Issuu on Google+

ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

www.iscikoylu.org

Say›: 2005-10

21

*Y›l:2 *6-19 May›s 2005 *Fiyat›: 75 YKr ISSN:1303-9350

Her May›s’ta, her an›m›zda, her ad›m›m›zda KAVGAMIZDA YAfiIYOR ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA!

en ylü’d ö k i ‹flç

O’nu anmak an›n görevlerini yerine getirmektir! GÖREVLER‹M‹ZE SARILALIM Sayfa 30

Proletarya Partisinin kurucusu komünist önder ‹brahim Kaypakkaya ad›, üzerinde yaflad›¤›m›z co¤rafyada emperyalizme, feodalizme, komprador kapitalizme, faflizme, flovenizme ve her türden gericili¤e karfl› çeflitli milliyetlerden Türkiye halk›n›n baflkald›r›s›n›n 24 Nisan’da kurulan Partinin devrim yolunda somutlanan ad›d›r. ‹flte bu yüzden O’nun faflist diktatörlük taraf›ndan katlediliflinin 32.

y›ldönümünde; Onu anmak kurdu¤u Parti’yi gözbebe¤imiz gibi koruyup, gelifltirip devrimin önder ve öncü kuvveti yapmakt›r. Kaypakkaya’n›n ard›llar› olman›n ve çeflitli milliyetlerden Türkiye halk›n›n bizlerin omuzlar›na yükledi¤i görevdir bu! 18 May›s’›n y›ldönümünde kendisini feda etti¤i ve kurtulufluna adad›¤› ezilen halk kitlelerine Kaypakkaya ad›n› ve onun devrim program›n› gö-

türmek bugün en yak›c› görevimizdir. Faflist diktatörlü¤ün; provokasyonlu-linç giriflimli faflist sald›r›lar› eflli¤inde, s›n›f mücadelesine yönelik müdahalesine karfl›, her fleye ra¤men yüz binlerin kat›l›m› ile 1 May›s alanlar›nda verilen yan›tta yafl›yor Kaypakkaya. Bugün, üzerinden 33 y›l geçmesine karfl›n Proletarya Partisi’nin ve onun kurucusunun görüflleri bu topraklarda hala yaflam buluyorsa,

bu görüfller tarih taraf›ndan defalarca kez kan›tlan›yorsa, ezilen kitleleri bu görüfllerle birlefltirmek ve devrime yürümek bizlerin kavgadaki ›srar›na, ideolojik kararl›l›¤›na, cüretine ve cesaretine ba¤l›d›r. Bu ›srar›, kararl›l›¤›, cüret ve cesareti kuflanan ‹brahim Kaypakkaya’n›n yoldafllar› da¤larda, fabrikalarda, gecekondularda, okullarda umudun ad›n› ilmek ilmek s›n›f mücadelesine tafl›yorlar.


senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

ABONEL‹K fiARTLARI

işçi-köylü

6 AYLIK: 10.200.000

1 YILLIK: 20.400.000

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


3

21

6-19 Mayıs 2005

MÜDAHALE SÜRÜYOR! Özkök’ten 20 Nisan “Muht›ras›” 21 Mart Newroz kutlamalar›n›n ard›ndan yaflanan geliflmeler, faflist sald›r›lar›n durdurulmas› anlam›nda geri çekilse de sorun, devlet cephesindeki geliflmeleri tansiyonu hayli yüksek biçimde devam ediyor. 22 Mart’da Genelkurmay Baflkan› Özkök’ün “muht›ra” nitelikli aç›klamas›n›n ard›ndan sokakta ifadesini bulan linç görüntüleri haz›rlanm›fl bir sürecin parçalar› olarak yafland› ve belli boyutlar›yla yaflanmaya da devam ediyor. Yaflananlar›n iç ak›fl›na bak›ld›¤›nda “kendili¤inden” bir süreç olarak görülse de öncesinden baflta Genelkurmayl›k olmak üzere devletin tüm mekanizmalar›n›n ortak oldu¤u bilinçli bir süreç yafland›¤› görülebilir. Sokaktaki linç görüntüleri geri çekildi, ancak “hassas” olan durum varl›¤›n› korudu. Milliyetçilik histerisinin flaha kalkt›¤› bu dönemde perdede sergilenen oyun sahne de¤ifltirerek yeni bir boyutla oynanmaya devam ediyor. GENELKURMAY’DAN 2. “MUHTIRA” 20 Nisan’da Genelkurmay Baflkan› Hilmi Özkök’ün ikinci “muht›ra”s› 21 Mart “muht›ra”s›ndan daha fazla etki yaratt›. Özkök’ün Harp Akademileri’nde yapt›¤› 45 sayfal›k aç›klama yaflanan geliflmelerin niteli¤ini anlamak ve de¤erlendirmek aç›s›ndan fazlaca veri sunmaktad›r. Konuflman›n ard›ndan yap›lan de¤erlendirmelerde ve bas›na yans›t›lan bilgiler içerisinde konuflma metninin bir ay öncesinden haz›rland›¤› ifade edildi. Aç›klaman›n ard›ndan yap›lan de¤erlendirmelerin niteli¤ini ve içeri¤ini belirleyen temel nokta askerin siyasilerin, devletin ifline el att›¤› yönünde oldu. Ülke gündemini belirleyen bu aç›klaman›n ard›ndan Anayasa Mahkemesi Baflkan› Mustafa Bumin’in aç›klamas› devlete yap›lan ikinci uyar› mahiyetinde alg›land› ve de¤erlendirildi. “Türban parti kapatt›r›r” manfletleriyle bas›na yans›yan bu de¤erlendirme üst üste yap›lan uyar›lar›n son halkas› oldu. Ermeni soyk›r›m›n›n gündemden düflmedi¤i bir süreçte yüksek sesle yap›lan tart›flmalar yine bu kritik sürecin bir parças›n› oluflturmas› anlam›yla oldukça önemli. Zira bu tart›flmalar AKP hükümetini s›k›flt›ran bir pozisyondad›r. Ve her defas›nda yap›lan aç›klamalara yan›t mahiyetinde aç›klamalar yap›lsa da tart›flmalar›n genifl bir kesim taraf›ndan yürütülmesi hükümetin iflini oldukça zorlaflt›rd›. 20 Nisan’da yap›lan aç›klama 28 fiubat sürecinde ordu taraf›ndan yap›lan “ebediyete kadar sürecek” aç›klamalar›n› ve benzer bir sürecin yeniden yafland›¤› tart›flmalar›n› bu aç›klamalar›n ard›ndan çok daha canl› bir flekilde gündeme getirdi. Özkök’ün yapt›¤› 45 sayfal›k de¤erlendirmede de¤inilmeyen konu yok. Ülkenin iç ve d›fl siyasetinden televizyon programlar›na ve bozulan Türkçe’ye kadar bir dizi konunun “ayd›nlat›ld›¤›” bu aç›klamada AKP hükümetine ciddi uyar›lar yap›ld›. Aç›klamay› derin bir sessizlikle karfl›layan ve suskunlu¤unu koruyan AKP, rutin iflleri ile u¤rafl›rken bu “muht›ra”n›n anlam›n› iyi biliyordu. “Ülkede ciddi bir siyasi otorite bofllu¤u yaflan›yor ve buna müdahale etmek gerekiyor” deniliyordu. Devletin has kalemflörleri aç›klamay› “say›n paflam›z” ile bafllayan cümlelerle devletin has kalemflorlar› büyük bir hayranl›kla karfl›larken devlet erka-

n›ndan AKP Genel Baflkan Yard›mc›s› D. M. Mehmet F›rat; “Dikkatle izledim ve okudum. 85 y›ll›k cumhuriyetin korunmas› konusunda genel de¤erlendirmedir. Akl›selimin toplam›yd›. Böyle bir devlet adam›na sahip oldu¤umuz için iftihar ediyorum” aç›klamas›nda bulundu. “Muhalefet” partisi CHP ise “paflan›n” aç›klamas›na ayn› sayg›nl›kla cevap verdi. “Biz Özkök’ün söylemlerini iki y›ld›r CHP olarak genel baflkan, parti sözcüleri ve milletvekilleri düzeyinde s›k s›k dile getirdik. CHP ve sivil toplum örgütlerinin görüfllerine medya yer vermedi” beyan›nda bulunuldu. Yani devlet cephesinden “paflan›n” yapt›¤› uyar› al›nd› ve bu do¤rultuda yan›t verildi. Yukar›da da vurgulad›¤›m›z gibi bir kesimi ciddi anlamda rahats›z eden bu aç›klamalar dizisi “demokrasiye ve siyasal alana müdahale”, yap›lan de¤erlendirmelerdeki “silahl› kuvvetler devlet içinde devlet gibi davranmaz, davranamaz”, “Demokratik rejimlerde silahl› kuvvetler, siyasal alana bu kadar ayr›nt›s›yla girmez, giremez” saptamalar› durumdan duyulan rahats›zl›¤›n bir ifadesi. TC TAR‹H‹ HATIRLANIYOR 27 May›s, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 fiubat’a böyle gelindi¤i aç›klamalar› rahats›zl›¤›n ana noktas›n› oluflturur durumda. Zira bu dönemlerin hat›rlatmas› bofluna de¤ildi. Çünkü “Ankara’da devlet sars›nt›s›” içerikli de¤erlendirmelerin dikkat çekildi¤i temel noktalar bunlar oldu. “E¤er ülkede bir devlet bofllu¤u ve siyasilerin geliflmelere müdahalesi yetersizse asker devreye girer ve ard›ndan yukar›da s›ralamas›n› yapt›¤›m›z tarihsel süreçler yaflan›r.” Bu tespit ve tarihsel s›ralaman›n s›kça hat›rlat›ld›¤› de¤erlendirmelerde süreç böyle mi iflletilecek sorular› sorulmaya baflland›. Özkök’ün yapt›¤› aç›klamalarda dikkat çekilmesi gereken noktalardan biri de ABD’nin sürece iliflkin yapt›¤› de¤erlendirmelerle bir paralellik tafl›mas›d›r. Bu kuflkusuz flafl›rt›c› bir durum de¤il. Ancak dikkat çeken nokta, ABD’nin AKP ile iliflkilerinin iyi olmad›¤›n›, ‹ncirlik ile beraber biraz daha gerildi¤ini ifade etti¤i bir dönemde benzerlik tafl›mas›d›r. Özkök yapt›¤› aç›klamada “k›r›lma bölgesi” olarak Uzakdo¤u, Orta Asya, Kafkasya ve Ortado¤u oldu¤unu tespit ediyor. Ayn› tespit ABD’nin Ulusal Strateji Belgesi’nde de böyle ifade ediliyor. 22 ülkeyi kapsayan bu aç›klama ABD’nin “ülke güvenli¤i” için müdahale edilmesi gereken bölgeler olarak tespit etti¤i ülke ve bölgelerdir. ‹ncirlik pazarl›¤›nda istedi¤i sonucu alamayan ABD, hat›rlanaca¤› üzere görüflmeleri sürdüren iki ABD yetkilisinin yapt›¤› “Türk hükümeti ile yürüttü¤ümüz görüflmelerde yeterli sonucu alamad›k” aç›klamas›nda bulunmufltu. Zira Bush’un Ermeni Soyk›r›m› ile ilgili yapt›¤› aç›klama da benzer biçimde devleti memnun etmedi. Aç›klamas›nda 1.5 milyon Ermeni’nin öldürüldü¤ünün ifade edilmesi, Türkiye aç›s›ndan süreci rahatlatacak nitelikte olmad›. Bu aç›klama devlet taraf›ndan soyk›r›m sözcü¤ü kullan›lmasa da “sanki buna iflaret ediliyor” biçiminde alg›land› ve

de¤erlendirildi. 1 Mart tezkeresinin Meclis’ten geçmemesinin ard›ndan Türkiye ile iliflkileri gerilen ABD’nin, BOP için düflündü¤ü projeler ve bunlar›n içinde Türkiye’ye biçti¤i rolü hayata tam olarak geçirememesi ABD aç›s›ndan rahats›zl›klar›n nedenini ifade ediyor. Önümüzdeki aylarda k›z›n›n diploma töreni için ABD’ye gidecek olan Tayyip Erdo¤an’›n Bush’tan ›srarla istedi¤i randevuyu alamamas› ve oyalanmas› bu rahats›zl›klar›n toplamdaki yans›mas›d›r. BUM‹N’DEN LA‹KL‹K VE TÜRBAN DERS‹ Devlete yap›lan bu uyar›n›n ikinci aya¤›n› Mustafa Bumin’in aç›klamas› oluflturdu. Laiklik ve türban dersinin verildi¤i bu aç›klama beklenenin üzerinde “sert” bulundu. Türban krizine neden olan bu aç›klamay› büyük bir rahats›zl›kla dinleyen AKP’ye bir meydan okuma olarak alg›land›. Bumin yapt›¤› aç›klamada “Kimi siyasal parti yetkililerince de, yasal düzenlemeler yap›larak türbanla ö¤renim yapma olana¤› tan›naca¤› yolunda beyanlarda bulunulmas›” aç›klamas›nda adres çok aç›ktan verildi. Tabi bu her biri “muht›ra” nitelikli aç›klamalar›n hiç biri di¤erleri gibi bir tesadüfler zinciri de¤il. Bumin konuflmas›n›n ard›ndan yapt›¤› aç›klamada “daha önceki konuflmalar›m gibi kiflisel görüflümdür” dese de meselenin böyle olmad›¤› aç›kt›r. AKP’nin bu konuflmaya verdi¤i yan›t ise “paflan›n” yapt›¤› aç›klamaya oldu¤u gibi sessiz geçmedi. AKP Grup Baflkanvekili ‹rfan Gün-

düz, Bumin’in aç›klamas›n› “devletin din ifllerine müdahalesi” olarak aç›klad› ve Bumin’in “Önüne konulan metni okumada” zorland›¤›n› ifade etti. Bu aç›klamaya tepki olarak Tayyip Erdo¤an da 23 Nisan resepsiyonuna kat›lmad›. Bumin’in sözlerine en sert tepki ise Meclis Baflkan› Ar›nç’›n “Bu Anayasa Mahkemesini ben Meclis’in yapabilece¤i bir anayasa de¤iflikli¤iyle kald›rabilir miyim? Kald›rabilirim” sözleriyle ifadesini buldu. SÖZDE DER‹N DEVLETTEN HÜKÜMETE MÜDAHALE M‹? Üst üste hükümete yap›lan bu “uyar›lar”›n ard›ndan bir kez daha hortlat›lan “derin devlet” tart›flmas› ile birlikte yap›lan aç›klamalar›n “derin devlet”in gidiflata müdahalesi mi? tart›flmalar›n› açt›. Devlet program› niteli¤indeki aç›klamas›nda AB sorununa da de¤inen Özkök: “Bu üyeli¤in, AB’nin bize bir lütfu olarak de¤er-

lendirilmesi çok yanl›flt›r. Bunda iki taraf›n da menfaatleri vard›r… Anlaflma olmaz flayet AB’ye girilmezse, tabii ki dünyan›n sonu gelmeyecektir” aç›klamas›nda bulundu. ABD ile iliflkiler konusunda ise “Türkiye’nin ABD’ye, ABD’nin Türkiye’ye ihtiyac› vard›r” tespitinde bulundu. Ve bu aç›klamadan iki-üç gün sonra Erdo¤an-Özkök görüflmesi yap›larak ‹ncirlik üzerine detaylar konufluldu. Özkök’ün Erdo¤an’a kapal› kap›lar arkas›nda ABD’nin gönlünü hofl tutma ve isteklerini yerine getirme direktifleri verdi¤i yine bas›na yans›yan bilgiler aras›nda. Zira efendisi ABD ile aras› aç›lan ve isteklerini karfl›lamada yetersiz kalan bu hükümetin gönderilmesi zor bir ifl de¤il. Ciddi anlamda s›k›flma ve yönetme krizi yaflayan hükümete yap›lan bu müdahalelerde görülmesi gereken temel nokta da budur. Biriken borçlar ve uygulanmaya geçirilmesi gereken sald›r› yasalar› ve emekçilerin bu yasalara karfl› ortaya koydu¤u tepki aras›nda s›k›flan hükümete bu müdahaleyi “siz yapmazsan›z biz devreye böyle gireriz” mesaj›n›n da verilmesidir. Bu mesaj ve müdahale kuflkusuz sadece hükümete de¤il, toplumsal muhalefete ve onun öncülerine yönelik bir nitelik de tafl›yor. Devletin strateji uzmanlar›ndan fiükrü Elekda¤ aç›klaman›n ard›ndan köflesinde yapt›¤› de¤erlendirmede: “Org. Özkök’ün konuflmas›n›n üzerinde düflünülmelidir. Bu çok önemli uyar›y› anlamamak veya gündemden bilinçli olarak düflürmek, Türkiye’ye büyük zarar verir. Anayasa’ya meydan okuyanlar, Diyarbak›r, Mersin, Trabzon, Sakarya olaylar›ndan sonra ak›llar›n› bafllar›na almal›d›rlar” saptamas›nda bulundu. Alttan alta daha fazla biriken tepkiye paralel, belli bir mesafe kat eden devrimci güçlere yönelik linç giriflimleri ile verilen mesaj böylelikle daha ayr›nt›land›r›lm›fl oldu. Bu aç›klamalara neden olan›n içinden geçilen ekonomik ve siyasi sürecin oldu¤u bir gerçek. Bu gerçe¤e paralel yaflanacak geliflmelerin rengi önümüzdeki dönem kendini çok daha aç›k gösterecektir. “‹kinci 28 fiubat” aç›klamalar› yeniden gündemin merkezine konulurken, Sincan sokaklar›nda gezdirilen tanklar›n bu sefer nerelerde gezdirilece¤i sorusu bir hayli sorulmaya baflland›. Hükümetin istifaya do¤ru sürüklendi¤i de¤erlendirmelerinin yap›ld›¤› bu dönemde yaflanan geliflmeler “AB aday üyeli¤i süreci ve halk bask›s›ndan kaynakl› baz› yasal düzenlemeler, Kürtçe yay›n, DGM’lerin kald›r›lmas›, MGK’daki biçimsel düzenlemeler vb. geliflmelerden tedirgin olan gerici ve ›rkç› güçler, hükümeti de geriye atarak sürece müdahale etmektedir.” (22 Nisan. Çetin Diyar Evrensel) biçiminde de¤erlendirilemez. Yap›lan aç›klamalar›n kapsam› tek bafl›na bunlarla s›n›rl› olmad›¤› gibi meseleyi AB süreci ile s›n›rland›rmak önümüzdeki dönem yaflanacaklar›n da görülmemesini beraberinde getirecektir. Devletin bu aç›klamalar ve dalafllarla sars›nt› geçirdi¤i kesin. Sars›nt›n›n öncü olmas›n› belirleyecek olan ise önümüzdeki dönem daha da ›s›nacak olan muhalefettir.


4

6-19 Mayıs 2005

S›n›fsal Bak›fl GÖRÜfi YASA⁄I SAYIN ÖCALAN’A YARAMIYOR! Söze, “s›ras› m›” diye soracak/elefltiride bulunacak olanlara yan›t/aç›klama getirerek bafllayal›m. Irkç›-floven sald›r› ve kampanyan›n örgütlendi¤i bir sürecin ard›ndan, tam da buna karfl› duruflun örgütlenmesi ve konuyla ilgili zafiyete dikkat çekti¤imiz bir aflamada, ulusal hareketin önderli¤ine yönelik bir elefltiri yaz›s›n›n kaleme al›nmas› ilk bak›flta “çeliflki” oluflturmaktad›r. Ancak, mesele iflte tam da bu “ilk bak›flta” noktas›ndad›r. Sorunlar, “ilk bak›flta” ad›n› verdi¤imiz yüzeysellikle ele al›n›rsa, ne sa¤l›kl› çözümlemeye ne isabetli politika üretimine ne de do¤ru taktik saptanmas›na ulafl›lacakt›r. Özcesi; savafl› ve mücadeleyi, ›rkç›floven kampanyan›n ve sald›r›lar›n gö¤üslenmesi, sosyal-flovenizmle mücadeleyi de içeren biçimde faflist diktatörlü¤e karfl› yükseltmeyi esas k›lmak, hiçbir biçimde reformizme ve revizyonizme karfl› mücadeleyi ihmal etmeyi gerektirmez. Hele ki bu savafl›m, özellikle bugünkü flartlarda, emperyalizme ve faflizme karfl› kavgam›zla çok s›k› ba¤lar örmüflse, durum daha özellikli demektir. “S›k› ba¤lar”, Kürt Ulusal Hareketi önderli¤inin gelifltirdi¤i, karfl›-devrime hizmet eden politikalardan kaynaklanmaktad›r. Bunun önemi, Hareket’in ülkemiz devrimi aç›s›ndan tafl›d›¤›/bulundurdu¤u potansiyel a¤›rl›k ve güçten ileri gelmektedir. Bu bütün geliflmelere ra¤men yads›namaz bir durumdur. Sorun; A. Öcalan’›n uçaktayken “Benim annem de Türk’tü, f›rsat verilirse hizmet etmeye haz›r›m.” demesi, ard›ndan faflist Türk devletinin bayraklar› önünde poz verip sonra da mahkemede “fiehit annelerinden özür dilerim.” diye düflman› bile flafl›rtan bir tav›r sergilemesi boyutuyla de¤erlendirilmekten ç›km›flt›r. Sorun; Say›n Öcalan’›n, avukat görüfllerinden dökülen incilerinde yer alan; “Yenilenmifl bir Mustafa Kemal gerekli Türkiye’ye….. Mustafa Kemal’in güncelleflmesi laz›m.”, “Benim ciddiyetimi ABD bile anlad›. Ben hasso-hüsso adam de¤ilim.”, “Genelkurmay bile al›p inceliyor. Beni kullan›n ama do¤ru temelde kullan›n, yoksa terslerim. Yedi yafl›nda anama babama karfl› ç›kt›m, takmad›m. Sayg›s›zl›ktan de¤ildi, anama babama sayg›l›yd›m. Ama siz yetersizsiniz dedim, karfl› ç›kt›m. Devlet kimmifl, ABD kimmifl, onlar› da takmad›m. Bunlar kim oluyor? DEHAP, HADEP kim, flu bu kim?” (Özgür Halk, 15 Mart 2005) türünden, toplasan›z önemli bir külliyat› oluflturacak, y›llard›r sarf etti¤i al›fl›la gelmifl sözlerini “ciddiye” almaktan da ç›km›flt›r. Sorun Apo’nun peflpefle yay›nlanan kitap külliyat›nda “sistemlefltirdi¤i” Ulusal Hareketi “evcillefltirme ve düzene yedekleme” notlar›n›n bu yaz›m›z çerçevesinde ele al›n›p al›nmamas› da de¤ildir. Bunlar›n bir k›sm›n›n de¤erlendirmesini de¤iflik yay›n ve yaz›lar›m›zla yapm›flt›k. Buradaki nispeten yeni say›labilecek sorunumuz, Say›n Öcalan’›n son harikas› “demokratik

konfederalizm”’in pazarlanmas› vesilesiyle MLM ideolojiye, bu kez do¤rudan biçimde sistematik ve istikrarl› sald›r›lar›d›r. Bunlar›n ipe sapa gelmez olmas›, büyük bir cehalet ve gaf örnekleri içermesi bir yana, zamanlamalar› dikkat çekicidir. Daha önceki avukat görüfllerinde;“Uluslar›n kendi kaderini tayin hakk› ilkesi devlet kurma hakk› de¤ildir. Lenin bunu mahvetti. Lenin ve Stalin’in bunu afl›r› flekilde devlet kurma ilkesi olarak ele almalar› tarihi felaketler getirdi.” (Özgür Halk, 15 mart 2005) “Marks’›n de¤er teorileri bir fecaat. Bu de¤er teorisi hakk›nda benim kuflkular›m var.” (Özgür Halk, 15 Nisan 2005) sözlerini ettikten sonra; uzun süreli engellemenin ard›ndan yap›lan son görüflmesinde yine bu iki “kritik” konuda, çok “gerekli ve önemliymifl” gibi, de¤erli görüfllerini yeniden belirtme ihtiyac›nda bulunmas› ve bunlara ek, ne hikmetse baflka de¤inilere de gereksinim duymas›, “hay›rd›r” dedirtmektedir. Önce Say›n Öcalan’›n bu iki konudaki “yeni” sözlerine kulak verelim: “Benim dediklerimi (demokratik konfederalizmi kastediyor-bn) CIA al›yor iyi inceliyor ama tabii ki kendi ç›karlar›na dönüfltürerek uyguluyor. Bu durum LeninWilson iliflkilerine benziyor. Lenin’in Rusya’da gelifltirdi¤i UKKTH’›na karfl› Wilson, Wilson ilkeleriyle cevap veriyor. Lenin ile Wilson aras›ndaki diyalektik iliflki benimle Amerika ya da Bush aras›ndaki diyalektik iliflkiye benziyor. Lenin’e karfl› ABD kazand›. Bakal›m bizim diyalekti¤imizde nas›l olacak?”, “Asl›nda Kapital’de çok iyi inceleyemedim ama son tahlilde iflçi s›n›f› ile burjuva s›n›f›n›n birleflip pay alma savafl›d›r. Roza Lüksemburg Marks’› elefltiriyor, pre-kapitalist toplum olmadan iflçi s›n›f› yaflayamaz, diyor. Roza’n›nki daha do¤ru. ‹flçi s›n›f› ile burjuvazi birleflip sonra toplumu sömürüyorlar, de¤er teorisinin özü budur. ‹flçi s›n›f›n›n bu eksenli devrimcili¤i safsata”, “Marks’›n sosyal bilime katk›s› olmufl ama muazzam da yetersizli¤i var, topluma anlaml› bir fley getirememifltir.” (Ülkede Özgür Gündem, 30.04.2005) Megalomanik durumun sorgulanmas› konumuz de¤il. Seviyeyle u¤raflmak da kifliyi ayn› seviyeye indirme riski tafl›d›¤›ndan buna girmekten kaç›n›yoruz. Say›n Öcalan’›n muhatab› olacak kadar haddimizi aflmay› da düflünmüyoruz ama, ustalar›m›z söz konusu olunca, akan sular duruyor! Yukar›daki sözlerle u¤raflmak, ak›l ifli de¤il. ‹nsan nereden bafllayaca¤›n› flafl›r›yor. Önce flunu söyleyelim ki daha iyi anlafl›ls›n: Ne Marks ne de Lenin’e akl› bafl›nda olan veya olmayan hiçbir burjuva teoriysen/toplum bilimci dahi, “yetersizlik”, “topluma anlaml› bir fley getiremedi” elefltirisi/suçlamas› yöneltememifltir. Niye mi? Tarihte bu sözlerin sarf edilebilece¤i en son kiflilerden ikisi bunlard›r da ondan. Ha keza, UKKTH konusunda söyledikleri, “Lenin-Wilson iliflkileri”, “ABD’nin

21 kazand›¤›” gibi sözlerin tümü en hafif deyimle yaland›r. Tarihsel gerçekleri alt-üst eden, bilgisizlik, cahillik ürünüdür. Daha önemlisi, ABD emperyalizmini yüceltici, muzaffer gösterici özellikler tafl›maktad›r. Tam aksine tarih Lenin ve Stalin yoldafllar› hakl› ç›karm›flt›r ve ç›karmaya devam etmektedir. Rosa Luksemburg yoldaflla ilgili söyledikleri, yine yar›m yamalak birilerinden okuduklar›na dayanmaktad›r. Zaten referanslar› tümüyle, revizyonist, Troçkist burjuva teorisyenlerdir. Bu flahsiyetlerin, geçmiflin paslanm›fl tezlerini yeni ambalajlarda piyasaya sürdükleri kitaplar›n› okuyan; onlar› bile do¤ru dürüst anlamadan kendi ad›na servis yapmaya kalkan Say›n Öcalan; bu sayede Rosa Luksemburg’u Marksizm’in, iflçi s›n›f›n›n düflman› yapmay› da baflar›yor! Burada, bu yalan-dolanlardan daha önemlisi, iflçi s›n›f›n›n devrimci rolünün ortadan kalkt›¤› “tezi”dir. “Safsata” diye vurguyu sertlefltirmesi bofluna de¤il! Dikkat edilirse, yukar›dan afla¤›ya Say›n Öcalan’›n a¤z›ndan gelifligüzel, acemice, beceriksizce ama hiç de tesadüfi olmayan bir flekilde dökülen sözler; bir zamanlar›n ideolojik kampanyas›nda kullan›lan bafll›ca cephanelik malzemesiydi. Bookchin, Wallerstein, Braudel k›rmas› “demokratik konfederalizm” isimli çizgi film senaryosu, yine kendi deyifliyle “‹mparatorluk” ve “Çokluk” isimli kitaplar›n yazarlar› Hardt ve Negri’nin görüflleriyle birlikte “ideolojik temeller” oluflturmaktad›r. Bu, emperyalist karargahlardan beslenen ve pompalanan, su kat›lmam›fl burjuva ideolojisidir. Hardt ve Negri, “Komünist Manifesto’nun 21. yüzy›l versiyonu” pazarlamas› yap›lan “imparatorluk” isimli eserleriyle “küreselleflme karfl›t› hareketlerin” rüzgar›n› arkalar›na alarak “emperyalizmin devrini tamamlad›¤›” teziyle ortaya sürülmüfller, Kautsky’nin iflas etmifl “ultra-emperyalizm” teorisini bir sürü laf kalabal›¤› ile savunmaya kalk›flm›fllar, ifl alternatifin sunulmas›na gelince bocalam›fllard›. Ard›ndan devrimci enerjisini tüketti¤i, hatta toplumda marjinalleflti¤ini iddia ettikleri iflçi s›n›f›n›n yerine devrimci öznenin gösterilmesinin ihtiyac› üzerine, bu soruya yan›t olarak ikinci eserleri “Çokluk”u ç›kard›lar. Ancak çok geçmeden, kapa¤›na “büyüklere masallar” diye yazmay› unuttuklar› anlafl›ld›! Emperyalizm ça¤›nda, bir dizi faflist rejimin izniyle, çeflitli uluslardan halklar›n, iktidar yap›lanmas› olmadan, demokratik bir komün tarz›nda, (ne demekse?) kültürel (dini, cinsel, buna benzer) gruplaflmalar›n birlefltirilmesi ve konfederal biçimde örgütlenmesiyle demokratik konfederalizm oluflturulacakm›fl. Böylelikle herhalde “ideal toplum düzeni”ne ulafl›lm›fl ya da yaklafl›lm›fl oluyor. Zaten s›n›flar da çoktan “ilerici emperyalizm” taraf›ndan ortadan kald›r›ld›¤›na göre pek fazla sorun kalmasa gerek. Di¤er ufak tefek kültürel sorunlar› da bu demokratik konfederal sistem hayli hayli çözer gibi duruyor! A. Öcalan, bu keflfe nas›l ulaflt›¤›n›n s›rr›n› da bak›n nas›l anlat›yor: “Düflünüfl tarz›m kuantumik bir tarzd›r. Kuantum düzeyi bir gerçek. San›r›m parçal› örgüt ile ilgili elefltiriler de var. Size atomu inceleyin derim. Biliyorsunuz, eskiden üç parçal› olarak biliniyordu, flimdi art›k çok par-

çal› oldu¤u biliniyor. Bilim okuyacaks›n›z. Baflka ç›k›fl yolu yok. ‹deolojik yo¤unluk zordur. Ben burada çok yo¤unlafl›yorum.”(Ü.Ö.Gündem, 15.04.05) Bu, biraz ironik yaklaflt›¤›m›z meselenin asl›nda hiç de hafife al›n›r bir yan›n›n olmad›¤› iyi bilinmelidir. Konu, A. Öcalan’›n hezeyanlar› veya Kürt Ulusal Hareketi’nin yürüttü¤ü savafl ve direniflin yaratt›¤› prestijin kiflisel potada eritilmesi üzerinden yarat›lan kült kültürünün tahlili de¤ildir. Sorun, yukar›da de¤indi¤imiz üzere, emperyalizmin ideolojik sald›r›lar›n›n Kürt Ulusal Hareketi’nin teslimiyeti seçmifl önderi eliyle, hem de ›srarl› ve sistemli bir biçimde, politik gündemde yer bulmas›d›r. Üstelik bunun zamanlamas› ve a¤›rl›¤› dikkat çekici ölçüdedir. Bilindi¤i üzere, “demokratik cumhuriyet” ile bafllayan süreç, “demokratikekolojik toplum” ile devam etmifl, bir yandan da PKK ismi KADEK’ten KongraGel’e çevrilmifl, bu oynamalar›n son dura¤› olarak PKK isminin yeniden kullan›m› ile birlikte “demokratik-konfederalizm”e heves edilmifltir. Bütün bunlar›n, kaba birer oyalama ve sunum oldu¤u, beraberlerinde ileri sürülen, empoze edilmeye çal›fl›lan görüfllerden anlafl›lmaktad›r. Nihayetinde, Ulusal Hareket’in duruflu bozulmakta, tuttu¤u saf de¤ifltirilmekte ve böylelikle potansiyeli harcanmaktad›r. Bütün hedeflenenin bu oldu¤u aç›kt›r. Son sözü, Say›n Öcalan’›n at›fta bulundu¤u üzere Rosa Luksemburg’a b›rakarak bitirece¤iz. Belirtmemek olmaz; O Rosa ki, Say›n Öcalan’›n ilham kayna¤›/ak›l hocas› durumundaki Hardt ve Negri’nin dedeleri dönek Kautsky’nin “ultraemperyalizm” teorisine karfl› Almanya Sosyal Demokrat Partisi içinde mücadele yürüten Marksistlerin bafl›n› çekiyordu. Apo’nun bilip bilmeden ismini and›¤› Rosa flunlar› söylüyor: “Ekonomi ile modern iflçi s›n›f› aras›ndaki özel ba¤ birbiri ile ters orant›l›d›r. E¤er ekonomi bir yanda Marks’›n doru¤una ulaflt›rd›¤› flekliyle baflka herhangi bir bilimden ne kadar kapsaml› ise, öte yanda proletarya ayd›nlanmac›l›¤›n›n kaç›n›lmaz temeli olan s›n›f bilinçli proletarya bilimsel ekonominin derslerini o denli anlayabilecek biricik kitleyi oluflturuyor.” (Rosa Luksemburg, ‹ktisat Nedir?, Belge Yay. 1.Bask›, sf.101-102) “Marks’›n gösterdi¤i gibi…. Ve sermaye kendi egemenli¤ini dünyan›n tüm ülkelerine yayarken, kaos halinde bir dünya ekonomisi yaratmak suretiyle bu kaç›n›lmaz ana yaklaflmay› h›zland›rmakta, öte yandan kendisinin gelecekteki mezar kaz›c›lar› olan ve gittikçe daha büyük kitleler halinde bir araya gelen proleterleri de seferber etmekte ve tüm ülkeler proletaryas›n›n devrimci bir dünya gücü halinde egemenli¤inin temellerini atmakta ve bu süreci çabuklaflt›rmaktad›r. Sosyalizm böylece tasavvur olunan bir düzen olmaktan, güzel bir hayal olmaktan veya her ayr› ülkede kendi bafl›na hareket eden, tecrit edilmifl iflçi gruplar›n›n gerçeklefltirdi¤i bir deney olmaktan ç›k›yor. Sosyalizm, kapitalist geliflmenin gerçek kanunlar›n›n iflleyiflinin sonucu olmas› nedeniyle tüm uluslararas› proletaryan›n ortak politik program› olarak TAR‹HSEL B‹R ZORUNLULUKTUR.” (Rosa Luksemburg, ayn› eser, sf. 100-101)


5

21

6-19 Mayıs 2005

Deri iflçileri patronlar› uyard›!

Deri-‹fl Tuzla fiubesi’nin 2005-2007 Grup Toplu ‹fl Sözleflmesi görüflmelerinde deri patronlar›n›n uzlaflmaz tavr› nedeniyle anlaflma sa¤lanamam›flt›. Sendika sözleflme ile ilgili geliflmeleri, kamuoyuna ve üyelerine anlatmak amac›yla 27 Nisan Çarflamba günü saat 12:30’da Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde Eski Traktörler dura¤›nda bir bas›n aç›klamas› yapt›. ‹flçiler aç›klamada Tuzla Kaymakaml›¤›’n›n ve jandarman›n bask›lar›n› protesto ederek, bunlar›n kendilerini y›ld›ramayaca¤›n› vurgulad›lar. ‹flçiler “Yaflas›n Tuzla direniflimiz”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Birlik mücadele zafer”, “Yaflas›n 1 May›s” pankartlar›, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik (DDSB), Deri-‹fl Tuzla flubesi ve ILPS flamalar›yla ve “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek”, “‹fl ekmek yoksa bar›fl da yok”, “Sözleflme hakk›m›z grev silah›m›z” vb. sloganlarla dört bir koldan Traktörler Dura¤›’na geldi. Yaklafl›k 800 kifli burada toplan›rken bas›n aç›klamas›na Çal›k A¤›l Köyü Derne¤i Yönetim Kurulu, Türk-‹fl 1. Bölge Baflkan› Faruk Büyükkucak, DEHAP Tuzla ilçe baflkan›, EMEP Tuzla yönetimi, CHP il ve Tuzla yönetimini ile ILPS Türkiye Seksiyonu kat›larak destek sundu. Burada iflçilere hitaben s›ras›yla Deri-‹fl Tuzla fiube Baflkan› Hasan Sonkaya,

Türk-‹fl 1. Bölge Baflkan› Faruk Büyükkucak, Deri-‹fl Genel Baflkan› Yener Kaya ile Deri-‹fl Genel Baflkan vekili Musa Servi birer konuflma yapt›. Deri-‹fl Tuzla fiube Baflkan› Hasan Sonkaya “bu zamana kadar bir sürü toplu sözleflme yapt›k. Her toplu sözleflme sürecinde üzerimizde bask› kurmaya çal›flt›lar. Bu bask›lara karfl› hep birlikte direndik, birlikte mücadele ettik, birlikte kazand›k. Bu dönem T‹S’e girerken Türkiye’deki ve Havza’m›zdaki s›k›nt›lar› anlatarak oturduk masaya. Bugüne kadar kazand›¤›m›z haklardan asla taviz vermeyece¤imizi belirttik. Sosyal haklardan kesinlikle vazgeçmeyece¤imizi ancak ücret zamm›nda enflasyondan yüksek bir rakama imza atabilece¤imizi belirttik. ‹flverenler iflçilerin birli¤ini bölmeye çal›flt›. Ama bunu bugüne kadar baflaramad›lar, bundan sonra da baflaramayacaklar” dedi. Yener Kaya ise yapt›¤› konuflmada “T‹S’e bafllarken iflverenlere dedik ki, T‹S’lerimiz ya grevle sonuçlan›yor ya da greve bir gün kala bitiyor. Y›llarca mücadele ederek kazand›¤›m›z haklar›m›zdan taviz vermeyiz. ‹flverenler de taleplerimizi kabul ettiler. ‹fl ücret zamm›na gelince ‘ancak enflasyon oran›nda zam yapar›z’ dediler. Deri‹fl Sendikas› flimdiye kadar böyle bir sözleflmeye imza atmam›flt›r. Bizim burada bas›n

Emekçinin Gündemi 1 MAYIS COfiKUSUNU 18 MAYIS VE 15-16 HAZ‹RAN’LARA TAfiIYALIM! Toplumsal muhalefetin yükselifle geçti¤i bu süreçte buna paralel olarak devletin komünist, devrimci, demokrat, ilerici güçlere karfl› gelifltirdi¤i provokasyon ve sald›r›lar da art›r›lmaktad›r. DDSB olarak geliflecek süreci do¤ru okumal› ve bu sürece do¤ru anlay›flla haz›rlanmal›y›z. ‹lk olarak etkin oldu¤umuz alanlarda iflçi kitlelerini e¤itmek, örgütlemek, harekete geçirmek yaflamsal derecede önemlidir. Bu çabaya girildi¤inde çaba gösterenlerin de yani bizlerin de geliflece¤i ortadad›r. Kitlelerden kitlelere felsefesi iflte burada anlam bulur. Örgütlerken örgütlenmeyi, e¤itirken e¤itilmeyi, mücadele ça¤r›s› yaparken mücadele etmeyi gelifltirir, olgunlaflt›r›r, ileri seviyeye tafl›r. TC devletinin krizi her alanda derinlefliyor. Siyasi, ekonomik, askeri, kültürel vs. her alanda batakta olan TC devleti, yaflad›¤› krizleri aflmak için 6-7 Eylül,

Çorum, Marafl, 1977-1996 1 May›s katliamlar› gibi yöntemleri denemifltir. Tüm bu provokasyon, katliam sald›r›lar›n› bofla ç›kartman›n biricik yolu-panzehiri iflçi s›n›f›n› örgütlemektir. Bu anlamda 1 May›s’ta yakalanan coflku-moral-mücadele azmini 1 May›s’tan sonra da ileriye tafl›man›n ve süreklilefltirmenin en az 1 May›s kutlamas› kadar önemli ve ertelenip savsaklanamaz görev ve sorumluluk oldu¤u tüm DDSB’liler taraf›ndan kavranmal›-uygulanmal›d›r. Önümüzde 18 May›s ve 15-16 Haziran gibi iki önemli tarih var. Bu iki tarih de s›n›f bilinçli Türkiye proletaryas› aç›s›ndan tarihsel öneme sahiptir. 18 May›s komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n 1973’te Diyarbak›r iflkencehanelerinde katlediliflinin y›ldönümüdür. Bu anlamda 18 May›s’› her alanda örgütlemenin temposunu artt›rman›n tarihi olarak düflün-

aç›klamas› yapmam›za bile izin vermek istemediler, engellemeye çal›flt›lar. Biz anlaflmadan yanay›z ancak istedi¤imiz zamm› vermeleri gerekiyor” dedi. Sendikac›lar›n yapt›klar› konuflmalar s›k s›k “Sözleflme hakk›m›z, grev silah›m›z”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “1 May›s’ta alanlarday›z”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›”, “Sözleflme hakk›m›z söke söke al›r›z” vb. sloganlarla kesildi. ‹flçilerin att›klar› gür sloganlarla patronlara kararl› olduklar›n› göstermeye çal›flt›klar› gözlemlenirken, jandarman›n bu sefer bas›n aç›klamas›na yo¤un y›¤›nak yapmad›¤› 3 minibüsle çevrede durdu¤u görüldü. (Kartal) ‹flçiler Tuzla’da OHAL istemiyor! Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde T‹S’in (Toplu ‹fl Sözleflmesi) devam etmesi ile beraber deri patronlar›n›n jandarma ve kaymakaml›k arac›l›¤›yla yapt›¤› bask›larda art›yor. 2005-2007 y›l› T‹S sürecinin 10 fiubat’ta bafllamas› itibariyle Tuzla’da 41 iflyerinde yetki sahibi olan Tuzla Deri-‹fl Sendikas›, jandarma ve kaymakaml›k arac›l›¤› ile yap›lan bask›larla ilgili 20 Nisan Çarflamba günü Gümüflsuyu’ndaki Türk-‹fl Bölge Temsilcili¤i binas› önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. Saat 11:00 s›ralar›nda eylem yerine gelen iflçiler, kendilerini desteklemeye gelecek olan sendika ve DKÖ temsilcilerini sloganlar›, dövizleri ve alk›fllar›yla beklediler. Yaklafl›k yar›m saat kadar sonra gelenleri ellerinde “Tuzla’da ola¤anüstü hale hay›r”, “T‹S hakk›m›z grev silah›m›z”, “Direne direne kazanaca¤›z” yaz›l› dövizlerle karfl›layan iflçiler, aç›klamaya bafllad›. ‹lk olarak k›sa bir konuflma yapan Deri‹fl Tuzla fiube Baflkan› Hasan Sonkaya; mücadelelerinin her türlü bask›ya ra¤men devam etti¤ini/edece¤ini ve kazan›lm›fl haklar›ndan asla vazgeçmeyeceklerini söyledi.

meli ve bu bilinçle görevlerimize sar›lmal›y›z. Yine iflçi s›n›f›m›z›n 15-16 Haziran 1970’teki flanl› direnifli, direniflin bizzat içinde yer alan ‹brahim Kaypakkaya’n›n kaleme ald›¤› “15-16 Haziran direniflinden do¤ru dersler ç›karal›m, çal›flmas›ndan ö¤renelim” çal›flmas› hala yolumuzu ayd›nlatmaktad›r. Mevcut durumu irdeledi¤imizde DDSB olarak iflçi s›n›f›yla iliflkilerimizin zay›f, temas›m›z›n c›l›z oldu¤unu görüyoruz. ‹liflkide oldu¤umuz, etkin oldu¤umuz alanlarda da s›n›fa yeterince güven veremedi¤imiz gerçekliktir. Bu durumun esas nedeni kendimizdedir. ‹liflkilerdeki çarp›kl›k, iddialarla pratik aras›ndaki uyumsuzluk, söylem ile eylem kopuklu¤u, statükocu yaklafl›mlar acilen afl›lmas› gereken hastal›klard›r. Bu cüreti ve tutarl›l›¤› göstermeden ne iflbirlikçi sendikal çizgiye ne de faflist sisteme karfl› tutarl› bir durufl sergileyebilir, rolümüzü oynayabiliriz. Sendikal alanda iflçi s›n›f›n› en fazla tehdit eden ekonomik çizgi bile uygulamayan sendikal bürokrasidir. De¤iflik ton ve renklerde varl›¤›n› sistemden beslenerek sürdüren sendikal koruculuk, üstelik kendini tan›mlamada devrim-

Ard›ndan sözü Tuzla Deri-‹fl flube baflkan› Musa Servi alarak bas›n metnini okudu. Servi yapt›¤› aç›klamada 22 Mart 2005 tarihinde kendilerine al›nan duyumlar üzerine Tuzla Organize Deri Sanayi’de huzursuzluk yarat›laca¤› ve bu bölgenin özel mülk say›ld›¤›ndan(!) burada bas›n aç›klamas› yap›lamayaca¤›n›n tebli¤ edildi¤ini belirten Servi; “Bizler biliyoruz ki özel mülkler fabrikan›n s›n›rlar› ile s›n›rl›d›r. Ortak kullan›m alan› olan yollar, umuma aç›k ve kapal› alanlar, meydanlar, kamuya aç›k PTT, cami ve ‹fl Bankas› özel mülk de¤ildir. Buna ra¤men kaymakaml›k taraf›ndan sendikam›za tebli¤ edilen yaz› aç›kça insan haklar› ihlalidir” dedi. Daha sonras›nda söz alan D‹SK ‹stanbul Genel Sekreteri Faruk Büyükkucak deri iflçilerine destek verdiklerini ve burada iflverenlere bu kadar hakk› tan›yan jandarma ve kaymakaml›¤›n deri iflçileri ve onlar›n sendikas›na karfl› da bu hakk› tan›mas› gerekti¤ini söyledi. Eylemin sonunda tekrar söz alan Hasan Sonkaya eyleme destek veren Türk-‹fl, Sa¤l›k-‹fl, Tüm-Tis, Kristal-‹fl, Yol-‹fl, Liman-‹fl, Haber-‹fl, Petrol-‹fl sendikalar›n›n flube ve bölge temsilciliklerini belirterek eyleme gelen ILPS’yi de selamlad›. Aç›klamadan sonra s›k s›k “Kölelik yasas›na hay›r”, “Sözleflme yoksa üretim de yok”, “Birlik mücadele zafer”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” ve “Tuzla iflçisi direniflin simgesi” gibi sloganlar atan kitle, yolu kapatarak oturma eylemi yapmak istedi. Polisin ani sald›rgan tavr› üzerine araya giren di¤er sendika temsilcileri durumu yat›flt›rarak oturma eylemini sonland›rd›. Eylemin bitifline yak›n bas›na seslenen Hasan Sonkaya, Tuzla’da Seç-Er deri fabrikas›nda flu anda 33 iflçinin haks›z yere iflten at›ld›klar› için direniflte oldu¤unu belirterek bas›n›n ve demokratik kitle örgütlerinin de buraya ayn› duyarl›l›¤› göstermesini istedi.

ci-demokrat etiketler kullanmakta sak›nca görmemektedir. Bu sendikal korucu flebeke ile tez elden hesaplaflmal› ve bu hesaplaflmay› s›n›f›n örgütlü gücü ile gerçeklefltirmeliyiz. Bu yaflanan güven eksenli t›kan›kl›klar› aflma konusunda da önemli etki yaratacakt›r. De¤erlerimize sahip ç›kmak iflçi s›n›f›n›n yüz y›ll›k kan, can pahas›, difle difl mücadele bedeli yarat›lan de¤erlerini gözbebe¤imiz gibi korumak ve gelifltirmek önümüzdeki engelleri aflma konusunda izleyece¤imiz yöntemlerdir. Her ç›kan, ç›kar›lan engeli-engelleri incelemek, niteli¤ine göre tav›r belirlemek, belirlenen politikalar› kararl›ca, vakit geçirmeksizin uygulamak varl›k nedenimiz olarak kavranmal› ve içsellefltirilmelidir. S›n›f ve s›n›flar mücadelesi uzun erimli bir tarihsel süreci kapsamaktad›r. Faaliyette uzun vadeli s›n›fsal ç›karlar esas al›nmal›d›r. Kurumsallaflma, kal›c›laflma böyle sa¤lan›r. K›sa dönem pragmatist ve güncel ç›karlar temelindeki yaklafl›mlar uzun vadede kaybettiricidir. DDSB faaliyetçileri bunu gerçeklefltirecek iradeye, birikim, tecrübe, cüret ve kararl›l›¤a kesinlikle sahiptir. DDSB faaliyetçileri görev bafl›na!


