Issuu on Google+

öss’ye alt›n semer taksak öss yine öss

Liseliyiz, hayata yeni gelmedik, ama hayat›n anlam›n›n bilincine yeni yeni var›yoruz. Deli doluyuz, bize alt›n tepside sunulandan vazgeçecek kadar deli, hayata dört elle ... sayfa 3 onur

Hayat›n en anlaml›, en geliflime aç›k, en verimli ça¤lar›nda bir kurflun s›kar, çalar bütün hayallerini. Önce daha yeni liseye girince duyars›n s›nav›n yaklaflan sesini. Sonra “Bitmez bu y›llar” dersin, “daha çok var büyük güne, sistemle yüzleflmeye”... sayfa 8 sercan

2 ayl›k liseli gençlik gazetesi fiyat› 1TL mart 2009

kar tanesi de¤il 盤 olaca¤›z

liks›ve›llc›im

flt t ur a ca k tüm bozk›r› tek bir k›v›lc›m tutufl

SORMAYACA⁄IZ , ‹STEMEYECE⁄‹Z , ALACA⁄IZ !

-

L‹SEL‹LER SOKA⁄A A Y A M K A Ç I M I C KIVIL


neler var neler mart 2009

Merhabalar, Liseli K›v›lc›m olarak ilk say›m›zla karfl›n›zday›z. Cebimizi, beynimizi, kan›m›z› emen dershanelere, s›navlara, saçma e¤itim sistemine “hay›r” demek için… Politikac›s›ndan patronuna bir dolu kan emiciden b›kt›¤›m›z için… Testlerden örülü bu koflu yar›fl› dursun, devlet onayl› bu soygun sistemi y›k›ls›n, çal›nan hayallerimiz, gasp edilen hayat›m›z, güvencesizlefltirilen gençli¤imiz geri verilsin diye… Bizler, politikac›lar taraf›ndan seçim zaman› “oy”ulup sonra unutulacak olan “yeni seçmen” adaylar›y›z. Bizler küresel ve yerel flirketler taraf›ndan sömürülen, nükleerci katiller taraf›ndan gelece¤ine ölüm santralleri dikilmek istenen liselileriz. Savafl ve yoksullukla topra¤›ndan kopar›l›p, büyük flehirlerde daha büyük bir yoksullu¤a itilen, savafllara mehter marfl›yla gönderilip tabutlarda dönen gençleriz. Bizler, büyük flehirlerin sanayilerinde çal›flan yoksul iflçi, emekçi çocuklar›, anadilde e¤itim almas› yasaklanm›fl Kürt, Arap, Laz, Ermeni çocuklar›y›z. ÖSS ile dayat›lan geleceksizli¤e karfl› ç›kan liselileriz! Kalifiye eleman ihtiyac›n› karfl›lamak için 15 yafl›nda patronlar›n insaf›na terk edilmifl meslek liselileriz! Ama, art›k kanm›yoruz, ÖSS tabutlar›na girmiyoruz! Biz özgürlü¤ü seçiyoruz! Hepimize tek fl›k olarak dayatt›¤›n›z “Hiçbiri” olmamak için! Liselerde K›v›lc›m’› çak›yoruz! Öfkeyle, umutla, Liseli K›v›lc›m’dan merhaba!

sayfa 3

kar tanesi değil çığ olacağız sayfa 4

kılık kıyafet zorunluluğu kaldırılmalı sayfa 5

meslek liselerinde sömürülürken... sayfa 6

parasız eğitim sayfa 7

zorunlu din dersi sayfa 8

öss’ye altın semer taksak öss yine öss sayfa 9

liseli kadınlar 8 mart’a örgütlü mücadeleye sayfa 10

ernesto che guevera sayfa 11

neden liseli kıvılcım sayfa 12

polis şiddeti sayfa 13

maraş kanlı maraş sayfa 14

anlatılan senin hikâyendir sayfa 16

filistin kan ağlıyor sayfa 18

ölümsüzlük arayışından spora liseli k›v›lc›m özgürlükçü gençlik mart özel say›s› sahibi ve sorumlu yaz› iflleri müdürü Emrah Ar›kuflu bask›: can matbaa adres: davutpafla cad. ipek ifl merkezi kat:3 no:7 topkap› istanbul tel: 212 6131077 tasar›m Eren Osmana¤ao¤lu

lik›sve ›ll c›i m 2


oNUR-Manisa

mart 2009

KAR TANES‹ DE⁄‹L ÇI⁄ OLACA⁄IZ!

Liseliyiz, hayata yeni gelmedik, ama hayat›n anlam›n›n bilincine yeni yeni var›yoruz. Deli doluyuz, bize alt›n tepside sunulandan vazgeçecek kadar deli, hayata dört elle sar›lacak kadar doluyuz. Genciz biz, san›lan›n da aksine sorunlar›m›z›n bilincindeyiz. Özgürlü¤ün sorumlulukla birlikte var olabildi¤ini anlayacak yafltay›z. Kendimize ve hayata dair sorumluluklar›m›z›n bilinciyle sorunlar›m›z›n çözümünün bir parças› olmak istiyoruz. Henüz deneyimle yo¤rulmad›k, hatalar›m›z da var ama okumay› ve ö¤renmeyi biliyoruz. Kendi tarihimizle yüzleflerek ve bugünü anlayarak gelece¤imizi biçimlendirebilece¤imizin fark›nday›z. Çözümün bir parças› olmak istiyoruz, bunun da ancak ayn› sorunlar› yaflayan di¤er liseli arkadafllar›m›zla yan yana gelmekle olabilece¤ini görüyoruz.

Özgürlük istiyoruz! Alaca¤›z!

Beynimizi bir çöp kovas› olarak kullanmak istemiyoruz, s›nava haz›rlanmak için depolad›¤›m›z bilgilerin hiçbiri sonraki hayat›m›zda bir anlam ifade etmeyecek. Bu yüzden s›navlara ve s›nava endeksli çal›flmalara karfl›y›z. E¤itimin gün geçtikçe paral› hale sokularak, pek çok arkadafl›m›z›n okuyamayacak bir noktaya getirilmesine öfkeyle bak›yoruz. Paral› e¤itime karfl›y›z. Anne babalar›m›z›n yaflad›¤› sorunlar›n da fark›nday›z. ‹flsizli¤in, asgari ücretle çal›flman›n zorlu¤unun, güvencesizli¤in… Ama en önemlisi tüm bunlara eklenen e¤itim maliyetlerinin ve dünyada yaflanan kapitalizmin krizinin anne babalar›m›za fatura edilmesine k›z›yoruz. Özgürlü¤ümüzü istiyoruz, fakat vermeyece¤inizi de biliyoruz. Bu yüzden sadece kar tanesi de¤il, 盤 olaca¤›z. Ç›rp›n›fllar›n›z bofluna, liseliler k›v›lc›m› çakt› bir kere…

Yar›fl at› olmak istemiyoruz, en güzel yafllar›n› dershanede ya da masa bafl›nda test çözerek ge›z›n çiren. Kendi baflar›s›zl›klar›n›n ya da hayalaksine sorunlar›m a d n › n a l › n a s , z i b “Genciz birlikte lerini gerçeklefltirememe sebebi bizmifliz gi¤ün sorumlulukla ü l r ü g z Ö . z i y e d n i c bilin .” bi davran›p, ikinci hayatlar›n› bizimle yaflanlayacak yaflflttay›z a i n i ¤ i d l i b a l o r a v mak isteyen anne-babalar, biz sizinle de yokuz! Kendimizi yaflamak istiyoruz, sizin hayallerinizi de¤il! Farkl›l›klar›m›zdan dolay› kimseyle karfl› karfl›ya gelmek istemiyoruz. Tüm bu farkl›l›klar› bir zenginlik olarak görüyoruz. Dayatmalara ve bask›lara karfl›y›z. K›l›k k›yafetimize, saç›m›za, arkadafllar›m›za kar›fl›lmas›ndan s›k›ld›k. Evet, enerjimiz var ama bofla harcamak istemiyoruz. Biz, yo¤rulmas› gereken bir hamur de¤iliz; kendi kiflili¤imiz, oluflmufl bir karakterimiz ve hayata dair söyleyecek sözümüz var. E¤itimde f›rsat eflitli¤i istiyoruz. Kendi yeteneklerimizi gelifltirebilece¤imiz, ilgi alanlar›m›zda rahat çal›flabilece¤imiz bir e¤itim sürecine ihtiyac›m›z var.

lik›sve ›ll c›i m 3


sAVAŞ-İstanbul

mart 2009

KILIK KIYAFET ZORUNLULU⁄U KALDIRILMALI!

