Issuu on Google+

KOMÜNÝST DEVRÝM

Böylece alýnan sonuç, uygulama çapýndan baðýmsýz somut tutum adýný hakeder. Ancak kimin, hangi araçlar, hangi kurumlaþmalar üzerinden, hangi somut biçimlerde yapacaðý belirsiz önerilen taktikler, taktik olarak da adlandýrýlamazlar. Nihayet devrimci sosyalist hareketin tamamýný kapsayan temel zaaf; seçimlerle ilgili siyaset belirlenirken, önderlik ve parti eksikliðinin üzerinden atlanarak tutum belirleme çabalarýdýr. Sosyalist harekette önderlik ve parti eksikliði sorununun üzerinden atlanarak yada böyle bir sorun yokmuþ gibi alýnan tutumlarýn sonuçlarý, yukarýdaki paragraflarda belirttiðimiz zaaflarý da kapsayan, fakat bunlardan daha geniþ bir bunalýmý ortaya çýkarmaktadýr. Bugün, iþçi sýnýfýnýn kitlesel ölçekte burjuvazinin karþýsýna dikilememesinin altýnda yatan da, seçimlerde, içerik, yöntem ve örgütsel yetersizliklerin sebebi de, doðru, devrimci, kitlesel ölçekte taktiksel açýlýmlar yapýlamamasýnýn temel nedeni de, hepsinin vardýðý nokta, iþçi sýnýfýnýn devrimci, komünist önderliðinin cisimleþtiði partisinin olmamasýdýr. Dolayýsýyla parti ve önderlik sorunu ortaya konulmadan bugünkü durumu doðru olarak anlamak da mümkün deðildir. Önceki seçimlerden bugüne, legal siyaset düzleminde komünist parti iddiasýnýn yanýnda illegal zeminde bir dizi komünist parti iddiasý vardýr. Ancak tüm bu iddialara raðmen bu yapýlarýn, býrakalým kitlesel ölçekte devrimci siyasal bir tutum üretebilmeyi, kendi dar siyasal hedefleri bakýmýndan dahi çizdikleri çerçeve tartýþmalýdýr. Devrimci yapýlarýn kendi örgütsel hedeflerini öne alarak bu çerçeve de bir yol izlemelerinde bir yanlýþlýk yoktur. Bugün yapýlansa, kendi örgütsel, siyasal hedeflerinin, iþçi sýnýfýnýn taktiksel tutumuymuþ gibi sunmak ve "parti taktiði" biçiminde ikame etmektir. Sonuç olarak, devrimci sosyalist harekette parti sorunu çözülmeden, ne seçimlerde iþçi sýnýfýnýn baðýmsýz siyasal bir özne olarak burjuvazinin karþýsýna dikilebilmesi ne de devrimci hareket içinde ideolojik, siyasal, örgütsel bir önderlik yada komünist kadrolarýn toparlanma "odaðý" yaratýlmasý mümkün olmayacaktýr. SEÇÝMLERDE KOMÜNÝST TUTUM Komünistler açýsýndan, seçimlerde burjuva partilere oy verilmemesi, burjuva programlarýyla ve burjuva siyasal zeminlerle aramýza ayrýmlar çekilmesi açýk, net ve her zaman geçerli ilkesel tutumlar olmalýdýr. Bunun sonucu olarak; "Burjuva partilerine oy yok" sloganý öne çýkarýlmalýdýr. Bu seçimlerin özelliði, öncesinde kitlelerin burjuva ve düzeniçi þekillerde saflaþtýrýlmaya çalýþýlmýþ olmasýnýn, benzer biçimde seçim sürecinde de yaþanacak olmasýdýr. Dolayýsýyla her biri burjuva düzeninin farklý þekillerde meþrulaþtýrýlmasý ve kitlelerin burjuvazinin hedeflerine baðlanmasý anlamýna gelen yapay saflaþmalara karþý, iþçi sýnýfýnýn tarihsel çýkarlarýný ve komünist sloganlarý öne alan bir propaganda yürütülmelidir. Bugün içinde bulunduðumuz koþullarda ve bizim önümüze koyduðumuz hazýrlýk dönemi görevleri içerisinde, geniþ kitleleri hedefleyen bir siyasal faaliyet ve taktiksel açýlýmlar belirlememiz mümkün deðildir. Ancak bu durum pasif bir tutumun gerekçesi yapýlamaz. Tersine tüm birimlerimiz, tüm yoldaþlarýmýz, en yakýn siyasal çevremizi de katarak, baþta merkezi araçlar olmak üzere, kendi üretecekleri yöntemlerle propagandamýzý militan bir þekilde muhataplarýna ulaþtýrma çabasý içinde olmalýdýrlar. Daha çok propagandif bir tutumu öne alan yaklaþýmýmýzda, öncelikle kendi propaganda kapasitemiz, yoldaþlarýmýzýn bu yönde yeni eðitimler, deneyimler edinmesi, propaganda yöntemlerinin militanca yerine getirebilme kapasitesinin artýrýlmasý gibi hedeflerimiz unutulmamalýdýr. Elbette seçimler dolayýsýyla toplumun geniþ kesimlerinin siyasete ilgisinin arttýðý, siyasallaþtýðý bir iklimde, kendi zeminimizde bizimde siyasalaþmamýz özne olmanýn bir gereðidir. Bu gerekliliði yalnýz örgütlü unsurlar için deðil, mümkün olan en geniþ çevremizin de siyasallaþmasý, siyasallaþtýrýlmasý olarak kavramalýyýz. BURJUVA PARTÝLERÝNE OY YOK! DÜZENÝÇÝ ÇÖZÜM ÖNERENLERE DESTEK YOK! KOMÜNÝSTLERÝN SESÝNE KULAK VER, MÜCADELESÝNE KATIL! SINIFA KARÞI SINIF, SAVAÞA KARÞI SINIF SAVAÞI! ÝÞÇÝ SINIFININ PARTÝSÝ ÝÇÝN ÖRGÜTLÜ HAZIRLIK! KOMÜNÝST BÝR DÜNYA KURACAÐIZ!