6-19 Mayıs 2005

6

21

Köylü eylemlerine genel bir bak›fl Emperyalistler hem devletin tar›ma yapmas› gereken destek ve yard›mlar›n kald›rmas›n› istiyor, hem de pazar için s›n›rlar›n ortadan kald›r›lmas›n› istiyor. Hem de serbest pazar ve serbest rekabetten bahsediyorlar.

2004 y›l› ülkenin de¤iflik yerlerinde ve de¤iflik zamanlarda yaflanan köylü eylemlerine tan›k oldu. Bu eylemlerin baz›lar› burjuva bas›nda küçük sat›rlarla yer al›rken en önemlisi Ege Bölgesi’ni kapsayan Egeli üreticilerin gerçeklefltirdi¤i “Çiftçi mitingi” oldu. Net olmayan rakamlara göre ülke nüfusunun % 40 gibi bir bölümünü oluflturmas›na ra¤men en örgütsüz kesiminin köylülük oldu¤u gerçe¤ini düflündü¤ümüzde üreticilerin taleplerini dile getirmek için baflvurduklar› bu eylemler daha da önem kazanmaktad›r. Nedir bu uyuyan devi uyand›ran, aya¤a kald›ran politikalar? Ülkemiz, sanayisi az geliflmifl bir tar›m ülkesidir. Bir dönemler kendi kendine yeten hatta ihraç bile yap›lan ülke tar›m›; y›llard›r uygulanan emperyalist patentli politikalarla art›k ülkenin ihtiyaçlar›n› bile karfl›layamaz duruma getirilmifltir. Uygulanan politikalarla ülke tar›m› emperyalist ülkelere peflkefl çekilmekte, IMF, DB, DTÖ direktifleriyle emperyalist ülkelerin aç›k pazar› haline getirilerek, ülke tar›m› tasfiye edilmekte, öldürülmektedir. Bu politikalar›n sonuçlar›n›, köylümüz, üreticimiz yaflamlar›nda daha somut görmektedir. Her geçen gün sofras›ndaki ekme¤in daha da azald›¤›n›, açl›¤a, yoksullu¤a mahkum edildi¤ini farketmektedir. Bu politikalar›n yaratt›¤› sonuçlar› biraz daha irdeleyelim. Emperyalizm sömürü politikalar›n› ülkemiz gibi yar›-sömürge ve yar›-feodal ülkelerde ya da “geri kalm›fl” ülkelerde IMF, DB, DTÖ, GATT, GATS gibi araçlarla ve bu ülkelerle yapt›¤› kimi anlaflmalar arac›l›¤› ile yaflama geçirmektedir. DTÖ anlaflmalar›ndan olan mal ve hizmet anlaflmas› GATT (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Anlaflmas›), GATS (Hizmetler Ticareti Genel Anlaflmas›) gibi anlaflmalarla emperyalist sermayenin ülkeye daha rahat girifli ve dolafl›m›n› sa¤layan gümrükler düzenlenmekte, emperyalist sermayenin pazara giriflinin ve ele geçiriflinin önü aç›lmaktad›r. Yine kamuya ait sektörlerin düzenlenmesi ve özellefltirilmesi sa¤lanmaktad›r. (Bu neo-liberal sald›r›lar›n iflçiye, köylüye, emekçiye, ö¤renciye vb. yönelik birçok aya¤›n›n oldu¤u flimdiye kadar gazetemizde defalarca kez ifllendi ve bundan sonra da defalarca kez ifllenecektir. Bu yaz›da en önemli ayaklardan olan tar›ma yönelik sald›r›lara de¤inece-

¤iz.) Emperyalist ülkelerin yar›-sömürgesi ve pazar› olan ülkemiz, al›nan 24 Ocak 1980 kararlar›yla daha s›n›rs›z ve pervas›z sömürülmek, pazar›n tamamen ele geçirilmesi, bu daha pervas›z sömürü ve talan›n önündeki engellerin kald›rmas› için tar›msal kredi faizlerinin yükseltilmesi, K‹T’lerin özellefltirilmesi, devlet destekleme al›m›n›n yap›lmamas› gibi kararlar al›nd›. Ve bu kararlar, politikalar ad›m ad›m yaflama geçirilmeye baflland›. Yine en son DTÖ’nün Cenevre “‹leri Tar›m Müzakereleri Sözleflmesi” ile emperyalistlerin bir dizi istekleri kabul edildi. 2004’ün yaz aylar›nda yap›lan DTÖ’ye üye 147 ülkenin Cenevre toplant›s›nda; ihracata dönük teflviklerin tamamen kald›r›lmas›, s›n›r ve pazarlar›n sonuna kadar aç›lmas›, üretime yönelik sübvansiyonlar›n kald›r›lmas› gibi Türkiye’nin de onaylad›¤› kararlar al›nd›. Bu kararlar ülkemizin ya da ülkemiz gibi ülkelerin pazarlar›na emperyalizmin daha bir dizginsizce girmesi demektir. Emperyalist ülkeler bizlerde tar›m için ihracata dönük teflviklerin üretime yönelik sübvansiyonlar›n kald›r›lmas›n› isterken kendi ülkelerinde tar›ma büyük paylar ay›rmaktad›rlar. Tar›ma ayr›lan payda AB emperyalistleri ile Türkiye aras›ndaki fark› O¤uz Oyan 22 fiubat tarihli yaz›s›nda (Birgün) flöyle ortaya koyuyor. “AB ülkelerinde tar›msal katma de¤erin (tar›m›n ulusal gelire katk›s›n›n) yar›s› ya da üçte ikisi aras›nda tar›ma destekleme yap›l›rken Türkiye’de bu oran 17’de bir boyutlar›na iniyor. Baflka deyiflle Türkiye’de tar›m›n milli gelire katk›s› yüzde 12 olurken tar›ma yap›lan desteklerin milli gelirine oran› binde 7’de (Yani yüzde birin alt›nda) kal›yor. Yani 2005 bütçesinde tar›ma sadece 3,5 milyar YTL bir ödenek ayr›lm›fl bulunuyor.” Emperyalistler hem devletin tar›ma yapmas› gereken destek ve yard›mlar›n kald›rmas›n› istiyor, hem de pazar için s›n›rlar›n ortadan kald›r›lmas›n› istiyor. Hem de serbest pazar ve serbest rekabetten bahsediyorlar. Oysa emperyalistler kendi tar›m›n› daha fazla desteklerken ve daha yüksek teknoloji ve bilgi birikimiyle tar›m yaparken ülkemiz gibi tar›m deste¤i olmadan geri teknoloji ve geri bilgi birikimiyle yap›lan tar›m›n pazarda rekabet edebilme flans› yoktur.

Ülkemizde uygulanan ve tar›m›n tasfiye edilmeye çal›fl›ld›¤› politikalar› biraz daha irdeleyecek olursak; yukar›da bahsetti¤imiz emperyalist politikalar›n esas hedefi ülkede tar›m üretiminin azalt›lmas› ad›m ad›m yok edilmesi ve 70 milyonluk büyük pazar›n ele geçirilmesi oldu¤unu görürüz. Ve bu sald›r›lar› yaflam›n her alan›nda yap›lan di¤er sald›r›larla birlikte ele ald›¤›m›zda sald›r›lar›n boyutu daha net görülecektir. Sald›r›lar›n ilk aya¤› ülkenin stratejik ürünleri olan f›nd›k, fleker pancar›, pamuk, tütün, bu¤day, çay vb.’den bafllanarak üretimlerine kotalar konulmas›, kotalar›n düflürülmesi, bu ürünleri yerine alternatif ürünler sunulmas›, maliyetinin alt›nda taban fiyat verilerek üreticinin zarar etmesini sa¤lama ya da ürününü almayarak elinde kalmas›n› sa¤lamak, üreticiyi tefeci-tüccar›n insaf›na terketmek olarak s›ralayabiliriz. Di¤er bir aya¤›, girdi fiyatlar›n›n yüksek olmas›d›r. Örne¤in 2003’te mazotun fiyat› 2004’ten % 25 daha afla¤›dayd›. ‹laç ve gübre fiyatlar› ise % 55 daha afla¤›dayd›. Bu da zaten dünya ortalamas›n›n alt›nda olan gübre kullan›m›n› daha da düflürmüfltür. Tohum fiyatlar› ise baz› ürünlerde % 80 kadar gerisindeydi. 2005’te yaflanacaklaraysa hep birlikte tan›k olaca¤›z daha. Di¤er bir aya¤› ise tar›msal kredilerine, gübre, ilaç, tohumluk gibi girdilere uygulanan sübvansiyonlar›n kald›r›lmas›d›r. Geçmiflte “devletin tar›ma verdi¤i 5-6 milyar dolarl›k destek son olarak bir milyon dolara düflmüfltür.” (TZOB Baflkan› fi. Bayraktar) Bugünse bunlar›n yerine sadece DGD (Do¤rudan Gelir Deste¤i) verilmektedir üreticiye. Bu da araziye göre yap›ld›¤›ndan (dekar bafl›na 16 milyon) bunda da küçük üreticinin eline çok cüzzi bir para geçti¤i görülmektedir. Üstelik bu para da ürün sat›fl›ndan bir y›l sonra iki taksit olarak ödenmektedir. Yine DGD’deki di¤er bir aldatmaca da, DGD’nin toplam destekler içindeki pay›n›n % 80’den % 50’ye düflürülmesidir. Burada % 30 kayb› vard›r üreticinin. Devletin zaman zaman “üreticiye destek yap›yorum” diye alk›fllarla “mazot yard›m›”, “pamu¤a teflvik”, “m›s›ra teflvik” sözleri bir aldatmacadan ibarettir. Bunun da bir aldatmacadan ibaret oldu¤u rakamlara bak›ld›kça daha net ortaya ç›kacakt›r. (Devam edecek)

Sinanl› köylülerinden eylem

Diyarbak›r’›n Bismil ‹lçesi’ne ba¤l› Sinanl› köylüleri, 28 Nisan 2005 tarihinde köy a¤as›n› protesto etmek için köydeki evlerini terk ederek köy yak›n›nda çad›r açt›lar. Köylüler, 2 ay boyunca bu çad›rlarda kalacaklar›n› kaydetti. 200 haneli köyde yaflayan aralar›nda kad›n ve çocuklar›n da bulundu¤u 400 köylü köy meydan›nda toplanarak, köy a¤as��� Reflit Sinanl› aleyhine “Kahrolsun a¤al›k” slogan›n› att›. Jandarma gösteriyi uzaktan izlemeyi tercih ederken Sinanl› Köyü sakinleri, topraklar›n›n geçmiflte a¤a taraf›ndan hile ile al›nd›¤› gerekçesi ile yaklafl›k bir y›ld›r çeflitli eylemler yap›yor. Baflbakan R. Tayyip Erdo¤an ile görüflebilmek için Diyarbak›r’dan Ankara’ya da giderek yürüyüfllerine orada da devam eden köylüler bir çözüm bulamay›nca köylerine geri dönmüfltü. (H. Merkezi)

Meralar talan ediliyor Orman alanlar› ve meralar›n sat›fl›na olanak sa¤layan yasa Meclis’ten geçti. AKP’nin devlete yeni kaynak yaratma bahanesiyle tekrar gündeme getirdi¤i yönetmelik, Cumhurbaflkan› taraf›ndan veto edilmiflti. AKP Grup Baflkanvekili Faruk Çelik’in Bursa ve Sakarya’dan gelen bask›lar üzerine haz›rlad›¤›n› söyledi¤i yasan›n Meclis Genel Kurulu’nda görüflülmesi tart›flmalara yol açm›flt›. Yasa mevcut mera yasas›n›n geçici 3. maddesini de¤ifltiriyor. Tar›m ve hayvanc›l›k için hayati önemi olan meralar›n talan›n› öngören yasada, mera alanlar›n›n daralt›lmas› getirilecek. Daha çok villalar›n ve belli grup kooperatif evlerinin meralar üzerinde yo¤un olarak kuruldu¤u Bursa ve Sakarya da dahil ülkenin mera alanlar›n›n talan›na ve iflgal edenlere af niteli¤ini tafl›yor. Mera alanlar›n›n hazine ad›na tescili yap›l›rken, flimdi özel kifli ve kurulufllar›n talan›n›n önünü açmakta. Ayr›ca Suriye s›n›r›ndaki 326 bin dönümlük may›nl› arazi de özel sektöre kiralan›yor. Maliye Bakanl›¤›, Milli Emlak Genel Müdürlü¤ü söz konusu may›nl› alanlar›n özel sektöre kiralanmas› çal›flmalar›n› yürütüyor. May›nlar›n temizlenmesinden sonra bu araziler kira bedeli karfl›s›nda belli süre özel sektöre devredilecek. (Samsun)


7

21

6-19 Mayıs 2005

Bergama’da siyanürcüleri sevindiren karar ‹zmir Bölge ‹dare Mahkemesi Bergama’da siyanürcüleri sevindiren bir karar verdi. ‹zmir 1. ‹dare Mahkemesi’nin madenin faaliyetinin bilirkifli incelemesine kadar durdurulmas› karar›, Bölge ‹dare Mahkemesi taraf›ndan “Bu inceleme sonucunu beklemesine gerek yok” fleklinde de¤ifltirildi. Bölge ‹dare Mahkemesi’nin karar› madenin yeni sahipleri taraf›ndan sevinçle karfl›land›. Maden iflletmesinin yeni sahibi ‹pek Matbaac›l›k ve Kaza A.fi. taraf›ndan IMKB’ye gönderilen duyuruda ise flirketin faaliyete geçmesi için önünde hiçbir yasal engel kalmad›¤› ve ivedilikle çal›flma izni verilmesi gerekti¤i savunuldu. Duyuruda, 15 y›ld›r mahkeme kararlar›n› uygulatmak için ç›rp›nan maden karfl›t› köylülere ise flöyle komik bir ça¤r›da bulunuldu; “Herkesin bu kararlara sayg› göstermesi zorunludur.” Süreci y›llard›r izleyen hukukçular Koza’n›n ça¤r›s›na “Herkes yasa kararlar›-

na sayg›l› olsayd›, Bergama’daki alt›n madeniyle ilgili tart›flma daha 1997 y›l›nda verilen Dan›fltay karar›ndan sonra biterdi” fleklinde yan›t verdiler. Bergama köylülerinin avukat› Senih Özay, Bölge ‹dare Mahkemesi’nin verdi¤i bu karar› anlamakta güçlük çekti¤ini belirterek, “Çevre ve Orman Bakanl›¤›’n›n madene verdi¤i izinlerin yürütmesini durduran ‹zmir 1. ‹dare Mahkemesi, Bergama sürecini 10 y›ld›r izleyen bir mahkemeydi. Orta dereceli bir mahkeme olan Bölge ‹dare Mahkemesi ise dosyaya aflina olmad›¤› gibi, 10 y›ld›r verilen hukuk mücadelesinin, köylülerin karfl› ç›k›fllar›n›n boyutlar›n›n tam fark›nda de-

¤il. Üstelik flirketin verdi¤i son ÇED Raporu’nda belirtti¤i yeni önlemlerin al›n›p al›nmad›¤› konusunda bilirkifli incelemesi yap›lmas›na, bu süre boyunca madenin çal›flmas›na karar veren bir mahkemenin bu karar›n›n baflka bir yarg›ç taraf›ndan kald›r›lmas›n› anlamam›z mümkün de¤il” dedi. ‹dare Mahkemesi’nin bu karar›na ra¤men madenin aç›lamayaca¤›n› dile getiren Özay, “Madenin aç›lmas› için ‹zmir Valili¤i’nin madenin sa¤l›k izin karar›n› incelemesi gerekiyor. Bu izin verilmedi¤i sürece maden aç›lamaz. fiu anda Valili¤e dilekçe yazarak bu iznin verilmemesini isteyece¤iz” dedi. Bilirkifli incelemesinin

bile beklenmemesi de bir kez daha milletvekillerinin, emperyalizm ufla¤› hükümetin ABD Büyükelçisi Edelman’›n müdahalesi sonras›nda ardarda siyanürcüleri sevindiren kararlar almas› flafl›rt›c› bir durum de¤il. Bergama köylülerinin y›llard›r siyanüre karfl› verdi¤i mücadele boyunca yaflad›klar› düflünüldü¤ünde bu karara da hem yasal yollar› kullanarak, hem de soka¤›n dilini kullanarak karfl› koyacaklar› bir gerçek. Buna bir örnek de Akdeniz Üniversitesi Ekoloji Kulübü taraf›ndan “Akdeniz’deki son kale Sorgun, Sorgun’a sahip ç›kal›m” konulu gerçeklefltirilen forumda Sorgun köyünde kesilecek 200 bin a¤açla büyük sermayeye peflkefl çekilece¤ini ve mücadele etmeleri gerekti¤ini söyleyen Sorgun Muhtar› Hasan Uçar ve Bergama köylüleri temsilcisi Oktay Konyar, “Her yeri tek tek sat›yorlar. Buna karfl› mücadele etmek gerekiyor” diyerek köylülerin hakl› mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha vurgulad›lar. (‹zmir)

Yangın köyü yok etti

orum’un Karg› ilçesine ba¤l› Sarayc›k köyünde 18 Nisan’da ç›kan yang›nla 120 hanelik köy halk›n›n evleri alevlerle yok oldu. Karg›’ya 38 kilometre uzakl›kta bulu-

Ç

nan Sarayc›k köylüleri tarlada çal›fl›rken henüz belirlenemeyen bir sebepten dolay› ç›kan yang›n, evlerin ahflap ve birbirine çok yak›n olmas› sonucu k›sa sürede tüm köyü sard›. Yaflanan yang›n felaketinde ölen ya da yaralanan olmad›. Yang›ndan bir süre sonra itfaiye ve sivil savunma ekiplerinin çal›flmaya bafllamas›yla alevlerle kül olan evlerinden kurtarabildikleri eflyalar› baflka yerlere tafl›yan köy halk› köyün 2 kilometre afla¤›s›nda K›z›l›rmak yak›nlar›nda kurulan çad›rlara yerlefltirildi. Çorum’a uzak köylerden biri oldu¤u için Sarayc›k köylüleri

yard›mlar›n gecikti¤inden flikayetçiler. Yang›nda bile itfaiye araçlar›n›n saatler sonra köylerine ulaflt›¤›n› belirten köylüler, bundan sonra yetkililerden bir an önce evlerinin yeniden yap›lmas› için köylerine sahip ç›kmas›n› istiyorlar. K›z›l›rmak yak›nlar›na kurulan çad›rlarda yaz aylar›nda sinekten dolay› kalamayacaklar›n› belirten köylüler, k›fl mevsimine kadar burada kal›rlarsa so¤ukla mücadele etmek zorunda kalacaklar›n› belirtiyorlar. Yang›ndan etkilenmeyen ilkö¤retim okulunda e¤itime ara verilmiflti. (Samsun)

Malatya Tüm Köy-Sen’den açıklama Tüm Köy-Sen Malatya fiubesi 1. Köy Temsilcileri toplant›s› 27 Nisan tarihinde SES Toplant› Salonu’nda gerçeklefltirildi. Toplant› öncesi bas›na aç›klama yapan Tüm Köy-Sen Malatya fiubesi Sekreteri Mazlum Köse, köylüleri hiç kolay olmayan bir dönemin bekledi¤ini belirterek, “Türkiye genelinde tar›m tamamen bitirilmeye çal›fl›lmaktad›r. AKP hükümeti geçti¤imiz haftalarda

IMF ile yapt›¤› anlaflma ile di¤er sermaye temsilcisi hükümetlerin izinden gitmifltir” dedi. Malatya’da tütün al›m sözleflmelerinin iptal edildi¤ini, fleker pancar›na kota konuldu¤unu, kay›s›n›n bilimsellikten uzak bir flekilde üretilmekte oldu¤unu belirten Köse, üretimin devlet taraf›ndan desteklenmedi¤ini kaydetti. Hayvanc›l›¤›n da zor durumda oldu¤una iflaret eden Köse, “Hayvanc›-

l›k, yayla yasaklar› ile, canl› hayvan ve et ithalat›n›n serbest b›rak›lmas›yla bugün yok olmayla karfl› karfl›yad›r” fleklinde konufltu. Köylülerin tüm bu sorunlar›n›n ancak birlikte mücadelesi ile çözülece¤ini ifade eden Köse, 1. Köy Temsilcileri toplant›s›n›n da, üretici köylülerin sorunlar›n› tart›flarak çözüm üretmeyi amaçlad›¤›n› sözlerine ekledi. (Malatya)

Tar›ma destek ad› alt›nda çökertme projesi IMF politikalar› nedeniyle tar›m›n Gayri Safi Milli Has›la (GSMH) içindeki pay› son 5 y›lda %6 gerilerken; 2001 y›l›nda tar›m› desteklemek amac›yla Dünya Bankas›’ndan al›nan 600 milyon dolarl›k kredinin büyük bir bölümünün köylüyü desteklemek yerine personel maafl› ödemelerinde kullan›ld›¤› ortaya ç›kt›. Dünya Bankas›’ndan al›nan 600 milyon dolarl›k kredinin 3 milyon dolar› köylüleri desteklemek için kullan›l›rken 90 milyon dolarl›k bölümünün ise Tar›m Sat›fl Kooperatif ve Birlikleri’ndeki (TSKB) personel giderleri için kullan›ld›¤› Meclis’e sunulan soru önergelerine verilen cevaplarla ortaya ç›kt›. Devlet Bakan› Ali Babacan ve Tar›m ve Köyiflleri Bakan› Sami Güçlü’nün yapt›¤› aç›klamayla tar›m›n GSMH içinde yüzde 16 olan pay›n›n 2003’te % 12’ye, 2004’te de %10’a kadar geriledi¤ini, al›nan kredinin 300 milyon dolar›n›n 2005 sonunda bitirilmesi planlanan ancak 2007 y›l›na kadar uzat›lan Tar›mda Reform ve Uygulama Projesi (ARIP)’nin yeniden yap›land›r›lmas› için harcand›¤›n› aç›klad›lar. Tar›m Reformu ad› alt›nda DB’den al›nan 600 milyon dolarl›k borç ile tar›m›n çökertilmesinin amaçland›¤› çok aç›k olan kredinin kullan›m alanlar› tar›m› desteklemenin çok uza¤›nda kald›. 3 milyon dolar üreticilere ayr›l›rken Tar›mda Tar›m Sat›fl Kooperatifleri’nden ayr›lan iflçilere 90 milyon dolarl›k ödeme yap›lmas› ve ARIP için 300 milyon dolar harcanmas› ise al›nan kredilerin tar›m›n tasfiyesine yönelik oldu¤unun ispat›. (H. Merkezi) Adana Tar›m-‹fl’ten aç›klama Tar›m-‹fl Adana fiubesi, Çukurova Tar›msal Araflt›rma Enstitüsü Müdürlü¤ü’ne ait arazilerinin bir k›sm›n›n kiralama yöntemi ile AKP hükümeti yandafllar›na verilmesini protesto etti. Türkiye Orman-Toprak, Su-Tar›m ve Tar›m Sanayii ‹flçileri Sendikas› (Tar›m-‹fl) Adana fiube Baflkan› Muzaffer Erol 24 Nisan 2005 tarihinde sendika binas›nda aç›klama yaparak AKP hükümetinin bu uygulamalar›n› protesto etti. Adana ve çevre illerde yaflayan üreticilerin umudu olarak gördükleri Çukurova Tar›msal Araflt›rma Enstitüsü’nün bir k›s›m arazisinin hükümet yandafllar›na verildi¤ini söyleyen Erol, flunlar› ifade etti: “Bizler köylünün tohum ihtiyaçlar›n› karfl›lamak gibi birçok hizmetlerde bulunan Çukurova Tar›msal Araflt›rma Enstitüsü’nün arazilerinin hükümet yandafllar›na peflkefl çekilmesine izin vermeyece¤iz.” Erol ayr›ca geneti¤i de¤ifltirilmifl g›dalardan da bahsederek, Avrupa Birli¤i ülkelerinde araflt›rma kurulufllar›na büyük bütçeler ayr›lmas›na ra¤men, Türkiye’de köylünün d›flar›dan geneti¤i bozulmufl ve hormonlu tohumlara ba¤›ml› olmaya zorland›¤›n› söyledi.


8

6-19 Mayıs 2005

21

Y›k›ma gelen polisler anlad›klar› dilden karfl›land›...

K›rsal kesimde tar›m›n tasfiye edilmesi sonucu üretemez hale gelip büyük kentin yolunu tutan köylülerin, T. Kürdistan›’nda köyleri yak›l›p y›k›lan Kürt halk›n›n, flehirlerde her geçen gün artan hayat pahal›l›¤›na karfl›n, her geçen gün eriyen ücretlerle geçinmeye çal›flan emekçi insanlar›n bafllar›n› soktuklar› yerlerdir gecekondular… Büyük kent ‹stanbul’da göze çarpmamas› için hayata tutunduklar› gibi k›y›s›ndan tutunmufllard›r flehre. Arazi mafyas›n›n rüflvetle kotard›¤› onlarca katl›k lüks binalar da burjuva bas›nda “modern gecekondu” olarak verilse de, devletin eli uzanmayacakt›r hiç onlara. Bir akflamüstü gelen bir kararla “eviniz y›k›lacak, hemen boflalt›n!” denilmeyecektir hiçbir zaman onlara. Devlet, zenginlerin, köfleyi dönenlerin ve iflini bilenlerin devletidir. “‹flini bilemeyen”, asgari ücretle geçinene yetecektir polisin copu, gaz bombas›… E¤itim, sa¤l›k gibi hiçbir hizmetten faydalanamayan emekçi halk bar›nma sorununa da kendi bafl›na çözüm bulmak zorundad›r. Bar›nma sorununa dair hiçbir politika ve sorun üretmeyen devlet, “çareyi” belli aral›klarla gündeme getirdi¤i gecekondu y›k›mlar›nda bulmufltur, ancak hak arama bilinci oluflmufl olan halk devletin buldu¤u çareyi, tersyüz etmesini bilmifltir.

‹flte bu y›k›mlardan birisi de Sar›yer’de yafland›. Sar›yer ‹stinye Ba¤lar Mevkii’nde bulunan 4 ev Milli Emlak Arazisi üzerine kaçak olarak yap›ld›¤› gerekçesiyle 20 Nisan günü y›k›m amac›yla gelenleri karfl›lad›. Yap›lan karfl›lama halk›m›z›n hak arama bilincinin do¤rulu¤unu gösterir flekilde çat›lardan tafl ve kiremit at›larak yap›ld›! Halk›n direniflini k›rmak için polisin biber gaz› kullanmas› üzerine Okan Kaba ve Nuran G›ram’la birlikte 3 polisin de yaraland›¤› ö¤renildi. Nuran G›ram’›n sol gözüne gelen gaz bombas› nedeniyle gözünün görme ifllevini yitirdi¤i ve polisle birlikte ‹çiflleri Bakanl›¤›’n› mahkemeye verece¤i ö¤renildi. Öte yandan Sar›yer’de Derbent Çaml›tepe Mahallesi’nde de 5 gecekondu polis gözetimindeki belediye ekipleri taraf›ndan y›k›ld›. Y›k›ma baz› aileler ses ç›karmazken Celal ve Murat Aslan karfl› ç›karak, y›llard›r burada yaflad›klar›n› ve tapu tahsis belgesi almak için para ödediklerini söyledi. EVLER‹M‹Z‹N YIKILMASINA ‹Z‹N VERMEYECE⁄‹Z Kurtköy Cambazbay›r› halk›, evlerinin y›k›lmas›n›n gündeme gelmesi üzerine 27 Nisan Çarflamba günü “evlerini y›kt›rmayacaklar›n›” belirterek Pendik Belediyesi’ne yürüdü. Mahalleden otobüslerle gelen yaklafl›k 300 kifli “Mahallemizi y›kt›rmayaca¤›z Kurtköy halk›” pankart› açarak “Kurtköy bizimdir bizim kalacak”, “Y›k›mlara karfl› tek yumruk tek barikat” vb. sloganlarla

Devrimci ve sosyalist bas›n susturulamaz! Devrimci Demokrasi gazetesinin da¤›t›mc›s› Hasan Arslan 19 Nisan günü Dersim Merkez Cumhuriyet Mahallesi’nde da¤›t›m yaparken girdi¤i bir binada ismi bilinmeyen bir jandarma yüzbafl›s› taraf›ndan hakaret ve tehditlerle sald›r›ya u¤rad›. Demokratik Haklar Platformu yaflanan sald›r›y› protesto etmek için Belediye Çarfl›s› üzerinde bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamay› okuyan Devrimci Demokrasi Elaz›¤ temsilcisi Özdal Kayao¤lu “Geçti¤imiz y›l Dersim’de önce jandarma taraf›ndan tehdit edilen sonras›nda ise J‹TEM elemanlar›nca katledilen okurumuz ‹mam Boztafl’› unutmad›k. Bugün ayn› güçler bask› ve sald›r›larla gazetemizin Dersim halk›na ulaflmas›n› engellemeye çal›flmaktad›rlar. Bunun için öncelikli olarak gazete da¤›t›mc›lar›m›z hedeflenerek sald›r› ve tehditlerle geri düflürülmeye, buradan da gazetemizin kitlelere ulaflmas› engellenmeye çal›fl›lmaktad›r. Da¤›t›mc›lar›m›z gazetemizi en genifl kitlelere ulaflt›rmaya devam edeceklerdir” dedi. Bas›n aç›klamas› “Devrimci sosyalist bas›n susturulamaz” slogan›yla son buldu. (Malatya)

Pendik Belediyesi önüne geldi. Belediye önünde polis barikat› kurulurken burada Kurtköy halk› ad›na Ali Do¤an bas›na bir aç›klama yapt›. Do¤an “binbir emekle, diflimizle t›rna¤›m›zla yapt›¤›m›z gecekondular›m›z› bafl›m›za y›kmak istiyorlar. Dün tapu vaadiyle bizden oy isteyenler bugün, ‘‹stanbul’u y›karak güzellefltirece¤iz’ diyorlar. 20-25 y›ld›r kurdu¤umuz mahallemiz Kurtköy Havaalan› ve yap›lmakta olan Formüla-1 Pisti’ne yak›n olmas›ndan dolay› sermayenin ilgisini çekmektedir. Bizler Anadolu’nun çeflitli yerlerinden iflsizlik ve köy boflaltmalar› nedeniyle büyük kentlerin kenar mahallelerine savrulduk. Para babalar› için ucuz ifl gücü kayna¤› oldu¤umuzdan dolay› önce gecekondular› yapmam›za göz yumdular. ‹stanbul’un da¤ bafl› diyebilece¤imiz mahrumiyet bölgelerinde yapt›¤›m›z gecekondular›m›z›n alt yap›s›n›, su ve elektri¤ini kendi olanaklar›m›zla yapt›k. Y›llard›r bizden çöp vergisi, emlak vergisi, elektrik, su paras› alan devlet flimdi ise bizi iflgalci ilan ediyor. Kaçak villalara ve fabrikalara dokunmayan devlet; imar plan›, güzellefltirme plan›, park, bahçe ve yol ad›na mahallemizi ve evimizi almak istiyor. Enkaz bedelini peflinata say›p bizi on sene borçland›rarak sözde ev sahibi yapmak istiyor” dedi. Do¤an konuflmas›n›n devam›nda “bizler Cambazbay›r› halk› olarak evlerimizin y›k›lmamas›n› ve imar plan›n›n kendi yerimizde yap›lmas›n› ve de tapular›m›z›n verilmesini istiyoruz. Aydos ve Avc›lar Yeflilkent halk›n›n y›k›m ekiplerine karfl› onurlu direnifli bize yol gösteriyor. Bizler de Kurt-

köy Cambazbay›r› halk› olarak tek yumruk olaca¤›z ve mahallemizi savunaca¤›z” dedi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan mahallelinin oluflturdu¤u bir heyet Pendik Belediye Baflkan› Erol Kaya ile görüflmek için belediye binas›na girdi. D›flar›da heyetin görüflmesini bekleyen kitle s›k s›k “Susma sustukça s›ra sana gelecek”, “Kurtköy burada Erol Kaya nerede”, “Kurtköy bizimdir bizim kalacak” vb. sloganlar att›. Heyet belediye binas›ndan ç›karken yap›lan bilgilendirme konuflmas›nda “Belediye Baflkan Yard›mc›s› ile görüfltük. Belediye topu Büyükflehir Belediyesi’ne att›. Bize yard›mc› olacaklar›na söz verdiler” denildi. Aç›klamaya inanmayan kitle “bugün gidiyoruz bu flanslar›n› iyi kullans›nlar. Sorunumuzu çözmezlerse sürekli geliriz” dediler. Ard›ndan sloganlarla arabalara kadar yürüdüler. Önümüzdeki dönem y›k›mlar›n devam edece¤ini aç›klayan belediye yetkilileri ve IMF ufla¤› hükümete karfl› gecekondularda yaflayan halk Aydos halk› gibi, Avc›lar Yeflilkent halk› gibi devlet güçlerini anlad›klar› dilden karfl›lamak zorundad›r. Bu zorunluluk devrimcilerin omuzunda da y›k›mlara karfl› emekçi halk›n yan›nda olmay› gerekli k›lmaktad›r. (H. Merkezi/Kartal)

Burdur davas› 5. y›l›n ard›ndan sonuçland›! Burdur Hapishanesi’ne Temmuz 2000’de düzenlenen ve MLKP tutsa¤› Veli Saç›l›k’›n kolunun kopmas› ve yaklafl›k 80 tutsa¤›n yaralanmas›yla sonuçlanan operasyonla ilgili olarak 5 y›l önce bafllat›lan soruflturma tamamland›. Burdur Cumhuriyet Savc›l›¤› ‹dare Mahkemesi karar›yla açt›¤› 415 jandarma hakk›ndaki soruflturmada “takipsizlik” karar› verdi. Kararda, “Devlet otoritesini zaafa u¤ratmayacak flekilde savunmalar›n›n al›nmas› için mahkemeye götürülmek istenen baz› terör suçlular›n›n avukatlar›yla görüfltürülmediklerini bahane ederek ko¤ufllar›ndan ç›kmad›klar›” kaydedilerek olaylar› bu gruplar›n ç›kartt›¤› savunuldu. “‹syan s›ras›nda hapishane duvarlar›n›n tamam›n› y›kmak mümkünken, can kayb› olmamas› için delik aç›ld›¤›, bu s›rada

Veli Saç›l›k adl› mahkumun d›flar› do¤ru slogan at›p, güvenlik güçlerine tu¤la atmak için ç›kartt›¤› kolunun kendi sald›rgan e¤ilimi nedeniyle koptu¤u” savunuldu. Tutsaklar›n ço¤unun operasyon s›ras›nda kullan›lan gaz bombala-

r›ndan yaraland›¤› belirtilen kararda, bir kad›n hükümlünün florasan lamba yolu ile tecavüze u¤rad›¤› iddias›n›n do¤ru olmad›¤›, di¤er kad›n hükümlülerin tacize u¤rad›klar› beyanlar›n›n da soyut iddiadan öteye geçemedi¤i ileri sürüldü. (H. Merkezi)

BAYRAK YAKMAKLA SUÇLANAN ÇOCUKLAR SERBEST Mersin’de Newroz kutlamas›nda yaflanan bayrak olay›na kar›flt›klar› iddias›yla tutuklanan çocuklar tahliye edildi. 20 Mart’ta Metropol Miting Alan›’nda gerçeklefltirilen Newroz kutlamalar›n›n ard›ndan bayrak olay›na kar›flt›klar› iddias›yla tutuklanarak Mersin E Tipi Hapishanesi’ne konulan 5 çocuk tahliye edildi. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ifade veren C.S (12), V.S (14), S.T (16), E.B (17) ve F.B (12) hapishanede kald›klar› süre, yafl küçüklü¤ü ve suçun mahiyeti göz önünde bulundurularak tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest b›rak›ld›. Cezai sorumlulu¤u bulunmad›¤› için avukatlar›n yapt›¤› baflvuru üzerine Mart ay›nda serbest b›rak›lan M.A’n›n (11) da tutuksuz yarg›land›¤› duruflma 11 Temmuz’a ertelendi. (H. Merkezi)


9

20

22 Nisan-5 Mayıs 2005

Dersim’de flehit düflen MKP gerillalar› defnedildi

Süleyman Aç›kel Bahar›n gelmesiyle beraber sald›r›lar›n›, operasyonlar›n› yo¤unlaflt›rarak Dersim topraklar›nda gerillay› bitirmeyi amaçlayan faflist TC, Dersim’in dört bir yan›nda havadan ve karadan operasyonlar›n› sürdürüyor. Faflist TC son süreçte Türkiye Kürdistan›’nda yurtsever ve devrimcilere yönelik binlerce askeri, tank›, askeri teçhizat› ile yürüttü¤ü operasyonlarda gerilla karfl›s›nda düfltükleri aczi

gerilla cenazelerine yapt›klar› iflkencelerde sergilerken; cenazelerin kimlik tespitlerinin yap›lmas›na dahi tahammül edememektedir. 18 Nisan Pazar günü sabah saatlerinde Dersim’in Ovac›k ilçesine ba¤l› Gözeler köyü yak›nlar›nda, K›rkmerdiven mevkiinde faflist TC ordusu ile Maoist Komünist Partisi (MKP) Halk Kurtulufl Ordusu (HKO) gerillalar› aras›nda ç›kan çat›flmada Ovac›k’tan Özgür kod adl› Süleyman Aç›kel (37) ve Dersim Merkez’e ba¤l› Yelkonak köyünden Rüstem kod adl› Hüseyin Özalp (25) flehit düflerken iki askerin yaraland›¤› da edindi¤imiz bilgiler aras›nda. Kimlikleri aç›klanmayan gerillalar savc›l›k karar›yla gömüldü Çat›flman›n ard›ndan kimlikleri tespit edilmeyen gerilla cenazeleri, operasyonun yürütüldü¤ü s›rada Ovac›k Merkez’e getirilerek Adli T›p taraf›ndan otopsi incelemesi yap›lmaks›z›n Sa¤l›k Oca¤›’na götürülmüfl, bölgede yak›nlar› gerilla olan aileler sa¤l›k oca¤›na ça¤r›larak ce-

nazelerin kime ait oldu¤u “tespit” edilmeye “çal›fl›lm›flt›r”. Y›llard›r faflizmin bask›s› alt›nda ezilen halk, cenazelerini sahiplenmekten dahi çekinir duruma getirilmifltir. Cenazelerin tespit edilememesinin ard›ndan faflizm kendi yasalar›n› da çi¤neyerek ilçede bulunan morgun yetersizli¤ini öne sürüp ç›kart›lan Savc›l›k karar›yla gerilla cenazeleri Kimsesizler Mezarl›¤›’na gömmüfltür. Cenazeleri gören ailelerin benzetmeler üzerinden ailelere haber vermesinin ard›ndan Özgür kod adl› Süleyman Aç›kel, abisi taraf›ndan “jandarman›n çekti¤i görüntülerden” tespit edilmifltir. Ailenin anlat›mlar›na göre jandarma tutanaklar›nda kimli¤inin belirgin olmas›na ra¤men aileye bilinçli olarak haber vermemifltir. Süleyman Aç›kel, 22 Nisan 2005 tarihinde gömüldü¤ü yerde mezar düzeltilerek yoldafllar›n›n ve dostlar›n›n kat›ld›¤› bir törenle “Halk savaflç›lar› ölmez” sloganlar›yla sonsuzlu¤a u¤urlan›rken; Ovac›k emniyetinin Hüseyin Özalp’›n ailesini aray›p öl-

ÇHD flovenist sald›r›lar› protesto etti “‹stanbul-Ba¤c›lar’da Ülkü Oca¤›’nda EMEP üyelerine yönelik yap›lan iflkenceler ile ‹HD yöneticilerine mektup yoluyla yap›lan tehditler yap›lan sald›r›larda hangi teflkilatlar›n kullan›ld›¤›n› göstermektedir”

19 Nisan Perflembe günü ‹stanbul Barosu önünde bir araya gelen Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i üyeleri, Newroz’dan sonra güçlendirilmeye çal›fl›lan flovenist sald›r› dalgas›n› ve bunun mimarlar›n› protesto etti. Ellerinde “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Yaflanan hukuksuzlu¤a son”, “Hakk›m›za, özgürlü¤ümüze yap›lan sald›r›lar onurumuza sald›r›d›r” yaz›l› dövizlerle yürüyüfle geçen avukatlar, sloganlar atarak saat 19:30’da Galatasaray Lisesi önüne geldi. Burada toplanan kitle ad›n› bas›n metnini okuyan ÇHD Baflkan› Fatmagül Yolcu, Mersin’deki bayrak provokasyonu ile beraber ülkede Kürtlere ve ileri-

ci-devrimci güçlere karfl› flovenist bir sald›r› dalgas› oluflturuldu¤unu kaydetti. Yolcu, 5 TAYAD’l›ya yap›lan linç girifliminin ard›ndan pek çok yerde de bu sald›r›lar›n gelifltirildi¤ini söyleyerek bunlar›n devlet destekli oldu¤unu, bu sald›r›lar›n halk›n kendi tepkisi sonucu olmad›¤›n› belirtti. Sald›r›lar›n özellikle faflist örgütlenmelerinin organizasyonu ile gerçekleflti¤ini belirten Yolcu, “‹stanbul-Ba¤c›lar’da Ülkü Oca¤›’nda EMEP üyelerine yönelik yap›lan iflkenceler ile ‹HD yöneticilerine mektup yoluyla yap›lan tehditler yap›lan sald›r›larda hangi teflkilatlar›n kullan›ld›¤›n› göstermektedir” dedi.