Okullarda e¤itimden önce “k›l›k k›yafet zorbal›¤›” gelir. K›l›k k›yafetimiz, saç›m›z, sakal›m›z, ayakkab›m›z, kravat›m›z vs. düzgün olmazsa e¤er, bizler “serseri ö¤renci” oluruz, okumay›z, çal›flkan olamay›z, ÖSS’yi kazanamay›z gibi komiklikleri s›ralayabiliriz. K›l›k k›yafet komikli¤i bu kadar yer kapl›yor ö¤rencilik hayat›m›zda. Kap›da elinde makasla ve büyük bir zevkle nöbet tutan gardiyan (müdür ve muavinleri) k›l›k k›yafetten önce çözülmemifl bir sürü sorunla u¤raflmazlar. Okullardaki baflar› düzeyinin neden sürekli olarak

“Tek tip k›yafet giymen in asl›nda yarar› varm›fl, fl, böylece zengin-fakir ay›r›m› ortadan kalkac ak, kimse kimin zengin, kimin fa kir oldu¤unu anlamayacakm›fl. fl. Sanki giydikleri markal› ayakkab›larda n, çantalardan belli olmuyormufl gibi.”

düfltü¤ü hiçbirini ilgilendirmez ama, saç›n neden uzam›fl, kravat›n neden afla¤›da vs. gibi fleylerle ilgilenirler. Biraz da e¤itim üzerine yo¤unlaflsalar... Formayla insanlar› standartlaflt›rmaya, tek biçime, tek renge sokmaya u¤raflmasalar...

Eflfliitli¤i sa¤lamak için(miflfl)) Tek tip k›yafet giymenin asl›nda yarar› varm›fl, böylece zengin- fakir ay›r›m› ortadan kalkacak, kimse kimin zengin, kimin fakir oldu¤unu anlamayacakm›fl. Sanki giydikleri markal› ayakkab›lardan, çantalardan belli olmuyormufl gibi. Yoksullu¤un üstünü gölgelendirmeye çal›flarak ortadan kalkaca¤›n› sananlar, yoksullu¤u ortadan kald›rmak için u¤rafls›nlar! Bizleri kand›ramazlar! Asl›nda kendi ay›plar›n›n üstünü örtüyorlar. Baflka da nedeni yok. Ayr›ca k›yafet zorunlulu¤u baz› ma¤azalar ve okul aras›nda art›k bir kazanç kap›s› haline dönüflmüfl durumda. Okulun anlaflt›¤› ma¤azalar ve okul idaresi, ö¤renci velilerini yolunacak birer kaz olarak görüyorlar. Bununla birlikte okullar da birer ticarethaneye dönüflmüfltür art›k. Ö¤renci ve veli nas›l yolunur kofluflturmacas›na girmifller. Psikologlar, tek tip k›yafetin ö¤rencilerin psikoloji ve baflar›lar›n› olumsuz yönde etkiledi¤i görüflündeler. Ö¤renci, her gün okula ayn› k›yafetle gelmekten hofllanmamakta, k›yafet zorunlulu¤u ö¤rencide kendisinin okula ait oldu¤u hissini uyand›rmaktad›r. Bir di¤er bilimsel saptama ise, tek tip k›yafetin kiflilik geliflimine engel oldu¤u ve özgürlüklerle olan mücadele azmini k›rd›¤› yönünde. Onun için, ö¤rencinin kendisini en rahat hissetti¤i k›yafetle okula gitmesi gerekiyor. Tek tip k›yafetin eflitlik sa¤lad›¤›n› iddia edenler, adaleti ve eflitli¤i bozan fleylerin temelinde ÖSS oldu¤unu ve gelece¤imizin bu flekilde elimizden çal›nd›¤›n› unutmas›nlar. Onlar tabii ki unutmaya devam edecekler. Bizlerse bu adaletsizli¤in üstüne gitmeye devam edece¤iz.

lik›sve ›ll c›i m 4


mÜGE-Adana

mart 2009

MESLEK L‹SELER‹NDE SÖMÜRÜLÜRKEN ... Meslek liselerinin amac›, ara eleman ihtiyac›n› gidermektir. Ancak günümüzde hiçbir yere yerelflemeyen ö¤rencilerin sürüklendi¤i liseler halini alm›fl durumda. Üstelik önceden puanla girilen meslek liselerinde, art›k o da yok oluyor. Amaç, ara eleman yetifltirmek oldu¤u için, sosyal derslerimizi sadece lise birinci s›n›fta görüyoruz. Ondan sonra da sürekli mesle¤e yönelik dersler oluyor. Peki, bizim bu flekilde ÖSS’yi kazanma gibi bir gerçekli¤imiz nas›l olabilir ki?

Okula m›, staja m›? Meslek liselerinde yaflanan en büyük sorun staj sömürüsü. Pek çok ö¤renci okullarda uygulanan staj›n güzel bir fley oldu¤unu düflünüyor. Ama bu, sistemin s›rt›m›zdan geçinmek için buldu¤u yollardan biri. Taze bilgilerimizden istedikleri gibi yararlan›yorlar ve ceplerini dolduruyorlar. Ve baz› staj yerlerinde kendi bölümleri olmamas›na ra¤men, ö¤rencileri ezerek her türlü ifle ve hamall›¤a mecbur ediyorlar. Meslek liselerinde tedbirsizlik ve hocalar›n umursamaz davran›fllar›, bazen ö¤rencileri ölüme kadar sürükleyebiliyor. Kimi zaman ö¤rencileri elektrik çarp›yor, kimi zaman üzerlerine çeflitli cisimler düflüyor. Bu da ö¤rencilerin güvencesiz ortamlarda e¤itim gördüklerinin baflka bir kan›t›. Okulun, velilerin s›rt›ndan elde etti¤i her türlü araç

ve gereçleri kullananlar da ö¤renciler olmas› gerekirken maalesef, bu da olmuyor.

Meslek lisesinde kad›n ö¤renci olmak Meslek liselerinde yaflad›¤›m›z sorunlar›n bir yönünü de, kad›n oldu¤umuz için yaflad›klar›m›z oluflturuyor. Kad›n ö¤renciler istedikleri bölüme giremiyorlar. Okulda erkek ö¤rencilerin oran›n›n daha fazla olmas› nedeniyle, çeflitli tacizlere maruz kal›yoruz. Bölümlerin erkeklere göre olmas›, baz› insanlar›n kad›nlara meslek liselerini yak›flt›rmamas›na neden oluyor. Verilen e¤itimin cinsiyetçi bir e¤itim olmas› da, biz kad›n ö¤rencileri olumsuz yönde etkiliyor. ‹flte soruyoruz: “Biz elektrik-elektronik okumak için mi okula gidiyoruz, yoksa yük tafl›mac›l›¤› m› yapmak için?” Kimileri bunun tam bir sömürü oldu¤unu bildi¤i için staja gitmiyor ve gitmedikleri için hem patrondan, hem de müdür yard›mc›lar›ndan azar iflitiyor; hatta kimi zaman dayak yiyor. Staj sömürüsünde, ö¤rencilerin beyinleri ve bedenleri sömürülüyor. Dedi¤imiz gibi, bizim taze bilgilerimizden yararlan›yor ve saatlerce çal›flt›r›p karfl›l›¤›n› vermiyorlar. Meslek liselerinde, cinsiyetçi uygulamalardan uzak, güvenli, üniversiteye gidebilece¤imiz daha iyi bir e¤itim istiyoruz! Ve sormadan, istemeden, alaca¤›z!

“Pek çok ö¤renci okullarda uygulanan staj›n güzel bir fle fley oldu¤unu düflü flünüyor. Ama bu, sistemin s›rt›m›zdan geçinmek için buldu¤u yollardan biri.”

