Page 1

OCAK - ŞUBAT 2013

Büyük Göç ve Muhaceret Edebiyatı 100 Yıllık Acı Saraybosna’da Konuşuldu Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da, 14-15 Aralık 2012 tarihlerinde “Balkan Savaşları’nın 100. yılında Büyük Göç ve Muhaceret Edebiyatı Sempozyumu” düzenlendi. 35. Yıl 70 Faaliyet / 3-4 İstanbul’da 4. Edebiyat Mevsimi / 4-5 İstiklâl Şairimiz Taceddin Dergâhı’nda ve Kahire ‘de Anıldı / 6 Ocak - Şubat Programı / 8-9 TYB’de Nurettin Topçu Okumaları / 11 Akademi Edirne Açıldı / 11 Mesud Akhtar Şeyh’in ‘Modern Pakistan Edebiyatı’ kitabı TYB’de tanıtıldı / 12 Türkiye Yazarlar Birliği tarafından BosnaHersek’in başkenti Saraybosna’da düzenlenen, 14 Aralık Cuma günü başlayan “Balkan Savaşları’nın 100.yılında Büyük Göç ve Muhaceret Edebiyatı Sempozyumu” 15 Aralık 2012 Cumartesi günü Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) toplantı salonunda gerçekleştirilen oturumlarla sona erdi. Şehir Gezisi ve Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’ni Ziyaret Sempozyum için Saraybosna’ya 13 Aralık günü ulaşan heyet, ilk gün Osmanlı’nın Balkanlar’daki varlığının canlı bir nişânesi olarak hâlâ varlığını sürdüren Sara6ybosna’da bir şehir gezisi gerçekleştirdi. Daha sonra Türkiye Yazarlar Birliği

heyeti ve katılımcılar, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezini ziyaret etti.

Lütfi Bergen ve Cemal Kurnaz Ayın Kitabı’nın Konuğuydu / 12

Ziyarette, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz ve beraberindeki heyet; Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hakkında bilgi aldı.

Şubelerden Haberler / 13-16

Merkezde gerçekleştirilen kültür sanat etkinlikleri ve Türkçe kursları hakkında bilgi veren Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Müdür Vekili Nuri Türkyılmaz, Saraybosna YETKM olarak Türk kültürünün, tarihinin ve sanatının doğru ve yalın bir şekilde anlatılması için önemli bir misyon üstlendiklerini ve Türk dilinin bölgede zenginleştirilmesi için önemli çalışmalara imza atıldığını ifade etti. devamı 2’de

2012 Yılının “Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları”

7’de

Yazar Okulu’nun 19. Dönemi Rasim Özdenören ile Başladı 8’de


Türk Kültür Evi’nde “Osmanlı Basınında Balkan Savaşları Gazete Kupürleri Sergisi”nin açılışı gerçekleştirildi. TYB Vakfı Mütevelli Heyeti D. Mehmet Doğan, TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, IUS Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Kocayusufoğlu’nun da katıldığı sergi açılışının ardından Büyükelçi Ahmet Yıldız tarafından davetlilere bir kokteyl verildi. Aliya’nın Kabrini Ziyaret ve Osmanlı Basınında Gazete Kupürleri Sergisi’nin Açılışı T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın desteği ile, Yunus Emre Enstitüsü Saraybosna Türk Kültür Merkezi, TİKA Saraybosna Koordinatörlüğü, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi ve Connectum Yayınevi’nin katılımı ile düzenlenen Balkan Savaşlarının 100.Yılında Büyük Göç ve Muhaceret Edebiyatı Sempozyumu’nun açılışı ve ilk günü Stari Grad Belediyesi’ne ait Büyük Salonda gerçekleştirildi. Açılışta konuşan TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, “‘Büyük Göç ve Muhaceret Edebiyatı Sempozyumu’ ve ‘Osmanlı Basınında Balkan Savaşları Gazete Kupürleri Sergisi’nin sadece yüz yıl önce Balkanlarda cereyan etmiş olayları anlamaya değil aynı zamanda cereyan etmiş olayların günümüzde kamuoyuna yansımasına da büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Uluslararası Saraybosna Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Kocayusufoğlu, tarihi bilmeyenin yarınının olmayacağını vurguladı. TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan ise, “Biz yaşarken, yakın tarihi yeniden yaşamamızı gerektirecek ibretlik hâdiseler cereyan etti. Bosna faciası da elbette bunlardan biri idi. “Medeni dünya” yüz yıl önce kapattığı defterin gerçekten kapandığına bizi inandırmak için, Bosna’da 1990’lı yıllarda yürürlüğü konulan soykırımı, katliamı görmezden geldi. Hatta bu tasarlanmış cinayetin gözlerini yumduğu bir sırada gerçekleşmesi için her türlü tedbiri aldı. Fakat Bosna halkı, Balkanlar’da İslâmiyet’in beş yüzyılı aşkın tarihini

2

Ocak 2013

yeniden yazmak için olağanüstü bir direnç gösterdi. Şerefli bir mukavemetin ne demek olduğunu bütün dünya öğrendi. “ dedi. Türkiye Büyükelçisi Ahmet Yıldız, Balkan Savaşlarının daha çok göç ile ilgili boyutlarına değinerek, bu zamana kadar yaptığı görevlerden dolayı göç konusunda malumat sahibi olduğunu ifade etti ve “Allah kimseye göç yaşatmasın” niyazında bulundu. Açılışın ardından katılımcılar Cuma namazını Gazi Hüsrev Bey Camii’nde birlikte eda ettikten sonra BosnaHersek’in ve İslâm dünyasının unutulmaz simaları arasına giren merhum Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in kabrini ziyaret ettiler. Birinci gün öğleden sonra ise ilmî toplantı başladı. Balkan Savaşları ve etkileri başlıklı oturumda Doç. Dr. Akif Kireççi, Dr. Zülküf Oruç, Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan, Yrd. Doç. Dr. Hasan Korkut ve Yrd. Doç. Dr. Can Ünver bildirilerini sunarken Muhaceret edebiyatı başlıklı oturumda ise Prof. Dr. Belkıs Gürsoy, Doç. Dr. Ahmed Sami, Doç. Dr. Rıdvan Canım ve H. Yıldırım Ağanoğlu görüşlerini dinleyicilerle paylaştılar. Sempozyumun ilk günü akşamında ise Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Ahmet Yıldız’ın da katılımıyla Yunus Emre

Bilge Adam Aliya’nın Kabrinde

İkinci gün Boşnak Göçleri ve 100 Yıl Sonra Balkanlar konuşuldu Sempozyumun ikinci günü IUS’ta gerçekleştirildi. Sempozyumun üçüncü, ikinci günün ilk oturumu “Boşnak Göçleri” başlığını taşıyordu. Başkanlığını Prof. Dr. Birol Akgün’ün yaptığı oturumda Prof. Dr. Mahir Aydın “Zor Yolculuk: Bosna’dan Anadolu’ya Göçmek” başlıklı bildirisini; Doç. Dr. Tufan Gündüz ise “Berlin Antlaşması Sonrası Bosna-Hersek’te Göç Tartışmaları” başlıklı bildirisini sundu. Bu oturuma programda yer almalarına rağmen Filip Mürsel Begoviç rahatsızlığı dolayısıyla katılamazken Prof. Dr. Redzep Skryel, elverişsiz hava şartları sebebiyle toplantıya iştirak edemedi. Bu oturumda özellikle Prof. Mahir Aydın’ın fotoğraflar eşliğinde arşiv belgelerine dayanarak gerçekleştirdiği sunum izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Sempozyumun dördüncü oturumunda ise Boşnak muhaceret edebiyatı üzerine bildiriler sunuldu. Doç. Dr. M. Murat Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen oturumda Doç. Dr. Sanjin Kodric “Yeni Boşnak Edebiyatında Avusturya Konusu”, Fatmir Alispahic “AvusturyaMacaristan Dönemi Boşnak Edebiyatında Muhaceret Konusu”, Amina Siljak Jesenkovic “Hakiki ve Mecazi Muhacirler: Dünyevi Memleketlerinden Uzak Boşnak Mutasavvıflar”, Lebiba Dzeko “Aliya Nemetak’ın Türkiye’de Yaşayan Sözlü Boşnak Edebiyatının Derlenmesindeki Katkıları” başlıklı bildirilerini sundular. Sempozyumun son oturumu meselenin güncel boyutlarını da ele alabilmek amacıyla 100 Yıl Sonra Balkanlar başlığını taşıyordu. Prof. Dr. Mahir Aydın’ın başkanlığını yaptığı oturumda Doç. Dr. M. Murat Erdoğan “Balkanlarda Barış


AB ülkelerinin o dönemde yaptırım uygulayacak gücünün olmadığını ifade eden Erdoğan, daha sora AB olarak Balkan coğrafyasını “Güneydoğu Avrupa” olarak adlandırdıklarını ve koruma altına almaya çalıştıklarını kaydetti. Türkiye Büyükelçisi Ahmet Yıldız, Osmanlı Basınında Gazete Kupürleri Sergisi’nde

ve İstikrarın Sağlanmasında Avrupa Birliği’nin Rolü”, Prof. Dr. Birol Akgün “ABD ve Balkanlar”, Mehmet Özkan “Türkiye’nin Balkanlar Politikası” ve Dr. Birgül Demirtaş “Balkanlarda Bölgesel İşbirliğinin Anatomisi: Fırsatlar, Sorunlar ve Meydan Okumalar” başlıklı bildirilerini sundular. Prof. Dr. Birol Akgün, Balkanlar’ın bir geçiş noktası ve Ortadoğu ülkeleri gibi enerji zenginliklerine sahip olmasa da jeopolitik konumu dolayısıyla büyük güçlerin rekabet sahası olduğunu belirterek, “Balkan coğrafyası ayrıca kültürel anlamda da bir geçiş coğrafyasıdır. Bu nedenle de çok sık çatışmaların yaşandığı bir coğrafyadır” tespitinde bulunurken Doç. Dr. Murat Erdoğan, bu yıl Avrupa Birliği’nin organizasyon olarak Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüğünü hatırlatarak “AB’nin siyaseten beceriksiz, askeri anlamda var olmayan ve yanı başındaki Bosna Savaşı’na dahi müdahale etmekten yoksun bir kurum” olduğunu söyledi. Erdoğan, yine de birlik olarak kendi içlerinde çatışmaları önlediklerini ve barış içerisinde yaşamayı başardıklarını belirtti. AB’nin 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan çatışmalara ülkeler bazında farklı tutumlar sergilediğini kaydeden Erdoğan, “O dönemde Almanlar, Hırvatlar’ı desteklemişti. Savaşın yaşandığı dönemde ülkeler farklı tutumlar sergiledi ve birlik uyumlu hareket edemedi. Bu nedenle de burada yaşananları sadece seyrettiler” diye konuştu.

