Issuu on Google+

iflflççinin sesi SAYI

13 HAZ‹RAN 2008 F‹YATI 1,5 YTL www.iscininsesi.com


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

2

POL‹SE SÜSB‹BER‹NDEN ÇELENK! EREN OSMANA⁄AO⁄LU

Y›lmaz: 9-25-37… Cemil: Ne 9-25-37-...? Y›lmaz: Kazanacak numaralar, kesin zenginim 3 gün sonra. Cemil: Yine kumar m› oynad›n? Y›lmaz: Yahu kumar de¤il bu say›sal loto. Cemil: Kumar iflte. Ya, yat›rma paran› böyle fleylere. Y›lmaz: Ç›karsa istersin ama. Cemil: Aman istemem sen zengin olsan hiç çekilmezsin. Y›lmaz: fiimdi sende kaç lira para var, cebindekini say bakay›m. Cemil: 7 Lira 65 Kurufl. Y›lmaz: Bak bende de 6 Lira 50 Kurufl var. Ama 3 gün sonra bende tam… çok para olacak o¤lum. Bugün için benden zenginsin ama bekle yar›n›, gör Y›lmaz’›. Cemil: ‹yi, sevindim senin ad›na. Y›lmaz: Bugünkü çay paras›n› sen öde o zaman. Cemil: Neden ben ödüyorum diyecem? Zaten hep ben ödüyorum, demiyeyim bari. Y›lmaz: Ya, sende 7,65 bende 6,50 ç›kt› sen daha zenginsin o yüzden. Cemil: Mant›kl›, tamam öderim. Y›lmaz: Say›sal ç›ks›n ben öderim ondan sonra. Cemil: Hee buralara tak›lacan o kadar para ç›k›nca bile, büyüksün, bu 1 May›s’ta kafana fazla vurmufllar senin bence. Y›lmaz: Çok vurdular hakkaten. Cemil: Gözümüzün önünde hastaneye bomba att›lar, savaflta olmayacak fley. Y›lmaz: ‹fl emekçiye sald›rmak olunca, herfley serbest tabii. Cemil: Ya onca gaz yedik onca dayak yedik ama seneye daha kararl› gitmeliyiz, sonraki seneye... Ta ki ayaklar bafl olana kadar! Mustafa: Bende gelecem seneye abi, onuruma dokundu, insan kendi vatandafl›na bomba atar m›, ne biçim ülke olduk?

Y›lmaz: Bence biz de polisi protesto için bir eylem yapal›m. Cemil: Ne yapacaz? Y›lmaz: Bak bizim Duvar Halil var ya, hani flu bütün bahçesine süs biberi ekiyor hafif deli bi adam. Cemil: Eeee? Y›lmaz: Bir gece girip bahçesine bir çuval süs biberini iç edecez, sonra afla¤›daki çiçekçi var ya, ondan eski bir çelenk alacaz. Cemil: Yok art›k! Y›lmaz: Var art›k dinle, süs biberlerinden bir çelenk yap›p gönderecez emniyet müdürüne. Cemil: Lan hofluma da gitmedi de¤il haa. Ama Duvar Halil’e ay›p olur. ‹zin alal›m, verir o biberi. Y›lmaz: Vermez o cimri, sen bana b›rak o k›sm›. Adam günün yar›s› uyuyor ben hallederim. Bu arada Aksaray’daki zehirlenme vakalar›-

n›n sebebi su ç›km›fl. Suyu içip suda bifley yok diyen belediye baflkan› da c›rc›r olsun ister misin. Makam› bok götürecek Cemilim. Cemil: Onu bilmem de bir zamanlar bir bakan da çay içmiflti ya radyasyon yok diye. Bunlar akraba m› acaba? Y›lmaz: Tabii, bunlar hep bir soydan! Kendilerini denek hayvan› m› san›yorlar acaba? Mustafa: Çay isteyen var m›? Sigara yasak art›k, Y›lmaz söndür kardeflim. Y›lmaz: Zati çay›n kötü, bir de sigaram›za kar›flma kardeflim. Mustafa: Ya ifl yerine de ceza kesiyorlar Y›lmaz. Seni düflündü¤ümden de¤il. Y›lmaz: Heh, bana kesecekleri ceza önemsiz, hastalanmam önemsiz, senin iflyerin önemli! Ya

ne bencil adams›n o¤lum sen. Mustafa: Sigara içme, bu günkü çaylar benden! Y›lmaz: ‹yi, aha söndürdüm, getir üç çay! Mustafa: Ya ne yapacan üç çay›? Y›lmaz: Ben içerim yavafl yavafl belefl de¤il mi? Aç televizyonu. Mustafa: Kraliçe gelmifl herkes onun peflinde kofluyor. ‹ki gündür baflka bifley olmad› sanki ülkede. Cemil: Susun bir dakka. Bak yine kaza olmufl tersanede. Mustafa: Ya kardeflim kimse dur demiyecek mi bu ifle? Savc›lar falan niye kapatm›yor buralar›? Cemil: Bilmem kaç kiflinin ölmesi laz›m! Y›lmaz: E tabii, tersanelerde milletvekili yak›nlar› yok, önemsemezler.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

GÜNDEM

3

Hükümet Haklar›m›za Sald›r›yor

D‹RENME ZAMANI Ya sermaye s›n›f›n›n SSGSS ve “‹stihdam Paketi” gibi sald›r›lar›n› geriletece¤iz; ya da sofram›zdaki afl›m›z azalacak, daha fazla yoksullaflaca¤›z, daha az ve kalitesiz sa¤l›k hizmeti alaca¤›z, daha çok iflsiz kalaca¤›z. ‹flçi s›n›f›n›n kararl›l›¤›n› ve gücünü göstermesi gereken daha uygun bir zaman var m›? Birlik, Mücadele ve S ›n›f›m›z›n Dayan›flma günü 1 May›s’› tüm dünyadaki iflçi kardefllerimizle birlikte kutlad›k. 1 May›s, (‹stanbul d›fl›nda) ülkenin dört bir yan›nda yürüyüfl ve mitinglerle kutlan›rken, bu y›l geçti¤imiz y›llara göre daha genifl ve daha coflkulu bir kat›l›m oldu. ‹stanbul ise bir kez daha kolayca haf›zalardan silinmeyecek bir devlet terörüne sahne oldu. Emek örgütleri bu y›l 1 May›s’› Taksim’de kutlamak konusunda ›srarl› oldu. ‹flçinin Sesi’nin sürekli alt›n› çizdi¤i gibi, AKP patronlar s›n›f›n›n temsilcisi oldu¤unu bir kez daha ispatlad› ve iflçi düflman› yüzünü bu kez hiç gizleme gere¤i bile duymadan gösterdi; 1 May›s’› bar›flç› biçimde kutlamak isteyen iflçilere vahflice sald›rd›. Buna karfl›l›k iflçiler, sosyalist/devrimci güçlerle birlikte Taksim’i kuflatt›. Her cadde, her sokak Taksim ve 1 May›s meydan› oldu. Kendisine karfl› aç›lan kapatma davas›nda özgürlükçü ve demokrat kesilen, her defas›nda demokrasiyi savunuyor görünen AKP, iflçilere vahflice -hem de iflçi bayram›nda- sald›rarak sadece kendine demokrat oldu¤unu ve ikiyüzlülü¤ünü ortaya koydu. Küresel ve yerli sermayenin AKP Hükümeti eliyle uygulad›¤› iflçi s›n›f›na yönelik sald›r›lara, artan yoksullaflmaya ve iflsizlik tehdidine karfl› s›n›f›m›z›n son y›llarda

hareketlenmeye bafllad›¤›n› tespit ediyoruz. Kristal-‹fl Sendikas›n›n, fiiflecam’a ait 11 fabrikada, 5 bin iflçi ad›na grev karar› almas› bunun yeni bir ad›m›d›r. Yine uzun zamand›r ifl cinayetlerinin yafland›¤› Tuzla tersanelerinde cinayetlerin devam etmesi

ve tüm devlet yetkililerinin umursamaz tavr›na karfl› Tuzla tersane iflçileri 16 haziranda grev yapma karar› ald›. ‹flçi s›n›f›na karfl› sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› bir dönemde bu grev ve direnifl kararlar› iflçilere moral kayna¤› oluyor.

Fotograf:niyazi selçuk

Geçti¤imiz 1 May›s’ta AKP patronlar s›n›f›n›n temsilcisi oldu¤unu bir kez daha ispatlad› ve iflçi düflman› yüzünü bu kez hiç gizleme gere¤i bile duymadan gösterdi; 1 May›s’› bar›flç› biçimde kutlamak isteyen iflçilere vahflice sald›rd›. Buna karfl›l›k iflçiler, sosyalist/devrimci güçlerle birlikte Taksim’i kuflatt›. Her cadde, her sokak Taksim ve 1 May›s meydan› oldu.

Son dönemlerde tüm dünyada ve ülkede bir g›da kriziyle karfl› karfl›yay›z. Baflta pirinç olmak üzere, yoksulluk s›n›r›nda yaflayanlar›n vazgeçilmezleri aras›nda olan kuru g›da ve bakliyat fiyatlar› sürekli art›yor. Paraya doymayan uluslararas› kapitalistler, bu kez gözlerini yoksullar›n g›das›na dikti. Borsada al›n›p sat›lan mallara dahil edilen bu g›dalar›n fiyatlar›yla istendi¤i gibi oynan›rken insanlar açl›kla karfl› karfl›ya kal›yor. Buna karfl› bir Hükümet yetkilisi, “Birkaç gün pirinç yerine bulgur yersek fiyatlar düfler” tarz›nda ve adeta insanlarla dalga geçer gibi aç›klamalar yap›yor. AKP, SSGSS yasas›ndan sonra “‹stihdam Paketi” ad› alt›nda iflçi haklar›n› budayan yeni bir yasay› da Meclis’ten geçirdi. Bunlar, iflçiden al›p patrona verme paketleridir. Yasalar geçti ama bu, mücadelenin bitti¤i anlam›na gelmiyor. ‹flçi s›n›f›na karfl› bu sald›r› yasalar›, iflçi s›n›f›n›n kararl› karfl› durufl ve direnifllerinin yükseltilmesiyle geri çektirilebilir. Ya sermaye s›n›f›n›n bu sald›r›lar›n› geriletece¤iz; ya da sofram›zdaki afl›m›z azalacak, daha fazla yoksullaflaca¤›z, daha az ve kalitesiz sa¤l›k hizmeti alaca¤›z, daha çok iflsiz kalaca¤›z. ‹flçi s›n›f›n›n kararl›l›¤›n› ve gücünü göstermesi gereken daha uygun bir zaman var m›?


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

POL‹T‹KA

4

1 May›s Dünya ‹flçi ve Emekçilerinin Bayram›

AKP’N‹N MASKES‹ DÜfiTÜ Hükümet, 1 May›s’› tatil ilan etmek ve Taksim’i iflçilere açmak yerine, hepsi hepsi 1 May›s’a “Emek ve Dayan›flma Günü” ad›n› verme karar› alabildi. Efli görülmez bir ikiyüzlülükle, 1 May›s’›n birçok ülkede tatil olmad›¤›n› aç›klad›lar. Oysa 1 May›s dünyan›n çok büyük bölümünde, 135 ülkede resmi tatildir. Tatil olmayan ülkeler ise faflist ve aç›k diktatörlükle yönetilen ülkelerdir. HAL‹T ELÇ‹

1

May›s, tüm dünya iflçilerinin “Birlik, Mücadele ve Dayan›flma Günü”dür. Yani iflçi bayram›d›r. 1 May›s günü dünyan›n her yan›nda biz iflçiler caddelere, meydanlara ç›kar, s›n›f kardefllerimizle, di¤er emekçilerle birlikte haklar›m›z› savunur ve özgür, sömürüsüz bir dünya özlemimizi dile getiririz. 2008 1 May›s›nda Türkiye’de biz iflçiler dünyan›n her yerinde oldu¤u gibi 1 May›s’› meydanlarda kutlamak istedik. ‹stanbul d›fl›nda bunu gerçeklefltirdik. Tüm Türkiye’de yüzbinlerce iflçi ve emekçi yürüyüfl ve mitinglerle s›n›f›m›z›n sesini duyurdu. Ama ‹stanbul’da 1 May›s farkl› geçti. ‹stanbul, özellikle Taksim Meydan› iflçi s›n›f› için önemliydi. Taksim’de yap›lan, 500 bin kiflinin kat›ld›¤› 1977 1 May›s›nda emek ve halk düflmanlar› meydan› kana bulam›fl ve 37 kardeflimizi orada katletmiflti. Bu nedenle, emek örgütleri ve sol örgütler geçen y›l oldu¤u gibi 1 May›s’› Taksim Meydan›’nda kutlama konusunda ›srarl› oldular ve 1 May›s’›n tatil ilan edilmesini istediler. AKP Hükümeti de baflta bu talepleri olumlu karfl›layacakm›fl gibi iflaretler verdi. Ama konuyu görüflen Hükümet, 1 May›s’› tatil ilan etmek ve Taksim’i iflçilere açmak yerine, hepsi hepsi 1 May›s’a

“Emek ve Dayan›flma Günü” ad›n› verme karar› alabildi. Efli görülmez bir ikiyüzlülükle, 1 May›s’›n birçok ülkede tatil olmad›¤›n› aç›klad›lar. Oysa 1 May›s dünyan›n çok büyük bölümünde, 135 ülkede resmi tatildir. Tatil olmayan ülkeler ise faflist ve aç›k diktatörlükle yönetilen ülkelerdir. Böylece Türkiye’nin de bu ikinci s›n›f ülkeler grubunda yer ald›¤› bir kez daha teyit edildi. Baflbakan Tayyip Erdo¤an, bu karara itiraz eden emek örgütlerine karfl› tavr›n› sertlefltirdi ve “Ayaklar bafl olursa k›yamet kopar” incisini döktürdü. Sürekli “halktan insanlar” olduklar›n› söyleyerek halk›n oyunu alan AKP’liler, böylece emekçileri ve halk› nas›l “ayak tak›m›” olarak gördüklerini Erdo¤an’›n a¤z›ndan ortaya koymufl oldular. Gerçekten de gerek Erdo¤an, gerek Abdullah Gül halk›n aras›ndan ç›km›fllard›. Ama bugün vard›klar› yer, sermaye sahipli¤i ve sermaye s›n›f›n›n sözcülü¤üdür. O yüzden Erdo¤an’›n sözünü fazla yad›rgamamak gerekir. O, patronlar s›n›f›n›n do¤al bak›fl aç›s›n› yans›tm›flt›r. 1 May›s öncesinde AKP Hükümetinin ve emrindeki ‹stanbul Valisinin aç›klamalar› giderek sertleflti ve 1 May›sç›lara fliddet uygulamakla tehdit ettiler. Nitekim 1 May›s günü iflçi ve emekçi-

leri Taksim’e ç›karmamak için tam 30 bin polis, 5 bin gaz bombas› getirildi. Ve 1 May›s günü, s›rf iflçilerin 1 May›s’› kutlamas›n› engellemek için ‹stanbul felç edildi. Polis Taksim etraf›ndaki genifl bir çember içinde 1 May›s için toplanan her gruba gaz bombalar›yla, coplarla sald›rd›. Yüzlerce kifli gözalt›na al›nd›. Tam bir devlet terörü uyguland›.

Buna karfl›l›k 1 May›s’› kutlamakta ›srar eden iflçi ve emekçiler Taksim’in yolunu kesen polis barikatlar›na yüklendi, Taksim’i kuflatt›. Böylece gün boyunca tüm ‹stanbul Taksim ve 1 May›s meydan› haline geldi. Gelecek 1 May›slar› yüzbinlerce s›n›f kardeflimizle birlikte Taksim 1 May›s Meydan›nda kutlayaca¤›z. Hiç kuflkumuz yok.

