Page 1


±CMYK 25 May›s- 07 Haziran 2001 ‹flçi s›n›f› ve emekçi halka yönelik yo¤un sald›r›lar› içinde bar›nd›ran iki haftay› geride b›rakt›k. Bu say›m›zda, egemen s›n›flar›n medyas›nda yer bulmayan bu sald›r›lar› iflledik. IMF politikalar› do¤rultusunda tar›m›n tasfiye edilmesinin ad›mlar›ndan biri olarak ç›kart›lan fleker yasas›yla bitirilmek istenen fleker pancar› üreticisinin, bunun yan›nda çay üreticisinin ve bu¤day üreticisinin k›sacas› pek görülmeyen köylülü¤ün düflüncelerine ve haberlerine yer verdik. Haberlerimizin Anadolu’nun içlerinden olmas› ayr› bir

iflçi-köylü’den

iflçi-köylü

2 önem sahip. Yine Telekom’un özellefltirilmesi ile ilgili yasa ve kamudaki T‹S görüflmeleri ile ilgili ve emekçi memurlara dayat›lan “sahte sendika yasas›”na iliflkin emekçi memurlar›n eylemlilikleri yer verdik. K›sacas› topyekün sald›r›n›n emekçi halk›m›za nas›l yans›d›¤›n› ve yaflad›¤› sorunlar› iflledik. Yararl› olaca¤›n› umuyoruz. Öte yandan egemen s›n›flar›n devrimci-komünist tutsaklara yönelik F tipi tecrit sald›r›s› ve tutsaklar›n bu sald›r›ya karfl› görkemli bir flekilde sürdürdükleri Ölüm Orucu direnifli sayfalar›m›zda yer buldu. Tutsaklar yeni Ölüm Orucu ekipleriyle 16. mad-

de sald›r›s›n› karfl›lad›klar›n› aç›klad›lar. Egemen s›n›flar›n iflçi s›n›f› ve emekçi halk›m›za yönelik sald›r›s› tüm h›z›yla sürerken, bu sald›r›dan emekçi halk›m›z›n sesi olmay› kendisine görev edinmifl gazetemizde pay›n› almaktad›r. Egemen s›n›flar gazetemize yönelik toplatma ve gözalt› terörü uygulamaktad›rlar. En son Ankara muhabirimiz Derya Binay’›n ve Ankara Tohum Kültür Merkezi emekçilerinin tutuklanmas›ndan sonra, bu kez de yine Ankara’da bulunan çal›flanlar›m›zdan Umut Yay›mc›l›k ortaklar›ndan Sakine Dönmez, muhabirleri-

3

mizden Derya Gökmen ve Selma Kaan tutuklanarak Ulucanlar Hapishanesine gönderilmifltir. Hiç bir gücün bizleri gerçekleri yazmaktan al›koyamaca¤›n›, yürüyüflümüzün engellenemeyece¤ini, bask›lar›n ve tutuklamalar›n bizleri y›ld›ramayaca¤›n› bir kez daha tekrarl›yoruz. Nitekim tüm bu bask›lar ortas›nda yeni bir mevzi olarak Tokat/ Turhal büromuz aç›ld›. Özellikle okurlar›m›z›n bu mevziyi güçlendirece¤ini umuyor, yeni yeni mevziler yaratmak hedefimizdir diyoruz. Bir dahaki say›da buluflmak dile¤iyle

Sizlere en son Sincan zindan›ndan k›saca durumumu anlatan bir kaç sat›r karalam›flt›m. Annemden elinize geçti¤ini ö¤rendim. Gelinen aflamada ÖO eylemimizi k›rman›n ve etkisizlefltirmenin bir arac› olarak bildi¤iniz gibi ÖO direniflçilerinin, bilinci kapand›¤›nda zorla müdahale etmek için yine zorla hastanelere götürülüyor. “Nihayet” bu uygulamaya ve amaca uygun olarak benide Numune Hastanesi’ne kald›rd›lar. fiimdi, 7 kifli olarak (ÖO direniflçileri) bir odada tutuluyoruz. 7 arkadafl›m›zda hemen yan taraf›m›zdaki odada kal›yorlar. Toplam 14 ÖO direniflçisi var›z. Genel olarak durumumuz iyidir. Baz› arkadafllar›m›z art›k ölümün s›n›r›ndalar, flehit say›m›z 13’e ulaflt›. En insani ve demokratik olan taleplerimiz kabul edillinceye kadarda tek tek “ölece¤iz” ve taleplerimiz kabul edilmedikçe tedavi falan kabul etmiyoruz. Bu noktaya kilitlenmifl düflüncelerimiz. Ya zafer ya ölüm yani... Bu noktadaki kararl›l›¤›m(m›z) zaten bilinen fley bu anlam›yla çokta fley söylemeye gerek yok öyle de¤il mi? Bana gönderdi¤iniz mektubu alm›flt›m bilirsiniz.. Nas›l mutlu, nas›l umutla doldum taflt›m... sormay›n gitsin, haa Savafl Kör

Merhaba dostlar;

Canlar›m merhabalar!..

Tarih pay›m›z... Umudun öyküsünü yazmak bize düfltü, Bize düfltü Sunmak hayata ömrün bahar›n›, Ac›lar› tafl tafl içmek Kan tükürmek ihanete, Direnci resmetmek bize düfltü, Bize düfltü Göz yafls›z a¤lamak genç ölümlere Yetim flafaklara kardefl olmak, Alayla gülümsemek karanl›klara, Özgürlü¤ü fethetmek bize düfltü Hasret vurgunuyla yanmak, Vedalaflmadan yürümek sonsuzlu¤a Gelece¤e köprü olmak bize düfltü. Tarih pay›d›r kaç›lmaz Vurun kanatlar›n›z› dostlar›m... -fi. TamerZirveleflen yürüyüflümüzün 150. günlerini yafl›yorda olsak, seni ve sizleri unuttu¤umuzu sanma..! Sistemin baflta bizler olmak üzere, emekçi y›¤›nlar üzerinde estirdi¤i pervas›zl›k, gün geçtikçe yeni kand›rmacalarla kendisini sürdürüyor... Bunal›m ve krizden baflka birfley üretemeyen ve yaflam›n› bask› ve fliddet araçlar› ile sürdüren sistem, do¤all›¤›nda karfl›s›nda direnifl mevzilerini bulacakt›r... Direniflimizin bir aya¤› da hücrelefltirilmeye çal›fl›lan topluma, direnme hak alma kanal›n›n gösterilmesidir... O yönüyle zindanlar›n par›ldayan siperleri olarak, direniflimizin atefl toplar›m›zla zirvelefltirdi¤imiz yürüyüflümüz, a¤›r bedel ve sorumluluklar›m›zla yönelimini çizerken, Nergiz çiçe¤imizi erkenden ilklerimiz aras›na u¤urlamam›z›n ac›s›, hüznü ve ayn› zamanda coflkusunu tatmaktay›z... Herkes gibi, bu flanl› dünya tarihine flimdiden geçen direniflimizin, bir koflucusu ve sürdürücüsü olman›n coflkusunu, zafere gebe olsan duruflumuzun do¤um sanc›lar› ile yafl›yor ve hissediyorum... Bu yönüyle çokça laf etmeye san›r›m gerek yok. Zira direniflimizin dili ve yönelimi kendisini aral›ks›z susturmadan konuflturuyor... Özlemlerimle kal›n... Biz Kazanaca¤›z..! Tekirda¤ Ö.O direniflçisi Fedai fiahin Yeni bin y›lda onunla doruklarda. 28. y›l fliar›yla ‹flçi Köylüye merhaba. Bin selam nice bin y›llara. Sevinci ve mutlulu¤u yafl›yoruz. Sizler en zor flartlar alt›nda bizlere bu olanaklar›n›z› sundu¤unuz için sizlere içten selamlar›m› iletirken yeni yay›n hayat›n›zda baflar›lar dilerim.

‹flçi-köylü okuru ‹sviçre Basel’den Yafll› UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:23/2 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Genel Yay›n Yönetmeni: Memik HOROZ Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Bar›fl AÇIKEL Bask›: Serler Matbaas› Genel Da¤›t›m: YAY-SAT ISSN. 1303-0299

“Türkiyenin geleceği çelikten yoğruluyor belki biz olmayacağı ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak!...” İ. Kaypakkaya “B‹Z PART‹ZANLAR OLARAK; FAfi‹ZME, EMPERYAL‹ZME, FEODAL‹ZME, KOMPRADOR KAP‹TAL‹ZME VE HER TÜRDEN GER‹C‹L‹⁄E KARfiI KANIMIZIN SON DAMLASINA S‹LAHIMIZIN SON MERM‹S‹NE VE BEDEN‹M‹Z‹N SON HÜCRES‹NE KADAR SAVAfiACA⁄IMIZA AND ‹ÇER‹Z...” Bayraklaflt›rd›¤›m›z PART‹ZAN and›m›zla yaflam›, eme¤i, hücrelefltirmek isteyen emperyalizmin ufla¤› patron a¤alara karfl› hücre hücre, beden beden direnerek, zirveleri hedefleyen zorlu t›rman›fl›m›z›n ad›mlar›n› sizlerle birlikte, hep beraber büyütüyoruz... Biji Azade B›mre Koleti!... 18 May›s› s›n›f savafl›m›n›n her alan›nda yaflataca¤›z... Yaflayarak ya da ölerek!..

Sincan Zindan› TKP/ML Seyit Külekçi Ölüm Orucu Müfrezesi Hesap Numaralar›: Sema Gül Ziraat Bankas› Aksaray fib. Yurtiçi hesap no: 0751 0003 0003 1868 121 Yurtd›fl› DM hesap no: 301009-259546 Emlak Bankas› Atatürk Bulvar› fib. Fr. Fr. hesap no: 001 0423 Vak›fbank Valide Sultan fib. Avusturya fiilini hesap no: 3454012031

±CMYK

Abone Koflullar›: 6 ayl›k: 10.200.000 1 y›ll›k: 20.400.000 Not: Posta ücretleri dahildir.

elektronik posta adresimiz: umutyayimcilik@superonline.com


25 May›s- 07 Haziran 2001

iflçi-köylü

10

3

Direnç Çiçekleri’nin sa¤l›k durumlar› Tam 7 ayd›r zindanlarda hücre hücre örülen direnifl destan› yeni ölüm orucu ekipleriyle (ilk grup 11 May›s’ta bafllad›) devam ediyor. 22 ölüm orucu flehidi ve yüzlerce gaziyle sürdürülen direniflte ölüm oruççular› zindanlarda ve kald›r›ld›klar› hastanelerde hep ayn› fliar› hayk›r›yor:”Yaflayarak ya da ölerek biz kazanaca¤›z, halk kazanacak, devrim kazanacak”... ED‹RNE Z‹NDANI Hac› Demirkaya: fieker alam›yor, afl›r› halsizlik, gözlerinde kayma var. Ayakta durmakta güçlük çekiyor. Hüsnü Turan: Görüfle tekerlekli sandalyeyle getirildi. Ayakta duram›yor. 10 May›s’tan itibaren fleker ve tuz alam›yor, mide bulant›s› var. Yusuf Can: Kulaklar›nda ç›nlama var. Ayakta durmakta güçlük çekiyor, konuflurken az önce söyledi¤i fleyleri unutuyor. Korsakoff belirtileri var. ‹smet S›na¤: Zorla müdahale edildi. Haf›zas›n› %80 kaybetti. Tekrar hapishaneye götürüldü. Erkan Erdem: Zorla müdahale edildi. Son iki y›l›n› hat›rlam›yor. Bir süre hastanede kald›ktan sonra tekrar hapishaneye götürüldü. Hasan P›nar: Zorla müdahale edildi. Elleri ayaklar› kelepçeli bir flekilde tekrar hapishaneye götü-

rüldü. Murat Acar: Zorla müdahale sonucu haf›zas›n› kaybetti. Mide bulant›s› var. El, yüz ve vücudunda fliflme var. Yürümede zorlan›yor. Dengesini sa¤layam›yor. Kadir Kaya: Görüfle tekerlekli sandalyeyle getirildi. Konuflmakta zorlan›yor. 65 kilodan 39 kiloya düfltü. KANDIRA Z‹NDANI Sait Oral Uyan: Görüfle ç›kam›yor. Ayakta duram›yor. Çok yo¤un boyun a¤r›lar› var. Konuflmakta güçlük çekiyor. Muharrem Horoz: Tansiyonu düflük. Vücudunda titreme var. Böbreklerde belinde a¤r›lar var. Ayakta durmakta güçlük çekiyor. Yalç›n Özbek: Zorla müdahale sonucu haf›zas›n› kaybetti. Bilinci yerinde de¤il. Alg›lamada güçlük çekiyor. Cengiz Karakufl: Bilinci aç›k. Unutkanl›k var. S›v› almakta zorlan›yor. Yürümekte güçlük çekiyor. Selçuk Ulu: ‹zmit SSK Hastanesine kald›r›lan Selçuk Ulu tekrar hapishaneye götürüldü. Aliflan fianl›: Bilinci gidip geliyor. Gözleri bulan›k görüyor. Alg›lamada güçlük çekiyor. ‹ZM‹R YEfi‹LYURT DEVLET HASTANES‹ Mesut Avc›: Kas a¤r›lar›, kalp çarp›nt›s› var. S›v› al›m›nda ve

cak, azaltacak ya da onu alt edecek örgütlülükler yaratmay› ya da içinde yer almay› düflünmeyiz. Birde bunlarla u¤rafl›p var olan az›c›k “rahat›Küçük “rahat”l›klar ve zavall› m›”da heba etmeyetatminler mi, büyük özgürlükler mi? yim diye düflünürüz. Ya da eflimizin, aiAsl›nda yaflamda çok tepki duydu¤ulemizin veya toplumun bizi ikinci s›n›f muz, bütün suçu yükleyip rahatlamaya görmesi edilgen konumda tutmas›na çal›flt›¤›m›z her olguda kendi pay›m›z›n müthifl tepki duyar ve bunun haks›zl›k da az yada çok oldu¤u bir gerçekliktir. oldu¤unu sürekli m›r›ldan›r›z. Ama etAma kendi pay›m›z› görmeyip bütün kin olabilmenin zorunlu ön koflulu olan gücümüzle karfl› sald›r›ya geçip vicdan emek verme riskini göze alma ve yanl›flrahatlatmay› tercih ediyoruz. Ya da yanlarla bo¤uflmaya meyletmeyiz. Bunun l›flla bo¤uflman›n zorunlu k›ld›¤› mücaiçin rahat›m›zdan vazgeçmeyiz. Ve dödeleden vazgeçip “rahat”› tercih ediyonüp kendimize sormay›z: “ben mücaderuz. leyi göze almadan bunlardan yak›nmaya Bu s›n›fsal ya da bireysel bazda yahakk›m olabilir mi?” Ya da bir iki çaba flanan bir olgudur. Örne¤in sömürücü gösterip sonra hemen pes etmeyle bir egemenlere çok k›zar›z bu kadar sömüyere var›la bilinir mi? Hay›r. rü olmaz ki diye-ki bu onlar›n varl›k koBu yanl›fl düflünüfl tarz› daha çok da fluludur- Ama bu sömürüye karfl› ç›kakad›nlar›m›zda mevcut oluyor. Tabi bu-

KOLEKT‹F Ayhan Yalç›n

hareket etmekte zorlan›yor. Serhat Karadumanl›: Kas a¤r›lar› var. Görmede zorluk çekiyor. Sürekli yatmaktan yatak yaralar› olufltu. S›v› al›m› düfltü. Yalç›n Hafç›: Bilinci aç›k. S›v› al›m› az. Kas a¤r›lar› var. Ümit Kanl›: Kas a¤r›lar›, görme bozuklu¤u var. A¤›zda yaralar olufltu. Sevgi Erdo¤an: S›v› almada zorlan›yor. S›rt›nda yaralar olufltu. Boyun ve ayaklar› tutmuyor. Kas a¤r›lar› var, yataktan kalkam›yor. A¤›zda yaralar olufltu. Tamer Çad›rc›: Ast›m krizi geçirdi. A¤›zdan ve burundan hava veriliyor. Kendine geldi¤inde bunu reddediyor. A¤›zda yaralar olufltu, kas a¤r›lar› var. Bilinç k›sa süreli gidip geliyor. 3 bardak s›v› alabiliyor. Tek kiflilik hücrede tutuluyor. Ayfle Eren: Makineye ba¤l› tutuluyor. fiuuru aç›k. Berna Ünsal: Yo¤un bak›mda tutuluyor. Haf›zas› gidip geliyor. ‹lhan Demirel: Sürekli kusma, eklem ve bafl a¤r›lar› var. S›v› al›m›nda zorlan›yor. ‹ZM‹T DEVLET HASTANES‹ Sinan Ergin: Zorla müdahale edildi. Bilinci yerine geldi¤inde serumu att›. Ailesinden ald›¤›m›z bilgiye göre “Kimse bana müdahale edemez” dedi¤inde jandarmalar›n kendisine “Herkes b›rakt› senin de pilin bitti. fiimdi s›ra nu besleyen toplumsal sistemin varl›¤› ve meflru görülmesi bunun yayg›n bir düflünce tarz› olmas›n›nda önünü aç›yor. Kad›nlar›m›z›n bir yandan küçük burjuva duygular› kabar›p kendi kimli¤imle olmal›y›m duygusuna kap›l›p bunu yaflamak ister ama bir erke¤inde yaflam›n› yönlendirmesine karfl› durmaz ya da durmak istemez. Karfl› durmak ayn› zamanda alternatifini üretmeyi de bu noktada çabay›da zorunlu k›laca¤› için sadece söylenmekle yetinir. Oysa yaflam›n dili flunu emreder. Ev yaflam›nda söz sahibi olmak istiyorsan, yaflam›n zorunlu k›ld›¤› ihtiyaçlar› gidermede de emek vereceksin. Çocuklar üzerinde etkin olmak istiyorsan, çocu¤un her türlü maddi, manevi kültürel, teknik vb. vb. ihtiyaçlar›na asgaride olsa cevap verecek donan›ma sahip olmal›s›n. Toplumda etkin olmak istiyorsan; sosyal bir varl›k olman›n gerektirdi¤i davran›fl biçimini yaflamla bütünlefltirmek zorundas›n. Her sosyal iliflki sonuç-

sende” fleklinde psikolojik bask›lar›na: “Ben tek kiflide kalsam sürdürece¤im” diye cevap veriyor. Ali Akyüz, Hüseyin fiahinol ve Nuri Ayd›n Küçük’e zorla müdahale edildi. Ali R›za Demir: Genel durumu kötü. Kanl› ishal oldu. Tuvalet ihtiyaçlar›n› karfl›layam›yor. Osman Osmana¤ao¤lu: Bilinci gidip geliyor. Genel durumu kötü. Hüsiyen fiahinol: Bir haftad›r bilinci kapal›. Bilinci kapal› iken serum tak›l›yor. Bilinci yerine geldi¤inde serumu at›yor. HASEK‹ HASTANES‹ Sevgi Ta¤aç ve Gülperi Özen: Tedavi kabul etmedikleri halde hastanede tutuluyor. Tedavi kabul etmeleri yönünde sürekli bask› yap›l›yor. Bilinçleri aç›k, ayakta durmakta güçlük çekiyorlar. Sevgi Ta¤aç’ta kas erimesi ve kemik erimesi var. Sol tarf›ndan uyuflma var, görme bozuklu¤u var. Fatma Öztutan, Düzgün Zengin, Durmufl Kurt, Özlem Eker: Zorla müdahale edildi. Nurhak Talay: ‹zmit Devlet Hastanesi’nde zorla müdahale edildikten sonra Haseki Hastanesi’ne kald›r›ld›. fiu anda yataktan kalkam›yor, konuflam›yor a¤z›nda yaralar olufltu. Tuvalet ihtiyac›n› karfl›layam›yor. Sonda tak›ld›.

ta bir emek, sab›r ve sorumluluk demektir.Dost olmak, herhangi bir demokratik kurumda görev almak, toplumsal olaylara karfl› duyarl› olup politik kimlikle hareket etmek toplumda etkin olman›n ön kofluludur. Bunlardan uzak durup sonrada niçin toplumda etkin olam›yorum diye yak›nman›n oncada hüküm yoktur. S‹STEM‹N ‹ÇSELLEfiT‹RMEYE ÇALIfiTI⁄I “RAHATINI BOZMA” CANAVARI Sömürücü kapitalistler, a¤alar, hep statükodan yanad›r. “Böyle gelmifl böyle gider” derler, “dünyay› sen mi de¤ifltireceksin?”, “sorunlarla u¤rafl›p bafl›n› belaya sokma”, “rahat›n›” bozma der ve bunlar›n insanlar›n ta içine ifllemesine çaba sarfeder. Mevcut sistemde her yenilik her de¤ifliklik insanlar› ürkütür. Belirsizlik duygusu yaratt›¤› için varolana s›k› s›k›ya sar›lmak isterler. Çünkü var olan›n ne oldu¤unu az çok biliyor ama diyelim, yeni bir eve tafl›nma ya da da- ☞


iflçi-köylü

3

25 May›s- 07 Haziran 2001

11 tutuluyor.