4

DEVRÝM KOMÜNÝST

DEVRÝM ÝÇÝN DEVRÝMCÝ PARTÝ PARTÝ ÝÇÝN ÖRGÜTLÜ HAZIRLIK DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ YAYIN ORGANI

ÖZEL SAYI : 3

TEMMUZ 2007

FÝYATI: 25 YKr

BURJUVA PARTÝLERÝNE OY YOK! DÜZENÝÇÝ ÇÖZÜM ÖNERENLERE DESTEK YOK! KOMÜNÝSTLERÝN SESÝNE KULAK VER, MÜCADELESÝNE KATIL!

SEÇÝMLER VE KOMÜNÝST SÝYASAL TUTUM Türkiye bir kez daha seçime gidiyor. Burjuva düzeninin kendi iç çekiþmelerinin sonucu alýnan seçim kararý, düzen partilerini hazýrlýksýz yakalamýþ olsa da bundan daha fazla iþçi emekçi kitleler için, onlarýn önderliðini yapma iddiasýndaki devrimci siyasal güçler açýsýndan bir bunalýmý yansýtýyor. Burjuva sýnýfý ve onun düzeni bu seçimlerde birbirinden farklý olmayan, her anlamda tekleþmiþ düzen partileriyle seçime gittiði halde, karþýsýnda gerçek alternatifinin, iþçi sýnýfýnýn devrimci komünist seçeneðinin yokluðunun yarattýðý rahatlýkla davranacaktýr. Türkiye Kapitalist Cumhuriyeti, öncesinde yaratýlan onca gürültüye raðmen tarihinin en rahat seçimlerinden birini yaþayacaktýr. Burjuva partileri gerçek hasýmlarý bu seçimde karþýlarýnda olmadýðýndan, kitlelerin gözünde farklý seçenekleri temsil ediyormuþ gibi bir görüntüyü vereceklerdir. Ýþçi sýnýfý ve emekçi kitleler ise bir kez daha devrimci bir önderlikten yoksun olarak seçimlere sürüklenmektedirler.

