Issuu on Google+

ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

www.iscikoylu.org

Say›: 2005-12

23

*Y›l:2 *3-16 Haziran 2005 *Fiyat›: 75 YKr ISSN:1303-9350

D‹REN‹YORUZ! * Seydiflehir’de jandarma ve polisin gazl› ve joplu sald›r›s›na iflçi barikat›na çarpt›. Fabrikan›n içinde kalan iflçiler kendilerini içeri kilitlerken, heyetin fabrikaya girece¤ini ö¤renen iflçiler ve aileleri ise, polisle çat›flt›. Halk kepenk kapatt›, insanlar çocuklar›n› okula göndermedi. Seydiflehir halk› kad›n›, erke¤i, çolu¤u çocu¤u ile direnifle kilitlendi. SEKA’n›n k›v›lc›m›n› Seydiflehir’e tafl›yan iflçilere destek için birçok ilde çeflitli eylemler yap›ld›.

* 1 Haziran tarihinde yürürlü¤e giren TCK ve C‹Y ile hapishanelerdeki tecrit katmerlefltirilirken d›flar›da da temel demokratik hak ve özgürlüklerimiz, elimizden al›nmak isteniyor. ‹flçilerin özellefltirme karfl›t› eylemlilikleri sald›r›ya u¤ruyor, kamu emekçilerinin sendikalar› kapat›lmak isteniyor, üniversitelerinin paral› hale gelmesini k›nayan ö¤renciler engelleniyor, 1 May›s’a kat›lanlar slogan att›klar› gerekçesi ile gözalt›na al›n›yor, Türkiye Kürdistan›’nda süren operasyonlar›n yan›nda, ortaya ç›kan toplu mezarlara her gün bir yenisi daha ekle-

niyor. Örgütlenme özgürlü¤ümüz elimizden al›nmak isteniyor. * Devlet emekçilere, ezilenlere olan düflmanl›¤›n› göstermekten çekinmiyor. Tüm bu sald›r›lar› gö¤üslemenin ve engellemenin tek yolu örgütlü olmaktan geçmektedir. Bu sald›r›lar hepimizedir. Bu sald›r›lar greve ç›kan deri iflçilerine, fabrikalar›n›n özellefltirilmesi gündemde olan TEKEL iflçilerine, Ere¤li ve Telekom iflçilerinedir.

Deri iflçileri 1 Haziran’da greve bafllad› 2005-2007 tarihleri aras›n› kapsayan toplu sözleflme döneminde Deri-‹fl Sendikas› Tuzla fiubesi ile iflveren sendikas› aras›nda yap›lan görüflmelerde sosyal haklar konusunda anlaflma sa¤lanm›fl, ücret art›fl› konusunda ise anlaflma sa¤lanamam›flt›. ‹flveren sendikas›, yap›lan görüflmelerde ilk baflta yüzde 5 zam önermifl sendikan›n bunu kesinlikle kabul etmeyece¤ini belirtmesi üzerine yap›lan zam yüzde 8.69’a çekilmifl, sendika bu zamm› da kabul etmeyerek ücretlere yüzde 25, bayram ve y›lbafl› izni, erzak ve çocuk yard›m›, y›pranma pay› gibi sosyal haklara ise yüzde 35-50 aras› zam istemiflti. ’den öylü k i ç fl ‹

D‹RENE D‹RENE KAZANACA⁄IZ! Sayfa 30

Sanayi bölgesinde yaklafl›k 1600 iflçi çal›flmaktad›r. Çal›flanlardan 1200’ü sendikal›d›r. Sendika 42 fabrikada örgütlüdür. 150 kiflinin mahkemesi devam etmektedir. Bundan önceki toplu sözleflmelerde de benzer durumlar yaflanmaktayd›. ‹flveren sendikas› ve jandarma sendika ve iflçiler üzerinde yo¤un bask›lar oluflturmaya çal›flmaktad›r. Sosyal haklar›n› k›s›tlamak istemekte, zam oran›n› düflük tutmak için çaba harcamaktayd›. Tuzla’daki toplu sözleflmeler genelde greve bir yada iki gün kala iflverenlerin geri ad›m atmas› sendikan›n taleplerini karfl›lamas› sonucu çözümlenmekteydi. Bu toplu sözleflme sürecinde de benzer sald›r›lar yaflan›rken, bunlardan en ilginci ise Tuzla Kaymakaml›¤›n›n emri ile Tuzla Deri Sanayi Bölgesi’nde sendikan›n bas›n aç›klamas› yapmas›na izin verilmemesiydi. Ancak sendika ve iflçilerin kararl› tutumlar› sonucu bu keyfi uygulamaya son verilmifl ve yaklafl›k 700 iflçinin kat›l›m›yla kitlesel bir bas›n aç›klamas› yap›lm›flt›. ‹flçilerin bir araya gelmesini engelle-

mek, sendika üzerinde güvensizlik oluflturmak, iflçileri y›ld›rmak için jandarma ve iflveren sendikas› her türlü bask›y› uygulamaya çal›fl›yor. Bu sald›r›lara karfl› sendika ve iflçiler daha fazla kenetleniyor, sald›r›lara karfl› birlikte hareket ediyorlar. Toplu sözleflme sürecinde anlaflma sa¤lanamamas› üzerine arabulucu raporundan sonra Deri-‹fl Tuzla fiubesi grev karar› alarak 30 iflyerine asm›flt›. 1 Haziran itibariyle de 24 iflyerinde 800 iflçi greve ç›kacak. Grev ile ilgili kamuoyundan destek isteyen yöneticiler yapt›klar› konuflmalarda “Türk-‹fl’in çizgisi belli. Ocak’ta bafllayan toplu sözleflme sürecinden günümüze kadar hiçbir aç›klama yapmad›lar. Bask›lara flubemiz ve deri iflçileri karfl› koyuyor. Ancak ne Türk-‹fl’i ne de di¤er ifl

kollar›ndaki sendikalar› yan›m›zda göremiyoruz. Direniflimizde s›n›f dostlar›m›z› yan›m›zda görmek istiyoruz. Birlik olmak için çaba sarf etmeliyiz. Emekçiler üzerindeki sald›r›lar art›yor. Bu sald›r›lara karfl› ancak birlikte hareket edersek, birbirimize destek verirsek karfl› koyabiliriz, sermayedarlara geri ad›m att›rabiliriz” diyerek tüm s›n›f dostlar›na dayan›flma ve destek ça¤r›s› yapt›lar. (Kartal)


2

3-16 Haziran 2005

23

Kand›ra F Tipi’nde flüpheli ölüm

Bursa’da 1 May›s sonras› devlet terörü! Bursa’da 1 May›s sonras› devrimci, demokrat ve yurtseverlere yönelik gözalt› ve tutuklama terörü artarak sürüyor. Gerekçe olarak “1 May›s iflçi bayram›nda yasad›fl› örgüt sloganlar›” atmak gösterilirken çeflitli tarihlerde onlarca insan gözalt›na al›nd›. 12 May›s günü 11 DEHAP üyesi gözalt›na al›nd›. Bir kifli tutukland›. 22 May›s’ta gece sabaha karfl› yap›lan ev bask›nlar›nda Bursa Temel Haklar Derne¤i’nin 14 üyesi gözalt›na al›nd›. On kifli tutukland›. Ard›ndan 26 May›s günü yine sabaha karfl› yap›lan ev bask›nlar›nda 14 ESP’li gözalt›na al›narak 14’ü de tutukland›. * Yaflanan bu gözalt› ve tutuklama terörüne karfl› 26 May›s günü Heykel Meydan›’nda Bursa Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i ve ESP’nin düzenledi¤i ortak bas›n aç›klamas›na Partizan, BDSP ve SDP de kat›ld›. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda eylemlerin artarak sürdürülece¤i belirtildi. Bas›n aç›klamas› ‘Gözalt›lar, tutuklamalar, bask›lar bizi y›ld›ramaz’, ‘Faflizme karfl› omuz omuza’ sloganlar›yla sona erdi.

* Bursa’da yaflanan sald›r›lar 29 May›s günü ‹stanbul’da da protesto edildi. HÖC, EKB, TKP, EMEP, EHP, Partizan, ESP ve SDP’iler, Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. “Bursa’da tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” yaz›l› pankart ile “Yeni TCK iptal edilsin”, “Bursa’da polis-yarg› terörüne son” dövizlerini açan kitle s›k s›k, “Tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” slogan›n› att›. Kitle ad›na aç›klama yapan HÖC üyesi Özgür Ayd›n, Bursa polisi ve yarg›n›n ortaklafla hareket etti¤ini ifade etti ve gözalt›na al›nan 25 kiflinin tutuklanarak Bursa H Tipi Hapishanesi’ne gönderildi¤ini belirtti. Yeni TCK ile hak ve özgürlüklerin daha da k›s›tlanmas›n›n amaçland›¤›na dikkat çeken Ayd›n, “Bizler AKP hükümetinin ve egemenlerin bu tehditlerine ve topyekün sald›r›lar›na karfl› birleflik mücadeleyi yükseltmeye devam edece¤iz. Bursa’da yaflanan hukuksuzlu¤a derhal son verilmeli ve tutuklananlar derhal serbest b›rak›lmal›d›r” dedi. (Bursa)

Kand›ra F Tipi Hapishanesi’nde askerlik yaparken intihar etti¤i söylenen Ersin Bafl adl› askerin babas› Abdurrahman Bafl o¤lunun ölümüne dair flüphelerini dile getirerek ‹HD ‹stanbul fiubesi’nde bas›n aç›klamas› yapt›. 23 May›s 2005 tarihinde aç›klama yapan Abdurrahman Bafl, o¤lunun ölüm fleklinde flüpheli olan ve aç›klanmak istenmeyen noktalar›n oldu¤unu belirterek öldürülmüfl olma ihtimalinin yüksek oldu¤unu söyledi. 20 Aral›k 2004 tarihinden itibaren Kand›ra F Tipi’nde usta birli¤inde olan Ersin Bafl, May›s ay›nda kulland›¤› iznini ailesinin yan›nda geçirerek, ailesine bir daha Kand›ra’ya dönmek istemedi¤ini, askerli¤ini mutlaka baflka yerde yapmak istedi¤ini söylemifl ancak babas› o¤lunu ikna ederek 15 May›s 2005 tarihinde askerlik yapt›¤› birli¤e teslim etmiflti. Teslim sonras› o¤lunun “Baba beni burada b›rakma” diye ba¤›rd›¤›n› söyleyen Abdurrahman Bafl, ertesi gün o¤luyla görüflmek için defalarca telefon etti¤ini ancak görüflemedi¤ini, son arad›¤›nda ise o¤lunun ölüm haberinin verildi¤ini belirtti. Ersin Bafl’›n ölüm saati ile ilgili babas›na verilen bilgilerin ve otopside yazan saatin de Ersin’in birli¤e teslim edildi¤i saatlerin hepsinin çeliflti¤ini söyleyen Eren Keskin de askeri savc›n›n görevlendirdi¤i bilirkifliler sadece otopsi düzenlemekle yetinmifller ve klasik otopsiye gerek olmad›¤›n› belirtmifllerdir. Oysa, müvekkilim askeri savc›l›¤a bir dilekçe vererek ayr›nt›l› otopsi istedi¤ini belirtmifltir. Ortada flüpheli bir durum olmas›na ra¤men ayr›nt›l› otopsi yap›lmadan cenaze müvekkilime teslim edilmifltir. Olay›n ard›ndan çekilen resimlerde de “ölümden kaynakl› olmayan baz› ekimozlar› tespit ettik” diyerek son günlerde askerlik yaparken intihar etme vakalar›n›n artt›¤›na, pek çok ölümün ise kuflkulu oldu¤una dikkat çekti. O¤lunun hiçbir psikolojik sorunu olmad›¤›n› dile getiren baba Abdurrahman Bafl ise “O¤lum bize hiç bir fley anlatmad› sadece burada askerlik yapmak istemedi¤ini söyledi. Cenazesini istedim vermediler. Ben de yasal ifllem bafllataca¤›m› söyledim askeri yetkililere. Sonra bana bir aç›klama yap›larak savc›l›¤›n izin verdi¤ini ve cenazemi götürebilece¤imi söylediler. Gece hemen götür göm dediler. Bir fleyi örtbas etmek istiyor gibiydiler. O¤lum hapishanede bir fleye tan›kl›k m› etti, o nedenle mi öldürüldü bilmiyorum ama intihar etmedi¤ine eminim” dedi. (‹stanbul)

HALK KONSER‹

işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

Sanatç›lar Ali Asker K›z›l›rmak Metin Kahraman Arzu Grup fiiar Gulasor Halk Oyunlar› Ekibi Sinevizyon Gösterimi Konuflmac›lar ABONEL‹K fiARTLARI

Direnifllerle, flehitler verme pahas›na kurulan emekçi semtler ABD emperyalizminin sad›k ufla¤› Türk hakim s›n›flar›n›n son temsilcisi AKP hükümeti taraf›ndan y›k›lmak istenmesine karfl›, Birlik mücadele zafer slogan›n› yükseltmek ve y›k›mlar› durdurmak ve 1971 y›l›nda iflçi s›n›f›n›n yükseltmifl oldu¤u 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direniflinin ruhuyla emperyalistlerin ve uflaklar›n›n tüm sald›r›lar›n› geri püskürtmek üzere mücadeleyi yükseltmek için Tohum Kültür Merkezi’nin düzenledi¤i Halk Konseri’nde buluflal›m.

Tarih: 19 Haziran 2005 Pazar Saat: 17:00-23:00 Yer: Ba¤c›lar Olimpik Kapal› Spor Salonu TOHUM KÜLTÜR MERKEZ‹ ‹rtibat Tel: 0212 643 22 33 Kartal: 0216 306 16 02 6 AYLIK: 10.200.000

Filipinler, Irak, Filistin, Almanya, Meksika, ABD ve Türkiye’den kat›l›mc›larla gerçeklefltirece¤imiz “Emperyalizmin teslim alma araçlar›ndan hapishaneler” konulu sempozyuma ça¤r›! Tarih: 5 Haziran 2005 Pazar Saat: 10:00-19:00 Yer: Tar›k Zafer Tunaya Kültür Merkezi Tünel/Taksim

1 YILLIK: 20.400.000

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


3

23

3-16 Haziran 2005

Yaflad›¤›m›z tabloyu açl›¤›m›zla de¤il AÇLI⁄A KARfiI BAfiKALDIRIMIZLA Ç‹ZEL‹M! 24 May›s’ta aç›klanan D‹E “2004 y›l› Hanehalk› Bütçe Anketi Sonuçlar›” raporu ülkemizin yoksulluk tablosunu bir kez daha gündeme getirdi. Raporda aç›klanan istatistiki verilerle 2005 y›l› tablosunu k›smi anlamda çizen rapor, “sosyal patlama” riski ile birlikte köfle yazarlar›ndan araflt›rmac›lara herkesin gündemi oldu. Zira bu ürkütücü rakamlarla birlikte düflünüldü¤ünde “sosyal patlaman›n” kaç›n›lmazl›¤› ortadayd›. Televizyon haberlerinin büyük bir k›sm›n› dolduran televole haberlerini bir kenara b›rak›rsak, kapkaç, cinayet, h›rs›zl›k haberlerinin art›fl›na dikkat çekenler temel gerçe¤i görmezden gelerek yapt›klar› aç›klamalarda, ülkemiz nüfusunun büyük bir kesiminin yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yaflad›¤› gerçe¤ini her seferinde ya unuttular, ya da unutmak zorunda kald›lar. Yap›lan çeflitli araflt›rmalar›n art arda gelifli ise bir tesadüfler zinciri olmasa gerek. D‹E’nin raporunun yay›nland›¤› günlerde OECD (Ekonomik ‹flbirli¤i ve Kalk›nma Örgütü) taraf›ndan aç›klanan “Ekonomik Görünüm Raporu”nda da dikkat çekilen temel mesele yine art›fl gösteren açl›k, yoksulluk ve buna ba¤l› olarak yaflanabilecekler üzerinde duruluyordu. D‹E taraf›ndan haz›rlanan raporun aç›l›m›na ve ortaya koydu¤u verilere geçmeden önce, IMF ile imzalanan son Stand-by anlaflmas› ve anlaflmaya paralel olarak devlet taraf›ndan yerine getirilmesi hedeflenen birkaç noktaya de¤inelim. Hat›rlanaca¤› gibi 26 Nisan tarihinde hükümet taraf›ndan haz›rlanan niyet mektubu IMF heyetine sunulmufl ve heyetin mektubu incelemesi beklenerek, onayland›¤› taktirde Stand-by anlaflmas› imzalanaca¤› kararlaflt›r›lm›flt›. 11 May›s’ta IMF icra direktörleri ile yap›lan toplant›da niyet mektubunun olumlu karfl›land›¤› aç›kland› ve Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç y›ll›k gidiflat›n› belirleyecek olan anlaflma imzaland›. 2008 y›l›na kadar sürecek olan bu anlaflma ile Türkiye IMF’den 10 milyar dolara yak›n yeni bir ek kaynak da alm›fl olacak. 26 Nisan tarihinde haz›rlanan mektubun özünü özellefltirme ve bunun yan›s›ra sosyal haklar›n k›s›tlanmas›, halktan toplanan vergilerin artt›r›lmas› gibi temel önermeleri kapsamaktayd›. Mektubun içeri¤inin anlafl›lmas› aç›s›ndan örnek vermek gerekirse, niyet mektubunun 15. maddesinde geçen “öngörülen tasarruflar… ana emeklilik parametrelerinin de¤ifltirilmesi, prim taban›n›n geniflletilmesi ve kanuni emeklilik yafl›n›n uzayan yaflam süresine göre ayarlanmas› ile sa¤lanacakt›r” belirlemesinin yan›s›ra; “tasarruf” amac›yla flu yöntemlerin izlenmesini belirliyor: “Sosyal güvenlik harcamalar›, ilaç ve di¤er t›bbi malzeme giderlerinde son y›llarda görülen h›zl› art›fl›n önünün kesilmesi suretiyle kontrol alt›na al›nacakt›r” belirlemeleri aç›k olarak sosyal haklar›n tümünün budanaca¤› mesaj›n› vermektedir. Sa¤l›k ve sosyal güvenlik hizmetlerinin özellefltirilmesi plan›n› kapsayan bu aç›klamalar›n tümü SEKA örne¤inde de oldu¤u gibi yaflama geçirilecektir. 2008 y›l›na kadar yerine getirilmesi gereken bu program›n “sosyal patlama” kabusu ile birlikte nas›l yerine getirilece¤ini görece¤iz. Bir önceki Stand-by anlaflmas›n›n devam›

niteli¤inde olan bu anlaflma, IMF ve DB taraf›ndan Türkiye’nin önüne konulan hedeflerin büyük oranda yerine getirilememesinden kaynakl› olarak devam niteli¤i tafl›maktad›r.

Kamu emekçilerinin çal›flma saatleri uzat›lacak! Bu geliflmelerin ve asgari ücret miktar›n›n yüksek oldu¤u belirlemelerinin yan›s›ra, kamu emekçilerinin çal›flma saatlerinin uzat›lmas› da önümüzdeki dönem yaflama geçirilmesi planlanan sald›r› maddeleri aras›nda durmaktad›r.

AKP Mersin Milletvekili Saffet Benli’nin, Devlet Memurlar› Yasas›’n›n “çal›flma saatleri”ni düzenleyen 99. maddesinin 1. 2. ve 4. f›kralar›n›n de¤ifltirilmesi için 10 Mart 2003’te sundu¤u yasa teklifi, 9 May›s 2005 tarihinde AKP Grup Yönetimi taraf›ndan TBMM Baflkanl›¤›’na sunuldu. Sunulan teklifte kamu emekçilerinin Cumartesi günleri de çal›flmas› ve böylece 40 saat olan çal›flma saatinin 48 saate ç›kar›lmas› öneriliyor. Bu öneri yurtd›fl›ndaki resmi kurulufllarda çal›flan emekçileri de kaps›yor. Benli, teklifinin gerekçesini ise; “Türkiye ekonomik zorluklarla karfl› karfl›ya oldu¤u bir dönem yaflamaktad›r. Herkese fedakarl›k düflmektedir. Tatil günlerimiz di¤er ülkelere göre çok fazlad›r. Tatil günlerinin bol oldu¤u ülkemizde her ifl günü kayb› ülke ekonomisinden çok fley götürmektedir. Bayram ve tatillerin çok olmas› yan›nda Cumartesi günlerinin mesai günü olarak kabulü bir denge oluflturacak, çal›fl›lmayan günler telafi edilecektir. Bu nedenle Cumartesi günlerinin de çal›flma saatine kat›lmas› uygun olacakt›r. Teklifimiz bu nedenle verilmifltir” aç›klamas›nda bulunuyor. Kamu emekçilerinin tepki gösterdi¤i bu durum yaflanan ekonomik krizin afl›lmas› hedefi ile tart›fl›lsa da eme¤in daha fazla sömürüsünü hedeflemektedir. Verilen asgari ücretin açl›k s›n›r› olarak belirlendi¤i ülkemizde 48 saat çal›flt›r›lacak olan kamu emekçilerinden devlete daha fazla yard›mc› olmalar› beklenerek, ücretlerinin art›fl› gibi bir talepte bulunmamalar› da özellikle isteniyor.

D‹E’nin aç›klamalar› ve yoksulluk tablomuz 24 May›s’ta kamuoyuna sundu¤u raporla ülkemizdeki yoksulluk ve açl›k tablosunu ortaya koydu¤u iddia edilen D‹E’nin raporunun ülkemizdeki mevcut tabloyu bütünlüklü olarak ne kadar yans›tt›¤› kuflkusuz tart›fl›l›r. Ancak hali haz›rda haz›rlanan rapor ve raporun ortaya koyduklar› bile önümüzdeki dönemin tablosunu ve mevcut gidiflat›n› anlamak aç›s›ndan da oldukça çarp›c› veriler ortaya koymaktad›r. Bir bütün olarak 2003 y›l›n›n verilerinin

ortaya konuldu¤u rapor, 2005 y›l›n›n ilk aylar›nda yaflanan iflsizlik oran›n› da sunmaktad›r. Türkiye ekonomisinde yaflanan “büyümeye” ra¤men yoksullar›n say›s› ve oran› artmaktad›r. AKP hükümetinin ilk y›l› olan 2003’te Türkiye’deki yoksulluk oran› yüzde 26.96’dan yüzde 28.12’ye, yoksul fert say›s› ise 18 milyon 441 binden, 19 milyon 458 bine kadar yükseldi. Yoksulluk oran› k›rsal kesimde yaflayanlar aras›nda yüzde 37.13, kentlerde ise yüzde 22.3 olarak gerçekleflti. Türkiye genelinde 894 bin kiflinin ise açl›k çekti¤i belirlendi. Kentlerde açl›k çeken nüfusun oran› azal›rken k›rsal kesimde yüzde 2.15’e kadar yükseldi. D‹E’nin Türkiye’nin yoksulluk haritas›n› ç›kard›¤› araflt›rmas›nda yoksulluk 6 s›n›fa ayr›ld›, her birine giren vatandafl say›s› hesapland› ve flu sonuçlara var›ld›: G›da yoksullu¤u olarak ifadelendirilen açl›k yüzdesi 2003 y›l›nda yüzde 1.35 ile 926 bin kifli. G›da ve g›da d›fl› yoksulluk: yüzde 28.12 ile 18 milyon 441 bin kifli. Günde 1 dolar›n alt›nda gelirle yaflayanlar: yüzde 0.01 yani 136 bin kifli. 2.15 dolar›n alt›nda gelirle yaflayanlar: yüzde 2.39 yani 2 milyon 82 bin kifli. 4.3 dolar›n alt›nda gelirle yaflayanlar: yüzde 23. 75, 20 milyon 721 bin kifli. Göreli yoksulluk: yüzde 15.51 yani 10 milyon 80 bin kifli. Peki bu kavramlar ne anlama geliyor? K›saca aç›klayal›m. “G›da yoksullu¤u”, bireyin ya da ailenin gelirinin beslenme ihtiyac›n› karfl›lamaya yetmemesini ifade ediyor. Yani kar›nlar›n› bile doyuramayanlar. “G›da ve g›da d›fl› yoksulluk”, gelirin beslenmenin yan› s›ra giyim, sa¤l›k, e¤itim gibi di¤er temel ihtiyaçlar›n› karfl›layamamas› demek oluyor. Açarsak; belki karn›n› doyurabiliyor ama çoluk-çocu¤unu giydiremiyor, ilaç alam›yor, sabit giderleri (elektrik, su, ulafl›m gibi) ödeyemiyor. Yoksullu¤u bir de “göreli” tan›mlamas› ile s›n›fland›ran D‹E as›l olarak Dünya Bankas› taraf›ndan yap›lan bu grupland›rma sistemine göre bir ayr›fl›m yapm›flt›r. Yoksullar› kendi içinde bu tan›mla grupland›ran D‹E yoksullu¤un derece ve boyutuna da farkl›l›k getirmifl oluyor. Yine çarp›c› olan baflka veriler de Türk‹fl’in yapt›¤› araflt›rma ve aç›klamalarla ortaya konulmufl durumda. Raporda 2005 y›l›nda genel memur maafl›ndaki yüzde 11.1’lik art›fl›n› da, ortalama memur maafl›n›n yoksulluk s›n›r›n›n üstüne ç›kmas›na yetmedi¤i vurgulan›yor. Türk-‹fl’in araflt›rmas›na göre, 2004 y›l› sonunda, ‘açl›k s›n›r›’ olarak nitelendirilen dört kiflilik bir ailenin ayl›k zorunlu g›da harcama tutar› 513 milyon 931 bin liraya, ‘yoksulluk s›n›r›’ ise 1 milyar 562 milyon 101 bin liraya yükseldi. Yüzde 78’lik kesim 500 ile 900 YTL aras›nda maafl al›yor. Araflt›rmaya göre, Türkiye’deki devlet memurlar›n›n yüzde 78’i, günümüzde 500 YTL ile 900 YTL aras›nda maafl al›yor. Kay›t ifllemleri tamamlanan 920 bin 754 kamu emekçisinin 335 bin 496’s›n›n eline ayda 500 ile 700 YTL, 379 bin 971’inin de 700 ile 900 YTL para geçiyor. Yani 715 bin 467 kamu emekçisinin maafl› açl›k s›n›r›n›n bile alt›nda kal›yor. Yoksulluk s›n›r›n›n üstündeki kesim yüzde 1.48 Maafl› 500 ile 700 YTL aras›nda olanlar›n oran› yüzde 36.43, 700 ile 900 YTL aras›nda

olanlar›n oran› da yüzde 41.26’da kal›yor. Yoksulluk s›n›r›n›n üstünde yaflayan emekçilerin oran› ise çok az.

Sosyal patlama korkusu ertelenemez bir tehdit Elimizde bulunan bu ekonomik verilerin tümü tek bir noktay› ifade ediyor o da o telaffuz bile etmekten korktuklar› sosyal patlama gerçe¤idir. Dünya Bankas› bu korkudan hareketle geçti¤imiz dönemlerde “Sosyal Riski Azaltma Projesi” ad› alt›nda Türkiye’ye 500 milyon dolarl›k bir yard›mda bulundu. Emperyalizmin genel ekonomik t›kan›kl›¤› da göz önüne al›n›rsa özellikle de ABD ekonomisinin engellenemez krizi büyüdükçe tablonun kurtar›lmas› hayli zor görünüyor. Zira belli yard›mlarla içinden ç›kamayacaklar› bu tablonun yarat›c›lar› “çözümü” yine bir dizi sald›r› yasas›n› hayata geçirmekte bulmaktad›r. Bu ekonomik görüngünün siyasal anlamdaki yans›mas›na bakt›¤›m›zda asl›nda durum daha net kavran›r. Geçti¤imiz üç ayl›k zaman diliminde devletin uygulad›¤› bask›n›n art›fl›n›n yan›s›ra sald›r› paketleri olarak ifade edebilece¤imiz yasalar da Meclis’ten s›rayla geçmektedir. 8 Mart’ta Beyaz›t Meydan›’nda estirilen devlet terörü, ard›ndan Mardin K›z›ltepe’de yarg›s›z infazla katledilen baba-o¤ul Kaymazlar ile ilgili rapor haz›rlayan ‹HD yöneticileri hakk›nda hapis istemiyle dava aç›lmas›, Trabzon, Sakarya, Mersin, Sivas vb. illerde ›rkç› floven dalgayla birlikte demokrat ve devrimcilerin sald›r›ya u¤ramas›. Dünya kamuoyuna yans›yan Trabzon’daki linç girifliminin ard›ndan sald›ranlara basit cezalarla dava aç›l›rken, bildiri da¤›tt›klar› için linç edilmek istenen TAYAD üyeleri 5 y›l hapis istemiyle yarg›lanacaklar. Milas’ta Naz›m Hikmet fliirini okuyan gencin gözalt›na al›nmas›, e¤itim emekçilerinin öz örgütlülü¤ü olan E¤itimSen’in ana dilde e¤itim hakk›n› savundu¤u için kapat›lmas›... Hat›rlanaca¤› üzere kapatma istemi bizzat Genel Kurmayl›k taraf›ndan dillendirilmiflti. Bo¤aziçi Üniversitesi’nde yap›lacak olan ve resmi tezlere karfl›t görüfllerin dile getirilece¤i ve Ermeni Sorununu tart›flmay› hedefleyen konferans›n yap›lmas›na izin verilmemesi ve hapishaneler aç›s›ndan kapsaml› sald›r›lar› içeren TCK’n›n onaylanarak 1 Haziran tarihinden itibaren yürürlü¤e girmesi gibi daha ço¤alt›lacak bir dizi geliflme mevcut. Bunlar›n tümü egemen sistemin içinde bulundu¤u ve yukar›da verileri ile ortaya koydu¤umuz tablonun bir sonucudur. Bu tablonun her gün biraz daha kötüye gidece¤i bugünden aç›kt›r. Seydiflehir’de fabrikalar›n›n sat›fl›na karfl› yöre halk›yla birlikte direnifle geçen iflçilere sald›ran devlet, önümüzdeki dönem bu sald›r›lar›n› daha da artt›racakt›r. Bu sald›r›lara maruz kalanlar bugün seslerini ve 盤l›klar›n› sokaklarda hayk›r›yorlar. E¤itim-Sen’li emekçiler sendikalar›n›n kapat›lmas›na karfl› alanlarda, tutuklu ve hükümlü yak›nlar› yeni TCK’ya karfl› seslerini ülke kamuoyuna duyurma mücadelesinde, iflçiler özellefltirmeye karfl›, ekmeklerini ve geleceklerini kaybetmemek için direniflte. S›n›f mücadelesinin her alan› dipten gelen dalgan›n sinyallerini fazlas›yla veriyor. Ya bu yang›n› büyütece¤iz, ya da bu yang›n›n içinde eriyece¤iz. Baflka bir seçenek ve alternatifimiz olmad›¤› gerçe¤i her gün biraz daha kendini gösteriyor.


4

3-16 Haziran 2005

S›n›fsal Bak›fl FAfi‹ZM BU KÖYDE SEKSEN KÜSUR YILDIR OTURUYOR! Son aylar hatta haftalardaki geliflmeler üzerine, “faflistleflme süreci”, “MHP’lileflme e¤ilimi”, “faflizme do¤ru gidifl” fleklinde “tespit” ve “yorumlar” yo¤unlaflmaya bafllad›. Bilindi¤i üzere, söz konusu olay ve geliflmeler; TCK, C‹K ve CMK’nda kamuoyunun talep ve beklentisinin aksine, yap›lan de¤iflikliklerin olumsuz yönde olmas› ve bir bütün olarak bir dizi konuda temel hak ve özgürlüklere ciddi sald›r› ve k›s›tlamalar getirmesi; E¤itim-Sen ile ilgili aç›lan davada, Yarg›tay Hukuk Genel Kurulu’nun oybirli¤i ile “kapatma” yönünde karar bildirmesi; Ermeni meselesi ile ilgili konferans›n ertelenmesi; “hekimler ve yarg› mensuplar› için iflkence ve kötü muamele sempozyumu”nun iptal edilmesi ile idare, adliye ve polisin yayg›n ihlallerle dolu prati¤i olarak s›ralanmaktad›r. Bu konuyla ilgili sorunun ele almam›z gereken iki boyutu bulunmaktad›r. Birincisi; faflist Türk devletinin çeflitli kurumlar›temsilcileri eliyle getirdi¤i düzenlemeler, ald›¤› kararlar ve verdi¤i tepkilerin yak›n süreçte hissedilir biçimde sertleflmesinin nedenleri. ‹kincisi ise bunun farkl› bir rejim de¤iflikli¤ine gidiflat›n habercisi olup olmad›¤›d›r. Birbiriyle ba¤lant›l› bu iki boyutun tahlili ayn› zamanda bir bütün olarak sistemin de bir analizini içermek zorundad›r. Ayn› süreçte iflleyen hiçbir geliflmenin, di¤er baflka geliflmelerden ba¤›ms›z/ilgisiz olmayaca¤› gerçe¤i; ekonomi-siyaset iliflkisinde etle-t›rnak misali iflledi¤inden, meseleyi bu ba¤lamda ele almak çözüme ulaflman›n en kolay ve sa¤lam yoludur. Bunun sa¤lamas›n› yapmak ad›na süreci öncesinden ele al›p, daha genifl bir zaman aral›¤›ndan durum de¤erlendirmesi yap›ld›¤›nda, yan›lma pay› büsbütün azalacakt›r. Her ikisini de yapt›¤›m›zda elde etti¤imiz veriler bize, faflist-Kemalist diktatörlü¤ün ekonomik aç›dan girdi¤i ç›kmaz ve y›k›m nedeniyle yönetsel ve hukuksal alanda tahkimat içerisinde bulunmas› gerekti¤ini gösteriyor. Bunun haz›rl›klar›na çok önceden bafllan›lmas› ve mesafe al›nmas› gerekiyordu. Ancak hangi geliflmelerin gecikmeye yol açt›¤› biliniyor. Ayn› flekilde bir di¤er husus da “bayrak provokasyonukampanyas›” döneminde, TSK’dan AKP hükümetine verilen ültimatomla birlikte, otoriterli¤in/sertleflmenin dozunun belirgin biçimde artt›¤› gerçe¤idir. Önceki say›lar›m›zda, çeflitli yaz›lar›m›zda ifllemifltik; devlete ait kurumlar›n yay›nlad›¤› bask›lanm›fl yeni verilerle de pekifliyor ki, yoksulluk h›zla artmaktad›r (D‹E’nin 24 May›s 2005’te aç›klanan “Yoksulluk Çal›flmas› 2003” sonuçlar›). ‹flçiler, emekçiler aç›s›ndan tablo böylesi bir görüntü verirken; bankalar›n, holdinglerin 2004 ve 2005’in ilk çeyre¤ine ait yay›nlanan bilançolar›nda karlar›n›n yar› yar›ya katland›¤› görülmektedir(özellikle otomotiv, yat›r›m, elektronik, dayan›kl› tüketim mallar› üretenler). Makas her geçen gün daha da aç›l›rken IMF ve DB ile bunu pekifltiren yeni anlaflmalar imzalanmakta; bir yandan da iflsizli¤i, sendikas›zlaflt›rmay›, sömürü ve talan›

dizginsiz bir biçimde sürdürme yolunda özellefltirme kararlar› uygulamaya sokulmaya çal›fl›lmaktad›r. Buna karfl› mevzi direnifller yer yer genel destek ve dayan›flmalar ile ses getirse de süreç iflletilmeye çal›fl›lmaktad›r. SEKA’dan sonra, bir büyük muharebe/direnifl cephesi de Seydiflehir Eti Alüminyum ile aç›lm›flt›r. ‹lçe halk›n›n da verdi¤i destekle ilk anda gösterilen tav›r, bu aflamada dahi emekçiler cephesinde hareketlilik yaratm›flt›r. “SEKA’y› özellefltiremezsiniz diyorlard›. Ne oldu? Özellefltirdik, bitirdik iflte!”(08.05.05) diye efelenen T. Erdo¤an, konuflmas›n›n devam›nda ERDEM‹R konusunda da kararl› olduklar›n› söylemifltir. ‹fllerinin hiç de kolay olmad›¤›n› asl›nda en iyi onlar görmüfl, SEKA direniflini k›rmak için, her türlü yolu denemifllerdi. Nitekim Seydiflehir bir baflka “tafl” olarak önlerine ç›km›fl bulunuyor. Bu tafllar›n, kaya olmas›n› önlemek, ve hatta yolu tamamen t›kamamalar› için bütün tedbirleri almak ad›na hakim s›n›flar seferberlik halindedir. Özellefltirme sürecinin henüz bafl›nda oldu¤umuz bilinmelidir. Toplam 39 K‹T’in 15’inin ve bunlar›n 77 iflletmesinden 67 adetinin özellefltirme kapsam›na al›nm›fl olmas› önümüzdeki aflamalarda yaflanacaklar›n boyutlar›n› göstermektedir. Bu iflletmelerde yaklafl›k 175 bin iflçinin çal›flt›¤› düflünülecek olursa, durum daha iyi anlafl›lacakt›r. ‹çinden geçti¤imiz süreçteki tahkimat›n okunmas› gereken çizgilerinden birisi budur. Hamle üstünlü¤ü ve bask›nl›k, sendikal alandaki kontrol ve denetimi yeterli kabul etmemektedir. Gerici ve reformist sendika yönetimleri, iflçi ve emekçilerin mücadelesini frenleyebilmek ve bast›rabilmek konusunda, sald›r›n›n boyutlar› ve deflifre olmuflluklar› nedeniyle eskisi kadar ifllevli olamamaktad›r. Bu durumda, devletin klasik mekanizmalar› devreye sokulacakt›r. Mücadeleyi etkileyebilecek bütün unsurlara ve faktörlere yönelik “önlem” gerekmektedir. Bu araçlar›n ise eskiye oranla daha etkili olabilmesi için her zaman yeniden gözden geçirilmeye, günün gereklerine göre düzenlenmeye ihtiyaçlar› vard›r. Yasalarda yap›lan düzenlemelerin esas nedeni bunlard›r. Yakalama, gözalt›na alma, tutuklama, yarg›lama, cezaland›rma, hapsetme gibi tasarruflar›n her vesileyle, her bahaneyle “a¤›rlaflt›r›lmas›”, faflizmin beylik “devlet politikas›”d›r. Bu, s›n›f mücadelesinin hakim s›n›flar aç›s›ndan ihtiyaçlar›na ve halk muhalefetinin tavr›na göre flekillenmektedir. Yine devlet otoritelerinin, kurum ve yetkililerinin çeflitli konulardaki kararlar›, tutum ve tav›rlar› da bu çerçevede okunmal›d›r. Konferansç›lara tehdit, sendika kapatma, sempozyum erteleme vb. tutumlar›n ard›nda; düflünceyi ifade ve örgütlenme özgürlü¤ünün k›s›tlanmas› meselenin bir boyutu iken, madalyonun di¤er yan›nda, Ermeni soyk›r›m›, Kürt ulusuna yönelik asimilasyon, sistematik iflkence gerçekleri vard›r. Bunlar›n Yarg›tay’dan, Adalet Bakan-

23 l›¤›’ndan hatta YÖK’ten gelmesi “AB’ye uyum sürecinde demokratikleflme” beklentisine giren baz› zavall›lar d›fl›nda kimse için flafl›rt›c› olmam›flt›r. Bo¤aziçi Üniversitesi rektörlü¤ünün onlarla paralel bir tavra girmesi de sürpriz de¤ildir. Bir di¤er örnekte, “savunma”n›n merkezi meslek örgütü Türkiye Barolar Birli¤i’nin 12 yafl›ndaki U¤ur Kaymaz ve babas› Ahmet Kaymaz’›n katledilmesi ile ilgili olay yerine gönderdi¤i “ba¤›ms›z/tarafs›z” heyetin haz›rlad›¤› raporda, baba-o¤ul Kaymaz’lardan “terör örgütü üyesi” fleklinde söz etmesi de hayret uyand›rmamal›d›r. Bu kurumlar›n tepeden inme faflizmin yap›tafllar› olarak örgütlendirildikleri, flekillendirildikleri ve yönetimlerinin kimi dönemlerdeki istisnai haller d›fl›nda, faflist yap›lanmaya uygun biçimde oluflturulduklar› bilinirse, ortada flafl›racak bir durumun olmad›¤› anlafl›lacakt›r. O halde, Adalet Komisyonu’ndaki tart›flmalarda CHP milletvekili Orhan Eraslan’›n sarf etti¤i, “Otoriter bir rejime do¤ru gidiyoruz.”(17.05.05) sözleri ile, reformizmin sözcülerinin a¤z›ndan dökülen “faflizan ad›mlar” (K.Tekin Sürek, Evrensel, 27.05.05) vb. söylemler, flaflk›nl›k ve aymazl›k k›rmal›¤› anlam›nda ayn› kap›ya ç›kmaktad›r. Ayn› kafadan E¤itim-Sen Genel Baflkan› Alaattin Dinçer, Yarg›tay’›n son karar›n›n ard›ndan bak›n neler söylüyor: “12 Mart TÖS’ü, 12 Eylül TÖB-DER’i kapatm›flt›r. O zaman ülkede faflizm koflullar› geçerliydi. Bu karar Türkiye’de hala ayn› dönemin devam etti¤ini gösteriyor.” Demek ki E¤itim-Sen kapat›lmasa faflizmden söz edilemeyecek! Bu aç›klama, öncelikle faflist diktatörlü¤ün neden bu kadar pervas›z hareket etti¤ini ispatl›yor. Bu tespitlere sahip anlay›fllarla yönetilen sendikalar›n “emin” ellerde oldu¤u anlafl›l›yor. Zaten bu tip ilerici, demokrat, yurtsever ve hatta “sosyalist” geçinen sendikac›lar dahi iflçi s›n›f›n›n/emekçilerin mücadelesinden “s›n›flar üstü”, “siyaset d›fl›” bir alan› anlad›klar› ve de böyle bir alan olamayaca¤› için karfl› devrime su tafl›y›p duruyorlar. Bu yüzden de “anadilde ö¤renim” konusuyla ilgili kapatma davas›n›n neden Genelkurmay’›n talebiyle aç›ld›¤›n› üyelerine bir türlü anlat(a)m›yorlar. Anadilde “ö¤renim” hakk›n›, “Kürt sorunu”nun temel talepleriyle iliflkilendirme cesareti bir yana, “e¤itim ve ö¤retim” hakk› ile birlikte savunma namusunu dahi bar›nd›ram›yorlar. Faflizmin bu ülkede devlet biçimi olarak örgütlendi¤i gerçe¤i inkar edildi¤i, kitleler yanl›fl bilgilendirildi¤i sürece bundan kârl› ç›kacak olan da yaln›zca faflizmin kendisi olacakt›r. Bu sorun hemen her vesile ile karfl›m›za ç›kmakta ve yarat›lm›fl olan bilinç bulan›kl›¤› sayesinde hakim s›n›flar sürekli bir biçimde hamle üstünlü¤ünü ellerinde bulundurman›n yan› s›ra, kitleleri kolayl›kla maniple etme flans›n› da kullanabilmektedirler. Birçok kesim/kurum/çevre kendisine yönelindi¤inde “feryat” etmekte, di¤erlerini yard›m, destek ve dayan›flmaya ça¤›rmakta, bu arada devlete, hükümete, iktidar partisine “faflist” s›fatlar›n› yap›flt›rmaktan da geri durmamaktad›r. Yine sald›r›lar, bask›lar, k›s›tlamalar, hak ihlalleri biraz yo¤unlaflt›¤›nda ise “faflizm geliyor” tespitleri günümüzdeki gibi s›kça duyulmaktad›r. Bu durumun asl›nda faflizme ait panoramay› tamamlad›¤› nesnel olarak ortaya ç›kmaktad›r. Çünkü, birilerine göre arada bir ortaya ç›kan “faflizm” zaten hep orta yerde

durmakta; baflka birilerine göre gelmeye kalk›flan “faflizm” ise çoktan gelmifl olup bir yere gitmedi¤inden, esasen hep vard›r. Bir türlü görülmek istenmeyen ya da baz› çevreler aç›s›ndan “iyimser yorumla” kavranamayan nokta, faflizmin sistematik bir olgu olarak emperyalizm ile iliflkisi, sosyo-ekonomik yap› ve devlet örgütlenmesi ile ba¤lant›s›d›r. Türkiye’de faflizm olgusu, emperyalizme komprador burjuvazi arac›l›¤›yla ba¤›ml›l›¤›n sonucu, büyük toprak a¤alar› ile oluflturulan bir diktatörlük rejimi olarak flekillendirilmifltir. Merkezi-feodal Osmanl› devletinin geleneksel kurumlar›, Türkiye Cumhuriyeti yukar›dan afla¤›ya infla edilirken biçimsel müdahaleler d›fl›nda oldu¤u gibi muhafaza edilmifltir. “Kemalist Devrim”in, resmi tarihte yaz›lanlar›n aksine Osmanl›’n›n devlet örgütlenmesinin tasfiyesine de¤il, zaten bafllam›fl olan restorasyonunda bir s›çramaya neden olmas› söz konusudur. Günümüze kadar hüküm süren faflizm, bir devlet biçimi olarak emperyalizme ba¤›ml›l›k iliflkisi ile devreye girdi¤i içindir ki tasfiyesi ancak sosyo-ekonomik yap›da gerçeklefltirilecek de¤iflime ba¤l› olarak mümkün olabilecektir. Bunun da temelli bir alt-üst olufl yani devrim sorununa karfl›l›k geldi¤i aç›kt›r. Nitekim zaten bir oyun olarak tezgahlanan parlamento seçimleri sonucu, hakim s›n›f partilerince oluflturulan hükümetlerin tamam›, emperyalistlerin ç›karlar› do¤rultusunda haz›rlanan tek bir program› kesintisizce uygulam›fl, “devlette devaml›l›k esast›r” prensibinden ayr›lmam›fllard›r. Faflizmin MHP’den ibaret görülmesi anlay›fl› büyük bir yan›lg› olmaya devam etmektedir. Cemil Çiçek’in Ermeni Konferans› ile ilgili sözleri üzerine onun MHP kökenine göndermede bulunulmaktad›r. Onunla ayn› paralelde konuflan CHP’li fiükrü Elekda¤’›n sözleri ya da Cemil Çiçek’in AKP hükümetinin sözcüsü ve Adalet Bakan› oldu¤u göz ard› edilmektedir. E¤itim-Sen ile ilgili karar›n Yarg›tay Hukuk Genel Kurulu’ndaki 46 üyenin “oybirli¤i” ile al›nd›¤› da tart›fl›lmamaktad›r. Öncekine göre pek çok çevre taraf›ndan “demokrat” diye lanse edilen yeni YÖK baflkan› Erdo¤an Teziç’in, engizisyon yarg›çlar›na rahmet okutan bir anlay›flla, Bo¤aziçi Üniversitesi’nde düzenlenen konferans›, karfl›t görüfllerin ça¤r›lmay›fllar› (üstelik daha önce kendileri taraf›ndan konuyla ilgili düzenlenen onlarca konferansta ayn› tutum gösterilmiflken) gerekçesiyle “antibilimsel” nitelemesi de dikkatlerden kaçmaktad›r. Ve nihayet, t›pk› SEKA’da, t›pk› h›zl› tren katliam›nda ve benzerlerinde oldu¤u gibi Seydiflehir’deki direnifl ve çat›flman›n ard›ndan T. Erdo¤an ve di¤er yetkili zevat, “marjinal gruplar›n k›flk›rtmas›”, “ideolojik yaklafl›m” demeçleri vermifltir. Faflizm; hakim s›n›flar›n sadece yönetim de¤il ayn› zamanda kültür ve yaflam biçimidir. Davran›fl ve tutumlar› buna göre olmaktad›r. Hangi elbiseyi giyer, hangi maskeyi takarlarsa taks›nlar nihayetinde faflist özlerine, faflist kimliklerine uygun biçimde davranmaktad›rlar. S›n›fsal yap›lar›n›n ötesinde karakteristik flekilleniflleri böyledir. Dolay›s›yla, söylemde en floven ve ›rkç› tarz› benimseyen; örgütlenme ve görevlendirmelerde mensuplar› yar›-resmi silahl› cinayet flebekeleri olarak kuruluflundan beri özel misyonlar edinen MHP’yi faflizmin yegane temsilcisi ilân edip, di¤erlerini beraat ettirmek büyük bir aymazl›kt›r.


5

23

3-16 Haziran 2005

Seydiflehir iflçisini polis barikat› durduramad›!

