Issuu on Google+

Adalet

Ekmek ve

F tiplerinde tecrit devam ediyor...

112 Ölüm!

Haftal›k Dergi / Say›: 111 / Tarih: 6 Haziran 2004 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000

www.ekmekveadalet.net Mail:info@ekmekveadalet.net

POL‹S, Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor... ‹nsan Tutukluyor!

Halk Düflman›

NATO DEFOL!

Ekmek ve

Adalet

ISSN: 1304 687X 103

www.ekmekveadalet.net info@ekmekveadalet.net

Türkiye’de Türkiye’de hukuk yok mu ?

Sahte belgeler deflifr e edildi


HUKUK KOMED‹S‹! Ama bu komedi güldürmüyor; iflkenceleri, infazlar› akl›yor, komplolar› meflrulaflt›r›yor Çak›c› olay›nda polis-yarg› tart›flmas› sürüyor; polis savc›lar›, savc› polisi suçluyor. Aralar›ndaki kap›flman›n devam› olarak, Çak›c›’ya pasaport sa¤layan Befliktafl Menajeri Sinan Engin’in sal›verilmesi konusunda da ‹stanbul polisi, DGM savc›s›n› suçluyor. Polis “biz gerekli soruflturmay› yapt›k, savc›l›k b›rakt›” diyor. “Bir savc›” Fatih Altayl›’n›n sütununda polise cevap veriyor: “Polis bunu hep yap›yor. Sürekli savc›lar töhmet alt›nda b›rak›l›yor. Eksik gedik soruflturma dosyalar›, delilsiz iddialarla san›klar savc› önüne getiriliyor. Delillere göre hareket etmek zorunda kald›¤› için san›¤› b›rakan savc› suçlu oluyor, delilsiz san›k getiren polis ise kahraman”... “Polis acaba savc›dan kaçma ihtimaline iliflkin gözalt› talebinde bulunmufl mu?.. Polis ne talep etmifl de savc› yapmam›fl?” (Hürriyet, 31 May›s 2004) Bu tart›flma böyle sürüp gider; Ama bu tart›flmadan sonuç ç›kmaz. Çak›c›lar ellerini kollar›n› sallayarak istedi¤i yere girip ç›karlar. “Polis delil bulmazsa savc› ne yaps›n...” diyor; Ama cümle alem biliyor ki, sözkonusu olan devrimciler olunca, savc›lar ve yarg›çlar, polis fezlekeleriyle yetinirler. Delilsiz, kan›ts›z, gayri ciddi haz›rlanm›fl soruflturma dosyalar›yla tutuklarlar. Çak›c› denilen –devlet ad›na tetik çekmifl, uyuflturucu kaç›rm›fl, istihbarat yapm›fl– faflist katilin yurtd›fl›na nas›l ç›kt›¤› belli, kimlerin yard›m etti¤i belli, AMA B‹R TEK TUTUKLU B‹LE YOK!

YR ÇA⁄ DUYU

I U

HALK DÜfiMANI NATO DEFOL!

Çak›c›lara “YARDIM VE YATAKLIK” suç say›lm›yor bu düzenin gözünde. Ama devrimcilere selam verdi diye onlarca insan F tiplerinde. Sinan Engin denilen kiflinin “yard›m ve yatakl›¤›” polisin resmen dinledi¤i telefona kaydedilmifl; ama bu kan›tlar yetersiz diyor savc›. Do¤ru, tek bafl›na telefon dinlemesi kan›t de¤ildir. Ama ayn› savc›lar, Ekmek ve Adalet’e gönderildi¤ini iddia ettikleri “mail”lerdeki düzmece notlar› KANIT say›p, Türkiye’nin dört bir yan›nda üç-befl de¤il, on-yirmi de¤il, 68 insan› tutuklatt›rd›lar, onlarca insan› “aran›r” duruma düflürdüler. Bursa’da bir savc› ç›kt› bu sahte belgelere inanmayan; “o mailleri CIA da, baflkas› da göndermifl olabilir” diyerek polisin karfl›s›na getirdiklerini tutuklamay› reddetti. Ama böyleleri YOK denecek kadar azd›rlar bu ülkede. Bu ülkede yarg›, hukuksuzlu¤un, komplolar›n k›y›s›nda, köflesinde de¤il, tam göbe¤indedir. ‹nfazlara, iflkencelere, komplolara ortak olmalar›n› “vicdanla cüzdan aras›na s›k›flmakla”, “yukar›dan gelen emirlerle” aç›klayamazlar. Sadece ve sadece polis fezlekelerine göre tutuklamad›lar m› binlerce devrimciyi?

Pir Sultan Yerine Yak›flt›

Karfl›lar›nda Çak›c›lar olunca “hukuk”u hat›rlayanlar, devrimciler sözkonusu olunca, hukuku rafa kald›r›yorlar... Bu mekanizman›n parças› olan hiç bir savc›, hakim, masum de¤ildir! Polisin iste¤inin tersine eskaza b›rakt›klar› devrimciler, daha DGM kap›s›ndan tekrar gözalt›na al›n›p yeniden onlar›n karfl›s›na getirildi¤inde tutuklamad›lar m›? Poliste iflkence gördü¤ünü söyleyenlere “bizi ilgilendirmez” demediler mi? ‹flkence raporlar›n› bile dikkate almayan onlar de¤il miydi? Hukukçu cüppesi tafl›yan savc›lar›n, yarg›çlar›n eli temiz de¤ildir bu ülkede. ‹nfaz edilenlerin kan›, kurulan komplolar›n pisli¤i bulaflm›flt›r ellerine. Polis-savc› kavgas›, kay›kç› kavgas›d›r; ikisi de ayn› suçlar›n bafl failleridir.

“Pir Sultan ölür, dirilir” diye yaz›lm›flt› onun tarihteki yeri. Öldüremediler onu yüzlerce y›ld›r. H›z›r Pafla kaz›¤a vurup tafllatt› onu. Türkülerini yasaklad›lar. S›vas’ta heykelini sürükleyip parçalad›lar. Öldüremediler. Armutlu’da dikilen görkemli heykeliyle tüm dünyaya bir kez daha hayk›r›yordu Pir Sultan; “ben ölür ölür dirilirim!”

26 Haziran: Baflta Ankara olmak üzere, ülkemizin her yerinde emperyalist terör örgütü NATO’ya karfl› eylemler... 27 Haziran: istanbul’da merkezi miting 28-29 Haziran: Emperyalizmin terör örgütü NATO Zirvesine karfl› meflru eylemler sürecek...

PSAKD Sar›yer fiube Baflkan› Muammer fi‹MfiEK, TAYAD’l› Aileler ad›na Ahmet KULAKSIZ, PSAKD Genel Baflkan› Av. Kaz›m GENÇ ve bir çok konuflmac›, bu görkemli an›t›n kendilerinde yaratt›¤› duygular›, düflünceleri anlatt›lar.

Küçükarmutlu’daki Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i Sar›yer fiubesi, 30 May›s’ta ad› direnifllerle özdeflleflen Küçükarmutlu’ya görkemli bir an›t kazand›rd›.

Sanatç›lar Emre Salt›k, Nurettin Güleç ve Grup Yorum ve PSAKD Kad›köy fiubesi Semah Ekibi türküleri ve semahlar›yla Pir Sultan coflkusunu büyüttüler.

30 May›s’ta yap›lan törenle Pir Sultan Abdal Heykel ve An›t›’n›n aç›l›fl› gerçeklefltirildi.

Pir Sultan’›n zulme karfl› direnifl rüzgar›, bir kez daha Armutlu’dan yay›ld› dalga dalga. K›sacas›, Armutlu Pir Sultan’a, Pir Sultan Armutlu’ya yak›flt›.

Her isyanda, her direniflte yeniden dirilen Pir

Ekmek ve

Adalet

"‹flgale, NATOya, Busha karfl›” sesimizi yükseltelim!

Sultan’›n kaç kez dirilifline tan›k olmufltu Küçükarmutlu. O semtin evlerinde, sokaklar›nda kaç kifli Pir Sultanca direnip, Pir Sultanca yürümüfltü ölümün üzerine. 30 May›s’taki aç›l›fl törenine, PSAKD Genel yönetiminden ve flubelerinden, Alevi Bektafli Federasyonu yönetiminden çok say›da yönetici ve üye, çevre mahallelerin muhtarlar›, çeflitli demokratik kitle örgütleri ve Armutlu halk› kat›ld›. Coflkuluydular; Alevi halk›n›n yüzlerce y›ld›r direnifl önderi olan Pir Sultan art›k her zamankinden daha fazla yanlar›nda, içlerinde olacakt›. Gururluydular; baflta PSAKD Sar›yer fiubesi yönetimi ve Armutlu halk› olmak üzere, pek çok kiflinin eme¤iyle gerçekleflmiflti bu an›t. PSAKD Genel Yön. Kur. Üyesi Erdal Y›ld›r›m taraf›ndan sunulan etkinlikte Pir Sultan flahs›nda ba¤›ms›zl›k, özgürlük, güzel yar›nlar için canlar›n› veren tüm flehitler için sayg› duruflu yap›ld›; direnenler için semaha duruldu.

INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.net

Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Mustafa Köflker Genel Yay›n Yönetmeni: Gülizar Kesici Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks: 0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama ISSN: 1304 687X Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro

Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro

‹ngiltere: £ 2.5

Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro

E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.net

Bürolar›m›z Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Yap›verlag Venloerstr. 507-A 50825 Köln Tel-Faks:0 466 351 42 08 Tel: 0049 221 280 87 74 0049 221 280 87 75 ‹zmir- Milli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Faks:0049 221 280 90 84 Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Kat:1 No:43 Tel: 0422 323 24 77 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Mersin- Bahçe Mah. 4604 Sk. Tütüncü Apt. Kat: 1/6 Tel-faks: 0 312 419 27 38 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: Tel-faks: 0 362 435 25 80 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Pustular iflhan› Zemin Kat No:4 Tel-faks: 0462 321 14 80 Tel-faks: 0 224 224 93 97


Ekmek ve Adalet Say› 111 ‹çindekiler

3... 5...

11... 14... 15... 16... 19... 21... 25... 26...

29... 32... 34... 36... 38... 40...

41... 42...

43... 44... 47... 48... 49... 50...

Hukuksuzluk, gün gelir seyredenleri de vurur! 1 Nisan operasyonunda yakaland›¤› iddia edilen belgelerle ilgili gerçekler-2 Türkiye’de hukuk yok mu kampanyas› eylemleri Polise gerekçe mi yok Türkiye’de sivil iktidar yok NATO karfl›t› eylemler yükseliyor Kömür gözlü can›m›z Kenan ‹pek de Ertosun gibi ödül peflinde Bütün DGM kararlar› iptal edilmelidir. Halklara karfl› savaflan emperyalist terör örgütü NATO AKP ve Genelkurmay BOP’a destekte hemfikir Ateflkes sona erdi Adana’da infaz NATO yasaklar›na karfl› mücadele edelim Özellefltirme mahkemelerle de¤il direnerek engellenir BM tescil etti: Küreselleflme yoksullu¤u körüklüyor. ‹flgalcinin yetki devri oyunu Grupçulu¤un yaratt›¤› bürokrasiye mahkum olmayal›m Malatya’da piknik Bir siyasi sürtü¤ün paranoyalar› AB-Latin Amerika zirvesi Yalan›n patronlar›n›n 57. kongresi Anadolu Federasyonu kuruldu Kahramanlar ölmez

Hukuksuzluk, gün gelir seyredenleri de vurur! Tecrit örne¤i daha çok yenidir; devrimcilere yönelen her politika, s›rayla tüm muhalif kesimleri kapsayarak genifller. Haftalard›r, 1 Nisan’da “Uluslararas› DHKP-C operasyonu” ad›yla bafllat›l›p sürdürülen bir terörü yaz›yoruz. Bu “operasyon”daki pervas›z hukuksuzlu¤u anlat›yoruz. fiu ana kadar bu sahte belgelerle 68 kifli tutukland›. Onlarca kifli bu sahte belgelerden dolay› “aran›r” duruma düflürüldü. Dernekler kapat›ld›. Gençlik derneklerinden tutuklu yak›nlar› derneklerine onlarca demokratik kurulufl kamuoyuna “terör örgütü üssü” gibi sunuldu, onlar›n yöneticileri, üyeleri “terörize” edildi. Bask›nlar, gözalt› ve tutuklamalar ve yeni sahte belgeler haz›rlanmas› hala da sürüyor. Bugün devrimcilere karfl› düzenlenen sahte belgeler, yar›n sendikalara, odalara, legal parti çevrelerine, barolara karfl› da düzenlenir. Bunu sadece “polisiye”, “mahkemelik” bir mesele olarak ele alanlar, haklar ve özgürlükler mücadelesinden hiçbir fley anlam›yorlar demektir. Mesele, haklar ve özgürlükler mücadelesi veren örgütlülüklerin tasfiyesi, bu mücadeleyi verenlerin y›ld›r›lmas›, sindirilmesidir. “1 Nisan Operasyonu” bu politikan›n uygulanmas›d›r. F tiplerini “devrimcilere karfl›” olarak görüp, onun temelindeki tecrit politikas›n› görmeyenler, nas›l yan›ld›ysa, bu operasyonu da, ayn› oligarflinin yans›tt›¤› gibi sadece “DHKP-C’ye karfl›” bir operasyon olarak görenler de yan›ld›klar›n› er geç anlayacaklard›r. Ülkemiz her dönem bir “polis devleti” olmufltur. Polisin pervas›zl›¤›, yöntemleri, dönemlere göre de¤iflse de bu gerçek de¤iflmemifltir. AB’ye uyumun faflizmin yeni maskesi haline getirilmesiyle, “polis devleti” yöntemlerinde de bir yayg›nlaflma sözkonusudur. DGM’lerin yerine yeni oluflturulan ve DGM’lerden daha pervas›z olaca¤›n› hiç kuflku bulunmayan mahkemelerle, bu mekanizma daha da pekifltirilecek, halk muhalefeti karfl›s›ndaki tüm politika ve kararlar polis taraf›ndan saptan›p yürütülecektir. Hukuktan, demokrasiden yana olanlar›n, “hukuk devleti”ni savunanlar›n, bundan dolay› da AB’ye uyumu destekleyenlerin bu hukuksuzluk karfl›s›nda sessiz kalmalar› tutars›zl›kt›r. Türkiye Barolar Birli¤i, ‹l Barolar›, tüm hukukçular! Neredesiniz? Hukuk denilen fleyin ›rz›na geçilirken, sahte belgelerle böyle aleni bir terör estirilirken bu geliflmeler sizi neden ilgilendirmiyor? Siz nas›l hukukçusunuz? Hukukun nesiyle ilgilisiniz? Hukukçu böyle bir geliflme karfl›s›nda nas›l “banane” diyebilir? Bir diskete istedi¤in dosyay› yükleyebilir, falan kuruma istedi¤in maili gönderebilir, sonra da bunlar› delil diye kullan›rs›n. Bunun meflrulaflt›¤›, kan›ksand›¤› bir durumda, art›k herkese karfl› kullan›lmas›n›n önü aç›lm›fl demektir. Sadece devrimcilerin de¤il, düzeni flu veya bu noktadan elefltiren hiçbir muhalifin güvenli¤i kalmam›fl demektir. Elbette hukuku ayaklar alt›na alan bu komplocu yöntemler sadece devrimcilere karfl› kullan›l›yor oldu¤unda bile, hukukçu sorumlulu¤u bu hukuksuzlu¤un karfl›s›na dikilmeyi gerektirir. Ama bundan vazgeçtik; en az›ndan yar›n kendinize yönelece¤i için bir tav›r koymak zorunda de¤il misiniz? Bu ülkede barolar ne yapar? Hukukçular ne yapar? Onlar› ilgilendiren sadece “paral› dava”lar m›d›r? Ülkedeki hukuk ve adalet düzeni onlar› ilgilendirmiyor mu? Hukuk ve adalet düzeninin mevcut yasalar çerçevesinde bile olmad›¤›, yasalar›n bizzat düzen güçleri taraf›ndan çi¤nendi¤i bir ülkede, hangi hukuku, neye göre, nas›l savunacaks›n›z? Hu-


kukçuluk, sadece “para getiren herhangi bir meslek” midir? E¤er hukuk fakültelerinde böyle ö¤retiyorlarsa, veya siz hukukçulu¤u böyle anl›yorsan›z, söylenecek bir fley yok demektir. Ama hukuku savunmak, adaleti savunmaksa, haks›zl›¤a karfl› ç›kmaksa, hukukçuluk meslek oldu¤u kadar bir misyonsa, bir anlay›flsa, susup seyredemezsiniz. Ayd›n›m›z›, hukukçumuzu sorumlulu¤a, hukuk ve adalet için mücadeleye ça¤›r›yoruz. Sorun sadece sahte belgelerle gerçeklefltirilen ve flimdilik 68 kiflinin tutukland›¤› bu hukuksuzluk karfl›s›ndaki tav›r da de¤il. Adana’da bir kifli cadde ortas›nda infaz ediliyor. Ne bir çat›flma var, ne de polisin kendi yasalar›na göre vurmas›n› gerektiren bir durum. Tersine, “sa¤ yakalayabilecekken” bile de¤il, “sa¤ yakalam›flken” infaz ediyor. Burjuva bas›n ertesi gün haberi “çat›flma sonucu ölü ele geçti”, “Adana faciadan döndü” gibi bafll›klarla veriyor; yani ayn› 1991’lerdeki, 1992, 93 ve sonraki y›llardaki infazlarda oldu¤u gibi. AB’ye uyum diye y›rt›nan, “herfleyin yasalar dahilinde” olmas› gerekti¤ini yaz›p çizen bunlar de¤il mi? Bir infaz oluyor ve Avrupac›l›¤›, demokratikleflme savunuculu¤unu kimseye b›rakmayanlardan ses yok. Düzenin hiçbir kurumunun ne zihniyetinde, ne prati¤inde de¤ifliklik yoktur. Oligarfli bugün ihtiyaç duyarsa, infazlar›n, kaybetmelerin, faili meçhullerin arkas›nda olacakt›r yine tüm düzen kurumlar›. Bu gerçek, s›rf yasal düzenlemelerle bir düzenin de¤iflmeyece¤ini herkese gösteriyor asl›nda.

Yaflad›klar›m›z s›rf yasal düzenlemelerle bir düzenin de¤iflmeyece¤ini herkese gösteriyor. ... Faflizmin oldu¤u bir ülkede, burjuva anlamda bile hukuku, adaleti savunmak, bedel ödemeyi gerektiriyor ve ne yaz›k ki bu ülkenin ilericileri, demokratlar›, bedel ödemeyi bilmiyorlar. Demokrasi mücadelesini, hukuk ve adalet mücadelesini bedel ödenmeyen bir mücadele san›yorlar.

Herfley sanki bir tiyatrodaym›fl›z izlenimi veriyor. Bize göstermek istedikleri Türkiye bir “sahne”yle s›n›rl›; Sahnede TRT Kürt��e yay›na bafll›yor, Kürtçe kurslar serbest b›rak›l›yor, TV kanallar› Kürtçe bir klibi yay›nlama rekabetinde... Ve sahnenin arkas›nda Kürt halk›n›n özgürlük savaflç›lar›na yönelik imha operasyonlar› sürdürülüyor... Bir baflka sahnede, bas›n-yay›n özgürlü¤ü önündeki engeller kald›r›l›yor, örgütlenme hakk› geniflletiliyor... ve sahnenin arkas›nda tam da bu haklar› kulland›klar› için, ger-

çe¤i yazan dergiler ç›kard›klar›, örgütlendikleri için onlarca kifli polis komplolar›yla tutuklan›yor... Sahne; AB’ye uyum masallar›. Sahnenin arkas›nda iflkence, infaz, F tipleri, katliam, komplo politikalar›, polis devleti. Yaln›z demokrasi alan›nda, haklar ve özgürlükler aç›s›ndan de¤il bu oyun; ekonomisinden d›fl politikas›na kadar hep ayn›; sahnede enflasyon düflüyor, ekonomik göstergeler iyilefliyor, sahnenin arkas›nda onmilyonlarca insan bir poflet erza¤a, bir çuval kömüre muhtaç... Sahnede “bu fakir milletin bir kuruflunu hortumculara yedirmeyece¤iz” nutuklar›yla oligarfli içindeki it dalafl›n›n kurban› seçilen bir hortumcunun mallar›na el konuyor; sahne arkas›nda bu ülkenin en büyük K‹T’leri emperyalist ve iflbirlikçi tekellere yok pahas›na peflkefl çekiliyor... Sahnede baflbakan ‹srail’e f›rça at›yor, sahne arkas›nda ‹srail’le yeni ekonomik, askeri anlaflmalar yap›l›yor... Bu ülkede gerçe¤in savaflç›s› olmak iflte bu yüzden önemli ve gerekli. Çocuklar gibi AB masallar›na kananlar, her yönüyle bu oyuna ortak oluyorlar. AB masallar›na inananlar, inan›lmas›n› isteyenler, sadece haklar ve özgürlükler konusundaki kand›rmacan›n orta¤› de¤il, sömürü ve zulmün ve de halk›n pasifize edilmesinin payandas› oluyorlar. Biz devrimcileriz; burjuva hukukunun uygulanmas›n› sa¤lamak gibi nihai bir amac›m›z yok. Biz, halk›n devrimci iktidar› ve sosyalist hukukun uygulanmas› için mücadele ediyoruz. Mevcut düzen içinde hukuk ve adaletin mücadelesini vermek, as›l olarak demokratlar›n iflidir. Ama gelin görün ki, bu ülkede mevcut düzen içindeki haklar ve özgürlükler mücadelesini vermek de bize kalm›flt›r; küçükburjuva kesimlerin, hukukçular›n, çeflitli demokratik kitle örgütlerinin korkakl›¤›n›n, sinmiflli¤inin sonucudur bu durum. Çünkü faflizmin oldu¤u bir ülkede, burjuva anlamda bile hukuku, adaleti savunmak, bedel ödemeyi gerektiriyor ve ne yaz›k ki bu ülkenin ilericileri, demokratlar›, bedel ödemeyi bilmiyorlar. Demokrasi mücadelesini, hukuk ve adalet mücadelesini bedel ödenmeyen bir mücadele san›yorlar. Bedel ödemeyi göze alanlar yaln›z devrimciler oldu¤u için, haklar ve özgürlükler mücadelesinde de ön cephede biz var›z. Ülkemizin hukukçular›n›, demokratlar›n›, hukuk kurumlar›n›, faflizme karfl› hukuku ve adaleti savunmak için en ön cepheye geçmeye de¤il, en az›ndan yan›m›zda olmaya ça¤›r›yoruz.


TÜRK‹YE’DE HUKUK YOK MU!

Polisin Sahte Belgelerine ‹liflkin Gerçekleri Aç›klamaya Devam Ediyoruz Kamuoyuna, Tüm Hukukçulara, Savc›lara, Hakimlere; "1 Nisan Operasyonu"nda Yakaland›¤› ‹ddia Edilen Belgelerle ‹lgili Gerçekler - 2 8 May›s 2004 tarihinde Gülizar Kesici ve avukatlar› olarak bir aç›klama yapm›flt›k. 8 May›s tarihli aç›klama sadece Ekmek ve Adalet Dergisi’nde yakaland›¤› iddia edilen, yasal dergi yaz›lar›n› illegal örgüt notuymufl gibi gösteren polisin sahte belge düzenlemesine iliflkindi. Polisin düzenledi¤i sahte belgeler, sadece bunlarla s›n›rl› de¤ildi. Ekmek ve Adalet Dergisi, Gençlik Dernekleri, TAYAD, Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i, ‹dil Kültür Merkezi, Anadolunun Sesi Radyosu, Halk›n Hukuk Bürosu gibi kurumlar› "illegal örgüt yeri" olarak göstermek, burada çal›flanlar› da "örgüt üyesi" olarak suçlayabilmek için, polis bir çok belge düzenlemifl ve bunlar› "örgüt doküman›" diye DGM savc›l›¤›na göndermifltir. Biz bu aç›klamam›zda, amac› yasal kurumlar› kapatmak ve burada çal›flanlar› örgüt üyesi olarak gösterip tutuklamak olan polisin bu sahte belge düzenleme iflini, bütün ç›plakl›¤› ile Türkiye halk›n›n, hukukla ilgilenenlerin, yarg›n›n önüne serece¤iz. Ve ülke ile, halkla, adaletle, hukukla ilgili herkesi, bu sahte belgelerle insan tutuklama, yasal kurumlar› kapatma konusunda sadece incelemeye ve araflt›rmaya ça¤›r›yoruz. Baflka hiçbir fley istemiyoruz. Bu yap›lmazsa, polisin bu oyunu bozulmazsa ne olur sorusunu herkes kendisine sormak durumundad›r. Bu oyunu bozmal›y›z. Bu sahtekarl›¤› herkese göstermeliyiz. Bu ülke nas›l yönetiliyor, bu ülkede nas›l bir hukuk uygulan›yor, polis nas›l çal›fl›yor, bu ülkede yaflayan herkes bu gerçekleri bilmek zorundad›r. Aksi halde bundan böyle polis, istedi¤i her kurumu kapatacak, tutuklamak istedi¤i her kifliyi sahte belgelerle tutuklayacakt›r. Bu yol çok basit ve ucuzdur. Kurumunu basar, evini basar, bilgisayar›na el koyar, istedi¤i sahte belgeyi de düzenler; hiçbir yasa yoktur. Bilgisayar›na el konulurken hiçbir yasaya uyulmaz. Polis bast›¤› yeri talan eder, y›kar, bilgisayar›n› al›r, tutana¤› da kendisi imzalar ve götürür. Bir delil yakaland›¤›nda nas›l yakaland›¤› ve nas›l muhafaza edilece¤i konusunda uyulmas› gereken hiçbir kurala uyulmaz. Sonra karfl›m›za sözünü etti¤imiz polis taraf›ndan yaz›lm›fl belgeler ç›kar. Belge, kan›t her fley polistir; buldum der, nerede buldun, nas›l buldun, o belge nerede nas›l yaz›lm›fl, her fley polisin elindedir. ‹stedi¤i gibi yazar, istedi¤i tarihi atar; hem de mizah denebilecek düzeyde komik belgelerdir bunlar.

Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor, ‹nsan Tutukluyor

A- Bu sahte belgeleri yazmakla görevlendirilen kifli ayn› belgeden iki tane yazm›flt›r. Birinde bir madde yazmay› unutmufl, di¤erinde yazm›flt›r. Dert de¤ildir onlara. Nas›l olsa hukuksuzluk dizboyudur. Bir eksiklik hiçbir fleyi de¤ifltirmemektedir. B- Bu sahte belgeler tek elden ç›km›flt›r. Fazla ayr›nt›ya girmeden kaba bir flekilde bak›ld›¤›nda dahi bu görülür. ‹ddiaya göre, sözü edilen notlar›n üst ve altlar›nda deflifrasyonu engellemek için rastgele yaz›lm›fl harfler vard›r. Bu harflere dikkatle bak›n, hemen bütün not-

Say› 111 5 6 Haziran 2004


larda ayn› kiflinin parmak al›flkanl›klar›n› görürsünüz. Bilgisayar klavyesinde hemen hemen ayn› harflere bas›lm›flt›r. C- Dikkat edin, bu sahte belgelerin tümü bir örgüt ciddiyetinden ve anlay›fl›ndan yoksun bir flekilde düzenlenmifltir.

Say› 111 6 6 Haziran 2004

Polis akl›nca bu sahte dokümanlar›n kesin delil olmas› için önlem alm›flt›r. Bu önlem fludur, hangi dernekte veya yasal kurumda çal›flan yönetici, üye benzeri insanlar varsa üflenmeden bunlar› tek tek s›ralam›fl, "örgüt doküman›" diye iddia etti¤i belgelere bunlar› adlar› ile soyadlar›yla yazm›flt›r. Evet bir yanl›fll›k yok, "gizli örgüt belgelerinde"(!) bunlar›n istisnas›z hepsi adlar› soyadlar›yla, hatta kimileri üç isimlidir, bu üçüncü isim de yaz›lm›flt›r, öyle ki bu üçüncü isim o kiflinin ailesi arkadafllar› taraf›ndan bile kullan›lmayan hatta bilinmeyen bir isim olup sadece nüfus kütü¤ünde vard›r. Polis bunu da ihmal etmemifl yazm›flt›r. fiimdi bütün hukukçulara, hukukla ilgili herkese soruyoruz; böyle bir örgütsel yaz›flma olabilir mi. Örgüt neredeyse on onbefl sat›rl›k bir notta kiflilerin nüfus kütüklerini bile yazacak! Bu kadar saçmal›k hukuk ad›na yap›lamaz. Ama ne yaz›k ki polis bunlar› yapm›flt›r. D- Sahte belgelerle insanlar› tutuklama tezgah› flöyle bafllam›flt›r.

Polis, 17 fiubat’ da TAYAD afifllemesinde ERDO⁄AN KALD‹ isimli s›radan mahalleli bir genci gözalt›na alm›flt›r. Bu genç "dediklerimizi imzalamazsan kabul etmezsen seni y›llarca içerde yat›r›r›z, bafl›na olmad›k çoraplar öreriz, öldürürüz asar›z kesiriz..." tehditleriyle korkutulmufltur. Ve Erdo¤an Kaldi'nin önüne 148 kiflilik bir liste koyarlar. Bu listede hak ve özgürlükler mücadelesi veren dernek yöneticisi, üyesi hemen herkes vard›r. Öyle ki Erdo¤an Kaldi herkes hakk›nda herfleyi; soyadlar›, hangi konumda olduklar›, nerede sorumlu olduklar›, ne yapt›klar› konusunda her fleyi bilmektedir. Haf›zas› ise adeta bilgisayar gibidir. Hiçbir fley belirsizli¤e b›rak›lmam›flt›r. Erdo¤an Kaldi'ye adeta bir örgüt kurdurulur ve Erdo¤an Kaldi bunlar› itiraf etmifl flah›s olarak lanse edilir. ‹nsanlar tutuklanmaya bafllan›r. TAYAD baflkan› TEK‹N TANGÜN tutuklan›r. Polis Erdo¤an Kaldi'nin ifadeleri ile insanlar›n tutuklanamayaca¤›n› ve bu ifadelerin ciddiye al›namayaca¤›n› çok iyi bilir. Buna ra¤men, tutuklar›m ve içerde yat›rabildi¤im kadar yat›r›r›m anlay›fl› ile hareket eder. Tam bu s›rada Erdo¤an Kaldi "itiraflar›n›n bask› alt›nda al›nd›¤›n›, polisin kendisini aldatt›¤›n›, tehdit etti¤ini" anlat›r. Ama polis yukarda sözünü etti¤imiz kurumlar› kapatmak ve kiflileri bir biçimde tutuklamak konusunda kararl›d›r. Erdo¤an Kaldi oyunu bozulmufltur. Polis bu kez oturur sahte belge düzenlemeye

Sahte Belgeler Bas›n Toplant›s›yla Deflifre Edildi Polisin haz›rlad›¤› sahte belgeler, 29 May›s günü Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde, Halk›n Hukuk Bürosu taraf›ndan düzenlenen bir bas›n toplant›s› ile kamuoyuna aç›kland›. 150 kiflinin izledi¤i bas›n toplant›s›nda, ortak imzal› metin okunurken, haz›rlanan sahte belgelerin kan›tlar› bas›na da¤›t›ld›. HHB Avukatlar› olarak Behiç Aflç›, Zeki Rüzgar, ve Taylan Tanay ile Grup Yorum eleman› Hakan Alak’›n söz ald›¤› bas›n toplant›s›nda Hakan Alak’›n ard›ndan söz alan Av. Behiç Aflç›, 18’i 1 Nisan operasyonlar›nda ve buna ba¤l› olarak daha sonras›nda tutuklananlar›n ve 4 avukat›n imzas› ile haz›rlanan aç›klamay› okudu. Aflç›'n›n okudu¤u aç›klama, salondaki izleyicilerin yo¤un alk›fllar›na neden oldu. Ard›ndan söz alan BES 2 Nolu fiube Baflkan› Mustafa Aktafl, kendisinin de Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i üyesi oldu¤unu hat›rlatarak, kurumlar›n bas›lmas›n›, insanlar›n tutuklanmas›n› k›nad›. Dünyan›n en büyük hapishane katliam› olan 19 Aral›k katliam›n›n geliflim aflamalar›na da de¤inen Aktafl, bugün yaflanan sald›r›lar›n da ayn› amaca yönelik oldu¤unu, devrimci, demokrat güçleri sindirmeyi hedefledi¤ini söyledi.

“Demokrasi mücadelesi ad›na, bu ülkenin ezilen halklar›, emekçileri ad›na ça¤r› yap›yorum; bu atefl herkesi yak›yor, yakacakt›r. Hiç kimse kendisini bunun d›fl›nda görmemek durumundad›r. Bu senaryolar›n ne oldu¤u görmezden gelinemez.” diyen Aktafl, NATO zirvesi nedeniyle estirilen teröre de sözlerinde yer verdi. Ard›ndan s›ras›yla Emekli Sen Yöneticilerinden Hasan Kaflk›r ve fiair ‹brahim Karaca da sald›r›lar› k›nayan birer konuflma yapt›lar. Aç›klamaya, "‹stanbul Temel Haklar Derne¤i Giriflimi", "Gençlik Gelecektir Dergisi", "TAYAD" ve "Grup Yorum" da "Bu Ülke'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor ‹nsan Tutukluyor" yaz›l› pankartlar›yla kat›ld›lar.


bafllar. Hangi dernekte ve yasal kurumda kim var tek tek ç›kart›r. Ve Türkiye çap›nda bu dernekleri kapatmak, çal›flanlar›n› tutuklamak için sahte belge düzenlemeye bafllar. ‹flte "1 Nisan operasyonu" diye lanse edilen dernek, dergi, kültür merkezi gibi kurum bask›nlar›, bu sahte belgelere meflruiyet kazand›rmak için yap›ld›. Sahte belgeleri nas›l izah edeceklerdi? Bu bask›nlarla "iflte flurada bulduk" dediler. "Uluslararas› terör operasyonu" diye lanse edilen 1 Nisan operasyonu'nda hiçbir gizli ev bas›lmam›flt›r. Aranan hiç kimse yakalanmam›flt›r. Bas›lan bütün yerler yasal kurumlard›r. Tutuklanan herkes 24 saat ortada olan herkesin gözü önündeki insanlard›r. Büyük bir sahtekarl›kla ad›na psikolojik savafl denilen soytar›l›kla halk› aldatt›lar. Ve ad›na "DHKP-C operasyonu" dediler; bas›lan yerlere hücre evi, tutuklad›klar› insanlara terörist dediler. Polisin düzmece operasyonu, "yarg›" taraf›ndan da aynen sürdürüldü. Sahte belgeler polis taraf›ndan haz›rland›, savc›l›¤a gönderildi, savc› insanlar› tutuklad›. E- Bütün bu sahte belgeler hangi amaçla yap›l›yor, bunun için 4 Nisan 2004 tarihli polis fezlekesine bakt›¤›n›zda gerçe¤i tüm ç›plakl›¤› ile görebilirsiniz. Peflin yarg› fludur, bunlar teröristtir, kimileri hapishanede yatm›fllard›r, flu eylemlere kat›lm›fllard›r (ki bu say›lan eylemlerin istisnas›z tümü yasal demokratik eylemlerdir) gibi nedenleri s›ral›yor polis ve ard›s›ra "bunlar terörist oldu¤undan derneklerde, dergilerde örgütlenecekler, sonra da terör eylemi yapacaklar... o halde bunlara daha bafltan engel olmak gerek" anlay›fl›yla hareket edilmifltir. Anlay›fl›n özeti fludur: hak ve özgürlükler mücadelesi ile ilgili dernekler, yay›nlar yaflamamal›d›r. Veya ad› olacak, ama hiçbir faaliyet yapmayacaklard›r, sadece demokrasi vitrini için "var gibi" gözükeceklerdir. Hapishaneden ç›kanlar, hak ve özgürlükler mücadelesiyle, ülke sorunlar›yla ilgilenemezler. Bu insanlar›n ülke ve halk ile ilgili her türlü sözü, faaliyeti, terör faaliyeti olarak nitelendirilir; dayat›lan piflmanl›kt›r, devlet yanl›s› olmakt›r. Bütün bunlar tüm ç›plakl›¤›yla polis fezlekesinde sergilenmifltir. F- Bak›n›z; 00059, 00060 ve 00179 seri numaral› belgelerde, örgüt güya birkaç gün arayla mahallelerden, gençlikten ve TAYAD'dan "SON DURUM HAKKINDA" rapor istemifl. Bu sözü edilen üç yere iliflkin düzenlenen sahte belgelerde kelime kelime ayn›s› yaz›lm›fl. "Son durum hakk›nda" bafll›¤› çok iddial›, sözde örgüte "son durum" raporu veriliyor; ama bu sahte raporlarda son duruma iliflkin hiçbir bilgi yok. Sadece ve

sadece bu derneklerde çal›flan yöneticilere, üyelere örgütsel konum verilmifl, hem de yine adlar› soyadlar› eksiksiz yaz›larak, kifliler tek tek özel olarak belirtilmifl. Sadece flu kifli fluran›n sorumlusudur sözleri var. Baflka da tek bir bilgi k›r›nt›s› yoktur. Son durum hakk›nda denilen raporlar ononbefl sat›r› geçmiyor ve sadece örgütsel konum, isim, soyisim belirtiliyor. Akl› olan herkese soruyoruz, bir örgüt raporu böyle mi olur? ‘Son Durum’ bafll›kl› bir belgede sadece bunlar m› yazar? G- Polis belirsizli¤e hiç yer b›rakm›yor! Bir k›s›m belgelerde de kod isim mi, gerçek isim mi belli olmayan sadece isimler var. Bunlar›n da çaresini bulmufl polis, öyle ya, kod isim mi, gerçek isim mi, belli olmay›nca o belgelerin hiçbir delil niteli¤i olmaz. O zaman boflluk doldurulmal›, bu kod isimleri aç›klamak için polis, "Örgütten Senem'e" yaz›lm›fl bir not gibi gösterilen bir sahte belge düzenliyor. Senem'in Ekmek ve Adalet Dergisi Genel Yay›n Yönetmeni Gülizar Kesici oldu¤u iddia ediliyor. Ve örgüt, Gülizar Kesici'ye sözü edilen belgelerde geçen ne kadar belirsiz isim varsa bunlar›n kim oldu¤unu tek tek adlar› ve soyadlar›yla aç›kl›yor. Yani polisin senaryosuna göre, örgüt, Gülizar Kesici'ye flunlar kod isimler, flunlar gerçek isimlerdir diye liste gönderiyor. Ve her ne hikmetse Gülizar Kesici de aylarca bu listeyi diskette sakl›yor ve polis de gelip hemen buluyor. Al›n size "örgüt üyeli¤i"nin kesin kan›tlar›! Sonuç Olarak; ‹ktidara muhalif, sistemi elefltiren, hak ve özgürlükler mücadelesi veren herkes, her kurum "teröristtir!" anlay›fl›ndan hareketle, kurumlar bas›lm›fl, bir k›sm› kapat›lm›fl, onlarca insan tutuklanm›flt›r. Bu kurumlar› kapatmak ve insanlar› tutuklamak için hiçbir yasal kan›t yoktur. Bunun için sahte belge düzenleyerek bunu yapt›lar. Sahte belgelerle oynanan bu oyunu deflifre etmek için bu belgeleri tek tek yay›nl›yor ve herkesi bu sahtekarl›¤› tüm boyutlar›yla deflifre etmeye ça¤›r›yoruz. Bu haklar ve özgürlükler mücadelesidir. Bu demokrasi mücadelesidir. Bu bir hukuk mücadelesidir. 29 May›s 2004

fiadi Naci ÖZPOLAT, Mehmet DO⁄AN, Çayan GÜNER, Y›lmaz KAYA, Mehmet YAYLA, Ferhat ÖZDEM‹R, Gülizar KES‹C‹, Kudret SARIGÜL, Münevver KÖZ, Zeliha KOYUPINAR, Metin YAVUZ, H›d›r GÜL, Ali ARACI, Alp YARBAfi, Yalç›n AKAR, Feridun OSMANA⁄AO⁄LU, Orhan ESK‹, Bülent SOLGUN Av. Taylan TANAY, Av. Behiç AfiCI, Av. Mahir AY ve Av. Zeki RÜZGAR

Say› 111 7 6 Haziran 2004


‹fiTE SAHTE BELGELER! Bölüm - 1 29 May›s günü düzenlenen bas›n toplant›s› ile aç›klanan, polisin haz›rlad›¤› sahte belgeleri bu say›m›zdan itibaren yay›nlamaya bafll›yoruz.