lik›sve ›ll c›i m 5


şİAR-İstanbul

mart 2009

PARASIZ E⁄‹T‹M

Milyonlarca ö¤rencisiyle, ö¤retmeni, velisiyle e¤itim sistemi her y›l oldu¤u gibi bu y›l da büyük umutlarla bafllam›flt› ilk dönem. Ama hemen gördük ki, t›pk› önceki y›llarda oldu¤u gibi, e¤itimin temel sorunlar›n›n çözülmemesi, nitelikli bir e¤itim verilmemesi, e¤itimin giderek paral› hale gelmesi gibi konular›nda durumlar hala ayn›. Her e¤itim-ö¤retim y›l› bafl›nda sorunlar›n çözümüne dair verilen sözler ve vaatler, zamanla unutuluyor ve e¤itim sistemi her y›l kendi sorunlar›yla bafl bafla b›rak›l›yor. Bugüne kadar ö¤rencilerin sesleri, talepleri duymazl›ktan gelinmifltir. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda, Türkiye’de her e¤itim-ö¤retim y›l›, bir öncekinin tekrar› olmaktan öteye gidememifltir. Türkiye’de y›llard›r uygulanan e¤itimde özellefltirme politikalar›, AKP iktidar› ile birlikte daha da h›zlanm›fl durumda. E¤itimin yükü, devletin sorumlulu¤unda olmas› gerekirken, siyasi iktidarlar›n bilinçli politikalar›yla büyük oranda velilerin, ö¤rencilerin omuzlar›nda art›k. Kamusal, paras›z e¤itimin varl›¤›ysa söz konusu bile de¤il. E¤itim sisteminin temelinde yer almas› gereken ilke, paras›z e¤itimdir. Çünkü, her toplumda insanlar› bir yerlere getiren temel ö¤e e¤itimdir ve bunun “E¤itimin n i t e l v e demokrasi ile do¤rudan yükü, d ilgisi vard›r. sorumlulu¤unda Çünkü e¤itim, para ile , olmas› gerekirken sat›labilecek bir meta siyasi iktidarlar›n bilinçli politikalar›yla de¤ildir. E¤itim, insanlar›n iyi bir hayat büyük oranda yaflamas› ve kendini velilerin, ö¤rencilerin tan›mas›, kendisini omuzlar›nda art›k. gerçeklefltirmesi için Kamusal, paras›z laz›md›r. Bunu para ile e¤itimin varl›¤›ysa satmak kapitalizmin en söz konusu bile de¤il.” vahfli halidir. Paras›z e¤itim ilkesi, en çok vak›f üniver-

sitelerinin varl›¤› ile yara al›r. Her ne kadar devletin vak›f üniversitesinde okumak isteyen ö¤renciye burs vermesi gibi bir ihtimal olsa da, bu da, o e¤itimin sat›lmad›¤› anlam›na gelmez. Çünkü, devlet vatandafltan ald›¤› vergiyi baflka yat›r›mlar yapmak yerine, vak›f üniversitesinin sahiplerine ödemek zorunda kal›r. Ama bir gerçek de var ki, paras›z e¤itim ilkesinin ald›¤› yara, sadece vak›f üniversiteleri yüzünden de¤il. Paral› kolejler, dershaneler, hatta paral› anaokullar› mevcuttur ülkemizde ne yaz›k ki. E¤itimi paral› hale getiren bir devlet ise, gerçek anlamda zavall›d›r.

“E¤itim, insanlar›n iyi bir hayat yafla flamas› ve kendini tan›m as›, kendisini gerçekleflt fltirmesi için laz›md›r. Bunu para ile satmak kapitalizmin en vahfli fli halidir.”

lik›sve ›ll c›i m 6


eRCAN-İstanbul

mart 2009

ZORUNLU D‹N DERS‹

Yok edici silahlar›n baflka bir türü olan asimilasyon politikalar›, büyük bir bask›yla Alevilere dayat›l›yor. Din dersi ad› alt›nda zorla Sünni inanc› ö¤retiliyor, zorla namaz k›ld›r›l›yor. Camilere geziler düzenleyip, Alevilerin ibadet yerleri buras› deniliyor. O da yetmiyormufl gibi, Alevi inanc› karalan›yor, yok say›l›yor. ‹nançlar›m›z› özgürce yaflayabilmemiz için bu din dersleri kald›r›lmal›!

tleri yeri cemevi, ibade t e d a b i n i r e l i v e l A “ r devlet lar› yok sayan bi de cem. ‹natla bun karflfl››yay›z.” zihniyetiyle karflfl››

da zler din kitaplar›n i b r a l fl fll a d l o y , r a l n “Ca zler esi istemiyoruz. Bi üç befl Alevi kelim mücadele verip din din dersine karflfl›› as›n› istiyoruz.” dersinin kald›r›lm

Gençler ikilem içinde kal›yor ve ço¤u zaman aile içinde anlams›z bir tart›flmaya giriyor. Çünkü evde ö¤retilenle okulda ö¤retilen çok farkl›. Alevilerin ibadet yeri cemevi, ibadetleri de cem. ‹natla bunlar› yok sayan bir devlet zihniyetiyle karfl› karfl›yay›z. Irkç›, milliyetçi, gerici ve yobaz zihniyet, flimdi de bizi “aç›l›mlar” ad› alt›nda yok etmeye çal›fl›yor. Zorunlu din dersi neden kald›r›lm›yor? Neden gençlerimizin beyinleri y›kan›yor? Neden Alevi inanc› ve di¤er inançlar yok say›l›yor? Tek bafl›na Sünnili¤i dayat›yorlar. Hak m› bu flimdi? Yakt›lar, katlettiler, iftiralar att›lar ama Alevileri bitiremediler, yok edemediler. fiimdi böyle asimilasyon politikalar›yla bizi birbirimize düflürüp yok etmek istiyorlar. Canlar, yoldafllar! Bizler, din kitaplar›nda üç befl Alevi kelimesi istemiyoruz. Bizler, din dersine karfl› mücadele verip, din dersinin kald›r›lmas›n› istiyoruz. Bizler, devletin fleyhülislam› durumuna gelen, gericilerin devlet elinden örgütlenmesini sa¤layan fetvalar yay›nlayan, Alevileri tan›mayan diyaneti istemiyoruz. fiimdi hayk›r›yorum: Çekin kirli ellerinizi ibadetimizden, inanc›m›zdan. Bizler özgürlük istiyoruz. Bask› ve fliddetle y›ld›rmaya çal›flmaktan art›k vazgeçin, diyoruz. Bizleri rahat b›rak›n art›k. fiimdi s›ra bizde. Alevili¤in yok olmas›n› seyretmeyelim. Mücadele ›fl›¤›n› yakt›k. Tek yol dayan›flmadan geçer. Biz Aleviler, örgütlü mücadelemizle, duruflumuzla hak istemeyece¤iz, hakk›m›z› alaca¤›z. Bizler art›k yok olmaya mahkum olmayaca¤›z. Diri olal›m, iri olal›m, bir olal›m. Alevili¤i yaflatal›m, bütün inançlar› ve inanç özgürlü¤ünü savunal›m. Kimseyi kimseden üstün tutmaya hakk›n›z yok!

lik›sve ›ll c›i m 7


sERCAN-İstanbul

mart 2009

ÖSS’YE ALTIN SEMER TAKSAK, ÖSS Y‹NE ÖSS

“Adeta bir örümcek a¤›n› çelikten iplerle üzerimizde ören, göz göre göre bizi bu ac›mas›z tuza¤›n içine atan sistem, bu oyunlar›ndan yeni s›nav sistemiyle de vazgeçmeyecektir.” Hayat›n en anlaml›, en geliflime aç›k, en verimli ça¤lar›nda bir kurflun s›kar, çalar bütün hayallerini. Önce daha yeni liseye girince duyars›n s›nav›n yaklaflan sesini. Sonra “Bitmez bu y›llar” dersin, “daha çok var büyük güne, sistemle yüzleflmeye”. Ama, gelir çatar o gün. ‹nsana dünyay› zindan eden o gün! Üniversite, pek ço¤umuzun hayallerini süsleyen, özlemini duydu¤u bir hediye paketi sanki. Ama sistemin bize bu hediye paketini verirken, içine ne tür bombalar koydu¤u ve koymaya devam edece¤i de ortada. Adeta bir örümcek a¤›n› çelikten iplerle üzerimizde ören, göz göre göre bizi bu ac›mas›z tuza¤›n içine atan sistem, bu oyunlar›ndan yeni s›nav sistemiyle de vazgeçmeyecektir.

r› bir s›nava daha girecek. Meslek liselerinin geçifl hakk› kalkacak, onlar da s›nava girecek ve düz liseler ile aralar›ndaki katsay› fark› azalt›lacak. Görüldü¤ü gibi, ö¤renci gereksiz yere, farkl› bir y›¤›n s›navla karfl› karfl›ya gelecek ve bir milyondan fazla ö¤renci bu yeni sisteme al›flmaya çal›flacak. ‹flte, efle¤e alt›n semer taksan, eflek yine eflektir. Hangi s›nav çeflidi gelirse gelsin, sistem yine bizi ayn› batakl›¤›n içine sürükleyecektir. Yaln›zca rengini ve fleklini de¤ifltirip göz boyayarak amac›na ulaflmaya çal›flacakt›r. Bize s›nav›n yönteminin de¤iflmesi yetmez. Biz s›navs›z, paras›z, eflit f›rsatlara sahip oldu¤umuz bir e¤itim istiyoruz. Önemli olan, biz ö¤rencilerin bu sistemin gerçek yüzünü (efle¤i) görmesi ve insanl›k onurumuzu unutmayarak ona karfl› savaflmas›d›r. Haydi savafla...

yetmez. “Bize s›nav›n yönteminin de¤iflmesi sahip Biz s›navs›z, paras›z, eflit f›rsatlara oldu¤umuz bir e¤itim istiyoruz.”

