Page 1

Sf. 28

10/6/08

4:32 PM

Page 2


10/6/08

‹çindekiler

Sf. 2

4:12 PM

Page 1

03 Halk Düflman› AKP’nin

Hesab›n› Liseliler Kesecek

05 AKP’yi Aklama,

2 Kas›m’da Ankara’ya

06 AKP:

Daha Gerici ve Daha Piyasac›

08 AKP mi ‹mam Hatip’ten Ç›kar ‹mam Hatip mi AKP’den?

10 Meslek Lisesi

Ucuz ‹flçi Meselesi

12 12 Eylül Darbecilerinin

Gençli¤e Hediyesi YÖK

13 Evde, Sokakta, Lisede Eflitsizli¤e Dur

14 Ba¤›ms›z ve Kitlesel Bir Lise Hareketi ‹çin Yol-A-ç›k

16 Bu Dünya Tepetaklak ve Bakal›m Onu

Ters Çevirebilecek miyiz, Onu Deniyoruz

18 17 Yafl›nda Bir Genç Liseli Genç Umut

20 Müzik Gelece¤in Silah›d›r 21 1968’in 40. Y›l› 22 Röportaj “Üretim Özgürlefltirir” 24 Her Yerde Genç Umut 25 Haberler - Etkinlikler - Duyurular 26 Marko’dan ‹lk Yumurta 27 Kültür - Sanat Emperyalizme, Oligarfliye karfl› DEVR‹MC‹ GENÇL‹K dergisi ÖZEL SAYISI Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü: Ali TOSUN Yay›n Türü: Yerel Süreli Adres: Tomtom Mah. Örtmealt› Sok. No:6/B Beyo¤lu/‹STANBUL Tel-Fax: (0212) 245 91 55 Bas›ld›¤› Yer: Ezgi Matbaac›l›k. Sanayi cad. Altay Sok. No:10 Yenibosna/‹STANBUL Tel: (0212) 452 23 02

Yeniden Merhaba Verdi¤imiz uzunca bir aradan sonra hem içerik hem de biçim olarak yenilenmifl bir Liseli Genç Umut dergisi ile yeniden karfl›n›zday›z. Dergimizin hedefleri Liseli Genç Umut’un hedefleri gibi önemli ve büyük olacak. Toplumsal muhalefetin son y›llarda giderek güçlendi¤i bir süreçten geçmekteyiz. Bu süreçte liseli gençlik hareketi de ba¤›ms›z, özgün mücadelesiyle kendini göstermeye ve liseli muhalefetini yeniden yaratmaya bafllad›. Yüz binlerce lise ö¤rencisi sistemin ezici, tüm yaflant›s›n› yok edici sald›r›lar›yla karfl› karfl›yayken art›k giderek kendi ayaklar›m›z üzerinde durabilmesini ö¤renmeye bafllad›k ve bugün hayatlar›m›z› karartan egemenler için önemli bir tehdit unsuruyuz. Ancak alacak daha çok yolumuz var. Liseli gençlik hareketi sistem karfl›t› mücadelesini bir yandan sokakta vermesi gerekirken ayn› zamanda kendi politikas›n› da üretebilmelidir. Dergimiz liselilerin kendi mücadele çizgisini oluflturaca¤› tart›flma platformumuz olacak. Sadece politikam›z› de¤il liselerde yeniden kuraca¤›m›z paylafl›mc›, dayan›flmac› kültürü, sanat› ve bilimi de birlikte tart›flaca¤›m›z liselilerin yay›n› olma hedefiyle ç›kart›yoruz dergimizi. Her say›m›zda art›k düzenli olarak ‘liseli kad›n bölümü’ oluflturaca¤›z. Alternatif kültür, sanat ve fikirleri kültür sanat sayfam›zda de¤erlendirece¤iz. Liselerde hayat›n nas›l iflledi¤ini liseli arkadafllar›m›zla yapaca¤›m›z röportajlarla aktaraca¤›z. Ve tabi ki de ‘marko’muz bundan sonra da dergimizden eksik olmayak Bu say›da ölümünün 41. y›l› olan 9 Ekim’de ç›kan dergimizle birlikte devrimci önder Che’nin posterini veriyoruz. Bundan sonraki say›m›zda tart›flmalar›m›z› daha da yayg›nlaflt›raca¤›m›z ve fikirlerimizi de¤erlendirdi¤imiz bir say› ile karfl›n›zda olaca¤›z. Ancak bütün liseli arkadafllar›m›z›n yenilenen dergimize en etkin flekilde katk› sa¤lamalar› çok önemli. Bunun için önerilerinizi, haberlerinizi, yaz›lar›n›z›, özellikle de eylem-etkinlik foto¤raflar›n›z› bekliyoruz. ‹letiflim için: gencumutdergi@gmail.com


Genç Umut

Halk düflman› AKP’nin hesab›n› liseliler kesecek

03

Hareketli geçen bir yaz›n ard›ndan yeni e¤itim-ö¤retim y›l› aç›ld›. Elbette e¤itim sisteminin çözülmek bir yana katlanarak büyüyen tüm sorunlar›yla birlikte. Geçen dönem yaflan›lan zorunlu kay›t paralar›, okullardaki özel güvenlik-polis terörü, gerici müfredat, niteliksiz e¤itim, yönetim bask›s› v.d. tüm sorunlar çok daha derinleflmifl bir biçimde yeniden karfl›m›za ç›kmakta. Okullar al›fl›k oldu¤umuz üzere “iste¤e ba¤l› zorunlu ba¤›fl” haberleriyle aç›ld›. Ancak Türkiye’de e¤itimdeki paral›laflt›rma sürecinin en önemli pratiklerinden biri olan kay›t paralar› var olan iflleyiflin sadece küçük bir bölümünü oluflturmakta. BES’in yapt›¤› araflt›rmaya göre ortaö¤retimde 40 farkl› isim alt›nda ö¤rencilerden para toplan›yor. Forma, eflofman paras›, elektrik-su-telefon yard›m›, e¤itime katk› pay› aidat›, yard›mc› ders kitaplar› vb birçok gerekçeyle ö¤rencilerden çeflitli miktarlarda ücretler talep edilirken, AKP'nin tüccar zihniyeti sonucu ö¤renciler kelimenin tam anlam›yla müflteri, e¤itimciler ise makbuz kesen veznedarlara dönüflmüfl durumdalar. AKP’nin iktidara geldi¤i günden bu yana uygulad›¤› neo-liberal, e¤itimde s›n›f ayr›mc›l›¤›n› körükleyen politikalar› sonucu bugün iyi bir e¤itim almak için zorunlu tutulan

ücret karfl›l›¤›n› ödeyecek gücü olmayanlar, yar›n ifl sahibi olmak için zorunlu tutulan üniversite mezunu olma flart›n› yerine getiremiyor; hayatlar›n›n geri kalan k›sm›n› iflsizler ordusunda nefer olarak geçirmek zorunda kal›yorlar. Milli E¤itim Bakan› Hüseyin Çelik'in “yeni sisteme ö¤rencileri flok etmeden geçece¤iz” sözleriyle bir süre önce duyurdu¤u yeni s›nav sistemi, liselilerin hayatlar›n› abluka alt›na alm›fl s›nav sistemini tüm ö¤renim hayat›na yaymay› kurgularken öte yandan ise dershanelere olan ba¤›ml›l›¤› daha da artt›rmakta. Bilindi¤i gibi ülkemizde, e¤itimde piyasalaflt›rman›n temellerinin at›ld›¤› yüksekö¤retim sisteminde egemenlerin en önemli argüman› “yüksekö¤retim kiflinin kendisine yapt›¤› bir yat›r›md›r, bu yüzden de yar›-kamusal bir hizmettir” idi. AKP iktidar›n›n her geçen gün paral›laflt›rd›¤› ortaö¤retim sistemi için nas›l bir meflrulaflt›r›c› argüman üretece¤i bilinmez ancak e¤itim sistemini hem kendi ideolojik hakimiyet alan›n› geniflletmek hem de sermaye ihtiyaçlar› do¤rultusunda yeniden düzenlemek için çabalad›¤› aç›k bir gerçek. AKP’nin söz konusu ideolojik sald›r›s›n›n bir boyutunu ders müfredatlar› ve ücretsiz da¤›t›lan ders kitaplar›ndaki içerik belirlerken, di¤er boyutunu ise okullardaki Fethullahç› kadrolaflma ve ‹mam-Hatip li-

selerine karfl› gösterdi¤i özel ilgi oluflturuyor. AKP iktidar›n›n e¤itime bak›fl›, nas›l bir toplum özlemi içinde oldu¤u, haz›rlad›¤› ders müfredatlar›nda kendisini aç›kça göstermekte. Özellikle sosyoloji, felsefe, tarih, psikoloji gibi sosyal bilimlerin temeli say›lan ders kitaplar›nda ve yeni haz›rlanan uygulama alanlar›nda AKP’nin gericili¤i toplumsallaflt›rma hedefi a盤a ç›k›yor. Emperyalizme-


Genç Umut 04

kapitalizme karfl› olman›n terör örgütlerinin kendilerini ifade etme biçimi olarak sunuldu¤u tarih kitaplar›, filozoflar›n yetersiz olarak tan›mland›klar›, dinin felsefeye ve bilime üstünlü¤ünü kan›tlamaya dönük felsefe program›, toplumsal çözülmelere karfl› milli manevi de¤erlere sahip ç›k›lmas›n› sal›k veren sosyoloji dersi… Di¤er taraftan ise bu müfredat› uygulamaya koyacak gerici kadrolar E¤itim Bakanl›¤› bünyesine h›zla yerlefltirilmifl durumdalar. AKP’nin gerici e¤itim anlay›fl›na karfl› ç›kan e¤itimciler ise soruflturmalardan bafl›n› kald›ram›yor, sürekli olarak sürgün tehdidiyle karfl› karfl›ya yafl›yorlar. Öte yandan geleneksel “arka bahçeler” ‹mam Hatip Liseleri, AKP iktidar›yla birlikte bir süreden beri kaybetmifl olduklar› itibar› geri kazand›lar. Di¤er okullara göre üçdört kat daha fazla kaynak ayr›ld›¤› bilinen ‹mam Hatip’ler flüphesiz AKP gericili¤inin toplumsallaflt›r›lmas› aç›s›ndan hayati konumda yer al›yor. AKP elbette sermayenin ihtiyaçlar›n› da unutmuyor. Son günlerde sürekli olarak reklamlar› yap›lan, televizyon programlar›nda iflsizli¤e çare olarak tart›fl›lan meslek liseleri sermayenin ara eleman ve nitelikliucuz ifl gücü ihtiyac›n› karfl›lamak için bulunan yegane formül. Bugün AKP her ne kadar özellikle TÜS‹AD sermayesiyle kavgal› bir görüntü çiziyor olsa da, uygulanan tüm neoliberal politikalar›n TÜS‹AD'›n destek ve zorlamas›yla hayata geçti¤ini unutmamak gerek. E¤itimin piyasalaflt›rmas›nda ortaklaflm›fl olan egemenler, ülkedeki neoliberal dönüflüm sald›r›s›nda a盤a ç›kan rant›n paylafl›m› konusunda ise her zaman uyumlu de¤iller. Son dönemde a盤a ç›kan rant kavgas›nda ise Erdo¤an'›n eli o kadar güçlü de¤il. Erdo¤an'›n Deniz Feneri yolsuzluk haberlerinin Do¤an Medya'da yay›nlanmas› ard›ndan Ayd›n Do¤an'a karfl› bafllatt›¤› söz düellosu, AKP'nin yumuflak karn›n› ortaya ç›kard›. Özellikle CHP'de bafl›n› Kemal K›l›çdaro¤lu'nun çekti¤i ekip taraf›ndan yap›lan siyasi ataklar sonucu fiaban Diflli istifa etmek zorunda kal›rken, medyada boks karfl›laflmas› havas›nda sunulan K›l›çdaro¤lu-F›rat karfl›laflmas› sonras› AKP iyiden iyiye kan kaybetti. AKP'li F›rat'›n yolsuzluk iddialar›na karfl› kendisini milyon dolarlar›n havalarda uçufltu¤u ticari ifllemlerden bahsederek savunmas›, büyük bir k›sm› yoksulluk s›n›r› alt›nda, önemli bir bölümü açl›k s›n›r›nda yaflayan Türkiye halk›n›n kafas›nda en az›ndan “biz bunlara m› oy verdik?” sorusunun do¤mas›na neden oldu. Yolsuzluk dosyalar› ile köfle-

ye s›k›flan AKP'den karfl›l›k ise iyice suyunun ç›kt›¤› Ergenekon'a eklenen yeni bir dalga ile geldi. Ancak devam etmekte olan soruflturman›n, kimi liberallerin saf beklentileri aksine kontrgerillan›n y›llard›r gerçeklefltirdi¤i yarg›s›z infazlar›, Kürt halk›na yönelik kirli savafl›n faillerini ortaya ç›karmaktan çok çeteleflmifl kontrgerilla art›klar›n›n temizlenmesi operasyonunu bir parças› ve bu temizlik s›ras›nda AKP'nin s›k›flt›¤› yerde ulusalc›lara karfl› atak olarak kulland›¤› bir koz oldu¤u anlafl›l›yor. CHP'nin gösterdi¤i sistem içi muhalefeti bir türlü idare edemeyen ve ç›rp›nd›kça batan AKP'nin böbürlenerek reklam›n› yapt›¤› bölgesel güç siyaseti de son Kafkasya krizi ile yerle bir oldu. Kafkasya'da geliflen kriz sonras› AKP, yukar› tükürsem b›y›k afla¤› tükürsem sakal misali, süreci seyirci olarak geçirdi. Asl›nda ortaya ç›kan foto¤raf her fleyi gayet iyi anlatmakta. Enerji ihtiyac› bak›m›ndan Rusya'ya ba¤›ml›, ekonomik olarak AB'ye, siyaseten ise ABD güdümünde bir Türkiye'nin çok fazla hareket flans›n›n olmad›¤› aç›kça görülüyor. Bununla birlikte iç siyasette giderek y›pranan AKP için yular› ABD'nin eline vermekten baflka bir çare bulunmuyor. Her ne kadar bo¤azlardan k›l›f›na uydurularak ABD savafl gemileri geçirildiyse de Rusya ile bölgesel hegemonya mücadelesine girmifl olan ABD için bu yeterli de¤il. Bu da AKP için yeni pazarl›klar›n yap›lmas› için yeni f›rsatlar› gündeme getiriyor. Di¤er yandan görülen o ki AKP s›k›flt›kça daha da pervas›zlaflacak. Kendi parti mensuplar›n›n dertlerini anlatmas›na dahi tahammül gösteremeyen, azarlay›p salondan atan; oruç tutmayanlar›, “Ramazan” yerine “fieker” bayram› diyenleri afla¤›layan, toplumdan d›fllayan AKP'nin halk düflman› imaj› giderek toplum taraf›ndan görülmekte. Bununla birlikte AKP'nin neo-liberal politikalar›n›n yans›malar› her geçen gün daha fazla hissedilir olmaya bafllad›.