Klasör 3, sayfa 1-124 aras›ndaki belgelerdir:

GÜTÜN TANIMINDAK‹ ÖNEML‹ B‹R Ö⁄E DE BUDUR, HER TÜRLÜ GÖZALTI TUTUKLAMA OPERASYONA RA⁄MEN VARLI⁄INI KORUYAB‹LME VE SÜRDÜREB‹LME YETENE⁄‹NE SAH‹P OLMASI ‹Ç‹N ‹LLEGAL ÖRGÜTLEN‹R.

1. BELGE:

Dolay›s›yla sahte raporda yer verilen bu cümle, mant›k olarak bile sakatt›r.

POL‹S‹N SAHTE BELGELER‹ VE GERÇEKLER:

- 00059 seri numaral›, Algeri üst sayfa kodlu...

2. BELGE

"20.02.2004

- 00060 seri numaral›, anason üst sayfa kodlu

Merhaba adnan... mahallelerdeki son duruma iliflkin... -fleklinde bafllayan- ...cemalettin ç›nar u¤ur dev..." fleklinde biten not: BÖYLE B‹R NOT YOKTUR.POL‹S YAZMIfiTIR BU NOTU.

Say› 111 8 6 Haziran 2004

Herkes bilir ki, hiçbir illegal örgüt bunca ismi aç›k yazmaz, hem de ad›yla soyad›yla. Polis burada KES‹N DEL‹L elde etme peflindedir; hem isim hem soy isim yazarak KEND‹NCE KES‹N DEL‹L oluflturuyor. Ama bir parça örgütler hakk›nda bilgisi olan bir savc› da bilir ki, hiçbir illegal örgüt bu kadar gerçek ismi, ad›yla soyad›yla liste fleklinde yazmaz ve belge olarak bulundurmaz. Operasyon süresince bas›nda yaz›lanlara bak›l›rsa FARADAY KAFES‹’nden, yal›t›lm›fl duvarlara kadar bir çok tekni¤i kullanan illegal örgüt, neden tüm insanlar›n ad›n› soyad›n› aç›k halde yazs›n? Bu ne biçim bir "son duruma iliflkin" rapordur ki, sadece mahalle isimleri ve onlar›n alt›na s›ralanan gerçek isimler ve soy isimler yeral›yor; mahallelerdeki "son durum" bu mu sadece? Peki bu insanlar›n görevleri nedir, hangi eylemleri yapm›fllard›r, hangi hiyerarfli içinde görev yaparlar, örgüt ile nas›l bir ba¤ içindedirler, bunlar›n hiç birisi yok, nas›l mahallelerdeki son durumu yans›t›yor bu rapor. Tamam› polis taraf›ndan yaz›lm›flt›r. Ayr›ca raporda "...pankart, cezaland›rma eylemleri devam ederek... polisin nabz›n› yoklayaca¤›z..." denilmektedir. Tüm resmi kay›tlar, karakol kay›tlar› incelendi¤inde de görülecektir ki BU MAHALLELER‹N H‹Ç B‹R‹S‹NDE B‹R CEZALANDIRMA EYLEM‹ YAPILMAMIfiTIR...YALANDIR. Yine raporda "... Arkadafllar›n operasyon olmas› durumunda ifade verip vermeyece¤ini test edece¤iz..." fleklinde bir cümle yer almaktad›r. BÖYLE B‹R MANTIK OLAMAZ. Örgütlerin neyi nas›l yapt›¤›, hangi konularda ne tür bir anlay›fl› savunduklar› "s›r" de¤ildir. Siyasi tarihi bilen biri de, polis de, savc›lar da çok iyi bilir ki; H‹ÇB‹R ‹LLEGAL ÖRGÜT B‹LEREK VE ‹STEYEREK ‹NSANLARINI POL‹SE YAKALATIP DENEMEZ, TAM TERS‹NE EYLEM YAPAN-YAPACAK ‹NSANLARINI OLAB‹LD‹⁄‹NCE KORUR. ‹LLEGAL‹TEN‹N MANTI⁄I DA BUDUR. HER KOfiULDA VARLI⁄INI SÜRDÜREB‹LECEK B‹R ÖRGÜTLENME OLMALIDIR ‹LLEGAL ÖRGÜTLENME, MARKS‹ST-LEN‹N‹ST ‹LLEGAL B‹R ÖR-

"01.02.2004 Adnan merhaba madde 1: TAYAD'da son durum....-fleklinde bafllay›p- ... bas›n aç›klamas› yapmay› düflünüyoruz." fleklinde biten not... BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. POL‹S YAZMIfiTIR BU NOTU. Yine isim ve soyisimler peflpefle aç›k flekilde yaz›lm›flt›r. Adnan kod isimli kifli iki gün üst üste not yaz›yor ve hem mahallelerin, hem TAYAD'›n tüm örgüt üyelerini isim ve soyismi ile yaz›yor. NEDEN BÖYLE SAHTE B‹R BELGE DÜZENLEM‹fiT‹R POL‹S? ‹simleri ve soyisimleri ile say›lan bu insanlar dört y›ld›r süren F tiplerindeki tecrite karfl› mücadelede o¤ullar›n›n, k›zlar›n›n, kardefllerinin, yak›nlar›n›n ölümlerine tan›k olmufllard›r. Yeni ölümlerin olmamas› için tecritin kald›r›lmas› talepli bir çok demokratik eylem ve faaliyet düzenlemifl ve bu faaliyetlere aktif olarak kat›lm›fllard›r. Polis yine tüm bu insanlara, tutsak yak›nlar›na komplo kurmaktad›r. ‹simleri geçen insanlar TAYAD üyesidirler ve TAYAD faaliyetlerine kat›lan insanlard›r. Defalarca gözalt›na al›nm›fllard›r, demokratik yasal gösterilerde, sokaklarda polis taraf›ndan dövülmüfl, tehdit edilmifl ama F tipi hapishanelerdeki tecrite karfl› mücadelelerini sürdürmüfllerdir. Polis, isimlerini ve soyisimlerini aç›kça deflifre ederek, örgüt üyeli¤i tehdidi ile ceza almalar›n› sa¤lamak istiyor. Önceki gözalt›lar›n›n hiç birisinde ceza verecek bir yasal zemin yakalayamay›nca "örgüt üyesi, örgütün talimatlar› ile çal›flan TAYAD faaliyetlerine kat›lanlard›r" fleklindeki kurgusuna delil yaratmak için sahte olarak düzenlemifltir bu belgeyi polis.

3. BELGE - 00123 seri numaral› dosya... faraziye üst sayfa kodlu "14.10.2003 F›rat 1- 20 Ekim öo'nun dördüncü y›l›... -fleklinde bafllayan- ...ya da derne¤in ad› geçmemeli..." fleklinde biten not... BÖYLE B‹R NOT YOKTUR...


Temel Haklar ile örgüt ba¤lant›s›n› kan›tlama amac› ile yaz›lm›flt›r... Bu sahte notta, "Tigin'in evini kullanmay›n..." fleklinde aç›k isim ile yaz›lm›fl bölüm ise Tigin isimli Temel Haklar yetkilisine suç atmaya yöneliktir. Bu sahte nota göre, hem dernek olarak bir eylem yap›lmas› söyleniyor, hem de derne¤in ad› geçmesin deniliyor. Bu sahte notta mant›ks›zl›klar birbirini izliyor. Tigin isimli kifli bu derne¤in yöneticisidir, kurucusudur. ‹kametgah› birden fazla nüsha olarak polisin elindedir. Hem yasal, hem fiili olarak ALEN‹ olan bu evin kullan›lmamas› için dikkat çekiyor örgüt. Yine her türlü mant›ktan yoksun bir sahte not var karfl›m›zda.

4. BELGE - 00063 seri numaral›, asoma üst sayfa kodlu "16.12.2003 adnan merhaba 1- Anadolu yakas› sorumlusu... -fleklinde bafllayan...cihan takip edecek." fleklinde biten not. BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. POL‹S YAZMIfiTIR BU NOTU. Yine mahalli bir bölge ismi ve bir kiflinin ad› soyad› yaz›lm›fl, son derece k›sa ama gerçek isim ve soyisimlerin geçti¤i, sadece suç atma mant›¤› ile haz›rlanm›fl sahte bir belgedir bu.

5. BELGE - 00062 seri numaral›, as›klar üst sayfa kodlu "Adnan merhaba bas›n›n haber yapaca¤›... -fleklinde bafllayan- ...ikna et." fleklinde biten not... BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. POL‹S YAZMIfiTIR BU NOTU. Tutsak yak›nlar›na örgüt talimat› ile Tekin Tangün "zorla eylem yapt›r›yor" iddias›n› desteklemek amac› ile yaz›lm›fl sahte bir nottur. Mahkeme tüm bu tutsak yak›nlar›n›, tüm TAYAD üye ve yöneticilerini tan›k olarak ça¤›rmal› ve tek tek hepsini dinlemelidir. Tekin Tangün böyle bir toplant› yapm›fl m›d›r? Bunlar› sormal›d›r hepsine tek tek.

6. BELGE - seri numaras› belli olmayan, bant 5 üst sayfa kodlu "17.10.2003 merhaba p›nar 1- hepinize geçmifl olsun... -fleklinde bafllayan- ...di¤er sorumlu arkadafllar›m›z unutmas›n." fleklinde biten not. BÖYLE B‹R NOT YOKTUR... SULH‹ DÖNMEZER ‹ST‹HBARATININ GENÇL‹K DERG‹S‹NDE YAKALANDI⁄INI ‹SPATLAMAYA YÖNEL‹K POL‹S‹N YAZDI⁄I B‹R NOTTUR. Kurguya göre P›nar isimli kifli, gençlik alan› ve gençlik dernekleri sorumlusudur. Sulhi Dönmezer ise bir profesördür; bunun istihbarat›n› ise ancak üniversite ö¤rencileri yapabilir. Polis, savc›y› ve mahkemeyi bu

düflünceye yönlendiriyor. Bu belgeyi sat›r sat›r okuyun ve internette herhangi bir arama motoru ile arama yap›n. ‹stihbarat olarak geçen tüm bilgilere, hem Sulhi Dönmezer ile ilgili, hem de Dönmezer'in verece¤i konferanslara iliflkin tüm bilgilere internet arac›l›¤› ile ulaflabilirsiniz. Amaç gençlik derneklerini kriminalize etmektir. Türkiye'nin 28 ilinde örgütlenmifltir gençlik dernekleri. Akademik demokratik bir çok faaliyet gerçeklefltirmifltir, bu faaliyetlerin engellenmesine yönelik bir çabad›r böyle bir belge.

7. BELGE - 00089 seri numaral›, cane 1 üst sayfa kodlu "17.10.2003 cihan merhaba 1- nedim yakalanm›fl... -fleklinde bafllayan- ...beklemede kals›n." fleklinde biten not. BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. POL‹S YAZMIfiTIR. Herkesin aç›k ismini yazan örgüt, nedense Nedim diye bir kod isim yazm›flt›r bu notta. Cihan askeri iflleri sorumlusudur polise göre, neden Cihan’a Nedim'in aç›k ismini yazmaz örgüt, zaten yakalanm›fl, zaten ev sahibi ile birlikte gözalt›nda? Ama Grup Yorum üyesi bir kiflinin, çok bilinen bir isme sahip MUHARREM isimli birisinin isminde bir kar›fl›kl›k olmamas› için "YORUMCU MUHARREM" fleklinde özel olarak belirtmifltir notta polis. Sözü edilen kifli Muharrem ise, kendi iste¤i ile tan›k olarak ifade vermek için gitmifltir mahkemeye. Mahkeme hiçbir ifllem yapmam›fl, ama mahkeme ç›k›fl› polis taraf›ndan gözalt›na al›nm›fl ve tutuklanm›flt›r. Yani polis mahkemenin fiilen üstüne ç›km›fl, hay›r sen tan›k de¤ilsin, seni san›k yapaca¤›z, mutlaka tutuklayaca¤›z diyerek Muharremi gözalt›na alm›fl ve tutuklam›flt›r.

Say› 111 9 6 Haziran 2004

8. BELGE - 00091 seri numaral›... ceseya 4 üst sayfa kodlu "2.8.2003 cihan merhaba 1- Lütfü k›rdar... -fleklinde bafllayan- ...çok h›zla." fleklinde biten not. Bu not; Ekteki gazete küpürlerinden de görülece¤i üzere polis önce bu istihbarat›n (Bilal Erdo¤an’›n dü¤ünü) Celal Yayla'da yakaland›¤›n› aç›klam›flt›r bas›na. Ama flimdi Cihan isimli kifli, (ki, polise göre Cihan, Hüseyin Fevzi Tekin’dir) bu istihbarat› yapm›flt›r.

9. BELGE - 00092 seri numaral›, cebeci üst sayfa kodlu "16.12.2003 merhaba HAN

C‹-

1Gözalt›na al›nmam hakk›nda... -fleklinde bafllayan- ...alican ve ahmet ile yeniden görüflece¤iz."

22 Aral›k 2003 Pazartesi Milliyet Koruma gibi yaklafl›p bombay› patlatacakt› Polis, DHKP-C'nin, Erdo¤an'a yönelik suikast plan›n›n ayr›nt›lar›n› ortaya ç›kard›. Bombac›, Bilal Erdo¤an'›n dü¤ününde intihar sald›r›s› yapacakt› Baflbakan Erdo¤an'a yönelik suikast haz›rl›¤›nda bulundu¤u iddias›yla tutuklanan DHKP -


fleklinde biten not. BÖYLE B‹R NOT YOKTUR... BU KEZ HEDEF ‹D‹L KÜLTÜR MERKEZ‹, GRUP YORUM VE ANADOLU'NUN SES‹ RADYOSU'DUR. Ali ARACI, ismi soyismi ile yaz›lm›flt›r. Mutlaka tutuklanmal›d›r... Polisin amac› budur. Gizli ifller görevi de verilmifltir kendisine, hem de aç›k ad› soyad› yaz›larak. Anadolunun Sesi Radyosu; Bu da yine tam aç›k ismi ile yaz›lm›fl, olur ya, hangi radyo diye sorulursa kesin olsun, polisin amac› budur.

10. BELGE - 00093 seri numaral›, cebir üst sayfa kodlu "11.12.2003 merhaba cihan 1- Alaca¤›m›z patlay›c› maddelerin paras›n›... -fleklinde bafllayan- ...disiplinsizlik istemiyoruz." fleklinde biten not. BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. POL‹S YAZMIfiTIR. ‹dil Kültür Merkezi, Gençlik Derne¤i, Anadolunun Sesi Radyosu ve flimdi de MEHMET GÖÇEBE; yine ismi soyismi ile suçlular ve tutuklanmas› ceza almas› gerekenler aras›na yaz›lm›flt›r. Say› 111 10 6 Haziran 2004

Mehmet Göçebe'nin suçu ise Temel Haklar Derne¤i kurucusu olmakt›r.

11. BELGE - 00094 seri numaral›, cefa üst sayfa kodu ile

gili üstte aç›klam›flt›k ayr›ca ilgili gazete küpürleri de ektedir. Bu gazete küpürlerini de ele alarak ayr›ca de¤erlendirece¤iz.

13. BELGE - 00096 seri numaral›, celse 1 üst sayfa kodlu "09.07.2003 Cihan merhaba ölüm oruçlar›n›n bininci gününde... -fleklinde bafllayan- ...gösterme haz›rl›klar›ndad›r." fleklinde biten not... BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. Bu not polis taraf›ndan yaz›lm›flt›r. Bir gizli örgütün eylemden önce böyle bir uyar› yapmas› anlaml› de¤ildir. Her fleyden önce eylemin güvenli¤ini riske eder. Sözkonusu sahte notta, "Ekmek Adalet'te ç›kacak yaz›..." diye verilen bölüm ise, Avrupal› birisi, Türkiye'yi bilmeyen birisi taraf›ndan yaz›lm›fl genel bir aç›klama tarz›ndad›r. Muhtemel ki bir Avrupa kurumunun bas›n aç›klamas›ndan al›nm›flt›r, hem de ilgisiz bir kurumun, Ölüm Orucu direniflçilerinin say›s›n› bile bilmeyen bir kurumun yaz›s›ndan al›nm›flt›r. "...Türkiye'deki yüz civar›nda siyasi tutsa¤›n bafllatm›fl oldu¤u ölüm orucu..." fleklinde bir ifade var. Ölüm Orucunu kaç tutsa¤›n bafllatt›¤› net say› olarak defalarca yay›nlanm›flt›r dergi ve gazetelerde, sadece bu yan›yla bile gerçekçi bir örgüt notu de¤ildir.

"17.08.2003

14. BELGE

merhaba cihan

- 00097 seri numaral›, cema 5 sayfa kodlu

1- Arkadafl için haz›rlad›¤›m›z sahte kimli¤i... -fleklinde bafllayan- ...sözlerle geçifltirsin." fleklinde biten not... BÖYLE B‹R NOT YOKTUR. Figen Kurtulufl ismi ve soyisimi ile yaz›larak tutuklanmas› ve cezaland›r›lmas› amaçlanm›flt›r. Figen Kurtulufl, o¤luna kuryelik yapt›¤›, demokratik eylemlere kat›ld›¤› iddias› ile defalarca gözalt›na al›nm›flt›r. O¤lu illegal de¤ildir ki kuryesi olsun. O¤lunun ald›¤› ceza son ç›kan yasaya göre yatakl›k aff› kapsam›nda de¤erlendirilmifl ve cezas› kalkm›flt›r ortadan; ama yok, polis illa kurye yapacak... Figen Kurtulufl bir çok kez gözalt›na al›nm›fl ve serbest b›rak›lm›flt›r ve hakk›nda bir ceza verilmemifltir.

12. BELGE - 00095 seri numaral› "30.7.2003 Adnan merhaba Sulhi dönmezer konusunda... -fleklinde bafllayan...benim flu an bilgi olarak verebileceklerim bunlar." fleklinde biten not. Bu not bir önceki bölümde P›nar isimli birisi taraf›ndan yaz›lm›fl olarak gösterilmektedir; fiimdi ise Adnan isimli birisi taraf›ndan yaz›lm›fl... Her iki not da ayn›d›r. Polis ya unuttu P›nar ad›na düzenledi¤i bu notu, ya da bilmedi¤imiz bir kar›fl›kl›k oldu. Bu istihbarati not ile il-

"02.03.2004 Mustafa Merhaba 1- Davut gözalt›na al›nd›... -fleklinde bafllayan- ...bize bilgi verecekler." fleklinde biten not. BÖYLE B‹R NOT YOKTUR... POL‹S YAZMIfiTIR BU NOTU. Bu sahte nota göre; Avukatlar›n sorumlusu Mustafa isimli kiflidir ve avukatlar Mustafa arac›l›¤› ile örgüte bilgi veriyor... Oysa gözalt›na al›nan bir zanl›y› gözalt›nda görmek ve ona yasal yard›mda bulunmak bir avukat›n görevidir ve zanl›n›n bu hakk› yasalarca düzenlenmifl bir hakt›r. Ama böylesine yasal meflru bir hakk› kullanan zanl› ve bu zanl›ya hukuki yard›mda bulunan avukat ÖRGÜT ÜYES‹D‹R, ÖRGÜTE B‹LG‹ VERMEKTED‹R... Bu kadar da olmaz dedirtecek tarzda bir kurgudur. Polis tahammülsüzdür, yasal hakka tahammülsüzdür, nereden ç›kt› bu avukat da, biz tam istedi¤imiz her fleyi kabul ettirecektik ki bu yasa ç›kt›, fleklindeki bir mant›¤›n ürünüdür. Polisin mant›¤›, "zaten zanl› masumsa buna da biz karar veririz, avukata gerek yoktur" fleklinde ifllemektedir. Ve polis hükmü flöyle gerçekleflmektedir: E¤er avukat geliyorsa kesin olarak bu zanl› da bu avukat da örgüt üyesidir, avukat›n gelifl amac› da örgüte bilgi vermektir.

- Sürecek -


“TÜRK‹YE’DE HUKUK YOK MU! Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor, ‹nsan Tutukluyor”

Kampanyas› eylemleri Pankartlar Türkiye’nin Her Yan›nda...

Hukuksuzluk Herkese Duyuruluyor 1 Haziran günü; ‹stanbul’dan Adana’ya, Samsun’a kadar bir çok kentte as›lan 8x2 metre ebad›ndaki büyük pankartlar ile, hukuksuzluk herkese duyuruluyor. Bafllat›lan kampanya çerçevesinde as›lan pankartlarda, "Türkiye'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›p ‹nsan Tutukluyor" ifadeleri yer al›rken, Türkiye halk› nas›l bir ülkede yaflad›¤›m›z›, polisin nas›l yasad›fl› flekilde çal›flt›¤›n› görüyor. Bir çok yerde pankartlar Adliye Binalar› civar›na as›larak, polis komplosuna ortak olan mahkemeler protesto edildi ve “Türkiye’de hukuk var m›...” sorusu do¤rudan muhataplar›na soruldu. Trabzon: AKP iktidar›n›n polisinin hukuksuzlu¤unu hayk›rmak, sahte belgeleri, dernek kapatmalar› teflhir etmek için; Trabzon Adliyesi, Valilik ve Emniyet Müdürlü¤ünün ortas›ndaki genifl alana 'Temel Haklar' imzal› "Türkiye'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor ‹nsan Tutukluyor" yaz›l› 8x2 boyutlar›nda pankart aç›ld›. Hukuksuzlu¤un sahiplerine meydan okuyan bu eylem karfl›s›nda flaflk›na dönen polis, çareyi hemen sald›rmakta buldu.

Trabzon

‹STANBUL

Pankart› serer sermez polisin sald›r›s›na u¤rayan Zeynep Ertu¤rul, pankartta yazanlar› çevredeki insanlara ba¤›rarak anlatmaya bafllad›. Meflrulu¤una inanan bir bilinçle gerçeklefltirilen eylem karfl›s›nda, polisler Erdu¤rul’un a¤z›n› kapatarak, “hukuk devleti Türkiye”de, “ifade özgürlü¤ü”nün ne anlama geldi¤ini gösterdiler. Saçlar› a¤z›na sokularak ve dövülerek gözalt›na al›nan Zeynep Erdu¤rul, 24 saat sonra b›rak›ld›. ‹stanbul: 1 Haziran günü ‹stanbul’un bir çok bölgesine çok say›da as›lan pankartlarla, "Türkiye'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›p ‹nsan Tutukluyor" gerçe¤i yayg›n flekilde duyuruldu. Elimize ulaflan bilgilere göre pankart as›lan yerler flunlar: Cevizliba¤, Y›ld›z Üniversitesi bölgesi, Befliktafl, Merter üst geçidi, fiirinevler üst geçidi, Ça¤layan üst geçidi, fiiflli’de bir çok bilbordlara, AKP il binas› karfl›s›nda yer alan köprüye, Ba¤c›lar’da Yüzy›l köprüsüne, Esenler’de otogar bölgesine, Nurtepe’ye, Anadolu yakas›nda ise Bostanc› Köprüsü ve Göztepe Köprüsü’ne as›lan pankartlar emekçilerin ifle gidifl saatlerinde gerçe¤i duymalar›n› sa¤lad›.

DERS‹M

Kocaeli: Temel Haklar imzal› pankart Kocaeli Adliyesi’nin yan›ndaki üst geçide as›ld›. Uzun süre as›l› kalan devasa pankart, Kocaeli halk›na polis provokasyonunu teflhir etti. Adana: Sabah ifle gidifl saatlerinde kentin merkezi yerlerinden biri olan Atilla Alt›kat Köprüsü'ne as›lan Temel Haklar imzal› pankart uzun süre as›l› kald›ktan sonra polisce indirildi. Malatya: 1 Haziran günü pankart as›lan yerlerden biri de Malatya idi. Ö¤le saatlerinde Akp›nar Meydan›'ndaki Orha-

‹ZM‹T


no¤lu ‹flhan›'na ve çevre yolu mevkiine as›lan her iki pankartta da ayn› sloganlar yer al›rken, Çevre yolu’ndaki pankart bir saat as›l› kald›. Bursa: Türkiye gerçe¤inin hayk›r›ld›¤› yerlerden biri de Bursa idi. Temel Haklar, 30 May›s günü ast›¤› pankartla, Türkiye’de hukukun, demokrasinin olmad›¤›n›, polis devleti kurallar›n›n geçerli oldu¤unu gösterdi. Mersin’in en ifllek caddesinden biri olan ‹stiklal Caddesi’ne 3 Haziran perflembe günü saat 12.00 Türkiye'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›p ‹nsan Tutukluyor Temel Haklar yaz›l› 8x2 m. boyutunda k›rm›z› zemine sar› renk as›ld›. Pankart yar›m saat kald›ktan sonra indirildi. Dersim: 2 Haziran sabah 09.30 da 6x2 metre boyutunda Türkiye'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›p ‹nsan Tutukluyor pankart› en merkezi yere aç›ld›. Pa8nkart 30 dak. halk atarf›ndan izlendi. Pankartdan sonra savc›l›k Temel Haklar Baflkan›n› ifadeye ça¤›rd›. Baflkan telefonla ça¤r›ld›¤› için gitmeyip tebligat istedi fakat dernekten ç›k›nca sivil polisler

Protesto Eylemleri Say› 111 12 6 Haziran 2004

Grup Yorum’dan Protesto Grup Yorum üyeleri, kampanya kapsam›nda Atatürk Kültür Merkezi önünde yapt›klar› eylemde, “Grup Yorum’a Özgürlük” dediler. 2 Haziran günü ba¤lamalar›, gitarlar› ile Taksim’deki AKM önünde toplanan Yorumcular ad›na aç›klama yapan Özcan fienver, Grup Yorum’un gelecek y›l 20 yafl›na girece¤ini hat›rlatarak, “Grup Yorum müzikle politika yapman›n bedelini ödüyor” dedi. ‹hsan Cibelik, Muharrem Cengiz ve Ali Arac›’n›n tutsak bulundu¤u hat›rlat›lan aç›klamada, provokasyonlara son verilmesi, Grup Yorum üyelerinin serbest b›rak›lmas› istendi. Aç›klaman›n ard›ndan Yorum, türküleri ile de üzerindeki bask›lar› protesto etti.

‹zmir HÖC: “Polis, basın, DGM iflte komplo” ‹zmir Haklar ve Özgürlükler Cephesi, 30 Mayıs’ta Star Gazetesi önünde yapt›¤› eylemle, provokasyona

taraf›ndan gözalt›na al›nd›. Gözalt› çevredeki halk taraf›ndan öfke ve tepkiyle karfl›land›. Polis arabas› tekmelendi sloganlarla polisin hukuksuzlu¤u teflhir edildi. Dernek baflkan› Murat Kaymaz 4 saat sonra savc›l›ktan serbest b›rak›ld›. Elaz›¤: 1 Haziran günü saat 10.00 da 6x2 ebad›nda bir pankart Gazi Caddesine as›ld›. Bu ülkede Hukuk Yok Polis Sahte Belge Düzenleyip ‹nsan Tutukluyor Temel Haklar imzal› pankart bir süre as›ld› kald›. PAR‹S: Hukuksuzlu¤un, as›lan pankartla duyuruldu¤u yerlerden biri de Fransa oldu. 1 Nisan terörünün orta¤› olan, Türkiye’de hukuksuzlu¤a “AB örtüsü” geçiren Avrupa’n›n bir baflkentinde Frans›zca “Biliyor musunuz; Türkiye'de polisin düzenledi¤i sahte belgelerle insanlar tutuklan›yor, dernekler kapat›l›yor ve terörist olarak niteleniyor. Avrupa da bunu onayl›yor? Tutuklu Yak›nlar› ile Dayan›flma Komitesi” pankart› kuflkusuz anlaml›yd›. 3 Haziran günü Fransa Ulusal Meclisi binas› ve bakanl›klar›n oldu¤u bulvara, as›lan 12 metre uzunlu¤unda, 3 metre enindeki pankart, bir saat as›l› kald›. yalan haberlerle ortak olan medyay› protesto etti. Kampanya slogan›n›n yaz›l› oldu¤u, “HÖC” imzal› pankart aç›l›rken, açıklamay› Volkan Algül yaptı. 1 Nisan operasyonunun AB ve AKP iflbirli¤i ile gelifltirildi¤ine dikkat çeken Algül, “operasyonlar yasad›fl›d›r” dedi. AB ve AKP’nin uyguladı¤› operasyonda “Polis sahte belge düzenledi, DGM onayladı, komplocu basın da yalan yazdı” diyen Algül, birçok insan›n böyle tutuklandı¤ın› söyledi. Eylemde “Polis, bas›n, DGM iflte komplo” dövizleri aç›ld›.

“AKP Polisinin Hukuksuzluklar›na Son” Amasya Gençlik Derne¤i 29 May›s’ta düzenledi¤i bas›n toplant›s› ile komployu protesto etti. Çak›c›’n›n polis taraf›ndan kaç›r›ld›¤› hat›rlat›lan aç›klamada, ayn› polisin, derneklerinin baflkan›n›n imzas›n› taklit ederek, istifa etmifl gibi gösterdi¤i anlat›ld›. Gençlik Dernekliler polisin hukuksuzluklar›na son verilmesini istediler. “Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz” Samsun Temel Haklar çal›flanlar› 29 May›s günü Çiflik Caddesi Süleymaniye Geçidi'nde "BASKILAR B‹Z‹ YILDIRAMAZ" pankart› açarak bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamada 1 Nisan hukuksuzluklar› hat›rlat›ld›. Eylem, "Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz, Komplolar› Bofla Ç›kartaca¤›z” sloganlar› ile sona erdi. "Tutuklananlar B›rak›ls›n" Trabzon Meydan›’nda 29 May›s günü yap›lan eylemde, "Tutuklananlar B›rak›ls›n", “Devrimci Mücadele Engellenemez" sloganlar› at›ld›. "Türkiye'de Hukuk Yok Mu? Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor, ‹nsan Tutukluyor!" “Dikkat Her an Diskette Ad›n Var Denilerek Tutuklanabilirsiniz" yaz›l› dövizler tafl›nan eylemde TAYAD imzal› aç›klama okundu. Eyleme, DÜK, Ekim Gençli¤i ve SDP destek verdi.


‹flkenceci Katiller Yarg›lanm›yor; ‹flkence Görenlere 12 Bin 175 Ceza ‹steniyor! Irak’ta iflkencelerin, vahfletin tart›fl›ld›¤› günlerde, ülkemizde iflkenceleri, katliamlar› sahiplenme sürüyor. 26 Eylül 1999'da Ulucanlar Hapishanesi’nde 10 devrimci tutsa¤›n katledilmesinin davas› görüldü. Ama yanl›fl anlafl›lmamal›; katliamc›lar de¤il, bu davada katliamdan sa¤ kurtulan 85 tutsak yarg›lan›yor. Toplam istenen ceza 12 bin 175 y›l. Yani, 10 insan›n etlerini keserek, düzenin parlamenterlerinin dahi “görüntülere bakmaya dayanamad›k” dedi¤i bir vahfletle katledenler hakk›nda dava dahi aç›lm›yor, iflkence gören, gazla bo¤ulanlar, bir de binlerce y›ll›k cezalarla yarg›lan›yor.

“Diskette Ad› Geçen” 4 Kifli Tahliye Edildi! Polisin sahte belge provokasyonu ile 1 Nisan operasyonlar› çerçevesinde Ordu-Ünye’de tutuklanan 5 kifliden 4’ü, 1 Haziran günü ç›kar›ld›klar› Erzurum DGM taraf›ndan tahliye edildiler. Bülent Yaz›c›’n›n tutuklulu¤u sürerken, Ceyhun Çavufl, Ülker Keskin, Nihat Sönmez ve Hüseyin Saka tahliye edildi. Tahliye edilenlerin tümü için, “‹stanbul’da ele geçirilen diskette ad›n geçiyor” saçmal›¤› fezlekede dile getirilmifl ve tutuklanm›fllard›. Böylece, 1 Nisan hukuksuzlu¤unun ilk duruflmas› olan Ünye davas›nda, “disket delili” senaryosu da çökmüfl oldu. Bu arada Amasya’dan gözalt›na al›nanlar tahliye edilmeyerek duruflmalar› 6 Haziran’a ertelendi.

Gözalt› Terörü Tüm H›z›yla Sürüyor ‹stanbul: Karanfiller Kültür Merkezi çal›flan› Orhan Deniz, Ankara Abdi ‹pekçi park›'nda TAYAD’›n eylemine kat›ld›ktan sonra, Ankara'dan ‹stanbul'a dönerken 2 Haziran günü Eskiflehir'de otobüsten gözalt›na al›nd› ve b›rak›ld›. ‹stanbul: Esenler Temel Haklar Derne¤i yöneticilerinden Savafl Do¤an, 1 Haziran günü ifle giderken yolda, sivil polislerce yaka paça gözalt›na al›nd›. Esenler Temel Haklar yapt›¤› aç›klama ile gözalt›n› protesto ederken, bir süre önce de, dernek baflkan› Sema Koç ve dernek üyesi Aliflan Gül’ün, “disketten ad›n ç›kt›” denilerek gözalt›na al›nd›klar› hat›rlat›ld›.Savafl Do¤an 3 Haziran günü serbest b›rak›ld›. Ankara: Dergimizin Ankara büro çal›flan› Erdinç Ero¤lu gözalt›na al›narak tutukland›. Ayr›ca Gençlik Dernekli ö¤rencilerden, soyad›n› ö¤renemedi¤imiz Ça¤dafl isimli ö¤renci gözalt›na al›nd› ve serbest b›rak›ld›..

Buras› Türkiye! Ulucanlar davas›n›n Ankara 5`inci A¤›r Ceza Mahkemesi`nin bu duruflmas›nda, Sincan F Tipi Hapishanesi’nde bulunan tutsaklardan ‹nan Özgür Bahar, Emrullah fiimflek ve Hakan Demirtafl kat›ld›. Duruflmaya kat›lan tutsaklar, ifadelerinde F tipi hapishanelerde geçirdikleri 3 y›l içinde yaflad›klar› tecrit koflullar›n› dile getirdiler. Tutsaklar, dava dosyas›n›n mahkemeye ulaflmas›n›n hapishane idaresi taraf›ndan engellendi¤ini ve avukatlar›yla görüfl engelleri yaflad›klar›n› anlatt›lar ve davay› bas›ndan izliyoruz dediler.

fiEH‹TLER‹ ANILIYOR U¤ur Türkmen An›ld›:

Ölüm orucunun 54. flehidi U¤ur TÜRKMEN, 30 May›s’ta, Mersin’de direnifli sürdürerek flehit düfltü¤ü evde ve mezar› bafl›nda törenlerle an›ld›. Evde yap›lan anmada yoldafllar› U¤ur’u anlatan konuflmalar yapt›. 100 kiflinin kat›ld›¤› anmada konuflmalar›n ard›ndan geleneklerine göre yemek ve aflure da¤›t›ld›. Daha sonra Grup BERDAN türküler ve marfllar söyledi. Dinletinin ard›ndan evin önünden kalkan arabalarla U¤ur’un Yenice Köyü’ndeki mezar›na gidildi. Mezarl›k giriflinde karfl›lafl›lan jandarma engeli afl›larak, beflerli gruplar halinde en önde TAYAD’l› Aileler imzal› “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” pankart›, ve arkas›nda ellerinde k›z›l bayraklar› ve U¤ur’un resimleri ile mezarl›¤a do¤ru yüründü. Anma, konuflmalar, marfllar ve en son U¤ur TÜRKMEN’in sevdi¤i Hasan Da¤› türküsünün söylenmesiyle sona erdirildi.

Ali fiAH‹N An›ld›: F tiplerinin katletti¤i 112. tutsak olan Ali fiahin, Anadolu TAYAD'l›larca Ümraniye Ç›nç›n Mezarl›¤›’nda an›ld›. Ölümünün 7. günü vesilesiyle yap›lan anmada ‘Ali fiahin Ölümsüzdür TAYAD'l› Aileler’ pankart› aç›ld›. Sayg› duruflunun ard›ndan Ali fiahin'i ve ölüm orucu direniflini anlatan bir konuflma yap›ld›. Konuflmalarda TTE dayatmas›na, zorla çal›flt›rmaya de¤inilerek “tutsak aileleri bir bütün olarak karfl› ç›kacak ve içeride, d›flar›da dayat›lan tek tip yaflama direnece¤iz” denildi. Ard›ndan Ali fiahin'in ailesi ziyaret edildi. Almanya’da Türkiye’nin Düsselldorf Konsoloslu¤u önünde TAYAD Komite taraf›ndan yap›lan eylemde, oligarfli protesto edilirken, "Ali fiahin Ölümsüzdür" pankart› aç›ld›.

