Issuu on Google+

cmy k

‹srail’e yanc› Kürt’e inkarc› Sayfa 4’te

Suriye s›n›r›n› ‹srail’e teslim etmeye haz›rlanan AKP, Kürtlerin demokratik taleplerine ve temsilcilerine kula¤›n› t›k›yor. ‹srail’e kabaday›l›k yap›p Kürtlere flirin görünmeye çal›flan Erdo¤an’›n gerçek yüzü ortaya ç›k›yor

Y›llarca demokrasi ve bar›fl isteyenlerin üzerine, “bir kar›fl vatan topra¤›n› böldürtmeyiz” diyerek silahlarla, coplarla yürüyenler flimdi Suriye s›n›r›ndaki topraklar›n kaderini belirlerken “NATO’ya m› versek ‹srail’e mi” diye tart›fl›yor. May›n döflemeyi, ABD operasyonlar›nda görev almay›, halk›n tepkilerin bast›rmay› iyi bilen TSK ifl may›nlar› sökmeye gelince “Kudretimiz yetmez” diyor. Böylece, K›br›s adas› büyüklü¤ündeki verimli topraklar›n ‹srail’in veya ABD’nin avcuna verilmesi için flike yap›l›yor. Binlerce yoksul köylüyü doyurarak Kürt sorununu çözümünde pay sahibi olabilecek topraklarda düflmanl›k büyüyecek.

68 gençlik hareketi önderlerinden, TKP/ML’nin kurucusu, Diyarbak›r zindanlar›nda gördü¤ü a¤›r iflkencelere ra¤men ‘ser verip s›r vermeyen’ ‹brahim Kaypakkaya katlediliflinin 36. y›l›nda unutulmad›

15 Günlük Siyasi Gazete

Y›l 4 • Say› 81 • 28 May›s 2009 • 1 TL

Eve kapanma soka¤a ç›k SABRIMIZI ZORLUYORLAR ‹flsiz say›s› 3 milyona yaklaflt›. Kredi kart› takipte olan kiflilerin say›s› art›yor, hacizler s›radanlafl›yor. Bu da yetmezmifl gibi yoksul halk›n evleri bafllar›na y›k›l›yor. Sa¤l›k alan›nda yaflanan piyasac› dönüflümün, taflonlaflt›rman›n ve özellefltirmenin a¤›r sonuçlar› Bursa’daki hastane yang›n›nda ortaya ç›k›yor. Düzen bu halka sadece zulüm getiriyor. Tüm bunlar olurken Baflbakan “kriz te¤et geçecek” edebiyat›n› gelifltirip “kriz sürtünüp geçecek” diyor. Halk›n sabr›n› zorluyor.

B‹R DE DALGA GEÇ‹YORLAR

Tamillere yönelik düzenlenen, 7 bin sivilin öldü¤ü ve on binlercesinin evlerini terk etti¤i dört ay süren operasyon sona erdi. Tamil Kaplanlar› 26 y›l sonra yenildi. Sri Lanka Cumhurbaflkan› Mahinda Rajapaksa Tamil Kaplanlar›'na yönelik operasyonun sona erdirmesinin ard›ndan Cumhurbaflkan› Abdullah Gül'ü arayarak bilgi verdi.

Cumhurbaflkanl›¤›'ndan yap›lan aç›klamada ise, Gül'ün "geliflmelerden memnuniyet duydu¤u" belirtildi.

Ferda Koç

Çöken düzene halkç› alternatif

Umar Karatepe

Pazara ç›kmak Pazardan ç›kmak

Dilflat Aktafl

Bilgece düflünemedi¤imiz anlar

Sayfa 10’da

Baflbakan Erdo¤an, “hepimiz ayn› gemideyiz” mak üzere bir çok büyük sermaye grubu 2009 diye emekçilerden fedakarl›k isterken patronla- y›l›n›n ilk 3 ay›nda yüksek karlar elde ederek r› unutmufl. Baflta Sabanc› ve Koç Holding ol- servetlerini bir kat daha art›rd›.

Sayfa 9’da

Oca¤a daha çok odun atal›m

Hesap ortada: Hepimiz ayn› gemide de¤ilmifliz

Sayfa 6’da

Abdullah Ayd›n

Sayfa 2’de

‹flsizlik 盤 gibi büyürken, halk borç içinde yüzerken, Hak-‹fl ve Türk-‹fl gibi hükümet ve patron yanl›s› sahte emek örgütleri sermaye örgütleriyle kol kola giriyor. Krizin çözümü olarak halk› tüketmeye ça¤›r›yorlar. “Eve Kapanma Pazara Ç›k” slogan›yla düzenledikleri kampanya ile iflsizlerle, yoksul emekçilerle dalga geçiyorlar. Evet halk soka¤a ç›kacakt›r ama kendisini güvencesiz, iflsiz ve geleceksiz yaflamaya zorlayan sermayeden ve hükümetten hesap sormak için!

Kim bozacak bu tezgah›? Sayfa 2’de

Kent iflçisine sahip ç›kt› Karfl›yaka Belediyesi’nde ‘daralma’ gerekçesiyle iflten at›lan Kent A.fi. iflçisi meydanlara ç›kt›. 30 Nisan’dan bu yana Örnekköy fiantiyesi’nde direnifllerini sürdüren iflçiler, ifle dönmeleri talebiyle Karfl›yaka’da büyük bir yürüyüfl yapt›. Karfl›yakal›lar’›n yo¤un olarak kat›ld›¤› yürü-

Sayfa 6’da

yüflte 5 bin kifli hepbir a¤›zdan ‘Kent A.fi. iflçisi yaln›z de¤ildir’ dedi. Kent A.fi. yerine belediyenin anlaflt›¤› Altafl firmas›na karfl› flantiyelerinde nöbet tutan iflçilere daha önce de ESHOT floförleri maddi yard›mda bulunmufltu. Çok say›da ilerici kurum da iflçileri ziyaret etmiflti.

E¤itimcilerin yürüyüflü bafll›yor E¤itim ve Bilim Emekçileri yeni kazan›mlar sa¤layarak Sendikas› Toplu ‹fl Görüfl- örgütlenme ata¤›na kalkmeleri için Artvin, Hakkari, may› hedefliyor. E¤itim Mu¤la ve Edirne’den 3-4-5 emekçileri eylemlerinde, Haziran tarihlerinde alanlara kendi özlük haklar›na dair ç›karak 5 Haziran’da Anka- isteklerinin yan›nda, parara’da olacak. E¤itim emekçi- s›z, bilimsel, demokratik leri toplu ifl görüflmelerini ya- e¤itime dair taleplerini de Sayfa 3’te p›lacak eylem ve etkinliklerle yükseltecek. cmy k

Sayfa 7’de

Çay serumla yafl›yor 200 bin çay üreticisini ilgilendiren yafl çay taban al›m fiyat› aç›kland›. Üreticiler aç›klanan fiyat›n çay› öldürmek anlam›na geldi¤ini söylüyor. Bölgede güçlü bir tepkinin soka¤a dökülememesinin s›k›nt›lar› yaflan›yor.


28 May›s 10 Haziran

2 GÜNDEM

Oca¤a daha çok odun atal›m

“A

Abdullah AYDIN Halkevleri Yüksek Dan›flma Kurulu Baflkan›

Krize Karfl› Halk›n fiartlar›’n› daha ileri eylemler ve etkinliklerle savunmakkazanmak önümüzü açacakt›r. Gün giderek büyüyen ve ço¤alan mücadele çizgimizi kararl›l›kla sürdürme günüdür. Böylesi bir kararl›l›¤›n hak mücadelelerini bir halk hareketine dönüfltürece¤ine inan›yorum. Kimsenin kuflkusu olmas›n, bu cüretkârl›k bizim kan›m›zda var

klam›yoruz Hakl›yoruz” mitingi öncesi Ankara’da kampanyan›n son çal›flmalar›n› gözden geçirmek amac›yla bir merkezi toplant› gerçeklefltirmifltik. Kampanyan›n yükünü omuzlayan genç arkadafllar›m›z, geldikleri bölgelerde yürüttükleri hak mücadelelerini; nitel ve nicel yönden mitinge kat›l›m biçimlerini ortaya koydular. Oldukça verimli ve moral veren bir toplant›yd›. Dan›flma meclisimizden bir arkadafl›m›z toplant›n›n havas›ndan oldukça etkilendi. Arkadafllar›m›z›n aktard›¤› bilgilerin ›fl›¤›nda, kendi gözlem ve izlenimlerini de katarak: “maksat has›l oldu” dedi. Bu deyim hepimizin hofluna gitti. Sanki bunca yorgunlu¤umuzun ödülü gibiydi. Yaln›z böylesine kesin konuflabilmek için biraz önümüzü görmemiz gerekti¤ini, 2 Kas›m mitinginin kazan›mlar›yla 2009 bahar›n›n Halkevcilere ve devrimcilere yükledi¤i sorumluluklar›n test edilmesinin gerekti¤ini düflündüm. Belki biraz fazla temkinliydim. Ama geçmifl süreçlerde yakalad›¤›m›z kimi par›lt›lar›n erken sönümlenmesi ve süreklili¤inin yakalanamay›fl› beni böylesi bir sa¤lamc›l›¤a itiyordu. Bugün geldi¤imiz noktada çok tedbirli davranm›fl olmam›m mahcuplu¤uyla ben de gö¤sümü gere gere “maksat has›l oldu” diyebiliyorum. Düflüncemi pekifltiren nedenleri ve dayanaklar›m› dile getirmeye çal›flaca¤›m. Öncelikle son bir y›l›n siyasi atmosferine de¤inmek gerekiyor. Emekçiler ve ezilen halklar aç›s›ndan zaten kötü giden yaflam, son büyük ekonomik krizle daha da çekilmez bir hale geldi. Kapitalistler krizi bahane ederek ifl yerlerini kapatmaya, üretimi azaltmaya, iflçi ücretlerini düflürmeye, giderek kendi önlemlerini almaya bafllad›lar. Bu ise yüz binlerin iflsiz kalmas›n›, iflsizli¤in, açl›¤›n, yoksullu¤un daha da derinleflmesini do¤urdu. Bu sonuç insanl›¤›n üzerine çöken umutsuzlu¤u, yaln›zl›¤› ve “gemisini kurtaran kaptand›r” anlay›fl›n› yayg›nlaflt›rd›. Devleti küçültme ve devleti ekonomiden uzaklaflt›rma iddias›nda olan sermaye çevreleri yeniden ‘devletçi’ oldular. Bu durum s›n›rl› olan

kamu kaynaklar›n›n büyük bir h›zla sermaye s›n›f›na aktar›lmas›n› gündeme getirdi. Çal›flanlar ve yoksullar aleyhine olan denge daha da bozuldu. Yetmedi, yeni zamlarla boflalan kasalar›n› halk›n ekme¤inden, afl›ndan çalarak doldurmaya yöneldiler. ‹flbirlikçi AKP hükümeti sermayenin isteklerini koflulsuz yerine getirirken yeni yasal düzenlemelerle muhalefetin önünü kesen uygulamalara giriflti. Sanki bütün bir toplumu kurtaracakm›fl gibi “hepimiz ayn› gemideyiz” edebiyat›na sar›ld›. Böylesi bir ortamda Halkevciler s›n›f pusulas›n› elden b›rakmad›lar. Halk›n örgütü olman›n sorumlulu¤u ile ezilenlerin, emekçilerin bu krizin yaflanmas›nda hiçbir kusurlar› ve sorumlulu¤u olmad›¤›n› hayk›rd›lar. Mitingin öncesi ve sonras›nda halk›n talepleri u¤runa soka¤a dökülmesini sa¤lamaya çal›flt›lar. Halk›n hak mücadelelerini yükseltti¤imiz günlerde ülkemizde Halkevleri’nin d›fl›nda da sisteme karfl› ciddi söz söyleyen ve eylemlilik içerisine giren dost çevreler vard›. Toplumsal muhalefetin zeminini geniflletmesi ve pekifltirmesi aç›s›ndan bu muhalefet hareketlerine de¤inmenin gerekli oldu¤unu düflünüyorum. Kürt halk› y›llard›r sürdürdü¤ü anadilde e¤itim ve Kürt kimli¤inin tan›nmas› taleplerini daha ileriye tafl›yan bir demokratik geliflim gösterdi. Kürt sorunu konusunda ikiyüzlü politika yürüten ve son uygulamalar›yla bölgenin özgün de¤erlerini hiçe sayan AKP’ye karfl› sivil itaatsizlik eylemleri içerisine girdiler. Bu eylemlikler sonunda Kürtler topyekün bir karfl› duruflu baflararak emperyalizmin ve iflbirlikçi AKP’nin bölgedeki oyunlar›n› bozdular. Kültürüyle, diliyle, kendi de¤erleriyle kitlelerine sahip ç›kt›lar. Bu, ülkede muhalefetin yap›labilece¤inin kan›t› oldu ve AKP’yi bozguna u¤ratt›. Ayn› dönemde Alevi muhalefetinin de ilk kez ciddi anlamda soka¤› kulland›¤›na tan›k olduk. Aleviler toplumsal muhalefetin önemli bir bölümünü de yanlar›na alarak bu sistemin as›rlard›r kendilerine reva gördü¤ü zulme art›k tahammül edeme-

yeceklerini gösterdiler. Bugüne dek çok geriden, kapal› mekanlarda siyaset yapan Alevilerin bu dirayeti ve sokaklarla buluflmas› iflbirlikçi AKP’nin pani¤e kap›lmas›na neden oldu. Gerek Kürt muhalefetinde, gerekse Alevi mitinglerinde geçmifl dönemlere göre daha sol bir söylemin kendini göstermesi toplumsal muhalefetin gelece¤i aç›s›ndan önemli bir kazan›m oldu. Halkevleri’nin Aklam›yoruz Hakl›yoruz kampanyas› geçmiflten biriktirdikleri üzerinde sokak sokak, mahalle mahalle örülen bir mücadeleyle böylesi bir siyasi atmosferde gerçekleflmiflti. 2 Kas›m günü de Ankara sokaklar› çiçeklenmifl, hak kortejleri baflkentin puslu, yorgun, umutsuz havas›n› da¤›tm›flt›. O gün güneflin toprakla buluflmas›, suyun topra¤a kavuflmas› gerçekleflti. Maksat has›l oldu. Çünkü bu buluflma 2 Kas›m’la noktalanmad›. Halkevciler daha sonraki süreçlerde att›klar› her ad›mda, bu miting ile görünür k›ld›klar› hak mücadelelerinin kendilerine yükledi¤i misyonu lay›k›yla yerine getirdiler. Ülkemizin dört bir yan›nda kurduklar› kürsülerde, hak meclislerinde halk›n bar›nma, e¤itim, sa¤l›k, ekmek, su, ulafl›m, enerji gibi temel haklar›n› kazanmalar› yolunda somut ad›mlar att›lar. Yasaklamalara, gözalt›lara, bask›lara ald›rmadan yoldafllar›yla birlikte neoliberal politikalar›n avukatl›¤›n› ve militanl›¤›n› yapanlara karfl› sözlerini sak›nmad›lar. 31 Ocak-1 fiubat tarihlerinde, Yerel Yönetimler Kriz ve Halk›n Haklar› sempozyumuyla mücadelelerini bütünlüklü bir düflünsel zenginli¤e tafl›d›lar. Haklar› için mücadele eden ma¤durlar›n ve yoksullar›n kendilerini ifade etme koflullar›n› yaratt›lar. 8 Mart, 30 Mart, 1 May›s ve 6 May›s tarihlerinde devrimcili¤in gere¤i neyse onu ziyadesiyle yerine getirdiler. Demokrasi tarihimizin ve devrimci miras›m›z›n mihenk tafl› olan bugünlerde, en kitlesel ve en görkemli kortejleriyle yoksul halk›n ba¤r›na su serptiler. Halkevleri 29 Mart seçimlerinde ortaya koydu¤u siyaset yap›fl tarz› ile solun seçimlerde nas›l ko-

numlanmas› gerekti¤ini gösteren bir kültürü de yaratt›. Maksat has›l oldu. fiimdi ne yapaca¤›m›z› biliyoruz. fiimdi kiminle, nas›l bir yolculu¤a ç›kt›¤›m›z› daha iyi görüyoruz. Kapitalizmin neden oldu¤u krizin enkaz› alt›nda, açl›k ve yoksullukla susturulmaya çal›fl›lan kitlelere dayat›lan ya ölüm ya sefalet ikileminin karfl›s›na “ya insanl›¤›n› kaybetmek ya da dünyay› bize dar edenlerin yakas›na yap›flmak” iddias›yla ç›kmak gerekiyor. Geldi¤imiz noktada bu onurlu yolculukta çantam›z›n bofl olmad›¤›n› bilelim. Biriktirdiklerimiz halk düflmanlar›n› korkutacak ve mücadeleyi daha ileri bir düzeye f›rlatacak zenginli¤i içeriyor. Ülkemizin da¤›nda, ovas›nda, kurduyla, kufluyla birlikte üretti¤imiz, Krize Karfl› Halk›n fiartlar›’n› daha ileri eylemler ve etkinliklerle savunmak-kazanmak önümüzü açacakt›r. Gün giderek büyüyen ve ço¤alan mücadele çizgimizi kararl›l›kla sürdürme günüdür. Böylesi bir kararl›l›¤›n hak mücadelelerini bir halk hareketine dönüfltürece¤ine inan›yorum. Kimsenin kuflkusu olmas›n, bu cüretkârl›k bizim kan›m›zda var. 2005 y›l›nda gerçeklefltirilen “Paras›z E¤itim Paras›z Sa¤l›k” yürüyüflüyle bafllayan, 2 Kas›m 2008’deki mitingle taçland›r›lan mücadelenin nitel ve nicel yönden ilerletilmesi, yaflam›n içinde sahici mücadelelerle büyütülmesi gerekmektedir. Halk›n sahneye ç›kt›¤›, tafllar›n yerinden oynad›¤› bir sürecin ilk ad›mlar›n› at›yoruz. Dolmabahçe’de iflgalcileri denize döken Devrimci Gençlerin, Söke’de Bafa Gölü’ne sahip ç›kan köylülerin, Afyon’da sofras›ndan ve topra¤›ndan haflhafl›n kopar›lmas›na izin vermeyen k›r yoksullar›n›n, Fatsa’da çürümüfllü¤ü, kumar›, çamuru kovanlar›n aya¤a kalkt›¤› bir yeni yürüyüflün ilk ad›mlar›… Maksat has›l oldu. 12 Eylül 1980’de faflist generallerin gerçeklefltirdi¤i darbe ile ray›ndan ç›kan yoksul halk›n treni yeniden yoluna koyuldu. Gelecek günlere umutla bak›yorum. Oca¤a daha çok odun atal›m.

Kim bozacak bu tezgah›?

S

iyasal atmosferdeki hareketlilik, temposunu düflürmeden devam ediyor. Türkiye siyasetindeki hareketlili¤in süreklili¤i bir dizi (neredeyse do¤allaflan) dinamikten kaynaklanmaktad›r. Öncelikleri sürekli de¤ifliyor olsa da, bunlar› baflta Kürt sorunu olmak üzere ekonomik kriz, laiklik-gericilik, emperyalizm, egemenlerin yönetme krizi ve emek hareketi olarak s›ralayabiliriz. Siyasetteki bu dinamiklerin hangisi iktidar aç›s›ndan yönetilmesi zor bir hal al›rsa di¤erlerinin veya baflka tali unsurlar›n öne ç›kart›larak gündemin de¤ifltirilmeye çal›flmas› da Özal’›n bafllatt›¤› bir gelenek oldu. Böylece her sorunun gerçek boyutlar› gözden kaç›r›labiliyor ve çözüm üretilmeden geçifltirilebiliyor ya da sonuçlar› halka fatura edilerek atlat›labiliyor/ertelenebiliyor. AKP, bu takti¤in en önemli arac›n› Ergenekon Davas›’yla elde etmifl durumda. Ancak fazla kullan›lan arac›n y›pranmas› ve operasyonun gerçekten kontrgerillay› tasfiye operasyonu de¤il de AKP iktidar›n› tehdit eden unsurlar›n› temizleyerek kontrgerillay› reorganize etme operasyonu oldu¤unun iyice a盤a ç›kmas›, bu arac›n ifllevini s›n›rl›yor. Her olur olmaz muhalifi bu kapsama sokma takti¤i, operasyonun gerçek hedeflerini de riske ediyor. Bu nedenle zaman zaman baflka dinamiklere ve araçlara ihtiyaç duyuluyor. Her ne kadar sermayeden beslemeli solcu eskisi kimi kesimler için AKP’nin hiçbir giriflimi me���ruiyet sorunu tafl›masa da halk her zaman zokay› yutmuyor. Operasyonun en büyük gaflar›ndan birisi Türkan Saylan’›n hedef al›nmas›yd›. Saylan’›n, operasyonun hemen ard›ndan gelen ölümü, cenazesini AKP’ye karfl› laik tepkilerin buluflma noktas› haline getirdi. Bu cenaze bir taraftan da laik kitle içindeki darbeci e¤ilimlerin h›zla eriyip zay›flad›¤›n› gösterdi. Gerici bas›n›n cenaze karfl›s›ndaki ak›ld›fl› hezeyanlar› ve maçta bir anma pankart›n›n aç›lmas›n›n bile polis taraf›ndan engellemesi, cüzzaml›lara ve yoksul ö¤rencilere karfl›l›ks›z insani yard›m› hayata geçiren Saylan’›n, diyeti ödetilen yard›m zihniyetindeki gerici-tarikatç› çevreler taraf›ndan ciddi bir rakip ve tehdit olarak alg›land›¤›n›n göstergesidir. Gericilerin ve liberallerin ‘demokrasi’ anlay›fl›ndan epeyce etkilenen orta s›n›f solcular›n›n da bu koroya kat›lmas› ve Türkan Saylan’› “cüzzaml›” gibi görmesi iflin bir baflka trajik yönünü oluflturuyor. Devrimci olmad›¤›n› ancak hayat›n› ma¤dur ve yoksul halka adad›¤›n› bildi¤imiz, darbecilikle de aras›na net bir çizgi çeken ilerici bir ayd›n› AKP’ye düflmanl›¤› nedeniyle faflist ilan etmek sosyalist ak›lla ba¤-

daflmasa gerektir. Ekonomik krizin en etkili oldu¤u dönemde seçim yenilgisinin de hesab›n› sormak üzere DTP’ye sald›r› bafllatan AKP, di¤er yandan da “Kürt Sorununda” yeni aç›l›mlar havas› yaratarak dikkatleri baflka yöne çekiyor. ‹ktidardan ve DTP’den “çözüm için f›rsatlar›n kaç›r›lmamas›” vurgular› öne ç›kmakta. Ama 2009 y›l›n›n f›rsatlar›n›n ne oldu¤unu henüz kimse aç›klam›fl de¤il. Bu süreç ayn› zamanda Kürt çocuklar›na 20 y›l›n üzerinde hapis cezalar› verilerek ve DTP’li milletvekillerin dokunulmazl›klar›n› hiçe sayan giriflimler eflli¤inde iflletiliyor. Burada yap›lan, DTP’lilerin dokunulmazl›klar›n›n kald›r›lmas›n›n politik yükünün alt›na girmekten kaçan ‘demokrat’ AKP’nin anayasay› zorlayarak ‘pis’ ifli yarg›n›n üzerine y›kmas›d›r. Meclis Baflkan› tam DTP’lileri kriz ç›kartmakla suçlarken kötü haber Sincan’dan geldi: Cumhurbaflkan› Gül’ün kay›p trilyon davas›ndan zimmet suçundan yarg›lanabilece¤i karar› mahkemeden ç›k›yordu. fiimdi Cumhurbaflkan› seçilmeden önce iflledi¤i, daha önce Erbakan’›n ceza ald›¤› suçtan Gül’ün ifadeye ça¤r›lmas›, baflka bir ‘anayasa yorumundan’ dolay› gündemdeydi. Tüm etkili ve yetkili adamlar› hakk›nda çok say›da zimmet, doland›r›c›l›k gibi akçal› suçlardan dokunulmazl›kla yarg›lanmaktan kurtulan Abdullah Gül, bakanl›¤› döneminde de kiflisel harcamalar›n› devlet kasas›na ödeterek devleti zarara u¤ratt›¤›ndan söz konusu para haciz yoluyla kendisinden tahsil edilmiflti. DTP’ye aslan kesilen AKP’liler ise s›ra kendilerine gelince ma¤dur rolüne soyundular: Aradaki fark; DTP’lilerin suçu düflünceden, di¤erlerininki zimmete para geçirmekten. *** Ortado¤u’da ise yeni bir fley yok. ‹srail’in tüm bast›rmalar›na ra¤men, ‹ran’la krizin y›lsonuna kadar ertelenmesi ABD’nin Ortado¤u’da istikrars›zl›¤› t›rmand›rmak istemedi¤ini, gözünün Güney Asya’da oldu¤unu gösteriyor. Bu politikada bir de¤ifliklik olmad›kça güneyde bu y›l radikal de¤ifliklikler beklenmemeli demektir. Dolay›s›yla Kürt Sorunu’nda da malum k›s›r döngünün tekrarlanmas›n›n ötesinde bir geliflme görünmüyor. Karfl›l›kl› taktikler, bu duruma göre vaziyeti idare etmeye yönelik dengeler üzerinden belirlenece¤e benziyor. S›n›rdaki tek önemli geliflme Suriye s›n›r›ndaki may›nl› arazilerin nas›l temizlenece¤ine dair geliflmeler oldu. AKP, bu topraklar› ‹srail flirketlerine peflkefl çekmek çabas›n› zorlansa da sürdürüyor. Suriye ile ‹srail aras›ndaki ‘savafl durumu’ gözönüne al›nd›¤›nda, Türkiye arac›l›¤›yla ‹srail’in Suriye’ye 500 km’lik bir s›n›r komflusu

haline getirilmesi ciddi gerilimler yaratma potansiyeline sahiptir. Bu ›srar›n Suriye’nin topraklar›nda Rusya’ya askeri üs kurduraca¤›n› bir süre önce aç›klam›fl olmas›yla ilgili olup olmad›¤› da baflka bir merak konusu. Bu ›srarl› çaban›n ‹srail’e verilmifl birtak›m taahütlerle ba¤lant›l› oldu¤u aç›k ki, R.Tayyip Erdo¤an’› “hidayete erdiriyor”. Hatta ifli daha ileriye götürüp “Farkl› etnik kimlikten olanlar ülkemizden kovuldu. Bu asl›nda bir faflizan yaklafl›md›” diyerek, tavr›n›n antisemitizmin güçlü oldu¤u AKP taban›nda Yahudilere s›cakl›k olarak alg›lanmamas› telafl›na düfltü. Oysa daha alt› ay önce “Bugün e¤er Ege’de Rumlar devam etseydi ve Türkiye’nin pek çok yerinde Ermeniler devam etseydi, bugün milli devlet olamazd›” (11 Kas›m 2008) diyen, yeni kabinede de tuttu¤u Savunma Bakan› Vecdi Gönül idi. Geçti¤imiz günlerde “hidayete eren” bir di¤er isim ise Bülent Ar›nç idi. RTÜK’ten de sorumlu Baflbakan Yard›mc›s› Bülent Ar›nç, Deniz Feneri yolsuzlu¤u san›¤› RTÜK Baflkan› Zahid Akman’› istifaya davet etti¤ini, onun da Temmuz’da görevden ayr›laca¤›n› duyurdu. AKP’nin ‘en dürüstü’ rolüyle, baflta sermayeden beslemeli solcu eskilerininki olmak üzere kalpleri fethetti. Me¤er Z. Akman’›n Baflkanl›k görevi Temmuz’da bitiyormufl zaten ve baflkanl›ktan ayr›lacak olsa da RTÜK üyeli¤ine devam edecekmifl. Bunlar öyle bir “yol” bulmufllar ki me¤er “beraber yürüdük biz bu yollarda” flark›s›n›n alamet-i farikas› buymufl da biz yanl›fl anlam›fl›z. *** Geçti¤imiz günlerde, nihayet krize karfl› da çözüm bulundu. TOBB’un bafl›n› çekti¤i ve Hak-‹fl, Türk-‹fl, TESK, T‹SK, Kamu-Sen, T‹M, TÜS‹AD, MÜS‹AD’›n ortak yürütece¤i bir kampanya bafllat›ld›. “Dini belirsiz” ve “Müslüman” sermayenin yede¤ine iflbirlikçi sendikalar› da al›p “Kriz varsa çare de var” diyerek önerdikleri reçete tam bir ikiyüzlülük göstergesi: Milli gelirin yüzde 70’ini hane halk› harcamalar› oluflturuyor o zaman haydi harcayal›m! Haz›rlad›klar› afiflin slogan› da “eve kapanma pazara ç›k”. Aç›klaman›n ajitasyon bölümünde “Zaman kendine güven ve cesaretle harekete geçme zaman›d›r. Zaman akl›m›z›, umutlar›m›z›, coflkular›m›z› ortaklaflt›rma zaman›d›r. Zaman önce kendimize sonra birbirimize güvenme zaman›d›r” ça¤r›s› yap›l›yor.1 Bunca laf bir ayaklanma ça¤r›s› için de¤il, para harcama ça¤r›s› için yap›l›yor. Harcayacak paras› olanlara sözümüz yok da bu Türk-‹fl, Hak-‹fl adl› “iflçi sendikalar›”na, Kamu-Sen adl› “kamu çal›flanlar› sendikas›”na ne oluyor? ‹flçiler hangi paralar› harcayacak? Ala-

