Page 1

katkılarıyla

Göçmenlerin İngiltere Ekonomisine Katkısı Sayfa 2

İngiltere’de Kredi Skoru Neden Önemli?

Dijital Paralar Kağıt Parayı Yok Edecek mi?

Sayfa 8

Sayfa 19

Yaklaşık Yarım Milyon Londralı Emlak Milyoneri Sayfa 31

Sigortacılık: Denizde Başladı, İngiltere’de Gelişti Sayfa 36


FİNANS 2018 3 4 5 6 8 10 11 12 14 15 16 18 19

Göçmenlerin İngiltere ekonomisine katkısı

20

Vergi ve muhasebecilik alanındaki değişimleri Alton & Co ile takip edin

22 22 23

Gıda şirketleri için Brexit felaketi

24

Ticari finans çözümlerinde uzman marka: Strategy Finance & Insurance

26 27 28 30 30 31 32 33 34 35 36 37 37 38

ABD doları değer kazanırken, ülkeler nasıl önlem alıyor?

Robotların eline korkulandan daha az iş geçecek Küresel gelir adaletsizliği devam ediyor

en özel eki Finans sektörünün

Konut vergi indirimlerinde büyük değişiklikler İngiltere’de kredi skoru neden önemli? 2018 bahar bütçesi hakkında bilmeniz gerekenler Son 10 yılda en fazla zenginleşen ülkeler Yurtdışı kazanç vergisi Tünelin sonunda ışık var Karayip Ada zincirindeki firmalar İngiltere’de 23,000 mülke sahip Amazon ve Ebay satışlarında VAT zorunluluğu Geleceğin sektör ve meslekleri Dijital paralar kağıt parayı yok edecek mi?

Nisan vergi değişiklikleri 2018: Sizin için ne ifade ediyor? Brexit sürecinin belirsizliği İngiltere’de devam ediyor

ABD’nin İran’a yaptırımlarının Türkiye’ye etkisi ne olur? Cornetstone belirsiz ekonomide işinizi güvenli bir limana taşıyor Facebook veri skandalına karşın karını yüzde 63 artırdı Elon Musk’ın şirketi Tesla’dan 710 milyon dolarlık rekor zarar Yaklaşık yarım milyon Londralı emlak milyoneri İngiliz ekonomisi yatırımcıyı tedirgin ediyor Mülk talebi düştükçe faiz şüphesi artıyor Dijital ödeme sistemi yaygınlaşıyor Karl Marx: Dünyayı sarsan düşünürün hayatı ve eserleri Sigortacılık: Denizde başladı, İngiltere’de gelişti Goldman: Türkiye cari açığı 2018’de GSYİH’nin %5’ine denk gelir S&P Türkiye’nin kredi notunu düşürdü AK Accounting: Brexit sürecinde küçük adımlarla olsa da büyümeye devam

Londra Gazete olarak gelenek haline getirdiğimiz ve her yıl farklı sektörler ve farklı konular üzerine hazırladığımız özel eklerimize Finans 2018’i dahil etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Brexit süreciyle birlikte ekonomi dünyasında baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı İngiltere’de finans, muhasebe ve vergi alanlarında bazı mevzuat, yönetmelik ve kanunlarda önemli değişiklik kararları alınarak yürürlüğe girdi. Finans 2018 özel ekimizde; bu yeni düzenlemelerin yanı sıra muhasebe ve finans sektöründe Türkçe konuşan toplumları yakından ilgilendiren konularla ilgili özel haber ve röportajlar bulacaksınız. Bilindiği üzere; muhasebe ve finans gibi hassas, bir o kadar da zor ve meşakkatli bir sektörde faaliyet göstermenin getirdiği zorluklar ancak alanında uzman, kalifiye ekiplerle sağlanabilir. Bu açıdan, Türkçe konuşan iş insanlarına ait muhasebe, finans ve sigorta firmaları, sürekli değişen mevzuat ve kanunlarla paralel şekilde müşterilerine en doğru yolu gösteriyor, daha önemlisi onların ticari açıdan büyümelerinin önünü açıyor. Finans 2018 özel sektör ekimize sponsor olarak katkı sunan başta sponsorumuz Alton&Co Chartered Accountants olmak üzere Londra’da muhasebe ve finans alanında geniş bir kesime hizmet eden diğer destek veren kurum ve firmalara teşekkürü borç biliriz.

Yayınlayan: Londra Gazete Ltd.

Editör: Egemen Arkut Muhabir: Özer Öcal Tasarım: Emre Özcan

FİNANS EKİ

2 FÍNANS |

2018

Web: www.londragazete.com/ilave-arsivi/ Email: haber@londragazete.com tel: +44 (20) 8889 5025 177 Green Lanes, Palmers Green, London N13 4UR

www.londragazete.com


GÖÇMENLERİN İNGİLTERE EKONOMİSİNE KATKISI

B

rexit sürecinden sonra en çok merak edilen konulardan biri de hiç şüphesiz Birleşik Krallık’tan gitme ihtimali artan göçmen işçilerin ekonomiye katkısı oldu. Bununla ilgili olarak hükümet tarafından ciddi bir çalışma yapılıyor olsa da şu anda bu konuda Ekonomi Bakanlığı net bir açıklama yapamıyor. Net göçün en fazla düştüğü dönem, AB'ye üyelik oylamasının yapıldığı 2016 yılının Haziran ayından sonraki dönem oldu. İngiltere'den AB'den çıkışı sürecinde yapılan düzenlemelerde ki belirsizliklerin net göçün düşüşünde oldukça yüksek bir payı olduğu düşünülüyor.

NE KADAR GÖÇMEN VAR? 2017 yılı içerisinde yaklaşık 588 bin kişi İngiltere'ye göç ederken 339 bin kişi ise ülkeden dışarıya göç etti. Ülkeye gelenlerin 250 bini AB vatandaşı, 264 bini AB dışındaki ülkelerin vatandaşı, 74 bini ise İngiliz vatandaşı oldu. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından yayınlanan son göç verilerinden sonra özellikle bu yıl Brexit ile ilgili alınan önemli kararların göç durumunu daha da hızlandırılacağına inanılıyor. Özellikle İngiltere’de ekonomiyi yakından takip eden iş adamları Brexit sonrası insan kaynağı ile ilgili olarak ciddi bir şekilde ihtiyaç açığa çıkacağı hakkında genel görüşe sahip. Ayrıca ülkede bulunan

insan kaynaklarının maliyetlerinin yükselmesi ihtimali üzerinde de duruluyor. Ülke ekonomisini de dolaylı yoldan etkilemesi ve genel bir fiyat artışı olabileceği endişesi taşınıyor. POLONYA’DAN YOĞUN GÖÇ Yapılan araştırma sonuçlarına göre İngiltere’de en çok yaşayan milletler arasında 5. sırada Portekiz yer alırken sırasıyla 4. sırada Romanya, 3. sırada İrlanda, 2. sırada Hindistan ve ilk sırada Polonya yer alıyor. Verilere göre 2016'de AB üyesi sekiz ülkeden (Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovakya ve Slovenya) İngiltere'ye göç 2015'e kıyasla 25 bin düşerek 48 bin rakamında gerçekleşti. Bu ülkelerden olup da İngiltere'yi terk edenlerin sayısıysa 16 bin artarak 43 bin oldu. Dolayısıyla 2004'ten bu yana AB'ye üye olan bu ülkelerin net göçteki payı sadece 5000 olarak gerçekleşti.

yısı çok yüksek. Bunun yanı sıra iş aramak için gelenlerin yüzdesi ise ikinci sırada yer alıyor. Diğer sebepler arasında ailesinin yanında yaşamaya karar vermek ve öğrenci olma amacıyla İngiltere’de yaşamaya karar vermek var. AB dışından İngiltere’ye gelenlerin nedenlerinin başında ise öğrenci olmak için gelmek var. İş aramak için gelenlerin sayısı en düşük başlıkta yer alıyor. ‘ANKARA ANLAŞMALILAR’ EKONOMİ İÇİN NE KADAR ÖNEMLİ? Avrupa Birliği ile iş birliği anlaşması sayesinde Birleşik Krallık’ta kendi işini kurma iznine sahip olan Türk vatandaşlarının, İngiltere ekonomisine hiç şüphesiz ki oldukça faydası var. Son 10 yılda özellikle artış gösteren başvuruların ardından Türkiye’den Birleşik Krallık topraklarına yoğun bir başvuru gerçekleşmeye başladı. Genellikle başvurular Türkiye yerine İngiltere’ye gelinerek yapılıyor. Bunun en büyük nedeni

ise İngiltere’den yapılan başvuruların büyük bir oranda kabul ediliyor olması. Süresiz oturum izinlerinin bir süreliğine askıya alınması ve bununla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı (Home Office) tarafından bir düzenleme yapılacağının açıklanmasının ardından ise başvuru sayısının düşebileceği düşünülüyor. Şu an için Ankara Anlaşması ile İngiltere’de yaşayan bazı iş insanlarının Türkiye’ye geri dönebileceği üzerine de yorumlar var. Ankara Anlaşmasında yapılacak değişikliklerin İngiltere ekonomisinin kötüye gitmemesi için incelenmesi gereken diğer konular arasında yer alabileceğinden de söz ediliyor. Özellikle sosyal medya üzerinde Ankara Anlaşmalıların oluşturduğu önemli sayıda katılımcısı olan kapalı ve açık gruplar bulunmakta. Bu grupların üye sayıları yadsınamayacak kadar fazla. İngiltere’ye olan başvuru rakamlarına bakıldığında son 10 yılda ortalama 35 bin iş insanının başvuru yaptığı görülmektedir.

Ülkeye göçte en önemli nedeni iş olmaya devam ediyor. Ülkeye çalışmaya gelenlerin sayısı 2015'e kıyasla 33 bin düşerek 275 bine geriledi. 180 bin kişi 2015'le benzer olarak iş bulup ülkeye gelirken, dışarıya gidenler arasında iş bulup ayrılanların sayısı arttı ve 116 bin oldu. GÖÇMENLER İNGİLTERE’YE NEDEN GELİYOR? ONS tarafından yapılan araştırmaya göre AB ülkeleri arasında İngiltere’de iş bulup gelenlerin sa-

www.londragazete.com

2018

| FÍNANS

3


Robotların eline korkulandan daha az iş geçecek

E

konomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) yayımladığı son raporunda ileride robotların eline korkulandan daha az işin geçeceğini açıkladı. Araştırmanın yapıldığı OECD üyesi 32 ülkede işlerin sadece yüzde 14'ünün tamamen otomasyona dayalı olması dolayısıyla gelecekte robotların eline geçme riski taşıdığı aktarıldı. Bu da 66 milyon kişinin işsiz kalması anlamına geliyor. Daha önce Oxford Üniversitesi'nden iki araştırmacı Carl Frey ve Michael Osborne, sadece ABD'de yüzde 47 oranında işin gelecekte robotların eline geçme riski taşıdığını belirtmişti. OECD'ye göre hesaplamalarında oranın daha düşük çıkması-

4 FÍNANS |

2018

nın nedeni aynı sıfatı taşıyan çalışanların görevlerinin yere göre farklılık göstermesi. Bu farklılığın sorunun anlaşılması açısından önem taşıdığı vurgulandı. Rapor aynı zamanda yeni teknolojilerle beraber icra edilen mesleklerin de değişim göstereceğini ifade etti. KİTLESEL İŞSİZLİK OLMAYACAK OECD, birçok işin karmaşık sosyal ilişkiler, yaratıcılık, derin akıl yürütme ve düzenli olmayan bir ortamda fiziksel aktivite gerektirmesinden ötürü makineleşmesinin zor olacağını öngörüyor. OECD'nin istihdam ve sosyal ilişkiler direktörü olan Stefano Scarpetta, büyük bir fabrikada çalışan araba tamircisi ile ba-

ğımsız bir atölyede çalışan araba tamircisi arasındaki farka vurgu yaparak ikincisinin tamamen makineleşmesinin zor olacağını ancak işinin bir kısmının değişebileceğini söylüyor. Scarpetta'ya göre teknoloji yüzünden kitlesel bir işsizliğin ortaya çıkacağını söylemek abartılı. Scarpetta, asıl tehlikenin yüksek maaşlar ödenen işler ile görece daha az para ödenen ve ilginç olmayan işler arasında kutuplaşmanın artacak olması. Otomasyonun asıl tehlikesinin kalifiye olmayan pozisyonlar üzerinde yoğunlaştığını söyleyen Scarpetta, bazı insanların

beceri sıralamasında daha da aşağı düşebileceğini söylüyor. İngilizce konuşan ülkeler, İskandinav ülkeleri ve Hollanda otomasyondan en az etkilenecek ülkeler olarak görülürken Almanya, Japonya, güney ve doğu Avrupa risk altındaki ülkeler olarak tanımlanıyor. Bunun sebebi ise bu ülkelerde sanayinin gelişmiş olmasına değil, benzer işlerin farklı bilişsel ve sosyal yetenek seviyesinde gerçekleşmesi. Daha az eğitim gerektiren gıda hazırlığı ve temizlik gibi alanlar ile madencilik, inşaat ve sanayi sektörlerinde çalışan işçilerin makineleşmeden en çok etkileneceği belirtiliyor. ROBOT VERGİSİ İngiliz medyasında İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn'in, işçilerini çıkararak robotlarla üretime geçen şirketlere özel bir "robot vergisi" getirmek istediği yazılmıştı. Bu vergiden elde edilecek pa-

ranın, teknolojideki gelişmeler nedeniyle işlerini kaybeden kişilerin yeni meslek eğitimleri vermek için kullanılacağı savunulmuştu. Corbyn, "Son derece gelişmiş teknolojileri kullanarak inanılmaz paralar kazanan açgözlü şirketlerin karlarından pay almak hakkımız" diye konuştu. Corbyn, robotların ve teknolojinin toplum yararına çalışmasını sağlayacaklarını söyledi. Muhafazakar Parti temsilcileri, bu alanda devlet müdahalesinin ve "inovasyonu vergilendirmenin çılgınlık" olduğunu belirtmişti. Corbyn BBC'ye verdiği bir mülakatta ise Google, Amazon ve Facebook gibi yeni teknolojiler geliştirerek milyarlarca dolar kazanan şirketlerin karlarını toplumla paylaşması gerektiğini söylemişti. Söyleşinin ardından Corbyn'in ofisi, kurumlar vergisi artırmayı planladıklarını ifade etmişti.

www.londragazete.com


Küresel gelir adaletsizliği devam ediyor

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, yayınladığı raporla, küresel gelir adaletsizliği konusunda 2017’de değişen bir şey olmadığını açıkladı. Rapora göre, geçen yıl toplam küresel servetin yüzde 82’sine, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesimi sahip olduğu ortaya konuldu. İngiliz yardım kuruluşu Oxfam’ın küresel gelir adaletsizliği konusundaki belirlemelerine göre, geçen yıl yaratılan küresel servetin yüzde 82’lik bölümü, en zengin yüzde 1’lik kesimin oldu. Dünyanın en yoksul yüzde 50’lik kesimi ise yaratılan küresel servetten herhangi bir pay alamadı. İngiliz yardım kuruluşuna göre ortaya çıkan sonuçlar, küresel ekonomik sistemin başarısızlığının işareti. Oxfam’a göre, vergiden kaçınma, şirketlerin siyaset üzerinde artan etkisi, işçi haklarının uğradığı erozyon ve kemer sıkma politikaları küresel gelir adalet-

www.londragazete.com

sizliğindeki uçurumun derinleşmesinde başlıca nedenler olarak öne çıkıyor. “KABUL EDİLEMEZ BİR DURUM” İngiliz yardım kuruluşu Oxfam’ın 2017 yılı başında açıkladığı bir önceki raporda, dünya nüfusunun yarısının servetinin 8 kişinin elinde olduğu bilgisine yer verilmişti. Kuruluş, yeni raporda, geçen yılın raporundaki sayıyı, güncel verilerle yapılan yeni hesaplamalar doğrultusunda 61 olarak revize ederken, bu yıl söz konusu sayıyı 42 olarak açıkladı. Raporun bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oxfam Direktörü Mark Goldring, raporla ortaya çıkan tablonun “kabul edilemez” olduğunu söyledi. MİLYARDERLİKTE DE ERKEK EGEMEN DÜNYA Yeni raporunda dünyada toplam dolar milyarderi sayısını 2 bin 43 olarak açıklayan Oxfam,

her 10 milyarderden 9’unun da erkek olduğunun altını çizerek, kadın-erkek gelir adaletsizliğine dikkat çekti. Rapora göre, kadın-erkek gelir adaletsizliği oranı yüzde 23 ve bu oranın sıfırlanması için sağlanan iyileşmelerle ancak 217 yıl sonra adaletsizlik giderilebilecek. Küresel gelir adaletsizliğinin giderilmesine yönelik önerilerde de bulunan Oxfam, dünyanın en zengin yüzde 10’luk kesiminin toplam servetinin en fakir yüzde 40’lık kesimin gelirini aşmaması için hükümetlerin aktif olarak çaba göstermesi gerektiğinin altını çiziyor. Gelir adaletsizliği bozulmasının insanların yeni arayışlara itmesi pek çok ülkede de yeni söylem ve çözümlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Kamu sektöründe kadınların, aynı iş için %14 daha az maaş aldığı ve her 10 kurumdan 9’unun kadınlara daha düşük ödeme yaptığı ilk elde edilen veriler arasında. Farklı partilerden kadın milletvekilleri güçlerini birleştirip

kadınların harekete geçmesini ve yöneticilerden izahat istemeleri doğrultusunda destek demeçleri vermeye başladılar. İşçi Partisi milletvekili Stella Creasy “eğer maddi imkanların herkese eşit ulaşmasını istiyorsak sadece şeffaflık yetmez, şirketlerin somut adımlar atmasında öncü olmalıyız” dedi. Sosyal medya kampanyaları, yeni mevzuat ve paymetoo websitesine paralel olarak başlatıldı. Kadınlar bu platformlarda, mesuliyetli yöneticiler karşısında maaş konusunu ele almaları, sonraki gerekli adımlar ve sendikalarla iletişime geçme konularında ipuçları ve desteği görebiliyorlar. Stella Creasy, “kadınlar şimdiden bize susturulmak istendiklerini ve kariyerlerini tehlikeye attıklarının ima edildiğini anlatıyorlar ama tehdit ve sindirmeye boyun eğmeyeceğiz. Her kadın iş yerinde gelir eşitsizliğini yaşamıştır. Buna ben de dahilim, artık devlet nezdinde onları dinleyen ve harekete geçen milletvekilleri var. Eğer çifte stan-

dart uyguluyorsanız, sizi kadın hareketleri, sendikalar ve devlet sorumlu tutacaktır “dedi ve yöneticilere mesajı gönderdi. Banka ve finans sektörünün sene sonu bonuslarında %60 varan ücret eşitsizlikleri var iken, kadınların sayılarının güçlü olduğu akademi, mağazacılık gibi sahalarda eşitsizliğin %50’ye vardığı ilk gözen çarpan istatistikler arasında. Bazı dev şirketlerin verileri, en elit yerlerde bile kadın erkek eşitsizliğinin en sembolik göstergesi. Kadın-erkek ücret farkları dünyanı en büyük 100 şirketinin 5’inde şu şekilde: Goldman Sachs %36,4, Google’s %16, Johnson & Johnson %15,8, Facebook’s %9.9 ve Microsoft’s %8.4. GELİR EŞİTSİZLİĞİ SIRALAMASI Gelir eşitsizliği sıralamasında ilk sırada Güney Afrika bulunmakta ve Türkiye de listede 49'uncu sırada yer alıyor. Dünya Bankası, 149 ülkeyi gelir eşitsizliğine göre sıraladı. Her ülkenin 100 üzerinden derecelendirildiği listede Güney Afrika 63 puanla eşitsizliğin en yüksek olduğu ülke olarak ilk sırada yer alırken, Türkiye 41 puanla 49'uncu sırada yer aldı. Apartheid rejiminin bitmesinden 20 yılı aşkın bir süre sonra Güney Afrika'nın yarısından fazlası hâlâ yoksulluk sınırının altında yaşarken ülke zenginliğinin çoğu küçük bir zümrenin elinde bulunuyor. Dünya Bankası'nın Güney Afrika'dan sorumlu olan ekonomisti Victor Sulla, Apartheid biteli 25 yıl olduğunu ve Güney Afrika'nın şu anda dünyanın en eşitsiz ülkesi olduğunu belirtiyor. Ekonomik eşitsizlik, dar gelirli işçilerin günlük kazancıyla yüksek gelirliler arasındaki fark hesaplanarak ölçülüyor. Sulla, dar gelirli kesimin Bangladeş'le eşdeğer ücret aldığını, çok fakir olduklarını, yüksek gelirli yüzde 10'luk kesiminse Avusturya'yla eşdeğer, yani Avrupa standartlarının çok üstünde olduğunu sözlerine ekliyor. Namibya ve Botsvana 61'er puanla 2'nci ve 3'üncü sırayı paylaşırken, Türkiye 41 puanla İsrail'in ardından 49'uncu sırada yer alıyor.

