Issuu on Google+

Aralık 2016 Yıl.4 Sayı.35

5.00

Genel kültür,

“İz” bırakmak ve “İs” bırakmak Uğur Oral

Yeni yılı hangi ülke nasıl kutluyor? özel röportaj

Ali Kocatepe Aysun Kocatepe


Zor beÄ&#x;enenlerin tercihi

*Eliza Bornoz

Kabin Ekibi

*Eliza Havlu

w w w. s o f t c o t t on .c om .t r


Mavişehir Dergisi; Reklam Arası - Aras Attila’ya aittir. Dergi T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanır. Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Mavişehir Dergisi’nde yayınlanan ilan ve reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. İmtiyaz Sahibi (Sorumlu) Genel Yayın Yönetmeni

Aras Attila

aras@kabinekibi.com.tr Reklam ve Pazarlama Sorumlusu

Ziynet Attila

ziynet@mavisehirdergisi.com Görsel Yönetmen / Editör Kabin Ekibi Tasarım Stüdyosu

Duygu Gönen Attila Hukuk Danışmanı

Av. Kemal Buğday Reklam Rezervasyon / Bilgi

0(549) 323 3031 - 0(549) 330 0 500 Yapım ve Tasarım

Kabin Ekibi Tasarım Stüdyosu Yayın Türü

Yerel - süreli - aylık

ÖNSÖZ

YENİ YENİ

Öncelikle bize destekleriyle güç ve moral veren tüm okurlarımıza, reklam verenlere, etkili yazılarıyla dergiye büyük katkılar sağlayan yazarlarımıza, derginin dağıtımı konusunda vizyon sahibi, iletişimin gücüne inanan site yönetimlerine, bölgeye ve semte faydası dokunan herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkesin yeni yılını kutluyor; barış ve mutluluk içinde sağlıklı nice yıllar diliyorum.

Büyüdükçe yeni yılın ertesi günden hiçbir şey tazelemediğini görmek can sıkıcı olsa da içimizde yarattığımız yeni bir yılın umudu gerçekten insana iyi hissettiriyor... Aslında en heyecan verici şeyin yeni bir güne başlamak olduğunu savunuyorum... Yeni bir güne başlayabilmek bize dünkü insan olmamamız için güzel bir fırsat sunuyor, bunu değerlendirebilmek ve kendimizi geliştirmek de bize kalıyor... Yani hayat bize her gün yeni yeni şeyler öğretiyor. Saygılarımla,

Yönetim Yeri 6323 Sk. No.21/1 Karşıyaka / İZMİR Web Sitesi

www.mavisehirdergisi.com Baskı:

Basım ve Yayın Tarihi Katkıda Bulunanlar

Uğur Oral İsmail Barış Özpazarcık Serdar Sütcü Fügen Yenilmez Özgür Şişik Dr. Gürkan Ersoy

facebook.com/mavisehir.dergisi twitter.com/mavisehirdergi instagram.com/mavisehir_dergisi

• • • • • •

İÇİNDEKİLER

Cumhuriyet kadınlarına müjde (2) Soğuk havada sıcak yuva (8) Karşıyaka’nın üreten kadınları (20) Ali Kocatepe Aysun Kocatepe röportaj Evlerde yeni yıl heyecanı (44-45) Köşe Yazıları

(26-30)

Uğur Oral - Özgür Şişik - Serdar Sütcü İsmail Barış Özpazarcık - Dr. Gürkan Ersoy Fügen Yenilmez

w. om i w w r g i .c er g de - D i y i z i e da en r gin i a t ın in i z . D e f o r m b il ir s a uy ok

MAVİŞEHİR DERGİSİ her ay binlerce kişinin posta kutusuna ücretsiz ulaşıyor. Ayrıca her ay MaviBahçe AVM ve EgePark AVM’deki standımızdan derginizi ücretsiz alabilirsiniz.


Cumhuriyet kadinlarina müjde K

arşıyaka Belediyesi, kadınlara kültürel ve sosyal yaşamın kapılarını açan mahalle merkezlerine bir yenisini daha ekliyor. Cumhuriyet Mahallesi’nde yapımına başlanan yeni merkez; ücretsiz kurs, söyleşi ve seminer gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kadınlar için sosyalleşme ve dayanışma ortamı yaratılacak. Hukuki ve psikolojik destek de verilecek. Ocak ayında açılacak Karşıyaka’nın farklı bölgelerinde bulunan yedi mahalle merkezi ile binlerce Karşıyakalıya hizmet veren Karşıyaka Belediyesi, 8’inci

merkezi de Cumhuriyet Mahallesi’ne kazandıracak. Cumhuriyet Mahalle Muhtarlığı’nın yan tarafından yapımına başlanan merkez, 160 metrekare kapalı alana sahip olacak. Prefabrik yapıda iki eğitim salonu, idari ofis, tuvaletler ve mutfak yer alacak. Kısa süre içinde tamamlanacak merkez, Ocak ayında törenle hizmete girecek. Eğlence ve eğitim Merkezde açılacak ücretsiz meslek edindirme ve hobi kurslarıyla, kadınlar için eğitim ve eğlence bir araya getirilecek. Kadınlar yeni beceriler edinirken, sosyal yaşamda da daha aktif rol alma fırsatı bulacak. Sağlık, hukuk ve psikoloji gibi alanlarda uzmanların katılımıyla söyleşiler yapılacak. Kadınların kişisel gelişimlerini destekleyici

4

Aralık - 2016

seminerler düzenlenecek. Çeşitli aktivitelerle sosyalleşme, dayanışma ve yardımlaşma ortamları yaratılacak. Her alanda hizmet Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan kadınların bir araya gelebilecekleri, sosyalleşme imkanı bulacakları bir alan yaratıyoruz. Burada hem sosyal aktiviteler gerçekleştireceğiz hem el becerilerini geliştirebilecekleri kurslar açacağız. Uzman sosyolog ve psikologlarımız da vatandaşlarımıza hizmet verecek. Avukatlarımız hukuki danışmanlıklarını yapacak. Yani, Cumhuriyet Mahallesi sakinleri, eksik olan her şeyini mahalle merkezinde tamamlayabilecekler. Mahallemize şimdiden hayırlı uğurlu olsun” dedi.


MB_IMAJ_ILAN_195x280.indd 1

13/12/16 15:59


Mavişehir ve Bostanlı 2 Şube ile

Hizmetinizde

ROTAYI SÖYLE N İ S L E G E N İ V E E HAZİN haratlı çıtır çıtır lzemeleri, yanında ba ma iş çilm se nle öze e Köftesinden ekmeğin ariş için sizi bekliyor. fes hamburgerler sip en ı pım ya ev ıyla lar patates kızartma

MAVİŞEHİR

KABİN EKİBİ

BOSTANLI

3 3 0 72 6 2 362 6566

Mavişehir şube: 6497 sok. 8 A (Karşıyaka Göz Hast. sokağı) Atakent /Mavişehir İzmir Tel: 330 7262 Bostanlı şube: 6349 Sk. No:14/C Bostanlı Karşıyaka Tel: 362 65 66


Mavişehir Soyak B sitesinde yönetim seçimleri gerçekleşti Mavişehir’in en gözde sitesi Soyak B yönetim kurulu ve blok yöneticileri seçimlerini gerçekleştirdi... Site hayatından ve düzeninden oldukça memnun olan site sakinleri; tercihlerini mevcut yönetimden yana kullanarak memnuniyetlerini tekrar belli etmiş, yönetim de güven tazelemiş oldu... Komşular arası dostça ilişkileri, toplu yaşamın gereklerine uyan site sakinleri ile keyif verici ve sağlıklı bir ortam yaratılmasını hedefleyen site yönetimi ve çalışanları; Mavişehir Soyak B sitesinde yaşayan tüm kat sakinlerine huzurlu bir yaşam geçirmelerini dilediklerini ve yeni yıllarını kutladıklarını ilettiler...


MERHABA

Fratelli La Bufala’da YENİ YIL COŞKUSU

O ses Türkiye Şampiyonu

ELNUR HUSEYNOV

GÖZDE ÖNDER

MEZDEKE SHOW . ANIMASYONLAR LIVE DJ PERFORMANCE Sınırlı sayıda rezervasyon

0(232) 502 2772

Caher Dudayev Blv. 2040/3 Sok. Mavibahçe AVM A Blok Kat:3 No:304 Mavişehir / İzmir


“BİRLİKTE SAHİP ÇIKIYORUZ”

SOĞUK HAVADA SICAK YUVA

S

ahipsiz hayvanların yaşam şartlarını iyileştirmek için çalışmalar yürüten Karşıyaka Belediyesi, kenti kalıcı kedi evleri ve beslenme odaklarıyla donatıyor. Kedilerin yoğun olduğu sokak ve parklara yerleştirilen yuvaların sayısı 50’ye çıkarken, sabit beslenme odaklarının sayısı da 100’e ulaştı. 50 Kalıcı kedi evi Karşıyaka Belediyesi, kış aylarının gelişiyle birlikte, sahipsiz can dostları ağır hava şartlarından korumak, sığınabilecekleri sıcak yuvalar yaratmak amacıyla hayata geçirdiği çalışmalara hız verdi. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından park ve sokaklara yerleştirilen kalıcı kedi evlerinin sayısı, son iki ayda 30’dan 50’ye çıkarıldı. Yakın zamanda Kaya Bekat, Pelin, Sedat Kahraman ve Gül parklarına da yeni yuvalar konulacağı belirtildi. Aç, susuz kalmayacaklar Hava şartları nedeniyle mama ve su bulmakta zorluk çeken sahipsiz hayvanların imdadına da sabit beslenme odakları yetişti. Kedi evlerinin bulunduğu alanlar ile çeşitli noktalarda oluşturulan odakların sayısı 100’e ulaştı. Bakım ve korumaları belediye - hayvansever işbirliğiyle yapılan kedi evleri ile beslenme odakları önümüzdeki süreçte daha da yaygınlaştırılacak.

10

Aralık - 2016

Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Can dostlarımızın giderek ağırlaşan kış koşullarından etkilenmemesi için barınma ve beslenme ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeye devam ediyoruz. Karşıyakalı hayvanseverler ile kol kola çalışarak, bu kış da hiçbir sokak hayvanını sahipsiz bırakmayacağız” dedi.


Uluoğlu Mavişehirlilerle buluştu

U

luoğlu’nun baklava ve pastacılık konusundaki hünerlerini ve lezzetlerini henüz keşfetmemiş olanlar için harika bir haber... Caher Dudayev Bulvarı Atakent Mavişehir kavşağında hizmet vermeye başlayan Uluoğlu Baklava ve Pasta; 6. şubesini Mavişehirlilere

12

sunmanın mutluluğunu yaşıyor. 15 yıldır kalitesinden ve lezzetinden ödün vermeden hizmet veren Uluoğlu; doğum günü, organizasyon, düğün, nişan ve özel günleriniz için siparişler de alıyor. Mutfağındaki titizliği, güleryüzlü servisi ve ürünlerinin kalitesi ile

Aralık - 2016

lezzet tutkunlarından herzaman tam not alan Uluoğlu Mavişehirlilerin en uğrak yeri olmaya hazırlanıyor. Pastalarının kremaları ve kullanılan kaliteli malzemelerde lezzet konusunda çıtayı oldukça yüksek tutan Uluoğlu sizi yeni adresine bekliyor.


ATAKENT ŞUBEMİZ HİZMETİNİZDE 15 yıldır kalitemizden ödün vermeden sizlerle birlikte olmanın gururuyla

Yeni şubemizde de tatlı anlarla buluşmak dileğiyle... DİĞER ŞUBELERİMİZ Bostanlı - 0(232) 323 5545 / Karataş - 0(232) 445 1527 / Hatay - 0(232) 243 5533 Karşıyaka - 0(232) 366 7639 / Bornova - 0(232) 457 3527 / Atakent - 0(232) 336 35 27

Caher Dudayev Blv. No:93/A Atakent

Tel: 0(232) 336 35 27


Çeşme Marina’da

gerçeğini aratmayan yangın tatbikatı

Ç

eşme Marina’nın acil durum müdahale ekibi tarafından yıl içerisinde yapılan yangın tatbikatları Çeşme Marina’nın güvenlik konusundaki hassasiyetini ön plana çıkarırken, Çeşme İtfaiyesi ve Ulusoy söndüren gemisi Çeşme 1’in uyumlu ve hızlı müdahalesi de göz doldurdu. Çeşme Marina’da her sene olduğu gibi 2016’da da kış aylarında yoğun

kullanılan çekek sahasında yangın tatbikatı gerçekleştirildi. Özellikle kış aylarında teknelerin bakım ve onarım işleri için yoğun olarak kullanılan çekek alanında senaryo gereği yangın çıkan bir tekneye müdahale edildi. Senaryoya göre yangın çıkan tekneye marina yangın hortumlarıyla yapılan ilk

müdahalenin ardından güvenlik ekibi de kalabalığın kontrolünü güvenlik şeritleri aracılığı ile sağladı. Çok kısa bir süre sonra tatbikata Çeşme İtfaiyesi de katıldı ve yangına müdahale etti. Ulusoy Çeşme Denizcilik İşletmesi’ne ait römork da tatbikata denizde hazır olarak bekledi. Tatbikatı başarıyla gerçekleştiren Çeşme Marina personeli ve Çeşme İtfaiyesi yetkilileri, tatbikat sonrası kısa bir değerlendirme yaptı.

14

Aralık - 2016


Soğan Salatalık Lavaş Erik Sosu ile gönderilir.

119 TL

Yeni Yılda Hindi Yerine Pekin Ördeği Yiyin!

0533 238 09 91

www.reddragon.com.tr

*Pişirilmiş bütün olarak teslim edilir. *Son sipariş tarihi 31 Aralık 2016 saat 17:00’dır. *Önceden sipariş rezervasyonu yapılmaktadır.


Her ay MaviBahçe’de açtığımız standımızdan Mavişehir Dergisi’ni ücretsiz alabilirsiniz.

MAVİŞEHİR DERGİSİ her ay binlerce kişiye ücretsiz ulaşıyor Her ay binlerce kişi evlerine ücretsiz ulaşan Mavişehir Dergisi’ni okumanın keyfini yaşıyor. Okuyucu kitlesini her geçen gün arttıran Mavişehir Dergisi, sizlere daha iyi hizmet verebilmek için dağıtım ağını genişleterek, Mavişehir ve Ataşehir bölgesindeki yeni toplu konut sitelerinde oturan okuyucularına da ulaşıyor. Ayrıca her yeni sayıda Mavişehir Ege Park AVM’de ve MaviBahçe’de açtığımız standımızdan derginizi ücretsiz alabilirsiniz. Bizi ziyaret eden okurlarımıza ve destekçilerimize çok teşekkür ederiz.