mad›klar› maafllar›n› m›, kriz bahanesiyle düflürülen maafllar›n› m› harcayacaklar. Yoksa iflsizler yast›k altlar›nda saklad›klar› paralar› m› harcayacaklar? Yoksa bunlar herkesin dü¤ünden gelen alt›nlar› m› var zannediyor? ‹flçilerin bu saçma kampanyaya istese de kat›lamayaca¤›n› sar› sendikac›lar bilmiyor olabilirler diyelim ama sermayedarlar›n bilmediklerine inanamay›z. O zaman neyin hesab›ndalar, gerçekte ne planl›yorlar? Birincisi halk› aldatmak oldu¤u kesin: “Kriz hepimizin krizi, bir sorumlusu yok, iflvereni iflçi sendikas› hep beraber çare ar›yoruz, sak›n sosyal hareketlere kalk›flmay›n”. ‹kincisi bu kampanyaya ra¤men para harcamak istemeyen “bozgunculara” karfl› önlem almay› planl›yor olabilirler. E¤itim ve sa¤l›k gibi alanlarda ek harcamalar yaratman›n yan› s›ra çal›flanlara ücretlerinin bir k›sm›n›n k›sa vadeli harcama çeki olarak verilmesi kaz›¤›n› planl›yor olabilirler. Bu kampanyadan anlamam›z gereken üçüncü fley ise sermayeye vergi aff›, ucuz iflçi sa¤lama, kamuya olan borçlar› yap›land›rma ve yeni teflvikler gibi k›yaklar›n gelece¤idir. Ve halka karfl› planlanan bu sald›r›lara emek örgütlerince hemen itiraz edilmelidir. Yani sosyal hareketlere kalk›flmal›y›z, e¤itim, sa¤l›k gibi temel yaflamsal ihtiyaçlar›n paras›zlaflmas›n› istemeliyiz, sermayenin kar h›rs›yla daha fazla göz koyaca¤› bar›nma hakk›m›za sahip ç›kmal›, ücretsiz izin, k›sa çal›flma, düflük ücret tezgahlar›na itiraz etmeliyiz. Sermaye “köpeksiz köyde de¤neksiz gezme” misali ak›l almaz talepleri bundan sonra da art arda s›ralamaya devam edece¤e benziyor. K›dem tazminatlar›n›n kald›r›lmas›na Hak-‹fl çoktan raz›, Türk-‹fl ise böylesi zihni sinir projeleriyle “ikna” edilecek gibi. Peki bu köy neden köpeksiz?! Sermayeyle iflbirli¤i yapmayan, onlar›n dümen suyuna girip iflçi s›n›f›n›, halk› satmayan ilerici emek örgütleri yok mu? D‹SK, KESK, TTB, TMMOB ve halktan yana örgütler neredeler? 1 May›s’ta gösterdikleri kararl› tutumu bugün niye göstermezler? Biliyoruz KESK, 20 Haziran’da Ankara’da bir bölge eylemi yapacak; E¤itim-Sen, Haziran bafl›nda dört koldan Ankara’ya yürüyecek ama bunlar çok yetersiz ve krize karfl› halk›n genifl kesimlerinin tepkilerini arkas›na alma kayg›s› gütmeyen bir programa sahip. Arkalar›ndaki koca devlet ayg›t›yla yetinmeyen sermayedarlar›n örgütleri TOBB, T‹M, T‹SK, TÜS‹AD, MÜS‹AD biraraya geliyor; yetmiyor meflruiyet için TESK, Hak-‹fl, Türk-‹fl, Kamu-Sen’i de yanlar›na almay› ak›l ediyorlar da ‘bizimkiler’ neden ak›l

edemiyorlar? Neden hemen bir araya gelmiyorlar, ne al›p veremedikleri var? fiu bilinmelidir ki bu atalet ve da¤›n›kl›k sürdükçe 1 May›s’tan bugüne bir fley kald›¤›n› söyleyemeyiz, o emek heba edilmifl olur. O güçbirli¤inin, kitleselli¤in, kararl›l›¤›n sermayenin ve iflbirlikçilerinin karfl›s›na dikilmesi ilerici emek örgütlerinin niteliklerinin zorunlu bir gere¤idir. Kriz, sendikac›lar fark›nda olmam›fl gibi davransa da emekçilere bir gerçe¤i daha ç›plak olarak gösterdi: “Bu düzende ifl yok!” Yani eme¤iniz befl para etmez diyorlar. ‹fl isteyene ifl vermeyenlerin, ifl verse de üç kurufla talim ettirenlerin düzeni, halk›n cebindeki paray› da e¤itime katk›, sa¤l›¤a kat›l›m, ilaca kat›l›m, yeflil karta kat›l›m, ulafl›ma, elektri¤e, ›s›nmaya, KDV’ye para diyerek son kuruflu da geri al›yor. Bu yüzden iflsizli¤e karfl› tepkilerin örgütlenmesinin önemli bir aya¤› ifl talebi iken, bir o kadar önemli aya¤› da halk›n yaflam güvencelerinin sa¤lanmas›d›r. Herkese güvenceli bir ifl talebi, insan onuruna yarafl›r bir hayat için temel yaflamsal ihtiyaçlar›n paras›z olmas› talebiyle birlefltirilmelidir. Bu, insanca yaflam›n paran›n tahakkümünden kurtar›lmas› mücadelesidir. Kriz y›k›yor. Sermaye için ‘finansal kriz’ olan halk için iflsizlik, geçim, yokluk, ekmek, açl›k, cinnet, kalp krizine dönüflüyor. Ancak halk›n bu sorunlar› yaflayan çeflitli kesimleri aras›nda bir kader ortakl›¤› kurulam›yor.2 Ücretsiz izne ç›kart›lan, ücreti düflürülen, ücreti ödenmeyen, iflten at›lan iflçilerin; evine yeterli g›da girmeyen insanlar›n, e¤itimini sürdürmekte zorlanan ö¤rencilerin, sa¤l›k hizmeti alamayan insanlar›n, evi bafl›na y›k›lan insanlar›n, kredi kart› borçlular›n›n, köylülerin, esnaf›n kendi içinde veya topluca harekete geçme bilinçlerinin-duygular›n›n henüz geliflkin olmad›¤› bir dönemden geçiyoruz; yani tepkilere henüz s›n›f hareketi özelli¤i kazand›r›lamad›¤› bir dönemdeyiz. Bu dönemde yapmam›z gereken her bir kesimi, hatta her bir sorunu parça parça örgütleyip di¤erleriyle birlefltirme çabalar›n› yayg›nlaflt›rmak olmal›d›r. Ancak bu yolla yeni bir halk hareketinin fitili atefllenebilir. Bu da devrimcilerin görevidir! Dipnotlar: 1 - Dini iman› ve tek kültürel birikimi para olan bu zevat, Afl›k Daimi’nin 12 Eylül’de cunta taraf›ndan da¤da öldürülen devrimci o¤lu Kaz›m için besteledi¤i türkünün “bu da gelir bu da geçer” dizesinin sözlerini, kime ait oldu¤unu bilmeden bu kampanyada kullanm›fl. 2 - Kader ortakl›¤› hareketini and›ran tepkileri 2001 krizi sonras›nda Ankara’da bafllay›p tüm ülkeye yay›lan ‘esnaf eylemleri’nde görmüfltük.

2009

Hasan Bülent Kahraman’›n Küba yaz›lar›na yan›t Alejandro Simancas Marin Küba Türkiye Büyükelçi Yard›mc›s›

K

üba'n›n Türkiye Büyükelçi Yard›mc›s› Alejandro Simancas Marin, Küba gezisi sonras›nda Sabah gazetesindeki köflesinde Küba yönetimine ve sosyalizme karfl› oldukça tart›flmal› elefltiriler yönelten Hasan Bülent Kahraman'a k›sa bir yan›t yazd›. Bu mektubu Marin'in izniyle okurlar›m›z›n ilgisine sunuyoruz. "Hasan Bülent Kahraman, Küba’ya giden baz› dostlar›m›z, Sabah Gazetesinde k›sa bir süre önce yay›nlad›¤›n›z, ülkemde edindi¤iniz sözde deneyimlere de¤indi¤iniz röportaj›n›zdan bizleri haberdar ettiler; bu dostlar›m›z›n birço¤u da, yaz›n›z›n sadece ortalama do¤rular› yans›tt›¤›n› ve hatta bunun da ötesinde baz› büyük ihmallerin, flüpheye ve dezenformasyona sebep oldu¤unu düflünmektedir. Kesinlikle yarg›lamak niyetinde de¤ilim; herkes, kendine has bir flekilde, gerçekleri görür ve yorumlar, ama bu Türk dostlar›m›z›n da haks›z olmad›klar›n› düflünüyorum, çünkü ortalama do¤rular, tam do¤ru de¤ildir ve sadece yalana sebebiyet verir. Gerçekli¤imiz, her gerçek gibi tamd›r, ama HERKES ‹Ç‹N sosyal adalet ve eflitli¤in mevcut oldu¤u farkl› bir yolda, sizin dedi¤iniz gibi ambargo de¤il de; ekonomik ablukan›n zor koflullar›nda, yine dedi¤iz gibi “rejimi” muhafaza etmek üzere bir bahane olman›n çok ötesinde, çal›flan bir ülkenin gerçe¤idir. Sadece Türk kamuoyuna gerçek do¤rular› iletmek amac›yla, ülkem hakk›ndaki görüfllerinizin ço¤unu bir bir yalanlayabilirim, ama aç›kl›¤a kavuflturman›n yararl› olabilece¤ini düflündü¤üm sadeca baz› konulara de¤inmekle yetinece¤im. Herfleyden önce, Amerika Birleflik Devletlerinin ablukas› cezaidir ve bu sebepten ötürü de Küba halk›na karfl› bunu asla bir bahane olarak kullanmayaca¤›z. Bu konuya dair anlay›fl›n›z yanl›flt›r ya da sa¤l›kl› de¤ildir. Mevcut Hükümet, seçmenlerin %96’s›n›n kat›l›m›yla geçen sene 20 Ocak’ta yap›lan genel seçimlerde direkt Küba halk›n›n oyuyla seçilen Küba Ulusal Meclisi taraf›ndan seçilmifltir, ayn› süreç ‹l ve ‹lçe Meclisleri ve halk konseylerinde de ifllemifltir. E¤er bu size demokratik gelmiyorsa, o zaman dünya lideri ve medeni denilen birçok ülkede bile gerçekten ne kadar az örne¤inin oldu¤unu anlamak üzere demokrasi kelimesinin gerçek anlam›n› bulmak durumunda kalacaks›n›z. Dedi¤iniz üzere, Küba’da Devrim askeri yoldan, egemenli¤i için halk›n arzular›n› ve ç›karlar›n› temsil eden bir mücadeleyle, zafer kazand›, ayn› flekilde daha sonra Devrimci Hükümet, halk›n hedefleri do¤rultusunda büyük sosyal, ekonomik ve kültürel de¤iflimler gerçeklefltirdi; tüm bunlar meflruiyetle yap›ld› ve yap›lmakta ve bir kez daha seçimlere kat›l›m oran›n›n %96 oldu¤unu söylemek istiyorum, anlayaca¤›n›z üzere bu seçimler, Küba’da devrimci sürecin kabulü ya da reddi hakk›nda bir tür halk oylamas›na dönüflmektedir. Büyük bas›n kurulufllar› taraf›ndan tekrar edilen ve sizin de aksettirdi¤iniz di¤er bir yalan ise maafl ortalamas›n›n 20 Avro civar›nda oldu¤udur. O halde, Küba’n›n BM ‹nsani Geliflim S›ralamas›nda 51. s›rada oldu¤u, baflka bir deyiflle “yüksek geliflim” s›n›fland›r›lmas›ndaki ülkeler grubunda oldu¤u, nas›l aç›klanabilir veya di¤er yeni bir bilgi olarak, UNESCO’nun raporlar›na göre sadece Küba’n›n Latin Amerika ve Karayipler’de E¤itimde Milenyum Hedeflerine ulaflt›¤› nas›l aç›klanabilir. Tüm bunlara ra¤men, biz Kübal›lar›n ayda sadece 20 Avro harcad›¤›m›z› m› düflünüyorsunuz? E¤er öylese, daha ö¤renmeniz gereken çok fley var. Küba’da turizmin “seks” turizmi olarak veya ahlak›m›z›n “çökmüfl” olarak yans›lt›ld›¤› genel ifadeler, manipüle edilmifl gibi görülmektedir ve yanl›fl bir mesaj verebilmektedir ve itiraf etmeliyim ki bu da biz Kübal›lar› rencide etmektedir; buna karfl›n karmafl›k gerçe¤in bu k›sm›n› yaflam›fl olman›z› anlayabiliyorum, ama bu genelini yans›tmamaktad›r. Toplumumuz mükemmel de¤ildir ve e¤er siz yanl›fll›kla ya da kasten sadece çok küçük bir kesimle ahlaken hasta oldu¤unu ba¤daflt›rmaya çal›flt›ysan›z, bu sizin suçunuzdur ve fikirlerinizin genele yay›lmas›n› da kabul edemeyiz, zaten her y›l ülkemi ziyaret eden binlerce Türkün görüflüyle de örtüflmemektedir. Son olarak, insanl›¤›n gelece¤i hakk›ndaki görüflünüz mütehakkim olarak görülmekte, sizin de bildi¤iniz üzere insanl›¤›n büyük bir kesimi kötü koflullarda yaflamaktad›r ve birilerinin rahat bir flekilde yaflamas› için “etkin bir flekilde” üreterek hayatta kalmaya çal›flmaktad›r. “Kapitalizmin y›k›c› yarat›c›l›¤›” olarak adland›rd›¤›n›z husus, biraz tutars›z kal›yor, “yarat›c›l›¤›n” sadece baz›lar›na hizmet etti¤ini ve “y›k›c›l›¤›n” ise insano¤lunun büyük bir ço¤unlu¤una, hatta flu an sahip oldu¤umuz tek gezegenimize hizmet etti¤ini aç›kl›¤a kavuflturmakta fayda vard›r. Ekonomik büyüme ve maddi ve manevi ürünleri, e¤er sadece baz›lar› içinse bu bizim iflimize yaramaz, herkes için olmal›d›r. Sizinle ayn› fikirde oldu¤um bir cümlenizle yaz›ma son vermek istiyorum: “Sosyalizm ideali, insanl›¤›n erteleyemeyece¤i bir beklentisidir”. Küba ilerleyecektir ve bizler burada, çok büyük sayg› duydu¤umuz Türk halk›n›n dostluk, sayg› ve sempati duygular›na karfl›l›k vermek üzere mütevazi bir flekilde çal›flmaya devam edece¤iz. San›r›m bir gazetecinin, gerçe¤e ve nesnelli¤e dair sorumlulu¤u vard›r. Gerçek bile olsa basit bir flekilde dile getirilen intibalar, tam olarak aç›klanmad›¤›nda, yalana ve kafa kar›fl›kl›¤›na yer verebilir ve biz Kübal›lar›n gurur duydu¤umuz ve birçok Türk dostumuzun hayranl›k duydu¤u Küba hakk›nda daha çok ö¤renece¤iniz konu bulunmaktad›r. E¤er beni ziyaret etmek isterseniz, bu ya da uygun gördü¤ünüz baflka bir konu hakk›nda fikir teatisinde bulunmaya haz›r›m. Alejandro Simancas Marin Kübal›"


2009

28 May›s 10 Haziran

GÜNDEM 3

I Saylan’› binler u¤urlad›

I Ankara’da Cumhuriyet mitingi yap›ld›

I Yuvam-Akarca’da halk flenli¤i yap›ld›

Ça¤dafl Yaflam› Destekleme Derne¤i Baflkan› Türkan Saylan 18 May›s gecesi hayat›n› kaybetti. Saylan için 20 May›s’ta önce Lütfi K›rdar Kongre ve Sergi Saray›’nda tören düzenlendi. Törenin ard›ndan Saylan yaklafl›k 20 bin kiflinin kat›ld›¤› yürüyüflle Teflvikiye Camii’ne götürüldü ve Zincirlikuyu Mezarl›¤›'na defnedildi.

Atatürkçü Düflünce Derne¤i'nin organizasyonuyla 17 May›s’ta Ankara Tando¤an Meydan›’nda Cumhuriyet mitingi düzenlendi. Mitinge kat›l›m önceki Cumhuriyet mitinglerine k›yasla daha azd›. Mitingde at›lan sloganlar ve yap›lan konuflmalar yine önceki mitinglere göre daha fazla milliyetçi e¤ilimdeydi.

‹zmit Belediyesi’ne ba¤l› Yuvam-Akarca Fevzi Çakmak Mahallesi’nde 23 May›s’ta Muhtarl›k taraf›ndan bir halk flenli¤i gerçeklefltirildi. Ahibba ve Hicaz müzik topluluklar›n›n sahne ald›¤› flenli¤e çok say›da mahalleli kat›ld›. fienlikte konuflan Muhtar Fatma Keskin, muhtarl›¤› sadece evrak veren bir kurum olarak görmediklerini söyledi.

Partilerin kongre sezonu bafllad›

Bit pazar›nda tadilat

Düzenin sa¤ ve sol kanad›ndaki partiler h›zl› bir tadilat sürecine girerken bu tadilatlar bir yenilenme olmaktan çok uzakta. Eskici dükkan›ndan f›rlam›fl isimler, miad› dolmufl söylemler, cilalanm›fl vitrinler, düzen için yeni bir umut dolu ç›k›fl› de¤il halk›n s›tk›n›n s›yr›ld›¤› AKP’nin karfl›s›nda düzen içi bir alternatif yaratman›n güçlü¤ünü gösteriyor. Düzen gerici-faflist-piyasac› bir iktidar d›fl›nda “çözüm” üretemiyor Yerel seçimlerde AKP’nin erime sinyalleri vermesiyle beraber siyaset sahnesinde hareketlilik artt›. Ancak bu parti kongrelerinin sonuçlar›na bak›ld›¤›nda k›sa vadede düzen aç›s›ndan alternatif olabilecek bir seçene¤in ç›kt›¤›n› söylemek güç görünüyor. DSP kaybetmeye mahkum DSP’de son Ecevit hükümetinde yer alan Masum Türker 431 oy alarak DSP Genel Baflkan› seçildi. Ola¤anüstü Genel Kurul’da Türker’in en yak›n rakibi Zeki Sezer 375 oy al›rken, Rahflan Ecevit’in destekledi¤i Alemdar Yalç›n ise sadece 20 oyda kald›. Türker’in Baflkan seçilmesinden hemen sonra DSP Milletvekili Tayfun ‹çli istifas›n› verdi. Seçimlerde hezimete u¤rayan Rahflan Ecevit ise Türker’in bafla gelmesini ‘Ecevitsizlefltirme’ hamlesi olarak yorumlad›. Masum Türker, Devlet Bakan› Kemal Dervifl’in istifas›ndan sonra Hazineden Sorumlu Devlet Bakanl›¤› görevine gelmiflti. O dönemde “IMF’ye ra¤men talep yönlü politikalar uygulamakla” övünen Türker’in sermaye kesimlerinde heyecan yaratmas› beklenmiyor. Türker’in seçimin hemen

ard›ndan yapt›¤› aç›klamada “Perinçek'e, Silivri'ye selam gönderiyorum. Siyasal olarak bedeli ne olursa olsun, onunla ulusal çizgide bulunmaktan da onur duydu¤umu belirtmek istiyorum” demesi, düzen içi dalaflta “kaybeden” tarafa angaje olaca¤› ve egemenler aç›s›ndan seçenek haline gelmekten uzak oldu¤u yorumlar›n›n yap›lmas›na neden oldu. Kavga DP’ye tafl›nd› Seçimlerden sonra Genel Baflkan Süleyman Soylu’nun istifa etti¤i Demokrat Parti (DP) kongresine de Türkiye’de bir süredir devam eden çat›flma damgas›n› vurdu. Daha faflizan-militarist bir çizgiyi temsil eden ve Süleyman Demirel taraf›ndan desteklenen Hüsamettin Cindoruk’un karfl›s›nda daha ‹slamc›-liberal bir çizgiyi temsilen ç›kan Süleyman Soylu, Fethullah Gülen cemaatinin deste¤ini ald›. “Siyasete genç isimler gerekli” sözlerinin ard›ndan baflkanl›¤a aday olan 74 yafl›ndaki Hüsamettin Cindoruk 3. turda 558 oyla genel baflkan seçilmesinin ard›ndan “emanetçi” tart›flmalar› h›z kazand›. Bugüne kadar ba¤›ms›z bir siyasi aktör olmaktan çok her

zaman birilerinin koltuk de¤ne¤i olarak ifllevlenen Cindoruk’un bu kez kimin emanetçisi oldu¤u sorusu gündeme geldi. DP kongresinde kazanan›n bir “Süleyman Demirel projesi” oldu¤u kesin olmakla beraber, projenin ayr›nt›lar› hakk›nda çeflitli spekülasyonlar yap›l›yor. ANAP ile DP’yi

birlefltirme vaadiyle kongreyi kazanan Demirel projesinde, birleflen partilerin Genel Baflkan aday› olarak Ergenekon soruflturmas›nda tutuklanan Mehmet Haberal’›n ismi geçiyor. Haberal ekibinin kongrede Cindoruk lehine çok s›k› çal›flmalar› flüpheleri derinlefltiriyor. Hüsamettin Cindoruk ve Mesut Y›lmaz’›n Kongre ön-

cesi Haberal’› hapishanede ziyaret etmesi bu iddialar› güçlendiriyor. ‹ddialara göre, “Hapisten ç›kan mazlum Genel Baflkan” imaj›yla güçlenen Erdo¤an’›n “karfl› cephedeki” yeni bir versiyonunun yarat›lmas› hedefleniyor. Ancak bu proje çok da kolay iflleyecek gibi görünmüyor, zira kongre sonras› partide sanc›l› bir sü-

reç bafllad›. ‹stanbul il yönetimi ve tüm ilçe baflkanlar›, Konya ve Hatay il yönetimlerinin neredeyse tamam› istifa etti. Urfa ve Van ‹l Baflkanlar› da istifa ederken Hatay il yönetiminin toplu halde AKP’ye geçmesi dikkat çekerken birçok ilde huzursuzluklar›n sürdü¤ü ve istifalar›n devam edece¤i gelen haberler aras›nda. Ayd›n Menderes de geliflmeleri "Merkez sa¤› toplamak gibi bir niyetleri yok ki. Amaçlar› Ergenekon'a lojistik destek sa¤lamak" sözleriyle de¤erlendirerek Demirel projesini topa tuttu. AKP yanl›s› medya koro halinde Cumhurbaflkanl›¤› seçimindeki ve türban tart›flmas›ndaki tavr› nedeniyle Cindoruk’u hedef al›rken, Cumhuriyet gazetesinin yay›nlar›yla bu Demirel projesini desteklemesi dikkat çekti. fiener’den zay›f bafllang›ç AKP'den ayr›ld›ktan sonra Yeni Oluflum Hareketi ad› alt›nda parti kurma çal›flmalar›n› sürdüren, Devlet eski Bakan› ve Baflbakan eski Yard›mc›s› Abdüllatif fiener’in bafllang›c› zay›f oldu. Türkiye Partisi adl› yeni partinin kurucu üyeleri aras›nda hiçbir etkili ismin ol-

mamas› dikkat çekti. Faflistler bildi¤iniz gibi Büyük Birlik Partisi Muhsin Yaz›c›o¤lu’nun ard›ndan yeni genel baflkan›n› seçmek üzere Kurultay’›n› toplad›. Bugüne kadar ikinci bir figürün ç›kmad›¤› partide, “Teflkilat›n aday›” Yalç›n Topçu Genel Baflkan oldu. Bu durum partinin geleneksel Türk‹slamc› çizgisini daha “silik” bir genel baflkanla sürdürmesi anlam›na geliyor. Tüm bu geliflmelere bak›ld›¤›nda düzenin solunda egemenler aç›s›ndan yeni bir alternatif ortaya ç›kmazken, sa¤da ise zay›f ç›k›fllar dikkat çekiyor. Bu zay›f ç›k›fllar›n güçlendirilmesinin bugün için görünen tek yolu AKP’nin parçalanmas›ndan geçiyor. Ancak böylesi bir olas› parçalanman›n çekim merkezi olacak bir ›fl›k da görünmüyor. Görünen o ki, önümüzdeki dönem, düzenin alternatifsizlik k›skac›nda nefesinin kesilece¤i, egemen siyasi düzlemin halk için umut olarak sunulmas›n›n zorlaflmaya devam edece¤i günlere tan›kl›k edece¤iz.