2018

| FÍNANS

5


Konut vergi indirimlerinde büyük değişiklikler

L

ondra başta olmak üzere Britanya’nın önde gelen muhasebe ve danışmanlık şirketlerinden Accounting Direct Plus şirketinin yöneticilerinden Mehmet Gazioğlu, hükümet tarafından konut sahiplerine yönelik vergi indirimleri ile ilişkin yapılan değişiklikler üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Ev sahiplerinin vergi iadesini ödemesi gereken zamana gelindiğine değinen Mehmet Gazioğlu, ‘’Kazanılan tüm kira gelirlerini ve yapılan masrafları bir araya alıp ve en önemlisi mortgage sağlayıcınızdan faiz sertifikalarını gider olarak nitelendirmelisiniz. Ancak bazılarınız şok yaşayabilir çünkü bu yıl ki gelir vergi faturanızın kiradan elde ettiğiniz net gelirin benzer olmasına rağmen, bir önceki yıla göre biraz daha yüksek olacağını görebilirsiniz. Bunun nedeni ise şu, 6 Nisan 2017’den itibaren hükümet, vergi indirimi alabilen konut sahipleri için değişiklikler yaptı. En büyük değişiklik ise mortagage kredilerinin faiz oranının 2021 yılına kadar finansman maliyetinin sadece % 20'si ile sınırlı olmasıydı. Şimdilik 2021 yılında kadar her yıl bir ‘aşamalı’ dönemi uygulanacak ve finansman maliyetiniz daha fazla kısıtlanacaktır. Ticari binaların (işletmeler için izin verilen binalar) bu kural değişikliğinden etkilenmediğini lütfen unutmayın. Nasıl etkilenebileceğinize dair ayrıntılı bir hesaplama veya

6 FÍNANS |

2018

bilgiyi www.gov.uk/guidance/ changes-to-tax-relief-for-residential-landlords-how-its-worked-out-including-case-studies internet adresinden edinebilirsiniz. KİRA ÜCRETLERİNDE ARTIŞ Mülkiyet Ortakları tarafından yapılan bir ankete göre, ankete katılanların % 54'ü, hükümet değişikliklerine karşılık olarak portföylerini satış yaparak azaltacağını belirtti. Buna ek olarak, hükümetin yaptığı değişiklikler neticesinde katılımcıların % 64'ünün finansı olumsuz yönde etkilendi. Bu nedenden dolayı, kiracıların faiz indirimi kaybına karşılık telafi etmesi için kira ücretlerini arttırması anlamına geliyor. Dikkat çekilmesi gereken bir diğer konu ise, konut ev piyasasında düşüş yaşanması ve ticari ev sahibi piyasasının, hükümet tarafından gerçekleşen değişik-

liklerinden etkilenmediği için yükseldi görülüyor. ŞİRKET OLARAK YARDIMA HAZIRIZ Bu kısıtlamanın bypass edilebileceği bireysel şartlara bağlı olarak mümkün olabilir. Accounting Direct Plus şirketi olarak müşterilerimizi verdi değişiklikleri gerçekleşmeden önce gereken tavsiyelerde bulunarak gelecekti vergi faturalarını bir nevi hafifletmeye yardımcı olduk. Profesyonel tavsiye almanız çok önemli. Muhasebecinize, önümüzdeki birkaç yılda gelir vergilerinizin bundan nasıl etkileneceğini ve hangi stratejilerle yaklaşan vergi yükünü hafifletebileceğinizi sorun. Acccounting Direct Plus’ta sizlere bu konuda yardımcı olabileceğimizi düşünüyoruz. Çünkü her müşterinin bireysel ihtiyacına göre değişiklik gösteren çeşitli vergi planlamalarını uyarlamak için farklı

stratejiler geliştirdik. Bu konuda danışman talep etmek için bizi aramaktan çekinmeyin.” Londra’da faaliyet gösteren en deneyimli muhasebe şirketlerinden Accounting Direct Plus’un

hizmetleriyle ilgili detaylı bilgiyi 020 8886 9222 numaralı telefondan veya www.accountingdirectplus.com internet adresinden edinebilirsiniz. Şirket, 293 Green Lanes, London N13 4XS adresinde bulunuyor.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

7


kredi skorunuzu yükseltebilir. Ayrıca uzun vadeli ve kontratlı alınan her şey (cep telefonu, internet, beyaz eşya) eğer ödemelerinizi doğru ve zamanında yaparsanız kredi skorunuzu oldukça arttırabilir. BORÇ VERENE KARŞI DAVRANIŞLARINIZ ÖNEMLİ

İNGİLTERE’DE

‘KREDİ SKORU’

?

NEDEN ÖNEMLİ

Zaten sahip olduğunuz bir borç verenden kredi arıyorsanız, örneğin, bir bankanın müşterisiyseniz, mali durumunuza bakılabilir ve geçmiş kredi sözleşmeleri kontrol edilebilir. Borç verenle daha önce hiç iş yapmamış olsanız bile, kredi davranışınız yine de kredi referans ajansları tarafından tutulacak ve bu yüzden araştırılacaktır.

• Seçim komisyonu: Seçim idaresi, daimi adresinizi doğrular ve oy kullanabileceğinizi belediyenize bildirir. Bu bilgi, adresinizi, orada ne kadar yaşadığınızı, kimlerle yaşadığınızı ve borç verenin ilgilendiği diğer konut bilgilerini onaylamak için kullanılacaktır.

Eğer geçmişte bankalarla başarılı bir şekilde borç alıp geri ödediyseniz, kredi başvurunuzun olumlu görülme olasılığı daha yüksektir. Ancak ödemelerinizde gecikme varsa, kredi başvurunuzun kabul edilme olasılığı daha düşüktür.

• Mahkeme kayıtları: Mahkemede borç veya iflasla ilgili olarak yapılan herhangi bir CCJ'niz varsa (County Court Judgments) bu bilgiler borç verene iletilecektir.

KREDİ REFERANS AJANSLARI İngiltere'de, geçmiş kredi davranışınızla ilgili bilgi sahibi olan 3 ana kredi referans ajansı vardır. Bunlar Equifax, Experian ve Callcredit firmalarıdır. Kredi başvurusunda bulunduğunuzda, bu referans kurumlarından gelen veriler borçlu olarak sizin kredi ile ilgili olarak bir resminizin oluşmasını sağlar.

İ

ngiltere’de uzun süreden beri yaşayanlar bilir. Birleşik Krallık’ta eğer banka kredisi ile iş kurmak, ev almak, araç satın almak, evinizi tadilat ettirmek, kredi kartı almak veya en basit şekilde bir elektronik eşyayı banka kredisi ile satın almak gibi bir sürece girdiğinizde karşınıza çıkan ilk şey ‘kredi skoru’ olacaktır. Eğer bu ülkede uzun süreli yaşamak istiyorsanız bankaların cazip kredi faizleri sayesinde yatırım yapmayı veya ihtiyacınız olan bir şeyler almayı planlayabilirsiniz. İşte bu tip durumlarda banka sizinle ilgili olarak banka hesap durumunuzu, varsa çeklerinizi, faturalarınızı, daha önce kullanmış olduğunuz herhangi bir krediniz varsa yaptığınız ödemeleri kontrol eder ve kredi skorunuzu görüntüler. Bu kredi skorunuz eğer

8 FÍNANS |

2018

kötü (poor) ise yüksek ihtimalle kredi kullanmanız imkansız olabilir. Eğer ortalama (average) ise o zaman inisiyatif kullanıp kredi tutarınız göz önünde bulundurulup o krediyi kullandırabilir. Ancak değeri yüksek olan ev, araba gibi satın almalarda kredi skorunuzun iyi (good) veya çok iyi (excellent) olması gerekebilmektedir. BİRİKİMİNİZİ BANKAYA YATIRIN Bu skoru etkileyen yukarıda saydığımız örneklerin haricinde eğer kredi skorunuzu yükseltmek istiyorsanız yaptığınız tüm işlemleri banka üzerinden yapmanızda yarar olduğunu söylememiz yanlış olmayacaktır. Eğer bir birikiminiz varsa bunu bankaların tasarruf hesaplarında tutmanız ileride kullanabileceği-

ÖNEMLİ R LE KRİTER

niz mevcut bir kredi ihtimalinde size epeyce fayda sağlayacaktır. Ayrıca kredi skoru sadece bir ev satın alırken karşınıza çıkmayabilir. Örneğin bir iş ortaklığı yaparken eğer kurumsal bir firmaysa mutlaka sizden kredi skorunuz ile ilgili bir rapor isteyebilir. Bunun yanında örneğin bir ev kiralamayı düşünüyorsanız muhtemelen karşınıza yine kredi skoru çıkacaktır. Kredi skorunuzu yükseltmenizi sağlayan diğer şeylerden birisi de ufak da olsa kredi kullanmaya başlamak olabilir. Birleşik Krallık’ta faiz oranlarının yüksek olmaması nedeniyle örneğin bir otomobil satın alacaksanız ve bunun için nakit paranız varsa bile bunu kredi kullanarak yapmanız ileride daha yüksek rakamlı kredi kullanımları için

Öncelikle, dosyanızdaki verilerin çoğunun yalnızca 6 yıl geri gideceğini unutmayın. Son 6 yıl içinde aldığınız krediler ve geri ödeme yaptığınız her şey titizlikle incelenir. Kredi referans firmaları tarafından sağlanan tüm bu bilgiler kullanılarak, muhtemel borç vereniniz başvurduğunuz ürün için uygunluğunuza karar verecektir. Bu bilgiler sizin sağlıklı bir kredi skoru elde edebilmeniz için önemlidir. Kredi veya kredi kartı gibi bir çözüme ihtiyacınız olduğunda bu skor size gerekli olacaktır.  Krediden uzak durmak ve sadece sahip olduğunuz parayı harcamak isteseniz bile acil durumlarda krediye ihtiyaç duymanız durumunda iyi bir finansal temele sahip olmak sizin adınıza her zaman faydalı olur.

• Diğer kreditörler: Dosyanızı daha önce sorgulayan diğer borç verenlerden oluşan bir kayıt hazırlanır. Eğer bunlardan çok fazlasına sahipseniz, bu durum son zamanlarda çok sayıda kredi başvurusu yaptığınızı gösterebilir ve bu da sizin çok fazla krediye ihtiyaç duyduğunuz izlenimi oluşturabilir. Dolayısıyla yüksek riskli bir müşteri olduğunuz anlamına gelebilir. • Finansal kuruluşlar: Geçmişte ortak bir kredi sözleşmesi yaptığınız, örneğin bir iş ortağıyla kredi kartınız varsa, kayıt altına alınacaktır. Aynı şekilde eşinizin kredi durumu sizin başvurunuzu da etkileyebilir. • Dolandırıcılık: Geçmişte kredi kullanımıyla ilgili bir sahtekarlık yaptıysanız, bu kaydedilecektir. • Kredi Davranışı: Bankalarla yapmış olduğunuz tüm işlemleri, kredi, ipotek, banka hesabı, kredi kartı vb. borçlarınızı zamanında geri ödememeniz durumunda, kaçırılmış, gecikmeli veya geç ödeme geçmişiniz varsa, bu sizin kredi borcunuza ne kadar sadık olduğunuzu gösterir.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

9


2018 Bahar Bütçesi

hakkında bilmeniz gerekenler

İ

ngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond, Mart ayında ilk Bahar Beyanını parlamentoya sundu ve 2018 Bahar ile birlikte İngiltere’de yaşayan insanlar ve buradaki işletmeler için istikrar sağlanacağını belirtti. 2018 BAHAR BEYANI Mart ayında yayınlanan bahar beyanında, ekonominin genel sağlığı ve Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR) tahminleri hakkında bir güncelleme yer alıyor. Ayrıca, hükümetin uygulamayı düşündüğü değişikliklerle ilişkin, vatandaşları ve işletmeleri değişikliklerle hakkında görüş bildirmeye davet ediyor. EKONOMİ VE MALİ TAHMİNLER Bakanlığın paylaştığı bahar bildiriminde, İngiltere’nin ekonomisi büyümeye, iş yaratmaya ve beklentileri aşmaya devam ettiği vurgulandı. Paylaşılan verilere göre ekonomi beş yıl üst üste büyümüş ve 2017 yılında beklentileri aşmıştır ve OBR bu yıl büyüme tahminlerini artırdı. Üretim, 50 yılda en uzun genişleme süresine sahip olduğu, istihdam ise 2010'dan bu yana 3 milyon arttığı öğrenildi. İşsizlik oranı 40 yılın en düşük seviyesine yakın. Ayrıca, 15,1 milyon çalışanın ortak bir rekor sayısı bulunmaktadır. OBR, 2022 yılında işyerinde 500.000'den fazla insanın olacağını tahmin ediyor ve gelecek 12 ay-

lık dönemde enflasyonun düşmesini ve önümüzdeki beş yıl içinde ücretlerin fiyatlardan daha hızlı artmasını beklediğini söyledi.

ri düşük tutarken ve İngiltere'nin geleceğine yatırım yaparken borçlanmaya karşı dengeli bir yaklaşıma sahip olduğu iddia ediliyor.

Borçlanma oranları ise 2010'dan bu yana dörtte üç oranında düştü. 2009-10'da İngiltere, harcanan her 4 pound için 1 pound ödünç almıştı ve bu yılda OBR, 18 pound için 1 pound ödeneceğini tahmin ediyor. Borç, önümüzdeki yıl GSYİH'nın bir payı olarak düşmeye başlayacak. Öyle olsa bile, İngiltere’nin borcu çok yüksek ve hane başına 65.000 £ civarında. Bu, ekonomiyi gelecekteki şoklara karşı savunmasız hale getirir. Ayrıca gelecek nesillere önemli bir yük getiriyor. Borç faiz ödemelerinin maliyeti her yıl 50 milyar pound civarındadır ve bu polis ve silahlı kuvvetler üzerinde harcanan miktardan daha fazla. Hükümetin, hayati kamu hizmetlerini finanse ederken, vergile-

SONBAHAR BÜTÇESİ 2017’DEN BU YANA KAYDEDİLEN İLERLEME 29 Mart 2019’da İngiltere’nin Avrupa Birliğinden ayrılması kesinleşmişken, 2018-19’de Brexit için hazırlanacak departmanlara ve devredilen idarelere için 1,5 milyar pound tahsis edildiği duyuruldu. EV IHTIYATÇLARINI KARŞILAMAK İÇİN YENİ PLANLAR Bakanlığın yaptığı açıklamada, İngiltere’nin ev sorununu çözmek ve ülkenin ihtiyaç duyduğu evleri inşa etmek için iddialı bir plan oluşturulduğu açıklandı. Maliye Bakanlığından paylaşılan 2018 Bahar Bütçesinde, önümüzdeki beş yıl içinde en az 44 milyar

10 FÍNANS |

2018

poundluk bir yatırım programı açıkladı. Yatırım programı ile birlikte hükümet ortalarında yaklaşık 300,000 adet ev talebini karşılamayı hedefliyor. 2018 Bahar Bildirimi özellikle aşağıdaki üç nokta üzerinde hükümetin çalışmaları gerçekleştirdiğini doğruluyor: • İngiltere’de ihtiyaç duyulan evlerin inşa edilmesi amacıyla, 44 adet farklı bölge ile çalışmalar yürüten hükümet, Konut Altyapı Fonu için 4,1 milyar pound yardım sağlamak için çalıştığını belirtti. • Küçük ev işçilerine maddi destek sağlayan Konut Geliştirme Ortaklığı için iki kat artış yaparak 220 milyon pounda yükseldi. • Londra’da 2021-22 sonunda kadar yaklaşık 27,000 civarında ev inşa edilmesi için 1,67 milyar verilecek. İŞYERLERİNE YARDIM EDİLECEK İş yerlerine yardım etmek için bir sonraki iş oranlarını yeniden değerlendirmek için 2021’ye getirileceği açıklandı. 2017 Bahar Bütçesinde iş oranların değerlendirilmesi her beş yılda bir yapılması yerinde her üç yılda bir her olacağı söylenmişti ve böylece bu değişiklik ile faturaların mevcut kira değerlerini daha isabetli bir şekilde yansıtmasını sağladığı vurgulandı. 2018 Bahar Bildirimi, 2020’de yapılması gereken iş oranlarını değerlendirme uygulaması 2021’de gerçekleşeceği belirtildi. Bu nedenden dolayı, işletmelerin daha

erken bir zamanda yeni değişiklikle yararlanabileceği anlamına geliyor. VERGİ SİSTEMİNDE OLASI DEĞİŞİKLİKLER Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada vergi sisteminde değişiklerde gerçekleşeceği açıklanmıştı. En başta tek kullanımlık plastik artıkların vergi sistemi ile azaltılacak. Kahve kupaları, plastik çatal bıçak takımı ve köpük tepsileri gibi tek kullanımlık plastikler çevremize zarar verdiğinden dolayı, hükümet bu sorunu çözmek için kararlı ve vergi sisteminden en iyi şekilde yararlanmak için kullanacağını vurguladı. Vergi değişiklikleri ile hükümet buradan oluşan kaynakla birlikte daha yeşil ürünler ve yeni hizmetlerin yaratılmasını teşvik etmek için kullanılacaktır. Ayrıca, plastiklerin çevreye etkisini azaltmanın yollarını araştırmak için işletmelere ve üniversitelere mevcut bütçelerden 20 milyon pound verilecektir. DİJİTAL İŞLETMELERE YÖNELİK VERGİ DEĞİŞİKLİĞİ Çağımızda dijital işletmeler, kullanıcıların katılımına ve katılımına güvenerek benzersiz bir şekilde değer yaratmakta ve bu işletmelerin karlarına vergi ödedikleri her zaman yansıtmıyor. Bu nedenden dolay hükümet daha adil bir şekilde vergi ödediğinden emin olmak için nitekim vergi sisteminde değişiklikler yapacağını belirledi.

www.londragazete.com


SON 10 YILDA EN FAZLA ZENGİNLEŞEN ÜLKELER Krizler, savaşlar, ekonomik bunalımlar, bölgesel sorunlar olsa da dünya dönüyor ve ülkeler büyüyor, küçülüyor. Peki, geçtiğimiz son 10 yılda kişi başı düşen milli gelirini en çok artırarak en fazla zenginleşen ülkeler hangileri merak ediyor musunuz?

88 - TÜRKİYE

10 - PANAMA Panama yıllar öncesi off-shore (kıyı bankacılığı) skandalına karışmıştı, Orta Amerika’daki bu güzel ülke, belli ki kazanç konusunda başarılı olmuş ve kişi başına düşen milli gelirini %97 artışla 2016 yılında 22.788 dolara çıkarmış.

09 - MOĞOLİSTAN Tarihi Göktürklerin de geçmişine uzanan ve Türk tarih kalıntıları içinde bulunduran Moğolistan, Asya ülkelerinin gelişimiyle birlikte 10 yıllık süreçte kişi başına düşen milli gelirinde  %101’lik artışla 12.161 dolara ulaşmış ve başarılı ülkeler arasında yer alıyor.

07 - LAOS Laos etrafında kendisi gibi gelişme sürecinden kişi başına düşen milli gelirini son 10 yılda %104 artırarak 5.719 dolara çıkarmış.

04 - ÖZBEKİSTAN Ekonomisi ağırlıklı olarak pamuk, altın, uranyum ve doğalgaz üretimine dayanan Özbekistan, son 10 yılında başarılı Türk devletlerinden bir diğeri. Kişi başı düşen milli gelirini 6.452 dolara taşıyarak %119  artırmayı başaran  Özbekistan, en fazla zenginleşen ülkeler arasında yer alıyor.

06 - HİNDİSTAN Dünyanın en kalabalık ikinci nüfusuna sahip olan Hindistan da son 10 yılda çalışkan ülkeler arasında yer alıyor. Her ne kadar okuma ve yazma oranının düşük olduğu bir ülke de olsa uygulanan ekonomik kalkınma programlarından başarıyla çıkmış görünüyor. 2006’da kişi başına düşen milli geliri 3.227 dolar seviyesinde olan Hindistan %106’lık artışla  2017 yılında $6.658’lık rakama ulaşıyor.

02 - ÇİN

Türkiye’de ise 188 ülkenin arasında son 10 yılda kişi başına düşen milli gelir artışında 81’inci sırada yer alıyor. 2006 yılında 14.536 dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2016 yılında %45 artışla 21.147 dolar olarak yer alıyor.

03 - ETİYOPYA Her ne kadar fakir ülkeler arasında yer alsa da tarım ve turizm sektörlerinde aldığı yatırımlarla Afrika’da zengin ülkeler arasında yer almayı başardı. Kişi başına düşen milli gelirini 740 dolardan 1.916 dolara çıkarmış ve kişi başına düşen milli gelirini %159 artırmayı başardı.

Son yıllarda ekonomik anlamda dünyaya açılmaya başlayan ve 2020 senesinde dünyanın en zengin ekonomisi olacağı öngörülen Çin, 1.35 milyarlık nüfusuna rağmen 10 yılda kişi başına düşen milli gelirini %164 artıran Çin’in 2016 yılı rakamı 15.423 dolar olmuştur.

08 - GÜRCİSTAN Gürcistan, Sovyet birliğinin dağılmasından sonra ekonomisinde iki yakası bir araya gelmeyen ülkelerden biri. Ta ki 2005 yılında Türkiye tarafından başlatılan ekonomik kalkınma programından sonra hızla toparlanarak kişi başına düşen milli gelirinde %104’lük artışla 2016 itibariyle 10.100 dolara ulaştı.

www.londragazete.com

05 - MYNAMAR Myanmar ise, gelirinin büyük bir bölümünü; muhteşem sahillerine, eşsiz manzarasına, yani turizme borçlu olan bu ülke de son 10 yıllık süreçte kişi başına düşen milli gelir %116 artışla 5.953 dolara çıkmıştır.