Son süreçte halk›n gündeminin de “Vatan› bölüyorlar, vatan elden gidiyor” söylemleriyle manipüle edildi¤inin alt›n› çizen Yolcu; “Kopenhag kriterleri do¤rultusunda yap›lan anayasal ve yasal de¤iflikliklerle bir devrim yapt›klar›n› ilan edenler bu haklar›n kullan›lmak istenmesi üzerine cop veya linçle karfl› duruyorlar. Demokratik hak ve özgürlüklere, halklar›n kardeflli¤ine yönelik yap›lan sald›r›lara karfl› duyarl› olan tüm birey ve kurumlar› tav›r almaya, benzeri sald›r›lar›n yaflanmamas› için iflin takipçisi olmaya ça¤›r›yoruz” dedi. Aç›klaman›n ard›ndan slogan atan kitle k›sa bir süre sonra da¤›ld›. (‹stanbul)

dü¤ünü bildirmesi üzerine 25 Nisan günü Özalp’›n cenazesi de al›narak do¤du¤u köyün mezarl›¤›nda yoldafllar› ve dostlar› taraf›ndan yap›lan törenle topra¤a verildi. 20 Nisan 2005 tarihinde Maoist Komünist Partisi taraf›ndan yap›lan aç›klamada da devletin cenazelere kimlik tespiti dahi yapmadan gömmesine de¤inilerek “Devrim kervan›na kat›lan her bir flehidimizin cenaze töreni düflmana apayr› bir darbe vuruyor. Ölülerimize karfl› her türden i¤rençli¤i ve vahflili¤i yapt›klar› yetmiyormufl gibi bir de cesetleri vermemek ve gizlemek yoluyla sözüm ona halka gözda¤› vermeye çal›fl›yorlar. Çünkü ölülerimize iflkence yap›yorlar ve bunu gizlemek için her türlü savafl yasas›na ayk›r› bir flekilde cenazelerimizi gizlice gömmeye çal›fl›yorlar. ‹nsan haklar› örgütleri, aileler ve avukatlar›n›n günlerdir u¤raflmalar›na ra¤men cenazeleri gizlemeleri ve otopsi raporlar›n› vermemeleri faflist Türk ordusunun görüldü¤ü gibi aç›kça savafl suçu iflledi¤inin göstergesidir” denildi. (Malatya)

B‹RTAN ALTUNBAfi’IN KAT‹LLER‹ YARGILANSIN! Üniversite ö¤rencisi Birtan Altunbafl’›n iflkenceyle öldürülmesini protesto eden HÖC, 29 Nisan günü bir aç›klama yaparak polislerin cezaland›r›lmas›n› istedi. Adliye önünde bir araya gelen yaklafl›k 20 kifli, “Birtan Altunbafl’›n katilleri cezaland›r›ls›n” pankart› açarak Altunbafl’›n resimlerini tafl›d›. HÖC ad›na aç›klama yapan Nurcan Temel, Altunbafl’›n Ankara Emniyet Müdürlü¤ü’nde iflkence ile katledildi¤ini kaydederek bunun adli t›p raporu ve gözalt›na al›nan arkadafllar›n›n anlat›mlar›yla da a盤a ç›kt›¤›n› belirtti. “Buna ra¤men iflkencecilerin yarg›lanmas›na, y›llar sonra ailesi ve avukatlar›n›n çabas›yla baflland›” diyen Temel, iflkenceci polisleri “yarg›lamaya” yönelik aç›lan davan›n tam bir kara mizah örne¤i olarak hukuk tarihine geçti¤ini ifade etti. 14 y›l boyunca adalet ad›na iflkencecilerin korundu¤unu kaydeden Temel, “Birtan katledildi¤inde de bugünde Abdülkadir Aksu, ‹çiflleri Bakan›yd›. O gün de iflkencecileri koruyordu bugün de korumaya devam ediyor. 14 y›ld›r süren bir iflkence davas› bile, tek bafl›na bu ülkede iflkencenin üzerine ne kadar gidildi¤inin göstergesidir. Baflbakan’›n iflkenceci korumalar› bunun göstergesidir” dedi. ‹flkencenin sistematik bir biçimde devam etti¤ine dikkat çeken Temel, iflkencecilerin, koruyucular›n›n ve iflkence talimat›n› verenler ile bundan sorumlu olanlar›n cezaland›r›lmas›n› istedi. Daha sonra grup, “Birtan Altunbafl’›n katilleri cezaland›r›ls›n”, “Adalet istiyoruz”, “‹ktidar katilleri koruyor” sloganlar› eflli¤inde da¤›ld›.


6-19 Mayıs 2005

10

21

“Münferit olaylar” devam ediyor... Ne zaman gözalt›na al›nan yahut herhangi bir flekilde kolluk güçlerinin sald›r›s›na u¤rayan birine iflkence yap›ld›¤› raporlarla ispatlansa devlet yetkilileri taraf›ndan ayn› aç›klamay› duyar›z: “Bu olay, münferit bir olayd›r. Olay devletin bilgisi dahilinde olmadan görevli memur taraf›ndan yap›lm›flt›r, cezas› neyse verilecektir.” Oysa defalarca mahkemelerde verilen ifadelerde görevli memurlar›n amirlerinin bilgisiyle iflkence yapt›klar› tutunaklara geçmifltir. Keza, ülkemizde iflkence nedeniyle ceza alan kolluk gücü yok denecek kadar azd›r. Kamuoyunun iflkence ma¤durunu sahiplendi¤i ve devletin üzerinde etkin bir bask› oluflturuldu¤u durumlarda “mecburen” görüntüyü kurtaracak “ceza”lar verilmekte yahut dava zamanafl›m›na sokulmaya çal›fl›lmakta, ço¤u zaman bunda baflar›l› da olunmaktad›r. Devletin sözcüleri iflkence karfl›s›nda bu terimi kullanmaktan özenle sak›nmakta ve daha masumane bir ça¤r›fl›m yapan “kötü muamele”yi kullanmaktad›r. Kolluk güçlerinin fliddetinin dozunun uluslararas› kamuoyu ve AB’li emperyalistler taraf›ndan “elefltirildi¤i” bu y›lki 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü kutlamalar›nda oldu¤u gibi durumlarda ise “fliddetin ölçüsünü ayarlayamam›fllar!” denilerek, devlet terörü meflrulaflt›r›lm›fl ve literatüre “yeterli fliddet” gibi terimler sokmufllard›r! TC devletinin kuruldu¤u günden bugüne iflkencenin sürekli uygulanan bir devlet politikas› oldu¤u yüzlerce olayla ispatlanm›flt›r. Devletin bu gelene¤i Osmanl› Devleti’nden devrald›¤› bilinmektedir. K›sacas› özü itibariyle bask›c› gelenek her dönem de¤iflen koflullarda devam ettirilmifl ve iflkence bu tarihsel oyunda vazgeçilemeyen aktörlerden birisi olmufltur. Baz› ulusal ve uluslararas› insan haklar› örgütleri taraf›ndan çeflitli araflt›rmalarla s›k s›k dile getirilen bu durum, son olarak merkezi New

York’ta bulunan ‹nsan Haklar› ‹zleme Örgütü (HRW) taraf›ndan haz›rlanan 2004 ve 2005 y›llar›nda yap›lan insan haklar› araflt›rmas›nda da dile getirildi. Raporda sadece Türkiye’deki iflkence uygulamalar›na de¤il, ‹ran, Irak, ‹srail ve Rusya’ya da yer verildi. ‹flkenceyi azaltmak için Türkiye’de hükümetin bir tak›m reformlar yapt›¤›n› belirten HRW, ancak yine de iflkencenin devam etti¤ini bildirdi. “Kanunlar dikkate al›nm›yor” Haz›rlanan raporda, polis ve jandarman›n ç›kar›lan yeni kanunlar› dikkate almad›¤› da vurguland›. Bu durum devrimciler taraf›ndan s›k s›k dile getirilen “kanunlar de¤iflse de iflkencenin de¤iflmeden dozaj› azalt›l›p ço¤alt›larak uygulamada kalaca¤›” gerçe¤ini do¤rulamaktad›r. Emniyet Müdürlüklerinin ve karakollar›n hala yeterince iyi denetlenemedi¤i belirtilen raporda, polisin gözalt›na al›nan kiflilerin durumlar›n› avukatlar›na ve yak›nlar›na bildirmelerine engel oldu¤u ya da çok geç izin verdi¤i vurguland›. Adli suçlular›n bile “güvenlik güçlerinin” elinin alt›ndayken anlafl›lmaz bir flekilde “intihar edebildi¤i” bu ülkede, gözalt›na al›nanlardan haber almak görünmez bir duvara çarpmak gibi olabiliyor baz› durumlarda. “Gör-

medik ve bilmiyoruz” d›fl›nda baflka kelime söylemeyen kolluk güçlerinin sessizli¤ini bozman›n ne demek oldu¤unu san›r›z en iyi kay›p yak›nlar› anlatabilir… Raporda gözalt›nda tutulanlar›n sa¤l›k durumlar›n› bildiren raporlar›nda polis bask›s›yla bazen de¤ifltirildi¤i ifade edildi. F tipinde bulunan tutsaklar›n hapishanedeki sa¤l›k durumlar›yla ilgili içeride tutulan hiçbir rapora ulafl›lamad›¤› günümüz koflullar›nda, b›rakal›m bunu içeride kendi bak›m›n› sa¤layamayacak durumda olan Savafl Kör, Mesut Deniz gibi tutsaklar›n hapishanede tutulmas› bafll› bafl›na bir iflkence de¤il midir? “En yayg›n uygulama: Fiziksel fliddet” Raporda “güvenlik güçlerinin” çocuk tutuklular› yeterince koruyamad›¤› da ifade edildi. Kolluk güçlerinin bafll› bafl›na kendilerinin çocuk tutuklular için en büyük tehlikeyi oluflturdu¤u bir durumda san›r›z bu pek mümkün olan bir durum de¤ildir. Rapora göre, 2004 y›l›n›n ilk dört ay›nda gözalt›nda tutulan 50 kifli iflkenceye u¤rad›¤› gerekçesiyle ‹nsan Haklar› Derne¤i’ne baflvurdu. Ayn› gerekçeyle ilk ayda derne¤e baflvuranlar›n say›s› ise 692 olarak verildi. 2004 y›l›n›n ilk sekiz ay›nda Tür-

kiye ‹nsan Haklar› Derne¤i’ne iflkence gördü¤ü için baflvuran 597 kifli t›bbi yard›m talebinde bulundu. 2004’te gözalt›nda bulunanlar en çok darp, tehdit ve onur k›r›c› hareketlerden flikayetçi oldular. Raporda ayr›ca örgütün Türkiye’deki temsilcilerine yönelik tehditleri k›nad›¤› Cumhurbaflkan›’na yönelik yaz›lm›fl olan bir mektuba da yer verildi. Sezer’e gönderilen mektupta, ‹stanbul ‹HD’nin üç yöneticisine Türk ‹ntikam Tugay› (T‹T) adl› grubun tehditleri belirtilerek bunlar›n k›nand›¤› vurguland›. Bu tür tehditlere resmi makamlar›n acilen tepki vermesinin gerekli oldu¤unun vurguland›¤› mektupta, ‹stanbul polisinin konuyla ilgili soruflturma bafllatmas› gerekti¤i belirtildi. ‹flkence ile ilgili uygulamalar› çok yumuflak bir dille ifade etse de, HRW’nin bu raporu AB’ye uyum ad› alt›nda “demokratiklefltik” gerçekli¤ini bir kez daha uluslararas› arenada yüzlerine çarpmas› nedeniyle önemlidir. Yeni TCK’n›n kabulünün ertelendi¤i bugünlerde DKÖ’lerin özellikle F tiplerinde devam eden tecrit iflkencesini kamuoyunun gündeminde yer edindirmeye yönelik çabalar› art›rmalar› zorunludur. (H. Merkezi)

Hatice Yürekli ve Sibel Sürücü mezarlar› bafl›nda an›ld› ✔Ölüm Orucu’nun 182. gününde flehit düflen TK‹P üyesi Hatice Yürekli, yoldafllar› taraf›ndan an›ld›. 23 Nisan Cumartesi günü “Hatice Yürekli yoldafl yafl›yor, zafer devrim davas›n›nd›r” yaz›l› pankartla Mithat Pafla Caddesi’nin Yüksel’i kesti¤i noktadan bafllayan eylem, Yüksel Caddesi’nde bas›n aç›klamas›yla sürdü. Sa¤anak ya¤mura ra¤men “Devrimciler ölmez, devrim davas› yenilmez”, “Barikatta bir ses Hatice yoldafl ölümsüzdür” sloganlar›n›n coflkuyla at›ld›¤› yürüyüfl s›ras›nda Habip Gül, Ümit Alt›ntafl ve Hatice Yürekli’nin resimleri tafl›nd›. Yaklafl›k 40 kiflinin kat›ld›¤› anmada sayg› duruflunun ard›ndan haz›rlanan metin okundu. Metinde Hatice Yürekli’nin direniflçi kimli¤inden sözedilirken 90’l› y›llarda mücadeleye kat›ld›¤›, siyasi poliste ve zindanlarda direniflçi kimli¤ini korudu¤u, Ulucanlar katliam›n› yaflad›¤›, iflçi olarak fabrikalarda çal›flt›¤› vurguland›. fiiir dinletisinin ard›ndan kitle, Enternasyonal ile Bize Ölüm Yok marfllar›n› okudu. 20 dakika süren eylem “Bedel ödedik bedel ödetece¤iz”

slogan›yla sona erdi. (Ankara) ✔Mücadele Birli¤i Platformu üyeleri, 23 Nisan 2005 tarihinde bir araya gelerek Ölüm Orucu eyleminde flehit düflen Sibel Sürücü’yü mezar› bafl›nda and›. 22 Nisan 2001 tarihinde eyleminin 124. gününde kald›r›ld›¤› Bayrampafla Hapishanesi Hastanesi’nde Ölüm Orucu’nda iken flehit düflen Sibel Sürücü’yü anmak için ‹kitelli Cemevi önünde bir ara gelen Platform üyeleri, “Sibel Sürücü ölümsüzdür” pankart› açt›. K›z›l bayraklar eflli¤inde Parseller Caddesi’ne do¤ru yürüyüfle geçen kitle, yürüyüfl boyunca “Sibel Sürücü ölümsüzdür” sloganlar› att›. Burada kitle ad›na aç›klama yapan Feyzullah Eraslan, Sürücü’nün yaflam› boyunca mücadele etti¤ini belirtti. Eraslan ayr›ca F Tipi Hapishaneleri ve tecridi elefltirdi. Aç›klaman›n ard›ndan Ayazma Mezarl›¤›’na yürüyen kitle Sürücü’yü mezar› bafl›nda sayg› durufluyla and›. Kitle sonra alk›fllar ve sloganlar eflli¤inde da¤›ld›. (H. Merkezi)


11

21

6-19 Mayıs 2005

‹HD Trabzon’da yaflanan olaylar› de¤erlendirdi;

“PROVOKASYON DE⁄‹L, ORGAN‹ZE”

‹nsan Haklar› Derne¤i Trabzon fiubesi Baflkan› Gültekin Yücesan, Trabzon’daki olaylar›n arka plan›nda TürkKürt kardeflli¤ini çat›flmaya dönüfltürme çabalar› oldu¤unu düflündüklerini belirtti. Yücesan, göreve geldikleri tarihlerde kendilerine yap›lan müracaatlarla ilgili haz›rlad›klar› raporu da aç›klad›. Gülte-

kin Yücesan, il temsilcili¤inde düzenledi¤i bas›n toplant›s›nda 1 Haziran 2004’ten 31 Mart 2005’e kadar ‹HD Trabzon fiubesi’ne 23 baflvuru yap›ld›¤›n› belirterek, “Bu baflvurulardan 9 tanesi ekonomik ve sosyal haklar›n, 3 tanesi yaflam hakk›n›n, 2 tanesi bilgi edinme ve düflünce özgürlü¤ünün, 2 tanesi adil yarg›lanma hakk›n›n ihlali, 5 tanesi gözalt›nda iflkence ve kötü muamele, 2 tanesi de fliddet ve tehdit gerekçesiyle yap›ld›” dedi. Kendilerine baflvuruda bulunanlar›n dilekçelerinin tek tek incelendi¤ini kaydeden Yücesan, ilgili kurum ve kurulufllarla görüflülerek söz konusu ihlalle-

cileri durumu yeniden de¤erlendirme yerine bu k›flk›rt›c› tav›rlar›n› sürdürmede ›srarl› olmufllard›r. -10 Nisan günü yaflanan olaylar›n bafllang›c›nda güvenlik güçleri bas›n aç›klamas› yapanlara yönelik sald›r›lar› sadece seyretmifllerdir. Bundan cesaret alan grup, giderek ço¤almas›n› sürdürmüfltür. -Olaylar büyümeye devam edince k›smen de olsa güvenlik güçlerinin etkisiz kalmas› ve sald›rganlara dokunmayacak flekilde müdahale etmeleri anlafl›l›r gibi de¤ildir.” Oysa bizce bu olayda anlafl›l›r olmayan bir durum yoktur, çünkü flovenizmi körüklemek ve halklar› birbirine düflürerek bundan kârl› ç›kma isteyen TC devleti hiç kuflkusuz “beslemeleri”ne el sürmeyecektir. Bunun en bariz kan›t› Trabzon’da sald›ranlar›n de¤il, sald›r›ya u¤rayan gençlerin tutuklanmas› olmufltur.

“Hayata Dönüfl” davas›nda de¤iflen birfley yok…

‹ÖG için dilekçe eylemi

✔‹zmir Barosu bünyesinde yaklafl›k 3 y›l iflkence ve kötü muameleye iliflkin çal›flmalar yürüten ‹flkenceyi Önleme Grubu’nun baro yönetimi taraf›ndan feshedilmesine karfl› ‹zmir’de bulunan aralar›nda ÇHD, ‹HD, T‹HV, KESK, D‹SK, Genel-‹fl 5 No’lu fiube, Belediye-‹fl 2-4-6 No’lu fiubeler, Tektil-Sen, Emekli-Sen, Emekçi Kad›nlar Birli¤i, Limontepe Kültür Dayan›flma ve Yard›mlaflma Derne¤i, Gültepe Yard›mlaflma ve Dayan›flma Derne¤i, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hukuk Fakültesi Ö¤renci Derne¤i, DEÜ ‹ktisat Fakültesi Ö¤renci Derne¤i, DEÜ Felsefe Toplulu¤u, Gençlik Dayan›flma Evi Derne¤i, ‹zmir Gençlik Derne¤i, Ege Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i ve TAYAD ‹zmir Temsilciliklerinin de bulundu¤u kurumlar dilekçe ile baflvuruda bulundu. Dilekçede, sistematik iflkenceyle sistematik flekilde mücadele yürüten ‹flkenceyi Önleme Grubu’nun toplum aç›s›ndan gereklili¤ine iflaret edilerek, “‹zmir Barosu’nun geçmiflte edindi¤i sayg›nl›¤› zedeleyen karar›n›z› gözden geçirmenizi, ‹flkenceyi Önleme Grubu’nun çal›flmalar›na eskiden oldu¤u gibi devam› yönünde gerekli katk›y› sunman›z› dileriz” denildi. (‹zmir)

rin giderilmesi yönünde çal›flmalar yapt›klar›n› ifade etti. Yücesan, 6 Nisan’da Trabzon’da meydana gelen olaylar› ilk olarak provokasyon olarak de¤erlendirdiklerini ancak 10 Nisan’daki geliflmelere bakt›klar›nda kanaatlerinin olay›n organize bir olay oldu¤u fleklinde de¤iflti¤ini söyledi. ‹HD Yönetim Kurulu’nun Trabzon’daki olaylarla ilgili de¤erlendirmesi flöyle oldu: “-10 Nisan’daki olaylar, kanaatimizce iflin as›l oda¤›n› a盤a ç›karm›flt›r. 10 Nisan’da olaylara halk hiç kar›flmam›fl, yerel TV’ler de daha itidalli davranm›fllard›r. -Bu olaylar›n arka plan›n› Türk-Kürt kardeflleflmesini çat›flmaya dönüfltürme çabalar› olarak düflünüyoruz. -6 Nisan’daki olaylar›n ard›ndan provakasyon oldu¤u aç›klanmas›na ra¤men baz› TV’ler, gazeteler, köfle yazarlar›, siyasi partiler, sivil toplum örgütü yöneti-

Hapishanelerde sürdürülen Ölüm Oruçlar›n› sona erdirerek siyasi tutsaklar›n F Tipi Hapishanelere geçiflini sa¤lamay› amaçlayan ve ad› büyük bir yüzsüzlükle “Hayata Dönüfl Operasyonu” olarak adland›r›lan 19 Aral›k Katliam›’ndan sonra aç›lan davalardan birisi daha görüldü. Ümraniye Hapishanesi’ne düzenlenen operasyonda ölümlere ve yaralanmalara sebebiyet vermekle suçlanan kolluk güçlerinin yarg›lanmas›na 29 Nisan’da devam edildi. Üsküdar 2. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruflmaya san›k-

lardan Oktay Y›ld›z ve Tahsin fiahin kat›ld›. fiikayetçi olarak da Muhlise Günefl, Elmas Baflar›r, Songül Ero¤lu ve Ayça Memur kat›ld›. Operasyon s›ras›nda Ümraniye Hapishanesi’nde hükümlü olarak kalan Muhlise Günefl, hapishaneden ç›kar›l›rken ve ring arac›nda tacize ve fliddete maruz kald›¤›n› söyledi. San›k olarak yarg›lanan jandarma erlerinden Oktay Y›ld›z, “operasyon s›ras›nda d›fl nizamiyede görevliydim. Çat›flmalar s›ras›nda d›flar›dayd›m” derken, san›k jandarmalardan hiçbirinin içerde oldu¤unu söylemedi¤i ve ifadelerinde yönlendirildiklerinin aç›k oldu¤u itiraz›nda bulunan müflteki avukatlar›, “Yarg›lama havanda su dövmeye benzemifltir” aç›klamas›nda bulundu. Avukat Güçlü Sevimli

de Savunma ve Havac›l›k Dergisi’nde yay›mlanan tan›t›m yaz›s›nda Ulucanlar Hapishanesi de dahil tüm hapishane operasyonlar›na kat›lan birli¤in Ankara Jandarma Komutanl›¤› Asayifl Bölü¤ü adl› özel teçhizatl› bir birlik oldu¤unun bölük komutan›n›n ifadeleriyle sabit oldu¤unu söyledi. Sevimli, söz konusu dergideki yaz›y› mahkemeye delil olarak sundu. 29 devrimci tutsa¤›n katledilmesini sa¤layan devletin bu konuda “suçlu” olarak yine o dönem hapishanede bulunan tutsaklara “devlet mal›na zarar vermekten” dava açmas› san›r›z mahkemelerde kolluk güçlerinin aklanmas›n›n hangi mant›¤›n sonucu oldu¤unu gösterecektir. (H. Merkezi)

ESP’lilerin davas› devam ediyor ESP 7 Aral›k 2004’te Ankara’da Ceza ‹nfaz Yasa Tasar›s›’n› protesto etmek için yapt›¤› eylemde aralar›nda At›l›m ve Dayan›flma gazetesi çal›flanlar›n›n da bulundu¤u 18 kiflinin 27 Nisan’da görülecek duruflmalar› öncesi çeflitli illerde bas›n aç›klamalar› yapt›. 24 Nisan Pazar günü ‹stanbul Galatasaray Postanesi önünde bir araya gelen ESP’liler yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla tutuklular›n derhal serbest b›rak›lmas›n› istedi. Ayn› gün saat 15:00’de ‹zmir Karfl›yaka ‹fl Bankas› önünde bir araya gelen ESP’liler de yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla tutuklu bulunanlar›n serbest b›rak›lmas›n› istedi. ESP Mersin Temsilcili¤i 24 Nisan 2005

tarihinde yapt›¤› bas›n aç›klamas›yla tutsak ESP’lilerin serbest b›rak›lmas›n› istedi. 27 Nisan Çarflamba günü de TCK’n›n 168/2 maddesi uyar›nca ‘Yasad›fl› silahl› örgüte üye olmak’ iddias›yla yarg›lanan 46 ESP’linin duruflmas›na, 11. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruflmada olay tarihinde yaflananlarla ilgili olarak Çevik Kuvvet polisi Osman Acar ve adliye polisi Mustafa Ery›lmaz’›n anlat›mlar›n›n ard›ndan, avukatlar söz ald›. Av. Kemal Aytaç, Emniyet Müdürlü¤ü taraf›ndan haz›rlanan raporun tamamen politik bir rapor oldu¤unu dile getirerek, “Bu mahkemenin görülece¤i yer buras› de¤il. Buras› bu davaya büyük gelir. Dava, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmelidir” diyerek ESP’lilerin tahliyesi-

ni istedi. Avukatlar›n savunmalar›n›n ard›ndan 10 dakika ara verilen duruflmada, tutuklu bulunan 18 ESP’liden Ufuk Han, Ersin Sedefo¤lu, Serap Kervanc›, Serdar Yi¤it, Veli Görgün, Mesut K›l›ç ve Özgür Kaya tahliye edildi. Mahkeme 22 Haziran saat 14.00’a ertelendi. Karar›n aç›klanmas›n›n ard›ndan duruflmaya kat›lan ailelerin alk›fllar eflli¤inde zafer iflaretleri yaparak karar› protesto etmesi üzerine mahkeme baflkan› duruflmaya kat›lanlar›n kimlik bilgilerinin al›nmas›n› istedi. Bunun üzerine k›sa süreli bir gerginlik yafland›. Daha sonra salondan ayr›lan ESP’liler, Adliye önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak karar› protesto etti.


6-19 Mayıs 2005

12

21

Maden “kazalar›”: Azrail de¤il, özellefltirme 21 Nisan Pazar günü Kütahya’n›n Gediz ilçesi Gökler Beldesi’nde bulunan bir madende yaflanan “kaza” sonras› madende bulunan 17 iflçi ve bir mühendis hayat›n› kaybetti. Ayda 300-350 milyona çal›flan iflçilerin cenazeleri 22 Nisan’da halk›n da genifl kat›l›m›n›n oldu¤u bir törenle topra¤a verildi.

21 Nisan Pazar günü Kütahya’n›n Gediz ilçesi Gökler Beldesi’nde bulunan bir madende yaflanan “kaza” sonras› madende bulunan 17 iflçi ve bir mühendis hayat›n› kaybetti. Ayda 300350 milyona çal›flan iflçilerin cenazeleri 22 Nisan’da halk›n da genifl kat›l›m›n›n oldu¤u bir törenle topra¤a verildi. Törene iki bakan ve bölgenin di¤er idari amirleri de geldi. Ancak beklenen aç›klama kazadan 2-3 gün sonra geldi. Maden Mühendisleri Odas›’nda aç›klama yapan oda genel baflkan› Mehmet Torun, bu cinayet niteli¤indeki kazan›n kader de¤il, beklenmesi gereken bir fley oldu¤unu aç›klad›. Türkiye’de son 20 ay içerisinde befl maden göçü¤ünün meydana geldi¤ini anlatan ve Aflkale, Ermenek, Küre, ‹skilip ve en son Gediz madenlerinde meydana gelen kazalarda 57 kiflinin hayat›n› kaybetti¤ini belirten Torun, özellefltirmelerle beraber artan olaylarda “fazla kâr h›rs›” ile iflçilerin hayatlar›yla nas›l oynand›¤›n› gözler önüne serdi. Madende havaland›rman›n yetersiz oldu¤unu ve bu havaland›rma sisteminin içeride birikecek grizu gaz›n› boflaltamayaca¤›n›n alt›n› çizen Torun, patlamayla ilgili ise “Bir eksiklik oldu¤u kesin. Özellefltirmeyle birlikte devredilen iflletmelerde yeterli yat›r›mlar yap›lmamakta ve uzun vadeli çal›flmalarda bu tarz s›k›nt›lar yaflanmakta. As›l sorun sistem sorunu diye düflünüyoruz” dedi. Tosun, Ermenek, Küre ve Çorum’daki faciala-

r›n da(!) özellefltirme ile ilgili oldu¤unun alt›n› çizdi. Bugün Türkiye’de 772 maden var. Buralarda 299’u kad›n olmak üzere 47 bin 751 kifli çal›fl›yor. Geçen sene Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤›’n›n ‹fl Teftifl Baflkanl›¤›’n›n müfettifllerinin bulgular›na göre bu 772 maden 3 ay süre ile denetlenmifl! Son 20 ayda 57 kiflinin hayat›n› kaybetti¤i, 2683 kiflinin yaraland›¤› madenlerde 202 iflyerinin iflçilerinde gerekli donan›m olarak görülen baret, çelik uçlu ayakkab›, toz maskesi yok. Yani iflçiler “dededen kalma yöntemlerle” bu ölüm ocaklar›n›n içine giriyorlar. Ayn› flekilde 202 iflyerinde ise makine operatörlerinin gerekli ehliyetleri yok. Ayr›ca 123 iflyerinde sa¤l›k eleman› yok ve 78 madende ise tehlike an›nda ocak içindeki iflçilerin s›¤›nmas› için mimaride zorunlu olan kaç›fl yerleri ve “zorunlu” kaç›fl planlar› bulunmuyor, t›pk› Gediz’deki madende oldu¤u gibi. 122 iflyerinde karbonmonoksit maskesi yok. ‹nsanlar taraf›ndan solunurken anlafl›lmayan kokusuz, renksiz ve öldürücü olan bu gaz madenlerde olabilecek en do¤al etkenken buna karfl› bir önlem “kâr” amac›yla al›nmam›fl. Tüm bunlar›n içinde elektrik tesisat› projeleri onaylanmam›fl, uyar› ve güvenlik levhalar› olmayan, iletiflim ve alarm-uyar› sistemleri olmayanlar da var, hatta çal›flmalar› için gerekli ruhsatlar› olmayan 87 iflyeri var!

Kütahya’da “kaza”n›n yafland›¤› madene bakt›¤›m›zda çal›flanlar›n çevre köylerin insan› oldu¤unu görüyoruz. Ayda 300-350 milyon maafla talim eden, hiçbir önlem olmadan oca¤a inen bu iflçiler yerin 350 metre alt›nda 30 metrekarelik bir alanda kara elmas için kaz›yorlard›. Maden 1992 y›llar›nda 2500 iflçi ile çal›fl›rken 92 y›l›nda 9 ay süren bir grev sonucu patronlar tafleronlaflt›rmalar, iflten ç›karmalar ve en son özellefltirmelerle beraber iflçi say›s›n› 650’ye çekmiflti. Tafleron firmalarda çal›flan pek çok genç; deneyimli ve bu iflin nas›l yap›ld›¤›n› bilen iflçiler de iflten at›l›nca ifle al›nm›fl ve özellefltirmenin ard›ndan çal›flan a¤›rl›¤›n› ise çevre köylerde yaflayan ve geçmiflte bu tafleron flirketlerde çal›flm›fl olan veya yeni yeni madene inen genç iflçiler al›nm›flt›. Özellefltirmelere “iflimiz olacak” özlemleriyle bakarken az bir paraya kimsenin kabul etmeyece¤i koflullar alt›nda madene inen iflçilerin 17’si yaflam›n› yitirdi. Cenazelerine özellefltirmeleri öve öve bitiremeyen bakanlar kat›ld›. Bir yetkili cenazenin oldu¤u saatlerde televizyona demeç

veriyordu “denetimler az” diye! Denetlemesi gereken Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan› ve bu madende bu duruma izin veren çevre idari amirleri de cenazedeydi. Bir gün sonra Baflbakan “ulusa” seslenerek özellefltirme politikalar›n›n baflar›s›ndan bahsediyor ve olay› “tats›z bir talih” olarak adland›r›yordu. Türkiyeli emekçi kad›n ve erkekler; bu foto¤raflara iyi bak›n! Bak›n ki, emekçi kad›nlara biçilen rolün ölümü beklemek, emekçi erkeklere biçilen rolün “ölüme gitmek” oldu¤unu görün! Egemenler göçükte ölen madencileri “flehit” ilan ettiler, t›pk› halk›n evlatlar›na karfl› savaflanlar› da “flehit” ilan ettikleri gibi. Kaza gibi görünen cinayette ölen komando ‹brahim’in yaflam› bu ülkenin emekçi evlatlar›na biçilen rolün en somut halidir. Türkiye Kürdistan›’nda gerillaya karfl› savaflan bir komandoyken istifa edip, ald›¤› maafl›n dörtte birine her gün ölüme gitmeyi, öldürmeye tercih etmifltir ‹brahim. Ne çare ki çal›flabilece¤i tek yer olan maden oca¤›nda azrailin de¤il “kâr h›rs›”n›n kurban› olmufltur. (H. Merkezi)

NURTEPE HALKI BAZ ‹STASYONU ‹STEM‹YOR! Mahallelerine kurulan baz istasyonlar›n›n sa¤l›klar›n› bozdu¤u gerekçesiyle kald›r›lmas› için imza kampanyas› bafllatan Nurtepe Mahallesi sakinleri, talepleri kabul edilmedi¤i takdirde ‘komfluluk hukuku’ ve ‘insan sa¤l›¤›n›n zarar görmesi’ maddeleri çerçevesinde dava açacak. ‹stanbul’un Ka¤›thane ‹lçesi’ne ba¤l› Nurtepe Mahallesi’nde kurulan baz istasyonlar›, mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt›rma Kurumu (TÜB‹TAK) taraf›ndan yap›lan araflt›rmalar sonucunda baflta kanser olmak üzere çeflitli hastal›klara yol açma riskinin bulundu¤u ortaya ç›kan baz istasyonlar›n›n kald›r›lmas› için çeflitli eylemler yapan Nurtepe Mahallesi sakinleri, tav›rlar›n› imza kampanyas› ile sürdürüyor. Toplanan imzalar›n may›s ay›nda Ulaflt›rma Bakanl›¤›’na ve ‹stanbul Valili¤i’ne teslim edile-

ce¤ini belirten mahalle sakinlerinden Avukat Naciye Demir, “Baz istasyonlar› Avrupa’da flehir içine kurulmuyor. Çünkü baz istasyonlar›n›n insan sa¤l›¤›na zararl› oldu¤unu art›k bütün dünya kabul ediyor. Fakat bizim ülkemizde insan sa¤l›¤›n›n çok fazla de¤eri olmad›¤›n› bir kez daha görüyoruz. Hükümet bunun fark›nda oldu¤u halde hiçbir giriflimde bulunmuyor” dedi. (H. Merkezi)


13

21

6-19 Mayıs 2005

Ermeni Soyk›r›m›’n›n 90. y›ldönümünde AT‹K, Erivan’da ezilen Ermeni halk›yla bulufltu! 1915 y›l›nda Osmanl› topraklar› içerisinde yaflayan Ermenilere karfl› uygulanan ve kaç›n›lmaz olarak Süryanileri de etkileyen tehcir (zorunlu göç) ve soyk›r›m›n 90. y›ldönümünde AT‹K Ermeni halk›n›n ac›s›n› paylaflmak ve enternasyonal dayan›flmay› yükseltmek için Ermenistan’dayd›. Ermeni Soyk›r›m›’n›n 90. y›ldönümünde dünyan›n birçok ülkesinden davet edilen yaklafl›k 600 kifli ile beraber AT‹K de davetlilerin aras›nda Erivan’a gitti. Türkiye’den davet edilen kat›l›mc›lar aras›nda; Taner Akçam, Hrant Dink ve Murat Belge yer al›yordu. Yap›lan bir dizi konferans ve etkinliklerde Ermeni Jenosidi’nin Türkiye devleti taraf›ndan tan›nmas› ve bu sorunun tarihsel haks›zl›¤›n›n görülmesi noktas› genel olarak tüm konuflmac›lar taraf›ndan belirtildi. Bizler AT‹K olarak, kat›ld›¤›m›z görüflmelerde Ermeni-Süryani-Helen halk›n›n soyk›r›ma u¤rat›lmas›n›n sorumlular›n›n sade-

alamay›z, ancak baflta Türk devleti olmak üzere ve di¤er dönemin emperyalist devletleri Ermeni halk›ndan özür dilemelidir. Ermeni halk› ve Türkiye halk› aras›nda yarat›lan bu çeliflki, devletler düzeyinde yarat›lan bir çeliflkidir. Bu çeliflkiler egemen s›n›flar›n dünyadaki birçok ülkede halklar› karfl› karfl›ya getirme milliyetçi duygular yükleyerek ortaya konulan politikalard›r” fleklinde görüfller dile getirildi. Tüm bu görüflleri AT‹K olarak kat›ld›¤›m›z birçok etkinlik ve konferanslarda dile getirdik. Ermenistan’dan AT‹K (Avrupa Türkiyeli ‹flçiler Konfederasyonu)

Ermeni Soyk›r›m› k›nand›

ERZ‹NCAN

Erzincan YDG olarak Umut Yay›mc›l›k’›n tan›t›lmas› yönlü düflüncemizi gerçeklefltirdik. 22-25 Nisan günleri aras›nda E¤itim-Sen binas›nda aç›lan stand›m›z da Umut Yay›mc›l›k kitapl›¤›n›n yan›s›ra Partizan ve YDG dergileri ile ‹flçi-köylü gazetesi ayr›ca ILPS bülteni de yer alm›flt›r. Stand›m›za olan ilginin bekledi¤imiz gibi olmas› bizi sevindirmifltir. Gerek E¤itim-Sen yönetimi gerekse de e¤itim emekçilerine, ö¤renci arkadafllar›m›za ve dostlar›m›za teflekkürlerimizi iletiyoruz. Bundan sonra da bu tarz standlarla Umut Yay›mc›l›k’› halk›m›zla buluflturma kararl›l›¤›yla umudu selaml›yoruz. Erzincan ‹flçi-köylü, YDG okurlar›

ce Osmanl› Devleti’yle s›n›rl› olmad›¤›n›, ayn› zamanda katliam›n bafl›ndan sonuna kadar Osmanl› Devleti’ne destek veren Alman emperyalistlerinin de sorumlu oldu¤unu belirttik. Yine “Kemalist devletin faflist-›rkç› ve floven politikalar› do¤rultusunda Türkiye’de mevcut olan az›nl›klara uygulanan politikalar günümüzde halen devam etmektedir. Dün Ermenilere-Yunanl›lara yap›lan bask› bugün en demokratik talepler do¤rultusunda ortaya ç›kan Kürt halk›na ve di¤er emekçi kesime uygulanmaktad›r” dedik. AT‹K taraf›ndan yap›lan aç›klamalarda ayr›ca “Bu yap›lan tarihsel haks›zl›¤› elbetteki geri

‹HD ‹stanbul fiubesi 24 Nisan tarihinde yapt›¤› aç›klama ile, Ermeni Soyk›r›m›’n› k›nayarak, TCK’n›n 305. maddesinin gerekçesinden, Türkiye toplumunun tarihiyle yüzleflmesini engelleyen Ermeni Soyk›r›m› ile ilgili bölümün ç›kar›lmas›n› talep etti. Ermeni Soyk›r›m›’n›n 90. y›ldönümü dolay›s›yla dernek binas›nda düzenlenen bas›n toplant›s›na ‹HD Genel Baflkan Yard›mc›s› Kiraz Biçici, ‹stanbul fiube Baflkan› Av. Eren Keskin ve flube yöneticileri, DEHAP, SDP, EMEP ile ESP temsilcileri kat›ld›. Av. Eren Keskin, 24 Nisan 1915-16 y›llar›nda yap›lan tutuklamalar›n etnik temizli¤in bir simgesi oldu¤unu ifade etti. Soyk›r›m›n tan›nmas›na yönelik taleplere karfl› yo¤un çarp›tma kampanyas›n›n yürütüldü¤üne dikkat çeken Av. Keskin, “Yürütülen bu kampanya, ç›plak gerçekli¤in üzerini örtemiyor. Ç›plak gerçek, bir zamanlar Anadolu uygarl›¤›n›n temel tafllar›ndan olan Ermenilerin, bugün 70 milyonluk bir nüfus içinde, a¤›rl›kl› olarak ‹stanbul’daki 60 bin kiflilik bir toplulu¤a dönüflmüfl olmas›, zengin tarihinin izlerinin bile silinmifl olmas›d›r” dedi.

Yeni TCK’n›n 305. maddesinin gerekçesinde, Ermenilere soyk›r›m yap›ld›¤›n› ifade etmenin suç kapsam›na al›nd›¤›na iflaret eden Keskin, “Ölçülerin ne kadar afl›ld›¤› ise yurtd›fl›na verilen mesajlarda görülüyor. Türkiye, sanki yurt içinde konunun tart›flmas›na izin vermeyen, bir bask›, y›ld›rma politikas› yürüten kendisi de¤ilmifl gibi, yurtd›fl›na, ‘gelin komisyonlar kural›m, tart›flal›m, arflivlerimiz aç›k’ fleklinde davetler yap›yor” diye konufltu. (‹stan-

Tibet iflçileri direnifllerini kararl›l›kla sürdürüyor endik-Kurtköy’de üretim yapan ve toplam 700 kiflinin çal›flt›¤› Tibet fiirketler Grubu’nda sendikal› olduklar› için 42 iflçi iflten at›lm›flt›. Tibet patronu sendikal› olan iflçilerin ço¤unlu¤unu iflten ataca¤›n› söyleyerek iflçilere göz da¤› vermek istemifltir. Ama yapm›fl oldu¤u anlaflmalar ve elinde bulunan siparifllerden ve sipariflleri mevcut iflçi potansiyeliyle karfl›layamamas›ndan kaynakl›, ayn› ifl kolunda faaliyet yürüten farkl› fabrikalara iflleri fason ola-

P

rak vermek zorunda kalm›flt›r. 5 Nisan tarihinde direnifle bafllayan Tibet iflçileri, 29 Nisan tarihi itibariyle direnifllerinin 25. gününe girdiler. Ya¤murlu bir günde kendilerini ziyarete gitti¤imizde, bütün olumsuzluklara ra¤men direniflte kararl› olduklar›n› dile getiren Tibet iflçileri, “Durumumuz iyi, ya¤mur çamur demeden her gün gelip fabrikan›n yan›nda bekliyoruz. ‹nan›yoruz ki mücadelemiz sonucunda biz kazanaca¤›z” diyorlar.