Emperyalistlerin yeminli ufla¤› AKP hükümeti iflçi ve emekçilere yönelik sald›r›lar›n› artt›rarak varl›¤›n› sürdürmeye çal›flmakta. Asgari ücreti bile emekçilere fazla gören AKP hükümeti baflta esnek üretim, 4857 say›l› kölelik yasas›, özellefltirme sald›r›lar› olmak üzere emekçilerin evine götürdü¤ü iki zeytinden birini daha ellerinden alman›n hesab›n› yapmakta. Ülkenin yeralt› yerüstü zenginlik kaynaklar›n› emperyalistlere peflkefl çeken hükümet 2004 y›l›nda bafllatt›¤› özellefltirme sald›r›lar›n› 2005 y›l›nda bitirece¤ini söylerken özellefltirme sald›r›lar›n›n flimdiki adresi Seydiflehir’de bulunan Eti Alüminyum A.fi. oldu. Hükümet Eti Alüminyum’u peflkefl çekmeye çal›fl›rken iflçiler ise özellefltirmenin iflsizlik, yoksulluk, yokluk getirece¤ini bildiklerinden dolay› bu sald›r›y› püskürtmek için ellerinden geleni yap›yor, sald›r›lara karfl› direniyorlar. Bu arada flunu da belirtmekte fayda var ki; Eti Alüminyum’da Çelik-‹fl Sendikas› örgütlü ve bu sendika da Hak-‹fl’e ba¤l›. Hak-‹fl bugüne kadar yapt›klar› aç›klamalarda, ald›klar› tav›rda her zaman AKP hükümetini memnun edecek bir hat izlemifltir. Sürekli hükümetin

yan›nda ve uzlaflmac› tav›r almas› Hak-‹fl’e yaramam›flt›r. Emekçilere yap›lan sald›r›larda kendisine dokunulmayaca¤›n› düflünen Hak-‹fl’e de s›ra gelmifltir sonunda. 2000 iflçi kendini fabrikaya kilitledi Konya’n›n Seydiflehir ilçesinde kurulu bulunan Eti Alüminyum A.fi’nin özellefltirilmesine karfl› sakal b›rakma, bildiri da¤›tma, yürüyüfl, iflyerini terk etmeme, fabrikaya talip olan firmalar›n temsilcilerini iflyerine sokmama vs. eylemler yapan iflçiler fabrikalar›n›n özellefltirme kapsam›ndan ç›kar›lmas› için ne yap›lmas› gerekiyorsa yapacaklar›n› belirtiyorlard›. 23 May›s 2005 tarihinde özellefltirme kapsam›ndaki alüminyum tesislerine talip olan firma yetkililerinin gelece¤ini ö¤renen iflçiler ile iflçilerin aileleri direnifle geçtiler. Gece vardiyas›nda çal›flan iflçiler sabah fabrikay› terk etmezken gündüz vardiyas› da ifl saatinden önce tesise girifl yapt›. Yaklafl›k 2000 iflçi kap›lara kaynak yaparak kendilerini fabrikaya kilitledi. ‹flçiler direndi, polis iflçilere sald›rd›

Emekçinin Gündemi 15-16 HAZ‹RAN ‹fiÇ‹ D‹REN‹fi‹ YOLUMUZU AYDINLATIYOR! 35. y›ldönümünü kutlad›¤›m›z 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli yolumuzu ayd›nlat›rken ayn› zamanda günün, an›n görevlerine sar›lmay› da hat›rlat›yor. Bugün aç›s›ndan 15-16 Haziran ‹flçi Direnifli’nin tecrübeleri ve direniflle ilgili komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n 6 maddede somutlad›¤› parlak tahlili bugün de ayn› tazelikte yol gösterici, kafa aç›c› ve ö¤reticidir. Devrimin objektif koflullar›n›n dönemsel olarak iniflli ç›k›fll› e¤ilim gösterse de sürekli oldu¤u ülkemizde kendili¤inden geliflen s›n›f hareketlerini do¤ru çözümlemek, önderlik için zay›f olan iliflkiyi güçlendirmek an›n görevlerini yerine getirmede önemli ad›m olacakt›r. Önümüzdeki süreçte SEKA, Seydiflehir Eti Alüminyum direnifl örnekleri artaca¤› gibi çeliflkilerin çok daha yo¤un oldu¤u tekstil,

küçük ve orta boy iflletmeler, Organize Sanayi Bölgeleri’nde hareketlenmelerin yaflanaca¤› iflaretleri gözükmektedir. Yine say›lar› 12 milyonu aflan iflsizler ordusu için özel politikalar›n gelifltirilmesine ihtiyaç vard›r. Emperyalist kapitalist sald›r›lar›n yo¤unlaflt›r›ld›¤›, teslimiyet ve tasfiyecili¤in artt›¤›/artt›r›ld›¤› günümüzde bu rüzgarlara karfl› köklerimize sar›larak korunabilir, geliflebiliriz. Burada kast›m›z genelde 150 y›ll›k iflçi s›n›f› bilimini tarihsel olarak kavramak, içsellefltirmek, prati¤e uygulamak, özel olarak da 33. y›ldönümünü kutlad›¤›m›z 150 y›ll›k teorik-pratik deneyimi, tecrübeyi Türkiye co¤rafyas›na uyarlayan Proletarya Partisi’nin teorikpratik MLM haznesinden beslenmek yolumuzu ayd›nlatacak fenerdir. Dün ile bugünün bilimsel olarak do¤ru ba¤›n›

Fabrikaya talip olan 33 firmadan 30’unun yetkilileri tesislere geldi. ‹flçilerin yak›nlar› tesis önünde beklerken iflçi yak›nlar› ile polis aras›nda arbede yafland›. Yetkililerin fabrikaya girmesini engellemeye çal›flan iflçi yak›nlar› polisin kurdu¤u barikat› aflarak tesislere do¤ru yürüyüfle geçti. Ancak tesislerin giriflinde yine polis barikat› vard›. Burada yaflanan olaylarda alt› kad›n bayg›nl›k geçirdi. Baz› iflçi yak›nlar› ise kendilerini z›rhl› araçlar›n önüne atarak polislere engel olmaya çal›flt›lar. ‹flçi yak›nlar› barikat› zorlayarak tesislerden içeri girmeye çal›fl›rken içerideki iflçiler de firma yetkililerini engellediler. Müdüriyete kadar giden firmalardan birinin yetkilisinin haddehane bölümünü gezmek istemesi üzerine polisler ile iflçiler aras›nda arbede yafland›. Cop, biber gaz› ve gözyaflart›c› bomba kullan›lan polis sald›r›s› s›ras›nda 48 iflçi ve 33 polis çeflitli yerlerinden yaraland›. Yaral›lar Seydiflehir Devlet Hastanesi’ne kald›r›ld›. Di¤er yandan fabrikan›n anotpasta bölümündeki iflçiler de yetkililerin inceleme yapmas›n› önlemek amac›yla toz hava vererek görüflü engellediler. Firma yetkilileri tesislerin ancak iki bölümünü gezebilirlerken tesislere ait Oymap›nar Baraj›na gitmek üzere bölgeden ayr›l›nca iflçiler ve yak›nlar› direnifli bitirdi. Hak-‹fl’e ba¤l› Çelik-‹fl Sendikas› Seydiflehir fiube Baflkan› Muharrem O¤uz tesisin ana giriflinde yapt›¤› aç›klamada “bu fabrikay› kimseye peflkefl çektirmeyece¤iz. Dün gösterdik, bugün gösterdik, yar›n da gösterece¤iz” dedi. Son dönemlerde flovenist, ›rkç›, faflist sald›r›lar› artt›rmak için Türk bayra¤›n› öne ç›karanlar, “bayra¤a sayg›s›zl›k yapanlara gerekli cevab› verece¤iz” diyen devletin kolluk güçlerinin iflçilere ve ailelerine sald›r›rken bayraklar›n havalarda uçuflmas›, yerlerde sürüklenmesi, polislerin bayra¤›n üzerine basarak halk›

kurma, bu muazzam birikimi bulundu¤umuz alanlara uyarlama, iflçi s›n›f›n›n birikmifl kahredici gücünü, öfkesini örgütleyerek do¤ru hedeflere yöneltmek yaflanan birçok noktadaki t›kan›kl›klara çözüm gücü olacakt›r. DDSB faaliyetçilerinin günü birlik kofluflturmacalardan, dar pratikçilikten, pasif ve edilgenci durufllardan s›yr›larak siyasallaflma, yetkinleflme, ileri geliflkinlik seviyesine hem kendilerini hem de temsil ettikleri s›n›f› tafl›ma noktas›nda çabalar›n› artt›rmaya ihtiyaç vard›r. Bunun yaflad›¤›m›z co¤rafyada bolca örnekleri vard›r. Köksüz ve çaps›z hareketler bile iflçi s›n›f› ile emekçi kitlelerle belli oranda ba¤ kurup varl›¤›n› küçük burjuva ideolojileriyle sürdürebilmektedir. Yaflanan boflluk proleter çizginin bofllu¤udur. Ara ak›mlar bu bofllu¤u kendi küçük burjuva ideolojileriyle doldurmaya çal›fl›yor. Sözünü etti¤imiz çevrelere göre çok daha avantajl› yanlar›m›z, sa¤lam zemine oturan 33 y›ll›k mücadele prati¤iyle kan›tlanm›fl do¤ru siyasal hatt›m›z vard›r. Bütün mesele bu do¤rular› kendimizde

coplamas› ise dikkat çekiciydi. Burada yaflananlar bizlere bir kez daha gösterdi ki polis halk›n güvenli¤ini sa¤lamak için yok. Polis ve asker sömürü sisteminin patronlar›n varl›¤›n› sürdürebilmenin bir bask› arac›. Seydiflehir iflçisinin, halk›n›n özellefltirmecilere karfl› verdi¤i kararl› mücadeleye bir çok çevreden ses geldi. ‹lk gün baflbakan Tayyip Erdo¤an yapt›¤› aç›klamada direnen iflçilerin içerisinde marjinal gruplar›n oldu¤unu ve muhalefet partisinin iflçileri k›flk›rtt›¤›n› söylerken Seydiflehir Eti Alüminyum’u özellefltireceklerinin de alt›n› çizdi. Tunceli Emek ve Demokrasi Platformu Belediye Yeralt› Çarfl›s› üzerinde yapt›¤› eylemde özellefltirmeye ve E¤itim-Sen’in kapat›lmak istenmesine karfl› tepkilerini dile getirdiler. Seydiflehir’deki direnifle destek verdiler, destek verilmesi ça¤r›s› yapt›lar. Tek G›da-‹fl Sendikas›’n›n ça¤r›s›yla Malatya TEKEL Sigara Fabrikas› önünde bir araya gelen iflçiler de “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “‹flçiler burada AKP nerede”, “Seydiflehir iflçisi yaln›z de¤ildir” vb. sloganlar att›lar. Tek G›da-‹fl Bölge baflkan› Mecit Amaç burada yapt›¤› konuflmada “yi¤it alüminyum iflçilerini sevgiyle selaml›yoruz. Yaralanan, coplanan tüm kardefllerimizin ac›s› bizim ac›m›zd›r. Bu sald›r› mücadele h›rs›m›z› ve azmimizi daha da artt›rm›flt›r” dedi. Adana TEKEL iflçileri de Seydiflehir’deki sald›r›y› k›nayarak özellefltirmeye karfl› ortak mücadele vereceklerini duyurdular. Tek G›da-‹fl Sendikas› Güney Anadolu Bölge fiubesi Baflkan› Gürsel Dilik›l›ç, “TEKEL vatand›r, vatan sat›lmaz” diyen TEKEL iflçilerinin, “bizim sat›lacak fabrikam›z, verilecek topra¤›m›z yok” diyen Seydiflehir Alüminyum iflçilerinin onurlu mücadelesinin yan›nda oldu¤unu belirtti. (Kartal)

cisimlefltirebilmekten, model oluflturabilmemizden geçiyor. Dünyadaki siyasal durumu do¤ru kavrayan, ülkemizdeki geliflmelerle do¤ru ba¤›n› kuran, bulundu¤u alan çeliflkilerini do¤ru çözümleyen ve bu çözümler üzerinden parça-bütün esas› üzerinden do¤ru örgütlenme yapan önder ve önderlikler çekim merkezidir. Aç›kt›r ki bu kimlikler ideolojik sa¤laml›k, siyasal geliflkinlik, örgütsel tecrübeye, pratik donan›ma dayal› bilinç, inanç, cesarete sahip kadrolar›n olmazsa olmaz›n› zorunlu k›lar. Sonuç olarak yaflam›n prati¤i bir kez daha gösteriyor ki 15-16 Haziran Büyük ‹flçi Direnifli ç›kan, ç›kar›lan (yeterince kavranamam›fl) do¤ru derslere ba¤l› kal›nd›¤›nda yenilere gebedir. Objektif koflullar gösteriyor ki, iflçi s›n›f› do¤ru zemine çekilerek do¤ru önderli¤in sevk ve idaresiyle kendili¤inden de¤il, kendisi için s›n›f olma bilincinde olan s›n›f bilinçli proleterlerin önderli¤i ile daha ileri direnifllere, iflgallere fazlas›yla zemin haz›rlamaktad›r.


6

3-16 Haziran 2005

23

“Köylünün durumu kötü, ç›k›fl yolu ar›yor”

Son y›llarda köylülerin yapt›klar› eylemler bireysel olman›n d›fl›na ç›karak kitlesellik kazand›. Ordu’da yap›lan f›nd›k mitingi, Ayd›n’da yap›lan köylü mitingi gibi. Köylüler yaflad›klar› sorunlara karfl› giderek daha fazla tepki vermekte ve bunu örgütlü bir güce dönüfltürmekteler. 2000’li y›llarda kurulan Tür-Köy Sen’in ard›ndan; ayr› oluflumlar olarak F›nd›k-Sen, ÜzümSen, Tütün-Sen ve son olarak Hububat-Sen kuruldu. Biz de yaflanan geliflmeleri kamuoyuna daha fazla duyurmak amac›yla Hububat-Sen Baflkan› Abdullah Aysu’yla bir röportaj gerçeklefltirdik. -Türkiye’de özellikle 80’lerden itibaren köylülerin yaflam› çok daha zor bir hal ald›. Sömürü ve açl›k daha yo¤un hissedilir oldu. Sizce bu nas›l gerçekleflti? -Abdullah Aysu: 80 sonras›n› anlaman›n yolu, 80 öncesi 40’l› y›llarda yap›lan Bretton Woods Konferans›n› görmekten geçiyor. 2. Dünya Savafl›n›n bitimine do¤ru 1944’lerde yap›lan bu konferansta IMF ve DB’nin kurulma karar› al›nd›. Bu süreçte dünya çift kutupludur. Bir tarafta Sovyetler Birli¤i di¤er tarafta ABD. Genel olarak bakt›¤›m›zda 1960’lara kadar bu kurumlar etkili olamad›lar. 1960’lardan itibaren uygulanan Marshall Plan› ile bu kurumlar daha etkin hale getirildi. Sosyalizm korkusundan dolay› ABD, sosyalizme yak›n yerlerde sosyal devletler kurdu. Ancak kapitalizmde sosyal haklar diye bir olgu yoktur. ‹flçilere ve çiftçilere bir tak›m haklar tan›d›lar. 1958’de Avrupa Birli¤i kuruluyor ve ortak tar›m politikas› uyguluyor. Avrupa devletleri tar›ma ciddi bir bütçe ay›rd›lar. 1975’te Avrupa Birli¤i kendi yeterlili¤ini sa¤l›yor. Ard›ndan Amerika’n›n pazar›na girmeye bafll›yor. Türkiye ise bu dönemde Amerika ile iliflkileri anlaflmalarla sa¤l›yor. Marshall Plan› ile Avrupa ülkelerinde fabrika üretimi teflvik edilirken, Türkiye için “ihtiyaçlar›n›z› d›flar›dan al›n” denilmifltir. Bu anlam›yla Türkiye bence geri b›rakt›r›lm›fl bir ülkedir. 1979 y›l›nda Tokyo’da gerçeklefltirilen konferansta al›nan kararlar, Amerika taraf›ndan Türkiye’de 24 Ocak kararlar› olarak uygulat›lanlard›r. IMF ve DB arac›l›¤›yla yap›l›yor. Bu kararlar tar›m› çökertmeye yönelik ad›mlard›r. Bunlar; tar›mda destekleri kald›r›n, kredi faizlerini yükseltin, tar›m sat›fl birliklerini özellefltirin, desteklemeleri kald›r›n, tar›msal K‹T’leri özellefltirin fleklindedir. fiirketler yavafl yavafl tar›ma hükmetmeye bafll›yorlar. Geçen süre içinde esas›nda ka-

mu arac›l›¤›yla tar›m yap›l›yordu. Dolay›s›yla çok uluslu flirketler 80’den sonra kamuyu tar›mdan ay›rd›lar. Kararlar› IMF denetiminde bizzat al›yorlar. -K›sacas› flu anda gelinen aflaman›n ilk ad›mlar› 24 Ocak kararlar›yla at›ld›. Peki öncesinde sözünü etti¤iniz kurumlar› özellefltiremiyor muydu? -A. Aysu: Bundan önce herfley kamu taraf›ndan düzenleniyordu. Kanunlar da buna göre düzenleniyordu. Örne¤in; tar›msal K‹T’leri özellefltiremiyordunuz. Bunun için Özal döneminde de¤iflikliklere gidildi. Tar›msal K‹T’ler anonim flirketlere dönüfltürüldü. Yem Sanayi Afi, Türkiye Zirai Donat›m Afi. 87’ye kadar yap›lanlar özellefltirmenin yasal haz›rl›klar›d›r. IMF ve DB’nin yard›mlar› geçmiflte proje bazl› verilirdi. 80’lerden itibaren yeniden yap›lanma ad› alt›nda bunlar için verildi. -90’lar›n bafllar›nda k›smen yükselen bir iflçi mücadelesi görüyoruz. Ayn› zamanda 90’l› y›llarda köylülerin eylemlerinde de bir geliflme yaflan›yor. Köylülerin örgütlenme çal›flmalar›n› nas›l de¤erlendiriyorsunuz? -A. Aysu: 80’lerden itibaren kamunun aradan çekilmesiyle beraber, destekleme yapan, fiyat belirleyen devlet aradan çekiliyor. Bunlar› tüccar ve sanayiciler yapmaya bafll›yor. Dolay›s›yla 89’lardan itibaren çiftçinin bu defa; ürününün fiyat› aç›klanm›yor, ürünü al›nm›yor, destekleme ortadan kalk›yor ve çiftçi tek bafl›na kal›yor. Ancak karfl›s›nda fiyat belirleyenler örgütlü güçler. Bu dönemde ciddi bir bocalama yaflad›lar ve baflta inanmad›lar, “devlet bizi bu kadar terk edemez” dediler. Geçmiflte seçim dönemlerinde taban fiyatlar yüksek aç›klan›yor, borçlar siliniyordu. Ne yaz›k ki bunlar olmad›. Olmad›¤›n› görünce yavafl yavafl yok olduklar›n› gördüler. Art›k devlet sözleflmeli çiftçilikte garantör rolü bile görmüyordu. ‹tiraz hakk› bile yok köylünün. Tüm bunlar› gören çiftçiler bir araya gelip mücadele etme gere¤i duydular. -Örgütlenme çal›flmalar›n›n 2000’li y›llarda sendikalara dönüflmesinin nedeni nedir? Öncesinde yaflananlar da köylüler için zaten a¤›r koflullar getiriyordu. -A. Aysu: 1990’larda halen çiftçilerin devletten bir beklentisi vard›. 1999’lardan itibaren çiftçiler; fiyatlar›n geç aç›kland›¤›n›, ödemelerin geç yap›ld›¤›n› daha fazla hissetmeye bafllad›lar. Bilindi¤i gibi bu dönemde Kemal Dervifl yasalar› geçmeye bafllad›. TEKEL tütün almamaya bafllad›. Çiftçi flaflk›n. Çok uluslu flirketler gelip önlerine sözleflmelerini koydu. Bu durum fleker pancar›nda oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi al›mlar› durdurdu. Biz bu süreci 1997’den beri görüyorduk. Bu süre içinde daha çok bunlar› anlatmay› ye¤ledik. -Köylüleri örgütleme çal›flmalar›n›zdan, neler yap›ld›¤›ndan söz eder misiniz? -A. Aysu: Türkiye’de hep onlar›n d›fl›nda kararlar al›nm›flt›r. Biz gittik, köy kahvelerinde dolaflarak bildiriler da¤›tt›k. Ben kendim 6 bin köy dolaflt›m. Onlar› bekleyen tehlikelerin ne oldu¤unu söyledik. “Biz kürsü koyar›z, sadece çiftçiyi konufltururuz” dedik. Tüm yetkilileri davet ediyorduk, hiçbirine de söz hakk› vermiyorduk. “Dinleyin not al›n, alm›yorsan›z gi-

din” diyorduk. Bu konuda tavr›m›z son derece netti. Hiçbir örgüte, sendikaya, valiye, belediye baflkan›na, bakana söz vermedik. Sadece çiftçiye söz verdik, “kendi sorununu kendisi anlatacak” dedik. Hiç kimse ondan daha iyi ne yaflad›¤›n› bilemez. Ancak oras› da “a¤lama duvar› de¤il” dedik. Herkes çözüm önerisini söylemeden inmeyecek. ‹lk olarak “toprak ve sudan” bafllad›k. Tekirda¤ Saray’dan Edirne’ye kadar 2 günlük bir köylü yürüyüflü bafllatt›k. Bafllang›çta 4 kifli üzerimize tiflörtler giyerek bafllad›k. Uzunköprü’ye geldi¤imizde say›m›z 560 oldu ve 70 araçl›k konvoy olufltu. Yürüyüflümüzün ad› “Topra¤›na, suyuna, al›nterine sahip ç›k” yürüyüflüydü. Köylerde 300-500 kifliyle sohbetler yapt›k. Akabinde “Tütün Yasas›” geçti. Ege’den Uflak’tan Ödemifl’e kadar 380 köy dolaflarak afifl ast›k, “IMF ve DB tar›mdan elini çek” diye. Yürüyerek Akhisar’a geldik. Burada 500 köylünün kat›l›m›yla bir toplant› yapt›k. Kendi aralar›nda 11 kiflilik bir heyet oluflturdular. Bu heyetle Meclis’e geldik. Tüm milletvekillerine bildiri verdik. Biz seçmenleri dinlemediler. Ancak köylü IMF’den yana olan partileri sildi. IMF’ye destek vermeyece¤ini söyleyen AKP’ye oy verdi. -Köylülerle sendika kurarken nas›l bir yöntem izliyorsunuz? -A. Aysu: Burhaniye’de zeytin üreticileri, Rize’de çay üreticileri kurultaylar›n› yapt›k. Biz tarz olarak bir çal›flma yap›lmadan çiftçilerin ad›na kararlar al›narak sendika kurulmas›n› do¤ru bulmuyoruz. Bizde karar› köylüler verir, çal›flmas›n› onlar yapar, temsilcilerini seçerler ve sendika kurmaya karar verirlerse kurarlar. Biz nas›l yap›laca¤›n› anlat›yoruz. Kurultaylarda seçti¤imiz delegeler art›k gücümüzü sendikalara yans›tmam›z gerekti¤ini söylediler. Bunlar›n üzerinden Konfederasyonlar kurulacak dediler. 2004’te Üzüm Üreticileri Sendikas› (Üzüm-Sen), arkas›ndan Tütün-Sen, F›nd›k-Sen ve Hububat-Sen kuruldu. Ayçiçe¤i ve Hayvan Yetifltirici Sendikas›’yla beraber alt› tane sendika kuruldu. 17 Nisan Dünya Çiftçi Mücadele Günü’nde, Çiftçi Sendikalar› Konfederasyonu Platformu ilan ettik. Ekim ay›nda Konfederasyonumuzu kuraca¤›z. Zeytin, pamuk, fleker pancar› kuruldukça buraya üye olacaklar. Bu arada Uluslararas› Çiftçilerin Yolu Örgü-

tü’ne üye olduk. Kore’ye Brüksel’e gittik. Bu örgütün dünya ölçe¤inde yapt›¤› eylemlere kat›ld›k. fiu anda sebze-meyve çal›flmalar›m›z devam ediyor. -Köylülerin sendika kurabilmesi için yasal zemin nedir? -A. Aysu: Normal koflullarda 5, 7, 9, 11 üyeli sendika kurulabiliyor. Biz bunun yerine köylerde kurucu üyelerle sendika kurduk. Mesela Üzüm-Sen 555 kurucu üyeyle, Tütün-Sen 400, F›nd›k-Sen 200, HububatSen 907, Ayçiçe¤i Sendikas› 903, Hayvan Yetifltiricileri Sendikas› 900’ün üzerinde üyeyle kuruldu. Yasal olarak herhangi bir engel olmamas›na karfl›n önce ‹zmir Valisi bize dava açt›. “Sendika kuramazs›n›z” diyerek bizi kapatt›. Sonra Ordu Valisi’nin bu yönde karar› oldu. ‹zmir’de mahkemeyi kazand›k. Ordu’da mahkeme sürüyor. Sendikalar›n kurulmamas› için yasal bir engel yok. ‹ç hukukun düzenlenememesi gibi bir durum var. -Köylülerin sendikalara yaklafl›m› nas›l? Son olarak Ayd›n’da köylülerin bir mitingi yap›ld›. Geliflmeleri nas›l de¤erlendiriyorsunuz? -A. Aysu: Zaten kararlar› kendileri al›yorlar. Köy temsilcilikleri kuruyoruz. ‹zmir Dikili’de Haziran’da 70 köy temsilcisiyle birlikte e¤itim çal›flmas› yapt›k. Geçen y›l üzümde fiyat aç›klanmad›. Buradaki üyelerimiz biz yokken eylem karar› ald›lar ve Alaflehir’de 2500 kiflinin kat›l›m›yla miting yapt›lar ve Tarifl’e fiyat aç›klatt›lar. Son dönemde yap›lan de¤iflikliklerle birlikte köylünün durumu kötü, çiftçi buradan ç›k›fl yolu ar›yor. Halihaz›rdaki örgütler ihtiyaca cevap verebilecek, önderlik yapabilecek örgütler de¤il. Örne¤in Ziraat Odalar›’n›n kanununda miting örgütleyemez fleklinde k›s›tlamalar var. Oysaki bugünkü uluslararas› sald›r›n›n karfl›s›nda politik olarak da sözünü söyleyebilecek, ona karfl› durabilecek bir örgüt gerekiyor. Bunun için biz sendikalar› önemsiyoruz, öneriyoruz. Ayd›n’da pamukta ciddi sorunlar var. Eylem bu tepkinin bir sonucu diyebiliriz. Pamuk sürekli geriliyor. Türkiye’de üretim sektörü tekstil üzerinden yürüyor, flu anda oras› için durum can yak›c› bir hal alm›flt›r. -Aç›klamalar›n›zla okurlar›m›z› bilgilendirdi¤iniz için teflekkür eder, mücadelenizde baflar›lar dileriz. (Ankara)


7

23

3-16 Haziran 2005

Bergama’da maden oca¤› aç›l›yor! Y›llard›r siyanürlü alt›n aranmas›na karfl› mücadele veren Bergama köylüleri Koza Alt›n fiirketi’nin siyanürlü alt›n arama faaliyetlerine bafllayabilece¤i yönündeki kararla birlikte TC hükümetlerinin ne kadar köylüden yana oldu¤unu bir kez daha görmüfl oldu. Y›llard›r yapt›klar› eylemlerle adlar›n› duyuran ve her yapt›klar› eylemde “Siyanürlü alt›na hay›r” diyen Bergama köylülerinin karfl›s›na yine keyfi al›nan kararlar ç›kt›. Bizim gazetemizde de Bergama köylülerinin vermifl oldu¤u mücadele yer ald›. Ancak Bergama köylülerinin yaklafl›k 15 y›ld›r mücadelesini k›saca özetleyecek olursak; Güney Afrika’dan uzaklaflmak durumunda kalan çok uluslu flirketler siyanürlü alt›n iflletmecili¤i için Ankara’ya geldiler. Hatta daha sessiz biçimde Alman Kurups firmas› 3-4 y›l önce Kütahya’ya gelmifl, biraz gümüfl ç›karm›fl, Kütahya Mahkemelerinde itirazlar olmas› üzerine çekip gitmifllerdir. Bergama, Havran, Sivrihisar’da üçüz bafllayan süreç önceleri yöre köylülerinde “zengin olaca¤›z, çocuklar›m›z ifle girecek” fleklinde bir sevince yol açm›flsa da daha sonra avukatlar, barolar, odalar, bilim insanlar› siyanür ve a¤›r metallerin ciddi risk oluflturdu¤unu, yörenin yer seçimi itibariyle ta-

r›m, termal, turizm, yeralt› su yolu, deprem, halk›n endifle içinde oluflu aç›s›ndan risk oluflturaca¤› k›sm› ortaya ç›k›nca köylülerin endiflesi artm›fl, 651 köylü avukat tutarak 1994 y›l›nda ‹zmir ‹dare Mahkemesi’nde ÇED izin belgesinin iptali davas› açm›fllard›r. Birçok bilim insan› riske iflaret etti¤i halde Ortado¤u Teknik Üniversitesi Ö¤retim Üyelerinin oluflturdu¤u bilirkifli heyeti “risk var ama Valilik ‹zleme Kurulu iyi denetleyecektir, firma çevreci imaj›n›n sars›lmas›n› istemez. Bu nedenle izni uygun buluyoruz” demiflti. Dan›fltay 6. Dairesi ald›¤› bir karar ile “yaflama hakk› ve çevre hakk›n› öne alarak iflletmeye verilen yer seçim izninde kamu yarar› görülmemifltir” diyerek yer seçimi iznini iptal etmifltir. (Y›l 1997) Ancak bu durum Bergama köylüleri taraf›ndan direniflle karfl›lanm›flt›r. Bu direnifli hukuken k›rmak için o dönemin baflbakan› Mesut Y›lmaz’dan ve Bakanlardan kiflisel tazminat olarak 69 köylü için tazminata bile mahkum ettirilmifl ve tahsilat yap›lm›flt›r. Hatta mahkeme kararlar›na direnifl ve çevre riski aç›s›ndan A‹HM’ne baflvurulmufltur. Bu süreç devam ederken Baflbakan Ecevit’in Cumhurbaflkan› Süleyman Demirel’in bask›s›yla TÜB‹TAK’dan çok garip bir fle-

‹limizde yayla sorunlar› yüzünden ç›kan kavgalara bir bak›fl Her sene yayla meseleleri yüzünden ç›kan kavgalarda yine insanlar ölüyor. Bu tür kavgalar her sene ç›kmas›na ra¤men devlet sorunlar› çözmek yerine, sadece olaylara seyirci kal›yor. Kars Merkez’e ba¤l› Ata köyünde mera anlaflmazl›¤› yüzünden ç›kan kavgada 2 kifli öldü ve bunun gibi niceleri sürekli olarak yaflanmaktad›r. Bu kavgalar›n en sonuncusu da Kars ili Susuz ilçesine ba¤l› Büyük Çatak köyünde meydana geldi. Ç›kan kavgadan dolay› 200 haneli ve 1200 nüfuslu Büyük Çatakl›lar, köylerinin muhtar› ve azalar›n›n tutuklanmalar›n› protesto etmek için yol kesip eylem yapt›lar. Küçük Çatak köyü ile aralar›nda bulunan yayla sorunu nedeniyle, son bir hafta içerisinde Susuz ve Kars Merkez’de kavga eden Büyük Çatak köylüleri, geçti¤imiz y›lda oldu¤u gibi yine yolu trafi¤e kapatt›lar. Susuz’a ba¤l› Büyük Çatak köylüleri, muhtarlar› Memed Mengüverdi, azalar Çetin Mengükan, Orhan Mengücek, Cihan fiah Mahim ve köy halk›ndan olan Memed Emin Mengükan ile Do¤an Mengükan kavga olay› nedeniyle tutuklanm›fllard›. Köyde kalan tek aza olan Fahret-

tin Mengübeti ve köy halk›, kendilerinin vali ve kaymakam taraf›ndan sindirilmek istendi¤ini ileri sürerek “Küçük Çatak köyünün 3 tane yaylas› var. Büyük Bo¤atepe, Sar›baba ve Akçakale yaylalar› bunlara ait olmas›na ra¤men, bizim elimizde kalan tek yayla olan Meydanc›k yaylas›n› da elimizden alarak Küçük Çatak köyüne vermek istiyorlar. Oysa köyümüzde 1200 nüfusun 4000 küpeli büyük bafl hayvan›n yan›s›ra 1500 adet de koyun var. Bu yayla elimizden al›nd›¤› taktirde bizim göç etmemiz gerekir. Bu duruma karfl› ç›kan muhtar ve azalar›m›z önce Kars il merkezinde dövüldüler sonra da hapse at›ld›lar. Muhtar ve azalar›m›z serbest b›rak›lana kadar eylemimize devam edece¤iz” dediler. Jandarman›n da haz›r bulundu¤u yol kapatma eylemi s›ras›nda köy kad›nlar› da, jandarma taraf›ndan efllerinin d›flar› ç›kar›lmad›¤›n›, il merkezi ve ilçe merkezine gidemediklerini belirterek, “Tarlalar›m›z› ekemiyoruz. Çünkü efllerimiz gübre almaya gidemiyorlar. Yetkililer, bu duruma bir son versinler” diye konufltular. (Kars)

kilde siyanür ölçüm cihaz› gelmifl, hava ölçüm cihaz› gelmifl, 2 kuyu açm›fllar, bir istinat duvar› yapm›fllar fleklindeki dörtlü iyilefltirme raporu ve “yabanc› sermaye ürkütülmemelidir” raporu verilince, Baflbakanl›¤›n tavsiye türü di¤er Bakanlara “izin verin” yaz›s› gönderilmifltir. Bunun üzerine çevre, orman, imar ve sa¤l›k izinleri gündeme gelmifl bütün bu ifllemler aleyhine yürütmeyi durdurma ve iptal kararlar› elde edilmifltir. Çok uluslu flirketler idareleri bask› alt›nda tutarak her seferinde arkaya dolanma ifllerini becermifllerdir. Nitekim Bakanlar Kurulu gizli bir kararname ç›kararak yarg› kararlar›n› ask›ya al›p madeni iflletmeye açm›flt›r. Bu gizli kararname aleyhine Dan›fltay’a dava aç›p yürütmeyi durdurma karar› al›nm›flt›r. A‹HM’de kesinleflmifl flekli ile maden kapat›lm›flt›r. Ancak madeni tekrar açmak için hükümetle

tekrar arkaya dolanma hukuk çal›flmalar› bafllam›flt›r. Bu do¤rultuda Eurogold firmas›, Newmont firmas›, Normandy firmas›na, Frontier firmas›na devirler sonucunda nihayet art›k bir Türk flirketi iyi olur diye düflünerek Koza firmas›na Bergama Madeni’ninde arama izni verilmifltir. Bergama köylülerinin y›llara s›¤an mücadelesinin bir özeti bunlar ancak Bergama köylülerinin söyleyecek sözü bitmedi. Maden aranmas› için görüfllerini ald›¤›m›z Bergama Çamköy sakini bir köylü “Biz y›llard›r hiç usanmad›k, direndik! Bizi duyan da oldu duymayan da ama duymayanlar hep hükümetin bafl›ndakilerdi. Bizim öfkemiz hükümete Tayyip’e, bizi kanser olmaya mahkum edenlere, yabanc›lara buralar› satanlara. O yüzden bizim kavgam›z hiç bitmeyecek” dedi. (‹zmir)

“Sorunlar›n afl›lmas› için üç flart›n yerine getirilmesi gerekli” Tüm Köy-Sen Malatya fiubesi Baflkan› Mazlum Köse, köylülerin içinde bulundu¤u sorunlar›n afl›lmas› için Do¤al Afet Yasas›’nda yer alan “Mal varl›¤›n›n yüzde 40’›n›n kaybedilmesi” flart›n›n kald›r›lmas› ve Tar›m Sigorta Yasas›’n›n köylülerin lehine ç›kart›lmas› gerekti¤ini bildirdi. Köse yapt›¤› yaz›l› aç›klamada AKP’nin tar›m politikalar›n› elefltirerek hükümetin seçimlerden önce verdi¤i vaatleri tutmad›¤›n› ve köylüyü

periflan etti¤ini belirtti. Türkiye’de tar›m›n uygulanan IMF patentli politikalarla kalk›nmas› mümkün olamayaca¤›n› kaydetti. Köse, ayr›ca hükümet yetkililerinin çiftçinin yaflad›¤› sorunlara alay edercesine yaklaflt›¤›n› ifade ederek, AK Parti Malatya ‹l Baflkan› ‹hsan Koca’n›n DGD’ye iliflkin aç›klamalar›na de¤inerek flunlar› aktard›: “AKP Malatya ‹l Baflkan› ‹hsan Koca yapt›¤› aç›klama ile, her f›rsatta köylüyü azarlayan Baflbakan’›n çiftçi dostu

A¤a zulmüne son ✔A Diyarbak›r Bismil’e ba¤l› Sinan köylülerinden sonra yine ayn› ilçeye ba¤l› Aslano¤lu köylüleri de y›llard›r iflletip kulland›klar› araziye a¤an›n el koymas›n› protesto ettiler. Köy Meydan›’nda toplanan yaklafl›k 100 köylü; “A¤an›n zulmüne hay›r”, “‹flgalci a¤aya son” pankartlar›n› açarak eylem yapt›lar. Kad›n, çocuk, genç, yafll› köy halk›n›n kat›ld›¤› eylemde; köye ba¤l› Hanpazar mezras›nda yaflayan köy a¤as› Naafi Kahraman’›n 6 bin dönümlük araziyi silah zoruyla gasp etti¤i belirtildi. Köylüler a¤an›n kendilerini göçe zorlad›¤›n›, arazinin çevresine çukurlar kaz›d›¤›n› ve dikenli

oldu¤unu iddia ederek, kendisi de çiftçiyle alay etmifltir. 2004 y›l›na ait do¤rudan gelir deste¤ini 2 taksit halinde 2005 y›l›nda zar zor ödemelerine ra¤men, 2005 y›l›n›n DGD’sini yüzlerinin ak›yla zaman›nda ödediklerini beyan ederek, çiftçiye destek verme olay›na ne kadar yabanc› olduklar›n› kan›tlam›fllard›r. AKP ‹l Baflkan› ‹hsan Koca 2005 y›l› DGD’lerin ödenmesi bir yana kay›tlar›n›n henüz yap›lmad›¤›n› bile bilmemektedir.” (Malatya)

tellerle çevirerek girmelerine engel olmaya çal›flt›¤›n› ifade ediyorlar. Baflbakanl›k ve Cumhurbaflkanl›¤›na dilekçelerle baflvuran köylülere herhangi bir cevap verilmedi. Daha önce Sinan köylülerinin a¤aya karfl› toprak iflgaline tan›k olan Bismil, flimdi de Aslano¤lu köylülerinin mücadelesine ev sahipli¤i yap›yor. Ülkemizde toprak sorununun sürdü¤ünün önemli göstergelerinden biri olan eylemde konuflan Abdullah Tan; taleplerinin 6 bin dönümlük hazine arazisinin, a¤a yerine köy içinde ev bile yapabilecek araziye sahip olmayan köylülere sat›lmas› oldu¤unu, bu arazilerin birkaç y›l öncesine kadar köylüler taraf›ndan kullan›ld›¤›n› da söyledi. (Ankara)


8

3-16 Haziran 2005 ‹stanbul

23

Kay›plar›n yak›nlar› bir kez daha hayk›rd›;

“KAYBEDENLER KAYBEDECEK!” 17 May›s-31 May›s tarihlerinin Gözalt›nda Kay›plara Karfl› Mücadele Haftas› olmas› nedeni ile ‹HD, YAKAYDER ve ICAD taraf›ndan çeflitli eylemler yap›ld›. * 17 May›s Sal› günü Galatasaray Postanesi önünde saat 12:00’de kay›plar›n aileleriyle beraber bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Aç›klama yapan Eren Keskin, ülkede siyasi ve adli konulara dair pek çok kay›p insan oldu¤unu belirtti ve siyasi nedenlerle kaybedilen kiflilerin ailelerinin var etti¤i Cumartesi Anneleri sayesinde Türkiye’de hak arama bilincinin geliflti¤ini, bu haklar›n aranmas›nda geçen 200 haftada defalarca polis fliddetine maruz kal›nd›¤›n›n alt›n› çizdi. J‹TEM, M‹T, Özel Harekat Dairesi gibi kurumlar var oldukça kay›plar›n bitmeyece¤inin önemle alt›n› çizen Keskin, geçti¤imiz günlerde T‹T kimli¤i ile defalarca suç iflleyen ve J‹TEM mensubu oldu¤u bilinen Adil Timurtafl’›n suçüstü yakaland›¤›n›, ancak hemen serbest b›rak›ld›¤›n› belirterek, bunun devletin iflleyiflini gösterdi¤ini söyledi. Konuflmas›n›n ard›ndan sözü kay›p yak›nlar›na devreden Keskin’den sonra söz alan Tolga Baykal Ceylan’›n annesi o¤lunun ekonomik nedenlerle darbo¤azda oldu¤unu, bu süreçte ‹¤neada Jandarma Komutanl›¤› taraf›ndan gözalt›na al›nd›ktan sonra kaybedildi¤ini söyledi. Daha sonra söz alan bir gerilla yak›n›, kardeflinin 1 y›l önce Bitlis’te 23 arkadafl›yla beraber katledildi¤ini, daha sonra da toplu mezara gömüldü¤ünü söyledi. O günden bu yana Bitlis, Van ve en son Mufl’ta hukuk mücadelelerine devam ettiklerini söyleyen aile, bu süreçte DNA testi bile yapt›rd›klar›n› ancak sonucun Bitlis Cumhuriyet Savc›l›¤› taraf›ndan sakland›¤›n› belirtti. En son söz alan Hasan Ocak’›n kardefli Türkiye’deki yarg›s›z infazlarda ve iflkencelerde katledilen insanlar›n say›s›n›n 17.500 civar›nda oldu¤unu belirterek “Biz on y›l önce bu alana ilk ç›kt›¤›m›zda kay›plar›m›z› istiyorduk. fiimdi kay›plar›-

m›z› de¤il, katillerinin listesini istiyoruz ve alaca¤›z” dedi. Kitlenin s›k s›k “Kaybedenler kaybedecek”, “Failleri bulunsun hesap sorulsun” sloganlar›n› att›¤› eylem 19 May›s Perflembe günü Hasan Ocak ve R›dvan Karakoç’un mezarlar›nda buluflulmak üzere sona erdi. * 19 May›s günü ‹HD ‹stanbul fiubesi, ESP, ‹CAD, Yak›nlar›n› Kaybeden Ailelerle Yard›mlaflma ve Dayan›flma Derne¤i (YAKAY-DER), TUYAB ve DEHAP üyesi 200’ü aflk›n kifli, Gazi Cemevi önünde bir araya geldi. Kitle 20 fiubat 1995 tarihinde gözalt›nda kaybedilen R›dvan Karakoç ile 21 Mart 1995’te katledilen Hasan Ocak’› anmak için Gazi Mezarl›¤›’na do¤ru yürüyüfle geçti. Hasan Ocak ile R›dvan Karakoç’un resimleri, k›z›l bayraklar ve “Kaybedilenlerin hesab›n› soraca¤›z” yaz›l› pankart eflli¤inde yürüyen kitle, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Katiller devlete hesap verecek”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “fiehit nam›r›n” fleklinde sloganlar att›. Mezarl›¤a ulaflan kitle, ilk olarak R›dvan Karakoç’un mezar› bafl›nda anma düzenledi. Sayg› duruflu ile bafllayan anmada k›sa bir konuflma yapan ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Eren Keskin, Karakoç’un avukatl›¤›n› yapt›¤›n› hat›rlatarak “An›s› önünde sayg›yla e¤iliyorum” dedi. YAKAY-DER Baflkan› Pervin Buldan ise konuflmas›nda kay›plar›n hala devam etti¤ine vurgu yapt›. Karakoç’un kardefli Hasan Karakoç da, “Hasan Ocak ile R›dvan Karakoç’u bulduk ama onlar›n katillerini bulamad›k. Kaybedilenlerin katilleri bulunana kadar mücadelemizi sürdürece¤iz” diye konufltu. Karakoç’un mezar›na karanfiller b›rakan grup daha sonra da Hasan Ocak’›n mezar› bafl›nda topland›. O¤lunun mezar›na karanfiller b›rakan Emine Ocak, gözyafllar› eflli¤inde yakt›¤› a¤›tlarla duygulu anlar yaflatt›. Burada da k›sa bir konuflma yapan Eren Keskin, “Hasan Ocak, ölümü ile de mücadeleyi yükselten ender insanlardan biridir. Mücadele devam ediyor” dedi. Hasan Ocak’›n kardefli ve

ICAD Sözcüsü Maside Ocak ise kay›plar›n ak›betlerinin ortaya ç›kmas› için 10 y›ld›r mücadele ettiklerini belirtti. J‹TEM mensubu Abdülkadir Aygan’›n itiraflar›n›n ard›ndan devletten hesap sorduklar›n› vurgulayan Ocak, “Biz di¤er kay›plar› da bulup, mezarlar›na bir gül b›rakmak istiyoruz” dedi. Grup Vardiya’n›n Kürtçe tür-

y›plar› unutmad›k, unutturmayaca¤›z”, “Kaybedenler bulunsun hesap sorulsun” sloganlar›n› att›. Burada “Kay›plar› unutmad›k unutturmayaca¤›z” pankart› açan ve kay›p resimlerini tafl›yan kitle ad›na okunan metinde “devletin gözalt›nda kaybetme sald›r›s› demokratikleflme yalanlar›n› yere seren yal›n bir gerçeklik olarak varl›¤›n› sürdürmeye devam ediyor” denildi. Aç›klamadan sonra ‹HD’liler a n a oturma eylemi gerçeklefltirdi. (Bursa) d A

küleriyle devam eden anma, alk›fllar ve z›lg›tlarla bitirildi. * 21 May›s Cumartesi günü eylemlerine devam eden kitle, saat 12:00’de yine Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. Ellerinde kaybedilenlerin foto¤raflar› olan kay›p yak›nlar›, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Failler bulunsun hesap sorulsun” sloganlar› eflli¤inde eyleme bafllad›. Sloganlar›n ard›ndan 10 dakika sessiz oturma eylemi yapan kay›p yak›nlar›, bas›na da bir konuflma yapt›. Herkesin dudaklar›ndan dökülen sözcükler birbirini and›r›yordu, “Ya ölüsünü ya dirisini, yak›nlar›m›z› istiyoruz! Yaln›z onlar› de¤il faillerini de istiyoruz.” Ailelerin konuflmalar›n›n ard›ndan alk›fllar ile aya¤a kalkan kitle, bir dönem Cumartesi Anneleri’nin yapt›¤› gibi ellerindeki karanfilleri Galatasaray Lisesi’nin kap›s›na b›rakt›.