01 - TÜRKMENİSTAN 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan 7 Türk devletinden biri olan Türkmenistan 6.545 dolar olan kişi başına

düşen milli gelirini 10 yılda %165 artırarak 17.347 dolara taşıdı ve en fazla zenginleşen ülkeler arasında birinci sırada yer aldı.

2018

| FÍNANS

11


Yurtdışı

KAZANÇ VERGİSİ

M

KS Accounting şirketi sahibi Mehmet Kemal yurtdışı gelir vergisini hakkında Birleşik Krallık’ta yaşayan Türkiye ve KKTC kökenli insanları uyardı. Mehmet Kemal, Birleşik Krallık’ta vergi mukimi ve Birleşik Krallık’tan yabancı gelir veya kazançları olan için vergi kuralların karmaşık olduğunu vurguladı. Bunun nedeni ise şöyle açıkladı: “Birleşik Krallık vergi sistemi, dünya çapında gelir ve kazançlar konusunda Birleşik Krallık'ta ikamet eden herkese vergi ödetmeye çalışır. Yabancı gelir İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda dışında kazanılan para anlamına gelir. • Başka bir ülkede yürütülen iş ile ilgili kazançlar; • Başka bir ülkede bir işletmeyi yöneten karlar; • Başka bir ülkede bir mülk kiralamaktan elde edilen gelir; • Bir ev veya hisse senetleri gibi yurtdışı varlıklarını satma ya da ihraç etme kazançları;

12 FÍNANS |

2018

• Yurtdışı banka hesaplarında faiz tasarrufu;

ler yurtdışı gelir vergisi kapsamında değerlendirilmektedir.

• Diğer denizaşırı yatırım gelirleri, örneğin, hisselere ilişkin temettüler.

Fakat ödemeniz gereken vergi tutarı, İngiltere'de vergi için yerleşik olarak sınıflandırılmış olmanıza bağlıdır. Birleşik Kral-

Yukarıda sıralanan tüm örnek-

lık'ta ikamet ediyor olsanız da, genellikle İngiltere vergi yılında kaç gün geçirdiğinize bağlıdır; örneğin 6 Nisan 2018’den 5 Nisan 2019’a kadar. Eğer aşağıdaki koşullar sizin geçerli ise otomatik olarak ikamet eden bir kişi sayılırsınız: • Birleşik Krallık’ta bir vergi yılında 183 veya daha fazla gün geçirmişseniz • Birleşik Krallık'taki tek eviniz - en az 91 gün boyunca sahip olmanız, kiralamanız veya yaşamış olmanız gerekir ve vergi yılında en az 30 gün geçirmişseniz Eğer aşağıdaki koşullar sizin geçerli ise otomatik olarak ikamet eden bir kişi sayılmazsınız: • İngiltere'de 16 günden daha az zaman harcadınız (veya önceki 3 vergi yılı içinde Birleşik Krallık'ta 46 gün ikamet etmediyseniz) • Yurtdışında tam zamanlı olarak çalışıyorsanız (haftada en az 35 saat ortalama) ve İngiltere'de 91 günden daha az kaldıysanız ve bunun içinde 30 günden fazla çalışmadıysanız Ayrıca, Birleşik Krallık’ta otu-

rum hakkınız yoksa yurtdışı gelir ve kazançlarınız için vergi ödemenize gerek yok. Öte yandan gelir sağladığınız ülke tarafından vergi ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu durumda genellikle vergi indirimi talep edebilir, bu verginin bir kısmını veya tamamının söz konusu ülkede ödendiğini ispatlamanız halinde “Çifte Vergilendirmeyi Önleme” adı altında işler. VERGİ İNDİRİMİ BAŞVURUSUNDA BULUNUN Yabancı Gelir Vergisi ödemek zorunda kalmadan vergi indirimi başvurusunda bulunun. Bunun için gelirinizin olduğu ülkeden vergi indirimine başvurmanız gerekiyor. Aşağıdaki koşullarda bunu gerçekleştirebilirsiniz: • Gelir, yabancı vergiden muaftır, ancak Birleşik Krallık'ta vergilendirilir (örneğin, çoğu emekli maaşı). • Birleşik Krallık ile gelirinizi sağladığınız ülke arasında Çifte Vergi Anlaşması varsa Koşullar sağlanıyorsa Yabancı Vergi İdaresinden ilgili formu isteyebilir, böyle bir form yoksa bir mektupla başvurabilirsiniz. YABANCI GELİRİNİZDE ZATEN VERGİ ÖDEMİŞSENİZ Yurtdışı gelirinizi vergi beyannamenizde bildirirken, genellikle Yabancı Vergi Kredisi Yardımı talep edebilirsiniz. Ne kadar vergi indirimi alacağınız, İngiltere ile gelirinizin geldiği ülke arasında anlaşmaya göre değişiklik gösterebilir. Mehmet Kemal özellikle bu vergi alanın karmaşık olduğunu belirterek, yaptığı açıklamaların amacının Yurtdışı Gelirinin nasıl ele alındığına dair genel bir bakış açısı sağlamak olduğunu söyledi. Bu nedenden dolayı Yurtdışı Gelir Vergisi ile ilişkin söylemlerinin bilgilendirmek için yapıldığı, bilgilendirme amaçlı hazırlandığı ve herhangi bir işlem yapmadan önce mükelleflerin vergi, hukuk ve muhasebe danışmanlarına başvurmasını gerektiğinin altını çizdi.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

13


“Tünelin sonunda ışık var”

İ

ngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond, İngiliz ekonomisinin bir dönüm noktasında olduğunu ve tünelin sonunda ışığın göründüğünü belirtti. Philip Hammond, İngiliz parlamentosunda yaptığı açıklamada, finansal krizden bu yana uygulanmaya devam edilen kemer sıkma programından hemen vazgeçilmeyeceğini, ilerleyen dönemde kamu harcamalarının bir miktar artırılabileceğini söyledi.

14 FÍNANS |

2018

İngiltere'nin zor bir dönemden çıktığına işaret eden Hammond, "On yıl öncesindeki finansal krizden bu yana ülkenin toparlanmasında bir dönüm noktasındayız. Tünelin sonunda ışık var" dedi. Maliye Bakanı Hammond, Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR) tarafından hazırlanan tahminlere göre, İngiltere’nin bu yılki ekonomik büyümesinin yüzde 1,4’ten 1,5’e revize edildiğini, 2019 ve 2020'deki büyüme beklentisinin ise yüzde 1,3 seviye-

sinde teyit edildiğini ifade etti. Hammond, İngiliz ekonomisinin 2021'de yüzde 1,4, 2022'de ise yüzde 1,5 seviyesinde büyümesinin beklendiğini söyledi. OBR tahminlerine göre hali hazırda yüzde 3,0'ın üzerinde seyreden enflasyonun gelecek 12 aylık dönemde düşüşe geçmesinin beklendiğinin vurgulayan Hammond, bu yılın ilk çeyreğinden itibaren reel gelir artışının ise yeniden hız kazanmasının beklendiğini kaydetti. Kamu borçlanmasının da gelecek dönemde azalmasının beklendiğinin açıklayan Hammond, "OBR teyit etti. Her yıl toplam borç ve yıllık borçlanmamıza ilişkin aşağı yönlü revizyonlar yapılıyor. Borçlanmanın bu yıl, daha önceki tahmine kıyasla (Kasım) 4,7 milyar pound azalarak 45,2 milyar pound seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor” kaydetti. Hammond 2017-2018 döneminde İngiltere’nin gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYH) oranla toplam yıllık borçlanmasının yüzde 2,2 olmasının, bunun 2018-2019 döneminde yüzde 1,8’e, 2019-2020 döneminde ise

yüzde 1,6’ya gerilemesinin beklendiğini ifade etti. Hammond, döneminde İngiltere’nin gayrisafi yurt içi hasılasına oranla toplam yıllık borçlanmasının 2019-2020 döneminde yüzde 1,3’e, 2022-2023 döneminde ise yüzde 0,9’a gerilemesinin hedeflendiğini söyledi.  İNGİLTERE EKONOMİSİ 2012’DEN BU YANA EN KÖTÜ ÇEYREK İngiltere büyümesinde 2012’den bu yana olan en kötü performans gözlendi. İngiltere ekonomisi, kar yağışının perakende satışları ve inşaat faaliyetlerini olumsuz etkilemesiyle birinci çeyrekte 2012 yılının sonundan bu yana olan en kötü performansını sergiledi. Yine de, hava koşullarının ekonomi üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu söyleniyor.   Ulusal İstatistik Ofisi'nin cuma günü açıkladığı veriye göre, ülke ekonomisinde büyüme, yılın ilk

çeyreğinde yüzde 0,1’e yavaşladı. Ekonomist beklentileri, yüzde 0,3 büyüme yönündeydi. İngiltere, 2017'nin son çeyreğinde ise yüzde 0,4 büyümüştü. Ülke GSYİH'si, bir yıl öncesine göre yüzde 1,2’lik bir büyüme kaydetse de yine 2012'den bu yana olan en kötü performansı gösterdi. 

www.londragazete.com


Karayip Ada zincirindeki firmalar İngiltere’de 23,000 mülke sahip

İ

ngiltere ve Galler'de denizaşırı firmaların sahip olduğu bir çeyrek malın, İngiliz Virgin Adaları'nda kayıtlı varlıklar tarafından tutulduğu açıklandı. Karayip takımadaları, 23,000 mülke sahip olan şirketlerin resmi vatanı olarak bahsediliyor. Diğer ülkelerden daha fazla mülke sahip olduğu söyleniyor ve şu an yurtdışı topraklarında kayıtlı 11.700 firma aittir. Yapılan araştırmada, denizaşırı mülkiyete ilişkin Tapu Verileri ile ilgili analizler ortaya çıkmıştır. Araştırma, Ocak 2018 itibariyle İngiltere ve Galler'de denizaşırı firmalar tarafından tutulan 97.000 civarında mülk bulunduğunu keşfetti. İngiliz vergi mükelleflerine kayıtlı şirketlerin vergiden kaçınmak için kullanıldığı endişelerini de ekliyor. Sadece 30.600 nüfusa sahip olan İngiliz Virgin Adaları'nın (BVI) arkasında Jersey, Guernsey ve Man Adası bulunmakta. İngiltere ve Galler'deki denizaşırı şirketlerin sahip olduğu mülklerin üçte ikisi ise İngiliz Virgin Adaları, Jersey, Guernsey ve Isle of Man şirketlerine kayıtlı olduğu söylendi. Birçok yabancı ülkelerdeki firmalar, İngiltere’de mülk sahibi

www.londragazete.com

ve resmi olarak Hong Kong, Panama ve İrlanda'da bunlardan birkaç tanesi. Analiz sonucunda, veri tabanını kamuya açık hale getirmek ve ücretsiz olarak erişmek için geçen Kasım ayında verilen bir karar sonrasında İngiltere ve Galler'deki denizaşırı şirketler tarafından mülkün sahiplenilmesine dair yeni bir resim sunuyor. • İngiltere ve Galler'deki denizaşırı şirketlerin sahip olduğu tüm mülklerin yarısına yakın (% 44) Londra'da bulunmaktadır. • İngiltere ve Galler'deki denizaşırı şirketlerin sahip olduğu onda birden (11,500) fazla mülk, Westminster'nde bulunmaktadır. • Yabancı şirketler tarafından sahip olunan 6.000 'den fazla mülk, Londra Kensington ve Chelsea ilçesinde bulunmaktadır. İngiliz Virgin Adaları hükümeti, ülkeyi vergi cenneti olarak etiketlemenin yanlış olduğunu söyledi ve İngiltere'deki şirketlerin BVI'ye dahil olan şirketlerin sahip olabileceği pek çok pratik nedenlerin var olduğunu vurguladı. BVI şirketlerinin birden fazla ülkede, yatırımcıları bulunan büyük ticari mülk anlaşmaları için

yararlı olan çoklu yatırımcıları ve sahipleri bir araya getirebileceğini iddia etmiştir. BVI ayrıca ilgili yetkililerle mülkiyet bilgileri de dahil olmak üzere "gerekli bilgileri" paylaştığını söyledi. Veri tabanında bir fiyat açıklandı ve bu girişler arasında en pahalısı, 8-10 Broadway'de Metropolitan Police, New Scotland Yard'ın eski genel merkezi olduğu ifade edildi. Site 2014 yılında Abu Dhabi Financial Group tarafından Londra Belediye Başkanı'na 370 milyon pounda satılmıştı. Ancak resmi olarak BL Geliştirme adı verilen Jersey merkezli bir şirkete ait. Alışveriş merkezinin bir ucunu trafiğe kapatan Trafalgar Meydanı'nı inşa eden eski hükümet olan Admiralty Arch'ın özel mülkiyeti, otel geliştiricisi Prime Investments'a 141 milyon pound karşılığında satılmıştı ve Guernsey merkezli bir kuruluş olan Admiralty Arch Hotels Ltd.'ye kayıtlı olduğu duyuruldu. En pahalı binalar ise merkezi Londra bölgelerinde bulunmakta, oteller ve ofis blokları gibi veya ticari mülkler olmakla birlikte, çoğu ise işyeri yerine konut amaçlıdır. Doğudan batıya doğru, son kayıtlara göre Türk ve Caicos Ada-

ları'ndan Alliance Property Ltd adlı bir şirket tarafından sahiptir. Tam yan tarafında ise, BVI'da kayıtlı olan Lily Holding & Finance Inc'e ait bir başka konut bulunmakta. Toplamda 15 mülk, Jersey'e kayıtlı dört, Isle of Man’a kayıtlı bir ve Britanya Virjin Adaları'nda bulunan şirketlere aittir. Diğerlerine ise İtalya, Hong Kong ve Singapur'da sahiptir. Genlikle muhasebeciler, mal sahibinin vefat ettiğinde miras vergisinden kaçınmanın bir yolu olarak İngiltere'deki mülkün denizaşırı alıcılarına bir offshore şirketi kullanılmasını tavsiye ediyordu. BVI gibi offshore yetki alanları, isimlerini bir birey olarak satın aldıkları takdirde, adlarını kamu alanından daha fazla mahremi-

yet içinde tutmak isteyen alıcılara hala daha fazla hizmet sunmaktadır. Çoğu vergi cenneti, otomatik bilgi paylaşımına katılmayı kabul ederken, kolluk kuvvetlerinin bir offshore şirketinin yararına sahip olan kişileri keşfetmesine izin vermek, yayınlanmış verilerde isimleri görünmeyeceği söylendi. Veri kümesindeki mülklerin yalnızca yaklaşık üçte biri, şirket tarafından "ödenen fiyat" rakamlarına sahiptir. Bunun nedeni, HM Tapu Sicili'nin Ekim 2013'ten bu yana sadece bu bilgileri toplamasıdır, bu nedenle daha önce denizaşırı ülkelerde satılan mülkler hakkındaki bilgiler kaydedilmeyecektir En son satış fiyatlarını bilen 27.835 mülkün eklenmesiyle ödenen fiyat 55 milyar poundun üzerindeydi.

2018

| FÍNANS

15


Amazon ve Ebay satışlarında VAT zorunluluğu

L

ondra’nın saygın muhasebe bürolarından Zek&Co. müşterilerine en iyi şekilde hizmet vermeyi sürdürüyor. Zek&Co.’nun başarılı yöneticilerinden Ali Şener son dönemde HMRC tarafından gerçekleşen düzenlemeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle KDV konusunda büyük ölçüde kaçakçılığın önüne geçmeyi planlayan HMRC tarafından yapılan yeni düzenlemelere özetleyen Şener şunları söyledi: “Amazon ve Ebay, HMRC’ye kayıt olmayı kabul etti. Bundan

sonra Birleşik Krallık’ta satış yapmak isteyen Türkiye, Çin gibi dış ülkelerdeki firmaların HMRC’ye kayıt olması gerekecek. Şu anda VAT numarası olmayan birçok firmanın hesapları dondurulmaya başlandı. MÜŞTERİLERİMİZ İÇİN BU NE DEMEK OLUYOR? Anlaşma neleri içerir? HMRC, Amazon ve Ebay kullanan birçok İngiltere işletmesinin başarısı için hayati önem taşıdığının farkında. Ancak VAT ve benzeri hatalardan kaynaklanan vergi kaybının 2016/2017’de 1 milyar pound ile 1,5 milyar pound ara-

sında olduğunu tahmin etmektedir. Anlaşma, bunu azaltmak için bir teklif şeklindedir ve Amazon ve Ebay gibi pazarların şunları yapmasını gerektirir: • İngiltere’de ve yurtdışındaki çevrimiçi satıcıları, kendi yardım

ve destekleri aracılığıyla veya HMRC’nin rehberliğine yönlendirerek İngiltere’deki VAT yükümlülükleri hakkında eğitmeli. • HMRC satıcıların VAT kurallarına uymadıklarını bildirdiğinde, hızlı bir şekilde yanıt vermek ve uygun bir sistem kurmak için gerekenleri yapmak. • HMRC’ye satıcılar hakkında talep edildiğinde bilgi vermek için uygun ve yasal bir yol bulmak. AMAZON VE EBAY’E YASAL OLARAK KAYIT MI OLMAK GEREKİYOR? Hayır, ancak HMRC, kayıt olan çevrimiçi pazarların bir listesini yayınlamalı. Çevrimiçi pazarın yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda, listeden kaldırılacaktır. Anlaşmayı imzalamadan veya listeden çıkarılmadan vergi kaçakçılığını kolaylaştırmak için açık bir itibar riski söz konusu. BAŞKA ETKİLERİ VAR MI? Anlaşmayı imzalayan online pazarlarda, HMRC’ye yasal olarak bilgi verebildiklerinden emin olmak için çevrimiçi satıcılarla yaptıkları sözleşmelerin güncellenmesi gerekebilir.

16 FÍNANS |

2018

Sistemlerin, çevrimiçi pazarların HMRC’ye izin vermek için yeterli olacak verileri sağlamasına izin vermek için halihazırda mevcut olmayan yerlerde de uygulanması gerekecektir: • Tek tek satıcıları tanımlayın. • Bireysel işletmelerin İngiltere satışlarının öngörülen süre boyunca değerini ve hacmini hesaplayın. • Doğrudan iş ile iletişim kurun. Amazon ve Ebay’in de ayrıca satıcıları yükümlülükleri konusunda güncellemeler yapması gerekecektir veya HMRC’nin yönlendirmesi için gereken yardım ve desteği sağlamalı. Bir birey çevrimiçi bir platform üzerinden çalışıyorsa, bu, VAT yükümlülüklerini tekrar gözden geçirme ve kayıt eşikleri ile uyumlu veya uyumlu olduklarından emin olmak için iyi bir fırsattır. Bu anlaşmadan haberdar olmalarını sağlayabilir ve kayıt olduklarında ek taahhütlerde onlara yardımcı olmayı teklif edebiliriz.” İLETİŞİM BİLGİLERİ Tüm muhasebe konularında eksiksiz ve kaliteli hizmet alabileceğiniz Zek&Co.’ya 020 8881 88 44 numaralı telefondan ulaşabilir veya 576A Lordship Lane, Wood Green, London N22 5BY adresinde ziyaret edebilirsiniz.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

17


Geleceğin

sektör ve meslekleri

G

elişen teknoloji her geçen gün hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyor. Kullandığımız otomobillerden tutun, oturduğumuz evlere kadar her şey zaman içerisinde değişmeye başlıyor. Peki değişen sadece hayatlarımız mı? Aynı zamanda mesleklerimiz ve dünya üzerinde mevcut sektörlerde değişmeye ve birçoğu güncellenmeye başlıyor. Biz de sizler için günümüz dünyasında ve gelecekte hangi sektör ve mesleklerin popüler olabileceğini araştırdık. Son 20 yılda özellikle internet sektörünün kat ettiği yolun ardından dijital işlerin son derece popüler olduğu bir gerçek. Bu yazımızın özellikle işine ve kendisine yatırım yapmayı seven herkesin ilgisini çekeceğine inanıyoruz. ENERJİ TEKNOLOJİLERİ MÜHENDİSLİĞİ Dünya üzerinde enerji kaynaklarının tükenmesi insanoğlunu her zaman daha iyisini aramaya teşvik etmiştir. Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerjilere duyulan ilgi bununla ilgili büyük yatırımların yapılmasına ve bununla ilgili çeşitli sektörlerin gelişmesine neden oldu. Temiz ve yenilenebilir enerji gibi konular gelecekte oldukça önemli hale gelecek, bu alandaki profesyonellere büyük fırsatlar sunacak ve enerji sistemleri geleceğin mesleklerinde büyük öneme sahip bir konu haline gelecek. NANO TEKNOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ

Nano teknoloji bilgisayar hatta kıyafet gibi çoğu sektörlerde günümüzde kullanılmaya başladı. Yakın gelecekte ise kendisini kopyalamayı başaran nano robotlar vücutlarımızın içinde geziyor, virüslerle mücadele ediyor olacak. Bu robotların sağlımıza ve çevremize bir tehdit oluştur-

18 FÍNANS |

2018

madığını bilmemiz gerekiyor. Bu yüzden nano teknoloji mühendisliği ise günümüzde ve gelecekte aranan meslekler arasında olacak gibi gözüküyor. DRONE PİLOTU Drone artık video ve fotoğrafçılıktan tutun, askeriye ve hatta perakende sektörüne kadar girmiş durumda. Amazon’un son olarak siparişleri drone ile dağıtma haberleri ve bununla ilgili yaptığı araştırma geliştirme çalışmaları ile birlikte ileride droneların daha fazla hayatımızda olacağı bir gerçek. Bununla ilgili olarak da hiç şüphesiz bu sektörde yatırım yapılabilecek en iyi sektörler arasında gözüküyor. VERİ ANALİSTİ – BIG DATA Günümüzde artık özellikle yapay zeka uygulamalarının sayı-

sının artması ile büyük bir miktarda veri de karşımıza çıkıyor.

hızda ilerlemeye devam ederse ki öyle gözüküyor; birçok bilgimiz, medeni durumumuz, bankalarla olan durumumuz, sicil kaydı gibi detay bilgilerimiz kolayca ulaşılır olmaya başlayacak. Şu an için teşhircilik kültürü hoşumuza giderken ileride büyük sorunlara yol açacak. Bunun için kişisel gizlilik danışmanlarına danışıyor olacağız. 3D ÜRETİM MÜHENDİSLİĞİ

ARTTIRILMIŞ GERÇEKLİK GELİŞTİRİCİSİ

için bir hayli gayret gösteriyor. Gosth in the shell (kabuğun içindeki hayalet) filminde ise bu artırılmış gerçekliğin hayatımızda nasıl yer edeceğini daha somut şekilde görebilirsiniz. Şimdiye kadar filmlerde olan birçok gelecek teknolojinin şu an hayatımızda olduğu düşünülecek olursa bu teknolojinin de kısa bir süre içerisinde kendine has bir sektöre dönüşmesi muhtemel gibi gözüküyor.