Yeliz Türkmen ve Fatma Akal›n: zorla müdahale edildi. Bilinçleri Kapal›. 17 May›s’ta Ni¤de Devlet Hastanesi’nden Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edildiler. Özgü Orak: Tedaviyi kabul etmedi¤i için ailesiyle görüfltürülmüyor. Ali Koç: Yüz, el ve ayaklar›nda flifllikler var. Ali Ekber Do¤an: Bilinci aç›k. Sa¤ aya¤›nda flifllikler var.

GEBZE SSK Suzan Baran: Zorla müdahale edildi. Haf›za kayb› var. Korsakoff tan›s› konuldu. Gönül Karagöz: Zorla müdahale sonucu 96 sonras›n› hat›rlam›yor. Nil P›nar Ar›n, H›d›r Yeflil, Ayfer Aç›l, Yadigar Bayar, Nebahat Polat, fiad›man Mutlu: Zorla müdahale edildi. Hamit Vayiç: Zorla müdahale sonucu son on y›l›n› hat›rlam›yor. Bedia Ergül: Zorla müdahale edildi. Korsakoff tan›s› konuldu. Serdar Kaygusuz: Tedaviyi reddetti¤i halde zorla hastanede

ANKARA VE NUMUNE HASTANELER‹ Mesut Deniz: Zorla müdahale edildi. Küçük Hasan Çoban: Tedaviyi kabul etmedi¤i halde hala hastanede tutuluyor. S›v› al›m› azald›¤›ndan a¤z›nda yaralar olufltu. Savafl Kör: Bilinci aç›k oldu¤u halde elleri ve ayaklar›ndan zincirlenerek zorla müdahale edildi. Daha sonra serumu att›. Tedavi kabul etmiyor. At›lcan Seday, Y›lmaz Karakafl, Atilla Selçuk, Mehmet fiahin: Zorla müdahale edildi. Haf›za kayb› var. Korsakoff tan›s› konuldu.

Eylem Yeflilbafl: Bilinci kapand›ktan sonra müdahale edildi. fievki Çetinkaya: Kanser teflhisi konuldu. ‹lhan Demirel: Konuflmada ve gözlerini açmada zorlan›yor, bilinci gidip geliyor. Hatun An: Bilinci gidip geliyor, kusma var. Sinan Gül: Bilinci kapal›. Osman Ali Çöpel ve Hasan Çepe: Bulan›k ve çift görme, afl›r› unutkanl›k var. Bilinçleri aç›k. Kendi ihtiyaçlar›n› gideremiyorlar. Erol Alt›okka ve Murat Çandar: Ara ara bulan›k ve çift görüyorlar. Arada bir unutkanl›k var. Bilinçleri aç›k. Bülent Öner, Halil Tiryaki, ‹brahim Bozay tedaviyi reddettikleri halde hastanede tutuluyorlar. ‹brahim Bozay: sol taraf› felç oldu. Hakan Baran: Zorla müdahale edildi. Baflak Otlu, Asiye Güden ve Esmehan Ekinci Ni¤de Devlet Hastanesi’nden Ankara Numune Hastanesi’ne kald›r›ld›lar. Baflak Otlu’ya bilinci kapan›nca müdahale edildi. Kas erimesi var. 99’dan sonras›n› hat›rlam›yor. ÖO’da oldu¤unu hat›rlam›yor. Asiye Güden: Bilinci aç›k. Hareket etmekte zorlan›yor. Görme bozuklu¤u var. 10 metreden ötesini göremiyor. Ailesinden al›nan bilgiye göre; duvara tutunarak yürürken askerler taraf›ndan cinsel tacize u¤rad›. Esma Aslanbo¤an: Su alam›yor, a¤z›nda yaralar olufltu.

ha farkl› ifl bulmak ya da yeni insanlarla tan›flmak, baflka bir il’e yerleflmek insanlara zor gelir. “Ya daha kötü bir fleyle karfl›lafl›rsam” duygusu insan›n elini aya¤›n› ba¤lar ve insan› kendi içine hapseder. ‹flte yaflam›n bireyde hücrelefltirilmesinin bir anlam›da budur. ‹nsanlar y›llarca ayn› güzergahtan ayn› iflyerine gider gelir. Bir gün merak etmez hele birde flu yolu deneyeyim belki daha uygundur demez. Bu tek düzelik, farkl› olan her fleye duyulan tedirginlik, kifliyi edilgen ve kendi içine kapal› hale getirir. Her yeni fleyden ürker. Buda tam da sistemin istedi¤i kiflilik türüdür. Bu tür kifliliklerin varl›¤› egemenlerin cirit ataca¤› bir ortam yarat›r. Ve her türlü ya¤ma talan ve demagojilerini yaflama geçirecekleri bir ortam bulmufl olurlar. Yani onlar için bu durum dikensiz gül bahçesidir. Ne zamanki insanlar dünyada ne olup bitiyor diye düflünmeye bafllay›p varolan›n daha do¤rusu hapsedilmiflli¤in d›fl›na ç›k›p bir fleyleri kavramaya

bafllad›¤›nda onlar için tehlike çanlar› çalmaya bafllar. Ve ne edip edip “y›lan›n bafl› küçükken ezilmelidir” deyip meyveye durmadan tomurcukken koparmaya çal›fl›rlar. Her türlü fiziksel ve psikolojik terör estirerek kiflilerin hücrelerinden bafl›n› ç›kar›p dünyay› görmesini, di¤er insanlarla birlikte bir güç oluflturmas›n› engellemeye çal›fl›rlar. Köleli¤in bir baflka ad› olan “rahat”›n bozulmas›n› göze almadan özgürlü¤e asla ad›m atamay›z. Özgürlü¤ün tad›na vard›kça yeni ufuklara aç›ld›kça, yalan ve demagojilere karfl› kaya gibi dimdik durdukça ve insan olman›n hazz›na vard›kça o “rahat” dedi¤imiz fleyin ne yaman bir kölelik zinciri oldu¤unu görürüz. Bizi yeni olandan, ayd›nl›k olandan, gerçekçi olandan, etkin olandan uzaklaflt›ran tembelli¤in ve bencilli¤in izdüflümü olan “rahat”a hay›r dedikçe özgürlefliriz. Her mutlulu¤un da bir diyeti olaca¤›ndan özgürleflme yolunda gelen s›k›nt›lara bafl›m›z gözümüz üstüne de-

meliyiz. Bilmeliyiz kazand›klar›m›z kaybetti¤imiz küçük rahatlar›m›zdan çok daha fazlad›r. E¤er böyle olmasayd› insanl›k tarih boyunca mücadelede bu kadar ›srarl› olabilir miydi? Hay›r. Küçük ya da zavall› tatminlere gelince; Marks der ki “insan›z insani olan hiçbirfley bize yabanc› de¤il” yaflamak istedi¤imiz elbette ki bir dizi duygu ve tatmin noktas› olabilir. Bu güzel bir yemekten tutal›m, güzel bir giyim, güzel bir tatil iyi koflullarda bar›nma ya da çok daha yo¤un hissedilen insani bir ihtiyaç olan cinsellik. Tüm bunlar› iki flekilde yaflamak mümkündür. Birincisi: Koflullar›m›z ölçüsünde ve proleter kültürümüze leke sürmeden. ‹kincisi: Bencil, hayvani ve dizginlenemez bir içgüdüyle ne pahas›na olursa olsun. Bencil, bireyci ve y›k›c› bir tarzda, “yaflamakta” mümkün. ‹kinci noktada yaflad›¤›m›z tatmin noktalar› elbetteki kaybetti¤imiz onur

ve özgürlük düflümüzle karfl›laflt›rd›¤›m›zda küçük ve zavall› duygular oluyor. Akl› bafl›nda hiçbir insanda böyle bir duruma düflmemeye özen gösterir. Ama do¤ald›r ki böylesi bir duruma düflmek ne tür gerekçeye dayan›rsa dayans›n (ki mutlaka bir maddi zeminide vard›r) özünde akl›n yerine kör duygular›n hakim olmas›d›r. Bu gerçe¤i kabul etmedi¤imizde de yaflamda yeniden yeniden bu kör duygular›n esiri olmaktan kurtulamay›z. Sonuçta da insanl›ktan ç›k›p insan müsveddesi olmamam›z için bir neden kalmaz. Mutluluk; insan kimli¤inde yaflamakta ›srarla eriflece¤imiz bir duygudur. Yozlaflmay› de¤il, onurlu olmay› ye¤ tutal›m. Mutsuz olmay› de¤il mutlulu¤u tercih edelim. Zira dünyaya ikinci bir kez daha gelme flans›m›z yoktur. Geçen zaman› geriye getirmeyi de bilim henüz çözemedi. (!!!)

fi‹fiL‹ ETFAL HASTANES‹ Ümit fiahingöz ve Y›ld›z Gemicio¤lu: Bilinçleri kapand›¤›nda zorla müdahale edildi. Zeynep Ar›kan: Bilinci aç›k. Mide kramp› geçiriyor. Su ve fleker al›m›nda zorlan›yor. Gülay Kavak: Bilinci aç›k. Mide kramp› geçirdi. ‹ç organlar› iflas etmifl durumda. BAYRAMPAfiA HASTANES‹ Nezahat Turan, Oya Açan, Melek Tukur: Tedaviyi reddettikleri halde hastanede tutuluyorlar. Genel olarak ayakta durmakta ve konuflmakta güçlük çekiyorlar. KARTAL HASTANES‹ Diren K›rkoç ve Hatice Köflker: Zorla müdahale edilmek üzere Bayrampafla Hastanesi’nden Kartal Devlet Hastanesi’ne kald›r›ld›lar.

ED‹RNE DEVLET HASTANES‹ Erdal Göko¤lu: Bilinci kapal›. Çocuksu davran›fllar› var. Ailesini tan›m›yor. Geçmiflini ve bugününü hat›rlam›yor. Sadece Ulucanlar Katliam›n› hat›rl›yor. Hastanede ameliyat olaca¤›n› zannediyor. Turan Çil: 12 May›s günü zorla müdahale için Edirne Devlet Hastanesi’ne kald›r›ld›. Ailesi hastanenin önünde beklemesine ra¤men herhangi bir bilgi verilmiyor. Nihat Göktafl: Bilinci aç›kken zorla müdahale edildi. Sad›k Y›lmaz: Zorla müdahale edildi. Refakatç› kabul edilmiyor. Durumu a¤›r. Önemli oranda haf›za ve bilinç kayb› var.

KARTAL DEVLET HASTANES‹ Diren K›rkoç, Hatice Köflker durumlar› a¤›rlaflt›¤›ndan Bayrampafla Hastanesi’nden Kartal Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hatice Köflker’in bilinci kapan›nca müdahale edildi. UfiAK HAP‹SHANES‹ Makbule Akdeniz, Nuray Özçelik ve ‹nayet Kandemir: Alg›lamada ve konuflmada güçlük çekiyorlar. Hapishane idaresi taraf›ndan revire kald›r›lacaklar› söylendi. Nergis ‹nci: Sald›r› sonucu nefes almada zorlan›yor. Afl›r› kilo kayb› var. Revire kald›r›ld›. Zorla müdahale edildi. KONYA HAP‹SHANES‹ Tunal Günel, Mustafa Altan, Haydar Özbilgin, Alhas Do¤an, Serkan A¤gündüz, Abbas Karaman, Deniz Bak›r çok zor yürüyorlar unutkanl›k var. Bilinçleri gidip geliyor.


iflçi-köylü

25 May›s- 07 Haziran 2001

3

fieker pancar› üreticisi kan a¤l›yor Malatya: Tah›l ambar›, tar›m ülkesi diye bilinen Türkiye topraklar›; IMF patentli devlet eliyle ç›kart›lan yasalarla talan ediliyor. Devletin, emperyalistlerin iste¤i üzerine yeniden yap›land›r›lmas›n›n önemli bir aya¤› olan tar›m fleker yasas›yla ilgili fieker Fabrikas› Mukamet ‹flçileri Derne¤i Elaz›¤ fiubesi bas›n sözcüsü Nafiz Koca ve Elaz›¤ pancar üreticilerinin düflüncelerini almak amac›yla kendileriyle bir röportaj yapmay› uygun gördük. Yaflanan sürecin s›cakl›¤› nedeniyle önemli gördü¤ümüz bu röportaj› siz okurlar›m›za sunuyoruz. ‹K: Ç›kan fleker yasas›yla devletin amaçlad›¤› sizce nedir. Üreticileri nas›l etkileyecek? Nafiz Koca: Hükümetin içerde ç›karmak istedi¤i yasalar d›flardan ithal edilmifltir. D›flar›n›n Türkiye’ye bak›fl aç›s› malum. Zaten Kemal Dervifl Amerika’n›n bask›lar› ve IMF direktifiyle Türkiye ye getirilmifltir. Bunun da karfl›l›¤› lehimize olmayan 15 yasad›r. Tütün yasas›, fleker yasas› bankalar, Telekom vb. yasalar. Biz özellikle fleker fabrikas›nda çal›flt›¤›m›z için bu sektörle daha yak›ndan ilgileniyoruz. Yasalar›n getirisini götürüsünü kamuoyu oluflturmaya çal›flarak yasa ç›kmadan önce bir fleyler yapmaya çal›flt›k. Bir sonuç alamad›k. Almam›z için de çiftçilerimizin, halk›m›z›n bilinçlenmesi laz›m. Bir çat› alt›nda toplanmas› laz›m. Yani örgütlenmeleri gerekir. fieker yasas›yla Amerika istedi diye hem tar›m sektörünü ve ba¤l› olarak da hayvanc›l›k sektörünü bitirmeye çal›fl›yor. Okullarda bize ülkenin gelir kaynaklar› tar›m ve hayvanc›l›k diye gösteriliyordu. Bunlar da gittimi elimizde hiçbirfley kalm›yor. fiekerde ve tütünde amaçlanan

Yünlüce Köyü pancar üreticisi Fethi Erdem

da bu asl›nda. Bu yasa 96 y›l›ndan beri konufluluyordu. fiimdi daha bir ivme kazand›. IMF’nin amac› malum. Amerika’n›n Calg›r denilen firmas›n› yani tatland›r›c› sektörünü oluflturan flirketin Türkiye piyasas›nda tekel olmas›n› sa¤lamakt›r. Türkiye’deki pancar sektörünü öldürmek için calg›r firmas› geçen y›llarda da geldi, ülkenin co¤rafyas› üzerinde araziler ald› ve hatta ‹zmit taraf›nda fabrikalar›n› da kurmufllard›, halk›n tepkileri sonucu. Dan›fltay›n y›k›lmas›n› istemesine ra¤men bugünkü hükümet fabrikan›n iflletilmesi için karar ç›kard›. Bu tatland›r›c› da m›s›r unu ve haflhafldan olufluyor. Yani dünyada tatland›r›c› tekelini ülkeye yerlefltirdiler. Önce kota uygulamas›n› getirmifllerdi. fiimdi de bu yasan›n ç›kmas›yla herfley Carg›r firmas›na yönlendi. Bu durum daha önce de süt fabrikalar›nda yaflanm›flt›. Bu yasayla tütün ve pancar üreticilerine sübvansiyon verilmeyecek. Verilmeyince de çiftçi (zaten kota ma¤duru) pancar ekmeyecek, ekmeyince de fabrikalara kimse talip olmayacak. Ve di¤er taraftan tatland›r›c›lar ve ithal flekerler gelecek. Üç ay kadar önce Radikal gazetesinde bir bafll›k atm›fllard›. “Yerli üreticiyi ithal ucuz tatland›r›c›ya köle edece¤iz” gibi bir fleydi. Amaç buydu. Bunu da becerdiler. Buna ba¤l› olarak küsbe ve melas üretimi de olmayacak ve otomatikmen hayvanc›l›k sektörü de bitmifl olacak. ‹K: Üretici, yasa ç›kmadan önce hangi sorunlar› daha yo¤unca yaflamaktayd›? NK: Üreticilerin bir s›k›nt›s› vard›. Kota uygulan›yordu. Bu konuda üretici müzdaripti. fieker yasas› da

Elaz›¤ Yünlüce Köyünden Sultan Abla bambaflka oldu. Yani ölüyü gösterdiler, hastal›¤a raz› ettiler. Üretici kotay› arar oldu. Üretici iflçilerde oldu¤u gibi bir k›v›lc›m bekliyor. Onu bilinçlendirecek bir oluflumu bekliyor. ‹K: Yasaya iliflkin üreticinin yapacaklar› nelerdir sizce? NK: Yasa ç›kt›, üreticinin yasay› anayasa mahkemesine verebilmesi için 25 gün gibi bir süre kald›. Onu da ancak çiftçi ve üretici yasadan dolay› ma¤dur edildik diye yerel mahkemede dava aç›p hakimden kanaatini al›p anayasa mahkemesine göndererek yapabilir. En büyük s›k›nt›m›z sendikalardan geldi. Biz en tabi hakk›m›z› dahi mahkeme kararlar›yla ald›k. Tabi özellefltirme geldi¤inde hükümetin yapaca¤› ifl öncelikle sendikalar› susturmakt›. Onun içinde, sizde flirketlere talip olabilirsiniz sözlerine inanan sendikam›z; özellefltirme çal›flmalar›nda rol ald›. Olay›n vehametinden dolay› sendikaya karfl› özellefltirme mücadelesine girdik ve bizde onlardan nasibimizi ald›k. Çiftçiye sendika da sahip ç›kmad›.