Amina Siljak Jesenkovic: Eksiklerimizi Tamamlayabilmek İçin Desteğinize İhtiyacımız Var Kapanış oturumunda, oturum başkanları toplantının genel bir değerlendirmesini yaptıktan sonra sempozyuma ilmî danışmanlık yapan ve sürecin Saraybosna ayağının tanziminde büyük katkıları olan Amina Siljak Jesenkovic bir değerlendirme yapmak üzere kürsüye geldi. Jesenkovic Bosna-Hersek’ten yaşanan göçlerin çok büyük trajedilere sebep olduğunun altını çizerek bu alanda ve daha birçok konuda Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Jesenkovic’ten sonra söz alan TYB Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı D. Mehmet Doğan da toplantının gerçekleştirilmesinde katkısı olan herkese teşekkür etti. Türkiye Yazarlar Birliği, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ve Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Saraybosna Koordinatörlüğü tarafından organize edilen “Balkan Savaşları’nın 100. Yılında Büyük Göç ve Muhaceret Edebiyatı” sempozyumu, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde Boşnak sanatçı Eldin Huseinbegoviç’in Sevdalinka konseriyle sona erdi.

Türkiye Yazarlar Birliği, 35 yılını kutluyor! 2013 Türkiye Yazarlar Birliği’nin 35. Kuruluş yıldönümü... 1978’de 14 yazarın bir araya gelmesiyle kurulan Birlik, güçlüklere ve imkânsızlıklara rağmen, 35 yılda kültür hayatımıza damgasını vuran faaliyetler gerçekleştirdi. “Yazarlar Birliği” adı, 1985’te Bakanlar Kurulu kararıyla “Türkiye Yazarlar Birliği”ne dönüştü. 1991’de Danıştay’ın uygun görüşü ve Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan kuruluş olduğu tescil edildi. Türkiye Yazarlar Birliği 35 yıldır sürekli kültürel faaliyetleriyle, 33 yıldır gelenekleştirdiği Yılın Yazarları değerlendirmeleriyle, 30 yıldır çıkardığı ülkemizde alanında tek yayın olan Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı ile, yazarlık alanında ilk defa düzenli öğretim sayılabilecek Yazar Okulu ile, Safahat Okumaları ve 14 yıldır kesintisiz süren Mesnevî Dersleri ile zihin dünyamızın şekillenmesinde haklı bir yer edindi. Türkiye Yazarlar Birliği, sadece Türkiye sınırları içindeki faaliyetleriyle değil, uluslararası ve milletlerarası toplantılarıyla, yurtdışındaki etkinlikleriyle de 35 yılı dopdolu geçirdi. İki yılda bir yapılan ve dünyayı dolaşan Türkçenin Uluslararası Şiir Şölenleri, Türk dünyasına yönelik benzeri olmayan kalıcı bir edebiyat faaliyeti. Türkçe yazan yüzlerce şairin katıldığı dokuz şölen yapıldı, 2013’de onuncusu Bişkek/Kırgızistan’da yapılacak. Bursa-Konya (Türkiye)’da yola çıkan şiir kervanımız Almatı (Kazakistan), Aşkabat (Türkmenistan), Girne (Kıbrıs), Strazburg (Fransa), Akmescid (Kırım), Üsküp (Makedonya), Bakü (Azerbaycan) ve Prizren (Kosova) menzillerinde konakladı. TYB’nin diğer ülke aşan sürekeli faaliyeti “Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi” İlk defa Ankara’da (2010) yapıldıktan

Ocak 2013

3


sonra bu sene Konya’da gerçekleştirildi. İkinci kongreye 10 ülkeden 60 ilim ve fikir adamı katıldı. “Tarihî roman ve romanda tarih” de dış katılımlı faaliyetlerimizden. İlki On yıl önce yapıldı, 2013’te ikincisi gerçekleştirilecek. Bu sürekli faaliyetlerimiz yanında, birçok toplantımızda yurtdışından katılımcılar geldi, TYB yöneticileri ve üyeleri de birçok uluslararası, milletlerarası faaliyete katıldı. Geçmiş büyük yazarlarımızı, büyük değerlerimizi, edebiyatımıza, düşüncemize, kültürümüze değer katan büyük şahsiyetleri Mehmet Âkif başta olmak üzere, hatırladık ve hatırlattık. İstiklâl Marşı şairimizi ve onun millî mutabakat metni olan eserini yaşatmak için gösterdiğimiz çabalar bir kanunla resmileşti. 12 Mart “Mehmet Âkif ve İstiklâl Marşı günü” oldu. Yunus Emre, Fuzulî, Bakî, Nabî…Namık Kemal, Yahya Kemal, Refik Halit, Ahmet Haşim, Kemal Tahir, Necip Fazıl, Nureddin Topçu, Tarık Buğra, M. Âkif İnan…Daha niceleri TYB’nin kapsamlı faaliyetleri ile anıldı. Yaşayan yazarlara vefa yolunda ilk adımımızı 15. Yılımızda attık. Büyük Romancımız Tarık Buğra hayatta iken “Tarık Buğra ile 75 yıl” toplantısını gerçekleştirdik. Vefatından sonra da unutmadık. Turgut Cansever, Erdem Bayazıt sağlığında vefamızı gösterdiğimiz büyük isimlerden. Kültürel ve meslekî bir gönüllü kuruluş olan TYB, 35. Yılını 2013 boyunca sürecek faaliyetlerle kutlayacak. 35 yıl dolayısıyla yurt içinde ve dışında önemli 50 faaliyet gerçekleştirilecek. TYB’nin 35. Yıl faaliyetleri listesinde geçmiş büyük yazar ve fikir adamlarımızla ilgili anma programları yanı sıra yaşayan tanınmış yazarlarımızla ilgili toplantılar da yer alıyor. Günümüzün edebiyat ve dil meseleleri üzerine geniş açılı değerlendirme toplantıları, genç yazarlara yönelik faaliyetler 35. Yıl programında önemli bir yer tutuyor. Sanal yayın ve edebiyat da faaliyet konularımız arasında. Cumhuriyetin 90. Yıldönümü dolayısıyla Türk edebiyatının değerlendirileceği kapsamlı bir sempozyumun da Bakü’de yapılması planlanıyor.

4

Ocak 2013

İstanbul’da “4. Edebiyat Mevsimi” Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi ile İBB Kültür ve Sosyal Daire Başkanlığı’nın bu yıl 4’üncüsünü düzenlediği İstanbul Edebiyat Festivali, 24-29 Aralık tarihleri arasında Kızlarağası Mehmed Efendi Medresesi’nde gerçekleşti. Edebiyatseverlere bir hafta boyunca ‘Edebiyat Mevsimi’ yaşatan programa, 60’tan fazla konuşmacı ve binlerce kişi katıldı. Altı gün süren festivalde söyleşiler, açık oturumlar, paneller, film gösterimleri ve konser gibi 14 farklı etkinliğe yer verildi. Festivalin ana teması ise ‘tasavvuf’ idi. Festivalin açılışında konuşan İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, “Edebiyat Mevsimi, TYB’nin 4 yıldır gerçekleştirdiği bir organizasyon. Artık geleneksel hâle gelen etkinliğimizin bu yılki teması tasavvuftur. Tasavvuf, kültürümüzün ve medeniyetimizin ana unsurlarından biridir. “ dedi. Edebiyat Mevsimi’nde tasavvuf konusunun ele alınmasıyla kültürel mirasın korunduğuna dikkat çeken TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, ”Bu etkinlikle birlikte TYB, yine kültür gündemini belirleyecek” ifadelerini kullandı. TYB Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı D. Mehmet Doğan da, “Yıllarca tekkeleri kapatmakla övündük, tekkeleri kapatmanın ne anlama geldiğini hiç düşünmedik. Nedir tekkeleri kapatmak? 1000 yıllık edebiyatı ve tasavvufu yok saymaktır.” diye konuştu. Doğan, İstanbul Şubesi’nin 4 yıl önce böyle özgün bir

faaliyeti başlatmakla kültür hayatımıza gerçek anlamda katkıda bulunduklarını belirterek, Ali Ural başta olmak üzere bütün emeği geçenlere teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından oturumlara geçildi. Başkanlığını Doç. Dr. Abdulkadir Emeksiz’in yaptığı ‘Tasavvuf ve Dil’ oturumunda konuşan Ömür Ceylan, ‘Tasavvufi Metinlerin Anlam Katmanları’ başlığını irdeledi. İslâm sanatlarında tasavvufun stilistik diline değinen Turan Koç da, “Mimar Sinan’ın yaptığı gibi camii yapmak, Şeyh Galib gibi yazmak zorunda değiliz. Yeter ki o kıvılcımdan bir ateş alalım. Bu kıvılcımın yolundan gidelim” dedi. Klasik metinlerden yola çıkarak dilin geçirdiği evrelere dikkat çeken D. Mehmet Doğan, “Türk edebiyatımızın başlangıcı Kutadgu Bilig’den gelir” dedi. 700 yıl geçmesine rağmen Mevlana okuyoruz Programın ikinci oturumu olan ‘Sufi Öncüler’ söyleşisini tarihçi-yazar Dursun Gürlek yönetirken Prof. Dr. Emin Işık da konuşmacı olarak katıldı. Mevlana ve Mesnevi’den esinlenerek kitap yazan bazı yazarları eleştiren Dursun Gürlek, “Aradan 700 sene geçmesine rağmen hâlâ Mevlana’yı anıyoruz, yine Mevlana okuyoruz. En çok satılan Mesnevi ve Divan-ı Kebir oluyor. Bu mesnevi ile ilgili yazarlar Mesnevi’yi hiç okumuşlar mı?


