Issuu on Google+

Türkiye Kalite Derneği

“KALİTE ve MÜKEMMELLİK

YOLCULUĞUNUN

20 YILI”


Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi yeterli değildir. Mutlaka ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gerekir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI...

nadolu Basın Merkezi

Anadolu Basın Merkezi Tel: + 90 312 496 01 37 - 496 01 09 Fax: +90 312 496 09 68 e-mail: info@anadolubasinmerkezi.com web: www.anadolubasinmerkezi.com Adres: Birlik Mah. 414 Sok. 10/B Çankaya/Ankara/TÜRKİYE

TÜRKİYE KALİTE DERNEĞİ MERKEZ Centrum İş Merkezi Aydınevler Sanayi Cad. No: 3 34854 Küçükyalı - İstanbul Tel: +90 216 518 42 84 Faks: +90 216 518 42 86 kalder@kalder.org www.kalder.org

ANKARA Uğur Mumcu Cad. Kız Kulesi Sok. No: 21/6 GOP - Ankara Tel: +90 312 447 48 68 Faks: +90 312 447 48 32 ankara@kalder.org www.kalder.org

BURSA Fethiye Mah. Sanayi Cad. No: 317 Kat: 2 16140 Nilüfer - Bursa Tel: +90 224 241 60 10 Faks: +90 224 241 58 70 bursa@kalder.org www.kalder.org

ESKİŞEHİR Hoşnudiye Mah. Nayman Sok. Selka Apt. D: 2 26130 Eskişehir Tel: +90 222 221 65 52 Faks: +90 222 234 34 69 eskisehir@kalder.org www.kalder.org

İZMİR 861 Sok. No: 72 Jüt Han Kat: 3 D: 304 35250 Konak - İzmir Tel: +90 232 482 30 70 Faks: +90 232 482 08 40 izmir@kalder.org www.kalder.org


KalDer YÖNETİM KURULU ÜYELERİ A.HAMDİ DOĞAN HARUN KOCAMAN YILMAZ BAYRAKTAR

YÖNETİM KURULU BAŞKANI YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI

PROF. DR. ALİ RIZA KAYLAN EMİN DİREKÇİ ERDAL ELBAY FAHİR ALTAN DR. HASAN KUŞ MURAT HOCALAR MUSTAFA KAPLAN NESLİHAN YEŞİLYURT AYŞE SEVER DR. BURAK ERDİNÇ EVRİM ARAS PROF. DR FUNDA SİVRİKAYA ŞERİFOĞLU LAMİ YAĞCILARLIOĞLU PROF. DR MEHMET DURMAN ÖNDER KIRATLILAR SALİH ZİYA ARIMAN SAMİ EROL TOLGA OSMAN YÜCEL TURGUT YILDIZ

YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ YÖNETİM KURULU SAYMAN ÜYESİ YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ / KalDer İZMİR ŞUBE YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ YÖNETİM KURULU ASİL ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ / KalDer ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ / KalDer ESKİŞEHİR ŞUBE YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYESİ


YÖNETİM KALİTESİNİ GELİŞTİRMEYE ODAKLANDIK

A. Hamdi DOĞAN KalDer Yönetim Kurulu Başkanı

1

Değerli Kalite Dostları

990 yılında başlayan yolculuğunda 20 yılı geride bırakan Türkiye Kalite Derneği (KalDer) bu süreçte güçlü bir birikimi de günümüze taşımıştır. Bu birikimin çıktıları öylesine güçlü ki, bunları bir sivil toplum kuruluşu olarak sadece KalDer için değil aynı zamanda Türkiye için de anlamlı göstergeler olarak görmeliyiz.

Aslında bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak yirmi yılı geride bırakmak, başlı başına takdir edilmesi gereken bir performanstır.

KalDer artık özel sektörün

Bu uzun ve zorlu süreçte emeği geçen tüm kalite gönüllülerini kutluyorum. Yönetim kurullarımız, şubelerimiz, idari personel ve organlarımız; sürece hep katkı sağlamış ve destek olmuşlardır. Doğru yol haritası çizilmiş ve doğru yol izlenmiştir. Bu dönem içinde KalDer bir kez değil, birkaç kez “Yılın Derneği” seçilmiştir.

rehberlik eden bir kalite

Küreselleşme rüzgarlarının hızla estiği 1990’lı yılların başında, Avrupa Birliği sürecindeki yeni açılımlardan Türkiye için gümrüklerin sıfırlanması kaygıları sanayi ve iş dünyasını sarmıştır. Bu bağlamda KalDer’in standartlar konusundaki yol gösterici ve öncü tavrı, bir başlangıç noktası olarak öncelikle ekonomiye hizmet sağlamıştır. İlerleyen dönemlerde “Yönetim Kalitesi”ni geliştirmeye odaklanan KalDer, bu kapsamda sadece Toplam Kalite Yönetimi kavramının ülkemizde tanınmasını sağlamakla kalmamış, aynı zamanda rekabet, verimlilik, katılımcı ve paylaşımcı yönetim, süreçler, hedefler ve performansları sürekli iyileştirmeyi, geliştirmeyi öngören yaklaşımı iş dünyasıyla buluşturmuştur.

yanı sıra kamuya da yönetimi odağı olmuştur. Sadece milli eğitimde binlerce eğitmen ve değerlendirici yetiştirilmiştir. Bu gelişimler sonrasında artık KalDer’i ülkemizin “Kalite Akademisi” olarak tanımlandırmak gerekir.

Avrupa Kalite Yönetim Vakfı’nın (EFQM) “Mükemmellik Modeli” olarak adlandırılan yeni iş görme biçimi KalDer sayesinde ülkemizde de hızlıca kavranmış ve başarılı sonuçlar ile örneklerini vermiştir. 1996 yılında, bir Türk firmasının Avrupa Kalite Büyük Ödülü’nü kazanması dikkatlerin ve ilginin modele yoğunlaşmasını sağlamıştır. Özel sektörün devleri birbiri ardına bu yarışta sıralarını almışlardır. 2000’li yıllarda kamu sektörü de bu sürece katılmış ve Avrupa’nın hemen ardından ülkemizde kamu kuruluşları modeli uygulamaya başlamışlardır. Bir diğer kurumumuzun 2004 yılında yine Avrupa Kalite Büyük Ödülü’nü kazanması ise eğitim, sağlık ve yerel yönetimler başta olmak üzere pek çok sektörden kamu kuruluşunun mükemmellik yolculuğuna çıkışına öncül olmuştur. Bu adımla birlikte KalDer artık sadece özel sektöre değil aynı zamanda kamu sektörüne de rehberlik eden bir kalite yönetim odağı haline

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 


gelmiştir. Bu kapsamda sadece milli eğitimde binlerce eğitmen ve değerlendirici yetiştirilmiştir. Bu gelişmeler sonrasında KalDer, ülkemizin “Kalite Akademisi” olarak tanımlanmaya başlamış ve Kamu Kalite Ödül Süreci oluşturulmasıyla birlikte kamu sektörünün odağı Ankara’da konumlandırılmıştır. Bunun yanısıra Kalite Ödülü Yürütme Kurulu (KÖYK) tarafından yürütülen Ödül süreci, son yıllarda Cumhurbaşkanımızın himayesinde gerçekleştiriliyor. 2011 yılında TOBB Kamu Kalite Ödül sürecine destekçi ortağımız olarak katılacaktır. Bundan sonrasında yeni ufuklara yelken açmak durumunda olan KalDer’in vizyonuna Türkiye’nin Yaşam Kalitesinin Yükseltilmesi olarak bakabiliriz. KalDer artık tüm ülkede ve daha geniş yelpazede sektörlerde yayılım sağlamak zorundadır. Bu yüzden etkinliklerimiz tüm hızıyla ve geliştirilerek devam etmektedir. Kalite Kongrelerimiz; Her yıl birbiri ardına yaşanan ve yaşatılan heyecan ile bilgi yoğunlaşmasının odağı olan Kalite Kongresi ve Ödül törenlerimiz, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en seçkin kalite paylaşım ortamı olma özelliğine taşımaktadır. Bu başarı çıtası her yeni yönetim tarafından hep daha yukarı taşınmaya çalışılmıştır. En yeni yönetim modelleri, en yenilikçi yaklaşımlar ve bu konularda en saygın isimler ilkinden bu yana kongrelerimizde gündem oluşturmuşlardır. Yirminci yılında kongremizin ana teması, yirmi yılın zirvesi ve güncelliği çerçevesinde “Fark Yaratmak” olarak belirlenmiştir. Bugüne değin binlerce, evet binlerce, yönetim gurusu, uzman, uygulamacı, bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşmışlardır. Yine binlerle ifade edilebileceğimiz oturumlar ve çalıştaylarda bilgiler tazelenmiştir. Kongre’lerin başladığı 1992 yılından bugüne değin yaklaşık 40 bin kişi kongrelerimizi izlemiştir.

Her yıl birbiri ardına yaşanan ve yaşatılan heyecan ve bilgi yoğunlaşmansın odağı olan Kalite Kongre ve Ödül törenlerimiz Türkiye’nin ve Avrupa’nın en seçkin kalite paylaşım ortamı olma özelliğine taşımaktadır. Bu başarı çıtasını yönetenler hep daha yukarı taşımak uğraşısını vermişlerdir.

Geride bırakılan 20 yıllık dönemde KalDer kalite akademisi olarak 5000’e yakın eğitim programı sunmuştur. Bu programlarda yaklaşık 80 bin kişi eğitim almıştır. KalDer işletmelerimizin insan kaynağı ihtiyacına etkin ve yetkin bir eğitimci olmuştur. Özel sektörle başlayan eğitim aktivitelerimiz bugün tüm sektörlere yönelik açılımı ile Anadolu’nun her yanında hizmet vermektedir. Yıl ve yıl eklenen yeni eğitim modülleri ile zenginlik kazanmıştır. Süreçte yeni vaka çalışmaları ülkemiz için çok yeni olan “Yenileşim Yönetimi” modeli devreye sokulmuştur. Eğitim süreci baştan ele alınarak iyileştirilmiştir. KalDer 20 yıl içinde Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir illerinde şubeler açarak yayılımı gerçekleştirmiştir. Şubelerimiz ile Merkez arasında yeniden yapılandırılan iletişim ve paylaşım süreçleri yayılıma hız vermektedir. Yönetime aktif olarak hem başkanlar, hem de genel sekreterler düzeyinde katılım sağlanmakta katılımcı ve paylaşımcı yönetim anlayışı olgunlaştırılmaktadır. Bu konuda sürecin olgunlaşması ile etkinliğimiz önemli ölçüde artacaktır. Şubelerimiz bölgelerinde önemli bir odak haline gelmişlerdir. Düzenledikleri sempozyumlar ve yerel ödüller imajımıza ve katılımcılarına ciddi katkılar sağlamıştır. 1991 yılında başlayan yolculukta üye sayımız bugün 2000’e ulaştı. Bu üyelerin 782‘si tüzel kişilerden oluşmaktadır. Üyelerin sektörel ve coğrafi dağılım haritası çıkartılmış ve yayılım bu çerçevede yeniden ele alınmakta ve yapılandırılmaktadır. Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi (TMME) 2005 yılından bu yana ülkemizde uygulanmaya başlandı. Bugün 20 sektörde 125 markaya ait ölçümler yapılıyor. Türkiye için 5 yıllık bir dizin oluştu. Ka araştırma şirketi ile yürütülen bu yeni ürün olgunluk sürecini tamamladı. Etkin bir gösterge olarak markalarımızın, yatımcımızın, tüketicimizin ve ekonomi yönetimimizin hizmetine sunulmuştur. Her çeyrek dönemde etkili bir tanıtımla değerler paylaşılmaktadır. Ödül süreçleri 1992’de TÜSİAD ile işbirliği çerçevesinde başlatıldı. Bu yıla değin 225 kuruluş ödül sürecine başvurdu. EFQM Mükemmellik Modeli kapsamında 24 Ulusal Kalite Büyük Ödülü, 36 Başarı Ödülü, 3 Mükemmellikte Süreklilik Ödülü verildi. Ödül kategorilerine zamanla, Kobi, Kamu, STK kategorileri de eklendi. Bu kapsamda KalDer’in yalnızca sanayi ve ticareti değil diğer sektörleri de rekabet ortamına hazırlamaya yönelik attığı adımlar, KalDer’in yüklenmiş olduğu Türkiye’nin Yaşam Kalitesinin Yükseltilmesi vizyonunun da başlangıcı olmuştur. KalDer, bugüne kadar, işletmelerimizin ve kuruluşlarımızın uluslararası platformda başarı

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 


göstergelerini de yukarıya taşıyan bir performansın sürükleyicisi oldu. EFQM’in Avrupa Kalite Ödülleri’nde 7 kuruluşumuz büyük ödül,11 kuruluşumuz başarı ödülü kazandı. Türkiye büyük ödül kazanan ülkeler sıralamasında halen ikinci ülke konumundadır. KalDer Ulusal Kalite Ödülleri Türk iş dünyasının en önem verilen ve değerli ödülü olmuştur. Capital dergisi’nin Türk iş dünyasının en prestijli 20 ödülünü belirlediği bir araştırmasında KalDer hak ederek geldiği bu noktada ilk sırada yer almıştır. Kamuda da benzer bir yükseliş trendi izlenmektedir. KalDer, son yıllarda Türkiye’de iki büyük harekete de liderlik etmiştir. Bunlardan ilki Birlemiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’dir. 2000 yılında imzaya açılan Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni 2002 yılında imzalayan KalDer, Türkiye’de bu sözleşmeye imza atan ilk sivil toplum kuruluşu olarak, etik değerlerine evrensel boyutlar eklemiştir. Daha sonra 2007 yılında Kofi Annan’ın katılımıyla açılan 15. Kalite Kongresi öncesinde düzenlenen bir gala ile de KalDer sözleşmenin Türk iş ve sanayi dünyasında tanıtımına ve yayılımının ivme kazanmasına büyük katkı sağlamıştır. Bir diğer ulusal açılım ise “Yönetim Kadının Hakkıdır” hareketi olmuştur. Bu hareket her yıl kongremiz içinde tekrarlanarak sürmektedir. KalDer günceli yakalamada öncü olma ve stratejik işbirlikleri eylemini zamanında ve doğru uygulamıştır. Günümüze bakarsak; Öncelikle Dünya’nın 17. büyük ekonomisi olan ülkemiz, 2023 yılında ilk 10 ekonomi arasında yer almayı hedefliyor. 500 milyar USD ihracat ve 500 milyar USD ithalat hedefleniyor. Bu önemli hedefe karşın BM insani gelişim endeksinde Türkiye 155 ülke arasında 126. sırada yer alıyor. Uluslararası rekabet endeksinde ise 139 ülke arasında 61.sıradayız. Böylesi büyük hedeflerin ulaşılabilirliği ve başarının sürdürülebilirliği, ekonomide ve sosyal göstergelerde yeni yaklaşımlarla gözden geçirmeyi gerektirmektedir. Bu, ekonomideki büyüme trendine bağlı kaldıraç olabilecek yeni bir araç ihtiyacını da gündeme getirmiştir. Artık günümüzde maliyet tek başına bir rekabet belirleyicisi olmaktan çıkmıştır. Hatta teknoloji ve kalite pek çok kuruluşun erişebildiği standartlar haline gelmiştir. Ülkeler sadece az gelişmiş, gelişmekte ve gelişmiş diye gruplanmamakta aynı zamanda üretim faktörü odaklı, verimlilik odaklı, yenileşim odaklı diye sınıflandırılmaktadırlar. Tahmin edeceğiniz gibi kişi başı MG 17.000 USD üstü ülkeler yenileşim odaklı ülkelerdir. WEF raporuna göre Türkiye yenileşim sıralamasında 67. sıradadır. Türkiye verimlilik ile yenileşim arası geçiş sürecinde bir ülke olarak değerlendirilmektedir. Türk ekonomisi, işletmeler katma değeri yüksek ürün ve hizmetleri geliştirmek durumundadır. Bu gün ihracatımızın sadece %5,1’i yüksek teknolojili üründür. Avrupa Birliği ülkelerinin ortalaması ise %21,5’dir. Türkiye tonlarca üretim ile gelişmede özlenen boyutu yakalamakta sıkıntı çekecektir. Yenileşim bizim gibi genç ve dinamik ülkeler için bir fırsattır. Yenileşim büyük, küçük işletme farkı olmaksızın başarıya bizi taşıyacak bir yöntemdir. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerika’da şirketlerin cirosunun %75’inin son bir kaç yıldır piyasaya var olmayan ürün ve hizmetlerden oluştuğu saptanmıştır.