Sene bafl›ndan bu yana elektri¤e %60'a varan oranda zam yap›l›rken, do¤al gaz, su faturalar› her geçen ay biraz daha fazla el yak›yor. AKP politikalar› en büyük darbelerden birini de hiç flüphesiz ki toplumsal bar›fl ve kardeflli¤e vurmakta. Kürt sorununa hiçbir etkili çözüm üretilmedi¤i gibi ülkenin birçok bölgesinden kardefl kavgas›na dair haberler geliyor. Son olarak Alt›nova'da ç›kan kavgan›n TürkKürt çat›flmas›na dönüflmesi durumun ciddiyetini ortaya koymaktad›r. Kürt sorununun çözümünü savafl› derinlefltirmekte gören AKP gencecik yoksul çocuklar› ölüme gönderiyor, Türk ya da Kürt ailelerin ocaklar›na düflen atefli her geçen gün daha fazla körükleniyor. Tüm bunlar toplumda oluflan hoflnutsuzlu¤un giderek yayg›nlaflmas›na neden olurken, AKP'nin halk düflman› politikalar›na karfl› gösterilen tepkiyi, yükseltilen mücadelenin meflrulu¤unu daha da artt›r›yor. Böyle bir siyasal ortamda Türkiye toplumsal muhalefetinin en dinamik damarlar›ndan biri olma iddias›n› tafl›yan liseli ö¤renci hareketinin yaz boyunca AKP'nin piyasac› ve gerici politikalar›na karfl› örgütlemifl oldu¤u mücadeleyi yerellere tafl›yarak büyütmesi en acil ihtiyaçlardand›r. Arkam›za bakt›¤›m›zda bu ihtiyac› karfl›layacak birikim, özgüven ve cürete sahibiz! Deniz Feneri’ni mahallelerden kovarken gericili¤i aklamad›k. 6 May›s'larda Deniz'lerin, Mahir'lerin izinde yürüdü¤ümüzü; tam ba¤›ms›z, herkesin eflit-kardeflçe yaflad›¤› bir ülke kuraca¤›m›z› hayk›rd›k. Liselerde paras›z e¤itim mücadelesini yükselttik, sokaklara ç›kt›k, boykotlar örgütledik. Yozlaflmaya, çeteleflmeye, uyuflturucu tacirlerine karfl› RED bayra¤›n› açt›k! Bu ülkenin gelece¤i oldu¤umuzu, ülkenin gerçek sahipleri oldu¤umuzu her seferinde gösterdik. Ancak iflimiz henüz bitmedi. Bu ülkeyi piyasac›, gerici AKP'ye b›rakmayacak, AKP'yi aklamayaca¤›z!


Genç umuT

AKP’yi Aklama, 2 Kas›m’da Ankara’ya Her gün ‘Yar›n ne olacak?’, ‘Bir gelece¤im olacak m›?’ endiflesi ile uyan›yorsun uykundan. Annen, baban geçim derdinde; bir yandan günübirlik zamlarla u¤rafl›yorlar, bir yandan çal›flma koflullar›n›n a¤›rl›¤›ndan yorgun düflmüfller. Ald›¤›n e¤itimle topluma faydal›, ayd›n, duyarl›, gelece¤ini tayin edebilecek birisi olarak yetiflemiyor; sonunun büyük ihtimalle hüsranla sonuçlanaca¤› uzun y›llar boyu ailene ‘masraf’ oluyorsun ancak. Bizim iyili¤imizi karfl›l›ks›z istedikleri hiç oldu mu acaba? Bize gerçekten iyi niyetle gelecek sunduklar›na inananlar›m›z var m› hala? Paran varsa dershaneye gidersin -ki art›k hepimiz gider olduk- gelece¤ini bu batakl›¤›n içinden kurtarmaya çal›fl›rs›n. Sonuç mu, uzun laf›n k›sas› küçük bir az›nl›¤›n d›fl›nda hayat›n›n en güzel y›llar› yani lise y›llar› çal›nan yüz binlerce gelecek. Yap›lan istatistiklere ve bizim de gördü¤ümüz kadar›yla üniversiteye gidenlerin de büyük ço¤unlu¤unun bu durumdan kurtuluflu yok. Yar›fl daha ac›mas›zca devam ediyor. Lise bitince yolun sonuna gelmezsin belki ama yedi yafl›ndan beri geçirdi¤in uzun y›llar› sorgulamaya bafllayacaks›n. Büyük ihtimalle güzel birkaç an›n›n d›fl›nda asl›nda gerçeklefltiremedi¤in, zorla elinden al›nan birçok hayalini kaybetti¤ini fark edeceksin. Çok mu karamsar oldu? Gerçek buysa ve söylemek karamsarl›ksa evet karamsar›z. Ama umutsuz de¤iliz. Biz ilk isyan›n, bafl kald›r›fl›n, en ‘Genç Umut’lar›n do¤du¤u yerlerdeyiz. Hayat en baflta sayd›¤›m›z gerekçeleri de düflünürsek her zaman bir varolufl kavgas›d›r. Bu kavgay› verebilmenin tek yolu esareti, bask›y›, otoriteyi REDdetmekle olur. Düflüncelerimizi, hayallerimizi, gelece¤imizi egemenlere teslim etmezsek, “var›z” diyebiliriz. Liseler özünde, bugün oldu¤u gibi gerici, ezberci, otoriter, paral›

güvencesiz çal›flanlar›n gelece¤ini de satt›lar! AKP, yazdan bu yana elektri¤e, do¤algaza, ekme¤e defalarca zam yaparak en temel yaflamsal haklar›m›za da göz dikti¤ini göstermifl oldu. AKP’nin Deniz Feneri rezaletiyle yolsuzlukluklarda da ne kadar maharetli oldu¤u görüldü. Günlerce izlenen bu rezalette, AKP’nin, dayan›flma duygular›yla verilen paralar›n üstüne nas›l yatt›¤› ortaya ç›kt›! Deniz Feneri de buz da¤›n›n görünen yüzüydü zaten. AKP, iflbirlikçili¤ini yeniden göstererek Amerikan savafl gemilerini, y›lard›r geçemedikleri Bo¤azlar’dan geçirdi. Yeter mi! AKP için yetmez. Cemaatlerle, tarikatlarla toplumu gericilefltirmeye çal›flan AKP, bu memleketi karanl›¤a sürüklemek için yoluna devam ediyor. e¤itimin verildi¤i yerler de¤ildir. Eflit, paras›z, nitelikli bir e¤itimin verildi¤i, yeni neslin kendini en özgür bir biçimde ifade edebilme olanaklar›n›n sa¤land›¤› yerlerdir. Hem bizim hem de toplumun gelece¤i bu s›ralardan tayin edilir. Bugün karart›lan gelecek sadece bizim de¤il ülkenin de gelece¤idir. Bugün liselerde yaflad›¤›m›z tüm sorunlar›n merkezinde AKP denilen bir isim karfl›m›za ç›k›yor. MEB’i istedi¤i biçimde yöneten, icazeti Fethullah’tan alan AKP, gençli¤i kendi karanl›¤›na çekmek için liselerde gerici müfredat› uyguluyor. Say›m›z›n yüzbinlerce oluflu ifltahlar›n› kabart›yor ve liseleri e¤itim kurumu olarak de¤il de ticarethane olarak görüyorlar. Kifli bafl› kar hesaplar›ndan baflka bir fley de¤il hakk›m›zda düflündükleri. Ayn› AKP sokakta, ifl yerinde, evde, üniversitede, hastanede k›sacas› her yerde karfl›m›za ç›k›yor. Bizim de¤ilse annemizin, babam›z›n karfl›s›na ç›k›yor. AKP, 1 Ekim’de yürürlü¤e giren SSGSS yasas› ile sa¤l›k hakk›n› topyekün sat›l›¤a ç›kard›. Bu yasayla birlikte yoksullar›n, emeklilerin,

AKP’den hesab› biz soraca¤›z!

Yoksullarla, emekçilerle, üniversitelilerle yan yana soraca¤›z bu hesab›. 2 Kas›m’da Ankara’ya yolumuz var. Liselerimizi gericilere, piyasac›lara, Amerikanc›lara terk etmemek için ç›k›yoruz bu yola… Çünkü bugün halk›n ‘Genç Umut’lara ihtiyac› var. T›pk› 68’de oldu¤u g i b i . D e v Gençlilerin bundan 40 sene evvel yapt›klar› gibi… Denizlerin, Mahirlerin yolundan yürüyerek, birer birer yefleren ‘Genç Umut’lar› gösterece¤iz herkese. Özgür, ba¤›ms›z, demokratik lise ve ülke için bütün arkadafllar›m›z› 2 Kas›m’da Ankara sokaklar›n› liselilerin sesiyle, coflkusuyla donatmaya ça¤›yoruz.

05

2 Kas›m’da Ankara’ya yolumuz var. Yoksullarla, emekçilerle, üniversitelilerle yan yana AKP’den hesap sormaya gidiyoruz.


Sf. 6-7

10/6/08

4:23 PM

Page 2

Ayin Pinokyosu ak an›m›z olm k a flb a B a n “Baflt öncelikli gü n a m a z r e de üzere h ufltur. Gün e lm o lk a h ¤unu v demimiz ›n mutlulu mimiz halk ak oldu” ›rm refah›n› art

AKP E¤itimi Gericilefltiriyor

AKP, e¤itim sistemindeki uygulamalar›yla gericili¤i de örgütlüyor ve fikir babas› olan Fethullah Gülen’in e¤itim sistemindeki örgütlenmesini yayg›nlaflt›rmak için de elinden geleni yap›yor. Say›lar› her geçen gün artan Fethullahç› dershane ve özel okullarda, ›fl›k evlerinde, ö¤rencilerin zor durumlar›na yard›m eli uzat›yormufl gibi görünen ancak tek hedeflerinin gericiliklerini yayg›nlaflt›rmak oldu¤u iliflki a¤lar›yla, yat›l› yurtlardaki yayg›nl›klar›yla… cemaatçiler e¤itimin her alan›n› iflgal etmifl durumdalar. Bunlar›n d›fl›nda AKP, gericilik uygulamalar›n› yaln›zca genel kurallar olarak da b›rakm›yor; karanl›¤›n› müfredata, ders kitaplar›n›n içine kadar sokuyor. ‹lkö¤retimde ö¤rencilerin çözdükleri sorularda, okuduklar› hikayelerde karfl›l›k bulan gerici müfredat; liselerimizde, bir biyoloji konusu olan fotosentezin formülünü tahtaya yaz›p “sizlere yapraklar›n oksijen üretmesini bu formüle dayand›rarak anlat›yorlar ama asl›nda o yapra¤›n içinde ne ilahi fleyler oluyor bilmiyorsunuz, yapraklarda oksijeni yaratan fley formül de¤il, bu fleyler asl›nda…” diyen Din kültürü ö¤retmenlerinde, son befl y›lda binlerce din kültürü ö¤retmeninin müdür ve yönetici yap›lmas›nda, her alanda ö¤retmen a盤› varken din kültürü ö¤retmenlerinin atanmalar›na özen gösterilmesinde, din derslerinin hala zorunlu olmas›nda karfl›l›k buluyor!* AKP, toplumda gericili¤i örgütlemek için e¤itim kurumlar›ndan bafllayarak gericili¤in bir e¤itim ve ö¤retim olarak kan›ksanmas›n›, kabullenilmesini sa¤lamaya çal›fl›yor. ‹ktidar› boyunca açt›rd›¤› özel okul-

lar›n bir k›sm›n›n tarikat ve cemaatlere ait olmas›, AKP’nin özel okullar› teflvik ederken as›l neyi teflvik etti¤ini de gösteriyor. AKP’nin hedefi robot ö¤renciler

AKP’nin, e¤itim politikalar› ile okullarda yetifltirmeye çal›flt›¤› birer ö¤renci, genç de¤il birer robottur! Liselerimizdeki e¤itim müfredat›, kurallar, yönetmelikler, bask› uygulamalar›, e¤itim flekli, niteliksizli¤i… bizleri sorgulamayan, düflünmeyen, itaatkar robotlar haline girmeye itiyor. AKP iktidar› yola devam ederken önünde hiçbir engel kalmamas› için her yeri talan etti¤i gibi e¤itim kurumlar›m›z›, liselerimizi de bu talandan geçirmeye çal›fl›yor. Liselerimizde yayg›nla-

flan çeteleflme, uyuflturucu gibi yozlaflman›n önüne geçmek için k›l›n› bile k›p›rdatmayan AKP, tam aksine gençli¤in yozlaflmas›n›n yan›nda bir de hareketsiz kalmas› için polisiye önlemlerini artt›rarak bask› uy-

gulamalar›n› geniflletmeye gayret ediyor. Son olarak AKP e¤itim tan›m›n› flu flekilde yap›yor; Talim Terbiye Kurulu’nun yapt›¤› e¤itim tan›m›na göre e¤itim: "...h›zla de¤iflen dünyada ortaya ç›kabilecek ekonomik f›rsatlar› [çocu¤un] de¤erlendirmesi için rehberlik eder. Bu sayede ö¤renci, gittikçe küreselleflen dünyada baflar›l› bir birey olarak, ilerideki çal›flma hayat›na giriflimci bir ruhla ayak uydurmada zorlanmaz.". Bu tan›ma göre ö¤rencilerin e¤itim almas›ndaki tek sebep piyasaya ayak uydurmak, çal›flma hayat›na at›lmaya haz›rlanmak! AKP’nin e¤itim anlay›fl›, ilerici, bilimsel ve do¤ru olman›n karfl›s›nda duruyor ve gençlik yozlaflman›n içerisine at›l›yor, kiflili¤i sistematik olarak yok ediliyor. AKP’nin e¤itim sistemi üzerinde yapt›klar› ve hedefleri bu kadar aç›kken, eflit ve özgür bir gelecek isteyen biz Genç Umutçular tüm bu oyunlar›n fark›nda oldu¤umuzu ve her seferinde yapt›¤›m›z gibi bu oyunlar› bozaca¤›m›z› bir kez daha belirtiyoruz. AKP’nin uygulad›¤› piyasac›, kölelefltirici, gerici e¤itim sistemini düzeltmek için verdi¤imiz mücadeleye devam edecek, ve bu karanl›k çemberi k›raca¤›z. * Ö¤retmen atamalar›nda da tüm branfllarda ö¤retmen a盤› olmas›na karfl›n, sadece zorunlu din derslerinin a盤› kapat›l›yor. Son befl y›lda atanan 1758 din kültürü ö¤retmenine karfl›n sadece 900 biyoloji, 230 fizik ö¤retmeni atand›.

Genç Umut

ve hizmet al›m› için ayr›lan pay % 9’dan % 6’ya çekilmifltir), AKP’nin önerisi ise kay›t paralar›n›n zorla toplat›lmas› ve ailelerden masraflar›n karfl›lanmas› oluyor.

07


Genç Umut

AKP mi imam hatipten ç›kar imam hatip mi AKP’den?

8

AKP, bir yandan e¤itimde gerici müfredatlar gelifltirerek tüm okullar› birer ‹HL’ye çevirmeye çal›fl›rken, öte yandan gerici ve tarikatç› iliflkileri hayata geçirmenin hesab›n› yapmaktad›r.