Mevlana ruhundan haberdarlar mı? 6 ciltlik Mesnevi’yi hafife almak için kısır akıllarıyla ‘hikâye kitabı’ diyerek hiçe saymaya çalışıyorlar” dedi. Altının sahtesi olur ama tenekenin olmaz Prof. Dr. Emin Işık da, “Altının sahtesi olur ama tenekenin sahtesi olmaz. Büyük illet, nüfusu kalabalık olan millet değildir. İçinden büyük insanlar yetiştirmiş olanlar büyük millettir. İslâm, disiplin barından bir dindir.” şeklinde konuştu. Edebiyat Mevsimi’nde tasavvuf rüzgârı Festivalin ikinci gününde ‘Hikâye ve Tasavvuf’ konusu ele alındı. Başkanlığını Ay Vakti dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şeref Akbaba’nın yaptığı oturuma Melek Paşalı, Ali Haydar Haksal ve İsmail Kıllıoğlu konuşmacı olarak katıldı. “İlim ve aşk ehliydi” Başkanlığını Melek Paşalı’nın yaptığı “İbrahim Hakkı Hazretleri’ konulu oturumda konuşan Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Marifetname isimli kitabın yazarı mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerini anlattı: “İbrahim Hakkı hazretleri, ilim ve aşk ehliydi. İlimdeki gayesi Marifetullah’tır. Bilgiyi Marifetullah’a ermek için kullandı. Hakikatin özüne ulaşmak için yola çıktı.” Edebiyat Festivali’nde şiir şöleni Festivalin ikinci günündeki son oturum olan ‘Hayata Yön Veren Dizeler’ de bir araya gelen 16 şair, okudukları şiirlerle âdeta bir ‘şiir şöleni’ yaşattı. Oturum Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ercan Alkan, “Âlemde her ne varsa aşktan doğmuştur öyle ise her şey de aşka dönecektir” dedi. Adem Turan, Doç. Dr. Abdulkadir Emeksiz, Prof. Dr. Bedri Gencer, M. Davut Göksu, Bestami Yazgan, Dilaver Demirağ, İsmail Kılıçarslan, Esra Elönü, Furkan Çalışkan, Senai Demirci, Zeki Bulduk, Özcan Ünlü, Mevlana İdris, Mehmet Lütfi Arslan, Şeref Akbaba ve Dilaver Selvi şairler ile şiirleri üzerine konuşmalar yaptılar.

Üçüncü günde tasavvuf, musiki ve şiir konuşuldu Festivalin üçüncü gününde ‘Şiir ve Tasavvuf’, ‘Tasavvuf ve Musiki’, ‘İlahi Nefesler’ oturumları gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Recep Garip’in yaptığı ‘Şiir ve Tasavvuf’ oturumunda Ali Ural, Ahmet Murad ve Mustafa Özçelik şiir ve tasavvuf ilişkisini ele aldılar. Oturum, ney dinletisi ile son buldu. Ardından ‘Tasavvuf ve Musiki’ oturumuna geçildi. M. Davut Göksu’nun yönettiği oturumda konuşan Prof. Dr. Ahmet Turabi, musiki ya da edebiyatın tasavvufta amaç olmadığına vurgu yaptı. Savaş Barkçin de, mümin olmayan birinin İslam’ı, tasavvufu ve musikiyi anlamasının zor olduğuna dikkat çekti. Anadolu tasavvuf türküleriyle ilgili yaptığı çalışmalarla bilinen Ender Doğan ise, seslendirdiği türküyle salondaki edebiyatseverleri mest etti. “Medeniyetimizin farkında olalım” Festivalin dördüncü günü ‘Tasavvuf ve Roman’, ‘Söyleşi’, ‘Tasavvuf Şiirinden Esintiler’ oturumları gerçekleştirildi. ‘Tasavvuf ve Roman’ oturumunda tasavvufun romanlardaki yeri tartışıldı. Başkanlığını Rıdvan Canım’ın yaptığı oturuma Sadık Yalsızuçanlar, Mustafa Miyasoğlu ve Nuriye Akman konuşmacı olarak katıldı. Daha sonra ‘Tasavvuf Şiirinden Esintiler’ oturumuna geçildi. Mustafa Aydoğan’ın yönettiği oturumda; Ali Ayçil, Doç. Dr. Abdulkadir Emeksiz, Cevat Akkanat, Dr. Hüseyin Emin Öztürk, Ekrem Kaftan, Ferman Karaçam, Hüseyin akın, Kalender Yıldız, Muzaffer Doğan, Suavi Kemal Yazgıç, Osman Sarı, Yunus Emre Altuntaş ve Zafer Acar tasavvuf şiiri konusunu tartıştılar.

‘Sufi Öncüler’ oturumunda ise Doç. Dr. Ekrem Demirli, mutasavvıf İbni Arabi’yi ve tasavvufa bakışını ele aldı. Yapılan oturumların sonunda ödül törenine geçildi. Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende kültür, sanat ve tasavvuf alanlarında çalışmaları bulunan 4 kişiye ödülleri verildi. Törene edebiyat camiasından çok sayıda davetli katılırken, gecenin onur konuğu ise Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış oldu. 4 büyük ödül “Türk Tasavvuf Kültürüne Hizmet Ödülü”ne lâyık görülen Prof. Dr. Mustafa Tahralı beratını Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ın elinden alırken Prof. Dr. Süleyman Uludağ’ın ödülünü ise İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Abdurrahman Şen verdi. Prof. Dr. Mustafa Kara’ya ödülünü İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire eski Başkanı Hüseyin Öztürk verirken Ömer Tuğrul İnançer ise ödülünü Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı’nın elinden aldı. İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Abdurrahman Şen’e ise gecenin anısına İstanbul Şube Başkan Yardımcısı M. Davut Göksu tarafından şilt takdim edildi. Festivalin son gününde konser Festival, 29 Aralık 2012 Cumartesi günü verilen ‘Uluslararası Tasavvuf Musikisi Konseri’ ile son buldu. Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konserde, Rachid Gulam ve Ender Doğan sahne aldı. Yoğun katılımın gözlendiği konserde seslendirilen tasavvufi eserler, dinleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı.

Festivalin beşinci gününde ‘Tasavvuf ve Gelenek’, ‘Sufi Öncüler’ oturumlarının sonunda ise 2012 Edebiyat Mevsimi ‘Ömür Boyu’ Ödülleri sahiplerine verildi. Dursun Gürlek’in yönettiği ‘Tasavvuf ve Gelenek’ oturumunda Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Reşat Öngören ile Mustafa Kara tasavvufun kaynakları ve araştırılması hakkında konuşma yaptılar. M. Davut Göksu’nun yönettiği

Ocak 2013

5


İstiklâl Şairimiz, Taceddin Dergâhı’nda Anıldı

ile anlatıyor.” diyerek şairimizin birliğe, beraberliğe ne denli kıymet verdiğinin altını çizdi. Mehmet Âkif’in ırk, kavim anlayışının üstüne çıktığını kaydeden Doğan, onun, hayatını buna göre tanzim ettiğini ifade ederek, “ o yaşarken bize hizmet etti. 10 yıl Mısır’a gönüllü sürgün gitti. Memleketinde vefat ettiğinde yalnız bırakıldı ama 28 Aralık’ta büyük bir dirilişle geri döndü. “ dedi.

Mehmet Âkif Kahire’de Anıldı

Konuşmanın zor olduğu zamanlarda Âkif’in şiirleri ile dirilmeyi seçtiklerini belirten D.Mehmet Doğan, sözlerini kuvvetlendirmek için onun şiirlerini okuduklarını söyledi.

İstiklâl şairimiz Mehmet Âkif Ersoy, vefatının 76. yıldönümünde, Türkiye Yazarlar Birliği’nce tertiplenen mütevazı bir anma toplantısı ile, Taceddin Dergâhı’nda yâd edildi. Turgut Aksoy Hocaefendi’nin Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başlayan anma toplantısında, ilk olarak TYB Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı D. Mehmet Doğan söz aldı. Doğan, 34 yıl önce başlatılan bu gönüllü faaliyetin geçen yıl resmî bir hüviyet kazandığına dikkat çekerek, Kur’an şairi Mehmet Âkif’i, Kur’an’ı Kerim tilaveti ile anmanın önemine değindi. “ Onun fikrini, yaptıklarını doğru anlayabilmek için böyle bir başlangıca ihtiyaç var. 34 sene önce olduğu gibi Âkif’imizi anmak üzere toplandık “ diyen D. Mehmet Doğan, İstiklâl şairimizin mütevazı bir insan olduğunu, 100 yıl önce Balkan Harbi’nin yaşandığı, Balkan topraklarının tamamen kaybedildiği günlerde, Mehmet Âkif’in yazdıkları ile topluma ümit verdiğini ifade etti. Balkanlardaki müslüman katliamını yine Âkif’ten öğrendiklerini söyleyen D. Mehmet Doğan, “ Balkan Harbini unutmamalıyız. O acılar, zihinlerimizden silinmemeli. Âkif, Kosova’da olanları, nüfus dengesi için öldürülen Müslümanları bize ayrıntıları

6

Ocak 2013

“Böyle büyük değerleri yaşatmak boynumuzun borcudur.” diyen Doğan, 34 yıl önce onu, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı binada anmaya başladıklarını hatırlatarak, bundan sonra da ömürleri oldukça, Âkif’i anmayı sürdüreceklerini ifade etti. TYB Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı D. Mehmet Doğan’ın konuşmasından sonra Özel Çağrı Okulu öğrencileri, hep birlikte İstiklâl Marşı’nı seslendirdiler. TBMM Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı ise konuşmasında, 10 gün önce Hz. Mevlana’yı yâd ettiklerini, şimdi de vefatının 76. yıldönümü vesilesiyle millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’u andıklarını, Mehmet Âkif’in derdi olan, aşkı olan bir büyük şahsiyet olduğunu ifade eden Kabakcı,“ onlar hiçbir zaman ümitsiz olmadılar. Bizler de onların nesli olarak, ümitsiz olmayacağız. Gelecek daha güzel olacak “ dedi. Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Başkanı Mahmut Çelikus da, özellikle Suriye’de yaşanan acılara değinerek, Âkif’ten alacakları çok dersler olduğunu söyledi. Mehmet Âkif Ersoy’u anma toplantısı, Hafız Fikret Cömert’in Kur’an-ı Kerim tilaveti ile sona erdi.

