Issuu on Google+

ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

www.iscikoylu.org

Say›: 2005-6

17

*Y›l:2 *11-23 Mart 2005 *Fiyat›: 75 YKrfl ISSN:1303-9350

“Sabr›m›z› tafl›rmay›n” Yaklafl›k 3 ayd›r direnifllerini tüm sald›r›lara ra¤men devam ettiren SEKA iflçileri; “SEKA k›v›lc›m, TEKEL atefl” slogan› ile harekete geçen TEKEL iflçileri ve ülkenin daha birçok yerinde iflçi, köylü el ele düzenlenen mitingler 2005 y›l›n›n henüz bafllar›nda bu y›l›n daha zorlu ve çetin muharebeler ile geçece¤inin sinyallerini veriyor. SEKA iflçilerine yönelik Cemil Çiçek’in “Vatandafl›n kesesinden kimseye a¤al›k yapacak halimiz yok” ve T. Erdo¤an’›n “Art›k daha fazla tahammül edemeyiz” sözlerine yan›t›m›z ise as›l biz size daha fazla tahammül edemeyiz, sabr›m›z› tafl›rmay›n diyoruz, bu ülkenin iflçi, köylü ve emekçileri olarak. ‹stanbul ve Malatya’da devletin 8 Mart mitinglerine yönelik gerçeklefltirdi¤i sald›r› yaklaflan tarihsel günlerle birlikte ele al›nd›¤›nda önemlidir. Bu günleri sembolik, takvimsel günler olmaktan ç›karmak; devrim ile karfl›-devrim aras›ndaki savafl›m›n prati¤inde ele almak ve s›n›f savafl›m›n›n güncel talepleri ile anlamland›rmakla sorumluyuz.

“1857’den 2005’e bu direnifl sürüyor/sürecek” 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü kutlamalar› için Saraçhane’de toplanan kitleye sald›ran polis 65 kifliyi gözalt›na alm›fl, onlarca insan› bibergaz› ve cop darbeleri ile yaralam›flt›r. Bu sald›r›n›n ard›ndan Beyaz›t’ta toplanan ve “Faflizme karfl› omuz omuza” slogan› ile yürüyüfle geçen kitleye çevik kuvvet da¤›lma esnas›nda tekrar sald›rm›flt›r. Bu sald›r› sadece alandakilere yönelik de¤il SEKA’da, TEKEL’de, daha birçok yerde direnenlere, emekçilere yöneliktir. Devrimci dayan›flman›n bir ürünü olarak ortaya ç›kan 6 Mart Beyaz›t eylemine sald›ran devlet, ayn› zamanda demokratikleflme 盤l›klar›n›n bir yalandan ibaret oldu¤unu da ortaya koymufltur. Sayfa 32-31

SEKA’da direnifl herfleye ra¤men sürüyor! SEKA ve TEKEL iflçilerinin hayk›rd›¤› “SEKA k›v›lc›m, TEKEL atefltir” slogan› ayn› zamanda egemenlerin planlar›n›n tutmad›¤›n› göstermektedir. Geçti¤imiz aylarda Ayd›n’da yap›lan “Büyük Üretici Mitingi” ve 13 fiubat’ta Malatya’da yap›lan miting, s›n›f kardeflli¤inin, iflçi ve köylülerin buluflmas›n›n güzel örneklerini teflkil etmektedir. SEKA direniflinin bafllamas›n›n ard›ndan gündeme tekrar oturan TEKEL’in özellefltirilmesi de çeflitli eylemler ile protesto ediliyor. ‹çinden geçti¤imiz süreç ülkenin dört bir yan›nda eylemlere ve direnifllere tan›kl›k ediyor. Sayfa 16-17-18-19

Emperyalizme ve uflaklar›na karfl›

‹nad›na anti-emperyalizm! Bugün ‹ncirlik’in s›n›rl› kullan›m›n›n yan›nda Amerikanc› politikalar›n halk›m›zda yaratt›¤› tepkiler ortada iken, önümüzdeki dönem bunun aç›k bir sald›r› ortakl›¤›na dönüflmesi durumunda ABD emperyalistleri ve yerli uflaklar› için faturan›n a¤›r olaca¤›n› flimdiden söyleyebiliriz. Geçti¤imiz yaz NATO Zirvesi’nde ortaya konulan güçlü ve kararl› antiemperyalist iradeyle tutuflturulan sokaklar›n, bu kez yang›nlara dönüflme ihtimalinin oldukça büyük oldu¤unu bizzat emperyalistlerin kamuoyu araflt›rma sonuçlar› gösteriyor. Emperyalistler ve uflaklar tak›m› Türkiye halk›n›n Amerikan düflmanl›¤›n›, anti-emperyalist duygular›n› yok edebilirler mi? Sayfa 3

“Muharrem Yi¤itsoy, Aflk›n Günel, Cafer Kara 2005 E⁄‹T‹M KAMPI BAfiARIYLA SONUÇLANDI!” Elimize posta kanal›yla ulaflan TKP/ML militanlar› imzal› bildiride; “Bizler TKP/ML militanlar›, Dersim flehitlerimiz ad›na düzenlemifl oldu¤umuz 2005 E¤itim Kamp›’n› baflar›yla sonuçland›rd›¤›m›z› çeflitli milliyetlerden emekçi halk›m›za duyurman›n hakl› gururu ve onurunu tafl›maktay›z. Partimiz, Parti ve Devrim flehitlerini anma etkinliklerimizin bir devam› olarak Dersim’de flehit düflen yoldafllar›m›z ad›na bir E¤itim Kamp› örgütlemeyi faaliyetçilerimizin önüne görev olarak koymufltur. Bu kamp faaliyeti hem flehit düflen yoldafllar›m›z› anmak, hem de ideolojik, politik ve askeri e¤itim ça-

l›flmalar›nda yo¤unlaflmak amac›n› gütmektedir” denildi. Son olarak Kamp’la ilgili görüfllere yer verilen bildiride ayr›ca “Bizler TKP/ML militanlar› olarak flehitlerimizden devrald›¤›m›z silahlar›m›za daha s›k› sar›lma, cüreti kuflan›p savafl› yükseltme fliar›yla yoldafllar›m›z› an›yoruz. Onlar› anman›n; dava adam› olmaktan, savafl› yükseltmekten geçti¤ini iyi biliyoruz. Böylesi süreçler s›n›f mücadelesinin önemli dönemeçleridir. Öyleyse ideolojik-politik olarak yetkinleflmenin, askeri olarak uzmanlaflman›n, MLM bilimi ile donan›p savafl› yükseltmenin ad›d›r flehitlerimizi anmak” sözlerine yer verildi. Sayfa 8

n lü’de y ö k ‹flçi

BUSH’UN F‹YASKO GEZ‹S‹ VE ‹NC‹RL‹K ÜSSÜ ‹LE B‹RL‹KTE YEN‹ ÖDEVLER Sayfa 30

ILPS: “Emperyalistler kanl› pençelerinizi halklar›n üzerinden çekin” Halklar›n emperyalizme karfl› mücadelesinin ihtiyac› ve ürünü olarak ortaya ç›kan ve anti-emperyalist mücadeleyi merkezi hedefine oturtmufl olan Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi (ILPS), emperyalizmin Ortado¤u’dan sonra, Güneydo¤u Asya’ya dönük yeni sald›r›lara karfl› durmak ve genelde tüm dünya halklar›yla, özelde ise bölge halklar›yla dayan›flma sorumlulu¤unu yerine getirmek, böylelikle de misyonunu oynamak için fiubat ay› içerisinde gerçeklefltirdi¤i bir dizi etkinlikle “Emperyalistler, Ortado¤u’dan ve Güneydo¤u Asya’dan elinizi çekin!” dedi. Sayfa 12


2

11-23 Mart 2005

17

TPAO ve TÜPRAfi’a sahip ç›kal›m AKP hükümeti özellefltirme sald›r›lar›n› h›zland›r›rken iflçiler ve emekçiler ise özellefltirme sald›r›lar›na karfl› çeflitli eylemlere bafllad›lar. SEKA iflçileri kendilerini fabrikaya kapat›rken TEKEL iflçileri de SEKA iflçilerinin direnifline paralel fabrikalar›nda direnifle bafllam›fllard›. ‹flçilerin eylemlilikleri dalga dalga ülke çap›na yay›l›rken petrol kenti Batman’da ise TÜPRAfi’›n özellefltirilmesine karfl› Petrol‹fl Batman fiubesi öncülü¤ünde “Batman’›n yaflat›lmas› için TPAO ve TÜPRAfi’a sahip ç›kal›m” kampanyas› bafllat›ld›. ‹flçiler Batman halk›na bildiriler da¤›t›yor, fabrika ile ilgili afifller as›yor, insanlar› bilgilendiriyorlar. TÜPRAfi ve TPAO’da toplam 2 bin 500 iflçi çal›fl›yor. Türkiye’nin ilk rafinerisi olan Batman TÜPRAfi daha sonra kurulan di¤er üç rafineriye (Alia¤a, ‹zmit ve K›r›kkale) öncülük yapt›. Ama flimdi bu rafinerilere yat›r›m yap›lmayarak zarar eder hale getiriliyor. Özellefltiri-

len/özellefltirilmek istenen di¤er tüm kurumlar gibi TÜPRAfi’a da yat›r›m yap›lmayarak zarar ettirilirken yap›lacak küçük yat›r›mlarla bu iflletmeler daha verimli hale getirilebilir. 1954 y›l›nda kurulan TÜPRAfi’ta hala 1954’ün teknolojisiyle çal›flt›r›l›yor. TÜPRAfi’taki en “yeni” makine 1972 y›l›na ait. Petrol-‹fl Batman fiube Baflkan› Nimetullah Sözen yapt›¤› aç›klamada “Genel merkezin deste¤iyle özellefltirmeye karfl› kampanya bafllatt›k. TPAO petrol alan›nda Türkiye’nin yüzde 12-13’lük ihtiyac›n› karfl›l›yor.

1980’lerde fabrikaya 300 milyon dolar yat›r›m yap›l›rken son on y›ld›r fabrikaya yap›lan yat›r›m 20-30 milyon dolara kadar düfltü. TPAO’nun buldu¤u, üretti¤i petrolü buradaki TÜPRAfi rafinerisi iflliyor. TÜPRAfi’›n kapanmas› TPAO’yu da kapatacak” dedi. Sözen “son iki y›lda TPAO’dan 500 teknik eleman iflten at›ld›, tafleronlaflt›rma yayg›nlaflt›r›ld›. Petrol kuleleri ise personel yoklu¤u öne sürülerek 3 Mart’ta ihaleye ç›kar›lacak. Hem her ay 20-30 personel ç›kar›l›yor hem de personel yetersizli¤inden ihale aç›l›yor. Bu birilerine rant sa¤lamakt›r” dedi. Sözen konuflmas›n› “Batman petrol kentidir. Yap›lacak özellefltirmeler bölgeyi bitirir. Fabrikalarda istihdam ve üretim anlam›nda düflüfl yaflan›yor. Büyüme ve üretim artt›r›lmal›, bunun için de yat›r›m yap›lmas› sa¤lanmal›. Kampanya çerçevesinde halk› ayd›nlatmaya çal›fl›yoruz. Binlerce broflür ve afiflle kamuoyu yaratmaya çal›fl›yoruz. Batman art›k ses ç›karacak ve halkla birlikte aya¤a kalkaca¤›z” sözleriyle noktalad›. (Kartal)

EMEP’e sald›r› protesto edildi KEL iflçilerine yap›lan sald›r›yla EMEP’e yap›lan sald›r›n›n ayn› amac› tafl›d›¤›n›, ancak bask›lara ra¤men iflçi ve emekçilerin mücadelesinin sürece¤ini ve büyüyece¤ini ifade etti. EMEP’e yap›lan sald›r›n›n peflini b›rakmayacaklar›n› dile getiren Sa¤d›ç, sorumlular›n a盤a ç›kart›lmas›n› istedi. EMEP’e yap›lan sald›r› ertesi gün tüm ülkede yap›lan eylemlerle k›nand›. Ankara’da çeflitli dernek yöneticileri EMEP’i ziyaret ederken; Adana, ‹stanbul, Antalya, Çorlu, Edirne, Bolu, Tunceli ve Elaz›¤’da sald›r› bas›n aç›klamalar›yla protesto edildi. 28 fiubat Pazartesi günü saat 12:30’da EMEP Genel Merkezi önünde toplanan yaklafl›k 250 kiflilik kitle Adalet Bakanl›¤›’na yürüdü. “Faflizme ölüm halka hürriyet” slogan› atan eylemciler sald›rganlar›n bulunmas›n› istedi. (Ankara) BURSA EMEP Genel Merkezi’ne yap›lan

işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

ABONEL‹K fiARTLARI

ANKARA EMEP Genel Merkezi’ne düzenlenen silahl› sald›r›ya karfl› biraraya gelen güçler tepkilerini dile getirdi. 26 fiubat günü saat 13:00 s›ralar›nda EMEP Genel Merkezi’nin kap›s›n› çalarak, kap›y› açan Emek Gençli¤i Merkez Yöneticisi Cem Gurbeto¤lu’na atefl edip kaçan sald›rgan Gurbeto¤lu’nu aya¤›ndan yaralam›flt›. EMEP’e düzenlenen bu sald›r›ya karfl› ayn› gün, saat 16:00’da EMEP Genel Merkez binas›n›n önünde bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Sendika temsilcilerinin, demokratik kitle örgütü yöneticilerinin, baflkanlar›n›n, devrimci ve sosyalist bas›n okurlar›n›n destek verdi¤i aç›klamada “Kahrolsun faflist diktatörlük”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Yaflas›n demokrasi mücadelemiz” sloganlar› at›ld›. EMEP Genel Merkezi ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Yönetim Kurulu Üyesi ‹smail Sa¤d›ç; son dönemde SEKA ve TE-

silahl› sald›r› Bursa’da da protesto edildi. 27 fiubat günü Fomara Meydan›’nda EMEP’in yapt›¤› eyleme TÜM-T‹S, KESK fiubeleri, Partizan, SDP, ESP, DEHAP gibi kurumlar da destek verdi. Eylemde aç›klamay› EMEP Genel Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Ceviz yapt›. Ceviz, AB süreciyle beraber ileri sürülen Türkiye’nin demokratikleflti¤i tezinin tamamen bir yalan ve aldatmacadan ibaret oldu¤unu söyleyerek K›z›ltepe’de öldürülen U¤ur Kaymaz’›n ve babas›n›n katillerinin serbest dolaflmas›, Mersin’de bir gösteriye kat›lan Ümit Gönültafl’›n yarg›s›z infaz› gibi olaylar ülkemizde baz› fleylerin hiç de¤iflmedi¤inin göstergesidir” dedi. TÜM-T‹S ve E¤itim-Sen flube temsilcileri de eylemde birer konuflma yaparak sald›r›y› protesto ettiler. ‹kiyüze yak›n kitlenin kat›ld›¤› eylem alk›fl ve sloganlarla sona erdi.

6 AYLIK: 10.200.000

Irak’ta direnifl sürüyor

Irak’ta emperyalist iflgale karfl› direnifl savafl› veren Irak halk›n›n bir hedefini de ABD’ye mal tafl›yan kamyon floförleri oluflturuyor. Bu anlamda birçok Türkiyeli floför de bu sald›r›lara maruz kal›yor. Ço¤unlu¤u ekonomik zorluklar ve iflsizlikten kaynakl› Irak’a giden emekçiler olsa da bunun bedelini ödemek zorunda kal›yorlar. Son olarak 5 Mart günü de kimli¤i aç›klanmayan bir floförün bir sald›r›da yaflam›n› yitirmesiyle Irak’ta öldürülen Türkiyeli say›s› 87’ye yükseldi. TC ordusunun Irak’ta fiili olarak iflgalde yer almad›klar› ifade edilse de Türkiye Irak’ta en çok kay›p veren ülkelerin bafllar›nda geliyor. 8 Mart günü ise Irakl› direniflçiler taraf›ndan kaç›r›ld›ktan sonra serbest b›rak›lan ‹talyan Giuliana Sgrena’y› tafl›yan araca ABD askerlerinin atefl açmas› sonucu Sgrena yaralan›rken araçta bulunan bir ‹talyan ajan ise öldü. Arac›n Ba¤dat Havaliman›’na gidifli s›ras›nda bir kontrol noktas›nda, ABD’li askerler taraf›ndan aç›lan ateflte ayr›ca SISMI’ye ba¤l› iki ajan da yaraland›. ABD Savunma Bakanl›¤› Pentagon’un sözcüsü, arac›n h›zla bir askeri kontrol noktas›na yaklaflmas› üzerine uyar› atefli aç›ld›¤›n› belirtti. Sgrena’n›n çal›flt›¤› gazetenin editörü Gabriele Polo da, “bu trajik olay, Irak’ta olan herfleyin ne kadar anlams›z ve delice oldu¤unu gösteriyor” aç›klamas›n› yapt›. Sgrena’n›n rehin al›nd›¤› s›rada çekilen ve serbest b›rak›lmas›n›n ard›ndan yay›mlanan bir video kasette, Sgrena’n›n arkas›nda duran iki silahl› kifli, yüksek sesle okuduklar› aç›klamada, “Araflt›rmalardan sonra, bize önerilen ve reddetti¤imiz fidye olmadan onu serbest b›rakmaya karar verdik. Bu, direniflin prensiplerinden biri de¤il” diyor.

1 YILLIK: 20.400.000

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


3

17

11-23 Mart 2005

Emperyalizme ve Amerikan uflaklar›na karfl›; inad›na anti-emperyalizm! Eski ABD D›fliflleri yetkililerinden Strobe Talbott, TOBB Baflkan› R›fat Hisarc›kl›o¤lu’nu ziyaret ediyor. Talbott, Türkiye halk›n›n Amerikan düflmanl›¤›ndan rahats›zl›¤›n› ve kayg›lar›n› dile getiriyor: “Türkiye’ye ilk kez 32 y›l önce gelmifl biri olarak; anti-Amerikanizmin bugünkü düzeyi beni flaflk›nl›¤a u¤ratt›. Bunun afl›lmas› için herkese çok ifl düflüyor ve sadece Amerikal›lara de¤il. ‹kili iflbirli¤inin önemine inananlar, oluflan bu zehirli ortam›n resmi iliflkiyi çok zora soktu¤unu görmeliler… AntiAmerikanizmin Türkiye’de ulaflt›¤› boyut bende flok etkisi yapt›.” (14 fiubat Milliyet) Benzer düflünce ve yorumlarla yar› resmi Pentagon gazetesi olarak bilinen ‘The Wall Street Journal’da Robert L. Pollock imzas› ile yay›nlanan bir makalede karfl›lafl›yoruz. Türkiye’deki anti Amerikanizmin ulaflt›¤› boyutu uzun uzad›ya anlatan Pollock yaz›s›n› “Türk liderleri kamuoyu tavr›n› tersine döndürebilir” diyerek ba¤l›yor. ABD Savunma Bakan Yard›mc›s› ve D›fliflleri Bakan› C. Rice Türk devleti ile olan iliflkilerinin gelece¤ini Türkiye’de var olan “Amerikan karfl›tl›¤›n›n afl›lmas›na” ba¤l›yorlar. Kuflkusuz ki tüm bunlar yüzde 82’leri aflan orandaki Amerikan iflgal ve sald›rganl›¤›na karfl› nefret duyan Türkiye halk›ndan duyulan tedirginlik ve korkunun d›flavurumlar› Amerikan emperyalist haydutlar› resmi, gayri resmi de¤iflik yollarla endifle ve kayg›lar›n› dile getiriyorlar. Fakat bununla s›n›rl› de¤il; ayn› zamanda “ümit ve beklentilerini” ortaya koyuyorlar. ABD düflmanl›¤› bertaraf edilmeli, iliflkileri zora sokan bu “zehirli” atmosfer da¤›t›lmal›, iliflkilerin gelece¤inin buna ba¤l› oldu¤u görülmeli, ABD’nin bu “beklentilerini” biz TC’ye verilen bir ültimatom olarak da okuyabiliriz. Irak iflgalini, bölgedeki ve ülkemizdeki emperyalist ABD varl›¤› ve hegemonyas›n› meflrulaflt›rmaya yönelik bu ç›k›fllar›n ayn› zamanda Suriye ve ‹ran üzerinde somutlaflan kuflatma ve sald›rganl›k tutumlar›n› halk›m›za onaylatma, olas› yeni sald›r›larda ülkemizi etkili bir sald›r› üssü olarak kullanma plan›n›n bir parças› oldu¤u aç›kt›r. Bu plan›n ifllemesinde Türkiye halk›n›n Amerikanc› bir rotaya çekilmesi, en az›ndan Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› hay›rhah bir tutumda sessiz-tepkisiz bir pozisyona getirilmesi önemlidir. Bugün ‹ncirlik’in s›n›rl› kullan›m›n›n yan›nda Amerikanc› politikalar›n halk›m›zda yaratt›¤› tepkiler ortada iken, önümüzdeki dönem bunun

aç›k bir sald›r› ortakl›¤›na dönüflmesi durumunda ABD emperyalistleri ve yerli uflaklar› için faturan›n a¤›r olaca¤›n› flimdiden söyleyebiliriz. Geçti¤imiz yaz NATO zirvesinde ortaya konulan güçlü ve kararl› anti-emperyalist iradeyle tutuflturulan sokaklar›n, bu kez yang›nlara dönüflme ihtimalinin oldukça büyük oldu¤unu bizzat emperyalistlerin kamuoyu araflt›r-

ma sonuçlar› gösteriyor. Emperyalistler ve uflaklar tak›m› Türkiye halk›n›n Amerikan düflmanl›¤›n›, anti-emperyalist duygular›n› yok edebilirler mi? Kendilerinin de itiraf ettikleri iflgalci sald›rganl›¤a yönelen öfke, mazlum halklar›n katledilmesine ve zulme karfl› nefret duygular›, emperyalizme karfl› mücadele ve mazlum halklarla dayan›flma eylemlerini yok edebilirler mi? Bunu baflaramayacaklar› aç›kt›r. Ne Amerikan gazeteci Pollock’un düflündü¤ü gibi “Türk liderleri” ne de medyada bir ço¤unu sat›n al›p maaflla yaz› yazd›rd›klar› “ilifltirilmifl” Amerikan müsvetteleri bunu baflaramaz. Hat›rlayal›m: Irak iflgali öncesi 1 Mart tezkeresini ç›kartmak ve iflgali onaylatmak için az çabalamam›fllard›. “Tezkere ç›kmazsa borçlar›m›z› döndüremeyiz, ekonomik kriz ç›kar” yaygaras› ve tehditle ve uflakl›kta s›n›r tan›mayan sat›l›k Amerikanc›lar, halk›m›z› etkilemeye ve kendi onursuzluklar›na ortak etmeye çal›flm›fllard›. Amerikanc› uflaklara inat soka¤a taflan halk tepkisi tezkere oylamas›n› trajik bir “kazaya” u¤ratt›ktan sonra ise ayn› uflaklar flunlar› söylüyordu. “Tarihi hata, ABD bizi asla affetmez, üzerimizi çizdiler.” fiimdi yine ayn› koroyla karfl› karfl›yay›z. Amerikan uflaklar›n›n ulumas›d›r duyduklar›m›z. Halk›m›z bu sesi en az sahibini tan›d›¤› kadar iyi tan›r. ABD iflgalini ve emperyalist sald›rganl›¤› elefltirenleri Ortado¤u’nun ça¤d›fl›-gerici BAAS’ç› rejimlerinin destekçileri olarak suçlay›p etkisizlefltirmeye ve sindirmeye çal›flmalar› bir yana Amerikan uflaklar› yer yer egemenlere ve iktidar partisine ak›l hocal›¤›, kimi zamanda tehditler yapmaktan geri durmuyorlar: “ABD Türkiye’de yükselen antiAmerikanizmden flikayetçi, kendimi-

ze çeki düzen verelim”. “Türkiye’de ABD deste¤i alamayan hiçbir sa¤ hükümetin baflar› flans› yoktur, sizi alafla¤› ederler”. Öncelikle Amerikanc› uflaklar›n son söyledikleri do¤ru asl›nda. Gerçekten de yaln›z sa¤ de¤il, maskesi sol da olsa faflist diktatörlü¤ün bütün hükümetleri Amerikanc›d›r ve ABD’nin tercihi ile bafla gelip deste¤i ile ayakta dururlar. ABD’nin tercihlerine uygun davrand›klar› oranda destek görüp, uygun davrand›klar› sürece görevde kal›rlar. Aksi durumda, istifa etmek, da¤›lmak, parçalanmak gibi ak›betler onlar› bekler. TC egemenlik sisteminin yani faflist Kemalist diktatörlü¤ün emperyalizm ufla¤› pozisyonunun do¤rudan yans›mas› olan bu siyasal olgu bütün egemen s›n›f partilerinin gerçekli¤idir. Bir bak›ma onlar›n Amerikanc› komprador karakterlerinin al›n yaz›s›d›r. Amerikanc› olacaklar, Amerikan merkezli emperyalist politikalara ve tercihlere uygun davranacaklar ve efendilerine güven verecekler… Ta ki bu uflakl›k politikalar› sonucu y›pran›p kitle deste¤ini yitirene ya da kitlelerin muhalefet ve zorlamas› ile emperyalist politikalar› sürdürmekte-uygulamakta tereddüt veya zorlanmaya dek… ‹çinden geçti¤imiz süreç AKP iktidar›n›n Amerikanc› politikalar› uygulama noktas›nda gereken-istenen performans› gösteremedi¤ini, zorland›¤›n› göstermektedir. Henüz milletvekili de¤ilken Pentagon’a gidip rozet alarak Baflbakanl›k koltu¤una oturan Amerikanc› Tayyip hükümetini zorlayan esas mesele ise Türkiye halk›n›n ABD iflgal ve sald›rganl›¤›na tepkisi ve ülkemizin ABD destek üssü olarak konumland›r›lmas› plan›na karfl› gösterdi¤i durufltur. Irak Kürdistan’›ndaki fiili devletleflme olgusu ve PKK-KADEK’e yönelim konusunda efendi-uflak aras›nda gündeme gelen sorunlar›n varl›¤› ki bu sorunlar, geleneksel TC siyaseti ve varl›¤› aç›s›ndan Türk egemenlerince oldukça önemsenen hassas olunan problemlerdir. Kitlelerin anti-Amerikanc› duygular› ve öfkesiyle birleflince AKP iktidar› oldukça zorlanmaktad›r. TC Baflbakan›’n›n zaman zaman Felluce katliam›na, Filistin’e, Kerkük’e vs. göndermeler yaparak “elefltirel” görünümlere bürünme çabalar› özünde onun Amerikan karfl›tl›¤›n› de¤il, kitlelerden gelen zorlamaya uygun siyasal argümanlar kullanma ihtiyac›n›n bir sonucudur. fiu gerçekle bir kez daha yüz yüzeyiz: en az›l› Amerikanc›lar da olsalar, kitlelerin gazab›na, nefretine ve muhalefetine ra¤men aç›ktan Amerikanc›l›k yapmak her zaman mümkün olmuyor ve böylesi bir cürete sahip olmak yüklü bir bedeli gerektirir. Bu bedel,

yüzde 40’lar› aflan son AB sürecindeki hamleleri ile zirveye varan siyasal popülaritenin h›zla kaybolmas› ve aya¤›n›n alt›ndaki topra¤›n kaymas› olacakt›r. Bu bedeli göze alamad›¤›nda da ödeyecek oldu¤un bedeller bulunuyor kuflkusuz: Rice’›n “iliflkilerimizin gelece¤i Amerikan karfl›tl›¤›n›n afl›lmas›na ba¤l›d›r” ültimatomu ve ayn› günlerde gündeme gelen ve AKP içinde yaflanan kopmalar ve Erkan Mumcu depremi gibi… Bu geliflmelerin siyasal anlam›n› AKP’ye yönelik ABD’nin balans ayar› ve hizaya çekme operasyonu olarak okumak gerekir. ABD emperyalizminin seçeneksiz olmad›¤›n› emperyalist hegemonyas›na uygun bulmad›¤› tutumlara sessiz kalmayaca¤›n› ve bofl durmayaca¤›n› göstermesi anlam›nda etkili ve önemsenmesi gereken bir hamledir bu operasyon. Ne diyelim; varl›¤›n› emperyalizme borçlu olanlar, emperyalistlerin elinde bir oyuncak ve piyon olarak oynanmaya mahkumdurlar. Sonuç olarak: ülkemizin emekçileri ve çeflitli milliyetlerden halk›m›z ABD emperyalizmine karfl› öfke yüklüdür. Güçlü ABD karfl›t› duygular tafl›maktad›r. Bu tepki ve öfkeyi kimi zaman soka¤a yans›tsa da esas olarak bunun derinlerde biriktirilmifl yüksek bir potansiyel oldu¤unu söylemek daha do¤rudur. Bu yo¤unlaflm›fl potansiyel öfkenin etkili bir anti-emperyalist mücadelenin imkanlar›n› ve koflullar›n› yaratt›¤›n› görmek durumunday›z. Bunu kavramak ve bu mücadeledeki öncülük misyonumuzu belirgin bir pozisyona dönüfltürmek aslolan görevdir. Kitlelerin bilinç ve duygular›ndaki anti-Amerikanizmi güçlü ve tutarl› antiemperyalist bilince dönüfltürmek; potansiyel bak›mdan güçlü olan› a盤a ç›kar›p soka¤a-eyleme-prati¤e dönüfltürmek gibi bir irade ortaya koymak, öncülük misyonuyla yüklü oldu¤umuzu kavramak ve pratiklefltirmek zorunday›z. Bu, bir yandan Amerikan uflaklar›na karfl› etkili bir teflhir ve ajitasyon ile ABD’ciler tedrici olarak seslerini kesmek zorunda b›rak›larak, di¤er yandan ise her türden AB’ci uflaklara ve yay›lmaya çal›fl›lan demokratik burjuva reformcu hayallere karfl› AB emperyalizmi teflhir edilerek baflar›labilecek bir görevdir. Son olarak; özellefltirmelere, iflten ç›kart›lmalara, örgütsüzlefltirmeye, köylülü¤e yönelen emperyalist talan politikalar›na, Kürt halk›na yönelen inkarc›-flovenist sald›r› ve bask›lara, gençli¤e yap›lan faflist sald›r›lara vb. k›sacas› hayat›n her alan›nda yürütülen ekonomik-demokratik hak ve özgürlükler talepleri ile yürütülen mücadelede anti-emperyalizm vurgusu özel bir yer tutmal› ve bu mücadelenin ayr›lmaz-asli bir ö¤esi olarak ele al›nmal›d›r. Anti-emperyalizm, demokrasi, ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelesinin asli bir unsuru olarak devrimimizin kilit meselelerinden biridir ayn› zamanda.


4

11-23 Mart 2005

S›n›fsal Bak›fl BU YIL ÇOK SICAK OLACAK “Ayn› zamanda ve ücretlilik sisteminin getirdi¤i genel köleleflmenin tamam›yla d›fl›nda olarak, iflçiler, bu gündelik mücadelenin kesin sonucunu fazla abartmamal›d›r. Unutmamalar› gerekir ki, sonuçlara karfl› mücadele etmektedirler, bu sonuçlar›n nedenlerine karfl› de¤il; unutmamalar› gerekir ki, afla¤› do¤ru inen hareketi yaln›zca geciktirmekte, ama yönünü de¤ifltirmemektedirler; ancak geçici çareler bulmakta, ama hastal›¤› iyi etmemektedirler. Demek ki, iflçiler, sermayenin ara vermeden sürüp giden gasplar›n›n ya da piyasa de¤iflikliklerinin do¤urdu¤u bu kaç›n›lmaz gerilla savafllar›na kendilerini tamam›yla kapt›rmamal›d›rlar. Anlamalar› gerekir ki, bellerini büken, bütün yoksullu¤u ile birlikte, mevcut düzen, ayn› zamanda, toplumun ekonomik dönüflümü için gerekli maddi koflullar› ve toplumsal biçimleri de yarat›r. ‘Adil bir iflgünü karfl›l›¤›nda adil bir ücret!’ biçimindeki tutucu slogan yerine, bayraklar› üzerine flu devrimci slogan› yazmal›d›rlar: ‘Ücretlilik sisteminin kald›r›lmas›!’” (Marks, Ücret, Fiyat ve Kar1865; Marks-Engels, Seçme Yap›tlar, Cilt 2, Sol Yay. 1.Bas›m, sf.90) “Ama, ‘savafl okulu’ savafl›n kendisi de¤ildir. Grevler iflçiler aras›nda yayg›nlaflt›kça (baz› sosyalistler de dahil) baz› iflçiler, iflçi s›n›f›n›n s›rf grevlerle, grev fonlar› ya da grev denemeleriyle yetinebilece¤ine, grevlerle iflçi s›n›f›n›n flartlar›n›n bir hayli düzeltilebilece¤ine, hatta iflçi s›n›f›n›n kurtuluflunun elde edilebilece¤ine inanmaya bafllar. Baz›lar› birleflmifl bir iflçi s›n›f›nda ve küçük grevlerde bile ne denli bir güç bulundu¤unu görünce iflçi s›n›f›n›n kapitalistlerden ve hükümetten istedi¤i her fleyi elde etmesi için, iflçilerin bütün ülke çap›nda s›rf bir genel grev yapmalar›n›n yetece¤ini san›rlar. Bu fikir, iflçi grup hareketinin ilk aflamalar›nda iflçiler henüz tecrübesizken baflka ülkelerin iflçileri taraf›ndan da dile getirilmiflti. Bu yanl›fl bir fikirdir. Grevler, iflçi s›n›f›n›n kurtuluflu u¤runda mücadele yollar›ndan biridir. Fakat tek yolu de¤ildir. ‹flçiler dikkatlerini di¤er mücadele yollar›na çevirmezlerse, iflçi s›n›f›n›n geliflmesini ve baflar›lar›n› yavafllatacaklard›r.” (Lenin, Grevler Üzerine-1899; Bütün Eserleri, ‹ngilizce Bas›m, sf.310-319) SEKA iflçilerinin, belgin hale gelen slogana yans›d›¤› biçimde “k›v›lc›m” olan direniflleri sürmekte, TEKEL tütün iflçileri baflta olmak üzere, özellikle özellefltirme kapsam›ndaki iflletmelerdeki iflçiler ve kamu çal›flanlar› dahil bütün emekçiler hareketlenmiflken; sürece müdahale etmede üzerimize düflenleri s›n›fsal perspektifimize uygun bir politikayla

yerine getirmek durumunday›z. MLM ideolojinin ustalar›ndan aktard›¤›m›z iki pasaj› birlikte okuyup, Türkiye iflçi s›n›f› hareketinin 12 Eylül sonras› sürecinin de¤erlendirmesini yapt›¤›m›zda, günümüzdeki geliflmelere nas›l yaklaflmam›z gerekti¤i kendili¤inden ortaya ç›kmaktad›r. Öncelikle, hiç kuflkusuz bu direniflin alabildi¤ine güçlü bir biçimde desteklenmesi gerekmektedir. Bu eylem, faflist partilerden reformistlere, gerici/sar› konfederasyonlara ve sendikalara kadar bir dizi kesimin sahiplenmesi ve kuflatmas› alt›nda sürmekte ise de, komprador patron-a¤a devleti ile hesaplaflma mevzisi haline gelmifltir. Ülke çap›nda onbinlerce hatta yüzbinlerce iflçi ve emekçinin direniflini/eylemini tetikleyen ve etkileyen bir boyut kazanm›flt›r. Sendika yönetimlerine çöreklenen faflist, gerici, reformist sendika a¤alar›na karfl› mücadelede yeni bir evrenin bafllat›lmas› için koflullar› olgunlaflt›rm›flt›r. Direnifle en büyük destek, özellikle di¤er iflyerlerinden verilebilecektir. Bunun için tabandan gelen zorlamalara güç vermek ve yeni direniflleri örgütlemek gerekir. Bu konuda flimdiden TEKEL ve Telekom iflçileri belli bir mesafe alm›fl durumdad›rlar. Bir di¤er büyük güç merkezi SEKA iflletmesinin bulundu¤u yörenin halk›d›r. Halk›n belli bir deste¤i olsa da bunun yeterli düzeyde bulundu¤u söylenemez. Bunu daha üst seviyeye yükseltmek için çal›flma yürütmek gerekmektedir. Geçmifl deneyimler, her iki noktada verilen deste¤in direnme gücünü artt›rd›¤›n› göstermektedir. Bu dönem zarf›nda di¤er mücadele alanlar›nda da (semtlerden ö¤retim kurumlar›na kadar bütün alanlarda) çok çeflitli eylem biçimleriyle destek faaliyeti sürdürülmelidir. Direnifl önderli¤inin, örgütlülü¤ün ve direnenlerin bilinç seviyesinin belirleyicili¤i bir yana, di¤er faktörlerde bize düflen görevleri azami oranda yerine getirmek durumunday›z. Soruna daha genifl ve derin bir perspektifle yaklaflt›¤›m›zda, günün pratik görevleriyle beraber, ihmal etmememiz gereken baflka önemli görevlerimiz oldu¤unu da görmemiz gerekiyor. Bunlar›n bafl›nda, Marks ve Lenin yoldafllardan yapt›¤›m›z al›nt›larda dikkat çektikleri hususlar geliyor. Ekonomik talepler u¤runa mücadelenin, nihayetinde düzen içi bir limanda demirleyece¤i, bunun sisteme yönelen bir içerik tafl›mad›¤› takdirde kal›c› bir direnifl mevzisi yaratamayaca¤› unutulmamal›d›r. Kendili¤indencili¤in tipik karakteristi¤inin yans›d›¤› bu ve benzeri bütün örneklerde; direnifl nas›l

17 sonlan›rsa sonlans›n, k›sa ya da uzun vadede hakim s›n›flar kazançl› ç›kacaklard›r. Direniflteki iflçiler pek tabii ki kutlanacak, yüreklendirilecek ve destekleneceklerdir. Bu bir çok eylemde oldu¤u gibi SEKA ve di¤er direnifl pratikleri boyunca da devam etmektedir. Bizim iflimiz bununla s›n›rl› de¤ildir. Direniflte/eylemde bulunan iflçilere ve emekçilere politik kimlik kazand›r›lmas› gerekmektedir. S›n›f bilincinin oluflmas› için, gelifltirdikleri eylemler bunun nesnel flartlar›n› elveriflli hale getirmifl bulunmaktad›r. Sorun, bu bilincin onlara d›flar›dan tafl›nabilmesidir. Bunun için tek yol s›n›fla uygun yollarla temas kurulmas› ve uygun araçlarla nüfuz edilmesidir. Sendikal faaliyetinin bulunmad›¤› alanlarda di¤er örgütlülüklerimiz arac›l›¤›yla ajitasyon propaganda çal›flmalar›m›z›n bu konu özgülünde s›n›fa yöneltilmesi gerekmektedir. Bir di¤er konu, Lenin yoldafl›n de¤indi¤i “genel grev” meselesidir. ‹lke olarak hiçbir mücadele biçimini reddetmedi¤imiz aç›kt›r. Genel grev, ilk önce, gere¤inden çok riskler ve a¤›rl›klar tafl›yan bir eylem biçimidir. Yanl›fl zamanda ve hesaps›z devreye sokulmaya kalk›ld›¤›nda kullanmaya kalkanlara büyük zararlar vermektedir.. Onca birikimi ve haz›rl›¤› y›llarca geriye götürdü¤ü gibi, kitlelerde uzun y›llar giderilmesi zor bir güvensizlik yaratmakta ve do¤all›¤›nda karfl›-devrimi güçlendiren sonuçlar do¤urmaktad›r. ‹kincisi, önderlik tesisi ve inisiyatif kullan›m› aç›s›ndan bir güç sorunudur. Üçüncüsü, devrimci durumun yükselifli bak›m›ndan bizimki gibi ülkelerde en erken stratejik denge aflamas›nda kullan›labilecek bir eylem silah›d›r (mutlaklaflt›rmamakla beraber). Dördüncüsü, zamans›z ve ölçüsüz kullan›ld›¤› koflullarda toplu ayaklanma hayalleri yayarak kitleleri bozguna u¤rat›r. Bunun, uyar› niteli¤inde dayan›flma amaçl› yerine getirilmesi ile belli bir süreye yay›larak bütün sektörlerde kapsaml› biçimde yap›lmas› aras›nda hiç kuflkusuz farklar vard›r. Kald› ki ülkemizde sendikalaflma oran›n›n yüzde 8 oldu¤u, sendikas›z iflçiler üzerinde onlar› böylesi bir eyleme sevk edecek bir önderli¤in de bulunmad›¤› düflünülürse, genel grevle amaçlanan “hayat›n durdurulmas›” hedefine, bütün sendikalar›n kat›l›m› olsa bile, ulafl›lamayaca¤› da aç›kt›r. Buna ra¤men en “büyük” konfederasyon olarak Türk-‹fl baflta olmak üzere di¤erleri de “genel grev” olay›ndan özelikle uzak durmaktad›rlar. Yasalarca “yasak” kapsam›ndaki bu eylem biçiminin her fleye ra¤men hakim s›n›flar için rahats›zl›k verici bir boyut tafl›mas› ve kontrolden ç›kma riski, tabandan gelen yo¤un talebe ›srarla kulak t›kamalar›na neden olmaktad›r. 4 Mart’ta Türk-‹fl’in önderli¤inde KESK ve D‹SK’in de kat›l›m›yla gerçeklefltirilen genel “iflyeri terk etmeme” eylemi, “genel grev” talebinin savufltu-

rulmas› için uydurulan bir “yasak savma” idi. Bu, bütün reformistlerce “bu da bir fleydir” diye desteklendi. Süreç ezelden beri zaten böyle iflletiliyor. ‹stanbul’da Türk-‹fl’e ba¤l› 17 sendika flubesinin s›k s›k “üretimden gelen gücün kullan›lmas›na” vurgu yapan 24 fiubat tarihli bildirgesi; büyük bir tutars›zl›k içinde, bir yandan, “talebimiz yöneticilerimizin iflçilerin sesine kulak vermesidir” cümlesine yer verirken, bir yandan da, “art›k beklemeyece¤iz”, “mücadelelere öncülük etmek tarihi sorumlulu¤umuzdur” demekte ve sözü, “üzerimize düfleni yapaca¤›m›z› ilan ediyoruz” diye ba¤lamaktad›r. ‹mzas› olan sendikalardan TEKS‹F ve Liman-‹fl hariç tümünün genel merkezleri di¤er baflka sendikalarla birlikte (18 sendika), 1 Aral›k 1989’da “Amaçlar›m›z ve Türk-‹fl’in Görevleri” bafll›kl› bir bildirge ile benzer biçimde ve içerikte kamuoyuna aç›klama yapm›fllar, Türk-‹fl önderli¤ini kendine çeki düzen vermeye davet etmifllerdi. Ad› geçen sendikalar (ve flubeler) içinde hiç kuflkusuz devrimcilerin önderlik etti¤i ve do¤ru bir anlay›flla yönetilen istisnai örnekler olmakla beraber, geçmiflten beri bu tip alt platformlara da damgas›n› vuran esas olarak sendikal bürokrasi ve reformizm olmufltur. ‘89 Bahar eylemliliklerinin yaratt›¤› yukarda and›¤›m›z bildirge gibi son aylarda SEKA’n›n da katk›s›yla t›rman›fla geçen iflçi ve emekçi eylem ve direnifllerinin ‹stanbul Türk-‹fl flubelerine haz›rlatt›¤› bildirge, Türk-‹fl yönetimine yaz›lan bir dilekçe de¤ilse e¤er, gere¤i yap›lmal›d›r. Emperyalizmin komprador burjuvazi ve toprak a¤alar› s›n›flar› eliyle bu ülkenin de¤erlerine olan kapsaml› sald›r›s› giderek h›z kazan›yor. Bunun için bir yandan hukuki altyap› tesis ediliyor, bir yandan iktisadi alanda ad›mlar at›l›yor, bir yandan da uygulama tam gaz sürdürülüyor. SSK yasas›nda de¤ifliklikler, Sendika ve T‹S yasas›nda de¤ifliklikler, Kamu Personel Yasas›’n›n ç›kar›lmas›, Gelirler ‹daresinin Yeniden Yap›land›r›lmas› k›sa vadede büyük çapl› sald›r› dalgas›n›n bir boyutunu olufltururken; TEKEL’den bafllayarak Telekom’la sürecek ve THY’ye kadar uzanacak listede yine k›sa vadede bir dizi özellefltirilecek kurum bulunuyor. Di¤er taraftan iflsizlik ve yoksullaflman›n e¤risi yukar›ya do¤ru “istikrarl›” bir biçimde t›rman›yor. Bütün bunlar›n baflka bir göstergeden sa¤lamas› ise, faflist diktatörlü¤ün AB demokratikleflmesi soytar›l›¤› alt›nda, s›radan demokratik hak kullan›mlar›n› olanca fliddetiyle bast›rmaya kalkmas›nda görülüyor. Do¤al ki, fliddet ve icazet orant›l›l›k arz ediyor. Bu süreç, meteoroloji uzmanlar›n›n de¤il de toplumsal gerçekliklerin gösterdi¤i üzere 2005’in bahar aylar›ndan bafllayarak çok s›cak geçece¤ini gösteriyor. S›n›f mücadelesine her zaman haz›r›z, çünkü zaten içindeyiz ama, bu sefer bizi daha zorlu ve daha çetin muharebeler bekliyor.