Yeni Sistem: ÖSSSSSSS... fiimdi de, yeni bir sözde kurtarma paketi ile karfl›m›zdalar. Art›k ÖSS, iki ayr› bölüme ayr›lacak. Önümüzdeki y›l uygulamaya geçmesi beklenen yeni sistemde, ilk s›nav nisan ay›nda olacak. Bu s›navda sorular temel bilgilerden oluflacak. Baraj› geçenler haziran ay›ndaki s›nava girmeye “hak” kazanacaklar. Nisandaki s›navda ö¤rencilere basit düzeyde Türkçe, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, co¤rafya, felsefe ve psikoloji sorular› yöneltilecek. Haziranda ise, iki haftaya yay›lan, dört farkl› ders testi ö¤rencilere uygulanacak. Bu testler matematik, edebiyat, fen ve sosyal testlerinden oluflacak. Örne¤in, matematik okumak isteyenlerin yaln›zca bu s›nava girmesi yetecek. Fakülteler hangi testlere göre ö¤renci alaca¤›n› aç›klayacak. Yabanc› dil okumak isteyenler ise, iki haftal›k s›nav›n haricinde ay-

lik›sve ›ll c›i m 8


gAMZE-İstanbul

mart 2009

L‹SEL‹ KADINLAR, 8 MART’A, ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE

8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde, k›rk bine yak›n dokuma iflçisi, daha insanca bir yaflam için, eflitsizliklere ve ayr›mc›l›¤a karfl› mücadele karar› alarak, bir tekstil fabrikas›nda greve bafllad›lar. Ancak, polisin iflçilere sald›rmas› ve iflçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkas›ndan da ç›kan yang›nda iflçilerin fabrika önüne kurulan barikatlardan kaçamamas› sonucunda, ço¤u kad›n 129 iflçi can verdi. 1910’da 2.Enternasyonel’e ba¤l› kad›nlar toplant›s›nda (Uluslararas› Sosyalist Kad›nlar Konferans›nda), Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikas› yang›n›nda ölen kad›n iflçiler an›s›na, 8 Mart’›n “Dünya Kad›nlar Günü” olarak kutlanmas›n› önerdi ve bu öneri oy birli¤iyle kabul edildi. Türkiye’de de 8 Mart, Dünya Kad›nlar Günü, ilk kez 1921 y›l›nda “Kad›nlar Günü” olarak kutland›. 1975 y›l›nda daha yayg›nlaflarak soka¤a tafl›nd›. Ancak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra dört y›l süreyle herhangi bir kutlama yap›lmad›. 1984’ten itibaren her y›l çeflitli kad›n örgütleri taraf›ndan “Dün-

ya Kad›nlar Günü” tekrar kutlanmaya baflland›.

8 Mart’ta alanlara! 8 Mart’ta kad›nlar›n daha fazla alanlara ç›kmas›, daha fazla örgütlenerek, bugünü kutlamalar› gerekiyor. Biz kad›nlar, y›lda bir kez de¤il, sürekli kad›nlar›n gücünü dünyaya duyurmal›y›z. Bu, asl›nda kad›nlar›n kendi güçlülerinin fark›na varmas› ve tüm dünyaya duyurmas› demektir. Dövülen, sövülen, tecavüze u¤rayan, tacizlere maruz kalan, hakk›n› savunmas›na izin verilmeyen, patriyarkal iliflkilerle ezilen, kapitalizm taraf›ndan sömürülen kad›nlar... Ama, bütün bu sald›r›lar› kabul etmiyoruz! ‹flte, 8 Mart’ta alanlar› doldurarak bütün bunlara raz› olmad›¤›m›z› gösterelim. Kad›nlar›n örgütlü mücadelesinde vazgeçilmez yere sahip 8 Mart’ta, biz liseli kad›nlar da, liselerde cinsiyetçi e¤itim politikalar›na “hay›r” demek için hayk›ral›m! Yaflas›n “Dövülen, sövülen, kad›nlar›n örgütlü tecavüze u¤rayan, mücadelesi!

tacizlere maruz kalan, hakk›n› savunmas›na izin verilmeyen, patri arkal iliflflk kilerle ezilen, kapitalizm taraf›ndan sömürülen kad›nlar... Ancak bütün bu sald›r›lara karflfl›› dur mayacak de¤iliz. ‹flfltte 8 Mart’ta alanlarda olarak bütün bunlara raz› olmad›¤›m›z› gösterelim.”

lik›sve ›ll c›i m 9


öZKAN-İstanbul

mart 2009

ERNESTO CHE GUAVERA Çünkü hastal›k bulafl›c›d›r ama onlar buna ald›r›fl etmezler. Döndükten sonra Che, okulu bitirip tekrar k›tay› gezmek için, on befl haftal›k okulu befl haftada bitirir ve yine k›taya aç›l›r. Meksika’ya giderek, Fidel Castro ile tan›fl›r. Che’nin fikirleri Fidel ile ayn›d›r: Birleflik Latin Amerika ve K›ta Devrimi.

“‹mkans›z”› istemek...

Che, 14.06.1928 Arjantin’de do¤mufltur. Ailede, özellikle annesiyle diyalo¤u çok iyi olan Che, do¤duktan 15 gün sonra ci¤erleri iltihaplanarak ast›m hastas› olur ve iki y›l sonra ilk ast›m krizini geçirir. Hayat›nda ast›m›n çok büyük bir önemi olmufltur. Çünkü ast›m, ona küçük yaflta mücadeleci bir kiflilik kazand›rm›flt›r. Üniversitede, bir dönem mühendislik okurken vazgeçer ve t›p ö¤renimine bafllar. T›p okudu¤u s›rada, arkadafl› Albert’le beraber, bir motosiklet gezisi yapar. Bu gezi, Che’nin Birleflik Latin Amerika ve K›ta Devrimi gibi fikirlerinin oluflmas› bak›m›ndan önemlidir. Çünkü Che’nin sadece pratik de¤il, teorik yan› da vard›r ve bu gezide oluflmufltur. Gezi s›ras›nda bir cüzzam hastanesi ilgilerini çeker. Ellerinde eldiven olmadan hastalarla tokalaflmaya kalkt›¤›nda hastalar, doktorlara flaflk›nca bakar.

“Günümüzde kapitalizm Che’yi de markalaflfltt›rmaya çal›flfl››yor.”

bir “Che, bir efsane de¤il; bir önderdir, amaz, devrim savaflflçç›s›d›r. Onun gibi olun bilir, ona ulaflfl››lamaz san›lmamal›. Oluna hatta devrim için flflaartt›r.”

Meksika’dayken, Küba’ya geçmek için bir gemi bulmalar› gerekir. Gemiyi bulurlar, ama o gemiyle karaya ulaflmak imkâns›zd›r. Buna ra¤men, imkâns›z› baflar›rlar. Küba’da ise, sürekli çat›flmalar olmaktad›r ve bir çat›flma s›ras›nda geri çekilmek zorunda kal›rlar. Bir elinde silah ve cephane, bir elinde doktor çantas›... Bir karar vermek zorunda kalan Che, silah ile cephaneyi alarak, gerilla olman›n ilk ad›m›n› atm›fl olur. Küba Devrimi’nin baflar›l› sonucundan sonra, Che ve Fidel, ak›llar›ndan hiç ç›kmayan, Birleflik Latin Amerika ve K›ta Devrimi için gerilla yetifltirmeye bafllarlar. Bu amaçlar› do¤rultusunda Che, önce Kongo’ya ve oradan da Bolivya’ya geçer. Ama kimse onun nerde oldu¤unu bilmemektedir. Sadece Fidel, haber almaktad›r. On befl gerillayla birlikte, Bolivya da¤lar›nda girdikleri çat›flmalarla, Che’nin orada oldu¤unu fark eden Amerika, Che ve yoldafllar› için özel askerler gönderir. Toplam iki bin asker, sadece on befl gerillay› yok etmek için harekete geçmifltir. Sa¤ ele geçirdikleri Che’yi, bir okula götürüp, öldürdürürler (1967). Günümüzde, kapitalizm Che’yi de markalaflt›rmaya çal›fl›yor. Tiflört, çanta, bileklik, flapka gibi eflyalara Che resmi koyuyor örne¤in. Bizlerse, Che’yi devrimci bir simge olarak görüyoruz. Che, bir efsane de¤il; bir önderdir, bir devrim savaflç›s›d›r. Onun gibi olunamaz, ona ulafl›lamaz san›lmamal›. Olunabilir, hatta devrim için flartt›r.

lik›sve ›ll c›i m 10


aSUMAN-İstanbul

mart 2009

NEDEN L‹SEL‹ KIVILCIM?