‹stanbul “KAYBEDENLER KAYBEDECEK” Bursa ‹HD fiubesi Kay›plar Haftas› vesilesi ile yapt›¤› eylemde kay›plar›n bir devlet politikas› oldu¤unu belirtti. 17 May›s günü Osmangazi Metro ‹stasyonu önünde toplanan kitle “Kaybedenler Kaybedecek”, “Ka-

Kay›plar›n yak›nlar› bir kez daha hayk›rd›; Bursa’da 1 May›s sonras› devrimci, demokrat ve yurtseverlere yönelik gözalt› ve tutuklama terörü artarak sürüyor. Gerekçe olarak “1 May›s iflçi bayram›nda yasad›fl› örgüt sloganlar›” atmak gösterilirken çeflitli tarihlerde onlarca insan gözalt›na al›nd›. 12 May›s günü 11 DEHAP üyesi gözalt›na al›nd›. Bir kifli tutukland›. 22 May›s’ta gece sabaha karfl› yap›lan ev bask›nlar›nda Bursa Temel Haklar Derne¤i’nin 14 üyesi gözalt›na al›nd›. On kifli tutuklan-

d›. Ard›ndan 26 May›s günü yine sabaha karfl› yap›lan ev bask›nlar›nda 14 ESP’li gözalt›na al›narak 14’ü de tutukland›. * Yaflanan bu gözalt› ve tutuklama terörüne karfl› 26 May›s günü Heykel Meydan›’nda Bursa Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i ve ESP’nin düzenledi¤i ortak bas›n aç›klamas›na Partizan, BDSP ve SDP de kat›ld›. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda eylemlerin artarak sürdürülece¤i belirtildi. Bas›n aç›klamas› ‘Gözalt›lar, tutuklamalar, bask›lar bizi

B‹R MEfiALE DE SEN YAK KARANLIKLAR AYDINLANSIN Uluslararas› Gözalt›nda Kay›plar Haftas› nedeniyle 19 May›s Perflembe günü ESP ve Partizan olarak ortak bir eylem düzenledik. Saat 19:30’da 5 Ocak Meydan› trafi¤e kesilerek bafllayan meflaleli yürüyüfl s›ras›nda “Kaybedenler kaybedecek”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “Suçlular bulunsun, hesap sorulsun” sloganlar› at›ld›. Çakmak Plaza’n›n önünde bas›n metnini okuyan Volkan Sa¤alt›c›, kaybetmenin bir devlet politikas› oldu¤unu belirterek, “Devlet terörünün en net görünümlerinden biri olan gözalt›nda kaybetme sald›r›s›, ezilen s›n›flar›n ulusal kurtulufl mücadelelerini bast›rmak için gelifltirilmifl bir kontrgerilla yöntemidir. ‹lerici, yurtsever, komünist ve devrimcileri hedef alan gözalt›nda kaybetme sald›r›s› fiili’den, Nepal’e, Arjantin’den, T. Kürdistan›’na, Kolombiya’dan Filipinler’e, Filistin’den Türkiye’ye ve Irak’a kadar dünyan›n her yerinde y›llard›r uyguland› ve uygulanmaya devam ediyor” dedi. Bas›n metinin okunmas›n›n ard›ndan eylem alk›fllarla sona erdi. (Adana YDG)

y›ld›ramaz’, ‘Faflizme karfl› omuz omuza’ sloganlar›yla sona erdi. * Bursa’da yaflanan sald›r›lar 29 May›s günü ‹stanbul’da da protesto edildi. HÖC, EKB, TKP, EMEP, EHP, Partizan, ESP ve SDP’iler, Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. “Bursa’da tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” yaz›l› pankart ile “Yeni TCK iptal edilsin”, “Bursa’da polis-yarg› terörüne son” dövizlerini açan kitle s›k s›k, “Tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” slogan›n› att›. Kitle ad›-

na aç›klama yapan HÖC üyesi Özgür Ayd›n, Bursa polisi ve yarg›n›n ortaklafla hareket etti¤ini ifade etti ve gözalt›na al›nan 25 kiflinin tutuklanarak Bursa H Tipi Hapishanesi’ne gönderildi¤ini belirtti. Yeni TCK ile hak ve özgürlüklerin daha da k›s›tlanmas›n›n amaçland›¤›na dikkat çeken Ayd›n, “Bizler AKP hükümetinin ve egemenlerin bu tehditlerine ve topyekün sald›r›lar›na karfl› birleflik mücadeleyi yükseltmeye devam edece¤iz. Bursa’da yaflanan hukuksuzlu¤a derhal son verilmeli ve tutuklananlar derhal serbest b›rak›lmal›d›r” dedi. (Bursa)


9

23

3-16 Haziran 2005

DHP ve ESP’den ‹brahim anmas›

*Demokratik Haklar Platformu (DHP) 22 May›s Pazar günü saat 13:30’da Kad›köy ‹skele Meydan›’nda yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’y› and› ve AB’yi protesto devam etti. “AB’ye karfl›y›z çünkü özgür bir halk olmak ve ba¤›ms›z bir ülkede yaflamak istiyoruz” ile 5 ustan›n ve ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimlerinin oldu¤u iki pankart açan DHP ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan temsilci “kendi ç›karlar› için AB’ye girmeye çal›flan egemenler, halk› kand›rmak için de AB’ye girince iflsizlik azalacak, ekonomi düzelecek, demokrasi gelecek yalanlar›n›

kullan›yor. Ancak biz biliyoruz ki, AB’ye girince ne iflsizlik azalacak ne de demokratikleflece¤iz. Tam aksine AB’nin bir sömürgesi durumuna gelecek ülkemizde iflsizlik, sömürü daha da artacak. Emperyalizm bugüne kadar girdi¤i her yere bask›, zulüm ve sömürüden baflka hiçbir fley vermemifltir, bugünden sonra da vermeyecektir. Emperyalist AB de ülkemize demokrasi ve refah getirmeyecektir”dedi. Konuflmac› devam›nda “bu ülke topraklar›nda emperyalizme karfl› birçok mücadele verilmifl, bedeller ödenmifltir. En yak›n örne¤i 18 May›s 1973 y›l›nda Diyarbak›r zindanlar›nda 90 gün iflkence gören, ancak ser verip s›r

vermeyen ‹brahim Kaypakkaya’d›r. O ba¤›ms›zl›k ve yeni demokrasi mücadelesinde 15-16 Haziran iflçi direnifllerinden 6. Filo’nun Dolmabahçe’de denize dökülmesine kadar birçok eylemde yer alm›fl ve daha sonra kavgan›n en s›cak mevzilerinde mücadelesini sürdürmüfltür. Bugün ‹brahim Kaypakkaya’n›n anti-emperyalist duruflu ba¤›ms›zl›k ve yeni demokrasi bilinciyle özgür bir halk olmak ve ba¤›ms›z bir ülkede yaflamak için dünya halklar›n›n ve ezilen uluslar›n bafl düflman› olan emperyalizme karfl› mücadeleyi yükseltmeliyiz” dedi. Bas›n aç›klamas› s›ras›nda kitle “AB’ye karfl› halk barikat›”, “Ne AB ne ABD çözüm demokratik devrimde”, “‹brahim yoldafl ölümsüzdür” vb. sloganlar› att›. Grup Vervaroz’un söyledi¤i parçalar›n ard›ndan eylem sona erdi. (Kartal) ESP’den Eylem 18 May›s günü ESP (Ezilenlerin Sosyalist Platformu) Taksim tramvay dura¤›nda bir bas›n aç›klamas› düzenleyerek ‹brahim’i and›. Saat 13:00’de bir araya gelen kitle “‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür” sloganlar›yla, ellerindeki “‹brahim Kaypakkaya Ölümsüzdür”, “‹brahim’den Süleyman’a direnifl sürüyor” yaz›l› döviz ve ‹brahim’in foto¤raflar›yla aç›klamalar›n› bafllatt›lar. “‹brahim

Gençlik Federasyonu sald›r›lar› protesto etti Son bir ayd›r üniversitelerde yo¤unlaflan faflist sald›r›lar ‹Ü Fen-Edebiyat Fakültesi önünde Gençlik Federasyonlu ö¤renciler taraf›ndan protesto edildi. “Faflist sald›r›larla, soruflturmalarla hedeflenen devrimci gençliktir” pankart› açan ö¤renciler yapt›klar› aç›klamada son bir ayd›r baflta ‹stanbul Üniversitesi olmak üzere Türkiye’deki pek çok üniversitede faflist sald›r›lar›n yükselmesine, devrimci-demokratilerici ö¤rencilere ard› ard›na aç›lan soruflturmalarla, okuldan atmalarla devrimci gençli¤in susturulmaya çal›fl›ld›¤›na dikkat

çekti. “Kahrolsun faflizm yaflas›n mücadelemiz”, “Ö¤renciyiz hakl›y›z kazanaca¤›z”, “Faflizmi döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z” vb. sloganlar› atan ö¤renciler ad›na aç›klama yapan Hasibe Çoban, ö¤rencilere sald›ran eli sat›rl› faflistlerin korunarak halk için bilim, halk için e¤itim isteyen ö¤rencilerin ise okullar›na girmesinin, e¤itim hakk›n› kullanmas›n›n engellendi¤ini hat›rlatt›. Devrimci-demokrat ö¤rencilere yönelik b›çakl›-sat›rl› sald›r›lar›n MHP Baflkan› Devlet Bahçeli’nin “sokaklara dökülürüz”

Baz istasyonuna karfl› halktan tepki ‹letiflim sektöründeki en büyük flirket olan ve kâr›na kâr ekleyen Turkcell halk›n sa¤l›¤›yla oynamaya devam ediyor. Daha önce birçok ilde tepki toplayan baz istasyonlar› bu kez Adana’n›n Yüre¤ir ‹lçesi Güneflli Mahallesi’ne kuruldu. Bunun üzerine imza kampanyas› bafllatan Güneflli halk› k›sa bir zaman içinde 2000’e yak›n imza toplad›lar. Baz istasyonunun kuruldu¤u arsan›n sahibinin Güneflli’de yaflamad›¤›n› söyleyen halk, istasyon kalkana kadar eylemlerine devam edeceklerini söylüyor. Mahalleli istasyonun kansere yol açmas› nedeniyle tedirginlik duyarken, yetkililerin yerleflim yerlerine baz istasyonu kurulmas›na izin vermesine de tepki gösteriyor. (Mersin)

aç›klamas›n›n ard›ndan artt›¤›na dikkat çeken Çoban “Soruflturmalarla, okuldan atmalarla, ülkücü faflist sald›r›larla amaçlanan; devrimci, demokrat gençli¤i susturmak, y›ld›rmakt›r. Düzene muhalif olan tüm sesleri susturmakt›r. MHP’li ülkücü faflistlerle kendine muhalif olan sesleri susturmak isteyen emperyalizmin piyonlar›d›r. Ne soruflturmalar, ne faflist sald›r›lar gençli¤i susturamaz. Susmayaca¤›z, y›lmayaca¤›z” dedi. Eylem, Gündo¤du Marfl›’n›n okunmas›yla sona erdi. (‹stanbul)

Mu¤la Üniversitesi’nde polisin tahammülsüzlü¤ü Mu¤la Üniversitesi’nde geleneksel olarak düzenlenen bahar flenliklerinin bu y›l 11. kez düzenleniflinde sahne alan Grup Anadolu, üniversite güvenli¤i taraf›ndan sürenin doldu¤u bahane edilerek sahneden indirildi. Oysa ki sürenin dolmas›na daha zaman vard›. Durum yaflanan bask›c› tav›rlar›n bir devam› niteli¤indeydi asl›nda. Yaflananlar üniversite gençli¤i taraf›ndan “Türküler susmaz, halaylar sürer” slogan›yla protesto edilmifl, k›sa sürede gençlik üniversite içinde farkl› bir alanda türküler ve halaylar eflli¤inde flenli¤i sürdürmüfltür. Amaç gerginlik yaratarak bilim ve e¤itimden uzak kavgac› bir gençlik yaratmakt›r. (Mu¤la’dan bir YDG okuru)

Kaypakkaya Ölümsüzdür. Kaypakkaya’dan bugüne direnifl sürüyor/ESP” yaz›l› pankart açan kitle ad›na bas›n metnini okuyan ESP sözcüsü Çetin Poyraz; Türkiye’de bedel ödemeden hak kazan›lamayaca¤›n› söyleyerek Kaypakkaya’n›n kendisini davas›na adad›¤›n› söyledi. Poyraz; O’nun ülke içindeki geri-uzlaflmac› tav›rlar› meflru devrimci tutumlar› ile aflt›¤›n›, resmi ideolojinin yans›mas› olan inkarc› ve imhac› politikalar› ise haklar›n kardeflli¤i ilkesi ile aflarak Kürt ulusunun gerçe¤ini gördü¤ünü, bununla halen devam eden devrimci mücadelede ezilenlere ilham oldu¤unu söyledi. Poyraz, 7 Mart 1999’da polis taraf›ndan iflkencede öldürülerek flehit düflen Süleyman Yeter’i de ayn› katletme politikalar›yla kaybettiklerini söyleyerek ekledi; “Ancak ‹brahim Kaypakkaya’n›n iflkencede ‘ser verip s›r vermeme’ tavr›, katledenlerin karfl›s›na y›k›lmaz bir direnifl kalesi dikti. Ve biz hala o kaleyi savunuyoruz. Bugüne kadar vahfli kapitalizm onlarca insanl›k de¤erini y›k›p harabeye çevirdi, ama insanl›k onurunu savunma, hiçbir koflulda bundan vazgeçmeme erdemini y›kamad›” . Aç›klama at›lan sloganlarla son buldu. (‹stanbul)

Erzincan E¤itim Fakültesi’nde eylem Erzincan E¤itim Fakültesi’nde okuyan 100’ü aflk›n ö¤renci 23 May›s 2005 tarihinde, kendilerine yönelik son dönemlerde yap›lan bask›lar› k›namak için fakülte önünde çeflitli kurum temsilcileri ile birlikte bir protesto eylemi yapt›. S›k s›k “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Düflünceye kelepçe vurulamaz”, “F tipi üniversite istemiyoruz”, “Faflizme karfl› omuz omuza” ve “Polis idare iflbirli¤ine son” fleklinde slogan atan ö¤renciler ad›na aç›klamay› A¤a Karakaya okudu. Tutuklanan 8 üniversite ö¤rencisinin derhal serbest b›rak›lmas›n› istediklerini ifade eden Karakaya, “‹limizde özellikle 1 May›s’tan sonra ö¤renciler üzerinde yo¤unlaflan bask›lar sonucu 20 arkadafl›m›z, 10 May›s günü evlerinden apar topar gözalt›na al›nm›fl ve bu arkadafllar›m›zdan 8’i tutuklanm›flt›r. Gözalt›na al›nan 20 arkadafl›m›za okul yönetimince soruflturma aç›lm›flt›r. 1 May›s’taki dayan›flma ortam›n› yok etmeye çal›flan bu tutuklamalar ters tepmifl, dayan›flma sürmüfl ve güçlenmifltir” dedi. Aç›klamada “E¤itim Fakültesi’nde kurulan kameralar›n

amac›n›n güvenlik için olmad›¤›n›, gençli¤i bask› alt›nda tutmak ve gözetlemek oldu¤unu belirten Karakaya, “E¤itim Fakültesi 1. s›n›f ö¤rencisi 2 arkadafl›m›z, d›flardan geldikleri bilinen kifliler taraf›ndan sald›r›ya u¤ram›fl ve arkadafllar›m›z kötü bir flekilde yaralanm›flt›r. Polis kavgadan sonra sald›r›ya u¤rayan arkadafllar›m›z› suç duyurusunda bulunmamalar› yönünde tehdit etmifltir. Polisin de olay›n içinde olmas›, tutuklamalarla sald›r›n›n tesadüf olmad›¤›n› ve ortada bir provokasyonun oldu¤unu kan›tl›yor. Fakültemizde güvenlik nedeniyle tak›ld›¤› söylenen kameralar›n çekimlerinin kullan›lmamas› da soru iflareti b›rakan ayr› bir noktad›r. Olay› ayd›nlatmak için görüntülerin hala kullan›lmamas›, okulumuza tak›lan kameralar›n gerçek yüzünü göstermektedir. Kameralar›n amac›n›n güvenlik de¤il de, gençli¤i bask› alt›nda tutmak ve gözetlemek oldu¤u aç›kt›r” dedi. Aç›klamaya YDG, DGH, DEHAP, Erzincan Gençlik Derne¤i ve devrimci demokrat ö¤renciler kat›ld›. (H. Merkezi)


10

3-16 Haziran 2005

23

Tutsaklardan “Zorunlu bir aç›klama”

F Tipi Hapishane’den elimize ulaflan aç›klamay› yay›nl›yoruz: Ekmek ve Adalet dergisinin 1 May›s 2005 tarihli 156. say›s›nda “Devrimci Sorumlulu¤a Davet: Nazi kamplar› meflrulaflt›r›lamaz” bafll›kl› bir yaz› yay›nlanm›flt›r. Yaz›n›n muhataplar› olarak bizlerin DHKP-C’li arkadafllar› ve DHKP-C’li arkadafllar›n bizleri nas›l tan›d›¤›, tan›mlad›¤› devrimci-demokrat kamuoyunun malumudur. Her zaman, her flart alt›nda kendilerini do¤rular›n ve devrimcili¤in flaflmaz otoritesi olarak gören DHKP-C’li arkadafllar›n kendileri d›fl›ndaki bütün devrimci parti ve örgütleri t›rnak içinde sol olarak nitelediklerini biliyoruz. Bundan dolay› ilgili yaz›da olgular›n çarp›t›lmas›na, bütün ba¤lar›ndan kopart›larak ters yüz edilmesine, ayl›k aç›k görüfle ç›kma karar› alan biz devrimci tutsaklar›, “tredmana uymak”la, “direnifl k›r›c›l›¤› yapmak”la, “Nazi kamplar›” dedikleri “F tiplerini meflrulaflt›rmak”la itham etmelerine flafl›rmad›k. Tersi flafl›rt›rd› asl›nda. Ekmek ve Adalet’teki yaz›da ifade edildi¤i gibi, DHKP-C’li arkadafllar “hapishanelerdeki 25 y›ll›k direnifl ve mü-

cadele tarihleri”ne dayanarak biz t›rnak içindeki solcu tutsaklar›n ak›betlerinin ne olaca¤›n› öngörmüfl durumdad›r(!) DHKPC’li arkadafllar›n “hapishanelerdeki 25 y›ll›k direnifl ve mücadele tarihleri”ne ve bu “tecrübelerinden” süzülüp gelen “öngörülerine” elefltirel sorgulay›c› yaklafl›mlar›n› beklemek eflyan›n tabiat›na ayk›r› olurdu. Zira arkadafllar›n zihniyetine bak›l›rsa, 25 y›ld›r hapishanelerde direnenler sadece kendileridir. Zaten 80 küsur y›ll›k TC tarihinde s›n›f savafl›m›n mevzilerinin tamam›nda oldu¤u gibi hapishanelerde de 25 y›ldan beri direnifl vard›r, geri kalan 60 küsur y›ll›k tarih de DHKP-C’li arkadafllar için tufand›r. Ama her fleye ra¤men öncelikle Ekmek ve Adalet dergisinde ç›kan yaz›yla ilgili kimi noktalar›, çarp›tmalar› aç›kl›¤a kavuflturmak ve derginin editörlerine birkaç soru sormak istiyoruz. Yaz›da “Nazi kamplar›” diye niteledi¤iniz F tiplerindeki tüm siyasi tutsaklar aç›k görüfle ç›kmaktad›rlar ve devrimci partiler-örgütler olarak bizler henüz ÖO sürdürürken, o “Nazi kamplar›”nda 2001 sonlar›nda ilk olarak aç›k görüfle ç›kan DHKP-C’li arkadafllard›. 2001 y›l› sonlar›nda siyasi tutsaklara da “aç›k görüfl hakk›”n›n tan›nmas› ve aç›k görüflten hangi statüde olanlar›n ve hangi uygulamalara riayet edenlerin faydalanabilece¤inin aç›klanmas› üzerine devrimci tutsaklar aras›nda nas›l bir tart›flma yaflanm›fl ve bu tart›flmalar sonucunda hangi parti ve örgütler aras›nda nas›l bir ayr›flma gerçekleflmifltir? Bu gerçe¤in üzerini kapatmaya çal›flarak kimi “Nazi kamplar›n› meflrulaflt›rmak”, “düflman› sevindirmek”le itham ediyorsunuz? Bugün Ekmek ve Adalet dergisi, yaz›s›nda “direniflin d›fl›nda kalan” diye nitelendirdi¤i (ki kastettikleri ÖO devam etmemifl olmakt›r) hangi parti-örgütün hangi tredman uygulamas›n› kabul etti¤ini aç›klayabilir mi? O haber kaynaklar›

“Trabzon’a bak›n, Türkiye’de hukuk var m›?” TAYAD’l› aileler, geçti¤imiz ay Trabzon’da hapishanelerdeki tecride karfl› kitlelere duyarl›l›k ça¤r›s› yapan bildirileri da¤›tan üyelerine yönelik linç giriflimi sonras› linç etmeye çal›flanlar›n ödüllendirilerek lince maruz kalan 5 üyelerinin tutuklanmas›na dönük aç›lan davay› protesto ettiler. 23 May›s 2005 tarihinde Beyo¤lu Adliyesi önünde yapt›klar› aç›klamayla “Türkiye’de hukuk yok” diyen aileler, ülkenin Susurluk hukuku ile yönetildi¤ine dikkat çektiler. Aileler, “Trabzon’a bak›n Türkiye’de hukuk var m›?” pankart› açarak bas›n aç›klamas› yapt›lar. TAYAD üyesi Mehmet Güven taraf›ndan yap›lan aç›klamada gerçeklerin örtbas edilerek, çarp›t›lmaya çal›fl›ld›¤› vurguland›. Güven, Trabzon’da üyelerine sald›-

ran onlarca kiflinin aras›ndan sadece 10 kifliye göstermelik olarak 5-6 ay hapis cezas›n› öngören dava aç›lmas›yla bu kiflilerin ceza alacaklar› görüntüsünün gerçek olmad›¤›n› söyledi. Buna karfl›l›k linç esnas›nda ölümle karfl› karfl›ya kalan üyelerine ise “toplumda infial yaratacak eylemler düzenlemek” gibi komik gerekçelerle 6 y›la varan hapis cezas› istemiyle dava aç›lmas›na da de¤inen Güven, “Bizi assan›z da öldürseniz de, tecritlere kapatsan›z da do¤ru bildi¤imizi söylemeye devam edece¤iz” dedi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan TAYAD’l› aileler Galatasaray Lisesi’nden bafllayarak Taksim Meydan›’na kadar “Trabzon’a bak›n Türkiye’de hukuk var m›?” bafll›kl› bildirileri da¤›tt›lar. (‹stanbul)

diyebilir mi ki, “flu flu partiler-örgütler flu flu tredman uygulamas›n› kabul ediyor” vb?! Bunun olmad›¤›n›, hiçbir tredman uygulamas›n›n kabul edilmedi¤ini, fiili direniflle yan›t verildi¤ini hem DHKP-C’li tutsaklar biliyor hem de Ekmek ve Adalet dergisi. Hapishanelerde yürürlükteki genelgeye göre; a) Dini-milli resmi bayramlarda ve y›lbafllar›nda anne, baba, efl, çocuk, kardeflleriyle yani birinci derecede akrabalar›yla, b) Ayda bir efl, çocuk ve anne baba ile s›n›rl› olmak üzere siyasi tutsaklar›n da kullanabilece¤i iki tür aç›k görüfl vard›r. “a” fl›kk›nda ifade edilen aç›k görüfle DHKP-C’liler de (ki herkesten önce 2001 sonundan bu yana ç›kmaktad›r) dahil tüm siyasi tutsaklar yararlanma tutumunu benimsemifllerdir. Buna ra¤men ilgili yaz›da gerçe¤i Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’ndeki baz› gruplar (flu anda dört grup) aç›k görüfle aktarmak o bahsetti¤iniz “devrimci sorumluluk” gere¤i midir? Biz devrimci parti ve örgütlerin ayl›k aç›k görüfle ç›kma karar›m›z› “aç›k görüfl” diye lanse ederek DHKP-C’li arkadafllar sanki aç›k görüfllere ç›km›yormufl gibi göstermesini, konuyla ilgili yeterli bilgisi olmayan devrimci demokratik kamuoyu nezdinde biz devrimci tutsaklar›, “tredmana uymak”, “Nazi kamplar›n› meflrulaflt›rmak” iddialar›yla devrimci sorumlulu¤a uymayan bir teflhircili¤e soyunman›z, önüne devrimci s›fat›n› getirece¤iniz hangi edime s›¤ar? Söz konusu yaz›n›n içeri¤inde, g›das›n› “25 y›ll›k hapishane direnifl ve mücadele gelene¤i”nden alan ve bizler aç›s›ndan hiç de flafl›rt›c› olmayan gerçe¤e ayk›r› baflka ithamlar da vard›r. DHKPC’li arkadafllar›n F tipi hücrelere ve tecride karfl› mücadelede ölüm orucu eyleminin geçersizleflti¤i belirlemesi yapan biz devrimci tutsaklar› “direnmemek”le, “statükoculuk”la ve “politikas›zl›kla” elefltirerek(!) her f›rsatta zihniyetlerine uygun bir teflhircili¤e yönelmelerinin nedenleri bizim için muamma de¤il. fiunu belirtmeliyiz ki, biz devrimci

Linç edilmek istenenlere 4.5 y›l hapis istemi 6 Nisan 2005 tarihinde linç giriflimine maruz kalan TAYAD’l›lara 4.5 y›l hapis istemiyle dava aç›lmas› üzerine 20 May›s günü Trabzon ‹HD’de bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Bas›n aç›klamas›n› okuyan Zeynep Erdu¤rul kendilerinin 4.5 y›lla yarg›land›klar›n› ancak kendilerine sald›ranlar›n, adam öldürmeye teflebbüs edenlerin ise 6 ayla yarg›land›klar›n› söyledi. 6 Nisan’da linç edilmek istenenin hukuku ve adalet oldu¤unu emperyalizmin ç›karlar› için demokratik hak ve özgürlüklerin linç edilmek istendi¤ini belirtti. Adalet istediklerini ve provokatörlerin tutuklanmas›n› istediklerini dile getirdi. (Karadeniz Teknik Üniversitesi YDG)

tutsaklar›n bir “eylem biçimi” fetiflizmi sorunu yoktur. “Do¤ada kargadan baflka kufl, hapishanelerde Ö.O eyleminden baflka direnifl” tan›mayan DHKPC’li arkadafllardan farkl› olarak, biz devrimci tutsaklar›n, F tipi hapishanelere ve tecrite karfl› mücadelede gelinen aflamada art›k ÖO takti¤inden -nesnel ve öznel flartlar›n ›fl›¤›nda-fiili direnifl takti¤ine geçti¤imiz unutulmamal›d›r. Fiili direnifl çizgimizle F tipi infaz rejimi ve tecrite karfl› mücadele etti¤imiz gerçe¤ini DHKP-C’li arkadafllar›n inkar etmeleri kendilerinin bilece¤i bir ifltir. “Direnmemek”, “politikas›zl›k” suçlamalar›na yalan yanl›fl haberlere her defas›nda cevap verecek ya da aç›klama yapacak de¤iliz. Çarp›tma ve yalan yanl›fl haberlerle kaba teflhircili¤e yönelinmesi, iddia sahiplerinin siyasetteki t›kanm›fll›klar›n›, çevrelerinin geri bilincine ve duygular›na hitap ederek ve süreci karfl›lamadaki siyasal körlüklerinin üstünü örtme çabas›n›n ürünüdür. Biz ideallerimizden ve siyasal kimli¤imizden kuflku duymad›¤›m›z gibi, F tipi infaz rejimi dayatmas›na ve tecrite karfl› izledi¤imiz fiili direnifl çizgisinin do¤rulu¤undan da kuflku duymuyoruz. DHKP-C’li arkadafllar›n tercihleri olan uslup(suzluk)lar› ve terminolojileriyle bizleri elefltirmeleri(!) ve üzerimizden siyaset yapmalar› kendi bilecekleri bir fleydir. Elbette biz de s›ras› geldikçe, ama kesinlikle halklar›m›z›n ve devrimin ç›karlar›n› “k›skançl›kla” gözetmek kayd›yla ve gerçeklerin diliyle konuflaca¤›z. ‹thamlara vesile olan, devrimci parti ve örgütlerin aç›k görüfle ç›kma karar› Tekirda¤ F tipiyle s›n›rl› de¤il, tüm hapishaneler için merkezi platform karar›d›r. Ekmek ve Adalet dergisi editörlerinden sorular›m›za ve aç›kl›k kazand›rd›¤›m›z olgulara dair gerçekten de “devrimci sorumluluk” gere¤i cevap bekliyoruz. Son olarak flairin dedi¤i gibi “Tafllar›n da bir haf›zas›n›n oldu¤u unutulmamal›d›r!” Hasan Polat, Bayram Kama, Hasan Rüzgar, Erhan Altun

Bir hukuksuzluk örne¤i daha... 1996 y›l›nda aç›lmak istenen tabutluklara ve hak gasplar›na karfl› gerçeklefltirilen Ölüm Orucu’nun 65. gününde flehit düflen DHKP-C dava tutsa¤› Altan Berdan Kerimgiller’in ölümünün 8. y›ldönümünde 23 Temmuz 2004 tarihinde yoldafllar› ve siperyoldafllar› taraf›ndan Tarsus’ta an›lm›flt›. Anman›n ard›ndan polis sözde kamera kay›tlar›na dayanarak anmaya kat›lanlar hakk›nda “yasad›fl› örgüt propagandas›” yapt›klar› gerekçesiyle dava açm›flt›. Anmay› muhabir olarak görüntülemek isteyen gazetemiz çal›flan› Selçuk Birginal ve anmaya kat›lmayan okurumuz Ufuk Lüzumlu ile Altan Berdan Kerimgiller’in abisi Bülent Kerimgiller’e de anmay› örgütlemek ve çeflitli sloganlar att›klar› gerekçesiyle dava aç›lmas› bir hukuksuzluk örne¤ini daha gözler önüne serdi. Üstelik mahkemeye çal›flan›m›z›n ve eyleme kat›lmayan okurumuzun kamera kay›tlar›nda slogan att›¤› ve att›rd›klar› ayr›ca anmaya iliflkin bas›n metni okuduklar›na dair as›ls›z gerekçelerle delil olarak sunulmas›, aç›lan davan›n ne amaç tafl›d›¤›n› da belli etmektedir. (Mersin)


11

23

3-16 Haziran 2005

TUAD ve TUYAB eylemlerini güçlendiriyor!

17 May›s Sal› günü Galatasaray Postanesi önünde bir araya gelen aileler “Ceza ‹nfaz Yasas› Geri Çekilsin” TUAD-TUYAB imzal› ortak pankart› açarak saat 13:00’de eylemlerine bafllad›lar. Kitle ad›na yap›lan aç›klamada yeni C‹K’in tamamen otoriter-militarist bir yasa oldu¤u, amac›n›n içerdeki devrimci, demokrat ve komünist tutsaklar›n kimliklerinin, kifliliklerinin ve onurlar›n›n yok edilmesi oldu¤u belirtilerek, bu politikan›n ilk ad›m› olan F tiplerinin de bundan 5 y›l önce kanl› bir operasyonla 19 Aral›k’ta devreye sokuldu¤u anlat›ld›. 5 y›ld›r F, D, L, M tipi hapishanelerde tecrit iflkencesinin devam ettirildi¤inin ve ‹mral›’da Abdullah Öcalan’a özel tecrit uyguland›¤›n›n belirtildi¤i aç›klamada, TBMM ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan› Mehmet Elkatm›fl’›n bile tek kiflilik hücreler için “burada tecrit var”

dedi¤ini ve eskiden gündeme getirilen “3 kap› 3 kilit” formülünün tekrar düflünülmesi gerekti¤i baz›ndaki söylemini hat›rlatt›. Ka¤›t üzerinde bile a¤›r tecrit ve hak ihlallerinin ortaya ç›kt›¤› yasan›n yoruma aç›k maddelerinde ise hapishane yönetimleri taraf›ndan nas›l uygulanaca¤›n› geçmifl sald›r›lardan tahmin edildi¤inin belirtildi¤i aç›klamada kurumlar diyecekleri tek fleyin gecikmeksizin bu yasan›n geri çekilerek taraflar›n do¤rultusunda gözden geçirilmesi ve sak›ncal› tüm maddelerin ay›klanmas› oldu¤u söylendi. Kitlenin s›k s›k “Devrimci irade teslim al›namaz”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala”, “‹mral›’da tecrite hay›r”, “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak” sloganlar›n› att›¤› eylem, eyleme ODAK, Halk Kültür Merkezleri, ‹HD, EHP, ‹flçi

Mücadelesi de destek verdi. *17 May›s’taki eyleme destek veren ve örgütleyen kurumlar 21 May›s Cumartesi günü seslerini Eminönü’ne tafl›d›. Eminönü Yeni Cami önünde saat 13:00’de toplanan kitle “‹çerde d›flar›da hücreleri parçala”, “Ceza infaz yasas› geri çekilsin” sloganlar›yla pankartlar›n› açt›. Kitle yapt›klar› eylemlerin medyada kasten sansüre u¤rad›¤›ndan dolay› bu durumu protesto ederek oturma eylemi yapt›. Bu s›rada hiçbir slogan atmayan kitlenin duygular›n› üç kiflilik bando tak›m› dile getirdi. Oturma eylemlerinin ard›ndan kitle ad›na aç›klama yapan Ramazan Sad›ko¤ullar› yeni yasalar›n AB uyumu gerekçesiyle “yenileflme ve demokratikleflme” söylemleri ile ç›kar›ld›¤›n› ve toplumun büyük k›sm›n›n etkilendi¤ini belirterek tüm bu “Demokratiklefliyoruz” söylemleriyle “da¤›n fare do¤urdu¤unu” ve yenileflme diyerek bask› ve hak gasplar›n›n artt›r›ld›¤›n› söyledi. Yeni TCK’da savunma hakk›n›n k›s›tland›¤›n›, bas›na öngörülen hapis cezalar›na dokunulmad›¤›n›, hakim iznine ba¤l› çok say›da uygulaman›n kolluk güçlerine b›rak›ld›¤›n› belirten Sad›ko¤ullar›; bundan sonra devlet ve anayasal düzene karfl› ifllenen “suç”lardan tutuklu birinin savunmas›n› yapan avukat ad›na ayn› gerekçelerden soruflturma aç›l›rsa avukat›n tüm yetkilerinin düflece¤ini ve bunun resmen savunma hakk›n›n engellenmesi oldu¤unu söyledi. Tecridin resmen egemenlere ve em-

peryalizme muhalif kesimleri susturmak için uyguland›¤›n›n belirtildi¤i aç›klaman›n ard›ndan kitle sloganlar ile da¤›ld›. * Ortak yap›lan eylemlerden biri de Fatih AKP binas› önünde oldu. Kitle saat 13:00’de pankartlar›n› açarak bas›n aç›klamas›na bafllad›. Kitle ad›na aç›klama yapan Ayfle Arslan iki y›l› aflk›nd›r hükümette bulunan AKP’nin sorunlar› daha da karmafl›klaflt›rarak faydac› davrand›¤›n› ve ç›karlar›na ters düflen fleyler için “Düflünmezseniz böyle bir fley yoktur” diyerek cevap verdi¤ini hat›rlatarak bu sorunlardan birinin de hapishaneler oldu¤unu, Haziran ay›nda yürürlü¤e girecek TCK ve C‹K (Ceza ‹nfaz Kanunu) ile bu sorunun ana bafll›¤› olan tecritin daha da a¤›rlaflaca¤›n› söyledi. * 26 May›s Cumartesi günü TUAD ve TUYAB’l› aileler Bak›rköy Özgürlük Meydan›’nda bas›n aç›klamas› yapt›. Bak›rköy Kapal› Çarfl›’n›n önünde saat 13:00’de toplanarak sloganlarla yürüyerek Özgürlük Meydan›’na varan kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan A¤ca Kaplan, son süreçte TCK, C‹K ve CMK’ya verilen son fleklin baflta devrimci, demokrat ve sosyalist çevreler olmak üzere tüm muhalif kesimlere bir sald›r› oldu¤unu belirterek 70 milyon insan›n onay› olmadan herkesin yaflam›n› etkileyecek bir temel yasan›n flekillendirilmesinde egemenlerin ancak toplumun büyük kesimi ile karfl› karfl›ya kalmas›yla bunun alt edilebilece¤ini söyledi. (‹stanbul)

Faruk Kad›o¤lu sloganlarla ölümsüzlü¤e u¤urland›! Fidan Kalflen Ölüm Orucu Ekibi (9 May›s 2005, 12. ÖO Ekibi) direniflçisi olan DHKP-C dava tutsa¤› Faruk Kad›o¤lu tecrite karfl› 119. flehit olarak yoldafllar› taraf›ndan ölümsüzlü¤e u¤urland›. 1977 y›l›nda Trabzon’un Of ilçesine ba¤l› S›raa¤aç köyünde do¤an Kad›o¤lu, iki kez tutsakl›k yaflad›. Koflullar ne olursa olsun devrimci mücadeleden ödün vermeyen Kad›o¤lu, son olarak 15 A¤ustos 2001’de Esenyurt’ta düzenlenen bir operasyonda devletin eline geçti¤inde de ayn› kararl›l›kla yoluna devam etti. F tipi hapishanelere karfl› sürdürülen ÖO’nda yerini ald›. Sürdürdü¤ü direnifli 26 May›s 2005 tarihinde Tekirda¤ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde bedenini tutuflturarak Meclis’ten geçirilen ve 1 Haziran tarihinde yürürlü¤e girecek olan yeni TCK’y› protesto için yapt›¤› feda eyleminde flehit düfltü. Ayn› gün ‹stanbul Adli T›p Morgu’na getirilerek buradan vasiyeti üzerine memleketi Trabzon’a götürülmek üzere ailesi, yoldafllar› ve devrimci dostlar› taraf›ndan al›nan cenazesi sloganlar ve marfllarla sonsuzlu¤a u¤urland›. Adli T›p önünde uzun bir bekleyiflin ard›ndan k›z›l bayra¤a sar›l› tabutu omuzlar›nda tafl›yan kitle “Faruk Kad›o¤lu ölümsüzdür”, “Yaflas›n ÖO direniflimiz”, “ÖO flehitleri ölümsüzdür”

sloganlar›yla arabalara do¤ru yol al›rken kim oldu¤u asl›nda belli olan yoldan geçen birinin küfür etmesine cevap vermek isterken k›sa bir gerginlik yafland›. Olay fazla büyümeden Ba¤c›lar’a giden kitle, sokaklarda sloganlarla yürüyüp sesli ajitasyonla

mahalle halk›n› anmaya ve u¤urlamaya kat›lmaya ça¤›rd›. Amcas›n›n evinde yola ç›kmak için bekleyen Faruk Kad›o¤lu için evin önünde yap›lan sayg› durufluyla söylenen türküler ve marfllara mahalle halk› da destek verdi. “Faruk Kad›o¤lu ölümsüzdür” pankart›n› açan TAYAD’l› aileler yap›lan törenin ard›ndan Kad›o¤lu’nun cenazesini mahallenin sokaklar›nda sloganlarla

dolaflt›rarak Kad›o¤lu’nun mücadele hayat›n› anlatt› ve mücadele yaflam›n›n anlat›ld›¤› bir bas›n aç›klamas› yapt›. “Zaferi flehitlerimizle kazanaca¤›z”, “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”, “ÖO flehitleri ölümsüzdür”, “Kahramanlar ölmez halk yenilmez” sloganlar› at›larak arabaya bindirilen Kad›o¤lu’nun cenazesi memleketi olan Trabzon’a gönderildi. (‹stanbul)

TAYAD’l› ailelere sald›r› Faruk Kad›o¤lu 27 May›s günü saat 16:00 civar›nda yap›lan dini törenin ard›ndan Trabzon’un S›ra¤aç Köyü’nde ailesi taraf›ndan topra¤a verildi. Jandarma taraf›ndan köye sokulmayan TAYAD’l› aileler ve devrimci dostlar› jandarma barikat›n›n önünde bekletildi. Defin iflleminin ard›nda yap›lan bas›n aç›klamas›na jandarman›n arkas›nda bekleyen bir grup faflist taraf›ndan sald›r›lm›flt›r. Kitle tafllanarak, küfür edilip tehditler savrulmufltur. Avukatlar›n flikayetçi olmas›na ra¤men provakatörler hakk›nda hiçbir hukuki ifllem yap›lmam›flt›r. Yap›lan bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan kitle geldikleri araçlarla geri dönmüfllerdir. (Karadeniz Teknik Üniversitesi YDG) DEVR‹M fiEH‹TLER‹ ÖLÜMSÜZDÜR Tecrite karfl› bedenini atefle vererek flehit düflen Faruk Kad›o¤lu flahs›nda tecriti protesto etmek için bir bas›n aç›klamas› düzenlendi. 27 May›s Cuma günü Adana ‹nönü Park›’nda saat 12:30’da yap›lan aç›klamaya HÖC’ün yan›s›ra Partizan, ESP, BDSP ve Barikat da destek verdi. Yap›lan aç›klamada Faruk Kad›o¤lu’nun katilinin F tipi tecrit sald›r›s› oldu¤u vurguland›. At›lan sloganlar›n ard›ndan eylem alk›fllarla sona erdi. (Adana YDG)


3-16 Haziran 2005

12

23

“Filistin Halk›yla Dayan›flma ‹nisiyatifi” kendini deklare etti! Orada duran bir askere sordu¤umuzda ‘Karfl›n›zdaki ›fl›k ne zaman yeflil yanarsa o zaman geçersiniz. Ne zaman yanaca¤›n› ise biz de bilmeyiz. Bazen saatler al›rken bazen aylar al›r’ dedi. Çevremize bakt›¤›m›zda arac›m›z›n arkas›nda, önünde, sa¤›nda ve solunda bekleyen ve acil hasta tafl›yan ambulanslar vard›. Anlayaca¤›n›z sa¤l›k hizmetine ulaflmak için çok fazla engel vard›. Ama bu geçifl noktalar› yaln›z insanlar›n sa¤l›¤›n› da etkilemiyor.” Fincanc› ayr›ca, Filistin topraklar›ndaki bu geçifl noktalar› yüzünden insanlar›n ifllerine gidemedi¤ini, bu yüzden ekonomik yaflamlar›n›n kötülefle-

Y›llard›r bir direnifl sembolü olmufl, uzun y›llar boyunca ‹srail siyonizminin bask›s› ve katliamlar› alt›nda ezilmifl Filistin halk› ile mevcut iliflkileri gelifltirerek ezilen halklarla Türkiye emekçi halk›n›n ba¤›n› kurmak amac› ile oluflturulan Filistin Halk›yla Dayan›flma Derne¤i’nin kurucular› ve destekleyicileri “Filistin Halk›yla Dayan›flma ‹nisiyatifi” ad›yla 21 May›s Cumartesi günü ‹stanbul TMMOB Konferans Salonu’nda yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla kendilerini kamuoyuna deklare etti. Saat 11:00’de bafllayan toplant›da ‹nisiyatif ad›na bas›n metnini okuyan Nurten Baydemir bu ça¤r›n›n insanl›k için gelece¤i arayanlara oldu¤unu ve bu ça¤r›ya gönüllü sözcü olmak istediklerini belirterek bafllad›¤› aç›klamada Siyonist iflgalcilerin ve emperyalist haydutlar›n bütün Ortado¤u’da orta¤a koyduklar› barbarl›¤a lanet okudu¤unu ve halklar›m›z›n da Filistin’deki Siyonist soyk›r›ma ve Irak’taki emperyalist iflgale karfl› tepkisini defalarca soka¤a ç›karak gösterdi¤ini söyledi. Tüm bunlar›n yan›nda flu anda Filistin topraklar›n›n bütün dünya halklar›n›n gözü önünde yak›l›p y›k›ld›¤›n›n,

harap edildi¤inin alt›n› çizen Baydemir, Filistinlilerin ço¤unlu¤unun tutsak, gazi veya hasta oldu¤unu, iflsiz, aç ve yoksul yaflad›klar›n› vurgulad›. Baydemir devam eden aç›klamada “Tarih kan›tlam›flt›r ki; halklar›n gerçek dostlar› yine halklard›r. Bizler, halklar›m›z aras›nda da bunu yaflatmak ve tekrar göstermek istiyoruz” dedi. Aç›klamaya imza atan ve Filistin Halk›yla Dayan›flma ‹nisiyatifi’ne destek sunan ayd›nlar›n ve kurumlar›n adlar› okunduktan sonra söz alan Prof. Dr. fiebnem Korur Fincanc›, sözlerine TTB (Türk Tabipler Birli¤i) ad›na Filistin’e yapt›klar› bir ziyareti anlatarak bafllad›. Bu ziyarete oradaki tabiplerin sorunlar›na çözüm oluflturmak için gidildi¤ini belirten Fincanc›, kendilerini bu sorunlar›n içinde bulduklar›n›n alt›n› çizerek bafl›ndan geçen bir olay› flöyle anlatt›; “Filistin’de ‹srail denetimi alt›nda geçifl noktalar› vard›r. Biz yan›m›zda ‹srailli yetkililer olmas›na ra¤men saatlerce bu geçifl noktas›nda bekledik.

rek yoksullaflt›klar›n› vurgulayarak bir ülkedeki ayd›nlar›n halklar›n ç›kar›n› savunmas› gerekti¤ini belirtti. Fincanc›’n›n ard›ndan konuflma yapan Filistinli mühendis Selam Sultan emperyalizmin bafllatt›¤› BOP’ta (Büyük Ortado¤u Projesi) en önemli ad›-

m›n Filistin oldu¤unu, Filistin’de önce önderlerin hapsedildi¤ini sonra halklar›n katledildi¤ini vurgulayarak “Biliniyor ki bu bask› 1973’lerde bafllad›. Burada bu bask›y› tek ‹srail de¤il di¤er iflbirlikçi Arap gericileri de yap›yor. Emperyalistler ve siyonistler ç›karlar› için halklar› katlediyor, katlettiriyor. Örne¤in 1 haftad›r Irak’taki Filistinlilerin yaflad›¤› Ba¤dat civar›ndaki kamp bölgesinde çok ciddi katliamlar yaflan›yor ve kimsenin sesi ç›km›yor” dedi. Filistin’deki bu durumun gerçekte bütün emperyalistlerin iste¤i oldu¤unu belirten Sultan, “BM’den Filistin için ç›kan tüm kararlar uygulanmam›flt›r ve unutulmamal›d›r ki ‹srail’i kuran da BM’dir. Bir devlet uluslararas› kanun ve kurallarla kurulmufltur ve bir halk böylece zulüme tabi tutulmufltur” diyerek sözlerini sonland›rd›. Sultan’›n konuflmas›ndan sonra Nurten Baydemir Filistin’den gelen mesajlar› okudu. Mesaj gönderenlerin içinde FHKC (Filistin Halk Kurtulufl Cephesi), Bat› Sahra Demokratik Oluflumu, Bahreyn ‹nsan Haklar› Derne¤i, Filistin Yazarlar Birli¤i, Filistinli Yazarlar ve Gazeteciler Birli¤i, Sürgündeki Filistinlilerin Dönüfl Hakk› Derne¤i, ADDAM‹R (Vicdan) demokratik kitle örgütü, Sa¤l›k-‹fl Komiteleri (Filistin), Tar›m-‹fl Komiteleri (Filistin) ve yak›n zamanda Türkiye’yi ziyaret etmifl olan müzik grubu Al Awda (Geri Dönüfl) vard›. (‹stanbul)

DESTEKLEYENLER Filistin Halk›yla Dayan›flma ‹nisiyatifi’ni oldukça genifl bir kesim destekledi. ‹mzac›lar aras›nda Haluk Gerger, fianar Yurdapatan, Temel Demirer, Tar›k Ziya Ekinci, Abdurrahman Dilipak gibi ayd›nlar; Ak›n Birdal, Gülizar Tuncer gibi insan haklar› savunucular›, Tohum Kültür Merkezi, BEKSAV gibi kültür merkezleri, E¤itim-Sen 8 No’lu fiube, Deri-‹fl Tuzla ve Limter-‹fl gibi sendikalar ve ÇGD, ÇHD’nin ‹stanbul flubesinin yan›s›ra çeflitli mesleklerden pek çok kifli yer al›yor. ‹nisiyatif’in çal›flmalar›na ayr›ca www.filistindayanisma.org adresinden ulafl›labilir.