6-19 Mayıs 2005

14

21

11 Eylül’ün ard›ndan Latin Amerika’da yükselen faflizm Latin Amerika’da büyük gürültüler kopar›larak Brezilya’da, Ekvator’da, Venezüella’da, Bolivya’da... hükümete gelen sözde halkç› yönetimlerin gerçek yüzü çok k›sa bir zaman diliminde ortaya ç›kt›. Bir yandan Ekvator Cumhurbaflkan› Lucio Gutierrez halk ayaklanmas›yla ülkeden kaçmak zorunda kal›rken di¤er yandan Lula’n›n hiçbir vaadini yerine getirmemesi halk›n öfkesini büyütmekte. Brezilya’dan Cebrasco Örgütü’nün 11 Eylül sonras› Latin Amerika’daki durumu özetledi¤i yaz›y› yay›nl›yoruz. 2002’de tüm dünya 11 Eylül olaylar›yla sars›l›rken çöküfle do¤ru giden dünya sistemindeki krizin ciddiyetini de göstermifl oldu. Bunun gibi olaylar 3. Dünya Savafl›’n› iflaret eden tarihsel dönemlerdir ve dünyan›n yeniden ve derinlemesine paylafl›m› temelinde halklara ve özellikle 3. dünya ülkelerine yönelik s›n›rs›z sald›rganl›k ve faflizm anlam›na gelmektedir. 11 Eylül’ün ard›ndan “terörizme karfl› savafl” ad› alt›nda bafllayan kampanya da Yanki emperyalizminin emperyalist sald›rganl›¤›n› ve dünya çap›ndaki devrimci hareketi yok etme hedefini meflrulaflt›rmaya çal›flan büyük bir entrikad›r. Sis perdesi olarak kullan›lan bu entrikan›n amac› sistem genelinde yaflanan çeliflkileri farkl› lanse etmektir. Bunlar; 1) Emperyalist güçler aras›ndaki çeliflki, 2) Emperyalizmle ezilen halklar ve uluslar aras›ndaki çeliflki, 3) Burjuvazi ve proletarya aras›ndaki çeliflki ve konu özgülünde Amerika halk›yla bir grup tekelci Yanki aras›ndaki çeliflki. Emperyalist ya¤man›n bu yeni dalgas›n›n üzerinden 2 y›l geçmeden Afganistan’a sald›rm›fl, askeri zaferle Saddam Hüseyin iktidardan düflürülmüfl ve böylece Yanki emperyalizmi yeni karfl›devrimci sald›r›s›nda en üst noktaya ulaflm›flt›r. ABD, Ortado¤u’da önemli bir askeri üs edinmifl ve soyk›r›mc› ‹srail devletinin Filistin halk›na yönelik daha büyük sald›r›larda bulunmas›n› mümkün k›lm›flt›r. Fakat koflullar askeri iflgali sa¤lamlaflt›racak geliflmelere yol açm›flt›r. Emperyalizmin iç bölünmeleri derinleflmifl ve ABD di¤er Avrupal› güçlere Irak’›n paylafl›m›nda imtiyazlar tan›mak zorunda kalm›flt›r. ABD’nin gaddar, vahfli ve kibirli tav›rlar›na ra¤men Afganl› ve Irakl› direniflçiler her geçen gün iflgalci askerleri aral›ks›z sald›r›larla rahat b›rakmamaktad›r. Afganistan ve Irak’taki halk›n ulusal direniflinin önderli¤inin küçük burjuva ve bürokrat burjuva özelliklerinden kaynakl› s›n›rl›l›¤›na ra¤men mücadele ad›m ad›m ilerlemektedir. Söz konusu direniflin tüm Ortado¤u’ya yay›larak bölgeyi ABD’nin ve uflaklar›n›n bataca¤› bir batakl›¤a dönüfltürmeleri mümkündür. LAT‹N AMER‹KA “HALK” HÜKÜMETLER‹ VE 11 EYLÜL’DEN SONRA ARTAN BASKILAR Günümüzde durum emperyalizm özellikle Yanki hegemonyas› için elverifllidir. Buna ra¤men emperyalizmin politikalar› do¤rultusunda dünya çap›ndaki geliflmeler bir yandan sistemin ge-

Her ne kadar milyonlarca Latin Amerikal›n›n de¤iflim beklentilerini temsil etseler de, Chavez’’in, Toledo’nun, Gutierrez’in, Lagos’un, Kirchner’in ve Lula’n›n sözde halk hükümetleri k›tada ABD’nin ç›karlar›na hizmet etmekteler.

nel krizine yol açarken di¤er yandan da dünya çap›nda ezilenlerin ve sömürülen halklar›n isyanlar›na karfl› faflizmin yükselifline neden olmaktad›r. Bu 11 Eylül’den bu yana h›zl› bir flekilde yaflananlar›n özetidir. Bu koflullarda Latin Amerika, emperyalist zincirin en zay›f halkas› durumundad›r. Latin Amerika’da ABD’nin amac› Monroe doktrininin sonuçlar›n› elde etmektir. Bu doktrin uygulad›¤› politikalar do¤rultusunda bölgenin tamamen kontrol edilmesi ve sömürgelefltirilmesidir. Bu politikalar ALCA’y› hayata geçirmek (ticari, sanayi ve teknolojik sorunlar üzerine), Amazon’un askerilefltirilmesi, (bölgenin bio-çeflitlili¤inin kaynaklar›n›n tekelleflmesi sorunu) ve k›tan›n geçifl noktalar›n›n kontrolü (Panama Kanal›, Horn Burnu), (bölgesel jeo-stratejik ve jeo-politik sorunu). Venezüella, Peru, Ekvator, fiili, Arjantin ve Brezilya gibi çeflitli ülkelerde seçimlerle gelen “halk›n demokratik” hükümetleriyle uluslararas› karfl›-devrimci sald›rganl›k kesiflmektedir. Her ne kadar milyonlarca Latin Amerikal›n›n de¤iflim beklentilerini temsil etseler de, Chavez’’in, Toledo’nun, Gutierrez’in, Lagos’un, Kirchner’in ve Lula’n›n sözde halk hükümetleri k›tada ABD’nin ç›karlar›na hizmet etmekteler. Onlar sisteme tehdit oluflturmak bir yana sistemin bir parças›d›r ve eski devletlerin meflrulaflt›r›lmas›nda rol oynamaktad›r. ‹flsizlik, sefalet, açl���k ve insan haklar› ihlalleri yar›-sömürge ülkelerin koflullar›n›n giderek bozulmas›n›n sonucu olarak dramatik bir flekilde yükselmektedir. Di¤er yandan halk›n hak alma mücadelesine yönelik zulüm ve terör kampanyas› artmaktad›r. Bu temelde k›tan›n askerilefltirilmesi de gözle görülür flekilde artm›flt›r. Ve eski devletin niteli¤ine uygun olarak, sosyal savaflç›lar› ve devrimcileri vahflice bast›rmaktad›r. Sosyal

mücadele verenleri ve demokratik özgürlükleri koruyan yasalar iptal edilirken daha fazla bask›ya yol açacak yasalar ç›kart›lmaktad›r. Latin Amerika’da yükselen ekonomik kriz artan bask›n›n bir baflka kan›t›d›r. Yaklafl›k 20 milyon Latin Amerikal› yoksulluk içinde yaflamaktad›r, ki bu say› Cepal’e göre (Latin Amerika ve Karayipler için, Ekonomik Komisyon) k›ta nüfusunun %43,3’üdür. Bu say›ya dahil olan 95 milyon Latin Amerikal› (%18,85) ise açl›k s›n›r›n›n alt›nda yaflamaktad›r. Bu yoksulluk oranlar› ve fakirlik 1997’den bu yana yaklafl›k ayn› oranda kalm›flt›. Ve her bir ülkede de¤iflim oran› çok düflüktür. ‹stisna ülkeler ise uygun yaflam koflullar›n›n dramatik olarak bozuldu¤u Arjantin ve Uruguay’›n d›fl borcu askeri diktatörlü¤ün bafl›nda 700 milyon dolarken 1985’te “demokrasiye dönüflten” sonra 7 milyon dolara ç›km›flt›r. Ve bugün bu say› 16 milyara ç›km›flt›r. Bu tüm ulusal gelirin %100’üdür. 1990’larda Uruguay’da iflsizlik %8 iken (300 bin iflçi), bugün bu say› resmi verilere göre %17’ye ç›km›flt›r. Buna istedi¤i iflte çal›flmayan kesim de dahil edilirse oran %40’a kadar yükselmektedir. Bu demektir ki, Uruguay’da çal›flan nüfusun yar›s› olan 700 bin iflçi ifl sorunu yaflamaktad›r. Arjantin’in k›rsal bölgelerinde ise yoksulluk yaklafl›k 2 kat›na, %23,7’den %45,4’e ç›km›fl, yoksulluk ise 3 kat›na, %6,7’den %20,9’a yükselmifltir. Peron’un takipçisi olan Kirchner, ulusal halkç› nutuklarla, baflkan seçildikten sonda varolan çürümüfl statükoyu koruma çabas›na düflmüfltür. Daha önceki abart›l› bildirilerine karfl›n hileli bir flekilde belirlerken d›fl borcu ödeyece¤ini söz vererek Arjantin’de açl›¤› art›racakt›r. Zaten ABD’ye yapt›¤› geziler de onun Bush hükümetine, bankerlere ve yanki tekellerine olan ba¤›ml›l›¤›n›

göstermektedir. Bugün Arjantin halk› sokaklarda mücadele etmektedir, resmi verilere göre yoksullu¤a karfl› mücadele eden yaklafl›k 4 bin Arjantinli tutukland›. Ekvator’da, Pachakut›k adl› yerli halk›n ve CONAIE’nin deste¤iyle seçilen Albay Lucio Gutierrez emperyalist politikalar› uygulayarak ülkeyi ciddi bir ekonomik krize sürüklemektedir. Halka yönelik uygulad›¤› çeflitli bask›larla haftal›k çal›flma saatini 40’tan 44’e ç›karmak, maafllar› indirmek ve di¤er iflçi haklar›n› k›s›tlamak istemekte. Fakat kriz derinleflirken Ekvatorlu gençler, ö¤retmenler ve köylüler sokaklarda mücadele etmekte, ezilen kitlelerle bask›c› devlet organlar› aras›nda ciddi çat›flmalar yaflanmaktad›r. Venezüella’da iflsizlik ve yoksulluk artmaktad›r. Venezüella’n›n genifl petrol kaynaklar›n› açgözlü bir flekilde ele geçirmeye çal›flan ABD’nin hakimiyetine karfl› kitleler direnmektedir. Buna karfl›n Baflkan Hugo Chavez, 2 do¤algaz kayna¤›n› Kuzey Amerikal› tekellere hediye etmifl ve ülkedeki varolan siyasi krize çözüm olarak, halk› siyasi, askeri ve moral aç›dan silâhs›zland›racak olan fliddete karfl› anlaflmay› yürürlü¤e sokmufltur. Peru’da egemen s›n›flar aras›ndaki çeliflkilerin de etkisiyle ekonomik, sosyal ve siyasi kriz derinleflmektedir. Kurulan sözde “Dürüstlük ve Uzlaflt›rma Komisyonu”, Alejandro Toledo hükümeti taraf›ndan siyasi dan›flmanlar›yla (ki bunlar siyasi mafya, özellikle de Fujimori/Montesines ve Alon Pepez’in gruplar›) “Düflük Yo¤unluklu Savafl’’›n s›n›rlar›n› çizmek için konulmaktad›r. Buna uygun olarak Halk Savafl›yla mücadele etmek için devlet terörizmi ile vahfli suçlar ifllenmekte, böylece Peru devletini yaflatmay› hedeflemektedir. Yoksulluk ve açl›k halk› sokaklara haklar›n› savunmak için ç›karmaktad›r.


21 Hükümet ülkenin birçok bölgesinde ola¤anüstühal ilan etmifltir. Bununla birlikte Peru zindanlar› da dolmaktad›r. 4 binden fazla siyasi ve savafl tutsa¤› insanl›k d›fl› koflullarda yaflamaktad›r. Güney Amerika’n›n en yoksul ülkesi olan Bolivya’da halk›n yoksullu¤a ve Yanki hakimiyetine karfl› isyan› binlerce köylüyü, iflçiyi ve ö¤renciyi sokaklara ç›kartarak Baflkan Sanchez de Louzada’n›n düflürülmesine yol açm›flt›r. fiiddetli mücadeleler 90’dan fazla insan›n ölümüne, yüzlerce insan›n yaralanarak tutuklanmas›na neden olmufltur. Emperyalizm yanl›s› politikalara karfl› Bolivya halk›n›n direnifli, bugün, Carlos Mesa hükümetinde de vahfli devlet bask›s›yla devam etmektedir. Yeni Baflkan, yanki ç›karlar›na karfl› ç›kmad›¤› için Bolivya’daki büyük krizi de çözmeyecektir, yeni çeliflkiler yaflanacakt›r. Latin Amerika üzerine Kuzey Amerika’n›n planlar›nda Kolombiya, “narko-gerilla karfl›t› mücadele” bahanesiyle özel bir yere sahiptir. ABD k›tadaki hakimiyetini ve hegemonyas›n› garanti edebilmek için askeri müdahale koflullar›n› gelifltirmektedir. Alvaro Uribe’nin seçimi bu planlara uygun düflmüfltür. Bu nedenle, Uribe’nin hak savunucular›n›n terörist örgütlerle ba¤› üzerine yapt›¤› aç›klamayla birlikte halk›n haklar›n› savunanlar› ölüm tehdidiyle karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Uribe’nin bu sözleri paramiliter güçlerin harekete geçmesi için bir flifre olmufltur. Uluslararas› Af Örgütü’ne göre yaln›zca 2002 y›l›nda 170’ten fazla sendikac› katledildi. Gerilla güçlerine karfl› Brezilya-Kolombiya s›n›r›nda Brezilya Silahl› Kuvvetleri ile ABD ortak operasyonlar› düzenlenmektedir. BREZ‹LYA VE LULA’NIN ROLÜ Bu genel karfl› devrimci sald›rganl›¤a uygun olarak, Luis ‹nacio Lula de Silva da, eski devletin yönetimine geldikten sonra, ço¤unlukla Kuzey Amerikal› olmak üzere emperyalizmin projelerine hizmet etmeye devam etmektedir. Özellikle de “Cuzco Konsensüs”ün ard›ndan Latin Amerika’da Bush’un sözcüsü haline gelen Lula, “büyük ülkenin” ve onun halk›n›n seyyar sat›c›s› gibi davranmaktad›r. Brezilya halk›n›n k›rda ve flehirlerde yükselen mücadelesini bast›rmak için her türlü önlemi almaktad›r. 23 Eylül 2003’te Birleflmifl Milletler’de yapt›¤› konuflmada 11 Eylül sonras› ABD’nin genel stratejisini benimsedi¤ini kan›tlam›fl oldu. Konuflmas›nda her türlü terörizme karfl› oldu¤unu tekrarlayarak, konuyla ilgili genifl bir anlaflma yapmay› destekledi¤ini, terörist gruplara karfl› polis operasyonlar›n› finansal ve hukuksal aç›dan desteklemeyi savundu¤unu belirtmifltir. Brezilya flimdiden terörizmle ilgili yap›lan 12 anlaflmadan 9’unu imzalam›flt›r. Ve Amerika Devletleri Örgütü Terörizm Karfl›t› Komite’deki, Güney

15 Amerika Finansal Eylem Grubundaki ve Terörizme Karfl› Özel Çal›flma Grubundaki faaliyetlerini sürdürmektedir. Ve dahas› Brezilya Güvenlik Konseyinin konuyla ilgili tüm önergelerini kabul etmifltir. Özellikle 1373 No’lu karar kendilerinin terörist olarak tan›mlad›klar› tüm eylemleri yasaklamak için genifl yapt›r›mlar yapmay› öngörmektedir. Tüm bunlar “Legalizme ve Devlet Hukukuna Sayg›”y› garantilemeyi hedeflemektedir. Bu görüfle uygun olarak, bask›c› Peru devletiyle birlikte gerillaya karfl› hava kuvvvetleri ve özel timlerle operasyon düzenlemifltir (‹sto E dergisi, 29/09/03). Ayr›ca Bolivya’da Lula ve Kirchner ortak hareket ederek yankilerin ç›karlar›n› garanti alt›na alacak düzenlemeler yapt›lar. ‹çte de Brezilya’n›n durumu ekonomik durumun iyileflti¤i üzerine yap›lan tüm propagandaya karfl› a¤›rlaflmaktad›r. Tüm veriler krizlerinin derinleflti¤ini netlefltirmektedir. ‹flsizlik oran›, hükümet verilerine göre %13’tür. Ülkenin en büyük endüstri ve ekonomi merkezi olan Sao Paola’da iflsizlik %20’ye ulaflm›flt›r. Buna uygun olarak, Luis Inacio’nun hükümeti emperyalizm taraf›ndan kendilerine karfl› reformlar› “reform” paketleri ad› alt›nda geçirmektedir. Sosyal-refah, vergi, hukuk ve ifl yaflam› üzerine yap›lan “reform”lar›n hepsinin amac› ayn›; IMF’ye daha fazla para vermek, sömürü oran›n› art›rmak ve iflçilerin son haklar›n› da ellerinden almaktad›r. Siyasi olarak Lula hükümeti artan sosyal krizi gizlemeye çal›flmaktad›r. Buna ra¤men çeflitli sektörlerden yoksul kitleler örgütlenmekte ve harekete geçmektedir. Brezilya’daki esas çeliflkinin yafland›¤› k›rda a¤alarla yoksul köylüler aras›nda mücadele toprak iflgalleri üzerinden ülkenin her yan›nda, köylü kitlelerinin yoksullu¤a düflmesinin sonucu olarak yaflanmaktad›r. Artan bask›lar halk›n mücadelesine ve onun önderlerine yönelik zulümle, hapisle somutlanmakta, köylü hareketi kendi içinde devrimci ve reformist yol aras›nda mücadele yaflamaktad›r. Hükümetin bir bölümünün ve MST’nin (Topraks›zlar Hareketi) k›r-

saldaki durumun ciddiyetini saklamaktad›r, MST’nin ulusal yönelimi köylülere yanl›fl umutlar vaat etmekte, radikalleflen kitlelere Lula hükümetiyle pazarl›k masas›na oturmay› sal›k vermektedir. Köylüleri yoksullu¤a mahkum eden devletin temsilcisi olarak Lula’ya ve onun emperyalist politikalara tamamen karfl› ç›kaca¤›na Lula’ya flans tan›maktad›r. MST’nin esas önderi köylülerin toprak a¤alar›n›n silahl› sald›rganl›¤›na karfl› ç›kma karar›n› suçlam›fl, hareketin daha radikal kesimlerine sald›rm›flt›r. Bunun da etkisiyle hükümet toprak a¤alar›n›n ve iletiflim tekellerinin bask›lar›na karfl› gelmemektedir. Yasal düzeni korumak üzerine nutuklar çekilmekte, yoksul köylüleri öldüren ve köylü hareketine sald›ran a¤alar›n suçlar›n›n ayd›nlat›laca¤› söylenmektedir. Ancak a¤alara karfl› hiçbir fley yap›lmamakta, a¤alar televizyonlardan aç›ktan tehditler savurmakta, silahl› milislerini göstermektedir. Bu provokasyon dalgas› daha fazla bask›, hapis için “kitlenin görüfllerinde” farkl›l›k yaratmay› hedeflemektedir. Böylece haklar› için mücadele edenler hedef gösterilmektedir. Karfl›-devrimci sald›rganl›¤›n yaratt›¤› zorluklara karfl›n Brezilya Devleti’nin krizi artmakta, düzen kötüleflmektedir. Aç›kt›r ki ifl, ekmek, özgürlük, adalet ve demokrasi için mücadele eden kitleleri bast›rman›n imkan› yoktur. KIRSALDA ZULÜM, TUTUKLAMA VE C‹NAYETLER K›r Komisyonunun son raporuna göre k›rsalda fliddet dramatik derecede artm›flt›r. 1995’le 2002 aras›nda k›rsalda 214 çat›flma kaydedilmifl, 278 yoksul, topraks›z köylü ve sendikac› öldürülmüfltür. Ve bunlar›n yaln›zca 6’s›n›n mahkemesi sonuçlanm›flt›r. Bu 214 olay›n yaln›zca %2.8’i Brezilya “adaletince” çözümlenmifltir. Rapora göre 2002’de 43 köylü, 2003’te Ocak’tan A¤ustos’a kadar 44 köylü öldürülmüfltür. Bu, 1990’dan bu yana en yüksek orand›r. Amazon’daki Randonia eyaletinde, 2003 Temmuzundan bu yana çok say›da olay yaflanm›flt›r. fiiddet sosyal hareket-

Lula hükümetinin “halk demokrasisinde” tutuklanan insan say›s› giderek artmaktad›r. Yeni ç›kar›lan yasalara (Ulusal Güvenlik Yasas›) göre toprak iflgalleri “suç örgütü” kapsam›na al›n›p cezaland›r›lmaktad›r. Bu yasa 1983 Aral›k ay›nda askeri diktatörlü¤ün son dönemlerine do¤ru halk hareketini bast›rmak, liderlerini tutuklatmak için ç›kar›lm›flt›. Ve flimdi Lula hükümeti silahs›zlanma statüsü ad› alt›nda silah ticaretini yasaklayarak yaln›zca yetkililere silah tafl›ma hakk›n› vermektedir.

6-19 Mayıs 2005 lere karfl› yüzlerce toprak iflgaline son vermek için yap›lmaktad›r. Polis, yarg› ve INCRA (Sömürgecilik ve Toprak Reformu Ulusal Enstitüsü) ve medya toprak için mücadele eden yoksul köylüye karfl› terör kampanyas› düzenlemektedir. Yoksul Köylü Ligi Bürolar› ve birçok köylünün evi polisçe bas›l›p ya¤malanm›fl, 40’dan fazla köylü tutuklanm›fl, 2’si öldürülmüfltür. Buna ek olarak, halk›n avukat› olan Jacinto de Souza, Yoksul Köylü Ligi’nin avukat› olmas›na ra¤men müvekkilleriyle görüfltürülmemifltir. Bununla da kal›nmam›fl bizzat vali taraf›ndan medyada hedef gösterilmifltir. Sau Paulo eyaletinin kuzeydo¤usundaki MST’nin lideri olan Rainha tutuklanm›fl ve yasad›fl› silah ticaretinden hapsedilmifl, 6 y›l 8 ay hapse mahkum edilmifltir. O bölgedeki yaklafl›k 10 MST üyesi de Rainha ile birlikte tutuklanm›flt›r. Lula hükümetinin “halk demokrasisinde” tutuklanan insan say›s› giderek artmaktad›r. Yeni ç›kar›lan yasalara (Ulusal Güvenlik Yasas›) göre toprak iflgalleri “suç örgütü” kapsam›na al›n›p cezaland›r›lmaktad›r. Bu yasa 1983 Aral›k ay›nda askeri diktatörlü¤ün son dönemlerine do¤ru halk hareketini bast›rmak, liderlerini tutuklatmak için ç›kar›lm›flt›. Ve flimdi Lula hükümeti silahs›zlanma statüsü ad› alt›nda silah ticaretini yasaklayarak yaln›zca yetkililere silah tafl›ma hakk›n› vermektedir. Fakat Latin Amerika’da artan bask›lar devrimcileri ve toplumsal mücadele verenleri zay›flatamam›flt›r. Gerçekte mücadele ruhunu gelifltirmifl, kitle hareketine gerçek perspektifini göstererek yeni bir moral vermifltir. Oportünistler, ‘insan haklar›’ demagojilerine ra¤men halk› aldatamamakta ve kendilerinin emperyalizme ve yönetici s›n›flara hizmet eden yeni cellatlar oldu¤u bilinmektedir. Peru’da, Kolombiya’da, Brezilya’da ve di¤er Latin Amerika ülkelerinde artan faflizmin örtüsü olan demokrasi bahanesi, emperyalizmi ve halk›n hakl› isyan›n› bast›rmaya çal›flan yerli gericilerin de harap edecektir. Hiçbir güç halk› engelleyemez.


6-19 Mayıs 2005

16

21

‹BRAH‹M KAYPAKKAYA YAfiIYOR!

Aç›klama: Elimize posta kanal›yla ulaflan bildiriyi haber de¤eri tafl›d›¤› için oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. Çeflitli Milliyetlerden Halk›m›za; Türkiye proletaryas›n›n MarksizmLeninizm-Maoizm’i rehber edinmifl öncü partisi TKP/ML’nin kurucu önderi ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor! 18 May›s 1973’te Diyarbak›r iflkencehanelerinde katlediliflinin 32. y›ldönümünde, onun ülkemiz devrimi özelinde proleter dünya devrimine katk›lar›n›n daha iyi anlafl›lmas›ndan ötürüdür ki, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. B›rakt›¤› miras; ard›llar›n›n yürüttükleri savafl, direnifl ve mücadele sonucu bugüne kadar tafl›nd›¤› için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Bafllatt›¤› savafl; yenilgilere, kay›plara, sapmalara, ihanetlere, y›lg›nl›klara karfl›n kesintisiz bir çizgiye oturtuldu¤u için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Gerçeklefltirdi¤i direnifl; bütün olumsuz örneklere, zafiyetlere, k›r›lmalara karfl›n gelene¤e dönüfltürüldü¤ü için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Halk›na olan derin sevgisi ve ba¤l›l›¤›; partisinin ve yoldafllar›n›n, kitlelerle kurdu¤u iliflkideki tavr›n› benimsemeyi rehber alma konusundaki titizli¤iyle sürdürüldü¤ü için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Partisi/partimiz TKP/ML; bütün ihanet çemberlerini k›rd›¤›, rotas›ndan ç›kar›lma çabalar›ndan kurtulmay› her defas›nda ba���ard›¤› için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Türkiye topraklar›na dikti¤i enternasyonal proletaryan›n k›z›l bayra¤›; partimiz TKP/ML, halk ordusu T‹KKO, gençlik örgütümüz TMLGB’nin kadrolar›, militanlar› ve savaflç›lar› taraf›ndan yüzlerce flehit ve gazi pahas›na elden ele ve flerefle tafl›nmakta oldu¤u için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Aflk›n, Muharrem, Cafer silah elde topra¤a düfltü¤ü için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Yoldafllar› F tipi zindanlar›nda 4.5

y›ld›r faflist diktatörlü¤ün tecrit iflkencesine karfl› tavizsiz bir direnifl hatt› ördü¤ü; Nergiz ve Muharrem kahramanca ölümsüzleflti¤i için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Partimiz, önder yoldafl›n› ölümsüzlü¤e u¤urlad›ktan sonra geride b›rakt›¤› 32 y›l›n ard›ndan geldi¤i aflaman›n hiçbir gerekçeye s›¤›n›lamayacak biçimde kabul edilemez oldu¤unu ilan ederken, bunu ilan etmenin de yaln›z bafl›na bir fley ifade etmedi¤inin bilinciyle hareket etti¤i için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Önder yoldafl›m›z› flekillendiren rehber ideolojimiz Marksizm-LeninizmMaoizm’in donan›m›yla dünyan›n bir dizi ülkesindeki komünist parti ve hareketlerin iktidar yürüyüflleri emin ad›mlarla sürdü¤ü için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Filistin ve Felluce’de emperyalizm ve siyonizme diz çöktürüldü¤ü; Bolivya’da Ekvator’da halk›n soka¤a dökülmesi, Beyaz Saray koridorlar›nda panik yaratt›¤› için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. Faflist diktatörlü¤ün; bayrak kampanyal›, provokasyonlu-linç giriflimli faflist sald›r›lar eflli¤inde, s›n›f mücadelesine yönelik müdahalesinin yan›t›, bütün eksikli¤ine, sorunlar›na karfl›n her fleye ra¤men yüzbinlerin kat›l›m› ile 1 May›s alanlar›nda verilebildi¤i için, ‹brahim Kaypakkaya yafl›yor. ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA; Türkiye’de partimiz önderli¤inde demokratik halk devrimi mücadelesi verildi¤i, halk savafl› stratejisi do¤rultusunda gerilla savafl› sürdürüldü¤ü için, YAfiIYOR! BEYN‹M‹ZDE B‹L‹NÇ, B‹LE⁄‹M‹ZDE GÜÇ, YÜREKTE CESARETT‹R; ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA YAfiIYOR! YAfiASIN PART‹M‹Z TKP/ML! YAfiASIN T‹KKO, TMLGB! YAfiASIN HALK SAVAfiI! TKP/ML MK SB May›s 2005


21

17

6-19 Mayıs 2005

TKP/ML militanlar› 24 Nisan ve 1 May›s’› selamlayan eylemler gerçeklefltirdi!

“33. YILINDA fiAN OLSUN PART‹M‹Z TKP/ML’YE” Aç›klama: Elimize posta kanal› ile ulaflan bildiriye göre TKP/ML militanlar› 24 Nisan ve 1 May›s’› selamlamak için çeflitli eylemler yapt›lar. Aç›klamay› güncelli¤inden dolay› oldu¤u gibi yay›nl›yoruz. Bir avuç sömürücünün sistemi emperyalist kapitalizm, her günü milyarlarca insana çile çektirerek, ‘zevki sefa’ içinde yaflam›n› devam ettirmektedir. ‹flte bu nedenle ezen ile ezilen aras›ndaki uzlaflmaz bir çeliflki ve bu çeliflkinin sonucu amans›z bir mücadele vard›r. Ülkemizde ezilenler cephesinde bu mücadeleye önderlik eden Partimiz TKP/ML bundan 33 y›ldan önce komünist önder ‹brahim Kaypakkaya öncülü¤ünde kuruldu. Bu tarihten itibaren partimiz düflman›n tüm sald›r›lar›na ve içten darbelenmesine karfl›n s›n›f savafl›n› ›srarl› bir flekilde sürdürmüfltür. Partimiz bu ›srar›n› 7. Konferans›yla bir kez daha yinelemifltir. Partimizin militanlar› bu bilinçle partimizin 33. kurulufl y›l› vesilesiyle çeflitli eylemler gerçeklefltirdi. 24 Nisan partimizin kuruluflu vesilesiyle dört ayr› noktaya bomba süsü verilmifl pankartlar as›ld›. * Partimiz militanlar› taraf›ndan 24 Nisan günü Kartal Kurfal› Mahallesi’ne “33. y›l›nda flan olsun partimiz TKP/ML’ye” yaz›l› TKP/ML T‹KKO imzal› bomba süsü verilmifl pankart as›ld›. Mahalle emekçi halk› üzerinde yank› bulan eylemden militanlar›m›z kay›p vermeden çekildi. Pankart düflman›n yo¤un güvenlik önlemleriyle indirilmifltir. * Ayn› gün 1 May›s Mahallesi’nde militanlar›m›z “33. y›l›nda flan olsun partimiz TKP/ML’ye” yaz›l› TKP/ML T‹KKO imzal› bomba süsü verilmifl pankart asma eylemi gerçeklefltirdi. Bölgeye hakim, Mand›ra Mahallesi’ndeki TEM otoyolu üzerinde bulunan viyadü¤e as›lan pankart sabah emekçilerin ifle gidifl saatlerine kadar as›l› kald›. Pankart düflman›n yo¤un güvenlik önlemleriyle fünyeyle indirilmifltir * Yine ayn› gün Sar›gazi semtinde kurulufl y›ldönümü vesilesiyle pankart asma eylemi gerçeklefltirildi. Militanlar›m›z taraf›ndan pankart asmak için önceden belirlenen meydan›n düflman taraf›ndan gece süresince tutulmas› nedeniyle eylem, yine meydana bakan Demokrasi Caddesi girifline as›larak gerçeklefltirilmifltir. “33. y›l›nda flan olsun partimiz

TKP/ML’ye” yaz›l› TKP/ML T‹KKO imzal› bomba süsü verilmifl pankart gece saatlerinde belirlenen noktaya as›lm›flt›r. Bölgede genifl bir güvenlik önlemi al›nmas›na karfl›n eylemin gerçeklefltirilmesi militanlar›m›zda coflku yaratm›fl, emekçi halk›m›z taraf›ndan da coflkuyla karfl›lanm›flt›r. 24 Nisan olmas› ve partimizin eylem gerçeklefltirme olas›l›¤›na karfl› güvenli¤i en üst noktaya ç›karan düflman›n önlemlerine ra¤men, partimiz militanlar› eylemi gerçeklefltirmifltir. Eylemi gerçeklefltirmelerinin ard›ndan düflmanla karfl›laflan parti militanlar›m›z baflar›yla geri çekilmifl, düflman ›srarl› bir yönelim gösterememifltir. Partimin kuruluflunu selamlayan pankart›n emekçi halk›m›zda yank›s›n› bulmas›n›n önüne geçmek isteyen düflman genifl güvenlik önlemleri alarak saat 08:00 sular›nda fünyeler kullanarak pankart› indirebilmifltir. * 26 Nisan tarihinde militanlar›m›z Gülsuyu Mahallesi’nde 24 Nisan’la ilgili bir eylem daha geçeklefltirmifltir. Mahallenin en merkezi noktas› olan ve düflman›n ablukas› alt›nda tutulan Heykel Meydan›na gece saatlerinde “33. y›l›nda flan olsun partimiz TKP/ML’ye” yaz›l› TKP/ML T‹KKO imzal› bomba süsü verilmifl pankart as›lm›flt›r. Düflman›n ablukas› alt›nda tutulan bu meydana militanlar›m›z cüretli bir flekilde girmifl ve eylemi kay›p vermeden gerçeklefltirmifllerdir. Düflma-

n›n abluka alt›nda tuttu¤u ve üs olarak kulland›¤› bu meydanda eylemin gerçeklefltirilmesi mahalle halk› üzerinde güven yaratan bir ifllev görmüfltür. Sabah saatlerine kadar as›l› kalan pankart›n düflman taraf›ndan indirilmeye çal›fl›lmas› da ayr› etki yaratm›flt›r. Çok say›da araçla gelen bomba imha ekipleri taraf›ndan indirilmeye çal›fl›lan pankart›n indirilmesi partimiz aç›s›ndan ayr› bir propaganda malzemesi olmufltur. 24 Nisan ve 1 May›s militanlar›m›z taraf›ndan yaz›lamalarla selamland›! Partimizin kuruluflu olan 24 Nisan ve enternasyonal proletaryan›n birlik mücadele ve dayan›flma günü olan 1 May›s, militanlar›m›z taraf›ndan yap›lan yaz›lama eylemleriyle karfl›land›. 1 May›s ve Gülsuyu Mahallesi’nde gerçeklefltirilen yaz›lama eylemleri mahalle halk› üzerinde olumlu bir etki ve coflku yaratm›flt›r. “24 Nisan’da parti bayra¤›n› yükselt”, “33. y›l›nda flan olsun partimiz TKP/ML’ye”, “1 May›s’ta alanlara TKP/ML saflar›na”, “Devrimci 1 May›s için ileri”, “Yaflas›n 1 May›s”, “Yaflas›n partimiz TKP/ML”, “Yaflas›n halk savafl›”, “Yaflas›n Marksizm, Leninizm, Maoizm”, “Gerillalar ölmez yaflas›n Halk Savafl›” sloganlar› duvarlara nakfledilmifl ve birçok yere partimizin imzas› at›lm›flt›r. Militanlar›m›z son süreçte Dersim’de flehit düflen MKP gerillalar›n› anmak ve direnifllerini selamlamak için

“MKP flehitleri ölümsüzdür” yaz›lamalar›, partimizin imzas› at›larak yap›lm›flt›r. Militanlar›m›z eylemlerini 1 May›s alan›na da tafl›yarak iflçi s›n›f›n›n mücadele gününü selamlam›flt›r. Miting alan›nda militanlar›m›z özgür bir eylem gerçeklefltirerek 24 Nisan, 1 May›s, 18 May›s’a yönelik anlam ve önemine yönelik propaganda yürütmüfltür. Militanlar›m›z “Yaflas›n 1 May›s, B›ji yek gulan” TKP/ML T‹KKO imzal› pankart açm›fl ve partimizin kuruluflunu 1 May›s alan›nda iflçi s›n›f›n›n mücadele gününde selamlayarak daha da anlaml› k›lm›flt›r. Pankart›n aç›lmas›n›n ard›ndan bir militan›m›z megafonla Partimizin kuruluflunu ve 1 May›s’› selamlayan, Komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n katledildi¤i 18 May›s’› hesap sorma bilincimizle karfl›lamam›z gerekti¤ini vurgulayan bir konuflma yapm›flt›r. Partimizin fliarlar›n›n hayk›r›ld›¤› konuflman›n ard›ndan yürüyüfle geçen militanlar›m›zla birlikte partimize gönül vermifl yüzlerce insan TKP/ML T‹KKO pankart›n›n arkas›na geçmifl ve militanlar›m›zla birlikte ayn› fliarlar› hayk›rarak yürümüfltür. Miting alan›ndaki bu coflkulu yürüyüfl mitinge kat›lan kitlelerde de bir sevinç ve coflku yaratm›flt›r. Yürüyüflümüzün yaratt›¤› coflkuyla militanlar›m›z pankart› uygun bir noktaya asarak eylemi sonland›rm›fllard›r. (TKP/ML Militanlar›May›s 2005)


18

6-19 Mayıs 2005

21

24 N‹SAN’IN IfiI⁄I HER YERDE MERS‹N Proletarya Partisi’nin kuruluflunun 33. y›l› birçok ilde oldu¤u gibi Mersin’de de kutland›. Saat 13:00’de SDP Mersin il binas›nda yap›lan etkinlik devrim ve komünizm flehitleri ad›na yap›lan sayg› durufluyla bafllad›. Ard›ndan sahneye ç›kan iki arkadafl›n okudu¤u fliirler be¤eniyle dinlendi. fiiir dinletisinin ard›ndan Proletarya Partisi’nin tarihi, programatik görüflleri anlat›ld›. Bu bölümde konuflma yapan arkadafl ko-

‹stanbul-TKM

‹zmir ‹STANBUL Proletarya Partisi’nin kuruluflunun 33. y›l› 24 Nisan Pazar günü Tohum Kültür Merkezi’nde yap›lan etkinlikle kutland›. Yaklafl›k 300 kiflinin kat›ld›¤› etkinlik parti ve devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflu ve okunan fliirler ile bafllad›. Ard›ndan yap›lan konuflmada Proletarya Partisi’nin kuruluflundan önce Türkiye’de yaflanan geliflmeler ve tarihsel süreçler anlat›larak Parti’nin kurulmas› ihtiyac›n› do¤uran koflullar ve Türkiye Devrim Tarihi içerisindeki rolü ve önemi vurguland›. Ülkemizde ve dünyada yaflanan geliflmeler, 77, 89, 96 y›llar› baflta olmak üzere 1 May›s kutlamalar›, komünist ustalar ve önderler, gerillalar, Irak ve Filistin direniflleri vb. görüntülerin yer ald›¤› sinevizyon gösterimi yap›ld›. Büyük bir coflkunun hakim oldu¤u etkinlikte Barbara Halk Sahnesi taraf›ndan oynanan ‹spanya iç savafl› y›llar›n› anlatan Carrar Ana’n›n Silahlar› adl› oyun kitle taraf›ndan ilgiyle izlendi. TKM Müzik Grubu ise tiyatro gösterisinden sonra söyledi¤i türküler ve marfllarla etkinli¤e renk katt›. Etkinlikte Gulasor Halk Oyunlar› Ekibi sahnede yer al›rken kitlede gösterinin hemen ard›ndan davul-zurna eflli¤inde halay çekti. Akflam saatlerinde sonlanan etkinlikte 1 May›s’a kat›l›m ça¤r›s› yap›ld›. ‹ZM‹R ‹zmir’de Partizan okurlar› taraf›ndan düzenlenen “24 Nisan Günefliyle Umuda Merhaba Pikni¤i” Kemalpafla ilçesinde yaklafl›k 120 kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflti. 33 y›l›n birikimi ve inanc›yla bir araya gelen kitle, 24 Nisan’›n günefliyle bir kez daha “Umuda Merhaba” dedi. Sabah piknik alan›nda buluflan kitle ilk önce kolektif bir flekilde kahvalt› haz›rlad›. Yap›lan kahvalt› ve ard›ndan gelen tan›flma ve sohbetlerle saat 13:00’te etkinlik bafllat›ld›.

Tüm devrim ve komünizm flehitleri için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan ‹flçi-köylü çal›flan› Gülseren Diken günün anlam›na dair bir konuflma yapt›. Diken; 33 y›l önce iflkencede ser veren s›r vermeyen komünist önder ‹brahim Kaypakkaya taraf›ndan bu topraklara miras b›rak›lan düflünceler ›fl›¤›nda 33 y›ll›k kararl›l›ktan, cesaretten ve halka olan güvenden hiçbir fley kaybetmeden coflkuyla ve onurla sahiplenildi¤ini belirtti. Diken, ayr›ca “‹brahim Kaypakkaya’n›n 33 y›l önce Türkiye topraklar›na b›rakt›¤› düflünceler ›fl›¤›nda bizler de 2005 1 May›s’›nda iflsizli¤e, özellefltirmelere, faflist ve flovenist sald›r›lara karfl› emperyalizme ve uflaklar›na karfl› öfkemizi sloganlaflt›rmal› ve kitlesel bir flekilde sald›r›lara karfl› koymal›y›z” diyerek 1 May›s’a ça¤r› yapt›. fiiir dinletisinin ard›ndan liseli tiyatro grubunun oyunu sergilendi. Kitle taraf›ndan ilgiyle izlenen oyunun ard›ndan oluflturulan gruplar eflli¤inde k›sa bir bilgi yar›flmas› yap›ld›. Öncelikle kazanan gruba ve di¤er gruplara Umut Yay›mc›l›k kitaplar› hediye edildi. Bilgi yar›flmas›n›n ard›ndan müzik grubunun söyledi¤i türkülere ve marfllara efllik eden kitle, son olarak hep birlikte halaya kat›ld›. Çekilen halaylar›n ve çevrenin temizlenmesinin ard›ndan pikni¤e kat›lan Partizan okurlar› coflkuyla ve bir kez daha bir araya gelme dile¤iyle saat 18:00’de araçlar›na bindiler.

nuflmas›n›n bitiminde “Proletarya Partisi’nin dedi¤i gibi bu zorlu süreçte Partiyi örgütlemek ve cesaretle ilerlemek günün anlaml› bir slogan›d›r” dedi. Ayr›ca flehitlerin devrim mücadelesindeki önemine de de¤inilerek “onlardan ö¤renmeyi bilmeliyiz” denildi. Karfl›l›kl› süren söyleflinin ard›ndan etkinli¤e k›sa bir ara verildi. Tekrar bafllayan etkinlikte devrim flehitlerini ve di¤er ülkelerin mücadelelerini anlatan ve PfiTA’n›n haz›rlam›fl oldu¤u “Umudun Atefl Toplar›” adl› belgesel izlendi. Daha sonra etkinli¤e Komsomol tarihinin bir arkadafl taraf›ndan anlat›lmas›yla devam edildi. Komsomol’un tarihi ve ilkeleri anlat›l›rken yine söylefli fleklinde olmas›na önem verildi. Etkinlik; kitlenin hep birlikte Proletarya Partisi flehitlerini anlatan marfllar› söylemesiyle sona erdirildi. * 23 Nisan günü bir araya gelen YDG’liler Tarsus’ta Proletarya Partisi’nin 33. y›l›n› kutlad›. “Umudun Atefl Toplar›na” adl› belgeselin gösterilmesiyle bafllayan etkinlik kendi aram›zda yapt›¤›m›z tart›flmalarla devam etti. Maoizm’in ve silahl› mücadelenin önemi, Proletarya Partisi’nin ülkemiz devrimindeki yerinin anlat›ld›¤› etkinlikte, partiye ve flehitlerimize lay›k olabilmek için devrimci kiflili¤in oturtulmas› gerekti¤i vurgusu yap›ld›. Yapt›¤›m›z bu etkinlik halk›m›za ve partiye lay›k olma noktas›nda birçok yoldafl›m›zda önemli bir etki yaratt›. Tarsus YDG

ANKARA Ankara’da bir etkinlik yapan Partizan okurlar› Nisan güneflini selamlad›. Etkinlik, Tuzluçay›r’da bulunan devrimci-alternatif kültürün yayg›nlaflmas›n› amaçlayan Mamak ‹flçi Kültür Evi’nde saat 18:00’de bafllad›. “24 Nisan ‹syand›r, ‹syan› Kuflan Kitleleri Örgütle” yaz›l› Partizan pankart›n›n as›ld›¤› etkinlikte, devrim ve komünizm flehitleri an›s›na sayg› duruflu yap›ld›, bu esnada “Vartinik’te bir köm” fliiri okundu. Sayg› duruflundan sonra “Gerillalar ölmez yaflas›n Halk Savafl›” slogan› at›ld›. Ard›ndan Nisan Günefli isimli sinevizyon gösterimi yap›ld›. Be¤eni toplayan sinevizyonu YDG fiiir Grubu’nun haz›rlad›¤› fliir dinletisi izledi. fiiirden sonra k›sa bir müzik dinletisi yap›ld›. Hep bir a¤›zdan türkülerin, marfllar›n söylenmesiyle etkinli¤e ara verildi. ‹kinci bölümde YDG Tiyatro Toplulu¤u’nun “Altta Kald›m” isimli tiyatro gösterimi sonuldu. ABD-Türkiye iliflkilerini, emekçilerle beraber iflleyen tiyatro, yo¤un ilgi gördü. Son olarak seslendirilen türkülerle hep birlikte “Selam olsun iflçilere” marfl› okundu. Etkinli¤e Al›nteri, DHP, BDSP de mesaj gönderdi. ESP ve ‹flçi Kültür Evi etkinli¤e yapt›klar› katk›larla devrimci dayan›flman›n güzel bir örne¤ini sergilediler. ADANA Umudun ad›n› kuruluflunun 33. y›l›nda selamlamak ve görüfllerini, ideolojik-politik hatt›n›, programatik görüfllerini tan›tmak amac›yla Adana ‹nce Memed Kültürevi’nde bir etkinlik düzenledik. 24 Nisan Pazar günü saat 15:00’de bafllayan etkinlikte Proletarya Partisi’nin flehit düflen 4 genel sekreterini anlatan k›sa bir yaz›n›n okunmas›n›n ard›ndan tüm devrim ve komünizm flehitlerinin an›s›na bir dakikal›k sayg› duruflunda bulunuldu. Sayg› duruflunun ard›ndan “Senin Ard›ç Yeflili Gözlerin” adl› fliir okundu. Etkinli¤in sohbet k›sm›nda Maoizm, Halk Savafl› ve Halk ‹ktidar›, Ulusal Sorun, Faflizm, Devrimimiz, Parti ve Komsomol tarihi hakk›nda tart›flmalar yap›ld›. Etkinli¤in ikinci k›sm›, “Nisan Günefli” adl› k›sa filmin gösterilmesiyle devam etti. Oldukça be¤enilen filmin ard›ndan ‹brahim Yoldafl için yaz›lm›fl bir fliir okundu. Etkinli¤in sonunda bir yoldafl›m›z›n Bar›fl Cem’in “Parti ve Militan” fliirini okumas›n›n ard›ndan k›sa bir müzik dinletisi ile etkinlik sona erdi. Adana YDG


21

19

6-19 Mayıs 2005

Devrimci 1 May›s Platformu’ndan eylemler 21 Nisan günü saat 13:00’te TMMOB Konferans Salonu’nda toplanan Devrimci 1 May›s Platformu düzenledi¤i bas›n toplant›s›yla iflçi ve emekçilerin birlik, mücadele ve dayan›flma günü olan 1 May›s’›n devrimci özüne uygun olarak kutlanmas›n› ve bu do¤rultuda neler yap›labilece¤ini, platformun taleplerini dile getirdi. Konfederasyonlar›n baflta devrimciler olmak üzere hiçbir kurumu dahil etmeden kendi aralar›nda ald›klar› kararlar› dayatmalar› ve ald›klar› kararlar›n da uzlaflmac› niteli¤i elefltirildi. Platform ad›na aç›klama yapan Betül Alt›nda¤ “Devrimci, kitlesel ve birleflik 1 May›s için ileri” fliar›yla hareket ettiklerini ifade ederek 1 May›s taleplerini aç›klad›. Toplant›da söz alan TAYAD Baflkan› Niyazi A¤›rman kendilerine yönelen ve son süreçte artan faflist sald›r›lara karfl› birlikte olman›n önemli oldu¤unu vurgulad›. 1 May›s flehitleri an›ld› Platform ayr›ca 27 Nisan’da da 77, 89, 96 1 May›s kutlamalar›nda flehit düflen emekçileri and›. 1977 y›l›nda 500 bin emekçinin kat›ld›¤› ve Taksim Meydan›’nda yap›lan kutlamalarda 37 iflçi ve emekçinin aç›lan yayl›m atefli sonucu kurflunlanarak ve ezilerek yaflam›n› yitirdi¤i hat›rlat›larak Kazanc› yokufluna karanfil b›rak›ld›. Sayg› durufluyla bafllayan anmada yap›lan aç›klamada bu katliam sonras›nda Taksim’in iflçilere ve emekçilere kapat›ld›¤› belirtildi, “ancak bir gün tekrar 1 May›s alan›nda olaca¤›z” denildi. “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “1 May›s flehitleri ölümsüzdür”, “Yaflas›n birleflik, kitlesel, devrimci 1 May›s” sloganlar› at›ld›ktan sonra kitle fiiflhane’ye yöneldi. fiiflhane’de de 1977 1 May›s’›ndan sonra Taksim Meydan›’n›n iflçilere ve emekçilere yasakland›¤›, ancak 1989 1 May›s’›nda 5 bin insan›n bu yasa¤› tan›mayarak Taksim’e do¤ru yürüdü¤ü, bu yürüyüfl esnas›nda da 1977’de kan dökenlerin yine sahneye ç›karak görevlerini yerine getirdi¤i hat›rlat›ld›. Yine halka atefl aç›larak pek çok insan yaralan›rken Mehmet Akif Dalc› ise aln›ndan ald›¤› kurflunla flehit düflmüfltü. Dalc›’n›n yaflam›n› yitirdi¤i yerde aç›klama yapan Devrimci 1 May›s Platformu, sayg› duruflunda bulunarak yere karanfiller ve çiçekler b›rakt›. “1 May›s flehitleri ölümsüzdür” yaz›l› dövizlerle 1 May›s flehitlerinin resimlerinin tafl›nd›¤› aç›klama “Mehmet Akif Dalc› ölümsüzdür” slogan›yla son buldu. Saat 13:00’te de Kad›köy ‹skele Meydan›’nda bir araya gelen Platform üyeleri 1996 1 May›s’›nda flehit düflenleri and›. Dursun Adabafl, Ha-

san Albayrak ve Levent Yalç›n’›n katledildi¤i 96 1 May›s›nda, katledildikleri yerde yap›lan aç›klamada 2005 1 May›s’›nda 1 May›s alanlar›nda Devrimci 1 May›s Platformu olarak flehit düflenlere lay›k bir 1 May›s’› hayata geçireceklerini vurgulad›lar. Anma program›n›n son dura¤› olan Kad›köy’de “1 May›s k›z›ld›r k›z›l kalacak”, “Yaflas›n 1 May›s-Bijî yek Gulan”, “Yaflas›n birleflik, kitlesel, devrimci 1 May›s” sloganlar› at›ld›. (‹stanbul) Partizan, HÖC ve ESP’den 1 May›s ça¤r›s› 29 Nisan Cuma günü bir araya gelen Partizan, HÖC ve ESP 1 May›s’a ça¤r› yaparak önce Mersin polisinin keyfi bir flekilde Kürtçe ve tecrit ile ilgili sloganlar›n, devrim flehitlerinin resimlerinin bulundu¤u afiflleri yasaklamas›n› k›nad›. Aç›klamada bas›n metnini ‹flçi-köylü çal›flan› Erdinç Özbay okudu. Özbay “‹flçilerin, emekçilerin ve ezilen halklar›n birlik, dayan›flma ve mücadele günü olan 1 May›s’ta Kürtçe ve tecritle ilgili sloganlar›n keyfi olarak yasaklanmas› AB ve demokratikleflme balonunun bir kez daha söndü¤ünü gösterdi” fleklindeki konuflmas› ile yasaklamay› k›nad›. Eylemde kitle “Yaflas›n 1 May›s” pankart› ve Partizan, HÖC ve ESP flamalar› ve dövizleri tafl›d›. Ayr›ca s›k s›k “Yaflas›n 1 May›s”, “B›jî yek gulan”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Birlik mücadele zafer” sloganlar› at›ld›. (Mersin) Birleflik, devrimci, kitlesel 1 May›s için ileri! 1 May›s öncesi bir araya gelen ilerici, devrimci kurumlar iflçi s›n›f›n›n birlik, mücadele, dayan›flma günü

olan iflçi bayram›n› gündemlefltirmek amac›yla bir eylem düzenlediler. Sendikalar›n kitleden yal›t›lm›fl olan Tando¤an Meydan›’na miting için baflvuruda bulundu¤u Ankara’da, kitleye daha yak›n olan S›hh›ye için herhangi bir baflvuruda bulunulmad›. 22 Nisan Cuma günü saat 18:00’de Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen Al›nteri, BDSP, DHP, HÖC, Kurtulufl, Odak ve Partizan “Yaflas›n 1 May›s” pankart› açarak Yüksel Caddesi’ne do¤ru yürüyüfle geçtiler. “Birleflik, kitlesel, devrimci 1 May›s’a”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” sloganlar› atan kitle, k›z›l bayraklar› ve dövizleriyle 1 May›s’a ça¤r› yapt›lar. Coflkulu geçen eylem çevredeki insanlar›n da ilgisini çekti. Yap›lan aç›klamada; özellefltirmelere ve iflgale karfl› tüm ezilenler 1 May›s’a

ça¤r›ld›. (Ankara) 1 May›s çal›flmalar› tüm engelleme çabalar›na karfl›n devam etti ‹flçi ve emekçilerin birlik, dayan›flma ve mücadele günü olan 1 May›s için faaliyet yürüten devrimci-demokrat-ilerici çevreler bulunduklar› her alanda birleflik-kitlesel-devrimci bir 1 May›s örgütlemek için çeflitli araçlarla emekçi halk kitlelerine ulafl›rken bir yandan da düflman›n keyfi engellemelerine/sald›r›lar›na maruz kald›lar.