Gençler toplumda bilinçli, hareketli, dinamik, çevresinde olup biteni ölçen, tartan, sorgulayan ve sorgulatan bir kesimi oluflturuyor. Liseliler bu ö¤renci hareketinin içinde önemli bir yerde. Çünkü, ö¤renci liseye geldi¤inde birey olan, kendini tan›man›n yan›nda toplumu da tan›maya bafllayan bir yaflta. Toplum içinde var olan olaylar›n, yaflanan siyasi geliflmelerin içine kendini de koymak istiyor. Sistemin eflitsizli¤ini fark ediyor, bununla mücadele etmenin yollar›n› ar›yor. Bu durumun, kendisini ve hayat›n› nas›l etkiledi¤ini görüyor ve tabii ki de tepkisiz kalmak istemiyor. Mücadele etmenin yöntemlerini ö¤renme iste¤i, haks›zl›¤a karfl› ç›kma duygusu ön plana ç›k›yor. Bu flekilde ö¤renci hareketinin içinde yer al›yor. Biz, Liseli K›v›lc›m’› oluflturan gençler de, bu flekilde bu harekete dâhil olduk. Liseli K›v›lc›m olarak, liseli çal›flmas› sürdürüyoruz. Okuyoruz, bilgi ediniyoruz, gündemi takip ediyor, konuflup tart›fl›yoruz ve tabii ki hakk›m›z olanlar› istiyoruz. Okudu¤umuz okullardaki haks›zl›klar›, gördü¤ümüz e¤itim“Biliyoruz ki ç›kt›¤›m›z deki eksiklikleri, hakl›k u l r o z k o ç ca ve özgürce hayk›r›yolda, pek . r o y i l k e b yoruz. i r bizle , r ü d Paral› e¤itim istemiyoAile bask›s›, okul (mü t e l v e d ruz, e¤itimde s›n›fsal , › s ö¤retmen) bask› bask›s›, toplum bask›s›, eflitsizlik ortadan kalkarkadafl bask›s›... Ancak mal›. Her fleyin, çevrilen dolaplar›n, nas›l bizler hiçbir y›ld›rma sömrüldü¤ümüzün, giriflfliimine göz nas›l ezildi¤imizin faraçt›rmadan, kararl› bir k›nday›z, sorgulayoruz flfleekilde, gençli¤imizin ve yanl›fll›klar› kabul verdi¤i heyecanla “bütün etmiyoruz! haks›zl›klara hay›r” Okullar›m›zda bizle ildemek için ç›kt›k yola.” gili yap›lacak olan de¤ifliklikler, ö¤retmen-

ler fluras›nda belirlenmemeli, bize sorulmal›, diyoruz. Ö¤retmenlerin, müdürlerin, sadece egolar›n› tatmin etmek için ö¤renciye uygulad›¤› bask›, fliddet, yasak ortadan kalkmal›. K›zlar›n saç›n›n örülü ya da ba¤l› olmas›, erke¤in ayakkab›s›n›n kösele ya da saç›n›n uzun olmas› gibi kiflisel tercihlere getirilen yasaklar›n e¤itimle bir alakas› yok mesela. Bütün bunlar sistemin yanl›fll›¤›ndan kaynaklan›yor. ‹flte bizler, bu yüzden, bizleri sömüren, özgürlü¤ümüzü elimizden alan, haklar›m›z gasp eden bu sisteme tamamen karfl› ç›k›yoruz ve bafl kald›r›yoruz. Biliyoruz ki ç›kt›¤›m›z yolda, pek çok zorluk bizleri bekliyor. Aile bask›s›, “Bozk›r›n okul (müdür, ö¤retmen) bask›s›, devtutuflm flmas› let bask›s›, toplum bask›s›, arkadafl için tek bask›s›... Ancak bizler hiçbir y›ld›rbir k›v›lc›m ma giriflimine göz açt›rmadan, kayetiyor. rarl› bir flekilde, gençli¤imizin verdiKendi ¤i heyecanla “bütün haks›zl›klara bozk›r›n›n hay›r” demek için ç›kt›k yola. Bozk›v›lc›m› k›r›n tutuflmas› için tek bir k›v›lc›m ol haydi yetiyor. Kendi bozk›r›n›n k›v›lc›m› sen de!” ol haydi sen de! Ve sonra yak›p y›km›fl olal›m sömürü sitemini, haks›zl›¤›, adaletsizli¤i, yoksullu¤u, eflitsizli¤i...

lik›sve ›ll c›i m 11


mart 2009

sELİN-İstanbul

POL‹S fifi‹‹DDET‹

‹nsan, kendisini güvende hissetmek istedi¤i için em- 1 May›s'› kutlamak olan insanlar› “orant›l› bir güçniyet, günlük hayat›m›zda öenmli bir yer kaplar. le” deyim yerindeyse “benzetti”. Üstelik sadece 1 Ama bu ülke, o kadar çok yanl›fll›k ve eksikliklerle May›s'› kutlamak isteyenler de¤il, sokaktan geçen dolu ki... herkes, hatta hastanelerdeki hasta çocuklar bile, Bu yanl›fl uygulamalar ve eksikliklerden biri de ''po- polisin fliddetine maruz kald›. lis'' faktörü. Hepiniz görmüflsünüzdür gazete ve te- Hangi mant›¤a hizmet eder bu soruyorum size. Bülevizyonlarda “polis fliddeti” gibi bafll›klar alt›nda. tün bu fliddetin sebebi olan iflçi bayram›n› kutlamak, Polis fliddetinin temelindeyse faflizm var, bask›c› öyle mi? Oysa as›l sebep polis. Ortam› güvensiz hadevlet anlay›fl› var. le getiren as›l kimlerdir bu durumda, soruyorum sizBen, yak›n zaman›m›za dönerek, birkaç örnek sun- lere. ‹flçiler, emekçiler, yoksullar, gençler mi, yoksa mak istiyorum. Biliyorsunuz her y›l 1 May›s ‹flçi hiçbir savunmas› olmayan insanlara sald›ran polisBayram› olarak kutlan›r, kutlanmaya çal›fl›l›r daha ler mi? do¤rusu. Bizde 1 May›s, maalesef ''sözde'' kutlan›- Arkadafllar soruyorum, bu iflçiler ne yapt›klar ki yor ve her y›l iflçilerin bu mücadele gününü baltala- böyle bir muameleyi hak ediyorlar sizce? Haklar› mak isteyen birileri ç›k›yor. Her y›l bu hakl› istek, de¤il mi bayramlar›n› gönül rahatl›¤›yla, coflkuyla, sanki ülkede kargafla yaratacak bir hadiseymifl gibi özgürce kutlamak? yans›t›l›yor topluma. Büyük önlemler al›n›yor, ''göz- Ama, evet, haklar›n› aramak için sokaklara dökülen da¤›'' veren söylevler çekiliyor her y›l. herkes bir fleyler yapm›fl oluyor, bu sisteme karfl› Asl›nda, iflin en önemli taraf› flu, kargaflay› yaratan duruyor ��ünkü. devletin bask›c› tutumu ile uygulanan fliddet... Bu Polis fliddeti son bulsun! da, gerçekten insanda öfkeye sebep oluyor. Benim de¤inece¤im konu ise, 1 May›s enler 2008’de ''polis'' taraf›ndan uygulanan ''flidtlamak istey u k › ' s › y a ki M ece 1 det''. Hepiniz izlemiflsinizdir ya da hepinizin hastanelerde a t t a h “Üstelik sad , s e k r e kald›.” tan geçen h bir flekilde haberi olmufltur san›r›m. Sözde etine maruz d d de¤il, sokak i fl n i s i l o ile p ''orant›l› güç'' uygulayan polis, sadece amac› ta çocuklar b