Hayat şu haliyle oldukça sıkıcı diyenlerin başını çektiği bir meslek olarak düşünebiliriz aslında. Apple’ın son tanıttığı telefonda geleceğinin açık olduğunu fark etmişsinizdir. Zaten yıllardır Microsoft hololens ile artırılmış gerçekliğini hayatımıza sokmak

Hepimiz nerede olduğumuzu, ne yediğimizi, ne aldığımızı sosyal medyada paylaşmaktan zevk alıyor hatta diğer insanlar ne yapmış diye bakmaktan bir hayli keyif alıyoruz. Teknoloji aynı

Genelde big data sistemler ile depolanan bu verilerin derlenip toparlanması gerektiği bir gerçek. Yani bu verilerden şirketler yılda milyarlarca pound gelir elde edebiliyor. İşte bu verileri analiz eden kişilere veri analisti deniliyor. Veri yedekleme ve veri analiz etme tabi en iyi iş sektörleri ve meslekleri arasında yerini alıyor.

KİŞİSEL GİZLİLİK DANIŞMANLIĞI

3 boyutlu yazıcılar artık hayatımızda tam olarak yerini almış durumda. Önceleri sadece büyük ve endüstriyel firmaların kullandığı 3D yazıcılar artık evlerimize bile girmiş durumda. Askeriyeden tıp alanına kadar hemen hemen her sektörde kullanılan 3D yazıcılar ile ilgili önemli bir sektör giderek oluşmaya devam ediyor. Bununla beraber tabi ki bu işte uzmanlaşmış insan kaynağına da yakın bir zamanda oldukça ihtiyaç duyulacak. Birçok üniversite şimdiden bununla ilgili olarak bölümler açmış durumda. Yakın bir gelecekte popüler meslekler arasında 3D Üretim Mühendisliği’ni göreceğiz.

www.londragazete.com


İ

yi bir yatırım aracı olarak kabul gören dijital paralar (coins) yaygın bir şekilde kullanılmaya başlaması ile birlikte pratik bir ödeme aracı olarak kağıt paranın yerine almaya başladı bile. Hemen hemen her gün çıkan coins haberlerinde şirketler ve hatta devletler bile bu parayı fiziksel paranın yerine tercih edebiliyor. Peki bu kadar hızla yayılan bu para nasıl ortaya çıktı, ne kadar güvenilir ve dijital paranın en

Bitcoin’in ardından Nisan 2011’de, merkezsiz bir DNS aracılığıyla internet sansürünü zorlaştırmak amacıyla ilk altcoin olan Namecoin  kuruldu. Ekim 2011’de ise şifreleme metodu olarak  SHA-256  yerine  Scrypt  kullanarak ilk kez başarılı olan kripto para  Litecoin  kullanıma sunuldu. Bu özellik sayesinde insanlar Bitcoin madenciliği için kullanılan  ASIC makineleri gibi özel donanımlar olmadan Litecoin kazabilir hale geldi.

Bitcoin’in ile ilgili güvenli mi değil mi sorularını ise Bitcoin, dört senedir Bitcoin kodunun halen el değmeden durmasını göstererek yanıtlıyor. Bitcoin’in tek güvenlik açığını şu an için sadece, bireysel hesapların ve cüzdanların hackerlar tarafından hedef alınıp çalınması ihtimali üzerinden değerlendirebiliriz. Bitcoin’in açık kaynaklı kodlarını temel alarak kurulan diğer PPCoin ve TerraCoin gibi girişimlerde, sanal para biriminin

görünümde anonimdir ve bazı birimler tam anlamıyla bir anonimlik sağlamak için yeni sistemler oluşturmuşlardır. BİTCOİN, KİM TARAFINDAN BASILIYOR? Bitcoin, fiziksel olarak hiçbir merkez bankası tarafından basılmamakta. İnsanlar tarafından anlaşılabilir ve bankalardaki gibi karmaşık prosedürleri olmayan bir para birimidir. Bankalar paranın değerini düşürmek veya

almalarda salt 1 Bitcoin almak zorunda değilsiniz. Örneğin; 0.0024 Bitcoin de alabilirsiniz. “TAHMİN ZOR BİR İŞ… YANILMAK, HAKLI ÇIKMAKTAN ÇOK DAHA KOLAY…” Bu sözler Hackernoon.com sitesinde Bitcoin hakkında bir yazı kaleme alan fütürist Daniel Jeffries’a ait. Dünyanın en ünlü kripto para birimi Bitcoin’in on yıllık geçmişinden yola çıkarak, gelecek on yılı hakkında tahminler içeren bir makale yazan Jeffries, hem Bitcoin hem de Blockchain hakkında görüşlerini aktardı. Yaptığı gelecek tahmininde “Bitcoin sıfıra inecek” ya da “Bitcoin rezerv para birimi olup 1 milyon dolar değerine ulaşacak” gibi iddialı tahminlerde bulunmadığını ifade eden Jeffries, bunun yerine teknolojinin nasıl dönüşeceğine ve toplumun da değişen teknolojiye ne şekilde adapte olacağına odaklandığını belirtti.

önemlisi olan Bitcoin’in geleceği nedir sizler için araştırdık. İsterseniz öncelikle dijital paraları yakından tanıyalım. Dijital paraların bir diğer adı da kripto (crypto) para olarak bilinmektedir. Kripto paraların ilki olan Bitcoin ile kullanıcıların kendileri arasında bir aracıya (banka şubeleri vb. gibi) ihtiyaç duymadan alışveriş transfer yapılmasına imkan verir. Son derece güvenilir olan bu sistem kişi ya da kurumlara ait olmayıp kullanıcıları tarafından geliştirilmektedir. Kripto Para bildiğimiz para birimleri Türk Lirası, Pound vb. gibi bir para sistemidir. Ama bu para birimlerinden farklı olarak, kripto paranın oluşturulma amacı belli kriptografi prensipleri sayesinde mümkün kılınan bir işlem ile dijital bilgi değişimi sağlamaktır. Kriptografinin kullanım amacı para işlemlerini güvence altına almak ve yeni paraların oluşturulmasını kontrol etmektir. BAŞARILI OLAN İLK KRİPTO PARA: BİTCOİN Günümüzde yüzlerce farklı kripto para kullanılmaktadır ve bunlar genelde ‘alternatif kripto para’ olarak isimlendirilir. İlk kripto para, 2009 yılında takma adı olan  Satoshi Nakamoto bir yazılımcı  tarafından bulunan  Bitcoin‘dir. Bitcoin sistem olarak POW kullanır.

www.londragazete.com

2013 sonlarında Litecoin, medya tarafından tanınmaya başladı ve 1 milyar $ piyasa değerine ulaştı. 2011’de kurulan Ripple da Bitcoin ile aynı protokoller üzerine kurulmuştur. Bitcoin daha piyasaya adımını atmadan önce, Facebook’un, Facebook Credits adı altında yeni bir sanal para birimi yaratmaya çalıştığını biliyoruz. Bu Facebook Credits’ler ile Facebook platformunda geliştirilen oyunlarda hesaplarınızı yükseltebiliyor ve Facebook Credits’leri dilediğinizce harcayabiliyordunuz. Bu ve bunun gibi birçok sanal para girişimi hükümetlerin para politikalarına aykırı olduğu için yasaklandı, bazıları kendi sahipleri tarafından dolandırıcılığı önlemek için kapatıldı, bazıları da ilgi görmediği için piyasadan sönüp gitti. Fakat Bitcoin, merkezi bir para birimi olmadığından ve bir otorite tarafından yönetilmediğinden sadece ilgi eksikliği nedeniyle tükenmesi muhtemel.

gün geçtikçe daha popüler olacağı konusunda tüyo veriyor. Bitcoin neden bu kadar rağbet görüyor diye soracak olursanız cevabımız; hızlı değer artışlarıyla bir gecede milyoner olabilme ihtimali veriyor. KRİPTO PARA NE KADAR GÜVENLİ? Kripto Paraların güvenliği iki bölümden oluşmaktadır: İlki madenciler tarafından yapılan bir iş olan sıkışık  hash kesişimlerini  bulmak. İkinci ve daha muhtemel olan ise ağın %51’inden daha fazla kazı gücüne sahip olan bir madenci, küresel blockchain sistemini değiştirip, alternatif bir ana defter yaratabilir ve  bu durum %51 atağı olarak adlandırılmaktadır. Bu noktada bile saldırganın yapabilecekleri limitlidir. Kendi yaptığı para işlemlerini geri alabilir veya diğer para işlemlerini bloklayabilir. Kripto paralara devlet tarafından haciz koyulma ihtimali de daha azdır. Tüm Kripto Paralar

ülkenin borcunu kapatmak için para basabilirler. Fakat sistemde böyle bir uygulama mevcut olamaz, çünkü Bitcoin bağımsız bir para birimi. Bitcoin, dijital ortamda, Bitcoin üretmek isteyen herkesin katılabildiği bir grup insan tarafından üretilmekte. Üretimi, esasında “mined” (kazıp çıkarılan) anlamındaki İngilizce kökenli kelime ile tam anlamıyla ifade ediliyor. Bitcoin, bilgisayarlar ile, bir iletişim ağı yardımıyla üretilebilir. SINIRSIZ SAYIDA BİTCOİN ÜRETEBİLİR Mİ? Bu mümkün değil. Bitcoin protokollerinde yer alan maddeye göre, Bitcoin piyasasında, sadece 21 milyon Bitcoin bulunabilir. Bitcoinler en çok 0.00000001 şeklinde ayrışabiliyor. Yani satın

Bir önceki maddede bahsedilen merkezi kripto para alternatifleri üretilecek olsa da, merkezi olmayan para birimlerinin sonu gelecek değil. Pek çok hükümet bu sistemi yıkmak isteyecek belki ama merkezi olmayan para birimleri her zaman var olacak. Devletler kendi sınırları içinde Blockchain tabanlı kripto para birimleri oluşturabilirler belki ama küresel bir para birimi oluşturma konusunda sınıfta kalacaklar. Zira, hiçbir ülke tüm dünya ile uzlaşamayacağı için merkezi olmayan kripto para birimleri küresel para birimi olmaya çok daha yakınlar. Bu da merkezi bulunmayan kripto para birimlerinin kolay kolay yok olmayacakları anlamına geliyor.

2018

| FÍNANS

19


Vergi ve muhasebecilik alanındaki değişimleri

Alton & Co ile takip edin

U

zun yıllardır muhasebecilik alanında faaliyet gösteren Alton & CO, değişmekte olan vergi sistemi başta olmak üzere işveren ve işçileri yakından ilgilendiren konular hakkında önemli açıklamalar yaptı. Uzman Muhasebesi (Chartered Accountant) Altan Kemal yönetiminde hizmet veren Alton & Co, alanındaki uzman isimleri kadrosunda bulunduruyor. Yurtiçi ve yurtdışı geniş bir müşteri portföyüne sahip olan firma dijitalleşen dünya karşısında İngiltere vergi sisteminin giriştiği değişim sürecini

ve bu sürecin iş sahiplerini nasıl etkileyeceği hakkında bilgi verdi. VERGİDE DİJİTAL DEVRİM Vergi işlemlerini dijital yaparak, birçok işletme ve vergi mükelleflerin yakın gelecekte dijital vergi hesaplarına internet üzerinden erişebilecekleri bir sistem anlamına geliyor. Peki, MTD yani Making Tax Digital işinizde ne gibi bir etkiye sahip olacak? MTD’nin amacı kendi kendini değerlendiren vergi iadesi yerine, yeni bir üç aylık dijital raporlama sistemini yürürlüğe sokmaktır. Bu atılım 1944'ten

bu yana PAYE'nin tanıtımından sonraki en büyük değişiklik olarak kaydedildi. Yeni sistem çoğu işletmelerin muhasebe kayıtlarını nasıl tuttuklarından, HMRC’ye ve muhasebecilerine bu kayıtları nasıl aktardıklarına kadar kapsamlı bir değişikliği beraberinde getirecektir. Yeni sistem aynı zamanda serbest çalışan vergi mükelleflerine de “pay as you go” şeklinde ödeme kolaylığı fırsatı sunacaktır. İşletmelerin eninde sonunda ilgili yazılımı kullanmaları gerekecektir. Vergi kayıtlarını tutmak ve bu kayıtları üç aylık özetler ve yılsonu tam bir beyan ile HMRC'ye sunmak için MTD şart olacak. Yeni sistemin devlete katkısı ise, yıllık 8 milyar pound olarak kayıp vergilerin tahsili şeklinde olacaktır. MTD’DEN KİM ETKİLENECEK? Yılda 10,000 pounddan daha

20 FÍNANS |

2018

fazla kazanan iş adamları, serbest meslek sahipleri ve ev sahiplerinin dijital hesap tutmalı gerekecektir. Ancak, değiştirilen zaman çizelgesi altında, MTD sadece KDV eşiğinin üzerinde bir ciro ile işletmeleri etkileyecektir. KDV için 2019’dan itibaren dijital kayıtları tutmaları gerekecek. Sonuç olarak yaklaşık üç milyon küçük işletmelerin 2020’ye kadar dijital kayıt tutması istenmeyecek. Aynı muafiyet, istihdamda olanlar için ve yılda 10,000 pounddan fazla ikinci gelire sahip olan emekliler içinde geçerlidir. YAZILIM MTD pilot programı Nisan 2017’de başladı fakat hiçbir yerde hazır değil. Şu an bildiğimiz, bu yeni yazılım türünün bir HMRC uygulamasına bağlanacağıdır ve HMRC’nin sonucular ile bir ticari parçasının veriyi paylaşmasını sağlayacaktır. Bu anlamda geçiş yapmak için sizin veya işletmenizin potansiyel bir bütçe ayırmanız gerekecek. HMRC daha önce

tahminen MTD’nin yaklaşık 280 pound civarında bir maliyeti olacağını belirtmişti fakat bu değişebilir. SİBER GÜVENLİK Vergi mükellefleri ile HMRC arasında dijital muhasebe kayıtları ve elektronik etkileşimlerin yakın gelecekte artması beklenmekteyken, aynı zamanda siber suçların olması da bekleniyor. Bu nedenden dolayı işinizi böyle bir tehditten korumak için gereken adımları atmanız şart. İŞVERENLER İÇİN MAAŞ BORDROSU (PAYROLL) Yeni sisteme göre, HMRC vergi yılı için doğru miktarda vergi toplamak için, çalışanların vergi kodunu düzenleyecektir. Bununla birlikte, vergi kodunu değiştirmeden önce, HMRC’nin tetikleyici bir sebebe ihtiyacı var. Bu tetikleyici sebep; tam ödeme özeti (FPS) veya bir P46 formu gönderen işveren olabilir. Bu, bordro yoluyla araba parası verilmesi veya çalışanın kişisel vergi hesaplarının güncellenmesi ile ilgilidir. GEÇ BAŞVURU CEZALARI Çalışanlarınıza ödeme ve kesinti yaptığınız zaman, bunun detaylarını aynı gün veya bir önceki gün HMRC’ye bildirmeniz gerekiyor ve bu FPS göndererek yapılıyor. Eğer vergi ayında çalışanlarınıza herhangi bir ödeme yapmamışsanız, HMRC’ye işveren ödeme özeti (EPS) göndermeniz gerekecek. Aşağıdaki durumlarda HMRC geç başvuru cezası verebilir: • Birden fazla FPS veya EPS geç teslime edilmişse • Gerekli FPS numarasının gönderilmesi MAAŞ VEYA KAR PAYI? Kendi şirketinizin sahibi ve yöneticisi olarak, fonları nasıl ve ne zaman şirket hesabınızdan çıkaracağınızı seçebilirsiniz. Çıkardığınız tüm fonlar elinizde bir vergi yükü oluşturacak. Ödediğiniz vergi ücreti ödemenizin

www.londragazete.com


nasıl kategorize edildiğine bağlı olacaktır örneğin maaş, kar payı, faiz, kira veya kredi. MAAŞINIZ Şirketinizin yıllık 8,164 pound aşan tüm maaşlarınıza %13,8 oranında 1. Sınıf NIC ödemesi gerekmektedir. 5,876 ve 8,164 pound arasında bir maaş alıyorsanız, bu miktar NIC’ler için sıfır bant içinde olduğu için hiçbir NIC'yi çekmeyecektir. Bu maaş aynı zamanda 11.500 poundluk kişisel ödeneğiniz kapsamındadır, dolayısıyla gelir vergisi de ödenmez. EMEKLİLİĞİNİZİ PLANLAYIN Yaşınız kaç olursa olsun, emekliliğiniz için tasarruf yapmak için asla geç değildir. Erken yaşta emeklilik planı yapmaya başlamak her zamankinden daha önemli, genç nesiller için her ne kadar sıkıcı gelse bile ileride faydası olacaktır. Üç tür emekli maaşı bulunmak-

ta: 1- Devlet Emekliliği – Belirli bir yaştan sonra devletten emekli maaşı alıyorsunuz 2- İşyerinde Emeklilik – Maaşınızdan, işvereninizden ve hükümetten katkılardan oluşuyor 3- Bireysel Emeklilik – Emekli maaşlarını veya kendi işinden çalışanlar için amaçlı 2012’de işyeri emeklilik yasası yürürlüğe girdiğinden itibaren, 7 milyondan fazla çalışan otomatik olarak işyeri emeklilik maaşlarına kaydedildi. Önümüzdeki yıl içinde bu sayının on milyonu geçmesi bekleniyor. 20’Lİ YAŞLARINDA Bu yaş grubundaki insanlar emeklilik için hazırlık yapması için en iyi şansa sahipler. 20 yaşından itibaren tasarruf etmeye başlayanların, ortalama emeklilik yaşı 68 iken, 26,000 pound olan hedef geliri elde etmek için en azından (48 yıl boyunca ayda

131 pound) katkıda bulunmaları gerekmektedir. 30’LU YAŞLARINDA Çoğu insanın 30'lu yaşlarındaki önceliklerini değiştirmeye başlaması adil bir şeydir. Bu, ister evdeki merdivene ilk adımlarını atmak ister evlenmek, isterse de bir aile kurmak olsun. Maliyetinizden sıkıntıyı hissetmiş olsanız da, bu aşamada emeklilik için mümkün olduğu kadar yatarım yapmanız çok önemli. Kariyeriniz ilerledikçe kazançlarınız artıyor. İş yerinizin emeklilik katkılarını artırmayı seçebilirsiniz ve şimdi bunu yapmak en iyi zamandır.

ve ulaşım gibi masraflarını kapsayacaktır ayrıca. 50’Lİ YAŞLARINDA Emeklilik düşünceleriniz 50'lerde daha net hale geldikçe, ilk yapmanız gereken devlet emeklilik yaşınızı kontrol etmek olmalıdır. Kazançlarınız izin

40’LI YAŞLARINDA Emekliliğinizi planlamaya henüz başlamadıysanız, çok geç kalmadan şimdi harekete geçmek çok önemli. Ortalama emekli bir çiftin yıllık yaklaşık 18,000 pound gelire ihtiyacı var, bu gelir ile faturalarını, yiyecek

veriyorsa, işyerindeki emeklilik maaşınıza da katkı paylarını artırmayı düşünün, özelikle de ödediğiniz kişisel emekli maaşları veya ISA'lar olarak. 60’LI YAŞLARINDA Emeklilik yaklaştıkça hükümetten ve emeklilik tedarikçilerinizden emeklilik ile ilişkin son gelişmeleri hakkında haberdar olmanız ve ne zaman ve ne kadar gelire sahip olacağınızı öğrenmeniz sizin için faydalı olacaktır. Böylece geliriniz ile ne yapmak istediğinize kara vermek için zaman kazanırsınız. YENİ VERİ KORUMA YÖNETMELİKLERİ 25 Mayıs 2018’de yeni GDPR’nin yürürlüğe girmesi bekleniyor ve AB üyesi bir devlette yaşayan bireylerle ilgilenen tüm kurumların bu şahıslara ait kişisel bilgileri korumalarını gerektirecektir. Yeni GDPR, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe önem veriyor ve

www.londragazete.com

kişisel verilerin toplanmasını, depolanmasını ve kullanımını güvenceye almak için her büyüklükteki işletmelerin sorumlu olmasını gerektiriyor. GDPR, AB içinde faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından yürütülen işlemlere ve ayrıca Avrupa Birliği’nde yaşayan bireylere mal

veya hizmet sunanlara uygulanmaktadır. İngiltere’nin AB’yi terk etme kararı, GDPR’nin yürürlüğe girmesini etkilemeyecek ve hükümet daha sonra benzer yasalar çıkarmayı planlıyor, bu yüzden işinizin hazır olduğundan emin olmanız önemlidir. KİŞİSEL VERİLERİ NE OLUŞTURUR? Mevcut Verilerin Korunması Yasası üzerindeki GDPR, sadece verilerin isimleri ve adresleri değil, aynı zamanda mevcut eski çalışanlar ve iştirakçiler gibi bilgileri de içeren kişisel verilerin tanımlanması anlamına gelir. GDPR kapsamında, veri işlemcilerin kişisel verilerin ve işlem aktivitelerinin kayıtlarını tutması için özel olarak gerekli olması ve herhangi bir ihlal için yasal sorumluluğun artması gerekecektir. Bu arada veri denetleyicileri, iş sözleşmeleriyle yaptıkları sözleşmelerin GDPR'ya şikayette bulunmalarını sağlamak için ek yükümlülükler altında olacaklar.