Her ay EgePark AVM’de açtığımız standımızdan Mavişehir Dergisi’ni ücretsiz alabilirsiniz.

16

Aralık - 2016


40. yıl BOUTIQUE

BOUTIQUE

Egepark AVM Mavişehir Kat:1 No:140 / İzmir Plevne Bulvarı No: 6/A Alsancak / İzmir Rumeli Caddesi No: 57/2 Nişantaşı / İstanbul Tel: 0232 324 29 36 - 0232 465 00 08 0212 230 77 78 www.boutiquebrawo.com


1977’den 2017’ye... B

outique Brawo tam 40 yıldır kalitesinden ödün vermeden yolunda devam etmenin haklı gururunu yaşıyor. 1977 yılında Karşıyaka Çarşı’da ilk mağazasını açan Boutique Brawo, geçtiğimiz günlerde EgePark AVM’de açtığı ikinci mağazası ile alışveriş tutkunlarını sevindirdi. Seksenli yıllarda İzmir’deki ilk butik olma özelliğini taşıyan Boutique Brawo’nun Türkiye’nin birçok yerinde açtığı şubeleri bulunuyor. İstanbul’da Nişantaşı Rumeli Caddesi’nde, İzmir’de Alsancak Plevne Bulvarı’ında ve Mavişehir Egepark AVM’de bulunan mağazaları ile kaliteyi ve şıklığı bir arada isteyenlerin vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor. Özel günlerinde özel kıyafetler isteyenlerin tercih ettiği, tamamen seçkin ve ithal ürünleri de barındıran, Paris, Amerika, Lübnan ve İstanbul’dan özel seçilmiş koleksiyonları bulabileceğiniz Boutique Brawo, EgePark AVM’deki outlet ve sezon ürünlerinin olduğu iki mağazasına İzmirli alışveriş severleri bekliyor. Boutique Brawo abiyelerin yanı sıra, takı çanta ve ayakkabı ile şıklığınızı tamamlama fırsatı sunuyor. Ömer Demirçelik, Sertaç Demirçelik ve Ertaç Demirçelik yıllardır işlerini büyük bir aşkla ve başarıyla yürütüyorlar.


İYİ Kİ VARSINIZ 2016 yılı bitmeden güzel dileklerimizin karşılığını aldık diyebiliriz... Mavişehir Dergisi’ni büyük bir emek ve özveriyle yayına hazırladığımız için bizlere ve Mavişehir Dergisi’ne yaklaşımları, eleştirileri ve görüşleri fazlasıyla önemsiyoruz. 2016 yılında öyle dönemler geçirdik ki; moralimizi düşürmeye çalışsalar da etrafımızdaki iyi insanların çokluğu bunları atlatmamıza çok yardımcı oldu... Bu söylediğim sizi de mutlu etsin lütfen; çünkü çok güzel bir yerde, iyi ve kültürlü insanların arasında yaşadığınızı bilin. Bizim en büyük dileğimiz; hep iyi insanlarla, doğru zamanda karşılaşmak ve birbirimizi kazanmak istememiz olmuştu.

Herkesi isim isim, anı anı yazmak uzun olacağı için çok zor, ama her fırsatta kendilerinin bizler için önemli olduğunu belli etmeye gayret gösteriyoruz... Dergileri elimizden geldiğince çok kişiye ulaştırma arzusundayız ve bu konuda bize destek olan EgePark AVM yönetimi, MaviBahçe AVM yönetimi, Soyak B, Platin, Mi’Marin, Sedef, Luna Park Suites, Aden Park, Park Ataşehir, Mavişehir Villaları ve Albatros site yönetimlerine, daha adını sayamadığımız apartman ve işletmelere çok teşekkür ederiz. Çünkü bu sayede okurlarımızdan gerçekten çok güzel geri dönüşler alıyoruz... EgePark ve MaviBahçe AVM’lerdeki standlarımıza gelen okurlarımız dergileri alırken doğru işler yaptığımızı bize fazlasıyla

Onur Yüren

hissettiriyorlar. Bu konuya değinmemizin en önemli detayı aslında saydığım yerlerdeki kişilerin insana ve kültüre verdikleri değerdir. Bir önceki sayımızdaki önsözde şöyle yazmışım; “değer bilmenin ve değer katmanın bilincinde olan insanlar, yaptıkları işlerde başarıya, sosyal yaşantılarında güvenilirliğe, saygı ve sevgiyi hak etmeye emin adımlarla ilerlerler...” Sürekli fırsat kollayan, doyumsuz ve bilinçsiz insanlara inat, nazik, saygılı ve kültürlü duruşunuzla İYİ Kİ VARSINIZ ve iyi ki sizlerle birlikteyiz. Nice sağlıklı ve mutlu yıllara.

Bersu Karaderili

CAPELLA PERDE BOSTANLI’DA

B

ostanlı’da kapılarını açan Capella Perde daha içeri girdiğiniz andan itibaren ürünlerinin kalitesi ve çeşitliliği ile dikkat çekiyor. 1970 yılından beri bu sektörün içinde olan işletme sahipleri yeni markalarının heyecanını yaşıyorlar.

20

Karabağlar ve Şirinyer’de toptancılık yapan ve kendi ürünlerini de satan firma, tutkuyla bağlı oldukları işlerini uzun yıllardır başarıyla devam ettiriyor. Capella Perde evinizin şıklığını tamamlamanız için, çocuk odası, Aralık - 2016

salon, mutfak ve çalışma odası gibi yaşam alanlarınızda severek kullanacağınız birbirinden farklı duvar kağıdı seçeneklerini de sizlerin beğenisine sunuyor. Capella Perde yeni evlenenleri ve evini yenilemek isteyen herkesi Bostanlı’daki yeni mağazalarına bekliyor.


Capella

PERDE - DÖŞEMELİK - DUVAR KAĞIDI

1970’den beri bu sektörde olan aile; ürünlerinin kalitesinden ödün vermeden yeni markaları ile artık Bostanlı’da...

Capella

Adres: Bestekar Yusuf Nalkesen Sokak 34/A Bostanlı (Bostanlı PTT köprü karşısı) Tel: 0232 330 95 96 - 0532 691 29 84 - 0541 639 70 20


KARŞIYAKA’NIN ÜRETEN KADINLARI K

arşıyaka Belediyesi, yaklaşık iki yıl önce kurduğu ‘Üretici Kadın Kooperatifi’ ile Karşıyakalı ihtiyaç sahibi kadınlara ekonomik ve sosyal yaşamın kapılarını açtı. Kadınların becerisi, girişimci ruhu ve dayanışma gücüyle giderek büyüyen kooperatifin üye sayısı 500’e ulaştı. Başkan Akpınar, “Karşıyaka’nın üreten kadınlarını destekliyor, hep birlikte güçleniyoruz” dedi. El emeği değer buldu Kadınları üretime teşvik etmek, hem sosyal hem de ekonomik olarak güçlenmelerini sağlamak amacıyla kurulan Karşıyaka Belediyesi Üretici Kadın Kooperatifi, Türkiye’nin en büyük kadın kooperatiflerinden biri haline geldi. Yaklaşık iki yıl önce faaliyete geçen kooperatif sayesinde, 500 Karşıyakalı kadının el emeği değer buldu. Kadınlar her yerde Belediye tarafından tahsis edilen, Demirköprü Mahallesi’ndeki binada faaliyetlerini sürdüren kadınlar, yiyecekten takıya, giyim eşyalarından nikah şekerine kadar onlarca farklı kalemde üretim yapıyor. El emeği göz nuru ile hazırlanan ürünler; fuarlar, festivaller, kermesler ve çeşitli organizasyonlarda satışa sunuluyor. Kadınlar ayrıca, örgü, takı ve dikiş gibi çeşitli alanlarda verilen kurslarla becerilerini geliştiriyor. Liderlik, girişimcilik eğitimleri alıyor.

22

Aralık - 2016

“Güçlü kadın, güçlü toplum” Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Kadınların yaşamın her aşamasında etkin rol alması, engellerle karşılaşmadan hem sosyal hem de ekonomik olarak güçlü olması, toplumun güçlü olması demektir. Bu anlayışla kurduğumuz kooperatifimizde, el emeği göz nuru ile üreterek aile ekonomilerine katkı sağlayan, dayanışma ve birlik örneği sergileyen kadınlarımızı kutluyorum. Biz de yaşamın her alanında yanımızda olan kadınlara destek için her zaman üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” dedi.


www.mavisehirdergisi.com

2017’de Huzura Merhaba “Hicazkardan - Kürdilihicazkara”

2017’DE HUZURA MERHABA M avişehir Geleneksel Türk Sanat Müziğini Yaşatma ve Uygulama Derneği, onbir yıldır aralıksız olarak çalışmalarına devam ediyor ve sene içinde büyük bir disiplin ve ciddiyetle hazırlandıkları konser performanslarıyla dinleyicilerine müzik ziyafeti yaşatıyorlar... 2017’ye yine anlamlı bir konserle merhaba diyecek koro; Av. Ferruh

ESTE

Mücahit Gazioğlu’nun başkanlığında, Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu ses sanatçısı Sn. İsmail Devrim’in hocalığında ve şefliğinde, 2017’de Huzura Merhaba adlı; “Hicazkardan - Kürdilihicazkara” konserine hazırlanıyorlar. 9 Ocak akşamı İzmirlilere muhteşem bir konser verecek olmanın heyecanını yaşayan koro; sizleri de davet ediyor.

Konuk Solist: Ayfer Ustaoğlu Sunum: Av. F. Mücahit Gazioğlu Tarih: 09 Ocak 2017 Salı Saat: 20:00 Yer: Deniz Baykal Kültür Merkezi

& FOR M İSTANBUL’DAN SONRA ŞİMDİ KARŞIYAKA’DA !

Sağlıklı Beslenme Kişiye Özel Light Menü 3 Max Tripolar Radyofrekans ile Bölgesel İncelme Tripolar Radyofrekans Uygulaması ile Yüz Bakımı Selülit Tedavisi Vakumlu Radyofrekans Uygulaması Jetpell Uygulaması ile Leke Tedavisi Adres: Sancar Maruflu Sk. No: 5-B Karşıyaka Tel: 0232 369 33 34 Gsm: 0537 378 99 72 www.estemakeup.com

Şef: İsmail Devrim

Yeni yıla özel indirimli fıyatlardan yararlanmak için herkesi salonumuza bekliyoruz.

Yeni Girne Karşıyaka - İzmir

Cilt Bakımı alan kişilere ikinci bakım

hediye !

İndirimli paket fırsatlarını kaçırmayın !

Cilt Bakımı (Hydro nem maskesi ve refloxloji ayak masajı hediyesi ile) Profesyonel Makyaj Kalıcı Makyaj (Kıl tekniği) Kalıcı Oje (Semilac Paris) El Bakımı Oksijen Terapi ile Leke Bakımı Uygulaması Bölgesel Masaj Vücut Bakımı Termage Isı


Fotoğraf: freepik.com

Serdar Sütcü www.serdarsutcu.com

MOTİVASYON M

otivasyon kelimesi ülkemizde çok sık kullanılan bir kelimedir. Motive olmak, sanki iki saniyede olup biten bir şeymiş gibi karşılanır hep. Sporculardan veya antrenörlerden ve hatta seyircilerden bile duyarız “motivasyonu eksik o yüzden kaybetti” diye. Ama aslında o kadar da basit değil bu motivasyon olayı. Öncelikle sporcu motive olmaya hazır olacak, yani oynayacağı maça hazır olduğunu, yeteri kadar antrenman yaptığını, eksiklerini giderdiğini, bir önceki turnuvaya göre daha iyi olduğunu bilecek. Antrenörünün kendisini motive ederken kullandığı sözlerin doğruluğuna inanacak. Aksi takdirde, antrenör sporcuyu motive etmek için, sporcunun hiçbir zaman sahip olmadığı özelliklerini sıralamaya başladığında, oyuncunun çok fazla motive olacağını düşünmüyorum. Birde içsel ve dışsal motivasyon konusu var. Bu teknik bir kitap olmadığından dolayı, sizleri çok 24

fazla detaylarla sıkmadan, anlatmak istediğimi sizlere aktarmak istiyorum. Antrenörlük hayatım boyunca çok fazla karşılaştığım bir durumdur. Velilerin sporcuyu motive etmek için bir takım vaatlerde bulunması. Oyuncuların maça girerken, anne veya babaların bazen de hem annenin hem de babanın sporcuya maçı kazandığı takdirde çeşitli hediyeler alacağını söylemesi. İşte bu dışsal motivasyona harika bir örnek. Ben bu yola başvuran velilere, sporcuya her kazandığı maçtan ve her geçtiği turdan sonra ne ödül vereceğini önceden belirlemelerini istiyorum. Mesela turnuva başlamadan önce sporcuya şöyle bir tablo sunulabilir. Sporcu maçlarını kazandığı takdirde 1.tur, yeni bir raket 2. tur, yeni kıyafetler çeyrek final, yeni bir telefon yarı final, Play Station final, bir tablet bilgisayar şampiyonluk, açık çek sen ne istersen Aralık - 2016

alırım vs. Bu listeyi önceden belirleyip sporcuya verin ki, sporcu neye ihtiyaç duyuyorsa ona göre mücadele etsin. Şaka bir yana bu tabloyu bu kadar profesyonel olmamakla beraber defalarca gördüğümü söyleyebilirim. Ama ne yazık ki pek başarılı bir yöntem olduğunu söylemem mümkün değil. Birde içsel motivasyon var. Yani sporcunun başarılı olmayı tüm ruhuyla, bedeniyle sonuna kadar istemesi. Başarılı olmak ve yaptığı işten olumlu sonuç alabilmek için yanıp tutuşması. İşte bu içsel motivasyonudur ve her zaman böyle bir sporcuya karşı oynamak zordur. Çünkü o herhangi bir şey için oynamaz, o elinden gelenin en iyisini kendisine ve emeğine saygısı için yapar. Kortta geçirdiği saatler ve akıttığı teri gerçekten hak etmek için yapar. Böyle bir oyuncuya sahip olmak her koçun hayalidir…


a d a r u b ” r e l k e m e y “Yencek

Salih Burçoğlu İşletme Sahibi

Yılbaşı gecesine özel

Öğle yemeklerinin vazgeçilmez adresi Ev yemekleri konusunda artık Mavişehir’in alternatifsiz mekanı olan Atölye Tat’a her gün gelseniz de yemeklerinden sıkılmayacaksınız, çünkü her gün Atölye Tat’ta farklı yemeklerle karşılaşacaksınız. Yemeklerinin lezzeti ve gıda güvenirliği konusunda herkesin gönlünde taht kuran Atölye Tat; sağlıklı öğünlerin lezzetli adresi olmaya devam ediyor ve bu güzel yemek kokuları sizi de çağırıyor. Günlük menüleri Atölye Tat’ın web sayfasından görebilirsiniz.

meze çeşitleri

Atölye Tat’ta...

