Page 1

1


2


4


6


8


10


İZMİR MERKEZ İZMİR ALSANCAK SHOWROOM İSTANBUL FLORYA SHOWROOM İSTANBUL ETİLER SHOWROOM İSTANBUL CEMİL TOPUZLU SHOWROOM BURSA BADEMLİ SHOWROOM İZMİR GÜZELYALI OUTLET İZMİR ALSANCAK BY KEPİ KIDS İSTANBUL CEMİL TOPUZLU BY KEPİ KIDS İSTANBUL FLOYYA BY KEPİ KIDS BURSA BADEMLİ BY KEPİ KIDS ADANA SEYHAN BY KEPİ KIDS


Şimdi çocuk

olmak vardı... By Kepi Kids’in özel tasarımlarıyla çocuklar odalarında öyle mutlu ki..

www.bykepikids.com

12


By Kepi Kids Adana: Kurtulus Mahallesi 64021 sok. No:6/A Seyhan / ADANA T.: 0 322 454 20 27 F.: 0 322 454 20 27 • adanabykepikids.com

By Kepi Kids Merkez: Şair Eşref Bulvarı No: 43 Güz Apt.K.: 1 D.:1 Alsancak - ‹ZM‹R T: 0 232 463 62 31 • F: 0 232 463 62 39 • info@bykepikids.com By Kepi Kids Florya: Yeşilköy Cad. Keleşoğlu Mor İş Merkezi No:13/1 Florya / İSTANBUL T.: 0 212 574 43 61 (PBX) - F.: 0 212 574 43 60 • florya@bykepikids.com By Kepi Kids Cemil Topuzlu: Cemil Topuzlu Cd. Fenerbahçe Mh. No: 37/1 Çiftehavuzlar / Kadıköy - İSTANBUL T.: 0 216 467 20 01 • F.: 0 216 467 20 11 • cemiltopuzlu@bykepikids.com By Kepi Kids Bursa: Mudanya Cad. Çağrısan Köyü No: 56 Bademli Mevkii / Mudanya / BURSA T.: 0 224 244 65 51 • F.: 0 224 244 65 52 • bursa@bykepikids.com

13


14


16


18


20


22


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

YENİLENME ZAMANI...

Fatoş Altıntaş Yılmaz Yayın Yönetmeni f.yilmaz@artimekan.com

‘Dengeler birbirine girmiş, her şey baş aşağı dönmüşken, biz aslında hep bildiğimiz ama gün yüzüne çıktığında her şeye şaşırmış gibi görünen komik, çaresiz, etkisiz, sıradan insanlarız…’ Herkesin kafasında bu olguyla güne başladığı yılgın, bıkkın, anlamsız ve amaçsız gibi görünen bir kısa dönem geçirdik sanırım, en azından ben kendimi öyle hissettim. Ne her şey gün ışığına çıktı diye sevinebildim ne de arkasındaki tarifsiz güce korkmadan yaklaşabildim. Dokunsam elimde kalacak kapkara bir perdeyi onların üzerine çekip, kendi işime baktım desem çok mu duyarsız, çok mu bencil olduğumu düşünürsünüz… Evet öyle yaptım. Kirlenmiş, batmış bir evi önce kendi küçük çemberinizden başlarsınız ya temizlemeye; elinize gelen, ayağınıza takılan her şeyi bir büyük poşete doldurduğunuz gibi koyarsınız kapının önüne… Zannedersiniz ki sizi yoran her şeyden kurtuldunuz, her yer tertemiz olmuş gibi içinize bir ferahlık gelir. Bir zamanlar, atacağım bunları dediğiniz, enerjinizi soğuran ama pesimist bir yaklaşımla kılınızı bile kıpırdatmadığınız anlarda savaşı kazanmış olan şeyler, şimdiki büyük savaşta maalesef kaybettiler… Hepsi o büyük çöplüğü boyladı. Belki birilerine mesaj vermek istediniz? Anlayan anladı ama önemli olan taptaze temizlik ve ferahlık hissiniz… Yeni yılda en çok kurtulmaya ihtiyacımız olan şey fazlalıklar ve kirlilikler sanırım… Yaşadığımız alandan tutun da, sırtımızdaki gereksiz yüklere, çevremizdeki insanlara kadar samimiyetsiz gördüğümüz ve bize samimi gelmeyen her şeyi çıkaralım hayatımızdan… Çözemediğimiz hiçbir ilişkinin parçası olmayalım. Kafamızı karıştıran ve güvensiz hissettiğimiz her türlü ortamdan ve iş birliğinden uzak duralım. Büyük bir şans büyük bir iyilik gibi görünen her şey mutlaka bir gün bir bedelle ödenebileceğini unutmayalım ki bunu hiçbir zaman unutturmayacak büyük bir resim var önümüzde… Filler tepişe dursun biz küçük minik alanlarımızdan başlayalım temizlenmeye, arınmaya, nefes alabileceğimiz samimi, dürüst insanlarla bir arada olalım. Samimi bulduğumuz tasarımlara sahip çıkalım, itiraz edelim ikiyüzlü, sahte yaklaşımlara… Dürüst olalım her şey den önce; sevmediysek sevmedim diyelim. Neden böyle bir şey yaptın diye hesap soralım, başarısıyla da övünelim göğsümüzü gere gere ondan bahsedelim. Gittikçe çoğalacağız böyle… Dünyayı gerçekten güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey… Dünya tarihinin en kilit cümlesidir bu ve en sevdiğim şarkıda gizlidir. Etrafınızı güzelleştirmek, iyileştirmek ve daha nefes alınabilir bir yer yapmak için yapmamız gereken ilk şey; fazlalıklardan kurtulmak, ve dokunduğunuz her şeyi sevmek ya da sevebileceğiniz şeyleri dokunabileceğiniz mesafede tutmak… Biz bu sayımızla Türkiye’nin en büyük mobilya fuarına İSMOB’a gidiyoruz, orada minik bir standımız olacak. Güzel de bir dosya hazırladık fuar için… Katılımcıların maillerine bile bakamadıkları kadar yoğun, telaşlı, stresli ama heyecan dolu geçen mutfak çalışmalarından sonra şimdi mobilya da şov zamanı… 28 Ocak – 2 Şubat tarihleri arasında herkesi fuara bekliyoruz. Samimi tasarımlarda buluşmak dileğiyle…

24


içindekiler art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

İÇİNDEKİLER AJANDA 32 YENİ TASARIM 38 ETKİNLİK 44 VİYANA GİZEM ÖNÜRMEN

DOSYA YASTIK ve BATTANİYELER YAŞAM ALANI MOBİLYALAR İSMOB FUAR

100 112 178

50

TASARIMCI

4. BOYUT ZAMANI

TARDU KUMAN ESRA TEKELİ

80

54

SÖYLEŞİ

AKDENİZ RÜZGARI

ÇAĞRI ÇANKAYA GÖZDE SEVEROĞLU

106

56

RENGİN VAKTİNDE GELENİ MAKBUL

MAĞAZA

İREM SENEMOĞLU

58

MOBİ IŞIKEVİ

64

DEKORASYON

94 110

ALTIN SARISI RENGİ İLE TASARIM

MEKAN PARTİ DEKORASYON IKEA

74 HAYRİ İŞÇİMEN

MEKAN TOM’S KITCHEN THE GALLIARD

70 96

MARKA MUUTO EROKE DESIGN

86 68

EV – HAKAN HELVACIOĞLU EV – U DESIGN MİMARLIK EV – BAHADIR KUL EV – DİLŞEN TOKER EV – RSG İÇ MİMARLIK EV – FİLİZ BÜR

128 140 146 150 156 164

SAHNE – HALÜKAR MİMARLIK OFİS – D.A.MİMARLIK CAFE – HAKAN HACIBEYOĞLU

120 118 124

OTEL ION HOTEL İZLANDA

art’ı MEKAN Dekorasyon ve Mimarlık Dergisi Barış Mh. Tutkun Sk. Çelikay Sit. D Bl. No.18 İhsaniye / BURSA Tel.: 0 224 452 99 63 26

Sahibi Altıntaş Yayıncılık adına Fatma Altıntaş YILMAZ

Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Müdür Fatma Altıntaş YILMAZ fatos@altintasyayincilik.com

Editör Mihriban CiCi TAYLAN mihriban@artimekan.com

172

Görsel Yönetmen Zeynep BERİŞ zeynep@altintasyayincilik.com


Koordinatör Atakan Şenses atakan@altintasyayincilik.com

İstanbul Temsilcisi Gözde SEVEROĞLU Londra Temsilcisi Esra TEKELİ Viyana Temsilcisi Gizem ÖNÜRMEN

Baskı MEGA BASIM YAYIN Cihangir Cihangir Mah. Güvercin Cad. No: 3/1 Baha İş Merkezi A Blok Kat:2 34310 Haramidere / İstanbul Tlf : 0212 412 17 00 Serftifika No: 12026

Baskı Yeri- İstanbul Baskı Tarihi - Ocak 2014

Syf 56

Syf 106

Syf 80 Fotoğraf Semih URAL Cumhur AYGÜN

Yayın Kurulu Adnan SERBEST Atilla KUZU Levent ÇIRPICI Kunter ŞEKERCiOğLU Esat FİŞEK Zeynep YILMAZ

Yerel Süreli Yayın Ocak - Şubat 2014 Yazı ve Fotoğrafların Tüm Hakları art’ı MEKAN Dergisi’ne, Yayınlanan ilanların Sorumluluğu ilan Sahiplerine Aittir. 27


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

EDİTÖRden Bazen size uzanan küçücük bir el, tüm hayatınızı değiştirebilir. Bütün planlar altüst olur, öncelikler değişir, hayatın amacı farklılaşır. Ama doğru zamanda doğru kararı verdiyseniz, hayatınızın yön değiştirmesi sizi ancak mutlu eder. Bazense hayatımızdaki gidişatı değiştirmek zorunda hissederiz. Doğru işi yapmadığımızı düşünüyorsak, hep içimizde kalan bir şeyler varsa ya da bir anda başka şeyler bizi mutlu etmeye başladıysa, yeni bir şeyler denemenin vakti gelmiş demektir. Çoğu zaman içindeki sese kulak vermek en doğrusudur. Yanlış iş için kendini zorlamak yerine, doğru işte heyecanla çalışmak gerekir. Eren Onurlu, Çağrı Çankaya, Tardu Kuman gibi…

Mihriban Cici Taylan mihriban@artimekan.com

Hepsinin hikayesi ayrı, ama hepsinin gittikleri yol aynı. Üçü de hayallerini takip etmiş. Hobi olarak başladığı tasarımı markalaştırmak, düzenli hayattan vazgeçip dünyayı dolaşarak çalışmak ya da sevgiyle dokunduğu ahşaptan zamansız tasarımlar yapmak… Onların hayalden gerçeğe dönüşen hikayelerini bulacaksınız sayfalarımızda. Her şeyi çok çabuk tükettiğimiz günümüzde, iyi bir şeyler yapmak için uğraşanlar hala var. İstanbul’un tarihini soluyan pek çok bina yok edilmeye çalışılırken, tiyatroya sevdalı 12 ortak Halükar Mimarlık’la buluşmuş ve geçmişin Kafkas sineması, Moda Sahnesi olarak yoluna devam etmiş. İki genç mimarın sihirli dokunuşlarıyla atıl bir bina, yaşayan bir mekana dönüşmüş. Çok uzaklardan bir oteli taşıdık sayfalarımıza. Kuzey Işıklarını izleme şansı yakalayabileceğiniz İzlanda’daki ION Hotel, öncelikle mimarisiyle dikkatleri çekiyor. Terk edilmiş bir binadan bugünkü haline getirilen otel, etrafındaki doğal kaynaklardan yararlanmış. Doğallıkla lüksü içinde barındıran bu otelde olağanüstü bir coğrafyanın keyfine varılmış. Yeni restoran ve cafeler, dosyalar, yeni tasarımlar, tasarımcılar, İzmir, İstanbul, Kayseri ve Bursa’dan evler… Yeni yıldaki ilk sayımız dopdolu. Keyifle okumanız dileğiyle…

30


31


Çİlek’ten White Chocolate Özgün tasarımları ile gençlerin zevklerine göre yaşam alanları oluşturan Çilek, yeni tasarımı White Chocolate ile tüm gençlerin hayallerini gerçekleştiriyor.

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

ajanda

Modern tarzda ve sade çizgiler ile tasarlanan Çilek’in yeni serisi White Chocolate rengi, tasarımı ve aksesuarlarıyla birlikte gençlere kişisel zevklerine göre kombin ve dekorasyon kolaylığı sağlıyor. Çeşitli akseuralarla kendi oda konseptlerini oluşturabilen gençler, hayal ettikleri odaya sahip olabiliyorlar.

EDILCUOGHI, NEW YORK ATMOSFERİNİ EVİNİZE GETİRİYOR Özgün tasarımları ile gençlerin zevklerine göre yaşam alanları oluşturan Çilek, yeni tasarımı White Chocolate ile tüm gençlerin hayallerini gerçekleştiriyor. Modern tarzda ve sade çizgiler ile tasarlanan Çilek’in yeni serisi White Chocolate rengi, tasarımı ve aksesuarlarıyla birlikte gençlere kişisel zevklerine göre kombin ve dekorasyon kolaylığı sağlıyor. Çeşitli akseuralarla kendi oda konseptlerini oluşturabilen gençler, hayal ettikleri odaya sahip olabiliyorlar.

Dem Karaköy’ün kış İçİn özel çay harmanları hazır

Ataşehİr şehrİn en İyİ pİzzasına kavuştu! Gerçek İtalyan pizzasını çok iyi fiyata sunan Bafetto, şehrin en iyi pizzasını şimdi de Ataşehirlilerle tanıştırıyor. İtalya’nın en iyi pizza ustalarından alınan eğitimlerle oluşturulan pizza hamuru, en az 48 saat mayalandırmada bekletildiği için hiç yemediğiniz kadar hafif. Bu hafif ve kağıt incelediğindeki hamur, İtalya’dan getirtilen özel sosun taze domates ve baharatlarla harmanlanmasıyla oluşan karışım ile birleşiyor. Üzerine koyulan mozzarella ve kaliteli malzemelerle ortaya çıkan pizza lezzetiyle fark yaratıyor.

32

Dem Karaköy, havaların soğumasıyla beraber, özel hazırlanan kış çay harmanlarını ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor. Havanın griliğine inat hem içini ısıtıp, hem bitkilerin sayısız faydasından yararlanmak isteyen çayseverlerin adresi yine Dem Karaköy oluyor. Menüde bulunan tarçın, karanfil, yıldız anason ve zencefil aromalarıyla dikkat çeken çaylar, yoğun aromaları ve sundukları özgün içim deneyimiyle insanın içini ısıtırken, bağışıklığı güçlendirmeye de yardımcı oluyor.


A n ka r a C i n n a h C a d d e s i N o : 1 Çankaya T: 0 312 4 27 7 1 30 ankara@ dorya.com .tr B u r sa E sk i M ud a n y a Y o lu S i r keci Evle ri No: 4 /29 Bade m li T: 0 224 54 9 01 25 burs a@ dorya. com.tr İsta nbu l S ü l e y m a n S eb a C a d d es i N o : 3 7 & 39 A kare tle r Be ş iktaş T: 0 212 258 8 5 7 0 is tanbul@ dorya .com.tr İ zm i r Plevn e B lv. 1 5 / A A ls ancak T: 0232 4 21 9 2 6 0 iz m ir@ dorya.com .tr For all international inquiries contact Dorya USA : 501 Brickel Key Drive No: 503 Miami, FL 33131 USA T.+1 305 373 4446 info@dorya.us

33


VİKO’NUN THEA IQ SİSTEMİYLE, GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ EVLERDE…

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

ajanda

Yenilikçi ve üstün teknolojileri hayatımıza taşıyan ürünleri ile tanınan VİKO’nun sunduğu Thea IQ sistemiyle yaşam alanlarınız sizin yerinize düşünerek konfor düzeyini, güvenliğini ve enerji verimliliğini artırıyor. Thea IQ sistemi, ister müstakil ev, ister ofis olsun, KNX teknolojisini kullanarak ısıtmadan iklimlendirmeye, aydınlatma ve jaluzi/panjur kontrolünden güvenlik sistemleri entegrasyonuna kadar uzanan geniş bir yelpazede yaşam alanlarınıza konfor katıyor. Eviniz ya da ofisiniz merkezi olarak elektronik bir panelden rahatlıkla kontrol edilebiliyor.

Seramİksan Ocean Serİsİ İle Banyoya Güzellİk Geldİ Seramik sektörünün teknolojisi ve estetik tasarımlarıyla dikkat çeken markası Seramiksan, yeni vitrifiye ürünleriyle göz dolduruyor. Kesintisiz oval formu ve minimalist tasarımı ön planda olan Ocean, kusursuz detayları ve sade şıklığı ile banyolarda farklı bir atmosfer yaratıyor. Nanotech teknolojisiyle üretilen Ocean serisi leke tutmayan ve bakteri barındırmayan bu özelliği ile banyolarda hijyeni kolayca sağlamanıza yardımcı oluyor.

ANTİBAKTERİYEL PRİZ İLE BAKTERİLERE SON!

Anahtar & priz sistemleri ve akıllı bina otomasyonları sektörünün lider markası Alman merkezli Berker, antibakteriyel özellikli priz ve anahtar serileri ile kullanıcılara sağlıklı bir dokunuş sağlıyor. Gün içerisinde onlarca kez dokunulan anahtarların üzerinde bakteri çoğalmasını engelleyen bakır tasarım, sade ve minimal tasarımıyla modern dekorasyona da tam uyum gösteriyor. İçerisindeki bakır hammaddesi ile bakterileri öldürebilme yetkisine sahip tek anahtar serisi olan ‘BERKER Cooper Med’ ile sağlık kuruluşları, kamu binaları, okulların yanı sıra evlerde de üstün koruma sağlıyor.

BİTKİDEM İLE ÇAY KEYFİ Mutfaklara sunduğu çözümlerle kullanıcısının baş tacı olan Arnica, bitki çayı demlemeyi pratik hale getiren Bitkidem’i ürün gamına ekledi… Soğuk kış günlerinde ev de ya da iş yerlerinde daha çok tüketilen çay ya da bitki çayları şimdi Bitkidem ile kıvamında ve hızlıca demleniyor. Elektirikli çay demleme makinesi Bitkidem, tomurcuklu, tomurcuksuz her çeşit çayı demleyerek pratik bir şekilde içime hazır hale getiriyor. 34


35


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

ajanda

SCHOCK TEKNOLOJİSİ EVYE İLE MUTFAKLARDA Alman teknolojisinin icat ettiği Schock Granit Eviye, Türk kullanıcının mutfağına giriyor… Schock ürünleri uzun ömürlü ve çevreye duyarlı dost malzemelerden üretilirken, modern mutfakların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, günlük kullanım koşullarına göre iz bırakmadan dayanıklılık gösterecek şekilde geliştiriliyor.Christadur serisi, Shock’un 30 yıllık tecrübesini aktardığı Cristalite malzemesinden üretiliyor. Sağlam, dayanıklı ve renk yoğunluğu ile daha parlak olan seri, %95 oranında bakteri üremesini engelleyen üstün hijyen güvenliği sağlıyor.

Beyoğlu’na Modern Bİr Bakış; BeyoğluLook

As Yapı ve Nar Yatırım tarafından, İstanbul’un yenilenen çehresinde değişen ihtiyaçlarına cevap verebilmek için hayata geçirilen BeyoğluLook, Beyoğlu’nun dokusuyla uyumlu bir mimari tasarım anlayışıyla hayat buluyor. Beyoğlu’nun geleneksel mimari özellikleriyle modern mimariyi bir araya getiren proje, 40 metrekareden 1000 metrekareye kadar alternatifli ofis ve stüdyo alanları sunuyor.

EN YENİ GAYRİMENKUL PROJELERİNİN TERCİHİ VILLEROY&BOCH OLDU Dünyanın en köklü karo seramik ve banyo ürünleri markası Villeroy&Boch Türkiye’nin önemli gayrimenkul projelerinde çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Villeroy&Boch’un 2013 yılında yer aldığı projeler arasında Maritim Grand Azur, Ekşinar Konakları, Balat Teras yer alıyor. İstanbul Florya’da hayata geçen Ekşinar Konakları’nda Villeroy&Boch’un Bianco Nero, Stripe&Wave, Light Lusion, Memoire Ocean, La Diva, Zoom ve New Tradition karo seramik serileri tercih edildi.