has

lik›sve ›ll c›i m 12


eRCAN-İstanbul

mart 2009

MARAfifi,, KANLI MARAfi Marafl "Kanl› Marafl"... Kahramanl›¤›yfiunu da söylemek gerekiyor: “Devletin la övünen, kan deryas›na dönen Maarflivlerinde Marafl adl› dosyan›n ne ifli rafl… Kad›n çocuk demeden canlar›m›z› var?” Gizli belgeymifl, medyaya verileöldüren Marafl... mezmifl. Katliam› yapanlar›n ülkücü, “Planl› 1977 y›l›nda planlanan katliam, o zayobaz, gerici kifliler olduklar›n› biliyogerçekleflfleen man darbe koflullar›n›n oluflmas›n› sa¤bu olayda devlet ruz. Bir de, iflin içinde M‹T’in oldu¤u layan olaylar›n ne ilkiydi, ne de sonunanlafl›ld›. Silahlar›n balistik raporlar›nsesini bile cusu. da, askeri yetkililere ait oldu¤u ç›kt›. ç›karmad›. Ülkede katliamlar, çat›flmalar vard›. Buradaki amac›m›z, insanlar› birbirine Olaylara Masum, çaresiz insanlar katlediliyor; düflürmek de¤il. Amac›m›z, insanlar›n müdahale etme suçlu olarak ise, solcular gösteriliyorkafas›ndaki soru iflaretlerinin ve katliagere¤i bile du. Marafl da bunlardan bir tanesiydi. m›n ayd›nlanmas›. Biz, bunlar› istiyoduymad›.” Önceden planlanarak, silahland›r›lan ruz. Suçlulardan hesap sorulsun! Katilkatiller, Alevileri katlediyorlard›. Camiler yarg›lans›n! Katliam süreci sorguleri yak›p, suçu Alevilere atan kirli ellans›n! Çünkü, bizler de, bin y›llard›r bu ler… “Bunlar komünist”, “bunlar dintopraklarda yafl›yoruz. siz” diyerek, Alevileri yok etmek için var güçleriyle Yoldafllar, canlar! fiimdi birlik olma zaman›, örgütu¤rafl›yorlard› faflist, gerici, yobaz, sözde milliyetçi lü olma zaman›. E¤er bir olsayd›k Marafllar, Gazikifliler... ler, Çorumlar yaflanmazd›. Böyle katliamlar olmazAlevilerin kap›lar›n› k›rm›z› boyayla boyay›p sekiz d›. Çünkü, ancak dayan›flmayla güçlenip varl›¤›m›gün boyunca katliam yapt›lar. Saat bafl› belediye z› sürdürebiliriz. Birlikten güç do¤ar, o zaman zaten binas›ndan, cami minaresinden adeta katliamlara bizim olan haklar›m›z› da al›r›z! davetiye ç›kard›lar. 3 K›z›lbafl öldüren cennetlik deyip duruyorlard›. Ne hikmetse, sekiz gün boyunca, katliamlara müdahale edilmedi. Asker ve polisler, sanki suçlu Alevilermifl gibi, katillere dokunma gere¤i duymuyorlard›. Planl› gerçekleflen bu olayda devlet, sesini bile ç›karmad›. Olaylara müdahale etme gere¤i bile duymad›. Yüzlerce insan öldürüldü. Hamile kad›nlara sat›rlarla vuran, insanlar›m›z› sokaklara atan, evlerimizi yak›p y›kan katillerden devlet hesap sorma gere¤i bile duymad›. Aradan otuz y›l geçti hiçbir geliflme yok!

lik›sve ›ll c›i m 13


dOĞUKAN-İstanbul

mart 2009

ANLATILAN SEN‹N H‹KÂYEND‹R

Liseli K›v›lc›m gazetesi olarak ilk say›m›zda Baflka Semtin Çocuklar› filmi üzerine senaryo yazar› Serkan Turhan’la konufltuk. Liseli K›v›lc›m: Neden sinemay› seçtiniz, sinema size ne ifade ediyor? Serkan Turhan: Bana sorarsan›z dünyan›n en keyifli ifli hikâye anlatmak ya da hikâye dinlemektir. Çocuklukta ana-babalar›m›z›n, ninelerimizin anlatt›klar› hikâyeler, biz büyüdükçe yerlerini daha ça¤dafl, daha gerçekçi hikâyelere b›rak›r. Özellikle de bizim gibi Do¤ulu toplumlarda dinledi¤imiz, bildi¤imiz hikâyelerin insan›n karakterinin biçimlenmesinde, olaylar› alg›lay›p yorumlamas›nda ciddi etkileri vard›r. Biz halen masallara, mitoslara, efsanelere inanan bir toplumuz. Hikâyelerle büyüyen çocuklar belirli bir yafltan sonra, kendi hikâyelerini anlatmak isterler. Baz› insanlar ise herkesin bildi¤i de¤il, duymad›¤› hikâyeler peflindedir. Onlar kendi hikâyelerini kendi ya-

ratma peflinde olan toplumun en romantik, en güzel çocuklar›d›r. ‹flte Deniz Gezmifl öyle bir hikâyecidir, Mahir Çayan, Sinan Cemgil ve di¤er bir sürü genç hikâyeci kendi hikâyelerini anlatma pefline düflmüfl, bu ülkenin yaratt›¤› en güzel hikâyecilerdir. Sinema da böyle bir hikâye anlatma iflidir asl›na bakarsan›z. Sonras›nda ise elinizdeki araç neyse onunla anlat›rs›n›z hikâyenizi. L.K.: Peki Serkan Hocam, Baflka Semtin Çocuklar›’n›n ç›k›fl noktas› nedir? S.T.: Baflka Semtin Çocuklar› hep vard›. Kentin ya da hayat›n kenarlar›na itilmifl, yok say›lm›fl, lanetlenmifl milyonlarca çocuk dolan›yor sokaklarda. Mendil satan, tiner-bali çeken, önünüzü kesip sizden para isteyen bir sürü genç görüyorsunuz siz de. Nüfusunun yar›s›ndan fazlas› 14–26 yafl aral›¤›nda olan bir toplumda yafl›yoruz. Bu genç nüfusun yüzde kaç›n›n herhangi bir gelecek garantisi var? Pek ço¤u liseyi bitirdikten sonra umutsuz, mutsuz kahve köflelerinde hayatlar›n› tüketiyorlar. Ve ülke nüfusuna her sene milyonlarca genç iflsiz eklenirken, bizden ne kadar mutlu bir ülkede yaflad›¤›m›z› düflünmemizi istiyorlar. Televizyonlar, gazeteler bu bahsetti¤im milyonlardan sadece adli olaylara kar›flt›klar›nda bahsediyor. Bahsedilenler de genelde yine bu sistemi yaratanlar›n kulland›¤› en bilinçsiz, en lümpen ve beyni y›kanm›fl gençler oluyor. Baflka Semtin Çocuklar› bu bahsetti¤im yerlerde biriken öfkeyi anlat›yor. Ve bu öfkenin do¤ru hedefe, yani kendilerini bu hale getiren mevcut ekonomik-siyasal sisteme yönelmedikçe, sadece kendilerini yok lat›yor. n a i y e k f ö n e k i r i r› b eden bir enerjiye dönüfltü¤ünü anlat›yor. ka Semtin Çocukla “Baflflk ini bu r e l i d n e k i n a y , e f L.K.: Biz liseliler olarak filmi neden izlemeliyiz? e ru hed e Ve bu öfkenin do¤ m e t s i s l a s a y S.T.: Filmimiz her fleyden önce bir gençlik filmit ekonomik-si r i hale getiren mevcu b n e d e k o y i n dir. Baflka semtlerde yaflayan gençleri anlatan i ece kendiler yönelmedikçe, sad bir filmdir. Hayatlar› kimi zaman mezhepsel genü anlat›yor.”

enerjiye dönüflflttü¤ü

lik›sve ›ll c›i m 14


mart 2009

t›n› “Bu filmde pek çok genç kendi haya ine, görecektir. Yan›ndakine, çevresindek bir gözle arka mahallesindekine daha farkl› orum.” bakmay› deneyecektir, diye düflflüünüy rekçelerle (Alevi-Sünni gibi), kimi zaman etnik gerekçelerle (Türk-Kürt gibi), ama a¤›rl›kl› olarak ekonomik gerekçelerle s›k›flt›r›lm›fl, k›st›r›lm›fl gençlerin ç›k›fl çabalar›n› göstermek amac›ndad›r. Türkiye’de gençlik filmi deyince tabii herkesin akl›na abuk sabuk, sulu z›rtlak komedi filmleri geliyor. Bu manada Baflka Semtin Çocuklar› bir ilk filmdir diyebilirim. Bu filmde pek çok genç kendi hayat›n› görecektir. Yan›ndakine, çevresindekine, arka mahallesindekine daha farkl› bir gözle bakmay› deneyecektir, diye düflünüyorum. L.K.: Film Gazi Mahallesi’nde çekildi. Mahalle halk› size nas›l yaklaflt› çekim sürecinde, nelerle karfl›laflt›n›z? S.T.: Gazi Mahallesi bizim y›llardan beri bildi¤imiz, sokaklar›nda gezdi¤imiz ve birçok insani iliflkimizin oldu¤u bir mahalle. Y›llar önce yine yönetmenimiz Ayd›n Bulut o dönemki ismiyle Ça¤dafl Sanat Atölyesi’yle birlikte 1995 Mart ay›nda yaflanan Gazi Mahallesi Ayaklanmas›’n› anlatan, “Gazi Mahallesi” belgeselini yapm›flt›. Bu belgesel kat›ld›¤› pek çok ulusal ve uluslararas› yar›flmadan ödüllerle döndü. Gazi Mahallesi bizim çok rahat hareket ederek film çekti¤imiz bir yerdir. Mahallenin geçmiflini tan›mayan ekipteki insanlar oraya gelip de, o dayan›flmac› insanlar› tan›d›kça mahalleden ç›kmaz oldular. Filmin her evresinde mahalle halk›, özellikle de mahallenin gençleri çev-