Millî Şair Mehmet Âkif Ersoy, vefatının 76. yıl dönümünde, Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen sempozyumla anıldı. Sempozyuma katılan TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, “Mısır, Mehmet Âkif’in ikinci vatanıdır” diye konuştu. El Ezher Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyuma, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, El Ezher Üniversitesi profesörlerinden Abdulaziz Avadallah, Macide Mahluf, Cemal Musa, Said Ali Atiye ve Dr. Abuzer Kalyon konuşmacı olarak katıldı. Üniversitenin konferans salonunda gerçekleştirilen sempozyumda iki ülkeden çok sayıda akademisyen, edebiyatçı ile El Ezher Üniversitesi öğrencileri de hazır bulundu. “Âkif’in mirasına sahip çıkmaya çalışıyoruz” Türk Büyükelçiliği, Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ve El Ezher Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenen sempozyumda konuşan Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi


Botsalı, “Mehmet Âkif Ersoy’un mirasına sahip çıkma konusunda çalışıyoruz. Âkif’in Mısır’da bulunduğu süre içerisinde kaldığı evin müze haline getirilerek Türk ve Mısır kültürüne kazandırılması için gayretlerimiz sürüyor. Söz konusu evin mülkiyeti konusunda Mısırlı sahipleri arasında bir anlaşmazlık var. Mahkeme tarafından bu anlaşmazlık sona erdirilir erdirilmez, Âkif’in Kahire’nin Helvan bölgesinde ikamet ettiği evi müze haline getireceğiz. Bu konunun yakın bir zaman içerisinde sonuçlanacağını söyleyebilirim” dedi. “Mısır, Mehmet Âkif’in ikinci vatanıdır” TYB Şeref Başkanı Doğan ise Mısır’ın Mehmet Âkif için ikinci bir vatan olduğunu ifade ederek, Âkif’in Mısır’da kaldığı süre içerisinde güney illerinden Luksor ve Asvan’a yaptığı ziyaretler sonrasında yazdığı şiirlerin, Türk edebiyatının şaheser şiirleri olduğunu kaydetti. Mehmet Âkif’in İslâm âleminin dertlerini hisseden realist bir şair olduğunu vurgulayan Doğan, Âkif’in 19. yüzyılın sonlarına doğru emperyalizmin gittiği yolu görüp, kimliğini koruyarak modernleşme felsefesini şiar edindiğini anlattı. İslâm Coğrafyası için iki önemli dil Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Sempozyumu’nda konuşan El Ezher Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Musa, Arapça ve Türkçenin İslâm coğrafyası için önemli iki dil olduğunu dile getirerek, Mehmet Âkif’in İslâm coğrafyası için önemli bir edebî şahsiyet olduğunu söyledi.

2012 Yılının “Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” Açıklandı Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, düzenlediği basın toplantısı ile 2012 yılında ödüle lâyık görülen “Yılın yazar, fikir adamı ve sanatçıları”nı açıkladı. 2013 yılının, Türkiye Yazarlar Birliği açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade Genel Başkan İbrahim Ulvi Yavuz, 2013’ün aynı zamanda TYB’nin 35. Kuruluş yıldönümü olduğunu ifade etti. TYB’nin otuz beş yıl süresince gerçekleştirdiği faaliyetleri ile ülkemizde birçok sivil toplum kuruluşuna önderlik etmiş, köklü bir kurum olduğunu belirten Yavuz, 2012 yılında, Ankara’da ve Türkiye genelinde sürdürülen faaliyetler yanında uluslararası alandaki faaliyetler de verimli bir yılın geride bırakıldığını kaydetti. Ödüllerin tam bir hakkaniyet ve liyakat esasına göre değerlendirilerek tespit edildiğini belirten İbrahim Ulvi Yavuz, ödül sahiplerine ileriki günlerde açıklanacak bir zamanda belgelerinin takdim edileceğini söyledi. Türkiye Yazarlar Birliği 2012 yılı yılın yazar, fikir adamı ve sanatçıları şöyle:

Âkif Hasan Kaya, Islak Kibritler kitabıyla hikâyede, Mustafa Aydoğan, Bugün Konuştuklarımız kitabıyla şiirde, Işık Yanar, Taşra Şairi kitabıyla romanda, Necmettin Evci, Yaşamak Öldürür Beni kitabıyla denemede, Fırat Mollaer, Çağdaş Üç Tarz-ı Siyaset Üzerine Eleştiri Yazıları kitabıyla fikirde, Turgay Anar, Mekândan Taşan Edebiyat adlı kitabıyla araştırmada, Gökhan Akçura, Cumhuriyet Döneminde Türkiye Matbaacılık Tarihi kitabıyla incelemede, Lütfi Bergen, Edebi Metinde Din - İktisat kitabıyla edebi tenkitte, Tosun Bekir Bayraktaroğlu, Amerika’da Bir Türk Şeyh Tosun’un Hatıratı kitabıyla hatırat dalında, İbrahim Demirci, Dillerin Dili kitabıyla dilde, Ahmet Kuş, Dünya Mevlevihanelerine Yolculuk kitabıyla gezide, Ayşe Aksu, Cyrus Hamlin Robert Kolej Uğrunda Bir Ömür, kitabıyla tercümede, Mehmet Salih Erkek, Bir Meşrutiyet Aydını Ethem Nejat (1887-1921) kitabıyla biyografide, Yahya Düzenli, Ol Şehri Yıkılır Gördüm eseri ile Şehir Kitapları dalında, Hasan Lâtif Sarıyüce Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ansiklopedisi (1-2) kitabıyla çocuk edebiyatı dalında, İbrahim Kiras basın fıkrada, Star gazetesindeki yazılarıyla, Demirhan Kadıoğlu, Basın Karikatür dalında, Dergi yayıncılığında Doğu-Batı, Türk Müziği’nde Adnan Çoban Kanal 24‘de yayınlanan Bizden Nağmeler programı ile, TV Programı dalında TRT Türk’te yayınlanan Hey Taksi programı ile Gökhan Güvenç, sinemada Uzun Hikâye filmiyle Osman Sınav, Konya Büyük Şehir Belediyesi Konya Vilayeti Sal-nameleri ve Konya Kadı Sicilleri eserleriyle Kamu Yayıncılığı dalında, Büyüyen Ay Yayınları özel yayıncılıkta, Hakkı Öznur, Yayıncılık özel ödülü kapsamında Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı kitabıyla ödüle lâyık görüldüler. Ayrıca her yıl geleneksel olarak verilen kültür bilim ve sanat hayatımıza uzun süreli hizmetlerinden ötürü Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Mehmet Niyazi Özdemir ve Prof. Dr. Teoman Duralı’ya Üstün Hizmet Ödülü verildi.

Ocak 2013

7


TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ OCAK-SUBAT 2013 FAALİYETLERİ 8

GÜNLER

MEHMET ÂKİF DİVANI

02 OCAK ÇARŞAMBA

18:30 Kişilik Gelişimi Adem Karafilik

05 OCAK CUMARTESİ

15:00 Yazar Okulu Yönlendirme Dersi

07 OCAK PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Doç. Dr. Zülfikar Güngör

08 OCAK SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

09 OCAK ÇARŞAMBA

18:30 Eğitim’de Drama İlter Baturay

12 OCAK CUMARTESİ

15:00 Yazar Okulu Yönlendirme Dersi

14 OCAK PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Mustafa Aşkar

15 OCAK SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

16 OCAK ÇARŞAMBA

18:30 Öfkeni Yönet Bu Yola Devam Et Durdu Güneş

19 OCAK CUMARTESİ

15:00 Yazar Okulu Yönlendirme Dersi

21 OCAK PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Dr. Halil İbrahim Sarıoğlu

22 OCAK SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

23 OCAK ÇARŞAMBA

18:30 Öğrenmeyi Öğrenme Adem Karafilik

26 OCAK CUMARTESİ

15:00 Yazar Okulu Yönlendirme Dersi

28 OCAK PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu

29 OCAK SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

30 OCAK ÇARŞAMBA

18:30 Anlamak mı? Anlaşılmak mı? Esen Eryiğit

Ocak 2013

MEVLANA DİVANI

YUNUS EMRE DİVANI


31 OCAK PERŞEMBE

18:30 Ayın Kitabı Program Sorumlusu: Atilla Mülayim

04 ŞUBAT PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç

05 ŞUBAT SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

06 ŞUBAT ÇARŞAMBA

18:30 Kimliğimi Kaybettim Hükümsüzdür Abdullah Yılmaz

11 ŞUBAT PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Doç. Dr. Zülfikar Güngör

12 ŞUBAT SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

13 ŞUBAT ÇARŞAMBA

18:30 Kurumsal Gelişim’de Kişisel Gelişim’in Önemi Veysel Karafilik

18 ŞUBAT PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Mustafa Aşkar

19 ŞUBAT SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

20 ŞUBAT ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel İmaj Murat Ertan

25 ŞUBAT PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Dr. Halil İbrahim Sarıoğlu

26 ŞUBAT SALI

18:30 Nurettin Topçu Okumaları Lütfi Bergen

27 ŞUBAT ÇARŞAMBA

18:30 Sözümü-Zamanı Geri Aldım Fatih Koşan

28 ŞUBAT PERŞEMBE

18:30 Ayın Kitabı Program Sorumlusu: Atilla Mülayim

Faaliyetlerimiz sürekli üç mekânda yapılacak. Bunun dışındakiler ayrıca duyurulacaktır.