Büyük düflünüyor Sa¤l›kta tafleron katliam› Bursa’da fievket Y›lmaz Devlet Hastanesi’nde yaflanan facian›n sorumlusu tafleron sa¤l›k sistemi. Daha fazla kar amac› güden tafleron firman›n kulland›¤› ucuz kablo 8 hastan›n yaflam›n› yitirmesine neden oldu. Sa¤l›k Bakan› hastane içinde sorumlu aray›fl›na girerken sendikalar ve odalar tafleron sistemini suçlad› Bursa’daki fievket Y›lmaz Devlet Hastanesi'nde 26 May›s’ta sabaha karfl› yang›n ç›kt›. K›sa sürede büyüyen yang›nda 8 kifli öldü. Yang›n 2 saat içinde kontrol alt›na al›nabildi. Yang›n›n hastanenin A-2 zemin kat›nda bulunan Tomografi Servisi'nde saat 02.00 s›ralar›nda elektrik konta¤›ndan ç›kt›¤› tespit edildi. Hastane personeli panik içinde hastalar› d›flar› ç›karmak için seferber oldu. Yang›n s›ras›nda durumu a¤›r olmayan hastalar bahçeye ç›kar›l›rken, hastanenin 3'üncü kat›ndaki 16 hastan›n bulundu¤u Yo¤un Bak›m Servisi'nde tam bir facia yafland›. Cihazlara ba¤l› olan bu hastalar›n hayatlar› riske sokulmadan bir an önce baflka hastanelere nakledilmesi gerekiyordu. Yo¤un Bak›m Servisi'nde yatan 16 hastadan 8'i elektriklerin kesilmesi, fifllerin çekilmesi ve dumandan büyük oranda etkilenmeleri nedeniyle yaflamlar›n› yitirdi. Bu bölümdeki di¤er 8 hasta ise di¤er hastalere ulaflt›r›ld›. Yang›n›n ard›ndan Bursa’ya giden Sa¤l›k Bakan› Recep Akda¤, hastanede incelemelerde bulundu. Bakan Akda¤, olayla ilgili 2 müfettifl görevlendirdiklerini belirterek ihmal ve eksik ortaya ç›karsa idari yönden gerekenin yap›laca¤›n› söyledi. Bakan Akda¤ yang›nla ilgili hastane içinde kurban edebilece¤i sorumlu ararken sa¤l›k örgütleri ve meslek odalar› yang›n›n nedeninin sa¤l›ktaki tafleron sistemi oldu¤unu söylediler. Dev Sa¤l›k-‹fl: ‹nsan ihaleyle çal›flmaz, sa¤l›kta tafleron olmaz Konuya dair görüfllerini ald›¤›m›z Dev Sa¤l›k-‹fl sendikas› Genel Baflkan› Arzu Çerkezo¤lu da sa¤l›kta tafleronlaflman›n ve piyasalaflman›n ac› sonuçlar›ndan birinin daha yafland›¤›n› belirterek, sendikalar›n›n y›llard›r sürdürdü¤ü mücadeledeki temel vurgular›n›n, "‹nsan ihaleyle çal›flmaz, sa¤l›kta tafleron olmaz" mücadelesinin ne kadar yaflamsal bir mücadele oldu¤unun bu a¤›r bedelle beraber bir kez daha ortaya ç›kt›¤›n› söyledi. Kar amac› güden tafleron firmalar›n hem çal›flanlar›n ifl güvencesini hem de halk›n sa¤l›k hakk›n› tehdit etti¤ini söyleyen Çerkezo¤lu sa¤l›k alan›nda tafleronlaflt›rma ve özellefltirme uygulamalar›n›n derhal son bulmas› gerekti-

¤ini belirtti. Bursa Tabip Odas›: “Havaland›rma yanl›fl, tahliye plan› yok” Bursa Tabip Odas› Baflkan› Dr. Bülent Aslanhan, yo¤un bak›mda havaland›rma sisteminin di¤er birimlerinden ayr› olmad›¤›n› belirterek, "Havaland›rma di¤er birimlerden farkl› olsayd› yo¤un bak›m dumandan bu kadar etkilenmezdi. Hastanede tahliye plan› olsayd›, bu ac› yaflanmazd›. Sa¤l›kta taflaronlaflma hizmetlerde nitelik kayb›na yol aç›yor" dedi. Elektrik Mühendisleri Odas›: Tedbirler al›nmam›fl! Elektrik Mühendisleri Odas› Bursa fiube Baflkan› Erdal Aktu¤, bölmeler aras›ndan duman geçmesi ve kablolar›n duman ç›karmas›n›n olay›n boyutunu büyüttü¤ünü belirterek, teknik de¤erlendirmeler sonucu rapor haz›rlayacaklar›n› söyledi. Aktu¤, daha önce de hastanede ç›kan bir yang›nla ilgili rapor haz›rlay›p sunduklar›n› belirterek gerekli tedbirlerin al›nmad›¤›n› belirtti. Halkevleri: Tedavi görmek için girdi¤imiz hastanede bo¤ularak ölmek istemiyoruz! Halkevleri ad›na bir aç›klama yapan Halkevleri Genel Sekreteri Oya Ersoy, “Sa¤l›kta ticarilefltirme, tafleronlaflt›rma can al›yor! Tedavi görmek için girdi¤imiz hastanede bo¤ularak ölmek istemiyoruz” dedi. Ersoy, “Olay›n en aç›k tan›m›, Bursa’n›n ortas›nda, en büyük ve sözde en ‘modern’ hastanesinde taammüden cinayet ifllenmifl oldu¤udur. Hastal›klar›n› tedavi ettirmek için gelen hastalar hastal›klar›ndan ba¤›ms›z, kötü yöneticilerin ifl bilmezliklerine ve AKP hükümetinin hastaneleri soktu¤u kar h›rs›na kurban gitmifltir” dedi. Hastane önünde eylem yap›ld› Halkevleri, ÖDP ve TKP hastane önünde bir eylem yaparak sa¤l›ktaki tafleron sistemini elefltirdi. Eylem sonras›nda hastane önüne karanfil b›rak›ld›. Eylemde aç›klama yapan Ahmet Keskin, “Baflta hastane baflhekimi olmak üzere, sistemi tafleronlaflt›ran, gerekli denetimleri ve haz›rl›klar› yapmayan ve bu sistemi dayatan Sa¤l›k Bakan› ve ekibini istifaya davet ediyoruz” dedi.

Erdo¤an’›n parti tüzü¤üne göre son kez milletvekili olabilece¤ini aç›klamas› ak›llara Cumhurbaflkanl›¤›’n› m› hedefliyor sorusunu getirdi?

19 May›s Gençlik ve Spor Bayram› nedeniyle 81 ilden gelen gençleri kabul eden Erdo¤an, parti tüzü¤ü gere¤i üç dönem milletvekilli¤i, befl dönem genel baflkanl›k yapabilece¤ini belirterek, 2011'de yap›lacak seçimlerde son kez milletvekili aday› olaca¤›n› söyledi. 14 A¤ustos 2001'de kurulan AKP, ilk genel seçimlere 2002’de, ikinci genel seçimlere de 2007 y›l›nda girmiflti. Bu iki dönemde milletvekili seçilenler son olarak 2011 y›l›nda yap›lmas› gere-

ken seçimlere kat›lacak ve 2015'e kadar milletvekilli¤i yapt›ktan sonra AKP'den TBMM'ye girme flans› bulamayacak. Erdo¤an’›n yapt›¤› bu aç›klama Erdo¤an’›n Gül���den sonra Cumhurbaflkan› olmaya niyetli oldu¤u fleklinde yorumland›.

Tasar› gitti aç›l›m bitti Erdo¤an'›n "iflgal ortadan kalkmadan s›n›r›n aç›lmas› mümkün de¤il" sözleri, Ermenistan-Türkiye yak›nlaflmas›n›n Obama'n›n 24 Nisan aç›klamas›na yönelik oldu¤u fleklinde yorumland› Türkiye-Ermenistan aras›ndaki iliflkilerin "normalleflmesi" ile övünen Baflbakan Tayyip Erdo¤an, Bakü'de Azebaycan Cumhurbaflkan› ‹lham Aliyev ile görüflmesinin ard›ndan, Ermenistan ile Türkiye aras›ndaki s›n›r›n kapanmas›na Da¤l›k Karaba¤'›n Ermenistan taraf›ndan iflgal edilmesinin neden oldu¤unu belirterek, "Karaba¤ sorunu çözülmedikçe kap›lar›n aç›lmas› mümkün de¤ildir" diye konufltu. Erdo¤an'›n bu sözleri, hükümetin Türkiye-Ermenistan aras›ndaki iliflkileri düzeltme giriflimlerinin, yaln›zca ABD Baflkan› Ba-

rack Obama'n›n 24 Nisan aç›klamas›n› hedefledi¤i yorumlar›na yol açt›. Obama'n›n 24 Nisan aç›klamas›ndan iki gün önce D›fliflleri Bakanl›¤› taraf›ndan Ermenistan'la bir "yol haritas›"nda anlaflmaya var›ld›¤› aç›klanm›flt›. Yol haritas›n›n birinci bafll›¤›n›n

Alican S›n›r Kap›s›'n›n aç›lmas›, ikinci bafll›¤›n›n Türkiye-Ermenistan aras›nda diplomatik iliflki kurulmas› ve üçüncü bafll›¤›n›n ise "ortak tarih komisyonu" oluflturulmas› oldu¤u ifade edilmiflti. ABD Baflkan› Obama, 24 Nisan'da yapt›¤› aç›klamada 1915 y›l›nda yaflananlar› Ermenice büyük felaket anlam›na gelen "Medz Yeghern" olarak nitelendirmifl, Obama'n›n soyk›r›m kelimesini kullanmamas› ise Türkiye kamuoyunda olumlu karfl›lanm›flt›.


28 May›s 10 Haziran

4 GÜNDEM

2009

‹STANBUL VE DOKUZ EYLÜL’DE FAfi‹ST SALDIRILAR

TRAF‹K KAZALARI BAHANE

TAYAD'LILAR ANKARA'DA

NERG‹Z GÜLMEZ'‹N HAYATI

Üniversitelerde faflist-idare-polis iflbirli¤i

Çank›r›'da validen içki yasa¤›

"Tecrit ve iflkenceye son"

“Nergiz" kitab›na toplatma karar›

Çank›r› Valili¤i, yay›nlad›¤› bir bildiri ile il s›n›rlar› içindeki içki tüketimini yasaklad›. Vali fiemsettin Uzun, halka aç›k yerlerde içki içilmesinin yasaklanmas› ile, huzur ve güvenli¤in sa¤lanmas›, trafik kazalar›n›n önlenmesi ve suçlar›n önüne geçilmesinin amaçland›¤›n› berlirtti. Valilik, al›nan karar›, havalar›n ›s›nmas›yla birlikte piknik dönüfllerinde yaflanan trafik kazalar›na ba¤lad›.

TAYAD'l› aileler, 22 May›s akflam› Galatasaray Lisesi önünde gerçeklefltirilen bir bas›n aç›klamas› ile F Tipi hapishanelerdeki tecrit uygulamalar›n›n son bulmas›n› talep ettiler. Yap›lan aç›klamada sohbet hakk› genelgesinin uygulanmamas›n› protesto etmek için Ankara'daki Abdi ‹pekçi Park›’nda 10 gün sürecek bir oturma eylemi düzenlenece¤i ifade edildi.

‹stanbul 13. A¤›r Ceza Mahkemesi, 19 Aral›k döneminde ölüm orucuna bafllayan ve direniflinin 123. gününde yaflam›n› yitiren Nergiz Gülmez'in hayat›n›n anlat›ld›¤› "Nergiz" isimli kitab›n toplat›lmas›na karar verdi. Mahkeme, toplatma gerekçesi olarak kitapta "yasad›fl› terör örgütü propagandas›" yap›ld›¤›n› ileri sürdü. Kitab› yay›nlayan Umut Yay›nc›l›k, Gülmez’in an›lar›n› yaflatmaya kararl› olduklar›n› ifade etti.

‹stanbul Üniversitesi Beyaz›t Kampüsü'ne etkinlik düzenlemek gerekçesiyle giren 60 kiflilik faflist bir grup, rektör yard›mc›s› Çi¤dem Kayacan ve rektör dan›flman› Faik Çelik'in gözü önünde solcu ö¤rencilere sald›r›d›. ‹ki ö¤rencinin yaraland›¤› sald›r› s›ras›nda etrafta polis ya da güvenlik görevlisinin bulunmad›¤› ve rektörlü¤ün sald›rganlar› engellemeye yö-

nelik bir ad›m atmad›¤› ifade edildi. Etkinli¤in bafllamas›n›n ard›ndan okula çevik kuvvetin girdi¤i ve solcu ö¤rencilere sald›rd›¤› bildirildi. Öte yandan, Dokuz Eylül Üniversitesi E¤itim Fakültesi Buca Yerleflkesi'nde düzenlenen alternatif flenli¤e faflistlerin sald›rd›¤› ve solcu ö¤rencilerin direnmesi üzerine faflistlerin d›flar› ç›kt›¤› bildirildi. Çevik kuvvetin okula girmesi

üzerine faflistlerin tekrar okula girdi¤i ifade edildi. Sald›r›larda yaralanan olmad›.

May›n tarlas›nda kanl› ticaret Suriye s›n›r›n›n may›nlardan temizlenmesi ve karfl›l›¤›nda organik tar›m yapmak üzere 44 y›ll›¤›na temizleyen firmaya verilmesine yönelik may›n tasar›s› tart›flma yaratt›. Milliyetçisi, militaristi, gericisi, tüm iflbirlikçilerin maskeleri düfltü. “Bu ifli ‹srail’e mi teslim etsek NATO’ya m›” tart›flmalar› yapanlar›n birbirlerinden fark› yok!

fiov yapma, delikanl› ol! Bugüne kadar “vatan bölünmez” edebiyat›yla kendi halk›n›n her türlü temel hakk›n› k›s›tlamay› bir hak olarak kendinde görenler de, panellerde “one minute” diye flov yap›p arkadan iflbirlikçilik yapanlar da kendi iktidarlar›n› korumak için art›k yeni yalanlar bulmal›lar. Zira onlar›n kimlerin hizmetinde oldu¤u bugün art›k daha aç›k!

Suriye s›n›r fleridinin may›nlardan nas›l temizlenece¤ine dair tart›flmalar “‹srail’e mi versek, NATO’ya m› versek” biçiminde ileriyor. AKP may›nl› arazilerin temizlenmesini bir dizi kirli pazarl›¤›n konusu haline getirdi. ‹fl may›n döflemeye, operasyon düzenlemeye, halk›n tepkilerini bast›rmaya, Afganistan’daki, Lübnan’daki, Somali’deki emperyalist operasyonlara asker göndermeye gelince güç gösterisi yapmay› çok seven TSK’n›n ise may›nlar› temizleyemeye muktedir olmad›¤›n› “dostuna düflman›na” ilan etmesi tart›flman›n dan›fl›kl› dövüfl oldu¤unu gösterdi. Türkiye’nin de imzalad›¤› Ottawa sözleflmesine göre tüm kara may›nlar›n›n 2014 y›l›na

kadar temizlenmesi gerekiyor. TSK’n›n bu ifli yerine getiremeyece¤ini ilan etmesinin ard›ndan hükümet may›n temizleme iflinin ihaleye ç›kart›lmas›n› ve bu temizli¤i yapacak firmaya bu topraklar›n 49 y›ll›¤›na kiralanmas›n›(!) gündeme getiriyor. “fiike” kokan “acizlik” itiraf›n›n ard›ndan bu ifli üslenmesi beklenen firmalar›n ço¤unlu¤unun ‹srailli olmas›, konunun ‘organik tar›m›’ aflan yönünü gösteriyor. ‹srail’in Ortado¤u’daki en ciddi hedeflerinden biri Suriye. Bu ülkeyle olan s›n›r›n 49 y›ll›¤›na ‹srail’e ait firmalara teslim edilecek olmas›, bahsi geçen topraklarda domates de¤il, ülkemizi de içine alacak yeni çat›flmalar›n tohumlar›n›n ekilmesi anlam›na geliyor. Genelkurmay’›n elefltiriler

karfl›s›ndaki önerisi de farkl› bir fley içermiyor. Genelkurmay ‹srail endiflelerine karfl› bölgenin NATO taraf›ndan may›ndan ar›nd›r›lmas›n› öneriyor. Sanki ABD ve ‹ngiltere gibi emperyalist güçlerin Suriye s›n›r›ndaki varl›¤› sorun yaratmayacakm›fl intibas›n› yaymaya çal›fl›yor. Ancak Genelkurmay Suriye’nin kendi taraf›nda baflard›¤› temizlik iflini neden beceremediklerini izah edemiyor. Hükümetin ihalenin muayyen bedelini aç›klamayaca¤›n› ilan etmesi de dikkat çekiyor. Yani 49 y›ll›¤›na bu arazilerin kiralanmas›n›n ne kadar para ödememek için yap›ld›¤› asla bilinmeyecek. Bahsedilen topraklar K›br›s adas› büyüklü¤ünde çok verimli bir arazi. Zira 1956 y›l›ndan beri tar›m için

kullan›lamayan topraklar ne suni gübreyle ne kimyasal ilaçlarla zehirlenmifl. Ziraat Mühendisleri Odas›’n›n ve DTP’nin, yoksul köylülere da¤›t›lmas›n› önerdi¤i ve asl›nda Kürt sorununda dahi çözümün bir parças› olabilecek bu de¤erli topraklar, garip dalaverelerle emperyalistlere ve Siyonistlere teslim ediliyor. ‹flbirlikçilerin gözü ne yoksulu görüyor, ne Kürdü, ne Ortado¤u’nun ezilen halklar›n›: Durmak yok, hizmete devam!

DTP’yi de¤il silahlar› susturun Yerel seçimlerin ard›ndan Kürt hareketine yönelik askeri ve siyasi bask›lar artarak devam ediyor. Silahlar›n susmas›n› isteyen Kürt halk› Van ve ‹stanbul’da düzenlenen mitinglerde “DTP’yi de¤il silahlar› susturun” dedi Yerel seçimler sonras› bafllayan DTP’ye yönelik operasyonlar, artarak devam ediyor. Birçok DTP yöneticisinin gözalt›na al›nd›¤› operasyonlarda özellikle DTP’nin kitle ba¤› kuran kadrolar› tutukland›. DTP milletvekilleri Ahmet Türk, Emine Ayna, Fatma Kurtulan, Selahattin Demirtafl, Sebahat Tuncel ve Aysel Tu¤luk'un konuflmalar› nedeniyle ifade vermesi istendi. ‹fade vermeyeceklerini aç›klayan DTP

milletvekilleri, “Konuflmalar›m›z bar›fla ça¤r›yd›. Dokunulmazl›¤› herkes için kald›ral›m, seve seve ifade veririz” dedi. DTP’ye yönelik bask›lar devam ederken son bir ay içinde 27 askeri operasyon yap›ld›. Bu operasyonlarda çok say›da asker ve gerilla hayat›n› kaybetti. Artan bu bask›lar karfl›s›nda “DTP’yi de¤il silahlar› sustur” slogan›yla mitingler ve yürüyüfller örgütleniyor. 23 May›s’ta

Van’da, 24 May›s’ta ‹stanbul’da on binlerce kiflinin kat›l›m›yla miting yap›ld›. Mitinglerde DTP milletvekilleri bar›fl için projelerinin oldu¤unu söyleyerek bask› ve operasyonlar›n durdurulmas›n› istedi. DTP Eflbaflkan› Emine Ayna, flimdiye kadar ateflkes süreçlerinin heba edildi¤ini söyleyerek “Gelin 2009’u heba etmeyelim” dedi. CHP’nin Kürt aç›l›m›na da de¤inen Ayna, Baykal’›n ‘Onlar Kürtçe konuflsun,

siz Türkçe cevap verin’ sözlerini “Yaz›klar olsun” diyerek elefltirdi. Ayna, Cumurbaflkan› Abdullah Gül’ün “Kürt sorununun çözümü konusunda iyi fleyler olacak” sözüne at›fta bulunarak, “‹yi fleyler olmuyor Abdullah Gül. Karfl›l›k olmazsa iyi fleyler olmaz" dedi. Ayna, seçim döneminde herhangi bir operasyon yap›lmad›¤›n› hat›rlatarak, “Demek ki isteyince operasyon yap›lm›yormufl” dedi.

26 May›s’ta Silopi, Cizre, Patnos ve Viranflehir‘de düzenlenen yürüyüfllerde binlerce kifli, DTP’ye yönelik bask› ve tutuklamar› protesto ederek çat›flmalar›n bir an önce durdurulmas›n› istedi. Kürt halk› bar›fl ortam›n›n sa¤lanmas›n› talep ederken, hükümet ve askeri yetkililer ise her zamanki inkarc› ve imhac› politikalar›ndan vazgeçmeyeceklerini aç›klamalar› ve eylemleriyle gösteriyor.

Kay›plar unutulmad› Tursun’un katiline ödül gibi ceza Polisin gerçeklefltirdi¤i yarg›s›z infazlar›n sembolü haline gelen Baran Tursun davas› polisler lehine sonuçland›. Baba Tursun, davada yarg›lanan 11 polisten sadece birinin 2 y›l 1 ay hapis cezas› almas›n› “ceza semboliktir” sözleriyle yorumlad›

Uluslararas› Gözalt›nda Kay›plar Haftas›, kay›p yak›nlar› ve kitle örgütleri taraf›ndan, kaybedilenler an›s›na yap›lan eylem ve etkinliklerle örgütlendi 17-31 May›s Uluslararas› Gözalt›nda Kay›plar Haftas› kaybedilen insanlar›n ak›betini ö¤renmek ve sorumlular›n hesap vermesini sa¤lamak için düzenlenen anma programlar› ve eylemlerle örgütlendi. Türkiye’de ‹nsan Haklar› Derne¤i’nin (‹HD) giriflimi ile 1995’te ilan edilen hafta, dünyan›n farkl› ülkelerinde gözalt›nda kaybedilenler an›s›na düzenlenen programlarla yaflanan bask› ve terörün bir kez daha gündeme tafl›nmas›n› amaçl›yor. 14 y›ld›r her may›s

ay›nda gerçeklefltirilen etkinlikle polis ve jandarma taraf›ndan gözalt›nda kaybedilenler hat›rlat›l›yor. Ak›betleri hakk›nda bilgi isteniyor. Bu y›l da geçen y›llardaki gibi yak›nlar› gözalt›nda kaybedilen aileler, dostlar sokaklarda hesap sordu. Kay›plara Karfl› Uluslararas› Komite (ICAD), Yak›nlar›n› Kaybeden Ailelerle Yard›mlaflma ve Dayan›flma Derne¤i (YAKAY-DER) ve ‹HD ortak bir etkinlik program› gerçeklefltirdi. 16 May›s Cumartesi

günü ICAD ve ESP'nin organizasyonuyla Galatasaray Lisesi önünde aileler ve kay›p yak›nlar› oturma eylemi yapt›. 17 May›s'ta, Hasan Ocak’›n gözalt›na al›nd›ktan günler sonra bulundu¤u Alt›nflehir Kimsesizler Mezarl›¤›’nda bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. 19 May›s’ta, Gazi Mahallesi'nde, Hasan Ocak ve R›dvan Karakoç’un mezarlar› bafl›nda anmalar düzenlendi. 31 May›s’ta ise ‹HD önünden Galatasaray Meydan›'na bir yürüyüfl yap›lacak.

Polisin dur ihtar›na uymad›¤› gerekçesi ile gerçeklefltirdi¤i yarg›s›z infazlarda sembol dava haline gelen Baran Tursun davas› polisler lehine sona erdi. Polis taraf›ndan öldürülmüfltü 25 Kas›m 2007’de ‹zmir Bayrakl›’da trafik kazas› geçirip bir dire¤e çarpt›¤› iddias› ile hastaneye kald›r›lan ve daha sonra beyninde kurflun oldu¤u anlafl›lan Baran Tursun’un dur

ihtar›na uymad›¤› için polis taraf›ndan öldürül¤ü anlafl›lm›flt›. Baba Tursun’un çabalar› sonucu dava, yarg›s›z infazlara karfl› kamuoyu oluflturulmas› konusunda anlaml› bir mücadeleye dönüflmüfl, polis memurlar› olaya iliflkin farkl› tutanaklar haz›rlad›¤› için evrakta sahtecilikten, Tursun’un katil zanl›s› polis ise ‘olas› kastla öldürmek’ suçundan yarg›lanmaya bafllam›flt›.

Ödül gibi ceza 20 May›s günü görülen davan›n son duruflmas›nda mahkeme evrakta sahtecilik suçlamas›yla yarg›lanan 10 polise beraat karar› verirken, Tursun’u öldüren polis memuru Oral Emre Atar’a, “taksirle adam öldürmek” suçundan 2 y›l 1 ay hapis cezas› verdi. Baba Mehmet Tursun, davay› dünya ölçe¤inde bir dava haline getireceklerini ifade etti.

Emniyet’in katilden haberi yok Münevver Karabulut cinayetinde medya, Emniyet’ten daha h›zl› çal›fl›yor. Davan›n bilgileri havada uçuflurken Emniyet’in tek baflar›s› 76 günün sonunda arama bülteni ç›kartabilmek oldu Münevver Karabulut cinayeti, Emniyet Müdürlü¤ü’nün iflçi eylemleri ve toplumsal muhalefete karfl› gösterdi¤i atakl›¤›, cinayet davalar›nda gösteremedi¤ini ortaya koydu. Karabulut cinayetinde yeni bir geliflme yok Münevver Karabulut’un cesedinin Etiler’deki bir çöp konteyn›r›nda bulunmas›n›n ard›ndan iki ay› aflk›n bir za-

man geçti. Katil zanl›s› olarak aranan Cem Garipo¤lu’nun nerede oldu¤una iliflkin ihbarlar ve davaya iliflkin adli t›p raporunun içeri¤i bas›nda farkl› ve tutars›z bilgilerle deflifre edilirken Emniyet, davaya iliflkin halen bir mesafe katedemedi. Garipo¤lu ailesinin di¤er fertleri hakk›nda, kiflilerin yerini belirlemek amac›yla kullan›lan Mavi Bülten ç›kart›lar›rken Cem

Garipo¤lu’nun yakalanabilmesi için de 76. günün ard›ndan K›rm›z› Bülten ç›kart›labildi. Bültene Garipo¤lu’nun tan›nmas›n› zorlaflt›ran sakall› bir resminin konulmas› ise tepkilere sebep oldu. ‹stanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ise tüm elefltiriler karfl›s›nda Karabulut ailesini suçlamak ve sab›rl› olunmas› ça¤r›s›nda bulunmak d›fl›nda bir aç›klamada bulunmuyor.


28 May›s 10 Haziran

2009

‹NSANCA YAfiAM 5

AKP halka savafl açt›

Y›k›mlar patlad›

AKP, halk›n bar›nma hakk›na sald›rmaya devam ediyor. 4 gün içinde ‹stanbul’un çeflitli yerlerindeki y›k›mlarda polis, evlerini koruyan halka sald›rd›. Okullara, evlere gaz bombalar› at›ld›. Birçok insan yaraland›. Polis halk› suçlu ilan etti AKP, tezgahlad›¤› kentsel dönüflüm projelerini seçimin ard›ndan alelacele yürürlü¤e koydu. Y›k›mlar, ‹stanbul’da yo¤unlaflt›. Belediye, yoksullar›n gecekondular›n› y›kmak için beraberinde binlerce polisle bölgelere gitti. Y›k›mlara direnen halka pervas›zca sald›ran polis, kad›n, çocuk, okul, ev demeden her yeri gaz bombas› ya¤muruna tuttu. 11–14 May›s, evlerini koruyan halkla, evleri y›kmak isteyen polisin meydan savafl› manzaralar›yla ak›llarda kald›. Alt›nflehir’de y›k›m terörü Küçükçekmece’nin Alt›n-

lu’nun bahçesine de gaz bombas› att›. Gazdan etkilenen çok say›da çocuk hastaneye kald›r›ld›. Gün boyu süren çat›flmalar neticesinde Yar›mburgaz mahallesinde üç ev y›k›l›rken, çok say›da kifli gözalt›na al›nd›. Bayramtepe, fiahintepe ve Güvercintepe’de polisler ve y›k›m ekipleri mahallelilerce geri püskürtüldü. Çat›flmalar sürerken polislerin “Kad›nlar›n bir kaç›n› yaralarsan›z direnifli k›rar›z” dedi¤i ve bir kad›n›n da yüzüne isabet eden gaz bombas› nedeniyle a¤›r yaraland›¤› ö¤renildi. Okula gaz bombas› at›lmas›n›n ard›ndan E¤itim-Sen 4 No’lu fiubesi, olaylar›n gerçekleflti¤i bölgeye Halk›n bar›nma hakk›na sald›ran giderek mahallelilerle görüfltü. polis, arkas›nda yüzlerce yaral› b›rakt›Görüflmelerde, ¤› y›k›mlardan sonra faturay› halka okula at›lan gaz kesmeyi adet edindi. Emniyet, Alt›nflebombas› nedehir’deki y›k›mlarda okula at›lan gaz niyle psikolojisi bombas›n›n polis taraf›ndan at›lmad›¤›bozulan çocuklan› iddia etti. Bu iddialar y›k›m› aklar›n okula gitmek maya yetmeyince polis bu kez halk› istemedikleri ö¤suçlad›. Polisten dayak yerken görüntürenildi. E¤itimlenen Hüseyin Pekdemir, ‹stanbul EmSen üyeleri daha niyet Müdürlü¤ü’nün internet sitesinde sonra okulun provokatör ilan edildi. bahçesinde velilerin de kat›l›flehir semtindeki, Bayramtepe, Güvercintepe, fiahintepe, Yar›mburgaz mahalleleri 14 May›s sabah›n›n erken saatlerinde gelen y›k›m ekipleri ve polislerce kuflat›ld›. Polis, evlerini terk etmeyen halk›n üzerine tazyikli su ve gaz bombalar›yla sald›rd›. Mahalleliler y›k›m›n gerçekleflti¤i birçok bölgede barikat kurup direnince polis geri çekilmek zorunda kald›. Tekrar sald›r›ya geçen çevik kuvvet bu kez evlere gaz bombas› atmaya bafllad›. At›lan gazlardan 4 ayl›k bir bebek de nasibini ald›. Polis, Tepe ‹lkö¤retim Oku-

Polis de¤il, dayak yiyen suçluymufl

m›yla polisi protesto eden bir bas›n aç›klamas› yapt›. Ümraniye’de halk›n öfkesi patlad› 12 May›s’ta ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi'ne ba¤l› y›k›m ekipleri çok say›da çevik kuvvet polisiyle Hekimbafl› Semti Kocatepe Mahallesi’ne erken saatlerde geldi. Y›k›ma karfl› koyan mahallelilerle polis aras›nda çat›flmalar yafland›. Evinin y›k›lmas›n› önlemek isteyen bir kifli vince atefl aç›nca vinç operatörü boynundan ve baca¤›ndan vurularak yaraland›. Çat›flmalar sonras›nda çok say›da mahalleli gözalt›na al›nd›. 14 Nisan’da da ‹nk›lap Mahallesi’ndeki gecekondular belediye taraf›ndan y›k›lmak istenmiflti. Y›k›m› haber alan mahalleliler barikatlar kurarak y›k›ma direnmiflti. 5 panzer ile mahalleye giren çevik kuvvet ekipleri halka sald›rm›fl, mahalleli de tafl ve sopalarla polise karfl›l›k vermiflti. Yüzden fazla evi y›kmaya gelen belediye ekipleri mahallelinin direnifliyle geri çekildi¤inde ancak 43 binay› y›kabilmiflti. Bütün gün süren çat›flmalar sonucunda 20 ki-

Sulukuleliler soka¤a at›ld› Tarihi bir öneme sahip olan Sulukule’de de y›k›m vard›. Y›k›m ekipleri, evler boflalt›lmadan y›k›ma bafllay›nca ço¤u eflya enkaz alt›nda kald›. TOK‹ konutlar› tamamlanmadan gerçekleflen y›k›m yüzünden mahalleli soka¤a at›lm›fl oldu.

fli gözalt›na al›n›rken 6 polis de yaralanm›flt›. Ümraniye’nin AKP’li Belediye Baflkan› Hasan Can, di¤er gecekondular gibi Kaz›m Karabekir mahallesindeki cemevini de y›kma karar› alm›flt›. Karar› ö¤renen halk uzun süre cemevi önünde nöbet tutmufltu.