“Coca Cola’y› Kolombiya’dan biliyoruz” ‹flçi s›n›f› üretimden gelen gücünün bilincine vard›¤› oranda haklar›n› arama yönlü çabas› da art›yor. ‹flçi s›n›f›n›n haklar›n› arama noktas›nda göstermifl oldu¤u çabalar, patronlar›n sald›r›lar›n› da beraberinde getiriyor. Son günlerde yine daha önce tan›k oldu¤umuz iflçi k›y›mlar›ndan bir tanesi de ‹stanbul Dudullu’da yaflan›yor. Ayl›k 360-380 YTL ile çal›flt›r›lan Coca Cola Sat›fl Da¤›t›m Afi’ye ba¤l› Trakya Nakliyat iflçileri bu sald›r›lara son örnek. Bütün bunlar madalyonun bir yan› iken di¤er yan› açl›k s›n›r›n›n çok alt›nda bir maaflla çal›flt›r›lan ve sendikal› olmak için Nakliyat-‹fl sendikas›na üye olmak için iflten ç›kar›lan 55 iflçi bulunmaktad›r. 13 May›s tarihinde iflten ç›kar›lan 5

iflçiye ay›n 19’unda 50 iflçi daha eklendi. 20 May›s tarihinde fabrika önünde oturma eylemi yapan iflçiler, fabrikadan ç›kan araçlara engel olmak isterken iflçilere müdahale eden Çevik Kuvvet polisleri Nakliyat-‹fl Sendikas› Baflkan› Ali R›za Küçükosmano¤lu’nun da aralar›nda bulundu¤u 4 kifliyi gözalt›na ald›. Bütün bu sald›r›lara ra¤men Dudullu’da bulunan da¤›t›m flirketinin önünde ifl elbiseleriyle bekleyen iflçiler, Coca Cola Da¤›t›m flirketinin gazeteye floför al›m›yla ilgili yapm›fl oldu¤u ilan do¤rultusunda fabrikaya baflvuruda bulunmaya gelen iflçileri davalar›n›n do¤ruluklar›na inanmalar›n›n vermifl oldu¤u güvenle ikna etmeye çal›fl›yorlar. Coca Cola iflçileri ailelerini de yanlar›na al›p 24 May›s Sal› günü Coca

Cola Genel Merkez binas› önünde toplanarak fabrikan›n önüne siyah çelenk b›rakt›lar ve bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Aç›klamaya D‹SK’e ba¤l› sendikalar, ambar iflçileri ile ESP’liler de kat›larak destek verdi. “Yaflas›n iflçilerin birli¤i, iflçilerin birli¤i sermayeyi yenecek”, “Coca Cola’da iflçi k›y›m›na son” pankartlar›n›n aç›ld›¤› eylemde bas›n aç›klamas›n› Nakliyat-‹fl Genel Baflkan› Ali R›za Küçükosmano¤lu yapt›. Küçükosmano¤lu “Cola Amerikan emperyalizminin simgesidir. Biz Coca Cola’y› Kolombiya’dan biliyoruz. Türkiye’de de iflçileri köle gibi çal›flt›rmak istiyorlar” dedi. Aç›klama s›ras›nda “Cola iflçisi köle de¤ildir”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” sloganlar› at›ld›. (Kartal)


13

23

3-16 Haziran 2005

Yaz okulu ücretlerine karfl› ö¤rencilerden iflgal eylemi! ‹stanbul Üniversite Senatosu’nun ald›¤› kararla yaz okullar›n›n paral› hale getirilmesi ö¤rencilerin tepkisine neden oldu. * 18 May›s 2005 tarihinde ‹stanbul Üniversitesi Beyaz›t Kampüsü önünde eylem yapan ö¤renciler, aldat›ld›klar›n› söyleyerek, kendilerine hesap verilmesini istedi. Ellerinde “E¤itim hakk› ticarilefltirilemez”, “E¤itim hakk› sat›lamaz”, “Paral› e¤itime hay›r” vb. dövizler tafl›yan ö¤renciler kampüs içerisinde “Paras›z e¤itim istiyoruz”, “Rektör elini cebimizden çek”, “Bu daha bafllang›ç gerisi gelecek”, “Rektör gel ö¤renciye hesap ver” sloganlar›yla yürüyerek, ana girifl kap›s› önüne geldiler. Burada yapt›klar› aç›klamayla 6 y›ld›r ücretsiz olan yaz okullar›n›n paral› hale getirilemeyece¤ini, bunun için ö¤rencilerin 1.5 haftad›r bir karfl› faaliyet yürüttü¤ünü ve bu faaliyet sonucunda Avc›lar ve Beyaz›t kampüslerinde toplam 10 bin dilekçe toplad›klar›n› söylediler. Uygulamay› ve üniversite yönetimini protesto eden ö¤renciler alk›fllar, ›sl›klar ve çald›klar› düdüklerle Rektör Yard›mc›s›’n›n gelmesini beklerken halay çektiler. Ö¤renciler rektörlük binas›na al›nmazken eylem esnas›nda sivil polislerin binaya girip idareyle görüflmesi dikkat çekti. Eylem yapan ö¤renciler ad›na üç ö¤rencinin dilekçeleri teslim

etmesinin ard›ndan da¤›lan ö¤renciler üniversite yönetiminin kendilerini muhatap alana kadar eylemlerini sürdüreceklerini söylediler. * 24 May›s Sal› günü yap›lan protesto eylemi Avc›lar Kampüsü’ndeki ö¤rencilerin kat›l›m›yla gerçekleflti. Beyaz›t Kampüsü’ndeki yaklafl›k 300 kiflinin kampüs içerisinde sloganlarla yürüyüflünün ana girifli kap›s› önüne tafl›nmak istenmesi rektör-polis iflbirli¤i sonucu kapal› kap›lar ard›nda kald›. Avc›lar kampüsünden girifl kap›s› önüne gelen ö¤renciler “Yaz okulu ücretleri geri çekilsin” yaz›l› pankart açarak “Tüccar rektör istemiyoruz”, “Sermaye d›flar› ö¤renciler içeri” sloganlar›n› atarak içeri girmeye çal›flt›lar. Ancak öncesinden al›nan tedbirlerle d›flar›dakiler içeri, içeridekiler d›flar› al›nmayarak ö¤rencilerinin bir araya gelmesini ve daha güçlü bir karfl› durufl ortaya koymalar›n› kap›lar› açmayarak engellemeye çal›flt›lar. Buna karfl›l›k üniversite ö¤rencileri de bulunduklar› noktada oturarak eylemlerine devam ettiler ve rektörün kendileriyle görüflmesi için beklediler. Ö¤renciler bekleme esnas›nda marfllar ve türküler söyleyerek halay çekti, rektörü ve üniversite yönetimini protesto etti. Uzun süren bekleyiflin ard›ndan kampüs içerisindeki grubun zorla kap›y› açmas›yla ö¤renciler toplu halde Rektörlük binas› önüne ilerlediler. Burada

leri,

at›lan sloganlarla Rektör Mesut Parlak afla¤›ya ça¤›r›ld›. Karar›n geri çekilmesi talebiyle toplanan dilekçeleri rektörlü¤e iletmek isteyen ö¤rencilerin bu talebi reddedildi ve erken saatlerden itibaren yo¤un y›¤›nak yapan çevik kuvvet ablukas›yla karfl› karfl›ya kald›lar. Bunun üzerine yere bozuk para atan ö¤renciler “Rektör gel sadakan› al” slogan›yla tepkilerini dile getirdiler. Üç saat süren eylem “Bu daha bafllang›ç gerisi gelecek” sloganlar›yla son buldu. *Karara tepki gösteren ö¤retim üye-

yard›mc›lar› ve ö¤rencilerden oluflan Üniversite Konseyleri de eylem yapt›. Beyaz›t Kampüsü önünde toplanan Üniversite Konseyleri Kurucu Yönetim Kurulu Baflkan› ‹zzetin Önder, üniversitede 6 y›l önce bütünleme hakk› kald›r›larak, yaz okulu uygulamas›na geçildi¤ine, üniversitenin flimdiye kadar tüm piyasac› talepler karfl›s›nda durabilmifl bir kurum oldu¤una dikkat çekti. Önder uygulaman›n kald›r›lmas› için ilgili makamlara baflvuracaklar›n› da sözlerine ekledi. (‹stanbul)

‹zelman iflçileri: “Eflit ifle eflit ücret”

Yaklafl›k bir ay önce Büyükflehir Belediye’sine grev karar› asan Genel-‹fl Sendikas›’nda örgütlü ‹zelman iflçileri 60 günlük yasal süreci beklerken Genel‹fl 3 No’lu fiube Baflkan› Cafer Gonca’dan son durumla ilgili bilgi ald›k. - Bize ‹zelman ‹flçilerinin alm›fl oldu¤u grev karar›n› ve bu zamana kadar geçen sürecinizi anlat›r m›s›n›z? - ‹zelman’da çal›flan yaklafl›k 5 bin tane iflçi arkadafl›m›z›n toplu sözleflme görüflmeleri 28 Aral›k 2004 ilk oturumu ile bafllam›flt›r. Bu 60 günlük yasal süreç içerisinde 26 madde üzerinde uyuflmazl›k olufltu. Uyuflmazl›k tutana¤› Çal›flma Bölge Müdürlü¤ü’ne gittikten sonra, bir

arabulucu geldi. Arabulucu süresi içerisinde de 4 madde geçti. Ve sonuç olarak 22 maddede uyuflmazl›k olufltu. Yasal süre doldu¤u için 11 May›s’ta Büyükflehir Belediyesi önünde yaklafl›k 3 bini aflk›n bir kitleyle grev ilan›m›z› ast›k. Grev ilan›ndan sonra bu 60 günlük süre içinde grev flekillerimizi belirlemek durumunday›z: geçen hafta Sal› günü ‹zmir halk›n› bilgilendirmek için 5 bin bildiri bast›k. Daha sonra 5 bin tane de kokart bast›rd›k ve tüm çal›flan arkadafllar›m›z›n yakalar›na takt›k. Çarflamba günü de sakal kesmeme eylemimize bafllad›k. Büyükflehir Belediyesi’ne ba¤l› kurulufllarda ve flirketlerde bu ifli yapan ayn› iflçilerle eflit ifle, eflit ücret verilmiyor. Düflünün ki ayn› ifli yapan ‹ZULAfi iflçileriyle sözleflmemiz ayn› yürüyor, ancak ayn› ücreti alam›yoruz. ‹ZULAfi iflçisine 900, ‹ZELMAN iflçisine 600 verirseniz o ifl yerinde ifl bar›fl› yaflanmaz. ‹fl bar›fl›n› sa¤lamak ve o ücret adaletsizli¤inin ortadan giderilmesi için “eflit ifle eflit ücret” talebimiz vard›. Bu güne kadar da herhangi bir görüflmemiz olmad›. Ay›n 1’inde Çarflamba günü ‹ZELMAN Genel Müdürlü¤ü ile saat 10’da toplu sözleflme görüflmelerimiz bafllayacak. - Toplu Sözleflme Görüflmelerinde-

ki talepleriniz de bu do¤rultuda m› olacak ya da farkl› ne gibi taleplerle gideceksiniz? - Bugüne kadar ücretle ilgili herhangi bir cevap gelmedi. Toplu sözleflmeye bafllamadan önce iflçi arkadafllar›m›zla taslak oluflturduk. Toplu Sözleflme anketlerini yaparak iflçi arkadafllar›m›za da¤›tt›k. Ücretle ilgili maddeler noktas›nda iflverenden herhangi bir talep gelmedi. Talep gelirse iflçi arkadafllar›m›za aktaraca¤›z. - Bu kalan 45 günlük süre içerisinde talepleriniz kabul edilmedi¤i takdirde ne yapmay› düflünüyorsunuz? - Biz grev karar›n› ast›k. ‹ZELMAN iflçilerinin yüzde 80’i kredi kartlar›na ve bankalar›n icralar›na bo¤ulmufl durumda. 600 milyonla bu ülkede geçinmek zor. Bunun içindir ki biz Toplu Sözleflme döneminde sadece yöneticilerle de¤il her toplu sözleflme görüflmelerinde oturumlarda 75-80 iflçi arkadaflla bulunduk. Ve bundan sonra da bunu devam ettirmeyi düflünüyoruz. Toplu Sözleflme görüflmelerimiz de dahil biz iflçinin yan›nda bir sendika anlay›fl›n› devam ettirece¤iz. Bizim grev karar›n› ast›¤›m›z günden bu yana 15 gün geçti ve önümüzde 45 günlük bir süreç daha var. Bu Toplu

Sözleflme Görüflme oturumlar›n›n hiçbirinden olumlu bir fleyler ç›kmazsa biz 45 gün içinde bir gün greve ç›kaca¤›z. Biz iflyerimizde bunun alt yap›s›n› oluflturduk. Sendika yasalar›n›n bize verdi¤i hakla da hangi ifl yerimiz grev dahilindedir, hangisi de¤ildir; belirleyerek greve gidece¤iz, ‘Eflit ifle eflit ücret talebimizle.’ - Son olarak söylemek istedi¤iniz bir fley var m›? - Bu Toplu Sözleflmeyi en iyi flekilde ‘eflit ifle eflit ücret’ talebimizle sonuçland›rmak istiyoruz. Ancak önümüzde Yerel Yönetimler Yasas› ve halk içinde Pergel Yasas› olarak tabir edilen bir yasa var. Bu yasa sosyal devlet anlay›fl›n› tamamen tasfiye eden ve uluslararas› flirketlerin dolafl›m›n› sa¤layan bir yasad›r. Biz kazand›¤›m›z haklar› kaybetmekle yüz yüze kald›¤›m›z bir süreci yafl›yoruz. Bu olumsuzluklara karfl› da bunun alt yap›s›n› oluflturarak özellikle bizim ifl kolumuzda tafleronlaflt›rman›n özellefltirmenin doru¤a ç›kt›¤› bir süreci yafl›yoruz. Tüm bu sald›r›lara karfl› ciddi bir durufl sergilemek gerekiyor. Bu ba¤lamda da ya Emek Platformu’nun alt›n› doldurarak ya da Sendikalar Platformu oluflturarak bu anti-demokratik uygulamalara karfl› koymal›y›z. (‹zmir)


3-16 Haziran 2005

14

23

Faflist devlet terörüne karfl› ç›k! Son aylarda Filipinler’de t›rmand›r›lan faflist devlet terörüyle onlarca devrimci, ilerici kifli sald›r›ya u¤rayarak katledilmiflken yüzlercesi de ayn› tehdit alt›nda mücadelelerini sürdürmektedir. Konuyla ilgili Filipinler Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin ve Yeni Halk Ordusu’nun yapt›¤› aç›klamay› yay›nl›yoruz.

2004’ün son çeyre¤inden bu yana, faflist ABD kuklas› Arroyo rejimi yasal demokratik hareket ve iflçi, köylü, gençlik ve ö¤renci temsilcileri, hükümet çal›flanlar›, akademisyenler ve rejimin taciz, bask›, çürüme ve kuklal›¤›na karfl› olan tüm halk üzerindeki fliddeti yo¤unlaflt›rm›fl ve vahfli sald›r›lar›n› t›rmand›rm›flt›r. AFP ölüm mangalar› Arroyo ve emperyalist efendilerinin talimatlar› do¤rultusunda insanlar› ç›lg›nca öldürmekte ve kaç›rmaktad›r. Vahflet, ülke tarihinin en fliddetli süreçlerinden biri olarak dizginlerinden boflanm›fl durumdad›r. Kukla devlet insan haklar›n›, uluslararas› insani yasalar› ve CARHRIHL gibi onun resmi taahhütlerini yüzsüzce ihlal etmektedir. AFP’nin iddialar›n›n aksine, cinayet ve insan kaç›rma örnekleri bu suçlar›n yasad›fl› gruplar›n faaliyetlerinden ba¤›ms›z olmad›¤›n› göstermektedir. Bu, AFP ve kukla devletin önderli¤inde en üst düzeyde örgütlenen ve finans edilen merkezi bir kampanyad›r. Sald›r›lar ulusal çapta, birbirine yak›n bir flekilde koordine edilmifl aç›k bir amaca sahiptir. Di¤er AFP birimleriyle iliflkili oldu¤u kadar birço¤u Filipin Ordusunun alt›ndaki birimler taraf›ndan gerçeklefltirilmifltir. En kötü cinayetler ve kaç›rmalar AFP ulusal önderli¤i taraf›ndan ulusal öncelik olarak tan›mlanan bölgelerde yo¤unlaflm›flt›r. Bu bölgelerde AFP askerlerini ve teçhizatlar›n› oldu¤u kadar askeri kampanya ve operasyonlar›n› da yo¤unlaflt›rm›flt›r. Mindoro ve Güney Tagalog 20012004’ten beri öncelikli bölgelerken, Merkez Luzon 2004’ün ikinci yar›s›ndan bu yana öncelikli bölge olarak kabul edilmektedir. Gözalt›, tehdit ve taciz de cinayetlerle birlikte yo¤unlaflt›r›lm›flt›r. AFP piyade taburunun bildik yetkilileri ve istihbarat birimleri taraf›ndan önderlik edilen anti-komünist iftira kampanyas› bafllat›lm›flt›r. Katiller ve insanlar› kaç›ranlar para, araç, silah ve personele ihtiyaç duymamakta; PNP ve AFP askeri müfrezelerine ve kamplar›na yak›n bölgelerde sald›r›lar›n› sürdürmekten çekinmemektedirler. AFP otomatik olarak bu cinayetlerle bir iliflkisi oldu¤unu reddediyor. Askeri yetkililerin yüzsüz yalanla-

r› halk›n zekas›n› afla¤›lamakta; baz› durumlarda bu faflist suçlar›n›n arkas›nda Yeni Halk Ordusu’nun oldu¤unu iddia etmekte, di¤er zamanlarda da “anti-komünist yasad›fl› gruplar›” suçlamaktad›rlar. Cinayet ve kaç›rmalar sadece bu sald›r›lara karfl› kulaklar›n›n sa¤›r, gözlerinin kör olmas›ndan kaynakl› de¤il ayn› zamanda hükümetin Jovito Palparan gibi en kötü faflist kasaplar› ödüllendirmesinden kaynakl› da Arroyo’n›n lütuflar›ndan hofllanmaktad›rlar. Kudurmufl kuklalar ve faflistlerin kana susam›fll›¤› fiilen bast›r›lamaz durumdad›r. Norberto Gonzales, Angelo Reyes, Efren Abu, Romeo Dominguez ve Jovito Palparan gibileri daha fazla faflist fliddet ve bask› tehditleriyle yumuflamamaktad›r. Kukla ve faflist rejim “terörizme karfl› savafl” ad› alt›nda sivil özgürlükleri resmi olarak k›s›tlayan “anti-terörizm” yasas›n›n onaylanmas› için u¤raflmaktad›r. Böylesi bir plana Anayasa Mahkemesinin ve genifl bir muhalefetin olmas›na karfl› halk hareketini etkili bir flekilde gözlemek ve kontrol alt›na almak için Ulusal ID (kimlik) sistemini uygulamakta ›srar etmektedir. “Terörist” suçlamas›yla bas›n aç›klamas› yapmay› ve yay›nlamay› yasad›fl› hale getirmeye çal›flmaktad›r. GRD ve FUDC (Filipinler Ulusal Demokratik Cephe) aras›ndaki bar›fl görüflmeleri ayaklar alt›na al›nm›flt›r. ‹lk önce rejim çeflitli anlaflmal› kabul etmeyi ve uygulamay› reddetti ve Partiyi, Yeni Halk Ordusunu ve FUDC’nin bar›fl heyetinin bafl politik dan›flman›n› “uluslararas› teröristler” olarak listeye almada ABD emperyalizmiyle aç›kça kirli bir anlaflma yapt›lar. Yine FUDC’den s›n›rs›z teslimiyet isteyerek ona hakaret etmifl ve bar›fl heyetinin genel dan›flman› Avukat Romeo Capulong’un yaflam›n› tehdit etmifllerdir. Faflist terörün dizginlerinden boflanmas› ve yabanc› askeri müdahalenin güçlendirilmesi her iki parti taraf›ndan kabul edilen anlaflmalar›n temel ruhunun tamamen ihlalidir. Bafllang›çta kukla devletin akl›ndaki ülkedeki silahl› çat›flmay› sona erdirmek ve bafl e¤mez halk›n sesini bo¤mak için askeri bir çözüme ve faflist teröre dayal› bir bak›fl aç›s›yd›. Biz Norberto Gonzales’in büyük sözlerin ve daha büyük politik suikastlar›yla ilgili tarz›n› asla küçümsememeliyiz. Demir yumruk kullanma fleklindeki kukla gerici devlet politikas› flimdi yeniden o çirkin bafl›n› kald›r›yor. Faflist ABDMarkos diktatörlü¤ünün y›k›l›fl›ndan bu yana büyük komprador ve büyük toprak a¤alar›n› süsleyen liberal demokratik süslemeler faflist terörizm ve bask› politi-

kalar› ve gerçekli¤i taraf›ndan parçalara bölünmektedir. Resmi bir aç›klama dahi olmaks›z›n, keyfi bir flekilde “terörist” ve devlet düflman› olarak damgalanmalar›n› protesto eden ve karfl› ç›kanlarla onlar› destekleyen ve sempati duyan genifl bir kesime karfl› ulusal çapta faflist askeri yasalar uygulanmaktad›r. Bu, yar›-sömürge ve yar›feodal sistemin sürekli gerileme ve çekilmesinde yeni bir baflka dönüfl yaratmaktad›r. Gittikçe kötüleflen ekonomik kriz, hakim rejimin h›zla fliddetlenen izolasyonu, halk kitlelerinin fliddetli hoflnutsuzlu¤u ve silahl› devrimin sürekli geliflen gücü karfl›s›nda faflist Arroyo kli¤i tehdidini s›radan halk› korku ile sindirmek için daha genifl bir alanda faflist terörünü uygulamak için, devrimci harekete karfl› kirli savafl yürütmek ve hatta kendi gerici politik rakiplerinin sesini bo¤mak için Abu Sayyaf terörist tehdidini bahane olarak kullanmakta. ‹ktidara ve bürokratik imtiyaza s›k›ca sar›lmak çabas› içinde hakim klik faflist terör uygulamakta ve yabanc› askeri müdahaleyi güçlendirmek için ABD emperyalizmi ile anlaflma yapmaktad›r. Bugün yükseliflte olan kukla devletin faflist terörünü k›flk›rtan temel sorumlu ABD emperyalizmidir. Asl›nda ABD askeri müdahalesinin güçlendirilmesini meflrulaflt›rmak için Abu Sayyaf’›n münferit terörizminden istifade etmede Arroyo kli¤inin bafl›n› ABD çekmektedir. (Birçok defa yok edilmenin s›n›r›na getirildi¤i aç›klanan) Abu Sayyaf neredeyse her yeni tatbikatlar ve yeni Amerikan asker gruplar›n›n ulaflmas› sürecinde “antiterörist” lafazanl›klar kullan›lmaktad›r. ABD, büyükelçili¤i, Pasifik Komutanl›¤› ve AFP arac›l›¤›yla “anti-terörizm” histerik korosuna önderlik etmekte ve ac›mas›z kampanyalar ve kutlamalar yürütmektedir. Güneybat› Mindanao’da bafllat›lan askeri müdahaleyi Luzon’a geniflletmesini meflrulaflt›rmak için sinsice “anti terörizm” söylemine ve Quezon ve Auroro’daki kas›rga ve toprak kaymas› ma¤durlar›na “insani yard›m” sa¤lamak bahanesine baflvurmufltur. Merkez ve Güney Luzon’da Sierra Madre bölgesi boyunca kukla askerlerin içine kar›flmak ve bu bölgelerde ve çevresinde faflist terörü fliddetlendirmenin zeminini haz›rlamak için ABD askerlerinin güvenli¤ini bahane olarak kullanm›flt›r. Görünüflte “insani yard›m” projeleri için ABD askeri yetkililerinin s›k s›k ziyaretlerinden baflka faflist terörün t›rmand›r›lmas› aç›kça bölgede ABD askerlerinin müdahalesinin zeminini haz›rlamaktad›r. Bugün AFP ve ABD-Arroyo kukla rejimi taraf›ndan dizginlerinden bofland›r›lan “anti-

terörizm” psikolojik-savafl ve kirli savaflta ABD’nin etkisi aç›kt›r. ‹lerici ve antiemperyalist güçlere karfl› ölüm mangalar›n› ve istihbarat servisi merkezlerini operasyonlar›n kukla ordusu olarak kullanan, gelifli güzel sald›r› ve y›k›m uygulayan kanl› bir entrikad›r bu. Efl zamanl› olarak savc›lar utanmazca masum ve gururlu rolü oynarken yasalar ve hukuki süreçler tamamen ayaklar alt›na al›nmaktad›r. 1980’lerde Nikaragua, El Salvador, Honduras ve Guatemala’da CIA ve ABD Ulusal Karfl›-Terörizm Merkezinin bugünkü flefi John Negroponte’nin kirli taktiklerinin, 1970’lerde Vietnam’daki Anka Operasyonu; 1980’lerde ‹talya ve 2. Dünya Savafl›ndan sonra Avrupa’daki Gladyo Operasyonlar›n izlerini tafl›maktad›r. ABD’nin “terörizme karfl›” savaflta Salvadorvari bir operasyonu yaflama geçirme çabas› AFP ve ABD-Arroyo kukla rejiminin faflist terör uygulamas›ndan önce de a盤a ç›km›flt›r. Bu, Filipinler ve di¤er ülkelerde gizli istihbarat gruplar› ve vurucu mangalar›n oluflturulmas›n› ve yay›lmas›n› kapsamaktad›r. Bunlar kendilerini ABD askerleri olarak tan›tmazlar ve her zaman Amerikal› da de¤ildirler. Bu gruplar›n temel misyonlar› casusluk yapmak, “terörist” hedefleri ve sempatizanlar›n› tan›mlamak ve “vurufl” gerçeklefltirmektir. Pentagon bu program› ABD Kongresinin denetimi d›fl›nda gizli olarak infla etmekte ve yaflama geçirmektedir. ABD, GRP -FUDC ve GRP-MILF (Filipinler ‹slami Kurtulufl Cephesi) aras›ndaki bar›fl görüflmelerini bitirmeye ve karfl› devrimci askeri kampanyalar› yo¤unlaflt›rmaya çal›fl›yor. Temel amac› ise askeri müdahaleyi yo¤unlaflt›rmak, askeri güçleri için altyap›y› güçlendirmek ve Do¤u Asya’da sald›rganl›k için Filipinler’i üs olarak kullanmak için temel girifl hakk›n› sa¤lamaktad›r. Uluslararas› ekonomik merkezin üzerinde hakimiyet, petrol ve do¤algaz kaynaklar› üzerinde kontrol ve Çin’in hakim güç olarak yükselmesini engellemek; iflte ABD askeri gücünün Filipinler ve Do¤u Asya’da güçlenmesinin esas› bunlard›r. Gerilimin olmad›¤› yerlerde sürekli gerilim yaratmak, gerilimi t›rmand›rmak ve bölgede kar›fl›kl›k kas›rgas›n› kullanmak ABD’nin stratejisinin özüdür. Askeri müdahalesini sa¤lamlaflt›rmas›yla direkt ba¤lant›l› olarak kukla devletin faflist terörünün fliddetlenmesi büyük komprador burjuvazi ve büyük toprak a¤alar›n›n çürümüfl kukla, faflist ve gerici yönetimi taraf›ndan umutsuzca yaflama geçirilmektedir. Bunu yaflama geçirmek krizini çözmek yerine çürümüfl hakim sistemin ekonomik ve politik krizini daha da fliddetlendirmektedir. FKP-MK


15

23

3-16 Haziran 2005

AGUSAN DEL SUR’DA 4 S‹LAHA EL KONULDU! 15 May›s’ta 4 silaha ve çok say›da askeri mühimmata Yeni Halk Ordusu’nun Julito Tiro Komutanl›¤›na ba¤l› k›z›l savaflç›lar›nca el konuldu. Çat›flmada 29. IB’ye ba¤l› 1 asker de öldürüldü. Ulusal Demokratik Cephe Kuzey Mindanao sözcüsü Ka Cesar Renerio’nun aç›klamas›na göre kitlenin verdi¤i bilgiye uygun olarak YHO sabah 6:30’da bask›n düzenledi. Bask›nda askerler kamyonlarla kaçmaya çal›flm›fl silahlar› arkalar›nda b›rakm›flt›r.

ISABELA’DA ÇATIfiMA Çat›flma Yeni Halk Ordusu Reynaldo Pinon Komutanl›¤›na (YHO-RPK) ba¤l› savaflç›larla 45. IB aras›nda 12 Nisan’da yaflanm›fl ve zaferle sonuçlanm›flt›r. 3 asker öldürülmüfl, 3’ü de yaralanm›flt›r. YHO’nun kayb› yoktur. YHO-RPK sözcüsü Vic Balligi’ye göre taktik sald›r› 45. IB’nin 29 Mart’ta bafllad›¤› askeri operasyonlara cevap olarak yap›ld›. Halk›m›z kendisine zulmeden 45. IB’nin cezaland›r›lmas›ndan memnun olmufltur.

Yeni Halk Ordusu faflist sald›r›lara karfl› halk› koruyacakt›r

Faflist kasap General Jovito Palparan’›n emriyle 8. Piyade Bölü¤ü’nün 12 May›s’ta katletti¤i ilerici liderler Edison Lapoz ve Alfredo Malinao, halk›m›z›n devlet terörizminin saltanat›nda çekti¤i ›zd›rab›n son temsilcileri oldular. ‹çinde bulunduklar› krizin orta yerinde, ordu ve Arroyo rejimi yükselen devrimci hareket üzerine umutsuzca demir yumrukla gelirken halk›n korkarak ulusal ve demokrat ç›karlar› için mücadeleyi b›rakmas›n› hedeflemektedir. ‹nsan haklar›n› ve uluslararas› hukuku ayaklar alt›nda çi¤neyen faflist fleytanlar için iflleyemeyecekleri suç, öldüremeyecekleri insan bulunmamaktad›r. Sivil hükümetin ise Palparan’›n iflledi¤i suçlar› çözmek konusunda herhangi bir iste¤i yoktur. Geçmiflte dahi görevini kötüye kullanan ordunun aleyhine gerici hükümetin soruflturma aç›p ceza verdi¤i görülmemifltir. fiayet k›rsaldaki dev-

rimci hükümet kendi temel ç›karlar›na hizmet etmeseydi halk›n umut ba¤layaca¤› baflka ne var ki? Bu koflullar alt›nda, Yeni Halk Ordusu (YHO) faflist y›k›mlara ve sald›r›lara karfl› halk› her zaman savunmaya haz›rd›r. Efren Martires Komutanl›¤› (EMK) ordunun vahfletinin kurbanlar› için devrimci adaleti sa¤lamak amac›yla bölgedeki tüm YHO birimlerine halk mahkemesinin ald›¤› tüm kararlar› sadakatle yerine getirmelerini emretmektedir. Demokratik Halk Hükümeti’ne devrimci adaleti sa¤lamas› için artan say›da baflvuru yap›lmaktad›r. Demokratik Halk Hükümeti; 8. Piyade Bölü¤ü’nü iflledi¤i suçlardan ötürü mahkum etmifltir. ‹nsan haklar›n› ve uluslararas› hukuku ihlal etmekten sorumlu tutulanlar resmi flekilde yakalanacak, halk mahkemesinde yarg›lanacak ve suçlu bulunursa cezaland›r›lacakt›r. Bununla birlikte komutanl›¤›m›z tüm YHO birimlerine Palparan’›n askeri sald›r›lar›n› def ederek, karfl› sald›r›lar düzenlemeyi emretmektedir. Yeni Halk Ordusu tüm gücüyle kendisini savunacak, halk› ve devrimci hareketi koruyacakt›r. Dahas›, EMK, Samoreos ve Leyteos örgütlerine gittikçe kötüleflen devlet terörizmine karfl› ç›karak direnmeleri ça¤r›s›nda bulunmaktad›r. “Ordunun iflledi¤i suçlar›n kurbanlar› için adalet talebimizi destekleyin. Yükselen yasal protesto hareketine kat›l›n ve bu hareketin faflist rejimi ve Palparan’› cezaland›rmak için bir güce dönüflmesine katk› sunun” denilerek ça¤r› yapmaktad›r. EMK, ayr›ca ordudaki askerlere “‹nsan Haklar›na ve Uluslararas› Hukuka Sayg› Antlaflmas›na”na uymaya ve Palparan’›n insan haklar›n› ihlal eden emirlerine karfl› ç›kmaya ça¤›rmaktad›r. Emirlere kör bir flekilde uyarak arkadafllar›n›za, komflular›n›za karfl› suç ifllemeyin! ‹ç savafl süresince sivillerin yaflamlar›n›n korunmas›na en üst düzeyde sayg› gösterin!

Palparan, 8. Piyade Bölü¤ü’nün Do¤u Visayas’ta 1988’de oluflturulmas›ndan bu yana Bölü¤ü yöneten 11. generaldir. Kendisinden öncekiler gibi o da YHO’yu en sonunda bast›raca¤› yönlü küfürler ederek göreve bafllad›. General “Karfl›-‹syan Kampanyas›n›n” halk ordusunu ezece¤i yönlü hayaller kurdu. Fakat YHO yenilemez. Çünkü o hakl› bir savafl sürdürüyor ve ezilen ve sömürülen halk y›¤›nlar›n›n güçlü deste¤iyle büyüyor. Halk ordusu sahip oldu¤u üst düzey ideolojik ve politik bilinçle, yüksek moralle ve s›k› disipliniyle askeri sald›r›lara karfl› baflar›l› taktik sald›r›lar düzenleme imkan›na sahiptir. Savafllarda kazand›¤› zaferlerle büyüyecek ve güçlenecektir. Zaman› geldi¤inde YHO genel sald›r›s›n› düzenleyerek ülke çap›nda iktidar› almas›n› bilecektir. Di¤er yandan Palparan yenilecektir çünkü haks›z ve halk karfl›t› bir savafl yürütmektedir. Onun “karfl›-isyan kampanyas›” kitlelerin ç›karlar›na de¤il ABD emperyalizminin ve egemen s›n›flar›n dar ç›karlar›na hizmet etmektedir. Dahas› gerici ordunun morali Filipinler Silahl› Kuvvetlerindeki (FSK) derin ahlaks›zl›k ve hizipçilikten dolay› büyük bir h›zla düflmektedir. Zamanla “güçlü” FSK zay›flayacak ve devrimci

silahl› kuvvetlerce yenilecektir. Palparan’›n kör ve pervas›z “Karfl›‹syan Kampanyas›” nedeniyle bugün bölgemizde bir kargafla yaflanmaktad›r. Onlar sivillere hilekarl›kla, tehditlerle ve yarg›s›z infazlarla sald›rmaktad›r. Her ne kadar YHO, 1998’de YHO ile FSK aras›nda imzalanan “‹nsan Haklar›na ve Uluslararas› Hukuka Sayg› Antlaflmas›na” uymada ciddiyken Palparan’›n davran›fllar› aksi yöndedir. Onun iç savaflta sivilleri korumay› belirten uluslararas› yasaya uymaya niyeti yoktur. Devlet terörizminin kötüleflti¤ini gösteren bu olaylar devletin takt›¤› “demokrasi” maskesini indirirken gerçek karakteri olan faflist ve militarist yönünü göstermektedir. Bunlar Arroyo hükümetinin kendisini tehdit ederek yükselen halk›n direniflini engellemeyi amaçlayan umutsuz çabalar›n›n ürünüdür. Bunlar ayr›ca Arroyo hükümetinin de destekledi¤i Bush’un “teröre karfl› savafl›n›n” bir parças›d›r. Arroyo, Bush’un “teröre karfl› savafl”›na deste¤ini sunmas›ndan bu yana insan haklar›na ve uluslararas› hukuka yönelik askeri sald›r›lar artm›flt›r. Karlos Manuel Sözcü Efren Martines Komutanl›¤›


3-16 Haziran 2005

16

23

E¤itim emekçileri sendikalar›na sahip ç›kt› Genelkurmay Baflkanl›¤›’n›n iste¤iyle, tüzü¤ünde bulunan “anadilde e¤itim” gerekçe gösterilerek aç›lan E¤itim-Sen’in kapat›lmas› istemli dava, 25 May›s 2005’te Yarg›tay Genel Kurulu’nun sendikay› kapatmaya karar vermesiyle sonuçland›. Bu anti-demokratik karar karfl›s›nda e¤itim emekçileri ülkenin her yerinde alanlara ç›karak sendikalar›n› sahiplendiler ve hep bir a¤›zdan hayk›rd›lar: “E¤itim-Sen’i kapatt›rmayaca¤›z!”

Türkiye’de eme¤in örgütlülü¤ü sürekli olarak engellenmeye ya da varolan örgütlülükler çeflitli sald›r›larla y›prat›lmaya, zay›flat›lmaya; oluflturulmak istenen bilinç bulan›kl›¤›yla sendikalara karfl› güvensizlik yayg›nlaflt›r›lmaya çal›fl›lmaktad›r. Varolan iflçi ve emekçi sendikalar›n›n durumu göz önüne al›nd›¤›nda sendikal örgütlülü¤ün egemenler için korkulacak bir niteli¤i söz konusu de¤ildir. Ancak özellikle devrimci sendikal anlay›fl›n hakim k›l›nmaya çal›fl›ld›¤› ya da belli yanlar›yla hala bu unsurlar› tafl›yan sendikal örgütlülüklerin harekete geçmesi düflüncesi bu sald›r›lar›n parçaya yönelerek bütünü etkisizlefltirme amac›yla dinamik kesimler öncelik kazanmaktad›r. SEKA, TEKEL ve Seydiflehir iflçilerinin Türkiye’de hakim olan karamsarl›¤› k›racak flekilde eylemler yapmas› sald›r›lar›n keskinleflmesine neden olmaktad›r. Emek cephesinde yaflanan geliflmeler önümüzdeki süreçte s›n›f mücadelesinin geliflme gösterece¤ine dair iflaretler verirken, bunun önüne ç›kart›lan ve bu geliflmeyi ileriye tafl›yabilecek unsurlar›n zay›flat›lmas› yönlü planlardan biri de KESK’in en dinamik kesimini oluflturan E¤itim-Sen’in hedef olarak seçilmesidir. Kamu Yönetimi Temel Kanunu’nun yürürlü¤e konulmak istenmesiyle dönemsel olarak hareketlenen KESK içerisinde gerek yasaya karfl› koyufluyla gerekse de e¤itimin ve sa¤l›¤›n paral› hale getirilmesine karfl› oluflturduklar› kamuoyuyla yasan›n yürürlü¤e konulamamas›nda önemli bir etken olmufltur. Kapatma karar›n›n verilmesinde baflta bu nedenler olmak üzere siyasal nedenlerden kaynakl› oldu¤u bilinmelidir. Görünüflte sadece E¤itim-Sen’e dönük olan bu siyasal kapatma gerekçesi asl›nda her dönem iflçi s›n›f›n›n örgütlü kesimlerine yönelik sistemin bilinçli bir sal-

d›r›s›d›r. Telekom’un, THY’nin, TÜPRAfi, PETK‹M, POAfi, demiryollar›, limanlar vb. pek çok kurumun özellefltirilmesinin gündemde oldu¤u ve buna dönük yasal düzenlemelerin yap›lmas›n›n h›zland›¤› bir süreçte E¤itimSen’in kapat›lmas›n›n amac› bu sald›r›lara karfl› duruflu eylemlilikler temelinde tüketmek, geliflecek tepkilere gözda¤› vermek olarak de¤erlendirilmelidir. Önümüzdeki süreçte yoksul-emekçi halk›m›z ve onun örgütlü güçleriyle bütünlüklü bir mücadelenin kaç›n›lmaz oldu¤u da bilinmelidir. Bundan sonraki süreçle ilgili E¤itim-Sen’in mücadelesini s›n›f dayan›flmas› içerisinde s›n›f sendikac›l›¤› ilkeriyle sahiplenmek, mücadeleyi bütün demokratik alanlara yayarak nitelikli bir mücadeleye dönüfltürmek gerekti¤i önemsenmelidir. Örgütlü olduklar› tüm illerde genifl kesimlerin de kat›laca¤› ve Ankara’ya yürüyüfl yapmak için haz›rl›klar yapan e¤itim emekçilerinin tepkilerini güçlü bir flekilde sokaklara tafl›nmas›nda bizlerin kat›l›m› önümüzdeki süreç aç›s›ndan oldukça önemlidir. E¤itim-Sen’in 25 May›s 2005 tarihli duruflmas›nda Yarg›tay’›n sendikan›n kapat›lmas›na yönelik verdi¤i karar› protesto eden e¤itim emekçileri sokaklara dökülerek verilen karar› protesto etti. Karar›n aç›klanmas›ndan hemen sonra Taksim Gezi Park’ta toplanan yüzlerce e¤itim emekçisi “Sokakta kurduk sokakta savunaca¤›z” sloganlar›n› atarak karar›n geri al›nmas›n› istedi. KESK’e ba¤l› sendikalar, çeflitli devrimci demokrat kitle örgütleri ve siyasi partilerin destek verdi¤i eylemde yap›lan aç›klamalarda Yarg›tay’›n karar›n›n hukuki olmad›¤› tamamen siyasi oldu¤u vurguland›. “Anadil hakt›r engellenemez”, “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “Y›lg›nl›k

yok direnifl var”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Faflizme karfl› omuz omuza”, “E¤itim-Sen de¤il ‹ncirlik üssü kapat›ls›n” vb. sloganlar atarak sendikan›n kapat›lma karar›n›n, Türkiye’nin ayd›nl›k yüzü olan E¤itim-Sen üyesi e¤itim emekçilerinin Türkiye’yi ayd›nlatmas›n›n önüne geçmek için verildi¤ini belirttiler. KESK MYK Üyesi Sevgi Gö¤çe yapt›¤› aç›klamada hiç kimsenin örgütlü bir gücü ortadan kald›rmaya gücünün yetmeyece¤inin alt›n› çizerek a¤›r bedeller ödenerek bu güne tafl›nan E¤itim-Sen’in ayn› bedelleri ödemekten çekinmeyece¤ini dile getirdi. E¤itim-Sen 8 No’lu fiube Baflkan› Haldun Özkan da yapt›¤› aç›klamada karar›n elle tutulur bir yan› olmad›¤›na dikkat çekti. Anadilde e¤itimi savundu¤u için aç›lan ve kapatmayla sonuçlanan davan›n emekçilere yönelik sald›r›lar›n artt›¤› bir süreçte olmas›n›n bu sald›r›lar›n bir parças› oldu¤unu ifade etti. Bu karar›n geri al›nmas› için tüm yollara baflvuracaklar›n› söyleyen Özkan, talepleri dikkate al›nana kadar eylemlerinin sürece¤ini ekledi. *** E¤itim-Sen’in yaklafl›k 1 y›ld›r mücadele yürüttü¤ü sendikan›n kapat›lmas›na yönelik davan›n karar duruflmas›n›n yap›laca¤› tarih olan 25 May›s 2005 öncesinde e¤itim emekçileri bulunduklar› tüm illerde sokaklara ç›karak sendikalar›na sahip ç›kt›lar. Yarg›tay Hukuk Genel Kurulu’nda görülecek davay› yak›ndan takip eden sendikalar›n, örgütlerin ve duyarl› kesimlerin de destek verdi¤i eylemler ‹stanbul’da Ayasofya Camii önünde toplan›larak bafllad›. Ayasofya Camii’nden “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “Anadil bölmez bütünlefltirir”, “Sokakta kurduk sokakta savunaca¤›z”, “Sözleflmeli köle olmayaca¤›z” vb sloganlarla Sultanahmet Adliyesi’ne kadar yürüyen e¤itim emekçileri “Kadrolaflmaya hay›r”, “E¤itimSen kapat›lamaz” flapkalar›n› da¤›tt›lar. E¤itim-Sen 8 No’lu fiube Baflkan› Haldun Özkan kapatma davas›na ve e¤itimcilerin sorunlar›na iliflkin yapt›¤› aç›klamada e¤itim alan›nda siyasi kadrolaflman›n yo¤unlaflt›¤›, hukuk d›fl›, anti-demokratik uygulamalar›n her alanda yayg›nlaflt›¤› bir dönemde E¤itim-Sen’in susturulmak ve yüz binlerce e¤itim emekçisinin seslerinin k›s›lmak istendi¤ine dikkat çekti. Daha ön-

ce de TÖS’ün ve TÖB-DER’in kapat›ld›¤›n› ancak susturulamad›¤›n› hat›rlatan Özkan benzer geliflmelerin E¤itim-Sen için de geçerli oldu¤unu dile getirdi. Anadilde e¤itim hakk›n› savundu¤u için sendikalar›n›n yarg›land›¤›n› ifade eden Özkan, “Bilimi ve demokrasiyi savunmak E¤itim-Sen’in hem en temel görevi hem de hakk›d›r. Sendikam›z anadil ö¤renimini evrensel bir insan hakk› oldu¤u için, e¤itim biliminin en temel gerekleri aras›nda yer ald›¤› için savunmaktad›r. E¤itim bilimine göre anadilde ö¤renim demokratik, nitelikli e¤itimin en önemli ö¤esidir. Bu ba¤lamda sorun bizim aç›m›zdan siyasal de¤il bilimseldir” diyerek davan›n karar›na göre eylemlerinin sürece¤ini de belirtti. E¤itim-Sen 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Toprak da Seydiflehir Alüminyum fabrikas›n›n özellefltirilmesine karfl› direnifle bafllayan iflçilere yap›lan sald›r›y› k›nad›. Toprak, Seydiflehir Alüminyum iflçilerinin mücadelesini desteklediklerini söylerken “Seydiflehir iflçisi yaln›z de¤ildir” slogan› at›ld›. KESK Genel Merkez Yöneticisi Sevgi Gö¤çe ise E¤itim-Sen’in bu ülkenin ayd›nl›k yüzü oldu¤una, tüm dünyada evrensel hukuk de¤erleri geçerliyken bizim ülkemizde bu yasalar›n geçerli olmad›¤›na dikkat çekti. Gö¤çe son olarak hükümetin sendikalar›yla u¤raflmak yerine sokakta yaflayan ve okula gidemeyen çocuklar› okula göndermeyi görev edinmesini söyledi. ANKARA * 24 May›s Sal› günü görülen duruflmadan önce 21 May›s Cumartesi günü merkezi Ankara eylemi yapan e¤itim emekçileri Milli E¤itim Bakanl›¤›’na yürüdü. Sabah erken saatlerde Tren Gar›’nda toplanan sendika üyeleri, buradan yürüyüfle geçmek istedi, ancak polis barikat›yla karfl› karfl›ya kald›. fiehir d›fl›ndan gelen ve yorgun olan e¤itimciler ö¤len saatlerine kadar Gar’›n önünde bekledi. Yaklafl›k 3000 kiflinin kat›ld›¤› eylemde kitlenin oldukça tepkili oldu¤u dikkat çekti. Sendika yöneticilerinin tepkileri pasifize etti¤i dikkat çeken bir di¤er önemli noktayd›. Ankara’dan kat›lan e¤itim emekçileri de Güvenpark’ta toplanarak arkadafllar›na kat›ld›. Ankara Valili¤i’nin eylemin “yasak oldu¤u” fleklindeki aç›klamas›yla beraber polis yo-


23 ¤un bir y›¤›nak yapt›. Üst geçitleri, alt geçitleri, yollar› trafi¤e kapatan polis, Ankara halk›na da büyük zorluk ç›kard›. Ö¤leden sonra barikat›n kald›r›lmas› ile Gar önünden yürüyüfle geçen kitle “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” sloganlar›n› atarak di¤er grupla beraber Meflrutiyet Caddesi’nde bulufltu. * Duruflman›n oldu¤u gün ö¤len saatlerinde E¤itim-Sen 1 No’lu flubenin önünde toplanan e¤itim emekçileri Karanfil Sokak’tan geçerek E¤itimSen Genel Merkezi’ne yürüdü. 25 May›s Çarflamba günü akflam saatlerinde E¤itim-Sen 1 No’lu fiube önünde toplanan kitle, Genel Merkez’e yürümek istedi. Ancak polis barikat›yla karfl›laflt›. Kitlenin sloganlar› oldukça öfkeli att›¤› eylemde tansiyon yüksekti. Barikat›n kurulmas› üzerine Ziya Gökalp Caddesi’ni trafi¤e kapatan sendika üyeleri, yo¤un tart›flmalardan sonra Güven Park’a girebildi. 27 May›s Cuma günü de E¤itim-Sen’de bir bas›n toplant›s› yap›ld›. Toplant›da kapatma karar›na karfl› eylem takvimi aç›kland›. BURSA *24 May›s günü Ünlü Caddesi’nde toplanan E¤itim-Sen’li emekçiler “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “Kölelik yasalar› geri çekilsin”, “Irkç› gerici kadrolaflmaya hay›r”, “IMF ufla¤› hükümet istifa” sloganlar›n› hayk›rarak AVP Tiyatrosu’nun önüne kadar yürüdü. Burada bas›n aç›klamas›n› okuyan fiube Baflkan› Kemalettin Y›ld›z, gerici kadrolaflmaya, emperyalist kurumlar›n direktifi sonucu kamusal alan›n tasfiyesine, kölelik yasalar›na ve sendikalar›n›n kapat›lmak istenmesine karfl› mücadele edeceklerine vurgu yapt›. * 25 May›s günü Ahmet Vefik Pafla (AVP) Tiyatrosu önünde toplanan e¤itim emekçileri KESK’e ba¤l› di¤er sendika üyeleri ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve üyeleriyle birlikte, karar› öfkeyle protesto etti. Buradan Orhangazi Park›’na kadar slogan ve alk›fllarla yürüyen kitle, bir oturma eylemi gerçeklefltirdi. Emekçiler oturma eyleminde yap›lan aç›klamayla karar› protesto ederek eylemlerine devam edeceklerini söylediler. ‹ZM‹R E¤itim-Sen’in kapat›lmas› karar›yla sonuçlanan davan›n ard›ndan E¤itim-Sen Türkiye genelinde yapt›¤› eylemlerine ‹zmir’de de devam ediyor. Davan›n sonuçland›¤› gün akflam saat 17:00’de Konak eski Sümerbank önünde yaklafl›k 1 saat oturma eylemi yapan e¤itim emekçileri, 28 May›s Cumartesi günü de ayn› yerde bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Saat 14:00’te bir araya gelen e¤itim emekçileri ve E¤itim-Sen’in kapat›lmas›n› istemeyen devrimci-demokrat kitle “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “Söz-

17 leflmeli köle olmayaca¤›z”, “Anadilde e¤itim hakt›r, engellenemez” sloganlar›yla yürüyüfle bafllad›. Belediye önüne gelindi¤inde E¤itim-Sen ad›na aç›klama yap›ld›. Aç›klama kitlenin att›¤› “E¤itimSen’i de¤il ‹ncirlik’i kapat›n”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” sloganlar›yla sonland›. N‹⁄DE Ni¤de’de yap›lan protesto eylemi yaklafl›k 1 saat sürdü. Eylem E¤itimSen flube binas› önünden sloganlarla bafllad›, daha sonra Hükümet Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçildi. Meydan’a gelindi¤inde E¤itim-Sen fiube Baflkan› taraf›ndan bir bas›n aç›klamas› yap›ld›, daha sonra eyleme kat›lan kitle ile birlikte oturma eylemi gerçeklefltirildi. Oturma eylemi s›ras›nda kitle alk›fllarla ve ›sl›klarla sendikan›n kapat›lma karar›n› protesto etti. Eylemde “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiç birimiz”, “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “Sokakta kurduk, sokakta yaflataca¤›z”, “E¤itim-Sen de¤il, ‹ncirlik kapat›ls›n” gibi sloganlar at›ld›. Eyleme YDG, Partizan, Al›nteri, DGH, EMEP, ÖDP, DEHAP, ESP, Tüm Bel-Sen, Çimse-‹fl, Emekli-Sen ve bölge halk› genifl kat›l›m sa¤lad›. Eylem alk›fllarla ve sloganlarla son buldu, daha sonra toplu halde sendikaya ç›k›larak sendikaya destek verildi. (Ni¤de Üniversitesi YDG)

3-16 Haziran 2005 lufllar›n›n da destek verdi¤i eylemde, 10 dakikal›k oturma eylemi yap›ld›. Kapatma giriflimini, “insan haklar›na ve demokrasiye meydan okuma” fleklinde de¤erlendiren E¤itim-Sen’liler, kapat›lma davas›na karfl› sessiz duran kesimlerin, Türkiye demokrasisinin gelecekte yaflayaca¤› s›k›nt›lar›n›n sorumlular› olaca¤› uyar›s›nda bulundu. B‹NGÖL Bingöl’de KESK Temsilcili¤i’nde bir araya gelen E¤itim-Sen üyeleri, “E¤itim-Sen kapat›lamaz” yaz›l› pankart eflli¤inde Dörtyol’daki Saat Kulesi’ne kadar yürüdü. MALATYA E¤itim-Sen Malatya fiubesi önünde toplanan E¤itim-Sen ile baz› siyasi parti ve kurum temsilcileri “E¤itimSen kapat›lamaz”, “Anadil hakt›r engellenemez” fleklinde sloganlar eflli¤inde Merkez Postanesi’ne kadar yürüdü. E¤itim-Sen Malatya fiube Baflkan› Erdo¤an Canpolat, “Bir y›ld›r yaflanan hukuk komedisi Türkiye demokrasisi aç›s›ndan bir trajediye çevrilmifltir” dedi. E¤itim Sen’liler, 10 dakikal›k oturma eylemi yapt›. ELAZI⁄ E¤itim-Sen Elaz›¤ fiube üyeleri sendika binas›n›n önünden Büyük Postane’ye kadar yürüdü. E¤itim emekçileri yürüyüfl s›ras›nda s›k s›k “E¤itimSen kapat›lamaz” slogan› att›. Yürüyüflün ard›ndan aç›klamada bulunan E¤itim-Sen fiube Sekreteri Nurettin Tepe, kimsenin E¤itim-Sen’i kapatmaya hakk› olmad›¤›n› belirtti. Aç›klaman›n ard›ndan bir süre oturma eylemi yap›ld›.