AKP iktidara gelmeden önce, ‹mam Hatip Liseleri ( ‹HL) ile ilgili sözler vermifl, bu okullara üniversiteye giriflte uygulanan katsay› uygulamas›n› kald›raca¤›n› vaat etmiflti. Bu vaatler, sadece seçmen taban›na oynama de¤ildi. E¤itim sisteminin toplumun flekillendirilmesi için önemini anlayan, toplumun tümünü gerici tarikat iliflkileri içerisine almaya çal›flan AKP iktidar›, ‹HL’leri de bu amaç için kullanmakta, gelifltirmekte ve önünü açarak yayg›nlaflt›rmak için çabalamaktad›r. AKP, kadrolar›n›n büyük bölümü on y›llard›r gericilefltirmenin bir aya¤› olarak kullan›lan ‹mam Hatip Liseleri’nden mezun oldu¤undan, ‹HL’lerin gerici siyasi kadro oluflturmaktaki önemini biliyor. Dolay›s›yla, kendi devam› aç›s›ndan da önemli bir araç olarak gördü¤ü ‹HL’lere özel bir önem atfetmekte ve bu do¤rultuda hamlelerini belirlemektedir. Yap›lan yönlendirmeler sonucu di¤er e¤itim kurumlar›na alternatif olarak ‹HL’lere ilgi artmaktad›r. Türkiye’deki ‹mam Hatiplerin Tarihsel Geliflimi

Cumhuriyet sonras› Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile devlete ba¤l› olmayan tüm e¤itim kurumlar› kald›r›l›rken, o dönem tarikatlara ba¤-

l› olarak e¤itim veren medrese tipi dini e¤itim kurumlar› da kapat›lm›flt›r. Kanunun ç›k›fl›ndan dört y›l sonra ise bu kurumlar›n yerine Cumhuriyet’e ba¤l› din görevlileri yetifltirmek amac›yla devlete ba¤l› ilk dini e¤itim kurumlar› aç›ld›. ‹mam Hatip Mektepleri olarak adland›r›lan bu okullar ö¤renci say›s›n›n azl›¤› ve talep olmamas› nedeniyle k›sa sürede kapat›ld›. Demokrat Parti’nin iktidar oldu¤u güne dek yeni dini e¤itim kurumu aç›lmad›. Bu tarihten sonra, toplumun dinî ihtiyaçlar›n› karfl›lamak amac›yla devlete ba¤l› imamlar›n yetifltirilece¤i öne sürülerek ‹mam Hatip Okullar› açma karar› al›nd›. Din ve bilimin birlikte ö¤retilece¤i, böylece ayd›n din adamlar› yetifltirilece¤i savunuluyordu. As›l olarak ise bu y›llardan itibaren din, e¤itimin ve toplumun gericilefltirilmesinde egemenler taraf›ndan politik bir argüman olarak kullan›lmaya bafllanm›flt›r. Bu do¤rultuda ‹mam Hatip Liseleri cemaatleflmeyi ve dinî e¤itim yoluyla kölelefltirmeyi örgütleme arac› olarak önemli bir iflleve sahip olmufltur. ‹HL’nin en fazla aç›ld›¤› dönemin toplumsal hareketin yükseldi¤i 70’li y›llar olmas› da bunun bir göstergesidir. O dönem dünyada yükselen sol hareketin önüne set çekmek için “Yeflil Kuflak”

projesiyle gericili¤i yaymaya çal›flan ABD’nin iflbirlikçisi hükümetler, ‹mam Hatip Liseleri’ni de bu emperyalist politikan›n uzant›s› olarak yayg›nlaflt›rm›fllard›r. ‹mam Hatip Liseleri yaln›zca gerici, sa¤ iktidarlar taraf›ndan de¤il, ‘laikli¤in teminat›’ ordunun yönetime geldi¤i askeri cunta dönemlerinde de bir devlet politikas› olarak sol karfl›s›nda alternatif oluflturmas› için desteklenmifltir. 12 Mart darbesi, ç›kard›¤› kanunlarla ‹mam Hatip Lisesi mezunlar›n›n üniversitelerin Edebiyat bölümlerine girebilmesini sa¤lam›flt›. 12 Eylül ile birlikte ise normal e¤itim verilen liselere zorunlu din dersi getirilmesinin yan›nda, ‹HL’lerden mezun olanlar›n üniversitelerin tüm bölümlerine girebilmesinin önü aç›ld›. Bu durum 1997 y›l›na dek sürdü. Ordunun ‹mam Hatip Liseleri konusundaki düflüncesi bir dönem Cumhurbaflkanl›¤› da yapm›fl olan eski Genelkurmay Baflkan› Cevdet Sunay’›n flu sözlerinde aç›kça görülmektedir: “Bugünkü laik okullar birer anarfli yuvas› haline geldi. Bu okullarda yetiflen gençlere memleket idaresi teslim edilemez. Onlara güvenemeyiz. Biz laik okullara karfl› ‹mam Hatip Okullar›’n› bir alternatif olarak düflünüyoruz. Devletin kilit mevkilerine yerlefltirece¤imiz kiflileri ‹mam Hatip Okulla-


Bu haber ‹mam hatip yöneticilerinin zihniyetlerini görmemiz için tek bafl›na bile yeterli.

Din-Bilim Çeliflkisi

Pozitif bilimler, do¤rulu¤u kan›tlanabilir, araflt›rmalarla desteklenebilir bilgiyi kabul eder; do¤adaki sebep-sonuç iliflkisini içerisine al›r ve yeni çal›flmalar do¤rultusunda de¤iflebilen bir yap›ya sahiptir. Böylece bilim; ö¤retir, gelifltirir, sorgulamay› içsellefltirmeye yard›mc› olur. Bu yüzden de insanl›k aç›s›ndan bilimin gelifltirilmesi, ilerletilmesi ve ö¤retilmesi toplumun sorunlar›n›n çözümü bak›m›ndan kritik bir öneme sahiptir. Bu yüzden e¤itim de bilimsel olmal›d›r. Bir inanç sistemi olan din ise mutlakt›r, sorgulamay› yasaklar; bilimin sahip oldu¤u genifl yarat›c›l›k atmosferinden yoksundur. Bu sebeple bir e¤itim sistemi içerisinde dinin ve do¤aüstü inan›fllar›n yer almas› bilimsel e¤itimi zamanla yok eder. Dini e¤itim ve bilimsel e¤itimin bir arada yürütülmesi tabiatlar› dolay›s›yla imkâns›zd›r. Çünkü din, pozitif bilimi; bilim ise dini yok sayarak var olabilir. Dinin Toplumsal Düzenleyicili¤i

Din, tarih boyunca genifl kitleler taraf›ndan kötülüklerden manevi bir kaç›fl, insan›n kendisinden ba¤›ms›z bir çözüm olarak görülmüfltür. Dinin yat›flt›r›c›, körlefltirici etkisi her zaman egemen güçlerin yarar›na olmufltur. Egemenler kendi ç›karlar› için dini yaym›fl ve yapt›klar› her ifl için gerekçe olarak dini kullanm›fllard›r. Kapitalizm de bu yöntemi benimsemifl ve toplumsal halk hareketlerinin önünü kesmek için dini bir araç haline getirmifltir. Dinin içerisinde bar›nd›rd›¤› cinsiyet ayr›mc›l›¤› ‹mam Hatip Liseleri içerisinde ö¤retilmekte; dinî kurallar çerçevesinde kad›nlar›n erke¤in yan›nda ikinci planda olmas›, erke¤in toplum içerisinde sahip oldu¤u haklardan mahrum olmalar› ve kad›n›n kendini yaflam› boyunca hayattan sak›narak, özgürlü¤ünü bafltan akl›ndan ç›karmas› içsellefltirilmektedir. Böylece toplumda varolan kad›n-erkek ayr›mc›l›¤› gerici iliflkiler çerçevesinde derinlefltirilmekte ve kad›n toplumsal yaflamdan soyutlanarak, özgürlü¤ünü aramas› dahi engellenmektedir. Dinî e¤itimin yaratt›¤› bir di¤er sonuç da devlet eliyle tek bir mezhebin ön plana ç›kar›lmas›, desteklenmesi ve güçlendirilmeye çal›fl›lmas›d›r. Zorunlu din dersleri, ‹mam Hatip Liseleri gibi e¤itim politikalar› Sünnî Hanefili¤in devletin kabul

etti¤i tek mezhep olarak topluma sunulmas›na yol açmaktad›r. Özellikle genifl bir kesimi oluflturan Aleviler, bu dayatman›n ma¤duriyetini yaflamaktad›rlar. Alevi ve di¤er mezheplerden ailelerin e¤itim kurumlar›nda devletin yerlefltirdi¤i asimilasyona dayal› e¤itimi seçmek zorunda b›rak›lmas›yla, faflizmin teklefltirme anlay›fl› daha genifl bir tabana yay›l›yor. AKP Yol Veriyor, ‹HL’ler Yürüyor

AKP ‹HL’leri yayg›nlaflt›r›p, gelifltirmek için hem yerel hem de merkezi olarak hamleler yapmaktad›r. AKP hükümeti döneminde liselerde çeteleflme e¤ilimleri gün geçtikçe artmakta, bunu engellemeye yönelik polisiye tedbirler al›n›rken pedagojik önlemler al›nmamaktad›r. Böylece okullar›m›z konusunda velilerin güveni zedelenmektedir. Bu esnada, dinî e¤itim veren ‹mam Hatipler daha ‘güvenilir’ bir seçenek olarak göz önüne ç›k›yor. Ayr›ca AKP, MEB’in yat›l› devlet okullar›nda pansiyon say›s›n› düflürürken, ‹HL’lerin yat›l› bölümlerinin gelifltirerek ‹HL’lere art› önem kazand›rmaya çal›fl›yor. ‹HL’ler ise seçtikleri birkaç baflar›l› ö¤renciyi özel olarak ÖSS’ye haz›rlay›p dereceye sokarak kendi de¤erini artt›rmaya çal›fl›yor. Gerçek ise 20 çeflit lise aras›nda baflar› oran›nda ‹HL’lerin 15. oldu¤udur. Yerel yönetimler de bu konuya ‹BB’deki gibi yaln›z ‹HL’lilere servis imkan› tan›yarak; Eyüp Belediyesi’ndeki gibi zab›ta ve memur al›mlar›nda ‹HL mezunu flart› arayarak dahil oluyorlar! Tüm bunlar AKP’nin ‹HL’lere ‘özel ilgisini’ gösteriyor!

Bu tekil uygulamalar›n yan›nda AKP, meslek liselerine katsay› uygulamas›n› da ‹HL mezunlar›n›n üniversitelerin tüm bölümlerine girebilmesinin önünü açmak için kald›rmak istemektedir. Böylece her meslek dal›nda imamlar›n bulunmas› sa¤lanmak isteniyor. ‹HL Mezunlar› Derne¤i’nin flu anki iki hedefi orduda görev yapacak din subaylar› yetifltirmek ve hastanelerde din görevlilerinin yer almas›. Katsay› uygulamas›n› kald›rma fikrini meslek liselerinin u¤rad›¤› haks›zl›¤› engellemek olarak aç›klayan AKP, bu yalan›n arkas›nda, gerici projelerin de hayata geçmesinin önünü açmaya çal›flmaktad›r. Özetle AKP, bir yandan e¤itimde gerici müfredatlar gelifltirerek tüm okullar› birer ‹HL’ye çevirmeye çal›fl›rken, öte yandan ‹HL’leri destekleyerek birçok alan› kapsayan gerici ve tarikatç› iliflkileri hayata geçirmenin hesab›n› yapmaktad›r. Bilimsel, ilerici bir e¤itim için ‹HL’lere Hay›r

E¤itim sistemi, tüm içeri¤iyle ve ifllenifl tarz›yla bilimsel olmal›, ayd›nl›¤›n, ilericili¤in yürütücüsü olmal›d›r. Bireyin toplumsallaflmas›na katk› sunmak, toplum içerisinde özgürce var olabilmesini destekler nitelikte olmal›d›r. Bu flekilde ele ald›¤›m›zda örgün e¤itim kurumlar›ndaki gerici içerikli müfredat de¤ifltirilmeli, dinî e¤itim veren ve cemaatleflmeyi teflvik eden ‹HL’leri kapat›lmal›d›r. Meslek liselerine uygulanan katsay› engelini kald›rmak da ancak ‹HL’lerin kapat›l›p, gerici müfredat›n de¤ifltirilmesi ile anlaml› olacakt›r.

‹HL’lerin k›sa tarihi Demokrat Parti, 1950 y›l›nda ‹mam Hatip Okullar›’n› açt›. Bu okullarda yedi y›ll›k e¤itim veriliyordu ve 1972 y›l›na gelindi¤inde toplam 72 ‹mam Hatip Okulu vard›. 22 May›s 1972’de ‹mam Hatip Okullar› meslek liseleri haline getirildi ve ismi ‹mam Hatip Liseleri olarak de¤ifltirildi. Milli Selamet Partisi döneminde ise 230 yeni ‹HL aç›ld›. 196 y›l›yla birlikte ‹HL’lere k›zlar

da al›nmaya baflland›. 12 Eylül darbesinin ard›ndan ‹HL mezunlar›na üniversitelerin tüm bölümlerine girme hakk› tan›nd›. 16 A¤ustos 1997 y›l›nda ise ‹HL’lerden mezun olanlar›n üniversitelerde tüm bölümlere girmeleri katsay› uygulamas› ile bitirildi. Bugün ‹HL’lerin say›s› toplamda 456’ya ulaflt› ve bu liselerde 135 bin ö¤renci bulunuyor.

Genç Umut

r›’nda yetifltirece¤iz.” Tüm bu politikalar do¤rultusunda yayg›nlaflt›r›lan ‹mam Hatiplerden mezun olanlar›n say›s› bir milyonu bulurken, bunlar›n sadece 70 bini Diyanet ‹flleri’nde çal›flmaktad›r. Di¤er mezunlar ise devlet görevleri de dâhil birçok meslekte bulunmaktad›r.

09


Genç Umut

birlikte ‘daha çok ifl gücü, daha az para’ anlay›fl› geliflmifltir. Yavafl sanayileflen toplumda kalifiye eleman eksikli¤i de hissedilmifltir. Bütün bunlar›n yan› s›ra e¤itim de bir elden özellefltirilmifl ve hak olmaktan ç›km›flt›r. K›sacas› bir k›s›m yoksul gencin, üniversiteye de¤il fabrikalara gitmesi gerekmektedir! ‹flte meslek liselerine ihtiyaç tam olarak burada büyümeye bafllam›flt›r. 2000 y›l›nda imzalanan MEGEP projesi kapsam›nda ‘meslek liselerine özendirme’ çal›flmalar›, AKP öncülü¤ünde bir kez daha h›zlanm›flt›r. Özellikle son bir iki y›ld›r harcanan ‘özel çaba’, gelecek y›llarda mesleki e¤itime yönlendirme politikalar›n›n daha da artaca¤›n›n göstergesidir. KOÇ’un verdi¤i reklamlar›n yan› s›ra, son bir ay içinde MEB’in meslek liseleri üzerinde yapt›¤› de¤ifliklikler piyasalaflt›rma iflleminin art›k ne kadar meflrulaflt›¤›n› gösterir durumdad›r. Bu de¤ifliklikler aras›nda; Eylem Plan›’nda yüzde 38 olan mesleki ve teknik e¤itimin ortaö¤retim içindeki pay›n›n 2012 y›l› sonuna kadar yüzde 50’ye ç›kar›lmas›, genel liselerden uygun olanlar›n kademeli olarak ve ek atölye binalar› yap›larak mesleki ve teknik e¤itim okullar›na dönüfltürülmesi, meslek liselerine yöneltme çal›flmalar›n›n ilkö¤retim okullar›nda 4. s›n›ftan itibaren yap›lmaya bafllanmas›, Türkiye’ye gelen Çinli turistin artmas› ve Çin ile Türkiye aras›ndaki ticaret hacminin 15 milyar dolar› bulmas› nedeniyle meslek okullar›nda Çince e¤itimin verilmesi durumlar› mevcut. Meslek liselerinin sorunlar› sadece bunlarla s›n›rl› kalm›yor. Meslek liseleri kendi içlerinde de pek çok sorunu ve niteliksiz uygulamay› bar›nd›r›yor. Ö¤rencilerin bir haftada 32 saate kadar uzayan dersleri, yetersiz derslikler ve ö¤retmen de¤il ‘usta’ olan e¤itimciler (!)… Di¤er yandan ö¤rencilerin staj bahanesi al-

KOÇ’un as›l derdinin ‘ucuz iflgücü’ oldu¤unu cümle alem biliyor.

t›nda sömürülmesi, sermayenin ellerini uzatt›¤› geleceklerinin birbirleriyle yar›flt›r›larak yok olmas›… Meslek lisesi seçimi ise arada kayn›yor. 14 yafl›nda çocu¤un gelece¤inde tüm hayat›n› adayaca¤› mesle¤i seçmesi isteniyor. Seçse bile, geliyor meslek lisesine puan› yetti¤i kadar bir bölüme girebiliyor. Yani bilgisayarc› olmak için meslek lisesine gitmifl ö¤renci e¤er puan› yetmezse aflç›l›k seçmek zorunda kalabiliyor… Bütün bu niteliksiz uygulamalar hem üstten hem içten var olurken, yoksul ö¤renciler için meslek liseleri hala ‘tek flans’ olarak sunulmaktad›r. ‘Size ifl mi yok, bende güç mü yok’ tav›rlar›yla televizyonlarda boy gösteren KOÇ, iflin içine biraz da ‘Sizler Türkiye’nin gelece¤i, ifl dünyas›n›n son umutlar›, kalk›nman›n ana unsurlar›s›n›z’ mesaj› katarak iflin as›l k›sm›n› örtmeye çal›fl›yor. MEB ise bir koluna büyük sermaye sahiplerini (Koç, Sabanc›) bir koluna AB’yi takm›fl ‘e¤itimci pozlar›’ vererek ö¤renciyi iflçilefltirme sald›r›s›n› meflrulaflt›r›yor. Alternatifimiz ‘’HERKESE B‹L‹MSEL, Efi‹T, PARASIZ ÜN‹VERS‹TE E⁄‹T‹M‹’’ olmal›d›r!

