gereği burjuva emperyalistlerinin isteklerini yerine getirirken uygulayacağı kriterler belirlenmiş, bunlar burjuva basını ve iletişim mecralarında “halkın yararına” “kamu çıkarına” vs. adlar altında savunulmaya çalışılmaktadır. 1980’li yıllardan beri devam eden emperyalist burjuvazinin dünyayı yeniden paylaşım düzeni (Küreselleşme - Yeni Dünya Düzeni) emperyalist devletlerin şu yada bu biçimde parçalarını oluşturan diger devletler kah İMF’nin, kah Dünya Bankasının veya Uluslar arası emperyalist sermayenin yönlendiricisi başka örgütleri aracılığıyla organize etmeye çalışırken Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği Kopenhang Kriterleri adı altında hayata geçirme çabaları içindedirler. Yaptırınları ya direk ABD emperyalizminin savaş ve vahşet ordusu tarafından yada NATO gibi uluslar arası emperyalist ülkeler savaş ve vahşet ordusu tarafından yerine getirilmektedir. İşte ekonomik, siyasi, her alanda yeniden yapılanma çabaları emperyalist tekellerin uluslar
arası iş bölümü ve paylaşım kriterleri içerisinde yol almaya devam etmektedirler. Bunların bir bölümü “özelleştirme” dedikleri mülkiyeti ve işletmesi devletin elinde bulunan, Türkiye’de KİT’ler diye adlandırılan egemen burjuvazinin denetimindeki işletmelerin dev tekel gruplarına peşkeş çekilmesi, bu alanların bir kısmının tamamen faaliyetten çekilerek üzerine düşen görevleri layıkıyla yerine getirmektedirler. İşte son günlerde bu konuda “direnişlere” konu olan SEKA iş yerlerinin “özelleştirme” kapsamında kapatılma çabaları yine sokaklara itilecek işçilerin direnişiyle karşı karşıya kalındı. İşçi sınıfının proleter önderlikten yoksun oluşu işçilerin kendiliğinden oluşan direnişlerine yön vermede küçük burjuva unsurlara kalmakta ve bunların çabalarıda ancak burjuvazinin kendi çarkları içinde “çözümler” üretilmektedir. Ya mahkemelere başvurularak umutlar dağıtılmakta yada yerlerinden binlerce kilometre uzaklarda işyerleri gösterilerek sürgün yolları gösterilmektedir. Tabi çözüm olarak gösterilen 3