Villeroy&Boch Bursa’nın en önemli projelerinden Teras Evler Balat’ta da yer alıyor. Bu projede Bianco Nero, Stripe&Wave, Ivoire ve Nature Side karo seramik serileri kullanılıyor. Marmaris’te unutulmayacak bir tatil deneyimi sunan Maritim Grand Azur Hotel’de kullanılan Villeroy&Boch ürünleri ise Bianco Nero, La Passion, Nature Side, X Plane, Bernina, Zoom ve Fire & Ice karo seramikler…

36


37


Royal Halı, gençlİğİ jean İle yakaladı

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

yeni tasarım

Yenilikçi ürünleriyle sektöre yön veren Royal Halı’nın Meva koleksiyonundaki halılar birbirinden farklı ve özgün desenleriyle evlerinize gençliği taşıyor. Tutku, özgürlük, adrenalin ve hayatın vazgeçilmezi jean… Royal Meva Bakteritemiz koleksiyonu tüm bu duyguları özgün desenleriyle evinize taşırken, halıda yeni bir tarz ortaya koyuyor. Denim görünümlü Meva koleksiyonu halıları, özellikle gençlerin ve kendisini genç hissetmek isteyenlerin beğenisini topluyor ve tarzlarını odalarına kadar yansıtmalarına da fırsat veriyor.

Çanakkale Seramİk’ten masalsı bİr dünya: Matİlda Çanakkale Seramik, renkleri ve özel dekorlarıyla romantik bir atmosfer oluşturan Matilda koleksiyonu ile evinizde masalsı bir dünya yaratıyor. Matilda koleksiyonunda romantik ruh, İngiliz asaletiyle buluşuyor, evinizde son derece çekici ve feminen bir atmosfer doğuyor. Duyguların özgürlüğünü ifaden eden bu özel koleksiyon, soft renkleri ve özel dekorlarıyla baharın ışıltısını, çiçeklerin ve kelebeklerin neşesini evinize taşıyor.

Dünya İkİncİsİ Narumi’den Natürel Dokunuşlar… Zarafeti kalitesi ile porselene işleyen Narumi yemek takımları, ince yapısı ve dayanıklı tasarımıyla ön plana çıkıyor. Rafine tarz sahibi kullanıcılar için setler halinde tasarlanan floral, geometrik, klasik, modern ve retro seçenekleri ile göz dolduran servis tabakları, çorbalıklar, çay ve kahve takımlarıyla zenginleşen setler, incelikli detayları Rooms Suadiye mağazasında sizlerle buluşturuyor…

MİSAFİR AĞIRLAMAK HİÇ BU KADAR KOLAY OLMAMIŞTI Hollanda ortaklı oturma grubu üreticisi Danca, sonsuz kombinasyon kolaylığı sağlayan Modulex’i üretti. Danca’nın 36 parçalık oturma grubuna sahip olanlar diledikleri kadar konuk çağırabilecekler. Oturma grubu, kanepe, koltuk, puf ve şezlongdan oluşan Modulex, türetme, çoğaltma ve uzatmalara uygun dev bir yaşam ünitesi…

38


39


DANTELL 2014’TE DUYGULARINIZI ISITIYOR…

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

yeni tasarım

DANTELL, 2014 sezonuna, VIII Henry dönemi dantel desenleri ve Viktoryen tarzının dramatik renkleri ile giriş yapıyor. Masa örtüsü, peçete, çay tepsileri için butik ürünleri ile dikkat çekerek; zengin desen ve dokularla evin güzel paylaşımlarına ortak oluyor. Yatak odası tekstili ile de sizi şımartan, keyfinize şıklık katan Dantell; stilize Avrupa fuarlarının zarif aksesuarlarıyla sofistike ve rafine zevklerle buluşuyor.

YEPYENİ BİR AHMET TÜRKMEN Fransız dönemi desen çalışmalarının zarif motiflerle kumaşlara işlendiği, kadife ve ipeğin adeta dans ettiği takımlara eşlik edecek yemek takımları ile Ahmet Türkmen sezona yeni bir soluk getiriyor. Fransız ve İngiliz ağırbaşlılığının izlerini taşıyan grupların ve İtalyan stili modern takımların yer aldığı koleksiyonda sezon renkleri de unutulmamış.

VANUCCI FRESIA İLE SADE ŞIKLIK Sıra dışı tasarım anlayışıyla banyo ve mutfaklara benzersiz bir yorum katan Vanucci, her zevke özel seçenekler sunan banyo mobilyaları koleksiyonuyla kusursuz banyolara imza atıyor. Modern ailesinin en dikkat çekici modellerinden biri olan Fresia, sade tasarımının yanı sıra modern hatlarıyla dikkat çekiyor. Koyu renk ahşap malzeme kullanılan model tasarımındaki ayrıntıların enerjisini evlerin en kişisel mekanı olan banyolara taşıyor. Fresia, şık depolama seçenekleriyle de farklılık yaratıyor.

LÜKSÜN MODERN YORUMU: OPULENT CHIC SERİSİ Villeroy & Boch’un yeni duvar ve yer serisi Opulent Chic görkemli tasarımıyla fark yaratıyor. Yüksek kaliteli malzemenin sanatsal işçilik ile işlenmesi bu serinin en karakteristik özelliği… İhtişamlı ve lüks bir estetiğe sahip bu yeni seri, modern bir stille harmanlanırken, tarihi ve uzak coğrafyaları seyahate davet ediyor. Kültürel ve tarihi etkiler tasarımlara özenle ve bağımsız bir şekilde yansıtılıyor. Seri otantik gücünü karakteristik materyal, tasarım ve yüzey kombinasyon-larından alıyor. 40


41


Apolena’nın ısıtan tekstİllerİ

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

yeni tasarım

Apolena’nın kışlık tekstilleri adeta mevsimin soğuğuna karşı meydan okuyor. Örgü dokulu, tüylü ve deri yastıklar koltukları ve kanepeleri ısıtırken capcanlı renklerde örgü battaniyeler ve throw’lar da sizi ısıtmak için hazır bekliyor. Dağ evlerinden ilham alarak 2014 tekstil koleksiyonunu ısınma ve sıcak dokular üzerine kurgulayan Apolena, bir Türk markası olarak Bursa’da üretimlerini gerçekleştiriyor.

Sofralarda değİşİm zamanı Sofralarda büyük değişim başlıyor! Yıllardır yemek masalarının hakimi sayılan beyaz renk, sonunda yerini kreme bırakıyor. Yemeklerin doğallığını artırarak misafirlerinizin hayranlığını kazanacak olan krem porselenler, sofra tasarımında tercih edilen her türlü renge kolayca uyum sağlamasıyla da beğeni kazanıyor. Porselende krem rengini ilk kez kullanarak rakiplerinden farklılaşan NG Kütahya Porselen, 2014 koleksiyonunda yer alan krem porselen yemek takımları ile her zaman olduğu gibi yine yepyeni bir trendin öncülüğünü yapıyor.

KIRMIZININ EN ASİL HALİ Sertex, evinin atmosferini modern çizgilerle değiştirmek ve yenilenmek isteyenler için, kırmızı koleksiyonunu dekorasyon tutkunlarının beğenisine sunuyor. Sertex’in yeni koleksiyonu evin sıcak atmosferinde farklılık yaratarak salonlara asil bir hava katıyor. Kırmızı ve tonlarının kullanıldığı döşemelik ürünler düz, çizgili ya da kendinden desenli alternatifler sunuyor. Berjer, koltuk gibi bütün mobilya kaplamalarında kullanım imkanı sağlayan Sertex, yeni yılın trendlerini de gözler önüne seriyor.

Yeni yılda yeni lezzetler için Siemens’ten yeni ocak Yeni yıla yeni bir ocakla girmek isteyenler için Siemens Ev Aletleri yeni EH675FE27E indüksiyonlu ocağını sunuyor. Isının doğrudan tencere içine iletilmesi sayesinde yüksek hız ve enerji verimi sağlayan Siemens EH675FE27E indüksiyonlu ocak, kullanım kolaylığı, konfor ve güvenlik açısından birçok üstün özelliği bir araya getiriyor. 42


Barış Mh. İzmir Yolu Cd. No: 190 Nilüfer-Bursa

43


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dünyaca ünlü CATS müzİkalİ İstanbul’da!

Etkinlik

KOLEKSİYON / İstanbulSMD MİMARLARI AĞIRLIYOR Koleksiyon ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin (İstanbulSMD) uzun soluklu ortak çalışması “Koleksiyon / İstanbul SMD Mimarları Ağırlıyor” projesi, Cafer Bozkurt Mimarlık’ın konuk olacağı 11. sergi ile devam ediyor. Mimari tasarım ve uygulama alanında etkin olan mimarların, mimarlık mesleğini geliştirmek, toplumda saygınlığını ve etkinliğini arttırmak için kurdukları İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İstanbulSMD) üyelerinin son dönem projelerini kapsayan sergiler, tasarımın çağdaş örneklerini mimarlık ve tasarım meraklılarıyla buluşturmayı, tasarımın farklı disiplinlerini yan yana getirmeyi amaçlıyor. Sergi 19 Şubat 2014 tarihine kadar Koleksiyon Galeri’de izlenebilecek.

T.S. Eliot’ın “Yetenekli Kediler” adlı şiirinden esinlenerek yazılan, ilk kez 1981’de West End’de ardından 1982’de Broadway’de gösterime giren dünyaca ünlü CATS müzikali, Türkiye’de ilk kez Broadway şovlarını sanatseverlere sunan Zorlu Center PSM sahnesinde izleyiciyle buluşuyor. Müziğin, dansın, şiirin, hayallerin, tiyatronun ve aşkın mükemmel uyumunu içinde taşıyan CATS, set tasarımı, olağanüstü kostümleri ve mükemmel koreografisiyle 21 Ocak – 2 Şubat 2014 tarihleri arasında Zorlu Center PSM sahnesinde! Sadece iki hafta oynayacak efsane müzikalin bilet fiyatları 59TL ile 252TL arasında değişiyor. Programın detaylarına www.zorlucenterpsm.com adresinden ulaşılabiliyor ve bilet satın alınabiliyor.

GALERİ EKSEN’DE “UNUTAN” VE “SIĞINMA” SERGİLERİ İstanbul’da!

Galeri Eksen Ocak ayında 2 sergiye ev sahipliği yapıyor. İnsan figürü ve insan figürünün günlük yaşam içinde aldığı hallere, İnsan figürünün var olma biçimlerine, bireyden sosyal insana giden sürece bir bakış ve konseptini içeren Tanju Yağan’ın “Unutan” isimli sergisi 17-27 Ocak 2013 tarihleri arasında gezilebilir. Ayhan Taşkıran’ın yaşamın tek düzeliğinden ve yerleşik kalıplardan, sıyrılarak kendinde oluşturduğu dünyaya sığınmasının ardından gerçekleştirdiği yapıtlarının sergileneceği ‘Sığınma’ isimli sergisi ise 3 – 11 Ocak ‘ ta Galeri Eksen’de izlenebilir.

SLOVENYALI SANATÇI GRUBU IRWIN OCAK AYINDA RAMPA’DA

44

Rampa, 18 Ocak – 15 Şubat 2014 tarihleri arasında ana sergi mekanında Slovenya’lı sanatçı grubu IRWIN’in Objenin Kesintisiz Üretimi isimli sergisini ağırlıyor. 1983 yılında Dušan Mandic, Miran Mohar, Andrej Savski, Roma Uranjek ve Borut Vogelnik tarafından kurulan bir sanatçı grubu olan IRWIN, otuz yıldır yağlıboya resimden, kamusal sanata, heykelden, enstalasyon ve kitap yayımlamaya kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan malzeme ile çalışıyor. IRWIN’in Rampa’da yer alacak olan Objenin Kesintisiz Üretimi isimli sergisi, grubun 1985 yılından beri üzerinde çalıştığı ve aradan geçen otuz yıl içinde gelişerek yüzü aşkın çerçeveli resim ve objeler külliyatını oluşturan ikonalarını bir araya getiriyor.


45


TASARIM DÜNYASI ’DA BULUŞUYOR art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Etkinlik

Allevents tarafından BMW ana sponsorluğunda, Arçelik, Armaggan ve Işıklar Tuğla co-sponsorluğunda 21-22 Şubat 2014 tarihlerinde Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek olan alldesign Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler Fuarı, tasarım dünyasını üçüncü kez bir araya getirecek. Hayatımızın her alanına yön veren tasarımın ele alınacağı alldesign 2014’ün konferans bölümünde kendi dalının uzmanları tasarıma bakış açılarını ve dünyaca ödüllü işlerini izleyicilerle alldesign 2014 pek çok önemli konuşmacıya ev sahipliği yapacak.

Dünyaca ünlü trend kahini Lidewij Edelkoort, Red Dot‘ın ödüllerinin fikir babası ve kurucusu Prof. Dr. Peter Zec, İsviçreli ünlü mimar Mario Botta, tasarımcı Karim Rashid, eko-mimar Michael Pawlyn, dünyanın en önemli grafik tasarımcılarından, aynı zamanda reklamcı ve art direktör Stephan Bundi, fotoğrafçı, tasarımcı ve film yapımcısı Arik Levy, Rockwell Group Avrupa Ofisi Yöneticisi tasarımcı ve mimar Diego Gronda, dünyaca ünlü endüstriyel tasarımcı Ayşe Birsel, Koleksiyon ile Tasarım Vakfı’nın kurucusu, mimar Faruk Malhan; endüstriyel tasarımcı Gamze Güven, Türkiye’nin önemli moda tasarımcılarından Tuvana Büyükçınar Demir ve Simay Bülbül, “Kurtlar Vadisi”, “Haziran Gecesi”, “Yabancı Damat”,“Anlat İstanbul”, “Kayıp” gibi dizi ve filmlerin müziklerini yapan müzisyen Gökhan Kırdar; izlenme rekorları kıran ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’’ dizisinin, Kayıp ve Kaybolan Yıllar dizilerinin yönetmeni Zeynep Günay Tan, yazar ve televizyoncu Yekta Kopan gibi isimler alldesign 2014’te tasarımı konuşacak.

46

Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde 2000 metrekarelik alanda gerçekleşecek olan alldesign 2014, tasarım konferansının yanı sıra Yaratıcı Endüstriler Fuarı’na da ev sahipliği yapacak. Odağında tasarım olan tüm firmaları aynı çatı altında sektörle ve tasarım meraklılarıyla buluşturan ve geçtiğimiz yıl çok sayıda katılımcı firmayı ve yaklaşık 6000 ziyaretçiyi ağırlayan Yaratıcı Endüstriler fuarı, bu yıl da ziyaretçilerine farklı sektörlerden tasarım odaklı zengin bir ürün yelpazesi sunacak.


47


48


49


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

4. BOYUT ZAMANI

Viyana

Bilgisayar destekli tasarımların sanal ortamdan gerçek ortama aktarımında kullanılan 3 boyutlu baskı teknolojisi ilk olarak1984 yılında kullanıldı. Günümüzde mimariden endüstri ürünlerine, askeriyeden tıpa kadar farklı aralarda genellikle prototip üretiminde de kullanılıyor.

Mimar Gizem Önürmen gizem@artimekan.com

Teknolojinin artan rekabetle soluksuz bir hızla ilerlediği çağımızda 3 boyutlu baskı teknolojisinin de güncelleştirilmiş versiyonu geçtiğimiz aylarda karşımıza çıktı. Mimarlar arasında kullanımı daha yeni yaygınlaşmaya başlayan 3d print, bilim dünyasında yerini 4d printe bıraktı bile. Bilim insanları 3 boyut en, boy ve genişliğin üstüne bir adım daha atarak 4. boyutu, yani zaman faktörünü katıyor. Kastedilen zaman 3 boyutlu modelin baskı süresi değil, 3 boyutlu modelin zaman içerisinde değişime uğrayarak form değiştirmesi. Üstelik bu kontrol edilebilir bir değişim süreci. Prof H. Jerry Qi liderliğindeki bilim insanları, kompozit bir malzemenin kilit noktalarına yerleştirdikleri akıllı polimer lifler yardımıyla 4D baskıyı geliştirmiş. Su, ısı, ışık, ses, titreşim veya mekanik basınç gibi bir uyarıcıya maruz kaldığında bu liflerin konumu ve yönü gibi faktörler değişime uğrayarak esneme katlanma ve bükülme yapıyor. Yani tasarladığınız nesnenin kıvrılma yapması gereken noktalarını belirleyip o bölgelere akıllı polimer lifler yerleştiriyor. Bu lifler suyla ısıyla veya basınca tepki vererek hareket ediyor. Hareket eden parçalar beraberinde kompozit malzemeyi de hareket ettirerek nesnenin başka bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Bize fütüristik gibi gelen bu yeni teknolojinin mimarlığa yapacağı katkıların tümünü şimdiden öngörmek mümkün olmasa da, bilim insanlarının verdikleri örneklere göre 4d print ile basılacak olan fotovoltik panelleri nakliye amaçlı suya maruz bırakıp katlayarak optimum sayıda ürün bir arada taşınır. Hedefe ulaştıklarında da güneş ışığı sayesinde açılıp kullanıma başlaması sağlanabilir. Bunlara sayısız örnek ve olasılık eklemek mümkün. Mesela en basitinden kendi kendini monte- demonte eden mobilyaların tasarımında, araba, bisiklet yapımında, bina inşaasında büyük kolaylık sağlayabileceği açık. Isıya tepki veriyor olması yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı açısından oldukça olumlu bir özellik. Güneş ışığının doğru ve yeterli düzeyde kullanımı sağlanarak, aynı şekilde yağmur sularını da kullanarak sürdürülebilir tasarımların üretilmesinde de etkin rol üstlenebilir. 50


51


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

KORAY YAVUZER MİMARLIK’A ULUSLARARASI PLATFORMDA ANLAMLI BİR ÖDÜL… Ödül

Koray Yavuzer Mimarlık’ın kurucuları Koray - Tuba Yavuzer çifti, “Uluslararası Konut ve Ticari Mülkiyet” alanında dünyanın en önemli yarışması olan International Property Awards’e kendi evleri ile katıldılar.

Dünyanın dört bir yanından, konut ve ticari mülkiyet alanında profesyonellerin yer aldığı International Property Awards, 1995’ten bu yana, emlak ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin ödüllendirildiği oldukça özel bir platform… Bölgelere göre yapılan değerlendirmeler sonucu ödüllerin sahiplerine kavuştuğu International Property Awards’ün 2013 Avrupa Gayrimenkul alanındaki “En İyi İç Tasarım” ödülünü alan Koray Tuba Yavuzer çiftinin kendi tasarladıkları evleri oldu.

52


53


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

AKDENİZ RÜZGARI Londra

Esra Tekeli

Geçtiğimiz günlerde Londra, Thames Nehri kenarındaki şehrin devasa dönme dolabı London Eye başta olmak üzere, tüm meydanlarda muntazam organize edilen, İngiltere'nin gövde gösterisi haline gelen havai fişek showları ile yeni yılı karşılayan binlerce turisti ağırladı. Ardından Boxing Day, indirim çılgınlığı... Ve şehir bir nebze de olsa eski sakinliğine döndü.

Londra'nın en rağbet gören yerlerinden olan Harrods alışveriş merkezi ve birçok müzenin bulunduğu, hatta müzeler bölgesi olarak anılan South Kensington'daki APERO Restaurant, bu sayıdaki durağımız. Yeni yılın en soğuk günlerinde mimarisi ile içinizi ısıtan, Akdeniz mutfağını başarıyla temsil eden mekan, 2013 dizayn ödülleri kazanan restaurantlar arasında yer alıyor. 1889 yılından beri otel olarak kullanılan tarihi binanın iç dekorasyonu, Dexter Moren Associates tarafından yapılmış ve dizayn ödüllerinin sahibi olmuş. 54


Ahşap yer ve taş duvarların klasik ve soğuk yapısını canlı renk deri koltuk kaplamalarıyla ısıtan mimarlar, ışıklandırmadaki detaylarla ise ilginç bir ambians yaratmayı başarmışlar.

Menüsüyle her zevke hitap eden, usta şeflerin imzasını taşıyan lezzetler, sunumlarıyla da göz dolduruyor. Tripadvisor'daki üyelerin Michelin yıldızına layık gördüğü mekan, henüz yıldızlarına kavuşamamış olsa da Apero Restaurant müşterilerinden tam not alıyor. The Ampersand Hotel' in altında bulunan bar & restaurantın menüsünde şefimizin dediğine göre en çok ilgi gören pancar risottosuymuş. Truffle risotto, ördek ve rib-eye steak gibi birçok leziz tatlar da bulunmakta menüsünde. 2'li ve 3'lü olarak başlangıç, ana yemek ve tatlı menüsü seçeneği de sunuyor müşterilerine. Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği servisi bulunan bu sıcak mekanın tatlarını blogundan da takip edebilirsiniz. Tatlı tabii ki bir İtalyan klasiği olan tiramisu ile başlıyor ve liste uzayıp gidiyor. Siz de benim gibi vişne mousse ve saffron panacottayu merak edenlerdenseniz, kesinlikle en az 2 - 3 tatlı siparişi verip, arkadaşlarınızla paylaşmalısınız. Yoğun geçen bir müze gezisinden ya da Harrods'da alışveriş turundan sonra yorgunluğunuzu APERO Restaurant'da atıp, muhteşem yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz.