Hasta can derdinde özeller para derdinde

Metrobüs çilesi bitmiyor

Domuz Gribi korkusuyla acillerin dolmas› özel hastaneleri para kayg›s›na sürükledi

‹stanbul’da trafi¤i rahatlatma iddias› tafl›yan ancak yolsuzluk, bal›k istifi yolculuk, kaza ve ar›zalarla gündeme gelen metrobüsler, Büyükflehir Belediyesi’nin aya¤›na dolaflmaya devam ediyor. ‹ETT ise net bir aç›klama yapm›yor

Domuz Gribine karfl› Sa¤l›k Bakanl›¤›’n›n ald›¤› önlemler takdir toplamas›na ra¤men ‘Virüs Türkiye’de de görüldü’ aç›klamas›n›n ard›ndan hasta oldu¤u endiflesiyle birçok insan acillere kofltu. Özel hastaneler ise acillere gelen hastalardan para alamamaktan flikayetçi oldular. Özel Bilgi Hastanesi Baflhekimi Op. Dr. Mete Aldan, acil kriterlerine uymad›¤›ndan, grip flüphesiyle bak›lan hastalar›n

Metrobüs vakalar›na bir yenisi daha eklendi. ‹ETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk’ün, metrobüsler hakk›ndaki iddialar› yan›tlamak için 23 May›s günü bas›n mensuplar›na düzenledi¤i “metrobüsler düzgün çal›fl›yor” gezisi s›ras›nda bir metrobüs ar›za yapt›. Ar›za, bas›n mensuplar›n›n dönüflü s›ras›nda meydana geldi. Gezi öncesi Öztürk araçlar› överken, ar›za sonras› bir bas›n aç›klamas› yaparak ar›zan›n ‘yanl›fl butona bas›lmas› sonucu’ gerçekleflti¤ini söyledi. Trafikteki araçlar›n testlerden geçti¤ini söyleyen ‹ETT, önceki ar›zalar›n cep telefonundan kaynakland›¤›n› aç›klam›flt›. Ancak metrobüslerde cep telefonu kapat›n ikaz›n›n bulun-

para ödememesini hastanenin korkulu rüyas› olarak nitelendirdi. SGK’nin bu tür baflvurular›n paras›n› ödemedi¤ine dikkat çeken Aldan görüfllerini SGK ile paylaflt›¤›n› ve SGK’nin bu konuda yap›c› yaklaflt›¤›n› söyledi. Aldan’›n sözleri piyasac›l›¤›n geldi¤i noktaya iflaret ederken, olas› bir salg›n durumunda yoksullar›n giderek korunaks›zlaflt›¤›n› gösteriyor.

mamas› testlerin nas›l yap›ld›¤› sorusunu akla getiriyor. Yeni rezaletlerle an›lan metrobüslerin ço¤u garajlarda bekliyor. Trafikteki araç say›s› az oldu¤u için metrobüsü kullananlar bal›k istifi seyahat ediyor. Dolu gelen metrobüslere ço¤u kifli binemiyor. Metrobüs hatt›, yayalara göre tehlikeli olan ana arterlerin ortas›nda oldu¤undan yolcular saatlerce duraklarda bekliyor. Metrobüs duraklar›ndaki görevli say›s› az oldu¤u için baz› duraklarda turnikeler çal›flm›yor. Bu yüzden yanl›fl hatta binip görevlisi olmayan durakta indi–bindi yapan yolcular tekrar para ödüyor. Metrobüs ar›zaland›¤› ve gelen metrobüsler dolu oldu-

¤undan yolcular 2 kilometre yürümek zorunda kald›¤›, ar›zalanan metrobüsün yolcular taraf›ndan itildi¤i durumlar da olmufltu. Geçti¤imiz günlerde, kazalara da sebep olan metro-

Eflcinseller faflizmin hedefinde Cinsel tercihlerinden dolay› sald›r›ya u¤rayan eflcinseller TBMM’ye yürüdü. Eflcinsellere yönelik sald›r›lara Diyanet normal diyor. Böylece sald›r›lara toplum tepkisi süsü verilirken cinsiyet ayr›mc›l›¤›n›n üstü örtülmeye çal›fl›l›yor Uluslararas› Homofobi Karfl›tl›¤› Günü olarak ilan edilen 17 May›s’ta eflcinseller TBMM’ye yürüdü. Yüksel Caddesi’ndeki ‹nsan Haklar› An›t›’na gökkufla¤› renklerinden oluflan bir elbise giydiren eflcinseller bir bas›n aç›klamas› yapa-

rak yaflama haklar›n›n oldu¤unu vurgulad›lar. Kaos GL üyesi ‹smail Alacao¤lu, aç›klamada eflcinsellerin cinsel kimlikleri nedeniyle ifle al›nmad›klar›n›, iflten at›ld›klar›n› hatta öldürüldüklerini ifade etti. Eflcinsel cinayetlerinin ayd›nlat›lmad›¤›na de¤inen Alacao¤lu, eflcinselleri de gözeten bir Anayasa haz›rlanmas› gerekti¤ine vurgu yapt›. Aç›klamadan sonra

EMO’dan e-göz@lt› raporu Elektrik Mühendisleri Odas› son dönemde gündeme s›kça gelen izleme ve dinleme olaylar›yla ilgili "‹letiflim özgürlü¤üne müdahale raporu (2009)-Elektronik gözalt› dünyas›: eGöz@lt›" bafll›kl› bir rapor yay›nlad›. Devlet birey iliflkisinden iletiflim özgürlü¤üne, dinleme–izleme yöntemleri ve cihazlar›n›n analizinden, iletiflim özgürlü¤ünün

hukuksal çerçevesine kadar pek çok konuya de¤inilen raporda, mobese kameralardan telefon dinlemelere ve sansür uygulamalar›na kadar birçok konuya iliflkin önemli bilgiler yer al›yor. Raporda iletiflim özgürlü¤ü temel al›narak teknik, hukuki ve sosyal öneriler de mevcut. Ayr›nt›l› bilgi i ç i n http://www.politeknik.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

TBMM’ye yürümek isteyen eflcinsellerin yolu s›k s›k polis taraf›ndan kesildi. Onar kiflilik gruplar halinde Meclis’e varan eflcinseller, burada yaflam haklar›n›n korunmas›n› talep eden bir bas›n aç›klamas› okuyarak eylemlerini sonland›rd›lar. Eflcinsellere ODTÜ’de sald›r› 14 May›s günü ODTÜ’de düzenlenen 4. Uluslararas› Homofobi Karfl›t› Buluflma öncesinde Elefltirel Psikoloji Atölyesi yürütücüsü Psikolog Yasemin Mert, ODTÜ A-1 giriflinde ÖGB'nin sald›r›s›na u¤rad›.

Mert, ÖGB taraf›ndan keyfi bir biçimde içeri al›nmad›. Ç›kan arbedede bir güvenlik görevlisi Mert'in bindi¤i taksinin kap›s›n› Mert'in eline çarparak parma¤›n› k›rd›. Parma¤› k›r›lan Yasemin Mert, güvenlik görevlileri hakk›nda suç duyurusunda bulundu.

Bursa’da 112 Acil sat›ld› Bursa ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü 3 adet 112 istasyonunu, içindeki personelle birlikte sat›fla ç›kard›. Sa¤l›k Müdürlü¤ü, ihaleyi 27 bin lira ödeyen çöp pofleti imalatç›s› Eset Turizm Poflet Ambalaj firmas›na verdi. Müdürlük, ihale talebinin do¤rudan Sa¤l›k Bak a n l › ¤›'ndan geldi¤ini, Bursa’n›n pilot il oldu¤unu ve yak›nda

tüm Türkiye'de uygulanaca¤›n› söyledi. Bursa Tabip Odas› ihalenin yaln›zca ambulans kiralanmas›yla s›n›rl› olmad›¤›n›, hekim ve di¤er sa¤l›k personelinin verdi¤i sa¤l›k hizmetlerinin sat›n al›nmas›n›n da söz konusu oldu¤unu belirtti. Tabip Odas› bu nedenle ihalenin iptali için mahkemeye baflvuraca¤›n› aç›klad›.

büslerin güvenli olmad›¤› belirtilmiflti. Kemal K›l›çdaro¤lu ise s›k›nt›lara karfl›n belediyenin metrobüs ›srar›n›n yolsuzluk iddialar›n› kuvvetlendirdi¤ini savunmufltu.

Homofobik Diyanet Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤›’n›n haz›rlad›¤› ‹lmihal’de eflcinseller “lanetli” olarak tan›mlan›yor. Ayn› ‹lmihal’de eflcinsellere “normalleflmesi için” yapt›r›m uygulanmas› öngörülüyor. ‹lmihal’in “cinsi hayat” bölümünde “Hz. Peygamber kad›na benzemeye çal›flan erkeklere ve erkeklere benzeme-

ye çal›flan kad›nlara lanet etmifl ve bu tipler için yapt›r›mlar yürürlü¤e koymufltur. Normal cinsi tabiata ayk›r› düflen yollardan cinsi tatmin sa¤lanmas› da ‹slam’›n hiç tasvip etmedi¤i bir davran›fl biçimidir” ifadeleri yer al›yor.

Metrobüste floförden dayak! 20 May›s Çarflamba günü saat 17.00 civar›nda Köprü dura¤›ndan Sö¤ütlüçeflme istikametine giden metrobüse bindim. Metrobüs floförü iki durak sonra binip ön koltu¤a oturan ve daha sonra bir baflka floför oldu¤unu anlad›¤›m biriyle sürekli bir fleyler konufluyordu. Sö¤ütlüçeflme’ye girmek üzereyken floför konta¤› kapatt› ve h›fl›mla arkaya do¤ru gitti. Ne oldu¤unu anlamaya çal›fl›rken floförün lise ça¤lar›nda yan›nda k›z arkadafl›yla oturan bir gence “buras› seviflme yeri de¤il” diye ba¤›rarak tokad› yap›flt›rd›¤›n› gördüm. Do¤al olarak yerimden kalkarak olaya müdahale ettim: “Birine tokat atamazs›n. Buna hakk›n yok senin” Çocuklar›n yan›na giderek avukat oldu¤umu, floförü hem savc›l›¤a hem de ‹ETT’ye flikayet edebileceklerini söyledim. Olay›n flokundan kurtulan tüm yolcular floföre tepki göstermeye bafllay›nca floförle yolculuk s›ras›nda sohbet eden di¤er floför gelerek “floförün dikkatini da¤›t›yorlard›” dedi. Durum anlafl›ld›. ‹ki floför, ifli gücü b›rakm›fl, metrobüste bulunan kameradan arkada gençleri izliyorlarm›fl; me¤er sohbet konular› da buymufl. Tafl›d›¤› yolcular›n can güvenli¤inden sorumlu olan, önündeki yola bakmas› gereken floför, yolu b›rak›p önündeki ekrandan arkada oturan gençleri dikizliyormufl ve bu da yetmezmifl gibi araç kulland›¤›n› unutup, bir de yan›ndaki bir baflka floför arkadafl›yla gençlerin dedikodusunu yap›yormufl. Ne yap›yordu bu gençler? Genç erkek sevgilisinin omzuna bafl›n› yaslam›fl. Ve belli ki birbirlerine sevgilerini anlat›yorlard›. Gençlerin birbirlerini sevmesine tahammülsüzlü¤ün, düflmanl›¤›n kayna¤› ne? Bizim vergilerimizle maafl› ödenen bu floför, kontak kapat›p bir genç çocu¤un yüzüne tokat yap›flt›rma meflruiyetini nereden al›yor? AKP’li belediyenin “ahlak zab›tal›¤›na” soyunan bu floförün akl›na azalt›lan metrobüs say›s›yla kucak kuca¤a metrobüslere t›k›flt›r›lan, günde onlarca taciz vak›as›n›n yafland›¤› metrobüslerde halk›n insanca ulafl›m hakk› için kontak kapatmak geldi mi hiç? Ya da belediyelerde tafleron çal›flt›rma, güvencesizlefltirme, sendikal bask›lar yayg›nlafl›rken hizmet “üretiminden gelen gücünü” kullanmay› hiç düflündü mü? Tart›flma hararetlendi, metrobüs saat 17.15’de Sö¤ütlüçeflme son dura¤›na yanaflt›. Metrobüste bulunan herkes, olay›n ma¤duru çocuklarla birlikte flikayet edecek merci arad›k. Bir polis ya da bir görevli yok mu derken floför metrobüsü çal›flt›r›p son h›zla son duraktan kaçt›. Kaçarken de durdurmak isteyen, olaya tan›k yolculardan birinin kolunu yaralad›. Biz yine hep birlikte flikayet edecek bir görevli arad›k ve bulduk. Görevli kaçan metrobüs floförünü tespit etmek yerine çocuklara nasihat verdi: “fioförü plaka numaras›ndan bulamazs›n›z, metrobüsün yan›nda yazan numara laz›m, karakola gitmeyin, siz haks›z ç›kars›n›z iett.gov.tr’den flikayet edin”. Bu sözler üzerine yine duruma müdahale etmek zorunda kald›m; “Mutlaka savc›l›¤a flikayet edin. Ayr›ca ‹ETT’ye flikayette bulunun. Bunlar üstünü kapat›rlar.” Olaya tan›k olmak için telefon numaralar›m›z› verdik, yolculardan biri cep telefonuyla tart›flmalar› çekti. Ancak umutsuzum. Muhtemelen 18 yafl›ndan küçük bu iki genç, flikayetçi olmaktan çekinecekler. Metrobüsün floförü, yolcu olarak binen ikinci floför, son durakta yetkili olan kifli… Üçü de ‹ETT görevlisi. Biri fail, di¤erleri failden yana, olay›n üstünü kapatmak için u¤rafl›yor. Kim toplad› bunlar› ‹ETT’ye? 1994’ten bu yana 15 y›lda, belediyeye ait sosyal tesislerden otobüs floförlerine kadar yaflanan de¤iflim kimin eseri? Daha da önemlisi 15 y›lda kökleflen kadrolar›n ve zihniyetin estirdi¤i “ahlak” ve “namus” terörü karfl›s›nda yaflanan suskunluk, “karakola giderseniz haks›z ç›kars›n›z” tehdidiyle yani devletin kolluk güçleriyle teminat alt›na al›n›rken, bu tokad› münferit olarak de¤erlendirmek mümkün mü? Metrobüs floförünün att›¤› tokat asl›nda o gençlere de¤il hepimizedir ve bizi bir an önce “uyand›rmas›” gerekmektedir. Oya Ersoy Halkevleri Genel Sekreteri

Engelliler haklar›n›n peflinde 11 May›s günü Bulancak Engelli Haklar› Atölyesi üyeleri, Bedensel Engelliler Derne¤i’ne, engelli bir baflkanlar› olmad›¤› için usullere ayk›r› hareket etmek sebebiyle açt›¤› davan›n ilk duruflmas›nda Adliye binas›na gitti. Burada bir aç›klama yapan engelliler derne¤in sahiplerinin engelliler olmas› ge-

rekti¤ini vurgularken engelliler düflünülmeden yap›lan Adliye binas›n› da elefltirdi. Bulancak Engelli Haklar› Atölyesi 12 May›s’ta da sa¤l›k paneli gerçeklefltirdi. 9 Temmuz 2008’de Bedensel Engelliler Derne¤i’nin Genel Kurulu’nda baflkan›n›n engelli olmamas›na itiraz eden engelliler polis zoruyla d›flar› ç›kart›lm›flt›.

www.halkinsesigazetesi.net iletisim@halkinsesigazetesi.net 15 günlük Yayg›n, Süreli, Türkçe yay›nd›r.

n

Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Umar KARATEPE n

Telefon-Faks 0 212 245 90 37 n

Adres Tomtom Mah. Örtmealt› Sk. 6/3 BEYO⁄LU/‹STANBUL n

Bas›ld›¤› Yer Taflbask› Matbaac›l›k Yay. ve Amb. San. Tic. Ltd. fiti. Bask› Tesisleri Kocaeli/‹zmit (0 262 335 45 29)


28 May›s 10 Haziran

6 EMEK

Çay seruma ba¤land› Do¤u Karadeniz’de yaklafl›k 200 bin üreticiyi ilgilendiren yafl çay taban al›m fiyatlar› aç›kland›. AKP’nin belirledi¤i taban fiyat çay›n öldürülmesi anlam›n› tafl›yor, üreticiler çay› yeniden canland›rmak için alanlara inmeye bafllad› Yeni çay sezonu 15 May›s’ta bafllad›. Çay üreticileri bu y›l da hayal k›r›kl›¤›yla çay toplamaya bafllad›lar. Daha önce yap›lan hesaplamalarda bu sene çaya verilebilecek en düflük miktar›n 1,36 TL olmas› gerekti¤i belirtilirken, Rize’de hükümet ad›na fiyat› Tar›m Bakan› Mehdi Eker 90,05 kurufl olarak aç›klad›. Aç›klanan fiyattan memnun olmayan çay üreticileri, gübre fiyatlar›n›n yaklafl›k yüzde 50 artt›¤›n›, verilen taban fiyattaki art›fl›n da en az›ndan gübre fiyatla-

r›na paralel olmas› gerekti¤ini belirttiler. Çay üreticileri, çaydaki temel sorunun özellefltirme süreci oldu¤unun alt›n› çizerek, Çaykur’un özellefltirilmesi sürecinin çayda belirlenen taban fiyatlarda ve çaya yönelik politikalarda etkili oldu¤unu belirtiyor. Çaya yönelik bu sald›r›lar karfl›s›nda etkili bir tepki verememekten flikayetçi olan üreticiler bölgede çayla ilgili faaliyet gösteren sendikalar›n etkisiz kald›¤›n›n alt›n› çiziyor. “Çay üreticileri” sendi-

kas› olarak kurulan Çay-Sen yetersiz kal›rken, bölgenin ilerici emek güçleri de sessiz kalmay› tercih ediyor. Bölgede faaliyet gösteren di¤er sendikalardan Tek G›da-‹fl Çaykur’daki özellefltirme sürecini mahkemeye tafl›mak d›fl›nda etkin bir mücadele yürütmüyor. Hak-‹fl’e ba¤l› Öz G›da-‹fl Sendikas› ise zaten bölgeye AKP’nin deste¤iyle geldi¤i için hükümetin özellefltirme politikalar›na karfl› ç›km›yor. Çay sorunu karfl›s›nda üreticiler etkisiz kal›rken

AKP hükümeti yeni ataklar yapmaya devam ediyor. Bölgede geçen sene kurulan ve üreticilerin söz ve karar mekanizmalar›nda yer almad›¤› Ulusal Çay Konseyi, Çaykur’un özellefltirilmesinin daha faydal› olaca¤›na dair etkin bir politika izliyor. Kamoyuna çay üretimi konusunda söz hakk› olan bir kurum gibi lanse edilen Konsey, topluma özellefltirmenin yararl› olaca¤› fikrinin enjekte edilmesinde önemli ifllev görüyor.

Üretici alana iniyor Hükümetin aç›klad›¤› yafl çay al›m fiyat›na ilk tepkiler ve elefltiriler çayla ilgili kurulan derneklerden geldi. Çay Üreticileri ve Yard›mlaflma Derne¤i (ÇAYÜDAD), Çay Üreticileri Koruma Derne¤i ve Ardeflen Ziraat Odas› bas›n aç›klamas› düzenleyerek verilen fiyata tep-

Bankadan sat›l›k fabrika

kilerini dile getirdiler. 18 May›s’ta Pazar’da ve 19 May›s’ta Ardeflen’de bir araya gelen üreticilerse eylem yaparak belirlenen fiyatlar› protesto etti. Ortak vurgular› verilen fiyat›n çay›n girdilerini karfl›lamayaca¤› ve böyle giderse bölgeden göç olaca¤›na dairdi.

Ekonomik krizi f›rsata çeviren bankalar, çok ucuz fiyatlar karfl›l›¤› haczettikleri mallar› yüksek karlarla sat›yor. Bankac›l›k Düzenleme ve Denetleme Kurulu Mart ay› bültenine göre, 2008 y›l›nda toplam 13,3 milyar TL kar elde eden bankac›l›k sektörü, 2009 y›l›n›n ilk üç ay›nda da yüksek kar oranlar› elde etti. Bankac›l›k sektörünün toplam net kâr› Ocak’da 1,6 milyar TL, fiubat’ta 3,2 milyar TL, Mart’ta 5,2 milyar TL oldu. Haczederek kazan›yorlar Bankalar›n karlar›n› nas›l art›rd›klar›na iliflkin verilerden birini de ‹stanbul Serbest Muhasebeci ve Mali

Müflavirler Odas›'n›n haz›rlad›¤› "Bankan›zdan Sat›l›k Fabrika" raporu ortaya ç›kard›. Rapora göre ekonomik kriz nedeniyle bankalar 2 bin 744 gayrimenkule el koydu. Bankalar›n,

Avrupa ekonomisi durdu Avrupa ekonomisinde yaflanan durgunluk e¤ilimi yay›larak büyümeye devam ediyor. Son olarak Fransa ekonomisinin de durmas›yla Avrupa Birli¤i’nde durgunlu¤a girmeyen büyük ekonomi kalmad› Küresel kriz Avrupa ekonomisinde yol açt›¤› durgunluk devam ediyor. Avrupa’da birçok büyük ekonomi 2008 y›l›nda durgunlu¤a girmiflti. Son olarak da Fransa durgunlu¤a girdi.

AB kriterlerine göre arka arkaya iki 3 ayda küçülme yaflanan ekonomiler durgunlukta kabul ediliyor. 15 ülkenin dahil oldu¤u Avro Bölgesi, ikinci 3 ayda binde 2 küçülmenin ard›ndan üçüncü 3 ayda da binde 2

daralarak 15 y›l aradan sonra durgunlu¤a girmiflti. Resmi istatistik kurumu Eurostat'›n verilerine göre ikinci 3 ayda s›f›r büyüme gerçeklefltiren 27 üyeli AB ekonomisi de üçüncü 3 ayda binde 2 küçülmüfltü. Avrupa’da durgunlu¤a en geç giren büyük ekonomi Fransa oldu. Fransa Ulusal Ekonomik Araflt›rmalar ve ‹statistik Enstitüsü'ne (Insee) göre Nisan ay›nda GSY‹H yüzde 1,2 oran›nda düfltü. 2008 y›l›n›n son 3 ayda da Fransa ekonomisi yüzde 1,5 küçülmüfltü. Buna göre Fransa’da durgunlu¤a girmifl kabul ediliyor. 14 ülke durgunlukta Avrupa’da daha önce de Almanya, ‹ngiltere, ‹spanya ve ‹talya ekonomileri 2008 y›l›n›n üçüncü ve son 3 ayda aç›klanan verilerine göre durgunlu¤a girmifllerdi. 2009 y›l›n›n ilk 3

Hem elektriksiz hem susuz kald›lar AKP hükümetinin uygulad›¤› neoliberal tar›m politikalar› ve düflük taban fiyat uygulamas› çiftçileri can›ndan bezdirdi. Biriken borçlar›ndan dolay› elektrikleri kesilen Hatay’›n Reyhanl› ilçesine ba¤l› Beflaslan köylüleri hem elektriksiz hem de susuz kalmalar›na isyan etti. Elektrikleri kesilen köylüler, pompalar› çal›flamad›¤› için tarlalar›n› sulayam›yor. Yaklafl›k 2 bin dekara ekili bulunan biber ve domatesler kurudu. Daha önce pamuk ve bu¤day eken Beflaslanl›lar, bu ürünler para etmeyince biber ve domates ekmeye bafllad›klar›n›, flimdi bunlardan da zarar ettiklerini belirttiler. TEDAfi’›n elektiklerini kesmesi sonras› tarlalar›na sulayamayan Beflaslanl›lar ayn› zamanda içme sular›n› da eski kuyulardan sa¤l›ks›z biçimlerde elde ediyor.

Ardeflen’de yap›lan eylemde çaya serum ba¤layan üreticiler aç›klanan fiyata tepki gösterdi

ay›n›n ard›ndan bu ülkelerin ekonomilerindeki durgunluk devam ediyor. Geçti¤imiz günlerde AB’nin istatistik kurumu Eurostat Avrupa’da 14 ülkenin durgunlukta oldu¤unu aç›klad›. AB’de Danimarka, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Hollanda, Portekiz, Finlandiya ve ‹sveç durgunlukta olan di¤er ülkeler. AB’de durgunlu¤un devam etmesi büyüme oranlar›na da yans›d›. Durgunlukta olan tüm ekonomilerde yüzde 0,5’ten bafllayan ve yüzde 10’lar› bulan küçülme bekleniyor. Türkiye ekonomisi yaklafl›k yüzde 6 küçülme beklentisi ile durgunluktaki birçok ülkeneden daha fazla küçülecek.

geri ödenemeyen krediler yüzünden son 1 y›lda el koyduklar› mallar›n say›s› yüzde 100 artarak, Haziran 2008'de toplam bin 100 olan hacizli gayrimenkul say›s› May›s 2009'da 2 bin 477'ye ulaflt›. Son bir y›lda el konulan fabrika say›s› 51'e yükseldi. El konulan büyüklü küçüklü iflyeri say›s› 654'ü, dükkan say›s› da 261'i buldu. Hacizli gayrimenkullerde iflyeri haczi en çok ‹stanbul, Ankara ve ‹zmir'de gözlenirken, hacizli fabrikalarda Kayseri ve Antep bafl› çekti. ‹SMMMO'nun raporuna göre, iflyeri ve fabrika hacizlerinin yan› s›ra 425 adet arsa ve 166 adet tarlaya da el konuldu¤u aç›kland›.

Gencim çal›flkan›m iflsizim 19 May›s nedeniyle 81 ilden gelen gençleri kabul eden Baflbakan Tayyip Erdo¤an gençlere “büyük düflünün” ö¤üdünü verirken son bir y›lda iflsizler ordusuna kat›lan genç say›s› 828 binden 1,2 milyona ulaflt›. ‹stanbul Serbest Muhasebeci Mali Müflavirler Odas› taraf›ndan haz›rlanan “Gencim, çal›flkan›m ama iflsizim” raporuna göre 15-24 yafl aras›n-

Çiftçiler ürünlerini yola döktü Mersin'de ürünleri maliyetinden ucuza al›nan çiftçiler, hal giriflini trafi¤e kapatt›, domatesleri yola döktü. Adanal›o¤lu, Kazanl› ve Homurlu beldelerinde geçimlerini çiftçilik yaparak sa¤layan köylüler, 21 May›s’ta Toptanc› Hali giriflini bir süre trafi¤e kapatarak araçlar›nda getirdikleri domatesleri yola döktü. Hal Müdürlü¤ü taraf›ndan domates ve biber fiyatlar›n›n maliyetinin alt›nda aç›klanmas›na ra¤men manavda ve pazarda yüksek fiyattan sat›ld›¤›n› ifade eden çiftçiler ad›na aç›klama yapan Necat Alkalkan, girdi maliyetlerinin artmas›na ve yaflanan ekonomik krize ra¤men çiftçinin ayakta kalma mücadelesi verdi¤ini söyledi. Daha sonra müdürlü¤ü basmak isteyen çiftçilerle Çevik Kuvvet polisleri aras›nda arbede yafland›.