Pancar üreticisi Ahmet Akkufl

B‹R DOKUN B‹N AH ‹fi‹T Pancar üreticileri ç›kan fleker yasas›yla tar›m alan›ndan silinmek istenmekte. Bu yasalar›n en çok vurdu¤u, zamm›n zulmün en çok ezdi¤i kesimlerden biri de köylülüktür. ‹flte bunlardan Elaz›¤ merkeze bal› Yünlüce köylü pancar üreticisi de nasibini al›yor. ‹l merkezine 18 km uzakl›kta olan köy yaklafl›k 150 hane olup halk›n %90’› pancar üretimi yapmakta. Hiç bir siyasi partiye güvenleri kalmayan Yünlüce

üreticisinin sorunlar›n› anlataca¤›, ancak çözüm olamayaca¤› duygusuna ra¤men misafir perverli¤inden, paylafl›m›ndan birfley kaybetmedi¤i, örgütlenmeye ihtiyaçlar› oldu¤unu ifade etmeleri, asl›nda tüm ezilen kesimlerin en güzel özellikleri. Hatta belediye iflçisi Nusret abinin; size do¤rular› anlat›r›m ama yazamazs›n›z çünkü sizi kapat›rlar demesi, do¤ruyu söyleyenin bedel ödemesi gerekti¤ini ve insanlar›n devletin zulmünden haberleri oldu¤unu göstermekte. 13 ayd›r belediyeden maafl›n› alamayan Nusret abi ile pancar paras›n› alamayan Ahmet Amcay› sokan y›lan ayn› y›lan. Onun için y›lan› yok etmek istiyorsak ve ekme¤imizin, afl›m›z›n zehirlenmesini istemiyorsak, emeklerimize sahip ç›kmaktan ve örgütlenmekten baflka seçene¤imiz yok. Bu do¤rultuda pancar üretiminde yaflad›klar› sorunlar›, fleker yasas›yla ilgili Yünlüce köylüsünden düflüncelerini ald›k. ACIMIZDAN ÖLÜYORUZ. NE BU⁄DAYIMIZ NE DE PANCARIMIZ PARA ETM‹YOR! Ahmet Amca hem pancar üreticisi ve hem de köylerine bir km uzakl›kta bulunan Elaz›¤ fleker fabrikas›nda mevsimlik iflçi olarak çal›fl›yor ve bak›n neler söylüyor. ‹K: Ahmet amca, Pancar üretmenin zorluklar›n› pazarlama sorunumuzu ve fleker yasas›yla özellefltirilmek istenen fleker fabrikalar›yla ilgili düflüncelerinizi anlat›r m›s›n›z? Ahmet Akkufl: Bilmem, bir kota koymufl ne bize pancar ektiriyor ne de pancar›m›z al›yor. Neymifl 50 tonun üstünde yat›rma, 50 tonun üzerinde olursa almam ama benim ekti¤im bu sene 100 ton olacak, 50 den fazlas›n› ne yapaca¤›m, dökecek miyim. Benim param› ikiye bölmüfl


iflçi-köylü

3

yar›s›n› vermiyor. Ne zaman alaca¤›z bilmiyorum. Enflasyon diye bir fley getirdiler. Eziliyoruz iyice. Kemal Dervifl’i mervifli hepsi bofl onlar›n, birfley yapaca¤›na inanm›yorum. Ha bire bizi ezip gidecekler iflte. Her fleyimizi elimizden alm›fllar. Ac›m›zdan ölüyoruz. Ne bu¤day›m›z para ediyor ne pancar›m›z ne de çal›flma koflulumuz var. Halka ne yapaca¤›n› flafl›rtt›lar. ‹K: Do¤anflehir’deki pancar üreticileri paralar›n›n hepsini almak için teklif edileni almad› ve eylem yapt›lar. Elaz›¤ pancar üreticileri olarak siz neler düflünüyorsunuz? AA: Onlar do¤ru yapm›fllar. Bizde birlik yok beraberlik olsa bizde hakk›m›z› al›r›z. Burada kooperatifimiz vard› o da kapand›. Yani k›z›m do¤unun insan› birlik sa¤layamazsa ezilmeye devam eder. ‹.K: Siz ayn› zamanda da fleker fabrikas›nda çal›fl›yorsunuz. Yaflad›¤›m›z koflullar› ve yasayla özellefltirilmek istenen fabrikalar hakk›nda neler söylemek istiyorsunuz? AA: 3 ay kadar bir iflçili¤im var benim. Orada da ezilen biziz. Kadrolar yat›yor. Bizde kadro istiyoruz. Özellefltireceklermifl! Bizi neydecekler biz baflka yerle gitmek istemiyoruz. Madem öyle biz bu ülkenin insan›y›z. Dervifl gelmifl dolar alacakm›fl, borçlanacakm›fl kim ödeyecek. Yine biz mi ödeyece¤iz. Yeter milletin s›rt›ndan insinler art›k. EKEM‹YORUZ SATAMIYORUZ, PARAMIZI ALAMIYORUZ ‹K: Yeni ç›kar›lan fleker yasas›yla ve önceden uygulanan kota uygulamas› ile ilgili neler söylemek istersiniz? Ahmet Erdem: Herfleyden önce kota uygulamas› çiftçileri periflan etti. Diyelim ki 80 ton kotas› var; 50 dönüm yeri olan köylü ekti¤inde 300 ton pancar› ç›kar, gerisi ne yapacak? 80 tonun d›fl›ndakini yat›ram›yor, yat›r›nca da bir ceza ödemeye mecbur oluyor. Çiftçi vermifl oldu¤u pancar›n paras›n›n dahi alamam›fl taksitle veriyor. Ekemiyorsunuz satam›yorsunuz, paran›z› alam›yorsunuz. Üreticiyi zora soktular iyice ‹K: Böylesi bir sistemde pancar üreticilerine devletin bak›fl›na ve özellefltirmeyle iliflkin neler söylemek istersiniz? AE: Bu sistem benim görüflümce ekmeyin, üretmeyin diyor. Zaten geçenlerde fleker fabrikas›ndan gelen bir yetkili konuflma yapt›. Biz flekeri ithal yaparak daha ucuza mal ediyoruz fleklinde konufltu. Bu ne demek. Aç›kça ekmeyin diyor. Sonra da ko-

25 May›s- 07 Haziran 2001 tay› her y›l düflürüyor. Baflka bir üretici: Biz özellefltirmeyi hiç istemiyoruz. Özellefltirme bizim hakk›m›zda iyi olmaz. Zaten fleker fabrikas› do¤u illerinde olmak flart›yla; Erzincan, Bingöl, Malatya, Mufl daha bir sürü bunlar› niye özellefltirecekler. Fakir fuk’ara iyi kötü bar›n›yordu. Yar›n özelleflti mi ben senin pancar›n› alm›yorum dese ben ne yapaca¤›m. Bu yüzden biz özellefltirmeyi istemiyoruz. AE: Asl›nda iflçinin sahibi yok. Yani örgütlenme yok. Bugün bizim Panko birli¤e ba¤l›y›z. Kooperatifimiz vard› o da ilgilenmedi. 33-34 bin lira pancar taban fiyat› 31 bin liradan biz pancar paras› ald›k. O da tamam› bile de¤il. ‹K: Örgütlenmek gerekti¤ini söylediniz, biraz açar m›s›n›z? AE: Tabi örgütlenmek gerekiyor. Ben diyorum ki çiftçilerde örgütlenme yok. Kiflilerin sokaklara tek bafl›na ç›kmas› ayr› olur, ama bir örgüt fleklinde ç›kars›n daha iyi olur. Yapm›yorlar, bir önder yok. Çiftçiyi periflan ettiler. Bu enflasyonla bin iki bin borcu olan›n borcu 10 bin oldu. Pancar paras›yla ödeyece¤ini söylemifl, alamad›¤› için borcunu ödeyemiyor. Hacizler geliyor. Tar›m krediden al›nan paralar ödenemiyor. Köyün ço¤u hacizli, kooperatiften ald›¤› gübrenin mazotun paras›n› ödeyemiyor. Sonra da haciz geliyor ve hapis yat›yor. TARIM BAKANI YAPAMIYOR, AMER‹KA YAPSIN Uzun y›llar kooperatif baflkanl›¤› yapan pancar üreticisi Fethi Amcan›n yasallaflan maddelere iliflkin düflüncelerini ald›k. Fethi Erdem: Pancar olmasa iflçide batt›, çiftçide. Geçen sene 6 Nitrat bir torba gübreyi 3 liraya ald›k. Bu sene 10,5 lira. Bire kaç geldi¤ini ben bilmiyorum. Siz hesaplay›n art›k. 6 liraya ald›¤›m›z gübre bu sene 15-16 milyon lira. Bu¤day taban fiyat›n› da tar›m bakan› yapam›yor, Amerika yaps›n. Birde Dervifl gelmifl yani kurtaracakm›fl. Aman elinde ne var ki Amerika ne dedi onu yapacak. Yani param›z› ne zaman alaca¤›z onu bilmiyoruz. Borçlular para isteyince ben yar›s›n› ald›m size de yar›s›n› veririm dedim. Yani köylünün durumu periflan. Geçen sene bu¤day› verdim 85 liraya, kepe¤i ald›m 105 liraya (bu¤day›n kabu¤unu). Bu ne biçim bir zamd›r ki iki kat› oluyor. Partiye hükümete atmak için de¤il ne zaman Ecevit bafla gelmiflse bir dert çekmiflik. 74-75’te geldi¤i zaman mazot bulamad›k. Bahçeli’de Mesut’ta onun çocu¤u. O( ne dedi

Yünlüce köylüleri

onu imzal›yorlar, yani biz bu¤day çorbas› yeriz kepek ekme¤i yeriz. Hükümet bize bir fley vermesin bizde ona vermiyek. Bu sene ofisi kald›racaklar. Bu¤dayda para etmeyecek. 5 milyona ald›¤›m yemin (hayvan yemi) torbas›n› 7 milyon 500 binden ödedim. Geçen sene Eylül ay›nda pancar yat›rm›fl›m. Bugün May›s’›n yedisinde para vermifller. Devletin paras› bize faizli ama bizimki giderek de¤er kaybediyor. Faizi bile yok. Bize bir kredi kart› vermifller. Bir ayl›k onla al›yorum. Ondan bundan borç edip ödüyor, di¤er ay yine al›yorum. Art›k çiftçi tarlalar›n› süremeyecek. Çünkü bir depo 80 litre mazot al›yor, kilosu 750-800 mine ç›km›fl hesap edin art›k siz. Köylü masraf›n› ç›karam›yor. Dervifl nas›l kurtaracak. Duydu¤umuza göre babas› Arnavut, han›m› Almanm›fl, bundan 20 sene önce Ecevit’in dan›flman›ym›fl. Ecevit getirmifl bafl›na bir horoz. B‹Z OLMAZSAK DEVLET H‹Ç OLMAZ Yaflam›n yükünü iki kez omuzlayan Anadolunun çal›flkan yi¤it ve cefakar kad›nlar›ndan pancar üreticisi Sultan ablaya çal›flma koflullar›n› ve alamad›klar› pancar paras›yla ilgili düflüncelerini sorduk. Sultan Abla: Sizde görüyorsunuz güneflin alt›nda s›cakta nas›l çal›flt›¤›m›z bahar›n bafl›nda bafllay›p k›fl gelene kadar çal›fl›yoruz ama hiç bir fley görmüyoruz. Rençber ölmüfl demek. Bir k›fl boyu da bekliyoruz ki para gele, pancardan bu¤daydan. Tabii anlam›yorlar ki devletin yeri

rahat. Geçen sene ektik; hem kooperatife borcumuz vard› hem de köylüye ödemek içinde ektik. Bekledik ki pancar paras› gelsin diye gelmiyor. Borç ödemek için faizli para çekiyoruz. Devlet ald›¤› zaman fazlas›n› al›yor ama vermiyor. Ya¤murun alt›nda çal›fl›yoruz ki bir lokma ekmek için ama onu bile vermiyorlar. Bafltakilerin hepsi suçlu, rahatl›¤› olan kalkmak istemiyor. Bir çocu¤umuz hasta oluyor gidemiyoruz ki ilaç almaya, Ne bir sigortam›z ne bir garantimiz var. Hastaneye götürdük ama ç›kam›yoruz. Param›z yok. Biz çal›fl›yok ortaya getiriyok, biz olmasak devlet hiç olmaz. Biz olmay›nca devlet olamaz. Do¤udakinin halini bilen yok. Belki benim durumum daha do¤udakinden iyidir. Türkiye ölmüfl, ekmek paras› peflinde koflan a¤layan kendini öldüren, sonu yok bunun. Devlete gelince, borç alm›fl de¤il mi? Al›yor ama bunu ödeyebilecek mi? Fakir fukaradan ç›k›yor. Türkiye kalk›n›yormufl, neresi hani ölmüfl. Çiftçiyi, bizi öldürmüfller birde kalk›n›yormufluz. Hasta çocu¤um ameliyat olmas› gerekiyor ama pancar›n paras›n› alamad›¤›m›z için olamad›. Biz devletin paras›n› bekletseydik çekseydik bankalardan bizden bin mislini al›rd›. Ama onlar ne yap›yor. Bekliyoruz ve vermiyorlar. Bir birimize sahip ç›kmal›y›z yoksa açl›ktan ölece¤iz. Bak›n gavurlar nas›l birbirine sahip ç›k›yorlar. Sultan ablaya ve Yünlüce üreticisine teflekkür ediyorum. Duygu ve düflüncelerini paylaflt›klar› için.


±CMYK 25 May›s- 07 Haziran 2001

18

iflçi-köylü

3

Emperyalist-kapitalist sistemin krizini derinlefltirelim! Özellefltirme sald›r›s›na karfl› ç›kal›m! tratejik Bugün dünya yaratmak amaçl›” önemine özellefltirildi¤ini çap›nda Telekomüvurgu nikasyon sektörünsöyleyen ‘kurtar›yap›lan telekomüde 5 milyon üzec›’ Kemal Dervifl nikasyon hizmetayn› zamanda bu rinde çal›flan istihleri ülkemizde ilk dam edilmektedir. özellefltirmeden olarak devletin ‹stanbul Teknik do¤ru dürüst para bürokratik ve asgelmeyece¤ini de Üniversitesinin keri ihtiyaçlar› (‹TÜ) 1995 verileaç›kl›yor. Öyle ki, Kemal Devrifl do¤rultusunda yarine göre 1982-95 Telekom’un özelGeorge W. Bush p›land›r›lm›fl ve lefltirilmesiyle elde y›llar› aras›nda bu a¤lar›n halk›n kullan›m›na aç›lma- toplam istihdam da % 6 oran›nda bir edilecek olan muhtemel gelir; Türkis› ise y›llar alm›flt›r. Gelinen noktada azalma söz konusudur. Bu oran Pasi- ye’nin k›sa vadeli iç ve d›fl borçlar›telekomünikasyon hizmetleri yaflan›n hiçbirini ödemeye yetmiyor. fik ülkelerinde % 25, K. Amerika’da m›n önemli bir unsuru haline gelmifl- ise % 23 oran›nda gerçekleflmifltir. Demek ki hem emperyalistler aç›tir. Telekomünikasyon hizmetlerinde Ülkemiz de ise telekomun peflkefl çe- s›ndan hem de uflaklar› aç›s›ndan soyap›lan özellefltirmelerin ard›ndan kilmesi çal›flmalar›n›n bafllat›lmas› ile run sadece ya¤man›n daha da boyutyaflananlara bakt›¤›m›zda ise emperbirlikte telekom çal›flan› kamu emek- land›r›lmas› de¤il. Dünyan›n birçok yalist tekeller büyük karlar›n alt›na çilerine flimdiden iflçi statüsüne ya da ülkesinin telekomünikasyon hizmetimza atarken emekçi halk›n pay›na lerinin Çok Uluslu fiirketlerin ya¤baflka kurumlara geçmeleri dayat›liflsizlik, hizmetlerin pahal›laflmas›, maktad›r. Ulaflt›rma Bakan› Enis Ök- mas›na aç›lmas›n› emperyalist-kapihizmet götürülmemesi düflmektedir. süz taraf›ndan yap›lan aç›klamada ise talist sistemin yaflad›¤› fliddetli krizÖzellefltirmeyle birlikte iletiflim hiztoplam 75 bin personelin bulundu- den ba¤›ms›z ele alamay›z. Emperyametleri pahalanacakt›r. Telefon ko¤u Türk Telekom’da özellefltirilme- listler taraf›ndan sermaye ve bilginin nuflma ücretleri Telekom orta¤› tekel- sinin ard›ndan 38 bin personelin is- dünya üzerinde s›n›rs›z ve engelsiz lerin kar h›rslar› do¤rultusunda ayar- tihdam edilece¤i belirtilmektedir. dolaflmas› sistemin yaflad›¤› t›kan›klanacakt›r. Televizyon ve Radyo yaYani 37 bin kamu emekçisi özel- l›k ve krizlere çare olarak görülmeky›nlar› internet hizmetleride bu kaplefltirme sald›r›s›yla birlikte kap› tedir. Bunun içinde emperyalistler samdad›r. önüne konulacakt›r. Uygulamalar›n dünyan›n her yerindeki iletiflim ve bununla da s›n›rl› kalmayaca¤› biÖzellefltirilen Telekominikasyon linmekle birlikte geriye kalanlar›n flirketlerinde yat›r›m hizmet kalitesi vb. unsurlar da at›lacak her ad›m, kar ellerindeki haklar›nda budanmas› amaçlanmaktad›r. getirip getirmeyece¤ine bak›larak at›lmaktad›r. Kara dönüflmesi uzun “Kademeli olarak özellefltiriolan ve yat›r›m maliyeti yüksek olan len Japon iletiflim tekeli NTT alanlarda yat›r›m yap›lmamakta ve bugünlerde 60 bin iflçisini sokavarolan yat›r›mlarda durdurulmakta¤a ataca¤›n› ilan etti. Toplam d›r. Bu durum ülkemizin k›rsal böl113 bin çal›flan›ndan 60 binini gelerine de telekomünikasyon hizrekabet gücümüzü korumak istimetlerinin götürülmemesini do¤urayorsak iflçi ç›karmaya mecbucakt›r. ruz” fleklinde yapt›klar› aç›klaDi¤er yandan ‹srail’deki özel Temayla soka¤a atacaklar›n› ilan etlekom flirketlerinin talepleri özelleflmeleri, emperyalistlerin hiçbir dötirme sonras› ülkemizde de yaflananem elde edecekleri karlardan vazcak olanlara örnek teflkil etmektedir. geçmeyeceklerinin ve bu kar h›rs›Kablosuz eriflimler alan›nda faaliyet n›n iflçilere-emekçilere, köylülere yürüten Barak Telekom adl› flirket yönelik faturalar›n›n a¤›r olaca¤›hükümete baflvurarak sadece ticari n›n ifadesi oluyor. ulafl›m sistemlerini kendi ç›karlar› sektöre hizmet vermek istedi¤ini bedo¤rultusunda düzenlemek istemeklirtti. Ticari sektörün daha karl› oldu- TÜRK TELEKOM’UN PEfiKEfi‹- tedirler. ¤unu ve genel hizmet talebinin iletiN‹N ÖNÜ AÇILDI flim piyasas› için gereksiz oldu¤unu Neredeyse dünyadaki tüm ülkeleÖKSÜZ’ÜN DERD‹ ARPALI⁄I söyleyen flirket yöneticileri; tüm ‹sra- rin telekomünikasyon hizmetlerini KORUMAK! MHP’li Ulaflt›rma Bakan› Enis illilere de¤il sadece büyük flehirdeki- yerli ve yabanc› flirketlerin ya¤mas›lere ve sanayi-ticari merkezlere hizna açt›¤› bir dönemde bu kurumlar› Öksüz’ün Telekom Yasas›’n›n ç›kar›lmet vermek istediklerini aç›klad›lar. elden ç›karmak için yok pahas›na bir mamas› noktas›nda sergiledi¤i “diDolay›s›yla yukar›da da belirtti¤i- de¤er biçmek gerekiyor. Emperyalist renç” ve medya taraf›ndan bilinçli miz üzere kar getirmeyecek alanlara haydutlar›n ucuza elde etmek isteme- olarak hedef tahtas›na oturtulmas› yat›r›m yapmayacak olan telekom lerinin yan›-s›ra telekom piyasas›nda Türkiye’nin ç›karlarlar›n› koruyan bir flirketleri buralara telefon santral› yaflanan gerçeklik böyle. Özellefltiril- “milliyetçi” bakan tablosu oltaya kurma, internet altyap›s› götürme gimesi istenen Türk Telekom’un de¤eri ç›kard›. MHP’ne özellefltirmeye karifliminde de bulunmayacaklard›r. Ya- 60 milyar dolar iken bu karl› kurufl›ym›fl, uluslararas› tekellerin istedikt›r›m›n yap›lmad›¤› bu alanlarda yaluflun üç y›ll›k kar›na peflkefl çekillerine karfl› ç›k›yormufl gibi gösterilflayan insanlar iletiflim hizmetlerinmek istenmektedir. Türk Telemeye çal›fl›ld›. Ulaflt›rma Bakaden yararlamakta güçlük çekecek ya kom’un di¤er özellefltirilen kurulufln›’n›n ve MHP’nin b›rakal›m teleda hiç yararlanamayacaklard›r. lar gibi “Türk ekonomisine kaynak komun ya¤malanmas›na itiraz et-