55


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Etkinlik

RENGİN VAKTİNDE GELENİ MAKBUL Renk, her birey için farklı anlamlar içerir. Algı ile iç içedir, hayatın tam içindedir! Ait olduğumuz bir oluşumu renklerle anlatmak en kolayıdır belki de. Her sezon en yeni ürünler, en yeni renkleri ile mağaza raflarını veya vitrinlerini vaktinde süslerse başarılıdır. Renk hakkında bildiklerimizden emin olduğumuz ve yanıldıklarımızı fark ettiğimiz bir etkinlikte iki önemli isim ile yollarımız kesişti. Işık, Renk ve Yaşam Üstüne Değinmeler başlığındaki paneli keyifle dinleyip radyocu, semiyoloji ve trend uzmanı Nurhan Keeler ve tasarımcı, Uluslararası Renk Komisyonu (International Commission for Colour) Üyesi Ümit Ünal ile kısa bir röportaj yaptık ve yeni yıl için öngörülerini dinlerken hayat ile ilgili beslendik! Ünal’ın üyesi olduğu komisyonun Bahar/Yaz 2014 için belirlediği başlık ise Dönüşüm!

Gözde Severoğlu

Dönüşüm, ileriye giden bir değişimin habercisidir. Buhranlı geçen 2013’ün ardından en çok duymak isteyeceğimiz kelimeler dizisidir belki de... İyiye gidiyoruz’u duymak bile moral yükseltmek için bir sebeptir, ulusal ölçekte büyük krizlerin yaşandığı bir dönemde olsak da güneşin doğuşunu göreceğimize inanmamıza vesiledir. Komisyon, maneviyatın ön planda olduğu yeni bir gerçeklik tanımı ile karşı karşıya olduğumuzu belirtirken analog kavramının yeniden tanımlanarak günümüzde ağırlık kazanacağını söylüyor. Göz göze iletişim kurduğumuz, karşımızdakine değer vererek işbirliği yaptığımız anların çoğalacağı ve doğanın içinden yeni yaşam kültürünü kurgulayacağımız vurgulanıyor.

56

Renk bilimci ne yapar? Ümit Ünal: 17 yıldır, toplamda 34 sezondur yapılan çalışmaların bilfiil içindeyim. Uluslararası Renk Komisyonu InterColor, tekstil ve moda alanında alınan tercihlerden ibaret değildir. Otomotivden elektroniğe birçok sektöre hizmet eden sonuçlar ortaya çıkarır. Bana göre renk, tıp bilimi gibi çalışır. 2014 yılında dünya nüfusunun %50’sinin kansere yenik düşeceği söyleniyor. Bu, beslenme alışkanlıklarımız, yaşanan


stres ve kullandığımız ürünler, yıllar içinde sağlık sorunlarımızı tetikleyici hale getiriyor. Bu konuda tıp, bir dolu araştırma yaparak ilaç üretiyor. Başınız ağrıdığında o ilacın rafta hazır olması, renge acıktığınızda sizi hangi moda ve hangi hallerde olacağınızı bilip ilacını hazırlıyor olması lazım. Aksi halde, elimizde ülser ilacı var, şimdi onu moda kılalım derdik. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen toplantıda, İtalya, insanlar arasındaki gerçekçi bağın tamamıyla yok edildiği ve birbirine dokunan insan sayısının gittikçe azaldığını belirtti. Birbirine yakınlık durumu getiren, “Ben buradayım” diyebilen renkleri, formları, dokuları önerdi daha çok. Bu yüzden renk bilimci bir bilim adamı gibi kişilerin hangi değerleri, hisleri hangi dozda yaşayacağını tespit eder. Onu iyileştirici ve ona hizmet edici renk ve formları, tekstilleri, yüzeyleri geliştiren, organize eden kişidir. Renk sadece sonuç ilişkisidir, Intercolor’da renge karar vermek için 6 ay boyunca her ülke araştırmalarını gerçekleştirir ve 2 gün süren çalıştay sonunda belirlenen dönemlerin renkleri açıklanır. Bir boya markasına danışmanlık veriyorsunuz, Türkiye’nin dekorasyon algısını da keşfediyorsunuzdur... Bu konuda Filli Boya ile idmanlıyız. Şampanya ve bej renklerine ağırlık verdiğimiz Türkiye’ye özgü mobilya endüstrimizde alışılmışlıkların izlerini yaşıyoruz. Safran, altın bunları destekliyor. İnsan mekanını sadece bir alan olarak kullanıyor. Topladığı her şeyi o mekana yerleştiriyor. Mekan, toparlayan oluveriyor. TV ile koltuğun yerlerini değiştirdiğimiz yılların yanında, evrensel markaların Türkiye’ye girmesi ile IKEA başta olmak üzere, yeniliğe açık oluşumuzu gösteriyoruz. Buradan baktığımızda 2 çeşit kültür oluşuyor. Birincisi, entellektüel ve aydın dediğimiz kesim ile sanata daha yakın olanlar. İkincisi yaşamını ihtiyaçları doğrultusunda konumlandıran insanlar.

Nereye doğru gidiyoruz? Bir başkalaşım ve yalıtım dönemindeyiz. Zevklerimizi minimalleştiriveriyor ve daha az parça ile hayatımızı kurtaracağımız bir yaşamı sürdürmek üzere yola çıkıyoruz. Uyum matematiksel bir kurgu ile geliyor. İnsanlar, değerlerini ürün ve objeleri ile değil, konuşan ve kendi ile eşleşen görselliği değerlendirir durumdayız. Apolitik’ten politiğe giderken, fotoğraflar ile anı yakalamak üzere uğraştığımızı ve iyi analizciler, raporcular olduğumuzu düşünüyorum. Instagram buna bir örnek. Çok uzun zamandır, 20 yıl öncesinde kendimi daha özgür ve özgün hissederken yaklaşık 20 yıldır kendimi ifade etmekte sınırlandırıldığımı hissediyordum. Şu anda dibe vurduğumuzu ve yükselişe geçtiğimizi düşünüyorum. 1987-1990’ların başında rafine bir hayat yaşarken, 1990’lardan sonra zamanı kayıp yaşadığımızı gözlemliyorum. Var olmak için, sağlık için, güvence için, emeklilik için, iyi konumlarda yaşamak için... İyi bir alanda yaşamak için gelirinizi artırmanız gerekiyordu, şimdi, eskileri iyileştirmek tercih edilen! İyi bir ofistense iyi bir akıl ve duruş sahibi olmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Yaşam size pratik çözümler sunarken tek mekanınızın kafatasınız olduğunu gösteriyor. İnsanları muhteşem bir ofiste ağırlamaktan daha iyi bir hissiyatın onlarla kurulan iletişimde olduğunu düşünüyorum. Başkasına yapıyormuş gibi görünsek de kapatılan salonlar, örtülen

koltuklar vardı. Daha fazla başkası için yaşanırken şimdi köşe bucak kullanılıyor. Çocuklar sürekli talepkar. Başkası için yaşamaktan ziyade kendimiz için istiyoruz. Evselleşen kafeler buna bir örnek! Biz dışarıda yer alanı eve sokarken şimdi ev dışarı çıktı.

Hayatımızdaki yeni mekanlar için ne söylersiniz? Yeni bir insanlıkta tüm çıplaklığı ile insanı gerçekliğiyle yansıtma vakti. Cossy! Yeni bir insanlık tanımı. Mekansızlık kavramı, artık herkes evsiz (homeless). Mekan nereye gidiyor diye baktığımızda karşımıza, insanın kendi kişisel karakterini yansıtırken misafir olarak ağırladığı insanları da anladığı bir duyarlılık kurgusu şekilleniyor. Kendimden bir payda bulabileceğim mekanlar. Ona ait olan ev, bana ait. Benimki de ona. Yeni bir insan tanımı ile iç içe geçen mekanlar. Yaşadığımız kente biçimini veren keyifli ve keyifsiz bakışlardır. Keyifsiz bakarsanız kanalizasyon kapaklarını ve balık kılçıklarını görürsünüz. Mekanlar, bizim bakışlarımızın yaratacağı değerler ile şekillenir.

57


ALTIN SARISI RENGİ İLE TASARIM art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Trend olan, moda olana göre değil hep kişiselleşmiş mekanlar yaratmalısınız diye yazıp duruyorum. Belki de bıktınız benden ve tabii ki herkesin evi kendi yaşam tarzına göre olmalı. Biliyoruz ve bu fikre katılıyoruz diye fısıldadığınızı duyuyor gibiyim. Net sayısını hatırlayamadığım kadar çok konut projesi tasarlayıp uyguladım. Defalarca konut yapmanın çok zor olduğu konuşmaları duysam da, her projede ayrı tatlar aldım. Projenin başlangıcından evde kalacakları ilk güne kadar, her adımı ev sahipleriyle beraber atmaktan, herkesi oyuna sürekli dahil etmekten keyif alırım. Müşterilerimden yapılan ilk görüşmelerde mümkün olduğunca isteklerini, sevip sevmediklerini anlatmalarını talep ederim. Herkesin ortak bir isteği var; en gösterişli, en güzel, hiç kimsede olmayan ve bir o kadar da uygun bütçeli çözümler.

İrem Senemoğlu İç Mimar irem@senemoglu.com.tr

Bu satırları okuduğunuza göre ya ilgi alanınızda olduğu için bu tarz dergileri okuyorsunuz ya da yakın zamanda yapılacak bir projeniz var. Şimdi biraz özeleştiri yapalım; profesyonel destek alıyor olsanız dahi son dönem dergileri takibe alıp, nerede ne var, kim ne yapmış görmek için kendinize engel olabilir misiniz? Hiç sanmıyorum. İstisnalar tabii ki var ama elinde birkaç foto ile gelmeyen yok denecek kadar azdır. Bu yönteme karşı değilim tabii ki, söz ile ifade edilemeyenleri görselde anlatmak daha kolaydır.

58


Mesela şık, etkileyici, size özel olan için; sadelik odaklı minimalist çizgide bir mekan mı hayal ediyorsunuz, yoksa rönesans ve klasikçiler arasına konumlanmış yaldızlı aynaların ağırlığında barok dönem VVlyaların etkisini mi yaşatmak istiyorsunuz. Evet, ne istediğinize karar verdiniz sanırım; -Modern, yalın, az renkli, zarif ve şık bir mekan ve… Ama birkaç ufak sorunuz daha var galiba: -Klasik anne evi gibi değil tabii ki ama biraz hareket olması için kadife kumaşlı Louis IV koltuklardan da kullansak olmaz mı? -Peki yemek masasının üzerinde pırıltılı bir avize mi olmalı? İşte bu aşamada size bazı önerilerim olacak. Bunlardan bir tanesi; parlak metalik dokular lüks tanımıyla beraber anılır. Özellikle altın sarısı, sadece klasik stil ile anılmaktan öte yenilikçi bir anlayışla, ilginç sürprizler ile mekanınıza dokunabilir.

Altın sarısını asla krem, kahverengi ve kesekağıdı gibi tonlar ile birlikte kullanmamalısınız, aksi takdirde klasikten asla uzaklaşamazsınız. Bu renkler ile doreyi beraber kullanırsanız, ton sür ton olacağı için sıradanlıktan çıkamazsınız.En uygunu pırıltısıyla mekanda dikkat çeken altın sarıyı, kesin geçişler ile vurgulamaktır. Beyaz, siyah, gri tonların kırmızı, mor gibi renkler ile uyumu çarpıcı olur. Altın sarı rengi şiddetle kullanmanızı tavsiye edeceğim ürünler, aydınlatmalardır. Modern tasarımlarda, siyah ya da kristal cam ile birleşenler farklı ışık oyunları yaratır. Modern tasarım mobilyalarda, heykelsi bir duruş vermek için komple altın varaklı, ya da parlak ve mat olarak kullanılabilen pirinç metal malzemeden tasarımlara yönelebilirsiniz. Bu parçaları beyaz doğal taş ya da beyaz kumaşlar ile kombin yapabilirsiniz. Kendini öne çıkaracak tasarımlar, marküteri tadında ve altın varaklı çalışılmış olanlardır ki resimdeki büfe buna güzel bir örnektir.

Evin genelinde kurguladığımız altın dokunuşu komodin ve yan sehpa tasarımlarında uygulayabiliriz. Doğru aydınlatma ve ayna ile kaplama eşliğinde modern tasarımlar kullanabilirsiniz. Duvar kağıtlarında dore renk baskılar, hasır dokulu doğal malzemeler üzerine uygulanarak farklı etkiler yakalanmıştır. Bazı desenlerde vinil üzerine uygulama ıslak hacimlerde kullanım kolaylığı sağlar. Ancak mozaik ürünlerde de bulmak mümkündür.Perde bağlamaları, dolap kulpları gibi ufak detaylarda pirinç malzemeler ile altın sarı renk kullanılabilir. 59


Lofthing ile yaşam alanları art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Loft’lara dönüşüyor! Marka

Pan Mimarlık’ın kurucuları, her ikisi de iç mimar olan Aslı-Gürkan Sayan çiftinin yarattığı www. lofthing.com, loft stilini yansıtan objelerle yaşam alanlarını baştan aşağı değiştirmek isteyenleri bekliyor! İlk kez 1970 yıllarında New York’lu sanatçılar tarafından kullanılmaya başlanan loft stili, endüstriyel, İskandinav ve modernist bir etkiye sahip yaşam alanları yaratıyor. www.lofthing. com’un çatısı altında yer alan aksesuar, mobilya ve aydınlatmaların her biri endüstriyel vintage ve İskandinav stilini konuşuyor. House Doctor, Pakhuis Oost, Hamm, Blue Clouds, Dank ve Gotwob www.lofthing.com’da satışa sunulan markalardan bazıları.

Siz de içinde yaşadığınız yaşam alanınızı, kullandığınız mobilya ve aksesuarlarla bir lofta benzetmek istiyorsanız, butik hizmet anlayışına sahip olan www.lofthing.com’daki yüzlerce ürün arasından seçimlerinizi yapın. Seçtiğiniz tasarımlar tek tıkla kapınızda, üstelik sürpriz hediyelerle! 60


61


62


63


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

DERGİMİZDEN YENİ YILA SICACIK BİR MERHABA Party

‘Herkes yeni yıla ailesi ile girer, bizim de ailemiz sizsiniz’ diyerek 2014’e dergimizin büyük ailesi mimar, tasarımcı ve iş ortaklarımız ile birlikte merhaba dedik. Aynı zamanda ulusal oluşumuzu da kutladığımız yılbaşı partimizde bizimle olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Bamboo Park Pronto Cafe’de gerçekleşen organizasyonumuza İstanbul’dan gelen tasarımcı konuklarımız, Bursa’nın seçkin mimar ve işletme sahipleri katıldı. Pronto Cafe’nin lezzetli sunumları, büyük saclarda yanan sokak ateşleri eşliğinde geçen partimizden sıcacık görüntüler...

Cumhur Aygün - Semih Ural - Fatoş Altıntaş Yılmaz - Atakan Şenses Zeynep Beriş - Gizem Önürmen - Mihriban Cici Taylan

64


Cansu - Anıl Berber

Fatoş Altıntaş Yılmaz - Aykut Uyanıklar - Hakan Hacıbeyoğlu

Özlem - Nezih Bağcı - Seçil Bulcan Ülküt - Derya Demirtaş

Mine Evkuran - Müge Ertürk - Gülnur Üçel - Seçil Çiçek

Bahadır Zoroğlu - Can Özsaraç - Ali İskeçeli - Bahadır Çanta

Başak Kuyumcu Kumbay - Yılmaz Zenger - İrem Senemoğlu Özlem Pak Işıngör - Mihriban Cici Taylan - Fatoş Altıntaş Yılmaz

Sevengül - Raşit Karaaslan

65


party art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Başak Kuyumcu Kumbay - Kubilay Kırcı - Ferah Fırat - Ayla Bayrak Yalın İsmet Kaan Asrak - Lokman Coşkun

Melih Özden Ural - Tamer Bulut

Öznur Şenses - Anıl Berber - Çağatay Çankaya - Çağrı Çankaya - Zeynep Beriş

Mihriban Cici Taylan - İrem Senemoğlu - Özlem Pak Işıngör

66

Zeynep Özçelik - Caner Balabanuluğ

Fatoş Altıntaş Yılmaz - Hasan Çakmur


Leyla Gündemir - Rana Özhamarat

Sinem Erenus Muhtar - Zerrin Sinkiler - Özlem Bağcı - Derya Demirtaş

Nihal Emengen - Zuhal Kumova Toker - Belen Toker

Tolga Sırdaş

Osman Ayradilli - Leyla Olgaç

Nail Erdem - Serdar Işıklar

67


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

EROKE DESIGN Marka

Hayalinin peşinden gidebilenlerden biri Eren Onurlu. Reklamcılık kariyerinin ardından, çoktandır meraklısı olduğu tasarıma vakit ayırmaya karar veriyor ve hobi olarak başladığı tasarımlarından bir marka oluşturuyor. Adına da ‘’Eroke Design’’ diyor.

Acorn

Illuminut

Eren Onurlu’nun ”imperfect harmony” ismini verdiği 11 parçadan oluşan ilk koleksiyonunda en büyük ilham kaynağı, doğanın ta kendisi. Koleksiyonunda paslandırılmış metaller ve kabuklu odun parçaları gibi doğal malzemeler bulunuyor. Tasarım anlayışı ise doğanın hatlarını öne çıkaran türden. Lazynut

68


Kullandığı malzemelerde cilalı veya işlenmiş ürünleri tercih etmiyor, sadelik peşinde. Bu yüzden de tasarımlarında nizami kesilmiş ürünlerdense, doğal formunu bozmamış, ‘’kusurlu’’ malzemeleri tercih ediyor.

Judi Bench

Irony

Roadwood

Wickernut

Cosynut

69


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Mekan Cafe

Tom’s Kitchen İstanbul’da! Dünyaca ünlü Michelin yıldızlı İngiliz şef Tom Aikens’ın ‘İngiliz brasserie’ konseptiyle hizmet veren restoranı Tom’s Kitchen, Londra dışındaki ilk şubesini İstanbul’da Zorlu Center’da açtı. Tom’s Kitchen, sıcak ve rahat bir ortamda kahvaltıdan akşam yemeğine kadar sunduğu lezzetli ve farklı seçeneklerle, Londra’dan sonra İstanbul’da da seçkin damaklarda yer edinecek. Londra’daki 3 şubesiyle ünlü isimlerin uğrak noktası ve şehrin en popüler mekanlarından biri olan Tom’s Kitchen menüsünde, sevilen İngiliz tariflerinin yanı sıra klasik Fransız mutfağına modern dokunuşlarla yer veriyor. Tom’s Kitchen’ın İstanbul şubesinin menüsünde; mekanın klasikleşmiş lezzetlerinden Tavuk ve Kaz Ciğeri Parfe,

70


Biftek Tartar, Baharatlı Yengeç Kek gibi başlangıçlar ile Dana Burger, Fırında Kuzu Kalça, Peynirli Macaroni ve Shepherd’s Pie gibi ana yemek klasikleri yer alıyor. Şarküteri Tahtası ve Balık Tahtası’ndan oluşan ‘paylaşım tabakları’ da Tom’s Kitchen’ın benzersiz lezzetlerini ‘2 kişilik’ yaşamak isteyenleri bekliyor. Klasik İngiliz kahvaltısından Croissant’a, Ev Yapımı Granola’dan Patates Rosti’ye, Füme Somonlu Bagel’dan Çıtır Belgian Waffle’la uzanan Tom’s Kitchen’ın geniş kahvaltı menüsü, bir lezzet çeşitliliği sunuyor. 71


mekan cafe art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Tom Aikens’ın tüm restoranlarında idealize ettiği mutfak felsefesi, Tom’s Kitchen’ın mutfak anlayışına da yansıyor. İyi yemek için formülün çok basit olduğunu düşünen ünlü şef; Tom’s Kitchen’ın mutfağında, mevsiminde yetişen sebze ve meyvelerle en iyi malzemeleri kullanarak hazırladığı tarifleriyle, lezzet kadar sağlığına önem verenlere de hitap ediyor. 72


170 kişi oturma kapasitesine sahip, zengin içecek ve kokteyl menüsüyle dikkat çeken mekan, iş yemeklerinden aile ve arkadaş toplantılarına kadar pek çok buluşmaya ev sahipliği yapacak.

Tüm dünyada son yılların en çok konuşulan ve takip edilen şeflerinin başında gelen Tom Aikens, Tom’s Kitchen’ın yanı sıra Londra’nın farklı bölgelerinde yer alan diğer restoranlarıyla şehrin popüler lezzet ve buluşma noktalarının yaratıcısı olarak biliniyor. Aikens, sade dekorasyonu ve iddialı menüsüyle dikkat çeken Michelin yıldızlı Tom Aikens Restaurant’ı 2003 yılında, Londra’nın en popüler café ve brasserie’si Tom’s Kitchen’ı 2006’da, menüsünde sandviç çeşitleri, salatalar, kişler ve ev yapımı tatlılar ile taze meyve suları ve smoothie’lere yer veren Tom’s Deli ve şampanya menüsü, kokteylleri, paylaşım tabakları ve tatlılarıyla akşamüstleri ve hafta sonlarının buluşma mekanı Tom’s Terrace’ı ise 2010 yılında açtı.