remizden ayr›lmad›lar ve her türden deste¤i büyük bir özveriyle bize sundular. L.K. : Filminiz daha bitmeden Alt›n Portakal’da 3 ödül ald›n›z. Neler hissetiniz bu ödülleri al›rken? S.T.: Ald›¤›m›z ödüller bir ölçü oluflturmuyor bizim için. Önemli olan sizlerin, gençlerin seyredip de¤erlendirmesi, güzel demesi... Tabii gerek yönetmenimizin gerekse de “En iyi yard›mc› erkek oyuncu” ödülü alan ve halen akrabalar› Gazi Mahallesi’nde yaflayan Volga Sorgu’nun, al›nan ödülleri direniflçi, dayan›flmac› Gazi Mahallesi Halk›’na adamas› bizim için onur ve gurur verici anlar olmufltur. L.K. : Son olarak okuyucular›m›za söyleyece¤iniz paylaflaca¤›n›z bir fley var m›? S.T.: ‹lk soruya verdi¤im cevab› tekrarlamak istiyorum. Baflkalar›n›n de¤il, kendi hikâyelerinizi, bu dünyan›n en güzel topraklar›n›n hikâyelerini anlat›n insanlara. Gittikçe kararan ve yaflanmaz hale getirilen bu yafll› dünyay› hikâyelerinizle gençlefltirin, güzellefltirin, özgürce ve kardeflçe yaflan›lan bir hale getirin. Emin olun buna sadece sizin gücünüz yeter. Ve sakall› amcan›z›n dedi¤ini asla akl›n›zdan ç›karmay›n. De te fabula narratur... Anlat›lan senin hikâyendir...

lik›sve ›ll c›i m 15


yUSUF-Adana

mart 2009

F‹L‹ST‹N KAN A⁄LIYOR

1000’i aflk›n ölü, 4000’i aflk›n yaral›… Yüzlerce ölü çocuk, kad›n, yafll›… ‹srailli askerlerce kasten bombalanan siviller… Bombalarla, füzelerle yak›p y›k›lan bir ülke… Uluslararas› hukukça yasaklanan misket ve fosfor bombalar›… ‹laçs›z, elektriksiz hastaneler… Filistin bir insanl›k dram›n›n yafland›¤›, yard›ma ihtiyac› olan bir ülke. Ama, bunca zamand›r da direnen bir ülke. fiimdiki Filistin, eski Filistin de¤il. Bir zamanlar, Yaser Arafat ve George Habbafl’›n lider oldu¤u Filistin, emperyalist güçlerin korkulu rüyas›, devrimci Filistindi. fiimdi, iflbirlikçiler, ‹slami direniflçiler ve devrimciler olarak bölündüler ve güç kay-

apitalist “Bugün Türkiye’de egemen olanlar, k na ve iflflggalci ABD ve ‹srail politikalar› hesab› karflfl›› ç›kmak yerine sadece dakika bakan 12 dakika konuflflttu, yap›yor. Çünkü baflflb ; bu da ‹srail temsilcisi 25 dakika konuflflttu kan› k›zd›rd›.” baflflk

bettiler. Ama direnifl yine sürüyor. Emperyalist güçlerin sinsi oyunlar›yla, Filistin'e sözde destek vermeleri ve di¤er taraftan, bu katliam› yapan ‹srail ile iflbirli¤i içinde bulunmalar›, bu sinsi oyunun bir parças›d›r. Bu katliamlar bunlarla da s›n›rl› kalmayacakt›r. Afganistan, Irak, Filistin’le bafllayan savafllar, emperyalist güçler taraf›ndan bütün Ortado¤u’yu sarmaya do¤ru gidiyor. Filistin y›llard›r emperyalist güçlerin odak noktas› oldu. Çünkü emperyalistler gözlerini Ortado¤u'ya dikmifl durumdalar. Filistin y›llard›r direniyor. Onlar için en önemli olan fley özgürlük. Özgürlük için savaflt›lar ve direndiler. Türkiye’nin bu katliamlara bak›fl› ise, Davos meselesiyle asl›nda ortaya ç›k›yor. Filistin’deki vahfleti ay›playan baflbakan, bu deste¤inin ne kadar oldu¤unu flu sözleriyle aç›klad›: "Bizim laflar›m›z ‹srail hükümetine de¤il, orada bana yap›lan haks›zl›¤a." Çünkü baflbakan 12 dakika konufltu, ‹srail temsilcisi 25 dakika konufltu; bu da baflkan› k›zd›rd›. Evet, çünkü bugün Türkiye’de egemen olanlar, kapitalist ve iflgalci ABD ve ‹srail politikalar›na karfl› ç›kmak yerine, sadece dakika hesab› yap›yor. Türkiye'nin ‹sra“Filistin'de il karfl›tl›¤› bu kadar. Konya'da ‹sraçocuklar il savafl uçaklar›n›n pilotlar› e¤itim savafll flla görüyor, ticari anlaflmalar yap›l›büyüyor. yor. Gerçek karfl›tl›k ise, Hugo ChaDaha ne vez'in yapt›¤› gibi, ‹srail büyük elçikadar sini ülkesinden kovmas›d›r. Ama sesiz Tayyip bunu yapamad›, yapamaz k alaca¤›z? da, çünkü onun da eli kanl›. Uyuma Bu kadar fley sayd›k. Direnifl var, liseli ölüm var diyoruz. Filistin'de çocukgençlik, lar savaflla büyüyor, yafl›tlar›m›z Filistin’deki bir avuç parababas›n›n ç›karlar› için ölüyor. Daha ne kadar sessiz direnifle fle kalaca¤›z? Uyuma liseli gençlik, sen de kardefllerimiz direniyor! Filisortak ol!” tin’deki direnifle sen de ortak ol. Bir k›v›lc›m da sen çak.

lik›sve ›ll c›i m 16


mart 2009

NELER YAPIYORUZ cofltuktan sonra, sahilde yapt›klar› geziyle e¤lencelerini sürdürmeye devam ettiler.

L‹SEL‹ KIVILCIM BÜYÜYOR, FAfifi‹‹ZME KARfifiII YÜRÜYOR!

L‹SEL‹LER YÜRÜYOR, KIVILCIMI ÇAKIYOR! 01.17.2009 Cumartesi günü ö¤len saat 13:00’da Taksim tramvay dura¤›nda toplanan Liseli K›v›lc›m üyeleri, Filistin’in yaln›z olmad›¤›n› hayk›rmak için bir araya geldi. “D‹REN F‹L‹ST‹N SEN‹NLEY‹Z!” fliar›n› yükselten kitle, sloganlar›n›n ard›ndan bas›n aç›klamas› yapt›. Liseli K›v›lc›m ad›na metni okuyan Savafl Ç‹ÇEK, Gazze’de Filistinli kardefllerimizin katledildi¤ini, Türkiye’nin Filistin halk›yla dayan›flmak için hiçbir çaba harcamad›¤›n›, buna karfl›l›k Liseli K›v›lc›m olarak Gazze’deki direnifle destek verdiklerini vurgulad›. Eyleme ve bas›n aç›klamas›na Özgürlükçü Gençlik Derne¤i de destek verdi. Bas›n›n yo¤un ilgisinin gözlendi¤i eylemde, liselilerin coflkulu sloganlar›na halktan da alk›fllarla destek geldi. Bas›n aç›klamas›n› bitirdikten sonra Liseli K›v›lc›m olays›z ve alk›fllarla da¤›ld›.

11 Ocak 2009 Nurtepe Stadyumu’nda yap›lan futbol karfl›laflmas› esnas›nda faflist sloganlar at›p Nurtepelileri tahrik eden taraftar görünümlü bir grup, Nurtepeli devrimciler taraf›ndan hak ettikleri gibi u¤urland›. Olaya silahla müdahale eden polis havaya atefl açt›. Faflist grubun stadyuma hapsedilmesinin ard›ndan araçlar› tafl ya¤muruna tutuldu. Nerdeyse tamam›n›n liseli oldu¤u devrimci grup mahalleye sahip ç›kt› ve faflizme karfl› amans›z dik duruflunu sergiledi. Olaylara tepki gösterenler aras›nda Liseli K›v›lc›m da vard›.

L‹SEL‹ KIVILCIM 1.DÖNEM KARNE TAT‹L‹ ETK‹NL‹⁄‹ 24.01.2009 Cumartesi günü Liseli K›v›lc›m, karne stresini atmak için Tarabyaüstü’nde e¤lence düzenledi. Bu etkinlikle liseli ö¤rencilerin karne yüzünden yaflad›klar› stres ve aile bask›s›n› biraz da olsa atan Liseli K›v›lc›ml›lar, halaylar ve türkülerle

ADANA L‹SEL‹ KIVILCIM MARAfifi’’I UNUTMADI 21 Aral›k Pazar günü Adana’da gerçekleflen Marafl Katliam› mitingine Liseli K›v›lc›m da kat›ld›. Büyük çoflku ve militanl›¤›n hakim oldu¤u mitinge Liseli K›v›lc›m döviz ve slogan-

lar›yla renk katt›. Mimar Sinan Aç›khava Tiyatrosu’nun önünden U¤ur Mumcu Meydan›na kadar yürüyüfl devam etti.