‹flsizler ordusuna kat›lan genç say›s› 828 binden 1.2 milyona ulaflt›. Aç›klanan veriler iflsizler ordusunun gençleflme e¤iliminde oldu¤unu gösteriyor

daki 12.4 milyon genç nüfusa sahip Türkiye, bu gençlerin 4.2 milyonunu iflgücüne katarken 6.2 milyonu e¤itimine devam ediyor. 1.2 milyon genç ise ne okuyor ne de çal›fl›yor, flimdilik kahve köflelerinde oturuyor. Geri kalan› da yar› zamanl› ve mevsimlik çal›flanlar› ifade eden ‘eksik istihdam edilenler’ kategorisinde görünüyor. ‹flsizlikte do¤u illeri bafl› çekiyor. Rapor, kentlerde yaflayan her üç gençten birinin iflsiz gezdi¤ini ortaya koyarken her gün daha da büyüyen iflsizler ordusunun gençleflme e¤iliminde oldu¤unu gösteriyor.

2009

“Beleflçiler hareketi”ni aflma zaman› Ferda Koç ferdakoc@hotmail.com

“Kapitalizmin küresel krizi”, neoliberal sald›rganl›¤a karfl› halk direnifllerini yaratma ve yükseltmeyi temel alan devrimci politika aç›s›ndan önemli bir “durum de¤iflikli¤i” anlam›na geliyor. Y›¤›nsal iflsizlik bask›s› alt›nda “hak mücadeleleri”ni yükseltme ça¤r›lar›n›n karfl›l›k bulmayaca¤›; “kriz ortam›nda hak mücadelelerinin meflruiyetinin zay›flayaca¤›” gibi kayg›lar, yoksul halkla “hafl›r neflir olan” devrimcilerin kafas›n› kurcal›yor. “Krize karfl› mücadele”, “örgütlü” iflçilerin ve sol politik merkezlerin gündeminde merkeze yerlefliyor. “Hak mücadelelerini yükseltme” ça¤r›s› “krizle nas›l bafl edece¤im” sorusuyla kayg›lanan emekçiler, yoksullar için “tek bafl›na” tatminkar bir yol olarak görünmüyor. E¤itim, sa¤l›k, bar›nma, enerji gibi, temel toplumsal gereksinimlerin ücretsiz veya kamusal destekle karfl›lanmas›na yönelik talep hareketlerinin yükseltilmesinin “iflsizli¤e çare olmayaca¤›” aflikar… Bu hak taleplerinin “iflsizli¤e çare olmayaca¤›” belli ama, emekçi y›¤›nlar› mali sermayenin yaratt›¤› bugünkü büyük çöküntünün alt›nda kalmaktan korumakta yararl› olaca¤› da bir gerçek. Öte yandan bugünkü kriz, “hak mücadeleleri temeli üzerinde ilerici bir halk hareketi yaratma” çizgisinin gerçek bir temele sahip oldu¤unu gösteriyor. Kapitalizmin “genifllemesi” durdu. Sermayenin bugünkü “malileflme” düzeyi bizzat kapitalist üretimin önünü t›kad›. Krizle birlikte, “piyasalar”›n kamusal alana dayatt›¤› neo-liberal y›k›c›l›k temelsiz kald›. “Sa¤l›kta dönüflüm program›”n›n, “E¤itimin paral›laflt›r›lmas› politikas›”n›n, enerjinin, suyun piyasalaflt›r›lmas› hareketinin dayand›r›ld›¤› “piyasac›” argümanlar›n tamam› çöktü. Dolay›s›yla “halk›n haklar›”n› savunan hareket merkezlerinin mücadelesi “konusuz kalmad›”, bu mücadelelerin hakl›l›¤› kan›tland›. Çökmeye yarg›l› bir sistemi beslememiz için okulda, hastanede, evde, yolda soyulmaya mahkum edilmek istendi¤imiz görüldü. fiimdi burjuvazi, krizin “bankalar›n denetimsizli¤inden” veya “tüketim yetersizli¤inden” kaynakland›¤›n› söylüyor. Baz› “iflçi kurulufllar›”, “halk› pazara ç›kmaya ça¤›ran” kampanyalarla, bu mali sermaye yalan›n› y›¤›nlara yutturmaya çal›fl›yor. Oysa bugün yaflamakta oldu¤umuz kriz bir “bölüflüm krizi” de¤il, sermayenin “niteliksel ve niceliksel geliflmesinin” krizidir. “Sermayenin malileflmesi”, sermayenin evrim çizgisinin “terminal”idir; sermayenin en yüksek geliflme noktas›na ulaflt›¤› ve en büyük y›k›c› güce dönüfltü¤ü noktad›r. Bu nedenle bugün her kim ki büyük sermayenin tamam›n› kamulaflt›rma gere¤ini dile getirmeksizin “bankalar› denetim alt›na almaktan” söz ederse; her kim, tüm temel gereksinimlerin yurttafllara sa¤lanmas› gereken temel haklar haline getirilmesinden söz etmeksizin “tüketimi art›r›c› önlemler”den söz ederse; her kim, “ücretlere uygulanan vergilerin azalt›larak maliyetlerin düflürülmesi ve al›m gücünün art›r›lmas›”n› bir çözüm yolu olarak sunarsa, o, bugünkü krizin do¤as›n› gizleyen bir halk düflman›d›r. E¤itimin, sa¤l›¤›n, temel yaflamsal ihtiyaçlar›n piyasalaflt›r›lmas›na karfl› halk direniflinin, ekfli sözlü¤ün deyifliyle bir “beleflçiler hareketi” olmaktan ç›kar›l›p, neo-liberal kapitalizme karfl› sosyalist bir halk hareketinin temeli haline getirilmesi, halk›n hak mücadelelerini örgütleyen devrimcilerin bugünkü bafll›ca gündemini oluflturmal›d›r. “Paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k, ucuz ve yeterli enerji, ulafl›m, bar›nma” için oluflturulan ve oluflturulacak mücadele platformlar›, bu istemlerin, bankalar›n, büyük sanayi ve hizmet kurulufllar›n›n, d›fl ticaretin emekçiler yarar›na kamulaflt›r›lmas›n› ve do¤rudan demokrasiye dayal› bir iflçi s›n›f› egemenli¤ini vazetti¤ini ilan eden somut bir mücadele çizgisini belirginlefltirdi¤inde, bugün çöken sistemin halkç› alternatifini de ortaya koyacakt›r.

fieker fabrikalar› kapan›yor Tar›mda devlet tekelinin k›r›larak özel sektör tekellerinin oluflturulmas› için çaba harcayan Cargill firmas›n›n bask›lar› sonuç vermeye bafllad›. Uzun zamand›r fleker fabrikalar›n›n kapat›lmas› ya da özellefltirilmesi için yap›lan bask›lar sonuç vermeye bafllad›. Türkiye fieker Fabrikalar› Genel Müdürü Azmi Aksu da fleker fabrikalar›n›n kapat›lmas›na destek verdi. Aksu’nun önerisiyle 25 fleker fabrikas›ndan 13’ünün kapat›lmas› Meclis gündemine geldi. TBMM K‹T Komisyonu’nda, TÜRKfiEKER’in 2007 y›l› hesaplar› görüflülürken, fleker fabrikalar›n›n özellefltirilmesi ve TÜRKfiEKER’in, maliyetinin alt›nda fiyatla ihracatç›lara fleker satmas› nedeniyle zarar etmesi tart›fl›ld›.


28 May›s 10 Haziran

2009

EMEK 7

 ‹flten at›lmalar yasaklans›n

 Silikozis’te 41. ölüm

 Sabotaj fluçlamas› bofla ç›kt›

 Katiamdan 16 ay sonra...

‹stanbul’da iflten ç›kar›lan tekstil iflçileri Taksim Tramvay Dura¤›’nda yapt›klar› bas›n aç›klamas› ile iflten atmalar›n yasaklanmas›n› istedi. ‹flten at›lan Günay Y›kama, Zirve, Key, Derden, Kerem, Örma, Esma Saya tekstil iflçileri, “Patronlar soyuyor devlet göz yumuyor, haklar›m›z için sokaktay›z” pankart› açt›. ‹flten at›lan iflçiler ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan fiengül Temel, krizin sonuçlar›n›n iflçileri biraraya getirdi¤ini söyledi. Temel, ev eksenli ve kay›t d›fl› çal›flanlara sosyal güvencenin getirilmesini ve iflten at›lmalar›n yasaklanmas›n› istedi. ‹flçiler daha sonra ATV-Sabah iflçilerinin eylemine kat›ld›.

32 yafl›ndaki, üç çocuk babas› Mustafa Bircan, silikozisin tetikledi¤i tüberküloz sonucu öldü. Böylece ayn› hastal›ktan ölen iflçi say›s› 41’e ç›kt›. Herhangi bir sigortas› olmayan Bircan, alt› y›l boyunca günde 12 saat kot kumlama iflinde çal›flm›flt›. Alt› y›l›n sonunda silikozise yakalanan Bircan, bir daha düzenli bir ifl bulamad›¤› için ilaçlar›n› alacak paray› da kazanamam›flt›. Sa¤l›k Bakanl›¤› kot kumlama iflini yasaklayana kadar Türkiye’de yaklafl›k 10 bin iflçinin kot kumlamada çal›flt›¤› tahmin ediliyor. 500 kifliye silikozis teflhisi konurken, hasta say›s›n›n 3 ila 5 bin aras›nda oldu¤u tahmin ediliyor.

Türkiye Haber–‹fl’in, 2007’de örgütledi¤i ve 25 bin kiflinin kat›ld›¤› grev sonras› aç›lan davalar sonuçlanmaya bafllad›. Türkiye Haber–‹fl Sendikas› Genel Sekreteri Ali Deniz grev s›ras›nda ‘fiber optik kablolar› kesti¤i’ gerekçesiyle aç›lan davadan beraat etti. ‘Grev s›ras›nda yetkililerin girifl ç›k›fl›n› engelledikleri’ gerekçesiyle ise 7 iflçi 4 ay hapis cezas› ald›. ‹flçiler karar› temyiz etti. Özellefltirme sonras› Türk Telekom'un sahibi olan Oger Telekom'un patronlar› da grev s›ras›nda ve sonras›nda greve ç›kan emekçileri cezaland›rmak için çeflitli iddialarla davalar açm›flt›.

Davutpafla katliam›n› soruflturan savc› alt› kurumu kusurlu buldu. Ancak aradan 16 ay geçmesine ra¤men bir kiflinin bile ifadesi al›namad›. Savc›l›k Büyükflehir Belediyesi’nin befl çal›flan› için valilik taraf›ndan verilen “yarg›lanamaz” hükmünün bozulmas›n›; öte yandan, flüpheli ismi bildirmemekte direnen Çal›flma Bölge Müdürü için soruflturma izni verilmesini, aylar önce ça¤›rd›¤› alt› BEDAfi çal›flan›n›n gelip ifadelerini vermesini bekliyor. Tek iyi geliflme ise Zeytinburnu Kaymakaml›¤›’n›n, ilçe belediyesinde çal›flan alt› kifli için verdi¤i ‘yarg›lanamaz’ karar›n›n ‹dare Mahkemesi’nden dönmesi oldu.

Yüzsüzlere karfl› 100 gün ATV-Sabah grevinin 100. gününe direnifl ve dayan›flma damgas›n› vurdu. Balmumcu’daki ATV-Sabah binas›n›n önünde sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve ö¤renciler buluflarak greve destek verdi Türkiye Gazeteciler Sendikas› (TGS) üyesi iflçiler, ATV-Sabah gazete dergi gruplar›n›n ba¤l› oldu¤u Turkuaz iflyerlerinde 13 fiubat’ta bafllatt›klar› grevin 100. gününde Balmumcu’daki iflyeri önünde, “100 dakikal›k oturma eylemi” yapt›. Oturma eylemine Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve ö¤renciler de kat›ld›. Oturma ve yürüyüfl eylemine Bandista müzik grubu da marfllar›yla destek verdi. ATV-Sabah’›n Balmumcu binas›n›n önünde 15.00’te bafllayan ‘100 dakikal›k oturma eylemi’nde ilk olarak söz alan TGS Genel Baflkan› Ercan ‹pekçi, 100 gündür susmad›klar›n› ve susmayacaklar›n› söyledi. Bas›n özgürlü¤ü, editöryal ba¤›ms›zl›k ve gazetecilik ilkelerine uygun yay›nc›l›k için 100 gündür eylemde olduklar›n› ifade eden ‹pekçi, hükümetin ve ATV-Sabah yöneticilerinin ikiyüzlülükten vazgeçmelerini istedi. ‹pekçi, halk›n haber alma hakk› için de mücadele ettiklerini söyledi. Ard›ndan söz alan Hava-‹fl Genel Baflkan› Atilay Ayçin'in konufl-

mas›n›n hedebuluflan 2 bine finde ise iflbiryak›n kifli Galalikçi sendika tasaray’a do¤ru yöneticileri varcoflkulu bir flekild›. Ayçin, iflbirde yürüyüfle geçlikçi sendika ti. Yürüyüfl boyöneticilerine yunca “Yaflas›n seslenerek, “10 s›n›f dayan›flmabinlerce iflçi s›”, “ATV izlekriz bahanesiyle me, Sabah okukap› önüne koma”, “Direne dinurken, sendirene kazanacakalar bask› ve ¤›z” sloganlar› tehdit yoluyla at›ld›. ve baflka yerde Galatasaray’a efli benzeri gögelindi¤inde grev rülmemifl mahsözcülerinden keme kararla- ATV-Sabah bas›n emekçilerinin her cumartesi ‹stiklal Caddesi’nde yapt›¤› yürüyüfller di- U¤ur Güç bas›n r›yla sindirilme- reniflte olan tüm iflçilerin buluflma noktas› oldu aç›klamas›n› okuye ve tasfiye du. Çal›k’›n, Direniflte olan Kurtifl iflçileri, grevdeki iflçiyi iflten atamayaca¤›n› edilmeye çal›fl›l›rken, patronlara destek olmak size mi düfltü” diye IBM iflçileri, Zirve, Key, Derden, bile bile 10 gazeteciyi tazminats›z Kerem, Örma, Esma Saya tekstil iflten att›¤›n› ifade eden Güç, sordu. Oturma eyleminden sonra Bal- iflçileri Sabah-ATV grevinin 100. “Ama beklenenin aksine, 10 grevmumcu’dan tek s›ra halinde baflla- gün eylemine destek verdi. Eyle- cinin yüzü as›lmad›. 10 grevci yan yürüyüfl Taksim Tramvay Du- me ayr›ca Ö¤renci Kolektifleri ile grev pankart›n›n alt›n› boflaltmad›, ra¤›’na kadar devam etti. ATV-Sa- ‹stanbul’un çeflitli üniversitelerinde mücadeleden vazgeçmedi” dedi. bah emekçilerinin her cumartesi okuyan üniversite ve lise ö¤renciBas›n aç›klamas›n›n ard›ndan yapt›¤› yürüyüfl yine direniflte olan leri de kat›ld›. söz alan tekstil iflçisi Sevgi Ak›n, Taksim Tramvay Dura¤›’nda patronun makineleri kaç›rmaya çaiflçilerin buluflma noktas› oldu.

Asistan eylemleri sürüyor Araflt›rma görevlilerinin YÖK’ün 50/d maddesine karfl› bafllatt›klar›, ifl güvencesi ve akademik özgürlük mücadelesi çeflitli eylemlerle sürüyor Araflt›rma görevlilerinin üniversitelerde ifl güvencesi ve akademik özgürlük için verdi¤i mücadele çeflitli eylemlerle devam ediyor. Asistanlar ‹stanbul Üniversitesi’nde (‹.Ü.) çad›r kurarak mücadelelerini sürdürürken, ‹stanbul Teknik Üniversitesi’nde (‹TÜ) ise ‘Anti 50d ArGör flenli¤i’ yapt›. Çok say›da asistan 5 May›s’ta ‹.Ü. Beyaz›t Kampüsü’nde bir çad›r kurdu. Çad›r›n yan›na “Bu üniversitede ifl güvenli¤i yoktur” pankart› aç›ld›. ‹.Ü. yönetimi çad›rdan ve pankarttan rahats›zl›¤›n› asistanlara ifade ettikten sonra güvenlik ve polis tacizkar tutumlar sergiledi. Tacizkar tutumlar karfl›s›nda asistanlar kararl›klar›n› sürdürerek eylemlerine devam etti. Asistanlar çad›r›n 10. günü dolay›s›yla 15 May›s’ta rektörlü¤ün önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamay› okuyan Berna Uymaz, asistanlar›n 33/a maddesine göre atanma, ifl güvencesi ve akademik özgürlük için mücadele etti¤ini belirtti. Uymaz, “10. gününe giren eylemimizde, çad›r›m›z›n baflköflesinde 'Bu üniversitede ifl güvencesi yoktur' yaz›yor. Bu maale-

sef do¤rudur. Üniversitemizde ifl güvencesi yoktur” dedi. Bas›n aç›klamas›nda, doktoras›n› bitiren araflt›rma görevlilerinin iflsiz b›rak›larak cezaland›r›ld›¤› da dile getirildi. Asistanlar 21 May›s’ta ise ‹.Ü.’de ifline son verilece¤i aç›klanan arkadafllar› için rektörlü¤ün önünde bir aç›klama yapt›. E¤itimSen'in açt›¤› davada Dan›fltay’›n 50/d maddesine iliflkin YÖK'ün karar›n› durdurdurmas›yla bu karar uygulanamad›. Mahkeme karar›yla araflt›rma görevlilerinin 33/a kadrosu ile atanmas›n›n önündeki engel flimdilik kalkm›fl oldu. Anti50/d ArGör flenli¤i Asistanlar 21 May›s akflam› ‹TÜ Maslak Yerleflkesi’nde ‘Anti50/d ArGör fienli¤i’nde bulufltu. fienlikte bir konuflma yapan Didem Ç›nar, asistanlar›n talebinin çok aç›k ve net oldu¤unu belirtti. Rektörlü¤ün tüm asistanlar› 33/a’ya geçirmesini talep eden Ç›nar, ifl güvencesi olmadan özgür bir e¤itim verilemeyece¤ini ifade etti. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan bir dans gösterisi yap›ld› ve çeflitli müzik gruplar› sahne ald›.

l›flmas›na karfl› mücadele ederken polisin kendilerine biber gaz› ve copla sald›rd›¤›n› ifade etti. Ak›n evde çocuklar›n›n aç oldu¤unu ve bunun suçlusunun patronlardan hesap sormayan AKP hükümeti oldu¤unu dile getirdi. Makineleri kaç›ran patronun baflka bir yerde fabrika açt›¤›n› söyleyen Ak›n, eve ekmek götüremediklerini belirtti. Çocuklar›n, gençlerin iflsiz oldu¤unu söyleyen Ak›n, AKP hükümetine seslenerek “aç kalan insan ne yapar, ya h›rs›zl›k yapar, ya uyuflturucu ticareti yapar ya da fuhufl yapar” dedi. Ak›n’›n yaflad›klar›n› anlatt›¤› konuflmas› eyleme kat›lanlardan yo¤un alk›fl ald›. Bas›n emekçileri üç buçuk ay› aflk›n devam eden grevlerde örgütlü ve özgür bir bas›n için mücadele ediyor. Bas›n emekçilerinin her hafta yap›lan ‘Cumartesi yürüyüflleri’ direniflte olan iflçilerin buluflma noktas› oldu. Özellikle tekstil ve metal iflkollar›nda direniflte olan iflçilerin de kat›ld›¤› yürüyüfllerde s›n›f dayan›flmas›n›n pratik örnekleri sergileniyor.

E¤itim-Sen alanlara ç›k›yor E¤itim ve bilim emekçileri, toplu görüflmeler öncesi tüm ülkede alanlara ç›karak Ankara’ya yürüyecek. E¤itim-Sen, esnek çal›flt›rmaya karfl› güvenli ifl ve herkese eflit ve paras›z e¤itim istiyor E¤itim ve Bilim Emekçileri Sendikas› (E¤itimSen) Toplu ‹fl Sözleflmesi talebiyle Türkiye’nin dört bir yan›ndan Ankara’ya yürüyecek. Artvin, Hakkari, Mu¤la ve Edirne’den 3-4-5 Haziran tarihlerinde hareket edecek olan e¤itim emekçileri, 5 Haziran’da Ankara’da olacak. E¤itim emekçileri, e¤itim iflkolunda her türden sözleflmeli, geçici çal›flt›rma uygulamalar›na son verilmesini ve kadrolu, ifl güvenceli çal›flt›rman›n esas al›nmas›n› istiyor. E¤itim emekçileri, e¤itim iflko-

lunda binlerce ö¤retmen ve yard›mc› personel a盤› bulundu¤unu belirterek bu durumun e¤itim-ö¤retim sürecini olumsuz etkiledi¤ini ifade ediyor. E¤itim emekçileri, ö¤retmen yetifltiren kurumlardan mezun olan iflsiz ö¤retmenlerin biran önce atanmas›n›n yap›lmas›n› ve yard›mc› personel ihtiyac›n›n bir an önce giderilmesini talep ediyor. E¤itim emekçileri okullarda demokratik yönetim için, ö¤rencilerin, velilerin, e¤itim ve bilim çal›flanlar›n›n tüm karar süreçlerine kat›lmas›n› istiyor.

E¤itim-Sen üyeleri ‹stanbul Milli E¤itim Müdürlü¤ü’nün “Spor Lisesi kurulmas› için” ö¤renciler ve ö¤retmenlerden para toplamas›n› protesto etti. Sultanahmet Meydan›’nda toplanan yüz e¤itim ve bilim emekçisi buradan ‹stanbul Milli E¤itim Müdürlü¤ü önüne yürüyerek bir bas›n aç›klamas› yapt›. Okullarda paral› e¤itim uygulamalar›n›n giderek artt›¤›n›n belirtildi¤i aç›klamada, kurulaca¤› iddia edilen Spor Lisesi için ö¤retmenlerin tahsildar yerine konmas› protesto edildi. Eyleme Genç Umut da destek verdi.

Petrol-‹fl’ten uyar› eylemleri Petrol-‹fl üyesi iflçiler, T‹S sürecindeki t›kan›kl›¤› ifle bir saat geç bafllayarak protesto etti

Baflbakan’a eylemli karfl›lama Kocaeli Belediyesi iflçileri sendikal bask›lara karfl› bir ayd›r kentin her yerinde eylem yap›yor Kocaeli Büyükflehir Belediyesi’nde iflçilere zorla sendika de¤ifltirme bask›s›na karfl› Belediye-‹fl’e üye iflçiler yaklafl›k bir ayd›r kentin her taraf›nda eylem yap›yor. Tayyip Erdo¤an’›n Ford Otosan aç›l›fl› için Kocaeli’ne geliflinde seslerini duyurmak isteyen belediye iflçileri motorla denize aç›larak, “Bask› ve tehdit ile de¤il özgür iradeyle sendika seçmek istiyoruz” pankart›n› açt›. Yerel seçimlerin ard›ndan harekete geçen AKP’li Büyükflehir Beledi-

yesi, “Önce Hizmet-‹fl sonra ifl” bask›s›yla iflçileri, Hak-‹fl’e ba¤l› Hizmet-‹fl Sendikas›’na geçmeye zorluyor. ‹flçiler ise üstgeçitte zincirli eylemden çad›r açmaya, Kocaeli Büyükflehir Belediye Meclisi’ni bas›p pankart açmaktan futbol maç›nda pankart açmaya kadar birçok eylemle yaflanan sendikal bask›ya tepki gösterdi. Belediye-‹fl, bask›yla Hizmet-‹fl Sendikas›’na geçen belediye iflçilerinin geri dönmeye bafllad›¤›n› aç›klad›.

Türkiye Petrol Kimya Lastik ‹flçileri Sendikas›, (Petrol-‹fl) Toplu ‹fl Sözleflmesi’nin (T‹S) bir an önce bitirilmesi için uyar› eylemleri yapt›. Petrol-‹fl örgütlü oldu¤u yerlerde 1 saat geç iflbafl› yapt›. Adana, Ankara, Band›rma ve Batman baflta olmak üzere birçok yerde Petrol-‹fl’e üye iflçiler ifle bir saat geç bafllad›. Petrol-‹fl yap›lan eylemler sonras›nda yapt›¤› aç›klamada, görüflmelere befl ay önce bafllanm›fl olmas›na ra¤men, hükümetin ve kamu iflveren sendikalar›n›n ciddi bir öneri getirmedi¤ini ifade etti. Petrol-‹fl, örgütlü oldu¤u

TPAO, BOTAfi, ET‹BOR, MKE ve TMO Afyon Alkoloid iflyerleri de dahil olmak üzere yaklafl›k 250 bin kamu iflçisininin 20092010 y›l› kamu toplu ifl sözleflmelerinin bir an önce bitirilmesini talep ediyor. Petrol-‹fl, ekonomik krizin etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiklerini ifade ederek, yaflanan sorunlara çözüm getirilmedi¤i takdirde gelecek haftalarda eylemlere devam edilece¤ini vurgulad›.

Ulusalc›l›kla milliyetçilik aras›nda ince çizgi Tufan SERTLEK Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Sekreteri

Baflbakan may›n temizleme mevzusunda ‹srail’in gündeme gelmesi üzerine ortaya ç›kan tepkilere cevaben insanda “ne alaka” dedirtecek bir ç›k›fl yapt›. Güya yabanc› sermaye düflmanl›¤›na tepki olarak bu sözleri sarf etmiflti. Büyük olas›l›kla Davos’ta oldu¤u gibi “flimdi tam zaman›” deyip bir süredir uygun zaman›n› kollad›¤› “Ermenistan aç›l›m›” ve “Kürt sorunundaki yeni yönelim” konular›nda toplumu haz›rlamak için gelifltirdi¤i bir söylemi a¤z›ndan ç›karm›fl oldu. Kuflkusuz son derece önemli olan “baflka etnik kökenleri kovduk” “… bu faflizan bir yaklafl›m” söyleminin ard›ndan nelerin gelece¤ini görece¤iz. Burada amac›m›z Ermeni ve Kürt sorunu konusundaki AKP-ABD planlar›n› ele almak de¤il. Baflbakan’›n a¤z›ndan ç›kard›¤› baklaya karfl› MHP hemen ›rkç› do¤al tepkisini koydu. MHP’ye göre Türkler asla ›rkç›l›k yapmam›flt›. MHP’den baflka bir tutum almas› zaten beklenemezdi. Peki ama CHP’liler neden MHP’lileflmek için bu kadar ç›rp›n›yorlar. Az›nl›klara yönelik veya ezilen etnik kökene-ulusa-halka yönelik bask›lara karfl› ç›kmak demokratl›¤›n olmazsa olmaz›yken CHP neden bu konuda MHP ile ayn› telden çal›yor. Hadi 1915 olay› Cumhuriyet’ten önce yafland› diyelim. Ama Cumhuriyet sonras› Lozan anlaflmas›na göre az›nl›k kabul edilmifl olanlara karfl› yap›lm›fl ayr›mc›l›k uygulamalar›n›n saymakla bitmedi¤i, konuyla ilgilenen her kes taraf›ndan biliniyor. Kürtlere yap›lan ise herkesin malumu. CHP’nin sosyal demokrat s›fat›yla bu cephede yer almas› sadece mevcut CHP yönetimiyle iliflkilendirilmemeli. Tarihte “sosyal” etiketiyle “flövenizm” etiketinin nas›l bulufltu¤unu biliyoruz. I. Dünya Savafl› bafllad›¤›nda Alman Sosyal Demokrat Partisi, Rosa Luksemburg ve yoldafllar›n›n aksine, Almanya’n›n savafla girmesini desteklemifl ve Almanya’n›n “ulusal ç›karlar›” için Alman iflçi s›n›f›na savafl 盤›rtkanl›¤› yapm›flt›. Bunun “ideolojik felaketi”nin s›n›f mücadelesinde yaratt›¤› tahribat ne ortaya ç›kt›¤› dönemle s›n›rl› kald› ne de bunun yarat›c›s› olan Alman Sosyal Demokratlar›yla … Milliyetçilik de¤iflik veçheleriyle sosyalizmin yakas›ndan hiç düflmedi. Yak›n tehlike; “ça¤dafl-sosyal demokrat-Atatürkçü” vb. kimliklerle kendisini ifade eden ve 1960’lardan 1990’lar›n ortalar›na kadar sosyalist hareketin yan› bafl›nda durmaktan hiç gocunmayan bu toplulu¤un içinde bu hastal›¤›n giderek yay›lmas› ve iyileflme olas›l›¤›n›n azalmas›d›r. Az›nl›klar ve farkl› etnik kökenlere ait en küçük bir hak sözü edildi¤inde hemen “ulusal bütünlük, üniter yap›” borazan›n› eline alan “ulusalc›l›k ak›m›”n›n bugüne kadar eflitlikçi-özgürlükçü bir sosyal dönüflümün hep yan›nda olan bu kitleyi zehirlemesine daha fazla izin verilmemelidir. Ne az›nl›k haklar› ne Kürt sorunu tart›flmalar› ne de Ermenilere yaflatt›¤›m›z “büyük felaket”le yüzleflme çabalar› milliyetçilikle ABD’nin AKP tafleronu eliyle yürürlü¤e koydu¤u “yeni aç›l›mlar” aras›na s›k›flt›r›lmamal›d›r. Her ikisi de er ya da geç yeni ac›lara yeni çözümsüzlüklere dönüflmekten baflka bir ifle yaramayacakt›r.