5

17 4 Mart tarihinde Bak›rköy Özgürlük Meydan›’nda eylem yapan Belediye-‹fl fiubelerine üye iflçiler geceyi Bak›rköy Belediyesi’nde geçirdiler. Her akflam saat 17:00’de Özgürlük Meydan›’nda aç›klama yapan sendika üyeleri, 3 Mart 2005 tarihinde de ayn› yerde toplanarak Belediye ile yaflanan sorunlarda Bak›rköy Belediyesi’nin sorunlar› çözmek yerine iflyeri temsilcisi Ercan Gürünlü’yü iflten atmas›n› protesto etti. Aç›klamaya Belediye-‹fl Sendikas› 1 ve 2 No’lu fiubeler ve Tüm Bel-Sen kat›l›rken Belediye-‹fl 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Gülüm, sosyal haklar›n›n ellerinden al›nmas›na karfl› bafllatt›klar› süreçten kopmak isteyen çal›flanlara dava açacaklar›n› belirtti. Ercan Gürünlü ertesi gün iflbafl› yapt›. Konu ile ilgili Belediye-‹fl 2 No’lu fiubesi Mali Sekreteri Ercan Gürünlü’den görüfl ald›k: - Yaflad›¤›n›z sorunlar› bize k›saca aktar›r m›s›n›z? - Bak›rköy Belediyesi’nde uzun bir zamand›r sorun yafl›yoruz. Bu sorunun geldi¤i son noktada ifl aktim tamamen düzmece bir evrakla fesh edildi. Hem SEKA’n›n kapat›lmas›na karfl› tavr›n, hem de benim özgülümde de Bak›rköy Belediyesi’yle yaflanan sorundan kaynakl› eylemi buraya kayd›rma karar› al›nd›. - Sizin flahs›n›zda esas hedef örgütlü mücadeleydi. Sald›r›y› biraz açar m›s›n›z? ‹flçilerin tavr› nas›l oldu, nas›l de¤erlendiriyorsunuz? - Bak›rköy Belediyesi’nde CHP iktidara geldi¤inde biz bu süreci anlamaya çal›flt›k. Yani politikas›n›, yaklafl›mlar›n›, iflçilere davran›fl›n›, sorunlara yaklafl›m›n› 1 y›ll›k bir süre incelemeye/izlemeye çal›flt›k. ‹flçiler içerisinde bize dönem dönem tepki gösterenler,

Sald›r›lar›n hedefi örgütlü güçtür bizi CHP’ye yak›n olarak görenler oldu. Biz bu sorunun böyle olmad›¤›n› bir süreç yaflanacaksa, o süreçte hakl›l›k pay›m›z›n olmas› gerekti¤ini her gün iflçilerle toplant›lar yaparak, iflçilerle süreci tart›flarak anlatmaya çal›flt›k. Bizim sürecimiz asl›nda toplu sözleflme süreci. fiube yönetiminde olan ve ayn› zamanda Bak›rköy Belediyesi iflçisi olan bir arkadafl›m›z bu dönem iflten at›ld›. Bu toplu sözleflme sürecinde biz bir tart›flma süreci bafllatt›k. Bu tart›flma sürecine de iflçilerimiz sahip ç›kt›. Belediye Genel ‹daresi ile yapm›fl oldu¤umuz görüflmeler üzerine arkadafl›m›z tekrar ifle döndü. Gelinen süreçte Belediye ile %13’lük zam noktas›nda davam›z oldu. Bu davay› biz mahkemede kazand›k. Belediye yönetimiyle bu sorunu masada çözmek için görüflmeyi teklif ettik. Belediye yönetimi bir türlü masaya gelmedi. % 13’lük zamma iliflkin tekrar dava açt›k. Bunun külfeti Belediye’ye biraz daha yüklü oldu. Yüklü oldu¤u için de Belediye yönetimi bu sefer de¤iflik bir taktik izleyerek iflçilere bask› uygulamaya, iflçileri yerinden etmeye, temsilcilik seçimlerinde bire bir müdahale etmeye kalkt›. Bu süreçte Belediye’de alaca¤›m›z birikti. Alacaklar›m›z›n ödenmesi yönünde bir çözüm sa¤lanmad›. Ayr›ca bu süreçte memur temsilcileriyle de, Tüm Bel-Sen’de ortaklaflmay› sa¤lad›k. Eylemlerimizde hem Tüm Bel-Sen’in hem de Belediye-‹fl’in sorunlar› üzerinden çal›flmaya bafllad›k. Belediye yönetimi devaml› sorunlar› çözen ya da sorunlar› ortadan kald›ran de¤il de, sorunlar› erteleyen bir anlay›fl üzerinde durmay› kendisine esas ald›. Bu flube yönetiminin karfl›s›na geldi. Biz de her seferinde Belediye yönetimine karfl› bir tav›r

Emekçinin Gündemi SEKA D‹REN‹fi‹ TÜM SINIF GÜÇLER‹YLE OMUZLANMALIDIR! Toplumun her kesiminden gelen tepkilerin görmezden gelinerek, kapat›lmas›nda ›srar edilen SEKA ‹zmit Fabrikas›’ndaki direnifle 47. gününde sürerken ülkemizin dört bir taraf›ndan destek gelmeye, direniflin baflar›ya ulaflmas› için, baflta TEKEL iflçileri olmak üzere tüm iflçi ve kamu emekçileri taraf›ndan uyar› eylemleri yap›lmaya devam etmektedir. Emperyalist efendilerinin karfl›s›nda “süt dökmüfl kedi” gibi sessizleflen uflak AKP hükümetinin icazetli baflbakan› R. Tayyip Erdo¤an söz iflçilere geldi¤inde bir anda “ASLAN” kesilebilmektedir. Kuruldu¤u günden (1936) 1980 y›l›na kadar, her y›l büyüyerek y›lda 617 bin ton üretim kapasitesine ulaflan SEKA ‹zmit iflletmesinin büyümesi, yeni yeni fabrikalar›n aç›lmas›na da neden olmufltur. Üretim kapasitesi son 20 y›lda emperyalist politikalar do¤rultusunda h›zla düflürülen ve hiç bak›m yap›lmayan fabrikan›n h›zla zarar etmesi sa¤lanm›fl, ülkemizin ka¤›t ihtiyac›n›n neredeyse % 60’› d›flar›dan özel sektörler taraf›ndan ithal edilmeye bafllanm›flt›r. Buldu¤u her f›rsatta emperyalist efendilerine yaranmak için biz emekçilere sald›ran, en küçük hak alma giriflimini bile, cop ve gaz bombalar›yla bas-

11-23 Mart 2005

t›rmaya çal›flan faflist TC diktatörlü¤ü, ülkemizin bütün de¤erlerini yok pahas›na emperyalistlere ve komprador burjuvaziye peflkefl çekmenin u¤rafl› içerisine girmifltir. SEKA ‹zmit iflletmesi için 5 milyon dolar› çok bulan uflak AKP hükümeti R. Tayyip Erdo¤an için al›nan uça¤a devletin kasas›ndan 50 milyon dolar› vermekten hiç de çekinmemifltir. Oysa o uça¤›n maliyetiyle 10 tane SEKA kurtar›labilirdi. SEKA iflçilerinin çakt›¤› k›v›lc›m bugün ülkemizin dörtbir taraf›nda cevap bulmufl, TEKEL iflçileri baflta olmak üzere destek olunmufl, çak›lan k›v›lc›m bir atefle dönüflmüfltür. SEKA özellefltirmelere, tasfiye ve peflkefle karfl› flu anda kritik bir engel durumundad›r ve h›zla bast›r›lmas› ve bitirilmesi gerekilen bir durumdad›r. Ki bu gerçekten böyledir. TEKEL’in, TÜPRAfi’›n, PETK‹M’in, THY’nin ve TELEKOM baflta olmak üzere daha karar› al›nmam›fl irili ufakl› birçok iflletmenin de devrini flu anda engellemektedir. SEKA direnifli gerçekten de yaln›zca SEKA iflçilerinin s›rt›ndan yürüyecek/yürütülecek bir direnifl de¤ildir. Direnifl tüm s›n›f güçleriyle birlikte omuzlanmas› gereken a¤›rl›kta bir direnifltir. Aksi yenilginin güç dengeleri bak›m›ndan kaç›n›lmaz oldu¤unu bizlere ac› bir flekilde ö¤retecektir. SE-

ald›k. Örgütlü bir flekilde, haftada iki akflam Özgürlük Meydan›’nda oturma eylemi yapmay› belirledik. Geçen süreçte Belediye yönetimi bize karfl› çözüm üretme yerine tav›r almay› benimsedi. Bu süreçte benim kulland›¤›m Toplu Sözleflme Maddesi olan 10. Madde’nin (e) f›kras› fiube Mali Sekreteri’nin yapmas› gerekti¤inin çok belli oldu¤u ve belediye yönetimi taraf›ndan benim iflten ayr›lmam (mesai saatinde) veya iflyerinde di¤er iflçilerle görüflmem ciddi anlamda problem haline geldi. Problem haline geldi¤inden ötürü de Belediye yönetimi beni disipline sevk etti. Disiplinde bana 1 yevmiye ceza verildi. Yang›ndan mal kaç›r›r gibi disiplin karar›yla ifl aktime son verildi. Bu sald›r›, örgütlü duruflumuz, sendikal duruflumuzu hedefliyordu. ‹flçiler soruna direngence sahip ç›kt›lar. Bir iflçinin sendikal çal›flma nedeniyle iflten at›lamayaca¤›n›, bunun hukuksuzlu¤unu gören iflçiler Belediye’ye geri ad›m att›rd›. “ÖRGÜTLÜ GÜÇ HERfiEY‹ YAPAB‹L‹R” - Erol Özdemir (Belediye-‹fl 2 No’lu fiube Bak›rköy Atölye Temsilcisi): ‹flçilerimiz iflten at›l›yor, sendika mali sekreterimiz iflten at›ld›. Bu noktada biz kararl›y›z. Bir haftad›r burada eylemlilikler yap›yoruz. ‹fli yavafllat›yoruz. Her akflam burada oturma eylemleri yap›yoruz. Bize burada çeflitli emek örgütlerinden, ‹stanbul’da flubesi bulunan ya da Bak›rköy’de flubesi bulunan gerek E¤itim-Sen, gerek Tüm Bel Sen ayn› ifl yerinde çal›flmakta bulunan ve di¤er üyelerden, birçok örgütten destek geliyor. Belediye-

KA iflçilerinin örgütsüz ve önderliksiz bir konumda olmas› da, direniflin yaln›zca SEKA iflçilerinin omuzlar›na b›rak›lamayacak kadar a¤›r oldu¤unu göstermektedir. As›l sorunun sendikalar›n bafl›na çöreklenmifl olan ihanetçi, reformist ve iflbirlikçi önderliklerin ipli¤inin pazara ç›kart›l›p teflhir edilmesi ve tasfiye edilmesi oldu¤unu görmek ve bilince ç›kartmak oldu¤unu bilmek ve kavramak zorunday›z. En son 16 fiubat’ta Emek Platformu’nun eyleminin ki, genel grev vb. dillendirmelerle bafllayan komedi ö¤len paydosunda bas›n aç›klamas› fleklinde geçifltirilmifl, tam bir fiyasko olmufltur. Dolay›s›yla da düflman› d›flar›da araman›n gere¤i yoktur. As›l düflman devletle iflbirli¤i yapan, baflta konfederasyonlar olmak üzere sendikalar›n bafl›na çöreklenmifl iflbirlikçi, tasfiyeci ve ihanetçi unsurlard›r. Türk-‹fl’in 1 Mart’ta yapt›¤› Baflkanlar Kurulu’ndan ç›kan 4 Mart 2005 günü iflyerlerini terk etmeme karar› da sorunun ne denli büyük oldu¤unu göstermektedir. Çünkü burada verilen sözler direniflin bitip-bitmemesinin göstergelerini tafl›maktad›r. SEKA iflçileri taraf›ndan yetersiz ve eksik görülen bu eylem Türk-‹fl Baflkan› Salih K›l›ç’ ›n yuhalanmas›yla sonuçlanm›flt›r. Ayr›ca Türk-‹fl Baflkanlar Kurulu öncesi Petrol-‹fl Sendikas› ve Belediye-‹fl ‹stanbul flubeleri baflta olmak üzere 33 sendika flubesinin Türk-‹fl’ e uyar› anlam›n› tafl›yan bir aç›klama yapmalar› Konfederasyonlar›n ve genel merkezlerin bafl›na çöreklenen ihanetçi, iflbirlikçi sendikal an-

‹fl Genel Merkezi de Türk-‹fl’in ald›¤› karar do¤rultusunda burada yaflanan sorunlar› da göz önüne alarak Bak›rköy’e ald› bu eylemi. Biraz cesaretli olmam›z gerekiyor. Kiflisel kayg›lar›m›zdan da biraz ar›nmam›z gerekiyor ki bir fleyler yapal›m. Aksi halde kiflisel kayg›lar› olanlar›n birer birer harcand›¤›, görünen. En kontrollü güç örgütlü güçtür. Belki bin kifliyle ç›kt›¤›n›z yerde çok fley yapamazs›n›z. ‹çi bofl bir kalabal›kt›r. Ancak örgütlü; bilinçli 100 kifliyle ç›kt›¤›n›zda çok güzel fleyler baflar›rs›n›z. Bunun da altyap›s›n›n siyaset olarak donan›ml›, sendikal bak›mdan donan›ml› olmas› gerekiyor. Ne istedi¤ini bilmek gerekiyor. Bize biçileni, bize dayat›lmak isteneni bilmek gerekiyor. Siyasi konjonktürü bilmek gerekiyor. Bunun için de yine biz sendikal görevleri olan, temsilcilik yapan, yöneticilik yapan insanlara çok görevler düflüyor diye düflünüyorum. - Mustafa Karakufl (Belediye-‹fl 2 Nolu fiube Kartal Temsilcisi): - Devlet; istihdam sahalar›n› kapat›yor, yeni istihdam alanlar› açm›yor, iflçiler iflten at›l›yor. ‹flte hükümetin yap›s›. Sendikalar›n kendi içerisinde s›n›f dayan›flmas› zay›flam›fl, yerini ç›kar kavgas› alm›flt›r. Bu ç›kar da iflçilerin s›rt›ndan kazand›klar› ayl›klard›r. Yani sendikalarda rant vard›r. Bu sendikalarda s›n›f zemininde mücadele yürütüldü¤ü söylenemez. Yani yaflanan yeni yasal düzenlemeler kamu iflçilerinin, emekçilerinin uzun mücadelelerle, bedellerle kazand›klar› haklar› tasfiye ediliyor. Özellefltirmelerle, tafleronlaflma yoluyla daha boyutlu sömürü yap›l›yor. Buna karfl›; 15-16 Haziran iflçi eylemleri vard› 70’li y›llarda s›n›f sendikac›l›¤› vard›. fiimdi de böyle bir durufl, mücadele laz›m. Bunun zeminlerinin haz›rlanmas› laz›m. (‹stanbul)

lay›fllara da ciddi bir uyar› niteli¤indedir. 18 fiubat’ta ö¤len saatlerinde Adana’da TEKEL iflçilerine ve akflam saatlerinde de SEKA iflçi ve ailelerine sald›ran faflist diktatörlü¤ün kolluk güçleri 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nü kutlamak için, Fatih Saraçhane’de bir araya gelen iflçi ve emekçilerle beraber devrimcilere cop, biber gaz› ve gaz bombalar›yla sald›rm›fl, onlarca kifliyi yaralayarak gözalt›na alm›flt›r. Bu da yetmezmifl gibi, Beyaz›t Meydan’›nda etkinli¤i kutlamak isteyen emek güçlerine miting da¤›l›m›nda tekrar sald›rm›fl ve gerçek yüzlerini bir kez daha göstermifllerdir. Ayn› gün iki ayr› yerde (biri Kad›köy) miting yap›lmas› tüm emekten yana s›n›f güçlerinin dikkate almas› gereken bir durumdur. Özellikle kendisini s›n›ftan ve emekten yana gösteren ve bizim de devrimci olarak gördü¤ümüz bir kurum/yap›lanmaman›n ayr› bir 8 Mart kutlamas› yapmas› da tüm s›n›f güçlerinin dikkate almas› ve geçmifl 1 May›s’tan ne derece ders ç›kartt›¤›m›z›n da göstergesi durumundad›r. Biz DDSB’li iflçi ve kamu emekçilerinin bilince ç›kartmas› gereken, Sendikal Birli¤imizin politikalar›na s›k›ca sar›l›p, s›n›f sendikac›l›¤› ilkeleri do¤rultusunda çal›flmalar›m›za h›z verip, yeni yeni mevziler kazan›p, kitlelerin o muazzam gücünü örgütleme gereklili¤idir. Yoksa SEKA iflçileri özgülünde yürütülen mücadelenin kazan›l›p, kazan›lmamas›ndan ziyade, iflçi s›n›f›na y›llar sonra tekrar hat›rlat›lan direnifl ve mücadele gelene¤inin yeniden afl›lanmas›d›r.


6

11-23 Mart 2005

17

Köylülerin mücadele yöntemleri Son y›llarda köylüler, hak alma mücadelesinde çeflitli yöntemler ve araçlar› kullanmaya bafllad›. Özellikle Bergama ve Sinan köylülerinin mücadele yöntemlerinin farkl›l›¤› ve kulland›¤› araçlar›n bizleri hangi sonuca götürdü¤ü karfl›laflt›r›ld›¤›nda bu durum a盤a ç›k›yor. Bergama köylüsünün 10 y›l› aflk›n bir süredir siyanürle alt›n arayan emperyalist tekellerden Eurogold’a (Normandy) karfl› yapt›¤› birçok eylemlerin yan›nda hukuk mücadelesini vermesi önemlidir. IMF politikalar›n› uygulayan egemenlerin tav›rlar›n› emperyalist tekellerin ülkemizde fabrikalar kurmas›n›, tar›m sektörüne hakim olmas›n›, serbest dolafl›m›n› sa¤layan yasalar›n ç›kart›lmas›n› teflhir etmek anlam›nda hukuksal anlamda baflar›lar kazan›lm›flt›r. Eurogold’a kapat›lma karar›n› veren mahkemelerin karfl›s›nda flirket isim de¤ifltirerek Normandy olarak tekrar aç›lm›fl ve ruhsatlar› çeflitli yönetmeliklerle tekrar düzenlenmifltir. Bunun karfl›s›nda Bergama köylüsünün yürüttü¤ü eylemlerle beraber k›sa süreli kazan›m olan hukuk mücadelesi gerici sistemin ve emperyalist flirketin bask›lar›na karfl› yeterli sonuçlar› vermekten uzakt›r. Bir di¤er örnek ise Sinan köylülerinin elinden devletin ald›¤› topraklar›n› iflgal etmesi, çat›flmaya girmesidir. Sinan köylülerinin y›llard›r iflledi¤i topra¤›n› devlete b›rakmamak için verdi¤i mücadele kendili¤inden, örgütsüz bir eylem yöntemi olmas›na karfl›n, direnifli ve hak aray›fl› olumludur. Toprak iflgali s›ras›nda çat›flmada gözalt›na al›nan köylüler bugün halen mahkemede yarg›lanmaktad›r. Bugün bakt›¤›m›zda Bergama köylülerinin kendi içlerinde örgütlü olduklar›n› görmekteyiz.

Elbette faflist sistemin sald›r›lar›na karfl› örgütlü olmak, örgütlü olarak karfl› koymak olumludur. Ancak köylülü¤e kimin nas›l önderlik etti¤i, tepkinin kime yöneltildi¤i de oldukça önemlidir. Ayn› flekilde Sinan köylülerinin topraklar›n›n ellerinden al›nmas›yla bafllayan kendili¤inden örgütsüz çat›flmas›yla yükselmifltir. Sinan köylülerinin örgütsüz, kendili¤inden geliflen baflkald›r›s› bu flekilde devam etti¤i sürece sürekli bask›ya maruz kalacak ve bir süre sonra yok olup gidecektir. Bergama köylülerinin uzun y›llar verdi¤i mücadele bu noktada t›kanmakla yüzyüzedir. Önderlik eden güçlerin niteli¤i burada baflat derecede önemlidir. Bu mücadelede ad› önde gelenlerden Oktay Konyar’›n birçok yerde çeflitli vesilelerle yapt›¤› aç›klamalarda kulland›¤› sözler incelendi¤inde de bu durum görülebilir. Proletarya Partisi’nin siyanürcü flirketi hedef alan sald›r›s›n›n ard›ndan “bu yöntemlerle bu iflin olmayaca¤›n›” döne döne tekrarlayan Konyar, son olarak Birgün Gazetesi’nde yay›nlanan söyleflisinde de “sivil itaatsizli¤i” flöyle tan›ml›yor; “Emniyet güçleri sald›rsa bile yan›t vermeyen, ‘yasal’ yollar›n d›fl›na ç›kmayan eylemler.” Bugün devam eden SEKA iflçisinin direniflinin, TEKEL iflçilerinin mücadelesine, Liman iflletmeleri’nin vb. özellefltirme karfl›t› eylemliliklerin yükselmesinde etkisini görüyoruz. SEKA iflçisinin direnifliyle tekrar harekete geçen iflçi s›n›f› eylemliliklerinin yükselifli köylü mücadeleleriyle beraber birleflik toplumsal mücadeleye dönüfltürülmeli, emperyalizme ve gerici uflak faflist devlete yöneltilmelidir. (Samsun)

“Tar›m çökme noktas›nda”

“A¤aya isyan” davas›na baflland› Diyarbak›r’›n Bismil ilçesinde tarlalar›na köy a¤as› taraf›ndan el konuldu¤u için topraklar›na sahip ç›karak eylem yapan ve bu yüzden haklar›nda dava aç›lan 4’ü tutuklu toplam 123 köylünün yarg›lanmas›na 28 fiubat günü baflland›. Bismil’in Sinan Köyü a¤as› Reflit Sinanl›’n›n, 3 ay önce kendilerine ait tarlalar› zorla sürmek istedi¤ini ifade ederek eylem yapan, bu nedenle jandarma müdahalesiyle karfl›laflan Sinan köylülerinin davas›na baflland›. Jandarman›n köylülere sald›r›s› sonucu 4 köylü tutuklanarak hapishaneye konulmufl, toplam 123

köylü hakk›nda da dava aç›lm›flt›. Bismil Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruflmada tutuklu san›klar Y›lmaz Duru, Abdullah S›caküzül, Bilal Karaer, Mahmut Yeflil ve tutuksuz yarg›lanan köylüler ile avukatlar› R›dvan Ero¤lu haz›r bulundu. “Mala zarar vermek”, “memura mukavemet” ve “toplumda infial yaratmak”la suçlanan köylüler yapt›klar› savunmada, suçsuz olduklar›n› belirterek, tahliyelerini istedi. Toplam 123 kifli yarg›land›¤› duruflmada, mahkeme tutuklu bulunan 4 köylü ile 20 kiflinin ifadesini ald›.

Mahkemedeki beyan›nda Avukat R›dvan Ero¤lu, “ma¤dur” askerlerin beyan›nda olaya kar›flan tutuklular›n olmad›¤›n›n tespit edilmesini ve olaya infial yarat›lmad›¤› için tutuksuz yarg›lanmalar›n› istedi. ‹fadeleri al›nmayan di¤er köylülerin ifadesinin bir sonraki duruflmada al›nmas›n› karar veren mahkeme, köylülerin tutuksuz yarg›lanmas›na karar verdi. Yarg›lanmalar› süren 123 kifli aras›nda ise 1988 do¤umlu C.A ve 1989 do¤umlu L.K adl› çocuklar da bulunurken, duruflmaya köylülerin büyük ço¤unlu¤unun gelmesi ise dikkat çekti. (H. Merkezi)

“A¤aya isyan” davas›na baflland› Türkiye tar›m›n›n yaflad›¤› gerilemeyi de¤erlendiren TMMOB Ziraat Mühendisleri Odas› Genel Baflkan› Gökhan Günayd›n; “Tar›m çökme noktas›nda” dedi. Günayd›n; Türkiye’nin özellikle 1999 y›l›ndan beri hem tar›msal hem de hayvansal üretimde geriye do¤ru gitti¤ini söyledi. Ekonomik göstergelerin ortaya koydu¤u rakamlarla tar›m sektörünün son 3 y›lda sürekli küçüldü¤ünü, 2005 y›l›nda da küçülmenin devam edece¤ini belirtti. Köylünün y›ll›k kayb›n›n giderek artt›¤›n› ifade eden Günayd›n, y›ll›k kayb›n 4 milyar dolar oldu¤unu da sözlerine ekledi. (Ankara)

AKP hükümetinin tar›m politikalar›n› elefltiren ‹brahim Yetkin, hükümetin köylüleri kand›rd›¤›n› söyledi. Türkiye Ziraatç›lar Derne¤i Genel Baflkan› ‹brahim Yetkin, 27 fiubat’ta yapt›¤› bas›n toplant›s› ile hükümetin tar›mda uygulad›¤› politikalar› de¤erlendirdi. Tar›mda kamusal alan›n giderek daralt›ld›¤›n›, bunun da yanl›fl bir uygulama oldu¤unu belirten Yetkin, hükümetin söz verdi¤i destek paketine dair hiçbir ad›m atmad›¤›n›, pakette Do¤rudan Gelir Deste¤i’nin 2005 y›l› ödemelerinin peflin yap›laca¤›na

dair söz verildi¤ini, ancak Tar›m Bakan› Sami Güçlü’nün yapt›¤› aç›klama ile ödemelerin iki taksite ayr›ld›¤›n› söyledi. Hükümetin gübre ve mazot fiyatlar›n›n indirilmesi konusunda ad›m atmad›¤›n›, Mart-Nisan aylar›nda yeterli ya¤›fl al›nmad›¤› taktirde üreticinin kurakl›k tehlikesiyle karfl› karfl›ya kalaca¤›n›, bunun özellikle de hububat üreticilerini etkileyece¤ini belirtti. Tar›m Yasa Tasar›s›’na da de¤inen Yetkin; bu tasar›yla sosyal devlet anlay›fl›n›n y›k›ld›¤›n›, tar›mda birçok alan›n özel sektöre devredildi¤ini de sözlerine ekledi. Türkiye üreticisinin AB üreti-

cisi ile rekabet etmesinin imkans›z oldu¤unu vurgulayan Yetkin, tar›m politikalar›n›n uluslararas› tekellerin iste¤i do¤rultusunda düzenlendi¤ini, ancak ülkenin gerçekli¤ine uygun bir tar›m politikas›n›n uygulanmas›n› istedi. G›da denetimi konusunda da görüfllerini aç›klayan dernek baflkan›, flu anda g›da denetimlerinde ciddi bir boflluk yafland›¤›n›n, ilaç denetiminin olmad›¤›n›n ve reçetesiz ilaçlar›n sat›ld›¤›n›n alt›n› çizdi. Özellikle kamusal tar›m›n korunmas› gerekti¤ini belirten Yetkin tar›ma daha fazla kaynak ayr›lmas›n› istedi. (Ankara)


7

17

11-23 Mart 2005

Yumurtal›k Sugözü Kömür Santrali çevreyi zehirliyor

Yaflam›n birçok alan›nda do¤al tahribatlara neden olan egemenler do¤ay› ve çevreyi de kendi kârlar› için yok etmekten çekinmemektedir. Do¤ada yaflanan y›k›m›n sorumlusu olan sistem, halk›n yaflam ve sa¤l›k koflullar›n› hiçe sayarak, do¤ay› yok etmek pahas›na yeni iflletmeler açmaktad›r. Bunun bir örne¤ini de Adana’da bulunan Yumurtal›k-Sugözü Kömür Santrali oluflturmaktad›r. Adana’n›n Yumurtal›k ‹lçesi’nde Türkiye ve Alman baflbakanlar›n›n törenle açt›¤› Yumurtal›k-Sugözü Kömür Santrali’nin çevreyi kirletti¤ini ifade eden çevre örgütleri, 1 y›l içerisinde a盤a ç›kan do¤a tahribat›n›n korkutucu oldu¤una dikkat çekiyor.

Yumurtal›k-Sugözü Kömür Santrali’nin ihalesinde yolsuzluk oldu¤unu da belirten Çevre ve Tüketici Koruma Derne¤i (ÇETKO) Bas›n Sözcüsü Yaflar Göko¤lu, “Denizde 6 ayd›r toplu bal›k ölümleri bafllad›. At›k ‘kül da¤lar›’ olufltu. Tonlarca kar-

Devletten köylüye yeni sald›r› yasalar› Devletin k›sa zaman önce Meclis’e sundu¤u Tar›m Sigortalar› Kanun Tasar›s›, herhangi bir nedenden dolay› meydana gelen zarar›n köylülerin ödeyece¤i prim üzerinden karfl›lanmas›n› öngörüyor. Köylülerin zararlar›n›n karfl›lanmas› için haz›rlanan Tar›m Sigortalar› Kanun Tasar›s› Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda görüflüldü. Tasar› tar›mda kurakl›k, don, sel ve dolu gibi do¤al afetlerden kaynaklanan zarar›n tar›m sigortas› kapsam›nda karfl›lanmas› hedefleniyor. Tasar›n›n AB ülkelerinde uygulanan havuz modeli feyiz al›narak haz›rland›¤› ifade edildi. Haz›rlanan sistemin yaflama geçirilebilmesi için Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤›, Hazine Müsteflarl›¤›, Türkiye Ziraat Odalar› Birli¤i gibi kurulufllar›n içinde bulundu¤u bir komisyon oluflturulacak. Sigorta flirketleri tar›m alan›ndan elde ettikleri gelirleri oluflturulacak havuza ak›tacak

ve zarar gören köylülere yard›m bu havuzdan yap›lacak. Yasalaflmas› halinde mevcut afet yard›mlar›n› ortadan kald›racak olan tasar›, sigorta flirketlerine de yeni rant kap›lar› aç›lmas›na neden olacak. Devlet köylüden toplad›¤› primler üzerinden zarar› karfl›lama flart›n› ortaya koyarak, prim ödeyemeyen köylülere hiçbir yard›mda bulunmayaca¤›n› resmen ilan etmifl oluyor. Tar›m Sigortas› için gerekli miktar olarak belirlenen 4 milyar dolar›n sadece 150 milyon dolar›n›n devlet taraf›ndan karfl›lanaca¤› aç›klamalar› bütçenin köylülerden toplanacak primlerle oluflturulaca¤›n› göstermektedir. Devlet politikalar›n›n bir sonucu olarak durumu her gün biraz daha kötüye giden köylünün bu primi ödeyemeyece¤i ortadad›r. Bu da demektir ki zarar gören köylülerin hiç biri devletten yard›m alamayacakt›r.(H. Merkezi)

bondioksit gaz› atmosfere sal›nmaya devam ediyor. Asit ya¤murlar›n›n çevre üzerindeki sinsi etkisi ise yak›nda ç›plak gözle de görülebilecektir” dedi. 1 saatte yakt›¤› 240 ton kömürden 60 ton kül oluflan Yumurtal›k-Sugözü Kömür Santrali çevreyi tahrip ediyor. Baflbakan Tayyip Erdo¤an ve Almanya Baflbakan› Gerhard Schröder taraf›ndan 24 fiubat 2004’te aç›lan, aç›l›fl›n üzerinden 1 y›l geçen santralin kapat›lmas›na iliflkin aç›lan dava flu anda Yarg›tay aflamas›nda. Santralin etrafa zehir saçt›¤›n› belirten ÇETKO Bas›n Sözcüsü Yaflar Göko¤lu, dünyadaki canl› hayat›n gelece¤i ile ilgili bütün dünya insanlar›n›n son zamanlarda çözüm bulmaya çal›flt›klar›n› kaydederek; “bütün dünya insanlar› ve hükümetleri dünya üzerindeki sera etkisi oluflturan gazlar›n oran›n›n azalt›lmas›n› öngören Kyoto Protokolü’nü konuflmakta ve tart›flmaktad›r. Ülkemizde ise üst üste kömür santralleri kurulmaktad›r. Akl› bafl›nda bütün ülkeler dünyan›n ›s›s›n› art›ran gaz emisyonlar›n› azaltmaya çal›fl›rken, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri neden tersini yap›p, kömür santralleri peflinde koflmakta ve böylece Kyoto Protokolü’nün özüne ayk›r› davranmaktad›rlar” dedi. “AKP hükümeti Kyoto Protokolü’ne karfl› m›d›r? Küresel Is›nma tehlikesini kabul etmemekte midir?

Bu konuda ABD’nin izinde yürümekte kararl› m›d›r?” fleklinde sorular yönelten Göko¤lu, hükümetin Enerji ve Çevre Bakanl›klar›n›n bunlar› aç›klamak zorunda oldu¤unu dile getirdi. Göko¤lu, “Yumurtal›k yetmiyormufl gibi flimdi de Tufanbeyli Kömür Santrali gündemdedir. Yumurtal›k-Sugözü Kömür Santrali bir y›ld›r çevreyi kirletiyor, etrafa zehir saç›yor” diye konufltu. Enerji Bakanl›¤›’nda bafllat›lan yolsuzluk soruflturmalar›na da de¤inen Göko¤lu, “Bakanl›k yolsuzluk dosyalar›n› elden geçirmiflken bir de Yumurtal›k-Sugözü Kömür Santrali’ni incelesin. Kolombiya’dan kömür getirip Yumurtal›k’ta yakarak elektrik enerjisi elde etmek ülkemiz için faydal› ve zorunlu bir yol mudur? Alman firmas› ile yap›lan yap-ifllet ihalesinde, üretilen elektri¤e 20 y›l al›m garantisinin devlet taraf›ndan verildi¤i bilinmektedir. Bu sözleflmede belirtilen ve y›ldan y›la de¤iflen elektrik al›m fiyatlar› ucuz, makul ve gerçekçi midir? Toplumsal maliyetler hesap edilmifl midir? Bu sözleflmeye kimler arac›l›k etmifltir? Herhangi bir rüflvet söz konusu olmufl mudur?” diye sordu. Çevre kirlili¤inin ve ekolojik dengenin alt üst oldu¤u dünyam›zda, sistem sadece çevreyi kirletmekle de kalmayarak yok ediyor.

Bergamal› köylülerin bir hukuk mücadelesi daha sonuçland› Bergama’da Ovac›k Alt›n Madeni’nde “siyanürle alt›n aranmas›na” karfl› Bergama köylülerinin açt›klar› bir davan›n daha sonuçland›¤› aç›kland›. Bergama köylülerinin avukat› Senih Özay’›n yapt›¤› aç›klamada siyanür lici yöntemiyle alt›n ç›kartmak isteyen firman›n ilgili bakanl›klardan Çevre Sa¤l›k ve Orman Alan› Tahsisi ile ilgili gerekli izinleri ald›klar›n›, kendilerinin bu izinlerin iptali için dava açt›klar›n› belirtti. 10 y›la yak›n süredir çeflitli hukuki süreçlerin devam etti¤ini belirten Senih Özay, önce Çevre Bakanl›¤› ve Sa¤l›k Bakanl›¤›’ndan al›nan iznin son olarak Orman Bakanl›¤›’ndan al›nan orman alan› tahsisi izninin iptal edildi¤ini ifade etti. Orman Bakanl›¤›’nca verilen Orman Alan› Tahsisi izni iptali karar›n›n ‹zmir ‹dare Mahkemesi taraf›ndan verildi¤ini söyleyen Özay, “karar› mutlulukla karfl›lad›k. Siyanürlü yöntemle alt›n ç›karmak için bakanl›klardan al›nan izinler iptal edilmifl oldu. Çevre sa¤l›¤› ve köylüler ad›na sonuna kadar hukuki mücadeleyi sürdürece¤iz” dedi.


8

11-23 Mart 2005

17

“Muharrem Yi¤itsoy, Aflk›n Günel, Cafer Kara 2005 E⁄‹T‹M KAMPI BAfiARIYLA SONUÇLANDI”

Elimize posta kanal›yla ulaflan TKP/ML militanlar› imzal› bildiride; “Bizler TKP/ML militanlar›, Dersim flehitlerimiz ad›na düzenlemifl oldu¤umuz 2005 E¤itim Kamp›’n› baflar›yla sonuçland›rd›¤›m›z› çeflitli milliyetlerden emekçi halk›m›za duyurman›n hakl› gururu ve onurunu tafl›maktay›z. Partimiz, Parti ve Devrim flehitlerini anma etkinliklerimizin bir devam› olarak Dersim’de flehit düflen yoldafllar›m›z ad›na bir E¤itim Kamp› örgütlemeyi faaliyetçilerimizin önüne görev olarak koymufltur. Bu kamp faaliyeti hem flehit düflen yoldafllar›m›z› anmak, hem de ideolojik, politik ve askeri e¤itim çal›flmalar›nda yo¤unlaflma amac›n› gütmektedir. Bu amaçla düzenlemifl oldu¤umuz e¤itim kamp› faaliyetimiz, önceden planland›¤› gibi … alan›nda … tarihinde bafllay›p … tarihinde sonuçlanm›flt›r” denildi. Bildirinin devam›nda kamp›n içeri¤inden bahsedilerek flöyle denildi; “Kamp faaliyetimiz esas itibar›yla üç ana bafll›k alt›nda ele al›nm›flt›r. - Parti belgelerinden baz› materyallerin okunup ifllenmesi, - Örgütsel iflleyiflimizin-genel faaliyetimizin ideolojik/politik arka plan›n›n irdelenmesi, - Her faaliyetçimizin asgari düzeyde bilmesi gereken askeri bilgilerin e¤itimi.

Bu üç ana bafll›kta ele ald›¤›m›z kamp faaliyetimiz, öncelikle kampa kat›lan yoldafllar›m›z›n alana geliflleri üzerine tüm yoldafllarla tek-tek konuflularak güvenlik konusu detayl› incelenerek, sonuçta kat›l›mc› tüm yoldafllar›n ortak karar›yla (oybirli¤iyle) kamp e¤itim faaliyetimizin bafllat›lmas› konusunda her hangi bir sak›nca olmad›¤› kanaatine var›ld›. Ve kamp faaliyetimiz resmen bafllam›fl oldu. Güvenlik de¤erlendirmesi tamamlan›nca güvenlikten sorumlu bir komite oluflturuldu. Kamp süresince güvenlikten bu komite sorumlu oldu. Ard›ndan nöbet program› haz›rland›. Tüm yoldafllar gece nöbetlerine kat›ld›. Ayn› zamanda komünden sorumlu bir komite kuruldu. Komün nöbetleri, komün harcamalar›, kalkma ve yatma saatleri, k›saca günlük yaflama dair her fley planlanarak öngörülen plan dahilinde sürdürülmüfltür.” “Önce … komitesinin güvenlikle ilgili perspektif yaz›s› okundu. Ard›ndan Partimizin daha önce yay›nlam›fl oldu¤u genelge ifllendi. Partimiz TKP/ML’nin merkezi kitle yay›n organ› olan ‹flçi Köylü Kurtuluflu’nun uzun bir aradan sonra ç›kan ilk özel say›s› okundu. Daha sonra Partimiz TKP/ML MK’n›n 3. Toplant›s›nda gündemlefltirdikleri “Dünyada ve Ülkede durum…” de¤erlendirme yaz›lar› okundu. Konferans kararlar› ve “faaliyetimizin ana

‹ncirlik’teki uyar› eylemi sonras› polis komplosu Geçti¤imiz günlerde Adana’da bulunan ‹ncirlik Üssü’ne TKP/ML T‹KKO taraf›ndan uyar› amaçl› bomba konulmas›n›n ard›ndan, olay›n faillerine ulaflamayan polis, çareyi komplo kurmakta buldu. At›l›m gazetesi taraf›ndan yap›lan aç›klamaya göre, gazetenin 2001-2004 y›llar› aras›nda Adana temsilcili¤ini yapan Nuray Do¤an, ‹stanbul Ümraniye’de ailesinin evinden gözalt›na al›narak götürüldü¤ü Adana’da, ‹ncirlik ABD Üssü’ne bomba koydu¤u iddias›yla A¤›r Ceza Mahkemesi taraf›ndan tutukland›. Ailesi ve avukatlar›n›n verdi¤i bilgiye göre, Nuray Do¤an yalanc› flahitler taraf›ndan “teflhis” edilmifl ve itirafç›l›¤a zorlanm›flt›r. Devrimci, demokrat kifliler ve

demokratik kurulufllar aleyhinde ifade vermeye zorlanan Do¤an’›n bunlar› kabul etmemesi üzerine tutuklanarak Kürkçüler Hapishanesi’ne konuldu¤u belirtilmifltir. Devrimci kamuoyunun yabanc›s› olmad›¤› bu tür komplolar ile ne kadar “güçlü” oldu¤u sav›n› yaymaya çal›flan devletin bu komplosu da, gerçeklerin karart›lmas›n› sa¤layamayacakt›r. Bombalama eylemini gerçeklefltirenleri bulamayan polis, bu flekilde bir “suçlu” yaratmaya çal›flarak, kendi “prestijini” kurtarmaya çal›flmaktad›r. Ancak bu hamle de di¤er psikolojik savafl amac›yla ç›kar›lan yalanlar gibi yok olup gitmeye mahkumdur. (H. Merkezi)

yönelimi…” yaz›lar› okunup-tart›fl›ld›. Yine “KP ve Parti komitelerinin çal›flma tarz› üzerine” parti içinde yay›nlanan e¤itim yaz›lar› flu alt bafll›klar alt›nda ayr›nt›l› ifllendi; - Komitelerin önemi ve ifllevi, - Komite toplant›lar›n›n ele al›nma tarz›, - Komitelerde rapor sisteminin önemi ve denetim sorunu, - Komitelerde ifl bölümünün önemi, - Alt-üst komitelerin karfl›l›kl› güven ve sorumluluklar›, - Kolektif çal›flma tarz›n›n oturtulmas›, - Disiplin ve demokrasi kavramlar›n›n do¤ru ele al›nmas› ve uygulanmas›, - Demokratik merkeziyetçilik nedir? Nas›l uygulanmal›? - PMK kararlar›n›n alt komitelerce ele al›nmas› ve uygulanmas›, -Parti içi e¤itim ve çal›flma ilkelerimizin (138 ilkenin) tek-tek okunup üzerinde de¤erlendirmeler yap›lmas›, Parti komitelerinde illegal çal›flma tarz›n›n oturtulmas› ve kurumsallaflma Tüm bu parti dokümanlar›n›n yan›nda partimizin farkl› yay›nlar› okunarak yaz›l› materyaller üzerinde yürütülen teorik e¤itim çal›flmalar› tamamlanm›fl oldu. Ayr›ca Partimizin önceden haz›rlad›¤› aflamal› e¤itim çal›flma perspektifli kaynak materyaller listesi okundu ve tüm yoldafllar taraf›ndan notlar al›nd›” fleklinde devam eden bildiride ayr›ca; “‹kinci ana bafll›kta ele ald›¤›m›z örgütsel iflleyiflimiz ve çal›flma tarz›m›z üzerine, özelde kamp e¤itim faaliyetine kat›lan yoldafllar›n esas faaliyet konular›, genelde ise tüm parti faaliyeti üzerine, kat›l›mc› tüm yoldafllar›n elefltiri, öneri ve de¤erlendirmeleri al›nd›. fiehit düflen yoldafllar›m›za dair an›lar›m›zdan, onlar›n yaflamlar›ndan aktar›mlarla çal›flmalar›m›z daha zengin bir mahiyete bürünmüfl oldu. Çal›flmam›z›n üçüncü aflamas›n› askeri e¤itim konular›na ay›rd›k. Askeri e¤itim çal›flmalar›m›z› da teorik ve pratik olmak üzere iki aflamal› biçimde ele ald›k. Faaliyetçilerimize asgari düzeyde de olsa silahlar› tan›mas›, sökmesi, takmas› ve kullanmas› ve de bak›m› konusunda gerekli olan

asgari bilgilerin kazand›r›lmas›na çal›fl›ld›” denildi. Son olarak kampla ilgili görüfllere yer verilen bildiride “Elefltiri-özelefltiri ve mali durum gündem maddelerinin de ifllenmesi sonunda, yoldafllar›n kamp e¤itim faaliyetini de¤erlendirmelerine geçildi. Bütün yoldafllar kamp faaliyetine yönelik düflüncelerini sundular. Ortak kan›, zaman›n darl›¤›; bu tür e¤itim kamplar›n›n daha genifl zamanlara yay›lmas› ve s›k-s›k yap›lmas› yönündeydi. Çal›flmalar›m›z›n esas›n› ideolojik-politik çal›flmalara ay›rd›k. Bu çal›flmalar›m›z yoldafllar›m›z› Partiye bir ad›m daha yak›nlaflt›rm›flt›r. Parti tarihini ö¤renme, Parti bilincini içsellefltirme ve tüm benli¤inle kavgaya girme yönünde at›lm›fl önemli bir ad›md›r kamp faaliyetimiz. Ne diyorduk; fiehitlerimizden ö¤renmeye devam ediyoruz. Onlar gibi yaflay›p, onlar gibi savafl›p, onlar gibi ölümsüzleflmenin inanc›n› kuflan›yoruz, and›n› içiyoruz. Bizler TKP/ML militanlar› olarak flehitlerimizden devrald›¤›m›z silahlar›m›za daha s›k› sar›lma, cüreti kuflan›p savafl› yükseltme fliar›yla yoldafllar›m›z› an›yoruz. Onlar› anman›n dava adam› olmaktan, savafl› yükseltmekten geçti¤ini iyi biliyoruz. Bugün teslimiyetin, tasfiyecili¤in, y›lg›nl›¤›n ve her türden ihanetin kol-gezdi¤i bir süreçten geçmekteyiz. Böylesi süreçler s›n›f mücadelesinin önemli dönemeçleridir. Böylesi dönemlerde komünistlerin görev ve sorumluluklar› daha da artmaktad›r. Öyleyse ideolojik-politik alanda yetkinleflme, askeri alanlarda uzmanlaflma, k›sacas› düzenle olan tüm ba¤lar›m›z› kesip-atma, MLM bilimiyle donan›p tüm benli¤imizce savafl› yükseltmenin ad›d›r flehitlerimizi anmak. Sözümüz var flehitlerimize; yaflad›¤›m›z her alanda, soludu¤umuz her havada onlar› yaflayaca¤›z ve yaflataca¤›z. Onlarla adlanaca¤›z, onlarla ço¤alaca¤›z. Unutmayaca¤›z, unutturmayaca¤›z” fleklinde son buluyor. Son bölüm ise; “Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür!”, “Muharrem-Aflk›n-Cafer yoldafllar ölümsüzdür!”, “Yaflas›n Halk Savafl›!”, “Yaflas›n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T‹KKO, TMLGB!” sloganlar›yla son buluyor.