2018

| FÍNANS

21


Gıda şirketleri için Brexit felaketi

H

ükümet yetkilileri Brexit’ten sonra AB ile bir serbest ticaret anlaşmasının, İngiltere yiyecek ve içecek endüstrisi için “can alıcı” olabileceği yönünde uyarılarda bulundu. İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji komitesi, bir anlaşma dışı sonucun “sismik bir etkisi” olacağı söylendi. Milletvekilleri bir AB serbest ticaret anlaşmasının bir numaralı öncelik olması gerektiğini vurguladı. 28.8 milyar poundluk endüstri, İngiltere’nin en büyük üretim sektörü olup 400.000 kişi istihdam etmektedir. Komiteye başkanlık eden Rachel Reeves şunları söyledi: “Sektörün başarısı, AB’nin tek pazar ve gümrük birliğine katılmaya büyük ölçüde bağımlıydı. Gıda ve içecek sektörümüzün

sürekli başarısını sağlamak için, hükümet AB ile gelecekteki ilişkilerimize açıklık ve kesinlik kazandırmalı ve işlenmiş gıda ve içecek sektöründe AB ile devam eden düzenleyici, standartlar ve ticaret uyumuna gitmelidir.” DAHA AZ SEÇENEK Komite, 2020 Aralık’ından sonra, Brexit sonrası geçiş döneminin sona ermesinin ardınd an AB paz arlar ına erişim olmadan, İngiltere’nin çikolata, peynir, sığır eti, domuz eti ve meşrubat gibi işlenmiş gıdaların ihracatının zarar göreceğini söyledi. Aynı zamanda İngiltereli tüketiciler, süpermarket raflarında daha az seçenek görecek ve daha yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalacaklar. Komite, Dünya Ticaret Örgütü tarifelerine yapılan deflasyonun “sektör için kabul edilebilir bir sonuç olmayacağı ve İngiltere’nin ihracatının rekabet gücünü ciddi şekilde tehlikeye atacağını” belirtti.

“Hükümet ayrıca, mevcut tüm AB ticaret anlaşmalarını, en büyük ihracat yerlerimizi oluşturdukları için üçüncü ülkelerle çoğaltmaya çalışmalı.” Komite ayrıca, İngiltere’nin yiyecek ve içecek endüstrisinin AB işçilerine büyük ölçüde bağımlı olduğunu ve hükümetin “ihtiyaç duyduğu becerilere anında erişmeye devam edebilmesini” sağlama çağrısında bulunduğunu da belirtti. Yiyecek ve İçecek Federasyonu genel müdürü Ian Wright, komitenin raporunu “İngiltere’nin AB ile gelecekteki ticari ilişkilerine ilişkin tartışmalara son derece değerli bir katkı” olarak nitelendirdi.

Nisan vergi değişiklikleri 2018: Sizin için ne ifade ediyor?

N

isan ayında vergi sistemine yapılan değişiklikler sayesinde, İngiltere’de yaşayan milyonlarca insanın finansmanı artacağı açıklandı. İşte size nasıl fayda sağlayacağınızın bir özeti. Yeni vergi yılı 6 Nisan 2018'de başladı.

22 FÍNANS |

2018

Gün içinde, cebinize daha fazla para kazandıracak ve daha fazla ücret almanıza yardımcı olacak pek çok değişiklik yürürlüğe girdiği iddia ediliyor. ULUSAL YAŞAM ÜCRETİ Ulusal Yaşam Ücreti saatte 7,87 pounda çıkıyor. 25 yaş ve üzerindeyseniz ve bir stajyerlik döneminin ilk yılında değilseniz, Ulu-

sal Yaşam Ücretine yasal olarak hak kazanmış olursunuz. Ayrıca 25 yaşın altındakiler ve stajyerler de Asgari Ücretteki artışlardan yararlanabilecek. KİŞİSEL ÖDENEK Kişisel Ödenek 11.850 pounda kadar yükseliyor. Bu tutarın altında kazandığınız gelir hakkında vergi ödemek zorunda değilsiniz. Değişimin bir sonucu olarak, tipik bir temel oranlı vergi mükellefi 2010-11 yıllarına göre 1.075 £ daha fazla olacak. DEVLET EMEKLİLİĞİ Devlet Emeklilik % 3 oranında artacak. Bu, emekliler için haftada 3.65 pound artış olarak nitelendiriliyor. YAKIT VERGİSİ Yakıt vergisi son sekiz olduğu gibi bu yılda dondurulmuş halde kalacak. Yakıt ücreti litre başına 57.95 peni olarak kalmaya devam edecek. Böylece hane halkı ve işletmeler toplamda yılda 850

milyon pound ve sürücüler ise ortalama 160 pound tasarruf sağlayacaktır. ÜNİVERSİTE BORÇLARI Üniversite mezunları okul borçlarını yıllık 25.000 pound üzerinde kazanmaya başladığında ödeyecektir. Eşik, kariyerlerinde başlayanlara yardımcı olmak için ortalama kazanca yapılan değişikliklere paralel olarak yükselmeye devam edecektir.

www.londragazete.com


Brexit sürecinin belirsizliği İngiltere’de devam ediyor Norveç'i örnek göstererek İngiltere’nin Brexit sonrasında AB ile Gümrük Birliği'nin içerecek özel bir ilişki kurması gerektiğini savundu. Corbyn'in bu yaklaşımı İngiliz parlamentosundaki bütün partiler içinde önemli sayıda milletvekilinin desteğini alabilir. İngiltere’de Brexit bağlamında bir diğer önemli tartışma başlığını da AB ile varılacak nihai anlaşmanın parlamentonun onayına sunulması oluşturuyor. AB ile özel ilişkiyi savunan milletvekilleri, parlamentonun anlaşmanın içeriğine de müdahil olmasını sağlayacak “anlamlı bir oylama” talep ediyor

İ

ngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecini yaklaşık bir yıl önce başlatmıştı ve bu bir yıl içerisinde belirsizlikler sürüyor.

2016’da yapılan referandumla yüzde 48'e karşı yüzde 52 oranındaki oyla AB’den ayrılma kararı alan İngiltere, geçen yıl 29 Mart’ta Lizbon Anlaşması'nın birlikten ayrılmayı düzenleyen 50. maddesini işleterek süreci resmen başlatmıştı. Haziran ayında Brexit koşullarının müzakeresine başlayan İngiltere, AB ile vatan-

daş hakları, birlik bütçesine taahhütlerinden kaynaklanan ödemeler ve bir geçiş süreci üzerinde anlaşma sağladı. Fakat İrlanda adasındaki sınır sorunu ve AB ile gelecekteki ilişkilerin açılımı konusunda belirsizlikler devam etmekte. BREXIT FATURASI Varılan anlaşmayla İngiltere’de yaşayan 3 milyondan fazla AB vatandaşı ve AB’de yaşayan yaklaşık bir milyon İngiliz vatandaşının kazanılmış hakları karşılıklı güvenceye alındı.

AB bütçesine taahhütlerinden kaynaklanan bir faturayı da ödemeyi kabul eden İngiltere, toplamda 50 milyar euro bulabilecek bir parayı gelecek birkaç yıl boyunca ödemeye devam edecek. İngiltere ile AB’nin üzerinde anlaştıkları geçiş sürecinin 31 Aralık 2020'de sona erecek şekilde düzenlenmesi bekleniyor. Geçiş süreciyle her iki tarafın iş dünyaları ve ekonomileri üzerindeki olumsuz etkilerin asgariye indirilmesi öngörülüyor. İRLANDA SORUNU Taraflar arasındaki en karmaşık sorun ise AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere’ye bağlı Kuzey İrlanda arasındaki sınır sorunu olarak görünüyor. İngiliz hükümeti, Birleşik Krallığa dahil olan Kuzey İrlanda ile Avrupa Birliği üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasında, Brexit sonrası, "fiziki bir sınır" istenmediği yönündeki duruşunu açıkladı. İngiltere ve Avrupa Birliği arasındaki müzakerelerde en önemli üç başlıktan biri bu sınır bölgesinin Brexit sonraki statüsüne ilişkin. Bu sınır müzakeresi, son derece hassas olan Kuzey İrlanda barış

www.londragazete.com

sürecini de yakından ilgilendiriyor." Gelecekteki Ortaklık" ismi verilen memorandumda, İrlanda ile sınır kapısı gibi "fiziksel bir sınır" istenmediği belirtiliyor. İngiltere de AB de İrlanda adasında fiziki bir sınır oluşturulmasından ve sınır kontrollerine geçilmesinden kaçınılması gerektiği noktasında görüş birliği içinde ancak İngiltere ile AB arasında ticari ilişkileri bugünkü şeklinde tutacak bir serbest ticaret anlaşmasına varılamaması durumunda bunun nasıl başarılacağı belirsizliğini koruyor. İngiltere'nin Gümrük Birliği'nden ve Tek Pazar'dan ayrılması ile Kuzey İrlanda da ayrılmış olacak. İki ülke arasındaki karşılıklı ticaret hacmi 2016 yılında 23 milyar pound civarında gerçekleşti. TÜRKİYE ÖRNEK GÖSTERİLİYOR Ülkede, İngiltere’nin Brexit sonrasında da Gümrük Birliği’nin ve Tek Pazar'ın parçası olarak kalmasını savunan önemli bir kesim bulunuyor. Ana muhalefetteki İşçi Partisinin lideri Jeremy Corbyn, geçen ay Türkiye, İsviçre ve

LONDRA FİNANS MERKEZİ OLARAK İLK SIRADA Düşünce kuruluşu Z/Yen tarafından hazırlanan Küresel Finans Merkezleri Endeksi’nden derlenen verilere göre İngiltere’nin başkenti Londra, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecine rağmen bu yıl yine dünyanın en büyük finans merkezi olarak ilk sıradaki yerini korudu. Londra’yı sırasıyla New York, Hong Kong, Singapur ve Tokyo takip etti. Bu yıl ilk beş finans merkezi içerisinde dikkati çeken ise Londra’nın en büyük finans merkezi olarak ilk sırada yer almasına rağmen ardından gelen New York, Hong Kong, Singapur ve Tokyo’nun arayı kapatmaya başlaması. Örneğin Londra bu yıl 14 puan yükselerek 794 puanla birinci sıradaki yerini korurken, New York 37 puan yükselerek 793 puanla ikinci sırada, Hong Kong 37 puan yükselerek 781 puanla üçüncü sırada, Singapur 23 puan yükselerek 765 puanla dördüncü sırada ve Tokyo 24 puan yükselerek 749 puanla 5. sırada yer aldı.

2018

| FÍNANS

23


Ticari finans çözümlerinde uzman marka:

Strategy Finance & Insurance

T

icari krediler konusunda Londra’nın uzman kuruluşlarından Strategy Finance & Insurance, 2004 yılından bu yana finans ve sigorta alanında müşterilerine çözümler sunmaya devam ediyor.

İş adamı Alp Ceylan yönetiminde, profesyonel kadrosu ile hizmet veren başarılı firma, İngiltere genelindeki banka ve building society’lere büyük ölçüde erişim yeteneğine sahip. The Financial Conduct Authority (FCA), The British Insurance Brokers Association (BIBA) ve The National Association of Commercial Finance Brokers (NACFB) üyesi olan Strategy Finance & Insurance firmasının başarılı yöneticisi Alp Ceylan aynı zamanda ticari krediler konusunda lider olan üç bankadan birisi olan Hampshire Trust Bank’ın yetkili 18 master broker’ı arasında yer alıyor. Ayrıca, ikinci önemli specialist ticari banka olan InterBay Commercial’in da yetkili master broker’idir. TİCARİ KREDİLERDE BİR ‘MARKA’ Özellikle ticari krediler hakkında uzman olan Alp Ceylan’ın konusunda uzman ve bilirkişi olmasından dolayı, firması aracılığıyla yapılan ticari başvuruların dosyalarının bizzat kendi imzası ile sunulmasının büyük oranda başvurularda olumlu bir sonuç alınmasına fayda sağladığını ve hızlı bir sonuç alınabildiğini ifade ediyor.

24 FÍNANS |

2018

BİREYSEL FİRMALARDAN, LİMİTED ŞİRKETE GEÇİŞ Bireysel kredi faizlerinin tamamının 6 Nisan 2017’den önce ki dönemlerde gider olarak işlenebildiğini belirten Alp Ceylan, ‘Bu tarihten itibaren yeni

dönemde şahıs adına alınan Buy To Let (BTL) kredilerinin faizleri maalesef gider olarak kayıt edilemiyor. 2017 itibari ile kademeli olarak gider gösterme oranı giderek azalacak ve 2020 itibari ile şahsi isme alınan BTL kredi faizi gider olarak gösterilemeyecek. Bu yeni vergilendirme değişikliğinden, özellikle yüksek dereceden gelir sahipleri daha fazla etkileniyor. Şahsi isimler adına olan BTL’lerden alınan kira gelirinden gider olarak düşülemeyecek yıllık faiz maliyeti nedeniyle, kazanılan kira gelirinde de artış

olacaktır. Dolayısı ile ödeyecekleri vergiler daha da artacaktır. Bu değişikliklerin bir sonucu olarak Limited şirketler açılıp, bu şirketler üzerinden krediye başvurulduğunu gözlemliyoruz. Böylelikle kredi faizi şirket gideri olarak işlenebiliyor.’ dedi.

Yeni BTL yatırımı yapacakların ve bina alacakların, başvuruları yapmadan önce kendi muhasebecilerine mutlaka danışıp, şahıs veya şirket adına alım yapma konusunda bir fikir alışverişi yapmalarını önemle tavsiye etmektedir. BANKALARDAN LİMİTED ŞİRKETLERE ÖZEL ‘ÜRÜN VE FAİZ ORANI’ Bu avantajdan dolayı artan sayıda yeni kurulan şirketler için, bankalar tarafın- dan özel kredi oranları belirlendiğine deği-

nen Alp Ceylan, ‘Kredi faizlerinin gider olarak kullanılabilmesi büyük bir avantajdır. Bu gider kaleminden yararlanabilmek için kurulan Limited şirket sayısı gittikçe artmaktadır ve buna karşılık bankalar tarafından bu şirketlere sunulan özel ürünler sayısı da artmaktadır. Buna ilave olarak, kredi veren yeni kuruluşlar piyasaya girmekte ve sayıları ve rekabetleri artmaktadır. Dolayısıyla daha ucuz ve avantajlı kredi oranları sunulmaktadır. Bu sayede oldukça ekonomik kredi oranları ile müşterilerimizin ticari kredi başvurularını yapmasını sağlayabiliyoruz. EV FİYATLARI ‘KONTROL ALTINDA’ TUTULMAYA ÇALIŞILIYOR Yatırım amacı ile ev alacak kişilerin yeni vergi düzenlemeleri ile karşılaştığına değinen Alp Ceylan, ‘1 Nisan 2016 yılında alınan kararla Residential Buy to Let (kira getirisi amaçlı) ev alındığında önceki tarihlerde ödenen Stamp Duty Land Tax (SDLT) vergisine ilave olarak ekstra %3 oranında bir vergi daha getirildi. Bu ek masraf ile özellikle artan ev fiyatları kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Kensington, Chelsea, Mayfair gibi bölgelerde bulunan yüksek fiyatlı bina fiyatlarında bir düşüş gözlemleniyor ama genel olarak 2018 yılında ortalama olarak yıllık yüzde 1 ila yüzde 3 arasında (bilirkişilerin yorumlarına göre) mütevazi yükselme beklendiğini söyleyebiliriz.’ dedi.

BANKALAR TARAFINDAN “PORTFOLIO LANDLORD”LAR İÇİN ZORUNLU ‘STRES TESTİ’ Yeni alınacak BTL dahil olmak üzere, 4 veya daha fazla kiralık bina sahibi olanlara The Prudendial Regulation Authorty (PRA) tarafından “Portfolio Landlord” adı verilmiştir. Bu gruptaki yatırımcılar için PRA bankalara “Stress Test” yapma mecburiyetini yasal olarak getirmiştir. Bu test “Portfolio Landlord”ların sahip oldukları bütün binalar için yapılmaktadır. Bu testin amacı, mevcut binaların kendi kredi borçlarını ödeyebilme kapasitesinin olup olmadığını ve uzun dönemde bu kapasitenin sürdürebilme durumunda olduğunu analiz etmektir. Bu test yapılırken kullanılan katsayı hesaplamasında, faiz oranları yükselmiş gibi düşünülmekte, binanın şirket tarafından mı, yoksa şahıs mi alınmakta olduğu, kişinin gelir seviyesinin ne olduğu dikkate alınmakta, binaların giderleri ve kiracısız boş kalabileceği durumu göz önüne alınmaktadır. Eğer müracaat eden kişi veya limited şirket bu testi geçer ise, yeni alacakları yer için bankalardan kredi almaya hak kazanacaklardır. HER İŞİN BİR UZMANI VAR Özellikle ticari yatırım ve sigortacılık konusunda uzman olduklarını belirten Alp Ceylan, ‘Her işin bir uzmanı var. Bizde bu konuda uzun yıllardır profesyonel kadromuz ile verdiğimiz kaliteli hizmet ve tecrübemiz sayesinde bu sektörde bir marka olduk. Ancak her işin bir uzmanı var. Hukuki konularda nasıl ki bir avukata gitmemiz gerekiyorsa, vergi gibi konularda da tabi ki iyi bir muhasebeciye gitmemiz gerektiği gibi, finans konusunda da uzman olan ve yetkili ve lisanslı bir firmayla çalışılması gerekir. Strategy Finance and Insurance Services’in hizmetleri ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için; 0203 761 4111 numaralı telefonu arayabilir, www.strategyfinance.com web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Strategy Finance; 173 Balls Pond Road, London N1 4BG adresinde bulunuyor.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

25


ABD Doları değer kazanırken, ülkeler nasıl önlem alıyor?

A

BD ekonomisindeki toparlanma ve ABD Merkez Bankası Fed'in para politikasını sıkılaştıracağı beklentileri, Türkiye'yi de kapsayan gelişen ülkelerin para birimleri ve tahvilleri üzerinde satış baskısı yaratıyor. Dolar/TL kuru 4,30'u aşarak yine rekor tazeledi. ABD Doları'nın küresel para birimleri karşısındaki değerini ölçen Dolar endeksi, 2018'in en yüksek seviyelerine tırmanmış durumda. Endeks Nisan ayından bu yana yüzde 4,4 yükselerek, Ekim 2017'den bu yana ilk kez 93 seviyesini aştı. Yatırımcıların yüksek risk karşılığında yüksek getiri sağlayan yatırım araçları olarak gördüğü gelişen ülke varlıklarından çıkıp ABD varlıklarına dönüşü, gelişen ülke ekonomilerinde de Dolar likiditesi sorunu yaratıyor. Peki hangi ülke ABD Doları'nın yükselişinin ekonomiye kalıcı hasar vermesini önlemek için ne gibi tedbirler aldı? TÜRKİYE: ÖRTÜLÜ FAİZ ARTIRIMI VE ZORUNLU KARŞILIK HAMLESİ Türk Lirası, ABD Doları karşısında bu yıl en çok değer kaybe-

26 FÍNANS |

2018

den para birimi durumunda. TL'nin yılbaşından bu yana kaybı yüzde 13'e yaklaşmış durumda. Alınan tedbirler • Faiz adımı: Merkez Bankası politika faizi olan 1 haftalık repo faizinde değişikliğe gitmese de, politika faizi ile TL fonlamasının kısıldığı günlerde kullanıma giren geç likidite penceresi borç verme faizini yüzde 12,75'ten yüzde 13,50'ye kadar yükseltti. • Zorunlu karşılıklar:  Bir diğer tedbir ise zorunlu karşılıklar tarafında alındı. Bankaların Merkez Bankası'nda tutmak zorunda oldukları TL cinsi likiditenin döviz olarak tutulmasına imkan tanıyan rezerv opsiyonu mekanizmasında üst sınır yüzde 55'ten yüzde 45'e düşürüldü. Merkez Bankası bu yolla piyasaya 2,2 milyar dolarlık kaynak sağlandığını açıkladı. RUSYA: FAİZ İNDİRİMLERİ DURDU Rusya Merkez Bankası, yılbaşından bu yana Dolar'a karşı yüzde 9'a yakın değer kaybeden Ruble'yi desteklemek için bir adım atmış değil. Ancak yine de para politikası duruşu daha temkinli yönde değişti.