S

±CMYK

meyi flimdiye kadar hükümetin ve mecliHüseyin K›vr›ko¤lu sin onay›ndan geçen hiçbir sald›r› yasas›na en ufak bir itiraz› olmam›flt›r. MHP’nin özellefltirmenin karfl›s›nda gösterilmeye çal›fl›lmas›n›n ikili yönü bulunmaktad›r. Bunlardan birincisi; göstermelik bir dirençle fiyat düflürülmesi ( bu sayede özellefltirme rakam› oldukça afla¤›ya çekilmifltir.) ikincisi ise; oluflturduklar› faflist kadrolaflman›n ç›kacak olan yeni yasayla da¤›t›lmas› olas›l›¤› ve arpal›klar›n elden kaybedilmesi endiflesidir. Bir süredir Telekom’da ifle almalar›n Ülkücü Teknik Elemanlar Derne¤i taraf›ndan organize edildi¤i kamuoyunun büyük ço¤unlu¤u taraf›ndan bilinmektedir. Bunun yan›s›ra önemli bir hususunda alt›n› çizmek gerekiyor.

Telekom gibi stratejik bir konuma sahip bir kuruluflun “Üniter devlet” yap›s›n›n temel tafllar›ndan birisi oldu¤u bilinmektedir. Parti program›n› “milliyetçilik” üzerine kuran MHP’nin bu nedenle hemen teslim olmas› “bindi¤i dal› kesmesi” anlam›na gelir ki göstermelik ve aldat›c› bir tarzda Türk Telekom’un özellefltirilmesine direnç göstermeye çal›flm›flt›r. Ancak MHP’nin tüm yalan-aldatmaca ve göstermelik karfl› ç›k›fllar› gerçeklikler karfl›s›nda eridi. Çünkü emperyalist-kapitalist ülkelerin hepsinde “ulusal haberleflme” a¤› devletin elindedir. Ayn› flekilde ülkenin gerçek yöneticisi durumunda olan ordunun da MHP paralelinde düflünmesinin alt›nda benzeri kayg›lar yat-


iflçi-köylü

3

maktad›r. Vatan-millet edebiyat› yaparak “en güvenilir kurum” görünümü veren ordunun hemen “teslim bayra¤›”n› çekmesi beklenemez. Ayr›ca “özellefltirme” sonucunda elde edilecek rant pay›nda ordunun da yararlanmas› sözkonusu olunca di¤er egemen klikler ile ordu ve MHP aras›ndaki çat›flman›n sert geçmesi beklenen bir geliflme olarak görülmelidir. Beyaz Enerji operasyonunda oldu¤u gibi “Telekom” mücadelesinde de MHP ile ordunun yak›nlaflmas› ve özellikle ANAP’a karfl› birlik görüntüsü vermesi de flafl›rt›c› de¤ildir. MHP’nin son süreçte orduya yak›nlaflmas› ve onunla uyumlu bir pozisyon içerisine girmek istemesinin alt›nda gelecek seçimlerde önemli bir deste¤i arkas›na almak istemesi yatmaktad›r. Bunun ön ad›mlar› olarak baz› emekli olmufl eski subaylar MHP’nin önemli kademelerine getirilmifllerdir. Bütün bu geliflmelere dikkat çekmek ve gerek MHP’nin gerekse ordunun gerçek yüzünü halk kitlelerine anlatmak için Bülent Ecevit Türk Telekom olay›

19 önemli bir f›rsatt›r. Bu iki kurumun ne kadar “milliyetçi” olduklar› bu olay karfl›s›nda bir kez daha gözler önüne serilmifltir. Telekomun sat›lmas› konusunda yap›lan son düzenlemelerde % 1’lik “Alt›n Hisse” d›fl›nda kalan % 99’u özellefltirilirken bunun % 45’lik hissesi blok olarak emperyalist tekellere peflkefl çekilerek yabanc› flirketlere yönetimde ve denetimde oy üstünlü¤ü tan›nmayacakt›r. Devletin elinde bulunduraca¤› söylenen % 1’lik “Alt›n Hisse” uydular›n garanti alt›na al›naca¤› “ulusal güvenli¤in göz önünde bulundurulaca¤› ise aldatmacadan baflka birfley de¤il. Ülkenin iletiflim teknolojisinin tamam›n›n emperyalistlerin denetiminde oldu¤u, faflist TC ordusunun NATO’nun yönlendirmesinde emperyalistlerin yedek kuvveti durumunda oldu¤u ayan beyan ortadayken MGK’n›n anti-emperyalist bir yaklafl›m sergiledi¤inin propagandas› yap›larak orduya iliflkin yan›lsama yarat›lmak isteniyor. Ordu, emperyalizmin ve ona uflakl›kMesut Y›lmaz ta kusur etmeyen Türk

egemen s›n›flar›n›n ordusudur. Emperyalizmin sömürü ve talan politikalar›n› devam ettirmesinde, bölgesel politikal›r›n uygulamas›nda ve emperyalizme karfl› gelifltirilen tüm baflkald›r›lar›n bast›r›lmas›nda emperyalistlerin hizmetindedir. Telekomun emperyalist haydutlara peflkeflini yasal statüye bindirmek için oluflturulan yasa tasar›s› da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan geçti. ABD Baflkan› J. W Bush’un faflist Baflbakan Ecevit nezdinde gönderdi¤i ve kamuoyuna aç›lmas›n› da emretti¤i mektubunda; “Ulusal Onurdan” sözedenlerin nas›l bir onura sahip oldu¤unu gösterir nitelikte ki aktar›m›nda bulunulmas›n›n ve güven duyulmas›n›n tek yolunun Türk Telekom’un özellefltirilmesi ve bankac›l›k yasas›n›n ç›kar›lmas›ndan geçti¤i hat›rlat›l›yordu. Ecevit büyük bir ikiyüzlülükle “biz onlardan al›yorsak, onlar›nda bizden almas›ndan daha do¤al bir fley olamaz” diyerek gerçek yüzünü ve emperyalist Devlet Bahçeli ufla¤› oldu¤unu bir kez

Vatand›r Vatan Sat›lmaz” “Telekomu çok uluslu flirketlere teslim etmeyece¤iz”, “Telekomu IMF ve sermayeye teslim etmeyece¤iz” pankartlar› aç›ld›. Haber-Sen Genel Baflkan› Kemal Kelefl, Türk Telekom’un özellefltirilmesine ülke gelece¤i için karfl› ç›kt›klar›n› belirterek “Telekomun özellefltirilmesine karfl› ç›kmak vatan hainli¤iyse vatan hainli¤ine devam edece¤iz” dedi. Haber ifl 1 Nolu fiube Baflkan› Levent Dokuyucu ve EMO fiube Baflkan› Gazi ‹pek’de yapt›klar› aç›klamalarda Telekomun peflkefl çekilmesini protesto ederken özellefltirmeye

karfl› ortak mücadele ça¤r›s›nda bulun- yönetimi özel sektörde olacakt›r. Kamu pay› % 51’in alt›na düfltü¤ünde ifl güdular. Eyleme; Tezkoop-ifl 2 Nolu fiube, Yol-‹fl 1 Nolu, Harb ‹fl ‹stanbul fiu- vencemiz yok olacakt›r. Hisselerin be, Teksif Bak›rköy fiube ve Sümerhangi oranda kime ve kaça sat›laca¤› belirsizdir” diyerek önümüzdeki günbank iflçileri ile Enerji Yap›-Yol Sen, lerde tüm ülkeden Ankara’ya yürüyeSES fiiflli fiube ve BES 2 Nolu flubelerden yönetici ve üyeler kat›ld›. ceklerini ve üretimden gelen gücün kullan›lmas› da dahil her türlü eylemi ‹zmir’de gerçeklefltirilen eylem ise yapacaklar›n› bildirdi. “‹zmir Özellefltirme Karfl›t› Platform” taraf›ndan organize edildi. Gümrük Telekom önünde “ALTIN H‹SSE” MODEL‹N‹N gerçeklefltirilen eylemde “Telekomu çok uluslu H‹ÇB‹R HÜKMÜ YOK flirketlere teslim etmeyece¤iz” pankart› aç›l›rken MGK, Hükümet ve “Kurtar›c›” Ke“IMF defol bu memleket mal Dervifl aras›nda yap›lan toplant›dan bizim”, “‹flçi memur el ele genel greve” sloganla- MGK’nin öngördü¤ü bir sonuç ç›kt›. % 99’luk, hissenin d›fl›nda kalan ve “Alt›n r› at›ld›. EylemHisse” olarak adland›r›lan % 1’lik hisse de Haber Sen ‹zmir flube Baflstratejik kararlarda devlete veto yetkisi kan› Ali Y›lbafl “veriyor”, yabanc› tekellere sat›lacak bir konuflma yahisselerin devrinde ve Türk Telekoma parken özelleflba¤l› flirketlerin kurulmas›nda hükümete tirmeye karfl› yetki “tan›yor” Sat›lacak dilimin ortak tav›r al›nmas› gerekti¤ine %51’den % 45’e düflürülmesine ve “Alvurgu yapt›. Y›l- t›n Hisse fiart›” getirilmesine tepki gösbafl; Telekomla teren TÜS‹AD Yönetim Kurlu Baflkan› ilgili geliflmeleTuncay Özilhan’›n “Uzaydan yatak rin kritik bir odas›n›n foto¤raflar› çekilirken Türkiaflamaya geldiye’nin hala Türk Telekom’u özellefltir¤ini belirterek medi¤ini söylemesi “Alt›n Hisse” uygu“Haz›rlanan tasar› yasalafl›r lanmas›n›n hiçbir hükmünün olmad›¤›n› yasalaflmaz kugöstermesi aç›s›ndan önemlidir. rumumuzun tüm

Telekom’u Çok Uluslu fiirketlere teslim etmeyece¤iz ‹stanbul: IMF ve DB’n›n özellefltirilmesini dayatt›klar› Türk Telekom’un emperyalistlere peflkefl çekilmesine, iflçi ve emekçiler ‹stanbul’da ve ‹zmir’de yapt›klar› eylemlerle “hay›r” dediler. 9 May›s 2001 tarihinde ‹stanbul’da EMO, Haber-Sen, Haber-‹fl taraf›ndan Gayrettepe Telekom Baflmüdürlü¤ü önünde yap›lan eylemde “Özellefltirmelere ve sürgünlere hay›r”, “Telekom

25 May›s- 07 Haziran 2001 daha ispatl›yordu. Emperyalizmin yaflad›¤› krizden kurtulmak amac›yla emekçi-yoksul halklara dayatt›¤› sömürücü talan ve imha politikalar› yaflanan her krizde daha da boyutlanarak karfl›m›za ç›k›yor. Ülkenin el de¤medik bir kar›fl topra¤›n›n b›rak›lmad›¤›; halk›n yaflam de¤erlerini, gelece¤ini emperyalistlere peflkefl çekmekte ustalaflm›fl tescilli katiller vatansever olurken: iflçilerin, emekçilerin, köylülerin, gençli¤in gelece¤i için mücadele eden devrimci-komünistler vatan haini ilan edilmekte, zindanlarda katledilmektedir. Ülkemizde en geri bilinç düzeyindeki kitlelerin dahi karfl› ç›kt›¤› lanetledi¤i emperyalist kurulufllara, emperyalizme karfl›, sömürüye karfl› öfke her geçen gün büyümektedir. Bütün bu geliflmelerle birlikte dünya ve Türkiye halklar›n›n bafl e¤emeyece¤i, direniflin daha da boyutland›r›larak isyan›n her tarafa yay›laca¤› tüm devrimci güçler ve emekçi halklar için bilinen bir gerçekliktir. Bu gerçeklik 2001 1 May›s’›nda Enis Öksüz a盤a ç›km›flt›r.


±CMYK iflçi-köylü 20 Karanl›¤›n içinden ayd›nl›k yayanlar:

25 May›s- 07 Haziran 2001

Halk KÖRO⁄LU As›l Ad› Ruhflen Ali’dir. Ruhflen Ali babas›n›n gözlerini kör eden Bolu Bey’inden babas›n›n intikam›n› almak için kendini yetifltirir. Ama sonunda Ruhflen Ali’nin Beylere olan bireysel kini toplumsal bir öfkeye dönüflür. Ve o art›k da¤bafl›nda yoksulun, güçsüzün umudu Köro¤lu olmufltur. Ve Osmanl›’dan günümüze, tarihinde verdi¤i mücadeleyle örnek olmufl, karanl›¤›n içinde ayd›nl›k yayanlar›n aras›nda yerini alm›flt›r. 29 Nisan 2001 tarihinde Tohum Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Karanl›¤›n ‹çinden Ayd›nl›k Yayanlar” etkinli¤inin ikincisinde Köro¤lu incelendi. ‹ki bölümden oluflan etkinli¤in birinci bölümünde Tohum Kültür Merkezi bünyesinde çal›flmalar›n› yürüten Barbara Halk Sahnesi oyuncular›n›n sahneledikleri Köro¤lu adl› oyun izleyicilere sunuldu. Kolektif bir çal›flmayla tüm olanaks›z-

Kahramanlar›

l›klara ve oyuncular›n amatörlüklerine ra¤men çok iyi bir oyun sahneleyen Barbara Halk Sahnesi oyuncular› tiyatro gösterisinin sonunda salondaki izleyiciler taraf›ndan ayakta alk›flland›. Program›n ikinci bölümü ise k›sa bir söylefliden olufluyordu. Söylefliye TKM çal›flam› ‹lyas Ekinci, Sanatç› Ekrem Ataer ve Haflmet Zeybek kat›ld›. ‹lk sözü sanatç› ayn› zamanda birinci bölümde sahnelenen oyunun yazar› olan Haflmet Zeybek ald›. Ve seyircilere oyun hakk›ndaki görüfllerini sordu. Seyircilerden eksikleriyle birlikte güzel yanlar›n› anlatan cevaplar› ald›ktan sonra sözü TKM çal›flan› ‹lyas Ekinci ald›. ‹lyas Ekinci; Köro¤lu’nun nas›l bir halk kahraman› oldu¤unu anlatarak, mücadelesine de¤indi ve günümüzde örnek al›nmas› gereken yerlerini vurgulad›. Daha sonra sözü alan Ekrem Ataer; Köro¤lu destan›n› anlatarak Köro¤lunun güzel türküleriyle Tohum dostlar›na hofl dakikalar yaflatt›. Hep bir a¤›zdan söylenen türkülerle etkinlik baflar›l› bir flekilde sona erdi.

maya çal›fl›r. Varl›¤›n› onun üzerine infla Bilinç; düflkünleflmenin panzehiridir eder. Kapitalist sisömürü ve zülum üzerine infla tem eme¤e insanl›¤a düflman bir kifliolunan kapitalizm/kapitalistler, lik dayat›rken, sosyalist sistemin baykendileriyle birlikte topluma da ra¤›na “ herkese yetene¤ine göre, herdüflkünleflmeyi dayat›yorlar. kese eme¤i kadar”dan sonra s›n›fs›z Nedir düflkünleflme, düflürülme, toplumu hedefleyen komünizim de dejenere olma? “herkese ihtiyac› kadar” yazar. Kapi‹nsani olan tüm duygu, düflünce ve talizm ezen ve ezilen üzerine sistemisosyal pratikten ad›m ad›m uzaklaflni sürdürürken sosyalizm ezilenlerin mad›r. Düflürülmenin en temel dayaç›kar›n› savunan sistemden ad›m ad›m na¤›, asalakl›¤›n özendirilmesi, insas›n›fs›z toplum olan komünizmi hen›n kendi eme¤ine, toplumun sorunla- defler. Soygun ve talan kapitalizmin yar›na yabanc›laflt›r›lmas›, bencil, bireyflam felsefesidir. Bunun emekçi halkta ci ve onursuz olunmas›d›r. Her sistem kendi prototipini yarat- yans›tmaya çal›flt›klar› modeli Özal’›n