73


Dekorasyon art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

74

İÇ MİMAR HAYRİ İŞÇİMEN

IKEA’DA

Bu mekanı tasarlarken neler dikkat ettiniz? Bu mekanı tasarlarken, evin en değerli bireyine ait olduğu gerçeğine dikkat ederek hareket ettik. Yerleşim, fonksiyon ilişkileri ve ışık olarak hep bu hassasiyeti ön planda tuttuk.


Yaptığınız bu mekanda nasıl bir aile yaşar? Bu mekandaki kriterler neredeyse her aile tipine uyabilecek düzeyde. Ancak biz bu mekanı kurgularken, ilk çocuğa hazırlanmış, sorumlu bir ebeveyn tipi planladık. Bebeğin ve annenin temel ihtiyaçlarını karşılayacak tüm birimler söz konusu olduğundan, ”bu da olmasa” diyebileceğiniz şeyler yok gibi. Böyle bir oda tasarlamak isteyenlere hangi malzemeyi hangi renklerle kullanmasını önerirsiniz? Böyle bir odayı tasarlamak isteyenlerin, ana renklerde ve malzeme seçimlerinde daha doğal tercihler yapmalarını öneririm. Donatıların, bebek sağlığına uygun hammaddelerden olmasına dikkat etmelisiniz. Seçtiğimiz ana renklerin nötr tonlarda olmasını tercih ederken, bunların aksine yardımcı detaylarla odayı daha canlı ve hareketli hale getirmek çok daha avantajlı olacaktır. Tercihinizdeki bu paylaşım, mekanı zaman içerisinde sadece küçük değişikliklerle daima yaşayan, farklılıklara açık bir mekan halinde tutmaya yarayacaktır.

PYSS LINGAR 3’lü kutu

29,99 TL

75


Dekorasyon art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

FABLER ayıcık

3,99 TL

Burayı dekore ederken neden bu ürünleri seçtiniz? Çünkü bebek odasındaki tasarımının ebeveyn & bebek ilişkisini kolaylaştırması gerektiğini düşündüm. Emziren bir annenin baş ucundaki kitaplık, hemen yanı başındaki sehpa ya da alt açma ünitesinin kullanışlılığı vb. gibi seçimler ebeveynin günlük yaşantısını kolaylaştıracak, pratik ürünler. Dolapların ve bebek karyolasının masif ürünlerden yapılmış olması, bebek sağlığını tehdit etmeyecek türden boyaların kullanılmış olması ve aksesuarlarda dahi bu hassasiyetin üst seviyelerde dikkate alınmış olması dolayısıyla “çocuk bölümü”ndeki her ürünü içimiz rahat bir şekilde kullandık. 76


IKEA’da en çok sevdiğiniz ve kullandığınız ürün hangisi? Strandmon emzirme koltuğu ve pufu. ☹ Okuyucularımıza IKEA’dan ne önerirsiniz? Buraya gelmeden önce IKEA ile ilgili oldukça bilgi sahibi olduğumu düşünüyordum, fakat IKEA yetkilileri ile görüştüğümde, duymaktan memnun olduğum birçok yeni bilgi edindim. İçinde olduğumuz oda hakkında ön görüşme yaparken, ürünlerin seçiminde & imalat aşamasında ne çok detaya önem verdiklerini ve insan (çocuk) sağlığına dair ne çok hassasiyet gösterdiklerini öğrenince çok mutlu oldum. Buna dayanarak okuyuculara çocuk reyonunda gördükleri birbirinden güzel ve eğlenceli tüm oyuncakları şiddetle öneririm. Eğitici-öğretici ve eğlenceli tüm oyuncakları içiniz rahat bir biçimde çocuğunuza alabilirsiniz.

77


ASPENDOS CONCEPT İLE YENİ ADRESİMİZDEYİZ... art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Firma

Dekorasyon kumaşında Türkiye'nin markası Persan, Aspendos Concept ile yaptığı işbirliği neticesinde Bursa'lı müşterilerine artık yeni adresinde hizmet veriyor. Koleksiyonlarını hazırlarken tüketici beğeni ve taleplerini, trendlerle beraber değerlendiren Persan Home Studio müşterilerine bir yaşam mekânı için gerekli tüm dekorasyon kumaşlarını birarada sunuyor.

Birbirinden şık ve özgün tasarımlara sahip koleksiyonlar dekorasyonda hayal ettiğinizden çok daha ötesine gidebilmeniz için ilham veriyor. Bir iç mekânın en önemli detaylarından biri olan perde konusunda, olası tüm alternatifler tecrübeli ekipler tarafından tasarlanarak müşteriye sunuluyor.Ölçü alımından başlanarak, tasarımdan uygulamaya kadar geçen, tüm perde dikim ve montaj hizmetlerinde, yılların birikim ve tecrübesi ile Persan Home Studio profesyonel bir tavır sergiliyor. Müşterinin kullanım alanı ve zevkleri ile paralel olarak malzeme, ışık fonksiyonellik gibi tüm ayrıntılar birlikte düşünülerek perde hayata geçiriliyor. 78


79


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Tasarımcı

TARDU KUMAN’IN STOA DÜNYASI

Ahşabın doğal dokusunu ve biçimini korumaya özen göstererek mobilyalar ve sanatsal objeler tasarlayan Tardu Kuman, okullu bir tasarımcı değilim, diye tanımlıyor kendini. Hayatımın her döneminde ellerimle bir şeyler yapmayı sevdim, diyen tasarımcı, aslında Felsefe Tarihi okumuş. Kendine ve arkadaşlarına bazı ufak tefek eşyalar yaparak girdiği tasarım dünyası, bir süre sonra onun için vazgeçilmez olmuş. 1987 yılında öğrenci olarak Paris’e gitmiş Tardu Kuman. Bu dönemde, çeşitli metalleri döverek, perçinleyerek takılar yapmaya başlamış. Daha sonra Atina’ya yerleşmiş ve orada bulunduğu süre içinde kendi atölyesinde metal takılar tasarlayıp üretmiş. Dostum Panayotis Kanelakis ile ahşap ağırlıklı tek tek eşyalar tasarlayıp yapıyorduk, diye anlatıyor o dönemdeki tasarım çizgisini.

80


Stoa kitaplık

Meşe geçme koltuk

Ceviz dergilik

Tahta at 1995 yılında İstanbul’a dönen tasarımcı, Stoa’yı kurmuş. Stoa’nın ne anlama geldiğini ise şöyle açıklıyor: “Stoa, Antik Yunan’da bir felsefe okulunun adı. Doğaya uygun yaşamayı bir erdem olarak görüyor ve kendilerini de dünya yurttaşı sayıyorlardı.” 81


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

tasarımcı

Kaktüs askılar

Tardu Kuman Stoa’da günün modasından ziyade günümüz yaşantısının ihtiyacı olduğunu düşündüğü, sadelik ve doğallığı barındıran daha kalıcı eşyalar tasarlayıp üretmeye çalışıyor. “Her şeyin hızla tüketildiği bir dünyada, kullanıcısına kullandığı eşya ile ‘’eskitmek/eskimek’’ dışında bir ilişki kurma potansiyeli taşıyan, bu anlamda da ‘’zamansız’’ diyebileceğimiz daha kalıcı eşyalar tasarlayıp üretmeye çalışıyoruz.” diye tanımlıyor yaptıklarını ve ekliyor. “Kullandığımız eşyaların aynı zamanda hayatımızı da tanımladığını, belirli bir ‘’ varoluş şeklini ‘’ dayattıklarını düşünürsek, bütün bu sürecin ‘’nasıl bir dünya istiyoruz’’ sorusuyla bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. Stoa’nın müşterileri de çoğunlukla benzer duyarlılıkları paylaşan kişiler...” Tardu Kuman, ahşabın yanında demir, alüminyum, cam, deri, taş gibi malzemeleri de tasarımlarında sıkça kullanıyor. Stoa’da masif ahşaptan büyük masalar, banklar, sehpalar, askılar, kitaplıklar gibi kendi tasarımı ve üretimi olan şeyler sergileniyor. Bazen de özel istek üzerine bazı tasarımlar yapılıyor.

Sallanır koltuk

Alüminyum ayaklı ceviz masa

82


83


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Firma

ŞERİFOĞLU LAMİNE PARKE BURSA’DA

Türkiye'nin en büyük lamine üreticisi olan Şerifoğlu Lamine Parke, Bursa’daki mağazasını Kasım ayı başında açtı. Beşevler Yıldırım Caddesi’ndeki showroomunda Bursa halkına hizmet vermeye başlayan firma, Türkiye'nin en büyük lamine üreticisi. Şerifoğlu Lamime Parke’yi Bursa halkıyla tanıştıran Aydınlar Parke, 1970 yılında İstanbul’da aile firması olarak kurulmuş ve halen İstanbul’da 4 farklı mağazaya sahip.

Showroomda Şerifoğlu Lamine Parke'nin ürettiği değişik ağaçlar ve ebatlardan oluşan 100'den fazla ürün seçeneğini bulunduran Aydınlar Parke’nin Bursa’daki hedef kitlesini sağlığına önem veren ve bundan dolayı evinde ağacın sıcaklığını hissetmek isteyenler ve yaratıcılıklarında sınır tanımayan, ürünün değerini ve kalitesini arttıran mimarlar oluşturuyor. Şerifoğlu Lamine Parke, 1967 yılından itibaren Düzce'deki fabrikasıyla, Türkiye'nin en eski ve yıllık 2 milyon metrekarelik kapasitesiyle en büyük parke üreticisi. Şerifoğlu Lamine Parke, modern teknolojiye sahip ülkelere eşdeğer düzeyde olan üretimini birçok ağaç çeşidi ve farklı ebatlarla zenginleştirmiş. Bütün dünyada tercih edilmeye başlanan yağlı, fırçalı, dalgalı ve derzli ürünlerini kilit sistem olarak Türkiye'de üretebilen tek firma olan Şerifoğlu Lamine Parke, Bursa halkına en kaliteli ürünü en uygun fiyata sunmayı hedefliyor. 84


85


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Marka

MUUTO

2006 yılında faaliyete geçen Muuto ismini, Fince “Yeni ve taze açılımlar”anlamına gelen -muutos- kelimesinden almış. Kuruluş yılını takip eden 2007 ve 2008 yıllarında Danimarka’da en başarılı “tasarım odaklı objeler “ üreten firma olarak seçilen firma başarısını her geçen yıl pekiştiriyor.

86


İskandinav ülkelerinin son dönemde yetiştirmiş olduğu en parlak ve çalışkan tasarımcılarından Harri Koskinen, Louise Campbell, Norway Says vb. ile işbirliği içinde olan ekip, etkili ve renkli ürünleri sayesinde New York, Paris, Londra, Milano, Barselona ve Berlin gibi dünya kentlerinin en nitelikli mağazalarında kendisine yer buluyor. Muuto ürünlerinin her biri içinde düşünce ve hikaye içeriyor.

87


marka art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Aydınlatma, mobilya ve aksesuar olmak üzere 3 farklı koleksiyonu olan firma, düzenlediği tasarım yarışmaları sayesinde her geçen yıl koleksiyonunu zenginleştiriyor.

88


Rossana Orlandi (Milano), Skandium (Londra) Twentytwentyone (Londra), Matter (New York), Casa Shop (Danimarka) gibi saygın mağazalarda tüketicilerin beğenisine sunulan ürünler, yaklaşık 25 metropolde ve 800 farklı mağazada satılıyor.

89


marka art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Tasarımlarında geçmişten gelen çizgilere son derece sadık ve aynı zamanda yeniliklere de açık olan Muuto koleksiyonuna ait parçalar NORDist‘e bulunabiliyor.

90


91


92


93


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Marka Showroom

YALIN AMA GÜÇLÜ, MODERN AMA EĞLENCELİ, ARCHESA...

Geçtiğimiz yıl 30. yaşını kutlayan Mobi, sektördeki tecrübesini ve tasarım gücünü kullanarak yeni markası genç ruhlu Archesa’yı yarattı. Archesa’nın tüm ürünleri ödüllü iç mimar ve tasarımcı A. Raşit Karaaslan tarafından tasarlanıyor. Doğal ahşabın lake ve metal ile birlikte kullanıldığı, ahşaba özenle işlenen dokuların zenginlik kattığı Archesa yalın ama güçlü, modern ama bir o kadar da eğlenceli çizgilere sahip.

94


Malzeme seçimi ve işçilik konusundaki titizliğini Mobi’den miras alan Archesa, üstün kaliteye sahip mobilyaları daha ekonomik fiyatlarla sunuyor. Genç ruhlu Archesa, Mudanya yolu üzerindeki OFİS 4200 binasının altında 400 m2 yeni mağazasında sizleri bekliyor.

95


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

ÖZEL DEKORASYON MUHTEŞEM LEZZETLER Restaurant

İstanbul’ un yaşam merkezi Etiler’e yeni bir renk, heyecan ve dinamizm katmaya hazırlanan The Galliard, Batı Akdeniz ülkeleri; Fransa, İspanya ve İtalya’nın yiyecek içecek kültürlerinden muhteşem lezzetleri, fine dining ve bar konsepti eşliğinde İstanbul’ a taşıyor. Mekanda ünlü mimar Murat Atabarut’un özel dekorasyonu dikkat çekiyor. Siyah ve kırmızı tonların ağırlıkta olduğu mekanda; modern, sade, şık ve formal çizgilere yer verilmiş. Ayrıca Kezban Arca Batıbeki, Kemal Seyhan ve Nermin Er’in eserleri de mekana ayrıcalık katmış.

96


The Galliard, fine dining çizgisinin yanı sıra dış alanda yer alan özel tasarım oval bar ile Türkiye’de, barda da yemek yenebileceğini, rahatsız olmadan masada otururcasına keyif alınabileceğini kanıtlıyor. 97


restaurant art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Sahip olduğu farklı bar konsepti ile hayli iddialı olan The Galliard; sunduğu 52 farklı çeşit kokteyliyle damaklarda eşsiz lezzetler bırakıyor. Müzik danışmanlığını DJ Funky “C”nin üstelendiği The Galliard’da, müziğin keyfi, birbirinden özgün lezzetler eşliğinde, doyasıya yaşanıyor. Batı Akdeniz mutfağının en özel lezzetlerine yer verilen mutfakta “Carpaccio”, “Paella”, el yapamı makarna, “Risotto” ve Tapas” dikkatleri çektiği gibi, Ahçılar Federasyon Başkan yardımcısı Şef Turgut Ay’ ın elinden çıkan dana ilik, bal kabağı cipsleri üstünde kaz ciğerleri, kaz (Kars) etli “risotto“ ve deniz kabukluları tenceresi de büyük ilgi görüyor. Restaurant’ta aynı zamanda, Batı Akdeniz ülkelerinin yöresel yöntemleriyle pişmiş çeşitli et ve balık ürünleri, özlenen eski lezzetleri The Galliard misafirlerinin beğenisine sunuluyor. The Galliard zengin mönüsü ile huzurlu bir ortamda, her yaştan insana hitap ederek, şehrin ortasında sevdiklerinizle yenilecek yemeklerinizin gözde adresi olmaya aday oluyor.

98


99


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Yastık ve Battaniye

EVLERİMİZİN SICAK AYRINTILARI Soğuk havaların vazgeçilmezi olan battaniyeler yastıklarla birleşince, ortaya sıcacık mekanlar çıkıyor. Yoğun bir günün ardından televizyon karşısında koltuğa gömülürken başımızı dayayacağımız bir yastık ve üzerimize çekeceğimiz bir battaniye, evdeki konforun garantisi. Bizi ısıtan bu küçük ayrıntılar, aynı zamanda evlerimizi de süslüyor.

Mudo 59,5 TL

Lofting 80,75 TL

Boyner 100


Damask

Her geçen yıl yeni tasarımlarla karşımıza çıkan yastık ve battaniyeler, renkleri ve desenleriyle evimize enerji getiriyor. Üzeri yastıklarla süslenmiş bir koltuk, artık düz bir koltuktan daha çok dikkat çekiyor. Yastıklar bir yandan rahatımızı sağlarken bir yandan da evimize yeni bir hava getiriyor.

Fatih Kıral

Lofting 92,65 TL

Boyner

Apolena

Tepe Home

101


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

dosya yastık

Boyner

Tepe Home

Evdeki konfor kadar dekoratif anlamda kullanılan yastıklar da önemli bir yere sahip. Anneannelerimizin misafir odalarını süsledikleri dantelli, işlemeli, köşe yastıkları, şimdilerde daha işlevsel bir kullanıma sahip. Ancak şıklığından da bir şey kaybetmiyor. Dekoratif yastıklarla şıklığın yanı sıra sıcak bir atmosfer de yaratabilirsiniz.

102


Mudo

Mudo

Tepe Home

Samimi, sıcak, renkli ve neşeli bir ev hayal ediyorsanız özellikle yastıkları evin her köşesinde kullanın. Böylece hem evdeki konforu hem de kullandığınız eşyanın işlevini arttırın.

Tepe Home

Mudo

103


104


105


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Tasarımcı

DESIGNER ON THE ROAD

Dünyayı gezdi, dünya ajansları ile çalıştı, dünya kadar tasarım yaptı... 3 yıl boyunca süren Designer On The Road projesini sadece tasarım yaparak finanse etti… Bu macerada deneyimlediği her şeyi aynı isimli blogunda paylaşan grafik tasarımcısı Çağrı Çankaya çok taze döndüğü dünya turundan bir kitap dolusu anı, tecrübe ve bilgi ile karşımızda… Uçaktan atlarken havada çizdiği logosu ile kariyerine bambaşka bir yerden başlayacak olan tasarımcı ile gerçek bir yol hikayesi…

106


Önce Designer on the road’dan başlayalım, nereden çıktı bu fikir? Ben İstanbul’da sanat yönetmeni olarak çalışıyordum. 2-3 yıl çalıştıktan sonra kendime bahane buldum, askere gittim. Askerden geldikten sonra yine başka bir ajansta çalışmaya başladım. Orada da bir seneyi doldurmadan fenalıklar geldi bana, çıkmak istedim. Ben üniversitede okurken hep hayalim yaratıcı bir şeyler yapmak ve iyi bir şeyler yaptığım için para kazanıyor olmaktı. Sektöre girince gördüm ki fabrika gibi çok iş üretiliyor, ama niteliği çok önemli değil. Çok yaratıcılık beklenmiyor, hep satış odaklı işler yapıyoruz. Bir de ajansta ego savaşları ve birtakım çekişmelerden çok yorulmuştum, mutlu değildim. Dedim ki ben ne yapıyorum, hayatımı böyle geçirmemeliyim. Tasarım yapmak ve seyahat etmek benim vazgeçemediklerim. Ben de bu ikisini birleştirdim Designer on the Road öyle ortaya çıktı. Mutlu oldunuz mu? Çok… Hiç pişman olmadım yola çıktığım için. Tabii ki çok kötü şeyler geldi başıma, çok zorlandığım anlar oldu, ama hiçbir zaman bırakıp dönmeyi düşünmedim. Sonuçta hayatımın en öne çıkan işi oldu. Hangi ülkelere gittiniz? Hindistan’da 3 ay, 3 farklı şehrinde çalıştım. Sonra Tayland, Vietnam, Güney Kore, Ukrayna, Çin, Endonezya, Malezya, Sri Lenka, Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Afrika, Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika, Honduras, El Salvador, Romanya, Almanya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Arnavutluk. Planlama yaparken bu ülkeler önceden belli miydi, yoksa doğaçlamama gelişti? Ben işten çıktım eve gidip bir blog kurdum, sonra da bu blogun linkini insanlara attım ve İngilizce bir metin yazarak, ben böyle böyle bir iş yapacağım, dünyayı gezmeye çalışacağım, bu dünyada bir ilk olacak, size de geleyim mi dedim. Doğru insanlara ulaşmak çok kolay olmadı tabii. 1408 mail attım ilk başta ve 6 tanesinden olumlu cevap geldi. O 6 taneyi haritaya işaretledim, aralarına çizgi çektim, o benim ilk rotam oldu. Onu bitirince Türkiye’ye döndüm, tekrar mail attım, tekrar yani yola çıktım. İnsanlar blogda yaptıklarımı görünce ikinci rota çok daha hızlı bulundu, ajansları çok daha kolay ikna ettim.