Her gün farklı menü Mezeler, ev yemekleri ve tatlılar aradığınız çeşitliliği sunarken, günlük taze ürünlerle yapılan yemekler sizi daha da mutlu edecek. Salih Burçoğlu titizliği ve elinin lezzetiyle menü harici istediğiniz her türlü yemeği de ayrıca yapıyor... Kısıtlı vaktinizde yemek konusunda size yardımcı oluyor.

Atölye Tat’ta öğle yemeği menüsü 3 çeşit 15 TL

6470/2 Sk. No:17/A Yalı Mah. Atakent (Başkent Polikliniği sokağı) Tel: 0(232) 336 3060

www.atolyetat.com

G serv el-al hizm isimiz il etin izde e yiz


Fügen Yenilmez fugnyenilmez61@gmail.com

15. EKİM GEÇİDİ SERGİSİ E

kim Geçidi sergilerini daha önce duydunuz mu? Bu sergiler İstanbul Modern öncülüğünde 2002 yılından beri ülkemizin değişik illerinde yapılan güzel bir sanat olayı. İzmir Mavişehir’de İZKA Sanat’ta 29 Kasım-30 Aralık tarihleri arasında sergileniyor.

Ekim Geçidi projesinin fikir sahibi ressam Gülsün Erbil. Ekim Geçidi sergisi, Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyete ve O’na saygı duruşu olarak, Cumhuriyet bayramlarında yurtdışı için düşündüğü bir projeymiş. Maalesef bir kere yurtdışında gerçekleştirebilmiş. Benim de

26

seramik eserimle katıldığım 15. Ekim Geçidi Sergisi, 170 sanatçının 170 resim ve seramik eserleriyle gerçekleşti. Sanata ve sanatçıya verdiği önemle, bilinen İzka inşaat ve Teos Lions sponsorluğunda yapılan 15. Ekim Geçidi İzmir Sergisi organizatörlüğünü daha öncekiler gibi DAU öğretim görevlisi Ressam Fahri Sever yaptı. Bu Ekim Geçidi de sanata gönül veren, sanatı her ortamda takip eden sanatseverlere, en önemlisi de gençlere daha çok sanat aşkını aşılamak, sanatı yaygınlaştırmak adına yapılan en güzel aktivitelerden biri.

Aralık - 2016

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek, anlama yeteneğini eğitmektir”.

“Ekim Geçidi” sergileri de sanat şölenine dönüşüyor, çok sayıda ilimizi gezerek sanatçıların yaratıcı yapıtları, kataloglarla bizden sonraki kuşaklar için de kalıcı bir şeyler yapmak anlamında önemli bir rol oynuyor. Bu sergide emeği geçenlere candan teşekkürler. 16. Ekim Geçidi Sergisi’nde de görüşmek üzere…


www.mavisehirdergisi.com

GÜNEŞ BEĞEN MİMARLIK MAVİŞEHİR’DE... G

üneş Beğen Mimarlık geçtiğimiz günlerde ParkYaşam İş Merkezi’nde kapılarını açtı. Mimar Güneş Beğen hedeflerini şu sözleriyle anlattı;

Doğma büyüme İzmir kökenliyim. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra; mimari ve iç mimari tasarımlarımı tek bir çatı altında toplayarak 2016 yılında mimari tasarım, mimari uygulama, üç boyutlu modelleme ve iç mimari hizmeti vermek amacıyla Güneş Beğen Mimarlığı kurmaya karar verdim. Tasarımlarımda minimalist ve fonksiyonel bir bakış açısını benimsiyorum. Amacım; yeni fikirler, metaryeller araştırarak tasarım portföyümü geliştirmek ve mimariye farklı yaklaşımlar getirmek. Güneş Beğen mimarlık olarak hedefimiz; farklı disiplinlerden, özenle oluşturulan ekibimiz ile mimari, iç mimari projelerinde uygulama ve kontrol hizmeti vermektedir. www.gunesbegenmimarlik.com

Güneş Beğen


özel röportaj

ALİ KOCATEPE AYSUN KOCATEPE Türkiye’nin en önemli sanatçılarından biri olan, ulusal ve uluslararası birçok yarışmada sayısız ödülün sahibi, herkesin yakından tanıyıp çok sevdiği isim Ali Kocatepe ve kendisi gibi başarılı bir sanatçı olan eşi Aysun Kocatepe ile MaviBahçe AVM’de bulunan Fratelli La Bufala’da Mavişehir Dergisi ekibi olarak samimi bir sohbet gerçekleştirdik. 28

Aralık - 2016


www.mavisehirdergisi.com

Ali Kocatepe’yi hepimiz çok iyi tanıyoruz ama bir de kısaca sizden dinleyelim. Nasıl bir eğitim aldınız? Nasıl bir ailede yetiştiniz? Ben doğduğumda babam 56 yaşındaymış. Aramızdaki yaş farkına rağmen çok iyi anlaşırdık. İlk gençlik yıllarımda arkadaşım gibiydi. Annemden hep sevgi gördüm. Sevgi dolu bir ailede büyüdüm. Tüm kararlarımda hep arkamda oldular. Emekli bir baba ve ev kadını bir anneyle mütevazi ve çok mutlu bir çocukluk geçirdim. Eğitimime gelince Atatürk Lisesi’nin fen kolunu bitirdim. Mimar olmayı düşünürken Lise döneminde müzik yapmaya karar verdim. Orkestra kurduk. Müzik yazarlığına ve İzmir Radyosunda müzik programlarına başladım. Sonra TRT’de prodüktör oldum. Ege Üniversitesi’nde Dış Ticaret ve Turizm’i bitirdim. Konservatuara gitmedim.

Türkiye’nin sahip olduğu en önemli bestecilerden birisiniz. Bu günlere geliş sürecinizden bahseder misiniz? 17 yaşımda beste yapmaya başladım. 60’ların sonlarında ilk çalışmalarım plaklarda yer almaya başladı. 70 ve 80’ler besteci olarak en verimli dönemlerimdi. Akdeniz Çocukları, Hey Gidi Dünya Hey, Melankoli, Ben Sana Vurgunum, Dostluğa Davet 70’lerde; Dönme Dolap, Heyamola, Çocuklar Gibi, Meskenim Dağlar, Küçük Bir Aşk Masalı 80’lerde ortaya çıktı… İzmir’in simgesi olan Kordon Boyu Faytonlar’ı 1993’te besteledim. 300 civarında beste ve şarkı sözüm var. Üretimimi hala sürdürüyorum. Aysun’un seslendirdiği çok güzel şarkılara da imza attım. Çık Hayatımdan, Haklıydın Aslında, Her Şey Senin İçin, Havada Kokun Dağılmadan…   Aralık - 2016

Sanata ilk başladığınız dönemler ile bugünler arasındaki farklılıkları sizden dinleyebilir miyiz? Çok büyük fark var. Bizler 60 sonları ve 70’lerde öncü olduk. İmkansızlıklar içinde ürettik. İki kanallı stüdyolarda kayıtlar yapıyorduk. Anadolu pop müziğinin ve çağdaş Türk popunun temellerini attık. Çok engelle karşılaştık. 90’lar Türk pop müziğinin yeniden şahlandığı ve daha kolay üretilip paylaşıldığı yıllar oldu. Şimdi çok üretim var. Ama acımasız bir tüketim söz konusu. 70’lerin naif şarkıları bugün yok. Anlayış ve türler çok değişti. O dönemin bir çok şarkısı şimdi klasik oldu. 30 yıl sonra 2000’lerin klasikleşen şarkıları olacağını sanmıyorum. Plaklardan ve kasetlerden sonra CD’lerin de devri bitmek üzere. Fiziksel satışlar dibe vurdu. Artık her şey internet üzerinde.

29


1973 yılında İstanbul’da kendi yapım şirketinizi kurmaya nasıl karar verdiğinizi ve o dönemlerde yaşadıklarınızı bizimle paylaşır mısınız? İzmir Belediyesi 1973’te bir “Akdeniz Festivali” yapmaya karar verdi. Benim o festival için bir beste yapmam istendi. “Akdeniz Çocukları”nı o zaman besteledim. Plak olarak yayınlamak istediklerinde kendi plak şirketimi kurmaya karar verdim. Bu nedenle de İstanbul’a yerleşme sürecim başladı. 70’lerde Bülent Ortaçgil, Modern Folk Üçlüsü, Nükhet Duru, Gökben gibi albümler ve 100’e yakın single plakla dönemin en yaratıcı ve başarılı yapımcılarından biri oldum. 2006 yılında iz bırakan eserlerinizden derleyerek “41 kere maşallah” isimli albümünüzü çıkardınız. Albümdeki eserleriniz 36 yorumcu tarafından seslendirildi. Bu albüme nasıl tepkiler aldınız? Hazırlık süreciniz nasıl oldu? Yapımı bir yıl sürdü. O güne kadar ki en geniş katılımlı Tribute albümü oldu. Çok beğenildi. O albüm için ressam Metin Ünsal’ın yaptığı resim 5 yıl önce yayınlanan kitabımın da kapağı oldu. Bir dönem spor spikerliği yaptınız? Futbola iş dışında özel bir ilginiz var mı? Başka hangi spor dalları ile ilgileniyorsunuz? Çocukluğumdan beri futbolu çok severim. Oynama imkanım olmadı. 22 yaşımda TRT’de maç anlatmaya başladım. Hobimdi ve uzun yıllar spikerlik yaptım. Şimdi televizyonda izliyorum. Eskisi kadar ilgim yok. Basketbol, voleybol ve tenisi severim. Masa tenisi oynarım. Bir süre buz pateni yaptım. “Hey gidi dünya hey” adlı kitabınız yayımlandı. Kitabınızı kısaca anlatır mısınız? 30

Kitapta ailemi, müzik kariyerimi ve 100’e yakın sanatçıyla anılarımı anlattım. Çok sayıda fotoğrafımı paylaştım. Kitapla birlikte bir de kendi seslendirdiğim şarkıları içeren bir CD hediye ettim. 550 sayfalık çok kolay okunan, eğlenceli bir kitap. Anlattığım her şeyde bir yaşanmışlık ve birinci elden tanıklık var… Tanışma hikayenizi dinleyebilir miyiz? Ali Kocatepe: Sezen Aksu, Selma Güneri ve ben 1984 Temmuz’unda Fenerbahçe’de Belvü Gazinosunda program yapıyorduk. 13 Temmuz Aralık - 2016

Sezen’in doğum günüydü ve ben program sonrası için bir kulüpte rezervasyon yaptırdım. Sezen ve ben programımız bitince arkadaşlarımızla kulübe gittik. Selma da programını bitirince geldi. Yanında çok güzel bir kız vardı. Yeğeniymiş. O kız Aysun’du. Tanışmamız böyle oldu. Aysun Kocatepe: Selma Güneri halam olur. Belvü’de program yaparken sık sık annemle onun yanına gidiyorduk. O gece Sezen Aksu’nun doğum gününe gideceğini söyledi ve kendisine eşlik etmemi istedi. Hazırlıklı değildim. Çok ısrar edince kabul ettim. Kısmette o gece Ali’yle tanışmak varmış. Beni dansa kaldırdı. O gece arabasıyla bizleri eve bıraktı. Telefon numaramı istedi. Birkaç


www.mavisehirdergisi.com

gün sonra arayıp Doğan Canku’nun doğum gününe davet etti. İlk kez buluştuk. Sonra arkadaşlığımız başladı. Kasım ayında bana evlenme teklif etti. Aysun Hanım, eşiniz Ali Bey ile aynı mesleği yapıyor hatta aynı sahneyi paylaşıyorsunuz? Bu durum hayatınıza nasıl yansıyor? Aynı sahneyi paylaşmanın avantajları da var, dezavantajları da… Birlikte çok doğal bir program yapıyoruz. Yaşanmışlıklar var, onları paylaşıyoruz. Birbirimizi destekliyor, iyi bir enerji yayıyoruz. İzleyicilerle sıcak ve samimi bir ilişki kuruyor sadece müziğimizle değil, anlattığımız anekdotlarımızla da ilgi topluyoruz. Tabii hem iş hem ev hayatımızda 24 saat birlikte olmanın getirdiği monotonluklar

da oluyor. Zaman zaman ben ve Ali kendi arkadaş çevremizle ayrı ayrı birlikte olarak bu dezavantajı silmeye çalışıyoruz. Ortak zevklerimiz sinema ve tiyatroya gitmek, yürüyüşlere çıkmak, spor yapmak... Haftada bir iki gün yemeğe çıkıyoruz. Kızımızla da birlikte olmaktan zevk alıyoruz… Aysun Hanım bu mesleği seçme hikayenizi sizden dinleyebilir miyiz? Çocukluğumda sokaklarda, evde, banyoda şarkı söylemeyi çok severdim. Rahmetli babam Çetin İnöntepe orkestra şefiydi ve şarkıcıydı. Bu nedenle de müziğin çok içindeydim. Avusturya Lisesi’nde arkadaşlarım bana hep şarkı söyletirlerdi. Ama şarkıcı olmayı hiç düşünmemiş, şarkıcılık hayalini hiç kurmamıştım. Tıp doktoru Aralık - 2016

