiz müdahalelerin önemini kavrayarak görevlerimize daha s›k› sar›lman›n zaman›d›r.


6

1-14 Temmuz 2005

25

Köylülerin su isyan› eyleme dönüfltü

Terme Belediyesinin, Terme Çay›n›n kollar› olan Bolas ve Yeflildere üzerine Su Ar›tma Tesisi kurmak istemesine karfl› ç›kan, Mescitli, F›nd›kl›, fi›hl›, Yavaflbey, Dikencik, Kalfal›, Aut, Köybuca¤›, Dibekli, Uzungazi köylüleri eylem yapt›lar. Terme Belediyesinin içme ve kullanma su ihtiyac›n› karfl›lamas› için yap›lacak Su Ar›tma Tesisi projesinin bafllat›lm›fl oldu¤unu ö¤renen köylüler tar›ma darbe vurulaca¤›n› belirterek 17 Haziran günü eylem yapt›lar. Yafll›, genç, çoluk-çocuk ellerinde pankartlarla Tekkiraz Meydan›’nda toplanarak Bolas Deresine yürüdüler. Bolas ve Yeflildere’den karfl›lad›klar› içme suyu kuyusuyla ve çeltik üretiminde kulland›klar› köylünün ortak mal› olan suyun yaz aylar›nda kendilerine yetersiz geldi¤ini belirten köylüler, ihtiyaçlar› olan sular› vermeyeceklerini söyleyerek derenin içinde eylemlerini sürdürdüler. Terme ve Sal›pazar› ilçelerine ba¤l› yaklafl›k 13 köyün su ihtiyac›n› karfl›layan Bolas ve Yeflil Deresi’nden köylüler içme suyu ve tar›msal üretimde kulland›klar› suyu karfl›l›yorlar. Çeltik, f›nd›k ve m›s›r üretiminin yayg›n oldu¤u köylerde, özellikle çeltik ekiminin ilk aflamas› olan, tavalarda su biriktirilmesinde gerekli olan su ihtiyac›n› köylü bu derelerden karfl›l›yor. Su biriktirilerek çeltik ekimi için haz›rlanan tavalarda, çeltik geliflmesini suyun içerisinde tamaml›yor. Terme ‹lçesindeki köylüler ile Bolas ve Yeflil Deresinin suyunu kullanan köylüler de dahil çeltik üretimiyle geçimini sa¤lamakta. Y›llarca köylüler aras›nda ailelerin sönmesine, göç etmesine neden olan su kavgalar› yaflanm›fl yörede. Terme Belediyesinin

içme ve kullanma suyu için yapaca¤› su ar›tma tesisinin Terme Çay›’na kurulmak istenmesi bugün yaflanan bir olay olmad›¤›n› aç›kl›yor köylüler. 10 y›l önce de belediye ile köylüler aras›nda su sorunu yaflanm›fl. Köylüler tesise karfl› ç›km›fl ve kurulmas› engellenmifl, Terme ‹lçesi ve di¤er köylerin içme suyu ve Tar›msal Sulama ihtiyac›n› karfl›layacak Sal›pazar› Baraj› projesi y›llar önce DS‹ 7. Bölge Müdürlü¤ü taraf›ndan haz›rlanm›fl. Baraj, etüd çal›flmas› ve araflt›rmas›n›n yap›lmas›na karfl›n hayata geçirilmemifl. Terme Belediyesi, ilçenin içme suyunu karfl›lamak için Terme Çay›’n›n kollar› Bolas ve Yeflil Deresi’ne kadar Ar›tma Tesisi kurmak isteyince, halk›n ihtiyac›n› karfl›layacak baraj›n kurulmas› yerine, köylerinin ihtiyac›n› karfl›layacak suyun Terme’ye götürülmesine ve ma¤dur b›rak›lmalar›na karfl› ç›k›yorlar. Devletin ve siyasilerin ç›karlar›n› gözeterek yapt›¤› çal›flmalar›n kendilerini ma¤dur etmesine tepki duyan köylüler, ayaklanarak tepkilerini dile getiriyorlar. Köylüler ihtiyaçlar› olan suya sahip ç›karak eylemler yap›yor, haklar›n› ar›yorlar. 17 Haziran günü düzenledikleri mitingden sonraki günlerde 23 Haziran’da Mescitli ve fiuhlu köyünün ortak kulland›klar› meydandaki kahvede söylefli yaparak, sorunlar›n› dinledik, talep ve isteklerinin neler oldu¤unu ö¤rendik. Eylemi de¤erlendirerek, bundan sonraki süreçte neler yapacaklar›n› gazetemize anlatt› köylüler. Terme ve Sal›pazar› ilçelerine ba¤l› 9 köyün muhtarlar› köylülerle konuflarak seslerini nas›l duyuracaklar›n› tart›flm›fllar. Bolas deresinde eylem yapma karar› ç›km›fl ortaya. Ortak aç›klamalar›n›n oldu¤u metin haz›rlanarak 9 köyün muhtar› imza atm›fllar. Eylem günü bu metni Mescitli köyü muhtar› Celal Y›ld›r›m aç›klad›. Y›ld›r›m’›n, yaflad›klar› su sorununu ve eylem karar›n›n nas›l ortaya ç›kt›¤› ile ilgili görüfllerini ald›k. ‹K: Ne gibi sorunlarla karfl› karfl›yas›n›z bize açar m›s›n›z? Mescitli Köyü Muhtar› Celal Y›ld›r›m: Ben 7 y›ld›r köyün muhtar›y›m. Biz Terme Belediye Baflkan› projeye bafllad›¤› zaman kendisine gereken tepkimizi gösterdik. Önceden de bu proje vard›. Proje çal›fl-

‹nay köylüleri direniflte ‹zmir-Bergama, Eflme, Sivrihisar Havran/Küçükdere Elele Hareketi, Uflak ‹nan köylülerinin verdi¤i mücadeleyi desteklediklerini aç›klad›. Uflak’›n Eflme-Ulubey ‹lçeleri-K›fllada¤ yöresinde Kanadal› flirket ELDORADO-TÜPRAG flirketinin y›¤›n liçi yöntemi ile alt›n iflletmecili¤i yapmak için on binlerce a¤aç kesmesinin ard›ndan, tüm arazi t›rafllanm›flt›. Maden iflletmecili¤i için gerekli tesislerin kuruldu¤u bölgede 1 km2 alan› kaplayan 400 metre derinli¤inde bir krater çukurunun oluflmas›yla yüzeyde büyük k›sm› siyanürle kirletilmifl, sülfitli a¤›r metal içeren 100 milyon metreküp at›k depolama alanlar› oluflacak.

Yeralt› ve yerüstü kaynaklar› kirletecek olan yöntem, Gediz Nehri’ne tafl›nmas› halinde ise tüm Ege’ye yay›lmas› riskini tafl›yor. Uygulanacak bu yöntemle sa¤l›klar›n›n risk alt›nda oldu¤unu belirten ‹nan ve çevre köylüleri de direnifl bafllatt›lar. Konuya iliflkin olarak aç›klama yapan ‹zmir-Bergama, Eflme, Sivrihisar Havran /Küçükdere Elele Hareketi Sekreteryas› Dönem Sözcüsü Kimya Mühendisleri Odas› Ege Bölge fiubesi’nden Ertu¤rul Barka, ‹nay Köyü’ndeki olaya iliflkin olarak yaz›l› aç›klama yapt›. Uflak-Eflme-K›fllada¤ mevkiinde siyanür liçi yöntemiyle alt›n iflletmecili¤i yapacak olan Tüprag flirketinin, madende

mas› dahi yapam›yorlard› burada onlar. Siz projeyi yapmay›n biz buradan su vermeyiz, biz verdi¤imiz zaman 8-10 pare köyün buradan göç etmesi laz›m, bu mümkün de¤il dedim. Soruna köklü çözüm üretelim. Sal›pazar›’nda o zamanlarda da baraj projesi devam ediyordu. Sal›pazar› baraj› da bu köyler için içme suyu ve tar›msal sulama amaçl› olarak yap›lacak bir barajd›. DS‹ taraf›ndan Samsun’da bunlar› takip ediyoruz, Sal›pazar› Belediye Baflkan› da DS‹ ile görüfltü, projenin tamamland›¤›n›, zemin etüdünün yap›lamad›¤›n›, arazi paras›n›n ödenmedi¤ini, zemin etüdüne karfl› ç›k›ld›¤›n› söylüyorlar. Asl›nda çözülecek bir sorun, vatandafl›n paras› ödensin bu baraj ihale edilsin. 11 trilyon gibi paray› küçüklere yat›r›p da bir taraf› susuz b›rak›p, bir taraf› suya kavuflturman›n hukuki dayana¤› yoktur. Biz her iki baflkana da söylüyoruz. Zaten Sal›pazar› Belediye Baflkan› da kendi deresini vermiyor, biz de vermiyoruz. Sal›pazar› baraj›nda çal›flma yapal›m biz de destek verelim, olanlara biz seyirci de¤iliz. Ama köklü çözümü üretelim bütün köylerimiz kurtulsun, paralar› küçük derelere harcay›p da çarçur etmenin bir anlam› yok. ‹K: Sal›pazar›’ndaki baraj›n yap›lmay›fl›n›n nedeni nedir sizce? Celal Y›ld›r›m: Orada büyük yat›r›m oldu¤u için siyasiler o tarafa yönelmiyorlar. Küçük ç›kar hesaplar› yap›yorlar. Küçük derelerin sular›n› toplay›p basit çözüm üretmek istiyorlar. Biz bu iflin olmayaca¤›n› bafl›ndan söyledik. Bugün yine olmayacak, Mescitli köyünden Bolas deresi geçiyor. Sal›pazar›’nda da Yeflil Deresi var. 3 kolu var zaten Terme Çay›’n›n. Kollar›n›n birini Emir Yusuf köyler grubu suyunu yine Terme’nin köyleri olan 36 köye verildi. O dere bitince farketti. Geçmifl dönemlerdeki kuraklarda biz s›k›nt› çektik. Köylüler tarlalar›n› sulamak için kavga aflamas›na geliyorlar. Hatta bu konuda sönmüfl aileler bile var. Dibekli’de mesela bu tip kavga olaylar›yla sulama yüzünden ç›kan kavgalarla ortadan kalkm›fl, göç etmifl aileler de var. Ayn› bu durumlar su projesi hayata geçti¤i zaman tekrar gündeme gelir. As›l sorunun çözümünü barajda üretelim. (Samsun) Devam edecek

kullanaca¤› suyu özel arazilerden geçiremeyince, kamu arazilerine-köy meralar›na tecavüz ederek kazmaya bafllad›¤›n› belirten Barka, flirketin giriflimlerine karfl› köylülerin de yürütmeyi durdurma davas› açt›¤›n› bildirdi. fiirketin davalar›n sonucunu beklemeden çal›flmalar›na devam etti¤ine dikkat çeken Barka, “S›ra ‹nay köyüne ait mera ve orman arazilerinin kaz›lmas›na geldi. Bunun üzerine ‹nayl› kad›n, erkek ve çocuklar kendilerini kaz› yapan bagajlar›n önüne att›lar. Dört gündür kamu arazilerine sahip ç›kan ‹nay halk›, siyanürcü flirketin suyunun kendi köylerinden geçirilmesini istemiyorlar” dedi. Avukatlar›n da verilen iznin hukuki olmad›¤›n› belirtti¤ini hat›rlatan Barka, kaz›n›n devam etti¤i yerde yüzlerce köylünün her gün bir araya gelerek kaz›y›

Ceyhan’da köylü bu¤day taban fiyatlar›n› protesto etti Adana’n›n Ceyhan ilçesindeki bu¤day üreticileri düflük taban fiyatlar›n›, 2.5 ton bu¤day› Ceyhan ›rma¤›na dökerek protesto etti. Ceyhan’da bir grup köylü taban fiyatlar›n›n düflük aç›klanmas› ile köylerden oluflturduklar› konvoylarla tarihi Demli köprüsü üstüne gelerek protesto eylemi gerçeklefltirdi. 15 Haziran Çarflamba günü bir araya gelen yaklafl›k 50 kadar köylü önce hükümeti alk›fllarla protesto etti. Ceyhan Ziraat Odas›’n›n destek verdi¤i eylem s›ras›nda polis köylülere müdahale etmek istedi ancak köylülerin sert tepkilerinden dolay› polis eylemi engelleyemedi. Burada konuflma yapan Ceyhan Ziraat Odas› Baflkan› Yavuz Tezcan, geçen y›l 350 bin liradan satt›klar› bu¤day› bu y›l 250 bin liran›n alt›nda bile satamad›klar›n› belirtti. Ayr›ca getirilen kota nedeni ile TMO’nun 30 tondan fazla ürün almad›¤›n› ve ald›¤›n›n da paras›n› ödeyemedi¤ini belirten Tezcan, “Üretici ne yaps›n borcu var, geçim derdi var. Silosu olsa saklayacak ekonomik gücü yok. Ne yapacak? Ya yine zarar›na tüccara verecek ya da böyle nehre döküp kurda kufla yem edecekler” dedi. Hükümeti alk›fllayarak ve “AKP fiyat›n› al bafl›na çal”, “AKP çiftçiye hesap verecek” sloganlar›n› att›lar. Köylüler “Bize yaramad› bari bal›klara yaras›n” diyerek 2,5 ton bu¤day› elleri ile Ceyhan ›rma¤›na döktü. köylüler daha sonra konvoylarla Osmaniye’de düzenlenen mitinge kat›lmak için yola ç›kt›. (Mersin)

engellemeye çal›flt›¤›n› ifade etti ve Elele Hareketi olarak ‹nay ve çevre köylerin hukuk ve sa¤l›kl› çevrede yaflama hakk›n› desteklediklerini belirtti. (H. Merkezi)


7

25

1-14 Temmuz 2005

F›nd›k pazara 5 YTL’nin üzerinde ç›kacak! Dünya pazar›n›n %75’ini karfl›layan köylümüzün yetifltirdi¤i f›nd›¤a göz diken emperyalistler, f›nd›¤›n sökülmesini dayatm›fl, al›m fiyat›n› da kendi borsas›na uygun serbest pazar oluflturarak ayarlam›flt›r. ad› alt›nda özellefltirilmifltir. Kooperatifler tar›m› destekleyen, al›m garantisi serbestlefltirilmifl, köylünün ma¤duriyetini giderecek politikalar belirlemekten, uygulamaktan uzaklaflt›r›lm›flt›r. Türkiye’de 80 y›ld›r iflleyen faflist düzen bugün IMF ve DB’nin de uygulad›¤› politikalarla köylüleri efendilerin kölesi durumuna getirilmifltir. Dünya pazar›n›n %75’ini karfl›layan köylümüzün yetifltirdi¤i f›nd›¤a göz diken emperyalistler, f›nd›¤›n sökülmesini dayatm›fl, al›m fiyat›n› da kendi borsas›na uygun serbest pazar oluflturarak ayarlam›flt›r. 2002 y›l›nda f›nd›k taban fiyat›n› 2.5 milyondan aç›klayan F‹SKOB‹RL‹K’le ayn› dönemde tüccarda f›nd›¤›n fiyat› 1.650’lere kadar düflürülmüfltür. Köylü bu duruma isyan etmifl, Ordu’da iki mitinge kat›lm›fl, kampanyalar düzenleyerek tüccara f›nd›¤› satmamakta direnmiflti. En son geçen y›l yaflanan do¤al afet sonucu hasat yapamayan köylünün f›nd›¤›na 5 milyon 200 bin lira de¤er verilse

de f›nd›k dal›nda yand›¤› için zarar etmifltir. Dünya pazar›n›n büyük k›sm›n› karfl›layan Karadeniz köylüsü bu seneki ürününden memnun. Türkiye’de ve Avrupa’daki f›nd›k stoklar› ise geçen y›ldan kaynakl› tükenmifl durumda. O nedenle tüccar›n bu y›lki mahsulünden beklentileri art›yor. Bir y›ld›r tüccardan ve bankadan borç alan köylü hasat sonras›nda borcunu kapatmak zorunda. Karadeniz’de özellikle Samsun’da f›nd›k yetifltiren köylülerin büyük k›sm› f›nd›¤›n› tüccara sat›yor, geri kalan›n› kooperatiften kayd› düflmesin diye F‹SKOB‹RL‹K’e sat›yor. O nedenle serbest pazarda tüccar›n etkinli¤i sonucu F‹SKOB‹RL‹K, f›nd›k al›mlar›nda taban fiyat› aç›klasa da, serbest pazardaki fiyat de¤iflimlerine müdahale edemiyor. Bu da köylünün ürününü maliyetinin de alt›nda satmas›na neden oluyor. Köylüden maliyetinin alt›nda ald›¤› f›nd›¤› fabrikas›nda iflleyen tüccar, iç tüketime ve Avrupa’ya dolara endeksleyerek sat›fl yap›yor. (Samsun)

Bu¤day fiyat› köylüyü çileden ç›kard›

da bireysel eylemler yap›yor. Son alarak Diyarbak›rl› bir köylü olan Mezer Ball›, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) almad›¤› bu¤day› yola dökerek, bu¤dayda kota uygulamas›n› protesto etti. 50 dönümlük arazisinden elde etti¤i 17 ton bu¤day›n› kamyona yükletip TMO’ya getiren Ball›, 16 ton 500 kilogram bu¤day›n› satabildi¤ini belirtti. 500 kilogram bu¤day› kamyonda b›rakan görevlilere, “Neden bunu da almad›n›z” diye soran Ball›, kamyon içindeki bu¤day› ofisin önündeki yola döktü. “Tar›m Bakan› nerede? Çiftçinin halini gören yok mu?” diyen Ball›, AKP hükümetinin köylüye önem vermedi¤ini dile getirdi. (H. Merkezi)

F›nd›kta hasat zaman›n›n yaklaflmas› nedeniyle F‹SKOB‹RL‹K Yönetim Kurulu Baflkan› Salih Erdem taraf›ndan yap›lan aç›klamada taban fiyat›n›n 5 YTL’nin üzerinde olabilece¤i belirtildi. Önceki f›nd›k sezonunda yaflanan do¤al afetin etkisi rekoltenin düflük olmas›na neden olmufltu. Bu durum, orta s›n›f köylü için s›k›nt›lar› beraberinde getirmiflti. Geçen y›l f›nd›kta taban fiyat› 5 milyon 200 bin lirayd›, ancak köylüde satacak f›nd›k çok az olunca, fiyat›n yüksekten aç›lmas› köylünün zarar›n› karfl›lamada yetersiz kalm›flt›. Bu y›l f›nd›kta hiç bir

Uzun bir dönemdir gündemde olan bu¤day taban fiyat›n›n düflük tutulmas› köylüleri çileden ç›kard›. Bu nedenle köylülerin zor durumda kald›¤›n› belirterek pamuk ve bu¤dayda kriz uyar›s› yapan TZD Genel Baflkan› ‹brahim Yetkin, TMO’nun köylü için koydu¤u 30 ton kotas›n›n kald›r›lmas›n› istedi. “Hasat bitti ama TMO ortada yok” diyen Yetkin, piyasada yaflanan bofllu¤un ekmek fiyatlar›n› yükseltece¤ine dikkat çekti. Fazla ya¤›fllar›n üretimde verimi ve kaliteyi düflürdü¤ünü belirten Yetkin,

ma¤duriyetin yaflanmamas› ve rekoltenin Karadeniz’de 550 bin ton bekleniyor olmas› köylünün yüzünü güldürüyor. Ancak taban fiyat›n›n 5 YTL’nin üzerinde olaca¤›n› aç›klayan F‹SKOB‹RL‹K’le, serbest pazarda tüccar›n borsada aç›klad›¤› fiyat paralel gitmiyor. Geçen y›llarda pazar fiyat›n›n sürekli düfltü¤ü yaflanan bir gerçeklikti. Emperyalist politikalar›n uygulay›c›s› IMF’nin dayatt›¤› pazar flartlar› alt›nda tüccar›n insafs›zl›¤›na terk edilen köylünün ekonomik s›k›nt›lar› 2000 y›l›ndan bugüne daha da artm›flt›r. “Milletin efendisi köylü” ad›na kurulmufl kooperatifler (F‹SKOB‹RL‹K gibi) devletin bürokratik cenderesinden kurtulamad›¤› gibi siyasal ç›karlar için kullan›lm›fl, köylüyle bütünleflmesine engel olunmufl, IMF’nin dayatmas›yla “kooperatiflerin özerkleflmesi”

üretilen ürünün dünyan›n hiçbir yerinde bir önceki y›l›n alt›nda sat›lmad›¤›n› söyledi. Türkiye’de ise bunun tam tersinin yafland›¤›na dikkat çeken Yetkin, “Geçen y›l üretici taraf›ndan kilosu 400 bin lira olarak sat›lan bu¤daya bu y›l TMO’nun belirledi¤i fiyat 350-360 milyon. Hasat bitti ama TMO ortada yok. Üretici bir litre mazot için 8 kilo bu¤day sat›yor. Ya da bir kilo ilaç için 2 kg bu¤day satmak zorunda kal›yor” dedi. Ekmek fiyatlar���n›n art›fl›ndan köylülerin suçlanamayaca¤›n› üreticinin de

eme¤inin karfl›l›¤›n› alamad›¤›n› ifade eden Yetkin, “Bu¤daya konulan 30 ton kotas› kald›r›lmal›d›r. TMO bir fiyat aç›klay›p tribünde oturuyor. Sen seyircisin kardeflim. Hakem olmamal›s›n. TMO fiyatlar› aç›klay›nca üretici için fiyatlar düfltü. ‹fl yapmay›p ifl yapar gibi görünüyor” dedi. Köylüler eylem yap›yor! Ülkemizde en örgütsüz kesimlerden olan köylüler IMF politikalar› sonucu yaflad›klar› y›k›m› kimi zaman düzenlenen eylemler ile ortaya koyarken kimi zaman-

Tüm Köy-Sen Sinan köylülerini ziyaret etti Tüm Köy-Sen Genel Baflkan› fievki Konur, a¤aya karfl› direniflleri ile bilinen Diyarbak›r’›n Bismil ‹lçesi’ne ba¤l› Sinan köylülerini kald›klar› çad›rlarda ziyaret etti. Konur, çözümün tüm ülkede il il örgütlenerek, tüm köylülerin yaflad›klar› sorunlara karfl› ortak mücadeleden geçti¤ini belirterek, Tüm Köy-Sen’in bu sistemin haks›zl›¤›na u¤rayan tüm köylülerin sendikas› oldu¤unu söyledi. Tüm ülkedeki köylülerin Sinan köylülerinin mücadelesine ortak olmas› gerekti¤ini vurgulayan Konur, bu topraklar›n as›l sahiplerinin yok say›ld›¤›na iflaret ederek, kölelik sisteminin yüzy›llard›r yeryüzünden kalkmas›na karfl›n bölgede hala devam etti¤ini söyledi. Sinan köylülerin direne direne topraklar›n› a¤an›n elinden alaca¤›n› ifade eden Konur, “Ya topraklar› a¤aya tes-

lim ederek sürüngen gibi yaflamay› tercih edece¤iz ya da onurluca sonuna kadar direnerek yaflamay› tercih edece¤iz” dedi. Sinanl›lar›n mücadelesinin tüm Türkiye’ye örnek oldu¤unu kaydeden Konur, “A¤al›k sistemi çökecekse bunun k›v›lc›m›n›n ateflini siz yakm›fl olacaks›n›z” dedi. Sinan köylülerinin mücadelelerindeki baflar›lar›n›n, kararl›l›klar›n›n tarihe geçece¤ini dile getiren Konur, flunlar› söyledi: “Haks›zl›¤a u¤rayan tüm köylüler üyemizdir. Hakl› mücadelelerinde Sinan köylülerinin yan›nday›z.” Ziyaret s›ras›nda konuflan köylülerden Mahmut Yeflil, köyün girifline pankart ast›klar› için haklar›nda dava aç›ld›-

¤›n› söyleyerek, ne olursa olsun hakl› mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulad›. Panzerlerle ve askerlerle köylerinin kuflat›ld›¤›n› belirten Yeflil, karakolun ve kaymakam›n da a¤an›n yan›nda oldu¤unu belirtti. Köylülerden Hasan Paça ise, ziyaretten güç alarak mutlu olduklar›n› belirterek, flunlar› dile getirdi: “Yaln›z olmad›¤›m›z› gördük. Bu derde ortak oldu¤unu, içimizden biri oldu¤unu anlad›k. Baflta bu meselede bilinçli de¤ildik. Yüksek tahsilimiz de yoktu. 180 haneli köyde, 2 bin nüfusta 2-3 lise mezunu var. Bir tane iki y›ll›k. Bunu söylerken dahi utan›yorum. Bilinçli olsayd›k bunlar› yaflar m›yd›k? Ne pahas›na olursa olsun topraklar›m›z› kimseye vermeyece¤iz” dedi. (H. Merkezi)


8

1-14 Temmuz 2005

25

Y›k›m planlar› cilalanarak yeniden yaflama geçirilmek isteniyor ABD emperyalizminin sad›k ufla¤› Türk hakim s›n›flar›n›n temsilcisi AKP hükümeti “halkç› politikalar›n›” yaflama geçirmeye devam ediyor. Son dönemlerde h›z kazanan gecekondu y›k›mlar› “kentsel dönüflüm” ad› alt›nda h›z kazan›yor. Geçen sene baflta Aydos, Alibeyköy, Sar›yer, Küçük Armutlu, Gülsuyu, Gülensu, Zeytinburnu olmak üzere emekçilerin yaflad›klar› yerler ifl makineleriyle, binlerce polisiyle, panzeriyle y›k›lmak istenmifl buna karfl› mahallelerde yaflayan emekçi yoksul halk ve daima halk›n yan›nda olan devrimcilerin meflru direnifliyle bu sald›r›lar ertelenmek zorunda kalm›flt›. Y›k›m sald›r›s›yla karfl› karfl›ya olan semtlerden biri de Gülsuyu ve Gülensu mahalleleridir. Buralar Naz›m ‹mar Plan› ad› alt›nda y›k›lmak istenirken mahalleliler devrimcilerin kat›l›m›yla çeflitli eylemler yaparak ve hukuksal süreci bafllatarak y›k›mlar› engellemifllerdi. Y›k›mda kararl› olanlar sürüsü ise bofl durmamakta Yeni Naz›m ‹mar Plan› yaparak y›k›mlar› gerçeklefltirmek istemektedirler. Birinci plandan hiç fark› olmayan yeni plan›n içeri¤ini ve bu plana karfl› nas›l hareket edilece¤ini kamuoyuna duyurmak ve DKÖ’leri, baz› siyasi partileri bilgilendirmek amac›yla 22 Haziran Çarflamba günü Gülensu Gülsuyu Güzellefltirme Derne¤i’nde saat 19:00’da bir toplant› yap›ld›. Toplant›ya devrimci çevreler ile baz› siyasi partilerin temsilcileri de kat›l›rken yap›lan konufl-

malarda plana karfl› nas›l hareket edilmesi gerekti¤i ve çözüm yollar› üzerinde duruldu. Toplant›da ilk sözü alan Erdo¤an Y›ld›z “mahallemizin gelecekteki 30-40 y›l›n› etkileyecek bir sorunla mücadele ediyoruz. 21 Haziran’da Haydarpafla’da yap›lan eylemde flunu gördük. Oradaki arkadafllar kendilerine yap›lan sald›r›n›n içeri¤inin fark›ndalar ve buna karfl› mücadele yürütüyorlar. Tek bafl›m›za bu süreci atlatamay›z. Sorunumuzu genel sorunlarla birlefltirerek ortak hareket etmeliyiz. ‹lk defa böyle genifl çevrenin kat›ld›¤› bir toplant› yap›yoruz. Bu bizim aç›m›zdan önemlidir” dedi. Ard›ndan söz alan Gülensu mahallesi muhtar› Sabri fiakar yaflad›klar› süreci özetlerken, “plan ilk ç›kt›¤›nda ne olaca¤›n› bilmiyorduk. Konuyu muhataplar›yla konuflunca mahallemizin y›k›laca¤›n›, halk›n göç etmek zorunda kalaca¤›n› ö¤rendik ve buna karfl› mücadele etmeye bafllad›k” dedi. Gülsuyu mahallesi muhtar› Ali R›za Kocabey ise “plan›n içeri¤ini bilmeden mahalleye hizmet geliyor diye sevinmifltik. K›sa sürede gerçe¤i ö¤rendik. Buna karfl› mahalleli hep birlikte mücadele yürüttük. Birinci plan mücadelemiz sayesinde geri çekildi. ‹kinci plana karfl› da hep birlikte mücadele etmeliyiz. Plan mahalleliye hizmet getirmiyor. ‹nsanlar›m›z göç etmek zorunda kalacaklar. Bu süreçte hukukçulara, teknik elemanlara, DKÖ’lere vd. insanlara ihtiyac›m›z var. Bizi desteklemelerini sa¤lamal›y›z” dedi. Kocabey’in ard›ndan söz

alan, mahalledeki y›k›m gündeme geldi¤inden beri mahalleliyle birlikte hareket eden, çözüm yollar› arayan Mimar Hasan Sert yapt›¤› konuflmada plan›n detaylar›n› anlat›rken birinci plan ile ikinci plan aras›nda hiç fark olmad›¤›n› belirtti. Sert, yeflil alan, spor tesisi, sa¤l›k oca¤› vs. yap›mlar›n›n ard›ndan plana göre mahallede en fazla 15.500 kiflinin yaflayabilece¤ini, 70-75 binli mahallelinin en az›ndan 50 bininin mahalleden göç etmek zorunda kalaca¤›n› söyledi. Sert, “plan 3 hafta sonra ask›dan inecek. 2 ay süre içerisinde de dava açabiliriz. Yani önümüzde 3 ayl›k bir süre var. Bu zaman zarf›nda bu plan›n içeri¤ini halka net bir flekilde ifade etmemiz gerekiyor. Bu plan tamamen aldatmaca. Gülsuyu, Gülensu halk›n› harekete geçirmeliyiz. Adamlar milyarlarca dolar yat›r›m yapmaya geliyorlar. Bo¤az’dan bafllayarak buralar› iflgale geliyorlar. Kendilerine yer yapacaklar. Bunlara buralara gelemezsiniz diyebilmek için mücadele hatt›n› örmemiz gerekmektedir” dedi. Daha sonra söz alan konuflmac›lar da kendi düflüncelerini ve çözüm önerilerini sundular. Gülsuyu ve Gülensu mahallelerinin arazi çap› 1500x1500 km. Mahallelerin toplam arazisinin yüzölçümü 2.250.000 metre kare. 1 hektar 10.000 metre kareye denk geliyor. 2.250.000 metre kare 225 hektar ediyor. Yeni Naz›m ‹mar Plan›’na göre 1 hektarda en fazla 250 kifli yaflayacak. O da en fazla Belediye isterse bu say›y› düflürebilir. 225 hektarda 56.250

Sar›yer Da¤evleri halk›ndan ça¤r› “Bizi kurtaracak olan kendi ellerimizdir!” Da¤evlerinde gerçeklefltirilmesi düflünülen gecekondu y›k›mlar›na karfl› Kaz›m Karabekir Pafla Mahallesi Derne¤i son toplant›s›n› 24 Haziran tarihinde Divri¤i Dikmeçay Köy Derne¤i’nde yapt›. Depremzede derneklerine dan›flmanl›k yapm›fl tecrübeli bir avukat›n, mahalle muhtar›n›n ve belediyeden bir encümen üyesinin de yer ald›¤› toplant›da ilk olarak konuk olarak gelen avukat taraf›ndan bir konuflma yap›ld›. Yap›lan konuflmada, ‹stanbul’da özellikle son dönemlerde gündeme gelen y›k›mlar›n üç ana sebebi oldu¤u vurgulanarak bunlar aç›kland›. Kentin içindeki arazilerin tükenmeye bafllamas›, 30 y›l içerisinde gerçekleflece¤i aç›klanan ‹stanbul depreminin zemini sa¤lam olan yerlere sermayeyi yöneltmesi, zengin üst tabakan›n art›k kent merkezinde de¤il, kente uzak, kuzey ormanlar›na yak›n ve daha sa¤l›kl› olan kesimlerde oturmak istemesi gibi sebepler aç›kland›. Art›k arazinin kendisinin yat›r›m arac› haline geldi¤i belirtilerek, de¤eri 1 trilyon olan Sedadkent Villalar› gibi alanlar yaratman›n gecekondu evlerini korumaya tercih edildi¤i belirtildi. Buralardan ç›kart›lmas› düflünülen yoksul halk›n da Ka¤›thane’de bulunan 11 katl› 75 metrekarelik daireler halinde bulunan Kiptafl Konutlar› gibi yerlere yerlefltirilmesinin düflünüldü¤ü belirtildi. Ancak devletin bunu bile sa¤lay›p sa¤lamayaca¤›n›n belirsiz oldu¤u, kimi y›k›m yap›lan yerlerde halk›n direniflinin belediyeyi arsa veya ev tahsisine zorlad›¤› ancak halktan tepkinin gelmedi¤i durumlarda “Ç›k›n gidin” denilerek herhangi bir yer gösterilmedi¤i vurguland›. 1984’te da¤›t›lan tapu tahsis belgelerinin hiçbir faydas›n›n olmad›¤›, hatta tapulu evlerin bile y›k›mdan kurtulamayaca¤›, çünkü ‹mar Plan›’nda yer verilmedi¤i, ayr›ca inflaat ruhsat› bulunmad›¤› için kaçak inflaat oldu¤u belirtildi. Avukat tutman›n, dava açman›n çok birfleyi de¤ifltirmeyece¤i vurgulanarak “Bu ifllerde hukuk hadisenin %5’idir.” denildi. ‹mar Plan›’n›n önce yolla baflla-

t›ld›¤›, daha sonra en zay›f halkalardan bafllanarak tek tek y›k›mlara geçildi¤i belirtildi. Bu yüzden mahalledeki en ufak y›k›m›n tüm halk› ilgilendirdi¤i belirtilerek, ortak bir karfl› koyuflun olmas›n›n zorunlulu¤u vurguland›. Mahalle Muhtar›n›n 30 Haziran’da y›k›laca¤› belirtilen evin y›k›laca¤›n›n kesin oldu¤unu belirtmesi ve yap›lacak birfleyin olmad›¤›n› söylemesi tepki toplad›. Mahalle muhtar› daha sonra toplant›y› terkederken, toplant›ya devam eden mahalle

halk› 30 Haziran’da evi yola geldi¤i gerekçesi ile y›k›lacak olan Sedadkent Villalar›’n›n hemen yan›ndaki eve destek olmaya ve o tarihte evin önünde toplanmaya karar verdi. Ayr›ca 27 Haziran’da Sar›yer Belediye Baflkanl›¤›’na görüflmek amac›yla gitmek için bir heyet oluflturuldu. Her Çarflamba günü gerçeklefltirilen AKP Sar›yer ‹lçe Baflkanl›¤› toplant›lar›na da gidilerek belediye üzerinde bas›nç oluflturulaca¤› karara ba¤land›. “Birimizin evi hepimizin evidir” denilerek, 30 Haziran’da halk›m›z›n ve duyarl› çevrelerin y›k›lmas› planlanan evin y›k›m›na karfl› koymas› bir zorunluluk ve görevdir. Aksi takdirde bundan sonraki y›k›mlar›n önü aç›lm›fl olacakt›r. (‹stanbul)

kifli yaflayabilir. Bunun yan› s›ra bir kifliye 15 metre kare yeflil alan ayr›l›yor. 15x250= 3750 metre kare, yani 1 hektar yeflil alan. Bu da 84 hektara denk gelmektedir. 225-84=141 hektar. Kamu alan› 79 hektar. 141-79=62 hektarda insanlar yaflayacak. Yeni planda 1 hektarda en fazla 250 kifli yaflayacak. 62x250=15.500 insan Gülensu ve Gülsuyu mahallesinde yaflayacak. Mahallelerin flu anda nüfus say›s› 70-75 bin. Plan yaflama geçirildi¤inde 50-55 bin kifli mahalleden göç etmek zorunda kalacak. Mahallede kalacaklar için de yeni sorunlar gündeme gelecek. Zenginler mahalleye yerlefltiklerinde insanlar horlanacak, al›m güçleri düflecek, sosyal aktivitelere kat›lamayacaklar. K›sacas› mahallede yaflamlar› neredeyse imkans›z hale gelecek ve kalanlar da mahalleden göç etmek zorunda kalacaklar. Halk›n ç›karlar›n› temsil etmeyenlerin, halka zulmü, açl›¤› reva görenlerin, mahalleyi zenginlere peflkefl çekenlerin sald›r›lar›na karfl› tek geçerli yol direnmekten ve meflru savunma araçlar›n› kullanmaktan geçmektedir. Sald›r›ya u¤rayan emekçi halk›n birleflerek sald›r›ya karfl› örgütlü bir flekilde karfl› koymas› tek geçerli yoldur. Aksi taktirde, nas›l y›llar önce yerimizden, yurdumuzdan zorla sürüldüysek, göç ettirildiysek bugün de yememizden, içmemizden k›s›tlayarak zorla yapt›¤›m›z ve bafl›m›z› soktu¤umuz gece kondular›m›zdan zorla göç ettirilecek yaflam alan›m›z daralt›lacakt›r. (Kartal)

Y›k›mlara karfl› direnifl Kurtköy, Ayazma, Derbent, Gülsuyu ve Ferahevleri’nde oturan gecekondu sahipleri taraf›ndan oluflturulan Y›k›mlara Karfl› Halk ‹nisiyatifi üyesi kitle, ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi önünde bir araya gelerek, evleri için verilen y›k›m karar›n› protesto etti. Büyükflehir Belediyesi önünde toplanan gecekondu sahipleri, “Y›k›mlara karfl› birleflelim”, “Mahallemizi y›kt›rmayal›m”, “Mahallemizde iflgalci flehrimizde mülteci de¤iliz” yaz›l› pankart ile “Evlerimizi y›kt›rmayaca¤›z”, “Tapumuzu istiyoruz” yaz›l› dövizler açt›. Gecekondu sahipleri s›k s›k, “Kad›n›z anay›z evimizi y›kt›rmay›z”, “Y›k›mlara kafl› tek yumruk tek barikat” ve “Susma sustukça s›ra sana gelecek” fleklinde slogan att›. Grup ad›na konuflan Y›k›mlara Karfl› Halk ‹nisiyatifi üyesi Mehmet Leylak, AKP’nin bir y›l önce gecekondu emekçilerine yönelik “kentsel dönüflüm” plan›yla topyekün sald›r› plan› bafllatt›¤›n› söyledi. Çarp›k, plans›z yap›laflman›n ve görüntü kirlili¤inin sorumlusunun gecekondu sakinlerinin olmad›¤›n› belirten Leylak, “Tüm bunlar›n sorumlusu burjuva kapitalistlerdir. Onlar›n kuklas› iktidar partileri ve yerel yönetimlerdir. Biz köylerimizden isteyerek gelmedik. Bu sefil yaflam› isteyerek seçmedik. Köyümüzde aç, susuz, iflsiz, e¤itimsiz b›rak›ld›¤›m›z için göç etmek zorunda kald›k” diye konufltu. Maltepe E-5 Kuzeyi’nde 7 mahalleyle bafllayan y›k›m›n flimdi Alibeyköy, ‹kitelli, Sar›yer, Avc›lar, Okmeydan›, Beykoz, Sultanbeyli, Dudullu ve Pendik’i de içine alarak devam etti¤ini belirten Leylak, bu y›k›mlar›n ‹stanbul’la da s›n›rl› olmad›¤›n›, Ankara ve ‹zmir baflta olmak üzere tüm metropol kentleri içine ald›¤›n› söyledi. Y›k›m politikas›n›n, AKP’nin emekçi düflmanl›¤›n›, sermaye uflakl›¤›n› ve s›n›r tan›maz pervas›zl›¤›n› ifade etti¤ini vurgulayan Leylak, “AKP hükümeti ve yerel yönetimler flunu bilsinler ki; köyümüzden bir kez sürgün edildik, bir kez daha mahallemizden sürülmek istemiyoruz. Buna asla izin vermeyece¤iz. Evimizi ve mahallemizi savunmak için direnece¤iz” diye konufltu. Aç›klaman›n ard›ndan grup içerisinden seçilen 6 kifli belediye yetkilileriyle görüflmek için içeriye girdi. D›flar›da bekleyen grubun ise bekleyifli devam etti. Grubun ç›kmas›n›n ard›ndan kitle sloganlarla da¤›ld›. (‹stanbul)


9

25

1-14 Temmuz 2005

Van’da gerilla cenazesine sald›ran devlet bir kifliyi katletti!

Van’›n Gürpanar ‹lçesi’ne ba¤l› Çalyan Köyü’ndeki operasyonda hayat›n› kaybeden 2 HPG gerillas›n›n cenazesinin ailelerinden habersiz askerler denetiminde belediye taraf›ndan topra¤a verilmesi üzerine yaklafl›k 5 bini bulan bir kitle Cumhuriyet Caddesi’nde eylem yapt›. “HPG halkt›r halk burada”, “HPG da¤lara misillemeye” vb. sloganlar atan

kitle yaklafl›k 4 kilometre yürüdü. Kitlenin önü Bostaniçi Jandarma Asayifl noktas›nda kurulan barikatlarla kesildi. Jandarmaya tepki gösteren kitle oturma eylemi yapt›. Ayr›ca Bostaniçi Beldesi’ne çok say›da askeri araç sevk edildi. Uzun bir bekleyiflin ard›ndan kitle Van merkeze do¤ru yürüyüfle geçmek isterken bu kez de Çevik Kuvvet polisleri

taraf›ndan önleri kesildi. Kitleyi ablukaya alan jandarma ve Çevik Kuvvet kitleye sald›rd›. Kitle jandarma ve polise tafllarla karfl›l›k verdi. Jandarma ve polisin silah kulland›¤› sald›r› sonucu Fahrettin ‹nan adl› bir kifli yaflam›n› yitirdi, 9 kifli de yaraland›. Van Devlet Hastanesi’ne kald›r›lan yaral›lardan s›rt›na kurflun isabet eden Veysel Laçin’in durumunun a¤›r oldu¤u bildirildi. DEHAP Diyarbak›r ‹l Örgütü üyesi yaklafl›k 300 kifli Van’da yaflanan olaylarla ilgili, Belediye Konukevi önünde bas›n aç›klamas› yapt›. Eylemde “Gençli¤e uzanan eller k›r›ls›n”, “Gençli¤e vurulan kelepçe, gelece¤e vurulmufltur” pankartlar› aç›ld›. Diyarbak›r DEHAP ‹l Örgütü ad›na aç›klamay› okuyan ‹l Baflkan Yard›mc›s› Mustafa Polat, Tunceli’de 17 MKP gerillas›n›n düzenlenen bir operasyonla öldürülmelerini ve bölgede h›z kazanan operasyonlar› da k›nad›. *Çat›flmalar›n sonunda yaralananlardan taburcu olan 2 kiflinin tutuklanmas› ise tepki toplad›. Yaral›lardan taburcu olan Menaf ‹pek

ve Rahmi Aslan gözalt›na al›nd›. Aslan ve ‹pek, Van Cumhuriyet Savc›l›¤›’nda ifadeleri al›nd›ktan sonra “Yasa d›fl› örgüt propagandas› yapmak” ve “fliddeti özendirmek” gerekçeleriyle 4. Asliye Ceza Mahkemesi taraf›ndan tutuklanarak, Van E Tipi Kapal› Hapishanesi’ne gönderildi. * DEHAP ‹skenderun ‹lçe Örgütü üyeleri de, sorumlular›n tespit edilerek, yarg› önüne ç›kar›lmas›n› istedi. ‹skenderun Dönmez Üstgeçidi önünde bir araya gelen kitle, “Van halk› yaln›z de¤ildir” slogan›n› att›. Kitle ad›na aç›klama yapan DEHAP Gençlik Kollar› üyesi Mehmet Çahan, operasyonlar›n h›z kazand›¤›na dikkat çekti. Çahan ayr›ca, “‹nan’›n ölümüne neden olan kifliler ile Dersim’de ço¤u sivil 17 kifliyi öldürenlerin görevden al›n›p yarg› önüne ç›kar›lmas› gerekiyor” dedi. * fi›rnak’da TC ordusu ile HPG gerillalar› aras›nda ç›kan çat›flmada 5 askerin öldü¤ü bildirildi. HPG Bas›n ‹rtibat Merkezi, eylemin Van’da gerilla cenaze törenine kat›lanlara yönelik askerlerin silahl› müdahalesi sonucu yaflam›n› yitiren Fahrettin ‹nan an›s›na yap›ld›¤›n› duyurdu.