Ocak 2013

9


Yazar Okulu’nun 19. Dönemi Rasim Özdenören ile Başladı sonra yazıyla anlatıma geçildiğini, böylece insanların anlattıklarını daha kalıcı hâle getirdiklerini vurguladı. Yazarlığın da yazının icadından sonra meydana çıktığını ifade eden Doğan, yazmanın arkasındaki esrarı insanların hep merak ettiklerini dile getirdi. Yazma kabiliyetinin asla inkâr edilemeyeceğini söyleyen D. Mehmet Doğan, buna rağmen çok kabiliyetli yazarların bile yaptıkları işin yüzde doksanının emek mahsulü olarak nitelendirdiklerinin altını çizdi. Türkiye Yazarlar Birliği bünyesinde 11 yıldır devam eden, 400’ün üzerinde mezunu bulunan Yazar Okulu – Yazarlığa Hazırlama Seminerleri’nin 19. Dönemi, ünlü yazar ve fikir adamı Rasim Özdenören’in açılış dersi ile başladı.

Rasim Özdenören’den açılış dersi: Yazar nedir, okur nedir?

D. Mehmet Doğan’ın açış konuşması

Rasim Özdenören ,Yazar Okulu 19. Dönemi açılış dersine katılımcılara eskilerin bir sözünü hatırlatarak başladı. “Aramakla bulunmaz; fakat bulanlar arayanlardır. “ Yazar olmak istemek ile yazar olunamayacağını söyleyen Özdenören, ama yazar olanların isteyenlerden, bu hevesi içinde taşıyanlardan çıktığını vurguladı. Rasim Özdenören “ her şeyin bir bahanesi olduğu gibi, yazar olmanın da bir bahanesi var. Cinayet işlemenin de bir bahanesi var. Ama bu bahaneye bir gerekçe bulmadıkça, bir işi kendine dert etmedikçe, o konunun üstesinden gelmek de kolay kolay mümkün olmaz. “ dedi.

Yazar Okulu’nun 19. döneminin açılışı vesilesiyle konuşan TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, insanlığın hayatının anlama ve anlatma kelimeleri ile özetlenebileceğini belirterek, hayatın âdeta bu iki fiil etrafında cereyan ettiğini söyledi. Doğan “ bir şeyleri anlamaya çalışıyoruz. Sonra da anlatmaya yöneliyoruz. “ diyerek belli bir döneme kadar insanlık tarihinde hep sözlü bir anlatım olduğunu, sözle ifade döneminden

Okuyabilmek için bir birikimin olması gerektiğini ifade eden Özdenören, aklımızdan geçirdiğimiz, kurguladığımız her ne varsa hepsinin birer âyet olduğunu dile getirdi. Özdenören” yeter ki, biz orada duran o âyeti, o olguyu okumaya cehdedelim. Yoksa o orada duruyor. Bizim şu andaki insani ilişkimiz burada duruyor. Bu ilişki kim bilir hanginizin aklına hangi ilhamları getirir? Şu anda bunu bilemeyiz” dedi.

Açılışta TYB Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Fidan, Türkiye Yazarlar Birliği’nin prestijli faaliyetlerinden Yazar Okulu hakkında kısa bilgiler verdi. Yazar Okulu’nun ilk defa 2000 yılında faaliyete geçtiğini söyleyen Fidan, şu ana dek 18 dönemi başarıyla tamamladıklarını ifade etti. Yazar Okulu’nu başarıyla bitirenlere katılım beratı verdiklerini belirten Ahmet Fidan, bu beratın gerçek anlamda bir referans olduğunu söyledi.

10

Ocak 2013

Okumanın aslında bir şeye anlam vermek olduğunu belirten Rasim Özdenören, Necip Fazıl’ın bir gün Akif İnan’ın misafirken Akif’e; “dışarıda duran mütefekkir bir çift ayakkabı”nın kimin ayakkabısı olduğunu sorduğunu anlattı. Bir çift ayakkabının mütefekkir olarak durmasının bir okuyuş biçimi olduğunu vurgulayan Özdenören, bunun bir zihnin ayakkabıya izafe ettiği mânâ olduğunu vurguladı. Rasim Özdenören iki tür yazmadan söz etti. Birincisi, ilhama ağırlık verdiğini, ikincisinin ise plan ve programa ağırlık verdiğini belirtti. Halk edebiyatımızın büyük ölçüde tutanak anlamında yazıya geçirildiğini belirten Özdenören, Karacaoğlan’ın, Köroğlu’nun şiirlerini bir yere oturup ellerine kalem kâğıt alıp yazmaktan çok irticalen söylediklerini, söylenenlerin hafızalardan silinmemesi için de sonradan kayda geçirildiğini ifade etti. Divan edebiyatının tarzının ise salt tutanak ile ilgili olmadığını dile getiren Rasim Özdenören, bu tarzın bir sanat ürünü olarak ortaya konulduğunun altını çizdi. Yazının ve sanat ürününün bir maket olduğunu söyleyen Özdenören, maketin gündelik hayatımızda yalnızca masalarda, görsel bir teşhir malzemesi olarak kullanıldığını ifade ederek sanatın, bir başka ürünün simülasyonu, maket haline dönüştürülmesi olmadığını, sanatın canlı bir şey olduğunu belirterek dersini tamamladı.


hâle getiriyor. Büyük bir ilgi ile takip edilen programın son oturumuna Nurettin Topçu’nun öğrencilerinden Fatih Gökdağ da katıldı. Lütfi Bergen bu oturumda Kültür ve Medeniyet kitabındaki Üniversitenin Mesuliyeti başlıklı metni okudu. Üniversitenin mesuliyeti başlıklı dersten notlar

Nurettin Topçu Okumaları Türkiye Yazarlar Birliği’nde, bir süredir Lütfi Bergen tarafından Nurettin Topçu okumaları yapılıyor. 25 Aralık Salı günkü oturumda, okumalara Kültür ve Medeniyet başlıklı kitaptan devam edildi. Lütfi Bergen, Nurettin Topçu’nun makalelerini başka metinlerle karşılaştırmalı olarak okuyarak, programı daha derinlikli

Akademi-Edirne açıldı İki ay kadar önce Edirne Valiliği’ne atanan Hasan Duruer ile kültür sanat danışmanı ve TYB üyesi Fahri Tuna’nın ilk sanat icraatı ‘Akademi-Edirne’ başladı. Edirneli lise ve üniversite öğrencileri arasından edebiyat, düşünce, iletişim, güzel sanatlar, tiyatro ve sinema alanlarından seçilmiş, 288 yetenekli gencin, 7 ay süreyle 40 sanatçıyla sanat atölyesinde buluşmasını kapsayan Akademi-Edirne, geçen çarşamba günü başladı. Tarihî Edirne Halk Eğitimi Merkezi Salonu’nda gerçekleştirilen açılışta,

Bu makalede Topçu, üniversitelerdeki bazı bozuklukları maddeler hâlinde ifade eder. Özetle bu bozukluklar şunlardır: - Üniversiteler kendi misyonunun dışında, siyasî, bir misyon üstlenmiştir. Bu siyaset hırsı Topçu’nun deyimiyle, üniversiteyi ilim müessesesi olmaktan uzaklaştırmıştır. - Üniversiteler, kendilerine tahsis edilen bütçeyi kontrolsüzce harcamaktadırlar. Üniversite bütçelerinden lüzumsuz neşriyatlar yapılmakta, gerekli gereksiz Avrupa’ya kongrelere gönderilen hocalara ödenek ayrılmaktadır.

şair Haydar Ergülen, TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, Zaman Gazetesi kültür sanat editörü Ali Çolak, Hattat Prof. Dr. M. Hüsrev Subaşı, Tiyatro ve Sinema oyuncusu Süeda Çil ile Yönetmen, Senarist Aybars Bora Kahyaoğlu’nun konuşmalarıyla başlayan Akademi-Edirne, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük’ün konuşması ile devam etti. Son olarak söz alan Edirne Valisi Hasan Duruer, “Akademi-Edirne’ fikri danışmanım Fahri Tuna’ya aittir. Kendisiyle benzer bir projeyi daha önce GAP illerini kapsayan 8 ilin üstün yetenekli öğrencileri ve Mardinli öğrencilerde de uygulamış, çok olumlu neticeler almıştık. İstanbul’da bile zor ulaşılan değerli sanatçılarımızla Edirneli genç yetenekleri bir araya getirdiğimiz bu projeye gıpta

- Edebiyat fakülteleri kültür fakültesi olmamış, materyalist çalışmaların muhafazakârlığını yapmıştır. - Edebiyat fakülteleri bırakın âlim yetiştirmeyi muallim dahi yetiştirememektedirler. - Fakülte neşriyatına ait kitaplar hatalarla doludur. Bazı hocaların şahsî görüş ürünü eserleri yoktur. - Doktora ve doçentlik tezleri ilmî nitelikten yoksundur. - Öğrenci mevcudu az olan fakültelerde bile akademisyen kadrosu fazladır. Topçu böyle bir üniversitenin cemiyetin ruhunu ve irfanını perişan edeceğini söyler. Milli eğitim davasının selametini bu bozuklukların giderilmesinde görür. Zira üniversite ıslah edilmeden milli eğitim davalarının halledilmesi imkânsızdır. Milli ruh birliği de mabet, mektep ve üniversitenin uzlaşması ile mümkündür.

ediyorum. Amacımız gençlerimizde farkındalık meydana getirmek, aralarından yarının Sait Faiklerinin, Sezai Karakoçlarının, Hilmi Yavuzlarının yetişmesine kolaylık sağlamaktır. “ dedi. Açılış konuşmalarının ardından 24’er genç yetenekten oluşan öğrenciler yazarlarla bir araya gelip ilk çalışmayı başlattılar; önceden kendilerine dağıtılan kitapları imzalattılar.