28 May›s 10 Haziran

8 DÜNYA

‘Kriz patronlar›n krizidir’

Avrupal› iflçiler hayk›rd›

Avrupa ‹flçi Sendikalar› Konfederasyonu’nun (ETUC) ça¤r›s›yla Brüksel, Madrid, Berlin, Prag, Birmingham ve Bükrefl'te soka¤a ç›kan iflçiler, krizin sebebinin patronlar oldu¤unu belirterek yükselen iflsizli¤e acil önlem al›nmas›n› talep etti Tüm Avrupa'da yüz binlerce iflçi, Avrupa ‹flçi Sendikalar› Konfederasyonu (ETUC) Eylem Günleri kapsam›nda 15 May›s'ta Brüksel ve Madrid'de, 16 May›s'ta ise Berlin ve Prag'da meydanlar› doldurdu. ‹flçiler, her geçen gün büyüyen iflsizler ordusuna çözüm bulunmas› için harekete geçilmesini talep etti. ETUC Genel Sekreteri John Monks, gösterilere kat›lan iflçilerin gelece¤e dair endifleleri oldu¤unu belirterek, küresel ekonomik kriz nedeniyle flirketlerin Avrupal›lar’›n vergilerinden elde edilen kaynaklarla ayakta tutuldu¤una iflaret etti. Monks, iflçilerin gittikçe büyüyen iflsizli¤e karfl› acilen köklü önlemler al›nmas›n› talep etti¤ini belirtti. Brüksel Ekonomik krizin faturas›n› iflçilerin ödemeyece¤ini söyleyen yaklafl›k 100 bin iflçi 15 May›s'ta Brüksel'de bir araya geldi. "kriz patronlar›n krizidir, faturas›n› patronlar ödesin", "kapitalizm bask›, iflsizlik, kriz de-

mektir", "kriz bizim krizimiz de¤il, faturas›n› ödemeyece¤iz" pankartlar›yla meydan› dolduran iflçiler marfllar, flark›lar ve ›sl›klarla krize karfl› taleplerini hayk›rd›lar. Belçikal› iflçilerin yan› s›ra, Frans›z ve Hollandal› iflçilerin de kat›ld›¤› mitingde zaman zaman Enternasyonal Marfl› okundu. Hol-

landa Sendikalar Birli¤i FNV üyesi iflçiler "Krizin yükünü zenginler ödesin" yaz›l› dev bir pankart açt›. Hollandal›, Frans›z, Belçikal› ve göçmen iflçiler, dev pankart› birlikte tafl›yarak birlikte mücadelenin önemini vurgulad›lar. Madrid Madrid'de yaklafl›k 50 bin kifli krize karfl› ifl gü-

venli¤i sa¤lanmas› talebiyle meydanlara ç›kt›. Avrupa'n›n di¤er ülkelerinden sendika temsilcilerinin de kat›ld›¤› mitingde iflçiler, küresel ekonomik krizin etkilerine karfl› daha fazla sosyal adalet ve daha fazla istihdam talep etti. ‹spanya yüzde 17.4 ile Avrupa'n›n en yüksek iflsizlik oran›na sahip ülkesi.

Berlin Alman Sendikalar Birli¤i'nin (DGB) ça¤r›s›yla 16 May›s'ta düzenlenen mitinge, Metal ‹flçileri Sendikas› (IG Metal), hizmet iflkolu sendikas› Ver.di ve yap› iflçilerinin örgütlendi¤i IG Bau sendikas›n›n yan› s›ra birçok göçmen örgütü de kat›ld›. Yaklafl›k 100 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingde

konuflan DGB Genel Baflkan› Michael Sommer, krizin sorumlusunun mali sektör yöneticileri oldu¤unu belirterek, "S›n›rs›z ve dizginlenmeyen h›rs bizi bugünlere getirdi" dedi. Ver.di baflkan› Frank Bsirske, e¤itim ve altyap›ya yönelik kamu yat›r›mlar›n›n art›r›lmas›n› talep ederek, "Krizin Avrupa genelinde bir sosyal harekete yol açmas› do¤al karfl›lanmal›" diye konufltu. Prag ETUC'un ça¤r›s› ile Prag'da 16 May›s'ta düzenlenen mitinge 20 bin kifli kat›ld›. Sendika temsilcileri, Çek hükümetinin patronlar›n taraf›nda yer ald›¤›n› belirterek, krizden ç›k›fl yolu olarak iflten ç›karmalar›n kolaylaflt›r›ld›¤›n› ifade etti ve acilen önlem al›nmas›n› talep etti. Birmingham ‹ngiltere'nin en büyük iflçi sendikas› Unite'›n Birmingham'da düzenledi¤i mitinge ise 7 bin kifli kat›l›rken, ‹ngiliz iflçiler yükselen iflsizli¤e karfl› önlem al›nmas›n› talep etti.

Venezüella kamulaflt›rmalara devam ediyor Venezüella'da birçok sanayi tesisi kamulaflt›r›ld›. Chavez, fabrikalar›n "yeni sosyalist toplum" yaratmak için okul oldu¤unu söyledi

Bask'ta genel grev ‹spanya'n›n Bask bölgesinde greve giden binlerce iflçi Bilbao'daki mitingde ekonomik krizi ve iflten ç›karmalar› protesto etti ‹spanya'n›n Bask bölgesinde ulusalc› ve ba¤›ms›zl›k yanl›s› sendikalar genel greve gitti. Ülke genelinde birçok gösteri düzenlenirken, Bask'›n ekonomik merkezi Bilbao'da düzenlenen mitinge binlerce iflçi kat›ld›. Mitingde, ekonomik kriz ve iflten ç›karmalar pro-

testo edildi. ‹ki hafta önce göreve gelen Bask Baflbakan› Patxi Lopez, iflçilerin haklar›nda gerileme olmad›¤›n› iddia ederek grevin siyasi oldu¤unu belirtirken, sendika liderleri ise patronlar›n sendikalar› ve hükümeti tehdit etmesini protesto ettiklerini ifade etti.

Venezüella hükümeti ülkenin do¤usundaki Monagas eyaletinde bulunan bir gaz bas›nç tesisi ve befl dayan›kl› çelik ve demir briket fabrikas›n› kamulaflt›rd›. Venezüella lideri Hugo Chavez, kamulaflt›rmalar›n, stratejik sanayilerin devlet kontrolüne entegre edilmesini öngören ulusal kalk›nma plan› çerçevesinde gerçeklefltirildi¤ini, kamulaflt›r›lan flirketlerin kademeli olarak iflçi yönetimine devredilece¤ini ve iflçi kat›l›m›n›n sadece yönetici seçmekle s›n›rl› kalmayaca¤›n› ifade etti. Kamulaflt›rmalar›n ard›ndan,

bu fabrikalarda çal›flan iflçiler hükümet kadrosuna al›nd›. Ceramicas Carabobo'da bulunan iflçi sendikas› temsilcisi Leandro Gonzalez, flirket sahibiyle bir süredir toplu sözleflme konusunda anlaflmazl›k yaflad›klar›n› belirtti. fiirket sahibinin iflçileri köfleye s›k›flt›rd›¤›n› ve yedi ay boyunca maafllar›n› alamad›klar›n› belirten Gonzalez, "uzun bir mücadeleyi temsil eden Ceramicas Carabobo'nun kamusallaflt›r›lmas› karar›ndan dolay› mutluyuz" dedi.

Guayana'da Çal›flma Bakan› ve yüzlerce iflçinin kat›ld›¤› "Sosyalist Dönüflüm Atölyesi" program›nda konuflan Chavez, kamulaflt›r›lan fabrikalar›n iflçi kontrolünde olmas› gerekti¤ini ifade etti. Chavez, Ernesto Che Guevara'n›n sözlerine at›fta bulunarak, fabrikalar›n, "sadece sanayi ürünü de¤il yeni bir insan ve yeni bir sosyalist toplum" üretece¤ini belirtti.

2009

Londra'da metro grevi n ‹ngiltere'nin baflkenti Londra'da metro çal›flanlar› bir günlük greve gitti. Grev nedeniyle metro seferleri yap›lamazken, kent içi ulafl›mda aksakl›klar yafland›. Demiryolu ve Deniz Ulafl›m› Sendikas› (RMT), metro hatlar›nda çal›flan çok say›da metro sürücüsünün haks›z yere iflten ç›kar›lmas›n› protesto etmek amac›yla greve ç›kt›klar›n› bildirdi. Londra Ulafl›m ‹daresi ise iflten ç›karmalar›n disiplin uygulamas› fleklinde gündeme geldi¤ini, metro sürücülerinin güvenlik önlemlerine uymad›klar› için iflten ç›kar›ld›¤›n› iddia etti.

“‹flgal varsa direnifl hakt›r” n Filistin Halk›yla Dayan›flma Derne¤i taraf›ndan düzenlenen Uluslararas› Ortado¤u ve Filistin konferans›, 16-17 May›s tarihlerinde Petrol-‹fl genel merkezinde gerçeklefltirildi. Filistin Halk Kurtulufl Cephesi (FHKC), Filistin Demokratik Kurtulufl Cephesi (FDKC), Abnaa El-Balad ve birçok örgüt temsilcisinin kat›ld›¤› konferansta, ABD taraf›ndan önerilen iki devletli çözümün imkans›z oldu¤u, Araplar›n ve Yahudilerin bir arada yaflayaca¤› tek, demokratik ve laik bir Filistin devletine ihtiyaç oldu¤u vurguland›. Konferansa kat›lan FHKC Siyasi Büro üyesi Leyla Halid, ‹srail'in iflgali sürdü¤ü müddetçe Filistinlilerin direnme hakk› oldu¤unu ifade etti.

Atina'da göçmen isyan› I Yunanistan'›n baflkenti Atina'da kimlik kontrolü yapan bir polisin Suriyeli bir göçmeni tartaklad›¤› ve Kuran'› y›rtt›¤› iddialar› Müslüman göçmenleri aya¤a kald›rd›. Atina'da soka¤a ç›kan göçmenler polisle çat›fl›rken, solcu ve ›rkç›l›k karfl›t› gruplar da göçmenlere destek verdi. Afganistan, Pakistan, Bangladefl, Suriye ve Somalili gençlerin parlamento binas›na düzenledi¤i yürüyüfle polis gaz bombalar› ile sald›r›nca göçmenler ile polis aras›nda çat›flma yafland›. Kimli¤i belirsiz baz› sald›rganlar›n, Müslümanlar›n mescit olarak kulland›¤› bir apartman dairesini atefle vermesi ise yaflanan olaylara misilleme olarak de¤erlendirildi.

Taliban operasyonu sürüyor Tamil Kaplanlar› ve bir ihanetin anatomisi Kutay MER‹Ç kutay@sendika.org

Tamil Kaplanlar› yenildi. Tamil halk›n›n 1983 y›l›ndan bu yana yirmi alt› y›ld›r süren silahl› kurtulufl mücadelesi bitti. Kuflkusuz birçok askeri-sosyopolitik neden bu yenilgiyi haz›rlad›, ancak örgüt içinde yaflanan bölünme ve ihanetin Tamil Kaplanlar›’n›n yenilgisinde tayin edici bir önemi var. LTTE (Tamil Eelam Kurtulufl Kaplanlar›) saflar›nda Albay Karuna olarak tan›nan Vinayagamurthy Muralitharan, 2004 y›l›nda LTTE’ye elefltirilerde bulunarak ayr›ld›. Daha sonra da hükümet saflar›na geçti. Bu ihanet Tamil Kaplanlar› için sonun bafllang›c› oldu. 1995-2002 y›llar› aras› 3. Eelam Savafl› olarak bilinen süreç, LTTE’nin en büyük askeri baflar›lar›n› kazand›¤› dönem oldu. Do¤u bölgesinin tamam›n›n LTTE taraf›ndan kontrol alt›na al›nmas›yla sonuçland›. Bu süreç, Norveç’in arabuluculu¤unda uluslararas› gözleme tâbi bir ateflkes anlaflmas›yla sona erdi. Karuna tam böyle bir dönemde (3 Mart 2004) ayr›ld›. Ayn› tarihlerde (6 Nisan 2004) sertlik yanl›s› politikalar›yla bilinen Mahinda

Karuna LTTE’yle savaflan milisleriyle

Rajapaksa baflbakan olarak seçildi. Bir y›l sonra da cumhurbaflkan› oldu. Batticaloa’da do¤mufl, afla¤› kastlardan bir köylünün o¤lu olan Karuna, do¤u bölgesini (Batticaloa-Amparai) öne ç›karan bir çizgi izliyordu. Kuzey’de (Wanni) üslenen LTTE liderli¤ine karfl› bölgeci bir söylemi kullan›yordu. Örgüt liderli¤i taraf›ndan atanan yöneticilerin Kuzeyli olduklar›ndan yak›n›yor, Do¤u’yu kendisinin ve do¤ulu kadrolar›n yönetmesi gerekti¤ini söylüyordu. Jaffna Tamiller’i kendilerini Batticcaloa Tamilleri’nden üstün olarak kabul eder. Karuna’n›n söyleminde bu durum yo¤un olarak kullan›l›r. “…kuzeydeki Wanni liderli¤i kibirli bir flekilde düflünüyor. ‹yi e¤itimliler, herfleyi yapabileceklerini, di¤er topluluklara bask› yapabileceklerini düflünüyorlar. Bu kabul edilemez. Kaynaklar› ve idari görevleri paylaflmal›lar. Böylece çözüm geldi¤inde ne yapacaklar, halk›m›z bu sefer onlar›n bask›s› alt›nda kalmaya devam edecek. Bafl›ndan beri Jaffnal›lar ile Batticcaloal›lar aras›nda ciddi sorunlar var. Bir kifli burdan Jaffna'ya gitti¤inde suyu bile Hindistan cevizi kabu¤unda veriyorlar.” Karuna’n›n bütün söylemi Tamil uluslaflma sürecindeki s›k›nt›lar üzerine kuruludur. Karuna, askeri olarak da düzenli ordu-konvansiyonel savafl› fazlaca önemseyen ve gerilla taktiklerini küçümseyen bir çizgiye sahipti. Görüfllerini “konvansiyonel savaflta ›srar ediyoruz, kara savafl›, bask›n, sald›r›, sivilleri öldür-

mekten, bombalar› kurmak gibi oyunlardan hofllanm›yorum” diye aç›kl›yordu. Karuna, LTTE’nin ba¤›ms›z Tamil Eelam fikrinden vazgeçti¤ini federalizmi savundu¤unu, Tamil milliyetçili¤ini b›rakmad›klar›n› kendilerinin de hükümetle federalizm üzerinden görüflmeler yapt›klar›n› söyler. Bir devletin d›fl deste¤i olmadan ba¤›ms›z bir ülkenin kurulamayaca¤›n› savunur. Ayr›l›k ihanete dönüflmeden

Karuna LTTE’deyken önce Karuna, LTTE- Batticaloa-Amparai olarak isimlerini de¤ifltirmeden devam edeceklerini söylüyor. LTTE kurucusu ve lideri Velupillai Prabhakaran’›n sa¤ kolu olan Karuna, uzun y›llar Tamil nüfusun en fazla bulundu¤u Do¤u bölgesinin komutanl›¤› yapm›flt›. Karuna, LTTE hakk›ndaki bütün bilgisini Sri Lanka devletinin hizmetine sundu. LTTE’den ayr›ld›¤› günlerde kendisiyle yap›lan bir röportajda, LTTE için art›k “Bir gerilla örgütü olabilirler, ama düzenli ordu olmay› sürdüremezler. Gücün yüzde 75'ini biz verdik. Savaflç›lar›, teknolojiyi, taktikleri biz verdik.” diyordu. LTTE insan kaynaklar›n›n önemli bir bölümünü yitirmiflti. Muralitharan, hükümet saflar›na geçerken 4 bini deneyimli 6 bin savaflç›y› da yan›nda götürdü. LTTE’nin ise Karuna hakk›nda yolsuzluk ve suiistimal iddialar› vard›.

Karuna'n›n ayr›lmas›n›n etkileri üç cephede görüldü: halk önünde imaj, müzakere ve uzlaflma süreci, askeri güç. Karuna’n›n ihaneti ile birlikte LTTE büyük bir askeri güç kaybetmekle kalmad›, u¤runa savaflt›¤› halk›n önemli bir bölümünün kontrolü- Cumhurbaflkan› Rajapaksa ve Bakan Karuna nü de yitirdi. yüzde 60’unu koparmay› baflard›¤›m› Halk nezdinde bölünmüfllük ve iç çamedyaya anlatt›m. Bu, hükümetin t›flma görüntüsü yarat›lm›fl oldu. Sri Kaplanlar› yenilgiye u¤ratmas›n› sa¤Lanka egemen güçleri bu bölünmelad› ve bugün Kaplanlar›n tamamen nin ard›ndan her türlü uzlaflma girifliçöküflün k›y›s›na gelmesinden memmini rafa kald›ran ve topyekün imhaya yönelen bir çizgi izledi. 2004 y›l›na nunum.” Karuna, yüz binlerce Tamil, Sri Lanka ordusu taraf›ndan toplama kadar sürekli yükselen örgüt, 2006 kamplar›nda doldurulurken, 19 May›l›ndan bugüne kadar süren 4. Eey›s’ta uça¤a atlayarak Tamil Kaplanlalam Savafl› denilen bir imha savafl›yla r›’n›n (bir zamanlar kendisinin de) likarfl› karfl›ya kald›. LTTE art›k bir yanderi Velupillai Prabhakaran ve ailesidan kendi iç savafl›yla bir yandan Sri nin ölmüfl bedenlerini teflhis etmeye Lanka devletiyle savafl›yordu. Karuna milislerinin aktif deste¤iyle 2007 y›l›n- gitti. da Do¤u bölgesi tamamen hükümet kuvvetlerinin eline geçti. LTTE’ye ihanet ettikten sonra, Tamil’ler içinde süren savafl Karuna ve arkadafllar›n›n Tamil Makkal Viduthalai Puligal-Tamil Halk Kurtulufl Kaplanlar› (TMVP) isimli bir parti kurmas›yla sonuçland›. Karuna, 2004 y›l›ndan itibaren Sri Lanka devletinin hizmetinde para-militer bir güç olarak LTTE’ye karfl› savaflt›. 2008 y›l›nda yerel seçimlerinde iktidardaki Sri Lanka Özgürlük Partisi’nden milletvekili seçilen Karuna, 2009’un Mart ay›nda Sri Lanka Cumhurbaflkan› Mahinda Rajapaksa hükümetinin Ulusal Entegrasyon ve Uzlaflma Bakan› oldu. Muralitharan, bu y›l›n Ocak ay›nda yapt›¤› bir aç›klamada flöyle diyordu, “Baz›lar› bunu kabul etmeyebilir, ancak gerçek bu. LTTE’den ayr›ld›¤›m Sri Lanka ordu güçleriyle LTTE lideri zaman LTTE’nin sad›k savaflç›lar›ndan Prabakharan’› teflhis ederken

n Pakistan ordusunun Taliban'›n etkin oldu¤u Svat Vadisi'ne yönelik bafllatm›fl oldu¤u operasyon sürüyor. Ordu, Taliban'›n en etkin oldu¤u bölgenin merkezinde bulunan Mingora kentinde, sokak sokak operasyon düzenliyor. Kentte bulunan yaklafl›k 20 bin sivilin, Taliban ile ordu güçleri aras›nda s›k›flm›fl durumda oldu¤u bildirildi. Operasyon öncesinde on binlerce sivilin kenti terk etti¤i ifade edilirken, operasyonun bafl›ndan bu yana bölgeden kaçan mültecilerin say›s›n›n 2 milyon oldu¤u belirtildi. Pakistan ordusuna göre bölgede hala 2 bin civar›nda militan bulunuyor.

Somali'de iç savafl n Somali'nin baflkenti Mogadiflu'da bat› destekli hükümet güçleri ile ‹slamc› militanlar aras›nda süren çat›flmalarda ço¤u sivil 200'den fazla kiflinin öldü¤ü bildirildi. Baflkanl›k saray›na havan topuyla sald›r› düzenlendi¤i belirtilirken, militanlar›n ülkedeki Afrika Birli¤i askerlerini hedef ald›¤› ifade edildi. Birleflmifl Milletler, çat›flmalar nedeniyle 7 May›s'tan bu yana baflkentten 57 bin kiflinin kaçt›¤›n› aç›klad›. Baflkentten kaçanlar›n ço¤unun Mogadiflu yak›nlar›ndaki yollara kamp kurdu¤u bildirildi. Somali'de 2007 y›l›nda bafllayan çat›flmalarda 17 binden fazla sivilin öldü¤ü ve bir milyondan fazla sivilin evlerini terk etti¤i ifade ediliyor.


28 May›s 10 Haziran

2009

KR‹Z 9

Sürtünme atefl ç›kart›r

Pazara ç›kmak... Pazardan ç›kmak... Umar Karatepe umar@sendika.org

Baflbakan Erdo¤an’›n ekonomi literatürüne katk›lar› devam ediyor. Ekonomik kriz hakk›nda önce ‘te¤et geçecek’ diyen Baflbakan flimdi de ‘sürtünüp geçecek’ diyor. Aç›klanan ekonomik veriler ise krizin uzun süre geçmeyece¤ine iflaret ediyor Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an, ilk aylar›nda te¤et geçece¤ini iddia etti¤i ekonomik krizin flimdi de sürtünüp geçece¤ini iddia etti. Kat›ld›¤› 15. ‹stanbul Ev Tekstil Fuar›’n›n aç›l›fl›nda, Türkiye’nin bu krizi en az zararla atlatan ülke olaca¤›n› iddia eden Erdo¤an “Bu iddiam› devam ettiriyorum, arkas›nday›m. Te¤et geçecek diyorum. Zarar vermeyecek demiyorum. Sürtünüp geçecek tabii. Sürtünürken de bize de hasar verecek. Olay budur” dedi. Her gün istatistik kurumlar› taraf›ndan aç›klanan veriler, haberlerde izledi¤imiz sosyal olaylar, ekonomiye

iliflkin tüm gözlemler, iflsizlik, köylünün isyanlar›, esnaf›n kepenk kapatmaya bafllamas›, kredi kart› ma¤durlar› bize ekonomik krizin derinleflmeye devam etti¤ini gösteriyor. Kitleselleflen iflsizlik, azalan milli gelir, pahal›laflan g›da maddeleri, düflen sanayi üretimi, ödenemedi¤i için artan kredi kart› borçlar›, ev kiralar›, kesilen elektrikler, sular ve istihdam alanlar›n›n azalmaya devam etmesi krizin hala “dip noktas›”n› bulamad›¤›n›n göstergelerini oluflturuyor. Y›ll›k bazda sanayi üretimi dörtte bir gerilerken, 2008 y›l›n›n son çeyre¤inde yüzde 6,2 azalan GSMH’n›n 2009

Ayd›n’›n Kufladas› ‹lçesi’nde bir banka flubesine giren ve kendisini ‘Çilekefl’ olarak tan›tan eylemci, banka flubesini soyma girifliminde bulundu. Sabah 10.30’dan akflam 17.10’a kadar eylemini sürdüren ‘Çilekefl’, 17 kifliyi de rehin ald›. ‘Çilekefl’, eylemi kredi kart› borçlar› nedeniyle yapt›¤›n› söyledi.

y›l›nda azalmaya devam etti¤i görülüyor. Toplam iflsizlik geçen seneki rakamlar›n iki kat›n› geçti. ‹malat sanayindeki kapasite kullan›m› yüzde 60’lara kadar düfltü. Kapanan flirket say›s› her ay biraz daha art›yor. Tüketici fiyatlar› art›fl e¤ilimi h›zland›. Mart ay›nda aç›klanan y›ll›k bazda art›fl oran› yüzde 10,3 oldu. ‹fl-Kur’a ifl baflvurular› giderek art›yor. K›sa Çal›flma Ödene¤i’nden yararlanmak isteyen firma say›s› her gün biraz daha art›yor. Tüm bu göstergeler krizin “dip noktas›”na uzak oldu¤umuzu ve krizin uzun sürece¤ini gösteriyor. Uzun süren

Sakarya’n›n Akçakoca Beldesi’nde Fiskobirlik’e verdikleri f›nd›k paralar›n› bir türlü alamayan üreticiler, Fiskobirlik’e ait Fiskomar’› basarak ürünleri ya¤ma etti. Markete girerek al›flverifl sepetlerini dolduran üreticilerle market yetkilileri aras›nda tart›flma ç›kt›. Yetkililer, “yapt›¤›n›z h›rs›zl›k” derken üreticiler ise “Bu h›rs›zl›k de¤il. Biz hakk›m›z› al›yoruz” dedi.

‹flsizlik büyüyor Ekonomik kriz iflsizlik krizine dönüflmeye bafllad›. ‹flsizlik oranlar› Eylül ay›ndan itibaren artmaya bafllad›. Sosyal güvencesiz çal›flt›rma biçimleri a¤›rl›¤›n› koruyor Ekonomik krizin kendisini hissettirmeye bafllad›¤› Eylül ay›ndan bu tarafa iflsizler ordusu giderek büyüyor. Aç›klanan rakamlar tart›flmalar yaratsa da gerçek olan, aç›klanan tüm rakamlarda iflsizli¤in giderek artt›¤›. Son olarak TÜ‹K taraf›ndan aç›klanan ve Ocak-Mart 2009 dönemini içeren “Hanehalk› ‹flgücü Araflt›rmas›” genel istihdam rakamlar›nda düflüfl, iflsizlik rakamlar›nda da art›fl yafland›¤›n› ortaya koydu. Araflt›rmaya göre istihdam 85 bin kifli azalarak 19 milyon 864 binden 19 milyon 779 bine gerilerken, iflsiz say›s› 1 milyon 125 bin kifli artarak 2 milyon 677 binden 3 milyon 802 bine ç›kt›. ‹flsizlik oran› da 4,2 puan art›p 11,9’dan 16,1’e yükselerek tarihi bir rekor k›rd›. Kentlerde iflsizlik oran›, yüzde 13.4'ten yüzde 18.1'e, k›rsalda iflsizlik oran› yüzde 8.5'ten yüzde 11.9'a ç›kt›. fiubat döneminde istihdam edilen 19 mil-

krizin toplumsal sonuçlar› da bir o kadar derin ve a¤›r olacak. “Kriz yok, te¤et geçecek, sürtünüp geçecek” gibi söylemler asl›nda AKP’nin de kriz karfl›s›nda üretti¤i bir çözümünün olmad›¤›n› gösteriyor. Krizin en somut göstergesi gitgide kitleselleflen iflsizlik ve yayg›nlaflan yoksulluktur. Krizin yol açt›¤›, iflsizlik, gelir kayb›, sigortadan yoksunluk gibi sosyal kay›plar ve üretim kayb›, emekçileri günden güne daha da güvencesizlefltiriyor, çaresiz b›rak›yor. Emekçiler, ‘sürtünmenin’ etkilerini do¤rudan iflsiz kalarak, elektrikleri, sular› kesile-

yon 779 bin kiflinin yüzde 22.2'si tar›m, yüzde 20.5'i sanayi, yüzde 4.9'u inflaat, yüzde 52.4'ü ise hizmetler sektöründe yer ald›. Yapt›¤› iflten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kurulufluna kay›tl› olmadan çal›flanlar›n oran›, önceki y›l›n ayn› dönemine göre 0.5 puanl›k azal›flla yüzde 40.8 olarak gerçekleflti. Bu dönemde, geçen y›l›n ayn› dönemine göre tar›m sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çal›flanlar›n oran› yüzde 86.6, tar›m d›fl› sektörlerde yüzde 28.6 olarak belirlendi. fiubat döneminde erkeklerde gerçek iflsiz say›s› 4 milyon 16 bin, iflsizlik oran› da yüzde 25.5 oldu. Bir y›ll›k dönemde erkeklerde iflsiz say›s› 848 bin kifli, iflsizlik oran› da 5.8 puan art›fl gösterdi. fiubat döneminde kad›nlarda iflsiz say›s› 2 milyon 456 bin, iflsizlik oran› da yüzde 32.1 oldu. Bir y›ll›k dönemde kad›nlarda iflsiz say›s› 311 bin kifli, iflsizlik oran› da 2 puan art›fl gösterdi.

rek, kredi kart› borçlar›ndan dolay› evleri haczedilerek, sosyal güvencesiz kalarak hissediyor. Bu durum karfl›s›nda yoksullaflan y›¤›nlar, bireysel veya örgütlü flekilde tepkileri gelifltirmeye bafllad›lar. Krizin yaratt›¤› sosyal tahribat, sertfiili tepkilere dönüflürken, AKP’nin yaln›zca tepkiliri bast›rmaya yönelik önlemler almas›, çözümsüzlü¤ünü gösteriyor. Kredi kart› ma¤duru bir kifli, Kufladas›’nda ma¤duriyetini duyurmak için banka soymaya kalk›yor, insanlar› rehin al›yor. Bir di¤eri Kayseri’de alacaklar› için silahla

fabrika bas›yor, hayat›ndan oluyor. Akçakoca’da f›nd›k üreticileri alamad›klar› f›nd›k paralar› için Fiskobirlik’e ait marketi ya¤mal›yor. Baflbakanl›¤›n önü her gün yeni bir eyleme sahne oluyor. ‹ntihar giriflimleri ve intihar sonucu ölümler art›yor. Hepsinde de neden ayn›; iflsizlik ya da kredi kart› borcu. Üreticiler ürünlerini yola döküyor, iflten at›lan, paralar› gasp edilen iflçiler yollar› kesiyorlar. AKP ise tüm bu eylemlilikleri fliddetle, yalan haberlerle, sansürle bast›rmaya çal›fl›yor. Ancak m›zrak çuvala s›¤m›yor, o sürtünme bu düzeni yakmaya bafllad›!

