Page 1

KO M Ü N I S T

KOMÜNÝST DEVRÝM Devrimci Kamuoyuna Açýklama, Hareketimiz, DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET, 6 yýl önce yaþadýðýmýz topraklarda ve dünyada uzunca bir dönemdir yaþanan öncü komünist parti ihtiyacýný gidermek iddiasýyla önüne bir parti hazýrlýk süreci koyarak -kendisini parti öncesi örgüt biçiminde tarif ederek- 2004 yýlý Þubat ayýnda yayýnladýðý kuruluþ bildirgesiyle (bkz. Komünist Devrim, Özel sayý:1, Tasfiyeciliðe Karþý Ýhtilalci Parti Yolunda Ýleri) mücadeleye baþlamýþtýr. 2000'li yýllarla beraber gittikçe artan düþmanýn baskýlarý ve hâkim olan siyasal gericilik, devrimci yol ve yöntemlerden kaçýþ ve düzene eklemlenme olarak tarif edebileceðimiz tasfiyeci bir sürecide yoðun þekilde devrimci hareketin gündemine sokmuþtur. Bir yenilgi psikolojisi olarak ortaya çýkan ve Marksist-Leninist örgütlenme anlayýþýnda olduðu kadar ideolojik olarak da bir sapma ve ihaneti taþýyan bu süreci burjuvazide çeþitli araçlarýyla desteklemiþtir. Düzen dýþý örgütlenmede ve mücadelede ýsrara sopa, legal dergi ve çevreler þeklinde örgütlenerek düzen dýþý faaliyetleri sekterlik olarak ifade eden hareketlere de havuç göstererek tasfiyeciliðin baþarýsýný desteklemiþtir. Ýþte böyle bir süreçte ortaya çýkan DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET devrimci yol ve yöntemlerde ýsrarý kuþanmýþ, Marksist-Leninist örgütlenme ilkelerini tavizsiz kýlavuz edinmiþ bir örgüt olarak 6 yýldýr mücadelesini sürdürmüþ ve yakýn bir zamanda da I.Genel Konferansýný toplayarak konferans iradesiyle taçlandýrmýþtýr. Konferansýmýzýn duyurusu çeþitli araçlarla iþçilere, emekçilere ve devrimcilere yapýlmýþtýr ve kýsa süre önce çýkarýlan 1. Genel Konferans belgeleri devrimci kamuoyuna ve militanlara ulaþtýrýlmýþtýr. Yakýn zamanda karþýlaþtýðýmýz bir durum, hareketimizin bugüne kadar pek kullanmayý tercih etmediði bu internet kanalýndan, devrimci kamuoyuna bir açýklama yapma zorunluluðunu dayatmýþtýr.. Nisan 2010'da www.devrimicikomunist.org adýyla oluþturulan ve kendilerini DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET adýyla tanýtan bir yapýlanma ile karþýlaþýlmýþtýr. Kendilerini 4. enternasyonal seksiyonu ve Troçkist olarak tanýmlayan bu hareketle ilgili olarak devrimci kamuoyuna bir açýklama yapmak konusunda aceleci davranýlmamýþ öncelikle bu arkadaþlarla görüþülerek bu olumsuz tablonun kaynaðý öðrenilmeye çalýþýlmýþtýr. Ayný ismin kullanýlmýþ olmasýnýn nedeni hareketimizin mücadele araç ve yöntemlerindeki tercihlerinden dolayý (örneðin internet kanalýnýn bugüne kadar hiç kullanýlmamýþ olmasý gibi…) adýnýn pek duyulmamasýndan kaynaklý olarak diðer grubun bu ismi almýþ olmasý nedeniyledir. Önümüzdeki süreçte de Hareketimiz bu meseleden kaynaklý olarak doðabilecek problemlerin takibini yapacak ve devrimci bir davranýþ bilinciyle bu soruna müdahale edecektir. Son olarak, www.devrimcikomunist.org adlý siteyle, RED dergisiyle ve Enternasyonal adlý teorik yayýnla hiçbir baðýmýz, baðlantýmýz yoktur-ortak bir geçmiþimiz olmamýþtýr.

DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ KOMÝTESÝ MAYIS 2010

20

DEVRIM

DEVRÝM ÝÇÝN DEVRÝMCÝ PARTÝ PARTÝ ÝÇÝN ÖRGÜTLÜ HAZIRLIK DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ YA YAYIN ORGANI SA SAYI : 39

MAYIS MAYIS 2010

FÝYA FÝYATI: 1,50 TL

ALT-EMPERYALÝST TÜRKÝYE'NÝN YÖNELÝMLERÝ ve DEVRÝMCÝ MÜCADELENÝN KISIR DÖNGÜSÜ

Proletaryanýn tarihsel görevi, burjuvaziyi ve onun tüm egemenlik araçlarýný alaþaðý ederek sýnýfsýz, sömürüsüz ve özgür bir dünyanýn yolunu açmaktýr. Komünistlerin görevi ise proletaryayý bu göreve hazýrlamak ve öncülüðünü alarak zafere ulaþmaktýr. Hemen her sayýmýzda bu görevi üstüne basa basa vurguluyoruz. Bunun gerekliliði özellikle tasfiyeciliðin ve yenilginin devam ettiði koþullarda özel bir önem taþýmaktadýr. Siyasal gericilik döneminden henüz çýkýlmýþ deðil. Sýnýf hareketinde bazý hareketlilikler, devrimci harekette de bazý toparlanmalar görülse de henüz daha bir yükselme döneminden bahsedemeyiz. Bu dönemde yaþanan bazý hareketliliklere kapýlmadan ve kendiliðindencilik bataklýðýna saplanmadan komünistler önlerinde duran görevlere yoðunlaþmak zorundadýrlar. Elbette bu içe kapanmak, olabildiðince darlaþmak deðildir. Ancak güne müdahale etmek gereklidir diyerek oradan oraya koþuþturan, herhangi bir plan yoksun dönemin akýntýsýna kapýlan bir tarz izlemek komünistlere hiçbir þey kazandýrmayacaktýr. Elde edilen kazanýmlar ise örgütsel ve politik geriliðin kurbaný edilecek ve her þeye tekrar baþtan baþlanacaktýr. Ýþte bunun adý "ilkelliktir". Kendi gücünün farkýnda olan ve öncü deðilken öncü gibi davranmayan ama öncü olabilmenin dinamiklerini içerisinde toparlayan bir çalýþma tarzý izlenmelidir. Sýnýf içerisinde çalýþma, geliþen belli baþlý süreçlere müdahale etmek vb. her þey belli bir plan çerçevesinde yapýlmalý ve komünistlerin acil ihtiyaçlarýyla bütünleþtirilebilmelidir. Ýþte o zaman ilkelliði ve kendiliðindenciliðe karþý devrimci komünizmin bayraðý daha yükseklerde dalgalanacaktýr. Türkiye'nin Küresel Alanda Etkisi Artýyor: Bu Sürecin Anayasa Tartýþmalarý ve Sýnýf Mücadelesine Etkileri Proletaryanýn tarihsel görevini yerine getiremeyecek kadar örgütsüz ve sýnýf bilincinden yoksun oluþu, burjuvaziye kendi siyasal hamlelerinde önemli kolaylýklar

saðlamaktadýr. Üzerinden bir sýnýf baskýsý hissetmeyen ve bu durumun getirmiþ olduðu rahatlýkla gün ve gün daha da saldýrgan ve patavatsýz olan burjuvazi ve onun düzenin bekçiliðini yapan uþaklarý; son birkaç aydýr üzerinde uðraþtýklarý yeni anayasa paketiyle demokrasi gösterileri yapmýþlar ve son 1 Mayýs'ta da söylemleriyle bu günün önemini kendi demokratikliklerinin tepsisinde sunmaya çalýþmýþlardýr. Bir süredir devam eden askeri anayasaya karþý sivil anayasa tartýþmalarý meclis içerisinde de uzun tartýþmalara neden olmuþtur. Geleneksel pencerelerinden bakan ulusal milliyetçi anlayýþtaki CHP ve MHP'nin bazý maddeler üzerine anlaþamamasý üzerine çýkan tartýþmalar uzun süre medyanýn da gündeminde kaldý. Ancak gözden kaçýrýlmamasý geren nokta ortaya sürülen anayasanýn ne kadar sivil olursa olsun 12 Eylül anayasasýndan pekte farklý olmadýðýdýr. Gerçi sivil ya da askeri olsun burjuva demokrasisinin bir süsü olan anayasa her koþulda burjuvazinin egemenliðinin bir aracý olacaktýr. Bu nedenle gündemde olan anayasa tartýþmalarýna sivil ya da askeri olmasý þeklinde bakarak deðerlendirmelerde bulunmak bir anlamda burjuvazinin gündemine yedeklenmek olacaktýr. Devlet ve demokrasi kavramlarýna burjuvazinin deðil Marksizm'in penceresinden baktýðýmýzda bu anayasa tartýþmalarýnýn iktidar iliþkilerinin bir bölümünü temsil ettiðini görebiliriz. En ilginç olaný ise bazý sol hareketlerin kendi anayasa taslaklarýný sunmalarý olmuþtur. Bir devrim perspektifinden ziyade anayasa taslaðý hazýrlayarak gündeme sunmak bir Sovyet devrimi ile oluþacak iþçi sýnýfýnýn devrimci iktidarýnýn reddedilmesi olarak

BU SAYIMIZDA Eylem Komitesi 1 Mayýs Raporu

7

Dünya’da ve Türkiye’de 1 Mayýs

9

2009 Kamp Deðerlendirme Raporu-2

13

Örgüt ve Parti Anlayýþýmýz Devrimci Kamuoyuna Açýklama


KOMÜNÝST DEVRÝM

ve daha sonrasýnda bu sürecin iþletilememesi, Türkiye kapitalist devletinin geleneksel yanlarýnýn aðýrlýðýyla tekrar ortaya çýkan baský ve operasyonlar "Kürt sorununun" çözümünün kýrmýzý çizgilerinin neler olduðunu bizlere göstermiþtir. Demokratik açýlým adý altýnda baþlayan bazý çalýþmalar yapýlmýþ, ancak Kürt halkýnýn sorunlarýnýn sýnýrlý bir kesimine yönelik yapýlan demogojik katkýlardan ileri gidilememiþtir. Sonrasýnda ise PKK'nin bu süreci hýzlandýrma çabalarýnýn geliþmesi ile baþlayan tartýþmalar daha sonrasýnda da DTP'nin kapatýlmasý bu süreci iyice çýkýlmaz hale getirmiþtir. Her türlü düzen içi müdahalelere raðmen ulusal sorunun birkaç demokratik restorasyonla çözülemeyeceði anlaþýlmalýdýr. 1 Mayýs'ýn Devrimci Harekete Katkýlarý ve Düzenin Yönelimi Anayasa tartýþmalarýna paralel olarak geliþen bir baþka süreç ise 1 Mayýs gündemi oldu. Burjuvazinin ve sendikalarýn anlaþarak Taksime yönelik planlarýný yaptýðý bir 1 Mayýs þekillenmiþtir. Son üç yýldýr ortaya koyulan iradeyi hiç hesaba katmadan yapýlan anlaþmalarda devletin hoþgörüsü öne çýkarýlmýþtýr. Türk-Ýþ, Hak-Ýþ, Disk, Kesk sanki üç yýldýr bu iddianýn yýlmaz savunucularýymýþ gibi göðüslerini kabartarak Taksimi kazandýk diyebilmektedirler. Tabi bu durumun oluþmasýnýn sebeplerinden biri geride kalan üç yýlda devrimcilerin sendikalardan kopmayý göze alamamasý da söylenebilir. Her koþulda sendikalarý bekleyen ve bunun nedenini iþçi sýnýfýndan kopmamak olarak nitelendiren bir çizgide duran devrimciler, barikatlarda kendileri mücadele ettiði, Taksim iradesini kendileri göðüslediði halde sendikalarýn etkisini bertaraf edememiþlerdir. 1 Mayýs'ta Taksime üçyüzbin civarýnda insanýn katýlmasý ise bizlere bazý veriler sunmaktadýr. Bunlardan biri devrimci güçlerin bir atýlým dönemine girilmese de bir toparlanma yaþadýðý görülebilir. Birçoðu bu süreci siyasal mücadelenin yükselmesi olarak tanýmlasa da durum böyle deðildir, ancak devrimci cenahta ki toparlanma ileriye taþýnabildiði ölçüde yükseliþ döneminin dinamiklerini yaratabilir. Henüz bunun için biraz erken olduðunu söyleyebiliriz. Diðer dikkat çekici olan ise devrimci hareketin bir kýsmýnýn 1 Mayýs'ý, TEKEL direniþinin ve 26 Mayýs genel grevinin gölgesinde býrakmasýdýr. Bu 1 Mayýs'ý alan gösterisinden çýkaracak olanýn TEKEL rüzgârý ve genel grevin olmasý þeklinde yapýlan tanýmlar doðru olmamakla birlikte, 1 Mayýs'ýn içeriðini doðru kavramayan bir özelliðe sahiptir. Zaten geride kalan üç yýlda 1 Mayýs'ýn