9

17

11-23 Mart 2005

Kimi inand›rmaya çal›fl›yorlar! Tüm bask›lar› geri püskürtmek için haks›zl›klar karfl›s›nda hesap sorma bilincini kuflanarak meflrulu¤umuzun bize verdi¤i güçle birlikte hareket edelim ve bir kez daha Vali Erkal’a soral›m; OHAL de¤ilse nedir bölgede estirilen hava?

Geçmiflten günümüze kadar Dersim ve Dersim halk› egemen s›n›flar aç›s›ndan hep bir tehlike teflkil etmifltir. Bunda Dersim halk›n›n bask› ve zor karfl›s›ndaki duruflunun, haks›zl›¤a baflkald›r›s›n›n etkisi büyükken yine halk savaflç›lar›n› sahiplenmesinin, onlara kucak açmas›n›n da büyük etkisi vard›r. Bu nedenledir ki silahl› mücadelenin bölgede hareketlenip geliflti¤i süreçlerde Dersim halk›n› sindirmek, gerillay› yaln›zlaflt›rmak için uygulanan devlet terörü iyice pervas›zlaflmaktad›r. Özellikle son bir y›l içerisinde geçmiflte yaflad›klar›n› yeniden yaflamaya bafllayan halk, evinin bahçesine kolluk güçlerinin “e¤itim at›fllar›!”na rastlayacak endiflesiyle ç›kamamakta, yak›nlar› gerillada oldu¤u için “terörist” ilan edilerek ajanl›¤a zorlanan muhtarlar›n mühürleri zor kullan›larak ellerinden al›nmakta, ormanlar atefle verilmekte vb. Tüm bu örnekleri ço¤altmak mümkün. Bunlar son zamanlarda s›kça karfl›m›za ç›kan kare-

ler. Son olarak geçti¤imiz haftalarda Tunceli Barosu eski baflkanlar›ndan Av. Hüseyin Aygün’ün Tunceli Alay Komutan› Kurmay Albay Nam›k Dursun taraf›ndan tehdit edilmesi, yaflanan son örneklerden biri. Nam›k Dursun’un Aygün’e “seni itibars›zlaflt›raca¤›m” demesinin ard›ndan “Tunceli Barosu’ndan bir grup yurtsever avukat” imzas› ile yay›nlanan ve Aygün hakk›nda as›ls›z iddialar bulunan bildiri de sald›r›n›n son örne¤i. OHAL DE⁄‹LSE NED‹R? Tüm bunlar bölgede yaflananlar›n görüntüsünü net olarak yans›t›rken Tunceli Valisi Mustafa Erkal, Radikal gazetesinde Celal Bafllang›ç’›n yazd›¤› yaz›ya cevap yazma ihtiyac› duyarak Dursun’u ve kolluk güçlerini aklamaya çal›flmaktad›r. Erkal “bölgede baz› yaflanan olaylar gerekçe gösterilerek kolluk kuvvet-

leri y›prat›lmak istenmekte, bölgede sanki ola¤anüstü hal özlemi çeken güvenlik güçleri varm›fl gibi bir izlenim yarat›lmakta” derken yaflananlar›, hak ihlalleri de¤il tesadüfi olaylar olarak ifade etmektedir. Oysa ne kadar u¤rafl›l›rsa u¤rafl›ls›n yaflanan olaylar ve halka yönelik bask›lar bu durumu gerekçelendirmeye yetmeyecektir. Bölgeye girifl ve ç›k›fllarda yap›lan aramalar, halk›n ikamet etti¤i mahallelerin 2 km uza¤›nda yap›lan “at›fl talimleri”, J‹TEM ve kolluk güçlerinin geceli gündüzlü bölgede kol gezmesi, bas›n aç›klamalar›na getirilen k›s›tlamalar, bölgeye yap›lan yeni askeri y›¤›nak vs. bunlar bölgeye girildi¤inde ilk gözümüze çarpanlar. Bölge halk› yaflad›klar› karfl›s›nda tepkisiz kalmazken, Nam›k Dursun hakk›nda birçok suç dilekçesi verilmifltir. Tüm bunlar› yok sayan Vali Erkal muhtarlar›n tehdit edilmesi olay›ndan sonra GAP televizyonunda Dursun’u aklamaya çal›flm›flt›. Ancak “ya bizimlesin ya da teröristsin” mant›¤›yla hareket eden Nam›k Dursun; Tokat ilinde de Alay komutan› olarak halk üzerinde ayn› bask› ve zor yöntemi ile köyleri boflaltm›fl, muhtarlar› tehdit etmifl, demokratik kurumlar› hedef alm›fl/hedef göstermifl, yarg›s›z infazlar›n alt›na imza atm›flt›. Ve bunun alt›n› “terörü temizlemek için ne gere-

kirse yapar›m” fleklinde doldurmaya çal›flm›flt›. Görevini “en iyi” flekilde yapan Nam›k Dursun bir rütbe daha alarak ödüllendirilirken Dersim’de göreve bafllam›flt›. S›rt›n›n, üstleri taraf›ndan s›vazlanmas›yla daha da pervas›zlaflan Dursun’un yapt›klar› yapacaklar›n›n aynas›yken meslektafllar›n›n örnek ald›¤› bir model haline geldi¤ini Van Alay Komutan›’n›n pratiklerinde görebiliriz. Tüm bu yaflananlar OHAL’in sadece ka¤›t üzerinde kalkt›¤›n›n net ifadeleridir. Türkiye Kürdistan›’n›n her metre karesinde yaflananlar içerik olarak benzerdir. Bir yandan infazlar meflrulaflt›r›lmaya çal›fl›l›yor di¤er yandan kolluk güçleri aklanmaya çal›fl›l›yor. Bunlara bir örnek de Kaymazlar›n katledilmesinde teti¤i çeken polislere ‹çiflleri Bakanl›¤›’n›n “kolluk güçleri atefl etme hakk›na sahiptir. Memurlar›m›z›n tek flanss›zl›¤› flah›slar›n kaçmaya yönelmeleridir” gerekçesiyle görevlerinin iade edilmesidir. Bunlar yarg›n›n kim taraf›ndan iflletildi¤ini ve kimin için iflledi¤ini bir kez daha gösteriyor. Tüm bask›lar› geri püskürtmek için haks›zl›klar karfl›s›nda hesap sorma bilincini kuflanarak meflrulu¤umuzun bize verdi¤i güçle birlikte hareket edelim ve bir kez daha Vali Erkal’a soral›m; OHAL de¤ilse nedir bölgede estirilen hava?

Ümit Gönültafl’›n katledilmesi protesto edildi

Partizan ve ESP’den sald›r›lara karfl› aç›klama

15 fiubat tarihinde polisin açt›¤› atefl sonucu katledilen Ümit Gönültafl için 26 fiubat’ta ‹HD Mersin fiubesi önünde bir bas›n aç›klamas› ve 10 dakikal›k oturma eylemi yap›ld›. Saat 13:30’da ‹HD Mersin fiubesi önünde toplanan yaklafl›k 150 kiflilik kitle “Dün U¤ur, bugün Ümit yar›n kim?”, “Ümit sevdad›r, sevdaya kurflun s›k›lmaz” dövizleri tafl›d›. Kitle s›k s›k “Katiller bulunsun hesap sorulsun”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” vb. sloganlar› att›. Aç›klamay› kitle ad›na okuyan Celal Sonuvar “Güvenlik güçlerinin tahrikleri ve tahammülsüzlü¤ü gelecekte de Mersin’de benzer olaylar›n yaflanabilece¤ine iflaret etmektedir” dedi. Sonuvar ayr›ca “K›z›ltepe’de U¤ur ve babas›n› katledenler Mersin’de de ayn› yönelim içine girdiler. Bu kentte yaflayan herkes tepkisini göstererek Ümit’in

23 fiubat Çarflamba günü Partizan okurlar› ve ESP’liler bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamaya “Heval Ümit Na M›r›n/ESP-PART‹ZAN” pankart›yla kat›lan kitle “Ezilenlerin direnme hakk› meflrudur direnece¤iz”, “Gözalt›lar, tutuklamalar, katliamlar bizleri y›ld›ramaz” dövizleri ve Partizan, ESP flamalar› tafl›d›. Aç›klamay› U¤rafl Güzel okudu. Güzel yapt›¤› aç›klamada “Abdullah Öcalan’›n 15 fiubat 1999 y›l›nda emperyalist bir komployla yakalanarak Türkiye’ye iade ediliflinin 6. y›ldönümünde Kürt emekçi halk›m›za yine azg›nca sald›r›ld›. Türkiye’nin dört bir yan›nda alanlara ç›kan yurtsever halk›m›z bu sald›r›lara ra¤men alanlarda en meflru hakk›n› kulland›” dedi. Aç›klaman›n devam›nda “Geçti¤imiz günlerde yurtsever halk›m›za sald›ran anlay›fl›n alt›nda yurtsever halk›m›za olan tahammülsüzlük yatmaktad›r. Bunu anadilde e¤itim haklar›n›n engellenmesinde, Kürt halk›n›n simgeleri olan sar›-k›rm›-

katillerinin bulunmas› için üzerine düfleni ›srarla yerine getirmelidir” dedi. Aç›klaman›n ard›ndan kitle 10 dakikal›k oturma eylemi yapt›. Eylemin ard›ndan Adana’dan gelen kitle beklendi. Kitlenin gelmesiyle beraber Ümit Gönültafl’›n vuruldu¤u yere gidilerek karanfil b›rak›ld› ve 1 dakikal›k sayg› duruflunda bulunuldu. Ümit’in ailesine taziye ziyaretinde bulunuldu. Buradan arabalarla DEHAP Kad›n Kollar› binas›na gidildi. Kortejler halinde yürünerek Cihan Geçgin ve Ferhat Sapt›k’›n evine geçmifl olsun ziyaretine gidildi. Yürüyüfl esnas›nda s›k s›k “Katil polis hesap verecek”, “fiehit na m›r›n” sloganlar› at›ld›. Kitle karakol önünden geçerken polis panzerleri orada haz›r bekledi. Ziyaretlerin ard›ndan eylem sona erdirildi. (Mersin)

z›-yeflil renklere konan yasaklarda da görmekteyiz. Yine bu sald›r›lar SEKA ve TEKEL fabrikalar›n›n özellefltirilmeye çal›fl›lmas› ile devam ediyor. Akdeniz Belediye iflçileri ifllerinden olabiliyor. Anadilde e¤itim hakk›n› savunan E¤itimSen’e kapatma davas› olarak, Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’n› protesto eden ESP’lilere gaz, cop, tutuklama olarak, Avrupa Birli¤i’ni protesto eden HÖC’lülere plastik kelepçe olarak ya da “disketten ad›n ç›kt›” denilerek yüzlerce kiflinin gözalt›na al›n›p, tutuklanmas›nda bu tahammülsüzlü¤ü görüyoruz. Geçti¤imiz günlerde bir Partizan okuruna evinden ç›karken yap›lan sald›r› vb. bütün bunlar demokratiklefliyoruz söylemlerini bofla ç›karmaktad›r” dedi. Ayr›ca s›k s›k “Ümit Heval ölümsüzdür”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i”, “Kahrolsun faflizm yaflas›n mücadelemiz” sloganlar› at›ld›. Aç›klaman›n ard›ndan eylem sona erdirildi. (Mersin)


11-23 Mart 2005

10

17

“Güvenlik” bahane, uygulamalar iflkence...

F Tipi hapishanelerden üst üste gelen hak gasplar› haberlerinde bir azalma olmazken, egemenler tüm bunlar› görmezden gelerek “demokratikleflmeye” h›z verdiklerini süslü söylemlerle dile getirmekle meflguller. “Disiplin cezalar›” ad› alt›nda devrimci ve komünist tutsaklara itaati dayatan, siyasi kimliklerinden uzaklaflt›rmay› hedef olarak koyan devlet, bunun için çeflitli bahanelerle ak›l almaz uygulamalara devam ediyor. Sincan 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde bundan bir y›l önce “çat›ya ç›kt›¤›” iddias›yla 5 gün hücre cezas› ve 1 y›l aç›k görüfl yasa¤› alan Mustafa Demirda¤’dan sonra, Ali Gülmez’in mektuplar› ise “okunam›yor” gerekçesi ile iade ediliyor. Bu gerekçeler Kenan Özyürek, Sad›k Türk ve Murat Günefl’in Bolu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edilmesinde ise “slogan att›lar” fleklinde aç›klanm›flt›. Kenan Özyürek’e gönderilen mektuplar›n Disiplin Kurulu karar›yla imha edilmesi de “güvenlik” gerekçesine dayand›r›l›yor. Yaflananlar ne sadece belli hapishanelere özgü, ne de “birkaç kendini bilmeze”. Yap›lan hak gasplar› hapishanenin müdüründen, gardiyan›ndan, savc›s›ndan, doktorundan kaynakl› de¤il sadece, tamamen devletin sistemli tecrit uygulamalar›n›n, kifliliksizlefltirmeye çal›flman›n yans›malar›d›r. Özcesi yaflananlar, egemenlerin a¤›zlar›na sak›z ettikleri gibi “münferit” de¤ildir. Yaflananlar›n sistemli olmas› ve süreklilik arzetmesi bunun kan›t› de¤il midir? Art›k bütün F Tiplerinde yap›m› tamamlanan havand›rmalara jiletli tellerin çekilmesi tecridin daha da a¤›rlaflt›r›lmas› de¤il midir? Devrimci ve komünist tutsaklar, kitap s›n›rlamas›na ve yay›nlara ulaflamama problemine karfl› günlük gazete, kitap, dergi vb. ihtiyaçlar›n› tecride karfl› direniflin ayr›ca yaflamlar›n›n kültürlerinin gere¤i olarak, aralar›na örülen havaland›rma duvarlar› veya çat›lar› afl›rarak, baflka hücrelerle paylaflmaktayd›lar. Gerek fiziki sald›r›lar, hücre bask›nlar› ile, bir hücreden di¤erine at›lan gazete, kitap vb’ne el koymalar, hücreler aras›nda bofl havaland›rma b›rakarak at›fl› imkans›z hale getirmek gibi özel uygulamalar ile engellenmeye çal›fl›lan devrimcilerin birbirleriyle dayan›flma çaba-

lar›, paylafl›mlar› herfleye ra¤men devam etmiflti. Bütün F Tiplerinde yap›m›na bafllanmas›n›n bu uygulaman›n tek tek hapishane idarelerinin bireysel tavr› olmad›¤›n›n aç›k göstergesi olan, havaland›rmalara jiletli tel çekilmesi, devrimcilerin herfleye ra¤men olanaklar›n› paylaflma çabalar›na bir son verme giriflimi olarak yaflama geçirilmifltir. Hatta bu amaçla bütün havaland›rmalar›n üzerinin tel örgülerle kapat›laca¤› da dile getirilmifl ve belki de ileride yap›lmas› hedeflenen bir proje olarak gündeme getirilmifltir. Her f›rsatta bakanl›¤›na ayr›lan bütçeden dem vuran Adalet Bakan›, bütün F Tipleri için milyarlar harcay›p, sadece devrimci dayan›flmay› engelleme amaçl› jiletli teller almaktan çekinmemifltir. Bakanl›k personeline, savc›lara, hakimlere, “adaleti sa¤layacak olanlara” para bulamad›¤›ndan yak›nanlar, söz konusu devrimciler olunca jiletli tellere para bulmufllard›r! Herfleyde oldu¤u gibi yine bu uygulaman›n gerekçesi de “güvenlik”tir! F Tiplerinin aç›l›fl› esnas›nda “güvenliklerini” öve öve bitiremeyenler, “çat›lar› da dahil, her taraf› 24 saat kameralarla kontrol ediliyor, geliflmifl elektronik cihazlarla her türlü tedbir al›nm›fl durumda” diyenler bugün jiletli telleri de “güvenlik” bahanesiyle aç›klayanlar de¤il mi? Devrimci yarat›c›l›¤›n s›n›r tan›mazl›¤› karfl›s›nda, yar›n baflka “güvenlik önlemleri” alsalar da, kesin olan fludur ki, devrimci iradeyi teslim alma noktas›nda istediklerini elde edemeyeceklerdir. Yeni ç›kan yasayla hapishanelerdeki devrimci ve komünist tutsaklar›n azalmas›ndan yararlanarak, tutsaklar›n birbirleriyle iletiflimini koparmak amac›yla, hücreler aras›nda boflluklar b›rak›larak yal›t›m yap›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Ko¤ufl sisteminde paras› olan›n doydu¤u, di¤erlerinin üzerinde tahakküm

kurdu¤u söylenerek F tipleri, meflrulaflt›r›lmaya çal›fl›ld›. Devlet taraf›ndan korunan ve ayr›cal›kl› davranan eli kanl› faflistlerin ve mafya fleflerinin foto¤raflar› bas›na yans›t›larak, tutsaklar›n fark› konulmaks›z›n oluflturulan ko¤ufl tablolar›yla F tipleri meflrulaflt›rmaya çal›fl›ld›. Sözde ko¤ufllarda aç b›rak›lanlar, F tiplerinde herkes kadar yiyecek ve ›s›nacakt›. Oysa yaflananlar göstermifltir ki, F tipindeki adli tutuklu ve hükümlülerin büyük bir bölümü haftal›k 120 YTL olan (harcamalar bu kadarla s›n›rland›r›l›yor) kantin harcamalar›n›n tamam›n› kullanmaktalar. Yani insanlar kantinden kendi olanaklar›yla besleniyorlar, bu da gösteriyor ki as›l flimdi paras› olmayan adli tutuklular açt›r F tiplerinde. Devrimci tutsaklar›n birço¤unda açl›k grevi, operasyonlar, uzun süre zindanda olman›n yaratt›¤› hastal›klar vb. sebeplerden birçok hastal›k vard›r. Mide rahats›zl›klar› en yayg›n olarak görülen hastal›klar›n bafl›nda gelmektedir. Yine hiper-tansiyon, fleker gibi hastal›klara sahip olan da az de¤ildir. Ailelerin d›flar›dan yemek getirmesinin yasak edildi¤i F tiplerinde, bu yetmezmifl gibi yemekler hastalar›n yiyemeyece¤i flekilde ç›kar›lmaktad›r. Örne¤in birço¤u mide rahats›zl›¤› yaflayan tutsaklara bol ac›l› yemekler yap›lmaktad›r. Hasta tutsaklar kendi olanaklar›yla, kantinde sat›fl› yap›lan s›n›rl› malzemeyle yaflamlar›n› sürdürmeye çal›flmaktad›rlar. Sözün özü, en büyük iflkencenin bizzat tecridin kendisi oldu¤unun, baflka hiçbirfleye gerek olmad›¤›n›n, 5 y›ld›r hayk›r›lan ama kulak t›kan›lan gerçe¤in bu oldu¤unun belirtilmesidir. Son olarak nereden ve kimden geldi¤i belli olunmayan bir “emir” ald›klar›n› söyleyerek askerlerce dayat›lan bir uygulama da bu onlarca hak gasp›ndan biridir. Ringden indirilen devrimci tutsaklar, elleri zaten kelepçeli oldu¤u halde, ikinci bir kelepçeyle bir askere kelepçelenip, gidece¤i yere öyle götürülmek istenmektedir. Bu uygulaman›n mahkeme vb. adli süreçler için de geçerli olaca¤› düflünülürse tedavi hakk›

d›fl›nda, savunma hakk› da engellenece¤i gibi, bu uygulamay› kabul etmeyecekleri dünden belli olan tutsaklara iflkence yapman›n da gerekçesi haz›rlanm›fl olmaktad›r. Amaç iflkence, “güvenlik” bahanedir. Adli tutuklulardan birine bir subay›n “Bu ne ki? Pranga geliyor. Amerikan filmlerindeki gibi zincirleyece¤iz sizleri” demesi, “2. kelepçe” ile bafllayan sald›r›n›n boyutunun nerelere varaca¤›n›n da bir göstergesidir. Yaflanan ve yaflanmakta olanlar sadece fiziki sald›r›larla, görüfl yasaklar›yla s›n›rl› de¤ildir elbette. Özellikle dini söylem ve motifleri kullanarak hükümet olan AKP döneminde yaflanan bir örnek olmas›yla, hükümetin, AKP’nin gerçek yüzünü göstermesi bak›m›ndan tredman amaçl› onlarca uygulamadan sadece bir tanesini anlatmak, F tipinde yaflam›n her alan›na oldu¤unu kavramam›z› daha iyi sa¤layacakt›r. Sincan 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde öncesinde merkezi TV yay›n›nda yer alan yabanc› haber ve kültür sanat kanallar› olan BBC WORLD, DW, ARTE gibi kanallar iptal edilmifl, bunlar›n yerine yerli kanallar olan D‹Z‹ TV, Yeflilçam gibi tamamen tredmana dönük olarak yerlefltirilen kanallar›n yan›s›ra, tek yabanc› kanal olarak GOD TV (‹ngilizce tanr› demek) adl› 24 saat h›ristiyanl›k propagandas› yapan, dini bir kanal yerlefltirilmifltir. Amaçlanan di¤er uygulamalarda oldu¤u gibi tutsaklar›n kifliliklerini, kimliklerini parçalamak ve tekdüze yay›nlarla tecridi daha da derinlefltirmektir. Sonuç olarak, kuruluflundan bu yana yalana dayal› bir sistemin parças› olarak, aç›l›fl›ndan bu yana yalana dolana dayanan, yalanla kurulan, yalanla korunmaya, ayakta tutulmaya çal›fl›lan hapishanelerdir F tipleri. Zulmün, sömürünün saltanat› yalan üzerine kuruludur. Yalanlar› a盤a ç›kart›p, gerçeklere sahip ç›kmak, devrimci ve komünist tutsaklar nezdinde topluma vurulmak istenen prangalara karfl› direnmek, direnifli örgütlemek art›k sadece bir görev de¤il, zorunluluktur. (H. Merke-

Tahsin Korkmaz için Adalet Bakanl›¤›’na mektup 22 fiubat 2005 tarihinde saat 13:00’de Galatasaray Postanesi önünde ‹HD ‹stanbul fiubesi taraf›ndan bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Bas›n aç›klamas›nda okunan mektup aç›klaman›n ard›ndan Adalet Bakanl›¤›’na gönderildi. ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Gülseren Yoleri’nin konuflmas›yla bafllayan bas›n aç›klamas›nda mektup Ümit Efe taraf›ndan okundu. Mektupta; “Tecrit uygulamalar› mahpuslarda fiziksel ve psikolojik rahats›zl›klara neden olurken, bu uygulamay› protesto eden tutuklular›n sürdürdü¤ü ölüm oruçlar› devam etmektedir. Yüzlerce tutuklu yaflam›n› yitirmifl ve yüzlerce tutuklu geri dönülmeyecek flekilde has-

talanm›flt›r. Çözümsüzlük sürmektedir. Sincan Cezaevi’ndeki mahpuslar›n yak›nlar› derne¤imize baflvuruda bulunmufltur. Beyanlar›na göre; F tipi Cezaevi olan Sincan’da bir adli mahpus olan Tahsin Korkmaz 12 fiubat 2005’te yaflam›n› yitirmifltir, mahpuslar›n iddias›na göre; Tahsin Korkmaz 10 fiubat tarihinde hastalanm›flt›r, di¤er mahpuslar›n ›srarl› sorular›na lakay›t cevaplar verilmifl ve 2 gün içinde Tahsin Korkmaz yaflam›n› yitirmifltir. Ölüm nedeni kalp krizi olarak bildirilmifltir. Mahpuslar›n ailelerine yak›nmalar›nda ifade ettiklerine göre sa¤l›k sorunlar›na karfl› oldukça lakay›t bir tav›r söz konusu oldu¤u belirtilmifltir. Revirde sürekli bir doktor bulunmamaktad›r, ara-

da bir gelen doktor da pratisyen hekim oldu¤u için yetersiz kalmakta, ciddi sa¤l›k sorunlar› olan mahpuslara a¤r› kesici verilerek sorun geçifltirilmektedir. Bu durum Tahsin Korkmaz’›n ölümünde de ihmal olabilece¤i kayg›s›n› yaratm›flt›r” aç›klamas› yap›lmaktad›r. Mektupta ayr›ca, bozuk-yenilemeyecek nitelikte yemek verildi¤i, ayr›ca bunun bile az geldi¤i, s›cak suyun az ve düzensiz akt›¤› (yani banyo, çamafl›r vb. temizlik sorunu) kaloriferlerin düzenli yak›lmad›¤› aç›kland›. Tecridin kald›r›lmas› ve Tahsin Korkmaz’›n ölüm olay›n›n soruflturulmas› talebiyle mektup bitiriliyor. (‹stanbul)


17

11

11-23 Mart 2005

“Bizler halk›n çocuklar›y›z, vurularak tükenmeyiz” 3 Mart 2004 tarihinde saat 18:45’te Taksim ‹mam Adnan Sokak’ta okuru oldu¤u Devrimci Hareket dergisi bürosundan ç›kt›¤› s›rada susturuculu bir silahla bafl›ndan vurularak katledilen ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son s›n›f ö¤rencisi Önder Babat’›n öldürülüflünün üzerinden 1 y›l geçmesine ra¤men ne katilleri bulundu ne de aç›lan davalarda herhangi bir ilerleme oldu. ‹lk olarak bafl›na tafl düfltü denilen, ard›ndan ailesinin ve arkadafllar›n›n ›srar› üzerine yap›lan otopsi sonucunda Babat’›n kafas›ndan 9 mm çap›nda bir kurflun ç›k›nca “yorgun kurflun”, “serseri kurflun” gibi senaryolar ortaya atan devletin tüm aç›klamalar›n›n yalan oldu¤u ispatlanm›flt›. Babat’›n ölümünden tam bir y›l sonra onu unutturmamaya kararl› olan yoldafllar›, okul arkadafllar› ve devrimci dostlar› Hukuk Fakültesi’ndeki bir amfiye Babat’›n ismini vererek 3 Mart 2005 tarihinde ‹stanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü önünde yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla bugüne kadar ö¤renci mücadelesinde flehit düflen devrimci ö¤renciler için sayg› duruflunda bulundular. “Önder Babat’› unutmad›k unutturmayaca¤›z-Üniversite ö¤rencileri” yaz›l› pankartla birlikte Babat’›n resimlerinin tafl›nd›¤› eylemde kampüs içerisinde “Beyaz›t faflizme mezar olacak”, “Hepimiz birer Önder’iz”, “YÖK, polis, medya bu abluka da¤›t›lacak” vb. sloganlarla

yürüyen yaklafl›k 150 kifli, Dersim’de ‹mam Boztafl’›n katledilmesi, Mardin’de E¤itim-Sen’li ö¤retmen Erdal Can’›n katledilmesi, ILPS Türkiye Seksiyonu ve EKB temsilcilerinin kaç›r›larak iflkenceye

rülmesiyle verilmek istenen mesaja “Hepimiz birer Önder Babat’›z” sloganlar›yla cevap verdiklerini vurgulad›lar. Ali Serkan Ero¤lu, Burhanettin Akdo¤du, Kenan Mak, Ümit Cihan Tarho, Erkut Direkçi,

u¤ramas› ve ilerleyen günlerde de ‹dil Kültür Merkezi, Gençlik Gelecektir dergisi ve daha bir dizi kuruma düzenlenen bask›nlar›n Türkiye topraklar›nda yap›lan NATO zirvesi öncesinde insanlar›n sesinin k›s›lmak istendi¤i bir süreç oldu¤unun alt›n› çizerek Babat’›n Taksim’in göbe¤inde öldürülmesinin bunlardan ba¤›ms›z ele al›namayaca¤›n› ifade ederek Babat’›n öldü-

Zehra ve Canan Kulaks›z’›n ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm mücadelelerinde yaflayacaklar›n› dile getiren ö¤renciler geldikleri gibi sloganlarla kampüs içinde yürüdüler. “fiehitlere sözümüz devrim olacak” Ayn› gün akflam saat 18:45’te Taksim ‹stiklal Caddesi’nde Önder Babat’›n vuruldu¤u yerde (Vakko ma¤azas›n›n karfl›s›)

bas›n aç›klamas› ve anma etkinli¤i yap›ld›. Devrimci Hareket okurlar›n›n örgütledi¤i eyleme di¤er devrimci kurum ve kitle örgütlerinden de destek geldi. Kitlenin “Önder Babat Ölümsüzdür” sloganlar›yla bafllad›¤› eylemde konuflma yapan Fehmi K›l›ç; Önder Babat’›n sahip oldu¤u vas›flar›yla tam bir önder oldu¤unu anlat›rken, görevlerini hiçbir zaman ertelemedi¤ini, büyük küçük ayr›m› yapmadan her ifle gönüllü olarak koflturdu¤unu, koflul ve imkanlar›n› düflünmeden ezilen herkese yard›mc› oldu¤unu ve üreten bir ayd›n kiflili¤e sahip oldu¤unu söyledi. 1 dakikal›k sayg› duruflundan sonras›nda yere b›rak›lan Önder Babat’›n foto¤raf›n›n yan›na karanfiller konuldu ve Önder Babat ad›na yaz›lan fliir okundu. fiiirin ard›ndan Babat’›n akrabas› olan Feride Can, Babat’›n mücadelesini anlatarak onun bu mücadelede her zaman yaflayaca¤›n› belirtti. Eyleme destek için gelen Grup Yorum da “Bize Ölüm Yok” adl› türküsünü Babat için söyledi. Kitlenin s›k s›k “fiehitlere sözümüz devrim olacak”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Faflizmi döktü¤ü kanda bo¤aca¤›z”, “Yaflas›n siper yoldafll›¤›” ve “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar›n› att›¤› eylem kitlenin susmak bilmez sloganlar› ve Önder Babat için yak›lan meflalelerin s›cakl›¤›yla bitti.

“Hapishanelerde hak ihlallerine son”

Son zamanlarda hapishanelerde devrimci tutsaklara karfl› h›zla artan ve azg›nlaflan sald›r› dalgas›na karfl› TUYAB, Odak ve Halk Kültür Merkezi, 2 Mart Çarflamba günü, TBMM ‹nsan Haklar› ‹zleme Komisyonu’nun hapishaneleri gezerek sözde “önlem almas›n› ve hak ihlallerini tespit etmesini” protesto eden bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Saat 13:00’de Taksim Gezi Park›’nda toplanan kitle “Aileler burada komisyon nerede” sloganlar›n› att›. Eylemde kitle ad›na konuflma yapan A¤ca Kaplan, Tekirda¤ ve Kand›ra F Tipi Hapishanelerini gezen TBMM ‹nsan Haklar› ‹zleme Komisyonu Üyesi AKP Ad›yaman milletvekili Faruk Ünsal’›n bile F tiplerinin insan sa¤l›¤›na sak›ncal› oldu¤unu aç›klad›¤›n› ve buradaki tutsaklar›n önlem al›nmazsa d›flar›ya hasta olarak ç›kacaklar›n› söyledi¤ini vurgulayarak böyle bir a¤›zdan yap›lan aç›klaman›n bile durumun ne kadar ciddi oldu¤unu gösterdi¤ini belirtti. A¤ca konuflmas›nda tecridin zaten bir ifl-

kence oldu¤unu ve yürürlü¤e giren Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’yla da bu iflkencenin parças› olan keyfi uygulamalar›n ve mektup-görüfl yasa¤› gibi cezalar›n ve mahkeme gidifl-gelifllerinde dayak olaylar›n›n artt›¤›n› söyleyerek 5. y›l›na giren tecritte 119 insan›n hayat›n› kaybetti¤ini ve yüzlercesinin de sakat kald›¤›n› hat›rlatt›. Konuflmas›n›n sonunda tecrit kalkana, Yeni Ceza Yasas› iptal edilene kadar mücadelelerine devam edeceklerini belirten Kaplan, bu mücadelenin hasta tutsaklar›n serbest kalmas›n› da kapsad›¤›n› belirtti. Aç›klamadan sonra “Yeni Ceza Yasas› iptal edilsin”, “‹çerde d›flarda hücreleri parçala” sloganlar›n› atan kitle, eylemlerine devam edeceklerini belirterek aç›klamay› bitirdi. (‹stanbul) ‹zmir Tecrit Karfl›t› Birlik; “Cezaevlerinde Sessiz ‹mhaya Son!” ‹zmir Tecrit Karfl›t› Birlik tecrit ve F Tipi uygulamalar› ile yapt›¤› eylemlerine devam ediyor. Birlik üyeleri 26 fiubat Cumartesi günü Kemeralt› Girifli’nde “Tecrite Son, Tutsaklara Özgürlük” pankart›n› açarak “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek” sloganlar›yla topland›lar. Birlik ad›na yap›lan aç›klamada Türkiye’de y›llard›r çeflitli sorunlarla kamuoyuna tafl›nan hapishanelerin özellikle 12 Eylül sonras› sistemleflen fliddet ve iflkence olaylar›yla can yak›c› bir hale dönüfltürüldü¤ü ve ilerleyen zamanla bu sorunlar›n çözülmedi¤i gibi, hapishanelerin gerçek manada ‘ölüm evine’

dönüfltürüldü¤ü belirtildi. Kitle, hasta tutsaklarla ilgili bilgileri Adalet Bakanl›¤›’na göndermek için Kemeralt›’ndan Konak Postanesi’ne do¤ru alk›fl ve sloganlarla Konak Meydan›’ndan geçerek yürüyüfle geçti. Yol boyunca polis, yapt›¤› y›¤›nak ile eylemcilere sözlü tacizlerde bulunarak psikolojik bask› yaratmaya çal›flt›. Konak Postanesi önüne gelindi¤inde Adalet Bakanl›¤›’na hasta tutsaklar›n durumlar›yla ilgili bilgiler yollan›rken, kitle s›k s›k “Devrimci tutsaklar yaln›z de¤ildir”, “Sa¤l›k hakt›r engellenemez” vb. sloganlar›n› att›. ‹C‹’den dilekçe eylemi ‹zmir Cezaevi ‹nisiyatifi 5 Mart Cumartesi günü Kemeralt› Girifli’nde tutsaklara dilekçe yazma iflkencesini protesto etti ve tutsaklar›n yazd›¤› 720 dilekçe örne¤ini Adalet Bakanl›¤›’na gönderdi. Bas›n aç›klamas›n› yapan Mihriban Karakaya, AKP milletvekili Faruk Ünsal’›n F Tipi hapishanelerin mimarî yap›lar›nda de¤ifliklik yap›lmadan, güvenlikle ilgili önlemler al›narak “ortak mekan ve zaman” kullan›m›n›n art›r›lmas› gerekti¤i ifadesine de¤inerek milletvekilinin “tecrit-tretman uygulamalar› hafifletilmeli” demek istedi¤ini belirtti. Karakaya burada sorulmas› gereken sorunun AB’ye uyum vaveylas› içinde ç›kar›lan Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’n›n milletvekilinin de tespit etti¤i bu olumsuz koflullar›n m› de¤iflmesini sa¤layaca¤›n› yoksa tam tersine, varolan sorunlar› daha da içinden ç›k›lmaz hale mi çevirece¤i oldu¤unu belirterek bu yasan›n tecridi yasal ve kal›c› hale getirdi¤ini vurgulad›.

PfiTA tecrite karfl› kamuoyu yaratmaya devam ediyor! Yazd›¤› makaleden ötürü düflünce suçlusu olarak 2 Mart Çarflamba günü Beyo¤lu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yarg›lanan yazar Rag›p Zarakolu’nun mahkemesine giden Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri yurtd›fl›ndan gelen pek çok insan haklar› örgütüyle de iliflki kurarak onlara Türkiye’deki tecrit iflkencesini anlatarak duyarl› olmalar› ça¤r›s› yapt›. 19 Aral›k 2000 katliam› ile onlarca siyasi tutsa¤›n katledildi¤ini ve 500’e yak›n tutsa¤›n sakat kald›¤›n›, bu katliamdan sonra tutsaklar›n F tipi hapishanelere götürülerek 1 ve 3 kiflilik hücrelere konuldu¤unu, devletin yürürlü¤e soktu¤u Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› ile zaten hapishane yönetiminin zevkine tabi b›rak›lm›fl(!) pekçok insanl›k d›fl› ceza ve uygulamalar›n yasallaflt›r›ld›¤›n› ve bu iflkence niteli¤indeki uygulamalardan ötürü flimdi pekçok tutsa¤›n sa¤l›k durumlar›n›n ciddiyet arz etti¤ini anlatan dosyalar da¤›tan aileler, daha sonra fiziki ve psikolojik bir iflkence olan tecrit ve F tipi hapishane uygulamas›na karfl› yurtd›fl›ndaki di¤er insan haklar› savunucusu ve tecrit karfl›t› kurumlar› da bu konuya duyarl› olmaya, devam eden tecrit iflkencesine ve onun a¤›rlaflt›r›c› ve tamamlay›c›s› olan Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’na karfl› durmaya ça¤›rd›lar. (H. Merkezi)


11-23 Mart 2005

12

17

ILPS; “Emperyalistler, kanl› pençelerinizi halklar›n üzerinden çekin!”

‹zmir Kocaman, y›rt›c› pençeleriyle dünyan›n dört bir yan›n› kuflatmaya çal›flarak, ülkelerin yeralt›-yerüstü de¤erlerini ya¤ma-talan etmeyi sürdüren; insana-insanl›¤a dönük pervas›zca sald›r›lar›yla, halklar› yoksullu¤a, sefalete, açl›¤a, iflsizli¤e iten emperyalist haydutlar, tüm açgözlülükleriyle kendilerine yeni yay›lma alanlar› yaratmak için f›rsat kollamakta ve böylelikle de kanl› tarihlerine yeni kanl› sayfalar ekleme gayretindeler. Halklara dönük sald›r›lar›n bugün en yo¤un olarak yafland›¤› bölge olan Ortado¤u’da emperyalist iflgal ve katliamlar sürerken, geçti¤imiz Aral›k ay›nda Güneydo¤u Asya’da yaflanan deprem ve tsunami felaketini f›rsat bilen emperyalist güçler, özellikle de ABD emperyalizmi “insani yard›m” ad› alt›nda bölgeye askeri vb. y›¤›nak yapma, bölgede yeni üsler açma, zengin yeralt›, yerüstü zenginlikleri olan bölgeyi ya¤malama gayretine girmifllerdir. Emperyalistlerin bölgeye dönük hesaplar› ise esasta, burada anti- terör merkezi oluflturmak ve böylece bölgede kal›c›laflmak, devam›nda ise, özellikle de dünyan›n en stratejik bo¤az› olan, dünya deniz ticaretinin yar›s›n› elinde bulunduran Malaka Bo¤az›n› ve bunun yan›s›ra da öteden beri göz diktikleri Endonezya ve Malezya üzerinde hakimiyet sa¤lamakt›r. Halklar›n emperyalizme karfl› mücadelesinin ihtiyac› ve ürünü olarak ortaya ç›kan ve anti-emperyalist mücadeleyi merkezi hedefine oturtmufl olan Halklar›n Uluslararas› Mücadele Ligi (ILPS), emperyalizmin Ortado¤u’dan sonra, Güneydo¤u Asya’ya dönük yeni sald›r›lara karfl› durmak ve genelde tüm dünya halklar›yla, özelde ise bölge halklar›yla dayan›flma sorumlulu¤unu yerine getirmek, böylelikle de misyonunu oynamak için fiubat ay› içerisinde gerçeklefltirdi¤i bir dizi etkin-

likle “Emperyalistler, Ortado¤u’dan ve Güneydo¤u Asya’dan elinizi çekin!” dedi. Bu bafll›k alt›nda gerçeklefltirilen etkinliklerin ilki, 12 fiubat 2005 Cumartesi günü saat 15:00’de Kad›köy ‹skele Meydan›’nda yap›lan bas›n aç›klamas›yla gerçekleflti. ILPS bileflenlerinin kitleleriyle kat›ld›¤› aç›klamada, emperyalizmin sald›rganl›klar›na de¤inildikten sonra, emperyalizmi tüm köhnemifl sistemi ile birlikte ortadan kald›racak olan›n halklar›n Irak, Filistin, Hindistan, Nepal, Filipinler, Kolombiya ve daha birçok ülkede kahramanca sürdürdükleri mücadeleler oldu¤u vurguland›. 24 fiubat Cuma günü ise saat 12:00’de, ILPS’nin ayn› konuya iliflkin ç›kard›¤› bildirilerin da¤›t›m›n› yapmak üzere, Kad›köy/Alt›yol’da bir araya gelen ILPS aktivistleri taraf›ndan, yüksek sesle yap›lan propagandalar eflli¤inde ‹skele Meydan›’na kadar bildiri da¤›t›m› gerçeklefltirildi. ‹skele Meydan›’nda da¤›t›m›n sürdürüldü¤ü s›rada, emperyalizmin uflakl›¤›n› yapan devletin

“güvenlik” güçleri, da¤›t›mc›lar›n kimliklerine el koyarak ve ablukaya al›p bekleterek, faaliyeti engellemeye çal›flt›. Aktivistlerin, faaliyetin meflrulu¤undaki ›srarc› tutumu ve faaliyeti sürdürme kararl›¤› karfl›s›nda geri ad›m atmak zorunda kalan güvenlik güçleri, çareyi kimlikleri teslim edip, kenara çekilmekte buldular. Bildiri da¤›t›m›, bu olay›n ard›ndan daha bir ›srarla sürdürülerek, bitirildi. 20 fiubat’ta yap›lmas› düflünülen, ancak SEKA iflçileriyle dayan›flmak amac›yla gerçeklefltirilen kitlesel ziyarete kat›l›m nedeniyle ertelenen söylefli tarz›ndaki etkinlik ise, 26 fiubat Cumartesi, saat 15:00’de Tohum Kültür Merkezi’nde gerçekleflti. Araflt›rmac›yazar Suat Parlar’›n konuflmac› olarak kat›ld›¤› etkinli¤e gösterilen ilgi, zorunluluktan da olsa, erteleme gibi bir olumsuzlu¤a ve ertelemenin kitlelere yeterince duyurulama‹stanbul m›fl olabilme kayg›s›na ra¤men oldukça iyiydi. Yap›lan k›sa bir sinevizyon gösterimin ard›ndan konuflmas›na bafllayan Suat Parlar, özetle emperyalizmin halklar üzerindeki y›k›m politikalar› ve bunlar›n sonuçlar›na de¤indikten sonra, bugün en sald›rgan emperyalist güç olan ABD’nin, iflgal vb. sald›rganl›klar›n›n maliyeti olarak yaflad›¤› ekonomik kriz nedeniyle bir bofllu¤a düfltü¤ünü, bunu ise askeri güç gösterileri ile kapatmaya çal›flt›¤›n› vurgulad›. Söyleflinin soru-cevap k›sm›nda yaflanan canl› tart›flmalara damgas›n› vuran ise, iflgal alt›ndaki uluslar›n direnme haklar›n› hangi saflarda, hangi ittifaklarla kullanmas› gerekti¤i oldu. ILPS Türkiye Seksiyonu, 27 fiubat’ta Taksim Gezi Park’ta yap›lan bir bas›n aç›klamas›yla fiubat ay› etkinliklerini noktalad›. Yaklafl›k 70 kiflinin kat›l›m sa¤lad›¤› aç›klamada, halklar›n maruz kald›¤› katliam, iflkence vb. tüm insanl›k d›fl› durumlar›n tek sorumlusunun emperyalistler ve onlar›n yerli uflak ve iflbirlikçileri oldu¤una dikkat çekilerek, iflçi-

emekçi kesimlere dönük sald›r›lar kapsam›nda TEKEL ve SEKA iflçilerinin direnifllerine de¤inilip, Ortado¤u’yu kan gölüne çeviren emperyalistlerin, bugün deprem-tsunami felaketini bahane ederek, Güneydo¤u Asya’y› hedef ald›klar›na vurgu yap›ld› ve bir kez daha emperyalizme karfl› öfke ve halklar›n dayan›flmas› hayk›r›ld›. ILPS’nin fiubat ay› etkinlikleri içerisinde gerçeklefltirdi¤i faaliyetlerden biri de, özelde bu etkinliklerin, genelde ise bu etkinliklere vesile olan emperyalist politikalara karfl› koyuflun desteklenmesi amac›yla, ilerici-devrimci-demokrat yazar, ayd›n, sanatç› kifli ve kurumlardan, ayn› içerikli bir metnin alt›na al›nan imzalard›. ‹mza metni, alt›ndaki imzalarla birlikte gazete ilan›yla kamuoyuna aç›klanarak, etkinli¤in kapsam› ve anlam›-önemi geniflletilmifl/büyütülmüfltür. ILPS Türkiye Seksiyonu Aktivistleri ‹ZM‹R ILPS, ‹zmir’de de merkezi olarak ortaya konulan çal›flma do¤rultusunda 26 fiubat 2005 tarihinde Konak Eski Sümerbank önünde yapt›¤› bas›n aç›klamas›yla emperyalistlerin Ortado¤u ve Güneydo¤u Asya’daki politikalar›n› protesto etti. Saat 12:30’da alk›fllarla toplanan kitle “Emperyalistler Ortado¤u ve Güneydo¤u Asya’dan Elinizi Çekin” pankart›n› aç›p; “Yaflas›n Halklar›n Mücadele Ligi”, “Kahrolsun emperyalizm yaflas›n halklar›n mücadelesi” sloganlar›yla eylemi bafllat›rken kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› Mihriban Karakaya yapt›. Karakaya; bugün dünya üzerinde halklar›n çekti¤i ne varsa bunun bafl sorumlusunun emperyalistler ve onlar›n iflbirlikçileri oldu¤unu belirterek; Filistin’de, Irak’ta ve Afganistan’da halklar›n maruz kald›¤› vahfletin de emperyalistlerin Ortado¤u’daki kanl› projelerinin sonucu oldu¤unu vurgulad›. Karakaya son olarak “Emperyalizme karfl› direnen halklar›n birlikteli¤inin ve dayan›flman›n ifadesi olan ILPS olarak tüm emperyalistlerin Ortado¤u ve Güneydo¤u Asya’dan elini çekmesini ve askerleriyle, askeri üsleriyle, yoz kültürüyle defolmas›n› istiyoruz” dedi. ILPS flamalar›n›n da tafl›nd›¤› eylem, alk›fllar ve sloganlarla biterken Kemeralt› Girifli’ne do¤ru ayn› konuyla ilgili bildiriler emekçi halka da¤›t›ld›. Eyleme ÖMP, DHP, BDSP ve SDP destek verirken ‹HD ‹zmir fiubesi ise gözlemci olarak kat›ld›.