olmayı düşünürken Üniversitede ekonomi okumaya başladım. O arada Ali’yle tanışmam ve kısa bir süre içinde evlenmeye karar vermemiz düşüncemi yine değiştirmemişti. Evde, dostlarla birlikteyken şarkı söylemeyi seviyordum. Ali albüm yapmam için çok ısrarcı oldu. Sonunda ikna etti. Bu arada beni Timur Selçuk’a yönlendirdi. Solfej ve şan derslerine başladım. Uzun süre ders aldım. Ali’nin sahne çalışmalarında istek üzerine birkaç şarkı okuyordum. Sonra bir kulüpte, kaliteli ve düzgün müzikseverlerin önünde şarkı söylemenin çok heyecan verici ve zevkli olduğunu keşfettim. Üniversite konserleri ve ardından Ali’yle birlikte sahne çalışmaları başladı. Solo albümler yaptığım halde, sahnede çoğunlukla Ali’yle birlikte olmamız istendi. Biz de çok başarılı olduğumuzu görüp o sinerjiyle partner olarak çalışmaya devam ediyoruz… Herkese iyi bir örnek olan bu evliliğinizden bir de İlkyaz isminde kızınız var. Kızınızla iletişiminiz nasıl? Ailecek en çok nasıl vakit 31


geçirmekten keyif alıyorsunuz? Ailenizin olmazsa olmaz kuralları var mı? Aysun Kocatepe: İlkyaz kısa bir süre önce ayrı bir eve çıktı. Kendi kendine yetebiliyor. Sorumluluğunu biliyor. Ama yine de attığı adımlarda bize danışıyor ve bizimle paylaşmayı seviyor. Her konuyu rahatlıkla konuşup, tartışabiliyoruz. Üçümüz daha sağlıklı yaşamak ve daha iyi iletişim kurabilmek adına birlikte olduğumuz zamanlar çok rahat konuşabiliyoruz. İlişkimizde çok güzel bir farkındalık yaşayabiliyoruz. O da işinden dolayı sinemayı çok seviyor. Birlikte yemeğe de çıkıyoruz, sinema ve tiyatroya da gidiyoruz. Seyahatlerimiz de oluyor. Olmazsa olmaz diye bir kuralımız yok. Herkes kendi düşüncesi ve doğrularıyla hareket eder. Bazı ortak noktalarımız var. Onları uygularsak daha iyi hissedeceğimizi düşünürüz. Örneğin sofraya herkes oturduktan sonra yemeğe başlamak gibi. Yemek öncesi bir şükür duası etmek gibi. Büyüklerimizi ihmal etmeyip aramak gibi… Haksızsak, gerektiğinde özür dilemek gibi… Ali Kocatepe: Bebekliğinden itibaren İlkyaz’la çok iyi bir iletişim içinde olduk. Ona çok güvendim ve hiç yanılmadım. Her konuyu

paylaşabiliyoruz. Her adımında ve kararlarında destek oldum. Bilgi Üniversitesi Sinema televizyon bölümünü bitirdi. Çok yaratıcı. Oyunculuğu çok seviyor. O da hobilerine benim gibi dört elle sarılıyor. Bu yönüne bayılıyorum… O benim kızım olduğu kadar da arkadaşım… İzmir ve İzmirliler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Aysun Kocatepe: Ben doğma büyüme İstanbulluyum. İlk göz ağrım İstanbul. Önceleri Ali’den dolayı, Ali İzmirli olduğu için İzmir’e sıklıkla gidiyorduk. Sonra İzmir bende de bağımlılık yaptı… Özellikle son zamanlarda konserlerimiz nedeniyle

İzmir benim tutkum ve anılarımın merkezi. Ailem, çevrem, okullarım ve ilk gençlik yıllarımda yaşadıklarım beni Ali Kocatepe yaptı. İyi ki İzmirliyim. Teşekkürler İzmir.

32

Aralık - 2016

İzmir’i iyice mesken tuttuk. Daha sık gider olduk… İzmir’in havası, suyu bir başka… Orada huzur buluyorum. Hele Kordon’da denize nazır oturup balığımı yiyip bir fincan kahve içtim mi, değmeyin keyfime… İzmir’in bende çok ayrı bir yeri var. İzmirliler, İzmir şarkılarını seslendirdikten sonra beni de İzmirli olarak kabul ettiler. Bir günlüğüne bile enerji toplamak için İzmir’e gidip İstanbul’a dönebilirim. Bugün için mümkün değil ama ilerde İzmir’de yaşamayı isterim. İzmirlilerin yanında kendimi çok rahat ve özgür hissediyorum. Yalnız İzmir’i değil, İzmirlileri de çok seviyorum… Ali Kocatepe: İzmir benim tutkum ve anılarımın merkezi. Ailem, çevrem, okullarım ve ilk gençlik yıllarımda yaşadıklarım beni Ali Kocatepe yaptı. Yeni Asır Gazetesi, İzmir Radyosu, müziğe birlikte başladığım orkestra arkadaşlarım gelişmemde çok önemli rol oynadılar. Anne tarafım Giritli. 1924 mübadelesinde İzmir’e göç etmişler. Babam Elazığ’da doğmuş, İstanbul’da büyümüş, Çanakkale savaşında başından şarapnel, kasığından süngü yarası almış. Bir Gazi. İkisinin İzmir’de karşılaşıp evlenmesi ve benim doğmam da kaderin bir cilvesi… İyi ki İzmirliyim. Teşekkürler İzmir… Son olarak, yeni sahne projeleriniz var mı? Yıllardır değişik sahne projelerine imza attık. “Aşk Tadında Rüya Gibi Şarkılar”, “Şiirler Şarkı Söyler”, “Müzikalite / Nereden Geldi Bu İlham Perileri” ve “Seferberlikten Cumhuriyet’e” gibi. 2017, Sabahattin Ali’nin 110’uncu doğum yılı. Metin Avdaç’ın Sabahattin Ali belgeselinden görüntüler alarak, Tiyatro yönetmeni Kemal Başar’ın sahneye koyacağı ve on Sabahattin Ali şarkısını mizansenlerle canlandırıp seslendireceğimiz konserlerimiz olacak.   İçten yaklaşımınız için çok teşekkür ederiz. Biz de bu genç ekibe çok teşekkür ediyor ve başarılarınızın devamını diliyoruz. Röportaj: Duygu Attila Fotoğraflar: Aras Attila


MAKROYAPI

İç Mimari Tasarım ve Uygulama

Tasarım Ofisi: Tel : 0232 3298029 - 0232 329 9029 www.makroyapitasarim.com

Fabrika: Tel: 0232 329 7900 (pbx 4 hat) Faks: 0232 833 3323 www.makroyapi.com.tr


SOĞUK HAVADA SICAK BİR DOST ELİ İzmir Büyükşehir Belediyesi Müyesser Turfan Güçsüzler Evi, barınma olanağı bulunmayan kimsesizlere ve evsizlere kucak açmaya devam ediyor. Türkiye’nin bu alanda yılın 12 ayında 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren tek belediye kuruluşu olan Örnekköy’deki Güçsüzler Evi; ekonomik, ruhsal ya da ailevi yoksunluklar nedeniyle sokakları mesken edinen İzmirli erkek vatandaşların sıcak yuvası oluyor.

Ö

zellikle soğuk ve yağışlı, sert geçen kış günlerinde evsizlerin barınma, yemek ve giyim ihtiyaçlarının yanında, hoş bir sohbet ve dostluk ortamı da sağlayan merkezin bugünlerde ‘farklı’ konukları var. Merkezden yararlanan evsiz vatandaşların sokakta bulup sahiplendiği iki minik köpek yavrusu, Büyükşehir Belediyesi Müyesser Turfan Güçsüzler Evi’nin adeta maskotu oldu. Kendileri gibi evleri, yaşayacak sıcak bir yuvaları olmayan iki küçük yavruyu sahiplenip bakımlarını üstlenen güçsüzler evi sakinleri, ‘Bonbon’ ve ‘Boncuk’ adı verilen sevimli yavrulara bahçede yaptıkları kulübede sıcak bir ortam sağlamanın mutluluğunu yaşıyor.

Kimler kalabiliyor? İzmir Büyükşehir Belediyesi Müyesser Turfan Güçsüzler Evi’nde 18- 60 yaş arası, öz bakımını yapabilen, aklı dengesi yerinde evsiz erkekler kalabiliyor. Kışın en soğuk günlerinde 90-100 kişinin faydalandığı Güçsüzle Evi’nden şu anda 71 evsiz yararlanıyor. 60 yaş üstü olup, huzurevi sırası bekleyen vatandaşların sayısı ise 21. Merkezde konaklayan evsizlerin yarısına yakınını engelli vatandaşlar oluşturuyor.

Büyükşehir Belediyesi, dondurucu soğukların yaşandığı kış gecelerinde zabıta ekipleri, devriye gezen emniyet güçleri ya da vatandaşların ihbarlarını değerlendiriyor; ayrıca iki araçla devriye geziyor. Rızası olan kimsesizleri bulundukları yerden alan ekipler, onları Güçsüzler Evi’nin sıcak ortamına ulaştırıyor. Yemek, yatak ve sağlık hizmeti alan evsiz vatandaşlardan genç ve çalışabilecek durumda olanlar, İş ve İşçi Bulma Kurumu’na yönlendirilerek iş bulmaları sağlanıyor. Ayrıca yaşı uygun olanlar, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yapılan koordineli çalışma ile huzurevi ve bakım merkezlerine yerleştiriliyor. Engelli olup raporu bulunmayan vatandaşlar için ise rehberlik yapılarak yardımcı olunuyor. Sokakta yaşayan kimsesizleri bildirmek isteyenler 361 00 82 - 361 71 51 numaralı telefondan Müyesser Turfan Güçsüzler Evi’ne ulaşabilir. Sokakta kalan kadın evsizler ise Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından konuk ediliyor.

34

Aralık - 2016


İzmir’in kalbi

KABİN EKİBİ

EGE PARK’ta atıyor


Uğur Oral Gazeteci - Yazar ugur@uguroral.com.tr

“İZ” BIRAKMAK VE “İS”BIRAKMAK T

ürkiye bir “değer”ini kaybettiğinde içim daralıyor. Evet, bir yandan aramızdan ayrılan(lar) için üzülüyorum… Ama diğer yandan yarınlara olan umudum da azalıyor. Çünkü biliyorum dolmayacak gidenlerin yeri… “Gelen gideni aratır” sözü öyle doğru ki… Her yıldız kaydığında gökyüzü daha da kararıyor… Ve her yitirilen değer “değersizlikle” yüzleştiriyor bizi…

farklı bir his… Yarınlardan kaygı duymak belki de. Çünkü görüyorum; kaybedilen değerin yerine yenileri gelmiyor. Toplum yitirdiği değer(ler)in yerine yenilerine koyamıyor. Değeri azalan “bugün”den değersiz bir “yarın”a geçiş yapmanın huzursuzluğunu hissediyorum son yıllarda. “Gülümse, yarın daha kötü olacak” diye öğüt veren Murphy Kanunu geliyor aklıma… Gülümseyemiyorum ama…

*** Farkında mısınız, “değer” üretemiyoruz artık. “Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı” demişler… Halt etmişler! Sizi bilmem ama benim usumdaki bitpazarı nur içinde, pırıl pırıl parlıyor. Eskilere, yitirdiğimiz değerlere duyduğum özlem her geçen gün daha da artıyor.

*** Eski Türk filmlerinde, rahmetli Hulusi Kentmen’le özdeşleşen bir dönemin o müşfik fabrikatörlerinden eser mi kaldı? Sabahın yedisinde işinin başında olan, fabrikasında çalışanlarının arasında gezen o eski sanayici tipi nerede! Sıfırdan gelmenin olgunluğu ve hazmı başkadır. “Yok”tan gelen özünü unutmaz, şımarmaz. Eski sanayiciler tırnaklarıyla kazıyarak kurdular dünyalarını… İkinci kuşak, yeni jenerasyon hazıra kondu.

*** Hüzünlü bir nostalji değil bu; keşke öyle olsa… Bu, “dün”ü özlemekten öte, 36

Aralık - 2016

Krallığın tacını devraldı ama asayı hakkıyla taşıyamadı. Artık öğleye doğru işine gelen, son model arabalara servet saçan, lüks yaşamın büyüsüne kapılmış, gönül ilişkileriyle gündemde kalan bir iş adamı tipiyle karşı karşıyayız. Yanında çalıştırdığı yöneticileri yatlarda, ciplerde gezerken yıllarca Ford Taunus’a binen Vehbi Koç gibi sanayici kaldı mı? Uçak seyahatlerinde asla business class tercih etmezmiş rahmetli Koç; “Neden böyle yaptığı sorulunca da “uçağın arkası başka yere mi gidiyor?” dermiş. Bu cimrilik mi? Değil bence, bunun adı “hazım”… Ya Sabancı? O halk adamı tavrından hiç vazgeçmeyen, özünü inkâr etmeyen Sabancı. Yıllar önce TOBB’un bir toplantısı vesilesiyle gittiğim Van’da rahmetli Koç ile de Sabancı ile de tanışma, karşılıklı sohbet etme şansı bulmuştum. Her yanına gelen vatandaşın elini sıkan, kahveye oturup herkesle birlikte çay içen halk tipi sanayicilerdi ikisi de… Ya şimdi? Belki yine çok zengin iş adamları var Türkiye’de; ama eskilerin koltuğu dolmuyor… Bugün, mevcutlar arasında “halk adamı” diyebileceğiniz kaç isim sayabilirsiniz? Var mı? O nesil aramızdan ayrıldı gitti… Ve boş kaldı yerleri… *** Tarık Akan’ın vefatını öğrendiğimde sanki gençliğimin de usumdan silinip gittiğini hissettim. Bir boşluk geldi oturdu yüreğime… Gerçek bir sanatçıydı. Duruşuyla, tevazusuyla… Tıpkı merhum Zeki Alasya gibi, Kemal Sunal gibi, Nubar Terziyan gibi… Aramızdan ayrılan, Yeşilçam’ın birçok unutulmaz ismi gibi… Siz hiç bu sanatçıların şöhretten havalara girdiğini gördünüz mü? Bir Müşfik Kenter’in, bir Münir Özkul’un, bir Adile Naşit’in gece kulüplerinden sarhoş vaziyette çıktıklarını gördünüz mü?