D‹YARBAKIR Ofis’te bulunan AZC Plaza önünde toplanan bini aflk›n E¤itim-Sen üyesi, Yarg›tay’›n karar›n› alk›fl, z›lg›t, slogan, ›sl›k ve oturma eylemi ile protesto etti. “E¤itim-Sen’i kapatt›rmayaca¤›z” yaz›l› pankart ile çeflitli dövizler açan e¤itim emekçileri Adana s›k s›k, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” ve “Zimane me rumetame ye” sloganlar› att›. E¤itim-Sen Diyarbak›r fiube Baflkan› ‹hsan Babao¤lu, sendikalar› hakk›nda aç›lan kapatma istemli davan›n hukuksal de¤il siyasal oldu¤unu, Yarg›tay karar›n›n ise E¤itim-Sen’lilerin onuruyla oynamak anlam›na geldi¤ini söyledi. Eylem alk›fl ve sloganlarla sona erdi. BATMAN Batman’da Yarg›tay karar›n› protesto eden 500 kifli, “Anadil kendin olmakt›r, kendin olmak insan olmakt›r” yaz›l› pankart eflli¤inde Gülistan Caddesi’ne kadar yürüdü. Burada sloganlarla bir saatlik oturma eylemi yapt›. Aç›klaman›n ard›ndan sendika binas›na do¤ru yürüyüfle geçildi. TUNCEL‹ Tunceli Belediye Yeralt› Çarfl›s› üzerinde bir araya gelen e¤itim emekçileri, Yarg›tay Genel Kurulu’nun karar›n› k›nad›. Çeflitli sivil toplum kuru-

ADANA Adana’da E¤itim-Sen binas›n›n önünde toplanan e¤itim emekçileri, ‹nönü Park›’na kadar yürüdü. E¤itim emekçilerine DEHAP, EMEP, SDP, ÖDP, ESP, ‹HD, KESK fiubeler Platformu ve Sosyalist Ö¤renci Derne¤i temsilcileri de destek verdi. Yürüyüflün ard›ndan aç›klama yapan E¤itimSen Adana fiube Baflkan› Güven Bo¤a, verilen karar›n hukuksal olmaktan çok siyasi bir duruma dönüfltü¤ünü belirte-

rek, “Türkiye bu karar ile bulundu¤umuz ça¤dan uzak, ortaça¤ karanl›¤›nda yaflamay› tercih etmifltir. E¤itimSen aç›s›ndan iç hukuk yollar› tükenmemifltir. E¤itim-Sen hakk›n› A‹HM’de arayacak ve adaletin geç de olsa yerini bulmas› için bütün güçlerini seferber edecektir” dedi. URFA-ADIYAMAN-VAN * E¤itim-Sen fianl›urfa flubesi üyelerinden oluflan yaklafl›k 150 kifli, Karakoyun ‹fl Merkezi önünde oturma eylemi yaparak Yarg›tay Hukuk Genel Kurulu’nun karar›n› protesto etti. “E¤itim-Sen kapat›lamaz” yaz›l› önlük giyinen e¤itim emekçileri, ayr›ca “E¤itim-Sen kapat›lamaz” yaz›l› bir pankart açarak, 20 dakikal›k oturma eylemi yapt›. Oturma eylemi s›ras›nda s›k s›k, “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “Anadil hakk› engellenemez”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›. Oturma eyleminin ard›ndan aç›klamada bulunan E¤tim-Sen fianl›urfa fiube Baflkan› ‹brahim Ayhan, sendika hakk›nda verilen karar›n hukuki de¤il, askeri ve siyasi bir karar oldu¤unu belirtti. * E¤itim-Sen Ad›yaman fiubesi üyeleri de sendika binas›ndan Havuzbafl› Alan›’na kadar yürüyüfl yapt›ktan sonra yar›m saatlik oturma eylemi yapt›. * E¤itim-Sen Van fiube Baflkan› Özdal Uçar, Avrupa ‹nsan Haklar› Sözleflmesi 10. ve 11. maddesine göre, sendika, dernek ve siyasi partilerin kapat›lmas› için “yak›n tehlike” ve “fliddet” olmak üzere iki ölçüt bulunmas› gerekti¤ini söyledi. E¤itim Sen’in tüzü¤ünde bu iki ö¤eyi ça¤r›flt›racak herhangi bir hüküm bulunmad›¤›n› ifade eden Uçar, “Buna ra¤men, hukuksal olarak herhangi bir suç unsuru ya da ö¤esi bulunmamas›na ra¤men böyle bir karar verilmesi son derece düflündürücüdür. Bugün E¤itim-Sen’i kapatmak isteyenlerin karfl›s›nda sessiz kalan tüm kesimler, Türkiye demokrasisinin gelecekte yaflayaca¤› tüm s›k›nt›lar›n bir numaral› sorumlusudur” diye konufltu. MERS‹N 25 May›s tarihinde saat 18:00’de flube binas› önünde toplanan e¤itim emekçileri, “E¤itim-Sen’i kapatt›rmayaca¤›z” yaz›l› pankart açt›lar. Çeflitli sloganlar›n yaz›l› oldu¤u önlükler giyen e¤itim emekçileri, Taflbina önüne kadar sloganlarla yürüdü. Burada yap›lan aç›klamada sendikan›n kapat›lmas›n›n hukuka ayk›r› bir durum oldu¤u ve mücadele edilece¤i vurguland›. Aç›klaman›n ard›ndan 45 dakikal›k bir oturma eylemi yap›ld›. Oturma eyleminin ard›ndan tekrar sloganlar ile flube binas›na dönüldü. Eyleme Partizan, YDG, HÖC, Gençlik Derne¤i, ESP, DHP, BAGEH, çeflitli siyasi partiler ve sendikalar destek verdi.


18

3-16 Haziran 2005

23

E⁄‹T‹M-SEN KAPATILAMAZ! E¤itim-Sen’in kapat›lmak istenmesi ve son geliflmeler ile ilgili E¤itim-Sen Merkez Denetleme Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Sadettin Kaya’n›n görüfllerini ald›k: ‹K: E¤itim-Sen’in kapat›lmas› ile ilgili görüfllerinizi alabilir miyiz? S. Kaya: E¤itim-Sen’in kapat›lmas› Türkiye’de var olan yasal dayanaklardan bile yoksundur. Anayasa’da 9. madde diyor ki; “Usulüne göre imzalanm›fl uluslararas› sözleflmeler iç hukukta ba¤lay›c›d›r. Çeliflirse de uluslararas› hukuk ba¤lay›c›d›r.” Avrupa ‹nsan Haklar› Sözleflmesi’nden tutun da, ILO’ya kadar sözleflme yapm›fl bir ülkenin, yani Türkiye’nin en basit bir örgütlenme hakk›na dahi müdahale etmesi yasal anlamda bak›ld›¤›nda imkans›z bir fleydir. Di¤er boyutuna bakt›¤›m›zda daha önce DGM’de ana dil üzerinden aç›lm›fl davalar ve ç›kan kararlar vard›r. Türkiye’de son süreçte anadil üzerine yap›lan yasal de¤ifliklikler, televizyonlarda yay›nlanan programlar, aç›lan özel okullar, bunlarla beraber anadil noktas›ndaki geliflmeler bu karar›n hukuki olmad›¤›n› gösteriyor. ‹flin bir baflka boyutu da fludur: Önce Çal›flma Bakanl›¤› taraf›ndan onaylanm›fl bir E¤itim-Sen tüzü¤ü var. “Sizin tüzü¤ünüz bizim yasalar›m›za ayk›r› de¤il” diyor. Ama daha sonra Genelkurmay’dan biri ç›k›yor, bir yaz› yaz›yor. Bu yaz› üzerine al›nan karar sendikan›n kapat›lmas› yönünde oluyor. Yaz›lan bu yaz› üzerine al›nan kapatma karar›n›n hukuki boyutlardan yoksun oldu¤u da görülüyor. Askeriye’den gelen bir yaz›y› Çal›flma Bakan› emir gibi telakki ediyor. Ankara Cumhuriyet Savc›l›¤›’na gönderebiliyor. Bizce burada siyasi irade de s›n›fta kalm›flt›r. Çünkü her gelen yaz›y› yarg›ya havale etmek, onun üzerinden karar ç›kmas›n› sa¤lamak bizce demokrasi ad›na utanç verici bir durumdur.

Ankara

AB’ye girmeye çal›flan bir ülkeyiz. AB’ye yaranmaya çal›fl›l›yor. Yasalar de¤ifltiriliyor. Ama ifline geldi¤inde mant›¤›n› de¤ifltirmiyor. De¤iflmeyen bir mant›¤›n getirdi¤i sonuçlardan biridir bu yaflanan. Ama biz E¤itim-Sen olarak bu karar› çok da tan›m›yoruz. fiu an da bu karar, ne hukuki anlamda, ne de vicdani anlamda uygun de¤il. A‹HM’e gitme noktas›nda tüm yasal baflvurular› yapaca¤›z. Bununla birlikte bir eylem takvimi bafllataca¤›z. 28 May›s’ta bütün illerde, 4-5 Haziran’da bölge illerinde eylemler yapaca¤›z. Arkas›ndan Baflkanlar Kurulu toplan›yor zaten. Baflkanlar Kurulu’ndan ç›kan kararlar do¤rultusunda süreç devam edecek. AKP’nin hayata geçirmek istedi¤i sald›r› politikalar›na karfl› emekçilerin direnme noktas›nda KESK’in rolü, KESK içinde de E¤itim-Sen’in rolü varolan pozisyonu bu karara do¤ru itmifltir. E¤itim-Sen için flu an kapat›lma karar› al›nm›fl gibi alg›lam›yoruz. Daha hukuksal boyutu devam ediyor. Ayn› zamanda yetkili sendika oldu¤umuzu da söylemeliyiz. Çünkü ileriki günlerde aç›klanacak say›lar bizim elimizde. Buna göre yine yetkili sendika olarak masaya oturaca¤›z. Eylül ay›nda hükümetle yetkili sendika olarak görüflmelerimizi yapaca¤›z. Yetkili sendika olarak görüflmelere devam ederken, bu karar›n getirece¤i sonraki aflamalar› tan›mayaca¤›m›z› rahatl›kla söyleyece¤iz. Bu kapatma karar› üyelerimiz aras›nda ciddi rahats›zl›klar yaratm›flt›r. Daha önceki süreçte “bir flekilde kapat›lmaz” düflüncesi olan üyelerimiz, o günden yani kapatma karar›n›n aç›klanmas›ndan sonra ciddi anlamda eylemlere kat›lm›flt›r. Örne¤in Diyarba-

Diyarbak›r

k›r’da o gün ç›kan karar neticesinde 1000 kiflinin üzerinde insan toplanm›flt›r. Ama öncesinde biz bu say›y› toplamakta zorlan›yorduk. Bu biraz da hükümetin ya da bu karar›n verilmesini sa¤layanlar›n E¤itimSen’i de¤erlendirmede yan›lg›ya düfltüklerini gösteriyor. Evet E¤itim-Sen’i de¤erlendirmede yan›lg›ya düflmüfllerdir. E¤itim-Sen bu karar› tan›mayacakt›r. Bu karar› verenlerle ilgili de bütün alanlarda yüzlerce kifli tüm gücünü seferber ederek demokratik ve meflru gelenekten ald›¤› güçle mücadelesini sürdürecektir. Önümüzdeki sürecin, yaz sürecinin daha s›cak geçece¤i ve bu karar› verenlerle emekçiler aras›ndaki mücadelenin kolay kolay bitmeyece¤ini düflünüyorum. - Türkiye’deki son geliflmeleri nas›l de¤erlendiriyorsunuz? - 11 y›ld›r aç›lmayan toplu mezarlar›n aç›lmas›, Kulp’ta oldu¤u gibi bugün Lice’de ortaya ç›kan dede ve torunun mezarlar› vb. geliflmeler önemli. Kürt sorununda çözümden yana olmayan hükümetlerin tercihi; çat›flma ortam›, sald›r› ortam›, vatan-millet-Sakarya edebiyat› ile ifllerin yürümesi. Son Newroz kutlamalar›nda Mersin’de yaflanan Bayrak provokasyonunun ard›ndan Trabzon, Sakarya’da yaflanan sald›r›lar vb. hepimizin haf›zas›nda. Bu çeliflkilerin ortaya ç›kmas› ve sald›r›lar›n püskürtülmesi noktas›nda iflsizlerin, tüm ma¤durlar›n topluca hareket etmesi gerekti¤i düflüncesindeyim. Örne¤in KESK Genel Kurulu’nda ve E¤itim-Sen’de al›nm›fl kararlar var. Ortak çal›flanlar›n örgütlü mücadelesi, bu ortak çal›flmalar› yap›p, iflsizleri de örgütleyecek. E¤itim-Sen alan›nda flu anda ‹stanbul gibi bir yerde 10 bin tane sözleflmeli ö¤retmen var. Ve bunlar›n hiçbir haklar› yok. 20 günü dolduramayanlar sevk alam›yor. Hepsini üst üste koydu¤umuzda birçok kesime sald›r›lar var. Derneklere müdahaleler var. Bir siyasi parti temsilcisi çok rahat akflam üstü evi bas›larak gözalt›na al›-

nabiliyor. Ba¤›ms›z ve özgür bas›n›n yay›n organlar›na el konulabiliyor. De¤iflen bir yasa ile toplatma karar› vermiyorsa, öyle bir noktaya getiriyor ki, art›k devrimci ve sosyalist bas›n de¤il, kendilerine muhalif olabilecek tüm bas›n›n önünü kesmeye çal›fl›yorlar. - E¤itim-Sen’in kapat›lmas› tüm topluma yönelik bask› ve zor politikalar›ndan ba¤›ms›z de¤il. Bunlar› geri püskürtmek için neler yap›lmal›, E¤itim-Sen neler yapacak? - Art›k bütün bu yasaklar ayn› siyasi amac› tafl›yor. Siyasi amaçlar›na karfl› gelip siyasi duruflun sergilenmesi gerekti¤ine inan›yorum. Ciddi anlamda bir siyasi duruflsa o yap›n›n d›fl›nda kalan, bu politikalardan etkilenen, bu politikalardan zarar gören tüm kesimler siyasi anlamda bir mücadele hatt› örmek zorundad›r. Art›k ayr›l›klar›m›zdan çok, ortak haklar›n öne ç›kar›l›p hep birlikte karfl› konulmal›d›r. Ortak noktalar›m›zdan biri de flu; bu programlardan etkileniyor muyuz? Cevap evet ise, bütün kesimler bir platform ad› alt›nda bir araya gelebilir. ‹nsanlar›n Türkiye’de bir arada hareket etmesini istemiyorlar. Çünkü o birleflen güçleri ayn› zamanda kendilerinin zay›flamas›n› getiriyor. Kilit noktas› da buras›d›r. Sendikay› kapatman›n bir gerekçesi de önümüzdeki dönem için planlad›klar› sald›r› yasalar›d›r. Örne¤in Kamu Personeli Yasas›’n› hayata geçirmek için çal›flanlar›n karfl›s›nda, flu ana kadar buna karfl› ciddi bir karfl› durufl gösterenlerin içinde en büyük dinamik E¤itim-Sen’dir. E¤itim-Sen’i kapat›rsa Kamu Personel Rejimi’ni daha rahat yaflama geçirecektir. - Son olarak ne söylemek istersiniz? - Sonuç olarak biz E¤itim-Sen’i kurarken kimseden izin istemedik. Kurulurken fiili ve meflru gelenekten geldik. Hakl› oldu¤umuza inand›k ve kurduk. Bugün de hakl›l›¤›m›z›n ve meflrulu¤umuzun verdi¤i kararl›l›kla mücadele etmeye devam edece¤iz.


19

23

3-16 Haziran 2005

E¤itim-Sen’i devrimci güçler savunacakt›r “Geleneksel tarihimize uygun olarak savunma hatt› oluflturulup, eylemlerimiz de, protestodan çok sonuç al›c› tarza evrilmelidir. Özellikle bu son süreçte DDSB’li çal›flanlar da zafere giden yolun birlik ve mücadeleden geçti¤ini bilince ç›kar›p, kendilerine, sürece yan›t olacak flekilde çeki düzen vererek üzerine düfleni kitlelere örnek olacak flekilde yapmal›d›r.”

Erzincan E¤itim-Sen fiube Sekreteri Ercan Sak ile yapt›¤›m›z röportaj› sunuyoruz: - E¤itim-Sen’in kapat›lmas›n› nas›l de¤erlendiriyorsunuz? - 25 May›s 2005 günü itibariyle E¤itim-Sen’in kapat›lmamas› karar› Yarg›tay taraf›ndan bozuldu. Kapat›lmas› yönündeki kararlar da bir flekilde resmilefltirildi. Resmilefltirildi diyoruz, çünkü bu demokratik kitle örgütünün kapat›lmas› karar› belki de daha dava aç›lmadan önce verilmiflti. Ya da y›llar öncesinden, daha kuruluflu ile birlikte, veya toplumun e¤itimci katman›n›n oluflturdu¤u, duyarl› insanlar›n bir araya gelifli, duyarl›l›¤›n örgütü oldu¤unun anlafl›lmas› ile birlikte verilmiflti. Çünkü E¤itim-Sen, tüzü¤ünde ifadesini bulan, çal›flanlar›n ekonomik, özlük, demokratik istemlerini, ihtiyaçlar›n› dile getiriyordu. Halklar›n kendi ana dillerinde e¤itim yapmas›n› savunuyordu. Bu savunulan de¤erler, varl›¤›n› bask›, korku, fliddet ve feodal anlay›fllar üzerine infla etmifl bir düzen, sistem ya da yap›lanma için elbette ki tehdit olarak alg›lan›yordu. Genifl halk y›¤›nlar›n›n ekonomik ve demokratik taleplerinin karfl›lanmas› noktas›nda çaresiz kal›n›yor ve ülkeyi yönetenlerin kendi otoritelerinin sars›lmas› söz konusu oluyordu. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda bu taleplerin karfl›lanmas› yerine baz› sindirme ve y›ld›rma politikalar›n›n uygu-

Adana

lanmas› egemenler için son derece do¤al bir tarz ve gereklilik haline gelmifltir. Sindirme konusunda s›n›r tan›m›yorlar, bu politikalar›n› ders kitaplar›ndan, medyaya, sokaktaki en küçük gösterilere, yarg›ya müdahaleye kadar somutlaflt›r›yorlar. - Yarg›tay’›n E¤itim-Sen’le ilgili verdi¤i bu son karar nedir, ne anlam tafl›yor? - Yarg›tay, Genelkurmay’›n iste¤i üzerine aç›lan kapatma isteminin reddedildi¤i 2. ‹fl Mahkemesi’nin verdi¤i kapatmama karar›n› bozmufltur. Hukuki yollar tam anlam›yla bitmemifltir. Yarg›tay’›n gerekçeli karar› bildirmesinin ard›ndan uluslararas› alandaki hukuki süreç devam edecektir. Ayn› zamanda bu karara uygun olarak E¤itimSen’den gere¤ini yapmas› istenecektir. Nedir bu “gere¤i” kavram›? Dava nedeni olan “E¤itim-Sen herkesin kendi ana dilinde ö¤renim görmesini savunur” fleklindeki tüzük maddesidir. Kuvvetli olas›l›kt›r ki bu maddenin de¤ifltirilmesi veya kald›r›lmas› istenecektir. As›l önemli olan ise E¤itim-Sen’in bu istek karfl›s›nda ne yapaca¤›d›r, nas›l bir yöntem izleyece¤idir. Öncelikle olarak tüm duyarl› çevrelerin, farkl› bileflenlerin bu konu üzerinde kafa yormalar› gerekti¤idir. Konuya sadece anadil çerçevesinde bakmak çok s›¤ bir yaklafl›m olur. Yaflananlar ve sonuçlar› itibariyle bunun, E¤itim-Sen’e karfl› Genelkurmay, Hükümet ve kontra sen-

Ankara

dikalar arac›l›¤›yla yürütülen topyekûn bir sald›r› oldu¤u gerçe¤idir. Bu sald›r›lar›n bir k›sm› da sendika içinde çatlaklar oluflturulmas› fleklinde kendini gösteriyor. En son KESK Kongresi’nden sonra yarat›lan, bayrak konulu yapay kriz E¤itim-Sen içinde de az da olsa karfl›l›¤›n› bulmufltur. - Önünüzdeki süreci nas›l de¤erlendiriyorsunuz? - E¤itim-Sen kuruluflu, varl›¤› ve örgütlenmesi aç›s›ndan en zor dönemleri geride b›rakm›flt›r. Yani arkas›nda, az›msanmayacak ölçüde, güç, bilgi ve mücadele birikimi en önemlisi de hakl›l›¤› vard›r. E¤er tüzük maddesinin de¤ifltirilmesi ile ilgili bir istem gelirse, bu sendikan›n bileflenleri buna uygun olarak düzenleme yapma yönündeki düflüncelerden kendilerini ar›nd›rmal›d›rlar. Unutulmas›n ki bu türden sald›r›lar hiçbir zaman bitmeyecektir. Benzer isteklerin her seferinde tart›fl›lmas› bile bu sendikan›n varl›k nedenini ortadan kald›racakt›r. Yaflanan bu geliflmeler üzerine E¤itim-Sen MYK’s› Genel Kurulu toplama karar› ald›. Ancak, Genel Kurulun toplanma nedeni ne MYK ne de fiube Baflkanlar›n›n büyük ço¤unlu¤u taraf›ndan bir türlü aç›klanamad›. Öyle ki MYK “genel kurulun gündemi bu toplant›da flube baflkanlar›ndan gelecek öneriler üzerine flekillenecek” demeleri bile içinde bulunulan durumun vehametini aç›klamaktad›r. Yani anadille ilgili maddenin tüzükten ç›kar›lmas›n› (sendikan›n selameti için!) isteyenler bu konu üzerine konuflurken, sürekli utangaç ve belirsiz bir tav›r sergilediler. Anlafl›lan kendi kendilerini bile ikna edememifller. En net tavr› ise çok az say›da olan devrimci dinamikler sergilemifl ve MYK’ya “Siz art›k savunmayabilirsiniz, ancak ilgili maddeyi tüzükten ç›karmaya da hakk›n›z yok. Ya-

‹zmir

r›nlarda da ‘grev’ sözcü¤ü var diyerek sald›racaklar, o zamanda m› flimdiki s›yr›lma politikas› sergilenecek? Çünkü bu sald›r›lar bu sendikan›n geleneklerine ve ilkelerinedir ve fiili-meflru mücadele tarz› küçük küçük de olsa örülmeye çal›fl›lmal›d›r” fleklindeki do¤ru belirlemeleri yapt›lar. ‹leriki günlerde toplanacak genel kurulda bu de¤iflikli¤e destek verenler tarih önünde de hesap vereceklerdir. Geleneksel tarihimize uygun olarak savunma hatt› oluflturulup, eylemlerimiz de, protestodan çok sonuç al›c› tarza evrilmelidir. Özellikle bu son süreçte DDSB’li çal›flanlar da zafere giden yolun birlik ve mücadeleden geçti¤ini bilince ç›kar›p, kendilerine, sürece yan›t olacak flekilde çeki düzen vererek üzerine düfleni kitlelere örnek olacak flekilde yapmal›d›r.


3-16 Haziran 2005

20

23

Dünyay› de¤ifltirme, yeni bir düzen oluflturma hedefinde olan devrimciler ve komünistler aç›s›ndan e¤itimin, ö¤renme ve ö¤retmenin süreklili¤i vazgeçilmez önemdedir.

Yüzy›l yafla yüzy›l ö¤ren! Yüzy›l mücadele et Yüzy›l ö¤ren! Devrim mücadelesinde dürüstlü¤ün, cesaret ve yi¤itli¤in, davaya-devrime feda ruhuyla ba¤l› olman›n vazgeçilmez önemde oldu¤u aç›kt›r. Ancak bu özellikleri çeliklefltirerek devrimin hizmetine, daha anlaml› ve bilimsel bir tarzda sunan bir olgu daha vard›r ki, bu da Marksizm-LeninizmMaoizm bilimini incelemek, kavramak, di¤er komünist partilerin o eflsiz deney ve tecrübelerinden ö¤renmektir. Devrimci görevlerin yerine getirilmesi için gerekli olan niteliklerin bafl›nda Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimini, yani devrim ö¤retisini s›n›f düflmanlar›na karfl› bir silah olarak kullanma yetenek ve becerisini, ustal›¤›n› ö¤renmek, bunu proleter dayan›kl›l›k ve proleter dürüstlük ile birlefltirmek gelir. “Daha az konuflmak, daha çok çal›flmak, gerekli olan› konuflmak, konufluldu¤undan fazla çal›flmak, zaman› devrim lehine sürekli planlayarak bofla zaman harcamamak” k›sa bafll›klar halinde görülse de oldukça hayati konulara temas etmektedir. Sürekli ve azimle ö¤renmesini bilmek bizler aç›s›ndan az›msanmayacak bir özelliktir. ‹fllerimizin çoklu¤u ve varolan darl›¤›m›z birlikte düflünüldü¤ünde ortaya ç›kan gerçek, hepimizin kapasitemizi daha çok zorlama ve planl› çal›flma noktas›ndaki çabas›n› art›rmas› gerekti¤idir. fiu da bir gerçek ki planl› olundu¤unda onlarca iflin alt›ndan tek bir kiflinin kalkmas› san›ld›¤› kadar zor bir durum de¤ildir. Bu noktadaki en büyük eksikliklerimiz ifllerimizi önem s›ras›na göre ayarlayamamak, uyufluk davranmak, yar›n›n ifllerini bugünden yap›p yar›n› baflka ifllere yo¤unlaflmak için bofla ç›karman›n önemini kavramamakt›r. Bunlar önemli eksikliklerdir, ancak tüm bu noktalar›n gelip dayand›¤› kilit nokta da görevler karfl›s›ndaki anlay›fl›m›z ve duruflumuzdur. Devrim bir bilim olarak kabul ediliyorsa, salt kahramanl›k ve yald›zl› lafazanl›kla ifllerin baflar›lamayaca¤› kavranmal›d›r. Devrimi ve Partiyi örgütlemek için gerçeklik ve devrimci sa¤duyu flartt›r. Daha çok ö¤renmek, bilgileri proleter devrimci pratikle birlefltirmek önemlidir. Yi¤itli¤i sadece düflmanla karfl› karfl›ya gelindi¤i anda de¤il, günlük devrimci çal›flmalarda, üstlenilen görev ve sorumluluklar›n zaman›nda ve tam olarak yerine geti-

rilmesinde göstermek vazgeçilmezdir. Unutulmamal›d›r ki, ald›¤›m›z görevler büyük küçük, önemli önemsiz demeden Parti görevidir. Ve bu görevler karfl›s›ndaki duruflumuz bu aç›lardan bak›ld›¤›nda mücadele, örgüt karfl›s›ndaki duruflumuz ile efl de¤erdir. Yine unutulmamal›d›r ki bizim önemini göremedi¤imiz ve zaman›nda ve tam yapmad›¤›m›z bir ifl oldukça önemli ifllerin aksamas›na neden olabilmektedir. Yine önemli noktalardan bir tanesi de devrimci yaflam›n prati¤inde bilmedi¤i konular hakk›nda “bilmiyorum” diyebilecek cesareti gösterebilmek, “herfleyi biliyorum, çok biliyorum”, “her fleyden anl›yorum, her yeri ve herkesi tan›yorum” havas›na girmemektir. Bu anlay›fllar, de¤iflen, geliflen dünya ve toplumu kavramada eksiklik ve yanl›fll›klar do¤urarak, devrim mücadelesinin örgütlenmesinde ciddi zaaflara neden olmaktad›r. S›n›f bilinçli proleterler, s›n›f savafl›m›n›n temel ve vazgeçilmez yol göstericisi olan devrim bilimini ö¤ren-

ve dünyadaki politik geliflmeleri düzenli bir flekilde izleyen gözlemleyen ve de¤erlendiren olmak zorundad›r. S›n›f bilinçli proleterler s›n›f savafl›m›n›n ideolojik-politik-örgütsel sorunlar›n› çözmek amaçl› anlamaya, kavramaya çal›fland›r. Duydu¤u her fleyin do¤rulu¤unu ve gerçek oldu¤unu araflt›r›p-inceleyip sorgulamadan kolay inanmayand›r. Devrimi ve Proletarya Partisi’ni yönetme bilgi ve ustal›¤› bir anda de¤il, s›n›f savafl›m›n›n uzun süreli zengin ve çok yönlü prati¤i sonucu kazan›lan özelliklerdir. Do¤an›n ve toplumun yasalar›n› yani devrim bilimini, yaflad›¤› toplumun gerçekli¤i ile harmanlay›p buna uygun pratikler yaratmak ve bunu sürekli hale getirmek, gelifltirmek ve en önemlisi bunlar›n uygulanma mekanizmalar›n›n örgütlenmesini sa¤lamak vazgeçilmezdir. Devrimci kiflilik daha da önemlisi yöneticilik için gerekli olan politik ve kiflisel olgunluk bu uzun soluklu, sab›rl› ve kararl› çal›flmalar sonucunda yani

S›n›f bilinçli proleterler, s›n›f savafl›m›n›n temel ve vazgeçilmez yol göstericisi olan devrim bilimini ö¤renmek kadar, devrimi örgütleme ve örgüt yönetme sanat›na ait bütün bilgi ve tecrübeleri, kibirlili¤e ve “ben biliyorum” sekterli¤ine kap›lmadan ö¤renmelidir. mek kadar, devrimi örgütleme ve örgüt yönetme sanat›na ait bütün bilgi ve tecrübeleri, kibirlili¤e ve “ben biliyorum” sekterli¤ine kap›lmadan ö¤renmelidir. Ö¤renmeyen, “her fleyi biliyorum”, “her fleyden anl›yorum” tutum ve yaklafl›m› geliflim ve ilerlemenin düflman›, küçük burjuva tutumlard›r. S›n›f bilinçli proleterler, ülkedeki

s›n›f savafl›m›n›n içinde elde edilebilir. Bu özelliklere sahip proleterlerin kitle içi çal›flmalarda, sorumlulu¤u a¤›r olan görevlerde ve bu gibi faaliyetlerin örgütlenme çal›flmalar›nda yani yöneticilik konusunda çok baflar›l› olaca¤› tart›fl›lmazd›r. Kendini sürekli gelifltiren, gelifltikçe zaafl› ve hatal› yanlar›n› kavray›p bunlardan ar›nma çabas› gösteren, kendi görev ve

sorumlulu¤unun bilincinde, kitlelere ve yoldafllar›na güvenen; yoldafllar›n›n ve zay›f, eksik ve yetersiz yanlar›na yap›c› elefltirel bir tutumla yaklaflan proleterler yani devrimin ihtiyac› olan devrimci insan modeli yaratmak hedefimiz olmal›d›r. Önemli bir nokta da, yaflanan devrimci pratik ve tecrübelerden ders ç›kartamamakt›r. Defalarca yaflanan pratik sonucunda elde edilen tecrübenin, ç›kar›lan dersin oldukça az oldu¤unu söylersek abart› olmaz. Tekrar tekrar yaflanan dolayl› ve dolays›z deneylerden ç›kar›lan dersin düzeyi halen ayn› pratikten ç›kar›lacak derse ihtiyaç duyuluyorsa, ciddi bir düflünsel kavrama ve uygulama sorunu yafland›¤› bir gerçektir. Devrimci saflarda s›kça görülen hata ve zaaflar›n, daha önce defalarca say›s›z flekilde yaflanm›fl pratikler oldu¤unu ve bu pratiklerden ders ç›kar›lmad›¤›n›, hata ve zaaflar›n üzerine gidilmedi¤ini ve bunlar›n say›s›z örneklerinin görüldü¤ünü söylemek kesinlikle bir haks›zl›k olmayacakt›r. En küçük bir a盤›n düflman taraf›ndan de¤erlendirilip a¤›r kay›plarla sonuçland›¤› bir ortamda illegalite kurallar›n›n ihlali, disiplinsizlik sonucu yaflanm›fl onlarca olumsuz pratik deneyleri görmezlikten gelen tutum ve tav›rlar, küçük buruvazinin de¤iflim ve dönüflüme karfl› durufludur ve devrim mücadelesinin di¤er olmazsa olmazlar› kadar bu anlay›fllar›n ortaya konulup, de¤ifltirilme, yok edilme çabas› da çok önemlidir. De¤iflim ve dönüflüm düflman›, geliflim ve ilerleme karfl›t› bir avuç iflah olmaz› bir yana b›rak›rsak, bir defa yap›lan elefltiriyle, bir defaya özgü yap›lan uyar›yla de¤iflim ve düzelmenin gerçekleflece¤i düflünülüyorsa ciddi bir yan›lg› içinde olundu¤unu kabul etmek gerekmektedir. Pratik yaflam›m›zda, faaliyetlerimizde kaç kiflinin yap›lan bir elefltiri ve uyar› sonucu hemen de¤iflti¤ini, hata ve zaaflar›ndan bir ç›rp›da ar›nd›¤›n› söyleyebiliriz?


21

23 Bu sorunun yan›t› “çok az” ya da “yok” denilecek kadar az ise demek ki de¤iflim ve dönüflüm amaçl› yap›lan elefltiri ve uyar›lar, sonucu de¤ifltirmiyorsa, yap›lanlarla s›n›rl› kalmamak, var olanla yetinmemek laz›md›r. Pratik davran›fl›n takipçisi ›srarl› ve ciddi denetleyicisi olunarak, pratik e¤iticili¤i sürece sokarak, de¤iflim ve dönüflümün gerçekleflece¤i kavranmal› ve buna uygun davran›lmal›d›r. Elbette ki bu durum iki tarafl›d›r. Bir tarafta yukar›da açmaya çal›flt›¤›m›z gerçekler dururken, di¤er tarafta de¤iflmeye, oldukça kolay afl›labilecek eksiklere karfl› yaflanan direnç

varsa; bu müdahalelere karfl› bir direnç olarak alg›lanmal›d›r. Bu kiflinin durumu hakk›nda net bir göstergedir ayn› zamanda. Devrimci sürecin geliflim düzeyi ve toplumsal, bölgesel, ulusal faktörler, e¤itim ve kültür düzeyi göz önüne al›nd›¤›nda, görülecektir ki ciddi bir sorgulama, denetim, sab›rla çok yönlü e¤itim amaçl› tekrarlanan elefltiri ve uyar›lar, pratik davran›fllar, amaçlanan ve beklenen sonucu verebilir. Özelefltiri vermede, hata ve zaaflar›n kabulünde zorluk ve kavray›fls›zl›¤›n ve yeteri derecede s›k›nt›lar›n yafland›¤› bir süreç kabul ediliyorsa, de¤iflim ve dönüflüm amaçl›

PUSULA KOM‹TELER‹N KOLEKT‹F YÖNET‹M‹N‹ GÜÇLEND‹REL‹M! S›n›f bilinçli proleterlerin politik savafl›m›, iflçilerin patronlara, köylülerin a¤alara, kamu emekçilerinin hükümete, ö¤renci gençli¤in YÖK yasalar›na karfl› yürüttü¤ü ekonomik ve demokratik savafl›mdan çok daha kapsaml› ve karmafl›kt›r. Bu gerçeklik onun öz s›n›f örgütü olan Proletarya Partisi’nin de s›n›f savafl›m›n› örgütleyecek ve yönetecek çok yönlü özelliklere sahip olmas›n› beraberinde getirir. Proletarya Partisi’nin ideolojik birlik kadar, onun maddi gücü olan örgütsel birli¤e de ihtiyac› oldu¤u aç›kt›r. Örgütsel birlik olmadan partinin hedef kitlesini örgütlemesi, devrimci savafl›m› yönetmesi, ortak devrimci iradesini güçlendirip maddi bir güce dönüfltürmesi gerçekleflemez. Örgütsel birlik için do¤ru bir örgütsel düflünce, uyulmas› gereken ilke ve kurallar gerekir. Partinin her alandaki komuta kademeleri olan parti komiteleri iç iflleyifli, demokratik merkeziyetçilik, disiplin anlay›fl›, kitle ve önderlik çizgisi, çal›flma ve önderlik anlay›fl›, hata ve zaaflara karfl› elefltiri ve özelefltiri anlay›fl›, illegal kurallar hakk›nda do¤ru ve bilimsel düflüncelere sahip olmadan, örgütsel birlik gerçekleflemez. Örgüt biliminin temel konular›nda düflünce netli¤i ve anlay›fl berrakl›¤›, komitelerin çok parçal› duruflunu ve uyumsuzlu¤unu ortadan kald›r›r, ona proleter devrimci öz kazand›rarak komitelerin iç birli¤ini güçlendirir. ‹ç birli¤i, uyum ve ahengi zay›f olan parti komiteleri proletaryan›n politik kararlar›n› prati¤e uygulayamaz. Uygulamaya çal›flsa bile müdahale ve etki gücü, de¤ifltirici ve dönüfltürücü özelli¤i zay›f ve güçsüz olur. Parti komitelerinin en fazla dikkat etmesi, özen göstermesi gereken konunun bafl›nda kendi aralar›nda biçimsel de¤il, gerçek birli¤in sa¤lanmas›d›r. Bu nas›l sa¤lanacakt›r? Bunu sa¤laman›n ad›mlar› nas›l at›lacakt›r? Hemen belirtmek gerekir, örgütsel konularda do¤ru düflünce ve anlay›fl birli¤i olmadan güçlü gerçek örgütsel birlik sa¤lanamaz, ileri do¤ru ad›mlar at›lamaz. Bunu sa¤laman›n yolu

ciddi bir e¤itim ve do¤ru bir denetim, ortaya ç›kacak geri ve yanl›fl yaklafl›mlar›n düzeltilmesi ve de¤ifltirilmesi için ihtiyaç duyulan belli bir zaman›n sa¤lanmas›d›r. Komite bileflenlerinde sorumluluk ve görev bilinci gerçek birli¤in tutkal›d›r. Bu olmadan gerçek anlamda birlik sa¤lanamaz. fiunu belirtmek gerekir ki, üstlenilen görev ve sorumluluklar›n takibi ve denetimi, pratik sonucu ders ve deneyimlerin elde edilmesi sa¤lanarak, komitenin kolektif e¤itimi gerçekleflir, komite bileflenleri aras›nda güven pekiflir. Bireyin kolektif irade karfl›s›ndaki sorumlulu¤u bireyin devrime ve halk›na karfl› sorumlulu¤udur. Yerine getirilmeyen her görev ve sorumluluk devrime ve halka karfl› ifllenen bir suçtur. Bireyin komite ve halk karfl›s›nda duruflu zay›f ise kolektif sorumluluk zay›flar, kolektif irade kendi içinde farkl›l›¤› ve dengesizli¤i yaflar, bu durumun sürüp devam etmesi durumunda sadece kolektif iradenin zay›fl›¤› yaflanmaz ayn› zamanda moral bozuklu¤u yaflan›r. Komite bileflenleri aras›nda isteksizlik ve karars›zl›k yaflan›r. Bu durumun ortadan kald›r›lmas› için belli bir süre e¤itim ve de¤iflim amaçl› sürdürülen elefltiri ve özelefltiri sonucu de¤iflime ayak direyen, geliflime karfl› duran, sorumlulu¤unu unutan birey süreç içinde kolektif d›fl› b›rak›lmal›d›r. Hata ve zaaflar, ideolojik hastal›klar komite içinde kald›kça örgütün bütün bünyesine yay›lma, tehlikeli bir nüfuz etme ortaya ç›kar. Partinin temel çekirdekleri olan komitelerin iflleyifl yasalar› ve kurallar› her yerde ayn›d›r. Co¤rafyan›n farkl›l›¤› ve faaliyet alanlar›n›n de¤iflikli¤i temel yasalar› ve iflleyifli de¤ifltirmez. Kolektif örgüt iflleyifli ilke ve kurallar› komite bileflenleri taraf›ndan farkl› yorum ve anlay›fllara farkl› davran›fl e¤ilimlerine yer b›rak›lmayacak kadar anlafl›l›r ve net bir flekilde benimsenip, kavranmal›d›r. Aksi her durum ve davran›fl sorunlar›n ortaya ç›kmas›n› ve örgütsel birli¤in zay›flamas›n› beraberinde getirir. Anlay›fl birli¤ine var›lan her ilke ve iflleyifl kurallar›, mü-

3-16 Haziran 2005

yöntem ve tarzlar›n etkili olmas› konusunda bilinen ve flimdiye dek uygulanan tarz ve yöntemler üzerinde daha fazla ciddiyetle durulmal›d›r. Bir defaya mahsus yap›lan elefltiri ve uyar›yla yetinmeden, davran›fl ve hareketlerin de¤iflimini ve dönüflümünü sa¤layacak flekilde ›srarl› bir sorgulama, denetleme ve pratikle kavratma yöntemlerinin zenginleflmesiyle istenilen sonuç al›n›r. Yine alt›n› çizmek gerekir ki, tüm bu çabalar ancak de¤iflmek isteyenler üzerinde bir sonuç verir. Örgütleme ve yönetme bir sanat ise e¤itim de bir sanatt›r. Devrimcilik bir yaflam tarz›, yarat›c›l›¤›n en zengin

ifadesidir. Devrimcilik ayn› zamanda düflünce ve davran›fl bütünlü¤üdür. Öz ve biçim aras›nda yaflanan bütünlüktür. Devrimci e¤itim; s›n›f savafl›m›n›n yasalar›n› çözümleyecek, Proletarya Partisi’nin, devrimci savafl›n sorunlar›na yan›t olacak devrimci bilinç, devrimci irade ve devrimci özelliklerin kazan›lmas›n› yaratacak sanatt›r. Devrimci e¤itim, düflünce ve davran›fllar›n devrimci de¤iflimi ve dönüflümüdür. Devrimci elefltiri devrimci e¤itimin bir yan›d›r, bütünü de¤ildir. Ö¤renilmesi gerekenler bunlard›r. (“Yüz y›l yafla yüz y›l ö¤ren” eski bir Rus atasözüdür.)

dahale ve uygulama gücünü art›r›r ve birli¤i sa¤lamlaflt›r›r. Anlay›fl ve kavray›fllar›n netleflmesi ve berraklaflmas› komite içinde daha az sorunlar›n yaflanmas›na hizmet eder. Ortaya ç›kan sorunlar›n çözümü konusunu da kolaylaflt›r›r. Ancak anlay›fl ve görüfl birli¤i yoksa, sorunlar›n sürekli tarzda yaflanmas› kaç›n›lmaz olur. Az›nl›¤›n ço¤unlu¤a uymas›, kararlar›n kolektif tarzda al›nmas›, uygulan›p, denetlenmesi, yetenek ve becerilere ve örgütlenecek çal›flmalara uygun ifl ve görev bölümünün yap›lmas›, elefltiri ve özelefltiri silah›n›n do¤ru kullan›lmas›, yetki ve sorumluluk s›n›rlar›na uygun davran›lmas›, alt üst iliflkilerinin örgüt ilke ve iflleyifline uygun düzenlenmesi, demokrasi ve merkeziyetçilik anlay›fl›n›n s›n›f savafl›m›n›n güçlendirilmesi amac›yla kavranmas› gibi konularda görüfl ve anlay›fl birli¤inin netleflmesi gerekir. Her bilinçsiz, sorumsuz keyfiyetçi davran›fl, gelifligüzel düflünülmeden yap›lan hareket örgüt birli¤ini zay›flat›r. Komite bileflenlerinin yaflad›¤› ideolojik sorunlar›n çözümü ve e¤itimi kadar örgütsel sorunlar›n, komite iflleyifl ve kurallar› sorunlar›n›n çözümü ve e¤itimi konusuna da kafa yorulmal›, çözümler gelifltirmek amaçl› zaman ayr›lmal›d›r. Salt ideolojik-teorik sorunlar›n kavranmas›na kafa yorularak, zaman ayr›larak görev ve sorumluluklar yerine getirilemez. Örgüt ve komite yaflamlar›nda sorunlar en çok örgütsel iflleyifl ve kurallar›n kavranmas› ve uygulanmas› konular›nda yaflanmaktad›r. Bugün bu sorunlar›n daha a¤›rl›kl› olarak yaflanmas›n›n toplumsal, s›n›fsal ve süreçle ilgili nedenleri oldu¤u gibi bilinçsizlik ve kavray›fls›zl›ktan kaynakl› nedenler de vard›r. Örgüt içi yaflam›n ve komite çal›flmalar›n›n örgütlenmesi ve düzenlenmesi konular›nda var olan yaz›l› ilke ve kurallar›n yetmezli¤i durumunda yaflanan yeni sorunlar›n çözümünü kolaylaflt›ran ayr›nt›l› düzenleme yap›l›p, yaz›l› hale getirilebilir. Politik ve örgütsel-pratik kararlar kolektif tarzda al›nd›kça bileflenlerin savunusu güçlenir. Bileflen içinde konumlanm›fl bireyin “ortak karar”a yans›mayan iradesi her zaman bireyin ortak karar›n savunu ve sahiplenme gücünü zay›flat›r, flevk ve iste¤ini azalt›r. Bu durum ortak karar›n ortak savunu ve sahiplenmesini de zay›flatm›fl olur. Bu durumun süreklilik arz etmesi durumunda bireyin yarat›-

c›l›¤› ve inisiyatifi körelir. Kolektif karar yerine birey “kendi karar›n›” kolektifin karar› diye uygulad›¤›nda ortak irade ve gerçek birlik dumura u¤rar. Politik kararlar›n uygulama ve denetleme gücünü ortadan kald›r›r. Birey kendi karar›n› kolektif karar olarak uygulamaya koydu¤unda örgütsel anarfli ve kaos baflgösterir. Bu türden davran›fl ve hareketin temelinde küçük burjuvazinin bireyci ve bencil özellikleri yatar. Proletarya ve küçük burjuvazi aras›ndaki s›n›f mücadelesi sadece ideolojik sorunlarda farkl›l›k olarak ortaya ç›kmaz ayn› zamanda örgütsel iflleyifl ve kurallar sorununda da ortaya ç›kar. Komünist parti tarihleri bu türden mücadele örnekleriyle doludur. Komite üyeleri aras›nda ilkelere ve güvene dayal› sa¤lam samimi yoldaflça iyi iliflkiler kurulmadan politik kararlar üretken, canl› ve yarat›c› tarzda prati¤e uygulanamaz. Komite içinde örgütsel ve yönetsel sorunlar, bireyler aras›nda anlay›fl ve kavray›fl sorunlar›, uygulama ve çözüm farkl›l›klar› ç›kt›¤›nda sorunlar›n çözümü ve iradenin güçlendirilmesi için hemen toplant› yap›p, sorunu masaya yat›rarak, çözümü için kafa yorulmal›d›r. Sorunlar aç›kça herkes taraf›nda anlafl›l›r bir flekilde ortaya konmad›kça, yar›m a¤›zla imalar yoluyla ifade etme yöntemleri sorunun çözümünü kolaylaflt›ran yaklafl›mlar olmaz. Çözümü için devrimci tarzda kolektifin iradesi önüne ortaya konmayan sorunlar devrimci olmayan yöntemleri gelifltirir; bu yöntemler dedikodu, arkadan konuflma fleklinde olgular olarak ortaya ç›kar. Dikkat edilmesi gereken konular›n bafl›nda yaflanan sorunlar›n niteli¤inin a盤a ç›kar›lmas› ve çözüm yöntemlerinin zenginlefltirilip gelifltirilmesi gelmektedir. Proletarya Partisi yüzünü s›n›f savafl›m›na dönüp, güçlü konumland›kça yoldafllar aras› iliflkiler dostluk ve yoldafll›k temelinde geliflir. Örgütsel ve yönetsel bilinç ve irade güçlendikçe gerçek birlik yarat›l›r, iç düzenleme devrimci öze ve niteli¤e kavufltukça Proletarya Partisi örgüt olma gücünü art›rarak gerçek rolünü oynayabilir. Örgüt yönetme bir bilim oldu¤u kadar ayn› zamanda bir sanatt›r. Bilgi ve kavray›fl derinlefltirilip, yetenek ve beceri art›r›ld›kça iflçi s›n›f› ve emekçilerin örgütlenmesi baflar›l›r. S›n›f›n en iyi devrimcileri saflarda birleflir.