Bir meslek lisesi ö¤rencisi doktor olamaz, mühendis olamaz, mimar olamaz… Meslek lisesi ö¤rencisine sunulan f›rsatlar bellidir; ’’Paran yoksa ara eleman olacaks›n, hayallerin varsa b›rakacaks›n. fians›n ve paran varsa iki y›ll›k meslek yüksek okulu okuyabilirsin.

11 Yoksa di¤erlerinden fark›n yok, belki bir sermayedar›n seçti¤i ö¤rencilerden biri olacaks›n, belki ‘performans puan’›n düflük oldu¤u için, elinde diploma, istemedi¤in bir yerde daha ucuz ifl gücü olarak çal›flacaks›n.’’ AKP’nin, MEB’in, AB’nin, KOÇ’un, Sabanc›’n›n Türkiye genç nüfusunu getirmek istedi¤i tablo tam olarak budur. Geçim s›k›nt›s› içine 10’lu yafllardan itibaren saplanm›fl, okumay› meslek edinmek olarak gören gençler yetifltirmek. Üniversite e¤itimini sadece ‘belirli bir s›n›f›n çocuklar›na’ mal etmek… Eflit, demokratik, bilimsel ve nitelikli e¤itim için mücadele veren biz Genç Umutçular, meslek liselerinin kald›r›lmas› gerekti¤ini, çünkü içeride ne kadar ‘nitelik düzeltmesi’ yap›l›rsa yap›ls›n bu e¤itim standartlar›n›n çok daha üstten belirlendi¤ini biliyoruz. Demokratik bir sistemde e¤itim herkese bir hak olarak sunulmal›d›r. Üniversite kap›lar› sadece zenginin girebilece¤i, yoksul ö¤rencinin ‘param yok o zaman k›sa yoldan meslek sahibi olay›m’ demeyece¤i flekilde herkese aç›k olmal›d›r. Özellikle meslek liseli Genç Umutçulara bu do¤rultuda çok ifl düflmektedir. Hem okul içlerindeki niteliksiz unsurlar› tespit edip bunlara karfl› mücadele etmek hem de “herkese eflit, paras›z, bilimsel üniversite hakk›” talebini ön plana ç›kartmak, yoksul ö¤rencilerin kaderinin KOÇ gibilerinin elinde olmad›¤›n› göstermek, özellikle bu y›l çok daha önemli bir ifltir. Genç Umutçu, yeri geldi¤inde elinde tornalarla KOÇ’u kovmal›d›r okuldan, yeri geldi¤inde ‘’‹‹fiÇ‹ DE⁄‹L Ö⁄RENC‹Y‹Z!’’ diye hayk›rmal›d›r. Gelece¤i çal›nan ve pazarlanan meslek liseli ö¤renci, e¤itimin bir hak oldu¤unu her alanda ön plana ç›kartmal› ve bunun için mücadele etmelidir.

Üniversite kap›lar› sadece zenginin girebilece¤i, yoksul ö¤rencinin ‘param yok o zaman k›sa yoldan meslek sahibi olay›m’ demeyece¤i flekilde herkese aç›k olmal›d›r.


Genç umuT

12 Eylül Darbecilerinin Gençli¤e Hediyesi YÖK

12

Liseliler için 6 Kas›m meydanlar›nda daha coflkulu, öfkeli ve kararl› durman›n zaman› gelmifltir.

AKP hükümetinin, Milli E¤itim Bakanl›¤›’n›n yan› s›ra e¤itim sistemi içerisinde kilit önem tafl›yan Cumhurbaflkanl›¤›’na ve YÖK Baflkanl›¤›’na ‘içeriden’ birilerini atamas›yla, e¤itim alan›ndaki gerici ve piyasac› uygulamalar›n önü eski dönemden daha aç›k hale geldi. YÖK ve Cumhurbaflkanl›¤›’n›n AKP eline geçmesinin hemen ard›ndan yap›lan rektör atamalar›nda AKP ‘karfl›t›’ tüm adaylar elendi, yerlerine AKP çizgisindeki adaylar seçildi. Üniversitelere yönelik piyasalaflt›rma ve gericilefltirme sald›r›lar› art›k AKP’lilerce kararlaflt›r›lacak, onlar›n eliyle yo¤unlaflt›r›larak uygulanacak. Her dönemde kadrolar› de¤ifltirilen, yeni ifllevler yüklenen ve gündemin ana konusu olan YÖK, bugün de bir tart›flma konusudur. Rektör atamalar›nda -demokratik olmasa bile- seçimlerin önemsenmemesiyle ve ÖSS tart›flmalar›nda biçilen rolüyle ön plana ç›kan YÖK, e¤itim sisteminin dönüfltürülmesinde kilit rolleri üstlenmektedir. 12 Eylül 1980 askeri faflist darbesinin, faflizmi e¤itim kurumlar›na yaymak, e¤itimi piyasan›n pazar alan› haline getirmek ve ö¤rencileri geleceksizlefltirmek için bir merkezi organ olarak kurdu¤u YÖK, bugün sistem

için çok önemli bir kurum haline gelmifltir. YÖK ile beraber üniversitelerde özerklik, bilimsellik ve ilericilik yok edilmeye çal›fl›lm›fl, üniversiteler halktan kopar›lmaya bafllam›flt›r. Bu y›l YÖK ve MEB, ÖSS hakk›nda, temelinde yine piyasac›l›¤›n yatt›¤›, bir tak›m önerilerde bulundu: YÖK’ün “‹ngiltere Modeli” önerisi ve Milli E¤itim Bakanl›¤›’n›n “Her sene girilebilen s›nav” diye nitelendirdi¤i yeni ÖSS sistemi! AKP bu önerilerle üniversiteye giriflteki engellerin kalkaca¤›n›, üniversiteye girmenin kolaylaflaca¤›n› savunuyor. Ancak üniversiteye giriflte as›l engelin eflitsizlik ve paral› e¤itim uygulamas› oldu¤unu ne AKP, ne MEB ne de YÖK dile getiriyor. Onlar her y›l baz› illeri Türkiye flampiyonu olarak seçerken, baz› illerin de sonuncu oldu¤unu ya da on binlerce ö¤rencinin s›navda s›f›r çekti¤ini unutuyorlar. Özel okullara ek bütçeler ay›r›p, onlar› gelifltirmeyi devlet okullar›n› gelifltirmeye tercih edenler; e¤itimde f›rsat eflitsizli¤ini yaratanlar bunlar› da çok iyi biliyor asl›nda. Onlar›n kurdu¤u ve uygulad›¤› sistem sermayenin sistemidir. Bu yüzden çözüm önerileri de sadece

sermayeye hizmet edip, eflitsizli¤i derinlefltirmeye yarar. YÖK gibi sermayenin köleli¤ini yapan kurumlar gençli¤e sadece geleceksizlik, eflitsizlik ve rekabet sunabilir. Bir sonraki sene ne ile, nas›l bir s›nav sistemiyle karfl›laflaca¤›n› kestiremeyen bizler için tek alternatif ve umut kayna¤› soldur. Y›llarca YÖK’e karfl›ym›fl gibi görünen AKP iktidar›, YÖK sorununu çözemez. Onlar›n çözüm dedi¤i ancak yeni bir sonun bafllang›c›d›r. As›l çözüm YÖK’ü kald›rmak, e¤itimden piyasac›l›¤› ve faflizmi silmektir. Bunu da sadece okullar›n›n demokratikleflmesi için mücadele eden bizler baflarabiliriz. E¤itim haklar› gasp edilen; okulunda müflteri gözüyle bak›lan; dershanelere, özel derslere muhtaç b›rak›lan; meslek liselerinde flirketlere ucuz ifl ve emek gücü olarak sunulan ve gelece¤inin hiçbir garantisi olmayan biz liseliler için bu sene 6 Kas›m meydanlar›nda daha coflkulu, öfkeli ve kararl› olma zaman›d›r. Çal›nan, gelece¤imiz, eme¤imiz ve umutlar›m›zd›r. E¤itimimizi de gelece¤imizi de AKP’ye b›rakmayal›m; gericili¤i, piyasac›l›¤› bo¤al›m! 6 Kas›m’da AKP’ye ve YÖK’e dur demek için meydanlarda olal›m.


Liselerimizde birçok sorunla karfl› karfl›yay›z. Paral› e¤itim baflta olmak üzere, gericilik, yönetim bask›s›, uyuflturucu, çeteleflme… Liste uzar gider bunlar› yazd›¤›m›zda. Bunlar›n yan›nda bir de liseli genç kad›nlar›n yaflad›klar›ndan bahsetmek gerekir. Sistemin her alan›nda kad›nlara ‘özel’ roller biçilir. ‹flte, evde, okulda, sokakta s›n›rlar›, rolleri vard›r kad›nlar›n. Ne yapacaklar›, nas›l yapacaklar›, nas›l davranacaklar›, nas›l yaflayacaklar› önceden belirlenmifltir hep. Kad›nlar daha anne karn›ndayken bafllarlar bu zorlu maratona. Do¤acak çocu¤un k›z olaca¤› ö¤renilince bafllar memnuniyetsizlik. Tarih kitaplar› da diri diri gömülen k›z çocuklar›n›n hikayeleriyle doludur zaten. Daha bir çocukken sokakta oyun oynama fleklimiz, mahallede yaflayanlar›n k›z çocuklar›na bak›fllar›na göre belirlenebilir. fiiddet görebilirler, ne de olsa “k›z›n› (kardeflini, eflini) dövmeyen dizini döver”! Erkek kardefl küçük de olsa büyük de olsa ayr›cal›kl›d›r, ‘soyu’ devam ettiren kifli olarak! Yafl›n›z kaç olursa olsun, ortaö¤retim, lise, üniversite… yaflam biçiminiz ‘evinizin erkeklerine’ ba¤l›d›r. Okuldaki bir kulüp faaliyetine kat›lmak, eve ‘geç’ gelmek, erkek arkadafllar›n›zla sinemaya, cafeye gitmek, ‘hakl› gerekçelerle’ okkal› bir dayak sebebi olabilir! Ya da akflam sokakta tacize u¤rarsan›z yan›t haz›rd›r: “o saatte, orada ne iflin vard›?, difli köpek kuyruk sallamazsa…”. Çal›flan bir kad›nsan yapt›¤›n sadece eve katk›da bulunmak olarak kalabilir ya da ayn› iflte erkeklerden daha düflük maafla çal›fl›yor olabilirsin.

Asl›nda bu sorunlar›n çözülmesi gereken yerlere, e¤itim kurumlar›na bakt›¤›m›zda anlafl›l›yor asl›nda bu kurulu sistemin de¤ifltirilmek istenmedi¤i. Liseli kad›nlar olarak namusun cinsellikten geçti¤i düflüncesiyle donat›lm›fl okullarda e¤itim görüyoruz. Liselerimizde bask› ve gericilik, k›l›k-k›yafet yönetmeli¤inde bile aç›k ve net olarak meflrulaflt›r›lm›fl durumda. Okul k›yafetlerimizin vücut hatlar›m›z› belli etti¤i, eteklerimizin diz hizas›ndan yukar› oldu¤u, çoraplar›m›z›n ten rengini belli etti¤i gerekçeleriyle, “bir bakay›m, sen ete¤ini mi k›v›r›yorsun yoksa” laflar› eflli¤inde okul kap›s›nda mal seçer gibi ö¤renci ay›klayan gerici idare, biz kad›nlar› e¤itim hakk›ndan yoksun b›rakabiliyor; yada ayn› gerekçelerle okulumuzun önünde polis daya¤› yiyoruz. Ça¤dafl e¤itimin kurumlar› olmas› gereken liselerimizde haremlik, selaml›k uygulamalar›yla k›z ve erkek ö¤rencilerin birlikte oturmas›na izin vermeyen gerici ö¤retmenlerle mücadele ediyoruz. Okul müfredatlar›nda gelenek-görenek ad› alt›nda kad›na yap›lan bask›lar do¤alm›fl gibi anlat›l›rken, Beden E¤itimi derslerinde dersin ifllenifli kad›n ve erkek ö¤rencilere göre farkl› oluyor. Üniversiteye girifl konusunda, mesleklerimizi seçerken ise baflka bir bask›yla karfl› karfl›ya kal›yoruz. Kad›nlar›n ‘yapabilece¤i’ ifller! Bu noktada e¤er mühendis olmak istiyorsan›z “Kad›ndan mühendis mi olurmufl” laflar›na katlanmak zorundas›n›zd›r; ö¤retmen, doktor, hemflire, sekreter, büro çal›flan›… olacaksan›z bir sorun yok; tabi çal›flman›za veya yüksekö¤retim görmenize izin

verecek bir aileniz varsa. Daha en bafl›ndan k›zlar›n›n erkeklerin yan›nda e¤itim görmesini istemeyen ailelerin odak noktas› ise K›z Meslek Liseleri oluyor. Bu liseler, “evinin kad›n›, çocuklar›n›n anas› olacaks›n” mant›¤›na bürünmüfl bir sistemle, kad›na kölelefltirme anlay›fl›ndan baflka hiçbir fley vermiyor. Biz kad›nlar› toplumsal hayattan uzak tutman›n, ezilmiflli¤imizi koruman›n en sa¤lam yolu olan, bizim kutsall›¤›m›z› dile getirmek, yücelik bahanesiyle sar›p sarmalamak, anal›k gibi kutsal görevlerimizi hat›rlatmak oldu¤unu çok iyi kavram›fl olan sistemin, yine kad›n› özgürlük bahanesiyle uyutmak için arkas›na s›¤›nd›¤› bir di¤er konu ise türban! Sanki kad›n›n bütün özgürlük ve eflitlik alanlar› mevcutmufl gibi, yada türban›n kendisi bir özgürlük, eflitlik anlay›fl›ym›fl gibi, kad›n› kendi siyasal ve ideolojik ç›karlar›na alet eden gerici sistem bu uygulamalar›nda baflar›l› olamayacak. Çünkü liseli kad›nlar, bu bask›lara sessiz kalmay›p; kurtuluflunu, egemenlerin kad›n haklar›na bak›fl inisiyatiflerine b›rakmay›p; kendi kurtulufl mücadelesini yarat›yor. Liseli kad›nlar e¤itim sisteminin kad›n› kölelefltirmesine izin vermiyor ve toplumsal muhalefetin bir parças› olarak ön saflarda mücadele ediyor. Bizler kad›n›n kurtuluflunun, bir araya gelerek mücadeleye kat›lmas›nda olaca¤›n› söylüyor ve tüm kad›nlar› insanca bir yaflam için bu mücadelede ön saflarda yer almaya ça¤›yoruz.