* Gazi Mahallesi’nde 19 Nisan 2005 tarihinde Partizan imzal› afifl çal›flmas› yap›ld›. Afiflleme bittikten sonra bir Partizan okuru polisler taraf›ndan birkaç saat engellendi. Kimlik bilgisi ve ifadesi al›nd›ktan sonra serbest b›rak›ld›. * 21 Nisan’da iflçilerin yo¤un olarak bulundu¤u akflam saatlerinde Eminönü Vapur ‹skelesi’nde bildiri da¤›t›m› yapan Partizan okurlar› baflta seyyar sat›c›lar olmak üzere Kürt gençleriyle sohbet ederek, onlar›n da yard›m etmesiyle bildiri da¤›tt›lar. Sesli ajitasyon da yap›lan bildiri da¤›t›m›nda okurlar›m›z› kimlik kontrolüne tabi tutan polis Çi¤dem Diren K›rkoç’u aranmas› oldu¤u gerekçesiyle gözalt›na ald›. K›rkoç ertesi gün serbest b›rak›l›rken yaflanan gözalt› bildiri da¤›t›m›n yap›lmas›na engel olmad›. * 25 Nisan 2005 tarihinde MersinTarsus’ta Partizan afifllerini yapan okurlar›m›z Özgür Elitemiz, Canan Tafldemir ve Serkan Kocakaplan sabah saatlerinde gözalt›na al›nd›lar. Tarsus Emniyeti’ne götürülen okurlar›m›z ö¤leden sonra saat 14:30 s›ralar›nda serbest b›rak›ld›lar. * 28 Nisan 2005 tarihinde Mersin Toroslar’da afifl yapan Partizan okurlar› yine polisin sald›r›s›yla karfl›laflm›fl, buradan Osmaniye Karakolu’na götürülmüfllerdir. Yasal bir afifl olmas›na ra¤men polis, afifl yasad›fl›ym›fl gibi davranm›fl ve okurlar›m›z örgüt üyeli¤iyle suçlanm›fllard›r. Gözalt›na al›nan okurlar›m›z ‹lksen Bitmel, Filiz ‹çli ve Zafer Fellik polis taraf›ndan mahallenin d›fl›na ç›kart›larak; “Burada yapmay›n da nerede yaparsan›z yap›n” denilmifltir. *26 Nisan tarihinde Kartal Merkez’de Partizan imzal› afiflleri yapan YDG çal›flan› Cengiz K›l›ç ve ‹flçi-köylü okurlar› Özkan Çorlu ve ‹lyas Çorlu gözalt›na al›narak Kartal Merkez Karakolu’na götürüldüler. 4 saat gözalt›nda kalanlar avukat›n gelmesiyle ifadeleri al›narak serbest b›rak›ld›. Yine ayn› afiflleri ayn› gün Samand›ra Veysel Karani Mahallesi’nde yapan Partizan dergisi okurlar› Ali Özeri, Nurettin fiahin ve Engin Çelik Jandarma taraf›ndan gözalt›na al›narak Samand›ra Jandarma Karakolu’na götürüldü. Ayn› afifli Ümraniye Çakmak Mahallesi’nde yapan okurlar›m›z Gülay Samay, Ali Yetkin ile Özkan Ça¤l› da gözalt›na al›nd›lar. Gözalt›na al›nanlar ayn› gece saat. 04.00’e kadar tutulurlarken keyfi uygulamalara maruz kald›lar. ‹çerenköy’de 1 May›s


6-19 Mayıs 2005

20

21

‹brahim Kaypakkaya’n›n bilimsel yönteminden ö¤renelim! Gonzalo yoldafl “korktu¤unuz herhangi bir fley var m›?” diye soruldu¤unda flöyle yan›tlam›fl: “… Bence en önemli olan fley iyimser olmakt›r, hayat›m› hasretti¤im iflin baflkalar› taraf›ndan nihai amac›m›z komünizme varana dek devam ettirilece¤ine inanmakt›r. Çünkü bende olabilecek korku, bu görevin devam ettirilmeyece¤i korkusu olabilir; ama kifli kitlelere güveniyorsa bu korku ortadan kalkar. Görüflümce en büyük korku, kitlelere güvenmemektir, insan›n kendisinin vazgeçilmez oldu¤una, dünyan›n merkezi oldu¤una inanmas›d›r. Bence korkunun en kötüsü budur ve e¤er insan, parti taraf›ndan proleter ideoloji ile esas olarak Maoizm ile flekillendirilmiflse, tarihi yapan›n kitleler oldu¤unu, devrimi yapan›n parti oldu¤unu, tarihin ilerleyiflinin kesin oldu¤unu, devrimin esas ak›m oldu¤unu anlayacakt›r ve o zaman insan›n korkusu ortadan kalkacakt›r. Ve geriye sadece, komünizmin bir gün ›fl›ldamas› ve tüm yeryüzünü ayd›nlatmas› için temelin at›lmas›na, di¤erleriyle birlikte katk›da bulunabilmekten tatmin olufl kalacakt›r.” Bu sözden yola ç›karak 32. ölüm y›ldönümünde ‹brahim Kaypakkaya’y› anlatmaya çal›fl›rken, O’nun bir komünist önder olarak çeflitli konulardaki pratiklerinden örnekler verece¤iz. ‹lk olarak hem parti isimlendirmesi polemi¤indeki ve hem de Kürecik Bölge Raporu’nun ikinci bölümündeki baz› yaklafl›mlar›yla ‹brahim Kaypakkaya’y› ele almaya çal›flaca¤›z… Parti isimlendirmesi hakk›ndaki de¤erlendirmelerinden sonra, parti kurman›n derin anlam›n›, de¤iflimin s›çrama düzeyinde oldu¤unu belirleyen Kaypakkaya, olguya flu netlikte yaklaflmaktad›r: “‹flçi-Köylü etraf›nda çal›flanlar, büyük ölçüde burjuva ba¤lar›n› (daha genel bir ifadeyle gerici ba¤lar›n›) devam ettiren kimselerdi. Bugün hareketimiz, bu ba¤lardan tamamen ve kesinlikle kopmufl olanlar›, yani iflçi, köylü ve di¤er devrimcileri saflar›nda toplamal›d›r. Gerici ba¤lar›na teslim olanlar dökülmüfllerdir. Yani gerekli olan, her bak›mdan bir nitelik s›çramas›d›r. Bu s›çrama, hareketimizin isminde de kendisini göstermelidir, T‹‹KP ismini savunma, bir aç›dan, bir ‘eskiyi koruma’ çabas›d›r. S›çramaya direnme tutumudur.” Bir s›çrama gerçekleflmektedir; s›çramaya direnenlerle, gerici ba¤lar›na teslim olanlarla araya bir fark konmal›d›r; onlara “dökülmüfller” denmelidir. Daha net bir ifadeyle, geride kalanlarla yürümek zaman› art›k afl›lm›flt›r, hareket yeni bir aflamaya gelmifltir; hareketin unsurlar› tümüyle o efli¤i aflanlardan oluflmal›d›r. Bir hareketin önde olanlar›, yürütücüleri ile onlar› takip edenler aras›nda her zaman bir nitel fark vard›r; bu fark dikkate al›nmadan hareket edilemez. ‹brahim Kaypakkaya yeni bir parti ile Türkiye halk›n›n devrim sürecinde yeni bir aflamaya girildi¤inin tümüyle fark›ndad›r. Bu nedenle bir s›çrama an›ndan, bir patlamadan, bir ileriye do¤ru kopufltan bahsetti¤ini; tümüyle buna uygun davran›lmas› gerekti¤ini düflünmektedir. Kaypakkaya en ileride bulunmakta ve bu en ileri noktan›n efliklerine dikkat çekmektedir. Kaypakkaya yoldafl›n tutumunu anlayabilmek ve do¤ru bir flekilde uygulamak için burada sözüedilen de¤iflimin niteli¤ini kavramak gerekir. Gerçekleflen de¤iflim nitel bir de¤iflimdir. De¤iflimi gerçeklefltirenlerle, de¤iflimin oldu¤u yönde hareket edenlerle bunun aksi yö-

nünde bulunanlar aras›ndan nitel bir fark oluflmaktad›r. Kaypakkaya “s›çramaya direnenler” derken tam da bu farka iflaret etmektedir. Bunun bir prati¤i olmak zorundad›r; bu da “gerici ba¤lardan tamamen ve kesinlikle kopmufl olanlar›n” saflarda toplanmas›ndan baflka bir fley de¤ildir. Hareket bu kiflilerden olufltu¤u taktirde gerçekten nitel de¤iflimin prati¤i hayata geçirilmifl olacakt›r. Gerici ba¤lara teslim olup yeni saflaflmada ileriye ç›kamayanlarla, geride kalan ama ilerletilebilir olan› ay›rmak gerekir. Çünkü, Kaypakkaya hiçbir zaman “geri olanla iliflkilerimizi kesmeliyiz; onlarla ba¤›m›z olmamal›d›r” dememifltir. Aksine, her zaman geri olan› ilerletmek görevine önem vermifltir. “T‹‹KP adland›rmas›n›n, bizi bugün için geri olan unsurlara yaklaflt›r›rken, ileri unsurlardan da uzaklaflt›raca¤›n› söyledik.… Tüzük ve program›m›zda komünist oldu¤umuzu söylemek, bizi kitlelerden koparm›yor da, partimizin ad› niçin kopars›n! Ya tutarl› olmak için tüzük ve programdan da komünizmle ilgili her fleyi ç›karmak, kitleye aç›k her türlü parti yaz›s›nda, bu kelimeden ve onu hat›rlatacak her fleyden, giderek Marks’›, Engels’i, Lenin’i, Stalin’i ve Mao Zedung’u zikretmekten kaç›nmak, komünist propagandadan vazgeçmek zorunday›z ve böylece tavizcili¤e boynumuza kadar batarak, proleter devrimcilikten uzaklaflmak zorunday›z ya da geri bilince ve gericili¤in flartland›rmalar›na vs... boyun e¤meyi reddederek bafl›ndan itibaren, tavizsiz bir flekilde proleter devrimcili¤e sar›lmak, böylece en ileri unsurlarla birleflirken, geri unsurlar› da ilerletmek zorunday›z. ‹kisinden biri!” Bir komünistin savunu ve mücadele noktas› her zaman bilimin ulaflt›¤› en son noktad›r. Bir komünist partisi çizgisini, görüfllerini, tan›mlamalar›n›, kavramlar›n› belirlerken bilimin en ileri noktas›ndan bir ad›m dahi geride olmay› reddeder. Kaypakkaya, yukar›da al›nt›lad›¤›m›z de¤erlendirmesinde tam da buna göre hareket etmekte ve kesinlikle “kitlelerin komünist kavram›na yükledi¤i çirkin, yanl›fl, olumsuz yak›flt›rmalara” ya da kitlelerin geri yanlar›na önem vermemektedir; bunlara karfl› tavizsiz olmakta hiçbir tereddüt göstermemektedir. O geri olana karfl› yeniyi kesin bir netlikle savunmaktad›r. Bu karardan çekinenleri, gerici ba¤lar›n› koparamayanlara göre hareket etmeyi savunanlar› “eskiyi korumakla” “s›çramaya direnmekle” elefltirmektedir. O’nun bu tümüyle bilimsel olana, do¤ru olana yaslanma tutumuna, bilimin en son noktas›na göre hareket etme tavr›na flu cümlesi de güçlü bir örnektir: “…burada, proletaryan›n önderli¤i için objektif flartlar gibi bir zamanlar bizi çok meflgul eden anlams›z tart›flmay› bir yana b›rak›yorum. Birinci Emperyalist Dünya Savafl›’ndan ve Büyük Ekim Devrimi’nden sonra, proletarya önderli¤i için objektif flartlar›n genel olarak bütün dünya aç›s›ndan ve özel olarak Türkiye aç›s›ndan mevcut oldu¤unu hepimizin kabul etti¤ini farzediyorum.” Bir tart›flma hakk›nda söylenmesi gereken ilk fley, o tart›flmay› içeren sorunun bilim alan›nda nas›l çözümlendi¤idir. Bilindi¤i gibi Kaypakkaya’n›n bahsetti¤i tart›flma proletaryan›n henüz zay›f oldu¤u, Burjuva Demokratik Devrimi’nin henüz tamamlanamad›¤› bir ülkede devrime burjuvazinin önderlik etmesi gerekti¤i hakk›ndaki revizyonist görüflün devrimci saflardaki etkisiyle ilgilidir. Kaypakkaya bu konunun bir zamanlar kendilerini çok meflgul etti¤ini söylemekte, bununla birlikte bu tart›flman›n anlams›z oldu¤una da dikkat çek-

mektedir. Çünkü, bu mesele afl›lm›flt›r; Leninizm ile birlikte bir üst aflamaya s›çrad›¤›nda tarih bilimi bu sorunu sonuçland›rm›flt›. Sonuçlanm›fl, tümüyle a盤a ç›kar›lm›fl, do¤rulu¤u kan›tlanm›fl bir sorun hakk›nda tart›flma yürütmek anlams›zd›r… Kaypakkaya yoldafl›n bu “anlams›z tart›flma” ifadesini ayn› zamanda “bizi çok meflgul eden” tan›m›yla birlikte ele al›rsak, gerçekte belirtilen ifadenin çok önem tafl›d›¤›n› anlar›z… Burada da Kaypakkaya yoldafl›n bilimin vard›¤› son noktay› rehber edinme tavr›n›n esas oldu¤unu, belki de tümüyle buradan hareket etti¤ini belirtmek yanl›fl olmayacakt›r. Tarihin halk taraf›ndan gerçeklefltirilmesine sadece hizmet edilebilir… Kaypakkaya, bunu küçük burjuva hareketlerden, devrimci burjuvalardan, “devrimci subaylardan”, “devrimci” darbe bekleyenlerden kesin olarak farkl› olduklar›n› belirterek de, buna uygun ayr›fl›mlar gerçeklefltirerek de ortaya koymufltur. Kaypakkaya’n›n de¤erlendirmelerinde devrimde burjuva subaylara, “devrimci” darbelere yüklenen hiçbir rol yoktur. O’nun ordusu halk›n örgütlenmesine dayanan iflçi-köylü ittifak›na dayanan Halk Ordusudur, O’nun savaflç› gücü temeli köylülük olan halk ordusudur. Bu konuda O sadece halka inanmaktad›r. O’nun bu özelli¤ini köylülerin devrimci harekete yaklafl›m›n› irdelerken yapt›¤› flu belirlemelerde görmek mümkündür: “Bölgenin ileri durumdaki köylü devrimcileri, Sinan’lar›n halk›n düflüncesini almadan ifle giriflti¤ini, halktan gizlendi¤ini, böyle davranmakla hata ettiklerini söylüyor. Halk›n ço¤unlu¤u flu düflüncede birlefliyor: Da¤da ma¤aralarda de¤il, köylerde kalacaklard›. Köylere yerleflip, gizlice çal›flarak halka fikir vereceklerdi. Halk da silahl› mücadeleye haz›r duruma geldikten sonra bafllanacakt›.” “Köylülerin baz›lar›, ‘yard›m edelim, gerekirse biz de kat›lal›m’ düflüncesiyle kendilerini günlerce aram›fl, bulamam›fllar, bulanlara ise Sinan ve arkadafllar› “bizimle görüflmeyin, daha iyi olur” diye uyar›da (!) bulunmufllar. Köylüler, onlar›n bu tutumlar›n› da do¤ru bulmamaktad›rlar.” Yine, kendi faaliyetleri ile ilgili de¤erlendirmesinde de ayn› noktaya dikkat çekmektedir ‹brahim yoldafl: “En önemli hata fluydu: Arkadafllar, Türkiye’de gerçek komünist hareketi temsil etti¤imizi, burjuva ve küçük burjuva klikleriyle aram›zdaki ayr›l›klar› kitlenin anlayaca¤› bir dille anlatmay› büyük ölçüde ihmal etmifllerdi. Gerçi propaganda faaliyetinin her an›nda, hareketimizin genel politikas›n›, genel olarak ortaya koymufllard›. Fakat, di¤er revizyonist ve macerac› klikleri, bunlar›n canal›c› hatalar›n›, aç›k, kesin ve kararl› bir dille, kliklerin isimlerini de anarak elefltirmemifllerdi. ‘fiimdilik, ayr›l›klar› kavramaya kitlelerin politik bilinci yetmez’ diye düflünüyorlard› ve böyle düflünmekle gerçekte kitlelerin gerisinde kal›yorlard›.” *** *** *** “E¤er bir komünist hareketin tafl›mas› gereken niteliklere sahip olur ve bunlar› sürekli olarak korursak, hareketimizin h›zla büyüyüp geliflece¤ine, halk kitleleri aras›n-

da dal budak sal›p kökleflece¤ine derinden inan›yoruz. Çünkü halk tava gelmifl toprak gibidir, bizler de sa¤lam ve yeflermeye haz›r tohumlar olmal›y›z.” Bir kez daha ayn› noktadan hareket etti¤ini; yoldafl Kaypakkaya’n›n ileri olana, yeni olana, ortaya ç›km›fl ve geliflmekte olana kesin bir güven duydu¤unu, sonuçta onun galip gelece¤ine derin bir inanç gösterdi¤ini görüyoruz. ‹brahim Kaypakkaya içinde yaflad›¤› koflullar›n, tüm toplumsal süreçler gibi devrimci yönde geliflmekte oldu¤una kesin olarak inanmakta ve bu do¤rultuda do¤ru bir politik çizgi izlemenin zorunlulu¤uyla birlikte kaç›n›lmaz sonuca gidilece¤ini bilmektedir. Kaypakkaya’n›n temel ald›¤› ilkesel tutum ile Gonzalo yoldafl›n tutumu tümüyle ayn›d›r. Ne diyordu Gonzalo yoldafl “… tarihi yapan›n kitleler oldu¤unu, devrimi yapan›n parti oldu¤unu, tarihin ilerleyiflinin kesin oldu¤unu, devrimin esas ak›m oldu¤unu anlayacakt›r ve o zaman insan›n korkusu ortadan kalkacakt›r. Ve geriye sadece, komünizmin bir gün ›fl›ldamas› ve tüm yeryüzünü ayd›nlatmas› için temelin at›lmas›na, di¤erleriyle birlikte katk›da bulunabilmekten tatmin olufl kalacakt›r.” Kitleleri devrim mücadelesinin öznesi olarak görmemek, hareketin geliflimi aç›s›ndan kitlelerin fikirlerini alarak hareket etmemek, kitleleri yeni fikirler ›fl›¤›nda e¤itmekten kaç›nmak, buna yeterince önem vermemek, devrimin en temel konular›nda kitleleri bilinçlendirmekten herhangi bir nedenle uzak durmak asla komünistlere ait bir tutum olamaz. ‹brahim Kaypakkaya olgular› bir bütün olarak incelemekten, analizi en derin noktaya kadar indirmekten yanad›r her zaman, bununla birlikte her geliflmenin eksik, zay›f, yetersiz ve sonuçta baflar›s›z da olsa ilerici yan›n› görmek ve bu ilerici yan› öne ç›karmak da, bu yan› esas almak da yine O’nun önemli bir özelli¤idir. Bak›n ayn› makalesinde THKO ile kitlelerin iliflkisini aç›klarken tam da buna iliflkin ne diyor ‹brahim: “Bununla beraber THKO’nun da halk üzerindeki etkisi uzak bir sempatiden oluflmaktad›r ve bu sempati örgütlü ve kal›c› bir hale getirilmifl de¤ildir. THKO’nun örgütlenmesi zaten belirli ve disiplinli bir örgütlenme de¤il, anarflist bir örgütlenmedir. … Halk›n ço¤unlu¤unun Deniz-Sinan grubuna duydu¤u sempati, bunlar›n örgütüne ve siyasi çizgisine duyulan bir sempati de¤il, genel olarak devrime ve silahl› mücadeleye duyulan sempatidir. Onlar›n örgütüne ve siyasi çizgisine ba¤l›l›k gösterenler, üç-befl köylüyü geçmez. Ayr›ca THKO hareketinin kesin yenilgisi birçok köylünün kafas›na, bunlar›n tuttu¤u yolun yanl›fl oldu¤u bilincini yerlefltirmifltir. Gençlik içindeki taraftarlar›n›n ço¤u karars›zl›¤a düflmüfl ve baflka saflara geçmifltir.”


21

21 Kitlelerin Deniz Gezmifl ve Sinan Cemgil gibi sürece önemli derecede olumlu etkide bulunmufl devrimcileri onlar›n yanl›fl, zaafl›, eksik çizgisine ra¤men sahiplenmesi, devrime ve silahl› mücadeleye duyduklar› sempatiyle aç›klamak sadece gerçe¤i görebilen de¤il, ayn› zamanda süreçteki ilerici ö¤eyi, yeni olan›, geliflmekte olan› kavrayabilen bir yaklafl›m›n ürünü olabilirdi. Bu yaklafl›m› belirleyen etmen de, yukar›da aç›klamaya çal›flt›¤›m›z ileri olan› görme ve onu rehber alma tutumudur. Kaypakkaya kitlelerin gerçek duygular›n›, gerçek sempatilerini bu flekilde, do¤ru olarak kavrayabilirken, temelde en ileri olan› keflfetmekteki ustal›¤›n› göstermektedir. O’nun yorumlar›n› geliflkin k›lan, objektif olana en yak›n hale getiren sürecin bütünü hakk›ndaki net bilgisidir. Komünist önder sadece süreç hakk›ndaki do¤ru fikirleri ile de¤il, analiz yapmadaki baflar›s› ile de belirgin bir özellik tafl›d›¤›n› göstermektedir. Kaypakkaya’n›n kitleler içindeki çal›flmada onlar› nas›l devrime seferber etmeye gayret etti¤ini, bunun için nas›l bir analitik yöntem izledi¤ine flu al›nt›yla bir ölçüde aç›l›k

getirelim: “Bugüne kadarki faaliyetimizle bölgedeki en ileri köylüleri afla¤› yukar› belirlemifl durumday›z; iyiyi kötüden, cesuru korkaktan, fedakar› bencilden, a¤z› s›k› olan› gevezeden, inançl›y› inançs›zdan, çal›flkan› tembelden, alçakgönüllüyü övüngeçten, yetenekliyi yeteneksizden vs. belli ölçülerde ay›rm›fl durumday›z; kimlerden nas›l yararlanabilece¤imizi, kimlere ne ölçüde güvenebilece¤imizi, yine belli ölçülerde biliyoruz. Önümüzdeki günlerde flunlar› yapaca¤›z: 1) ‹leri ve güvenilir unsurlar› özel olarak e¤itip, bunlar›, yeteneklerine ve hareketin gereksinimlerine uygun düflen görevler etraf›nda örgütleyece¤iz. 2) Henüz hakk›nda yeterli kan›ya varamad›¤›m›z kiflileri, çeflitli görevler vererek deneyece¤iz. 3) Henüz tan›ma olana¤› bulamad›¤›m›z ileri, güvenilir ve köylüler aras›nda “sayg›nl›k” sahibi köylüleri (özellikle yoksul köylüleri) tan›y›p, hareketimizin bir parças› haline getirmeye çal›flaca¤›z. 4) Hareketimiz sözkonusu bölgede belli bir geliflme düzeyine ulaflt›¤›nda, faaliyet saham›z›, yeni bir alana do¤ru geniflletece¤iz.” Kitleler içindeki çal›flmada, onlar› kavra-

PUSULA ‹BRAH‹M KAYPAKKAYA BÜYÜK CÜRETLERE REHBERL‹K ED‹YOR! Devrim yürüyüflümüzde önümüze bir dizi engeller ç›kacak/ç›kmaktad›r. Bu engelleri; aflma iradesi ve bilincini a盤a ç›kard›¤›m›z ve sorunlar› do¤ru tespit edip, do¤ru çözüm yollar› buldu¤umuz oranda aflmak daha kolay olmaktad›r. Bu kuflkusuz yaflanan sorunlar›n çap›, kapsam› ile de ba¤lant›l› bir durumdur. Kimi zaman baz› sorunlar› aflmak daha kolay olurken, kimi zaman çok daha zor olabilmektedir. Bugün için yaflanan bir dizi yetersizlik ve sorunu s›ralamak mümkün. Burada önemli olan nokta ise sorunlar›n temelini bulmak ve ona müdahale etmektir. Ancak bu, yaflanan ve bir biçimde örgütlü fertlerin yaflam›n› önemli oranda belirleyen yetersizliklerin üzerinde durulmamas› ya da es geçilmesi anlam›na gelmemelidir. Kuflkusuz temel sorunlar dururken tali olarak yaflanan sorunlar› merkez al›p onlar›n üzerine yo¤unlaflmak gibi bir yaklafl›ma sahip olmamakla beraber, dönem dönem ço¤unlu¤u bulan bu “tali” sorunlar üzerine de durmak ve düflünmek gerekir. Emperyalizmin ve onlar›n yerli uflaklar›n›n bir dizi sald›r›s› üzerinde dururken, bunlar›n içinde üzerinde önemle durulanlardan bir tanesi de sistemin kitleleri yozlaflt›rma politikas›n›n yo¤unlu¤udur. ‹nsan yaflam›n›n her alan›na yap›lan müdahale ile yaflam biçimi ve kültürü üzerinde hakimiyet ve denetim kuran emperyalist sistem, oluflturdu¤u yozluk a¤›yla toplumun oldukça genifl bir kesimini etkisi alt›na almaktad›r. Bugün yap›lan birçok araflt›rmada ortaya konulan veriler toplumdaki yozlu¤un-çürümüfllü¤ün çarp›k örneklerini teflkil etmektedir. Uyuflturucu kullan›m›n›n ortaö¤retim seviyesine kadar düflmesi, fuhuflun art›fl› vb. olgular›n esas nedeni toplumsal sistemin çarp›kl›¤› iken bu olgunun sonuçta yaratt›¤› çürümenin tablosunu görmek mümkün. Yaflanan dejenerasyon ve yabanc›laflman›n bizlerdeki yans›mas› ve boyutlar› üze-

rinde durulmas› da üzerinden atlanamayacak bir olgudur ve yaflad›¤›m›z toplumun de¤er yarg›lar› ve kültürünü önemli ölçüde bar›nd›rd›¤›m›z ve bunlar› aflman›n ise hayli zaman ald›¤› günümüzde, kesinlikle es geçilmeyecek bir konu olarak durmaktad›r. Hastal›klar› ve zaaflar›yla örgütledi¤imiz bireyler, bünyeye katt›klar› olumluluklar›n yan›s›ra olumsuzluklar›n› da tafl›makta ve mevcut hastal›klar› çeflitlendirmekle birlikte art›rmaktad›r. Hal böyle olunca da afl›lmas› ve müdahale edilmesi gerekenlerin listesi de uzamaktad›r. Devrimci kültür yani proletaryan›n kültür ve de¤erlerini korumak, her gelene bu kültürü tafl›mak için öncelikle bunlar› s›k› s›k›ya içsellefltirmek gerekir. 33 y›ll›k mücadele prati¤i içinde bu de¤erlerin ve kültürün kendisi kan-can pahas›na yarat›lm›fl ve korunmufltur. Yarat›lan de¤er ve gelenekte birçok bedel ödenmifl ve bu bedeller sonucu yol kat edilmifltir. Bu de¤erlerin hepsi bir kültür ve miras b›rakarak gittiler. fiimdi bu de¤erleri koruman›n, bu kültürü yaflatman›n sorumlulu¤u bizlerin omuzlar›ndaysa her fleyden önce bu a¤›r görevin yükümlülüklerini bilmek, tekrar tekrar hat›rlamak ve yaflam biçimi haline getirmek belirleyici derecede önemlidir. Toplumun sahip oldu¤u burjuva-yoz kültürü aflmak; onun yerine devrimci kültür ve yaflam biçimini koymak demektir. Feodal de¤erleri aflmak “ilericilik” ad›na s›n›rs›z özgürlükler demek de¤ildir. S›n›rs›z özgürlükler ad›na hareket etmek kesinlikle de¤ildir. Aksine s›n›rs›z ve kurals›z davran›fl biçimi tam da emperyalistlerin afl›lamaya çal›flt›¤› kültürdür. Çevresindekilere sayg›s›z davran›fllarda bulunan, üstelik bunu da “flununla, bununla sayg› olmaz” diye teorilefltiren, iliflkilerinde, davran›fl biçimlerinde “ben böyle istiyorum, böyle rahat ediyorum” diyerek ben’i kutsayan, ama d›fl›ndaki insanlar›n duygular›n›, düflüncelerini hiçe

6-19 Mayıs 2005

madan, anlamadan, de¤erlendirmeden sadece hareketin ihtiyaçlar›na dayanarak ya da sadece kitlelerin kendili¤inden çabalar›na ba¤l› kalarak hareket etmek bir önder vasf› olamaz. Önemli olan çal›flma yürütülen her alanda, iliflki kurulan her kesim içinde do¤ru bir ayr›fl›ma gidebilmek ve hareketin ihtiyaçlar›na uygun bir konumland›rmay› baflarabilmektir. Bu konuda gösterilecek baflar› hareketin kal›c›laflmas›, geliflip, güçlenmesi aç›s›ndan belirleyicidir. Bu yönlü hiçbir ayr›fl›ma gitmemek, bu tahlili yapma yetene¤inden yoksun olmak baflar›s›zl›¤› koflullar. ‹brahim Kaypakaya’n›n benimsedi¤i yöntem bilimseldir; bir olgunun kendi içinde ayr›flt›r›lmas›, ayr›flma sonucundaki her parçan›n belli ölçütlere göre s›n›fland›r›lmas› ve her bir parçan›n, esas yanlar›yla a盤a ç›kt›ktan sonra kullan›labilir hale gelmesi tüm araflt›rmalarda benimsenen bir yöntemdir. Bu her fleyde oldu¤u gibi, kitlelerin örgütlenmesi çal›flmalar›nda da geçerlidir. Kaypakkaya’n›n polemiklerinde, herhangi bir konu hakk›ndaki incelemelerinde bu yöntemi mümkün oldu¤unca kulland›¤›na tan›k olmaktay›z. Çünkü, O bilmektedir ki, hiç-

bir fley ayr›flt›r›lmadan, belli ölçütlere göre de¤erlendirilmeden anlafl›lamaz, kavranamaz. Bir olgu hakk›ndaki gerçek bilgi tam da o fleyin kendisinin parçalara ayr›larak, her parçan›n ifllevi, yap›s› a盤a ç›kar›larak ö¤renilebilir. Kaypakkaya’n›n Parti isimlendirmesi polemi¤inde “k›l› k›rk yaran” tutumunda da bu yöntemi görüyoruz. Bir kelimenin içeri¤i, tafl›d›¤› anlam ve ona yüklenen anlamlar› da de¤erlendirerek tahlil etmek; kelimenin her yönü hakk›nda bilgi sahibi olduktan sonra bir sonuca ulaflmak… Bu da önder yoldafl›n analitik düflünce yap›s›na baflka bir örnektir. Kaypakkaya’n›n parti isimlendirmesinde gösterdi¤i hassasiyet konuya verdi¤i önemin bir sonucudur. Önemli olan bu meselede tüm dikkat gösterilmelidir; bu da, ancak analizi ayr›nt›land›rmak, ölçütlerin her birini de¤erlendirme konusu yapmak, her önerinin de kendi içinde analiz edilerek de¤erlendirilmesiyle mümkündür. Kaypakkaya yoldafl bunu sahip oldu¤u tüm bilgiyle yapmay› baflarmaktad›r. O’nun bu yöntemini, okuyan her insan Seçme Eserlerin bütününde görebilir…

sayan vb. vb. flekillenifller maalesef sadece ben’e zarar vermekle kalmaz, yaflam›m›za anlamland›ran proleter ideoloji ve kültüre zarar verir. Bu kültür yaflam›n her an›n›n kurallar ve talimatnameler ile denetlenmesi ve nizama sokulmas› olarak görüldü¤ünde kuflkusuz bireyin can›n› ac›tmaktad›r. Ancak bahsetti¤imiz çok genel, aile içinde bizlere verilen/verilmesi gereken onlar› yaflam›m›zla bütünlefltirmedi¤imizde halk içinde d›fllanaca¤›m›z flekillenifl ve davran›fl biçimleridir. Burjuva-feodal kültürün alternatifi yada karfl›t› s›n›rs›zl›k olamaz/de¤ildir. Aksine onun da kurallar›, s›n›rlar› vard›r. Örgütlü bireyler olarak günün belli saatlerini de¤il, bütün bir yaflam ve zaman›n› devrim mücadelesine adayanlar için bunlar önemli noktalard›r. Proleter kültür ve ahlak anlay›fl›m›z az önce de belirtti¤imiz gibi s›n›rs›z özgürlükler ve küçük burjuva yaflam biçimini korumak de¤ildir. Kolektif yaflam içindeki davran›fl biçimlerimizden, oturup kalkmam›zdan tutal›m, iliflkilerimizdeki durufl ve davran›fllar›m›za kadar bunlar›n tümünü görmek mümkün. Yaflamdaki her davran›fl›m›z bir s›n›f›n ideolojisine tekabül eder belirlemesi çok geneldir. Bu do¤ru. Ancak bir baflka do¤ru da bu genel belirlemeyi yaflam›n tümünde somutlaman›n vazgeçilmez önemidir. Toplumun yaflad›¤› dejenere olmufl ve yozlaflm›fl iliflki biçimi ile örgütlü bulundu¤umuz ortamlardaki iliflki biçimleri aras›ndaki fark gittikçe silikleflmeye bafllad›¤› ve aras›na kal›n çizgiler çekilmedi¤i noktada tehlike büyük demektir. Sahip oldu¤umuz kültür ve de¤erler bütünü bize bir yaflam biçimi sürdürmeyi emrediyor. Bu yaflam biçimi ise kaba anlamda verilen görevlerin yerine getirilmesi ile s›n›rl› bir yaflam biçimi de¤il, bizim de bir parças› oldu¤umuz yaflam biçimine müdahale etmektir. Ço¤u zaman yads›d›¤›m›z ve feodal de¤er yarg›lar› olarak de¤erlendirdi¤imiz baz› davran›fl biçimleri asl›nda olmas› ve tafl›nmas› gereken anlay›fllard›r. Örne¤in iliflkilerde gösterilen sayg›. Bu sayg› kaba biçimde “sorumlu yoldafllar karfl›s›nda el pençe durmak” de¤ildir. Proletaryan›n bu tip kavramlara yükledi¤i misyon ve anlam da bu de¤ildir zaten. Örgütlü yaflam içinde iliflkide bulundu¤umuz iliflkilerin tümüne bu

sayg›y› göstermek ve bunu afl›lamakt›r. Sayg› olarak ifade edilen fley ise mücadelede ortaya koydu¤u eme¤in, çaban›n ve özverinin kendisine olan sayg›d›r. Mücadelede kat edilen yola sayg›d›r. Bu en alttan en üste kadar herkese gösterilmesi gereken bir davran›fl biçimidir. Kuflkusuz örgütlü bireyler örgütün içinde ve örgütle beraber s›n›rs›zl›k yaflarlar. Ancak bu s›n›rs›zl›klar t›pk› Engels’in ifade etti¤i gibi “özgürlükler zorunlulu¤un kavranmas›d›r” anlay›fl›nda oldu¤u gibi belli bir tak›m zorunluluklar›n kavranmas›na paraleldir. Bizlerin örgüt içindeki rahatl›¤› ve s›n›rs›zl›¤›, olmas› gerekenin kavranmas› ile do¤ru orant›l›d›r. Mücadeledeki geliflmifllik seviyemiz, aflt›¤›m›z ve üstesinden geldi¤imiz zaaflar bizde olmas› gereken yaflam biçiminin kurulmas›n› beraberinde getirecek temel olgulard›r. Bunlar oluflmad›¤› ve oturmad›¤› müddetçe tart›fl›lan iliflkilerimizde ve yaflam›m›zda olmas› gerekenler kaba ve mekanik bir biçimde kavranacakt›r. Mücadele içindeki durufl ve ›srara paralel olarak parti kültürü, partili kültür ile yaflamakla oturacak ve içselleflecektir. Ancak bugünden belli bir tak›m ad›mlar deyim yerindeyse tohumlar atmak bir ihtiyaçtan öte zorunluluktur. Giyim kuflam›m›zdan, hareket ve davran›fl biçimlerimize, “oturup-kalk›fl›m›zdan”, evlilik iliflkimize ve yoldafll›k iliflkilerimize kadar partili olman›n kültürü ile hareket etmedi¤imiz zaman, orada bedellerle yarat›lan de¤erlerin dumura u¤ramas›na sebebiyet verdi¤imizi hiçbir zaman unutmamal›y›z. Asl›nda tüm gerçekli¤imiz bu “küçük” olarak ifade etti¤imiz ayr›nt›larda gizlidir. Belki çok büyük bedeller ödemekten kaç›nmayabiliriz, ölümü göze alabiliriz, bunlar kuflkusuz büyük erdemlerdir. Ancak yine de küçük bir zeytin tanesi için tart›flma yaratabiliyorsak, halk›m›z›n ilerici de¤erlerini küçümsüyor ve hor görüyorsak, yaflam tarz›m›zla proletaryan›n ideolojisini yans›tam›yorsak o büyük bedeli ödemeye kadar yürünecek yollardaki çukurlara düflmek tehlikesini de her zaman içimizde bir yerlerde bar›nd›r›yoruz demektir. Bu çukurlar› yolumuzdan ç›kar›p atmam›z mümkün olmasa da bunlara düflmemek için parti kültürüyle donanmak, her fleye partinin gözleriyle bakmak mümkün ve gereklidir.