YAfiAMIN D‹L‹ NERG‹Z SELV‹ GÜZEL

S

3

P‹R SULTAN ABDAL Tohum Kültür Merkezi’nin her ay düzenledi¤i “Karanl›¤›n içinden ayd›nl›k yayanlar: “Halk Kahramanlar›”, serisinin bu ayki konusu “Pir Sultan Abdal” d›. Haflmet Zeybek’in haz›rlay›p sundu¤u söyleflinin kat›l›mc›lar› Ankara Birlik Tiyatrosundan Zeki Göker, Sanatç› Serhat Tunç ve Günefle Türkü’den Ozan Bak›r’d›. Girifl konuflmas›nda sözü alan Haflmet Zeybek genelde halk kahramanl›¤› özelde ise Pir Sultan fenomeninin tarih içindeki diyalektik ak›fl› üzerine de¤erlendirmelerde bulundu. Pir sultan hakk›ndaki efsaneleri, H›z›r Pafla olay›n›, O’nun sert içerikli hicivlerini aktararak “Pir Sultan kendi kaderini halk›n kaderiyle birlefltirmifltir” deyip sözü Zeki Göker’e b›rakt›. Pir Sultan halka önderlik etti¤i için as›ld› Zeki Göker, ABT’nin sergiledi¤i “Pir Sultan” oyununda karfl›laflt›klar› gerek iç gerekse d›fl sorun-

lar› aktararak flunlar› söyledi: “1991 y›l›nda sahnelemeye bafllad›¤›m›z oyunda Pir Sultan’›n dini de¤il, felsefi boyutuna a¤›rl›k verdik. Bu yüzden gitti¤imiz her yerde yasaklarla karfl›laflt›k. Oyunu 89 mahkeme karar› ve 1 Dan›fltay karar›yla oynatabildik. 300’e yak›n gözalt› olay› yaflad›k.” Bütün bunlar›n oyuna ekledikleri final sahnesinden dolay› oldu¤unu belirten Göker flöyle devam etti: “Biz oyuna son bir sahne ekleyerek Pir Sultan’› bugüne getirdik. O’nu Denizlerle, Mahirlerle ve ‹bolarla bütünlefltirdik. Devleti korkutan da bu oldu. Pir Sultan’› as›p oyunu bitirseydik devlet hiç bir flekilde oyunu yasaklamazd›. Fakat bu da bizim amac›m›za ters düflerdi” Serhat Tunç ve Ozan Bak›r’›n söyledi¤i türkülerden sonra sözü Ozan Bak›r alarak Pir Sultan’›n sanatsal yönüne de¤indi. “Pir Sultan’›n etkilendikleri ve etkiledikleri” bafll›¤›yla halk ozanlar› aras›ndaki sanatsal iliflkileri, on-

özendirmeye çal›flt›¤› “benim memurum iflini bilir” mant›¤›yla örgütlü bir güç olarak hakk›n› arama yerine birey olarak baflkalar›n›n zarar›na kendini “kurtarma” rüflvetle yada baflkalar›n› kaz›klayarak belini do¤rultma anlay›fl›d›r. Sömürü sistemi bu tür anlay›fllar› toplumda yerlefltirerek bir taflla iki kufl vurmay› hedeflemekte. Birincisi: Bu anlay›fllarla Örgütlü mücadele anlay›fl› geliflmiyor ‹kincisi: Emekçiler birbirine düflmanl›k beslediklerinden kötülüklerin kayna¤› olan sisteme yönelmede zaafa düflüyorlar. Buda sömürücülerin ekme¤ine ya¤ sürüyor. Bugün genel krizin (ekonomik, siyasi, ideolojik) emekçi halk aç›s›ndan hem avantaj› hemde dezavantaj› vard›r. Avantaj›; ezen ve ezilen çeliflkisi yo¤unlaflmakta, hepsini sokan y›lan›n ayn› oldu¤u gerçe¤i daha genifl kesim taraf›ndan görülmektedir. Dezavantaj›;

yoksulluk ve bilinçsizlikten dolay› emekçiler yaflam›n birçok alan›nda karfl› karfl›ya gelmektedir. Nedir bunlar? Rüflvet olay›, iflsizli¤in hat safhada olmas›ndan dolay› grev k›r›c› pozisyona düflme, çok daha düflük ücretle bir baflka emekçinin ifline göz dikme, ihtiyaçlar›n had safhaya ç›kmas›ndan dolay›, çevremden maddi olarak ne kopar›rsam kard›r mant›¤›yla hareket etme, olanaklar›n çok çok k›s›tl› olmas›ndan dolay› dayan›flma duygusunun zay›flamas›, bireycili¤in ve bencilli¤in hat safhaya varmas›, örgütlenmeye yönelik bask›lardan dolay› örgütlü hak arama mücadelesinden kaç›n›p daha sonra da emek verip kazananlara hiç bedel ödemeden ortak olma anlay›fl›, toplumsal olaylara karfl› duyars›zl›k, ailede sorumluluk almaktan kaç›nma, sözün ve özün bir olmamas› herfleyin kendini ve çevreyi aldatmaya yönelik olmas› vb. vb.


±CMYK iflçi-köylü

3

lar› fliirlerinden örneklerle aktard›. Soru cevap bölümünde “Pir Sultan as›lmasayd› Pir Sultan olur muydu?” sorusuna Haflmet Zeybek, Pir Sultan’›n bilgelik tavr›yla militan tavr›n› bütünlefltirdi¤i ve militan tavr›yla direnmeseydi Pir Sultan olamayaca¤› yan›t›n› verdi. Pir Sultan Gelene¤i zindanlarda sürdürülüyor Yine söz alan bir izleyici irdelenmesi gerekenin, halk kahramanlar›n›n gerçekte var olup olmad›¤›, nas›l öldürüldükleri de¤il onlar›n halk› ayd›nlatmalar›, dünyay› de¤ifltirme istekleri, sömürenin karfl›s›nda sömürülenin yan›nda yer almalar› oldu¤unu belirterek “Önemli olan dünle bugün aras›ndaki ba¤lant›y› farkedebilmektir. Vergiler hala var, sömürü flekil de¤ifltirerek hala devam ediyor. Dün ölümden korkmayarak ‘Aç›l›n kap›lar flaha gidelim’, diyen Pir Sultan bugün, yeni Kahramanlarla- Nergiz Gülmezlerle ‘herfleyi yapabilirsiniz ama yüzümüzdeki gülümsemeyi yok edemezsiniz’ diyor. Osmanl›’n›n teslimiyet ça¤r›s›, bugün devletin tretman uygulamalar›d›r. Dünün Pir Sultanlar› bugünün Nergiz Gülmezleridir” diyerek Pir Sultan’›n militan kiflili¤i ve bilge kiflili¤inin deflifre edilmesi gerekti¤i ve Pir Sultan Abdal gelene¤inin günümüzde zindanlarda direnen ça¤dafl Pir Sultan Abdallarla yaflat›ld›¤› üzerinde durdu. Daha sonra söz alan ve Ulucanlar katliam›n› bizzat yaflad›¤›n› belirten bir izleyici yapt›¤› konuflmada o dönemde adli mahkum olarak hapishanede bulundu¤unu belirterek flunlar› söyledi: “Zindanlarda halk için can›n› veren, ölüm oruçlar›na giren Pir Sultanlar var. Onlar beni yoz yaflam›mdan temizleyerek bana temiz bir dünya sundular. Benim var olufl nedenim zindanlardaki Pir Sultanlard›r. Benim var olufl nedenim, katliamdan sonra Ulucanlar’› marfllarla titreten bayan tutsaklard›. Pir Sultanlar onlard›” Program bu duygu yüklü konuflman›n ard›ndan bir sonraki ay yeni bir halk kahraman›yla buluflmak dile¤iyle sona erdi. Hele de üretimden ve do¤adan uzak, çarp›k yap›laflman›n yo¤unlaflt›¤› kentlerdeki yaflamda insanlar çok daha fazla kendini cendere içinde hissetmekte, y›k›c› ve hoflgörüfl yönü körüklenmekte, insanlar en ufak bir fleyde bile birbirine çatar hale gelmektedir. Bu tür olumsuz davran›fllar›n yaratt›¤› ac›, öfke ve k›rg›nl›klar› da yine biz emekçiler çekiyoruz. Bu ülkemizin gerçekli¤inde bize dayat›lan davran›fllard›r. Peki bizler onlar›n dayatmalar›na mahkum muyuz yada baflka alternatifimiz yok mudur? Elbette ne mahkumuz nede alternatifsiz. Say›lar› bugün azda olsa bu mahkumiyeti rededenleri görüyoruz, yafl›yoruz. Bunu eme¤ini evlad›ndan ve toplumu ileriye götürmek için harcamadan esirgemeyenlerde görüyoruz. Bunu; toplumu teslim alman›n yolunu

25 May›s- 07 Haziran 2001

21

Naz›m Hikmet; fiiirimiz, Y›lmaz Güney; Sinemam›z, Ruhi Su; Türkülerimiz’dir alk›n sanatç›s›, halk›n savaflç›s›d›r” diyor Y›lmaz Güney. Kim için, ne için sanat ve sanatç› sorusuna verece¤imiz cevap bu kadar sade ve güzel anlat›l›r ancak. Halk›n rahmi, kendini halka adam›fl, adayacak say›s›z kahraman›n do¤umuna gebedir. Sanat alan›nda Naz›m Hikmet, Ruhi Su, Y›lmaz Güney en önde gelenlerden birkaç›d›r. Halka adanm›fll›¤›n türküsüdür yaflamlar›. Her biri sanat›n farkl› alanlar›nda halk›n sanatç›s› olman›n savafl›m›n› vermifl, bunun diyetini ödemifl, yaratm›fl oldu¤u de¤erlerle ölümlerinden sonra bile halka ö¤retmen, umut, egemenlere ise korkulu rüya olmufllard›r. Kültür deryas›na katt›klar› de¤erler, politik ve sanatsal görüflleri ile proleter devrimci kültür cephesi çal›flanlar›n›n ö¤retmenleridirler. ‹nsan›n özgürleflme yolunda Spartaküs’le bafllatt›¤›, “Beni kara toprakta de¤il, hakikati anlam›fl insanlar›n yüreklerinde aray›n” diyen fieyh Bedreddin’le sürdürdü¤ü uzun yürüyüflü, dünü bugüne yar›na ba¤laman›n ad›d›r Naz›m Hikmet, Ruhi Su, Y›lmaz Güney... Burjuvazinin onlar› lümpen, katil, vatan haini, banal ilan etmeleri de sebepsiz de¤ildir. Çünkü kendi yoz kültürlerini yayarken özellikle halk›n sanatç›lar›n›, proleter kültürün kalelerini y›kmak zorunda olduklar›n› biliyorlar. Neden mi? Çünkü; “Dostlar›m, /Kardefllerim, / Canlar›m / Kald›r›n Bafllar›n›z› / Suçlular gibi yüzümüz yerde / Özümüz darda durup dururuz. / Kald›r›n bafllar›n›z› yukar› / Bize göz verildi gözleyin diye / Dil verildi söyleyin diye / Kulak verildi dinleyin diye / El gövdede kafl›nan yeri bilir / Dert bizde, / Derman ellerimizdedir / Ararsan bulursun / Verirsen al›rs›n / ‹nanmazsan gelir görürsün” diyen RUH‹ SU... “Sosyalizm, boyunduruk alt›na al›nm›fl, insani yetenekleri prangalanm›fl emekçi kitleleri her türlü s›n›f bask›lar›ndan kurtarmay› amaçlar. Sadece ekonomik bak›mdan de¤il, ayn› zamanda zihinsel, ruhsal ve kültürel zenginli¤e kavuflturmay› da hedefler. ‹nsan›n duygular›n›, düflüncelerini gelifltirir; ça¤dafl bilimin ve tekni¤in olanaklar›n› onlar›n emrine sunar. ‹nasanlar› her yönüyle, eski dünyan›n etkilerinden kurtar›r, bütün boyutlar›yla ve bu geliflmenin süreklili¤ini sa¤layacak maddi koflullar› haz›rlar. S›n›fl› topluma geçifl aflamas›n›n gereklerini yerine getirir, gelifltirir” diyen YILMAZ GÜNEY...

H

zindandakileri teslim almaktan geçireceklerine inanlara ölümüne direnen ama asla teslim olmayan devrimci komünist tutsaklarda görüyoruz, bunu bugün say›lar› azda olsa üretici, yarat›c› iflçilerde, köylülerde umut yüklü gençlerimizde görüyoruz. Bunu kalemini sömürücüye satmayan bir avuç ayd›nda sanatç›da görüyoruz. Onlar bu güçlerini kendi emeklerine duyduklar› güvenden, insanlar›n eme¤ine duyduklar› sayg›dan, insan›n insanca yaflamas›n› yürekten arzulamalar›ndan, do¤ruya duyduklar› umut ve güvenden al›yorlar. Yani bilinçli olmaktan al›yorlar. Peki nas›l sa¤layaca¤›z bu bilinçli olmay›? 3 fleyden; 1-) Üretim içinde olmaktan 2-) S›n›f mücadelesine kat›lmaktan 3-) Bilimsel deneylerden, s›n›f mücadeleleri tarihinden

Ve; “Topraktan, ateflten ve denizden do¤anlar›n / en mükemmeli do¤acak bizden... / ... / ... / ... ve insanlar ellerini korkmadan, düflünmeden / birbirlerinin ellerine b›rakarak / y›ld›zlara bakarak: / -’Yaflamak ne güzel fley!’ diyecekler; / bir insan gözü gibi derin, bir salk›m üzüm gibi serin, bir ferah, bir rahat / bir iflitilmemifl flark› söyleyecekler.../ Hiçbir a¤aç, böyle harikulade bir yemifl vermemifl olacakt›r./ Ve en vadedici, bir yaz gecesi, böyle sesler, böyle inan›lmaz renklerle, sabaha ermemifl olacakt›r... / Topraktan, ateflten ve denizden do¤anlar›n en mükemmeli do¤acak bizden...” diyen NAZIM H‹KMET, halk›n ilerici kültürünün kaleleridirler. Çünkü halk bu kalelerde saklamaktad›r umutlar›n›, ilerici yönlerini, gelece¤e yürümenin ad›mlar›n›... Bu kalelere sald›r› için devlet divan›, bu s›ralar çok yo¤un. Bir taraftan IMF progaramlar›n› hayata geçirmeye çal›fl›rken bir de Naz›m Hikmet’in vatandafll›¤›n› geri vermenin tart›flmalar›n› yapt›lar. Kimin vatandafll›¤›n› kime veriyorlar. Prova almam›fl amatör oyuncu gibiler. Dünya vatandafl› olmufl bir devrimci için TC’nin vermifl oldu¤u vatandafll›k hakk›n›n bir anlam› yoktur. Zaten halk onu çoktan ba¤r›na basm›flt›r ve o halk›n çocu¤udur. Vatan haini ilan edilen Naz›m Hikmet’in oyunlar› Kültür Bakanl›¤› deste¤iyle oynat›l›yordu. Ayn› flekilde politik fliirleri ayr›flt›r›ld›ktan sonra sevgi üzerine yaz›lm›fl fliirleri okullarda okutuluyordu. Birçok fliiri bestelendi ve Kültür Bakanl›¤› bandrollü kasetlerde yüre¤imizi okfluyor. Bu bir oyundur. fiiddetle yapamad›klar›n› böyle havuç politikalar› ile hayata geçirmeye ve Naz›m’› içi bofl bir atefl böce¤ine çevirmek istiyorlar. Naz›m Hikmet, Türkiye devrim mücadelesinin maddi ve ruhi flekilleniflinin bir sembolüdür. O halkt›r. Bursa hapishanesinden kilometrelerce uzaktaki topraklarda devrim u¤runa Nazi subaylar› taraf›ndan idam edilen Tanya’n›n 盤l›¤›n› yaln›z halk duyabilir. Bugün güncel bir sorun olarak Naz›m Hikmet, Y›lmaz Güney, Ruhi Su tart›flmalar›nda ön plana ç›kartmam›z gereken yanlar›, özleri ve durufllar› olmal›d›r. Çünkü; Naz›m Hikmet; fiiirimiz, Y›lmaz Güney; Sinemam›z, Ruhi Su; Türkülerimizdir... De¤erlerimizdir... Sahip ç›kmad›¤›m›zda kaybedece¤imiz kendi kültürümüz, kendi belle¤imizdir.

Her ne kadar sistem bizi üretim d›fl›na atmaya çal›flsa da, örgütsüzlü¤ü, cezaland›rmay› dayat›p bizi mücadele edenlerden uzak tutmaya çal›flsa da, kendi yoz kültürünü dört bir yandan beynimize, yaflam›m›za ifllemeye çal›flsa da, bizler yinede tüm bunlara karfl› durup insan olman›n, bilinçli olman›n gere¤ini yerine getirecek çaban›n içerisinde olabiliriz, olmal›y›z. Bu mücadelede olanlar›n varl›¤› bizlerinde varolabilece¤inin kan›td›r. SÖMÜRÜCÜYE AMANSIZ, EMEKÇ ‹YE SEVECEN OLMALIYIZ Unutmayal›m ki insanl›k ne kadar kan revan içinde b›rak›lsa da ve bu durum topluma kan›ksat›lmaya çal›fl›lsa da emekçi insanlarda iyiye güzele, dostlu¤a, paylaflmaya, güvene duyduklar› ihtiyaç her zaman için yürek-

±CMYK

lerinin bir köflesinde sakl›d›r. Bizlere düflen görev o sakl› duran duygular› gün yüzüne ç›kar›p ona kan, can ve rota vermektir. Veren her zaman için alandan güçlüdür. Eme¤imizi, sevgimizi vermenin soylu yüceli¤ini yaflayal›m. Karfl›l›¤›n› mutlak al›r›z. Karfl›l›¤› ad›m ad›m karanl›¤› parçalay›p, emekçileri kendisi için s›n›f olma rotas›na sokup toplumu ileriye tafl›makt›r. Toplumda devrimin ihtiyaç oldu¤unu duyumsatmakt›r. Ve yine unutmayal›m ki karanl›¤a her gidifl mutsuzlu¤umuzun, ayd›nl›¤a her gidifl ise mutlulu¤umuzun kayna¤› olacakt›r. Sonuç olarak diyoruz ki; mutluluk yada mutsuzluk kendi ellerimizdedir. Kenetleyelim ellerimizi, birlikte mutlulu¤u yaflam›m›za sokal›m. Bu herkesten çok biz emekçilerin hakk›d›r. Bu hakk› kullanmak için de emek vermek zorunday›z.