www.mavisehirdergisi.com

Onlar sadece sanatlarını icra ettiler. Özel yaşamlarıyla değil, aldıkları ücretlerle değil, sevgilileriyle değil; sanatlarıyla gündeme geldiler sadece. Yaşantılarıyla da topluma örnek oldular, model oldular. Peki ya bugün? Yeşilçam kaldı mı? O ruhtan eser kaldı mı? *** Türkiye’de siyasetin bir dönemine imza koyan isimleri anımsayın. Bir Demirel’i… Bir Ecevit’i örneğin… Demirel’in rahmetli Özal ile yaşadığı en sert polemiklerde bile ağzından kaba bir sözün çıktığını duydunuz mu? Keza Ecevit’in beyefendiliği, kalitesi, devlet adamı duruşu unutulur mu? Keza bir Adnan Kahveci, bir İsmail Cem, bir Rauf Denktaş… Eski siyasetçiler renkli insanlardı. Görmüş geçirmiş olgun insanlardı. Hoşgörülüydüler, vicdanlıydılar… Devlet terbiyesi almışlardı… Doldu mu yerleri? Kaybettik değerlerimizi. Değersizleşti siyaset… *** Fransa’da “Türkiye’den geliyorum” dediğinizde size “Nazım’ın Türkiye’sinden mi?” diye sorarlar. Bir şair düşünün ki, ünü ülkesinin bile önüne geçmiş durumda… Türkiye’den çıkmış ama dünyaya mal olmuş! Bir Yaşar Kemal tanıdı bu ülke… O Yaşar Kemal ki sadece “İnce Memed”i 40 dile çevrildi. Bir Uğur Mumcu vardı… Hiç özel uçaklarda, yatlarda gezmedi… Şişesi yüz binlerce dolara satılan şaraplardan içmedi. Katledildiği güne kadar Karlı Sokak’taki evinde mütevazı bir yaşam sürdü. Sadece fikirleriyle, yazılarıyla tanındı. Bir İlhan Selçuk vardı, neredeyse her kitabını ikişer, üçer kez okuduğum. Yeni yazarların arasında bu bayrağı taşıyan kaç kişi kaldı? *** Turgay Şeren’in vefat ettiğini

duyduğumda inanmak istememiştim. İsmini Atatürk’ün koyduğu, sporculuğunun yanı sıra beyefendiliğiyle de yeni nesle örnek olmuş bir isimdi. Tıpkı Süleyman Seba gibi… Tıpkı Lefter Küçükandonyadis gibi… Sporun özündeki dostluğun, kardeşliğin, barışın son temsilcileriydi onlar. Günümüzdeki gibi “prim” aşkının değil, forma aşklarının, spor aşklarının peşinden gittiler hep. 80 milyona dayanmış bir nüfus sözüm ona… Ama nicelik ve nitelik karşılaştırıldığında; tablo trajik. 323 bin nüfuslu İzlanda’nın çıkardığı futbol takımının başarısının onda birini 80 milyonluk bir ülke gösteremiyor. Üç tarafı denizlerle çevrili ülke dünyaca ünlü bir yüzücü yetiştiremiyor. Aylarca karlar altında kalan Türkiye’den kayakçı çıkmıyor, buz balesinde hepten kayıbız zaten. Hantal bir deveye benziyor adeta Türkiye… *** Yeni nesil daha iyi eğitim alıyor kabul… Yeni jenerasyon dil biliyor, internet kullanıyor ona da tamam… Ama eskilerin o “ruh”undan eser yok bugün. Ruhunu yitirmiş toplum… “Cücelerin gölgelerinin uzadığı yerde güneş batıyor demektir” der bir söz… Her kaybedilen değer “gurub”a biraz daha yaklaştığımızı anımsatıyor bize. *** Günümüzde ulusal gururumuz futbol takımlarımızın Avrupa’da kazandığı başarılara endekslendi. Oysa spor bir ülkenin sadece adını duyurur. Ülkeyi anlatan, tanıtan; yetiştirdiği sanatçılardır, bilim insanlarıdır, edebiyatçılardır, siyasetçilerdir… Bir ülkenin saygınlığı evrensel kültüre kazandıklarıyla ölçülür. İşte bu yüzden çakıldı kaldı Türkiye. Eski değerlerini yitirirken yeni değerler çıkartamıyor. Değerin ölçütü değişti. Aralık - 2016

Moda tabiriyle yükselen değerlerimizle alçalıyoruz aslında, farkında değiliz… *** Geçen yaz “Ferhangi Şeyler”e gittim yine… Dokuzuncu kez… Bilet alarak… Neredeyse oyunun tüm repliklerini ezberledim… Gittim, çünkü bir kez daha Ferhan Şensoy efsanesini sahnede izleyebilmenin imtiyazını yaşamak istedim. Haldun Dormen’in İzmir’e geldiği hiçbir oyunu da kaçırmadım, aynı heyecanla… Değerin değerini bilmenin böyle mümkün olduğuna inanıyorum zira.. Keşke mümkün olsa da elimizde kalan birkaç gerçek “değeri” cam fanusta saklayabilsek… Ama imkânsız... Gelen gidecek; doğanın kuralı, dengesi bu. Ama yine de mutluyum; biz şanslı bir nesildik; gerçek “değer”leri tanıdık. Biliyoruz sporcunun da, sanatçının da, yazarın da, siyasetçinin de nasıl olması gerektiğini. Acıdır ki yeni nesil tanıma şansı bulamadı onları… Örnek bulamadılar önlerinde… “İllüzyon”ların peşine takılıp gittiler… Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı Yeni Türkü’nün “Telli Turna”sında söylediği gibi… Biz büyüdük ve kirlendi dünya… Değerler bırakıp gittiler bizi ve boşaldı dünya! *** İz bırakmak ve is bırakmak… Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir dostumdan, kardeşimden öğrendim bu sözü… Eskiler topluma, arkalarından gelenlere örnek olmuşlardı… “İz” bıraktılar… Bugün özlemle anıyoruz onları… Ama bugünküler ancak “is” bırakabiliyorlar… Ve... “İs”li bugünden “sisli” yarınlara doğru ilerliyoruz hızla…

37


Turkcell Hayal Ortağım servisiyle MaviBahçe’de engeller kalkıyor Turkcell’in YGA ile birlikte hayata geçirdiği “Hayal Ortağım”a eklenen “Yol Arkadaşım AVM” özelliğiyle görme engelliler MaviBahçe’de alışverişlerini kimseden yardım almak zorunda kalmadan yapabilecek. 38

T

urkcell’in YGA işbirliğiyle hayata geçirdiği, görme engellilerin sosyal hayata daha aktif ve bağımsız katılmalarını amaçlayan “Hayal Ortağım” uygulaması içerisinde bulunan “Yol Arkadaşım AVM” özelliği MaviBahçe Alışveriş Merkezi’nde kullanıma açıldı. Bu özellik sayesinde görme engelliler, AVM’de önünden geçtikleri mağazaların hangi mağaza olduğu bilgisini alabiliyor ve gitmek istedikleri mağaza, asansör, danışma gibi noktalar için yönlendirmelere ulaşabiliyor.

Aralık - 2016


www.mavisehirdergisi.com

“Hayal Ortağım” tüm Türkiye’de yaygınlaşmaya devam ediyor MaviBahçe ile birlikte “Hayal Ortağım Yol Arkadaşım AVM” özelliği toplam 6 ilde 14 AVM’de hayata geçirilmiş oldu. 2017 yılı içerisinde Türkiye çapında 40 AVM’ye ulaşması hedeflenen uygulamayla görme engellilerin AVM gibi toplu yaşam alanlarında herkes gibi özgürce zaman geçirebilmeleri amaçlanıyor. Bu hizmetten faydalanmak için görme engellilerin App Store veya Google Play’den Hayal Ortağım uygulamasını indirip üye olmaları yeterli. Uygulama tüm operatör kullanıcılarına açık olmakla birlikte Turkcell müşterilerine data kullanımı tamamen ücretsiz olarak sunuluyor. “Yol Arkadaşım” nasıl işliyor? Yol Arkadaşım, Poi Labs tarafından geliştirilen bluetooth beacon ve kapalı alan navigasyon teknolojisi sayesinde çalışıyor. Bu sayede görme engelli kullanıcılar, akıllı telefonlarından bluetooth özelliğini açtıktan sonra “Hayal Ortağım” uygulaması içerisindeki Yol Arkadaşım kategorisinden bulunduğu AVM’nin menüsüne giriyor ve istedikleri yere sesli komutlarla varabiliyorlar. Turkcell Hayal Ortağım kullanıcıları, bu uygulama içerisinde tüketilen data için ücretlendirilmiyorlar. Aralık - 2016

39


İsmail Barış Özpazarcık Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü baris@etkininsan.com

Fotoğraflar: pexels.com

KENDI ZIHIN SISTEMIMIZI NASIL PROGRAMLARIZ? B

eş duyumuz aracılığı ile dünyaya bir anlam veririz. İçeride (iç dünyamızda) oluşturduğumuz bilgi dışarıda olanı (dış dünyamızı) anlamlandırmayı sağlar. İç dünyamızda öğrendiğimiz bilgiler ve deneyimlerimizle hareket ederiz. Bunları hatırlarken zihinde canlandırma yaparız. Canlandırdığımız görüntüler (imajinasyon) zihinde anlam yaratır. Çünkü görüntüler hislerle bağlantılıdır. Zihnimiz canlandırdığı bir görüntünün etkisi altında olur. Hayal gücünü kullanarak beynimizde istediğimiz sonuçları yaratmak mümkündür. Başardığınız bir anı zihinde canlandırdığınızda, zihnimiz, onun yarattığı iyi hislere ulaşacaktır. Başarısız olduğumuz bir deneyimi düşününce de, başarısızlık hissine bizi taşıyacak, ruh halimizi olumsuz yönde etkileyecektir.

40

Biz hangi deneyime odaklanırsak, o bağlantı içimizde anlam oluşturacaktır. Nasıl ki bilgisayar programlanabilir bir nesne ise; bizim beynimiz de aynı şekilde programlanabilir, yönlendirilebilir. Biz ona almak istediğimiz sonuçlara yönlendirmezsek, o başı boş kalır, yanlış (istemediğiz) hatalı sonuçlara yönelebilir. Bu nedenle; “Haydi sevgili beynim, bu taraftan…” diyerek ona yön göstermek durumundayız. Zihnimizi şu yollarla programlarız: -Hayal etmek (zihinde canlandırmak) programlamaktır. (Bir resim bin kelimeye değerdir, deyişi düşünmeye değerdir) -Kelimeleri kullanarak metaforlar, hikayeler anlatmak programlamaktır. -Daha önce yaşadığımız deneyimi düşünmek, programlamaktır. -Gelecekte yaratacağımız Aralık - 2016

deneyimi düşünmek, canlandırmak programlamaktır. -Yönlendirilmiş imgeleme (zihinde canlandırma için yönlendirme yapmak) -Telkinler (Olumlamalar) Uygulama yapalım: 1-Başardığın herhangi bir durumu hayal et; onu nasıl başarmıştın?. 2-Arkamızda geniş, büyük, sonsuz bir kütüphane var ve istediğimiz bilgiyi dönüp oradan alabiliriz… Örneğin, bir şeyi kolayca öğrendiğin bir zamanı düşünebilirsin… Kolayca öğrendiğin ve yapabildiğin deneyimler arasında, senin için düşünmeye değer olanı bulabilirsin… Kolayca öğrendiğin bir herhangi bir şeyi nasıl öğrenmiştin? O anı zihninde canlandırdığında, neler zihninde canlanıyor? Bunu nasıl yapmıştın; içinden kendine neler söylemiştin, neler hissetmiştin?.. Daha sonraki zamanlarda başarabileceğini bilerek neler yaparak başarılı oldun?


www.mavisehirdergisi.com

3-Varsayalım ki, ulaşmak istediğin duruma ulaştığında ne hissederdin?.. 4-Kolayca motive olduğun herhangi bir durumu düşün… Zihninde bir an için motive olduğun halini canlandırdığında; o sırada ne yapıyorsun? Bu durumdayken, kendine içinden neler söylüyorsun? Zihninde neler canlandırıyorsun? Neler hissediyorsun?.. Hissettiklerin seni nasıl harekete geçiriyor?... 5-Bir hikaye: Bu mesleğe ilk başladığım yıllarda, ilk seminerlerde, anlattıklarımın kişiler üzerinde nasıl tesir ettiğini görmeyi fazla önemserdim. Beden dili olarak dinleyenlerin kendilerini kapattıklarını gözlemledim. Kollarını birleştirip göğüslerine getirdiklerini… Sanki benden çıkan kelimeler gidiyor ve oraya, onların göğüslerine çarpıyor ve geri dönüyordu. Oysa ben, Martı Jonthan gibi onlarla birlikte göğe doğru yükselelim, birbirimizi bilgi paylaşımıyla yukarıya, daha ileriye

taşıyalım istiyordum. Onlarsa, yukarıda değil, aşağıda kalmayı tercih ediyorlardı. Onların, bilgiye kapalı olduklarını düşünerek yargıladığım zamanlar bile oldu… Bu durumu nasıl aşabilirim, diye sorduğumda; içimden şöyle cevap geldi: Sen bedeninle kendini kapatıyorsun! Bildiğin çok şeyi, ne kadar çok şey bildiğini göstermek istercesine anlatırken zihinde kalıyorsun!... Onlarla kelimelerle iletişim kurarken zihninde ezberlediklerini söylüyorsun… Fark ettim ki, zihin susmalı ve kalp konuşmalı! Kalp dilini henüz keşfedememiştim. Bu deneyim bana şunu öğretti: İletişim, kelimelerle değil, yürekle kurulur. 6-Yönlendirilmiş imgeleme (Zihinde canlandırma) uygulaması: Geçmişteki çok güzel bir deneyiminizi düşünün... O güzel olay olduğu zaman gördüklerinizi tekrar göreceğinizden emin olun... Aralık - 2016

Gözlerinizi kapayın ve o güzel deneyime konsantre olun... O güzel anınıza bakarken, hayalinizdeki resmin parlaklığını değiştirmenizi ve duygularınızın buna bağlı olarak nasıl değiştiğinin farkında olmanızı istiyorum. İlk önce, hayalinizdeki resmi giderek parlaklaştırın... İyice, canlı ve parlak olsun... Hayalinizdeki resmi canlı ve parlak yaptığınız zaman duygularınız da nasıl değişti; farkında olun... Şimdi, neredeyse görmeyecek duruma gelene kadar soluk renklerle donatın... Onun netlik ayarıyla oynayabilirsiniz. İyice cansız, soluk, flu yapın o görüntüyü... Duygularınız, nasıl değişti, fark edin... Şimdi, tekrar parlaklaştırın, canlandırın...Eski haline getirin… Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz? Neler hissettiniz? Duygularınız nasıl değişti? 41


YENİ YILI HANGİ ÜLKE NASIL KUTLUYOR? ARJANTİN Arjantinlilerin kendilerine has bir kutlama şekilleri var. Geçirdikleri koca bir yılın yüklerinden kurtulduklarına inandıkları bir yeni yıl geleneğine sahipler. Özellikle Buenos Aires’de insanlar geçen yıldan kalan kağıtları 31 Aralık’ta kırparak camlardan dışarı atarlar. Bu gelenek sayesinde geçen yılın çöplerinden ve yüklerinden kurtulduklarına inanırlarken aynı zamanda da yaz sıcağında çocukların beyaz kağıttan oluşmuş kar ile yeni yılda eğlenmesini sağlarlar.