“Ayaklar bafl olursa…” laf›n› eden Tayyip Erdo¤an ve ekibinin ço¤u halk›n aras›ndan ç›km›fllard›. Ama bugün vard›klar› yer, sermaye sahipli¤i ve sermaye s›n›f›n›n sözcülü¤üdür. O yüzden Erdo¤an’›n sözünü fazla yad›rgamamak gerekir. O, patronlar s›n›f›n›n do¤al bak›fl aç›s›n› yans›tm›flt›r.


iflflççinin sesi

HAZ‹RAN 2008

HABER-YORUM

5

AKP iktidar›nda Tuzla Tersanelerinde ‹fl Cinayetlerinde 52 ‹flçi Öldü.

YETER! 16 HAZ‹RAN’DA GREVDEY‹Z! günlerde kaza ve ölümlere hiç G eçti¤imiz de yabanc› olmayan Tuzla Tersanelerinde bir günde iki ölüm daha gerçekleflti. ‹lk kaza haberi; bundan bir hafta önce bir iflçinin ölüp 6 iflçinin yaraland›¤› Selah Tersanesinden geldi. Deniz Kafl›keman adl› iflçi, üzerine sac düflmesi sonucu öldü. ‹kinci kaza haberi ise Desan Tersanesinden geldi. Murat Çal›flkan, gece saatlerinde çal›flt›¤› tersanede, iskeleden, kaynak yapt›¤› geminin güvertesine düfltü ve öldü. ‹ki tersane için de bu ilk kaza de¤il. ‹fl cinayetleri konusunda sicilleri oldukça kabar›k. Son 9 ayda 24 iflçi; AKP’nin 6 y›ll›k iktidar› boyunca 52 iflçi hayat›n› ifl cinayetlerinde kaybetti. Ne tersane patronlar› ve onlar›n örgütü G‹SB‹R, ne AKP hükümeti, ne de ondan önceki hükümetler (tersane patronlar›n›n aras›nda AKP, CHP ve MHP yöneticileri ve milletvekilleri var), y›llarca Tuzla Tersanelerindeki ölümleri, kazalar› görmediler. Ama art›k ne kadar görmek ve duymak istemeseler de Tuzla’dan yükselen seslerden kaçam›yorlar. Çünkü art›k Tuzla’da iflçiler ayakta. ‹flçiler “Haklar›m›z ‹çin Greve” diyorlar. 27-28 fiu-

Tuzla'da iflçilerden tabutlu protesto Tuzla'da toplanan D‹SK'e ba¤l› Limter-‹fl Sendikas› üyesi bir grup, tersanelerdeki ifl kazalar› ve iflçi ölümlerini protesto etti. Selah Tersanesi önüne gelerek slogan atan ve ellerinde tabutlar tafl›yan grup ad›na bir bas›n aç›klamas› yapan Limter-‹fl Genel Baflkan› Cem Dinç, Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan› Faruk Çelik'in geçen y›l 2 tersanede yapt›¤› denetlemenin ard›ndan 17 iflçinin daha ifl kazalar›nda öldü¤ünü belirterek, olaya tepki gösterdi. ‹flçilerin ölümünde kusuru bulunanlar hakk›nda yasal ifllem yap›l-

bat’taki 2 günlük grevin ard›ndan, 16 Haziran’da tekrar greve ç›k›yorlar. Bundan 38 y›l önce Kocaeli’nden ‹stanbul’a kadar bütün caddelerin ve meydanlar›n iflçiler taraf›ndan fethedildi¤i; hayat› üretenlerin hayat› durdurdu¤u flanl› 15-16 Haziran’›n y›ldönümünde, tersane iflçileri s›n›f kardefllerinden ald›klar› bayra¤› dalgaland›racaklar.

GREV TALEPLER‹ •‹fl cinayetlerinin sorumlular› yarg›lans›n •Tuzla tersanelerinin denetimini Limterfl, TMMOB, TTB, Baro, Çal›flm flma Bakanl›‹fl, flan ba¤›ms›z bir ko¤› ve G‹SB‹R’den olufla misyon yaps›n •A¤›r ve Tehlikeli ‹fl Kolu Yönetmeli¤i uygulans›n fleronluk sistemi kald›r›ls›n •Tafle •7,5 saatlik ifl günü uygulans›n •Sigortalar›m›z ana firma taraf›ndan ve ald›¤›m›z ücret üzerinden yat›r›ls›n flçilere sa¤l›kl› bar›nma evle•Gurbetçi iflç ri sa¤lans›n •Sendikaya tersanelerde temsilcilik açma hakk› tan›ns›n

mas› gerekti¤ine iflaret eden Dinç, tersanelerdeki sorunlar›n çözümünü istemek amac›yla 16 Haziran’da ifl b›rakma eylemi yapacaklar›n› kaydetti. (20 May›s)

‹fl cinayetlerinin sorumlular›na suç duyurusu ‹nsan haklar› savunucular› 20 May›s günü Çal›flma Bakan›, G‹SB‹R ve baz› tersane sahipleri hakk›nda suç duyurusunda bulundu. Sultanahmet Adliyesi'nde bir araya gelen ‹HD üyeleri Tuzla'da yaflanan son üç ifl cinayetinin sorumlular›n›n cezaland›r›lmas›n› istedi. ‹nsan haklar› savunucular› Çal›flma Bakan› Faruk Çelik, G‹SB‹R

Baflkan› Murat Bayrak, Desan Tersanesi sahibi Cengiz Kaptano¤lu, Selah Tersanesi sahibi Erkan Selah, Lord Marin ve baz› tafleron flirket yöneticileri hakk›nda inceleme

bafllat›lmas›n› talep etti. ‹HD üyeleri suç duyurusunda bulunduktan sonra Sultanahmet Park›'nda bir bas›n aç›klamas› yapt›. (20 May›s)


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

HABERLER

6

Haberler... Haberler... Haberler... Haberler... Bosal iflçileri sendikas›na sahip ç›k›yor Birleflik Metal-‹fl Sendikas›’n›n yo¤un çabalar sonucu 2 y›l önce yetki ald›¤› Gebze fiube’ye ba¤l› Bosal Mimaysan fabrikas›nda sendikan›n tasfiyesine dönük çabalar bofla ç›kart›l›yor. Birleflik Metal-‹fl Sendikas›’n›n yerine patron ufla¤› Türk Metal’in iflyerinde patronlar eliyle örgütlendirilmesi çal›flmalar›na, jandarma ve Türk Metal’in sald›r›lar›na 280 Bosal iflçisi baflka iflletmelerden de gelen metal iflçileriyle beraber karfl› koydular. 2 Nisan 2008 tarihinde, yüzde 51 Belçika sermayeli Bosal’daki bask›lar›n Belçika Baflkonsoloslu¤u önünde bas›n aç›klamas›yla protesto edilmesinin ard›ndan ayn› gün içinde Bosal patronunun fabrika önüne getirdi¤i Türk-Metal beslemelerinin sald›r›s› sonucunda üç iflçi yaraland›, iki Bosal iflçisi de gözalt›na al›nd›. Bosal patronunun art arda yapt›¤› sald›r›lar sonucu aralar›nda 2 sendika temsilcisinin bulundu¤u 6 kifli iflten at›lm›flt›. ‹flten at›lan Bosal iflçileri 9 May›s günü Bosal yönetimiyle yap›lan görüflmeler sonucunda ifle geri al›nd›lar. ‹fle al›nan 2’si sendika temsilcisi olmak üzere 6 iflçi 13 May›s günü iflbafl› yapt›lar. (14 May›s)

Nefle Plastik patronunun ücret maddelerinde sendikan›n talep etti¤i ücret art›fl›na yanaflmamas› greve giden yolu açt›. Petrol-‹fl Genel Merkez yöneticilerinin de bulundu¤u törenle 13 May›s günü bafllayan grevle birlikte Nefle Plastik iflçileri iflyeri önüne “Bu iflyerinde grev var” pankart›n› ast›lar. (13 May›s)

fle geçen DESA iflçilerine ve sendikac›lara yönelik yo¤un bask› sürüyor. 29 Nisan’dan bu yana iflten atmalar›n yafland›¤› DESA’da, toplam 41 iflçi iflten ç›kar›ld›. Fabrikan›n önünde bekleyifllerini sürdüren iflçiler, sendikal› olarak ifle geri dönene kadar direnifllerine devam edeceklerini belirtiyorlar. Direniflçi iflçiler de fabrikada çal›flan iflçilerden ve Düzce halk›ndan destek isteyerek “Biz Nergis Tekstil'de 789 iflçi iflten ç›kar›ld› sadece kendimiz için de¤il, tüm organize iflçileCavit Ça¤lar’a ait Nergis Tekstil’de 5 ay önce ri ve de tüm Düzce halk› için bu direniflte kararücretsiz izne ç›kar›lan iflçiler tazminat ve maafl l›y›z” dediler. ücretleri verilmeden iflten ç›kar›ld›. Ma¤duri(23 May›s) yetlerinin giderilmesini isteyen iflçiler 16 May›s Meski iflçileri ifl b›rakt› günü iflyeri önünde eylem yapt›. Bursa Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Mersin’de Meski’nin alt yap› ifllerini yapan “sisfabrikada Teksif üyesi 789 iflçi 5 ay önce keyfi tem yap›” flirketinde çal›flan 40 kadar iflçi ifl biçimde ücretsiz izine ç›kar›lm›flt›. Tazminat b›rakma eylemi yap›yor. ‹fl b›rakma eylemi haklar› ve maafl alacaklar› verilmeyen iflçiler, yapan iflçiler 3 ayd›r maafllar›n› alamd›klar›n› ifl akitleri de feshedilmedi¤i için baflka bir iflye- zor durumda olduklar›n› söylediler bu durumun rinde çal›flamaz hale getirilmifl ve ma¤dur du- daha öncede ya?and›¤›n› ve iflçi dövmelerine kadar varan olaylar›n geli?ti¤ini belirttiler. rumda b›rak›lm›flt›. ‹fl yeri önünde eylem yaparak ma¤duriyetleri- Yaflanan bu durumun acilen çözülmesini nin giderilmesini isteyen iflçilerin tümünün ç›k›- isteyen iflçiler ifl b›rakma eyleminin al›nterimfl›n›n verildi¤i bildirildi. ‹flçilerin tazminat hak- izin hakk›n› alana kadar devam edece¤ini lar› ve maafl alacaklar› konusunda ise bir öde- belirterek yaflanan bu hak gasplar›n›n art›k son bulmas›n› talep ettiler. me yap›lmad›¤› kaydedildi. (17 May›s) (30 May›s)

Ceylanp›nar'da bin 200 tar›m iflçisi iflten at›ld›

Gebze’de 141 iflçi grevde! Gebze’de süren grev ve direnifllere bir yenisi daha eklendi. Petrol-‹fl Sendikas› 2 No’lu fiube’de örgütlü Nefle Plastik iflçileri Gebze fiekerp›nar TOSB-TAYSAD Organize Sanayi Bölgesi'nde greve ç›kt›lar. Petrol-‹fl üyesi 141 Nefle Plastik iflçisi, 5 Aral›k 2007 tarihinde bafllayan toplu sözleflme görüflmelerinde yaflanan t›kanma sonucu greve ç›kt›.

fianl›urfa'n›n Ceylanp›nar ilçesinde mevsimlik olarak çal›flan yaklafl›k bin 200 Tar›m ‹flletme Genel Müdürlü¤ü (T‹GEM) çal›flan›, müteahhit taraf›ndan iflten at›ld›. Ücretlerinin azl›¤›na ve sigorta primlerinin yat›r›lmamas›na tepki gösterdikleri için iflten at›ld›klar›n› belirten iflçiler, 10 gündür çal›flmad›klar›n› ve yetkililerin bu duruma seyirci kald›¤›n› söyledi. (18 May›s)

Desa iflçileri direnmekte kararl› Deri-‹fl sendikas›na üye olduklar› için iflten at›lan ve Düzce'deki fabrikan›n önünde direnifle geçen DESA iflçileri çeflitli demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de kat›l›m›yla 8 May›s Perflembe günü Sefaköy'de bulunan DESA fabrikas›n›n önünde bir bas›n aç›klamas› düzenledi. 29 Nisan'da iflten at›lmalar›n bafllamas›yla direni-

Dimes’te sözler hâlâ tutulmad› 6 ay önce Tek G›da-‹fl Sendikas›na üye olduklar› için iflten at›lan Dimes meyve suyu fabrikas› iflçileri ‹zmir’deki fabrikan›n önünde direnifle bafllam›fl ve 38 gün direnmiflti. Bu direnifl, sendika baflkan› Mustafa Türker, fabrikan›n sahibi ve milletvekili Orhan Diren ve Türk-‹fl eski baflkan› Bayram Meral aras›ndaki sözlü bir anlaflmayla sona erdirilmiflti. ‹flçinin Sesi olarak bu anlaflman›n yaz›l› olmamas›n›n ve ba¤lay›c›l›k tafl›mamas›n›n bir eksiklik oldu¤unu belirtmifltik. Aradan 5 ay geçmesine ra¤men sendika ve patronun iflçilere verdikleri sözler hâlâ tutulmad›. Yap›lan sözlü anlaflmaya göre iflçiler Ocak ay›n›n sonunda ifle sendikal› olarak geri döneceklerdi. Görüfltü¤ümüz direniflçi iflçiler, Tek G›da-‹fl Sendikas›n› ve Orhan Diren’i iflçilere verdikleri sözleri tutmaya ça¤›r›yor. ‹flçinin Sesi-‹zmir


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

HABERLER

7

GREVLER VE GÖSTER‹LER ‹fiÇ‹ SINIFINA KEND‹ GÜCÜNÜ GÖSTERD‹

DAYANIfiMA SEND‹KASI’NDAN YÖRSAN D‹REN‹fi‹NE DESTEK Yörsan Süt Ürünleri Fabrikas›nda Tek G›da ‹fl Sendikas›na üye olduklar› için iflten at›lan ve aylard›r fabrikan›n önünde direniflte olan 402 iflçiyi direniflin 159. gününde Dayan›flma Sendikas› üyeleri ziyaret etti. ‹zmir, Bursa, Bal›kesir ve ‹stanbul’dan temsilcilerin kat›l›m›yla gerçekleflen ziyarette “Kölelefltiremeyeceksiniz ‹flçiyiz Var›z” yaz›l› pankart› açarak yürüyüfle geçen Dayan›flma Sendikas› üyelerine polis müdahale etti. Pankart› ve yürüyüflü engellemeye çal›flan polise kitle “Yörsan ‹flçisi Yaln›z De¤ildir, Direne Direne Kazanaca¤›z” slogan›yla karfl›l›k verdi. Bu esnada direniflteki Yörsan iflçileri de sloganlar atarak Dayan›flma Sendikas› üyelerini karfl›lamak için yola ç›kt›. Dayan›flma Sendikas›’n›n kararl› tutumu ve direniflteki iflçilerin coflkulu karfl›lamas›yla polis engeli afl›ld› ve hep birlikte sloganlar eflli¤inde fabrikan›n önüne yüründü. Burada direniflteki iflçiler ad›na bir konuflma yap›ld›. Konuflmada direniflteki iflçilerin hakl›l›¤›na ve kararl›l›¤›na vurgu yap›l›rken, Dayan›flma Sendikas›’na ziyaretinden dolay› teflekkür edilip s›n›f dayan›flmas›n›n önemine de¤inildi. Ard›ndan Dayan›flma Sendikas› ad›na ‹stanbul’dan kat›lan Özgür Parlak ve ‹zmir’den kat›lan Hasan Özgün birer konuflma yapt›. Her iki konuflmada da s›n›f mücadelesinde son bir y›lda yaflanan yükselifl ve bunun parças› olarak Yörsan direniflinin zaferle sonuçlanmas›n›n iflçi s›n›f›n›n bütünlüklü kazan›mlar› aç›s›ndan önemi vurguland›. Daha sonra da Dayan›flma Sendikas› üyeleri müzik ve fliir dinletisinin yan›nda k›sa bir tiyatral gösteriyle de direnifle moral deste¤i verdi. Son olarak direniflteki iflçilerin sloganl› u¤urlamas›yla ziyaret son buldu. (11 May›s) ‹flflççinin Sesi-‹zmir