±CMYK 25 May›s- 07 Haziran 2001

22

iflçi-köylü

3

Arho¤ flehitlerinin an›s›na-3 biriminde sadece O vard›, geçen y›l ki çat›flmadan kalan. Ellerini bafl›n›n arkas›nda birlefltirip s›rt üstü uzand›, flal›n› öylesine çekti üzerine. Çat›flma gününü, Halo ve Orhan’› o an› en ince ayr›nt›s›na kadar an›ms›yordu. O günü yeniden yafl›yor gibiydi. ‹çi kinle doldu. Hesap sorman›n sab›rs›zl›¤› sard› benli¤ini. Sonra di¤er yoldafllar› düflündü, o gün 2001 geçici k›fl üssünde devrim ve komünizm flehitleri anma etkinli¤i ayn› birlikte yer al›p da flimdi flehit düflmüfl olan üzgar hafifçe esiyor s›k or- “mola verelim” talimat›yla uygun yoldafllar› Cihan’›, Ünal’›, Zeyman›n a¤açlar›n›n yaprak- bir yere geçtiler. Yar›m daire nel’i. oluflturup çantalar›na yaslanarak lar›n› birbirine çarparak Cihan geldi gözlerinin önüne. ahenkli sesler ç›kar›yordu. A¤us- oturdular. ‹zin alarak sigara yakt› gerillalardan biri. T‹KKO gerilla- Yoksulluklar içinde do¤mufl, yatos günefli tam tepede olmas›na lar› aras›nda sigara içenlerin say›- flam›fl, yokluklarla da olsa üniverra¤men yapraklar› afl›p da ormasitenin matematik bölümünü bis› çok azd›. n›n içine vuram›yordu. Dar patiBiraz solukland›ktan sonra ko- tirmifl, birçok kiflinin zorla geldikadan düzenli aral›klarla tek s›ra ¤i mast›r aflamas›na O, baflar›yla mutan söze bafllad›: halinde ilerliyordu küçük bir -Görevimiz, bu onurlu görev, ge- ulaflm›flt›. Bütün bunlara ra¤men T‹KKO gerilla birimi. çok az kiflinin sergiledi¤i tavr› Birdenbire öncü durdu, silah›n› çen y›l Seyit Külekçi ve Do¤an sergilemifl, mast›r›n› yar›da b›raAltun yoldafllar›m›z›n flehit düflçapraz tutup oldu¤u yere çöktü. melerine neden olan ihbarc› alça- k›p partimiz TKP/ML önderli¤inSilah›n›n emniyeti ise her zaman deki T‹KKO saflar›nda gerilla ¤›n cezaland›r›lmas›d›r. aç›kt› zaten. Ayn› anda di¤erleri mücadelesine kat›lm›flt›. Bu tavO anda gerillalar c›v›ldaflan de durdu. Öncü bir ses duymufltu, r›yla çevresindeki bir çok insan› kufllar gibi hep bir a¤›zdan koyürüme sesi. Durumun netlefltirve yoldafllar› çok etkilemifl, kennuflmaya gülmeye duygu ve dümek için bir süre ses dinlediler. flüncelerini ifade etmeye bafllad›- dilerine yeniden sorgulamalar›n› Biraz sonra ellerinde baltalar›yla sa¤lam›fl, derin sevgi ve sayg›lar›lar, coflmufllard›. Böyle bir eyleiki köylü ileriden beliriverdiler. n› kazanm›flt›. Üniversite y›llar›nKöylüler orman içinde dolafl›yor, min gerçeklefltirilmesi, flehitlerin da eylemlerde, korsan gösterilera¤aç bak›yorlard›. Önlerine gelen hesab›n›n sorulmas› ve bu hesap deki militanl›¤›n›n gerillada daha soruculardan biri olmak büyük her a¤ac› kesmiyor, seçmece yada bilemifl, düflmana yönelik bir p›yorlard›. Anlafl›lan ev yapmakta mutluluk vericiydi. Bir süre koçok sald›r›da, eylemde, cezalannuflmalar, gülüflmeler, espiriler, kullanacaklar a¤açlar›. Bir süre d›rmada yer alm›fl, kimilerine ise daha gözlediler köylüleri. Köylü- öneriler, sorular devam etti. Sobizzat komutanl›k etmiflti. Arlere görünme niyetinde de¤ildiler nunda komutan: ho¤’da ki çat›flmada ise çekilirgörevleri gere¤i. Usulca köylüle- -Yoldafllar hepimiz coflkuluyuz rin etraf›n› dolanarak uzaklaflt›lar fakat flimdi yola devam etmemiz, ken düflman O’nu farkederek yo¤un taramas› sonucu di¤er yolgözetleme yapmam›z gerekiyor. oradan; yollar›na devam ettiler. Daha sonra sizin önerilerinizi, dü- dafllardan ayr› düflmüfltü. Düflman Komutan d›fl›nda birimdeki hiç kimse nereye ve ne için gittikleri- flünceleriniz alaca¤›m ve ni bilmiyorlard›. Araziyi iyi bilen eylem, istihbarat hareket tarz›m›z hakk›nda size öncü ayn› zamanda tecrübeli bir gerillayd›. ‹lerledikleri güzergaha, bilgi verece¤im, dedi. Hemen kalk›p yola kogeçmiflteki deneyimlerine ve hareket tarz›na dayanarak hangi gö- yuldular. Yorgunluklarev için nereye gittiklerini yorum- r›ndan eser kalmam›flt›. lamaya çal›fl›yor, çeflitli ihtimalle- Kim tutabilirdi art›k onri düflünüyor fakat hiçbirine di¤e- lar›. Kanat takm›flças›na h›zl› h›zl› yol ald›lar. rinden daha fazla a¤›rl›k veremi********* yordu. Bu düflünceler kafas›n› Uzun uzun konuflmeflgul ederken gözleri ve kulaklar›yla çevreyi denetlemeyi elden mufllard›. Yatt›klar›nda zaman epeyce ilerlemiflb›rakm›yordu. Uzun süredir yürüyorlard›. Bi- ti. Fakat öncünün uykusu gelmiyordu. Eylem raz sonra birim komutan›n›n

R

±CMYK

O’nu fark etti¤i halde, O silah›n› tutukluk yapmas›na ra¤men düflmana atefl ederek, düflman ateflini kendisine çekip yoldafllar›n›n çat›flma ortam›ndan ç›kmalar›na yard›mc› olmufl; daha sonra tek bafl›na zorlukla çat›flmadan ç›km›fl, ç›kar ç›kmaz da konaklama yerine gitmek yerine köyün yak›nlar›nda yoldafllar› aram›flt›, “yaral› vard›r, yard›ma ihtiyaçlar› vard›r, belkide daha ç›kamam›fllard›r” diye. Konaklama yerinde ise kendilerini bekleyenler aras›nda Ünal ve Zeynel’de vard›. Onlar ya¤murun alt›nda saatlerce çat›flmadan ç›k›p gelecek yoldafllar›, kinle dolarak, merak içinde beklemifllerdi. Her gelene hiç b›rakmamacas›na s›k› s›k› sar›l›fllar›n› hiç unutmam›flt›. Ünal’›n çocuksu, sevecen gülüflünü, kavgaya at›l›fl›ndaki olgunlu¤unu düflündü. Zeynel’in gerilemeler yaflamas›na ra¤men flehitlerimizin ard›ndan kendine yöneliflini, yenileniflini yoldafllara olan sevgisi sayesinde yeniden do¤ruluflunu an›msad›. fiimdi ise Zeynel’le Cihan Dersim’e yeniden yürüyüflümüzün ad›mlay›c›lar› oldu, Dersim topraklar›nda. Ünal’da Hakan yoldaflla beraber Tokat’ta H›zalan’da çat›flarak flehit düflmüfllerdi. Ünal ne de çok istiyordu Dersim’e gitmeyi. Duygulanm›flt›. “Sizin de hesab›n›z› soraca¤›z can yoldafllar, mutlaka soraca¤›z” dedi kendi kendine, elinin tersiyle yana¤›ndan süzülen yafl› silerek. Kendine do¤ru yaklaflan nöbetçi yoldafl›n ayak sesleriyle irkildi. Dakikalar dakikalar›, düflünceler düflünceleri


±CMYK iflçi-köylü

3

kovalam›flt› ve nöbet s›ras› O’na gelmiflti. -Gelmene gerek yok, ben uyan›¤›m, dedi kendisini nöbet için uyand›rmaya gelen yoldafla. Çevik bir hareketle uzand›¤› yerden s›çray›p h›zla kufland›, nöbeti devralmaya gitti. Hava kararmadan çok daha evvel köye yanaflm›fl uzun uzun köyü ve çevresini dürbünlüyorlard›. Öncü bu araziyi, yollar›, patikalar›, evleri tamamen hat›rl›yordu. Yan›ndaki yeni gerilla da sab›rs›zl›k ve merakla ‘buras› neresi, flu yol nereye gidiyor?’ gibi sorular soruyordu habire. Afla¤›da birçok eyleme kat›lm›fl, bombalamalar yapm›flt› fakat gerillada bu ilk eylemi olacakt›. Geçen y›ldan farkl› olarak öncü gerillan›n gördü¤ü köydeki hareketlilik, yaflam belirtileriydi. Birçok kifli göçmüfl de olsa, geçen y›l köydeki insanlar›n, hayvanlar›n sesleri, hareketlilikleri çok daha fazlayd›. Çat›flmadan sonra köylüler, korkudan köyü terk etmifl, terketmeyenleri de düflman zorla göç ettirmiflti. Böylece köy uzun süre bofl kalm›flt›. Bu y›l baharla beraber baz› köylüler köye dönmüfltü, yayla niyetine bahar ve yaz süresi boyunca. Fakat bu dönemlerden hiçbiri eski, yani çat›flma zaman› köyde olanlardan de¤ildi. Bunlar çok daha önce Arho¤’dan Turhal’a göçmüfl ve orada yaflayan köylülerdi. Geçim s›k›nt›lar›n›, yoksulluklar›n› kullanarak düflman bunlar› örgütlemifl “teröristler gelirse bize ihbar edin” diye iyice tembih etmifl gerillalar hakk›nda antipropaganda yap›p köylülere çeflitli vaatlerde bulunmufllard›. Eskilerden sadece eski Muhtar Sad›k’›n yani T‹KKO gerillalar›n› ihbar ederek Seyit Külekçi ve Do¤an Altun yoldafllar›n flehit düflmelerine neden olan alça¤›n hanesi dönmüfltü. Kendisi ise korkudan köye gelmiyordu. Aradan bir y›l geçmifl, gerillalardan ses, seda ç›kmay›nca Sad›k biraz da olsa rahatlam›fl, gevflemiflti. Art›k arada bir ama çok zorunlu kald›kça köye flöyle bir u¤ruyor, fazla kalmadan tekrar gidiyordu. O günlerde de babas› hasta oldu¤undan mallara bakmak için bir kaç günlü¤üne köye gelmiflti ihbarc›. Korkusundan köyden fazla uzaklaflm›yor, mallar› köyün yak›nlar›nda bofl tarlalarda güdü-

23 yordu. Halk içinde derin kökleri vard› T‹KKO’nun. Y›llard›r bölgede faaliyet yürütmelerinin, halka ve halk düflmanlar›na karfl› yaklafl›mlar›n›n adaletlerinin, do¤ru politikalar uygulamalar›n›n sonucuydu bu. Bundand›r ki böyle istisna bir durumun bilgisi yani ihbarc›n›n köyde oldu¤unun net istihbarat› kendilerine hemencecik ulafl›vermiflti. ********* Alacakaranl›k bas›nca iki gerilla eve do¤ru yanaflt›. Öndeki kap›y› çald›: -Kimsin? diye sordu. Bu ihbarc›n›n anas›yd›. -Aç, aç Sad›k’la biraz iflim var, diye cevap verdi kap›y› çalan gerilla. Kad›n, kap›y› çalan›n köyden birisi oldu¤unu zannederek tereddüt etmeden kap›y› açt›. Açar açmaz da karfl›s›nda gerillalar› görünce hemen kapatt›. Fakat gerilla aya¤›n› an›nda kap›n›n aras›na koyuvermiflti. Sertçe kap›y› geri itti, kap›yla birlikte kad›n da savruldu. Kad›n›n gözleri faltafl› gibi aç›lm›fl, yüzü korkudan sapsar› olmufltu. -Sad›k evde yok diye ba¤›r›yor, kendince gerillalara engel olmaya çal›fl›yordu. -Evde oldu¤unu biliyoruz, çekil kenara, deyip h›zla ilk odaya girdiler. Oda da bir çocuk muhtemelen ihbarc›n›n o¤lu -ba¤›ra ba¤›ra a¤l›yordu. Divanlar›n alt›na bakt›lar yoktu. Kad›nsa: -Sad›k evde yok, O benim tek o¤lumdur. O sizi muhbirlemedi, diye dövünüp duruyordu. Gerillalar kad›na ald›rmadan di¤er odaya girdiler. Divan›n alt›nda parkas›n› giymifl, kaçmak için f›rsat kollayan ihbarc›y› omuzundan tutup h›zla çekti, aya¤a do¤rulttu gerilla. Alça¤›n benzi atm›fl, yüzü kaskat› kesilmiflti korkudan yaprak gibi titriyordu. Gerillalar kinle bak›yorlard› ona. Sad›k’›n ihbarc› oldu¤u kesin, suçu sabitti. Bunu köylüleri de, çevre köylerde biliyordu. Yüzbafl›n›n O’nu korumas›n›, yak›n iliflkilerinin oldu¤unu duymayan bilmeyen kalmam›flt›. -Biz size anlatmad›k m›, ihbar

etmeyin, cezas›z kalmaz bu diye? Söylemedik mi? Kime, neye güvendin? Hani güvendiklerin? Seni kullan›p att›lar bir kenara. Onlar onca silahlar›na, z›rhl› araçlar›na ra¤men kendilerini, valilerini, yüzbafl›lar›n› koruyam›yorlar, seni mi koruyacaklar? Sana m› de¤er verecekler? ‹ki kurufl için satt›n kendini. Bu sonu sen kendin istedin, dedi öfkeyle gerilla. -Etmeyin, eylemeyin. Ben muhbirlemedim sizi. Bu Sar› Ali’nin iflidir. O yapm›flt›r. Yukar›da Allah var, ben yapmad›m. Çoluk çocu¤uma ba¤›fllay›n, ben etmedim deyip ç›rp›n›yor, can telafl›yla gerillalar›n elinden kurtulmaya çal›fl›yordu. -Baflkas›n›n üzerine atarak kurtulaca¤›n› m› san›yorsun? Senin ihbar etti¤ini çok iyi biliyoruz. Sen ac›mad›n kendi çocuklar›na, kendi mezar›n› kendi ellerinle kazd›n. ‹ki yoldafl›m›z›n ölümüne neden oldun. Sen ac›d›n m›? Sen düflünmedin mi bu iflin sonunu? Biz hiç bir suçu cezas›z b›rakmay›z. Sen de flimdi cezan› çekeceksin. Düfl önüme! deyip namluyu dayad› ihbarc›n› s›rt›na. Ç›kt›lar evden. ‹hbarc›n›n anas›, çaresiz gözlerle bak›yordu, gidenlerin ard›ndan. Karfl› koymaya cesaret edememiflti. -Ah o¤ul, etmeyeydin keflke, neyine gerekti? ne al›p veremedi¤in vard›, deyip s›zlan›yordu. ********* Savunmad›aki gerilla, kap›n›n aç›l›fl›n› duydu. Bu an› sab›rs›zl›kla bekliyordu. O yöne bakmaktan kendini al›koyamad›. Yoldafllardan biri namluyu alça¤›n s›rt›na dayam›fl, di¤eri de biraz sa¤›nda köyün meydan›na do¤ru yürüyorlard›. ‹hbarc› yüksek sesle he-

±CMYK

25 May›s- 07 Haziran 2001

yecanl› heyecanl› birfleyler anlatmaya çal›fl›yordu. Anlafl›lan kaç›n›lmaz sonunun gerçekleflmemesi için dil döküyordu umutsuzca. Çok piflman olmufltu ama bunun bir faydas› yoktu art›k. Kimi köylüler pencerelerinin perdelerini hafifçe aralam›fl, geliflmeleri izliyorlard›. Hepsi anlam›flt› durumu. Bir tanesi “hak etti bunu Sad›k, sana ne zararlar› vard› ki gittinde ihbar ettin, öldürttün onlar›” dedi. Bir di¤eri “yüzbafl› diyor ki bize ihbar edin gelirlerse, onlar size birfley yapamaz, biz sizi koruruz diye. Bizi kand›r›yorlarm›fl, hani korusunlar ya Sad›k’›” dedi. Baflka biri “tuttuklar› iflin peflini b›rakmazm›fl bunlar, o kadar uzun zaman geçti yine de gelip buldular, al›p götürüyorlar, eski muhtar›” dedi, merakla iflin sonunu bekleyerek. Gerillalardan biri ihbarc›ya suçunu ve bunun cezas›n› aç›klad›. En son: -Bir diyece¤in var m›? diye sordu. O ise hala ayak diriyor, olayla ilgili çeflit çeflit hikayeler uydurmaya, kendince kendini aklamaya çal›fl›yordu. Birazdan klefllerin hesap soran sesleriyle inledi etraf. ‹hbarc›n›n lanetli cesedi bofl bir çuval gibi y›¤›ld› yere. Bir halk düflman› daha haketti¤i cezaya çarpt›r›lm›flt› flimdi. Komflu köy olan Eski Köyü’ndeki karakoldan klefl seslerini duyan düflman unsurlar› paniklemifl, rastgele sa¤a-sola atefl etmeye bafllam›fllard›. Bunlar› duyan gerillalar güldüler bu duruma. Ve h›zl› ad›mlarla, coflkun akan bir dere gibi koyuldular yola. Di¤er hesaplar› da sormaya...


25 May›s- 07 Haziran 2001 bafltaraf› 32’de ARYANLARIN H‹ND‹STAN’IN BAfiINA MUSSALAT ETT‹⁄‹ ÜÇ B‹N YILLIK HED‹YE; “VARNA-KAST S‹STEM‹” Varna sistemi, Kast sisteminin öncesi ve atas› durumundad›r. Hindistan’›n (daha do¤rusu Hinduizmin) en karakteristik özelliklerinin bafl›nda gelir. Her ne kadar kast sistemi sadece Hindulara ait bir olgu ise de bu, Hindistan’da yaflayan di¤er inanca (örne¤in Müslümanlar) sahip kitleler aras›nda da görülür. Fakat bunlar aras›ndaki kat›l›¤› ve düzeyi daha geri ve farkl› düzeydedir. Hindistan toplumu resmi olmasa da, günlük pratik, sosyal ve kültürel yaflam›nda hala a¤›rl›kl› olarak Varna-Kast sistemiyle yönetiliyor. Bunun siyasal ve sosyal yaflamdaki etkisi çok büyüktür. Özellikle ilk üç Kast’›n deste¤ini almadan iktidara gelmek olanaks›z gibi. Varna-Kast sistemini daha yak›ndan tan›yal›m. Varna sistemi: Bu sisteme göre, ekonomik-toplumsal yaflam dört “s›n›fsal”, ayr›cal›kl› düzeye ayr›lm›flt›r. En üstte, birincisi Brahminler vard›r. Toplumu e¤itmek ve “tanr›” ad›na yönetmekle görevli olan bilgin ve din adamlar› s›n›f›d›r. ‹kincisi Kshartiyas, yani toplumu idari aç›dan yönetmekle görevli s›n›f. Üçüncüsü Vaishya, emekçi s›n›flar... Dördüncüsü ise Shudra, yani kol gücüyle çal›flan ve di¤er üç s›n›fa hizmet etmekle görevli emekçi s›n›flar. Kast sistemi: Bu sistem Hindularda eski Varna sisteminin devam›n› ifade eder. Varna sisteminde oldu¤u gibi, Kast sistemi de toplumu ekonomik, sosyal, s›n›fsal ayr›cal›klar bak›m›ndan gene dört ayr› katagoriye ay›r›r. Kast sisteminin tarihte kimler taraf›ndan ve nas›l gündeme getirildi¤ini yukar›da anlatmaya çal›flt›m. Bunun üç bin y›l› aflk›n bir tarihi vard›r. Fakat, Kast sisteminde sadece dört Kast’›n oldu¤u anlafl›lmamal›d›r. Bu dört Kast en üst ve en genel düzeydekini ifade eder. Hindistan’da yaflamayan ve bu konuda ciddi bir araflt›rma yapmayanlar sadece dört Kast’›n oldu¤unu san›rlar. Bu bir nevi Aysberg’in sadece görünen k›sm›n› ifade ediyor. Farkl› eyaletlerde sokak ortas›nda, iflyerlerinde, üniversite kafeteryalar›nda sohbet etme f›rsat›n› buldu¤um farkl› düzey ve görüflteki insanlar ve baz› tap›naklarda görüfltü¤üm dini insanlar bana, genel dört Kast’›n geçen 3 bin y›l içinde yaklafl›k 3 bin Kast’a ayr›flt›¤›n› ve bu 3 bin Kast’›n da farkl› düzeylerde en az 20 bin alt Kast’a bölündü¤ünü söylediler. Brahma, Hindu inanc›nda en önemli ve en büyük tanr›lar›n bafl›nda gelir. Bu inanca göre Brahma, sadece kainat›n yarat›l›fl›nda büyük ve aktif rol oynam›fl, sonras›nda ise hep Meditasyondad›r. Yani derin düflüncelere dalm›flt›r. O, tüm tanr›lar›n öncesi ve onlar aras›nda birlefltirici oland›r. Kast sisteminde s›n›flar-katagoriler, “kainat›n yarad›l›fl› s›ras›nda” sadece Brahma ile anlat›l›r. Kast sistemi büyük flehirlerde belli oranda çözülmüflse de, k›rsal alanda varl›¤›n› çok kat› flekilde sürdürmektedir. Kastlar aras› iliflki hala çok zay›f. Kast-