FRANSA Fransızlar yeni yılı sakin ve huzurlu geçirmek istedikleri için mi bilinmez ama arkadaş ve aileleri ile birlikte daha sessiz ve sakin kutlarlar. Fransızlar yeni yıla girerken güzel bir sofraya ve lezzetli yemeklere önem veririler. Füme somon, kaz ciğeri, salyangoz, istiridye, istakoz ve havyar… Geceyarısı ise şampanya Fransa’nın her yerinde patlatılır. Elbette ki evinde kutlamak istemeyenler başkent Paris’in buluşma noktası olan Eyfel Kulesi’nin altında toplanarak coşkulu bir kutlama yaparlar.


ÇILGIN ŞOVLAR BREZİLYA Kentin ünlü Sugarloaf tepesi ve Copacabana sahilinde büyük partiler düzenlenir. Şehir halkı deniz Tanrısı Lemanja’ya saygısını göstermek için o gece beyaz elbiseler giyer ve gece yarısı denize beyaz çiçekler atar. Brezilya’da da sevgi arayışı olanlar kırmızı iç çamaşırı giyerler. Birçok Brezilyalı saflık, masumiyet, barış ve bereketin bir sembolü olarak yeni yılı kutlarken beyaz giyinirler. Tabii ki en büyük ve en güzel yeni yıl partileri Copacabana veya Ipanema gibi sahillerde oluyor. Yeni yıl gecesi binlerce kişinin toplandığı sahillerde genellikle beyaz olmak üzere farklı renklerde de çiçekler denize atılır. Ortaya çıkan muhteşem görüntü eşliğinde herkes kalabalığın da etkisi ile doyasıya eğlenerek yeni yılı karşılar.

FİLİPİNLER Dev Fener Festivali, her yıl yılbaşı arifesinden önceki cumartesi günü Filipinlilerin Noel Başkenti San Fernando’da düzenlenir. Ülkenin ve dünyanın her yerinden ziyaretçiler festivali görmek için şehre akın eder. Festivale 11 ‘barangay’ (köy) katılır ve en görkemli feneri yapmak için toplu çaba gösterilen etkinlikte kıran kırana bir rekabet vardır. İlk başlarda fenerler Japon origami kağıdı kullanılarak yapılan 60 cm. genişliğinde basit tasarımlardı. Günümüzde ise, fenerler çok çeşitli malzemelerden yapılıyor ve boyutları da 6 metreye kadar büyüdü. Işıklandırmaları da kaleydoskop desenlerinde parlayan elektrik ampulleri tarafından sağlanıyor.


Yilbasi gecesine ozel tarifler Eğer siz de yılbaşı gecesini evde ailenizle ya da arkadaşlarınızla geçirmeyi düşünenlerdenseniz tam size göre tarifler araştırdık. Yeni yıl denince eğlence, ışıl ışıl sofralar ve birbirinden lezzetli yemekler geliyor akla. Yeni yıla nasıl girersen bütün yıl öyle geçer sözünün etkisi ile ayrı bir özeniriz bu geceye. Şık bir sofra ve lezzetli yemekler için lüks bir restorana gitmenize gerek yok. Hem göze hem de damak zevkine hitap edecek tariflerimizi kolayca evde hazırlayabilir, misafirlerinize ve ailenize unutulmaz bir gece yaşatabilirsiniz.

44

SOSLU TAVUK MALZEMELER (1 kişilik ) * 1 adet bagetli tavuk göğsü * Biberiye * 1/2 su bardağı ince irmik * 2 kaşık rende gouda peynir * 2 adet kuşkonmaz * Kekik * 1/2 çay bardağı krema * 2 yemek kaşığı tereyağı * Tuz, biber HAZIRLANIŞI Tavuk göğsünü kızgın tavada mühürleyip 180 derecelik fırında 10 dakika boyunca pişirin. İnce irmiği, krema, tuz ve biberiye ile pişirdikten sonra gouda peyniri ile kıvamını ayarlayın. Kuşkonmazları kaynar suda 30 saniye haşlayıp ızgaranın üstüne alın. Kekik, biberiye ve kremayı karıştırarak bir sos hazırlayın. Püre şeklinde olan ince irmiği tabakta en alta koyun. Üzerine hazırladığınız sostan biraz döktükten sonra en üste tavuğu yerleştirin. Sunumun şık görünmesi için önceden pişirdiğiniz kuşkonmazlardan 2 adet tabağın kenarına koyarak servis edin. Afiyet olsun. Eylül - Ekim - 2016


ZENCEFİLLİ KURABİYELER Toz zencefille tarçının birleştiği bu kurabiyeler daha pişerken mutfağı saran nefis kokusuyla iştah açar. Yeni yılı simgeleyen çeşitli şekillere sahip kalıplarla porsiyonluk olarak hazırlayabilir, kavanoz kavanoz, kutu kutu saklayabilir ve sevdiklerinize yılbaşı hediyesi olarak götürebilirsiniz.

MALZEMELER 2 adet yumurta 100 gram oda sıcaklığında tereyağı 150 gram toz şeker 250 gram un (gerekirse +1/2 su bardağı un) 1 silme tatlı kaşığı kabartma tozu 1,5 tatlı kaşığı toz zencefil 1 tatlı kaşığı tarçın HAZIRLANIŞI Yumurta, toz şeker ve tereyağını mikserle çırparak şeker eriyene ve karışım bütünleşene kadar karıştırın. Unu ve diğer malzemeleri ekleyerek hamuru yoğurun. Eğer hamur elinize yapışıyorsa un eklemeye devam edin. Hamur elinize yapışmadığı anda un eklemeyi bırakın. Hamuru streç filmle sararak yarım saat kadar buzdolabında dinlendirin. Hamurun dinlenme süresinin son 10 dakikasında fırını 175 derecede ısıtın. Hamuru iki eşit parçaya bölün. Tezgahınızın üzerini bir parça unlayın ve hamurun bir yarısını

koyun. Hamurun üzerini de hafifçe unlayın. Hamuru merdaneyle en fazla yarım cm kalınlıkta olacak şekilde açın. Yeni yılı simgeleyen kurabiye kalıplarınızla kesin. Kestiğiniz kurabiye parçalarını yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine yerleştirin. Diğer parça için de aynı işlemi tekrarlayın. Birden fazla f��rın tepsisine aralıklı olarak dizdiğiniz kurabiyeleri önceden ısıtılmış fırında 12 dakika pişirin. Kurabiyeleri fırından Eylül - Ekim - 2016

çıkardıktan sonra yağlı kağıtla birlikte serin bir yerde soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra kurabiyeleriniz ikram için hazır. Üzerine süsleme için pudra şekeri serpebilirsiniz. Afiyet olsun. ÖNERİ : Kurabiye hamurunuzu bir gece önceden hazırlayın ve şeklini verin. Ertesi gün pişirmek şeklinin sabit kalmasına yardımcı olacaktır. Fotoğraflar: freepik.com

45


Geyik detaylı buzluk Mudo 236 TL

Evlerde Yeni Yil Heyecani Yıldızlar (2’li set) ZaraHome 25,95TL

Yılbaşı temalı kırlent Marks&Spencer 46

Aralık - 2016

KaracaHome 49,90 TL

Kapı süsü Chakra 89,95 TL


& Fotoğraf: H

M h o me

Dekoratif geyikler Yargıcı 39,90-19,90 TL

Geyik figürlü mumluk Marks&Spencer

Kokulu dekoratif mum Laura Ashley Boncuk detaylı ağaç Linens 42,00TL

Fotoğraftaki ürünler Crate&Barrel Aralık - 2016

47


YILBAŞI SOFRASI Yeni yılı heyecanla beklediğimiz bu özel gece de sofralarımızın da çok özel olmasını isteriz. İşte size yılbaşı gecesine özel sofra dekorasyon fikirleri... 4’lü tabak seti Mudo - 59,96 TL Cam kapaklı ahşap sunum tabağı Paşabahçe 80 TL

Kupa Marks&Spencer

Kupa Zarahome 39,95 TL

Fincan - Mudo 21,56 TL


PÜF NOKTASI

Masa örtüsü ZaraHome - 99,95 TL

Mumluk - H&M 12,99 TL

Yılbaşı sofralarının en önemli ayrıntısı, masanızda kullanacağınız gösterişli şamdanlar ve mumlar. Bu özel gecede sofranız mutlaka ışıl ışıl olmalı. Özellikle gold tonlarında kullandığınız aksesuarlar sofranızın oldukça şık görünmesini sağlar.

3’lü Şamdan Bernardo - 159,50 TL

Peçete- İkea 4,99 TL Tabaklar - Porland Geyikli tabak - 9,50 TL

Yıldızlı tabak 17,50 TL


Prof. Dr. Gürkan ERSOY Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, Acil Tıp Anabilim Dalı, Öğretim Üyesi “Herkes İçin Acil Sağlık Derneği” Genel Sekreteri

Eyvah şekerim düştü, ne yapacağım? M

hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu oluşan, ömür boyu süren bir hastalıktır. İnsülin, pankreas adını verdiğimiz organımızdan salgılanan bir hormondur. Kandaki glikozun (şekerin) düşmesine neden olur. İnsülin olmadan, vücudumuz alınan gıdaları istenilen şekilde kullanamaz. Eğer insülin hormonu tamamen eksikse bu diyabete “Tip 1 diyabet (insüline bağımlı diyabet)” denir. Genellikle çocuk veya genç yaştaki hastalarda görülür. Eğer insülin hormonu var, ama miktarı azsa veya dokularda insüline karşı direnç varsa, bu diyabete de “Tip 2 diyabet (insüline bağımlı olmayan diyabet)” denir. Genellikle 35 yaşından sonra görülür. Tip 1 diyabetli hastalar yaşam boyu insülin kullanmak zorundadırlar. Tip 2 diyabetli hastalar ise diyet, egzersiz ve ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilebilir. Gerekirse hastalığın ilerleyen dönemlerinde insülin kullanabilirler.

Şeker hastalığı (diyabet) nedir? Diyabet (Şeker Hastalığı) insülin

Diyabetin belirtileri nelerdir? Şu belirtileri olan kişilerde şeker

50

Fotoğraf: freepik.com

avişehir Dergisi’nin değerli okuyucuları, dergimizin bu ay ki sayısında “şeker hastalığı” (diabetes mellitus) konusunu işleyeceğiz. Tabii konumuz hastalıklar ve hastalıklarda ilk yardım olduğu için, yazımızda şeker hastalığı konusunda derin bilgilere girmeyeceğiz. Şeker hastası olan kişilerde olabilecek acil durumlar ile yapmamız gerekenlerden bahsedeceğiz. Konuyu birçoğumuzun bilmesine rağmen, değerli okuyucularımız arasında yeterli bilgisi olmayan kişilerin de var olabileceğini düşünerek, yazımızda önce; şeker hastalığı nedir? Neden ortaya çıkar? Şeker hastalığı olunca insanlarda neler olur? Kimler şeker hastası olmaya daha yatkındır? Toplumumuzda şeker hastalığı sıklığı nedir? Şeker hastalığı toplumumuz için bir sağlık sorunu mudur? Şeker hastalığı olan kişilerde görülen istenmeyen yan etkiler (komplikasyonlar) gibi genel konuları kısaca özetledikten sonra, şeker hastası olan kişilerde ortaya çıkabilecek iki acil tabloyu, belirtilerini, neler olduğunu ve böyle bir durumda neler yapılacağını paylaşacağız.