17

13

Süleyman Yeter mezar› bafl›nda an›ld›!

Gözalt›nda iflkence sonucu öldürülen D‹SK Limter-‹fl Örgütlenme Uzman› Süleyman Yeter, 7 Mart Pazartesi günü Alibeyköy'deki mezar› bafl›nda an›ld›. Süleyman Yeter’in foto¤raflar›n› tafl›yan kitle “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Süleyman Yeter kavgam›zda ya-

fl›yor”, “Katil devlet hesap verecek” vb. sloganlar att›. Eflinin ölümünden sorumlu olan kiflilerin cezaland›r›lmad›¤›n› belirten Tekstil-Sen Genel Baflkan› Ayfle Yumli Yeter, “Her anma töreninde bu ülkede iflkencelerin sürdü¤ünü söyledik ve hâlâ söylüyoruz. Mersin'de, K›z›ltepe'de, da-

ha dün Beyaz›t'ta binlerce insan iflkenceyle yüz yüze yaflamak zorunda b›rak›l›yor. Avrupa Birli¤i’ne girece¤imiz zaman demokrasi gelecek yalanlar›n›n iflkencelerle nas›l bofla ç›kar›ld›¤›n› biliyoruz”, “bilinsin ki daha nice Süleymanlar sosyalizmi en güçlü biçimde hayk›racak” diyerek devletin iflkencecilerini korudu¤unu da belirtti. Limter-‹fl Genel Baflkan› Cem Dinçer ise yapt›¤› konuflmada; Türkiye'de demokrasi ve insan haklar› ad›na yap›lan tüm aç›klamalar›n yalan oldu¤u söyledi. K›z›ltepe'de 12 yafl›ndaki U¤ur Kaymaz ile babas› Ahmet Kaymaz’›n öldürülmesinin bile yaln›z bafl›na demokrasinin olmad›¤›na aç›k bir örnek oldu¤unu belirterek; “Devlet, SEKA'da çad›r kurup direnen iflçilere bile tahammül edemiyor. Süleyman sömürüsüz ve eflit bir dünya özlemiyle yaflad›¤› için onu bilinçlice katlettiler. Bizler de sendika olarak bu ülkede iflkencenin, sömürünün olmad›¤› eflit, özgür bir dünya için mücadelemize devam edece¤iz” diye konufltu. Yeter’in mezar›na çiçekler b›rakan kitle daha sonra da¤›ld›. (H. Merkezi)

Seyyar sat›c›lardan 46. “Emek eylemi” 26 fiubat Cumartesi günü saat 12:00’de Eminönü’ndeki Yeni Cami önünde bir araya gelen seyyar sat›c›lar kendi deyiflleriyle “46. Ekmek Eylemlerine” imza att›lar. Sat›c›lar ad›na konuflma yapan ‹kbal Ifl›k, 46 haftad›r aç olduklar›n› ve kimse taraf›ndan durumlar›na dair bir fley yap›lmad›¤›n› belirterek eylemi bafllatt›. Tüm bunlar›n gerçekte ABD emperyalizminin politikalar›yla halk› fakirlefltirmek için yap›ld›¤›n› aç›klayan Ifl›k’›n konuflmas›n›n ard›ndan ABD bayra¤› yakan kitle “Kahrolsun emperyalizm” slogan›n› att›. 5 dakikal›k oturma eyleminin ard›ndan Irak’taki direnifl için bir dakikal›k sayg›

2 Mart günü saat 17:30’da “Üniversiteler bizimdir” pankart› açan Gençlik Platformu, üniversitelerdeki polis-rektörlük iflbirli¤ini, bask›lar› protesto etti. Sosyalist Gençlik Derne¤i, Yeni Demokrat Gençlik, SDP, Ekim Gençli¤i, Kald›raç, Devrimci Mücadeleci Gençlik, Tüm ‹GD’nin kat›ld›¤› eylem, E¤itim-Sen 1 No’lu fiube önünde bafllad›. “YÖK-polismedya, bu abluka da¤›t›lacak”, “SEKA iflçisi yaln›z de¤ildir”, “Zafer direnen halklar›n olacak” sloganlar›yla G‹MA önüne kadar yürüyen kitle ad›na bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Üniversitelerde yaflanan soruflturma terörüne, Emniyet ve Rektörlü¤ün düzenledi¤i toplant›ya vurgu yapan Platform üyeleri, bask›lara karfl› sessiz kalmayacaklar›n› hayk›rd›. Eylem tak-

duruflu yap›ld›. Sayg› duruflundan sonra polis barikat›na karfl› “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” sloganlar›yla yürümek isteyen kitle, polis engeline tak›ld› ve “Madem ki sesimizi duyurmayacaks›n›z o zaman bizi gözalt›na al›n, biz buradan yürüyece¤iz ve sesimizi insanlara duyuraca¤›z” dedi. Yaklafl›k yar›m saat süren bekleyiflte sloganlar›yla oturma eylemi yapan esnaf, bir süre sonra birer ikifler halde polis çemberinin d›fl›na ç›karak çevredeki halka sloganlar ve sesli konuflmalarla dertlerini anlatt›. Bu s›rada s›rt›ndaki montu ve gömle¤i ç›karan Seyfettin Kocaman adl› sat›c›

polislere dönerek “Al›n bunu efendilerinize götürün, hortumlamad›klar› bir bu kald›, yüzleri gülsün! Biz onurumuzla çal›flt›k onlar gibi çalmad›k. Madem onlar böylesini uygun görüyor o zaman bu direnifl do¤mam›fl çocu¤un bile borcudur. Onlardan art›k ifl istemiyoruz. Bizim iflimiz var, biz yerimizi geri istiyoruz ve alaca¤›z” diye ba¤›rd›. Polis kitleye müdahale etmeyip çember içinde tutunca kitle eylem yerine yak›n bir ifl han›ndan arka soka¤a geçerek eylemine devam etti. Belli bir yere kadar sloganlarla yürüyen kitle burada eylemini noktalad›. (‹stanbul)

Soruflturmalar bizi y›ld›ramaz! vimlerinin aç›klanmas›ndan sonra eylem sona erdi. Aç›klamaya göre; 16 Mart katliam›n› protesto amac›yla Cebeci’den Yüksel Caddesi’ne yürüyüfl. 23 Mart: Newroz kutlamas›. Soruflturmalar geri çekilsin! Gazi Üniversitesi ö¤rencileri üniversitede yaflanan bask›lar› ve tutuklamalar› protesto ettiler. 26 fiubat günü saat 18:00’de Konur Sokak’ta bir araya gelen Gazi Üniversitesi Ö¤renci Platformu üyeleri “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Tutuklananlar serbest b›rak›ls›n” sloganlar›yla Yüksel Caddesi’nde yürüdüler. “Soruflturmalar geri çekilsin” pankart› açan Platform üyeleri, Gazi

Üniversitesi ö¤rencileri olan Kamil Bozkan ve Y›lmaz Ç›rac›o¤lu’nun 7 Aral›k’ta Ceza ‹nfaz Yasas›’na karfl› eylem yapt›klar› gerekçesiyle tutukland›klar›n› belirtti. (Ankara) Ö¤renciler bask›lar› protesto etti 6 Kas›m 2004 tarihinde Uluda¤ Üniversitesi’nde yap›lan bir etkinlikle ilgili Rektörlük taraf›ndan aç›lan soruflturmay› protesto eden ö¤renciler savunmalar›n› Rektörlük’e toplu olarak vermek istemiflti, ancak eylem öncesi jandarma ö¤rencilere sald›rarak 35 kifliyi gözalt›na alm›flt›. 28 fiubat 2005 tarihinde 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gazetemiz Bursa temsilcisinin de aralar›nda bulundu¤u kifliler “ö¤rencileri yönetmek,

11-23 Mart 2005 ‹STANBUL BAROSU TBMM’Y‹ UYARDI 22 fiubat günü saat 12:00’de Sultanahmet Adliyesi önünde toplanan ‹stanbul Barosu üyeleri “Ceza Mahkemesi Kanunu”na karfl› bas›n aç›klamas› yapt›lar. Çeflitli milletvekili komisyonlar›na, hükümet kurumlar›na ve TBMM’ye mektup gönderen Baro ad›na aç›klamay› Av. Ercan Kanar yapt›. Baro mektubunda; “Co¤rafyam›zdaki ceza yarg›lamalar›nda y›llard›r süren kanayan yara var. ‹ddia edilen suç ve deliller ne olursa olsun yarg›lama boyunca suçlananlar›n tutuklu kalmas› veya istenen cezan›n asgari hadde çekilene kadar tutuklulu¤unun devam etmesi. Oysa bu uygulama; suçsuzluk karinesine, yarg›laman›n gaye ve esprisine, kuvvetler ayr›l›¤›na, kifli özgürlü¤ü ve güvenli¤ini teminat alt›na alan yasal ve ulusal üstü ilkelere ayk›r›yd›. Dürüst yarg›lanma hakk›n› zedeleyen bu uygulama zindanc› ve infazc› bir yarg›lama anlay›fl›n› yans›t›yordu. fiimdi ise eflitsizli¤i ve haks›zl›¤› daha da derinlefltirecek bir tasar› Adalet Komisyonu’nda kabul edilerek Meclis’te yasalaflt›r›lmak isteniyor. Bu yasa tasar›s›na göre 250 maddede belirtilen suçlarda yani a¤›rl›kl› olarak siyasi ve örgütsel suçlarda 2008 y›l›na kadar s›n›rlama sürelerine uyulmamas›, yani tutuklulu¤un yeni yasadaki süre dolsa dahi 2008’e kadar devam etmesi isteniyor” denildi. Bu aç›klamalar› mektupta ifade eden Baro üyeleri, son olarak; “Bu tasar› zindanc›, intikamc› bir anlay›fl› yans›tan, suçsuzluk karinesini, A‹HS 5. maddeyi rafa kald›ran, yarg›laman›n gaye ve esprisi ceza ve infaz olarak gören bir anlay›flt›r” dediler. Hükümet ve Meclis’in çifte standartç›, intikamc›, anayasan›n eflitlik ilkesine ayk›r› olan ve muhalefeti bast›rmak amac›yla siyasi tutuklulara karfl› izledi¤i özel politikay› görmek aç›s›ndan önemli bir aç›klamad›r. Bugün “yarg›da devrim”, “büyük reform” 盤›rtkanl›klar› ile sunulan yasal düzenlemelerin göz boyama ve çal›nan minareye k›l›f uydurma çabas› oldu¤u aç›kt›r. Baronun bu aç›klamas› TC’nin ne kadar “hukuk” devleti oldu¤unu gözler önüne seriyor. (‹stanbul)

provoke etmek ve yasad›fl› MLKP üyesi” olmakla yarg›land›. Ö¤renciler mahkemeden ç›karken Adliye önünde bas›n aç›klamas› yapt› ve anti-demokratik uygulamalar› protesto etti. Aç›klamada bas›n metnini ö¤renciler ad›na okuyan Yakup Karabacak yapt›¤› aç›klamada; “Sözde ‘demokrasi’ rüzgarlar›n›n esti¤i bugünlerde bu yaflananlar gerçekleri aç›kça ortaya ç›kar›yor. Bu öyle bir demokrasi ki 12 yafl›ndaki bir çocuk “terörist” ilan edilerek kolluk kuvvetlerince katlediliyor, demokratik haklar›n› kullanarak Ceza ‹nfaz Yasas›’n› protesto eden 46 kifli tutuklan›yor, yüzlerce ö¤renci hakk›nda soruflturmalar ve davalar aç›l›yor. 35 arkadafl›m›za aç›lan dava da bu uygulamalardan biridir. (Bursa)


11-23 Mart 2005

14

17

“Mao Zedung sonsuza kadar önderimizdir” Dünyam›zda s›n›flar ve s›n›f mücadelesi var oldu¤u müddetçe, Mao Zedung yaflamaya devam edecek, ezilen ve sömürülen s›n›flar›n sonsuza kadar önderi olarak kalacakt›r! emperyalist medyan›n gözünde bu kiflilerin kahramanlaflmas›na da neden olmufltur. Ancak ayn› medya daha ciddi bir bask›n›n takipçisi olmayarak kimseyi flafl›rtmam›flt›r. Çünkü bu sefer bask› sola yap›lmaktayd›.

24 Aral›k 2004’te Çin’de 4 Maoist da¤›tt›klar› broflür nedeniyle 3 y›l hapisle cezaland›r›ld›. Zhengzhou 4’lüsü olay› üzerine John Mage’›n raporu. (People’s March adl› Hindistan’daki bir Maoist derginin Mart say›s›ndan al›nm›flt›r.) Lia Xiabo ve Yu Jie adl› liberal yazarlar geçenlerde Çin polisi taraf›ndan k›sa süreli¤ine al›konuldu¤unda dünya çap›nda oluflan bir koro taraf›ndan protesto edilmiflti. Bu liberal yazarlar›n Irak’taki ABD sald›rganl›¤›na destek veriyor olmas›,

2 1 Aral›k 2005 tarihinde, Zhengzhou’da 4 Maoist, Çin’de kapitalizmin restorasyonunu reddedip “sosyalist yola” geri dönmeye ça¤›ran broflürü da¤›tt›klar› için gözalt›na a l › n d › l a r. B r o fl ü r l e r, Baflkan Mao Zedung’un ölümünün 28. y›ldönümü nedeniyle Zhengzou flehrindeki bir parkta da¤›t›lmaktayd›. Daval›lardan ikisi Zhang Zhengyau (56) ve Zhang Ruquan (69)- iftiradan dolay› suçlu bulunurken, daval›lar›n hepsine 3 y›l hapis cezas› verildi. O günden bu yana, Çin’deki birçok solcu grup, daval›larla dayan›flma amaçl› etkinlikler düzenlemekte. “Mao Zedung sonsuza kadar önderimizdir!” bafll›kl› broflür ve bu davayla ilgili Çin’deki en önemli solcu web sitelerinde yay›nlanan yorumlar “Çin Çal›flma Grubu”ndaki yoldafllar taraf›ndan çevrilmektedir. Bizler, dünyaca çok az takip edilen, ancak bü-

yük öneme sahip olan Çin’deki sol muhalefet hakk›ndaki bu yaz›lar› duyurdu¤umuz için onur duymaktay›z. OLAYIN GEL‹fi‹M‹ Son y›llarda, 9 Eylül günü, Mao’nun aram›zdan ayr›l›fl› vesilesiyle Zhengzhou’daki birçok insan meydandaki Mao heykelinin önünde toplanarak Mao’yu anmakta, meydan› çelenklerle süslemekte, fliirler okumaktad›r ve her y›l bu etkinliklerde büyük bir polis kalabal›¤› yer alarak, gözalt›larla sonuçlanan olaylara neden olmaktad›r. Bu y›l da 9 Eylül’de kitle topland› ve bu kez polis zorla kalabal›¤› da¤›tmad›. Zhangzhou’nun bir sakini olan Zhang Zhengyau, o gün, sabah 10’da sivil polisler taraf›ndan “y›k›c›” içerikteki broflürü da¤›tt›¤› için göz alt›na al›nd›. Zhang’›n da¤›tt›¤› broflür Mao’yu anma amaçl› “Mao Zedung Sonsuza Kadar Önderimizdir!” bafll›¤›n› tafl›yan ve söz konusu etkinlik için yaz›lm›fl bir broflürdü. 10 Eylül gecesi saat 1:00’de Zhenyau’yu elleri kelepçeli olarak evine getiren polis yapt›¤› aramada, broflürdeki yaz›y› bilgisayarda buldu. Konuyla ba¤lant›l› 3 insan daha sonra yakaland›. Bay Wang Zhanqing broflürü bast›¤› için, Zhang Ruquan ve Bayan Ge Liying ise yard›m etti¤i için hapsedildi. Bayan Ge’nin bir suçu da söz konusu broflürü “Mao Zedung Bayra¤›” adl› web sitesine göndermifl olmas›d›r. Zhengzhou flehri radikal Maoistlerin kayna¤› olarak ün kazanm›flt›r. Bu flehirde emekçilerin militan eylemlerine s›kça rastlanmaktad›r ve geçmifl y›llarda Mao’yu anma amaçl› birçok eylemde polisle s›k s›k çat›flmalar ç›km›flt›r. Eylemcilerin birço¤u en az bir kez gözalt›na al›nm›flt›r. Broflürü da¤›tanlar toplumsal düzeni ve ulusal ç›karlar› ihlal etmekten dolay› tutuklanal› beri, söz konusu broflür birçok solcu sitede yay›nlanm›fl ve Çin radikal solunun sahiplendi¤i bir metin haline gelmifltir. 21 Aral›k’taki dava ilk baflta aç›kland›¤› gibi halka aç›k yap›lmam›fl ve dayan›flma amaçl› mahkemeye gelen

kitle, ki baz›lar› flehir d›fl›ndan gelmiflti, mahkemeyi izleyememifltir. MAO ZEDUNG SONSUZA KADAR ÖNDER‹M‹ZD‹R! Da¤›tanlar›n hapisle cezaland›r›ld›¤› broflürdeki metindir Baflkan Mao aram›zdan ayr›lal› bu yana 28 y›l geçti. Bu 28 y›l içinde Parti içinde kapitalist yolu tutan gerici güçler, devlet ve Parti iktidar›n› ele geçirdiler. Asl›nda onlar›n Mao Zedung’a ve onun sosyalist meflrulu¤una yo¤un nefretleri bulunmaktad›r. Onlar çeflitli taktiklerle Parti’nin çözümlemelerini kullanarak, raporlar ve belgeler haz›rlayarak, bas›nda makaleler yazarak Mao Zedung’a sald›rmakta, iftira etmekteler. Ancak Çin halk›n›n ezici ço¤unlu¤u, nüfusun %95’inden fazlas›, özellikle de iflçiler ve köylüler her zaman Mao Zedung’un yan›nda saf tutacaklard›r. Mao Zedung’un önderli¤i ve halka tüm yüre¤iyle hizmet etmek; Partinin, hükümetin ve ordunun iflleyiflinde rehberlik eden temel ilkeydi. O, her zaman tüm parti üyelerini ve kadrolar›n› kitle çizgisini izlemeleri ve halk›n %95’inin yan›nda olmalar› konusunda uyarm›flt›. “Kitle çizgisini izlemek Marksizm’in temel ilkesidir.” O, tüm ömrü boyunca son nefesine kadar halk›n›n kurtuluflu için mücadele etti. Çin halk›, do¤rudan prati¤iyle anlam›flt›r ki ülkenin sahibi olan ve demokratik haklar›n› kullanan Çin halk› ve Mao Zedung iyi ve kötü günde, zaferde ve yenilgide birbirlerine kenetlenmifllerdir. Çin halk› mutlu, iyimser bir yaflam sürerken, Mao Zedung aram›zdan ayr›ld› ve Çin iflçi s›n›f› burjuvazi taraf›ndan bir gecede hançerlendi. Art›k, onlar ülkenin efendisi de¤ildi. fiU ANK‹ DEVLET KAP‹TAL‹ST SINIFIN DEVLET‹D‹R! Bugün “Çin koflullar›nda sosyalizm”in hakim oldu¤u toplumda para, güç ve toplumsal statü anlam›na gelmektedir.


15

17

Servetteki kutuplaflma emekçileri yoksullu¤a itmekte, dolay›s›yla toplumsal statülerini ve önceden sahip olduklar› tüm haklar›n› kaybetmelerine neden olmaktad›r. Art›k onlar sosyalist iflçiler de¤il, yaflamak için emek gücünü meta olarak satmaya zorlanan iflçilerdi. Kapitalistler taraf›ndan rahatl›kla sat›n al›nabilen meta haline geldiler. ‹flçi s›n›f›n›n bir k›sm› devletin fabrikas›nda çal›flsa da “devletin sahip olmas›” “kapitalistin sahip olmas›” ile ayn› anlamdad›r. Çünkü flu anki devlet kapitalist s›n›f›n devletidir. ‹flçiler art›k kendileri için de¤il kapitalistler için art› de¤er üretmek için çal›flmaktalar. ‹flçi s›n›f›n›n di¤er kesimi ise büyük ve küçük kapitalistlerin köleleri haline gelmifltir. En a¤›r bask› ve sömürü alt›nda çal›flt›r›lmaktalar. Bunlar›n yan›nda yüz milyonlarca iflçi ve köylü iflten ç›karmalara ve ifl aramak için göçmenli¤e zorlanmaktad›r. ‹fl, art›k garantisi olan bir hak de¤ildir. E¤itimin, sa¤l›¤›n, kültürel faaliyetlerin vb. ticarilefltirilmesiyle birlikte emekçilerin bu haklar› da ellerinden al›nmaktad›r. Bunlara ek olarak s›n›rl› kaynaklar ve çevre kirlili¤i nedeniyle, iflçi s›n›f› temiz yiyecek, su ve hava haklar›n› da kaybetmektedir. ‹zleyece¤imiz çizgi bellidir. Mao Zedung Çin iflçi s›n›f›n›n ve Çin halk›n›n % 95’inin önderidir. Çin’in içindeki ve d›fl›ndaki emperyalistler, revizyonistler, burjuvalar ve tüm gerici güçler Mao Zedung’tan nefret ederken, halk›m›z onu sevmektedir. “Mao Zedung virüsü” son y›llarda daha fazla kendisini göstermektedir. Bu öyle bir hal alm›flt›r ki 2 bürokratik “çözümlemede” buna de¤inilmifltir. Bu çözümlemeler Çin halk› ve dünya halklar› için kabul edilemezdir. Deng Xioping, Jiang Zemin ve kendilerini Çin reformlar›n›n mimar› olarak gören di¤erleri yada “3’lü Temsil Teorisi”nin yazar› olarak gurur duyanlar›n pratiklerine daha yak›nda bak›nca, anlafl›lacakt›r ki, onlar emperyalizmin ve burjuvazinin ç›karlar›n› savunmaktad›rlar. Son 28 y›ldaki tarihi pratik ve toplumsal gerçeklik gözlerimizi açm›fl, s›n›f bilincimizi yükseltmifltir. Partimizdeki burjuva unsurlar Çin burjuvazisinin bafl› ve belkemi¤idir. Onlar, kapitalist yolu izleyen bencil insanlard›r. Onlar, parti d›fl›ndaki ortalama bir kapitalistten

11-23 Mart 2005

daha u¤ursuz, daha kaba, daha aç gözlü ve daha düzenbazd›r. Bunu görmek için son 20 küsur y›la bakmak yeterlidir. Partideki büyük ve küçük kapitalist yolcular ve onlar›n aileleri çoktan milyoner hatta milyarder oldular. Tüm bunlar› gören kim onlar›n sosyalizm üzerine nutuklar›na inan›r ki? Onlar›n gerçek iste¤i kapitalizmdir. Çünkü kapitalizm onlar›n ç›karlar›n› karfl›lamaktad›r. Onlar sosyalizmin ve halk›n düflman›d›rlar. DEVR‹MC‹LER MAO ZEDUNG’UN REHBERL‹⁄‹N‹ ‹ZLEYECEKT‹R! Bizler, her fleye ra¤men, ÇKP’nin, Mao Zedung’un kurup önderlik etti¤i bir parti oldu¤unu ve uzun bir devrimci gelene¤e sahip oldu¤unu unutmamal›y›z. Bu parti, Kruflçev revizyonizmine karfl› mücadele etmifl, Kültür Devrimini gerçeklefltirmifltir ve bugün parti içinde kapitalist yolcular oldu¤u gibi sosyalist yolcular da bulunmaktad›r. Parti üyelerinin ve alt düzey parti kadrolar›n›n ço¤unlu¤u partinin revizyonist önderli¤inden memnun de¤iller. Onlar partinin de¤iflmesini ve tekrar do¤ru çizgiye, sosyalist yola dönmesini istiyorlar. Bunlar›n baz›lar› bu duruma daha fazla dayanamamaktad›r. fiu anki önderlikle daha aç›k bir mücadele için ad›mlar at›lmaktad›r. Ancak hala insanlar›n ço¤unlu¤u kendilerinin ve ailelerinin güvenli¤i için susmay› tercih etmekteler. Bizler biliyoruz ki, revizyonist klik özellefltirmeleri sürdürdükçe, Çin’deki s›n›f çat›flmalar› derinlefltikçe, kitlelerin mücadelesi de daha büyük ölçeklerde yükselecektir. Çeliflkiler yo¤unlaflt›kça ve kitle hareketi ulus çap›nda gelifltikçe, parti, hükümet ve ordudaki insanlar revizyonizmin gerçek yüzünü görecekler ve proletaryaya kat›larak Mao Zedung’un bayra¤›n› yükseltecekler, Çin’de sosyalizm için mücadele edeceklerdir. Dünyam›zda s›n›flar ve s›n›f mücadelesi var oldu¤u müddetçe, Mao Zedung yaflamaya devam edecek, ezilen ve sömürülen s›n›flar›n sonsuza kadar önderi olarak kalacakt›r. Çin devrim tarihi tekrar tekrar göstermifltir ki, devrimciler Mao Zedung’un rehberli¤ini izleyerek, mücadeleleri zafer üstüne zafer kazanacakt›r. Halk›m›z›n mücadelesi hakl›l›¤›m›z›n ve gücümüzün tükenmez kayna¤›d›r!

21 Aral›k 2005 tarihinde Çin’in Zhengzhou flehrinde 4 Maoist Çin’de kapitalizmin restorasyonunu reddedip “sosyalist yola” geri dönmeye ça¤›ran broflürü da¤›tt›klar› için gözalt›na al›nd›lar. Ç›kar›ld›klar› mahkemede 69 yafl›ndaki Zhang Ruquan “Mao Zedung’un an›s›n› yaflatmaktan dolay› tutukland›¤›m için kendimle gurur duyuyorum” derken Çin’in emekçi halk›n›n Baflkan Mao’ya olan ba¤l›l›¤›n› gözler önüne seriyordu.

VER‹LMEK ‹STENEN MESAJ NED‹R? Bugün Zhengzhou flehri için al›fl›k olunmayan bir so¤uk bulunmakta. Hava tahminlerinin aksine yo¤un bir kar ya¤›fl› var. Ancak kötü hava flartlar›na ra¤men, ülkenin dört bir yan›ndan çok say›da insan Maoistlerin davas›na kat›lmak için Zhengzhou’ya geldi. Onlar buraya yönlendirilerek, bir plan ekseninde gelmediler. Onlar› buraya toplayan sosyalist cumhuriyete olan derin ba¤l›l›klar›, ölümsüz önderleri ve ö¤retmenleri olan Baflkan Mao Zedung’a duyduklar› sevgi ve sayg›lar›yd›. Onlar adalet ve bu davayla birlikte mahkum edilmek istenen sosyalist cumhuriyet ve halk için birlefltiler. Bu davan›n sonucu, Zhengzhou’daki yetkililerin Mao Zedung’un meflrulu¤u üzerine tutumlar›n› da yans›tacakt›r. Yetkililerin “Mao Zedung Düflüncesi’nin büyük bayra¤›n› her zaman yükseklerde tut!” fliar›na uyup uymayacaklar› bu davayla anlafl›lacakt›r. Bu mahkemede daval› olan Zhengyau ve di¤er 3 iflçi hiçbir suç ifllemedikleri halde Baflkan Mao’nun an›s›n› yaflatt›klar› için tutukland›lar. Zhengyau’yu destekleyenler dayan›flma duygular›n› göstermek için kalk›p Zhengzhou’ya geldiler. Zhengzhou’daki birçok yafll› iflçi, yo¤un kar ya¤›fl›na ra¤men yaln›zca Maoistleri görmek için mahkemeye geldiler. Davan›n görüflüldü¤ü 21 Aral›k günü, ki Mao’nun 111. do¤um günü olan 26 Aral›k’tan birkaç gün öncedir, davan›n halka kapal› olaca¤›na karar verildi, hem de kimseye önceden haber vermeden. Suçlaman›n düzeyi ise “devleti y›kmak”tan “iftira”ya düflürülmüfltü. ‹nsanlar d›flar›da uzunca bir süre bekledikten sonra avukatlar kitlenin yan›na gelip aç›klamada bulundular. Buna göre Zhang Ruquan savunmas›nda “Mao Zedung’un an›s›n› yaflatmaktan dolay› tutukland›¤›m için kendimle gurur duyuyorum” demiflti. Zhang Zhengyau polis arac›na bindirilirken kitle bir a¤›zdan “Adalet yerini bulacak”, “Gerçeklik galip gelecek”, “Dayan›flma” sloganlar›n› atmaktayd› ve kitle soruyordu: Her gün yasalar› delen gerçek suçlular kim? Anayasay› ayaklar alt›na alanlar kim? Kimler halk›n Mao’nun an›s›na olan ba¤l›l›¤›ndan korkmakta? Kitlenin içinden bir kifli sinirli bir flekilde flöyle konufluyordu: “Bu fleytan, berbat yöneticiler bize efendilik ediyorlar ve er geç halk onlardan kurtulacak!” 9 Eylül günü yafll› bir iflçi, Mao’nun heykeli önünde onu and›¤› için tutukland› ve Mao’nun 111. do¤um gününden birkaç gün önce gizlice yarg›land›. Acaba verilmek istenen mesaj nedir?


11-23 Mart 2005

16

17

SEKA’da direnifl herfleye ra¤men sürüyor!

SEKA’n›n kapat›lmas›na yönelik giriflimlere karfl› baflta SEKA iflçileri olmak üzere di¤er ifl kollar›ndan, devrimcilerden, demokratlardan ve birçok kesimden tepki gelirken Türkiye’de ka¤›t üretiminin h›zla azald›¤› ve ithalat›n rekor düzeylere ç›kt›¤› belirtiliyor. Temelleri 1934 y›l›nda at›lan ve ilk ka¤›d› 1936 y›l›nda üreten SEKA, di¤er özellefltirme ma¤duru kurumlar gibi y›llar boyu bilinçli olarak zarara u¤rat›larak, bugün gelinen aflamada da “devletin s›rt›nda kambur” denilerek kapat›lmak istenmektedir. Dünyan›n 135. büyük ka¤›t iflletmelerinden biri olan SEKA’n›n bugün bu gerekçe ile kapat›lmak istenmesi düflündürücüdür. Ayn› flekilde TEKEL’in özellefltirilmesinin de gündeme tekrar getirilmesi incelenmeye de¤er bir geliflmedir. Bugün yaflanan bu direnifller tüm geri noktalar›na ra¤men oldukça önemlidir. SEKA’n›n kapat›lmas›na yönelik giriflimlere karfl› baflta SEKA iflçileri olmak üzere di¤er ifl kollar›ndan, devrimcilerden, demokratlardan ve birçok kesimden tepki gelirken Türkiye’de ka¤›t üretiminin h›zla azald›¤› ve ithalat›n rekor düzeylere ç›kt›¤› belirtiliyor. Devlet ‹statistik Enstitüsü (D‹E) verilerinden yap›lan belirlemeye göre, Türkiye’nin 2004 y›l›n›n tümündeki toplam ka¤›t, karton ve mukavva üretimi 254.9 bin ton olarak gerçekleflti. Üretim 2003 y›l›na göre yüzde 21’lik düflüfl gösterdi. Ka¤›t üretiminde 2000 y›l›ndan bu yana yaflanan daralma ise yüzde 6.8. 2000 y›l›nda 666.6 bin tona yükselen ka¤›t, karton ve mukavva üre-

timi, geldi¤imiz günlere kadar h›zla düflüfle geçerek 2001 y›l›nda 484.1 bin tona, 2002 y›l›nda 458.5 bin tona, 2003 y›lda ise 321.7 bin tona inmiflti. Üretimdeki gerilemeye paralel olarak Türkiye’nin ka¤›t ithalat› h›zla art›yor. 2004 y›l›ndaki ka¤›t, karton ve ka¤›t hamurundan eflya ithalat›, bir önceki y›la göre yüzde 31.2 artarak 1 milyar 496.1 milyon dolara yükseldi. ‹thalatta 2001 y›l›ndan bu yana gözlenen toplam büyüme, yüzde 135.3’ü buldu. Yukar›daki D‹E verilerinden de anlafl›laca¤› gibi ka¤›t üretiminde gittikçe d›fla ba¤›ml›l›¤›m›z artmaktad›r. AKP hükümeti yapt›¤› Standby anlaflmalar› gere¤i ülkemizdeki birçok K‹T’i özellefltirme gayreti içerisindedir. Efendilerinin emirlerini harfiyen yerine getirmeye çal›flan AKP hükümeti “zarar ediyor” gerekçesiyle özellefltirme sald›r›lar›n› artt›r›rken, kurumlar› özellefltirirken, üretimi durdururken ürünler d›flar›dan ithal edilmektedir. Burada özellefltirilen K‹T’lere baz› harcamalar yap›larak üretim kapasitesi art›r›larak, kâr edebilecek birçok kurum gibi SEKA da y›llard›r fabrikaya bir çivi bile çak›lmadan bilerek zarar eder hale getirilerek kapat›l›yor. Bu, AKP hükümetinin efendilerinin iste¤idir. Efendilerinin söylediklerini

yapmak zorunda olan hükümet de efendilerine flirin gözükmek için tüm talimatlar› yerine getirebilmek için elinden gelen tüm çabay› göstermek zorundad›r. TEKEL 900 bin kiflinin ekmek kap›s›d›r! Türkiye’de tar›msal yap›lar içerisinde yer alan önemli kurulufllardan birisi de hiç kuflkusuz ki TEKEL’dir. TEKEL, tütünden üzüme, arpa ve yafl meyve ürünlerine kadar pekçok tar›msal ürünü ifllemektedir. Yani TEKEL’le ilgili olacak her politikan›n ve de¤erlendirmenin özü tar›msal kesimle ba¤lant›l› olmak zorundad›r. Çünkü Ege, Marmara, Karadeniz, Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu bölgelerinde 2002 y›l› verilerine göre 4.629 köyde tütün ekimi yap›lmaktad›r ve toplam 401.236 tütün üreticisi bulunmaktad›r. 2002 y›l›nda toplam 64.901 ton tütün al›m› yapan TEKEL, bunun karfl›l›¤›nda köylülere 147.1 trilyon TL ödeme yapm›flt›r. Son veriler ›fl›¤›nda de¤erlendirildi¤inde TEKEL’in özellefltirilmesi yaklafl›k 150 bin tütüncünün, ortalama ailenin 6 kiflilik olmas› da göz önüne al›narak 900 bin insan›n ekme¤inin elinden al›nmas› anlam›na gelmektedir. En önemli ve cevaps›z olan soru ise fludur; tütün ekiminden vazgeç-

mek zorunda kalan üreticiler ne yapacak? Baflka bir ürünün yetifltirilmesinin çok zor oldu¤u topraklarda böyle bir flans› kalmayan tütün üreticilerinin önündeki tek seçenek göç etmek olacakt›r. Tar›m sektöründe oldukça önemli bir yere sahip olan TEKEL ayr›ca istihdam etti¤i iflçi ve memur say›s› olarak da az›msanmayacak bir öneme sahiptir. Her fleyden önce nerede ise her ilde TEKEL Baflmüdürlükleri oldu¤unu belirtmek gerekmektedir. TEKEL’in ayr›ca 100 adet Yaprak Tütün ‹flletme Müdürlü¤ü, tütün üretimi yap›lan hemen her il ve ilçede ifl yerleri, sigara sanayine ba¤l› 8 fabrikas›, alkollü içki üretimine ba¤l› 19 iflletmesi bulunmaktad›r. Özetlersek; Eylül 2003 verilerine göre TEKEL bünyesinde memur, daimi ve geçici iflçi, sözleflmeli personel olarak toplam 29.921 kifli istihdam edilmektedir. TEKEL’in özellefltirme hikayesi, 90’l› y›llar›n bafl›nda ilk olarak Akhisar Sigara Fabrikas›’n›n iki yerli markas›n›n kullan›m hakk›n›n yabanc› flirketlere devretme giriflimleri ile bafllam›flt›r. O günden bugüne de bu sald›r› h›zla devam etmifltir. Akhisar girifliminin ard›ndan tüm TEKEL özellefltirme kapsam›na al›nm›flt›r. Özellefltirme ‹daresi’nin devrald›¤› iflletmelerin nas›l ö¤ütülüp


17 zarar ettirildi¤ine, çürü¤e ç›kart›ld›¤›na en güzel örneklerden biridir TEKEL. 97 ve 2001 y›llar› aras›nda tütün pazar›n›n % 70’ini elinde bulunduran TEKEL Özellefltirme ‹daresi’nin devreye girmesi ile yani yaklafl›k 1.5 y›l içinde % 12’lik bir pazar kayb›na u¤ram›flt›r. Bu gerçek bugün aç›s›ndan da “zarar ediyor”, “devletin s›rt›nda kambur” vb. söylemleri ile özellefltirilmek istenen tüm kurumlar aç›s›ndan geçerlidir. Tüm dünyadaki özellefltirme süreçleri göstermektedir ki özellefltirmeden kârl› ç›kanlar sadece yabanc› flirketlerdir. Tüm bu geliflmelerle birlikte özellikle son bir ayd›r SEKA ve TEKEL üzerinden yaflanan hareketlilik önemlidir. SEKA ve TEKEL iflçilerinin hayk›rd›¤› “SEKA k›v›lc›m, TEKEL atefltir” slogan› ayn› zamanda egemenlerin planlar›n›n tutmad›¤›n› göstermektedir. Geçti¤imiz aylarda Ayd›n’da yap›lan “Büyük Üretici Mitingi” ve 13 fiubat’ta Malatya’da yap›lan miting s›n›f kardeflli¤inin, iflçi ve köylülerin buluflmas›n›n güzel örneklerini teflkil etmektedir. SEKA direniflinin bafllamas›n›n ard›ndan gündeme tekrar oturan TEKEL’in özellefltirilmesi de çeflitli eylemler ile protesto ediliyor. 4 Mart günü ülkenin pek çok yerinde SEKA iflçisine destek vermek için kendilerini fabrikaya kapatan emekçiler bir yandan bu eylemin pasif bir eylem oldu¤unu belirtirken bir yanda da SEKA iflçisinin direniflinin yan›nda olduklar›n› gösterdi. SEKA’dan ancak ölümüz ç›kar! SEKA ‹flçileri ile Dayan›flma Platformu Giriflimi ve SEKA iflçileri 23 fiubat 2005 tarihinde AKP ‹stanbul ‹l binas› önünde toplanarak SEKA’n›n kapat›lma karar›n› protesto etti. “SEKA kapat›lamaz” pankart› aç›larak “Y›lg›nl›k yok direnifl var”, “SEKA iflçisi yaln›z de¤ildir”, “SEKA’da direnifl kazanacak”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” vb. dövizler tafl›nan eylemde konuflan ‹zmit Selüloz-‹fl Baflkan vekili Nazmi Sapmaz, SEKA’n›n iddia edildi¤i gibi bir hurda y›¤›n› olmad›¤›n›n alt›n› çizdi. “Öldü” denilen makinelerin özel sektöre sat›lmas›n›n bunu ispatlad›¤›n› belirten Sapmaz “E¤er makineler ölmüflse özel sektöre nas›l dayanacakt›r?” sorusunu sordu. Sapmaz, SEKA konusunda kamuoyunu yan›ltmaya çal›flanlar›n çabalar›n› SEKA iflçisine destek ve-

17 renlerle birlikte bofla ç›kartt›klar›na de¤inerek; “SEKA üreterek varl›¤›n› sürdürene kadar SEKA iflçisi baflta olmak üzere, Kocaeli halk› da fabrikas›na sahip ç›kmaya devam edecektir. Bir kez daha ‘SEKA namusumuzdur’ diye söz verenleri, yetim hakk›n› korumak için iktidar olduklar›n› ileri sürenleri, bu ülkenin geliflmesinden, bu ülkede eme¤i ile yaflayanlar›n afls›z, iflsiz olmas›n› istemeyenleri SEKA konusunda sa¤l›kl› düflünmeye, SEKA’da gerekli yat›r›mlar› yap›p bu anlams›z uygulamaya son vermeye ça¤›-

r›yoruz” derken kapatma karar› geri al›nmad›¤› sürece SEKA çal›flanlar› ve ailelerinin iflyerlerini terk etmeyece¤ini belirtti ve “Bizim SEKA’dan ölümüz ç›kar” vurgusunu yapt›. “Her yer SEKA her yer direnifl”, “SEKA’da TEKEL’de direnifl kazanacak”, “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek”, “Direne direne kazanaca¤›z” vb. sloganlar›n at›ld›¤› eylemde Tekstil-Sen Genel Baflkan› Ayfle Yumli Yeter de bir aç›klama yaparak SEKA gerçe¤i ile AKP’nin ne mal oldu¤unun ortaya ç›kt›¤›n› söyledi. Yeter, SEKA iflçisinin sorunlar›n›n çözümüne iliflkin öneriler sunarak, “Bu çözümün tersine, SEKA’n›n yok edilmesi amac›na hizmet eden her fley herhangi bir mahkeme karar› SEKA iflçileri ve emek savunucular› için geçersizdir, meflru de¤ildir, tan›nmayacakt›r” diyerek uyar› yapt›. SEKA direnifli dayan›flma eylemleriyle büyüyor! Türk-‹fl Baflkanlar Kurulu 1 Mart 2005 günü SEKA Fabrikas›’nda toplanarak direniflle ilgili bir toplant› yapt›. Toplant›da özetle, direnifl tar-

11-23 Mart 2005 t›fl›l›rken sendika a¤ababalar› direnifli bitirebilmenin yollar›n› arad›lar. Türk-‹fl Baflkanlar Kurulu toplant›s›n›n ard›ndan bir aç›klama yapan Türk-‹fl Baflkan› Salih K›l›ç “‹zmit SEKA’n›n küçülerek üretime devam etmesi dahil, iflçilerin istihdamlar›n› sa¤layacak bir formüle evet diyeceklerini” belirtti. K›l›ç, SEKA arazisinin 200 dönümünün istihdama ayr›lmas›, geri kalan 400 dönümünün de Belediye’ye devredilmesi yönünde hükümete bir teklif verdiklerini, 4 Mart’ta bir günlük iflyeri terk etmeme eylemi yapacak-

lar›n› söyledi. Daha a¤›r eylemler ve genel grev karar› al›nmas›n› isteyen iflçiler, toplant›ya kat›lan Baflkanlar Kurulu üyelerine sloganlar atarak tepki gösterdiler. Daha sonra iflçilerden ald›¤›m›z bilgilere göre de Baflkanlar Kurulu toplant›s›nda “bir günlük iflyeri terk etmeme” eylemi ilk önce 13 “evet”e karfl›l›k 16 “hay›r” oyuyla reddedildi. Bu geri karara tepki gösteren iflçiler sendika a¤alar›n› daha ileri kararlar almalar› noktas›nda s›k›flt›rd›lar. Bunun üzerine tekrar yap›lan tart›flmalardan sonra sendikac›lar istemeyerek de olsa bir günlük iflyeri terk etmeme eylemi karar› almak zorunda kald›lar. Al›nan bu karar›n amac› hak alma eyleminden ziyade iflçilerin öfkelerini dizginlemek ve etkisizlefltirmektir. Di¤er yandan da devleti rahats›z etmeyecek, sermayeye sinyal veren bu durum pasif bir tutumu ortaya koymufltur. 4 Mart Cuma günü aralar›nda Deri-‹fl Tuzla flubesi, Belediye ‹fl 2 No’lu flube, Genel-‹fl 3 No’lu bölge, Cevizli TEKEL iflçilerinin de aralar›nda bulundu¤u çok say›da ifl kollar›ndan iflçiler, yapt›klar› bas›n aç›klamalar›yla, iflyeri terk etmeme ey-

lemleriyle SEKA iflçileriyle dayan›flma içerisinde bulundular. Ziyaretler sürüyor! 4 Mart’ta yine iflçileri birçok kesim ziyaret etti. SHP Genel Baflkan› Murat Karayalç›n, D‹SK’e ba¤l› Lastik ‹fl, Yol ‹fl, Genel ‹fl 3 No’lu bölge yöneticileri ve iflçileri, Nakliyat-‹fl, TÜMT‹S, Birleflik Metal-‹fl, Al›nteri okurlar›n›n da aralar›nda bulundu¤u birçok kurum fabrika önüne gelerek iflçilere destek verdi. Bu arada HÖC 19 fiubat, ESP 23 fiubat tarihinden itibaren fabrika önünde çad›r kurarak iflçilere destek verece¤ini aç›klad›. Bu aç›klaman›n ard›ndan 7 Mart günü çad›rlara sald›ran polis, 11 HÖC’lü ve 7 ESP’liyi gözalt›na ald›. Yap›lan ziyarette D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi bir konuflma yaparken “biz genel greve de var›z, biz bedelini öderiz. 7 Mart’ta Emek Platformu’nun toplant›s› var. Umar›m orada bir miting karar› ç›kararak 100 binleri ‹zmit’e y›¤›p hükümete geri ad›m att›r›r›z. Biz Türkiye’de de¤il bir gün iki saat ifl b›raksak karfl›m›zda diz çökerler. Biz bunun bedelini ödemeye haz›r›z. Ama bütün örgütlerin kat›lmas› gerek. Bedele onlar›n da ortak olmas› gerekiyor” derken asl›nda böyle bütünlüklü bir eylemin olmayaca¤›n› kendisi de belirtiyordu. Çünkü özellefltirme, SSK’lar›n devri, mezarda emeklilik, kay›t d›fl› ekonomi, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kald›r›lmas› gibi stratejik meselelerde bile bir araya gelemeyen/gelmeyen bu örgütlerin SEKA direnifline ortak tutum sergilemelerini beklemek ya da istemek safl›k olur. Bunun olanaks›zl›¤›n›n son örne¤i 16 fiubat eylemleridir. Çelebi’nin yapt›¤› konuflma esnas›nda ve sonras›nda iflçiler s›k s›k “fialter inecek bu ifl bitecek”, “Söz bitti s›ra eylemde”, “Her yer SEKA her yer direnifl” vb. sloganlar›n› att›lar. Yap›lan konuflman›n ard›ndan D‹SK yönetim ve baflkanlar kurulu üyeleri fabrikaya girerken deste¤e gelen yüzlerce iflçi geri gönderildi. Devrimci ve Sosyalist bas›n içeri al›nmad›! Bu arada destek için fabrika önüne gelenler yine sendikan›n tutumuyla kap› önünde karfl›land›lar. ‹çeri sendikan›n istedi¤i insanlar girerken istemedikleri, kendileri aç›s›ndan tehlike arz edecek olanlar al›nmad›. ‹flçi Köylü, At›l›m, Ekmek ve Adalet ile Mücadele Birli¤i gazeteleri çal›flanlar› iflçilerin yan›na al›nmad›lar.