Say› 111 13 6 Haziran 2004


Bu ülke böyle yönetiliyor

Polise Gerekçe Mi Yok!!! Yo¤un gözalt›lar, tutuklamalar, sahte belgeler düzenlemeler; olmad›, zavall› bir genç bulup “Erdo¤an Kaldi dedi ki...” diyerek komplo kurmalar, dernek çal›flanlar›n› terörize etmenin binbir yöntemini pervas›zca uygulamalar... k›saca polis, ilerici, devrimci, demokrat kifli ve kurumlar›n demokratik faaliyetlerini engellemek için her yola baflvurur. Peki tüm bu “malum” polis yöntemleri yetmezse? “Gözünün üstünde kafl›n var...” deyip milyarlar› bulan para cezalar› ile susturmak ister. K›sa süre önce kurulan Ad›yaman Temel Haklar, flimdi bu yöntemle karfl› karfl›ya. 1 May›s'tan bir gün önce dernek denetimi ad› alt›nda bafllayan ve büyük bir hukuksuzlu¤a, yasad›fl›l›¤a maruz kalan Ad›yaman Temel Haklar’›n aç›klamas›ndan aktaral›m: Say› 111 14 6 Haziran 2004

CEZA 1- 17 Nisan'da düzenlenen Grup Yorum konseri öncesi yerel bir gazetede ç›kan "Ad›yaman Temel Haklar, derne¤e gelir kazand›rmak ve sosyal bir etkinlik yapmak için konser düzenliyor" haberi üzerine verildi. Gazetede ç›kan bu haberin aksine Temel Haklar “gelir kazand›rmak” karar› almam›fl, etkinlik karar› alm›flt›. Gazeteye hiçbir aç›klama, röportaj ve haber verilmemifltir. Gazetenin kendi yorumu delil gösterilerek dernek yönetimine ayr› ayr› "izinsiz yard›m toplamaktan” 783.000.000 TL. para cezas› verildi. CEZA 2- "... (Dernek) üye kay›t defterine üyelerinin ismini geçirmifltir. Fakat karar defterine karar al›narak, müracaat sahibine üyeli¤e kabul edildi¤i veya edilmedi¤i fleklinde bilgi verilmemifltir." karar›yla yine tüm yönetime ayr› ayr› 445.895.000 TL para cezas› verilmifltir. Deftere ifllenen kurucu üyelerdir. Onlar›n d›fl›nda resmi baflvuru yoktur. Kurucu üyeler hakk›nda da kabul edip etmeme konusunda da karara gerek yoktur. CEZA 3- Al›nd› Belgeleri ciltlerinin bafllang›ç ve son numaralar›n› belirterek tutanak oluflturulmad›¤› için Sayman ve Baflkana ayr› ayr› 445.895.000 TL. para cezas› verildi. Oysa makbuzlar Maliye’den 13.04.2004 tarihinde teslim al›nm›flt›. Bu tutanak için de yönetim kurulunun toplanmas› gerekiyordu. Makubuzlara 31 Nisan günü yap›lan bask›nda el konuldu. Yani "Yönetim Kurulu en geç bir ay içinde toplan›r"

 “Art›k devletimiz; dernekleri, takip ve kontrol edilmesi gereken kurulufllar de¤il, teflvik edilmesi, gelifltirilmesi ve güvenilmesi gereken, demokrasimizin vazgeçilmez aktörleri olarak görmektedir” (‹çiflleri Bakan› Abdulkadir Aksu)

maddesi hiçe say›larak "al›nd› belgeleri" al›nal› 18 gün olmas›n› ve hiç kullan›lmam›fl olmas›n› hiçe sayarak bu cezalar verilmifltir. CEZA 4- En son ceza dernekte izinsiz kurs verildi¤i içindi ve yine tüm yönetime ayr› ayr› 445.895.000 TL. para cezas› verildi. Oysa böyle bir izne gerek yoktur. Kurs ücretsizdir, ayr›ca kurs vermek yasak olsa dahi bunu dayand›rabilecekleri herhangi bir olay yoktur. Derne¤e geldiklerinde dernekteki baz› insanlar›n ders çal›flt›klar›n› görmüfller ve dernekte kurs verildi¤ine kanaat getirip böyle bir ceza vermifller. Yap›lan hukuksuzluk ve sald›r›lar bunlarla da s›n›rl› de¤il. “Adres tespiti” ad› alt›nda kurucu üyelerimizin savc›l›kta ifadeleri al›nm›flt›r. Savc›ya "Neden böyle bir fleye gerek duydunuz?" diye soruldu¤unda ise "Dernekten birileri bizi arad› ve buras› yasad›fl› çal›fl›yor dedi" gibi komikli¤i bile düflünülecek kadar mant›ks›z cevap vermifltir. Ayn› zamanda özellikle 1 Nisan sonras› yo¤unlaflan bu sald›r›lar beraberinde takip, taciz, tehdit olaylar› yaflanmaya bafllam›flt›r.” Ad›yaman Emniyet Müdürlü¤ü acaba Abdulkadir Aksu’ya ba¤l› de¤il mi? Türkiye’de gerçekten hukuk var m›? Para cezalar›n›n verilifl gerekçe ve yöntemlerini yeniden okuyun; polis resmen basbas ba¤›r›yor; “HER YOLU KEYF‹M‹ZE GÖRE KULLANIP, ADIYAMAN TEMEL HAKLAR’I ÇALIfiTIRMAYACA⁄IZ” diyor.

Polisten ‘AB uyumlu’ Gözalt›!!! Dersim Temel Haklar Baflkan› Murat Kaymaz, 2 Haziran günü dövülerek gözalt›na al›nd›. Önce polis, “Savc›l›¤a ifade vermek için Emniyet’e geleceksin” fleklinde telefon etti. Bu yalan karfl›s›nda, savc›l›ktan belge isteyen Kaymaz, durumu avukat›na anlatmak için dernekten ç›kt›¤›nda ise, telefonun provokatör polisin bir oyunu oldu¤u anlafl›ld›. Polis, Kaymaz’›n üzerine atlayarak, döverek, küfürler ederek gözalt›na ald›. Murat Kaymaz’›n, gözalt›na al›nmaya direnerek, gözalt› nedenini sormas›na polisin cevab›, tam da “AB’ye uyumlu!!!” flekildeydi. Demokratik bir derne¤in baflkan›na “bunlar buraya ‘38 isyan›n› ç›karmak için gelmifller” diye sald›ran polis, neden gözalt›na ald›¤›n› aç›klamak yerine, “Avukat tutma hakk›n var” cevab› verdi. Buyurun size “san›k haklar›na uyan” bir polis! Buyurun size “AB’ye uyum yasas› flarlatanl›¤›n›n iç yüzü! Dersim Temel Haklar’›n aç›klamas›nda belirtti¤i gibi; “Bu ülkede hukuk yok, zulüm var iflkence ve katliam var.”


Gençlik’den AKP YÖK Yasas›nda Geri Ad›m Att›

Türkiye’de ‘Sivil ‹ktidar’ Yok! ‹ktidar çat›flmas›n›n oda¤›na oturan ve deyim yerindeyse, “k›ran k›rana” geçen bir sürecin ard›ndan, YÖK Yasa Tasar›s› geri çekildi. Cumhurbaflkan› Sezer taraf›ndan “laikli¤e ayk›r›” gerekçesiyle veto edilen tasar›n›n, yeniden gönderilmeyece¤i, ask›ya al›nd›¤› iktidar taraf›ndan aç›kland›. AKP iktidar›n›n “milyonlarca meslek liselinin önü kesiliyor, eflitlik, demokratikleflme engelleniyor” demagojileriyle süsledi¤i; YÖK’çülerin (Genelkurmay cephesinin) “laiklik elden gidiyor” diye feveran etti¤i; YÖK nezdinde yaflanan tart›flma Türkiye gerçe¤ini bir kez daha gösterdi. Tayyip Erdo¤an grup toplant›s›nda Sezer’e yüklenerek bu gerçe¤in üzerini örtmeye çal›flm›flt›r. Bu gerçek; AKP’nin bütün güçlülük, oy çoklu¤u havas› atmas›na karfl›n, Türkiye’de sivil iktidar›n olmad›¤›d›r. AKP de bunu itiraf etmek zorunda kald›. Genelkurmay cephesi karfl›s›nda geri ad›m atarken, onun as›l güçlülük taslad›¤›n›n halk oldu¤u, yoksullar, iflçiler, memurlar, ö¤renciler, köylüler oldu¤u bir kez daha görüldü. Ve yine tescillendi ki, gerçek iktidar MGK’d›r, Genelkurmay’d›r. fiu sorulabilir; o zaman bundan önceki yasalar› nas›l, hangi güçle ç›kard›? AKP iktidar›n›n di¤er alanlarda “kendi insiyatifi ve kararl›l›¤›” ile yap›yormufl havas› vererek ald›¤› kararlarda, ç›kard›¤› yasalarda esas itibariyle emperyalizmin aç›k ve güçlü des-

te¤i görülmedi¤inde, böyle bir çeliflkiye, yan›lg›ya düflmek mümkündür. K›br›s’ta, AB’ye uyum yasalar›nda, sermayeye iliflkin düzenlemelerde ya Genelkurmay emperyalistlerin bask›s›yla geri ad›m atmak durumunda kalm›fl, ya da z›mni olarak desteklemifltir. 12 Eylül’ün çocu¤u YÖK varl›¤›n› korumufltur, çünkü 12 Eylül sürüyor. AKP’nin “demokratikleflme” maskeli yasalar› bu gerçe¤i de¤ifltirmiyor. Buradan, AKP’nin YÖK Yasa Tasar›s›’n›n demokratik oldu¤u sonucu ç›kar›lmamal›d›r. Aksine, tasar›da ne gençli¤in, ne çal›flanlar›n, ne de ö¤retim üyelerinin “demokratik üniversite, halk için bilim, halk için e¤itim” talepleri yoktur. Mevcut YÖK yap›s›ndan tek fark›, “AKP’nin YÖK’ü” olmas›d›r. Bu yan›yla bak›ld›¤›nda “demokratikleflme kaybetti, statükocular kazand›” gibi bir denklem yanl›flt›r, aldatmad›r. ‹ktidar çat›flmas›nda AKP iktidar›, (kendi taban›na verdi¤i sözün bask›s› da eklenerek) Genelkurmay’a geri ad›m att›rmak, mevzi kazanmak istemifl, baflaramam›flt›r. Aksine, bu tür bütün giriflimlerde oldu¤u gibi, Genelkurmay cephesinin cüretinin artmas›na vesile olmufltur. YÖK’ü ortadan kald›rma görevi, gençli¤in önündedir. Ve ancak gençli¤in mücadelesi ile üniversiteler demokratikleflir. Öteki giriflimler iktidar çat›flmalar›n›n yans›malar› olmaya devam edecektir.

Sald›r› Protesto Ediliyor Geçen hafta Edirne Trakya Üniversitesi’nde yaflanan vahfli sald›r›, ‹stanbul, Malatya ve Erzincan’da protesto edildi. Sald›r›ya u¤rayan ö¤renciler 29 May›s günü ‹stanbul ‹HD’de düzenledikleri aç›klamada, sald›r›y› anlatt›. Sald›r›dan, okul yönetimi ve emniyet müdürü U¤ur Gür’ün sorumlu oldu¤u belirtilirken, sald›r›da yaralanan ve gözü fliflen ö¤rencilerden Demet Ak›fl›k, Jandarma ve sivil polislerin öldüresiye dövüldiklerini söyleyerek, “Öldürmek için vuruyorlard›” dedi. Ak›fl›k, sald›r›n›n vahfletini ise, “Arkadafllar›mdan birinin nas›l ölmedi¤ine hayret ediyorum” sözleriyle ifade etti. 26 May›s günü Malatya Gençlik Dernekli Ö¤renciler ve Özgür Gençlik üyesi ö¤renciler, postane önünde yapt›klar› aç›klama ile, sald›r›y› Trakya Üniversitesi Rektörlü¤üne fax çekerek protesto etti. Yap›lan aç›klamada, "Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" sloganlar› at›ld›. 29 May›s’ta, Erzincan Gençlik Derne¤i, YDG, DGH, Kültür Derne¤i, DEHAP gençli¤i, sald›r›y› Vak›flar ‹flhan› önünde, “F tipi Üniversite ‹stemiyoruz, Soruflturmalar Tutuklamalar Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz” sloganlar›yla protesto etti.

Uflak ve Burdur’da fienlik Uflak Gençlik Derne¤i, 23 May›s günü fian Dü¤ün Salonu'nda kurulufl flenli¤i yapt›. Grup Özgürlük Türküsü’nün türküleri, marfllar› ile kat›ld›¤› flenlikte, gençlik halaya durdu. 250 kiflinin kat›ld›¤› etkinlikte, derne¤in Liseli Gençlik Komisyonu da tutsakl›¤› anlatan bir oyun sergiledi. Derne¤in tan›t›m›n›n da yap›ld›¤› flenlikte s›k s›k "Türküler Susmaz Halaylar Sürer, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” sloganlar› s›k s›k at›l›rken, birlikte söylenen 'Hakl›y›z Kazanaca¤›z' marfl›yla coflku doru¤a ulaflt›. Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u ö¤renciler, 30 May›s günü Metin Kahraman konseri düzenledi. Ö¤renci gençlik dayan›flma flenli¤inde "Paras›z Eflit Bilimsel Anadilde E¤itim ‹stiyoruz" ve "Soruflturmalar Bask›lar Tutklamalar Bizi Y›ld›ramaz” pankart› as›ld› ve soruflturmalara ve NATO’ya karfl› konuflmalar yap›ld›. Konsere 300 kifli kat›ld›.

Say› 111 15 6 Haziran 2004


NATO Karfl›t› Eylemler Yükseliyor

HALK DÜfiMANI NATO DEFOL! NATO ve BUSH KARfiITI B‹RL‹K Eylemleri ‹çerisinden Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de yer ald›¤› NATO ve Bush Karfl›t› Birlik eylemleri sürüyor. ‹stanbul’un bir çok merkezi yerinde imza standlar› aç›l›rken, ‹stanbul halk›na NATO’nun gerçek yüzü anlat›l›yor. Bu rada kitlesel eylemler de sürüyor.

Say› 111 16 6 Haziran 2004

Birlik, 28 May›s günü Befliktafl'ta bir bas›n aç›klamas› düzenleyerek "NATO'ya Hay›r' dedi. Aç›klamay› okuyan E¤itim Sen 3 Nolu fiube Baflkan› Ekber Ifl›k, NATO'nun ülkemizdeki iflbirlikçilerinin AKP oldu¤unu söyledi. AKP'nin NATO'nun güvenli¤ini sa¤lamak amac›yla ülke genelinde yasal kurumlara yönelik yapt›¤› sald›r›lara de¤inen Ifl›k, eylemlerimiz sürecek mesaj› verdi. Aç›lan stand ile NATO'ya hay›r demek için bir imza kampanyas› bafllat›ld›. Da¤›t›lan siyah kurdelelerin de NATO gündemden kalkana dek yakalarda kalmas› istendi. Eylem "NATO'ya Hay›r Üstler Kapat›ls›n", "Katil ABD ‹flbirlikçi AKP", "Katil ABD Ortado¤udan Defol" sloganlar›yla sona erdi. Her hafta oldu¤u gibi, 29 May›s günü de, Taksim Gezi Park›'nda eylem yapan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik ad›na bu kez sanatç›lar ve hukukçular seslendi. “NATO karfl›t› avukatlar olarak, hak ve özgürlüklerin savunucusu olarak buraday›z.” diyen hukukçular›n ard›ndan sanatç› Bilgesu Erenus da bir fliir okudu. Daha sonra üzerinde 'NATO Defol' yazan tiflörtleriyle Grup YANKI 'Çav Bella' marfl›n› söyledi. Bayar fiahin Gürcü'ce bir parça ile etkinli¤e kat›l›rken, 170 kiflinin kat›ld›¤› eylem, “NATO'ya Hay›r Üsler Kapat›ls›n” slogan›yla sona erdi. Bahçelievler NATO Bush Karfl›t› Birlik, fiirin Evler Meydan›'nda 30 May›s günü yapt›¤› eylemde, 'NATO'ya Hay›r' dövizi ve '19 Aral›k Katliam›: Bu Resim Türkiye'de Çekildi' yaz›l› resimler

Befliktafl

tafl›d›. Bahçelievler Temel Haklar, DEHAP, Halkevleri, Tohum Kültür Merkezi, ESP, SDP ve YAKAD’›n yer ald›¤› eylemde halklar›n katili NATO’yu ülkemizde istemiyoruz denilirken, “NATO'dan Ç›k›ls›n, Üsler Kapans›n, Katil ABD ‹flbirlikçi AKP" sloganlar› at›ld›.

Gençlik Emperyalizme Karfl› Alanlarda ‹stanbul Üniversitesi ö¤rencileri anti-emperyalist gelene¤ini sürdürüyor. NATO karfl›t› ö¤renciler 28 May›s günü Beyaz›t Kampüsü’nün tarihi kap›s›ndan ve tramvay dura¤›ndan meydana do¤ru sloganlarla yürüdü. “Kahrolsun Emperyalizm, Deniz Gezmifl, ‹brahim Kaypakkaya, Mahir Çayan Aram›zda, NATO'dan Ç›k›ls›n Üsler Kapat›ls›n” sloganlar›yla meydana giren gençlik, burada bir aç›klama yapt›. Gençlik Dernekli ö¤rencilerin de yer ald›¤› eylemde, Gündo¤du ve Beyaz›t marfl› okundu. "Ortado¤u'da Direnen Halklar Kazanacak, ‹flkenceci ABD Ortado¤u'dan Defol" pankartlar›n›n tafl›nd›¤› eyleme 250 kifli kat›ld›. Okunan bas›n aç›klamas›nda zirve öncesi demokratik kurum ve kiflilere yönelik bask›lar protesto edildi ve "AKP hükümeti ABD'nin verdi¤i uflakl›k emrini yerine getirmektedir" denildi. Aç›klaman›n okunmas›n›n ard›ndan sloganlarla üniversiteye do¤ru yürünerek eylem sona erdi. Eskiflehir'de; Gençlik Derne¤i, SGD, Mücadele Birli¤i, Emek Gençli¤i, SDP Gençli¤i, T›p Ö¤renci Kolu, Ö¤renci Koordiriyasonu, DEHAP, EHP gençli¤inin bulundu¤u "NATO Karfl›t› Gençlik Platformu" eylemlerine devam ediyor. 26 May›s günü Osmangazi ve Anadolu Üniversitelerinde bildiriler da¤›tan, pullama ve kufllamalar yapan ö¤rencileri polis ve ÖGB’lerin engeleme çabas› baflar›l› olamad›. 27 May›s günü Meflelik Kampüsü’nde düzenlenen eylemde Spor salonundan ana kantin önüne kadar yürüyüfl yap›ld›. "NATO'yu Da¤›tal›m” pankart› açan gençlik, “NATO'ya Geçit Yok” bayraklar› tafl›d›. Yürüyüfl boyunca, “ Katil ABD Ortado¤udan Defol, F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz, Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld› ve ABD’nin iflkence resimleri tafl›nd›. Yemekhane önünde yap›lan bas›n ac›klamas›n›n ard›ndan müzik dinletisi ve halaylarla, 200 kiflinin kat›ld›¤› eylem sona erdi. 28 May›s günü üniversite içinde düzenlenen


etkinli¤e ise 300 kifli kat›ld›. Eyleme kat›lmak isteyen ö¤renciler engellenmek istenirken, gençlik kararl›l›¤› ile emperyalizme karfl› öfkesini, iflbirlikçilerine yöneltti. Yürüyüflün ard›ndan düzenlenen forumda, NATO’nun emperyalizmin sald›r› örgütü olarak; F tipi hücrelerinde 4 y›ld›r sürdürülen tecrit politikas›ndan sorumlu oldu¤unu, Irak'taki, Afganistan'daki, Filistin'deki katliamlar›n, faflist darbelerin baflsorumlusu oldu¤u anlat›ld›. Konuflmalar›n ard›ndan türküler, sloganlar ve marfllarla eylem sona erdi. Isparta Gençlik Dernekli ö¤renciler, 29 May›s günü Belediye ‹fl han› önünde NATO’yu, emperyalizmi protesto etti. "NATO’ya Hay›r Üsler Da¤›t›ls›n" “Direnifl Terörizm De¤ildir" “‹flgale Hay›r" dövizlerinin aç›ld›¤› eylemde, NATO’nun bütün halklar›n düflman› oldu¤u vurguland› ve ‹stanbul’un NATO yüzünden nas›l aç›k hapishaneye çevrildi¤i anlat›ld›. Kocaeli’de, Gençlik Dernekli ö¤rencilerin de yer ald›¤› NATO Karfl›t› Ö¤renciler 28 May›s günü emperyalizme öfkelerini flenlikte dile getirdiler. Sayg› duruflunun ard›ndan Gençlik Derne¤inden Ekin Günefl Sayg›l›'n›n konuflmas›yla devam eden flenlikte, Grup Alaz ve Gençlik Derne¤i tiyatro gurubu yer ald›. fienli¤e 100 kifli kat›ld›. Bursa Uluda¤ Üniversitesi’nde 28 May›s günü bir eylem yapan NATO ve Bush Karfl›t› Gençlik Platformu, pankartlar ve sloganlarla yürüdü. Ö¤renciler ad›na yap›lan aç›klamada, “Bizler iflgalcileri ülkemizde görmek istemiyoruz” denildi. Trabzon’da 27 May›s günü, Gençlik Derne¤i Girflimi’nin "Savafl makinas› NATO Da¤›t›ls›n, NATO ve ABD Üsleri Kapat›ls›n" dövizleri ile yer ald›¤› bir eylem düzenleyen NATO ve Bush Karfl›t› Ö¤renciler, NATO’nun halklara karfl› kurulmufl olan suç örgütü oldu¤unu dile getirdi. 100 kiflinin kat›ld›¤› eylemde çeflitli gençlik gruplar› yer al›rken "NATO'ya Geçit Vermeyece¤iz, Kahrolsun Emperyalizm" pankart› aç›ld›. Gençlik 24 May›s günü de, Gençlik Derne¤i giriflimi, Özgür Gençlik ve DÜK’ün ça¤r›s›yla kampüs içinde YÖK’e ve NATO’ya karfl› bir eylem düzenlemiflti.

fiirinevler Meydan›

Mu¤la’da, NATO ve Bush Karflıtı Birlik Mu¤la Ö¤renci Oluflumu, 26 Mayıs günü kampüste bir flenlik yapt›. 100’e yak›n kiflinin kat›ld›¤› flenlikte, ö¤rencilerin anti-emperyalist tepkisi, okul yönetimi taraf›ndan soruflturma açma tehtidiyle karfl›lan›rken, gençlik emperyalizme karfl› mücadelede onurlu yerini koruma kararl›l›¤›n› sergiledi. Ayr›ca 28 May›s günü de bir forum gerçeklefltirildi. Bal›kesir NATO Karfl›t› Gençlik ‹nsiyatifi taraf›ndan 27 May›s günü TKP il binas›nda düzenlenen panelde NATO tart›fl›ld›.

Anadolu Emperyalizme Direnecek MALATYA: 25 May›s günü Postahane önünde bir eylem yapan Malatya Demokratik Kad›n Platformu, ABD'nin iflgallerini ve iflkencelerini teflhir etti. "NATO sömürüdür, iflgaldir, fliddettir, tecavüzdür, ölümdür..." denilen aç›klamada, Temel Haklar da yer ald›. Bush ve NATO karfl›t› dövizlerin tafl›nd›¤› eylem, “Yaflas›n Halklar›n Kardeflli¤i, Katil ABD Katil Bush" sloganlar›yla sona erdi. DERS‹M: Aralar›nda Dersim Temel Haklar'›n da yer ald›¤› Emek ve Demokrasi Platformu taraf›ndan 25 May›s'ta yap›lan eyleme 100 kifli kat›ld›. Platform sözcüsü Murat Polat'›n okudu¤u aç›klamada emperyalizmin halklara iflgal, katliam ve teslim alma politikas› dayatt›¤› belirtildi. AKP iktidar›n›n da hapishanelerdeki tecritle, NATO zirvesi öncesi demokratik kitle örgütlerine bask›lar›, gençli¤e yönelik sald›r›lar› ile emperyalist sald›r›n›n halkas› oldu¤u dile getirilen aç›klamada, NATO’ya karfl› Türk, Kürt, Arap ve di¤er halklar›n birlikte mücadelesinin zorunlulu¤u vurguland›. Eylemde, "‹stanbul NATO'ya Mezar Olacak, Katil ABD Ortado¤u'dan Defol" sloganlar› at›ld›. HATAY: Aralar›nda Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de yer ald›¤› çok say›da demokratik kitle örgütü, sendika ve parti bir araya gelerek, NATO’ya karfl› platform oluflturdu. ‹HD binas›nda yap›lan bas›n toplant›s›yla duyurulan platform, eylemlerini, “NATO Ve Kirli Savafl Karfl›t› Platform” olarak sürdürecek. Hatay SGD giriflimi, 26 May›s günü HÖC’ün de kat›ld›¤› bir eylemle NATO zirvesinin iptali için bafllatt›klar› imza kampanyas›n› duyurdu.

Say› 111 17 6 Haziran 2004


Say› 111 18 6 Haziran 2004

‘‹flgale, NATO’ya, Bush’a Karflı Büyük Buluflma’

ADANA: Emperyalizm, ‹flgal ve NATO Karfl›t› Platform 29 May›s günü ‹nönü Park›'nda yapt›¤› eylemde NATO zirvesinin iptalini istedi. Aç›klaman›n ard›ndan AKP il binas›na bir yürüyüfl yap›ld›.

NATO ve Bush Karflıtı Birlik, BAK ve ‹flgale Karflı Komiteler, 31 May›s günü TMMOB’da bir basın toplantısı yaparak ortak eylem program›n› ilan ettiler. ‘‹flgale, NATO’ya, Bush’a Karflı Büyük Buluflma 27 Haziran ‹stanbul’ dövizlerinin tafl›nd›¤› aç›klamada, 27 Haziran’da yap›lacak büyük mitingin duyurusu yap›ld›. NATO’ya neden karfl› ç›k›lmas› gerekti¤inin, zirvenin emperyalistler aç›s›ndan öneminin anlat›ld›¤› aç›klamada, “Aya¤a kalkmaya ça¤ırıyoruz” denildi. Toplant›ya kat›lan Oluflturulan eylem program› flöyle: - 26 Haziran: Bush’un gelifliyle ilgili Ankara ve di¤er illerde kitlesel eylemler yapılacak. - 27 Haziran: ‹stanbul’da Türkiye halk›n›n anti-emperyalist duygular›n›n ortaya konulaca¤› büyük bir miting düzenlenecek. - 28 ve 29 Haziran: Zirvenin yapılaca¤ı bu günlerde çeflitli meflru ve demokratik eylemler gerçeklefltirilecek. Bu arada net bilgi verilmemekle birlikte bu iki gün, sendikalar›n ifl b›rakma eylemi yapaca¤› duyuruldu.

CEYHAN: 29 May›s günü NATO Karfl›t› Birlik taraf›ndan Üçgen Park›’nda gerçeklefltirilen eylemde NATO protesto edildi.

Zalimin önünde semah dönmeyiz NATO zirvesi dolay›s›yla emperyalist liderlere “kültür pazarlamas›” yapmaya haz›rlanan iktidar, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derne¤i’nden onurlu bir cevap ald›. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derne¤i'ne ba¤l› semah ekibinin devlet baflkanları önünde gösteri yapmas› iste¤i, dernek taraf›ndan reddedildi. Derne¤in Genel Sekreteri Mehmet Sarıyar, "Kararın NATO karflıtı platform içerisinde yer alan Alevi- Bektafli Federasyonu'nca da onayland›¤› uygun görülmüfltür." dedi. Zalime boyun e¤mektense, ölümü tercih eden zulme isyan tarihine, Alevi geleneklerine yak›flan da budur. Sözkonusu gösteriye davet edilen Mevlevi semazenlerinden, çeflitli folklor ekiplerine, sanatç›lara kadar herkesin almas› gereken tav›rd›r. Dünya halklar›n›n bafl düflmanlar› önünde sanat›n›, hünerini satanlar; bencilleflmifl, benli¤ini kaybetmifl flarlatanlar ve soysuzlard›r.

BURSA: HÖC, ESP, DPG, Partizan, DÜK, EKB ve SGD, 31 Mayıs günü yapt›klar› eylemle, NATO halklar›n düflman›d›r dediler. Kahveleri dolaflarak halka NATO’yu anlatan devrimciler Mesken Meydanı’nda “NATO Da¤ıtılsın, ÜslerKapatılsın”, “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol” dövizleriyle eylem yapt›. Polisin kitleyi da¤›tmak istemesine sloganlarla cevap verildi.

NATO Karfl›t› Birlikler Yay›l›yor Tüm Türkiye’ye yay›lmaya bafllayan NATO’ya karfl› birliklere yenileri eklendi. Diyarbak›r’da; Dicle Gençlik Derne¤i, Özgür Gençlik, DGH, YDG, Pir Sultan Derne¤i, ÖDP, ‹MO, EMO, MMO Gençli¤i bir araya gelerek NATO'ya Karfl› Gençlik Platformu kurduklar›n› duyurdular. 26 May›s'ta Sanat Soka¤›’nda yap›lan aç›klamada polis “kimlik kontrolü” hukuksuzlu¤unu dayat›rken, NATO’nun halklar›n düflman› oldu¤u dile getirildi. Eylemde, “Halklar›n Katili NATO'ya Geçit Yok" pankart› aç›larak, “Susma Hayk›r, NATO'ya Hay›r ve NATO Da¤›t›ls›n Üsler Kapat›ls›n” sloganlar› at›ld›. Ankara’da; çok say›da sendika, oda, DKÖ, parti ve platform bir araya gelerek “Bush’a, NATO’ya, Emperyalizme Karfl› Ankara Platformu” kurdu. Platform, kuruluflunu 1 Haziran günü Güvenpark’ta 400 kiflinin kat›ld›¤› bir eylemle duyurdu. NATO’ya karfl› eylemlerin Liseli gençlik içinde de ses verdi¤i yerlerden Ankara’da, “ÖSS ve NATO Karflıtı Liseli Gençlik Platformu” kuruldu. 29 Mayıs günü Yüksel Caddesi’nde yaptıkları basın açıklamasıyla kuruluflunu duyuran platform içinde; Ankara Gençlik Derne¤i Lise Komisyonu, YDG’li Liseliler, Demokratik Lise Birli¤i/Giriflim, Özgür Lise, Ankara Liseli Gençlik Platformu yer al›yor. Bolu’da, “Emperyalizm, NATO ve Bush’a Karfl› Birlik” oluflturuldu.

Her Yerde Eylem... Özgür-Der’liler Filistin'deki katliamlar› lanetleyerek, TBMM’deki "Türkiye ‹srail dostluk grubu”nun da¤›t›lmas›n› istediler. 27 May›s günü Fatih Postanesi önünde toplanan Özgür - Der'liler, bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan parlamenterlere mektup gönderdi. BDSP’liler 30 May›s günü Ankara Yüksel Caddesi’nde NATO zirvesine karfl› kampanya bafllatt›klar›n› duyurdu.


HÜCRELERDEN

Kömür gözlü can›m›z seni yaratan bu topraklar›n, sosyalizmi de do¤uraca¤›n› biliyoruz. fiimdi canlar›m›zla bir yol döflüyoruz, ki flark›lar ve bayraklarla sosyalizme yürünecektir o yoldan.

emperyalizmin ve oligarflinin hücrelerine karfl› direniflte

4. y›l Gültekin KOÇ Ölüm Orucu Ekibi üç flehit verdi...

üç ölüm orucu direniflçisi Ölüm yürüyüflünü “Ya zafer, ya ölüm!” diyerek

233 Gündür sürdürüyorlar... Üç flehit veren Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi’nin di¤er direniflçileri:

Selami Kurnaz (Tekirda¤ F tipi) Hüseyin Çukurluöz (Sincan F Tipi) Bekir Baturu (Sincan F Tipi)

"... Gör nas›l yeniden yarat›l›r›m, Namuslu genç ellerinle, k›zlar›m O¤ullar›m var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parças› Kaç bin y›ll›k hasretimin parças›. Kaç bin y›ll›k hasretimin koncas›, Gözlerinden, Gözlerinden öperim. Bir umudum sende, Anl›yor musun?..." Ahmet Arif'in ‘Anadolu’ flirinin son bölümü böyledir. Ve "Anl›yormusun" sorusuyla biter. Anadolu k›zlar› ve o¤ullar›na seslenir. "Bir umudum sende" diyerek. Ve ekler "Anl›yor musun?" Naz›m bir baflka fliirinde "anlad›¤›n› anlatmayan alçakt›r" der. Ki bu dize anlatamayanlar› anlad›klar›na piflman edecek denli keskindir hem de... Ki onlar hakikate yabanc›laflt›kca paçalar›ndan yalan akan bir hayat›n mahkumudurlar. Ki bu ayr› mevzudur. Can›m kardeflim kömür gözlü k›z›m, yoldafl›m... Ahmet Arif'ten kopya çekerek bafllad›m yazmaya. Zira baflka türlü bafllayamayacakt›m. Kömür gözlüm, bilirsin, sana çok mektup yazd›m. Art›k hayat›m›zdaki tek farkl›l›k mektuplaflamayacak olmam›z. Ki buna gerek yok. Zaman ard›m›zda kald›, mekan ard›m›zda kald›, cümle boyutlar ard›m›zda kald›. Hay›r metafizik cümleler kurmad›¤›ma eminim. Hani koca flair der ya "Öyle bir ufka vard›k ki / Art›k yaln›z de¤iliz" Biraz o misal say›l›r bizim maceram›z da. Sen bizimle topra¤›n üstündesin, biz seninle alt›nday›z. Ölümün öldü¤ü bir destan›n neferleriyiz... Biliyorum kömür gözlüm, biliyorum "Malatya bulunmaz eflin" diyerek halaya durdu¤un gibi alevlere yürüdü¤ünü biliyorum. Biliyoruz can›m yoldafl›m, seni yaratan bu topraklar›n, sosyalizmi de do¤uraca¤›n› biliyoruz. fiimdi canlar›m›zla bir yol döflüyoruz ki flark›lar ve bayraklarla sosyalizme yürünecektir o yoldan. Biliyoruz kömür gözlüm, biliyoruz. Ve sen bilincimizdeki alevi büyüterek yüre¤imizde büyüyorsun. Can›m kardeflim, sana dair o kadar çok fley geliyorki akl›ma. Ama yine de bunlardan bahsetmeyece¤im. Esenler gençli¤inden mektup yazan Yunus kardeflimizin bir cümlesinden bahsedece¤im, flöyle yazm›fl Yunus "Selma Kubat 1 May›s günü bedenini tüm direnen halklara hediye etti. 1 May›s'tan coflkuyla ç›kt›k. Selman›n flehitlik haberi coflkumuzu daha da artt›rd›..." Sen anlad›¤›n› güzel anlatt›n kömür gözlüm. Yunus senin eyleminden anlad›¤›n› güzel ifade etmifl. ‹nanc› olmayan›n coflkusu olmaz, ya da yaland›r. Ve hiç kimse bizim kadar coflkulu de¤ildir.


Coflkuyu artt›ran inanç, irade ve umudumuzun büyümesidir elbette. Söylesene Selma emperyalist cellatlar›n flaha kalkt›¤› flu dünyada kaç Yunus’un yüre¤ine umut düflürüp coflkusunu artt›rd›n. Kaç Yunus’u Pop Star kepazeli¤inden, türlü kötü yoldan al›kl›ktan kurtard›n. Ve o Yunuslar yeri geldi¤inde kaç Selma'n›n yüre¤ine umut ekecek feda ruhuyla. Hakl›s›n kömür gözlüm, say›lar muhasebecilerin iflidir. Biz bir bayrak yar›fl›n› ad›ml›yoruz ki kiflisel anlamdaki son ad›m›m›zda can›m›z› direnen halklara hediye ediyoruz. Ve yine bundan kaç›n›p azraille olan randevusunu bekliyor. Onlar› bofl ver “hastir çekmifliz” cümlesiyle ve ne mutlu ki bu ülkede Selmalar var ve Selmalar›n ard›ndan Yunuslar

geliyor biliyorsun. Selma biliyorum ve biliyoruz B‹Z KAZANACA⁄IZ! Bu direnifli zaten kazanaca¤›z ama biz devrimi de kazanaca¤›z... Göreceksin, görece¤iz ve elbette görüflece¤iz. Kömür gözlüm o fliirin bir baflka yerinde "Dayan rüsva etme beni" der... Anadoluya ve sana bir kez daha binlerce kez daha and olsun, söz olsun, yemin olsun ki dayanaca¤›z. Sonuna, sonuncumuza sonsuza kadar! Ve biz kazanaca¤›z! Kömür gözlüm. Selmalar kazanacak, Yunuslar kazanacak... Halklar kazanacak... Gözlerinden, gözlerinden öperim kömür gözlüm... Ümit ‹LTER (Kand›ra F Tipi Hapishanesi)

TAYAD’l›lar Dünya Gazeteler Birli¤i Kongresi Önünde Hayk›rd›:

SANSÜR SUÇ ORTAKLI⁄IDIR Sansür uygulayanlar bugüne kadar hapishanelerde yaflam›n› yitiren 112 insan›n ölümünden sorumludur. Say› 111 20 6 Haziran 2004

57. Dünya Gazeteler Birli¤i Kongresi ve 11. Dünya Editörler Forumu’nun yap›ld›¤› ‹stanbul Lütfi K›rdar Uluslararas› Kongre ve Sergi Saray› önünde eylem yapan TAYAD’l›lar, “Hapishanelerde 112 ‹nsan Öldü, Duydunuz mu?” sorusunu, bu kez tüm dünya bas›n›na sordular, sansürün suç ortakl›¤› oldu¤unu hayk›rd›lar. 31 May›s günü gerçeklefltirilen eylemde, TAYAD’l›lar hem içeride hem de kongre merkezi önünde, ‹ngilizce “Hapishanelerde 112 ‹nsan Öldü, Duydunuz mu?” pankartlar› açt›lar. Hapishanelerdeki tecriti ve ölümleri tüm dünya medyas›n›n bulundu¤u bir toplant›da hayk›ran 8 TAYAD’l›, AKP iktidar›n›n polisi taraf›ndan yakapaça gözalt›na al›nd›lar. Aileler ayn› gün ç›kar›ld›klar› mahkemede tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest b›rak›ld›lar. Demokratik protesto hakk›n› kullanan TAYAD’l›lar›n sansürü parçalama kararl›l›¤› karfl›s›nda, AKP iktidar›n›n “özgürlükleri” yine rafa kald›r›lm›flt›. TAYAD’l› Aileler taraf›ndan yap›lan aç›klamada, “En meflru demokratik hakk›m›z olan kamuoyunu bilgilendirme hakk›m›z› gasbeden AKP iktidar› bugün de bizlere sald›rd›.” denilirken, gözalt›na al›nan TAYAD’l›lar›n, Niyazi A¤›rman, Mehmet Yücetepe, Nurten Tosun, Fatma F›rat, Asiye Atefl, Özhan Özgür, Emine Palab›y›k ve Nazife Karao¤lan oldu¤u belirtildi. TAYAD’l›lar yapt›klar› aç›klamada, eylemlerinin nedenini flöyle anlatt›lar: “Dört y›ld›r F tipi hapishanelerde süren tecriti anlat›yoruz kamuoyuna. Dört y›ld›r yak›nlar›m›z›n tabutlar›n› tafl›yoruz. Hemen her gün bas›n aç›klamala-

r› yap›yor, sokaklarda, meydanlarda, kamuoyuna sesimizi duyurabilece¤imiz tüm mekanl a r d a " Te c r i t i Kad›r›n Ölümleri Durdurun" diye hayk›r›yoruz. Biz hapishaneledeki yak›nlar›m›z›n sesi solu¤u olmak için hayk›rd›kça üzerimizdeki bask›lar art›yor. Sadece gözalt›na al›nmakla, tutuklanmakla, yerlerde sürüklenip coplanmakla s›n›rl› de¤il bu bask›lar. Polisin sald›r›s› kadar bas›n›n duyars›zl›¤› ve uygulad›¤› sansürde biz tutuklu ve hükümlü ailelerine yönelik özel bir sald›r› politikas›d›r. Bas›n ve televizyonlar, bizimle ilgili haberleri yay›nlamayarak, evlatlar›m›z›n, efllerimizin, kardefllerimizin yaflad›¤› zulmün kamuoyunca ö¤renilmesini engellemektedir. Bas›n›n uygulad›¤› sansür hücrelerden yeni tabutlar ç›karmam›z›n temel nedenlerinden biridir. Sansür uygulayanlar bugüne kadar hapishanelerde yaflam›n› yitiren 112 insan›n ölümünden sorumludur. TAYAD'l› Aileler olarak her yerde evlatlar›m›z›n sesi solu¤u olmaya, tecrit ve sansür kald›r›l›p ölümler durdurulana kadar, hayk›rmaya devam edece¤iz.”