Aralık - 2016

hastalığı olma ihtimali vardır. Böyle durumda, aile hekimimize müracaat etmeniz gerekir. • Çok su içme • Sık sık idrara çıkma • Çok yeme • Kilo kaybı • Görme bulanıklığı • Aşırı kaşıntı • Tekrarlayan enfeksiyon hastalıkları, • Mantar enfeksiyonları vs. Şeker hastalığı, ömür boyu süren (kronik), hastalıktır. Ateş, baş ağrısı, karın ağrısı gibi hastalıklarda olduğu gibi, ilaç almakla, ameliyat olmakla, fizik tedavi ile ve/veya serum takmakla iyileşmez, hayat boyu devam eder. Yani kaba bir deyimle, şeker hastalığı, öldürmez ama eğer zamanında teşhis edilmez, tedavisine dikkat edilmez ise süründürür. Bu nedenle periyodik tedavi ve kontrollerimizi aksatmamamız gerekir. Peki, nasıl süründürür? Şeker hastalığı, vücudumuzda, kanımızda ki şeker dengesini ve de özellikle ince (kılcal) damarları bozarak


www.mavisehirdergisi.com

Şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada görülme sıklığı artan, sağlığımız ve yaşam kalitemizi bozan, göz, kalp ve böbrek hastalıklarına neden olabilen, ağır tablolarında ölümle sonuçlanan komaya kadar giden, hayat boyu devam eden bir hastalıktır. Kişilerin sürekli ilaç kullanmaları, tıbbi takipleri, kan şekerlerinin kontrol edilmeleri vs nedeni ile bireysel ve ülke bütçesine ciddi oranda yük getirmektedir. Şeker hastalığının oluşumunda aile öyküsü, genetik faktörler etkili olmakla birlikte gittikçe yavaşlayan yaşam tarzımız, bilgisayar başında daha çok zaman geçirmemiz, spor yapmamamız, araba, otobüs gibi ulaşım araçlarını daha çok kullanmamız (yürümememiz), merdiven çıkmayıp inmeyişimiz (asansör kullanmayı tercih etmemiz), lüzumdan fazla yemek yememiz, piyasada çok miktarda bulunan şekerli/boyalı yiyecekleri kontrolsüzce ve gittikçe artan oranda yememiz gibi birçok faktör söz konusudur. Şeker hastalıklarında genel olarak iki acil tablo vardır; • Kişinin kanındaki şeker seviyesinin ani olarak düşmesi (hipoglisemi) veya • Hastanın kan şeker seviyesinin artması, yani yükselmesi (hiperglisemi). Bunlardan hangisi acil veya çok daha acildir? Tatbiki, en acil olanı şeker düşmesi yani, hipoglisemi’dir. Süratle fark edilmeli ve müdahale edilmelidir. Hastanın kan şekeri hemen, normal seviyelere çıkartılmalıdır. Bu acil tablo, yani hastalık çok ani ortaya çıkar. Kişi o anda bayılır, bilincini kaybeder ve kontrolsüzce olduğu

yere düşer. Tedavi edilmez ise koma, arkasından ölüm ortaya çıkar. Diğer acil tablo ise kandaki şeker seviyesinin yükselmesidir. Buda acil bir tablodur ama şeker düşmesine göre daha az tehlikelidir, daha yavaş yani tedricen ortaya çıkar. Kan şekeri düşmesi saniyeler, dakikalar içinde ortaya çıkarken, kan şekerinin yükselmesi yani hiperglisemi tablosu saatler, günler içinde olur. O yüzden birbirinden ayırt edilebilir. Teşhis: Şeker hastası olan hastamızı yerde baygın bulduk. Peki, hastamızın kan şekeri düşük mü? Yüksek mi? Bunu nasıl ayırt edeceğiz? Yani, nasıl teşhis edeceğiz? Bunu acil servislerde veya ambulanslarda çalışan, biz doktorlar, paramedikler veya acil tıp teknisyenleri, hastanın durumuna bakarak, kliniğini gözden geçirerek, yakınlarından bilgi alarak, kullandığı ilaçları öğrenerek, tablonun oluş zamanını gözden geçirerek ve parmak ucundan alacağımız kandan ölçüm yaparak, kişinin kan şekeri düştü mü? Yoksa yükseldi mi? anlayabiliriz. İlk yardım gönüllüsü vatandaşlarımız için aşağıda yazılı olan satırlar bize yardımcı olabilir. • Kan şekeri düşen (hipoglisemik) hasta: Bu durum çok ani ortaya çıkar. Dakikalar içinde kişi bayılır, bilinci bulanır ve hatta kapanır. Olduğu yere düşer. Kişi soğuk ve solgundur. Cilt terli, ıslak, nemlidir. Hasta şeker tedavisi için insülin denen iğneden kullanmaktadır. Muhtemelen bu iğneyi bilmeyerek, intihar amacı ile vs. normalden fazla yapmış olabilir.

Veya iğnesini yaptıktan sonra önerilen yemek öğününü almamıştır. Bu örnekler çoğaltılabilir ama genel kural olarak hastanın ilaç tedavisinde aksama vardır. • Kan şekeri yükselen (hiperglisemik) hasta: Bu durum yavaş yavaş yani günler içinde ortaya çıkar. Kişide gittikçe artan iştahsızlık, aşırı idrar yapma, uyku hali vardır. Zamanla genel durumu da bozulur. Hasta yakınları durumdan endişelidir ve ne olduğunu anlayamamaktadırlar. Muhtemelen kişi şeker tedavisinde kullanmakta olduğu ilaçlarını almamaktadır. Bir diğer neden ise kişide zatürree, idrar yolları iltihabı gibi hastalıklar var olabilir. Hasta genellikle uyandırılamayan uyku halinde ve bitkindir. Cildi kuru ve sıcaktır. Tedavi: Böyle bir durumda (gözümüzün önünde kişi bayıldı veya baygın yatıyorsa), kişinin şeker hastası olup tedavi olduğunu biliyorsak, her zaman olduğu gibi önce 112 no’lu telefonu arayarak, ambulans, doktor, paramedik, acil tıp teknisyeni, gibi sağlık personelinin süratle olay yerine gelmesini sağlayalım. Olay aniden ortaya çıktıysa, muhtemelen hastamızın kan şekeri düşmüştür. Bu arada, onlar gelinceye kadar (altını çizerek söylüyorum, hastanın bilinci azda olsa açık, yani bizimle konuşabiliyor, yani çiğneme ve yutma refleksi yerinde ise kişiyi hafif doğrultarak sanki şekeri düşmüş gibi düşünerek hastanın ağzına şekerli su, meyve suyu veya bildiğimiz kesme şeker verilir. Yazının devamı için www.mavisehirdergisi.com

Fotoğraf: pexels.com

istenmeyen, yıpratıcı yan etkilerini ortaya çıkartır. Bu ince damarlar vücudumuzun her yerinde olmakla birlikte özellikle beyin, kalp, böbrek gibi hayati organlarımızda var olması daha da önemlidir. Dediğim gibi, hastalığın, bu damarları bozucu etkisi sonucu şeker hastalarında felç, inme, kalp krizi, böbrek bozuklukları, böbrek yetersizliği, ayaklarda kapanmayan veya uzun sürede iyileşen yaralar gibi ciddi tehlikeli yan etkiler ortaya çıkabilir.

Aralık - 2016

51


KARŞIYAKA’DA BİN KİŞİYE EVDE SAĞLIK HİZMETİ K

arşıyaka’da, evden çıkamayacak durumda olan, ihtiyaç sahibi hasta ve yaşlı vatandaşların yüzü ‘Evde Sağlık Destek Merkezi’ ile güldü. Karşıyaka Belediyesi tarafından kurulan merkez aracılığıyla 20 ayda binden fazla Karşıyakalı’nın evine şifa taşındı; doktor ve hemşireler dertlere derman oldu. Artık yalnız değiller Karşıyaka Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM), yatağa bağlı, yaşlı ve hasta vatandaşları evlerinde yalnız

52

bırakmıyor. 2 doktor, 2 hemşire, 1 sosyolog ve 2 sağlık personelinden oluşan ekip, sene başından bu yana 450 ihtiyaç sahibinin ayağına gitti, evlere şifa taşıdı. Merkezin açıldığı Mart 2015 itibariyle evde sağlık hizmeti alan vatandaşların sayısı ise bini aştı. Hastaların genel muayene, pansuman, yara bakımı, kan basıncı ve şeker takipleri ile rutin kontrolleri yapıldı. Gerek görülen hastalar da hastanelere sevk edildi. A’dan Z’ye hizmet Ziyaretler sırasında ayrıca; hastalıklar, ilaç kullanımı, hijyen

Aralık - 2016

kuralları, yeme-içme alışkanlıkları gibi çeşitli konularda bilgilendirmeler de yapıldı. İhtiyaç halinde Karşıyaka Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü işbirliğinde vatandaşlara hasta bezi, havalı yatak ve pansuman malzemesi yardımı sağlandı. Psikososyal sorunları olan hastalara uzman desteği verildi. Engelli hastası bulunan ailelerin de yararlanabildiği hizmet için, (0232) 366 21 89 numaralı telefondan başvuru yapılabileceği belirtildi. “Biz büyük bir aileyiz” Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Her zaman ‘Biz Büyük Bir Aileyiz’ diyor; bu birlik ruhunu da hizmetlerimize en güzel şekilde yansıtıyoruz. En önemli sosyal belediyecilik uygulamalarımızdan biri olan ESDEM’le hasta, yaşlı ve herhangi bir sağlık kuruluşuna gidemeyecek durumdaki vatandaşlarımızın derdine derman oluyoruz. Her zaman toplumun tüm kesimlerine dokunan projeler üretmeye; hastalıkta ve sağlıkta vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.


www.mavisehirdergisi.com

Rehber / Oteller

ALAÇATI İMREN HAN OTEL Alaçatı Mah. 1039 Sk. No: 26 Çeşme - İzmir 0 (232) 716 6002 www.alacatiimrenhanotel.com

AMPHORA GRAND HOTEL İsmet Paşa Mahallesi 206 Sokak No: 7 FOÇA / İZMİR 0(232) 812 39 30 www.hotelgrandamphora.com

BEGOVİNA MOTEL Buk Mahallesi No:35 Selimiye Koyu Marmaris Muğla 0(252) 446 4292 www.begovinamotel.com

ÇEŞME MARİNA KONUKEVİ 1016 Sk. No: 2/24 Çeşme 0 (232) 712 1526 www.cesmemarina.com.tr/ konukevi

EGE PALAS BUSİNESS HOTEL Cumhuriyet Bulvarı No:210 Alsancak - İzmir 0 (232) 463 9090

HİLTON İZMİR Gazi Osmanpasa Bulvarı No: 7 İzmir 0 (232) 497 6060 www.izmir.hilton.com

İMREN HAN CADDE OTEL Alaçatı Mah. Kemalpaşa Cad. No: 65 Çeşme - İzmir 0 (232) 716 8356 www.alacatiimren.com

KAMER SUITS & HOTEL Üniversite Mah. 4258 Sok No:1 35945 Dalyanköy Çeşme - İzmir www.kamerotel.com 0(232) 724 05 50

MOY HOTEL Haci Memis Mah. 2070 Sk. No: 29 Alaçatı - İzmir 0 (232) 716 9574 www.moyotelalacati.com

OĞLAKCIOĞLU PARK BOUTIQUE HOTEL 1366 Sokak No: 6 Çankaya / İzmir - 0(232) 425 33 33 info@parkhotelizmir.com www.parkhotelizmir.com

RADİSSON BLU RESORT & SPA Altınyunus Mah. 3435 Sok. No: 25 Çeşme / İzmir +90 232 455 45 00 www.radissonblu.com/tr/ resort-cesme

SHERATON ÇEŞME HOTEL Şifne Caddesi, No: 35 llıca - Çeşme 0 (232) 750 00 00 www.sheratoncesme.com

Rehber sayfamızda yer almak için; İrtibat: 0549 323 3031 Aralık - 2016

53


hakkında yeterli ölçüde bilgi sahibi olabilmekte yatıyor. Küçük kazanımlarla aklı çelinen kişiler, genelde sigortaya ihtiyaç duyduğu bir an gelirse, hüsranla karşılaşıyor. Bu noktada da, sorunun yaptığı yanlış tercihten değil, sigorta şirketinin işini yapmamasından kaynaklandığını düşünüyor. Özgür Muharrem ŞİŞİK Sigorta Danışmanı ozgur@kavramsigorta.com.tr

Otomatik katılımlı emeklilik sistemi üzerine birkaç söz O

tomatik katılımlı emeklilik sistemi uygulaması 01.01.2017’ de başlıyor. Bu gelişmeden haberdar olmayan pek kimse kalmamıştır. Fakat uygulamanın içeriği ile ilgili doğru bilgilere tam olarak sahip olan kişilerin sayısının çok olmadığını düşünüyorum. Sistem ile ilgili herşey daha tam netleşmediği için verilen bilgilerin yarım kalması normal. Bunun sebebi olarak da televizyonlarda çıkan reklamlar, genelde “bizi tercih ederseniz şu kadar ek katkı yaparız”, “maaşlarınızı bizden aldığınız için bizi tercih etmenizde yarar var”, şeklinde satışa yönelik paylaşımlar şeklinde karşımıza çıkıyor. Fakat, her zaman söylediğim gibi, sigortalı hayatta mutlu olmanın sırrı, üzerinde konuşulan konu

54

Bireysel emeklilik sisteminin evrimsel sürecinde olduğu gibi, bu sistemde de zaman geçtikçe, aşağıda anlatacaklarımda değişiklikler olacaktır. Bu yüzden çok fazla detaya girmeden, genel hatlarıyla otomatik katılımlı emeklilik sistemi hakkında bildiklerimi paylaşmak istiyorum. Niçin otomatik katılımlı emeklilik sistemi gündeme geldi? Bireysel emeklilik sisteminin de gündeme gelişi ile paralel bir sebepten dolayı gündeme geldi. Tasarrufu teşvik etmek, ve mevcuttakilere ek olarak bir fon yaratmak. Dolayısıyla bireysel emeklilik sistemi ile tasarruf edilen fon miktarı arttırmak temel amacı ile gündeme geldi diyebiliriz. Mevcutta bireysel emeklilik sözleşmesi olanlar da otomatik katılımlı sisteme girmek zorunda mı? 45 yaşın altındaki her çalışan otomatik katılımlı emeklilik sistemine girmek zorunda olacak. Bireysel emeklilik sözleşmelerinden farklı bir altyapı ile takip edilecek olan bu sistemde katkı payları maaşlardan kesilerek işveren tarafından sisteme yönlendirilecek. Hangi şirketle çalışacağımı kendim belirleyebilir miyim? Otomatik katılımlı emeklilik sözleşmeleri, emeklilik şirketi ile işveren arasındaki anlaşmaya göre düzenlenecektir. Yani fonların emanet edileceği şirketi işveren tercih edecektir. Bununla birlikte bireysel emeklilik sözleşmelerimizde ne kadar katkı payı ödeyeceğimize karar vermek, zaman zaman ara verebilmek için imkanlarımız varken, otomatik katılımlı emeklilik sisteminde bunlar da mümkün olmayacak. Aralık - 2016

Devlet katkısı açısından ek bir avantajı var mı? Bireysel emeklilik sisteminde %25 devlet katkısı, en fazla aylık brüt asgari ücret kadarlık rakam üzerinden yapılıyor. Yani aylık brüt asgari ücretten daha fazla bir katkı payın ödenmesi durumunda, brüt asgari ücretin üstündeki kısım için devlet katkısı ödenmiyor. Otomatik katılımlı emeklilik sistemi, bireysel emeklilik sisteminin dışında değerlendirilecektir. Yani brüt asgari ücreti aşan kısmını otomatik katılımlı sistemde değerlendirdiğimizde, ordan da %25 devlet katkısını almaya hak kazanacağız. Şirketler tarafından çalışanlarına grup emeklilik sözleşmeleri düzenleniyordu. Otomatik katılım sistemin bundan farkı nedir? Grup emeklilik sözleşmeleri, şirketlerin çalışanlarına yan hak şeklinde sundukları bir avantaj yaratıyor. Her çalışan otomatik olarak katılmak durumunda değil. Ayrıca grup emeklilik sözleşmelerinde işverenin de katkı sağlaması söz konusu. Otomatik katılımlı sistemde ise, işverenin bir katkısı bulunmamakta ve tüm çalışanlar sözleşmeye dahil olmak zorunda. Bunlara ek olarak grup emeklilik sözleşmelerinden devlet katkısı bulunmamakta. Son olarak, grup emeklilik sözleşmelerinde, çalışanın işyerinden ayrılması durumunda, içerideki biriken fon, direkt kendisine verilmemekte, işveren tarafından belli şartlar belirlenebilmekte. Sözleşme oluşturulduktan sonraki iki aylık cayma hakkı nedir? Tüm çalışanlar otomatik olarak sisteme dahil edilecek. Fakat çalışan isterse 2 ay içinde cayma hakkını kullanıp sözleşmeyi feshedebilecek. Bu durumda içereki parasını geri alabilecek. 2 aydan sonra da dilediğinde sistemden çıkabilme hakkı var. Fakat o zaman karşımıza çıkacak bir takım kesintilere de hazırlıklı olmakta yarar var. Yazının devamı için www.mavisehirdergisi.com


Kuaför Hüseyin Erken, Emlak Konut Mavişehir Evleri’nde açtığı yeni şubesi ile kaliteli hizmet vermeye devam ediyor.