11-23 Mart 2005 Sendikac›lar ile gazeteciler aras›nda bir tart›flma yaflan›rken içeri al›nmamalar›na neden olarak “siz gazetenizde sendika hakk›nda yaz› yaz›yorsunuz. Bizleri karal›yorsunuz” denildi. Bunun üzerine gazeteciler propaganda yaparak haber alma haklar›n›n engellenemeyece¤ini vurgulayarak, keyfi tutumu ve çifte standard› protesto ederek foto¤raf makinelerini fabrika kap›s›n›n önüne b›rakt›lar. Baz› sendikac›lar›n araya girmesi durumu de¤ifltirmeye yetmedi. Fabrika içinde yap›lan konuflmalarda fabrika hakk›nda bilgiler verilerek, bilinçli olarak zarar ettirildi¤i örnekleriyle anlat›ld›. Ve heyete makine bölümleri gezdirildi. Bu arada SEKA iflçileriyle dayan›flmak amaçl› Deri-‹fl Tuzla fiubesi’nin flube önünde yapt›¤› bas›n aç›klamas›na jandarma sald›rd› ve aralar›nda fiube Baflkan› Hasan Sonkaya’n›n da bulundu¤u üç kifli gözalt›na al›nd›. Bunun duyurusunun SEKA yemekhanesinde yap›lmas› ile iflçiler, aileleri ve ziyaretçiler öfkeyle hükümeti, devleti yuhalayarak sald›r›y› protesto etti. ‹çeride iflçilerle yapt›¤›m›z sohbetler ve gözlemlerimizde Türk-‹fl ve Selüloz-‹fl Sendikas›’n›n f›rsat kollad›¤› ilk f›rsatta iflçilerin kararl› direnifllerine ra¤men bu ifli bitirecekleri görülüyordu. Kapal› kap›lar arkas›nda yap›lan pazarl›klarda dört C diye ifade edilen 657 say›l› memur statüsünde iflçilerin Sa¤l›k, Adliye, Temizlik vb. alanlara aktar›m› öngörülüyor. Çözüm do¤ru önderlikten geçiyor! SEKA direnifli ve geliflmeler göstermektedir ki do¤ru bir önderlikten yoksun olarak ortaya konan çok soylu direnifller bile (15-16 Haziran iflçi direnifli de dahil) yenilgiye mahkumdur. Biricik seçenek bugün sermaye kurumlar›na dönüfltürülmüfl iflçilerin öz örgütleri sendikalar› tekrar iflçilerin örgütü, okulu haline getirmektir. Bu anlamda kendili¤inden s›n›f olan iflçi s›n›f›n› kendisi için s›n›f olabil-

18 mesinin tafllar›n› örmektir. Yani onlar› örgütleyerek kendisi için yabanc›laflt›r›lm›fl kurumlar›na sahip ç›kmalar›n› sa¤lamakt›r. Bu görev s›n›f sendikac›l›¤› ilkelerini kendine rehber edinen pratik mücadelesiyle de mütevazi ad›mlarla bunu cisimlefltiren ete kemi¤e büründüren Devrimci Demokratik Sendikal Birlik’in omuzlar›ndad›r. Bu çizgi önderli¤inde s›n›f içerisinde baflta örgütleme olmak üzere yap›lacak tüm çal›flmalar yaz›lacak yüzlerce sayfa de¤erlendirmelerden daha ileri bir ad›m olaca¤› aflikard›r. 4 Mart; eylem günü Bak›rköy Belediyesi’nin iflçilerin sendikal mücadelesini hedef alan sald›r›lar› ve iflçilere yönelik hak gasplar› ve SEKA’ya destek için Belediye önünde yap›lan eyleme 500’ü aflk›n kat›l›m oldu. 4 Mart 2005 tarihinde saat 17:00’de Kartaltepe Park›’nda bafllayan ve iflçilerin Özgürlük Meydan›’nda toplanmas› ile sona eren yürüyüfl boyunca “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “Gün gelecek devran dönecek hainler halka hesap verecek”, “Birlik mücadele zafer” vb. sloganlar at›ld›. Özgürlük Meydan›’nda yap›lan bas›n aç›klamas›na Belediye-‹fl 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Gülüm’ün konuflmas›yla baflland›. Ard›ndan Belediye-‹fl 3 No’lu fiube’den Hüseyin Ayr›lmaz konuflma yapt›. Türk-‹fl Bölge Baflkan› Faruk Büyükkucak konuflmas›n› yapt›ktan sonra Hasan Gülüm taraf›ndan bas›n metni okundu. Bak›rköy Belediye Baflkan› (CHP) Nurettin Sözen konuflmak için geldiyse de Bak›rköy Belediyesi iflçileri ve Belediye-‹fl Sendikas› üyesi di¤er iflçiler taraf›ndan yuhalanaca¤›n›n aç›klanmas›yla geri döndü. Bas›n aç›klamas› sonras›nda iflçiler flantiyelerine ve Belediye binas›na girerek Türk-‹fl’in ald›¤› karar gere¤i iflyerlerine kapanma eylemlerini gerçeklefltirdiler. Eyleme E¤itim-Sen, Tüm Bel-

Sen ve Partizan okurlar› da destek verdi. fiantiyelerde ve Belediye binas›nda yüzü aflk›n iflçi geceyi türkü ve sohbet ederek geçirdi. Sabahlayan iflçileri desteklemek için TKP’li bir grup da ziyarete geldi. Sabaha kadar ‹flçi-köylü muhabirleri de iflçilerle birlikte kald›. ‹flçilerin coflkulu flekilde SEKA direnifline sahip ç›kt›¤› gözlendi. Geliflmelerle ilgili iflçilerin görüfllerini ald›k; - Erol Özdemir (Belediye-‹fl 2 No’lu fiube, Bak›rköy Atölye Temsilcisi): 12 Eylül öncesinde bu ülkede 5 milyon sendikal› iflçi varken, bugün 500 binlere düfltü deniliyor. Amaçlar›na ulaflt›klar› görülüyor. Durum böyleyken, bizler ne yap›yoruz? Bizim emek örgütlerimiz ne yap›yor? Bu noktada bir Türk-‹fl var hak getire. Söylenecek pek bir söz yok. SEKA kapat›l›yor, TEKEL keza öyle. Birçok iflyerinde sald›r› var. SEKA’da iflçiler aylard›r, eylemde. 2 ayd›r iflyerine kapanma eylemi yap›yorlar. Bu süreçten sonra Türk-‹fl’in ald›¤› eylem karar› ise iflyerlerine kapanma, sabaha kadar bekleme. Bu sorunumuzu çözecek bir eylem karar› de¤il. Biz genel grev derken bize iflyerlerine kapanmay› eylem biçimi olarak sunuyorlar. Bugün SEKA’y› bir ç›k›fl noktas› olarak görüyoruz. Türkiye’de 2005 y›l› emek cephesinde hareketli geçecek. Öyle umut ediyoruz. Bunun örne¤ini geçti¤imiz günlerde Tokat’ta yap›lan mitingde gördük. ‹flçiler, köylüler, memurlar, esnaflar, 50 bin nüfuslu Tokat’ta 20 bin insan bir anda soka¤a dökülebiliyorsa, bu bizim gücümüzü gösteriyor ve bu asl›nda hafife al›nacak güç de¤il. Bu noktada emek örgütleri olarak adland›rd›¤›m›z Türk-‹fl, Hak-‹fl gibi konfederasyonlar bizim ihtiyaçlar›m›za cevap vermiyorsa, bizler küçük iflyerlerinden örgütlenerek büyük y›¤›nlara ulaflabiliriz, soka¤a taflabiliriz. Sorunlar›m›z› ancak böyle çözebiliriz. Aksi halde bize çal›flanlar›n ancak gaz›n› almaya, birikmifl öfkesini bertaraf etmeye yönelik basit ey-

17 lemlilikler kalacakt›r. Türk-‹fl ya da sendikalar›m›z›n üst düzey yöneticileri bizleri geçifltirmeye çal›fl›yorlar. Bunlar aç›k, bu konuda zerre kadar tart›flmaya gerek yok. Bizim bu süreçte daha diri daha uyan›k ve örgütlenmeye yönelik mutlaka çaba göstermemiz gerekiyor. Sonuçta biz temsilcilere, iflçi temsilcilerine çok ifl düflüyor. Hiçbir insan inanmad›¤› bir fleyin arkas›ndan gitmez. Bu son derece aç›kt›r. Önce kendimiz inanaca¤›z, inand›¤›m›z› insanlara gösterece¤iz ki, onlar›n inanmalar›n› bekleyelim. Hiçbir fley için geç de¤il. Dolay›s›yla küçük iflyerlerinde, küçük k›v›lc›mlar› büyütüp alevlere dönüfltürebilirsek SEKA’y› kapatt›rmay›z. SEKA’ya sahip ç›kabiliriz. - Mustafa Karakufl (Belediye-‹fl 2 No’lu fiube Kartal Temsilcisi): Türkiye iflçi s›n›f› olarak, nerede bir sald›r› varsa karfl›s›nda durmam›z laz›m. SEKA da bunun bir örne¤idir. Bugün iflçilerin birli¤i de bunu göstermifltir. Hükümetin tam bir IMF ufla¤› oldu¤u kesindir. Bu gözard› edilemez. Dolay›s›yla hangi alanlarda çat›fl›rsak çat›flal›m mutlaka emekçiler bunun meyvelerini alacaklard›r. Bu kesindir. Sald›r› bugün onlara yar›n da bizleredir. TEKEL iflçisine destek sürüyor! Cevizli TEKEL iflçileri 26 fiubat Cumartesi yapt›klar› eylemle eylemliliklerin devam edece¤i mesaj›n› verdiler. Saat 12:00’de toplanmaya bafllayan iflçilere SEKA ‹flçileriyle Dayan›flma Platformu, E¤itim-Sen 5 No’lu fiube, CHP ‹stanbul milletvekilleri, Nakliyat ‹fl, KESK ve D‹SK’e ba¤l› baz› sendikalar da destek verdiler. Fabrikan›n sahil kap›s›ndan “Tek G›da-‹fl” pankart› arkas›nda “SEKA k›v›lc›m, TEKEL atefl”, “Genel grev genel direnifl”, “TEKEL vatand›r, vatan sat›lmaz” vb. sloganlarla ana girifl kap›s›na gelinirken burada CHP milletvekillerinin yapt›klar› konuflmalar›n ard›ndan eylem sona erdirildi.


17 4 Mart tarihinde ise SEKA ‹flçileriyle Dayan›flma Platformu Giriflimi “Genel grev genel direnifl” pankart›n› aç›p, Cevizli TEKEL Fabrikas› önünde toplanarak TEKEL iflçilerinin özellefltirme sald›r›lar›na karfl› yaln›z olmad›klar›n› yapm›fl olduklar› bas›n aç›klamas›yla gösterdi. Platformun organize etmifl oldu¤u eyleme E¤itim-Sen 5 Nolu fiube, Emekli-Sen Kartal fiubesi, Al›nteri gazetesi, HÖC, EHP ve ESP de destek sundu. TEKEL giriflinde toplanan kitle s›k s›k “SEKA k›v›lc›m TEKEL atefltir”, “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber, ya hiç birimiz”, “TEKEL iflçisi yaln›z de¤ildir” sloganlar›n› att›. Fabrika önünde toplanan kitlenin TEKEL iflçileriyle buluflmas›n› engelleme amac›nda olan Tek G›da‹fl Sendikas›, iflçilere haber verme zahmetinde bile bulunmad›. Bundan kaynakl› iflçilerin yap›lan aç›klamaya kat›l›m› çok düflük oldu. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda “SEKA direnifli yolumuzu açm›flt›, TEKEL ise geceyi ayd›nlat›yor. ‹flçi s›n›f› tabandan bast›r›yor ve ayak sürüyenleri karar almaya zorluyor. Bu bilinçle hareket edece¤iz. Hükümete ve burjuvazinin tüm temsilcilerine; onlar›n ortak paylafl›m komitelerine; IMF’ye, DB’ye gerçek gücün bizim al›nterimizde gizli oldu¤unu gösterece¤iz. fiimdi baz› kelimelere daha s›k› sar›lman›n zaman›d›r: Direnifl, birlik, dayan›flma, mücadele. Bunlar arkas›nda s›n›f bilincimizle duraca¤›m›z kavramlard›r” denildi. ‹zmir * ‹zmir TEKEL Yaprak Tütün iflçileri, TEKEL’in ve SEKA’n›n özellefltirilmesini protesto etmek için TEKEL Balatç›k Yaprak Tütün ‹flletme Müdürlü¤ü’nde bas›n aç›klamas› yapt›. Eyleme Tek-G›da ‹fl Sendikas›’nda örgütlü TEKEL Balatç›k Yaprak Tütün ‹flletmeleri’nde çal›flan 670 ve Alsancak Yaprak ‹flletmeleri’nde çal›flan yaklafl›k 50 iflçi kat›ld›. “AKP halka hesap verecek”, “SEKA TEKEL elele”, “AKP flafl›rma sabr›m›z› tafl›rma” sloganlar› atan kitleye Türk-‹fl Ege Bölge temsilcisi Mustafa Kundakç› ve Tek G›da-‹fl Sendikas› 2 No’lu fiube Baflkan› Mehmet Özmen de destek verdi. Mehmet Özmen, TEKEL’i satman›n ülkeyi satmak demek oldu¤unu söyleyerek, TEKEL iflçisinin bu özellefltirmelerin karfl›s›nda oldu¤unu vurgulad›. * Yaklafl›k iki ayd›r direnen SEKA iflçilerine destek veren Tüprafl Alia¤a iflçileri de eylem yapt›. Tüpra��� iflçileri bir saat geç iflbafl› yapt›lar. ‹flçilere hitaben bir konuflma yapan iflyeri bafl temsilcisi Yalç›n Alk›fl, “SEKA iflçileri kahramanca di-

19 reniyor. Onlar›n duygular›n› bizler kadar kimse anlayamaz” dedi. Tüprafl’›n özellefltirilmemesi için kendilerinin de büyük mücadele verdi¤ini belirten Alk›fl, “Art›k bu belay› tek bafl›m›za durdurmam›z imkans›z. SEKA’l›, TEKEL’li, PETK‹M’li k›sacas› tüm iflçi kardefllerimizle birlikte mücadele etmeliyiz. Bu nedenle 26 fiubat Cumartesi günü ‹zmit SEKA’l› kardefllerimizin yan›na gidece¤iz” dedi. Ve iflçilere hepsinin gelmesini istedi¤ini, SEKA’da direnen iflçilerin yan›nda olmakla kendilerini daha mutlu hissedeceklerini belirtti. * 26 fiubat Cumartesi günü akflam saatlerinde Türk-‹fl 3. Bölge Müdürlü¤ü üyeleri SEKA ‹zmit Fabrikas›’na “SEKA halk›nd›r sat›lamaz” sloganlar›yla ulaflt›lar. Türk-‹fl 3. Bölge Temsilcisi Mustafa Kundakç› Baflbakan Erdo¤an’›n gezisi s›ras›nda TEKEL’in özellefltirilmesini protesto eden iflçilere polis taraf›ndan sald›r›lmas›n› k›nad›klar›n› vurgulad›.

Ankara BES, 25 fiubat’ta ifl b›rakacaklar›n› aç›klayarak tüm emekçileri 4 Mart’ta ifl b›rakmaya ça¤›rd›. 4 Mart günü sabah saatlerinde Vergi Dairelerinin önünde toplanan BES üyeleri davul-zurna eflli¤inde halay çektiler. Maltepe, Mithatpafla, Hitit, Ulus ve Emekli Sand›¤›’nda ifl b›rakan emekçiler di¤er iflyerlerinden ve flubelerden gelenlerle beraber Ziya Gökalp Caddesi’ne do¤ru yürüyüfle geçti. “Direne direne kazanaca¤›z”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlar›yla Mithatpafla üzerinden Ziya Gökalp Caddesi’ne yürüyen BES üyeleri Türkerler önünde bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamaya iflten at›lan EGO iflçileri de kat›ld›. “EGO iflçisi yaln›z de¤ildir”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” sloganlar›n› hayk›ran kitle, sald›r› yasalar›na geçit vermeyceklerini dile getirdi. Eylem coflkulu bir flekilde sona erdi. Bursa Ülkenin birçok yerinde oldu¤u gi-

bi Bursa’da da SEKA iflçilerine destek eylemleri yap›ld›. Tek G›da-‹fl Sendikas›’na üye TEKEL iflçileri akflam iflyerlerini terk etmeyerek “Her yer SEKA her yer direnifl”, “TEKEL vatand›r sat›lamaz”, “Söz bitti s›ra eylemde”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” sloganlar›n› hayk›rd›lar. ‹flçiler ad›na aç›klama yapan Tek G›da‹fl Bursa fiube Baflkan› Mahmut Kanbal “AKP hükümeti IMF ve sermayenin ç›kar› için kamuya ait ne varsa satmaktad›r. Bu iflçilerin yüzde altm›fl› seçim döneminde AKP’ye oy verdiler. Ancak gelecek seçimlerde hiçbirimiz AKP’ye oy vermeyece¤iz” dedi. ‹flçiler “AKP flafl›rma sabr›m›z› tafl›rma”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganlar›n› atarak halay çektiler. Malatya TEKEL Malatya Sigara Fabrikas› çal›flanlar› özellefltirme karar›n› protesto

etmek ve SEKA iflçilerine destek vermek amac›yla 24 fiubat 2005 tarihinde bir günlük iflyerini terk etmeme eylemi yapt›. TEKEL Malatya Sigara Fabrikas› çal›flan› yaklafl›k 400 iflçi s›k s›k “TEKEL’e uzanan eller k›r›ls›n”, “Selam selam SEKA’ya bin selam” sloganlar› att›lar. Tokat Tek G›da-‹fl Sendikas›’n›n organize etmifl oldu¤u eylemlerden biri de 26 fiubat 2005 tarihinde Tokat’ta gerçeklefltirildi. Yaklafl›k 20 bin kiflinin kat›lm›fl oldu¤u eylemle iflçiler kendilerine dayat›lan özellefltirme sald›r›lar›n› protesto ettiler. Gazi Osman Pafla Stad› önünde toplanan TEKEL iflçileri, Tokat Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçtiler. Yürüyüfl esnas›nda “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “SEKA iflçisi yaln›z de¤ildir” sloganlar› gür bir flekilde at›ld›. Alanda konuflma yapan Tek G›da-‹fl Korkut Güler “Adana TEKEL iflçilerinin ve SEKA iflçilerinin ac›lar›n› paylafl›yoruz. Da¤›n te-

11-23 Mart 2005 pesine ‘TEKEL’in sat›fl›na hay›r’ pankart› asan TEKEL iflçisi ayn› yaz›y› baflbakan›n aln›na da kaz›r” dedi. Türk-‹fl Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Türker’in konuflmas›ndan sonra miting sona erdi. Tüm bu eylemlerin yan›nda Türkiye’nin dört bir yan›nda çeflitli eylemler yap›l›d›. * Adana’da Türk-‹fl’e ba¤l› 22 sendikan›n üyeleri iflyerlerini terk etmedi. Eyleme kitlesel olarak kat›lan TEKEL Adana Sigara Fabrikas› iflçilerine Adana’da bulunan kurum ve siyasi parti temsilcisi destek verdi. Fabrika içerisinde iflçiler ad›na aç›klama yapan Tek G›da-‹fl Güney Anadolu Bölge fiube Baflkan› Gürsel Diliç›k›k, “Bugün burada, ifl yerlerimizi elimizden ald›klar› taktirde nas›l direnece¤imizi siyasi iktidara bir kez daha gösteriyoruz” dedi. Genel grev ça¤r›lar›n› yineleyen TEKEL iflçilerinin TEKEL Adana Sigara Fabrikas› önünde açm›fl olduklar› çad›r polis engeline tak›ld›. Çad›rlar iflçiler aras›nda yürütülen tart›flman›n ard›ndan söküldü. TEKEL iflçileri, “Direne direne kazanaca¤›z”, “Türk-‹fl göreve genel greve” ve “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” sloganlar› att›. * Tunceli’de, Türk TELEKOM, Bay›nd›rl›k, Köy Hizmetleri, TEDAfi ve Tunceli Belediyesi’nde çal›flan iflçiler iflyerlerini terk etmeyerek, SEKA’n›n kapat›lmas›n› protesto etti. DEHAP, EMEP, Tunceli Barosu, KESK ve D‹SK’e ba¤l› sendikalar, ESP ve Temel Haklar Derne¤i temsilcileri, eylem yapan iflçilere destek ziyaretinde bulundu. * Gaziantep’te Adliye Binas› önünde bir araya gelen çeflitli siyasi parti ve sivil toplum örgütü üyesi bir grup, Gaziantep Merkez Postanesi’ne kadar alk›fllar eflli¤inde yürüdü. “Özellefltirmeye yalana talana hay›r”, “Yaflas›n s›n›f mücadelesi” yaz›l› pankart açan grup, “SEKA iflçisi direniflin simgesi”, “Sata sata kalmad› holdingler doymad›”, “Lambalar› yakt›k ampuller patlad›”, “Suskun toplum olmayaca¤›z” fleklinde slogan att›. Merkez Postanesi’ndeki iflçileri destek ziyaretinde bulunan grubu karfl›layan Türk-‹fl Gaziantep Temsilcisi Ali Tabur, “Söz bitti s›ra eylemde” dedi. * Batman’da TÜPRAfi, TPAO ve TEKEL iflçileri SEKA iflçilerine destek vermek amac›yla iflyerlerini terk etmeme eylemi yapt›. TPAO’nun sondaj ünitesinde eylemci iflçilerle toplant› yapan Petrol-‹fl Batman fiube Baflkan› Nimetullah Sözen bir konuflma yapt›. Tüm bunlar›n yan›nda Samsun, Konya, Antalya, Karabük, Sivas, Çorum, Bursa ve Uflak’ta da iflciler SEKA’ya destek eylemine kat›ld›lar.


11-23 Mart 2005

20

17

Nitelikli eylem birlikleri sürecin önemli halkalar›ndan birisidir! “Özellikle partimize yak›n olan, birlikte ifl yapmada güven veren, eylem birli¤inin zemini olabilecek politikalar oluflturmada süreci benzer flekilde tahlil eden ve politikalar›n› ortaklaflt›rabilen devrimci partiler ile eylem birli¤i konusunda tümüyle aç›k ve hatta teflvik edici olmal›y›z.”

Emperyalizm, dünyan›n her taraf›nda ezilen halklara sald›rmaya devam ediyor. ‹çinde bulundu¤u krizi aflman›n bir yolu olarak yeni pazar aray›fllar›na giren emperyalizm, özelde de ABD emperyalizmi, sald›rganl›kta her geçen gün daha da pervas›zlafl›yor. Emperyalistlerin üretim fazlal›¤›ndan kaynaklanan bu sald›rganl›k, onlar›n seçtikleri co¤rafyalarda karfl›l›¤›n› direnifl olarak almaktad›r, alacakt›r da. Akla kara kadar net olan iflgal ve direnifl boyutland›kça dünya halklar›nda henüz anti-emperyalist nitelik kazanmasa da anti-ABD’ci bilinç geliflmeye daha do¤ru ifade ile dirilmeye bafllam›flt›r. Emperyalizmin has ufla¤› olan ülkemiz egemenleri taraf›ndan dahi dile getirilen bu durum siliklefltirilmeye çal›fl›lsa da hiçbir güç bu gerçekli¤i de¤ifltiremez. De¤ifltiremez çünkü, emperyalistlerin yar› sömürge ülkelere dayatt›¤› ekonomik reçetelerin yan› s›ra, baflta özellefltirmelerle ekonomileri tamamen denetim alt›na al›nan bu ülkeler, emperyalizmin zay›f karn›d›r. ABD uflakl›¤› konusunda koç bafl› olan AKP, hükümeti oluflturduktan sonra emperyalizme sad›k ve tutarl› bir hat izlemifltir. TEKEL ve TÜPRAfi’›n sat›lmas›, SSK Hastanelerinin Sa¤l›k Bakanl›¤›’na devri ve son günlerde gündemde olan SEKA’n›n kapat›lmas› karar› hiçbir söze gerek b›rakmayacak bir biçimde hükümetin kimin hükümeti oldu¤unu göstermifltir. ‹flçi s›n›f› cep-

hesinde ciddi bir canlanma yaratan bu süreç yar›n daha da canlanacakt›r. Bu kaç›n›lmazd›r. Ülkemizin k›sa bir panoramas›n› çizmek aç›s›ndan daha bir çok geliflme de¤erlendirilebilir. Ancak yaz›m›z›n esas konusu gere¤i k›saca ifade etmek yeterlidir. Emperyalistlerin ve uflaklar›n›n sald›r›lar› AB masallar›n›n gölgesinde sürmektedir. ‹flçiler özellefltirmelerle açl›k ve sefalet girdab›na sokulurken, tar›m tasfiye edilerek köylülere “bafl›n›z›n çaresine bak›n” denilmekte, hapishanelerde devrimci ve komünist tutsaklar üzerindeki tecrit Yeni Ceza ‹nfaz Yasas› ile perçinlenmekte, Kürtler üzerindeki bask› ve katliamlar “bar›fl” söylemleri alt›nda devam etmektedir. Ülkemizdeki ve dünyadaki bu kara zulüm tablosu devrimci ve komünistleri bir araya getirmek için tek bafl›na bile yeterli ve güçlü bir nedendir. Kitlelerin sisteme olan tepkilerinin içten içe artt›¤›, buna karfl›n devrimci hareketin bu geliflmelere yeterince yan›t olamad›¤› bu süreçte, politikalar›m›z› çeflitli örgüt ve örgütlenmeler ile kitlelere götürmenin olanaklar› karfl›m›zda dururken, bu konuda da yanl›fl anlay›fllar ortaya ç›kabilmektedir. Bunun yan›s›ra süreci yakalama, güncele yan›t olma ve bunun üzerinden kitleler ile buluflman›n araçlar›ndan olan eylem birlikleri az›msanmayacak önemdedir. Son dönemde de¤iflik gündemler ile

oluflturulan eylem birlikleri dün oldu¤u gibi yar›n da gündemimizde olacakt›r. Eylem birlikleri konusunda genel bak›fl aç›m›z, pratiklerimiz devrimci dost güçler taraf›ndan bilinmektedir. Bu konudaki görüfllerimizi tazelemek, bundan sonraki birliktelikleri ele al›fl›m›zda olumlu olacakt›r. Bilindi¤i gibi Proletarya Partisi 7. Oturumu’nda bu konuya dair flöyle bir aç›l›m getirmifltir; “Emperyalist sald›r›lar›n her yönden yo¤unlaflmas›, faflizmin halk üzerinde oluflturdu¤u bask›lar, gelecek umudunun kitleler nezdinde de¤er yitirmesi ve devrimci hareketin bu sald›r› ve sorunlar karfl›s›nda yetersiz kalmakla birlikte, birlikler yakalamada/oluflturmada önemli eksikler tafl›mas›, özellikle bugün, eylem birli¤inin komünistlerin önündeki önemli görevlerden biri oldu¤unu göstermektedir. Özellikle partimize yak›n olan, birlikte ifl yapmada güven veren, eylem birli¤inin zemini olabilecek politikalar oluflturmada süreci benzer flekilde tahlil eden ve politika-

lar›n› ortaklaflt›rabilen devrimci partiler ile eylem birli¤i konusunda tümüyle aç›k ve hatta teflvik edici olmal›y›z. Halk›n bu yönlü ortakl›klara de¤er verdi¤inin/verece¤inin bilincinde davranarak, emperyalizmin yerli uflaklar›n›n da her türlü katk›s› ile gerçeklefltirdi¤i sald›r›lara karfl› genifl bir hedef birli¤ini içeren bir eylem birli¤i örgütlenmesinin halk deste¤ine aç›k olaca¤›n› bilmeliyiz. Politikalar örgütlenmelerle, eylemlerle somutlan›r. Belirlenmifl bir politikan›n uygulanmas›na ne kadar genifl bir kesimi kat›yorsak o oranda baflar›l› oluruz. Eylem birli¤inin politikalar›n›n baflar›ya ulaflmas›nda en önemli taktik ilkelerden oldu¤unu bugün daha fazla önemsemeli ve öne ç›karmal›y›z. Ama örgüt olmadan, örgütte esneklik ve inisiyatif olmadan eylem birliklerinden iyi yararlan›lamayaca¤› unutulmamal›d›r. Bu vurgu eylem birlikleri için as›l olmas› ve a¤›rl›k verilmesi gerekenin kesinlikle unutulmamas› içindir.”


21

17 Eylem birlikleri konusunda geçmifle dönüp bakt›¤›m›zda olumlu ve olumsuz birçok örnek s›ralanabilir. Çok uzak bir geçmifle gitmeden 2004 y›l› içerisinden örnekler verecek olursak; ‹flçi s›n›f›n›n birlik, mücadele ve dayan›flma günü olan 1 May›s devrimci hareketleri aç›s›ndan eylem birlikleri konusunda tarihe düflülen olumsuz notlardan biridir. Sar› sendikalar›n sergiledikleri dan›fl›kl› dövüfle karfl› ortak bir devrimci irade gösteremeyen devrimci örgütler sonuç itibar› ile ayr›flm›fl oldular. 1 May›s ertesi yo¤un bir çal›flma ile ele al›nan NATO Zirvesi’nin protesto eylemleri hat›rlanaca¤› üzere devrimci ve reformist cephenin net bir saflaflmas› oldu. ‹stanbul’u NATO’ya sözde de¤il pratikte dar etme cüreti ve kararl›l›¤› ile hareket eden devrimci yap›lar güçlü ve militan bir duruflla süreci lay›k› ile karfl›lad›lar. Yeni Ceza ‹nfaz Yasa Tasar›s›’n›n gündeme gelmesi ile TUYAB’›n ça¤r›s› ile geniflleyen “Tecrit ve Ceza ‹nfaz Yasas› Karfl›t› Birlik” ç›k›fl›nda olumlu bir atmosfer yakalay›p çeflitli demokratik kitle örgütleri, kurum ve kurulufllar› da kucaklarken yine ileri tafl›namam›flt›r. Hapishanelerde tecriti yasalaflt›ran Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’na karfl› ortak mücadele aciliyetini korurken bu konuda yeni bir çal›flma bafllatmak önümüzde duran önemli bir

görevdir. Ve 2005 y›l› oldukça yo¤un gündemleri bar›nd›ran bir y›l olarak karfl›m›zda duruyor. Çeflitli sorun ve gündemlere iliflkin asgari eylem birlikteliklerinin yakalanmaya çal›fl›ld›¤› bir atmosferde girilen 2005 y›l› 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü vesilesi ile yap›lan eylemlerde do¤ru olmayan yaklafl›mlar sonucu istenmeyen bir tablo ortaya ç›kt›. ‹stanbul’da üç ayr› alanda 8 Mart mitingi oldu. Reformistler ve feminist çevreler ile yaflanan ayr›flma bizler aç›s›ndan anlafl›lmas› ve anlat›lmas› kolay olmas›na ra¤men, özellikle devrimci çevreler aras›nda yaflanan bu tak›m ayr›flmalar olumsuz bir ortam yaratmaktad›r. Bu aç›lardan bak›ld›¤›nda ortak ifl yapma kültürünün geliflmesi, karfl›l›kl› güven duygusunun verilmesi aç›s›ndan söylemde ve teorideki çok net ifadeler pratikte yaflam bulmal›d›r. Bu nas›l olur? Bu eylem birliktelikleri içinde al›nan kararlara sonuna kadar sad›k kal›nmas›, yap›lacak ve yap›lmayacak olan›n net çizgiler ile belirlenmesi ile olur. Eylem birlikteliklerinde ortak ifl yapmaktan dem vurulup iflin esas›nda dar grupçu kayg›lar ön plana ç›karsa bu, sözle prati¤in uyumsuzlu¤una götürür ve bize bir yarar sa¤lamaz. Bu kesinlikle tasvip edilmeyecek ve k›r›lmas›

PUSULA TAR‹HSEL GÜNLER‹ SINIF SAVAfiIMININ GÜÇLÜ S‹LAHINA DÖNÜfiTÜREL‹M! Demokratik Halk Devrimi ve Sosyalizm mücadelesine rehber olacak, tarihi öneme sahip sembolik günlere giriyoruz. S›n›f savafl›m›nda toplumsal dokuya, kitlelerin bilinç ve belle¤ine önemli oranda etki yapan günlerdir, 8 Mart, 12 Mart, 16 Mart, 21 Mart, 30 Mart, 24 Nisan, 1 May›s, 6 May›s, 18 May›s, 15-16 Haziran… S›n›f bilinçli proleterler, bu tarihi günlerin çözümlemelerini ve derslerini iflçi s›n›f›na, emekçilere, köylülü¤e ve gençli¤e tafl›mal›, bu tarihi hazine de¤erinde günleri günün silah› ve güçlü bilinci haline getirmelidir. Bu tarihsel günleri sembolik, takvimsel ve törensel günler olmaktan ç›karmak gerekmektedir. Tarihsel günler s›radan ola¤an günler de¤ildir. Bu tarihsel günler, devrim ile karfl›-devrim aras›nda s›n›f savafl›m›n›n amans›z prati¤inde yaflanan tecrübe ve deneyimlerin sentezidir. Kitlelerin aya¤a kalkt›¤›, kendi yaflam›na ve gelece¤ine sahip ç›kmak istedi¤i, sürece örgütlü tarzda müdahale etti¤i günlerdir. Bu günler yüksek bilinç, irade, kararl›l›k ve direnifl günleridir. Toplumsal yaflam›n de¤iflim ve dönüflümünde güçlü etkisi olan bu günler, devrim yürüyüflünde bir silah olarak kullan›lmal›d›r. Her bir günün anlam ve önemi, yaflad›¤› süreç içinde, oynad›¤› rol ve tafl›d›¤› önem bilince

ç›kar›l›p, an›n ileri tafl›nmas› için bir kald›raca dönüfltürülmelidir. ‹flçi s›n›f› ve emekçi halklar›n tarih sayfalar›na kan ve emekle yaz›lan tarihi günlerde kazan›lan zaferler kutlan›lmal›, katliamlar lanetlenmeli, flehitler an›lmal›d›r. Ve her bir gün kendi tarihsel, dönemsel koflullar› içinde etrafl›ca de¤erlendirilmeli; ç›kar›lan dersler ›fl›¤›nda s›n›f savafl›m›n›n hizmetine sunulmal›d›r. Bugünler yaflanm›fl bitmifl, takvimsel, sembolik, protokol eylemliklerle ele al›nmas› gereken günler de¤ildir. Tamamen s›n›f savafl›m›n›n güncel görevleriyle birlefltirilip ele al›nmal›d›r. Kitleleri örgütlemenin, e¤itmenin savaflt›rman›n, partiye yak›nlaflt›rman›n günleri olarak ele al›nmal›d›r. Bu tarihi günler, ancak s›n›f savafl›m›n›n k›zg›n prati¤ine anlam katarak, gerçek anlamda görev ve sorumluluklar yerine getirilir. Anma ve protesto günlerini nas›l ele alaca¤›z? Nas›l örgütleyece¤iz? Anma ve protesto günleri s›radan yüzeysel ele al›narak, “anma için anma, protesto için protesto” amaçl› görev ve sorumluluklar› yerine getirmek için örgütlenemez. Genel yüzeysel tarzda ele al›narak, günü kurtarmak amaçl› ele al›namaz ve belirlemeci bürokratik bir tarzda örgütlenemez. Tarihsel her günün ateflleyece¤i, etkileyece¤i kitle

11-23 Mart 2005

gereken yanl›fl bir anlay›flt›r. Hele ki bu y›l daha örgütlü, daha kitlesel, daha siyasal mesajlar veren bir 1 May›s çal›flmas›n›n stard› verilmifl iken alt›n› çizdi¤imiz bu hususlar önemlidir. Yo¤un gündemleri bar›nd›ran Mart ay› günlerini sayarken, flanl› tarihine uygun 1 May›s çal›flmalar› bizleri beklerken, hapishanelerde sald›r›lar boyutlanarak sürerken ve baflta Ortado¤u olmak üzere dünyan›n birçok yerinde yaflanan geliflmelere yan›t olmak için nitelikli eylem birliktelikleri oldukça önemlidir. Bahsini etti¤imiz eylem birliklerinin ideolojik birlikler olmad›¤› unutulmamal›d›r. Asgari, somut, güncel sorunlar üzerinden oluflturulan eylem birlikleri hedefine ulaflt›¤›nda bitmek durumundad›r. Bu eylem birliklerinin temeli hoflgörü, demokrasi, esneklik olmal›d›r ve hassasiyetler göz önüne al›nmal›d›r. Siyasetini yaflama geçirme konusunda güven veren, devrimci gördü¤ümüz yap›larla ortak ifl yapma kayg›s› tafl›yorsak hassas olduklar› noktalarda daha itinal› yaklaflmak durumunday›z. Eylem birlikleri için olmazsa olmazlardan birisi de halk saflar›ndaki siyasetlerin kendi aralar›nda halk demokrasisi uygulamalar›, “propaganda ve ajitasyonda serbestlik, eylemde birlik” ilkesini kay›t-

s›z flarts›z kabul etmektir. Bu ilkenin birlik yönünü kurulan platforma sad›k kalmak, verilmek istenen mesaj› kitlelere ulaflt›rmak ve onlar› harekete geçirmek oluflturur. Serbestlik yönünü ise pratiklerin haz›rlanmas› çal›flmalar›nda yap›lan ajitasyon, propaganda, birlik bileflenleri aras›ndaki ideolojik mücadele, bileflenlerin kendi çizgisini kitlelere kavratmaya yönelik çal›flmas›, elefltiri-öz elefltiri gibi faaliyetler oluflturur. En özlü ifade ile eylem esnas›nda platform öncelik tafl›r; Eylem esnas›nda serbestlik yönünü birlik yönünün s›n›rlar› çevreler. Nitelikli eylem birliklerinde de¤inilecek bir di¤er önemli nokta da eflitliktir. Propaganda imkanlar›n›n kullan›lmas›nda, söz almada eflit haklara sahip olmak, yap›lacak çal›flmalara ortak olmakla birleflince olumlu bir prati¤in tablosu çizilmifl olacakt›r. Emperyalizmin ve uflaklar›n›n sald›rganl›¤› zulmü ile do¤ru orant›l› olarak yükselecek halk muhalefetini nitelikli eylem birlikleri ile büyütmek, baflta da belirtti¤imiz gibi günün acil görevlerindendir. Geçmiflte yaflanan olumlu olumsuz pratiklerden dersler ç›kartarak süreci yeni eylem birlikleri ile gö¤üslemek önemlidir.

ve kesimler vard›r. 8 Mart en fazla emekçi kad›nlar› etkileme örgütleme amaç ve hedefini tafl›rken, 15-16 Haziran iflçi s›n›f›n›, 16-21 Mart Kürt emekçilerini, 16 Mart üniversite gençli¤ini, 1 May›s tüm emekçileri hedefler. Hedef kitleyi en iyi en fazla etkileyecek tarzda propaganda ve ajitasyonun içeri¤ini belirlemek ve araçlar›n› ele almak, kullanmak gerekir. ‹flçi s›n›f›n›n ve emekçilerin örgütlü oldu¤u tüm alan ve birimlerde, fabrikalarda, iflyerlerinde, sendikalarda, semtlerde 1 May›s ve 15-16 Haziran etkinliklerini en etkili ve kitlesel flekilde örgütlemek için flimdiden haz›rl›k çal›flmalar›na bafllamak gerekir. 16 Mart, 21 Mart Kürt emekçi kitlesine yönelik devrimci bilinç tafl›ma amaçl› propaganda çal›flmalar›na bafllamak gerekir. Faflizme, emperyalizme ve reformizme karfl› devrimin ve Halk Savafl›’n›n, silahl› savafl›m›n propaganda ve ajitasyon çal›flmalar› örgütlenmelidir. Bu çal›flmalarda sekter, dar, statükocu anlay›fllara karfl› mücadele ederek, birlefltirici, kazan›c›, güven verici bir tarzda görev ve sorumluluklar yerine getirilmelidir. Keza 24 Nisan, 18 May›s günleri Proletarya Partisi’nin kitlelerle bütünleflme, onlar› e¤itme ve devrimci savafl›ma kazand›rma günleri olarak ele al›nmal›d›r. ‹deolojik-politik hatt›n kitlelerle bütünleflmesinin s›nand›¤› gün olarak ele al›nmal›d›r. ‹flçi s›n›f›na, emekçilere, ezilenlere güven ve coflku tafl›yan, s›n›f düflmanlar›na korku salan günler olarak ele al›nmal›d›r. Tarihsel günler, devrimci mücadele

ve çal›flmalar›n yo¤unlaflma ve etkinlik kazand›¤›, ideolojik, teorik olarak MLM bilimine olan ba¤l›l›¤›n ve inanc›n güçlendirildi¤i, devrim program›na olan güvenin pratikte s›nand›¤› günlere dönüfltürülmelidir. Proletarya Partisi, tarihsel günleri parti komite ve hücrelerini sa¤lamlaflt›rma, kadro ve militanlar›n› devrimci düflünüfl, devrimci çal›flma ve davran›fla, devrimci sorumluluk ve göreve seferber etmenin günleri olarak ele al›p örgütleme çal›flmalar›na h›z kazand›rmal›d›r. Partili düflünüfl ve çal›flma, kitle çizgisinde, savafl çizgisinde egemen k›l›nmal›d›r. Her türden küçük burjuva düflünüfl ve yaklafl›m, liberal, eklektik, statükocu anlay›fl ve davran›fllar hem düflüncede hem de pratikte mahkum edilmelidir. Genel yüzeysel, parçal› düflünme, söylemle, belirlemeyle yetinilen prati¤i mahkum edip, MLM düflünüfl ve pratik bütün çal›flma alan›nda egemen k›l›nmal›d›r. S›n›f bilinçli proleterler, fabrikalarda, sendikalarda, semtlerde, meslek odalar›nda, yöre derneklerinde, ilericidemokratik-yurtsever kurum ve kurulufllarda baflta olmak üzere, kitleleri etkilemek, devrime ve partiye yak›nlaflt›rmak göreviyle karfl› karfl›yad›r. Faflizme ve emperyalizme karfl› pasif ve edilgen kitleleri harekete geçirmek, etkilemek, görev ve sorumlulu¤uyla hareket etmelidir. Tarihi günü, an›n s›n›f savafl›m›nda anlamland›ral›m. Tarihi tecrübe ve deneyimi günün mücadelesine kazand›ral›m!