Kenan ‹pek de Ertosun gibi ödül peflinde Ceza ve Tevkifevleri eski Genel Müdürü Ali Suat Ertosun’un “devlet üstün hizmet madalyas›” ile ödüllendirilmesinin bir nedeni, 19 Aral›k katliam› ve F tipi tecritin uygulay›c›s› olmas›ndan ise, bir baflka nedeni de, bu suçlar›, tecriti kamuoyu önünde aleni flekilde savunma cüretinden kaynaklan›yordu. Ertosun’un ard›ndan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olan Kenan ‹pek de, anlafl›lan ödül almak istiyor. O da devrald›¤› katliamc›l›¤›, iflkenceli ölüm demek olan tecriti sürdürürken, iflkencecili¤i ve katliamc›l›¤› da savunuyor. Geçen hafta dergimizde de yer verdi¤imiz, Radikal yazar› Y›ld›r›m Türker’in ‘F Tipi Hayat’ isimli yaz›s›ndaki tecrit, katliam elefltirilerine cevap verdi Kenan ‹pek. F tiplerinin 'BM ve Avrupa standartlar›na uygun' oldu¤unu ifade eden Kenan ‹pek, art›k gizlenemeyen tecrit gerçe¤ini, hücreleri de inkar ederek flöyle diyor: "Terör örgütleri ve yandafllar› cezaevlerine geçmiflte oldu¤u gibi fliddete dayal› örgütsel yap›lar›n› sürdüremedikleri için karfl› ç›kmaktad›rlar. Hayata Dönüfl Operasyonu yarg›ya intikal etmifl ve henüz sonuçlanamam›fl oldu¤undan bu konuda görüfl beyan edilmesinin do¤ru olmad›¤› kan›s›nday›z." (28 May›s, Radikal) Tam bir hamaset ve katliamc› kafan›n ifadeleri bunlar. Sami Türk’den Cemil Çiçek’e, Ertosun’dan Kenan ‹pek’e hep ayn› ifadeler. “Terör”

F tipleri hangi ‘ayr›cal›kl› demokrasi’nin ürünü? Adalet Bakan› Cemil Çiçek, havaalanlar›ndaki VIP salonlar› uygulamas›ndan yola ç›karak bak›n ne diyor; “Türkiye'de ayr›cal›klarla dolu bir demokrasi var. Ayr›cal›kl› bir kesim kamu olanaklar›yla saltanat sürüyor. Sadece havaalanlar› ile s›n›rl› de¤il. Türkiye'de birçok kesim ayr›cal›kl› konumda. Lojman›, pazar›, lokali, tatil kamp›, hastanesi, cenazesi hatta mezar› ayr›cal›kl› olanlar var. Türkiye ayr›cal›klar nedeniyle halktan kopuk bir rejime do¤ru gidiyor.” (30 May›s, Akflam) Peki F tipleri hangi “ayr›cal›kl› demokrasi”nin ürünü? Tecrit hangi kast için, bunlar› da söyleyebiliyor mu Cemil Çiçek? Söyleyemez; çünkü AKP’nin demokrasisinde kimileri VIP’lerde, her türlü ayr›cal›klar içinde yü-

demagojilerinin ne için yap›ld›¤›n›, gerçek niyetin katliamc›l›¤›n gizlenmesi oldu¤unu art›k herkes biliyor. Ama katliamc›lar›n ikinci bir cümlesi yok. Yarg›ya sayg›lar› da dillere destan! Soruflturma izinleri verilmeyen davalarda niye yarg›ya sayg›lar› yok? Ayr›ca 19 Aral›k Katliam›n›n “yarg›ya yans›d›¤›” falan da yok. Katliam gününden bu yana katliamc›lar iktidar›n, Genelkurmay’›n korumas›ndalar. Yarg›ya operasyona kat›lanlar›n isimlerini bile vermiyorlar. Peki Adalet Bakanl›¤›, bu konuda ne yap›yor? ‹simleri vermeyen Genelkurmay’›, “yarg›ya sayg›ya” davet ediyor mu? Katliamc›lar›n isimlerini al›p mahkemeye vermek için en küçük bir gayreti var m›? Biliyoruz ki, bu sorular cevaplar›n› da kendi içinde tafl›yor. Art›k b›rak›n ölüm orucu direniflini, feda eylemlerini, insanlar› intihara sürükleyen tecrit gerçe¤ini inkar eden, 1 ve 3 kiflinin kald›¤› yerlere hücre bile diyemeyen bir kafan›n hukuk, adalet umurunda olabilir mi? O da katliamc›lar›n korunmas›ndan yanad›r. Katliamc›lar›n san›k sandalyesine oturtulmas›, katliam›n siyasi sorumlulular›n›n, Adalet Bakanl›¤› yetkililerin de san›k sandalyesine oturtulmas› demektir. Kenan ‹pek de ölümlerin sorumlulu¤unu omuzuna almaya, ölüm hücerelerini savunmaya devam edebilir; belki ona da bir madalya takarlar! Ancak unutulmas›n ki, 112 insan›n ölümünün (belki daha da fazla olacak!) sorumlulu¤unu tafl›yanlar tarih ve halk önünde lanetlenmifllerdir. Ve hiçbir madalya bu laneti yok edemez.

zerken, kimileri de hücre ayr›cal›¤›ndan, tecrit edilme ayr›cal›¤›ndan, katledilme ayr›cal›¤›ndan, diri diri yak›lma ayr›cal›¤›ndan sonuna kadar yararland›r›l›yor!!! Ve bu “demokrasi ayr›cal›klar›n›n” uygulay›c›s›, Cemil Çiçek’ten baflkas› de¤ildir. Kendisini “adalet savaflç›s›” gibi göstermek isteyen Cemil Çiçek, hem tescilli bir Susurlukçu avukat› olarak, hem de AKP iktidar›n›n k›demli bir kurmay› olarak bu düzeninin bütün adaletsizliklerinin bafl sorumlular›ndand›r. O, sadece konuflur ve kendini pazarlar. Herkes, “Çiçek eflitlikten yana” diye düflünsün ister. Ayn› Çiçek, gerçekten eflitlikten, hukuktan, adaletten yana olan devrimcileri F tiplerinde katletmeye, “kastlar yok olsun... eflitlik olsun” diyen, düflünceleri yok etmek için tretman programlar› uygulamaya devam eder.

Say› 111 21 6 Haziran 2004


Abdi ‹pekçi Direnifli Sürüyor:

Katliamc›lar Gelmedi

Alevler içinde süren direniflin sesi onlar

Diyarbak›r E Tipi Kapal› Hapishanesi'nde 1996'da gerçekleflen ve 11 kiflinin beyinleri parçalanarak vahflice öldürüldü¤ü katliam davas›na 31 May›s günü devam edildi. 72 görevlinin yarg›lanmas› bu duruflmada da gerçekleflmedi. Diyarbak›r 3. A¤›r Ceza Mahkemesi'nde görülen duruflmaya san›k ve avukatlar› kat›lmazken, müdahil avukatlar haz›r bulundu. Katliamc›lar›n tutuklanmas› talebi yine reddedilirken, duruflma ertelendi. Oligarflinin katliamc›lar›n› nas›l korudu¤unun bir baflka örne¤idir Diyarbak›r katliam davas›. 8 y›ld›r kimlik bilgileri dahi al›nam›yor devlet görevlilerinin.

260 gündür, k›fl›n dondurucu so¤u¤u, yaz›n bunalt›c› s›ca¤› demeden, oligarflinin polisinin bütün bask›, gözalt› ve tacizlerine ra¤men oradalar, Ankara’n›n göbe¤inde, Abdi ‹pekçi Park›’ndalar. TAYAD’l› Aileler her ölümde, dövizlerindeki rakamlar› de¤ifltiriyor ve ac›lar›n› yüreklerine gömerek, F tipleri zulmünün canl› tan›klar› olmay› sürdürüyorlar. Alevler içinde, yang›nlar ortas›nda, hücre hücre eriyerek sürdürülen bir direniflin kazanaca¤›n› hayk›r›yorlar herkese. F tiplerindeki yak›nlar› gibi sab›rla, kararl›l›k ve inançla. F tiplerindeki evlatlar›ndan birinin gönderdi¤i bu çizim, onlar›, TAYAD’l›lar› en güzel anlat›yor. Bu öfke, yüreklerindeki bu yang›n, elbet zulmün sahiplerini de yakar.

Hastaneye sevk için ölmek mi laz›m? ‹nsana zerrece de¤er vermeyen bir iktidar›n yönetimindeki hapishanelerde, hastaneye sevk olabilmek bile, bir mücadele, bir bedel sorunudur. Onlarca insan sevkleri yap›lmad›¤›, zaman›nda tedavi olamad›klar› için yaflamlar›n› kaybetmifltir. Ali fiahin bunun son örne¤iydi. Ama bu uygulama, sadece siyasi tutsaklara yönelik de de¤il. Adli tutuklular da ayn› katliamc› zihniyetten pay›na düfleni al›yor. 30 May›s günü Antalya E Tipi Kapal› ve Yar›aç›k Cezaevi’nde yaflanan ve bir tutuklunun ölümü ile sonuçlanan isyan da, hastalanan tutuklunun hastane sevkinin yap›lmamas›ndan ortaya ç›kt›. ‹darenin bu tutumunu protesto eden tutuklular isyan etti. Olaylar sonucunda, 16 kifli sürgün edildi, ko¤ufllar› de¤ifltirildi. Oligarflinin çözümü ancak böyle olur; cezaland›rma. Saatlerce haber al›namayan olaylara çok say›da robocop jandarma timi müdahale etti. Müdahale s›ras›nda yaralanmalar yaflan›rken, hapishane önünde bekleyen aileler Valinin yolunu kestiler. Ailelere bilgi vermeyen, sanki kendisi “ilgili kifli” de¤ilmifl gibi, “Gerekli bilgiyi, ilgili kiflilerden al›rs›n›z” diyerek oradan uzaklaflan vali Alaaddin Yüksel’in kayg›l› ailelere cevab› ise, 4’ünü gözalt›na ald›rmak oldu. Aileler idareyi suçlarken, savc›l›k taraf›ndan yap›lan aç›klamada, ölen kiflinin isminin Ahmet Çakt› oldu¤u ve di¤er tutuklular taraf›ndan öldürüldü¤ü aç›kland›.

Panelde Yazarlara Pankartl› Soru 29 May›s günü Diyarbak›r’da düzenlenen “Yazarlar ve Cezaevleri” konulu panelde, “Hapishanelerde 111 insan öldü, duydunuz mu?” pankart› aç›ld›. Rag›p Duran’›n yönetti¤i, uluslararas› PEN hapisteki yazarlar komitesi baflkan› Eugene Schoulg›n, Ceza Reformu Örgütü Baflkan› Tunuslu Ahmet Otmani ve Metis Yay›nlar› yönetmeni Müge Sökmen’in konuflmac› olarak kat›ld›¤› panelde, hapishanedeki yazarlar ele al›nd›. Hapishanelerdeki en büyük sorun 112 ölüm ve tecrit yoktu. Sökmen’in konuflmas› s›ras›nda bir grup, pankart açarak bir konuflma yapt›. Hapishanelerdeki ölümlere karfl› neden sessiz kal›nd›¤›n›, yazarlara neden ayr›cal›k tan›nd›¤›n› elefltiren grup, bu durumu protesto etti. Konuflma, salonda alk›fllarla karfl›land›.

DETAK’tan Eylem 30 May›s günü Galatasaray Lisesi önünde bir eylem yapan DETAK’l›lar, ölüm orucuna dikkat çekerek, duyarl›l›k ça¤r›s› yapt›. Yap›lan aç›klamada, 112 kiflinin öldü¤ü ve 113. ölümün de kap›da oldu¤u hat›rlat›larak, “görmeyi bilen, kulaklar› duyan, yüre¤i insanl›k için çarpan herkese sesleniyoruz, F tiplerindeki tutsaklar›n öldürülmesine izin vermeyelim” denildi.


TAYAD Hapishaneler Raporunu Aç›klad›:

Malatya Hapishanesi’nde

Ebu Garib’den Daha Beter

Her Gün Bask›, Sald›r›

rini kapatt›¤›n› dile getiren Kara, AKP iktidar›n›n riyakarl›¤›n› da elefltirdi.

Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i’nde 31 May›s günü bir basın toplant›s› düzenleyen TAYAD’l› Aileler, Nisan-Mayıs 2004 Hapishanelerdeki Hak ‹hlalleri Raporu’nu açıkladı. TAYAD’lı Aileler adına açıklamayı yapan Naime Kara, tecrit zulmüne dikkat çekti. TAYAD üzerindeki bask›lar›n da, tecrit, katletme ve sansür politikas›n›n bir devam› oldu¤u dile getirilen aç›klamada, “dört yıldır süren tecrit tutsak yakınları üzerinde de sürdürülüyor” denildi. Polisin sahte belgeler haz›rlayarak üyelerini tutuklatt›¤›n›, dernekle-

Çeflitli hapishanelerde yaflanan ihlallerin s›raland›¤› raporu bas›na da¤›tan TAYAD’l›lar, Türkiye hapishanelerinde yaflanan katliam, iflkence olaylar›n›n Irak’ta yaflananlardan daha büyük bir vahflet oldu¤unu dile getirdiler. Ebu Garib’te yaflananları sözde kınayan AKP hükümetinin, F tiplerinde iflkence, katliam ve baskılar› sürdürdü¤ünü söyleyen Kara, Diyarbakır, Buca, Ümraniye, Ulucanlar ve 19 Aralık katliamlarında onlarca tutsa¤ın vahfli flekilde iflkencelerle, beyinleri parçalanarak katledildi¤ini hat›rlatt›. En son olarak tedavisi yap›lmad›¤› için tecritin katletti¤i Ali fiahin’i hat›rlatan Naime Kara, tecrit ve sansüre karflı duyarlıl›k ça¤r›s› yapt›.

‘F Tipi Cezaevleri, AB’nin Projesidir’ AKP iktidar›n›n haz›rlad›¤› ve TTE ile zorunlu çal›flman›n da getirildi¤i, direnme hakk›n›n yok edilmek istendi¤i infaz yasa tasar›s› ve tecrit, eylemlerle protesto ediliyor. Ankara Yüksel Caddesi’nde 29 May›s günü bir aç›klama yapan ‹HD, “Tecritten bir tu¤la da sen sök” kampanyas›na destek ça¤r›s› yapt›. ‹HD Ankara fiube yöneticisi Süleyman Turan tecritin F tipleri ve ‹mral›’da sürdürüldü¤ünü söyleyerek, kampanyay›, tecrite ve ‹nfaz Yasas›’na karfl› bafllatt›klar›n› söyledi. Ayn› gün ‹zmir’de ÇHD, ‹HD ve TAYD-DER taraf›ndan Konak Sümerbank önünde yap›lan eylemde “‹nfaz Yasa Tasar›s› Geri Çekilsin” yaz›l› pankart aç›larak Sümerbank önüne yüründü. Okunan aç›klamada, ölümlerin say›s›n›n 112 oldu¤u, 19 Aral›k katliam›n›n sorumlular›n›n yarg›lanmad›¤› söylenerek, devrimcilerin bafltan bu yana anlatt›¤› gerçe¤i, “F tipi cezaevleri projesi, AB’nin projesidir” sözleriyle ifade edildi.

28 May›s günü bir aç›klama yapan TAYAD’l› Aileler, Malatya Hapishanesi’nde yaflanan sald›r›lara dikkat çekti. Hapishanelerdeki sald›r›, tedavi engeli, hak gasplar› gibi çeflitli uygulamalar› sürekli aç›klad›klar›n› hat›rlatan TAYAD’l›lar, Ali fiahin'in tedavisini engelleyerek ölümüne neden olanlar›n baflka tutsaklar›n yaflam hakk› da dahil tüm haklar›n› gaspetmeyi sürdürdüklerini belirttiler. Malatya Hapishanesindeki tutsaklara yönelik bask› ve sald›r›lar›n bunun en somut örne¤i oldu¤u söylenen aç›klamada, kad›n tutsaklar›n her gün sald›r›ya u¤rad›¤› belirtilerek, son bir ay içindeki iki sald›r›, flöyle anlat›ld›. “Alt› kad›n hükümlünün kald›¤› hücreye giren yirmi erkek gardiyan ayakkab› aramas› dayatarak sald›rm›flt›r. Bayan hükümlüler kaba dayaktan geçirilmifl, “Gelecek sefer jardarmalarla birlikte gelece¤iz” denilerek tehdit edilmifltir. Sald›r›n›n ard›ndan savc›l›¤a suç duyurusunda bulunan yak›nlar›m›z, savc›n›n "ko¤ufl aramas› için gelen gardiyanlara sald›rm›fls›n›z! Onlar› dövmüflsünüz. Hakk›n›zda soruflturma aç›ld›" suçlamas› ile karfl›laflm›flt›r. Alt› kad›n nas›l olur da 20 erkek gardiyan› dövebilir? 8 Temmuz 2004'te yak›nlar›m›z bu komik iddiayla mahkemeye ç›kacaklard›r. ‹kinci sald›r› 10 bayan gardiyan ve bir grup erkek gardiyanla gerçeklefltirilmifltir. Bu kez bahane ayakkab› de¤il, terlik aramas› olmufltur. Yak›nlar›m›z yine suç duyurusunda bulunmufl fakat halen sonuç alamam›flt›r. Bunlar›n d›fl›nda hastaneye sevk edilen Gülay Efendio¤lu, Güler Zere ve Elif Akkurt ayn› nedenle götürülmemifltir. Hastaneye gidebilmeleri için terliklerinin aranmas› koflulu dayat›l›nca; "Biz yal›nayak gidece¤iz" diyen yak›nlar›m›z›n muayane ve tedavisi engellenmifltir. Mahkemeye gidifllerde de ayn› nedenle engellemeler yaflanmaktad›r.” fiu an tutsaklar›n görüfllere yal›nayak ç›kt›¤› belirtilen aç›klamada, sald›r›lar›n münferit olmad›¤› gibi, ayn› zamanda tutsak yak›nlar›na yönelik çeflitli kefyi engellemeler biçiminde de sürdü¤ü dile getirildi.

Say› 111 23 6 Haziran 2004


Adli T›p nas›l AB’ye uydurulur?

Kurumu 3. ‹htisas Kurulu Baflkanl›¤›'na atand›. Wernicke Korsakoff hastalar›na “iyileflti” raporlar›n›n alt›nda da imzas› bulunuyor. Buyurun size “reform”! Buyurun size “iflkenceye s›f›r tolerans” yalan›n›n gerçek yüzü! ‹flkencecilerin ve aklay›c›lar›n›n terfi ettirilmesi politikas› bu iktidarda da aynen sürüyor. AKP’nin kadrolar› bunlar iflte! ‹flkenceyi gizlemek, suça do¤rudan ortakl›kt›r. Hukukçular, adli t›p uzmanlar›, “Birgen’in hiçbir raporu tarafs›z olamaz” diyorlar. AKP’nin karar› de¤iflir mi? AB emretmedikçe hay›r. Adli T›p’›n “AB’ye uydurulmaF Tipinde s›” maddelerinden birine göre, “Doktor Bir Ölüm Daha muayene sonucunu ‹nfaz koruma memuru mühürlü zarfa ko(gardiyan) ‹lhan Köse'yi ölyduktan sonra polisi dürmek suçlamas› ile tuiçeri alacak, polis ifltuklanarak K›r›klar F Tipi kence yap›l›p yap›lHapishanesi’ne konulan mad›¤›na dair dokMehmet Akdemir isimli torun ne yazd›¤›n› adli tutuklunun “intihar etokuyamayacak, rati¤i” aç›kland›. Tutuklanpor da bu flekilde mas›ndan iki gün sonra savc›l›klara teslim “intihar etmesi”, örnekleri edilecek” imifl... Nur bilir, “infaz edip intihar etBirgenler’i Adli ti aç›klamas› yapma” poliT›p’ta etkili ve yetki- tikas›n› ak›llara getirdi. li yerlere atad›ktan Öyle ya da böyle, F tipleri sonra polisin oku- can almaya devam ediyor. mas›na, orada bu- Örneklerinin ço¤almas›na lunmas›na ne gerek kimse flafl›rmas›n; tek bavar? ‹flkence aklay›- fl›na hücrelerde tutulan hiç c›lar› vazifelerini la- bir tutuklunun can güveny›k›yla yaparlar. li¤i yoktur.

Tescilli iflkence aklay›c›lar› terfi ettirilerek

Say› 111 24 6 Haziran 2004

Ölüm orucunda sakat kalan Wernicke Korsakof hastalar›n› birbiri peflis›ra tutuklayan, Adli T›p Kurumu’nun, bir ay içinde tamamlanacak proje ile, AB standard›na getirilece¤i duyuruldu. Bilindi¤i gibi, AB, haz›rlad›¤› 166 sayfal›k raporla Adli T›p’›n yap›s›n› elefltirmiflti. Her türlü hak ve özgürlükte sergilenen ikiyüzlülük burada da ayn›: Namuslu hekimler, Tabib Odalar› aylard›r bas bas ba¤›r›yor, Adli T›p’›n nas›l iflkence aklay›c›s›, nas›l hak hukuk tan›maz hale getirildi¤ini gözler önüne seriyor, AKP iktidar› tüm bu tepkileri duymazdan geliyor ve sadece kadrolafl›yor. AB söyledi, flimdi “reform”dan söz edilmeye baflland›. Bu senaryoyu tamamlayacak ifade flu olmal›: “ne yap›yorsak AB için de¤il, halk›m›z için yap›yoruz!!!” Peki gerçekten Adli T›p reform mu yapacak? Ya da AB’ye nas›l uydurulacak? AB’ye uyum dedikçe, her alanda bask›n›n daha yo¤un ve “AB’ye uygundur” k›l›f› alt›nda sürdürülmesine tan›k olunmakta. Adli T›p’ta da farkl› olmayacakt›r. ‹stisnalar›, namuslu hekimlerin çabalar›yla verilen raporlar› ay›r›rsak, yine oligarflinin suçlar›n›n aklay›c›s›, mahkemelerin hukuksuzluklar›n›n gerekçelendiricisi olacak.

‹flkence Aklay›c›s› “Dr.” Nur Birgen “AB’ye Uyum”a Uygun Mu? Örnekleri çoktur, ancak kamuoyu nezdinde en fazla teflhir olan iflkence aklay›c›s›, “doktor” Nur Birgen’dir. Beyo¤lu Adli Tabibi oldu¤u dönemde, iflkence izlerini gizlemekten, yani aleni iflkence aklay›c›l›¤›ndan dolay› Türk Tabipleri Birli¤i taraf›ndan 1998'de 6 ay meslekten uzaklaflt›r›lan Nur Birgen, AKP taraf›ndan Adli T›p

Denizlerin Köprüsüne Yasak! Deniz Gezmifl ve yoldafllar›, 1968’de Hakkari’de Zap Suyu üzerine bir köprü kurmufllard›. Sadece bir “köprü” de¤ildi o; Kürt ve Türk halk›n›n kardefllik, devrimci gençlikle köylülü¤ün ayr› ittifak köprüsüydü o köprü. Devrimci Gençlik, o y›llarda Karadeniz’in da¤lar›ndan Ege’nin pamuk tarlalar›na, Kürdistan köylerinden, Akdeniz yaylalar›na kadar her yan› dolafl›yordu. Amaçlar› devrimi örgütlemekti. Yapt›klar› herfley bunun bir parças›yd›. Köprü de. Bu köprü, 1999’da “güvenlik gerekçesiyle” dev-

let taraf›ndan y›k›ld›. Köprünün yeniden inflas› için geçti¤imiz günlerde "Köprü ‹nfla Giriflimi" kuruldu. Denizlerin oraya gidip o köprüyü infla amac›yla, Giriflimin amac› aras›nda bir yak›nl›k yoktu. “AB kap›s›ndaki Türkiye’de” AB’ci medyan›n deste¤inde “kolay bir ifl” olaca¤›n› düflünmüfllerdi. Ama oligarfli, s›n›fsal cevab›n› verdi yine. Giriflimin köprünün inflas› için 10 May›s’ta valili¤e yapt›¤› baflvuruya geçen hafta çeflitli bahanelerle “red” cevab› verildi... Silahl› Devrim Cephesi’nin önderleri Denizler’e, Mahirler’e, ‹bolar’a dair herfleyi yoketmeye çal›flmak, oligarflinin de¤iflmeyen politikas›d›r. Denizler’i yaflatmak, bu politikaya karfl› mücadeledir.


Bütün DGM kararlar› iptal edilmelidir! Niye kald›r›ld› Devlet Güvenlik Mahkemeleri? Resmi aç›klamaya göre, “AB’ye uyum” için! Çünkü, AB, DGM’lerin “anti-demokratik” oldu¤unu söylemifl, AKP iktidar› da bunu kabul ederek de¤iflikli¤i gündeme getirmiflti. Bu bir oyun de¤ilse, Bu bir aldatmaca de¤ilse, hukuken ve ahlaken yap›lmas› gereken; bu anti-demokratik mahkemelerin verdi¤i kararlar›n iptal edilmesidir. Çünkü DGM’lerin verdi¤i kararlar da anti-demokratiktir. Burjuva hukukunun bile asgari gereklerinin yerine getirilmedi¤i davalar sonucunda verilmifl kararlard›r. DGM davalar›nda tutsaklar›n ve avukatlar›n savunma hakk› gasbedilmifltir. DGM’ler, savunman›n gösterdi¤i tan›klar›, kan›tlar›, araflt›rma isteklerini sürekli reddeden bir “yarg›lama” tarz›n›n ad› olmufltur. DGM’ler, önüne getirilen san›klara ceza vermek için de hiçbir kan›t ihtiyac› duymam›fl, polis ve M‹T raporlar›na göre karar vermifltir. DGM’ler, hukukun, “hukuk” ad›na yokedilmesidir. DGM’ler, faflizmin terörünün “yarg›” k›l›f›na büründürülmüfl halidir. Böyle bir mahkemenin verdi¤i tüm kararlar iptal edilmeksizin, o ülkede adaletten, hukuktan sözedilemez. Bu kararlar iptal edilmedi¤i sürece, yap›lacak hiçbir de¤ifliklik, gerçek anlamda, hukuktan yana bir de¤ifliklik say›lamaz. AKP hükümetinin gerçekten yarg›y› “demok-

ratiklefltirmek” gibi bir derdi, amac› da yoktur zaten. Hat›rlanaca¤› gibi, ölüm orucu direniflinin taleplerinden birisi de “DGM’lerin Kald›r›lmas›”yd›. Oligarflinin sözcüleri, bu talebe cevaben DGM’lerin “devlet için vazgeçilmez” oldu¤unu söylüyorlard› o günlerde. Gerçek budur. Bask› ve terörle yöneten hiçbir hükümet, DGM’lerden vazgeçemez. Çünkü bu “özel” mahkemeler, faflist terör sisteminin bir parças›d›r. Zulmün her biçimi ve zulmedenler, bu mahkemeler arac›l›¤›yla aklan›r ve yine bu mahkemeler arac›l›¤›yla, devrimciler, vatanseverler, ilericiler “cezaland›r›l›r”! Daha kald›r›ld›¤› gün, DGM’lerin yerine konulacak mahkemeler de haz›rlanmaya bafllanm›flt›r. DGM’lerin yerine konulacak mahkeme ise, hukukun katledilmesinde DGM’lerden daha pervas›z olacakt›r. Bas›na yans›yan bilgilere göre, Adalet Bakanl›¤› bürokratlar›n›n yapt›¤› toplant›larda yeni kurulacak mahkemelerin içeri¤inden çok ismi tart›fl›ld›. Öyle olmas› da do¤al; çünkü “içerik”te bir de¤ifliklik yok. Mazrufu de¤il, zarf› de¤ifltiriyorlar. Bakanl›¤›n iflkenceci, katliamc›, infazc›, zindanc› bürokratlar›n›n önerdikleri isimler aras›nda flunlar var: “Terör Mahkemesi”, “Ç›kar Amaçl› Suç Örgütleriyle Mücadele Mahkemesi”, “Bölge A¤›r Ceza Mahkemesi”... Son olarak “Organize Suçlar A¤›r Ceza Mahkemeleri” ismi a¤›rl›k kazanm›fl. Seçtikleri isimler zihniyetlerini de yans›t›yor.

Devlet Politikası; Zulmeden memurumu korurum! 22 Ocak gününü hat›rl›yor musunuz? Hani “kar›n ‹stanbul’u teslim ald›¤› gün”. ‹flte o gün 8 yafl›ndaki Atalay Kemalo¤lu, okul yönetiminin sorumsuzlu¤uyla o kar f›rt›nas›n›n içine b›rak›lm›fl ve donarak ölmüfltü. Ailesi, o¤ullar›n›n ölümü nedeniyle okul yönetimi hakk›nda Ümraniye Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu. Suçlananlar “devlet memuru”ydu. Bu nedenle dilekçe Ümraniye Kaymakaml›¤›’na havale edildi. Kaymakaml›k

izni olmadan soruflturma aç›lamazd›. Kaymakaml›k geçen hafta sözkonusu devlet memurlar›yla ilgili “soruflturma izni verilmemesi” karar›n› aç›klad›.

gibi ifllemeyecekti! Ama böylesi s›radan –do¤rudan devlete yönelik bir flikayetin sözkonusu olmad›¤›– bir konuda bile, memurunun soruflturulmas›na izin vermiyor devlet.

‹flkencecisine, infazc›s›na, soyguncusuna, halka zulmeden her memuruna sahip ç›kan devlet, bu defa da ayn› zihniyetle davranm›flt›.

Ö¤retmenler suçlu veya suçsuz; bunun araflt›r›l›p soruflturulmas›na bile izin vermiyor halk düflman› kafa. Tabii ayn› ö¤retmenler, en do¤al haklar› için eylem yapt›klar›nda, ayn› kafa, h›zla soruflturmalar aç›p cezalar ya¤d›r›yor, bu da devletin memuruna bak›fl›n›n öteki yüzü.

AB’cilik oyunundan bir sahne daha: AB’ye uyum yasalar›na göre, Memurun Muhakemat› Kanunu art›k eskisi

Say› 111 25 6 Haziran 2004


özellikle Fransa ve ‹talya'da grevler ard arda patlak verirken, halklar nezdinde komünist partilerin prestij kazanmas› ve sosyalizmin umut olarak görülmesi tehlikesi de giderek büyümektedir.

1

“NATO'ya en ucuz askeri Türkiye sa¤l›yor. Bir Türk askerinin bize maliyeti 23 cent!” ABD D›fliflleri -eski- Bakan› John F. Dulles

Say› 111 26 6 Haziran 2004

NATO’nun 28-29 Haziran tarihlerinde ‹stanbul’da yap›lacak olan zirvesinde, emperyalist devletlerin liderleri buluflacak ve halklara karfl› yeni sald›r› kararlar›, NATO’nun yeni stratejileri belirlenecek. Peki NATO nas›l bir örgüttür? Hangi ihtiyac›n ürünü olarak ortaya ç›km›fl ve kuruldu¤u günden bugüne halklara karfl› hangi suçlar› ifllemifltir? Tarihi boyunca halklar›n özgürlük, ba¤›ms›zl›k, demokrasi özlemlerini kanla bo¤maya çal›flm›fl, kapitalist sömürü çark›n› k›rarak sosyalizmi kuran ülkeleri kuflatma ifllevi görmüfl, bugün dünya halklar›na iflgalleri, boyun e¤meyi dayatan Amerikan ‹mparatorlu¤unun önünü açm›fl bir örgüt olan NATO için bu sorular›n cevaplar›n› elbette bir yaz› dizisi kapsam›nda ortaya koymak zordur. Biz, burada özetle yetinece¤iz.

ABD’nin kapitalist dünyan›n efendisi haline gelifli ve ‘zorunlu entegrasyon’ 2. Paylafl›m Savafl›’n›n ard›ndan, kapitalist dünyan›n liderli¤i Avrupa emperyalistlerinden ABD’ye geçmifl, Amerika, askeri, ekonomik ve siyasi olarak belirleyici duruma yükselmifltir. Avrupa ise, savafl›n yaratt›¤› tam bir y›k›m halindedir. Onmilyonlar›n katledildi¤i emperyalist paylafl›m savafl›nda topraklar›na tek bir kurflun düflmeyen ABD, Avrupa’dan Asya, Afrika, Latin Amerika ülkelerine kadar dünyan›n pek çok ülkesine kanl› pençesini geçirerek kendisini kapitalist dünyan›n efendisi ilan etmifltir. Üstelik, dünyan›n üçte biri kapitalist sömürü zincirini k›rarak, sosyalizm saflar›nda yerini alm›fl ve dünyan›n bir çok bölgesinde ulusal ve halk kurtulufl savafllar› alabildi¤ine geliflmekte, sosyalizm dalgas› kapitalist Avrupa’y› da ciddi flekilde sarsmaktad›r. Avrupa emperyalistleri çaresizlik içindedir. Bu ülkelerde yaflayan halklar açl›ktan k›vran›r hale gelmifl,

‹flte bu koflullar, iki paylafl›m savafl› yapan emperyalist devletleri, kendi aralar›nda “zorunlu entegrasyona” gitmeye ve buna uygun kurumlar› yaratmaya zorlar. Elbette tüm bu askeri, siyasi, ekonomik kurumlar, ABD’nin mutlak egemenli¤i ve öncülü¤ünde olacakt›r. Askeri alandaki emperyalist ittifak›n ifadesi olan NATO, bu kurumlar›n bafl›nda gelir.