Sivil faflistler üniversitelerde sat›rlarla ö¤rencilere sald›rd›! Mersin’de Newroz kutlamalar›nda yaflanan bayrak provokasyonunun ard›ndan yükselifle geçen faflist sald›r› dalgas›, kapanmas›na az bir zaman kala üniversitelerde de artt›. Baflta ‹stanbul Üniversitesi olmak üzere pek çok ilde okullarda faflistlerin sat›rl› b›çakl› hatta silahl› sald›r›lar›yla karfl› karfl›ya kalan devrimci-demokrat ve yurtsever ö¤renciler rektör-polis iflbirli¤i sonucu girifl kap›lar›nda yo¤un bir aramadan geçirilerek içeri al›nmakta, haklar›nda ihtiyati tedbir karar› bulunan ö¤renciler herhangi bir cezas› olmamas›na karfl›n kap›lardan geri döndürülmekte, buna karfl›n okul ö¤rencisi olmayan ve her türlü sald›r› arac›n› tafl›yan faflistler rahatça kampüs içlerine girerek gördükleri ö¤rencileri uluorta pervas›z bir biçimde dövebilmektedir. Üniversite önlerinde “güvenlik önlemleri” alan çevik kuvvet, yan›nda cereyan eden sald›r›lara sessiz kalmakta, sald›r›lara karfl›l›k veren devrimci ö¤rencilere “müdahale” etmektedir. Devrimci ö¤rencilerin siyaset yapma hakk› engellenirken, gösterdikleri demokratik tepkileri soruflturmalarla karfl›lanan ö¤renciler, bu pervas›zl›¤›n karfl›s›nda ortak hareket ederek sald›r›lar› geri püskürtmeye çal›fl›yor. Son olarak yaz okullar›n›n paral› hale getirilmesine karfl› yapt›klar› eylemlerle birlikte artan sald›r›lar›n önüne geçmek için fakültelerde nöbet tutuyorlar. 14 Haziran 2005 tarihinde Beyaz›t Meydan›’nda bas›n aç›klamas› yapan ‹stanbul Üniversitesi ö¤rencileri faflist sald›r›lar› ve rektör-polis iflbirli¤ini protesto ettiler. “Faflist sald›r›lara geçit vermeyece¤iz” pankart›n› açan bir grup ö¤renci Edebiyat Fakültesi önünden sloganlarla

Beyaz›t Meydan›’na do¤ru yürüdü. Kampüs içerisinde de “Rektör-polis-sivil faflist iflbirli¤ine son” pankart› açarak “Kahrolsun faflizm yaflas›n mücadelemiz” slogan›yla meydana ilerlemek isteyen di¤er ö¤renci grubuna y›¤›nak yapan polis kap›y› açt›rmad›. K›sa bir bekleyi-

flin ard›ndan turnikelerden geçen ö¤renciler meydanda bekleyen ö¤rencilerle buluflarak aç›klama yapt›lar. Yaklafl›k 300 ö¤rencinin yapt›¤› aç›klamada üniversitelere dönük bu sald›r›lar›n yeni olmad›¤›, toplumsal muhalefete dönük her sald›r› dalgas›n›n ilk hedeflerinden biri olarak ö¤renci gençlik mücadelesinin canland›¤› her dönemde benzer sald›r›lar›n gündeme geldi¤i belirtildi. S›k s›k “Faflistlerin ipleri sermayenin elinde”, “Beyaz›t faflizme mezar olacak”, “Faflizme karfl› omuz omuza” vb. sloganlar›n at›ld›¤› eyleme çeflitli demokratik kitle örgütleri ve devrimci kurumlar da destek verirken ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Eren Keskin yapt›¤› konuflmada üniversitelerin militarizmin elinde oldu¤unu vurgulad›. Eyleme destek veren Grup Yorum söyledi¤i türküleri bu mücadeleyi verenlere ve bu u¤urda flehit düflenlere ithaf etti. Eylemin ard›ndan okula geri dönen

ö¤renciler 20 kiflilik faflist bir grubun olay ç›karmas›n› f›rsat bilen polisin gaz bombal› sald›r›s›na maruz kald›. E¤itim Fakültesi Dekanl›¤›na s›¤›nan 10 ö¤renci gözalt›na al›nd›. Ö¤rencilerin gözalt›na al›nmas›n›n 2 saat sonras›nda okul ç›k›fl›na gelen kalabal›k faflist grup ise tramvay yolunu kesip, tramvay›n camlar›n› k›rd›. Olay›n yaflanmas›n›n ard›ndan Galatasaray Meydan›’nda bir araya gelen ESP, HÖC, EMEP, DEHAP, SDP, EHP, Partizan, Halk Kültür Merkezleri ve DHP “Faflist sald›r›lar›n hesab›n› soraca¤›z” pankart›n› açarak sald›r›y› protesto eden bir aç›klama yapt›. Aç›klamay› yapan Figen Yüksekda¤ ayn› gün Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Co¤rafya Fakültesi’nde de yine faflistlerin sald›r›lar›na maruz kalan devrimci, demokrat, yurtsever ö¤rencilerin b›çaklarla yaraland›¤›n› hat›rlatt›. Yüksekda¤, son dönemde muhalif siyasete dönük çok yönlü sald›r›lar›n bir uzant›s› olarak, üniversitelerin sol siyasi geliflmeye hatta sol siyasi varl›¤a bile kapat›lmaya çal›fl›ld›¤›na dikkat çekerek “‹Ü Rektörü Mesut Parlak’›n ‘burada siyaseti bitirece¤im’ söylemi, üniversitede sola, yani insan olana karfl› tahammülsüzlü¤ün ve sald›r›lar›n hangi anlay›fla dayand›¤›n›n bir ifadesidir. Bizler toplumun ayd›nlanma ve geliflme damarlar› olan üniversiteleri köhne, faflist kafalara ve kanl›, sald›rgan ellere b›rakmayaca¤›z, üniversiteli gençli¤e dönük faflist sald›r›lar karfl›s›nda birleflik duruflumuzla ve hesap soran prati¤imizle, tüm duyarl› halk›m›z› faflist sald›r›lar karfl›s›nda çocuklar›na, gelece¤ine sahip ç›kmaya ça¤›r›yoruz” dedi. Aç›klama “Faflizmi döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” vb. sloganlarla sona erdi. (‹stanbul)

✔ OPERASYONLAR SÜRÜYOR! Dersim’in Mazgirt k›rsal›nda geçti¤imiz hafta içerisinde TC ordusu ile yaflanan çat›flmada flehit düflen HPG gerillas› fiahap Durmaz’›n sa¤ gözünün ç›kar›ld›¤› öne sürüldü. Durmaz’›n cenazesi, sar›-k›rm›z›yeflil renkli örtüyle sar›larak çiçeklerle süslendi. Bingöl’ün Karl›ova ‹lçesi Göynük (O¤nut) Köyü’ne getirilen cenaze 2 bin kiflinin kat›ld›¤› bir törenle topra¤a verildi. Cenaze töreninde “fiehit nam›r›n”, “fiahap yoldafl ölümsüzdür”, “TC flafl›rma bizi da¤a tafl›rma”, “HPG cepheye misillemeye”, “HPG halkt›r halk burada” sloganlar› at›l›rken “Herne pêfl” marfl› okundu. D‹HA’ya aç›klama yapan Durmaz’›n day›s› Bekir Atabey, ye¤eninin vücudunda darp izlerinin bulundu¤unu, sa¤ gözünün ç›kar›ld›¤›n› kaydederek, “Durmaz’› morgda gördü¤ümde vücudu param parça olmufltu. Sa¤ gözü yoktu. Kafatas› içe do¤ru batm›flt›. Sa¤ kolu ve sol baca¤›nda büyük k›r›klar vard›” dedi. Anne fiefika Durmaz ise, o¤lunun onurlu bir flehit oldu¤unu belirtti. Törene kat›lanlar, daha sonra sloganlar eflli¤inde taziye evine kadar yürüyüfl yapt›. (D‹HA)

✔ ADANA’DA ÖCALAN ‹Ç‹N YAPILAN EYLEMDE ÇATIfiMA ÇIKTI 16 Haziran Perflembe günü akflam saatlerinde Adana’n›n Da¤l›o¤lu, fiakirpafla ve Karasu mahallelerinde Öcalan’›n görüfle ç›kar›lmamas› ve yeniden yarg›lanmas› ile ilgili eylem yap›ld›. Eylemde Abdullah Öcalan’›n posteri ve demokratik konfederalizm bayraklar›n› tafl›yan kitleye polis panzerlerle sald›rd›. Polisin müdahale etmesine kitle molotof kokteylleri ve tafllarla karfl›l›k verdi. Çat›flma gece geç saatlere kadar devam etti. (Mersin)


1-14 Temmuz 2005

10

25

2005 y›l›n›n ilk üç ayl›k bilançosu: 448 kifli iflkence gördü!

2005 y›l›n›n ilk 3 ay›nda toplam 448 kifli iflkence, kötü muamele, onur k›r›c› ve küçük düflürücü davran›fl ve cezaland›rmaya maruz kald›. Bunlardan 67’si gözalt›nda iflkence ve kötü muamele görürken, 83’ü ise resmi gözalt› yerleri d›fl›nda iflkence ve kötü muameleyle karfl› karfl›ya kald›. “S›f›r tolerans ile iflkenceye son verilece¤i” sözünü AB heyetleriyle de yap›lan görüflmelerde sürekli dile getiren AKP hükümetinin yalanlar› aç›klanan istatistiklerle bir kez daha gözler önüne serildi. Birleflmifl Milletler’in “‹flkence Görenlerle Uluslararas› Dayan›flma Günü” olarak kabul etti¤i 26 Haziran nedeniyle ‹HD Genel Merkezi taraf›ndan haz›rlanan rapor çarp›c› sonuçlar ortaya ç›kard›. 2005 y›l›n›n Ocak, fiubat ve Mart aylar›nda toplam 448 kifli iflkence, kötü muamele, onur k›r›c› ve küçük düflürücü davran›fl ve cezaland›rmaya maruz kald›. Bunlardan 67’si gözalt›nda iflkence ve kötü muamele görürken, 83’ü ise resmi gözalt› yerleri d›fl›nda iflkence ve kötü muamele ile karfl›laflt›. 2 kifli köy korucular› taraf›ndan iflkenceye u¤rarken, 110 kifli de çeflitli hapishanelerde ayn› uygulamaya maruz kald›. Raporda ayr›ca, 15 kiflinin çeflitli bölgelerdeki okullarda fliddete maruz kald›¤› ve 105 kiflinin de toplumsal gösterilerde yaraland›¤› belirtildi. ‹flkence: Devletin de¤iflmeyen politikas› Türkiye’de iflkencenin bir devlet politikas› olarak uyguland›¤›n› ve bu politikan›n halen devam etti¤ini belirten ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Eren Keskin, Türki-

ye’nin Avrupa Birli¤i’ne uyum süreci ile birlikte iflkence yöntemlerinde baz› de¤iflikliklere gitti¤ini ancak iflkence yapmaktan vazgeçmedi¤ini ifade ederek, flunlar› dile getirdi: “Geçti¤imiz dönemlerde son derece iz b›rak›c› yöntemler uygulan›rken, son dönemlerde ise daha az iz b›rakan yöntemler kullan›l›yor. Eskiden elektrik, ask›, tecavüz, t›rnak çekme gibi yöntemler kullan›l›yordu ve bu yöntemler vücutta ciddi hasarlara yol aç›yordu. fiimdi bu iz b›rak›c› yöntemler yerine saç çekme, cinsel organa tazyikli su dökme, tecavüzle tehdit etme gibi da-

ha az iz b›rakan yöntemler kullan›l›yor. Bu nedenle Türkiye’de iflkencenin bitti¤i kesinlikle söylenemez. Türkiye’de iflkenceye s›f›r tolerans kavram›n›n içeri¤i bofltur.” Özellikle T. Kürdistan’›nda yo¤un iflkencelerin devam etti¤ine dikkat çeken Keskin, “Bölgede çat›flma ad› alt›nda halen insanlar›n gözleri oyuluyor, kulaklar› kesiliyor. Bunlar›n yafland›¤› bir yerde nas›l iflkence bitti denilebilir.” “Resmi olmayan kurumlar›n da raporlar› kabul edilmeli” Türkiye’de iflkence konusunda belgeleme sorununun da devam etti¤ini vurgulayan Keskin, iflkencenin belgelenebilmesi için sadece resmi bilir kifliler taraf›ndan verilen raporlar›n geçerli olmas›n› elefltirerek, “Ma¤duriyetinizi ancak Adli T›p belirlerse kabul ettirebiliyorsunuz. Oysa Adli T›p devletin resmi bir organ›d›r. Alternatif doktorlar›n verdi¤i raporlar›n delil olarak kabul edilmesi gerekir” diye konufltu.

“Feodal de¤er yarg›lar› iflkenceyi dile getirmeyi engelliyor” ‹flkence gören insanlarda çeflitli duygular›n yafland›¤›n› belirten Keskin, ma¤durlar›n bir k›sm›n›n yaflad›klar›n› anlatamad›¤›n› kaydetti. Özellikle cinsel iflkence ma¤duru erkeklerin feodal de¤er yarg›lar nedeniyle yaflad›klar›n› hiçbir flekilde aç›klamad›klar›n› ifade eden Keskin, flunlar› aktard›: “Herkesin terörizmle mücadele diye bir tarafa att›¤› bir alan ve insanlar›n yaflad›¤› büyük ac›lar var. Ac›larda bölücülük olmaz. Daha birkaç gün önce Dersim’de 17 kifli iflkence yap›larak öldürüldü. Yaflananlara tav›r almada yetersiz kal›n›yor” dedi. ‹flkence gören insanlar›n ilgili kurumlara baflvurarak yard›m talebinde bulunmalar›n› isteyen Keskin, “Toplumda hak arama bilinci geliflmeli. ‹nsanlar yaflad›klar›n› bir ay›p olarak görmemelidirler. E¤er bir ay›p varsa o ay›p iflkencecilerindir” diye ekledi. (H. Merkezi)

“Bizi tek b›rakabilirsiniz ama yaln›z asla!” Sincan F Tipi Hapishanesi’nde 8 devrimci tutsak Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› gerekçe gösterilerek tek kiflilik hücrelere at›ld›. Yasa 146/1. maddeden hüküm giyenlerin, “A¤›rlaflt›r›lm›fl müebbet hapis cezas›” alanlar›n tek kiflilik hücrelere at›lmas›n› öngörüyordu. Tek kiflilik hücrelere zorla al›nan tutsaklarda çeflitli darp izlerinin bulundu¤u bildiriliyor. Yine ailelerden ald›¤›m›z haberlere göre tek kiflilik hücrelere at›lan tutsaklar bir ay içerisinde iki kez aileleriyle görüflebilecek ve bir saat havaland›rmaya ç›kabilecek. Kuflkusuz bundan önceki uygulamalardan görüldü¤ü gibi, tek kiflilik hücrelere at›lan devrimci tutsaklar›n, bu havaland›rma saatinden faydalanmas› tamamen keyfiyete ba¤l› olacak. TC devleti daha önce uygulamaya koydu¤u tüm tecrit uygulamalar›n› “güvenlik” gerekçesine s›¤d›rd›¤› gibi, bu zorla tek kiflilik hücrelere koyma uygulamas›n› da ayn› gerekçeye s›¤d›rmaya çal›fl›yor. Oysa F Tipi Hapishaneler ilk ortaya konuldu¤u andan itibaren

“en güvenlikli cezaevleri” olarak kamuoyuna lanse edilmiflti. Belli ki devletin “güvenlik” anlay›fl›n›n temelinde, devrimci tutsaklar› teslim almak amac› yat›yor. Yani “en güvende” olan tutsaklar›; bütün tredman uygulamalar›na boyun e¤mifl, kendine söyleneni harfiyen uygulayan, kimliksizleflmifl ve kifliliksizleflmifl olanlar oluflturuyor. Yok hay›r, siz bu uygulamalar› kiflilik haklar›n›za, onurunuza ve kimli¤inize bir sald›r› olarak kabul ediyor ve boyun e¤miyorsan›z; o halde siz “güvenlik” u¤runa soruflturma ve kovuflturmalara u¤rayabilir, mektup, kitap ve görüfl yasa¤› alabilir, her an keyfi bir gerekçeyle sözlü ve fiziki sald›r›ya u¤rayabilir, tedavi hakk›n›zdan, havaland›rmaya ç›kma hakk›n›za kadar tüm haklar›n›z gasp edilebilir, günün birinde tek kiflilik hücrelerde kendinizi bulabilir, tüm bunlar›n yeterli gelmedi¤i zamanlarda bu “uzun zamana yayarak öldürme” yerine ans›z›n katledilebilirsiniz! Çünkü siz “devletin bölünmez bütünlü¤ünü” tehdit etmektesinizdir bu halinizle.

Peki devletin bu sald›r› üstüne sald›r› getiren yasalar› ve uygulamalar› bu amaçlar› yerine getirebilir mi? fiunu çok rahat söyleyebiliriz ki, içeride bulunan devrimci tutsaklar›n bu sald›r›lar karfl›s›nda kimliklerinden vazgeçmesi mümkün de¤ildir. Kazan›lan kimlik ve edinilen de¤erler, gömlek ç›kar›l›r gibi de¤ifltirilemedi¤ine göre birkaç yürüyüflten yorulan d›fl›nda devrimci tutsaklar›n direndikleri ve direnecekleri aflikard›r. Sorun daha ziyade d›flar›daki toplumsal muhalefetin sesinin düflük kalmas› ve F Tipi tecrit sald›r›s›n› gö¤üsleyebilecek güçte olmamas›d›r. Devletin bu sald›r›lar› ancak d›flar›s› ve içerisinin sesinin bütünlefltirildi¤i, tecrit karfl›t› seslerin en gür sesle hayk›r›ld›¤› durumda geri püskürtebilir. Devlet hücrelerde tutsaklar› tek b›rakabilir ama yaln›z asla! Çünkü onlar devrim ve sosyalizm için at›ld›klar› bu kavgada ezilen halk›m›z›n solu¤unu yanlar›nda hissetmektedirler. Herkesin de bildi¤i gibi duvarlar ne düflünceye ne de ideallere gem vuramamaktad›r!

‹C‹; “Sa¤l›k hakk›n›n gasp›na son!” ‹zmir Cezaevi ‹nisiyatifi (‹C‹) Konak Sümerbank önünde bas›n aç›klamas› yaparak F tipi hapishanelerde bulunan tutsaklardan esirgenen “temiz hava” ve “ilaç”lar› Adalet Bakanl›¤›’na postalad›. “Tecrit iflkencedir sessiz kalma”, “Zindanlar y›k›ls›n tutsaklara özgürlük” yaz›l› tiflörtler giyen tutsak yak›nlar› ad›na Özgül Mollaibrahimo¤lu bir aç›klama yapt›.

Ölümün çözüm olarak görüldü¤ü hapishanelerde, Ceza ‹nfaz Kanunu sonras› tecrit ve hak ihlallerinin daha da artaca¤›n› ifade eden Mollaibrahimo¤lu, “en basit sorunlar›n ‘disiplin cezas›’ ile ‘çözülmesi’ nedeniyle mahpuslar mektup yazamaz-aç›k görüfl yapamaz hale gelmifltir. Sesleri birbirine ulaflamayan, ço¤u tek kiflilik hücrelere da¤›t›lan ‘müebbetliklerin’ görüfl ve havaland›rma haklar› da k›s›tlanarak tecrit katmerlenmifltir” fleklinde

konufltu. Artan ihlal ve tecrit koflullar› alt›nda, mektup-görüfl yasaklar› nedeniyle sa¤l›k sorunu olan tutsaklar›n durumlar›ndan kamuoyunun haberdar olmayaca¤› gibi bir kayg› tafl›d›klar›n› belirten Mollaibrahimo¤lu, ilaç sorununun da eklenmesi ile kayg›lar›n›n daha da büyüdü¤ünü söyledi. Aç›klaman›n ard›ndan sloganlarla Konak Postanesi’ne kadar yürüyen

tutsak yak›nlar›, burada kavanoz içerisinde bulunan temiz hava ve ilaçlar› Adalet Bakanl›¤›’na postalad›lar. (‹zmir)


11

25

1-14 Temmuz 2005

Linç davas› bafllad›! Trabzon’da 6 Nisan’da “Hapishanelerde neler oluyor bilmek hakk›m›z” bafll›kl› bildirileri da¤›t›rken linç giriflimine u¤rayan TAYAD’l›lar›n mahkemesi 23 Haziran tarihinde görüldü. Yarg›lananlara destek için “Adalet istiyoruz” yaz›l› önlükler giyinen TAYAD’l›lar , “TAYAD’l›lar de¤il, provokatörler yarg›lans›n” yaz›l› pankart eflli¤inde Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. Burada kitle ad›na aç›klama yapan Mehmet Güvel, Trabzon’da 6 Nisan 2005 tarihinde, “Hapishanelerde neler oluyor bilmek hakk›m›z” bafll›kl› bildirileri da¤›t›rken linç giriflimine u¤rayan,

gözalt›na al›narak tutuklanan ve daha sonra serbest b›rak›lan TAYAD üyesi 5 kiflinin ilk duruflmas›n›n Trabzon’da görülece¤ini belirtti. Linç giriflimine maruz kalan Zeynep Erdu¤rul, ‹hsan Özdil, Nurgül Acar, Çetin Güven ve Emre Bak›r isimli arkadafllar›na “Slogan atarak halk› güvenlik güçlerine karfl› k›flk›rtmak”, “Toplumda infiale yol açacak davran›flta bulunmak”, “Görevli memura mukavemet”, “Sokaktaki vatandafl› darp etmek” iddialar›ndan 4.5 y›la kadar hapis istemi ile dava aç›ld›¤›n› belirten Güvel, linç girifliminde bulunan 10 kifliye ise sadece 2 aydan 6

aya kadar hapis istemi ile dava aç›ld›¤›na dikkat çekti. Aç›klaman›n ard›ndan kitle, daha sonra alk›fllar ve z›lg›tlar eflli¤inde Eski

TÜYAP önüne yürüdü. Yaklafl›k 30 kiflilik kitle, burada bulunan otobüse binerek, Trabzon’a do¤ru yola ç›kt›. (H. Merkezi)

‹HD’den hapishane raporu

‹HD ‹stanbul fiubesi taraf›ndan haz›rlanan hapishane raporunda, hapishanelerde yaflanan hak ihlallerinin artarak devam etti¤ine dikkat çekildi. Rapor, dernek binas›nda aç›kland›. ‹HD ‹stanbul fiubesi Yöneticisi LeSiirt’te bulunan çeflitli kurumlar, AKP ‹l binas› önünde 5 dakikal›k oturma eylemi yaparak, Ceza ‹nfaz Kanunu’nu protesto etti. DEHAP, STHAY-DER, ‹HD ve Botan Kültür Sanat Merkezi (BKSM), C‹K’i protesto için AKP Siirt il binas› önünde bas›n aç›klama-

man Yurtsever ve Tekirda¤ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde fliddete maruz kalan hükümlü Menderes Leyla’n›n efli Hatice Onaran Leyla’n›n yan› s›ra çok say›da tutsak yak›n›n›n kat›ld›¤› toplant›da, raporu aç›klayan ‹HD Cezaevleri

Siirt’te C‹K protestosu s› yapt›. Grup ad›na konuflan STHAY-DER Baflkan› Ahmet Ayd›n, C‹K yürürlü¤e girer girmez birçok hapishanedeki tutukluklar›n sürgün edilip, tek kiflilik hücrelere konulmaya bafl-

Adana’da C‹K eylemi 16 Haziran Perflembe günü ‹HD Adana fiubesi Adliye önünde Ceza ‹nfaz Kanunu’nu (C‹K) protesto etmek amac› ile bir araya geldi. ‹HD üyeleri yeni ç›kan yasa ile devletin hapishaneleri “Nazi kamplar›”na dönüfltürdü¤ünü belirtti. Eyleme kat›lan kitle “Tecrit kald›r›ls›n”, “C‹K kald›r›ls›n”, “TCK kald›r›ls›n” yaz›l› hücre maketleri tafl›d›. Grup ad›na aç›klama yapan ‹HD fiube Sekreteri Ethem Aç›kal›n, hükümetin C‹K ile hapishaneleri “Nazi kamplar›”na dönüfltürdü¤ünü belirterek C‹K’in geri çekilmesi talebinde bulundu. Ayr›ca kitle “‹çerde d›flarda hücreleri parçala”, “Susma sustukça s›ra sana gelecek”, “‹mral›’da, F tipinde tecrite son” sloganlar›n› att›. Eyleme TAYAD, ESP, DHP, SDP, Al›nteri okurlar› da destek verdi. (Mersin)

land›¤›n› söyledi. Hükümetin bir taraftan AB’ye girmeye çal›flt›¤›n›, di¤er taraftan uyum yasalar›n› hiçe sayarak Kürtlerin inkar ve imhas›na çal›flt›¤›n› söyleyen Ayd›n, tutuklular ve Kürtler

Komisyonu Üyesi Nurcan Sonuç, hapishanelerdeki sorunlar›n artarak devam etti¤ini belirtti. Raporun, F Tipi koflullar›nda kalan tutuklu ve hükümlülerin ‹HD’ye gönderdikleri mektuplar ve tutsak yak›nlar›n›n karfl›laflt›klar› sorunlar ›fl›¤›nda haz›rland›¤›n› belirten Sonuç, ihlalleri flöyle özetledi: “Mektuplara göre ola¤an üst aramalar›n d›fl›nda keyfi arama giriflimleri yaflan›yor. Sular gün boyu kesilip belli aral›klarla veriliyor. Mahkemece yasaklanmam›fl tüm yay›nlar›n verilmesi gerekirken bu yay›nlar cezaevi yay›n seçici kurulu taraf›ndan keyfi olarak verilmiyor. Tutuklu ve hükümlülerin en büüzerindeki bu tür uygulamalar› k›nad›klar›n› ifade etti. “Sizin tecridiniz varsa bizim de da¤lar›m›z var”, “Yeni TCK de¤il Özgürlük yasas› istiyoruz” dövizlerini tafl›yan grup, aç›klaman›n ard›ndan 5 dakikal›k oturma eylemi yapt›. (H. Merkezi)

K›r›klar F Tipi önünde C‹K protestosu

Bursa’da eylemler devam ediyor!

‹HD ‹zmir fiubesi 1 Haziran’da yürürlü¤e giren Ceza ‹nfaz Kanunu’nun tutsaklara getirdi¤i tecrit uygulamalar›n› Buca K›r›klar F Tipi Hapishanesi önünde protesto etti. Eyleme ayr›ca THAYDER, ESP, DEHAP ve SDP üyeleri de destek verdi. Hapishane önünde bir araya gelen kitle “‹çerde d›flar›da hücreleri parçala” ve “Tecride, tek tipe hay›r” sloganlar›yla hapishanenin girifline kadar yürüdü. Kitle ad›na aç›klama yapan ‹HD ‹zmir fiube yöneticilerinden Kamil A¤ao¤lu, C‹K’in F Tipi ile bafllayan tecrit sürecinin ürünü oldu¤unu ifade ederek, bu yasan›n tutuklu ve hükümlünün insan oldu¤u gerçe¤ini yok sayd›¤›n›, tutuklunun siyasal, sosyal ve kültürel varl›¤›n› ayr›nt›lar›yla disiplin alt›na almaya çal›flt›¤›n› söyledi. Aç›klaman›n ard›ndan kitle çeflitli sloganlar atarak da¤›ld›. (‹zmir)

Bursa’da 1 May›s sonras› yaflanan gözalt› ve tutuklama terörü çeflitli eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. 16 Haziran günü ÇHD Bursa fiubesi’nin ça¤r›s› ile Bursa Adliyesi önünde toplanan E¤itim-Sen, Birleflik Metal-‹fl, BAT‹S, Türk‹fl, ESP, EKB, Partizan, Bursa Temel Haklar Derne¤i, Tuncelililer Derne¤i, ‹HD, DHP, BDSP, EMEP, SDP, DEHAP, SHP ve ÖDP kitlesi tutuklamalar› protesto etti. Bas›n metnini Av. Kemal Arslan okudu. Ayn› gün, ayn› yerde toplanan Partizan, ESP, Bursa Temel Haklar Derne¤i, Tuncelililer Derne¤i, BAT‹S, Köz, DEHAP, BDSP, SDP adliyenin önüne siyah çelenk b›rakarak bir bas›n aç›klamas› yapt›. 19 Haziran günü ise Santral Garaj Metro ‹stasyonu önünde “1 May›s tutsaklar› serbest b›rak›ls›n” pankart› açan Partizan, HÖC, ESP, EKB, Tuncelililer Derne¤i, BAT‹S, Dokuma-‹fl, BDSP ve Köz bir saatlik oturma eylemi yapt›. (Bursa)

yük sorunu ise bask›, tecrit ve izolasyon. Her fleyden soyutlanma, insanlar aras›nda iliflkisizlik, bunun gün geçtikçe derinleflmesi, insan›n üzerinde tamiri imkans›z yaralara yol aç›yor.” Hatice Onaran Leyla ise, Tekirda¤’da yo¤un bir cezaland›rma politikas› yürütüldü¤ünü belirtti. Eflinin tek bafl›na bir hücrede kalacak durumda olmad›¤›n› ifade eden Leyla, “Eflimin maruz kald›¤› duruma iliflkin Tekirda¤ Cumhuriyet Savc›l›¤›’na suç duyurusunda bulundum ve en az›ndan eflim iyileflinceye kadar yan›na birinin verilmesini talep ettim. Ancak flu ana kadar hiçbir yan›t alamad›m” dedi. (‹stanbul)

TCK’ya karfl› protestolar susmayacak! TCK daha yürürlü¤e girmeden müebbet hapisle cezaland›r›lanlar›n tek kiflilik hücrelere konulmaya bafllanmas›n› protesto eden TUYAB ve TUAD, 15 Haziran Çarflamba günü Galatasaray postanesi önünde bas›n aç›klamas› yapt›. Saat 12:00’de bafllayan aç›klamada konuflma yapan Meltem Kuruhan; geçti¤imiz hafta Tekirda¤ 1 No’lu F Tipi hapishanesinde bulunan Menderes Leyla ve Ali Baba Ar›’n›n tekli hücrelere götürüldü¤ünü ve bu sald›r› s›ras›nda Leyla’n›n aya¤›n›n k›r›ld›¤›n›n, Ar›’n›n ise a¤z›ndan ve burnundan kanlar gelir halde hücrede tutulduklar›n› belirtti. Bunlara paralel olarak Tekirda¤ 2 No’lu ve ‹zmir K›r›klar hapishanelerinde de 146/1 ile yani müebbet hapisle yarg›lananlar›n ve mahkum edilenlerin tek kiflilik hücrelere konuldu¤unun alt›n› çizen Kuruhan, Gebze M Tipi Hapishanesi’nde de kad›n tutsaklar›n hastaneye götürülemedi¤ini, bayan subaylar taraf›ndan aranma ad› alt›nda cinsel taciz ve darpa u¤rad›klar›n› söyledi. Kuruhan, kendilerinin de tutsaklar›n d›flar›daki sesi olmaya devam edeceklerini belirtti. Odak dergisinin de destekledi¤i ve kitlenin s›k s›k “Ceza ‹nfaz Yasas› iptal edilsin”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “‹mral› tecritine hay›r” sloganlar›n› att›¤› eylem bas›n metninin okunmas›n›n ve bas›n metninin Adalet Bakan› Cemil Çiçek’e fakslanmas›n›n ard›ndan ayn› sloganlarla son buldu. (‹stanbul)


1-14 Temmuz 2005

12

25

17’ler yurtd›fl›nda an›ld›

Köln ALMANYA-KÖLN 17 Haziran 2005 tarihinde Dersim’de katledilen 17 MKP önder kadro ve savaflç›s› 21 Haziran günü Almanya’n›n Köln flehrinde yap›lan bir yürüyüflle an›ld›. Protesto yürüyüflü saat 19:00’da bafllad›. Yaklafl›k 1000 kiflinin kat›ld›¤› protesto yürüyüflü Dom Kilisesi önünde son buldu. Tüm devrimci yap›lar›n ve halktan insanlar›n büyük bir destek verdi¤i yürüyüfl boyunca “Mercan’da bir ses, 17’ler ölmez”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür” vb. sloganlar at›ld›. Dom Kilisesi önüne gelindi¤inde 17’ler için sayg› duruflunda bulunuldu. Burada yap›lan konuflmalarla katliam lanetledi. Yürüyüfle destek veren TKP/ML, T‹KB, TK‹P, MLKP, HÖC, KONGRAGEL, BP, TÜDAY, BAR‹KAT, DEVR‹MC‹-YOL yapt›klar› konuflmalarla katliam› lanetlediler. HAMBURG At›l›m, HÖC, Devrimci Demokrasi ve ‹flçi Köylü okurlar› taraf›ndan 24 Haziran tarihinde yap›lan yürüyüfl öncesi bildiriler da¤›t›larak halka kat›l›m ça¤r›s› yap›ld›. Hamburg’un Altona semtinde bafllayan yürüyüfle 300’ün üzerinde kat›l›m oldu. ‹lk olarak bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. En önde “MKP flehitleri ölümsüzdür” pankart› yer ald›. Yürüyüfl boyunca “Mercan’›n hesab› sorulacak”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” gibi sloganlar at›ld›. Yürüyüfl Sternschanze bölgesinde yap›lan konuflmalarla son buldu. STUTTGART fiehitlerin haberinin ulaflmas›n›n ard›ndan MKP’nin düzenledi¤i bir bilgilendirme toplant›s› yap›ld›. Bizler Partizan okurlar› olarak toplant›ya kat›l›p, son geliflmeleri ö¤renirken ayn› zamanda Almanya Güney Bölgesi TKP/ML Taraftarlar› ad›na mesaj›m›z okundu. Toplant›ya ayr›ca MLKP Almanya örgütü, Bolflevik Partizan ad›na da mesajlar sunuldu. Daha sonra tekrar bir araya gelinerek bir dizi eylem karar› al›nd›. Platformun karar› do¤rultusunda; 22 Haziran günü Almanya Baflbakan› G. Schröder’in PORCHE tekelinin davetlisi olarak geldi¤i fabrika önündeki protestoya kat›l›p, katliam› teflhir eden pankart aç›p, bildirilerin da¤›t›m›n› gerçeklefltirdik. 23 Haziran’da Stuttgart’ta üniversiteli ö¤rencilerin yapt›¤› “harçlar›” protesto mitingine kat›larak, katliam› lanetlemeye ve faflist TC’nin katliamc› yüzünü teflhire

devam edildi. Ayn› gün akflam saatlerinde de platformun karar› do¤rultusunda bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Yak›n civar flehirlerinden de sa¤lanan kat›l›mla daha sonras›nda izinsiz bir yürüyüfl gerçeklefltirildi, MKP bildirisi Almanca okunup yürüyüfl bitirildi. 25 Haziran günü Almanya merkezi organize edilen ve hemen tüm devrimci yap›lar›n destekledi¤i yürüyüfl ve anma toplant›s›na yine Partizan kitlesi olarak kat›ld›k. (Stuttgart Partizan okurlar›)

Zürih nu’na ba¤l› T‹ÖD’ün 15-16 Haziran büyük iflçi direniflinin 35. y›l› vesilesiyle düzenledi¤i panelde, katledilen 17 MKP önder kadro ve savaflç›s› an›ld›. Panele Türkiye’den DDSB ad›na Ali Y›ld›z ve Partizan dergisi ad›na Metin Atak kat›ld›. Panele geçmeden önce flehit düflen MKP’lilerin isimleri okunarak an›lar›na sayg› duruflunda bulunuldu. Panele geçmeden önce Partizan temsilcisi Atak 17 Haziran’da katledilen MKP önder kadrolar› ve savaflç›lar›yla ilgili bir konuflma yapt›. 15-16 Haziran’›n 35. y›l› vesilesiyle yap›lan konuflmada ise DDSB ad›na Y›ld›z Türkiye’deki sendikal durum, özellefltirme, s›n›f hareketini bekleyen görevler ve birlikte ifl yapma konusunda geliflen ad›mlar›n daha da ileri tafl›nmas› gerekti¤i üzerinde durdu. Partizan dergisi ad›na tekrar söz alan Atak ise Avrupa’daki iflçi s›n›f›n›n durumu, Avrupa emperyalistlerinin hak gasplar›, anti terör yasalar› ve bizleri bekleyen görevler üzerinde durdu. Sonras›nda ise kat›l›mc› yap›lara söz hakk› verildi. MKLP ad›na yap›lan konuflmada 17 MKP önder kadrosunun katledilmesi lanetledi.

DU‹SBURG Duisburg’ta 25 Haziran tarihinde yap›lan yürüyüflle Mercan Vadisi flehitleri an›ld› ve ard›ndan yap›lan anma gecesine 4 bin kifli kat›ld›. Katliam›n duyulmas›ndan hemen sonra yurtd›fl› genelinde gösterilen duyarl›l›k 25 Haziran günü Avrupa’n›n dört bir yan›ndan gelen kitlenin kat›l›m›yla doru¤a ulaflt›. Yürüyüfl öncesi MKP taraf›ndan yap›lan ça¤r›yla bir araya gelen güçler, yürüyüflün tüm yönlerini tart›flarak en genifl kat›l›m›n sa¤lanmas› için ortak bir karara vard›lar. MKP, TKP/ML, T‹KB, TK‹P, DEVR‹MC‹ YOL, DEVR‹MC‹ KURTULUfi, MLKP, DHKP-C’nin yurtd›fl› örgütlülükleri ortak eylem birli¤i çerçeLONDRA vesinde tek pankart alt›nda yürüme karaLondra’da devrimci hareketler bir r› ald›.Yürüyüfl öncesi ortak bir bildiri kaaraya gelerek katliam› protesto için bir leme al›narak alanda da¤›t›ld›. Yürüyüfl son y›llar›n en politik protes- eylem plan› ç›kard›. MLKP, MKP, tosu oldu. Avrupa’n›n dört bir yan›ndan TKP/ML, DHKC, Dev-Yol taraf›ndan gelen 4 binin üzerindeki kitle, katliam›n oluflturulan anma tertip komitesi bir eyboyutu, katledilen devrimci önderlerin lem takvimi oluflturdu. Bu plana göre 19 Haziran’da halka devrimci durufllar› ve MKP aç›s›ndan önemini de bilerek faflist devleti lanetle- yönelik ajitasyon çal›flmas›ndan sonra diler. Yürüyüfl boyunca sloganlar hiç sus- yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Bas›n aç›klamas›ndamad›. Yürüyüflün bitirildi¤i alanda yap›lan operasyonun içeri¤i anlat›larak 17 devkonuflmalarda katliam lanetlenirken, kat- rimcinin katledilmesine karfl› duyulan öfledilen 17 önder kadro ve savaflç›n›n devrimci mücadele aç›s›ndan yeriLondra nin önemi üzerinde duruldu. Yürüyüfl bitirildikten sonra Duisburg’a yak›n Dislaken flehrinde tutulan salonda saat 17’de anma yap›ld›. Öfke ve duygusall›¤›n bir arada yafland›¤› anma 17’lere yarafl›r bir flekilde yap›ld›. Salonu h›ca h›nç dolduran kitlenin bir k›sm› ise salona s›¤mayarak anmay› d›flar›da kurulan ses cihazlar›ndan dinlemek zorunda kald›. Anma toplant›s› sayg› durufluyla bafllad›. Daha sonra ise MKP ad›na yap›lan konuflmayla devam edildi. Anma toplant›s› 17’lerin tek tek öz geç- ke dile getirildi. 21 Haziran akflam› ise bir anma yap›lmiflleri okunarak, k›z›l karanfillerin b›rak›ld›¤› sembolik tabutlar›n önünden ge- d›. 250 civar›nda kat›l›mla yap›lan anma, çiflle devam etti. Kitlenin hep birlikte sayg› durufluyla bafllad›. Devam›nda fleokudu¤u devrim and›n›n ard›ndan anma hitlerle ilgili konuflmalar›n yap›ld›¤› onlar›n direngenliklerinin anlat›ld›¤› bötoplant›s› sona erdi. lümden sonra devrimci örgütler ad›na konuflmalar yap›ld›. HOLLANDA Son olarak yap›lan yürüyüfle 600’den Hollanda Türkiyeli iflçiler Federasyo-

fazla kitlenin kat›l›m› oldu. K›rm›z› bayraklar›n, flehitlerin resimlerinin tafl›nd›¤› yürüyüflte uzunca bir k›z›l bayrak da kitlenin içinde aç›ld›. Yürüyüfl boyunca yo¤un olarak at›lan sloganlarla birlikte Türkçe ve ‹ngilizce konuflmalarla eylemi izleyen halk da eylemin amac› noktas›nda bilinçlendirildi. Bitifl noktas›na gelindi¤inde sayg› duruflu ve yap›lan konuflmalarla eylem sonland›r›ld›. (Londra ‹flçi-Köylü Okurlar›) CENEVRE Cenevre Kanton merkezinde aç›lan standla 17’ler an›ld›. fiehitlerin resimlerinin ve cenaze foto¤raflar›n›n yer ald›¤› “Türk devleti 17 MKP HKO militan›n› katletti-Halklar onlar› son yolculu¤una u¤urlad›!” yaz›l› pankart aç›ld›. Frans›zca bildiride katliam protesto edildi. Protesto eylemi ADHK, ‹G‹F, B‹R-KAR, ‹sviçre Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu (‹T‹F), Yeni Demokratik Gençlik (YDG) ve Cenevre Halkevi taraf›ndan gerçeklefltirilirken, Cenevre Komünist Partisi ve Solidarite (Dayan›flma Hareketi) taraf›ndan aktif olarak desteklendi. Ayr›ca Cenevre’de bulunan Dernekler Evi’nde (70’e yak›n kurum ve kuruluflun yer ald›¤›) merkezde iki hafta sürecek bir enformasyon ve resim sergisi aç›ld›. fiehitlerin resimleri, cenaze törenlerinin foto¤raflar› ve video görüntülerinin yer alaca¤› sergi düzenlendi. ZÜR‹H 17 Haziran’da katledilen MKP gerillalar›na yönelik operasyon yap›lan bir korsan yürüyüfl ile protesto edildi. ‹sviçre’nin Zürih flehrinde 200 kiflinin kat›l›m› ile gerçeklesen eylem yürüyüflten sonra Türk Konsoloslu¤u önünde yap›lan aç›klamalarla sona erdi. Bu yürüyüfle MKP, TKP/ML, MLKP ve halktan insanlar kat›ld›. NÜRNBERG Nürnberg’te ilk etkinlik, 20 Haziran’da yap›lan ve AT‹K, AG‹F, HÖC, ‹KK Nürnberg örgütlülükleri taraf›ndan organize edilen anma oldu. Etkinli¤in yap›ld›¤› salona, anmay› haz›rlayan örgütlenmelerin ortak imzas›yla “Devrim fiehitleri Ölümsüzdür” pankart› as›ld›. K›sa bir aç›l›fl konuflmas› ile bafllayan anma toplant›s›, sayg› duruflu ile devam etti ve baz› flehitlerin yaflam› da aktar›ld›.