Kriz nedeniyle iflten at›lan, paralar›n› alamayan iflçiler birçok yerde fabrika iflgalleri yap›yor. fiimdiye kadar yap›lan tüm fabrika iflgalleri k›sa sürse de yeni ve ilerici bir eylem biçimi olarak de¤erlendiriliyor. Son aylarda ise yeni bir eylem biçimi daha gelifltirildi: ‹flçiler seslerini duyurabilmek için iflyerlerinin çat›lar›na ç›k›yor.

Krizi f›rsata çevirdiler Baflbakan’›n tavsiyesine uygun olarak ‘krizi f›rsata çevirmeyi’ en iyi bilen bankalar oldu. Krizin bafllad›¤› ilk aylarda, krizi bahane ederek binlerce personelinin ifline son veren bankac›l›k s e k t ö r ü 2009’un ilk üç ay›nda

toplam 5,2 milyar TL net kar elde etti. Her gün binlerce kiflinin evine haciz yollayan bankalardan en yüksek net kar› Garanti Bankas› elde ederken onu ‹fl Bankas› ve Yap› Kredi Bankas› takip etti. Türkiye’nin a¤›r sanayini ellerinde tutan iki büyük topluluk Koç ve Sabanc› da krizi

f›rsata çevirdi. 2009’un ilk üç ay›nda Koç Holding, 47,1 milyon TL net kar elde ederken, Sabanc› Holding, 203 milyon TL kar elde etti. Yine kriz gerekçesiyle s›k s›k üretime ara verip iflçileri ücretsiz izne ç›kartan Ford ise 2008 y›l›nda 436 milyon TL kar elde ederek rekor k›rd›.

Patron kaç›yor iflçi nöbette Krizi bahane eden patronlar iflçilere paralar›n› ödememek için binbir türlü oyun çeviriyor. En meflhur olan› ise makineleri kamyona yükleyip kaçmak Edirne’nin Sazl›dere Köyü yak›nlar›nda 9 ay önce faaliyete geçen Genç Tekstil Fabrikas›’n›n patronu, gece bekçisini çarfl›ya bira almaya gönderdikten sonra iflyerinde bulunan makinalar ile dikime haz›r kumafllar› kamyonla-

ra yükleyerek kaçt›. 5 ayd›r asgari ücret olan paralar›n› almayan ve sabah ifle geldiklerinde patronlar›n›n kaçt›¤›n› ö¤renen iflçiler ise sinir krizleri geçirdi. Genç Tekstil fiirketi ortaklar› Murat Bulut, Mehmet Demir ve Yalç›n Uzunlar, geçen A¤ustos ay›nda ACT adl› bir flirkete fason olarak tekstil ürünleri haz›rlamaya bafllad›. Aradan geçen süre içinde ise flirket sahipleri 125 çal›flana ücretlerini ödeyemeyince geçen ay 60 iflçi iflten ayr›ld›. Geriye kalan 65 iflçi ise içeride kalan ücretlerini alabilmek için çal›flmay› sürdürdü. 10 May›s’ta gece yar›s› fabrikaya gelen flirket ortaklar›ndan Murat Bulut, gece bekçisi Erol Bozda¤an’› kiral›k olan bir otomobil ile

‘Bana bira al gel’ diye kente gönderdi. K›sa süre sonra bekçiyi cep telefonundan arayan Bulut, “Bira içmekten vazgeçtim. Sen evine git. Ben beklerim fabrikay›” dedi. Sabah mesaisi için duraklarda servis minibüsünü bekleyen iflçiler ise servisin gelmemesi üzerine kendi imkanlar› ile kent merkezine 8 kilometre uzakl›kta bulunan fabrikaya gitti. Fabrikaya geldiklerinde fabrikan›n içinin boflald›¤›n› gören ve patronlar›n›n kaçt›¤›n› ö¤renen iflçiler floke oldu. Ne yapacaklar›n› flafl›ran iflçiler patronlar›n› cep telefonlar›ndan arad›, ancak kimseye ulaflamad›.

‹flsizlik fonu 41 milyara Yaflanan ekonomik krizin bedeli patronlar taraf›ndan iflçilerin s›rt›na y›k›lmak isteniyor. Büyük patronlar iflçi maliyetlerini düflürerek kar oranlar›n› art›r›rken, küçükleri fabrikalar›n› s›rtlan›p kaç›yor

‹flsizlik büyürken, iflsizlerin k›smen de olsa tesellisi olan iflsizlik fonundan yararlanabilmelerinin flartlar› zorlaflt›r›l›yor. fiu ana kadar say›lar› yaklafl›k 4 milyonu bulan iflsizlerin, iflsizlik fonundan ödenek alabilen k›sm›n›n oran›, yüzde 10’u bile bulmuyor.

Fon’da 2002’den bu yana birikmifl para 41 milyar TL’ye yaklafl›yor. 2002’den bu yana iflsizler için bu paran›n çok az bir k›sm› kullan›ld›. ‹flsizlik fonundan Mart 2002 tarihinden Nisan 2009 tarihine kadar toplamda 2 milyar 232 milyon 164 bin TL ödeme yap›ld›.

Bugünlerde kimi sendikalar›m›z ve sendikac›lar›m›z büyük bir telafl içerisinde. Dünya kapitalizminin 1929 buhran›ndan beri yaflad›¤› en büyük krize çözüm üretmek için, sermaye örgütleriyle omuz omuza gecelerini gündüzlerine kat›p çal›fl›yorlar. IMF, Dünya Bankas›, ABD, AB, düflünce kurulufllar›, üniversiteler… Hiçbirinin bulamad›¤›, buldu¤unu iddia etse pek kimselere inand›rmad›¤›, inand›rsa da uygulayamad›¤›, uygulasa da çuvallad›¤› o sihirli formülü ar›yorlar: “Kapitalizm nas›l kurtulur”. ‹flçi s›n›f›n›n kurtuluflunun “kendi güçlü kollar›ndan” de¤il kapitalizmin ve kapitalistlerin kurtuluflundan geçece¤ini düflünen “iflçi önderleri”nin imza att›¤› mucize reçeteler arka arkaya aç›klan›yor. Son olarak, baflta Türk-‹fl, Hak-‹fl, MÜS‹AD, TÜS‹AD, TOBB olmak üzere dokuz iflçi ve sermaye örgütünün oluflturdu¤u “Üreten Türkiye Platformu” mucize paketini geçti¤imiz günlerde ilan etti: “Eve kapanma pazara ç›k”. “Kriz varsa çare de var” slogan›yla duyurulan önerilere bir göz atal›m: Firmalar çeflitli indirimler, kampanyalar düzenlesin; Hükümet KDV indirimi gibi önlemleri sürdürsün ve çeflitlendirsin; Emekçi de bu f›rsatlar karfl›s›nda “efleklik yapmas›n” ve harcas›n. Emekçi harcas›n ki, çarklar dönsün, üretim arts›n, istihdam do¤sun… Kredi kart› borcu arfl› alay› aflm›flm›fl, iflsiz kalm›flm›fl, kiray›-faturalar› ödeyememiflmifl, zorunlu ücretsiz izne ç›kar›lm›flm›fl, iflyerinde tenkisat olaca¤› korkusuyla zorunlu harcamalar›n› bile ertelemiflmifl gibi gerekçelere s›¤›narak harcama yapmayan emekçiler de ak›ll› olsun, piyasan›n dengeleriyle oynamas›n, adam›n asab›n› bozmas›n! Pazara ç›kmayan emekçiler bat›da Ergenekon savc›lar›n›n huzuruna ç›kar›ls›n, do¤uda da bölücülükten yarg›lans›n, tam olsun! ‹lk bak›flta komik görünen, kolayca ipli¤ini pazara ç›kar›labilece¤imiz kocakar› ilaçlar›n› and›ran bu “çözüm” paketinin bir de trajik yönü var asl›nda. Ve bu yön kampanyan›n slogan›nda gizli kapitalist sistemin yaratt›¤› insani trajediyi iflaret ediyor: Pazara ç›k! Kapitalizm, her fleyi pazara ç›kararak kendini yeniden üreten bir sistem. Tüm metalar, üretim araçlar›, insanl›¤›ndan “ar›nd›r›lm›fl” emek gücü “pazara ç›kt›” önce; sonra eme¤in yeniden üretimi için gerekli her fley ve tüm do¤a! Sistem s›k›flt›kça pazar›n s›n›rlar› sürekli geniflledi, pazar›n s›n›rlar› geniflledikçe de trajedi büyüdü. Ama kapitalizm bu düzenin tabii yani, ezeli ve ebedi oldu¤una inand›rd› herkesi. Önce özel mülkiyet, ücret, mesai, piyasalar, borsalar, bankalar ‘do¤al’d›. Ve bunlar›n etraf›nda kopacak her f›rt›na, savafllar, krizler, sosyal ve ekolojik y›k›mlar birer do¤al afetti sadece. Tüm trajedilerimize do¤al afet giysisini giydirince, “hepimizin” bafl›na gelen ortak felaketin karfl›s›nda. “ortak çözümler” aramak, “ortak ak›l” gelifltirmeye çal›flmak da “do¤al” oluyor. Türk‹fl ve Hak-‹fl “tüketmeye” ça¤›r›rken D‹SK Tekstil sendikas›, patronlar›na destek vermek için gazete ilanlar› veriyor. Ne var ki yapt›klar› sadece komiklik de¤il pazar›n, piyasan›n yani emekçiler için cehennemin bekçili¤i oluyor. Ama iflçi s›n›f› er ya da geç bu bekçileri de ezip geçecektir. Malum ça¤r›ya uygun olarak “pazara ç›kmaya” derman› olmayan emekçiler için seçenekler azalmakta, yol netleflmektedir: Kurtarabildi¤i her fleyi o pazardan, güncel ifadesiyle serbest piyasa düzeninden kurtarmak! Bar›nma hakk› için barikatlar›n ard›na geçen emekçi asl›nda bafl›n› sokaca¤› evi o pazardan korumaya çal›flm›yor mu? Sa¤l›k hizmetlerinin, e¤itimin, suyun piyasalaflmas›na karfl› mücadele pazarda de¤il pazara karfl› mücadele de¤il mi? ‹flyerinden makineyi kaç›ran patronun karfl›s›na “o makineleri bizim al›n terimizle ald›n” diyerek bedeniyle ç›kan iflçi asl›nda üretim araçlar›n›n özel mülkiyetinin ve böylece emek gücünün pazara düflmesinin tarihsel egemenli¤ini sorgulatacak bir sürecin iflaret fifle¤ini çakm›yor mu? Açl›¤›na çözüm olarak Fiskobirlik’in marketini ya¤malayan f›nd›k üreticilerinin yolu daha gerçek, daha umut verici de¤il mi? Biz, Rousseau’nun 250 y›l önce, kapitalizm kurulurken dile getirdi¤i cüretkar ifadelere kulak verelim: “Topra¤› ilk olarak çevirip, ‘buras› benimdir’ demeye cesaret eden ve çevresinde buna inanacak kadar budalalar bulan adam, uygar toplumun babas›d›r. Kaz›klar› çekip atarak ya da hende¤i doldurarak öteki insanlara ‘bu adam› dinlemeyiniz, meyvelerin herkesin oldu¤u ve topra¤›n hiç kimsenin olmad›¤›n› unutursan›z mahvolursunuz’ diyebilecek bir adam, insanl›¤› suçlardan, savafllardan, yoksulluktan ve ac›lardan ne kadar da korumufl olurdu”. Ne dersiniz, tam zaman› de¤il mi?


28 May›s 10 Haziran

10 K‹BELE

2009

KADIN AVUKATLAR ADALET ‹STED‹

‘ADL‹ TIP YEN‹DEN DÜZENLENS‹N’

‘NAMUS DE⁄‹L ERKEK fi‹DDET‹’

D‹REN‹fi B‹R YAfiINDA

‘Cerrah sorumluluklar›n› hat›rlas›n’

Kad›nlar talepleri için eylem yapt›

Eskiflehirli kad›nlar öfkeli

DESA’da direnifl kazanacak

Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i Kad›n Haklar› Komisyonu, Münevver Karabulut cinayetinde katilinin yakalanamamas›na tepki göstererek, 'k›zlar›na sahip ç›ksalard›' diyen Emniyet Müdürü Cerrah hakk›nda suç duyurusunda bulundu. Sultanahmet Adliyesi önünde yap›lan aç›klamada ‘Emniyet müdürünün görevinin insanlar›n yaflam tarz› ve biçimini de¤erlendirmek de¤il, katil zanl›lar›n› bulmak oldu¤u’ hat›rlat›ld›.

Cinsel fiiddete Karfl› Kad›n Platformu üyesi kad›nlar, Adli T›p Kurumu'nun yeniden yap›land›r›lmas› ve ma¤durlar› ikinci kez ma¤dur etmeyecek yeni bir düzene kavuflturulmas› talebiyle eylem yapt›. 14 May›s Perflembe günü kurumun ‹stanbul Bahçelievler’de bulunan binas› önünde yap›lan eyleme 40’› aflk›n kad›n örgütü destek verdi. Eylemde Üzmez davas›n›n ard›ndan kuruma atanan ve daha sonra istifa eden Dr. Ayten Erdo¤an’›n aç›klamalar› hat›rlat›larak kurumdaki aksak ve hatal› iflleyifle dikkat çekildi.

Eskiflehir Demokratik Kad›n Platformu, son olarak A¤r›'da evlilik d›fl› iliflkisi oldu¤u gerekçesiyle aile meclisinin karar› ile hem vurulan hem de iflkence gören Y.A’n›n yaralanmas›na iliflkin bir bas›n aç›klamas› yapt›. Kad›nlar, namusun erkek fliddetinin bahanesi oldu¤una dikkat çekerek Y.A’ya ve onun flahs›nda kad›na yönelik fliddete karfl› öfkelerini dile getirdi. fiiddet karfl›s›nda mücadele etmekte kararl› olduklar›n› yineledi.

Sendikal› olduklar› için iflten at›lan DESA Düzce Fabrikas› iflçileri direnifllerinin birinci y›l›n› doldurdu. 22 Nisan günü direniflin birinci yafl›, kad›n örgütlerinin de kat›ld›¤› bir eylemle DESA’n›n Beyo¤lu’ndaki ma¤azas› önünde kutland›. DESA Düzce’de 40 iflçi, 29 Nisan 2008’de sendikal› olduklar› için iflten ç›kart›lm›t›. O günden beri kitle örgütlerinin de deste¤iyle direnifl sürüyor.

Sald›r›lara cevap dayan›flma DTP’nin yaln›zlaflt›rmas› ve tasfiyesi için at›lan her ad›m karfl›s›nda tüm Türkiye’den kad›nlar dayan›flmay› sokakta örüyor. Diyarbak›r’da kad›nlar bar›fl›n inflaas› için bulufluyor, tutuklu kad›nlarla dayan›flma eylemleri yayg›nlafl›yor DTP’ye yönelik operasyonlarda polis terörüne hedef olan kad›nlarla dayan›flma eylemleri sürüyor. Demokratik Kürt hareketinin toplumsallaflmas›nda büyük pay› olan kad›n hareketinin önünü t›kamak için at›lan ad›mlar, kad›n dayan›flmas›yla bofla ç›kar›l›yor. Nisan ay›nda gerçeklefltirilen operasyonla aralar›nda DTP Kad›n Meclisi Sözcüsü Besime Konca’n›n da oldu¤u 23 kad›n tutuklanm›flt›. DTP Kad›n Meclisi sald›r›lar›n Kürt sorununda demokratik çözüme darbe oldu¤ u tespitinde b u lunmufl ve tüm Türkiyeli kad›nlar› dayan›flmaya ça-

¤›rm›flt›. ‹stanbul’da dayan›flma eylemi ‹stanbul’da DTP’li Kad›n Dayan›flma Platformu taraf›ndan düzenlenen eylemle tutuklu kad›nlara kart at›ld›. 16 May›s günü ‹stanbul Galatasaray Meyd a n›’nda

toplanan feministler, kitle örgütlerinden ve siyasi partilerden kad›nlar postaneye yürüdü. Postane önünde polis barikat› ile karfl›laflan kad›nlar, burada yaflanan k›sa süreli gerginli¤in ard›ndan haz›rlad›klar› kartlar› tutuklu kad›nlara sloganlar eflli¤inde gönderdi. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda, sald›r›lar›n Kürt halk›n›n ifade ve örgütlenme özgürlü¤üne yönelik oldu¤u söylendi. Tüm kad›nlar›n bar›fl›n infla edilmesi için mücadeleye devam edece¤i belirtildi. Kad›nlar çözüme dair sözünü söylüyor ‹stanbul’da ve Türkiye’nin farkl› flehirlerinde gerçekleflen eylemlerin yan› s›ra Diyarbak›r’da düzenlenecek bir dizi etkinlikle bar›fla dair kad›nlar›n sözünü söyleyip eylemini hayata

Nisan ay›nda gerçekleflen DTP operasyonunun hemen ard›ndan ‹stanbul’da kad›n örgütleri ve çeflitli örgütlerden kad›nlar›n ça¤r›s›yla bir dayan›flma eylemi gerçekleflmiflti. Kad›n Platformu bileflenleri tutuklu kad›nlar›n adlar›n›n yer ald›¤› dövizlerle Taksim Tramvay Dura¤›’nda bir oturma eylemi yapm›flt›.

geçirmeye haz›rlan›yor. Kad›n örgütleri, siyasi partilerden, kitle örgütlerinden kad›nlar, 31 May›s’ta Diyarbak›r’da bir kad›n forumu ve mitingi düzenlenmesi planlan›yor. Forumda bir araya gelen örgütlerin temsilcileri, bar›fl›n inflaas› için bir yol haritas›

ç›karmak üzere tart›flmalar yürütecek. Ayn› gün ö¤leden sonra da bölgesel düzeyde kat›l›mla bir kad›n mitingi düzenlenmesi planlan›yor. DTP’ye yönelik sald›r›larla demokratik Kürt hareketinin örgütlü unsurlar› tasfiye edilmeye çal›fl›l›yor. DTP’nin yarg› ve polis ope-

rasyonlar› ile k›skaç alt›na al›nmak istenmesi, yürütülen yayg›n medya propagandas›yla yaln›z b›rak›lmaya çal›fl›lmas› kad›nlar›n mücadelesi ile bofla ç›kart›labilir. Farkl› etnik, dini ve s›n›fsal aidiyetten kad›nlar yükselen ›rkç›l›¤a karfl› kardeflli¤in sesini duyurabilir.

Sefaköylü kad›nlar Halkevi kermesinde bulufltu Sefaköylü kad›nlar, Halkevleri’nin düzenledi¤i dayan›flma kermesinde bulufltu. 22-2324 May›s günlerinde Gümüflçüler Çarfl›s›’nda kendi ürünlerini Halkevleri stand›nda sergileyen kad›nlar, düzenlenen söylefliler ve müzik dinletilerinde buluflma olana¤› buldu. Sefaköy Halkevi’nden kad›nlar›n düzenledi¤i dayan›flma kermesi 3 gün boyunca Halkevleri’nde yarat›lan de¤erlerin Küçük-

çekmece halk›yla buluflmas›n› sa¤lad›. Kad›nlar taraf›ndan mahalleli kad›n ve esnaftan toplanan ürünler ve Halkevi’nde kad›nlar taraf›ndan yap›lan tak›lar, çantalar kermeste sergilendi. Kermes kapsam›nda 23 May›s günü Halkevi’nde Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol’un konuflmac› oldu¤u bir söylefli düzenlendi. Söylefliye kat›lan kad›nlar daha sonra Halkevi müzik toplulu¤unun dinletisine hep bir a¤›zdan söyledikleri türkülerle kat›ld›. 23 May›s günü ise kemençe ve tulum eflli¤inde Gümüflçüler Çarfl›s›’n› flenlendiren kad›nlar, Tiyatro Ekip’in oyununu izledi. 3 gün boyunca DESA direnifli foto¤raf sergisi Halkevi’nde sergilendi. Sefaköy Halkevi’nin haz›rlad›¤› kad›n sa¤l›¤› broflürleri de kermes boyunca standlarda da¤›t›ld›.

Deniz Demirtunç 28 yafl›nday›m. Tekstilde çal›yordum modelist olarak ama kriz beni de etkiledi. 4 y›ld›r çal›flt›¤›m iflyerinden “küçülüyoruz” denilerek ç›kart›ld›m. Kermes, Sefaköy’de niyetlendi¤imiz kad›n çal›flmas›n›n bafllat›lmas› aç›s›ndan anlaml› oldu. Bir ayl›k yo¤un bir çal›flma ile haz›rland›k. ‹lk önce küçük pembe davetiyeler haz›rlay›p da¤›tt›k. Herkes elinden geldi¤ince çeyizini açt› bize. ‹ki gündür mahalleli kermes için yemek yap›yor. Kermesi düzenleyebilmek için belediyeye çok gidip geldik. 2-3 hafta flubemizde tak› yapt›k. Kermes vesilesi ile çok fazla kad›nla tan›flt›k.

Fatma Ad›güzel 22 senelik Sefaköylüyüm. Teknik ressam›m. ‹ki çocuk annesiyim. Kermese gücümüzün yetti¤ince haz›rland›k. Kendi el eme¤imizle haz›rland›k. Biraz kendimiz yapt›k, biraz çevremizden toplad›k. Çok k›sa bir sürede haz›rland›k. 1 ay içinde h›zl› bir biçimde yapmaya çal›flt›k. Kad›nlar›n kendi yapt›¤› ürünleri sergileyecek bir alan yoktu, bu fikir akl›m›za geldi. Çok güzel geçti. Bizi hiç tan›mayan insanlar geldi; “bilseydik biz de bir fleyler getirirdik” dediler. Kermes sayesinde insanlar›n dayan›flma duygular›n›n kaybolmam›fl oldu¤unu da gördük.

lan 40’› aflk›n ö¤renci kurtulurken, tecavüze u¤rad›¤› için koruma alt›na al›narak yurda yerlefltirilen Fatma Karao¤lu ve annesi babas› ayr›ld›ktan sonra yurda yerleflen Mine Gün hayat›n› kaybetti. Yaflad›klar› ma¤duriyetin ard›ndan ‘korunmak’ için yurda yerlefltirilen iki k›z ö¤rencinin ölümüne yang›n merdivenlerinin kilitli olmas›n›n sebep oldu¤u iddia edildi. Bu iddia do¤ruysa kad›nlar› korumak ad› alt›nda

onlar› kapatmayla/kilitlemeye yönelen erkek egemen zihniyet 2 genç kad›n›n daha can›n› ald›. Kad›nlar› d›fl dünyan›n ‘tehlikeleri’nden koruma ad› ald›nda kilit alt›na almak ö¤renci yurtlar›nda, yetifltirme yurtlar›nda ve günlük yaflamda yayg›n bir uygulama. Yüksek ö¤renim k›z ö¤renci yurtlar›nda, tehlikeli olan erkek egemen kuflatma de¤il de kad›n bedeniymiflçesine onu kilitlemek/kapatmak üzere önlemler al›n›yor. Kilit için koruma bahanesine baflvurmayan da var Adana’da 14 yafl›ndaki genç k›z akflam saatinde bisiklete bindi¤i için babas› taraf›ndan zincirlendi. K›z›n›n kendince geç bir saatte sokakta olmas›na sinirlenen baba k›z›n› ellerinden ve boynunda banyoya zincirledi. Genç k›z, kardefli taraf›ndan kurtar›l›rken baba Cabbar Y. gözalt›na al›nd›.