3-16 Haziran 2005

22

23

Latin Amerika’da halklar isyanda Devrimin f›rt›na merkezlerinden Latin Amerika’da sözde solcu hükümetler halka yönelik özellefltirme ve sosyal haklar›n gasp› gibi sald›r›lar› gündeme getirirken, halk ise bu politikalara karfl› öfkesini sokaklara vuruyor.

BOL‹VYA’DA ÖZELLEfiT‹RME ‹SYANI Binbir umutla hükümete tafl›nan “solcu” devlet baflkan› Carlos Mesa, Bolivya halk›n›n hedefinde. Hükümetin ülke kaynaklar›n› özellefltirmesine karfl› aya¤a kalkan Bolivya halk›, Devlet Baflkan› Mesa’n›n istifas›n› ve hükümetin do¤algaz kaynaklar›n› ulusallaflt›rmas›n› istiyor. Bir süre önce de yine kitlesel protesto gösterileriyle hükümetin yabanc› flirketlere uygulanan vergileri art›rmas›n› sa¤layan Bolivya halk› özellefltirmelere karfl› da kararl› ve militan bir durufl sergiliyor. Bolivya halk› özellefltirme karfl›s›nda-

ki duruflunun yan›nda 24 May›s günü yapt›klar› ve “Kar›nca Plan›” dedikleri eylemle de dikkat çektiler. Zira La Paz Köylü ve Çiftçileri Birli¤i lideri Gualberto Choque’nin sözleriyle “Bugün savafl zaman›. Sadece konuflmalardan ve gösterilerden bahsetmiyorum. Biz Hükümet Saray›n› alaca¤›z” deniliyordu. Ancak bu amaçlar› polisin gaz bombas› ve plastik mermi ya¤muru karfl›s›nda baflar›s›z oldu. Eylem plan›na göre caddelere yay›larak araçlar›n ve yayalar›n geçifline izin vermeyen göstericiler Hükümet Saray›na yürüdüler. Ancak Hükümet Saray›na giden tüm yollar› kesen polisin gaz bombalar›yla karfl›land›lar. Çat›lara keskin ni-

flanc›lar›n da yerlefltirildi¤i eylem s›ras›nda ortaya ç›kan madenciler dinamitlerle polisi püskürtürken Hükümet Binas›na yaklaflt›lar. Polisle çat›flan madencilere kakao iflçileri de kat›ld›. Bolivyal›lar›n bu taleplerine ve protestolar›na karfl›n ordu, tavr›n› halk›n istifas›n› istedi¤i Devlet Baflkan› Carlos Mesa’dan yana koydu. Ordu taraf›ndan yap›lan aç›klamada “ordunun anayasa, hukuk devletine deste¤ini sürdürdü¤ü” belirtildi. Ayn› aç›klamada ayr›ca Mesa’y› elefltiren iki subay da k›nand›. EKVADOR’DA OLA⁄ANÜSTÜ HAL Ekvador halk›n›n gösteri ve eylemleri sonucu 20 Nisan’da Devlet Baflkan› Lucio Gutierrez’in ülkeden kaçmas›yla devlet baflkan› olan yard›mc›s› Alfredo Palacio iki flehirde ola¤anüstü hal ilan etti. Devlet petrol flirketi Petroecuador’un 114 kuyusunun iflletilmesine engel olan göste-

rilerin yap›ld›¤› Kuzey Amazon kentleri Sucumbios ve Orellana’da toplant› hürriyeti gibi haklar ask›ya al›n›rken kamu düzeninin asker ve polise teslim edildi¤i aç›kland›. Ekvador halk› e¤itim, sa¤l›k ve di¤er kamu hizmetlerine daha çok kaynak ayr›lmas› talebiyle bir hafta boyunca yollar› kapat›yor ve petrol iflletme faaliyetine engel oluyordu. PANAMA’DA HALKA SALDIRI Panama’da ise emeklilik sisteminde öngörülen de¤iflikli¤i protesto amac›yla on bin kiflinin kat›ld›¤› gösteride polisin sald›r›s› sonucunda çat›flma ç›kt›. Ülkede günlerce süren gösterilerin ard›ndan baflkent Panama’daki eylemde polis halka karfl› gözyaflart›c› gaz ve plastik mermi kulland›. Ç›kan çat›flmada yaklafl›k 250 kifli gözalt›na al›nd›. Panama’da yeni emeklilik yasas›yla emekli olma yafl› erkeklerde 62’den 65’e, kad›nlarda 57’den 62’ye ç›kar›lmak isteniyor.

Brezilya’da topraks›zlar›n yürüyüflü sona erdi Latin Amerika’da en genifl topraklara sahip olan Brezilya di¤er yandan topraklar›n ve gelirin eflitsiz da¤›l›m› konusunda da dünyada ilk s›ralarda yer al›yor. 8,5 milyon kilometrekarelik topra¤a ve yaklafl›k 170 milyonluk nüfusa sahip Brezilya’da nüfusun % 3.5’luk bir k›sm› topraklar›n % 56’s›na sahipken % 40’l›k en yoksul kesim ise % 1’ine sahip. Ayr›ca yaklafl›k 25 milyon kifli özellikle Mato Grosso ve Amazon bölgesindeki Para eyaletlerindeki büyük çiftliklerde köle iflçi olarak çal›flt›r›l›yor. Bu rakamlar dahi ülkedeki zengin-yoksul uçurumunu tek bafl›na gözler önüne sermeye yetiyor. Daha çok k›rsal kesimlerde yaflayan 4 milyon köylü ailenin bir metrekarelik dahi ekilecek topra¤› yok. Brezilya’da 1988 anayasas›nda kullan›lmayan topraklar›n evi olmayan yoksul ailelere da¤›t›lmas›n› içeren bir madde de mevcut. Ancak büyük toprak sahiplerinin ve uluslararas› dev tar›m flirketlerin nüfuzu ve hükümete gelen tüm siyasi partilerin bu güçlerin uflakl›¤›nda olmas›yla bu madde hiçbir zaman yaflama geçirilmedi. Buna kuflkusuz yoksul halk›n büyük deste¤iyle 2002 y›l›nda iktidara gelen ‹flçi Partisi ve onun “yoksul kesimden gelen solcu” baflkan› Lula da Silva da dahil. 88 Anayasas›ndaki toprak reformunu h›zland›raca¤›na söz vererek yoksullar›n oylar›n› toplayan Lula 2006’ya kadar 430 bin aileye toprak verilece¤ini ve 10 bin kifliye de ifl imkan› sa¤layaca¤›n› vaat etmiflti. Oysa di¤er burjuva siyasetçiler gibi Lula’n›n sözlerinin yalan oldu¤u bugün art›k iyice ortaya ç›km›flt›r. Lula’n›n durumu ve pozisyonu halk içinde teflhir oldukça, ona karfl› öfke ve eylemler de giderek art›fla geçmekte. Brezilya köylü hareketi tarihinde ve gelene¤inde önemli bir yere sahip olan ancak Lula’n›n seçilmesiyle

birlikte yay›lan iyimser umut havas›yla geri çekilen toprak iflgallerinde de art›fl meydana geldi. Reformist/sivil toplumcu bir hareket olan ve Lula’n›n önemli bir destekçisi olan MST (Topraks›z Köylü Hareketi) dahi Lula’y› uyarma ihtiyac› duymaktad›r. MST, bu reformist karakterine ra¤men yönlendirdi¤i 3 milyonluk hareket ve sahip oldu¤u 100 bin kiflilik eylemciyle ülkede önemli bir güce sahip. 29 Ekim 1985’te kurulan MST 20 y›ll›k mücadelesinde 400 binden fazla aileyi verimli topraklara yerlefltirdi. Lula ise elindeki güce ve verdi¤i sözlere karfl›n 81 bin aileye tapu verdi. Bu durum karfl›s›nda “Biz sadece toprak reformu de¤il, ayn› zamanda ev ve ifl de istiyoruz” diyen MST’nin 2 May›s günü Goiania kentinden bafllatt›¤› yürüyüfle 12 binden fazla kifli kat›ld›. 17 günlük ve 238 kilometrelik bu yürüyüflü gerçeklefltiren topraks›zlar 18 May›s günü baflkent Brazil’e ulaflt›lar. Ancak baflkentte bu yoksul halk› 3 y›l önce büyük umutlarla destekledikleri Lula’n›n flefkatli kollar› beklemiyordu onlar›. Aksine taleplerini Lula’ya iletmek için gittikleri baflkentte gösterilerini sürdüren köylüler polisin

sald›r›s›yla karfl›land›. MST’nin Lula ile görüfltü¤ü s›ralarda yaflanan çat›flmada 40’tan fazla kifli yaraland›. MST görüflmenin ard›ndan Lula’dan “2006’ya kadar 400 bin köylüye toprak verilece¤i” sözünü yerine getirmesini istediklerini, aksi halde toprak iflgallerini art›racaklar› uyar›s›nda bulunduklar›n› aç›klad›. Lula’n›n

ise toprak reformu için ayr›lan, ancak daha sonra dondurulan bütçenin yar›s›n› yeniden etkin k›lma sözü verdi¤i kaydedildi. Yani böylece 238 kilometrelik yürüyüflün sonunda verilen sözler ve yap›lan “uyar›larla” köylünün elinde bir “hiç” kald›, geri dönerek toprak iflgallerine giriflmekten baflka.

Nepal’de gösteri 1 fiubat darbesiyle yönetime el koyan Kral Gyanendra’ya öfke dinmiyor. Baflkent Katmandu’da 22 May›s günü on binlerce Nepalli “Parlamentoyu yeniden istiyoruz”, “Demokrasi istiyoruz” fleklinde sloganlar atarak gösteri yapt›. 1 fiubat sonras›n›n en büyük gösterisinde siyasi partiler bundan sonra da eylemlere devam edecekleri-

ni aç›klad›lar. Di¤er yandan Nepal Komünist Partisi (Maoist)’e ba¤l› gerillalar da sald›r›lar›n› sürdürüyor. Baflkent Katmandu’nun bat›s›ndaki Palpa’da gece yar›s› bir televizyon kulesini bombalayan gerillalar resmi Nepal televizyonunun bölgedeki yay›n›n›n kesilmesini sa¤lad›lar.


23

23

3-16 Haziran 2005

‹brahim Kaypakkaya Londra’da an›ld›! Kaypakkaya’y› anman›n bulundu¤umuz ülkelerdeki, ülke proletaryas›yla ba¤lar kurup kapitalist-emperyalist sisteme karfl› anti-emperyalist mücadelenin bayra¤›n› yükseklere çekmek demek oldu¤u bilinci ile hareket eden Londra Partizan okurlar› 1 Nisan’dan bafllayarak, propaganda araçlar› olan afifl ve el ilanlar› da¤›t›m›n› yapt›. Türkiyelilerin yo¤un yaflad›¤› bölgelerde, Kaypakkaya’y› anma gecesinin afiflleri yo¤un olarak yap›ld› ve el ilanlar› yap›lan aile ziyaretlerinde kitleye ulaflt›r›ld›. Bu yo¤un faaliyetlerin ard›ndan 8 May›s Pazar günü düzenledi¤imiz anma etkinli¤ine kat›lan, Grup Hayk›r›fl, Grup Nehir, Serhat Tunç Ar›can ve Hüseyin Ak›c›’n›n dillendirdi¤i coflkulu türküler ve Nergizcan Halk Oyunlar› Ekibi’nin, sergilemifl oldu¤u Diyarbak›r yöresi oyunuyla anma etkinli¤imiz son buldu. (Londra ‹K okurlar›)

Evrensel Bak›fl ABD VE RUS EMPERYAL‹STLER‹ ARASINDAK‹ DALAfiIN ARKA PLANINA KISA B‹R BAKIfi VE TÜRK‹YE-2 Türkiye-ABD iliflkileri tezkerede yaflanan problemden bu yana ciddi sorunlarla birlikte ilerliyor. Ciddi sorun derken Türkiye’nin ABD’ye ciddi sorunlar yaratt›¤› ya da kimi çevrelerin iddia etti¤i gibi ba¤›ms›zl›kç› ulusal bir politika yürütmesi nedeniyle ABD ile sorunlar yaflad›¤›n› kastetmiyoruz. Nitekim bunun böyle olmad›¤› geçti¤imiz ay imzalanan ‹ncirlik anlaflmas›yla da aç›kça görülmektedir. ABD bu süreçte Türkiye’yi ciddi bir biçimde s›k›flt›rm›fl ve bu s›k›flt›rman›n yaratt›¤› bask›y› da yan›na alarak hem 1,1 milyar dolarl›k F-16 ihalesini alm›fl hem de ‹ncirlik baflta olmak üzere Türkiye’deki üs ve limanlar›n kullan›m› ile ilgili anlaflmay› kabul etmifltir. Kamuoyunda ‹ncirlik üssünün kullan›m›na yönelik bir s›n›rl›l›k içeriyormufl biçiminde ortaya konulan bu anlaflma ile Türkiye’deki tüm liman, üs, havaalan› ve tesisler ABD baflta olmak üzere ‹ngiltere, Kanada, ‹talya, Macaristan ve Kore gibi ülkelerce de kullan›labilecek. ‹ncirlik üssü özellikle Irak iflgali ve sonras›nda iflgal güçleri aç›s›ndan ciddi rol oynam›flt›r. ABD Ortado¤u, Kafkasya ve Orta Asya’ya yönelik stratejik yöneliminde Türkiye’deki bu alanlara ciddi bir rol biçmifltir. ABD’nin Irak ve Afganistan’daki ihtiyaçlar›n› karfl›lamak için ihtiyaç duydu¤u ana lojistik üsse en uygun yer ‹ncirliktir. Bir yandan bu ülkelere gönderilecek malzemeler bir yandan da personelini de¤ifltirmek için dev nakliye uçaklar›n›n inebilece¤i, malzemelerin ve personelin bar›nd›r›labilece¤i olanaklara sahip bir üssün tüm koflullar› ‹ncirlik’te bulunmaktad›r. Özellikle C-5 gibi dev nakliye uçaklar›n›n inip kalkabilece¤i havaalan› özelliklerine ‹ncirlik sahiptir.

Bu uçaklarla ‹ncirlik’e büyük boyutlarda malzeme gelecek ve buradan küçük uçaklarla di¤er alanlara da¤›t›lacak, yine rotasyon dönemlerinde ABD askerleri ‹ncirlik’te toplan›p da¤›t›lacaklard›r. Aç›kt›r ki emperyalistlerin bölge ülkeleri üzerindeki hesaplaflmalar›n›n aç›ktan iflgale dönüflmüfl olmas› ve bu iflgallerin gerçekleflmesinde ABD emperyalizmi aç›s›ndan TC’nin ciddi bir sald›r› üssü olarak kullan›lmas›, önümüzdeki dönemde TC’nin yaln›zca ‹ncirlik gibi belli alanlar›n sald›r› merkezi olarak ifllev görmesiyle s›n›rlanmayacak ayn› zamanda ABD’nin Irak’a iflgal öncesi istedi¤i ve flu aralar bu yönlü çeflitli giriflimlerde bulundu¤u liman ve alanlar›n kullan›m› meselesi TC’yi bölgedeki savafl›n içerisine daha fiili olarak çekecektir. TC’nin fiark Ordusu ad› alt›nda Türkiye Kürdistan›’nda bir askeri bölüm oluflturmas› bu anlamda dikkate de¤erdir. ABD’nin Irak sald›r›s› sonras› ortaya att›¤› Büyük Ortado¤u Projesi’nin (BOP) ard›ndan TSK’nin, 5. Ordu ad› alt›nda Van merkezli olarak fiark Ordusu’nu kurma haz›rl›klar›, Bölge’nin önümüzdeki y›llarda çok hareketli geçece¤inin de bir iflareti. Yeni ordu, 2. ve 3. Ordular›n yay›ld›¤› Kürt illerinde, bu iki ordunun görev alan›nda oluflturularak, kendisine ne zaman bir görev düflece¤ini beklemeye bafllayacak. Geçti¤imiz aylarda Genelkurmay Baflkan›’n›n Van ziyareti de, TSK’n›n bu yönlü haz›rl›klar›n› do¤rular nitelikte. fiark Ordusu’nun; Van merkezli olarak Mufl, A¤r›, Hakkari, I¤d›r ve Bitlis’i kapsayaca¤› ifade ediliyor. Bunun yan›nda Türkiye ekonomisi egemen güçlerin tüm yalan, demagoji ve halk› aldatma çabalar›na ra¤men

Yunanistan’da grev 18 May›s günü Yunanistan’›n memur konfederasyonu ADEDI’nin ald›¤› karar do¤rultusunda kamuda çal›flan memurlar bir günlük genel greve gittiler. Memur grevinin yap›l›fl amac› ise maafllar›n yetersizli¤i ve sosyal güvenli¤e dönük sald›r›lar oluflturdu. Grevler e¤itim, sa¤l›k, sosyal sigortalar kurumu, hava yollar› hizmetlerinde ve belediyelerde oldukça yüksek bir kat›l›mla gerçeklefltirildi. Grevlere kat›l›m baz› kurumlarda flu oranlarda gerçekleflti; sosyal sigortalar kurumu (AtinaPire): %70, ambulans çal›flanlar›: %100, belediyelerde ise yüksek bir kat›l›m sa¤land›. Gün içerisinde ayr›ca bir de

ciddi bir s›k›nt› içerisindedir. Gerek ülke içerisinde gerekse de uluslararas› alanda Türk ekonomisinde olas› bir krizin ciddi sinyallerinin oldu¤u ifade edilmektedir. Özellikle son 20 y›ld›r dünya piyasalar›nda kriz üreten en önemli enstrümanlar›n bafl›nda gelen s›cak para hareketi bugün Türkiye’de ciddi bir tehlikedir. Türkiye piyasalar›ndaki s›cak para miktar› 48 milyar dolar› aflm›flt›r. Buna karfl›l›k Merkez Bankas›’n›n elinde 38.0 milyar dolar brüt, 6.4 milyar dolar net döviz rezervi varken piyasalarda 48.7 milyar dolarl›k s›cak paran›n olmas› bu somutlu¤un göstergesidir. Dünyan›n bir çok ülkesini ekonomik anlamda bir anda çökerten s›cak para hareketleri geçmifl Kas›m-fiubat krizlerinin Türkiye’de nas›l bir ekonomik y›k›ma neden oldu¤u, iflçi ve emekçilerin bir gecede nas›l % 40 fakirlefltikleri, yüzbinlerce insan›n iflini ve iflyerini kaybetti¤i ve tüm bunlar›n üzerinde de emperyalizme ba¤›ml›l›¤›n daha da perçinlendi¤i haf›zalardad›r. S›cak para, dünyan›n bir çok yerinde oldu¤u gibi Türkiye’de de emperyalistlerin istediklerinin yap›lmas› noktas›nda ciddi bir yapt›r›m gücü olarak ifllev görmektedir. Emperyalistler bir taraftan askeri iflgalle di¤er taraftan da ekonomik iflgalle hedeflerini gerçeklefltirmektedirler. TC, emperyalistler taraf›ndan bölgedeki kap›flman›n ortas›na bir piyon olarak itilirken aç›kt›r ki içerde de bask› ve fliddetin dozaj› artacakt›r. D›fl geliflmelerin zorlamas› ile birleflen içteki çözülmeyen ve çözülmesi de mümkün olmayan sorunlar s›n›f çat›flmas›n› derinlefltirmek durumundad›r. Bölgemiz emperyalistler aras› dalafl›n merkez üssü konumunda oluflu bizlerin görev ve sorumluluklar›n› art›rmaktad›r. Y›llard›r devam eden iktisadi iflgaller gelinen aflama itibariyle iktisadi-askeri iflgaller biçimine bürünmüfltür. ABD emperyalizmi önderli¤inde bölge ülkelerine karfl› bafllat›lan askeri iflgal süreci, bir taraftan tüm

gösteri düzenlendi. Gösterilerde kamu emekçileri, hükümetin ekonomi politikas›n› elefltirerek, hükümetin her türlü giriflimine karfl› gereken her fleyi yapacaklar›n› duyurdu. Gösteride ayr›ca Felluce’den gelen doktor Salam ‹smail de bir konuflma yapt›. Yapt›¤› konuflmada; Yunan halk›n›n %96’lara varan deste¤ine teflekkür ederek, bu tepki sonucu hükümetin Irak’a asker göndermedi¤ini ve bunun devam etmesini diledi. Gösteride di¤er sendikalar›n da destekleri ifade edildi. “S›n›f Yürüyüflü-Taksiki Poria” da yap›lan gösteride blok olarak yerini ald›. (Yunanistan Partizan okurlar›)

emperyalist güçlerin çeflitli yol ve yöntemlerle bu alanda etkinlik kurma, birbirinin etkinli¤ini daraltma, yok etme mücadelesini keskinlefltirirken ayn› zamanda faflist diktatörlü¤e de çeflitli görevler yüklemektedir. Özellikle ABD emperyalizminin diktatörlü¤ün egemen güçleri üzerindeki etkinli¤i, diktatörlü¤ü bölgedeki dalaflta ABD’nin yan›nda yer almaya zorlamakta bu durum ise beraberinde diktatörlü¤e hakim olan egemen s›n›flar içerisinde de saflaflma ve kap›flmalar› beraberinde getirmektedir. Her zaman oldu¤u gibi iflçi s›n›f›, emekçiler ve ezilen Kürt ulusu üzerindeki somut karfl›l›¤› ise artan faflist fliddettir. Kürt ulusal hareketi önderli¤inin tüm teslimiyetçi gerileyifline ra¤men, diktatörlü¤ün emperyalist güçlerin dayatmas›yla güvence alt›na ald›¤› kimi noktalarda dahi ayak diremesi, kitle eylemliliklerine yönelik artan sald›rganl›¤›, gerilla güçlerine karfl› yo¤unlaflt›r›lan operasyonlar, yeniden s›klaflan yarg›s›z infazlar, 8 Mart etkinli¤inde oldu¤u gibi tüm dünyan›n gözleri önünde dahi demokratik bir etkinli¤e hunharca sald›r›lmas› vb. diktatörlü¤ün içinde bulundu¤u durumla direkt ilgilidir. Tüm bunlara karfl›l›ksa iflçi, emekçi ve Kürt ulusal güçlerinde de bir canl›l›k söz konusudur. Son dönemde gerçekleflen SEKA iflçi eylemi ald›¤› destek, oluflan s›n›f dayan›flmas› aç›s›ndan önemli olmufltur. Seydiflehir’de ellerinde Türk bayraklar›yla fabrikalar›n› savunan iflçilere ve ailelerine yönelik sald›r› düzene tepkinin büyümesini getirmektedir. Egemen s›n›flar›n ülke içinde iflçi ve emekçilere yönelik sald›r›lar›na ve ülkemizin giderek daha fazla oranda emperyalistlerin sald›r› üssü haline getirilmesine verilecek en anlaml› yan›t iflçi ve emekçilerin bu sald›rganl›¤a karfl› duruflunu her vesileyle örgütleyerek geliflecek ciddi bir silahl› savafl ve kitle hareketlerinin bölge halklar›na yönelik emperyalist sald›rganl›¤a en anlaml› yan›t olaca¤› aç›kt›r..


24

3-16 Haziran 2005

23

15-16 Haziran: Türkiye iflçi s›n›f›n›n günü ve gelece¤i sarst›¤› iki gün... “Kald›rd› bafl›n› do¤ruldu beli Kovandan boflalan o ar› seli Önüne dikilen her bir engeli Vurdu omzunu y›kt› yürüdü Nas›rl› elinde gürz gibi kini Günefl tepesinde k›z›l bir sini Sa¤›r beyinlere ayak sesini Pasl› çivi gibi çakt› yürüdü…” Yukar›daki fliir, “Afl›k ‹hsani’ nin 15-16 Haziran ‹flçi Direnifli’yle ilgili, Eylül 1970’de yazd›¤› fliirden al›nm›flt›r. Her ülkenin s›n›f mücadelesi tarihinde vazgeçilmez önemde ve bir dönüm noktas› oluflturan önemli günler vard›r. Ve yine her toplumsal s›n›f›n tarihinde, y›llarca iz b›rakan, de¤erlendirilen önemli ve bir dönüflümü gösteren gün veya günler vard›r. 15-16 Haziran 1970 Türkiye iflçi s›n›f› tarihinin en önemli günlerinden biridir. ‹flçi s›n›f› tarihinde bu denli önemli olan 15-16 Haziran nas›l do¤du? Bundan tam 30 y›l önce, 1516 Haziran 1970’te sendikal ve demokratik haklar›na getirilmek istenen k›s›tlamalar karfl›s›nda ‹stanbul ve ‹zmit’te yüzbinlerce iflçi, fabrikalar›ndan, iflletmelerden ç›karak sokaklara döküldü. Amaçlar› örgütlenme haklar›na getirilen k›s›tlamalar› engellemekti. ‹flçiler 1960 y›l›na kadar a¤›rl›kl› olarak kamu sektöründe örgütlüydü. 1964 y›l›ndan sonra ise özel sektör iflçileri h›zla örgütlenmeye bafllad›lar. 1970 y›l›nda yaflanan ekonomik krizin tüm dünyada oldu¤u gibi ülkemizde de faturas› yine emekçilere kesilmek isteniyor-

du. ‹fl ve yaflam koflullar›n›n iyilefltirilmesi için yayg›nlaflan iflçi direniflleri Adalet Partisi (AP) hükümetinin hareket alan›n› daralt›yordu. AP hükümeti krizin yükünü emekçilere y›kmak ve iflçi hareketini engellemek için çözümü sendikal haklar› k›s›tlamada buldu. 274 say›l› Sendikalar Yasas› ve 275 say›l› Toplu ‹fl Sözleflmesi Grev ve Lokavt Yasalar›nda de¤ifliklikler yaparak, geliflen iflçi hareketini önlemek istiyordu. Yasa de¤iflikli¤i ile, bir sendikan›n ülke çap›nda faaliyet göstermesi için iflkolundaki iflçilerin üçte birini temsil etmesi zorunlulu¤unu getiriyordu. Ayr›ca, sendika kuruculu¤u için o iflkolunda en az üç y›ldan beri fiilen çal›fl›yor olmak, uluslararas› iflçi örgütlerine üye olma hakk› da yaln›zca o iflkolunda en fazla iflçiyi temsil eden konfederasyona ba¤l› sendikaya tan›n›yordu. Ayn› yörede farkl› iflkollar›ndaki sendikalar›n birlik oluflturma hakk› kald›r›l›yordu. Bu durum karfl›s›nda iflçiler kazan›lm›fl haklar›n› korumak için direnifl komiteleri kurarak eylem karar› ald›lar. 15 Haziran 1970 sabah› iflçiler iflbafl› yapmay›p, fabrikalar›ndan ç›karak yürüyüfle geçtiler. ‹stanbul’da yo¤un iflçi yerleflimlerinin bulundu¤u Kartal, Bak›rköy, Levent, Topçular, Sa¤malc›lar, Gebze bölgelerindeki fabrikalarda ve ‹zmit’te 115 fabrikada iflçiler yeni yasay› protesto etmek için sokaklara döküldü. Yürüyüfl kolu üzerindeki fabrikalar›n iflçilerine yeni yasan›n kendileri için

ne anlama geldi¤ini anlat›yor, onlar› dayan›flmaya ça¤›r›yordu. 16 Haziran günü iflçiler tekrar yürüyüfle geçtiler. Yürüyüfl kollar›n›n birleflmemesi için Atatürk ve Galata köprüleri aç›ld›, araba vapurlar›n›n seferleri ise durduruldu. Tüm engellemelere karfl›n yürüyüfl kolu gittikçe büyüyor, polisin kurdu¤u barikatlarla karfl›lafl›l›yor, barikatlar teker teker afl›l›yordu. Farkl› kollardan gelen kad›n ve erkek iflçiler Kartal’dan Gebze’den gelen iflçilerle gittikçe büyüyordu. Anadolu yakas›nda birleflen iflçiler Ba¤dat Caddesi’nde geçerek Göztepe’ye ulaflt›lar. ‹flçiler tam teçhizatl› polis barikat› ile karfl›laflt›lar. Polisin silah kullanmas› sonucu bir iflçi vurularak öldürüldü. Ancak iflçiler barikat› aflarak Kad›köy’e indiler. Gösteriler saat 17:00’ye kadar sürdü. 16 Haziran akflam› polisin sald›r›s› sonucu iflçilerden Mehmet G›dak, Yaflar Y›ld›r›m, Mustafa Bayhan ç›kan çat›flmalarda öldü. 84 iflçi yaraland›, 500’ü aflk›n kifli gözalt›na al›nd›.16 Haziran gecesi ‹stanbul ve ‹zmit’te 60 gün süre ile s›k›yönetim ilan edildi, sendikac›lar tutukland›. ‹flçi s›n›f› onlarca yaral›, gözalt›lar ve üç flehide karfl›l›k mücadeleden vazgeçmedi. 131 ba¤›ms›z sendikan›n kat›l›m›yla Ba¤›ms›z ‹flçi Sendikalar› Genel Direnifl Komiteleri oluflturuldu. Komite yasa tasar›s›n›n iptali için Anayasa Mahkemesi’ne baflvurdu. Baflvuru iki y›l sonra sonuçland›. Yasan›n Anayasaya ayk›r› hükümleri bu baflvuru üzerine iptal edildi. Yasan›n ç›k-

mas› engellenmiflti, ama, 1970’de Adalet Partisi hükümeti döneminde baflar›lamayan 12 Eylül darbecileri taraf›ndan gerçeklefltirildi. ‹kinci gün eylem sürerken D‹SK Yürütme Kurulu 1. Ordu Komutanl›¤›’na ça¤r›ld›. D‹SK Genel Baflkan› Kemal Türkler, Genel Baflkan Vekili Kemal Nebio¤lu ve Genel Sekreteri Kemal Sülker görüflmeye gittiler. D‹SK yöneticileri daha sonrada ‹çiflleri Bakan› Haldun Mentefleo¤lu ile ‹stanbul Valili¤i’nde görüflme yapt›lar. Görüflmeler s›ras›nda Kemal Türkler, ‹stanbul Radyosu arac›l›¤› ile iflçilere seslendi: “‹flçi kardefllerim! ‹flçi s›n›f›n›n bilinçli temsilcileri! Sizlere sesleniyorum. Beni iyi dinleyiniz. Anayasal haklar›n›z için direndiniz. Direniyorsunuz. Anayasam›z, her türlü toplant› ve yürüyüfllerin silahs›z ve sald›r›s›z olaca¤›n› emreder. Bizler Anayasa’ya s›ms›k› ba¤l› iflçiler oldu¤umuzdan, hiçbir hareketimiz Anayasa’ya ayk›r› olamaz. Ne var ki, bizim aram›za çeflitli maksatlar güden kifliler çeflitli k›l›klara bürünerek girebilirler. Hatta, kötüsü gözbebe¤imiz flerefli Türk ordusunun bir mensubuna kötü maksatla tafl atabilir, tahrikler yapabilir. D‹SK Genel Baflkan› olarak sizi uyar›yorum” diyerek iflçilere direnifli bitirme ça¤r›s› yapt›, yap›lan bu ça¤r› D‹SK’in sar› sendikal karakterini a盤a vurmufltur. Bu görkemli iflçi direnifli bu flekilde sonlansa da 35 y›ld›r iflçi s›n›f›n›n mücadelesinde önemli ve de¤erli bir deneyim olarak yafl›yor.

Tabutlu¤u’na götürülmüfltü. Devletin hücre sald›r›s›na karfl› simgeleflen direniflin içerisinde yer alm›fl ve 65 günlük direniflin ard›ndan eylem zaferle sonuçlanarak Kemal ve Bülent Ertürk Nevflehir Hapishanesi’ne götürülmüfllerdi. 19 Aral›k Katliam› sonras› Sincan F Tipi Hapishanesi’ne götürüldü. Tahliye olduktan sonra ise halk›n›n kurtuluflu için tereddütsüzce saflarda yerini alm›flt›r. Murat Ar›cak (Duran) ise, 1971 Malatya do¤umludur. ‹TÜ Maden Mühendisli¤i’nde okurken bir süre faflist BBP çevresinde bulunmufl, daha sonra devrimci dü-

flüncelerle tan›flm›flt›r. Mezun olduktan sonra Partizan, Yeni Demokrat Gençlik dergilerinin yaz›iflleri müdürlü¤ünü yapm›flt›r. Yay›nlardan dolay› aç›lan davalar nedeniyle Eylül 1995’te tutuklanarak Bayrampafla Hapishanesi’ne konuldu. ‹ki ayl›k tutukluluktan sonra tahliye oldu¤unda mücadelesine kald›¤› yerden devam etti… Yaflam› anlaml› k›lma, dünyay› güzellefltirme çabas› içinde olup, kendilerini s›n›f mücadelesinin engin denizine atanlar ölümsüzdür, onlar bu yolda at›lan her ad›mda akl›m›z›n, yüre¤imizin bir köflesinde olacak ve unutulmayacaklard›r…

BULANCAK fiEH‹TLER‹ Karadeniz’in sis basm›fl da¤lar› aras›nda yürüyorlard›, yol uzun kavga çetindi… S›rtlar›nda tafl›d›klar› umut, inanç ve azim olmasa bu yolun yürünemeyece¤inin fark›ndayd›lar, oysa daha alt› gün önce içlerinden bir parçay› b›rakm›fllard› Karadeniz’in ba¤r›na: Emel K›l›ç’› (Süheyla) alm›flt› koynuna Karadeniz… Tarih 21 May›s 2003’tü… Giresun’un Bulancak ilçesi Bektafl Yaylas› Ercaalan mevkii tarihe geçecek bir direniflin tan›kl›¤›n› yap›yordu. Günlerdir sürdürülen operasyon ve çat›flmalar sonras› yeni bir çat›flmaya girmiflti gerilla birli¤i… O gün, komünistlerin iflkencede, zindanlarda, alanlarda, k›sacas› s›n›f mücadelesinin sürdürüldü¤ü tüm alanlarda can bedeli yaflat›lan direnme gelene¤inin bayra¤›, da¤larda çarp›flan Partizanlar›n elinde dalgaland›r›l›yordu. Çok de¤il alt› gün önce bir yoldafllar›n› u¤urlam›fllard› günefle ama bayrak hala

dalgalan›yordu ve o gün iki yi¤it Partizan kucaklarken ölümü, kendilerinden sonrakilere b›rak›yorlard› bayra¤›… Kavgan›n sürdürülece¤ine dair inanç olmadan son mermisine dek çarp›flabilir mi bir insan? Ölümü kucaklamaya bunca yak›nken teslim olmamak, Partiye ve yoldafllara, halka olan güvenden beslenildi¤inde mümkün olabilir ancak, iflte onlar bu duruflu gösterebilenlerden biri olarak geçtiler tarihe… Biliyorlard› ki, yenilmek de¤ildir ölüm, ölümü güzellefltiriyorsa ölen, geride kalanlarda yaflat›l›yorsa… O gün Karadeniz’in ba¤r›na düflen Murat Ar›cak ve Bülent Ertürk farkl› yerlerden, farkl› koflullardan gelmifl ve proletaryan›n k›z›l bayra¤› alt›nda birleflmifllerdi… Bülent Ertürk (R›za), 1999 y›l›nda Çank›r› Valisi Ayhan Çevik’e yönelik gerçeklefltirilen eylemin ard›ndan yap›lan operasyonlarda tutuklanarak, Eskiflehir

KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER... Aziz Araz: Aslen Karsl› olan Aziz Araz, 15-16 Haziran’la ilgili yap›lan gösteriler sonras›nda 16 Haziran 1980’de ‹stanbul’da gözalt›na al›narak iflkencede katledildi. Onunla ayn› gün gözalt›na al›Aziz Araz nan T‹KB militan› Songül Kayabafl› da iflkence sonucu katledilmifltir. Mehmet Kalkan: 1952 Dersim Hozat Buzlup›nar köyü do¤umludur. Ekonomik nedenlerden dolay› ailesiyle birlikte 1978’te ‹stanbul’a göç eder. Cevizli Tekel Yedek Parça fabrikas›nda iflçi olarak Naki çal›fl›r ve örgütlenme çal›flmaGöksu lar› yapar. 14 Haziran 1987’de Diyarbak›r’da iflkencede katledilir. Naki Göksu: Malatya do¤umludur. Proletarya Partisi ile 1988-89 y›llar›nda üniversitede tan›fl›r ve aktif bir TMLGB militan› olur. ‹TÜ son s›n›f ö¤rencisiyken gerilH›d›r laya kat›lmaya karar verir. Bir Do¤an dönem flehir askeri çal›flmas›nda görev al›r. Haziran ‘91’de gerilla birli¤indeyken ç›kan çat›flmada yaralan›r ve birlikten ayr› düfler. Gitti¤i köyde düflmanla tekrar çat›fl›r ve sa¤ olarak tutsak düfler. Köylülerin gözü önünde iflbirli¤ine zorlanmaya direneZülfü rek yan›t verir. 8 Haziran 1991’de Mazgirt’e ba¤l› AtaY›ld›z ç›nar köyünde direnme gelene¤ine bir parça ekleyerek kurfluna dizilerek katledilir. H›d›r Do¤an: Dersim Hozat Alanc›k köyü do¤umludur. Daha sonra ‹stanbul’a yerleflir. fiehir askeri faaliyetindeyken 1991’de gerilla saflar›nda yerini al›r. 6 HaziRamazan ran 1992’de Dersim LiK›lavur mek’te binlerce kiflilik TC askerine karfl› ç›kan ve iki gün süren çat›flma sonucunda flehit düfltü. Hozat halk›n›n genifl kat›l›m›yla görkemli bir cenaze töreniyle günefle u¤urland›. Zülfü Y›ld›z: 1953 Elaz›¤ Karakoçan do¤umludur. ‹stanbul’a göç ettikten sonra Tüm Maden-Sen’de örgütlü faaliyet yürüttü. Bulundu¤u 1 May›s Mahallesi’nde halk›n sorunlar›yla yak›ndan ilgileniyordu. 12 Eylül AFC’sinden sonra bir süre tutsakl›ktan sonra yurtd›fl›na ç›kar ve örgütlülü¤ünü devam ettirir. 8 Haziran 1993’te geçirdi¤i kalp krizi sonucu yaflam›n› yitirmifltir. Ramazan K›lavur: 1959 Urfa Siverek do¤umludur. 1975’te örgütlendi. 1980 AFC’si döneminde Diyarbak›r Zindanlar›nda a¤›r fiziksel ve psikolojik iflkencelerden geçirildi. 4 y›l› tecritte, 11 y›l tutsak kald›. 1996’da ç›kt›¤›nda Avrupa’ya gitti. Mücadelesini burada devam ettirirken, tecritin yaratt›¤› tahribat nedeniyle tedavi görmeye bafllad›. 3 Haziran 2001’de ‹sviçre’nin Luzenn kentinde intihar ederek yaflam›na son verdi. Ölüm Orucu fiehitleri: Veli Günefl, 16 Haziran 2001 (DHKP-C)


23

25

3-16 Haziran 2005

Alt› Gün Savafllar›: Filistin halk›n›n trajedisinin katmerleflmesi 1967 savafl›, ‹srail’e yönelik Arap politika ve mantalitesini flekillendiren tarihi olaylar›n bafl›nda gelir. Araplar›n En–Nekba (büyük felaket) dedikleri ve Araplar› ‹srail’in varl›¤› ve mülteci problemiyle karfl› karfl›ya b›rakan 1948 savafl› bile bu anlamda gölgede kal›r. O güne kadar ‹srail’i haritadan silmeye kilitlenmifl olan Arap ülkeleri 67 savafl›yla birlikte birdenbire savunma pozisyonunda bulurlar kendilerini. ‹flin do¤rusu 1948 Savafl›’nda Arap ülkelerinin hiçbirinin toprak kaybetmemifl oldu¤udur. Olan Filistinlilere olmufl, tarihi vatanlar›n›n yar›s›n› ‹sraillilere kapt›ran Filistinliler, di¤er yar›s›nda da Ürdün ve M›s›r rejimlerinin egemenli¤ine girmifllerdir. Buna karfl›l›k 67 savafl›nda Ürdün Bat› fieria’y›, M›s›r Gazze fieridi’ni, Suriye de Golan Tepeleri’ni kapt›r›r ‹srail’e. Arap dünyas›n›n ‹srail’e yönelik tav›rlar›n› flekillendiren bu üç ülkenin bundan sonra kaybettikleri topraklar› geri alma derdine düflmeleri takip eden çeyrek asr›n temel Arap politikas›n› belirleyecektir: 242 No’lu BM Karar› çerçevesinde ‹srail’e verilecek bar›fl karfl›l›¤›nda topraklar›n› geri almak... Ezici 67 yenilgisi M›s›r’›n Nas›r’›n pan–Arabist söylemini terk etmesine ve o güne kadar yak›n durdu¤u Sovyet rejimine karfl›l›k Amerikan etkisine girmesine de yol açar. Ülkesinin tar›ma elveriflli topraklar›n›n büyük ço¤unlu¤unu ve su kaynaklar›n›n hemen tamam›n› kaybeden Ürdün de d›fl ekonomik yard›m olmaks›z›n ayakta kalamayaca¤›n› derhal keflfedecek ve bu yard›m› Amerikan baflkentinde aramaya bafllayacakt›r. Bir taraftan Amerikan etkisi, bir taraftan da ‹sraillilerin cephede yenilemeyece¤ine dair oluflan inanç Ürdün ve M›s›r liderlerinin “‹srail’le bir daha savaflmaya niyetleri olmad›¤›n›” söylemeye bafllamalar›na yol açar. “‹srail ordusunun yenilmezli¤i” miti 1973 Savafl›’yla y›k›lana kadar da bu afla¤›l›k hissi varl›¤›n› devam ettirecektir. Savafl›n Do¤u Kudüs’le birlikte Mescid–i Aksa’n›n da egemenli¤ini ‹sraillilere kayd›rmas› Arap dünyas›nda radikal ve rejim karfl›t› dini örgütlenmelere söylem kazand›rm›flt›r. Savafl›n beraberinde getirdi¤i iki göç Ortado¤u’nun zaten bozulmufl demografik dengesini yeniden sarsar. Bir taraftan Bat› fieria, Gazze fieridi ve Golan Tepeleri’nden kaçan Filistinli, Dürzî ve Çerkezler civar Arap ülkelerine yönelik ikinci iltica dalgas›n› bafllat›rken, Arap ülkelerinde yaflayan Yahudiler de ‹srail’e s›¤›nmaya bafllarlar. Bu ikinci göç bir taraftan ‹srail’i daha Do¤ulu yapacak, di¤er taraftan Arap rejimler alt›nda ezilmifl olan bu yeni göçmenler sayesinde ülke nüfusu daha radikal, uzlaflmaz bir çizgiye kayacakt›r. Filistinlilere bakan yönüyle 67 savafl›, Do¤u Kudüs ve Golan Tepeleri’nde yaflayan yeni bir grup Filistinliyi ‹srail vatandafl› haline getirmifltir. Bu insanlar 1948’de ‹srail’in elinde kalan topraklarda yaflayan Araplar›n tersine Filistinlilik bilincini flekillendirmifl Araplard›. Savafl›n sonucunda Filistinliler önce-

likle Filistinliler yirmi y›ld›r kendilerini kurtaracaklar›n› bekledikleri Arap ordular› geldi¤inde durumun hiç de iyiye gitmedi¤ini gördüler. Bundan sonra Arafat’›n “Filistinliler kendi vatanlar›n› kurtaracaklarsa bunu yine kendileri yapmak durumundad›r” tezi güç kazanacakt›. Bugün, ‹srail ile Arap ülkeleri aras›nda 6 gün süren ve Ortado¤u sorununa önemli etkileri olan bir savafl›n 38. y›ldönümü. 5 Haziran 1967 tarihinde ‹srail’in M›s›r’a sald›r›s›yla bafllayan ve sadece 6 gün devam eden savafl›n Filistin davas›na ve Arap ülkelerine etkisi oldukça kadar büyük olmufltu. Geçmifle do¤ru bugünden bak›ld›¤›nda Alt› Gün Savafl›’n›n, Araplar kadar ‹srail’in iç siyasi yap›s›nda da çok derin izler b›rakt›¤›n› söyleyebiliriz. Alt› gün gibi k›sa bir zaman diliminde, Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e kadar uzanan “Vaat edilmifl topraklar”›, özellikle de Kudüs’ün tamam›n› ele geçirmifl olmak, Musevilerin toplumsal haf›zas›nda önemli bir zihinsel dönüflüm meydana getirmifltir. M›s›r bu dönemde BM’den 1949’dan beri kendi s›n›rlar› içinde bulunan BM bar›fl gücünün kald›r›lmas›n› istedi ve bu iste¤i kabul edildi. M›s›r da BM bar›fl gücünden boflalan yerlere kendi askeri birliklerini yerlefltirdi. Bunun üzerine Suriye de ‹srail s›n›r›na askeri y›¤›nak yapt›ktan sonra ‹srail ani bir sald›r› ile M›s›r, Suriye, Irak ve Ürdün hava kuvvetlerini daha havalanmadan tahrip etti. ‹srail uçaklar› önce Akdeniz üzerinden M›s›r’›n bat› taraf›ndaki hava alanlar›n› bombalayarak üç saate yak›n bir süre içinde 300 kadar M›s›r askeri uça¤›n› yerde imha ettiler. M›s›r hava kuvvetlerini yerde imha eden ‹srail daha sonra karadan Gazze’ye ve Sinâ yar›madas›na girerek buralar› da k›sa süre içinde iflgal etti. Gazze fleridini, Porte Fuat d›fl›nda Sina’y›, Bat› fieria’y›, Kudüs’ün tamam›n› ve Golan tepelerini iflgal eden ‹srail BM’nin 10 A¤ustos 1967’deki ateflkes ça¤r›s›na uymak zorunda kald› ancak buna ra¤men iflgal etti¤i yerlerden çekilmedi. Bunun üzerine Arap devletleri Hartum’da toplanarak ‹srail’i tan›mama karar› ald›. Ayr›ca Filistin Kurtulufl Örgütü (FKÖ) de bu dönemde kuruldu. BM, 22 Kas›m 1967’de bar›fla dönülmesi için 242 say›l› karar› ald›. Bu karara göre, ‹srail iflgal etti¤i topraklardan çekilecek, buna karfl›l›k da Arap Devletleri ‹srail’i tan›yacakt› ve Filistin mültecileri sorunu makul bir flekilde çözümlenecekti. Ancak ‹srail, iflgal etti¤i topraklardan çekilmesini isteyen BM Güvenlik Konseyi karar›n› (22 Kas›m 1967), söz konusu topraklar›n güvenli¤i aç›s›ndan önemli oldu¤unu ileri sürerek tan›mayaca¤›n› aç›klad›. Sonraki birkaç y›l içinde, durumda bir de¤ifliklik olmad›. Bu “Alt› Gün Savafl›”ndan sonra hiçbir bar›fl anlaflmas› yap›lmad›; aksine, Filistinliler sorununa, ‹srail iflgali alt›ndaki topraklar sorunu eklendi. Bu arada, Bat› fieria ile birlikte Do¤u Kudüs de Yahudi devleti taraf›ndan iflgal edilmiflti. Kutsal flehir, 1948 savafl›ndan beri Do¤u ve Bat› olmak üzere ikiye bölünmüfl durumdayd›. Bat› Kudüs, flehrin

“modern” k›sm›yd› ve ‹srail’in elindeydi. Antik dini mabedleri içeren Do¤u Kudüs, yani bir anlamda “gerçek Kudüs” ise, Arap taraf›nda kalm›flt›. ‹srail, 1967 Savafl› ile kentin bu Do¤u k›sm›n› da ele geçirmifl, Yahudi ulusunun sembolü haline gelmifl olan A¤lama Duvar›, 19 yüzy›l sonra yeniden Yahudilerin egemenli¤i alt›na girmiflti. Soyvet silahlar› ile ordusunu tahkim eden Nas›r, Nisan 1968’de kaybetti¤i topraklar› M›s›r’a kazand›rmak için, Mart 1969’da Alt› Gün Savafl›’n› bitiren ateflkesi tan›mad›¤›n› aç›klad› ve aylar sürecek olan düflük yo¤unluklu bir “y›pratma savafl›”na bafllad›. ‹srail hedeflerine aylar boyunca düzenlenen küçük çapl› sald›r›lar, ancak M›s›r’›n Kanal boyundaki flehirlerinin ‹srail uçaklar› ve a¤›r topçular› taraf›ndan bombalanmas› ile sona erdi. M›s›r, ‹srail’le yeniden ateflkes imzalamak zorunda kald›. Alt› Gün Savafllar›’ndan sonra Arap Milliyetçi Hareketi içinde yer alan Geriye Dönüfl Yi¤itleri ile Suriye’de kurulmufl olan Filistin Kurtulufl Cephesi’nin birleflerek Filistin Halk Kurtulufl Cephesi’ni kurdular. 6 Ekim 1967’de ilk silahl› eylemini gerçeklefltiren FHKC kuruluflunu 21 Aral›k’ta yay›nlad›¤› bir bildiri ile Filistin halk›na duyurdu. FHKC, El-Fetih’ten farkl› olarak Ulusal Kurtulufl mücadelesini s›n›fsal temele oturtmay›, ba¤›ms›zl›k mücadelesinin toplumsal dönüflümü sa¤layacak bir sosyal devrimi de içermesini savunmakta ve Filistin’in kurtuluflu sorununu Ortado¤u devriminin bir parças› olarak görmekteydi. Bu bak›fl aç›s›yla siyonizme karfl› mücadelenin emperyalizme ve gerici Arap rejimlerine karfl› mücadeleden ayr› olmad›¤›n› savunmaktad›r. Bugün pek çok kifli 1967’deki Alt› Gün Savafllar›’nda ‹srail’in savafl› ABD deste¤iyle kazand›¤›n› kabul etmektedir. En zor anlar›nda ‹srail’e el alt›ndan askeri destek sunan ABD emperyalizmi ayn› durumu 1973’teki Yom Kippur Savafl›’nda da tekrarlayarak ‹srail’e büyük destek sunmufltur. Ortaya ç›kan bu tabloda bir yandan ABD emperyalizminin deste¤i, di¤er yandan Siyonist ‹srail devletinin her geçen gün daha da azg›nlaflan sald›r›lar›, bununla birlikte iflbirlikçi ve gerici Arap rejimlerinin varl›¤› ezilen Filistin halk›n›n direniflinde tüm dünya ezilen halklar›n›n da deste¤inin olmas›n› flart k›lmaktad›r. Bu sorumluluk ülkemiz ezilen halklar›yla birlikte, di¤er ezilen halklar›n üstünde de a¤›r bir yük olarak durmaktad›r.