6-19 Mayıs 2005

22

21

Dünyada 1 May›s coflkusu Londra

Partizan kortejinin görselli¤ini renklendiriyordu. Yürüyüfl boyunca günün anlam ve önemine yönelik sloganlar›n yan› s›ra, Türkiye ve dünya gündemine yönelik sloganlar da at›ld›. Ayr›ca TKP/ML kortejinden yükselen “‹brahim’den Mehmet’e selam olsun Partiye”, “Yaflas›n Partimiz TKP/ML” sloganlar› da kitlenin dikkatini çekti. Yürüyüfl sonras› yap›lan mitingle kutlama sona erdi. 1 May›s yürüyüfl ve mitingine Türkiyeli devrimci örgütlerden DHKC, MLKP, TK‹P ve MKP de pankart ve kitleleriyle kat›l›m sa¤lad›. (Hollanda ‹K okurlar›)

DU‹SBURG 1 May›s öncesi Partizan, At›l›m, Devrimci Demokrasi, Yeni Dünya ‹çin Ça¤r› (Duisburg) ve Kürdistan Dayan›flma Merkezi taraf›ndan oluflturulan Devrimci 1 May›s Platformu ilk olarak binlerce el ilan› ile genifl çapl› bir proNÜRNBERG paganda çal›flmas› yapt›. Kürdistan AT‹K ve ILPS’nin kat›ld›¤› 1 MaDayan›flma Merkezi’nin çekilmesi ve y›s kutlamalar›na ayr›ca Partizan okurEkmek ve Adalet dergisinin kat›l›m› ile bilefleni de¤iflen platform 1 May›s’ta lar› da yo¤un olarak kat›ld›. Genel kat›l›m›n 4000 civar›nda oldu¤u yürüyüyaklafl›k 600 kifli yürüdü. Bizler yürüyüfl kortejinde ILPS- fle kat›lan Partizan kitlesi yürüyüfl boAT‹K-AT‹F-YDG pankartlar› ve k›z›l yunca “ABD Irak’tan defol”, “Emperbayraklarla yürüdük. Ayr›ca çeflitli di- yalist sald›rganl›¤a hay›r”, “1 May›s lerde “Yaflas›n 1 May›s” pankart›n›n k›z›ld›r, k›z›l kalacak”, “Biji yek Guyan›nda TKP/ML de pankart› ile alan- lan”, “Yaflas›n Partimiz TKP/ML” gibi daki yerini ald›. “1 May›s k›z›ld›r k›z›l sloganlar hayk›rd›lar. kalacak”, “Yaflas›n devrimci 1 May›s”, “Yaflas›n devrimci dayan›flParis ma” vb. sloganlar› eflli¤inde yürüyüfl bafllad›. Alana gelindi¤inde DGB’nin daveti üzerine konuflmac› olarak ça¤r›lan SPD Genel Baflkan› Franz Müntefering anons edildi¤inde ›sl›klar çal›narak konuflmas› engellenmeye çal›fl›ld›. Konuflmas› boyunca yuhalanan SPD Genel Baflkan›, konuflmas›n› sürdürürken DGB bürokratlar›n›n, polis destekli ç›karmaya çal›flt›¤› AT‹K’in 1 May›s’a iliflkin ç›kard›¤› provokasyon bofla ç›kar›larak, Müntebildiriyi Almanca ve Türkçe okudu. fering’in konuflmas› bittikten sonra DGB Sendikas›’n›n düzenledi¤i yürüalan terk edildi. yüflte yer alan ve miting alan›na varmadan Alman Nazi yanl›lar›n›n düzenHOLLANDA Hollanda’n›n Rotterdam kentinde ledi¤i gösteriye, karfl› protesto olan yaklafl›k 1000 kiflinin kat›l›m ile yap›- anti-faflist gösteride yer almak için, palan 1 May›s yürüyüflünde kat›l›m›n ço- sifistlerden ayr›lan AT‹K taraftarlar› ve ¤unlu¤unu Türkiyeli devrimci-demok- MLKP, SDP gibi Türkiyeli devrimci rat örgüt ve kurumlar olufltururken örgütler ve MLPD ortak hareket edeHollanda, Irak, ‹ran ve Sri-Lankal› ör- rek, Alman otonom gruplar›n›n yürügüt ve kurumlar kat›ld›. 100 kiflilik yüflüne kat›larak destek verdiler. Faflist korteji ile en kalabal›k kat›l›m› sa¤la- Nazi yanl›lar›n›, 4000 anti-faflist proyan Partizan kitlesi, tafl›d›¤› pankart ve testo etti. bayraklar›n yanis›ra bando grubu ile ilgi oda¤› oldu. Partizan kortejinin en önünde Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao’nun foto¤raflar›ndan oluflan pankart Hollandal› ve di¤er göçmenlerin ilgi oda¤› olurken özellikle Çinli göçmenlerin Mao’ya olan ilgisi dikkate de¤erdi. 5 ustan›n arkas›nda TKP/ML pankart› yerini al›rken, HTIF ve YDG pankartlar› ile çok say›da ILPS, AT‹K ve YDG bayraklar› ise

PAR‹S Son dönemlerde Fransa’da artan hak gasplar› bu y›lki 1 May›s’a farkl› bir anlam eklerken, Ortado¤u’da sürdürülen emperyalist iflgal 1 May›s’›n gündeminde özel bir yer ald›. Her y›l oldu¤u gibi, bu y›l da Türkiyeli devrimci örgütler ardarda, alternatif bir blok tarz›nda yürüdüler. Bir kaç hafta öncesinden bafllat›lan çal›flman›n ürünü olarak ve yine “bayrak” provokas-

yonuyla bafllay›p estirilen floven dalgalar›n teflhiriyle birlikte yap›lan ajitasyon propagandan›n sonucu, devrimci 1 May›s’›n coflkunlu¤u Paris’in sokaklar›ndayd›. Haz›rl›klar›na erken saatte République Meydan›’nda bafllayan devrimci örgütler kendi programlar›na bafllayarak, kitle ile birlikte halaylar çekildi. Yürüyüfl hareket haline geçti¤inde s›ras›yla Direnifl Hareketi, TK‹P, MKP, TKP/ML, DHKP-C, MLKP ve T‹KB taraftarlar› kortejlerini oluflturup hareket ettiler. Devrimci marfllar, türküler ve halaylar›n çekildi¤i TKP/ML kortejinde düzenli olarak Türkçe ve Frans›zca “Yaflas›n k›z›l 1 May›s”, “Yaflas›n Irak halk›n›n direnifli”, “Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao viva viva viva” vb. sloganlar›n yan›s›ra, günün anlam›yla ilgili da¤›t›lan bildiriler okundu. Yürüyüflün bitifl alan› olan Nation Meydan›’na varan kitle orada da halaylar çekti. 14 May›s’ta gerçekleflecek olan komünist önder ‹. Kaypakkaya anma gecesi ile ilgili yap›lan ça¤r›n›n akabinde, parti ve devrim flehitleri için yap›lan bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan 1 May›s program› sona erdirildi.

lacak” fliar›yla Belçika Liej (luik) ile yap›lan 1 May›s anmalar›na Partizanlar olarak sömürüye, zulme, suskunlu¤a, yozlaflmaya karfl› yürüyüfle geçtik. Art›k Belçika’da da 1 May›s’›n Partizanca kutlanmas›n› gösterdik, pankart›m›zla yerimizi ald›k. “Yaflas›n enternasyonal iflçi s›n›f› ve halklar›n kardeflli¤i” yaz›l› Partizan imzal› parkart›m›z›n arkas›nda yerimizi ald›k. At›lan sloganlar›m›z suskunlu¤a bir cevap oldu. “1 May›s k›z›ld›r k›z›l kalacak”, “‹bo yafl›yor T‹KKO savafl›yor”, “Yaflas›n enternasyonal dayan›flma” Frans›zca at›lan sloganlar›n ard›ndan Partizan bir arkadafl›n devrim flehitleri flahs›nda 1 dakikal›k sayg› durufluna ça¤r›s› ve günün anlam›na uygun yapt›¤› konuflmas›ndan sonra 1 May›s 2006’da kat›l›m›n ve coflkunun daha fazla olaca¤› temennisiyle miting son buldu. (Belçika Partizan okurlar›) L‹NZ 1 May›s’ta alanlara emperyalist iflgallere, faflist sald›r›lara, flovenizme ve özellefltirmelere karfl› halk›n sesini hayk›rmak fliar›yla yapt›¤›m›z ça¤r› sonucu Avusturya Linz’de görkemli bir iflçi bayram› yaflad›k. Linz’de her sene oldu¤u gibi yine alternatif 1 May›s yürüyüflü düzenledi. En kalabal›k kortej olmam›z nedeniyle yürüyüflün nabz› Partizanla beraber att›. Yüzelli kiflinin üzerinde bir kat›l›mla oluflan kortejimiz, yürüyüfl güzergah› boyunca hiç susmadan halk›n sesini duyurmaya çal›flt›. Konuflmac›lar›n yap›laca¤› alana var›ld›¤›nda halk oyunlar› grubumuz bir gösteri sundu. Türkiyelilerin ve izleyenlerin büyük ilgisini çekti. Daha sonra bir genç taraf›ndan yap›lan konuflmayla görüfllerimiz kitlelere iletildi. Yürüyüflün ard›ndan 1 May›s kutlamalar› sonland›. Sonuç olarak görüfllerimizi ve de¤erlendirmelerimizi kitlelere sunma aç›s›ndan hem da¤›t›lan bildirilerle hem sloganlarla, hem konuflmayla ve hem de ikili iliflkilerle baflar›l› bir 1 May›s geçti diyebiliriz. Bu yap›lanlar› büyüterek ileri tafl›ma gereklili¤inin bilincinde olarak, Linz Partizan taraftarlar› olarak tüm okurlar›n 1 May›s’›n› kutlar›z. (Linz AT‹GF taraftarlar›)

FRANKFURT Emperyalist iflgal ve sald›rganl›¤›n besledi¤i ›rkç› floven sald›r›lar ve sosyal hak gasplar›n›n a¤›rlaflt›r›larak uyguland›¤› Almanya’da kitleler bu y›lki 1 May›s’ta geçen y›la oranla daha kitlesel bir kat›l›mla alanlardayd›lar. Bizler Frankfurt Partizan taraftarlar› olarak bir ay önceden bir ça¤r› yay›nlayarak bütün Partizanlar› kitlelerle birlikte 1 May›s’›n militan durufluna ve direnifl gelene¤ine uygun alanlarda yürümenin zorunlulu¤una dikkat çekerek bütün uluslardan iflçilerin ve göçmenlerin birlik ve dayan›flma bilinciyle kuflan›p örnek olunmas› ça¤r›s›nda bulunduk. Ayr›ca AT‹F di¤er göçmen dernek ve federasyonlar›na ça¤r›da bulunarak bu y›lki 1 May›s’ta sar› sendikac›l›¤a karfl› devrimci bir blok oluflturarak kitlelere do¤ru devrimci mesajlar›n süreç aç›s›ndan verilmesinin zorunlulu¤u bilinciyle hareket edilerek eylem birli¤i oluflturuldu. Sabah 9:00’da bafllayan yürüyüfl ö¤le saatlerinde sona Hollanda erdi. Genel kat›l›m 6 bin civar›ndayken, Partizan kitlesi de 80 kiflilik kortejiyle yürüyüfle kat›l›m sa¤lad›. Yürüyüfl boyunca 1 May›s’›n anlam ve önemine iliflkin sloganlar hayk›r›ld›. BELÇ‹KA “1 May›s k›z›ld›r k›z›l ka-


23

21 LONDRA ‹flçi s›n›f›n›n birlik mücadele ve dayan›flma günü 1 May›s Londra’da birçok ulustan (Türkiye, Nepal, Hindistan, Srilanka, ‹ran, Irak, Colombiya, Filipin vb.) binlerce kifliyle kutland›. Clerkenwell Green’de toplanan gruplar kortejlerini oluflturarak buradan saat 12:00 civar›nda yürüyüfle bafllad›lar. Trafalgar meydan›nda toplanan gruplar burada yap›lan konuflmalar›n ard›ndan da¤›ld›lar. Birçok kurumun yer ald›¤› yürüyüflte büyük bir kitleyi Anti-Emperyalist Blok katt›. Yürüyüflte Devrimci Komünist Grup (‹ngiltere), MLKP, MKP, 5 ustan›n resimleriyle TKP/ML pankartlar› ile yer ald›. Ayr›ca çeflitli dillerde “Yaflas›n 1 May›s” pankart› ile Partizan, Türkiyeli, Filipinli, Hindistanl›, Nepalli, Afrikal›, ‹ranl›, ‹ngiliz Gruplar› bir araya getiren ILPS pankartlar› da yürüyüfle kat›ld›. Bildirilerimizle, sloganlar›m›zla, omuz omuza çekti¤imiz halaylarla 1 Ma-

y›s’› oldukça coflkulu geçirdik. Türkiyeli kurumlardan Partizan, MLKP ve HÖC kitleselli¤iyle ön plana ç›karken T‹KB, MKP vb. örgütler de yürüyüflte yerlerini ald›lar. Pek çok ülkeden özellikle göçmen kitlenin kat���ld›¤› etkinlik saat 16:00 civar›nda sonland›. (Londra ‹flçi-Köylü okurlar›) STUTTGART Almanya’n›n hemen tüm flehirlerinde oldu¤u gibi Stuttgart’ta da 1 May›s kutlamalar› gerçeklefltirildi. Yaklafl›k bir ay öncesinden Türkiyeli devrimci, demokratik kurumlar bir araya gelerek “Stuttgart sosyal y›k›ma, emperyalist savafllara ve iflgallere karfl› birlik”i oluflturularak 1 May›s çal›flmalar›, haz›rl›klar› bafllatt›. Birlik içerisinde; AT‹F, ADHF, AG‹F, Anadolu Federasyonu ve Mücadele Birli¤i okurlar› yer al›nd›. Ortak haz›rlanan bildiri yine ortak bir flekilde fabrika önlerinde da¤›t›ld›. 1 May›s günü bizlerde Partizan ve

Evrensel Bak›fl EKVATOR’DA “HALKÇI” BAfiKANIN MASKES‹ DÜfiTÜ Toplam nüfusunun yüzde 70’inin (günde 5 dolar›n alt›n› yoksulluk s›n›r› olarak kabul edersek) yoksul oldu¤u ve devrimin f›rt›na merkezlerinden olan Latin Amerika’da 2000’li y›llarla birlikte esen, sözde halkç›, solcu, yeni sol vb. tan›mlamalar ve yak›flt›rmalarla an›lan rüzgar›n geri dönüfl süreci yaflanmakta. Öyle ki bu gerisin geri esen rüzgar, halka karfl› propagandalar›n› “IMF’den kurtulufl, ABD politikalar›na karfl› ç›k›fl, neo-liberal politikalar›n reddi” üzerine kuran hükümetlerin ikiyüzlülü¤ünü orta yere sererek, onlar› sars›yor, hatta en son Ekvator’da oldu¤u gibi hükümeti deviriyor. Filmi bafla sararsak; neydi bu “solcu, hakç›” baflkanlar› ülke iktidarlar›na tafl›yan sorusu ç›kmakta karfl›m›za. 1980’lerin sonunda sözde “So¤uk Savafl›n” sona ermesiyle 1990’lara damgas›n› vuran “küreselleflme” emperyalistlerin yeni argüman› olarak yer edinmifl, ancak bu argüman›n da maskesi düflmüfl; k›sa sürede emperyalistlerin sömürü ve kâr h›rs›n›n arac› oldu¤u ezilen halklar nezrinde ortaya ç›km›flt›. Yoksullu¤un, sefaletin bu süreçte h›zla ezilenlerin yaflamlar›n› daha da çekilmez hale getirmesi ve 90’lar›n sonunda ortaya ç›kan ve h›zla yay›lan “küreselleflme karfl›t›” hareket sayesinde emperyalizmin bu “yeni” oyunca¤› da paramparça olmufltu. Yukar›da da bahsetti¤imiz gibi yoksullu¤un çokça yayg›n oldu¤u ve önemli bir devrimci gelene¤e sahip Latin Amerika ülkelerinde özünde emperyalizmin neo-liberal politikalar›ndan baflka bir fley olmayan sald›r›-

lar›na karfl› halk›n muhalefetini “baflar›l›” bir flekilde kullanan isimler iktidarlara yerleflmiflti: Brezilya’da Lula da Silva, Venezüella’da Chavez, Bolivya’da Carlos Mesa, Peru’da Toledo, Kolombiya’da Uribe, Meksika’da Fox, fiili’de Lagos,… Ve isimlerin afla¤› yukar› hepsi de kendilerinden önceki diktatörleri halk›n öfke ve tepkisini önlerine alarak devirmifl ve halk hareketlerinin sonucu olarak seçilmeyi baflarm›fllard›r, ama kendileri de yeni diktatörler olarak halk›n karfl›s›na geçmifllerdir. Asl›nda hepsi de kendilerini bekleyen “trajik son”un fark›ndad›rlar. Zira hem bir yandan emperyalist-kapitalist sistemin bir parças› olarak ülkeyi yöneteceksiniz ve hem de di¤er yandan halkç› politikalar uygulayarak halk› memnun edeceksiniz. ‹flte bu anti-bilimsel politika(s›zl›k) sonu bafltan belli trajediyi sahneye koymakta. Seçildiklerinde bu liderlere ortalama yüzde 50 oran›nda olan halk deste¤i bugün çok gerilere düflmüfl durumda. Tabi her ülkenin kendine özgü koflullar›, bu “halkç›” baflkanlar›n manipülasyonlar›n›n çeflitlili¤iyle bu oranlar ve beklenen “son”un tarihi de de¤iflmekte. Ancak 2002’de ülkenin bafl›na geçen Ekvator baflkan› Lucio Gutierrez iktidar›n› sadece 27 ay koruyabildi ve 2 y›l önce geldi¤i gibi geçti¤imiz hafta yine bir halk ayaklanmas›yla koltu¤unu terk edip, halk›n öfkesinden kaçmak zorunda kald›. 3,5 ayd›r süren halk gösterilerinin ard›ndan ve ordunun da deste¤ini arkas›ndan çekmesiyle dayanak noktalar› tama-

6-19 Mayıs 2005

AT‹F kitlesi olarak alandaki yerimizi ald›k. “Birlik” korteji içerisinde befl ustan›n pankart› ard›ndan Partizan pankart› ve AT‹F pankart› ile birlikte k›z›l bayraklar›m›z, ILPS, AT‹K bayraklar›m›zla yürüyerek; yürüyüfl boyunca sloganlar›m›z› hayk›rd›k, bildirilerimizi da¤›tt›k. 1. yürüyüfl sonras› “Devrimci 1 May›s” fliar› ile, devrimci kurumlar ve anti-kapitalist çevrelerce organize edilen 2. yürüyüfle de Partizan okurlar› ve AT‹F üyeleri olarak kat›l›m sa¤lad›k. Yaklafl›k 400 civar› kitlenin kat›ld›¤› bu yürüyüfl geçen y›la oranla bir düflüfl ve canl›l›ktan yoksun olarak gerçekleflti. Fakat kendi içerisinde belli oran›yla dinamizmi bar›nd›rmas› ve hemen hepsinin gençlik kesiminden olmas›, gelecek eylemler aç›s›ndan önemlidir. (Stuttgart Partizan okurlar›) BERL‹N Her y›l oldu¤u gibi bu y›l da 1 Mamen ortadan kalkan Gutierrez, Kongre taraf›ndan görevinden al›nd›. S›¤›nd›¤› ülke ise ne çarp›c›d›r ki Brezilya oldu. Kendini yine kendisi gibi “halkç›” olan Lula’n›n kollar›na atan Gutierrez yaflam›n› kurtarabildi, yerine ise yard›mc›s› Alfredo Palacio getirildi. 3,5 ayl›k bir ayaklanma ile y›k›lan Ekvator hükümeti yine bir halk ayaklanmas›yla kurulmufltu. 1999 y›l›nda Ekvatorlu halk kitleleri baflkent Quito’yu zapt ederek hükümetin devrilmesini sa¤lam›fllar, devlet baflkan› Jamil Mahuad ülkeden kaçmak zorunda kalm›flt›. Mahuad’n kaç›fl›ndan sonra Ekvator halk› yeni bir “felaketle” karfl› karfl›ya kalm›fl, Mahuad’›n yard›mc›s› Noboa hükümetin bafl›na geçmiflti. Ülkenin en zengin kiflisi olan muz patronu Noboa ayn› politikalar› devam ettirerek halk›n IMF reçetelerinin ve komflu ülkelere karfl› “Amerikan askeri üssü” olmay› reddetmesine gözlerini tamamen kapatm›flt›. ‹flte bu Mahuad’›n devrilmesi sürecinde Ekvator ordusunun halk ayaklanmas›na destek olan alt ve orta kademeleri, yurtsever subay ve askerlerinin bafl›nda bulunan isim Albay Lucio Gutierrez’di. Yeni hükümetin ilk icraatlar›ndan biri de Gutierrez ve isyanc› liderlere verdi¤i cezalar oldu. IMF ile iliflkileri ve ulusal para birimini kald›rarak yerine ABD dolar›n geçirmeye kadar varan ABD’ci politikalar› sonucunda onun da ömrü uzun olmam›flt›r ve 2002 y›l›nda yap›lan seçimlerde baflkan koltu¤una Gutierrez oturmufltur. Gutierrez her ne kadar IMF’ye, özellefltirmeye karfl› tam ba¤›ms›zl›k ve demokrasi vaad eden bir programla ç›ksa da halk›n karfl›s›na, uygulad›¤› politikada uluslararas› sermayeyi kay›rarak köylülerle yerlileri afla¤›layarak tam bir burjuva hükümet oldu¤unu gösterdi. Genel olarak Latin Amerika ülke-

y›s birkaç yerde birden kutland›. Biz, Partizan okurlar› olarak iflçi s›n›f›n›n bel kemi¤ini oluflturdu¤u sendikalar kesimini tercih ettik. Sabah›n erken saatlerinde alanda yerimizi ald›k. Kortejimizde befl ustan›n beze dikilmifl resimleri ve alt›nda TKP/ML imzas› olan pankart en çok dikkat çeken pankart oldu. Mitingte ayr›ca ILPS ve AT‹K-AT‹F imzal› pankartlarda aç›ld›. ILPS ve AT‹K’in merkezi olarak haz›rlay›p bölgelere gönderdi¤i flamalar› korteje ayr› bir renk kat›yordu. Yürüyüfl boyunca 1 May›s bildirileri ve Ermeni Soyk›r›m› ile ilgili bildirilerimizi da¤›tt›k. Bu y›l bizim kat›ld›¤›m›z alan›n d›fl›nda yap›lan di¤er 1 May›s’ta geçen y›la oranla az olay oldu. Zira, Kreuzberg denen alan bu y›l daha da çok yemek ve içecek standlar›yla h›nca h›nç doldurulmufl ve insanlar müzik gösterileri ile yolundan sap›t›l›p, flafl›rt›l›p 1 May›s’tan uzak tutulmaya çal›fl›lm›flt›. (Berlin Partizan okurlar›) lerindeki, özelde de Ekvator’daki halk›n bu aya¤a kalk›fllar›n› iki yönlü de¤erlendirmek gerekir. ABD’nin arka bahçesi olarak nitelendirilen bu ülkelerde emperyalizmin ama özellikle de ABD emperyalizminin politikalar›na, IMF programlar›na, Amerikan Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaflmas› ALCA’ya karfl› önemli bir öfke ve tepki mevcut. Yani halk içinde aç›kça teflhir olmufl meselelere karfl› söylemlerle ortaya ç›kan kifliler, orduyu da arkalar›na ald›¤›nda kolayl›kla iktidara tafl›nabiliyorlar. Ancak sonras› ise Gutierrez, Lula, Chavez örneklerinde oldu¤u gibi halkç› soslu emperyalist ufla¤› olarak yerlerini korumaya çal›fl›yorlar. Ekvator’da 1996-2005 aras›ndaki 9 y›ll›k süreçte befl baflkan de¤iflti. Bu de¤iflimlerde “dikkate de¤er” bir yan da bir baflkan devrildikten sonra yerine yard›mc›s› geçti¤inde halk›n sakinleflmesi, evlerine dönmesi; ta ki yeni gelen de eskisini aratmaya bafllay›ncaya kadar. Ayn› politikalar› ayn› yöntemlerle (belki biraz daha farkl› ama kesinlikle) uygulayaca¤› bafltan belli olan isimlerin de¤iflmesi Ekvator halk›n›n umutlar›n›n yönünü de de¤ifltirebiliyor. Bu da kuflkusuz Ekvator halk›n›n do¤ru önderlikler alt›ndaki örgütsüzlü¤ünden ileri gelmektedir. Gutierrez’in arkas›ndan baflkan olan Alfredo Palacio da (e¤er kendisi istifa etmezse) k›sa bir süre sonra ayn› ak›betten kurtulamayacakt›r. Yani ne Ekvator’da, Venezüella’da, Brezilya’da sözde halkç› söylemlerle ortaya ç›kan baflkanlar bize umut verebilir, onlar› “sosyalizme giden yol” olarak görebiliriz ne de devrildiklerinde ortaya ç›kan tabloyu devrim olarak nitelendirip kutsayabiliriz. 2000’li y›llar›n bafllar›nda Latin Amerika’da esen rüzgara büyük bir gayretkefllikle yüzünü dönen çevreler bu son durumu da iyi de¤erlendirmelidir.


6-19 Mayıs 2005

24

8 May›s 1945: Faflizme karfl› halklar›n zaferinin ad›

“ZAFER‹M‹Z U⁄RUNA ‹LER‹”

sene 1941 de¤il art›k Moskova kap›lar›nda de¤il art›k Berlin kap›lar›nda dövüflüyor art›k seninkiler bizimkiler bütün namuslu dünyan›nkiler… Naz›m Hikmet 1 Eylül 1939’da Nazi ordular›n›n Polonya’y› iflgali ile bafllayan insanl›k tarihinin en kanl› ve vahfli savafl›, 7 May›s 1945 tarihinde Sovyet ordular›n›n Berlin’e girifli ile sona erdi. Böylece 60 milyon insan›n yaflam›n› yitirdi¤i II. Emperyalist Paylafl›m Savafl› halklar›n zaferi ile sonuçland›. Bugün bu tarihin üzerinden tam 60 y›l geçti. Her y›l bu tarihlerde bir yandan, o dönem, vahfleti yaflayan yüzlerce insan›n gözyafllar› ve ac›lar› tazelenirken, halklar›n K›z›lordu’ya olan minnettarl›¤› alevlenmekte, di¤er yanda da emperyalistler Sovyet ordular›n›n bu zaferini yok saymak için çeflitli yöntemler bularak tarihi çarp›tmaya çal›flmaktad›r. “Avrupa’y› faflizmden Amerika kurtard›” türünden propagandalar ile Normandy ç›kartmas›n› örnek veren emperyalistler, sanki faflizmin yenilmesinde Sovyetler Birli¤i’nin hiçbir rolü olmam›fl gibi göstermeye çal›flmaktad›r. Oysa bu tarih, milyonlarca Sovyet yurtseverinin kan› u¤runa K›z›lordu’nun tüm dünya halklar›na arma¤an etti¤i bir zaferin tarihidir. Zaten tan›klar, tarih ve gerçekler emperyalistlerin söylediklerini yalanlamaya yetmektedir. Sovyetler Birli¤i’nde yükselen iflçi iktidar› gün gün daha ileri noktalara tafl›n›rken; Nazi faflizmi ise bu iktidar› ortadan kald›rman›n yollar›n› ar›yordu. Almanya’n›n sald›rd›¤› ve iflgal etti¤i ülkelere bak›ld›¤›nda da bu gerçek rahatça görülebilir. 1-28 Eylül 1939 tarihleri aras› Polonya; 7-9 Nisan 1939’da Norveç ve Danimarka; 10 May›s’ta Hollanda, Lüksemburg ve Belçika iflgal edilmiflti. K›sa bir zaman sonra Sovyetlerin s›n›rlar›na ulaflan Naziler, arkalar›n› sa¤lama almak için de Haziran ay›nda Fransa’y› iflgal etmiflti. 2 fiubat 1943 tarihinde Stalingrad zaferi-

ne kadar Nazi ordular›n›n ilerleyifli devam etti. Ancak bu ilerleyifl ayn› zamanda Nazilerin, faflizmin tam anlam› ile bozguna giden süreçleri idi. II. Emperyalist Paylafl›m Savafl›’n›n en uzun, en kanl› çat›flmalar›n›n yafland›¤› bu cephede kahramanl›k destanlar› yaratan K›z›lordu erleri, Nazilere büyük kay›plar verdirerek bir anlamda savafl›n kaderini belirlemiflti. Stalingrad direnifli savafl›n adeta dönüm noktas› oldu. Büyük direnifle ve can kayb›na sahne olan Stalingrad direnifli, Hitler ordular›n›n Stalingrad’a sald›rmas› ile bafllad›. 6 milyon Sovyet vatandafl›n›n öldü¤ü direniflte, Sovyet halk› Stalin’in radyo konuflmas› ile yüz binler olup faflizme karfl› anayurt savunusunu gerçeklefltirdi. Savafl›n dönüm noktas› olan direniflle, Naziler önemli bir güç kaybetti ve savafl›n sonucu belli oldu. 1917 devriminden sonra Lenin’in önderli¤inde kurulmaya bafllanan yeni toplumun bütün bir Sovyet halk›nda yaratt›¤› -dünya halklar›na da sirayet eden- bilinçli ve inançl› iyimserlik, gelecek konusunda duyulan sab›rl› güven, ‹kinci Paylafl›m Savafl›’nda sergilenen ola¤anüstü yurt savunmas›n›n en nesnel zeminini oluflturuyordu. Sovyet halk› ve tümüyle bir halk ordusu biçimindeki K›z›lordu’nun, anayurdu istila ederek içlerine do¤ru ilerleyen faflist Alman ordular›na karfl› giriflti¤i büyük savafl; gerçekte sadece Sovyetler Birli¤i’nin de¤il, faflizmin bizzat iflgali alt›ndaki bütün bir Avrupa halk›n›n ve “Sovyetler düfltükten sonra” s›ran›n gelece¤i di¤er uluslar›n da savafl›yd›. Faflizme ve Alman emperyalizmine karfl› duyulan büyük nefret, Sovyet yurttafllar›n›n kahraman direniflinde somutlafl›yor ve bütün halklar, en az›ndan gönülleriyle bu büyük savaflta Sovyetler’i destekliyordu. Sovyet direniflinin uyand›rd›¤› heyecan, iflgal edilmifl Avrupa ülkelerindeki, kimi yerde da¤›n›k, kimi yerde umutsuz direniflleri ve partizan savafllar›n› hararetlendirdi. Avrupa’da ve iflgal alt›ndaki baflka ülkelerde, uluslar, Nazi iflbirlikçisi rejimlere, ifltahla Sovyetlerin y›k›lmas›n› bekleyen sözde “müttefik” hükümetlere ve baflka pek çok olumsuzlu¤a ra¤men, Sovyet direniflinin moraliyle saflar›n› güçlendirdiler ve “yenilmez” san›lan Alman savafl makinesine karfl› moralle savaflt›lar. Sovyetler aç›s›ndan, savafl›n en kritik, en zorlu aflamas› olan Stalingrad savunmas›, bütün o direnifllerin odakland›¤› bir dönüm noktas› olarak yerini ald› ‹kinci Paylafl›m Savafl› tarihinde. Her aç›dan tahkim edilmifl, teknik olanaklar› genifl ve sald›r› gücü yüksek Alman istila ordusu, bu küçük flehrin önünde, tüm tarihin en a¤›r bozgunlar›ndan birine u¤rad›. Sovyetleri istila için gelen Alman ordusu, aylarca kuflatt›¤›, a¤›r silahlarla yak›p y›kt›¤›, dünyayla ba¤lant›lar›n› kesti¤i Stalingrad’›n önlerinde, kelimenin gerçek anlam›yla yok oldu. Anglo-Amerikan müttefikler, ancak Sovyetler Alman ordu-

sunun direncini k›rd›ktan sonra gerçek anlamda kat›ld›lar savafla. ‹kinci Paylafl›m Savafl›’nda Nazi ordular›n›n yenilmesini sa¤layan, Stalingrad savunmas›n› bir dönüm noktas› olarak belirleyip söylenebilir ki, Sovyet halk›n›n topyekûn direnifliydi. Bütün bir ülke ve halk, tüm dünya halklar›n›n samimi deste¤ini yan›nda hissederek, önce k›st›r›ld›¤› ve her türlü insani olanaktan mahrum b›rak›ld›¤› bir kentin içinde, sonra faflist orduyu püskürte püskürte girerek özgürlefltirdi¤i Avrupa’n›n do¤u ülkelerinde amans›z bir savafl verdi. Sovyetler Birli¤i, yeni bir düzeni kurma konusunda kan› ve can›yla bedel ödeyerek kararl›l›¤›n› dolays›zca bildiren halk›yla birlikte, art›k tüm dünya için, eskisinden daha da büyük bir umudu temsil ediyordu. Emperyalist egemenli¤in varl›¤›n› en fazla tehdit eden de, bu umudun evrensel düzeydeki yayg›nl›¤›yd›. Faflistlerin Stalingrad’da görmeye bafllad›klar› ve sonlar›n› getiren kabus, tüm zorba egemenlikler için bir “tehdit” olarak alg›lan›yordu nitekim. 2 fiubat 1943 tarihinde Nazi ordular› geri çekilmenin son noktas› olarak Berlin’e s›¤›nd›lar. “Avrupa’y› faflizmden kurtard›¤›” iddia edilen Normandy ç›kartmas›n›n tarihi ise 6 Haziran 1944’tür. K›z›lordu, 2 fiubat 1944’te büyük kay›plar vererek ve verdirerek durdurdu¤u Nazilere karfl› 1944 Haziran’›nda Do¤u Avrupa’da bir sald›r› hareketi bafllatt›. Ve K›z›lordu Romanya ve Bulgaristan’› ald›. A¤ustos ay›nda iki koldan faflizmin üstüne yüklenen K›z›lordu karfl›s›nda iyice y›pranan Naziler çareyi kaçmakta buldu. 1945 y›l› bafllar›nda ise Hitler ordular›n›n art›k K›z›lordu karfl›s›nda savaflamayaca¤› gerçe¤i iyice ortaya ç›km›flt›. ABD Baflkan› Roosevelt, ‹ngiltere Baflbakan› Churchill ve SSCB önderi Stalin K›r›m’da bir araya gelerek Almanya’n›n koflulsuz teslim olmas› konusunda anlaflt›lar. Anlaflman›n ard›ndan Ocak 1945’te K›z›lordu erleri Budapeflte’ye, Nisan bafl›nda Viyana’ya ve Berlin’e hareket etti. Ve 25 Nisan’da Hitler’in s›¤›na¤› Berlin kuflat›ld›. Berlin’de bir yeralt› s›¤›na¤›nda saklanan Hitler yenildi¤ini anlay›nca 30 Nisan tarihinde bir günlük efli ile birlikte intihar etti. 8 May›s 1945 tarihinde Almanya resmen teslim oldu ve bu tarih faflizmin yenilgisinin tarihi olarak belleklerdeki yerini ald›. Kahramanca savaflan K›z›lordu’ya seslenen komutan Stalin 3 Temmuz 1941 tarihindeki konuflmas›nda “bu savafl ayn› zamanda bütün Sovyet halk›n›n Alman faflist ordular›na karfl› yürüttü¤ü faflist bir savaflt›r. Faflist zalimlere karfl› bütün halk taraf›ndan yürütülen ana yurt savafl›n›n amac› yaln›z ülkemizin karfl›s›na dikilen tehlikeyi ortadan kald›rma de¤il, Alman faflizminin boyunduru¤u alt›nda inleyen bütün Avrupa halklar›na da yard›md›r… Bu savafl Hitlerci faflist ordular› taraf›n-

21 KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER... Erdo¤an Yalç›ngil: ‹stanbul Teknik Üniversitesi Temel Bilimler Yüksek Okulu 2. s›n›f ö¤rencisi Erdo¤an Yalç›ngil, 19 May›s 1976’da sivil faflistlerin s›n›f› basarak açt›klaErdo¤an r› yayl›m atefli sonucu flehit düfltü. Yalç›ngil Haydar Çakmak: T‹KKO savaflç›s› olan Haydar Çakmak, Dersim Mazgirt Dilano¤lu’nda do¤du. Dersim’de Bak›l A¤a denilen bir muhbirin ihbar› sonucu Pag yöresinde düflmanla girdi¤i çat›flmada 11 May›s 1981’de Haydar flehit düfltü. fiehit düflmesine Çakmak neden olan Bak›l A¤a, TKP/ML T‹KKO taraf›ndan daha sonra ölümle cezaland›r›ld›. Bozan Yaylas› fiehitleri: Dersim Çemiflgezek Bozan Yaylas›’nda TKP/ML T‹KKO gerillalar› ile TC güçleri aras›nda ç›kan çat›flmada geA¤a rillalardan A¤a fiimflek ve Kefiimflek nan Bozkurt 9 May›s 1985’te ç›kan çat›flmada flehit düfltü. A¤a fiimflek, 1962 Erzincan Tercan Zoger köyü do¤umludur. Mücadeleye ‘80 öncesi kat›lm›flt›. Kenan Bozkurt, Dersim Hozat Derik köyü do¤umludur. ‘80 öncesi mücadeleye, Kenan 1984’te de gerillaya kat›lm›flBozkurt t›r. Hasan Tanr›verdi: 10 Ocak 1964’te Mufl Varto’da do¤du. Ekonomik nedenlerle ailesiyle birlikte Almanya’ya iflçi olarak gitti. Proletarya Partisi ile Berlin’de iliflkiye geçti, AT‹F’de yönetim kurulu üyeli¤i yapt›. Geçirdi¤i ani bir beyin kanamas› sonucu 17 May›s 1992’de aram›zdan ayr›ld›. ‹rfan A¤dafl: ‹stanbul Alibeyköy’de Kurtulufl gazetesi da¤›t›rken 16 May›s 1996’da polisin açt›¤› ateflle vurularak katledildi. dan gelen esaret ve esaret tehlikesine karfl› özgürlükten yana olan halklar›n tek cephesi olacakt›r” diyordu. Bugün K›z›lordu’yu ve komutan› Stalin’i “canavar” olarak göstermeye çal›flanlara en büyük yan›t asl›nda bu tarihin kendisinin incelenmesidir. Bu gerçe¤i o dönem vahfleti yaflayan ve halen hayatta olanlardan bir kiflinin flu minnettarl›k dolu sözlerinde de bulmak mümkündür; “Stalin bizim için bir semboldü. Stalin ve K›z›lordu’nun bizler için de¤eri çok büyüktü. Stalin demek direnifl demekti. Ben bu yafla gelmemi K›z›lordu’ya borçluyum. K›z›lordu’nun zaferi olmasayd›, Almanya’y› yenilgiye u¤ratmasayd› bugün hayatta olamazd›k.” Evet Stalingrad direniflinin, Sovyet ordular›n›n y›k›lmaz komutan› Stalin dünya halklar›na umuttur ve umut olmaya da devam etmektedir. Onun önderli¤indeki K›z›lordu faflizmin onca gücüne ra¤men yenilmez olmad›¤›n›n bir ispat›d›r.


25

21

6-19 Mayıs 2005

Günefli içenlerin türküsü 6 May›s 1972, bu ülke topraklar›nda bo¤ulmaya çal›fl›lan devrim mücadelesinde üç k›z›l karanfilin topra¤a düfltü¤ü gündür… Üç devrimci gençlik önderi, THKO’nun kurucusu ve önderleri Deniz Gezmifl, Hüseyin ‹nan ve Yusuf Aslan bu tarihte faflizmin mahkemelerinde yarg›lanarak katledilmifltir. Karar› çok daha öncesinden verilmifl olan bu göstermelik mahkeme sonucu idam edilseler de, Deniz, Yusuf ve Hüseyin halk›n ba¤r›nda unutulmaz yer etmifl ve bu ülkenin devrim tarihine adlar›n› silinmez bir flekilde yazd›rm›fllard›r. Zaman zaman onlar›n iade-i itibar›n›n verilmesini isteyenler büyük bir gaflete düflmektedir çünkü onlar devletin de¤il halk›n sevgisini ve deste¤ini kazanmak için mücadele etmifl-

lerdir. Kald› ki ortada iade edilecek bir itibar›n olmas› için önce bunun ortadan kalkm›fl olmas› gerekir, oysa Denizler halk›n gönlünde her zaman sevgi ve sayg›yla an›lm›fllard›r, bu bundan sonra da böyle olacakt›r… Çok çeflitli bir yelpazede Denizlerin sahiplenildi¤i görülmektedir, ancak onlar› gerçek kimlikleriyle anmak ve sahiplenmek ancak onlar›n mücadelesini yaflatmakla, emperyalizme ve faflizme karfl› mücadele etmekle gerçekleflecektir… Bar›fl Cem’in dedi¤i gibi: “Bir daha oturuyoruz, kalkmak için aya¤a, bizi tüketmek eyleminde ne kadar› varsa, asalak cüssesiyle kof ve kanl› elleriyle semiren patron a¤a, barutla y›kayaca¤›z kirlerini, kurflunla eritece¤iz, mumyadan cüretlerini…”

Son söz olarak; Deniz Gezmifl: “Yaflas›n tam ba¤›ms›z Türkiye. Yaflas›n Marksizm-Leninizm. Yaflas›n Türk ve Kürt halklar›n›n kardeflli¤i. Yaflas›n iflçiler, köylüler. Kahrolsun emperyalizm.” Yusuf Aslan: “Ben ülkemin ba¤›ms›zl›¤› ve halk›m›n mutlulu¤u için flerefimle bir defa ölüyorum. Sizler bizi asanlar flerefsizli¤inizle her gün öleceksiniz. Biz halk›m›z›n hizmetindeyiz. Sizler Amerika’n›n hizmetindesiniz. Yaflas›n devrimciler. Kahrolsun faflizm.” Hüseyin ‹nan: “Ben flahsi hiçbir ç›kar gözetmeden halk›m›n mutlulu¤u ve ba¤›ms›zl›¤› için savaflt›m. Bu bayra¤› bu ana kadar flerefle tafl›d›m. Bundan sonra bu bayra¤› Türk halk›na emanet ediyorum. Yaflas›n iflçiler, köylüler ve yaflas›n devrimciler. Kahrolsun faflizm!” dediler...

May›s flehitleri... “KAVGA B‹TMEZ ÖLDÜ⁄ÜNDE...”

fiehitlerimiz… Özgür gelece¤i yaratma yolunda bu ülke topraklar›nda devrim mücadelesinin geliflmesi için can bedeli bu kavgaya bafl koyanlar… Yaflamlar›yla çok fley ö¤rettikleri gibi, ölümleriyle de çok fley ö¤rettiler bize… Hem yaflam› delice sevmenin, tutkuyla sar›lman›n, an› yakalaman›n gereklili¤ini önümüze koydular hem de tüm bu güzelliklerden usulca vazgeçilebilece¤ini, öyle sakin öyle tereddütsüz. Bedel ödemenin gerekli oldu¤unu buna karfl›n bedel de ödetilece¤ini gösterdiler. Hiçbirini kahramanlaflt›rmad›k, hiçbirini putlaflt›rmad›k, Muharrem Horoz yoldafl›m›z›n dedi¤i gibi hiçbirini utand›rmad›k arkalar›ndan fazlaca övüp… Eksikleri ve hatalar›yla sahiplendik onlar› çünkü herbirimizin bir o kadar eksik oldu¤unu, yaflamda eksiklerle olumluluklar›n içiçe geçmifl oldu¤unu biliyorduk, ama yaflam›n› bu u¤urda feda etmifl, bu can bedeli kavgaya at›lm›fl olanlar›n bu tutumu göstermesi için olumluluklar›n çok daha üst boyutta olmas› normal de¤il midir? Proletarya için devrim flehitleri bu yolda koflulsuzca ve hiçbir ç›kar gözetmeden gönüllü olarak yer alm›fl isimsiz kahramanlard›r ve biz nas›l bugün 30 y›l önce düflenlerimizi an›yorsak, bizden sonrakiler de bu gelene¤i “unutmak ihanettir!” diyerek devam ettireceklerdir. Kuflkusuz bu sahiplenme sadece sözde kalmaktan öte öncelikle onlar›n tuttu¤u bayra¤› daha yükseklere ç›karmaya çal›flmakla, mücadeleyi devam ettirmekle mümkün olacakt›r. Ayr›ca flehit ailelerinin sahiplenilmesi ve yaln›z olmad›klar›n›n da hissetttirilmesi önemli bir gerekliliktir. May›s ay› içerisinde u¤urlad›klar›m›z› bir kez daha dile getirecek olursak, bunlardan birisi 13 May›s 1980’de Elaz›¤ Karakoçan’da polisle girdi¤i çat›flmada flehit düflen Armenak Bak›rciyan’d›r. Halk aras›nda Orhan Bak›r olarak da bilinen Armenak Bak›rciyan, Ermeni milliyetine mensuptur. Ermeni halk›n›n yaflad›¤› ac›lar›, katliamlar›, sürgünü bilerek mev-

cut sisteme baflkald›rm›fl, ancak proletaryan›n kurtuluflunun kendi ulusuna da özgürlük getirece¤ine inanm›flt›r. 1953 Diyarbak›r do¤umludur. ‹lkokulu bitirdikten sonra ‹stanbul’a yerleflmifltir ailesiyle birlikte. TKP/ML’nin kadrolar›ndan olan Armenak Bak›rciyan, halk aras›nda çok sevilmifl ve ölümünden sonra da ad› s›kl›kla an›lmaya devam etmifltir. Eylem için gitti¤i ‹zmir’de yakalan›p Buca Hapishanesi’ne götürülünce kararl›¤›ndan asla taviz vermemifltir. Böylesine de¤erli bir komünisti zindanlarda b›rakmamaya karar veren TKP/ML, hastaneye giderken kendisini düflman›n elinden kaç›rm›flt›r. Daha sonra Türkiye Kürdistan›’nda faaliyet yürütürken bir polis komiserini cezaland›rmak için gitti¤i Elaz›¤ Karakoçan’da kurulan pusu sonucu ç›kan çat›flmada flehit düflmüfltür. 1980 sonras›nda Tuzla katliam›yla bafllayan yarg›s›z infazlar dizininde önemli bir halka da Hasanpafla Katliam›d›r. 19 May›s 1991’de Kad›köy Hasanpafla’da TKP/ML üyesi ‹smail Oral ve taraftar Hatice Dilek Aslan yap›lan yarg›s›z infazla katledilmifllerdir. ‹smail Oral, 1961 ‹zmit do¤umludur. Bir süre hapishanede kald›ktan sonra ç›kt›¤›nda mücadeleye at›ld›. Marmara Üniversitesi’nde k›sa sürede gençli¤in önderi oldu. TMLGB’yi k›sa sürede gelifltirip güçlendirenler aras›nda yer ald›. Tekrar yaflad›¤› tutsakl›k deneyiminden sonra ayn› h›zla çal›flmalar›na devam etti. Hatice Dilek, 1958 Elaz›¤ Beraj köyü do¤umludur. Çocuklu¤u ‹stanbul Gülsuyu mahallesinde geçti. fiehit düflmeden önce bir klinikte laborant olarak çal›fl›yordu. 12 May›s 1992’de ise Sekerman fiehitleri düflüyordu topra¤a.. Dersim’in Mazgirt ilçesinde 12 Eylül’den beri düflmanla ba¤lant›s›n› kesmeyen iflbirlikçi Muhtar Kemal, T‹KKO birli¤inin alm›fl oldu¤u karar do¤rultusunda cezaland›r›l›r. Baflar›yla geçen bu eylem sonras›nda yap›lan operasyon sonucu ç›kan çat›flma-

da T‹KKO gerillalar›ndan Gürsel Çelebi (Erdal) yaral› ele geçirilerek iflkencede katledilirken, Gülseren A¤gül çat›flmada flehit düfler. Gürsel Çelebi, Dersim Mazgirt Yukar› Oyumca köyünde 1972’de do¤mufltur. Tokat’ta ö¤renciyken Parti ile iliflkiye geçer. Karadeniz’de gerillaya kat›lma arzusu ailesi taraf›ndan engellense de Dersim’de bu iste¤ine kavuflmufltur. Gülseren A¤gül (Kamile), Dersim Ovac›k Karatafl köyü do¤umludur. Eylül 1990’da bafllad›¤› mücadelesini 12 May›s 1992’de yoldafllar›na devrederek ölümsüzleflmifltir. 11 May›s 1994’te ise Eyüp Güllen’i sonsuzlu¤a yolcu etmifltir Partizanlar. Eyüp Güllen (Sidar), 1972 Marafl do¤umludur. Proletarya Partisi ile üniversite e¤itimi için gitti¤i Eskiflehir’de tan›fl›r. K›sa zamanda TMLGB içinde örgütlenmifltir. Öteden beri istedi¤i gerillaya kat›lmak 1993 yaz›nda gerçekleflir. Bu yürüyüflünü 1994’ün 11 May›s’›nda Dersim Mazgirt Dinar Köprüsü’nde bir kaza sonucu yoldafllar›na devrederek ölümsüzleflmifltir. Onlarca T‹KKO gerillas›n› topra¤›n›n koynuna alan Karadeniz çok de¤il k›sa bir süre önce de 15 May›s 2003 tarihinde Tokat’›n Almus ilçesinde ç›kan çat›flmada Emel K›l›ç’› da ba¤r›na basm›flt›r. 1979 Ovac›k do¤umlu olan Emel K›l›ç, ilkö¤retimini Ovac›k’ta tamamlay›p liseyi Erzincan Hemflirelik Okulu’nda okumufltur. Üçüncü s›n›fta tutuklanarak bir süre hapishanede kalm›fl daha sonra 2000 y›l›n›n yaz aylar›nda T‹KKO’ya kat›lm›flt›r. Gerilla birli¤inin sa¤l›kç›l›¤›n› baflar›yla yürüten Emel K›l›ç cesareti, azmi ve kararl›l›¤›yla yoldafllar›na örnek olmufltur. Herfleyin h›zla kirlendi¤i, daha da kirletilmeye çal›fl›ld›¤› bir ortamda, sistemin yaratt›¤› onca bilinç bulan›kl›¤›na ra¤men flehitlerimiz yürünen yolun do¤rulu¤unu ve güzelli¤ini yaflamlar›n› ortaya koyarak bizzat kan›tlam›fllard›r. Tarih herkese hak etti¤i yeri verecektir…

GÜN’DE DÜN..