Genç umuT

, a t k a k o S , Evde e ¤ i l z i s t i fl Lisede E

13


Sf. 14-15

10/6/08

4:27 PM

Page 2

on binlerce YTL masraf› olan özel güvenlik harcamalar›yla, kameralarla, tel örgülerle kuflat›l›yor. Sert disiplin uygulamalar› ve polisin liselerdeki varl›¤› liseli üzerindeki tahakkümü artt›r›yor. Kendi yaratt›¤› tahribat›n fark›nda olan sistem kendini korumak ve ayakta tutabilmek için adeta ileriye yönelik haz›rl›klar yap›yor. Piyasalaflt›rman›n ve sistemin d›fllay›c› etkisinin bir sonucu da liseli karakterinde kendini ifade ediyor. Dayan›flmac›, paylafl›mc› tüm de¤erler yok edilirken rekabetçi, yar›flç› tek tip ö¤renci tipi birçok araçla sistem taraf›ndan yayg›nlaflt›r›l›yor. Sistemin nihai hedefinin gençli¤i kimli¤inden ve do¤as›ndan tamamen s›y›r›p gençli¤in robotlaflt›r›lmas› oldu¤u aç›kça görülmektedir. AKP iktidar›n›n, say›lar› 3,5 milyona ulaflan liseliye çizdi¤i dünya iflte bu kadard›r. AKP milyonlarca gencin umutlar›na karfl›l›k verememekte, aksine yaflanan sorunlar› derinlefltirmektedir. Böyle bir durumda liseler ve sistem aras›nda aç›lan mesafe giderek büyümektedir. Liseli ile sistem aras›ndaki ‘gönüllü birlik’ giderek da¤›lmaktad›r. ‹ktidar taraf›ndan sürekli sistem d›fl›na itilen liselerde sistem karfl›t› potansiyel artmakta bir baflka de¤iflle sistem kendi karn›nda liseli isyan› mayalamaktad›r. Lisenin isyan potansiyelinin bugün için sistem karfl›t› sol siyasetle birleflti¤ini söylemek çok erkendir. Liselerde yaflanan tüm bu hoflnutsuzluklar kendini flu an için politik bir içerikten öte yozlaflm›fl ve çarp›k biçimlerde ifade etmektedir. Liselerde h›zla yay›lan çeteleflme ve fliddet olaylar›; sigara, alkol ve uyuflturucu kullan›m›n›n giderek artmas›, aile içerisinde sürekli kavga, psikolojik bunal›m gibi temel sorunlar bugün sistemin liselilere giydirdi¤i gömlekten kaynaklanmaktad›r. Bu çarp›k ve yozlaflm›fl e¤ilimlerin önünü kesecek tek alternatif ise liselilerin bugünkü yaflam›n› tamamen de¤ifltirecek devrimci alternatiflerin yarat›lmas›d›r. Tüm bu çerçeve içerisinde bakt›¤›m›zda liselerde özellikle geleceksizlefltirme, piyasalaflt›rma, paral›, otoriter, gerici ve niteliksiz e¤itim, yozlaflma gibi sorun bafll›klar› neredeyse bütün liselileri etkileyen hem kitlesel tepki nedenleri hem de devrimci bir siyaset için hareket noktalar›d›r. Lise hareketinin yeni zeminini oluflturan bu çerçeve ayn› zamanda lisede

ba¤›ms›z bir siyasi geliflimin koflullar›n› yarat›yor. Sistemin lise ve liselilerle çeliflkisi büyüdükçe lisedeki politik alan geniflliyor ve lise sistem karfl›t› bir özneye dönüflebiliyor. Bu konumu lise hareketinin ba¤›ms›z karakterini yeniden infla ediyor. fiili’de, Fransa’da, Macaristan’da, Almanya’da, Yunanistan’da e¤itim ve gelecek haklar› için on binlerce liseliyi soka¤a döken ‘somut nedenlerle’ ülkemizde yaflanan ‘somut sorunlar’ aras›nda neredeyse hiçbir yap›sal farkl›l›k tafl›mad›¤›n› unutmayal›m. Bu ülkelerde dalga halinde bafllayan lise ayaklanmalar›n›n kendi ülkelerinde içinde bulunduklar› y›l›n en hareketli politik unsular›ndan olduklar›n›n alt› çizilmelidir. Ülkemizde de kitlesel ve ba¤›ms›z bir lise hareketi hedefleyen her politik unsur, lisede geliflen müthifl siyasal alan› görmek ve buna göre politika üretmek zorundad›r. Bu noktada hayat› biz liselilere zehir eden, bizleri geleceksiz ve umutsuz b›rakan sistemi/ iktidar›, paral› e¤itimi, eflitsizli¤i. bask› ve otoriteyi reddederek yola ç›kmal›y›z. Genç Umut ise bu isyan›n tarihsel karfl›l›¤› olacak biçimde kendisini ileriye do¤ru haz›rlamal›d›r.

Genç Umut

larla para dökmeden üniversite kazanmak bile neredeyse imkans›z hale gelmifltir. Bu nedenle gelir durumu bu ücretleri karfl›layamayan yüz binlerce liseli daha bafltan sistem d›fl›na itilmektedir. E¤itim yaflam›n›n bitece¤i günleri beklemekten baflka da bir çaresi kalmayan bu büyük kesim için lise s›ralar›nda geçirilen zaman anlams›zlafl›yor, gelecek korkusu gençli¤in en temel kayg›s› haline geliyor. AKP iktidar› ç›kan soruna çözüm üretmek yerine att›¤› her yeni ad›mla sorunu yap›sallaflt›r›yor. Sermayenin iste¤i üzerine bugün için sistemin ihtiyaçlar›n› karfl›lamayan “düz liseler” daralt›larak meslek liseleri büyütülüyor. Bir e¤itim kurumundan çok flantiyeyi and›ran meslek liselerinde liseliler, sermaye için ucuz emek gücü olarak haz›rlan›yor. Ülkemizdeki emek pazar›n›n darl›¤› ve art›k yap›sal hale gelen yüksek iflsizlik oran› nedeniyle meslek lisesi mezunlar› ya iflsiz geçecek günleri ya da eme¤inin ars›zca sömürülece¤i günleri düflünmekten baflka bir gelecek hayal edemez duruma gelmektedir. Yaflanan bu süreç lise e¤itiminin toplumsal statüsünü de ortadan kald›rm›flt›r. Bundan 10–15 y›l önce bile lise mezunu olman›n k›smi de olsa bir çekicili¤inin bulunmas› lise mezunlar›na bir vizyon sunarken bugün için pek bir anlam›n›n olmad›¤› konusunda herkes hemfikirdir. (Örne¤in; bir liseden mezun olan bir ma¤azada müdür olarak çal›fl›r›m ya da bankada memur olurum gibi düflünceler içindeyken bugün ayn› ma¤azada güvenlik ya da tezgâhtar olmas› bile giderek zorlaflmaktad›r.) Üniversite yar›fl›nda biraz daha iddial› ve az›msanmayacak bir ço¤unlu¤a sahip olan liseli aç›s›ndan da durum asl›nda çok farkl› de¤il. Çünkü lise y›llar›, kendini d›fl dünyadan yal›tt›¤›, kendi do¤as›n› bask›lad›¤› ve yo¤un bir rekabet içerisine sürüklendi¤i bir dönem oluyor. Tüm u¤rafllar sonucunda baflar›s›z oldu¤unda ise ciddi bir biçimde hayal k›r›kl›¤› yafl›yor ve sosyal bask› art›yor, bir flekliyle üniversiteye ad›m atanlar ise kendilerini yeni bir sorun yuma¤› içerisinde buluyorlar. Sistemin liseler üzerinde yaratt›¤› di¤er bir temel yap›sal sorun ise yo¤un bask› ve otoritedir. Bugün ödenek olarak temizlik paras›n›n bile zor ayr›ld›¤› iddia edilen liseler,

15


Genç Umut

Bu dünya tepetaklak ve bakal›m onu ters çevirebilecek miyiz, onu deniyoruz!*

16

Sen ey Umudun kör kuyusu Çirkeflik Kol gezen zulme Yakar›fl Düflünce diyalekti¤inin En orospu yan› Yafl›yor olsan da, Biliyorsun Bükemedi¤in her yürekte Yenildin sen H›d›r Aslan

16

Daha eflit ve güzel bir dünya, özgür bir hayat için mücadele etmenin hiç de kolay olmad›¤›n› kim inkar edebilir. Tarih, bu mücadelenin baflar› hanesine karfl› baflar›s›zl›k hanesinin daha kalabal›k oldu¤unu bize söylüyor. Belki de bu yüzden Samuel Beckett’in “Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil.” cümlesi bize güzel geliyor. Kötümserli¤i silerken, mücadelenin anlam›n› a盤a ç›kar›yor ve “yapt›¤›n iflin hakk›n› ver arkadafl” diyor. Ve “umut ilkesini” unutma diyor “zincirlerini k›rmas›n› bilir bir kent” derken flair.** Sözler hep güzel, sohbetler inanç afl›lay›c› ama k›zmamak, karamsarlaflmamak elde de¤il, befl duyumuzla birden doyas›ya bir özgürlü¤ü yaflayabilmemizin önündeki engeller, her dakika kendilerini hat›rlatmak zorundalar m›? Bir kez olsun ailelerimiz

düflüncelerimize hak verse, bununla yetinmeyip bizlere destek olsa… Ya da okul müdürü reddiyelerimizi ve isyan›m›z› sayg›yla karfl›lasa ve hadi dese birlikte istedi¤iniz gibi yapal›m… Ülkenin bütün liselileri bir araya gelsek ve eflitlikçi, özgürlükçü ütopyalar›m›z› sokaklara salabilsek ve gözümüz arkada kalmasa, içimizde tedirginli¤in zerresi olmasa… Herfley ne kadar kolay olurdu… Egemenler, “büyüklerimiz” her fleyi uçlaflt›rmay›, hayat› fl›klara bölmeyi pek severler. T›pk› “toz pembe bulutlardaki”, enerjik, saf delikanl›n›n “hayat›n ac› gerçeklerini” eninde sonunda fark edece¤ine duyduklar› inanç gibi. Yani düflüncelerimiz elbette güzel ve de¤erli, hatta hayat bizimle anlaml›, gel gör ki bizim de anlamam›z gereken baz› gerçekler var. O gerçekler ki bütün anlamlar›n köküne kezzap gibi dökülür. “Haydi gençler siya-

sete” pankart›n›n alt›nda gençlere yap›lan sald›r›n›n aras›ndan o gerçe¤in yap›fl yap›fl riyakarl›¤› s›r›t›verir. Eve geç saatte gitmek zorunda kald›¤›m›zda ya da diyelim ki bir eyleme kat›ld›¤›m›zda asl›nda sorumlu biz de¤ilizdir, “d›flar›s›d›r”. Riyakarl›¤›n bir baflka biçimi olarak d›flar›n›n yani ac› gerçe¤in makbuzu da bizim özgürlük hesab›m›zdan kesiliverir. “Ya kullan›l›rsan!” bahanesi çilingir gibidir. “D›fl mihraklar”, “aile geleneklerimizi bozmaya çal›flanlar”, “bizden olmayanlar”… gibi milliyetçili¤in en s›¤ alg› biçiminin gölgeleri gündelik hayat›m›zda belirdi¤inde üflümeye bafllar›z. Ama içeriyle d›flar›n›n bir fark›n›n olmad›¤›n›, içerde ailemizin, okulda ö¤retmenimizin yapt›¤› zab›tal›¤›n d›flar›da polisin yapt›¤›ndan fark› olmad›¤›n› kim söyleyebilir. Evet bir fark var. Ailemiz bunu bize sevgiyle yap›yor. Bu da ça-


Sf. 18-19

10/6/08

4:28 PM

Page 1

17 yafl›nda bir genç:

Liseli Genç Umut 17 y›ll›k mücadele tarihiyle demokratik lise mücadelesinin örgütü, liselilerin sesi oldu. ‹lk olarak 1991 y›l›nda bir liseli gençlik dergisi olarak ç›k›yor Genç Umut. K›sa zamanda liselerde demokrasi mücadelesinin temel öznesi oluyor ve “Okullar Bizimdir” diyor Genç Umutçular. Bask›n›n, anti-demokratik uygulamalar›n oldu¤u her okulda Genç Umut’un karfl› ç›k›fl sesi duyuluyor. Ayn› zamanda toplumsal muhalefetin de liselerden yükselen 盤l›¤› oluyor Genç Umut. Gelin son 17 y›l›n liseli örgütü Genç Umut’un, yani demokratik lise mücadelesinin tarihine bir göz atal›m… Arflivleri kar›flt›rmaya bafll›yoruz…

Y›l 1991, Genç Umut bir liseli gençlik dergisi olarak yay›na bafll›yor. Ankara’da bas›lan derginin demokratik lise hedefine ulaflmak için bir araç olarak kullan›lmas› hedefleniyor. Bir di¤er hedef ise dergiyi ve demokratik lise mücadelesini ilden ile yayg›nlaflt›rmak oluyor. ‘92’de ise Karadeniz’den Çukurova’ya kadar yay›l›yor mücadele. Kas›m 92’de bir y›l›n› dolduruyor Genç Umut ve ’Okullar Bizimdir’ slogan›yla art›k liselilerin pratik mücadelesinin okul içlerinde daha da yayg›nlaflaca¤›n›n haberini veriyor. Nitekim 1 sene sonra Baflkent Lisesi’nde dayakç› müdüre karfl› yap›lan eylem, o s›ralar yayg›nlaflan ‘idare dayaklar›’na karfl› liselilerin ç›k›fl yapmas›n› sa¤l›yor. 93’ün Nisan ay›nda Ankara Genç Umut “Gelecek Bizimdir” paneli düzenliyor. Kitlesel kat›l›m›n oldu¤u panelde, paral› e¤itim, e¤itimde f›rsat eflitsizli¤i ve o s›ralar gündemde olan kredili sistem tart›flmalar› yap›l›yor. Panel, demokratik lise mücadelesi taleplerini somutland›rmak aç›s›ndan önemli bir ad›m oluyor. Nisan ortalar›nda Ankara’da 1.500 liselinin kat›l-

d›¤› ortak ‘Genç Umut fienli¤i’ yap›l›yor. ‹zmir’den, Ankara’dan ve ‹stanbul’dan gruplar›n kat›ld›¤› flenli¤in kitleselli¤i ve coflkusu 1993 y›l›n›n 1 May›s’›n›n habercisi oluyor. Yayg›nlaflt›r›lan ve somutlaflt›r›lan mücadele 1 May›s alanlar›nda kendini göstermeye bafll›yor. Ankara, Bursa ve ‹stanbul’dan Genç Umutçular Pendik Meydan›’nda 1 May›s’› kutluyorlar. ‹zmirli Genç Umutçular ise ‹zmir’de 80’den sonra ilk defa örgütlü bir biçimde liselilerin 1 May›s alan›na ç›kmas› gibi önemli bir ilke imza at›yorlar. ‘93 sonras›nda Bursa’da, ‘94 bafllar›nda Trabzon’da Genç Umut Dergisi irtibat bürosu aç›l›yor. 15 Kas›m 93’te Baflkent Lisesi’ndeki dayak vakalar›n›n artmas› ile 22 Kas›m’da okul önünde yüzlerce liselinin kat›l›m›yla bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltiriliyor. CHP Milletvekilleri ve ‹HD yönetim üye-

lerinin de kat›ld›¤› bas›n aç›klamas› dayakç› müdürün teflhir edilmesine sebep oluyor. Bu durum ve bas›na yans›malar› ülkedeki tüm Genç Umutçulara umut veriyor. 94’ün Mart aylar›na gelindi¤inde Genç Umut ‘E¤itimde Özellefltirme De¤il Demokratikleflme’ ça¤r›s›n› ön plana ç›kart›yor. 2 Mart 1994’te bu sefer ‹zmit’te bir dayak vakas› patlak veriyor. Ancak bu sefer patlayan liseliler oluyor, ‹zmitli Genç Umutçular›n da aralar›nda bulundu¤u Kocaeli Demokratik Liseler Platformu olay›n oldu¤u lisenin önünde bas›n aç›klamas› yap›yor. Polisin sataflmalar› ve bask›lar›n›n karfl›l›¤› veriliyor, polis, otosuna ald›¤› liselileri b›rakmak zorunda kal›yor. 8 Mart’ta Mersin’de Liseli Genç Umutçu kad›nlar›n alanlara ç›kmas›, hareketin Mersin’de yayg›nlaflmas›n›n ilk ad›m› oluyor. 1994 y›l› 1 May›s’›na ‘Kurtulufla Kadar Savafl’ slogan›