13

25 Belçika

‹kinci etkinlik ise, 25 Haziran’da yap›lan bas›n aç›klamas›yd›. Nürnberg’in merkezi bölgesi Plarer’de yap›lan AT‹K, AG‹F, HÖC, ‹KK, MKM imzal› bas›n aç›klamas›yla ilgili,

tüm hafta boyu bölgedeki kurumlara, iflyerlerine, kahvelere vb. yerlere gidilerek, ça¤r› bildirileri da¤›t›lm›fl ve katliamla ilgili duyarl›l›k art›r›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Saat 15:00’de bafllayan ve yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› aç›klamada ortak imzal› “Devrim fiehitleri Ölümsüzdür” pankart›n›n yani s›ra, çeflitli dövizler de tafl›nd›. Ayakl› bir pano üzerine, Almanca “Faflist Türk devletinin devrimcilere dönük katliam›” ve “Devrim flehitleri onurumuzdur” yaz›lar› eflli¤inde yap›flt›r›lan katliam resimleri ise, yoldan gecen Al-

manyal› ve Türkiyeli halk kesimlerinin yo¤un ilgisini çekti. BELÇ‹KE-L‹EGE MKP flehitlerinin haberi

Berlin

1-14 Temmuz 2005 gelmeden önce planlanan Belçika-Liege’deki piknik 17’ler için anmaya dönüfltürüldü. Pikni¤e bafllamadan önce, Ovac›k Mercan’da flehit düflenler MKP kadro ve savaflç›lar› için konuflmalar yap›ld›. Faflist TC’nin sald›rganl›¤› ve onlar›n flahs›nda katliamc› niteli¤i bir kez daha lanetlenmifl ve katledilen devrim flehitlerinin kanlar›n›n yerde kalmayaca¤› vurgulanm›flt›r. “MKP Mercan flehitleri ölümsüzdür” imzal› pankart›n aç›ld›¤› anmada 17’ler an›s›na sayg› duruflu yap›ld›. Sayg› duruflunun ard›ndan anma sonuçlanm›fl ve Tertip Komitesi taraf›ndan önceden haz›rlanan piknik program›na geçilmifltir. (Belçika Partizan taraftarlar›)

Çeflitli milliyetlerden emekçi halk›m›za! Devrimciler, Yoldafllar; 17 Haziran 2005 hepimiz için ac›l› bir gün. Bu gün, devrimci silahl› mücadele çizgisinde yürüyen dost bir gücün 17 kadro ve savaflç›s›n›n, bu en kalifiye güçlerinin, komprador patron a¤a devletinin yeminli uflaklar› militarist güçler taraf›ndan en alçakça imha silahlar›yla katledildi¤i günün ad›d›r. Tarihin not düfltü¤ü bu günü, komünist güçler de not edeceklerdir. Faflist diktatörlük bunu böyle bilmelidir. Dostlar; Tarih s›n›f çat›flmalar› ile iç içe ilerler. Devrim ile karfl› devrimin devrimci iç savafl biçimini ald›¤› bizimkisi gibi yar›-sömürge, yar›-feodal ülkelerde bu çat›flma çok daha a¤›r, çok daha boyutlu ve çok daha ac›mas›zca yol al›yor. Komünist ve devrimci güçler a¤›r bedeller ödeyerek bu mücadeleyi sürdürüyor. 17’lerin flehit edildi¤i Dersim yöresi aylard›r burjuva-feodal devletin askeri ablukas› alt›nda çepeçevre kuflat›lm›fl durumdayd›. Faflist devlet her türlü imha araçlar›na baflvurarak devrimci ve komünist güçleri mevzilerinden söküp atma peflindeydi. Ve son 17 Haziran katliam›na dek de MKP,

TKP/ML ve KONGRA-GEL gerilla güçleri onlarca flehitle bu ablukay› karfl›lam›fllard›. S›n›f mücadelesinin mant›¤› budur. Yaflam her zaman uygun koflullarla yol almaz; bazen ummad›¤›n›z kadar a¤›r bedeller ödemek zorunda kal›rs›n›z. Devrim ile karfl›-devrim aras›ndaki mücadelenin devrimci iç savafl biçimine bürünerek yol ald›¤› belli tarihsel koflullarda, karfl›-devrimin yok etme ve imha harekatlar›na karfl› gerillan›n manevra alan› daralarak bu, a¤›r kay›plara yol açabilir. Bunlar savafl›n mant›¤› ve do¤as› gere¤idir. Yoldafllar, devrimciler; 17’lerin ac› kayb› devrimci hareketi yasa bo¤mufltur. Ne var ki, bu durum s›n›f kinimizde asla bir gerilemeye yol açmaz ve açmamal›d›r da. Bu ac› olay›n geliflmesine neden olan arka cephe ne olursa olsun, yaflanan hatalar, eksiklikler, ihmaller vb. ne olursa olsun, devrim bildik yolunda yürüyecek ve umutsuzluk rüzgar› asla bu yola gölge etmeyecektir. Devrimde küflü ruh haline, çabuk devrim hayallerine yer yoktur. Yol kazalar› her tarihsel aflamada karfl›m›za ç›kan olaylard›r. Sorun bu kazalarla birlikte yaflayarak

“sabun köpükleri uçurmak” de¤ildir, devrimin bu yol kazalar›ndan dersler ç›kararak gelece¤e umutla bakmakt›r. Devrimci iç savafl›n muharebe meydanlar›nda al›nan a¤›r kay›plar›n ac› sonuçlar›ndan ö¤renmek asloland›r. Çeflitli milliyetlerden kad›n ve erkek iflçiler, emekçiler; 17’lerin ac› kayb› da çok büyük bir aç›kl›kla göstermifltir ki, burjuva-feodal faflist devlet topyekün bir sald›r› üzerinden gerillaya karfl› “yok etme ve imha harekat›” içindedir. Bu hiç de AKP’nin “demokratikleflme”, “AB” ve “insan haklar›” sözde söylemi ile bir uyumsuzluk da göstermiyor. Onlar bir yandan ABD ve Avrupa kap›lar›nda ülkeyi iktisadi ve siyasi yönden “sömürgelefltirmenin” planlar›n› yaparken, öte yandan da içte her türlü demokratikleflmenin önünü keserek faflizm uygulamaktan da geri durmuyorlar. D›flta “sevimli melek” rolü oynayanlar, içte “cehennem zebanisi” gibi davranmay› meslek eylemifl bulunuyorlar. Bunlar›n iktidar› kan üzerine kurulu, fliddet üzerine kurulu. Bunlar yönetmiyor savafl›yor. Bu iktidar›n fliddetine karfl› devrimci cüreti kuflanarak örgütlen-

mifl fliddetle karfl› koymak “alttakilerin” en meflru hakk›d›r. Bu hakk› yerine getirirken, e¤er tarih bazen geriye düflerse, e¤er bazen yolunu flafl›r›rsa ve e¤er hiç ummad›¤›m›z göreli kazalarla karfl›lafl›rsa, bundan yaln›zca savaflmay› ö¤renmek gerekti¤i sonucu ç›kar›lmal›d›r. Emekçiler; Halk demokrasisi, ba¤›ms›zl›k, sosyalizm ve alt›n ça¤a giden yeni toplumun yolunu açan tek anahtar Marksizm-Leninizm-Maoizm yol göstericili¤indeki Halk Savafl› stratejisidir. 17’lerin ac› sonu, bizim bu yoldaki mücadele azmimizi afl›nd›rmak bir yana, s›n›f kiniyle bilemifltir. Dersim-Mercan’da flehit düflen 17’lerin devrimci an›s› ve savaflma azmi sonraki kuflaklara cüret, cesaret ve kararl›l›k olarak yol göstersin. fiAN OLSUN DERS‹M MERCAN fiEH‹TLER‹NE! fiAN OLSUN KÖYLÜ GER‹LLA SAVAfiINA! fiAN VE fiEREF OLSUN DEVR‹M ‹Ç‹N ELDE S‹LAH TOPRA⁄A DÜfiENLERE! TKP/ML-YDB

MERCAN fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR! TAR‹H‹ KAN VE KATL‹AM ÜZER‹NE KURULU TÜRK‹YE CUMHUR‹YET‹ DEVLET‹,

BU TAR‹H‹NE YEN‹ B‹R KATL‹AM DAHA EKLED‹! KÜRT, TÜRK VE ÇEfi‹TL‹ M‹LL‹YETLERDEN HALKIMIZA! 17 Haziran 2005 tarihinde Dersim’de seyir halinde olan MKP önder kadrolar›n›n da içinde yer ald›¤› birli¤e sald›ran Faflist Türk ordusu 17 devrimciyi hunharca katletti. Her kar›fl topra¤›nda devrimci, ilerici ve yurtsever kan› olan Dersim, bir kez daha devrimcilerin kan›yla suland›. Dersim denilince akla direnifl ve karfl› koyufl gelir. Bu kez de böyle oldu. Mercan vadisinde 17 MKP önder ve savaflç›s› tereddütsüzce ölüme meydan okuyarak canlar›n› devrime feda etmekten çekinmediler. Onlar, iflkencede, polis sorgular›nda, hapishane direnifllerinde, ölüm oruçlar›nda s›nanm›fl MKP savaflç›lar›yd›. Cafer Cangöz, Ayd›n Hanbayat, Alattin Atefl, Cemal Çakmak, Ali R›za Sabur, Berna Ünsal, Okan Ünsal, Ersin Kantar, Taylan Y›ld›z, Gülnaz Y›ld›z, Kenan Çak›c›, Ökkefl Karao¤lu, Ahmet Perktafl, Ça¤dafl Can, ‹brahim Akdeniz, Binali Güler, Dursun Turgut. Onlar› asla unutmayaca¤›z. Bu katliamda yaral› olarak üç devrimci de esir al›nm›flt›r. Bu üç devrimci hakk›nda hiçbir aç›klama yapmayan devlet aç›kt›r ki, onlar› katletmeyi planlamaktad›r. Faflizmin demokrasi oyunlar› tutmuyor. Emperyalist a¤ababalar›n›n direktifleri do¤rul-

tusunda hareket etmekten bir ad›m dahi flaflmayan egemenler her f›rsatta sald›r›yor. Aç›k aç›k tüm devrimci, ilerici ve yurtseverleri bitireceklerini söylüyorlar. Sald›r›yor ve katlediyorlar. Öldürülen devrimcilerin cesetlerini parçal›yor, gözlerini oyuyor ve ailelerine öyle teslim ediyorlar. Böylece toplumda korku ve dehflet yaratmak istiyorlar. fiüphesiz ki, bu sald›r›lar bofluna de¤ildir. Egemen s›n›flar tüm bunlar› kendi saltanatlar›n› daha iyi sürdürmek, halk› kölelefltirmek ve suskun bir toplum yaratmak için yap›yorlar. ABD ve Avrupa emperyalistlerinin egemenlerin eline tutuflturdu¤u yol haritas›nda devrimci ve yurtseverleri yok etmek vard›r. Kürt ulusunu yok saymaya devam eden Türk devleti, Türkiye Kürdistan’›nda yeniden ola¤an üstü hal uygulamaya bafllam›flt›r. Bir kez daha, Kürt köyleri bombalanmakta, köylülerin yaylaya ç›k›fllar› ve tar›mla u¤raflmalar›na izin verilmemekte ve yeniden göçe zorlanmaktad›rlar. Özellefltirme politikalar›yla ülke de¤erlerimizin yok pahas›na emperyalist tekellere sat›lmas›, tar›m›n yok edilmesi, demokratik kurum ve kurulufllar›n yasaklanmas›, kapat›lmas›, Yeni Ceza ve ‹nfaz Yasas›yla devrimcileri F tipi hapishanelerinde diri diri ölüme terk edilmesinin gerisinde de toplumsal dinamikleri yok etmek

vard›r. Fakat unuttuklar› bir fley var; O da devrimcileri yok edemeyecekleri gerçe¤i! Bizleri toplu katledebilirler, cesetlerimizi parçalayabilirler, ancak bizi yok edemezler. Çünkü biz halk›z. Bir halk› yok edemezler. Onlar bizi yok ettiklerini, bitirdiklerini defalarca söylemediler mi? Bizi K›z›ldere’de, iflkencelerde, hapishanelerde, idam sehpalar›nda ve Nurhak’larda yok ettiklerini sand›lar. fiimdi de Dersim ve Mercan’da yok ettiklerini san›yorlar. Fakat her defas›nda yan›ld›lar ve bir kez daha yan›l›yorlar. Biz devrimciler her defas›nda ölümden yeniden do¤duk, büyüdük ve onlara korku sald›k. Faflizmin ölü bedenlerimizden dahi korkmas› bu nedenledir. Devrim uzun soluklu bir ifltir. Geçici yenilgiler, kay›plar olacakt›r. Tarih bunun tan›¤›d›r. Ekim devriminden günümüze milyonlarca iflçi, emekçi, komünist ve devrimci kaybettik. Fakat, tarih hükmünden bir fley yitirmedi. Tarihi yazmaya devam ediyoruz. Tarihimizi ‹brahim’lerle, Mahir’lerle, Deniz’lerle, Mazlum’larla, ‹rfan’larla, Fatih’lerle, Sinan’larla, Habip’lerle, Önder Babat’larla, Tamer Arda’larla ve 16 Haziran’da Cafer ve Ayd›n’larla bir kez daha yazd›k, yazmaya devam edece¤iz. 17 Haziran 2005 tarihinde kaybetti¤imiz 17

devrimci kadro ve savaflç›n›n yüre¤imizdeki ac›s› büyüktür. Bunu biliyoruz. Ancak asla yas tutmayaca¤›z. Zira, gün devrimci sorumluluklar›m›z› daha büyük bir ciddiyetle yerine getirmenin; Gün mücadeleyi birlikte büyütmenin zaman›d›r. Biz afla¤›da imzas› bulunan partilerin yurtd›fl› örgütleri olarak, 16 Haziran’da Dersim’de 17 MKP önder kadro ve savaflç›s›n›n katledilmesini bir kez daha lanetliyor, bu katliama karfl› herkesi direnifli büyütmeye ça¤›r›yoruz. fian olsun bin k›l›ç darbesiyle ölümden korkmayan 17 devrimci önder ve savaflç›ya DERS‹M MERCAN fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR! 17’LER YAfiIYOR! DEVR‹M fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR! FAfi‹ST DEVLETTEN KATL‹AMIN HESABINI SORACA⁄IZ! KAHROLSUN FAfi‹ZM, YAfiASIN MÜCADELEM‹Z! DEVR‹MC‹LERE VE HALKA KALKAN ELLER‹ KIRACA⁄IZ! YAfiASIN DEVR‹M VE SOSYAL‹ZM! MKP-YÖK, MLKP-AK, T‹KB-YDK, TK‹P-YÖ, HÖC, DEVR‹MC‹ YOL(AÖ), TKP/ML-YDB, DEVR‹MC‹ KURTULUfi


14

1-14 Temmuz 2005

25

ABD emperyalizmi en vahfli tarihlerden birine sahiptir Geçti¤imiz say›m›zda Enternasyonal sayfam›zda ABD’den Malcolm X Taflra Hareketini tan›tm›fl ve bu hareketin Küba’da sürgünde bulunan Assata Shakur için yapt›¤› bir aç›klamay› yay›nlam›flt›k. Bu say›m›zda ise bu hareketin üyesi olan ve geçti¤imiz ay Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi’nin ‹stanbul’da gerçeklefltirdi¤i hapishaneler konulu Uluslararas› Sempozyuma kat›lan Kali Williams ile yapt›¤›m›z röportaj› yay›nl›yoruz.

Öncelikle bize kendinizi ve örgütünüzü tan›t›r m›s›n›z? Faaliyetlerinize ne zaman bafllad›n›z? Evet, tabi. Örgütümüzün ismi Malcolm X Taflra Hareketi. MXGM, kökleri 1980-84’lere dayanan Yeni Afrika Ba¤›ms›zl›k Hareketinde h›zl› bir flekilde büyüyen Yeni Afrika Halk› Örgütünün kitle derne¤i olarak çal›flmalar›na 1989’da bafllad›. Bizler devrim ve Afrika-Amerikal› halk›n kurtuluflu davas› için bir araya gelen bir hareketiz. Yani halk›m›z›n kurtuluflunun devrimsiz gerçekleflmeyece¤ini görmeliyiz ve MXGM de bu çizgiyi takip etmek için yarat›ld› ve kuruldu. ABD’nin k›saca sosyo-ekonomik yap›s›n›, özellikle ülke içinde uygulad›¤› politikalar bak›m›ndan özetler misiniz? Bununla ba¤lant›l› olarak ülkedeki kitle çal›flmas› ve faaliyetlerinden ve kazan›mlardan bahseder misiniz? ABD her fleyden önce emperyalist bir sisteme sahiptir ve bu sistem kendi halk›na ve ülkede yaflayan birçok farkl› ulusa (Porto Rikolular, Meksikal›lar ve di¤er birçok Latin Amerika ülkesinden olanlara, ayn› zamanda da AfroAmerikanlara ve di¤er birçok az›nl›¤a) karfl› bask› kullanmaktad›r. ABD sald›rganl›¤›n›n uluslararas› karakteri (revizyonist) Sovyetler Birli¤i’nin çöküflünden sonra tamamen de¤iflti. Sözde “So¤uk Savafl” dönemi s›ras›nda, ABD emperyalist sald›rganl›¤› “kadife eldiven” ad› verilebilecek bir uygulama taraf›ndan tipik olarak karakterize olmufltu. ‹flte, 2. Emperyalistleraras› Savafl’tan sonra, (Kore ve Vietnam istisnalar› ile birlikte) ABD emperyal devletinin tercih etti¤i emperyalist sald›rganl›k metodlar› gizli operasyonlar, vekalet ordular ve ölüm mangalar›n›n kullan›lmas›, uflak devletlerinin (‹srail gibi) ve yeni-sömürgeci diktatörlük rejimlerinin maddi ve politik olarak desteklenmesiydi. Bu süreçte ABD’li yö-

netici s›n›f, nadiren direkt olarak ellerini kana buluyordu. Fakat 1980’lerin sonunda ve 90’lar›n bafl›nda revizyonist rejimlerin ihanetinden beri emperyalist devlet “kadife eldivenleri”ni h›zl› bir flekilde ç›kard›, “demir yumru¤unu” ortaya ç›kard› ve direkt ve kas›tl› olarak kanl› ellerini her yere uzatt›. Bat› Blokunun eflit kuvvetle karfl› koyan gücü olmaks›z›n ABD hükümeti ulusal s›n›rlar›n›n içindeki ve d›fl›ndaki baflta ulusal kurtulufl hareketleri olmak üzere direnifl hareketlerinin bast›r›lmas›n› yo¤unlaflt›rabilmektedir ve bunlar› kitle temelleri ve uluslararas› topluluk aras›nda tecrit etme amac›yla “suçlu” ya da “terörist” olarak ilan etmektedir. ABD emperyalizmi, en vahfli tarihlerden birine sahiptir ve do¤as› gere¤i bask›c›, ›rkç›, faflist ve katliamc›d›r. Bu bask› sadece ülke içinde yer almamakta, tüm dünya üzerinde savafllar ç›karmakta, yerel sorunlara müdahale etmektedir. Ve bugüne kadar bu sistemini devam ettirmifltir. Emperyalizmin do¤as›nda oldu¤u gibi ABD de ülkelerin zengin kaynaklar›n› ve topraklar›n› ele geçirmek için birçok ülkeyi arka bahçesi olarak kullanmaktad›r. Kendi ülkesindeki iflçi s›n›f›n›, fakat özellikle de daha çok siyahlar›n bulundu¤u alanlar› sömürüyor. Bu insanlara ikinci s›n›f vatandafl olarak muamele ediyor ve onlar› ucuz iflgücü olarak görüyor. Çünkü bu insanlar ABD emperyalizmi taraf›ndan sömürgelefltirilmifl ülkelerden gelen mülteciler, asl›nda onlar “daha iyi bir yaflam” için ABD’ye gelmifl insanlar. fiimdiye kadar bizler ne yapt›k? 1980’lerden bugüne kadar esas olarak hareketi yeniden infla ettik ve halk›m›z› bilinçlendirmeye çal›flt›k. Bu temel sorunlardan biridir, çünkü ülkedeki büyük medya halk›m›z›n beynini her dakika y›k›yor. Tüm ABD halk›n›n ve bizim görevimiz bunun alternatifini infla etmektir. Bizler ad›m ad›m çal›fl›yoruz. ‹deolojik-politik e¤itimin yan›nda, birçok toplumsal çal›flma yap›yoruz. ‹lk kez 1960’larda Kendini Savunma ‹çin Kara Panter Partisi taraf›ndan bafllat›lan sa¤l›k ve g›da programlar› gibi çal›flmalar› hayata geçiriyoruz. Halk›m›z›n e¤itimi için kendi okullar›m›z› yarat›yoruz, bunun yan›nda kendini savunma programlar›m›z da var.

Kendini savunma program›yla kastetti¤iniz nedir? Bu nas›l bir program ve bunun yan›nda okullar›n›zda ne tür e¤itim veriyorsunuz? Kendini savunma program›, halk›n polis vahfletine karfl› kendilerini savunmay› ve her zaman önyarg›l› ve peflin hükümlü olan hükümetin karfl›s›nda yasal haklar›n› ö¤retmek anlam›na geliyor. Bu somut sorunlara dayanarak somut kampanyalar bafllat›yoruz. Kara Panter Partisi bunu silahlarla yap›yordu, fakat biz öyle yapm›yoruz, o günkü süreçle bugün birbirinden farkl›, bugün halk buna haz›r de¤il. Video kameralarla karakollara gidiyoruz, dosya düzenliyoruz vb. Halk›m›zla ilgili çeflitli konular üzerine e¤itim seminerleri düzenliyoruz, yine ayn› flekilde ideolojik ve tarihi seminerlerimiz de var. Okullarda oldu¤u gibi halk›m›za gerçek ve do¤ru tarihi ö¤retiyoruz, bunun yan›nda emperyalizm ve di¤er ülkeler hakk›nda bilgi veriyoruz. Birçok aile bundan gayet memnun, çocuklar›n› bize getiriyorlar, sabahtan akflama kadar bizimle kal›yorlar. Bizim yan›m›zda çocuklar›n›n daha güvende oldu¤unu biliyorlar. Çünkü çocuklar› sokaklarda sürekli kavga ve kötü ifllerle karfl› karfl›yalar. Bizim parolam›z “Halka hizmet et ve halk› koru” fleklinde. Biz ayn› zamanda çal›flan kesimleri harekete geçirmeye çal›fl›yoruz, çünkü emekçi s›n›flar› özellikle de siyah emekçi s›n›flar› ve militan bir tarihe sahip olanlar› örgütlemek zorunday›z. Yapmaya çal›flt›¤›m›z bir baflka fley de onlar› baz› ilerici örgütlenmelerle ve siyah ya da beyaz

devrimci gruplarla tan›flt›rmak. Bunun çok önemli oldu¤unu düflünüyoruz. Politik ve ideolojik çizginiz ve yap›n›z hakk›nda bilgi verir misiniz? Ve özellikle de Maoizm düflüncesine nas›l bak›yorsunuz? Çünkü Kara Panter Partisi Büyük Proleter Kültür Devrimi’nden ve Baflkan Mao’dan derinden etkilenmifl bir örgütlenmeydi. MXGM, devrimci bir kitle örgütüdür. Bizler esas olarak Malcolm X’in ö¤retilerine dayan›yoruz. Fakat Malcolm X’in ö¤retilerinin ötesinde Baflkan Mao’dan ve onun ö¤retilerinden de etkilenmekteyiz. Bizler, onlar›n sadece devrimci politik bir yol üzerine ö¤retiler olmad›¤›na, ayn› zamanda özellikle emperyalizme ba¤›ml› ülkelerde hakim s›n›fa karfl› alternatif savafl stratejisi olan Halk Savafl›n› yaratan ama ayn› zamanda emperyalist ülkelerde de mücadele için ideolojik temelde ö¤retiler oldu¤una inan›yoruz. 1970’lerden bu yana Afrika’da devrimci liderler ve hareketler mevcuttu. Bizler bu insanlar› ve Assata Shakur ve Mumia gibi liderleri savunuyoruz. Mao ile ilgili olarak, Ondan özellikle 1960 ve 1970’ler devrimci Afro-Amerikan hareketi etkilendi. Mao halk›m›z taraf›ndan sevilen ve sayg› duyulan bir devrimci liderdir ve çok iyi tan›n›r. Halk›m›z›n ço¤u Mao’yu Lenin’den ve hatta Marks’tan önce biliyor. Fakat tabi ki bizler onlara aralar›ndaki ba¤lant›y› ve Mao’nun Marksizm-Leninizm’e olan katk›lar›n› ö¤retmeliyiz. Bizler O’nun özellikle de Halk Savafl› ile ilgili olan makalelerini, yaz›lar›n› ve ö¤retilerini inceliyoruz.


25 Onun ö¤retilerini ülkemizde nas›l yaflama geçirebilece¤imizi, hangi çizgiye ihtiyac›m›z oldu¤unu ve bunu nas›l infla edece¤imizi tart›fl›yoruz. Örgütlerimizin oldu¤u Oakland, Alabama, New York gibi eyaletlerde bu tür çal›flmalar yap›yoruz. Biz ayn› zamanda ABD emperyalizminin krizini anlamal› ve bu flekilde kendi ülkemizde mücadele etmeliyiz. Daha önceki tart›flmalar›m›zda siyah iflçilerin baz› bölgelerde gerçeklefltirdi¤i grevlerden bahsetmifltiniz. Bu konuyu biraz açabilir misiniz? Tüm tarihi anlatmak çok uzun sürer, fakat evet siyah iflçi s›n›f›n›n oldu¤u her yerde direnifller olagelmifltir. Çünkü iki sorun var. Birincisi ABD hükümeti ucuz iflgücü istiyor ve bunu da siyah insanlardan sa¤lamaya çal›fl›yor. Irkç› politikalar›ndan kaynakl› iflçi s›n›f›n› bölüyor, siyah ve beyaz iflçilerin birlikte olmas›n› istemiyor; çünkü özellikle iflçiler baz› sanayi dallar›nda birlefliyorlar. ‹kinci olarak ›rkç› politikalar›n› iflçileri bölünmüfl olarak tutmak ve hatta iflçiler aras›nda renklerine ve ABD’de do¤mufl olanlarla mülteci olarak gelenler aras›nda nefret ve düflmanl›k yaratmak için kullanmakta. Bahsetti¤im grevlerden biri Oakland’daki liman iflçilerinin yapt›¤› grevdi. Bölgedeki iflçilerin ço¤unlu¤u yeniAfrikal›lardan olufluyor ve onlar politik tutsak olan Mumia Abu Jamal için, onun ad›na iki gün boyunca fabrikay› kapatt›lar. Baz› bölgeler var ki, buralarda direnifl oldukça güçlü ve e¤er iflçiler isterse tüm bölgeyi kapatabiliyorlar. 1940’lardan bu yana çok fley de¤iflti. Bask›n›n biçimleri de de¤iflmekle birlikte, varl›¤›n› hep korudu. Bizler bu bölgelerde iflsizlikle, büyüyen krizle ve bunun onlar›n yaflamlar›n› nas›l etkileyece¤i ile ilgili e¤itim çal›flmalar› yap›yoruz. ABD hükümetinin özellikle 1960’lar›n ortalar›nda siyah hareketin içine s›zma ve siyah topluluk içinde uyuflturucuyu yayma COINTELPRO (Counter Intelligence Program-Karfl› ‹stihbarat Program›) arac›l›¤›yla yap›l›yordu. Bu program dahilinde ayn› zamanda hareketin liderleri de katledildiler, bunlardan biri de Malcolm X’ti. Bu durumu nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Bugün hala bu program devam ediyor mu? Evet Malcolm X’in öldürülmesi olay› COINTELPRO’nun icraatlar›ndan biriydi ve bu program da CIAFBI’›n yaratt›¤› bir sald›r› idi. 1960 ve 1970’lerdeki Yeni Afrikan baflkald›r›s›n› “havuç ve sopa” taktiklerini etkili bir flekilde kullanan karfl› ayaklanma stratejisi yoluyla temel olarak çökerten rejim Nixon rejimiydi. En dikkat çekici olan ise “sopa” takti¤inin Karfl› ‹stihbarat Program› yani COINTELPRO vas›-

15 tas›yla uygulanmas›yd›. Bu program›n amac› Siyah Kurtulufl Hareketi’ne s›zmak, onu tecrit etmek ve ortadan kald›rmakt›r. 11 Eylül öncesi iktidar›n›n ilk 8 ay› içinde Bush rejimi geliflen küreselleflme karfl›t› ve yeniden yükselifle geçen ulusal kurtulufl hareketlerin bast›rmak için güvenlik yasalar› gibi yeni COINTELPRO’nun uygulanmas›na çal›fl›yordu. 11 Eylül emperyalistlere daha önceden amaçlad›klar›ndan daha da bask›c› yasalar› uygulamak için f›rsat sa¤lam›flt›r. Bu yeni güçlerle birlikte flu bizim için aç›kt›r ki, onlar 1970’lerde bafllad›klar› ifli tamamen bitirmeye niyetliler. Program›n temel plan› ABD’de 1960-70’lerde geliflen, fakat asl›nda köklerini 2. Dünya Savafl› sonras›ndan alan ve devlet için bir tehlike haline gelen komünist hareketi ortadan kald›rmakt›. Çünkü bar›flç›l sivil haklar hareketi de etkili hale gelmiflti, bunlar›n yan›nda Siyah Kurtulufl Hareketi de yükselmiflti. FBI’›n bafl› J. Edgar Hoover bu program üzerinde aç›k bir nokta oluflturdu. Hareketin içine

s›zd›lar, hareketin önderli¤ini ezmek için birçok lideri katlettiler ve infaz ettiler. Bunun birçok örne¤i mevcut. Bunlardan biri de Fred Hampton’un infaz edilmesidir. Bu tür s›zmalarla mücadelenin militan bir flekilde sürdürüldü¤ü bölgelerde kendilerine birçok üs yaratt›lar. Gerçekte baflar›l› olmufllard›, bunu kabul etmemiz gerekiyor. Siyahlar› siyahlara k›rd›rarak, uyuflturucu sat›fl› ve tacizlerle. Bugün bunlar toplulu¤umuzda hala mevcutlar ve birçok genç insan bunlar›n etkisi alt›nda. Bugün birçok insan yaflam›n› uyuflturucu sat›fl›ndan karfl›l›yor. Bu nedenle bizim temel çal›flmalar›m›zdan biri de uyuflturucuya karfl› yapt›¤›m›z çal›flmalard›r. Yine COINTELPRO’un uygulanmas› tüm dünyada devrimci dalgan›n yükselmesiyle ve hükümetin Vietnam Savafl›’na karfl› halk›n tepkisini ve yürüyüfllerini görmesiyle ba¤lant›l›d›r. Tüm bu noktalar birbiriyle ba¤lant›l›d›r.

Evet bugün, bu program›n sonuçlar›n› hala hissediyoruz. Birçok önderimizi kaybettik, birço¤u da Assata Shakur gibi ülkeyi terk etmek zorunda kald› ya da Sundicata Akoli gibi hapsedildiler. Bize biraz da politik tutsaklar üzerine çal›flmalar›n›zdan bahseder misin? Öncelikle flunu görmeliyiz ki, hapsetme her zaman devletin mücadeleyi durdurmak için bir önlemi olmufltur. Bizler politik tutsaklar ve savafl esirleri sorunu üzerinde aktif olarak son birkaç y›ld›r çal›fl›yoruz. fiimdiye kadar tutuklanan Kübal› bir tutsak üzerine tart›flmalar yürüttük. Ad› Posada olan bu kifli Kübal›yd› ve CIA için çal›fl›yordu. Birkaç arkadafl›yla birlikte Havana’da iki uça¤› bombalam›fllar, Siyah Kurtulufl Hareketi’ne s›zm›fl ve ayr›ca uyuflturucu ticareti ifline de bulaflm›flt›. Bu kifli ayn› zamanda 1960’lardan bu yana baz› Küba yanl›s› aktivistlerin ya da birçok devrimcinin infaz edilmesinden de sorumluydu. E¤er bir liste yazmaya kalksak oldukça uzun olurdu. Ancak sonuç olarak söylemek istedi¤im bu kifli CIA’n›n yönlendirdi¤i biriydi. Fidel Castro’yu öldürmeye çal›flt›¤› için Possada tutukland›. Daha sonra Birleflik Devletlere teslim edildi. Bizler hareket olarak bu kiflinin terörist oldu¤unu halka söyledik ve dava hakk›nda bilgilendirdik. Bunun ard›ndan hükümet Küba’n›n terörist Assata Shakur’u gizledi¤ini iddia etti ve Küba hükümetinin tamamen reddetti¤i tutsaklar›n dövüldü¤ünü iddia etti. 11 Eylül sonras› 30 ya da 20 y›ld›r tutsak olan Assata Shakur ve di¤er tutsaklar yerel terörist listesine al›nd›. Bu listeye karfl› di¤er grup ve hareketlerle birlikte yürüyüfller yapt›k. Bizler hala Sundicata Akoli ve di¤erlerinin düflüncelerinden ve hareketimiz infla etmeye çal›flt›klar›ndan dolay› tutuklan-

1-14 Temmuz 2005

d›klar›n› ö¤retmeye çal›flt›k. Onlar kendilerini y›llarca devrimci mücadeleye adam›fllard›. Birçok genç insan politik tutsaklar ve savafl esirleri üzerine çal›flmalar›m›zdan etkilenmekte. Bazen de sadece baz› insanlardan etkilenmekteler fakat bu da onlar› ileri itmektedir. Ayr›ca iflkence, tecrit, ›rkç› pratikler gibi çeflitli sorunlar üzerinde somut kampanyalar düzenliyoruz. Yine hapishaneler konusunda avukatlarla birlikte çal›flman›n da önemli oldu¤unu düflünüyoruz. Son olarak Türkiye’deki ilericidevrimci kamuoyuna ve politik tutsaklara bir mesaj›n›z var m›? Sizlere ve halk›n›za söylemek istedi¤im çok fley var. Temel olan ise bizlerin mücadelemizi ve deneyimlerimizi birlefltirmemiz gerekti¤idir. Devrimci enternasyonal hareket dayan›flmay› yaratmal›d›r. Lokal mücadeleler yeterli de¤ildir, bu lokal mücadeleleri uluslararas› harekete tafl›mal›y›z. Aksi takdirde söyledi¤imiz gibi yeterli olmayacak ve sesimiz topluma ulaflmayacakt›r. Ayn› zamanda Türkiye’deki siz yoldafllar›m›z› örnek almal›y›z, yani daha disiplinli, çal›flkan ve militan olmal›y›z. Sizlerin deneyimlerinizle bizlere yard›mc› olaca¤›n›z› umuyorum. Ve inan›yorum ki, bizler mücadelelerimizi birlefltirebiliriz. Her fley için teflekkür ederim. Biz de teflekkür ediyor ve mücadelenizde baflar›lar diliyoruz.


1-14 Temmuz 2005

16

25

Mercan’da düflenler kavgam›zda yafl›yor!

15-16 Haziranlar›n K›z›ll›¤›nda 17 Karanfildi Bu Kez Dersim Da¤lar›nda Hayk›ran: “FEDA OLSUN CANIMIZ HALK SAVAfiINA!” 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’nin 35. y›l›n› kutlamak amac›yla 19 Haziran 2005 tarihinde Ba¤c›lar Olimpik Kapal› Spor Salonu’nda “Mücadele Tarihinden Bir Yaprak... 15-16 Haziran iflçi direnifli vesilesiyle... HALK KONSER‹” ad›yla etkinlik düzenleyen Tohum Kültür Merkezi, içerisinde Maoist Komünist Partisi/Halk Kurtulufl Ordusu(MKP/HKO)’nun önder kadrolar›n›n da bulundu¤u 17 devrimcinin 17 Haziran’da Dersim Ovac›k Mercan Vadisi’nde TSK’n›n yapt›¤› operasyonda hunharca katledilmesi üzerine konseri, uzun y›llar kendisini ezilen/sömürülen halklar›n kurtulufl davas›na adayan ve bu u¤urda her türlü bedeli ödemeyi göze al›p flehit düflen Cafer Cangöz, Ayd›n Hanbayat, Cemal Çakmak, Ökkefl Karao¤lu, ‹brahim Akdeniz, Berna Ünsal, Okan Ünsal, Taylan Y›ld›z, Gülnaz Y›ld›z, Ça¤dafl Can, Dursun Turgut, Ersin Kantar, Ali R›za Sabur, Ahmet Perktafl, Binali Güler, Kenan Çak›c› ve Alaattin Atafl’a ithaf ederek anma etkinli¤ine dönüfltürdü. ‹brahim Kaypakkaya’n›n resminin yer ald›¤› “O’nu anmak savaflmakt›r”, “Umudu Tohumca büyütece¤iz”, “Emperyalist sald›rganl›¤a, özellefltirmelere, iflsizli¤e, sosyal haklar›n gasp›na karfl› mücadeleyi yükseltelim” yaz›l› pankartlarla birlikte “Emekçi semtlerdeki y›k›m sald›r›lar›na karfl› birlefl, mücadeleyi yükselt”, “Ceza ‹nfaz Yasas› iptal edilsin. Devrimci tutsaklarla dayan›flmay› yükselt”, “15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli yolumuzu ayd›nlat›yor” Partizan imzal› ve “fian olsun 15-16 Haziranlar› yaratanlara” DDSB imzal› pankartlar›n as›ld›¤› spor salonunda, 17 devrimcinin katledilmesine karfl› biriken öfke at›lan sloganlarda yank›s›n› buldu. 17 MKP/HKO gerillas› flahs›nda devrim ve komünizm flehitleri için yap›lan sayg› duruflu sonras›nda “Gerillalar ölmez yaflas›n Halk Savafl›”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “17’ler ölmedi kavgam›zda yafl›yor”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “Faflistlerden hesap lafla sorulmaz bizde hesaplar› namlular sorar” vb. sloganlar at›larak flehitlerin kanlar›n›n yerde kalmayaca¤› sözü verildi. Aç›l›fl konuflmas›n› yapan ‹flçi Köylü Gazetesi çal›flan› Betül K›l›çaslan içinden geçti¤imiz sürecin Türkiye devrimci hareketi aç›s›ndan önemli geliflmelere sahne oldu¤unu söyledi. Mersin’de Newroz kutlamalar›n›n ard›ndan gündeme gelen sald›r›lar, iflçilerin ve emekçilerin demokratik taleplerinin zorla bast›r›lmas›, üniversitelerde yaflanan sald›r›lar, Türkiye Kürdistan›’n›n bir çok ilinde artan operasyonlar ve gerillalar›n katledilmesinin devlet karfl›s›nda ezilen halk›n ç›karlar› do¤rultusunda mücadele eden her gücün terörist ilan edilerek bunlara

karfl› her türlü bask›, sald›r› ve zor uygulamalar› oldu¤unu vurgulad›. Ceza ‹nfaz Yasas›’n›n yeni sald›r› dalgalar› için meflruiyet yaratmas› anlam›na geldi¤ine de¤inen K›l›çaslan DersimOvac›k k›rsal›nda yaflanan çat›flmada katledilen 17 MKP/HKO gerillas›n›n da ‹stanbul kimlik tespiti dahi yap›lmadan kimsesizler mezarl›¤›na gömme giriflimlerine karfl›n halk›n gerillalar› sahiplenmesini önleyemedi¤ine dikkat çekti. K›l›çaslan, “Buradan bir kez daha selamlarken onlar›, 17 parça olan yüre¤imizin ac›s› ve öfkemizle doluyuz. Çok yendik çok yenildik bu kavgada. Ama as›l olan›n yürümek oldu¤unu hep bildik. fiimdi daha güçlü yürüyoruz. 17’lerin yürüyüfl ritmini katt›k kavgam›za. 17’lerle birlikte tüm devrim flehitlerinin k›z›llaflt›rd›¤› yurdumuzda günefli kucaklayaca¤›m›z o güne olan inanc›m›z ve coflkumuzla” diyerek konuflmas›n› bitirdi. Konuflman›n ard›ndan sahne alan Halk Müzi¤i sanatç›s› Arzu, söyledi¤i türkülerle ve ‹brahim Yoldafl marfl›yla selamlarken kitleyi Metin Kahraman uzun zamand›r onlarca katliam sald›r›lar›nda onlarca gencimizin katledildi¤ini ifade ederek 38 Dersim katliam› için söylenen a¤›t› Mercan Vadisi’nde katledilenler için söyledi. Anmaya Demokratik Haklar Platformu (DHP), Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP), Mücadele Birli¤i dergisi, Ay›fl›¤› Sanat Merkezi, Devrimci Tutsak Aileleri Komiteleri (DETAK), Emperyalizme ve Faflizme Karfl› Özgürlük dergisi, Gaziosmanpafla Tunceliler Derne¤i, DDSB, Çukurova DDSB, T. Kürdistan› DDSB, Gülsuyu, Hatay, Kartal, Gebze Partizan-‹K-YDG okurlar› ve Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri (PfiTA) de gönderdi¤i mesajlarla Tohum Kültür Merkezi’nin etkinli¤ini selamlayarak 17 devrim flehidinin devretti¤i k›z›l bayra¤› göndere çekme sözü verdi. Geceye sendika üyesi olduklar› için iflten at›lan ve 120 gündür direniflte olan Deri-‹fl Sendikas›na üye Çorlu ‹leri Deri iflçileri, yine sosyal ve sendikal haklar›n›n gasp›na karfl› bafllatt›klar› 1 ay› aflk›n direnifllerinde iflveren taraf›ndan at›lan ancak iflyerlerinin önünde bekleyen Nakliyat-‹fl Sendikas› üyesi Coca Cola iflçileri de kat›ld›. 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli’ni, direniflin yaratt›¤› toplumsal etkiyi, halk›n barikat arkalar›ndaki mücadelesini ve bu süreçten Komünist Önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n kitlelerin s›n›f mücadelesindeki müthifl gücünün beyninde daha da berraklaflmas›n› sa¤layan mücadelelerin anlat›ld›¤› sinevizyon gösterimini anmaya kat›lan yaklafl›k 4 bin kifli büyük bir heyecanla izledi. Sinevizyon gösteriminin sonras›nda sahneye ç›kan Ali Asker ve Grup K›z›l›rmak yüreklerde aç›lan 17 yaray› türkülerle sararken, Grup Munzur’un yapt›¤› k›sa konuflma ayakta alk›flland›. Grup Munzur katledilen 17 devrimciyi selamlayarak onlar›n yakt›¤› isyan ateflinin hiç sönmemesi için Feda Olsun Can›m›z Halk Savafl›na ve ‹syan Atefli marfllar›n› söyleyerek devrim mücadelesini yükseltme ça¤r›s› yapt›. Son olarak sahne alan Grup fiiar her biri bir kardelen olan halk›n 17 evlad›n›n onurumuz olarak topra¤a düfltü¤ünü, düflenlerin örgütsüz yaflay›p ölmek yerine örgütlü yaflam› tercih edip halk›n›n ac›lar›na ortak olup, ezilenlerin sesini yükselterek, onlarla birlik-

te onlar›n hakl› direniflini büyüttüklerini belirterek türkü ve marfllar›n› onlar için söylediler. 2004 Kas›m ay›nda yine Dersim Merkez’e ba¤l› Çiçekli köyü k›rsal›nda faflist TC güçleriyle girdikleri çat›flmada Dersim’i k›z›la boyayarak flehit düflen Muharrem Yi¤itsoy, Cafer Kara ve Aflk›n Günel için besteledikleri türküyü seslendirdiler. Emperyalizme ve faflizme karfl› öfkenin bilendi¤i, devrimci dayan›flman›n doru¤a t›rmand›¤›, 17 parçaya bölünen yürekle söylenen türkülerle, 17 yumrukla at›lan sloganlarla birlikte büyük bir coflkunun hakim oldu¤u anma yine “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Feda olsun can›m›z halk savafl›na”, “Bedel ödedik, bedel ödetece¤iz”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak” sloganlar›yla sona ererken ertesi gün Dersim’den Gazi Cemevi’ne gelecek olan cenazeler için kitleye s›k s›k kat›l›m ça¤r›s› yap›ld›. 17’lerin Resimleri Galatasaray Lisesi’nde tafl›nd›!