1990. ‹zmir Alia¤a’da termik santral yap›m›na karfl› 50 bin kifli 24 kilometrelik insan zinciri oluflturdu. 8 May›s 1993. Üç bin kifli Gökova termik santraline karfl› eylem yapt›. 9 May›s 1974. Almanya’da, K›z›l Ordu Fraksiyonu liderlerinden Ulrike Meinhof Stutgart’daki Stemmheim hapishanesindeki katledildi. 1978. Faflistler ‹stanbul Y›ld›z Teknik Üniversitesi’nde dersten ç›kan ö¤rencilerin üzerine atefl açt›; 3 kifli öldü, 12 kifli yaraland›. Ayn› gün K›z›l Tugaylar Örgütü’nün 16 Mart’ta kaç›rd›¤› eski baflbakan Aldo Moro’nun cesedi Roma’da bir araban›n bagaj›nda bulundu. 10 May›s 1908. Kad›n iplik iflçileri Bursa’da greve ç›kt›. 1920. ‹stanbul’da tramvay iflçileri greve bafllad›. Ayn› gün Amerikan Komünist Partisi kuruldu. 1996. Do¤ru Yol Partisi Genel baflkan› Tansu Çiller’in baflbakanl›ktan ayr›lmadan 22 gün önce örtülü ödenekten 500 milyar lira çekti¤i aç›kland›. 11 May›s 1963. Baflbakan ‹smet ‹nönü “Kürt sorunu”nun tehlike oluflturmad›¤›n› söyledi. 12 May›s 1871. Paris Komünü ayr›l›k halinde kad›nlara nafaka hakk› tan›d›. 1916. ‹rlanda’n›n ‹ngiltere’den ba¤›ms›zl›¤›n› ilan eden Paskalya Ayaklanmas›’n›n öncüsü ve ‹rlanda’n›n ilk Marksist iflçi önderlerinden James Connolly kurfluna dizildi. 1992. Nelson Mandela Uluslararas› Atatürk Bar›fl Ödülü’nü insan haklar› ihlalleri nedeniyle reddetti. 1998. ‹nsan Haklar› Derne¤i (‹HD) Genel Baflkan› Ak›n Birdal Ankara’da silahl› sald›r›ya u¤rad›. Birdal a¤›r yaraland›. 14 May›s 1968. Üniversite ö¤rencileri “NATO’ya Hay›r” haftas› bafllatt›lar; 106 ö¤renci gözalt›na al›nd›. 15 May›s 1984. 1256 ayd›n “Türkiye’deki demokratik düzene iliflkin gözlem ve istekler” bafll›kl› dilekçeyi 15 May›s 1984’de Cumhurbaflkan› Kenan Evren’e verdi. “Ayd›nlar Dilekçesi” olarak bilinen giriflime karfl› dava aç›ld›. 16 May›s 1717. Voltaire ad›yla bilinen yazar FrançoisMarie Arouet din ve krall›k karfl›t› yaz›lar›ndan ötürü Bastille Hapishanesi’ne gönderildi. 1943. Varflova Gettosundaki Yahudi toplulu¤unun Nazi i���galine karfl› direnifli k›r›ld›. Hayatta kalanlar Treblinka toplama ve yok etme kamp›na gönderilmeye bafllad›. 17 May›s 1971. Türkiye Halk Kurtulufl PartisiCephesi (THKP-C) üyesi dört devrimci ‹srail’in ‹stanbul Baflkonsolosu Efraim Elrom’u kaç›rd›. Eylemciler, 20 May›s gününe kadar cezaevlerindeki bütün devrimcilerin serbest b›rak›lmas›n› istediler. Hükümet pazarl›k yapmayaca¤›n› aç›klad›. 18 May›s 1871. Paris Komünü eflit ifle eflit ücret verilmesini kabul etti. 19 May›s 1934. Bulgaristan’da faflistler darbeyle iktidar› ele geçirdi. 1948. ‹stanbul Üniversitesi Talebe Birli¤i ile ‹stanbul Teknik Üniversitesi Talebe Birli¤i birleflti. Böylece, k›sa ad› TMTF olan Türkiye Milli Talebe Federasyonu kuruldu. 1968. Türkiye ‹flçi Partisi’nin Kayseri’deki toplant›s›na sald›r›ld›; konuflmac›lar yaraland›, bayrak ve flamalar y›rt›ld›.


6-19 Mayıs 2005

26

21

8 MART YARGILANAMAZ “fian olsun 8 Mart’› anlam›na, ruhuna ve özüne uygun biçimde kutlayanlara!” 6 Mart’ta Dünya Emekçi Kad›nlar Günü kutlamalar›n›n yap›ld›¤› Saraçhane ve Beyaz›t’ta eylemcilere biber gaz› ve coplarla sald›ran polisler hakk›nda haz›rlanan Emniyet raporunda Çevik Kuvvet polislerinin ‘efrada kötü muamelede’ bulunmad›¤› kanaatine var›ld›!

2005 y›l› 8 Mart kutlamalar›nda eylemlere kat›lan kad›nlar tarihsel olarak ezilmiflliklerini bu anlaml› mücadele gününde isyan duygular›yla ifade ederken, kad›n›n eme¤i ve bedeni üzerinden sömürü zincirine zincir ekleyenler de bu isyan› ac›mas›zca bast›rmak görevini yerine getirmifllerdi. 6 Mart’ta Beyaz›t Meydan›’nda kad›nl›-erkekli kitleye yönelik polis yine tan›d›¤›m›z ve s›kça maruz kald›¤›m›z zorbal›¤›n› konuflturmufltu. fiiddetin kendisini bir tür ifade edifl olarak tan›mlad›¤›m›zda, polisin uygulad›¤› fliddet, temsil etti¤i devlet düflüncesinin- s›n›f tavr›n›nzorbal›¤›n›, faflistli¤ini ve kad›n›n hep ikincil ve zincirlerine ba¤l› olarak kalmas›ndaki ›srar›n› ifade ediyordu. Bundaki ›srar›yla, uygulad›¤› fliddetin gücü birbirine paralel yükseliyor. Kad›n›n sessiz, pasif rolüne devam etmesini isteyenlerin, eme¤i ve bedeni üzerinden rant edinenlerin, kad›n› buna zorlayanlar›n, bundan ç›kar› olanlar›n, ideolojisi bunu gerektirenlerin Beyaz›t Meydan›’nda uygulanan bu fliddeti savunma ve aklama gayretkeflli¤inin de, polisin fliddet ve zorbal›k gösterisi ile ayn› tonda yükseldi¤ini ço¤umuz hat›rl›yoruz. Polisini aklama görevini do¤al olarak ilk elden Baflbakan R. Tayyip Erdo¤an üstlenmiflti. Asl›nda R. Tayyip Erdo¤an ve avanelerinin, polisini ve fliddetini savunmaya mecbur b›rakan ve bunca f›rt›nan›n kopmas›na neden olan önemli hususlardan birisi, polisin bu sald›rganl›¤›n›n tam da AB Troykas› toplant›lar›na denk gelmesiydi. Baflbakan›’ndan ‹çiflleri ve Adalet Bakan›’na kadar bütün koronun, y›llard›r fliddeti temel alm›fl, iflkenceleriyle ünlenmifl bir devletin, tüm dünyada sicilini aklama çabas› verdi¤i s›rada “yakaland›klar›” bu suç üstü tedirginli¤i do¤rusu görülmeye de¤erdi. Ve s›rf bu suçüstü olmas›ndan dolay›

AB temsilcilerinin üstünde durduklar›, “bizim” borazanc› burjuva medyan›n diline doland›¤› polis fliddeti “devlet erkan›n›” acz içinde b›rakm›flt›. Patronlar klübü TÜS‹AD’›n bile “bak Avrupal›ya rezil oluyoruz yeter” diye Baflbakan›n› ikaz etti¤ine tan›k olduk, ama devletin savundu¤u tezlerin neresinden tutsa elinde kal›fl› ve polisin fliddetinin üstüne her renkten örtü serme çabas›, “yere düflene vurulmaz ki” (ayaktakine vurmak serbest!) gibi hümanist(!) yaklafl›mlar, “han›mlara da bu yap›lmaz ki” gibi aç›klamalarla mesele trajedi ve komedi aras›nda gidip geldi. Üstelik 15 fiubat’ta Mersin’de Ümit Gönültafl adl› Kürt gencinin polis kurflunuyla infaz edilmesi ve Gökhan Belgüzar adl› gencin ‹stanbul Bak›rköy Asayifl fiubesi’nde iflkenceyle öldürülmesi daha haf›zalarda oldukça tazeyken yap›l›yordu bu aymazca aç›klamalar. Olay sonras› Emniyet Müdürlü¤ü taraf›ndan aç›lan soruflturman›n ilk aya¤›n›n tamamlanmas› ile geçti¤imiz günlerde bas›na aç›klanmas› devletin aymazl›¤›n› devam ettirece¤inin bir göstergesi. Buna göre Emniyet müfettiflleri, orant›s›z güç kulland›klar› için a盤a al›nan alt› Çevik Kuvvet polisi hakk›nda TCK’n›n “efrada kötü muamele” suçunu düzenleyen maddesinden de¤il, Emniyet Teflkilat› Disiplin Tüzü¤ü’nün “görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoflgörü ve savsaklama” suçunu düzenleyen maddesinden ifllem yapt›. Bu maddeye göre ise ancak uyar› cezas› verilebiliyor. Böylelikle devlet önce eylemcileri dövdürtmüfl sonra ise polisleri ”uyarm›fl” olacak! “8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü” eyleminde devletin, polisin uygulad›¤› fliddeti savunma gayreti ve her renkten kesimin tepkisi, yaflanan tek olayla s›n›rlanamayacak, al›nan tavr›n beslendi¤i ideolojik tabanlar›nda kad›-

na ayr›lm›fl yeri de a盤a ç›karacak bir içeri¤e sahip. Bu yüzden fliddet yaln›z ç›plak fliddetiyle kalm›yor; Beyaz›t Meydan›’nda uygulanan fliddet devletçe kad›na çizilmifl makus bir gelecekten ç›kman›n cezas›na dönüflüyor. Devletin emperyalistlerce dikte edilmifl politikalar› sürdürme telafl› içinde, u¤rafl›lmamas› gereken bir ayr›nt› olarak duruyor kad›n. Bu yüzden k›z çocuklar›n›n al›n›p sat›lmas›na, “namus meselesi” u¤runa töresel ayinlerde kurban edilmesine, sokak ortas›nda kocas›nca dilimlenmesine ve umutsuzluk girdab›nda intiharlara sürüklenmesine, fuhuflun art›fl›na seyirlik bir dizi gibi bak›yorlar. Bu dizinin yar›m kalmamas› için de töre kurban› olmaktan kaç›p polise s›¤›nan kad›nlar› yeniden ailesine, dayaktan kaçan kad›n› “kocas›na” teslim ediyorlar. Kad›n› ancak türban›n›n alt›nda ve sadece türban› ve namusu için tart›flmaya açan devlet, politik bir vitrin olsun diye Kad›ndan ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanl›¤›’n› himaye ediyor. Ne var ki kad›n›n 盤l›¤›n›n ç›kt›¤› hiçbir yerde bir Bakan(›) yok. Kimi dikkat çeken olaylarda erkek a¤z›yla aç›klama yapma görevi de Gürdal Akflit’e verilmifl ama Beyaz›t’ta yaflananlara en sa¤›r ve en dilsiz yine o. Gürdal Akflit’in suskunlu¤u, kad›n›n kendi eme¤i ve bedeni üzerinde ebedi olarak suskun kalmas›n› ö¤ütlüyor, ilk örne¤i olarak kendisini iflaret ediyor. Böylece üzerine düflen vazifeyi en iyi flekilde yapm›fl oluyor. Devlet kad›na hukuksal bir tan›mlamayla önceden “temiz bir namus” emanet etmifl ve onun kirletilmesi ve kirletilmemesi üzerinden ceza kesiyor. K›z›n›, kar›s›n›, k›z kardeflini ya da annesini bu “temiz namustan” ç›kt›¤› için katleden erke¤e “temizlik” indirimi veriliyor. Sonuçta tecavüz ya da tacize u¤rayan bir kad›n›n bekar ya da evli olup olmamas›, aile içi gerçekleflip gerçekleflmemesi, kad›n›n bedenini satarak yaflay›p yaflam›yor oluflu, sald›rgan›n bu kad›nla evlenmeyi kabul edip etmemesi verilecek cezay› da belirliyor. Ancak tecavüz ve tacize u¤rayan›n çocuk ya da yetiflkin olup olmamas›n›n, devletin askeri, polisi ve korucusuyla toplu flekilde ve iflkence yöntemi olarak uygulan›p uygulanmamas›n›n hiçbir hükmü olmuyor. 13 yafl›ndaki

k›z çocu¤unun korkusundan tecavüze u¤ray›fl›na sesini ç›karamad›¤› için “r›zal›” oldu¤undan, Mardin’de “onurlu ve flerefli TSK mensubu” 40 askerin toplu tecavüzüne u¤rayan k›z çocu¤u da “devletin bekas›” için failleri “›rz”›n kapsam›nda bir ç›rp›da ç›kar›l›p “aklan›yor”. Kad›n ancak devletin ona verdi¤i resmi “›rz”›yla tan›mlan›p tart›larak yaflam›n içine dahil edildi¤inden kad›na her yerde insan oldu¤undan önce kad›n oldu¤u en baflta devletin feodal yasalar›nca tembihleniyor. Beyaz›t’taki polisin fliddeti ve fliddetin arkas›nda devletin ›srarl› duruflu da bu tembihlemenin faflizan ucu olarak meydana tafl›yor. Yaflama Hükmedemeyen Cinsiyetine Hükmedemez! 6 Mart’ta Beyaz›t Meydan›’nda görünenler gerçek yaflam›n bir anl›k somut tezahürüydü. Üretim iliflkilerinde kad›n erkekten sonra yerini almaya bafllad›¤›ndan beri, kad›n›n hep ikincil ve edilgen olan tarafa itildi¤i gerçe¤i ne denli unutturulmaya çal›fl›l›rsa çal›fl›ls›n bir kez daha kendini gösterdi. Yani emek gücü ev ifllerine harcanan, cinsiyeti kapitalizmin geçer akçesi haline getirilen kad›n, devletin var olan namus ve ucuz kad›n eme¤i politikalar›yla kendi zincirlerine ba¤l› yaflamaya mahkum kalacakt›r. Ne kad›na aç›lacak yüzlerce s›¤›nma evi kad›n› koruyabilir, ne de kad›n›n cinsiyetini erke¤ine karfl› sahiplenmeyi çizgi edinmifl, cinsiyetine karfl› erkekten-devletten ödün koparma peflindeki feminal hareketler kurtarabilir. Kad›n›n zaten cinsiyetiyle tan›mland›¤›, cinsiyetiyle “de¤er” kat›ld›¤› ve cinsiyetiyle zincirlendi¤i bir koflulda devletle ayn› kipte konuflmak kad›n›n tutsakl›¤›n› da sonsuza uzatmakt›r. fiiddet-tecavüz ve cinayet tehdidi, eme¤ini ucuza satma mecburiyeti kad›n›n yaflam› etraf›na faflist devletçe çekilmifl, çekilene göz yumulmufl dikenli bir tel, kafalara ve vücutlara azg›nca bir faflist kinle indirilen coplar, zehirli biber gazlar›... Beyaz›t Meydan›’nda isyan› dillendirenler bu teli zorlayanlar, bu faflist zulme kafa tutanlar, kendilerine biçilen rolü kabul etmeyenler, isyan› seçenler ayn› zamanda. fian olsun Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nü anlam›na uygun, ruhuna uygun kutlayanlara...


21

27

6-19 Mayıs 2005

“Demir Parmakl›klar Ortak Düfller”e dair birkaç söz Yeni ç›kan “Demir Parmakl›klar Ortak Düfller” adl› kitab› ile ilgili Gebze Hapishanesi’nden tutsak kad›n Partizanlar›n yazd›¤› yaz›y› k›saltarak yay›nl›yoruz.

Sevgili Mukaddes Erdo¤du Çelik Merhaba; Yeni ç›kan “Demir Parmakl›klar Ortak Düfller” adl› kitab›n›z, hücremizdeki kitapl›¤›m›zda yerini ald›. Herfleyden önce böyle bir çal›flma yapm›fl olman›z›, anlat›lmayan devrimci kad›n› anlatman›z› olumlu bulduk. Yaflam›n yar›s› dolay›s›yla da kavgan›n, s›n›f mücadelesinin yar›s› olan biz kad›nlar› yazman›z›n, anlatman›z›n önemli bir eksikli¤i tamamlad›¤›n› düflünüyoruz. Kitab›n› henüz okuma f›rsat›m›z olmad›, bu yüzden bütününe dair olumlu veya olumsuz herhangi bir de¤erlendirme yapmayaca¤›z flimdilik. Do¤ald›r ki her insan ilk önce kendisiyle, bulundu¤u mekanla ilgili konular›, yaz›lanlar› merak eder. Bu nedenle ilk elden kitab›n bulundu¤umuz hapishaneyi, esas olarak da 19 Aral›k sonras› durumu anlatan bölümü inceledik. Bu bölümde kad›n tutsaklar›n hücrelerde nas›l yaflad›klar›, bu yaflam›n ko¤ufl yaflam›yla aras›ndaki fark› gibi noktalara de¤inilmifl. Anlat›lanlar›n bizim yaflant›m›z olmas› ve üstelik bunun oldukça subjektif bir bak›fl aç›s›yla yap›lm›fl olmas› konu üzerine bir de¤erlendirme yapma zorunlulu¤uyla karfl› karfl›ya b›rakt› bizi. Söz konusu anlat›m Çiçek Otlu’nun anlat›m›d›r. ‹lk olarak; herhangi bir ortama, sürece iliflkin bir de¤erlendirme yap›l›rken, ortamda yer alan bileflenlerin niteli¤i aç›klanmal›d›r ve de¤erlendirme, bu nitelik gözard› edilmeden yap›lmal›d›r. Çünkü niteli¤e göre insanlardan bir beklenti olur ve de¤erlendirmeler buna göre yap›l›r. Çiçek arkadafl bu ayr›m› yapmam›flt›r. ‹kinci olarak, olaylar›n hangi zaman diliminde, nas›l yafland›¤› ve süreç içerisinde nas›l bir de¤iflime u¤rad›¤› da önemlidir. Biz bu iki noktadan yola ç›karak Çiçek Otlu’nun oldukça subjektif yaklaflt›¤›n›, ortam› bilimsel olarak de¤erlendiremedi¤ini ve bir an›n, bir dönemin olumsuzluklar›n› (ki bunlar da anlatt›¤› ölçüde de¤ildir) tüm

sürece yayd›¤›n›, dolay›s›yla da varolmayan bir tablo çizdi¤ini görüyoruz. ‹flin ilginç yan› Çiçek Otlu’nun, afla¤›da da açaca¤›m›z gibi bu kadar olumsuz bir tablodan etkilenmeden ve buna müdahale etmeden nas›l ç›kabildi¤i, en önemlisi kendini nas›l özgürlefltirebildi¤idir. Çiçek arkadafl›m›z›n s›ralad›¤›, gerilikler, olumsuzluklar yok mu peki? Elbette var. Hücrelerde TV seyretme, özellikle de dizileri takip etme oran›n›n artmas›, bireysel yaflam›n eskiye oranla daha öne ç›kmas› vb. olgular mevcuttur. Ve bunlar sadece buraya özgü de¤il, genel bir sorundur. Devrimci bilincin, devrimci yaflam tarz›n›n içsellefltirilme(me)sine ba¤l› olarak bütün hapishanelerde karfl›lafl›lan bir sorundur. Fakat, bu olumsuzlu¤a ra¤men hala hakim yaflam tarz› hangisidir? Bu soruya hem kendi yaflam›m›za dayanarak, hem de tutsaklar›n genel durufluna bakarak hakim olan yaflam›n devrimci yaflam tarz› oldu¤u cevab›n› veriyoruz. Bunu varolan olumsuzluklar› reddederek belirtmiyoruz. Aksine bu olumsuzluklarla da mücadele ediyoruz, bunlar› de¤ifltirmeye çal›fl›yoruz, fark burada. Çiçek Otlu’nun anlat›m›nda bu noktalar gözard› edilmifl hatta bunlarla uzlafl›ld›¤›, bar›fl›k yafland›¤› anlam› ç›kmaktad›r. Somut örnek olmas› aç›s›ndan flunlar› belirtmek istiyoruz, müdahale sonucunda ilk dönemlerde yerleflmifl olan dizi seyretme, TV izleme oran›n› oldukça aza indirmifl durumday›z burada. Olumsuzluklar›n hangi süreci kapsad›¤› ve bu süreçte, ortamda bulunan kiflilerin niteli¤i noktas›na gelirsek; 19 Aral›k’tan hemen sonra bahsi geçen hücrede devrimcilerin d›fl›nda ba¤›ms›z, örgüt ve mücadeleyle ba¤lar› çok zay›f olan (ki bu insanlar k›sa bir süre sonra ayr›lm›fllard›r) insanlar da mevcuttur. Bu ayr›m›n yap›lmamas›, devrimci kad›nlar›n farkl›l›¤›, olumsuzluklarla mücadele edildi¤i gibi noktalar›n gözard› edilmesine neden oluyor. Ayr›ca bu sürecin hücrelere ilk geçifl dönemi olmas› aç›s›ndan da bir özgünlü¤ü söz konusudur. Ko¤ufl sisteminde daha at›l durumda olan kad›n›n art›k kendisiyle bafl bafla kalmas›, ÖO sürecinin olmas› gibi etkenler bu dönemin her aç›dan yaflamdan tutal›m, politik çal›flmalara kadar birçok fleyin da¤›n›k, kendili¤indenci olmas›n› beraberinde getirmifltir. Özellikle ÖO sürecinde

sürekli müdahalelerin olmas›, her gün bir direniflçinin al›n›p götürülmesi, üst üste flehit haberlerinin gelmesi, insanlar›n do¤ru düzgün gazete dahi okuyamad›¤›, kafas›n› toplayamad›¤› bir dönem olmufltur. Çiçek Otlu bizzat yaflayan biri olarak bu dönemi nas›l göz önünde bulundurmaz anlafl›l›r bir fley de¤ildir. Bu sürecin etkilerinin at›lmaya bafllamas›yla bir toparlanma döneminin oldu¤unu biliyoruz. Evet kad›n kiflili¤inin sistemden getirdi¤i birçok olumsuz ve geri yanlar vard›r. Ve bunlar›n yans›malar› yaflam içerisinde ç›k›yor karfl›m›za. Ancak Çiçek arkadafl›m›z tamamen apolitik bir kad›n kiflili¤i çizdi¤i için, bu zaaflarla olan mücadeleyi, ilerlemeleri kendini d›fl›nda tutarak görmezden gelmifltir. S›radanlaflan kad›nlar “özgürleflen” ben, boyutunda bir farkl›l›¤›n olmas› mümkün mü? Bilimsel aç›dan bu derece bir farkl›l›k mümkün de¤ildir, gördü¤ümüz pratik bunun böyle olmad›¤���n› göstermifltir zaten. Soruyu flu biçimde de sorabiliriz... Sonuç olarak, çizilen tablonun abart›l› oldu¤unun sizin de dikkatinizi çekti¤ini ve sordu¤unuz “olumlu bir

fley yok muydu?” sorusunun bunu gösterdi¤ini düflünüyoruz. Ki, bu sorunun ard›ndan verdi¤i cevaplar›n Çiçek arkadafl›m›z›, önceki anlatt›klar›yla çeliflkiye düflürdü¤ünü görüyoruz. “‹liflkilerde geniflleme oldu, gruplaflmalar ortadan kalkt›... vs” biçiminde s›ralad›¤› olumlu yanlar›n, bahsetti¤i “dizileri izleyen, aflk ve evlilik iliflkisini özleyen, uykucu, sorunlardan kaçan, birbiriyle çekiflen, giyim, süslenme tutkusu, fizi¤ini gösterme e¤ilimleri” olanlarla nas›l yarat›labilece¤ini merak ediyoruz. E¤er ki iliflkiler geniflletilmifl, gruplaflmalar ortadan kald›r›labilmiflse demek ki çizilen o tabloda de¤iflimler olmufl. Yani iki olas›l›k ç›k›yor ortaya, ya çizilen tablo do¤ru de¤il, ya da Çiçek Otlu’nun nedense bir türlü vurgulamak istemedi¤i bir de¤iflim, dönüflüm mevcuttur. K›sacas› Çiçek arkadafl›m›z›n baflta da belirtti¤imiz gibi abart›l› ve subjektif anlat›m› oldu¤unu düflünüyoruz. Bunu buradaki ortam›n daha iyi anlafl›lmas› için sizinle paylaflma gere¤i duyduk. Tüm devrimci duygular›m›zla sizleri kucakl›yor, öpüyoruz. Gebze Hapishanesi’nden Tutsak Partizanlar

Grup Yorum 20. y›l›nda T. Kürdistan›’nda

rup Yorum 20 y›ll›k devrimci sanat mücadelesiyle burjuva feodal kültüre ve toplumsal çürümeye karfl› devrimci mücadeleye hizmet etti. Bu devrimci duruflu nedeniyle 20 y›l boyunca devaml› sald›r›lara maruz kalan Grup Yorum’un hala tutsak tutulan üyeleri mücadelede ›srar›n ifadesidir. ‹flkenceye al›nan, tutsak edilen, mücadele içinde de¤erler yaratan Grup Yorum, 1 Nisan operasyonlar› olarak bilinen komploda da hedef al›nm›flt›.

G

Grup Yorum tüm bu sald›r›lara ra¤men Malatya, Dersim, Elaz›¤, Diyarbak›r, Ad›yaman vb. illerde verdi¤i konserlerde binlerce emekçiyle bulufltu ve halk›n ac›lar›n›, umudunu, direnifllerin türkülerini/marfllar›n› seslendirdi. Konserlerde devrimci ve sosyalist bas›n da standlar›yla yer ald›. Çeflitli mesajlarla devrimci dayan›flma, devrim flehitleri ve son olarak Ovac›k/Dersim’de flehit düflen devrimciler an›ld›. Konserler coflkuyla sona erdi. (Malatya)


6-19 Mayıs 2005

28

21

Sald›r› yasalar›na karfl› alanlar› dolduran kamu emekçileri hayk›rd›:

“HÜKÜMET YASANI AL BAfiINA ÇAL” KESK, Genel Sa¤l›k Sigortas›, Sosyal Güvenlik Yasas› ve Kamu Personel Yasas› Tasar›lar›n›n geri çekilmesi talebiyle ifl b›rakarak hükümeti uyard›. ‹STANBUL 27 Nisan 2005 tarihinde Aksaray Metrosu önünde bir bas›n aç›klamas› yapan KESK üyelerine çeflitli sendikalar ve siyasi partiler de destek verdi. KESK ‹stanbul fiubeler Platformu pankart›n›n aç›ld›¤› eyleme; SES fiiflliAksaray flubeleri ve E¤itim-Sen 3 ve 8 No’lu flubeler “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “E¤itim-Sen kapat›lamaz, okullar sat›lamaz” pankartlar›yla kat›ld›lar. Çeflitli dövizlerin ve E¤itim-Sen flamalar›n›n oldu¤u eylemde yap›lan konuflmada; IMF patentli yasalar›n hayata geçirilmesi için ifl güvencesinin ortadan kald›r›lmaya, halk›n susturulmaya çal›fl›ld›¤›na ve sald›r›lar›n toplumun tüm kesimlerine yönelik oldu¤una dikkat çekildi. “Hükümet yasan› al bafl›na çal” sloganlar› eflli¤inde yap›lan konuflmada “Hükümet ya yasas›n› al›p bafl›na çalacak ya da gitmek zorunda kalacak” denildi. Eylemde bas›n aç›klamas›n› KESK Genel Sekreteri Musa Avc› okudu. “Kamuda reform ad› alt›nda, yasa tasar›lar› parçalar halinde Meclis’ten geçirilmeye çal›fl›lmaktad›r. Bize dayat›lmak istenen sistem ça¤dafl kölelik sistemidir ve bu sistemin mimar› da IMF, DB, ABD, AB ve DTÖ’dür” diyen Avc› bu yasalar›n kime hizmet etti¤ini belirterek taleplerini s›ralad›. 500’ün üzerinde kitlenin kat›ld›¤› ifl b›rakma eyleminde polis de metro önünde barikat kurmufltu. KARTAL *27 Nisan günü saat 13:30’da Kad›köy ‹skele Meydan›’nda toplanan kamu emekçileri AKP hükümetinin emekçilere yönelik kapsaml› sald›r›lar›n› protesto etti. Yaklafl›k 400 kiflinin kat›ld›¤› eylemde kamu emekçileri “E¤itim-Sen anti-demokratik yasakç› yönetim anlay›fl›n› yarg›l›yor”, “Kamu hizmetinin paral› hale getirilmesine, flirketlere devredilmesine hay›r”, “Sözleflmeli köle olmayaca¤›z” vb. dövizlerle baflta e¤itim ve sa¤l›k olmak üzere kamu hizmetlerinin tasfiyesine yö-

nelik olan Gelir ‹daresi Yasas›, Kamu Yönetimi Personel Rejimi, Sa¤l›kta Dönüflüm Projesi vb. yasa tasar›lar›na karfl› birleflik, kitlesel bir 1 May›s ça¤r›s› yap›ld›. KESK MYK üyesi Güven Gerçek yapt›¤› aç›klamada hükümetin, baflta sa¤l›k ve e¤itim olmak üzere kamu hizmetlerinin sermayeye peflkefl çekti¤ini ve emekçilerin taleplerini yok sayd›¤›n› ifade etti. K›sa süren eylemde KESK’e ba¤l› sendikalar ve ba¤l› flubelerin üyeleri ifl b›rakmas›na ra¤men kat›l›m›n oldukça düflük oldu¤u görüldü. ANKARA Ö¤len saatlerinde Ziya Gökalp Caddesi’nde toplanan kamu emekçileri, Kamu Personel Rejimi’ne karfl› tepkilerini dile getirdi. SSK ‹flhan› önünde polis barikat›yla karfl›laflan emekçiler, burada sloganlar›n› hayk›rd›. “E¤itim-Sen kapat›lamaz” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde BES, HaberSen, TMMOB, Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i, Kültür Sanat-Sen ve SES de pankartlar›yla alandaki yerlerini ald›lar. “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlar›n› atan kitleye seslenen E¤itim-Sen 1 No’lu fiube Baflkan› Abdullah Çiftçi, kamu emekçilerinin E¤itimSen’in kapat›lmas›na ve sald›r›lara sessiz kalmayaca¤›n› söyledi. Sefalet ücretine karfl› açl›k grevine bafllayan Yap› YolSen’in eyleme kat›lmas›yla coflkunun artt›¤› dikkat çekerken KESK Genel Baflkan› Sami Evren de bir konuflma yapt›. ESP ve HÖC de eyleme kat›larak emekçilere destek verdi. BURSA 27 Nisan günü Ünlü Caddesi’nde toplanan kamu emekçileri, kortejler oluflturarak alk›fl ve sloganlarla Fomara Meydan›’na yürüdü. Kamu emekçileri ad›na KESK Bursa fiubeler Platformu dönem sözcüsü Kemalettin Y›ld›z yapt›¤› aç›klamada “‹fl güvencemiz tehdit ediliyor. Ekme¤imize afl›m›za göz dikiliyor. ‹fl güvencemiz amirlerin iki duda¤›ndan ç›kacak söze kalacak, sosyal güvenlik yasas› ile devlet teflvikli özel emeklilik sigortas› uygulamas› ve sosyal güvenli¤in tasfiyesi söz konusudur. Emeklilik yafl›n›n kademeli olarak 68 ya-

fla yükseltilmesi söz konusudur. Prim ödeme süreleri art›r›lmakta, 9 bin güne ç›kar›lmaktad›r. Kamu emekçileri olarak bugün bu taleplerle hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullan›yoruz. Bunun için alanlarday›z” dedi. SAMSUN Kamuda hizmet sektörünün özellefltirilerek ifl güvencesini ortadan kald›ran, sektörü sermayeye açarak hizmeti paral› hale getiren yasalara karfl› ifl b›rakma eylemi yapan KESK’e üye kamu emekçileri Mecidiye Konak Sinemas› önünde saat 12:30’da kitlesel bas›n aç›klamas› yapt›.

Yaklafl›k 250 kiflinin kat›l›m›yla düzenlenen bas›n aç›klamas›nda “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep bareber ya hiçbirimiz”, “IMF de¤il üretenler yönetsin” vb. sloganlar at›ld›. KESK Dönem Sözcüsü U¤urcan Albak’›n, hükümetin kamu emekçilerinin ifl güvencesini ortadan kald›ran yasalarla birbiri ard›na gündeme tafl›d›¤›n› belirterek “Bu halk›n etini kemi¤ini kuruttuklar› yetmedi. Daha ço¤unu istiyorlar. Bize hastane kap›s›nda ölün diyorlar, paran kadar e¤itim paran kadar sa¤l›k diyorlar” fleklindeki konuflmas› sloganlarla devam etti. Eylem sloganlarla sona erdi.

“E¤itim emekçileri eylemde

KARTAL E¤itim-Sen 5 No’lu fiube 24 Nisan tarihinde yapt›¤› eylemle kamudaki kadrolaflmaya, kamu alan›n›n tasfiyesine, ifl güvencesinin emekçilerin elinden al›nmas›na karfl› durdu. Emekçiler “E¤itim-Sen Kapat›lamaz” pankart›yla, Kartal Meydan›’nda topland›. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda AKP’nin hükümet olmas›ndan bu yana binlerce e¤itim emekçisinin yerlerinin de¤ifltirilerek boflalan yerlere AKP yandafllar›n›n yerlefltirildi¤ine vurgu yap›larak, “Kamu Yönetimi Temel Kanunu ile kamu taraf›ndan üretilen mal ve hizmetlerin tamamen piyasa koflullar›na terk edilmesi ve baflta e¤itim, sa¤l›k ve sosyal güvenlik hakk› olmak üzere, tüm kamu hizmetleri özellefltirilmek, paral› hale getirilmek isteniyor” denildi. Bas›n aç›klamas› s›ras›nda ve sonras›nda kamu emekçileri atm›fl olduklar› “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Ana dil bölmez bütünlefltirir”, “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz” vb. sloganlarla uygulamalar› protesto ettiler. SAMSUN * 24 Nisan Pazar günü Samsun’da ‹stiklal Caddesi üzerinde bulunan sendika binas› önünde bas›n aç›klamas› yapan E¤itim-Sen Samsun fiubesi, ka-

muda kadrolaflmay›, ifl güvencesinin, sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri k›nad›. Aç›klama yapan flube baflkan› Alpaslan Çepni, Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Yerel Yönetimler, Sosyal Güvenlik ve Kamu Personel Yasalar›n›n sadece kamu emekçilerinin ve iflçilerinin de¤il tüm halk›n gelece¤ini ipotek alt›na alma amac› oldu¤una de¤inerek “sesimizi susturamazlar” dedi. DERS‹M E¤itim-Sen Tunceli fiubesi üyeleri 24 Nisan günü bas›n aç›klamas› yapt›. E¤itim-Sen tüzü¤ünün “Anadilde e¤itim hakk›n› savunur” maddesine üzerine aç›lan kapatma davas›n›n protesto edildi¤i bas›n aç›klamas› Yeralt› Çarfl›s› üzerinde yap›ld›. “E¤itim-Sen’i kapatt›rmayaca¤›z” ve “Anadilde e¤itim hakk› engellenemez” yaz›l› iki pankart› yere açan e¤itim emekçileri, 15 dakika oturma eylemi yapt›. Bas›n aç›klamas›n› E¤itimSen fiube Baflkan› Hanifi Bekmezci okudu. “Sendikam›z anadilde e¤itim hakk›n› savunuyor diye kapat›lmak isteniyor” diyen e¤itim emekçileri, “bu dava süresince her Cumartesi günü farkl› etkinliklerle eylemlerimiz devam edecektir” diyerek kapatma davas› sald›r›s›na karfl› mücadelede ›srarl› olduklar›n› vurgulad›lar.


29

21

6-19 Mayıs 2005

SES üyesi emekçiler: “Parayla sa¤l›k olmaz”

‹STANBUL Çocuklar›n, hamile kad›nlar›n ve yo¤un bak›m hastalar›n›n tedavileri d›fl›nda ifl b›rakma eylemi yapan TTB üyesi hekimler ile SES üyesi sa¤l›k emekçileri Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasa Tasar›s›’na karfl› hükümeti uyard›. 21 Nisan Perflembe günü Haydarpafla Numune Hastanesi önünde toplanan Sa¤l›k emekçileri eylemde “Meslek onurumuz, ifl güvencemiz, ücretimiz, sa¤l›k hakk› için g(ö)revdeyiz”, “Hekimlere ifl güvencesi ve insanca yaflanacak ücret”, “Halka eflit nitelikli ve ücretsiz sa¤l›k hizmeti” pankartlar› ile “AKP sa¤l›¤a zararl›”, “Parayla sa¤l›k olmaz” dövizleri açt›. Eylemde kitle ad›na bir aç›klama yapan ‹stanbul Tabip Odas› Genel Sekreteri Ali Çerkezo¤lu hastalar›n kuyru¤a, sa¤l›k çal›flanlar›n›n ise düflük ücretle çal›flt›r›lmaya al›flt›r›ld›¤›n› ifade ederek, “Hekimler mutlu, vatandafl mutsuz diye bir fley ürettiler. Öyle bir fley yok. Hasta ve çal›flanlar›n sorunlar› ortak” diye konufltu. Eylemde bir konuflma yapan Deri-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Yener Kaya ise SSK’lar›n Sa¤l›k Bakanl›¤›’na devrinin devlete maliyetinin 4.2 milyon dolar oldu¤unu belirterek özellefltirmeye de zemin haz›rland›¤›na dikkat çekti. Birleflik Metal-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Adnan Serdaro¤lu ise, mücadelelerinin sadece sa¤l›k emekçilerinin de¤il, tüm toplumun mücadelesi oldu¤unu belirtti. D‹SK, KESK, TÜRK-‹fi, Tüm Bel-Sen ve BES ‹stanbul fiubelerinin aralar›nda yer ald›¤› çok say›da sendikan›n destek verdi¤i eylem sloganlarla son buldu. ‹ZM‹R 21 Nisan’da Sa¤l›k ‹l Müdürlü¤ü’ne yürüyen yüzlerce emekçi, halk›n sa¤l›k hakk›n›n gasp edilmesini ve ifl güvencelerinin ortadan kald›r›lmas›na karfl› ç›kt›. ‹fl b›rakma eylemine sabah hastanelerde bildiri da¤›tarak bafllayan sa¤l›k emekçileri, hastalara da eyleme kat›l›m ça¤r›s›nda bulundu. ‹fl b›rakma eylemi baz› yerlerde yüzde 80’lere ulaflt›. ‹lk eylem SSK Tepecik E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi’nde yap›ld›. ‹flyeri temsilcisi ‹smail Karademirci “Hiç aral›ks›z 30 y›l çal›fl›rsan›z ancak emekli olabilirsiniz. Bu ülkede bu mümkün mü?” diye sordu. Eyleme hasta ve hasta yak›nlar› da kat›ld›. Daha sonra SES ‹zmir fiubesi önüne ge-

len sa¤l›k emekçilerine Konak Pier önünde toplanan ‹zmir Tabip Odas› üyesi doktorlar da kat›ld›. “Paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k”, “Sa¤l›k hakt›r sat›lmaz” sloganlar› atan eylemciler Behçet Uz Hastanesi önüne geldiklerinde çal›flanlar taraf›ndan da alk›fllarla karfl›land›lar ve oradan sa¤l›k emekçileri ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü önüne geldi. SES ‹zmir fiube Baflkan› Ergün Demir, burada yapt›¤› konuflmada “Sa¤l›¤›n ticareti ölüm demektir” dedi. Tabip Odas› Baflkan› Zeki Gül de hükümetin Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasa Tasar›s›’n› halktan saklad›¤›n› dile getirdi. SAMSUN 21 Nisan’da Türkiye genelinde oldu¤u gibi Samsun’da da sa¤l›k emekçileri yürüyüfl yaparak Genel Sa¤l›k Sigortas› ve Sosyal Güvenlik Yasas›’n› protesto ettiler. Saat 12:30’da Samsun Devlet Hastanesi önünde toplanan SES üyesi sa¤l›k emekçilerinin 13:00’de bafllayan yürüyüflünde bildiri da¤›t›m› da yap›ld›. Çiftlik Caddesi’nde devam eden yürüyüflte “Direne direne kazanaca¤›z”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz” vb. sloganlar at›ld›. Yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfl eylemi Gazi Caddesi’ndeki AKP Merkez ilçe binas›n›n önünde yap›lan bas›n aç›klamas›yla devam etti. SES Samsun fiube Baflkan› Süleyman Bal yapt›¤› aç›klamada “iflimize, iflyerimize sahip ç›kmak için al›nterimiz ve onurumuzla geçmiflte bafllatt›¤›m›z mücadeleyi daha da büyüterek bugün hizmet üretmiyoruz. Sizleri 70 milyonu ilgilendiren, sa¤l›k hakk›n› yok eden, sosyal güvenli¤i ya¤malayan ve çocuklar›m›z›n gelece¤ini sa¤l›ks›z ve güvencesiz k›lacak bu politikalara karfl› durmaya, tepki göstermeye ve birlikte mücadeleye davet ediyoruz” dedi. ADANA/MERS‹N SES protesto eylemlerini Adana ve Mersin’de de yapt›. Adana’da Balcal› Hastanesi’nde bas›n aç›klamas› yapan SES’liler buradan Hastaneler Kavfla¤›’na gittiler. Burada toplanan SES’liler Numune Hastanesi’ne do¤ru yürüyüfle geçtiler. SES üyelerine halk da destek verirken SES Adana fiube Baflkan› Mehmet Antmen bir aç›klama yapt›. Eyle-

me kat›lan Adana Tabip Odas› (ATO) Baflkan› Osman Küçükosmano¤lu ve SES MYK üyesi Abbas Koluaç›k da birer konuflma yapt›lar. Eylemde s›k s›k “Paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k”, “AKP sa¤l›¤a zararl›d›r” vb. sloganlar at›ld›. Mersin’deki SES üyeleri de Mersin Devlet Hastanesi önünde ayn› gün bir araya gelerek bir aç›klama yapt›lar. Eylem saat 11:00’de bafllarken Mersin Devlet Hastanesi’nde çal›flan SES’liler 1 günlük ifl b›rakma eylemi yapt›lar. Buradan AKP il binas› önüne do¤ru yürüyüfle geçtiler. Yürüyüfle maliye binas› önünde BES üyeleri de destek verdiler. AKP önüne gelen kitle ad›na aç›klamay› SES Mersin fiube Baflkan› Y›lmaz Bozkurt okudu. Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasa Tasar›s›’n›n geri çekilmesini isteyen sa¤l›k emekçileri Diyarbak›r, Batman, Tunceli ve fianl›urfa’da da ifl b›rakma eylemi yaparak taleplerini hayk›rd›. BATMAN Batman’da ifl b›rakma eylemi yapan sa¤l›k emekçilerine DEHAP, E¤itim-Sen, Genel-‹fl ve Petrol-‹fl temsilcileri destek verdi. Sadece acil hastalara bak›lan Batman Devlet Hastanesi bahçesinde bir araya gelen yaklafl›k 100 sa¤l›k emekçisi, müzik eflli¤inde halaylar çekti. Emekçiler s›k s›k “Sa¤l›k hakt›r engellenemez” sloganlar› att›. D‹YARBAKIR Diyarbak›r’daki Devlet Hastaneleri, Dicle Üniversitesi T›p Fakültesi Hastanesi baflta olmak üzere bütün hastanelerde sa¤l›k çal›flanlar›, bir günlük greve gitti. SES fiubesi ve Diyarbak›r Tabip Odas› üyelerinin yo¤un kat›l›m›n›n oldu¤u eylemde, acil hastalar›n d›fl›ndaki hastalar muayene olamadan geri döndü. Eyleme kat›lan hekimlerden Hatap Soysal, eylemle amaçlar›na ulaflacaklar›n› söyledi. Diyarbak›r Büyükflehir Belediyesi Sa¤l›k Merkezi çal›flanlar› da greve kat›larak, çocuk hastalar d›fl›ndaki hastalara hizmet vermedi. Bir aç›klama yapan Sa¤l›k Merkezi Sorumlusu Vahap Saçakl›, hükümetin uygulad›¤› sa¤l›k politikalar›n›n sonucunda sa¤l›k hizmetinin piyasaya terk edilece¤ini, sa¤l›¤›n paral› bir hale getirilece¤ini ve çal›flanlar›n ifl güvencesinin sona erece¤ini söyledi.

fiANLIURFA SES fianl›urfa fiubesi ve fianl›urfa Tabip Odas› üyeleri, Bal›kl›göl Devlet Hastanesi’nde önünde bir araya gelerek, ifl b›rakma eylemi yapt›. SES fiube Baflkan› Bedriye Yorgun, haklar›n› al›ncaya kadar eylemlerine devam ettirecekleri uyar›s›nda bulundu. DERS‹M Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen sa¤l›k emekçileri, Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasa Tasar›s›’n›n geri çekilmesini istedi. SES fiube Baflkan› Veli Söylemez, tasar›n›n geri çekilerek, bütçeden finans edilecek sa¤l›k ve sosyal güvenlik sisteminin oluflturulmas›n› istediklerini söyledi. Eyleme siyasi parti ve sivil toplum kuruluflu temsilcileri de destek verdi. N‹⁄DE Ni¤de’de, KESK’e ba¤l› sendikalar kamuda kadrolaflmaya, kamusal alan›n tasfiyesine, ifl güvencesinin ellerinden al›nmas›na ve sendikan›n kapat›lmas›na karfl› bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda “AKP’nin hükümet olmas›ndan bu yana çok say›da e¤itim yöneticisinin yeri de¤ifltirilmifl, binlerce e¤itim emekçisi sürgün edilmifl ya da görev yerleri de¤ifltirilerek ma¤dur edilmifltir. 3 Kas›m sonras› ilimizde, kadrolaflma amac›yla, 56 okul müdürü, 80’nin üzerinde müdür yard›mc›s›, il ve ilçe milli e¤itim müdürleri ve flube müdürlerinin yerleri de¤ifltirilmifltir. Yine, SES Ni¤de il temsilcili¤i yöneticileri; Y›lmaz Y›ld›z ve ‹zzet Gündüz’ün yürüttükleri hakl› ve meflru sendikal mücadeleleri sebebiyle yerleri de¤ifltirilmifl, farkl› birimlerde çal›flt›r›lmak zorunda b›rak›lm›fllard›r” denildi. Daha sonra Ni¤de’de yaflanan tutuklamalara da de¤inilen bas›n aç›klamas›nda; “paras›z, demokratik ve bilimsel e¤itim taleplerini dile getirmek isteyen 2 üniversite ö¤rencisi ve ev arkadafllar› terörist ilan edilmekte, as›ls›z haberlerle teflhir edilip hedef gösterilmektedir. Sendikam›z›n kapat›lmak istenmesi ve bütün bu örnekler biz emekçilerin, ayd›nlar›n, demokratlar›n üzerinde oynanmak istenen oyunun sadece birer küçük parças›d›r. Ama y›lmayacak ve ›srarl› mücadelemizi sürdürece¤iz” denildi. Eylem at›lan; “Yaflas›n örgütlü mücadelemiz” ve “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlar›yla son buldu. (Ni¤de YDG)


30

6-19 Mayıs 2005

‹flçi-köylü’den O’nu Anmak An›n Görevlerini Yerine Getirmektir! Görevlerimize Sar›lal›m Devletin ciddi anlamda yönetememe krizi yaflad›¤› günümüzde bu siyasi bofllu¤u doldurmaya aday olanlar sahnede. Genelkurmay’›n 20 Nisan’da yapt›¤› aç›klama, öncesinden planlanm›fl bir sürecin parçalar› olarak devam ediyor. Bu aç›klamalar ve müdahaleler zincirine Mustafa Bumin’in sözleri de eklendi. Gündemdeki yerini koruyan bu müdahalelere AKP hükümeti de yap›lanlar›n önemini kavram›fl durumda hareket ederek cevap veriyor. Tesadüfler zincirine ba¤l› olmayan bu geliflmelerin çok önceden planland›¤› ortada. “Yaklafl›k üç ay önce bizim kula¤›m›za bir bilgi gelmifl, do¤rusu biz bu bilgiyi abart›l› bulup köflemize tafl›mam›flt›k. Neydi o bilgi? Her sokakta “Türkler’in yürüyüflü” isimli bir eylem haz›rl›¤› var.” (fiakir Süter. 27 Nisan 2005 Akflam gazetesi) Kaleme al›nan ve devletin çeflitli kademelerinde planlanan bu süreç yani müdahale sürecinin önümüzdeki günlerde sürmesi ise muhtemel bir geliflme. Çünkü müdahaleyi gerekli k›lan durum ortadan kalkm›fl de¤il. Faflist linç giriflimlerini geriye çeken devlet, s›raya önce Özkök’ün aç›klamalar›n› ard›ndan da Mustafa Bumin’in sözlerini ald›. Bundan sonra sahnelenecek oyunu ise birlikte görece¤iz. ‹ktidara geldi¤i günden bu zamana ABD emperyalizminin direktiflerini yerine getirmekle yükümlü olan AKP hükümetinin gelinen aflamadaki y›pranm›fll›¤› ve isteklere yeterli performansla yan›t vermemesi bu sürecin yaflanmas›n›n temel nedenlerinden birini oluflturuyor. Ancak di¤er önemli neden ise gelinen aflamada hükümetin ciddi boyutlarda s›k›flmas›d›r. IMF’nin 10 milyar dolarl›k kredi borcunu ba¤lad›¤› sald›r› yasalar›n›n ç›kar›lmas› gerekiyor. Bunun yan› s›ra 2004 y›l›nda aç›klad›¤› “2005 y›l› özellefltirmeler y›l› olacak” sözünü yerine getirmesi gerekiyor. Üstelik bunlar›

iflçi ve emekçilerin soka¤a taflan öfkesini dindirerek yapmal›. Birçok iflyerinde t›kanan toplu ifl sözleflmeleri nedeniyle yaflanan hareketlili¤in yan› s›ra TEKEL iflçilerinin, KESK’e ba¤l› sendikalar›n 27 Nisan’da ülke genelinde yapt›klar› eylemler gelecek günlerin habercisi oldu¤u biçiminde de¤erlendirildi¤inde oldukça önemlidir. Tabii bunlar›n yan› s›ra muhalefetin ilerici ve devrimci güçlerin bu süreçte att›klar› ad›mlar ise yine devlet aç›s›ndan yaflanan krizin di¤er bir önemli k›sm›n› oluflturmaktad›r. 2005 1 May›s’› bu aç›lardan ele al›nd›¤›nda oldukça önemlidir. Kad›köy’de yap›lan kutlamalarda 11 devrimci kurumun 1 May›s’tan önce oluflturdu¤u ve çeflitli bas›n aç›klamalar›, bir iflçi toplant›s› ve 1 May›s flehitlerinin anmas› gibi etkinlikler organize eden “Devrimci 1 May›s Platformu”nun yürüyüfl s›ras›nda ve alandaki birlikte duruflu, süreç aç›s›ndan bak›ld›¤›nda anlaml›d›r. 1 May›s alan›nda ortak sloganlar› dillendiren, önde ortak pankart ile birlikte yürüyen yaklafl›k 10 bin kiflilik kitlenin, coflkusu ve disiplini alana damgas›n› vurmufltur. fiu bir gerçek ki, Kad›köy kutlamalar›nda sendikalar›n, konfederasyonlar›n kat›l›m› asl›nda hiç de söylendi¤i gibi “uzun y›llar›n en yüksek kat›l›m›” de¤ildir. 1 May›s’tan önce artan ›rkç›-floven sald›r›lar›n, televizyon ekranlar›ndan sald›r›lar›n yafland›¤› eski 1 May›s görüntülerinin yay›nlanmas›n›n kat›l›m› etkiledi¤i gerçe¤ini bir kenara b›rak›rsak; KESK ve D‹SK’e ba¤l› baz› sendika flubeleri nerede ise pankartlar›n› tutan kitle ile s›n›rl› bir durumda kalm›flt›r. ‹çinden geçti¤imiz süreçle ve devletin kamu kesimine yönelik sald›r›lar› ile birlikte de¤erlendirildi¤inde bu asl›nda çok daha tezat bir görüntü oluflturmaktad›r. Devrimcilerin 1 May›s 2005 tablosu içindeki kat›l›m› ve inisiyatifi konfederasyonlar›n bafl›ndan itibaren yapmaya çal›flt›¤› “devrimcileri yok sayma”, “gör-

Serbest Bölge’de ilk grev AB Uyum Yasalar› çerçevesinde serbest bölgelerde grev yasa¤›n›n kald›r›lmas›n›n ard›ndan Ege Serbest Bölgesi’ndeki Frans›z Lisi Aerospace (FT Bestafl) iflçileri greve ç›kt›. Serbest bölgede faaliyet gösteren ve dünyan›n önde gelen ba¤lant› elemanlar› üreticisi olan flirkete ba¤l› iflyerinde çal›flan ve Birleflik Metal-‹fl’te örgütlü 175 iflçinin bafllatt›¤› grevin nedeni ise sendika ile iflyeri aras›nda yürütülen toplu ifl sözleflmesi görüflmelerinde anlaflma sa¤lanamamas›.