Sf. 18-19

10/6/08

4:28 PM

Page 2

bas›n aç›klamas› yap›l›yor. Genç Umut kitlesel olarak bu eyleme destek veriyor. Eylemin ard›ndan pek çok ilde ve okulda liseliler polis bask›s›na maruz b›rak›l›yor. 99 y›l›nda gündeme gelen Yeni S›nav Sistemi’ne karfl› Genç Umut bir imza kampanyas› bafllat›yor. Bugünkü ÖSS’nin temellerinin at›ld›¤› süreçte kampanya ilden ile okuldan okula örgütleniyor. 2000 y›l›nda ‘Gelece¤imizden ve Beynimizden Elinizi Çekin’ kampanyas› bafllat›l›yor. 2000’li y›llar polis-devlet bask›s› nedeniyle durgun geçen 98 ve 99 y›llar›n›n ard›ndan Genç Umut’un tekrar ayakland›¤› bir dönem oluyor. ‘Ö¤renciye cehalet, halka sefalet, emperyalizme teslimiyet YOK!’ diyen Genç Umutçular özellikle bu dönem okul içi çal›flmalar›n› daha da h›zland›r›yorlar. Çeflitli illerde ‘H›rs›z Var!’ kampanyas› örgütleniyor. Okuldaki piyasac› sald›r›lar›n artmas› böyle kampanyalar›n ço¤almas› ve h›z kazanmas›na sebep oluyor. 2001’in bafllar›na do¤ru IMF ve YÖK karfl›t› lise hareketi h›z kazan›yor. IMF direktifleri ile haz›rlanan 2000–2001 bütçesinde e¤itime ayr›lan pay liselileri hareketlendiriyor. Liseliler 24 Ekim’de sokaklara dökülüyor. Bask›lar›n da h›z kesmedi¤i bu dönemde isyan sesleri bir kez daha yay›lmaya bafll›yor. Genç Umutçular IMF’ye ve YÖK’e ‘Gelece¤imizi Paralatmayaca¤›z’ diyor bir kez daha. 2002 bütçesinde yine halka açl›k, yoksulluk ve cehalet düflüyor. ‘Okullar›m›z› Satt›rmayaca¤›z’ diyen Genç Umutçular bahar› örgütlüyorlar ilden ile. Genel eylemliliklerin artmas›n›n yan› s›ra okullardaki kantin boykotlar›, niteliksiz uygulamalara karfl› örgütlenen okul içi kampanyalar daha da artmaya bafll›yor. 2003 y›l›nda Genç Umut, ‘OYUNBOZANLI⁄A!’ kampanyas›n› bafllat›yor. Savafla, AKP Hükümeti’ne ve YÖK’e karfl› yeni muhalefet biçimleri gelifliyor. ABD’nin Ortado¤u sald›r›s›n› protesto etmek amac›yla 16 Kas›m’da ‹stanbul, Ankara, Adana ve Trabzon’da Genç Umutçular›n da dâhil oldu¤u eylemler düzenleniyor.

Genç Umut

damgas›n› vuruyor. Özellikle illerde ard arda gerçeklefltirilen eylemlilikler ve verilen kararl› mücadele bu slogan›n ön plana ç›kmas›nda etkin oluyor. 95’in bafllar›nda Genç Umut önemli bir ad›m at›yor ve Demokratik E¤itim Kurultay› örgütlüyor. Kurultay ‘Paral› E¤itime Hay›r’ ve ‘Okuma Hakk›ma Dokunma’ bafll›klar›yla örgütleniyor. ‘Okuma Hakk›ma Dokunma’ kampanyas› üniversitelilerin kampanyas› ile birleflerek ilden ile büyüyor. Sonuçta, Ankara K›z›lay Meydan›’n› binlerce ö¤renci iflgal ediyor. Genç Umut’un çal›flmas›yla 300 bin imza toplan›yor. 96’ya ‘Okullar Bizimdir, Satt›rmayaca¤›z’ diye giriyor Genç Umut. Milli E¤itim Sistemi’ni 2000’li y›llara haz›rlamak amac›yla toplanan Milli E¤itim fiuras›’n›n yap›ld›¤› salonun önünde bas›n aç›klamas› yap›l›yor. Polisin sald›r›s› ile tam 92 Genç Umutçu gözalt›na al›n›yor. 97 y›l› ‘E¤itimde Adalet’ slogan›n›n ön plana ç›kt›¤› bir dönem oluyor. O dönem Susurluk kazas› ve geliflen olaylar do¤rultusunda derin devlet iliflkilerinin daha da aç›k görüldü¤ü bir dönem olarak karfl›m›za ç›k›yor. Okullarda ise faflist çeteleflmeler yayg›nlafl›yor. Kartal Yakac›k Lisesi önünde 17 yafl›nda bir liseli faflistlerce katlediliyor 97 sonlar›nda tekrar Ortaö¤retimde Demokratik E¤itim Kurultay›’n›n haz›rl›k süreci bafll›yor. Ankara, ‹stanbul, ‹zmit, Bal›kesir, Adana, Eskiflehir ve Malatya gibi pek çok ilden ö¤rencinin kat›ld›¤› kurultayda demokratik lise mücadelesinin de¤erlendirmesi yap›l›yor ve y›l içerisindeki eksiklikler tart›fl›l›yor. 98 ‘Eylem, Barikat, ‹syan’ slogan›n›n damgas›n› vurdu¤u bir y›l oluyor. Okullarda faflist ve gerici kadrolaflman›n artt›¤› bu y›lda paras›z, bilimsel, demokratik lise talebi do¤rultusunda mücadele yayg›nlaflt›r›l›rken sekiz üniversite ö¤rencisine toplam 96 y›l hapis cezas› verilmesi liselilerin de harekete geçmesine sebep oluyor. Cezan›n yarg›tayda görüflülmesinden önce 300 kiflinin kat›ld›¤› bas›n aç›klamas› ve destek etkinli¤i yap›l›yor. Dava günü ise yaklafl›k 3.500 kiflinin kat›ld›¤› bir

19

2005’e ABD’nin Ortado¤u iflgali ve Fransa’da liselilerin kitlesel eylemleri damga vuruyor. Bu süreçte önce ‘Ezberleri Bozal›m’ deniliyor, sonra da art›k lise muhalefeti denilince akla ilk gelen kampanyalardan biri yap›l›yor: RED Kampanyas›. RED Kampanyas› liseliler taraf›ndan o kadar sahipleniliyor ki, hala Genç Umut ile özdefllefltiriliyor. 2006’dan sonra gözle görülür biçimde yükselmeye bafllayan toplumsal muhalefet ve onunla efl zamanl› geliflen liseli muhalefeti ile birlikte Genç Umut da Demokratik Lise Mücadelesinin önemli unsurlar›ndan biri olarak h›z›n› artt›r›yor ve gücünü toparl›yor. E¤er flu an demokratik lise, paras›z, nitelikli, bilimsel e¤itim gibi kavramlar denilince akla Genç Umut geliyorsa, bu Genç Umut’un 17 y›ld›r bitmek bilmeyen mücadele azmi ve sürekli kendini yenilemesi ile ilgilidir. Genç Umut 17 y›ll›k birikimi ve ondan önce miras ald›¤› geçmiflinin fark›nda olarak bu mücadeleyi 2008’e kadar kuflaktan kufla¤a tafl›m›flt›r ve tafl›yacakt›r. 17 y›l sonra hala ve tekrar; YAfiASIN DEMOKRAT‹K L‹SE MÜCADELEM‹Z!


Genç umuT

Sokaklar›na Bahar Gelmifl Memleketimin,

1968’in 40. Y›l›

21

Dünyada 1968

K›rk y›l önce, 1968 y›l›na gelindi¤inde dünyan›n tüm sokaklar› gençlik kitlelerinin büyük eylemleriyle sallan›yordu. Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Ortado¤u’ya dek hiçbir sokak, üniversite, lise, meydan yoktu gençli¤in zapt etmedi¤i. Savafla, faflist yönetimlere, ezberci ve paral› e¤itim sistemine, bask›lara; k›saca do¤ru olmayan ne varsa hepsine karfl› dünyan›n her yan› gençlik eylemleriyle sars›lmaktayd›. Kapitalizmin hüküm sürdü¤ü ülkelerde ekonomi t›kanm›fl, sürekli bir kriz hâkimdi. Bu koflullarda sömürge ülkelerde isyan dalgalar› yay›lm›fl, baflta KÜBA olmak üzere Latin Amerika devrimci hareketlerle ABD emperyalizmine karfl› bayrak açm›flken Çin, devrimin ard›ndan kapitalist sistemden kopmufltu. Gençlik bu geliflmelerden güç al›yor, kendini sol dalgan›n içerisinde tan›mlayarak, gençli¤e dayat›lan “hür dünya” yalan›na cevap veriyordu tüm dünyada. Bu geliflmelerin karfl›s›nda ise emperyalizm daha da vahflilefliyordu. ABD, Vietnam’› iflgal etmiflti. Bu iflgal Vietnam halk›n›n ABD’yi yenerek ülkesinden kovmas› ve gençlik hareketini yükseltmesinden baflka bir ifle yaramam›flt›. Gençlik savafl karfl›t› hareketini sol bir çizgi üzerinden tan›ml›yor, isyanlar›n› meydanlara tafl›yordu. Emperyalizmin en güçlü ülkesi ABD’de gençlik Vietnam iflgaline karfl› sokaklara döküldü. Yüz binler emperyalizmin kalbinde bir hareketlilik yaratm›flt›. Amerikal› gençler “bu savafl›n bir parças› olmayaca¤›z” diyorlard›. Avrupa’da ise gençlik hareketinin merkezinde Fransa yer al›yordu. CHE’nin “gerçekçi ol imkans›z› is-

te” slogan›ndan sonra duvar yaz›lar›yla 68’in en hareketli Frans›z gençleri “parke tafllar›n›n alt› kumsal” diyordu. Fransa hükümetinin e¤itimi piyasaya açmak için ortaya att›¤› yasa tasar›s›na gençli¤in cevab› çok net olmufltu: boykot ve iflgal. Sorbonne Üniversitesi’nin iflgalinin “Barikatlar Gecesi” olarak an›lan tarihi direnifl ard›ndan, polisin sald›rmas›yla geliflen direnifl sonucu, iflçilerin de grev ilanlar›yla milyonlarca insan soka¤a döküldü. Fransa gençli¤inin bafllatt›¤› eylemler k›sa zamanda tüm Avrupa’y› etkisi alt›na ald› ve yüzlerce iflgal, boykot, miting yap›ld›. Türkiye’de 68

Dünyadaki gençlik eylemlerinin ve devrimci ak›mlar›n güçlenmesinin de etkisiyle Türkiye’de de gençlik hareketlendi. 1961 darbesi sonras›nda oluflan nispi demokratik ortamda gençlik içerisinde sol e¤ilimler güçleniyordu. Üniversitelerde devrimcilerin kurdu¤u, daha sonra Türkiye Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu (DEV-GENÇ) ad›n› alacak olan Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), anti-emperyalist eylemleriyle üniversiteli gençlik içerisinde en örgütlü güç haline gelmiflti. 1968 y›l›na gelindi¤inde Ankara Üniversitesi Dil Tarih Co¤rafya Fakültesi’nde bafllayan “E¤itim Reformu” talepli boykot k›sa sürede tüm Ankara’ya ve ‹stanbul Üniversitesi’ne s›çrad›. ‹stanbul Üniversitesi’nde boykot, iflgale dönüfltü ve ilk üniversite iflgali yap›ld›. Günlerce süren iflgalde üniversiteliler kendi e¤itim program ve müfredatlar›n› ç›kararak, ö¤renimin bu çerçevede sürmesini talep ettiler. Yönetimle yap›lan toplant›lar›n ard›ndan birçok kazan›mla ilk iflgal sonuçlanm›fl oldu.

‹flgallerin hemen ard›ndan Amerikan 6. Filosu’nun gelifliyle ‹TÜ ö¤rencilerinin öncülü¤ünde eylemler bafllad›. Dolmabahçe’de yap›lan eylemler polisin sald›r›s›yla karfl›laflm›flt›. Eylemlerin ertesinde ‹TÜ Gümüflsuyu’ndaki yurtlar› basan polis Vedat Özdemiro¤lu’nu yurdun penceresinden atarak öldürdü. Olay›n ard›ndan Taksim’de toplanan gençlik polis barikatlar›n› yararak Dolmabahçe’ye geldi ve burada 6. Filo askerlerini denize döktü. Dönemin bir baflka önemli antiemperyalist eylemi de ODTÜ’de yap›ld›. Amerikan deste¤iyle e¤itim veren ODTÜ’de, ö¤rencilerin temel mücadelesi Amerikan tarz› ö¤renime karfl› geliflmiflti. Vietnam’da yapt›¤› görevlerle yükselmifl olan Amerikan elçisi Commer’in ODTÜ ziyareti sonras›nda toplanan ö¤renciler büyük eylemler gerçeklefltirdi. Commer’in rektörlük önündeki arac› ters çevrilerek ö¤renciler taraf›ndan yak›ld›. Türkiye’de üniversite gençli¤i, tüm dünyadaki örneklerinden farkl› olarak, 1968 y›l›n› ilerideki devrimci hareketlerin tohumlar›n› atarak geçirdi. Dev-Genç içerisinden ç›kan birçok devrimci önder, Filistin kamplar›nda Filistinlilerle dayan›flmaya gitti. Döndüklerinde ise Türkiye devrimci hareketinin örgütlerini kurarak mücadeleye y›llarca devam ettiler. Bugün 68’in 40. y›l›nday›z. O günden bu güne süren mücadele flimdi bizlerin omuzlar›nda. Bizler de onlar›n yapt›¤› gibi ülkemizi emperyalizme karfl› savunmaya, faflizme karfl› savaflmaya, ayd›nl›k, demokratik bir ülke kurmak için mücadele etmeye devam edece¤iz.

1968’de Türkiye ve dünyada bafllayan gençlik isyan› 40. y›l›nda bizlere ilham kayna¤› olmaya devam ediyor.


Sf. 22-23

10/6/08

4:29 PM

Page 1

Genç Umut

Röportaj

22

Üretim r i r i t fl e l r özgü Buse ERSARI ‹stanbul Prof. Faik Somer A.L.