22

11-23 Mart 2005

17

Avrupa Parlamentosu önünde çat›flma

Ezilen halklar›n düflmanlar›na lay›k bir selam

Dünya halklar›n›n düflman› ABD emperyalizmin kukla baflkan› G.W. Bush’un Avrupa ziyareti kaç›n›lmaz olarak anti-ABD/anti-emperyalist direnifli beraberinde getirdi. Vietnam yenilgisinin izlerini üzerinde tafl›yan ve son olarak Irak’ta kan kaybeden ABD emperyalizmi, dayan›flmac› görünümü sergileyip asker ailelerinden gelen tepkileri asgari bir düzeye indirmek istiyor. Bu amaçla Avrupa’ya gelifl ayaklar›n›n bir tanesini NATO Zirvesi olufltururken, di¤er aya¤›n› da Irak iflgalini Avrupa hastanelerine tafl›yan yaral› ABD askerleri ziyaret oluflturuyordu. Ve nihayetinde 20 fiubat gecesi Brüksel havaalan›na inifl yapan Bush, 21 ve 22 fiubat günleri art arda gösterilerle karfl›land›. Herhangi bir olay› “önlemek” amac›yla Belçika polisi ola¤an üstü

güvenlik önlemlerini alm›flt›. Paris’ten 22 fiubat günü Brüksel’e giden AT‹K taraftarlar›, eylemde AT‹K, YDG ve ILPS bayraklar›yla ve “Bütün ülkelerin ezilen halklar› birlefliniz!-ILPS” pankart›yla yer ald›lar. Saat 15:00’te bafllayan protesto eylemi belli bir dönem sloganlar ve müzikal protesto gösterisi ile sürdü. Kaypakkaya sembollü Proletarya Partisi bayra¤›n›n da dalgaland›¤› eylemde, s›k s›k “Bush, Blair, fiaron katiller”, “Bush defol”, “Yaflas›n Irak halk›n›n direnifli” vb. sloganlar at›ld›. Buna tahammül edemeyen Belçika polisi yaklafl›k 1000 kiflilik ABD ve onun flahs›nda emperyalizme kin kusan kitleyi çembere ald›. Ancak ayn› anda molotof kokteylleri at›lmaya baflland› ve bir polis flefi baca¤›ndan tutuflarak yaraland›.

Daha sonra çembere al›nd›¤›n› fark eden kitle, yüzünü Schuman Park›na (Avrupa Parlamentosu önündeki park) yöneltti. Kitlesel gücü bölmeyi amaçlayan polislerin provokatif tutumu karfl›s›nda, k›sa bir süre içinde meydan çat›flma alan›na döndü. Aralar›nda Proletarya Partisi bayraklar›n›n da bulundu¤u çat›flma ortas›nda AT‹K ve ILPS bayraklar›yla çat›flan AT‹K taraftarlar›, sergiledikleri durufl ile gelen eylemciler üzerinde önemli bir etki yaratt›lar. Öyle ki AT‹K taraftarlar› nereye gidiyorlarsa, etkilenen özellikle genç eylemciler de pefllerine tak›l›yorlard›. Ve nihayetinde, bu durufl sayesinde onlarca polis yaraland› ve takviye istemeye bafllayan güvenlik güçleri belli bir süre geri püskürtüldüler. Takviyenin gelmesiyle birlikte daha stratejik bir rol oynayan polisler, adeta 6 dönümlük büyük alan› çembere ald›. Bu s›rada çemberi aflmay› baflaran AT‹K taraftarlar›, polislerin arad›¤› “sar› bayrakl›lar” haline geldiler. Onlarca polisin yaraland›¤›, birçok eylemcinin gözalt›na al›nd›¤› ve molotoflar›n da kullan›ld›¤› gösteride coplara ve gaz bombalar›na ra¤men en önde ve en çok çat›flmay› ve hiçbir gözalt› vermeyerek çemberi aflmay› baflaran AT‹K taraftarlar› bu anlam›yla önemli bir durufl sergileyerek, anti-emperyalist mücadelenin ruhuna uygun bir flekilde büyütülece¤i gerçe¤ini pratikleriyle ifade ettiler.

Bush’a Berlin’de protesto Dünyan›n bir numaral› katili Bush’un, Almanya’n›n Mainz flehrine gelifli çeflitli protesto eylemlikleriyle karfl›land›. Almanya’n›n birçok flehrinde gerçeklefltirilen eylemlerden bir tanesi de Berlin’de yap›ld›. 22 fiubat 2005 tarihinde, Alexanderplatz’da 17:30 civar›nda konuflmalar eflli¤inde toplanmaya bafllayan kitle saat 18:00’de kortejleri oluflturarak yürüyüfle geçti. Yol boyunca emperyalist sald›rganl›k karfl›t› sloganlar hayk›r›ld›. Havan›n çok so¤uk olmas›na ra¤men kalabal›k kitle kat›ld›. Bush Karfl›t› Birlik ad›na haz›rlanan yürüyüfle AT‹F ve ILPS aktivistleri de kalabal›k kitle eflli¤inde pankartlar›yla aktif ve coflkun bir flekilde yer ald›lar. Uzaktan dahi hemen göze çarpan pankartlar› ço¤u medya taraf›ndan görüntülendi. TKP/ML taraftarlar› ise k›z›l bayraklar›n› onur ve coflkuyla dalgaland›rd›lar. Amerikan Büyükelçili¤i yak›n›nda bir mitingle saat 20:00 civar›nda eylem bitirildi. (Almanya)

Nepal’de bask›lara karfl›n Halk Savafl› büyüyor

Nepal Kral› Gyanendra’n›n muht›ras› ve darbesi üzerine Nepal Komünist Partisi (Maoist) genel grev ça¤r›s›nda bulunmufltu. Gyanendra 1 fiubat’tan itibaren devleti do¤rudan kontrolü alt›na alm›fl, muhalefetlerini özellikle de NKP(M) sempatizanlar›n› tutuklamaya bafllad›. Gyanendra’n›n darbesine NKP(M)’nin verdi¤i cevap ise silahl› mücadeleyi yükseltmek oldu. 2003’te bar›fl görüflmelerinin sona ermesinden bu yana silahl› devrimci mücadele kuvvetlenerek monarfliyi zor durumda b›rakm›flt›. Gyanendra’n›n tutuklatt›¤› muhalifler aras›nda görevden ald›¤› Baflbakan Deuba da bulunmaktad›r. Darbenin ilk günü iletiflim engellenmifl, bas›n yay›n organlar› kapat›lm›flt›. Bas›n ancak 4 gün sonra yay›na bafllayabildi. Tabi ki yo¤un sansür uygulanarak, NKP(M)’nin zaferleri gizlenerek yay›n yap›lmaktad›r. Genel grev ve Katmandu’nun kuflat›lmas› baflar›yla sonuçlanm›flt›r. Halk Kurtulufl

Ordusu da grev s›ras›nda baflar›l› eylemler yapt›. Katmandu’nun Yakulandulu Dhangedi Hapishanesi’ndeki ço¤unlu¤u Maoist olan 150 tutsak 10 fiubat’ta hapishaneden kurtar›ld›. ‹nsan haklar› örgütleri ise gerici iktidar›n kitlesel tutuklamalar›na ve keyfi tutumlar›n› protesto etmekte. Devlet güçlerinin son bir ay içinde binlerce sivili gözalt›na ald›¤› ö¤renilirken, gözalt›na al›nanlardan yüzlercesinin kaybedildi¤i veya öldürüldü¤ü tahmin ediliyor. Nepal ordu ve polisi son 5 y›l içinde 1200’den fazla insan› gözalt›nda kaybetti. Bununla birlikte NKP(Maoist)’in lideri Prachanda yapt›¤› aç›klamada tüm partilere ça¤r› yaparak k›rsalda devrim kas›rgas› yaratmak için birleflmeye davet etti. Ayr›ca NKP(M) feodal monarfliye karfl› olan herkesin Birleflik Cephe’ye kat›lmas› gerekti¤ini ortaya koydu. Bu arada estirilen terörün gerillalar› durduramad›¤› aksine gerillalar›n kontrolleri alt›ndaki bölgeyi genifllettikleri ve flu anda baflkent Katmandu’nun birkaç kilometre yak›nlar›na kadar geldikleri bildiriliyor. Bunun yan›nda ülkeden gelen bir baflka haberde ise Maoist gerillalar›n Nepal Televizyonu’na (NTV) sald›r› düzenledi¤i bildirildi. Gerillalar›n 24 fiubat günü televizyon istasyonunun Banke bölgesindeki Kohalpur’da bulunan bürolar›na düzenledi¤i sald›r› sonucu kanal›n ülkenin bat› kesimindeki yay›nlar› kesildi. Gerillalar›n binadaki kameralarla yay›n araçlar›n› ald›ktan sonra binay› atefle verdikleri kaydedildi.

Filipinler’de Yeni Halk Ordusu sald›r›s› Compostela Ovas›’nda ve ‹sabela’da Ocak ve fiubat aylar›nda K›z›l Savaflç›lar taraf›ndan düzenlenen 2 taktik sald›r›da Filipinler Ordusu’nun 33 askeri öldürüldü, 43 asker ise yaraland›. 5 fiubat’ta Compostela Ovas›’ndaki sald›r› üzerine Filipinler Ordusu generali aç›klamas›nda 14 Yeni Halk Ordusu (YHO) gerillas›n›n öldürüldü¤ünü belirtmesi ise yalandan ibarettir. YHO Bölge Komutanl›¤› yapt›¤› aç›klamada hiçbir k›z›l savaflç›n›n hayat›n› kaybetmedi¤ini belirtti. Bu sald›r›da 5 asker öldürülürken 40 asker yaralanm›fl, bir M60, bir M16, 2500 kurflun ve çok çeflitli belge ve haritalar ele geçirilmifltir. Bu sald›r› Filipinler Ordusu’nun 36 1B adl› birimine ba¤l›d›r ve bu birim bölgedeki yabanc› maden flirketlerinin ç›karlar›n› korumaktad›r. 24 Ocak’ta ‹sabela’daki sald›r›da ise 27 asker öldürüldü. ‹sabela Orman Bölge-

si’ndeki yo¤un a¤aç kesimlerine karfl› yürütülen kitle hareketine destek için bir sald›r› düzenlendi¤i aç›kland›. 18 fiubat’ta ise Güney Tagalog’da 3 ayr› taktik sald›r› düzenlendi, 2 asker öldürüldü. 14 fiubat’ta da Catanduanes’te düzenlenen 2 taktik sald›r›da da 4 polis öldürüldü. 1 M16’ya el konuldu. 28 Ocak’ta Roal’de k›z›l savaflç›larca düzenlenen sald›r›da 3 asker öldürüldü. Bu bölgede askerlerin yaflam›n› tehdit etti¤i De la Cruz adl› köylü önderi ise Filipinler Ordusu’nun elinden kurtar›larak Demokratik Halk Hükümeti’nin bölgesine götürüldü. Filipinler Ulusal Demokratik Cephesi ise 3 Mart’ta yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda paramiliter CAGFU’nun yerini alan 2 unsurun YHO taraf›ndan ölümle cezaland›r›ld›¤›n› belirtti. CAGFO üyeleri halk mahkemesi taraf›ndan halk karfl›t› ve karfl› devrimci suçlar› nedeniyle cezaland›r›ld›.


23

17

11-23 Mart 2005

Tsunami ma¤durlar›ndan ABD’ye dava

2004 y›l›n›n son günlerinde Güney Asya’y› y›k›ma u¤ratan ve 21. yüzy›l›n felaketi olarak adland›r›lan deprem ve tsunami felaketinin ard›ndan göstermelik yard›m flovlar› düzenleyerek imaj yenilemeye çal›flan ABD emperyalistleri felaketin he-

men ard›ndan bölgeye asker y›¤›na¤› yaparak bölge üzerindeki planlar›n› gerçeklefltirmenin yollar›n› yapmaya giriflmifllerdi. Guardian gazetesinin bölgeden verdi¤i haberlere göre felaketten etkilenen Aceh bölgesinde halk›n ço¤unlu¤u hala çad›rlarda yaflamlar›n› sürdürmeye çal›fl›yor. Burada 5 mülteci kamp› bulunuyor ve Aceh’in dört bir yan›ndan gelen binlerce kifli buralarda kal›yor. Halk›n yüzyüze oldu¤u bir di¤er sorunlar›n bafl›nda sa¤l›k sorunu geliyor. Sivrisineklerden yay›lan salg›n hastal›klar›n ve ishalin çok yayg›n oldu¤u belirtiliyor. Bir süre önece Malezya’dan sivrisineklere karfl› kullanmak üzere sprey gönderildi¤i ama durumun eskisinden çok daha kötü hale geldi¤i söyleniyor. Elektrik günde sadece üç saat veriliyor. Köylülerin taleplerinin bafl›nda gelen fley ise daha fazla yard›m almak de¤il para kazanabilecek-

leri bir ifl bulabilmek. Bunun yan›nda Güney Asya’da tsunamiden kaynakl› ma¤dur olanlar ABD aleyhine Amerikan ve Tayland makamlar›yla Frans›z Accor turizm flirketi aleyhine New York’ta dava açt›lar. Davac›lar›n avukatlar› Viyana’da yapt›klar› aç›klamada, Avusturya, Almanya, Hollanda, ‹sviçre ve Fransa’dan 60’dan fazla felaketzedenin, Washington’daki Amerikan Okyanus ve Atmosfer ‹zleme Yönetimi ile buras›n›n Havai’deki tsunami uyar› merkezinin, dev dalga tehlikesinden haberdar olduklar› halde neden Hint Okyanusu’na k›y›s› olan ülkeleri uyarmad›klar› konusunda ayd›nlat›lmak istediklerini belirttiler. Tayland makamlar›n› da deprem ve tsunamiyi haber vermeden önce gereksiz zaman kaybetmekle suçlayan davac›lar, zaman›nda uyar› yap›lsayd› binlerce turist ve halk›n hayat›n›n kurtar›labilece¤ini bildirdiler.

Evrensel Bak›fl YURTDIfiI FAAL‹YET‹ ÜZER‹NE NOTLAR

Emperyalist kapitalist sistemin krizinin derinleflti¤i ve buna ba¤l› olarak sald›rganl›¤›n›n da artt¤› günümüzde enternasyonal görevlere vurgu yapmak bir kez daha önem kazan›yor. Bu anlamda öncelikle Proletarya Partisi önderli¤inin yapm›fl oldu¤u üçüncü toplant›da bu konu ile ilgili al›nan karar›n üzerinde durmak önemlidir. “Yurtd›fl› örgütlülü¤ümüz, ülke devriminin geliflmesine hizmet etme perspektifine uygun olarak anti-emperyalist mücadeleyi desteklemeyi ve gelifltirmeyi görev bilmelidir. Emperyalizmin teflhiri ve ona karfl› mücadelenin etkin bir hale getirilmesi için bu ülke halklar›n›n devrimci mücadelesine, hak koruma ve alma mücadelesine destek olmal›, aktif olarak kat›lmal› ve özel olarak da, ezilen halklar›n devrimci mücadelelerinin bu halklara kavrat›lmas›n› sa¤layan çal›flmalar yürütmelidir.” Yurtd›fl› faaliyetleri her fleyden önce enternasyonal bir nitelik içermek zorundad›r. Di¤er halklarla birlikte, baflta sendikalar olmak üzere çeflitli platformlarda, s›n›f bak›fl aç›s›na uygun olarak birlikte mücadele etme perspektifine sahip olmak zorundad›r. Bu perspektife sahip olmak ülke devrimine hizmet etmeyen bir çal›flma içine girmek anlam›na gelmez. Bilakis, ülke devrime sunulacak en büyük katk›, bu bak›fl aç›s›na uygun bir pratik faaliyeti izlemekle mümkündür. Ayr›ca göçmen iflçiler içinde ülke devrimi perspektifine uygun olarak örgütlenme faaliyetlerini yürütmek, bulundu¤umuz ülkenin s›n›f mücadelesine s›rt dönmek; s›n›fdafllar›m›z›n emperyalist-kapitalist sisteme karfl› yürüttü¤ü eko-

nomik-siyasi mücadele karfl›s›nda kay›ts›z kalmak anlam›na gelmez, gelmemelidir. Mevcut istatistiki verilere bak›ld›¤›nda a¤›rl›kl› olarak Bat› Avrupa merkezli olmak üzere yaklafl›k üç buçuk milyon Türkiyeli yurtd›fl›nda yaflamaktad›r. Yurtd›fl›na akan bu insan göçünün bafllang›ç tarihini dikkate ald›¤›m›zda aradan k›rk y›ll›k bir zaman diliminin geçti¤ini görece¤iz. Yani göçmenler dil, kültür, yaflam tarz› vb. birçok konuda bulunduklar› ülkenin ortam›na esas olarak adapte olmufl durumdalar. Bu kesimler düflünsel, zihinsel ve yaflam tarzlar›yla önemli oranda ülke gerçekli¤inden kopuk yafl›yorlar. Tüm bu yaflananlara ra¤men yine de göçmen kitlesinin flu veya bu flekilde geldikleri topraklarla ba¤lar› vard›r. Dolay›s›yla göçmen kitlesinin ülkedeki siyasal geliflmelerden etkilenme olgusu bir bütün olarak ortadan kalkm›yor. Yukar›da k›saca özetledi¤imiz tabloyu görmezlikten gelirsek, çal›flma ve pratik yürüyüfl tarz›m›zda yanl›fll›klar yapmam›z kaç›n›lmaz hale gelir. Gerçekleri görmek tek bafl›na yetmez, esas mesele bu gerçeklere uygun bir pratik hat izlemektir. Bu pratik hatt›n bafllang›ç ad›m› da göçmen kitlesinin sorunlar›n›, istemlerini do¤ru bir tarzda belirlemekle bafllar. Bugün göçmen kitlesinin sorunlar›n›n baz›lar›n› flöylece özetlemek mümkündür: Serbest dolafl›m hakk›, ifl ve ev bulma sorunu, yabanc› düflmanl›¤› ve ›rkç› sald›r›lar. ‹kinci s›n›f vatandafl› olarak görülmeleri, ulusal ve kültürel kimlik sorunlar›, çocuklar›n ana dilde e¤itim görme vb. Göçmen iflçilerin ve ailelerinin yaflad›klar› bu özgün sorunlar›n yan›s›ra, bulunduklar› her ülkede, emperyalist-kapita-

“Kahrolsun emperyalist iflgalciler” Elimize posta kanal›yla geçen habere göre 2 Mart Sal› akflam› ‹sviçre’nin Cenevre flehrinde TKP/ML taraftarlar› taraf›ndan Irak iflgalinin 3. y›l› vesilesi ile “‹flgalin 3. Y›l›nda Emperyalist ‹flgalciler Kaybedecek, Direnen Irak Halk› Kazanacak!” “Kahrolsun Emperyalist ‹flgalciler! TKP/ML” yazan Türkçe ve Almanca slogan içeren yüzlerce pullama Cenevre flehrinin birçok bölgelerine, telefon kabinlerinden, sokak lambalar›na, merkezi bölgelerden otobüs ve tramvay duraklar›na, postanelerinden resmi dairelerinin duvarlar›na kadar oldukça yayg›n pullama yap›ld›¤› ö¤renildi. Ayr›ca pullama eyleminin gruplar halinde yo¤un bir flekilde yap›ld›¤› elimize ulaflan bilgiler aras›nda yer al›yor. Cenevre TKP/ML taraftarlar› olarak gönderilen haberde “Emperyalist iflgalcilerin Irak iflgalini lanetleyerek, Irak halk›n›n direnifline desteklerimizi bundan böyle de çeflitli eylemliklerimizle TKP/ML taraftarlar› olarak yerine getirece¤iz” denilerek “Emperyalist kan emiciler Irak’tan defolun, yerküreyi emperyalist iflgalcilere dar edece¤iz, Zafer direnen halklar›n olacakt›r, Irak halk›n›n hakl› ve meflru mücadelesi kazanacak” sloganlar›yla son buluyor.

list sistemin ekonomik ve demokratik alandaki sald›r›lar›na da maruz kalmaktad›rlar. Bu sald›r›lara karfl› proleterlerin birlikte mücadele etmeleri, kazan›mlar›n› koruyup gelifltirmenin yegane teminat›d›r. Göçmen iflçilerin göçmenlikten kaynaklanan sorunlar› için yürüttükleri mücadelenin yan› s›ra bulunduklar› ülkelerin s›n›f mücadelesine kat›lmalar›, dünyada yaflanan siyasal geliflmelere karfl› birlikte tav›r belirlemeleri gerekir. Böylesi bir mücadele anlay›fl› bu anlay›fl›n yön verdi¤i bir kitle faaliyeti, ayn› zamanda enternasyonalist bir bilincin geliflmesine de hizmet eder. Bu anlam›yla ifl yerlerinde, fabrikalarda ve sendikalarda birlikte yürütülecek her çaba, ortaya somut sonuçlar ç›kar›r. Tüm bu verilerden hareketle bugün flu gerçeklerin alt›n› çizmek zorunday›z: Göçmen iflçilerden oluflan yada onlar ad›na hareket eden tüm dernek ve federasyonlar, yürütecekleri bir kitle faaliyetiyle emekçileri etkileyebilirler ve kendilerini de var olan darl›ktan, dernek içine hapsolmaktan kurtarabilirler. Özgün faaliyetler üzerinde kitle çal›flmas›na yönelmeyen her kurum, bireyler olarak de¤iflen ama say›sal olarak de¤iflmeyen hatta daha da darlaflan bir çevrenin ihtiyac›n› gidermeye dönük bir mekan ifllevini görmekten öteye bir rolü olmaz. Özüne uygun bir faaliyet, bir çal›flma, kesinlikle ufkunu derne¤e gelenlerle s›n›rlamaz. Bilakis derne¤e gelenleri e¤iterek yönünü göçmen kitlelerin oldu¤u fabrikalara, iflyerlerine, onlar›n oturdu¤u mekanlarda ajitasyon ve propaganda faaliyetini yürütmeye yöneltir. Yine yaflad›¤›m›z her ülkede, bulundu¤umuz her flehirde bir çekim merkezi olman›n-yaratman›n yolu, yaflanan sorunlara, geliflen olaylara karfl› kay›ts›z kalmayarak, ortaya asgari düzeyde bir sorumlu yaklafl›m koymaktan geçer. Bu baflar›lmad›ktan sonra ad›na kitle derne¤i denilen kurumun s›n›f mücadelesine sunaca¤› katk› düzeyi üyelerinin ve taraftarlar›n›n gücüyle s›n›rl› kal›r. Baflar›-

s›zl›klar› baflar›ya dönüfltürmenin yolu ise, kitle derneklerinin ruhuna uygun olarak yürütülecek bir kitle çal›flmas›ndan geçer. Somut sorunlar veya belirlenmifl hedefler üzerinde, dernek d›fl›na ç›karak yap›lan her pratik hamle, yeni güçlerle yüzleflmemizi, kendi hata ve eksikliklerimizi görmemizi, kitlelerin hakk›m›zdaki düflüncelerini ö¤renme f›rsat›n› bize sunar. Yurtd›fl› örgütlülü¤ümüz faaliyet yürüttü¤ü her ülkenin halklar›n›n verdi¤i devrimci mücadeleyi desteklemeli, varolan sosyal haklar› koruma ve yeni haklar kazanma mücadelesinin yaln›z destekçisi de¤il, ayn› zamanda örgütleyicisi olmal›d›r. Bu eksende kurulan yerel-bölgesel ve yine somut sorunlar üzerinde oluflturulan k›sa dönemli esnek platformlar içinde yer almal›d›r. Bu tarzda at›lacak her ad›m, derneklere hapsedilmifl her türlü dar ve ulusal bak›fl aç›lar›n›n k›r›lmas›na, sorunlar›n entarnasyonalist bir bak›fl aç›s›yla ele al›nmas›na hizmet eder. Bu düflünceler ›fl›¤›nda uluslararas› anti-emperyalist bir kurum olan ILPS’nin Bat› Avrupa aya¤›n› oluflturmak, kuruma yeni üyelerin kazan›lmas›na çal›flmak, somut sorunlar üzerinde di¤er halklar›n var olan demokratik kurumlar›yla birlikte ortak kampanyalar örgütlemek, sömürge ve yar›-sömürge ülkelerde yürütülen ilerici ve devrimci savafllar› sahiplenen pratiklere yönelme görevlerimizi asla gözard› edemeyiz. Bu görevin her ad›m› ülke devrimi perspektifine ve onun geliflmesine hizmet edecek tarzda olmak zorundad›r. Bulundu¤umuz ülkelerin somut sorunlar› üzerinde çaba sarfetmek di¤er halklarla birlikte ortak esnek platformlar oluflturmak ve bu yönlü mücadeleye devrimci bir zeminde ivme kazand›rmak, bir ülke devriminin faaliyetçileri oldu¤umuz gerçe¤ini de gözard› etmemizi gerektirmez. Ancak bu konuda da sorunun somut analizi ve enternasyonalist bir bak›fl aç›s›yla ele al›nmas› çok önemlidir.


24

11-23 Mart 2005

Karl Marks’›n kaleminden Paris Komünü

Karl Marks 18 Mart 1871’de kurulup 28 May›s 1871’de y›k›lan ve iflçi s›n›f›n›n ilk iktidar› olan, Marks taraf›ndan proletarya diktatörlü¤ünün ilk örne¤i olarak gösterilen 72 günlük Paris Komünü deneyimini 122. y›ldönümünde, 14 Mart 1883’te Londra’da yaflam›n› yitiren Marksizm biliminin kurucusu Karl Marks’›n kaleminden aktar›yoruz… “Komün, Frans›z toplumunun bütün sa¤l›kl› ö¤elerinin temsili, dolay›s›yla da gerçek ulusal hükümet oldu¤u kadar, ayn› zamanda da, eme¤in özgürlü¤üne kavuflmas›n›n cüretli savaflç›s›d›r ve sözün tam anlam›yla enternasyonaldir. ‹ki Frans›z ilini Almanya’ya ilhak etmifl olan Prusya ordusunun gözünün önünde Komün de bütün dünyan›n emekçilerini Fransa’ya ilhak ediyordu. (…) Komün, bir Alman iflçisini Çal›flma Bakan› yapt›. Thiers, burjuvazi ve ‹kinci ‹mparatorluk Polonya’y› gürültülü sevgi gösterileriyle aldat›p durmufllard›. Gerçekteyse Rusya’n›n kirli bir iflini görerek Polonya’y› Rusya’ya teslim ediyorlard›. Komün, Polonya’n›n kahraman evlatlar›na fleref verdi. Yeni bir devrini açmak bilincinde oldu¤u tarihe en üstün bir biçimde damgas›n› vurmak için de, Komün bir yanda galip Prusyal›lar›n, öte yanda ise Bonaparte’ç› generallerin komutas›ndaki Bonaparte ordusunun gözleri önünde, savaflç› baflar›n›n o dev simgesini, Vendôme sütununu yere çald›. Komünün ald›¤› en büyük toplumsal karar, kendi öz varl›¤› ve eylemi olmufltur. Belli konulardaki öteki kararlar›, yaln›z halk için halk›n yönetimini gösterir. F›r›n iflçilerinin gece çal›flmas›n›n yasaklanmas›, patronlar›n iflçilerden çeflitli bahanelerle ceza kesmelerinin yasak-

lanmas› bunlar›n bafll›calar›ndand›r. (…) Bir baflka tedbir de sahipleri ortadan kaybolan ya da ifli tatil etmeyi do¤ru bulan bütün sermayedarlar›n atölye ve imalathanelerinin zarar›n›n giderilmesi kayd›yla ve geçici olarak, iflçi derneklerine devri olmufltur. Komün taraf›ndan baflta Paris Baflpiskoposu olmak üzere 64 rehinenin kurfluna dizilmesi! Burjuvazi ve ordusu 1848 Haziran’›nda, savafl yöntemlerinde uzun süreden beri görülmeyen bir âdeti, silahlar› elinden al›nm›fl tutsaklar›n kurfluna dizilmesini yeniden ortaya ç›karm›flt›. ‹nsanl›k ölçülerine s›¤mayan bu âdete, o zamandan beri, Avrupa’da ve Hindistan’daki halk ayaklanmalar›n›n bast›r›lmas›nda afla¤› yukar› her zaman uyulmufltur ki bu da “uygarl›¤›n geliflmesinin bir delili”dir! Öte yandan Prusyal›lar da Fransa’da, rehine yöntemini, baflkalar›n›n hareketlerini bafl›yla ödeyecek olan suçsuzlar› tutsak etmek âdetini yeniden getirmifllerdi. Daha önce gördü¤ümüz gibi, Thiers daha çat›flman›n bafllang›c›ndan beri tutsak komüncüleri öldürerek pek insanc›l bir yola baflvurunca, Komün de onlar›n hayatlar›n› kurtarmak için, Prusyal›lar gibi yaparak rehine almak zorunda kald›. Rehineler, Versailles’l›lar›n kendi savafl tutsaklar›n› ne zamand›r öldürmekte olmalar› dolay›s›yla ölümü asl›nda bin kere hak etmifllerdi. Paris’e girifllerini büyük bir insan k›y›m›yla kutlayan Mac-Mahon’un adamlar›n›n o hareketlerinden sonra Komün’ün elindeki rehinelerin hayatlar› nas›l kurtar›labilirdi? Burjuva hükümetlerinin ölçü, s›n›r tan›mayan vahfletine karfl› son teminat da -

rehin al›nmas›- yaln›z sözde kalan aldat›c› bir garanti mi olacakt›? (…) Egemen s›n›f›n, devrimi yabanc› iflgalcinin himayesi alt›nda sürdürülen bir iç savaflla bo¤mak için yapt›¤› ve 4 Eylül’den bafllayarak MacMahon’un adamlar›n›n Saint-Cloud kap›s›ndan Paris’e girifline kadar izledi¤imiz gizli birleflme en yüksek noktas›na Paris k›y›m›yla vard›. Bismarck büyük bir hoflnutluk içinde Paris’in harabelerini seyrediyor ve belki de bunda 1849 Prusyas›’n›n gerici meclisinde henüz basit bir taflral›yken yürekten diledi¤i bir fleyi, bütün büyük flehirlerin y›k›lmas›n›n birinci aflamas›n› görüyor. Paris proletaryas›n›n cesetlerini büyük bir memnunlukla seyrediyor. Onun gözünde, bu yaln›z devrimin yok edilmesi de¤il, ayn› zamanda da Fransa’n›n bizzat Frans›z hükümeti taraf›ndan bafl› gövdesinden ayr›larak bafls›z b›rak›lmas›d›r. Baflar› kazanm›fl bütün devlet adamlar›na özgü o kavray›fl k›tl›¤› içinde Bismarck bu son derece büyük ve önemli tarih olay›n›n yaln›z yüzeyini görüyor. Kazand›¤› zaferi, yendi¤i hükümetin yaln›z jandarmas› olarak de¤il, ayn› zamanda kiral›k katili olarak da süsleyen bir galip flimdiye kadar ne zaman görülmüfltür? Prusya ile Paris Komünü aras›nda savafl yoktu. Tersine, Komün bar›fl için haz›rl›k görüflmeleri yap›lmas›n› kabul etmifl, Prusya da tarafs›zl›¤›n› ilan etmiflti. Demek oluyor ki Prusya bir has›m de¤ildi. Bir kiral›k katil gibi davrand›; hem de çok alçak bir kiral›k katil gibi… Çünkü hiçbir rizikoya girmemiflti; dökece¤i kan›n bedelini, alaca¤› 500 milyonu, önceden garantilemiflti. ‹flte böylece, Ulu Tanr› taraf›ndan, sefih ve Tanr›tan›maz Fransa’ya dindar ve iyi ahlak sahibi Almanya eliyle günahlar›n›n kefaretini ödetmek üzere buyrulan bu savafl›n gerçek özelli¤i ortaya ç›km›fl oluyordu! Ve geçmiflin hukukçular›n›n anlad›klar› anlamda bile halklar›n hukukuna bu benzeri görülmemifl sald›r›. Avrupa’n›n ‘uygar’ hükümetlerini, Petersburg kabinesinin basit bir aleti olan Prusya hükümetini öteki hükümetlerin önüne ibret al›nacak bir örnek gibi sermeye sevk edecek yerde yaln›z, Paris’in çevresindeki çifte kordondan kurtulabilen birkaç kurban›n da Versailles cellad›na teslim edilmesi gerekip gerekmedi¤ini kendi kendilerine düflünmelerine yol aç›yor!” (Fransa’da ‹ç Savafl)

17 KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER... Ahmet Muharrem Çiçek: Elaz›¤ Karakoçan’da do¤du. ‹stanbul T›p Fakültesi’nde okurken devrimci mücadele içerisinde yer ald›. ‹çinde yerald›¤› TKP/ML saflar›nda geliflti ve yetkinleflti. Parti üyesi ve T‹KKO ‹stanbul Bölgesi Gerilla Komutan› iken 19 Mart 1973’te fiehremeni’de polisle girdi¤i çat›flmada flehit düfltü. Düflmana sa¤lam hiçbir de¤erin geçmemesi için silah›n› parçalamas› tavr›yla Parti de¤erlerinin korunmas› ve düflmana teslim edilmemesi konusunda simgeleflen bir isim oldu. Binali Yi¤it: Do¤um yeri olan Dersim Pülümür’den a¤a bask›s› nedeniyle göç ederek ailesiyle birlikte Konya’ya yerleflti. Daha sonra Almanya’ya gitti. AT‹F’in örgütlenmesine büyük çaba harcam›flt›r. Almanya’dan dönerken 12 Mart 1979’da fiereflikoçhisar yak›nlar›nda geçirdi¤i trafik kazas›nda yaflam›n› yitirmifltir. Mustafa Akdal: 19 Mart 1982’de Almanya’da geçirdi¤i bir trafik kazas›nda yaflam›n› yitirdi. Niyazi Gündo¤du: 1956 Sivas Hafik do¤umludur. Proletarya Partisi saflar›nda ‹stanbul’da faaliyet yürüttü. Okmeydan› Kültür ve Dayan›flma Derne¤i’nin baflkanl›¤›n› yapt›. Bir süre tutuklu kald›ktan sonra askere al›nd›. Sonras›nda memleketine döndü¤ünde 16 Mart 1983’te gözalt›na al›narak iflkencede katledildi. H›d›r Y›ld›z: 1968 Dersim Hozat Amutka köyü Gefltek Mezras›’nda do¤du. Küçük yafllarda tan›flt›¤› Partizanlarla buluflmas› 17 yafl›nda olur. 17 Mart 1985’te bulundu¤u birlik Hozat’a ba¤l› Mistiken köyünde düflman pususuna düfler. Yaral› olarak ele geçer ve hiçbir bilgi vermedi¤i için kurfluna dizilerek katledilir. Ölüm Orucu fiehitleri: Tuncay Y›ld›r›m, 21 Mart 2002 (DHKP-C), Do¤an Tokmak, 16 Mart 2002 (DHKP-C), Cengiz Soydafl, 21 Mart 2001 (DHKP-C) Ömür Karamollao¤lu: 1955 y›l›nda Malatya Akçada¤’da do¤du. 1971 y›l›nda devrimci mücadeleye sempati duydu. Ankara Sanat Tiyatrosu’nda oyuncu olarak çal›flt›. 1975’te THKP-C/HDÖ üyesi olarak profesyonel devrimcilik yaflam›na bafllad›. 24 Mart 1977’de bir bomban›n patlamas› sonucu flehit düfltü. Seyit Konuk: 12 Eylül AFC’sinin zulüm cenderesinde dara¤açlar›nda katledilen TKEP’li yi¤it devrimcilerden olan Seyit Konuk, Tokat Merkez’e ba¤l› Dive köyü do¤umludur. 13 Mart 1982’de dara¤ac›na yoldafllar› ‹brahim Ethem Coflkun ve Necati Vardar’la birlikte sloganlarla yürüdü. ‹zmir Buca Hapishanesi’nde ölümü onurla gö¤üsleyenler oldular. Hasan Ocak: Elaz›¤ ve Siirt Ö¤retmen Okulu y›llar›ndan sonra 1986’da ‹stanbul’a geldi. Gizli bas›m görevinin bafl›ndayken iflkencecilerin eline düfltü. Üç ayl›k tutukluluk döneminden sonra yine gizli bas›m görevine bafllayacak ve y›llarca devam ettirecekti. TKP/ML Hareketi ve TK‹H örgütlerinin Birlik Kongresi’ne aç›lan son Kongre için delege seçildi. Bir randevuya giderken 21 Mart 1995’te iflkencecilerin eline düfltü. 5 gün boyunca iflkencede tutulduktan sonra, 26 Mart günü katledildi. Aylar süren onu bulma ve katillerinden hesap sorma kampanyas› sonras›nda 17 May›s 1995’te Kimsesizler Mezarl›¤›’nda bulundu. Mazlum Do¤an: 1958 y›l›nda Dersim Mazgirt’te do¤du. Üniversite y›llar›nda örgütlü mücadele ile tan›flt›. 1978’te PKK’nin Kurulufl Kongresi’ne kat›larak Merkez Komitesi’ne seçilmifltir. Viranflehir’de yaflad›¤› tutsakl›¤›n ard›ndan Diyarbak›r Zindanlar›na götürülmüfltür. 12 Eylül zulmünün Diyarbak›r’da dayatt›¤› teslimiyete ve y›lg›nl›¤a boyun e¤memifl, teslimiyete karfl› direnifli yükseltmek için 21 Mart 1982’de Newroz’un isyan ateflini körükleyenlerden olmufl, as›rlard›r süregelen Kürt halk›n› imha ve inkar politikalar›na karfl› simgeleflen bir isim olmufl, ölümüyle direniflin ateflini yükseltmifltir.


25

17

11-23 Mart 2005

Do¤an›n ayaklanmas›n›, insan›n isyan›yla bütünlefltirmek... K›fl›n dinginli¤i ve sessizli¤inin ard›ndan, günü örten gecenin karanl›¤›n›n üstünden at›lmas› gibi do¤a beyaz örtüsünün alt›ndan dirilifle geçiyor, toprakta sakl› olan tohum deliyor topra¤›n örtüsünü, boyveriyor dünyaya kardelen direngenli¤inde. Mart ay› do¤an›n bin bir renginin cümbüflünü, hareketin sonsuz devinimini insan o¤lunun gözlerine sunuyor. Gözlerimizin önünde do¤a ayaklan›yor… Mart ay› biz devrimcilere ezilenlerin zulme karfl› isyanlar›n› hat›rlat›yor. Halklar›n tarihinde kimi olaylar vard›r ki, bunlar çok uzun y›llar hatta yüzy›llar o halk›n ve di¤er halklar›n tarihsel gelifliminde önemli bir rol oynar. ‹flte Newroz Kürt halk› ve bölgenin di¤er halklar› için böyle bir gündür. Bugünün anlam› üzerine ortaya ç›k›fl› üzerine çokça fley söylense de, gerçeklik fludur ki, tarih boyunca Newroz, zulme karfl› direniflin bir simgesi olarak addedilmifltir. Devrimci Kawa’n›n ard›l› olmak... Asur egemenli¤ine karfl› savaflan Kürt halk›n›n kavgas›, Demirci Kawa’n›n zalim Dehak’a karfl› olan savafl›m›d›r. Medler bölgede egemenlik kuran Asur devletinin baflkenti Ninova’y› M.Ö. 612 y›l›nda yak›p y›kt›klar› zaman, Kürtlerin esaretten kurtulufllar›n› ifade eden ve “da¤larda atefl yakma” olay› olarak bilinen Newroz günü bu nedenle biraz da bayram biçiminde kutlanmaktad›r. Bölge halklar›n›n bu günü bayram fleklinde kutlamalar› normaldir, çünkü Asur egemenli¤i bölge halklar› üzerinde hem çok uzun sürmüfl hem de tahripkar bir rol oynam›flt›r. Yani Asur egemenli¤inin bölge halklar› üzerindeki etkileri o denli olumsuz ve gerici bir temelde olmufl ki, Asurlar›n y›k›ld›¤› gün, halklar bugünü coflku ve sevinçle kutlam›fllard›r. Dehak’›n alt edilifli ile gün yeni bir güne evriliyor; 21 Mart Newroz’dur; Newroz mazlumlar›n zafer bayram›d›r, yenigündür. Mitolojiye göre as›rlar önce ‹ran Kürdistan›’n›n güneyinde Dehak ad›nda bir kral varm›fl. Zalimli¤iyle tan›nan Dehak amans›z bir hastal›¤a yakalanm›fl ve bu hastal›ktan kurtulmak için çocuk beyni ile beslenen bu zorba kral, demirci ustas› Kawa taraf›ndan bafl› balyozla ezilerek saray›nda öldürülmüfltür. Ve zalim Dehak’›n zulmüne u¤rayan halk kral›n ölmesini da¤ bafllar›nda atefller yakarak, yeni günü de Newroz ilan ederek kutlam›flt›r. Her mitolojik olayda bir gerçeklik mutlaka vard›r, Asur ‹mparatorlu¤u’nun sömürgeci egemenli¤i o denli kat›, ac›mas›z ve vahfliymifl ki Dehak’›n kendi sa¤l›¤› için taze insan beyni yemesi temeline oturtulan efsanevi anlat›m bugüne dek gelmifl dayanm›flt›r. O günden bugüne genelde Ortado¤u halklar› ve özelde de Kürt halk› 21 Mart’› “Newroz Bayram›” olarak kutlamaktad›r. Ama esasta Newroz gününe gerçek anlam›n› ve de¤erini vermek gerekir. Newroz her türlü bask›ya, zulme baflkald›r›n›n simgesidir bu topraklarda. 1982’de Diyarbak›r Askeri Hapishanesi’nde iflkenceyi, bask› ve zulmü protesto ederek hayat›na son veren Mazlum Do¤an’›n eyleminin tam da 21 Mart Newroz gecesine denk düflürülmesi, yine Zekiye Alkan’›n Diyarbak›r surlar›nda gencecik bedenini atefl ile tutuflturmas›; ayn› flekilde Rahflan Demirel, Nilgün Y›ld›r›m (Berivan), Bedriye Tafl (Ronahi)’›n bu eylemlerini Newroz’a denk getirmesi çok anlaml›d›r. “Newroz atefli çal› ç›rp›yla de¤il, en iyi insan bedeniyle gürleflir” diyerek bedenlerini tutuflturanlar›n b›rakt›klar› direnifl gelene¤i büyütülerek yar›nlara aktar›lmak zorundad›r. Bu eylemler Newroz’un isyanc› gelene¤ine güç katm›fl ve Kürt halk›n›n özgürlük mücadelesinde önemli yer tutmufllard›r.