yorumlanmalýdýr. Komünistlerin görevleri burjuvaziye en yeni, en demokratik anayasa taslaklarý sunmak deðil, devrimin ihtiyaçlarýna cevap verebilecek örgütlü duruþu ve siyaseti var etmektir. Birkaç madde dýþýnda önemli bir deðiþikliði olmayan bu yeni anayasa taslaðý, demokrasi süslemeleri yapýlarak kamuoyuna sunuldu. En dikkat çekici maddelerden biri ise memurlara verilen toplu sözleþme hakkýydý. Bununla birlikte sendikalaþma ve grev-lokavt kanunlarýyla ilgili de bazý deðiþiklikler yapýlmaktadýr. Peki, bu sürecin anlamý nedir? Belli ki burjuvazi ayak baðý olan bazý anayasal iþleyiþleri deðiþtirmek ayný zamanda da topluma ve Avrupa'ya bir demokrasi görüntüsü vermek istemektedir. Bir yandan da dünya üzerinde geliþen kriz ve Türkiye'nin emperyalist hedefleriyle bir bütün olarak incelediðimizde önemli bir hazýrlýk sürecinin bir parçasý iþletildiði görülebilir. Türkiye'nin bu süreçte Baþbakanýn ve Cumhurbaþkanýnýn yapmýþ olduðu ve yapýlmakta olan ziyaretleri, Türkiye'ye gelen diðer ülke temsilcileriyle görüþmeler ve yapýlan bazý planlar bu hazýrlýk sürecinin içeriðini anlamak açýsýndan bizlere bazý veriler sunmaktadýr. Ruslarla yapýlan doðalgaz anlaþmasý ve vizelerin kaldýrýlmasý, Ýran'la gerçekleþen uranyum ticareti, Yunanistan'a yapýlan ziyaret ve gerçekleþtirilen ticaret anlaþmalarý vb. ortaya çýkan koþuþturmalar Türkiye'nin küresel ekonomi arenasýnda misyonunun artacaðýný göstermektedir. Bu koþuþturmalar içerisinde Rusya ile yapýlan doðalgaz anlaþmasý ile Ýran'la yapýlacak uranyum ticaretinin ayrý bir önemi olduðu kuþku götürmez. Enerji alanýnda nükleer enerjinin verimli bir þekilde kullanýlmasýný hedefleyen Türkiye burjuvazisinin sanayi geliþimi olduðu kadar silahlanma konularýnda da bazý atýlýmlarýn olacaðýný bilmek gerekiyor. Bu duruma bakarak emperyalist pazarda deðiþebilecek olan dengelerin hiyerarþisinde bazý müdahalelerin ne ölçüde olabileceði konusunda bazý fikirler yürütebiliriz. Ancak bugünden doðru ya da yanlýþ ne kadar deðerlendirme yaparsak yapalým asýl olan bu sürece iradi müdahalenin nasýl olacaðýdýr. Aksi takdirde evrim kuramý konusunda her gün yeni kuramlar peþinde koþan ve - doðru ya da yanlýþ- bulduðu bulgularla övünen bir paleontoloðun gururunun ötesine geçilemeyecektir. Kürt ulusal mücadelesi açýsýndan da anayasa sürecinin etkilerinin beklentileri vardýr. Hükümetin ve burjuvazinin, bir dönem büyük bir heyecanla ortaya koyduklarý demokratik açýlým

2

KOMÜNÝST DEVRÝM

bir zeminde olmasýnýn önemini kavramýþ oldum. Ýþçi sýnýfýnýn yapýsý deðerlendirilirken, öðrenci hareketi deðerlendirilirken, devrimci örgüt yapýsýný ve politik hareketin önemini kavradým.

* Bu yazý 2009 yaz kampý deðerlendirme raporlarýndan alýnmýþtýr

19


KOMÜNÝST DEVRÝM sýnýfýnýn

haline gelirken, sýnýfla baðlarýný koparmaktadýr-

kalmadýðýný belirterek devrimin tüm kadýn,

lar. Bizler öðrenci gençlik meselesine baðýmsýz

çocuk,

artýk

devrimi

yapacak

bir

iþçi

vb.

bir hareket olarak bakmayýz. Aksine üniversitel-

toplumun tüm ezilenleriyle yapýlmasý gerek-

erde güç olmanýn yolu dýþarýda güç olmanýn

tiðiyle ilgili çýkarýmlar yapmýþlardýr. Ýkincisi ise

getirmiþ olduðu bir sonuçtur. Ýþçi sýnýfý içerisinde

üretim sürecinde ki deðiþimle iþçilerin daha çok

ve iþçi sýnýfýnýn en yoksul kesimlerinde örgütlen-

ezildiðini, emek sürecinin parçalandýðý ve iþçi-

emeyen bir hareket, okullarda güç olamayacaðý

lerin sendika ve partilerle baðlarýnýn koparýldýðý-

için sonuç olarak ta okullarda siyaset yapamaz

na dair sonuçtur. Bu iki yaklaþýmda proleter

hale gelir.

savaþ

maðdurlarý,

eþcinseller

devrimci anlayýþtan uzak olmasýnýn yanýnda

Ýþçi ve emekçilerin örgütlenmesi, iþçi

devrim mücadelesini baltalamaktadýr. Çünkü bu

ve emekçi çocuklarýnýn da örgütlenmesini

beyler, marksizmin-leninizmin temel ilkesi olan

beraberinde getirmektedir.

proletaryanýn devrimci yolunu reddederek, komünist

mücadeleye

ihanet

BENÝM DÜÞÜNCELERÝM

etmiþlerdir.

Önceleri bulunduðum yerlerde sol

Bunlarýn evrileceði yer sýnýf mücadelesi deðil,

hareket, kronolojik bir sýrayla anlatýlýrken, nice-

sýnýf uzlaþmacýlýðý olabilir. Kapitalizmin emperyalizm aþamasýyla

liksel bir büyümeden bahsediliyor, fakat nitelik-

birlikte dünya ölçeðinde yaygýnlýðý artarak, yeni

sel büyümenin öneminden hiç bahsedilmiyordu.

pazarlar ortaya çýkmýþtýr. Emperyalizm aþa-

Ayaklanmalar, büyük grev hareketleri ve kitlenin

masýyla dünyanýn her yerinde proleter bir

alanlarda olduðu dönemler alkýþlanýp, burju-

çekirdek oluþmuþtur. Kapitalizmin geliþmesiyle

vazinin

üretim süreçlerinde birçok deðiþimde olmuþtur.

dönemde ise ne yapalým burjuva güçlü çýktý!

Büyük ölçekli fabrikalarýn küçülmesi, esnek üre-

Solunda geri çekilmekten baþka çaresi yoktu!

tim, makineleþme ve taþeronlaþma, kadýn,

Gibi bakýlarak faþist diktatörlük zamanýnda kaç-

erkek, çocuk üretim sürecinin her yerine eþit

malarýna kýlýf uyduruyorlardý.

olduðu,

devrimcileri

ezdiði

Sol harekette, kitle hareketinin yük-

katýlmýþlardýr. SINIFIN

güçlü

HANGÝ

seldiði dönemlerde övünmek, geri düþtüðü

KESÝMLERÝ

dönemlerde ise ya topu iþçi sýnýfýna atmak ya da

ÖRGÜTLENLENMELÝ- VAROÞLAR VE YIKIMLAR Kapitalizm iþçileri fabrikalarda bölüm-

faþist dönemde çalýþma yapmak olanaksýz diy-

lere ayýrarak heterojenleþtirmiþ ve aralarýnda ki

erek geri çekilmek sýkça rastlanýr. Sol hareket

rekabeti artýrmýþtýr. Burada örgütlenme zor-

oportünist olarak deðerlendirildikten sonra,

laþmýþtýr. Ýþçi sýnýfýnýn en yoksul ve örgütsüz

önlerine koyduklarý yok ve yöntem; yasal dergi,

kesimlerinin yaþam alanlarýnda çalýþma yapmak,

gazete çýkaralým, bildiri daðýtalým, sendikalarýn

biz komünistler için daha verimli bir sonuç

içinde bizde yer edinelim daha çok kitle toplay-

doðurabilir. Emekçi semtleri fabrikalarda ki gibi

alým oluyor.

homojendir.

Yaptýðýmýz eðitim, bende oportünist-

semtlerindeki

reformist bir yapýyla, devrimci yol ve yöntemler-

dinamizmin farkýnda olduðu için buralarý da

le kurulan bir yapý arasýnda ki ayýrýmý kafamda

parçalamak istemektedir. Varoþlarda ki yýkýmlar

netleþtirdi.

parçalý

deðildir,

Kapitalist

aksine

sistem

daha

emekçi

Devrimci bir parti, ilk önce iþçi

bunun en büyük göstergesidir. ÖÐRENCÝ GENÇLÝK

sýnýfýnýn öncülerini yaratarak, onlarýn devrimci

Diðer sol yapýlarýn öðrenci gençlik

bir hedefe sürüklenmesini saðlamalýdýr. Eðitim

örgütlenmeleri, iþçi sýnýfýndan kopuk, küçük bur-

tartýþmalarýnda sol hareket deðerlendirilirken,

juva ideolojileri üzerinden hareket eden bir

dönemin önemini kavrama, kitle hareketini nasýl

yapýya sahiptir. Okullarda ki solcu öðrenciler,

algýlamamýz gerekliliði ve burada öncü partinin

okulla ilgili sorunlar, parasýz eðitim, bilimsel

görevi neler olmalýdýr, öncü parti kurulurken,

eðitim gibi sadece kendi çýkarlarýnýn savunucusu

örgütlenmesini saðlam, politik hattýnýn komünist

18

KOMÜNÝST DEVRÝM

karþýlaþtýrdýðýmýzda sýnýfýn daha büyük bir kesiminin genel greve destek verdiði görülebilir. Tabi bu durum sendikal gelenek yaratýlmasýndan dolayýdýr. Ancak bu grevlerin ve eylemlerin militan karakteri bu sendikal anlayýþý aþabilme potansiyelini göstermektedir. Bankalara saldýrý, hükümet binasýna yürüyüþler, televizyonlarýn yayýnlarýný kesme vb. durumlar devrimci bir potansiyelin tohum halidir. Ancak temel nokta bu süreçlerin nasýl daha ileriye taþýnacaðýdýr. Türkiye'de var olan önder komünist parti sýkýntýsýnýn Yunanistan ve diðer ülkelerde de olduðu hesaba katýlýrsa, bir süre sonra bu dinamizmin bir saman alevi gibi sönüp gitmesi kaçýnýlmaz olacaktýr. Yunanistan'da kamu ve özel sektör çalýþanlarý, hükümetin bütçe açýðýnýn daraltýlmasý için aldýðý ekonomik önlemleri protesto etmek amacýyla, 24 ila 48 saat süreli grevlere gitme kararý aldý. Yunanistan Kamu Çalýþanlarý Konfederasyonu (ADEDY) 48, Ýþçi Sendikalarý Federasyonu (GSEE) ise 24 saatlik greve gidilmesi çaðrýsýnda bulundu. Mücadeleci Ýþçi Kollarý Birliði (PAME) ve Yunanistan Komünist Partisi de (KKE) baþta baþkent Atina olmak üzere onlarca kentte gösteriler düzenlenmesi yönünde karar aldý. Öðretmenler, Yunan Devlet Televizyonu ET1'in haber bültenini keserek canlý yayýnda yaþadýklarý sorunlarý ekrana taþýdý. Hava ve deniz yolu çalýþanlarýnýn greve katýlmasýyla iç ve dýþ seferlerin iptal edildiði, ticari ve yolcu gemilerinin de sefere çýkmayacaðý belirtildi. Tüm toplu taþýma araçlarýnýn greve, 6 saatlik iþ durdurma eylemleriyle destek verecekleri bildirildi. Basýn-yayýn organlarý çalýþanlarýnýn da greve katýlacak olmasýyla hiçbir haber bülteninin yayýmlanmayacaðý, basýn toplantýlarýnýn yapýlmayacaðý, haber aðýrlýklý internet sitelerinin ise sayfalarýný yenilemeyeceði kararlarý alýndý. Tüm bu süreçlerde Yunanistan'da hükümetteki parti sosyal demokrat partidir. Bu parti, kýsa süre önce emekçi kitlelerin tüm sorunlarýný çözeceði vaatleriyle hükümete gelmiþtir. Ancak bu süreç bugüne kadar gösterdiklerine ek olarak bir kez daha göstermiþtir ki bir burjuva partisi en temelde burjuvazinin haklarýný savunmak için oradadýr. Elbette ki bu süreç bugün CHP kurultayýnda emekçilerin ve yoksul halkýn yanýnda görünenlerin gerçek bir umut olamayacaðýný da bir kez daha kanýtlamýþtýr.

siyasal anlamý yeterince öne çýkarýlmadýðý gibi bu yýlda pek önemsenmemiþtir. Önümüzdeki yýllarda ise 1 Mayýs'ýn nasýl örgütleneceði, nelerin öne çýkarýlacaðý ise kuþkusuz önümüzde ki süreçte þekillenecektir! Düzen cephesi açýsýndansa 1 Mayýs, son iki yýldýr demokrasi sevdalýsý burjuvazinin ne kadar demokratik olduðunu anlatma çabalarýyla birleþti. Önce iþçi sýnýfýnýn birlik, mücadele ve dayanýþma günü olan 1 Mayýs'ýn adý deðiþtirilerek "Emek ve Dayanýþma günü" olmasýna karar verildi. Bu öneri TÜSÝAD tarafýndan geldi ve sýnýf uzlaþmacýlýðý çerçevesinde bir anlam yüklenerek 1 Mayýs'ýn tarihsel anlamýnýn üzeri kapatýlmaya çalýþýldý. Yýllardýr burjuvazinin yapmýþ olduðu manipülasyonlarýn bir parçasý olarak bu tür atýlýmlar yeni deðildir. Ýlk baþlarda yasaklanan daha sonrasýnda bahar bayramý olarak zihinlere kazýnmaya çalýþýlan 1 Mayýs bugünde böyle bir hedefle adý deðiþtirilmiþ ve tatil edilmiþtir.