Yörsan ve Arçelik iflçileriyle dayan›flma eylemi Sendikal› olduklar› için ifllerinden at›lan ve iflyerlerinin önünde aylard›r direnifl sürdüren Yörsan ve Arçelik iflçilerinin de kat›l›m›yla 19 Nisan günü, ‹stanbul-Taksim tramvay dura¤›ndan Galatasaray Postanesine yüründü. Yörsan Yersen ‹nisiyatifi taraf›ndan düzenlenen, çeflitli sendika ve demokratik kitle örgütlerinin de destek verdi¤i eylem s›n›f dayan›flmas›n›n güzel bir örne¤i oldu. Yaklafl›k 200 kiflinin kat›ld›¤› eylemde “Yafla-

s›n S›n›f Dayan›flmas›”, “Yörsan ‹flçisi Yaln›z De¤ildir”, “Yörsan Tüketme ‹flçi Hakk› Yeme” gibi sloganlar at›ld›. Taksim Tramvay Dura¤›’nda polis taraf›ndan önleri kesilen eylemciler bir süre burada sloganlarla bekledi. Yap›lan pazarl›k sonras›nda Polis barikat›n›n aç›lmas›n›n ard›ndan ‹stiklal Caddesi boyunca sloganlarla yürüyüfle devam edildi. Galatasaray Postanesinin önünde topland›ktan sonra yap›lan konuflmalarda birlik ve dayan›flma mesajlar› verildi. ( 19 Ni sa n )

‹zmir Büyükflehir Belediyesi ve ba¤l› flirketler ile toplu sözleflme görüflmeleri devam eden Belediye-‹fl Sendikas›n›n 2. fiube bafl kan› Ahmet Muto¤lu, 4. fiube baflkan› Cemal Küpeli ve 6. fiube baflkan› Adnan Güntay konufltuk. ‹flçinin Sesi: ‹flçi s›n›f›n›n son y›llardaki hareketleniflini neye ba¤l›yorsunuz? Adnan Güntay: ‹flçiler özellikle son dönem hükümetin ç›kartm›fl oldu¤u yasalarla sahip olduklar› bütün haklar›n› kaybettiler. Özellikle ‹MF ve Dünya Bankas› merkezli yürütülen ekonominin yan› s›ra ABD ve AB’nin bölgede yürüttü¤ü savafl politikalar› Türkiye’de iflçilerin ve yoksullar›n daha fazla sömürülmesine ve yoksullaflmas›na yol açt›. Bu sald›r›lar›n sonucunda da iflçi s›n›f› burjuvazinin hiç beklemedi¤i bir anda yeniden harekete geçti. Devam eden grevler, kazan›lm›fl grevler ve yap›lan gösteriler iflçi s›n›f›na kendi gücünü görmesinde yard›mc› oldu. Ancak iflçi s›n›f›n›n örgütlenmemesi için elinden geleni yapan Hükümet, demokrasiyi rafa kald›r›p emek örgütlerine, iflçilere, yoksullara karfl› faflist sald›r›lar›na bafllad›. Özellikle özel sektörde iflçilerin örgütlenmesine karfl› gerek devletin tutumu gerekse patronlar›n mafyavari hareketleri ve fliddet iflçilerin örgütlenmeleri önünde büyük engel oluflturuyor. Ama buna ra¤men iflçi s›n›f› kendi örgütlenmesine devam edecektir. 1 May›s’ta Taksim’de yaflanan olaylar bunun en aç›k ifadesidir. ‹flçinin Sesi: Devam etmekte olan toplusözleflme görüflmelerinizde durum nas›l? A.G: Biz Belediye-‹fl Sendikas› olarak Aral›k ay›ndan itibaren bu görüflmeleri yürütüyoruz. 4150 iflçi ad›na ‹zulafl, ‹zbelkom, Eshot, ‹zsu ve Büyükflehir Belediyesi ile görüflmelerimiz devam ediyor. ‹zbelkom ve ‹zulafl’ta toplu sözleflme süresi ile ilgili s›k›nt›lar yaflan›yor. Orada 3 y›ll›k sözleflmeler var, biz 24 ayl›k istiyoruz. Onun haricinde zam oranlar›nda anlaflmazl›klar devam ediyor. Biz 5 kurum için ortalama yüzde 22 zam istiyoruz. Belediye yüzde 7’de ›srarl›. Di¤er sosyal haklarda bir problem yok. Daha önceki kazan›mlar›m›z devam ediyor. ‹flçinin Sesi: SSGSS ve ‹stihdam Paketi ile gelen de¤ifliklikler toplusözleflmeleri nas›l etkiler? A.G: Esnek çal›flma ve telafi çal›flma yasalar›na karfl› geçmifl dönemlerde maddeler koyarak tedbirleri ald›k, bu noktalarda pek s›k›nt›m›z yok. Genel olarak ücret ve sözleflme süreleri ile ilgili s›k›nt›lar var. ‹zulafl’ta ve ‹zsu’da grev hakk›m›z olmad›¤› için yüksek hakeme gittik. Di¤erlerinde bütün anayasal ve yasal haklar›m›z› kullanaca¤›z. ‹flçinin Sesi-‹zmir


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

HABER

8

Dünyadan... Haberler... Dünyadan... Haberler... ‹ranl› fleker pancar› iflçileri direniyor

netiminin görevden al›nmas›n› talep ediyorlar. Son bir y›l içinde üçüncü kez greve giden iflçile‹ran’da greve giden 3 bin fleker pancar› iflçisi rin befl önderi daha 20 May›s’ta mahkemeye ç›grevin 13. gününde fiufl kentinde aileleriyle birkart›lacak. En son 15 May›s günü 2000 iflçinin likte büyük bir yürüyüfl yapt›. Kent halk›n›n yapt›¤› yürüyüfle polis sald›rarak befl iflçiyi yagrevcilere verdi¤i destekle gösteriye kat›lanlaralam›flt›. fieker pancar› iflçileri yürüyüfllerine r›n say›s› 5 bine ulaflt›. Sabah saatlerinden itidevam edeceklerini aç›klad›lar. baren aileleriyle birlikte Valilik önünde topla(19 May›s) nan grevci iflçiler “Onurlu yaflamak hakk›m›z”, “Davalar sona ersin”, “Haft Tapeh iflçileri açl›k- Paris’te ö¤retmenler sokaklarda tan ölüyor” sloganlar› att›lar. Saat 11’de iflçileParis’te onbinlerce ö¤retmen 18 May›s’ta, en re göz yaflart›c› gazla sald›ran polis, iki iflçinin büyük e¤itim sendikas› FSU’nun ça¤r›s›yla, hastaneye kald›r›lmas›na neden oldu. e¤itim alan›nda gerçeklefltirilmesi ön görülen 11 May›s’tan bu yana grevde olan Haft Tapeh kadro k›s›tlamalar›n› protesto etmek için sofleker pancar› iflçileri iki ayl›k fazla mesai ücretka¤a ç›kt›. Sendikaya göre eyleme 45 000 inlerinin ödenmesini, iflçi önderlerine karfl› aç›lan san kat›ld›. davalar›n düflürülmesini, flirketin müdür ve yö(18 May›s)

Almanya'da emekliler ayakta Emekli maafl›n›n düflürülmesi, emeklilik yafl›n›n yükseltilmesi, sa¤l›¤›n paral› olmas›, sonunda Almanya’da emeklileri çileden ç›kard›. Yoksulluk s›n›r›nda yaflayan emekliler, haklar›n› aramak için soka¤a ç›kt›lar. (17 May›s)

MAHALLA D‹REN‹fiÇ‹LER‹YLE DAYANIfiMA ZAMANI Ortado¤u'nun en büyük tekstil fabrikalar›ndan birisi olan M›s›r’daki Mahalla tekstil fabrikas›nda çal›flan 25 bin iflçi, ortalama 350 M›s›r poundu (60 dolar) tutar›ndaki ücretlerinin art›r›lmas›n› ve fabrikan›n sa¤l›k tesisindeki koflullar›n iyilefltirilmesini talep ederek, 6 Nisan'da grev ilan etmifllerdi. Baflkente iki saat mesafedeki Mahalla flehri, 6 Nisan günü 35 bin polisle çevrilerek kente girifl ç›k›fllar durduruldu. 5 Nisan'da devlet güdümlü sendika federasyonu M›s›r Genel ‹flçi Federasyonu'nun da deste¤iyle yasad›fl› ilan edilen greve öncülük eden çok say›da iflçi grev öncesinde tutukland›. Grevi engellemek için seferber olan polis ö¤leden itibaren greve ç›kan iflçilere flehrin her yan›nda atefl açt›, 7 kifli öldü. Ölenlerden biri 9 yafl›nda bir çocuktu. Polis, flehrin her yan›nda grevcileri desteklemek üzere gösteri yapan çocuklara atefl açt›.

Öte yandan, vergi toplama memurlar› ve birçok fabrikadaki ba¤›ms›z iflçi örgütlenmeleri 6 Nisan'da bulunduklar› bütün kentlerde Mahalla iflçileriyle dayan›flma grevleri ve eylemleri düzenleme karar› ald›lar. Mahalla ‹flçileriyle Dayan›flma Komitesi de M›s›r halk›n› ve iflçilerini Mahalla iflçilerinin eylemini desteklemeye ça¤›rd›. Özellefltirme ve bask› politikalar›n› son h›zla sürdüren Hüsnü Mübarek yönetiminin 6 Nisan eylemini engellemek için her türlü bask›ya baflvuraca¤› ve yukar›da anlat›lan tabloyu yarataca¤› beklenen bir durumdu. Ancak Mahalla fabrikas›n›n militan iflçileri, tüm dünyadaki iflçileri ve emekçi halk› hakl› davalar›na destek olmaya ve dayan›flmaya ça¤›rarak her fleye ra¤men mücadele kararl›l›klar›n› sürdürüyorlar. Bu arada, grev s›ras›nda gözalt›na al›n›p 4 gün boyunca iflkenceden geçirilen ve tutuklanan 3 öncü iflçi hala hapiste. Hapisteki üç iflçi açl›k grevine bafllad›lar, yazd›klar› mektupta da “Hücremizden size ve tüm politik örgütlere Mahalla olaylar› ile ba¤lant›l› olarak tutuklananlar›n serbest b›rak›lmas› için eyleme geçmeniz ve bask› uygulaman›z noktas›nda ça¤r› yap›yoruz” dediler. Son y›llarda özellikle tekstil sektöründeki bir

çok flirketin Türkiye’deki ücretleri “yüksek” bularak M›s›r’a gidip oradaki iflçileri daha da düflük ücretlerle sömürmeyi tercih etti¤i biliniyor. Mahalla grev ve direnifli, M›s›rl› iflçilerin de haklar›n› savunmak için mücadeleyi yükseltti¤ini gösteriyor. Bu ayn› zamanda Türkiyeli ve M›s›rl› iflçilerin kaderlerinin ortak oldu¤unu, s›n›f kardeflleri oldu¤umuzu kan›tl›yor. M›s›rl› kardefllerimiz bize örnek oluyor ve ayn› zamanda bizim haklar›m›z için de mücadele ediyor. M›s›rl› iflçilerle dayan›flmay› yükseltelim; onlar›n mücadelesinden ö¤renelim, iflçileri bilgilendirelim, M›s›r hükümeti üzerinde bask› olufltural›m. (19 May›s)


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

KADIN

9

Biz Kad›nlar Hayat› Durdurabiliriz

EV KADINLARI GREVE ÇIKARSA! Evde bizim bofl oturdu¤umuzu düflünenlere nas›l gösterebiliriz görünmeyen eme¤imizi? Hiç çal›flmasak, çamafl›r› y›kamasak, yeme¤i yapmasak, evi temizlemesek, dedikleri gibi “bofl otursak” görünür mü acaba eme¤imiz? Sadece birimiz de¤il hepimiz, sadece bir gün de¤il her gün evde ifl yapmasak hayat durmaz m› sizce? ÖZLEM GASSALO⁄LU

zorumuza giden “Ne ifl yap›E nyorsunuz?” sorusuna cevap vermek olur ço¤u zaman. Ço¤umuz “‹flim yok ev han›m›y›m” diye cevap veririz. Kimimiz de “Boflum, evdeyim” diyerek öncelikle kendimiz tan›ms›z k›lar›z yapt›¤›m›z ifli. Ne mesaimiz bellidir, ne izin saatimiz ne de tatilimiz. “Ne ifl yap›yorsun ki?” derler kimi zaman en sevdiklerimiz, en yak›nlar›m›z. Oysa yirmidört saattir iflimiz. Ne hikmetse kimse görmez yapt›klar›m›z›. Yemek yapmak, çamafl›r y›kamak, ütü yapmak, ev temizlemek, çocuk bak›m›, evdeki yafll› ve hasta yak›nlar›n bak›m›, al›flverifl yapmak ve daha sayabile-

ce¤imiz birçok tan›ms›z ifl… Biz ne yap›yoruz ki! Evdeyiz nas›l olsa ve de as›l çal›flan ve yorulan, eve paray› getiren kocalar›m›z, babalar›m›z, erkek kardefllerimizdir! “Hakl›” taraf›n hep onlar olmas› bundan dolay›d›r. Çünkü biz neredeyse yirmidört saat çal›flsak da, bu ifller para etmiyor. Paray› getiren üstün ç›k›yor. Kimimiz parça bafl› ifl alarak saatlerce çoluk çocuk ifli yetifltirece¤iz diye evde çal›fl›r›z; kimimiz ifl oldukça baflkalar›n›n evlerine temizli¤e gideriz; kimimiz fabrikalarda, atölyelerde çal›fl›r›z ancak ev ifli “görevimiz” yine bizi bekler. Ancak bu

görevlerimizi yerine getirme kofluluyla, ev içinde veya d›fl›nda bir ücret karfl›l›¤›nda çal›flabiliriz. Para kazan›yor olmam›z bizi ev ifllerinden muaf k›lmaz; eve geldi¤imizde ikinci mesaimiz bafllar. Ama yine de biz evde ne ifl yap›yoruzdur ki! Peki nas›l görünür k›lar›z eme¤imizi? Evde bizim bofl oturdu¤umuzu düflünenlere nas›l gösterebiliriz görünmeyen eme¤imizi? Biz de ev iflinde greve ç›ksak görünür mü acaba eme¤imiz? Hiç çal›flmasak, çamafl›r› y›kamasak, yeme¤i yapmasak, evi temizlemesek, dedikleri gibi “bofl otursak” görünür mü acaba eme¤imiz? Sadece birimiz de¤il hepimiz, sadece bir gün de¤il her gün evde ifl yapmasak hayat durmaz m› sizce? Evet biz hayat› durdurabiliriz çünkü biz hayat› üretenleriz. O zaman bizi ve eme¤imizi görmeyen kocalar›m›z, babalar›m›z, erkek kardefllerimiz; onlara üç kurufl ücret verirken bizim eme¤imizi hesaba katmayan patronlar; yasalar›nda ve sosyal uygulamalar›nda bizi yok sayan devlet hâlâ bizi görmemeye devam edemeyeceklerdir… Evet görünür k›labiliriz eme¤imizi ama öncelikle biz kad›nlar olarak kendi eme¤imize sahip ç›kmal›y›z ve bir de¤er yaratt›¤›m›z› unutmamal›y›z.