Halklar›n sömürü zincirlerini k›rarak Sosyalist Sisteme dahil olmas›n› önlemek için emperyalistler askeri ittifaka gidiyor Kendi aralar›ndaki bütün çeliflki ve çat›flmalara karfl›n, emperyalistleri ortak bir askeri örgütlenmeye iten, dünyan›n 1/3'nü kaplayan sosyalist ülkelerden ve sosyalizmin halklar›n umudu olmas›yla geliflen devrim dalgas›ndan duyduklar› korkudur. Askeri örgütlenme aray›fl› ilk olarak, sosyalist sistemin yan›bafl›nda yaflamak durumunda kalan, Avrupa emperyalistlerinden gelir. Mart 1948’de Belçika, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ve ‹ngiltere "silahl› sald›r› karfl›s›nda kendilerini korumak için” Brüksel Anlaflmas›'n› imzalarlar. Savafltan güçlü olarak ç›kan ABD bu geliflmeye seyirci kalmaz. Ayn› y›l ABD ve Kanada da toplant›lara kat›lmaya bafllar. Eylül ay›nda da var›lan anlaflma çerçevesinde Bat› Savunma Birli¤i Örgütü kurulur. Paylafl›m savafl› sonras› ABD’nin öncülü¤ünü yapmay› planlad›¤› askeri örgütlenmeyi bu örgüt tam olarak ifade etmemektedir. ABD’nin istedi¤i dünyan›n jandarmal›¤›n› üstlenebilecek, daha kapsaml› bir askeri örgüttür. ‹deolojik kayna¤›n› Truman Doktrini'nden alan bu görüflte "ABD'nin isteyen her ülkeye komünizme karfl› savafl›nda her türlü yard›m› yapaca¤›" ifade edilmekteydi. Amerikan emperyalizminin amac› sadece sosyalist ülkeleri "kuflatmak" da de¤ildi. Elinde bulundurdu¤u askeri güçle Avrupa emperyalistlerinin üzerinde de denetim kurmak istiyordu. 4 Nisan 1949'da ABD, Kanada, Belçika, Danimarka, Fransa, Hollanda, ‹talya, ‹ngiltere, ‹zlanda, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz taraf›ndan imzalanan anlaflma ile NATO kuruldu. 18 fiubat 1952'de Yunanistan ve Türkiye, 1982 y›l›nda ‹spanya, 1955’te Almanya, 1999’da Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya, 2004’te ise Estonya, Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya, Slovenya NATO'ya üye oldular. ABD üstünlü¤ünü NATO’da kabul ettirirken, bundan rahats›z olan Fransa, 1967’de NATO’nun askeri kanad›ndan çekildi. (1993’te tekrar girdi.) Kuzey Atlantik Pakt›'n›n (NATO) kurulufl amaç-


lar›n› özetlersek: - Sosyalist sisteme karfl› güçlü bir sald›r› örgütü oluflturmak - Savaflta yanm›fl y›k›lm›fl olan Avrupa'y› olas› bir devrim tehlikesinden korumak ve kapitalist dünya üzerinde hegemonyas›n› kurmak - Yeni-Sömürgelerin ulusal kimlikli ordular›n› kendi denetimi alt›na alarak yönlendirmekti. NATO'nun amaçlar› yaln›zca bunlarla da kalmayacakt›. Emperyalizmin dünya halklar›na yönelik tüm sald›r›lar› buradan organize edildi. Belirleyici olan ABD olacak, tüm emperyalist tekellerin dünya üzerindeki ç›karlar›, kendi aralar›ndaki dengelere paralel olarak korunacakt›. Halk kurtulufl savafllar›n›n geliflti¤i ülkelerde kontrgerilla örgütleri kurulmas›, emperyalizmin Yeni Dünya Düzeni’ne direnen Yugoslavya gibi, ülkelerin bafl›na bombalar ya¤d›r›lmas›, gizli-aç›k operasyonlarla katliamlar gerçeklefltirilmesi hep NATO karargahlar›nda planlanm›flt›r. NATO, dünya halklar›n›n ulusal ve sosyal kurtulufl mücadelelerine, sosyalist, anti-emperyalist güçlere düflmanl›¤› çok aleni olan bir örgüttür. ABD emperyalizminin eflkiyal›¤›n› tüm dünyan›n gözleri önüne seren bu pakt›n esas›n› ABD'nin tüm dünyada tahakkümünü sa¤lamas› oluflturmufltur ve bugün de böyledir. Bu nedenle, ABD, NATO için hiçbir “fedakarl›ktan” kaç›nmaz. Silah, para ne gerekiyorsa verir. ‹lk yirmi y›l›nda ABD'nin NATO üyelerine yönelik 25 milyar dolar gibi yüksek miktarda askeri yard›mda bulunmas› bu gerçe¤in bir sonucudur. NATO’ya üye ülkeler aras›nda Türkiye gibi ülkelerin yer almas› bu gerçe¤i de¤ifltirmez. Hiçbir emperyalist kurumda, üye ülkeler eflit koflullarda olmazlar. T›pk› IMF’de oldu¤u gibi, belirleyici olan ABD emperyalizmidir, di¤erleri onun politikalar›na hizmet ederler. Türkiye iktidarlar›n›n “NATO’nun ikinci en büyük askeri gücüyüz” demagojilerinin bu anlamda hiçbir k›ymeti harbiyesi yoktur. Zira, bu askeri gücün emperyalistler için ne anlama geldi¤ini, daha NATO’ya üyeli¤in ilk y›llar›nda ABD’nin D›fliflleri Bakan› Dulles, yaz› dizimizin giriflinde yer alan sözle ifade etmifltir. NATO’nun resmi kurulufl amac›nda, “Dünya bar›fl›n› korumak” ifadeleri yer al›r. Emperyalizm tüm kavramlar› çarp›tt›¤›, halklara karfl› bütün sald›rganl›klar›nda, sömürü ve ya¤ma savafllar›na “bar›fl, medeniyet götürme, özgürlefltirme” gibi “ulvi amaçlar” demagojisine baflvurdu¤u gibi, burada da alabildi¤ine demagojiktir. Sovyetler Birli¤i daha bafltan bu oyunu bozmufltur. NATO’ya üyelik için Sovyetler’in baflvuru yapmas› ve ABD’nin vetosu, “dünya bar›fl›n› koruma” yalan›n›n içyüzünü de gösteren bir geliflme olarak kaydedilmifltir. “Dünya bar›fl›n›” yok eden emperyalistlerdir.

Truman Doktirini ve Marshall Plan› Dünyan›n efendili¤ine soyunan ABD emperyalizminin bu yard›m programlar› sömürge ülkelere yönelik politikalar›ndaki köklü de¤iflikliklerin de ilk iflaretiydi. ABD Baflkan› Truman, 1949 y›l›n›n Ocak ay›nda art›k ABD'nin d›fl politikas›nda 4 temel noktan›n belirleyici olaca¤›n› söylüyordu. 1- BM'nin Amerikan ç›karlar›na göre hareket etmesini sa¤lamak, 2- Dünyan›n çeflitli bölge ve ülkelerinde, kendi egemenliklerini sa¤lamak için buralarda kuvvet üstünlü¤ünü ele geçirmek. Bunun içinde askeri, diplomatik, siyasi vb. tüm yönetemleri kullanmak, 3- Askeri alanda s›k› iflbirli¤inin artt›r›lmas› ve askeri, siyasi bloklar›n kurulmas›, 4Azgeliflmifl ülkelere Amerika'n›n, iktisadi yard›m yollar›yla sokulmas›. Evet Truman Doktrini sömürge ülkelere askeri ve ekonomik “yard›m” ve anlaflmalar yapmay› öngörüyordu. Özünü ise anti-komünizm propagandas› oluflturuyordu. “isteyen her ülkeye komünizmle savafl›nda her türlü yard›m›n yap›laca¤›n›; ABD’nin ayn› zamanda iç savafllarda da taraf oldu¤unu” belirten Truman Doktrini’nin hedefi, Sovyetler Birli¤i’ni sosyalizmi kuflatmakt›. “Çevreleme stratejisi” izlenecekti. CONTAIHEMET (çevreleme) denilen bu stratejide sosyalist ülkelerle s›n›r olan ülkelerin sosyalist yay›lmaya karfl› askeri ittifak yap›lmas›n› öngörüyordu. Marshall Plan› ise sömürge ülkelere ekonomik yard›m› içeriyordu. Plan›n uygulamaya konuldu¤u ilk y›l, aralar›nda Türkiye ve Yunanistan'›n da bulundu¤u 16 ülkeye toplam 16 milyar dolarl›k yard›m yap›l›rken bu yard›mlar daha sonraki y›llarda da sürecekti. Bu iliflki sayesinde ülkemiz bir ABD eyaleti, komünizme karfl› emperyalizmin ileri karakolu oldu, uflaklaflt›r›ld›, ba¤›ml›l›k zincirleri giderek s›k›laflt›r›ld›. "Komünizme karfl›" al›nan bu önlemler yetmiyor, devrim dalgas› büyüyordu, Bat› Avrupa da devrim tehlikesiyle yüzyüzeydi. Askeri bir örgütlenme gerekliydi. Dünya tarihinin en büyük askeri örgütü de böyle bir bar›fl› sa¤laman›n tek yolu olan, emperyalizmin dünya üzerinden silinmesi, sömürü ve zulüm çarklar›n›n k›r›lmas›n› önlemek içindir. Nitekim, NATO’nun kuruluflu ile birlikte emperyalist ülkeler büyük bir silahlanma yar›fl›na girmifllerdir. Emperyalist silah tekelleri kasalar›n› doldururken, nükleer silahlanma dünya gündeminin bafl köflesine oturmufltur. "So¤uk savafl" diye adland›r›lan süreç de böyle bafllar.

Say› 111 27 6 Haziran 2004


Türkiye’den SSCB’ye do¤rultulan nükleer silahlar

Say› 111 28 6 Haziran 2004

Sosyalist sistemi y›kmak için silahlanmaya h›z veren emperyalistler, 1962’de stratejik nükleer silahlar üretiminin önünü açt›lar. Amerika, Sovyetler’e en yak›n NATO ülkesi olan Türkiye topraklar›na uzun menzilli nükleer füzeler yerlefltirdi. Türkiye, Kore’de kendi evlatlar›n›n kan›n› satarak girdi¤i NATO arac›l›¤›yla bir Amerikan üssü haline dönüflmeye bafllam›flt› bile. Sovyetler Birli¤i, bu aç›k sald›rganl›k karfl›s›nnda, Küba’ya orta menzilli nükleer füzeler yerlefltirir. Emperyalizmin “Küba’y› yok etme” tehditlerinin, görüflmelerin ard›ndan her iki ülke de nükleer silahlar›n› sökmek zorunda kal›r. Tarihe, “Küba füze krizi” olarak geçen bu olay, emperyalizmin dünya için nas›l bir tehdit oldu¤unu gösterdi. Avrupa’n›n ›srar› ile NATO stratejisinde de¤iflikli¤e giderler, konvansiyonel silahlara a¤›rl›k verilir. ABD’nin nükleer tehdidi bofla ç›karken, savafl›n yaralar›n› saran Avrupa emperyalistleri, ABD'nin hegamonyas›ndan duyduklar› rahats›zl›¤› ifade etmeye bafllarlar. ‹lk tepki Fransa'dan gelir. Fransa Devlet Baflkan› de Gaule 22 Kas›m 1964'de yapt›¤› aç›klamayla NATO'nun askeri örgütlenmesinden çekildiklerini aç›klar. Di¤er Avrupal› emperyalistler "devrim tehlikesi" korkusundan ABD hegamonyas›n› kabullenmek zorunda kal›rlar.

Kuruluflu “savunma” stratejisine de¤il, emperyalist sald›rganl›¤a dayan›r NATO, kuruluflunu BM Anayas›'n›n 51. Maddesinde yeralan "sald›r›ya u¤rayan üye ülkelerle yard›mlaflma" ilkesine dayand›rmak ister. Bu emperyalizmin BM'yi kullanarak askeri örgütlenmelerini meflrulaflt›rma çabas›d›r. NATO BM'ye üye ülkelerin hepsini kapsamad›¤› gibi, onunla direk bir organik ba¤› da yoktur. “Emperyalistlerin birleflik ordusu niteli¤indeki NATO her dönem varl›¤›na “meflru” bir k›l›f uydurmaya çal›flt›. NATO, herne kadar dünya siyasetinde söz sahibi olan emperyalistlerce kurulmufl olsa da halklar›n nezdinde sald›rgan yüzünü gizleme ihtiyac› hissediyordu.” Kuruluflunu BM Anayasas›’na dayand›rma ihtiyac› da buradan kaynakl›d›r. Güya bu maddeyle, “Avrupa’n›n komünist bir sald›r› ve iflgal tehdidi alt›nda oldu¤u” bahanesiyle paralellik kuruldu. Böylece “Avrupa’n›n güvenli¤i” de NATO taraf›ndan sa¤lanm›fl olacakt›. Oysa NATO daha bafltan “savunma” örgütü olarak de¤il; halklara karfl› sald›r› amac›yla kurulmufltu. NATO’nun kurulufluna ön ayak olan Truman Doktrini’nde bu emperyalist amac› aç›k olarak görmek mümkündür. NATO’nun 1990’a, Sosyalist sistemin y›k›l›fl›na kadar “düflman” tan›m›n› sosyalist sistem oluflturdu. Ancak, emperyalistlerin “düflman” tan›m›nda

sadece devrimini yapm›fl olan sosyalist ülkeler yer almad› tek bafl›na. Emperyalistlerin medya tekelleri arac›l›¤›yla “meflru savunma gücü” gibi sunulmak istenen bu örgüt, dünyan›n her yan›nda s›n›fsal ve ulusal kurtulufl hareketlerinin tümünü, (elbette baflta NATO ülkelerindekiler olmak üzere) devrimci-ilerici hareketleri, emperyalizmin ç›karlar›n›n önünde engel olan güçleri, bu do¤rultudaki her tür geliflmeleri “düflman unsurlar” olarak de¤erlendiregelmifltir. Hatta, devrim iddias› tafl›mayan “komünist”, “sosyalist” partiler, reformist, uzlaflmac› güçler dahi NATO taraf›ndan düflman olarak görülmüfltür. NATO’nun nas›l bir “savunma örgütü” oldu¤u, her türlü gayri-meflru örgütlenmelerin ana karargah› olmas›ndan, kontrgerilla örgütleri kurmas›ndan da anlafl›lmaktad›r. (ileride dönece¤iz.) Afganistan iflgalinin dayand›r›ld›¤›, NATO’nun 5. maddesi, “Üye ülkelerden birine karfl› sald›r›, tüm üyelere yap›lm›fl say›l›r. NATO, sald›r›ya u¤rayan üyeye yard›m eder” der. Sözde, bu madde “sald›r› karfl›s›nda savunma” mant›¤›n› ifade eder, ancak 1966 y›l›nda al›nan NATO karar›, onun sald›rganl›¤›n› dünya için nas›l bir tehlike oldu¤unu da gösterecektir. Buna göre, NATO, üyesi olan bir ülkeye “konvansiyonel silahlarla” yap›lan bir sald›r›ya karfl›, “nükleer silahlarla cevap verme”yi politika olarak benimser. Varflova Pakt›’n›n bu maddeyi kald›rma yönündeki önerileri de emperyalist sald›rganl›k örgütü taraf›ndan reddedilir. Bu dönem NATO'nun askeri doktrini iki temel ilkeye dayan›r. Birincisi; ABD birliklerinin sosyalist ülkelerle komflu olan Avrupa ülkelerinin s›n›rlar›na yerlefltirilmesi ve Bat› Almanya'n›n yeniden silahland›r›lmas›ndan oluflan "ileri savunma"; ikincisi, sosyalist ülkelerle yaflanacak bir çat›flmada ABD'nin nükleer silahlar›n›n kullan›lmas›ndan oluflan "nükleer flemsiye"dir. Bu dönemki stratejisini de "y›¤›nsal misilleme" olarak adland›r›r. “Sözde savunmaya yönelik bir anlam tafl›yan 'misilleme' terimi, ABD nükleer silahlar›n›n Sovyetler Birli¤i'ni ve Do¤u Avrupa sosyalist ülkelerini yenmek için kullan›lmas›n› öngören bu stratejinin özde sald›rgan do¤as›n› gizlemek amac›yla seçilmifltir.” (Genrikh Trofimenko, Amerikan Savafl Stratejisi, sf:178) ABD, "misilleme" demagojisiyle sald›rgan yüzünü gizlemek isterken, di¤er taraftan Sovyetler Birli¤i'ni ve dolay›s›yla sosyalist sistemi çökertmek için nükleer silahlar›n› Sovyet topraklar›na yönelik Türkiye’ye konuflland›r›r. ‹flbirlikçi Menderes’in, Kore’de dökülen Anadolu gençlerinin kan› karfl›l›¤›nda ülkemizi soktu¤u NATO, Türkiye’yi, dahas› tüm dünyay› bir nükleer savafl krizi ile karfl› karfl›ya b›rakm›flt›r. Bu olay tarihe, “Küba füze krizi” olarak geçer. -Sürecek-


AKP ve Genelkurmay BOP’a destekte hemfikir Amerikan emperyalizminin Ortado¤u hegemonyas›na uflakl›k itiraflar› Genelkurmay ve Tayyip Erdo¤an yapt›klar› aç›klamalarda ABD’nin stratejisinin emrinde olduklar›n› tescillediler ve BOP’a destek verdiler. Amerikan emperyalizminin Ortado¤u’yu egemenli¤i alt›na alma projesinin ad› olan Büyük Ortado¤u Projesi (BOP) Haziran ay› boyunca çeflitli emperyalist zirvelerin de konusu. ‹flgalle sonuç alamayan Amerika, flimdi “demokrasi, özgürlükleri gelifltirme, de¤iflim-dönüflüm...” gibi yalanlara dayand›rd›¤› BOP ile sonuç almak istiyor. Amaç ayn›; Ortado¤u’yu emperyalizmin pazar alan› haline getirmek, bütün kaynaklar›na el koyarak, emperyalist tekellerin dünya egemenli¤ini büyütmek.

Emperyalist Zirvelerin Masas›ndaki Ortado¤u Ve Türkiye’ye Biçilen Rol Haziran ay›nda üç önemli emperaylist zirvenin konusunu Büyük Ortado¤u Projesi, yani Ortado¤u’da emperyalist iflgal ve talan›n önüne açma konusu ele al›nacak. Birincisi; 8-10 Haziran’da en zengin 8 kapitalist devletin bir araya gelece¤i G-8’ler toplant›s›. Avrupa ve Amerika emperyalizmi Ortado¤u’yu paylafl›m pazarl›klar›n› yapacak. Bu toplant›ya Tayyip Erdo¤an da, Bush’un davetlesi olarak kat›lacak ve “Laik Türkiye Modelini” anlatacak. Yani, s›kça dile getirdi¤imiz, Ortado¤u ülkelerine model olma rolünü pazarlayacak. Bu rolün kime hizmet etti¤i art›k biliniyor. ‹kinci toplant› ise, 25-26 Haziran’da AB-ABD zirvesi. Burada da G-8’deki pazarl›klar sürecek. NATO zirvesi öncesi emperyalistler ‹stanbul’un son haz›rl›klar›n› ele alacaklar. Üçüncüsü ise ülkemizde yap›lacak olan, 2829 Haziran NATO zirvesi. NATO’nun yeni ifllevi, BOP’ta oynayaca¤› rol, Irak iflgaline NATO’nun do¤rudan ortakl›¤› gibi konular ele al›nacak. Emperyalistler aras›ndaki pazarl›klar ise, büyük olas›l›kla bu toplant›da son fleklini alm›fl olacak. Tüm bu zirvelerde, Türkiye hep “verici” durumunda. Emperyalistlere nas›l hizmet edebilece¤ini efendilerine izah edecek. Bunun için, NATO zirvesi öncesi Bush, Ankara’da görüflmeler yapacak ve zirve öncesinden sözleri alm›fl olacak. Bu istekler aras›nda; BOP’a aç›k destek, yeni üsler ve Afganistan bata¤›na daha fazla asker gönderme gibi konular var. BOP flekillendirilirken, Ortado¤u halklar›n›n ne düflündü¤ünün ise hiçbir önemi olmad›¤› aç›kt›r. ‹flbirlikçi Arap rejimlerinin kimisi dahi bu duru-

ma isyan ederken, halklar gerçek düflüncesini Irak’da, Filistin’de direnerek, iflgale karfl› ç›karak söylüyorlar.

Genelkurmay ve AKP’den BOP’a Destek BOP’a iliflkin, flu ana kadar ayr›nt›lar›n›n bilinmedi¤i, resmi görüflmeler olmad›¤› aç›klamalar› yap›ld›, sürekli olarak. Art›k iflbirlikçilerin demagoji yapabilecekleri, ihanetlerini gizleyebilecekleri hiçbir alan kalmad›. Çünkü Amerikan imparatorlu¤u dayat›yor; ya benden yana iyi bir uflak olursunuz, ya da... diye aba alt›ndan sopa gösteriyor. Siyasi, ekonomik ve askeri olarak emperyalizme göbekten ba¤›ml› bir ülkenin Genelkurmay’›n›n ve iktidar›n›n yapaca¤› belli. fiimdi bu süreç yaflan›yor. ‹lk aç›klama Genelkurmay’dan geldi ve BOP’a, yani Amerikan imparatorluk projesine destek aç›k ifade edildi. Genelkurmay Baflkanl›¤› Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Baflkanl›¤› taraf›ndan düzenlenen "Türkiye, NATO ve Avrupa Birli¤i Perspektifinden Kriz Bölgelerinin ‹ncelenmesi ve Türkiye'nin Güvenli¤ine Etkileri" konulu sempozyumda (27 May›s) konuflan Genelkurmay ‹kinci Baflkan› Orgeneral ‹lker Baflbu¤, t›pk› Amerikan Genelkurmay› gibi konufltu.

Say› 111 29 6 Haziran 2004

Genelkurmay aç›klamas›nda vurgu yap›lan noktalar özetle flöyle; ABD küresel terörizmle mücadelede dünyaya önderlik yapmaya mecbur... Ama bunu tek bafl›na de¤il, iflbirli¤i içinde yapmal›... Filistin sorununu çözmeli, ama bunu da AB ile birlikte çözmeli... ABD Irak’ta baflar›l› olmal›d›r, baflar›s›zl›¤› kaosa yol açar ve bu Türkiye’yi de olumsuz yönde etkiler... Yani, bir bak›ma ‘Türkiye’nin güvenli-

Amerikan askeri gücü, teknolojisinden söz ederken a¤z›n›n suyu akan, hayranl›¤›n› gizlemeyen Baflbu¤, bu silahlar›n, bu teknolojinin ülkelerin, halklar›n iradelerini, ba¤›ms›zl›klar›n› yok etmenin, açl›¤›, yoksullu¤u büyütmenin araçlar› oldu¤undan söz etmedi. Çünkü onun kafas› da ayn›. ‹yi bir uflak gibi efendisinin cephesinden, onun ç›karlar›na uygun bir düflünce tarz›n›n e¤itimini ald›, sindirdi ve “kendi düflüncesi” gibi sat›yor.


¤i, ABD’nin Irak’taki baflar›s›ndan geçer’... BOP “terörizmi yaratan sebeplerin ortadan kald›r›lmas› ile bölgede enerji kaynaklar›n›n güvenli¤inin sa¤lanmas›n›” hedefleyen bir projedir, dolay›s›yla destekliyoruz. Ama bu da AB ile birlikte yürütülmelidir. Zira, Genelkurmay’a göre, "Çözüm yolunun önünü ancak ABD ile Avrupa'n›n sahip oldu¤u müflterek de¤erler ile askeri, ekonomik ve politik gücün sinerjisi açabilir". Konuflmay› yapan, bir Amerikan generali olsa, onun da kullanaca¤› dil üç afla¤› befl yukar› böyle olurdu. Araya s›k›flt›r›lm›fl sözde “elefltiriler” zevahiri kurtarm›yor. ABD, bütün hukuksuzluklar›n›, iflgallerini, Ortado¤u’ya yönelik her türlü sald›rganl›¤›n› “teröre karfl› savafl” ile gerekçelendirirken, oligarflinin generali de ayn› dille konufluyor. Elbette bu yeni bir durum de¤il. fiimdi BOP nezdinde de iflbirlikçilik “terör” demagojisi ile yineleniyor. Ey “teröre karfl› savafl” sen nelere kadirsin! Okuyun, Baflbu¤’un konuflmas›nda, özünde kendi beynine ait tek bir düflünce yoktur. Tek sorunu, “PKK terörü... Laik Irak...” Say› 111 30 6 Haziran 2004

Kimi yerde aleni Amerikanc›, kimi yerde Avrupac›l›k a¤›r bas›yor, ama ulusall›¤›n zerresi görülmüyor. Emperyalistler ony›llard›r bofl yere bu or-

➟ ‹srail Politikas›nda Riyakarl›k Sürüyor AKP ve Tayyip Erdo¤an, ‹srail’e karfl› güya esip gürlüyor; ama icraat yok. Erdo¤an, en son Dünya Gazeteler Birli¤i toplant›s›nda ‹srail’i “devlet terörü yapmakla” elefltirdi. Tabana selam, iflbirli¤ine devam!!! Tayyip, gerçek yüzünü ve politikalar›n› gizlemek istiyor, icraatta iflbirli¤i sürüyor. Örne¤in, Genelkurmay’›n AKP hükümetinin önüne koydu¤u silah al›m ihalelerinde ‹srail yap›m› silahlar da bulunuyor. Ne yapacak hükümet görece¤iz. “Hay›r, biz terörist bir devletten silah almay›z, onun Filistinlileri daha fazla katletmesi için ekonomik destek vermeyiz” demeyece¤i aç›k. Çünkü bu, Tayyip’in dili ve beyniyle konuflursak, “gerçekçili¤e uygun de¤il”!!! Duygusal de¤il gerçekçi ol, terörist devleti destekle! AKP iktidar› resmen halka karfl› söylemde baflka, pratikte baflka bir politika izliyor. AKP’li D›fliflleri Bakanl›¤›’na ba¤l›, Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi “‹srail’le iliflkilerimiz güçlü biçimde sürecek...” diyor, Tayyip elefltirme oyunu oynuyor. ‹srail de bu elefltirilrin hiçbir anlam› olmad›¤›n› biliyor. Mesela, ‹srail Jerusalem Post Gazetesi, Türkiye’nin ‹sraille iyi iliflkiler sür-

dunun müfredat›ndan, iç donuna kadar her fleyini belirlemiyor; böyle düflünen generaller ba¤›ml›l›k zincirinin bir gere¤i olarak e¤itiliyor. Ve bu iflbirlikçi beyinler, “güvenlik, terör..” diye diye bu ülkenin halk›n› ony›llard›r emperyalistlerin ç›karlar› için katlediyor. ABD’nin BOP’u “Ortado¤u halklar›n›n güvenli¤i ve istikrar› için” uygulamak istedi¤ini söyleyebilmek, ancak iflah olmaz bir iflbirlikçinin ifli olabilir. Ortado¤u halklar›n›n iradelerini ayaklar alt›na alan, iflgalle olmazsa yapt›r›mlarla boyun e¤dirmek isteyen, Ebu Garib iflkenceleri yaratan ABD de¤ilmifl gibi, “bar›fltan, güvenlikten” söz etmek, en büyük alçakl›kt›r. Genelkurmay’›n askeri ve siyasi terminoloji ile süsledi¤i aç›klamas›nda bu unsurlar› kald›r›n, karfl›m›za ç›kan bu yal›n gerçektir. fiüphesiz bu konuflma en baflta AKP iktidar›n› rahatlatm›flt›r. Zira, BOP’a dünden gönüllü olan AKP, arkas›na Genelkurmay’›n deste¤ini alm›flt›r. Bu konuflman›n hemen ard›ndan, Tayyip Erdo¤an’›n, “Büyük Ortado¤u Projesi içinde yer alan ülkelerin demokratik aç›l›mlar›n› destekleriz” (Cumhuriyet, 30 May›s) fleklinde konuflmas›, bu rahatlam›n›n da sonucudur. Baflka konularda it dalafl›n› sürdüren AKP ve Genelkurmay, t›pk› devrimci düflmanl›¤›nda oldu¤u gibi, Amerikanc›-

dürme zorunlu¤una vurgu yap›yor, Tayyip ile görüfltükten sonra ülkesine dönen ‹srail Altyap› Bakan› Yosef Paritzki, bu elefltirilerin “‹srail ile Türkiye aras›ndaki iliflkileri zay›flatmayaca¤›n›” dile getiriyor. Gerçek iflte bunlar! Gerisi, riyakarl›kta, iflbirlikçilikte dizginlerinden boflanan Tayyip Erdo¤an’›n, halk› aldatmak, oyalamak, öfkesini yat›flt›rmak için söyledi¤i yalanlardan ibarettir.

➟ AKP’liler ‹flbirlikçili¤i Özümsedi ABD yeni üsler istiyor, Afganistan’a asker istiyor, BOP’a destek istiyor; ‹srail Filistin halk›n› k›y›mdan geçiriyor; hiçbir AKP’linin sesi ç›km›yor. Daha düne kadar, müslüman kardeflli¤inden, onurdan, zulümden söz edenlere, Amerika’y› elefltirenlere ne oldu? AKP yönetiminde zaten “sorun” yoktu. Onlar iflbirlikçili¤i özümseyerek, kabullenerek, hükümet olmaya gönüllü oldular. Peki AKP taban›, AKP’yi destekleyenler? Anlafl›lan o ki, onlar da özümsediler bu onursuzlaflt›r›lm›fl, kafas›na çuval geçirilmifl uflakl›k ruh halini. TBMM’de kendi önergelerine sahip ç›kacak inançlar›, vicdanlar› bile olmad›¤› ortaya ç›kt›. Filistin diye diye Filistin’i tam da s›rt›ndan kanl› Amerikan hançerini saplad›lar. Amerika’ya uflakl›¤a sesi ç›kmayanlar, ‹srail’i


l›kta da yanyana geliveriyor hemen.

‘Ba¤›ms›zl›k Savafl› Veren Ordu’dan ‹flgalleri Destekleyen Ordu’ya Devrimciler cuntan›n mahkeme kürsülerinde, ordunun niteli¤indeki de¤iflimi, “1940’larda h›zlanan emperyalizmle bütünleflme çabalar› ile bafllayan süreç, 1960’lar›n sonunda tamamlanm›fl ve bir zamanlar emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k savafl› veren ordu, emperyalizmin kuklas› haline gelmifltir.” sözleriyle ifade etmifllerdi. (Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Sayfa 458) Oligarflinin ordusunun içte ve d›flta misyonu o süreçten beri de¤iflmedi. Ve bir zamanlar ba¤›ms›zl›k savafl› vermekle övünen bir ordu, bugün halklar›n tepesine bombalar ya¤d›r›lmas›n› ve ülkelerin iflgal edilmesini aç›kça destekliyor. ‹flgallerin baflar›ya ulaflmas›n› istiyor. Irak’ta iflgalin baflar›ya ulaflmas›n› “Türkiye’nin ç›karlar›na” yalan›yla süsleyerek isteyen Org. Baflbu¤, Afganistan’da iflgalin baflar›s›n› istiyor: “NATO'nun Afganistan'a verdi¤i deste¤in devam› ve yürüttü¤ü harekat›n baflar›s›, ülkenin gelece¤i için oldu¤u kadar NATO'nun gelece¤i için de önemlidir.” K›saca Afganistan iflgali de baflar›l› olmal›!

nas›l k›nayabilirdi ki? ABD’nin ülkemizi tam anlam›yla bir üs haline getirmesine, iflbirlikçili¤in daha da onursuz hale gelip, ba¤›ml›l›k zincirlerinin s›k›laflt›r›lmas›na ve bölge halklar›na karfl› ülkemizin sald›r› üssü olmas›na hizmet edecek olan yeni istekleri konusunda da bir itirazlar› yok AKP’lilerin. Sessizce izliyorlar geliflmeleri. Burjuva medyan›n da ço¤u görmezden geliyor. Bir iki yazar d›fl›nda, sanki böyle bir olay yokmufl gibi davran›l›yor. Aç›k ki, “sessiz sedas›z” halletmek istiyorlar. Tüm bunlara karfl› direnen, ba¤›ms›z Türkiye diyen yine biz var›z. Ve dün Kanl› Pazar’da bu nedenle kan›m›z› dökenler, bugün iktidarda, bizi susturmak için operasyonlar yap›yor, tutukluyor, copluyorlar.

➟ “‹hraç mallar›” aras›nda ‘Il›ml› ‹slam’ yok mu? Vakit Gazetesi yazar› Mustafa Kaplan 2 Haziran tarihli “Ülkemizin ihraç mallar› bafll›kl›” yaz›s›nda Afganistan’a gönderilen sat›l›k askerleri ve Yunanistan’›n Olimpiyatlar için Türkiye’den fahifle istemesini örnek vererek “isyan” ediyor; “Yok mu bir erkek ses ki cihâna duyursun: ‘ulan alçaklar! Bu ülkenin insanlar› mezbaha mal› m› ki ihrâç için askeri isteniyor? Bu ülkenin insanlar› pezevenk mi

Bir Baflka ‹flgal Biçimi: BOP Binbir yalanla bezenmifl BOP için, Irak’ta iflgalin BM veya NATO flemsiyesi alt›nda sürdürülmesi için, Amerika’n›n di¤er emperyalist güçlere baflvurmas›, iflgalin baflar›s›zl›¤›n›n aç›k bir göstergisidir. Amerika, kimseyi kaale almayarak gerçeklefltirdi¤i Irak iflgali arac›l›¤›yla emperyalist kampta da mutlak bir hakimiyet ilan etmek istiyordu. Onlar›n karfl›s›nda da geri ad›m atmak durumunda kald›. Amerikan hesaplar› tutmad›. Irak iflgali, Amerikan emperyalizminin Ortado¤u’dan Asya’ya, Hazar Denizi’ne kadar egemenli¤inin önünü açacakt›. Planlad›¤› gibi gitmedi. Çünkü bu planda halklar gerçe¤i yoktu. Direnifl, bu gerçe¤i emperyalistlere dayatt›. BOP, Ortado¤u halklar› aç›s›ndan, “de¤iflim... Demokratikleflme...” gibi özünde halklar›n özlemi olan ama içeri¤inin nas›l dolduruldu¤u önemli olan kavramlarla süslendi¤i için, aç›k iflgalden daha sinsi ve daha tehlikelidir. Bir nevi, 1960’l› y›llarda Marshall yard›mlar›, Truman doktrinleri ile ülkemizin emperyalizmin Yeni-sömürgesi haline getirilmesindeki sürecin günümüze uyarlanm›fl bir tekrar› niteli¤indedir. BOP’a destek verenler, Amerikan hegamonyas›n› destekleyenlerdir.

ki bizden orospu isteniyor?” Kaplan ve Vakit, 1,5 y›ld›r destekledi¤i AKP iktidar›n›n pazara ç›kard›¤› dini, ›l›ml› islam’› saymam›fl, biz ekleyelim. Türkiye’nin “ihraç mallar›” aras›nda din de var. Dün “yeflil kuflak”ta, “Kahrolsun Komünistler” diye diye satt›n›z dini, ülkeyi ve aldatt›¤›n›z gençlerimizi, bugün iktidar koltu¤unun nimetleri karfl›l›¤›nda sat›yorsunuz. Al›c› hep ayn›; Vakit’in her sayfas›nda her gün lanetler ya¤d›rd›¤› Amerika. Ve dün oldu¤u gibi, bugün de ba¤›ms›zl›¤›n sesini “cihâna duyuran” devrimciler var. Ve Vakit zihniyeti devrimcilere sald›r›da, islamc› cenahtas öteden beri bafl› çekiyor. fiimdi isyan etmeye devam edin!

➟ 51 y›ld›zl› Cola Turka, ‹hlas Markal› Zemzem Kola Tarikatç› Enver Abi’nin ‹hlas Holdingi, Zemzem Kola’n›n üretim hakk›n› sat›n ald›. Bilindi¤i gibi, islamc› Ülker’in üretti¤i bir de Cola Turka vard›. (Bu arada, ABD üretim lisans› verirken, flart olarak m› koydu bilinmez(!) ama, ABD bayra¤› üzerindeki 51 y›ld›z›n ayn›s› Cola Turka’n›n üzerinde de var.) Tarikatç›lar, Amerikanc› ‹slamc›lar kasalar›n› doldurmak için inançlar›, de¤erleri pazara ç›karmaya devam ediyor. Sat›n sat›n, ne varsa pazarlay›n!

Say› 111 31 6 Haziran 2004


HPG aç›klamas›: Ateflkes Sona Erdi! Kongra-Gel çizgisindeki Halk Savunma Kuvvetleri (HPG), 1 Eylül 1998'den bu yana “tek tarafl› olarak sürdürdü¤ü” ateflkese 1 Haziran’dan itibaren son verdi¤ini aç›klad›. Kürt milliyetçi hareketinin 1990 bafllar›ndan bu yana ateflkes-savafl ikileminde izledi¤i zikzakl› çizgi bir noktaya gelmifl, t›kanm›fl, Kürt milliyetçi hareketi, mevcut t›kan›kl›¤› aflmak için bir ad›m atmak zorunda kalm›flt›r. Yaklafl›k 6 y›ll›k “tek tarafl› ateflkes”in, beklentilerin tersine, Kürt halk›n›n mücadelesini ilerletmedi¤i, “Kürt sorununa çözüm”ü sa¤layamad›¤› görülmüfltür. Oligarflinin bu politikaya verdi¤i karfl›l›k inkar, ilhak, asimilasyon ve savaflan güçlere karfl› imha politikas›n› sürdürmek olmufltur.

HPG’nin Talepleri: Say› 111 32 6 Haziran 2004

Yap›lan aç›klamada “Çat›flmal› ortam›n son bulmas› için” flunlar talep ediliyor: - Öcalan’› tecrit politikas›ndan vazgeçilmesi, ve Kürt halk›n›n iradi temsili olarak tan›nmas› - Çift tarafl› ateflkes koflullar›n›n devlet taraf›ndan resmi olarak kabul edilmesi - Demokratik çözümün önünü açacak nitelikte ad›mlar›n at›lmas› - Ordu güçlerinden güvenlik ihtiyac›n›n fazlas› olan k›sm›n›n Kürdistan'dan ç›kar›lmas› - Resmi olarak ad› de¤ifltirilen ancak fiiliyatta ayn› uygulamalar› sürdüren OHAL sisteminin tümden kald›r›lmas› - HPG’ye yönelik operasyonlar›n durdurulmas› - Halka yönelik bask›, sindirme, iflkence uygulamalar›ndan vazgeçilmesi - Koruculuk sisteminin kald›r›lmas›.

Ateflkesin bu biçimde kald›r›lmas›, sürecin önünü açmaz HPG’nin “ateflkese son verme” karar›, silahl› mücadeleyi sürdürme karar› de¤ildir. Daha çok sald›r›lara karfl› kendini savunmakla s›n›rl› bir “savunma” çizgisi uygulanaca¤› belirtilmektedir. Kongra-Gel’in düzen içinde yeralma politikas› de¤iflmemifltir; ateflkese son verilmesi de yine bu noktada “bask›” yaratmak amac›yla al›nm›fl bir karard›r. Bu yan›yla da bugün için mevcut t›kan›kl›¤› aflmas› zordur. Bu da bir biçi-

miyle “ne savafl, ne bar›fl” politikas›n›n devam›na zemin haz›rlamakt›r. Sürecin önünü açacak olan, düzen içinde yer almaya denk düflen “demokratik çözüm” politikas›n›n terkedilmesi ve anti-emperyalist, antioligarflik bir çizgide silahl› mücadelenin gelifltirilmesidir. Türkiye devrimci hareketi, Kürt halk›n› ve Kürt ulusal hareketlerini bu çizgide birlikte mücadeleye ça¤›rm›fl ve ça¤›rmaya devam etmektedir.