Küresel Krizin Yunanistan'a Etkileri ve Sýnýf Hareketinin Geliþen Dinamizmi Yunanistan'da birkaç yýldýr rahatsýzlýk verecek þekilde etkilerini artan krizin etkileri 2008'de anarþistlerin etkili olduðu küçük çaplý bir ayaklanmaya bu yýlda yoðun genel grevlere sebep oldu. Krizin Yunanistan ekonomisinde yarattýðý kýrýlmalar ayný zamanda AB içerisinde var olan çeliþkilerin yarattýðý sorunlarýn müdahaleyi güçleþtirmesi sýnýf dinamizmini artýran bir toplumsal çatýþma ortamý yarattý. Bu durum AB içerisinde de önemli ölçüde sýkýntýlarý beraberinde getirmiþ olacak ki yeni bir ekonomik planlamalar hazýrlanýyor. AB'nin en zayýf halkasý olarak gösterilen Yunanistan'da ki bu geliþmeler Türkiye açýsýndan da önem taþýmaktadýr. Türkiye'de henüz krizin burjuva düzeni açýsýndan ciddi bir sorun yaratmamasý, güçlü bir ekonomik sistemin baþarýlý bir þekilde oluþturulmasý deðildir. Devrimci güçlerin yenilgiye uðratýlmýþ olmasý ve iþçi sýnýfýnýn geniþ bir kesiminin düzene baðlanmasý bu rahatlýðý saðlamaktadýr. Tam da bu durumdan kaynaklý Türkiye burjuvazisi Yunanistan'da yaþananlarýn bir grip gibi kendisine sýçramasýný istememektedir. Yunanistan'da bir alt üst oluþa neden olan krizin Avrupa'nýn diðer ülkelerine özellikle Ýspanya, Portekiz, Ýtalya ve diðer Akdeniz ülkelerini etkileyeceði þeklindeki düþüncelerin Türkiye'yi de düþündürdüðü açýktýr. Yunanistan'da geliþen küçük çaplý ayaklanmalar ve hayatý felç eden genel grev dalgalarý ise heyecan vericidir. Yaþadýðýmýz topraklarda

CHP Kurultayý, Kýlýçdaroðlu ve Devrimci Hareket Ýçinden geçtiðimiz süreç, burjuvazinin arayýþlarý ve siyasal gündemler son on beþ günde fazlasýyla deðiþmiþtir. Anayasa deðiþikliði

3


KOMÜNÝST DEVRÝM

deðerlendirme; kitle hareketindeki yükseliþin burjuvazi tarafýndan manipüle edilme çabasý biçimindedir. Son birkaç yýlda devrimci harekette belli bir derlenip toparlanma yaþanýyorsa da bir devrimci dalgadan ya da bir yükseliþ döneminden bahsetmek mümkün deðildir. Bu deðerlendirme farklýlýklarýnda bazý önemli noktalarý açmak gerekmektedir. Ýlk olarak; sol hareketin genelinden farklý olarak biz bu süreci bir yükseliþ süreci olarak görmüyoruz, neden? Sýnýf hareketinin yükseliþ dönemlerinde, sýnýf içerisinde belli bir memnuniyetsizlik ve gündelik yaþam koþullarýnýn iyileþmesi yönünde çeþitli hak arama mücadeleleri olsa da o dönemin temel dinamiði; sýnýfsal, siyasal hak ve talepler için mücadelenin yükselmiþ olmasýndadýr. Ýçinden geçtiðimiz dönemde de Hrant Dink cenazesi, 1 Mayýs mücadeleleri, Tekel direniþi gibi kitle eylemlilikleri özellikle medyada yanký bulduðu için devrimci gruplarca bir yükseliþ sürecinin baþlangýcý olarak algýlanmaktadýr. Bu algýlayýþ sýnýf içinde yürütülen ekonomist siyasetin kitlelerce de alanlarda tekrarlanmasýyla ilgilidir. Bu gruplar (özellikle de son süreçte kitlesini arttýran liberal sol) içinden geçtiðimiz süreç için 1970'lerdeki Ecevit'in kitlelere bir umut olarak sunulduðu döneme analoji yaparak o dönemle benzer bir yükseliþ sürecinde olduðumuzdan hareketle burjuvazinin bu defa da Kýlýçdaroðlu'nun kitlelere bir umut olarak sunulduðunu savunmaktadýrlar. Hemen belirtmeliyiz ki tarihi analojilerle yorumlamaya çalýþmak; benzer görünen olay ve olgular arasýndaki farklýlýklarý yakalamamýza engeldir. Bu süreçte de bu tip bir analoji her þeyden önce kendi gerçekliðimizi ve burjuvazinin deðiþim dönüþüm süreçlerini yanlýþ kavramamýza neden olabilir. Ancak geçmiþe bakarak çeþitli dersler çýkarmaya çalýþmak ve ona uygun davranmak gerekmektedir. 1970'lerde Ecevit'in solun karþýsýna bir alternatif olarak sunulduðu dönemde kitleler için umut olan devrimci gruplar düþmanýn operasyonlarýna uðramýþtýr. Bu süreçte de belli geliþme dinamiði taþýyan gruplar için bu tip saldýrýlar kaçýnýlmazdýr ve bu saldýrýlara karþý hazýrlýklar hemen baþlatýlmalýdýr. Bir diðer nokta, Kýlýçdaroðlu'nun bir umut olarak pazarlanmasýnýn ise pek çok nedeni vardýr. Kuþkusuz bizim görebildiðimiz çerçevenin dýþýnda da nedenler olabilir ve bu nedenler görünür kýlýndýðýnda yeniden yorumlanabilir ancak bugün bu sürecin nedeni olarak gördüðümüz noktalarýn ve süreçle varýlmak istenen hedeflerin doðru yorumlanabilmesi önemlidir. 1-CHP oldukça uzun bir süredir kitleler için bir

tartýþmalarý, 1 Mayýs, Kürt ulusal mücadelesi, Türkiye burjuvazisinin yönelimleri… gibi tüm bu yönelimlerin sonucu olarak CHP içerisinde bir kýrýlma ve deðiþim yaþanmýþtýr. Bu süreçler ve nedenleriyle ilgili olarak söylenebilecek onlarca þey vardýr. Kuþkusuz burada bunlarýn bir kýsmýný da açmamýz gerekmektedir. Ancak tüm süreçlerden çýkarýlmasý gereken en temel ders ve sonuç devrimci hareketin siyaset yapýþ tarzýna iliþkin olmalýdýr. Örneðin 70'li yýllar, öyle bir dönem düþünün ki kitleler devrimci yapýlara sempati duyuyor, çeþitli bölgelerde devrimciler halkla birlikte bölge yönetimini kontrolüne almýþ, her an devrim olacakmýþ gibi bir hava esiyor ve iþte tam bu zamanda burjuvazi bir siyasal aktör yaratýyor: Karaoðlan-Halkçý Ecevit. Ve tüm kitleler bir anda Ecevit'in peþine takýlýyor. Sizce, bu süreçte sorun nerede. 1917 Þubat devriminde Menþevikler iktidarda iken Bolþeviklerin yönlendirmesiyle kitleler ayaklanmaya gidip iktidarý ele geçiriyor. Orada da burjuvazi týpký Ecevit sürecinde olduðu gibi Menþevikleri kitlelere karþý sorunlarý çözecek bir parti olarak sunuyor ancak kitleler bu aldatmacaya inanmýyor. Sizce bizim ülkemizdeki emekçi sýnýflar neden burjuvazinin bu oyunlarýna her seferinde inanýyor! Bunun sorumlusu kimdir. Belki de, Kýlýçdaroðlu süreci deðerlendirilirken irdelenmesi gereken en temel soru-sorun da budur. Nasýl oluyor da 80 yýllýk bir burjuva partisi emekçi sýnýflarý bugüne kadar yüzlerce kez kandýrmýþken bir baþkan deðiþikliði ile yeniden emekçilerin umudu olabiliyor! Tüm bu sorularýn cevabý çok açýktýr. Geçmiþte olduðu gibi devrimciler, emekçi sýnýfý sýnýf mücadelesi temelinde örgütlemek yerine hükümet karþýtlýðý ile ya da sýnýfýn gündelik ve ekonomik talepleri üzerinden örgütlemektedir. Devrimcilerin siyasal zemini sendikalist düzlemdedir. Bu þekilde siyaset yapmak herkesin kolayýna gelmektedir. Çünkü iþçi sýnýfýný, her þeyden önce onun öncüsünü, sýnýfsal bir mücadeleye kazanmak uzun ve planlý ama hepsinden çok da zorlu ve sabýrlý bir süreci gerektirir. Oysaki bu topraklardaki devrimcilerin ne bir planý vardýr ne de sabrý. Yenildikçe tekrar baþlama iradesi gösterilir ki bu da önemlidir ancak bu irade geçmiþin dersleriyle birleþmedikçe mutlak yenilgi kaçýnýlmazdýr. Bu noktada hareketimizin diðerlerinden farklý olma iddiasýnda olduðunu belirtmek gereklidir. Tüm gruplarýn deðerlendirme kriterlerine göre (kafa sayýsý, þehit sayýsý gibi) yetersiz ve dar görülse de hareketimiz bir planla hedefine yürümektedir. CHP kurultayý ve Kýlýçdaroðlu sürecine iliþkin sol hareketteki genel

4

KOMÜNÝST DEVRÝM

meselesini ortaya koymuþtur. Kemalizm ile solu

C ve THKO pratik olarak benimsemiþ olduðu

baðdaþtýrma sorunu çoðu solcular içinde geçerli

þehir gerillacýlýðý yöntemi Latin Amerika'dan

olmuþtur. Bu görüþ etrafýnda emperyalizm

esinlenirken TKP/ML maoizmin etkisinde aldý.

olgusu da kapitalizme içkin onun organik baðý

Türkiye'de ki sol hareket elli yýldýr, düzeniçi

olduðu

hareketleri aþamamýþtýr. 71 çýkýþý illegal- siyasal

yok

sayýlmýþ,

emperyalizme

karþý

mücadele farklý bir durum, kapitalizme karþý

örgüt

mücadele farklý bir durum olarak algýlanmýþtýr.

gerçekleþtirmiþtir.

Bunun sonucu olarak iþçi sýnýfýnýn sýnýf mücade-

15-16 HAZÝRAN AYAKLANMASI

tutumuyla

lesinde ki öncülüðü yadsýnmýþ ve anti emperyal-

Bu ayaklanma birdenbire geliþen bir durumu

ist bir mücadele burjuva demokrasisi zemininde

ifade etmeyip, 1950 lerden baþlayan birikimin

verilmiþtir.

bir sonucu olarak kavranmalýdýr. DÝSK'in kapatýl-

Türkiye'nin nesnel koþullarýnýn iyi anlaþýlma-

ma

masý, solun baðýmsýz sýnýf siyasetine evrilemey-

hareketlenmesi 16 haziranda son bulmuþ ancak

iþine neden olmuþtur.

etkisi uzun süre devam etmiþtir. 15-16 haziranýn

Mihri Belli' nin MDD tezi bu çarpýk anlayýþýn

sönümlenmesin de 2 temel çýkarým vardýr; birin-

sonucudur. MDD' ciler, Türkiye'yi sömürülen, az

cisi sendika bürokrasisinin etkisinin tamamen

geliþmiþ ülke olarak tanýmlýyor ve yapýlacak ilk

kýrýlamamasý. Ýkincisi bu olaylara önderlik ede-

þeyin, demokratik bir devrim olmasý gerektiðini

bilecek bir öncünün olmayýþýdýr.

giriþimiyle

bu

anlayýþlardan

patlak

veren

15

kopuþu

haziran

belirtiyorlardý. MDD' de Kemalist izler belirgindir.

12 Mart 1971'de darbe yaþanmýþ,

Bu hareket TÝP' in uzlaþmacý zeminden dolayý

sýkýyönetim ilan edilmiþtir. Sýkýyönetim döne-

gençlik içerisinde etkiler yaratmýþtýr. Ancak

minde ve sonrasýnda solda birtakým sorunlar

örgütlenme

yaþansa da Türkiye solu 71 çýkýþýndan sonra

anlayýþýnýn

olmayýþýndan

bu

daha da geliþmiþtir.

hareketten kopuþlar gerçekleþmiþtir. 1960 sonrasý ortaya çýkan sosyalist parti TÝP' tir. MDD' de

Bu dinamizm büyük ölçüde 77'de

belirgin bir þekilde gözlenen Kemalizm TÝP' te de

belirginleþerek, özellikle 1 mayýs 1977'de 500

vardýr. MDD' ye benzeyen bir yaný daha ise ikti-

bin

sadi kalkýnmaya olan vurgudur. TÝP' in sosyalizm

ulaþmýþtýr.

emekçinin

taksime

çýkmasýyla

doruða

Bu dönemde iþçi sýnýfý ile onun politik

anlayýþý sosyal demokrasi olarak belirginleþir. TÝP' in MDD' den farký ise Türkiye'nin kapitalist

öncüsünün

ülke

TÝP

korkutmuþ iþçi sýnýfý mücadelesi ve devrimciliði

üyelerinin çoðunun iþçi olmasý olumlu bir

bitirmeye yönelik askeri darbeyi sevk etmiþtir.

yanýdýr.