Ocak 2013

11


Mesud Akhtar Şeyh’in ‘Modern Pakistan Edebiyatı’ kitabı TYB’de tanıtıldı Emekli Albay Mesud Akhtar Şeyh’in ‘Modern Pakistan Edebiyatı’ adlı son kitabının tanıtım toplantısı yapıldı. Türkiye Yazarlar Birliği’nin desteği ile düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Mesud Akhtar Şeyh, Türkçe olarak yazılmış kitabının, ulusal ve bölgesel modern Pakistanlı yazarların, şairlerin hikâyeleri ve şiirlerinden oluştuğunu söyledi. Mesud Akhtar Şeyh ‘Modern Pakistan Edebiyatı’ adlı kitabının Türk insanlarına Pakistanlı

edebiyatçılarını ve çalışmalarını tanıtacak ilk Türkçe yazılmış kitap olduğunu kaydetti. Şeyh, ilerlemiş yaşına rağmen, Türkiye’ye karşı duyduğu sevginin kendisini, iki kardeş ülkenin yakınlaşmasına katkıda bulunan buna benzer çalışmalar yapmaya ittiğini vurguladı. Şeyh, Türk ve Pakistanlı tanınmış yazarların kitaplarının tercüme edilmesinin, iki ülke insanları arasındaki anlayışı geliştireceğini kaydetti. Mesud Akhtar Şeyh’in 24 kitabı bulunuyor. Kitapları Orhan Kemal, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Fethullah Gülen, Reşat Nuri Güntekin, Ali Nar, Yaşar Kemal, Aziz Nesin ve İsmet Bozdağ gibi tanınmış Türk yazarların eserlerinden oluşuyor.

Lütfi Bergen ve Cemal Kurnaz Ayın Kitabı’nın Konuğuydu “Ayın Kitabı” programının konuğu yazar Lütfi Bergen’di. Ayışığı Kitapları tarafından yayınlanan Edebi Metinde Din ve İktisat kitabının yazarı Bergen, yerlilik, edebiyat, İslâmcılık gibi konularda fikirlerini açıkladı. Program sorumlusu Atilla Mülayim’in sorularını cevaplayan Lütfi Bergen, Türkiye’de yerlilik kavramının tam olarak anlaşılmadığını belirterek, yerliliğin coğrafî mânâda toprak değil, kuramsal birliktelik olduğunu söyledi. Yerliliğin en başta gelen kuralının “pazar kurmak” olduğunu açıklayan Bergen, Anadolu’da kurulan yapıda olduğu gibi ekonomiden sonra belli bir toprak sistemi, şehir inşası ve hukukun yerliliğin olmazsa olmaz şartı olduğunu ifade etti. Anadolu’da kurulan sistemin Hz. Âdem’den beri süregeldiğini söyleyen Lütfi Bergen, bunun etnik kimliğe dayalı olmadığının altını çizdi. Edebî metinlerin kendilerine özgü

12

Ocak 2013

bir ideolojilerinin olduğunu savunan Bergen, buradaki ideolojinin bilindik mânâda ideolojileri kapsamadığını vurguladı. Bergen, her edebî metnin kendi toplumsal yapısını gösteren önemli bir örnek olduğunu söyledi. Türkiye’de eleştiri anlayışının da yanlış bir mecrada seyrettiğini belirten Lütfi Bergen, Tanpınar’dan örnek vererek eleştirmenlerin genellikle ideolojik ve teknik konularda eleştiriler yazdıklarını ifade etti. Cemal Kurnaz, Deli rüzgâr: Osman Yüksel Serdengeçti kitabını anlattı Ayın Kitabı programının ikinci konuğu Prof.Dr. Cemal Kurnaz’dı. Kurnaz, Kurgan Edebiyat yayınları tarafından yayınlanan Deli Rüzgâr: Osman Yüksel Serdengeçti kitabını yazmasında, Başbakan Erdoğan’ı rüyasında görmesinin etkili olduğunu söyledi. Serdengeçti’yle ilk tanışmasının lise talebesi iken yazdığı bir mektupla

olduğunu söyleyen Kurnaz, mektubun Serdengeçti’yi çok etkilediğini, mektubu okuduğunda duygulanıp ağladığını sonraki görüşmelerinde Serdengeçti’nin kendisine söylediğini açıkladı. Kitabı yazarken hiçbir ayrıntıyı atlamamak için yoğun bir çalışmanın içine girdiğini ve eserin üç yıllık bir çalışmanın meyvesi olduğunu söyleyen Kurnaz, kitabın Serdengeçti hakkında yayın yapacak genç araştırmacılar için bir kılavuz görevi göreceğini vurguladı.


ŞUBELERDEN HABERLER

Kimdir bizi bu kadar yakan Nâbî?

Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şubesi, vefatının 300. yılında büyük şair Nâbî’yi düzenlediği bir panelle yâd etti. D. Mehmet Doğan’ın, M. Ragıp Karcı’nın, Hayati İnanç’ın ve Mehmet Kurtoğlu’nun konuşmacı olarak katıldıkları Nâbî Paneli, saat 14.00’te TYB Genel Merkezi’nde gerçekleşti. TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, vefatının 300. yılında Nabi programının açılış konuşmasında, divan edebiyatının büyük şairinin aslında daha büyük çapta bir anma programıyla yapılması gerektiğini belirtti. TYB Ankara Şube Başkanı Mehmet Kurtoğlu ile Nâbî konusunda çalışan üniversite hocalarına

ulaştıklarını, fakat hocaların yoğunluğundan dolayı katılamadıklarını belirtti. Ayrıca TYB Ankara Şubesi’nin böyle mütevazı bir programla Şair Nâbî’yi anmasını anlamlı bulduğunu söyledi

Zihni’nin geldiğini söyleyerek, divan şairi deyince Urfa sancağının bir evladı olarak Nâbî’yi geçemeyeceğini belirterek, divan şiirinin bizi bir medeniyet idrakine götüreceğinden söz etti.

1642 yılında Şanlıurfa’da doğan Nabi’nin Hacıgaffarzadeler veya Karakapcılar ailesinden olduğunu söyleyen şair-yazar Mehmet Kurtoğlu, şairin Urfa’da başlayan hayat hikâyesinin İstanbul ve Halep’te geçtiğini, Musahip Mustafa Paşa’nın himayesiyle sarayda yer edindiğini belirtti. Nâbî’nin şair kimliği yanında musikiyle de ilgilendiğini, Diyarbakırlı Seyit Yahya’dan musiki dersleri aldığını, 5 ay Diyarbakır’da Şair Hami köşkünde kaldığını belirten Kurtoğlu, ayrıca Nâbî’nin 6 tane el yazma eserinin Diyarbakır’da bulunduğunu söyledi.

Hayati İnanç, Şair Nâbî merhumla ilgili günümüzde dikkate değer çalışmalar olduğunu belirterek Nabi’den gazeller okuyarak açıklamalar yaptı. Ayrıca Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının büyük şairi Yahya Kemal’in Şair Nâbî’nin izinden gittiğini ve “Görmüşüz Gazeli”ne nazire yazdığını hatta günümüz şairlerinin de Yahya Kemal’in bu naziresine tahmisle karşılık verdiğini belirtti.

Şair Ragıp Karcı, şiirin hayal dünyasının bize hakikatleri anlatma işi olduğunu söyleyerek söze başladı. Karcı, halk şiiri deyince bir yanının sürekli kanadığını, içine bir aşk düştüğünde ilk evvel aklına Bayburtlu

Şair Nabi’yi anma toplantısı D. Mehmet Doğan’ın teşekkür konuşması ile sona ererken, dinleyiciler arasında bulunan Ankara Şanlıurfalılar Derneği Başkanı Mahmut Nimetoğlu söz alarak “hemşehrimiz Şair Nâbî’nin adına böylesi bir programın yapılmasından gurur duyduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti ve benzer programlar için de işbirliğine hazır olduklarını söyledi.

Konya Şubesi, Kitap Günleri’ndeydi Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Konya Kitap Günleri büyük ilgi gördü. Binlerce kitabın okuyucusuyla buluşturulduğu fuarda yazarlar da düzenlenen imza günleriyle programa renk kattı. Kitap Günleri’nde Konya Şubesi’nin standı da yazar okur buluşmasının en güzel örneklerine sahne oldu. Bu yıl ilk defa TYB üyesi yazarların kitaplarının Kitap Günleri kapsamında özel bir stantta yer aldığını

kaydeden Konya Şube Başkanı M. Ali Köseoğlu, “Kitap Günleri’ni okur-yazar buluşması, okur-kitap buluşması açısından çok önemli görüyoruz. Açtığımız stantta üyemiz olan yazarlarımızın eserlerini sergilemekle kalmadık, düzenlediğimiz imza ve söyleşilerle de Kitap Günleri’ne renk kattık” dedi. Köseoğlu, belediyelerin fiziki etkinlikler kadar kültürel ve sosyal etkinliklere de eğilmelerinin önemine işaret ederek, Kitap Günleri’nde emeği geçenlere teşekkür etti.