Biz ne yap›yoruz ki! Evdeyiz nas›l olsa ve de as›l çal›flan ve yorulan, eve paray› getiren kocalar›m›z, babalar›m›z, erkek kardefllerimizdir! “Hakl›” taraf›n hep onlar olmas› bundan dolay›d›r. Çünkü biz neredeyse yirmidört saat çal›flsak da, bu ifller para etmiyor. Paray› getiren üstün ç›k›yor.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

POL‹T‹KA

10

Halka karfl› SSGSS halka ra¤men yasalaflt›

SSGSS’Y‹ DURDURAB‹L‹R‹Z fiimdi yapmam›z gereken, yasan›n iptal edilmesi veya geri çekilmesi için bütün kitle örgütleri ve emekçi halk olarak yasaya karfl› durmak ve mücadelemizi devam ettirmek olacakt›r. E¤er bizler kararl› olur mücadelemizi sürdürürsek ne hükümet, ne de patronlar s›n›f› bu yasay› uygulama flans› bulamayacakt›r. Dr. F‹KRET YEfi‹L

MF, Dünya Bankas› gibi uluslararas› para kurulufllar› ve patronlar yaklafl›k 10 y›ld›r dünya genelinde, 5-6 y›ld›r da ülkemizde biz iflçilerin, yoksullar›n emeklilik ve sa¤l›k haklar›n› yok edecek düzenlemeleri yasalaflt›rmaya çal›fl›yor. Sosyal devletin tasfiyesi anlam›na gelen bu uygulamalar›n ad› bizde SSGSS oldu. SSGSS geçti¤imiz ay Meclis’ten geçirildi ve ard›ndan Cumhurbaflkan› taraf›ndan da onaylanarak yasalaflm›fl oldu. Hükümet yasa tasar›s›n› anlat›rken, halk›n yarar›na bir ifl yapt›klar›n› ve bu yasan›n sosyal güvenlik ve sa¤l›k alan›nda iyilefltirme anlam›na geldi¤ini iddia ediyordu. Ama emekçi halk›n temsilcileri olan baflta Türk Tabipler Birli¤i (TTB) olmak üzere D‹SK, KESK, Türk-‹fl, Eczac› ve Tabip Odalar› ve di¤er meslek örgütleri bu yasan›n önemli hak kay›plar›na yol açaca¤›n›, kimsenin emekli olma flans› kalmayaca¤›n›, sa¤l›¤›n ise tamamen paral› hale gelece¤ini söyleyerek bu yasaya karfl› ç›kt›lar. Bas›n aç›klamalar›, mitingler, yürüyüfller gibi yüzlerce eylem yapmalar›na, emekçi halk›n da bu eylemlerde yasay› istemedi¤ini meydanlarda hayk›rmas›na

ra¤men AKP Hükümeti emekçilerin de¤il, ‹MF ve sermayenin dedi¤ini yapt›. Yani halka karfl› olan SSGSS’yi halka ra¤men yasalaflt›rd›. SSGSS’nin yasalaflmas›yla birlikte D‹SK, yasan›n iptali için Anayasa Mahkemesi’ne baflvuraca¤›n› aç›klad›. Asl›nda yaz›n›n bafl›nda da belirtti¤imiz gibi bu ve benzeri yasalar dünya genelinde uygulanmaya çal›fl›l›yor. Ülkemizden baflka Almanya, Hollanda, Bulgaristan, Ürdün, Lübnan ve Yunanistan gibi ülkelerde de benzeri yasalar bu ülkelerin emekçilerine dayat›lmaya çal›fl›yor. Bu ülkelerde bu tür hak gasplar›na karfl› genel grevler de dahil olmak üzere hemen her gün eylemler düzenleniyor. (Bu da, iflçilerin sorunlar›n›n ve mücadelelerinin bütün ülkelerde ayn› oldu¤unu, her milliyetten iflçilerin kardefl oldu¤unu gösteriyor.) SSGSS’nin yasalaflmas› her fleyin sonu anlam›na gelmiyor. fiimdi Anayasa Mahkemesi’ne aç›lacak iptal davas› süreci var. Bu süreçte ve devam›nda sendikalar ve meslek örgütleri yasa geri çekilene kadar mücadelenin artarak devam edece¤ini defalarca aç›klam›fllard›.

fiimdi yapmam›z gereken, yasan›n iptal edilmesi veya geri çekilmesi için bütün kitle örgütleri ve emekçi halk olarak yasaya karfl› durmak ve mücadelemizi devam

ettirmek olacakt›r. E¤er bizler kararl› olur mücadelemizi sürdürürsek ne hükümet, ne de patronlar s›n›f› bu yasay› uygulama flans› bulamayacakt›r.

Emekçi halk›n örgütleri bu yasan›n önemli hak kay›plar›na yol açaca¤›n›, kimsenin emekli olabilme flans› kalmayaca¤›n›, sa¤l›¤›n ise tamamen paral› hale gelece¤ini söyleyerek bu yasaya karfl› ç›kt›lar. Emekçi halk›n da bu eylemlerde yasay› istemedi¤ini meydanlarda hayk›rmas›na ra¤men AKP Hükümeti emekçilerin de¤il ‹MF ve sermayenin dedi¤ini yapt›. Yani halka karfl› olan SSGSS’yi halka ra¤men yasalaflt›rd›.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

POL‹T‹KA

11

“‹stihdam Paketi” Haklar›m›z› Budad›

‹fiÇ‹DEN AL PATRONA VER AKP Hükümeti taraf›ndan istihdam› artt›rma iddialar›yla ortaya at›lan “‹stihdam Paketi” esas olarak kamu kaynaklar›n›n sermayeye aktar›lmas› d›fl›nda baflka bir anlam tafl›m›yor. Yasa ile iflsizlik fonundan art›k iflsizler de¤il, patronlar yararlanacak. B. AKPOLAT

sermaye s›n›f›na her H ükümet, türlü kolayl›¤› sa¤lamak için gece gündüz durmadan çal›fl›yor. Emeklilik ve sa¤l›k hakk›m›z› elimizden alan SSGSS’nin Cumhurbaflkan› taraf›ndan onaylanmas›n›n hemen ard›ndan iflçi s›n›f›na dönük yeni bir sald›r› olan “‹stihdam Paketi” de Meclis’ten geçti. AKP Hükümeti taraf›ndan istihdam› artt›rma iddialar›yla ortaya at›lan “‹stihdam Paketi” esas olarak kamu kaynaklar›n›n sermayeye aktar›lmas› d›fl›nda baflka bir anlam tafl›m›yor. Yasa ile iflsizlik fonundan art›k iflsizler de¤il, patronlar yararlanacak. Buna göre, iflsizlik fonunun büyük bir k›sm›, 18-29 yafl aras›ndaki yeni ifle al›nanlar›n 5 y›l boyunca sigorta piriminin iflveren pay›n› karfl›lamak üzere ayr›lacak. 18-29 yafl aras› yeni iflçilerin iflveren pay›n›n tamam›n›n iflsizlik sigortas› fonundan karfl›lanmas›, 30 yafl üstü iflsizli¤i art›racakt›r. 30 yafl üzeri iflçiler iflten ç›kar›larak ucuz maliyetli iflçiler ifle al›nacakt›r. Yani asl›nda toplam iflsiz say›s› de¤iflmeyecek, ama bu bahaneyle iflçilerin paras› patronlar›n kasalar›na aktar›lacakt›r. Bu paket, iflverenin sosyal yükümlülüklerini de ortadan kald›rmaktad›r. 500 ve üzeri iflçi çal›flan yerlerde iflverenin spor tesisi açma zorunlulu¤u ve iflyeri hekimi çal›flt›rma zorunlulu¤u da kald›r›larak, iflyeri hekimli¤i tafleronlaflt›r›l›yor.

50 veya daha fazla iflçi çal›flt›r›lan iflyerlerinde eski hükümlü çal›flt›rma zorunlulu¤u ortadan kald›r›larak hükümlüler ikinci kez cezaland›r›l›yor. Paketle iflverenin krefl ve emzirme odas› açma yükümlülü¤ü tafleron firmalara devredilmekte, iflyeri d›fl› uzak krefl ve emzirme odalar›ndan yararlanman›n zorlu¤u ile karfl› karfl›ya kalan kad›nlara, “Çal›flma, evine git” denilmektedir. En fazla 13 hafta olabilen ücretli anal›k izninden sonra tekrar ifle bafllayan bir kad›n iflçi için emzirme odas› ve krefl hizmetlerinin iflyeri içinde olmas› ve belirli bir kalitede sunumu, onun ifle devam edip etmemesi aç›s›ndan çok önemlidir. AKP, bu paketle kad›nlara, evin yolunu tutmalar›n›, üç çocuk do¤urup onlara bakmalar›n› söylemifl oluyor. Özel sektörde daha önce iflçi say›s›n›n yüzde 6’s› oran›nda özürlü çal›flt›rma flart›, yüzde 3'e indirildi. Özel sektörün çal›flt›rmakta zorunlu oldu¤u yüzde 3'lük özürlü kontenjan›nda istihdam edilenlerin primlerini, iflveren ad›na Hazine ödeyecek. Ayr›ca iflsiz kalan iflçilerin yararlanmas›n›n önüne bin bir engel ç›kar›lan ‹flsizlik Sigortas› Fonu'nda biriken paran›n önemli bir bölümünün gene “istihdam yaratmak” bahanesiyle GAP'a aktar›lmas› da paketin bir baflka özelli¤idir.

Patronlar ve onlar›n hükümetleri iflsizli¤i ortadan kald›rmay› istemezler. Çünkü iflçileri, iflsizlerle bask› alt›nda tutmaya, ölümü gösterip s›tmaya raz› hale getirmeye çal›fl›rlar. Hükümet, asgari ücretten vergi almaya devam ederken her geçen gün zenginleflen patronlar›n sigorta pirim pay›n›n da

bizden toplanan vergilerden karfl›lanmas›n›n yolunu açt›. 1 y›lda 26’dan 35’e ç›kan dolar milyarderleri, 'süper zengin' 22 bin ailenin 100 milyar dolar› aflan servetleri, son 5 y›lda üç kat büyüyen flirketler… Bu böyle gitmez, gidemez. Gün gelecek devran dönecektir. O devran› da biz iflçiler döndürece¤iz.

Patronlar ve onlar›n hükümetleri iflsizli¤i ortadan kald›rmay› istemezler. Çünkü iflçileri, iflsizlerle bask› alt›nda tutmaya, ölümü gösterip s›tmaya raz› hale getirmeye çal›fl›rlar. Hükümet, asgari ücretten vergi almaya devam ederken her geçen gün zenginleflen patronlar›n sigorta pirim pay›n›n da bizden toplanan vergilerden karfl›lanmas›n›n yolunu açt›.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

EKONOM‹

12

G›da Fiyatlar›ndaki Art›fl Dünyada ‹syanlara Yol Açt›

P‹R‹NÇ YER‹NE BULGUR YES‹NLER! Bugün g›da ürünlerinin de alt›n, petrol gibi borsada al›n›p sat›lan bir mala dönüflmesi g›da fiyatlar›ndaki art›fllar›n önemli nedenlerinden. Mortgage vb. piyasalarda arad›¤› kâr› bulamayan uluslararas› spekülatörler gözünü g›daya dikmifl durumda. Milyonlarca insan açl›ktan ölürken onlar fiyatlar üzerinde oynuyor. N. ERGÜNEfi

dünyada g›da fiyatlar›ndaki T üm art›fl can yak›yor. Hayat›n ol-

1990’lar›n sonlar›ndan itibaren yo¤unlaflan, küresel sermayenin “tar›m reformu” ad› alt›ndaki tar›msal üretime yönelik sald›r›lar› üreticileri yoksullaflt›r›rken, g›da fiyatlar›n›n da yükselmesine yol aç›yor.

mazsa olmaz› bu ürünlerin fiyatlar›nda son üç y›lda yaflanan yüzde 83’lük art›fl “açl›k savafllar›n›n” habercisi gibi görünüyor. Geçti¤imiz haftalarda Haiti’de, Endonezya’da, Bangladefl’te, M›s›r’da, Pakistan’da, Afrika’da yap›lan gösteri ve ya¤malarda yüzlerce insan hayat›n› kaybetti. Öte yandan hem kendi kendine yeterlilik konusunda belirli avantaja sahip olan, hem de uluslararas› tekellerin fütursuz ya¤mas›n› daha o yo¤unlukta yaflamayan Türkiye’de de yönelim pek farkl› de¤il. Dünya geneline benzer flekilde g›da fiyatlar› h›zla yükseliyor. Tar›m bakan› Mehdi Eker “Üç befl gün pirinç yerine bulgur yeriz, fiyatlar düfler” diyerek pirinç fiyatlar›ndaki art›fl›n önlenebilece¤ini söyle-

miflti ama durum hiç de bakan›m›z›n bekledi¤i gibi olmad›. Pirinçten sonra mercimek, m›s›r, bulgur gibi di¤er temel g›dalar›n da fiyatlar› yükselmeye bafllad›. Anlafl›lan bulgur yemek de çare olmayacak.

Neden Fiyatlar Yükseliyor? G›da fiyatlar›nda yaflanan art›fllar›n birkaç boyutu var. Bugün g›da ürünlerinin de alt›n, petrol gibi borsada al›n›p sat›lan bir mala dönüflmüfl olmas› art›fllar›n önemli nedenlerinden biri. Mortgage vb. piyasalarda arad›¤› kâr› bulamayan uluslararas› spekülatörler gözünü g›daya dikmifl durumda. Milyonlarca insan açl›ktan ölürken onlar fiyatlar üzerinde oynuyor. Yüksek kâr h›rs›yla gözü dönmüfl kapitalizmin ekolojide yapt›¤› tahribat adeta do¤an›n insanlar› cezalan-

d›rmas› gibi bir hal alm›fl durumda. Tar›msal topraklar susuzluktan kuruyor. Öte yandan 1990’lar›n sonlar›ndan itibaren yo¤unlaflan, küresel sermayenin “tar›m reformu” ad› alt›ndaki tar›msal üretime yönelik sald›r›lar› üreticileri yoksullaflt›r›rken, g›da fiyatlar›n›n da yükselmesine yol aç›yor. Üreticiye desteklerin kald›r›lmas›, kamuya ait tar›m iflletmelerinin özellefltirilmesi, tar›m sat›fl kooperatiflerinin ifllevsiz hale getirilmesi, gübre vb. girdilerin uluslararas› tar›m tekellerinin kontrolüne b›rak›lmas›, çiftçilerin bunlara ba¤›ml› hale dönüfltürülmesi, bu sald›r›lar›n bafll›calar›n› oluflturuyor.