Bütün hazırlıkları tek başına mı yaptınız, yardımcınız var mıydı? Her şeyi tek başıma yaptım. Bu yolculuktan sonra çok yeni çok taze döndünüz Türkiye’ye. Kendinizle ilgili, tasarıma bakış açınızla ilgili ne değişti? Mesleğimi yaparak onca yeri gezmek, turistik bir gezi yapmaktan daha derin bir şey. Lokal bir insan gibi yaşamak, o kültürü özümsemek, o insanla arkadaş olmak ve onlarla bir şey yaratıyor, onlarla çalışıyor olmak çok güzeldi. Tüm dünyada bizim iş nasıl oluyor, aradaki farklar ne, benzerlikler ne bunları gördüm. Mesela Hindistan’da giyimle ilgili bir şey tasarlıyordum. Arkadaşım dedi ki, sen bunu giyer misin? Giyerim tabii ben tasarlıyorum zaten dedim. Ben giymem dedi. Neden, dedim. Bence çok gay dedi. Şimdi benim yaptığım şey ona gay geliyor ama çocuğa da bakarsak onun kıyafetinde pembeli sarılı aksesuarlar var, asıl o bana gay geliyor. Böyle kültür farklılıklarını deneyimlemek güzeldi. Size proje verirlerken daha global kampanyaları mı verdiler yoksa bölgesel işlere de baktınız mı? İkisi de oldu. Kimi değişik bir bakış açısı görmek istedi ve bana her türlü işi verdiler. 107


tasarımcı art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Şimdiki planlarınız neler, yani bu 3 yıllık birikimini nereye taşımak istiyorsunuz? Kendi tasarım ofisimi açma planım vardı, ki hala var. Dünyanın her yerinde gezip tasarım ofislerinde çalışınca insan pek çok şeyi gözlemliyor. Bu gözlemlerden sonra multi disipliner bir tasarım stüdyosu kurma fikrim var. Onun da çalışma prensibi çok değişik olacak. Logosunu bile havada çizdim mesela. Havada yapılan ilk tasarım oldu. 5 kamera atladık uçaktan bunun kısa bir belgesel videosunu da çektik. Sosyal medyada ajans kurulmadan, ajans konuşuluyor oldu. Adı nedir? Dotr. Designer on the Road’ın baş harfleri. Diğer yandan bir özel üniversitede dersler var. Reklam bölümünde reklamcılık öğreteceğim. Başka üniversitelerde de seminerler, work shoplar oluyor. Davet aldıkça gidiyorum. Gençlerle yaşadıklarımı paylaşmak benim için çok değerli. Bir de bu projenin kitabını yazmak istiyorum. Bir sergi açma planım var. Bir yerle anlaşabilirsem aylık bir yerde köşe yazısı yazmak istiyorum. Şimdilik kafamda bunlar var. Karşılaştırma yapabildiniz mi bu süreçte? İşler orada böyle oluyor da Türkiye’de neden olmuyor gibi? İnsan her şeyi karşılaştırıyor tabii ki. Bizim de iyi ve kötü olduğumuz şeyler var, ama bu ülkenin tabii ki uzun bir yolu var, bu da bir gerçek.

108


Tasarım gücü kuvvetli ülkelerde grafik tasarımının daha güçlü olduğunu gördünüz mü? Ben Amerika’ya gitmedim, Avrupa’da da az durdum. Avrupa’daki tasarımı biliyoruz, Amerika’daki zaten çok iyi, orada bir sürpriz yok. Ben daha çok insanların kaçtığı yerlere gitmek istedim. Mesela Güney Kore bizden bayağı ilerde yaşıyor. Biz 50 sene sonra belki oraya ulaşacağız, ki onlar bambaşka bir yere ulaşmış olacaklar. Mesela Hindistan’dan Güney Kore’ye gidince zamanda yolculuk yapmış gibi oluyorsunuz. Gittiğiniz yerlerdeki ekip arkadaşlarıyla seneler sonra da paylaşılacak bir takım şeyler olacağını hissediyor musunuz? Bir kere gittiğim ajansların büyük bölümü çok mutlu oldu. İş teklif edenler de oldu. Gittiğim yerlerin bazılarında ofiste asabilecekleri bir poster ya da oradaki ekip arkadaşlarımın illüstrasyonlarını yaptım. Tayland’ta mesela bir ajansın duvarına illüstrasyon çizdim. O çizimi hala orada tutmaları hoşuma gidiyor. Onlar Türkiye’yi merak ediyorlar mı? Bazısının hiçbir fikri yok, bazısının yanlış fikirleri var. Gelip beğenmemiş olanlar da var, ama bir sürü sorular var. Kadınlar hep kapalı mı, hangi dili konuşuyorsunuz, deveye mi biniyorsunuz gibi sorularla karşılaştım. Basına da Türkiye’yle ilgili pek çok olumsuz şeyler yansıyor. Grafik tasarımıyla ilgili genç arkadaşlarımıza söylemek istediğin bir şeyler var mı? Risk alın. Risk almadan hiçbir şekilde başarıya ulaşılmaz. En azından sıra dışı bir şey yapılmaz. Herkesin gittiği yoldan gidersiniz. Değişik bir şeyler yapmaya çalışın. Zorlu olacak, ama pes etmeyin. Benimkisi dünya turuydu. Tasarımcı olduğum için ben bunu tasarımla yaptım. Sizin başka bir hayaliniz varsa, onu yapmanın mutlaka bir yolunu bulun. Bir de zamanı iyi kullanmak önemlidir. Mesela bu iki sene sonra olsa, belki asla yapamayacaktım, belki hiçbir yere kıpırdayamıyor olacaktım. Benim o sırada ne bir ilişkim vardı, ne aileme bakmakla yükümlüydüm, ne banka borcum vardı. Bir başıma bir adamdım. O yüzden ya şimdi ya asla dedim. Bir şeyleri doğru zamanda yapabiliyor olmak çok önemli. Bir hayaliniz varsa onu ertelemeyin.

109


IŞIKEVİ

YEPYENİ TASARIM VE MARKALARLA art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

YENİ YERİNDE… Firma

Aydınlatma sektöründe, sektörün öncü markaları ile 20 yıldır hizmet veren IŞIKEVİ, bünyesine kattığı yeni markalarını daha rahat teşhir edebilmek, tasarımcı, mimar ve seçkin müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek için artık yeni yerinde… Seçkin marka ailesine eklediği yeni markalar ve tasarımlarla aydınlatma sektöründe önemli bir yeri olan firmanın uzun yıllardır devam ettirdiği mimari projelerinin yanı sıra perakende sektörüne de çok özel ürünleri ile hizmet veriyor.

110


Yeni mekanında gerçekleştirdiği ve sürekli kılmak istediği bir diğer yeniliği ise sanatçıların ve tasarımcıların çok özel eser ve tasarımlarına ev sahipliği yapmak. Geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği açılışında Bursalı ünlü ressam Rafet Öztan’ın eserlerini ve dünyaca ünlü hattat Muhammed Necip’in eserlerini konukları ile buluşturan Işıkevi, tasarıma ve sanata verdiği önemin altını bir kez daha çiziyor. Mimari projeler konusunda uzun yıllar tam hizmet anlayışı ile başarılı işler gerçekleştiren firma, konsept mağazasında daha fazla marka seçeneği ve daha fazla teşhir alanı ile Bursa’nın büyük projelerine imza atıyor.

111


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Yaşam

EVLERİMİZDE VAZGEÇEMEDİKLERİMİZ

Koltuktan masaya, sandalyeden büfeye, aydınlatmadan aksesuara kadar pek çok ürün var hayatımızda. Hepsi birbirinden çeşitli ve hepsi gerekli. Farklı tarzlar, farklı mekanlar çıkarır ortaya. Kimi koltukta deri sever, kimi kumaştan vazgeçemez; kimi klasikten yanadır, kimileri ille de modern ister; kimi renk sever, kimi en sadesini ister. Klasik-modern, romantik-provance, gösterişli-sade… Yaşam alanlarımızı dolduran ve hepsi farklı bir amaç için kullanılan ürünlere yer verdik sayfalarımızda. Biri mutlaka sizin içindir… Casa

Ahmet Türkmen 282 TL

Ikea 149 TL

112


Koleksiyon/Faruk Malhan

Muda 2250 TL

New England 3500 Euro

Mudo 445 TL

Ikea 54,95TL

Mudo Mando Vitrin 2250 TL

Fuga

113


Doğtaş

Casa

Ikea 7,95 TL

114

Nordist

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

dosya yaşam


Ikea 74,95 TL

Krafta

Casa

İsmet Mobilya Luxury Living Koleksiyon

İCE Selva Vendome Masa 7295 Euro

Selva 7295 Euro

Koleksiyon/Faruk Malhan 115


dosya yaşam art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Koleksiyon/Faruk Malhan

İsmet Mobilya

Henredon 3120 Euro

New England 290 Euro

Casa

116


Nordist

Ikea

Nordist Morph Lounge

İsmet Mobilya Kenzo Maison

Anna Fresko Iron Sandalye

Casa

İsmet Mobilya Prome Moria Sandalye

117


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

KÜÇÜK OFİS BÜYÜK İŞ Dekorasyon Ofis

İzmir'in en büyük sigorta acentelerinden Gülcüler Sigorta'nın, ilerlemeci vizyonu doğrultusunda, A+ müşteri kitlesi için kurguladığı satış ofisi zincirinin, konsept ve kurumsal kimlik tasarımı ile mimari projelendirmesi, yeni malzeme arayışları ve dinamik bir yaklaşımla D.A.Mimarlık tarafından hazırlanmış ve uygulanmış.

Mimar D. Ali Kasap

118

Projede yer alan tüm hareketli ve sabit mobilyalar, tavan duvar kaplamaları ile cephe elemanları, projeye özel olarak, ofisin enerjik ve hareketli günlük çalışma rutinleri dikkate alınarak tasarlanmış. Müşteri temsilcileri, yönetici odası, mutfak, arşiv, fotokopi, depo gibi birbirinden ayrılması istenen mekanlar, sabit mobilya tasarımları ve malzeme geçişleriyle, kısıtlı bir alanda ustalıkla organize edilerek açık ofis düzeninde ferah bir mekan bütünlüğü elde edilmiş. Sınırlı alanda birlikte çalışan satış personelinin, telefon ve yüz yüze görüşmelerinin yarattığı akustik sorunlar, proje için geliştirilen akustik asma tavan çözümü ve mobilya yüzey kaplamalarıyla giderilmeye çalışılmış. Seçilen renkler ve dokunun, natürel cilalı kayın kontrplak mobilya yüzeyleriyle yarattığı uyum, hem çalışanlar hem de müşterileri için enerjik ve rahatlatıcı bir ambiyans oluşturmuş.


Ofise ait tüm mobilya imalatları, hazırlanan konsept doğrultusunda, mimari uygulama ve tesisat işleri ile birlikte D.A.Mimarlık ekipleri tarafından 30 günde tamamlanmış. Görece yaşlı/eski bir yapı stoğunun oluşturduğu bir sokağın tam ikiye ayrıldığı noktada yer alan ofisin cephesi ise, müşteri yaklaşım yönleri dikkate alınarak tasarlanan, masif ahşap, alüminyum kompozit ve cam cephe elamanları ile ofisin içinde bulunduğu düşük nitelikli kitleden ayrışmasını sağlarken, yeşillendirilen mevcut ön bahçesi ile bütünleşerek, kurumsal kimliğin sokak içerisindeki en uzak noktadan bile algılanmasına imkan veren bir nirengi noktası oluşturmayı başarmış.

119


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Sahne

Mimar Gamze İşcan Mimar Bilge Kalfa

120

MODA SAHNESİ

1969 yılında Moda’nın önemli bir kültür kurumu olarak kurulan Kafkas Sineması, bir süre sonra tiyatro olarak işletilmiş. 1984 yılından itibaren de Moda Sineması adıyla varlığını 2000’li yıllara kadar sürdürmüş. Zamanla atıl hale gelen sinemayı, Moda Sahnesi adıyla yaşatmak isteyen 12 ortak, tiyatro salonu ve kültür merkezine dönüştürmek için yola çıkmışlar. Bu yolculukta onlara Halükar Mimarlık eşlik etmiş. Bilge Kalfa ve Gamze İşcan tarafından tasarlanan Moda Sahnesi, yaşayan bir mekana dönüştürülmüş.


İnşaatına Ocak 2013’te başlanan Moda Sahnesi 1830 m2’lik bir alana sahip. Bu alanda büyük salon, sinema ve atölye gibi ana işlev mekanları haricinde kafe, fuaye ve teknik/servis alanları da bulunuyor.

121


Dekorasyon Sahne art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Mekanda göze çarpan mimari müdahalelerden biri; fuaye ile atölye arasındaki cam yüzey olmuş. Yekpare 3x3m camdan oluşan hem transparan hem de opak olabilen yüzey; atölye, oda tiyatrosu ya da prova alanı olarak kullanılabiliyor. Ayrıca bu yüzey mekanın, fuayeden izlenmesine de olanak veriyor. Bu tam da işverenin istediğini karşılamış. Mekanın yaşayacağı süreçlerde “performans” ya da “oyun”ların, tanımlı mekanlar dışındaki noktalara da yayılıp sıçramasına olanak sağlayan bir tasarım olmuş.

122


Mekanda her şeyin olduğu gibi bırakılmasına dikkat edilmiş. Duvarlarda, kullanılan malzemelerde doğallık hem mimarların hem de işverenin ortak isteği olmuş.

Fotoğraflar Depikt

Büyük salon, teleskopik tribün sayesinde 295 kişi kapasiteli koltuklu düzenekten, ayakta yaklaşık 750 izleyicili bir performans alanına dönüşebiliyor. Aynı mahalde bulunan sahnenin de ölçüleri değiştirilerek salonda esnek oyun düzenine katkıda bulunuyor. Moda Sahnesi’nde mimarların ve ortaklarının tasarım yaklaşımı; eksilterek çoğaltma, mekanlarda esnek işlev imkanı ve kullanıcısıyla şekillenen bir yer olmuş.

123


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Cafe

PRONTO CAFE

Balat Bamboo Park’ta bulunan Pronto Cafe, hem açık hem de kapalı alanıyla göz dolduruyor. Tasarımı Mimar Hakan Hacıbey tarafından yapılan cafede sıcak bir ortam yaratılmış. Öncelikli amaç daha önceki Pronto’nun dekorasyon ruhundaki rahat ve konforlu mekanı yaratmaktı, diyen mimar bunu çıkış noktası olarak kullanmış.

İç mimar Hakan Hacıbeyoğlu

124


İç mekanda ve dış mekanda iki şömine tasarlanmış. İç mekandaki şömine etrafında kullanılan deri koltuklarla sıcacık bir ortam yaratılmış. Burası özellikle soğuk havalar için vazgeçilmez bir köşe olmuş. İçerde meşe kaplama bar ve meşe lamine parke kullanılmış. Mekana biraz dinamik görsellik katmak için galvaniz kaplama sac plaklar kullanılmış. Buna benzer işletmeler için benim olmazsa olmazım koyu renkli duvarlar diyen Hakan Hacıbey, bunları mdf’den imal edip boyatmış.

125


dekorasyon cafe art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Oval masa etrafında kullanılan mavi sandalyeler, masa arkasındaki kitaplık ve üstten sarkan şık avize mekanı klasik bir cafe havasından çıkarmış. 126


Cafenin iki tarafına V şeklinde yayılan açık alanın bir tarafına şömine düşünülmüş. İçerdeki şöminenin tam tersi yönünde düşünülen dış mekandaki şöminenin yanında bir köşe koltuk kullanılmış. Koltuk üzerini süsleyen yastık ve şallar, şömineyle birleştiğinde ortamın soğukluğunu unutturmuş. Dış terasta yapının tasarımına uygun malzemeler tercih edilmiş. Zeminde Cotto ve tavanda ahşap kirişler kullanılmış. Masa ve sandalyelerde ahşabın sıcaklığından vazgeçilmemiş.

127


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Ev

ZARAFET DOLU BİR EV... Klasik çizginin yanı sıra Orient dokunuşlarla tasarlanmış İstanbul Erenköy’deki apartman dairesinde iç mimar Hakan Helvacıoğlu stilini adeta konuşturmuş. Helvacıoğlu ile hem evi geziyor, hem de evin yapım aşamasını konuşuyoruz...

128


Büyük sedir kanepe Hakan Helvacıoğlu tasarımı özel imalat olup yastıklar Bobbin Dilek Aksu’ya yaptırılmış. Aplikler Cote-Deco’dan, bronz Hint panolar Da Paola’dan, Eser-i İstanbul sehpalar Horhor Soner Antik’ten, halı Has Halı’dan, antik plafonyer Horhor Merih Uman’dan alınmış. Orta sehpa Hakan Helvacıoğlu tasarımı özel imalat yaptırılmış.

Hazırlayan Rana Korgül

Fotoğraflar Kadir Aşnaz

129


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

İstanbul Anadolu Yakası Erenköy sahil yolunda denize adım başı yakınlığında konumlanan yaklaşık 280 m2’lik bir evdeyiz. Dört kişiden oluşan ailenin on yıldan fazladır yaşadığı ev, plan olarak tipik yayvan ve geniş bölümlere sahip olmanın yanı sıra sahil yolu apartmanlarından birinde yer alıyor. Daha önceden farklı çizgilerde dekore edilmiş olan ev, iç mimar Hakan Helvacıoğlu’nun önerileriyle, sadece zemindeki tipik pirinç çıtalı mermer bırakılarak, tamamen yeniden kurgulanmış. Helvacıoğlu’ndan evin detaylarını dinliyoruz; “Yaklaşık 95 m2 olan kademeli salonun denize yakın olan alanı, ağırlama ve televizyon bölümü olarak kullanılıyor. Giriş solda yemek bölümü, sağ tarafta ise eski şömine bölümü mevcut. Burası antika dövmeli, pirinç bir Hint pencere ile bütünleştirilerek oluşturulan gizli bir dolabı barındırıyor ve ikinci bir oturma alanının da yer aldığı aynı bölüm piyanoyu da ağırlıyor. Özellikle salon ana bölümünde evdeki Orient esintisi ağırlık kazanmış vaziyette. Geniş oturma alanı yaratabilmek için yalın, büyük bir kanepe ve üzerindeki yastıklarla sedir havası yaratıldı. Duvarda kanepe üzerine asılan bronz Hint panolar sanat eseri etkisi oluştururken, evin her bölümünde havayı destekleyen, Amerika’da yaşayan sanatçı Yakup Cem’e ait özel resim koleksiyonunun iki büyük tablosu simetrik olarak görünümü destekliyor. 130


Cam önündeki oturma bölümü kırmızı kadife kumaşlı dore koltuk Paris’ten olup kumaşı Karum’dan alınmış perdeler Dekorist’e özel diktirilmişler. Tablo evdeki diğer tüm tablolar gibi Yakup Cem’e ait. Aplik Cote-Deco’dan alınmış.

131


132

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

dekorasyon ev


Yemek bölümü zemini mermer olup kristal antika avize Paris’ten alınmış. Hakan Helvacıoğlu tasarımı dore patineli ferforje separasyon salonda iki ayrı parça olarak yer alıyor.

Yemek masasındaki Paris’ten alınmış antika plato üzerine Osmanlı kristal karaflar, cam objeler, gümüş şekerlik, ICA ve Happy Things’ten alınmış kapaklı kokulu mumlar konmuş.

İç Mimar Hakan Helvacıoğlu

Kanepenin masalımsı havasını ise iki adet Eser-i İstanbul, altıgen, sedefli sehpa ve sağ yanda bar olarak kullanılan eski bir Hint sunak tamamlıyor. Pencereye yakın tablonun hemen önünde asılı duran Tombak kandil ise resmin içinden fırlamış gibi duruyor. Fransız antika dore koltuklar, kırmızı duruşları ile evin monokrom siluetine kuvvetli bir vurgu sağlarken, karşı köşedeki Vintage deri berjer yine üç boyutlu vitrinsel atmosferi oluşturuyor. Sol köşe televizyon bölümü olarak ayrıldığından, salonun ahengine uyumlu Zuber deri ile kaplanan fon, koyu etkiyi sağlıyor. Mekana özel üretilen yay formlu kanepe, Paris’ten alınan ince bronz kademeli sehpalar ve tek koltuk yanındaki

siyah altın-sedef kakmalı Eser-i İstanbul sehpa ile Orient dokuyu bütünlüyor. Kahve sırlı, bronzlu gaz lambaları abajur olarak kullanılırken, iki kademeyi özel üretim dorelenmiş ferforje separasyonlar ayırıyor.” Evin mobilya ve aksesuarları ağırlıklı olarak Paris’ten ev sahipleriyle beraber seçilip alınmışlar. “Yemek bölümündeki yuvarlak masa, kristal karaf ve objelere plato oluştururken, Paris’ten alınan akıcı formuyla drape kumaş etkisi veren avize mekanı odaklıyor. Büfe üzerinde bronz ‘Galiçya’lı Nü Kadın’ heykeli sergileniyor,” diye anlatmaya devam ediyor Helvacıoğlu...

133


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Ev sahibesinin özel cam biblo koleksiyonu çeşitli Venedik seyahatleri sırasında bir araya getirilmiş.