26 sal ayr›cal›klar günlük, pratik yaflamda egemen durumdad›r. Kastlar aras› evlilik çok nadir görülür. Peki “kainat›n yarad›l›fl› s›ras›nda” kimler Brahma’n›n neresinden türemifltir? En üsttekiler, birinci katagoride Brahma’n›n a¤z›ndan do¤an Brahmanlar s›n›f› var. Bunlar tanr› ad›na toplumu yönetmekle, tanr›lar›n buyruklar›n› iletmekle görevli din-adamlar› s›n›f›d›r. ‹kinci katagoride Brahma’n›n kollar›ndan do¤an Kshatriyas’lar s›n›f› var. Yani savaflç›lar (ordu yöneticileri ve komutanlar›) s›n›f›. Üçüncü katagoride Brahma’n›n butlar›ndan do¤an Vaisyas’lar s›n›f› olan tüccarlar vard›r. Dördüncü ve en sonuncu katagoride ise Brahma’n›n ayaklar›ndan do¤an Shudras’lar s›n›f›, yani üst s›n›flara hizmet etmekle mükkellef köylüler ve emekçiler vard›r. Hindu inanc›na göre ilk üç Kasta mensup insanlar iki kez do¤mufltur. Kast sisteminde en alt Kast’› ifade eden Shudras’lar di¤er baz› özel topluluklara k›yasla (Dalit ve Adivasislere göre) konumlar› iyidir. Çünkü en az›ndan bunlar, Kast sisteminin bir bilefleni, bütünleyeni durumundad›r. Dolay›s›yla da Kast örgütlenmesinin içindedirler. Siz, bir de Hindu olupta Kast sisteminin d›fl›nda olanlar› bir düflünün! fiimdi onlar› tan›yal›m; KAST S‹STEM‹ DIfiINDA KALANLAR; DOKUNULMAZLI⁄IN ALEYHTE ‹fiLED‹⁄‹ TOPLULUKLAR, DAL‹TLER! Bu dokunulmazl›k pozitif anlam›ndaki bir ayr›cal›¤› ifade etmiyor. Yani burjuva-feodal parlamento üyesi milletvekillerinin dokunulmazl›¤›na hiç benzemez bu dokunulmazl›k. Bu kavram, çok kötü ve berbat olduklar›, hayvanlardan bile de¤erleri düflük olanlar için kullan›l›r. Bunlar›n günümüzdeki nüfuslar› en az 170 milyondur. Bunlar için söylenen, genel olarak flöyledir: Çok kötüdürler, bu nedenle Kast sistemine kabul edilmemifllerdir. Toplumsal aç›dan hastal›kl› olduklar›ndan bunlara dokunulmaz. Dokunulursa mikrop-virüs kap›l›r, zehirlenilir. Hintçe’de bunlara Dalit deniliyor. Böylesi ay›r›m› tarihte ilk yapanlar Aryanlar olmufltur. Onlar bu sosyal statüyü kendisinden olmayan, kaynaflmad›klar› kavimlere karfl› kullanm›flt›r. Egemen s›n›flar Dalit’ler için, daha sonradan yeni bir isim türetti. Türkçe anlam› “eklenti/ sonradan eklenen Kast” olan bir isim. Böylelikle Dalit’leri Kast sistemine dahil etmek istediler. Özellikle Mahatma Gandi bunlar› Kast sistemine kabul ettirebilmek için belli çabalar sarfetti. Hatta onlar›Türkçe “çocuklar›n tanr›s›” anlam›na gelen Harijan ismiyle and› fakat, onlar› Kast sistemine almay› baflaramad›. Bugün Hindistan’da en kötü, en zor, en yap›lamaz ifllerde çal›flt›r›lanlar ve en yoksul olanlar, hiç flüphe yoktur ki Dalit’lerdir. Rahatl›kla denebilir ki, Hindistan’daki tüm temizlik ifllerini, özellikle tüm tuvalet iflleri temizli¤ini bunlar yap-

maktad›r. Temizlik ifllerinden baflka ifl bulmalar› çok zordur. E¤er sokak ve caddeleri temizleme ifli, inflaatlarda çal›flma ifli verilmiflse flansl›d›rlar. En iyi durumda ald›klar› ifl ise, evin her türlü ama en a¤›r ve en zor iflleridir. Bu durumda çok flansl›d›rlar. Çünkü insan olarak kabul edilip eve al›n›yorlar. Dinin en derin kök sald›¤›, afyon misali en etkili uyuflturdu¤u topluluklar›n bafl›nda gelir Dalitler. Modern anlamda ev denilen bir mekanlar› yoktur. En iyi durumda barakalarda-slum’larda yaflarlar. Yaflad›klar› yerde hiçbir sosyal-sa¤l›k, kültürel, e¤itimsel... hizmet yoktur. Her çeflit f›rsat, imkan ve e¤itimden mahrumdurlar. Bunlarda yaflam ile ölüm aras›ndaki çizgi çok incedir. Bunu birçok flehirde kendim görüp yaflad›m. Mumbai, Kolkata, Delhi’de bunlar›n köylerine, mahallelerine gittim. Onlarcas›yla konufltum. Neleri vard›ysa beraber yiyip-içtik. En temel insani ilgi ve alakaya hasret kalm›fl, tamam›yla toplumsal, siyasal yaflam›n d›fl›nda fakat dinsel inanc›n da tam oda¤›nda yaflat›l›yorlar. Envai “ilaçlarla” çok derinden hem uyuflturulmufl hem de uyutulmufllar. Neredeyse herkesin kendisini adad›¤› bir tanr›s› var. Açl›k-yoksulluk ve sefalet içinde tanr›lar›yla rüyalar aleminde baflbafla, iç-içe yafl›yorlar. KENDi YURTLARINDA YABANCILAfiTIRILANLAR; AD‹VAS‹SLER! Hindistan’da kabile yaflam›n› sürdüren yaklafl›k 70 milyon insan var. Kabilelerin kendi isimleri var. Bunlara Adivasis deniyor. Hindistan’›n as›l sahipleri ve yirlileri bunlard›r. Esas olarak iki soydan gelmektedir. Güney Hindistan’da yaflayanlar Dravidian, orta ve Kuzey Hindistan’da yaflayanlar ise Vedic Aryanl› kökeninden geliyorlar. Yo¤un olarak yaflad›¤› eyaletler; Madya Pradefl, Andra Pradefl, Arunachal Pradefl, Maharastra, Bihar, Kerala, Orissa ve de Andaman Nicobar adalar›d›r. Bu eyaletlerin ormanl›k, tepelik ve da¤l›k kesiminde yaflarlar. Bugün bile kabile olmayan köyler ve ilçeler ile iliflkileri çok s›n›rl› ve zay›ft›r. Kabilelerin yaflad›¤› alanlar do¤al zenginlik kaynaklar› bak›m›ndan Hindistan’›n en zengin bölgeleridir. Bu bak›mdan yüzy›llar boyunca onlara yönelik büyük bask›lar, sald›r›lar bafllam›fl. Kendileriyle özdeflleflen topraklar›na, ormanlar›na zorla, katliamlar yoluyla el konulmufl.

iflçi-köylü

3

Kabile insan› (Adivasis) do¤ada haz›r buldu¤uyla yaflam›n› sürdürür. Kendi üretimi yok denecek kadar azd›r. Do¤a onlara yaflamalar› için fazlas›yla imkan sunmufl. Onlar da bunu kullan›yor. Hiçbir teknolojiyi, modern arac› kullanm›yorlar ama, kendilerini doyuran do¤aya, ormanlara gözü gibi, hatta ondan daha iyi bak›yorlar. Do¤ayla iç-içe özgürce yafl›yorlar. Önceleri açl›k, yoksulluk nedir bilmeyen pek çok kabile art›k, bugün açl›kla karfl› karfl›yad›r. Onlar› doyuran, vareden, büyüten imkanlar›, olanaklar› silah ve dipçik zoruyla ellerinden alm›fl sömürücü egemen s›n›flard›r. Medeniyeti, teknolojiyi kendilerine kan kusturan ve soylar›n› tüketen ateflli silahlardan tan›d›lar. Dolay›s›yla, en kötü koflullarda en az 150 milyon olmas› gereken nüfusu bugün, en fazla 70 milyondur. Gitti¤im eyaletlerde yüzlerce Adivasis insan›n› gördüm. Onlarla konuflmalar yapt›m, sohbetler ettim. Bunlar›n özellikle HKP(ML) Halk Savafl› taraf›ndan nas›l örgütlendi¤ini, Halk Gerilla Ordusu ve Halk Savafl›’n›n kopmaz birer özneleri haline nas›l geldi¤ini onlarca örnekle gördüm. Bunlar›n en az bin (1000) tanesi profesyonel halk gerillas›d›r. On-binlercesi de çeflitli düzeylerde örgütlenmifltir. Kabilelerin bu denli ilkel olduklar› ve do¤ay› bu denli ilkel kulland›klar›n› do¤rusu hiç beklemiyordum. (Bu konuya, yaz›n›n ilerleyen bölümlerinde geniflçe de¤inece¤im). Fakat bu en ilkel insanlar›n en bilimsel ideolojiye nas›l da ölümüne sahip ç›kt›klar›n›, özgürlükleri için Parti’ye ve Halk Ordusu’na nas›l dört elle sar›ld›klar›n› görmek, san›r›m yeryüzünde görülebilecek en muhteflem sahnedir. Marksizm-Leninizm-Maoizm biliminin en zifiri karanl›k alanlar›, en ilkel, en tutucu, en geri insanlar›n beyinlerini nas›l da ayd›nlatt›¤›n› büyük umut ve coflkuyla gördüm. “PGA Zindabad” (yaflas›n Halk Gerilla Ordusu); “‹nk›lap Zindabad” (yaflas›n devrim); “Lal Salam” (k›z›l selamlar) vb. kavramlarla nas›l kaynaflt›klar›na, nas›l özümsediklerine tan›k oldum. Böylesi hadiselere tan›k olmufl biri olarak, kendimi çok flansl› görüyorum.

EVRENSEL BAKIfi

Acar Ça¤layan Yazar›m›z›n yaz›s› elimize ulaflmad›¤›ndan dolay› yay›nlayam›yoruz.


iflçi-köylü

3

27

Tam ücret karfl›l›¤› alt› saatlik ifl günü hemen yasallaflmal›d›r Yurtd›fl› Haberler: Almanya Türkiyeli ‹flçiler Federasyonu (AT‹F) tam ücret karfl›l›¤› 6 saatlik ifl gününün hemen yasallaflmas› ve tafleron firmalar›n yasal düzenlemelerle kapat›lmas› için Alman Çal›flma Bakanl›¤›na taleplerini bildirdiler. Tam ücret karfl›l›¤› 6 saat ifl günü ve 30 saat haftal›k ifl gününün yasallaflmas›n› isteyen AT‹F, konuyla ilgili de bir aç›klama yapt›. Yap›lan aç›klamada Alman tekellerinin her geçen gün baflka bir tekeli yutarak, binlerce çal›flan iflçiyi iflten ç›karmay› flart kofltu¤u belirtilirken SPD-Yeflil hükümetinin iflsizli¤i azaltma vaadi ile hükümete gelmesi ile öncelikle Kapitalist tekellerin isteklerini yerine getirerek, iflçi s›n›f›n›n 6 saatlik iflgünü istemine karfl› ç›karak patronlar›n iflçileri iflten ç›karmalar›n› destekledi¤ine de vurgu yap›ld›. ‹flçilerin emekleri ile yarat›lan yüksek teknolojinin iflçilere karfl› kullan›ld›¤›na da de¤inilen aç›klamada Almanya’da 1973 y›l›nda iflsizlik oran› %1 iken bugün bu oran›n %10 civar›nda seyretti¤i; Kapitalist tekellerin ifl saatlerini tam ücret karfl›l›¤› 6 saate indirerek iflsizli¤i azaltma yerine iflçileri iflten atarak aç kalmalar›n› sa¤lad›¤›, 1 milyon 200 bin insan›nda sokakta yaflad›¤› da izah ediliyor. Aç›klamada “‹flçilerin eme¤ini çalan kapitalist tekellere karfl›, iflçi s›n›f› birli¤ini sa¤layarak ve pekifltirerek mücadele etmelidir” sözlerine de yer verilirken, aç›klama” tam ücret karfl›l›¤› 6 saatlik ifl gününe evet”, “Tafleron firmalara hay›r”, “Taleplerimiz için mücadeleyi yükseltelim”, “Yaflas›n iflçilerin birli¤i ve mücadelesi” denilerek bitirildi.

Emperyalizmin ufla¤› ‹srail ve katliamlar› Yurtd›fl› Heberler: Amerika Birleflik Devletlerinin konsept de¤iflikli¤iyle birlikte Ortado¤u’daki ‹srail sald›r›lar› artarak devam etmekte. Emperyalist efendilerinin ç›karlar›n› en iyi bir biçimde korumak için u¤raflan ‹srail; Filistin halk›n› katletmeye, yerinden yurdundan sürmeye devam etmekte. Filistin Halk›n›n ve bunun yan›nda Hamas gibi anti emperyalist bir çizgide olmas›na ra¤men fleriat için savaflt›¤›n› belirten örgütlerin eylemleri giderek art›fl göstermekte. Bunlar›n en sonuncusu 17 May›s 2001’de ‹srail’in Netanya kentindeki bir al›fl-verifl merkezine intihar sald›r›s› düzenleyen bir Hamas militan›n›n eylemiydi. Hamas militan›n›n eyleminde 7 kifli öldü 100’ü aflk›n kifli ise yaraland›. Hamas yapt›¤› aç›klamada bu eylemin planlad›klar› 10 eylemden 7.’si oldu¤unu duyurdu. Hamas militan›n›n intihar sald›r›s›ndan sonra 1967’den beri Filistin’e sald›r›larda kullanmad›¤› F-16’lar› kullanan ‹srail; Ramallah, Nablus, Gazze ve Tulkarim’i bombalad›. ‹srail’in sald›r›lar›nda en az 10 Filistinli’nin öldü¤ü ve 50’den fazla Filistinli’nin de yaraland›¤› aç›kland›. Yaral›lar aras›nda Hamas’›n askeri kanad›n›n liderlerinden Ebu Hannud’un da bulundu¤u belirtildi. ‹srail yapt›¤› aç›klamalarda: “Bundan sonra hangi yollara baflvuraca¤›m›z› aç›klam›yoruz. Ancak kuflkusuz savafl uçaklar›n› ilk ve son kez kullanm›yoruz, bu aç›kt›r” dedi. Filistin Enformasyon Bakan› Yaser Abdrabbo yapt›¤› aç›klamada “‹srail’in F-16 uçaklar›yla düzenledi¤i sald›r›n›n Washington’›n bilgisi d›fl›nda yap›lamayaca¤›n›” aç›klad›. Abdrabbo’nun yapt›¤› aç›klamada belirtildi¤i gibi ‹srail gibi emperyalizmin uflaklar›n›n her hareketleri emperyalist efendilerinin kontrolleri alt›ndad›r. Ortado¤u’ya ve dünyan›n di¤er bölgelerine bar›fl emperyalistlerle uzlaflarak, onlar›n kuklalar› haline gelmekle olmaz, gerçek bar›fl halklar›n kendi demokratik halk iktidarlar›n› kurmas›yla gerçekleflir.

Meksika’da ö¤retmenler grevde Yurtd›fl› haberler: Ücretlerinin artt›r›lmas› ve e¤itime daha fazla kaynak ayr›lmas›n› isteyen ö¤retmenler, 15 May›s günü greve gitti. Meksika’da yap›lan grevde, Chiapos eyaletinden 156 bin ö¤retmen, Michoacan’da 5 bin, Guerrero eyaletinde ise 1500 ö¤retmen greve kat›ld›. Londra’da iflçi eylemi

Yurtd›fl› Haberler: Avrupa’n›n en büyük ma¤azalar zincirlerinden olan “Marks&Spencer 39” Avrupa’n›n çeflitli flehirlerinde olan 39 ma¤azas›n› kapataca¤›n› aç›klad›. Bu da yaklafl›k 4 bin kiflinin iflçiz kalaca¤› anlam›na gelmekte. Belçika, Fransa, ‹spanya, Almanya, Hollanda ve di¤er Avrupa ülkelerinden “Marks & Spencer’in” merkezinin bulundu¤u Londra’da 5 bin iflçi biraraya gelerek flirketin karar›n› protesto etti. fiirket yöneticileri yapt›klar› aç›klamada son üç y›lda flirketin 100 milyon Sterlin zarar etti¤ini ve yeniden yap›land›rma süreci içerisinde baz› flubelerini kapatacaklar›n› aç›kla-

25 May›s- 07 Haziran 2001

Emperyalizmin kirli oyunu ve Kolombiya

Yurtd›fl› Haberler: Kolombiya’da ülkedeki en büyük hapishanelerden birinin ön kap›lar› havaya uçurularak ço¤u gerilla olan 68 mahkum kaç›r›ld›. Polis Caloto hapishanesindeki bu kaç›rma eylemini Kolombiya Devrimci Silahl› Güçleri (FARC)’nin yapt›¤›n› aç›klad›. Daha öncede bir hapishaneden 54 mahkum kaç›r›lm›flt›. Bu geliflmelerin yan›nda ABD Kolombiya’da geliflen gerilla mücadelesine karfl› kolombiya ordusuna verdi¤i deste¤i Larandia Üssü’nü gazetecilere açarak göstermekten çekinmemiflti. ABD Kara Kuvvetleri’ne ba¤l› Yeflil Bereliler grubu taraf›ndan e¤itilen birliklerin yak›nda “gerillalara karfl› mücadeleye bafllayaca¤›” aç›kland›. 1999 Nisan’›ndan beri e¤itilen 3000 özel tim 24 May›s’ta Putumayo ve Caqueta eyaletlerinden sald›r›ya geçecek. d›lar. fiirket yöEmperyalist ABD; sömürüye, bask›ya, netilcilerin bu zulme baflkald›ran yoksul emekçi halk› ve aç›klamas›na onlar›n öncüleri devrimcileri katletmek için ra¤men Marks Kolombiya’da oldu¤u gibi dünyan›n birçok k Spencer ‹nülkesinde de katil CIA ajanlar› taraf›ndan gilterede vergi e¤itilen birçok kontr-gerilla örgütlenmelerirekortmeni. Çene sahip bulunuyor. Ülkemizde de emperflitli ülkelerden yalist haydutlar taraf›ndan e¤itilen birçok biraraya gelen katil var; Çatl›, K›rc›, A¤ca ve son günlerde 5 bin iflçi flirkeuçak kazas›ndan dolay› öne ç›kar›lan ve tin merkez biGenelkurmay taraf›ndan da günlük gazetenas›ndan Hyde lerde ilanlarla an›lan Bordo Bereliler gibi. Park’a kadar Emperyalist haydutlar ve onlar›n uflaklar›yürüdüler. ‹flçiler yapt›klar› konuflmalarda n›n bu kirli oyunlar›na karfl› halklar›n kurflirketin iflten atma kararlar›n› geri almas›n› tulufl mücadelesi ülkemizde oldu¤u gibi ve hükümetlerin de iflçi haklar›n› korumak Nepalde, Filipinlerde, Peruda kesintisiz olaiçin hareket geçmelerini talep ettiler. rak sürüyor.