6 y›ll›k ateflkes, kimi ‘Bar›flç›”lar›n riyakarl›¤›n› ortaya koymufltur HPG aç›klamas›nda “ortaya ç›kan çat›flma durumu”ndan Türkiye hükümetinin sorumlu olaca¤› vurgulanmaktad›r. Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir. Kürt halk›n›n silahl› mücadelesi meflrudur ve flartlar›n gere¤idir. Kimse silaha baflvurdu¤u için Kürt milliyetçi hareketini sorumlu tutamaz. Çeflitli kurumlar, “ateflkesin sona ermesi” nedeniyle yapt›klar› aç›klamalarda, oligarfliyi “Kürt sorununun çözümü için ad›m atmaya” ça¤›r›rken, ayn› zamanda Kongra-Gel’e de ateflkesi sürdürme ça¤r›s› yapmaktad›rlar. Mesela, bir çok kurumun yapt›¤› bir aç›klamada “Demokratik ve bar›flç› kanallar zorlanmal›d›r. Sivil toplum örgütleri bu konuda misyon üstlenmelidir.” denilmektedir. Ateflkes 6 y›ld›r sürüyordu, sözü edilen “sivil toplum örgütleri” niye bu sürede o “misyonu” üstlenmediler, bundan sonra üstleneceklerinin garantisi ne? Yine ayn› flekilde, ÖDP Genel Baflkan› Kozano¤lu yapt›¤› aç›klamada “KONGRA-GEL'in ateflkes karar›nda ›srar etmesi”ni istiyor. Peki ne için, neye hizmet edecek? ÖDP “ateflkesin devam edebilmesi için” ne yapm›fl bugüne kadar? Sadece ateflkes süreci boyunca 500 civar›nda gerilla katledildi, hangisinin katledilmesine karfl› ne yapt› “bar›flç›”lar? ÖDP ve benzeri tüm reformistlerin arzusu, “statükonun bozulmamas›”ndan baflka bir fley de¤ildir. Soruna Kürt halk›n›n kurtuluflu aç›s›ndan de¤il, kendi statükolar› aç›s›ndan bak›yorlar. “Bar›fl savunucular›”, 6 y›l boyunca emperyalizme ve oligarfliye karfl› bar›fl› savunma cesaretini göstermediler, göstermiyorlar; “Bar›fl” derken sadece gerillan›n silah b›rakmas›n› istiyorlard›. fiimdi de onu istiyorlar. Böyle bir noktada, oligarflinin inkar-imha politikas›ndaki ›srar› ortadayken, hala HPG’nin “ateflkesi sürdürmesini” istemek, emperyalizmin ve oligarflinin politikalar›na güç vermek an-


‹flbirlikçili¤in kaç›n›lmaz trajedisi ‘sat›lmak’t›r;

Bugün de¤ilse, yar›n... Irak’taki iflbirlikçi Kürt milliyetçileri KDP ve KYB, Irak’ta oluflturulan yeni yönetim içinde umduklar›n› bulamad›lar. Tart›flmalar sürerken, Barzani ve Talabani önderli¤indeki Kürt iflbirlikçili¤i cephesinden yap›lan aç›klamalar tam bir “hayal k›r›kl›¤›n›” yans›t›yordu. “Güneyli güçler ABD’nin tutumundan rahats›z... Güney Kürdistan’daki siyasi güçler, ABD yeni Irak yönetiminin netleflmeye bafllamas›n›n ard›ndan ülkenin gelece¤inde ciddi bir söz sahibi olmama kayg›s›n› yafl›yor.” Talabani liderli¤indeki KYB taraf›ndan yap›lan aç›klama ise, Irak’taki Kürt milliyetçili¤inin iflbirlikçilik politikas›yla bugün içine düfltü¤ü durumu tüm ç›plakl›¤›yla ortaya koyuyor: “... Kürdistan Yurtseverler Birli¤i (KYB) yapt›¤› aç›klamada, Kürtlerin bir kez daha ihanet ile karfl› karfl›ya oldu¤unu belirterek, yeni Irak’›n oluflum tart›flmas›ndan çekilebilece¤ini bildirdi. YNK aç›klamas›nda ‘ABD ve ‹ngiltere’nin önerdikleri yeni planda, Irak’›n gelece¤inde Kürtlere rol verilece¤i sözlerinin tutulmad›-

¤›, Kürtlerin bir kez daha kendilerini ihanete u¤ram›fl hissettikleri’ belirtiliyor.” (30 May›s 2004, Özgür Politika) ‹lk kez yaflanm›yor bunlar. Kürtlere verillen sözlerin tutulmamas›n›n ilk örne¤i de¤il. Kürtlere “dayand›klar›” emperyalist güçler taraf›ndan ilk kez “ihanet” edilmiyor. Özellikle Irak’taki Kürt milliyetçi hareketin tarihi buna benzer “ihanete u¤ram›fll›k”larla ve trajedilerle doludur... Ne var ki, bu tarih içinde neyin ihanet oldu¤u da tart›flmal›d›r. Emperyalizm için hiçbir halk›n, ülkenin, partinin önemi yoktur; o sadece ç›karlar›na bakar. Ç›karlar› için yakar, y›kar, katleder, en a¤›r insanl›k suçlar›n› gözü kapal› ifller. Verdi¤i sözün, yapt›¤› anlaflman›n hiçbir hükmü yoktur. Onlar sadece ç›karlar›na hizmet etti¤i kadar geçerlidir. Dolay›s›yla, ABD’nin ve ‹ngiltere’nin tavr›nda hiçbir “sürpriz” yoktur. Devrimciler, ABD ve ‹ngiltere’yle “iflbirli¤i” yapan Kürt milliyetçili¤ini, bu ihtimale karfl› da uyarm›flt›r. ABD’nin “ihaneti”nden daha önce baflka bir ihanet tart›fl›lmal›d›r. ‹hanet, Kürt milliyetçili¤inin

lam›na gelir. PKK ve Kongra-Gel’in alt› y›ll›k “ateflkes” takti¤ini savunanlar, ateflkesin çözümsüzlük oldu¤unun görüldü¤ü bu noktada Kürt halk›n›n silahl› mücadele hakk›n› savunma cesaretini de göstermelidirler. Aksi halde onlar “bar›fl”›n de¤il, sadece oligarfliye karfl› savaflmaktan vazgeçmenin savunucusudurlar.

AKP, inkar ve imhay› sürdürüyor Kürt milliyetçi hareketin ne ateflkes karar›, ne de ateflkese son verme aç›klamas›, AKP ve burjuva medya taraf›ndan kaale al›nmaz görünüyor. Kaale almamak, sorunu yok saymamak, katliam politikas›na devam demektir. Nitekim flu andaki tüm politikalar, buna de-

ABD’yle iflbirli¤indedir. ‹hanet, Kürt iflbirlikçilerinin kendi halk›na ve Irak halklar›na karfl› ihanetidir. Irak Geçici Konseyi üyelerinden Kürt milliyetçi Mahmud Osman, ABD, ‹ngiltere ve BM’yi suçlayarak “tüm pazarl›klar›n kapal› kap›lar ard›nda ve Irakl›lara dan›fl›lmadan gerçeklefltirildi¤ini” söylüyor. Do¤ru; ama Mahmud Osman’›n, Kürt milliyetçilerinin bundan flikayete hakk› yok! ABD’n›n Irak’a müdahalesi “Irakl›lara dan›fl›larak” m› kararlaflt›r›lm›flt›? Irak halk›n›n ulusal iradesini ayaklar alt›na alan müdahaleyi destekleyenlerin flimdi “bize dan›fl›lm›yor” demesinin hiçbir tutarl›l›¤› yoktur. Irak’ta yeni kurulan hükümette Kürt milliyetçili¤ine 6 bakanl›k verildi bugün için. Ama hala Kürtler için hiçbir fleyin güvencesi yoktur. S›rtlar›n› ABD’ye, ‹ngiltere’ye yaslad›klar› sürece de olmayacakt›r. O “ihanet”le bir gün er geç karfl›laflacaklar, emperyalistler onlar› kullan›p iflleri bitince de bir gün kald›r›p atacaklar! Siz halklara ihanet ettiniz. Kaderinizi halklarla de¤il, Amerikan emperyalizmiyle birlefltirdiniz; ABD yüzy›ld›r nas›l davrand›ysa yine öyle davranacakt›r. Ç›karlar› gerektirdi¤inde sizi terkedecektir. Bugün olmazsa, yar›n...

vam edilece¤ini göstermektedir. Tayyip Erdo¤an Kürt sorunu aç›ld›kça, kar›s›n›n Siirt’li olmas›n› örnek vermekten baflka bir fley söylemiyor. “Böyle bir sorunu yok sayarsan›z yok olur” diyor kabaca. Ve öte yandan bu sorunun flu veya bu biçimde çözümü için mücadele edenlere karfl› da “yoketme” politikas›n› sürdürüyor. ‹nkar ve imhaya karfl› Kürt halk›n›n silahl›-silahs›z her türlü direnifli meflrudur. Halktan yana tüm güçlerin yapaca¤› bu noktada Kürt halk›n›n kendi kurtuluflu için mücadele hakk›n› savunmakt›r. Bu hakk› savunmayanlar, Kürt milliyetçi hareketinin sald›r›lara karfl›l›k verme hakk›n› dahi savunmayanlar, Kürt halk›n›n savunucusu olamazlar.

Say› 111 33 6 Haziran 2004


Adana’da ‹nfaz! “Polis, yere düflürdü¤ü Mustafa’n›n s›rt›na basarak beline iki el atefl etti”

Say› 111 34 6 Haziran 2004

Daha iki hafta önceki Ekmek ve Adalet’in kapa¤›nda aynen flöyle yaz›yordu: “Faflizmin Yeni Maskesi: Uyum yasalar›. ‹flkenceler, infazlar, F Tipleri, Komplolar... Bask›nlar, Yasaklar, Herfley ‘Kopenhag Kriterleri’ne Uygun!” 28 May›s’ta, Adana Turan Cemal Beriker Bulvar›’nda iflte bu söylenenlerin aç›k kan›t› olan bir olay daha yafland›. Bulvar’da motosikletle giden iki kifliye atefl eden polis, yere düflen fiiyar Perinçek adl› kifliyi yere düfltükten sonra infaz etti. Polis bunun ard›ndan sa¤a sola atefl etmeye devam ederek çevrede bulunan halka gözda¤› verdi. Esnaf tan›kl›k yapmamas› için tehdit edildi. Görgü tan›klar›, kurfluni renkli Wolksvagen marka bir otoyla motosikletteki iki kifliyi s›k›flt›r›p yere düflüren polisin yere düflen ve ad› henüz netleflmeyen kifliyi yerde yatarken atefl ederek infaz etti¤ini anlatt›lar. Kurflunlanan fiiyar Perinçek 20 dakikay› aflk›n süre cadde üzerinde bekletildikten sonra kald›r›ld›¤› hastanede hayat›n› kaybetti. ‹nfaz›n gerekçesi ise haz›rd›; “yasad›fl› örgüt üyesiydiler, eylem haz›rl›¤›ndayd›lar...” Adana polisinin aç›klamas›nda sözkonusu kiflilerin Kongre-Gel üyesi olduklar›, “kamu binalar› ve al›flverifl merkezlerine karfl› eylem haz›rl›¤›nda olduklar›” iddia edildi. Ertesi gün yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› bir eylemle infaz protesto edildi. Eylemde bir aç›klama yapan ‹HD Adana fiube yöneticisi Sabri

Kahraman, olay›n bir infaz oldu¤una kuflku bulunmad›¤›n›, olay s›ras›nda gözalt›na al›nan M. N. Baflç›'n›n da iflkence gördü¤ünü belirtti.

“AB’ye Uyum”cu Medya, ‹nfaz› Alk›fllad› AB’ye Uyum flakflakç›s› burjuva medya, bu infaz› da ya gizledi, ya alk›fllad›. “Adana faciadan döndü” diye yazd› Milliyet. ‹nfaz› meflrulaflt›rma ve aklama görevi yine burjuva medyan›nd›. ‹nfaz “Adana faciadan döndürüldü” gerekçesiyle meflrulaflt›r›l›yordu. Polisin, normal görevini yap›p NATO’ya karfl› gösteriler için alan göstermesini “AB’ye uyum hamlesi” diye alk›fllayan burjuva bas›n ve televizyonlar, ayn› gün Adana’daki infaza “bu nas›l AB’ye uyum!” diye yazm›yorlard›. Çünkü onlar›n istedi¤i AB’ye uyum da iflte böyledir; ka¤›t üzerinde de¤ifliklikler yap›ls›n, Türk polisi yine bildi¤ini yaps›n.

AKP Hükümeti ve ‹çiflleri Bakan›! Bu infaz› soruflturacak m›s›n›z, yoksa üstlenecek misiniz? Polislerin kulland›klar› otonun markas›, tipi belli... Görgü tan›klar› infaz› yapan polisin “uzun boylu, zay›f, gri tiflört ve siyah kot pantolonlu genç biri” oldu¤unu belirtiyorlar. fiiyar Perinçek kald›r›ld›¤› Adana Devlet Hastanesi’nde de yo¤un bak›mda tutulmay›p Kalp ve Gö¤üs Servisi'ne götürülerek, “sokakta yar›m kalan infaz” burada tamamlan›yor. Suç ortada, suçlular ortada. Emniyet Genel

Maafllar Genelev’den Bu ülkede fuhuflun ne resmisi, ne gayr›-resmisi polisin himayesi d›fl›nda de¤ildir dememifl miydik? Al›n bir örnek daha; Çank›r›’da polis fleflerinin ‘genelev’ patronlar›ndan düzenli haraç ald›¤› ortaya ç›kt›. Emniyet Müdürlü¤ü’nün flikayetler üzerine bafllatmak zorunda kald›¤› soruflturman›n sonuçlar›na göre, Çank›r› Emniyet Müdürü Celal Kahraman baflta olmak üzere, polis flefleri, genelev patronlar›ndan düzenli olarak haftal›k rüflvet al›yorlarm›fl. Yine rapora göre, polisin düzenledi¤i “Y›lbafl› balolar›”ndan Emniyet Müdürlerinin makam

odalar›n›n dayan›p döflenmesine, polis fleflerinin tatil masraflar›na, içtikleri sigaraya kadar herfley Genelev patronlar› taraf›ndan karfl›lan›yor. Asayifl fiube Müdür Vekili Serdar Alptekin, genelev kad›nlar›yla yafl›yor.

Peki polis bunun karfl›l›¤›nda ne yap›yor; Genelevleri denetlemedi¤i gibi, genelev kad›nlar›na iliflkin sahte belge düzenlemifl. “Sahte belge” düzenlemek, polisin asli iflidir zaten. Yaln›z Çank›r›’da m› böyle? Hay›r. Küçük bir araflt›rmayla görülür ki Türkiye’nin her yerinde mekanizma böyledir. Polisler, mafyac›larla, uyuflturucu tacirleriyle, genelev patronlar›yla, k›sacas› ne kadar kirli, namussuz ifl yapan varsa, onlarla can ci¤er kuzu sarmas›d›rlar. Onlar taraf›ndan beslenirler.


AB’ye uyum’da bir ad›m daha; Polis, gözalt›na al›rken haklar›n›z› okuyacak...

“fiu andan itibaren susma hakk›n›z var!” AMA... Müdürlü¤ü haftal›k yaz›l› bilgilendirme aç›klamas›nda, Gözalt›na Alma ve ‹fade Alma Yönetmeli¤i’nin yeniden düzenlendi¤i aç›kland›. “AB’ye uyum çerçevesinde yap›lan bu yasal düzenlemeye” göre, bundan böyle polis gözalt›na ald›¤› herkese, 10 maddelik haklar›n› okuyacak. Hürriyet Gazetesi bu uygulamaya iliflkin haberini flu bafll›kla veriyor: “Amerikan filmlerinden ö¤rendik 30 y›l sonra uygulayabildik.” Böyle bir bafll›¤›n ard›ndan söylenecek tek fley flu olsa gerek: Film mi çevriliyor burada? Evet, Hürriyet istemeden de olsa, gerçe¤in tasvirini yap›yor. AB’ye uyum, AKP hükümeti aç›s›ndan da, polis, medya aç›s›ndan da biraz film çevirmeye benziyor. Herfley “AB’ye uyum” bafll›¤›n› tafl›yan bir senaryo gere¤i oynanan oyundan ibaret. Polisin gözalt›na al›rken okuyaca¤› haklar flöyle bafll›yor: “(...) sebebiyle yakaland›n›z. Hakk›n›zdaki iddialar flunlard›r: (...) Susma hakk›na sahipsiniz. Ancak kimli¤inizle ilgili sorulara do¤ru cevap vermek zorundas›n›z. Müdafiden (avukattan) yararlanma hakk›na sahipsiniz.” “Susma hakk›” yeni de¤il, uzun süredir var yasalarda. Ama var da ne oluyor? Poliste susma hakk›n› kullanmak, polis ve mahkemeler taraf›ndan “örgüt tavr›na uyman›n kan›t›” olarak de¤erlendiriliyor. Avukat›yla görüflme hakk› var da ne olu-

yor?.. Polis, gözalt›nda k›rk türlü engel ve bahaneyle avukatla görüflmeyi engelliyor; giden avukata “müvevkkiliniz flu anda yer gösterme tatbikat›nda” diyor, baflka sefer baflka bir gerekçe. Veya, gözalt›na ald›¤› kifliye, zorla “avukat›mla görüflmekten imtina ediyorum” diye ka¤›t imzalat›yor. K›sacas› CMUK, fiiliyatta delik deflik ediliyor. Polis okuyaca¤› “10 hakk›” da aynen öyle yapacakt›r. Peki resmen gözalt›na almad›klar›na, kaç›r›p iflkence yap›p hiç bir resmi kayda geçmeden bofl bir araziye b›rakt›klar›na da okuyacak m› bu haklar›?.. Sorusu bile abes oluyor. Daha önce de dikkat çekmifltik, bu tür düzenlemeleri takiben, polisin yasad›fl›, kontra yöntemlere baflvurmas› daha da yo¤unlaflm›flt›r. Son aylarda polis taraf›ndan kaç›r›l›p tehdit edilme olaylar› çok dikkat çekici biçimde artm›flt›r. Demek ki ülkemizde sorun o haklar›n okunup okunmamas›yla s›n›rl› de¤ildir. Haklar›n bafl›nda “neden gözalt›na al›nd›¤›n›z›n” aç›klanmas› geliyor. Ama bu ülkede adresine tebligat yap›ld›¤›nda belirtilen yere gidecek kifliler, ya gece yar›s› evi bas›larak, ya faaliyet yürüttükleri dernekler, dergi binalar›, kaskl›, balyozlu, otomatik silahl› polisler taraf›ndan bas›larak ve yaka paça, dövülerek gözalt›na al›n›r. Bu son düzenlemeye göre anlafl›lan, polis, bir yandan “san›¤›” coplarken, bir yandan da haklar›n› okuyacak. Böyle olur Türk polisinin AB’ye uyumu!

“Hükümet ‹flkencecileri Koruyor” Uluslararas› ‹flkence Rehabilitasyon Konseyi Baflkan› Inge Genefke, 31 May›s’ta yapt›¤› aç›klamada, Türkiye’de “uyum yasalar›na ra¤men” iflkencenin sürdü¤ünü ve iflkencecilerin korundu¤unu belirtti. MHA’n›n görüfltü¤ü Genefke, ülkemizdeki iflkence gerçe¤ini flu sözlerle dile getirdi: “Türkiye, AB’ye uyum için yasalar ç›kard›, ancak bu ya-

salar pratikte uygulanmamakta. Polisler baflta olmak üzere, iflkence yapanlar korunuyor. Ayr›ca Türkiye hükümeti iflkenceyi belgeleyen doktorlar ve kurumlara da yöneliyor.” Inge Genefke ayn› aç›klama içinde kendi gözlemleri ve kurumlar›na ulaflan bilgiler çerçevesinde hapishanelerin durumuna da de¤indi: “Y›llar-

d›r açl›k grevini sürdüren insanlar var... Birçok insan öldü, bunlar› gördüm... Bu insanlar halk›n›n özgürlü¤ünü isteyen insanlar. Bunu istemek en do¤al fley.” Aptal, kör ve sa¤›r olmayan herkes, AB’ye uyum yasalar›yla oynanan oyunu görüyor. ‹flkence, tecrit ortada. AKP ve AB’nin birlikte “flark kurnazl›¤›” yaparak oynad›¤› bu oyun bozulacak.

Say› 111 35 6 Haziran 2004


NATO Yasaklar›na Karfl› Mücadele Edelim! Halk düflmanlar›, halklara karfl› yeni kararlar almak istiyorlarsa, gidip da¤ bafllar›nda toplanabilirler ‹stanbul NATO ‹fiGAL‹ alt›nda. Dünyan›n en büyük terör ve katliam örgütünün zirvesine kat›lacaklar›n güvenli¤i için ‹stanbul adeta kuflatmaya al›n›yor. Resmi Gazete’nin 3 Haziran tarihli say›s›nda ‹stanbul Valili¤i’nin NATO zirvesine iliflkin bir karar› yay›nland›. Zirve s›ras›nda al›nacak “önlem”leri ve di¤er düzenlemeleri içeren bu karara göre, zirve için ‹stanbul’da “serbest” ve “güvenli” bölgeler oluflturuluyor.

Say› 111 36 6 Haziran 2004

Güvenli bölgeler, malum, baflta emperyalist ülkelerin liderleri olmak üzere zirveye kat›lacak delegeler için oluflturuluyor. “Serbest bölgeler” ise, fluralarda gösteri yapabilirsiniz diye polisin gösterdi¤i alanlar. Halka karfl› seferberlik! Oligarfli, hükümetiyle, medyas›yla, polisiyle, ordusuyla efendilerinin güvenlik ve rahat› için seferber olmufl durumda. Seferberlik ise halka karfl› sürdürülüyor. Halk› fifllemekten dü¤ünleri yasaklamaya, bo¤az› trafi¤e kapatmaktan, oyuncak sat›fllar›n› yasaklamaya kadar, akla gelebilecek her türlü yasak, devreye sokuldu. fiiflli’den Beyo¤lu’na, Taksim’den Befliktafl’a, uzanan bir bölge “NATO Vadisi” olarak ilan edildi. “Vadide” yaflayanlar ve çal›flanlar, bölge içinde yaflad›klar›na, çal›flt›klar›na dair bir belge tafl›mak zorunda olacaklar. Bu bölgelerde oturan veya çal›flan yaklafl›k 292 bin kifli “güvenlik soruflturmas›”ndan geçirildi. K›sacas›, ‹stanbul halk› gözalt›nda. TRT’den bafllamak üzere, çeflitli kurumlarda çal›flanlar soruflturuluyor, gözalt›na al›n›yor. Bölge, beton ve çelik bariyerlerle araç-yaya trafi¤ine, yani halka kapat›lacak. Nikahlar iptal edildi, zirveden önce bitsin diye, üniversite s›navlar›n›n süresi üç haftaya s›k›flt›r›ld›. Fifllemeden kimlik kontrollerine, gösteri alanlar›n› k›s›tlamaktan gözalt›lara kadar tüm NATO yasaklar›na karfl›, her alanda, her biçimde direnmeliyiz. NATO yasaklar›na karfl› direnifl de, zirveye karfl› mücadelenin bir parças›d›r. Bu ülkenin efendisi NATO de¤ildir. Yasaklara direniflimizle bunu göstermeliyiz.

Valilik karar›, bugüne kadarki meydan yasaklar›n›n keyfili¤inin itiraf›d›r: ‹stanbul Valili¤i’nin Resmi Gazete’de yay›nlanan karar›nda 19 yer, gösteri yap›labilecek yerler olarak gösterilmifltir. Bu s›n›rlaman›n da kabul edilemezli¤i bir yana, bu karar, Valili¤in bugüne kadar ki yasaklar›n›n yasad›fl›, gayri-meflru ve keyfi oldu¤unu göstermektedir. fiimdi soraca¤›z ‹stanbul Valisi’ne ve Emniyet Müdürü’ne; Hani Beyaz›t gösterilere aç›lamazd›? Hani Saraçhane’de miting izni verilemezdi. Hani Bak›rköy Özgürlük Meydan› gösterilere kapal›yd›? Hani “Galatasaray önü gösteri alan› de¤il”di? Hangi hakla, hangi yasaya dayanarak bugüne kadar Abide-i Hürriyet ve Beykoz çad›r› d›fl›nda bir alanda miting yap›lamaz diye dayatt›n›z?

AKP’nin demokrasi flovu! Valili¤in gösteri yerlerini “ço¤altmas›”, burjuva medya taraf›ndan tam da AKP’nin istedi¤i gibi “AB’ye uygun gösteri hakk›” flovuyla yans›t›lm›flt›r. Emperyalist liderlere ve halka demokrasi flovu yapmak için AKP bu f›rsat› de¤erlendirmek istemifltir. Daha on gün önce, Antalya’da NATO’yu protesto edenlere karfl› terör uygulayan AKP, zirve yaklaflt›kça “demokratikleflmekte”dir. ‹stanbul Emniyet Müdürü Cerrah bile, Amerika’n›n Sesi radyosunda yapt›¤› konuflmada “Zirve öncesi hem de zirve s›ras›nda bir tak›m gösteriler olacak. Bu insanlar›n demokratik haklar›d›r. Yasaya uygun olarak gösteri yapmak isteyen toplumlara, topluluklara belirlenen yerlerde gösteri izni verece¤iz.” diyerek demokrasi flovuna kat›ld›. Daha geçen hafta, Galatasaray Lisesi önünde NATO’yu protesto edenleri yaka paça gözalt›na alanlar senin emrindeki polisler de¤il miydi? ‹ktidar yalakal›¤› çizgisinde yay›n yapan Türkiye Gazetesi’nden bir yazar bile bu “demokratik hak” aç›klamalar›ndaki garipli¤i görüp “oldu olacak bir de bu demokratik hakk› kaç kifli kullanacak, kullanacaklarda hangi vas›flar aran›yor, nas›l kullanacaklar, bunlar› da önceden tesbit etseydiniz” diyor. Ve devam ediyor: “Haberin verilifl fleklinden ‘sadece NATO zirvesine karfl› ç›kmak demokratik hakt›r’ gibi bir sonuç ç›k›yor ortaya. Bir yanl›fl anlamay› düzeltmek için baflka nelere karfl› ç›k›labilece¤inin de madde madde belirtilmesi gerekmez mi?” (3


Haziran 2004, Türkiye) Kamu Yönetimi Reformu’na karfl› ç›kmak neden demokratik hak olarak kabul edilmiyor? F tiplerine karfl› ç›kmak neden demokratik hak say›lm›yor? ‹stanbul’un tüm meydanlar› niye bu konularda iflçilere, memurlara, esnafa, ö¤rencilere, tutuklu yak›nlar›na kapat›l›yor? AKP’nin bunlara bir cevab› var m› acaba? Cevap veremez. Çünkü Valilik Karar›’n›n amac› hem demokrasi flovu, hem de halk›n NATO’ya karfl› tepkisini, mücadelesini belli alanlara ve belli bir biçime hapsetmektir.

Mücadelenin mitinglere, belli yerlere hapsedilmeye çal›fl›lmas› kabul edilemez NATO zirvesine karfl› mücadelenin perspektifi sadece “protesto”yla s›n›rland›r›lamaz. Böyle bir zirve, mitingle geçifltirilemez. Zirveyi yapt›rmamal›y›z. Yapt›rmama kararl›l›¤›yla hareket ederek, emperyalistlere pahal›ya maletmeliyiz.

AKP’nin Polisi NATO ‹çin Terör Estiriyor

O

Galatasaray Lisesi önünde 29 May›s günü NATO’yu protesto eylemi yapan ve “‹flgale ‹flkenceye NATO'ya Hay›r - PART‹ZAN" pankart› açan gruba sald›ran polis, çok say›da kifliyi gözalt›na ald›... Malatya’da afifl asan iki ESP’li 31 May›s günü gözalt›na al›nd›.

O

Mersin’de 26 May›s günü NATO karfl›t› eylem yapan 8 kifli gözalt›na al›nd›. Gözalt›na al›nanlardan Mustafa YALÇIN keyfi bir flekilde tutukland›. Gözalt›lar, 28 May›s günü Mersin ‹HD önünde yap›lan eylemle protesto edildi. Temel Haklar üyelerinin de yer ald›¤› eylemde, “Türkiye’ye bölge halklar›na karfl› Büyük Ortado¤u Projesi kapsam›nda tafleronluk görevi biçildi¤i” ifade edildi.

O

“NATO’yu ‹stanbul’a sokmayaca¤›z, zirveyi yapt›rtmayaca¤›z” sloganlar› kullan›l›yor, iyi güzel, ancak bu fliar bir kaç bas›n aç›klamas›yla, bir merkezi mitingle mi gerçeklefltirilmeye çal›fl›lacak?

Polis “NATO yasaklar›”na bir yenisini daha ekledi. NATO zirvesi sürecinde uzaktan kumandal› oyuncaklar›n sat›fl› yasakland›!!! Ayr›ca zirve süresince bo¤az trafi¤inin durdurulmas›n›n düflünüldü¤ü aç›kland›.

Çeflitli ülkelerde emperyalist zirvelere yönelik güçlü direnifllerin, çat›flmalar›n yafland›¤› kimi zamanlar, zirvelerini uçak gemilerinde yapmay› dahi tart›flm›flt›r emperyalistler. Gidin, halk düflman› toplant›lar›n›z› da¤ bafl›nda, okyanuslar›n ortas›nda yap›n! demeli ve bunu pratik olarak zorlamal›y›z. Halklardan, flehirlerimizden uzakta kendi kendilerine kalacaklar› bir biçimde tecrit etmeliyiz onlar›.

O

NATO zirvesine karfl› mücadele program› bunu hedeflemeli. “NATO’yu ‹stanbul’a sokmama”, “Zirveyi engelleme” iddias›yla, polis sald›r›r düflüncesiyle eylem biçimlerini, yerlerini de¤ifltirme, oligarflinin gösterdi¤i alanlara hapsolma, tüm çabay› yasal merkezi bir mitinge yo¤unlaflt›rma birbiriyle ba¤daflmaz. Kimi gruplar›n bu konuda en keskin sloganlar› kullan›rken, bunun nas›l baflar›labilece¤i üzerine bir düflüncesinin bile olmad›¤›n› görüyoruz. Mitinglerimizi de yapar›z; fakat, yurtd›fl›ndan gelecek gruplarla birlikte halklar›n NATO’ya karfl› militan direniflinin örgütleyicisi olmal›y›z. S›radan bir ifl yapm›yoruz. Herhangi bir “protesto” da de¤il bu. Emperyalist bir zirveyi, dünyan›n en büyük askeri örgütünün toplant›s›n› engelleme tavr›, emperyalizmin iflbirlikçilerinin terörüyle karfl›laflabilir; siyasi gruplardan sendika-

KESK fiubeler Platformu, TRT'de çal›flan 8 emekçinin NATO güvenli¤inin sa¤lanmas› gerekçesiyle gözalt›na al›nmas›n› TRT ‹stanbul Radyosu önünde protesto etti. 28 May›s günü yap›lan eylemde, NATO öncesi “güvenlik” ad›yla estirilen terör anlat›l›rken, “Devlet kendi ulusal televizyonunda y›llard›r emek veren 8 personelini görevleri bafl›nda gözalt›na ald›rtarak demir parmakl›klar ard›na att›rm›flt›r.” denildi. Aç›klaman›n ard›ndan Sultanahmet Adliyesin’de suç duyurusunda bulunuldu.

O

Sosyalist Demokrasi Gençli¤i Antalya’da geçti¤imiz hafta yaflanan sald›r› sonras› bir arkadafllar›n›n tutuklanmas›n› 30 May›s günü düzenledikleri eylemle protesto etti. lara, odalara kadar her kesim, kendi kitlesini buna göre e¤itmeli, haz›rlamal›d›r. Emperyalistlerin topraklar›m›z› halk düflman› kararlar›n›n üssü yapt›rmamay› baflarma kararl›l›¤›yla davranmal›, siyasi irademizi bu do¤rultuda ortaya koymal›y›z. Dost, düflman, Türkiye halk hareketinin militan gelene¤ine tan›k olmal›. NATO zirvesine karfl› öfkemiz ve kararl›l›¤›m›z zirvede olmal›!

Say› 111 37 6 Haziran 2004


Emekçiler’den

Özellefltirme Mahkemelerle De¤il Direnerek Engellenir TÜPRAfi'ın özellefltirilmesi karar› hak›nda, önce Ankara 10. ‹dare Mahkemesi taraf›ndan “yürütmeyi durdurma” kararı verildi. Bu karar Petrol-‹fl Sendikası ve iflçiler taraf›ndan sevinçle karfl›land›, hatta fabrika önünde “Yaflas›n Adalet” slogan› at›ld›. Bu karar, Özellefltirme ‹daresi’nin (siz bunu sermaye ve AKP’nin diye okuyun) itiraz› üzerine, karar Bölge ‹dare Mahkemesi tarafından kaldırıldı. Ard›ndan Ankara 10. ‹dare Mahkemesi davay› esastan görüflerek TÜPRAfi’›n özellefltirilmesini iptal etti. Süreç devam ediyor. Karar flimdilik iflçilerin lehinedir, ama sermayenin sald›r›s› henüz bitmifl de¤ildir. Kald› ki, kimi durumlarda, mahkeme kararlar›n›n da nas›l geçersiz 0k›l›nd›¤› bilinmektedir. Bergama’da siyanürlü alt›n konusunda mahkemelerin verdi¤i kararlar›n kaale al›nmada¤› daha yeni bir örnektir. Ama bundan önemlisi, iflçi s›n›f›n›n mücadele biçimleri, hangi mücadele biçimlerinin as›l, hangilerinin tali olmas› gerekti¤i tart›flmas›d›r. Özellefltirmelere karfl›, genel olarak emek mücadelesini hangi araçlarla, nas›l sürdürmeli, neye güvenmeliyiz?

Say› 111 38 6 Haziran 2004

Tüm sistemlerde hukuk s›n›fsal bir niteli¤e sahiptir, “ba¤›ms›z oldu¤u” yalan›, bu gerçe¤i gizlemek için kullan›l›r. T›pk› varoluflundan beri s›n›fsal niteli¤i tart›flmas›z olan devletin s›n›flarüstü gösterilmesinde oldu¤u gibi. Mahkemeler demokratik-ekonomik mücadelede bir araçt›r, kullan›lmal›d›r, ama hiçbir zaman umut ba¤lanmamal›d›r. Ortada sergilenen ciddi bir direnifl yoksa, oligarflinin mahkemelerinden de sonuç almak sizin d›fl›n›zdaki güçlerin çeliflki ve çat›flmalar›na kalm›fl demektir. Emekçiler lehine mahkeme kararlar› genel olarak bir mücadelenin üzerine oturur. E¤er böyle bir mücadele yoksa, ya da ZORLAYICI de¤ilse, sonuçta emperyalizmin, sermayenin istedi¤i olur. Sendikal hareketin bilinen, içinde bulundu¤u çürüme nedeniyle Türkiye iflçi s›n›f›n›n özellefltirmeye karfl› ciddi bir direniflinden söz etmek zordur. Özel olarak TÜPRAfi iflçileri, belki de bu konuda en samimi çabay› gösterenler olmufltur. Ancak aç›k ki, yeterli de¤ildir. Ne iktidar ne de sermaye bu eylemler karfl›s›nda zorlanmamakta, “babalar gibi satar›z” politikas›n› sürdürmektedir. ‹flçi s›n›f›n›n önündeki en büyük açmazlardan biri, tek tek fabrikalar peflkefl çekilirken, di¤erlerinin s›ras›n› beklemesi, dayan›flma eylemlerinin, topyekün bir direniflin örgütlenememesidir. Bir di¤eri ise, sendikac›lar›n, art›k bir statükoya dönüflen görev savma mant›¤›na dayanan eylem anlay›fllar›d›r. Elbette baflka bir çok etken de bunlara eklenebilir; halk güçlerinin birli¤inden, örgütsüzlüklükten sözedilebilir. Ne özellefltirmeler, ne de s›n›fa yönelik di¤er sald›r›lar “önlenemez” de¤ildir. Fabrika iflgallerinden, peflkeflçilerin kurumlar›n›n iflgallerine, grevlerden, sendikalar› eylemli-direniflli deste¤e zorlamaya kadar bir çok yol bulunabilir. Sorun, patronlar›, Amerikanc› iktidar› ZORLAYAN, SÖKE SÖKE ALAN bir tarza yönelmekte. 1 Haziran günü, eylem yapan, TÜPRAfi Alia¤a Rafinerisi’nde çal›flan Petrol-‹fl üyesi iflçiler, iflbafl› yapmad›. 4 binden fazla iflçi Alia¤a’ya sloganlarla yürüyerek, burada bir aç›klama yapt›.

Telekom’da Birlikte Mücadele Karar› Telekom’un özellefltirilmesine karfl›, bu alandaki sendikalar birlikte mücadele karar› ald›. Türkiye Haber-‹fl, Türk HaberSen, Haber-Sen, Birlik Haber Sen ve Ba¤›ms›z Haber-Sen, 1 Haziran günü TBMM önünde yapt›klar› eylemle, Telekom’da örgütlü sendikalar›n birlikte mücadele karar› ald›klar›n› duyurdular. Telekom’un nas›l ya¤malanmak istendi¤inin anlat›ld›¤› bas›n aç›klamas›ndan sonra sendika baflkan ve yöneticileri parlamenterlerle görüfltü. Yine ayn› gün, ‹stanbul Anadolu Yakas› ‹l Telekom Müdürlü¤ü önünde “Kahrolsun IMF ba¤›ms›z Türkiye” sloganlar› ile bir eylem yap›l›rken, imza kampanyas› bafllat›ld›. Adana’da ve Bursa’da da Telekom Müdürlükleri önünde eylemler yap›ld›.

‹flçi K›y›m›na Tepki TÜB‹TAK Baflkanl›k binas› önünde eylem yapan iflçiler, TÜB‹TAK’ta “yemekhanenin özellefltirilmesi” sonras› iflten at›lan Tez Koop-‹fl üyesi 13 iflçinin geri al›nmas›n› istedi.

Arsan Tekstil’de Grev Befliktafl Kulübü’nün flaibeli eski baflkan› Serdar Bilgili’ye ait, Marafl’ta kurulu Arsan Tekstil’de çal›flan 1200’den fazla iflçi greve ç›kt›. 6 ayd›r süren görüflmelerde, patronun s›f›r zam, ikramiye ve sosyal haklar›n kald›r›lmas› dayatmalar›na karfl›, 28 May›s günü fabrikaya grev pankart› as›ld›. Öz ‹plik-‹fl Baflkan› Yusuf Engin burada yapt›¤› konuflmada, patronun vicdans›z davrand›¤›n› dile getirdi ve verilen zamm› bile geri almak istedi¤ini, iflçileri asgari ücretle çal›flt›rmak istedi¤ini söyledi.