İç mimar Hakan Helvacıoğlu keyifli ev turunu gerçekleştirirken, koyu ev dekorasyon sohbeti de devam ediyor. “Galeri havasının hakim olduğu antre ve koridor genel atmosferi yoğun olarak hissettiriyor. Hint abanoz konsol ve aplikleri, kırmızı emaylı Venedik ayna ve antika şerefli kutu tamamlıyor. Zeminde eski bir Afgan Halı serili. Duvarlarda drape desenli tekstil duvar kağıdı üç boyutlu bir his sağlıyor. Koridordan ilerleyince varılan genç odasında Retro dönem ruhu hakim. Üç boyut efektli dolaplar ve mekana saplanmış gibi hissettiren yatak bölümü, keskin hatlarıyla genç ve maskülen tavrını koyuyor. Beyaz, siyah, kahve dengesini sarı koltuk aydınlatıyor. Ebeveyn yatak odasında ise vizon tonlarındaki monokrom etki yine sanatçı Yakup Cem’e ait tablolar ile dengeleniyor. Özel üretim yatak, perde, duvar kağıdı ilişkisi, feminen ama huzurlu bir Hollywood karesini taşıyor adeta. Bu odada yatak önü dinlenme ve çalışma olarak iki farklı kurgu var. Giriş bölümünden banyoya geçiliyor. Uzun saatlerin geçirildiği huzur dolu bir atmosfer hakim. Ebeveyn banyosu da vizon tonlarındaki gofreli, porselen seramik ve mermer birlikteliğiyle temiz ve pudramsı bir alan vaad ediyor. Antik ayna kaplı banyo dolabı, Venedik bir aynayla tamamlanıyor,” diye paylaşıyor, Helvacıoğlu, 7 ay gibi kısa bir sürede dekorasyonunu gerçekleştirdiği evin tüm inceliklerini...

134


Vintage berjer ve puf Paris’ten, Eser-i İstanbul sehpa Horhor Soner Antik’ten, tombak Osmanlı kandiller House of Style’dan alınmışlar. Tablolar Yakup Cem’e ait çalışmalar. 135


136

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

dekorasyon ev


Ev sahibesinin ince zevki zarif cam servislerinde ve sunduğu mükemmel ikramlarla gözler önüne seriliyor. Gümüş sürahi Christofle’dan.

“Füme tonlarındaki mutfak, monokrom etkisini cam objeler ve yaşayan atmosferi destekleyen çiçekler, meyveler ve Cup Cake’ler ile perçinliyor. Ada üzerinde Gustavian bir bronz ve kristalli avize parıldıyor. Ailenin güzel vakit geçirdiği bu çekim alanı, özel deri taburelerle konforunu tamamlıyor. Çizgili duvar kağıdı ve Toil de Jouy perdeler, tablolar ile birleşerek mekana yaşam odası ruhu katıyor,” diye ekleyen Helvacıoğlu, mutfağın ev sahipleri için öneminin altını çiziyor. Mutfak Lineadecor’dan seçilmiş. Ada ve tezgah üstüne koyu yeşil granit kaplatılmış. Bronz antika Gustavian avize Paris’ten alınırken, ada etrafındaki deri sandalyeler Hakan Ezer’den alınmışlar. Perde kumaşı Manuel Canovas marka olup Dekorist’e özel diktirilmişler.

Leziz Cupcake’ler Yummy Cupcakes’ten alınmışlar.

137


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Delikanlı odası yatak ve raflar Hakan Helvacıoğlu tasarımı özel imalat yaptırılmışlar. Sarı Vintage koltuk Paris’ten olup perdelerin kumaşları Tasarım Perde’den alınarak Dekorist’e özel diktirilmişler. Tay derisi duvar kağıdı Cote-Deco’dan olup beyaz çerçeveli edisyon baskı Art On Galeri’den alınmış. Yatak takımı Haremlique’den seçilirken yatak üstündeki kürk Etro’dan alınmış.

Genç kız odası yatak, raflar ve desenli lake separasyon Hakan Helvacıoğlu tasarımı özel imalat yaptırılmışlar. Yatak takımı Haremlique’den seçilirken yatak üstündeki kürk Interior’dan alınmış. Genç kız odasındaki dekoratif mercan objeler Luxuria’dan, oranj duvar kağıdı Cote-Deco’dan tercih edilmiş. Mercan desenli perde Tasarım Perde’den olup Dekorist’e özel diktirilmiş. 138


Ebeveyn yatak odasında vizon tonlarında monokrom bir etki söz konusu. Yatak önü dinlenme bölümündeki Hakan Helvacıoğlu tasarımı özel imalat kanepe Model Döşeme’ye yaptırılmış. Vintage kanepe ve puf Paris’ten olup döşeme kumaşı Karum’dan seçilip değiştirilmiş. Perde kumaşları yine Karum’dan seçilip Dekorist’e özel diktirilmişler. Ebeveyn yatak odasındaki duvardan duvara halı Ar Ticaret’ten tercih edilmiş.

139


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Ev

MİNİMAL ÇİZGİLER Mimar Umut Uzuner

140

Yeni evli bir çift için tasarlanan Ataköy’deki daire, U Design Mimarlık’tan Mimar Umut Uzuner imzasını taşıyor. Sık sık misafirleri olan ve davetler veren genç çift için farklı kullanım alanları düşünülmüş. Tarz olarak minimalist ve modern bir çizgi benimsenmiş. Mekanda derinlik algısı yaratmak için tavanda gizli aydınlatma ve geometrik hareketlerle, ayna kullanımlarına yer verilmiş.


Salon oturma grubu Voga Mobilya’da özel olarak yapılmış. Aydınlatmalar Evdema ve Tekin Aydınlatma’dan tercih edilmiş.

141


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

142

Evin genelinde sade bir görüntü olduğu için modern ve canlı renkler ile evin genç çiftinin dinamizmi yansıtılmış. Mekanda renk algısı oluşturulurken, hiç baskın bir renk ortaya koymamak, dikkat edilen önemli bir ayrıntı olmuş. Birbirini takip eden uyumlu renkler oluşturmaya çalışılmış. Mobilyaların az ve kullanışlı olması, tasarım aşamasında önemli bir karar olmuş. Bir TV ünitesi tasarlarken dvd’lerin yerleşiminden, ses sistemi bağlantılarına kadar her şey düşünülerek tasarlanmış. Evdeki sabit mobilyaların tamamı özel olarak tasarlanmış ve üretilmiş. Ahşap mobilyalarda ipek mat lake ve kestane kaplama tercih edilmiş.


Dairede olabildiğince az ve kullanışlı mobilyalar tercih edilmiş. Evin banyoları ve mutfak bölümü özellikle en çok düşünülen ve ince detaylarla tasarlanan bölümleri olmuş. Bu alanlarda hem estetik hem de fonksiyonel ihtiyaçlar bir bütün olarak tasarlanmış.

143

Şömine önü ikili oturma grupları özel olarak Casa’dan alınmış


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Yemek masası ve sandalyeleri İtalyan Calligaris’ten seçilmiş

Orijinal 25 yıllık Ataköy merdiveninin limon kirişleri korunarak paslanmaz ve kestane kaplamadan oluşturulan yeni merdiven tasarımı, eve çok dinamik bir hava katmış.

Evin başlangıç noktası giriş, mutfak ve misafir banyosu bölümü olmuş. Ataköy dairelerinin en büyük sıkıntısı olan giriş dağılımını mümkün olduğunca fonksiyonel hale getirmeye çalıştık diyen mimar, bu sebeple girişte yer alan misafir banyosunu vestiyer ünitesi ile birlikte bütün bir dolap ünitesi şeklinde tasarlamış. Mutfak bölümü ise reflekte bronz cam kayar kapılar ile ayrılarak hem mekandaki ayna ihtiyacı çözülmüş hem de doğal ışık gereksinimi sağlanmış.

Banyo ve Mutfak seramikleri Serra’dan tercih edilmiş

144


Ebeveyn ve misafir banyoları, dolapların bir parçası olarak tasarlanmış, böylece mekanların içindeki görsel kapı yoğunluğu kırılmış. Cam ve ayna kullanımlarıyla gün içerisinde ideal ışık düzeyi yakalanmış. Sabit mobilyaların tamamı, banyo ve mutfak dolapları, ayna detayları, merdiven çözümü bu eve özel olarak tasarlanmış.

145


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Ev

KAYSERİ’DEN MODERN ÇİZGİLER Mimar Bahadır Kul

Şehrin içerisinde fakat yer yer oradan izole bir yaşam şekli düşünülerek tasarlanan Kayseri’deki bu ev, Bahadır Kul Mimarlık imzasını taşıyor. 4 kişilik bir ailenin yaşam standartları düşünülerek tasarlanan evde modern çizgiden ödün vermeden minimal, yalın ve şeffaf bir tarz benimsenmiş. Salon bölümü, yemek odası mutfak ve giriş kısmı ile iç içe tasarlanan zemin kat evin başlangıç noktasını oluşturmuş. Zemin kattaki tüm mekanlar tek bir hacim içerisinde toplanmış.

146


147


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Mimari organizasyon, dekorasyon sürecinin ilk aşaması olmuş. Modern çizgiyi bozmadan sıcak bir ev ortamı hissi oluşturmaya çalışılmış. Ağırlıklı olarak beyazın hakim olduğu renk tonu ile beraber farklı birkaç sıcak renk kullanımı ile sıcak ve dinamik bir ortam hissi verilmiş. Tasarlanan her bir hacim tek tek ele alınarak fonksiyonlarına yönelik detay projelerine geçilmiş. Zemin katta tüm mekanlar tek bir hacim içerisinde tasarlanmış. Salon, mutfak ve yemek alanı görsel ve kullanım açısından tek bir kullanma mekanına dönüştürülmüş. Salondaki galeri boşluğu mekana ferah bir hava katmış. Geniş ve şeffaf açıklıkların kullanıldığı zemin kata giren doğal ışık ile beraber bu etki kuvvetlendirilmiş. 148


Yatak odasının dekorasyonunda yoğun mobilya tercihinden kaçınılmış. Yalın ve dinlendirici renkler kullanılmış ve dekorasyon yapılmış.

İçerideki yalın etkiyi kırmak için beyazın aksine siyah ve diğer sıcak renk tonları kullanılarak bu yalınlığa sıcak ve dinamik etki kazandırmak amaçlanmış. Bu çizginin devam ettirilmesi için iç mekanlarda zeminde ahşap kullanılmış ve mobilyalarda da bu ahşap detay ile etki devam ettirilmiş. İç mekanda yapı minimalliğini ve şeffaflığını destekleyecek açık renkler kullanılmış. Ağırlıklı olarak beyazın hakim olduğu renk tonu ile beraber farklı birkaç sıcak renk kullanımı ile sıcak ve dinamik bir ortam hissi verilmeye çalışılmış. Yatak odaları, mutfak ve tüm hareketli mobilyalar özel tasarım.

Fotoğraflar: Emre Mollaoğlu

149


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Ev

RENKLERİN UYUMU

Balat’ta, Apartman Dalgıç sitesinin bahçe katında yer alan dubleks daire genç bir aileye ait. Ev sahibesinin renklere olan tutkusu konsept oluşumunda belirleyici unsur olmuş. Salonda, özellikle turkuaz renginin kullanılmasını isteyen ev sahibesinin bu isteğini, mimar Dilşen Toker gri ve kırmızı tonlarıyla desteklemiş. Duvarlarda dekoratif tuğla, füme ayna kullanılmış.

Mimar Dilşen Toker

150

Ev sahiplerinin mesleği gereği mekanlarda en yeni teknik kullanılarak zeminden ısıtma uygulanmış. Evin genelinde VRF sistemi kullanılmış. Dolayısıyla tavanlarda endirekt aydınlatma uygulaması yapılabilmiş.


Duvardan duvara uygulanan, patinato granit ve meşe kaplama harmanlanarak yapılan konsol mimarın özel tasarımı. Masa ve sandalyeler de mekana özel tasarlanmış. Zeminde naturel meşe parke tercih edilmiş. 151


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Merdivenler ahşap giydirilerek kademelendirilmiş. Cam korkuluklar merdiveni daha geniş göstermiş. Giriş holü ve mutfak zeminlerinde 60x60 cm Villeroy Boch marka granit seramik uygulanmış.

Giriş holünün mimariden gelen bir alan sıkıntısı olduğu için mimar bu alanı daha derinlikli ve geniş gösterme gereksinimi duymuş. Tavanda başlayıp duvara akan ışıklandırmalı ahşap formlar, vestiyer aynalarıyla daha da zenginleşmiş. 152


Mutfak, yaşam alanı ile birlikte kurgulanmış. Bahçeveranda ilişkisi bu mekanı daha da fonksiyonel kılmış. Mutfak dolaplarında mint ve ekru renkler vizon tonlarıyla harmanlanmış. Mutfakta dört kişilik ailenin rahatça yemek yiyebileceği bir ada oluşturulmuş. TV izleme ve oturma bölümü ev sahiplerinin rahatlığı düşünülerek tasarlanmış. Duvarda mineral dokulu duvar kağıdı kullanılmış. WC’de yine Villeroy Boch mermer görünümlü seramik uygulanmış. Tezgah, star galaksy granitten düşünülmüş.

153


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Üst katta çamaşırlık, çocuk yatak odası ve banyosu, ebeveyn yatak odası, ebeveyn banyo ve giyinme odası yer almış. Çocukların hayal gücünün sınırlarını zorlamak için ailenin isteğiyle tavanda uzay efekti çalışılmış. Çalışma bölümü, dolaplar hep grup renklerinden oluşturulmuş. Çocukların eğitsel faaliyetlerine çok önem veren anne, çocuklar için, rahatça faaliyetlerini yapacakları, oyun oynayabilecekleri bir mekan istemiş. Duvarlara uygulanan dolap sistemleri oyuncaklar ve faaliyet malzemeleri için stok alanlar olmuş. Kanepe arkasında huzur veren bir duvar panosu kullanılmış. 154


Ebeveyn yatak odasında da yine turkuaz tonları tercih edilmiş. Yatak başında oluşturulan nişte Kurtuluş Çiçek bir çalışma gerçekleştirmiş. Giyinme odasından geçilen ebeveyn banyoda Villeroy Boch seramikler kullanılmış. Eşlerin, çalışmalarını evde de sürdürebilmeleri adına bir çalışma odası düşünülmüş. Mevcut kırmızı kanepe bu odanın renklerini belirlemiş.

Vitrifiye, armatür, seramik: BM Collection Sabit mobilyalar: Birlik Mobilya (Nouka) Döşemelik kumaş, duvar kağıdı: Evce Hareketli mobilyalar: Yılmaz Koltuk Boya, alçıpan işleri: DMC Dekorasyon Isıtma, havandırma, mekanik tesisat: Berk Mekanik Mutfak: Lineadecor Parke: Aksun Parke Tavan resim çalışması: Baykuş Sanat Evi Çiçek düzenlemeleri: Kurtuluş Çiçek Aydınlatma: Işıkevi , Elektrona

155


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Ev

İç mimar R. Semih Güven İç Mimar Didem Güven

KONFORLU HAYAT Genç bir çiftin 2 oğluyla paylaştıkları Bornova’daki şık evlerindeyiz. RSG İç Mimarlık’tan Semih ve Didem Güven’in tasarımını yaptıkları daire, eklektik tarzıyla dikkat çekiyor. Dairenin çıkış noktası zemin kattaki şömineli salon olmuş. Yüksek açılır tavanıyla mimarın da çok sevdiği mekanlardan biri olan bu salon, evdeki rahatlığın ve konforun en büyük göstergesi.

156


157


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Evin tasarım aşamasında ev sahipleri mevcut bazı mobilyaların kullanılmasını istemişler. Bu da mimarları eklektik tarza yönlendirmiş. Evin tüm kurgusu mevcut mobilyalar üzerine kurulmuş.

Evde biri bodrum katta olmak üzere iki adet salon bulunuyor. Giriş katında bulunan salon şömine merkezli, açılır cam tavanı ile ev sahiplerinin günlük kullanımına uygun olarak tasarlanmış. Şömineli oturma bölümü, televizyon bölümü ve yemek bölümü olarak üç gruba ayrılan salonda rahatlık ön planda tutulmuş. Açılır tavan sayesinde evin gün ışığından bolca yaralanması sağlanmış. Yerlerde genelde ahşap parke tercih edilirken sadece yemek bölümünde mermer kullanılmış. Ev sahiplerinin daha evvel sahip oldukları ve bu eve taşıdıkları mobilyalar dışında nerdeyse her şey RSG İç mimarlık tarafından tasarlanmış. Oturma gruplarında Flexform tercih edilmiş.

158


Mimarlar dekorasyon sürecini ferah, kullanışlı, konforlu ve şık kelimeleri ile özetliyorlar. Aile elektroniğe çok meraklı olduğu için tüm evi kapsayan bir otomasyon ağı kurulmuş. Mekanlar kullanım amaçlarına bağlı olarak tasarlanmış. Misafirlerin kullanacağı mekanların şık olması için özen gösterilirken; ev sahiplerinin kullanacağı mekanlarda, konfor ve rahatlık ön planda tutulmuş.

159


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Bodrum kattaki salon, tamamıyla eğlence amaçlı düşünülmüş. Arkadaşlarla birlikte keyifle film gecelerinin planlandığı bu salon için bir sinema perdesi düşünülmüş. Çeşitli oyun masalarının da yer aldığı bu mekan içinde bir de mutfak tasarlanmış. Yine bodrum katta bulunan hobi odası, motorlu model uçak ve araba yapabilmek için kullanıcının istek, ihtiyaç ve yönlendirmeleri ile özel bir mekan haline getirilmiş.

160


Büyük bir yemek grubunu da içeren mutfakta beyaza ağırlık verilmiş. Aydınlık ve ferah olmasına dikkat edilen bu mekan, evin nerdeyse en çok vakit geçirilebilecek yeri olmuş. Beyazın hakim olduğu mutfakta oturma bölümü ve sandalyelerde kullanılan kırmızı renk, mekana canlılık katmış.

161


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Yalnızca yatak odalarından oluşan üst kat, sadece aileye ayrılmış. Her yatak odasına bir soyunma odası ve banyosu düşünülmüş. Çocuk oda ve banyolarında da çocukların beğendiği renkler ve istekleri ön planda tutulmuş. 162


Ebeveyn yatak odasında göz yormayan bir tasarım yapılmış. Sadeliğin ön planda tutulduğu odada soft renkler tercih edilmiş. Kullanılmadığı zaman kendi yuvasına saklanabilen bir televizyon sistemi düşünülmüş. Evin genelinde kırık beyaz kullanırken; duvar kağıtlarında bol renkli ve canlı tasarımlar tercih edilmiş.

163


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dekorasyon Ev

ŞIK ve MODERN Mimar Filiz Bür

164

Misia’da bulunan rezidans dairenin mimari proje ve dekorasyonu Bür Mimarlık tarafından gerçekleştirilmiş. 350 m2 kullanım alanına sahip olan katın tamamı ailenin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda projelendirilmiş.


165


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Mimariden gelen ve salonun tam ortasında yer alan kolon, aslında salon yerleşimini belirleyen ana unsur olmuş. Servis rahatlığı açısından koridora yakın olan kısım yemek bölümü, manzaraya hakim olan ön taraf ise misafir ağırlama ve sohbet köşesi olarak düzenlenmiş. Kolonun kütlesel tavrını yok etmek isteyen mimar; kolon yüzeyini oksitli ayna ve ahşapla giydirmiş. Uzun olan salona hakim duvar ise honlu mermerle giydirilmiş. Salonda yer alan koltuk ve kanepelerin tamamı Dorya’dan alınmış.

166


Evde yer alan tüm tekstil ürünleri; döşemelik kumaşlar, perde kumaşları bu proje için dokutturulmuş. Genelde soft renkleri tercih eden mimar; döşemelik kumaşlarda kadife yüzeyleri kullanırken perdeliklerde ise ipek saten hafif ışıltılı dokuları tercih etmiş.

167


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Orta akstan girilen dairenin çok şık ve davetkar bir antresi var. Ana zonu oluşturan bu bölümün bir tarafı günlük yaşam alanları olarak kurgulanırken diğer tarafı da yatak odalarının bulunduğu gece kısmı olarak kurgulanmış ve mimari plan bu şekilde oluşturulmuş. Modernin içinde ufak klasik dokunuşlarla ele alınan projenin tamamlanıp teslim edilmesi 1.5 seneyi bulmuş.

168

Uzunca iki koridora sahip olan dairede; koridorların monotonluğunu kırmak adına lake yüzeyli lambiriler imal ettirilmiş. Lambiri üstlerinde de keten dokulu duvar kağıtları kullanılmış. Evde yer alan sabit ve hareketli mobilyaların neredeyse tamamı proje için tasarlanıp, özel olarak imalat ettirilmiş.


Mutfak ve yanındaki oturma bölümü bir bütün olarak düşünülmüş. Oturma odasındaki koltuk ve kanepeler İstanbul’daki bir imalatçıya yaptırılmış. Günlük yemek sandalyeleri ise modifiye edilerek kumaşları yenilenmiş. Zemin döşemelerinde mermer içerisinde ahşap karo parke kullanan mimar, odalarda mutfakta ve salonda doğal ahşap parkeyi tercih etmiş.

169


dekorasyon ev art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Çocuk odalarında modern bir dekorasyon tercih edilmiş. Genç kız odasındaki pembe aynalı derasuvar beyaz mobilyalar arasında öne çıkarken, renkli perdeler odaya canlılık katmış. Daha maskülen bir havanın hakim olduğu erkek çocuk odasında, beyazla ahşabın uyumu kullanılmış. Dolap üzerindeki şekiller duvara da uygulanarak, oda içinde bir bütünlük sağlanmış.

170


Ebeveyn yatak odasında soft renkler kullanılmış. Mekanda şık mobilyalarla sade bir dekorasyon yapılmış. Yatak başlarının kumaş giydirmeleri ve bazı puflar Mümin Yılmaz’ a yaptırılmış.