Taksim

Gazi’deki cenazelerin ard›ndan 21 Haziran günü saat 18:00’de Galatasaray Lisesi önüne yo¤un y›¤›nak yapan çevik kuvvet Taksim’e yürümek isteyen kitlenin lise önünde toplanmas›n› engellemek için K-9 köpeklerini de getirerek gövde gösterisi yapt›. Yavafl yavafl toparlanan kitle Galatasaray Lisesi önünde birikerek “Feda olsun can›m›z halk savafl›na” pankart›n› açarak sloganlarla Gazi Mahallesi’nden gelecek olan grubu beklemeye bafllad›. Grubun gelmesiyle yap›lan bas›n aç›klamas›nda devletin Munzur da¤lar›nda kimyasal silahlarla yapt›¤› çok aç›k olan katliam› teflhir edilirken gerillalar›n cesetlerine iflkence yap›ld›¤›n›n da vücutlar›ndaki izlerden anlafl›ld›¤› söylendi. Aç›klamada Ovac›k Mercan Vadisi’nde yap›lan katliam›n sadece MKP gerillalar›na yönelik de¤il bütün hak ve özgürlük mücadelesine dönük oldu¤u belirtilerek bu tür katliamlarla ezilenlerin gözünde korku oluflturma ve estirilen terör rüzgar›yla halklar›n mücadelesinin sindirilmeye çal›fl›ld›¤›na dikkat çekildi. Ancak bu katliamlar karfl›s›nda halk›n hakl› de¤erlerine ve mücadelesine, bu u¤urda verdi¤i bedellere, flehitlere halk›n her zaman sahip ç›kaca¤› vurguland›. Eyleme kat›lan 500 kifli “Ak›n var” fliirini okuyarak Grup Yorum’la birlikte Dersim Da¤lar›’n› söyledi. Yine “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “Hesaplaflma günü korkunç olacak”, “Katil devlet hesap verecek”, “Mercan flehitleri ölümsüzdür” sloganlar› s›k s›k at›larak da¤›lan kitle tünele do¤ru alk›fllar, sloganlar ve ›sl›klarla yürüyerek da¤›ld›. *** Dersim’de katledilen gerillalar›n cenazeleri kitlesel kat›l›mlarla topra¤a verilirken çeflitli eylem ve aç›klamalarla Dersim flehitleri flahs›nda devrimci dayan›flma ve birliktelik son süreçte en güzel ve en anlaml› biçimiyle herkese örnek oldu. Dayan›flma ruhunun s›n›rs›z yaflanmak zorunda oldu¤u böylesi zor bir süreçte nitel ve nicel anlam-

da yap›lan anmalar ve eylemler görkemli ve kararl› bir durufla sahipti. Düflman, geçici olarak kazand›¤› zaferin sarhofllu¤uyla, kendi iktidar›n› korumas›n›, kitlelerin devrim mücadelesinden ve devrimcilerinden uzaklaflmas› onlar›, kendi çizdi¤i s›n›rlar içerisinde tutabilmesi için etkili tüm araçlar›n› da devreye soktu. Bunlar›n bafl›nda gelen burjuva medya, faflist TC’nin yapt›¤› operasyonlarla devrimci bir örgütü nas›l ‘çökertti¤i’, ‘teröristleri’ nas›l imha etti¤i, bundan sonra bu örgütlerin benzer sald›r›larla kökünün kaz›naca¤› propagandas›yla kitlelerin devrime olan inançlar›n›, güvenlerini sarsmaya çal›flt›. Ancak yarat›lan birlikteliklerde kararl› ve görkemli durufl sergilenmesi düflman›n çabalar›n› fazlas›yla bofla ç›kard›. Cenazelerin topra¤a verildi¤i di¤er illerle birlikte de¤erlendirdi¤imizde on binlere varan bir kat›l›mla kitlelerin gerillalar› tereddütsüz sahiplenmesi, yaflad›¤› sarhoflluk an›nda düflman›n yüzüne at›lan en sert tokat oldu. Sarhofllu¤un yaratt›¤› etkiyle, devletin katliam sald›r›lar›n› ve özellikle k›rsala yönelik operasyonlar›n› art›rmas› yüksek bir ihtimal olan önümüzdeki süreçte bu birliktelikleri gelifltirmek ve devrimci dayan›flmay› pekifltirerek daha üst seviyeye tafl›mak her fleyden önce kendini bir zorunluluk olarak dayatmaktad›r. (‹stanbul) KARTAL Dersim’de flehit düflen 17 MKP’liyi an-

Gülsuyu

mak amac›yla Türkiye’nin dört bir yan›nda eylemler yap›l›rken bu eylemlerden bir tanesi de Gülsuyu mahallesinde 23 Haziran Perflembe günü yap›lan meflaleli yürüyüfltü. DHP, BDSP, Partizan, Proleter Devrimci Durufl, HÖC ile Köz’ün ortak düzenledi¤i eyleme ESP de destek verdi. Saat 21.00’de Gülsuyu son dura¤›nda önde “MKP flehitleri ölümsüzdür-Gülsuyu Devrimci ‹nisiyatifi”, arkas›nda 17’lerin resimlerinin bulundu¤u “Can›m›z feda olsun halk savafl›na” pankartlar› ile toplanan kitle sloganlarla Gülsuyu Heykel’e kadar yürüdü. Gülsuyu halk›n›n da yo¤un ilgi gösterdi¤i yürüyüfl sonunda bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Yap›lan aç›klamada “Bir araya gelmemizin sebebi emperyalistlerin yeminli ufla¤› faflist Türk devletinin içine girdi¤i konsepte uygun olarak politikalar›n› pervas›zca uygulamas›d›r. fiehit düflen 17 can›m›z›n kitlesel olarak sahiplenilmesi flehitlerimize duyulan umut, güven ve ba¤l›l›¤›m›z›n ta kendisidir” denildi. Burada da kitle s›k s›k “Devrimci irade teslim al›namaz”, “Mercan flehitleri ölümsüzdür”, “MKP flehitleri ölümsüzdür” sloganlar›n› att›. Eylem fliir dinletisi ve “fiu Dersimin Da¤lar›” marfl›n›n hep bir a¤›zdan söylemesinin ard›ndan sona erdi. BA⁄CILAR 25 Haziran akflam› Ba¤c›lar’da bir araya gelen DHP, Partizan, ESP, HÖC kitlesi Ba¤c›lar ‹lçesi Yeni Mahalle Postanesi önünde 17’lerin foto¤raflar›n›n yer ald›¤› pankart açarak sloganlar ve meflalelerle Çiftlik Mey-


17

25 Ba¤c›lar

dan›’na do¤ru yürüyüfle geçti. Burada ortak aç›klama yapan kitle, “operasyonun aç›k bir katliam” oldu¤unu kaydetti. Aç›klaman›n ard›ndan s›k s›k “Mercan flehitleri ölümsüzdür”, “MKP Dersim’e misillemeye” sloganlar›n› atan grup alk›fllar ve z›lg›tlar eflli¤inde da¤›ld›. 1 MAYIS MAHALLES‹ 17’ler 1 May›s Mahallesi’nde 26 Haziran Pazar günü yap›lan meflaleli yürüyüflle an›ld›lar. DHP, HÖC, ESP, EMEP, SDP, DEHAP, PART‹ZAN, Mustafa Kemal Mahallesi Güzellefltirme ve Dayan›flma Derne¤i, Pir Sultan Abdal Derne¤i ile Köz’ün örgütledi¤i eylemde Saat 21.00’de yaklafl›k 200 kifli Pazar soka¤›nda bir araya gelirken 17’leri temsilen 17 meflale yak›ld›. 17’lerin resminin oldu¤u “Feda olsun can›m›z halk savafl›na” pankart› aç›l›rken, k›z›l flamalar tafl›nd›. “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Önderimiz ‹brahim ‹brahim Kaypakkaya”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “A¤a patron devletini y›kaca¤›z halk iktidar› kuraca¤›z” vb. sloganlarla yol trafi¤e kapat›larak Minibüs son dura¤›na do¤ru hareket edildi. Sloganlar› duyan halk›n yo¤un ilgi gösterdi¤i, baz› mahallelinin yürüyüfle kat›ld›¤› eylemde Minibüs son dura¤›nda bas›na bir aç›klama yap›ld›. Polisin Akrep’lerle eylemi uzaktan izlemekle yetindi¤i eylemcilere fazla yaklaflmad›¤› görüldü. (Kartal) MALATYA 17 Haziran’da flehit düflen MKP/HKO kadrolar› ve savaflç›lar›n›n katledilifli HÖC ve Partizan taraf›ndan Malatya PTT önünde

Elaz›¤

re yap›lan sald›r›lar› k›nad›. “Ovac›k flehitleri ölümsüzdür” yaz›l› pankart açan kitle s›k s›k “Mercan flehitleri ölümsüzdür”, “Analar›n öfkesi katileri bo¤acak” sloganlar›n› att›. Aç›klamay› yapan DHP üyesi Birdal Akyol, 17 kiflinin insanl›k d›fl› yöntemlerle öldürüldü¤ünü ve 3 kifli hakk›nda bilgi verilmemesinin demokratik kurumlar› endiflelendirmekte oldu¤unu belirterek, “Son süreçte genel olarak bölgede özellikle Dersim’de gerçeklefltirilen operasyonlar, sonuçlar›ndan da anlafl›laca¤› gibi tamamen imha amaçl› olup, savafl hukukuna dahi uyulmayarak aç›k ve aleni bir katliam gerçeklefltirilmifltir” dedi. Mercan Vadisi’nde yaflam›n› yitirenlerin pek ço¤unun fiziki olarak silahl› çat›flmaya giremeyecek durumda oldu¤unu belirten Akyol yaflanan katliam› protesto ettiklerini ifade etti. Akyol, ayn› zamanda ‹HD’lilere Elaz›¤’da yap›lan sald›r›y› da k›nad›klar›n› ve ‹HD’ye yap›lan sald›r›lar›n kim ve kimler taraf›ndan yönlendirildi¤ini bilindi¤ini belirtti. ANKARA * Yüksel Caddesi ‹nsan Haklar› An›t› önünde bir araya gelen DHP, Kald›raç, Partizan, HÖC, KSD, Al›nteri, BDSP devletin

Ankara

Malatya

22 Haziran’da saat 12:30’da yap›lan bas›n aç›klamas›yla protesto edildi. Bas›n aç›klamas›na ESP de destek verdi. Bas›n aç›klamas› sloganlarla bafllad›. Aç›klamada 17’leri da¤larda, 119’lar› F Tiplerinde ve zindanlarda katledenlerin emperyalizme uflakl›kta s›n›r tan›mad›¤›, halk› açl›¤a, sefalete, iflsizli¤e mahkum ettikleri belirtilirken efendileri AB ve ABD emperyalistlerine karfl› s›n›rs›z iflbirlikçi tutumlar› teflhir edildi. Bas›n aç›klamas›nda “17 Haziran’da Dersim’de yap›lan operasyonda katledilen vatansever devrimcilerin bedenlerine yap›lan iflkenceler de emperyalistlerin ve iflbirlikçilerin gerçek yüzünü ortaya ç›kar›yor. Cesetlere olmad›k iflkenceler yap›lm›flt›r. Bu ahlak AB, ABD ve iflbirlikçilerinin ahlak›d›r” denildi. Aç›klaman›n bitmesinin ard›ndan kitle sloganlarla da¤›ld›. ELAZI⁄ Elaz›¤’da bir araya gelen DEHAP, EMEP, ÖDP, DHP, HÖC ve Tunceliler Derne¤i üyelerinden oluflan 50 kifli, Hozat Garaj›’nda toplanarak operasyonu ve ‹HD’lile-

düzenledi¤i operasyonu k›nad›. “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür” yaz›l› pankartlar açan kitle ad›na konuflan Kadir Aktafl, düzenlenen operasyonda öldürülen 17 gerillan›n vücutlar›n›n parçaland›¤›na dikkat çekerek, “Aç›k egemen güçler, militarist sald›rganl›kta kararl›. Onlar en masumane talepleri bile silahla yan›tlarken, terör ve katliamlarla karfl›l›k vermekten baflka yol bilmiyorlar… Ama bilmelidirler ki; barda¤›n üzerine kurulan iktidarlar y›k›lmaya mahkumdur. Ve onlar döktükleri kanda bo¤ulacaklar” dedi. Aç›klama sloganlar ile son buldu. * Tekmezar Park›’nda toplanan DHP, HÖC, ESP, Al›nteri, BDSP, Kald›raç, Sincan Halkevi, Kurtulufl ve Partizan kitlesi “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür” ve “Devrim flehitleri ölümsüzdür” pankartlar›n› açarak meflaleli yürüyüfl yapt›. Tuzluçay›r Meydan›’nda çember oluflturan kitle, marfllar söyleyerek çeflitli sloganlar att›. Yap›lan aç›klaman›n ard›ndan kortejlerle ara sokaklara yüründü. Yürüyüfl Muhtarl›k önünde sona erdi. ‹ZM‹R 25 Haziran Cumartesi günü Demokratik Haklar Platformu, Partizan, Özgürlük ‹çin Mücadele Platformu, Devrimci Hareket, Ba¤›ms›z Devrimci S›n›f Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi Kemeralt› giriflinde yapt›klar› eylemle katliam› k›nad›lar. Saat 18:00’de “Binali Güler ölümsüz-

1-14 Temmuz 2005 ‹zmir

dür”, “17’ler ölümsüzdür”, “Operasyonlar durdurulsun” pankart›n› açan kitle, Dersim’de flehit düflen MKP kadrolar› ve savaflç›lar› flahs›nda tüm devrim flehitleri için 1 dakikal›k sayg› duruflunda bulundu. Ard›ndan kitle ad›na yap›lan aç›klamada Dersim Mercan’da 17 MKP savaflç›s›n›n katledilmesini lanetledikleri belirtilirken hala sürdürülen operasyonlar›n durdurulmas› istendi. Son olarak ise “Bizler 17 yoldafl›m›zdan devrald›¤›m›z kavgay› zaferle taçland›raca¤›m›za bir kez daha söz veriyoruz” denildi. Eylem kitlenin öfkeyle att›¤› “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “Faflizme karfl› omuz omuza” sloganlar›yla son buldu. * ‹zmir’de 17 MKP savaflç›s› için yap›lan eylemler en son olarak Buca Kuru Çeflme’de yap›lan ve yüzlerce kiflinin kat›ld›¤› meflaleli yürüyüflle sürdü. 26 Haziran Pazar Günü kitle saat 19:30’da Buca Kuru Çeflme Cemevi önünde toplanmaya bafllad›. DHP, Partizan, ESP, HÖC, ÖMP, SDP, Devrimci Hareket, BDSP, Devrimci Mücadele, Kald›raç, KÖZ, ‹HD ve çok say›da kurumun kat›ld›¤› eyleme saat 20:15 gibi Cemevi bahçesinde Kavel Müzik grubunun söyledi¤i marfllarla baflland›. Saat 21:00’de Cemevi önünden “Halk Savaflç›lar Ölümsüzdür”, “Binali Güler Ölümsüzdür” pankartlar› MKP flehitlerinin resimleri ve meflaleler yak›larak baflland›. ‹lk olarak Dersim’de flehit Düflen 17 MKP savaflç›s› flahs›nda tüm devrim flehitleri için yap›ld›. ‘Devrim fiehitleri Ölümsüzdür’ sloganlar›yla sonlanan sayg› duruflunun ard›ndan kitle yürüyüfle sloganlarla bafllad›. Halk›n da alk›flla, ›sl›kla destek verdi¤i yürüyüflte kitle, Hoca Ahmet Yesevi Ö¤renci Yurdu’nun bulundu¤u caddeyi, Buca Kuru Çeflme Eski Minibüs son dura¤›n›, Eski Yol girifl caddesini trafi¤e kapat›l›rken Buca Kuruçeflme Meydan›’nda yürüyüfl bitirilirken DHP ad›na bir aç›klama yap›ld›. Eylem “Halk Savaflç›lar› ölümsüzdür”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz” ve “Gerillalar ölmez yaflas›n Halk Savafl›” sloganlar›yla son buldu. MERS‹N fiehit düflen MKP/HKO gerillalar› ve bölgede hala devam eden operasyonlarla ilgili Mersin’deki demokratik kitle örgütleri, devrimci ve sosyalist bas›n ve sendikalar ortak bir bas›n aç›klamas› yapt›. 23 Haziran Perflembe günü saat 12:30’da Taflbina önünde toplanan yaklafl›k 60 kifli Dersim-Ovac›k flehitlerinin resimlerini tafl›d›. Aç›klamada gerilla cesetlerine yap›lan iflkencelere ve bölgede hala süren operasyonlara de¤inildi ve bu operasyonla-

Mersin

r›n katliam boyutunda oldu¤u vurguland›. Ayr›ca Van’daki olaylar›n da k›nand›¤› aç›klamada “Geçti¤imiz hafta katledilen 2 HPG gerillas›n›n cenazesi ailelerinden kaç›r›lm›fl ve Van’da bunu protesto eden kitleye jandarma sald›rm›fl, jandarman›n açt›¤› atefl ile bir kifli yaflam›n› yitirmifltir” denildi. Eyleme DHP, HÖC, Partizan, ESP, GKM, YKSM, TÖP, AKSM, Kristal-‹fl, Tüm BelSen, GEH, EMEP, SES, BES, DEHAP, Mersin Halkevleri, Demirtafl Halkevleri kat›ld›. Kitle s›k s›k “Gerillalar ölmez, yaflas›n mücadelemiz”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” vb. sloganlar att›. Bas›n metnini okuyan kifliye kimlik sorgulamas› yap›ld›. Kimlik gelene kadar kitle slogan, alk›fl ve z›lg›tlarla bekledi. Kimli¤in geri getirilmesi ile kitle da¤›ld›. ADANA 17’leri anmak için Adana’da çeflitli eylemler düzenlendi. ‹lk olarak 23 Haziran Cuma günü saat 20.00’de fiakirpafla Mahallesi’nde, fiakirpafla Lisesi’nin önünden baflla-

Adana

yan bir meflaleli eylem gerçeklefltirildi. DHP’nin yan›s›ra BDSP, HÖC, Al›nteri, ESP, Barikat ve Partizan’›n da kat›ld›¤› eylemde “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür” yaz›l› pankart ve 17’lerin resimlerinin oldu¤u bir pankart aç›ld›. Yaklafl›k 45 dakika süren eylem boyunca s›k s›k sloganlar at›ld›. Eyleme mahalle halk› da yo¤un ilgi gösterdi. Eylem alk›fllarla sona erdi. Öte yandan 24 Haziran Cuma günü, DHP, BDSP, ESP, HÖC, Barikat, Al›nteri ve Partizan’›n kat›l›m›yla saat 12:00’de Adana DHP’nin önünden bir yürüyüfl düzenlendi. “Dersim flehitleri ölümsüzdür”, “Mercan flehitleri ölümsüzdür” vb. sloganlar›n at›ld›¤› eylem ‹nönü Botanik Park›’nda son buldu. Yap›lan aç›klaman›n ard›ndan eylem alk›fllarla sona erdi. (Adana YDG) SAMSUN 21 Haziran Sal› günü saat 17:00’de dernek ve partilerin bulundu¤u Gazi Caddesi Itri Dura¤› yan›ndaki binan›n önünde yap›lan eylemde HÖC, K›z›lbayrak, Partizan imzal› bas›n metni okundu. SDP ve Yurtsever gençli¤in destek verdi¤i aç›klamada 17 MKP’linin flehit düfltü¤ü çat›flma sonras›nda halen operasyonlar›n devam etti¤ine vurgu yap›ld›. Aç›klama s›ras›nda “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Katil devlet hesap verecek” sloganlar› at›ld›. Bas›n aç›klamas›n›n devam›nda “Bu ülkede analar›n, babalar›n yürekleri binlerce kez yand› ve yanmaya devam ediyor. Dün K›z›ltepe’de 12 yafl›ndaki U¤ur Kaymaz’› katleden zihniyet hala bu ülkeyi yönetiyor. Bu ülkeyi yönetenler katliamlar yaparken, ac›yla yürekleri korlaflan ana babalar›n öfkelerini hesap etmiyorlar” denildi. Bu eylemin ard›ndan eyleme kat›lanlar sabah 06:00’da evleri bas›larak gözalt›na al›nd›. “Halk› galeyana getirmek”, “Yasad›fl› örgüt üyesi olmak” iddias› ile gözalt›na al›nanlar›n aras›nda gazetemiz Samsun çal›flan› Dilek Kömpe de bulunuyor. Gözalt›na al›nanlar 27 Haziran’da ç›kar›ld›klar› Savc›l›k’ta tutuklanarak Samsun Kapal› Hapishanesi’ne gönderildi.


18

1-14 Temmuz 2005

25

“H‹Ç B‹R fiEY ZOR DE⁄‹LD‹R BU DÜNYADA, E⁄ER DORUKLARI FETHETME CESARET‹N VARSA!” MAO ZEDUNG KOMPRADOR PATRON-A⁄A DEVLET‹N‹N ALÇAKÇA SALDIRISI SONUCU OVACIK-MERCAN’DA fiEH‹T DÜfiEN; MAO‹ST KOMÜN‹ST PART‹S‹’N‹N KURUCULARI, ÖNDER KADROLARI, 2.KONGRE DELEGELER‹ ‹LE HALK KURTULUfi ORDUSU KOMUTAN VE SAVAfiÇILARININ AZ‹Z HATIRALARI ÖNÜNDE SAYGIYLA E⁄‹L‹YORUZ ! Çeflitli milliyetlerden halk›m›za, Ac›m›z, öfkemiz, kinimiz büyüktür. Kapanmaz de¤ilse de yaram›z derindir. Demokratik Halk Devrimi u¤runa can bedeli bir mücadeleyi kuflanan 17 devrim savaflç›s›n› daha sonsuzlu¤a u¤urlad›k. Düflman bizden üçer befler hatta onar can almakla doymuyor art›k. Onbinlerce askeriyle kuflatt›¤› bir alanda bile, uçaklar› helikopterleriyle, füzeler, bombalar ya¤d›rarak “savafl›yor” bizimle. “Bana karfl› direnmeyin”, “teslim olun”, “itaat edin”, “bu düzenin s›n›rlar› d›fl›na ç›kmay›n” ça¤r›lar› yap›yor düflman. Buna efllik ediyor ne kadar tasfiyeci, reformist ve revizyonist varsa. Bir çember içine al›n›yor “DEVR‹M” diyenler. Daha dar bir çembere sokuluyor, S‹LAHLI MÜCADELEde ›srar edenler. Sonra da o çemberin içindekiler imha edilmeye çal›fl›l›yor, bilhassa da¤larda ve hapishanelerde. Mücadelenin ve saflar›n keskinleflti¤i bir süreçten geçiyoruz. Dostu ve düflman› en iyi

bellemenin günleridir bu günler. Duran›n geride kald›¤›, seyredenin zulme ortak oldu¤u bir devirdeyiz. Bu nedenle, günümüzde devrimci mücadeleden, savafltan yana tercihte bulunmak her zamankinden daha büyük önem arz etmektedir. MKP’li 17 önder kadro ve savaflç›n›n ölümsüzleflmesinin anlam yükü ve de¤eri buradad›r. Onlar bu kritik aflamada devrimden ve savafltan yana tercihte bulunman›n bedelini yaflamlar›n› feda ederek ödediler. T›pk› bu u¤urda flehit olan nice devrimci gibi. Devrim mücadelesinin dünü, bugüne miras olarak tafl›n›r. Dünde yaflanmaz. Dünün mücadelesi gelene¤e dönüfltürülür bugünde yaflat›l›r. S›n›f mücadelesi ac›mas›z ve kesintisiz biçimde ak›p gitmektedir. Sorun bugüne yan›t olabilmektir. fiehit düflen 17’ler bugüne yan›t olabilmenin derdini tafl›yordu. Dünde yaflaman›n nafile, an›larda kulaç atman›n bofl oldu¤unu biliyorlard›. Savafl savafl›larak ö¤renilecek, zafere yenilgilerden geçilerek ulafl›lacakt›r. Baflkan Mao, “YOLUMUZ AYDINLIK AMA MEfiAKKATL‹D‹R” sözünü bofluna çok s›k tekrarlam›yordu. S›k›nt›l›, güç ve zorlu bir yolda ilerlemek, nice fedakarl›klar›n gösterilmesini gerektiriyor. Engelleri aflmak, tuzaklardan kurtulmak ve oyunlar› bozmak için tek yol zulmün üstüne cesaretle yürümektir. Bütün bir insanl›k tarihini bilimsel bir

metotla çözümleyerek, insanl›¤›n kurtulufl yolunu ayd›nlatan Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimi, baflkan Mao’nun deyifliyle bir cümlede özetlenmektedir: ‹SYAN ETMEK MEfiRUDUR. Bu fliar› rehber edinenlerin yenilgileri geçicidir. O yenilgiler ki içinde mutlaka zaferleri bar›nd›r›r. Hem diyalekti¤in hem de devrimin yasas›d›r bu. ‹flçiler, Köylüler, Gençler; Mercan’da aram›zdan sadece bedenleri ayr›lan, kavgam›zda daima yaflataca¤›m›z MKP’li devrim savaflç›lar›, dost-düflman hiç kimsenin kuflkusu olmas›n ki, faflist-Kemalist diktatörlü¤ün korkusu olmaya devam edecektir. Onlar›n misyonunu beynine kaz›yan binler, onbinler silahlar›n› devralacak ve kavgay› daha ileriye tafl›yacakt›r. Buna en baflta silah elde düfltükleri topraklar tan›kt›r. Buna ülkemizin da¤lar› tan›kt›r. Buna ülkemizin mücadele meydanlar›, savafl alanlar›, hapishanelerdeki direnifl mevzileri tan›kt›r. Onlar› ölümsüzlü¤e u¤urlarken büyük bir içtenlikle yarat›lan devrimci dayan›flma zemini içinde; kavga ve savafl sloganlar›n› hayk›ran çeflitli çevrelerden binlerce devrimcinin yüzündeki h›rs ve öfke, gözündeki kin ve bak›fllar›ndaki kararl›l›k; flimdiden kayb›m›z› kazanca çevirmenin ad›mlar›n›n h›zla at›lmakta oldu¤unu göstermektedir. Ama daha önemlisi, ço¤uyla belli bir dönem yoldafll›k yapm›fl oldu¤umuz, çok

önemli direnifl, muharebe ve kavgalar› birlikte verdi¤imiz ve nice sald›r›lar› gö¤üsledi¤imiz, sonras›nda da yine ortak direnifl ve savafl mevzilerini paylaflt›¤›m›z MKP’nin flehit düflen önder kadro ve savaflç›lar›n›n kavgas›n›n nihai kurtulufla kadar tafl›nmas›n›n en büyük teminat› olarak partimiz TKP/ML üzerine düflen sorumlulu¤u yerine getirecektir. Çeflitli milliyetlerden Türkiye halk›n›n bu yi¤it evlatlar›n›n kan›n› toprakta, silah›n› yerde b›rakmamak, u¤rat›ld›klar› alçakça katliam›n hesab›n› sormak ve u¤runa flehit düfltükleri demokratik halk devrimi mücadelesini zafere ulaflt›rmak boynumuzun borcudur. OVACIK-MERCAN fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR! KAVGALARINI, ÖZLEM VE ‹DEALLER‹N‹ MÜCADELEM‹ZDE YAfiATACA⁄IZ! KANLARI TOPRAKTA, S‹LAHLARI YERDE KALMAYACAK! FAfi‹ST D‹KTATÖRLÜKTEN HESAP SORMAK ONLARA SÖZÜMÜZ OLSUN! KAHROLSUN EMPERYAL‹ZM, FAfi‹ZM VE HER TÜRDEN GER‹C‹L‹K! YAfiASIN HALK SAVAfiI! TKP/ML Merkez Komitesi-Siyasi Bürosu 24.06.2005

Ovac›k flehitleri ölümsüzdür!

17’ler kavgam›zda yafl›yor! Aç›klama; Elimize posta kanal› ile ulaflan iki bildiriyi haber de¤eri tafl›d›¤› için oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. Faflist TC devletinin düzenledi¤i operasyon sonucu katledilen MKP üye ve kadrolar›, HKO gerillalar› kavga flafa¤›m›zda yafl›yor. Faflist TC’nin binlerce askeriyle gecenin karanl›¤›nda bafllatt›¤› kanl› operasyonda, kahpe pusularda flehit düflen 17’ler, bile¤imizde güç, kavga bilincimizde cesaret oldular. 17’ler ölümsüzlük idealinde 17 Haziran direnifli oldular. Her gece, kendi flafa¤›n› karanl›¤›nda saklar. Her karanl›k kendi flafa¤›nda onlarca ölümü gizlemeye çal›flsa da karanl›¤›n flafa¤›n› parçalayan umudun do¤uflunu engelleyemez. Her devrimcinin “ölümü” karanl›¤› parçalayan, flafa¤›n do¤um habercisidir. Yaflad›¤›m›z topraklarda üzerine bu kadar türkü yaz›lm›fl bir yer daha var m›d›r? Ad›n›n dahi egemenlerin huzurunu kaç›rd›¤› baflka bir yer var m›d›r? Faflist TC’nin kanl› tarihinde bir ç›ban bafl› olan DERS‹M, direnifl ve savafl topra¤› olmaya devam ediyor. Dersim, emekçi halk›n devrim öfkesi, dinmek bilmeyen savafl f›rt›nas›d›r. Dersim’de yarat›lan direnifl ve devrimci savafl gelene¤i, uçurumlar›n sonsuzlu¤undan, tarihin derinliklerinden,

s›n›flar›n uzlaflmaz çeliflki yasas›ndan gelmektedir. Dersim’in direnifl ve savafl gelene¤i egemenlerin uykular›n› kaç›rmaya devam edecektir. S›n›f düflmanlar› karfl› devrimin bütün alçakça yöntem ve hilelerini ustaca haz›rlanm›fl oyunlar›n› denerse denesin, iflçi s›n›f›n›n ve emekçilerin Demokratik Halk Devrimi mücadelesini teslim alamayacak, devrimci iradesinin geliflimini engelleyemeyecek ve onun özgür gelece¤i yaratma düflünü yok edemeyecektir. Bu yüzdendir ki; 17’leri katlederek, emekçilerin ve ezilenlerin devrim mücadelesi yok olmaz/olmayacakt›r. 17’ler devrim mücadelesidir, 17’leri karanl›¤›n sessizli¤inde kuflatarak onu susturmak isteyenlerin devrimi alt etmeye, bast›rmaya gücü yetmeyecektir. 17’leri katlederek, devrimi bo¤mak isteyenler, onu yok etmek için karanl›¤› seçenler, 17’lerin devrim mücadelesini yok edemeyecektir. Onlar›n devrim iradesini teslim alamayacakt›r. Emperyalizmin ufla¤› komprador burjuva ve toprak a¤alar› kendi saltanatlar› u¤runa ülkeyi dikensiz gül bahçesine çevirmek amaçl› devrim mücadelesini yok etmek için giriflti¤i imha ve yok etme operasyonlar›n›n ad›n› “Bir örgütü bitiren operasyon” olarak lanse etse de emekçi

halk›n devrim ihtiyac›n›, mücadelesini ve düflünü bitiremez. Faflist TC devletinin tamamen psikolojik üstünlük kazanmak, devrimci saflarda moral bozuklu¤u yaratmak amaçl› sürdürdükleri gerici propaganda ile amaçlar›na asla ulaflamayacakt›r. 17’lerin katledilmesi devrim mücadelesinde büyük bir kay›pt›r, ancak hiçbir devrim bedelsiz ve kay›ps›z kazan›lmam›flt›r. Devrim mücadelesinde her kay›p büyük kazan›mlar›n› kendi ba¤r›nda tafl›r. Devrimlerin yasas› böyledir. Bu yasa ac›mas›z ve bedelsiz yaz›lamaz. Devrim yasalar› bedeller ödeme pahas›na ülkemiz topraklar›nda yaz›lmaya devam edecektir. Her bedel, yaratt›¤› direnifl ve savafl gelene¤iyle var olmufltur. 17’lerin kayb› devrim mücadelesinde önemli bir büküntü olabilir. Ama asla unutulmas›n her büküntü devrim mücadelesi karfl›s›nda afl›lmaya mahkumdur. Ve bu büküntü de mutlaka güçlü bir devrimci duruflla afl›lacakt›r. Bundan kimsenin flüphesi olmas›n… Her türden teslimiyetçili¤in, reformizmin a¤›r bunalt›c› etkisi alt›nda 17’lerin Dersim’in k›rlar›nda harlad›klar› devrimci savafl ve direnifl gelene¤i büyük bir kazan›m olarak, ezilenlerin ve emekçilerin yüre¤inde 17 Haziran çiçe¤i olarak açacakt›r. 17’ler devrim mücadelesinin bu kesi-

tinde oynad›klar› rolle, yüklendikleri misyonla, yerine getirmeye çal›flt›klar› devrimci görevle, gösterdikleri yüksek cesaret ruhu ile ölümsüzlefltiler. Onlar Demokratik Halk Devrimi mücadelesinde 17 cesaret abidesi olarak YAfiAYACAKTIR. Ad›na devrim denilen köklü de¤iflimin, devrimci zorun ustaca ve baflar›yla örgütlenmesi mücadelesinde büyük fedakarl›klar gösterenler, s›n›rs›z ve say›s›z bedel ödemeyi göze alanlar ÖLÜMSÜZDÜR! Bedel ödemeyi göze almadan devrimci zorun gerçekleflmesi mümkün de¤ildir. Devrimin bir zorunluluk oldu¤u ve bu yaflamsal ihtiyac›n örgütlenmesinden baflka kurtulufl yolunun olmad›¤› bilinciyle sorumluluk yüklenen ve bu inançla savaflanlar ÖLÜMSÜZDÜR! 17’LER DEVR‹MC‹ CÜRET VE SARSILMAZ ‹NANCIN SAVUNUCULARI OLARAK YÜRE⁄‹M‹ZDE VE B‹L‹NC‹M‹ZDE YAfiAYACAKTIR! 17’LER ÖLÜMSÜZDÜR! DEVR‹M fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR! DEVR‹M fiEH‹TLER‹N‹N HESABINI SORDUK, SORACA⁄IZ! TKP/ML-MK ÖRGÜTLEME BÜROSU


19

25

1-14 Temmuz 2005

MKP’den aç›klama: “Komünizm için mücadele meflalesi 17’ler Ölümsüzdür”

Cafer Cangöz

Ökkefl Karao¤lu

Cemal Çakmak

Berna Ünsal Sayg›l›

Kenan Çak›c›

Taylan Y›ld›z

Dursun Turgut

Ayd›n Hanbayat Elimize posta kanal› ile ulaflan Maoist Komünist Partisi imzal› bildiride “Komünizm için mücadele meflalesi 17’ler ölümsüzdür” denilerek Mercan flehitlerinin öz geçmiflleri ve mücadele yaflamlar› anlat›l›yor. “16-17 Haziran 2005 tarihindeki bu muharebede partimiz önderlerinin de içinde bulundu¤u 17 yoldafl›m›z devrim ve komünizm davas›nda ölümsüzlefltiler. Devletin MGK kumandas›nda söyledi¤i ve sahibinin sesi meydan›n tekrarlad›¤› ‘bir operasyonda örgütün tümden çökertildi¤i’ haberi koca bir yaland›r. Ki kongremizin önemli bileflenlerinden biri olan Dersim Bölge Komitesi ve önderli¤indeki birliklerin ve di¤er faaliyet alanlar›ndaki parti güçlerimizin gerçekli¤i, bu koca yalan› deflifre etmeye yetmektedir. Bas›lan Kongre yerimiz de¤ildir. Hareket halindeki birliklerimizin önemli bir bölümüdür. Kayb›m›z a¤›r ve ac›m›z büyük. Partimiz kolektif olarak bu kayb›m›z›n nedenleri ve ç›kart›lan tecrübeleri içeren özeti, Maoist analiz ve sentez çizgisi ile halk›m›zla paylaflacakt›r. Ve bunu ciddiyetle ele almak durumundad›r. Devrime sar›larak yaralar›m›z› sarmak, devrimci kavga için saflar› yeniden düzenlemek acil görevini icra eden partimiz, dost devrimci örgütlerimizin ve halklar›m›z›n coflkun deste¤ini taktir etmeyi görev bilir” fleklinde bafllayan aç›klamada ayr›ca “17’ler ölmedi. Onlar stratejik olarak yenilmez bir davan›n, yaflam› yeniden yaratan sökülemez kökleridir. Ac›m›z büyük… Bedenlerimiz düflman taraf›ndan katledilmifl olabilir. Ama davam›z asla” denildi. Aç›klamada flehit düflen Cafer Cangöz’ün MKP 5. Genel Sekreteri oldu¤u belirtilip, mücadele yaflam› anlat›larak “O, faflist diktatörlü¤e ve emperyalizme karfl› komünist meydan okuyuflun bayraklar›ndan biri olarak, 12 Eylül faflist darbesinin Diyarbak›r iflkence tezgahlar› ve zindanlar›nda düflman› stratejik olarak yenmenin ad›yd›…” denildi. Bildiride ayr›ca “Cafer Cangöz, 1996 ve 2000 flanl› Ölüm Orucu direnifllerinde partimiz savaflç›lar›n›n önderlerindendir” denildi. Bildiride MKP Genel Sekreter Yard›mc›s› Ayd›n Hanbayat ile ilgili de “Hanbayat yoldafl, 12 Eylül 1980 Askeri Faflist Darbesi öncesinde partimizin faal bir militan›yd›. Hanbayat yoldafl›n partimiz içerisinde öne ç›kan özelliklerinden en belirgin olan› örgütleme yetene¤i idi. Att›¤› her ad›mda kararl›l›k, kendine güven ve devrime olan inanç kristalize bir flekilde kendini belli ediyordu” denildi. Merkez Komite Siyasi Büro üyesi

Okan Ünsal Okan Ünsal ile ilgili bölümde ise 3 Ekim 1971 y›l›nda Ankara’da do¤du¤u belirtilerek “devrimin pratik görevlerinin yan›nda bir tak›m teorik sorunlar› da çözmek O’nun mücadele anlay›fl›n›n en belirgin özelliklerinden biriydi” denildi. MKP Merkez Komite üyesi Ali R›za Sabur için “1999 Parti Merkezi Konferans›nda MK üyeli¤ine yeniden seçildi. Dersim bölgesinde gerilla faaliyetlerinin siyasi komiser ve komutanlar›ndan biri olarak ›srarla Halk Savafl›’n›n bayra¤›n› yükseltti” denilen bildiride, Siyasi Büro Merkezi Yaz› Kurulu üyesi Alaaddin Atafl için ise “Dersim’in güleç yüzlü komutan› ifadesi kullan›larak “1993 k›fl›nda aralar›nda Ökkefl Karao¤lu’nun da Yel Da¤›’ndaki düflman›n bar›na¤a yönelik operasyonunda gerilla komuta konseyinde bulunuyordu. Bilindi¤i gibi bu büyük yürüyüflte 6 flehit 30’a yak›n gazi durumu ile karfl› karfl›ya kal›nd›. fierif yoldafl bunlar aras›ndayd›” denildi. Yine Siyasi Büro Merkezi Yaz› Kurulu üyesi olan Cemal Çakmak’›n mücadele yaflam›n›n anlat›ld›¤› bildiride onunla ilgili de “Cemal Çakmak yoldafl zindan direnifllerinin meflalelerinden biriydi. Onu Ulucanlar Cezaevi’ndeki direnifliyle düflman da, halk›m›z da çok iyi bilir. Bu süreçte parti üyesi olarak kahramanca bir durufl sergiledi. Bombalarla da¤lanan gözü ve bedeni ideolojisinden ald›¤› güçle düflman mevzilerini vuran bir atefl topuydu sanki. 1996 flanl› Ölüm Orucu direniflinin yi¤it önder savaflç›lar›ndan biriydi” denildi. Bildiride MKP fiehir Parti kadrolar›ndan olan Ökkefl Karao¤lu’nun da Yel Da¤› yürüyüflündeki gazilerden oldu¤u belirtilerek “Eylül 2002 1. Kongremiz sonras› yeniden parti üyesi olarak Marmara Bölgesi’nde görev ald›. Marmara Bölgesi’nin toparlanmas›nda önemli bir rol oynad›” denildi. “Proleter kad›n›n bayrak koflucusu” olarak ifade edilen MKP Yurtd›fl› Bürosu üyesi Berna Sayg›l› Ünsal’la ilgili de “önceleri üniversite gençli¤imizin devrimci mücadelesinin bir militan› idi. Düflmana 1994 y›l›nda esir düfltü. 2000 Ölüm Orucu direnifli savaflç› idi. Hapishaneden ç›kt›ktan sonra parti taraf›ndan yurt d›fl›na ç›kar›ld›. Kongre sonras› parti üyesi oldu ve yurtd›fl› bürosunda görevlendirildi” denildi. Yine MKP Yurtd›fl› Bürosu üyesi Kenan Çak›c›’n›n 1. Kongre sonras› YDB’de görevlendirildi¤i belirtildi. MKP fiehir Parti Komiteleri üyesi olan Taylan Y›ld›z’la ilgili olarak “ö¤rencilik y›llar›nda partimiz önderli¤i içinde yürüttü¤ü çal›flmalar içinde 1995 y›l›nda bir parti eylemi dolay›s›yla düflmana esir düfltü. Cezaevinde yol-

Ali R›za Sabur dafllar› ile ayn› siperde düflmana karfl› direnifl bayra¤› idi. 1996 Ölüm Orucu direniflinde yer ald›. 2000 Ölüm Orucu muharebelerinde bir gözünü kaybetti. Partimizin bilinçli genç bir üyesi idi” denildi. Yine ayn› konumda olan Dursun Turgut ile ilgili de flehir faaliyetinin toparlanmas›nda önemli katk›lar›n›n oldu¤u vurguland›. 1969 Erzincan Tercan do¤umlu Binali Güler ile ilgili de, “her döneminde mücadelesinden kopmayan yoldafl, on kiflinin içinde de yüz kiflinin içinde de vard›. Çal›flmak zorunda idi, evli ve bir çocuk babas› idi. Tüm bunlara ra¤men görev ve sorumluluklar›n› aksatmad›. Yaflam›n›n merkezinde mücadelesi vard›” denildi. Bildiride “Partimizin 1. Kongresi öncesi örgütlü sempatizan olarak bilindi¤i alandaki faaliyetçili¤i ile öne ç›kt›. 1. Kongre sonras› partimiz aday üyesi ve sonras›nda ise parti üyesi olarak örgütlenerek görev ve sorumluluklar›n› lay›k› ile yerine getirdi” denilen ‹brahim Akdeniz’in ard›ndan Ahmet Perktafl’tan bahsedilerek “Partimiz önderli¤inde yürütülen gerilla mücadelesine her konuda destek vererek gücü oran›nda gerillan›n ihtiyaçlar›n› karfl›lad›. Kendisine verilen kuryelik görevini büyük bir özveri ile yerine getirdi” denildi. 1983 Erzincan do¤umlu olan Ça¤dafl Can ile ilgili “Ça¤dafl yoldafl 1999 y›l›nda bulundu¤u semtte parti komiteleri içinde örgütlenerek faaliyet yürüttü. Yoldafl›n dönem dönem iliflkisi kopmas›na ra¤men, o örgütlü duruflundan taviz vermeyerek görev ve sorumluluklar›n› yerine getirmeye çal›flt›” denilirken Gülnaz Y›ld›z ile ilgili de 1980 Tunceli Hozat do¤umlu oldu¤u belirtilerek “Y›ld›z yoldafl, ‘kad›nlar olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kad›n kurtulmaz’ stratejik fliardan hareketle 2002 y›l›nda kurtulufl mücadelesinin flah damar› olan gerillaya kat›larak mücadelesini sürdürdü. Bulundu¤u gerilla bölgesi ve gerilla birli¤i içinde k›sa sürede geliflme kaydeden yoldafl, parti üyesi ve bulundu¤u birlikte komutan yard›mc›s›yd›” denildi. Bildiride ayr›ca Ersin Kantar ile ilgili de “o, düflman bombard›man›yla da¤lanan halklar›m›z›n bedeni ve susturulamaz k›z›l sesidir” denildi. Bildiri “gelecek, komünizm rehberli¤inde bu ilerlemeyle ve bunun için her damla gözyafl›n› atefl gibi tutuflturmaya ça¤›r›yor. Bizi prangalanm›fl kollarla kirlilikler dünyas›nda kimse hapsedemez. Biz komünizmin devrime sar›lanlar ordusuyuz” fleklinde sona eriyor.