BU SEÇÝMÝN BURJUVA DÜZENÝ AÇISINDAN ANLAMI NEDÝR? Bilindiði gibi bir süre önce cumhurbaþkanlýðý seçimi dolayýsýyla yaþanan tartýþmalar üzerinden erken seçim kararý alýndý. Laiklik, gericilik, cumhuriyetin korunmasý gibi görünüþteki gerekçeler arasýnda emekçi kitleler yapay saflaþmalar üzerinden düzene baðlandý. Parlamento denilen kurum, seçim denilen oyun, geniþ yýðýnlara çözüm diye pazarlandý. Tüm bu gürültünün altýndaki gerçekler ise bambaþkadýr. Her þeyden önce laik denilen kesimler, en baþta ordu, uzun yýllardýr dinci gericiliði geniþ kitleleri uyutma aracý olarak besledi, güçlendirdi. Laiklik karþýtý denilenlerde, diðerleri gibi iþçi sýnýfýmýza, emekçilere yönelik ekonomik, sosyal, siyasal saldýrýlarda, Kürt halkýna dönük baskýlarda, burjuva sýnýfýnýn çýkarlarýný korumak konusunda kusur etmedi. Sonuçta bu sürtüþmeler, gerçek sýnýfsal çeliþkilerin üzerini örtmede düzenin iþine yaradý. Ayný þekilde seçim sürecinde burjuva partilerinin kampanyalarý da geniþ yýðýnlarýn zihinlerini bulandýrýcý iþlev görecektir. Burjuvazinin kendi sözcüleri bile bu seçim sürecinde düzen partilerinin geniþ kitlelerin gerçek ihtiyaçlarý üzerinden bir söylem üretmediðini, var olanýn sadece demagojik bir iki söylemden ibaret olduðunu, daha çok yükselen-yükseltilen milliyetçilik dalgasýndan faydalanmaya çalýþtýklarýný itiraf etmektedirler. Böylesi bir ortamda, burjuva düzeninin rotasý deðiþmeyecek, düzen partileri bu rotanýn geniþ kitlelerin gözünde rýza almasý için çalýþacaklar, bunu en iyi kendilerinin yapabileceðini burjuvaziye ispat etmeye çalýþacaklardýr. Doðrusu burjuvazi 2002 seçimlerinden bugüne, mevcut hükümetiyle geniþ kitleleri düzenine baðlamayý baþarmýþ olmasýnýn avantajýný yine kullanacaktýr. Burjuvazi, uzun zamandýr geniþ yýðýnlarýn desteðini alan düzeniçi bir seçeneðin yaratýlmasýnýn sýkýntýsýný yaþýyordu. Bunun için gerek uluslararasý alanda emperyalist-kapitalizmin yönelimiyle uyumlu gerekse de burjuvazinin programýný uygulayabilecek bir düzeniçi seçenek yaratma uðraþý içindeydi. Mevcut düzen partilerinin hepsi bu politikalarý uygulamak konusunda istekli olsalar da, bu onlarýn hükümet olabilmeleri için yeterli deðildi. Çünkü ayný zamanda burjuvazinin programýný, geniþ kitlelerin desteðini, rýzasýný alarak uygulayabilecek bir düzeniçi seçenek gerekliydi. Ýþte bunun için, radikal yönleri törpülenmiþ, Ýslami ve milliyetçi öðelerin desteðiyle, demagojik söylemlerle