Sabit mobilya imalatları: Dizayn Mobilya Parke: Aksun Parke Aydınlatma: Fem Aydınlatma Kanepe- koltuk: Dorya Duvar kağıtları: Evce Döşemelik kumaş- perde kumaşları: Prusa Tekstil, Güleser Tekstil Halılar: Halıca Puf imalatları- yatak başları- revizeler: Mümin Yılmaz Metal imalatları: Pimet Perde dikimleri: Huriye Perde 171


art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Otel

KUZEY IŞIKLARININ GÖLGESİNDE ION Luxury Adventure Hotel, İzlanda’nın turistik Golden Circle (Altın Gezi Turu) bölgesinde bulunuyor. Reykjavik kentinin keşmekeşinden yaklaşık bir saatlik araba yolculuğu kadar uzaklıktaki otelin bulunduğu yerdeki soğumuş lav yataklarının oluşturduğu muhteşem dağlık manzara, misafirlere unutulmaz deneyimler vaat ediyor. Otel yerinden dolayı ülkenin zengin mirasını, bitki örtüsünü, vahşi yaşamını ve sayısız extreme macera olanaklarını tanımak isteyenler için bir merkez konumunda. UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki Thingvellir Ulusal Parkı’nın yakınında bulunan ION, ateş ve buz ülkesinin tüm vazgeçilmez atraksiyonlarına erişim sağlıyor. 172


173


otel art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Santa Monicalı tasarım stüdyosu Minarc, doğaya terk edilmiş binayı alıp bugünkü haline getirmiş. ION, kısa zaman önce kabul görmüş Butik Otel ödülüne, sürdürülebilirlik kategorisinde layık görülmüş. İki lokanta ve spa gibi bilindik özelliklerden başka, otelin bir kanadı Thingvallavatn gölüne baş döndürücü bir manzara sunuyor. Adı zor söylenen gölden yükselen jeotermal bulut, binanın ince bir hava tabakası üzerinde uçuyormuş izlenimini veriyor.

174


İzlanda’nın yeşile olan tutkusundan da tahmin edilebileceği gibi, bu lüks otelin inşasında geri dönüşümlü ve yenilenebilir malzemeler kullanılmış. Otelin ısıtması ve enerjisi, etrafta bulunan sıcak su kaynaklarından sağlanıyor.

175


otel art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Otelin bütün odaları eşsiz Nesjavellir Jeotermal Enerji santraline ya da Thingvellir Ulusal Parkı’na doğru, soğumuş lav yataklarına bakıyor. İzlanda’nın eşsiz tarzında döşenmiş odalarının pencereleri, zeminden tavana kadar uzanıyor. Böylece gökyüzüne uzanan olağanüstü coğrafyanın keyfini sonuna kadar sürebiliyorsunuz. 176


ION Otel’in en büyük özelliği, size Kuzey ışıklarını seyretme şansını veriyor olması. Aurora Borealis olarak da adlandırılan Kuzey ışıkları, Kuzey Kutbu civarında gözlemlenen doğal ışık oyunları. Bu ışık oyunlarının temeli Güneş’in yüzeyinde meydana gelen büyük patlamalar. Bu patlamalar sırasında yüklü partiküller bir plazma bulutu halinde uzaya yayılıyor. Dünya’nın manyetik alanı bu bulutları itse de, bir kısmı kutuplar bölgesinden atmosfere yayılıyor. Atmosfere giren bu partikül bulutları da Kuzey ışıkları olarak adlandırılan ışık oyunlarına neden oluyor.

Otelin Lava Spa merkezinde, açık havada 10 metrelik sıcak su havuzu bulunuyor. Havuz, otelin etrafındaki soğumuş lav yataklarını görebilecek şekilde tasarlanmış. Böylece soğuk havada açık havuzun keyfini sürerken, manzaranın da tadını çıkarıyorsunuz. Açık havuzdan başka, içeride sauna ve gevşeme (dinlenme) odası bulunuyor. Bu odalar, macera dolu bir günün ardından dinlenme ve yeniden şarj olma amacıyla kurulmuş.

177


178


179


İSTANBUL MOBİLYA FUARI

SÖYLEŞİ

MOSDER

28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Fuar Özel

İSMOB BU YIL DAHA GÜÇLÜ Ahmet GÜLEÇ MOSDER Başkanı

İSMOB fuarı bu yıl hangi yeniliklerle karşımıza çıkıyor? İSMOB fuarının en önemli özelliği Türk mobilya sektörünün nabzının atıldığı bir platforma dönüşmüş olması. Ama sadece Türkiye’de değil dünyadan da takip edilen bir sektör Türkiye mobilya sektörü. Çünkü son yıllardaki ihracat rakamlarını katladığı için pek çok yabancının ilgisini çekmeye başladı. Hatta şunu söyleyeyim tabii sektörümüzün en önemli ilk fuarı Köln mobilya fuarı arkasından İSMOB geliyor. Yenilikler ne dediğimizde bu yıl çok daha büyüdü. Kış olimpiyatlarına hazırlanır gibi çok büyük bir çadırla bütünleştirdik fuar alanını. Ve yaklaşık 15.000 m2 daha ek alan aldık. Ayrıca bölge ülkelerden Afrika’dan ve Avrupa’dan ve istisnasız bütün komşu ülkelerimizin yoğun ziyaretleri ile karşılaşacağımızı biliyoruz. Çünkü hepsi davet edildi. Burası Mobder, Mobsad ve Mosder’i ile İnegöl Mobilya Sanayicilerinin İMOS’u ile, mobilya da öncü şehirlerin katılımı ile Türkiye’nin bütün şehirlerinden neredeyse 60 vilayetindeki mobilyacılarımızın ürünlerinin sergilendiği bir platform oldu.

180

Mobilya sektöründe başkanlığınız süresince geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Eski başkanlarım gerçekten çok güzel çalışmalar yapmışlar. Mosder artık bir kurum haline geldi. Mobilya sektörünün neredeyse istisnası. İmalattan ihracata kadar, tasarımından uygulama süreçlerine kadar her aşamadaki sorunlarına yardımcı oluyor üyelerinin. Tabii öncelikle geçmişten gelen yeniliklerin devamlılığını sağlamamız gerekiyordu sonrasında da daha fazla ne yapabiliriz derken farklı bir şey gördük. O zamanlar 2023 vizyonundan bahsediliyordu ama bu kadar somut değildi. Bizim dönemimizde sektör dernekleri bir araya gelerek TİM’in belirlediği 6 milyar doları 10 milyon dolara çıkarttık. Kalkınma Bakanlığı’nın yaptığı 10. 5 yıllık kalkınma planını hazırlarken baktık ki Türkiye’nin potansiyeli daha fazla. O zaman mobilya sektörü olarak Türkiye’de imalat sektörünün

içindeki payımızı da arttırmamız lazım. Çünkü ihracatımız artıyorsa daha fazla üretim olması lazım. TİM’in dediği 5-6 milyar doları 10 milyar dolara çıkarttık. Üretim rakamlarımıza da 25 milyar dolar hedef koyduk. 2023 hedefi 25 milyar dolar üretim yapan, 10 milyar doları da ihracat yapan bir mobilya sektörü ile dünya 5.liği gibi bir hedefe odaklandık. Onun için Türkiye’nin her yerinde bu bilinçlendirmeyi ve hedefleri somutlaştıracak projelere adım atmak istiyoruz. İnegöl’de başladık, Hatay, İzmir, Kayseri dolaşıyoruz. Yani mobilya üretilen her bölgeye gidip bu mobilyanın önemini anlatmaya çalışıyoruz. Farkındalık oluşturmamız lazım, gücümüzün farkına varacak o mobilyacıyı bulmamız lazım. Onun için bu bilinçle mobilya farkındalığı, mobilya ülkesi Türkiye unvanını bizim kazanmamız lazım. Bunun için mücadele ediyoruz. Markalaşma adı altında nasıl faaliyetler yapıyorsunuz? Mesela mobilyacılarla yapacağımız toplantılara marka hocalarımızla gidiyoruz. Şekilcilikten uzaklaşmak ve öze dönmek istiyoruz. Maalesef daha çok biçime takılan bir toplumuz. Bütün sonradan gelişmiş ülkelerde var bu. Niteliğe, öze dönersek, o zaman marka süreçlerimiz daha kolaylaşır. Neden marka olacağımızı anladıktan sonra marka olmak kolaydır. Sadece mobilya sektörünü düşünebiliyor musunuz? 200 ülkeye mal satıyorlar. Böyle bir ülkeden marka çıkmaz mı, tabii ki çıkar. Türk mobilya markalarının diğer sektörlerden bir farkı da artık konsept olarak dışarıya ürün satıyoruz. İstanbul’daki marka neyse Tokyo’da, Saraybosna’da, New York’ta ki de aynıdır. Bu yıl İSMOB fuarının katılımcı ve ziyaretçi profili nasıl? Bu yıl metrekare olarak zirve yaptık. Tanıtımlarımız yurtdışında şu anda yapılıyor. Türk Hava Yolları dergilerinde başladı ve yurtdışı fuarlarında tanıtmaya başladık. Tabii bu sene çok daha önemli bir sene bizim için, çünkü artık onuncu yılına geldik. Afrika, Ortadoğu Avrupa ve Rusya’dan çok müşteri bekliyoruz. Hindistan’dan, İsveç’ten bekliyoruz. Dünyada kriz hala bitmiş değil. Türkiye’nin bu olumlu gidişatından memnun olmayan dünyada belli kesimler de var. Dünyadaki ekonomik pasta her zaman sabittir. Yani biz bu pastada payımızı arttırdıkça birilerin payı düşüyor. Bu normal bir şey. Rakiplerimiz de maalesef bugüne kadar bize hiç pozitif yaklaşmadı, neden? Çünkü hep yalnız başına gitmişler. Yalnız başına kazanmışlar. Biz 100 yıldır mobilya üretiyoruz. Bakın sektörümüzün genç olduğunu söylüyorum, genç sektör ama mobilyacılık birikimimiz çok köklü. Biz son teknolojiyi kullanıyoruz. Bunun yanında 4 saat uçak mesafesinden 1 buçuk milyara hitap ediyoruz. Rusya bizden mobilya almayıp da kendisi üretse bile yetmeyecek. Çünkü tasarım bir kültür işi, birikim işi. Bu birikim Anadolu toprağında var.


HALL:

1 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

STAND:

B-10

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

ADA AVANTGARDE 2005 yılında koltuk üretimi ile İnegöl’de kurulan ADA AVANTGARDE, 2008 yılında koleksiyonlarını tamamlama amacını kılavuz kabul edinerek, ahşap mobilya üretimini de bünyesine katmış.

12.750 m2 yi aşkın kapalı alan üzerinde ileri teknoloji makine parkuru ve tecrübeli çalışanlarıyla, koltuk ve ahşap mobilya olarak üretimine devam ediyor. Modernle klasik çizgilerin dengeli birlikteliğinden ortaya çıkan şık avangarde tasarımlarını yüksek kaliteli ve yenilikçi üretim anlayışı ile birleştirerek, beğenisi yüksek ürünler üretiyor. Yaşam alanlarına uygun, kaliteli, şık ve zarif tasarımlar yaparak, zamanın getirdiği tüm süreçlerin doğru bir şekilde analiz edildiği, yoğun arge çalışmalarının tasarımlara yansıtıldığı zarif dokunuşları ile oluşturduğu yeni koleksiyonunu İSMOB fuarında keşfetmeye davet ediyor… 181


MOBSAD

28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

Engin KÜÇÜK MOBSAD Başkanı

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Fuar Özel

İSMOB, MOBİLYA SEKTÖRÜNÜN YÜZ AKI

2013 yılının ortalarındayken yaptığımız aşağıdaki değerlendirmeler ile Türk mobilya sektörünün son on yılına ama özellikle 2012-2013-2014 yıllarına bakmak istiyoruz. Geçen yılın net rakamları ile bu yılın mevcut verilerini göz önünde bulundurarak önümüzdeki yıla ilişkin bir perspektif sunmak amacındayız. Ancak hatırlatmak gerekir ki esas perspektifimiz 2023 yılına ilişkin konan 500 milyar USD ihracat hedefine sektörümüzün yapacağı katkı olacak. İlan ettiğimiz sektörel ihracat hedefimiz 6 milyar USD iken biz bunun bugünkü gelişmemizi devam ettirerek rahatlıkla 7,5-8 milyar USD bandına taşıyabileceğimize inanıyoruz. Fakat başta navlun desteği gibi birkaç temel kolaylaştırıcı etkeninin sağlanması durumunda 10 milyar USD rahatlıkla yakalanabilir. “Türkiye’nin seksenli yıllar ve doksanlardaki dinamizminden gereğince pay alamayan mobilya sektörü yeni binyılla birlikte yeni bir evreye girdi. Özellikle 2005’ten sonra güçlenen ihracat hacmi sektörü adeta evrimleştirdi. Bu döneme kadar istisnai örnekleri kenara bırakırsak ‘yabancı ve eleştirel göz’den mahrum firmalar kendi ölçeğinde en kaliteliyi münferiden üretme gayretindeyken artık standartlaşma, seri üretim, çevreye duyarlılık, insan sağlığı,

182

ergonomi, estetik, kalite ve nihayetinde tasarımı birlikte isteyen bir pazarla karşı karşıya kaldılar. İnanılmaz bir dönüşüm gösteren mobilya sektörü artık Dünya’nın her yerinde kabul gören kalite-estetik-maliyet süzgecinden tasarımdaki başarıyla daha kolay geçiyor. Son on yılda sürekli büyüyüp güçlenen mobilya sektörü hem firmaları hem de çalışanlarını dünya standartlarına taşımaya başladı. Başta İstanbul olmak üzere İnegöl, Kayseri, İzmir, Ankara gibi bölgelerde başarı ile üretilen mobilya yavaş yavaş kimlik kazanmaya başladı. Uzun yıllar boyu özellikle İtalyan tarzı ile Alman, İngiliz ve Fransız ekollerini takip eden Türk mobilyacısı bir süredir kendi ArGe süreçlerine yoğunlaştı. Neticesinde ise tasarım anlamında Dünya’da kendine yer bulmaya başlayan, bu sayede trend belirleyen ülkelerden biri olarak temayüz eder olduk. Ülkemizin artık mobilyada bölgesi için trend belirleyici hale gelmesinde katkısı olan faktörlerden TV dizilerimizin dahi rolünü asla ihmal etmemek gerekiyor. Zira artık sadece fonksiyonel ve mevsimlik değil aynı zamanda dekoratif bir kimliği de bünyesinde taşıdığının tespitinin yapılması gerekir. 29 Ocak – 2 Şubat tarihlerinde Dokuzuncusu yapılan IMOB İstanbul Mobilya Fuarı’nın son birkaç yılı sektörle ilgili birçok gurur verici gelişmeyi de gözler önüne serdi. Yukarıda söylediklerimize de destek olur şekilde gözlemlediğimiz durum bize “kış şartlarının zorluğuna rağmen yabancı ziyaretçi ilgisi sadece trend belirleyen bir ülkenin çekeceği kadar fazlaydı” dedirtti. Bölgenin en büyük, dünyanın da ilk beş mobilya fuarı arasına giren ISMOB artık Türkiye’nin yurtdışındaki mobilya imajına da önemli katkı verir hale geldi. Uzun süredir kırmaya çalıştığımız “Çinli’den iyi, İtalyan’dan ucuz” klişesi yavaş yavaş yerini “tasarım üreten, yüksek katma değerli mobilya da dünyanın en iyilerinden biri” söylemine bırakıyor. Türk mobilya sektörünün temelini teşkil eden zanaatkar kökenli, yüksek katma değerli mobilya üreticilerinin en seçkinlerini bir araya toplayan MOBSAD – Mobilya Sanayi İşadamları Derneği’nin yedi yıldır üst üste tek bir salonda(Hall 5)Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Hall bazlı fuar katılımı ile destek verdiği İSMOB artık Türkiye mobilya sektörünün yüz akı penceresi oldu.”


HALL:

1 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

STAND:

1-C06

BY KEPİ

BYKEPİ’den ruhunuzu daha da yükseğe taşıyacak bir esinti geliyor. Viento...

Her tasarımında kusursuzluk ile kaliteyi birleştiren By Kepi bu kez Viento ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor! Benzersiz el işçiliği ile üretilen Viento’nun beğeni kazanmış birçok üründen farkıysa limited edition olması! İlk kez IMOB fuarında sergilenen Viento Yemek Odası konsepti, ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Houte couture mobilya sektöründeki en büyük kapasiteye sahip By Kepi fabrikasında hayat bulan Viento oldukça iddialı. Yurtdışından getirtilen, yüksek kalite ceviz kaplama ile görünen, görünmeyen tüm detayları kaplanmış Viento, özel krom ayaklar ve aksesuarları sayesinde mükemmel bir tasarıma sahip. Bu eşsiz incelikler her üründe farklı bir desen oluşturarak tüm seriyi benzersiz kılmakta. Diğer ürünlerden farklı olarak, zevkli seçimleriyle Viento sahibi olanlara isme özel, By Kepi güvencesi ve kusursuzluğuyla onaylanmış sertifikası verilecek. “Bu sadece benim olmalı” diyen koleksiyoner ruhlar için özenle tasarlanan Viento Yemek Odası, büyük salonlarda ihtişamı ile göz dolduracak. Sevdiğiniz mekanları benzersiz tasarımları ile yaşanılır kılan By Kepi, yaşamınızı mükemmele dönüştürürken 2013 yılında “limited edition” ürünlerinin ilki olarak Viento ile de zevkinizi tescilleyecek!

183


SÖYLEŞİ

TASARIMCI

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

“MOBİLYA SEKTÖRÜNDE İVMESİ EN YÜKSEK ÜLKELERDEN BİRİYİZ...” Derin SARIYER

Malzeme kullanımı konusunda mobilya tasarımlarında ne kadar yenilikçiyiz?

Özellikle 2000’lerin ilk 10 senelik bölümünde forma dair yapılmayanlar neredeyse hiç kalmadı. Tutarlılıkla belirli bir form ve geometri anlayışıyla marka kimliğini oluşturan mobilya firmaları dışında, özellikle tasarımcı perspektifinden, yenilik getirme açısından sıkıntılı bir zaman diliminde dünya. Bu noktada inovasyonun en önemli kozu yeni üretim ve malzeme teknolojileridir. Barındırdığı fonksiyonel ve estetik içeriği, teknoloji ve dolayısıyla malzeme alanındaki gelişmelerle yansıtan mobilya üretimlerinin önümüzdeki dönemin hakim bakış açısı olacağı görünüyor. Bu anlamda Türkiye’nin dünyanın mobilya tasarımındaki en ilerici Batı coğrafyalarından bir adım geride olduğu söylenebilir.

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Fuar Özel

28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

Tasarım – uygulama – pazarlama üçgeninde Türkiye’deki dengeler nasıl işliyor?

Türk mobilya sektörünün gelişimini nasıl buluyorsunuz?

Yaşanan dışa kapalı dönemin ardından son yıllarda konuşulur hale gelen tasarım çok hızlı gelişti. Bu anlamda oluşan hareketlilik ve ilgi, ciddi bir değişime işaret ediyor. 80lerde ekonomi olarak da, uluslararası anlamda da bir açılım gerçekleşti. Öncesinde neler yapıldığı bilinmiyordu. Şimdi genişleyen bir perspektif var önümüzde. İletişim teknolojilerinin hızlanması ve Türkiye’nin dışa dönük bir ekonomik yapıya evrilmesiyle bu coğrafyanın insanları da dünya ile senkronizasyonu yakaladılar. Son dönemlerde yapılanlara baktığımızda belki de ivmesi en yüksek olan ülkelerden biriyiz. İSMOB’un Türkiye açısından önemi nedir?

Sektörün önemli fuarları arasında gösterilen İstanbul Mobilya Fuarı’nın, Türkiye’deki mobilya endüstrisinin daha yaygın bir şekilde tanıtılmasını sağlamada etkin bir rol oynadığını düşünüyorum. Katılımcıları global alıcılarla buluşturan organizasyon, mobilya sanayisinin ihracatına doğrudan destekte bulunuyor.İş ortakları MOSDER’in yaratıcı düşünceyi desteklemesi ve teşvik etmesini ise çok değerli buluyorum.

184

Araştırma geliştirme, üretim, tanıtım, satış gibi aşamaların her biri kendi içlerinde de farklı ince damarlara ayrılıyorlar. Her tasarımcının, her firmanın kendi bakış açısı, dünya görüşü, ruh hali ve tavrı var, ya da en azından böyle olmalı. Özellikle son 5 senede dünyada bu alanda karşılaşılan ''aynılaşma'' veya ''anonimleşme'' olarak nitelendirilebilecek bir gelişme yaşandı. Sektörün yeni fikirler, çalışma biçimleri hayal eden ve bunları cesaretle gerçekleştiren öncülerinin arkasından gelen oluşumlar, önemli yatırımlarla kısa zamanda önemli atılımlar yaptılar. Bu atılım genel kaliteyi, 21. yüzyılın açık ve şeffaf çalışma alanlarının ana akım olmasını sağlarken sözünü ettiğim aynılaşmayı beraberinde taşıdı.