Aradan as›rlar geçti, krallar yerini imparatorlara, imparatorlar yerini diktatörlere b›rakt›. Di¤er bir ifadeyle zalimler k›l›k de¤ifltirdi. Ama bu bölge halklar› zalimlerin zulmüne u¤ramaya devam ediyor. Nitekim daha yak›n zamanda, 16-17 Mart 1988 tarihinde Halepçe günümüz Dehaklar›ndan Saddam diktatörü taraf›ndan bir ölüler kentine çevrildi. Halepçe katliam›, kimyasal silahlar›n halk üzerinde bu kadar genifl çapl› kullan›ld›¤› ilk sald›r›yd›. Ço¤unlu¤u kad›n, yafll› ve çocuklardan oluflan beflbin Kürt bu sald›r›da katledildi. Ve bugün de ça¤›n “modern Dehak”lar›n›n talimatlar›yla Irak kentleri bombalanmakta, çocuklar, kad›nlar, erkekler katledilmektedir. Zalimler zulümlerini daha öldürücü ve katliamc› silahlarla sürdürmeye devam ediyorlar. Tüm Ortado¤u ülkelerinde gerici iktidarlar iktidarda ve halklar y›llard›r bir zulüm alt›nda, esaret içinde yaflamaktad›r. Emperyalist devletlerin beslemesi olan, onlar›n deste¤iyle ayakta duran bu iktidarlar›n baz›lar›n›n bugün ABD’nin hedefi haline gelmesi, sadece bölgede egemenlik kurmak, dünya üzerindeki hegemonyalar›n› sürdürmek isteyen emperyalist güçlerin kendi aralar›ndaki dalafl›n ve gelecekteki halk ayaklanmalar›n›n önünün kesilmesi amac›n›n ürünüdür. Ne demokrasi, ne ba¤›ms›zl›k ne de özgürlük emperyalist devletlerin amac›d›r; emperyalizmin tüm bunlar›n en amans›z düflman›d›r… Bunu bütün tarih boyunca yaflad›k, iktidarlarda olanlar zalimlerin türlü biçimlerinden baflka bir fley de¤ildir, zulüm de, esaret de her gün sonu yaklaflmakla birlikte sürmektedir. Elbetteki süren yaln›z zalimlerin zulmü de¤il, zulme karfl› ezilen halklar›n direnifli de sürü-

yor. Tarih, zalimlerin zulmüne karfl› bilimsel sosyalizm perspektifine uygun olarak direnen ve savaflan yeni ça¤dafl hareketlere ve önderliklere tan›kl›k yapt›, yapmaya devam ediyor. Ve bugün zulme karfl› isyan› simgeleyen Newroz bayram›n› kutlarken yüzümüzü direnifl gelene¤ine sahip bu topraklara çevirmenin tek do¤ru yol oldu¤unu düflünüyoruz. Kürtler aç›s›ndan son on y›llar çok önemli geliflmelere tan›k oldu. Bu geliflmelerin vard›¤› nokta emperyalistlerin Irak Kürdistan›’›ndaki Kürt beylerini yanlar›na alarak, onlar› bölgenin önde gelen iflbirlikçileri olarak konumland›rmalar›na kadar vard›. Kürtlerin milliyetçi karakterli direnifl hatt› ise uzun bir zamand›r yenilgi sürecini yaflamaktad›r. Bu hatt› uzun bir zaman gerilla savafl› ile tafl›m›fl olan PKK hareketi bugün teslimiyetçi bir hatta durmakta, burada dahi um-

du¤u deste¤i sa¤layamamaktad›r. Kürtler için Newroz’un anlam› bask›lara, yasaklara ra¤men bir zafer bayram› olarak kutlanmas› gerçe¤inde gizlidir. Kimse yasaklara ra¤men kutlanan bir bayram›n o bayram› kutlayanlar için de¤erini ölçemez; kimsenin bu de¤eri afla¤›lamaya hakk› yoktur. Türkiye’de bu kutlamalar son y›llara kadar yasakl› halde gerçekleflti; son y›llarda ise egemenler “ortak kutlama”y› icat ettiler. Bizler, özellikle de böylesi koflullarda Newroz hakk›nda de¤erlendirme yaparken ezenlerle ezilenlerin savafl›na nas›l anlam kataca¤›m›z› belirlemenin daha da gerekli oldu¤unu düflünüyoruz. Tabii ki, bu de¤erlendirmeyi Newroz’un baflkald›r› ve direnifl gelene¤ine uygun olarak yapaca¤›z. Newroz kimlerin bayram›d›r? Bölgedeki her s›n›ftan, her zümreden tüm insanlar›n m›? Bugünün Dehaklar› için Newroz bir bayram olabilir mi? Mazlum halklara ya¤d›r›lan bombalar›n sorumlular›, katliamlara sesini ç›kartmayanlar Newroz’u kutlayabilir mi? Bunlar›n Newroz’u Kawa’n›n örsünden çakan k›v›lc›m›n ateflledi¤i, da¤ bafllar›nda yanan büyük öfke atefline benzeyebilir mi? Dehak kendi sonu ilan edilen isyan› kutlayabilir mi? K›sacas›; zalimlerin zulmüne baflkald›r› olan Newroz’u zalimlere suç ortakl›¤› yapanlar›n kutlama haklar› var m›d›r? Bizce olmamal›d›r. Newroz içi boflalt›larak kutlanamaz. Dolay›s›yla bugün bölge halklar› için Newroz’u kutlaman›n anlam›, her türlü iflgale, her ulustan zalime karfl›, tüm ezilen halklar›n birli¤ini ve kardeflli¤ini savunmakt›r. Yaln›z savunmak de¤il bu u¤urda birlikte savaflmakt›r. Çünkü, emperyalistleri ve iflbirlikçilerini hedeflemeyen hiçbir hareket bask›dan, sömürüden ve zulümden kurtulamaz. Ça¤dafl bir Kawa bilinci bunu gerektirir. Kürt halk› da kurtuluflunu burada aramal›d›r. Direnifl gelene¤ini, yeni direnifllerle devretmek... Newroz gelene¤ini güncellefltirmenin yolu devrimci bir bak›fl aç›s›yla Irak iflgalini, iflgale karfl› yürütülen direnifli ve bu direnifl karfl›s›nda özellikle Kürt önderliklerinin tak›nd›¤› olumsuz tutumun gelecekte bölge halklar› için yol açaca¤› tehlikeleri sorgulamaktan, do¤ru çözüm önerileri sunmaktan, bu u¤urda mücadele etmekten geçer. Ve tüm bu tarihi tecrübelerden ortaya ç›karmam›z gereken en önemli sonuç; bugün Newroz’u özüne uygun olarak kutlamam›z›n yolu emperyalist iflgale, her türlü kölelik iliflkisine hay›r demekten geçer. ‹flgalcilere karfl› Kawa’n›n isyan ruhunu kuflanmayanlar, Newroz’un sadece içini boflaltarak, onu gerçekli¤inden kopartarak kutlamaktan kendini kurtaramazlar. Tarih ezilen halklara, uluslara zalim Dehak’›n ard›llar›na suç ortakl›¤› yapmay› de¤il, Kawa’n›n ça¤dafl yoldafllar› olmay›, zalimlerin zulmüne karfl› sonuna kadar savaflmay› emrediyor. Bu emre uymayanlar, geleceklerini d›fl güçlerde, uluslararas› dengelerde arayanlar asla özgür olmay› baflaramazlar. Tarihi direnifller tarihi olan ve bu u¤urda çok a¤›r bedeller ödemesine ra¤men, özgür ve ba¤›ms›z olmay› baflaramayan Kürt halk›n›n en büyük flanss���zl›¤› proleter bir önderli¤e kavuflamamas›d›r. fiu aç›k ki; demokrasi, ba¤›ms›zl›k, özgür düflünceyi ve düflüneni pratikle bütünlefltirme eylemidir. Özgür ve ba¤›ms›z düflünmeyi bir yaflan tarz› haline getirmeyenler, her türlü kölelik iliflkisine son vermeyi baflaramazlar. Ve ça¤›m›zda her türlü kölelik iliflkisine son verecek, özgür bir geliflmenin yolunu açacak olan proletaryad›r. Proletarya önderlikli olmayan hiçbir hareket, ezilen halklar ve uluslar için özgür bir gelecek yaratamaz. 21 Mart’ta da¤ bafllar›nda yak›lacak olan

atefle, flehirlerde yak›lan atefl bafllar›nda direnifl sloganlar› efllik etmek zorundad›r. Yüzy›llard›r tafl›nan direnifl gelene¤i sonrakilere ancak bu flekilde aktar›labilir çünkü. Newroz’da halay bafl›nda bu ülkenin farkl› milliyetlerden emekçi insanlar› halaya durarak özgür bir ülke için tilili çekecektir... GÜN’DE DÜN.. 11 Mart 1976. Nixon fiili’deki seçimler s›ras›nda Allende’nin seçilmesini önlemek için CIA’ya emir verdi¤ini itiraf etti. 12 Mart 1925. Çin’de Guomindang Baflkan› Sun Yat-Sen öldü, yerine General Çan Kay-flek getirildi. 13 Mart 1995. 12-13 Mart gecesi ‹stanbul Gazi Mahallesi’nde 3 kahvehane otomatik silahlarla tarand›. Alevi dedesi Halil Kaya öldü, 20 kifli yaraland›. Mahalle halk›n›n yapt›¤› protesto gösterilerine sald›ran polis 15 kifliyi katletti. 14 Mart 1988. Cumhuriyet gazetesinde yay›mlanan bir araflt›rmada Türkiye’de her 32 kifliden birinin devlet taraf›ndan fifllenmifl oldu¤u belirtildi. M‹T ve Emniyet Genel Müdürlü¤ü’nün fiflledi¤i kiflilerin1, 7 milyona ulaflt›¤› bildirildi. 1995. ‹stanbul Gazi Mahallesi’ndeki olaylar› protesto için Ankara’da düzenlenen yürüyüflte polisle göstericiler aras›nda çat›flma ç›kt›, 36 kifli yaraland›. 15 Mart 1995. ‹stanbul’un Ümraniye ilçesinin eski ad› 1 May›s olan Mustafa Kemal Mahallesi’nde, 13 Mart günü Gazi Mahallesi’nde polisin atefl açmas› sonucu15 kiflinin ölmesini protesto gösterisi yap›ld›. Polisin sald›r›s› sonucu 4 kifli katledildi, 20’den fazla kifli yaraland›. 16 Mart 1978. 16 Mart günü ö¤le saatlerinde ‹stanbul Üniversitesi’nden ç›kan kalabal›k bir solcu ö¤renci grubunun üzerine bomba at›ld›, 7 ö¤renci öldü, 31’i a¤›r olmak üzere 100’den fazla kifli yaraland›. Ölen ö¤rencilerin adlar› flöyle: Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Hatice Özen, Hamit Ak›l, A. Turan Ören, Murat Kurt, Abdullah fiimflek. 20 Mart 1990. Mardin’in Cizre ilçesinde kepenk kapatma eylemi yap›ld›. Eylem s›ras›nda ç›kan olaylarda 4 kifli öldü. Kepenk kapatma eylemi ertesi gün Nusaybin, ‹dil, Silopi ve Midyat’a da s›çrad›. 21 Mart 1992. Newroz kutlamalar› s›ras›nda Türkiye Kürdistan›’nda kad›n ve çocuklar›n da aralar›nda bulundu¤u 57 kifli öldürüldü. Cizre ve fi›rnak’ta Newroz gösterilerine polisin azg›nca sald›rmas› uzun süre tart›fl›ld›. Güvenlik güçlerine ait oldu¤u yaz›lan bir araçtan bir grup gazeteciye Cizre sokaklar›nda atefl aç›ld›. Bu s›rada Sabah gazetesi muhabiri ‹zzet Kezer öldü. 23 Mart 1996. Ankara’da ö¤renciler harçlar› protesto eylemi yapt›lar. Ç›kan olaylar sonras›nda Dil Tarih Co¤rafya Fakültesi binas›na giren polis 127 ö¤renciyi gözalt›na ald›. Olaylarda 51 polis ve 100 ö¤renci yaraland›.


26

11-23 Mart 2005

17

Tarihimizden ö¤renip, gelece¤e devretmek...

ORDAYDIK, ÇÜNKÜ EMEKÇ‹ KADINLARDIK... 6 Mart günü yap›lacak olan etkinli¤in “izinsiz” oldu¤u mitinge gitmeden önce aç›klanm›flt› ve hepimiz oraya giderken devletin sald›rabilece¤ini düflünerek gitmifltik. Sabah Saraçhane’ye yetiflemeyip arkadafllarla beraber Beyaz›t’a gitti¤imizde sald›r›ld›¤›n› ö¤rendik. Asl›nda gazete arac›l›¤›yla neden orda oldu¤umu ve hissettiklerimi paylaflmak istiyorum sizlerle. Rakamlar gibi, haberlerin yüzü de so¤uktur, ve ço¤u zaman orada olup biteni hissedilen duygular›n yo¤unlu¤unu ifade etmekten uzakt›r. Bu yüzden orada olmayanlara/olamayanlarla oradaki coflkuyu aktarmak ihtiyac›n› hissettim. Yoksa neler olup bitti¤ini ço¤u insan hem televizyondan hem de bas›ndan takip etmifltir. Kuflkusuz burjuva medyan›n 6 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü eylemini verifli oldukça subjektif ve tarafl›yd›. Orada bulunan birisi olarak gazete ve televizyonlarda söylenen birçok fleyin gerçek olmad›¤›n› gözlerimle gördüm. fiimdiye kadar pek çok eyleme kat›ld›m, ancak gitti¤im herhangi bir eylem kolluk güçlerinin sald›r›s›na u¤ramam›flt›. Bu hep ihtimal dahilindeydi ve beklemedi¤im bir fley de¤ildi, Beyaz›t’ta Saraçhane’de yap›lan sald›r›y› ö¤rendi¤imde, o gün orada olman›n, göz alt›lara ra¤men ›srarla o eylemi gerçeklefltirmenin ne kadar önemli oldu¤unu düflündüm. Asl›nda her fley çok aç›k ve netti, her zaman dile getirilen do¤rular›n asl›nda ne kadar kat›ks›z ve aç›k oldu¤unu gördüm. Devrimciler olarak bir araya gelmifltik, 8 Mart’› özüne uygun olarak, birilerinin lügatlerinden sildi¤i “emekçi” k›sm›n› vurgulayarak kutlayacakt›k. Çünkü öfkemiz ac›lar›m›zdan daha çoktu, çünkü emekçi kad›nlar›n yaflad›¤› sorunlar devletten ba¤›ms›z de¤ildi ve biz bunun için devletin “iznini” gerekli bulmad›k. Hep söylenir, biz hakl›l›¤›m›zdan ald›¤›m›z meflrulu¤umuzla ordayd›k. Ordayd›k çünkü sorunlar›n çözümünün kendi ellerimizde oldu¤unu biliyorduk, ordayd›k çünkü “ba¤›ms›z” kad›n örgütlerini de¤il, kad›n ve erke¤in el ele, ortak mücadelesini savunuyorduk, de¤iflerek ve de¤ifltirerek önce kendi içimizdeki burjuva karargahlar› bombalayarak, bin y›llard›r tafl›d›¤›m›z geleneklerin ve feodal de¤er yarg›lar›ndan birlikte ar›nmak için mücadele içerisinde de¤iflen/de¤ifltiren olaca¤›m›z› biliyorduk… Beyaz›t Meydan›’na do¤ru yürürken, devrimci gruplar birbirine kar›flm›flt› ve hep bir a¤›zdan at›lan sloganlar ortakt›. ‹nsanlar›n hep birlikte yumruklar›n› havaya s›karak att›klar› coflkulu sloganlar, y›ld›rma politikas›n›n o an orada bulunanlar aç›s›ndan geri tepti¤ini gösteriyordu.. Birkaç saat önce yaralanan, gözalt›na al›nan, yerlerde sürüklenen arkadafllar›m›z›n h›nc›yla daha bir gür ç›k›yordu sesimiz, devlet yine bast›rmak için yapt›¤› bir hamle ile coflkunun daha da büyümesine sebep olmufltu istemeksizin. Az önce sald›r› oldu¤unu biliyorduk, az sonra sald›r› olabilece¤ini de! Kolluk güçlerinin meydan› çepeçevre kuflatt›¤›n› ve yapt›klar› büyük y›¤›na¤› görünce sald›racaklar› daha da netleflmiflti kafamda, ama ben eylem bafllamadan sald›racaklar›n› düflünüyordum ki, bu tahminim yanl›fl ç›kt›. Eylem bafllad›ktan sonra o çok sevdi¤im “bedel ödedik, bedel ödetece¤iz!” slogan›n› hayk›r›rken, öfkeden yüz hatlar›m›n geril-

di¤ini fark ettim. Bas›n aç›klamas› okunurken polis köpeklerinin sesleri geliyordu, kolluk güçleri psikolojik olarak bask› yapmak isteseler de alanda hayk›r›lan öfkeli ve coflkulu sloganlar onlar›n köpeklerinin seslerini bast›r›yordu. Polislerin bir k›sm›n›n gaz maskelerini eylem devam ederken takm›fl olmalar›, sald›racak olmalar›n›n en belirgin kan›tlar›ndan biriydi. Kesin olan fluras›yd› ki, polis sabahki sald›r›dan sonra oraya da sald›rmak için gelmiflti, orada sadece sald›r›n›n ne zaman yap›laca¤› ayarland›. Saraçhane’den gözalt›na al›nanlar›n Beyaz›t’ta eylem yap›lmas›na engel olaca¤›n› ummufllard› ama gelen kitle sald›r›y› göze alarak gelmiflti oraya. Tüm bunlar› yazarken akl›mdan flunlar geçiyor; daha bir y›l önce evde televizyonu

ise üzüntü ve ac›man›n kar›fl›m› olan duygular hissediyordum. Bunlar› neden yaz›yorum? Çünkü biliyorum ki, toplumun bir k›sm› pazar akflam› Beyaz›t’ta sald›r›ya u¤rayanlar› izlerken bunlar› akl›ndan geçiriyordu. Bir y›l önce onlar gibi düflünen oysa flu an, harcanan hiçbir eme¤in bofla gitmeyece¤ini gören ve düflünen bir insan olarak Beyaz›t’ta emekçi kad›n ve erkeklere yap›lan sald›r›n›n öfkemi ve s›n›f kinimi biledi¤ini görüyorum. Eylemde türküler söylenip halaylar çekildikten sonra yavafl yavafl da¤›lma haz›rl›klar›na bafllam›flt›k ki, arkadan “polis sald›r›yor” sözleri üzerine kendimizi sahafç›lara do¤ru geri çekilirken bulduk. Bu benim u¤rad›¤›m ilk polis sald›r›s›yd› ama üzerinde durmakta fayda var, flunu belirteyim ki ey-

açm›fl haberleri izlerken yerlerde sürüklenenler, polis taraf›ndan coplananlar, yüzlerine gözlerine gaz s›k›lanlar› gördükçe -do¤rusu ne yalan söyleyeyim oldukça ürkütücü geliyordu- olanlar›n ne kadar “korkunç” oldu¤unu düflünüyor ve yerlerde sürüklenenler için üzülüyordum. fiöyle düflünüyordum: “bofl yere dayak yemifl oluyorlar, ne de¤ifliyor ki?” Polise tepki duyuyor, eylemcilere

lem esnas›nda bunlar›n hiçbiri korkutucu gelmedi. Herkes üzerine düflen görevi yap›yor gibi hissettim ben, biz hakl›l›¤›m›z› hayk›rmak için ordayd›k, onlar bizi bast›rmak için ordayd›. Koflarken polisin insanlara karfl› olan ac›mas›z tutumunu bizzat görmüfl oldum, AB troykas›n›n “floke oldu¤unu” söyledi¤i, bizim içinse bir o kadar tan›d›k gelen görüntüler karfl›s›nda, Türkiye’de kolluk

güçlerinin nas›l bir “insan haklar› e¤itimi”nden de geçirildi¤ini bizzat görme flans›m oldu. Gözalt›na almak gibi bir derdi olmayan polis, önce yere düflürüyor, sonra her gelen geçenden bir cop darbesi hediye ediyor, arada geçerken insanlar›n yüzüne do¤ru biber gaz› s›k›yordu. ‹nsanlar›n özellikle kafalar›n›n coplanmas› bana hep karfl› olduklar› düflünceyi beyinlerinden silip atma iste¤inin bir yans›mas› olarak gelmifltir, o günde en fazla kafas›na cop yedi insanlar. Sanki “gidin güle oynaya z›play›n, ne ifliniz var burada?” mesaj›n› vermeye çal›fl›yorlard›. fiöyle bir anlay›fl›m yoktu; ben oraya polisle çat›flma amac›yla gitmedim. Ben oraya ezilen emekçi bir kad›n olarak, benim taleplerimi hayk›ranlarla birlikte, orada taleplerimi hayk›rmak için gittim. Yaflad›klar›m bu istemlerimin do¤al bir sonucuydu diye düflünüyorum. Tarihten bugüne kadar bizden öncekiler nas›l direnerek elde ettikleri kazan›mlar› ve mücadele gelene¤ini bize devrettilerse, bizim de bizden sonrakilere bu gelene¤i büyüterek devretmemiz gerekti¤ini düflünüyorum. Kuflkusuz 6 Mart Beyaz›t eylemi yüzlerce y›ll›k mücadele tarihinin denizinin, ülkemiz parças›nda küçük bir damlas›yd›, ama devrimci dayan›flman›n ve irade ortakl›¤›n›n güzel örneklerinden biriydi. Benim içinse bir ilkti, ama biliyorum ki son olmayacak… Sistemin en yaman çeliflkilerinden birisidir bu, kendi kurtuluflunu sa¤lamak için yapt›klar› kendisine karfl› olan öfkeyi ve kini daha da biletiyor! Heyecan m› dediniz, o hep var ama Rosa Lüksemburg’un sözleri yank›lan›yor kula¤›mda: vard›k, var›z, varolaca¤›z! Oraya gelen analar›m›zdan ö¤renece¤imiz çok fley var diye düflünüyorum, çünkü biliyorum ki onlardan ö¤rendikçe bizim de çocuklar›m›za ve kardefllerimize ö¤retece¤imiz çok güzel bir fley var: iki fleyden emin olabiliriz; direnece¤iz ve kazanaca¤›z! Bir ‹flçi-köylü okuru

Demokratik Kad›n Hareketi 1. KURULTAY’INI GERÇEKLEfiT‹RD‹ 2003 y›l›nda çal›flmalar›na bafllayan Demokratik Kad›n Hareketi 26-27 fiubat tarihlerinde Kurultay gerçeklefltirdi. Ba¤c›lar’da bulunan Yeni Kardelen Kültür ve Sanat Merkezi’nde “Kurultay’la örgüte, örgütle özgürlü¤e” slogan›yla gerçeklefltirilen Kurultay iki gün sürdü. 1. gün kendi içine dönük bir program ortaya kondu bunun üzerine tart›flmalar yap›ld›. Demokratik Kad›n Hareketi’nin tan›m, amaç ve talepleri üzerinde yap›lan tart›flmalar›n sonunda DKH’nin tan›m, amaç ve taleplerini içeren deklarasyon netlefltirildi. Son olarak MYK ve DK seçildi. 2. gün ise tüm kad›nlara ve kurumlara aç›k olarak gerçeklefltirildi. Aç›l›fl konuflmas›n› DKH ad›na Asl›han Mutlu yaparak 1. günün sonuçlar›n› aktard›. Sinevizyon gösteriminin ard›ndan 2. Günün gündemi olarak belirlenen “Kad›n mücadelesini yükselte-

lim” bafll›¤› alt›nda serbest tart›flmaya geçildi. ‹lk sözü DKH’yi temsilen Eylem Y›ld›z ald›. Y›ld›z “kad›n›n ezilmiflli¤inden çok kad›n›n mücadele tarihinin ve bugünün bizim için önemli oldu¤unu bu konuda farkl› perspektifler sunacak olan kad›nlarla kad›n mücadelesinin nas›l ortaklaflt›r›labilece¤i üzerinde durulmas› gerekti¤ini” ifade etti. Ard›ndan EKB ad›na Nahide K›l›ç söz ald›. K›l›ç, ba¤›ms›z bir kad›n örgütlenmesinin önemini vurgulayarak kad›n örgütlenmesine iliflkin görüfllerini belirtti. TUYAB ad›na kat›lan Seza Mis Horuz hapishanelerde yaflan›lan sorunlara, a¤›rlaflt›r›lm›fl tecrite de¤inerek tutsak yak›nlar› olarak örgütlü mücadelenin gereklili¤i üzerinde durdu. Partizan ad›na kat›lan Çi¤dem Y›lmaz kad›n sorununun toplumsal sorunlarla olan ba¤›na vurgu yaparak kad›n›n kur-

tuluflunun Demokratik Halk ‹ktidar›’n›n kurulmas›yla mümkün k›l›nabilece¤ini belirtti. Kurultay’da s›ras›yla Kad›n Dergisi’nden Avukat Züleyha Gülün, EHP’li kad›nlar ad›na Naflide Günefl, Ankara DKH ad›na Nurten Karatafl, araflt›rmac›-yazar Sibel Özbudun, flair Ruhan Mavruk, Cumartesi Anneleri ad›na Naflide Ocak, YÇKM ad›na Zuhal Giyen, BDSP’den Gülcan Geyran söz alarak kad›n›n toplum içinde yaflad›¤› sorunlar› ve alternatif çözüm önerilerini ortaya koydular. Kurultay’da ‹zmir DHP, Çukurova DHP, Devrimci Demokrasi Gazetesi, ‹ngiltere YÇKM Komitesi, Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’nden tutsaklar, Avrupa DH Konfederasyonu, Elbistan Cezaevi Kad›n tutsaklar›ndan Özlem Ayd›r, Yazarlar Sendikas› Genel Sekreteri Gülsüm Cengiz ve Mor Çat› Kolektifi’nden gelen mesajlar okundu.


27

17

11-23 Mart 2005

Tohum Kültür Merkezi K›sa Film Festivali öncesi; GENÇ S‹NEMA GER‹LLALARI 1968-1971 aras›... Devrimci Genç Sinema Dergisi’nin 1968 Ekim’inde ç›kan ilk say›s› ve 1971’de fiubat atlanarak ç›kar›lm›fl 16. ve son say›s›... 1971 Nisan... Yani 12 Mart 1971 Askeri Darbesi’nden yaln›zca onsekiz gün sonra... Kendilerine “Genç Sinemac›” diyen k›rk› aflk›n insan›n Eczac›bafl› Holding Yönetim Kurulu Baflkan› fiakir Eczac›bafl›’n›n kurucusu ve dönemin baflkanl›¤›n› yapt›¤› ve Onat Kutlar’›n da yöneticili¤ini yapt›¤› Türk Sinematek Derne¤i ile Hisar Film Yar›flmas›’n›n oluflturdu¤u ortamda bir araya gelmelerinin ve izlenmelerinin öyküsü... Bu yaz› öykünün düflünsel altyap›s›n› dönemin Devrimci Genç Sinema Dergisi’nde yay›nlanan ve flu an hayatta olmayan birkaç genç yönetmenin yaz›lar›ndan özet al›nt›larla anlatmaya çal›flacak. Bu yaz›n›n Türkiye’de 1968’de genel olarak yaflanan düflünsel yap›dan çok apayr› oldu¤unu söylemek do¤ru olmaz kuflkusuz. Genç Sinemac›lar›n o dönemin ülkemizdeki devrimci ç›k›fl›ndan ve dönemin devrimci gençlik önderleri ‹bo, Deniz, Mahir’den düflünsel olarak etkilendikleri belirtilebilir... Devrimci Genç Sinema Dergisi’ne yazm›fl olanlardan ve genç yönetmen Mehmet Gönenç; birinci say›da “Özgür bir sinema” bafll›kl› yaz›s›nda diyor ki: “Kapitalist bir aflam›n›n bir ürünü olan sinema, düzenin kendine özgü üretim biçimine göre koflulland›r›lm›flt›r. Kapitalist düzen içinde sinema, bir yan›yla büyük seyirci y›¤›nlar›n› etkileme aç›s›ndan toplumsal, öteki yan›yla yap›mc›ya ve onun kazanç e¤ilimine ba¤l› olarak bireyseldir. Bu iki nitelik sineman›n temel çeliflkisi olarak bir arada oluflagelmifltir bugüne dek. Bir tak›m öz ve biçim kal›plar› ve onlar› sürekli olarak tekrarlayan memur-yönetmenler, karanl›k salonlar›n bilinçsiz tiryakisi biçiminde ortaya ç›kan seyirci tipi bu temel çeliflkinin do¤al sonuçlar›d›r. Ve giderek azgeliflmifl ülkelerde emperyalizmin halk› afyonlamas›na da yard›mc› olurlar. Gerçek bir sinemac›y› tedirgin eden ve onun her türlü özgürlü¤ünü ortadan kald›ran bu durumun mutlaka afl›lmas› gerekmektedir. Bu gereksinme, az geliflmifl ülkelerdeki Genç Sinema savafl›n›n ortak amac›n› ortaya ç›kar›r. Bu amaç da düpedüz özgür ve devrimci bir sinemad›r. Dikkatle bak›ld›¤›nda savafl özellikle Türkiye gibi az geliflmifl ülkelerde siyasald›r. Çünkü düzen de¤iflmedikçe, üst yap›sal bir kurum olan sinema da de¤iflemez. Böylece genç sinemac›n›n siyasal sorumlulu¤u ve eylemi kaç›n›lmaz bir sonuçtur”... (Say› 1-Ekim 1968-Sayfa 13) Mehmet Gönenç ikinci say›da “Sanat› halka götürmek” bafll›kl› yaz›s›nda flunlar› söylüyor; “...her egemen ve yönetici s›n›f kendini tasfiye edecek anti-tezi de kendi düzeninde yaflat›r ve gelifltirir. Belirli koflullar alt›nda halk› bilinçlendirmede son derece etkin olan sinemay› da halka iyice sevdirdiler. ‹flte biz “Genç Sinemac›lar” bu anti-tezi hem estetik, hem de siyasal yönden tarihin ak›fl› do¤rultusunda gelifltirmeyi bir ödev say›yoruz. Bunun savafl›n› yapmak için var›z. Bu savafl, Anadolu’nun en uzak köflelerinde haks›z olarak uykuya yat›r›lm›fl olan halk›n sanat›n› ortaya ç›karacakt›r”... (Say› 2-Kas›m 1968-sayfa 14)

K›sa Film üzerine-2

Üçüncü say›n›n yaz›s›, Yeflilçam’a elefltiri: “Halka biraz daha körlük” “Bir afyon sinemas› vard›. Görevi uyutmakt›r bu sineman›n. Evrensel bir flebeke yönetir bu sinemay›: Kapitalizm. Uyku ilaçlar› ülkeden ülkeye de¤iflir ama amaç birdir; Halk› afyonlamak ve uyutarak para kazanmak...” (Say› 3-Aral›k 1968-Sayfa 11) Dördüncü say›da... Mehmet Gönenç’in “Küçük Bir Bak›fl”›: “...ve savafl›n uzant›lar›: “Yeni dalga”, “Brezilya yeni Sinemas›”, “Genç Çek Sinemas›”... Hepsi de ilk bak›flta de¤iflik görünümde. Kanmay›n görüntülere. Her yerde savafl varsa; her yerde mutlak haks›zl›k, mutlak bir eziklik ve mutlak bir sömürü olay› vard›r. ‹nan›yor musunuz? Yaflay›n da görün. Sizin bedeniniz belki yaflayamaz ama devrim sonras› o mutlu ça¤da çocuklar›n›z bilecektir ki bugünkü evrensel savafl›n tek yönü insan›n yeni insana karfl› gereksiz varl›¤› olan insan san›lar›n›n art›k hiç de aldat›c› olmayan köhne durumuna karfl› köhne bir özgürlüktür. ‹flte o kadar. Bunu böyle bilesiniz...” (Say› 4-Ocak 1969Sayfa 9) Devrimci Genç Sinema dergisinin alt›nc› say›s›nda Mehmet Gönenç “halk” kavram›n› irdelemeye çal›fl›yor: “Halktan yana sinema halkç› de¤ildir”: Nedir halktan yana sinema? Halk› afyonlamayan, halk› karanl›k salonlarda toplumsal gerçeklerden uzaklaflt›rmayan, tam tersi onu, yap›t-seyirci diyalekti¤inin kald›rac›nda devrim ve s›n›f bilincine götüren sinema, halktan yana bir sinemad›r. Taviz vermeyen, do¤rular› en etkili bir biçimde anlatan bir film halktan yana sineman›n içine girer. Yönetmeninin kendi kiflisel deneyini, toplumsal çeliflkilere devrimci bir perspektif içinde baflkald›r›fl›n› önerir halktan yana bir film. (Say› 6-Mart 1969-Sayfa 23) Devrimci Genç Sinema dergisinin alt›nc› say›s›nda genç yönetmen Altan Yalç›n “Devrim Esteti¤i” bafll›kl› yaz›s›nda flöyle yaz›yor: “...Devrim yarat›r esteti¤ini, ar›nm›fl ve sürekli yenilenen bir biçimde. Yenilenme ve aflma özündedir sanat›n. Sürecin güzelli¤i, çat›flman›n güzelli¤i oluflturur devrim esteti¤i. Sahte olan herfley sömüren, tutan ve öldüren düfler karanl›¤›na unutulmas›n. “Devrim yarat›r esteti¤ini” yinelenen sa¤lam ve tutarl›. Görülmeyen apaç›k ve yal›n hissiyat›n›n güzelli¤i. Sopan›n yerini alan makinan›n, makinay› yöneten insan›n, kendisini bulan ve bir de flartland›ramayacak olan insan›n güzelli¤i. Sömürülmeyen, sömürmeyen insan›n güzelli¤i. Somut olan f›rlat›r gökyüzüne. Somutlafl›r topraktan biten. Kof yap›lar›n çöküflü ve bunlar›n gösterilifli ve de tek gücün emekçiler oldu¤unun güzelli¤i sanatç› bu sa¤lam ve ayr› güzelliklerden kurar yap›s›n›. Devrimi kendi içinde

ve eylemi içinde gelifltirir. Basar ülkenin kültürüne damgas›n›, yoruma elefltiriye bütün içtenli¤i ve bilinciyle aç›k. Devrimin esteti¤idir bu...” Altan Yalç›n’a göre Devrimci Çek Sinemac›lar: “Sineman›n gerillalar›d›r”: “...al›nyaz›s› bütün di¤er geri b›rak›lm›fl ülkelere koflut bir ülkenin torunlar›y›z. Küçümsemeye, horlamaya, ezilmeye ve sömürülmeye al›flt›r›lm›fl bir ulusun çocuklar›. Alan›m›z sinemad›r. Haberleflme araçlar›n›n en korkuncu, en güçlüsü ve en etkini...” “...yard›mc› bir sinemaya duyulan özlem, mevcut düzeni sürdürme kayg›s› tafl›yanlarla, o düzeni de¤ifltirmeye yönelenler aras›ndaki savafl› zorunlu k›lm›flt›r...” “ve devrimci genç sinemac›lar bu savafl›n gerillalar›d›r”... (Say› 6-Mart 1969-Sayfa 23) 1995’te yitirdi¤imiz Mustafa Irgat, Devrimci Genç Sinemac›lar›n en genciydi. ‹kinci say›da “Sinemaya Do¤ru” bafll›kl› yaz›s›nda diyor ki; “Göründüler, geçmiflten gelece¤e, gelecekten geçmifle, geçmiflin sessizli¤ini y›kacak olan 盤l›¤›n k›y›s›nda, yaratman›n iki kez yaratma oldu¤u gelece¤in k›y›s›nda. Sinemada ç›k›fl› bulmak için durmadan direnen güçler var; k›r›lmalarla, ›ss›zda, yoksulluklarda direnen güçler. Bundan böyle tüm ikilemleri saptamak gerek. Ak al›n devrinin kültürünü tan›mlad›ktan sonra, bu y›k›nt›lar görünümü karfl›s›nda yenileflmemifl oland›r...” “...Özlem, yitip giden an›n en do¤ru yans›mas›n› özlemek; an›n duyulmas›n› ve görülmesini özlemek. Bir gün gelecek yanl›fllar› do¤rular› dengelemek, tutars›zl›¤›n maskelerini kopar›p dipsiz kuyulara indirmek; yüce patlay›fl› pekifltirmek. Kavgan›n ça¤dafl sinemac›s› kavgan›n yazar. Kurdu¤u düflle yo¤urur onu... Sürgün çaresizlikler bir gün yerlerini sürgün direnifllere b›rak›rlar. O gün her “çekim” sorumlulu¤un görüntüleflmesidir; görüntüleflip sorumlulu¤u büyütmesidir belki de. Silah kuflanmak binlerce umutlanmakt›r; susmak ve de¤iflmek silah kuflanman›n amudu” ... (Say› 2-Kas›m 1968-Sayfa 4) Genç Sinemaya Dair Son Söz; Sinema bir eylemdir... Düfl kurmakla bafllar ve düfllerin peflis›ra yol al›r. Geçti¤imiz ve bu say›m›zda belle¤imizi yeniden yoklay›p dönemin Sinema Gerillalar›n›n düfllerini yazmaya çal›flt›k. 1967-68 y›llar›. Sokaklarda özgürlük flark›lar› söyleniyor. Sokaklar “yolumuz devrim yolu gelin gardafllar gelin” marfllar›yla inliyor. Ve Genç Sinema, bugün nedense kimsenin hiç söz etmedi¤i dergiler ve üretimleri bugüne aktar›lamam›fl Genç Sinema... Bir kutu daha fazla film alabilmek için, yeni bir kamera, yeni bir oynat›c› edinebilmek için herfleyini vermeye haz›r olmak... Ama perspektiflerine sicim geçirerek üzerine negatif sar›l›p le¤enlerde y›kanan, kimi zamanlar da kollu masalarda, kimi zaman büyüteçle kare kare kurgulanan filmler. Nefes nefese an yakalama telafl›... Tan›klar, dergi say›lar›, tart›flmalar... Ac›lar... Hesaplaflmalar... Sevinçler... Mutlu yar›nlara olan umutlar... ‹flte Genç Sinema bu koflullarda kuruldu.

Bildirisinde ve Genç Sinema dergisinde ve özellikle k›sa süren hayat›nda bu ç›k›fl›n temel olarak üç vurgusu vard›: Türkiye’de ilk sinema gösterilerinin saray denetiminde, film çekimlerinde ordu bünyesinde bafllad›¤›n›... Ve sonra 1939 faflist Mussolini yasalar›yla birlikte yürürlü¤e giren sansür tüzü¤ünün savafl ve tek parti koflullar›yla bu sürece efllik etti¤ini düflünecek olursak Yeflilçam’› kuflatan ideolojik iklimi de kavramak mümkün olacakt›r. ‹flte Genç Sinema böylesi bir ortamda yola ç›km›flt›r. K›sa Film ve Belgesellerle yola ç›kan genç bir hareketti. Onlar›n düflleri k›z›ld› ve filmleri da¤ kokard›, insan kokard›. Devam Edecek MUTLU fiAH‹N

MART AYI ETK‹NL‹K PROGRAMI 5 MART CUMARTES‹ 2005 SÖYLEfi‹ “fiAN OLSUN 8 MART’I YARATANLARA VE YAfiATANLARA” T‹YATRO “UYANIfi” (B.BRECHT) BARBARA HALK SAHNES‹ SAAT: 14:00 20 MART PAZAR 2005

FOTO⁄RAF SERG‹S‹ AÇILIfiI “KARELERLE ORTADO⁄U’DAN ‹fiGAL VE D‹REN‹fi” SÖYLEfi‹ MÜZ‹K D‹NLET‹S‹ SAAT: 15:00 TOHUM KÜLTÜR MERKEZ‹ So¤anl› Mah. Mimar Sinan Cad. No:62/5 Bahçelievler/‹STANBUL

TEL: 0212 643 22 33


11-23 Mart 2005

28

17

SSK’da tüm kap›lar özellefltirmeye aç›l›yor SSK ve baz› sa¤l›k kurulufllar›n›n Sa¤l›k Bakanl›¤›’na devrine iliflkin tasar›, 19 Ocak 2005’te resmileflti. 21 fiubat’tan itibaren fotokopiden, ilaca kadar oluflan çeflitli kuyruklar halk›n ac›lar›na ac› eklerken, öfkeyi de büyüttü. Hükümet ise bas›n› suçlu göstererek, kuyruklar› abartt›¤›n› öne sürdü. Oysa kuyruklarda bekleyen halk hiç de öyle düflünmüyor... Herhangi bir kuyru¤a tak›lmadan hastaneye girdi¤inizde halsiz, takatsiz insan selinin u¤ultusu içinde dan›flmay› bulmaya çal›fl›rs›n›z. Sevkiniz ve sa¤l›k karnenizi göstererek yapt›¤›n›z ilk baflvurunun ard›ndan “fotokopi çekeceksiniz” sözüyle bafllayan “tedavi süreci” ve ard›ndan karne, kimlik fotokopileri, muayene olmak istedi¤iniz poliklinik için bilgi ifllemden sevk, sonra servisten numara s›ras›, bu s›ra numaras›n› ald›¤›n›zda bulabildi¤iniz herhangi bir yerde muayene olmak için uzun bir bekleyifl ve muayene... Sonra tahlil, röntgen, EKG vb. Herbiri için girdi¤iniz uzun kuyruklardan sonra sa¤lam ç›k›p tetkikleri verebilirseniz, size söylenen tarihlerde gelip tahlil sonuçlar›n› alma kuyruklar›na girmeye adays›n›z. Sonras›, henüz s›ra gelmedi… Alt› ayl›k bir çal›flman›n ürünü olan SSK hastaneleri ve baz› sa¤l›k kurulufllar›n›n Sa¤l›k Bakanl›¤›’na devrine iliflkin tasar› 18 Ekim 2004 tarihinde Bakanlar Kurulu’nda imzaya aç›ld›. 28 Ekim 2004 tarihinde imzalar tamamlanarak Meclis’e gönderildi. Tasar› 6 Ocak 2005’te yasalaflt›.

“Zaten ayakta zor bekliyorum, kalan ömrümü de hastanelerde tüketece¤im. Yetkililer özellefltirme karar› vermeden önce gelip flu rezaleti görsünler. Kimsesiz ve yafll› insanlar resmen bu kuyruklarda ölüme terkediliyorlar. Hani nerede kolayl›k? Dama tafl› gibi bizi oradan oraya at›yorlar. Verdi¤imiz oylara yaz›klar olsun”

7 Ocak 2005’te Cumhurbaflkan› A. Necdet Sezer’in onaylamas›n›n ard›ndan yasa, 19 Ocak 2005’te Resmi Gazete’de yay›nlanarak yürürlü¤e girdi ve SSK Hastaneleri Sa¤l›k Bakanl›¤›’na devredildi. 19 Ocak Cumartesi gününe rastlad›¤› için fazla sorun yaflanmad›. Ancak yaklafl›k 37 milyon kiflinin faydaland›¤› eski SSK Hastaneleri’nde 21 fiubat 2005’ten itibaren yukar›daki tablo yaflanmaya bafllad›. Personel ve hastalar yeni sistem hakk›nda bilgi sahibi de¤ildi. Sa¤l›k karnesi ve nüfus cüzdan› fotokopisi istendi¤i için fotokopi kuyruklar› olufltu. Bu kuyruklar muayenede de yafland›. ‹laçlar›n al›nabilmesi için reçetenin baflhekimli¤e onaylat›lmas› zorunlulu¤u onay bölümü önünde kuyruklara neden oldu. Anlaflmal› 15 bin 500 eczane, yaz› gönderilmedi¤i için, bu eczanelerin sistemleri ar›zal› oldu¤u için, ya devletten alaca¤›n› tahsil etme noktas›nda hiçbir güvenleri olmad›¤›ndan ilaç vermek istememesi ya da SSK ile anlaflmalar›n› bozduklar›ndan sistem

oturana kadar hastalara ilaç vermeyece¤ini aç›klad›¤›ndan tek ilaç al›nabilecek olan hastane eczaneleri önünde de kuyruklar olufltu. SSK ve Ba¤-Kur birlefltirildi, birlefltirilince yo¤un talepten kaynakl› kuyruklar olufltu. Üniversite hastanelerine ve özel hastanelere yap›lan sevklerin geri dönmesiyle kuyruklar›n artmas› vb. birçok nedenle aç›kland› “nedenini anlam›yorum” diyen Baflbakana. Medya olay›n sadece y›¤›lma ve izdiham kesitini incelerken, sa¤l›¤›n paral› hale getirilmeye çal›fl›lmas›ndan ise hemen hemen hiç bahsetmedi. Aylard›r eylem yapan sa¤l›k emekçileri yasaya karfl› muhalefet örmeye çal›flt›. Bu muhalefeti örerken yaflanacaklar hakk›nda söyledikleri herfleyin bugün tek tek yafland›¤›n› görüyoruz. Ancak hükümet ortam› hala toz pembe göstermeye çal›fl›rken Sa¤l›k Bakan› Recep Akda¤ “Öncelikle flunu ifade etmek isterim ki uygulama, Türkiye çap›nda olumlu sonuçlar vermeye bafllam›flt›r. Özellikle poliklinik hizmetimizde belirgin art›fl vard›r. Örne¤in, günde 1.500 hastaya

bakan baz› hastanelerimizde bu say› 2.500’e ç›kabilmifltir. Poliklinik hizmetleri aç›s›ndan bak›ld›¤›nda kapasite art›fl› sa¤land›¤› rahatl›kla söylenebilir” diyerek tek çat› uygulamas›yla tüm sa¤l›k kurulufllar›n›n devletin himayesinde olmas›yla vatandafl›n daha ucuz ve daha nitelikli sa¤l›k hizmeti alabilece¤ini savunuyor, 9 çocuklu 71 yafl›ndaki Muhsin Öztürk ilaç peflinde koflarken kalp krizi geçirip hayat›n› kaybetti¤i günün ertesinde. Sabah›n üçünde hastane kap›lar›nda yafl›n› doldurmam›fl çocuklar›yla, kalp hastas›, kanser hastas›yla bekleyen insanlar› nereye koyaca¤›n› bile bilmeyerek. Türk Sa¤l›k-Sen Genel Baflkan› Önder Kahveci “hükümet anlafl›lmaz bir inatla tüm önerilere kulaklar›n› t›kayarak böyle bir uygulama bafllatm›flt›r” diyerek olay› basit bir inatla s›n›rland›rmakta, sa¤l›¤›n paral› hale getirilmesi için ad›m ad›m özellefltirmeye do¤ru gidildi¤ini görememekte midir acaba? Ya da henüz devlet elindeyken ödenmek zorunda olan katk› paylar›n› ‹TO Baflkan› Gencay Gürsoy “Katk›


29

17 paylar› için 80 kuruflu maafltan kesip bürokrasiyi azaltabilirler ancak sistemin kendisi paraya kilitlenmifltir. ‹nsanlar sa¤l›k hizmeti almak için cebinden daha fazla para ödemek zorunda kalacaklar. Genel sa¤l›k sigortas› uygulanmaya baflland›¤›nda ise yüzde 50’ye varan katk› paylar› yasal hale gelecek” uyar›lar›na herhangi bir aç›kl›k getirememektedir. Bahsi geçen 80 kurufl sa¤l›k Bakanl›¤›’na devir ifllemi gerçeklefltikten sonra muayene olmadan önce ödenmesi gereken para, baflka bir kuyru¤un oluflum nedeni. Bu kuyru¤u azaltmak için önerilen çözüm yöntemi ise miktar›n emekli SSK’l›lar›n maafllar›ndan kesilmesi, halen çal›flanlar›n ise Sa¤l›k ‹flleri Müdürlü¤ü’nden 80 kuruflluk pullar sat›n almas›.

tusunda gerçekleflti¤ini düflündü¤ümüzde bu tablo daha da vahimleflecek gibi görünüyor. Bunu Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan› Murat Baflesgio¤lu “yasan›n haz›rl›¤› asl›nda 58. hükümet döneminde bafllad›. Dolay›s›yla o zaman IMF veya baflka bir uluslararas› kuruluflun bu konuda sürece dahilli¤i yoktu. Ancak bugün IMF ve DB’nin bu konuda çeflitli görüflleri var” aç›klamas›n›n sonras›nda katlan›lamayacak dereceye gelen kuyruklarda ç›kan s›ra kavgas›nda Bezan› Alem, Valide Sultan, Vak›f Gureba E¤itim Hastanesi, Güngören Semt Poliklini¤i’nde 43 yafl›ndaki Hasan Kekeç’i b›çaklayan fiehmuz Arslan’›n “para için hepimizi ç›ld›rtt›lar” 盤l›klar›nda ifadesini buluyor.