Tar›m Üreticileri ‹syan Ediyor: ‹zmir Tire’de süt üreticileri 60 kurufltan 45 kurufla kadar düflen süt fiyatlar›n› protesto etmek ve seslerini duyurmak amac›yla binlerce üreticinin kat›ld›¤› bir miting düzenlediler. 24 May›s’ta Diyarbak›r’da “Kurakl›k Mitingi” düzenleniyor. Küresel ›s›nman›n sonucu yaflanan kurakl›ktan topraklar›n›n yüzde 90’› yanm›fl durumda olan Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu Bölgesindeki tar›m üreticileri AKP Hükümetini uyarmak üzere bir araya geliyor. F›nd›k üreticileri, tar›m üreticilerinin isyan› hala haf›zalarda. H›zla yoksullaflan tar›m üreticileri alanlarda yerlerini almaya haz›rlan›yor.


iflflççinin sesi

HAZ‹RAN 2008

‹fiÇ‹ DENEY‹M‹

13

Türkiye’yi Sarsan ‹ki Gün

15-16 HAZ‹RAN ‹fiÇ‹ AYAKLANMASI 15-16 Haziran kendili¤inden bir kitle eylemiydi. Ama s›n›f›n kendili¤inden mücadelesinin bile ne kadar sars›c› ve y›k›c› bir güç oldu¤unu ortaya koydu. 100 bin iflçi 15-16 Haziran 1970’te, ‹stanbul’un Rumeli ve Anadolu yakas›n› ve Gebze-Kocaeli hatt›n› iflgal etti. Türkiye’nin kalbi olan ‹stanbul’da otorite kalmad›. ‹flçiler sokaklar› ve caddeleri zaptetti. Türkiye iflçi s›n›f› 15-16 Haziran’da “beni görün ve benden ö¤renmeyi bilin” dedi ve o muhteflem kendi y›k›c› gücünü ortaya koydu. 15-16 Haziran yolumuzu ayd›nlatmaya devam ediyor. VOLKAN YARAfiIR

Haziran 1970 genel iflçi 15 -16 ayaklanmas›, Türkiye iflçi s›-

15-16 Haziran 1970 genel iflçi ayaklanmas›, Türkiye iflçi s›n›f›n›n en önemli eylemlerinden biriydi. Bu eylem tan›mlan›rken genel direnifl vurgusu yap›lsa da içeri¤i, y›k›c› gücü, devlete karfl› tavr›, otorite tan›mazl›¤› ve s›n›f›n en genifl kesimlerini içinde bar›nd›rma özelli¤iyle bir ayaklanmayd›.

n›f›n›n en önemli eylemlerinden biriydi. Bu eylem tan›mlan›rken genel direnifl vurgusu yap›lsa da içeri¤i, y›k›c› gücü, devlete karfl› tavr›, otorite tan›mazl›¤› ve s›n›f›n en genifl kesimlerini içinde bar›nd›rma özelli¤iyle bir ayaklanmayd›. Türkiye’yi sarsan bu iki gün muhteflem bir etki yaratt›. ‹flçi s›n›f›n›n toplumsal-maddi bir güç oldu¤unu gösterdi¤i kadar, s›n›fs›z sömürüsüz toplumun kurucu gücü oldu¤unu da iflaretledi. ‹flçi s›n›f› 15-16 Haziran’a biriktire biriktire geldi. 15-16 Haziran bir patlamayd›. 1960’lar Türkiye kapitalizminin h›zla geliflti¤i bir dönemdi. Ayn› y›llar iflçi s›n›f› aç›s›ndan da yeni bir dönem oldu. S›n›fsal uzlaflmaz çeliflki ç›plak bir flekilde ortaya ç›kt›. 1961 Saraçhane Mitingi iflçi s›n›f›n›n grev ve toplusözleflme hakk› için aya¤a kalk›fl›yd›. 100 bin iflçi Saraçhane’yi doldurdu. 1963 Kavel Grevi, s›n›f›n kopara kopara alma gelene¤ini ortaya koydu. 1966 Paflabahçe Grevi, s›n›f›n kendi sendikas›n› aray›fl›n› gösterdi. 1967’de D‹SK’in kurulmas› s›n›f hareketinde yeni bir dönemin bafllang›c› oldu. 1968-1969 (Derby, Singer, Sungurlar, Demirdöküm,

Gamak gibi) fabrika iflgal eylemleri burjuva hukukunu felç etti ve kapitalizmin ruhu olan özel mülke karfl› net bir darbe oldu. 1969 Alpagut ve 1970 Günterm özyönetim deneyimleri, s›n›f›n nas›l bir dünya istedi¤ini ortaya koydu. Bütün bu birikimler 15-16 Haziran’› yaratt›. Siyasi iktidar sendikal hayata bürokratik iflbirlikçi anlay›fl egemen olmas› amac›yla 274 ve 275 say›l› ‹fl Kanunu’nda de¤ifliklik yapmak istiyordu. Amaç D‹SK’in kapat›lmas›yd›. Bunun üzerine iflçi s›n›f› aya¤a kalkt›. Eylemin ikinci günü Türk-‹fl’e üye iflçiler de sokaklara ç›kt›. 15-16 Haziran direnifline kat›lan 168 iflyerinin 121’i Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalara üyeydi. 16 Haziran günü 10 bin-

lerce Türk-‹fl üyesi iflçi eyleme aktif olarak kat›ld›. S›n›f kardeflli¤i ve dayan›flmas› her türlü bürokratik ve hukuki engeli bertaraf etmiflti. 15-16 Haziran kendili¤inden bir kitle eylemiydi. Ama s›n›f›n kendili¤inden mücadelesinin bile ne kadar sars›c› ve y›k›c› bir güç oldu¤unu ortaya koydu. 100 bin iflçi 1516 Haziran 1970’te, ‹stanbul’un Rumeli ve Anadolu yakas›n› ve Gebze-Kocaeli hatt›n› iflgal etti. Türkiye’nin kalbi olan ‹stanbul’da otorite kalmad›. ‹flçiler sokaklar› ve caddeleri zaptetti. Türkiye iflçi s›n›f› 15-16 Haziran’da “beni görün ve benden ö¤renmeyi bilin” dedi ve o muhteflem kendi y›k›c› gücünü ortaya koydu. 15-16 Haziran yolumuzu ayd›nlatmaya devam ediyor.


iflflççinin sesi

HAZ‹RAN 2008

14

Kentsel “Dönüflüm” De¤il, “Bölüflüm” Projesi

SULUKULE’DE YA⁄MA! Asl›nda buran›n gerçek de¤erleri tarihleri ile birlikte siliniyor. Ama paran›n yan›nda kültürün, tarihin ve insanl›¤›n laf› m› olur! “Dünyan›n en sosyal projesi” diyebiliriz Sulukule’deki ya¤ma için! Burada bir sosyal adaletten laf açman›n mümkün olmad›¤› aç›kt›r. ÖNDER ÇEL‹K

çok gülen az. T›pk› A ¤layan a¤layan›n çok oldu¤u gibi bu a¤layanlar›n yaflad›klar› gecekondular, evler ve mahalleler de çok ve tabii ki zenginlerin yaflad›klar› evler az. Çok basit bir mant›k asl›nda bu; böyle olmazsa zenginler daha da nas›l zengin olabilir ki? Buradan hareketle bugün neredeyse tüm yoksullar›n kâbusu haline gelen sözde kentsel dönüflüm projelerinin de iç yüzünü görebiliriz. Çünkü bu projeler birer dönüflüm projesi de¤il, birer bölüflüm projesidir. Yani kentsel mülkiyetin yeniden bölüflülmesi projesidir. Oldukça da büyük kârlar var ki iflin içinde, bütün “duygusall›¤›yla” kâr h›rs›na kap›lan belediyeler, rantç›lar kimsenin gözyafl›na bakm›yor. Çünkü küçük parselleri al›p birlefltiriyor, daha cilal› ve büyük projeler yap›yorlar. Böylece de çok daha pahal›ya satabiliyorlar. ‹flte bu arada da muazzam bir kâr durumu ortaya ç›k›yor. Bu bol kârl› sat›fllar›n rüyas› ile yaflayan rantç›lar gözlerini diktikleri mahallelerin kâbusu, gözyafl› ve y›k›m› oluyorlar. Bugün t›pk› ‹stanbul’un birçok mahallesinde oldu¤u gibi Sulukule de flu meflhur sözde kentsel dönüflüm projesinden pay›n› al›yor. Asl›nda orada yaflayan vatandafllar›n içinde yaflad›klar› fiziksel çevrenin iyilefltirilmesi gerekirken y›k›mlar›n olmas› ve y›k›lan evle-

rin yerine lüks evlerin, villalar›n tasarlanmas› bize yetkililerin “samimiyetini” gösteriyor. Üstelik buradaki insanlar›n yoksul olduklar› biline biline, sanki hakaret edercesine burada ev, villa sahibi olabilirler diyebiliyor ve bu piflkinli¤i gösterebiliyor bu projenin savunucular›. Asl›nda buran›n gerçek de¤erleri tarihleri ile birlikte siliniyor. Ama paran›n yan›nda kültürün, tarihin ve insanl›¤›n laf› m› olur! “Dünyan›n en sosyal projesi” diyebiliriz Sulukule’deki ya¤ma için! Burada bir sosyal adaletten laf açman›n mümkün olmad›¤› aç›kt›r. Buradaki mülkiyet iliflkilerine bakt›¤›m›zda ayn› parsel üzerinde birden çok kiflinin ya da ailenin mülk sahipli¤ini görüyoruz. Ancak projelerde bunlar göz ard› ediliyor. Yaflam alanlar›na bu denli müdahale edilen Sulukulelilerin vatandafll›k haklar›n›n da

bu kadar kolay çi¤nenmesi, sözlerinin dinlenmemesi, yok say›lmalar›, her ad›mda kand›r›lmaya çal›fl›lmalar› her türlü ahlaki s›n›r› afl›yor. Baz›lar› da “Bu bölge son derece sa¤l›ks›z, dönüfltürülmesinin ne zarar› var?” diye muhaliflere ç›k›fl›yor ve yap›lan elefltirileri haks›z buluyor. Sanki muhalif olanlar de¤iflime ve yeniliklere karfl›ym›fl gibi! Burada

Çünkü bu projeler birer dönüflüm projesi de¤il, birer bölüflüm projesidir. Yani kentsel mülkiyetin yeniden bölüflülmesi projesidir. Oldukça da büyük kârlar var ki iflin içinde, bütün “duygusall›¤›yla” kâr h›rs›na kap›lan belediyeler, rantç›lar kimsenin gözyafl›na bakm›yor.

rantç›lar halk›n geliri ile orant›s›z fiyatlarda evler tasarlat›yor. Hele de bu orant›s›z, ölçüsüz ve uyumsuz projelerini bizlere yasalm›fl gibi gösteriyor, sanki büyük bir ifl yap›yorlarm›fl gibi takdir bekliyorlar. Sa¤l›ks›z olan sa¤l›kl› hale getirilmiyor, sanki bir kangrenmiflçesine kesilip at›lmaya çal›fl›l›yor. Evet, bu kadar sorgusuz sualsiz hak ihlalinin normalmiflçesine yafland›¤› bir kentte demokrasiden, sosyal adaletten, kent gelirinin da¤›l›m›n›n adilli¤inden söz etmek gülünç olur. Bugün Sulukule, yar›n baflkas› ve baflkas›… Kapitalizmde bunun sonu yok ve var olmak için bunu yapmak zorunda, ta ki bizler kendimizin sahibi oldu¤u gelece¤imizin özgür evlerini, meydanlar›n› infla edip onun bize dayatt›¤› kötü kaderi y›kana kadar...


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

SPOR

15

Endüstriyel Futbola Karfl› Tak›m Ruhu

fiAM-P‹-YON S‹-VAS-S-POR 20. hafta maç›nda Fenerbahçe’yle karfl›laflan Sivasspor maç› 4-1 kaybediyor ve efsanenin bitti¤ine inananlar›n sözü güçleniyordu. Ama mesele bu maçta Sivasspor’un yedi¤i dört gol, kaybetti¤i liderlik de¤ildi. Mesele ilk defa herkes bir Anadolu tak›m›yla maç yapmaya giden “flanl› üç büyüklerimiz”den Fenerbahçe’nin görülmemifl bir haz›rl›k yapmas›, yurt d›fl›ndan özel kramponlar getirecek kadar maç› ciddiye almas›yd›. Daha önceleri çantada keklik say›lan maçlar art›k birderbi haline gelmiflti. EREN OSMANA⁄AO⁄LU

Manisaspor’u 9. hafta V estel maç›nda kendi sahas›nda a¤›rlayan Sivasspor, 13. dakikada Mehmet Y›ld›z’›n sa¤ kanattan yapt›¤› ortaya Musa Ayd›n’›n vurufluyla bir gol buluyordu. Bu gol o hafta lideri de¤ifltiriyor ve uzunca aradan sonra bir Anadolu tak›m› liderlik koltu¤una oturuyordu. O günün akflam› yap›lan yorumlarda bunun çok önemli olmad›¤›, bütçesi ve kadrosu çok k›s›tl› olan Sivasspor’un zirvede çok kalamayaca¤›, her fleyi bilen spor yorumcular›m›z›n ortak kanaati olarak dile getiriliyordu. 15. haftaya gelindi¤inde Sivasspor 34 puanla tekrar liderli¤i ele geçiriordu. 17. haftay› da birinci-

likle bitirip ilk yar›y› lider kapatmay› baflararak yorumcular›m›z›n yavafl yavafl söylediklerini tekrar düflünmesini sa¤l›yordu. Hâlâ daha bunun biraz rastlant›ya dayand›¤›n› iddia eden yorumcular›m›z bir yandan da bu befl paras›z tak›m›n nas›l olup da milyon dolarl›k bütçeli “flanl› üç büyüklerimiz”i geride b›rak›p bu noktaya geldi¤ini anlamaya çal›fl›yordu.