HALL:

1 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

STAND:

1-C06

BY KEPİ KIDS

Çocukların içeriye girer girmez kendilerini bulduğu By Kepi Kids’ten bambaşka bir koleksiyon “ Horse”; hayvanları özellikle atları çok seven erkek çocukları için dizayn edildi. Horse, altı aylık bir ön çalışma sonrasında oluşturuldu. Renklerin kullanımıyla farklılık yaratan ve özel dokunmuş kumaşlarla benzersizlik taşıyan Horse, mobilyadan aydınlatmaya, halıdan perdeye kadar çocuklara bambaşka bir dünyasunmakta. İzmir’den sonra Bursa Mudanya yolu üstünde ilk ,İstanbul’da da ikinci mağazasını Cemil Topuzlu’da açacak olan By Kepi Kids, Angel koleksiyonuyla da kız bebeklerinin yaşam alanlarını bir saray odasına dönüştürüyor. Beyaz rengin hakim oluğu ve çocuğunuzun güvenliğinden rahatlığına her ayrıntının düşünüldüğü Angel, onun huzurlu büyümesi için tasarlandı. Tüm koleksiyonlarında tasarımdan işçiliğe; her yerde özeniyle dikkat çeken By Kepi Kids; çocukların hayalini gerçekleştiren bir marka olarak karşımızda.

185


SÖYLEŞİ

TASARIMCI

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

“TASARIM BİR İCAT DEĞİL YENİ BİR BAKIŞ AÇISIDIR...” Emre EVRENOS

Malzeme kullanımı konusunda mobilya tasarımlarında ne kadar yenilikçiyiz?

Malzeme kullanımı konusunda ne yazık ki imalat imkanlarımız kadar yenilikçiyiz. Tasarım eğitimi veren kurumların bu konuda okuldan itibaren vermesi gereken know-how’ ı ,mezun olan genç profesyonellerin piyasada öğrenmeye çalışmaları, dolayısıyla sınırlı bir malzeme bilgisi ve sınırlı imalat vizyonundan bahsediyorum.

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Fuar Özel

28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

Tasarım – uygulama – pazarlama üçgeninde Türkiye’deki dengeler nasıl işliyor?

Türk mobilya sektörünün gelişimini nasıl buluyorsunuz?

Türk mobilya sektörü, dönemsel olarak zaman zaman hızlı zaman zaman yerinde sayan bir görüntü içerisinde. Bunu etkileyen birçok faktör var tabii ki. Kültürel ve ekonomik anlamdaki gelişme ile insanların tasarım ve tasarımla ilişkili dallara bakış açıları doğrudan birbirini etkiliyor.Dolayısıyla sektörün gelişmesi de bu etkenleri göz ardı etmeden olmalı. Daha çok yolumuz var tabii ki. İSMOB’un Türkiye açısından önemi nedir?

İSMOB ve aslında bir sürü olması gereken benzeri oluşumlar, biraz önce bahsettiğim konular açısından çok önemli. Bunu insanlara ürün tanıtan, objelere dayalı bir etkinlik olarak değil kültürel bir hareket olarak algılamalı ve ona göre yapılanmalı diye düşünüyorum. Çünkü mesleki açıdan düşündüğümüzde, insanlara vermeye çalıştığımız hizmet ve bunun ne derecede hedefine ulaştığı sorusunu ister istemez soruyoruz.

186

Son zamanlarda tasarım anlamındaki tıkanma ve eskitilen fikirler nedeniyle yeni bir hareket başladı. Tasarımın illa dünyayı değiştirecek bir icat değil, kullanım şekline yeni bir bakış açısı, her zaman gördüğümüz şeylere daha esprili ve farklı şekillerde yaklaşmak görüşü hakim. Bu anlamda çok genç ve taze fikirler var. Bunları üretmek ve pazarlamak aşamasında ise tıkanıyor tasarımcılar. Ülkemizde bu konuda daha çok tasarıma önem veren ve ticari anlamdaki potansiyelini görebilen yatırımcı ve kurumlara ihtiyaç var, ki bir tasarımcı eğitimini aldığı işi layığı ile yapabilsin. Bir tasarımcı, hem imalatçı, hem pr’cı, hem de satış sorumlusu olmak zorunda kalmasın ve kreativitesini kullanabilsin.


HALL:

5 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

STAND:

5A-06

KAAS Klasiğin iki farklı yorumunu eşsiz tasarımlarla bir araya getiren Kaas, bu yılki koleksiyonunda hem Barok tarzı hem de Louis döneminin ince klasiklerini barındırıyor. Bütünde tüm tasarımlarına dekorasyon olarak yaklaşan firma, 16 kişilik özel tasarım masalardan iddialı aydınlatmalara, özel alınlıklı farklı formlardan perdelere kadar tasarımı tüm mekana uyguluyor.

Kumaş tasarım ve uygulamalarının Kaas tarafından gerçekleştirildiği koleksiyonda muhteşem dokularıyla kumaşlar göze çarpıyor. Hem perde hem de döşemelik olarak kullanılan kumaşlar bordo, lacivert ve altın varaklar olarak karşımıza çıkıyor. Marka, klasik tarza hizmet eden saten ve kadifenin tercih edildiği kumaşları, özel tasarım sütunlarla oluşturulmuş görkemli fuar standında sizlerin beğenisine sunuyor. Bu görkemli sunuma büyük ihtişamlı aynalar, dört metre boyunda masalar, olağanüstü el işçiliği ile yapılmış büfeler eşlik ediyor. Klasiğin en iyisine ulaşabilmek adına mobilyalarda kullanılan özel ithal kaplamalar ve eskitme cilalar her bir tasarımı eşsiz kılıyor. Kaas'ın özel tasarım ekibi tarafından gerçekleştirilen koleksiyon, klasikseverler için vazgeçilemeyecek parçalardan oluşuyor. Bu yıl İSMOB'da ürünleri ile yine fark yaratacak olan Kaas, yarattığı ambiyans ile sizi esrarengiz bir yolculuğa çıkaracak. 187


HALL:

8

STAND:

8-A06

MOBİ

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Fuar Özel

28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

Mobi, olağanüstü el işçiliğinin yeni teknolojilerle birleştiği benzersiz tasarımlarına bu yıl yepyeni ürünler ekleyerek karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz yıl 30. yaşını kutlayan Mobi, sektördeki tecrübesini tasarım gücü ile birleştiriyor ve sofistike tasarımlara imza atıyor.

Yeni koleksiyonun yanısıra bu yıl yepyeni bir marka ile de karşınıza çıkan Mobi, tasarımlarını daha ulaşılabilir kılıyor. Genç ruhlu diye tanımladığı markası Archesa eğlenceli, modern ve ekonomik. Bu yıl İSMOB fuarında da karşımıza çıkacak olan tasarımlar, doğal ahşabın lake ve metal ile birlikte kullanıldığı, ahşaba özenle işlenen dokuların zenginlik kattığı, yalın ama güçlü, modern ama bir o kadar da eğlenceli çizgilere sahip. Ahşabın bir sanat eserine dönüştüğü koleksiyonu ile Mobi, İSMOB Fuarında ahşapseverlerle buluşuyor. 188


HALL:

4 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

STAND:

B-08

NDESIGN

Farklı stiliyle ve kalitesiyle ön plana çıkan NdesigN koltukta modern tasarımı, şıklığı ve konforu eşsiz bir şekilde birleştiren yeni koleksiyonunu bu yıl İSMOB fuarında ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Koltuk döşemelerindeki zevkli dokunuşların usta işçilikle birleştiği, trend renklerle zenginleşen koleksiyon NdesigN’ı başarılı bir çizgiye taşıyor. Benzersiz ve titiz bir işçilikle ortaya çıkan modern kapitone uygulamasına ağırlık verilen koleksiyonda, rahatlıktan ve şıklıktan ödün vermeyen ürünler göze çarpıyor.

Firma yurtdışında katıldığı uluslararası fuarlar ve yurt içinde aldığı sayısız tasarım ödülleri ile hem ihracatta hem Türkiye’de sektöründe büyük başarılara imza atıyor. Markalaşmaya ciddi yatırımlar yapan NdesigN, müşteri memnuniyeti ilkesiyle ve tasarım odaklı ürün felsefesiyle örülü hizmet anlayışına büyük önem veriyor ve ürünlerini tercih eden müşterilerinin yaşam alanlarına mutluluk, konfor ve rahatlık katmayı hedefliyor.

189


HALL:

4 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

STAND:

4-C08

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

Dosya Fuar Özel

TARZ-I HAYAL Okan TÜRKOĞLU

Türk mobilya sektörünün gelişimini nasıl buluyorsunuz?

Endüstriyel üretim açısından bakıldığında dünya lideri olabilecek etkinliğe hızla gidilmesine rağmen, satış sonrası hizmet ve özgün tasarımlar açısından çok iyi durumda olmadığımız söylenebilir. İSMOB’un Türkiye açısından önemi nedir?

Tanıtım amaçlı olarak en önemli fuarlardan biri, ancak uluslararası fuar dengelerine bakıldığında geride kalmaktadır. Malzeme kullanımı konusunda mobilya tasarımlarında ne kadar yenilikçiyiz?

Mobilya sektörüne endüstriyel bakıldığında maliyet ve fiyat uygulamaları daha çok dikkate alındığından, yenilikleri sevmemize rağmen uygulamada yeteri kadar ileride değiliz. Tasarım – uygulama – pazarlama üçgeninde Türkiye’deki dengeler nasıl işliyor?

Kişilerin onları benimsemesi, hayatı paylaşmak için onları seçmesi ve değer vermesi benim için çok önemli... dediği Okan Türkoğlu tasarımları, birçok firmanın konseptinde yer alıyor. Okan Türkoğlu’nun Çilek Mobilya’da başlayan tasarım çalışmaları, Doğtaş, Kelebek, Teleset, Alfemo, Pierre Cardin ve İnegöl’de çizgisini farklılaştırmak isteyen birçok firma ile devam ediyor. Tasarladığı mobilyaları hayatımızın bir parçası, anılarımızın tanıkları ve yaşam alanlarımızı paylaştıkları için bir eşya değil kişi hayatının bir parçası olarak görüyor ve o özenle tasarlıyor.Tasarımcının bu samımiyetle tasarladığı çok özel ürünleri İSMOB Fuarında görülebilir.

190

Mobilya özgünlüğünü yitirip daha çok endüstriyel üretim ön planda olduğu için tasarım uygulama ve pazarlama üçgeni tamamen büyük firmaların kartela etkisinde kalmaktadır.


HALL:

4 28 OCAK 02 ŞUBAT 2014

İSTANBUL MOBİLYA FUARI

STAND:

B-13

VANESSA Kurulduğu ilk günden beri her türlü yeniliği yakından takip eden, ince eleyip sık dokuyarak en iyiyi ortaya çıkarmaya çalışan Vanessa; 2014 yılında farklı bir kimlikle kitlelere sesleniyor. Bugüne dek modern yaşam alanları tasarlamasıyla dikkat çeken firma, işi bir adım daha ileriye götürerek yüksek teknik bilgisini duygularla süslüyor. Böylelikle işlevsellik,Vanessa atölyelerinde bir his kazanmış oluyor.

“Tutku” yeni koleksiyonun ana konseptini oluşturuyor. Vanessa ekibinin çalışma anlayışından hareketle oluşturulan bu yeni seri; duygu yoğunluğu yüksek, sıcak bir yaşam arzulayan ve bunun mücadelesini veren bireylere hitap ediyor. Görünen o ki marka bu yeni anlayışıyla beraber hem kendisi açısından, hem de evleri için Vanessa’yı tercih edenler açısından tutkulu, kaliteden ödün vermeyen yarınların kapısını aralıyor. Böylece firma nice sefer tekrarlamış olduğu kalite politikasına, ilke ve değerlerine bağlılığını bir kez daha kanıtlamış oluyor.

191


Bambum’un doğalliğiyla buluşan kahvalti sofralari Yaratıcı ve sağlıklı ürünler ile tasarım çeşitliliğini her geçen gün arttıran Bambum, kahvaltı sofralarınıza hem görsellik hem de işlevsellik katıyor. Bambum’un yeni ürünleri, kahvaltılık, peynir seti, çay tabağı, şekerlik ve bal kaşığı kahvaltı sofralarınızın vazgeçilmezleri arasında yer alacak. Bambum ailesine yeni katılan ürünler ile sevdiklerinize bambunun doğallığıyla buluşan kahvaltı sofraları hazırlayabilirsiniz.

art’ı mekan / Ocak - Şubat 2014 / *43

50 TL

B&O play ile ruhunuzu besleyi̇n

Alışveriş

Danimarkalı teknoloji devi Bang & Olufsen, sevdiklerine özel bir hediye arayanlar için farklı renk seçeneklerine sahip B&O Play ürünleri ile tüm duyulara hitap edecek. Mükemmel ses kalitesi, esnek uygulamaları, benzersiz kompakt tasarımı ile Red Dot Design ödülüne layık görülen Beolit 12, elle montajlanan şık alüminyum kasası ve deri kayışı sayesinde her yere rahatça taşınabiliyor. B&O PLAY ürünleri Bang & Olufsen Nişantaşı ve Ankara mağazalarından satın alınabiliyor.

815 Euro

Yatak odalarında yılbaşı ruhu! Yaşam alanlarına şıklık ve kaliteyi bir arada sunan ev tekstili markası Cottonbox, 2014 koleksiyonundaki özel takımlarıyla yeni yıl ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor. Baştan çıkaran kırmızı ve asil siyahın birlikteliğinden oluşan Love Song, Remember ve Love Story takımları, yeni yıla başlangıç için en uygun seçimler… 99 TL

Harvey Niclos 215 TL

899,9 TL Harvey Niclos 215 TL

De’longhi i̇le prati̇k bi̇r hayat Harvey Niclos 80 TL

Zamanın kontrolü için şık tasarımlar Evim.net’te satışa sunulan duvar saatleri, zamanı şık tasarımlardan takip etmek isteyenlere cazip alternatifler sunuyor.

192

İtalyan devi De’Longhi tarafından üstün teknoloji ile geliştirilerek, sağ ve sol el kullanımı için özel olarak tasarlanan De’Longhi VVX1885 Ütü, tasarım ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor.


New England marka sarkıt aydınlatma 1928 Euro

Eames masa lofthing.com 795 TL

ipte seramik kuşlar, lofthing.com 30 TL Vakko kahve makinesi 800 tl

mumyak.com 14.90 TL

Simax Suzgecli Demlik 52,90 TL

mumyak.com 14.90 TL

mumyak.com 6 TL

Simax 6’lı Cam Cay Fincani 36,90 TL

Kırmızının enerjisi Tantitoni ile mutfaklarda! Mudo kuşlu kavanoz 39.5 TL Mudo fırın kabı 39.5 TL

Mutfaklarınızın eğlenceli ve pratik yardımcısı Tantitoni, yılın bu soğuk zamanlarında içinizi ısıtacak kıpkırmızı ürünleri ile enerjinizi ortaya çıkarıyor.

Mudo happiness tabak seti 49.5 TL

193


fihrist art’ı mekan / Kasım - Aralık 2013 / *42

MOBİ YALOVA YOLU 14.KM SANAYİ CD. NO: 4 TEL: 0 224 267 06 48

DORYA ESKİ MUDANYA YOLU NO: 24 BADEMLİ / BURSA TEL: 0 224 549 01 25

PERSAN İZMİR YOLU 7.KM. NO: 276/A NİLÜFER/BURSA TEL: 0 224 451 88 10

GRÖN KÜKÜRTLÜ CD. NO:58 OSMANGAZİ/BURSA

EMİN IŞIK / IŞIK KAPLAMA ÜÇEVLER SANAYİ SİT. 80. BLOK 18. CD. NO: 37 TEL: 0 224 443 44 95

BALAT LIFE BALAT MH.BÜYÜK CD. NO:27 NİLÜFER/BURSA Tel: 0224 242 37 22 info@balatlife.com

OSSA İZMİR YOLU NO: 166 NİLÜFER/BURSA TEL:0224 453 40 00 VANESSA İNEGÖL-BURSA KARAYOLU 13.KM İNEGÖL/BURSA/TÜRKİYE Tel: 0224 731 33 62 Faks:0224 731 33 70 vanessa@vanessa.com.tr BY KEPİ MUDANYA CD.ÇAĞRIŞAN KÖYÜ NO: 56 MUDANYA/BURSA TEL: 0 224 244 65 51 ŞERİFOĞLU PARKE D-100 KARAYOLU NO:148 DÜZCE / TÜRKİYE Tel:+90 380 512 23 90 +90 380 523 29 06 E-mail: parke@serifoglu.com.tr ASTASARİES MUDANYA YOLU SANAYİ CD. ÇALIŞKAN İŞ MERKEZİ NO:398 KAT:1 / 9 OSMANGAZİ / BURSA Tel:0224 241 30 40 www.astasaries.com KAAS MOBİLYA MUDANYA CADDESİ ORGANİZE SANAYİ YOLU NO:111 NİLÜFER / BURSA Tel: 0224 240 20 04 Fax: 0224 240 20 22 E-Mail:kaas@kaas.com.tr ADA KOLTUK İNEGÖL ANKARA YOLU 3. KM İNEGÖL/ BURSA /TÜRKİYE Tel:0224 718 55 33 NURUS İZMİR YOLU CD. NO: 212 NİLÜFER/BURSA TEL: 0 224 443 22 43 BEYAZ TEPE MUDANYA YOLU SANAYİ CD. NO: 132 OSMANGAZİ/BURSA TEL: 0 224 249 06 61

194

NEZİH BAĞCI HOCAALİZADE CD. NO: 21 SETBAŞI/BURSA TEL: 0 224 224 98 21

PERDELÜKS İHSANİYE MH. TUNA CD. NO:92/A TEL: 0 224 245 81 95

SMEG BOĞAZİÇİ İTHALAT TEL: 0 212 251 29 36

IŞIK EVİ ÜÇEVLER MH. AHISKA CAD. NO :213/A NİLÜFER / BURSA

AKSUN PARKE ESENTEPE MH. GÜZEL SK. NO: 2 NİLÜFER/BURSA TEL: 0 224 245 99 00

DECOER ARABAYATAĞI MH. ÜÇÜNCÜ VATAN SK. NO:1 YILDIRIM/BURSA TEL: 0224 360 6 370

MASSİVE PARKE KRİSTAL ÇARŞI 50/8 İHSANİYE/BURSA TEL: 0 224 245 65 70

GÖKÇELER DEKORASYON KÜKÜRTLÜ MH. MUDANYA CD. TAN SİT. NO: 83/A TEL: 0 224 235 05 70

IŞIKLAR MOBİLYA YENİ YALOVA YOLU 12. KM NO: 531 BURSA TEL: 0 224 267 02 46

ASPENDOS İZMİR YOLU 7.KM. NO: 276/A NİLÜFER/BURSA TEL: 0 224 451 88 10

BERK MEKANİK İHSANİYE MH. TUNA CD. ÇETİNKAYA SİT. NO: 1-2 TEL: 0 224 247 88 84

SACHA KÜKÜRTLÜ MH. OULU CD. AKA PLAZA NO:1 TEL: 0 224 233 59 79

FERAH FIRAT İHSANİYE MH.1.YAPRAK SOK.KANUNİ CD. NO:30/A NİLÜFER/BURSA

İLK ÇİZGİ NİLÜFER HATUN CADDESİ İLK ÇİZGİ SOKAK NO: 5 NİLÜFER KÖY OSMANGAZİ/BURSA TEL: 0 224 244 91 91

VİSUS MERMER BADEMLİ TEL: 0224 549 07 02 KUMOVA PLAZA KUMOVA (CARREFOUR YANI) 6. KAT NO:7/37 TEL: 0 224 451 39 39 NOU.KA FURNITURE VAKIFKÖY MH. VOLKAN SK. NO: 8/9 YILDIRIM/BURSA TEL: 0 224 353 04 34 NO TWO DESIGN CUMHURİYET MH. GAZİ CD. NO: 2 SADIKOĞLU SİT. B BLOK/B TEL: 0 224 452 02 24

TARZ-I HAYAL İNEGÖL-BURSA KARAYOLU ÜZERİ 5.KM İNEGÖL / BURSA T: +90 (224) 718 57 25 F: +90 (224) 718 57 27 İKEA www.ikea.com.tr NOLTE BARIŞ MAH. İZMİR YOLU CD. NO:190 NİLÜFER MERKEZ / BURSA Tel: 0224 453 38 78 MIELE www.miele.com.tr


195


ARCHESA by MOBİ OFİS 4200 Mudanya yolu, Sıhhiye Cd. No:1 44/45 Nilüfer BURSA T. 0-224-242 92 92 F. 0-224-242 92 98

CLOUD BEDROOM

THE ART OF LIVING

196

Profile for nejat bicen

Mekan 43  

Ocak Subat 2014

Mekan 43  

Ocak Subat 2014

Advertisement