25 May›s- 07 Haziran 2001

28

“Neden Öldün Naz›m?” “Senin türkülerinden yoksun ne yapacağız Ve senin yüreklere işlediğin hürriyetin resşimdi mini yapıyorlar, ölüm pahasına da olsa, hücSenin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi relerinde... bir pınar Memleket sevgisinin ve bu sevginin bedeli bulabilecek miyiz bir daha? olan tutsaklığın simgelerinden olan Nazım UsSenin gururundan, sert sevecenliğinden ta’nın umuda, kavgaya, sevdaya dair yazdıkyoksun ne yapacağız? larını daha bir yürekten okuduğumuz bu günBakışın gibi bir lerde yürekleribakışı nereden miz Nazım’ca çarbulmalı, ateşle pıyor yine. suyun birleştiği 1902’de Selagerçeğe çağınik’te doğan Usran, acıyla ve tamız Moskova gözüpek bir seÜniversitesi’nde vinçle dolu? ekonomi-politik Kardeşim beokumuştur. nim, nice yeni 1924’de İzmir’de duygular, düçıkan Aydınlık şünceler kazangazetesine şiirler dırdın ve yazılar yazbana” mıştır. İşte bu döPablo Neruda nemde 15 yıla Pablo Nerumahkum edilmişNaz›m Hikmet, 1951 Berlin’de da’nın Nazım tir. Bunun üzeri3. Dünya Gençlik Festivalinde için yazdığı bu ne Moskova’ya şiirler sınırları kaçmak zorunda aşan duygularla bir kez daha çöktü yüreğimi- kalan Nazım memleketine döndüğünde memze, Nazım’ın aramızdan ayrılışının 38. yıl dö- leket zindanlarıyla tanıştı. Çankırı, Bursa ve nümünde. Onun memleket hasretiyle yandığı, Sinop hapishanelerinde yattıktan bir müddet bizim Nazım hasretiyle kavrulduğumuz bu sonra 1951’de TC vatandaşlığından çıkarılgünlerde soruyoruz “Neden öldün Nazım?” di- mıştır. ye... “Vatansız”dı artık. Firarlarına mahpusluUmut büyüsün de dünyayı sarsın diye ğuna katık ettiği memleket hasretiyle 3 Haziumudu yeni doğmuş bebelerin yüreğine yaran 1963 yılında Moskova’da bize veda etti. zanlar şimdi güneşin sofrasında..., yalnızlar Şiirlerinde, ezilenlerin ideolojisinden aldığı hücrelerinde ama dostların arasındalar. ilhamla umudu, kavgayı, sevdayı yazmıştır. Nazım Usta Mustafa Suphi’nin kurduğu TKP üyesi olan Seni olduğu gibi onları da güzel günlerin Nazım Usta Kemalizmin ve Ulusal Sorun’un mimarı yapan zulüm alıyor aramızdan, açlık derin tahlilleri konusundaki yetersizliğinden değil. bu konuda yanılgılara düşmüştür.

iflçi-köylü

3

Sosyalizmin tutkulu önderi: Kalinin Sovyetler Birliği tarihine değeri biçilmez miraslar bırakan, mücadeleyi geliştiren, en zor koşullarda bile tereddütsüzce devrimi ilerleten Mihail İvanoviç Kalinin yoksul bir köylü çocuğudur. Genç bir işçiyken 1898 yılında Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne (RSDİP)’e üye olan Kalinin Bolşevizmin Rusya’daki en sağlam destekçilerindendi. 1905 devrimine kadar birçok kez tutuklanmış 1912’de RSDİP MK Aday Üyesi ve Rusça Bürosu üyesi oldu. Aynı yıl Pravda’nın kurucuları arasında yer almıştır Kalinin. 1917 Ekim Devrimi’nin yegane emektarlarından olan Kalinin bir dönem de devlet başkanlığı yapmıştır. Onu “Komünizmin ideallerini yaymak için tutku gerek. Kitlelere öncülük etmek için insanın kendisini de kitlelerle birlikte aynı tutkuyla yenmelidir.” sözüyle anımsarken 3 Haziran 1946’da ölümsüzleşirken bile taşıdığı tutkuyu yaşıyoruz.

“Bir flair Ahmed Arif” “Senin fliirindi niceden Çiçe¤i gizli açan akasya Lav gibi tomurcu¤u geceden Patlad› ç›kt› iflte, sabaha S›cac›k düfllerinde y›llarca Difllerinde sanc› gibi beklettin fiiirinle, insan dolu sevdanla “Hasretinden prangalar eskittin” Nedret Gürcan fiiirlerinde Anadolu halklar›n›n umudunu hasretini, ac›s›n›, sevincini, sevgisini, buluruz Ahmet Arif ’in. Anadolu’yu yaflat›r Ahmed Arif fliirlerinde. Anadolu’ya özlem sarmaya görsün yüre¤imizi, flöyle bir kaç fliir okudun mu Ahmed Ariften yüre¤imize su serpilir adeta. Ellerimiz kelepçedeyken aç kal›r, susuz kal›r, tütünsüz uykusuz kal›r, dalar›z bizi terketmeyen sevdam›za, hasretinden prangalar eskitti¤imiz memleketimizin da¤lar›na bahar›n gelifliyle sorar›z “Haberin var m› tafl duvar, demir kap›, kör pencere... Da¤lar›na bahar gelmifl memleketimin” Dört mevsimi yaflar›z onun fliirleriyle bahardan sonra k›fl vard›r dizelerinde, hafiften üflürüz. Dövüflenler düfler akl›m›za o so¤ukta, el ayak buz kesen, cehennem yürekli yi¤itler. Karanl›k gecede akflam erken inerken mahpushaneye tek bafl›na hem de ölüme bir soluk kala,

zindanda yatarken bile yaln›z kalmaman›n erdemini yaflar›z onun fliirinde. ‹flte bu engin yürekli flairimiz Diyarbekir’de do¤mufltur. ‹lk fliirlerini ise 1948-1951 y›llar› aras›nda yazm›flt›r. Bu dönem onun Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Co¤rafya Fakültesi Felsefe bölümünde ö¤renci oldu¤u dönemdi. Ve mahpusluk... Halk›n›n ac›lar›n›, sanc›lar›n› m›sralar›na s›¤d›ramayan her flair gibi O da dayar s›rt›n› mahpus duvar›na. Mahpusluk bu; flair eder adam›. Hele bir de flairsen, sevdal›ysan memleket halk›na tam bir usta olursun fliirde... ‹flte Ahmed Arif’de böylesine ustas›d›r fliirinin asl›nda halk›n›n ac›s›n›, umutlar›n›, isyan›n› dile getirirsin. Ahmed Arif’i 2 Haziran 1991 y›l›nda aram›zdan ayr›l›fl›n›n onuncu y›l›nda sayg›yla anarken dizeleriyle umuda daha s›k› sar›l›yor y›km›yoruz kendimizi, öyle mahzun, öyle garip de¤iliz, içerde, d›flarda, derste, s›rada, yürüyoruz üstüne, tükürüyoruz cellad›n, f›rsatç›n›n, fesatç›n›n, hay›n›n, dayan›yoruz kitap ile, ifl ile, t›rnak ile difl ile, Umut ile, sevda ile düfl ile.


iflçi-köylü

3

29

fiavflat’ta bir y›ld›z fiavflat’ta bir da¤ köyü, sofras›nda kuru çökele¤i, bir tas ayran› olan bir yayla evi. Açl›k görmüfl sefalet görmüfl, yafll› bir kad›n oturmufl mütevazi sofras›na... Torunlar› doysun diye nas›l da a¤›rdan götürüyor lokmalar› a¤z›na... Sonra kap› çal›n›yor usuldan. Kalk›yor anan›n büyük o¤lu “Kim o” diyor endiflesiz. Cevap geliyor “Aç›n kap›y› hele, biz T‹KKO’cuyuz” o¤ul irkiliyor, ana; “aç o¤ul sofra yerdeyken gelen misafir berekettir” diyor. fiaflk›nd›r çocuklar, o¤ul ve gelin de ama yafll› kad›n sakindir. Gözü tak›l›r elinde klefliyle gülen o ay yüzlüye. “Kinem”mifl ad›. Nas›l da güzel, nas›l da cana yak›n, nas›l da ba¤r›na bas›yor bizi” diye düflünüyor yafll› kad›n. Sonra bereketin habercisi misafirler bafll›yor yoksul emekçi halk›n kurtuluflu için savaflt›klar›n› anlatmaya. -Ama azs›n›z, nas›l olacak, nas›l y›kacaks›n›z bu zulmü? -Bugün az›z, yar›n ço¤alaca¤›z ve biz hakl›y›z anam, da¤lar ki bize kucak açm›flken, siz ki bizi ba¤r›n›za basm›flken onlar yenilmeye mahkum. ... Çok kalmaz misafirler, kalkarlar. Ana’n›n akl› Kinem’dedir. Nas›l da güzeldi, nas›l da s›cakt›... Ana yan›na ça¤›r›r k›z torunlar›n›: “Bak›n gördünüz mü nas›l da her iflten anl›yor, nas›l becerikli nas›l sayg›l›, öyle olun” Ve konuflulur bereket misafirleri o günlerde o yörede... Köylü kad›nlar en çok Kinem’i konuflur. Genç k›zlar en çokr onu merak eder. Bir ihanet, haince bir ihbar karart›r Haziran’›n 1’ini. Bereketin habercileri pusuya düfler. Bir kad›n, yi¤itli¤iyle vurulur, düfler. Halk›n›n aç›lar›n›, öfkelerini, yoldafllar›n›n intikam›n› sürer namlusuna her kurflunda düflerken. Haber tez yay›l›r fiavflat’ta. Düflman hain, düflman her türlü acizli¤e sar›l›r. Kana boyal› Kinem’in elbiselerini parçalar düflman, dolaflt›r›r onu fiavflat’ta. Hani korku salmakt›r düflman›n amac›, Kinem ve de eder halk›na kanl› bedeniyle ve mesaj›n› al›r, onu son kez görmek için fiavflat’a gelenler. Kad›n›n özgürleflmesinin ad› olmufltur Y›ld›z Çiçek (Kinem); Kad›n› saran her türlü cendereyi k›rman›n ad› ve erkek yoldafllar›yla omuzdafllar›yla birlikte özgür gelece¤i kurman›n ad›. Devrimci düflünce ve de¤erlerle yabanc› olmayan Y›ld›z Çiçek 1989’da tan›flm›flt›r TKP/ML ile. Önce onurlu bir insan sonra onurlu bir kad›n olman›n bilinciyle kavgaya dört elle sar›lan Y›ld›z Çiçek 1991 y›l›nda TKP/ML Üyesi olmufltur. Karadeniz’de filizlenen Halk Savafl›’n›n Kinem’i olarak solumaya bafllam›flt›r 1992 y›l›nda Artvin’in havas›n›. Yaflam›n yükünü fazlas›yla omuzlayan kad›nlar›n kavgan›n sorumluluklar›da nas›l baflar›yla tafl›yaca¤›n› kan›tlam›flt›r, Y›ld›z, Artvin’e atand›¤› birli¤in Komutan yard›mc›l›¤›n› üstlenerek.

Ölümüyle yaflama iz b›rakan eflkiya: Ali Ekber Atmaca “Soylu bir kavgan›n ola¤an bir iflindeydi adeta. “Öleceksin” 盤l›klar› ile “konuflursan yaflars›n” 盤l›klar› aras›nda bir fark görmüyordu. ‹nsan›n inançlar› u¤runa ölümü kucaklarken “uzun ömürlü” olmas›n›n s›rr› budur. Do¤rulara ve gerçeklere, insanl›¤›n erdemlerine ba¤l› kalarak öleceksem bu benim için ayr›cal›kt›r. Herkesin sahip olamayaca¤› bir onurlu ölüm biçimi benim için ölüm de¤il yaflamd›r. Sonsuz bir zaman ve mekanda her an yaflayan ve ölen milyonlarca canl› içinde kimin ölümü an›msan›yor. Kim iz b›rak›yor ölümüyle. Sonuçta bir gün öleceksem, neden as›rlarca an›msanacak bir ölümü seve seve kabul etmeyelim.” (M. Ali Eser) Yüre¤i halk sevgisiyle, yoldafl sevgisiyle dolup taflan bir eflkiyad›r Ali Ekber Atmaca. Soylu bir davad›r u¤runa öldü¤ü. Soyludur davas› çünkü yoksul-emekçi halk›n› zulmün ve sömürünün cenderesinden kurtarmakt›r hedefi. Soyludur davas›; insanl›k ad›na s›n›rs›z fedakarl›klar›, paylafl›m›, eme¤i, direnifli türkülefltirir yoldafl yüreklerde, dillerde... ‹flte böylesine bir sevdad›r Ali Ekber’inki... Bir görev için gitti¤i Artvin/fiavflat’ta iflkencecilerin eline düflmüfltür. Yoldafllar›ndan ö¤rendi¤i türküyü, fedakarl›¤›n, paylafl›m›n eme¤in, direniflin türküsünü dillendirir Artvin Alay Komutanl›¤›’n›n karanl›k iflkence odalar›nda.

Sorguya bafllar cellatlar; “öleceksin”, “konuflursan yaflars›n” derler. Ama o inançlar› u¤runa ölümü kucaklar ve eriflir “uzun ömürlü” olman›n s›rr›na. Do¤rulardan ve gerçeklerden al›r gücünü, halk›na olan sevgisinden, yoldafllar›na olan ba¤l›l›¤›ndan. ‹flkenceci flef Mehmet Sezbilabban ve di¤er cellatlar Ali Ekber’in direnifliyle kendi iktidarlar›n› ç›karm›flt›r sehpaya. Onca iflkenceye ra¤men ad›n› dahi söylemeyen Ali Ekber Atmaca, 28 May›s 1992’de Artvin iflkencehanelerinde ölümsüzleflti. Sivas Kangal’l› kürt bir ailenin çocu¤u olan Ali Ekber Atmaca ‹stanbul’da büyümüfltür. Çok erken yaflta mücadeleyle tan›flm›flt›r. Daha 14 yafl›ndayken at›lganl›¤›, cesareti ve örgütleyicili¤i ile Liseli Partizanlar›n öncülerinden olmufltur. ‹flte bu yüzden dostlar› ve yoldafllar› aras›nda ona Eflkiya denilmifltir. 1980 y›llar›nda TKP/ML askeri faaliyetine aktar›lan Ali Ekber Atmaca’n›n 12 Eylül AFC’si ile Proletarya Partisiyle ba¤lant›s› kopmufltur. Bir dönem mücadeleden uzak kalmas›n›n bofllu¤unu yoldafllar›n›n “Kerem”i olarak mücadelenin tam da ortas›nda olarak doldurmaya karar verir. Ve art›k O çat›flmalarda, direnifllerde, çemberleri yaran baflar›l› bir TKP/ML militan›d›r. fiehit düflene kadar da bu baflar›s›ndan taviz vermemifltir.

25 May›s- 07 Haziran 2001

H›d›r Do¤an 7 Haziran 1992’de bir cenaze kalkar Dersim’de. Yoksul-emekçi Dersim halk› ba¤r›na basar kendi evlad›n›. Kepenkler, kontaklar kapan›r cenazenin oldu¤u gün Hozat’ta. 2000 kiflinin kat›ld›¤› o müthifl cenaze töreninde devrim andlar›yla topra¤a verilir H›d›r Do¤an. 6 Haziran 1992 y›l›nda Dersim/Zimek’te ç›kan çat›flmada flehit düflmüfltür H›d›r Do¤an. 40 kiflilik gerilla grubuna karfl› 2000’e yak›n gücünü seferber eden TC’nin bu sald›r›s› sonucunda Partizan’ca direnifller yaflanm›fl ve H›d›r Do¤an ölümsüzleflmifltir.

Cihan Çelebi 1980’in karanl›k günlerinde halk›n ve devrimci komünistlerin üzerinde estirilen devlet ve sivil faflist terörü ayyuka ç›km›flt›r. MHP’liler koruma polisleriyle, bekçileri ve yanlar›ndaki sivil faflistlerle kahveleri basmakta, kimlik kontrolleri yapmaktad›r. Bu uygulamalar› yapan MHP ‹stanbul Sar›yer ‹lçe Baflkan› Salih Aky›ld›z’da Keçiburnu Ömürtepe’de terör estirmektedir halka. Halka yap›lan bu zulmü sindiremeyen Cihan Çelebi silah›yla üstüne yürür bu faflist grubun. Çat›flma ç›kar, Cihan’da yaralan›r bafl›ndan. Mendiliyle kan›n› silmeye çal›fl›rken halk› teskin etmeye çal›fl›r bir yandan da. Mecidiyeköy Lisesi’nde okudu¤u y›llarda TKP/ML ile tan›flan Cihan liseden sonra inflaat iflçili¤i yapm›flt›r. 27 May›s 1980’de ölümsüzleflti¤inde son sözü “Öcümü al›n, mücadeleyi sürdürün” olmufltur.

Nurhak’ta üç yürek: Sinan, Kadir, Alpaslan.. Zulmün ve sömürünün egemenli¤ini y›kmak, devrimi nak›fl nak›fl ifllemek öylesine bir ifltir ki emek ister, fedakarl›k ister, sab›r ister, cesaret ister. Ve insanl›k tarihi bunlarla yaz›lmaktad›r... Nurhak da¤lar›ndan zulmün ve sömürünün saltanat›na bir flamar da canlar›yla fedakarl›klar›yla, emekleriyle, cesaretleriyle Kadir Manga, Sinan Cemgil ve Alpaslan Özdo¤an olmufltur. 1968’da esen devrimci f›rt›nay› günümüze kadar tafl›yan devrimci önderler olan Sinan Cemgil ve arkadafllar› döneme damgas›n› vurmaya çal›flan reformizme, pasifizme karfl› direnifli örgütleyerek ölümsüzlefltiler Nurhak’ta 31 May›s 1971’de. KARANLI⁄IN S‹LEMED‹⁄‹ YÜZLER 12 Eylül’lü y›llar›n karanl›¤›nda 6 Haziran 1981 tarihinde ‹hbarc› fiemsi Özkan’›n bir ihbar› sonucu katledilen MLSPB’li yi¤it devrimciler Do¤an Özzümrüt, Ercan Yurtbilir, Tamer Arda ve M. Atilla Ermutlu’yu, katledilifllerinin 20. y›ldönümünde sayg›yla an›yoruz.


DYIK3  

Yeni bin y›lda onunla doruklarda. 28. y›l fliar›yla ‹flçi Köylüye merhaba. Bin selam nice bin y›llara. Sevinci ve mutlulu¤u yafl›yoruz. Sizler...