KOMÜNÝST DEVRÝM

kitlelere seslenen bir düzeniçi seçenek olarak AKP, burjuvazi için önemli bir iþlev gördü. Bu seçimlerde de burjuvazi, baþka bir düzeniçi seçeneði yaratamadýðý ve AKP'nin henüz yýðýnlarýn desteðini alýyor olmasýndan dolayý, bunu sonuna dek kullanacaktýr. Öncesindeki sürtüþmeler, düzenin statükosunu oluþturan bir iki konuya dokunmamasý için hükümetin biraz törpülenmesinden baþka bir þey deðildir. Bir süredir, kitlelerin, baþta ordu olmak üzere, devlet eliyle yükseltilen bir þovenizm, milliyetçilik dalgasýnýn etkisi altýna alýndýðý süreci yaþýyoruz. Bu süreç seçim atmosferinin içinde devam ederken, düzen partileri söylemlerini bununla uyumlu kullanýyorlar. Terör, birlik, beraberlik gibi söylemler, kitleleri, sorunlarýnýn gerçek kaynaðýndan uzaklaþtýrmak, iþçi sýnýfýyla burjuvazi ve onun devleti ile olan çeliþkilerinin gizlenmesi için dile getiriliyor, bu þekilde kitlelere þovenizm zehirini akýtýyorlar. Burjuva düzeni de kitlelerin gerçek sorunlarýnýn farkýndadýr. Ýçinde bulunduðu duruma karþý tepki biriktiren kitlelerin, bu tepkilerini, kimi zaman dinin ve milliyetçiliðin birleþtiriciliði ile kimi zaman gericilik tehlikesi göstererek gerisin geri yeniden düzene baðlanmasýnýn aracý olarak kullanýyor. Ýþte böyle bir tablo içinde, iþçi sýnýfý devrimcileri kendi görevlerini düzen partilerinin çürümüþlüðü söylemleriyle sýnýrlayamazlar. Bugün, burjuva düzeni bu kadar pervasýzca, en berbat partileri, kitlelere seçenek diye yutturabiliyorsa, kitlelerin artan hoþnutsuzluklarýna raðmen, bu hoþnutsuzluklarý kendi düzenini saðlamlaþtýrmak için kullanabiliyorsa, bunun sebebi kendi becerilerinden çok, iþçi sýnýfýmýzýn gerçek bir devrimci, komünist önderlikten yoksun olmasýndandýr. Dolayýsýyla seçim sürecine bu pencereden bakmak, böylesi bir önderliðin nasýl yaratýlabileceði ve yokluðu koþullarýnda ne yapýlabileceði üzerinde durmak gerekir.

"BAÐIMSIZ SOL ADAYLAR" ÜZERÝNE Her seçim döneminde solun liberal kanadý meclise girmek için çeþitli yöntemler dener. Solun liberal kanadýndaki çeþitlilik kadar olmasa da farklý þekillerde denenen bu yöntemler, hepsi de ayný kapýya çýkan mantýkla, parlamento'da temsil edilmeyi amaç düzeyine çýkaran, bunun için tüm söylemi ve yaptýklarýyla burjuva siyaset zeminini meþrulaþtýran