Yenileşim kapasitesinin, bilimsel araştırma kurumu, bilim adamı ve mühendis sayısının, patent sayısının arttırılması, entellektül sermayenin korunması, Ar-Ge’ye yapılan şirket harcamalarının arttırılması ve diğer başlıklar ele alınarak geliştirilmek durumundadır. “Yenileşim Türkiye’nin Önceliği Olmalıdır”

Teknolojiyi iyi kullanan bir ülke olmak bize elbette avantaj sağlar ama işin doğrusu teknolojiyi yaratan ülkeler arasına girmektir. Yenileşim kapasitesi; bilimsel araştırma kurumu, bilim adamı ve mühendis sayısının artırılması, patent sayısının artırılması, entellektül sermayenin korunması, Ar Ge’ye yapılan şirket harcamalarının arttırılması ve diğer başlıklar ele alınarak geliştirilmek durumundadır. “Yenileşim Türkiye’nin Önceliği Olmalıdır”. Elbette ki insani gelişmişlik indeksi büyümeden pay dağılım önceliklerini yeniden yapılandırmayı da önemli ve gerekli kılmaktadır. KalDer Olarak Günümüze Bakışımız; 20. yılı geride bırakırken yeni yönetim olarak bizler de önemli hedeflerimizden ikisini Genel kurulda İş programında açıklamıştık. Bunlar tespitlerimiz idi. Sektörel ve Bölgesel Yayılım: Sektörlerde; eğitim, sağlık, turizm ve gelişen sektör lojistik önceliğimiz olacaktır. Sektö-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 


rel açılımda KOBİ ağırlığı ülkemizin gerçeklerinden biridir. Gerek büyük kentlerimizde gerek Anadolu’da özellikle aile işletmesi olan KOBİ’lerin kurumsallaşması ve rekabete açılmaları gerekmektedir. Küresel rekabetin yayılımında kentlerin ya da işletmelerin büyüklüğü veya küçüklüğü bir faktör değildir ve bu yayılım sadece üretim değil aynı zamanda hizmet sektöründe de sınır ve boyut tanımamaktadır. Bu gün Kayseri’de de, Samsun’da da herhangi bir alışveriş merkezine girdiğinizde pek çok uluslararası markaya ulaşmanız mümkün. KOBİ’lerimiz henüz yerellikten kurtulamazken, rekabete açılmak zorunda kaldılar. KOBİ’ler henüz ulusallaşmadan küreselleşmeye geçmek durumundalar. Bu nedenle KOSGEB ile eğitim destekleri konusunda çalışıyoruz. Sektör derneklerini ziyaret ederek, tekstil, otomotiv gibi yoğun iş ortamlarında işbirliği imkanlarını yaratmak, Kalkınma ajansları, KOSGEB, Sanayi Odaları, Üniversiteler ve SİAD’lar ile projeler yaratmak çalışmasındayız. Coğrafi yayılımda ise gerek sanayi, gerek ticaret ve hizmetler sektöründe gelişme gösteren illerimizde öncelikli olmak üzere yapılanmayı öngördük. 2011’de bu merkezlerde eğitim ve yayılımı güçlendiren çalışmalar planladık. Mükemmellik örneklerinin paylaşım toplantılarını Anadolu’ya taşıyacağız. Başarı örnekleri ile tanıştıracağız. Temsilcilik yapılanmada ilk ayağımız olacaktır.

Artık KalDer yeni ufuklara yelken açmak durumunda. Buna KalDer’in vizyonu ile bağlantılı olarak Türkiye’nin Yaşam Kalitesinin Yükseltilmesi diyebiliriz. KalDer artık tüm ülkede ve daha geniş sektörlerde yayılımı sağlamak durumunda. Yenileşim, sürdürülebilirlik kavramları modelimize yerleşti. Amaç yeni vizyonumuz da yerini aldı.

Üyelerimize Katma Değer yaratacak Çalışmalar; Hedeflerimizden birisi de üyelerle daha sık bir araya gelecek fırsatları yaratmaktı. Bu bağlamda aylık Kalite Sohbetleri’ni yeniden başlatmayı planladık. Türk iş dünyasından ve yabancı konuklarla birliktelikler yaratarak bilgi akımında “Kongreden kongreye” bekleyişini ortadan kaldırmayı amaçladık. KalDer sürekli dinamizmin içinde olmalıdır. Yeni bir çalışmamız var. Kıyaslama oluşum sürecini yaşıyor. Kuluçka merkezinde geliştirilen özel bir ürün gibi hazırlandı. Açılım ve artan katılımlarla iş dünyana yeni olanaklar sunulacaktır. EFQM 2010 yılında modeli yenilemiştir. Modelin yeni versiyonu yaratıcılık, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik, yenilenebilirlik kavramlarını kapsamaktadır. Bu yeni yaklaşımlar çevre koruma, kurumsal sosyal sorumluluk, yenileşim süreç ve kavramlarını geleceğe de yönelik olarak toplumsal katkı boyutunda sorgulamaktadır. Model bu özelliği ile daha sofistik bir yapıya dönüşmüştür. Eğitimlerine 2010’da başlanan yeni model ilk uygulama sonuçlarını 2011’de verecektir. KalDer acaba modası geçti mi denilen mükemmellik modelinde yeni açılım ile çağdaş bütünleşik bir yönetim modelini hizmete sunmaktadır. Modelin özünde yer alan sürekli iyileştirme olgusu model için de geçerlidir. Bütünü kavrayan yapısı ile EFQM tüm sistemlerin ötesinde kurum ve kuruluşlara değer katmaya devam edecektir. KalDer ve Bölgesel Liderlik açılımı; KalDer, Ortadoğu Kalite Derneği’nin (MEQA) üyesidir ve yönetiminde temsil edilmektedir. Birikimi, ödül süreçlerinin olgunluğu ve başarısı ile örnek görülmektedir. Bu yıl genel kurula iştirak ettik. Suriye, BAE. Bahreyn, Mısır, Ürdün gibi pek çok ülkenin rol model olarak gördüğü bir konumdayız. Bu rolümüze EFQM de destek vermektedir. Yaklaşım İstanbul’un MEQA‘nın merkezi olması yönündedir. Türk iş dünyasına bu oluşumlarda artı değer yaratabilir miyiz? Değerlendiriyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi KalDer artık yeni ufuklara yelken açmak durumunda. Vizyonumuzla bağlantılı olarak bunu Türkiye’nin yaşam kalitesinin yükseltilmesi diyoruz. KalDer olarak artık tüm ülkede ve daha geniş sektörlerde yayılım sağlamak durumundayız. Yenileşim, sürdürülebilirlik kavramları modelimize yerleşti. Bu amaç yeni vizyonumuzda da yerini aldı. KalDer, mükemmeli arayanlar için var olmaya devam edecektir. Kalite gelecek 20 yıllarda da hep sizinle olsun.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 


Dardanel BRC Global Standard Food Safety SertifikasÄąna sahiptir. No: QAICL/TR/BRC/018

%"3%"/&-½/&/5"Ĺ?(*%"4"/":Ĺ™"Ĺ? ‘[N‘SZPMVLNĂŽBOBLLBMF 5FM XFCwww.dardanel.com.tr


ZZZWXSUDVFRPWU

  .DOLWHYH0NHPPHOOLùH<ROFXOXN Müşterinin beklentisinin aşılmasını hedefleyen, iyileştirme ve yenilik yapmayı ilke edinen ve başarısında çalışanları anahtar faktör olarak gören Tüpraş, modern bir yönetim felsefesi olan Toplam Kalite Yönetimini benimsemiştir. Bu amaçla, Ulusal Kalite Hareketi ve Mükemmelliğe Yolculuk Programına katılımın ilk adımı olan İyiniyet Bildirgesini Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ile 4 Nisan 2006 tarihinde imzalamış ve Toplam Kalite Yönetiminde sürekli bir gelişim aracı olan EFQM Mükemmellik Modeli’ni uygulamaya almıştır. Beş Aşamalı Mükemmelliğe Yolculuk Programının ikinci aşamasını tamamlayan Tüpraş, başarılı biçimde yönetilip, mükemmel kuruluş olma yolunda ilerlediğinin göstergesi olan “Mükemmellikte Yetkinlik” belgesini almaya hak kazanmıştır. Tüpraş’ta çalışmalarımız ISO 9001 Kalite, ISO 14001 Çevre, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Standartlarına uygun olarak yürütülmektedir. Ayrıca tüm rafinerilerimize bağlı laboratuvarlar da çalışmalarını ISO 17025 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Şartlar Standardı’na uyum içinde sürdürmektedir. Bunların yanında EFQM Mükemmellik Modeli’ni uygulamaya devam ediyoruz. Çalışanlarımız ile birlikte oluşturduğumuz Şirketimizin Vizyonu, “Petrol sektöründe performansına özenilen, çevre ve yaşam değerlerine saygılı öncü bir şirket olmaktır.” Amacımız; ülkemizin petrol ürünleri ihtiyacını karşılarken, sektörel gelişimde öncü ve etkin rol oynayarak, hissedarlarımız, iş ortaklarımız ve topluma değer yaratmaktır. Yıllık 28,1 milyon ton ham petrol işleme kapasitemizle, Türkiye’nin petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık %65’ini karşılıyoruz. Rafinaj kapasitesiyle Avrupa’nın 7. büyük rafineri şirketi, Platt’s tarafından 2009 yılı kârlılık, varlıklar ve cirosu esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, 6. en iyi rafineri şirketi konumundayız. Sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak katma değeri yaratan en başarılı ve yetkin profesyonellerden oluşan, en çok tercih edilen ve herkesin parçası olmaktan gurur duyduğu ideal kurum olmayı hedeflemekteyiz. Bu amaçla Müşteri İlişkileri Yönetimi, çalışanlara yönelik Çalışma Hayatı Değerlendirme ve İyileştirme çalışmaları, performans değerlendirme, bireysel öneri, takdir tanıma ve ödüllendirme sistemleri gibi birçok iyileştirme ve yeni uygulamayı hayata geçirdik. Tüpraş, Yönetim Sistemleri performansının ölçmelerinden biri olarak müşteri şartlarını ne dereceye kadar karşılayıp karşılamadığı hakkındaki müşteri algılaması ile ilgili bilgiyi izlemektedir. Bu amaçla müşteri anketleri düzenlenmekte, anketler değerlendirilmekte, sonuçlarına göre hedefler belirlenmektedir. 2006 yılından beri “Müşteri Memnuniyet Anketi“ çalışmaları gerçekleştirilmektedir. 2006 yılında gerçekleştirdiğimiz ilk ölçümleme sonucunda

%67 oranında müşteri memnuniyeti oranını 2010 yılında %85’e yükselttik. Tüpraş sadece ürün kalitesi ile değil, hizmet kalitesi ile de müşterilerini memnun etmeyi başarmıştır. Tüpraş çalışanlarının iş hayatındaki memnuniyet, isteklilik ve bağlılık düzeylerini ölçmek ve iyileştirmeye yönelik faaliyet oluşturmak amacıyla “Çalışma Hayatı Değerlendirme ve İyileştirme Araştırması“ uygulamaya alınmıştır. Çalışan Memnuniyet endeksimiz yıllar itibariyle artış göstermiş, 2010 yılında 56 olarak gerçekleşmiştir. “Performans Yönetim Sistemi” uygulaması çerçevesinde yukarıdan aşağıya doğru aktarılan hedefler, Hedef Kartlarına işlenerek bireysel performanslar toplamının Şirket hedeflerinin gerçekleştirilmesini sağlayacak yapıda olması esas alınmaktadır. Çalışanlarımızın yetkinlik gelişimini takip etmek için her yıl 360 derece yetkinlik değerlendirme çalışması gerçekleştirilmektedir. Bu sayede çalışanlarımız Tüpraş’taki gelecek iş yaşantılarında hangi alanlara yöneleceklerini öğrenmiş hatta karar süreçlerine de katılmış olurlar. Çalışanlar, verimlilik artırılması, kalitenin iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin artırılması gibi konularda yaratıcı ve yenilikçi düşüncelerini “Rafine Öneriler Sistemi” ile yönetime iletmektedirler. Şirketimiz insan gücünü etkili olarak devreye alabildiğinden ve tüm süreçlere ortak edebildiğinden hızlı, güçlü, mutlu olmanın yanında rekabette ve performans sonuçlarında başarılı olabiliyor. Tüpraş içerisinde her düzeyde çalışanların ve takımların yenilikçi, özverili çabaları zamanında ve uygun biçimde liderler tarafından “Tanıma Takdir ve Ödüllendirme Sistemi” içerisinde takdir edilmektedir. Tüpraş’ın ürettiği ürünler spesifikasyonlarda belirtilen şartları tamamen karşılamaktadır. Tüpraş, en ileri ürün spesifikasyonlarında üretim yapabilmek adına, yıllar içinde milyarlarca dolar tutarında yatırım yapmış, bu yatırımlarına da devam etmektedir. Yatırım planlarımızı yaparken gelecek müşteri beklentilerini doğru tespit edip hızlı hareket ederiz. Yatırım yoğun bir sektörde yer almanın bilinciyle, devir sonrasında, Koç Holding bünyesinde 1,5 milyar ABD dolarının üzerinde yatırım harcaması gerçekleştirerek, yatırımlarını devreye alarak ve 2 milyar ABD doları tutarındaki Residium Upgrading harcamaları başta olmak üzere birçok yeni yatırımı başlattık. Avrupa Birliği ülkelerinde 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren piyasaya sürülecek benzinin Euro V spesifikasyonuna uygunluğu gerekmekteydi. Türkiye’de de piyasaya sürülen ürünlerin Avrupa Birliği normlarına uygunluğu takip edildiğinden yetkili merciler tarafından Euro V uyumlu benzinin piyasaya sürülmesi kararlaştırıldı. Euro V spesifikasyonu benzin içeriğinde bulunan kükürt, aromatik ve benzen oranlarının düşürülerek, daha çevre dostu bir ürünün tüketiciye sunulmasını öngörmektedir. Tüpraş hayata geçirdiği ünite yatırımları ve spesifikasyon değişikliği kararından sonra gerçek-