Yasada henüz belli olmayan bir konu özellikle malûl SSK’l›lar›n ak›betini belirsizlefltiriyor. 506 say›l› kanuna göre sakatlanan veya hastalanan bir SSK’l›n›n malûlen emekli olabilmesi için SSK Hastanelerine ait sa¤l›k kurulundan rapor almas› gerekiyordu. Art›k ortada SSK kalmad›¤›na göre kanunda de¤ifliklik yap›l›ncaya kadar hiçbir SSK’l› malûlen emekli olamayacak. Yine Sa¤l›k Bakanl›¤›’na devredilmesiyle birlikte SSK personelinin ak›betinde de herhangi bir netlik yok. Personel de devre tabi tutuldu. Ancak fatura kontrolü için 4.500 çal›flan kapsam d›fl›nda b›rak›ld›. Yaflananlar›n ve yaflanacaklar›n ticari kayg›larla IMF’nin direktifleri do¤rul-

72 yafl›ndaki bir teyze “zaten ayakta zor bekliyorum, kalan ömrümü de hastanelerde tüketece¤im. Yetkililer özellefltirme karar› vermeden önce gelip flu rezaleti görsünler. Kimsesiz ve yafll› insanlar resmen bu kuyruklarda ölüme terkediliyorlar. Hani nerede kolayl›k? Dama tafl› gibi bizi oradan oraya at›yorlar. Verdi¤imiz oylara yaz›klar olsun” diyerek tepki gösterirken özellefltirme konusundaki yaklafl›m›n› Türk-‹fl Genel Baflkan› Salih K›l›ç yapt›¤› flu aç›klamayla destekliyor: “Sosyal Güvenlik kurumlar›n›n bu ülke aç›klar› 22,5 katrilyon lira olarak görüldü. Ancak biz bu paran›n 32,5 katrilyonu bulaca¤›n› söylüyoruz. O zaman

bu faturay› kime y›kacaklar. Kaynak bulunamay›nca özellefltirilecektir.” Ya da sa¤l›k harcamalar› içinde ilaca ayr›lan pay›n yüzde 60 olmas› ancak bu paran›n yüzde 50’sinin ithal ilaçlara giderek kamudan özele, özelden yurtd›fl›na kaynak aktar›lmas› da önümüzdeki günlerde kâr getirmedi¤i için SSK dispanserlerinin de kapanmas›n›n söz konusu olmas› özellefltirmeye do¤ru flimdiden ad›m ad›m yol al›nd›¤›n› ispatl›yor. Ya da en çok kanser hastalar›n›n etkilendi¤i yeni sisteme iliflkin Sa¤l›k Emekçileri Sendikas› “ülkemizdeki sa¤l›k ortam›n›n sorunlar›n› çözecek anlay›fl de¤iflikli¤i üzerine çal›flmal›” elefltirisini yaparken eczanelerin ve hastanelerin hastalar› ithal ilaçlara yönlendirmesi örne¤i yine ispatlamaktad›r. Böylesi bir f›rsat› elden kaç›rmayan CHP’liler ise hastaneleri dolaflarak halk›n s›k›nt›lar›na “ortak olmay›” kendine bir görev olarak görüp bir yandan da kendi propagandas›n› yaparken Muhammed Ali amca “onlar›n çocuklar›, kendileri buralara geliyor mu hiç? Bu eziyetleri çekmifller midir hiç? Güvendik oyumuzu verdik. Bunu düflman yapmazd›. Bir daha da oyumu verirsem, Allah›ndan bulacaklar elbet. Sabah›n 6’s›ndan beri bekliyoruz. Bir ayd›r ameliyatl› hastay›m ben, hani nerdeler?” derken asl›nda ne AKP’nin ne CHP’nin ne de bir baflka partinin kendileri için düzenlemeler yapmayaca¤›n›n fark›nda. Ancak nas›l çözülür diye sordu¤umuz soruya da cevap vermekte zorlan›yorlar. Çözümün Meclis’ten geçmedi¤ini, bugün SEKA iflçilerinin bafllatt›klar› direniflten feyiz alarak hemen hemen hergün yeni bir direnifl bafllatan iflçi s›n›f›n›n omuzlar›nda yükselerek herkesin insanca bir yaflam düfllerinin gerçekleflmesinin örgütlü mücadeleden geçti¤inin yak›c›l›¤›n› daha fazla hissetti¤i bugünlerde en temel insan hakk› olan sa¤l›¤›n ve e¤itimin paral› hale getirilmesine karfl› tek çözüm örgütlü mücadele etmekten geçmektedir. (‹stanbul)

11-23 Mart 2005


30

11-23 Mart 2005

‹flçi-köylü’den BUSH’UN F‹YASKO GEZ‹S‹ VE ‹NC‹RL‹K ÜSSÜ ‹LE B‹RL‹KTE YEN‹ ÖDEVLER ABD baflkan› Bush’un Avrupa gezisi ard›ndan yap›lan aç›klamalar ve yaflanan geliflmeler, yeni dönem sald›r› politikalar› ve sinyallerinin tart›fl›lmas›na sahne oldu. “Yeni mesajlar” yoktu yap›lan aç›klamalarda. Sald›r› planlar› ve tehditleri üzerinde bir kez daha durularak, uflaklar›n önüne yeni görevler konuldu. Uyar›lmas› gerekenlere mesajlar bir kez daha aç›k bir flekilde gönderildi. Bush’un Avrupa turunun amac›na yönelik çeflitli aç›klamalar ve yorumlar yap›ld›. Bu yorumlardan mant›¤a en uygun olan› ise ABD’nin mevcut t›kanm›fl gidiflat›n›n zorunlu bir sonucu oldu¤u yönündeydi. Irak seçimlerinden istedi¤i sonucu alamayan fiiilerin geliflimini engelleyememesi, ard› ard›na patlayan bombalar, direniflin gücüne karfl› iflgalin zay›flayan gücü, Kafkaslar’da sa¤lanamayan denetim, ‹ran ve Suriye’ye yönelik tehditler ve daha bir dizi geliflme, s›k›flan çemberin birer halkas› niteli¤indedir. Bush’un Avrupa ziyaretini zorunlulu¤un bir sonucu olarak da yorumlamak ve görmek mümkündür. Zira en bafl›nda Irak ç›kmaz› halen devam etmektedir ve daha uzun süre edecek gibi görünmektedir. Bush Avrupa’da ziyaret etti¤i ülkelerde baflta Irak olmak üzere çeflitli konularda destek ve yard›m istedi. Ancak bu konuda yap›lan yard›mlar tam anlam›yla bir fiyasko ile sonuçland›. Gelinen dönemde özellikle ABD aç›s›ndan, Avrupa ülkelerine yönelik bu yak›nlaflma çabas› bir anlamda yukar›da ifade etti¤imiz s›k›flman›n da bir ifadesidir. Çünkü Bush’un Avrupa ziyaretinin ard›ndan ABD bas›n› taraf›ndan yap›lan yorumlarda “Bush’un d›fl politika ekibi, ilk döneminde, Avrupa’n›n birli-

¤inden ziyade iç çeliflkileriyle ilgileniyordu” denildi. Ancak bu politika gelinen aflamada iflas etti ve Bush Avrupa kap›lar›na düfltü. Bush’un gezisinin temel noktalar›n›, Ortado¤u’nun “demokratiklefltirilmesi”, Çin’in büyümesi ve Rusya’daki geliflmeler oluflturdu. Bush önümüzdeki dönem aç›s›ndan Avrupa ülkelerinin kendisine hangi oranda, ne kadar destek sunabilece¤ini tartmaya çal›flt›. Bir anlamda bu konuda nab›z yoklamas›na gitti. Ancak yoklad›¤› nab›zlar›n çok güçlü atmad›¤› bir gerçek. Önümüzdeki dönemde bu düflük ritimli nab›zlarla ne yapabilece¤ini ise görece¤iz. Bu ziyaret ABD aç›s›ndan istenilen baflar›y› sa¤lamad›. Çünkü özellikle Ortado¤u ve son dönem dillendirilen Suriye konusunda ABD ile birlikte davranma konusunda e¤ilim içinde olsalar da, Avrupa ülkeleri askeri bir müdahaleye kesinlikle karfl›lar. Bush’un Putin’le Slovakya’da yapt›¤› görüflme ise benzer bir fiyaskoyla sonuçland› demek yerinde olacakt›r. Son dönem yap›lan aç›klamalarda s›kça geçen “Rusya’da demokrasinin zedelendi¤i” aç›klamas› bir tehdit olarak yorumland›. Ancak Putin’in bu tehditleri dikkate ald›¤› yap›lan görüflmelerin sonucundan yans›yanlar. Elinde petrol ve enerji gibi önemli bir güç bulunduran Rusya’n›n bu “tehditleri” dikkate alarak “demokratikleflme” konusunda ad›m atmas›n› beklemek yerinde bir beklenti olmayacakt›r. Yap›lan görüflme de Putin ile Bush’un “uzlaflt›klar›” tek nokta “nükleer terör tehdidine karfl› ortak mücadele” oldu. K›sacas› Bush Avrupa ziyaretinden umdu¤unu bulamad› ve alamad›. Avrupa ziyaretinden önce yap›lan

E¤itim-Sen’in mücadelesi devam edecek Tüzü¤ünde anadilde e¤itimi savundu¤u gerekçesiyle hakk›nda dava aç›lan E¤itim-Sen’in son duruflmas›nda kapatma karar› reddedildi. Ankara 2. ‹fl Mahkemesi’nde Genelkurmay’›n iste¤iyle aç›lan davada, tüzükte bulunan “Bireylerin anadilde ö¤renim görmesini ve kültürlerini savunur” maddesi kapatma gerekçesi olmufltu. 1 fiubat Pazartesi günü görülen davan›n son duruflmas›nda Hakim Kudret Yurt, Yarg›tay taraf›ndan verilen “kapatma” karar›na uymad›¤›n› belirterek aç›lan davan›n reddine karar verdi. KESK Genel Baflkan› Sami Evren, E¤itim-Sen Genel Baflkan› Alaaddin Dinçer, Norveç E¤itim Sendikas›’ndan ve ‹sveç E¤itim Sendikas›’ndan temsilcilerin kat›ld›¤› duruflma

oldukça k›sa sürdü. Duruflman›n oldu¤u saatlerde Adliye binas› önünde toplanan yaklafl›k 200 kiflilik kitle “E¤itim-Sen kapat›lamaz” pankart› açarak slogan att›lar. “Yaflas›n demokrasi mücadelemiz” sloganlar›n› hayk›ran e¤itim emekçilerine seslenen E¤itimSen Genel Baflkan› Alaaddin Dinçer; E¤itim-Sen’in mücadelesine devam edece¤ini söyledi. E¤itim-Sen’in kapat›lmak istenmesine karfl› eylem yapan e¤itim emekçileri polisin azg›n sald›r›s›yla karfl› karfl›ya kald›. Antalya’da yaklafl›k 200 kiflilik kitleye coplarla sald›ran polis 20 kifliyi gözalt›na al›rken, Tarsus’ta yap›lan aç›klamada Tarsus fiube Baflkan› Cuma Erçe polis taraf›ndan gözalt›na

17

NATO zirvesinde ise yine bu geliflmeler ve ana konulara ba¤l› gündem maddesi oluflturuldu. Ancak zirvenin ard›ndan özellikle Türkiye aç›s›ndan al›nan kararlar ve verilen yeni dersler önemli. Türkiye’yi önemli bir üs merkezi haline getirme hedefinde olan ABD’nin, Türkiye’nin önüne koydu¤u dersler de bu do¤rultuda oldu. ‹ncirlik konusunda oldukça hassas davranan ABD, buran›n kullan›m› konusunda daha fazla yetki istedi¤ini bir kez daha belirtti ve belirtmekle de kalmayarak, bu konuda gerekli ad›mlar›n at›lmas› hedefini belirledi. Bu do¤rultuda Türkiye’nin önüne konulan yeni hedef Kafkasya oldu. ABD’nin Rusya’y› güneyden, ‹ran’› da kuzeyden kuflatma plan› dahilinde Türkiye, Kafkasya’ya aç›lan köprü ifllevini daha aktif oynayacak. Bu hedef do¤rultusunda Türkiye ile ABD’nin “ortak ç›karlar›”n› ifade eden, “Dan›flma Forumu” zirveden sonra oluflturuldu. Zirve ile birlikte at›lan bu ad›m›n duyurusu ise ABD’li askeri yetkililer taraf›ndan “ABD-Türkiye stratejik diyalo¤u” olarak aç›kland›. T›pk› di¤erleri gibi belirlenen bu “ortakl›¤›n” amac›n›n daha fazla uflakl›k rolü oldu¤u bir gerçek. Efendi ve uflak aras›nda nas›l bir “ortakl›k” ve “iflbirli¤i” oldu¤u bugüne kadar yaflanan bir dizi pratikle birlikte ortadad›r. Kuflkusuz aç›klamalar›n bu nitelikte yap›l›yor oluflu da bir tesadüf de¤ildir. ‹liflkilerin y›pranm›fll›¤›ndan dem vuran ABD’nin “biz Türkiye ile her konuda görüflüyoruz, yayg›n bir stratejik iliflki içindeyiz” imaj› her f›rsatta çizmesi ve üzerinde önemle durulmas› dikkat çekiyor. ‹ngiliz gazetesi Guardian’da NATO zirvesi öncesi yay›nlanan bir habere göre ABD’nin ‹ncirlik üssünde 90 tane taktik nükleer bombas› bulunuyor. Haberin kayna¤› ise, silah denetimi ve çevre konular›nda faaliyet gösteren gayri resmi bir kurulufl olan Do¤al Kaynaklar› Koruma Konseyi. Grubun verdi¤i bilgiye göre; ABD’nin ‹ngiltere’de 110, Almanya’da 150, ‹talya’da 90 ve Türkiye’de 90, Hollanda ve Belçika’da

da 20’fler tane taktik nükleer bombas› bulunuyor. Haberde yer alan verilerin do¤rulu¤u bir kenara gerçek olan ‹ncirlik Üssü’nün daha aktif bir kullan›ma aç›lmas› hedefidir. 1400 ABD’li görevlinin konumland›¤› üssün görevleri flöyle s›ralan›yor; “ABD ve NATO için gerekti¤inde hava üssünü güney bölgesinde operasyonlara ve acil müdahalelere haz›rlayarak, hava kuvvetine entegre edilmifl projeleri hayata geçirmek için kullan›lmaktad›r” biçiminde ifade edilmektedir. Türkiye’nin köprü rolünün daha da aktiflefltirilmesi anlam›nda önümüzdeki günlerde üst düzey ziyaretlerin olaca¤› bas›na yans›yan haberler aras›nda. Bu ziyaretlerin ana gündemlerinden biri de ‹ncirlik olacak. Bush’un Avrupa gezisi ve yan› s›ra Türkiye’nin bölge aç›s›ndan artt›r›lmaya çal›fl›lan rolü, ‹ran ve Suriye tart›flmalar›n›n yan›s›ra, Filistin-‹srail gündemi için de emperyalistler t›kanan sistemlerine ç›k›fl arama telafl›ndalar. Yap›lan tart›flmalar›n tümünü bu zeminde alg›lamak ve yorumlamak mümkün. Yap›lan pazarl›klar ve anlaflmalar sonucunda dünya halklar›na yönelik bir dizi sald›r›n›n gündeme gelece¤i kesindir. Kesin olan bir di¤er durum da bu sald›r›lar›n yan›ts›z kalmayaca¤›d›r. Tüm bu geliflmeler önümüzdeki günlerde ülkemize yüklenen misyonla da ilgili olarak yaflanacak muhtemel geliflmeleri ve bizlerin önündeki görevleri ortaya koyuyor. Geçti¤imiz 8 Mart kutlamalar› ve yaklaflan yine önemli tarihler omuzlar›m›za yeni görevler yüklemektedir. ‹stanbul’da ve di¤er baz› illerde 8 Mart kutlamalar›nda yaflanan üç parçal› durufl bir yana as›l olarak reformist, feminist çevrelerden ayr›, özüne uygun kutlamalar›n yap›lmas› devrimciler aç›s›ndan esas olarak olumluluklar› içermektedir. ‹stanbul için Saraçhane’de yaflanan sald›r›ya ra¤men Beyaz›t’ta tekrar toparlanarak kararl›l›¤› göstermek önemlidir. Bu kararl› duruflu önümüzdeki tarihsel günlerde de tafl›mak hepimizin sorumlulu¤udur.

al›nmak istendi. Malatya ve Adana’da di¤er sendikalar›n da destek verdi¤i eylemlerde E¤itim-Sen mücadelesinin devam edece¤i belirtildi. (Ankara)

yüfl gerçekleflti. Oturma eylemi ve meflaleli yürüyüfle yaklafl›k 300 kifli kat›ld›. “E¤itim-Sen kapat›lamaz”, “E¤itim-Sen’e uzanan eller k›r›l›r”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol”, “SEKA iflçileri yaln›z de¤ildir”, “Birlik mücadele zafer” sloganlar› ile eylem oldukça coflkulu bir flekilde son buldu. Ayr›ca eylem bitiminde E¤itim-Sen binas›nda sabaha kadar nöbet tutma eylemi vard› ve biz de DDSB olarak E¤itimSen’le birlikte sabaha kadar nöbet tuttuk. Ayr›ca DDSB’ye destek olarak Hatay YDG de türküleriyle eyleme renk katt›. Bu eylemliklerin bizim aç›m›zdan anlaml›yd›. Yetersiz de kalsak DDSB anlay›fl›n› kitleye tafl›mak önemliydi. Birlik mücadele zafer! Örgütle, örgütlen, ilerle, iflçiler DDSB’ye! (Hatay DDSB)

E¤itim-Sen’in kapat›lma davas› Hatay’da protesto edildi! E¤itim-Sen’in kapat›lma istemi ile aç›lan davan›n duruflma gününden önce Antakya Künefeciler Meydan›’nda yap›lan aç›klama yaklafl›k 150 kiflinin kat›l›m› ile gerçeklefltirildi. Birçok devrimci ve demokrat kurumun destek verdi¤i eyleme biz de Devrimci Demokratik Sendikal Birlik olarak kat›ld›k. Bir gün sonra E¤itim-Sen bir bas›n aç›klamas› ve oturma eylemi yapt›. Ayr›ca akflam yine Künefeciler Meydan›’ndan Armutlu Mahallesi’ne oradan U¤ur Mumcu Meydan›’na ve Kurtulufl Lisesi önüne kadar meflaleli yürü-


31

17 ‹zmir’de devrimcilerin örgütledikleri 8 Mart etkinlikleri 5 Mart Cumartesi günü, kad›n tutsaklara “8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Gününü” kutlayan kartlar yollanmas› ile bafllad›. 6 Mart’ta ise Partizan, Al›nteri ve Devrimci Mücadele’nin ortak bir flekilde oluflturdu¤u kortejlerle Kemeralt›’ndan Konak Pieer’in önüne do¤ru yürüyüfle geçildi. Yürüyüfl boyunca at›lan “Yaflas›n devrimci dayan›flma”, “8 Mart k›z›ld›r k›z›l kalacak”, vb. sloganlar eflli¤inde toplanma alan›na gelindi. Burada oluflturulan kortejlerle Sümerbank önüne gelindi¤inde Tertip Komitesi ad›na okunan metinde 8 Mart’›n devrimci özüne, iflçi, emekçi, devrimci tutsak kad›nlar›n yaflad›¤› sorunlara de¤inilirken, kurtuluflun tek bafl›na de¤il hep birlikte, örgütlü mücadeleyle olaca¤›n›n mesaj› verildi. Çi¤li Organize Sanayi’de çal›flan kad›n iflçi, kamu emekçisi kad›n, ö¤renci kad›n ve tutsak yak›n› bir ana konuflma yapt›. Konuflmalar›n ard›ndan yap›lan müzik dinletisiyle türküler eflli¤inde halaylar çekilirken ortak sloganlarla miting sonland›r›ld›. Partizan kitlesi ise eyleme “Yaflas›n 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü, Kad›n Erkek El Ele Demokratik Devrime” yaz›l› Partizan-YDG kat›ld›. Partizan kitlesi s›k s›k “Ayfer, Meral, Barbara Halk Savafl›’yla iktidara”, “Hepimiz Ayferiz, faflizmin beyninde patlayacak mermiyiz”, “Kad›nlar kavgaya, Partizan saflar›na” vb. sloganlar at›l›rken ayr›ca Proletarya Partisi’nin ‹ncirlik Üssü eylemini selamlayan Partizan kitlesi s›k s›k “Yaflas›n ‹ncirlik eylemimiz”, “Katil ABD ‹ncirlik’i unutma” sloganlar›n› alanda hayk›rd›. * 8 Mart Günü Kemeralt›’nda toplanan Partizan ve Al›nteri kitlesi Konak Princ Center Önüne kadar kendi pankartlar›yla ortak sloganlarla yürüyüfle geçtiler. Yol boyunca “Her gün 8 Mart her gün kavga” vb. sloganlar at›ld›. Konak Princ Center önünden “Yaflas›n 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü” “Al›nteri, BDSP, Belediye-‹fl 2 Nolu fiube, DKH, Devrimci Hareket, Devrimci Mücadele, Genel-‹fl 1 Nolu fiube, Kald›raç, Köz, Mücadele Birli¤i, Odak ve Partizan imzal› ortak pankartla Konak Eski Sümerbank önüne do¤ru yürüyüfle devam ettiler. Pankartta imzas› bulunan kurumlar ad›na okunan ortak metinle 8 Mart’›n tarihçesine de¤inilirken kad›n›n ucuz ifl gücü olarak çal›flt›r›lmas›, çocuk bak›m› ve ev içi üretimin kad›n›n omuzlar›nda olmas›, kad›n›n dinsel dü-

flüncelerden kaynakl› bask› alt›na al›nmas›ndan bahsedilirken “8 Mart bizler için hem anma hem de kavgada bilincimizi bileyerek mücadeleye daha s›k› sar›lma günüdür” denildi. Aç›klama “Kad›n erkek elele örgütlü mücadeleye”, “Kurtulufl Yok Tek Bafl›na Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganlar›yla bitirildi. Eylemin ard›ndan 8 Mart bildirileri da¤›t›ld›. ANKARA 5 Mart günü saat 12:30’da Partizan, Demokratik Haklar Platformu, Odak, Kald›raç, Al›nteri, Ba¤›ms›z Devrimci S›n›f Platformu, Devrimci Mücadele taraf›ndan organize edilen etkinlik Sakarya Meydan›’nda bafllad›. “Yaflas›n 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü” yaz›l› pankart önde tafl›n›rken arkas›nda “Cinsel, ulusal, s›n›fsal sömürüye son” yaz›l› di¤er bir pankart aç›ld›. “Her gün 8 Mart her gün kavga”, “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlar›n›n yo¤un bir flekilde at›ld›¤› yürüyüfl Selanik Caddesi üzerinden Yüksel Caddesi güzergah›nda gerçekleflti. Burada bas›n aç›klamas›n› okuyan bileflenler, emekçi kad›nlar› örgütlü mücadeleye ça¤›rd›. Aç›klamadan sonra Mamak ‹flçi Kültürevi Müzik Grubu’nun dinletisi, kitlenin kat›l›m›yla coflkulu bir flekilde söylenen türkülerle devam etti. Mamak ‹flçi Kültürevi fiiir Toplulu¤u’ndan sonra Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i’nin de kat›l›m gösterdi¤i etkinlik coflkulu bir flekilde sona erdi. A⁄RI Dünya Emekçi Kad›nlar Günü etkinlikleri kapsam›nda A¤r› ‹l Kad›n Platformu taraf›ndan 5 Mart 2005 tarihinde saat 16:00’da Belediye Dü¤ün Salonu’nda bir etkinlik düzenlendi. Kat›l›m yaklafl›k 750 kifliydi. Yap›lan etkinlikte E¤itim-Sen A¤r› fiubesi, DEHAP’l› kad›nlar, A¤r› Ö¤renci ‹nisiyatifi pankartlar›yla yer ald›. Aç›l›flta yap›lan konuflmalarda 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nün tarihçesine de¤inildi. Etkinlik sonunda A¤r›-Do¤ubeyaz›t’tan gelen müzik grubu ço¤unlu¤u genç olan kitleyi coflturdu. Etkinli¤e kad›nlar›n kat›l›m› dikkat çekiciydi. Program içerisinde fliir dinletisi, keman ve ney dinletisi, folklor gösterisi, çocuk korosu ve tiyatro gösterimi yer ald›. (A¤r› YDG okurlar›) MERS‹N Mersin Kad›n Platformu 2 Mart Çarflamba günü saat 12:40’ta yapt›¤› aç›klama ile 8 Mart program›n› halka duyurdu. Yap›lan aç›klamada “8 Mart’› biz emekçi kad›nlar

GÖZALTILARA SUÇ DUYURUSU * 6 Mart’ta Dünya Emekçi Kad›nlar günü için Saraçhane ve Beyaz›t’ta yap›lan aç›klamalara polisin sald›r›s›n› k›namak ve sald›r›ya u¤rayanlar için suç duyurusunda bulunmak için 7 Mart Pazartesi günü Sultanahmet Adliyesi’nin önünde bir araya gelen 8 Mart Tertip Komitesi bir bas›n aç›klamas› yapt›. Saat 13:00’de bir araya gelen kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Aysun Güven 6 Mart’ta saat 10:40 sular›nda Büyükflehir Belediye binas› önünde toplanan kitleye hiçbir gerekçe olmad›¤› halde sald›r›ld›¤›n›, daha sonradan Beyaz›t Meydan›’nda aç›klama yapan kitleye de eylem bitiflinde sald›r›ld›¤›n› söyleyerek bu sald›r›larda pek çok kiflinin yaraland›¤›n› ve bir o kadar›n›n biber gaz›ndan zehirlendi¤ini söyledi. Tertip Komitesi’nin aç›klamas›n›n ard›ndan konuflma yapan ÇHD ‹stanbul fiube

Baflkan› Fatmagül Yolcu polisin kitleye müdahale edebilmesi için makul flüphe olmas› gerekirken daha bir pankart veya döviz bile aç›lmadan, slogan bile at›lmadan polisin kitleye sald›rd›¤›n› ve iki sald›r›da toplam 65 kiflinin gözalt›na al›nd›¤›n› söyledi. ‹stanbul’da polisin ve valili¤in kasten mitinge izin vermedi¤ini belirten Yolcu, tüm bunlar›n yan›nda insanlar›n Adliye’ye götürülürken iflkenceye maruz b›rak›ld›¤›n› belirtti. Daha sonras›ndan Savc›l›¤a flikayet için giren kitlenin ard›ndan Beyaz›t’ta gözalt›na al›nan ve elleri kelepçeli adliyeye getiren iki genç inerek “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” slogan›n› att›. “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Yaflas›n 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü” ve “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek” sloganlar›n› atan kitlenin flikayet dilekçeleri için k›sa bir süre bekleyip da¤›lmas›n-

11-23 Mart 2005 yaratt›k ve bugün bizim olana sahip ç›kaca¤›z” denildi. Bu çerçevede 6 Mart Pazar günü Devlet Hastanesi önünde bafllay›p Metropol miting alan›na kadar bir yürüyüfl yap›ld›. 8 Mart Sal› günü de PTT’den hapishanelerde bulunan tutsak kad›nlara dayan›flma kartlar› ve TBMM’ye de faks gönderildi. Aç›klamada s›k s›k “Her gün 8 Mart her gün mücadele”, “Cinsel s›n›fsal ulusal sömürgeye hay›r” sloganlar› at›ld›. MALATYA Malatya’da 8 Mart kutlamalar› ‹HD, KESK, ÖDP, DEHAP, EMEP taraf›ndan düzenlenen mitingle bafllad›. ESP ve Partizan kitlesinin de kat›ld›¤› ve kitlenin Emeksiz Kavfla¤›’nda topland›¤› eylem s›ras›nda polis, ESP ve Partizan kitlesinin bayrak ve dövizlerini bahane ederek kitleye sald›rd›. Bu s›rada 9 kifli gözalt›na al›nd›. Bunun üzerine Adliye önüne giden kitle gözalt›ndakilerin serbest b›rak›lmas›n› istedi. Gözalt›na al›nanlar akflam saatlerinde serbest b›rak›ld›lar. BURSA 8 Mart günü saat 18:00’de Setbafl› Mahfel önünde toplanan kitle Al›nteri, BDSP, DHP, Devrimci Mücadele, DPG, HÖC, Partizan, SODAP imzal› “Yaflas›n 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü” ortak pankart› arkas›nda her kurumun kendini ifade etti¤i flama ve dövizlerle kortejler oluflturarak AVP Tiyatro önüne kadar meflaleler ve sloganlarla yürüdü. Yürüyüfl esnas›nda yolun kapat›lmas›na polisin müdahalesi kitlenin kararl› tutumu sonucu bofla ç›kar›ld›. AVP önünde kurumlar ad›na ortak bas›n aç›klamas›nda flunlar söylendi: “Meydanlarda her y›l oldu¤u gibi ‘Kad›nlar vard›r’ diye z›playanlar, ne dedi¤i belirsiz all› morlu pankartlar, emekçi kad›nla uzaktan yak›ndan ilgisi olmayan, ülkedeki mücadeleden kendini soyutlayan talepler dile getirenler de olacak. Ülkesi iflgal alt›ndayken, topraklar› bir halk› katletmenin üssü haline getirilmiflken, hapishanelerinden tabutlar ç›karken, insanlar tecrit edilirken, kad›n tutsaklar iflkenceler alt›nda sürgünlere maruz kal›rken, Kürtlere yönelik bask› ve asimilasyon politikalar› yüzlerce y›ld›r devem etmekteyken, açl›k ve zulüm politikalar› hayat›m›z›n her karesine hakim olmuflken ne bu sloganlar›n ne trampetli ne balonlu törenlerin kad›nlar›m›z›n kurtulufluna bir fley katmayacaklar› aç›kt›r.” Eylemde “8 Mart k›z›ld›r k›z›l kalacak”, “Yaflas›n Devrimci Dayan›flma” vb. sloganlar hayk›r›ld›. Ayr›ca bu oluflumun arkas›nda EKB flama ve dövizleriyle

dan sonra eylem bitti. *Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i üyesi bir grup, 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü nedeni ile Saraçhane Park›’nda toplanarak Beyaz›t Meydan›’na yürümek isteyen gruba yönelik polis müdahalesini protesto etmek amac›yla 6 Mart günü ‹stanbul Adliyesi önünde bir araya geldi. Dernek Baflkan› Nazmiye Kaya, yap›lan müdahalenin 8 Mart Dünya Kad›nlar Günü’ne bir sald›r› oldu¤unu belirtti. * EKB ve ESP, 6 Mart günü Saraçhane ve Beyaz›t Meydan›’nda yap›lan eylemlere, 7 Mart günü ise SEKA önünde aç›lan koruma çad›r›na yap›lan müdahaleleri protesto ederek, gözalt›na al›nanlar›n serbest b›rak›lmas›n› istedi. Galatasaray Lisesi önünde bir araya ge-

eyleme kat›ld›. DO⁄UBEYAZIT 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü dolay›s›yla Do¤ubeyaz›t’ta DEHAP Kad›n Kollar› taraf›ndan 8 Mart 2005 günü bir miting düzenlendi. Aç›l›fl konuflmas›n› Do¤ubeyaz›t Belediye Baflkan› Mukaddes Kubilay yapt›. Kubilay; egemen s›n›flar›n kad›na baflta Kürt halk›na olmak üzere, çeflitli milliyetlerden halklara bask› ve zulümlerini her geçen gün daha da katmerlefltirerek sürdürdü¤ünü ifade etti. Mitinge çok say›da kad›nl› erkekli kitle kat›ld›. Kad›nlar ön saflarda yerlerini alm›flt›. Kürt sanatç› Çiçek; Kürtçe ve Türkçe müzikle mitinge kat›lan y›¤›nlar› büyüleyip coflturdu. ERZ‹NCAN Erzinca E¤itim-Sen taraf›ndan Dünya Emekçi Kad›nlar günü ile ilgili bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Aç›klama, 8 mart günü saat 16:30’ da Vak›flar iflhan›’n›n önünde yap›ld›. 50 kiflinin kat›ld›¤› aç›klamada s›k s›k “Her gün 8 mart, her gün mücadele”, “Kad›n›z hakl›y›z, kazanaca¤›z”, “8 Mart isyand›r, isyan› örgütle” vb. sloganlar at›ld›. Erzincan ‹flçi-Köylü okurlar› KADIKÖY’DE 8 MART KUTLAMASI Bu 8 Mart kutlamalar›ndan biri de 6 Mart tarihinde Kad›köy ‹skele Meydan›’nda yap›ld›. EKB (Emekçi Kad›nlar Birli¤i) öncülü¤ünde Haydarpafla Numune Hastanesi önünde toplanan kitle, buradan Kad›köy ‹skele Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl kolunda EKB’nin yan›s›ra ESP, Tekstil-Sen, Köz ve PSAKD yerlerini ald›lar. EKB açm›fl oldu¤u “8 Mart Ücretli ‹zin Günü ‹lan Edilsin” pankart›yla yürüyüfl kolunun önünde yer al›rken, onu “Her yer SEKA, her yer direnifl” pankart›yla ESP takip ediyordu. Yürüyüfl esnas›nda s›k s›k “Cinsel, s›n›fsal ulusal sömürüye son”, “Her gün 8 Mart her gün direnifl”, “Birlik mücadele zafer” sloganlar› at›ld›. EKB ad›na aç›l›fl konuflmas›n› yapan Nahide K›l›ç 8 Mart’›n tarihçesini anlatt›. Aç›l›fl konuflmas›ndan sonra devrim ve sosyalizm u¤runa flehit düflenler için bir dakikal›k sayg› duruflunda bulunuldu. Sayg› duruflundan sonra PSAKD Semah Ekibi’nin Semah gösterisine yer verildi. Semah gösterisinin ard›ndan Tekstil-Sen Sendika Baflkan› Ayfle Yumli Yeter söz ald›. Yeter “Ama biz kurtuluflumuzu kad›n erkek el ele vererek sa¤lamal›y›z, ve bunun için örgütlenmeliyiz” dedi. Konuflmalardan sonra sahne alan Çiçek söylemifl oldu¤u flark› ve marfllarla eyleme renk katt›. (Kartal)

len EKB ve ESP’liler, “8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü”nü kutlamak amac›yla dün Beyaz›t ve Saraçhane’de toplanan gruplara polis taraf›ndan gaz bombalar› ve coplarla yap›lan müdahaleyi k›nad›. “Devlet Beyaz›t’ta kad›na, SEKA’da iflçiye düflman” yaz›l› dövizler tafl›yan kitle, s›k s›k “Gözalt›lar bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Gözalt›lar serbest b›rak›ls›n” fleklinde sloganlar att›.


ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:14/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Numan BOZER Bask›: Gün Matbaac›l›k Genel Da¤›t›m: YAY-SAT @mail: umutyayimcilik@superonline.com

BÜROLAR ➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30 ➧ ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 DA‹RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) 432 23 01 Cep: 0 535 562 33 72 ➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84 ➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0536 697 94 19 ➧ BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 ➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0 537 597 69 84 ➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N ➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

“1857’den 2005’e bu direnifl sürüyor sürecek”

Beyaz›t-‹stanbul ‹stanbul’da bu y›l üç ayr› alanda 8 Mart kutlamalar› yap›ld›. 5 Mart Cumartesi günü Kad›köy DEHAP, EMEP, ÖDP ve Feminist Kad›n Çevreleri taraf›ndan organize edilen bir mitinge sahne olurken; 6 Mart günü yine Kad›köy’de EKB’nin organize etti¤i ve Pir Sultan Kültür ve Dayan›flma Derneklerinin baz› flubelerinin ve Köz Dergisi’nin yer ald›¤› baflka bir miting yap›ld›. Yine 6 Mart günü Saraçhane’de toplanan Partizan, DHP, BDSP, HKM, Kald›raç, ÖMP, ÇHD, Mücadele Birli¤i, Odak, HÖC, EHP’li kad›nlar, Devrimci Hareket ve ÇHD buradan Beyaz›t Meydan›’na yürümek istedi. Ancak polisin sald›r›s› sonucu kitle Beyaz›t Meydan›’nda toplanarak eylemi gerçeklefltirdi. Saraçhane’de bulunan Büyükflehir Belediyesi önünde toplanarak mitingin yap›laca¤› yer olan Beyaz›t Meydan›’na yürüyecek olan kitle toparlanmaya bafllad›¤›nda polis sald›rarak aralar›nda okurumuz Selma fiahin’in de bulundu¤u 65 kifliyi gözalt›na ald›. Bu esnada hala alana do¤ru ilerlemeye çal›flan kitleye de sald›ran Çevik Kuvvet ekipleri Belediye-‹fl Sendikas› önünde bulunan gruba da biber gazlar›yla sald›rd›. Aksaray metro, Yusufpafla, Yenikap› ve Beyaz›t yönüne do¤ru ilerleyen insanlar›n da nasibini ald›¤› sald›r›n›n ard›ndan kitle tekrar toplanarak parça parça Beyaz›t’ta bulufltu. Otobüs duraklar›nda yeniden toplanan kitle “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “Gözalt›lar serbest b›rak›ls›n”, “Her gün 8 Mart her gün kavga”, vb. sloganlarla meydana do¤ru yürümeye bafllad›. Meydan’a yürüyen bini aflk›n kifli “Çifte sömürüye, iflgale ve fliddete karfl› emekçi kad›nlar mücadeleye” ortak pankart› arkas›nda toplanma yerinde yaflanan polis sald›r›s›n› protesto etti. Yaflanan sald›r›yla birlikte program de¤iflmek zorunda kalsa da kitlenin coflkunlu¤u hiçbir fleyin 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nün kutlanmas›n› engelleyemeyece¤ini gösterdi. Devrim ve sosyalizm mücadelesinde flehit düflenler için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan platform ad›na bas›n aç›klamas› yapan Betül Alt›nda¤, toplumsal yaflam›n tüm alanlar›nda kad›n›n eflitsizli¤e u¤rayarak, ikinci s›n›f insan muamelesi gördü¤ünü bunun sonucunda da her gün dayak yiyen, tacize-tecavüze u¤rayan, namus cinayetlerinde öldürülen kad›n haberleriyle karfl›lafl›ld›¤›n› belirtti. On y›llard›r ulusal bask› alt›nda olan Kürt halk›n›n çekti¤i ac›larda en a¤›r bedelleri Kürt kad›nlar›n›n yaflad›¤›n› da ifade ederek emperyalizmin sald›r-

gan politikalar› sonucu baflta Ortado¤u olmak üzere ABD’nin tüm dünya halklar›na kan kusturdu¤unu ifade etti. Alt›nda¤, “8 Mart’› yaratan kad›nlar›n yolundan yürüyelim. Haklar›m›z ve onurumuz için direnelim. Çifte sömürüye, eflitsizli¤e karfl› s›n›fs›z, sömürüsüz bir dünya için s›n›f mücadelesini yükseltelim” dedi. Mitinge kat›lan flair Ruhan Mavruk “Devrim hepimizin yüre¤inde akan bir nehirdir. Bunun için hep birlikte olal›m” diyerek analar için yazd›¤› fliirini okudu. ÇHD ‹stanbul fiubesi avukatlar›ndan Sevim Akat da yapt›¤› konuflmada kad›nlar›n eflit haklara sahip olmas› için ç›kar›lan yasalara ra¤men kad›na bak›fl aç›s›n›n de¤iflmedi¤ini, çünkü ege-

‹zmir

Mersin

bombalar› da kullanarak çok say›da kifliyi yaralad›. Gün boyu süren polis terörü Beyaz›t Meydan›’ndan Laleli, Sultanahmet’e de taflt›. Ara sokaklara gaz bombalar› atan, yakalad›¤› kiflileri öldüresiye döven polis esnafa da sald›rd›. Ayn› bileflen 8 Mart Sal› günü Kad›köy ‹skelesi’nde buluflarak hem Saraçhane ve Beyaz›t sald›r›s›n› k›nad› hem de SEKA iflçilerini ziyaret etti. Saat 11:30’da toplanan kitle “Çifte sömürüye, iflgale ve fliddete karfl› emekçi kad›nlar mücadeleye” pankart› arkas›nda “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “8 Mart k›z›ld›r, k›z›l kalacak” sloganlar›n› att›. Kitle ad›na bas›n metnini okuyan Sema Gül “Bizler 6 Mart’da devletin cop ve biber gaz› kullanarak

Beyaz›t men sistemin de¤iflmedi¤ini ifade etti. Grup Gece Tutufltu sabah yaflanan sald›r› sonras›nda enstrümanlar›n› göndermek zorunda kald›¤› için enstrümans›z türkü söylerken kitle de halay çekti. Emekli-Sen Beyo¤lu fiubesinden Ayfer Kaplan ve OS‹M-DER’den Sevgi Alkan’›n da emekçi kad›nlar› selamlad›¤› mitingde TAYAD’l› aileler ad›na konuflan Naime Kara ise tutsak kad›nlar›n selamlar›n› kitleye iletti. Alanda “Kad›n-erkek elele demokratik devrime-Partizan”, “Kad›n olmadan devrim olmaz. Devrim olmadan kad›nlar kurtulmaz-YDG” pankartlar› da aç›l›rken s›k s›k “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Irakl› kad›nlar yaln›z de¤ildir”, “8 Mart k›z›ld›r k›z›l kalacak” sloganlar› at›ld›. Grup Yel üyeleri de söyledi¤i türkülerle kitleyi coflturdu. At›lan sloganlar›n ve çekilen halaylar›n ard›ndan da¤›lmak üzere olan kitleye azg›nca sald›ran Çevik Kuvvet ekipleri gaz

gerçeklefltirdi¤i azg›n sald›r›n›n ard›ndan yine alanlarday›z. Saraçhane’de hiç bir uyar› yapmadan kitleye sald›ran çevik kuvvet kad›n, çocuk, yafll›, genç demeden insanlar› öldüresiye dövmüfl ve 65 kifliyi de gözalt›na alm›flt›. Gözalt›na al›nan ve durumu a¤›r olan 5 kifli ise hastaneye kald›r›ld›” dedi. Gül; “ancak biz biliyoruz ki bu sald›r›lar sadece o gün orada olanlara de¤il SEKA’da, TEKEL’de ve ülkenin daha pek çok yerinde özellefltirmeye karfl› direnen tüm emekçilere, emekçi kad›nlara, ezilen ve her hak talebine sald›r›yla karfl›l›k verilen Kürt kad›nlar›na, tarlada düflük ücretle çal›flan, evde eme¤i görülmeyen, ezilen, sömürülen ve bask›n›n her türünü yaflayan emekçi kad›nlara yöneliktir” fleklinde sözlerini noktalad›. Kitle ard›ndan SEKA iflçilerini ziyarete gitti. * 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar günü nedeniyle Tuzla Deri-‹fl Sendikas›’nda bir et-

kinlik düzenlendi. Etkinlikte salonun duvarlar›na “Kad›nlar Kavgan›n Destekçisi De¤il Sahibi Olal›m” yaz›l› dövizler as›ld›. Etkinlik, devrim mücadelesinde flehit düflen ve 8 Mart’› dünya kad›nlar›na arma¤an eden kad›nlar flahs›nda yap›lan bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Sayg› duruflundan sonra 8 Mart’›n tarihçesinden bugüne kad›n›n iflçi s›n›f› mücadelesindeki öneminden bahsedildi. Konuflman›n ard›ndan dia gösterimine geçildi. Dia gösterisinden sonra TKM bünyesinde çal›flmalar›n› yürüten Barbara Halk Sahnesi Oyuncular›’ndan Meltem Özkeklik’in sahneledi¤i Dario Fo’nun “Uyan›fl” adl› oyununa yer verildi. Panelde geçmiflten günümüze kad›nlar›n geliflim süreci ve emek cephesinde kad›n›n yaflad›¤› sorunlara de¤inildi. Soru cevap k›sm›nda, kad›n iflçilerin bafllarda soru sorma ve düflüncelerini dile getirmede yaflad›klar› s›k›nt›lar panelin sonuna do¤ru at›ld› ve kad›nlar evde, iflte ve direnifllerde yaflam›fl olduklar› sorunlar› dile getirdiler. Etkinlikte son olarak sahne alan müzik grubu söylemifl oldu¤u türkü ve marfllarla kad›n iflçileri coflturdu. * Gülsuyu ve Gülensuyu Güzellefltirme Derne¤i ile Gülsuyu ‹flçi-köylü okurlar› ortaklafla, 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü dolay›s›yla bir etkinlik düzenledi. Etkinlik devrim ve komünizm flehitleri ad›na yap›lan bir dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Günün önemini belirten konuflmada “Biz kad›nlar Clara Zetkin’den, Aleksandra Kollantai’dan, Roza Lüksemburg’tan, Ayfer Celep’ten, Barbara Anna Kistler’den ve ad›n› burada sayamayaca¤›m›z bütün s›n›f bilinçli kad›nlardan ö¤renmesini bilmeliyiz ve onlar›n yaflam›n› kendimize k›lavuz olarak almal›y›z” denildi. Aç›l›fl konuflmas›ndan sonra okunan fliir dinletisine yer verildi. fiiir dinletisinden sonra müzik grubu sahne ald›ktan sonra etkinlik bitirildi. ‹ZM‹R ‹zmir’de iki ayr› 8 Mart örgütlendi. Bunlardan ilki 8 Mart’› devrimci özüne uygun olarak kutlamak isteyen Partizan, Al›nteri, BDSP, Demokratik Kad›n Hareketi, Devrimci Mücadele, Kald›raç, Köz, Mücadele Birli¤i Platformu, Devrimci Hareket, Odak, sendikalardan Belediye-‹fl 2 No’lu fiube, Genel-‹fl 1 No’lu fiube ve Özgür Yaflam Kooparatifi’nin örgütledi¤i miting; di¤eri ise ESP, HÖC gibi devrimci çevrelerin de aralar›nda bulundu¤u ve feminist gruplar›n örgütledi¤i Bornova’daki kutlama idi. Devam› sayfa 31’de


OGYIK17