bir yaklaþýmý ifade eder. Son yýllarda Latin Amerika ülkelerinde hükümet olabilen liberal sol partilerin aksine Türkiye'deki liberal sol akýmlar ancak düzenin onlara verdiði havuçla yetinmek durumundadýrlar. ÖDP, EMEP, SDP, DTP'nin oluþturduðu liberal cenah etrafýnda þekillenen "baðýmsýz sol adaylar" oluþumunun kendisi de esas itibariyle, parlamentoya girilebilir mi, hangi adayla, kaç oy alýnýr hesabýnýn etrafýnda dönen, doðru dürüst bir gerekçelendirme, plandan yoksun, içeriðinde ise burjuva demokrasisinin erdemlerini yücelten, liberal söylemlerin oluþturduðu bir düzlemdedir. Liberal cenahta parlamentoya girmenin nasýl bir iþlevi olacaðý üzerine bir tartýþma dahi yapýlmaz. Çünkü parlamentoya girmenin kendisi ve bunun için yapýlanlar (yani burjuva siyaset zemininde yapýlanlar) tek doðru, meþru ve olmasý gereken siyasal yöntemler olarak görülür. Bugün Türkiye'de burjuva düzeninin, seçim, meclis gibi kurumlarý geniþ yýðýnlarýn gözünde itibarlý bir dönemini yaþýyor. Bu yüzden düzen, liberal solculara, bu tip kurumlarýn yýðýnlar içinde meþrulaþmasý için ihtiyaç da duymuyor. Burjuva düzeninin bir parçasý olan seçim, parlamento gibi araçlarýn geniþ kitleler gözünde meþrulaþmasý konusunda burjuvaziye önemli hizmetlerde bulunan liberal solun, bu hizmetlerinin karþýlýðýný bugün alamasa bile, bu kurumlarýn kitlelerin gözünde giderek itibarsýzlaþmaya baþladýðý dönemlerde alacaklarý þüphesizdir. Bu seçimlerde baðýmsýz adaylar konusunda en çok tartýþýlan konulardan biri, DTP'nin baðýmsýz adaylarla seçimlere katýlmasýdýr. Daha çok Kürdistan'da baðýmsýz aday gösteren DTP, batýdaki metropollerde de kimi baðýmsýz adaylar çýkaran yada kimilerini destekleyen bir tutum sergilemektedir. DTP, özellikle Kürdistan'da, ezilen Kürt emekçilerinin, halkýnýn hepsinin olmasa bile ciddi bir bölümünün desteðini almaktadýr. Türkiye'deki mevcut seçim sistemi, baþta %10 seçim barajý olmak üzere, diðer sýnýrlamalarla kitlelerin siyasal tercihlerinin parlamentoya yansýmasýný engellemekte, bu sayede burjuva düzeni, istikrar denilen, gerçekte ise siyaseten tekelleþme ve tekleþme yaratmaya çalýþmaktadýr/çalýþmýþtýr. Önceki seçimlerde seçmenin yaklaþýk yarýsýnýn oyu parlamentoda temsil edilmemiþtir. Burjuva demokrasisinin gerici, biçimsel karak-