Alaattin Atafl

‹brahim Akdeniz

Ahmet Perktafl

Ça¤dafl Can

Gülnaz Y›ld›z

Ersin Kantar

Binali Güler


1-14 Temmuz 2005

20

25

Kadrolar ve Kitleler Devrimimizin temel sorunu siyasal iktidar› ele geçirme sorunudur, siyasal iktidar› hedeflemede problemli olan bir devrim, dönemsel olarak genifl y›¤›nlar› kucaklama baflar›s›n› gösterse de sistem içinde eriyip, sistemin bir parças› haline gelme yazg›s›ndan kendini kurtaramaz. Tarih bu yönlü onlarca olumsuz tecrübeye tan›kt›r. Tarihin di¤er tan›kl›¤› ise, devrimlerin “kitlelerin eseri” oldu¤u, partisiz ve kitlesiz bir devrim iddias›n›n amaçs›z ve bofl bir çabadan ibaret oldu¤u gerçe¤idir. Yine, bir partinin devrim yürüyüflünde kadrolar›n önemi ve belirleyicili¤i de asla gözden kaç›r›lmayacak bir baflka gerçektir. Demek ki; siyasal iktidar perspektifiyle, do¤ru bir siyasal çizgiyle donanm›fl ve bu çizgiye uygun kadrolar›n› yaratm›fl bir parti, kitleleri harekete geçirme yetene¤ine, cüretine her zaman sahiptir. Böyle bir parti koflullara teslim olmaz. En zor koflullarda dahi, iktidar yürüyüflü için taktik politikalar üreterek, olmazlar› olur k›lar. Bu konulara dair, yani s›n›f mücadelesinde kadrolar›n önemi ve kitle çal›flmas›n› hedeflemeyen bir faaliyetin sonuç itibar›yla baflar›s›z bir çaba olaca¤› gerçe¤ini bu sayfalar›m›zda bir çok kez dile getirdik ve dile getirmeye de devam edece¤iz. Eksikliklerimizi gidermek, olumlu çabalar›m›z› daha da büyütmek için bu gereklidir. As›l e¤itici ve gerekli olan bu yönlü at›lan ad›mlarla, baflar›lar›n elde edildi¤i alanlar›n somut tecrübelerinin aktar›lmas›-bütünle paylafl›lmas›d›r. Yani, yeni kadro ve militanlar›n hangi çal›flma tarz›yla a盤a ç›kar›ld›¤›, hareketsiz güçlerin hareketli k›l›nd›¤› vb. tüm bu tecrübelere ihtiyaç vard›r. E¤er prati¤imizden ö¤renme baflar›s› gösteremezsek, baflka ülkelerin pratik deneyimlerinden de ö¤renemeyiz. Deneyimleri yarat›c› bir tarzda uygulayamay›z, en fazla yapaca¤›m›z fley taklitçilik olur. Bu da ne bizim geliflimimize, ne de s›n›f mücadelesinin geliflmesine, mevcut sorunlar›n çözümüne ve t›kan›kl›klar›n afl›lmas›na hizmet etmez. Kitlelerle ba¤ kurmak, ba¤ kurulan iliflkileri örgütlü bir güce dönüfltürmek için, somut durumu inceleme yetene¤ine sahip, pratik ad›m atmada atak kadro ve militanlar›n varl›¤› olmazsa olmazd›r. Bugün aç›s›ndan bakt›¤›m›zda bu nitelikte kadro ve militanlar›n say›sal gücü, belirlenen politikan›n baflar› ve baflar›s›zl›¤›n› tayin ediyor. “Bir parti örgütlenmesinde en belirleyici olan faktörler kolektif çal›flma, disiplin, sistemli bir e¤itim, uzmanlaflma ve yukardan afla¤›ya denetimdir. Tüm bunlar s›n›f savafl›m›n›n gerçekli¤ini, parti gerçekli¤ini asgari düzeyde kavram›fl kadrolarla, militanlarla olur. E¤er bu kadrolar› ve militanlar› yaratamazsak parti çal›flmas›nda baflar›l› olmam›z mümkün de¤ildir. Çünkü partinin politikas›n› kitlelere tafl›yanlar kadrolard›r. E¤er kadrolar bu politikay› kitlelere tafl›mada isteksizlerse, yarat›c› güçleri körelmiflse, en zor anlarda bir ç›k›fl bulma becerisini gösterme yerine var olan› idare etme, günü kurtarma ruh haline sahiplerse tespit edilen politikan›n kitlelere tafl›nmas› bir mucize haline gelir. S›n›f savafl›m› beklenen mucizelerin ürünü de¤ildir. S›n›f savafl›m› üreten yaratan, önlerine ç›kan her zorlu¤un s›n›f savafl›m›n›n do¤al bir sonucu oldu¤unu ve bunu çözmenin de bizim görevimiz oldu¤unu bilince ç›karan kadrolar›n ve militanlar›n ürünüdür. Böyle düflünüfl tarz›, böyle bir flekillenifl mucizeleri beklemez, mucizeler yarat›r. ‹flte bugün içinden geç-

ti¤imiz bu zorlu süreci tersine çevirecek, di¤er bir ifadeyle mucizeler yaratacak kadro ve militanlar› yaratma görevi ile yüz yüzeyiz.”(‹K) Bu görevi yerine getirmek bir politika sorunudur. Çünkü her politika kendi kadrosunu yarat›r. Sürecin zorluklar›n› aflacak, ona yan›t olacak kadro ve militanlar› yaratman›n somut ifadesi, ideolojik-siyasal durufllar›yla, pratik sorunlar› çözme gücüyle, geliflmeleri önceden görme ve analiz etme becerisine sahip olmay› bugün zorunlu k›l›yor. E¤er bu konularda ciddi problemler yaflan›yorsa, ideolojik durufl ve politikan›n uygulan›fl›nda, kavran›fl›nda sorunlar var demektir. Yani, ortaya ç›kan problemler burada sadece sonuçtur. Esas üzerinde durulmas›, kafa yorulmas› gereken nokta bu sonuçlara yol açan nedenlerdir. Yukar›da belli ölçüde ifade edildi¤i gibi, var olanla yetinen, üretmek-yaratmak yerine mevcut olandan tüketen bir alan çal›flmas›n›, orada izlenen politikadan, o politikan›n uygulay›c›lar›ndan ba¤›ms›z olarak ele alamay›z. E¤er söz konusu alanlarda, kitlelerle ba¤ kurmada, var olan iliflkileri örgütlemede sürekli sorun yaflan›yorsa, ya alan›n önüne konulan politikalarda ya da uygulay›c›lar›nda bir s›k›nt› var demektir. Bu konuda en s›k rastlanan pratik, görevlendirmede yap›lan yanl›fll›klard›r. Yeteneklerine göre görevlendirme yerine, boflluklar› doldurma. Oysa “boflta” kalanlarla boflluklar› doldurma zihniyetinin sonucu hep hüsran olmufltur. Evet, bu da bir politikad›r, ama insanlar›n kazan›lmas›na, geliflmesine hizmet eden de¤il, çürüme ve yozlaflma mikrobunu yaymaya hizmet eden bir politikad›r. Bu politika kadro üretmez, ideolojik bak›mdan sars›lm›fl, yaral› militanlar› tedavi etmez. O halde boflluklar› “boflta” kalan insanla de¤il, asgari ölçüde onu doldurabilecek meziyetler tafl›yan insanlarla doldurmaya çal›flal›m. Uzun vadede kazan›c› olan budur. Sorunun esas çözümü de sürece yan›t olacak yeni kadrolar›n yarat›lmas› politikas›yla ancak afl›l›r. Bunun yata¤› ise s›n›f savafl›m›d›r, kadrolar›n yetifltirilmesi ve e¤itilmesi için izlenecek özgün politikalard›r. Proletarya Partisi yedinci konferans sürecinden ç›kard›¤› tecrübelerden hareketle konuya iliflkin flu belirlemelerde bulunmufltu: “Kadro, s›n›f mücadelesi prati¤i içinde örgütleme ve yönetme yetene¤iyle öne ç›kan militanlar›n kolektif mekanizmalarda örgütlenmesi, denetlenmesi ve siyasal olarak sürekli e¤itilmesiyle ortaya ç›kar. Böyle bir politika izledi¤imiz taktirde kadro s›k›nt›s› çekmeyiz. Di¤er bir anlat›mla do¤ru bir politika üzerinde flekillenen ›srarl› bir mücadele sürekli kadro üretir. Yönetici organlar öncelikle mücadele seyri içinde öne ç›kan militanlar› çeflitli organlarda görevlendirmeyi baflarmal›d›r. Yine yukar›dan afla¤›ya do¤ru denetleme raporu sunma anlay›fl›n› hayata geçirirken böyle militanlara özellikle dikkat çekmelidir” Ve konferans karar› ›fl›¤›nda daha sonra flu gerçe¤e bir kez daha dikkat çekilmiflti: “En iyi e¤itimin pratik içinde oldu¤u do¤rudur. Yeni kadrolar›n yetifltirilmesi ve a盤a ç›kar›lmas› da do¤ru bir politikan›n yön verdi¤i bir pratikle ancak mümkün olabilir. Di¤er bir ifadeyle do¤ru bir teori ile prati¤in uyumuna-uygulanmas›na hükmeden kadrolar›n-militanlar›n varl›¤› baflar›n›n teminat›d›r. Bugünkü baflar›s›zl›klar›m›z›n temel nedeni de bu teminat› sa¤layacak yeteri kadar kadro ve militana sahip olamamam›z gerçe¤idir. Dahas› var olan profes-

yonel militanlar›m›z›n çok ciddi olumsuzluklar tafl›d›klar› bir gerçektir.” Bu gerçek bize yeni sürecin zorluklar›n› aflma konusunda ortaya gereken devrimci iradeyi koyan, çok yönlü ve geliflme dinamiklerini tafl›yan kadro ve militanlar› yaratma düzeyimiz ayn› zamanda s›n›f mücadelesindeki baflar› ve baflar›s›zl›k düzeyimizle orant›l› oldu¤unu da gösteriyor. Yine, kadro sorununu çözmenin kendi içinde özgünlükler tafl›yan bir politikan›n ürünü oldu¤u da yaflanan bunca olumsuz tecrübe ile birlikte bütün ç›plakl›¤›yla a盤a ç›km›fl durumdad›r. A盤a ç›kan di¤er bir olguysa baflta en üst kurum olmak üzere, tüm yönetici kurumlar›n yeni kadro ve militanlar›n a盤a ç›kar›lmas› konusunda azami bir çaba ortaya koymalar› vazgeçilmez bir zorunluluk haline gelmifltir. Yaflanan olumlu-olumsuz tecrübeler, devrimci mücadelede küçük çapl› da olsa yaflanan hareketlenme bize belli imkanlar sunuyor. Bu imkanlar› do¤ru bir tarzda kullanmal›y›z. Kadrolar›n yarat›lmas›n› s›n›f mücadelesinden, kitle çal›flmas›ndan ba¤›ms›z düflünmek idealistçe bir yaklafl›md›r. Ataca¤›m›z her ad›mda kadrolar›n s›n›f savafl›m›ndaki belirleyicili¤i, devrimin “kitlelerin eseri” oldu¤u gerçe¤ini asla göz ard› etmemeliyiz. Devrimin kadrolar›, devrimin yarat›c›s› olan esere çok yönlü ve kapsaml› olarak flekil vermek zorundad›r. Kitle mücadelesine yön verme-yönlendirme-örgütlenme perspektifinden uzaklaflm›fl bir kadro, yozlaflmaya-çürümeye adayd›r. Dolay›s›yla kadrolara dair yapaca¤›m›z de¤erlendirmeler veya yeni tespit edece¤imiz kadro adaylar›n›n kitlelerle olan ba¤lar›, kitlelerin onlar hakk›ndaki düflüncelerini görmezlikten gelmemeliyiz. Bu ne kitlelerin kurumu yönlendirmesi ne de kitle kuyrukçulu¤u yapma anlam›na gelmez. Bilakis kitlelerin öncü iddias›n› tafl›yan kadrolara bak›fl aç›s›n› ortaya ç›karmaya yard›mc› olur, hepsi o kadar. Yeniden parti ve kitleler, kitlelerin devrimdeki rolü ve kitlelerin örgütlenme zorunlulu¤u üzerinde durmak istiyoruz. Ayn› zamanda bu konuda yaflanan tarihi tecrübelere bafl vuraca¤›z. Öncelikle Lenin yoldafla kulak verelim: “Parti iflçi s›n›f›n›n ileri müfrezesinin iflçi s›n›f›n›n milyonlarcas›yla ba¤lanmas›n›n bir anlat›m›d›r. Parti ne kadar sa¤lam bir müfreze ve ne kadar sa¤lam örgütlü olursa olsun parti d›fl›nda kalan y›¤›nlarla aras›nda ba¤lar kurmadan, bu ba¤lar› s›klaflt›r›p güçlendirmeden yaflayamaz ve geliflemez. Kendi kabu¤una çekilen, kendini y›¤›nlardan yal›tan, kendi s›n›f›yla ba¤lar›n› koparan, hatta bu ba¤lar› gevfleten bir parti y›¤›nlar›n güvenini ve deste¤ini yitirir; sonuç olarak da tümden yok olur gider. Parti bütün yaflam›n› yaflayabilmesi ve geliflebilmesi için y›¤›nlarla ba¤lar›n› s›klaflt›rmas› ve kendi s›n›f›n›n milyonlarca genifl y›¤›nlar›n güvenini kazanmas› gerekir. (Bolflevik Parti Tarihi) Kitleleri örgütlemek, kitlelerle güçlü ba¤lar kurup gelifltirmek, kitlelerin somut talepleri üzerinde propaganda ve ajitasyon faaliyetleri yürütmekle olur. Bu taleplere uygun örgütlülükler yaratmakla olur. Bu yönlü örgütlülükleri zenginlefltirmek, di¤er bir anlat›mla kitlelere s›n›f bilinci tafl›mak, onlar› örgütleyip harekete

geçirmek için esnek örgütlülükler yaratma gerçe¤ini de asla gözard› etmemeliyiz. Aç›k olan flu ki; en geri ve esnek örgütlülük, örgütsüzlükten daha iyidir. Çünkü, geri örgütlülükleri ileriye tafl›mak, her zaman örgütsüz olan güçlerle u¤raflmaktan daha avantajl›d›r. Yani, geri de olsa kendi talepleri için örgütlenmeye evet diyen güçlere, ideolojik ve siyasal olarak çeki düzen verme, onlar› s›n›f savafl›m›n›n birer öznesi haline getirme zemini daha güçlüdür. Düflman›n, kendi ç›karlar›n› tehdit veya rahats›z etti¤ini düflündü¤ü en geri örgütlülüklere karfl› tahammülsüz olmas›n›n nedenini de yukar›da alt›n› çizdi¤imiz gerçekte aramal›y›z. Elbetteki örgütlü kitle hareketi, bir anda yarat›lamaz. Ya da hiçbir devrim bir anda genifl y›¤›nlar› kucaklayamam›flt›r. Basitten karmafl›¤a do¤ru bir hat izlenmifltir. Küçük dar örgütlülükler, büyük örgütlenmelerin, küçük kitle gösterileri, büyük y›¤›n hareketlerinin zeminini yarat›p, habercisi olmufltur. Kitlesiz parti asla devrimin siyasal iktidar arac› olamaz. Siyasal iktidar› hedefleyen her parti militan›n›n yürütece¤i çal›flmalarda ana hedefi kitleleri örgütlemek, tüm ezilenleri proletaryan›n bayra¤› alt›nda toplamakt›r. Kitle çal›flmas›na, kitle örgütlenmesine yönelmeyen militan, devrimin ordusunu yaratma görevini lay›k›yla yapm›yor demektir. Kitle çal›flmas›n›n, kitle örgütlenmesinin çok yo¤un ve sab›rl› bir çaba, bir emek gerektirdi¤ini biliyoruz. Ama e¤er devrim iddiam›zda samimiysek ortaya bu iradeyi koyar›z, kitleleri örgütlemek için gereken araçlar› yarat›r›z, sabr› gösteririz. Tarihi tecrübelerden ö¤renmek bilinciyle baflkan Mao’nun bu konudaki söylemlerine kulak verelim: “Meselenin can al›c› noktas› nedir? Kan›mca meselenin can al›c› noktas› esas olarak kitleler için çal›flma ve kitleler için nas›l çal›fl›laca¤›d›r. Kitlelerle birleflmeli ve kitlelerden kopmamal›d›r. Kitlelerin ihtiyaçlar›na ve isteklerine uygun hareket edilmelidir. Kitleler için yap›lan bütün çal›flmalarda ne kadar iyi niyetli olursa olsun herhangi bir bireyin iste¤inden de¤il kitlelerin ihtiyaçlar›ndan yola ç›k›lmal›d›r. Kitlelerin objektif belli de¤iflikli¤e ihtiyaçlar› vard›r, ama subjektif olarak henüz bu ihtiyac›n bilincine varmam›fllard›r.


21

25 Ve bu de¤ifliklikleri yapmak için henüz istekli de¤illerdir. Böyle durumlarda sab›rla beklemeliyiz. Çal›flmalar›m›z sayesinde kitlelerin ço¤unlu¤u o ihtiyac›n bilincine var›ncaya ve de¤ifliklik için istekli ve kararl› hale gelinceye kadar o de¤iflikli¤i yapmamam›z gerekir. Aksi taktirde kendimizi kitlelerden kopar›r›z. Kitleler bilinçli ve istekli olmad›klar› sürece onlar›n kat›lmalar›n› gerektiren bütün çal›flmalar ka¤›t üzerinde kal›r ve baflar›s›zl›¤a yol açar. Acelecilik sadece baflar›s›zl›¤a yol açar. Kendi kafam›zda kitlelere yak›flt›rd›¤›m›z ihtiyaçlar de¤il, onlar›n gerçek ihtiyaç-

lar›, ikincisi bizim kitleler ad›na kararlaflt›rd›¤›m›z istekler de¤il, kitlelerin kendi bafllar›na kararlaflt›rd›klar› istekler.” Kitlelerin istemlerini, kitlelerin taleplerini yürüttü¤ümüz faaliyetlerde dikkate almak, ne partinin öncülük misyonunu yads›mak ne de kitle kuyrukçulu¤udur. Burada temel sorun kitlelerin içinde bulundu¤u somut durumu do¤ru bir tarzda çözümlemektir. Yani, kitlelerin somut talepleri, kitlelerin sistemle olan çeliflmeleri vb. Yine çeliflmenin hangi yöntemlerle çözülece¤i, mevcut sorunlar›n yarat›c›s› emperyalist-kapitalist sistem ve iflbirlikçileri-

PUSULA ZORLU SINAVLARDAN GEÇERKEN BAfiLAR YUKARI! Devrimcilerin ölümü hiçbir zaman kolay kabul edilmez. Bundand›r ki devrimcilerin fiziksel kayb› her koflulda kabulü kolay olamayan zor kay›plar olarak alg›lan›r. Zamana ve mekana s›¤d›r›lmas› kolay olmayan Haziran kayb›, sadece fiziksel kay›p olarak alg›lanmamal›d›r. 17’lerin kayb›, devrimin kayb›d›r. Devrime ve halk›na adanm›fl yaflam›n “son”lanan her an›, ac› ve derslerle doludur. 17’lerin yaflam› da böyledir. Komünistlerin, devrimcilerin kabullenmesi zor ve a¤›r bir Haziran yafland›. Sadece niceli¤i bak›m›ndan de¤il niteli¤i ve devrimci de¤erleri bak›m›ndan büyük bir kay›p yafland›. Bu kay›p hiçbir flekilde unutulmayacakt›r. Birikmifl emek, bilgi, tecrübe ve uzun zamana yay›lm›fl deneyim kaybedildi. Devrimci bir hareketin dolays›z tarihi, önemli bir belle¤i, önemli bir örgütsel halkas›, yetiflkin kalifiye eme¤i, ders ve tecrübe dolu dolays›z devrimci an›lar›, “kaybedildi”. Devrimci bir hareketin önemli bir önderlik gücü “kaybedildi”. Sorulacak hiçbir soru, konuflulacak hiçbir fley, dillendirilecek hiçbir düflünce ve tez yaflanan bu gerçekli¤i ortadan kald›ramaz. Haziran ölümü, çözülmesi ve sorgulanmas› gereken a¤›rl›kl› sorular› devrimci kamuoyunun gündemine tafl›d›. Bu sorular›n bir k›sm› hemen yan›tlanacakt›r, bir k›sm›n›n yan›tlanmas› uzun bir zaman dilimini alacakt›r. Ancak, bu süreçte hiçbir gerekçenin arkas›na s›¤›nmadan, yap›lmas› ve yerine getirilmesi gereken devrimci görev ve sorumluluklar vard›r. Önce 17’ler, devrim flehitleri ad›na lay›k bir flekilde an›lmal›d›r. Bütün devrimcilerin ilk yapmas› gereken budur. 17’lerin kayb› ne kadar a¤›r ise yaratt›¤› devrimci etki ve duyarl›l›¤›n boyutu da bir o kadar büyüktür. Yaflanan kay›p, bütün devrimcilerin duyarl›l›k ve sorumluluklar›n›, devrim flehitlerini sahiplenme ve devrimci de¤erleri savunma güdülerini yükseltmifltir. Dar grup bak›fl aç›s› yerine devrimin bütünlüklü sahiplenilmesini ve savunulmas›n› ön plana ç›karm›flt›r. Soka¤a dökülen devrimci öfke, örgütlenen devrimci eylemlikler bu gerçekli¤i ispatlar temeldedir. Hemen her alanda flehitleri anma etkinlikleri ve eylemleri örgütlenmelidir. Devrimci eylem birliklerini güçlendirecek, pekifltirecek, devrimi ve devrimci de¤erleri, flehitleri ön plana ç›karacak devrimci eylem türleri prati¤e geçirilmeli, zengin yöntemler gelifltirilip, nicel kat›l›mlar büyütülmelidir. Kat›labilecek bütün devrimci, ilerici ve yurtsever güçlerin kat›l›m› için çal›fl›lmal›d›r. En genifl kat›l›m›n sa¤lanmas› için devrimci sa¤duyu

ve devrimci sorumluluk azami ölçüde gösterilmelidir. Meydanlarda alanlarda, sokaklarda caddelerde, k›rda flehirde, fabrikalarda iflyerlerinde, amfilerde, s›n›flarda, flenliklerde, flölenlerde kitlelerin oldu¤u her alanda her mekanda anmalar örgütlenmelidir. Tek bir anma türü ve biçimi içinde s›k›fl›p kalmadan, içerik ve biçimlerini zenginlefltirerek, 17’ler an›lmal›d›r. En kitleselinden en dar›na kadar silahl›-silahs›z, bar›flç›l-askeri, legal–illegal bütün biçimlerini devreye sokarak 17’ler an›lmal›d›r. Böylesi a¤›r ve zorlu süreçlerde herkes konuflmaya, düflünce belirtmeye, yorum yapmaya, sonuçlar ç›karmaya çal›fl›r. Ancak do¤ru olan fludur ki 17’lerin katledilifllerinin a¤›rl›¤›n›n en güçlü biçimde hissedildi¤i bu süreçte önce 17’leri nas›l anaca¤›m›z üzerinde konuflulmal›d›r. Bu a¤›r ve ac›l› süreçte önce düflmandan nas›l hesap sorulabilece¤i üzerinde kafa yorulmal› ve düflünceler gelifltirilmelidir. Düflünce ve önerileri zenginlefltirerek sürecin ve mekan›n uygunlu¤unu devrimci güçlerin subjektif gücünü, düflman›n konumlanmas›n› hesaba katarak, 17’lerin anmas› örgütlenmelidir. Her anmay› düflmandan hesap soruculu¤a çevirmeliyiz. Böylesi süreçlerde devrimci sa¤duyuyu ve sorumlulu¤u daha fazla kuflanmal›y›z. Sürecin ve devrimin sorumlulu¤u bunu gerektiriyor. Her türlü düflünsel, yorumsal, davran›flsal ve hareket afl›r›l›klar›n potansiyelinin güçlü oldu¤u bir süreç yaflanacakt›r. Ancak hiçbir fley s›n›f bilinçli proleterlerin devrimci sorumluluk ve duyarl›l›klar›n› art›rmalar›n›n önünde engel olmamal›d›r. fiehitlerimizin an›lar›n›n canl›, sorumluluklar›n›n a¤›r oldu¤u bu süreçte önce s›n›f düflmanlar›m›zdan hesap sorma bilincini ve öfkesini kuflanarak, konuflaca¤›z. Bu gerçeklefltirilmeden yap›lacak her türlü konuflma s›n›f bilinçli proleterlerin kabul edece¤i tarz olamaz. Devrimci kin ve öfkenin, düflmana sald›r› ruhunun en nitelikli dokusunu kuflanmal›y›z. fiehitleri sahiplenmenin ve onlar› anman›n ilk ve vazgeçilmez görevinin s›n›f düflmanlar›na elle, sopayla, silahla, bütün sald›r› araçlar›yla sald›r› oldu¤unu unutmamal›y›z. En uygun an› ve zaman› kollayarak, so¤ukkanl›l›¤› yitirmeden, düflman güçlerini küçümsemeden, ancak hesap sorma, bedel ödetme düflüncesini bir an olsun akl›m›zdan ç›karmadan, sald›rmal›y›z. Yine sald›rmak, örgütlenerek, kuflanarak, yeniden donanarak, yine sald›rmak. Düflmana sald›r› ruhunu en yüksek düzeyde tutmal›y›z. 17’leri katletmenin ne demek oldu¤unu s›n›f düflmanlar›na

1-14 Temmuz 2005

uflaklar› oldu¤u gerçe¤ini de ortaya koymak öncünün, s›n›f bilinçli kadrolar›n görevidir. Kitlelerin dar veya geri talepleri konusunda gereken ayd›nlatmay› yapmak ve bunun için sab›rl› ve ›srarl› davranmak da yine kadro ve militanlar›n görevidir. Bizim ne istedi¤imizle sorun bitmiyor, esas sorun kitlelerin istemlerini bizim istemlerimizle uyumlu hale getirmektir. Mesajlar›m›z›n, ça¤r›lar›m›z›n kitleler içinde yank› bulmas›d›r. Dolay›s›yla att›¤›m›z her pratik ad›m›n baflar› ve baflar›s›zl›¤›n›n mihenk tafl› da, ad›m›n örgütlenmeye ne ölçüde hizmet et-

ti¤i, ezilenler cephesinde ne türden bir yank› yaratt›¤›d›r. Ça¤r›lar›n somut olmas›, sürece denk düflmesi olmazsa olmazd›r. Gerçek tabloyu gözard› eden subjektif yaklafl›mlar-çabalar sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Ve en önemlisi de kitle çal›flmas›nda, kitleye dönük ça¤r›larda ›srarl› olmakt›r. Olumsuz koflullara ve zorluklara teslim olmamakt›r. Sonuç olarak, kitlelerden ve tarihi tecrübelerden ö¤renelim. Ama uygulamada da yarat›c› olal›m. Partinin öncü misyonunu, karanl›klar› ayd›nlatmadaki ›fl›k tafl›y›c› rolünü de asla unutmayal›m.

devrimci prati¤imizle, devrimci öfkemizle göstermeliyiz. 17’leri, kitlelere mal etmeye çal›flacak tarzda devrimci eylemler örgütlenmelidir. Rüzgar ekenler mutlaka f›rt›na biçmelidir. S›n›f bilinçli proleterler, bu özlü deyiflin ruhuna ve mant›¤›na uygun örgütlenmeli ve harekete geçmelidir. En baflta devrimcilerin en yo¤un ve devrimci potansiyelin en güçlü oldu¤u alanlar› seçip, bu alanlar› devrimci savafl meydanlar›na çevirmeliyiz. Semt semt, cadde cadde, sokak sokak, barikat barikat, molotof molotof, atefl ve barutla, kin ve öfkeyle 17’leri anma pratiklerini örgütlemeliyiz. Devrimci hesap sorma bilincini ve prati¤ini ustaca, yarat›c› bir tarzda örgütlemeliyiz. 17’lerin devrimci anma süreci, mutlaka devrimci hesap sorma prati¤ine dönüfltürülmelidir. En küçük bir moral bozuklu¤una, karamsarl›¤a, flaflk›nl›k ve pani¤e meydan vermeden, bafllar› öne e¤meden, bafllar› yukar› kald›rmal›y›z. Devrimci kayb›n büyük oldu¤u dönemler sa¤ ve sol sapmalar›n potansiyel bir zemin tafl›nd›¤› süreçler oldu¤unun bilinciyle hareket edilmelidir. Devrimler tarihi prati¤i göstermifltir ki devrimin kay›plar›n›n görece fazla oldu¤u dönemlerde sa¤ ve sol sapmalar birer ikiz kardefl gibi karfl›m›za ç›kar. Silahl› silahs›z bütün propaganda araçlar› zenginlefltirilerek, yayg›nlaflt›r›larak sürece kat›lmal›d›r. 17’lerin devrimci kararl›l›¤›, inanç ve fedakarl›klar›n›n propagandas› baflta en yak›n en ileri kitle olmak üzere yayg›n, genifl ve etkili bir flekilde yap›lmal›d›r. 17’lerin devrimci kavga geleneklerini devrimci direnifl ilkelerini, kitleleri ve partiyi örgütlemenin güçlü pratik sürecine çevirelim. Devrimci coflku ve heyecan›n yükseltilmesine, devrimci sahiplenme ve dayan›flman›n en yüksek örne¤inin gösterilmesine en fazla ihtiyaç duyuldu¤u bu günlerde daha fazla duyarl›l›k, özveri, kararl›l›k ve sorumluluk gösterelim. Yaflanan bu a¤›r ve ac› geliflmeleri devrimin ve partinin örgütlenmesi ve devrim flehitlerini sahiplenme prati¤ine dönüfltürelim. Afifl, bildiri, yaz›lama, pullama, pankart vb. propaganda araçlar›n› zengin, yayg›n ve yo¤un bir flekilde kullanal›m. Bu süreçte en yüksek moral ve motivasyonu, devrimci kararl›l›¤› Partizanlar göstermelidir. Dar grupçu hesaplar, küçük kayg›larla hareket etmek isteyenleri elefltirelim, ortak ifl yapma, ortak eylem yapma düflüncelerini gündemimize tafl›yal›m. Bunun d›fl›ndaki her türlü düflünsel, yorumsal tutumlardan itinayla ve dikkatle kaç›nal›m. Baflta flehitlerin ba¤l› oldu¤u devrimci yap› aç›klama yapacakt›r. Önce bu beklenmelidir. Bu beklenmeden hiçbir sesli düflünce ve yorum yap›lmamal›d›r. Devrimci sorumluluk ve duyarl›l›k bunu gerektirir. Bireysel düflünce belirtme, yorum yapma tutumlar›na kesinlikle girilmemelidir. Her tür-

lü dedikodu ve yaygara pratiklerini an›nda elefltirip, mahkum edelim. Böylesi geliflmeler karfl›s›nda sessiz kalmayal›m. S›n›f bilinçli proleterlerin örgütsel mekanizmas› konu hakk›nda gerekli aç›klamay› ve bilgilendirmeyi yapt›ktan sonra tek bir ses, tek bir yürek olarak “parti diliyle, devrimci tarzda” konuflal›m. Böylesi süreçlerde yanl›fl düflünce ve yorumlar›n yap›labilece¤i, dedikodu ve yaygaran›n, felaket tellall›¤›n›n fazlaca yaflanabilece¤i süreçler oldu¤unun bilinciyle hareket edelim. Devrimci süreç bedel ödeme sorumlulu¤unun yüksekte ve a¤›r devam etti¤i zor bir süreç olarak devam ediyor. Bu zorlu ve a¤›r süreç güçlü ve bütünlüklü s›n›f ve devrim bilinciyle, nitelikli, güçlü ve do¤ru iflleyen bir örgütsel mekanizmayla, kitleselleflme geliflimiyle afl›lacakt›r. Devrimci sorumlulu¤un, sabr›n ve metanetin daha güçlü gösterilmesine ihtiyaç var. Bilimin ve teknolojinin muazzam geliflkin olanaklar›n› kullanarak, kitlelerin örgütsüzlü¤ünden, reformizmin yanl›fl yönlendirme politikas›ndan faydalanarak kuflatma ve sald›r›lar›n› her geçen gün artt›ran emperyalizm ve komprador uflaklar›n›n hedeflerinde öncellikle kitlelerin devrimci öncülerinin oldu¤unu görmek ve buna göre hareket etmek zorunday›z. Bu politikan›n pratik anlam› Haziran kayb›d›r. Devrimci hareketin kitleselleflme, geliflme ve aya¤a do¤rulma sanc›lar›n›n çekildi¤i dönemlerde devrim saflar›nda ortaya ç›kacak en küçük bir zaafiyet ve örgütsel hatan›n sonucunda bedelinin çok a¤›r flekilde ödenece¤ini gördük. Yaflanan kadro ve yönetici kayb›n›n, yerinin k›sa sürede doldurulamayaca¤› gerçekli¤iyle, kay›plar sonucu yaflanacak moral ve motivasyon bozuklu¤unun hemen giderilmesinin kolay olamayaca¤› bilinciyle hareket edilmelidir. Ve önderlik korunmal›d›r. Kitleleri, devrimci savafl› ve Proletarya Partisi’ni örgütleyerek, önderli¤in korunmas›n› partinin korunmas› olarak alg›layal›m. Yaflanan kay›p ve al›nan darbe sonras› devrim saflar›nda yaflanacak moral bozuklu¤una panik ve bofllu¤a yol açacak pratiklere izin vermeyelim. Böylesi durumlarda daha bilinçli, e¤itici, kazan›c› ve kafa aç›c› tarzda sorunlara yaklafl›p, devrimci görev ve sorumluluklar› daha fazla titizlikle ve dikkatle yerine getirici tarzda müdahalede bulunal›m. Bilerek ya da bilmeyerek yap›lacak her türlü yanl›fll›¤›n, a¤›rl›¤› hassaslaflan devrimci organizmalar› daha fazla etkileyebilece¤i bilinciyle hareket edelim. Dolay›s›yla daha fazla devrimci duyarl›l›k daha fazla devrimci sorumluluk, devrimci sab›r ve metanet; daha az konuflma daha fazla görev ve sorumluluk tafl›nmal›d›r. BUGÜN, BU SÜREÇTE BAfiLARI DAHA FAZLA YUKARI KALDIRMALIYIZ!


22

1-14 Temmuz 2005

25

‹ran seçimlerinin galibi kökten dinci Ahmednecad

Ahmednecad 11 Eylül sonras› ABD emperyalizminin “fler ekseni” olarak niteledi¤i, terörist ülke olarak yaftalad›¤› ve hedef tahtas›na koydu¤u üç ülkeden biri olan ‹ran ile ABD aras›ndaki söz düellosu çeflitli boyutlar›yla sürerken, böylesine kritik bir süreçte ‹ran’da 17 Haziran’da cumhurbaflkanl›¤› seçimleri gerçeklefltirildi. Sözde özgür bir seçimin yap›ld›¤›n›n iddia edildi¤i ülkede daha May›s ay›nda Anayasa Koruma Konseyi karar›n› aç›klayarak seçime kat›lmak isteyen 1014 kifliden sadece sekizinin aday olmas›na onay vermiflti. ‹ran’daki ‹slam rejiminde bugüne kadar seçilen ve görevine devam edebilen dört Cumhurbaflkan› görev yapt›. Ebu Hasan Ben-i Sadr rejimin ilk cumhurbaflkan› Humeyni ile olan fikir ayr›l›klar› sonucu görevinden azledilmifl, ikinci cumhurbaflkan› Ali Recai onun kadar da flansl› olamam›fl ve suikasta u¤ram›flt›. Bunlar›n d›fl›nda Ayetullah Hamaney, Ali Ekber Haflimi, Rafsancani ve Hatemi y›llarca devletin politikalar›na yön vermifllerdir. Son seçimlerde ise yar›fl›n esas olarak Rafsancani ve reformcu aday Moin aras›nda geçece¤i tahmin ediliyordu. ‹ran’da “‹slam Devrimi” sonras› yer yer çatlaklar meydana gelse de hala kat› bir ‹slam Rejimi tüm politikalara ve hatta halk›n günlük yaflam›na hükmediyor. Ancak di¤er yandan özellikle genç kuflak içinde reform talebi de giderek yükselmekteydi. Bu seçimler ayn› zamanda ‹ran halk›n›n ‹slam Rejiminin ayn› flekil-

de devam› yada reform taleplerinin gücünü de gösterecekti. Bu anlamda “reformcular ile muhafazakarlar aras›nda karma bir politika” izledi¤i ifade edilen Rafsancani’nin karfl›s›nda radikal vaatlerle yar›fla dahil olan reformcu kanad›n en güçlü aday› Moin bulunuyordu. Ancak sand›ktan “Devrimsiz ‹ran’›n hiçbir anlam› yoktur. E¤er bizim kültürümüz, ekonomimiz, iç ve d›fl politikam›z s›k›nt›ya girmiflse bunun sebebi yönetim organlar›n›n Devrimin kültürü ve prensiplerinden ödün vermesidir” diyen binlerce insan›n kan›n› döken ve ‹ran’da sol kesimleri tamamen tasfiye etmenin en önemli araçlar›ndan biri olan Devrim Muhaf›zlar›n›n eski komutan› ve muhafazakar kesimin yeni sa¤›n› temsil eden asl›nda kendi deyimiyle muhafazakar da de¤il “köktenci” (fundamentalist) Mahmud Ahmetnecad ç›kt›. Ahmednecad, seçimlerin ikinci turunda oylar›n yüzde 61,7’sini alarak seçimleri kazand›. Muhammed Hatemi’den görevi A¤ustos’ta devralacak olan Ahmedinecad, 24 y›ld›r din adam› olmayan ilk cumhurbaflkan› olacak. Öte yandan ‹ran’da seçim sonuçlar›na dair ABD’den yap›lan ilk de¤erlendirmede, Washington’›n ‹ran’a iliflkin görüfllerinin de¤iflmedi¤i bildirildi. Yani ‹ran’daki bu de¤ifliklik ABD aç›s›ndan ifle yaramad›. ABD D›fliflleri Bakanl›¤› sözcülerinden Joanne Moore, “‹ran’›n, Ortado¤u’nun di¤er bölgelerinde, özellikle Irak, Afganistan ve Lübnan’da bariz flekilde esen özgürlük ve demokrasi rüzgarlar›n›n d›fl›nda kald›¤› yönündeki görüflümüzü de¤ifltirecek herhangi bir fley görmedik” dedi. ‹ran’da seçimlerin galibinin muhafazakar kanattan ç›kmas›n›n nedeninin ‹ran halk›n›n yaflamlar›ndan, yaflamlar›-

n›n ‹slam Rejimi taraf›ndan kontrol alt›nda tutulmas›ndan rahats›zl›k duymad›klar› anlam›na gelmemektedir. Bu yönelimi esas olarak baflta ABD olmak üzere Bat› emperyalizminin sald›rganl›¤›na karfl› ama bunun yan›nda gittikçe sefalete dönen yaflamlar›n›n çekilmez hale gelmesiyle aç›klamak gerekiyor. Zira bir yanda her ikisi de ABD ile iliflkilerini “normallefltirme” çabas› içinde olan Rafsancani ve Moin, di¤er yanda meydan okuyan Ahmetnecad. Yine bir yanda halk›n yoksullu¤una inat ülkenin en zengini Rafsancani, di¤er yanda kendi s›radan evinde oturan Ahmetnecad. Halk seçimini bunlara bakarak yapm›flt›r; bu seçim kendilerini kökten dincili¤in kuca¤›na atsa da ayn› zamanda statükoya ve yoksullu¤a bir tepkidir.

Mülteciler Günü ‹sviçre’de kutland› 18 Haziran 2005’te ‹sviçre Bern’de yap›lan miting ve yürüyüfle yaklafl›k olarak 10.000 kifli kat›ld›. Bern caddeleri rengarenk bayraklarla ve pankartlarla doldu. Bat› Avrupa’da yaflanan hak gasplar› ile birlikte ilticac›lar›n da bundan nasibini ald›klar› ve hükümette olan faflist Blocher’in tüm yapt›r›mlar›n›n anti demokratik oldu¤u özellikle vurguland›. ‹sviçre’de yaflanan hak gasplar›n›n insanlar› b›kt›rd›¤› ve yaflam standard›n›n her geçen gün düfltü¤ü vurguland›. Bu yürüyüflte ‹T‹F (‹sviçre Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu) kendi pankart› arkas›nda yürüdü. At›lan sloganlar ve da¤›t›lan bildirilerle alana var›ld›. Alanda yap›lan konuflmalarda sistemin ç›kmaz› ve kitlelerin durumu ortaya konuldu. 16 Haziran’da Dersim Mercan vadisinde faflist Türk devletinin kolluk güçleri ile girdikleri çat›flmada flehit düsen MKP gerillalar› ve yöneticileri için Türkçe ve Almanca aç›klamalar yap›ld›ktan sonra yürüyüfl sona erdi.