leştirilen uyum çalışmaları sayesinde Euro V benzin üretimine gerekli süreden çok daha önce geçebilmiştir. 1 Haziran 2008’de üretime hazır olan Tüpraş, 20 Kasım 2008’de piyasaya Euro V standardında ürün vermeye hazır olduğunu duyurdu. Geçiş sürecinin ardından Nisan 2009 tarihi itibariyle Türkiye’de piyasada bulunan tüm benzin ürünlerinin Euro V standardında olması sağlandı. Euro V standardında ürünlerin kullanılmaya başlaması sonucunda CO2 emisyonunda 700 katlık bir azalma sağlanmış oldu. Varlık yönetimi kapsamında 2007 yılında başlattığımız iyileştirme projelerimizi 2009 yılında tamamladık. Gerçekleştirilen projeler sayesinde rafineri ünitelerimizin bakım – onarım süreçleri daha verimli hale gelmiş, üretime uygunluk performansımız artmıştır. Tüpraş 2006 yılında oluşturulan “en iyisi olmak için”temasıyla operasyonel faaliyetlerini iyileştirme çalışması başlatmıştır. Tüpraş performansını iyileştirmek amacına yönelik imzaladığı anlaşma kapsamında Shell Global Solutions firmasının, işletme faaliyetlerinin iyileştirilmesi sürecinde Tüpraş`a teknik destek vermektedir. Tüpraş bu anlaşmayla, uluslararası deneyimlerden yararlanmakta ve rafinaj faaliyetlerinde şimdiye kadar uygulama imkanı bulamadığı iyileştirmeleri gerçekleştirme fırsatı yaratmaktadır. Anlaşma bakım ve güvenilirlik, işletme giderleri, iş gücü verimliliği, enerji ve kayıplar konularının yanı sıra iş sağlığı, güvenliği ve çevre konularında da iyileştirme uygulamalarını kapsamaktadır. Tüpraş olarak yalnızca operasyonel ve finansal hedef çıtamızı değil aynı zamanda şeffaflık ve kurumsal yönetim hedeflerimizi de sürekli ileri taşıyoruz. İMKB Kurumsal Yönetim Endeksi’ni oluşturan öncü şirketler arasında bulunan Tüpraş, 7,91 derecelendirme notuyla 2007’de dahil olduğu endekste, 2010 yılında notunu 8,56’ya çıkarmıştır. Tüpraş’ın notunun sürekli yükselmesinde, kurumsal yönetim risklerini belirleme ve bu riskleri yönetme yolunda önemli adımlar atmış olmasının yanı sıra, sosyal sorumluluk bilinci doğrultusunda gerçekleştirdiği çalışmalar da etkili olmuştur. 2007 yılında faaliyet sahalarımızın bulunduğu merkezlerde yerel halkın Tüpraş hakkındaki görüşlerini öğrenmek adına “Kurumsal İtibar ve Algı Araştırması” gerçekleştirildi. Kurumsal ve etik yönetim anlayışını ve standartlarını daha ileriye taşıyarak 2008 yılında ilk Kurumsal Sosyal Sorumluluk raporunu yayınladık, ikinci raporu da 2010 yılında tamamladık. Tüpraş, yayınladığı KSS raporunda Global Reporting Inititative’in (GRI) G3 Raporlama İlkelerini benimsemiştir. Türkiye’nin en büyük vergi mükellefi şirketi olarak her yıl ödediğimiz vergi ve benzer yükümlülükler Türkiye’nin gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ayrıca faaliyet gösterdiğimiz bölgelerdeki yerel idarelere ödenen yükümlülüklerle yerel idare gelirlerinde de önemli artış sağlanmasına katkıda bulunuyoruz.


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 26


KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI...

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 27


TÜRKİYE’DE MARKA VE MARKALAŞMANIN ÖNEMİ

Nihat ERGÜN T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı

İ

nsanoğlu bugün bilgi çağına ulaşabilmiş ve sahip olduğu zenginlikleri elde edebilmiş ise, bu durum, insanın en temel karakterlerinden birisi olan ‘rekabet içinde gelişme’ olgusuyla ilişkilendirilebilir. Bilgi ve teknoloji alanındaki ilerlemeler ve özellikle iletişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler sonucu olarak ortaya çıkan küreselleşme, klasik deyimle dünyayı küresel bir köy haline getirdi. Bu gelişmeler, küresel girişimcilere yaklaşık 6,7 milyar kişiden oluşan bir tüketici kitlesi ve yaklaşık 15 trilyon dolarlık bir küresel pazar meydana getirdi.

Bugün artık sadece kullandığımız ürünlerin, giydiğimiz kıyafetin ya da yediğimiz bisküvinin markasından söz etmiyoruz. Günümüzde marka sadece ticari bir ürünün üreticisini gösteren bir işaret olmanın çok ötesine geçti.

Dünyadaki bu gelişmeler sonucunda, bir taraftan sanayi devrimi ve teknolojik ilerlemenin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan üretim imkânlarının sağladığı ürün bolluğu, diğer taraftan iletişim ve ulaşım alanındaki gelişmelerle dünyanın tamamının ulaşılabilir bir pazar haline gelmesi karşımıza küresel rekabeti çıkardı. Günümüzde “rekabet” dünyadaki gelişmeleri yönlendiren, dünya çapındaki büyük kuruluşlardan dünyanın herhangi bir köşesindeki bireylere kadar her kesimin hayatına etki eden en temel olgulardan birisi haline geldi. Küreselleşmenin ortaya çıkardığı bu temel gerçek, bu gerçeği fark ederek gerekli önlemleri alanlar için büyük bir fırsat yaratırken, bu gelişmelerin dışında kalanlar için en büyük tehdidi oluşturuyor. Günümüzde artık gelişmelere ayak uydurmak yeterli olmuyor, rekabette öne geçmek ve çağımızın sağladığı küresel pazardan pay alabilmek için, gelişmeleri yönlendiren bir konuma gelmek belirleyici rol oynuyor. Bunun yolu ise yenilikçi, inovatif bir kültürü benimsemek ve yenilikçi bir bakış açısıyla fark yaratmaktan geçiyor. Üretim faktörlerinde ya da sunulan üründe ortaya çıkarılan küçük bir farkın, küresel rekabette büyük bir fark yarattığının bilincine varmak gerekir. Hatta fark yaratmakla yetinmeyip, ortaya çıkan bu farkı toplumla paylaşmak, fark edilebiliyor. İşte “marka” günümüz dünyasında fark edilmenin, günümüzün küresel iktisadi ve siyasi pazarında öne çıkmanın temel aracı olarak karşımıza çıkıyor. Marka, klasik üretim faktörlerinin tamamını bünyesinde barındıran, ürün fikrinin ortaya çıkış aşamasından ürünün müşteriyle buluşmasından sonraki hizmet aşamalarına kadar ürüne dair bütün yatırımlara egemen olan, imajdan kaliteye, tasarımdan işleve kadar ürünün sahip olduğu herşeyi tek bir işaret altında toplayarak müşteriyle buluşturan sihirli bir araç haline geldi. Günümüzde marka sadece ticari bir ürünün üreticisini gösteren bir işaret olmanın çok ötesine geçti. Marka ürünü ve üreticiyi tüketiciyle buluşturan geleneksel anlamının, hatta pazarlama fonksiyonunun dışına çıkarak ticaretten sanata, kültürden siyasete hayatımızın her aşamasını etkileyen,

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 28


tercihlerimizin belirlenmesinde en etkin rolü oynayan araçlardan birisi haline geldi. Bugün artık sadece kullandığımız ürünlerin, giydiğimiz kıyafetin ya da yediğimiz bisküvinin markasından söz etmiyoruz. Rekabetin egemen olduğu günümüz dünyasında; sanatçılar, kurumlar, kentler hatta ülkeler bile birer marka haline geliyor, güçlü bir marka imajıyla hedef kitlelerine ulaşmaya çalışmakta ve mesajlarını iletiyor. Diğer taraftan, bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, özellikle internetin ve elektronik ticaretin yaygın kullanımı markanın fonksiyonlarını daha çok artırıyor, gücüne güç katıyor. Dünya çapında, her alandaki her şeyin birlikte var olduğu ve ön plana çıkmaya çalıştığı internette, marka en etkin ayırt edici araç olarak işlevini sürdürüyor. Bütün bu gerçekler ışığında, küreselleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanarak küresel rekabet içerisinde yer almak isteyen hiçbir işletmenin marka faktörünü göz ardı etmesi, markaya ve markalaşmaya hak ettiği önemi vermeden ayakta kalabilmesi mümkün değil.

2002 yılından bugüne devam edegelen istikrar ve 1980’li yıllarda devletçi politikaları terk ederek serbest piyasa ekonomisine geçişi ve dünyaya açılmasıyla birlikte Türk sanayi üretimi hızlı bir ivme kazanmış, tekstil başta olmak üzere Türkiye menşeli ürünler küresel pazarlarda yerini almaya başladı. Bununla birlikte, bu dönemdeki üretimimiz daha çok ülkemizdeki ucuz işgücünden faydalanmak isteyen küresel markalar altında üretilen fason ürünler üzerinde yoğunlaştı, o dönemde sanayimizin henüz gelişimini tamamlayamamış olması ve özellikle küresel pazarlardaki olumsuz ülke imajımızın negatif etkileriyle markalaşma ve ürünlerimizi ulusal markalarımızla pazarlama yoluna gidilmedi. Bu durumun negatif etkileri ise özellikle Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne dahil olması ve dünyanın hiçbir ülkesine rekabet şansı bırakmayan ucuz işgücüyle küresel rekabette yer almasıyla birlikte doruğa ulaştı. O güne kadar ucuz işgücü ve minimum kar paylarıyla küresel markalar altında üretimini devam ettirmekte olan Türk üreticisi, markalaşmanın önemini ağır bir fatura ödeyerek fark etmek zorunda kalmış, bu dönemden sonra ulusal ve küresel düzeyde markalar oluşturma çalışmalarına hız vermeye başladı. Ağır faturalar ödemek zorunda kalmış olsa da, Türkiye bugün 90’lı yılların sonunda yaşadığı krizi, büyük oranda atlattı ve yeni bir fırsat yakalamış durumda. Türkiye’nin 1999 yılında AB’ye aday ülke olarak kabul edilmesi, 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine başlamasıyla birlikte, 2000’li yıllarda kamu maliyesi, para, finans ve bankacılık alanında gerçekleştirdiği reformlar sonucunda, 2008 yılında patlak veren dünya finans krizinden fazla yara almadan ve rekabet avantajı sağlayarak çıkması, 2002 yılından bugüne devam edegelen istikrar ve güven ortamı, önümüzdeki dönem için Türkiye’ye ve Türk yatırımcısına büyük fırsatlar sunuyor. Bu dönem içerisinde Türk sanayisi ve Türk yatırımcısı da önemli gelişmeler kaydetti, teknolojik ve beşeri altyapısını geliştirdi, devletin de desteğiyle uluslararası piyasalarda etkin bir şekilde yer aldı, uluslararası rekabetin önemini ve kurallarını çok iyi öğrendi. Bu dönemde dünyanın 16. Avrupa’nın ise 6. büyük eko-

güven ortamı, önümüzdeki dönem için Türkiye’ye ve Türk yatırımcısına büyük fırsatlar sunuyor. Bu dönem içerisinde Türk sanayisi ve Türk yatırımcısı uluslararası piyasalarda etkin bir şekilde yer aldı, uluslararası rekabetin önemini ve kurallarını çok iyi öğrendi.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 29


nomisi haline gelen Türkiye, uluslar arası ilişkiler alanında da büyük ilerlemeler kaydetti, uluslar arası kuruluşlarda aktif rol almaya, bu kuruluşlarda tezlerini aktif bir şekilde dile getirmeye, bütün bunların sonucunda uluslar arası siyasette ve ekonomide etkin bir rol oynamaya başladı. Bütün bu gelişmeler önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ve Türk girişimcisinin önünde önemli fırsatlar bulunduğunu gösteriyor. Bugün artık Türkiye, özel ve kamu kesimiyle, bütün kurum ve kuruluşlarıyla birlikte altyapısını oluşturarak 2023 vizyonuna hazırlanıyor. 2023 yılında yıllık 500 milyar dolar ihracat yapmayı ve dünyanın 10 büyük ekonomisi arasında yer almayı planlayan Türkiye, bu hedefini gerçekleştirecek alt yapı ve birikime sahip. Ancak ülkemizin bu hedeflerini gerçekleştirmesi, sahip olduğu kaynaklarını iyi bir planlama ve etkili bir stratejiyle verimli bir şekilde kullanması halinde mümkün olabilecektir. Markalaşma ülkemizin gelecek vizyonunda, 2023 hedeflerinin gerçekleşmesinde bize katkı sağlayacak en önemli ve etkili araçlardan birisi olarak karşımızda duruyor. Ülkemizde sağlıklı bir marka kültürü ve marka bilincinin geliştirilmesi güçlü altyapımızın etkin kullanımı ve zengin kaynaklarımızın hak ettiği değeri bulması için hayati bir öneme sahip bulunuyor. Ürün ile müşteri arasındaki en güçlü bağ olan markanın ulusal ve uluslararası ticaretteki etkisi her geçen gün katlanarak artıyor, marka ürünün değerini büyük oranda artırıyor, reklâm, tanıtım ve pazarlamanın, dolayısıyla rekabetin en önemli aracı olarak fonksiyon gösteriyor. Markanın önemini kavramamış ve markalaşamamış bir ürünün piyasada kendisine yer bulabilmesi mümkün olmadığı gibi, bu kültüre sahip olmayan bir ekonominin sağlıklı ve uzun vadeli kalkınmasından da söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle, marka bilincinin artırılması ve markalaşma hedefiyle, Bakanlığımız ve Türk Patent Enstitüsü başta olmak üzere Dış Ticaret Müsteşarlığı, KOSGEB gibi kamu kurumları ve çok sayıda özel sektör kuruluşlarının çalışmalarıyla son yıllarda önemli bir ivme kazanmış olan faaliyetlerimizin hızını artırarak devam ettirmek zorundayız.