Ocak 2013

13


ŞUBELERDEN HABERLER

Şefik Hoca Erzurum’da Anıldı Erzurum Atatürk Üniversitesi Oditoryum Mavi Salonu’nda MÜSİAD Erzurum Şubesi ve TYB Erzurum Şubesi tarafından “Dostları Şefik Hocayı Anlatıyor” Şefik Hocayı anma gecesi düzenlendi Geceye Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Şube Başkanı Mustafa Güvenli, İl Müftüsü Yakup Arslan ve çok sayıda davetli katıldı. Gecede dostları Şefik Hocayı anlattı. Açılış konuşmasını yapan Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Rıdvan Canım, “Yaşayanların bile hatırlanmadığı, aranıp sorulmadığı bir devirde yaşıyoruz. Böyle bir zamanda aramızda olmayan hocayı anmak çok güzel bir şey. Büyük bir vefakârlık göstergesidir.” dedi. MÜSİAD Erzurum Şubesi Başkanı Mustafa Güvenli, “Babam Şefik Hocayı anlatma işini dostlarına bırakıyorum. Babamı anlatmaya gücüm yetmez. Sadece babamın bir özelliğinden bahsetmek istiyorum. Bu gece sizlere günde okumaya 8 saat ayıran bir insanı anlatacaklar.” ifadelerini kullandı. Geceye konuşmacı olarak Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Veli Velioğlu Hocaefendi, Doç. Dr. Necati Tetik, Prof. Dr. Mustafa Ağırman ve Muzaffer Taşyürek katıldılar.

14

Ocak 2013

Sakarya Şubesi’nden Oya Pervin Pelit Söyleşisi Sakarya Şubesi’nin bu haftaki konuğu “Benim Yeşilçam’ım” kitabının yazarı Oya Pervin Pelit idi. Konuşmasına, şube başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özdemir’in tanıtım ve giriş sözlerinin ardından başlayan Oya Pervin Pelit, “Sinemanın içinde doğmuş” olmanın kendisine kazandırdığı “avantajları” ifade ederek başladı. Sonra sözlerine şöyle devam etti: “Çocuk oyunculuğumdan yola çıkarak oluşturduğum anılarımı, her türlü olumsuzluklara rağmen yazdım, yazdım, yazdım… Sürekli çocukluğuma, genç kızlığıma dönüp anılarımı tekrar yaşayınca bağıra bağıra ağladığım anlar oldu.” Yazar, Temmuz 2011’de yazmaya başladığı ve “her tuşa vuruşumda yüreğimi dağlayan

gerçek olayların ancak bir kısmını yansıtıyor” dediği eserini ancak Haziran 2012’de Hamburg’da tamamladığını ifade etti. 29 Şubat 2012’de, hiç beklemediği bir anda, “beyaz saçlı prensim” dediği babasının ölüm haberini aldığını anlatan Pelit, hayatının en büyük üzüntüsünü yaşar. Babasının, kendisine üç nasihati olduğunu ifade eden yazar, bunları; “her Perşembe Kur’an-ı Kerim okumak, yazı yazmak ve film çekmek” olarak açıkladı. Ve “rahat uyu babam, kızın yolunu takip edecek” dedi. İlgiyle izlenen söyleşi, soru ve cevap faslının ardından imzalanan kitaplarla sona erdi.

İmdat Avşar Kayseri Okur ve Yazar Okulu’nda TYB Kayseri Şubesi Okur ve Yazar Okulu devam ediyor. Bu hafta İmdat Avşar söyleşisi vardı. Kursiyerler “Çiğdemleri Solan Bozkır” hikâye kitabı, yazarın hikâyedeki üslubu konusunda sorular sordular. İmdat Avşar, kitabından ve hikâyelerin-

den örnekler vererek, kendi tecrübesini ve çalışmalarını anlattı. Soruları cevapladı. Büyükşehir Belediyesi Yoğunburç Kültür Evi’nde ayrıca hikâye konusunda atölye çalışması yapılacağı bildirildi.


ŞUBELERDEN HABERLER

Bursa Şubesi Emir Sultan’da Sohbet Geleneğini Başlatıyor TYB Bursa Şubesi Okur-Yazar Okulu ve Tasavvuf Kültürü Okulu’ndan sonra faaliyetlerine bir yenisini daha ekliyor. 2013 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi ve iştiraki olan Burfaş Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa, yeni restore edilen Emir Sultan Kültür Merkezi’nde başlayacak programlarla, Bursa Şubesi Bursa’da ‘sohbet geleneği’ni başlatıyor. Cumartesi Sohbetleri, İkindi ve Akşam Sohbetleri ve Tasavvuf Musikisi Meşki ve Sohbetleri başlıkları altında gerçekleşecek programlar Mayıs 2013 sonuna kadar devam edecek.

Bursa Şube Başkanı Mustafa Baki Efe, programların içeriği ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Sohbet geleneğimizi Emirsultan’da yeniden yaşatma gayreti içindeyiz. Hayatımızda öğrendiklerimizin birçoğunu sohbetlerde öğrenmişizdir biz farkında olmadan. Fakat modern zamanlarda epeyce uzaklaştık bu geleneğimizden. Sohbet geleneğinden uzaklaşınca birbirimizden uzaklaştık. Sohbetin yerini başka şeyler doldurdu hayatımızda.” Mustafa Baki Efe, ilk programın 5 Ocak 2013 Cumartesi günü Prof.

Dr. Sadettin Ökten ile “Medeniyetimiz Üzerine” konulu bir sohbetle başlayacağını ve ardından 12 Ocak’ta D.Mehmet Doğan’la “Dil ve Edebiyat” konulu sohbetle devam edileceğini belirtti. Ocak ayının diğer ‘Cumartesi Sohbetleri’ konukları ise Hattat Hüseyin Kutlu ve Mustafa Armağan. Emir Sultan Kültür Merkezi’ndeki diğer sohbet programları ise İkindi ve Akşam Sohbetleri ile Tasavvuf Musikisi Sohbetleri. Diğer bir programda ise “Eşrefoğlu Rumi ve Müzekki’n Nüfus sohbetleri gerçekleştirilecek.

Trabzon Şubesi’nden Mehmet Âkif’i Anma Programı Yazıcı’nın ( Mehmet Âkif ve ideal insan’ı),Necip Saraçoğlu’nun (Mehmet Âkif ve Anılar’ı) konuşmaları, akabinde de Âkif’le ilgi sinevizyon gösterisi şeklinde tertip edildi.

İstiklâl Marşımızın Şairi Mehmet Âkif Ersoy 27 Aralık 2012 Perşembe günü, vefatının 76. yılı münasebetiyle, TYB Trabzon Şubesi tarafından hazırlanan programla anıldı. Program; Kadir Bekâr’ın sunumu, Trabzon Şubesi Başkanı Haydar Çoruhlu’nun (Mehmet Âkif’ten günümüze yansımalar),H.Nurcan

Trabzon Şube Başkanı Haydar Çoruhlu, program açış konuşmasından sonra, büyük şairin hayatından ve memleketin içinde bulunduğu o günkü durumlardan alıntılar yaparak, Âkif’in hayatının ve hayat görüşünün bugünün gençlerine de aynen örnek olması gerektiğini dile getirdi. Âkif’in milletine olan inancını ve mücadele gücünü yine onun dilinden “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak, bilmem ki ölüm var mıdır ondan daha alçak” dizeleriyle ifade etti.

Konuşmacılardan Nurcan Yazıcı, “O, İstiklâl şuurunun hafızası, iman ve ümit, marifet ve fazilette üstün şahsiyetli bir dava adamı. O, millî ve ilâhi coşkunluğu Türk Millet’inin yüreğine aktarmış bir ülkü adamıdır.” diyerek Âkif’i tanımladı. Konuşmacı Necip Saraçoğlu, Âkif’le ilgili anılar başlığı altında, onun yaşamı ile ilgili anıları dile getirdi. Ümitlerini, üzüntülerini, beklenti ve hayal kırıklıklarını özellikle, ömrünün son safhasındaki yalnızlıklarını tasvir etti. Sık sık vefa, ümit vurgusu yapılan gecede, Mehmet Âkif bir kez daha dua, minnet ve şükran duygularıyla anıldı.

Ocak 2013

15


Ä°stanbul’da Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn 100. YÄąlÄąnda BĂźyĂźk GÜç 2012 yÄąlÄą OsmanlÄą Devleti’nin Rumeli topraklarÄąnÄąn neredeyse tamamÄąnÄą yitirdiÄ&#x;i Balkan SavaĹ&#x;larÄą faciasÄąnÄąn 100.yÄąlÄą. 1912 yÄąlÄą Ekim ayÄąnda baĹ&#x;layan ve 1913 MayÄąs ayÄąna kadar devam eden ve toplumsal hafÄązada, siyasette, uluslararasÄą iliĹ&#x;kilerde ciddi kÄąrÄąlmalar meydana getiren Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn 100.yÄąlÄą vesilesiyle TĂźrkiye Yazarlar BirliÄ&#x;i bir faaliyet dizisi gerçekleĹ&#x;tiriyor. SĂśz konusu faaliyet dizisini ilk ayaÄ&#x;Äą olarak TĂźrkiye Yazarlar BirliÄ&#x;i’nin hakemli dil,edebiyat ve sosyal bilimler dergisi olan TYB Akademi EylĂźl sayÄąsÄąnÄą, Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn bugĂźne kadar Ăźzerinde durulmamÄąĹ&#x; bir boyutuna bĂźyĂźk gÜçe ve muhaceret edebiyatÄąna ayÄąrmÄąĹ&#x;tÄą. SĂśz konusu faaliyet dizisinin ikinci ayaÄ&#x;Äą olan Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn ArdÄąndan BĂźyĂźk GÜç ve Muhaceret Paneli TYB Ä°stanbul Ĺžubesi’nde gerçekleĹ&#x;tirildi. ToplantÄą TĂźrkiye Yazarlar BirliÄ&#x;i, T.C. BaĹ&#x;bakanlÄąk YurtdÄąĹ&#x;Äą TĂźrkler ve Akraba Topluluklar Dairesi BaĹ&#x;kanlÄąÄ&#x;Äą ve BayrampaĹ&#x;a Belediyesi ortaklÄąÄ&#x;Äąyla gerçekleĹ&#x;tirildi. Panel, toplantÄąya evsahipliÄ&#x;i yapan TYB Ä°stanbul Ĺžubesi BaĹ&#x;kanÄą Mahmut BÄąyÄąklĹ’nÄąn toplantÄąnÄąn muhtevasÄąna ve amacÄąna yĂśnelik yaptÄąÄ&#x;Äą kÄąsa bir bilgilendirme konuĹ&#x;masÄąyla baĹ&#x;ladÄą. ArdÄąndan kĂźrsĂźye davet edilen TYB VakfÄą BaĹ&#x;kanÄą ve TYB Ĺžeref BaĹ&#x;kanÄą D. Mehmet DoÄ&#x;an, TYB olarak Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn 100.yÄąlÄąna yĂśnelik bir faaliyet dizisi gerçekleĹ&#x;tirdiklerini, esas bĂźyĂźk toplantÄąnÄąn daha kapsayÄącÄą ve genel baĹ&#x;lÄąklar