E¤itim-Sen’den eylem

Bask›lara Son! E¤itim Sen üyesi memurlar 28 May›s günü Mecidiyeköy Metro Meydan›'nda yapt›¤› eylemle, AKP iktidar›n›n e¤itim emekçileri üzerindeki bask›lar›n› protesto ettiler. Eylemde konuflan 3 Nolu fiube Baflkan› Ekber Ifl›k, AKP hükümetinin e¤itim alan›nda yapay gündemler yaratarak IMF politikalar›n› yaflama geçirdi¤i ve bu ba¤lamda Kamu Reformu Yasas›’n› meclisten geçirdi¤ini belirten Ifl›k bu yasa ile emekçiler üzerindeki bask›lar›n daha da artt›r›laca¤›n› dile getirdi. Sözleflmeli ö¤retmenlik uygulamas›n› elefltiren Ifl›k, düflük ücretle çal›flan sözleflmeli ö¤retmenlerin dahi üç ayd›r maafllar›n› alamad›klar›n› belirtti. Eylem, "Hükümet Yasan› Al Bafl›na Çal", "Kamu Yönetim Yasas›na Hay›r" sloganlar› ile sona erdi.

Sendika Hakk›m›z! Belediye-‹fl Sendikas›’n›n örgütlü bulundu¤u Bak›rköy Belediyesi’ne ba¤l› Yunus Emre Kültür Merkezi’nde çal›flan 157 iflçinin iflten ç›kar›lmas›, 28 May›s günü yap›lan aç›klamayla protesto edildi. Yunus Emre Kültür Merkezi önünde yap›lan eylemde, önce sendikaya üye olan 82 iflçinin, ard›ndan di¤er iflçilerin iflten at›ld›¤› belirtildi. “At›lan ‹flçiler Geri Al›ns›n”, “Sendika Hakk›m›z Engellenemez”, “Direne Direne Kazanaca›z” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, Belediye’nin iflçilere “sendikadan istifa edersen ifle al›r›z” rüflveti teklif etti¤i, örgütsüzlefltirmenin hedeflendi¤i dile getirildi.

SAHTE BELGELERLE ‹NSAN TUTUKLAMAYA SON

AYNUR KARAASLAN'A ÖZGÜRLÜK D‹SK’e ba¤l› EMEKL‹ SEN sendikas› ‹stanbul fiubeleri Ad›na bir aç›klama yapan Hasan Kaflk›r, sendikac› Aynur Karaaslan’›n tutuklanmas›n› ve 1 Nisan’dan bu yana sahte belgelerle sürdürülen provokasyonlar› protesto etti. Polisin 1 Nisan'dan bu yana yasad›fl› örgüte yönelik operasyon yap›l›yor havas› yaratarak sahte belgeler düzenledi¤ini, dergi bürolar›n› kültür merkezlerini, yasal dernekleri bast›¤›n› hat›rlatan Kaflk›r, “bu kurumlar›n yönetici ve üyelerini tutuklayarak yasad›fl›l›¤›n› sürdürüyor.” dedi. Bu hukuk d›fl› uygulaman›n son hedefinin, Emekli-Sen üyesi ve eski Yönetim Kurulu üyesi Aynur KARAASLAN oldu¤unu dile getiren Kaflk›r, “Sald›r› Haklar ve Özgürlükler mücadelesini sürdüren tüm kifli kurum sendika ve sendikac›larad›r.” ifadelerine yer verdi. Sendika ve DKÖ’lere seslenen Kaflk›r, “yap›lan bu hukuksuzlu¤u görüp de bananeci yaklafl›m tarz›ndan uzaklaflmad›klar› sürece, s›ran›n k›sa zamanda kendilerine gelece¤ini göreceklerdir.” dedi. Kaflk›r, bask›lar› k›narken, sahte belgelerle ve provakasyonlarla tutuklanan Aynur KARAASLAN baflta olmak üzere tüm tutuklular›n bir an önce serbest b›rak›lmas›n› istedi.

Asgari ücret görüflmeleri yaklafl›rken

Say› 111

Patronlardan “S›f›r Zam” Teklifi

6 Haziran 2004

Temmuz ay›ndan itibaren geçerli olacak asgari ücret görüflmelerine girilirken, taraflar düflüncelerini de aç›klamaya bafllad›. T‹SK Baflkanı Refik Baydur, ocak ay›nda yap›lan göstermelik zamm› bile çok bulmufl, "Ocak'ta asgari ücrete yüzde 34 oranında yapılan zam iflverene çok pahalıya mal olmufltur. Biz iflveren tarafı olarak temmuz döneminde zam yapılmamasını isteyece¤iz.” dedi. Baydur, artan iflsizli¤i bile asgari ücrete yap›lan zamma ba¤lad›. Baydur’un MÜS‹AD’› ziyaretinin oda¤›nda da asgari ücret vard›. ‹slamc›s›, iflbirlikçi tekelleri iflçilere karfl› birlik içindeler. MÜS‹AD Baflkanı Ömer Bolat da, “Zam yapılırsa bütün yük iflverenin üzerine kalır" diyerek, Baydur’a destek verdi.

Bir de arkandan su dökelim! Ony›llarca, aile boyu sömürmüfl, sömürüsü sürsün diye cuntalar›, katliamlar›, iflkenceleri, infazlar› desteklemifl, iflbirlikçili¤in ilk ad›mlar›n› atan olmufl, onmilyonlar›n yoksullu¤unun, açl›¤›n›n müsebbibi olmufl, “Türk halk› dualar›n› eksik etmesin” diyor. Peki, Koç Holding yönetimini o¤luna devreden Rahmi Koç, vatan savunmas›na, kutsal bir göreve mi gidiyor? Halktan dua istedi¤ine göre, halk›n yarar›na bir ifl mi yap›yor? Hay›r! Teknesiyle iki ayl›k dünya turuna ç›k›yor. Burjuvalar sefahat içindeki asalak yaflamlar›n› böyle böyle meflrulaflt›r›yor, medya da bunun arac›.

39


BM Tescil etti: Küreselleflme Yoksullu¤u Körüklüyor Rakamlar, küreselleflmenin “refah›n ve demokrasinin yay›lmas›” anlam›na gelece¤ini iddia edenleri bir kez daha yalanlad›. Baflka bir deyiflle, malumu, BM de tescilledi: Birleflmifl Milletlerin haz›rlad›¤› raporlar diyor ki; “Küreselleflmenin yoksullara faydas› yok...” Birleflmifl Milletler Kalkınma ve Ticaret Konferansı (UNCTAD) taraf›ndan haz›rlanan son raporda, “serbest ticaretin yoksullu¤u körükledi¤i ve az geliflmifl ülkelerin ekonomilerini daha da kötülefltirdi¤i” belirtiliyor. Rakamlar flöyle diyor: 2000 y›l›nda 1 dolardan daha az kazananların sayısı 334 milyondu. Bu rakam 2015'de 471 milyona çıkacak.

Say› 111 40 6 Haziran 2004

Rapora göre, emperyalizmin küreselleflme ad› alt›nda tüm ülkelere dayatt›¤› “serbest ticaret” düzenlemeleri sonucunda, en zenginler daha zenginleflirken, günde 1 doların altında yaflayanların sayısı da artıyor. “Serbest ticaret” ad›na istenen düzenlemeler, IMF ve Dünya Bankas›’n›n ç›kartt›rd›¤› yasalardan baflka bir fley de¤ildir. Bu yasalarla, tüm gümrük duvarlar› kald›r›l›yor, s›n›rlar sonuna kadar yabanc› sermayeye aç›l›yor, dahas› ülke içinde de yabanc› sermayeye s›n›rs›z imtiyazlar tan›n›yor. “Serbest ticaret” ad›na, yerli üretim emperyalist tekeller karfl›s›nda rekabet edemez hale getirilip yokediliyor. Küreselleflmenin tüm dünya ekonomilerini birlefltirdi¤i ve bu anlamda da dünyan›n “global bir köy”e dönüfltü¤ü söyleniyordu. Evet, UNCTAD'ın raporu da bunu do¤ruluyor. Peki ne pahas›na? Tüm ülke ekonomilerinin birbirine ba¤lanmas› kimin hayr›na oluyor? Rapordan okuyoruz: “Az geliflmifl ülkeler, zengin ülkelere göre dünya ekonomisiyle daha entegre hale geldi, ancak ticaretin liberalleflmesi ülkelerin ticari dengelerini daha da bozdu.” UNCTAD bir noktaya daha dikkat çekiyor ki, bu son derece önemlidir: “1990'lı yıllardan itibaren yoksul ülkelere olan yardımlar daha da azalm›flt›r...” “1990'lı yıllardan itibaren...” bu üç kelime karfl›m›za s›k s›k ç›kmakta ve gerçekten de bir çok fleyi aç›klamaktad›r. “1990'lı yıllardan itibaren...” gelir da¤›l›m›ndaki uçurum daha da büyümüfltür.

“1990'lı yıllardan itibaren...” bütçelerde e¤itime, sa¤l›¤a ayr›lan paylar daha da azalt›lm›flt›r. “1990'lı yıllardan itibaren...” ülkeler aras›ndaki eflitsizlikler büyümüfltür. “1990'lı yıllardan itibaren...”; bu tarih, sosyalist sistemin parçaland›¤›, emperyalizmin halklara karfl› sömürü ve iflgalde, zulümde daha da pervas›zlaflt›¤› tarihtir. “Küreselleflme” iflte bu pervas›zl›¤a verilen add›r. “Ticaretin serbestlefltirilmesi” ad›na tekellerin tüm dünyay› babalar›n›n çiftli¤i gibi kullanabilece¤i flartlar adeta dayat›lm›flt›r. Görüldü¤ü gibi sözkonusu raporun ortaya koydu¤u rakamlar, sadece “küreselleflme”yi de¤il, “tüm geliflmenin ve zenginliklerin kayna¤› oldu¤u” iddia edilen “serbest ticaret”i de mahkum ediyor. Gerçekte bu sonucu yaratan “serbest ticaret” de de¤ildir. Çünkü serbest ticaret, kapitalizmin 1900’lü y›llar›nda kalm›flt›r. Yüzy›ld›r serbest rekabetçi kapitalizm’in yerinde tekelci kapitalizm vard›r. IMF’nin, Dünya Bankas›’n›n bugün “serbest ticaretin, hür teflebbüsün gere¤i” diye dayatt›¤› her fley, “tekelci kapitalizmin” kurallar›d›r. Yeniden raporun ortaya koydu¤u sonuca dönersek; “Küreselleflme” kendi bafl›na bir ekonomik sistem de¤ildir. O sadece emperyalist politikalar›n belli bir konjoktürdeki biçimlenifline yine emperyalistlerin verdi¤i isimdir. Küreselleflme, emperyalizmdir, emperyalizm, kapitalizmdir. Sonuç iflte buradad›r. Yoksullaflt›ran küreselleflme de¤il KAP‹TAL‹ZM’dir. Karfl›m›zdaki rakamlar, “küreselleflme” ad› verilen vahfli kapitalizmin halklar›, yeni-sömürge ülkeleri her geçen gün daha fazla yoksullaflt›rd›¤›ndan, “dünyan›n dengesi”nin yeni-sömürge ülke halklar› aleyhine daha da bozuldu¤undan baflka bir fley göstermiyor. Böyle olmas› da tabiidir. Baflka türlü olmas› eflyan›n ve tabii kapitalizmin do¤as›na ayk›r›d›r. Halklara eflitlik ve adalet içinde ekonomik refah sa¤layan tek ekonomik sistem, sosyalizmdir. Evet, lüks tüketim yoktur sosyalizmde. Tekellerin istediklerini yapmas›na izin yoktur. Ama açlar, yoksullar da yoktur. ‹nsan›n kedi ve köpeklerin günlük mamas›na harcanandan daha az bir paray› yaflamak zorunda b›rak›lmas› da yoktur.


‹fiGALC‹N‹N “YETK‹ DEVR‹” OYUNU

lanan dört çocuk annesi bir kad›na, kocas›n›n gözleri önünde tecavüz ettikleri anlat›ld›. Olaydan k›sa bir süre sonra Irakl› kad›n intihar etti. Irak’taki Tutuklular ve Mahkûmlar adl› kurulufl da, esir kad›nlar›n tecavüze u¤rad›ktan sonra intihar ettiklerine dikkat çekti.

Baflbakan› CIA Ajan› Olan “Irak Hükümeti” ‹flgalciler yeni bir süreci bafllatmak istiyor. Bir yandan BM’yi devreye sokmaya çal›fl›rken, öte yandan haziran sonundaki “yönetimin Irakl›lara devri” oyunu ile, direnifli zay›flatma hayalleri kuruyor. “Yetki devri”nin ilk aflamas› olan “Hükümet” aç›kland›. Aylard›r iflbirli¤i içindeki “Geçici Hükümet” kendini fesh ederken, üyelerinin büyük bölümü, yeni kuklalar aras›nda da yer ald›.

CIA Hükümeti: Siyasi niteli¤ini belirtmek için söylemiyoruz. Aç›klanan yeni hükümet resmen ve alenen CIA hükümeti. Amerikan imparatorlu¤u “demokrasi, özgürlük götürme” oyunlar›n› nas›l en kaba haliyle oynad›ysa, “Yetki devri”ni ve hükümet kurmay› da en az onun kadar kaba oynuyor. En az›ndan halk taraf›ndan kabullenilebilecek isimleri de de¤il, kendisinin iflbirlikçisi oldu¤u aleni uflaklar›n› iflbafl›na getiriyor. Kukla hükümetin baflbakan› fiii kökenli ‹yad Allavi tam da böyle bir isim. ABD ve ‹ngiltere istihbarat servisleri CIA ile MI6'ya y›llarca çal›flt›¤› herkesçe biliniyor. Dünya medyas›nda bu yöndeki haberlerden de geçilmiyor, ama iflgalciler için bunlar bir fleyi de¤ifltirmiyor. Çünkü, emperyalistlerin hiçbir zaman halk›n iradesi, demokrasi gibi bir sorunu olmad›. ‹flgal hukukunun sürdü¤ü koflullarda, CIA ajan› baflbakan atamas› da do¤allaflt›r›lmak isteniyor.

‹flkenceler Sadece Ebu Garib’de De¤il: ‹flgalciler Ebu Garib’ten yay›lan görüntülerin yaratt›¤› depremi, yüzlerce Irakl›y› tahliye ederek atlatmaya çal›fl›yor. Ancak hiçbir manevra ortaya ç›kan, burjuva demokrasinin, özgürlüklerinin gerçek yüzünü gizleyemez. ‹flgalci emperyalist demokrasi, halen 11 bin Irakl›y› rehin tutuyor. ‹flkence, afla¤›lama, tecavüzler ise sadece Ebu Garib’de de¤il. Nas›riye'deki Whitehorse Kamp›, üst düzey esirlerin tutuldu¤u Ba¤dat Uluslararas› Havaalan›, Kaim ve Samarra Gözalt› Merkezleri’nde de esirlere iflkence uyguland›¤›na dair resmi belgeler ortaya ç›kt›. Uluslararas› ‹flgal ‹zleme Örgütü (IOWC) taraf›ndan esirlerin ifadelerine dayand›r›larak yap›lan aç›klamada da, kad›n esirlere yönelik tecavüzler gözler önüne serildi. Hücresinde ABD askerlerinin gözetiminde iflbirlikçi Irak polisi taraf›ndan bir günde 17 kez tecavüze u¤rad›¤›n› anlatan Irakl› bir kad›n, askerlerce 58 saat boyunca bilincini kaybetmifl bir halde tutuldu¤unu anlatt›. Yine bir baflka örnek olarak da, ABD askerlerinin, aral›k ay›nda tutuk-

Irak’ta bu vahflete ortak olmak istemedi¤i için kaçan ve Kanada’ya s›¤›nma baflvurusu yapan, eski ABD askeri Brandon Hughey ise, flafl›rmad›¤›n› belirterek, ‹sveç Sosyalist Partisi'nin yay›n organ› International'a flu aç›klamay› yapt›: “Cezaevinde yap›lanlar son derece i¤renç oldu¤u halde beni hiç flafl›rtmad›. Askeri e¤itim s›ras›nda bize düflman›n insan de¤eri olmad›¤›n› ö¤rettiler. Düflman› insan kabul etmemek, onu öldürmeyi kolaylaflt›r›yordu çünkü. Irak'a gönderilen askerlere, Irakl›lar de¤ersiz yarat›klar olarak tan›t›ld›lar...” (Cumhuriyet 30 May›s) Direnifl Oyunlar› Bozmay› Sürdürecek: fiiilerin özellikle Necef ve Kufe'de yo¤unlaflan direnifli sürüyor. ‹flgalciler, sünni gerillalar›n yo¤un sald›r›lar gerçeklefltirdi¤i Halidiye bölgesinde de çekilmek zorunda kal›rken, baflta Ba¤dat olmak üzere, iflgal güçlerine karfl› sald›r›lar yo¤unlaflarak sürüyor. Direniflçilerin sald›r›lar›ndan, iflgalcilerin iflbirlikçileri de nasibini al›yor. ‹flbirlikçi Talabi’nin Ba¤dat’taki bürosuna düzenlenen sald›r›da çok say›da kifli öldü.

Say› 111 41 6 Haziran 2004

‹flgalciler, iflbirlikçileri ne hesaplar yaparsa yaps›nlar, direnifl bütün hesaplar›n›, “yetki devri” soytar›l›klar›n› bozacakt›r. Ba¤dat’› iflgal etti¤i gün “bu ifl bitti” diyen Amerikan imparatorlu¤u nas›l yan›ld›ysa, BM’ye bel ba¤layanlar, kukla hükümetlerle iflgali kal›c› hale getirme hesaplar› yapanlar da yan›lacaklar. Direnifl, iflgalcilerin iç çat›flmalar›n› da büyütüyor. Bunun son örne¤i CIA Baflkan› Tenet’in istifas› oldu. Art›k herkes görmek ve kafas›na yerlefltirmek durumundad›r ki; Irak’ta halklar›n direniflini hesaba katmayan hiçbir hesap tutmaz.

Direnifl AKP’nin de maskesini düflürüyor Direniflçiler taraf›ndan esir al›nan floför Bülent Yan›k olay›, “Müslüman kardefllerimiz” yapan AKP iktidar›n›n da maskesini düflürdü. Direniflçilerin Yan›k’› serbest b›rakmak için talebi, Türkiye’nin iflgali k›namas›. Abdullah Gül, gazetecilerin sorular› üzerine iflgali aç›kça k›nayamazken, eveleyip gevelemekle yetindi. Bülent Yan›k, ABD askerlerine mal tafl›yan bir floför; iflbirlikçi tekellerin “Irak pastas›ndan pay kapma” ahlaks›zl›¤›n›n, AKP’nin iflgal ortakl›¤›n›n bedelini ödeyecek belki de!


A yn› S afta

Grupçulu¤un yaratt›¤› bürokrasiye mahkum olmayal›m

NATO zirvesine karfl› yap›lmas› düflünülen 26 ve 27 Haziran mitingleriyle ilgili ça¤r›n›n alt›nda üç imza var: Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu (BAK), ‹flgale Karfl› Komiteler (‹KK), NATO ve Bush Karfl›t› Birlik. Bunun d›fl›nda KESK öncülü¤ündeki “dörtlü”nün (D‹SK, TTB, TMMOB) ayr› “ça¤r›lar” yapmas› da sözkonusu.

Say› 111 42 6 Haziran 2004

Peki “emperyalist NATO zirvesine karfl›” neden bir birlik oluflturulam›yor? Elbette hemen tüm devrimci, demokratik örgüt ve kurumlar, çeflitli biçimlerde bir araya geliyor; ama bafldöndürücü bir görüflmeler trafi¤i, bo¤ucu bir bürokrasi içinde mümkün olabiliyor bu; mesela Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu kendi içinde toplan›yor. Koordinasyon önerileriyle birlikte NATO ve Bush Karfl›t› Birlik toplant›s›na gidiyor. Ard›ndan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik -art›- BAK -art›- ‹KK toplant›s› yap›l›yor. Sonra konfederasyonlarla, odalarla ayr› ayr› görüflmeler... Arada “yürütme”ler gidiyor geliyor, toplan›yor, tekrar bafla dönülüyor...

simlerle de birlikte örgütlemek amac›yla hareket etti. NBKB, bu amaçla ortaya konulan bir öneriydi. Peki sonuçta ne oldu? NBKB, Koordinasyon’a çeflitli gruplar›n eklenmesiyle oluflturuldu. Ama ç›k›fl noktalar›ndan biri olan BAK’›n, ‹KK’nin, konfederasyon ve odalar›n da içinde yeralaca¤› bir olufluma var›lamad›. *** Baflta sözünü etti¤imiz aç›klamada üç imza var. Konuflmalar içinde “üç birlik” deniyor. Hangi üç birlik? ‹KK’nin neresi birlik? Herkes biliyor ki, ‹KK, bir grubun örgütlenmesidir. BAK ve Koordinasyon’la ayn› düzeyde yanyana gelmesi bile maddeten uygun de¤ildir, adaletsizdir. Peki ‹KK niye mevcut birliklerden birinin içinde ifade edemiyor kendini? Yüzü aflk›n örgüt, kurum kendini ifade ediyor da, onlar›n s›k›nt›s› ne? (‹slamc›larla yan yana gelmeyiz tart›flmas› art›k afl›lmal›d›r. Türkiye solunda “Sivas’› unutmayan” bir tek TKP de¤ildir.)

NATO ve Bush Karfl›t› Birlik (NBKB) nereden ç›kt›? Bunu hat›rlatmakta yarar var.

Öte yandan, BAK, neden NBKB içinde yeralmaz? Engel nedir? Hadi Koordinasyon’la anlaflamad›n›z, ama NBKB farkl› bir fley. Çok daha esnek, çok daha s›n›rl›, süresi belli.

Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu, NATO zirvesine karfl› mücadeleyi Koordinasyon d›fl›ndaki ke-

Gelinen nokta bu yan›yla ciddiyetsizdir. Harcanan onca eme¤e, harcanan onca zamana karfl›n, or-

***

Hainler her zaman ç›kabilir! Aysel Malkaç; bu ismi haklar ve özgürlükler mücadelesinin içinde olan herkes bilir azçok. En az›ndan duymufllu¤u vard›r. O daha düne kadar “kay›p”lardan biriydi. Kaybedildi¤inin san›ld›¤› günden bafllayarak pek çok eylem yap›lm›flt› onun için. Geçen hafta Aysel Malkaç’la ilgili ortaya ç›kan gerçek, devrimci demokrat kamuoyunda hem bir flaflk›nl›k, hem burukluk yaratt›. Aysel Malkaç yafl›yordu. “Kaybedilmifl”, katledilmifl de¤ildi. Bir kaçak olarak Almanya’da yafl›yordu. Kaybedildi¤inin san›ld›¤› günlerde, o bir kaç›fl›n ve ihanetin içindeydi. On y›l› aflk›n bir süredir bu kaç›fl›n› gizlemesi ise, onun ihanetini daha da büyüttü. Onun için mücadele edenlere, onun ad›n› ölümsüzlefltirenlere karfl› affedile-

taya ç›kan bu flekillenmenin tutarl› bir izah› yoktur. NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, herkesin birleflebilece¤i zemindir. Ne di¤erlerinden farkl› bir siyasal program›, ne de ayr› bir eylem program› vard›r. (Kald› ki, mevcut birliklerin hiçbiri flu veya bu siyasi hareketin, veya hareketlerin ayr› eylem yapmas›na da engel de¤ildir.) Kimse NATO konusunda farkl› bir slogan bile söyleyemiyor; söylemesi de gerekmiyor. NATO zirvesi çerçevesinde oluflan bu konjonktürel eylemlilik içinde ne diyece¤imiz belli. Öyleyse niye ayr› duruluyor? Grupçuluktan, kendi reklam›n› düflünmekten baflka bir cevap bulam›yoruz. Aç›kt›r ki, Koordinasyon’daki gruplar›n iyi niyeti suistimal ediliyor. *** KESK öncülü¤ündeki dörtlünün sanki hiçbir birlik kurulmam›fl, sanki bu birlikler bugüne kadar hiçbir fley yapmam›fl gibi, toplant› ça¤r›s› yapmas›, sadece legal partilerle, birli¤i yoksayan bir “insiyatif” gelifltirmeye çal›flmas› ise, grupçulu¤un yeni bir hamlesidir ve kabul edilemez. 1 May›s sonras› de¤erlendirmelerimizde uyarm›flt›k; hat›rlatal›m:

mez bir ihaneti sürdürdü. Burjuva medya hemen olay› devrimcilerin aleyhine kullanmaya soyundu. Malkaç haberleriyle “Kay›p” olaylar›n›n “yalan” oldu¤unu ima etmeye çal›flt›. Oligarfli bir “kay›p”›n bu biçimde ortaya ç›km›fl olmas›yla kendini aklayamaz. Hainler, kaçk›nlar bir biçimde hep olmufltur. Ne dünya s›n›flar mücadelesi tarihinde, ne de ülkemiz tarihinde böylesi sürprizler hiç yaflanmam›fl de¤ildir. Kaybedilen bini aflk›n insan var bu ülkede. Varsay›n ki onlardan bir ikisi daha Aysel Malkaç’›n konumundad›r. Bu hiç bir fleyi de¤ifltirmez. Biz kaybedilenlere hep bu kuflkuyla yaklaflamay›z. Kaç›r›l›p katledilen flehitlerimize leke sürdürmeyiz. Ve oligarflinin “kay›p” politikas›n› bu örnekten hareketle aklamas›na da izin veremeyiz.


“KESK’in ve D‹SK’in ö¤renmesi gerekenler” bafll›¤› alt›nda flunlar› belirtmifltik: “... grupçu ve dayatmac› çizgi de¤ifltirilmek durumundad›r. Kimse onlara tabi olmak zorunda de¤ildir. Devrimci örgütlenmelerin sendikal örgütlenmeler karfl›s›ndaki sorumlu tavr› istismar edilmemelidir... Ortak eylemlerin organizasyonundaki yöntem ve yaklafl›m de¤iflmelidir. fiunun tüzel kiflili¤i yok, bu cam çerçeve k›rar gerekçeleriyle, veya illa KESK-D‹SKTMMOB-TTB belirleyicili¤i olacak dayatmalar›yla ve grupçu hesaplarla birli¤in önünde engel olunmamal›d›r.” (Ekmek ve Adalet, say› 109, 9 May›s 2004) Kimse onlara “öncülük görevi” vermemifltir; onlar da mevcut birlikler içinde yerlerini almal›d›rlar. Türkiye halk›n›n sorunlar›, karfl› karfl›ya oldu¤umuz anti-emperyalist mücadelenin örgütlenmesi, ne bir konfederasyona, ne bir odaya devredilemez. Bu sorunlar herkesindir, bu nedenle sorunlar için ortak örgütlenme ortak organizasyon devrimcilerin sorunudur. Sorumluluk duyan herkes bunun bir parças› olur. Birlikler, birlikler aras› iliflkiler zaten arapsaç›na dönmüfltür. KESK, D‹SK, TMMOB, TTB, BAK’›n içinde de vard›rlar, ama oraya “birey” olarak kat›lma diye bir garabet uydurulmufltur, ayn› zamanda d›fl›ndad›rlar ve ayr› bafl çekme peflindedirler... Bunlar güç kaybettirmekten baflka sonuç vermiyor. Niyetler ne olursa olsun, bozgunculu¤a dönüflüyor. Bu karmaflaya son vermeliyiz. *** Mevcut parçalanm›fll›k ve tek bir ortak eylemi örgütlemek için bile afl›lmas› gereken bürokratik görüflmeler a¤›, bafll› bafl›na bir engel haline gelmifltir. Mevcut durumu herkesin görmesi gerekir: Ülkemizdeki tüm devrimci, demokratik örgütlülükler flu veya bu biçimde bir araya gelmesine ra¤men, s›radan tart›flmalar afl›la-

m›yor, KURMAYCA düflünülüp davran›lam›yor. Küçük hesaplar, büyük bir direnifli planlama düflüncesinin önüne geçiyor. Çünkü mevcut örgütlenme ve organizasyon tarz›m›z, kurmayca bir yönetime imkan vermeyecek kadar parçal› ve bürokratiktir. Günler, haftalar geçiyor; tek tek eylemlerin ötesine taflan bir program ç›kar›lam›yor. Bu platformlarda yeralanlar, Türkiye halklar›n›n NATO’ya karfl› mücadelesinin önderli¤i gibi bir tarihi görev üstlenmifl olduklar›n›n sorumlulu¤uyla, iddias›yla, geniflli¤iyle davranam›yor. Al›nan kararlar›n uygulanmas›n› sa¤lamak kendi bafl›na bir ifl haline geldi¤i için, eylemleri “en güçlü biçimde” yapmaya de¤il, “eylemi yapm›fl olmaya” yo¤unlafl›l›yor. (Bu da¤›n›kl›k içinde yurtd›fl›ndan gelenler karfl›s›nda da mahçup olmam›z ihtimal dahilindedir.) Sonuçta emperyalist bir zirveye karfl›, enternasyonal bir boyutu da olan ciddi bir kavgay› örgütleme göreviyle karfl› karfl›yay›z. Bu büyük görevin yan›nda, grupçu hesaplar, çok küçük kal›r. Grupçuluktan, basit grup reklam› hesaplar›ndan ç›k›l›p, geç de olsa, bu çerçevedeki kimi tart›flmalar geçilmifl de olsa, tek bir birlik etraf›nda birleflilmelidir. Grupçulu¤un, ç›karc›l›¤›n yaratt›¤› bu gereksiz bürokrasiye mahkum olunmamal›d›r. NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, flu anda herkesi kucaklayabilecek, kapsayabilecek - halen 128 örgütlülü¤ün içinde yerald›¤› - bir birliktir. Ad› da önemli de¤il; önemli olan herkesi kapsayacak, sürecin ihtiyac›na cevap verecek dinamik bir örgütlenmeye, etkili bir kurmayl›¤a kavuflmakt›r. Baflta BAK olmak üzere, konfederasyonlar, odalar, ‹KK, ve tüm demokratik kitle örgütlerinden bu sorumlulu¤u, büyük düflünme ve iddial› davranma tavr›n› göstermesini bekliyoruz.

❑ Malatya’da Piknik Haklar ve Özgürlükler Cephesi Hekimhan ‹lçesi’sinin Kesikköprü mevkiinde 23 May›s günü 180 kiflinin kat›ld›¤› bir piknik düzenledi. Piknikte, birlik, beraberlik, dayan›flma ve örgütlenme ça¤r›s› içeren konuflmalar yap›ld›. Ölüm orucunun kahraman flehitlerinden Feride Harman'›n babas› Asaf Harman da bir konuflma yaparak tecrite ve ölüm oruçlar›na de¤indi. Herkesi, emperyalizmin tecrit hücrelerine karfl› mücadele etmeye ça¤›ran Harman, NATO karfl›t› eylemlere de kat›l›m ça¤r›s› yapt›. Ölüm orucunu ve süreci anlatan k›sa bir tiyatro gösterimi gerçekleflti. Müzik dinletisi eflli¤inde halaylar çekildi ve fliirler okundu.

❑ "Y›lmayaca¤›z" Bolu Gençlik Derne¤i Giriflimi’nin de aralar›nda bulundu¤u ö¤renciler, Belediye Meydan›'nda yapt›klar› eylemle, okuldan uzaklaflt›rma ve soruflturmalar› protesto etti. Okunan aç›klaman›n ard›ndan "Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz", "��¤renim Hakk›m›z Engellenemez", "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar› at›ld›. Ayr›ca Bolu Demokrasi Platformu taraf›ndan yap›lan aç›klamada gençli¤e yönelik soruflturma terörü k›nand›.

❑ Diyarbak› Festivali’nde Polisin Devrimci Kitap Korkusu Dicle Gençlik Derne¤i taraf›ndan, Diyarbak›r’da düzenlenen festival kapsam›nda aç›lan Boran ve Tav›r Yay›nlar› stand›nda halk taraf›ndan yo¤un bir ilgi gören Mahir Çayan’›n Bütün Yaz›lar kitab› Diyarbak›r Emniyeti’nin korkusunu ortaya ç›kard›. Devrimci düflüncelerden duyduklar› korkuyu, standda yer alan kitaplar› alarak, stand›n çal›flan› ‹lker Bo¤a’y› gözalt›na alarak gösteren polis, kitap hakk›nda ‹stanbul 4 Nolu DGM taraf›ndan verilmifl toplatma karar› oldu¤unu belirtti. Ayr›ca Umut Yay›nc›l›k stand›ndan bir kifli de, yine toplat›lm›fl yay›n satmaktan gözalt›na al›nd›.

Say› 111 43 6 Haziran 2004


Bir Siyasi Sürtü¤ün Paranoyalar› Geçti¤imiz günlerde Oya Baydar imzal› Erguvan Kap›s› adl› bir kitap yay›nland›. Muhtemelen duymayan kalmam›flt›r, çünkü hemen hiç bir kitaba nasip olmayacak flekilde reklam› yap›ld›. CNN Türk’ten Milliyet’e, Cumhuriyet’ten Birgün’e kadar her yerde tan›t›ld›. Radikal Kitap “kapak” bile yapt›. Erguvan Kap›s› nas›l bir kitap? Asl›nda sadece flu reklamlara bakarak sorunun cevab› tahmin edilebilir. Baydar’›n Erguvan Kap›s›, gerçekte çürümeye aç›lan bir kap›; o kap›dan geçilince burjuvazinin pespaye düflüncelerine ulafl›l›yor. Bak›n Cezmi Ersöz’ün kitab›na ambargo uyguluyorlar. Kitab›n›n afifllerine yasak koyuyorlar. Say› 111 44 6 Haziran 2004

Peki hangi el dolaflt›r›yor Oya Baydar’› kanal kanal? Kim tutmufl o yular›? Baydar’›n roman›ndaki dönek kahramanlar›ndan biri, kendi halini flöyle tarif ediyor: “(Bir zamanlar) küçümsedi¤im, i¤rendi¤im bir çevrenin övgülerine, alk›fllar›na s›¤›n›yorum. Aralar›na kar›fl›yorum, onlardan biri oluyorum. Tan›nmak, önemli olmak, onlar taraf›ndan be¤enilmek üzerine kuruyorum hayat›m›. Düflündüklerimi de¤il hofla gidecekleri yaz›yorum, giderek öyle düflünmeye bafll›yorum...” (s.356) ‹flte, Oya Baydar bu “roman›” niye yazd› ve nas›l yazd› sorular›n›n cevab›. Onlar (yani burjuvazi) taraf›ndan be¤enilecek, onlar›n hofluna gidecek bir roman yazmak istedi Baydar. Elhak, burjuva cenahtan yükselen alk›fllara bak›l›rsa, amac›na ulaflm›fl. TV ekranlar›na, foto muhabirlerine poz vermeler, roman›na konu edindi¤i konuda tek bir elefltiri cümlesi kurmadan, gülücükler da¤›t›p, kafl göz süzüp erguvanlardan, begonyalardan sözedip durmalar, Oya Baydar’a “imajmaker”i taraf›ndan m› önerilmifl acaba, yoksa zaten “ruhunda” m› var, bilemiyoruz, ama kitab›ndan burjuvazinin çok hoflland›¤› kesin. S›rf burjuvaziden bir ödül alabilmek için, o ödüllerin ve kazan›lacak paralar›n içinde hayvanca yaflayabilmek için bu kadar pespayelik. Burjuvaziyi elefltirse, devleti yerden yere vursa, ne Radikal Kitap’a kapak olacak, ne CNN Türk’e ç›kar›lacak. Oya Baydar bunu biliyor.

Erguvan Kap›s› ne anlat›yor? Roman›n ko-

nusunu özetlemeyece¤iz burada. Bafl›ndan sonuna bunal›mlardan, cinsel güdülerle yaflanan hayatlardan baflka bir fley yok. Onun gözünden görülen dünyada, tek güzel bir fley yok. Tek bir de¤er yok. Vefa yok, sadakat yok, inanç yok, ahlak yok. Ve ona göre de OLMAMASI GEREK‹YOR. Çok “edebi” söyleflilerde bu roman› yazma amac›n› bilgiç havalarda ““Temelde; inanç-kimlik ba¤lant›s›n›, insan›n ötekileflmesini ve ötekilefltirilmesini anlatmak istiyordum.” gibi ekzantirik kelimelerle ifade ediyor. Yalan. Roman› yazmas›nda tek bir amaç var; devrimcilere düflmanl›¤›n›, inançlara tahammülsüzlü¤ünü kusmak. Yapt›¤› onlarca röportaj içinde bir yerde örtülü de olsa a¤z›ndan kaç›r›yor bu amac›n›: “... bunlar› bilerek yapt›m çünkü ölüm oruçlar›n› yazmak istiyordum. Feda ve kurban olmak meselesini deflmek istiyordum. Kör inanc›n nerelere götürebilece¤ini anlatmak istedim.” (Birgün, 13 May›s 2004) Evet, onun amac› ölüm oruçlar›n› mahkum etmek. Ölüm oruçlar›nda can verenlerin say›s› 100’ü aflm›fl, ölüm orucu hala da devam ediyor. Hala süren bir direnifl olmas› bile onu etkilemiyor. Süren bir direnifl, süren bir savafl demektir. O da bu savafla dahil oluyor. Ama oligarfli ve emperyalizm cephesinden. Ölüm orucu nezdinde, devrime, devrimcilere karfl› tüm zehrini boflalt›yor. Sayfalar boyu flöyle bir Oya Baydar var karfl›n›zda: ‹nanca sayg›s›z. ‹nsana sayg›s›z. Halka sayg›s›z. Direnen herkese sayg›s›z. Hiç kimseyi sevmiyor. ‹¤rençlik kusuyor.

Kim bu Oya Baydar? 1960’lar›n sonunda “sosyalist” olmufl; bir zamanlar T‹P, TS‹P ve TKP içinde yeralm›fl. Sonra cuntan›n ayak seslerini duyunca yurtd›fl›na kaçm›fl. Avrupalarda “bireyselleflip” y›llar sonra bir dönek olarak ülkeye dönmüfl. Örgütlü olmufl, ama ilginç olan, her girdi¤i yerde bozguncu olmufl. T‹P’e karfl› TS‹P’in kurucular›ndan biri olmufl. ‹ki y›l bile geçmeden bu defa TS‹P içinde muhalefet örgütlemifl. Sonra, flimdiki kocas› Ayd›n Engin’le birlikte TKP’ye geçmifl. TKP’de de durmam›fl; yurtd›fl›na kaçt›ktan bir süre sonra TKP’den de kaçm›fl... Çünkü, derdi halk de¤il, ülke de¤il, devrim de¤il, kendini tatmin etme peflinde olmufl hep. Onu herhangi bir inanç, de¤erler, vefa gibi duygular de¤il, ihtiraslar›, kariyerizm tutkusu ve sapk›n düflünceleri yönlendirdi¤i için girdi¤i hiçbir yerde duramam›fl. Ve en sonunda döne döne bireyi keflfetmifl.