Fenerbahçe 4 - Sivasspor 1 20. hafta maç›nda Fenerbahçe’yle karfl›laflan Sivasspor maç› 4-1 kaybediyor ve efsanenin bitti¤ine inananlar›n sözü güçleniyordu. Ama mesele bu maçta Si-

vasspor’un yedi¤i dört gol, kaybetti¤i liderlik de¤ildi. Mesele ilk defa herkes bir Anadolu tak›m›yla maç yapmaya giden “flanl› üç büyüklerimiz”den Fenerbahçe’nin görülmemifl bir haz›rl›k yapmas›, yurt d›fl›ndan özel kramponlar getirecek kadar maç› ciddiye almas›yd›. Daha önceleri çantada keklik say›lan maçlar art›k bir derbi haline gelmiflti. 32. haftaya gelindi¤inde 70 puan› bulunan Sivas 22 galibiyet 6 ma¤lubiyet ve 4 beraberlikle 3. s›radaki yerini koruyordu. Ve kalan 2 haftada “flanl› üç büyüklerimiz” kadar flampiyonluk flans›n› koruyarak flans eseri buralarda olmad›¤›n› ispatl›yordu.

fiampiyon Sivasspor Sivasspor ligi 4. s›rada bitirdiyse de ligin en baflar›l› tak›m› oldu. 2007-2008 sezonunda Sivasspor’un bize ö¤retti¤i önemli bir fley oldu ki, bu da, meselenin tamamen para olmad›¤›, endüstriyel futbolun büyük pazarl›klar›n›n, ortaklaflmayla, dayan›flmayla, h›rsla bofla ç›kar›labilece¤iydi. “fianl› üç büyüklerimiz”in yabanc› oyuncu say›s›n›n art›r›lmas›, televizyon gelirlerinin ço¤alt›lmas› gerekti¤ini konufltu¤u bir

zamanda, bütçesi onlar›nkiyle karfl›laflt›r›lamayacak kadar küçük olan bu tak›m, gerekenin baflka bir fley, unutulan bir fley oldu¤unu gösterdi. Teknik direktör Bülen Uygun heceliyerek söylüyordu; “fiam-piyon- ol-mak-is-te-mi-yo-ruz.” ‹stediklerinin güzel futbol oynamak oldu¤unu, bunun zaten bir baflar› getirece¤ini söylüyordu teknik adam. fiampiyonlu¤un daimi aday› oldu¤unu savunan “flanl› üç büyüklerimiz” ise gitti giden flampiyonlu¤un sorumlusu olarak hakemleri gösteriyor, aleyhlerine çal›nan düdüklerin kendilerini durdurdu¤unu iddia ediyorlard›. Çal›nan düdüklerden “flanl› üç büyüklerimiz”den daha fazla puan kaybetse de, Sivassporlu hiçbir futbolcu, yönetici ve teknik adam bundan yak›nmad›. Sivasspor, hem “flanl› üç büyüklerimiz”e hem di¤er Anadolu tak›mlar›na önemli bir fleyi ispatlam›fl, art›k herkesin sorumlulu¤u kat be kat artm›flt›. Bundan sonra ne “flanl› üç büyüklerimiz” çal›nan düdüklere, yabanc› oyuncu say›s›na s›¤›nabilir, ne di¤er Anadolu tak›mlar› bütçelerini bahane ederek kendilerini elefltirilerden koruyabilir.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

Devlet, Kendi Yasalar›n› Aç›kça Çi¤nedi

16

iflçi haklar›

HUKUK‹ AÇIDAN 1 MAYIS 2008 ‹flçi ve kamu emekçisi sendikalar›n›n Taksim’de 1 May›s kutlamalar›n› gerçeklefltirme istek ve giriflimi, herhangi bir hukuk devletinde tamamen meflru bir hakt›r. Hukuk devleti oldu¤u çok flüpheli Türkiye’nin yasalar›na göre bile bu talep hukukidir. Ne var ki; iktidardaki AKP’nin iflçi düflman› politikas›, ideolojik ve düflmanca tavr› sonucu 2008 1 May›s›nda tam anlam›yla devlet terörü yaflanm›flt›r. Av.ERCAN KAVUKO⁄LU

AKP Hükümetinin 1 May›s’ta iflçi s›n›f›na vahflice uygulad›¤› devlet terörünün hukuksal boyutu incelenme¤e de¤er. Öncelikle iflçi ve kamu emekçisi sendikalar›n›n Taksim’de 1 May›s kutlamalar›n› gerçeklefltirme istek ve giriflimi, herhangi bir hukuk devletinde tamamen meflru bir hakt›r. Hukuk devleti oldu¤u çok flüpheli Türkiye’nin yasalar›na göre bile bu talep hukukidir. Ne var ki; iktidardaki AKP’nin iflçi düflman› politikas›, ideolojik ve düflmanca tavr› sonucu 2008 1 May›s›nda tam anlam›yla devlet terörü yaflanm›flt›r. 2911 say›l› Toplant› ve Gösteri Yürüyüflleri Kanunu’nun (TGYK) 3. maddesine göre “Herkes, önceden izin almaks›z›n, bu kanun hükümlerine göre silahs›z ve sald›r›s›z olarak kanunlar›n suç saymad›¤› belirli amaçlarla toplant› ve gösteri yürüyüflü düzenleme hakk›na sahiptir.” Yine ayn› kanuna göre toplant›lar›n yeri baz› koflullarda idari yetkililerce belirlenebilir. Hükümet de buna dayanarak Taksim’i yasaklamaya devam ediyor. Hükümet Taksim yasa¤›n› her defas›nda “toplant› yeri olarak say›lan alanlardan de¤ildir” önermesiyle savunmufltur. Ne ki; geçmifle bakt›¤›m›zda iflçilerin 1 May›s› d›fl›nda bu yasak uygulan-

m›yor. Y›lbafl› kutlamalar›, futbol tak›mlar›n›n kutlamalar›, konserler, polis haftas› vb. her türlü gösterilere aç›k olan Taksim, sadece iflçilere yasaklanm›flt›r. Dolay›s›yla hükümetlerin bu gerekçeleri hukuktan önce meflruluktan hayli uzakt›r.

TGYK’n›n, toplant› veya gösteri yürüyüflünün da¤›t›lmas› bafll›kl› 24. maddesi aynen flöyledir: “Kanuna uygun olarak bafllayan bir toplant› veya gösteri yürüyüflü, daha sonra … kanuna ayk›r› durumlardan bir veya birkaç›n›n oluflmas› sebebiyle,

Bu ülkede hukuk ve demokrasinin kriterlerinden en önemlisi devlet görevlilerinin keyfi ve zorba uygulamalar›n›n yarg› denetimine aç›k olmas›d›r. Demokrasi yoksa görevlilerin keyfi ve zorba idareleri devam eder. Bugün yaflad›¤›m›z olay budur. Yaz›m���z› uluslararas› hukukun kabul etti¤i bir ilke ile bitirelim: “Yöneticilerin hukuki olmayan ve keyfi yönetimlerine karfl› yönetilenlerin meflru direnme hakk› vard›r.”

kanuna ayk›r› toplant› veya gösteri yürüyüflü haline dönüflürse … da¤›t›l›r.” Bu düzenleme veya di¤er hiçbir yasal düzenleme polise, toplant› veya yürüyüfl bafllamadan müdahale hakk› tan›mamaktad›r. Dolay›s›yla sabah 06.30’dan itibaren D‹SK binas›na yap›lan polis sald›r›s›n›n hiçbir hukuki aç›klamas› olamaz. Bununla birlikte polisin bina ve önündeki ve içindeki kiflilere uygulad›¤› vahfli sald›r› sonucunda 1500 kadar insan (üzerlerine ve bina içine at›lan gaz bombalar› nedeniyle) ölüm tehlikesi alt›nda d›flar›ya da ç›kamayarak binada mahsur kalm›flt›r. ‹stanbul Valisinin 1 May›s öncesi orant›l› güç kullanaca¤›z dedi¤ini hepimiz an›ms›yoruz. Ne var ki; orant›l› güç kullanarak yürüyüflü da¤›tmak için öncelikle, bir toplant› veya gösteri yürüyüflünün bafllam›fl ve kanunsuz bir eyleme dönüflmüfl olmas›, bu da yetmez ayn› zamanda Polis Vazife ve Selâhiyetleri Kanunu (PVSK) madde 16’ya göre polisin “direniflle karfl›laflm›fl” olmas› gerekir. 1 May›s günü yaflananlar ise aç›kt›r. Bafllam›fl bir yürüyüfl olmad›¤› gibi, polisin direniflle karfl›laflmas› da sözkonusu olmadan ve “orant›s›z güç-vahflet” kullan›ld›¤› da herkesçe görülmüfltür. Poli-


HAZ‹RAN 2008 sin ve dolay›s›yla devletin tavr› aç›kt›: ‹flçilere hadlerini bildirmek ve Taksim’de ›srar neymifl göstermek! fiiimdi Polisin ve dolay›s›yla Hüfi kümetin Ceza Kanunu bak›m›ndan iflfllledi¤ini düflflü ü n d ü ¤ ü mü z belli baflflll› suçlara bakal›m: 1. Kifliyi hürriyetinden yoksun b›rakma, T.C.K madde 109: Bir kimseyi hukuka ayk›r› olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun b›rakan kifliye, bir y›ldan befl y›la kadar hapis cezas› verilir. 1 May›s’a dönersek, polis sabah 06.30’dan itibaren D‹SK binas›na sald›rm›fl, içeriye gaz bombas› atm›fl ve yaklafl›k 1500 kiflinin d›flar› ç›kmas›n› engellemifltir. Bu davran›fl›n toplant› veya yürüyüflü da¤›tma hakk› olarak tan›mlanamayaca¤›n› yukar›da anlatt›k. 2. Zor kullanma yetkisine iliflkin s›n›r›n afl›lmas›, T.C.K madde 256: Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yapt›¤› s›rada, kiflilere karfl› görevinin gerektirdi¤i ölçünün d›fl›nda kuvvet kullanmas› hâlinde, kasten yaralama suçuna iliflkin hükümler uygulan›r. Üç örnek vermek gerekirse; fiiflli Etfal Hastanesi Acil Servisine gaz bombas› at›lmas›, ÖDP binas›na sald›r› ve D‹SK binas›na erken saatte yap›lan sald›r›. 3. Kasten yaralama suçu, T.C.K madde 86/1,2.d: Kasten baflkas›n›n vücuduna ac› veren veya sa¤l›¤›n›n ya da alg›lama yetene¤inin bozulmas›na neden olan kifli, bir y›ldan üç y›la kadar hapis cezas› ile cezaland›r›l›r. Kasten yaralama suçu, Kamu görevlisinin sahip bulundu¤u nüfuz kötüye kullan›lmak suretiyle ifllenmesi hâlinde, iki y›ldan befl y›la kadar hapis cezas›na hükmolunur.

iflflççinin sesi 4. Görevi kötüye kullanma , T.C.K madde 257/1: Kanunda ayr›ca suç olarak tan›mlanan hâller d›fl›nda, görevinin gereklerine ayk›r› hareket etmek suretiyle, kiflilerin ma¤duriyetine veya kamunun zarar›na neden olan ya da kiflilere haks›z bir kazanç sa¤layan kamu görevlisi, bir y›ldan üç y›la kadar hapis cezas› ile cezaland›r›l›r. 5. ‹flkence suçu , T.C.K madde 94/1: Bir kifliye karfl› insan onuruyla ba¤daflmayan ve bedensel veya ruhsal yönden ac› çekmesine, alg›lama veya irade yetene¤inin etkilenmesine, afla¤›lanmas›na yol açacak davran›fllar› gerçeklefltiren kamu görevlisi hakk›nda üç y›ldan oniki y›la kadar hapis cezas›na hükmolunur. Biraz daha incelesek daha fazla kanun maddesinin ihlal edildi¤ini görmek kesinlikle mümkündür. Kolluk güçlerinin suçlar›n› tespit etmekteki gayemiz tabiî ki Cumhuriyet Savc›lar›n› göreve ça¤›rmak de¤il. Bundan çoktan vazgeçtik. Cumhuriyet Savc›lar›n›n bu vahfleti sorgulamak yerine, daha 1 May›s gününden önce, Taksim ›srar›ndan dolay› sendika yöneticileri hakk›nda soruflturma yapt›klar›n› ve dava açt›klar›n› biliyoruz. Bu ülkede hukuk ve demokrasinin kriterlerinden en önemlisi devlet görevlilerinin keyfi ve zorba uygulamalar›n›n yarg› denetimine aç›k olmas›d›r. Demokrasi yoksa görevlilerin keyfi ve zorba idareleri devam eder. Bugün yaflad›¤›m›z olay budur. Yaz›m›z› uluslararas› hukukun kabul etti¤i bir ilke ile bitirelim: “Yöneticilerin hukuki olmayan ve keyfi yönetimlerine karfl› yönetilenlerin meflru direnme hakk› vard›r.”

17

Hükümet Taksim yasa¤›n› her defas›nda “toplant› yeri olarak say›lan alanlardan de¤ildir” önermesiyle savunmufltur. Ne ki; geçmifle bakt›¤›m›zda iflçilerin 1 May›s› d›fl›nda bu yasak uygulanm›yor. Y›lbafl› kutlamalar›, futbol tak›mlar›n›n kutlamalar›, konserler, polis haftas› vb. her türlü gösterilere aç›k olan Taksim, sadece iflçilere yasaklanm›flt›r. Dolay›s›yla hükümetlerin bu gerekçeleri hukuktan önce meflruluktan hayli uzakt›r.

Yasalara göre orant›l› güç kullanarak yürüyüflü da¤›tmak için öncelikle, bir toplant› veya gösteri yürüyüflünün bafllam›fl ve kanunsuz bir eyleme dönüflmüfl olmas›, bu da yetmez ayn› zamanda polisin “direniflle karfl›laflm›fl” olmas› gerekir. 1 May›s günü bafllam›fl bir yürüyüfl olmad›¤› gibi, polisin direniflle karfl›laflmas› da sözkonusu olmadan ve “orant›s›z güç-vahflet” kullan›ld›¤› da herkesçe görülmüfltür. Polisin ve dolay›s›yla devletin tavr› aç›kt›: ‹flçilere hadlerini bildirmek ve Taksim’de ›srar neymifl göstermek! E-posta: iscihaklari@iscininsesi.com Sorular›n›z› yaz›n, cevaplayal›m.


iflflççinin sesi

HAZ‹RAN 2008

EMEK

18

E¤itim-Sen ve ‹fl Güvencesiz Ö¤retmenler

CESARET VE SAM‹M‹YET GEREKL‹ E¤er E¤itim-Sen iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin örgütlenmesini gerçekten istiyorsa; ifle samimiyetini ortaya koyarak bafllamal›d›r. Daha sonra da konuyla ilgili bir program haz›rlayacaksa mutlaka haz›rlad›¤› programda iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin istek ve önerilerini de dikkate almal›d›r. Hatta bu program› iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin haz›rlamas›n› istemelidir. hafta önce E¤itim-Sen 3. B irkaç Ola¤an Genel Kurulu tamamland›. Malum, iflsiz ö¤retmen oluflumuzdan genel kurul haberlerini bas›ndan ve kurula kat›lan arkadafllar›m›zdan ald›¤›m›z haberlerden takip edebildik. Birçok güvencesiz ve iflsiz ö¤retmen arkadafl›m›z›n gözü kula¤› bu kuruldayd›. Ne tür kararlar al›nacakt›, güvencesiz ve iflsiz ö¤retmenlerin örgütlenmesi ile ilgili görüfller ortaya at›lacak m›yd›? Örgütlenme olacak m›yd›? Olacaksa süreç nas›l flekillenecekti? Durumun aciliyetinden dolay› hemen bir mücadele program› ifle koflulacak m›yd›? Kuruldan haberler geldikçe “Bu ne perhiz, bu ne lahana turflusu?” dedirtecek geliflmeler yafland›¤›n› üzülerek takip ettik. ‹flsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin örgütlenme konusu kurultayda tart›fl›lm›fl; hatta daha önceki dönemde bu konuyla ilgili iyi bir müca-

dele program› oluflturmad›klar› için kendilerini elefltirmifller. Bundan sonraki dönemde iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin sorunlar›na daha fazla e¤ileceklerini tart›flm›fllar. Buraya kadar her fley çok iyi; duymak istedi¤imiz cümleler. Birço¤umuza “Oh be… Nihayet!” dedirten güzel bir haber. Hatta iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin sorunlar›yla ilgili çeflitli mücadele önerileri sunulmufl ama kesin bir karara var›lamam›fl. Sunulan önerileri çok merak ediyorum. Acaba sunulan önerilerde iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin de fikri al›nd› m›? Ya da genel kurulda kaç tane iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmen vard›? Ve kaç tanesine söz verildi? 2. gün sözleflmeli (ifl güvencesiz) bir arkadafl›m›z kürsüde konuflmak istemifl ama yasal delege say›lmad›¤› için konuflturulmam›fl. Bu yaklafl›m, E¤itim-Sen’in iflsiz ve ifl gü-

vencesiz ö¤retmenlerin sorunlar›na sahip ç›kaca¤› konusundaki umutlar›m›z› k›rd›. Türkiye’de yaklafl›k 100 bin ücretli ve 50 bin sözleflmeli ö¤retmen bulunmakta ve bu say› her geçen gün artmaktad›r. E¤er E¤itim-Sen iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin örgütlenmesini gerçekten istiyorsa; ifle samimiyetini ortaya koyarak bafllamal›d›r. Daha sonra da konuyla ilgili bir program haz›rlayacaksa mutlaka haz›rlad›¤› programda iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin istek ve önerilerini de dikkate almal›d›r. Hatta bu program› iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin haz›rlamas›n› istemelidir. Sorunu yaflayanlar›n içinde olmad›¤› bir çözüm yolu ne kadar sa¤l›kl› olabilir ve süreklilik sa¤layabilir? Aksi halde yap›lan tüm öneriler ipe un sermekten öteye gitmeyecektir. Biz iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenler sorunlar›m›z›n ancak örgütlü mücadeleyle çözülebilece¤ini biliyoruz. E¤itim-Sen’in de en ileri e¤itim emekçileri örgütü oldu¤una inan›yoruz. Fakat E¤itim-Sen’in bu sorumluluk ve ciddiyetle davranmad›¤›n› görüyoruz. Oysa E¤itim-Sen biz güvencesiz ö¤retmenleri örgütleme hamlesiyle dinamizm kazanacak ve bu hamle bürokratizm hastal›¤›na karfl› panzehir oluflturacakt›r. Ancak bunun için yeni yönetimin cesaret ve ciddiyetle, demokratik sendikac›l›k sorumlulu¤uyla hareket etmesi gerekiyor. ¤itim-Sen ‹zmir fiubeleri ‹flsiz ve ‹fl Güvencesiz Ö¤retmenler Komisyonu

E¤itim-Sen Genel Kurulunda iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin sorunlar›yla ilgili çeflitli mücadele önerileri sunulmufl ama kesin bir karara var›lamam›fl. Sunulan önerileri çok merak ediyorum. Acaba sunulan önerilerde iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmenlerin de fikri al›nd› m›? Ya da genel kurulda kaç tane iflsiz ve ifl güvencesiz ö¤retmen vard›? Ve kaç tanesine söz verildi?