2

KOMÜNÝST DEVRÝM

terinin göstergesi olan bu durum, Kürtlerin temsilcileri söz konusu olduðunda baþka yasaklarla devam etmektedir. Türkiyeli iþçiler, emekçiler ve komünistler, Kürt halkýnýn Kürdistan'da tercihini yapacaðý temsilcilerine karþý düzenin getirdiði yasaklar ve sýnýrlamalara karþý olup, Kürtlerin demokratik haklarýný savunurlar. Kürtlerin temsilciliðini yapan adaylarýn yada partinin (DTP'nin) siyasal niteliði, sýnýfsal konumundan baðýmsýzDTP'nin siyasal düzlemi, sýnýfsal niteliði Kürt burjuvalarýnýn önderliðiyle belirleniyor olsa bile-Kürt halkýnýn demokratik haklarýnýn savunulmasý doðrudur. Ancak Kürt halkýnýn temsilciliðini yapan DTP, batýda, liberal bir siyaset düzleminde olduðu ve liberal adaylarý, liberal düzeniçi programlarý desteklediði oranda, iþçi sýnýfý ve komünistler bu konumuna karþý durmalý ve desteklememelidirler.

DEVRÝMCÝ HAREKETTE SEÇÝMLERLE ÝLGÝLÝ TUTUMLAR ÜZERÝNE Bu seçimler düzen partilerini hazýrlýksýz yakalamýþ ve zoraki bir saflaþmayla seçime itmiþ olsa da, onlardan daha fazla iþçi sýnýfý ve onun siyasal önderliðini yapma iddiasýndakiler için bir bunalýmý yansýtmaktadýr. Bu bunalým, görünürde, devrimci hareketin iþçi, emekçi kitlelerle baðlarýnýn zayýflýðý, güçsüzlük gibi kendini dýþavursa da, temelinde önderlik ve parti eksikliði bulunmaktadýr. Bugün, geniþ kitlelerin düzeniçi hesaplaþmalarýn kulvarýndan çýkamamasýnýn altýnda yatan, devrimci önderlik ve parti sorunu, sürekli tekrarlamayla çözülemeyeceði gibi, bu sorunun üstünden atlayarak, yok sayarak yada çözülmüþ olduðunu varsayarak belirlenecek tutumlarda ilerletici olmayacaktýr. Nitekim devrimci hareketin tüm bileþenlerinin seçimlerdeki tutumlarý, bu sorunun üstünden atlanarak belirlenmektedir. Devrimci hareket içinde seçimlerle ilgili alýnan tutumlar, farklý siyasal zeminlerin yansýmasý olduðu gibi düzen içi seçeneklerden bütünüyle kendini ayýrabilen bir düzlemde olamadýðýný söylemek gerek. Öncelikle devrimci hareketin bir kýsmýnda, liberal solun baðýmsýz aday tartýþmalarý içinde yer alýp, onlarýn seçim anlayýþlarýndan temelde deðil, tali noktalarda farklýlýk taþýyan ve Kürt hareketinin sayýsal gücüne yaslanmaya çalýþarak bu liberal kanala eklenen bir tutum görülmektedir. Yapýsal bir zaaf olan ve politik omurgasýzlýðýn sebep olduðu bu tutumlar daha çok merkezci akýmlarda görülmektedir. Kuþkusuz tüm merkezci akýmlar ayný tutumlarý almamaktadýr. Farklý tutumlar içinde, baðýmsýz adaylarla yada aday göstermeden sosyalizm propagandasýný öne çýkarmak, seçimleri boykot çaðrýsý ve kitleleri kendi seçtikleri üzerinde denetim öneren biçimlerde tutumlar vardýr. Bu farklý tutumlarýn her biri kimi doðrularý dile getirmekle birlikte, temel bir noktada yanlýþý barýndýrmaktadýrlar. Bu temel yanlýþ; devrimci bir önderlik ve parti varmýþ gibi taktik tutumlar önerilmesidir. Taktiklerin stratejiye tabi olmasý gerektiði bilinir. Strateji; burjuva devletinin bir devrimle parçalanmasý, tüm kurum ve kurallarýyla burjuva düzeninin ortadan kaldýrýlmasý ise, taktikler, mevcut devletin, düzenin herhangi bir kurumunun kitlelerin gözünde meþrulaþmasý, çözüm yeri olarak görülmesi yada reformlar yoluyla düzeltilmesi sonucunu vermemelidir. Tersine seçim yokken de seçim dönemlerinde de propagandanýn içeriði, geniþ kitlelerin mevcut düzenden kopmalarý, burjuva düzeninin kurumlarýna güvensizlik duymalarý, kendi güç ve eylemlerine, örgütlülüklerine güven duyup, geliþtirmeleri yönünde þekillenmelidir. Bu açýdan baktýðýmýzda, devrimci hareketin bir bölümünün seçim siyaseti pek çok zaafý barýndýrmaktadýr. Komünistler unutmamalýdýr ki; seçim dönemleri, burjuva düzeninin geniþ kitleleri, kendi kurumlarýnýn, kendi düzeninin onlar için yegane çözüm olduðu yönünde bir bilinci yaydýðý yada daha da güçlendirdiði dönemlerdir. Dolayýsýyla, emekçi kitleler içinde burjuva siyasetinin yaydýðý bilincin pekiþmesine yarayan söylemlerden uzak durulmalýdýr. Devrimci harekette seçim siyaseti üzerinden taktikler belirlenirken yapýlan temel hatalardan biri de; adeta önerilen taktik tutumun/tutumlarýn bunu önerenlerin dýþýnda baþkalarýnýn uymasý istenen tutumlar olarak ortaya konulmasýdýr. Oysa taktiklerin, öncelikle bunu öneren tarafýndan uygulanmasý icap eder. Bu konudaki zaaf özellikle boykot taktiði önerenler ve oy verilen adaylar üzerinde denetim öneren yaklaþýmlarda belirgindir. Somut bir tutum, kendi gücüne dayanarak, somut bir kurumlaþma üzerinden yerine getirilir ve ortaya çýkan sonuçlarda, geniþ kesimlerin bilgisine, denetimine açýlýr.

3


31