Grev karar›n› iflyerine asmak için 28 Nisan günü Ege Serbest Bölgesi önünde toplanan iflçiler “Sefalet ücreti istemiyoruz”, “‹flçilerin onuru sermayeyi yenecek”, “Yaflas›n onurlu grevimiz” sloganlar›yla iflyerlerine kadar yürüdüler. Burada bir bas›n aç›klamas› yapan Birleflik Metal-‹fl ‹zmir fiube Baflkan› Ali Çeltek, “‹flveren, arkadafllar›m›z›n zor durumda kalarak çal›flmaya bafllayacaklar›n› düflünüyor. Evet arkadafllar›m›z›n s›k›nt›s› çok, zorluklar yaflayacaklar

21

mezden gelme” tutumlar›na bir yan›t olma anlam›nda oldukça önemlidir. fiu gerçek kez daha görülmüfltür ki, 1 May›s alanlar›na rengini veren devrimcilerdir. Devrimcilerin bu ortak duruflunun kitle üzerindeki moral ve motivasyonu gözlerden kaçmayacak bir gerçektir. Geçen y›lki parçal› kutlamalar›n ard›ndan bu y›l ortak bir 1 May›s’›n örgütlenmesi, yine geçti¤imiz y›l devrimciler aç›s›ndan da yaflanan bölünmenin ard›ndan bu y›l a¤›rl›kl› olarak ayn› noktada yap›lan kutlamalar ileri kitle üzerinde olumlu etki yaratm›flt›r. De¤inilmesi gereken di¤er bir konu da özellikle T. Kürdistan›’nda uzun y›llard›r hatta 25-30 y›ld›r kutlama yap›lmayan illerde bu y›l yap›lan 1 May›s mitingleridir. A¤r›, Kars, Erzincan, Bingöl, Van vb. illerde yap›lan kutlamalar uzun zaman yap›lmayan 1 May›s’lara bak›ld›¤› zaman daha bir önem kazanmaktad›r. Yine bu illerin baz›lar›nda Partizan okurlar›n›n kitleselli¤i ve coflkusu, alana müdahale etme çabas› önemlidir. Birçok ilde di¤er devrimci çevrelerle ortaklaflan, güncele dair ortak sloganlar› dillendiren kitle, kendi gündemini de iflçi s›n›f›na tafl›ma noktas›nda önemli bir ad›m atm›flt›r. Böylesine önemli ve kritik olan bu süreçte 1 May›s’›n deneyimleri ile birlikte 15-16 Haziran sürecini örmek önemli. Devletin estirdi¤i milliyetçi-flovenist dalga geri çekilse de bu sorun iflçi s›n›f›n›n ve emekçilerin bilincinde ifllenmesi, ayd›nlat›lmas› gereken bir noktad›r. Bu y›lki 15-16 Haziran çal›flmalar›n›n zeminini devletin iflçi s›n›f›na yönelik artan kapsaml› sald›r›s› ile birlikte, iflçi s›n›f›n›n ve ezilenlerin mücadelesine karfl› milliyetçilik-flovenist silah›n nas›l kullan›ld›¤›n› teflhir etmek ve a盤a ç›karmak gerekir. Ezilenlerin tepkisinden ciddi anlamda korkan devletin yaflad›¤› krizi derinlefltirmek ve bu krizi ezilenlerin mücadelesinde bir dönüm noktas› olarak de¤erlendirmek önemlidir. 1 May›s mitinginde de görüldü¤ü gibi bu sürecin iflçi s›n›f› aç›s›ndan örgütlenmesi ve soka¤a yans›mas›n› mevcut sendikalar›n hiçbiri yapacak güce ve mecale sahip de¤ildir. Bugün alttan yarat›lan bas›nç sendika a¤alar›n› s›k›flt›rsa da tepkiyi belli boyutlarda dengeleme ve ellerinde tutma prati¤ini

gösterebilmekteler. Bas›nc›n artt›r›lmas› ve mevcut sald›r› yasalar›na karfl› tepkinin daha h›zl› ve kapsaml› örgütlenebilmesi için bizlerin yapaca¤› çal›flma belirleyici derecede önemlidir. Yine bu noktada üzerinde durulmas› gereken nokta bu süreçlerin tümünde di¤er devrimci güçlerle ortakl›¤› ve birlikte hareketi önemsemek gerekti¤idir. 1 May›s’ta bu anlamda yarat›lan olumlulu¤un büyütülmesi için iflçi s›n›f›n›n mücadelesinde bu iradenin gösterilmesi önemlidir. ‹flçi s›n›f›n›n bu flanl› mücadele gününü o güne s›k›flt›r›lm›fl bir çal›flma olarak de¤il de içinden geçti¤imiz dönemin özgünlükleri ve özellikleriyle birlikte ele almak ve bu tarzda flekillendirmek önemlidir. 15-16 Haziranlara yürüyece¤imiz bugünlerde Proletarya Partisi’nin kurucu Komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’y› katlediliflinin y›ldönümünde bir kez daha anaca¤›z. O’nu anman›n an›n görev ve sorumluluklar›n› yerine getirmek demek oldu¤unu biliyoruz. O kendi koflullar› ve yaflad›¤› dönemin özellikleri aç›s›ndan kendi etraf›nda kurulmaya çal›fl›lan tüm çemberleri k›rarak düflünceleri ile bir 盤›r açm›flt›r. O’nun açt›¤› yolda yürümenin onuru ve sorumlulu¤uyla, örülmeye çal›fl›lan çemberlerin tümünü yararak yürümek bir görevdir. O’nu anmak onun sahip oldu¤u cüreti kuflanmakt›r. Mücadelenin tüm zorluklar›n› ve engellerini bu cüretle aflma iradesini ortaya koymakt›r. Görev ve sorumluluklar›m›z dünden daha a¤›rd›r. Çünkü ezilen milyonlar›n açl›kla terbiye edilen gözleri bizden daha fazla fley bekliyor. Bu beklentileri bofla ç›karma lüksüne sahip de¤ilsek, omuzlar›m›zda duran sorumluluklar›n bilincinde ve bunun sorumlulu¤uyla hareket edelim. O 33 y›l önce bir k›rma ile bafllatt›¤› mücadeleyi, b›rak›p giderken ard›llar›na, tereddütsüz yürürken ölümün ve zulmün üstüne, biliyordu ki o bayrak dalgalanacak, yakt›¤› meflale hiç sönmeyecekti. Gezdi¤i ve dolaflt›¤› topraklarda hala bir efsanedir ‹brahim Kaypakkaya ad›. Kavgadaki ›srar›, inanc›, cüreti, tutarl›l›¤› ve çal›flkanl›¤› ile halk›n gönlünde yer etti. fiimdi O’nun ard›llar›, onun ard›l› olman›n anlam› ve onuru ile daha fazla yürümeli, yürümeli, yürümeli…

ama unuttuklar› bir fley var ki, FTB çal›flanlar›n›n onuru var, namusu var” dedi. Serbest bölgelerin uluslararas› sermaye için cennet, çal›flanlar için ise cehennem oldu¤unu söyleyen Birleflik Metal-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› ve D‹SK Genel Baflkan Yard›mc›s› Adnan Serdaro¤lu da merkezi Fransa’da olan flirketin Fransa’da çal›flanlar›na en düflük 1300 Euro ödedi¤ini, ‹zmir’deki iflçilerin ise 275 Euro ald›¤›n›, taleplerinin bu ücreti 500’e ç›kartmak oldu¤unu ifade etti.

FTB iflçilerinin direnifline destek vermek için bölgeye gelen D‹SK’e ba¤l› Genel-‹fl Sendikas›’na üye iflçiler de “Onurlu mücadelenize destek veriyoruz” pankart› açt›lar. (H. Merkezi)


21 SAMSUN Türk-‹fl, D‹SK ve KESK’in Tertip Komitesini oluflturdu¤u 1 May›s mitingine TMMOB, HÖC, Halkevleri, SDP, ÖDP, EMEP, PSAKD, Üniversite Koordinasyonu, Ekim Gençli¤i vb. pankartlar› ile kat›ld›. Ray Apartman› önünde bafllayan yürüyüfl s›ras›nda yaklafl›k 2 bin 5 yüz kifli bir araya geldi. Saat 13:00’te bafllayan yürüyüflte E¤itim-Sen’in coflkulu sloganlar› dikkat çekici idi. Özellefltirme sürecindeki Samsun Liman› ve TEKEL’de çal›flan iflçilerin sendikalar› olan Tek G›da-‹fl ve Liman-‹fl kortejlerine de kat›l›m oldukça iyi idi. Petrol-‹fl sendikas›nda örgütlü iflçilerin kat›l›m› ise oldukça azd›. Sloganlar ve dövizleri ile Cumhuriyet Meydan›’nda toplanan kitle konuflmalar›n ve türkülerin eflli¤inde çekilen halaylar›n ard›ndan mitingi bitirdi. MERS‹N 1 May›s Mersin’de coflkuyla kutland›. Miting iki ayr› noktadan kitlenin saat 11.00’de toplanmas›yla bafllad›. Partizan, HÖC, ÖDP, Halkevleri, Liman-‹fl vb. gruplar›n bulundu¤u Kuruçeflme’de toplanan kitle, sloganlarla Mersin Devlet Hastanesi’ne do¤ru yürüyüfle geçti. Partizan ve HÖC yürüyüfl boyunca s›k s›k “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Faflizme karfl› omuz omuza”, “‹çerde, d›flar›da hücreleri parçala”, “1 May›s k›z›ld›r, k›z›l kalacak” vb. sloganlar atarak dayan›flma içinde Mersin Devlet Hastanesi’ne kadar yürüdü. Burada polisin arama noktas›nda TAYAD’l› ailelerin “Tecritte 118 ölüm var, tecriti kald›r›n” yaz›l› pankart›n›n ‘yasak oldu¤unu’ söylemesi üzerine kitle alana sokulmad›. Ayr›ca Partizan kitlesinde bulunan Komünist Önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimlerini bahane eden polisin bu keyfi tutumu üzerine Partizan ve HÖC kitlesi oturma eylemi yapt›. Polisin tecritle ilgili sloganlar, Kürtçe sloganlar ve devrim flehitlerinin resimlerine izin vermeyece¤ini mitingden birkaç gün önce aç›klamas›ndan kaynakl› olas› bir sald›r›ya karfl› ortak tav›r karar› alan Partizan ve HÖC, polisin keyfi dayatmas› karfl›s›nda geri ad›m atmad›. Yaklafl›k 45 dakika süren oturma eyleminin ard›ndan Partizan ve HÖC hiçbir fleyini polise vermeden alana girdi. Devrimcilerin kararl› duruflu ise iflçiler, emekçiler taraf›ndan coflkuyla alk›fllanarak karfl›land›. Buradan Metropol Miting Alan›’na sloganlarla giden kitle alanda 1 May›s mitinglerinde flehit düflenler an›s›na sayg› duruflu yapt›. Tertip Komitesi ve Mersin Demokrasi Platformu ad›na yap›lan konuflmalar›n ard›ndan kitle müzik dinletisi eflli¤inde halay çekti. Partizan kitlesi mitinge “Yaflas›n 1 May›sBirlik, Mücadele, Zafer- Partizan, YDG”, “Özellefltirmeye, tafleronlaflt›rmaya karfl› iflçiler, emekçiler birleflin-DDSB”, “Yaflas›n Demokratik Halk Liseleri mücadelemiz-YDG” yaz›l› pankartlar, Partizan, YDG, DDSB flamalar›, çeflitli sloganlar›n yaz›l› oldu¤u dövizler ve ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimleriyle kat›l›m sa¤lad›. Miting sloganlarla bitirilirken alanda “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB” slogan›n›n at›ld›¤› da görüldü. ‹ZM‹R ‹zmir’de bu y›l miting alan› Gündo¤du Meydan›’yd›. Saat 13:00 civar›nda Konak, Basmane vb. yerlerden sendikalar›n, kitle örgütlerinin, partilerin ve devrimci siyasetlerin oluflturdu¤u kortejlerle yürüyüfl bafllad›. Saat 14:30’da miting alan›na giriflte DEHAP kitlesinin ellerindeki bayraklara sorun ç›karan kolluk güçleriyle k›sa bir arbede yafland›. K›sa bir süre sonra aralar›nda Partizan kortejinin de oldu¤u kitle alana girdi. Alanda tüm kat›l›mc›lar›n alana girmesiyle program sayg› duruflu ve 1 May›s marfl›n›n hep bir a¤›zdan söylenmesiyle bafllad›. Sendikalar aras›nda D‹SK ve KESK’in ka-

31 t›l›m› bu y›l di¤er y›llara nazaran daha fazlayd›. 300’e yak›n demokratik kitle örgütü, sendika, parti ve devrimci siyasetlerin kat›ld›¤› 1May›s mitingine bu y›l damgas›n› faflist ve flovenist sald›r›lar ve son dönem de artan özellefltirme sald›r›lar› vurdu. Partizan kitlesi de yürüyüfle Konak’tan bafllad›. “Özellefltirmelere, tar›m›n tasfiyesine, faflist ve flovenist sald›rlara hay›r” ve “Emperyalizm halklar›n mücadelesiyle yenilecek” Partizan imzal› pankartlarla ve Yeni Demokrat Gençlik imzal› “Biz kendimizi dünyay› temellerinden sarsacak bir davaya adad›k” pankart›yla mitinge kat›ld›. ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimlerinin en önde tafl›nd›¤› Partizan kortejinde s›k s›k “Yaflas›n 1 May›s-Biji Yek Gulan”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol” ve “Faflistlerden Hesap lafla sorulmaz bizde hesaplar› namlular sorar”, “Yaflas›n Partimiz TKPM/L” sloganlar› at›ld›. Partizan korteji geçmifl y›la nazaran hem coflku hem de kat›l›m olarak iyiydi. Miting alan›nda da ‹flçi-köylü ve YDG da¤›t›m› yap›larak iflçilerle emekçilerle sohbet etme imkan› bulundu. ANTAKYA Bu y›l Antakya’da 1 May›s mitingi Partizan, KESK, DEHAP, Dayan›flma Evleri Derne¤i, TÖP, EMEP, HÖC, MKÜ-Ö¤der, Halkevi, ‹HD taraf›ndan oluflturulan Antakya 1 May›s Platformu taraf›ndan organize edildi. Geçmifl 1 May›slara göre en fazla kat›l›m›n oldu¤u bu 1 May›s’ta devrimcilerin nitel ve nicel kat›l›m›n›n fazla olmas› da eyleme damgas›n› vuran ve de eylem coflkusunu art›ran di¤er bir olumluluktu. 6 bin kiflinin kat›ld›¤› eyleme provokasyon, flovenizm, emperyalist sald›rganl›k karfl›tl›¤› ve 1 May›s’›n k›z›ll›¤› damgas›n› vurdu. Biz Partizanlar aç›s›ndan bu 1 May›s, daha önce Hatay’da kat›ld›¤›m›z 1 May›slardan daha farkl› bir önem arz ediyordu, daha önceleri sistemli 1 May›s çal›flmas›ndan yoksun olan kat›l›m›m›z bu y›l yerini daha anlaml› ve sistemli 1 May›s çal›flmas›na b›rakt›. Hem kat›l›m aç›s›ndan hem de süreç aç›s›ndan de¤erlendirdi¤imizde ne kadar nitelikli ve programl› çal›flma yürütürsek o kadar kitleyi alana tafl›yaca¤›m›z ve sisteme karfl› Partizan duruflunu sergileyebilece¤imiz bir kez daha ortaya ç›kt›. Antakya’da çal›flmalar›m›z yaklafl›k 3 hafta önce yo¤un bir çal›flma ile bafllad›. Kitle iliflkilerinin canl› tutulmas›, düzenli görüflmeler kitlenin nabz›n› tutmam›z›, bunu da alana aktarabilecek bir seyir vermemizi sa¤lad›. Süreç içinde yaflanan çeliflkilere yan›t bulundu, 1 May›s’›n önemi kavrat›lmaya çal›fl›ld›. Yeni iletiflime geçti¤imiz okurlar›m›zla düzenli sohbetler ve ev konuflmalar› ile kat›l›ma somut olarak destek verildi. Teknik aç›dan ise 2 hafta önce de kolektifle ifl bölümü halinde gerekli materyaller haz›rland› (Partizan önlükleri, pankart, dövizler, afifl çal›flmas›, bildiri da¤›t›m›, kufllama, 1 May›s’a ça¤r› konuflmalar› vb. gibi). Afifl ve bildiri izninin geç verilmesinden kaynakl› afifl ve bildiri çal›flmalar› geç bafllad›. Buna ra¤men Hatay özgülünde ilk olmas›ndan kaynakl› bizim aç›m›zdan oldukça önemli idi. 1 May›s’tan iki gün önce bafllayan afifl çal›flmas›nda yaklafl›k 250300’e yak›n afifl flehrin en kalabal›k bölgelerine yap›ld›. fiehrin merkezinde dört ayr› noktada yaklafl›k 1000’e yak›n bildiri da¤›t›m› yap›ld›. Partizan olarak mitinge “Emperyalizme, fiovenizme, Özellefltirmelere ve Provokasyonlara Karfl› Eyleme Örgütlenmeye PART‹ZAN/DDSB” pankart›, ‹brahim’in resimleri, birçok dövizle ve Partizan önlüklü 55-60 kiflilik kortejimizle kat›ld›k. Mitingde gündemimizdeki tüm süreçlere de¤inen sloganlar› hayk›rmam›z eylemin darlaflmamas›na güzel bir örnekti. Sloganlar›m›zla eylemin bafl›ndan sonuna kadar kortej disiplini ve düzenimizle Partizan disiplini ile politikalar›m›z› kitlelere tafl›-

may› özel çal›flmalar›m›zda bize nitel ve nicel katk› sa¤layaca¤›na inanarak bundan sonraki faaliyetlerimizde bunu örgütlemeyi bizlere yüklenmifl tarihi bir sorumluluk olarak görüyorüz. Kendi özgülümüzdeki 1 May›s çal›flmas›n›n çok fley ö¤retti¤ini, kolektif ve planl› çal›flman›n her bölge kolektifinin yapmas› gereken en devrimci tutum oldu¤unu görmekteyiz. Antakya Partizan/DDSB BALIKES‹R Çarflamba Pazar›’nda toplanan kitle miting alan› olan Stadyum önüne düzenli kortejler halinde yürüdü. KESK’e ba¤l› sendikalar, EMEP, DEHAP ve Halkevleri de kendi pankartlar›yla mitinge kat›ld›. Bal›kesir 1 May›s Gençlik Platformu bileflenleri (DGH, YDG, Bal›kesir Gençlik Derne¤i, Bal›kesir SGD, Ö¤renci ‹nisiyatifi) saat 12:30’da Necatibey E¤itim Fakültesi önünde toplan›p Çarflamba Pazar›’na yürüyerek kitleyle bulufltu. Ö¤renci Koordinasyonu, Emek Gençli¤i ve BAGEH de ayr› ayr› mitingde yerlerini ald›. Yaklafl›k 800 kiflinin kat›ld›¤› mitingde iflçilerin azl›¤› dikkat çekerken ö¤renciler ve kamu emekçileri ço¤unluktayd›. “Yaflas›n 1 May›s, Biji yek gulan” pankart› açan 1 May›s Gençlik Platformu kortejinde bileflenler kendi pankartlar›n› açarak kendi sloganlar›n› hayk›rd›lar. “‹flçi köylü gençlik, Halk Savafl›nda birlefltik”, “1 May›s K›z›ld›r K›z›l Kalacak”, “Irak Filistin Nepal direniyor, Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar›n› atan DGH ve YDG ‹brahim Kaypakkaya’n›n oldu¤u dövizleri tafl›d›. Yaklafl›k üç saat süren miting çekilen halaylarla son buldu. ÇANAKKALE Çanakkale’de 1 May›s sendikalar›n, çeflitli parti ve demokratik kitle örgütlerinin kat›l›m›yla gerçeklefltirildi. Cumhuriyet Meydan›’nda devrim flehitlerinin an›s›na yap›lan sayg› duruflu, konuflmalar, müzik dinletisi ve halaylarla yap›lan miting son buldu. Yürüyüfle “Yaflas›n sermayenin k›yamet günü 1 May›s” yaz›l› YDG imzal› ve “Yaflas›n yeni demokrasi, yeni insan mücadelemiz” yaz›l› DGH imzal› bez dövizleriyle DGH ve YDG’liler kat›ld›. (Çanakkale YDG) ERZ‹NCAN Erzincan YDG ve Partizan olarak bu y›lki 1 May›s’a geçen seneden ç›kar›lan dersler do¤rultusunda haz›rland›k. Elimize ulaflan Partizan imzal› bildiri, afifl ve kufllamalar› MerkezCumhuriyet-Barboros-‹zzetpafla mahallelerine, dershane ve liselere, Erzincan merkeze ba¤l› köy ve beldelere yo¤un olarak yapt›k. 1 May›s öncesinde gerek Tertip Komitesi ile iletiflim sa¤lan›p sürdürülerek gerekse de di¤er devrimci demokrat yap›larla görüflerek 1 May›s’›n daha kitlesel, coflkulu ve özüne uygun olarak kutlanmas› için çal›flmalar›m›z oldu. Bu çal›flmalar›n olumlu sonuçlar›n› da gözlemledik. 1 May›s’a “Emperyalist iflgallere, özellefltirmelere, tar›m›n tasfiyesine, YÖK’e, tecrite ve faflist sald›r›lara karfl› cüreti kuflan isyan› her tarafa yay’’ yaz›l› YDG imzal› pankart ve “1 May›s’›n k›z›ll›¤›yla vur emperyalizme y›k›ls›n, omuz ver Halk Savafl›na yükselsin” yaz›l› Partizan imzal› pankart, flama ve dövizlerle kat›ld›k. Mitinge ayr›ca DHP, HÖC ve ESP kat›ld›. Saat 11:00’de Erzincan Belediye binas› önünde toplanmaya baflland›. Toplanma alan›na girerken polisin engellemesiyle karfl›laflt›k. Önce tüm pankart, döviz ve flamalar›m›z alana sokulmad›. Daha sonras›nda Tertip Komitesi’nin de araya girmesiyle YDG imzal› pankart ve dövizler alana al›nd›. Ancak Partizan imzal› pankart, flama ve dövizlerimiz yasad›fl› oldu¤u gerekçesiyle al›nmad›. Ancak kitlenin kararl› tutumu sonras› polis geri ad›m atmak zorunda

6-19 Mayıs 2005 kald›. Bu süre zarf›nda ortak olarak s›k s›k “Faflizme karfl› omuz omuza”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “Birlik mücadele zafer”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” vb. sloganlar at›ld›. Saat 13:00’de miting alan›na do¤ru yürüyüfle geçildi. Ancak Gençlik Dernekli ö¤rencilerin polis taraf›ndan engellendi¤i duyumu üzerine yürüyüfl durdurularak oturma eylemi yap›ld›, kitlenin gelmesi ile yürüyüfl tekrar bafllad›. Partizan ve YDG olarak toplanma alan›nda, yürüyüflte ve miting alan›nda s›k s›k “Önderimiz ‹brahim ‹brahim Kaypakkaya”, “Dersim, Tokat, Erzincan savafl›yor Partizan” gibi sloganlar›n yan›s›ra dünyadaki ve ülkemizdeki geliflmelere iflaret eden, halk› örgütlenmeye ve sald›r›lara karfl› durmaya ça¤›ran birçok slogan att›k. Yürüyüfl boyunca Partizan ve YDG’nin kitleselli¤i ve coflkusu oldukça ilgi çekti. Alanda toplanan kitle önce 1 May›s ve devrim flehitleri için sayg› duruflunda bulundu. Bu s›rada Partizan kortejinde Vartinik’te Bir Köm fliiri okundu. DDSB’li emekçiler ise E¤itim-Sen pankart› alt›nda mitinge kat›ld›. Ayr›ca DDSB’li emekçiler alanda DDSB imzal› bildiriler da¤›tt›. KARS Kars’ta bu y›lki 1 May›s Kars Halkevi Giriflimi, HÖC, Mücadele Birli¤i, DGH ve Yeni Demokrat Gençlik taraf›ndan organize edildi. Alana kortej fleklinde ortak bir flekilde yürüyüflle gelindi. “1 May›s’›n k›z›ll›¤›yla cüreti kuflan isyan› her tarafa yay-YDG” imzas› ile pankart açan Yeni Demokrat Gençlik kitleselli¤i ve disiplini ile alandaki yerini ald›. Bas›n aç›klamas›na 1 May›s flehitleri için sayg› duruflu ile baflland›. Sayg› duruflunun hemen ard›ndan tüm kitle taraf›ndan “Devrim flehitleri ölümsüzdür” slogan› at›ld›. Bas›n aç›klamas›n› Kars Halkevi Giriflimi ad›na Selahattin Özflahin okudu. Bas›n aç›klamas›nda 1 May›s’›n tarihine de¤inildi. Ayr›ca Kars’ta son süreçte giderek artan tefecilik, uyuflturucu ve fuhufl da yap›lan bas›n aç›klamas›nda dile getirildi. (Kars YDG) A⁄RI 1 May›s A¤r›’da coflkuyla kutland›. E¤itim-Sen, SES, D‹SK-Genel-‹fl, DEHAP ve ö¤rencilerin koordine etti¤i ve saat 10:00’da bafllayan kutlamada yap›lan konuflmalarda; ülkemizde artan özellefltirmeler, iflsizlik, ABD ve AB politikalar›, son süreçteki ›rkç›l›k ve flovenizm rüzgar›na vurgu yap›ld›. A¤r› tarihinde ilk defa kutlanan 1 May›s, ilk olmas›na ra¤men genel olarak olumlu geçti. Kitle taraf›ndan hep birlikte 1 May›s’›n özüne uygun güncel sloganlar gür bir flekilde at›ld›. Do¤ubeyaz›t’tan gelen müzik grubunun kutlamada söyledi¤i Kürtçe ve Türkçe ezgilerle kitle halaya durdu. 3 saat süren kutlama ezgiler ve halaylarla bitirildi. (A¤r› YDG) MALATYA Malatya’da Emeksiz Alt Kavfla¤›’ndan Emeksiz Üst Kavfla¤›’na kadar olan caddede saat 13:00’den 15:30’a kadar sürdü. Polis ve Valilikçe Milli E¤itim Caddesi’nde yürüyüfl yap›lmas›na izin verilmedi¤i için, Partizan’›n da içinde yer ald›¤› çeflitli sendika ve demokratik kitle örgütlerinden oluflan 24 kurum fiili yürüyüfl yaparak “yasakl›” caddeden yürüdü. 1 May›s’› ifade eden pankartlar›n yan›s›ra Partizan da “Özellefltirmelere, tar›m›n tasfiyesine karfl› halklar›n özgürlü¤ü için devrimci 1 May›s” pankart›yla yürüflüteki yerini ald›. Toplanan kitle yürüyüfl ve eylem boyunca “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “Toplu sözleflme hakk›m›z, grev silah›m›z”, “1 May›s k›z›ld›r k›z›l kalacak” vb. sloganlar atarken, alanda toplanan Partizan kitlesi “Marks Lenin Mao önderimiz ‹bo, savafl›yor T‹KKO”, “Faflizme isyan halka önder Partizan” vb. sloganlar da att›. Türk-‹fl, KESK, D‹SK ve TMMOB temsilcilerinin konuflmalar yapt›¤› mitingde Kürtçe ve Türkçe marfl ve türküler eflli¤inde halaylar çekildi.


ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:14/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Numan BOZER Bask›: Gün Matbaac›l›k Genel Da¤›t›m: YAY-SAT @mail: umutyayimcilik@superonline.com

BÜROLAR ➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30 ➧ ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 DA‹RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) 432 23 01 Cep: 0 535 562 33 72 ➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84 ➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0536 697 94 19 ➧ BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 ➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0 537 597 69 84 ➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N ➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

Kanl› yaz›lan tarihin direngen ruhu 1 May›s alanlar›na devrimcilerle tafl›nd›!

‹flçi s›n›f›n›n birlik, dayan›flma ve mücadele günü olan 1 May›s ‹stanbul’da Kad›köy’de kutland›. Emperyalist sald›rganl›k ve iflgale, IMF ve DB politikalar›na, özellefltirmelere, iflten atmalara, tar›m›n tasfiyesine, tecrite, milliyetçili¤e, ›rkç›-floven-faflist sald›r›lara ve her türden gericili¤e karfl› gerçeklefltirilen 1 May›s kutlamas› oldukça coflkulu geçti. Baz› illerde polisin engellemesi sonucu olaylar yaflan›rken 1 May›s’›n kutland›¤› hemen hemen tüm alanlarda, t›rmand›r›lmaya çal›fl›lan milliyetçilik karfl›t› sloganlar öne ç›karken baflta sa¤l›k ve e¤itim olmak üzere kamu hizmetlerinin özellefltirilmesini içeren yasa tasar›lar›na karfl› örgütlü mücadele ça¤r›s› yap›ld›. Konfederasyonlar›n devrimcileri d›fllamaya yönelik tüm çabalar›n›, ›srarl› ve kararl› durufllar›yla ve kat›l›mlar› ile yan›tlayan devrimciler 1 May›s’›n as›l sahipleri olduklar›n› ortaya koydular. ‹stanbul’da 2005 1 May›s kutlamas› üç koldan yürünerek Kad›köy ‹skele Meydan›’nda sonland›r›ld›. Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalar›n, DEHAP, EMEP ve SDP’nin topland›¤› Numune Hastanesi kolunda ayr›ca ESP de yürüdü. Haydarpafla taraf›nda toplanan çeflitli demokratik kitle örgütleri de alana sloganlar ile girdi. Haydarpafla Numune Hastanesi önünde en önde Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalar yer ald›. Belediye-‹fl Sendikas› “En büyük güç örgütlü güçtür” pankart ve dövizleriyle yürüyüfle bafllarken, Petrol-‹fl Sendikas›’nda örgütlendikleri için iflten ç›kar›lan Tibet iflçileri de açm›fl olduklar› “Tibet’te örgütlenme hakk›m›z engellenemez” pankart› ile yürüyüfl kolundaki yerlerini ald›lar. Yol-‹fl Sendikas›’na üye olan iflçiler, yürüyüfl esnas›nda s›k s›k “Kahrolsun sendika a¤alar›” slogan›n› hayk›rd›lar. Deri-‹fl Sendikas›’na üye olan iflçiler de açm›fl olduklar› “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Devrimci Demokratik Sendikal Birlik” pankartlar›yla ve “Yaflas›n 1 May›s”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “Tuzla’da OHAL’e son”; Tez Koop-‹fl Sendikas› ise coflkular›yla ve atm›fl olduklar› “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek” sloganlar›yla dikkat çekiciydiler. Türk‹fl’in arkas›nda ise DEHAP, EMEP, SDP kitlesi “Yaflas›n iflçilerin birli¤i, yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” yaz›l› pankart arkas›nda yürüdüler. Bunlarla birlikte ESP ve Köz Dergisi de yürüyüfl kolunda yer ald›lar. Haydarpafla Tren ‹stasyonu önünden ise SHP, Halkevleri, PSAKD yürüyüfle geçtiler. Tepe Natiulus Al›flverifl Merkezi önünde toplanarak meydana yürüyen KESK ve D‹SK’e ba¤l› sendikalar›n arkas›nda yer alan Devrimci 1 May›s Platformu yaklafl›k 80 bin kiflilik genel kitlenin en dinamik ve coflkulu kesimini olufltur-

du. KESK’e ba¤l› sendikalar›n kat›l›m›n›n genel olarak çok düflük oldu¤u ve daha sönük kald›¤› gözlemlenen mitingde, hemen ard›nda yer alan Devrimci 1 May›s Platformu’nun pankart› arkas›nda yerini alan platform bileflenleri pankartlar›, bayraklar›, dövizleri ve önlükleriyle yürüyüfl kortejlerini oluflturdular. Uzun bir bekleyiflin ard›ndan yürüyüflün bafllamas›yla kutlama daha da renklendi. Devrimci 1 May›s Platformu pankart›n›n arkas›nda s›ras›yla Kald›raç ve BDSP’den sonra yer alan Partizan kitlesi de, Partizan coflkusunu alana kitleselli¤iyle tafl›d›. Açm›fl oldu¤u ‹brahim Kaypakkaya’n›n resmi ve alt›nda “Onu anmak savaflmakt›r” pankart› arkas›nda “IMF’ye özellefltirmeye, tar›m›n tasfiyesine, tecrite hay›rPartizan”, “1 May›s flehitleri onurumuzdur-Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri”, “Sendikas›zlaflt›rma, özellefltirme, iflsizli¤e, yaflam›m›z›n hücrelefltirilmesine hay›r- Devrimci Demokratik Sendikal Birlik”, “Emperyalizme, faflizme karfl› Yeni Demokratik Gençlik Hareketini Yükselt”, “Emperyalizmin kölelefltirici kültürüne karfl› yeni demokrasinin özgürlefltirici kültürünü kuflan-Tohum Kültür Merkezi” pankartlar›yla yaklafl›k 1500 kiflilik kitle befl ustan›n ve a¤›rl›kl› olarak ‹brahim Kaypakkaya’n›n resimlerinin oldu¤u Partizan bayraklar›n› dalgaland›rd›. Genel olarak devrimcilerin kortejlerinde hakim olan coflkuyu kendi kortejlerinde de doru¤a tafl›yan Partizan kitlesi “A¤a-patron devletini y›kaca¤›z, halk iktidar› kuraca¤›z”, “Gençler da¤lara Partizan iktidara”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” vb. sloganlar atarak 33 y›ll›k tarihi selamlarken aln› k›z›l bantl› flehit ve tutsak analar› da “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala” sloganlar›n› atarak tafl›d›klar› flehit resimleri ve “fiehitlerimiz tohum oldu ekinimiz devrim olacak” dövizleriyle evlatlar›n›n kendilerine devretti¤i devrim yürüyüflünün y›lmaz neferleri olacaklar›n› hayk›rd›lar bir kez daha düflman›n surat›na. TKM, YDG ve DDSB kortejlerinde de iflçi s›n›f›n›n ve halk gençli¤inin somut sorunlar›na yönelik sloganlar›n at›ld›¤› mitingde ‹skele Meydan›’na gelindi¤inde TKP/ML ve TMLGB militanlar›n›n açt›¤› TKP/ML-T‹KKO TMLGB imzal› bayraklarla ve “Yaflas›n 1 May›s, B›jî Yek Gulan-TKP/ML T‹KKO” yaz›l› pankartla hareketlenen kitle “Yaflas›n partimiz TKP/ML, halk ordusu T‹KKO-TMLGB”, “Marks-LeninMao önderimiz ‹bo savafl›yor T‹KKO”, “Savaflö¤ren-ilerle gücümüz TMLGB” vb. sloganlar att›. Söylenen marfl ve türkülerin yan›s›ra okunan Partizan And›’n›n ard›ndan miting sona ererken tüm miting alan›na hakim olan heyecan›n, s›cakl›¤›n, coflkunun, kitleselli¤in, 1 Ma-

y›s’› k›z›la boyayan flehitlerin direngen ruhunun, faflizme karfl› kararl› duruflunun yaflat›ld›¤›/yans›t›ld›¤› yerin devrimcilerin cephesi oldu¤u herkes taraf›ndan bir kez daha çok net olarak görüldü. ANKARA 1 May›s öncesi ilerici, devrimci kurumlar›n bir araya gelmesi, tart›flmalarda ortak tav›r belirlemeleri ve yap›lan eylem ile haz›rl›klar geçen y›la oranla daha örgütlü bir tablo çiziyordu. Sabah erken saatlerden itibaren Maltepe Köprüsü’nün bulundu¤u alana, EGO önüne akmaya bafllayan kitle yürüyüfle ancak saat 11:30’da bafllayabildi. Yürüyüfl mesafesinin çok k›sa olmas›ndan dolay› kortejlerde bir karmafla yafland›¤› gözlendi. D‹SK, KESK, Pir Sultan Abdal Derne¤i, Halkevleri ve 78’liler Derne¤i’nin oluflturdu¤u Tertip Komitesi taraf›ndan organize edilen eyleme çeflitli sendikalar ve siyasi partiler kat›ld›. Sendika ve derneklerin 1 May›s’a kat›l›m›n›n geçen y›la göre daha düflük oldu¤u dikkat çekti. At›k Ka¤›t iflçileri ve üniversite ö¤rencilerinin de kortejleriyle alanda yerini ald›¤› yürüyüflte; HÖC, ESP, Kurtulufl, SGD, Al›nteri, EKB, Odak, DPG, DSB, DHP, BDSP ve Partizan k›z›l bayraklar›, coflkulu sloganlar›yla mitinge damgalar›n› vurdular. Önceki y›la oranla ilerici, devrimci yap›lar›n kitleselli¤i, coflkusu dikkate de¤erdi. Partizan kitlesi üstünde “‹ktidar namlunun ucundad›r”, “Birlik mücadele zafer”, “Yaflas›n Marksizm-Leninizm-Maoizm” yaz›l› önlükleri, Partizan flapkalar› ve flamalar›yla saat 10:30’da YKM önünde topland›. “Kürt ulusuna özgürlük halk savafl›yla gelecek”, “‹flgale de¤il direnifle destek ol”, “SEKA k›v›lc›m, TEKEL atefl olacak” sloganlar›yla ve “Emperyalist sald›rganl›¤a ve özellefltirmelere karfl› mücadeleye” yaz›l› Partizan “Gelecek ellerimizdedir” yaz›l› Yeni Demokratik Gençlik pankart›yla alanda yerini ald›. Alanda davul-zurna eflli¤inde halay çeken kitlenin oldukça coflkulu oldu¤u görüldü. Disiplinli bir flekilde yürüyen korteje kat›l›m geçen y›la oranla daha yo¤undu. ‹flçi-köylü gazetesinin sesli ajitasyonu ve da¤›t›m›n›n yap›ld›¤› alanda Partizan bildirileri de da¤›t›ld›. Yaklafl›k 6 bin kiflinin kat›ld›¤› 1 May›s’ta ilerici-devrimci kurumlar›n a¤›rl›¤› hissedilirken iflçi ve memur sendikalar›n›n kat›l›m› düflüktü. BURSA 1 May›s Bursa’da Gökdere Bulvar›’nda coflkulu bir flekilde kutland›. At›c›lar-Zafer Park›’nda bir araya gelen Partizan, HÖC, DHP, ESP, BDSP, Al›nteri okurlar›, BAT‹S, çeflitli dernekler, siyasi partiler, Halkevleri ve ÇHD kortejlerle Gökdere Bulvar›’na yü-

rüdü. Di¤er y›llara göre daha nitelikli ve kitlesel geçen 1 May›s özüne uygun kutland›. Bizler Partizan, ‹flçi-köylü ve YDG okurlar› olarak “Emperyalist Sald›rganl›¤a ve Özellefltirmelere Karfl› 1 May›s Ruhu ile Umudu Büyütmeye-Partizan”, “Faflist Sald›r› ve Katliamlar Devrim Mücadelesini Durduramaz-‹flçi köylü” imzal› pankartlar›m›z, Partizan, YDG flamalar› ile mitinge kat›ld›k. Hep birlikte at›lan “1 May›s k›z›ld›r k›z›l kalacak”, “‹bo-Haydar-Zülfikar namludad›r iktidar”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “1 May›s fiehitleri Ölümsüzdür” sloganlar› ile birlikte devrimci çevrelerle birlikte at›lan sloganlar da devrimci dayan›flman›n güzel örneklerindendi. Yürüyüflte Partizan and› okuyan kitle ayr›ca “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO-TMLGB”, “Marks Lenin Mao Önderimiz Ibo Savafl›yor T‹KKO” sloganlar›n› da att›. Alana var›ld›¤›nda özellefltirmelere, faflist sald›r›lara, provokasyonlara, katliamlara karfl› emperyalizmi, faflizmi, flovenizmi, feodalizmi ve her türden gericili¤i teflhir edici Türkçe ve Zazaca yap›lan konuflmalar halk›n yo¤un ilgisini çekti. Sendika temsilcileri ve Suavi’nin yapt›¤› konuflmalardan sonra Çaw Bella marfl› ve halaylarla miting sona erdi.

‹zmir

Bursa Ankara


OGYIK21