ADANA L‹SEL‹ KIVILCIM’DAN F‹L‹ST‹N’E DESTEK 18.01.2009 tarihinde gençlik örgütlerinin kat›l›m›yla gerçekleflen “Filistin’e Destek” eylemi yap›ld›. Kat›l›m›n yüksek oldu¤u miting genelinde, AKP’nin rant politikalar›n› teflhir eden ve savafl yanl›s› olan ABD- ‹srail blo¤unu hedef alan sloganlar at›ld›. Bas›n aç›klamas› marfllar ve sloganlarla son buldu. Biz de, Liseli K›v›lc›m olarak, Filistin’e deste¤imizi duyurduk.

L‹SEL‹ KIVILCIM, ÖZGÜRLÜKÇÜ GENÇL‹K DERNE⁄‹’N‹N KAMPINA KATILIYOR

Özgürlükçü Gençlik Dernekleri kuruldu¤undan bu yana yapt›¤›, dönemsel k›fl kamplar›n›, bu y›l da 3 bölgede yap›yor. ÖGD, 21-22 fiubat ‹zmir merkezli Ege kamp›, 28 fiubat-1 Mart Adana merkezli Güney kamp› ve 14-15 Mart tarihlerinde ‹stanbul merkezli Karadeniz ve Marmara bölgesi kamp›n› düzenliyor. Kampta “Devrim” konusuna dair Lenin’in Devlet ve Devrim ile Dr. Hikmet K›v›lc›ml›’n›n Devrim Nedir? kitaplar›, felsefe gündeminde Dr. Hikmet K›v›lc›ml›’n›n Diyalektik Materyalizm’i ve edebi tart›flma olarak da Yar›n Bizimdir Yoldafllar roman› üzerine tart›fl›lacak. Liseli K›v›lc›m da, kapitalizmin krizinin yafland›¤› flu günlerde, Özgürlükçü Gençlerle birlikte “paral› e¤itim, iflsizlik, yoksulluk, flovenizm, patriyarka, ekolojik kriz kaderimiz de¤ildir, devrim yapmal›!” diyerek, devrim fliar›n› yükseltecek.

lik›sve ›ll c›i m 17


sERCAN-İstanbul

mart 2009

ÖLÜMSÜZLÜK ARAYIfifiIINDAN, SPORA

‹nsanlar do¤ar, geliflir ve ölürler. Evet, insan›n en temel özellikleri bunlar. Ama tam bu noktada insanl›k, tarih boyunca sa¤l›kl› ve ayn› zamanda uzun yaflaman›n s›rlar›n› çözme kayg›s› tafl›m›fl durmufltur. Bu kayg› onlar› uzun uzad›ya bir aray›fl içine sürüklemifltir. ‹nsan organizmas› do¤ayla, zamanla sürekli bir mücadele içerisindedir. Gün geçtikçe hücreler yafllanmakta ve do¤ayla mücadele etmekte güçlük çekmektedir. Tam bu noktada, sa¤l›kl› ve uzun bir ömür için insanlar, organizmalar›n› faaliyette tutmakta karar k›lm›fl, spor yapmaya bafllam›fllard›r. Spor, bu noktadan itibaren dallanm›fl ve çeflitli branfllara ayr›lm›flt›r ve günlük yaflam›n bir parças› olmufltur. ‹flte arkadafllar, baz› kifliler sporun sadece vücudumuzun direnç kazanmas›, kas oran›n›n artmas› ve sa¤l›k yönünden insana yard›mc› olabilece¤ini düflünebilirler. Ancak spor, sadece fiziksel faaliyetlerimizi de¤il, zihnimizi de etkiler. ‹yi bir sporcu, ayn› zamanda çal›flkan olmak zorundad›r. Bunu yan› s›ra, zekay› da etkileyen bir yönü vard›r sporun. Bilimsel bir veri olarak flunu sunabiliriz mesela: Glikozu daha h›zl› yakan insanlar›n, daha yavafl yakanlara göre, unutkanl›k al›flkanl›¤›n›n ciddi derecede az oldu¤unu, h›zl› yakanlar›n haf›zalar›n›nsa güçlü oldu¤u ispatlanm›flt›r. Ancak sistem bizi öyle yerlere sürüklemifltir ki, art›k sporcular, d›fl dünyadan habersiz, düflünmekten uzak, sporu yaln›zca rekabet ve ç›kar için yapmaktad›rlar. Spor, kapitalist iliflkilerin hakim oldu¤u, çok büyük paralar›n döndü¤ü bir alan halini alm›flt›r. Örne¤in, Eski Yunan’da (bilindi¤i gibi olimpiyatlar› Eski Yunanl›lar ilk olarak düzenlemifltir) flampiyon atletler, ayn› zamanda iyi birer düflünür veya bilim

insan›yd›... Ça¤›m›zda ise spor, bilim dünyas›yla veya felsefeyle neredeyse tezat oluflturmaktad›r. Kapitalist sistem, her fleyin geneti¤iyle oynad›¤› gibi, sporun geneti¤iyle de oynam›fl ve sporu da yutmufl durumdad›r. ‹flte, tam da bunlardan dolay› bizler, her sosyalist, özgürlükçü bireyin yapmas› gerekti¤i gibi spora gereken ilgiyi göstermeli ve sporu kapitalist dünyan›n pençelerinden söküp almaya çabalamal›y›z. Çünkü, sporun bütün dallar› rekabetin, kapitalist iliflkilerin örüldü¤ü, küfürlerin ortal›kta savruldu¤u alanlar olmaktan ç›kmal›; dinamizmin, canl›l›¤›n, gençli¤in hakim oldu¤u alanlara çevrilmeli.

n› “Eski Yunan’da flflaampiyon atletler ay im zamanda iyi birer düflflüünür veya bil m i l i insan›yd›. Ça¤›m›zda ise spor, b e dünyas›yla veya felsefeyle neredeys tem tezat oluflfltturmaktad›r. Kapitalist sis , her flfleeyin geneti¤iyle oynad›¤› gibi oru p s e v sporun geneti¤iyle de oynam›fl da yutmufl durumdad›r.”

lik›sve ›ll c›i m 18


mart 2009 ‹LKYAZ Ah, kimselerin vakti yok fleyleri anlamaya Durup ince fle Kal›n f›rçalar›n› kullanarak geçiyorlar Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya Yitenler oldu¤u görülüyor bir türküyü açt›lar m› Bak›p kapat›yorlar fleyler Geceye giriyor türküler ve ince fle fl› "Memelerinde biraz irin, biraz bal›k ve biraz gözyafl› Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz flamlar› Sisin dere a¤›zlar›ndan sokulup akfla F›nd›klar›m›z› bas›yor Neyleriz kararan tomurcuklar› Çocuklar›m›za yalvar›yoruz: Aç durun biraz Tecimenlere yalvar›yoruz : Bir "Hotel" bir gizli evlenme az çiziniz Bir banka az çiziniz bir yalvarma flardakilere Bizden size ve sizden d›fla Kar›lar›m›z› yolluyoruz t›rnaklar›n› kesmeye ve demeye -Evet efendimÇocuklar›m›z› yolluyoruz dilenmeye Bizler gidiyoruz yata¤›m›z Tanr›ya emanet Yazlar›n motorlu çingeneleri Ah kimselerin vakti yok fleyler, anlamaya Durup ince fle Baba evleri, ilk kez girilen ›rma¤a dönüfl Topra¤a tutku, kendinden dolay› Kulaklar›m›z› t›k›yoruz: Para para para Kulaklar›m›z› aç›yoruz: Kavga kavga kavga Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga flumuza sonsuz balta, kar›m›za yumruklar içinde Komflu -Bilmiyoruz neden kavga. Sonra kasabam›z›n cezaevinde fltiriyoruz Silgimizi göz önüne yerleflt flletiyoruz Günlerimizi iterek genifll flünmeye Yer aç›yoruz kar›lar›m›z› düflü fleyi düflü flünmeye Bizsiz geçen menevfle fleyleri anlama Durup ince fle Kimselerin vakti olmasa da Okullar›n kad›n ö¤retmencikleri Tatil günlerini ço¤altsalar da Kutsal nemiz varsa onun ad›na Gözlerimiz için ba¤lar dokusalar da Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide Açmaya ilkyaz çiçekleri n Bir gün birileri öte geçelerden n ak› e t l u g Isl›k çalarlar, yan›t veririz"

lik›sve ›ll c›i m 19


diego rivera


LK+gazete1sayi