12 Eylül bunun sonucu olarak geliþmiþtir. 12

FKF ve DEV-GENÇ daha sonralarý TÝP' in

Eylül'ü önceleyen dönemde ekonomik koþular

eleþtirisi üzerine þekillenmiþ MDD etkisinde var

ve dünyada ki geliþmelerde darbeyi anlamak

olmuþtur. Daha sonra ise 71 atýlýmýn örgütlen-

için önemlidir.

olduðu

üzerine

yaptýðý

tespittir.

birleþeceði

kaygýsý

burjuvaziyi

12 Eylül'den sonra sol hareketteki

meleri buralardan doðmuþtur.

örgütsüzlük kendisini göstermiþ, sol hareket 71 DEVRÝMCÝ ÇIKIÞI

çareyi yurtdýþýna kaçmakta bulmuþtur. 12

71 devrimci çýkýþý olarak kastettiðimiz, THKP-C,

Eylül'de merkezi olarak direniþ gösteren tek

TKP/ML TÝKKO, THKO hareketlerinin pratik ve

örgüt TÝKB' dir.

politik tutumlarýdýr. Bu hareketler kendinden

ÝÞÇÝ SINIFININ DEÐÝÞEN YAPISI

Bu

Kapitalist üretim biçiminin sürekli

dönemde yaygýn olan baðýmsýzlýk söylemi her

deðiþmesi ve geliþmesi sonucunda iþçi sýnýfý

üçünde de vardýr. THKP-C'de baðýmsýzlýk farklý

niteliðinin ve yapýsýnýn deðiþtiðiyle ilgili birçok

algýlanýrken, TKP/ML maoizm çerçevesinde

teori ortaya çýkmýþtýr. Bu teoriyle iki önemli

þekillenmiþtir. 60'lý yýllarda yaþanan hareketlen-

sýnýflandýrma vardýr; birincisi, üretim sürecinde-

meler Türkiye solunda da etkiler yarattý. THKP-

ki deðiþimle birlikte iþçi sýnýfýnýn parçalandýðýný,

önceki

dönemin

izlerini

taþýmýþlardýr.

17


KOMÜNÝST DEVRÝM

altýnda tutamayacaðý örgütlenmeyi kurarak kap-

Komintern' in Bakü'de düzenlediði Doðu halklarý

italist sistem altýnda çalýþmamýzý yürütmek

kurultayýnýn hemen sonrasýnda TKP Mustafa

zorundayýz.

Suphi öncülüðünde kurumuþtur. Sovyetlerin

Kapitalist sistem devrimcileri takip etme yönte-

kuruluþu birçok ülkede etki yarattýðý gibi Türkiye

minden, teknolojinin geliþmesiyle cep telefon-

üstünde de etki oluþturmuþtur. Mustafa Suphi,

larý, internet üzerinden takip etmektedir. Bizim,

Sovyet devrimi içerisinde kendini yetiþtirmiþtir.

burjuvalarýn her türlü takip yöntemine karþýlýk

Sovyetler, sosyalistleri etkilediði gibi Türkiye'de

kendi güvenlik sistemlerimizi disiplinli bir þekilde

ki M. Kemal hükümetini de ilgilendirmiþ ve

yerine getirmek zorundayýz.

Sovyetlerle

DKH' da bulunmadan önce, güvenlikle ilgili bir

olmuþlardýr.

kavrayýþa sahip deðildim. Bulunduðum yapýlar-

Komintern 'in sömürge ülkelerde ki ulusal kurtu-

da ya telefon üzerinden toplantý haberi verilir ya

luþ mücadelesini tanýmasý sonucu M. Suphi ve

da eylem söylenirdi. Ýnternet üzerinden teorik,

arkadaþlarý Türkiye'ye gelmiþ, ulusal kurtuluþ

politik tartýþma yürütülür ve internette grup

mücadelesinde Ankara hükümetiyle iþbirliði

oluþturarak birbirimizi tanýrdýk. Bu durum bana

yamayý kabul etmiþlerdir. Tabi ki Türkiye'de

o zamanlar yanlýþ bir tutum olarak gelmemiþti.

komünistlerin bu hükümete desteði sýnýrsýz

Çünkü bende kitle anlayýþý ön planda olduðu için

deðildir. Sömürge sorununun kapitalizme iliþkin

faaliyetlerimizin herkesin bilmesinde bir sakýnca

bir sorun olduðu, bu sorununda ancak sosyalist

yoktu. Çünkü kitleyi toplayabilmenin yolunun,

devrimle

açýk parti anlayýþýndan geçeceðini düþünüyor-

etmiþlerdir.

dum. Nasýl olsa burjuvazi bize özgür örgütlen-

Türkiye'de yeni eni oluþan burjuva sýnýfý, sýnýf

meyi tanýmýþ, istediðin gibi siyaset yapmana da

çýkarlarýnýn farkýnda olarak hareket ettikleri için

izin vermiþ, neden bu açýklýktan yararlanýlmasýn

M. Suphi'leri bir tehdit olarak görüp katlet-

ki? Bilinci geliþti bende. DKH' da tanýþtýktan

miþlerdir.

sonra güvenlik meselesine dikkat etmenin öne-

Ýki dünya savaþý arasýnda Sovyetlerin içe dön-

mini kavradým. Bu tür dönemlerde burjuvazi

mesi, ulusal bir sosyalizm inþa etme poli-

sana birtakým haklar tanýyarak seni takip eder

tikalarýnýn sonucu, TKP' de Sovyetlerin dýþ poli-

ve kontrol altýnda tutar. Olaðanüstü bir durum-

tika aracý haline gelerek Kemalistlerle baðlarýný

da da örgütün tüm yapýsýný bildiði için, istediði

koparamaz hale gelmiþtir.

gibi daðýtabilir. Biz devrimci komünistlerin,

Sovyetlerde ki ideolojik gerileme ikinci dünya

güvenlik meselesine önem vermenin bilincini

savaþýndan önce sýnýf savaþýmýný terk ederek,

kavramýþ olduðumuzu düþünüyorum. Ancak

faþizme karþý birleþik cepheyi yerleþtirmesi

pratikte

birçok gerilemeye yol açmýþtýr.

yaþanan

bazý

sorunlardan

dolayý

iyi

iliþkiler

çözülebileceði

kurmak

bilinciyle

zorunda

hareket

(mesela cep tel. ) birtakým þeyleri uygulayamýy-

Türkiye 1954 ve 58 dönemlerinde yaþanan

oruz.

ekonomik krizleri toplumsal muhalefete zemin hazýrlamýþtýr. 27 Mayýs darbesiyle ekonomik kriz

TÜRKÝYE SOLU

ve büyüyen siyasi krize asker tarafýndan burju-

Türkiye'deki sosyalist düþüncenin uzun bir

va fraksiyonlar arasýnda bir el deðiþtirmeyle son

geçmiþi vardýr. Ýlk grev hareketleri Osmanlý'da

verilir. 1960 darbesiyle dünyada geliþen durum-

baþlamýþtýr. Ama bu hareketlenmeler kendiliðin-

lara ayak uydurmak, kalkýnma ekonomisine ve

den ve ekonomik amaçlýdýr. 1870-1908 dönemi

iç piyasaya yönelik ithal ikameci sanayi mode-

bu topraklarda iþçi sýnýfýnýn sýnýfsal bir bilinç

line geçilmiþtir. 27 Mayýs birçok aydýn tarafýndan

kazanmada ve savaþýnda ilk adýmlarýný attýðý

ilerici olarak görülmüþtür. Kapitalist üretim iliþk-

hazýrlýk

Türkiye'de

ileri içerisinde ele alýnmamýþtýr. Bunun sonucun-

komünist düþüncenin çýkýþ tarihi 1920 olarak

da solla Kemalizm'i bir araya getirme çabalarý

ortaya

komünist

doðmuþtur. Bunlardan biri YÖN hareketidir.

hareketin temeli sayýlan örgüt ise TKP' dir.

Türkiye'nin en önemli sorunu olarak kalkýnma

dönemi

olara

koyulabilir.

görülür.

Türkiye'de

16

KOMÜNÝST DEVRÝM

baþarýsýz bir tablo çýkarmýþtýr ortaya. Devrimciler, sendikalarýn, yalnýzca iþ býrakma ve protesto yürüyüþü olarak düzenlediði bir organizasyona genel grev adýný vermesini hiç eleþtirmedikleri gibi sonuna kadar destek vermiþlerdir. Sendikasýz ve sigortasýz olarak çalýþan iþçi sýnýfýnýn en yoksul kesimlerinin katýl(a)madýðý, ve baþýndan sonuna tüm süreçlerde devrimcilerin sendikalarýn kuyruðuna takýldýðý bir süreçtir bu. Uluslar arasý iþçi sýnýfýnýn birlik, mücadele ve dayanýþma günü olan 1 Mayýs'ta, 1 Mayýsýn bu içeriði boþaltýlarak eylemin baþýndan sonuna 26 Mayýs Genel grevine çaðrý yapýlmasýna karþýn son derece sýnýrlý bir kitle toparlanabilmiþtir. Bu ise devrimcilerin iþçi sýnýfýnýn sendikasýz, sigortasýz kesimleri içindeki örgütlülük baðlarýnýn zayýflýðýný göstermektedir. Bugünden bakarak sendikalarýn 1 gün önce 26 Mayýs genel grevini iptal ettiklerini açýklamalarýna son gün KESK'in yeniden devrimci pozlarla genel grev kararý almasý üzerine pek çok þey söylenebilir. Ancak bu grevlerin ortaya koyduðu tablo çok daha önemlidir; bugün devrimciler kitleler içinde saðlam baðlarla örgütlü deðildir. Hal böyle iken Lenin'in Ne Yapmalý'da genel grev üzerine ortaya koyduðu görüþlerin hiçbir Leninist grup tarafýndan bir kýlavuz olarak alýnmadýðý ortaya çýkmaktadýr. Bugün diyor Lenin, genel grev sloganý atanlar iþçi sýnýfý içindeki örgütlenme görevlerinden kaçanlardýr. Bu þekilde yapýlan iþ býrakma elemleri kitlerin kafasýnda genel grevin içeriðini boþaltan bir iþlevi de görecektir. Yani bu genel grev giriþimleri hem baþarýsýzdýr hem iþlevsiz hem de zarar verici. Olumlu tek yaný ise bu baþarýsýzlýðýn bize hatýrlattýðý görevlerimizdir.

umut noktasý deðildi. AKP'den ve yönetimin iþleyiþinden umutsuzlarýn gidebileceði bir seçenekten çok AKP karþýtlarýnýn zorunlu tercihi idi. Belikli burjuvazi bugüne kadar bu süreçten memnundu ancak bunun artýk deðiþtirilmesi gerektiðine inandý. Bu durumun nedeni ise son süreçte AKP'nin kitlelerin gözündeki inandýrýcýlýðýný yitirmesidir dahasý önümüzdeki süreçte daha da yitirileceðine inanmaktadýr. Ýþte bu noktada, Kýlýçdaroðlu, Düzenden umudunu yitirenler için yeni bir düzen içi seçenek olarak sunulmuþtur. Tüsiad'ýn bu süreç için olumlu yaklaþýmý da bu beklentiyi doðrulamaktadýr. Belirtilmelidir ki bu süreç son on beþ gündeki kaset sürecinden çok daha önce planlanmýþtýr. Kýlýçdaroðlu'nun belediye baþkan adaylýðý süreci de burjuvazi için iyi bir deneme süreci olmuþtur. 2- Dünya üzerinde, burjuvazi krizlerle baþ edebilmek için yeni bir dönüþüm sürecine hazýrlanmaktadýr. Küresel krize karþý küresel çapta tedbirlerin uygulanmaya baþlanmasý da bunun baþlangýç noktasýdýr. Örneðin son olarak Yunanistan'da patlak veren krize karþý tüm AB ülkelerinde ortak bir ekonomik programa geçilmiþtir. Türkiye burjuvazisi de bu deðiþim sürecinin gerisinde kalmak istemez-isteyemez. Kendi düzenleri yürüsün diye pek çok 'kýrmýzý hat'tan vazgeçebilirler. Türkiye'de CHP ise tamda bu statükolarýn partisidir. Burjuvazinin bu deðiþim sürecinin en büyük engellerindendir. Ýþte bu nedenle de burjuvazi CHP'de bir deðiþimi kaçýnýlmaz olarak görmüþtür. Kýlýçdaroðlu'nun kurultayda yaptýðý konuþmada Kürt sorununa hiç deðinmemiþ olmasýnýn nedeni de buradadýr. Bugüne kadar CHP ezilen emekçi kitlelere sanki emekçilerin en büyük sorunlarýnýn ulusal güvenlik ve misaký milli sýnýrlarýymýþ gibi siyaset yürütmesi bir ihtiyaç iken bugün artýk burjuvazi bu noktalardaki siyasetini deðiþtirmiþtir.