altÄąnda OsmanlĹ’nÄąn Balkanlar’dan çekiliĹ&#x;inin 20.yy sonunda mĂźĹ&#x;ahhas gĂśstergesi olarak beliren BosnaHersek’te gerçekleĹ&#x;tirileceÄ&#x;ini hatÄąrlattÄą ve bunun bir ayaÄ&#x;ÄąnÄą da Balkan kĂśkenli vatandaĹ&#x;larÄąn çok yoÄ&#x;un biçimde yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;Äą Ä°stanbul’da gerçekleĹ&#x;tirilmesinin ayrÄąca Ăśnemli olduÄ&#x;unun altÄąnÄą çizdi. Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn sadece siyasi açĹdan deÄ&#x;il, toplumsal yapÄą açĹsÄąndan da çok bĂźyĂźk etkiler doÄ&#x;urduÄ&#x;unu, Balkanlardan Anadoluya gÜçmek zorunda bÄąrakÄąlan ya da katledilen MĂźslĂźmanlarÄąn trajedisinin hem OsmanlÄą hem de Cumhuriyet’in kurucu kadrolarÄą tarafÄąndan çokça dillendirilmediÄ&#x;ini, adeta gĂśrmezden gelindiÄ&#x;ini ifade eden DoÄ&#x;an, bu durumun Balkan SavaĹ&#x;larĹ’nÄąn Ăśneminin anlaĹ&#x;ÄąlmasÄąnda ve anlatÄąlmasÄąnda menfi bir tesir oluĹ&#x;turduÄ&#x;unu sĂśyledi. Ă–zellikle 1915 olaylarÄąnÄąn 100.yÄąlÄą dolayÄąsÄąyla sĂźratlenen Ermeni lobisinin faaliyetlerinin ĂśnĂźnĂźn ancak Balkan SavaĹ&#x;larĹ’nda yaĹ&#x;anan trajedilerin, katliamlarÄąn dĂźnyaya anlatÄąlarak alÄąnabileceÄ&#x;ini iddia eden DoÄ&#x;an, bugĂźne kadar bu yĂśnde ciddi bir giriĹ&#x;im yapÄąlmamÄąĹ&#x; olmasÄąnÄąn ĂźzĂźntĂź verici olduÄ&#x;unu hatÄąrlattÄą. Kesinlikle 1915 OlaylarÄąna yĂśnelik bir alternatif arayÄąĹ&#x;Äą içerisinde olmadÄąklarÄąnÄą da hatÄąrlatan DoÄ&#x;an, yapÄąlacak çalÄąĹ&#x;malarÄąn bir karĹ&#x;ÄąlaĹ&#x;tÄąrma imkanÄą yaratacaÄ&#x;Äąndan ve 1915 OlaylarÄąnÄąn muhtevasÄąna iliĹ&#x;kin yapÄąlan dezenformasyonun bĂśylelikle daha iyi anlaĹ&#x;ÄąlacaÄ&#x;Äąndan bahsetti. D. Mehmed DoÄ&#x;an’dan sonra sĂśz alan Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu BaĹ&#x;kanÄą Ayhan BĂślĂźkbaĹ&#x;Äą sĂśz aldÄą. KonuĹ&#x;masÄąna OsmanlÄą Devleti’nin Balkan SavaĹ&#x;larÄą neticesinde sadece toprak deÄ&#x;il bir memleket kaybettiÄ&#x;i Ĺ&#x;eklindeki tespitiyle baĹ&#x;layan BĂślĂźkbaĹ&#x;Äą, bugĂźn Balkanlara yĂśnelik ilginin azlÄąÄ&#x;Äąndan Ĺ&#x;ikayet etti. Balkanlarda çok sayÄąda OsmanlÄą eserinin çeĹ&#x;itli sistematik tahribat politikalarÄąna raÄ&#x;men hâlâ varlÄąÄ&#x;ÄąnÄą sĂźrdĂźrdĂźÄ&#x;ĂźnĂź de belirten BĂślĂźkbaĹ&#x;Äą, Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn ve savaĹ&#x; sÄąrasÄąnda

%DONDQ6DY

<Ă&#x2022;OĂ&#x2022;QG

$UDOĂ&#x2022;N

&XPD

DĂ˝ODUĂ&#x2022;QĂ&#x2022;Q

D%Â \Â N*

UWHVL

|o

.Ă&#x2022;]ODUDĂźDVĂ&#x2022;0H KPHG$ĂźD 0HGUHVHVL'LY DQ\ROX&DG +RFD5Â VWHP6 6XOWDQDKPHW RNDN1R ĂşVWDQEXO

Tel: 0.212 527

75 17

yaĹ&#x;anan trajedi ve katliamlarÄąn hem TĂźrk toplumuna hem de dĂźnya kamuoyuna çok daha iyi anlatÄąlmasÄą gerektiÄ&#x;inden sĂśz etti. Bu çerçevede Bursa BĂźyĂźkĹ&#x;ehir Belediyesi ile ortaklaĹ&#x;a bir sempozyum gerçekleĹ&#x;tireceklerini de hatÄąrlatan BĂślĂźkbaĹ&#x;Äą TYBâ&#x20AC;&#x2122;nin bu konuya gĂśsterdiÄ&#x;i duyarlÄąlÄąÄ&#x;Äąn takdire Ĺ&#x;ayan olduÄ&#x;unun altÄąnÄą çizdi. Selamlama konuĹ&#x;malarÄąnÄąn ardÄąndan toplantÄąya geçildi. Ä°lk oturumda Balkan SavaĹ&#x;larÄąâ&#x20AC;&#x2122;nÄąn yayÄąn dĂźnyasÄąndaki yansÄąmalarÄą konuĹ&#x;uldu. AsÄąm Ă&#x2013;z Necati CumalÄąâ&#x20AC;&#x2122;nÄąn Makedonya 1900 ve ViranbaÄ&#x;larÄą isimli eserlerinde Balkan SavaĹ&#x;larÄą Ăźzerine bazÄą dikkatler Ăźzerine konuĹ&#x;urken Hamdi Akyol Balkan SavaĹ&#x;larÄąâ&#x20AC;&#x2122;nÄą anlayabilmek için okunabilecek bazÄą kitaplardan ve Balkan SavaĹ&#x;larÄąâ&#x20AC;&#x2122;nÄąn 100. yÄąlÄą dolayÄąsÄąyla yapÄąlan yayÄąnlarÄąn azlÄąÄ&#x;Äąndan ve yetersizliÄ&#x;inden bahsettiÄ&#x;i bir konuĹ&#x;ma yaptÄą. Selma GĂźnaydÄąn ise OsmanlÄą basÄąnÄąnda Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn nasÄąl yansÄątÄąldÄąÄ&#x;Äąna yĂśnelik ilgi çekici bir sunum yaptÄą. ToplantÄąnÄąn ikinci oturumunda ise Balkanlar Ăźzerine çalÄąĹ&#x;malarÄą ile tanÄąnan YÄąldÄąrÄąm H. AÄ&#x;anoÄ&#x;lu, Ä°skender Ă&#x2013;zsoy ve Halil Delice Balkan SavaĹ&#x;larÄąnÄąn toplumsal yapÄą Ăźzerindeki etkileri Ăźzerine konuĹ&#x;ma yaptÄąlar. KatÄąlÄąmcÄąlarÄąn soru ve katkÄąlarÄąnÄąn alÄąnmasÄąyla sona eren toplantÄą sonrasÄąnda Saraybosnaâ&#x20AC;&#x2122;daki sempozyumla eĹ&#x; zamanlÄą olarak açĹlacak olan OsmanlÄą BasÄąnÄąnda Balkan SavaĹ&#x;larÄą baĹ&#x;lÄąklÄą sergiden seçmelerin yer aldÄąÄ&#x;Äą mini-sergi toplantÄąyÄą takip edenler tarafÄąndan merakla incelendi.

TĂźrkiye Yazarlar BirliÄ&#x;i KĂźltĂźr ve Sanat BĂźlteni / Ocak 2013 TYB adÄąna sahibi Ä°brahim Ulvi Yavuz - YazÄą Ä°Ĺ&#x;leri MĂźdĂźrĂź / Atilla MĂźlayim - YayÄąn Sorumlusu Sami Terzi Ä°dare yeri SĂźmer 1 SokaÄ&#x;Äą 11/5 KÄązÄąlay-Ankara Tel: +90 312 232 05 71 - 72 www.tyb.org.tr â&#x20AC;˘ e-posta:tyb@tyb.org.tr TasarÄąm mtr tanÄątÄąm gĂśrsel hizmetler BaskÄą Altan MatbaacÄąlÄąk

türkiye yazarlar birliği ocak ayı bülten  

türkiye yazarlar birliği ocak ayı bülten

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you