Yeni yıla damgasını vurmak isteyenler…

Y

eni yıla girerken saç modelleriyle ilgili olarak Kuaförümüz Hüseyin Erken ile görüştük ve yorumlarını aldık.

Kahkül 2017 ile birlikte geri dönüyor. Bu yıl kahkül yılıdır da diyebiliriz. Kahkül modelleri geniş alınlı, uzun yüzlü kadınların yüz ifadesini yumuşatırken, birkaç yaş gençlik de katıyor. Bu yıl uzun saçlar da geri dönüyor. Kısa saç modasının hemen ardından gelmesi nedeniyle bolca kaynak ve postiş saçlar gündeme gelecek gibi görünüyor. Saçları çok kısa olan ve ekleme yaptırmak istemeyenler üzülmesinler.

Çünkü yıllardır popüler olan saç modeli Bob, 2017’de de etkisini sürdürecek. Ancak alışılmış keskin Bob yerine katlı ve dağınık kesimler revaçta olacak. Bir zamanların popüler saç modeli tost için 2017 altın yıl olabilir. Birkaç yıl önce de moda olan, balerin topuzu modası da geri dönüyor. Saç modası ile ilgili görüşlerini aldığımız Kuaförümüz Hüseyin Erken; yılbaşı gecesi daha güzel olmak ve geceye damgasını vurmak isteyenlerin önceden randevu almaları gerektiğini de vurguladı.

Adres: 6351 Sokak No: 40/B Atakent- Bostanlı-İZMİR Tel: 0232 336 14 74 Şube: Emlak Konut Mavişehir Evleri A Bölgesi D1 Blok No:7/4C Mavişehir Tel: 0531 259

11 09


Eylül 2015 Yıl.3 Sayı.22

Mayıs 2016 Yıl.3 Sayı.30 5.00

Nisan 2016 Yıl.3 Sayı.29

Genel kültür,

Mart 2016 Yıl.3 Sayı.28

5.00

Genel kültür,

Genel kültür,

5.00

Haziran 2016 Yıl.3 Sayı.31 5.00

5.00

Genel kültür,

Genel kültür,

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun

ı

Bencil olma sanat

Uğur Oral

Karşıyaka’nın filizleri büyüyor

“Bayılırım İzmir’e ve medeni insanlara. İyi ki varsınız, bu ülkede temiz bir nefessiniz.”

Billur Kalkavan

Değişime açık olun

2016 yılının trend renkleri

Yeni sezona hazır mısın?

A BAHAR SOFRANIZ TARİF; YAKIŞACAK BİR

Ücretsiz internet rtaj röpo müjdesi

ğba Özerk Tu Düşünceler insanı hasta

özel

özel röportaj

eder mi?

Uzm. Dr. Tolga Enver Yücetürk

Yaşam Amacına Koçluk

İsmail Barış Özpazarcık

Çocukların gözünden

Frambuazlı Pancake

“Antik İzmir”

özel röportaj

Astım krizi geçiren hastada ilk yardım

Ece Uslu

Şimdi Yaza Hazırlık Zamanı!

Gülçin Ergül

Benim için İzmir iyot kokusuyla harmanlanmı ş özgürlük hissi. İnsanını, denizin i, sahilini, mutfağ en çok da Atatürk ını, ’e olan sevgis aşık İzmirlin ini, aşka in en çok vatan tutkusunu seviyorum. Doğuş tan İstanbullu, yürekten İzmirliy im.

özel röp”ort

aj

Yonca Lodi

özel röportaj

İş hay atın da başarının sırr Mavişehir Soyak B ı; Moda ve Şıklı eğlencenin k kitabını yazdı

Ölm ede n e yapılac akl ar önc Marina listÇeşme esi merhaba sezona dedi

Sosyal Nostalji Uğur Oral

Evlenme

teklifi için romantik 5 Avrupa şehri

Uğur Oral

Hoşgeldin sıcak yaz !

Astım geçiren hastkrizi ada

ilk Doç Dr. Gürk yardım an Ersoy

MAVİŞEHİR DERGİSİ’Nİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN facebook.com/mavisehir.dergisi instagram.com/mavisehir_dergisi www.mavisehirdergisi.com

Mavişehir Dergisi

ABONE FORMU

Aşağıdaki formu eksiksiz ve okunaklı bir şekilde doldurarak banka havale belgesi ile birlikte abone@mavisehirdergisi.com adresine gönderebilirsiniz veya Web sayfamızdaki online abone formunu da kullanabilirsiniz.

Ad - Soyad

:

e-Posta

:

Doğum Tarihi

:

Meslek

:

Adres

:

Telefon

:

12 sayı dergi aboneliği

60 TL

Havale/EFT Bilgileri İŞ Bankası - İZMİR Girne Şubesi Aras Attila IBAN: TR13 0006 4000 001 3479 025 7183 Şube No: 3479 Hesap No: 0257183

Mavişehir Dergisi’nin 60 TL abonelik ücreti karşılığında 12 sayısının adresime gönderilmesini, bilgi amaçlı e-Posta göndermesini kabul ediyor ve onaylıyorum.

56

Aralık - 2016

Tarih :............./............./................

İmza


Mavişehir’de

EVİNİZ veya DÜKKANINIZ mı var?

SATMAK veya KİRALAMAK için size yardımcı olmak isterim...

0(549) 501 8832 www.jets.estate • 0(232) 330 0 500


DERGİ İNDEKSİ

Derginizin bu sayısında yer alan haber ve reklamların telefon ve adres bilgilerine kolaylıkla ulaşabilmeniz içindir.

Atölye Tat 6470/2 Sk. No:17/A Yalı Mah. Atakent (Başkent Polikliniği sokağı) Tel: 0232 336 3060

Capella Perde Adres: Bestekar Yusuf Nalkesen Sokak 34/A Bostanlı Tel: 0232 330 95 96

Baba Fingo 6497 Sk. 8/A Atakent - Mavişehir (Karşıyaka Göz Hast. sokağı) Mavişehir Tel: 0232 330 7262 Bostanlı Tel: 0232 362 6566

Este&Form Adres: Sancar Maruflu Sk. No: 5-B Karşıyaka Tel: 0232 369 33 34

Brawo Boutique Egepark AVM Mavişehir Kat:1 No:140 www.boutiquebrawo.com

Fratelli La Bufala Caher Dudayev Bulvarı 2040/3 Sk. Mavibahçe AVM A Blok Kat:3

İzmir Dans Atölyesi www.izmirdansatolyesi.com

Red Dragon www.reddragon.com.tr

MakroYapı Tel +90 232 329 80 29 329 90 29

Uluoğlu Pastaneleri 1738 Sok. No:138 Bostanlı Tel: 0232 323 5545

MaviBahçe www.mavibahce.com.tr Monalisa Güzellik Merkezi Adres: 6076/4 Sk. No:4 Kat:3 D:12 Parkmandalin Apt. Karşıyaka Tel: 0232 999 18 41

EVLERE SERVİS RESTORAN VE CAFELER

ŞEHİR REHBERİ LÜZUMLU TELEFONLAR Alo Trafik Ambulans Bilinmeyen Numaralar Elektrik Arıza İtfaiye İzsu Arıza Polis İmdat Sahil güvenlik Telefon Arıza Uyandırma

15 4 112 118 18 6 1 10 185 155 15 8 121 135

HASTANELER VE POLİKLİNİKLER Başkent Üni. Zübeyde Hanım Hast. İkinci Yaşam Diyaliz Merkezi Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Karşıyaka Devlet Hastanesi İzmir Üniversitesi Hastanesi Özel Egem Fizik Tedavi Dal Merkezi Özel Kardiya Kardiyoloji Dal Merkezi Özel Karşıyaka Göz Hastanesi Özel Zübeyde Hanım Tıp Merkezi Atakalp Kalp Hastanesi Ege Üniversitesi Hastanesi 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi Central Hospital El ve Mikrocerrahi Hastanesi (EMOT) Kent Hastanesi Özel Altınordu Hastanesi Özel Çınarlı Kadın Doğum Hastanesi Egeria Çocuk Sağlığı Park Tıp Merkezi Kızılay

VETERİNER KLİNİKLERİ Pet-Vet Mavişehir Veteriner Kliniği Atakent Veteriner Kliniği Bostanlı Veteriner Polikliniği

YARDIM

Kardelen Çilingir Karşıyaka Güvenlik DGS Alarm ve Güvenlik Sistemleri Çilingir Bay Adem

DİŞ POLİKLİNİKLERİ Asude Polat

241 10 00 382 06 07 444 35 43 366 88 88 399 50 50 367 70 70 336 35 35 362 54 54 366 22 77 483 14 14 444 13 43 412 22 22 341 67 67 441 01 21 444 53 68 464 24 00 462 27 27 433 00 84 367 22 22 421 47 90

368 96 66 337 02 08 336 44 89 330 55 16

441 92 16 381 28 22 376 14 96 337 21 36 0539 235 25 87

Red Dragon - Uzak Doğu mutfağı Mc Donald’s Nane Lezzet Atölyesi Tarihi Bafra Pidecisi Doritali Pizzeria Elti’s Cafe Edem Çıtır Waffle

483 00 79 444 62 62 833 33 40 336 72 64 502 12 32 330 20 88 330 10 13

MARKET ve ŞARKÜTERİ Ömerağa Tire Market Şarküteri

368 11 24 290 06 22

SOSYAL KULÜPLER VE DERNEKLER Karşıyaka Briç Derneği 368 73 08 Dance Castle Gençlik ve Spor Derneği 369 02 65 Karşıyaka Spor Kulübü 368 69 95 Bostanlıspor Gençlik SK Derneği 0544 735 19 12 483 22 42 İzmir Dağcılık Kulübü Ege Açık Deniz Yat Kulubü 745 81 00 İzmir Fotoğraf Sanatları Derneği 464 32 12 BESİAD 330 90 01 Mavişehir TSM Platformu Derneği 0532 788 93 33 Mavişehir Tenis Atölyesi 0505 580 00 25

ÜNİVERSİTELER

Ege Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Özel İzmir Ekonomi Üniversitesi Özel Gediz Üniversitesi Özel İzmir Üniversitesi Özel Yaşar Üniversitesi Özel Şifa Üniversitesi

TİYATROLAR

Karşıyaka Oda Tiyatrosu İzmir Sanat Kulesi Sanat Merkezi Mavi Tiyatro Konak Sahnesi Bornova Sahnesi Ege Sanat Merkezi Hamle Tiyatrosu Tansaş Çocuk Tiyatrosu Pınar Çocuk Tiyatrosu Bostanlı Açık Hava Tiyatrosu

311 10 10 412 12 12 750 60 00 329 35 35 279 2525 355 00 00 246 49 49 411 50 00 308 00 00

369 64 87 368 22 39 445 00 71 483 50 35 343 04 33 381 64 06 484 44 70 484 48 28 463 15 15 362 61 61

RESTORAN VE CAFELER Red Dragon Servet’in Yeri Mc Donald’s Borga Çiğ Börek Filos Atölye Tat Karşıyaka Ocakbaşı Grano Pizzaria Doritali Pizzeria

483 00 79 362 51 51 444 62 62 330 24 12 362 48 84 336 30 60 330 14 44 330 72 62 502 12 32

TAKSİ DURAKLARI Atakent Bostanlı Birlik Bostanlı Köprü Mavişehir Etap Karşıyaka Merkez Umut Taksi Mavişehir Taksi

OTOBÜS ŞİRKETLERİ Ulusoy Turizm Kamil Koç Turizm Pamukkale Turizm Varan Turizm Metro Turizm

KÜLTÜR MERKEZLERİ

Karşıyaka Belediyesi Kültür Merkezi İzmir Sanat Kulesi Sanat Merkezi Bülent Ecevit Kültür Merkezi Atatürk Kültür Merkezi Sabancı Kültür Merkezi Alman Kültür Merkezi İZFAŞ Sanat Galerisi İtalyan Kültür Merkezi Fransız Kültür Merkezi Ziya Gökalp Kültür Merkezi

350 10 77 362 28 28 362 80 00 324 01 00 381 37 15 330 17 92 324 08 82

362 41 53 330 22 30 330 52 01 362 19 92 362 00 52

369 27 90 368 22 39 361 06 23 483 85 20 446 06 64 489 56 87 482 12 70 421 52 42 466 00 13 366 44 59

MAVİŞEHİR SİTE YÖNETİMLERİ 1. Etap Yönetim 2. Etap Yönetim Albatros Yönetim Soyak A Bölgesi Soyak B Bölgesi

Listede yer almak istiyorsanız lütfen 0(549) 323 30 31 numaralı telefonu arayınız veya

58 bilgi@mavisehirdergisi.com adresine iletişim bilgilerinizin bulunduğu e-posta gönderiniz.

324 10 12 324 10 14 324 25 26 324 60 93 324 55 70


Satılık

Hayalinizdeki ev Çeşme’de... 1070 m2 arsa içinde Modern mimarinin en iyi örneklerinden, teraslar hariç 410 m2, 6+2, 5 banyo, yüzme havuzlu, özel otoparklı... Diğer tüm detaylar için bilgi alabilirsiniz.

0(549) 501 8832 www.jets.estate • 0(232) 330 0 500



MAVİŞEHİR DERGİSİ ARALIK 2016