Alınan tebirler: • Faiz politikası Rusya Merkez Bankası 2017'de faizlerin düşürülebileceği ve ekonomik büyümenin desteklenebileceği yönünde sinyaller veriyordu. Ancak Ruble'nin karşı karşıya olduğu satış baskısı nedeniyle Merkez Bankası, faiz indirimine gidilebileceği yönündeki söylemlerinden uzaklaştı. ARJANTİN: ÜÇ ACİL FAİZ ARTIRIMI Yılbaşından bu yana ABD Doları karşısında en çok değer kaybeden para birimi Arjantin Pesosu. Ülke ekonomisinin dışa bağımlı olması nedeniyle kur şokları karşısında kırılgan ülkeler arasında gösteriliyor. Peso bu yıl Dolar'a karşı yüzde 17,8 değer kaybetti. Alınan tedbirler: • Art arda faiz artırımları: Peso'daki satış baskısının geçtiğimiz hafta hızlanmasıyla Arjantin Merkez Bankası, üç olağanüstü faiz artırımını peş peşe yapmıştı. Üç faiz artırımıyla birlikte Arjantin'de faizler yüzde 27'den yüzde 40'a çıkarıldı. • Mali disiplin taahhüdü: Arjantin hükümeti de yatırımcıların güvenini tazeleyebilmek adına, bütçe açığının milli gelire oranı

için daha iddialı bir hedefi kamuoyuyla paylaştı. Hükümet, bütçe açığı/milli gelir oranı hedefini yüzde 3,2'den yüzde 2,7'ye revize etti. HİNDİSTAN: DOĞRUDAN MÜDAHALE GELDİ Yılbaşından bu yana ABD Doları karşısında yüzde 5 değer kaybeden Hint Rupisi, Asya ekonomileri arasında en kötü performansı gösteren para birimi konumunda. Alınan tedbirler: • Dolar satışı: Rupi'deki hızlı değer kaybının önüne geçmeye çalışan Hindistan Merkez Bankası, piyasaya doğrudan müdahale ederek ABD Doları satmaya başladı. Banka piyasadaki Dolar likiditesini artırıp Rupi'yi desteklemeye çalışıyor. Hindistan Merkez Bankası yaklaşık 1,5 yıldır döviz satışı gerçekleştirmiyordu. Reuters haber ajansı, sadece Pazartesi günü 800 milyon dolarlık döviz satımı yapıldığını aktardı. • Yabancı yatırıma destek: Hindistan'a yabancı sermaye girişini özendirmek adına hükümetten de adımlar geldi. Hindistan hükümeti, yabancı yatırımlar için istenen koşulları gevşeterek, ül-

keye döviz girişini kolaylaştırmaya çalışıyor. ENDONEZYA: REKOR DÖVİZ SATIŞI Dış finansman ihtiyaçları nedeniyle kırılgan ekonomiler arasında gösterilen Endonezya'da para birimi Rupiah ABD Doları karşısında bu yıl yüzde 4'e yakın değer kaybetti. Alınan tedbirler: • Kur müdahalesi: Endonezya Merkez Bankası, Rupiah'ı desteklemek adına rezervlerinden döviz satışı yaptığını belirtiyor. Bugüne kadar satılan döviz tutarını tam olarak açıklamayan banka, "Ciddi oranda satış yapıldı" demekle yetiniyor. Reuters ve Bloomberg haber ajansları ise sadece iki aylık bir süreçte 6 milyar doların satıldığını ifade ediyor. Sözlü müdahale:  Endonezya Merkez Bankası'nın bir diğer adımı ise piyasalara güven verebilmek adına gelen sözlü müdahaleydi. Merkez Bankası Başkanı Agus Martowardojo, Rupiah'ın desteklenmesi için her şeyi yapmaya hazır olduklarını söyledi. Bu açıklama, piyasada Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına hazır olduğu şeklinde yorumlandı ve satış baskısını azalttı.

www.londragazete.com


ham petrol ithalini arttırmaya başladı ve geçtiğimiz yıl, Türkiye'nin ham petrol ithalinin neredeyse yarısını karşıladı. Yeni yaptırımlar, Türkiye'nin yılsonundan itibaren İran'dan alacağı ham petrolün azalması demek olacak. Geçmişte de olduğu üzere, ithal edilen ham petrolün özellikleri de düşünüldüğünde İran'ın yerini başta Irak, Rusya ve Suudi Arabistan'ın dolduracağını beklemek yanlış olmaz.

AKARYAKIT FİYATLARI İran'a yönelik yaptırımların dünya petrol piyasaları açısından önemi, İran'ın ham petrol ihracının azalacak olması, yani petrol arzında bir azalma. Her ne kadar Suudi Arabistan dün gece yayınladığı bir basın duyurusu ile İran'ın ihracından doğacak kayıpları dengeleyeceğini belirtse de, zaten petrol ihracatçısı ülkeler birliği OPEC ve Rusya'nın ortak üretim kısma politikası so-

ABD'nin İran'a yaptırımlarının Türkiye'ye etkisi ne olur? Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump dün beklendiği gibi İran ile P5+1 (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıkladı. Anlaşmanın Avrupalı taraflarından gelen ilk tepkiler "ahde vefa" vurgusu taşıyor. Ancak ABD tarafından yayınlanan açıklamada, İran'a yönelik yaptırımların yeniden başlayacağı ve bunların İran ile iş yapan üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacağı belirtiliyor. ABD'nin yeniden yürürlüğe sokacağı yaptırımlar içinde en önemli unsurlar İran'ın para, altın, ham petrol ve petrol ürünleri ticareti. Bu kalemler, Türkiye'yi de doğrudan ilgilendiriyorlar. Buna mukabil Türkiye açısından belirtilmesi gereken mühim bir nokta, doğalgaz ticaretinin yaptırımlara dahil olmadığı. Bu istisnanın arkasında yatan sebep, ham petrol ve petrol ürünlerinin aksine, boru hattı ile

www.londragazete.com

doğalgaz ithalinin yaklaşık yüzde 15'ini İran'dan yapan Türkiye'nin doğalgazın yaptırımlara dahil olması durumunda İran'dan daha fazla zarar göreceği. TİCARETİN NASIL DEVAM EDECEĞİ BELİRSİZ ABD'nin anlaşmadan çekilmesinin nihai etkilerini değerlendirmek için henüz erken. Büyük ihtimalle başta Çin, Hindistan ve Türkiye olmak üzere İran'dan petrol ve petrol ürünü satın alan pek çok ülke ABD ile görüşüp istisna talebinde bulunacaklar. Buna ek olarak ABD'nin açıklamasında önemli bir husus para ve altın ticareti için 90 gün, ham petrol ve petrol ürünleri ticareti için ise 180 günlük geçiş süreci öngörülmesi. Yani yaptırımlar tam anlamıyla 4 Kasım 2018'de yürürlüğe girecekler. ABD Başkanı Trump'ın açıklamasının arkasından Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi İran ile ticaretin devam edeceğini açıkladı, yalnız detay vermedi. Halbuki bu ticaretin hangi şart-

larda devam edeceği konusu, geçtiğimiz yaptırım döneminin Türkiye açısından kilit isimleri Reza Zarrab, Babek Zancani ve Hakan Atilla'nın akıbetleri düşünüldüğünde çok önemli. Türkiye'nin atacağı adımlar ve ABD ile yapacağı görüşmelerin önemli bir etken olduğunu şerh düşerek, bugün itibarıyla İran'a yönelik yaptırımların enerji açısından Türkiye için iki önemli sonucu olacak. Türkiye, geçtiğimiz yıl günde ortalama 515 bin varil ile tarihinin en yüksek ham petrol ithalatını yaptı. Bu artışın en önemli nedeni, Türkiye'nin akaryakıt talebinin rekor kırarak günde 1 milyon varile yaklaşmış olması. İran'ın Türkiye'nin ham petrol ithalinde 2011'de %51 olan payı 2012'de yaptırımların yürürlüğe girmesinden itibaren düştü. İran'ın yerini başta Irak olmak üzere başka ülkeler doldurdular. 2016 yılında yaptırımların kaldırılmasına yönelik anlaşmayı müteakiben İran da Türkiye'ye

Öte yandan İran'a yönelik yeni yaptırımların biraz zamansız olduğu da bir gerçek. Türkiye'nin ham petrol ithalatı, şimdiye kadarki tek ithalatçı Tüpraş'a ek olarak, bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren Azeri SOCAR'ın Aliağa'daki yeni rafinerisi ile birlikte daha da artacak ve muhtemelen bu artışın İran harici ülkelerden karşılanması gerekecek.

nucu varili 75 dolara dayanmış ham petrol fiyatının, bir de İran yaptırımları nedeniyle 80 dolar ve üzerine çıkması işten bile değil. Ham petrol fiyatındaki ve dolayısıyla Akdeniz ürün fiyatlarındaki hareket, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarına da yansıyor. Buna ek olarak bu fiyatların dolar cinsinden olması, Türk lirasının dolar karşısındaki seyrini de fiyat belirleyici bir etken olarak hesaba dahil ediyor. Yani akaryakıt fiyatlarına etki eden iki unsur var. Bu iki unsur da bugünlerde Türkiye'nin aleyhine gözüküyorlar. İran'a yönelik yaptırımların kısa/orta vadede petrol fiyatlarını yükseltmesi, Türk lirasının da dolar karşısında daha fazla değer kaybetmesi Türkiye'de akaryakıt fiyatlarının çifte etki ile yükselmesi demek.

2018

| FÍNANS

27


Cornerstone belirsiz ekonomide işinizi güvenli bir limana taşıyor

L

ondra merkezli ticari, finansal ve borçlanma danışmanlığı konusunda eşsiz bir deneyime sahip olan Cornerstone, bütün meslek alanlarına uzman görüş ve temsilcilik sunmaya devam ediyor. Firma sahibi Engin Faik, birçok şirketi, şirket sahibinin bile umudunu kestiği durumlarda bile maddi çöküşten kurtardı. Müşterileri adına vergi dairesi HMRC, emlak sahipleri ve birçok ticari kuruluşla uygun şartlar müzakere etme başarısına imza atmıştır. Engin Faik ayrıca şirket direktörlerine yasal yükümlülüklerini azaltma konusunda da yardımcı olabiliyor. Cornerstone’ın uzman danışman kadrosunun başında 20 yıldan fazla deneyimi olan avukat ve lisanslı haciz danışmanı Engin Faik, Birleşik Krallığın AB’den ayrılması ile ekonomik ve politik belirsizler oluştuğunu vurguladı. Faik, Brexit kararının özellikle İngiltere’deki işyeri sahipleri için bir belirsizlik yaratmış olduğunu ve bu nedenden dolayı işyerlerinin olumsuz yönde etkileneceğini söyledi. Böylesi bir durum söz konusu iken, birçok işletmenin sorunlarının büyük bir özgüven eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Faik, şirket yöneticilerin bu belirsizlikleri en iyi şekilde atlatmaları için önemli açıklamalarda bulundu: “Brexit sonrası döviz kurlarında mişti ve bu ticari yaratmıştı. Brexit

28 FÍNANS |

ilk belirsizlik meydana gelbir tedirginlik kararı sonrası

2018

Avrupa’da ticari ilişkilerin nasıl şekilleneceğini ve tarifelerin hangi yönde ilerleyeceğini bilmiyoruz. Bu nedenden dolayı döviz kurlarını hesaplamak zor olabiliyor. Bazı belirsizliklerden dolayı iş yeri yöneticilerinin yaptıkları ve yapacakları yatırımlar konusunda daha emin ve özgüvenli olmaları çok önemli.” MALİYET YÜKSELİYOR FAKAT KARLAR DÜŞÜYOR “Döviz kurları açısından pound şu an iyi bir durumda, fakat sürekli bir belirsizlik olduğu için bir uçtan bir uca gidiyoruz ve bu nedenden dolayı işletmeciler mali sıkıntılar yaşamakta. Brexit kararı ciddi bir şekilde poundu etkilemişti ve değeri ciddi bir oranda düşmüştü. Dolayasıyla, işyerlerinin mal ithalatına dayandığını gördük, böylece maliyetler yükseliyordu ve kar marjları düşüyordu. Buna rağmen, işletme sahipleri yüksek kira ücretleri, işletme emlak vergisi ve maaşlar ödemek zorunda kaldı. Doğrudan maliyet arttı ve kar marjları azaldı ve birçok işletmeler rezervlerine güveniyordu ancak bu rezervler hızla tükendi. Hal böyleyken, işletmeciler pahalı kreditörlerden borç almak zorunda kaldı. Bankalar borç vermek istemediğinden dolayı birçok işletmeciler oranları daha pahalı olan ikinci veya üçüncü düzey kredi sahiplerine gitmek zorunda kalıyor.”

İngiltere ekonomisi, Ocak-Mart 2018 dönemindeki yüzde 0,1 ile 2012'den bu yana çeyreklik bazda en düşük büyümeyi kaydetmiş olduğuna değinen Engin

düşünmüyorum. Çünkü bu mantıklı bir davranış olmayacak. Avrupa’nın bir parçası olmaya devam edecekler, ancak mutabakat oranları, mekanizmaları, ithalatı, ihracatı, malları ve hizmetleri olmayacaktır. Şu anki serbest piyasa kurlarından farklı ve dezavantajlı olmayacak kadar bir temel oluşacağını umuyoruz. Ancak ileriye dönük birçok İngiltere merkezli firma için esneklik olacaktır ve Avrupa’ya erişim

Faik, şöyle devam etti: “İşletmeciler şu anda güven eksikliği yaşıyor ve sağ kalmak için zorlanıyor. Bu özgüven eksikliğinden dolayı harcama konusunda işletmeciler için olumsuz bir etki olmuştur. Poundun geçmişe göre daha iyi bir durumda olduğunu görmekteyiz fakat hala güven eksikliği mevcut. AB ve Birleşik Krallık arasında net bir anlaşma oluştuğu zaman herkes için daha net bir çerçeve oluşacaktır ve belirsizlikler böylece aşılabilecek. AB’NİN PARÇASI OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ “Şu an çoğumuzun merak ettiği konu ise yumuşak veya sert bir Brexit sürecine mi sahip olacağız. Birleşik Krallığın AB ile bir anlaşmaya varmadan AB’den ayrılmasının söz konusu olacağını

hakkına sahip olacaktır. Bunun söz konusu olmadığı herhangi bir durumu öngöremiyorum. Aynı şekilde ise, Avrupa’da Birleşik Krallığa yönelik açık erişime ihtiyaç duyacaktır. Örneğin Amazon gibi işletmeler, tarife, prosedürler ve mevcut sistemler olmadan büyük bir sıkıntı yaşayacaktı.” ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR “Tıpkı hasta bakımında olduğu gibi, bir işyerini tam sağlığa kavuşturmanın yolu, o hastalığa çabuk teşhis konulmasından geçiyor. Sağlıksız bir işyeri için en etkili tedavi, belirtileri değil sorunların kaynağını ele alan tedavidir. Finansal sorunlara teşhis koymanın yolu, çabuk hareket etmekten geçer. İşyerinizin hastalık belirtileri gösterdiğinden endişeleniyorsa-

nız, Cornerstone Business Recovery’den derhal danışma isteyin; üstelik ilk danışma ücretsiz. En iyi finansal sorunlara teşhis koymanın yolu objektif ve uzman görüş almaktır. İşletme yöneticileri ayrıntılarla uğraşıp büyük resmi görmekte zorlanıyor. İş yerleri pahalı bir kredi almaktan önce, ciddi bir değerlendirme yapmalı ve ek maliyetleri azaltmaları. Bu yüzden uzman bir görüş almakla işyerinizi kurtarabilirsiniz. Bütün meslek alanlarına uzman görüş ve temsilcilik sunmaya devam etmekte olan Cornerstone sahibi Engin Faik son olarak şunları ekledi: “Cornerstone olarak objektif hizmet sunuyoruz, bir iş yerinin gelir ve giderlerini inceliyoruz ve maliyetleri nasıl azaltabilecekleri konusunda önerilerde bulunuyoruz. Dolaysıyla, işletme yöneticilerin göremediği sorunları biz görüyoruz. En kötü senaryoyu hesaplıyoruz ve daha sonra geriye bakıp işyerlerin hayatta kalması için ne tür girişimlerde bulunması gerektiğini söylüyoruz. İŞİNİZİ GÜVENCE ALTINA ALIN Sadece zarar senaryolarında değil, erken danışmanlığa başlama durumunda ileride sizi ve işinizi bekleyen para akışı payroll, durgunluk ve daha birçok konuda olasılıkları önceden görerek önlem alabilir, işinizi stressiz bir şekilde devam ettirmenizi sağlayabiliriz. İşinizi güvenli bir şekilde sürdürmek istiyorsanız veya sıkıntılarınız varsa, profesyonel servis için Cornerstone’a ulaşabilir, işinizi daha berrak bir bakış aşısıyla yönetebilirsiniz.” 136 Hertford Road, Enfield, EN3 5AX adresinde bulunan Cornerstone’a 0203793338 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

29


Facebook, veri skandalına karşın kârını yüzde 63 artırdı Dünyanın en değerli sosyal medya şirketi Facebook, Mart ayında patlak veren veri skandalına karşın yılın ilk 3 ayında 4 milyar 900 milyon dolar kar etti. Facebook böylece geçen yılın aynı dönemine kıyasla karını yüzde 63 artırmış oldu. 2017'nin ilk 3 ayında 8 milyar dolar gelir elde eden Facebook, bu yılın ilk 3 ayında ise gelirini 11 milyar 900 milyon dolara çıkardı. Facebook, aylık aktif kullanıcılarının sayısının da 2 milyar 200 milyona

ulaştığını açıkladı. Bu da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13 oranında bir artışa tekabül ediyor. 28 BİNE YAKIN ÇALIŞANI VAR Facebook'un çalışanlarının sayısı da 28 bine yaklaştı. Şirketin kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg, önlerindeki önemli güçlüklere karşın 2018'e güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi. Facebook Mart ayında yaklaşık

87 milyon kullanıcısının bilgilerinin uygunsuz bir şekilde Cambridge Analytica şirketiyle paylaşıldığını itiraf etmişti. Bu skandal sonrası sosyal medya şirketlerinin denetimi daha yoğun şekilde tartışılır olmuş, dünya çapında Facebook hesaplarının kapatılmasına yönelik bazı kampanyalar başlatılmıştı. Mark Zuckerberg skandal sonrası ABD Temsilciler Meclisi Ticaret Komisyonu'nda ifade vermiş ve özür dilemişti.

Elon Musk’ın şirketi Tesla’dan 710 milyon dolarlık rekor zarar ABD’li girişimci Elon Musk’ın şirketi Tesla Motors, 2018’in ilk çeyreğinde 710 milyon dolar zarar ettiğini açıkladı. Bu tutar, 2003’te kurulan ve elektrikli otomobil üretiminde öncü olmayı hedefleyen şirket tarihinin en büyük çeyreklik zararı olarak kayda geçti. Şirket 2017’nin tamamında 2 milyar doların üzerinde zarar etmişti. Şirketten yapılan açıklamada 2018’in ikinci yarısından sonra Tesla’nın kâra geçeceği taahhüt edildi. Sermaye harcamalarını bu yıl 3 milyar doların altına çekmeyi hedefleyen Tesla, ‘kısa vadeli ihtiyaçlara’ odaklanacağını ifade ediyor. Yatırımcılara bilançonun detaylarıyla ilgili bilgi veren Tesla yönetimi, lüks elektrikli araç sınıfındaki otomobillerin teslimatlarının yılın ikinci yarısında hızlanacağı, bunun da gelirlere olumlu yansıyacağı belirtildi. Tesla’nın geniş kitlelere satmayı hedeflediği Model 3 elektrikli aracının imalat süreci hâlâ geliştirilme aşamasında. Şirket üretim maliyetlerini düşürmenin yolları-

30 FÍNANS |

2018

nı arıyor. Tesla’dan yapılan açıklamada Model 3 konusunda “Çok fazla otomasyon sürecini çok hızlı biçimde uygulamaya çalışarak hata yaptık” dendi. CFRA yatırım danışmanlığı şirketinden Efraim Levy, Tesla’nın kasasındaki nakitten yemeye devam ettiğini ifade etti.

sı’nda kapanış sonrası işlemlerde yüzde 5 değer yitirdi. Musk, yatırımcıların uzun vadeli hedeflere odaklanması gerektiğini savunuyor ve kısa vadeli borsa dalgalanmalarının Tesla’nın vizyonunu değiştirmeyeceğini ifade ediyor.