Y›llar boyunca örgütü de¤iflmifl, yeri yurdu de¤iflmifl, ama bir tek fleyi de¤iflmemifl; h›rslar› ve devrimcilere düflmanl›¤›. 30 y›l önce de “goflist”, “macerac›” diye devrimcilere küfrediyordu. “Maocu bozkurtlar” diye sol içi cinayetler ifllettiriyordu. (Bu arada olan Baydar gibilerinin akl›yla hareket eden TKP’li gençlere olmufltur.) Tanr›s› da, kabesi de önce Sovyetlerdi. SBKP’nin memuruydu. Sonra Avrupa’ya hayran. fiimdi bireye tap›yor. Burjuvazinin bireyine. Döneklik iflte böyle bir fleydir; habire döner, ama hep bir yerlere tapar, biryerlerin önünde secdeye kapan›r. Baydar’›n siyasi tarihine bak›n, karfl›n›za bir siyasi sürtük ç›kar. Hiçbir yerde duramam›fl, gitti¤i her yerde bozgunculuk yapm›fl. Bir taraftan y›karken, öteki taraftan yapma gibi bir özelli¤i hiç olmam›fl. fiimdi Oya Baydar’a sorsan›z; bugüne kadar yapt›klar›n içinde DO⁄RU bir fley var m›? Var diyemez, çünkü hep yapt›klar›n›, geçmiflini, içinde yerald›¤› örgütlükleri, mücadeleleri ‹NKAR EDE EDE gelmifl bugüne. Yaflam› hep inkar ve piflmanl›k üzerine flekillenmifl. Bunun gibilerinin hiçbir inanc› olamaz. Hiçbir noktada “inançl›” davranamaz, her engelde, her zorlukta yeniden dönerler. Sonra da dönüp inançl› insanlar› “kör inanç”, “tarikat-mürit” diye karalamaya kalk›fl›rlar. Erdemin, inanc›n en yükse¤indeki o insanlar› karalamal›d›rlar ki, kendi alçakl›klar›n› gizleyebilsinler. Oya Baydar kim? Hep yanl›fl yapm›fl, hep yanl›fl yapt›rm›fl... Üç befl y›l sonra da flimdi savunduklar›n› inkar etmeyece¤i ne malum? Erguvan Kap›s› yazar›n›n siyasi ve kiflisel tarihi, kifliliksiz, zay›f karakterli, hiçbir fleyi yaflad›¤› zamanda do¤ru de¤erlendiremeyen birisinin tarihidir. Böyle birinin bu defa da bireycili¤i keflfedip “birey olun” diye ak›llar vermek yerine ilk yapaca¤› özür dilemek olmal›d›r. Madem ki yanl›fl saflarda yer al›p, yanl›fl fleyler savunmufltur, ey halk, ey gençler, ben sizi hep kand›rd›m, üç gün befl gün de¤il, ony›llarca kand›rd›m demesi ve ondan sonra da sesini kesip oturmas› laz›m. Ama o hala flunu bunu sorgulamaya, ak›llar vermeye kalk›fl›yor. Kim sana niye inans›n? Ve onun oradan oraya sürtmekle geçen siyasi yaflam›na dair bir nokta daha; ‹lginç de¤il mi; Y›llarca siyasetin içinde bulunmufl, kendine sosyalist, ayd›n flu bu demifl ve difle dokunur hiçbir bedel ödememifl. Nas›l baflarm›fl bunu? 17 yafl›ndaki gençlerimizin as›ld›¤›, F tiplerinde çürütüldü¤ü, infaz edildi¤i bir ülkede, yüzbinlerin iflkencehanelerden geçirilip onlarca y›l hapis yat›r›ld›¤› bir ülkede Oya Baydar bunu nas›l baflarm›fl?

Halk ad›na, Türkiye devrimci hareketi ad›na soruyoruz. Cevap vermek zorundad›r.

Oya Baydar’›n pespaye dünyas›n›n pespaye kahramanlar›; Romanda belli bafll› dört karakter var; Teo, Ülkü, Derin ve Kerem Ali; olaylar bu dördünün a¤z›ndan anlat›l›yor. Baydar’›n beynindeki zehirler bunlar›n a¤z›ndan kusuluyor. Teo, apolitik bir yabanc›. Ülkü, bir dönek (ki onun flahs›nda anlatt›¤› kendisidir), Derin, bir ara gecekondu tepesindeki direniflçilere kat›lan bir burjuva k›z›, Kerem Ali, örgütlü bir devrimcidir. Ama bu toplumsal konumlar›n›n ötesinde, cinsel güdüleriyle anlat›l›rlar s›k s›k. Üstelik de sapk›n cinsellikleriyle. Bafl kahraman Teo, ancak annesinin ç›plak halini hayal etti¤inde cinsel olarak uyar›lan bir sapk›nd›r. Derin, babas›na afl›k, annesiyle babas›n›n cinselli¤ini k›skan›yor... Ve zaten sonunda babas› yafl›nda, hareketleri ayn› babas›n› and›ran biriyle birlikte oluyor. Teo’nun annesi, kocas›n›n dükkan›nda çal›flan kalfayla yat›p kalk›yor... Derin’in annesi alkolik... O da psikolo¤uyla “k›r›flt›r›yor”... Oya Baydar bu roman› al›p bir psikiyatriste gitse; dese ki “bu karakterleri ben yaratt›m, benim kiflili¤imi, ruh halimi tahlil eder misiniz?”

Say› 111

Psikiyatristin “sen sap›ks›n, senin ruh halin sa¤l›kl› de¤il” diyece¤i kesindir. Oya Baydar bundan flüphe duyuyorsa, bir deneyebilir.

6 Haziran 2004

Oya Baydar, CNN Türk’te ç›kt›¤› bir programda roman›ndaki kahramanlardan Ülkü’ye iliflkin flöyle diyordu: “Ülkü’nün duygular› ve yaflanm›fll›klar anlam›nda benden çok fley var.” (30 May›s CNN Türk, Karalama Defteri) Romanda Ülkü’nün kendi deyimiyle “sözel ensest” olarak yaflad›¤› cinsellik de onun “yaflanm›fll›klar›”ndan m›d›r, önemli de¤il; zaten sapk›nl›k romanda diz boyu. Hem zaten Ahmet Altan da bu yöntemi kullanarak çok satan bir yazar olmam›fl m›yd›? Cinsellik burjuvazinin pazar›nda reklam ve sat›fl unsuru de¤il miydi? Bu pazara “mal” süren Baydar niye geri kals›n! Bu roman›, tatminsiz bir küçük-burjuvan›n paranoyalar› olarak da okuyabilirsiniz. ‹stedi¤i kariyere bir türlü ulaflamam›fl, kafas›ndaki sapk›n cinselli¤i yaflayamam›fl, çok istedi¤i halde burjuvalar gibi yal›lar köflkler sahibi olamam›fl bir tatminsizlik hali. Surat›na bak›n görürsünüz; beyninin bütün çirkinli¤i yans›m›flt›r. Roman›nda bütün ruh halini, sap›kl›¤›n› ortaya koyuyor. O kadar ki, romanda cinsel hayat›, aflka, cinselli¤e dair düflünceleri düzgün bir kifli yok. Bütün bunlar onun kendi beyninden geçenlerdir. Bunu gizlemek için “herkes böyledir” diyor. Özgür birey ad›na, “kör inanca saplanmama” ad›na bu sap›kl›klar› yay›yor.

45


Burjuvazi de de¤il, burjuvazinin tortular›n›n kültürüdür anlat›lan. Kedilerle, çiçeklerle, markal› içkilerle, çikolatalarla kendini burjuva zanneden kompleksli bir kiflili¤in baflka bir kültürünün olmas› da düflünülemez zaten.

Örgüt ve devrimcilere düflmanl›¤›n kap›s›; Tarsus’ta tarihi bir kap› vard›r. Ad› Kleopatra Kap›s›’d›r, ama halk aras›nda o kap›ya kanc›k kap›s› denir. Oya Baydar’›n Erguvan Kap›s›’na da çok denk düflen bir add›r bu. Çünkü roman› boyunca bir “simge” olarak kulland›¤› o kap›, ihanete, dönekli¤e, alçalmaya aç›lan bir kap›d›r. Ve o kap›dan devrimcilere, direnenlere karfl› halk›m›z›n deyifliyle “kanc›kça” sald›r›lar yap›lmaktad›r. Her sat›r›nda devrimcilere yönelik çarp›tmalar›n, karalamalar›n, spekülasyonlar›n okundu¤u bir romana baflka ne ad verilebilir.

Say› 111 46 6 Haziran 2004

Biz asl›nda bu “roman›” daha önce okumufltuk; efli Ayd›n Engin’in “örgüt de devlet de suçlu” diye, devleti elefltirirken bile mutlaka örgüt düflmanl›¤›n› araya yedirdi¤i, bazen h›z›n› alamay›p ihbarc›l›k yapt›¤› gazete yaz›lar›nda okumufltuk. Romanda kullan›lan tüm kavramlar, o yaz›larda da vard›. Kör inanç, ölüm evi, ölüler üzerinden politika, ölü sevicilik, örgüt flefleri, tekkelere benzeyen örgütler, tarikat-mürit benzetmeleri... vs. vs. O kavramlar› hangisi hangisine ö¤retmifl bilemiyoruz, ama beyinlerinin devrimcilere ve örgüte düflmanl›kta ayn› oldu¤u, dillerinin de burjuvaziden al›nd›¤› ortada. Devrimcilere düflmanl›¤›n, karaçalman›n s›n›r› yok romanda; Tüm kahramanlar burjuvazinin a¤z›ndan konuflur; ölüm evleri... hücre evleri (dikkatinizi çekeriz, hücre evi diyen bir polis flefi, bir burjuva de¤il, devrimci de öyle konufluyor Baydar’›n roman›nda)... Bir cezaland›rma eylemi yap›lacak, karar yurtd›fl›ndan gelen biri taraf›ndan iletilir (s. 198). Öyle ya; “örgütler yurtd›fl›ndan yönetiliyor!”... Sorumlu, devrimciye bir görev veriyor, ard›ndan da “bak görevi yapmazsan...” diye tehdit ediyor (s.199); Tabii, örgütler militanlar›na zorla eylem yapt›r›yor... Buna benzer onlarca örnek, hepsini aktarmak gereksiz. Oya Baydar, roman›nda devrimcilere “al›flverifl merkezlerini” bombalatacak kadar pervas›zlaflm›flt›r düflmanl›kta. Devlete, tekellere de¤il, 19 Aral›k’ta katledenlere de¤il, F tiplerinde katliam› sürdürenlere de¤il, bu katliama, F tiplerine direnen devrimcilere sald›r›yor. Ama hay›r, o bir “ajan”, “dönek” de¤il art›k; o katledenlerin saf›ndan yaz›yor. Roman ad›na burjuvazinin pespaye düflüncelerini ve kendi sapk›nl›klar›n› sat›yor.

Nedir bunlar›n amac›? Bunu yapmak çok kolay olmufl onun için. Gazetelere, TV’lere bu kita-

b› vesilesiyle verdi¤i pozlara bak›n; ellerinde çiçeklerle yürüyor... 18 yafl›ndaki genç k›z gibi hoplay›p z›playacak utanmasa, gayet piflkin, yapt›¤›ndan memnun. Kolay olmufl, çünkü hiçbir zaman iflçi s›n›f›ndan yana olmam›fl, hiçbir zaman halktan yana olmam›fl. ‹flçi s›n›f›yla, halkla kendini hiç “ayn›” görmemifl, onlar›n kültürlerini de, düflünce ve duygu dünyalar›n› da benimsememifl. Burjuva özlemleriyle, küçük-burjuva tatminsizlikleriyle kendini tatmin peflinde koflmufl. Hala da bunun peflinde. Erguvan Kap›s›’nda özel bir yenilik yok. Önce arka kapaktaki Baydar resmine bak›n; yüzüne yans›yan kaçk›nl›¤›n, riyakarl›¤›n, içindeki pisli¤in izlerini görürsünüz. Biz “döneklik romanlar›n›n” ilk örneklerini 12 Eylül sonras›nda gördük; Oya Baydar onlar›n tortular›ndand›r. Devrimcilere düflman. Devrimcilerden intikam al›yor adeta. Peki niye derseniz? O kadar y›l kendini bir tak›m s›n›rlar›n, bir tak›m ahlaki, siyasi, kültürel de¤erlerin içine s›¤d›rmaya çal›flm›fl, köfleyi dönememifl, “özgürce” cinselli¤ini yaflayamam›fl... “Kaybedilen y›llar›n›n” sorumlusu olarak devrimcileri görüyor. Kendi çaps›zl›¤›n›n sonucunda yaflad›klar›n› devrimcilere ba¤l›yor. Düflmanl›¤› bundan. Tabii sorun sadece “düne dair” de de¤il. Bugünkü çirkef yaflamlar›n›n karfl›s›ndaki en büyük tehdit olarak da devrimcileri görüyor. Düflmanl›¤› bundan. Devrimcilerin varl›¤›, onlar›n istedikleri gibi at›p tutmas›n›n, istedikleri gibi düflkünleflmelerinin önünde nesnel bir engel oluflturuyor. Direnenlerin varl›¤›, onlar›n pespaye yaflamlar›n›, sola dair söyledikleri her sözün sahtekarl›¤›n› teflhir ediyor objektif olarak. Bir de bundan düflman devrimcilere. Oya Baydar gibilerinin korkusu, burjuvazinin korkusudur. Devrimci örgütlerin büyümesinden, devrimin geliflmesinden, sosyalizmden korkuyor Oya Baydar gibiler. Dönekliklerinin faturas›n› hat›rlad›kça, korkular› burjuvazininkini de afl›yor. Ve daha fazla düflmanlafl›yorlar. Erguvan Kap›s›’n› yazd›ran iflte bu büyük korku ve büyük düflmanl›kt›r. Korkunun ecele faydas› yok. Dünyan›n üçte birinde 70 y›l sosyalizmi yaflatt›k. Yine gelece¤iz. Bu ülkede devrimi büyütece¤iz. Onun roman›nda güya anlatt›¤› ama yolunu bile bilmedi¤i o “direnifl tepeleri” ço¤alacak, ço¤alacak, Oya Baydar gibilerinin s›¤›nd›¤› “ada”lara kadar ulaflacak. Kaçacak yeriniz yok. *** Erguvan Kap›s›’na iliflkin son söz olarak; ‹bret için okuyun; nas›l devrimci düflmanl›¤› yap›l›r, görmek için okuyun. Dönekli¤in nas›l bir çürümüfllü¤ü ortaya ç›kard›¤›n› görmek için okuyun. T‹P’den bafllay›p flimdilik “özgür birey”e ulaflan bir siyasi sürtü¤ün paranoyalar›na tan›k olmak için okuyun.


Dünya’dan

AB-Latin Amerika zirvesi ve Fidel’in Hakl› Boykotu Meksika'da bu yıl üçüncüsü düzenlenen Latin Amerika ve Karaib Ülkeleri ve Avrupa Birli¤i (EU/LAC) zirvesi 58 ülkenin kat›l›m› ile yap›ld›. 29 Haziran’da bafllayan zirve küreselleflmeyi protesto gösterilerine sahne olurken, Avrupa, emperyalizmin Latin Amerika halklar›na yüzy›l yaflatt›¤› ac›y›, yoklu¤u, yoksullu¤u yeni politikalarla sürdürebilmenin aray›fl› içinde oldu. Avrupa emperyalizmi zirvelerle Latin Amerika’da, yani bir anlamda ABD emperyalizminin sömürü alanlar›nda, hakimiyetini, manevra alan›n› gelifltirmeye çal›fl›yor. Bu ülkelerin bir ço¤unda yükselen anti-Amerikanc› havay› da kendi cephesinde kullanmak isteyen Avrupa, Küba örne¤inde oldu¤u gibi, her emperyalist yüzü a盤a ç›kt›kça halklar nezdinde daha fazla teflhir olmaktan da kurtulam›yor.

Avrupa, Latin Amerika’da Hep “U¤ursuz” Bir Rol Oynad› Zirveye, iflgal orta¤› Blair katılmazken, Almanya Baflbakanı Shröder ve Fransa Cumhurbaflkanı Chirac yer ald›lar. Resmi gündem, bölge ülkelerinin “dıfl borçları, gelir da¤ılımındaki eflitsizlik ve yoksullukla mücadelede uygulanacak politikalar, STK’lar›n güçlendirilmesi” idi. Avrupa emperyalizmi Latin Amerika halklar›n› ne kadar düflünüyor, görüyor musunuz? Sanki tüm dünyada yoksullu¤u, -ABD tekelleri ile birlikte- yaratan onlar de¤il; sanki bu ülkeleri IMF k›skac›na çekerek borçland›r›p teslim alanlar, Arjantin’i iflas ettiren, Bolivya halk›n› isyan ettirenler aras›nda yoklar; sanki emperyalist tekellerin politikalar›nda, “yoksullukla mücadele” diye bir günden varm›fl gibi... Klasik bir Avrupa ikiyüzlülü¤ünü orada da sergilediler. Avrupa, Latin Amerika için hep “u¤ursuz” bir rol oynam›flt›r. Halklar›n kurtulufl savafllar›nda “bar›fllar”, ateflkesler, halk kurtulufl hareketlerini tasfiyeye yönelik “diyalog”lar›n hepsinde Avrupa vard›. Bu ülkelerde silahl› devrim cephesinin 1990’lar sonras› geriletilmesinde aç›k ve sinsi bir rolü oynam›fllard›r. fiimdi de ekonomik planda pazarlar›na hakim olmak isterken, ideolojik planda “STK’lar› destekleme, küreselleflme propagandalar›” vb. ile teslimiyeti sürdürme, Latin Amerika’n›n hala varl›¤›n› koruyan ve her an isyana dönüflme potansiyeli tafl›yan devrimci dinamiklerini köreltme rolü

oynamak istiyorlar. Oysa Avrupa’n›n bütün riyakar söylemlerinin alt›ndaki niyeti, Kü- Zirve anti-emperyalistlerin, sol gruplar›n protestolar› ile karfl›land›. Binlerce gösterici ba’ya karfl› polisle çat›fl›rken, Avrupa emperyalizmine izlenen politikada orta- öfkelerini hayk›ran, çat›flan, direnen göstericilerden 100’e yak›n› tutukland›. ya ç›k›yor. K ü b a , ABD’nin oldu¤u kadar, Avrupa’n›n da hedefi. Çünkü, Küba’y› teslim almak, özellikle Latin Amerika’da sosyalizm umuduna büyük bir darbe vurmak, bölge halklar›n›n direnme gücünü k›rmak demektir. Zirvede ABD’nin Küba’ya yönelik politikalar› sert bir dille elefltirilirken, bu elefltirilerin öteki muhatab› da asl›nda AvruSay› 111 pa’d›r. Ama, Avrupa bütün ikiyüzlülü¤ünü tak›47 narak, sanki ilgisi yokmufl gibi, sessizce geçifl6 Haziran tirmek istemifltir. Ama, bu ikiyüzlü politikalar›n 2004 devrimciler karfl›s›nda hiçbir flans› yoktur.

Fidel’in Zirveyi Hakl› Protestosu Bu zirvede de emperyalistlerin gerçek yüzünü ortaya koyan yine Fidel oldu. Ama bu teflhiri zirvede yapt›¤› konuflmada de¤il, boykotu ile yapt›, sosyalist Küba’n›n devrimci lideri. Küba ise bakanl›k düzeyinde temsil edildi. Devrimci bir liderin, temsil etti¤i halk›n›n hakl› gururu ile zirveyi protesto etmiflti Fidel. Fidel, “Avrupa Birli¤i’nin, ABD’nin Küba’ya karfl› iflledi¤i suçlar ve sald›r›lara ortakl›¤›”ndan dolay› zirveye kat›lmayaca¤›n› aç›klad›. Tüm dünyan›n ezilen halklar›n›n ac›s›n› yüre¤inde duyan devrimci lider, zirveye kat›lmamas›na karfl›n, orada, ABD’nin Irak’taki iflkencelerinin mahkum edilmesi önerisinde bulundu. Zirve s›ras›nda Küba Hükümeti’nin Irak’a iliflkin bildirisi de yay›nland›. Bildiride ABD iflgali ve iflkenceler mahkum edilirken, Küba yine halklar›n duygular›na tercüman oldu. Bildiride flu ifadelere yer verildi: "Hitler dönemindeki karanl›k günlerden beri, insanl›k bu derece duygusal etki yaratan görüntülere flahit olmad›. Irak'taki Ebu Garib’de yaflanan iflkence görüntülerinin yay›nlanmas›ndan sonra, bu ac›mas›z sadizm nedeniyle milyonlarca insan dehflete kap›ld›."


Medya Yalan›n Patronlar›n›n 57. Kongresi

Say› 111 48 6 Haziran 2004

57. Dünya Gazeteler Birli¤i (WAN-World Association of Newspapers) Kongresi ve 11. Dünya Editörler Forumu (WEF), 30 May›s-2 Haziran aras›nda ‹stanbul’da topland›. Do¤an Medya taraf›ndan düzenlenen kongreye kat›lan yaklafl›k 1400 gazete patronu, editörü, yöneticisi, çeflitli panellerde bas›n›n sorunlar› ve gazetelerin yay›n politikalar›n› tart›flt›lar. WAN, esas olarak gazete patronlar›n›n belirleyicili¤indeki bir birlikti. Kongreleri de kendilerine uygun oldu. Dünyaya emperyalizmin gözlerinden bak›p, o gözlerden gördükleri kadar›yla bir medya tarif ettiler. Kongrenin gündemindeki konular da bunu gösteriyordu. Mesela, toplant›lar›ndan biri “Arap Ülkelerinde Bas›n Özgürlü¤ü”, bir baflkas› “Arap Bas›n›: Bir yükselen de¤er” bafll›klar›n› tafl›yordu. Peki neden “Amerika’da bas›n özgürlü¤ü”nü tart›flm›yorlard› acaba? Öyle ya, bugünlerde en fazla tart›fl›lmas› gereken bas›n, Amerikan bas›n›d›r. Nas›l olup da Bush yönetiminin yalanlar›n›n kürsüsü haline geldiklerini tart›flmal›yd›lar mesela. Ama dedi¤imiz gibi, “sorunlar›” o de¤ildi. Sömürgeleri yarg›lay›p, de¤erlendirmek gibi konular›n d›fl›nda ele ald›klar› konular da –“Bir dünya firmas›na de¤er yaratmak”, “Dünyan›n en çok satan gazetelerinden al›nacak dersler”, “Yeni Reklam Konseptleri”, “Geliflen Pazarlarda Gazetecilik: Kahramanlardan giriflimcilere...”– gösteriyor ki, onlar›n derdi gücü “kâr”d›r. Ayd›n Do¤an bu kongreyi organize etmek için onca masraf› niye yaps›nd› de¤ilse? Toplant›larda edilen “bas›n özgürlü¤ü” gibi sözler ise, ambalajdan ibarettir.

Bush’un yalanlar›n› tekrarlayanlardan, Tayyip’e yalakal›k yapanlardan Özgür Bas›n Olur Mu? Dünya Gazeteler Birli¤i (WAN) Baflkan› Dr. Seok Hyun Hong, daha kongrenin bafl›nda, bas›n özgürlü¤üne nas›l bakt›klar›n› ortaya koydu. Hong, daha önce Türkiye’deki bas›na yönelik bask›lar nedeniyle Kongreyi Türkiye’de yapma davetlerini kabul etmediklerini, “fiimdi bu alanda ilerlemeler oldu¤u için” daveti kabul ettiklerini söyledi. Hong konuflmas›nda “Art›k Türkiye’de gazetecilerin hapse at›ld›¤› y›llar geride kald›” diyordu. Ve o bu sözleri söylerken, bu ülkede dergi bürolar› bas›l›yor, çal›flanlar› komplolorla tutuklan›yor, gazete yazarlar›na yüzmilyarlarca liral›k para cezalar› verili-

yordu.

Ödül veren “özürlü!” Dünya Editörler Forumu taraf›ndan “bas›n özgürlü¤ü” için mücadele edenlere verilen alt›n kalem ödülü bu y›l, Özbekistanl› gazeteci Ruslan fierifov’a verildi. Ödülü veren ise, Dünya Editörler Forumu Baflkan› Gloria Brown Anderson’du. Anderson ise New York Times’in yöneticisiydi. Yani daha geçen hafta, Irak konusunda YALAN yazd›klar› bizzat kendi yöneticisi taraf›ndan ifade edilen bir gazetenin yöneticisi. New York Times’in editörlerinden Daniel Okrent, 30 May›s’ta gazetede aynen flöyle yazd›: “Gazete, Irak'la ilgili baz› haberlerinde öylesine s›k› biçimde Pentagon çizgisini takip etti ki, neredeyse yaz› iflleri müdürlerinin omuzlar›ndan apolet sarkt›¤›n› görecektiniz.” Böyle bir gazetenin yöneticisinin bas›n özgürlü¤ü konusunda söyleyecek sözü olabilir mi?

Halklar›n vicdan›; Yaflar Kemal Baflbakan Erdo¤an’›n hamasi bas›n özgürlü¤ü demagojileriyle aç›l›fl›n› yapt›¤› Kongrede tek güzel ses, tek do¤ru söz, Yaflar Kemal’in sözleriydi. Yaflar Kemal, k›sa bir biçimde dünyan›n ve halklar›n durumunu koydu ortaya. Bunlara ortak olan, bunlara karfl› ç›kmayan bir bas›n›n “bas›n” say›lamayaca¤›n› belirtti. Belki bu konuflman›n bask›s› alt›nda, kimi gazete patronlar›, editörleri “kendilerinin de hatalar›” oldu¤unu belirttiler. New York Times da özür diliyordu: “Özür Dileriz, Bush yönetimi bizi kulland›”... Herfley bu kadar basit mi? Bir “Özür”le iflgalin, katliamlar›n, onbinlerce yoksulun öldürülmesinin günah› ç›kar›lm›fl m› olacak? Emperyalist ve iflbirlikçi medyan›n, zulüm ve sömürüdeki rolü, bir özürle affedilemeyecek kadar büyüktür.

Oligarflinin Hackerleri DHKC.NET sitesine, oligarflinin hackerleri taraf›ndan sabotaj yap›ld›. Siteye giren hackerler, mevcut dosyalar› silip, sayfa aç›ld›¤›nda görülecek flekilde “devletin ve milletin bölünmez bütünlü¤ünü sarstt›¤›n›z için siteyi kapatt›k” fleklinde bir ibare yerlefltirdiler. Oligarfli, umudun sesini, gerçe¤in sesini susturmak için her alanda yo¤un faaliyet içinde. Üç befl kontra kafal› hacker bulup sald›r›yor. DHKC.NET ekran›n› bir süreli¤ine sabote etmekle “devletin ve milletin bölünmez bütünlü¤ünü” korumufl oldular herhalde. O ne çürük bütünlüktür ki, herfleyden sars›l›yor. Site, sarsmaya devam edecek demek ki bu durumda.


Yurtd›fl›ndan

ANADOLU FEDERASYONU Kuruldu Almanya'n›n birçok flehrinde kurulu bulunan Anadolu Halk Dernekleri’nin bir çat› alt›nda toplanmas›yla kurulan ANADOLU FEDERASYONU, kuruluflunu düzenledi¤i bir etkinlikle duyurdu. Aç›l›fl etkinli¤inde konuflan Anadolu Federasyonu Baflkan› Nurhan Erdem, hedef ve amaçlar›n› anlatt› ve örgütlenme, birlik ça¤r›s› yapt›. Federasyon taraf›ndan yay›nlanan, “Demokratik Hak ve Özgürlüklerimiz ‹çin ANADOLU FEDERASYONU” bafll›kl› kurulufl deklerasyonuna k›saltarak yer veriyoruz. *** 40 y›ld›r Almanya'da yaflayan 2.5 milyon Türkiyeliyiz. Her geçen gün sorunlar›m›z daha da büyüyerek art›yor. Haklar›m›za sahip ç›kmak ve k›s›tlanan haklar›m›z için daha çok mücadele etmek zorunlulu¤uyla karfl› karfl›yay›z. Mücadele için ise daha çok birlikteli¤e ve dayan›flmaya ihtiyac›m›z var. Birlikteli¤imizi, örgütlü olursak ayakta tutabiliriz. Bu nedenlede, güçlü ve merkezi bir örgütlenme ihtiyac›m›zd›r. Biz yabanc›lara uygulanacak yasalar ve bask›lar, nas›l en merkezi düzeyde, AB en üst kademelerinde kararlaflt›r›l›yorsa, biz de merkezi düzeyde örgütlenmek ve güçlerimizi birlefltirmek zorunday›z. ANADOLU FEDERASYONU iflte bu ihtiyaçtan yola ç›karak kurulmufltur. Bizi buna zorlayan hakl› nedenlerimiz var. Tüm Avrupa ve özelinde de Almanya ciddi bir kriz yaflamakta, bu krizini "reform" ad› alt›nda, yeni yasalarla, yapt›r›mlarla atlatmaya çal›flmaktad›r. Krizin faturas› tüm emekçilere ç›kart›lmak istense de, en çok zarar görecek olan ise YABANCILARDIR.

Avrupa'da ekonomik krizin yan›nda, sosyal ve demokratik haklar da rafa kald›r›lmaktad›r. 11 Eylül'le birlikte ABD imparatorlu¤unun "terörle mücadele" ad› alt›nda, dünya halklar›na karfl› bafllatm›fl oldu¤u sald›r›, tüm Avrupada'da yans›mas›n› bulmufltur. Bu krizin faturas›, 11 Eylül bahane edilerek yabanc›lara ç›kart›lmak istenmektedir. Gericileflen Avrupa, demokratik haklara sald›rma, düflünce ve örgütlenme özgürlügünü engelleyen yasalar ç›kartmaktad›r. Almanya'da da 11 Eylül’den sonra, yeni dernekler yasas›, yabanc›lar yasas›, ilticac›lar yasas› ve anti terör yasalar› ç›kart›lm›flt›r. Yabanc›lara karfl›, potansiyel terörist gözüyle bak›lmas›, Avrupa halklar›n›n gözünde meflrulaflt›r›lmaya çal›fl›lmaktad›r.... ANADOLU FEDERASYONU olarak; tüm bunlar›n önünde engel oluflturmak, sosyal, ekonomik, demokratik, politik hak ve özgürlüklerimiz için mücadele etmek, kendi halk kültürümüzü, de¤erlerimizi, ahlak anlay›fl›m›z›, ulusal kimli¤imizi yaflatmak için yola ç›kt›k. Amerikan imparatorlu¤unun bir eyaleti olmaya zorlanan, IMF politikalar›yla açl›¤a, iflsizli¤e mahkum edilen halk›m›zla DAYANIfiMA içinde olacak, TAM BA⁄IMSIZ B‹R TÜRK‹YE fliar›ndan vazgeçmeyece¤iz. ‹flkencenin, kay›plar›n, katliamlar›n, F tiplerinde tecritin yafland›¤› ülkemizde, halk›m›z›n susmayan SES‹ olaca¤›z. Düflüncelerimizle, inançlar›m›zla, ulusal kimliklerimizi unutmadan, eflit haklara sahip, hukukun ve adaletin var oldu¤u, demokratik bir Almanya’da yaflamak istiyoruz. B‹RLEfiEL‹M, MÜCADELE EDEL‹M, KAZANALIM!

TALEPLERDEN BAZILARI: 1- Yabanc›lara her düzeyde eflit haklar tan›nmal›. 2- Anti demokratik yabanc›lar yasas› iptal edilmeli. 3- Anti terör yasas› kald›r›lmal›, düflünce ve örgütlenme özgürlü¤üne karfl› sald›r›lar son bulmal›. 4- Yabanc›lar potansiyel teröristler de¤ildir. Soruflturmalar, davalar iptal edilmeli, dergi, dernek, ve ev bask›nlar›na son verilmelidir. 5- Ajanlaflt›rma ve iflbirli¤i tekliflerine, iflten ç›kartma, vatandafll›k vermeme, s›n›r d›fl› etme fleklindeki tehditlere son verilmelidir. 10- Entegrasyon ad›yla uygulanan asimilasyon polikitalar›ndan vazgeçilmelidir. 11- Anadilde e¤itim temel bir hakt›r. 12- Çal›flma süresi 40 saatten tekrar 35 saate indirilmelidir. 13- Herkese eflit e¤itim, sa¤l›k hakk› tan›nmal›. 14- ‹flsizlik paras› ve sosyal yard›mlar›n kesilmesi engellenmeli, herkese ifl olanaklar› yarat›lmal›d›r. 15- 10 kifliden az iflçi çal›flt›ran yerlerde iflten ç›kartman›n kolaylaflt›r›lmas› uygulamas› kald›r›lmal›. 16- 67'ye ç›kart›lmak istenen emeklilik yafl› tekrar 60' a indirilmelidir. 17- 25 yafl alt› gençlere zorunlu çal›flmay› ve meslek yapmay› kabul etmedikleri taktirde getirelecek sosyal yard›m› kesme uygulamaya sokulmamal›. 18- Alman vatandafl› olman›n önüne getirilen engeller kald›r›lmal›d›r. Koflulsuz çifte vatandafll›k hakk› tan›nmal›d›r. 19- Aile birleflimi önündeki engeller kald›r›lmal›d›r. 20- Farkl› milliyetlerlerden halklar›n din ve inançlar› üzerinde getirilen bask›lar son bulmal›d›r. 21- Telefon dinleme, zorunlu DNA testi, yabanc›lara yönelik bilgi bankalar› oluflturma gibi ›rkç› ve anti demokratik uygulamalara derhal son verilmelidir. 22- Bir milyonu bulan kaçak göçmenlerin sorunlar›na çözüm bulunmal›d›r.

Say› 111 49 6 Haziran 2004


kahramanlar ölmez 5 Haziran -11 Haziran fiehitlerimiz Murat GÜL 5 Haziran 1993 Ankara Sincan’da kald›klar› ev kuflat›ld›. Üç kifliydiler. Murat Gül, çat›flarak iki yoldafl›n› kuflatmadan ç›kard›ktan sonra, ölüm mangalar› taraf›ndan infaz edildi. Erzincanl›’yd›. 1989’da Gaziosmanpafla bölgesinde örgütlü çal›flma içinde yerald›ktan bir süre sonra illegal örgütlenmede görev ald›. 92 bafl›ndan itibaren SDB’lerde görevlendirildi. Tutsak düfltü, bir özgürlük eylemiyle tutsakl›¤›na son verdi.

Metin TÜRKER 5 Haziran 1993 1978 y›l›nda Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmesinin hemen ard›ndan mücadele içinde yerald›. 15 y›ll›k mücadele hayat›n›n 8 y›l› hapishanede geçen bir devrimciydi. Ankara DAL’›n iflkencelerinden geçti. ‹flkencelerden kaynaklanan rahats›zl›klar›n›n tutsakl›k koflullar›nda tedavi edilememesi sonucunda, Bursa’da kald›r›ld›¤› hastahanede yaflam›n› yitirdi.

Süleyman ÖRS 9 Haziran 1997 71 s›ca¤›nda

Sibel YALÇIN 9 Haziran 1995

Can›m Nurhak da¤›nda

Okmeydan›’nda kuflat›ld›¤› evde çat›flarak flehit düfltü. ‹brahim Yalç›n Silahl› Propaganda Birli¤i komutan›yd›. Birlik taraf›ndan DYP ‹stanbul ‹l Merkezi’ne düzenlenen sald›r› sonras›nda geri çekilirlerken kuflat›lmalar› üzerine Sibel Yalç›n, polisi atefl alt›nda tutup sokak sokak çat›flarak di¤er yoldafllar›n›n geri çekilebilmesini sa¤lad›. Yoldafllar› çekildikten sonra, girdi¤i bir evde son nefesine kadar çat›flmay› sürdürerek ölümsüzleflti.

Üç gerillam vurulmufl Son May›s sabah›nda May›s’›n kanl› günü Haziran’a dönüyor Da¤da isyan atefli Alev alev yan›yor Omzumuzda mavzerler Da¤larda ad›m ad›m Maltepe’de çarp›fl›yor Yi¤it iki adal›m Adal›lar türkü söyler Susar bütün namlular Cevahir’im vurulmufl Savafl›r gerillalar Adal›n›n türküsü Düflmeyecek dillerden

Hamit KAYA Haziran 1979

Bir savaflç›yd›. Gaziosmanpafla’da helikopter deste¤indeki yüzlerce polis taraf›ndan kuflat›ld›, son mermisine, son nefesine kadar direnerek flehit düfltü. 1974 Sivas Zara do¤umludur. 1993 y›l›nda devrimci mücadele ile tan›flt›, mahalli alanlarda çal›flt›. 1996’da silahl› propaganda birli¤i savaflç›s› oldu.

Geliyor Adal›lar Sarp yamaçl› yollardan

Kemal CAMEKAN 11 Haziran 1980 Faflist bir oda¤› da¤›tmak için eylem haz›rl›¤› yaparken jandarmalar taraf›ndan katledildi. ‹stanbul EyüpY›ld›ztabya’da, Faflist Teröre Karfl› Mücadele Ekipleri içinde yeralan bir militand›.

1972’den 2004’e "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart›yla Cevahir’in Baflucunda THKP-C önderlerinden Hüseyin Cevahir, ölümsüzlü¤ünün 33. y›l›nda mezar› bafl›nda an›ld›. Dersim Temel Haklar üyeleri 1 Haziran günü Mazgirt ‹lçesi’ne ba¤l› Yelde¤en Köyü'nde Cevahir'in mezar› bafl›nda “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” pankart›n› açarak, sayg› duruflunda bulundular. Dersim’li Hüseyin Cevahir, 33 y›ld›r dilinden düflmedi bu halk›n; “Eylemin yadigar

bizlere / Kalacak Cevahir yoldafl›m” dizeleri onbinlerce kez tekrarland›. Cevahir’in mezar› bafl›nda aç›lan “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” pankart›, o günlerden bugünlere tafl›nan mücadelenin anlat›m›yd› bir bak›ma. Anmada buna da vurgu yap›larak Cevahir'in hayat›n›, mücadelesini içeren bir konuflma yap›ld›. Anma “71 S›ca¤›nda...” marfl› söylenerek sona erdirildi.


AdaletWeb111