Markalaşma ülkemizin gelecek vizyonunda, 2023 hedeflerinin gerçekleşmesinde bize katkı sağlayacak en önemli ve etkili araçlardan birisi olarak karşımızda duruyor. Ülkemizde sağlıklı bir marka kültürü ve marka bilincinin geliştirilmesi hayati bir öneme sahip bulunuyor.

Bugün itibariyle bu çabaların meyvelerini verdiğini, ülkemizdeki markalaşma bilincinin artışı yönünde önemli gelişmeler kaydettiğimizi memnuniyetle görüyoruz. 2010 yılında ülkemizdeki marka tescil başvuruları, önceki yıla oranla yüzde 19’luk bir artışla 85.466’ya ulaştı. 2011 yılının ilk çeyreğindeki başvuru sayıları bu artışın devam edeceğini gösteriyor. Marka tescil başvurularının bir ülkenin marka kültürü ve ülkedeki markalaşma bilincinin düzeyinin belirlenmesinde tek başına yeterli bir unsur olmadığı kabul edilse dahi, bu yönde önemli bir gösterge olduğu açık. Bununla birlikte, son yıllarda bu yönde kamu ve özel sektör eliyle yürütülen yoğun bilinçlendirme çabaları, firmaların reklâm harcamaları, tüketicilerin markaya atfettiği önem ve bu alanda yapılan yatırımlar, markalaşma yolundaki olumlu gelişmelerin göstergeleri olarak karşımıza çıkıyor. Markalaşmada, ürün ve hedef tüketici kitlesine uygun olarak geliştirilen marka kimliği, markanın imajı, konumlandırılması, kalitesi gibi faktörlerin yanı sıra markanın menşei, ait olduğu ülke gibi faktörler de önemli bir etkiye sahip bulunuyor. Markaların ulusal menşei, özellikle markaların küresel pazarlardaki konumunda ve rekabet gücünde marka imajını destekleyen ve tüketicilerin tercihini belirleyen en önemli faktörlerden birisi. Bu nedenle, ülke olarak dünya piyasalarında yerimizi alabilmemiz ve yakaladığımız rekabet avantajından maksimum düzeyde faydalanabilmemiz için, ülkemizdeki markalaşma sürecini bireysel ürün markaları ve Türkiye olarak ülke imajı ve markası ile birlikte bütün olarak ele almamız, uyumlu ve tutarlı bir marka stratejisi yürütmemiz gerekiyor. Küresel düzeyde markalaşma sürecinde, ülkemiz çok önemli avantajlara sahip bulunuyor. Ülkemizin zengin tarihi, kültürü, coğrafyası, stratejik konumu bu avantajların başında geliyor. Diğer taraftan, ülkemiz rakipleriyle karşılaştırıldığında hızla büyümeye devam eden güçlü ve

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 30


dinamik bir ekonomiye, genç ve yeniliklere açık bir nüfusa sahip. Diğer taraftan, Türk özel sektörü iyi bir tecrübe ve güçlü bir altyapıya sahip bulunuyor. Ülkemizin sahip olduğu bu faktörler son yıllarda uluslar arası düzeyde elde etmiş olduğu iktisadi büyüme, prestij ve saygınlıkla birlikte ele alındığında ülkemizin önümüzdeki dönemdeki uluslararası düzeyde marka vaadinin çok yüksek olduğu, bunun gerek ülkemizin ulusal markalarına gerekse ülkemizde yatırım yapan yabancı menşeli markalara büyük fırsatlar yaratacağı görülüyor. Diğer taraftan, ilgili kamu kurumları ve özel sektör eliyle de ülkemizin markalaşma sürecine katkı sağlamaya yönelik önemli faaliyetler yürütülüyor. Türkiye’nin tarih, kültür ve coğrafyasının tanıtımına dönük projeler, Türk ürünü imajını güçlendirmeye yönelik yurtiçi ve yurtdışı faaliyetler ülkemizin marka imajına ve rekabet gücüne önemli katkılar sağlıyor.

Yöresel markalaşma ülkemizin markalaşma sürecinde önemle üzerinde durulması ve desteklenmesi gereken stratejik öneme haiz diğer bir konu. Ülkemizin çok derin ve zengin kültürel mirası ve bu mirasın bir yansıması olarak, tarih, coğrafya ve kültürün birlikte yoğrulmasıyla ortaya çıkan yöresel ürünleri dikkate alındığında, yöresel markalaşmanın ülkemizin kırsal kalkınmasında stratejik bir öneme sahip olduğunu görmek mümkün. Nasıl ki günümüz dünyasında ulusal ve uluslararası düzeyde güçlü markalara sahip olmadan gerçek bir kalkınmadan söz etmek mümkün değilse, yerel düzeyde de güçlü markalar geliştirmeden yöresel kalkınmadan söz etmek mümkün olamayacaktır. Bu nedenledir ki, kırsal bölgelerimizin sahip olduğu yöresel ürünlerini geliştirmesi, tanıtması ve markalaştırmak suretiyle piyasaya sunması, bu bölgelerimizin kalkınmasında çok önemli bir role sahip olacaktır. Bu nedenle, markalaşma kültürü ve bilincinin yöresel özellikli ürünlerimizin üretim, tanıtım ve pazarlamasında da egemen olması, kentlerimizin özgün niteliklere sahip avantajlı değerlerinin markalaşma bilinciyle sunulması, önümüzdeki dönemde yöresel kalkınmamızın en etkili araçlarından biri olacaktır. Bu nedenle, Bakanlığımız bağlı kuruluşu Türk Patent Enstitüsü bu konuya büyük önem veriyor, hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde marka bilincinin artırılmasına yönelik olarak önemli çalışmalar gerçekleştiriyor.

Nasıl ki günümüz dünyasında ulusal ve uluslararası düzeyde güçlü markalara sahip olmadan gerçek bir kalkınmadan söz etmek mümkün değilse, yerel düzeyde de güçlü markalar geliştirmeden yöresel kalkınmadan söz etmek mümkün olamayacaktır.

Sonuç olarak, Türkiye’nin gerek bölgesel düzeyde gerekse ulusal düzeydeki kalkınmasında, kaliteyi pazarlama tekniği olan markalaşma, çok önemli bir işleve sahip bulunuyor. Geçtiğimiz dönemde ülkemizde bu yönde çok önemli faaliyetler yürütüldü ve buna bağlı olarak önemli gelişmeler sağlanmış olsa da, ülkemiz potansiyeli ve ihtiyaçları dikkate alındığında bu konuda halen ihtiyacımız olan düzeye erişemediğimiz açıktır. Önümüzdeki dönemde, kamu ve özel sektörün bu çalışmalarını işbirliği içerisinde hızlandırarak devam ettirmesi, markalaşma sürecini, sadece ürün markalarının dışına çıkarak ülkemizin sahip olduğu diğer değerlerine, yöresel ürünlerinden kentlerine yayılarak güçlü bir ülke imajı ve ulusal bir markalaşma kültürünün oluşturulması, hem ulusal kalkınmamıza büyük bir ivme kazandıracak, hem de uluslar arası rekabette önemli avantajlar sağlayacaktır.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 31


REKABETTE ÖNE ÇIKMAK İÇİN KALİTE VİZYONLARI MARKALAŞTIRILMALI

Ümit BOYNER TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Ü

lkemizde 1980’li yıllarda başlayan kalite hareketinin günümüze kadar aldığı mesafe kayda değerdir. Özellikle küreselleşmeyle beraber firmalar, rekabet avantajı sağlayabilmek için kalite kavramını önceliklendiren stratejiler geliştirmeye başlamıştır.

Firmalarımızın toplam kalite uygulamaları giderek yaygınlaşsa da toplam kalite yönetiminin ülke çapında uygulanması ve içselleştirilmesi yolunda çabalara olan ihtiyaç sürüyor. Bu noktada, ülkemizde mükemmellik anlayışının yerleşmesi yolunda KalDer’in Ulusal Kalite Hareketi’nin çok önemli katkıları oluyor.

Bu çerçevede, bundan 19 yıl önce, TÜSİAD ve KalDer işbirliği ile Ulusal Kalite Kongresi ve Kalite Ödülü için yola çıkarken amacımız, kuruluşlarda “toplam kalite yönetimi” anlayışını yaygınlaştırmak ve toplumda kalite bilincini yerleştirmekti. Türk sanayisinin rekabet gücünü artıracak ve bu gücü sürdürülebilir hale getirecek kapsamlı bir çalışmanın temellerini atmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Firmalarımızın toplam kalite uygulamaları giderek yaygınlaşsa da toplam kalite yönetiminin ülke çapında uygulanması ve içselleştirilmesi yolunda çabalara olan ihtiyaç sürüyor. Bu noktada, ülkemizde mükemmellik anlayışının yerleşmesi yolunda KalDer’in Ulusal Kalite Hareketi’nin çok önemli katkıları oluyor. Kalite hedefinin firmanın yönetim anlayışının temelinde yer alması ve kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanması büyük ölçüde ‘liderlik’ kavramına dayanıyor. Liderlerin kalite anlayışını benimsemeleri, uygulama kararını vermeleri, bu hususta hedefler belirlemeleri ve çalışanların firmanın kalite vizyonuna katılımları önem taşıyor. Kuruluşlarımızın rekabet güçlerini artırmaları kalite vizyonlarını markalaştırmalarıyla sağlanacaktır. Bildiğiniz gibi, rekabet gücünün artırılmasının bir ayağını da fikri hakların korunması ve markalaşma oluşturuyor. Fikri haklar, günümüzde gerek gelişmiş ülkelerin ekonomisinin gerekse uluslararası ticaretin en önemli dayanaklarından birini oluşturuyor. Zira, dünya genelinde şirketler, pazar payı yaratmak ve karlılıklarını arttırmak için inovasyona ve markalaşmaya öncelik veriyor ve bu amaçla hem Ar-Ge faaliyetlerine hem de markalaşma ve marka yönetimine ciddi miktarda yatırım yapıyorlar. Bir ülkenin dünya çapında bilinen markalarının olması, bir ülkede çok sayıda patent tescilinin yapılması o ülkenin gelişmişlik seviyesini gösteren en büyük unsurlardan birisi. Ekonominin işleyişinin ve değerlerinin değişmesi ile birlikte, şirketler için artık markalarının değeri çok önemli hale geldi. Şirketler bilânçolarında tüm maddi varlıklarının yanı sıra, artık marka değerlerini de gösteriyor. Geçmişte şirketlerin değerini hesaplarken, şirketin sahip olduğu yatırımlar, şirketin fabrikaları, binaları, makineleri ve ürünleri dikkate alınmaktayken, şimdi ise markalar, şirketlerin en değerli varlıklarından birisi oldu. Bir başka değişle, günümüzde artık ürünler değil markalar yarışıyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 32


BugĂźnĂźn yoÄ&#x;un rekabet koĹ&#x;ullarÄąnda Ĺ&#x;irketlerin bĂźyĂźmesi, daha fazla tanÄąnmasÄą, mĂźĹ&#x;terilerinin baÄ&#x;lÄąlÄąÄ&#x;ÄąnÄą saÄ&#x;lamasÄą ve rakiplerinden farklÄąlaĹ&#x;abilmesi ve uzun dĂśnemde kalÄącÄą olmalarÄą bĂźyĂźk Ăślçßde markalaĹ&#x;malarÄąna baÄ&#x;lÄądÄąr. MarkalaĹ&#x;ma ĂźrĂźn ve hizmetleri farklÄąlaĹ&#x;tÄąrÄąr, deÄ&#x;er katar, rekabet gĂźcĂź kazandÄąrÄąr ve Ĺ&#x;irketlerin daha karlÄą bir hale gelmesine yardÄąmcÄą olur. Hepimizin bildiÄ&#x;i gibi markalaĹ&#x;mak sadece bir logo veya amblem yaratmaktan Ăśte Ĺ&#x;irketinizin kim olduÄ&#x;unu, ne yaptÄąÄ&#x;ÄąnÄą ve potansiyel mĂźĹ&#x;terilerle nasÄąl iletiĹ&#x;im kurduÄ&#x;unu anlatan bir araç olmanÄąn yanÄą sÄąra, Ăźretilen markaya yasal korunma saÄ&#x;lamanÄąn ve pazarda saygÄąnlÄąk geliĹ&#x;tirmenin de en etkili yoludur.

GeçmiĹ&#x;te Ĺ&#x;irketlerin

TĂźrkiyeâ&#x20AC;&#x2122;ye baktÄąÄ&#x;ÄąmÄąz zaman henĂźz markalaĹ&#x;ma konusunun çok baĹ&#x;larÄąnda olmamÄąza raÄ&#x;men çok eski ve çok deÄ&#x;erli markalarÄąn yaratÄąldÄąÄ&#x;ÄąnÄą fakat zaman içerisinde bir kÄąsmÄąnÄąn kaderlerine terk edildiÄ&#x;ini gĂśrĂźyoruz. Halbuki markalaĹ&#x;ma sĂźreci sadece marka yaratmakla sÄąnÄąrlÄą deÄ&#x;ildir, markanÄąn sĂźrekli yatÄąrÄąm yapÄąlarak geliĹ&#x;tirilmesi, Ăźzerine yeni deÄ&#x;erler eklenmesi gerekiyor. â&#x20AC;&#x153;Marka yaratmakâ&#x20AC;? ve bu markalarÄą etkin bir Ĺ&#x;ekilde deÄ&#x;erlendirmek, TĂźrkiyeâ&#x20AC;&#x2122;nin bilgi Ăźreten ve rekabetçi bir yapÄąda sĂźrdĂźrĂźlebilir bir ekonomik bĂźyĂźme saÄ&#x;lamasÄąnda kuĹ&#x;kusuz en Ăśnemli faktĂśrlerden biri olacak.

dikkate alÄąnmaktayken,

deÄ&#x;erini hesaplarken, Ĺ&#x;irketin sahip olduÄ&#x;u yatÄąrÄąmlar, Ĺ&#x;irketin fabrikalarÄą, binalarÄą, makineleri ve ĂźrĂźnleri Ĺ&#x;imdi ise markalar, Ĺ&#x;irketlerin en deÄ&#x;erli varlÄąklarÄąndan birisi oldu. Bir baĹ&#x;ka deÄ&#x;iĹ&#x;le, gĂźnĂźmĂźzde artÄąk ĂźrĂźnler deÄ&#x;il markalar yarÄąĹ&#x;Äąyor.

ZĂ&#x201D;MĂ&#x201D;OEB 5Ă&#x201C;SLJZFÂ&#x17E;JNFOUP4FLUĂ?SĂ&#x201C;OEFCBĂ&#x2022;MBZBOTFSĂ&#x201C;WFOJNJ[ V[VOZĂ&#x201D;MMBSEĂ&#x201D;S 5Ă&#x201C;SLJZFlOJO#Ă&#x201C;ZĂ&#x201C;L4BOBZJ,VSVMVĂ&#x2022;VJžFSJTJOEFZFSBMBSBLEFWBNFEJZPS

â&#x20AC;&#x153;yaĹ&#x;amÄąn her anÄąnda gĂźven ve saÄ&#x;lamlÄąk için...â&#x20AC;?