Dilflat Aktafl Halkevleri GYK üyesi

300 kiflilik nüfus…47 cenaze…120 göç…10 tutuklu… Mardin Bilge Köyü’nde yaflananlarla ilgili herkesin akl›nda kalan en canl› bilgi ne yaz›k ki say›lar… Oysa y›llard›r bölgede sürdürülen savafl politikalar›n›n bildik sonuçlar›; cenaze, göç, tutuklular… Say›lardan ar›nd›rd›¤›m›zda en ç›plak hali ile karfl›m›za ç›kan, her birinin y›llar sürecek travmatik etkilerinin tümünü bir gecede yaflayan Bilge köylülerini bu gözle yeniden anlamaya çal›flal›m. Say›larla ilgisi olanlar için geride kalanlara dair son ek bilgiyi de vererek: 70 annesiz babas›z çocuk… Bilge Köyü’ne ad›m›m›z› atar atmaz bir çocu¤un jandarman›n omzundaki silahla kurdu¤u duygusal iliflkiye tan›k olduk. Silahla kurulan bir köyün çocuklar›n›n beflikten beri al›fl›k olduklar› kokunun barut kokusu oldu¤una flafl›rmamam›z gerekti¤ini anlad›k. Küçücük elleri silaha dokunurken gözleri köyün ortas›na kaz›lm›fl mezarl›ktayd›. Demir tellerle sar›l› çad›rlar›n ard›ndan bizlere bakan kad›nlara el uzatmaya gitmifltik. Taziye çad›r›nda a¤›rlad›lar bizleri; karn›ndaki bebekle Asuman’la, annesiz kalan bebekleri emziren Melike ile tan›flt›k. Köydeki jandarma ablukas›, ilk bak›flta bir deprem yerini and›ran çad›rl› alanlar, gelenler, gidenler… Yas yaflamadan kaskat› kesilmifl donuk yüzlü kad›nlar› yeniden ‘ne’ hayata döndürebilir diye düflündük. Kad›nlar, Bilge Köyü’nde yaflayanlar›n tek geçim yolunun koruculuk oldu¤unu anlatt›lar. Ne sürülecek tarlalar›, ne sa¤›lacak koyunlar› ne de besledikleri tek bir tavuk vard›. Üzerine bast›klar› toprakla bir yabanc› gibi iliflki kurmalar›na sebep olan koruculu¤un, ölümü so¤ukkanl›l›kla karfl›lamalar›na neden olabilece¤ine de flafl›rmad›k. Korucu olmayan köylere uzanan silah bu sefer onlara dönmüfltü; bu hep mümkündü. Silahla kurulan bir yaflam silahla y›k›labilirdi, y›k›ld›... Köyü koca bir u¤ultu sarm›flt› adeta; “arazileri paylaflamad›lar; silahlar› istedikleri zaman kullan›yorlar, karakolla evin aras› arabayla alt› dakika, jandarma iki saat sonra geldi, kad›n meselesi…” Çad›rdan ç›k›p yola koyuldu¤umuzda kulaklar›m›zda ç›nlayan tek ses “sevgi ve flefkatten baflka bir fley istemiyoruz” diyen kad›nlar›n sesiydi. Maz›da¤›’na vard›¤›m›zda kad›nlar›n hepsi ayn› cümleyi tekrarl›yordu; “koruculardan kurtar›n bizi”. Mardin Vali Vekili “Bu kadar ölü ç›kaca¤›n› düflünmemifltik” dedi. Bugüne kadar yaflananlara bölgenin rutin vakalar› gözüyle bakanlar›n, yaflananlar› töre, kad›n meselesi gibi haz›r k›l›flar ile geçifltirenlerin, y›llar önce korucular›n gerçeklefltirdi¤i köy bask›nlar›n› teröre yoranlar›n ellerinde patlayan bir bombaya dönüflmüfltü Bilge Köyü. Olaydan hemen sonra bölgeye ulaflt›r›lan gerek s›hhi gerekse lojistik destek flimdilik Bilge köylüleri rahatlatsa da, sürekli k›l›namayan her türden yaflamsal kamu hizmeti, göçleri artt›raca¤› gibi, ac›s›n› gözlerine bile tafl›yamayan genç erkeklerin, kad›nlar›n daha çok cenaze ve tutuklu görmesine sebep olacak. Bölgede fiili bir müdahaleye ve denetim mekanizmas›na ihtiyaç duyuldu¤u çok aç›k. Baflta belediyeler olmak üzere, Bilge köyünden temsilcilerin, sendikalar›n, meslek örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin hep birlikte, y›k›m içinden infla edebilece¤i “bilgece” bir yaflam mümkün. Ve biz kad›nlar vurulan her çocuk, y›k›lan her köy, öldürülen tüm k›zkardefllerimiz için bat›da ve do¤uda seslerimizi daha gür ç›karmak zorunday›z.

fiiddet karfl›s›nda kad›n haklar›

Kad›nlara ölümüne koruma Adapazar›’nda SHÇEK’e ba¤l› k›z yurdunda ç›kan yang›nda iki ö¤renci öldü. Yurtta kalan iki ö¤rencinin ölümüne yang›n merdivenlerinin kilitli olmas›n›n sebep oldu¤u iddias› ise henüz bakanl›k taraf›ndan cevaplanmad›. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) ba¤l› Murat So¤anc›o¤lu K›z Yetifltirme Yurdu'nda 17 May›s gecesi ç›kan yang›nda, yurtta ka-

Bilgece düflünemedi¤imiz anlar vard›r

Adana Halkevi’nden kad›nlar son günlerde yayg›nlaflan kad›na yönelik fliddeti tart›���t›klar› bir söylefli düzenledi. Söyleflide, fliddet karfl›s›nda kad›nlar›n yasal haklar›n›n›n neler oldu¤u konufluldu Adana Halkevleri’nden kad›nlar krizle beraber yayg›nlaflan kad›na yönelik fliddeti konufltu. Kad›nlar›n kurban› oldu¤u cinayetler, cinnetler ve katliamlar›n yayg›nlaflmas›yla beraber kad›nlar fliddet karfl›s›nda mücadele olanak ve araçlar›n› tart›flt›. Kad›nlar, fliddete u¤rad›klar› durumlarda yasal haklar›n›n neler oldu¤una iliflkin bilgi edindi. 16 May›s Cumartesi günü Adana Halkevi ‹smet Gökdemir Kültür Salo-

nu’nda Avukat Emine Günaflt›’n›n konuflmac› oldu¤u bir panel düzenleyen Halkevci kad›nlar, fliddet karfl›s›nda yasal haklar›na iliflkin bilgi edindi. Konuflmac› Avukat Günaflt›, kad›na yönelik fliddetin salt yasalarla de¤il toplumsal ölçekte yaflanacak de¤iflikliklerle çözülebilece¤ine dikkat çekerek sosyal, ekonomik alanlarda kad›n kotas› uygulamas›n›n de¤iflim için etkili olabilece¤ine de¤indi. Günaflt›, gericili¤in toplumsal olarak yayg›nlafl-

mas›n›n ve derinleflmesinin ise AKP hükümeti taraf›ndan yasalar arac›l›¤›yla kolaylaflt›r›ld›¤›n› ifade etti ve flu an en büyük fliddet uygulamalar›ndan birinin AKP hükümetinin k›z çocuklar›n›n küçük yaflta evlendirilmesi ve çocuk sahibi olmalar›n›n önünü açan yasal düzenlemelerinden kaynakland›¤›n› belirtti. S›¤›nma evlerinin önemine de¤inen Günaflt›, “Alo fliddet” hatlar›na iliflkin de bilgi verdi.


cmy k

‹flçi Filmleri Festivali Anadolu Yolculu¤una Bolu’dan Bafllad› Uluslararas› ‹flçi Filmleri Festivali ‹stanbul, Ankara ve ‹zmir’de gerçekleflen aç›l›fl programlar›n›n ard›ndan dördüncü kez Anadolu turuna bafllad›. Festivalin yolculu¤unun ilk dura¤› Bolu oldu IV. Uluslararas› ‹flçi Filmleri Festivali 17 May›s tarihlerinde ‹stanbul, Ankara ve ‹zmir’de bafllayan Türkiye yolculu¤una Anadolu’yu dolaflarak devam ediyor. Festivalin bu üç kentten sonraki ilk dura¤› Bolu oldu. Bolu Halkevi taraf›ndan düzenlenen

28 May›s 10 Haziran

Festivali, Tabipler Odas›, Makine Mühendisleri Odas›, Belediye-‹fl, E¤itim-Sen, Tar›m Orkam-Sen Bolu örgütleri destekledi. 7-17 May›s tarihleri aras›nda gerçekleflen Festival, 7 May›s akflam› Hükümet Meydan›’nda düzenlenen ve binlerce kiflinin kat›ld›¤› Yasemin Göksu konseri ile bafl-

lad›. Konserde düzenleyiciler ad›na Halkevleri GYK üyesi Nejat Yavafl, KESK Haber-Sen yöneticisi Mehmet Demir ve D‹SK Genel Sekreteri Tayfun Görgün birer konuflma yaparak festivalin iflçi s›n›f› mücadelesi aç›s›ndan anlam›na de¤indiler.

2009

KÜLTÜR/SANAT 11

Bisiklet H›rs›zlar›

o r t a y i T p i k e r bi iflidir

‹talya’da bir baba ile o¤lunun 2. Dünya Savafl› sonras›nda ayakta kalmas›n› konu edinen, yönetmen Vittorio De Sica’n›n 1948 yap›m›, Bisiklet H›rs›zlar› filmi yeni-gerçekçilik ak›m›n›n ilk eseri olarak kabul ediliyor. Filmde umut, utanç ve yitirilifl temas› Baba Antonio’nun ekmek teknesi olan bisikletin çal›nmas› ve o¤luyla beraber Roma sokaklar›nda bisikleti aramas› etraf›nda örülüyor.

‘’

Bekle Beni Ça¤dafl Türkü grubunun 1995’te ç›kartt›¤› ikinci albüm Bekle Beni’de 90’lara damgas›n› vuran pek çok flark› yer al›yor. Solistleri aras›nda Tolga Çandar’›n da bulundu¤u albümde isim flark›s› olan Bekle Beni’nin yan› s›ra Gelin Ay›, Uyan›yor Ankara, Kenar Mahallede Bir Pazar Günü ve Delikanl›ya Türkü parçalar› bulunuyor.

Sefaköy Halkevi’nde tiyatroyla tan›flan gençlerin kurdu¤u Tiyakro Ekip halk›n tiyatrosu nas›l yap›l›r sorusuna cevap ar›yor. Ekip, yeni oyunlar› ‘Kutu Kutu’yu ve üç y›ll›k birikimlerini davet edildikleri her yerde sergilemeye haz›rlan›yor Merhaba bize kendinizi tan›t›p tiyatroyla nas›l tan›flt›¤›n›z› anlat›r m›s›n›z? Burhan: 28 yafl›nday›m. ‹flsizim, çal›flm›yorum. 10 y›ld›r Halkevciyim. Tiyatroyla Sefaköy Halkevi’nde tan›flt›m üç y›l önce. Esra: Grafikerim, iflten ç›kart›ld›m, iflsizim. Tiyatro ile son bir y›ld›r ilgileniyorum. Ben de Sefaköy Halkevi’nde bafllad›m tiyatro çal›flmaya. Erhan: 17 yafl›nday›m, lise ö¤rencisiyim. Çocukluktan gelen bir ilgim var tiyatroya karfl›. Önce okulda bafllad›m tiyatroya, sonra Halkevi’nde devam ettim. ‹lk profesyonel oyunumu Halkevi’nde ç›kartt›m. Tiyatro ekibinin kuruluflundan ve çal›flmalar›ndan bahseder misiniz? Burhan: 3 y›l önce bafllad› çal›flmalar›m›z. ‹lk ça¤r›s› için afiflleme yapm›flt›k. 30’a yak›n insan gelmiflti. Gelenlerin tiyatro alg›s› farkl›yd›. Daha do¤rusu yoksul mahallelerde flöyle bir alg› var; “Polat Alemdar olmak için geldim” diyen var. Ama bugüne geldi¤imizde bu üç y›l içerisinde ekip olabildik, kendimizi yetifltirdik. Biz burada sadece pratik çal›flmalar de¤il de tiyatro hakk›nda teorik çal›flmalar da yapt›k. Bu sene, tiyatro nereden

ç›km›flt›r, tiyatro ak›mlar›, tiyatronun öncüleri kimlerdir, seminerler halinde bunlar› tart›flt›k. Sadece bir eylemde skeç haz›rlayan bir tiyatro de¤il kültür sanat fikrini Halkevleri’nde tart›flan bir grup olduk. Tiyatro Ekip 3 y›l› nas›l geçirdi? Bugüne kadar çal›flmalar› nelerdir? Erhan: ‹lk y›l biraz tereddütle

geçti “ne yap›yoruz hani buna de¤ecek mi, becerebilecek miyiz?” diye. ‹lk oyunumuzu ç›kartt›k. ‹lk oyunda sabah 8’de buradan ç›kt›k. Dekorlar› oyuncular kendileri tafl›d›. Kamyona yükledik. Kendimiz kurduk dekorumuzu. Çok da büyük bir dekorumuz yoktu; yani evinden herkes bir fley getirdi. Biri kilimi getirdi, biri bardak getirdi.

Burhan: Yani kolektif bir çal›flma. Bizi çal›flt›ran yönetmen vard› ondan bile “biz yönetmen istemiyoruz” diyerek vazgeçtik. Esra: Ekibin yönetmeni yok, ›fl›kç›s› yok, dekorcusu yok, kostümcüsü yok. Herkes bir fley yap›yor. Böylece insanlar da de¤iflmifl oluyor. fiurada sus pus oturanlar bile, bak›yoruz “o öyle olmasa da-

BURHAN ‹LGÜN

ESRA ÜNAL

ERHAN KORKMAZ

Bugün tiyatroya bakt›¤›m›zda belli bir merkeze s›k›flt›r›lm›fl, profesyonel oyuncular, ünlüler ve biraz daha piyasac› yaklaflan özel tiyatrolar görüyoruz. Bölgemizde tiyatro faaliyeti yapan yok. Biz biraz da onu k›rmaya dönük halkç› bir anlay›flla tiyatro yapmay› az çok becerdik.

Ekibin yönetmeni yok, ›fl›kç›s› yok, dekorcusu yok, kostümcüsü yok. Herkes bifley yap›yor. Mesela ben afifllerini yap›yorum, biri müziklerini ayarl›yor. Yani herkes bir fley yap›yor. Bizim zaten tiyatro anlay›fl›m›z da bu oldu¤u için yönetmen de yok bizde.

‹nsana ilk baflta güven kazand›r›yor, de¤ifltiriyor. ‹nsanlar televizyonda izliyor “ne kadar güzel” diyor ama ifl kendine gelince “ben yapamam beceremem” diye söylüyor. Oysa herkes yapabilir. Tiyatroyu halktan soyutlayanlar var sanki belli bir kesim yapabilir, belli bir kesim onu izleyebilir gibi.

Karad›r haziran, flairlerin yas›n› tutar

2 Haziran 1991’de yitirdi¤imiz Diyarbak›rl› flair, fliirlerinde ayn› topraklar›n insanlar›n› kardeflli¤e ça¤›r›r. “Hasretinden Prangalar Eskittim” onlarca y›ld›r afl›klar›n özlemlerinin sesi olur. Anadolu’nun binlerce y›ll›k geçmiflini, onun fliirinden okuruz. En umutsuz zamanlarda “rüsva” etmemek için ozan›m›z›, “Dayan›r›z; içerde, d›flarda, derste, s›rada, üstüne yürürüz f›rsatç›n›n hay›n›n.” Adilofl Bebe’nin sesi onun fliirleriyle yank›lan›r duvarlar›m›zda. En sevdiklerimizi baharm›fl gibi düflünür, Diyarbekirmifl gibi severiz. cmy k

Naz›m Hikmet 3 Haziran 1963’te Moskova’da hayat›n› kaybetti. Naz›m kendi hayat›n› da en güzel kendisi anlat›yor: 1902'de d o ¤ d u m /Do¤du¤um flehre dönmedim bir daha / Geriye dönmeyi sevmem / üç yafl›mda Halep'te pafla torunlu¤u ettim / on dokuzumda Moskova'da komünist üniversite ö¤rencili¤i / k›rk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konuklu¤u / ve on dördümden beri flairlik ederim kimi insan otlar›n kimi insan bal›klar›n çeflidini bilir / ben ayr›l›klar›n kimi insan ezbere sayar y›ld›zlar›n ad›n› / ben hasretlerin ….

Küçük fieylerin Tanr›s› Hint as›ll› yazar Arundhati Roy’un ilk roman› olan Küçük fieylerin Tanr›s›, Hindistan’da farkl› kastlardan iki sevgilinin aflk›n›, sömürgecili¤e karfl› yürütülen mücadeleyi eflsiz bir anlat›mla öykülüyor. Bir çocu¤un gözünden s›n›f farkl›l›klar›, aflk, otorite, özlem ve ayr›l›¤› anlatan Roy, bu roman›yla 1997’de ‹ngiltere'nin en sayg›n edebiyat ödülü olan Booker Ödülü'nü ald›.

Festivallerin favori filmleri bir arada Documentarist-‹stanbul Belgesel Günleri’yle dünya festivallerinin ses getiren filmleri bir araya geliyor

Bu y›l ikinci kez düzenlenen Documentarist Belgesel Günleri’yle Venedik, Berlin, Cannes gibi dünya festivallerinde ses getirmifl pek çok film izleyiciyle bulufluyor. 27 Haziran tarihleri aras›nda, film gösterimleri, foto¤raf sergileri, yönetmenlerle söylefliler düzenlenecek olan Documentarist’te, Cannes'da gösterilen, Fipresci ödüllü

Ahmed Arif ve Naz›m Hikmet; Türkiye fliirinin iki büyük ismi ölüm y›ldönümlerinde sayg›yla ve özlemle an›l›yor. “ Bir flair: Ahmed Arif Toplar da¤lar›n rüzgârlar›n› Da¤›t›r çocuk lara erken”

ha iyi olur” demeye bafllad›. De¤iflim derken kiflisel olarak gelifliyor. Bir ekip olabilmek için karfl›n›za ç›kan güçlükleri nas›l aflt›n›z? Erhan: Ekip olarak herkes farkl›. Ben ö¤renciyim, biri iflsiz. Yani o kadar dengesiz zamanlar›m›z var ki, iflte ben okuldan ç›k›yorum, biri ifle gidiyor. Zar zor birbirimize uyarak, baz› fedakarl›klar yaparak bir araya gelip çal›flmalar yapt›k. 6 ay çal›flt›k, sonunda oyunu kendi mahallemizdeki tan›d›¤›m›z insanlara oynad›k Esra: ‹lk defa tiyatroya gelen insanlar vard›. Erhan: Biraz da amac›m›za ulaflt›k diyelim. Burada tiyatro görmemifl insanlar ya da tiyatro gördüklerini sananlar, ki flu an burada oluyor, kültür merkezlerinde ünlü görmeye gidiyorlar. Biz egemen tiyatro anlay›fl›n›n d›fl›nda bir fley yapt›k. Halk tiyatrosu diyebiliriz. Seyirciyle oyuncunun normalde aras›nda “dördüncü duvar vard›r” derler. Biz onu kald›rd›k, iflte orada duvar muvar yoktu. Türkiye’nin baflka bir yerinden size ulaflmak isterlerse nas›l ulaflabilirler? Burhan: Sefaköy Halkevi’nden bize ulaflabilirler. Bir de internet adresimiz var tiyatroekip.blogspot.com. Çok yeni bir site.

‘Kör Aflklar’, Venedik Festivalin’'e seçilen ‘Mirasç›lar’, Toronto'da HotDocs Festivali’nde gösterilen ‘Cenin'in Kalbi’ ve K.Vary Film Festivali'nde En ‹yi K›sa Belgesel ödülü kazanan ‘Kay›p Dünya’ izlenebilir. Gösterimler Pera Müzesi, Frans›z Kültür Merkezi, Goethe-Institut, Hollanda Konsoloslu¤u ve BEKSAV’da yap›l›yor.

Gözalt›nda kaybedilenler unutulmad› 17-31 May›s Uluslararas› Gözalt›nda Kay›plar Haftas›, ‹HD’nin giriflimi ile 1995’te ilan edildi. Her y›l bu tarihler aras›nda, kaybedilenler an›s›na bir dizi etkinlik düzenleniyor. Bu y›l da anma programlar› ve eylemlerin yan› s›ra Kaz›m Koyuncu Kültür Merkezi’nde düzenlenen foto¤raf sunumuyla gözalt›nda kaybedilenler unutturulmad›. 17-31 May›s Uluslararas› Gözalt›nda Kay›plar Haftas› etkinlikleri

kapsam›nda Kaz›m Koyuncu Kültür Merkezi’nde foto¤raf atölyesi kat›l›mc›s› Murat Yazar’›n, gözalt›nda kay›plar mücadelesinin simgeleri haline gelen Cumartesi Anneleri’ni konu alan foto¤raflar›ndan bir sunum yap›ld›. 23 May›s Cumartesi günü gerçekleflen sunumda, foto¤raf sanatç›s› Yazar’›n Cumartesi Anneleri’nin oturma eylemlerinden ve evlerindeki görüntülerinden oluflan foto¤raflar› gösterildi.


‹flçiler ülkenin her yerinde direniyor Krizin ilk günlerinde yükselen protestolar yerini direnifllere b›rak›yor. Direnifller art›yor. ‹zmir’de Karfl›yaka Belediyesi taraf›ndan iflten at›lan Kent A.fi. belediye iflçilerinin, ‹stanbul’da alacaklar› için yol kesen Kerem Tekstil ve S›r Moda iflçilerinin, fabrika iflgali yapan Key Tekstil iflçileriyle Entes Elektronik ifl-

çisi Gülistan Kobatan’›n k›sa süre önce bafllayan direniflleri devam ederken simgeleflen DESA iflçisi Emine Aslan’›n direnifli 1 y›l› geride b›rakt›. Yine ‹stanbul’da 100 günü deviren Atv-Sabah iflçilerinin direnifli sürerken Sinter, Boren Tekstil ve Günay Y›kama iflçilerinin direniflleri de uzun bir süredir devam ediyor.

Direnerek kazanmay› ö¤reniyoruz

AKP, emek düflman› politikalar›n› sürdürüyor. Patronlar iflçi ç›kartarak kar etmeye çal›fl›yor. ‹flsizlik ve güvencesizlik kıskacında teslim alınmak istenen iflçiler de bu sald›r›lar karfl›s›nda kendi silahlar›n› oluflturuyor, kendi yöntemleriyle direnerek haklar›n› kazan›yor Örgütlülük olmazsa olmaz Çapa K›z›lay Kan Merkezi’nde çal›flan iflçiler örgütlü mücadele sonucunda önemli bir hukuki kazan›m elde ettiler. Dev Sa¤l›k-‹fl’e üye olduklar› için iflten at›lan iflçiler, ifle iade davas›n› kazand›lar. Kazan›mda, davan›n yan›nda iflçilerin güçlü bir kamuoyu yaratmalar›n›n da önemli etkisi oldu. K›z›lay iflçileri kendi sorunlarını dile getirmenin yanında di¤er iflçi direnifllerini de desteklediler. K›z›lay iflçileri sendikalaflt›klar› için, kan merkezi bulunmayan Ardahan

ve fi›rnak’a sürgün edilmek istenmifl, iflçiler sürgünü reddedince 22 Ekim 2008’de iflten at›lm›fllard›. Örgütlü mücadele ile kazan›lan bir iflçi direnifli de 23 May›s’ta Çorum’da yaflandı. Sendikal› olduklar› için iflten at›lan Çorum Ravelli Gömlek Fabrikas› iflçileri de kent geneline yayd›klar› mücadele sonucunda tazminatlar›n› ald›lar. Toplumsallaflma ve dayan›flman›n önemi Mersin Liman› yükleme boflaltma ve nakliye ifllerini yapan AKAN-SEL Nakliyat

iflçileri, 128 gün sürdürdükleri direnifllerinde kazan›ma ulaflt›. ‹lerici kurumlar taraf›ndan s›k s›k ziyaret edilen iflçiler direnifli çad›rdan kent merkezine tafl›yarak tüm Mersinlilerin k›sa sürede davalar›n› sahiplenmesini sa¤lad›. Yarat›lan toplumsal duyarl›l›k ve dayan›flma sayesinde 13 May›s günü, ifli AKAN-SEL’den devralan yeni firma 140 iflçiyi sendikal› olarak ifle almak zorunda kald›. Firma kalan iflçileri de en k›sa sürede ifle alaca¤›n› aç›klad›. AKAN-

K›z›lay iflçileri iflbafl› yapacak ‹stanbul Üniversitesi Çapa T›p Fakültesi Hastanesi K›z›lay Kan Merkezi’nde ifle dönen Dev Sa¤l›k – ‹fl üyesi iflçilerin direnifline dair, iflçilerden Funda Kelefl ile görüfltük. “Bize böyle yap›l›yorsa yar›n çocuklar›m›za kim bilir neler yaparlar” diye örgütlenmeye bafllad›¤›n› söyleyen Kelefl, müdürün hakaretlerine, yapt›klar› eylemleri kötüleyenlere ra¤men sendikas›ndaki arkadafllar›n›n dik durdu¤unu ve böylece kazand›klar›n› söyledi. Her türlü engellemeye karflın iyi bir kamuoyu yaratt›klar›n› belirten Kelefl, mücadele sayesinde K›z›lay’a tafleronun giremedi¤inin de alt›n› çizdi. Kelefl ayr›ca kazan›mla birlikte ülkedeki K›z›lay Merkezleri’nde sendikalaflman›n artt›¤›n› belirtti. Dev Sa¤l›k-‹fl 6 ay önce K›z›lay’da örgütlenmeye bafllam›flt›.

‹flgalciler kazand› Ümraniye’deki fiirin Tekstil’de çal›flan 20 iflçi 10 bin lira olan 2 ayl›k alacaklar› için 10 May›s günü iflyerlerini iflgal ettiler. 2 gün boyunca süren iflgal sonucunda patron Mehmet Turgut iflyerine gelmek zorunda kald›. Turgut 21 May›s günü iflçilere iki ayl›k biriken parala-

r›n› verece¤ini söyledi. 21 May›s sabah› patronun ‘param yok’ bahanesine ve oyalamalar›na ra¤men ›srarlar›n› sürdüren iflçiler alacaklar› paran›n yar›s›n› ald›lar, kalan›n› da 2 ayl›k senet yapt›rtt›lar.

SEL’de çal›flan 60 iflçi 6 Ocak 2008’de kriz bahane edilerek iflten ç›kart›lm›flt›. ‹flten ç›kart›lan iflçi say›s› fiubat ay›nda 192’ye ulaflm›flt›. AKAN-SEL patronu bu süreçte direnifli k›rmak için elinden gelen her fleyi yapm›fl, iflçiler birçok kez polisin sald›r›s›na u¤ram›flt›. Hedef üst iflveren LC Waiki’ye fason üretim yapan MEHA Tekstil iflçileri, alt iflveren yerine üst iflvere-

ni hedef seçerek bafllatt›klar› direnifllerinde kazan›ma ulaflt›lar. ‹flçiler 18 May›s’ta LC Waikiki ile alacaklar›n›n yüzde 65’inin ödenmesi konusunda anlaflarak 75 gün sürdürdükleri direnifllerini bitirdiler. ‹flçiler bu süreçte yeni eylem biçimleri de gelifltirdiler. MEHA iflçileri LC Waikiki ma¤azas›nda kasa kilitleme eylemi yapt›. Ma¤azaya toplu halde giderek al›fl verifl yapan iflçiler limitleri dolu kredi kartlar›n› tek tek de-

netti. Saatler süren eylemlerde kartlar›n bofl olma nedenini anlatan iflçileri ma¤azada bulunanlar destekledi. MEHA Tekstil’de çal›flan 115 iflçi 3 ayd›r maafllar›n› alamamaktan flikayetçiyken, patronun sigortalar› da kesme iste¤ine karfl› ç›k›nca iflten at›lm›fllad›. Fabrikan›n içinde direnifle geçen iflçiler çevik kuvvet taraf›ndan d›flar› at›l›nca direnifllerini fabrika önünde açt›klar› çad›ra tafl›m›fllard›. ‹stanbul’daki tüm LC Waikiki ma¤azalar›n›n önünde oturma eylemleri yap›p boykot ça¤r›lar›nda bulu-

nan iflçiler, sonras›nda eylemlerini ma¤aza içlerine tafl›m›fllard›. LC Waikiki patronunun “maafllar› hay›r kurumlar› vas›tas›yla öderim” teklifine iflçiler, “sadaka de¤il hakk›m›z› istiyoruz” diye karfl›l›k vermifllerdi. ‹flgal kazand›r›yor Kriz döneminde bir eylem biçimi olarak yayg›nlaflan iflyeri iflgallerinde sonuç da al›nmaya baflland›. 10 May›s’ta ücretlerini alamayan fiirin Tekstil iflçileri iflyerlerini 2 gün iflgal edince, 21 May›s’ta paralar›n› patrondan geri ald›.

‹flçi dayan›flma ile kazand› Mersin’de TÜMT‹S’e üye iflçilerin kazan›ma ulaflmalar›nda dayan›flman›n ve yarat›lan toplumsal duyarl›l›¤›n büyük etkisi oldu. Kriz sürecinde kentte gerçeklefltirilen eylemlerin bafl›n› çeken iflçiler mücadelelerini kent meydanlar›na tafl›d›lar. K›sa süre sonra iflçiler tüm Mersinlilerin deste¤ini ald›lar. ‹flçilerin liman

önünde kurduklar› direnifl çad›r› direnifl sürecinde Mersin’deki ilerici örgütler taraf›ndan s›k s›k ziyaret edildi. Liman iflçileri, Mersin Toros Devlet Hastanesi’nde 40 yafl›n› doldurduklar› için iflten ç›kart›lan iflçilerin eylemlerine de destek vererek önemli bir dayan›flma örne¤i gösterdi. ‹flçiler, yaratt›klar› toplumsal duyarl›l›¤›n yan›nda, AKAN-SEL firmas›n›n direnifli k›rma çabalar›na ve tehditlerine papuç b›rakmad›.

Tafleron kaybetti Üst iflvereni hedef alan meflru eylem çizgileriyle kazan›ma yürüyen MEHA iflçilerinden direnifle iliflkin görüflünü aldı¤ımız fiahin Aslan, ilk gün patronun dini yaklafl›mlar›na kanan iflçilerin ilerleyen süreçte “sadaka istemiyoruz” dedi¤ini hatırlattı. Her gün eylem yapt›klar›n› söyleyen Aslan, üst iflvereni

hedef almalar›n›n öneminden söz etti. Bu süreçte AKP’nin gerici zihniyetini de gördüklerini söyleyen Aslan, kazan›m›n tüm iflçilere örnek olmas› gerekti¤inin alt›n› çizdi. Direnifli 75 günlük bir okula benzeten Aslan sendikalaflmanın önemine de¤indi.


hs81