Türkiye, Ýsrail ve Ortadoðu üçgeninde Yeni Dönem Baþyazýnýn tamamlanýp yayýnýn hazýrlýklarýnýn bittiði günlerde Ortadoðu'da yaþanan yeni ve önemli bir geliþme, Ýsrail'in Gazze'ye yardým götüren sivil bir gemiye müdahalesi, üzerine konuya iliþkin ilk görüþlerimizi yazabilmek için bu sayýyý on gün kadar geç çýkarýyoruz. Yer sýkýntýsý nedeniyle de Tekel Direniþlerinin geldiði durumla ilgili kimi yorumlarýmýzý geçen sayýlarda çeþitli öngörülerimizin doðrulanmasý nedeniyle yazýdan çýkarttýk. Türkiye'nin bölgede alt-emperyalist bir ülke olma hedeflerine iliþkin görüþlerimiz bilinmektedir. Türkiye, bölgedeki emperyalist güç olan Amerikan hegemonyasýnýn taþeronu olabilmek için uzun süredir çeþitli politikalar yürütmektedir. Türkiye Devletinin PKK ile Kuzey Kürdistan'da yürüttüðü iç savaþ (ki bu iç savaþ

26 Mayýs Genel Grevi, Devrimci Hareketin Genel Grev Perspektifleri DÝSK, KESK, TÜRK-ÝÞ, KAMU-SEN tarafýndan "Emek karþýtý politikalara karþý" alýnan 26 Mayýs genel grevi kararý devrimci gruplar tarafýndan da desteklenip olumlanmýþtýr. Bir durumu sonuçlarý açýsýndan deðerlendirip yorumlamak doðru deðildir elbette. Genel grevin bir yöntem olarak nasýl ele alýnmasý gerektiði üzerine de görüþlerimiz vardýr ve bunlarý da ele alacaðýz ancak öncelikle 22 þubat ve 26 mayýs genel grevlerini ve sonuçlarýný deðerlendirmek gerekmektedir. Yapýlmýþ olan bu iki genel grev; 15-16 Haziran'la ya da bugün dünyanýn çeþitli yerlerinde (Yunanistan, G. Kore, … gibi) yapýlan genel grevlerle kýyaslanamayacak kadar

5


KOMÜNÝST DEVRÝM

Türkiye Devletinin ordusunun hem silahlanma hem de savaþ deneyimi anlamýnda bölgede önemli bir güç haline getirmiþtir) ve Orta Asya'daki Türki-Cumhuriyetleri ile olan ekonomik ve ideolojik iliþkinin yaný sýra Ortadoðu'da son yýllarda çeþitli olaylarda kazandýðý 'sempati' (Davos gibi) nedeniyle de hedeflediði altemperyalist ülke olma konusunda Türkiye'yi öne çýkarmaktaydý. Son yaþanan olay, Ýsrail askerlerinin sivil bir yardým gemisine silahlý müdahalesi ve ardýndan Türkiye Devletinin geliþtirdiði tepkiler önemli bir süreci de açmýþtýr. Bu olayý ve sonuçlarýný doðru yorumlayabilmek oldukça önemlidir. 1. Bu olay, Türkiye Devletinin geçmiþte yaptýðý hamlelerle ve olayýn yarattýðý sonuçlar düzleminden bakýldýðýnda tam bir senaryo olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Türkiye Ýsrail devletlerinin ABD ile birlikte hazýrladýklarý bir senaryo. Bu senaryoda Ortadoðu'daki Arap halký için Ýsrail kötü polistir, Türkiye Devleti ise iyi Polis. Ýkisi de ayný taraftadýr. 2. Bu olay sonucunda ortaya çýkan tablo açýsýndan ise Türkiye Devleti geçmiþte kazandýðý sempatinin çok daha ilerisinde roller ve görevler kazanmýþtýr. Hamas lideri konuþma yaparken iki yanýnda iki bayrak vardýr; birisi Filistin bayraðý diðeri Türkiye Devleti bayraðý. Dünyanýn her yarinden Ýsrail'e karþý yapýlan protesto mitinglerinde orak çekiçli bayrak taþýyan göstericiler diðer ellerine Türkiye devletinin bayraðýný almýþtýr. Yaþanan geliþmeler karþýsýnda Amerika devlet baþkaný Obama bu talihsiz olayý Türkiye'nin bölgedeki rolünü arttýracak bir avantaja çevirmeliyiz açýklamasý yapmýþtýr. Sonuç olarak Türkiye Devleti uzun yýllardýr sürdürdüðü hedeflerine ulaþmýþ gözükmektedir. Türkiye artýk Ortadoðu'da alt-emperyalist bir güçtür. 3. Bu olayýn ardýndan Türkiye devrimci hareketi ise Ýsrail mallarýný boykot giriþimi adý altýnda bir platform kurmuþtur. Bizce tüm bu olaylar zincirinin en talihsiz halkasý budur. On yýllardýr devrimcilere ve Kürt ulusal mücadelesini yürütenlere ayný vahþetle yaklaþan Türkiye devletinin mallarýnýn niçin boykot edilmediði ( yanlýþ anlaþýlma olmamasý için belirtmek isteriz ki bu þekilde yapýlan boykotlarý desteklememekteyiz) sorusu akýllara gelmektedir. Bu konuyla ilgili daha derinlikli deðerlendirmeler bir sonraki sayýda yapýlacaktýr. Son olarak, yoldaþlar, devrimci komünistlerin görevleri artmýþtýr. 80 yýldýr ayný kýsýr döngüde ve baþarýsýzlýklarla dolu tarihimizi geri çevirebilmek için yapmamýz gereken mücadele daha da zorlaþmýþtýr. Ancak, her bir militanýn kararlýlýkla ve planlý-hedefli þekilde yürüteceði mücadele ile

6

zafere ulaþýlabilir. Zafer için ileri bir adým at ve yüreðini yüreklerimizin yanýna kat.

KOMÜNÝST DEVRÝM

KOMÜNÝST DEVRÝM

Sosyalizm devletin devlet olmadýðý baský iþlevini

Komünistlerin

kaybettiði ama eski sistemden devralmýþ olduðu

halklarýn kardeþliði uluslarýn eþitliðine indirgene-

ayrýcalýk statü hiyerarþi yapýsýyla yarý devlet

mez. Bizim enternasyonal anlayýþýmýz proleter

özelliði taþýyan proleter devletin sönemeye

enternasyonalizmidir. Lenin ekim devriminin

baþladýðý dönemdir. Sosyalizm devletin sönmeye

nihai zafere ulaþmadý için enternasyonal bir

baþladýðý dönemse eðer bu dönem nasýl gerçek-

devrim

leþecektir. Devletin yarý devlet durumuna gelme-

devrimlerinin bir bir yenilmesiyle Sovyet Rusya

si için proleter bir devrimle kapitalist üretim

kendi içine çekilmiþtir. Ve dünya devrimlerinden

iliþkilerinin parçalanmasý ve devletin proleter

de zaman geçtikçe beklentisi kalmamýþtýr ve

devlet haline gelmesi gerekir. Sermayeye bin bir

bunun sonucunda ulusal sosyalizm anlayýþý

baðla baðlý burjuvazinin uzlaþmayla mülklerini

ortaya çýkmýþtýr. Enternasyonalizmden geriye

iþçilere vermeyeceði açýktýr. Ýþçilerin iktidarý

düþülmüþ tek ülkede komünizme geçilebilir gibi

devrimle

anlayýþlar

ele

almasýyla

burjuvazi

kendi

için

enternasyonalizm

çaba

göstermiþ

türeyerek

bunun

anlayýþlarý

fakat

sonucu

Avrupa

olarak

mülkiyetini vermemek için karþý devrim giriþim-

kalkýnmacýlýða önem verilmiþ emperyalistleri

lerinde bulunacaktýr. Bu yüzden iktidarý ele alan

sanayimizle alt edeceðiz anlayýþý ortaya çýkmýþ

iþçi sýnýfýnýn halk milisleri oluþturarak burjuva

sonuçta da kapitalizme barýþçýl geçiþ gerçek-

sýnýfýný baský altýnda tutmasý gerekir. Bu döneme

leþmiþtir. Ben ülkede yaþanan reel sosyalizm

proletarya diktatörlüðü yani sosyalizme geçiþ

denemesi proletarya diktatörlüðünün burada

evresi

Diktatörlüðü

uzun sürmesiyle bir takým ekonomik programlar

Marksizmde siyasi geçiþ evresi olarak açýk-

oluþturulma zorunda kalýnmýþ fakat bunlar kapi-

lanýrken Lenin Devlet ve Devrimde Proletarya

talizme doðru ilerleyen programlar olmuþtur. Tek

Diktatörlüðünü açýkça ne olduðu anlatýlmýþtýr.

ülkede yaþanan sosyalizm deneyimine nesnel bir

Proletarya Diktatörlüðünün Marksta Leninde

bakýþ açýsýyla ele alýnýyor fakat þu bilinmelidir ki

üzerinde durulmasýnýn önemi 48 devrimleri ve

nesnel zorunluluktan kaynaklý birtakým sorunlar

Paris komünü deneyimlerinin irdelenmesi sonu-

oluþsa da ortada bilinçli insan eyleminin nesnel-

cunda olmuþtur. Bu deneyimlerin bizzat Lenin

liði deðiþtirme eylemi vardýr. Sovyet sosyalist

tarafýndan yorumlanmasýyla kategorik olarak ele

denemesi günümüze birçok çarpýk teori de

alýnmýþtýr. Proletarya Diktatörlüðünün sýnýfsýz

býrakmýþtýr. Bunlardan biri geçiþ toplumunun

topluma geçebilmek için tüm dünyada iþçi

ekonomik toplumsal yapýsýnýn sosyalizm olarak

sýnýfýnýn burjuvazinin elinden iktidarý zor yoluyla

algýlanmasýdýr. Sosyalizm ise artýk siyasal özel-

ele almasýyla gerçekleþebilir. Çünkü kapitalist

likleriyle tanýmlanamaz. Çünkü devlet olmadýðý

sistem deðiþim deðeri üzerinden iþler ve bu sis-

için siyasete iliþkin bir tanýmlama anlamsýzlaþýr.

temde meta hakimdir. Metanýn ortadan kaldýrýl-

Diðer bir önemli sorun ise ulusal sosyalizm

masý için de dünyada hakim olan kapitalist sis-

anlayýþýdýr. Bu anlayýþla proleter enternasyon-

temin yok edilmesi gerekir. Bu da ancak proleter

alinde vazgeçilmiþtir.

denir.

devrimlerle

ve

Proletarya

proletarya

diktatörlüðü

ile GÜVENLÝK MESELESÝ

gerçekleþebilir. Proletarya diktatörlüðünün kýsa sürmesi için entarnasyonal devrim gereklidir. Sýnýflý sistemden sýnýfsýz topluma geçmek için

Biz devrimci komünistler olarak yolumuzu

sýnýflý sistem tüm yapýsýyla parçalanmalýdýr. Bir

çizdik. Hedefimiz iþçi sýnýfýnýn iktidarý, burju-

ülkede yaþanan bir proleter devrim diðer

vazinin elinden devrimle kendi eline almasýdýr.

ülkelere sýçrayamazsa kapitalist sistem içinde

Bu hedefe doðru giderken de zorlu koþullardan

yozlaþabilir. Bolþevikler Ekim devrimini yaparken

geçeceðiz. Bunun bilincinde olarak hareket ediy-

devrimin nihai bir zafere ulaþmasý için enter-

oruz. Kapitalist sistem Türkiye'de ve dünya da

nasyonalizm vurgusunun üzerinde durmuþtur.

örgütlenmesini gittikçe geliþtirmiþ, diktatör-

Devrimden sonra Lenin in üçüncü enternasyon-

lüðünü de zaman geçtikçe artýrmýþtýr. Bu örgütlü

ali

sisteme karþýlýk bizim de burjuvazinin kontrolü

oluþturmasý

bunun

bir

göstergesidir.

15


KOMÜNÝST DEVRÝM

sel bir birikim olarak algýlýyor kitlenin kazanýla-

ki

bilmesi için yasal bir parti dýþýnda burjuvadan

üretkenliðini kaybetmeyeceðini çünkü önüne

baðýmsýz kendi devrimci özgür(illegal) örgütlen-

devrimi siyasi iktidarý hedefleyen örgütün sürek-

meyi Leninist parti anlayýþý olarak da düþün-

li

müyordum. Bu tip örgütlerin narodnik gruplara

mekanikleþmeyeceðini kavradým. Asýl üretkensi-

özgü olduðunu düþünüyordum. Ya da illegal

zlik eleþtiri özgürlüðü deyip bunun içinde boðu-

parti anlayýþýnýn hayatla baðlarýnýn kopuk kendi

larak bir adým ileriye gidememektir ya da

içine yönelmiþ ve illegal oluþumdan dolayý çalýþ-

düþünmeden sadece kafa sallamaktýr. Bu ikisi

ma yapamayan gruplar olarak görüyordum.