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

POL‹T‹KA

‹flçi S›n›f› Kendi Gövdesiyle Politika Sahnesine Ç›k›yor

‹fiÇ‹DEN ‹fiÇ‹DEN ES‹YOR YEL Kimin hangi safta oldu¤u son iflçi direnifllerinde, 1 May›s kutlamalar›nda belirginleflti. Baflbakan Tayyip Erdo¤an “Ayaklar bafl› yönetirse k›yamet kopar” diyerek iflçileri afla¤›lad›. Böylece patronlar›n taraf›n› tuttu¤unu aç›kça gösterdi. Türk-‹fl’in AKP’li sendika baflkan›, iflçileri SSGSS yasas›nda oldu¤u gibi 1 May›s’ta da satt›. H. ARIKUfiU

iflçi haberleriyle geliG ünler yor. Novamed, Hava-ifl, Telekom, Harb-‹fl, Yörsan, tersane grevi derken giderek canlan›yor iflçi hareketi. Gün geçmiyor ki gazeteler iflçi grev ve direnifl haberleri vermesin. Bu memlekette art›k iflçiler de “Ben var›m” diyor. ‹flçiler de politika sahnesinde varl›¤›n› gösteriyor. Çok de¤il, daha bir y›l öncesine kadar neredeyse sadece hükümet-ordu, laikler-antilaikler çat›flmas›na tan›k olurduk. Bunlar bugün de devam ediyor. Ama iflçi hareketi kendi gövdesiyle politika sahnesine ç›k›yor. Özellikle son iki y›l›n direniflçi 1 May›s kutlamalar›, biz iflçilere umut oluyor. Bir yandan iflçi direniflleri, bir yandan iflçi örgütlenmeleri gelece¤e umutla bakmam›z› sa¤l›yor. ‹flçi kardefller, biz hep hükümetin haklar›m›z› gasp edip sonra “Milletimiz için yapt›m” aldatmacas›n› m› dinleyece¤iz? Biz hep laik-antilaik ya da CHP-AKP z›tlaflmas›yla m› uyutulaca¤›z? YÖK çekiflmesi, türban tart›flmalar›yla m› oyalanaca¤›z? Hay›r! 2008 1 May›s direnifli göstermifltir ki iflçiler art› kab›na s›¤-

heo

m›yor. Ya “demokrat k›l›kl›” AKP’ye ne demeli? Gördük 1 May›s’ta demokratl›¤›n›. Onun demokrasisi cop, gaz bombas› demokrasisi, polis demokrasisidir. AKP’ye kapat›lma davas› aç›ld›¤›nda özgürlüklerden bahsediyordu baflbakan. Demokrasi istiyordu kendilerine. Kendine demokrasi, iflçiye biber gaz› ve dayak! ‹flçi kardefllerim, kimin hangi safta oldu¤u son iflçi direnifllerinde, 1 May›s kutlamalar›nda belirginleflti. Baflbakan Tayyip Erdo¤an “Ayaklar bafl› yönetirse k›yamet kopar” diyerek iflçile-

ri afla¤›lad›. Böylece patronlar›n taraf›n› tuttu¤unu aç›kça gösterdi. Türk-‹fl’in AKP’li sendika baflkan›, iflçileri GSS yasas›nda oldu¤u gibi 1 May›s’ta da satt›. Burada D‹SK ve KESK’i iflçi s›n›f› ad›na takdir etmeliyiz. Tabi Türk-‹fl’in baflkan›n› dinlemeden eylemlere kat›lan kimi sendikalar›n› da unutmuyoruz. Özellikle SSGSS ve 1 May›s’ta iflçi s›n›f›ndan yana tav›rlar› son derece sevindirici. Evet, yavaflça da olsa iflçi hareketi gelifliyor. Art›k iflçiden iflçiden esiyor yel. Gelece¤in sömürüsüz, özgür dünyas› bizlerin ellerinde.

Bu memlekette art›k iflçiler de “Ben var›m” diyor. ‹flçiler de politika sahnesinde varl›¤›n› gösteriyor. Çok de¤il, daha bir y›l öncesine kadar neredeyse sadece hükümet-ordu, laikler-antilaikler çat›flmas›na tan›k olurduk. Bunlar bugün de devam ediyor. Ama iflçi hareketi kendi gövdesiyle politika sahnesine ç›k›yor. Bir yandan iflçi direniflleri, bir yandan iflçi örgütlenmeleri gelece¤e umutla bakmam›z› sa¤l›yor.

19


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

SA⁄LIK

20

Vücutta Yüksek Miktarda Olmas› Tehlikelidir

KOLESTEROL NED‹R? Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu....), D vitamini ve ya¤lar› sindiren safra asitlerini üretir. Bu ifllemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunmas› yeterlidir. E¤er kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlar›nda birikir ve kan damarlar›n›n sertleflmesine, daralmas›na (arteriyoskleroz) yol açar. Dr. CANAN YEfi‹L

yaflam için gerekli K olesterol, olan mum k›vam›nda ya¤›ms› bir maddedir. Kolesterol beyin, sinirler, kalp, ba¤›rsaklar, kaslar, karaci¤er baflta olmak üzere tüm vücutta yayg›n olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormo-

nu....), D vitamini ve ya¤lar› sindiren safra asitlerini üretir. Bu ifllemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunmas› yeterlidir. E¤er kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlar›nda birikir ve kan damarlar›n›n sertleflmesine, daralmas›na (arteriyoskleroz) yol

açar. Toplumda arteriyoskleroz için damar sertli¤i, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullan›lmaktad›r. Kolesterol hangi organ›n damar›nda birikirse o organa ait hastal›klar ortaya ç›kar. Örne¤in; kalbi besleyen atardamarlarda kolesterol birikimi olursa gö¤üs a¤r›s›, kalp krizi gibi sorunlar oluflur. Böbrek damarlar›nda kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezli¤ine yol açabilir.

‹yi kolesterol-Kötü kolesterol

Beslenmemize dikkat ederek vücudumuzdaki kolesterol miktar›n› sa¤l›¤›m›z› koruyacak flekilde kontrol edebiliriz. Bunun için bol bol meyve ve çi¤ sebze yemeli, bal›k, bulgur ve çeflitli bakliyat tüketmeli ve ayr›ca her gün yürüyüfl veya egzersiz yapmal›y›z.

Kolesterol, ya¤›ms› bir maddedir. Normal koflullarda, ya¤ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de su özelliklerini tafl›yan kanda normal koflullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve tafl›nmas› için karaci¤erde bir protein ile birlefltirilir (paket edilir). Bu kolesterol ile protein birleflimine lipoprotein ad› verilir. De¤iflik tipte lipoproteinler vard›r: Bunlardan LDL, kötü huylu kolesteroldür; HDL, iyi huylu kolesteroldür. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olmas› hasta için risk tafl›r. HDL-kolesterolün düflük olmas› da bir risktir.

KOLESTEROL DÜfiÜRÜCÜ D‹YET Beslenmemize dikkat ederek vücudumuzdaki kolesterol miktar›n› sa¤l›¤›m›z› koruyacak flekilde kontrol edebiliriz. Bunun için flunlara dikkat edilmeli: •Haftada en az iki kere 1 levrek kadar bal›k tüketin •Yemeklere ve salatalara zeytinya¤› veya soya ya¤› kullan›n •Haftada 3-4 kere kuru baklagilleri beslenmenize ekleyin •S›k s›k bulgur yiyin •Meyve olarak turunçgilleri (portakal, limon suyu, greyfurt vb...) tercih edin •Di¤er meyveleri kabuklu yiyin •De¤iflik renkte mevsime uygun sebzeleri tercih edin •Makarna, pirinç ve ekme¤i kepekli veya esmer olanlar›n› yiyin •Süt, peynir ve yo¤urt tüketirken az ya¤l› olanlar›n› tercih edin •Bolca çi¤ sebze yiyin •Ayr›ca, her gün 60 dakika yürüyüfl veya egzersiz yap›n.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

MEDYA

21

Dizi Filmler Bilincimizi Çarp›t›yor

ARKA SOKAKLARIN GÖREMED‹⁄‹M‹Z YÜZÜ “Arka Sokaklar” dizisinde polisleri ve yapt›klar›n› öyle güzel, öyle tatl› masal anlat›r gibi anlat›yorlar ki, görmesek, yaflamasak biz de inanaca¤›z… Medyan›n ifli de bu de¤il mi zaten? Gerçekleri çarp›t›p, kitleleri egemen düflünce sistemine yedeklemek. Dizi filmler de bunu yapman›n en etkili yöntemlerinden biri. NEBAHAT ARSLAN

H er biri adeta birer iyilik mele-

¤i olan polisler! Birbirinden duygusal, sevecen, ihtiyac› olan›n yan›nda hemen bitiveren hayat kurtar›c›lar. Hepsi dengeli kifliliklere sahip, entelektüel, aileleriyle de örnek birer yaflam tarz› sergiliyorlar. Çocuklar›yla iliflkilerinde her biri uzman bir pedagog kadar bilinçli hareket ediyor. Aralar›nda, münferit flekilde zanl›lara fliddet uygulayanlar ç›km›yor de¤il! Ama mutlaka hakl› bir sebepleri vard›r ve zaten amirleri taraf›ndan hemen fliddet kullanmalar› engelleniyor. Asl›nda haks›z da say›lmazlar hani. Baz› zanl›lar var ki, az›c›k korkutmay›nca sorgu s›ras›nda a¤›zlar›ndan do¤ru bir kelime almak mümkün olmuyor! Hemen k›zmay›n….”Bizim gazetemizde, hem de 1 May›s sonras› polislere övgü ya¤d›ran bir yaz›n›n ne ifli var?” demeyin. Bütün bunlar, “Arka Sokaklar” dizisi yap›mc›lar›n›n, senaryo yazar› ve yönetmeninin hayal ürününden baflka bir fley de¤il. Öyle güzel, öyle tatl› masal anlat›r gibi anlat›yorlar ki, görmesek, yaflamasak biz de inanaca¤›z… Ama medyan›n ifli de bu de¤il mi zaten? Ger-

çekleri çarp›t›p, kitleleri egemen düflünce sistemine yedeklemek. Dizi filmler de bunu yapman›n en etkili yöntemlerinden biri. Oysa dönüp de hak arama eylemlerinde, gecekondu y›k›mlar›nda polisin tutumuna bakt›¤›-

m›zda, anlat›lanlar›n nas›l bir masal oldu¤unu, polisin gerçekte kimlerin koruyucusu oldu¤unu kolayca görüyoruz. Gün geçmiyor ki, bir iflçi ya da ö¤renci eylemine polis sald›rmas›n. Gazetelerin üçüncü sayfalar› ise, cin-

1 May›s’›n ard›ndan, her zaman devletin yan›nda olmay› görev bilen burjuva medya dahi polisin ve devletin tutumunu elefltirmek, “Polis Devleti” gibi bafll›klar atmak zorunda kald›. Egemenler, diziler arac›l›¤›yla masallar›n› anlatmaya devam etsinler. ‹flçiler-emekçiler, yaflad›klar›ndan ç›kard›klar› ve ç›karacaklar› deneyimlerle kendi hikayelerini yazacak ve mutlaka hayata geçirecekler!

net geçiren polislerin ailelerine uygulad›klar› katliam haberleriyle dolu. Bu y›l 1 May›s’ta yaflananlar ise, hiçbir söze gerek b›rakmadan devletin suçüstü yakalanmas›n› sa¤lam›flt›r. D‹SK’li iflçiler kendi sendikalar›nda copland›; bir hastanenin, üstelik de acil servisine biber gaz› at›ld›. Yüzlerce kifli yollardan gözalt›na al›nd›. Devlet ve onun kolluk kuvvetlerinden olan polis, nas›l iflçi emekçi düflman› oldu¤unu, asl›nda kimleri korudu¤unu ve halk› potansiyel suçludüflman olarak gördü¤ünü kendi eliyle kan›tlad›. T›pk› 1977 1 May›s’›nda oldu¤u gibi, provokasyon yaratanlar›n asl›nda kendileri oldu¤unu herkese gösterdiler. Öyle ki, her zaman devletin yan›nda olmay› görev bilen burjuva medya dahi polisin ve devletin tutumunu elefltirmek, “Polis Devleti” gibi bafll›klar atmak zorunda kald›. Egemenler, diziler arac›l›¤›yla masallar›n› anlatmaya devam etsinler. ‹flçiler-emekçiler, yaflad›klar›ndan ç›kard›klar› ve ç›karacaklar› deneyimlerle kendi hikayelerini yazacak ve mutlaka hayata geçirecekler!