GÜN’DE DÜN.. 3 Haziran 1963. Devrimci flair Naz›m Hikmet Ran, Moskova’da sürgünde yaflam›n› yitirdi. 5 Haziran 1883. Bilimsel sosyalizmin kurucusu, “Das Kapital’in” yazar›, Alman filozof ve devrimci Karl Marks yaflam›n› yitirdi. 6 Haziran 2000. fiili eski diktatörü Augusto Pinochet’in dokunulmazl›¤› kald›r›ld›. Augusto Pinochet’in 17 y›l süren iktidar› süresince binlerce devrimci, demokrat öldürülmüfl ya da kaybolmufltu. 8 Haziran 1991. 600 bin kamu iflçisinin toplu sözleflmelerinde uyuflma sa¤lanamad›. ‹flçilerin protesto eylemleri artt›. Gölcük’te binlerce iflçi Yalova-‹zmit karayolunu trafi¤e kapatt›. 1992. Özgür Gündem gazetesi muhabiri Haf›z Akdemir Diyarbak›r’da vurularak öldürüldü. 9 Haziran 1923. Bulgaristan’da faflist askeri darbe. 10 Haziran 1942. Naziler Çekoslavakya’da Lidice kasabas›n› yerle bir ederek Reinhard Heydrich’in öldürülmesine misilleme olarak 1.300 kifliyi katletti. 11 Haziran 1940. Norveç iki ay süren direniflin ard›ndan Nazi ordular›na teslim oldu. 12 Haziran 1980. Polis ‹zmir ‹nciralt› ö¤renci yurduna bask›n yapt›. Polisin atefl açmas› sonucu 5 ö¤renci öldü. 13 Haziran 1965. Sivas’ta 200 köylü bir a¤an›n arazisini iflgal etti. 1984. Abdullah Meral ölüm orucunda flehit düfltü. 16 Haziran 1958. 1956 Macar ayaklanmas›n›n lideri ‹mre Nagy gizli bir yarg›lama sonucu idam edildi. 1976. Güney Afrika’da siyahlar›n yaflad›¤› Soweto kasabas›nda Afrikaans dilinde e¤itimi protesto eden ö¤rencilere atefl açan Güney Afrika polisi 600 ö¤renciyi öldürdü.


3-16 Haziran 2005

26

23

K›sa Filmler Tohum Kültür Merkezi’nde Halkla Bulufltu! Tohum Kültür Merkezi K›sa Film Festivali sona erdi. K›sa filmler TKM’de 3 gün süreyle halkla bulufltu. Holdinglerin, bankalar›n halk›n sorunlar›n› irdeleyen, yaflam› oda¤›na alm›fl tüm sanat dallar›n› d›fllad›¤› gibi, sosyal gerçekli¤e parmak basan k›sa filmlere de yaflam tan›mad›¤› günümüzde TKM, 1980 öncesi genç sinemac›lar›n tamamen yüre¤ini koyarak yapt›klar› k›sa film festivali anlay›fl›n›n devam ettirilmesinin gere¤i olarak bu festivali yaflama geçirdi. Festivalin ilk günü, Ethem Özgüven’in okuman›n önemini, depremi, sokakta yaflayan çocuklar›n dram›n›, uyuflturucunun ve sigaran›n insana ve topluma verdi¤i zararlar›, insan k›y›m›na neden olan haks›z savafllar anlatt›¤› “sosyal reklamlar”dan seçkiler yay›nland›. Aylin Deveci’nin, kardeflli¤in ve aflk›n iki evrensel teman›n karfl›laflt›r›ld›¤›, birbirine de¤er veren, birbirini öteleyen, aflan ve kar›flan, bu olgular›n insanda yaratt›¤› duygulan›m› anlatan “Ütücü” filmi de be¤eni ile izlendi. Baflaran fiimflek’in alkol ba¤›ml›l›¤›n›n insan›n fiziksel ve duyusal dünyas›nda yaratt›¤› hastal›kl› durumu anlatan “fiaraptan Na¤meler”, sevdi¤ini kaybeden insan›n yaflama bak›fl›nda oluflan farkl›l›¤› anlatan Fatih Konan’›n “Tutku”su, ç›mac›lar›n vapuru her k›y›ya ba¤lay›fllar›nda, karfl› k›y›dan yaln›zca insanlar› de¤il, o insanlar›n öykülerini ve umutlar›n› da tafl›d›klar›n› anlatan Gökçe Pehlivano¤lu’nun “Ç›ma” filmi, zaman›n görecelili¤i üzerine yap›lm›fl, geçmiflin kar›flt›¤› kurgusal bir film olan Süleyman Duran’›n “Zaman Oyunlar›” ilk gün gösterilen filmler aras›nda yer ald›. Gösterime bafllamadan TKM çal›flanlar›ndan Ahmet Bak›r neden k›sa film festivali yapmaya karar verdiklerini, amaçlar›n› anlatan bir konuflma yapt›. Bak›r, özetle TKM’nin alternatif sanat anlay›fl›n›, ifllevini anlatt›ktan sonra “Bu bir yar›flma de¤ildir. Biz eme¤i birbirine vurdurarak, k›rd›rarak, birbirine ezdirerek baflar›l› olunmas›na karfl›y›z. Bunu egemen çevreler içinde bir dizi hilelerin ve oyunlar›n döndü¤ü jüri sistemiyle pekala yapmaktad›rlar” dedi. Bak›r’›n ard›ndan “Ütücü” filminin yönetmeni Aylin Deveci ve “Tutku” filminin yönetmeni Fatih Konan k›saca düflüncelerini ifade etti. Deveci, konuflmas›nda k›sa film çekmenin, uzun metrajl› film çekmekten farkl› olmad›¤›na de¤indi. Konan da “film çekmekteki amac›m›z gücümüzü, yapabilirli¤imizi kan›tlamak, düflüncelerimizi baflkalar›-

na tafl›makt›r” dedi. Festivalin ikinci günü aç›l›fl›nda; TKM çal›flanlar›ndan Çi¤dem Diren K›rkoç yapt›¤› aç›l›fl konuflmas›nda “bu semtte yaflayan halk›m›z yoksulluklar›na, zorla göç ettirilmifl olmalar›na ra¤men, birbirleriyle görüflen, dertleflen, toplumsal de¤erlere duyarl› devrimci, demokrat ve yurtsever özellikler tafl›rlar. Sizleri buraya birlikte yaratmak, birlikte paylaflmak, birlikte de¤erlendirmek amac›yla ça¤›rd›k. K›sa film festivalindeki amac›m›zda bu anlay›fl hakimdi” dedi ve sahneye Kartuli Khmebi (Gürcü Sesleri) filminin yönetmenleri Deniz Kahya ve Özge Çi¤dem Denizci’yi davet etti. Kahya ve Denizci özetle “biz profesyonel filmciler de¤iliz, bir yerlere gittik ve elimizde kamera vard›. TKM’nin 10 y›ll›k çabas›n› biliyoruz, yabanc›s› de¤iliz. Biz de farkl› bir fley yapmad›k. Bir ‹ngiliz atasözü ‘gördüklerinden sorumlusun’ der. Biz de sorumlulu¤umuzu yerine getirmeye çal›flt›k” dediler. Konuflmalar›n bitiminde k›sa filmlerin gösterimine geçildi. S›rayla afla¤›daki filmler gösterildi; * 1968-1971 y›llar› aras›ndaki bir avuç yürekli insan›n Yeflilçam’›n hakimiyetine baflkald›ran alternatif devrimci genç sinema serüveninin anlatan, yönetmenli¤ini Ö. Y›lmaz’›n yapt›¤› ‘Genç Sinema’ * Ethem Özgüven’in Irak’taki emperyalist iflgalde savunma-

s›z insanlar›n ve özellikle çocuklar›n k›r›m›n› anlatan klibinde Bulutsuzluk Özlemi’nin oynad›¤› ‘Felluce’, * Günümüz aflklar›n›n ve bireysel ba¤›ms›zl›¤›n ne anlamda alg›land›¤›n› anlatan ‘Ba¤›ms›zl›¤›m› ve Seni Seviyorum’ filmi, * ‹smail Acar’›n günümüz ev hayat›nda yaflanan eflya kalabal›¤›n› hicveden, bu kalabal›kta kaybolan eflyalar›n› bulmak için kendilerini polise ihbar ederek eflyalar›n›n bulunmas›n› sa¤layan film ‘Ak›ll› Arama’, * Siyahi futbolcu Gaben’e ‹stanbul’da yaflat›lan hayal k›r›kl›klar›yla Gülden Çak›r’›n ‘Düz Koflu’su, * 12 Eylül AFC döneminde üniver-

siteden at›lan ö¤rencinin geçmifliylegünümüz de¤erlerinin k›yasland›¤›, Bar›fl fiahin’in ‘Geriye Kalan’ filmi, * Hayat›n müzikle eflde¤er oldu¤u Gürcü halk müzi¤inin serüvenini anlatan Deniz Kahya ve Özge Çi¤dem Denizci’nin yönettikleri Kartuli Khmebi (Gürcü Sesleri) filmi, * Siyasi nedenlerle gözalt›na al›nan bir gencin gözalt›ndaki ve sonras›ndaki yitirdiklerini anlatan M. Duman’›n ‘Adressiz Sorgular’›, * Gerçeküstü bir tarzda insan›n beklentisini kurgulayan Ahmet Erdal’›n ‘Dile’ filmi, * A. Erdal’›n ›ss›z bir yerde bir gece, arabas› bozulan adam›n u¤rayabilece¤i aksilikleri düflledi¤i filmi ‘Bidon’, * “‹stedi¤im dünya bu de¤ildi” diyerek kendini bir k›y› kasabas›nda yaln›zl›¤a mahkum eden adam›n yaflad›¤› esrarengiz olaylar›n anlat›ld›¤› Ceyhun Karaba¤’un ‘St. Cloud’ filmi. MEKS‹KA’DAN KONUK VAR Film festivali 29 May›s Pazar günü gerek kat›l›m›n di¤er günlerden fazlal›¤› gerekse organizasyonun di¤er günlerden ç›kan dersler ›fl›¤›nda aksakl›klardan ar›narak daha da olgunlaflt›¤› üçüncü gün yine aç›l›fl konuflmas›yla bafllad›. TKM çal›flanlar›ndan Ahmet Bak›r’›n ö¤retmenin de, ö¤rencinin de halk oldu¤u bu etkinli¤in di¤er festivallerle ayr›m›na dikkat çekti¤i konuflmas›n›n ard›ndankat›l›mc›lar aras›nda bulunan ‘Post Epidemi’ filminin yönetmeni Güliz Gültekin’i ve Nebahat Arslan’› sahneye davet etti. Gültekin, konuflmas›nda özellefltirmelerin son h›zla devam etti¤i günümüzde bunun tüm insanl›¤a sald›r› oldu¤unu, olas› sonuçlar›n›n ne olaca¤›n› göstermesi aç›s›ndan bu filmi çekti¤ini ve TKM’nin böylesi bir festivali düzenlemifl olmas›ndan mutlu oldu¤unu, eme¤i geçen herkese teflekkür etti¤ini söyleyerek sahneyi Arslan’a b›rakt›. Ars-

lan, Irak’›n emperyalistlerce iflgal edilmesine sessiz kal›namayaca¤›n› herkesin bir fleyler yapmas› gerekti¤ine iflaret etti. Festival Arslan’›n “Anne ya ben?” filmiyle bafllad›. Küçük bir çocu¤un, emperyalist iflgallerden, haks›z savafllardan ve yafl›tlar›n›n öldürülmesinden duydu¤u kayg›lar› ve bu kayg›lar› alanlardaki emperyalizm karfl›t› sloganlarla gidermeye çal›flt›¤›n› anlatan filminden sonra, s›ray› Arinsu Arslan’›n “K›r›nt›” filmi ald›. Dünyan›n de¤iflik yerlerinden aç çocuklar›n görüntülerinin yans›d›¤›, televizyonu izleyen yoksul bir Kürt çocu¤un TV’nin içine ekmek k›r›nt›lar› atarak gösterdi¤i duyarl›l›¤› anlatan filmiyle devam etti. Baflaran fiimflek’in yönetti¤i “Azrail” filminin ard›ndan, özgürlük savafl›nda müzi¤in, halk oyunlar›n›n, tiyatronun da birer silah gibi kullan›labilece¤ini egemenlerin de bundan hiç hofllanmad›¤›n›, savaflanlar kadar, sanatç›lar› da nas›l tehlikeli gördüklerini anlatan Cesur Ceng’in “Keman›n Sesi” filmiyle devam etti. Annesinin ölümüyle büyük bir y›k›ma u¤rayan yoksul bir Kürt çocu¤unun yaflam›n› anlatan Narine Ceng’in “Anne uykudan kalk” filmi gösterildi. Hastanelerin özellefltirilmesiyle gelecekte yaflanacaklar›n anlat›ld›¤› “Post Epidemi” filminden sonra, gösterime Dicle-F›rat Kültür Sanat Merkezi (Sinema Birimi) kültürel yozlaflmay› Dengbej bir baba ile rapç› çocu¤u ile kuflak çat›flmas› temas› ile iflleyen “Surlar›n iki yakas›” ve kap›s›z bir barakada yaflayan bir seyyar sat›c›n›n kap› yerine ast›¤› perdeden gece insanlar›n siluetleri arac›l›yla öykülerini izlemesini anlatan “Perde” ile k›sa film gösterimi sona erdi. Formlar›n de¤erlendirilmesi için verilen arada Medek Dilek’in 26 Eylül 1999 y›l›nda Ankara Ulucanlar Hapishanesi’nde devrimci tutsaklara yönelik katliam›, katliamda yaflam›n› yitiren 10 devrimci tutsa¤› ve o dönemin tan›klar›n›n anlatt›¤› “Notasyon” isimli belgeseli gösterildi.


27

23 Belgeselden sonra Meksika’dan Tutuklu Yak›nlar› ve Aileleri Birli¤i ad›na ILPS’nin düzenledi¤i sempozyuma kat›lmak üzere ülkemize gelen Erica Del Carmen Fuchs sahneye ça¤r›ld›. “Hapishanelerin dünyan›n bir çok yerinde kanayan bir yara oldu¤unu” vurgulayan konuk Meksika’da yaflanan hapishane gerçe¤ini ve d›flar›daki örgütlenmeleri ifade eden konuflmas›n›n devam›nda TKM’ye ve festivale eme¤i geçenlere teflekkür etti. TKM BARBARA HALK SAHNES‹ OYUNCULARI SAHNEDE... Sunucunun 3 günlük festivali özetledi¤i s›rada herkes için bir sürpriz yafland›. Barbara Halk Sahnesi oyuncular› bir anda sahneye ç›karak sinemay› alaya alan bir oyun sahnelediler.

HALK JÜR‹S‹N‹N KISA F‹LM DE⁄ERLEND‹RME SONUÇLARI Toplanan filmlerin de¤erlendirilmesi ile ç›kan sonuçlar aç›kland›. Halk›n de¤erlendirmedeki isabeti özel jüriye neden gerek duyulmad›¤›n› ve halka güvenmenin hakl›l›¤›n›n vurguland›¤› sonuç konuflmas›nda konulara göre en çok oy alan filmler flöyle s›raland›. En ‹yi Senaryo Ödülü: Post Epidemi ‹nsan Haklar› Ödülü: Adressiz Sorgular Halklar›n Kardeflli¤i Ödülü: Kartuli Khmebi (Gürcü Sesleri) Irak Halk›yla Dayan›flma Ödülü: Anne ya ben? Çevre ve ‹nsan Ödülü: Sosyal Reklamlar Çocuk Haklar› Ödülü: Anne uy-

kudan kalk Sevgi ve Dostluk Ödülü: Tutku Gençlik ve Gelecek Ödülü: Genç Sinema Kültürel Yozlaflmaya Karfl› Mücadele Ödülü: Surlar›n ‹ki Yakas› Emek Ödülü: Ütücü Y›lmaz Güney Özel Ödülü: K›r›nt› De¤erlendirmeler sunulduktan sonra festivalde filmleri gösterilen yönetmenlerden G. Gültekin, A. Deveci, F. Konan ve N. Arslan sahneye ça¤r›larak plaketleri ve yan›s›ra Y›lmaz Güney albümü ve resminin yer ald›¤› tiflörtle, Tohum Kültür Merkezi’nin bir çal›flmas› olan “Su Damlas›na S›¤d›r›lan Yaflam” adl› belgesel film hediye edildi. Ayr›ca kendilerine Umut Yay›mc›l›k taraf›ndan gönderilen “Tohum” kitab› verildi.

Kaplumba¤alar da uçar

Daha önce “Sarhofl Atlar Zaman›” adl› filmiyle tan›d›¤›m›z ‹ranl› Kürt yönetmen Bahman Ghobadi’nin orijinal ad› “Kujî ji dikarin bifirîn” olan “Kaplumba¤alar da Uçar” adl› filmi 6 May›s’ta Türkiye’de gösterime girdi. Gösterime girdi¤i andan itibaren çok say›da ödül toplayan Ghobadi’nin “Kaplumba¤alar da Uçar”› Saddam diktatörlü¤ü alt›nda y›llarca bask› ve katliamlara maruz kalan Kürt halk›n›n ABD sald›r›s›n›n bafllamas›na iki gün kala bir Kürt köyündeki yaflam›n› anlat›yor. Anlat›m sadece bununla s›n›rl› de¤il, dönüp geçmifle do¤ru Halepçe katliam›n› da hat›rlat›yor Ghobadi bize. Bir halk›n birbirine nas›l yabanc›laflt›¤›n› da beyaz perdeye yans›tan Ghobadi seçti¤i karakterlerde de filmi canl› tutmufl. Köydeki mülteci kamp›nda sald›r› arifesi olas›l›¤›na ra¤men yaflam tüm rutinli¤iyle devam ediyor. Bir taraftan may›n toplayarak para kazanmaya çal›flan çocuklar, di¤er taraftan televizyonlardan sald›r›ya iliflkin haber almak isteyen köyün yafll›lar›. Filmin ana karakteri Stallie adl› 15 yafl›ndaki bir anten tamircisi. Filmin di¤er önemli karakterleri Hengav ve Agrin gibi kimsesiz olan Stallie bir taraftan anten tamircili¤i yaparken, di¤er taraftan köydeki çocuklara may›n toplat›p hurdac›ya sat›yor. Hengav ve Agrin ise Saddam diktatörlü¤ünün yerle bir etti¤i, yüzlerce insan›n katledildi¤i Halepçe’den gelmifllerdir bu köye, üstelik Agrin birçok kad›na oldu¤u gibi Saddam askerlerinin kendisine de tecavüz etmesi sonucu hamile kalarak do¤urdu¤u çocu¤u Riga ile birliktedir. ‹ki kardefl Halepçe katliam›nda anne ve babalar›n› kaybetmifl-

3-16 Haziran 2005

ler ve bu köye yerleflmifllerdir. Kollar› may›ndan kopmufl olan Hengav’›n da en önemli ifli a¤z›yla may›n toplay›p satmak. Ayr›ca Hengav köyde kahin olarak an›l›yor. Yaflad›¤› onca ac›ya ra¤men Hengav’›n yaflam azmini yans›tm›fl filme Ghobadi. Filmin önemli özelliklerinden biri de ayn› köyde yaflamalar›na ra¤men köylülerle Kürt mülteciler aras›ndaki yabanc›laflma, insan›n insana yabanc›laflmas› olarak yans›yor. Saddam diktatörlü¤ünün bask›s›na maruz kalm›fl, askerler taraf›ndan tecavüze u¤ram›fl bir Kürt k›z›n›n da yaflad›¤› psikolojiyi oldukça yal›n anlatan Ghobadi, ayn› zamanda kollar›, bacaklar› kopmufl olmas›na ra¤men may›n toplamaya devam eden çocuklar›n görüntüleriyle haks›z savafl›n gerçekli¤ini de ortaya koyuyor. Kürt köyünde yaflam devam ederken di¤er taraftan sald›r› planlar› da hayata geçiriliyor ABD taraf›ndan. Y›llard›r Saddam diktatörlü¤ünden kurtulmak isteyen bu halk› ABD’nin sald›r›s›yla yeni ac›lar bekliyor. Filmin son karesinde ABD askerlerinin postallar› alt›nda ezilen çorak topraklar›n görüntüleri bunun en somut ifadesidir. Kürt halk›n›n yaflad›¤› ac›y›, psikolojiyi mekan ve co¤rafi özellikleri de yans›tarak beyaz perdeye uyarlayan Ghobadi’nin “Kaplumba¤alar da Uçar” filmini mutlaka izleyin. Kaplumba¤alar da Uçar Orijinal ad›: Kujî Ji Dikarin Bifirîn Yönetmen: Bahman Ghobadi Oyuncular: fioran Ebrahîm, Avaz Latif, Hiresh Feysal Rahman Yap›m: Kuzey Irak-‹ran (2004) Bir ‹K okuru

Son olarak sunucunun “k›sa film alan›nda yapt›¤›m›z ilk festival olmas›na ra¤men gerek k›sa film yap›mc›lar›n›n ilgisi ve gerekse halk›m›z›n tercihlerindeki isabeti att›¤›m›z ad›m›n ne denli do¤ru oldu¤unu bize göstermifltir. Bundan sonra daha uzun vadeli haz›rl›klara giriflip, bu ilk festivalden edindi¤imiz dersler ›fl›¤›nda daha yetkin, daha etkili bir k›sa film festivaline haz›rlanaca¤›z. Bu festival TKM’nin sanatsal perspektifini göstermektedir. Bu festivalle birlikte devrimci genç sineman›n misyonunu devam ettireceklerini belirterek, art›k TKM Festivalinin bafl›na ‘Geleneksel’ yaz›laca¤› gelecek y›l›n festivalinde buluflmak üzere” diyerek tüm konuklara teflekkür konuflmas›yla son buldu. (Tohum Kültür Merkezi)

Diyarbak���r Kültür ve Sanat Festivali bafllad›! 5. Diyarbak›r Kültür ve Sanat Festivali 28 May›s 2005 tarihinde “Sesler ve Renkler Bar›fla” fliar›yla start ald›. 4 Haziran’a kadar sürecek olan festival program›n› genel olarak konser, tiyatro, halk oyunlar› vb. oluflturdu. Geçen y›llara nazaran festival havas›n›n ve coflkunlu¤unun pek hissedilmedi¤i etkinlik Diyarbak›r halk›n›n sorunlar›na inmekten uzakt›. Bizler de festival kapsam›nda bir kez daha Partizan çal›flanlar› olarak Diyarbak›r’da yerimizi ald›k. Bölgeden de arkadafllar›n kat›l›m›yla çal›flmalar›m›za bafllad›k. Yay›nevlerinin stand açmalar› yer sorunu gerekçe yap›larak festival kapsam›na al›nmas›nda yapt›¤›m›z baflvurular sonucunda; stant açmam›za belediye onay verdi. Bunun üzerine 28 May›s günü sabah saatlerinde Sanat Soka¤›’nda kitap-gazete stand›m›z› açt›k. Elimizde Belediye izni olmas›na karfl›n saat 12:00’de stand›m›za gelen güvenlik flube ekipleri 5846 say›l› yasay› gerekçe göstererek yapt›¤›m›z›n yasad›fl› oldu¤unu iddia etti ve kitaplar›m›za el koyarak çal›flan›m›z Derya Gökmen keyfi bir flekilde gözalt›na al›nd›. Akflam saatlerinde çal›flan›m›z serbest b›rak›l›rken, kitaplar›m›z Kültür Müdürlü¤ü’ne gönderildi. Bu tahammülsüz yaklafl›m›n›n ard›ndan Sanat Soka¤›’nda gazete ve dergi stand›m›z› açarak faaliyetimize devam ettik. Festival boyunca önümüze koydu¤umuz semt da¤›t›mlar› ve sesli ajitasyon için pilot bölgeler belirledikten sonra ilk da¤›t›m›m›za ç›kt›k. Çal›flma yapt›¤›m›z semtte oturan halk, bölgede faflizmin bask› politikalar› sonucu evleri y›k›lan, köyleri yak›lan, açl›k ve yoksullu¤a maruz b›rak›lan Lice’den, Silvan’dan, Kulp’tan vb. ilçelerden göçe zorlananlar. Birçok arkadafl›m›z›n kitle faaliyetinde bu tür bir çal›flmaya ilk olarak kat›lmas› belli eksiklikler bar›nd›rsa da daha önce yaflanm›fl deneyimler ›fl›¤›nda bölgede yo¤un yaflanan çeliflkileri ve sorunlar› esas olarak, ulusal bask›, asimilasyon, katliam, köy yakmalar, 80 y›ll›k devletin faflist zulmü üzerine hayk›rd›k. Bunu ülkenin genel sorunlar›na ba¤layarak kitleyi Partizan önderli¤inde mücadele etmeye ça¤›rd›k. Semtteki da¤›t›m›m›z› bitirdikten sonra, okurlar›m›zla birlikte konser alan›na geçtik. Orada yapt›¤›m›z da¤›t›m faaliyetinden sonra Partizan ve YDG flamalar›m›zla konsere kat›ld›k. Konserde slogan ve flamalar›m›zla kendimizi ifade etmemiz üzerine DEHAP Gençlik Kollar› taraf›ndan müdahale edildi. Kendimizi ifade etmemiz engellenmeye çal›fl›ld›.


3-16 Haziran 2005

28

23

“Devlet patatesi de bu¤day› da vurdu!”

“Milletin efendisi” öldü, köle oldu Her dönem devletin hedefinde bulunan iflçiler, köylüler ve tüm emekçiler AB’ye girifl çabalar› sürecinde sürekli olarak bask› alt›nda. Özellikle son süreçte AB’nin patron-a¤a devletinin önüne koydu¤u tar›m›n tasfiyesi çal›flmalar›, devlet taraf›ndan h›zland›r›lm›fl durumda. AB’nin ve devletin bu politikalar›yla Türkiye’de tar›m bitirilmeye çal›fl›l›yor. Bu sald›r›lar patates ve bu¤day üreticilerini de ciddi anlamda vuruyor. Patates ve bu¤day›n yetifltirildi¤i ‹ç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Ni¤de’ye köylülerin sorunlar›n› ö¤renmeye, seslerini duyurmaya gittik. Ni¤de’nin Edikli kasabas›nda patates ve bu¤day üreticisi olan yoksul köylülerle röportaj yapt›k. Edikli, Bor’dan sonra Ni¤de’nin en büyük nüfusa sahip olan kasabas›. Edikli’nin flu anki nüfusu yaklafl›k olarak 10.000 civar›nda. Bu kasabada köylüler patates ve bu¤day üretimiyle u¤rafl›yorlar. Asl›nda fleker pancar› için daha uygun topraklara sahip olan Ni¤de’de, köylüler fleker pancar› üretemiyorlar. Çünkü devletin koydu¤u kotalar yüzünden köylü fleker pancar›n› art›k satam›yor. fiu anda ilçede en çok patates üretiliyor. Bu¤day ise ikinci s›rada. Az say›da köylü fleker pancar› üretirken, hayvanc›l›k ise yok denecek kadar az. Belediye’nin bünyesinde çal›flan köylüler ise maafllar›n› alam›yor. Yine az say›da köylü ise çeflitli ifllerde çal›flarak yaflamlar›n› sürdürmeye çal›fl›yor. Bu y›l May›s ay›nda bile kar ya¤mas› ise patates üreticisini daha da zor durumda b›rakm›fl. Yo¤un ya¤an kar, topra¤› ›slatt›¤› için köylüler ancak 10 gün sonra patates ekmeye bafllayabilmifller. Patatesi toplayan köylüler; patatesin ellerinde kald›¤›n› dolay›s›yla çürüdü¤ünü, sineklenme yapt›¤› için de atmak zorunda kald›klar›n› anlat›yorlar. Bu yüzden birçok köylü para kazanamazken, cebindekini de tüketiyormufl. Edikli’de köylüler y›l›n 3 ay› çal›fl›yorlar. Baflka ifl koflullar› olmad›¤› için 9 ay boyunca boflta kal›yorlar. Bu yüzden vakitlerini evde ya da kahvede geçirmek zorundalar. Devletin uygulad›¤› politikalardan dolay› bir kazançlar› olmayan köylüler, kahvede içecek çay paras› dahi bulam›yorlar. Köyün gençleri de ifl koflullar› olmad›¤› için ayn› durumda. Edikli’de ifl koflullar› olmad›¤› için köylüler göç etmeye bafllam›fllar ve nüfus gittikçe azal›yor. ‹lçede yaflam koflullar› da oldukça zor. Örne¤in sa¤l›k olanaklar› yok denecek kadar az durumda. Kasabada sadece bir sa¤l›k oca¤› var. Ancak burada en ufak bir yaraya dahi dikifl at›lam›yor. Do¤um yapacak olan kad›nlar 45 km. mesafedeki Ni¤de’ye götürülmek zorunda. Yine e¤itim koflullar› da çok sorunlu. Bir lise ve üç ilkö¤retim okulunun bulundu¤u Edikli’de, s›k s›k ö¤retmenler de¤ifltiriliyor. Bu da e¤itimin

aksamas›na neden oluyor. ‹flte bu kadar sorunun oldu¤u Edikli’de köylüler oy verdikleri AKP’ye oldukça tepkililer. AKP’nin de di¤er partilerden bir fark› olmad›¤›n› gören köylüler, art›k sand›¤a gitmeyeceklerini söylüyorlar. Edikli’de yaklafl›k 50 köylüyle sohbet ettik. Sorunlar›n› dinledik. Kasabaya gazetecilerin geldi¤ini duyan birçok köylü de yan›m›za gelip sorunlar›n› anlatt›. -Kendinizi tan›t›r m›s›n›z? ‹zzet Canpolat: Çiftçiyim. Patates üretiyorum. Elektrik paralar› çok yüklü. Devlete borçland›k. Bu¤day da öyle. Benim yafl›m 57. Ben 35 y›ld›r bu iflle u¤rafl›yorum. Ama art›k üretemiyoruz. -Neden üretemedi¤inizi anlatabilir misiniz? -Patates üretiyoruz. Ama 80 bin liraya satabiliyoruz. Elektri¤in kilowat› saatte 150 bin. 15’le çarp›nca misli misline katlan›yor. Bu¤day öyle, patates öyle. Gübrenin pahal› olmas›ndan mal varl›¤›m›z› satsak devlete borcumuzu ödeyemiyoruz. Köyün % 95’i benim gibi. Ancak %5 kendi ya¤›nda kavrulur. Bu köyde zengin bulamazs›n›z. Giderler haddinden fazla. Patatesin maliyeti 150 bin. Biz ise 80 bin liraya satabiliyoruz. Yar› yar›ya zarar ediyoruz. Çolu¤umuzun çocu¤umuzun yiyece¤ini karfl›layam›yoruz. Eve para falan götüremiyoruz. Antalya’ya tatile gidemiyoruz birileri gibi. Tohum elde kal›yor. - Devletin AB’ye girmek gibi bir çabas› var. Ancak AB ise tar›m›n tasfiyesini istiyor. Bununla ilgili ne düflünüyorsunuz? -Biz AB falan istemiyoruz. Tamam bizim pek akl›m›z yetmiyor da... “Girdi¤inizde iyi olacak” diyorlar. Ama çiftçiyi öldürüyor AB. Örne¤in flimdi bize “pancar ekin” deseler biz kendimizi kurtar›r›z. Ama pancar› ekmek bize yasak. Oysa bu topraklar pancar için uygundur. Bu köyün yaklafl›k 10 bin nüfusu var. ‹ki kifli pancar ekiyor. Onlar da kotan›n s›n›rlar› içinde ekebiliyorlar. Kotay› parayla sat›n al›yorlar. K›sacas› köylünün durumu iyi de¤il. Yani AB’nin bize kazanc› yok. Hiç olmaz. -Peki son süreçte Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an’›n köylülere yapt›¤› hakaretlerle ilgili ne diyeceksiniz? -fiimdi “bu¤day› getirin depoya koyun, size kredi verelim, kart verelim, harcama yap›n”, “faiziyle” dediler. Bizim param›z yok ki. Bizden aç›k senet al›p gidiyorlar. Zor durumday›z. Ben Tayyip Erdo¤an’›n sözlerini kabul etmiyorum. Zaten bizim sesimizi ç›kartm›yorlar. Zaten k›rsal kesim nereye oy verirse oras› kalk›n›r. Bir zaman Özal

ine¤im var. Saman›n› inek mi yesin, bu¤day›n› ben mi?

dedi ki; “benim köylüyle iflim yok” alafla¤› ettik. Biz gücümüzü biliyoruz. Bu AB bize müsaade etmiyor. Bizim bu hükümetten de memnunlu¤umuz yok. “Ziraat Bankas›’ndan kredi veriyoruz” diyorlar. Ama oradaki memur kredi falan vermiyor. Bize bu¤daydan bir kâr yok, yani herfley bu. “DEVLET B‹ZE ZULÜM YAPIYOR” -Siz kendinizi tan›t›r m›s›n›z? -Yusuf Türkcan: Ben flu an Ba¤kur’dan emekliyim. Burada yafl›yorum. Tar›mdan girdim Ba¤kur’a, emekli oldum. fiu an 375 milyon ayl›k al›yorum. Ben gurbet gezdim. Bizim buradan daha fakir yer göremedim. Biz çok zor durumday›z. Kimse bizim kadar vergi vermiyordur. Biz burada herfleye para vermek zorunday›z. Biz di¤er köyleri, di¤er memleketleri kötülemiyoruz. Ama bizim durumumuz bu. Bakanlar birilerini tutuyor biz zor durumda kal›yoruz. Mesela “d›flardan m›s›r getirin” diyorlar. Biz çiftçi de¤il miyiz? Biz burada üretsek satsak, para kazansak olmaz m›? -Sizin devletten beklentileriniz nedir? Bunlar› açabilir misiniz? - Bizim borçlar›m›z› silsinler. Elektrik borçlar›n› s›f›rlas›nlar. Elektrik burada çok önemli bir sorun. Bizim milyarlarca lira borcumuz var. fiimdi bir de bir saat ç›kard›lar bafl›m›za. Zaten elektrik saati vard›. Yine para istiyorlar. Devlet bize zulüm yap›yor. Yaz›k de¤il mi bize? Bizim kimseden birfley kaç›rd›¤›m›z da yok. Hangi bakan›n, hangi milletvekilinin fabrikas›ysa bu, muhakkak birfleyler var. Sordu¤umuzda; “resmi gazetede yay›nland›” diyor adam. Bizim bakan babam›z yok. Kime gidece¤iz? Çaresiz kald›k burada. Sizin gibi gazeteci gelirse derdimizi anlat›yoruz. Bizim buraya elektrik zaman›nda verilmiyor. Mahsulümüzde çok geç kal›yoruz. 10 dönüm ba¤day ekiyorum. 4 tane

“B‹Z HAKKIMIZI ALAMIYORUZ” -Sizin anlataca¤›n›z fleyler var m›? -Hüseyin Avc›: Ben bu¤day, arpa üretiyorum. Burada milletin üretti¤i elinde kal›yor. Biz zor durumday›z. Patates çok ucuz. 1 kilo patates 1 yumurta paras› de¤il. Millet burada aç. -Amca bu kanserli patates olay›n› anlatabilir misiniz? -Böyle bir fley yok. Devletin memuru geldi. Tarla tarla kontrol ettiler. Öyle bir fley bulamad›lar. Burada yok kanser olay› falan. Çiftçi hakk›n› alam›yor. Bir çay al›p çolu¤umuzun, çocu¤umuzun içine gidemiyoruz. Bu da haks›zl›k oluyor yani. -Geçim s›k›nt›lar›n›z› biraz anlatabilir misiniz? - Gün bulup, gün yiyoruz kardeflim. Baz› zaman aç yat›yoruz. Olan bu yani. Çok zor durumday›z. “BURANIN ÇO⁄U ‹fiS‹Z” -Siz kendinizi tan›t›r m›s›n›z? -Mehmet Do¤an: Ben birfley üretmiyorum. Bu kasabada yafl›yorum. Belediye’de çal›fl›yordum. Siyasi nedenlerle ç›kard› baflkan iflten. Dava açt›m. Davay› da kazand›m. Temyizi bekliyorum. ‹flsizim yani. Buran›n ço¤u iflsiz. ‹flsizli¤e bir önlem als›nlar, arkadafllar›n dedi¤i gibi aç›z. -Siz sorunlar›n›z› anlat›r m›s›n›z? - Üretti¤imizi satam›yoruz ki. Nas›l yapal›m? Hepsi elimizde kal›yor. Bulabilirsek hamall›k yap›yoruz. ‹flsiz oldu¤umuzdan çok s›k›nt› yafl›yoruz. Fabrika yok. Ne haklar›m›z› alabiliyoruz, ne de geçinebiliyoruz. “DO⁄U G‹B‹ GÖÇE ZORLANIYORUZ” -Siz kendinizi tan›t›r m›s›n›z? -Muzaffer Küçük: Ben bu köyde yafl›yorum. fiu anda boflum. 27 y›ll›k floförüm. Bugün nakliyecilik bitmifl durumda. Bu köyün nüfusu 10 bindir. Bunun 3 bini göçe zorland›. Lüleburgaz’a, Edirne’ye göç ettiler. Tar›msal kalk›nma bitmifl durumda. Çocuklar›m›z zor durumda. Patatesçilik bitti bizim burada. Hepimiz periflen durumday›z. Baflbakana güvendik. Bizi kulland›lar. Onlar, baflbakan ailesiyle ülke ülke gezerken biz buralarda periflan›z.


23

Ekmek yok, su yok. Domates 500 bin-1 milyon. Ucuzlas›n da al›p yiyelim diye bekliyoruz. Patatesin kilosu 100 bin lira. 5 kilo-10 kilo patates sat›p 1 kilo domates zor al›yoruz. Bu devlet nakliyecili¤i de bitirdi. Ne yapaca¤›z bilmiyoruz. Memleketi bitirdiler. Devlet art›k bizim sesimizi duysun. Biz memnun de¤iliz bu devletten. En güzel tarla, toprak bizde ama biz iflleyemiyoruz, çal›flt›ram›yoruz. Do¤u’daki gibi göçe zorlan›yoruz. Biz geçinemiyoruz. fiimdi ne yapal›m? H›rs›zl›k yap›p, hapis mi yatal›m. Bilmiyoruz bu iflin sonu nereye gidecek? fiu gençli¤e bak›n. Hepsi bofl. fiu gençlerimizi evlendiremiyoruz bile. Tefeciler götürüyor paralar›. Bize veriyorlar 10 milyar lira, al›yorlar 20 milyar lira. Halimiz iflte bu. YDG DE ED‹KL‹’DEYD‹ Parkta köylülerle yapt›¤›m›z röportajlar›n ard›ndan sohbete devam ediyoruz. Ve köylülere neler yapabileceklerini anlat›yoruz. Hepsi sorunlar›na olan duyarl›l›¤›m›zdan dolay› teflekkür ediyorlar. Özellikle de tefecilerin kendilerine yapt›klar› zulmü anlat›yorlar. Bizimle birlikte Edikli’ye gelen Yeni Demokrat Gençlik’ten arkadafllar da köylülerle sohbet ediyorlar. Süreci tart›fl›yorlar. Daha sonra kasaban›n kahvesindeki köylülerle de sohbet etmek ve röportaj yapmak için buraya davet ediliyoruz. “TAYY‹P’‹N AMACI CEB‹M‹ZDEK‹N‹ ALMAKMIfi” -Bize kendinizi ve yaflad›¤›n›z sorunlar› anlat›r m›s›n›z? - Ahmet Özbek: Ben burada yafl›yorum. Patates ve bu¤day üretimiyle u¤rafl›yorum. Büyük bafl hayvan var. Onlarla u¤rafl›yoruz. Bu köylünün ekonomik s›k›nt›s› ço¤ald›. Patatesler art›k para etmiyor. 90 bine, 100 bine patates sat›ld›. Köyde 700 hane patatesle u¤rafl›yorsa, 500 ailenin ekonomik durumu çöktü. Di¤erleri ise kendini zar-zor kurtarm›flt›r. Ziraat Bankas› bu y›l kredi verdi. Ama bizden birçok fley istiyorlar. Krediyi öyle veriyorlar. Ödemezsek var›m›z›yo¤umuzu al›yorlar. 4 taksite bölüyorlar. Gücümüz kald›ramaz da ödeyemezsek bolca faiz uyguluyorlar. Bu yüzden kredi ifline de ceraset edemiyoruz. Bir arkadafl 5 milyar kredi alm›flt›. Bunun üzerine 4 milyar 670 milyon faiz de ekleyip öyle geri alm›fllard›. -AB’nin tar›ma kota koymas›n›, tar›m› tasfiye etmesini nas›l de¤erlen-

29 diriyorsunuz? - O zaman bize ifl versinler. Tar›m bitsin diyorlarsa, kota koyuyorlarsa ifl versinler. Ben 40 yafl›nday›m. Bu saatten sonra ben ne yapay›m? O zaman ülke sanayileflsin. Ekonomik seviyeye gelsin belli düzeyde o zaman. Baflka ülkelerde iflsizlere de para veriyorlar. Duyuyoruz. Ama bu ülkede bu yok. Sen beni tar›mdan uzaklaflt›r. O zaman bana ifl imkan› sa¤la. O da yok. Yani biz aç kalaca¤›z, ölece¤iz yani. Bu ülkenin % 50’si tar›mla u¤rafl›yor. fiimdi sen bu % 50’yi öldürünce geriye % 50 kal›yor. Bunun bir k›sm›; yani hakimi, savc›s›, bakan› yukar›daki kabaday›lar yani milletvekilleri diyeyim. Geriye kalan m› yaflas›n sadece bu ülkede? Yani devletsen ya sanayilefl ya da bize dokunma. Ya da ikisini birden yapt›r. Amirine, memuruna para veriyorsan, destekliyorsan bizi de destekle o zaman. -Peki bu son süreçte Tayyip Erdo¤an’›n köylülerle ilgili yapt›¤› aç›klamalara ne diyeceksiniz? -Bu baflbakan oraya ç›kmadan önce çok güzel vaadleri vard› ama hiçbirini yerine getirmedi. Diyordu ki; “vatandafl›n iki y›l sonra cebi parayla dolacak.” Me¤erse amaçlar› vatandafl›n cebindeki paralar› almakm›fl. Devlet bize bir çözüm sunamad›. Bizim ekti¤imiz patates devede kulak kadar. Baflka yerlerde daha çok etkiliyor. Onlar da periflan. Herkes periflan. -Peki bu sorunlara karfl› yapmay› düflündü¤ünüz fleyler var m›? -Bunlar bizi çok ezdiler. fiimdi bir de elektrik saati ç›kt› bafl›m›za. 370 milyon falan para istiyorlar bu saatler için. Devlet bize yard›m etsin istiyoruz. Biz baflka ne diyelim. -Örne¤in toprak a¤alar›, patronlar her gün kârlar›na kâr eklerken, sizler açs›n›z, yoksulsunuz. Bu noktadan ne yapmak gerekiyor? -Onlar birinci s›n›f adamlar. Hortumlama, yolsuzluk olay›na girmifller. Devletin milletvekili, bakan› arkadafllar› m›d›r, yak›nlar› m›d›r? Ne bilelim? Faiz dertleri yok vergileri yok. Çekiyorlar 100 milyar kredi. Sonra göstermelik bir iflas bayra¤› çekiyorlar. Paralar nereye gitti belli de¤il. Hortumlam›fl, paras›n› baflka yerlere aktarm›fl. Devlet de zaten bunlar› serbest b›rakm›fl. Çeken de biziz tabi, alt tabaka. Köylü ne yaps›n? “ARTIK H‹ÇB‹R‹NE OY YOK” -Sizin söyleyecekleriniz var m›? -Mehmet Yal›m: Bizim sorunlar›m›z çok. Aç›z biz. Ekersek çal›flaca¤›z. Ama biz ekemiyoruz. Çoluk, çocuk evde aç duruyor. Biz bu devlete oy verdik. Oylar›m›z bofla gitti. -Peki bir daha sand›¤a oy atmaya gidecek misiniz? -Yok yok. Zaten piflman›z. Hepsi ayn›. Hiçbirisine oy vermeyece¤iz. 5 senede bir oy kullan›yoruz. Onda da kand›r›yorlar. Bafla gelince bir fley yok. K›rsal kesimi, köylüyü öldürdüler. Yani bizimle biraz ilgilensinler. fiu köylüye ilgi göstersinler. “B‹Z GENÇLER BUNALIMA G‹R‹YORUZ” - Sizin de bir genç olarak söyleye-

cekleriniz var m›? - Hasan Özgen: Biz patates ekiyoruz. Bizim durumumuz hiç iyi de¤il. Mazot olmufl 2 milyon. Yeri geliyor traktörü olan onu bile kullanam›yor. Milletin cebinde paras› yok, pulu yok. -Peki gençler bundan nas›l etkileniyor? -Biz d›flar›ya bile ç›kam›yoruz. Haliyle bunal›ma giriyoruz. Bunal›ma girince art›k siz düflünün. D›flar›da ne yapal›m? Ben genç olarak 24 yafl›nday›m, evlenmeyi bile düflünmüyorum. Geçinecek para yok ki. Devletin bu köylüye yard›m etmesi gerekiyor. Keflke bunlara oy vermeseydik. Ald›lar oyumuzu ama biz piflman›z. Bundan sonra bunlar bu köylüden mümkün de¤il oy alamazlar. Art›k bizi kand›ramazlar. Köylü mazotu, gübreyi al›p da patates ekemiyor. Yok, gübreye mazota verecek param›z yok. ‹flte bizim durumlar böyle. *** Kahvede yapt›¤›m›z röportajlar eflli¤inde köylülerin s›cak çaylar›n› da içiyoruz. Tüm ezilmiflliklerine, yoksulluklar›na ra¤men konuksever, dayan›flmac› köylüler. Edikli’ye geldi¤imizde ve buradan ayr›ld›¤›m›zda bizden yol paras› bile alm›yorlar tüm ›srarlar›m›za ra¤men. Kahveden sonra köylülere tarlalara da gitmek istedi¤imizi söylüyoruz.