üretkensizliðin asýl sebepleridir. Tartýþtýðýmýz

Geçmiþte içinde bulunduðum yapý bürokratik

baþka bir ilke ise illegal parti meselesi idi. Yoldaþ

yozlaþma içinde boðulmuþ emir komuta zinciri

bana kendi öz baðýmsýz örgütlenmesini tamam-

içerisinde iþleyen bu parti yukarýdan aþaðýya

lamadan yasal bir parti kurulmanýn kendiliðin-

örgütlenmeyi bu þekilde anlatýyorlardý. Bende de

den bir harekete kendini býraktýðýný ve böyle bir

bu durumla ilgili yanlýþ bir düþünce oluþtu.

partinin ekonomizm ve parlementerizm den

Yukarýdan

kiþileri

baþka bir þey yapamayacaðýný anlatý. Yoldaþla

mekanikleþtiren yukarýda iki üç burjuvanýn

tartýþtýktan sonra þunu kavradým ki komünist bir

aþaðýya sürekli emir yaðdýrmasý olarak algýlýyor-

dünya kurmak için illegal bir örgüt kurmanýn

dum. Reformist partideki bürokratik yozlaþma

gerekli olduðunu kavradým. Çünkü biz kapitalist

yasallýðýn içine hapsolmasý ve kiþilerin orada

bir sistemde yaþýyoruz bu sisteme karþý kendi

pasifize edildiðini partiye bildirerek iliþkimi kes-

baðýmsýz örgütlenmeni gerçekleþtirmen gerekiy-

tim. Daha sonra baþka bir grupta bulundum.

or. Bu örgütlenme keyfi ihtiyaçtan var olan bir

Oraya girmemin sebebi de legalizm bataðýnýn

durum deðil kapitalist sistemin içinde zorunlu-

içine hapsolmayan ama yasal bir partiyle de kit-

luktan dolayý var olmaktadýr.

aþaðýya

örgütlenmeyi

yukarýdan

aþaðýya

üretim

içinde

örgütlenme

var

kiþinin

olacaðýndan

leyi bir arada toplayan bir parti anlayýþýnýn mevcut

olmasýydý.

Yukarýdan

aþaðý

SOSYALÝZM

kiþileri

mekanikleþtiren bir yapý deðil de aþaðýdan yukarý doðru ilerleyen ve bu sayede kiþilerin

Marksizme göre Komünizme giden süreç belli

üretkenliðini artýracak bir anlayýþa sahip olduðu

evrelerden oluþur. Bu evreler keyfi þekilde belir-

için burada bulundum. O grupta bana parti bil-

lenmez dönemin nesnel koþullarý ve döneme

inci olarak da yasal kurulan bir parti ama iþleyiþ

hakim kadrolarýn bilinçli eylemleri sürecinde

pratik olarak burjuva yasallýðýnýn içine girmeyen

belirlenir. Komünizm sýnýfsýz sýnýrsýz devletin

bir anlayýþtý.

olmadýðý bir toplumdur. Sýnýfsýz sýnýrsýz bir yaþama gidebilmek için de komünizm yolunu açacak

DKH'de bir yoldaþla tanýþtýktan sonra bana Leninst Parti anlayýþýnýn nasýl olmasý

evrelere

gerektiði Lenin'in kitaplarýndan açýklýyordu. Bir

sýnýflarýn var olmasýyla doðmuþtur. Sýnýflarýn var

Adým Ýleri Ýki Adým Geri, Ne Yapmalý, Örgütlen-

oluþu çok eskilere dayandýðý için devlet de

me okutuyor ve bu kitaplar üzerinden tarihimiz-

sýnýflarýn var olduðundan beri kendini devamlý

den örnekler vererek öncü partinin hangi ilkeler-

güçlendirerek süregelmiþtir. Sýnýflý toplumlar bir

le kurulmasý gerektiðini anlatýyordu. Aþaðýdan

devrimle yýkýlabilir ancak sýnýflý sistemin insanlar

yukarý doðru örgütlenmenin oportünizme zemin

üzerindeki ideolojisi bir anda kýrýlamaz. Bu ide-

hazýrladýðýný bana anlatmaya çalýþýyor bürokratik

olojinin kýrýlmasý insanlarý komün bir yaþama

emir komuta zinciri gibi iþleyen siyasetleri

geçirmek için de proleter bir devlet gereklidir.

devrim ve siyasi iktidar hedefleri olmadýðýndan

Halk yönetim iþlerine katýlmasýyla insanlarýn

dolayý memur sýnýfý gibi iþlediðini açýklýyor ve

komün bir hayata baþlamasýyla devlet de sönm-

bunun

hale

eye baþlayacaktýr. Devletin sönmeye baþladýðý

dönüþtüðünü anlatýyordu. Biz bunlarý tartýþtýk-

dönemle söndüðü dönem ayný dönemi tarif

tan ve kitaplarý okuduktan sonra þunu anladým

etmez. Komünizm alt aþamasý sosyalizmdir.

sonucu

olarak

yozlaþmýþ

bir

14

olmak

zorundadýr.

Çünkü

devlet

KOMÜNÝST DEVRÝM

Çeþitli mahallelere yapýlan pankartlar ve Taksim çevresine yapýlan kuþlamalarda hareketimiz 1 Mayýsýn sýnýfsal içeriðini ve kýzýllýðýný öne çýkarmýþtýr. 2010 1 Mayýsýna gelindiðinde ise kortejlerin ilk kez düzenli bir þekilde alana girebileceði bir 1 Mayýs ortaya çýkmýþtýr. 1 Mayýs sürecinde çeþitli faaliyetlerle hazýrlýklarýmýzý yaptýk. Devrimciler her yýl olduðun gibi '' Devrimci 1 Mayýs Platformu'' nu kurmuþtu. Çeþitli iç sebepler dolayýsýyla biz bu platforma katýlmasak da bu platformla birlikte hareket etme kararý aldýk ve platformun destekçisi olarak toplantýlarýna katýldýk. Bu toplantýlara mütevazi bir þekilde kendi görüþlerimizi platforma ilettik, bilgi alýþveriþinde bulunduk. Bunun dýþýnda tüm yoldaþlarýmýz 1 Mayýsa hazýrlanýrken ayný zamanda alana taþýyacaðýmýz çevre iliþkilerimizi de hazýrlamaya çalýþtýk 1 Mayýs hakkýnda bu unsurlarla toplantýlar düzenledik ve 1 Mayýsýn hem tarihsel boyutunu hem de sýnýfsal karakterini tartýþtýk. Tüm yoldaþlarýmýza ve çevre unsurlarýmýza bu günün kavga günü olduðunu bilincini vermeye çalýþtýk. Bu sene insanlardaki yasal 1 Mayýs rahatlýðýný aþmamýz gerekiyordu. Bizim için kavga gününün yasalýna sýrtýmýzý dayamak söz konusu olamaz. Bu sebepten dolayý herkese bir çatýþma ortamýnda nasýl davranýlmasý gerektiðini anlattýk. 1 Mayýsta kullanacaðýmýz materyallerin hazýrlanmasý sürecini iyi bir þekilde geçirdik diyebiliriz. 1 Mayýsta daðýtýlmak üzere hazýrlanan bildirilerin alana getirilmemesi bu süreçteki en olumsuz durum oldu. Bu bildirilerin 1 Mayýstan önce çeþitli yerlerde daðýtýlmasý ve hareketimizin görüþlerinin insanlara duyurulmasýný da unutmamak gerekiyor. 1 Mayýs günü geldiðinde ise bazý fireler vererek alanda yerimizi aldýk. Fakat burada olmamasý gereken bazý durumlar ortaya çýktý. En baþta pankartýn geç gelmesiyle birlikte kortejimiz en arkada kaldý. 1 Mayýs platformunun destekçileri için bir sýralama yoktu, pankartýný getiren platformun arkasýnda sýraya giriyordu. Bazý destekçi olmayan kurumlarýn bile bizim önümüzde kalmasý can sýkýcý bir durumdu. 1 Mayýs gibi önemli bir günde pankartýn geç gelmesinin mazareti olamaz. Aslýnda buradan ders çýkarýlacak bir durum da yoktur. Böyle bir günde geç gelmek hiç olmayan bir þeydi fakat bu yýl oldu. Burada hareketteki bir gevþemeyi

EYLEM KOMÝTESÝ 1 MAYIS RAPORU 1977 1 Mayýsýnýn 30. yýldönümünde sendikalarýn devrimcilerin, bu dönemi önceleyen süreçte ýsrarcý olduðu Taksim meydanýn 1 Mayýsa açýlmasý isteði, 2007 1 Mayýsý ile birlikte pratiðe taþýnmýþtý. 2007-2008 ve 2009 1 Mayýslarý eylemcilerle polisin çatýþmalarý haline geçmiþti. Sarý sendikalar her yýl 1 Mayýs gününden önce gümbür gümbür geliyoruz Taksimi kazanacaðýz derken, o gün gelip çatýnca daha ilk polis baskýsýnda eylemden geri çekildiklerini açýklýyordu. Ve bundan sonra da alan polisle devrimcilere kalýyor, devrimci irade ve dayanýþma ön plana çýkýyordu. 1 Mayýsa tek saldýrý polis saldýrýsý deðildi. Bu günün ''emek ve dayanýþma günü'' ilan edilmesi ona yapýlan en büyük saldýrýydý. 1 Mayýsýn sýnýfsal içeriðinin boþaltýlmasý çabasýna sarý sendikalar da omuz verince 1 Mayýsýn kýzýllýðýný sahiplenme iþi her zaman olduðu gibi devrimcilere kalmýþtý. 2010 1 Mayýsý geçen yýllara göre daha farklýydý. Taksim meydaný açýlmýþtý ve 3 yýl sonra 1 Mayýs çatýþma ortamý olmadan kutlanacaktý. Devlet buna demokrasi derken sendikalar ve bazý sol çevreler büyük bir zafer olarak nitelendirdi. Taksim meydaný mücadele sonucunda kazanýldý. Bunu inkâr edecek durumumuz yok. 3 yýl boyunca orada devrimci irade gösterilmeseydi devlet Taksimi açmazdý. Bu bir lütuf olmadý, irade sonucunda bir kazaným olarak hanemize yazýldý. Fakat Taksimi bir zafer olarak görmek, Taksim kazanýldý sýra devrimde diyecek kadar iþi ileri götürmek nesnelliðe oldukça uzak düþüyor. Yine bir baþka sorun da 1 Mayýsýn özellikle üç yýldýr ''Taksim meydanýna'' indirgenmesi sorunudur. Son üç yýlda bizler de 1 Mayýslarda, 1 Mayýsýn kýzýllýðýný haykýrmak için yani biz komünistlere düþen görevi yerine getirmek için alanlardaydýk. 2007,2008 ve 2009 yýllarýnda hareketimiz, devrimci iradeyi kendisine yakýþýr þekilde göstermiþtir. Tüm yoldaþlarýmýz korkusuzca çatýþma ortamlarýna girmiþ, devrimci dayanýþma bilincini hep öne çýkarmýþ, burjuvazinin kolluk kuvvetlerine karþý bir komünistin göstermesi gereken duruþu göstermiþtir. Yine hareketimiz her eylemde olduðu gibi özgür faaliyetlerini bu 1 Mayýslarda da yürütmüþtür.

7


KOMÜNÝST DEVRÝM

görebiliriz. Tek çýkarabileceðimiz sonuç bu olur sanki. Ayrýca eylem komitesindeki bazý yoldaþlarýn pankarttan bile sonra gelmesi hatta bu yoldaþlarýmýzdan bir tanesinin eylem komitesinde olduðunu o gün öðrenmesi ise oldukça vahimdir. Burada eylem komitesindeki diðer yoldaþlarýn eksikliði göze çarpýyor. Biz eylem komitesi olarak kendi komite organizasyonumuzda sýnýfta kaldýk. Eylem komitesinin önemi ve ne anlama geldiði konusunda daha detaylý bir toplantý yapmamýz gerekiyordu. Bu yapýlmadý ve özellikle daha deneyimsiz yoldaþlarýn ilginç bir þekilde bu konudaki bilgilerine güvenildi. Oysaki durum böyle olmamalýydý. Eylem komitesindeki problem korteje de yansýdý. En arkada kalmanýn verdiði moral bozukluðu ve düþüncelerin hep ''nasýl daha ileri gidebiliriz'' e takýlýp kaldýðý anlarda kortejdeki disiplin sorununa komite olarak müdahale edemedik. Ýnsanlarýn sürekli oturmasý, sloganlarýn çok seyrek atýlmasý yine aslýnda komiteden doðan bir problemdi. Çok büyük kitlelerle gelen yapýlarýn bile saatlerce ayakta slogan atarak disiplinli bir þekilde durmasý, bizdeki gevþekliðe karþý atýlan tokat niteliðindedir. Demek i en doðru perspektiflere sahip olduðunu düþünmek her zaman yeterli olmuyor. Devrimci bir disiplini hakkýyla yerine getirememek bizim için ilerde çok büyük zararlara yol açar. Eylemden sonra bunun kritiði yapýldý ve bir daha böyle olumsuz durumlarýn olmamasý için gereken dersler çýkarýldý diye düþünüyoruz. Yürüyüþ esnasý, yürüyüþ baþlamadan önceki duruma göre olumluydu diyebiliriz. Sloganlarla Taksime girerken arama noktasýnda da görevli yoldaþlarýmýz görevlerini düzgün bir þekilde yerine getirdiler. Sorunsuza alana girdik. Eylem bittiðinde kapanýþ konuþmasý yapýldý. Bu yýl da her zamanki gibi hareketimiz özgür faaliyetini gerçekleþtirdi. Yürüyüþ güzergâhýnda hareketimiz kuþlama yaptý. ''Yaþasýn Devrimci Komünist Hareket'' sloganýmýz coþkulu bir þekilde atýldý. Eylem sona erdiðinde tüm yoldaþlarýmýz gruplar halinde kontrollü bir þekilde alandan ayrýldýlar. Birçok olumsuzluða raðmen bu mücadele doðrusuyla yanlýþýyla yürüyen bir mücadeledir. Hiç yanlýþ yapmamak gibi bir olanaðýmýz yoktur. Ama ayný yanlýþý tekrar tekrar yapmak da bizim gibi bir hareketin iþi

deðildir. Bunun için bundan sonraki eylemlerde eylem komitelerinde görev alan yoldaþlar daha bilinçli ve daha organize olacaktýr. Gereken dersler çýkarýlmýþtýr.