To p lantının soru cevap bölümünde Elon Musk’a şirketin finansalları konusunda yöneltilen sorular üzerine Musk, “Çok kuru sorular, beni öldürüyorlar” dedi ve hisse analistlerini YouTube üzerinden yayınlanan basın toplantısına dahil etmedi. Tesla hisseleri, New York Borsa-

www.londragazete.com


Yaklaşık yarım milyon Londralı emlak milyoneri

Yeni araştırmalara göre, yaklaşık yarım milyon Londralı, şu anda ülke çapında 1 milyon pound değerinde evlerin sayısı kadar "emlak milyonerleri" olduğu açıklandı.

www.londragazete.com

İngiltere'deki en az 1 milyon pound değerindeki yaklaşık 770.000 mülkün 430.720'si başkentte yer alıyor. En çok milyon pound değere

sahip olan posta kodu, 14.020 ile Fulham ve Parsons Green'i kapsayan SW6 olduğu belirtildi. Ardından, Belsize Park

ve Hampstead'i kapsayan 12.500'lük NW3 ve daha sonra Islington ve Shoreditch'in bir kısmını 11,301 ile alan N1 oldu. Şu anda İngiltere genelinde en az 1 milyon pound değerinde 768.553 adet ev bulunmakta. Bu veriler en son Ağustos 2016’da analiz edilmiş ve bu tarihten bu yana % 22.95 oranda bir artış olduğu biliniyor. İngiltere’nin Güneydoğu ve Londra’da bölgesinde en büyük mülk milyonerleri yoğunlaşmaya devam ederken, yapılan araştırmada Guildford ve Surrey'deki mülklerin Galler’in iki katından fazla olduğunu buldu. Guildford ise Londra’da dışındaki en yüksek milyon poundluk mülk noktası olarak belirlendi ve burada 1 milyon pound değerinde 5,889 konut olduğu açıklandı. Galler'de ise 1 milyon pound veya daha fazla değerinde 2,223 ev bulundu.

1 milyon pound mülke sahip olan en iyi 10 bölge: 1.Westminster, 54,231 2.Kensington and Chelsea, 45,366 3.Camden, 37,908 4.Wandsworth, 30,686 5.Hammersmith and Fulham, 30,019 6.Barnet, 24,719 7.Richmond-upon-Thames, 23,322 8.Islington, 22,973 9.Lambeth, 17,701 10.Southwark, 17,428

2018

| FÍNANS

31


İngiliz ekonomisi yatırımcıyı tedirgin ediyor

İ

ngiliz ekonomisine ilişkin endişeler açıklanan veriler ve perakende sektöründe yaşanan bazı gelişmelerle artmaya devam ediyor. İngiliz ekonomisinin bu yılın ilk

bir katkısı olmuş olsa da, İngiliz ekonomisinde özellikle son aylarda dengelerde bozulmanın işaretlerinin görüldüğünü söylemek mümkün.

çeyreğinde beklentilerin altında büyüme göstermesi, perakende sektöründeki birçok zincirin kepenk kapatmak zorunda kalması İngiliz ekonomisine ilişkin endişeleri artırmaya devam ediyor. Bu yılın başında İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) mayıs ayında politika faizinde artışa gitmesi yönünde beklentiler varken, ülkede ilk çeyrek büyüme verilerinin açıklanmasının ardından yeni bir resim oluştu. İngiltere Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) 8 Mayıs tarihinde toplanarak politika faizinin yüzde 0,50 seviyesinde sabit tutulması konusunda ikiye karşı yedi oyla karar aldı. Bu kararın arkasında yatan asıl sebepleri görebilmek için son aylardaki verilere yakından bakmak gerekiyor. Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) verilerine göre İngiliz ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde sadece yüzde 0,1 seviyesinde büyüme kaydedebildi. Halbuki geçen yılın son çeyreğinde ekonomik büyüme yüzde 0,4 seviyesindeydi. Bu yılın ilk üç ayında ekonomik büyümenin beklentilerin altında kalmasında kış aylarında mevsim şartlarının önceye kıyasla bir miktar daha sert geçmiş olmasının kısmen

Smith, “İngiliz ekonomisinin beş yıldan fazlaca bir süredir en düşük büyümesini kaydettiğini görüyoruz. İmalat sektörü zayıflamış, tüketici talebi duraklamış, inşaat üretimi dikkat değer seviyede gerilemiş durumda.” ifadelerini kullanıyor.

32 FÍNANS |

2018

Büyüme verilerini değerlendiren ONS Uzmanı Rob Kent

Üstelik ülke ekonomisini üçte ikisinden fazlasını temsil eden hizmet sektörüne ilişkin son veriler de beklentilerin altında gerçekleşti. Markit/CIPS verilerine göre İngiltere’de nisan ayında hizmet sektörü satın alım yöneticileri endeksi (PMI) 53,5 olan beklentinin altında kalarak 52,8 seviyesinde gerçekleşti.

giltere Merkez Bankası bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,4, bu yılın tamamında ise yüzde 1,8 ekonomik büyüme tahmininde bulunuyordu. Gelinen noktada ise son aylarda verilerin beklentilerin altında kalması nedeniyle

bankanın bu yıl için en son büyüme tahmini yüzde 1,4 seviyesinde. İngiltere Sendikalar Birliği (TUC) Genel Sekreteri Frances O’Grady de “Ekonomi yerdeyken tekme atamazsınız. Şimdi İngiliz hükümetinin zayıf ekonomiyi yeniden ayağa kaldırması, istihdamı ve reel gelirleri artırması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan İngiltere’de özelik-

le 2016 yılının haziran ayında yapılan Avrupa Birliği (AB) referandumundan bu yana İngiliz sterlininde görülen sert değer kayıpları, yüksek enflasyon ve buna oranla düşük halan reel gelir artışı, hane halkının harcamalarını baskılamaya devam ediyor. Yine de enflasyon hane halkı geliri ilişkisinde mart ayı itibariyle olumlu yönde bir değişim gözleniyor. İngiltere’de mart ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 2,7 olan beklentinin altında kalarak yüzde 2,5 artış gösterdi. Buna ek olarak bu yılın ilk üç ayında gelir artışı ise yüzde 2,8 seviyesinde kaydedildi. Reel gelir artışında mart ayı verileriyle 2015 yılının eylül ayından bu yana en ciddi yükseliş kaydedilmiş oldu. Aslında İngiltere Merkez Bankası’nın birazda bu veriden cesaret aldığını söylemek mümkün. İngiltere Merkez Bankası hali hazırda enflasyon hedefini yüzde 2,0 seviyesinde tutmaya devam ediyor. Eğer önümüzdeki dönemde enflasyon bu seviyeye çekilebilir ve hane halkı geliri mart ayında olduğu gibi yüzde 2,8 bandının üzerinde tutulabilirse, o zaman hem dengelenme sağlanmış olacak, hem de olası bir faiz artışı gereken zemin ortaya çıkacak. PERAKENDE HIZ KESTİ Perakende sektöründeki satışlar 2017'de bir önceki yıla kıyasla ciddi şekilde hız kesmiş durumda. 2016'da yüzde 4,7 artış kaydeden perakende sektöründeki satışlarda, geçen yıl sadece yüzde 1,9 artış oldu. Ülkede dünyaca ünlü peraken-

de zincirleri, tüketici taleplerindeki değişim, İngiliz sterlinindeki değer kaybı, ithal ürün fiyatlarındaki artış, üretim ve tedarik maliyetlerinde rekabetin sürdürülememesi gibi nedenlerle zor bir dönemden geçiyor. Pricewaterhouse Coopers (PwC) için Local Data Company (LDC) tarafından yapılan araştırmaya göre, İngiltere’de geçen yıl 5 bin 855 mağaza kapandı. Kapanan mağazaların yaklaşık bin 700’ünü perakende zincirlerine ait mağazalar oluşturuyor. Merkezi Londra’da bulunan Moore Stephens muhasebe şirketinin şubat ayında yayımladığı verilere göre, İngiltere’de tekstil şirketlerinin yüzde 19’u mali sıkıntılarla karşı karşıya bulunuyor. İncelenen 35 bin 78 şirketten 6 bin 850’si finansal olarak sorunlu. 2016 yılında Almanya’nın yüzde 1,9’luk büyümesinin hemen ardından yüzde 1,8 ile gelişmiş ekonomiler içerisinde 2. en hızlı büyümeyi kaydeden İngiltere, geçen yılın sonunda yüzde 1,7’lik büyüme ile G-7 ülkeleri içerisinde en düşük büyümeyi kaydetmişti. Kısacası benzer gelişmiş ekonomiler artan küresel büyüme ivmesinden payların alırken, İngiliz ekonomisi mevcut payını artırmakta zorlanıyor. Toplamda iç siyasi gerilimler, Brexit gündemi, yatırımların ertelenmesi, tüketici güvenindeki değişim, harcama dinamiklerinin farklılaşması, İngiltere ekonomisindeki belirsizlikleri artırmaya devam ediyor.

Verilere ilişkin değerlendirmede bulunan IHS Markit Baş ekonomisti Chris Williamson ise, “Hizmet sektöründe hayal kırıklığı yaratan PMI verilerinin ardından İngiltere Merkez Bankası (BoE) Parasal Politika Komitesi üyeleri faiz artışı butonundan yavaşça ellerini çekecektir.” değerlendirmesinde bulunmuştu. ZAYIF EKONOMİ AYAĞA KALKMALI Şimdilik İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artışına ilişkin beklentiler bir süreliğine rafa kalkmış görünüyor. Bundan sadece üç ay önce İn-

www.londragazete.com


Mülk talebi düştükçe faiz şüphesi artıyor harcamalarında daha yumuşak bir eğilime katkıda bulunuyor. Bu, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranlarında bir Mayıs zammı etrafında bir tartışma yapmasına neden olabilir. Bu durum şu anda oldukça fazla bir ihtimaldir, aksi durumda biraz daha dengeli bir dengedir.”

A

raştırmacı şirketin yaptığı araştırmaya göre, İngiltere konut piyasasında faaliyet olmaması, İngiltere Merkez Bankası politika yapıcılarının faiz oranlarını yükseltmesini zorlaştırabileceği iddia edildi. Mayıs ayında banka faiz oranlarında % 0,5 seviyesinde po-

www.londragazete.com

İngiltere genelinde 9,2 milyon hanenin mortagage’i bulunmakta. Bunlardan yaklaşık yarısı standart değişken oran veya izci oranıdır ve büyük olasılıkla banka oranındaki bir artıştan etkilenir. tansiyel bir artış olacağı yönünde yaygın bir spekülasyon olmuştu. Royal Chartered Surveyors (RICS) kurumu ise, mülk alıcı talebinin Mart ayında ardı ardına 12. ay düştüğünü söyledi. Bu durum, daha az insanın eve taşınması nedeniyle daha yavaş hane harcamaları gerçekleştiği anlamına gelebilir.

RICS'in baş ekonomisti Simon Rubinsohn, alıcı talebinde az da olsa küçük bir toparlanma işaretin olduğuna değindi ve ifadesine şöyle devam etti: “Bu, pazarın kendisi için yarattığı etkilerin yanı sıra, daha geniş ekonomiyi etkileme potansiyeline sahip ve hane halkı

likler İngiltere genelinde önemli ölçüde değişmektedir. Yapılan ankete göre, Londra fiyatlardaki en keskin düşüşü görüyor. İngiltere'nin Güneydoğusundaki, Doğu Anglia ve Kuzeydoğusundaki katılımcılar da fiyatların düştüğünü, ancak Londra'dakinden daha az oranda olduğunu bildirdi. İngiltere’de son üç ayda fiyatlar yükseldi. Londra, sörveyörlerin fiyatları bir yıl içinde daha düşük olmasını bekledikleri tek bölge olmaya devam etti.

Ancak, bu rakamlar, Şubat ayında Birleşik Krallık imalatında beklenmedik %0,2 düşüşe neden oldu. Birleşik Krallık ekonomisinin tahmin edilen kadar hızlı büyüyemeyeceği anlamına geliyor, bu da faiz oranlarının artmasını kaçınılmaz kılıyor. BÖLGESEL FARKLILIKLAR Mülk ve ev fiyatındaki değişik-

2018

| FÍNANS

33


Dijital ödeme sistemi yaygınlaşıyor

D

ünya’da artık para kullanımı giderek azalıyor ve dijital ödeme sistemi yaygınlaşıyor, peki ya neden? Böylesi bir devrime herkes ayak uydurabilecek mi? Son birkaç yıldır dijital ödeme sistemine doğru ilerleyen İsveç, para kullanımını minimuma indirdi; para neredeyse ortadan kalkmak üzere. Mağazalarda yapılan alışverişlerin sadece beşte birinde

nakit para kullanılıyor. Yani, beş yıl öncesine kıyasla yarı yarıya azalmış. Otobüslerde ve birçok turistik merkezde kağıt ve bozuk para kullanımına son verilmiş.

34 FÍNANS |

2018

Yasalara göre, mağazalar nakit parayı kabul etmeme hakkına sahip. Bu nedenle birçok dükkanda "nakit para kabul edilmez" levhaları asılı. Bu değişime ayak uydurmak istemeyenler için hayat giderek zorlaşıyor. Özellikle yaşlılar yeni duruma ayak uydurmakta zorluk çekiyor. Mağazalar nakit parayı reddettiği gibi Stockholm'de bankamatikler de eskisi kadar yaygın değil.

Ödeme sistemleri konusunda uzman Profesör Niklas Arvidsson, yaşlıların bu gelişmelerin gerisinde kaldığını kabul ediyor. "Ayrıca kırsal bölgelerdeki küçük

dükkanlar da Telekom sistemlerinin çalışmaması nedeniyle sorun yaşayabiliyor," diyor. Peki bu gelişmeler İsveç'in yararına mı? Arvidsson öyle olduğunu söylüyor. "Elektronik işlemler daha hızlı ve daha az maliyetli olduğundan daha etkili bir ödeme sistemidir… Ayrıca vergi kaçırmayı ve hırsızlığı da zorlaştırıyor." Peki, bu ödeme sistemlerini ellerinde tutan bir avuç özel şirkete bağlı olmak risk oluşturmuyor mu? Arvidsson böyle bir riskin olduğunu kabul ediyor. "Ancak, teknoloji şirketlerinin bunlar karşısında ayrı bir güç oluşturup bankalarla rekabet edecek bir servis geliştirmeleri yoluyla piyasada bu alanda karın oligopoller elinde toplanması ve tüm gücün az sayıda kurum elinde olması engellenebilir." HİNDİSTAN'DA GELİŞMELER Alışverişte nakit parayı ortadan kaldırmak isteyen tek ülke İsveç değil. Hindistan da nakde dayalı geleneksel alışveriş işlemlerinden uzaklaşmak istiyor. Ama bu konuda aşırıya kaçan adımlar atıldığı, insanların dijital ödemeye zorlandığı belirtiliyor. Kara parayla mücadele kapsamında bir yıl kadar önce büyük banknotlar piyasadan çekildi. Bu

ekonomiyi ve yoksulları kısa süreliğine de olsa zora soktu. Hükümet nakit paranın tedavülden kaldırıldığı bazı bölgeler oluşturdu ve bu konudaki çalışmaları yürütmek üzere bir bakanlık bile kurdu. Ama Hindistan çok büyük bir ülke ve 270 milyon kişinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı biliniyor. Bu durumda nakitsiz bir gelecek mümkün olsa bile arzu edilen bir şey mi sorusu soruluyor. Delhi merkezli finans gazetesi Mint'in editörü Monika Halan, Hint hükümetini bu yönde adım atmaya yönelten faktörlerin başında kayıtsız ekonominin ve terör finansmanın önlenmesi olduğunu söylüyor. Halan ayrıca ucuz cep telefonları üzerinden dijital bankacılık sisteminin, sokak satıcısı, marangoz,

temizlikçi gibi Hindistan'ın girişimci ruhunu yansıtan sektörlerde alt düzey hizmet sunucuların işine yaradığını belirtiyor. Fakat dijital işlemlerin artması, veri güvenliği sorununu da beraberinde getiriyor. İşlerimizi giderek artan şekilde sanal dünyada hallettiğimiz, kağıt üzerinde ödeme yerine bulut üzerinde ödeme yaptığımız bir dünyada bilgilerimiz kimlerin eline geçiyor sorusu önem kazanıyor. Monica Halan bunun küresel bir sorun olduğunu söylüyor. "Hindistan'da ve dünyada gerçekleşen bilgi sızmalarını önlemek üzere hükümetlerin hızlı hareket etmesi gerekiyor." "Sanal bir altyapı inşa etmek gibi bir şey bu. Otoyollar ve demiryolları nasıl ki iş dünyasını birbirine yaklaştırıp gelirleri artırıyor, aynı şey teknoloji yoluyla da mümkün."

www.londragazete.com


Karl Marx:

Dünyayı sarsan düşünürün hayatı ve eserleri

M

arx 5 Mayıs 1818'de Almanya'nın batısında, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Avukat olan babasının yolundan giden Marx, Bonn kentinde hukuk eğitimi aldı. 1841 yılında ise Jena Üniversitesi'nde felsefe doktorası yaptı. Eğitimi sırasında Alman filozof Georg Hegel'in düşüncelerinden etkilendi. 1836'da nişanlandığı Jenny von Westphalen ile 1843'de evlendi. 1844-1857 yılları arasında Marx çiftinin yedi çocuğu olsa da bunlardan yalnızca üçü uzun süre hayatta kalabildi. Marx bir süre Köln'de gazete editörü olarak çalıştıktan sonra 1843'te eşi Jenny ile birlikte Paris'e taşındı. NEDEN HALA GÜNCEL? İlk günden itibaren kentteki işçiler ve sol düşünürlerle sıkı ilişkiler geliştirdi. Orada hayatı boyunca arkadaşı olacak olan devrimci Friedrich Engels ile tanıştı. Fransa'dan sınır dışı edildikten sonra iki yıl boyunca Brüksel'de kaldı ve bu süreçte Engels ile dostlukları pekişti. 1845'te yayınladığı Feuerbach Üzerine Tezler'de yer alan ve bir filozof olarak dünyaya bakışını gösteren şu sözleri, bugün de Londra'daki mezar taşının üzerinde yer alıyor: "Filozoflar şimdiye kadar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumladılar, oysa asıl olan dünyayı değiştirmektir."

MARX'IN TAHMİNLERİ Marx ve Engels 1848'de yayınladıkları Komünist Manifesto ile insanlık tarihinin sınıf mücadeleleri tarihi olduğunu ve bu mücadelenin işçi sınıfının zaferiyle sonuçlanacağını söyledi. Aynı yıl Avrupa'yı sarsan top-

www.londragazete.com

lumsal hareketler, iktidarları tehdit eden bir boyuta ulaştı. Avrupa'da daha iyi hayat şartları ve siyasi reform talebiyle başlayan toplumsal hareketler çoğu ülkede başarısızlıkla sonuçlandı ve bastırıldı. Fakat aynı zamanda Avrupa toplumlarında önemli izler de bıraktı. 'İŞÇİ KÖLE KALDIĞI SÜRECE HİÇBİR ULUS ÖZGÜR OLAMAZ' Marx 1850 yılında bu yenilgiler hakkında "Yenilgiye uğrayanlar, geleneksel devrim-öncesi uzantılar, henüz şiddetli sınıf karşıtlıkları haline gelecek kadar keskinleşmemiş olan toplumsal ilişkilerin sonuçları oldu" demiş ve eklemişti: "Proletarya kendi mezarını burjuva cumhuriyetinin beşiği yaparak burjuva cumhuriyetini, salt biçimiyle, açık amacı sermayenin egemenliğini ve emeğin köleliğini sonsuzlaştırmak olan devlet olarak hemen ortaya çıkmaya zorladı." Marx, Avrupa'daki 1848 devrimlerinin ardından devrimci hareketi finanse etme suçlamasıyla gözaltına alınarak Brüksel'den de sürgün edildi. 1849'da Londra'ya taşınan Marx, hayatının geri kalanını burada geçirdi. Burada ailece yoksulluk çekseler de Engels onlara destek oldu. Marx, Londra'daki yıllarını kapitalizm ve endüstrileşmeyi inceleyerek geçirdi, ekonomi ve politika

hakkında makaleler yazdı. Sermaye, toprak mülkiyeti, ücretli emek, devlet, dış ticaret, dünya pazarı hakkında teoriler geliştirdi. KAPİTALİZMİN ÇELİŞKİLERİNİ İNCELEDİ Kapitalizmin varlığını sürdürmek için işçileri sömürmek zorunda olduğunu savunan Marx, bu sistemde üretim araçlarını ellerinde tutan sermaye sahiplerinin her zaman zenginleşirken işçilerinse yoksullaşacağını yazdı. Marx, kapitalist üretim biçimlerinin işçileri birer makine çarkı gibi gördüğünü, işçilerin hem sömürüldüğünü hem de üretimlerinin karşılığını alamadığını, bu nedenle işçilerin ürettikleri ürünlere ve üretim sürecine yabancılaştığını öne sürdü. Kapitalizmin kendi içinde taşıdığı çelişkiler nedeniyle krizlerin kaçınılmaz olduğunu yazan Marx, bu nedenle ölümünden sonraki onyıllarda yaşanan her ekonomik krizde tekrardan gündeme geldi. Marx'a göre şirketlerin karlılığının düşme eğilimi krizlerin nedenlerinden biriydi. Marx kapitalizme karşı komünizmi öneriyordu. Burjuvazinin işçiler tarafından devrilmesinin ardından işçi sınıfının "diktatörlüğü" kurulması gerektiğini söyleyen Marx, işçilerin demokratik yönetimi olacak bu sistemde üretimin kar amacıyla değil ihtiyaca göre yapılmasını öneriyordu:

"HERKESTEN YETENEĞİNE GÖRE, HERKESE İHTİYACINA GÖRE" Marx komünizmin, insanların "sabahları avlanıp, öğleden sonraları balık tutup, akşamları hayvan besleyip, akşam yemeğinden sonra felsefe yapabileceği" bir düzen olması gerektiğini söylüyordu. Komünist toplum üretimi düzenleyeceği için insanlar avcı, balıkçı, çoban ya da felsefeci olmasa da bunları yapma imkanına sahip olacaktı. İlerleyen teknoloji sayesinde insanlar daha az çalışarak daha çok şey üretebilecekti. Marx, proleter diktatörlükten komünizme geçişin nasıl olabileceğine dair hazır bir reçete sunmasa da, komünizme geçişle birlikte sınıfların ve dolayısıyla devletin ortadan kalkacağını, üretimi sağ-

layacak işçileri yönetecek kişilerin de seçilmiş, geri çağrılabilir ve ortalama ücret alan işçilerden oluşacağını söylüyordu. SON YILLARI VE SAĞLIK SORUNLARI

Alkol ve tütün kullanan, gece geç saatlere kadar çalışıp kötü beslenen Marx, hayatının son yıllarını sağlık sorunlarıyla geçirdi. University of London Tarih Profesörü Gregory Claeys, BBC History dergisine yazdığı makalede Marx'ın hemoroit, romatizma, deri enfeksiyonu, karaciğer rahatsızlığı ve uykusuzluk hastalıklarından mustarip olduğunu söylüyordu. Eşinin 1881'deki ölümünün ardından Marx'ın sağlığı daha da kötüleşti. 14 Mart 1883'te yaşamını kaybeden Marx, Londra'daki Highgate Mezarlığı'na gömüldü. Özel mülkiyete karşı çıkan Marx bu devrimi göremedi ancak 20. yüzyılda gerçekleşen pek çok devrime ilham verdi. Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra dünyada sosyalizmin etkisi azalsa da, "tarihin sonu" ilan edilse de, 2008'deki ekonomik krizin ardından Karl Marx'ın fikirleri tekrardan ana akım yayınlarda yer almaya, tartışılmaya başladı. Gelir adaletsizliğinin artması, dünyanın en zengin sekiz kişisinin elindeki servetin dünyadaki en yoksul 3,5 milyar kişinin servetine denk hale gelmesi Karl Marx'ın teorilerini güncel tartışmaların merkezinde tutuyor. Bu yüzden doğumundan 200, ölümünden 135 yıl sonra, Karl Marx'ın hayaleti dünyada dolaşmaya devam ediyor.