Hemen bir araç ayarl›yorlar ve bizi tarlalara götürüyorlar. Bu dönemde tarlada çal›flan köylü az. Çünkü patates k›sa bir süre önce ekilmifl. Biz de tarlada buldu¤umuz iki köylüyle söylefli yap›yoruz. Bu köylüler ise ektikleri patatesin sulamas›yla u¤rafl›yorlar. “ZOR DURUMDAYIZ” - Bize k›saca sorunlar›m›z›, yapt›klar›n›z› anlatabilir misiniz? - Adnan Çamur: Edikli’de yafl›yorum. Ben patates ekiyorum. Az bir fley de bu¤day. Bu sene birkaç s›ra da m›s›r ektim. Art›k patatesçili¤i yavafl yavafl b›rakaca¤›z. Devletin verdi¤i teflvikmifl neymifl, hiçbir fleyden daha yararlanamad›k. Sadece duyuyoruz bas›ndan o kadar. Biz patatesi ekmek istiyoruz ama devlet bize patatesi b›rakt›r›yor. Satt›¤›m›z patates, harcamalar›m›z›, giderlerimizi karfl›lam›yor. Bir kazanc›m›z yok. fiimdi bir de kanser ifli ç›kard›lar. Bu çamurlar hep Avrupa’dan üstümüze at›l›yor. Biz bunu biliyoruz. fiimdi bu Erman Toro¤lu ç›k›yor. “Patateste kanser var” diyor. Ortal›¤› kar›flt›r›yor. Biz zor durumda kal›yoruz. Kad›n haklar› diyorlar. ‹flte bu kad›nlar ne yaps›nlar? Pa-

3-16 Haziran 2005 tates ucuz olsun, sorun de¤il. Sonuçta bunu iflçi-memur tüketiyor. Bizim giderlerimiz de azalt›lsa kimse s›k›nt› yaflamas›n. Yani harcamalar›m›zda alt standartlara inse daha iyi olur. Bugüne kadar bafla gelenler hep “flöyle yapaca¤›z, böyle yapaca¤›z” dediler. Hani ortada hiçbir fley yok. Hani flimdi kemer s›kma fleyi var ya. Bundan s›kam›yoruz. Nas›l yapal›m ki, kapasitesine uymad›m› da olmuyor. “DEVLET B‹Z‹ GÖRMEK ‹STEM‹YOR” -Sizin söyleyecekleriniz nelerdir? - fienol Bozyer: Ben patates, bu¤day, pancar gibi fleyler ekiyorum. fiimdi bu¤day sürüyorum. Devlet bize patates yönünden bir yard›m göstermiyor. Biz borçlar›m›z› ödeyemedik. Geçen seneki elektrik borçlar›m›z halen duruyor. Köylülü¤ü öldürdüler. Patatesin para etmesi gerekiyor. Biz bunlara oy verdik. Ama oylar›m›z›n karfl›l›¤›n› alamad›k. Devlet bize üvey evlat muamelesi yap›yor. Biz hayat›m›zdan memnun de¤iliz. Geçmiflte 60 dekar ekerken flimdi 36 dekar ekiyoruz. fiimdi bu¤daylar› sulad›¤›m›zda, bunun paras›n› alam›yoruz. Atatürk “köylü milletin efendisidir” demifl. Efendi de¤iliz. Efendi öldü. Biz köle olduk. Kölelikten baflka çaremiz yok. Baflbakan›n yapt›¤› bir fley yok. Bir fley yapmad›¤› için biz kalk›nam›yoruz. Buraya bir patates fabrikas› kursalar, mükemmel olur. Patates o zaman para eder iflte. *** Köylülerden anlatt›¤› gibi devletin tar›m› tasfiyesi son h›z›yla devam ediyor. Y›llard›r süren zulüm bugün had safhaya ulaflm›fl durumda. ABD’nin, IMF’nin, DB’nin, AB’nin uflakl›¤›n› yap›p, zulümde, sald›r›larda yavafllamayan ancak köylüye destek vermeye gelince k›l›n› dahi k›p›rdatmayan sömürücü devlet halk›n her geçen gün daha da çok güvenini kaybediyor. Edikli, sadece bizim aktard›¤›m›z k›s›m. Oysa bu ülkede milyonlarca iflçi, köylü, emekçi art›k devlete ve onun düzen partilerine güven duymuyor. Tüm bunlar›n elbetteki alternatifi var. Çözüm iflçinin ve ülkede tüm ezilenlerin birleflip bir araya gelerek harekete geçmesi ve mücadele etmesiyle gerçekleflecektir. Emekçilerin güzel bir ülke yaratmak için bugün kendinden baflka dostu olmad›¤› da çok aç›k bir flekilde ortada durmaktad›r. (Mersin)


30

3-16 Haziran 2005

‹flçi-köylü’den D‹RENE D‹RENE KAZANACA⁄IZ! Geride b›rakt›¤›m›z süreç, Türkiye devrimci hareketi aç›s›ndan önemli geliflmelere sahne oldu, olmaya da devam ediyor. Bir yandan toplumsal harekette yaflanan k›p›rdanmalar, di¤er yandan devrimci hareketler içindeki toparlanma ve müdahale, süreç aç›s›ndan oldukça önemlidir. fiu bir gerçek ki Türk egemen s›n›flar› s›k›flt›kça, ellerinde bulunan küllenmifl tüm eski yöntemleri yeniden gündeme getirmekte ve kullanmakta, asl›nda bu durum ile kendi güçsüzlü¤ünü ele vermektedir. Örne¤in uzun bir dönemdir gündemde tutulan “Ermeni Soyk›r›m›” tart›flmalar›na karfl› gelifltirilen; “as›l onlar bizi katletti” gibi komik aç›klamalar, “bayrak provokasyonu” karfl›s›nda gelifltirilen sözlü ve fiili sald›r›lar, hem faflizmin içinde bulundu¤u durumu ve hem de faflist devletin üzerinde yükseldi¤i ideolojik temelleri oldukça net göstermektedir. Faflizm içinde bulundu¤u çaresizli¤i nedeniyledir ki; bir yandan sürekli zor sopas›n› elinde tutmakta, di¤er yandan ise “AB 盤l›klar›” ile sözde “demokrasisi”ni hayata geçirdi¤ini iddia etmektedir. Devlet karfl›s›nda ezilen halk›n ç›karlar› do¤rultusunda mücadele eden her güç, “devlet düflman›”, “terörist”, “vatan haini” vb. ilan edilmekte ve bunlara karfl› her türlü bask›, sald›r›, zor mübah görülmektedir. Genel olarak denilebilir ki, bugün, ezilen emekçi kesimlerin emperyalizmin, ifl birlikçilerinin ve uflaklar›n›n çeflitli sald›r› politikalar›na karfl› memnuniyetsizlikleri ve beraberindeki hareketlilikleri, istenilen seviyede olmasa da alanlara yans›maktad›r. Özellikle

özellefltirme sald›r›lar›na karfl› iflçi s›n›f›n›n son süreçte daha da artan tepkisi, kamu emekçilerinin eylemleri, çeflitli nedenleriyle birlikte bu kadar s›k yaflanmasa da köylü eylemleri, e¤itimdeki sald›r›lara karfl› geliflen ö¤renci muhalefeti gözle görülür düzeydedir. Devletin, yaflad›¤› krizin faturas›n› kesti¤i emekçilerin, küçük de olsa bu hareketlenmesi egemen s›n›flar aç›s›ndan kayg› verici geliflmelerdir. Asl›nda bu yaflananlara birçok örnek verilebilecekken, son örnek olarak Seydiflehir Eti Alüminyum Fabrikas›’nda yaflananlar ve E¤itim-Sen’in kapat›lmas› davas›n›n sendika aleyhine sonuçlanmas› verilebilir. ‹lk olarak Seydiflehir’den bafllarsak; ‹zmit SEKA Fabrikas› ile direniflin bafllamas›, devam etmesi ve devletin yaklafl›m› noktalar›nda oldukça fazla benzerlikler tafl›yan Seydiflehir, devletin niteli¤i aç›s›ndan da çok önemli veriler sunmaktad›r. AKP’ye olan yak›nl›klar›ndan tutal›m da direniflin bafllama biçimine kadar SEKA ile büyük benzerlikler tafl›yan bu direnifl, asl›nda en çok da devletin “demokrasi” maskesinin düflmesine ve gerçek yüzünün a盤a ç›kmas›na yaram›flt›r. Fabrikalar›n› eflleri, çocuklar›, yak›nlar› ile birlikte korumak için kendilerini fabrika önüne kenetleyen, kad›n, çoluk, çocuk yüzlerce insan, jandarman›n gaz bombal›, joplu sald›r›s›na u¤ram›flt›r. K›sacas› AKP hükümetinin “babalar gibi satar›m” mant›¤›, bu kez de Seydiflehir’de iflçilere çarpm›fl, ancak devlet yine gerçek yüzünü göstermifltir. Sat›fla ç›kart›lan fabrikada binlerce polis ve jandarma taraf›ndan halka karfl› kurulan barikata

FRUKO-PEPS‹ MEfiRUBAT’TA GREV KARARI ASILDI

T

ek G›da-‹fl Sendikas› ile Fruko-Pepsi Meflrubat Sanayi Afi. aras›nda süren T‹S görüflmeleri Çorlu Fabrikas›’nda t›kan›nca Çorlu, ‹zmir ve Adana fabrikalar›na grev kararlar› as›ld›. 2 fiubat 2005 tarihinden 20 May›s 2005 tarihine kadar süren T‹S görüflmeleri t›kan›nca Tek G›da-‹fl Sendikas› grev karar› ald›. 167 iflçinin çal›flt›¤› Adana Fabrikas› önünde grev ilan›n› asan Tek G›da-‹fl Güney Anadolu Bölge Baflkan› Gürsel Diliç›k›k, Adana ve ‹zmir’de anlaflma sa¤land›¤›n› söyledi. Çorlu Fabrika-

s›’nda sorun ç›k›nca sözleflme toplu yap›ld›¤› için grev karar› al›nd›¤›n› söyleyen Diliç›k›k 60 günlük yasal sürenin bafllat›lmas› gerekti¤ini de söyledi. Bu sürede anlaflma olmazsa iflçiler greve ç›kacaklar. Çorlu Fabrikas›’nda anlaflma sa¤lanmayan maddeler ise flunlar; “Fazla çal›flma, y›ll›k ücretli izin, hafta tatili ve ücreti, ulusal bayramlar ve ücreti, k›dem tazminatlar›, toplu iflten ç›karmalar, ücret zamm›, aile ve ö¤renim yard›m›, sosyal yard›m ödene¤i, k›demli iflçili¤i teflvik primi, disiplin kurulu, yürürlük ve süre.” (Mersin)

23

ra¤men, özellefltirmeci firma yetkililerinin fabrikay› görmeye gelece¤ini ö¤renen Seydiflehirliler, barikatlar› aflarak fabrikalar›na sahip ç›km›fl, gece-gündüz vardiyas›ndaki iflçiler kap›lara kaynak yapm›fl, çocuklar okula gitmemifl, esnaf kepenk kapatm›fl ve halk AKP’ye yürümüfltür. ‹lk baflta sakal b›rakma, yürüyüfl gibi eylemlerle tepkilerini gösteren Seydiflehir iflçileri, yaflanan geliflmeler karfl›s›nda tepkilerini bir üst boyuta tafl›m›flt›r. Ellerinde “Türk Bayra¤›” olmas›na ve “terörist” olmamalar›na ra¤men(!) iflçilere yönelik bu azg›n sald›r› önümüzdeki süreçte yaflanacaklar›n habercisidir. Bu konuda di¤er bir örnek de uzun zamand›r gündemde olan E¤itimSen’ne yönelik kapatma davas›d›r. Tüm toplumsal kesimlere yönelik sald›r› dalgas›ndan ba¤›ms›z ele al›namayacak olan bu sonuç, önümüzdeki geliflmeler aç›s›ndan önemlidir. 25 May›s tarihinde davaya yönelik Yarg›tay karar›n›n bozulmas›, asl›nda önümüzdeki süreçte devletin sald›r› planlar›, bu planlar karfl›s›nda duracak güçlerin durumu, bu güçlerin içinde KESK’in durumu ve daha özele inersek KESK içinde de E¤itim-Sen’in durumu ile yak›ndan ilgilidir. Burada KESK ve E¤itimSen’in bu sald›r›lar karfl›s›ndaki duruflunu abartma gibi bir durum söz konusu de¤ildir. Hatta son 1 May›s 2005 kutlamalar› ve KESK kongresinde “bayrak” üzerinden yarat›lan gerginli¤in belli boyutlar› ile E¤itim-Sen’e de yans›mas› elbette ki gözlerden kaçmamaktad›r. Hat›rlanaca¤› gibi KESK Genel Kurulu’nda “Türk bayra¤›” bulunmamas› üzerine yap›lan elefltiriler karfl›s›nda yap›lan aç›klamada bunun teknik bir aksakl›k oldu¤unun alt› özellikle çizilmifl ve KESK’in bayra¤a sayg›s›n›n tam oldu¤u vurgulanm›flt›. Ancak tüm bunlara ra¤men flu bir gerçek ki E¤itim-Sen’e yönelik bu karar ve yaklaflan Genel Kurul, süreci daha hareketli k›lacakt›r. Tek bafl›na “anadil düfl-

manl›¤›” olarak ele alamayaca¤›m›z bu sald›r›, devletin ileriye dönük planlar› aç›s›ndan önemli bir ad›m olacakt›r. Kamu Reformu Yasas› gibi daha birçok yasa ile birlikte sald›r›lar›n› iyice boyutland›ran devlet, bu konularda karfl›s›nda en ufak bir hak arama talebi bile görmeye tahammül edememektedir. fiu anki mevcut durumlar› ve durufllar› ile sendikalar›n istenilen oranda bir karfl› durufl örgütleyemeyece¤i ortada iken devlet aç›s›ndan E¤itim-Sen’in geçmiflten gelen deneyimi vb. faktörlerin törpülenmesi gerekmektedir. Asl›nda 2005 1 May›s’›nda ortaya ç›kan tablo durumu aç›kça ortaya koymaktad›r. “Kahrolsun de¤il seviyorum” fliar›n›n benimsendi¤i dövizler, “Sendikam›, laikli¤i, ülkemi, düflünmeyi, kitap okumay›, üretim araçlar›n›, fabrikam› seviyorum” vb. dövizleri, pankartlar› ve sloganlar›yla yasak savan anlay›fllar›n bahsini etti¤imiz sald›r›lar karfl›s›nda “patronumu seviyorum” vb. demesinin önünde bir engel yoktur. Emekçilere üstüne basa basa “kahrolsun”, “yaflas›n” kelimelerinden uzak durmalar› ö¤ütlenmektedir. Bu durumda “bu dövizler, yaflad›¤› krizin faturas›n› emekçilere ç›karmaya çal›fl›lan devletin faturas›n›n kabul edildi¤inin göstergesi olabilir mi?” sorusu ak›llara gelmektedir. Bunlar›n yan›nda bizim aç›m›zdan önemli olan bir tarihi, 18 May›s’› geride b›rakt›k. Bu y›l yukar›da da de¤indi¤imiz belli geliflmeler aç›s›ndan ve en son olarak geçirdi¤imiz 1 May›s’›n hemen ard›ndan oldukça önemli olan 18 May›s’› de¤erlendirirken vurgulanmas› gereken önemli olan bir yan; di¤er y›llardan farkl› olarak bu y›l yap›lan anmalar›n alanlara tafl›nmas›d›r. ‹stanbul, ‹zmir, Çukurova, Ankara vb. birçok yerde Partizan okurlar›, Kaypakkaya’y› anmak için alanlarda eylemler düzenlemifltir. Eylemlerin say›lar›ndan ba¤›ms›z olarak en önemli nokta, bunlar›n alanlarda örgütlenmesi ve çeflitli kesimlerle ortaklafl›lmas›d›r.

EBK ‹fiÇ‹S‹ DOLANDIRILDI!

Ö

z G›da-‹fl Kayseri fiube Baflkan› Servet Y›ld›z yapt›¤› aç›klamayla AKP’li Büyükflehir Belediye Baflkan› Mehmet Özhaseki’nin Kayseri Et Bal›k Kurumu’nun kapat›lmas›yla ilgili kendilerini kand›rd›klar›n› belirtti. Y›ld›z, Özhaseki’nin “tüm gücümü kullanarak EBK’y› Tar›m Bakanl›¤›’na ba¤lataca¤›m” diye söz verdi¤ini, bunun üzerine iflçilerin eylemlerine ara verdi¤ini söyledi. “Ancak Özhaseki sözünü tutmay›p bedelsiz olarak EBK’y› be-

lediyeye devretti. ‹flçiler asgari ücrete dahi fabrikada çal›flmak isterlerken Özhaseki’nin doland›r›c›l›¤›yla zor durumda kald›lar” diyen Y›ld›z “sorun sadece bizim ifllerimizi kaybetmemiz de¤il. Halk art›k sa¤l›kl› et yiyemeyecek” diyerek son günlerde Kayseri’de tonlarca kaçak etin yakaland›¤›n› da hat›rlatt›. Y›ld›z, sorunun peflini b›rakmayacaklar›n› da belirterek, direnmeye devam edeceklerini söyledi. (Mersin)

AMBAR ‹fiÇ‹S‹ D‹REN‹YOR Gaziantep’te TÜMT‹S’e üye ambar iflçileri patronun sald›r›lar›na, ikramiyelerin ikiyi düflürülmesine, s›f›r zamma ve esnek çal›flmaya karfl› direniyorlar. Y›llard›r mücadele ederek çeflitli haklar kazanan ambar iflçileri kazand›klar› haklar›

gasp ettirmeyeceklerini söylüyorlar. Patronlar›n y›llard›r kazan›lan haklara göz dikti¤ini belirten iflçiler geri ad›m atmayacaklar›n› belirtiyorlar. fiu an fazla mesaiye kalmayarak direnen iflçiler daha fazlas›n› da yapacaklar›n› söylüyorlar. (Mersin)


31

23 MALATYA * Munzur Cafe’de yap›lan anma etkinli¤i 18 May›s Çarflamba saat 12:30’da bafllad›. DHP ve Partizan’›n ortak düzenledi¤i etkinli¤e ESP, Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i de kat›l›rken, DEHAP’l› gençler de destek verdi. Etkinlik devrim ve komünizm flehitleri için yap›lan sayg› durufluyla bafllad›. Oluflturulan programa göre önce DHP ve Partizan’›n etkinlik için haz›rlad›klar› metinler okundu. Etkinlik bitiminde, anmaya kat›lan kitleye ‹brahim Kaypakkaya’n›n katledilifline karfl› yap›lacak yürüyüfl ve bas›n aç›klamas›na kat›l›m ça¤r›s› yap›ld›. Etkinlikte “18 May›s’› unutmad›k, unutturmayaca¤›z”, “‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür” fliarlar› yaz›lan pankart as›ld›. * Ayn› pankart yürüyüflte aç›larak, Malatya PTT’ye do¤ru yürüyüfle geçildi. Yürüyüfl boyunca “18 May›s’› unutmad›k, unutturmayaca¤›z”, “‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür” sloganlar› at›larak, PTT karfl›s›ndaki kavfla¤a gelince duruldu. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda 18 May›s’›n anlam› ve iflkencenin nedenleri ve amaçlar› aç›kland›. Bas›n aç›klamas› boyunca coflkunun, sloganlar›n çevredeki insanlarca olumlu karfl›land›¤› ve ilgiyle izlendi¤i gözlendi. Bas›n aç›klamas› bittikten sonra gazetemizin Malatya Büro Çal›flan› Derya Gökmen ve okurumuz Orhan Soylu GBT’lerine bak›lmas› gerekçesiyle sivil polislerce durduruldu. Yar›m saati aflk›n süren bu keyfi uygulama sonunda Gökmen ve Soylu serbest b›rak›ld›. ÇUKUROVA Komünist Önder ‹brahim Kaypakkaya Çukurova’da yap›lan çeflitli etkinliklerle coflkuyla an›ld›. * ‹brahim Kaypakkaya’n›n flehit düfltü¤ü 18 May›s’›n öncesi ve sonras›nda Adana, Mersin ve Tarsus’ta emekçi semtlerde yo¤un flekilde afiflleme yap›ld›. Mersin’in Çay, Çilek, Demirtafl, Turunçlu, Karaduvar ve daha birçok mahallesinde duvarlara yap›lan afifller halk›n yo¤un ilgisiyle karfl›laflt›. * 16 May›s 2005 tarihinde Mersin’in Karaduvar Mahallesi’nde Kaypakkaya’n›n afifllerini yapan gazetemiz çal›flan› Danyal Ülgen ve okurumuz Halit Gerçek gözalt›na al›nd›lar. fiehit Nati Karadeniz Polis Karakolu’na götürülen çal›flan›m›z ve okurumuz ayn› gün savc›l›¤a ç›kart›ld›ktan serbest b›rak›ld›lar. * 20 May›s 2005 tarihinde yine ayn› afiflleri yapan gazetemiz çal›flanlar› Erdinç Özbay ve Danyal Ülgen Demirtafl’ta saat 16:00 s›ralar›nda uzun namlulu silahlar eflli¤indeki TMfi polislerince gözalt›na al›nd›. *Yine ayn› tarihlerde Partizan ve YDG okurlar› Demirtafl, Çilek Mahalleleri ve Mersin Üniversitesi Ö¤renci Yurdu’nda yaz›lamalar yapt›lar. Demirtafl ve Çilek mahallelerinde duvarlara ‹brahim Kaypakkaya flablonlar› nakfledilirken birçok duvara “‹bo’lar ölmez yaflas›n Halk Savafl›” vb. yaz›lamalar yap›ld› ve Partizan ve YDG imzalar› at›ld›. Mersin Üniversitesi Ö¤renci Yurdu’nun duvar›na da ayn› sloganlar ve flablonlar Partizan ve YDG imzalar›yla nakfledildi. Polis sald›rganl›¤›n› kuflanarak bu yaz›lar› silerken MÜ Ö¤renci Yurdu duvar›ndaki yaz›lar, alç› ve çimentoyla kapat›ld›. * Çay Mahallesi pazar›nda saat 16:00’da bir araya gelen ESP ve Partizan okurlar› yapt›klar› eylem ile ‹brahim Kaypakkaya ve Dörtleri and›. Partizan ve ESP’nin birlikte örgütledi¤i eylem pazar›n Güney ucundan sloganlarla bafllat›ld›. Buradan Kuzey ucuna do¤ru “‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür-fiehîd nam›r›n”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Direne direne kazanaca¤›z” vb. sloganlarla yürüyen kitle, halka ajitasyon da yap-

t›. Pazar›n ç›k›fl›na gelen kitle ad›na yap›lan konuflmada 18 May›s ve May›s flehitlerinin unutulmad›¤› belirtilerek mutlaka hesap sorulaca¤› bir kez daha ilan edildi. Eylem alk›fllar ve sloganlarla biterken kitle halk›n alk›fllar› ve zafer iflaretleri eflli¤inde da¤›ld›. *‹brahim Kaypakkaya katlediliflinin 32. y›l›nda Adana’da düzenlenen Çukurova merkezli etkinlikle an›ld›. 28 May›s 2005 tarihinde Adana ‹nflaat Mühendisleri Odas›’nda saat 13:30’da bafllayan etkinli¤e kat›l›m oldukça iyiydi. Etkinlik sayg› durufluyla bafllad›. Ard›ndan Kaypakkaya’n›n hayat› ve mücadelesi anlat›ld›. ‹ki küçük Partizan’›n fliir dinletisi alk›fllarla karfl›lan›rken, Tarsus YDG’nin Güneye Ezgi Müzik Grubu’nun Kaypakkaya için söyledi¤i a¤›tlar ve marfllar ilgiyle dinlendi. Proletarya Partisi’ni anlatan belgeselin gösterimi de alk›fllar ve z›lg›tlarla karfl›land›.

Malatya

K›sa bir aran›n verildi¤i etkinlik “Ölümsüzlük kat›ndaki o¤ulla söylefli” adl› tiyatroyla devam etti. Tiyatronun ard›ndan Hatay YDG k›sa bir fliir dinletisi sundu. fiiir dinletisi ilgiyle izlenirken sahneye ç›kan Partizan temsilcisi ‹brahim Kaypakkaya’n›n programatik görüfllerini anlatt›. Ard›ndan sahneye ç›kan bir kifli Kaypakka’y› günümüz aç›s›ndan de¤erlendirdi. K›sa bir fliir dinletisiyle devam eden etkinlik Hatay YDG Müzik Grubu’nun Kaypakkaya ve di¤er devrim flehitleri için söyledi¤i ezgiler ve marfllarla sürdü. Etkinlik çekilen halaylarla saat 17:00’de sona erdi. Etkinli¤e Mersin-Hatay-Antep-Marafl-Adana-Ni¤de YDG, Tarsus’tan Partizan okuru iflçiler, Hatay DDSB, MKÜ-ÖDER, ESP, SGD ve Devrimci Demokrasi mesajlar›yla kat›ld›. ANKARA Ankara 78’liler Derne¤i 18 May›s Çarflamba günü saat 12:30’da Yüksel Caddesi’nde bir araya gelerek ‹brahim Kaypakkaya flahs›nda devrim flehitlerini and›. Deniz Gezmifl, ‹brahim Kaypakkaya ve Mahir Çayan’›n resimlerinin bulundu¤u bir pankart açan 78’liler “‹bo-Mahir-Deniz, sürüyor-sürecek mücadelemiz”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür” sloganlar›n› att›. Bas›n aç›klamas›ndan önce bir dakikal›k sayg› duruflunun yap›ld›¤› s›rada ‹brahim Kaypakkaya’n›n yazd›¤› fliirler okundu. Kurtulufl, ESP, ‹HD, Dev-Maden Sen ve BES üyelerinin de destek verdi¤i aç›klamada Demokratik Haklar Platformu ve Partizan ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimlerini tafl›d›. Yeni Demokrat Gençlik de “‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür” yaz›l› bir pankart açt›. 200’e yak›n bir kat›l›mla gerçekleflen bas›n aç›klamas›n› 78’liler Derne¤i’nden Ruflen Sümbülo¤lu okudu. Ayn› gün 7:00-9:00 saatlerinde ‹maj Radyo’da da 18 May›s’› konu alan bir program yay›nland›. ‹ZM‹R Komünist önder ‹brahim Kaypakkaya Diyarbak›r zindanlar›nda katlediliflinin 32. y›ldönümünde ‹zmir’de de çeflitli etkinliklerle an›ld›. * Partizan, DHP, DEHAP, ÖMP, BDSP, Devrimci Hareket, ESP’nin ortak yapt›¤› sokak etkinli¤inde Dörtler ve Kaypakkaya an›ld›. 18 May›s günü saat 18:00’de bir araya gelen kitle sayg› duruflunda bulundu. Sayg› duruflunun ard›ndan ortak aç›klamay› Partizan dergisinden Gülseren Diken yapt›. Diken, 68’in devrimci ön-

3-16 Haziran 2005

derlerinden ‹brahim Kaypakkaya’n›n da direnifl ruhuyla yollar›n› ayd›nlatt›¤›n› ve her kavgada ad›n› hat›rlatt›¤›n› belirterek “devrimcileri öldürerek, devrimleri yok edeceklerini sananlar dün Mustafa Suphileri, Roza Lüksemburglar› nas›l katlettiyse ‹brahim’i de a¤›r iflkenceler sonucu Diyarbak›r’da katletmifltir” dedi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan ‹brahim’e atfen okunan fliirler ve hep birlikte okunan marfllar eflli¤inde anma sonland›. Eylem oldukça coflkulu geçerken kolluk güçleri yo¤un y›¤›nak yapm›fllard›. Eyleme SDP ve HÖC de destek verdi. * Kaypakkaya ‹zmir’de ayr›ca Partizan okurlar› taraf›ndan da an›ld›. 22 May›s günü DEHAP Konak ilçe binas›nda bir araya gelen Partizan okurlar› ‹brahim Kaypakkaya’n›n katlediliflinin 32. y›l›nda O’nu anman›n savaflmak oldu¤unu bir kez daha vurgulad›lar. Saat 14:00’te bafllayan anma etkinli¤ine, gelen konuklara k›rm›z› karanfiller da¤›t›larak baflland›. Ard›ndan sayg› duruflunda bulunuldu ve sayg› duruflu esnas›nda “Partizan And›” hep birlikte içildi. Sayg› duruflunun ard›ndan Partizan ad›na bir konuflma yap›ld›. Yap›lan konuflman›n ard›ndan küçük Partizanlar›n okudu¤u fliirlerle kitle duyguland›. fiiirlerin ard›ndan YDG ve DHP’nin

Mersin

mesajlar› okunurken “Ölümsüzlük Kat›ndaki O¤ulla Söylefli”nin de fliir olarak sergilenmesiyle de duygulu anlar devam ederken müzik dinletisinde hep bir a¤›zdan coflkuyla marfllar ve türküler söylendi. Müzik dinletisinin ard›ndan kitlenin hep birlikte söyledi¤i 18 May›s marfl›yla anma etkinli¤i sonland›. Anmaya DEHAP, HÖC ve DHP de kat›ld›. * 18 May›s Çarflamba günü Limontepe semtine “18 May›s’› unutmad›k, unutturmayaca¤›z” Partizan imzal› pankart as›ld›. Sabah›n erken saatlerinde as›ld›¤› belirtilen pankart ö¤leye do¤ru gelen sivil kolluk güçleri taraf›ndan indirilmek istendi. “Pankartta bomba olabilir” gerekçesiyle ça¤r›lan güvenlik flube polisleri taraf›ndan indirilmesinin ard›ndan polis, semt esnaf›n› da tehdit etti. Polis ayr›ca “burnunuzun dibine as›lan pankart› kim asar görmez misiniz, onlar› m› koruyorsunuz?” diyerek esnaf› korkutmaya çal›flt›. * Ege Üniversitesi ö¤rencileri taraf›ndan düzenlenen etkinlikte ‹brahim Kaypakkaya, Haki Karer, Ferhat Kutay, Eflref Any›k, Mahmut Zengin ve Necmi Öner an›ld›. 1 dakikal›k sayg› durufluyla bafllayan etkinlik ‹brahim Kaypakkaya’n›n hayat›n› k›saca anlatt›¤› konuflmayla devam etti. “Elini ver bana kavga büyüsün, umut baflkald›rs›n yürüsün” pankart›n›n aç›ld›¤› etkinlik s›ras›nda ö¤renciler çeflitli sloganlar att›lar. BAGEH, YDG, Gençlik Derne¤i ve Sosyalist Demokrasi Gençli¤i’nin gönderdi¤i mesajlar›n okunmas› ve Grup Kardelen’in müzik dinletisi ile etkinlik sona erdi. BURSA *Bursa’daki Partizan okurlar› taraf›ndan 22 May›s tarihinde bir piknik düzenlendi. Piknik komünist önder ‹brahim Kaypakkaya ve Diyarbak›r’da teslimiyet ve ihanete karfl› bedenlerini atefle veren Dörtler, May›s flehitleri ve tüm parti ve devrim flehitleri için yap›lan sayg› duru-

fluyla bafllad›. Sayg› duruflu s›ras›nda “Vartinik’te bir köm” fliiri okundu. Ard›ndan hep bir a¤›zdan Partizan and› içildi. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan marfllar söylendi. Daha sonra alanda yak›lan ateflin etraf›nda halaylar çekildi, marfllar okundu. *Ayr›ca 18 May›s akflam› Tuncelililer Kültür ve Dayan›flma Derne¤i’nde Partizan ve DHP’nin ortak düzenledi¤i bir etkinlikle ‹brahim Kaypakkaya bir kez daha an›ld›. Sayg› durufluyla bafllayan etkinlik, Partizan ve DHP’nin ayr› ayr› yapt›¤› konuflmalarla devam etti. Konuflmalardan sonra fliirler okundu. Daha sonra hep bir a¤›zdan 18 May›s Marfl› okundu. BDSP’nin etkinli¤e gönderdi¤i mesaj okundu. Anmaya BDSP, HÖC ve ESP de kat›ld›. “K›rm›z› Gül Buz ‹çinde” belgeselinin gösterimiyle etkinlik sona erdi. KARS, MARAfi, ERZ‹NCAN, D‹YARBAKIR * Kars’ta yap›lan anma etkinli¤i bir kiflinin ‹brahim Kaypakkaya’n›n yaflam›n› anlatmas› ile bafllad›. Anma etkinli¤i konuflmalar ile bitirildi. (Kars YDG) * Yap›lan anma tüm devrim flehitlerin an›s›na bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Ard›ndan bir belgesel gösterimi yap›ld›. Ard›ndan konuflmalar yap›ld›. Etkinlik kat›lan kitlenin yapt›¤› konuflmalar›n ard›ndan son buldu. (Marafl YDG) * Erzincan’da yap›lan anma etkinli¤i Kaypakkaya flahs›nda tüm devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflu ile bafllad›. Daha sonra bir arkadafl›m›z taraf›ndan ‹brahim Kaypakkaya’n›n hayat›n› ve mücadelesini anlatan yaz› okunarak, egemenlerin neden hala Kaypakkaya’dan korktu¤u ve onun düflüncelerinin halk›m›zdan saklanmas›n›n nedenleri aç›larak, konufluldu. Daha sonra söylenen türkü ve marfllarla anma sona erdi. (Erzincan YDG) * Diyarbak›r’da da 13 May›s tarihinden itibaren yap›lan çeflitli eylemler ile ‹brahim Kaypakkaya an›ld›. BAGEH, SGD, DGH ve YDG taraf›ndan 16-17-18 May›s tarihlerinde bir devrimci flehitler panosu haz›rland›. Pano Fen Edebiyat Fakültesi önünde kuruldu. Polisin dayatmas› ile panoyu kald›rmaya çal›flan güvenlik görevlileri kitlenin net tutumu sonucu müdahaleyi durdurmak zorunda kald›. Müdahalenin ard›ndan okunan bas›n aç›klamas›nda devam etmekte olan faflist politikalara, hapishanelerde süren tecrite, sistemin yozlaflt›rma çabalar›na de¤inildi. 17 May›s’ta pano iskeletlerinin Fakülteden çal›nd›¤› görüldü. A¤açlara ipler gerilerek pano tekrar kuruldu. fiiirler okundu. 17 May›s akflam› “‹brahim Kaypakkaya yafl›yor” Partizan imzal› afifller yap›flt›r›ld›. ‹ki gün sonra afifllerden sökülebilenler sökülmüfl, di¤erleri ya boyanm›fl ya da çizilmiflti. 18 May›s günü yine Fen Edebiyat Fakültesi önünde gerçeklefltirilen forum, baz› eksikliklerden kaynakl› pland›¤› gibi geçmedi. 18 May›s akflam› DGH, SGD, YDG olarak ÖDP ‹l teflkilat›nda bir anma gerçeklefltirdik. Anmada canland›rd›¤›m›z “Ölümsüzlük kat›nda o¤ulla söylefli” tiyatrosu ilgiyle izlendi. fiiir ve dinletinin ard›ndan bir arkadafl›m›z k›sa bir konuflma yapt›. Konuflmada ‹brahim Kaypakkaya’y› anman›n komünist olmaya çal›flmaktan geçilece¤ine de¤inildi. (Diyarbak›r YDG) BALIKES‹R Bal›kesir’de düzenlenen bir anma etkinli¤i ile Kaypakkaya an›ld›. Yaklafl›k 60 kiflinin kat›ld›¤› etkinlik Bal›kesir Halkevi’nde yap›ld›. Sayg› duruflu ile bafllayan anmada, komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n hayat› ve mücadelesini anlatan bir sunumdan sonra K›rm›z› Gül Buz ‹çinde belgeseli izlendi. Çeflitli konuflmalar›n ard›ndan Kaypakkaya’y› ve düflüncelerini yans›tan fliir ve türkülerle son buldu. (Bal›kesir YDG)


ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:14/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Numan BOZER Bask›: Gün Matbaac›l›k Genel Da¤›t›m: YAY-SAT @mail: umutyayimcilik@superonline.com

BÜROLAR ➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30 ➧ ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 DA‹RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) 432 23 01 Cep: 0 535 562 33 72 ➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84 ➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0536 697 94 19 ➧ BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 ➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0 537 597 69 84 ➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N ➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

‹brahim Kaypakkaya ard›llar›n›n mücadelesinde yafl›yor! Proletarya Partisi’nin kurucusu ‹brahim Kaypakkaya’n›n iflkencede katlediliflinin 32. y›l›nda O’nu anmak ve görüfllerini yaymak için bir dizi eylem ve etkinlik düzenlendi ülke çap›nda. ‹STANBUL * ‹brahim Kaypakkaya’n›n Diyarbak›r iflkencehanelerinde katlediliflinin 32. y›ldönümünde 18 May›s’ta ‹stanbul Üniversitesi’nden devrimci ve demokrat ö¤renciler bir anma etkinli¤i gerçeklefltirdiler. Hukuk Fakültesi kantininde k›sa bir sinevizyon gösterimi sunan ö¤renciler, fakülte içine karanfillerle Kaypakkaya’n›n resimlerini ast›lar. Sinevizyon gösteriminin ard›ndan fakülte bahçesinde devrim ve komünizm flehitleri için yap›lan sayg› duruflunda ö¤renciler, “18 May›s’› unutmad›k”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “‹brahim Kaypakkaya kavgam›zda yafl›yor”, “‹flkenceci devlet hesap verecek” vb. sloganlar att›lar. Anmada Yeni Demokrat Gençlik ad›na yap›lan aç›klamada ‹brahim Kaypakkaya’n›n de¤iflmenin ve de¤ifltirmenin ad› oldu¤u ve ölümsüzleflene kadar Türkiye Devrimci Hareketine pek çok gelene¤i miras b›rakan ender önderlerden biri oldu¤u belirtildi. Aç›klaman›n ard›ndan TKM Müzik Grubu devrimci türküler ve marfllarla etkinli¤e kat›ld›. * Yine 18 May›s 2005 tarihinde Gazi Mahallesi’nde Partizan okurlar› taraf›ndan

yap›lan meflaleli yürüyüflle 18 May›s’›n egemen s›n›flar›n korkular›n›n büyütülece¤i gün olmaya devam edece¤i hayk›r›ld›. Eski Karakol önünde toplanan ‹brahim Kaypakkaya’n›n ard›llar› ve devrimci dostlar› “O’nu anmak savaflmakt›r”, “Komünist

Önder ‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdürPartizan” yaz›l› pankartlar› açarak ‹smetpafla Caddesi’ne do¤ru yürüyüfle geçti. “Gazi’den her yere Partizan’la ilerle”, “Halk›m›z saflara hesap sormaya”, “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya”, “18 May›s hesap sorma günüdür” vb. sloganlar at›larak yap›lan yürüyüflü izleyen Gazi halk› ve esnaf› alk›fllar ve sloganlarla eyleme destek verdi. Kaypakkaya’n›n resimlerini ve Partizan bayraklar›n› dalgaland›ran kitle yolu tek yönlü trafi¤e kapatarak yapt›¤› yürüyüflte ‹smetpafla Caddesi’ne geldi¤inde yolu ta-

mamen kapatarak aç›klama yapt›. Aç›klamada, Kaypakkaya’n›n mücadelesi k›saca anlat›l›rken güncel sorunlara de¤inildi. Yürüyüfl boyunca yak›lan meflalelerin alevi etraf›nda toplanan kitle eylem sona ererken “‹brahim’den Mehmet’e selam olsun Partiye”, “Marks, Lenin, Mao önderimiz ‹bo, savafl›yor T‹KKO”, “Yaflas›n partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB” vb. sloganlar att›. *21 May›s Cumartesi günü ‹brahim Kaypakkaya’y› anmak için Tohum Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelde ilk olarak sinevizyon gösterimi yap›ld›. Panelistler 15-16 Haziran’›n devrim mücadelesindeki önemine ve ‹brahim’in bu direnifl üzerine yapt›¤› de¤erlendirmelere de¤indiler. Panelde ayr›ca ‹brahim Kaypakkaya’n›n Proletarya Partisi’ni kurdu¤u dönemin özelliklerine dikkat çekildi. Panel soru-cevap k›sm›ndan sonra sona erdi. * 22 May›s Pazar günü Deri-‹fl Tuzla fiubesi’nde saat 13:30’da yap›lan panelde de ‹brahim Kaypakkaya an›ld›. Etkinlik bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Yap›lan sinevizyon gösteriminin ard›ndan kavga fliirleri okundu. Müzik Grubu’nun söyledi¤i marfl ve parçalara kitle de efllik etti. Müzik grubunun ard›ndan bafllayan pa-

nel iki bölüm olarak ele al›nd›. Birinci bölümde panelistler “‹brahim’i nas›l anl›yoruz, anlamland›r›yoruz, yaflam›m›zda nas›l karfl›l›k buluyor?” sorular›n› açmaya çal›fl›rken ikinci bölüm kat›l›mc›lar›n sorular› ve kendi düflüncelerini paylaflmas›yla geçti. (...) Etkinlikte Gülsuyu ve 1 May›s Mahallesi Partizan okurlar›n›n gönderdi¤i mesajlar okundu. *Bizler Sar›gazi Mehmetçik Lisesi’nden YDG’liler olarak, 18 May›s’ta Önderimiz ‹brahim Kaypakkaya’y› anmak amac›yla bir yürüyüfl örgütledik. Yürüyüfle DGH okurlar› da destek verdi. Mehmetçik Lisesi’nin 150-200 metre ilerisinden bafllayan yürüyüfle yaklafl›k 60 kifli kat›ld›. “Önderimiz ‹brahim, ‹brahim Kaypakkaya”, “‹bo, Haydar, Zülfikar Namludad›r ‹ktidar”, “Faflistlerden hesap lafla sorulmaz, bizde hesaplar› namlular sorar” vb. sloganlar› atan gurup Cemevi’ni geçtikten sonra bir süre daha devam ederek yürüyüflü sonland›rd›. (Sar›gazi Mehmetçik Lisesi’nden YDG’liler) SAMSUN 21 May›s Cumartesi günü düzenlenen piknikte bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. Etkinlik Türkiye’de iflçi s›n›f› ve mücadelesinin geçmiflten bugüne gelinen sürecinin de¤erlendirilmesi ile devam etti. Ülkemizde ve yereldeki özellefltirmeler, iflçi eylemleri, 1 May›s de¤erlendirmesi vb. son dönemde geliflen sürecin de¤erlendirmesi tart›flmalarla yap›ld›. Ard›ndan marfllar, türküler söylenerek piknik sona erdi.

‹BRAH‹M KAYPAKKAYA EYLEMLERLE ANILDI! Elimize posta kanal› ile ulaflan ve “TKP/ML militanlar›” imzas›n› ve May›s 2005 tarihini tafl›yan aç›klamada militanlar çeflitli eylemler yaparak ‹brahim Kaypakkaya’y› and›klar›n› aç›klad›lar. “‹brahim Kaypakkaya yoldafl›n ard›llar› olarak biz TKP/ML militanlar› emekçi semtlerde bir dizi eylemlilikle önder yoldafl›m›z› and›k” denilerek bafllayan aç›klamaya göre; * ‹lk olarak Sar›gazi, 1 May›s ve Gülsuyu semtlerinde “18 May›s’›n hesab›n› soraca¤›z”, “‹bo yafl›yor, T‹KKO savafl›yor”, “Gerillalar ölmez, yaflas›n Halk Savafl›”, “Komünist önder ‹brahim Kaypakkaya ölümsüzdür”, “Yaflas›n MLM” vb. yaz›lamalar yap›ld›. * 17 May›s gecesi 1 May›s Mahallesi’nde saat 22:00 civar›nda ana cadde trafi¤e kesilip, molotoflarla bir korsan eylem yap›ld›. Eylem s›ras›nda günün anlam ve önemini anlatan bir konuflma da yap›lm›fl ve ayr›ca “18 May›s’› unutmad›k, unutturmayaca¤›z” TKP/ML T‹KKO imzal› pankart da caddeye as›lm›flt›r. Ard›ndan at›lan “Marks, Lenin, Mao önderimiz ‹bo, savafl›yor T‹KKO”,

“Yaflas›n partimiz TKP/ML Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB” vb. sloganlar at›ld›. Yine aç›klamaya göre militanlar›n yapt›klar› bu eylemler halk›n ilgisini çekmifl ve kay›p verilmeden eylem yerinden uzaklaflm›fllard›r. * Gülsuyu Mahallesi Dinler Sokak’ta da ayn› içerikli bir korsan eylem yapan TKP/ML militanlar›, yolu trafi¤e kapatarak ellerinde meflalelerle alana “‹brahim Kaypakkaya yafl›yorTKP/ML T‹KKO” pankart›n› asm›flt›r. Eylem s›ras›nda “18 May›s’›n hesab›n› soraca¤›z”, “‹bo yafl›yor, T‹KKO savafl›yor”, “Yaflas›n Halk Savafl›” vb. sloganlar at›ld›. Aç›klaman›n sonunda “tüm bu eylemlilikler halk›m›z taraf›ndan ilgiyle karfl›lanm›flt›r. Çeflitli milliyetlerden ezilen emekçi halk›m›z›n ba¤r›nda taht kuran önder ‹brahim yoldafl, bir kez daha genifl halk y›¤›nlar›yla buluflturularak, kavga yeminimiz, hesap sorma bilincimiz ve s›n›f mücadelesindeki kararl›l›¤›m›z bir kez daha yenilenmifltir” denildi. * “18 May›s 1973’te Diyarbak›r iflkencehanelerinde katlediliflinin 32. y›l-

dönümünde onun ülkemiz devrimi özelinde proleter dünya devrimine katk›lar›n›n daha iyi anlafl›lmas›ndan ötürüdür ki ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor” fleklinde bafllayan aç›klamaya göre Alt›nflehir Bayramtepe Mahallesi’nde, Sar›gazi Mahallesi’nde, 1 May›s Mahallesi’nde, Kartal, Gebze Ulafltepe ve Mudurnutepe mahallelerinde “Marks, Lenin, Mao, önderimiz ‹bo, savafl›yor T‹KKO”, “‹bo yafl›yor, T‹KKO savafl›yor”, “18 May›s’› unutma”, “Önderimiz ‹brahim Kaypakkaya”, “‹brahim’den Mehmet’e yaflas›n partimiz TKP/ML” yaz›lamala-

r› yap›ld›. Yine aç›klamaya göre 1 May›s Mahallesi’nde 15 May›s günü bir korsan gösteri yap›lm›flt›r. Sa¤l›k Oca¤›’n›n yan›ndan ana caddeye ç›kan militanlar yolu trafi¤e kapatarak eylem yapm›fllard›r. Aç›klamaya göre bu s›rada kitleye ajitasyon çekilerek “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB”, “Savafl, ö¤ren, ilerle gücümüz TMLGB” sloganlar› at›ld›. Çevredeki insanlar›n da ilgili gösterdi¤i eylem, havaya atefl edilerek sonland›r›ld›.


OGYIK23