KOMÜNÝST DEVRÝM

örgütlü hazýrlýk dönemi demek bir kadro biriki-

2009 Kamp Deðerlendirme

minin yaratýldýðý, örgütün örgütlendirildiði, iþçi

Raporlarý-2 2*

sýnýfýnýn öðrencilerin içerisinden öncülerin toparlandýðý bir dönemdir. Örgütlü hazýrlýk evresinden geçilerek oluþan bir parti güvenlik meselesinde

EYLEM KOMÝTESÝ

8

ÖRGÜT, PARTÝLEÞME SORUNU, PARTÝ

çelikleþmesini her koþulda çalýþma yapabilmesi-

Komünistler için parti ne anlama gelir ve parti

ni büyük oranda saðlayabilecektir. Örgütlü hazýr-

öncesi hazýrlýk dönemi nedir? Biz komünistler

lýk döneminden geçmeyen bir partinin temelleri

Marksizm -Leninizm önderliðinde kendi varlýk

saðlam olmayacaðýndan sadece belli bir oranda

zeminimizi, ilkelerimizi ortaya koyarýz. Peki niçin

niceliksel bir büyüme gerçekleþtirebilir fakat bu

? Biz kendimizi Marksist-Leninist zeminde var

niceliði kontrol edebilecek doðru yere kanalize

ederiz?

edebilecek nitelikli bir kadro birikimi olmadýðýn-

Marks: Hegel' in diyalektiðine karþý materyalist

dan hareketin kendiliðindenciliðe sürüklenme-

diyalektiði ortaya koyan, devletin oluþumu,

sine yol açacaktýr. Bizim için partinin diðer bir

Devletle üretim iliþkileri arasýndaki organik baðý

yaný ve en önemli özelliði ise burjuvadan baðým-

ve sistemin varlýðýnýn temeli olan meta iliþkileri-

sýz özgür örgütlenmesini gerçekleþtirmiþ illegal

ni ortaya koyarken sýnýflý toplumdan devrimle

devrimci bir partidir. Biz komünistler þunu biliriz

sýnýfsýz topluma (komünizm) geçilebileceðini

ki bir toplumsal dönüþüm bir siyasi devrimle

bunun doðanýn diyalektik geliþiminin içerisinde

gerçekleþebilir. Bu siyasal öcülüðünü alacak

zorunluluk olduðunu ortaya koyan kiþidir ve

parti ise burjuvazinin ulaþamayacaðý, kontrol

bizim yol göstericimizdir.

altýnda tutamayacaðý bir devrimci zeminde ken-

Lenin: Sovyet devriminin ve Avrupa devrim-

dini var etmesi ve her koþulda özgür örgütlen-

lerinin pratiðinden hareketle geliþtirdiði öncü

mesiyle siyasal çalýþma yapabilmesi gereklidir.

parti anlayýþýnýn yaratýcýsýdýr. Marks - Lenin

Komünist öncü parti düzen içi beklentilerle par-

döneminin

koyduklarý

lementerizmle kendi arasýndaki sýnýrý çekerek

teoriyle insanlýk tarihinde bir çýðýr açarak

baðýmsýz devrimci meþru zeminde durabilmeli

sömürülen iþçilerin biz devrimcilerin önderleri

ve siyasetinde devrimci zeminde var ederek

olmuþlardýr.

nihai hedefe devrimle ulaþabileceðini bilerek

koþullarýnda

ortaya

Leninizmde parti niçin var olmuþtur? Ýþçi sýnýfý

hareket yönünü de illegal zeminde yukardan

sýnýfsýz

aþþaðý organlaþýp nitelikli bir þekilde var ede-

topluma

gidebilmek

için

devrimci

dönüþümü gerçekleþtirebilecek tek öncü sýnýftýr.

bilmelidir.

Ýþçi sýnýfýnýn bu misyonu yerine getirebilmesi için

DKH' la tanýþmadan önce reformist bir partide

onu siyasallaþtýracak olan bir öncü partiye ihtiy-

belli deneyimler yaþadým partiye üye olmadým

acý vardýr aksi takdirde kendiliðinden en fazla

fakat partinin birçok pratiðinde yer aldým. Ýçinde

ekonomizme-sendikalizme varýr iþte burada da

bulunduðum bu parti kendini Marksist -Leninist

öncü parti meselesi ortaya çýkar. Bizlere göre

bir öncü parti olarak görüyordu. Marksizmle -

parti niteliksel bir varoluþu ifade eder. Partinin

Leninizmle orda tanýþtým. Partide bize verilen

niteliksel bir zeminde var olabilmesi demek

bilinç Leninist parti anlayýþýný tahrip eden

'devrimci profesyonel kadrolar oluþturabilen ve

Marksizmi - Leninizmi kendi oportünist zemini

bu kadrolarýn devrimci yol ve yöntemlerde usta-

için kullanarak kitle toplamaya çalýþan insanlarý

laþmýþ, siyasal polisle savaþýmda ustalaþmýþ ve

pasifize eden çarpýk bir anlayýþtý. Kadrolaþmaya

parti iþçi sýnýfýyla organik baðlarý olan, organlaþ-

kiþi sayýsýnýn çokluðu üzerinden bakýlýyordu. Bu

ma -kadrolaþma meselesin büyük oranda hallet-

partinin Leninizm anlayýþlarý ne kadar kitleye

miþ bir oluþu ifade eder'. Partileþmeye doðru

sahipsin o kadar niteliðe sahipsindir anlayýþý

giderken bizim parti öncesi þeklinde ifade

hakimdi. Bu parti benim komünist bilinç edin-

ettiðimiz dönem vardýr. Parti asýl niteliðini bu

memde Leninist parti anlayýþýnda çarpýk bir bil-

dönemde büyük bir oranda kazanýr çünkü

inç oluþturdu. Mesela Leninist bir partiyi nicelik-

13


KOMÜNÝST DEVRÝM

ni çekmiþ durumda bu yüzden kendi iþçi sýnýfýnýn geldiði durumu anlamak açýsýndan ve ilerde oluþabilecek bir karmaþýklýk dönemine ön hazýrlýk yapabilmesi açýsýndan taksim alanýnýn açýlmasý bir gözlem fýrsatý saðlamýþtýr. 1 Mayýs alanýnda Devrimci hareketlerin kýsmende olsa bir güç toparlamýþ olduðunu gördük bu olumlu bir geliþmedir ayný zamanda 1 Mayýsa katýlan kiþi sayýsý 300 bin civarýnda olduðu söylenmektedir. Yukarýda bahsettiðimiz þekilde 1 Mayýsýn burjuva tarafýndan bir gözlem olanaðý oluþturduðundan 1 Mayýsa gelen kitlenin tepkisini düzen içi konuma aktarabilmek için bir takým siyasal araç geliþtirecektir.

Devrimci hareket ve biz devrimci komünistler olarak 1 Mayýstan dersler çýkartýp bunuda Örgütsel ve politik yol ve yöntemlerimize aktarmalýyýz. Özellikle devrimcilerin 3 yýldýr 1 Mayýs tartýþmalarýnda taksim alanýný ön plana çýkarmalarý bir irade gösterilmesi bakýmýndan olumlu olmuþ fakat 1 Mayýsýn sýnýfsal özünü geriye iten olumsuz bir durumda ortaya çýkarmýþtýr. Oluþan bu olumsuz durum birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Taksim alanýnýn iþçilere ve devrimcilere açýlmasýyla insanlar peki bundan sonra ne olacak demektedir. Ýnsanlarýn düþüncesinde bir belirsizlik oluþmuþtur. Bir alanýn ön plana çýkmasýnýn koþulunu orada ki sýnýf hareketi oluþturur. 95'te gazinin önemi, 96 1 Mayýs Kadýköy'ün önemini geliþen sýnýf hareketi belirlemiþtir. Kitle kaygýsýnýn ön plana çýktýðý siyasal niteliðin arka plana itilmesiyle oluþacak durum alan üzerinden gitmek ya da var olan sendikalist mücadeleye eklemlenmek olacaktýr. Devrimci hareketin birçok olumsuzluðu içinde barýndýran 1 Mayýs politikasý temel ilkesel sorunlarýnýn bir sonucudur. Bugün kendisini öncü ilan eden hiçbir devrimci yapý iþçi sýnýfý içerinde etkin deðildir ya da kendi öncülüklerinde bir grev örgütleyememekteler. Sendika bürokratlarýnýn öncülüðündeki grevlere

12

siyasal bir anlam yüklemektedirler. Bu tutum sendikalizmden baþka bir þey deðildir. Olmayan bir durumu pohpohlamak popülizmden öteye gidememektir. 1 Mayýs afiþlerinde genel grev genel direniþ söylemi, tekel kývýlcýmýný yangýna dönüþtürelim söylemi, taksimi aldýk sýra devrimde söylemi baþlý baþýna olmayan bir durumu ifade etmektedir. Yaþadýðýmýz topraklarda da dünyada ki 1 Mayýslarý deðerlendirirken ortaya koyduðumuz sorunlar mevcuttur. Var olan siyasi kurumlarýnda proleter devrimci bir siyasal kavrayýþa sahip olmamalarý ve örgütsel durumlarýndaki zayýflýk nedeniyle nesnellik bize komünist bir öncü sorununu dayatmaktadýr. Biz devrimci komünistlerin 1 Mayýstan çýkaracaðý ders kendiliðindenci hareketlere kapýlmadan proleter devrimci bir siyasal hat örerek komünist öncüyü yaratmak nihai hedefimizin temel koþuludur. DEVRÝM ÝÇÝN ÖRGÜTLEN KOMÜNÝZMDE ÖZGÜRLEÞ!

KOMÜNÝST DEVRÝM

baþladý. Sýnýf mücadeleleriyle ünlü Hamburg kentinde göstericiler barikatlarý kurup polisle çatýþtý bu çatýþmada 17 polis yaralandý. Solcularýn gerçekleþtirdiði eyleme karþýlýk bir grup ýrkçý da gösteriler yaptý. Yunanistan'da, kapitalizmin krizi nedeniyle devlet tarafýndan iþçi sýnýfýna dayatýlan sömürü politikalarýna karþý bir süredir devam eden eylemlilikler 1 Mayýsa taþýndý. Hükümetin yeni önlem paketi kapsamýnda uygulamaya koyacaðý kemer sýkma politikasýna karþý sendikalar hükümeti ve imf'yle yapýlan anlaþmayý 1 Mayýsta Atina'nýn merkezinde protesto ettiler. Protesto sýrasýnda ise çoðunluðunu anarþistlerin oluþturduðu grup polisle çatýþtý. Fransa'da, 1 Mayýs ülke genelinde yapýlan eylemliliklerle anýldý. Ýþçi sendikalarý, ülke genelinde 350 bin iþçinin gösterilere katýldýðýný duyurdu. Paris'teki gösteriye, yaklaþýk 50 bin kiþinin katýldýðý tahmin ediliyor. Geçen yýl 1 Mayýs'ta ülke genelinde düzenlenen gösterilere, 500 bin ile 1 milyon çalýþan katýlmýþ. Bu yýl ki 1 Mayýsta Cumhurbaþkaný Sarkozy'e karþý tepki vardý. Tepkinin sebebini ise emeklilik reform paketi oluþturuyor. Ýspanya'da, 1 Mayýs dolayýsýyla ülke çapýnda 100'e yakýn gösteri düzenlenirken, iþçi sendikalarý, hükümet ve muhalefetten en kýsa zamanda iþ yasasýnda reform yapýlmasý için anlaþma yapýlmasýný istedi. . UGT ve CCOO sendikalarýnýn "Emekliliðin garanti edildiði, haklarýn olduðu bir iþ için" sloganý altýnda Madrid'de yaptýðý gösterilerde, sayýlarý 4,6 milyonu bulan iþsizlere raðmen hükümetin emeklilik yaþýný 65'den 67'ye çýkartmak ve 1 yýllýk çalýþma tazminatýný 45 iþ gününden 33'e indirmek istemesi protesto edildi. Arnavutluk'ta, Edi Raman'ýn baþýnda bulunduðu Sosyalist partinin yaptýðý 1 Mayýs eylemi en kitlesel olanýdýr. Eyleme 100 binden fazla kiþi katýlmýþtýr. 1 Mayýs eyleminde Edi Rama hükümetten açýlmayan oy sandýklarýnýn açýlmasýný istedi. Eylem sonrasýnda kalabalýk hükümet binasýna doðru yürüyüþe geçmek istemesi üzerine polisle çatýþýldý. Çatýþmada 13 kiþi