EZLN’DEN KIRMIZI ALARM

Ad›n›, Meksika yerlilerinin yerleflim bölgesi olan Chiapas’ta yerli halk› mücadeleye ve direnifle ça¤›ran köylü lideri Emiliano Zapata’dan alan Zapatista Ulusal Kurtulufl Ordusu 19 Haziran günü K›rm›z› Alarm vererek k›fllalar›na çekildiklerini aç›klad›lar. EZLN, 1994’ten bu yana

ilk kez k›rm›z› alarm vererek Meksika ve Dünya halklar›na yönelik yapt›¤› aç›klamada “Zapatista Ulusal Kurtulufl Ordusu, bugün (19 Haziran) itibar›yla, tüm isyan bölgesinde Genel K›rm›z› Alarm ilan etmifltir” dedi. EZLN, ilan etti¤i K›rm›z› Alarma ba¤l› olarak “flu an için ve belirsiz bir zaman süresince, çal›flmalar›n› gizli ve göçer biçimde” yürütece¤ini aç›klad›. Bununla birlikte “Bugüne kadar içinde bulunduklar› koflullardan farkl› koflullarda bulunsalar da, hem projeler hem de özerk yönetim ifllevini sürdüreceklerini” ifade ettikleri ‹yi Yönetim Cuntalar› ve özerk otoritelerin üye-

lerinin tahliyesinin gerçeklefltirildi¤i aç›kland›. Güneydo¤u Meksika Da¤lar›ndan, Gizli Devrimci Yerli Komitesi, Zapatista Ulusal Kurtulufl Ordusu Genel Komutanl›¤›, Altkomutan ‹syanc› Markos imzas›yla yay›nlanan bildiride flunlar söylendi: “Zapatista yerellerindeki kamusal ifllerle meflgul olan ve k›fllalarda bulunan düzenli birliklerimizdeki tüm EZLN üyeleri silah alt›na al›nmaktad›r. Benzeri flekilde “Sessizlerin Sesi” Radyo ‹syanc›’n›n FM band› ve k›sa dalgadan yapt›¤› tüm yay›nlar, belirsiz bir zaman süresince ask›ya al›nmaktad›r. EZLN, öncelikle, ilk kuruldu-

¤u günden bu yana kat›l›m göstermifl sivil topluluklara teflekkür ederek, Zapatista Bilgi Merkezi’nin kapand›¤›n› duyurur. …. EZLN, 1994’ten beri bize yak›n olan bütün kiflilerle sivil, kültürel, yurttafl ve hükümet-d›fl› kurulufllar›, dayan›flma komitelerini ve destek gruplar›n› gelecekteki olas› eylemlerinin sorumlulu¤undan muaf tutar. Yerli haklar›n›n ve kültürünün anayasada tan›nmas› için yürüttü¤ümüz sivil ve bar›flç›l Zapatista yerli mücadelesinde neredeyse 12 y›ldan beri bizi içtenlikle ve dürüstçe destekleyen herkese teflekkür ediyoruz. Demokrasi! Özgürlük! Adalet!”

Yunanistan’da genel grev Yunanistan’da kamu ve özel sektör çal›flanlar›n›n 24 saatlik genel grevi, ülkede yaflam› felç etti. Yunanistan ‹flçi Sendikalar› Konfederasyonu ile Yunanistan Kamu Çal›flanlar› Konfederasyonu’nun ça¤r›s›yla yap›lan greve, flehir içi ve flehirleraras› ulafl›mda görev yapan otobüs, tren, metro, tramvay flof��rlerinin kat›lmas›yla, özellikle büyük kentlerde ulafl›m zaman zaman durma noktas›na geldi. Denizyolu çal›flanlar›n›n da grev yapmas›yla birlikte, anakara ile adalar aras›ndaki deniz ba¤lant›s› koptu, Olimpik havayollar› ise her yöne yaln›zca tek sefer yapt›. Öte yandan kamu bankalar›, elektrik ve su iflleri daireleri ile PTT çal›flanlar›n›n büyük bölümünün de eyleme kat›lmas›yla, müflteri hizmetlerinde aksakl›klar oldu. Bas›n çal›flanlar› da greve 12.00-16.00 saatleri aras›nda ifl durdurma eylemiyle destek verece¤i için, televizyon ve radyolarda haber bültenlerinin bu saatler aras›nda yay›mlanmayaca¤› aç›kland›.

Ekvador ABD’yi reddetti Ekvador’un, bütün bask›lara karfl›n Amerikan askerlerinin Uluslararas› Ceza Mahkemesi’nde (UCM) aç›labilecek davalardan muaf tutulmas› konusunda ABD ile anlaflma imzalamayaca¤› bildirildi. Devlet Baflkan› Alfredo Palacios, önceki gece televizyonda yapt›¤› konuflmada, ABD’nin bu yöndeki bask›lar›na karfl›n anlaflmaya yanaflmayacaklar›n› aç›klad›. ABD emperyalistleri, di¤er ülkelere yapt›¤› gibi, Ekvador’u da muafiyet anlaflmas› için uyarm›fl ve Quito’nun anlaflmaya yanaflmamas› halinde 70 milyon dolarl›k askeri yard›m› iptal edece¤ini bildirmiflti. ABD, askeri ve sivil yetkililerini, insanl›k suçu iflleyenleri yarg›layacak UCM’den kurtarabilmek için çok say›da ülkeyle ikili anlaflma yapm›fl bulunuyor. D›fliflleri Bakanl›¤›, geçen ay 100 ülkeyle ikili anlaflma imzaland›¤›n› aç›klam›flt›. Ancak bu ülkelerden 29’unun hangileri oldu¤u hükümetlerinin iste¤i üzerine Washington taraf›ndan aç›klanm›yor.

Gürcistan’a ABD üssü Ortado¤u’dan sonra Kafkaslarda da yay›lmac› politikalar›n› hayata geçiren ABD’nin, Gürcistan’›n Azerbaycan s›n›r bölgesinde bulunan fiirak Askeri Havaalan›’na üs kurma haz›rl›¤›nda oldu¤u öne sürüldü. Azeri Press ajans›n›n haberine göre, Gürcü Hareketi Siyasi Birlik Baflkan› Vahtang Talahadze, kullan›m d›fl› olan fiirak Askeri Havaalan›’nda onar›m çal›flmalar›n›n bafllad›¤›n› belirtti. Talahadze, bölgedeki yerleflim birimlerinin boflalt›lmas› için de burada yaflayan her aileye 50 bin dolar verilece¤ini kaydetti. Üs kurulmas› konusunda Azerbaycan ile de anlaflmaya var›ld›¤› aç›klan›yor.


23

25

1-14 Temmuz 2005

Nepal’de yeni hükümetin yerel organlar› oluflturuluyor Nepal’de ülkenin yaklafl›k % 70’ini kontrolü alt›nda tutan Nepal Komünist Partisi (Maoist) bir yandan siyasi iktidar› ele geçirmek için Halk Savafl›n› stratejik sald›r› aflamas›nda sürdürürken di¤er yandan üs bölgelerinde halk iktidar›n› infla etmek için çal›flmalar›n› sürdürüyor. Nepal’de Halk Savafl›n›n geldi¤i boyut itibar›yla NKP (Maoist) gerillalar› taraf›ndan her gün irili ufakl› birçok sald›r› ve eylem düzenlenmekte ve bunlar çeflitli boyutlar›yla burjuva bas›nda da zaman zaman yer almakta. Ancak üs bölgelerinde Nepalli Maoistler taraf›ndan “özel bölgeler” olarak tan›mlanan bölgelerde yap›lan çal›flmalar ise yap›lan özel haber yada röportajlar d›fl›nda kamuoyuna çok fazla yans›mamakta. Geçti¤imiz hafta bu bölgelerde yaflanan önemli bir geliflme Maoist bir ya-

y›n olan haftal›k Janadesh gazetesinde yer ald›. Gazete NKP (Maoist)’in bu bölgelerde yerel seçim gerçeklefltirece¤ini duyurdu. Bat› Nepal’de on bölgede yerel yönetim organlar› için 19-22

Haziran tarihleri aras›nda seçimler gerçeklefltirilecek. Seçimlerin yap›laca¤› bölgeler Ropla, Rukum, Salyan, Pyuthan, Dang, Gulmi, Baglung, Myagdi, Arghakhanchi ve Kapilvastu’dan olufluyor. Yap›lan aç›klamaya göre seçim-

Evrensel Bak›fl BREZ‹LYA’DA KÖYLÜ HAREKET‹, MST VE REFORM‹ZM‹N GERÇEK YÜZÜ Brezilya’daki köylü hareketi yaln›zca Latin Amerika’da de¤il tüm dünyada ilgiyle izlenmektedir. Bu hareket karfl›s›nda herkes kendi ideolojik bak›fl aç›s›na uygun olarak yorumlar yapmakta, hatta ald›¤› örne¤e uygun olarak harekete geçmeyi planlamaktad›r. Özellikle Brezilya’daki köylü hareketi içinde en kitlesel ve tan›nm›fl örgüt olan MST (Topraks›z Köylü Hareketi) üzerine ülkemizde makaleler yay›nlanmakta, kitaplar bas›lmaktad›r. Ancak, yaln›zca MST’nin bak›fl aç›s›yla Brezilya’daki köylü hareketini de¤erlendirmek eksik kalacakt›r. Do¤as› gere¤i köylü hareketi farkl› s›n›fsal yaklafl›mlar›n etkisi alt›ndad›r ve Brezilya’daki toprak mücadelesi de bir anlay›fl›n tekelinde de¤ildir. Her alanda oldu¤u gibi Brezilya’daki köylü hareketi de esasta 2 kal›n çizgiyle birbirinden ayr›lmaktad›r: Reformist ve devrimci çizgi. Bu yaz›da ülkemizde pek bilinmeyen devrimci bir köylü örgütü olan Yoksul Köylüler Birli¤i’ni ve onun yaklafl›m›n› genel olarak tan›tmaya çal›flaca¤›z. 4 y›l önce 500 delegenin kat›ld›¤› kongreyle kurulan YKB’nin 17-20 Haziran tarihlerinde düzenledi¤i son kongreye ise yaklafl›k 6 bin delege kat›ld›. Yeni bir hareket olmas›na ra¤men h›zla büyüyen bir örgüt olan YKB, di¤er örgütler gibi “toprak reformunu” de¤il “toprak devrimini” savunuyor ve bu do¤rultuda eylemler düzenliyor. Bu fark yaln›zca kelime seçimiyle ilgili bir durumu yans›tmamakta, örgütlenme ve politikada ciddi ayr›l›klar› da beraberinde getirmektedir. Bir

yanda, yürürlükteki gerici düzenden reformlar bekleyen ve s›n›rl› haklarla, yaln›zca ekonomik mücadeleyle yetinen bir anlay›fl bulunmaktayken di¤er tarafta kendilerini ezen, toprak sorununu çözmeyen, bunun tersine toprak sorunu üzerinden yükselen sistemin köklü de¤iflimini isteyen bir anlay›fl vard›r. Toprak devrimini savunan YKB’nin önderli¤indeki köylülerin temel fliar› “‹flgal et-diren-üret!” Bu do¤rultuda köylüler a¤alar›n topraklar›n› iflgal etmekte, a¤an›n milislerine ve devletin kolluk güçlerine karfl› aktif direnifle geçmekte ve derhal topra¤› bölüflerek üretime girmektedir. Kendilerini topraks›zl›¤a mahkum ederek, a¤aya köle haline getiren s›n›f düflmanlar›n›n devletine karfl› en meflru haklar›n› kullanan yoksul köylüler örgütlendikleri bölgelerde a¤al›¤› tasfiye edip, yeni bir yaflam kurmaktalar. YKB özellikle üretime önem vermektedir. Çünkü köylülerin toprak talebinin önünde üretime kat›lma iste¤i bulunmaktad›r. Bu nedenle elle tutulur bir sonuç vermeyen, salt protestocu mant›¤› mahkum ederek köylülerin öfkesini boflaltan bu tarz bir prati¤e karfl› alternatif olmaktalar. Oysa ki MST’nin prati¤i salt protestocu bir mant›¤a denk düflmektedir. MST hükümetteki Lula’n›n ‹flçi Partisini desteklemekte ve Lula’n›n uygulad›¤› IMF politikalar›na göz yummaktad›r. Avrupa Birli¤i’nden ve bürokratlardan büyük maddi destekler alan ve medya taraf›ndan öne ç›kar›lan MST, taban›n tepkisi art›nca büyük protestolar düzenlemekte ve bu pro-

lerle Kasaba Halk Hükümeti baflkan› ve yard›mc›lar› ile Bölge Halk Hükümeti baflkan ve baflkan yard›mc›lar› belirlenecek. Maoist Seçim Komisyonu seçim sürecini 29 May›s’ta bafllatt› ve birçok aday flimdiden muhalefetsiz olarak seçildi. Nepal’in k›rlar›ndan büyüyen Yeni Hükümet 2006 y›l›n›n Nisan ay› ortalar›nda da belediye seçimlerini gerçeklefltirece¤ini duyururken Eski Hükümetten seçimlerle ilgili bir aç›klama yap›lmad›. Janadesh taraf›ndan NKP (Maoist) bölge bürosundan Biplav Yoldaflla yap›lan röportajda seçmenlerin seçilmifl bir temsilciyi görevden alma yetkisine sahip oldu¤u aç›kland›. ABD EMPERYAL‹ZM‹N‹N KAYGILARI Nepal’de Maoistlerin cephesinde bu geliflmeler yaflan›rken Nepal gerici hükümetinin ve yay›lmac› Hindistan

testolar› kullanarak görüflme masas›na oturmaktad›r. Özcesi, MST kitlenin deste¤ini kullanarak görüflmelerde pazarl›k pay›n› art›rmaya ve varolan tepkiyi pasifize etmeye çal›flmaktad›r. MST, hükümetin baz› uygulamalar›n› “elefltirmekle” yetinerek ve umutlar› meclise yönlendirerek, son tahlilde varolan gerici sisteme meflruluk kazand›rmaktad›r. MST’nin yak›n zamanlarda örgütledi¤i büyük köylü yürüyüflü de bu de¤erlendirmeyi bariz flekilde kan›tlamaktad›r. Bu yürüyüfle onbinlerce köylü kat›lm›fl ve gösterisinin hemen ard›ndan hükümetle masaya oturulmufltur. Yürüyüfl boyunca “provokatörlere dikkat!” uyar›s› yapan MST önderli¤i bu flekilde yürüyüfle kat›lan devrimcileri hedef göstermifltir. MST’yi deflifre eden en önemli olguyu ise MST’nin bu yürüyüflünü nas›l finans etti¤ini araflt›r›nca ö¤reniyoruz. Bu yürüyüfle en fazla maddi deste¤i GOIAS eyaleti valisi yapm›flt›r ve ayn› vali tam 2 ay önce YKB önderli¤inde sahipsiz topraklar› iflgal eden köylülerin üzerine atefl açt›rm›fl ve ölümlere neden olmufltur. Köylülerin toprak talebi karfl›s›nda halk düflman› yüzünü gösteren Goias valisi acaba neden MST’ye destek sunmaktad›r? Peki MST’nin de destekledi¤i hükümetteki Lula’n›n ‹flçi Partisi’nin planlad›¤› ve savundu¤u toprak reformu nas›l bir reform? Lula bunu iki flekilde yapmaktad›r, ilk olarak verimsiz, sahipsiz topraklar› da¤›tmak istemektedir. ‹kincisi ise a¤alara büyük miktarlarda para ödeyerek topraklar›ndan baz›lar›n› sat›n al›p da¤›tmay› planlamaktad›r. Ancak bu reform köklü bir de¤iflim sunmamakta, gerici sistemin yaflam›n› uzatmaktad›r. Çünkü küçük üreticinin büyük toprak a¤as›n›n yan›nda uzun süre ba¤›ms›z kalmas› mümkün de¤ildir, topraklar›n tekrar a¤aya geçmesi mümkündür. Bunun d›fl›nda bu “reform” sonucu toprak alan köylüler

hükümetinin yan›nda ABD emperyalizminin bu konudaki kayg›lar›n› ABD’nin Nepal Büyükelçisi Nepal’de “Maoist isyanc›lar›n” zaferinin Himalaya ulusu için büyük oranda bir insanl›k felaketi ve Hindistan’da da istikrars›zl›k gücü do¤uraca¤›n› söyledi. Büyükelçi, “Gelecek y›l Nepal için tamamen kritik bir y›l olacak” derken “Gelecek 12-14 ay içinde Nepal’in iki yoldan hangisine gidece¤i aç›kça ortaya ç›kacak” fleklinde konufltu. Büyükelçi Moriarty ayr›ca “Maoistlerin ço¤unlu¤unu politik mecraya geri çekecek olan görüflmeler yoluyla isyan› ele alman›n en iyi yol olaca¤›na inan›yoruz” diyerek Kral Gyanendra’ya da mesaj verdi. Emperyalistler ve onlar›n kuklalar› kayg›lanmakta gerçekten hakl›lar, zira Nepal’de iktidara yürüyen Halk Savafl› sadece Nepal halk› için de¤il, tüm ezilen dünya haklar› için umut olmaya devam ediyor.

tefeci tüccar sömürüsünün a¤›na at›lmakta, korumas›z b›rak›lmaktad›r. Ancak Lula köylü hareketini bo¤mak için yaln›zca bunlarla yetinmiyor. Yeni ç›kard›¤› yasayla köylüleri silahs›zland›rmay› hedefliyor. Ancak Lula a¤alar›n milislerine dokunmamaktad›r. “Koruma” ad› alt›nda milisler korunmakta, onlar da köylüye sald›r›lar›n› sürdürmektedir. Lula da bu sald›r›lara karfl› direnifli engellemek için yoksul köylülerin s›n›rl› olanaklar›na da el koymak istemektedir. YKB’den bir temsilci gazetemize yapt›¤› yorumda “y›llard›r a¤an›n topra¤›nda çal›fl›yordum. Ama art›k özgürüm. 30 y›ld›r reform bekliyorduk art›k devrim istiyoruz, topraklar› iflgal ediyoruz. Bizler hükümetin gerçek yüzünü gördük. ‹flçilerle birlikte devrim için mücadele etmemiz gerekti¤i konusunda ayd›nland›k” derken bir di¤er temsilci de flunlar› eklemektedir: “Lula hükümetinin bugün yaflad›¤› rüflvet krizi (meclisteki baz› ‹flçi Parti üyelerine yabanc› flirketlerin ayda 10 bin dolar rüflvet verdi¤i ortaya ç›kt›) hükümetin de¤il sistemin krizidir... MST köylüleri a¤an›n topra¤›n›n s›n›r›na getiriyor. Köylüler orada topra¤› seyrediyor, propaganday› dinliyor ve ayr›l›yor. YKB ise topra¤› iflgal ediyor, üretime kat›l›yor, fliar›m›z ‘Birlefl-topra¤› kurtar-paylaflüret!’ ‹leriki aflamada kooperatifleflmeyi hedefliyoruz. ‹flgal etti¤imiz yerlerin tar›msal geliflimi için, makineleflme için çal›fl›yoruz. Sa¤l›k ve e¤itim hizmetlerini örgütlüyoruz. Üniversitede okuyan ö¤renciler köylerimizi düzenli olarak ziyaret ediyorlar. Ancak bizler bunlarla da yetinmiyoruz. Ülkemizde üretim iliflkilerini de¤ifltirmeli, halk iktidar›n› kurmal›y›z. Siyasi iktidar önemli bir meseledir. Bunun için de emperyalizmin ufla¤› bürokratik-komprador burjuvaziyle toprak a¤alar›n›n iktidar›n› y›kmal›, faflizmi tasfiye etmeliyiz.”


24

1-14 Temmuz 2005

H›z›r Paflalar de¤il, Pir Sultanlar kazanacak! “Hoflçakal yakut, bezirgan, gön hoflçakal eski zaman aktarlar› gidiyorum bu flehri, bu ya¤muru, bu düflleri bu aflk›, bu kavgay›, bu kederi size b›rakarak” (Behçet Aysan) Aralar›nda bu dizelerin yazar› Behçet Aysan’›n da oldu¤u otuz üç kifli Sivas katliam›nda katledildiler. Katliamda kaybettiklerimiz: Ozan Nesimi Çimen, Yazar As›m Bezirci, fiair Metin Alt›ok, Muhlis Akarsu, fiair Behçet Aysan, Muhibe Akarsu, Yazar Edibe Sulari, U¤ur Kaynar, Karikatürcü Asaf Koçak, Erdal Ayranc›, Sehergül Atefl, Müzisyen Hasret Gültekin, Muammer Çiçek, Gülender Akça, Mehmet Atay, Sait Metin, Carina Johanna, Gülsün Karababa, ‹nci Türk, Huriye Özkan, Murat Gündüz, Ahmet Özyurt, Handan Metin, Yeflim Özkan, Yasemin Sivri, A. Serpil Canik, Serkan Do¤an, Belk›s Çak›r, Nurcan fiahin, Özlem fiahin, Asuman Sivri, Menekfle Kaya, Koray Kaya. 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta devlet destekli faflist ve fleriatç› güçlerin gerçeklefltirdikleri katliam sonucunda 33 demokrat, yurtsever ve devrimci katledildi. Ortaya ç›kan tüm veriler, katliam›n çok önceden planland›¤›n› ortaya koymaktad›r. Sivas’ta gerçeklefltirilen Pir Sultan fienlikleri’nin bafllang›ç gününün katliama sahne olmas›, gerici güçlerin haz›rl›klar›n› önceden yapt›klar›n› göstermektedir. Faflist ve gericilerin katliam yapmalar›n› engelleyebilmek için gerekli “önlemleri” alabilecek zamana sahip oldu¤u ortadad›r. Ancak bu yap›lmam›fl, tersine katliam için gerekli koflullar sa¤lanm›flt›r. Amaç bellidir: Sivas’da Pir Sultan fienlikleri, halk›n demokratik kültür de¤erlerini gün ›fl›¤›na ç›kartan ve gelifltiren bir etkinlik durumundad›r. Dolay›s›yla devrimci, demokrat ve yurtsever kifliler taraf›ndan düzenlenmekte ve yürütülmektedir. Her türlü devrimci ya da demokratik hareketi yok etmeye yönelen devlet için, salt bu nitelikleri bile sald›r›ya u¤ramas› için yeterli olmaktad›r. Ancak Sivas katliam› bununla sonlanmam›flt›r. Devlet, bir yandan geliflen bir demokratik etkinli¤i yok etmekle kalmam›fl, ayn› zamanda Alevi kitlesine bir gözda¤› vermifltir. Alevi kitlesinin ezilmiflli¤inden kaynaklanan devrimci potansiyel, baz› “salt Alevici” kurumlar taraf›ndan devlete kanalize edilmeye çal›fl›lm›flt›r. Bu kesimlerin Sivas katliam› üzerine düzenledikleri tüm faaliyetlerde bu durum aç›kça ortaya konulmufltur. Sivas katliam›n›n devrimci mücadeleye yönelik bir gözda¤›, tehdit olma özelli¤i sürekli gözden uzak tutulmufl, katliam s›radanlaflt›r›larak bir Sünni-Alevi çat›flmas›na indirgenmifltir. Sorunun yal›n bir dinsel mezhep sorunu olmad›¤› kesin olarak belirtilmeli ve dinsel görünüm kazand›rma çabalar›yla mücadele edilmelidir. Ozanlar fiehri: Sivas Pir Sultan Abdal’›n tarihsel duruflundan m›d›r nedir bilinmez yak›n zamana kadar Sivas denilince akla Pir Sultan ve Alevilik gelirdi. Ne var ki Sivas Alevilerin nazar›nda Pir

Sultan’›n as›ld›¤› flehir olarak pek makbul bir sicile sahip de¤ildir. Yine de Aleviler bu olay› bir kan davas›na dönüfltürmemifller, iktidar mensuplar› ile Sivas halk›n› ay›rm›fllar ve Sivas’a “ozanlar flehri” olarak sahip ç›km›fllard›r. Hatta yetifltirdi¤i ozanlar dolay›s›yla Sivas’›n ayr›cal›kl›, özel bir yeri vard›r denilebilir. Nas›l olmas›n ki A¤ahi, Afl›k Veli, Ali ‹zzet, Afl›k Veysel, Kemter ve daha niceleri... Sivas topra¤›nda yetiflmemifl miydi? Pir Sultan’›n direnci, H›z›r Pafla’n›n ihaneti 12 Eylül sonras›nda Sivas’›n toplumsal dokusunda köklü de¤ifliklikler olur. Sivas büyük göç veren flehirlerin bafl›nda gelir. Sivas’tan göçenlerin ço¤unu ilerici unsurlar, Aleviler ve demokrat kitle olufltur. Onlardan boflalan yerleri ise gerici ve faflist güçler doldurur. 1989 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nin belediye baflkanl›¤›n› kazanmas›yla gerici güçler bütünsel olarak Sivas’ta kurumsallaflmaya bafllar. Belediye olanaklar› s›n›rs›z bir biçimde gerici çevrelerin hizmetine sunulur. Anadolu’nun bu demokrat kimlikli kenti gerici bir dokuya bürünmüfltür. 12 Eylülcülerin toplumsal güçleri bast›rmak için dinci gericili¤i kullanmalar› sonuçlar›n› vermifltir. Tarih boyunca dünyan›n her yerinde oldu¤u gibi Sivas kentinde de hep iki çizgi varl›¤›n› devam ettirir. Pir Sultan Abdal’›n bafle¤mez direniflçi yolu ile H›z›r Pafla’n›n hain, ihanetçi çizgisi. Bu iki farkl› s›n›fa hizmet eden iki çizgi, bu ezilenlerin saf›nda olma ile ona ihanet etme çizgisi 2 Temmuz 1993 tarihinde bir kez tarih sahnesinde ortaya ç›kacakt›r. fiu Sivas’›n elinde saz›m çal›nmaz…

Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i geleneksel olarak 1978’den beri düzenlemekte olduklar› Banaz Pir Sultan Abdal fienlikleri’ni daha görkemli, daha kal›c› bir biçimde gerçeklefltirmek için 1993 y›l›nda da aylar öncesinden haz›rl›klara bafllarlar. Tüm demokratik kitle örgütlerine ça¤r› yaparak Banaz flenliklerini paylaflmay›, birlikte yapmay› teklif ederler. Bu etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’›n saz›n›n çal›nd›¤› Sivas flehir merkezinde yap›lmas› öngörülür. 1993 flenlikleri için bilinen tan›nan yazarlar, sanatç›lar yap›lan davete olumlu yan›t verirler. Ankara’dan ‹stanbul’dan Anadolu’nun dört bir yan›ndan yola ç›kan Pir Sultan yolcular› 1 Temmuz 1993 sabah› Sivas’ta buluflurlar. Programa göre iki gün Sivas’ta etkinlikler gerçeklefltirilecek ard›ndan ise Banaz’a geçi-

lecektir. Fakat devletin emriyle harekete geçen gerici piyonlar iflbafl›ndad›r, daha sabah›n ilk saatinde, Sivas’a girer girmez farkedilir bu. ‹nsan› s›k›p bo¤an, söylenmesi gerekip de söylenmeyen bir söz gibi rahats›z eden bir havas› vard›r Sivas’›n. Planl› bir katliam… Sivas’› bilip tan›yanlar flenlikle ilgili olarak kayg›lar›n› dile getirdiklerinde, flenli¤in devletle/Kültür Bakanl›¤›’yla ortak olarak düzenleniyor olmas›, hükümet ortaklar›ndan SHP’nin Alevilerin oy verdikleri bir parti olmas› gerekçe gösterilerek kayg› giderilmeye çal›fl›lm›flt›r. Kuflkusuz bunlar iyi niyetli olarak yap›lan yorumlard›r ancak bir o kadar da safçad›r, çünkü sicili onlarca katliam ve k›y›mla dolu olan devletin ç›karlar› gerektirdi¤inde maskesini nas›l düflürüp nas›l kanl› yüzünü gösterdi¤i iyi bilinmektedir. Devletin himayesinde olan bu gerici faflist güçler günler öncesinden Sivas’ta Alevilerin, demokratlar›n varl›k göstermesini engellemek ve onlara “müslüman mahallesinde salyangoz satt›rmamak” için haz›rl›klara giriflmifllerdir. Gazete ilanlar› vererek, bildiriler haz›rlay›p da¤›tarak yalan dolana dayanarak katliam ortam› haz›rlarlar. Güya flenlik için Sivas’a gelecek olan Aziz Nesin peygamberin efline hakaret eden Salman Rüfltü’nün kitab›n› yay›nlam›flt›r. Bu tamamen yaland›r, ne bir hakaret ne de bir kitap yay›nlama olay› söz konusu de¤ildir. Ama yalana dayal› tahrik hem devletin hem de piyonu olan gericiler için yeni bir fley say›lmaz. Daha 1978 y›l›nda, yine Sivas’ta “Aleviler camiyi bombalad›” yalan›n› uydurup halk› birbirine düflürmeye kalk›flan kendileri de¤il midir? Marafl katliam› öncesi ayn› provokasyonu yapmam›fl m›d›r? 1980’de Çorum’da giderek yükselen devrimci muhalefeti sindirmek için Marafl katliam›na benzer bir giriflim de Çorum’da sahneye konmam›fl m›d›r? Çevre illerden yüzlerce faflist olay öncesi Çorum’a getirilmifl, Cuma namazlar›nda bütün camilerde, “komünistler Alaaddin Camii’ni atefle verdi” propagandas›yla galeyan yarat›lm›fl ve polis-asker-faflist iflbirli¤i ile halka yönelik bafllat›lan katliamda birçok kifli flifllenerek, kafalar› baltayla parçalanarak katledilmemifl midir? 2 Temmuz’dan 15 gün önce gericilerce tüm Sivas’a da¤›t›lan Müslüman Kamuoyuna bafll›kl› ve alt›nda Müslümanlar imzas› olan bildiride halk “cihada” ça¤r›l›r: “Aziz Nesin köpe¤i, yan›nda kendisiyle beraber bir ekiple birlikte, flehrimiz Valisi taraf›ndan davet edilip, flehirde adeta Müslümanlar’la alay edercesine gezebilmektedir. Kâfirler flunu iyi bilmeli ki: ‹slâm›n Peygamberi’ni ve kitab’›n izzetini korumak için, bu u¤urda verilecek canlar›m›z vard›r. Gün, Müslümanl›¤›m›z›n gere¤ini yerine getirme günüdür.” ‹lk gün gericiler pusuda beklerler. Sald›r› için her zaman yapt›klar› gibi Cuma gününü ve Cuma namaz›n› beklerler. 2 Temmuz günü Cuma namaz›ndan ç›kan kalabal›klar önceden planland›¤› gibi harekete geçeler. Önce etkinliklerin yap›ld›¤› Kültür Merkezi’ne sald›r›rlar.

25 KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER...

Cevher YAfiAR: TKP/ML sempatizan› olarak faaliyet yürüten Cevher Yaflar, Dersim Mazgirt’e ba¤l› Pulan köyünde do¤du. 8 Temmuz 1985 tarihinde Dersim Mazgirt Germisi’de iflkenceyle katledildi. Volkan A¤›rman: Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’nde tecritin yaratt›¤› tahribat nedeniyle 14 Temmuz 2002’de intihar ederek yaflam›na son verdi.(DHKP-C) Ölüm Orucu fiehitleri: Sevgi Erdo¤an, 14 Temmuz 2001(DHKP-C), Ali Koç, 8 Temmuz 2001 (DHKP-C)

Sevgi Erdo¤an

Ali Koç

Arkas›ndan Sivas katliam›n›n yaflanaca¤› Mad›mak Oteli kuflat›l›r. Tüm dünyan›n gözü önünde Sivas katliam› yaflan›r. 8 saat insanlar Mad›mak Oteli’nde kendilerine bir yard›m eli uzanmas›n› beklerler. Cumhurbaflkan› aran›r, baflbakan aran›r, baflbakan yard›mc›s›, bakanlar aran›r. Tan›d›k bildik etkili yetkili kim varsa bir umut olarak aran›r ama sözde güvenlik güçleri de dahil hiçbir güç gelip de bu katliama dur demez. Pir Sultan’› asan onlar›n dedeleridir, torunlar›n›n kurtar›lmas› da onlar›n ifli de¤ildir haliyle! Sivas belediye baflkan› katilleri “gazan›z mübarek olsun” diye kutlamaya kadar ifli vard›rm›flt›r! Sivas nas›l unutulur? Sivas katliam› yaflan›rken de unutulmamas› gereken sözler söylenmifltir. Bu sözler bize katliam›n arkas›ndaki gizi ifade etmektedir. Bu sözler haf›zalara kaz›nmal› ve asla unutulmamal›d›r ki, gerçekler belleklerde yer etsin ve hesab› sorulsun. “Güvenlik güçleri ile halk› karfl› karfl›ya getirmeyin!” Cumhurbaflkan› Süleyman Demirel. “Oteli saran vatandafllar›m›za bir fley olmam›flt›r!” Baflbakan Tansu Çiller. Sivas katliam›, bu ülke topraklar›nda faflizmin Alevilere ve devrimcilere verdi¤i bir gözda¤› olarak unutulmayacakt›r. Sorun sadece Alevi-Sünni çat›flmas› de¤il, devletin uzun y›llar› kapsayan ileriye yönelik planlanm›fl hem bir psikolojik hamle hem de fiziki bir sald›r›d›r. Sivas katliam›ndan dolay› yarg›lananlar›n af kapsam›na al›nmaya çal›fl›lmas› da aslolan›n devletin adaleti de¤il, halk›n adaleti olaca¤›n› göstermifltir. Nitekim iflçi s›n›f›n›n öncü gücü TKP/ML’ye ba¤l› T‹KKO taraf›ndan Sivas Katliam› san›klar›na tafl›yan hapishane arac›na sald›r› düzenlenmifl ancak sald›r›dan sa¤ kurtulmay› baflarm›fllard›r. Ancak fluras› iyi bilinmektedir ki, halk›n adaletinden kaç›fl yoktur, Sivas’›n hesab› onlar› yaratan bu düzen ortadan kalkmadan sorulamayacakt›r.


25

25

1-14 Temmuz 2005

Kalanlarda yaflar gidenler...

M. Ali Çak›ro¤lu

Murat Deniz

‹nsan dünyada ölece¤ini bilerek yaflayan tek canl›d›r. Ölece¤ini bilme durumu insanlarda ölümle yaflam aras›ndaki sürenin ne kadar oldu¤unu bilemeyece¤i zaman› anlaml› k›lmaya yöneltmifltir. Kuflkusuz bu anlam› bulma ve yaflam›n› buna göre flekillendirme, bireyleri farkl› tercihlere yöneltmifltir. Yaflam›n› “öteki dünyay›” kazanmaya adayanlar oldu¤u gibi, yaflam›n bofl ve anlams›z oldu¤u üzerine de binlerce fikir üretilmifltir. Ancak devrimciler ve komünistler için yaflam tek bir dil, din veya ulusla s›n›rl› kalabilecek kadar dar de¤ildir. Devrimciler ve komünistler “insan›n insana kullu¤unu” yok etmek için savaflm›fllard›r dünyan›n dört bir yan›nda. Ezenle ezilenin aras›ndaki mücadelede devrimci ve komünistler ezilenin yan›nda olmay› seçmifllerdir, kimileri ezenin yan›nda yeral›r, kimileri “ba¤›ms›z” kald›klar›n› iddia ederken… ‹flte bunlardar birisidir Mehmet Ali Çak›ro¤lu. “Zulmün oldu¤u yerde isyan etmek meflrudur” deyip bunu prati¤e geçirenlerden birisidir O. 1966 y›l›nda Marafl’›n Elbistan ilçesinde do¤mufltur. Ailesinin Mersin’e ta-

fl›nmas›ndan sonra, aile bütçesine katk› sunmak için bir yandan çal›flm›fl di¤er yandan okumufltur. Üniversitede Proletarya Partisi ile tan›flan Çak›ro¤lu, daha sonra okulu b›rakarak daha aktif bir mücadeleye at›lm›flt›r. Yeni Demokrasi dergisi Ankara temsilcili¤i görevini üstlenmifltir. Al›nd›¤› gözalt›larda düflman karfl›s›ndaki tutumu nettir. A¤›r iflkence görmesine ra¤men hiçbir fley vermez ve düflman O’nu her defas›nda serbest b›rakmak zorunda kal›r. 1988’de ‹stanbul’da gençlik faaliyeti yürütmekle görevlendirilir. 1991 Nisan’›nda TMLGB-GK üyeli¤ine atan›r. TMLGB Kongresinde MK üyesi seçilmesinden sonra TKP/ML 1. OPK’s›na gençlik ad›na kat›lan delegeler aras›nda yer al›r. Burada TMLGB Genel Sekreter Yard›mc›l›¤›na getirilir. M. Ali Çak›ro¤lu, 13 Temmuz 1993’te TKP/ML’nin 1. OPK’s›n› selamlamak için planlanan eylemler için bomba imali s›ras›nda bir kaza sonucu yaralan›r. Kald›¤› evde yaln›zd›r. Gelen polislerin tedavisini geciktirmesi sonucu kavgas›nda her zaman göze ald›¤› ölümü kucaklar usulca…

*** Yaflam› anlaml› k›lman›n proletaryaya hizmet etmekten geçti¤ini düflünenlerden birisidir Murat Deniz… 1972 K›rklareli Vize ilçesi do¤umludur. Boflnak milliyetindendir. ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken DABK içerisinde örgütlenir. Proletarya Partisi’nin gerçeklefltirdi¤i birlik sonras›nda TMLGB MK üyeli¤i ve sekreter yard›mc›l›¤› görevlerinde bulunur. ‘94 y›l›nda yaflanan darbe sonras›nda MLM hatt› savunarak TKP/ML saflar›nda yerini al›r. 2.OPK sonras› KBK’da örgütlenen ve Tokat ‹l Komitesi sekreterli¤ini yapan TMLGB’nin Ömer’i, da¤lar›n komutan› Erol olarak bilinen Murat Deniz flehit düfltü¤ünde Ordu Parti Organ› üyesi ve T‹KKO komutan› idi. O, bir devrimcinin bafl›na gelebilecek en a¤›r ithamla, ajanl›k suçlamas›yla karfl› karfl›ya kalm›flt›. 1996 y›l›nda sorgulanmak üzere k›rsal alana çekilmiflti. 1999 Eylül ay›nda PMK-SB’nin yapm›fl oldu¤u toplant›da durumu ele al›narak 3 y›ll›k gözlem sonucu bu iddialar›n as›ls›z oldu¤una karar verilmiflti ve o süreçten sonra OPO’da görevlendirilmiflti. O, hiçbir zaman partisine ve devrime olan inanc›n› kaybetmemifl, girdi¤i birçok çat›flmada düflmana karfl› gereken tavr› göstermifl, asla yoldafllar›na olan güveninden ödün vermemifltir. Yaflam› bu kadar ikirciksiz devrim yoluna feda etmek, üstelik bunu yaparken sadece yapmakla de¤il nas›l yapt›¤›yla da derinlemesine sorgulayarak yapmak, sürekli kendini gelifltirmek örnek al›nacak bir tutumdur. Onlar›n yaflam› kolay dönemlerin de¤il, zor dönemlerin elek görevi gördü¤ünü ortaya koymufltur. Onlar flimdi örnek al›narak yafl›yorlar kavgada. Onlar flimdi, geride kalanlarda yafl›yorlar. Onlar flimdi kavgada yafl›yorlar, yükseldikçe kavgan›n bayra¤› gülümsüyorlar… Ölmek yenilmek de¤il, onlar bunu biliyorlar!

Türkiye’de ilk fabrika iflgali: Derby Lastik Fabrikas› iflgali Bak›rköy’de kurulu Derby Lastik Fabrikas›’nda 1968’de gerçeklefltirilen iflgal, ‹stanbul’un ve Türkiye’nin ilk fabrika iflgali olarak kay›tlara geçmifltir. ‹flgal temelde iflçilerin sendika seçme özgürlü¤üne müdahale edilmesinden kaynaklanm›flt›r. ‹flçilerin e¤ilimli olduklar› D‹SK kurucusu Lastik-‹fl Sendikas›’na karfl› Derby Lastik Fabrikas› patronuönce bir iflyeri sendikas› kurdurmaya çal›flm›fl, ard›ndan TÜRK-‹fi üyesi Kauçuk-‹fl adl› sendikay› iflyerine sokmufltur. 3 Temmuz 1968’de Kauçuk-‹fl Sendikas› iflyerine bir duyuru asarak 4 Temmuz 1968 Perflembe günü patronun toplusözleflme imzalayacaklar›n›, Cuma günü de iflyerinde bayram olaca¤›n› aç›klad›. Bunun üzerine iflçiler 4 Temmuz 1968 sabah› çal›flmay› b›rakt›lar ve fabrikay› iflgal ettiler. Sabah vardiyas›n› içeri ald›ktan sonra ifle gelen fabrika sahiplerini, müdür ve amirleri iflyerine sokmad›lar.

‹flgalle beraber kurulan boykot komitesi, ilk bildirisinde patronun karfl›lar›na bir sar› sendika ç›kard›¤›n›, kendileri ad›na sahte imzalar›n at›ld›¤›n›, bu nedenle de hangi sendikaya üye olduklar›n›n belirlenmesi için iflyerinde say›m istediklerini aç›klad›; ayr›ca 16 maddelik bir iflyeri reform tasla¤› öne sürdü. Derby iflgali sürerken Lastik-‹fl’in baflvurusu üzerine, 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 8 Temmuz 1968 günü iflyerinde iflçilere tek tek hangi sendikan›n üyesi olduklar›n› sorma karar› ald›. Bu arada 4 iflçi ‘‘k›flk›rt›c›’’ s›fat›yla tutukland›. Türkiye’de iflgal alt›ndaki bir iflyerinde yap›lan bu ilk ‘‘referandum’’da iflçiler gizli oy ile özgürce diledikleri sendikay› iflaretlediler. Kuflkusuz bu iflçilerin kararl› direnifli ve fabrikan›n iflgal edilmesinin getirdi¤i bir kazan›md›. Hakim taraf›ndan aç›klanan sonuç flöyleydi: 930 iflçi D‹SK üyesi Lastik-‹fl’i, 6 iflçi Kauçuk-‹fl’i seçmiflti. 9 iflçi

çekimser kal›rken oy pusulalar›n›n ikisinde ‘‘eski sendika’’, di¤er ikisinde ‘‘iflçi sendikas›’’ yaz›yordu. ‹zinde olan 250 kadar iflçi oylamaya kat›lmam›flt›. Daha sonra patron ile Lastik-‹fl aras›nda iflgalci iflçiler hakk›nda herhangi bir ifllem yap›lmayaca¤›, 4 iflçinin kefaletle tahliyesinin istenece¤i, fabrika müdürünün de¤ifltirilece¤i maddelerini de içeren bir anlaflma yap›larak anlaflmayla son buldu fabrika iflgali. Türkiye iflçi s›n›f› tarihinde önemli bir ilk olan Derby Lastik Fabrikas› iflgali, kuflkusuz içerisinde bulundu¤u dönemin rüzgar›n› da arkas›na alarak, artan iflçi direnifllerinin içinde önemli bir yere sahip olmufl ve ilerleyen y›llarda iflçiler için olumlu bir örnek oluflturmufltur. Bugün de sar› sendikac›l›¤a ve devletin özellefltirme sald›r›lar›na karfl› direnen iflçiler tarihimizden ö¤renerek, yeni direniflleri yaratman›n zorunlulu¤uyla yüzyüze bulunmaktad›r.