2018

| FÍNANS

35


G

elişen dünyada sigortacılık hemen hemen hayatın her alanında ve her sektörde kendisini gösteriyor. Artık aldığımız değerli bir elektronik eşyaya bile hemen sigorta yaptırmayı düşünüyor ve bunu kolayca yapabiliyoruz. Özellikle İngiltere’de sigortacılık denildiği zaman, birbirinden büyük firmaların rekabeti dikkat çekiyor. Bu rekabet aynı zamanda Birleşik Krallık topraklarında bu sektörün oldukça profesyonel ve yenilikçi bir şekilde yapılmasını sağlıyor. Peki sigortacılığın tarihi nedir, neden sigorta yaptırmalıyız gibi sorulara cevap bulabileceğiniz bu yazımızda sizler için sigortacılığı araştırdık. DENİZCİLİKTE BAŞLAYAN BİR SEKTÖR Dünyada sigortacılığa benzer ilk uygulamalara günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce Babillerde rastlanmaktadır. Zamanın ticaret merkezi durumundaki Babil’de, kervan tüccarlarına borç veren sermayedarlar, kervanların soyulması veya fidye ödeme durumuyla karşılaşmaları halinde tüccarların borçlarını silmekte, buna karşılık borcu tüccarlardan geri aldıkları zaman, taşıdıkları riskin karşılığı olarak ana borç miktarı üzerinden bir miktar para almaktaydılar. Bu olay daha sonra Kral Hammurabi tarafından yasallaştırıldı. Hammurabi Kanunlarının en büyük özelliği haydutların saldırısına uğrayan kervanların zararlarının bütün diğer kervanlar arasında paylaşılmasını öngörmeseydi. Bu, tehlike paylaşmasının kara taşımacılığındaki ilk örneğidir. Denizde başlayıp gelişen sigortacılık, daha sonraları hayat sigortası fikrinin doğmasına neden oldu. Gemi ve yükünün sigorta edilebilmesi, kaptan, yolcular ve tayfaların da sigorta edilebilmesi fikrini getirdi. 17.yy.’da bir İtalyan bankeri olan Tonti’nin getirdiği “Tontines” denilen sistemde, belirli kişiler bir araya gelerek, belirlenen bir süre için ortaya belirli bir para koymakta, süre sonunda hayatta kalanlar parayı aralarında paylaşmaktaydı. İnsanların çoğu, kendilerinin başkalarından daha çok yaşayacaklarına inandıklarından epey rağbet gören bu sistemde ölenlerin maddi kayba uğradıkları düşünülerek, öngörülen süreden önce ölenler için

36 FÍNANS |

2018

Sİgortacılık:

Denİzde başladı, İngİltere’de gelİştİ

de ölüm rizikosu karşılığı prim ödenmesi öngörüldü ve hayat sigortalarına geçiş bu şekilde başlamış oldu. LONDRA BÜYÜK YANGINI VE KARA SİGORTACILIĞI 17.yy.’ın ikinci yarısı sigortacılığın gelişmesine yol açan iki önemli olaya sahne olmuştur. Bunlardan ilki sigortacılıkta istatistik metot ve tekniğinin uygulanmaya başlaması (İhtimal Hesapları), ikincisi ise 2 Eylül 1666 tarihinde Londra’da meydana gelen ve dört gün sürerek 13.000 evle 100 kilisenin kül olmasına yol açan büyük yangındır. Kara sigortalarının doğmasına neden olan bu olay, halk üzerinde büyük etki yaratıp böyle felaketlerin sonuçlarına karşı önlem alınması fikrini doğurdu. Gelişen bu fikirden hareketle 1667 yılında “Fire Office” (Yangın Bürosu) kurulmasından sonra 1684 yılında buna rakip bir ortaklık şeklinde ortaya çıkan ilk

yangın sigorta şirketi “Friendly Society” faaliyete geçti. LLOYD’S GÜNÜMÜZ SİGORTACILIĞININ TEMELLERİNİ ATTI 1688 yılında İngiltere’de Lloyd’s’un temellerinin atılmasıyla sigortacılıkta yeni bir dönem başladı. Londra’da bulunan ve Edward Lloyd adında bir kişinin işlettiği kahvehane, gemi sahipleri, iş adamları ve tüccarların deniz ticaretine ilişkin bilgi alışverişinde bulundukları bir mekan olmuştur. Burada sefere çıkan bir gemi veya geminin yükü üzerine teminat veren kişiler, “Underwriter” sıfatıyla belgeler düzenleyerek faaliyette bulunmaya başlamışlar ve yine bu kişiler Edward Lloyd’un ölümünden sonra, kendi aralarında Lloyd’s adında bir topluluk kurmuşlardır. Lloyd’s 1871 yılında İngiltere Parlamentosunun çıkardığı bir kanunla birlik haline getirilmiştir. Lloyd’s ilk yılların-

da sadece deniz sigortaları sahasında faaliyet gösterirken sonraları kara sigortaları sahasına da geçmiş olup, günümüzde her türlü sigortanın yapılabildiği bir kuruluş haline gelmiştir. Lloyd’s, dünyada başka benzeri olmayan, tamamen kendine mahsus bir sigorta kuruluşudur. Lloyd’s bir sigorta şirketi olmayıp, sigorta teminatı veren şahısların oluşturduğu bir topluluk, bir birlik ve aynı zamanda dünya gemicilik istihbaratı konusunda bir merkezdir. Lloyd’s’ un en belirgin özelliği Lloyd’s üyelerinin bütün varlıklarıyla sorumluluk taşımaları ve hiçbir zaman sigortalı ile doğrudan temas etmemeleri, ilişkinin “Broker” denilen aracı kişi veya firmalarla temin edilmesidir. Broker’lar Lloyd’s ile çalışabilmek için buraya kaydolmakta ve müşterinin gerek sigorta gerekse tazminat alma işlerini takip etmektedirler. Modern sigortacılığın doğu-

şuna deniz, kara sigortacılığına yangın, kaza sigortacılığına tren kazaları ile ilişkin bireysel kazalar öncülük ederken, sanayinin gelişmesiyle yaşanan büyük teknik hasarlar, mühendislik sigortalarının gelişimine yol açmıştır. 20. yüzyılın başlarında sigorta şirketleri her türlü sigorta ihtiyacına cevap verebilecek şekilde örgütlenmelerini tamamlamış kuruluşlar olarak etkin hizmet verebilecek düzeye ulaşmışlardır. NEDEN SİGORTA YAPTIRMALIYIZ? Dünyada her gün gazete manşetlerinde birbirinden korkunç suç olayları, yangın ve doğal afet haberleri okuyabiliyoruz. Fakat bir çoğumuz bu haberleri okurken sanki gerçek değilmiş gibi önemsemiyor ve kendi başımıza gelebilme ihtimali üzerinde durmuyoruz. Oysa ki bu olaylar hepimizin başına gelebilir ve sonuçlarını gerek can gerekse mal kaybı olarak yaşayabiliriz. Yukarıda yazımızda da değindiğimiz gibi sigortacılığın doğuşunda yaşanan bu olayların hepsi aslında ibret alınması gereken olaylardır ve bizim de başımıza gelebilir. İşte böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda durumu en hafif bir zarar ile atlatmak her insanın şüphesiz isteyeceği bir şeydir. Günümüz sigortacılığında, insanların kendilerini sigorta yaptırmaları, paralarını, evlerini, arabalarını, sağlıklarını korumaları için çeşitli imkan ve öneriler sunmaktadır. Sigorta sektöründeki pazarlamaya şöyle bir örnek verebiliriz. İngiltere’de popüler olan sigorta firmalarından biri, sağlık sigortası yaptıran müşterilerine ilginç bir teklifi var. Bildiğiniz gibi akıllı saatler yapılan günlük sportif aktivitelerin bilgisini tutmakta. Bu firma kendi akıllı saat uygulaması sayesinde günlük belirli bir puana erişen müşterilerine yaklaşık 300 pound değerindeki bu saati ücretsiz vereceğini vaat ediyor. Bazı sigortacılık çözümleri sadece malımızı ve sağlığımızı korumuyor. Ayrıca geleceğimizi de garanti altına alabiliyor. Örneğin para biriktirmenizi sağlayan ve ileride biriktirdiğiniz paraları toplu olarak veya maaş olarak alabilmenizi sağlayan tasarruf planları da özellikle İngiltere’de iyi bir emeklilik planı yapan herkes için mantıklı gözüküyor.

www.londragazete.com


Goldman: Türkiye cari açığı 2018'de GSYİH'nin % 5'ine denk gelir

G

oldman Sachs analistleri Clemens Grafe, Erik Meyersson ve Murat Unur, Türkiye'de Pazartesi günü açıklanan Mart ayı cari hesap rakamlarının ardından rapor yayınladı. Rapora göre, Goldman, Türkiye'de cari açığın, altın ithalatındaki düşüşün daha yüksek petrol fiyatlarının etkisini telafi etmesiyle birlikte, 2018 yılında GSYİH'nin yüzde 5'ine denk geleceğini öngörüyor. Ülkede cari açık, 2017 yılında GSYİH'nin yüzde 5.5'ine denk gelmekteydi. Goldman analistleri, dış dengenin, politika yapımındaki büyüme yanlısı eğilime bağlı olarak sürdürülebilir seviyesinin

oldukça üzerinde kaldığı görüşünde. Raporda, cari açık finansmanının tahvil piyasasına olan sermaye akışlarına bağlı olduğu ve piyasadan büyük çıkışlar görüldüğü takdirde TL'nin hassas kalmayı sürdüreceğine inanıldığı belirtildi. Ekonomist Dr. Veyis Fertekligil cari açık verisinin beklentilerin üzerinde olduğunu ve trendin genel olarak olumsuz olduğunu söyledi. Fertekligil "5 milyar dolara kadar bir açık zaten olasıydı. Sonuçta kötü eğilim devam ediyor. Dış ticaret açığı artıyor. Mart'ta ihracat iyi artmasına rağmen it-

halat neredeyse 2 katına kadar arttı, onun da etkisi var. Turizm gelirlerindeki artış durumu kurtarmaya yetmiyor. Yıllık açığın 55 milyar doların üzerinde çıkmasının da not edilmesi gerekli." dedi Finansman tarafının da olumsuz olduğunu kaydeden Fertekligil "Doğrudan yatırım girişlerinin azaldığını görüyoruz. Portföy yatırımlarında çıkış var, o da olumsuz. Zaten doların yükselişinden bunu anlıyorduk. 4.8 milyar dolarlık bir rezerv azalışı var, bu çok yüksek. Genel olarak bakınca trend oldukça olumsuz. Altın ithalatında artış devam ediyor. Özellikle ihracat artmasına rağmen petrol

ithalatında ve altındaki artış bunu olumsuz etkileyecek. Turizm gelirleri yaz aylarında artar ama bunu telafi etmesi zor gibi görünüyor" ifadesini kullandı. Cari açık Mart ayında beklentileri aşarak 4.81 milyar dolar olmuş, 12 aylık açık ise 55 milyar doların üzerinde gerçekleşmişti.

S&P Türkiye’nin kredi notunu düşürdü Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors (S&P), Türkiye'nin yabancı para cinsi kredi notunu, bozulan mali disiplin ve yüksek seyreden enflasyonu gerekçe göstererek bir basamak düşürdü. Türkiye'nin kredi notu BB seviyesinden BB- seviyesine çekildi ve notun görünümü durağan olarak belirlendi. S&P'den yapılan açıklamada, "Notun düşürülmesi, krediye bağımlı biçimde büyüyen ve aşırı ısınan Türkiye ekonomisinde sert iniş riskine işaret ediyor" dendi. 2017'de %7,4 büyüyen Türkiye ekonomisi için S&P'den "Özel sektörden sıkıntı sinyalleri gelmeye başlamış durumda. Ülkeden sermaye çıkışı ve TL'nin değer kaybetmeye devam etmesi bu trendi hızlandırabilir" dendi. CARİ AÇIK VE BÜTÇE AÇIĞI VURGUSU Ülkenin toplam borç yükünde kısa vadeli borçların ağırlığının

www.londragazete.com

artması da risk unsuru olarak yorumlandı. Cari açık ve bütçe açığında görünümün kötüye gittiğini ifade eden S&P, Merkez Bankası'nın

siyasi baskılarla mücadele ettiğini de ifade ederek enflasyon hedefinin 2012'den bu yana tutturulamadığına dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu'nun

verilerine göre enflasyon yüzde 10 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Merkez Bankası'nın yılsonu için belirlediği hedef ise yüzde 5.

2018

| FÍNANS

37


“Brexit sürecinde küçük adımlarla da olsa,

büyümeye devam”

2

5 YIL gibi uzun bir süredir Kuzey Londra’da muhasebecilik yapan sektörün başarılı ismi Alper Kurtaran, tecrübesi ile şu anda kurucu ortağı olduğu AK Accounting şirketinde hizmet vermeye devam ediyor. Birleşik Krallık’ta ki vergi sisteminden, ekonomiye kadar birçok önemli konuyu konuştuğumuz Kurtaran, İngiltere’de ki Brexit sürecinin ekonomiye olan etkileri ile ilgili de çeşitli öngörülerde bulundu. PİYASALAR OLDUKÇA ‘YAVAŞ’

“İngiltere’nin Brexit süreci birçok sektörü olumsuz etkiliyor. Özellikle üreticilerden başlayan bu zincir pazardaki en büyük firmadan başlayıp, en küçüğüne kadar yansıyor. Tabi bu süreçte küçük işletmeler biraz daha şanslı. Büyük işletmelerinde kaynaklarını olabildiğince kıstığını görüyoruz. Bu durum piyasaları oldukça yavaşlattığını söyleyebiliriz.” KÜÇÜK ADIMLARLA DA OLSA BÜYÜMEYE DEVAM Piyasadaki asıl krizin Brexit sürecinde insanların İngiltere’den ayrılmasının değil, belirsizlik yü-

38 FÍNANS |

2018

zünden firmaların yatırımlarını durdurmasından kaynaklandığını belirten Kurtaran şunları ekledi: “Asıl krize kulaktan kulağa yayılan olumsuz haberler neden oluyor. Bu haberler hiç şüphesiz her sektörü olduğu gibi bizleri de etkiliyor. Ancak işletmelerin bu haberlerden dolayı planladıkları büyüme adımlarını tamamen durdurmaları piyasayı daha da dar boğaza sokacaktır. Bu yüzden büyük adımlarla olmasa bile, küçük adımlarla da olsa büyümeye devam etmek lazım. Bu sayede piyasa canlı kalacak ve gerekli olan nakit akışı sağlanacaktır.” ÇOK ULUSLU FİRMALAR KÜÇÜLMEYE İNGİLTERE’DEN BAŞLIYOR Bu tip olası krizlerde büyük firmaların elinde çeşitli senaryoları olduğunu belirten Kurtaran sözlerine şunları ekledi: “Genellikle orta ve büyük ölçekli firmaların bir kriz planı mutlaka var. Bunlardan en sık kullanılanı ise küçülmek. Maalesef birçok firma Brexit sürecini bir kriz olarak değerlendiriyor ve bu süreçte küçülmeye gidebiliyor. Bu süreçte birçok firmanın İngiltere’de bulunan şubelerini kapattığına şahit oluyoruz.”

‘ÖNLEM ALINMALI’ Brexit sürecinin etkisinin en az 2-3 yıl daha ekonomik olarak etkisinin hissedileceğini düşündüğünü belirten Kurtaran, “70’li ve 80’li yılların güçlü ekonomisi ile şimdiki ekonomi çok farklı. Bu yüzden bazı yaraların iyileşmesi de uzun sürebiliyor. Bu konuda hem iş adamlarına hem de hükümete bazı görevler düşüyor. Ekonomiyi canlı tutmak için iş adamları bazı riskler almak zorunda. Ancak hükümetin de özellikle

vergi konusunda biraz daha cazip öneriler sunması piyasayı canlandıracaktır. İnsanlar bu şekilde yeni girişimlere yatırım yapabilir. Hükümetin vergi konusunda ve bu ülkede iş yapmayı cazipleştirecek bazı önlemler almasını bekliyoruz.” dedi. VERGİ ÖDEMELERİNE DİKKAT Mükelleflerini özellikle vergi ödemeleri konusunda artık daha dikkatli olmaları gerektiğini hatırlattıklarını belirten Kurtaran,

“Mükelleflerimizin özellikle son düzenlemelerden sonra KDV gibi vergi ödemeleri konusunda uyarıyoruz. Çünkü artık bununla ilgili olarak ciddi yaptırımlar ve cezai işlemler var. Bu tip ödemelerde son güne bırakmamak önemli. Biz önceden tüm mükelleflerimize ödemeleri hakkında bilgi veriyor son ödeme tarihlerini söylüyoruz. Fakat maalesef bizim toplumumuzda son güne bırakma alışkanlığı var. Bu da ister istemez bazı gecikmelere neden olabiliyor. KDV’nin devletin parası olduğunu ve günü geldiğinde bunu mutlaka tahsil edeceğini unutmamak lazım.” TÜM MUHASEBE İHTİYAÇLARINIZ İÇİN ‘TEK ADRES’ Defter tutma, yıllık getiri hesaplama, KDV iadesi, maaş bordrosu, kurumlar vergisi, vergi iadesi, vergi planlaması, iş kurma ve iş planı başta olmak üzere şahıslara ve şirketlere A’dan Z’ye tüm muhasebe işlemlerini uzman kadrosu ile yerine getiren AK Accounting’in diğer hizmetleri hakkında bilgi almak için 020 8886 12 45 numaralı telefonunu arayabilir veya Pixel Building, 110 Brooker Road, Waltham Abbey, Essex, EN9 1JH adresini ziyaret edebilirsiniz.

www.londragazete.com


www.londragazete.com

2018

| FĂ?NANS

39


With the right accountancy firm your business can reach new heights.

We provide an informal, practical and personal service that goes beyond the traditional boundaries of accounting, taxation and auditing.

With Alton & Co. working for you, you’ll be able to concentrate on growing your business and taking it to higher levels.

Chartered Accountants Statutory Auditors

Accountancy that pays 239-241 Kennington Lane, London SE11 5QU T 020 7582 3000 F 020 7582 6666 E info@alton.co.uk alton.co.uk Alton & Co. are registered to carry on audit work in the UK and Ireland, licensed to carry out the reserved legal activity of non-contentious probate in England and Wales by the Institute of Chartered Accountants in England & Wales and are authorised and regulated by the Financial Conduct Authority (FCA) for investment business.

Finans 2018  

Londra Gazete tarafından 2018 yılında hazırlanan Finans sektörü özel eki.

Finans 2018  

Londra Gazete tarafından 2018 yılında hazırlanan Finans sektörü özel eki.

Advertisement