Okulda bize dayat›lan tek tip ö¤renci olma iflini nas›l yorumluyorsun? Bu sana nas›l yans›yor? Her okulda vard›r belki ö¤rencileri tek tiplefltirme, bizde pek yoktu fakat son zamanlarda -özellikle son iki y›lda- kadrolaflmadan nasibimizi ald›k tabi. Eskiden okulumuzda gayet rahatken, flimdi milliyetçi ve dindar yobazlar sard› okulu. fiöyle anlatay›m belki alakas› yok ama geçen gün (gerçekten yaflanm›flt›r) yeni gelen sevgili tarih hocas› bir k›z arkadafl›m›z› erkeklerle fazla hafl›r neflir olmakla suçlad›, bir arkadafl› da elleri ceplerinde diye azarlad› nedeni flu: " Türk kültüründe eli cebinde gezilmez." imifl. Peki sen bu tek tipleflmeye karfl› ne öneriyorsun, kendinin farkl› oldu¤unu, asl›nda hepimizin bir birey oldu¤unu nas›l belli ediyorsun?

Bence ne yapmaya çal›fl›rlarsa çal›fls›nlar kimse bir tipe sokulamaz. Ortaya net bir flekilde düflünceni koyarsan, tavr›n› belli edersen seni bir flekilde anl›yorlar. Mesela ben foto¤raf çekiyorum, çünkü foto¤raf çekerken sadece beynim, kalbim ve gözüm var. Özgürüm, kimse kar›flm›yor. Okulda sadece ÖSS’ye odaklanmam›z› istiyorlar ve bu üzerimizde çok büyük bir bask›. Ama onlar›n bask›s› sorun de¤il, Mülkiye’ye girmek istiyorum ve bir fleyleri de¤ifltirece¤ime inan›yorum. Sence bir liseli okulunda ve yaflam›n her alan›ndaki bu bask› araçlar›na karfl› nas›l alternatif olmal›? Düflüncesiyle… Mert E. KAVAK Eskiflehir K›l›ço¤lu Anadolu Lisesi

Okulda bize dayat›lan tek tip ö¤renci olma iflini nas›l yorumluyorsun? Bu sana nas›l yans›yor? Yap›lan e¤itim ezberci ve gerici

olup bilimsel olmad›¤›ndan dolay› ö¤renciler de bunlara ba¤l› olarak yetifliyor. Yani sorgulamayan, sormayan, araflt›rmayan, önüne kitap koyulan ‘’Sen bunu ezberle bu s›navda ç›kacak.’’ denilen ö¤renci tipleri ortaya ç›k›yor. Peki sen bu tek tipleflmeye karfl› ne öneriyorsun... En baflta düflünmekle bafll›yor. Her fleyin bafl› düflünme tabi ki. ‹lk önce insanlara düflünme ö¤retilmeli, ard›ndan sorgulama bunlar bir insanda yoksa zaten o insan çoktan tek tipleflmifltir. Mesela ben FRP oynamay› seviyorum. Baz› gerici kifliler bunu Satanizmle özdefllefltirmeye çal›fl›yor. Oysa ki bu oyunda bir dünya, bir karakter yarat›rs›n. Ama dedi¤im gibi okulda yaratmak, düflünmek, sorgulamak ve yönetmeli¤in d›fl›nda söz söylemek yasak, oyunda bile yasaklamaya çal›fl›yorlar. Ancak kimsenin hayal gücünü dizginleyemezler!


Eda DO⁄AN ‹stanbul Fenerbahçe Lisesi

Okulda bize dayat›lan tek tip ö¤renci olma iflini nas›l yorumluyorsun? Bu sana nas›l yans›yor? Tek tip ö¤renci yaratma, insan›n farkl›l›klar›n› ve kifliliklerini d›flar› yans›tmas›n› engelliyor bence. Bunun bize yans›ma flekilleri çok: müfredat, k›l›k k›yafet… Zorla tek tip insan yarat›lmak isteniyor, bunda diretiyorlar! Peki sen bu tek tipleflmeye karfl› ne öneriyorsun... Özellikle okul içinde s›k›nt›ya giriyoruz. Ben belki biraz daha flansl›y›m çünkü ben kendimi resim ile ifade edebiliyorum, kendimi bu flekilde d›fla vuruyorum. Ama maalesef

Yi¤itcan fiAFAK - Eskiflehir Türk Telekom A.T.L.

Okulda bize dayat›lan tek tip ö¤renci olma iflini nas›l yorumluyorsun? Bu sana nas›l yans›yor? Benim dünyadaki di¤er gençler ve gerçekten e¤itim sistemi oturmufl ülkelerdeki ö¤renciler gibi, hür ve özgür bir flekilde bilime, sanata ve arkadafll›¤a önem vermemi k›s›tl›yorlar. Bununla beraber benim herkes gibi davranmam bekleniyor. Oysaki herkes birbirinden farkl› bak›fl aç›lar›na sahip olmal›d›r. Hayata bize dayat›lan flekilde bakmak istemiyorum. Peki sen bu tek tipleflmeye karfl› ne öneriyorsun... Mesela triphop müzik yap›yorum, ilgileniyorum. Rap soka¤›n içinden gelen bir sanatt›r, bu yüzden soka¤›n sanat›d›r. Bahsedilen rap oldu¤u zaman insanlar›n akl›na bol giyinen ve h›zl› konuflan kifliler gelir ama rap, bol giyinmek veya h›zl› konuflmak de¤ildir. Bu müzik ‘farkl›d›r’. Türkiye’de mesela sorunlar›m›zdan, aç kalan insanlardan, uyuflturucudan ölen gençlerden ve yoksulluktan bahsedilir. Saf haliyle yozlaflmam›fl bir müziktir. Sistemin dayatt›klar›na karfl›d›r. Bu yüzden dar görüfllüler taraf›ndan bu müzi¤e büyük darbeler ve sayg›s›zl›klar yap›lmaktad›r. Ö¤rencilerin tek tiplefltirilmesine verilebilecek öznel örneklerden biri oldu bu. Sence bir liseli okulunda ve yafla-

m›n her alan›ndaki bu bask› araçlar›na karfl› nas›l alternatif olmal›? Bence liseli dedi¤in hayat› her zaman kendinin flekillendirece¤i bir oyun hamuru gibi düflünmeli. Görüfllerini k›s›tlamadan hür ve rahat bir flekilde söylemeli. En önemlisi bir birey olarak neler yapabilece¤ini ve güçlerini bilmeli.. Bunun yan›nda sevdi¤i ve yapaca¤› ifllerde her zaman bask›ya ve koyunlaflt›r›lmaya kars› oldu¤unu 盤l›k ata ata söylemeli. Ben bunu müzikte buldum. Denk düflen bu kardefl kavgas› bar›s› bekleyen bir güvercin kadar masum ölümü gözleyen. Umut Notas› adl› flark›s›ndan / www.myspace.com/nbyici

23

Ulafl ÖZAKSOY - Bursa Tophane E.M.L.

Okulda bize dayat›lan tek tip ö¤renci olma iflini nas›l yorumluyorsun? Bu sana nas›l yans›yor? Oradaki nokta sadece k›yafet olarak de¤il düflünce olarak da tek tiplefltirme. Sorgulamayan, araflt›rmayan, baflkalar›n›n söylediklerine göre hareket eden bir gençlik oluflturma çabalar›. Peki sen bu tek tipleflmeye karfl› ne öneriyorsun... Alternatif olmak çok önemli. Onlar›n oluflturdu¤una karfl› bir alternatif oluflturmak. Mesela tiyatro toplulu¤u aç›yorsa sen de alternatif olarak açars›n, piknik yap›yorsa (ki genelde ücretli ve s›k›c›d›r) alternatifini yapars›n vs. Alternatif olmal›s›n çünkü sana dayatt›klar› fleyler s›n›rl›d›r, gerçekçi de¤ildir. Onun tiyatrosu belirli yerlere hitap eder, toz pembedir. Benimkinde ö¤rencinin, halk›n yaflad›¤› sorunlar vard›r. Örne¤in onlar›n bizim üzerimizde oluflturdu¤u senaryoya karfl›n ben kendi senaryomu yaz›yorum. Oluflturaca¤›m›z kolektif etkinlikte her fley bize ve bizim fikirlerimize ait oluyor. Sence bir liseli okulunda ve yaflam›n her alan›ndaki bu bask› araçlar›na karfl› nas›l alternatif olmal›? Tabi ki de üreterek. Çünkü üretmek örgütlülü¤ü sa¤lar, çünkü üretti¤i fley kendinindir. Nas›l kendi yapt›¤›n iflten gurur duyars›n onurlan›rs›n, bu da onun gibi bir durum.

Eda Do¤an

Mert E. Kavak

Okulda bize dayat›lan tek tip ö¤renci olma iflini nas›l yorumluyorsun? Bu sana nas›l yans›yor? Her alanda yans›yor; özgür irade, sosyal bilinç ve sorgulamadan uzak, adeta tek yöne dönen mekanizmalar olmufl ç›km›fl›z. Hiç bir flekilde söz hakk›m›z da olmuyor. Baflkald›ran›n an›nda kafas› kesiliyor, -bizzat bafl›ma gelen- uzaklaflt›rma cezalar›na tabi tutuluyoruz, uzun laf›n k›sas› gerek fiziksel gerek ruhsal y›pranmalar, tek tip ö¤renci yetifltirme gelene¤inin önemli ve ürkütücü bir sonucu. Peki sen bu tek tipleflmeye karfl› ne öneriyorsun... Asl›nda herkes farkl›d›r ama okul denilen 1000-1500 metre karelik hapishanelere girildi¤inde bafltan afla¤› dayat›lan tek tip uygulamalarla zor durumlarda kal›yoruz. Ö¤retilmeye çal›fl›lan müfredat ise bafll› bafl›na bir fiyasko. Örne¤in edebiyat dersinde derslerin ifllenifl biçimi çok kötü. Ben edebiyata ilgi duyan biriyim ama bu sistemle edebiyat ve sanata teflvik edilmeyen bir gençlik olufluyor do¤al olarak. Halbuki kitap okuma ve tart›flma gibi daha özgün konular gündemde olsa; hele ki böyle bir derste, gayet kolektif bir kazan›m›m›z olmufl olur. Makaleler, fliirler, köfle yaz›lar› okuyup tart›flmak varken atasözlerinden ç›kar›mlar yapmam›z, önümüze konulan yapay metinden ‘ders almam›z’ bekleniyor. Hay›r ! Hay›r hay›r. ‹nanm›yorum, inanmak istemiyorum. Ölümden sonra hayat yok ! T›pk› do¤umdan önce olmad›¤› gibi... Yazd›¤› bir yaz›dan al›nt›.

herkes bu kadar kolay kendisini a盤a vuram›yor. Zaten okul içinde serbest olmak pek mümkün de¤il. fiunu yap, bunu yapma ilkeleri geçti¤i için ne ö¤renci ne ö¤retmen kendi olabiliyor. Tek tipleflmeyi kendimce özetleyeyim; bence resim yapmak kimsenin etkisinde kalmadan, ifadeni özgürce kullanabilmektir... Mavi gökyüzünü k›rm›z›ya boyamak bir özgürlüktür. Ben bu özgürlü¤ün k›s›tlanmad›¤› bir flekilde kendimi ifade etmek istiyorum. Oysa ki okulda gökyüzü k›rm›z› de¤il mavi olmak zorundad›r. Herkes gökyüzünü maviye boyamal› ve öyle bilmelidir. Sence bir liseli okulunda ve yaflam›n her alan›ndaki bu bask› araçlar›na karfl› nas›l alternatif olmal›? Sessiz kalmamak çok önemli. Tek kifli bile olunsa da, bu ‘seslilik’ her flekilde gösterilmeli.

Genç Umut

Aykut KAPLAN ‹skenderun Demirçelik A.L.


- Duy rular u

er

kl

Almanya’da Deniz Feneri e.V’ye aç›lan ve Deniz Feneri Derne¤i’nin yolsuzluklar›n› kan›tlayan dava sonras›na, Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren gerici, soyguncu Deniz Feneri ve uzant›lar› gün ›fl›¤›na ç›kt›. Ancak ‘yüksek makamdaki’ ba¤lar›n›n ›srarla

Kay›t paras›na RED! Okullar›n aç›lmas› ile piyasac› e¤itim sisteminin bir numaral› kozu olan kay›t paralar› vakalar› da gündeme oturmaya bafllam›flt›. Bunun üzerine biz Liseli Genç Umutçular her y›l oldu¤u gibi bu y›l da, okul içlerinde ve d›fllar›nda kay›t paralakapat›lmas› ve yap›lan soygunun inkar edilip hiçbir fley olmam›flças›na derne¤in standlar›n›n, afifllerinin durmas›, ba¤›fl al›mlar›n›n devam etmesi biz Liseli Genç Umutçular› harekete geçirdi. Önce Ankara’da Deniz Feneri Derne¤i’nin metroda açm›fl oldu¤u stand›n önüne gidip, derne¤i teflhir

r›na karfl› eylemlerimizi gerçeklefltirdik. Eylemlerin ilki ‹stanbul’da ‹l Milli E¤itim binas› önüne yap›lan yürüyüfl oldu. Tiyatro gösterisinin ard›ndan yap›lan bas›n aç›klamas›nda, AKP hükümetinin ve okullarda patron görevi gören müdürlerin birer ‘soyguncu’ oldu¤unu anlatt›k. Ard›ndan Samsun’da kay›t paralar›na karfl› liseli yürüyüflü yapt›k. Ankara’da ise önce Dikmen Sokullu Lisesi önünde ard›ndan Yüksel Caddesi’nde iki ayr› bas›n aç›klamas› yapt›k. Eskiflehir’de her y›l oldu¤u gibi renkli bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirerek "Bu e¤itim sistemi bizi ve ailelerimizi çok yakt›, flimdi s›ra bizde" diyerek temsili ba¤›fl makbuzlar›n› yakt›k.

Bar›fl için alanlardayd›k 1 Eylül Dünya Bar›fl Günü’nde Liseli Genç Umut olarak bar›fl taleplerimizi hayk›rmak için alanlardayd›k. ‹stanbul’da yap›lan “Türkiye Bar›fl› ‹çin Bulufluyor, Kürt

eden çeflitli dövizler açarak konuflmalar yapt›k. Suçlar›n›n ortaya ç›kmas›n› istemeyen dernek üyeleri ve özel güvenlikler bizi susturmaya, gözalt›na almaya çal›flt›lar. Sendika.org muhabirini de darp eden özel güvenlikler taraf›ndan gözalt›na al›nd›k. Ard›ndan ‹stanbul’da Unkapan› köprüsüne ve bariyerlere ‘Gerici, Soyguncu Deniz Feneri Defol, Bu Ülke Bizim!’ pankartlar› ast›k. Daha sonra derne¤in metrodaki stand›n› teflhir ederken sivil polislerin sald›r›s›na u¤rad›k ve halka dönük konuflmalar yapmaya devam ettik. Sivil polislerin elinden kurtulduktan sonra metro istasyonunda yürüyüfl yaparak metrodan ayr›ld›k. Bunun yan› s›ra Ö¤renci Kolektifleri ve Halkevi üyeleri taraf›ndan ‹stanbul’da, Ankara’da, Bursa’da, ‹zmir’de ve ‹zmit’te derne¤i teflhir edici eylemlilikler yap›ld›.