GÜN’DE DÜN.. 1 Temmuz 1994. Yaser Arafat 27 y›ll›k sürgünden sonra Gazze’ye döndü. 2 Temmuz 1987. Demiryolu ‹flçileri Sendikas› bünyesindeki 40 bin iflçi ad›na grev karar› ald›. 3 Temmuz 1905. Rusya’da askerler genel greve giden alt› binden fazla iflçiyi öldürdü. 4 Temmuz 1848. Karl Marx ve Friedrich Engels’in yazd›¤› Komünist Manifesto yay›mland›. 6 Temmuz 1980. Çorum’da May›s sonunda bafllayan olaylar Temmuz’un ilk haftas›nda iyice t›rmand›. Gerilim, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Baflkan Yard›mc›s› Gün Sazak’›n öldürülmesiyle bafllam›flt›. Sa¤ görüfllüler Alevi ve sol görüfllülerin oturdu¤u mahallelere sald›rd›lar. 29 May›s-6 Temmuz aras›nda aral›klarla devam eden olaylarda 48 kifli öldü. 7 Temmuz 1969. K›sa ad› TÖS olan Türkiye Ö¤retmenler Sendikas› Kongresi 7 Temmuz 1969’da Kayseri’de toplanacakt›. Halk ö¤retmenlere karfl› k›flk›rt›ld›, Valilik kongreyi tatil etti. Binlerce kifli tekbir getirerek kongrenin yap›ld›¤› sinemay› sard›, atefle verdi, olaylar bütün flehre yay›ld›. Kongre için Kayseri’ye gelen ö¤retmenler askeri araçlarla flehirden ç›kar›ld›. 1991. Halk›n Emek Partisi (HEP) Diyarbak›r ‹l Baflkan› Vedat Ayd›n’›n iflkenceyle öldürülmüfl bedeni Elaz›¤ Maden yolunda bulundu. 1997. ‹stanbul’da Metris Hapishanesi’nde isyan ç›kt›; 5 kifli öldü. 9 Temmuz 1973. 17 fleker fabrikas›nda grev karar› al›nd›. 10 Temmuz 1991. Halk›n Emek Partisi Diyarbak›r ‹l Baflkan› Vedat Ayd›n’›n cenaze törenine kat›lan on binlerce kiflinin üzerine atefl aç›ld›; resmi rakamlara göre 3, HEP’lilere göre 10 kifli öldü. 11 Temmuz 1980. Ordu’nun Fatsa ilçesine yüzlerce asker ve polis “nokta operasyonu” düzenledi, soka¤a ç›kma yasa¤› ilan edildi, bütün evler arand›. Sol görüfllü ba¤›ms›z belediye baflkan› Fikri Sönmez de dahil 300 kifli gözalt›na al›nd›. ‹çiflleri Bakan›, Baflkan Sönmez’i derhal görevden ald›. 1991. ‹stanbul’un 3 ayr› yerinde gerçeklefltirilen bask›nlar›nda polis Devrimci-Sol üyesi 10 devrimciyi katletti. Örgütün eski yöneticilerinden Pafla Güven de ayn› gün Paris’te öldürüldü. 14 Temmuz 1995. Gözalt›ndaki kay›plar› protesto eden ve kendilerine “Devrimci Halk Güçleri” diyen 10 kifli, ‹stanbul Galata Kulesini 3 saat iflgal etti. 1997. ‹stanbul Harbiye Orduevi’ne lav silah› ile atefl aç›ld›.


1-14 Temmuz 2005

26

25

Netice, nas›l kurtulur?

Bir dönemin en çok sorulan sorular›ndan biriydi, “Asiye nas›l kurtulur?” Vas›f Öngören’in tiyatro oyunu olarak sergilenmifl, daha sonra At›f Y›lmaz’›n yönetmenli¤inde Müjde Ar taraf›ndan oynanarak beyazperdeye tafl›nm›flt›. Film üzerinden bir tart›flma bafllat›lm›flt› kad›nlar›n hali, ahvaline dair… ‹nsani ve toplumsal de¤erlerin rafa kald›r›ld›¤› sistemde, kad›nlar›n üzerindeki cinsel sömürüyü tart›fl›yordu film. O dönem hemen her kutuptan kifli yüzlerce fikir beyan etmiflti kad›n›n kurtuluflu üzerine.. Bafll›¤› yazarken akl›ma gelenle ise, y›k›m karfl›t› toplant›lardan birine giderken yolda tan›d›m, yan›ndaki tan›d›¤›mla konufltuktan sonra onun gülümseyen gözleriyle karfl›laflt›m. Onun sorunu Asiye’ninki gibisinden de¤il, ama ayn› sistem her koflulda kad›nlar için daha zor bir yaflam üretmeye devam etmiyor mu? Karadenizli ve k›sa boylu bir kad›n Netice teyze. Anne babas› neyin sonucunu almak için bu ismi koymufllar bilinmez ama ilginçli¤i ortada. Bu ilginçlik yaflam›na paralellik arzetmiyor, anlatt›klar›n› dinledikten sonra çileye bo¤ulmufl koca bir ömür çöküyor üstünüze…. Netice Teyze, Giresun Göreleli. Tam 51 y›ld›r Sar›yer’e ba¤l› Kaz›m Karabekir Pafla Mahallesi’nde oturuyormufl. Ancak biraraya gelme nedenimiz onun 51 y›l geçirdi¤i evinde de¤il bir y›l, bir hafta dahi kalamayacak olmas›. Devlet, Netice teyzenin evinin y›k›lma zaman›n›n geldi¤ine ferman buyurmufl, aradan 51 y›l geçip, evine su, elektrik, do¤algaz ve yol verdikten, t›k›r t›k›r vergilerini ald›ktan sonra. Onun için bir zamanlar “flans” olarak nitelendirelebilecek faktörler, bugün y›k›mlarda önceli¤in ona verilmesini sa¤lam›fl. Evi Bo¤az’a yak›n say›labilecek bir tepenin üzerinde, üstelik ‹stanbul’un depreme en dayan›kl› alanlar›ndan birinin üzerinde bulunuyor. Daha önce çok da fark›nda olmad›¤›, kendisine nas›l bir zarar verece¤ini düflünmedi¤i bir özelli¤i daha var evinin. Evinin önünden geçen yolun hemen karfl›s›nda, yani birkaç metre ötesinde trilyonluk villalar uzan›yor Netice teyzenin. Peki nas›l bir zarar› var bu villalar›n, senelerdir burada yaflamakta olan insanlara? Hem onlar geldiklerinde, mahalle halk› y›llard›r burada yaflam›yor muydu? fiimdi ne demeye onlar› buralardan atmak istiyorlar? “Da¤dan gelip ba¤dakini kovmak” deyimi burada biraz tersinden iflliyor, çünkü bu villalarda

yaflayan zenginlerin pekço¤u art›k yaflamak istemedikleri flehir merkezinden kaçarak buralara gelmifller. fiehir merkezine göre orman alanlar› çok daha fazla, bol oksijenli ve dolay›s›yla daha sa¤l›kl›. Toplant›da bunlar konuflulurken can kula¤›yla dinliyor Netice teyze. ‹yi ama hava parayla de¤il ki, oksijense hepimize yeter diye düflünüyor olmal›…Oysa kaz›n aya¤› öyle de¤il, devlet buralara yap›lacak milyon dolarl›k yat›r›mlar›, bu yoksul evlerine tercih ediyor. Öyle ya, böylesi daha kârl›… Varolan sistemde her kap›y› açan anahtar: kâr. E¤er içinde kâr varsa devlet için yap›lmas› en do¤ru olan o oluyor. Peki bu tafllar› daha önceden döflenmifl olan oyunda Neticelerin sonu ya da kurtuluflu nas›l olacak? Seneler önce köyden büyük flehire göç eden bu insanlar geldiklerinde, ne devlet ne de belediye bu insanlara herhangi bir kalacak yer göstermemifl. fiehre uzak alanlara yerleflmelerine de kimse birfley dememifl. O dönemde ‹stanbul’da paylafl›lmam›fl toprak kalmama gibi bir durum olmad›¤›ndan sermaye henüz bu alanlara göz dikme gibi bir durumda de¤ilmifl anlafl›lan. Netice teyze durumu “domuzlar, ay›lar ba¤›r›yordu geceleri ben buraya geldi¤imde” diyerek aç›kl›yor. Kocas› çal›flt›¤› yerden emekli olmufl, peki ya kendisi? O çal›flmam›fl hiç, anlad›¤›m kadar›yla, en büyük u¤rafl› çocuklar› büyütmek, ev ifllerine koflturmak olmufl. Gecekondu mahallelerinde yaflayan kad›nlar›n oldukça zor olan flartlar› iflte tam da bu yüzden, y›k›mlar nedeniyle tamamen zorlaflm›fl durumda. Y›k›m bütün aileyi yersiz yurtsuz b›rakacak, ancak emekçi kad›nlar›n omuzlar›ndaki yükü kat be kat art›raca¤› da bir o kadar kesin. Büyük flehire köyden göç edildi¤inde, erkekler d›flar›da çal›flt›klar› için adaptasyon sürecini daha rahat aflabiliyorlar. Ancak yaflamlar› dört duvar aras›nda çocuk bakmak, ev ifli yapmakla geçen kad›nlar›n pek ço¤u için d›flar›s› güvenlikli olmayan kocaman bir muamma. Kendilerini tek güvende hissettikleri yer evleri ve flimdi bu evlerin y›k›lmas› onlar›n kafalar›nda büyük bir güvensizli¤i ve korkuyu da beraberinde getiriyor. “Bundan sonra ne yapaca¤›z? Nereye gidecek, nerede kalaca¤›z?” Netice teyze flaflk›nl›kla a¤lamak aras›nda gidip geliyor konuflurken. Belli ki tüm bunlar›n neden olup bitti¤ine çok anlam veremiyor, ancak aç›klamas› oldukça özlü yine de: “Fakir olmasak bafl›m›za gelmezdi bunlar.” Büyük bir sinirle anlatmaya bafll›yor sonra evinin karfl›s›nda devam eden inflaat›. Evinin önündeki Sedadkent villalar› kendilerine bir d›fl duvar yapmam›fl, sürekli geniflleyece¤ini bilircesine. Ki, yaklafl›k bir ayd›r devam eden iki villa inflaat› Netice teyzenin durumuyla alay edercesine h›zla yükselmeye devam ediyor. Onun evinin y›k›lma gerekçesi “yola gelmesi” olarak gösterilirken, gözünün önündeki villan›n yolu gaspetmesine ne belediye ne de devletin herhangi bir yetkilisinin ses ç›kartmamas› isyan bayra¤›n› çekmesine neden olmufl. “Onlar TC vatandafl›, ya biz neyiz?” diyor sitemle… Çaresizli¤i insan›n içini s›zlat›yor, oysa buradaki tüm halk birleflti¤inde onun evine dokunulamayaca¤›n› biliyorum… Ya da bu y›k›m›n o

kadar kolay olamayaca¤›n›. Ona sadece “ç›k, git” diyen belediyenin en az›ndan ona bir arsa tahsis edebilece¤ini.. Dilim döndü¤ünce anlat›yorum ona birlik olman›n zorunlulu¤unu, toplant› boyunca sürekli bunu tekrarl›yor: “Birlik olmal›y›z!”. Bunu söylerken elini yumruk yap›p s›k›yor, “‹flte böyle” dercesine… ‹stanbul’un farkl› yerlerinde gecekondu y›k›mlar›na karfl› gösterilen direnifllerde kad›nlar da erkeklerle birlikte en ön saflardayd›. Onlar da ellerine geçirdikleri herfleyi evlerini y›kmaya gelenlere karfl› savrulacak bir silaha dönüfltürüyorlard›. Tafl ya da sopa farketmiyordu, evlerinin y›k›lmas›n› engellemelerini sa¤layacak birer malzemeydi herfley. Ancak y›k›m esnas›nda gösterilen direnifllerde kad›nlar ön saflarda yer almalar›na karfl›n, y›k›m karfl›t› toplant›larda ço¤unlu¤u erkekler oluflturuyor. Bu pek çok ailenin sahip oldu¤u ataerkil aile tipinden, kad›n›n evde ikinci cins olmas›ndan kaynaklan›yor kuflkusuz. Al›nacak kararlar› “evin reisi” olarak erkek al›yor ve bu karar hep birlikte uygulan›yor. Bu durum tüm aileler için geçerli de¤il kuflkusuz. Toplant›lara kat›lan az da olsa kad›n mevcut ve oldukça da aktifler. fiu an ‹stanbul’un pek çok yerinde y›k›m karfl›t› çal›flmalar yürütülüyor. Pek çok yerde yine bu çal›flmalar mahalle dernekleri üzerinden yürütülüyor. Hatta faal olmayan dernekler y›k›mlar nedeniyle ifllevli hala gelebiliyor. Emekçi kad›nlar› y›k›m karfl›t› çal›flmalara daha fazla katmak ve aktif hale getirmek için en do¤rusu dernekler bünyesinde kad›n komisyonlar› kurarak çal›flmalar yap›lmas›d›r, t›pk› gençlik komisyonu, kültür sanat komisyonu gibi. Y›k›m sözlerinin ortal›kta dolaflt›¤› ama henüz y›k›mlar›n bafllamad›¤› semtlerdeki rahatl›k bu tip komite ve komisyonlarla düzenli, planl› çal›flmalar yaparak kendilerini nas›l bir tehlikenin bekledi¤i konusunda bilgilendirme ve bilinçlendirme çal›flmalar› yap›larak belli oranda afl›labilir. Ev, yurttur. Gecekondularda yaflayan ve çal›flmayan kad›nlar için ev, yaflam›n tamam› olmasa da ço¤u anlam›na gelir. Vaktinin ço¤unu d›flar›da geçiren erke¤e k›yasla, vaktin ço¤u geçirilen ev, güvenli bir gelecek için ilk kofluldur iyi ya da kötü oldu¤una çok bak›lmadan. Çünkü ‹stanbul büyükflehirdir ama ayn› zamanda pahal› flehirdir. Bu pahal›l›kta yetmeyen maaflla ge-

çinmek için ilk olmas› gereken bafl›n› sokacak bir evdir. Asl›nda devletin her zaman dile getirdi¤i “‹stanbul’da yaflayanlardan vergi al›ns›n” söylemine paralel bir uygulamad›r bu. Çünkü yoksullar›n flehirde yaflama koflullar› ortadan kald›r›larak “çekin, gidin” denilmektedir. Ancak herfley otuz y›l öncekinden farkl›d›r, köyde geçinemeyince flehre göç eden bu insanlar›n gidebilecekleri yeni bir durak yoktur. Çünkü flu an köylülük de her geçen gün zorlaflan üretim koflullar›yla ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Y›k›mlar konusunda deneyimli olanlar, gecekondu mahallerindeki y›k›m›n öyle bir günde dozeri mahallenin bir ucundan di¤erine sürmekle gerçekleflmedi¤ini bilirler. Mahalle halk›ndan geliflecek tepkiye göre bu, ad›m ad›m hayata geçirilmektedir. Önce yolla bafllayan y›k›mlar, sonra iki eve, sonra üç-befl eve kadar ç›kar. Böylesi bir durumda gecekondular›n y›k›mla karfl› karfl›ya bulundu¤u mahallelerde kad›nlar, y›k›lacak ilk evin kendi evlerinin y›k›m›na giden yolun bafllang›c› oldu¤unu iyi bilmek zorundad›rlar. ‹flte bu yüzden emekçi kad›nlar, hem y›k›m karfl›t› toplant›larda, hem mahalle halk›n›n y›k›ma karfl› örgütlenmesinde, hem de y›k›m ekiplerine karfl› direniflte en ön saflarda yerini almak zorundad›rlar. Almak zorundad›rlar, çünkü o evlerin ne zorluklarla nelerden k›sarak yap›ld›¤›n› en iyi onlar bilmektedir. Almak zorundad›rlar çünkü ilk kap›ya konulana karfl› ç›kmazlarsa kendilerinin de k›sa sürede onun yan›nda yer alacaklar›n› iyi bilmektedirler. Netice teyzenin bir fotograf›n› koymad›m buraya. O oldukça endifleli ve a¤lamakl› yüzün, halk›n birli¤i ve gücüyle devletin y›k›m sald›r›s›na karfl› koyarak elde edece¤i kazan›mlardan sonraki mutlu halini görüntülemek istedim. Emekçi kad›nlar ve erkekler elele vererek mücadele etti¤inde bunun gerçekleflmemesi için hiçbir sebep yok. Evlerimizden sonra neyimizi alacaklar? Herkes bu sorunun cevab›n› düflünmek zorundad›r. 30 Haziran’da Netice teyzenin 51 y›ll›k evini y›kmak için kap›s›na dikilecek devlet güçleri. O, milyonlarca emekçiden biri ve böylesi bir günde yan›z olmad›¤›n› görmek en do¤al hakk›… Bir ‹K okuru


27

25

1-14 Temmuz 2005

O flimdi denizlerin ülkesinde...

“... bir müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim. Ve gerçekten do¤ru bildi¤im bir fleyi ortaya koymaktan çekinmem.” H›rç›n ve alçakgönüllü yan yana gelmez, gelemez denir. Bu iki kelimeyi kiflili¤inde yan yana ve alabildi¤ince do¤al kulland› Kaz›m Koyuncu. Halklar›n kardeflli¤ine, ancak kendi kültürünü ve dilini yaflatarak daha çok katk› sunaca¤›n›n bilinciyle hareket etti. Hopa’n›n Yeflilyurt köyündeki ailesi Kaz›m Koyuncu’nun ‘kaymakam’ olmas›n› istiyordu. O da 1989’da geldi ‹stanbul’a; ‹stanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyacakt›. Ancak bambaflka bir hayata ad›m att›. Kaz›m Koyuncu, okuldan arkadafllar›yla “Dinmeyen”, o da¤›l›nca da Memedali Beflli ile Lazca sözlü rock müzik yapmak için ‘Zu¤afli Berepe’yi kurdu. Bu grup da 2 albüm ç›kard›ktan sonra 1998’de da¤›ld›. 2000’de ç›kan “Salk›m Sö¤üt 2” adl› albümde 3 flark›s› yer alan Koyuncu, ilk solo albümü “Viya”y› da 2001’de ç›kard›. fievval Sam’›n baflrolünü oynad›¤› “Gülbeyaz”, ard›ndan da “Sultan Makam›” dizilerine yapt›¤› müziklerle bu iflte de baflar›l› oldu¤unu göstermiflti.. Son albümü “Hayde”nin baflar›s›yla popüler olmaktan uzak kalarak halk›n gönlünde taht kurulabilece¤ini kan›tlam›flt›. Üniversiteyi terk edip ç›kt›¤› müzik yolculu¤unda geldi¤i noktan›n ailesini de gururland›rd›¤›n› flu sözlerle dile getiriyordu: “Babam kaymakam olmam› çok isterdi. Ama flimdi vali bile olsam flu andaki kadar gurur duyacaklar›n› sanm›yorum.” Kapitalizme, egemen sisteme ve popüler kültüre yönelik elefltirilerini hiç gizlemedi. Artvin ve Bergama’da siyanürle alt›n aramalara, Akkuyu’daki nükleer, Göko-

va’daki termik, F›rt›na Vadisi’ndeki hidrolik santrallere ve son olarak Samsun-Sarp Sahil Yolu Projesi’ne karfl› sesini yükseltenlerdendi. Irak iflgaline, NATO’ya karfl› düzenlenen pek çok konser ve etkinlikte flark›lar›yla yer ald›. Ve 1986 y›l›nda Çernobil’deki nükleer kaza; 14 yafl›ndaki Kaz›m, yak›n bölgelerdeki pek çok baflka insan gibi üzerine ya¤mur ya¤anlardan biriydi: “Hepimizde tümörler var ve hayat›m›z›n belirli dönemlerinde radyasyon veya baflka etkiler tetikleyip kansere dönüfltürüyor. Kaza sonras› ad›n› an›msamad›¤›m bir bakan›n ‘iyi gelir’ diyerek radyasyonlu çay içmesi yaln›zca bir zekâ sorunu de¤il, suçtur. Çernobil’den sonra erken teflhisler için rehabilitasyon merkezleri kurulabilir, belki binlerce insan ölmezdi. Hangi flehirde, kaç insan kansere yakalanm›fl gibi bir istatistik bile yap›lmam›fl. Bu ülkenin politikac›lara, yalanc›lara ihtiyac› yok. Ben böyle duyars›z yöneticilerin halk düflman› olduklar›n› düflünüyorum” diyordu. Türkiye’deki sa¤l›k sistemini de elefltiren Koyuncu, “Türkiye’de radyasyon olmasa da s›rf sistemin kendisi adam› kanser eder” diyordu kendisiyle yap›lan röportajlarda.. Zu¤afli Berepe (Denizin Çocuklar›) grubunu kurdu¤unda egemen çevreler, “Kürtçe yeterince bafl a¤r›tt›. Bir de Lazca m› ç›kt›? Bunlar ülkeyi dü¤meye bas›lm›fl gibi dört bir yandan bölmeye çal›fl›yorlar” diye “kula¤›n› çekmek” istemifllerdi. Bu nedenle tehditler de ald›. Fakat O, alçakgönüllü oldu¤u kadar h›rç›nd› da. H›rç›nl›¤›yla egemen anlay›fla karfl› tavizsiz durdu, ödün vermedi. Daha da bilendi, bilinçlendi. Lazcaya duyulan bu öfkenin alt›ndaki floven-›rkç› anlay›fl›n oldu¤unu, ama buna pabuç b›rakman›n onlar›n anlay›fl›na hizmet etmek olaca¤›n› biliyordu. Halklar›n kardeflli¤ine özel vurgu yapard›. Sermayenin saltanat›yla yani bu sistemle hiç anlaflmad›, anlaflamad›. Özgürlü¤ünü budayacak olan tüm dayatmalar› reddederdi. Öyle ki, Siyasal Bilgiler’de okudu¤unda “müzikten kopmamak için, bir de ahmaklar›n önemsedi¤i ka¤›t parças› olan diplomaya mahkum olmak istemedi¤im

için okuldan ayr›ld›m” dedi. Tohum Kültür Merkezi ile bafl›ndan beri tan›fl›kt›. “Bu etkinlikte de Kaz›m Koyuncu olmal›” diye her düflündü¤ümüzde ve kendisine söyledi¤imizde gözleri güler “seve seve gelirim” derdi. Bu herhangi bir sanatç›n›n kitleyle bulunmaktan hofllanmas› de¤il, onun ötesinde bir fleydi. Bunu da bir etkinlik sonras›ndaki sohbette itiraf etmiflti: “Ben Tohum Kültür Merkezi’nin bir etkinli¤inde kitlenin karfl›s›na ç›kt›¤›mda hiç konuflmadan türkülerimi söylüyorum. Yapay olaca¤›ndan korkuyorum. Ama bana inan›n yaflam›mda gördü¤üm en içten, benimle ezgilerimi yaflayan, yaln›z kulaklar›yla de¤il, gözleriyle de dinlediklerini hissediyorum. Çok garip de¤il mi?” O, sokaklarda s›radan bir insan›n en alçakgönüllü halini yaflarken insana mülkiyet toplumunun yamad›¤› “kuruntu”, “tepelerde dolaflma”, “kendini halktan izole etme” gibi düzen sanatç›lar›n›n yapayl›klar›n› da elinin tersiyle itmiflti.

Egemen anlay›fl› ç›ld›rt›rcas›na halktan biri gibi yaflamak, halktan kopmamak gibi özelliklerini hep korudu. Kaz›m Koyuncu, bu özelliklerini büyütecek ve Laz kültürünü dünyaya tafl›yacak, tan›tacak en verimli yafl›ndayd›. Egemenlerin kârlar›n›n azalaca¤› korkusuyla üstünü bilerek örttükleri radyasyon nedeniyle, 33 yafl›nda denizler ülkesine göçtü. Halk düflmanlar› utanmadan televizyonlarda “radyasyon tehlikesi yoktur”, “az radyasyon insan sa¤l›¤›na yararl›d›r” yalanlar›yla Karadeniz’i kanser denizine çevirmekten çekinmedi. Avrupa’dan getirttikleri çay› “bak›n bu da Karadeniz çay›.

Radyasyonlu olsa içer miyim?” diyen AFC’nin bafl› Evren’e Kaz›m’›n bu son tokad› oldu. Art›k Koyuncu sayesinde yalanlar›n›n mumu sönmeye ve suratlar›n›n kapkara oluflu sezilmeye baflland›. Kaz›m Koyuncu’nun halk›m›za verdi¤i son mesaj›; “yalanlar› bofla ç›kt›, kanser egemenlerin iste¤iyle yay›ld›” fleklindeki hayk›r›fl›d›r. O, Karadeniz’i, Karadeniz yaylalar›n›, Karadeniz da¤lar›n› buralara tercih ederek gitti. Onu iyi anl›yoruz, çünkü birçok ortak yan›m›z›n yan› s›ra biz de Kardeniz’e, yaylalar›na ve da¤lar›na gönül veriyoruz… Orada esen özgürlük rüzgarlar›, Koyuncu’nun sesini “O, eritilmeye çal›fl›lan bir halk›n, Lazlar›n sesidir. O’nu ulafl›lamayan tenhal›klara da biz tafl›yaca¤›z ” diyeceklerdir mutlaka… DEN‹Z‹N ÇOCU⁄UNU B‹NLER U⁄URLADI! 26 Haziran’da Harbiye Aç›k Hava Tiyatrosu’na getirilen Kaz›m Koyuncu’nun cenazesi devrimci dostlar›, ailesi ve sanatç› dostlar› taraf›ndan karanfillerle süslendi. Cenazeye kat›lanlar onunla yaflad›klar› güzel an›lar› k›saca dile getirirken, sevenleri göz yafllar›na bo¤uldu. Koyuncu’nun tabutu alk›fllarla cenaze arabas›na konulurken yaklafl›k 7 bin kifli de Harbiye Caddesi’nden Taksim’e do¤ru sloganlarla yürüdü. Taksim Meydan›’ndan ‹stiklal Caddesi’ne Koyuncu’nun kasetlerini ç›kartan Metropol Müzik önüne kadar yüründü. Burada halka mal olmufl tüm sanatç›lar için bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld› ve fliirler okundu. Karadeniz ufla¤›n›n öfkesinin soka¤a taflt›¤› cenazede s›k s›k “Karadeniz ufla¤› ABD ufla¤› olmayacak”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Kaz›m Koyuncu ölümsüzdür”, “Katil Çernobil bu kaç›nc› ölüm” sloganlar› at›ld›. Türkçe, Kürtçe, Lazca ve Gürcüce konuflmalar yapan dostlar› Koyuncu’nun flark›lar›n› seslendirdi ve “Safla edit” (gö¤e ç›k) diyerek onu u¤urlad›. Koyuncu’nun cenazesi buradan memleketi Artvin Hopa’ya yolculand›. Tohum Kültür Merkezi

Tutarl›, Ayd›n Sanatç› KAZIM KOYUNCU’yu Kaybetmenin Ac›s›n› Yafl›yor/Paylafl›yoruz Sanat›n› halk›n ç›karlar› için icra eden sanatç›, hayat›m›zda düflünsel ve pratik ad›mlar› belirleyen olgular›, geçmiflte yaflanan gerçekleri ve gelece¤i ar›/objektif gören insand›r. Yeni bir kültürü yaratma mücadelesi, eski kültürün ileri yanlar›n› da içerisine al›r. Sanat cephesinde, kendi köklerini araflt›rma, ulusal anlamda dil ve yaflam biçimini ortaya koyarak, günümüzde ya-

flananlarla kaynaflt›r›p ileri bir durufl sergilemek/mücadelesini vermek ayd›nca bir tav›rd›r. Kazim Koyuncu arkadafl›m›z/dostumuz, k›sa ama dopdolu yaflam›nda ayd›n ve tutarl› bir sanatç› örne¤i sergiledi. O bir rüzgar gibi geldi geçti ama arkas›nda sanatsal demokratik mücadele alan›nda kas›rga gibi etki b›rakt›. K›sa ama özlü yaflam›na önemli de¤er-

ler s›¤d›rd›. Çeflitli etkinliklerde birarada oldu¤umuz bu sayg› de¤er dostumuzun kayb›n› derin bir üzüntü ile karfl›l›yoruz. Ailesine, sevenlerine ve halk›m›za baflsa¤l›¤› diliyoruz. An›s›n› demokrasi, eflitlik ve özgürlük u¤runa verdi¤imiz kurtulufl kavgam›zda yaflataca¤›z. AT‹K (Avrupa Türkiye’li ‹flçiler Konfederasyonu)


1-14 Temmuz 2005

28

25

Ö z e l l e fl t i r m e y e karfl› onbinler ayakta! maz”, “Ölmek var dönmek yok”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar›yla fabrikaya girdiler.

ÖZELLEfiT‹RMEYE TEPK‹ 16 Haziran 2005 tarihinde AKP Gaziosmanpafla ‹lçe binas› önünde, Türk TELEKOM A.fi.’nin özellefltirilmesini protesto etmek isteyen Türk Haber-Sen, Türkiye Haber-‹fl Sendikas›, Haber-Sen ve Birlik Haber-Sen üyelerine polis izin vermedi. Gaziosmanpafla TELEKOM Santrali önünde bir araya gelen kalabal›k kitle, TELEKOM’un özellefltirilmesini protesto etti. “TELEKOM, TÜPRAfi, Erdemir vatand›r sat›lamaz”, “Emperyalist sald›rganl›¤a, özellefltirmeye, kamusal alan›n talan edilmesine ve sosyal y›k›m yasalar›na karfl› birlik” yaz›l› pankart ile “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “IMF ufla¤› hükümet istifa” yaz›l› dövizler tafl›yan kitle, s›k s›k “Özellefltirmeye hay›r”, slogan›n› att›. AKP Gaziosmanpafla ‹lçe binas›na do¤ru yürümek isteyen kitle ile polis aras›nda bu nedenle gerginlik yafland›. Polisin tutumunu ve AKP’yi ›sl›klarla protesto eden emekçiler, Gaziosmanpafla Meydan›’na yürüdü. Burada kitleye seslenen Türk Haber-‹fl Sendikas› Genel Sekreteri Ali Akçan, hükümetin ülkeyi parça parça satt›¤›n› söyledi. Haber-Sen 9 No’lu fiube Baflkan› Ali Y›ld›z da, ülke zenginli¤inin yerli ve yabanc› sermayeye peflkefl çekildi¤ini ifade etti. Stratejik kurumlar›n sat›ld›¤›na iflaret eden Y›ld›z, iflçi s›n›f›n›n birlik içinde hareket etmesi gerekti¤ini belirtti. Türk Haber-Sen ‹stanbul fiube Baflkan› Ahmet Kurt ise, IMF’nin k›rm›z› çizgisinde hareket eden hükümetlerin ömürlerinin k›sa oldu¤unu ifade etti. Özellefltirme zihniyetinin iflsizli¤i iki kat›na ç›karaca¤›n› belirten Kurt, özellefltirmelerle ekonominin daha da kötüye gidece¤ini söyledi. Türkiye Haber-‹fl Sendikas› ‹stanbul Yakas› fiube Baflkan› Levent Dokuyucu da, özellefltirme karfl›s›nda mücadele için iflçilere ça¤r›da bulundu. (‹stanbul) ÖZELLEfiT‹RME SALDIRILARI TÜM HIZIYLA DEVAM ED‹YOR AKP 2002 y›l›nda hükümete gelmesinin hemen ard›ndan halka verdi¤i vaatleri bir kenara b›rak›p IMF, DB gibi emperyalist kurumlar›n talimatlar› do¤-

rultusunda genifl halk y›¤›nlar› üzerindeki sald›r›lar› kesintisizce sürdürdü. Bu sald›r›lar›n bafl›nda özellefltirme sald›r›lar› gelmekte. Sa¤l›ktan e¤itime, TÜPRAfi, TEKEL, PETK‹M, THY, SEKA ve bir çok kurum “zarar ediyor”, “devletin s›rt›nda kambur” vb. safsatalarla özellefltirmeye aç›l›rken özellefltirme sald›r›lar›n›n son adresi Seydiflehir Eti Alüminyum oldu. Seydiflehir halk›n›n, iflçilerin ve ailelerinin fabrikan›n özellefltirilmesine karfl› yürüttükleri mücadeleye ra¤men AKP hükümeti efendilerinden ald›¤› talimat› yerine getirmek için Seydiflehir Eti Alüminyum 17 Haziran 2005 tarihinde özellefltirmeye aç›larak CE-KA ‹nflaat Makine Madencilik Petrolcülük A.fi’ye 305 milyon dolara sat›ld›. AKP hükümeti Seydiflehir Eti Alüminyum’un sat›fl› için aç›lan ihaleyi 17 Haziran günü görüfltü. Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤›’nda yap›lan pazarl›klar sonucu 9 firman›n teklifi de¤erlendirildi. Özellefltirme ‹daresi Seydiflehir Eti Alüminyum ‹flletmesinin CEKA ‹nflaat Makine Madencilik Petrolcülük A.fi’ye 305 milyon dolara verilmesini kararlaflt›rd›. CE-KA, Oymap›nar Baraj›, Maden sahas› ile Antalya Liman›’na da sahip olacak. Özellefltirme ‹daresi’nin 17 Haziran’da karar› aç›klamas›n›n ard›ndan iflçiler fabrikaya kapanarak fabrikalar›n›n özellefltirilmesini protesto ettiler. Fabrika önünde toplanan iflçiler Baflbakan R. Tayyip Erdo¤an, Maliye Bakan› Kemal Unak›tan ile Seydiflehir AKP milletvekili Harun Tüfekçi’nin maketlerini yakarak fabrikaya girdi. Fabrikay› terk etmeyen 1680 iflçiyi aileleri ile Seydiflehir halk› da destekledi. ‹flçiler 20 Haziran günü ö¤len paydosunda yapt›klar› eylemde AKP hükümetine olan öfkelerini bir kez daha hayk›rd›lar. ‹fl elbiseleriyle Genel Müdürlük kap›s›nda toplanan iflçiler “Amerikan itleri satt›rmay›z K‹T’leri”, “Tayyip’i alana Unak›tan bedava” vb. sloganlar›n› att›lar. Çelik-‹fl Sendikas› Seydiflehir fiube Baflkan› Muharrem O¤uz’un “Fabrikay› satt›racak m›y›z? Sat›l›rsa çal›flacak m›y›z?” sorular›n› iflçiler “Hay›r” diyerek yan›tlad›lar. ‹flçiler “Seydiflehir vatand›r vatan sat›l-

ÖZELLEfiT‹RME SALDIRISINA KARfiI ONB‹NLER YÜRÜDÜ Özellefltirme ‹daresi’ne ait yüzde 46.12 hissesi blok olarak sat›fla ç›kar›lan Erdemir Demir ve Çelik Fabrikas›’n›n özellefltirilmesine karfl› Türk Metal ‹fl Sendikas›’n›n 17 Haziran 2005 tarihinde örgütledi¤i mitinge on binlerce insan kat›ld›. ‹flçiler, iflçilerin aileleri, Ere¤li halk›, esnaf›, köylerden gelen insanlar, çeflitli siyasi parti temsilcileri, GM‹S üyesi Zonguldak maden iflçilerinin de kat›ld›¤› miting Erdemir Fabrikas›’n›n Ba¤l›k Kap›s› önünde bafllad›. Yürüyüfle geçen kitle “Erdemir’in yede¤i yoktur”, “‹flçiyiz hakl›y›z kazanaca¤›z” vb. dövizleri açarken, esnaf “Erdemir sat›lamaz” tiflörtleri giydi, Romenler de “Erdemir sat›lmas›n, Romenler evsiz kalmas›n” pankart› açt›. Yürüyüflte yaklafl›k 25 bin kifli Ere¤li Meydan›’na kadar “IMF’nin itleri y›ld›ramaz bizleri”, “Ölmeye ölmeye geldik, Erdemir’i satan› gömmeye geldik”, “‹flçiler burada hükümet nerede” vb. sloganlar› att›lar. Meydanda yap›lan konuflmalarda AKP hükümetinin özellefltirme sald›r›lar› protesto edildi, özellefltirmelere karfl› mücadele edilece¤i vurguland›. HAYDARPAfiA GARI VE L‹MANI ÖZELLEfiT‹R‹LMEYE ÇALIfiILIYOR Hükümeti kurdu¤u günden bugüne kadar geçen sürede, nerdeyse el atmad›¤›, özellefltirme kapsam›na almad›¤› yer b›rakmayan AKP, flimdi de tarihi Haydarpafla Gar› ve Liman›’na göz dikti. Haydarpafla Gar›, Liman› ve çevresini de içine alan, 1 milyon metre karelik kamusal alan “Dünya Ticaret Merkezi ve Kruvaziyer Liman›” ad› alt›nda bir yap›laflmaya gidilerek, emperyalistlere peflkefl çekilmeye çal›fl›lmaktad›r. Bu proje kapsam›nda Kad›köy ve

Üsküdar’da yap›lacak 7 adet gökdelenle tarihi yerler yok edilecek, 4 milyon metre karelik inflaat alan›yla ‹stanbul adeta betonla döflenecek. Bu özellefltirme sald›r›s›na karfl› ç›kan, aralar›nda çeflitli sendika, sivil toplum kuruluflu ve siyasi partinin de bulundu¤u 65 kurum ve kurulufl temsilcilerinin kat›ld›¤› bir grup 21 Haziran günü Haydarpafla Gar› önünde bir araya gelerek bir protesto eylemi yapt›lar. Çeflitli döviz ve pankartlar›n aç›ld›¤› eylem saat 12:00’de bafllad›. Yap›lan aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan Mimarlar Odas› ‹stanbul fiube Baflkan› Eyüp Muhçu 65 kurum ad›na bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamada; “Garlar, meydanlar ve limanlard›r kentleri kent yapan. Egemen güçler taraf›ndan önce buralar iflgal edilir. 1918 y›l›nda gemileriyle gelmifllerdi Haydarpafla aç›klar›na. fiimdi gökdelenleri ile geliyorlar: kuflatmaya, iflgale, ya¤maya..” derken; bu projeyle ‹stanbul ve Anadolu’nun demiryolu ve ulafl›m ba¤lant›s›n›n yok edilerek, tarihi ve kültürel de¤erlerinin ya¤malan›p, küresel flirketlerin emrine sunulaca¤›n› vurgulayan Muhçu, konuflmas›na flöyle devam etti. “Haydarpafla Gar›, liman› ve çevresini, ayr›ca Türkiye’nin tüm limanlar›n› küresel sermayenin flantiyesi haline getirecek olan bu özellefltirme ve talan projesi; sadece Haydarpafla Gar› ve Liman›’nda çal›flanlar›n yak›nlar› ile birlikte yaklafl›k 10 bin kiflinin ekme¤i elinden al›n›p açl›¤a mahkum etmesiyle sonuçlanmayacak; kendi ‘korumal› ve kapal› alan›’ d›fl›nda kalan Kad›köy, Üsküdar ve çevresinin de ekonomik, sosyal ve kültürel hayat›n› yok edecektir.” “Demiryolu halk›nd›r sat›lamaz”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “ABD defol bu memleket bizim” vb bir çok slogan›n at›ld›¤› eylemde; Liman-‹fl baflkan› Raif K›l›ç, Yazarlar Sendikas› Baflkan› Mustafa Göz, E¤itim-Sen 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Toprak ve Gülsüm Cengiz birer konuflma yapt›lar. (Kartal)


25 TEKST‹L-SEN’DEN ÖZELLEfiT‹RME PROTESTOSU Tekstil-Sen 19 Haziran tarihinde, AKP Fatih ‹lçe Baflkanl›¤› önünde özellefltirme politikalar›n› protesto etti. Tekstil-Sen Temsilcisi Çi¤dem Miçoo¤ullar›, bugüne kadar özellefltirme politikalar› sonucunda 170 iflyerinin özellefltirildi¤ini ve bunlar›n 160 tanesinin kapand›¤›n› belirterek, “Özellefltirme sald›r›s› bugün Seydiflehir Eti Alüminyum’da yaflan›yor. Çal›flma Bakan› iflçilerin özellefltirmelerin durdurulmas› yönündeki tepkileri karfl›s›nda, iflçilerin iflsiz b›rak›lmayaca¤›n› söylüyor. Oysa biz bugüne kadar yap›lan özellefltirmelerde binlerce çal›flan›n iflsiz kald›¤›n› biliyoruz. Hükümetin yapt›¤› bu aç›klamalar, emperyalist tekellerin, IMF’nin ve TÜS‹AD’›n istekleri do¤rultusunda yap›lan uygulamalard›r” dedi. Kitle aç›klaman›n ard›ndan sloganlar eflli¤inde da¤›ld›. ANKARA’DA ÖZELLEfiT‹RMEC‹LERE ÖFKE! * Türkiye Haber-‹fl, Haber-Sen, Birlik Haber-Sen ve Türk Haber-Sen üyesi yaklafl›k 1.500 emekçi 23 Haziran tarihinde Ankara TELEKOM Müdürlü¤ü önünde bir araya geldi. Di¤er ifl kollar›nda örgütlü sendikalar›n temsilcilerinin de destek verdi¤i eylemde, “Kimin mal›n› kime sat›yorsunuz”, “TELEKOM, vatand›r vatan sat›lamaz” yaz›l› dövizler aç›ld› ve “Susma sustukça s›ra sana gelecek”, “Vur vur inlesin, hükümet dinlesin”, “TELEKOM’u satan› biz de satar›z” sloganlar› at›ld›. Memur-Sen’e ba¤l› Birlik HaberSen Genel Baflkan› Hüsamettin fienol, TELEKOM’un sat›fl›n› düflünmenin “vatan hainli¤i” oldu¤unu söyledi. fienol, hükümete seslenerek, “Size ne oluyor da baba Bush’un flirketine buralar› haraç mezat satmak istiyorsunuz?” diye sordu. KESK’e ba¤l› Haber-Sen Genel Baflkan› Esin Yelekçi de, özellefltirme uygulamalar›na karfl› topyekün mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Türkiye’nin yer alt› ve yer üstü kaynaklar›n›n teker teker sat›ld›¤›na iflaret eden Yelekçi, “IMF’nin emir eri konumunda olan AKP’ye sesleniyorum, siz halk›n

29 m› yoksa IMF’nin mi temsilcisisiniz?” dedi. Türkiye Kamu-Sen’e ba¤l› Türk Haber-Sen Genel Baflkan› ‹smail Karadavut ise, “Uluslararas› sermayenin sözcülü¤ünü yapan AKP’ye var oldu¤umu-

zu göstermek için buraday›z” diye konufltu. Eyleme kat›lan sendikalar ad›na ortak aç›klama yapan Türk-‹fl’e ba¤l› Türkiye Haber-‹fl Genel Baflkan› Cengiz Teke de, TELEKOM’un peflkefl çekildi¤ini vurgulayarak, “Birilerine el alt›ndan satmaya çal›fl›yorsunuz. TELEKOM sat›larak, yeni bir ya¤ma daha gerçeklefltirilmek isteniyor” dedi. TELEKOM’daki ifllerin tafleronlara verilmeye çal›fl›ld›¤›n› söyleyen Teke, “Tafleronlar›n TELEKOM’a girmemesi için her türlü eylemi yapaca¤›z” diye konufltu. TELEKOM’un de¤er tespit komisyonuna seslenen Teke, “Tespit etti¤iniz rakam› al›n bafl›n›za çal›n. TELEKOM’u 3 milyar dolara satmak sahtekarl›k de¤il midir?” diye sordu. Türk‹fl Genel Baflkan› Salih K›l›ç özellefltirme politikalar›na karfl› duracaklar›n› belirtti. * Telekom ihalesi için teklif verme süresinin son gününde 24 Haziran tarihinde Haber-Sen’liler ifl b›rakarak

Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤› önünde ihaleye teklif verecek olan flirketleri beklemeye bafllad›. ‹fl b›rakarak, Kolej Kavfla¤›’nda sabah saatlerinde toplanan Haber-Sen üyeleri, “Telekom halk›nd›r, sat›lamaz”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Yaflas›n örgütlü mücadelemiz” sloganlar› atarak Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤› önüne yürüdü. Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤›’n›n parmakl›klar›na “Telekom’u IMF ve sermayeye teslim etmeyece¤iz” yaz›l› siyah pankart asan Haber-Sen üyeleri burada oturarak nöbet tutmaya bafllad›. Burada konuflma yapan HaberSen Genel Sekreteri Osman Köse, Telekom’u sat›n alacak flirketlere seslenerek, “Buras› dikensiz gül bahçesi de¤il. Buray› size dar edece¤iz” dedi. Telekom’a sahip olacak flirketin, Türkiye’nin tüm alt yap›s›na sahip olaca¤›na dikkat çeken Köse, AKP’nin IMF’nin emir eri gözükmekten hiç çekinmedi¤ini söyledi. KESK E¤itim ve Örgütlenme Sekreteri Fevzi Ayber de, özellefltirme uygulamalar›ndan dolay› halk›n sabr›n›n taflt›¤›n› belirterek, “Siyasal iktidar iki yönlü sald›r›yor. Birincisi özellefltirme uygulamalar›, ikincisi Meclis’ten geçirdi¤i sald›r› yasalar›” diye konufltu. (Ankara) HABER-‹fi’TEN EYLEM Haber-‹fl Sendikas› Adana fiubesine üye emekçiler, 20 Haziran tarihinde TELEKOM’un özellefltirilmesini protesto etti. ‹nönü Park›’nda bir araya gelen yaklafl›k 300 kifli buradan AKP il binas›na kadar yürüdü. Kitle “Haberleflme özgürlü¤ü ve tasfiyesine hay›r” yaz›l› pankart açarak, “TELEKOM’u satt›rmayaca¤›z” ve “TELEKOM’a uzanan eller k›r›ls›n” yaz›l› dövizler tafl›d›. Emekçiler s›k s›k, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “IMF defol bu memleket bizim”, “AKP halka hesap verecek”, “Vur vur inlesin AKP dinlesin” vb. sloganlar att›. Kitle ad›na aç›klama yapan Haber-‹fl Sendikas› fiube Baflkan› Asaf Güzelce, Türkiye’nin en çok kâr eden büyük kuruluflu olan TELEKOM’un, DB ve IMF

1-14 Temmuz 2005 dayatmalar› sonucu sat›lmaya çal›fl›ld›¤›n› söyledi. Kitleyi yolun trafi¤e aç›lmas› için uyaran polis, di¤er yandan parti binas›n› abluka alt›na ald›. Güzelce ve beraberindeki üyeler, AKP ‹l Baflkan Yard›mc›s› Yalç›n Limoncu ile görüfltü. (Mersin) HABER-SEN ÜYES‹ ‹fiÇ‹LER ÖZELLEfiT‹RMEYE KARfiI ALANLARDAYDI! ‹zmir’de Haber-Sen ‹zmir fiubeleri Telekom Bölge Müdürlü¤ü önünde özellefltirmeyi protesto ettiler. Yaklafl›k 2 bin kiflinin kat›ld›¤› eylemde s›k s›k “Telekom vatand›r sat›lamaz”, “‹flçi memur el ele genel greve” sloganlar› at›ld›. Haber-‹fl fiube Baflkan› Kemal ‹lçio¤lu, özellefltirmenin devleti milyonlarca dolar zarara u¤ratt›¤›n›, yüz binlerce iflçinin iflsiz kald›¤›n› dile getirdi. Türk‹fl Bölge Temsilcisi Mustafa Kundakç› da “Art›k kimse iflçiden fedakarl›k beklemesin” diye konufltu. (‹zmir) ELAZI⁄ Elaz›¤’da Türk Haber-‹fl ile HaberSen’e üye emekçiler Türk TELEKOM’un özellefltirilmek istenmesini protesto etti. Elaz›¤ Türk TELEKOM Müdürlü¤ü önünde toplanan kitle, sloganlarla PTT Meydan›’na yürüdü. Burada aç›klama yapan Türk Haber-‹fl Elaz›¤ fiubesi Baflkan› Yusuf Yerli, hükümetin TELEKOM, SEKA, TÜPRAfi, Erdemir ve TEKEL’in sat›lmas›n› gündeme ald›¤›n› söyledi. Sat›fllar›n yabanc›lara peflkefl çekilmesi anlam›na geldi¤ini dile getiren Yerli, “Eylemlerimiz, Ankara’ya tafl›nacakt›r. Bugün birbirimize sahip olmal›y›z, birlik olmal›y›z. Herkes kurumunasendikas›na sahip ç›kmal›d›r. Türk TELEKOM’u satt›rmayaca¤›z, sat›lmas›na engel olaca¤›z” dedi. Yerli, hükümetin sendikalar› ifllevsizlefltirmek istedi¤ini de kaydederek “Hükümetin sendikalara olan tutumuna karfl› eylem yapmal›y›z. AKP hükümeti bu rakamlara ra¤men bu sat›fl› kimin yarar›na yap›yor? TELEKOM’u satarsan›z bu yapt›¤›n›z›n alt›nda kal›rs›n›z” diye konufltu. Aç›klaman›n ard›ndan kitle sloganlarla da¤›ld›. (Malatya)


30

1-14 Temmuz 2005

‹flçi-köylü’den DEVR‹M MEfiALES‹ 17’LER ÖLÜMSÜZDÜR! Faflist TC devletinin 17 Haziran tarihinde Dersim Mercan Vadisi’nde düzenledi¤i kanl› operasyon sonucu, 17 Maoist Komünist Partisi üye ve kadrosu ve Halk Kurtulufl Ordusu savaflç›s› ölümsüzleflti. 17’ler Dersim, ‹stanbul, Mufl, Ankara, ‹zmir ve Van’da kavga sloganlar› ile topra¤a verilirken, devrimcilerin cenazelerdeki ortak ve tavizsiz duruflu, devrimci dayan›flman›n en güzel örneklerinin en zor, en ac› ama ayn› zamanda da tarihe en anlaml› notlar›n düflüldü¤ü dönemlerde yafland›¤›n› gösterdi, göstermeye de devam ediyor. Baflta Dersim ve ‹stanbul olmak üzere flehitler, bütün illerde ortak bir flekilde sahiplenilerek, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Bedel ödedik, ödetece¤iz”, “MKP flehitleri ölümsüzdür”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar› ile günefle u¤urland›. Cenazelerin ard›ndan yine birçok ilde devrimci çevrelerin bir araya gelmesi ile katliam› k›nayan gösteriler yap›ld›, yap›l›yor. Belki ac› bir vesileyle ama yine de en coflkulu, en yürekten at›lan sloganlardan biriydi dayan›flma slogan›. Zaten dayan›flman›n anlam› da zor ve ac› günlerde daha net, daha ayr›flt›r›c› bir flekilde ortaya ç›kmaz m›? ‹flte bu gün de böyle ayr›flt›r›c›, böyle net bir süreç yafl›yoruz. Bunun karfl›s›nda elbette katliamc› devlet de bofl durmad›. Operasyo-

nun ard›ndan cenazelerini almaya giden ailelere bin bir zorluk ç›kart›l›rken, baz› cenazeler Kimsesizler Mezarl›¤›’na gömülmek istendi. Ancak tüm bunlar ailelerin ve Dersim halk›n›n cenazeleri sahiplenmesinin önüne geçemedi. Özellikle Dersim’de flehitlerin flan›na yak›fl›r bir cenaze töreni düzenlendi. Bunun yan›nda devlet, burjuvafeodal bas›nda ç›kan “bir örgütü bitiren operasyon” fleklindeki manfletlerle birlikte zafer sarhofllu¤u içinde emekçi halk›n devrimcilere ve devrim davas›na olan güvenini bofla ç›kartmaya çal›flt›. Ancak 17’lerin u¤runa canlar›n› feda ettikleri k›z›l bayra¤a sar›l› bedenlerinin, faflizme karfl› birer atefl topuna dönmüfl nice 17’lerin omuzlar›nda tafl›nmas›, bo¤azlar› parçalarcas›na at›lan sloganlardan f›flk›ran inanç, kararl›l›k ve intikam and› devletin operasyonlar›na, katliamlar›na verilen en anlaml› ve en radikal yan›t oldu. 17 Haziran tarihe not olarak düflüldü. Bir katliam, bir ac›, bir keder, büyük bir kay›p notu olarak, ama ayn› zamanda emsalsiz bir direnifl, devrimci dayan›flma ve intikam al›nacak bir gün olarak not düflüldü. Kuflkusuz ki her devrimcinin ölümü devrim mücadelemizde önemli bir kay›pt›r. Ancak flu da bir gerçektir ki, devrimi isteme ve yapman›n bedeli kan ve can; kazan›m› ise iktidar ve özgürleflmedir.

Tersane patronlar› iflçi kan›na doymuyor! Ucuz emek cenneti tersanelerde katliam gibi cinayetler yaflanmaya devam ediyor. Tafleron flirketlerin hakim oldu¤u ifl yerlerinde sömürünün sömürüsü yap›lmakta. Yasalarda (yetersiz de olsa) mevcut olan iflçi sa¤l›¤› ifl güvenli¤i hükümleri dahi tersanelere u¤ram›yor. Daha çok kâr u¤runa seri ölümler, asgari düzeyde dahi önlem al›nmamas› ve ilgisizlik nedeniyle yaflanan yüzlerce ‘ifl kazas›’ neredeyse kan›ksanm›fl durumda. Her gün ifl kazalar› ile gündeme gelen Tuzla Tersanelerinde 14 Haziran’da da Torgem adl› iflletmede tankerde gaz s›k›flmas› nedeniyle ortaya ç›kan patlama sonucu Ekrem Bektafl adl› iflçi yaflam›n› kaybetmifl, Bünyamin Çelik, Nurettin Tokufl, Ramazan Güngör, Erdo¤an Güngör adl› iflçiler ise a¤›r yaralanm›flt›r. 15 Haziran Çarflamba günü kalabal›k bir kitle taraf›ndan Tuzla Ayd›nl› köyü Cemevinden al›narak saat 18.30’da defnedilen Ekrem Bektafl’›n cenazesinde öfke hakimdi. Yap›lan konuflmalarda iflçi sa¤l›¤› ve ifl güvenli¤i konusunda önlem al›nmas›n› isteyen dostlar› devleti ve patronlar› önlem almaya ça¤›rd›. Ayr›ca 16 Haziran Perflembe günü tersanelerde yap›lacak olan yürüyüfle kat›l›m ve destek ça¤r›s› yap›ld›.

*16 Haziran Perflembe günü saat 07:30’da Tuzla Tersanesi önünde toplanan iflçiler yolu trafi¤e kapatarak öfkelerini hayk›rd›. Binlerce iflçinin kat›ld›¤› eylemde s›k s›k “Art›k ölmek istemiyoruz” “Katil G‹SB‹R Katil G‹SAfi” “Tersanede ölmek kader de¤ildir”, “Tersanede ölümleri durdurun” vb. sloganlar› ile Torgem Tersanesine yürüdü. Limter-‹fl Sendikas›’n›n ça¤r›s›, di¤er devrimci demokrat güçlerin birli¤i ile yar›m gün ifl b›rakma eylemi gerçekleflti. Torgem’e siyah çelenk b›rakan iflçilerin eyleminde D‹SK Birleflik-Metal-‹fl baflkan› Adnan Serdaro¤lu, Deri-‹fl Sendikas› Genel Baflkan Vekili Musa Servi, Deri-‹fl Tuzla fiubesi Baflkan› Hasan Sonkaya, Limter-‹fl Baflkan› Cem Dinç de birer konuflma yaparak, ifl cinayetlerinin önüne örgütlenme yap›larak geçilebilece¤ine, sald›r› ve hak gasplar›n›n örgütlü mücadele ile püskürtülebilece¤ine dikkat çekerek Tuzla ve di¤er sektörlerde kazan›lm›fl mevzilerin bu yolla sa¤land›¤›na vurgu yaparak iflçileri birlik olmaya ça¤›rd›lar. Eylemin baflar›ya ulaflt›¤›n› ifade eden Limter-ifl Baflkan› Cem Dinç, G‹SB‹R ile görüflme yap›laca¤›n› aç›klayarak eylemi sonland›rd›. (Kartal)

25

Devrimi isteyen hiçbir s›n›f, kan›n› ak›tmay› ve can›n› vermeyi göze almaks›z›n devrim prati¤ine giriflemez. Her devrimin, onun tu¤lalar›n› ören örgütler için a¤›r bedellere yol açmas› evrensel bir yasad›r. Devrimin bu evrensel yasas› ülkemiz topraklar›nda da daha nice canla, kanla yaz›lmaya devam edecektir. Devrim denilen bu uzun ve flanl› yolda basamaklar› t›rmanmak isteyen herkes zirvelere zorluklarla, ac›larla var›laca¤›n› bilir. “Doruklar fethedilemez eteklerinde mezar tafllar› yoksa” fliar› bu aç›dan anlaml› ve önemlidir. Zira devrim bedel ister. Çünkü devrim, tarihsel olarak zorunlu olan toplumsal ilerleyifli, zorla engellemeye koyulan bir s›n›ftan zor yolu ile kurtulman›n, insanl›¤›n özgürleflmesi yürüyüflünü sürdürmenin ad›d›r. Zor’a karfl› zor ile karfl› koymak, bugün devrimin topraklar›m›zdaki esas halkas›n› oluflturmakta. Hal böyle olunca ödenecek çok bedelimiz oldu¤u gibi ödetilecek de çok bedel olacak. Bu siyasi iktidar ele geçirilinceye kadar devam edecek, bu aflamadan sonra da çeflitli biçimlerde ve çeflitli yöntemlerle yaflamda yerini alacakt›r. fiu da bir gerçek ki devrim yolunda her flehit, devrimin yap›tafllar› olarak tarih sahnesindeki yerini al›r ve ard›llar›na de¤erlerle dolu zengin bir miras ve yeni görevler b›rak›r. 17’ler de gerek on y›llard›r kararl›l›kla sürdürdükleri devrim mücadelesindeki ›srarlar›yla, gerek fiziksel sorunlar›n mücadelenin önünde engel olamayaca¤›n› göstererek, gerekse silahl› mücadelenin kaç›n›lmazl›¤›na ve olmazsa olmazl›¤›na vurgu yaparak aram›zdan ayr›ld›lar. Türkiye devrim tarihindeki

‹zelman iflçisinin eylemleri sürüyor! 11 May›s’ta Büyükflehir Belediyesi’ne pankart açarak greve ç›kacaklar›n› belirten ‹zelman iflçileri, o günden bu yana çeflitli eylemler yaparak seslerini duyurmaya çal›fl›yorlar. Toplu sözleflme görüflmelerinde de anlaflmaya varamayarak ifl yavafllatma karar› alan ‹zelman iflçileri, 17 Haziran günü belediye önünde oturma eylemi yapt›lar. ‹zmir Büyükflehir Belediyesi’nde hizmet veren ‹ZELMAN’da çal›flan yaklafl›k 5 bin iflçi yaklafl›k 6 ay önce bafllatt›klar› toplu sözleflme görüflmelerinde grev aflamas›na yaklafl›yor. 15 Haziran günü D‹SK Genel ‹fl yöneticileri ile görüflme yapan belediye yetkilileri, 16 Haziran’da görüflmelerin devam edece¤ini bildirmelerine ra¤men sendika yöneticilerine bir ça¤r›da bulunmad›. Bunun üzerine Büyükflehir Belediyesi önünde bini aflk›n ‹ZELMAN iflçisi ve aileleri biraraya geldi. D‹SK Genel-‹fl’te örgütlü iflçiler haklar›n› al›ncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini yinelediler. Genel-‹fl Sendikas› Bölge Baflkan› Muharrem Kurt “Biz sadaka istemiyoruz; eflit ifle eflit ücret istiyoruz” diye konufltu. 19 Haziran Pazar günü gerçekleflen ÖSS

say›s›z flehit bugün proletaryan›n iktidar yürüyüflünde yolunu ayd›nlatmaktad›r. Onlar› sahiplenmek hepimizin üzerine düflen önemli bir görevdir. Onlar› sahiplenmenin as›l anlam› ise u¤runa tereddütsüz ölümü kucaklad›klar› k›z›l bayraklar›n› daha yukar› tafl›mak, devrim davas›na tüm benli¤imizle sar›lmakt›r. fiehitlerimizin korkusuzca ölüme kucaklayabilmelerinin nedeni ard›llar›n›n mücadelelerini zaferle taçland›racaklar›na olan sars›lmaz inançlar›d›r. Bu inanc› muzaffer k›lmak bizim ellerimizdedir. Unutmamal›y›z ki devrim mücadelemizde her düflenimiz ellerimizde önümüzü ayd›nlatan, bize yol gösteren, hep yukarda, daha yukarda tafl›mam›z gereken birer meflaledir. Kuflkusuz flehit düflenlerimizin yerlerini doldurmak onlar›n nitelikleri ile birlikte de¤erlendirildi¤inde gerçekten zordur. Ancak her ne kadar zor olsa da, bu topraklar, bu topraklar üzerindeki devrimci zemin aç›s›ndan imkans›z de¤ildir. Yeter ki, herkes bu ihtiyac› sorumluluk ve görev bilinciyle kavras›n; onlar›n dalgaland›rd›klar› bayra¤› daha yükseklere tafl›ma bilincine, cüretine ve kararl›l›¤›na sahip olsun. 17’ler yaflamlar›yla oldu¤u kadar ölümleriyle de devrim davas›nda ›srar›n ad› oldular. ‹nançlar›, yaflamlar›, durufllar› ve mücadeledeki ›srarlar› ile arkalar›nda kalanlara ac›lar› öfkeye ve kine dönüfltürme ça¤r›s› yapt›lar. Bize düflen bu ça¤r›ya yan›t vermektir. Büyük usta Mao Zedung’un dedi¤i gibi “Binlerce, on binlerce flehit, bizden önce halk›n ç›karlar› için canlar›n› kahramanca verdiler. Onlar›n bayra¤›n› yukar›lara kald›ral›m, kanlar› ile çizilen yolda ilerleyelim!”

nedeniyle 7,5 saatlik mesainin 15 saate ç›kar›ld›¤›n› ve ö¤rencilerin ma¤dur olmamas›n› istediklerini belirten D‹SK Genel-‹fl 1 No’lu fiube Baflkan› Saim Geylani de “‹ZELMAN iflçisinin iyi niyeti görülsün” dedi. ‹flçiler s›k s›k “Sadaka de¤il toplu sözleflme”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar› att›lar. ‹zelman iflçileri son olarak 20 Haziran günü akflam saatlerinde yine Büyükflehir Belediyesi önünde toplanmaya bafllad›lar. Genel-‹fl 1 No’lu fiube Baflkan› “43 gündür eylem yap›yoruz. Ama anlafl›l›yor ki belediye yönetimine sesimizi duyuramad›k. Bundan sonra daha çok ses ç›karaca¤›z" dedi. Konuflmalar bittikten sonra Oleyis üyesi iflçilerin grev de oldu¤u Hilton Oteli’ne do¤ru yürüyüfle geçtiler. Bafl›nda Süleyman Çelebi’nin de oldu¤u kortej Konak Sümerbank’ta polis barikat›yla kesildi. ‹zelman iflçileri engellemeye karfl›l›k bir süre “Emekçiye de¤il çetelere barikat” slogan›yla oturma eylemi yapt›lar. Daha sonra iflçiler ara sokakla da¤›larak Hilton Oteli’ne gruplar halinde gittiler. Hilton önünde bir konuflma yapan Oleyis Genel Baflkan› Tamer Aktafl “Ne pahas›na olursa olsun Hilton iflçisi hakk›n› alacakt›r” dedi. (‹zmir)


31

25 TKP/ML ‹stanbul Üst Komitesi ad›na yap›lan aç›klamada da ödenen bedellerin Türkiye devrim tarihi aç›s›ndan büyük bir kay›p oldu¤u dile getirildi. Bu sald›r›lar›n karfl›l›ks›z kalmayaca¤›n›n, hesab›n›n ödetilece¤inin ifade edildi¤i aç›klama sonras›nda “Yaflas›n partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKOTMLGB”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar› at›ld›. EMEP d›fl›ndaki tüm devrimcidemokrat-yurtsever kurumlar›n kat›ld›¤› törenin ard›ndan kitle Cemal Çakmak’›n cenazesini Sar›Gazi gazi Mezarl›¤›’na götürmek için yola ç›kt›. Tören boyunca yo¤un flekilde mahalleye polis y›¤›na¤› yap›l›rken Gazi Cemevi soka¤›n› izleyen MOBESSE kameras› ise militanlar taraf›ndan imha edildi. Cemal Çakmak da ayn› gün Sar›gazi Mezarl›¤›’nda ailesi, dostlar› ve yoldafllar› taraf›ndan son yolculu¤una u¤urland›. Alt Mezarl›k önünde toplanan kitle; “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür” ve 17 flehidin resimlerinin oldu¤u “Feda olsun can›m›z halk savafl›na” pankartlar›n› açarak, “MKP flehitleri ölümsüzdür”, “Katil devlet hesap verecek”, “Gerillalar ölmez yaflas›n Halk Savafl›” vb. sloganlarla Üst Mezarl›¤a geldi. Devrim ve komünizm flehitleri için bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan, Cemal Çakmak’›n kardefli k›sa bir konuflma yapt›. “Cemal abim 12 y›ll›k hapishane sürecinde yaz›flt›¤› herkese hep s›rt› çantal›lara duydu¤u özlemden bahsederdi. Son yolculu¤una omzu çantal› olarak gitti. Bizler onlar›n b›rakt›¤› mirasa sahip ç›kaca¤›z” dedi. K›sa bir konuflman›n ard›ndan kitle sloganlarla bir süre yürüdükten sonra da¤›ld›. Jandarman›n Sar›gazi’nin çeflitli yerlerine y›¤›nak yapt›¤› gözden kaçmad›. Dursun Turgut ve Ersin Kantar görkemli bir kitlesellikle u¤urland›! 21 Haziran Pazartesi günü ‹stanbul’a getirilen Ersin Kantar ve Dursun Turgut’un cenazeleri de ayn› kalabal›k taraf›ndan Gazi Cemevi’nden al›narak sloganlarla sonsuzlu¤a u¤urlan›rken kitle s›k s›k “Faflizme karfl› silah bafl›na”, “Hesaplaflma günü korkunç olacak” ve “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar›n› daha gür hayk›rd›. Kitle marfllar ve sloganlarla cenazelerin ç›kmas›n› beklerken okunan fliirlerle söylenen marfllarla ve yap›lan konuflmalarla flehitlerin faflist TC’nin katletti¤i ilk devrimciler olmad›¤› gibi son da olmayacaklar› ancak devrim yürüyüflünü hiç bir zaman bitiremeyece¤i dile getirildi. K›z›lbayrak okurunun okudu¤u mücadele fliirleri ve Grup Yorum’un söyledi¤i marfllarla birlikte cenazeler Cemevi bahçesinde kitlenin Turgut ve Kantarc›’y› son kez görebilmeleri için bir süre bekletildi. Yoldafllar› ve

Ankara

1-14 Temmuz 2005

devrimci dostlar› flehitlere son görevlerini yerine getirdi. Dursun Turgut’u Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i’nden tan›yan bir dernek yöneticisi yitirilen tüm canlar›n ortak bir kültürün insanlar› oldu¤unu, Dursun flahs›nda hepsini sayg›yla and›¤›n› ifade etmesinin ard›ndan flehitlerin resimlerinin yerald›¤› “Feda olsun can›m›z halk savafl›na” ve “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür” pankartlar› aç›larak kortejler oluflturuldu.

“Binali Güler Ölümsüzdür!” Katledilen MKP savaflç›lar›ndan Binali Güler ‹zmir’de sloganlarla ve kavga yeminleriyle ölümsüzlü¤e u¤urland›. 20 Haziran günü Binali Güler’in cenazesini karfl›lamak için Kemalpafla Belkahve mevkine giden kurum temsilcileri ve yoldafllar› cenazeyi alarak konvoy halinde Buca Kuruçeflme Cemevi önüne geldiler.

Pankartlar›n arkas›nda flehitlerin tabutlar› ve dev k›z›l bayrak tafl›narak yine ‹smetpafla Caddesi’nde yürüyüfle baflland›. Gazi esnaf›n›n büyük ço¤unlu¤unun yine kepenk kapatt›¤› görüldü. “MKP Dersim’de misillemeye”, “Yaflas›n siper yoldafll›¤›”, “MKP savaflç›lar› ölümsüzdür”, “17’ler ölmedi kavgam›zda yafl›yor”, “Birlik mücadele zafer” vb. sloganlarla yine depo dura¤›na kadar yüründü. Buradan kald›r›lan otobüslerle Cebeci Mezarl›¤›’na do¤ru yola ç›k›ld›. Mezarl›kta da yürüyüfl kortejleri oluflturularak sloganlar at›ld›. Ersin Kantar ve Dursun Turgut’un cenazeleri MKP bayraklar›yla topra¤a verildikten sonra 17’ler flahs›nda devrim ve komünizm flehitleri için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan yap›lan aç›klamada, flehit düflenler üzerinden her türlü anti-propaganday› yapan düflman›n ve onun kalemflörlerinin, flehit düflenlerin nas›l kitlesel olarak sahiplenildi¤i, binlerin kat›ld›¤› cenaze törenlerinde, en gencinden yafll›s›na kadar kitlelerin flehitlere ve onlar›n mücadelesine duyduklar› umudu, güveni ve ba¤l›l›¤›, kendisini, “Yaflas›n Halk Savafl›” slogan›nda nas›l somutlaflt›rd›¤›n› karfl› devrim cephesinin de gördü¤ü, bundan kaynakl› daha da pervas›zlaflt›¤› vurguland›. Ancak tüm pervas›zl›klar›na karfl›n flehitlerin devretti¤i k›z›l bayra¤›n onlar›n ideallerine ba¤l› kalarak düflman›n kale burçlar›na k›z›l kanlarla nak›fl nak›fl ifllenerek dikilece¤i de eklendi. Mezarl›ktan geri dönüfl için yol alan kitle akflam saatlerinde Taksim Galatasaray Lisesi önünde devletin imha sald›r›lar›n› protesto etmek ve 17 flehidi anmak amac›yla yap›lacak olan eylem için Gazi Mahallesi’nde da¤›lmadan kitlesel bir flekilde bekledi.

Saat 12:00’ye do¤ru Cemevi önünde “Binali Güler ölümsüzdür”, “Dersim flehitleri ölümsüzdür” sloganlar›yla say›s› giderek artan kitle yürüyüfle bafllad›. “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür”, “Binali Güler ölümsüzdür”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür” pankartlar› açan kitle, ellerinde Dersim’de flehit düflen MKP kadrolar›n›n ve gerillalar›n›n resimlerini tafl›rken Binali Güler’in kokartlar›n› da takt›. Yürüyüfl boyunca s›k s›k “17’ler yafl›yor MKP savafl›yor”, “Faflizmi döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z” sloganlar› at›l›rken, Güler’in evinin önünden geçilirken komflular› da alk›fllarla ve sloganlarla kitleye destek verdi. Ana caddeye ç›kan kitle, burada yolu trafi¤e kapatarak Dersim flehitlerinin tek tek ismini say›p “YAfiIYOR” diye hayk›rd›. Yolu trafi¤e tekrar açan kitle, ayn› yerden mezarl›¤a gitmek üzere araçlara bindi. Buca Kaynaklar Mezarl›¤›’na gelindi¤inde ise kitle “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Katil devlet hesap verecek” sloganlar›yla Binali Güler’in defnedilece¤i mezar›n bafl›na geldiler. Güler’in cenazesi sloganlarla ve kavga fliirleriyle defnedildi. Ard›ndan DHP, Partizan, ESP, HÖC, ÖMP, Devrimci Hareket, BDSP, Mücadele Birli¤i, Devrimci Mücadele, SDP ve DEHAP Konak ‹lçe imzal› ortak aç›klama yap›ld›. Aç›klamada Dersim Mercan’da üzerlerine bomba at›larak katledilen MKP kadrolar› ve savaflç›lar›n›n faflizm koflullar›nda katledilen ilk devrimciler olmad›¤› belirtilip “Karadeniz’de Mustafa Suhpi ve yoldafllar›n› bo¤arak katleden, Denizleri idam sehpas›na yollayan, Mahir ve yoldafllar›n› K›z›ldere’de, ‹brahim’i Diyarbak›r zindanlar›nda iflkencede katleden anlay›fl›n son kan›tlar› Dersim Mercan flehitle-

Mufl

‹zmir

ridir” denildi. Ve Dersim’deki katliamla sistemin vermek istedi¤i mesaj›n Türkiye devrimci hareketine oldu¤u vurgulan›p “MKP özgülünde bitirilmeye çal›fl›lan Türkiye devrimci hareketidir. Yay›lmaya çal›fl›lan y›lg›nl›k, karamsarl›k da tüm devrimcileredir. Bitirilmeye çal›fl›lan, susturulmak istenen sisteme karfl› muhalif olan tüm kesimlerdir” denildi. Ve son olarak “Bu katliam›n, sald›r›n›n hepimize yöneltildi¤ini unutmamal›, tam da bu günlerde y›lg›nl›k, umutsuzluk yarat›lmaya çal›fl›l›rken tüm devrimci daDersim yan›flma ruhumuzla bu sald›r›lara karfl› durmal› ve devrimci dayan›flmay› yükseltmeliyiz” denildi. Ortak aç›klaman›n ard›ndan DHP ad›na yap›lan k›sa konuflmada ise, Güler’in kiflili¤inden bahsedilirken ondan ve di¤er flehit yoldafllar›ndan ald›klar› k›z›l bayrakla Binali Güler’i ve flehit düflen di¤er yoldafllar›n› kavgalar›nda yaflatacaklar› belirtildi. DHP’nin aç›klamas›n›n ard›ndan kitle s›k s›k “MKP savaflç›lar› ölümsüzdür”, “17’ler yafl›yor MKP savafl›yor” sloganlar›n› atarken kavga fliirleri ve kavga yeminleriyle cenaze töreni bitirildi. (‹zmir) Gerilla cenazeleri Ankara’da 17 MKP/HKO gerillas›ndan Okan Ünsal, Berna Ünsal ve Kenan Çak›c› topra¤a verilmek üzere Ankara’ya getirildi. Okan Ünsal ve Berna Ünsal Karfl›yaka Mezarl›¤›’nda topra¤a verilirken, Kenan Çak›c› ise Cebeci Asri Mezarl›¤›’nda defnedildi. Yaklafl›k 300 kiflinin kat›ld›¤› cenaze törenlerinde s›k s›k, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Katil devlet hesap verecek”, “17’ler yafl›yor, halk savafl› sürüyor” sloganlar› at›ld›. Polisin çevik kuvvet ekipleri ve panzerlerle yo¤un önlem ald›¤› mezarl›klarda, cenazelere MKP/HKO bayra¤› sarmak isteyen kitle ile polisler aras›nda k›sa süreli tart›flma yafland›. Tart›flmalar›n ard›ndan cenazeler topra¤a verildi. ‹brahim Akdeniz ise yüzlerce kiflinin kat›l›m› ile Mufl’un Varto ‹lçesi’ne ba¤l› Onp›nar (Emera) Köyü’ne götürüldü. Köy mezarl›¤›na k›rm›z› flamayla sar›l› tabutla getirilen Akdeniz’in cenazesi yüzlerce kiflinin kat›ld›¤› bir törenle defnedildi. Cenaze töreni s›ras›nda yo¤un önlemler al›nmas› dikkat çekti. Defin iflleminin ard›ndan Akdeniz ailesine taziye ziyaretleri yap›ld›. Ailesi taraf›ndan al›nan Ökkefl Karao¤lu ise, Gaziantep’in ‹slahiye ‹lçesi’nde topra¤a verildi. Kavaklar Köyü’nde topra¤a verilen Karao¤lu’nun cenazesine çok say›da kifli kat›l›rken, ailesi ve yak›nlar› cenazeye kat›l›m sa¤lad›.


ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:14/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Numan BOZER Bask›: Gün Matbaac›l›k Genel Da¤›t›m: YAY-SAT @mail: umutyayimcilik@superonline.com

BÜROLAR ➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30 ➧ ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 DA‹RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) 432 23 01 Cep: 0 535 562 33 72 ➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84 ➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0536 697 94 19 ➧ BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 ➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0 537 597 69 84 ➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N ➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

Güneflin sofras›nda, Munzur’un doruklar›nda ÖLÜMÜ TEREDDÜTSÜZCE KUCAKLAYANLAR ÖLÜMSÜZDÜR! Bafle¤mez duruflunu, asi kardelen gülüflünü, yüzlerce gencin, binlerce isyanc›n›n, ak›fl› durdurulamayan asi kan›yla beslenerek alan Munzur’un doruklar›, s›n›f savafl›m›n›n amans›z, çetin çat›flmalar›nda en önde h›zla koflan çok yi¤idin türküsünde halaya durmufltur. Yi¤itlerin harman oldu¤u topraklar›n sayfas›nda en baflta olman›n hakl› gururunu yaflarken, can verip de yeflertti¤i, nazl› nazl› sulay›p büyüttü¤ü umutlar›n› hangi yüre¤e kaz›m›flsa bedelini ödetmeyi de bilmifltir hep. Kimi zaman patron-a¤alar›n beyninde patlayan mermilerle, kimi zaman geçit vermez sarp kayal›klar›nda bin bir emekle yetifltirdi¤i yi¤itlerin, zafer iflaretleriyle kilitlenen avuçlar›ndan oluk oluk dökülen kanlarla. Seyit R›zalardan beri tan›k oldu¤u direnifl destanlar›n›, gözelerinde köpürterek tafl›m›flt›r körpe filizlerinin dal›ndan hoyratça kopar›l›fl›n›n ac›s›yla yanan analar›n yüre¤ine. O yüreklere yoksullu¤un, yang›n›n, sömürülmenin ac›s›n› nak›fl nak›fl ifllerken, emzirdi��i çocuklar›n saf bak›fllar›na, masum gülüfllerine dik durmay›, silah› al›p eline, günü geldi¤inde koflmak için sevdas›na, savaflmay› yazm›flt›r. Savaflt›rd›¤› y›¤›nlarca halk evlad›n› geri vermemek için ald›¤›nda ise ba¤r›na, bir 盤l›k kopar›r yedi düvele ulaflan. Yi¤itleri vard›r Dersim da¤lar›n› atefle çeviren. Faflizmin yüre¤ine korku salan mavzerleriyle, ölüme meydan okuyan kahraman evlatlar› vard›r Munzur da¤lar›n›n. Zalime karfl› savafl›rken düflenler de vard›r Alt›nça¤a giden yolda, ard›llar›na b›rakt›klar› k›z›l bayraklar›yla... Tarih defalarca kez tan›k olmufltur, s›n›f savafl›m›nda düflenlere ve düflenlerin ard›ndan birken on, onken yüz ço¤alarak k›z›l bayra¤› daha yukar› tafl›maya ve düflmana kelefllerinin ucundan atefl toplar› ya¤d›rmaya... 17 Haziran 2005 tarihinde Munzur da¤lar›nda 17 MKP gerillas›, düflman›n hain sald›r›s› sonucu flehit düfltü. Aralar›nda MKP’nin önder kadrolar›n›n da oldu¤u 17 kifli kullan›lan kimyasal silah ve a¤›r makinelerle katledildiler. 17’LER ÖLÜMSÜZDÜR! 18 Haziran akflam saatlerinde helikopterlerle otopsi yap›lmak üzere Malatya’da bulunan Adli T›p’a getirilen cenazelere, faflizmin asker ve polis y›¤›na¤› eflli¤inde otopsi yap›ld›. Gece boyunca hastane önünde bekleyen flehitlerin aileleri ve dostlar› sabah cenazelerle birlikte Malatya Devlet Hastanesi’ne geçti. Otopsi ifllemlerinden sonra ailelerine teslim edilen cenazeler kimyasal silahlar›n etkisiyle parçalanarak tan›nmaz haldeyken, cenazelere iflkence yap›ld›¤› bedenlerindeki tahribatlardan görüldü. Hastanede y›kanan cenazeler ailelerine z›lg›tlarla teslim edilirken, hastane önünde toplanan kalabal›k kitle “Gerillalar ölmez yaflas›n halk savafl›” slogan›n› hayk›rd›. Ökkefl Karao¤lu’nun cenazesi ailesi taraf›ndan al›narak Antep’e, ‹brahim Akdeniz Mufl Varto’ya, Kenan Çak›c›, Okan ve Berna Ünsal Ankara’ya, Cemal Çakmak ve Ça¤dafl Can ‹stanbul’a, Alaattin Atafl ve Gülnaz Y›ld›z

Dersim

Gazi

Dersim’in Hozat ilçesine u¤urlan›rken, Cafer Cangöz, Ayd›n Hanbayat, Ali R›za Sabur, Ahmet Perktafl ve Taylan Y›ld›z Dersim il merkezindeki cemevi morguna kald›r›ld›. Malatya’dan Elaz›¤ Kovanc›lar hatt› üzerinden Dersim’e götürülen cenazeler Mazgirt’e ba¤l› Seyitli Köprüsü’nde bulunan Jandarma karakolunca durdurularak, konvoyda bulunan kitleye kimlik kontrolünün yap›lmas›na ra¤men, kitle Mazgirt Dersim yol ayr›m›na varmadan tekrar durdurularak okurumuz Mehmet Soylu hakk›nda tutuklama karar› oldu¤u gerekçesiyle al›nmak istenirken avukatlar›n devreye girmesi üzerine b›rak›ld›. Dersim-Mazgirt yol ayr›m›na gelindi¤inde kalabal›k bir kitle “MKP gerillalar› ölümsüzdür”, “Yaflas›n Halk Savafl›” pankartlar›yla sloganlar eflli¤inde cenazeleri getiren konvoyu karfl›lad›. Araçlardan inen kitle burada yaklafl›k on befl dakika sloganlara efllik ettikten sonra, Cemevi’ne do¤ru yola ç›kt›. Cemevi’nin önünde toplanan yaklafl›k bin kifli “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “‹bo yafl›yor MKP savafl›yor” vb. sloganlarla cenazeleri getiren konvoyu karfl›lad›. Cemevi’nin önünde devrim flehitleri için yap›lan bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan cenaze töreninin duyurusu yap›ld›ktan sonra kitle da¤›ld›.

20 Haziran sabah saatlerinde cemevinde halk toplanmaya bafllarken, DHP ve Partizan esnaf› dolaflarak kepenk kapatma çal›flmas› yapt›. Cenaze törenine ESP, HÖC, EMEP, DEHAP, PART‹ZAN, TUDEF’in de aralar›nda bulundu¤u bir çok devrimci demokratik kurum ve siyasi parti kat›l›rken, y›llar sonra halk›n yo¤un kat›l›m› dikkat çekiciydi. A¤›tlar›n öfkeye kar›flt›¤›, öfkenin bilinçlerde harmanland›¤› kararl›l›k ve devrimci dayan›flman›n en güzel örneklerinin yafland›¤› cenaze töreni saat 11:00’de Cemevi önünde bafllad›. Cemevi’nin balkonuna “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür” pankart› as›ld›. MKP bayraklar›na sar›lan tabutlar omuzlarda gezdirilirken “MKP gerillalar› ölümsüzdür”, “Yaflas›n halk savafl›”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak” vb sloganlar at›ld›ktan sonra, devrim flehitleri için kitle bir dakikal›k sayg› durufluna durdu. Söylenen marfllarla Cemevi’nin önünde yap›lan bir saatlik törenin ard›ndan, kitle 150 araçl›k konvoyla Sieng Mezarl›¤›’na do¤ru yola ç›kt›. SSK önünde araçlardan inen kitle tabutlar› omuzlayarak, aç›lan pankartlar ve 17’lerin resimleri eflli¤inde bir saat yürüdükten sonra mezarl›¤a geldi. Bir dakikal›k sayg› duruflundan sonra, yüzleri MKP flamalar›yla örtülü militanlar MKP bildirisini okudular. fiehit yak›nlar›n›n yapt›klar› konuflmalar›n ard›ndan cenazeler defnedilirken, Malatya Devlet Hastanesi’nde bulunan Dursun Turgut ve Ersin Kantar’›n cenazeleri aileleri taraf›ndan al›narak ‹stanbul’a götürüldü. Ça¤dafl Can ve Cemal Çakmak sloganlarla ölümsüzlü¤e u¤urland›! 20 Haziran’da Gazi Cemevi’ne Ça¤dafl Can ve Cemal Çakmak’›n cenazeleri getirilerek yoldafllar›, devrimci dostlar› ve ailesi taraf›ndan son yolculuklar›na u¤urland›. Saat

11:00’den itibaren Cemevi önünde toplanan yaklafl›k 5 bin kifli “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Hesaplaflma günü korkunç olacak”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “Feda olsun can›m›z halk savafl›na”, “17’ler ölmedi kavgam›zda yafl›yor” vb. sloganlarla cenazeleri almak için bekledi. Bu esnada kitleye dönük sesli ajitasyonlar yap›larak devletin katliamc› yüzü teflhir edildi ve flehitlerin sahiplenilmesi ça¤r›s› yap›ld›. Mahallede esnaf›n büyük bir ço¤unlu¤u kepenk kapatarak flehitleri sahiplendi. Gündo¤du ve Bize Ölüm Yok marfllar› okunarak flehit düflenler için sayg› duruflunun yap›ld›¤› tören ö¤leden sonra cenazelerin y›kanma ifllemlerinin bitmesinin ard›ndan ‹smetpafla Caddesi’nde yürüyüfle geçildi. “Halk savaflç›lar› ölümsüzdür” pankartlar› ve k›z›l bayraklar tafl›narak bafllayan yürüyüflün en önünde MKP/HKO’nun cenazeye gönderdi¤i çelenkler tafl›nd›. Uzun bir k›z›l bayrak tafl›yan kitle Gazi Mahallesi depo dura¤›na kadar “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “A¤a-patron devletini y›kaca¤›z halk iktidar› kuraca¤›z”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “Dersim faflizme mezar olacak”, “Maoist gerilla devrim yolunda”, “MKP flehitleri ölümsüzdür” vb. sloganlarla yürüdü. Yürüyüfl esnas›nda da 17 flehidin resimlerinin yer ald›¤› “Feda olsun can›m›z halk savafl›na-Demokratik Haklar Platformu” pankart› aç›ld›. Depo dura¤›na gelindi¤inde ise otobüslere binilerek Cebeci Mezarl›¤›’na do¤ru hareket edildi. Dev k›z›l bayra¤›n dalgaland›¤› mezarl›kta Ça¤dafl Can’›n cenazesi MKP bayra¤›na sar›larak sloganlarla topra¤a verilirken yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan Can’›n kardefli k›sa bir konuflma yapt›. Demokratik Haklar Platformu ad›na yap›lan aç›klamada devrimci komünist hareketin, verdi¤i flehitlerle dünden bu güne güçlenerek halklara güven verdi¤i ifade edildi. Karfl› devrim cephesinin yapt›¤› son katliamla birlikte yine kitleler içerisinde devrime karfl› güvensizli¤i büyütmeye çal›flt›¤› ancak devrimci iktidar mücadelesinin olanca gerçekli¤i ve gücüyle kendi mecras›nda iktidarlaflmaya devam etti¤i vurguland›. Devam› sayfa 31’de


OGYIK25