KalDerâ&#x20AC;&#x2122;in 20.YÄąlÄą Kutlu Olsun 33


KalDer ‘KALİTE VİZYONU’ 20 YILDIR IŞIK TUTUYOR

Mustafa V. KOÇ Koç Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

G

ünümüzde, değişim ve dönüşümün gündelik hayatımızın merkezini oluşturduğu bir dönemden geçiyoruz. İş dünyasının yükselen değerlerini oluşturan yenilikçilik ve yaratıcılık gibi kavramların, bu dönemde rekabet stratejilerinin olmazsa olmaz bir unsuru haline geldiğine tanıklık ediyoruz. Bununla birlikte, rekabet yarışında ipi göğüsleyenlerin “kalite” odağını koruyanlar olduğunu da görüyoruz.

KalDer’in “mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak” olarak tanımladığı kalite vizyonu, bu yolda 20 yıldır ışık tutuyor ve kalite kavramının hem anlayış hem de uygulama olarak olgunlaşması sürecinde

KalDer’in “mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak” olarak tanımladığı kalite vizyonu, bu yolda 20 yıldır ışık tutuyor ve kalite kavramının hem anlayış hem de uygulama olarak olgunlaşması sürecinde kendini gösteriyor. Başından sonuna bu süreç, şirketlere hız, esneklik, sistematik bir altyapı ve sürdürülebilir büyüme ortamını sağlıyor. Biz de, Koç Topluluğu olarak “Müşterimiz velinimetimizdir” ilkesinden hareketle müşterilerimiz için değer yaratmayı, beklentilerine kalite ve istikrarla karşılık vermeyi birinci önceliğimiz olarak belirledik. “Daima “en iyi” olmak, vazgeçilmez hedefimizdir” ilkemizle de, kalitede, hizmette, tedarikçi ve bayilerimizle olan ilişkilerimizde en iyi olmak hedefimizi özetledik. Topluluğumuz, 1980’lerin yükselen değeri olan kalite kavramını, ülkemiz insanına sunabilmek için, tüm varlığıyla “kalite”ye odaklandı. Bu doğrultuda o yıllarda başlattığımız Toplam Kalite Yönetimi adımları, dışa açılan Türkiye ekonomisinde rekabet gücümüzü sağlamakla kalmayıp, Türk Malı ile kalite kavramını özdeşleştirdi ve ülkemize ödüller yağdırmayı başardı.

kendini gösteriyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 34


Kalite ile birlikte “sürat” kavramının ön plana çıktığı bir dönem olan 1990’larda ise kalitenin yanısıra, ürününüzü, rakiplerinizden daha hızlı üretmek ve pazarda satışa hazır halde tutmak zorundaydınız. Biz de, 1992 yılında, Koç 2000 Projesi’ni hayata geçirdik. Bu projeyle yola çıkarken, Toplam Kalite Yönetimi konusunu Topluluğumuzda yaygınlaştırmayı amaçladık. Ardından kültürel bir değişimin eşiğinde olduğumuz, artık kural koyucuların müşteri haline geldiği ve müşteri reflekslerine hızlı cevap verebilecek sistemlerin gerektiği 2000’li yıllara geldik. Bu dönemde de “Elektronik Dönüşüm Projesi”ni hayata geçirdik. Bir kültürel değişim projesi de olan “Elektronik Dönüşüm 2003 Projesi”, Koç Topluluğu gibi son derece yaygın bir grubun kültür değişimini de organize etmeyi amaçlıyordu. 2000’li yılların ilk 10 yılını geride bıraktığımız bugünlerde, kalite kavramının yanı sıra inovasyon kavramının da ön plana çıktığını görüyoruz. Bugün ve yarın, sürdürülebilir büyüme için tek yolun kalite ve inovasyondan geçtiği genel kabul gören bir gerçek.

2000’li yılların ilk 10 yılını geride bıraktığımız bugünlerde, kalite kavramının yanı sıra Bu paralelde, Koç Topluluğu olarak, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde teknoloji ve inovasyona öncülük ederek rekabet gücünü geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda rekabet gücümüzün anahtarı olarak da yenilikçi ve teknolojik Ar-Ge çalışmalarımızı görüyoruz. Türkiye’nin özel sektör Ar-Ge harcamasının yüzde 12-15’ini gerçekleştiren Koç Holding, AB Komisyonu’nun 2010 Ar-Ge yatırımları araştırmasına göre, 2009 yılında yaptığı 118 milyon euro tutarındaki konsolide Ar-Ge harcaması ile de dünyada en fazla Ar-Ge harcaması yapan 506’ncı şirket oldu.

inovasyon kavramının

Kısaca özetlemeye çalıştığımız bu süreç içerisinde yaptığımız çalışmalar, elde ettiğimiz başarılar, kazandığımız ödüller, doğru yolda olduğumuzu tescil ediyor.

genel kabul gören bir

da ön plana çıktığını görüyoruz. Bugün ve yarın, sürdürülebilir büyüme için tek yolun kalite ve inovasyondan geçtiği gerçek.

Bu noktada, çalışmalarıyla mükemmellik kültürünü içselleştirmiş, rekabetçi kurum ve kuruluşlar yaratılmasına katkıda bulunan KalDer’e teşekkür ediyorum. Türk sanayi ve iş dünyasında yönetim kalitesinin yükseltilmesi konusunda büyük katkıları olan KalDer’in 20. yılını kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 35


KALİTE KAVRAMI KABUK DEĞİŞTİRİYOR

Güler SABANCI Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı

İçinden geçilen bu kritik dönemde “kalite” kavramı da başka boyutlar kazanıyor, kabuk değiştiriyor, önemi her geçen gün daha da artıyor. Etik kurallar ve değerlerimiz çerçevesinde, iş yapış şekillerimiz, hem müşterilerimiz hem de çalışanlarımız için memnun edici çizgide olmalı.

H

emen hemen bütün sistem ve değerlerin baştan sorgulandığı bir dönemden geçiyoruz. Son dönemde yaşanan ve bütün dünyayı etkisi altına alan finansal türbülans, doğayla mücadele içinde değil, doğayla uyumlu ekonomik kazançların tek seçenek olduğunun her fırsatta karşımıza çıkıyor olması, siyasi olaylar, bize bütün sistemlerin ve değerlerin sorgulanması gerektiğini söylüyor. Dünya siyaseti ve önceliklerinden başlayıp en küçük ölçekli şirketlerin günlük yaşamlarına, eğitim kurumlarına, sosyal ve çevresel örgütlenmelerin faaliyetlerine kadar açık bir şekilde sirayet eden değişim zorunluluğu; pazarda kıyasıya rekabet içinde olan şirketlerin açık inovasyon platformlarında biraraya gelmeleri ve beraberce yeniliklerin peşinde koşabilmeleriyle sonuçlanıyor. Çevre konuları hiçbir dönemde olmadığı kadar gündemde ve gerek aksiyonlar, gerekse talepler giderek güçleniyor. İş dünyası ve devletler büyük bir değişime yön vermeye, pozisyon almaya çalışıyor. İçinden geçilen bu kritik dönemde “kalite” kavramı da başka boyutlar kazanıyor, kabuk değiştiriyor, önemi her geçen gün daha da artıyor. Artık kaliteyi sürdürülebilirlikten, etikten, çevre etkilerinden ve sosyal sorumluluktan bağımsız düşünmek mümkün değil. Müşteri beklentilerini herşeyin önüne koymak yetmiyor, yetmeyecek. Toplumu, doğayı ve dünyamızı da bu resme dahil etmemiz gerekiyor. Kanunlara uyum içinde faaliyetlerin devam ettirilmesi artık yetersiz kalıyor. Etik kurallar ve değerlerimiz çerçevesinde, iş yapış şekillerimiz, hem müşterilerimiz hem de çalışanlarımız için memnun edici çizgide olmalı. Bu alandaki çıta her geçen gün yükseliyor. Üretilen ürünlerin karbondioksit ve su ayakizleri arasındaki farklar nedeniyle çok daha fazla fiyat primi ödemeye razı müşteri kitleleri oluşuyor. Saniyelerle ölçülebilen sürelerde dünyanın dört bir yanından haberdar olabilmek, küresel arenada tüketim ve yatırım tercihlerini hızla değiştirebilmek; toplumların ve iş dünyasının önüne farklı oyun planları hazırlama zorunluluğunu getiriyor. İşbirlikleri oluşturma, ortak çalışabilme ve sürdürülebilir kalma hayati önem arzediyor. İşte bu noktada KalDer’in çabalarının ve bugüne kadar sürdürmüş olduğu öncü rolün altını çizmek istiyorum. Beklentilerin giderek yükseliyor olması, bu ve benzeri çalışmalar için temel motivasyon unsuru olacaktır. Yeni boyutlarıyla “kalite”, hepimizin etrafında birleştiği temel değer olmalıdır. KalDer’in bu konuda 20 yıldır ortaya koyduğu çabalar ve bundan sonra da hayata geçireceği çalışmalar Türk iş dünyasına önemli bir yol gösterici olmaya devam edecektir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 36


STM, kalite ile hep bir adým önde... Kaliteyi, üzerinde çalýþýlmýþ fikirler ve hatalardan arýndýrýlmýþ ürün/hizmetler bütünü olarak görüyoruz. Teknolojik geliþmelerin çok hýzlý bir þekilde yaþandýðý biliþim, savunma sanayii, özel sektör ve kamu sektöründe, rekabetçi ve sürekli iyileþtirmeye açýk bir kalite yaklaþýmýnýn uzun vadede kazandýracaðý karlýlýðýn bilincinde olarak kalite faaliyetlerini sürdürmekteyiz. STM, kalite faaliyetlerinde müþteri istekleri ve ihtiyaçlarýnýn tam olarak karþýlanmasýný, organizasyonun kaynaklarýnýn etkin ve doðru bir þekilde kullanýmýný, takým çalýþmasý içerisinde rakip firmalara karþý hep bir adým önde olunmasýný

� CMMI Seviye 3

� �

Söz konusu ana prensipler doðrultusunda oluþturulan STM Kalite Yönetim Sistemi, Sistem Mühendisliði, Yazýlým Mühendisliði ve Alt Yüklenici Yönetimi süreç alanlarýnýn tamamýný içerecek þekilde CMMI Seviye -3 Sertifikasý’na; danýþmanlýk, yazýlým aðýrlýklý sistem tasarýmý, geliþtirilmesi, kurulumu, entegrasyonu ve bakým alanlarýný içerecek þekilde ISO 9001:2008 Kalite Yönetim

Proje Yönetimi

Olgunluk Seviyesi �

saðlayacak yeni ürünler ve iþ süreçlerinin ortaya konulmasýný, rekabet avantajýnýn ana esaslarý olarak belirler.

Sistem Mühendisliði Yazýlým Mühendisliði Tedarikçi Yönetimi

Proje Yönetimi Enstitüsü Uygulamalarý

� Öne Çýkan Kalite

Deðerlerimiz � �

Sistem Mühendisliði EIA/IS 632, IEEE 1220 �

Yazýlým Mühendisliði IEEE/EIA 12207, MIL-STD 498, DO 178-B

Ýyileþtirme Kültürümüz 18 Yýllýk Kalite Yönetimi Sistemlerimiz Verilere dayalý karar alýnmasýnýn saðlayan ölçüm sistemimiz.

Sistemi Belgesi, AQAP-160 Yazýlým Ýçin Ömür Devri Boyunca Birleþtirilmiþ NATO Kalite Gereksinimleri Belgesi ve TS ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliði Yönetim Sistemi Belgesi’ne sahiptir. Müþterilerimizin rekabet gücüne iþ kalitemiz ile katkýlar saðlamakta, her geçen gün, iþ yapma modelimizi kalite yaklaþýmýmýz ile mükemmeliyet anlayýþýna dönüþtürmekteyiz. Sunduðumuz hizmetlerimizdeki yaratýcý ve yenilikçi çözümlerimize kalite süreçlerimiz ile farklý bir deðer katmaktayýz.

� Vizyonumuz Askeri ve sivil alanlarda müþterilerine teknoloji odaklý danýþmanlýk ve mühendislik çözümleri üreten uluslararasý düzeyde saygýn bir hizmet kuruluþu haline gelmektir.

� Ödüllerimiz �

Konfigürasyon Yönetimi MIL-STD 973, ANSI/IEEE 1042, IEC/ISO 15846

Deloitte Teknoloji Fast 50'de Geliþim Perforansý Yüksek ilk 50 Firma arasýnda Ýlk 500 Biliþim Þirketi Türkiye 2005-2006-20072008-2009 Araþtýrmasý sonuçlarýna göre, Danýþmalýk Kategorisinde Birincilik Ödülü Tedarikçi Onay Sertifikasý

SAVUNMA TEKNOLOJÝLERÝ MÜHENDÝSLÝK VE TÝCARET A.Þ. Ankara Teknoloji Geliþtirme Bölgesi Bilkent Cyber Park E Blok 5.Cadde No 6/A 06800 Bilkent-Çankaya Ankara/Türkiye Tel: +90.312.266 35 50 Fax: +90.312.266 35 51 e-mail: info@stm.com.tr www.stm.com.tr

Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun


TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN MODASI GEÇMEZ

Bülent ECZACIBAŞI Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Bugün çoğu uluslararası pazarlarda varlığını sürdüren, yüzlerce kuruluşta Toplam Kalite Yönetimi uygulanıyor. Bu kuruluşların yönetici ve çalışanları, mal ve hizmette ileri kaliteye sadece didinerek değil, yönetimde kalite ile ulaşılabildiğini, belirlenmiş süreçlerin iyileştirilmesiyle süreklilik sağlandığını biliyorlar.