DÜNYA’DA VE TÜRKÝYE'DE 1 MAYIS

1 Mayýs iþçi sýnýfýnýn burjuvaziden 8 saatlik iþ hakkýný almak için alanlara çýktýðý gündür. Ayný zamanda ABD iþçi sýnýfýnýn 8 saatlik iþ gününü talep ederken enternasyonalist bir kimlikle bu talebi öne sürmeleri önemli bir noktadýr. Sadece bu talebin kendileri için olmadýðýný bunu bütün iþçi sýnýfý adýna istediklerini mücadeleleri içerisinde sýkça vurgulamýþlardýr. 1 Mayýs, iþçi sýnýfý tarafýndan burjuvazinin sömürü duvarlarýný bir kez daha yýktýðý bir gün olmasý açýsýndan sýnýf savaþý tarihimizin önemli köþe taþlarýndan biridir. Geçmiþten günümüze kapitalizmin kendi hâkimiyetini arttýrmasýndan baþka iþçi sýnýfý açýsýndan tek bir olumlu yaný yoktur, aksine iþçi sýnýfý gittikçe yoksullaþtýrýlmýþtýr. Kapitalizm-emperyalist esneme dönemiyle birlikte iþçi sýnýfý üzerinde uygulanan sömürü politikalarý artmýþtýr. Kapitalist sýnýfýn türlü süslemelerle iþçi sýnýfýna dayattýðý 'esnek çalýþma' iþçi sýnýfýnýn 8 saatlik çalýþma hakkýný elinden alan bir burjuva gaspýdýr. Gerçek þu ki iþçi sýnýfýnýn en yoksul kesimleri için ise 8 saat çalýþma koþulu geçerli bile deðildir. Ýþçi sýnýfýnýn en yoksul kesimleri en zor þartlar altýnda çalýþtýrýlmaya devam ettirilmektedir. Bu seneki 1 Mayýs eylemleri kapitalizminneoliberal saldýrýlarýna karþý bir tepki üzerinden þekillendi. Filistin gibi ulusal mücadele verilen yerlerde ise 1 Mayýs vurgusu bunun üzerinden þekillenmiþtir. Dünyada ki 1 Mayýs eylemlilikleri kapitalizmi bire bir hedef alan eylemlilikler þeklinde deðilde daha çok hükümetlerin politik tutumu sonucunda oluþan ekonomik sýkýntýlar gibi algýlanýldýðýndan dolayý dünyada ki bir mayýs vurgusu da genellikle hükümetlere bir tepki niteliðinde oldu. Bazý kaynaklardan edindiðimiz kýsa bilgilere göre iþçi sýnýfýnýn birlik, dayanýþma ve mücadele günü olan 1 Mayýsýn dünyada ki izlenimleri kendi aktarýmýzla þu þekildedir. Almanya'da, 1 Mayýs gösterileri akþamdan

9


KOMÜNÝST DEVRÝM

yaralandý. Rusya'da, 1 Mayýs Moskova da üç ayrý eylemlilik þeklinde yapýldý. Moskova Ýþçi Sendikalarý, sabah erken saatlerinde yaklaþýk 25 bin kiþiyle Tverskaya Zastava Meydaný'ndan Yürüyerek, Puþkin Meydaný'nda 1 Mayýs eylemini gerçekleþtirdi. Komünist Parti'nin düzenlediði Kýzýl meydan Yürüyüþü'nde ise NATO aleyhine sloganlar atýlarak, Lenin ve Stalin posterleri taþýndý ve tekrar Sovyet sistemine dönülmesi talep edildi. Endonezya' da, 1 Mayýs eylemi Endonezya'nýn baþkenti Cakarta'da yapýldý. "Bugün dayanýþma günü" ve "Baskýya derhal son" sloganlarýyla baþkanlýk sarayýna yürüyen göstericilere sayýlarý 15 bini bulan güvenlik güçleri, tazyikli su sýkarak müdahale etti. Endonezya'da çalýþanlar, iþçi kesiminin sadece yüzde 25'ini içine alan sosyal güvenlik sisteminin iyileþtirilmesini ve en yoksullar dâhil olmak üzere herkesi kapsamasý istendi. Nepal'da, kýsa süre önce maoistlerin önderliðinde yapýlan devrim sonrasý iktidarýn burjuvaziye verilmesi bunun sonucunda da burjuvazinin maoistlere saldýrmasýyla birlikte devam eden gerginlik 1 Mayýsa da taþýndý. Nepal'ýn baþkentinde binlerce Maocu hükümetin istifasýný istedi. Küba'da, Küba'nýn baþkenti Havana'daki Devrim Meydaný'nda düzenlenen 1 Mayýs Ýþçi Bayramý kutlama törenlerine 32 ülkenin, binden fazla sendika liderleri katýldý. Havana'daki Jose Martin Devrim Meydaný'nda toplanan binlerce insan, 1 Mayýs etkinliklerinde buluþtu. Bayraklar ve pankartlarla mitinge katýlan Kübalýlar, ayný zamanda Fidel Castro'nun posterlerini de taþýdý. Hindistan'da, Maoist Komünist parti halkýn desteðiyle bir sürü önce 200 bölgeyi ele geçirmiþti. Bunun üzerine devlet bu bölgelere operasyon düzenlemiþ fakat baþarýlý olamamýþtýr. Hindistan'daki diðer 2 komünist parti daha bulunuyor. Fakat bu partiler devletle iþbirliði içerisinde hareket ettiklerden dolayý gittikçe komünist kimliklerinden uzaklaþmýþlardýr. Maoist komünist parti bu düzen içi yozlaþmýþlýkta

gerçekten devrimci bir çýkýþ yapmýþ ve yoksul emekçinin desteðini kazanmýþtýr. Fakat gerek devrimin niteliði gerekse ilerleyiþ noktasýnda yaþadýðý týkanýklýk, neye evirileceðinin belirsizliði nedeniyle birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Sovyetler daðýldýktan sonra dünyayý saran gericilik dönemde biz komünistler için Hindistan da çekilen kýzýl bayraklar umut verici bir geliþme olmuþtur. Bu sene Hindistan'daki 1 Mayýs bu süreçlerin daha ileri bir aþamaya taþýnýp taþýnamayacaðý konusunda da Hindistanlý devrimciler için bir gözlem olanaðý sunacaktýr kuþkusuz. Ancak bu konuyla ilgili sýnýrlý bilgiler bizim konuda daha geliþkin bir deðerlendirme yapmamýza da olanak tanýmamaktadýr. 1 Mayýsla ilgili diðer komünist partiler ortak bir açýklama yapmýþtýr. Ayný zamanda emeðinsesi sitesinde Hindistan Komünist Ghadar Parti'sinin 1 Mayýs 2010'daki çaðrýsý bulunmaktadýr. Bir mayýs çaðrýsýndan taleplerimiz bölümünden aldýðýmýz bir parça, 'Hedefimiz kendi emeklerimizle ürettiðimiz artýk deðerdir; kapitalistler kendi karlarý, faiz ve kira olarak bu artýkdeðeri yaðmalamaktadýr. Bu artýk deðer kapitalistlerce, mali kuruluþlarca, tüccarlar, bakanlar ve rüþvetçi bürokratlar tarafýndan paylaþýlmaktadýr. Bizim bu fonlarý geri alýp kendi ihtiyaçlarýmýz için kullanmamýz gereklidir.' Ýþçi sýnýfýnýn birlik, mücadele ve dayanýþma günü olan 1 Mayýsla ilgili dünyadan edindiðimiz bilgiler bu þekildedir. Yukarýda deðindiðimiz dünyada yapýlan 1 Mayýs eylemlerinin sýnýfsal karakterde olmamasý Genellikle kapitalizmin toplum üzerinde yarattýðý sorunlarýn sonuçlarý üzerinden her kesimin kendi sorunlarýna dönük çözüm arayýþlarýna giriþtiði bir gün oldu. Mesela feministlerin kendi sorunlarý üzerinden ele aldýðý 1 Mayýs, renginden, ýrkýndan dolayý ezilmiþ olan insanlarýn buna tepkisi üzerinden ele aldýðý 1 Mayýs, hükümetler üzerinden gidilen bir protesto günü gibi örnekler daha da arttýrýlabilir. Kapitalizmin sonuçlarý üzerinden politik bir tutum oluþturulmasý doðaldýr ve olmasý gerekirde fakat salt sonuçlar üzerinden giden bir politik anlayýþ yaratýlan sorunun

10

KOMÜNÝST DEVRÝM

kapitalizmin bir sonucu olduðunun arka planda kalmasýna yani nedene yönelik, bütünsel bir mücadele aðýnýn oluþturulmasýný yok sayabilir ki böyle bir tutum var olan sorunlara da kalýcý bir çözüm getirmeyecektir. Proleter devrimci bir kavrayýþla bütünleþtirilmeyen siyasal bir hat oluþturulmadýkça kapitalizmin yarattýðý olumsuzluklarý aza indirmek için çabalayan alternatif kurumlar olacaktýr. Hindistan, Nepal devrimci siyasal durumlarýn oluþtuðu yerlerdir fakat 1 Mayýs tan edindiðimiz izlenime bakarak burada öncülüðü almýþ yapýlarýn temel ilkesel sorunlarýn siyasal süreçlerinde de týkanýklýk yaratmasýna neden olmaktadýr. Burada ki yapýlarýn Marksist-Leninist kavrayýþta eksik olmalarý ve güçlü olmamalarýndan kaynaklý diðer kapitalist ülkelerdeki devrimci siyasal yapýlara ve iþçi sýnýfýna bir plan, program sunamamaktadýrlar. Dünyada bir birinden baðýmsýz mücadeleleri proleter devrimci bir zemine taþýmak için bir ülkede baþlayan proleter devrimin öncülüðünde diðer kapitalist ülkelere devrimi yaymak gerekmektedir.

kararý aldýðýný söylemiþtir. Son iki yýldýrda Kadýköy'den çýkmamýþtýr. Türk-iþ taksim tartýþmalarýnýn hiçbir yerinde olmamýþtýr devletin meþru gördüðü yerde olmuþtur. Taksim iradesini alýp ileriye götürme iþi devrimcilere ve iþçilere düþmüþtür. 3 yýldýr iþçiler ve devrimciler bu iradeyi barikatlarda hakkýyla yerine getirmiþtir. 2010 1 Mayýs öncesi tartýþmalarýnda ise hükümetin demokratik açýlým politikasýnýn bir gereði olarak 1 Mayýsýn taksimde yapýlmasýna izin verildiði dile getirildi. Burjuva medyasýnýn da yardýmýyla devlet, hükümet, sendikalar 1 Mayýsýn kahramaný olarak gösterildiler. 1 Mayýs öncesi bütün haberlerde 1 Mayýsýn taksimde yapýlabilmesi için sendikalar, vali ve devletin ne kadar özverili davrandýklarý sürekli vurgulandý. Burjuva medyasýnda bu durum bilinçli olarak ele alýndý çünkü devletin son iki yýldýr iþçilere devrimcilere ve taksim civarýndan geçenlere bile aðýr þiddet uygulamasý tepkiyle karþýlanmýþtý. Bundan dolayý devlet bu olumsuz imajý üzerinden atmak için böyle bir yöntem izledi. Ayrýca 1 Mayýsýn tatil edilmesinin ardýndan Tüsiad'ýn önerisiyle 1 Mayýsýn adý emek ve dayanýþma günü olarak deðiþtirildi. Kapitalist TC Devleti kendi sömürü meþruiyetini her alanda dayatmakta, kendi meþruiyetinin haklýlýðýný sahiplenen iþçilere ve devrimcilere ise sopa göstermektedir. Ýþçilere ve devrimcilere en aðýr biçimde saldýrmaktan geri durmayan devlet kendi pisliðini de temizlemek için yine devrimcilere yüklenmektedir. Son 3 yýldýr çatýþmanýn sebebi olarak devrimcileri göstermesi kendi pisliðini temizleme çabasýndan baþka bir þey deðildir. Burjuva devletinin 1 Mayýsýn adýný deðiþtirmesinin sebebi ise 1 Mayýsý sýnýfsal anlamýndan yalýtarak sýnýfsal ayrýmýn üstünü kapatma çabasýdýr. Sonuçta sýnýf ayrýmýnýn üstü bir ad deðiþikliðiyle kapatýlamaz fakat bu durumdan þunu çýkartýyoruz ki burjuva sýnýfý 1 Mayýsýn içini boþaltarak bir bahar havasý içinde ele alýnmasýný istemektedir. Dünyanýn birçok yerinde neoliberalist saldýrýlara karþý bir tepki doðuyor görece geliþen bir sýnýf dinamizmi var özellikle yakýn komþu Yunanistanda ki grev hareketleri Türk burjuvazi sininde dikkati-

Bu seneki 1 Mayýs, 77 1 Mayýsýndan sonra taksim alanýnýn tamamen emekçilere ve bütün siyasal kurumlara açýlmasý bakýmýndan özel bir anlamý ifade etmektedir. Üç yýldýr burjuvazinin tüm baskýlarýna raðmen devrimcilerin ve iþçilerin ortaya koyduðu iradeyle açýlan bir taksim meydaný vardýr bunun da bizim üzerimizde yarattýðý haklý bir coþkusu oldu. Disk, 77 1 Mayýs katliamýnýn 30'uncu yýlý olmasý hem de disk'in kuruluþunun 40'ncý yýlý olmasý bakýmýndan 2007 1 Mayýsýnýn taksimde yapýlmasý istemini öne sürdü. Disk'in bu tutumu sonucunda taksim hem devrimcilerin hem de burjuva medyasýnýn yoðun bir þekilde gündemine girdi. Disk, taksim ýsrarýný vurgulamasýna raðmen 1 Mayýsta taksime çýkma iradesini gösterememiþtir. 2009'da ise Disk, Avrupa'dan gelen sendikalara ve devletin kýsmi iznine güvenerek taksime çýktý. Türk-iþ, 2007'de Disk'in taksim istemine destek verdiðini açýklamýþ 1 Mayýstan 1 gün öncede 1 Mayýsý Kadýköy'de yapma

11

39  

20 KKOOMMÜÜNNÝÝSSTT DDEEVVRRÝÝMM Türkiye'nin Küresel Alanda Etkisi Artýyor: Bu Sürecin Anayasa Tartýþmalarý ve Sýnýf Mücadelesine Etkileri P...

Advertisement