Karanl›k bir gün y›rt›lacak! Etkilerinin günümüze kadar ulaflt›¤›, pek çok insan›n hayat›n› kaybetti¤i, binlercesinin gözalt›na al›nd›¤›, iflkencelerden geçirildi¤i 12 Eylül faflist darbesinin y›ldönümünde geçmiflin hesab›n› sormak üzere bizler de alanlardayd›k. Önce ‹zmir’de D‹SK’in ça¤r›s›yla toplan›lan mitingde yerimizi ald›k, teknik aksakl›klardan dolay› pankart›m›z› açamad›¤›m›z mitingde yine de 100’e yak›n liseli arkadafl›m›zla oradayd›k. Ard›ndan ‹stanbul’da

'Unutulup Gider mi sand›n›z? Göreceksiniz! Kendinizi Alk›fllatt›¤›n›z Okullarda Marifetlerinizin '‹flte 12 Eylül, ‹flte Faflizm' Diye Okutuldu¤unu Göreceksiniz' pankart› ile geçmiflimize sahip ç›kt›¤›m›z› ve kanl› darbenin hesab›n› soraca¤›m›z› gösterdik.

‘AKP’yi Aklam›yoruz!’ haftas› (25 Ekim-2 Kas›m)

Sorununda Demokratik Çözüm" ça¤r›l› mitingde liseli tek örgüt olarak kat›ld›k ve ‘Kardeflçe bir yaflam, özgür bir gelecek’ talebimizi yineledik. Ankara’da ise bar›fl taleplerini getirmek için tiyatrolu bir eylem yapt›k. Eskiflehir’de yap›lan ortak bas›n aç›klamas›nda kitlesel bir kat›l›m sa¤lad›k.

Türkiye’nin dört bir yan›ndan iflçinin, iflsizin, liselinin, üniversitelinin, kad›n›n, memurun ak›n edece¤i 2 Kas›m Ankara eyleminden önce liseli Genç Umut olarak ‘AKP’yi AKLAMIYORUZ’ haftas› gerçeklefltiriyoruz. Hafta boyunca memleketin her yan›ndaki liseliler bir araya gelip AKP’nin baflta e¤itim hakk›m›z olmak üzere tüm kamusal haklara yapt›¤› piyasac› sald›r›lar›, yay-

g›nlaflt›rd›¤› gericili¤i ve bunun etkilerini inceleyip; AKP’ye karfl› liseli muhalefetini büyütme olanaklar›n› tart›flaca¤›z. Tart›flmalar›n yan› s›ra düzenlenecek etkinlikler ile liselilerin AKP’ye karfl› muhalefet kanallar›n› çeflitlendirmeye çal›flacag›z. Bir haftan›n sonunda 2 Kas›m eylemine daha güçlü, daha bilinçli ve daha örgütlü ç›kacak olan liseliler, ‘AKP’yi AKLAMIYORUZ’ haftas›nda buluflacak!

Genç Umut

H

ab i erler - Etkinl

Deniz Feneri’nin ampulünü k›rd›k

25


Genç umuT 26

Marko’dan ‹lk Yumurta Hüseyin Çelik’e Bir Genç Umut Dergisi klasi¤i olan Marko’dan saçmalar bölümüne yeni yay›n döneminde de devam ediyoruz. Genel olarak, ö¤retmenlerin saçmalar›n› gündeme al›rken saçma rekorundan kaynakl› bu say›da Hüseyin Çelik’e yer verdik. Afiyetle okuyunuz... Derginin en beklenilen, en sevilen, en harika sayfas›ndan bütün liselilere merhaba! Uzunca bir müddettir ayr›y›z biliyorum. Sizler Marko’yu özlediniz, Marko da sizleri özledi… Ama merak etmeyin ben sizi sürekli takip ediyordum. En son Deniz Feneri’nin can›na okurken gördüm sizi, gözlerim yaflard›. Art›k Marko dönse de liselileriyle paylaflsa dertlerini, gülsek beraber diye düflündüm. Neyse bu kadar duygusall›k yeter. Burada sorunlar› deflmek, gündemi sarsacak yorumlarla akl›n›z› bafl›n›zdan almak için var›m. Art›k konumuza dönebiliriz… Biliyorsunuz, sinirli bir insan›md›r. Hele haberleri izlerken. Eskiden haber okumak için açt›¤›m gazeteyi parça parça eder b›rak›rd›m, flimdi masraf ç›kar diye televizyonu da k›ram›yoruz. Yine bir gün açm›fl›m televizyonu, diken üstünde durur gibi oturuyorum koltukta. Han›m da önlemini alm›fl kald›rm›fl bütün k›r›lacak eflyalar›… Aç›yorum –ismi laz›m de¤il- iktidar yalakas› bir kanal›, o da ne! Karfl›mda Türkiye’nin en büyük flovmenlerinden biri duruyor! Hüseyin Çelik! Gündem konusu çok derin, e¤itim sistemini sarsacak derecede önemli. K›l›k k›yafet yönetmeli¤i bafltan düzenlenmifl, önlük kalkm›fl forma gelmifl! Biliyorsunuz Hüseyin Bey modaya pek önem verir. Geçen senenin

sonunda da k›l›k k›yafet yönetmeli¤ini oldukça edebi bir metin haline getirerek liselerde bir 盤›r açm›flt›. Özellikle kad›n arkadafllar çok iyi hat›rlar, ‘vücudu belli etmeyecek k›yafet’, ‘ö¤renciye yak›fl›r’, ‘pedagojik esaslara uygun’ gibi k›s›mlar›n›… Ona da de¤inece¤iz bir gün, flimdilik konumuz baflka. Düflündüm, tafl›nd›m biraz. Bu tek tip k›yafet bize darbe dönemlerinden miras kalmam›fl m›yd›? Liselileri birbirinin t›pat›p ayn›s› birer robot haline getirip ard›ndan ‘p›fl p›fl’ diyerek hayata at›lmalar›n› istemiyorlar m›yd› bu adamlar? fiimdi Hüseyin Çelik ‘darbe karfl›t› özgürlükçü bir partinin(!)’ üyesi olarak önlükleri kald›r›p formalar› getirince neyi de¤ifltirecek? Heh, de¤ifltirece¤i bir fley var! Yeni forma alacak ö¤rencilerle birlikte ‘anlaflmal› ma¤azalar›n’ kasalar›n›n içi de¤iflecek tabii! Han›m k›zaca¤›m› anl›yor ki hemen söze giriyor “Ama Markocu¤um k›yafetler serbest olursa fakir çocuklar ne giyecek her gün her gün allasen..” Do¤ru ya! Çelik yoksul çocuklar› düflündü¤ünden kald›rm›yordur bu k›yafetleri, diyecek gibi olanlar›n›z varsa derhal sussunlar efendim! Bak yine sinirlendim… Bak›n size ne gösterece¤im! De¤ifltiriyoruz kanal› karfl›m›za binas› yap›lmam›fl, okula gidemeyen ö¤renciler ç›k›yor, tekrar de¤ifltiriyo-

ruz; okuyamay›p tarlada çal›flmak zorunda olan bebeler ç›k›yor, bir daha de¤ifltiriyoruz inflaat içinde ders çal›flan gençler ç›k›yor. De¤ifltiriyorum da de¤ifltiriyorum, bir yanda 13 yafl›nda inflaatta çal›flmak zorunda olan çocu¤un ölüm haberi hüzünlü biz müzikle gösteriliyor, di¤er yandan kay›t paras› yüzünden çocu¤unu okula yazd›ramayan anneyi görüyoruz. ‘’Han›m’’ diyorum ‘’Görüyor musun bizimkinin yoksullar› düflünüflünü… Tek tip k›yafetle mi yok edecek yoksullu¤u, tek tip k›yafet mi okula gönderecek flu çocu¤u?’’ diyorum. Bir müddet daha ona tek tip k›yafetin ‘tek tip ö¤renci’ yaratma politikalar›n›n en önemli halkas› oldu¤unu anlat›yorum. Askeri disiplin içinde yetifltirilmek istenen ö¤rencilerin bafl›nda sadece k›l›k k›yafet mi var, kameralar, özel güvenlikler, dikenli teller, okul müfredatlar›… Say›yorum da say›yorum. Di¤er yandan televizyonda ‘yeni okul k›yafetlerinin masraflar›’ hesaplan›yor. Ben anlat›yorum, s›f›rlar ço¤al›yor. Bakt›m bizim han›m uyuyakalm›fl. ‘’Heh’’ diyorum tekrar, bizim han›m da tam meclise göndermelik! ‹fline geldi¤inde çenesi durmaz, ifline gelmedi¤inde uyur böyle koltuklarda… Neyse liseli dostlar, ben yine sinirlendim. Gelecek say›da görüflmek üzere!


Sf. 27

10/6/08

4:31 PM

Page 1

S‹NEMA

MÜZ‹K fievval Sam / Karadeniz

Tek Bafl›na (North Country) ‹lk Cinsel Taciz davas›n› konu alan filmde, yaln›z bir kad›n olan Josey Aimes’in tek iste¤i, masas›na yemek koyabilece¤i ve çocuklar›na iyi bakabilece¤i bir ifltir. Çal›flmaya bafllad›¤› maden oca¤›nda karfl›laflt›¤› fley tehdit, afla¤›lama, taciz, küçümseme ve sald›r› olur. Son derece duygusuz olan patronu tüm yaflad›klar›n› bir erkek gibi karfl›lamas›n› beklemektedir. Oysa Josey yaflad›klar›n› bir insan gibi karfl›lar ve karfl› savafl açar. Günümüz kad›n sorununa da ›fl›k tutan film güncelli¤ini kaybetmiyor. Tür: Dram Yönetmen: Niki Caro Senaryo: Clara Bingham, Laura Leedy Gans-

ler, Michael Seitzman Oyuncular: Charlize Theron, Sean Bean, Frances McDormand, Jeremy Renner, Elle Peterson, Thomas Curtis

Fidel'in Yüzünden (La Faute à Fidel) Tüm Avrupa'y› derinden etkileyen de¤iflimlerin yafland›¤› 1970'li y›llarda çocuk olmak s›rad›fl› bir deneyim. Kad›n haklar› ad›na verilen savafl, Salvador Allende'nin yönetime gelmesi, Charles de Gaulle'un ölümü gibi tarihi olaylar›n geçti¤i film, süreci anlamakta zorlanan yedi yafl›ndaki Anna'n›n hikâyesiyle ba¤daflt›r›yor. Franco'ya karfl› mücadele veren enifltesinin ölümüyle, burjuva hayat›ndan birer aktiviste dönüflen anne ve babas›, eve doluflan parkal› adamlar, babas›n›n faflist diyerek Mickey Mouse'a getirdi¤i yasaklar, annesinin kürtaj araflt›rmalar›yla geçen yaflam› Anna'n›n gözünden hiçbir ideolojik dayatma olmaks›z›n yans›t›l›yor. Tür: Tarih/Politik Yönetmen: Julie Gavras Senaryo: Arnaud Cathrine, Julie Gavras Oyuncular: Julie Depardieu, Stefano Accor-

si, Nina Kervel

Ayaklanma (Uprising) Almanlar›n Polonya'y› iflgal etmesinden bir y›l sonra, Yahudiler Varflova Gettosu'nda yaflamaya zorland›lar.1943 y›l›nda SS subay› Himmler, Hitler’in yafl günü 20 Nisan’a kadar Yahudilerden ar›nd›rmak amac›yla Varflova Gettosu'nun imha edilmesi ve yar›m milyon sakininin Treblinka ölüm kamp›na gönderilmesi emrini verir;ancak 19 Nisan günü SS askerleri tüm dünyay› hayretler içinde b›rakacak II.Dünya Savafl›’n›n en güçlü direnifliyle karfl›lafl›rlar. Mordecha Anielewicz'in önderli¤indeki Polonyal› Yahudi gençlerin kurdu¤u Yahudi Mücadele Örgütü, Nazilere boyun e¤me¤i reddederek hayatlar› için cesurca ve inatla savaflmaya bafllarlar. Tür: Belgesel/Dram Yönetmen: Jon Avnet Senaryo: Paul Brickman, Jon Avnet Oyuncular: Hank Azaria, David Schwimmer,

Leelee Sobieski

fievval Sam'›n ilk albümünden farkl› olarak tarz›n› de¤ifltirdi¤i ikinci solo albümü "Karadeniz" de Kalan Müzik taraf›ndan yay›nland›. Kaz›m Koyuncu ile seslendirdi¤i Karadeniz türküleri oldukça sevilen fievval Sam'›n uzun süredir beklenen "Karadeniz" albümünde Kemal Sahir Gürel, Fuat Saka, Sunay Özgür, Cengiz Onural gibi ustalar fievval Sam'a efllik ediyor.

Mikail Aslan / Zernkut Mikail Aslan’›n albümü “Zernkut” Kalan Müzik taraf›ndan yay›nland›. “Bir simyac›n›n esrar› ve ›srar› gerektir alt›n safl›¤›na ulaflmaya. Zernkut inceli¤i ve hüneri tafl›mak gerektir” diyen Mikail Aslan, bu albümde de tarih ve tasavvufla yo¤rulmufl halk flark›lar›n› seslendiriyor. Albümde Ilda Simonian taraf›ndan seslendirilen Ak Libasl› Güvercin adl› a¤›t, Hrant Dink an›s›na yaz›lm›fl.

Keny Arkana / Desobeissance 80’lerin sonunda ortaya ç›kan soka¤›n isyan›n›n sesi rap müzik yeni soluklarla devam ediyor. Siyasi rap yapan Keny Arkana anti-kapitalist ve devrimci bir tat veren “Sivil ‹taatsizlik” albümüyle sahneye dönerek yürüyüflün devam etti¤i mesaj›n› verdi. Keny Arkana, “‹taatsizlik dünyam›z› y›kan bir sistemin tonoz anahtar›d›r. Kolektif itaatsizli¤e demir gibi inan›yorum. Bana göre gezegen için kurtar›c› insani bir devrimin tek susam›d›r” diyor.

K‹TAP Kardefl Türküler “15 Y›l›n Öyküsü” / BGST Yay›nlar› Bu topraklarda yüzy›llarca bir arada yaflam›fl farkl› kültür ve kimlikler aras›ndan sesleniyor Kardefl Türküler. ‹lkokulda, bar›fl iki savafl aras›nda yap›lan antlaflmalara at›lan bir imza olarak ö¤retildi. Kardefllik ise çocuklar aras›nda olurdu. Büyüdükçe sözcük da¤arc›¤›ndan silinen bar›fl ve kardeflli¤i sürekli k›labilecek bir inançt›r Kardefl Türküler. Kardefllik, geçmiflte yaflanan güzel günlere gönderme oldu¤u kadar, geçmifli bütün kimlik ve kültürlerle harmanlay›p eflit ifade hakk›na sahip oldu¤u özgür yar›nlara akan bir gelecek olmal›d›r.

Biz Burada Devrim Yap›yoruz Sinyorita / Ece Temelkuran Everest Yay›nlar› - Siyaset Dizisi Ece Temelkuran'›n Venezüella'da gördüklerini, yaflad›klar›n› anlatt›¤› bu kitap, yeterince haks›zl›¤a u¤rad›¤›nda yeterince dövüldü¤ünde dönüp insanl›¤a sald›ranlar›n bu kez haks›zl›¤a u¤raman›n ve dövülmenin önüne geçmeyi denemesinin öyküsüdür. Biz Burda Devrim Yap›yoruz Sinyorita mutlak do¤rular›n yerini sorulan sorular›n ve aranan yan›tlar›n ald›¤›, Latin Amerika’da yaflanan yüzy›l›n ilk devriminin günlü¤ü. Bundan böyle dünyay› büyük sözlerin de¤il küçük insanlar›n de¤ifltirece¤ine dair bir iflaret.


Sf. 28

10/6/08

4:32 PM

Page 1

genc-umut-dergi-sayi-1-420  

Sf. 28 10/6/08 4:32 PM Page 2 08 AKP mi ‹mam Hatip’ten Ç›kar 18 17 Yafl›nda Bir Genç 25 Haberler - Etkinlikler - Duyurular 27 Kültür - Sanat...

Advertisement