U

lusal Kalite Kongresi ve Kalite Ödülleri konusunda başlayan işbirliğimiz dolayısıyla, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı olduğum dönemde, KalDer’in çalışmalarını yakından izleme olağı buldum. Bu nedenle, KalDer kurucularının ve bugüne kadarki yöneticilerinin, Toplam Kalite Yönetimi konusunun gerek Türkiye’nin gündemine getirilmesini, gerekse yaklaşım ve uygulamaların özel kuruluşlar ve kamu yönetimi tarafından benimsenmesini sağlamak amacıyla ne büyük çabalar harcadıklarını iyi biliyorum. Bu çalışmalar, tam da, ekonomimizin dışa açılmasında yeni bir döneme ulaşıldığı zamanda başladı. O döneme kadar mevcut kapasitelerini kullanarak ve üretim faktörlerinin nisbi fiyat avantajlarını değerlendirerek ihracat yapabilen sanayiimiz, yeni bir atılım zorunluluğu içindeydi. Uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için yüksek verimliliğe, kurumlarda müşteri odaklı bir kültürün gelişmesine ve kaliteye ihtiyacımız vardı. İşte bu ortamda, öncü kuruluşların uluslararası pazarlardaki başarılarının da katkısıyla “kalite hareketi” bir çığ gibi gelişti. Ülkemizde KalDer’in öncülük ettiği kalite hareketi o kadar hızla ilerledi ki, özel kuruluşlar uluslararası yarışmalarda, başka pek az alanda sağlayabildiğimiz başarılar sağladılar; sağlamayı sürdürüyorlar. Bugün çoğu uluslararası pazarlarda varlığını sürdüren, yüzlerce kuruluşta Toplam Kalite Yönetimi uygulanıyor. Bu kuruluşların yönetici ve çalışanları, mal ve hizmette ileri kaliteye sadece didinerek değil, yönetimde kalite ile ulaşılabildiğini, belirlenmiş süreçlerin iyileştirilmesiyle süreklilik sağlandığını biliyorlar. “Müşteri mutluluğu”nu herşeyin üstünde tutuyorlar. Tanımlanmış süreçler çerçevesinde ve katılımcı bir yaklaşımla yürütülen, sürekli özdeğerlendirme ile gözden geçirilen bir çalışma düzeninin, adım adım mükemmelliğe ulaştırdığını, verimliliği ve karlılığı artırdığını, yaşayarak görüyorlar. Eczacıbaşı Topluluğu da, “kalite yolculuğu”nun tüm aşamalarından, bazı öncelikler belirleyerek ve çalışmaları o ilkeler doğrultusunda yürüterek geçti. İlkelerimizden en çok önem verdiklerimiz, “yönetimde katılımcılık”, “sonuç odaklılık” ve “toplumsal sorumluluk”tu. Biz, katılımcı yönetimi, kuruluştaki herkesin kendisini ilgilendiren her konuda tam olarak bilgilendirilmesi, söz söyleme hakkına sahip olması ve kendisiyle ilgili tüm süreçlere katılımının sağlanması olarak anladık ve uyguladık. Toplam kalite yönetimi çalışmalarının ölçülebilir hedefler doğrultusunda yürütülmesine, rekabet gücümüzü artırmasına, iş sonuçlarımıza yansımasına, orada iyileşmeler sağlamasına

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 38


büyük önem verdik. Topluma ve çevreye olan saygımızın somutlanması olarak gördüğümüz “toplumsal sorumluluk çalışmaları”nı Toplam Kalite Yönetimi uygulamasının bir gereği olarak değerlendirdik ve o kapsamda yönettik. Yine aynı kapsamda, 2005 yılından başlayarak, o zamana kadar “çevre koruma” diye adlandırılan çalışmaları planlı bir hale getirdik. Toplam Kalite Yönetimi uygulamasının, rekabet gücünü artırmaya yönelik bir anlayışla ele alındığı tüm kuruluşlarda olduğu gibi Eczacıbaşı’nda da, bir yandan genel performans yükselirken, katılımcılığın verdiği ivme ile, özellikle yenilikçilik hızlandı. Toplam Kalite Yönetimi ile başlattığımız tüm uygulamaları bugün de sürdürüyoruz. Ancak, tüm konularda olduğu gibi, kuruluş yönetimi konusunda da, günün koşulları yeni gereksinimleri ön plana çıkartıyor ve hızla değişen küresel koşullar sözkonusu olduğunda, bunların gereklerini de zaman geçirmeden yerine getirmek gerekiyor. Bugün, tarihte pek az görülmüş bir uyanış dönemi yaşıyoruz ve eğer gerekli önlemleri almazsak, dünyayı bugüne kadar olduğu gibi bilinçsizce yok etmeyi sürdürürsek, insan kaynakları da içinde olmak üzere doğal kaynakları hor kullanmaya son vermezsek, çok uzak olmayan bir gelecekte diğer canlılar gibi insan soyunun da yaşama koşullarının ortadan kalkacağını görüyoruz. Durum bu kadar açık. İşte bu durumu anlamış olmak, özellikle iş dünyası için, birinci önceliği yaşamın ve kalkınmanın sürdürülebilirliğine vermeyi, kuruluşların tüm yönetimini bu hedefe yönlendirmeyi gerektiriyor. Bu, sadece, bir toplumsal sorumluluk sorunu değil; aynı zamanda kuruluşların kendi geleceklerini güvenceye almak için de benimsemeleri gereken bir yaklaşım haline gelmiş bulunuyor. Bu yaklaşımın temelinde şu gerçekler yatıyor: Kuruluşlar, orta vadede, refah düzeyi yüksek ve istikrarlı toplumlarda başarılı olabiliyorlar; çalışanlarına ve toplumsal çevrelerine yönelik olarak yürüttükleri katılımcılığı destekleyen, yaşam kalitesini yükseltmeyi, toplumsal dengesizlikleri hafifletmeyi, kadın erkek eşitliğini sağlamayı hedef alan çalışmalar, onların pazar payını genişlettiği kadar yarının tüketicileri ile yakın ilişkiler kurmalarını da sağlıyor; ayrıca, sürdürülebilirlik uygulaması ile kaynak verimliliğinde artış elde ediyorlar. Eczacıbaşı Topluluğu’nda, 2009 yılından başlayarak, “sürdürülebilir kalkınma” anlayışını, yönetim sistemimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik ve bunu pazarlama, teknoloji kullanımı ve yatırım kararları başta olmak üzere tüm iş süreçlerimizde ön plana taşımayı bir stratejik hedef olarak kabul ettik. Arkada kalan çok kısa sürede bile, iş sonuçlarına olumlu katkıları olduğunu gördüğümüz bu tutumu, sürdürmekte de kararlıyız. Üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlardan ve yabancı iş ortaklarımızdan aldığımız bilgiler, “sürdürülebilir kalkınma” çalışmalarının, diğer ülkelerde de zahmetli ve kararlılık gerektiren işler olduğunu gösteriyor. Ben, yüksek çaba gerektiren sürdürülebilirlik uygulamalarının, Eczacıbaşı’nda son derecede düzenli bir biçimde ilerliyor olmasında, uzun yıllardır kararlılıkla sürdürdüğümüz Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarının çok önemli rolü olduğunu gözlüyorum.

Eczacıbaşı Topluluğu’nda, 2009 yılından başlayarak, “sürdürülebilir kalkınma” anlayışını, yönetim sistemimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik ve bunu pazarlama, teknoloji kullanımı ve yatırım kararları başta olmak üzere tüm iş süreçlerimizde ön plana taşımayı bir stratejik hedef olarak kabul ettik.

Süreçleri kayıt altına almak, çalışanların katılımını sağlamak, müşteri odaklılık, özdeğerlendirme gibi uygulamaların içselleştirilmiş olması, sürdürülebilirlik açısından sağlam bir temel oluşturuyor. Bu bakımdan, “kalite yolculuğu”nun modasının geçmeyeceğine olan inancımı tazeliyorum ve KalDer’in tüm kurucularına ve yöneticilerine, bu yolculuğa 20 yıldır öncülük yaptıkları için teşekkür ediyorum.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 39


KALİTEYİ HEDEF DEĞİL YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRDİK

Agah UĞUR Borusan Holding CEO

E

dinilmiş ve kazanılmış nitelikler vardır. Kalite kazanılabilen ve kolaylıkla da kaybedilebilen bir niteliktir. Üstelik de, tıpkı itibar gibi kazanmak için çok çaba gerektiren, buna karşılık küçük bir gayret ile de kaybedilebilecek bir nitelik.

Borusan kaliteyi bir hedef değil, yaşam biçimi haline getirmiş bir şirkettir. Aynı anlayışla ülkemizin küresel rekabet gücüne ve ticari itibarına 20 yıldır yaptığı katkılardan dolayı KalDer’e tüm toplumumuzun teşekkür borcu olduğuna samimiyetle inanıyorum.

Bu nedenle kalite çalışmalarının yapısallaşması ve kurumsallaşması, yani kişilerden bağımsız objektif kurallara ve ölçümlere dayanan bir tarzda sürdürülmesi gerekir. Ülkemizin bu konudaki en önemli referans kurumu KalDer’i bu nedenle 20 yıldır destekliyoruz. Grup şirketlerimizin tümünün de KalDer’in faaliyet coğrafyasının içinde yer almasını teşvik ediyoruz. Borusan da kalite hareketinin yapısallaşması dünyanın önde gelen pek çok şirketinde olduğu gibi ISO standartlarının oluşturulmasıyla başladı. Daha sonra TQM ile tanıştık ve farklı metodolojiler kullanarak KalDer ve EFQM’in ulusal ve uluslararası kalite ödülleri için yarıştık. Borçelik ve Borusan Lojistik şirketlerimiz, kendi sektörlerinde bu ödüllere Türkiye’de hak kazanan şirketler arasındadır. Bizim faaliyet gösterdiğimiz tüm iş alanlarında rakiplerimizden “bir adım önde olma” vizyonumuz var. Bu nedenle iş süreçlerimiz, ürünlerimiz ve hizmetlerimizde “Borusan Kalitesi”ni bir benchmark haline getirme zorunluluğumuz vardı. Yarım yüzyılı aşan bir bilgi ve deneyim birikimi ile bunu başardık. Şirketlerimizin bu başarısını 2000’li yıllardan itibaren iş kültürümüzün temel yapı taşı olan Yalın 6 Sigmametodolojisini uygulamadaki ve yaygınlaştırmadaki kararlılığımıza bağlı olduğumu düşünüyorum. Bugün Borusan’ın 5200 çalışanı var ve insan kaynağımızın yarısından fazlası; üst yönetimimizin ise tamamı Yalın 6 Sigma topluluğumuzun üyeleridir. Geçtiğimiz 7 yılda şirketlerimizin yürüttüğü Yalın 6 Sigma projelerinden elde edilen ortalama yıllık kazancımız 15 milyon dolar seviyesindedir. Borusan kaliteyi bir hedef değil, yaşam biçimi haline getirmiş bir şirkettir. Aynı anlayışla ülkemizin küresel rekabet gücüne ve ticari itibarına 20 yıldır yaptığı katkılardan dolayı KalDer’e tüm toplumumuzun teşekkür borcu olduğuna samimiyetle inanıyorum.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 40


KALİTE BİLİNCİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI MİSYONU 20 YILDIR SÜRDÜRÜLÜYOR Feyhan YAŞAR 1986-2004 Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili 2004-2009 Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı

K

alDer, çağdaş kalite felsefesinin yaygınlaştırılması amacıyla 1991 yılından bu yana “yönetim kalitesinin ülke bazında yaygın ve etkin kullanımını sağlayarak dünyada örnek ve önder kurum olmak” vizyonu ile hareket etmiş ve “ülkemizdeki tüm özel kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerine dünya çapında kalite seviyesine ulaşmaları ve rekabet güçlerini artırmaları için uygun ortamlar yaratmak” misyonu doğrultusunda önemli adımlar atmıştır.

Ülkemizde ve Ege Bölgesi’nde kalite bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılması, kuruluşların kalite yönündeki çabalarının özendirilmesi adına büyük bir azim, kararlılık, titzlik ve özveri ile çalışan KalDer, böylesine önemli bir misyonu 20 yıldır başarıyla sürdürüyor.

Gelecekte yaşam kalitesi ve çalışma koşullarını etkileyecek birçok kriter yer alıyor. Birey, toplum, meslek, bireysel eğilimler, eğitim-iş-meslek, iş ve özel yaşam dengesi, teknoloji gibi kriterler bireyin mutluluğu açısından ele alınması gereken konulardır. Bu kapsamda KalDer, gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı çalışmaları ile yaşam kalitesi ve bireyin çalışma hayatındaki mutluluğunu sağlamak adına bünyesinde bulunan üye kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde birçok adımlar attı. Özellikle son zamanlarda beş aşamalı “Avrupa Mükemmelliğe Yolculuk Programı” ile vizyonunu ve görev alanını genişleterek daha büyük başarılara imza atma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Yaşam kalitesinde ve çalışma koşullarında kadın iş gücünün etkisini özellikle vurgulayan KalDer, kadının iş yaşamı içinde daha aktif rol alabilmesi adına pozitif ayrımcılıktan yana bir anlayış sergilemektedir. Diğer yandan” Küresel Rekabet ve Dünya Vatandaşlığı” temasına zemin oluşturması ve yaşam kalitesinin artırılmasına hizmet etmesi bakımından zemin kabul edilen “Küresel İlkeler Sözleşmesi”girişiminde bulunan KalDer, Türkiye’nin geleceğini hazırlayan iyimser tablonun oluşmasına da katkıda bulundu. Ülkemizde ve Ege Bölgesi’nde kalite bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılması, kuruluşların kalite yönündeki çabalarının özendirilmesi adına büyük bir azim, kararlılık, titzlik ve özveri ile çalışan KalDer, böylesine önemli bir misyonu 20 yıldır başarıyla sürdürüyor. Türkiye’de kurumsal mükemmellik anlayışının yaygınlaştırılmasında önemli adımlar atmış olan Türkiye Kalite Derneği’ne nice 20 yıllar temenni eder, sektördeki başarılarınızın devamını içtenlikle dilerim.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 42


ER-BAKIR ELEKTROLİTİK BAKIR MAMÜLLERİ A.Ş.

ER-BAKIR; 1981 yılında Denizli’de elektrolitik bakır iletken üretmek üzere kurulmuştur. Bugün için 60 dönümü kapalı alan olmak üzere toplam 170 dönüm arazi üzerinde bünyesinde barındırdığı; anod döküm, elektroliz, sürekli döküm ve tel çekme, bükme, kalay ve nikel kaplama tesislerinde yaklaşık 600 çalışanı ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

enerji, telefon kablosu, emaye bobin teli v.b üreten sektörlere bakır iletken sağlamaktadır.

Kurulduğu günden bu yana yüksek girişimcilik ruhuyla sürdürülen yatırımlarla, çağdaş yönetim tekniklerini kullanarak sürekli yenilenen, gelişen ve bugün en ileri teknolojileri kullanarak üretim yapan ER-BAKIR, yurt içi ve dışında; inşaat, beyaz/ kahverengi eşya, otomotiv, havacılık/savunma sanayi,

ISO 9001, ISO/TS 16949, ISO 14001, OHSAS 18001 yönetim sistem belgelerine sahip olan ER-BAKIR, kurulu bulunan yönetim sistemleri ile kalite, çevre ve sağlık güvenliğe verdiği önemi yansıtmaktadır. Toplam Kalite Yönetim çalışmaları; KalDer ile yapılan işbirliği çerçevesinde 2000 yılından bu yana EFQM mükemmellik

CN Wire Corporation-ABD satış pazarlama şirketi ve İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, İsrail, Suriye ve Mısır’daki temsilcilikler aracılığıyla 3500 den fazla ürün çeşidi ile yurt dışındaki müşterilerine hizmet vermektedir.

modeli temel alınarak sürdürülmektedir. Yapılan özdeğerlendirme çalışmaları ve sonrasında alınan önlemlerle, mükemmelliğe giden yolda tüm süreçlerde yaşanan olumlu etkiler sonucunda; 2005 yılı EBKÖ Kalite büyük ödülü, 2007 yılında ise Hewitt Orta ve Doğu Avrupa en iyi işyerleri araştırmasında ödül almıştır. Yüksek rekabet koşullarında müşteri tatmininin yanı sıra çevrenin korunması, çalışan sağlık ve güvenliğinin sağlanması gibi tüm paydaşlarının beklentilerini karşılamayı hedefleyen ER-BAKIR; çağdaş yönetim sistemlerini uygulayarak, dünyadaki bakır iletken kullanan sektörlere kaliteli ürün ve hizmetler sunarak, paydaşları için değer yaratmaya devam eden öncü bir kuruluş olmaya devam edecektir.

Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun


20. YILINDA KalDer ve EFQM İŞBİRLİĞİ Matt FISHER EFQM, Uygulayıcı Genel Müdür

K

aşadığımız dünya son yirmi yılda ekonomik, politik ve sosyal pek çok değişime tanıklık etmiştir. Neredeyse EFQM Mükemmellik Modeli’nin kendisi kadar eski olan KalDer ve EFQM arasındaki işbirliği tam da bu nedenle, tüm bu değişimlere rağmen artarak devam ettiği için çok önem ve değer taşımaktadır.

Türkiye genel olarak Avrupa’nın Orta Doğu ile buluştuğu ülke olarak tanınmaktadır. Bu işbirliği boyunca KalDer, her iki bölgedeki kuruluşlar için model oluşturabilecek organizasyonları belirlemek, geliştirmek ve tanıtmakta kilit bir rol üstlenmiştir. Son yirmi yılda Türkiye’den 27 kuruluş EFQM Avrupa Kalite Ödülü’nde finalist olmaya hak kazanmış ve 6 kuruluş EFQM Avrupa Kalite Ödülü’nü Türkiye’ye taşımışlardır. Bu kuruluşlardan birisi, Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş., bu ödülü iki kez alan tek kuruluş olmuştur. Böylesi elit bir grubun içinde bulunan bu kuruluşların kamudan özel şirketlere, bir doğum hastanesinden bir belediyeye uzanan çeşitliliği de göze çarpmaktadır. Bu çeşitlilik, Türkiye’de mükemmelliğin nasıl da tüm sektörler tarafından benimsendiğini göstermektedir ki, bu da KalDer için haklı bir gurur kaynağı oluşturmaktadır. KalDer aynı zamanda EFQM Mükemmellik Modeli’nin Orta Doğu’daki diğer ülkelerde de yayılımında kilit rol üstlenmiş ve bu kuruluşları mükemmellik topluluğuna katılım, deneyimlerini paylaşmaları ve birbirlerinden öğrenme konusunda cesaretlendirmiştir. Gelecek yıllarda, Model’e olan ilgi arttıkça ve bölgede daha çok organizasyon model uygulamasına geçtikçe KalDer ve EFQM arasındaki işbirliği de artacaktır. Ve biz EFQM olarak KalDer ile daha çok uzun yıllar boyunca çalışmayı arzu ediyoruz.

Bosch Sanayi ve Ticaret 2008 yılında Paris’te EFQM Avrupa Kalite Ödülü’nü ikinci kez kazandı

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 44


hepsi BALNAK’ta Balnak müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun, esnek ve etkili çözümler üretir. Uluslararası nakliyeden gümrüklemeye, antrepo işletmeciliğinden katma değerli hizmetlere ve paketlemeye, yurt içi parsiyel dağıtımdan, mağaza dağıtımlarına kadar aradığınız hizmetleri ve daha fazlasını bulacağınız tek adres: BALNAK

GÜMRÜKLEME ‹ŞLEMLER‹N‹ GERÇEKLEŞT‹R‹R.

BALNAK TAŞINACAK MALZEMEN‹Z‹ D‹LED‹Ğ‹N‹Z NOKTADAN ALIR.

UYGUN ULAŞIM ARAÇLARIYLA TAŞIR.

KOŞULLARA UYGUN ŞEK‹LDE DEPOLAR.

VE SORUNSUZ B‹R ŞEK‹LDE D‹LED‹Ğ‹N‹Z NOKTAYA TESL‹M EDER.


TÜRKİYE’DE 6 YÖNETİM SİSTEMİ’NE SAHİP TEK KURULUŞ İSTİKBAL Hacı BOYDAK Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Sürdürdüğü kalite ve verimlilik çalışmaları kapsamında 2010 yılında aldığı beş yönetim sistem belgesine Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’ni ekleyen İstikbal, Türkiye’de TSE’den alınan altı yönetim sistem belgesine sahip ilk, üretim sektöründe de tek kuruluş olmayı başardı.

T

ürkiye ve dünyada başarısını kanıtlayan ve sektörünün lideri konumunu koruyan İstikbal, sürdürdüğü kalite ve verimlilik çalışmaları kapsamında geçen yıl aldığı beş yönetim sistem belgesine Bilgi Güvenliği Yönetim Sistem Belgesi’ni de ekledi. Kalite ve verimlilik konusunda sektöre örnek teşkil edecek çalışmaları art arda hayata geçiren marka, mobilya sektöründe Türkiye ve Avrupa’da ilk ve tek olarak “Mükemmellikte 5 Yıldız Yetkinlik Belgesi”nin de sahibi olmayı başardı. Son olarak aldığı Bilgi Güvenliği Yönetim Sistem Belgesi ile yönetim sistemlerinin sayısını altıya çıkaran İstikbal, Türkiye’de TSE’den alınan altı yönetim sistem belgesine sahip ilk kuruluş olmayı başardı. Bilginin güvenliğini, bütünlüğünü ve sürekliliğini sağlamak için standartların belirlendiği, bu standartlara göre risklerin tanımlandığı, görev, yetki ve sorumlulukların, iş sürekliliği planlarının, acil durum ve olayların yönetiminin izlenmesini ve iyileştirilmesini sağlamak için tasarlanmış uluslararası bir sistem standardı olan ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) çalışmaları İstikbal’de başarılı bir süreç yönetimi olarak 2010 yılında başlatıldı. Bilgi Güvenliği Yönetim Sistem belgesinin takdim edildiği törende bir konuşma yapan Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak da, TSE Başkanı Hulusi Şentürk’ün aralarında olmasından duyduğu mutluluğu dile getirirken, İstikbal yöneticileri ve mesai arkadaşlarına da teşekkür etti. Boydak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kaliteye her zaman önem veren bir kurumuz ve kurum kültürümüzün temel taşlarında birisi de kalitedir. Bu kalite unsurlarından birisi de bilgi güvenliğidir. Bilgi güvenliğini sağlamayan kurumlar, pazar kaybı, müşteri ve iş ortakları karşısında güven yitirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya gelebilr. Dolayısıyla tüm bu unsurları yerine getirerek bugün aldığımız belge şirketimizin Bilgi Güvenliği’ne verdiği önemin en büyük kanıtıdır” 2010 yılında başlayan çalışmalar kapsamında bir dizi uygulama da hayata geçti. Bu kapsamda, fiziksel alan olarak güvenli bölge olması gereken sistem odası en son teknolojii ve iş sürekliliğinin esas alan yedekli bir yapı ile yenilendi. Fiziksel altyapının projelendirilmesinde uluslararası standartlar da göz önüne alınarak gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde yükseltme taban uygulaması, güvenli ve yeni teknolojiye göre kablolama altyapısının yenilenmesi, fm200

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 46


yangın algılama ve otomatik söndürme sistemi aktivasyonu tamamlandı. Ayrıca; yedekli ve alttan soğutmalı hassas iklimlendirme sistemi, yedekli Ups sistemi, kartlı ve biometrik geçiş sistemi, IP kamera ile izleme ve tüm olumsuz koşulların anında ilgililere proaktif bilgilendirme yapabilen alarm sistemleri de aktif edildi. Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi çalışmaları kapsamında, çeşitli kademelerde atamalar da gerçekleştiren İstikbal, bilgi varlıkları envanteri oluştururak sistem açıklarını çeşitli testlerle kontrol ederek, risk yönetim planı çıkarttı. Böylece yok edilemeyecek risklerin etki değerlerinin düşürülmesi için yapılan iyileştirmeler ile risklerin kabul edilebilir düzeye çekilmesi de sağlanmış oldu. Bilgi varlığını korumaya yönelik tüm BT süreçlerini de yeniden ele alan marka, diğer yönetim sistemleriyle entegre olan 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi de oluşturdu. Yoğun ve titiz bir şekilde yapılan tüm çalışmaların sahada yayılımı için ise tüm personele Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi farkındalık eğitimleri verildi.

İstikbal, bilgi varlıkları envanteri oluştururak sistem açıklarını çeşitli testlerle kontrol ederek, risk yönetim planı çıkarttı. Böylece yok edilemeyecek risklerin etki değerlerinin düşürülmesi için yapılan iyileştirmeler ile risklerin kabul edilebilir düzeye çekilmesi de sağlanmış oldu.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 47


KALİTE, HAYALLERİ VE UMUTLARI BESLEYEN BİR YOLCULUKTUR

Hulusi ŞENTÜRK Türk Standardları Enstitüsü Başkanı

Kalite; bisiklet sürmek gibidir, diyebiliriz. Durursanız düşersiniz. Sürekli pedal çevirirseniz, sürekli ilerlerseniz kaliteyi muhafaza edersiniz. Kalite yolculuğu Nirvanaya doğru, sonu olmayan bir yolculuktur. Bu yolculuğa çıkan insanların hayallerini ve umutlarını da besleyen bir yolculuktur.

1) Kalite nedir? Bize kaliteyi tanımlayabilir misiniz? Geleneksel anlamda yaklaşıldığında kalite kavramı standardlara uyum ya da fonksiyonlara uygunluk olarak ele alınmaktadır. Ancak günümüzde kalite kavramı bu tanımlara sığmayacak derecede yeni boyutlar kazanmıştır. Günümüzde, kalite kavramı, günlük konuşmalardaki dağınıklığından kurtarılmış, dar tanımlama kalıplarından çıkarılmış, esnek ve dinamik bir çerçeve içine yerleştirilmiştir. Bu özelliğiyle de kalite kavramı, stratejik bir yönetim aracı durumuna gelmiştir. Çağdaş kalite tanımı öz bir ifadeyle şöyle verilebilir: Kalite müşterinin istediğidir. Kalite, “bir mal veya hizmetin müşteri beklenti ve gereksinimlerini karşılayabilme yeteneğidir” diye de tarif edilebilir. Tüketicilerin beklentilerine bağlı olarak, kalite kavramı topluma, toplumun kültürel gelişimine, beğeni ve alışkanlıklarına göre değişen bir kavramdır. Amaç müşteri beğeni ve gereksinimlerini daha iyi yakalamak ve rakiplerinden daha iyi mal ya da hizmet üretmektir. Ancak burada özellikle “gereksinimlerini karşılayabilme” ifadesine dikkat çekmek isterim. Bilindiği gibi talep, bilinç düzeyine çıkmış gereksinimler için kullanılan bir ifadedir. Müşterinin bilincinde olmadığı gereksinimleri de olabilir ve vardır. Dolayısıyla kalite talebin de ötesine giderek gereksinimleri karşılayabilmeyi de içermektedir. Bunu başaranlar kalite çıtasını daha da üst düzeye taşımayı başarabilenlerdir. Kalite sisteminin küresel düzeyde ortak doğruları vardır. Ancak her ülkenin kendi içindeki uygulamaların ve değerlerin de hesaba katılması gerekir. Çünkü talep ve gereksinimlerin bir bölümü evrensel olmakla beraber, özel olanları da vardır ve bu sebeple de kalite özel olanı da yakalayabilmelidir. Japonya’nın Toplam Kalite Yönetimi çalışmaları ‘’efsane gibi’’ anlatılır. Ancak bu çalışmalar ilk ABD’de başlamıştır. Ama o anlayış Amerikan kültürüyle özdeşleşemediği için başarı ile uygulanamamış, Japon kültürüyle özdeşleştiği için başarı yakalanmıştır. Amerikan kültüründeki her şey maddiyata dayanan bir anlayıştır; kalite çemberlerinin maddi karşılığı olamayacağı için Amerika’da başarılı olamazken, ödülü kendisiyle ilgili onur ve haysiyet olarak algılayan Japonya’ya gidildiğinde kalite çemberleri inanılmaz boyutlarda uygulama sahası bulmuştur. Bu da bize göstermektedir ki, uygulamaya gidildiğinde o ülkenin, o milletin, o coğrafyanın şartlarını değerlerini dikkate almak mecburiyetindesiniz. Kalite; bisiklet sürmek gibidir, diyebiliriz. Durursanız düşersiniz. Sürekli pedal çevirirseniz, sürekli ilerlerseniz kaliteyi muhafaza edersiniz. Kalite yolculuğu Nirvanaya doğru, sonu olmayan bir yolculuktur. Bu yolculuğa çıkan insanların hayallerini ve umutlarını da besleyen bir yolculuktur. Bununla birlikte kalite tek başına yeterli bir unsur değildir. Kalite tesadüflere bırakılamaz. Her uygulamada kalitenin yakalanması gerekir. Kalitenin daha sonraki uygulamalara da örnek teşkil etmesi gerekir. Bunun için de standardizasyona ihtiyaç vardır. Elde edilen örneklik düzeyi ile ilgili kuralların geliştirilmesi ve sonraki uygulamalarda da bunun sağlanması için yapılan çalışmalara kısaca standardizasyon diyebiliriz. 2) Kalite kavramının günümüzde geldiği nokta nedir? Bugün müşteri isteklerinin ön plana çıktığı, tüketicinin bilinçlenerek satın aldığı ürün ve hizmetlerin özelliklerini müşterinin bizzat kendisinin belirlediği, hız, iş ve maliyet üçlüsünün önem kazandığı ve dünya ekonomilerindeki sınırların kalkması sonucu oluşan serbest piyasa ekonomisinin de etkisiyle yok edici rekabet ortamının yaşandığı bir dönemde bulunuyoruz.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 48