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

‹fiÇ‹ OKULU

22

Kapitalizmde ‹flçi Eme¤inin Karfl›l›¤›n› Alamaz

ARTI DE⁄ER: KAP‹TAL‹ST SÖMÜRÜ Her türlü ürünü üreten iflçidir. Ona de¤er katan iflçidir. Fakat iflçinin üretti¤i de¤ere el koyan, patronudur. E¤er iflçi bunun fark›nda olmazsa, ücretini ald›¤›nda eme¤inin karfl›l›¤›n› ald›¤›n› san›r. Her gün patron taraf›ndan üretti¤i art›-de¤ere el konulur. Fakat iflçi bunu bilmez. Bu nedenle art›-de¤er kavram› biz iflçiler için çok önemlidir. Zeynep: Merhaba arkadafllar. Bu dersimize kadar, insanl›k tarihi boyunca sömürünün nas›l gerçekleflti¤ini gördük. As›l önemli olan içinde yaflad›¤›m›z kapitalist toplumda sömürünün neden ve nas›l gerçekleflti¤ini ö¤renmektir. Kapitalist toplumda iflçilerin nas›l sömürüldü¤ünü görmek, anlamak gerçekten güçtür. Kapitalizmdeki sömürüyü anlamak sizce neden di¤er toplumlara göre daha güçtür? R›za: Köleci dönemde sömürü çok aç›k. Köleler kar›n toklu¤una zorla çal›flt›r›l›yorlard›. Feodal düzende de sömürüyü görmek kolayd›r. Feodalizmde emekçiler zor alt›nda çal›flt›r›l›p sömürülür. Örne¤in bir köylü haftada üç gün kendisi için çal›fl›rken, üç gün de beyi için çal›flmak zorundad›r. Sezin: Kapitalist toplumda ise sömürüyü görmek zordur. ‹flçi köle ya da serf de¤ildir, sözde özgürdür. ‹stedi¤i yerde, istedi¤i patrona, istedi¤i biçimde çal›fl›r gibi görünür. ‹flçi, ald›¤› ücreti “eme¤inin karfl›l›¤›” san›r. Zeynep: Evet arkadafllar, kapitalist toplumda sömürü gizlenmifltir. Bu nedenle pek çok iflçi sömürüldü¤ünün fark›nda de¤ildir. Bu

sömürünün nas›l gerçekleflti¤ini aç›klayabilmek için önemli bir kavrama sahibiz: “art›-de¤er” Bu dersimizde bu kavram›n üzerinde duraca¤›z. Aylin, bir örnekle bunu bize aç›klayabilir misin? Aylin: Örne¤in ayakkab› atölyesinde çal›flan bir iflçiyi ele alal›m. Bu iflçi günde tek bafl›na 10 ayakkab› üretiyor olsun. 10 ayakkab›n›n üretimi için yani gerekli malzeme için iflverenin 50 YTL ödedi¤ini, 10 YTL elektrik, kira, makine afl›nma pay› gibi masraflara ödedi¤ini düflünelim. ‹flçiye bir günde üretti¤i 10 ayakkab› için 20 YTL ücret ödedi¤ini de hesaba katal›m. 10 ayakkab›n›n iflverene maliyeti 50+10+20=80 YTL’dir. ‹flveren 10 ayakkab›y› piyasada 140 YTL’ye satmaktad›r. Aradaki fark 60YTL’dir. Bu de¤eri yaratan iflçilerdir. Bir iflçi günde 80 YTL’lik de¤er yaratmaktad›r. Ancak ücret olarak 20 YTL almaktad›r. Zeynep: ‹flte bu 60 YTL iflçinin ödenmemifl eme¤i, yani art›-de¤erdir. Patronun her gün iflçinin emek gücünün el koydu¤u, yani sömürdü¤ü k›sm›d›r. Ayakkab›y›

üreten iflçidir. ‹çine de¤er katan iflçidir. Fakat iflçinin üretti¤i de¤ere el koyan, patronudur. Murat: E¤er iflçi bunun fark›nda olmazsa, ücretini ald›¤›nda eme¤inin karfl›l›¤›n› ald›¤›n› san›r. Her gün patron taraf›ndan üretti¤i art›-de¤ere el konulur. Fakat iflçi bunu bilmez. Bu nedenle art›-de¤er kavram› biz iflçiler için çok önemlidir. Hande: Art›-de¤er sömürüsünü para üzerinden gösterdi¤imiz gibi zaman üzerinden de gösterebiliriz. Bu iflçinin günde 10 saat çal›flt›¤›n› varsayal›m.10 saat için ald›¤› ücret 20 YTL. Saat bafl›na 2YTL kazan›yor. Bir günde 80YTL’lik de¤er yaratt›¤›n› söy-

lemifltik. Öyleyse her saat 8 YTL’lik de¤er yarat›yor. Bunun 2YTL’sini kendi ücreti olarak al›yor, 6YTL’sine patron el koyuyor. Öyleyse her gün 2,5 saat kendi için, 7,5 saat patron için çal›fl›yor. Her gün 7,5 saatlik emek gücüne patron taraf›ndan el konuyor. Zeynep: Bu basit hesaplardan da gördü¤ümüz gibi iflçiler her gün üretim içerisinde patronlar taraf›ndan sömürülüyorlar. Her iflçi kendi yaflam›nda yaflad›¤› bu sömürüyü görüp a盤a ç›karabilir. Her iflçi az önce verdi¤imiz bilgileri, farkl› sektörlerde de, farkl› iflyerlerinde de olsa kendi yaflam›nda görebilir.


HAZ‹RAN 2008

iflflççinin sesi

‹fiÇ‹ POSTASI

23

SOKAKLARA DÖKÜLMEK LAZIM

flbakan Tayyip Erdo¤an: Kim bu polis, uzaydan m› geldi bunlar, bunlar, Soru, Baflb bu ülke insan›n› ay›rt etmeksizin hepsinin can güvenli¤inden sorumlu olan polis fllerimiz de¤il mi? evlad›m›z, polis kardefll flçinin sesi : Bilmiyoruz nerden geldiler? Cevap, iflç

SABRET YÜRE⁄‹M ‹fiÇ‹LER‹N DE YÜZÜ GÜLECEK Yine o saç›m›n sakal›m›n birbirine kar›flt›¤› günlerden biriydi.Uyand›m uyanmas›na ama... Zaman adeta benimle yar›fl›yor ve her seferinde de o, birinci geliyordu. Kafama kötü fikirler sokuyor, adeta fleytanla pazarl›k ediyordu Ve o an bakt›¤›mda, bu günü kendimden çalmal›y›m diye düflünürken cep telefonum çalmaya bafllad›. Arayan patronumdu. Bas›nç testinin olaca¤›n› ve mutlaka gelmem gerekti¤ini hat›rlatt›. Camdan d›flar› bakt›¤›mda kopkoyu bir sis ve ince ince ya¤mur çiseliyordu. Bütün güzel düflüncelerimi bir anda çürütüvermiflti... Hemen toparlanarak karar›m› verdim. Ve son kez aynan›n karfl›s›nda uzun uzun kendimi seyrettim. Ve her zamanki gibi haz›rlanarak tersanenin “ölüm yolunu” tuttum. Sanki birileri koluma girmifl beni zorla götürmeye çal›fl›yordu. Sanki kapkara bulutlar gökyüzünü de¤il içimi kaplam›flt›. Darmada¤›n düflünceler içinde cehennem mahalline yaklafl›yordum. Ve tersaneden içeri girdi¤imde toz duman kimyasal kokular bedenimi sard›¤›nda Hep o travmayla yüz yüze geliyordum. Parçalanarak da¤›lan arkadafllar›m›n cans›z bedenleri film fleridi gibi beynimin içinde geçtiler. Ve bu psikolojiyle çal›flan insanlar›n da¤›n›k hayatlar› ve geride kalan yaflamlar. Patronlar›n gözüne paradan perde inmifl ‹flçi eme¤inin bo¤ularak can verdi¤i k›pk›rm›z› bir kuyuda gemilerini yüzdürmekteler. Emek sarf etmedikleri için birilerinin açt›¤› boflluklar› doldurmakla meflguller. Her taraftan kumpas yemifl iflçinin kazançlar›n› kemirmekte, Kazançlar›na kazanç kat›p kasalar›n› büyütmekteler. Hep böyle mi geçecekti tersanede günlerimiz. Ölüme yazg›l› m›yd›k patronlar›n kazanç çark›nda? Böyle gitmeyecek elbet Bizim de günlerimiz gelecek ‹flçiler de gülecek yüre¤im sabret. Ercan Baybo¤a, Tersane ‹flçisi/Tuzla

‹flçinin Sesi: Ad›n› ö¤renebilir miyim? Bülent: Ad›m Bülent. ‹.S: Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas› (SSGSS) yasas› ç›kt›. Bu yasa hakk›nda ne düflünüyorsun? B: Sosyal güvensizlik yasas› olarak adland›r›yorum ben onu. Çünkü bugün iflçilerin uzun y›llardan beri kazanm›fl oldu¤u baz› haklar› t›rpanlamad›r bu. Yani emeklilik yafl›n›n 65’e çekilmesi, daha önceki haklar›n geri al›nmas› anlam›na geliyor. Di¤er tarafta her fleyden önce bu yasada kad›nlar›m›z aç›s›ndan çok önemli olan bir yasa var: Süt hakk›. Süt hakk› da kad›nlar›n elinden tamamen al›n›yor. Bu flu anlama geliyor: AKP Hükümeti kad›nlara “Siz çal›flmay›n, evinizde oturun, çocuk do¤urun” demeye getiriyor. ‹.S: Bu yasaya karfl› ne yapmak gerekir? B: Her fleyden önce bu yasaya karfl› örgütlenmemiz ve bir flekilde birleflmemiz laz›m. Bütün sendikalar, partiler, sivil toplum örgütleri… Hepsi birlikte mücadele etmesi laz›m. Sokaklara dökülmek laz›m. ‹.S: K›dem tazminat› hakk›n› da kald›rmak istiyorlar. Bu konuda ne diyeceksin? B: K›dem tazminat› hakk›nda flunu söyleyebilirim: Bugün iflyerlerinde patronlar iflçileri ç›kartam›yorlarsa, k›dem tazminat› korkusundan dolay› ç›kartam›yorlar. K›dem tazminat› hakk› kalkt›¤› andan itibaren Türkiye’de iflsizlerin say›s› 盤 gibi büyür. Bülent, Oto kaportac›, ‹zmir/Ata Sanayi


i flflçç i n i n s e s i ’ nden polise süsbiberinden çelenk

2 direnme zaman›

3 akp’nin maskesi düfltü

4 ev kad›nlar› greve ç›karsa

9 ssgss’yi durdurabiliriz

10 pirinç yerine bulgur yesinler

12 15-16 haziran iflçi ayaklanmas›

13

‹ flçinin Sesi’nin 13. say›s›yla yine

birlikteyiz. Gazetemizin önceki say›s›ndan bu yana biz iflçiler için oldukça önemli geliflmeler yafland›. Önce SSGSS yasas›, yükselen emekçi eylemlerine ve genel muhalefete ra¤men AKP Hükümeti taraf›ndan Meclis’ten geçirildi. Daha sonra ise, sözde ifl imkanlar›n› artt›rmay› amaçlayan, ama gerçekte sadece patronlar›n ifline yarayan, iflçi haklar›n› budayan “‹stihdam Paketi” yasalaflt›r›ld›. Gazetemizde bu yasalar›n patronlar s›n›f›n›n ç›karlar› do¤rultusunda ve iflçi-emekçi kitlelerin aleyhine oldu¤unu önceki say›lar›m›zda çeflitli yaz›lar›m›zla aç›klad›k. Bugün bu yasalar Meclis’ten geçmifl olsa da, bu iflçi düflman› yasalara karfl› mücadelemiz devam edecek. Bu nedenle, bu say›m›zda konuyla ilgili yeni yaz›lara yer verdik. Geçen dönemin önemli bir baflka olay›, 1 May›s’t›. Türkiye’nin birçok flehrinde yüzbinlerce iflçi ve emekçi taraf›ndan bar›flç›l biçimde kutlanan 1 May›s, ‹stanbul’da tam bir devlet terörü uygulanarak fiilen yasakland›. AKP Hükümeti temsil etti¤i sermaye s›n›f›n›n tavr›n› gösterdi ve Taksim’de yüzbinlerce iflçi ve emekçi taraf›ndan kutlanacak 1 May›s’›n yükselmekte olan iflçi hareketine moral verece¤i kayg›s›yla Taksim’in yollar›n› tam 30 bin polisle kesti. Bu say›m›zda 1 May›s’› çeflitli yönleriyle inceledik ve de¤erlendirdik. Haziran say›m›zda 15-16 Haziran (1970) iflçi hareketini anmadan geçemezdik. Bu eylem, dosta düflmana

iflflççinin sesi

www.iscininsesi.com

Türkiye iflçi s›n›f›n›n muazzam gücünü göstermiflti. 16 Haziran, bu y›l da bir baflka iflçi eyleminin tarihi olacak. Son haftalarda meydana gelen iki ifl cinayeti, Tersanelerdeki vahfli kapitalizm uygulamas›n› bir kez daha gündeme getirdi. Limter-‹fl 16 Haziran’› tersane iflçileri için grev günü olarak ilan etti. ‹flçinin Sesi olarak tersane iflçilerinin yan›nday›z. Düzenli okurlar›m›z elbette ‹flçinin Sesi’nin bu say›s›n›n epey gecikti¤inin fark›ndad›r. “Gazetemiz nerede kald›?” yak›nmalar›n› bir yanda üzüntüyle (gecikmenin olumsuzlu¤undan dolay›), di¤er yandan mutlulukla (gazetenin beklenir olmas› nedeniyle) dinledik. Tüm düzen d›fl› yay›nlar›n yaflad›¤› ekonomik zorluklar› biz de yafl›yoruz. Yaklaflmakta olan kriz dolayl› olarak bizi de etkiledi ve bu say›m›z› geç ç›karmak zorunda kald›k. Bizim arkam›zda sermaye gruplar› yok. S›rt›m›z› dayad›¤›m›z tek güç var: Zaten geçim zorlu¤u çeken ve yaflam›n› zor sürdüren iflçi ve emekçiler. Onlar bu gazeteyi sahip ç›kt›¤› içindir ki bu yay›n bugünlere geldi ve daha da yoluna devam edecek. Ancak geldi¤imiz bu noktada, gazetemizin devaml›l›¤›n›n sa¤lanabilmesi için okurlar›m›zdan biraz daha fedakarl›k istemek zorunday›z. Gazetemizin d›flar›dan destek almadan kendisini döndürebilmesi için fiyat›m›z› 1,5 liraya ç›kard›k. Okurlar›m›z›n bizi anlay›flla karfl›layaca¤›na ve deste¤ini artt›rarak sürdürece¤ine inan›yoruz. Yeni say›m›zda buluflmak üzere...

fiÇ Ç‹N‹N SES‹ GAZETES‹ ‹fi Yerel Süreli Yay›n

iletisim@iscininsesi.com

ADRES: MERKEZ MAH. BA⁄CILAR CAD. ANDAÇ ‹fiHANI NO:11 KAT 3/27 BA⁄CILAR-‹STANBUL TELEFON: 0212 634 22 05 Yerel Süreli Yay›n Sahibi ve Yaz› ‹flleri Müdürü: AHMET ALKIfi Teknik Sorumlu: HAM‹T EREN OSMANA⁄AO⁄LU Bask›: EZG‹ Matbaac›l›k (Sanayi Cad. Altay Sok. no:10 Çobançeflme YEN‹BOSNA–‹STANBUL Tel: 0212 4522302) KATKIDA BULUNANLAR: AL‹ KARASU • B. AKPOLAT • BAfiAK ERGÜDER • CANAN YEfi‹L • CEM ÇEK‹L • ERCAN KAVUKO⁄LU• ESER SANDIKÇI • FA‹K ÖREL • F‹KRET YEfi‹L • GÜNEfi DURGUN • H. ARIKUfiU • HAL‹T ELÇ‹ • HASAN MANTICI • HÜSEY‹N GENÇ • ‹LKNUR TANRIVERD‹ • ‹RFAN KAYGISIZ • MEVLÜT YILMAZ • M. BENGÜ fiAH‹N • NESR‹N KARACALI • NEV‹N KÜÇÜKÇALLI • ÖNDER ÇEL‹K• ÖZGÜR PARLAK • ÖZLEM GASSALO⁄LU • SERKAN ATAK • SEVTAP EM‹R • S‹BEL UZUN • fiENGÜL ÖZDEM‹R • TARIK ORUÇ • TÜL‹N UYSAL • VOLKAN YARAfiIR • YILMAZ YÜCEL •

sulukule’de ya¤ma

14 flam-pi-yonsi-vas-s-por

15 hukuki aç›dan 1 may›s 2008

16 iflçiden iflçiden esiyor yel

19 kolesterol nedir?

20 arka sokaklar›n görmedi¤imiz yüzü

21 art› de¤er: kapitalist sömürü

22


İşçinin Sesi 13