Kalite bugün gelişmiş ülkelerin ve dünyanın en ünlü ve önde gelen patronlarının, müteşebbislerin zihninde birinci sıraya yerleşmiştir. Sanayi ülkelerinin kalite anlayışı bilinçli müşterinin tatminini ve memnuniyetini sağlayan bir anahtardır. Japonya’da müşteri kraldır. Ama müşteriyi kral gören anlayış benim medeniyetimde kalite olamıyor. Çünkü kraldan korkulur. Kalite, korkuya dayalı bir anlayış içermez. Batıda ise patrondur müşteri. Burada da bir yanlışlık var. Ama benim medeniyetime geldiğinizde müşteri velinimettir. Yani nimetin bana erişmesine aracılık eden dosttur. Dolayısıyla müşteri benim dostumdur. Hatırı sayılır bir dostumdur. Japonya veya ABD’de müşteriden korkarak kaliteli hizmet sunmak varken, bizde bir gönül dostunu memnun edebilmek, onun hatırını hoş edebilmek için çalışma anlayışı söz konusudur. Biz bu anlayış üzerinde çalışmalarımızı oluşturamazsak, o zaman çok soğuk ve tamamen kağıt üzerinde kalan bir yaklaşımla karşı karşıya kalıyoruz. O yüzden birçok kurumumuzda ne yazık ki kalite yönetim sistemi çalışmaları ne müşteri memnuniyetini beraberinde getirebiliyor, ne süreçte etkinliği ve verimliliği artırabiliyor, ne de çalışanların motivasyonunu yükseltebiliyor. Bunları aşabilmemizin yolu, her sektörde, her tür uygulamaların, mümkün olan her fırsatta uygulayıcılar tarafından bir araya gelerek tartışılması, bilgi ve deneyim paylaşımı yapılması ve buradan hareketle hem kendi değerlerimize, hem kendi sektörümüze uygun çözüm yöntemlerinin ortaya konmasıdır. Türk Standardları Enstitüsü bu anlayışla yoluna devam etmektedir. 3) Kaliteli ürün veya hizmetlerin üretilmesinin ön koşulu nedir? Bu nasıl sağlanabilir? Yüksek kaliteli ürün ve hizmetleri ortaya çıkarmanın temel koşulu standardizasyondur; çünkü standardizasyon kalitenin alt yapısını güçlendiren, kuruluşların sürdürülebilir başarısına temel oluşturan unsurdur. Kalite hiçbir zaman tek başına yeterli olmayacaktır. Kaliteyle yakalanan başarının örnek teşkil edebilmesi ve bundan sonraki uygulamalarda asgari o örnek düzeyinin korunabilmesi için standardizasyona ihtiyaç vardır. Kalite ve standardizasyon birbirini tamamlayan iki kavramdır. Standardizasyonun ülkelerin ekonomisindeki önemi tartışılamaz. Çünkü standardizasyon sanayinin belirli hedeflere yönelmesini, üretimde kalitenin gelişmesini, ekonomide arz ve talebin dengelenmesini, kötü malın piyasadan silinmesini, yan sanayi dallarının kurulmasını ve geliştirilmesini sağlar. TSE, ülkemizde bir yandan kalite bilincinin geliştirilmesi, öte yandan da standardizasyon alanında ihtiyaç duyulan faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için çalışmaktadır. 4) Türk Standardları Enstitüsü’nün bu konuyla ilgili yaptığı çalışmalar nelerdir? Türk Standardları Enstitüsü standard ve kalite algısını yaygınlaştırmak için 1954 yılında kurulmuş ve o günden bu yana Türkiye’de standarda, kaliteye liderlik eden, “Önce Kalite” felsefesinin öncüsü olmuş bir kuruluştur. Türk Halkı bugün TSE’nin markasını gördüğünde “Bu ürün kalitelidir, güvenle tüketebilirim” diyor. Firmalar bizim markamızla standardlara uygunluğunu ve kalitesini belgeleyerek “Ben ürünüme güveniyorum” mesajını aktarıyor. Biz ülkemizde TSE-Kalite algısını oluşturduk. TSE’nin kurulduğu günden bu yana, Türkiye’de kalite bilincinin geliştirilmesine yönelik önemli başarılar elde edilmiştir. Ancak gelinen noktayı yeterli bulmak kalite anlayışının temel ilkelerine aykırıdır. Çünkü kalite şımarık bir çocuk gibidir. Hep daha fazlasını ister. Kalite konusunda yurt dışında gelişen yöntemleri olduğu gibi alıp kullanmak yarar getirmeyecektir. Bu sistemlerin Türk insanının değerleri ve sektörün niteliklerine göre harmanlanması gerekir. Japonların kalite konusundaki başarısının temelinde de bu anlayış yatmaktadır. Diğer bir unsur ise Japonlar’ın bir teknolojiyi alırken onu olduğu gibi almamaları, kullanımında Japonlar’a özgü değişiklikleri yapabilme haklarını da beraberinde almalarıdır. Makine için var olan ergonomi anlayışı insanı ilgilendiren her alanda vardır. Ergonomiyi sadece fiziksel araçlarla sınırlı görmek, bizim bu kavramları tam olarak anlayamadığımızı gösterir. Her şey insan için olduğuna göre, her şey insana göre olmak mecburiyetinde. Bu topraklarda her şey, bu toprakların insanına göre olmak mecburiyetinde. TSE yıllardır bu anlayışla hareket etmektedir. Türk Standardları Enstitüsü olarak bugün üretici ve tüketici iletişiminde sağlam bir köprü oluştururken aynı zamanda Türk Sanayisinin dünya ile rekabet edebilmesinde de anahtar bir rol üstlenmiştir. Biz Enstitü olarak, üreticilerin yasal mevzuata uygun üretim yapmasına, üretim zincirinde riskleri azaltarak kusurlu ürünlerin önüne geçmesine, ticari engelleri kaldırarak ürününün daha rekabetçi bir yapıya sahip olmasına ve ihracatı daha kolay gerçekleştirmesine, iç piyasada tüketicilere güvenle ürünlerini sunmasına alt yapı oluşturuyoruz. Standard ve kalite kavramlarının ülke ekonomilerinde, ülkenin refah düzeyinin artırılmasında çok önemli bir yere sahip olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu açıdan, Enstitümüzün faaliyetleri ülkemiz sanayisinin ve ticaretinin büyük sıçramalar yaparak uluslararası pazarlardaki fiyat ve kalite rekabetine karşı koyabilmesi ve teknik engelleri rahatlıkla aşabilmesi açısından çok önemli. Bu alandaki tüm uluslararası gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Enstitümüz, Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı(ISO) ve Uluslararası Elektroteknik Komisyonu(IEC), Avrupa Kalite Teşkilatı(EOQ), Dünya Ambalaj Örgütü(WPO), Avrupa Birliği Standard Teşkilatları (CEN ve CENELEC) gibi Dünya ve Avrupa Standardizasyon ve Kalite Teşkilatlarının yönetim kademelerinde, genel kurul ve teknik komite faaliyetlerinde etkin görev alıyor. Avrupa Birliği Standard Kuruluşları CEN ve CENELEC’in 2011 Haziran ayında Genel Kurul toplantı-

Standard ve kalite kavramlarının ülke ekonomilerinde, ülkenin refah düzeyinin artırılmasında çok önemli bir yere sahip olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu açıdan, Enstitümüzün faaliyetleri ülkemiz sanayisinin ve ticaretinin büyük sıçramalar yaparak uluslararası pazarlardaki fiyat ve kalite rekabetine karşı koyabilmesi ve teknik engelleri rahatlıkla aşabilmesi açısından çok önemli.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 49


ları yapılacak. Bu toplantılarda Türkiye’nin tam üyeliği de onaylanacak. Siyasi bir karşı atak söz konusu olmazsa teknik olarak tam üyelik beklemekteyiz. Kabul edildiği takdirde Türkiye’den AB’ye üye olan ilk kuruluş olacağız ama bundan da öte artık AB’nin standardlarının oluşumunda kararlarda oy hakkımız olacak. Oyların ağırlığı nüfusa göre olduğu için Almanya, İtalya, İngiltere, Fransa ile beraber aynı oy gücüne sahip olacağız. Standardlar, hümanist bir mantıkla insanlığın ortak menfaatlerine göre düzenlenmiyor. Ülkelerin her biri kendi iş dünyasının çıkarlarını koruyacak şartlar dikte etmeye çalışıyor. Biz bu konularda karar verici olamadığımız için sadece Avrupalının kendi kurumlarının haklarını da gözeterek yayımladığı standardları tercüme ediyoruz. Bu da iş dünyamıza haksızlık oluyor. Tam üyeliğimiz kabul edildiğinde biz de TSE olarak kendi girişimcilerimizin haklarını koruyabileceğiz. O yüzden de özellikle başta TOBB olmak üzere sanayi ve ticaretle ilgili ne kadar kuruluş varsa her birinin bizim tam üyeliğimiz konusundaki faaliyetlerde ellerinden gelen gayreti göstermelerini talep ediyoruz. Çünkü bizim tam üyelikten tek bir kuruş menfaatimiz yok. Bizim için bir gelir kapısı değil ama ülkemiz iş dünyası için, özellikle Avrupa firmalarıyla rekabette çok büyük bir avantaj sağlıyor. Bunun maddi değerini hesaplamak çok zor. Geçtiğimiz dönemlerde İslam Ülkeleri Standardizasyon ve Metroloji Enstitüsü, Bölgelerarası Standardizasyon Birliği gibi bölgesel teşkilatların kuruluşunu da gerçekleştirdik. Bu kuruluşların yönetimlerinde aktif rol üstlendik. Ayrıca standard kuruluşlarının en tepesi olan Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı (ISO)’nın 2010 Eylül ayında gerçekleştirilen 33. Genel Kurulunda yürütme organı ISO Konsey’e 2011 ve 2012 yıllarında görev yapmak üzere 2 yıllığına seçildik. ISO Konsey’de daha önce de 6 kez görev yapmıştık. ISO’daki önümüzdeki 2 yıllık görev döneminin AB standardlarının yüzde 99’undan fazlasını uyumlaştıran Enstitümüzün, ülkemizin Avrupa Birliği’ne üyeliği yolunda attığı önemli bir adım olacaktır. 1976 yılından beri insanları kalite bağımlısı yapmak için çaba harcayan kalite alanında en büyük kuruluş olan Avrupa Kalite Teşkilatı(EOQ)’na tam üyeyiz. Teşkilatın faaliyetlerine aktif olarak iştirak ediyoruz. Avrupa’da beşinci, dünyada ise kendi alanında onuncu büyük kuruluş olan TSE bin 500 çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Hedefimiz daha üst sıralara yükselmek, hatta ilk sırada yer almak. Söz dinleyen değil, söz söyleyen, üreten, katkı sağlayan bir ülke olmak, Türkiye’yi dünyada küresel aktör haline getirmek. Bunun gerçekleşmesi için de ülkemizdeki bütün kurumların kendi alanlarında küresel aktör olması gerekir. Türkiye’nin bilimden, sanata; eğitimden, sanayiye kadar her alanda yapacağı çalışmalarda kaliteyi yakalaması, gelişim ve ilerleme için olmazsa olmaz şartıdır. Kalite sürekli bir yolculuktur. Elde edilen başarıyı korumayı hedeflemek kalite yolculuğunda başarısızlığı getirir. Tam tersi böyle bir tuzağa düşmeden sürekli yenilenmeyi, gelişmeyi amaçlayan sonu olmayan bir süreçtir kalite. Örneğin birlikte çalıştığınız personelinize burada 1000 kişi var diyebilirsiniz. Karşınızdakilere kişi gözüyle bakabilirsiniz. Ama asıl olması gereken karşınızdakine baktığınızda burada 1000 dünya görüşü, 1000 hayat tecrübesi, 1000 beyin var diyebilmenizdir. Böyle bir yaklaşımla kalite yolculuğunda, hayal bile edemeyeceğiniz noktalara gelirsiniz. İnsan kaynağına değer verildiğinde, çalışanların sadece istatistiki bir veri gibi algılanmasından vazgeçildiğinde gerçek anlamda başarı yakalanabilir. Artık zenginlik insanların beyin coğrafyasında bulunuyor ve o coğrafyaya topla tüfekle değil, gönül evlerinden, onların kendi rızalarıyla girilebiliyor. Bunu başarabildiğiniz takdirde kalite kendiliğinden gelir. Kalite her kurumun kendi içinde ve kendi tarafından çözüldüğünde ulaşılabilir bir olgu olur. Gerçek çözüm, insanların ta kendisidir. Kalitenin, ülkemiz açısından sadece hayat standardlarının yükseltilmesi değil, ekonominin etkin, verimli ve sürekli gelişen bir ya-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 50

pıya kavuşması açısından da anahtar bir faktör olduğunun bilincini ve sorumluluğunu taşıyoruz. TSE olarak, Türkiye’de tüketicinin haklarını da korumak zorundayız. TSE “Tüketici Dostu” marka niteliği ile tüketicinin yanında ve onunla birlikte sorunlarına çözüm üretme noktasında hareket ediyor. Özellikle yurt dışından gelen kalitesiz ürünlerle ilgili ciddi sıkıntılar yaşanabiliyor. Bu noktada daha bilinçli ve ülke menfaatleri doğrultusunda hareket etmemiz ve ortak akıl oluşturmamız gerektiğine inanıyorum. Bizim TSE olarak çok güçlü bir laboratuvar alt yapımız var. Sistem, gönüllük esasına göre çalışıyor. Bu konuda bize yetki verildiğinde üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu vurgulamak isterim. TSE olarak gelecek vizyonumuz, kalite kavramının yeni politikalar ve yaklaşımlarla geliştirilerek, günümüz dünyasıyla uyum içerisinde ülkemizde refahı artırıcı etkilerinin ön plana çıkarılması. Aydınlık bir gelecek için kalite öncüsü olmaya devam edeceğiz. 5) Önümüzdeki süreçte TSE’nin hedefleri nelerdir? Türkiye dünyada küresel aktör olma yolunda hızla ilerliyor. TSE’nin de kendi alanında küresel bir aktör olabilmesi için oluşturacağımız yeni stratejilerle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü küreselleşme stratejileri tüm dünyada ‘değerler’ üzerine inşa ediliyor. Sadece özel sektör değil, kamu ve sivil toplum kuruluşları da artık ‘eski alışkanlıklarını’ geride bırakmak zorunda. Kuruluşlar için itibar, saygınlık, güven kavramları rekabet edebilmek, iş hedeflerine ulaşabilmek için çok önemli kavramlar haline geliyor. Küresel rekabet ortamında, TSE’yi hizmet alanı itibariyle birikimi ve güçlü alt yapısı ile farkındalık yaratan, ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir başarıya sahip bir kurum haline getirmek en büyük hedefimiz. TSE, yeni yatırımlarıyla Türk işadamlarının küresel pazardaki rekabet gücünü artırmayı hedeflemiştir. Özel sektör pazarda rekabet ederken, milli kuruluşlar da görevlerini yerine getirmelidir. Bunu yapmadığımız takdirde ülkemizden yurt dışına çok ciddi miktarda belgelendirme parası akıyor. Bunlar onlarca milyon avro’ya tekabül ediyor. İş adamlarımız yurt dışından belge alırken, deney laboratuvarlarından test sonuçlarını almaya çalışırken ciddi bir zaman da kaybediyorlar. TSE’nin özellikle iş dünyası açısından stratejik öneme sahip alanlarda hızla büyümesi ülkemizin küresel aktör olma hedefi açısından da çok önemli. Bu nedenle ülkemiz açısından stratejik alanlarda çok ciddi yatırımlar hedefliyoruz. Örneğin ülkemizin bir otomotiv test merkezine sahip olabilmesi için girişimlerimizi başlattık. Ayrıca yangın ve yangına dayanıklı malzeme laboratuvarı konusunda da çalışma yürütüyoruz. ISO Konsey üyeliğimiz, Ortak Kriterler alanında “Sertifika Üretici Ülke” unvanımız, CEN ve CENELEC’e tam üyelik yolunda geldiğimiz konum ve İslam Ülkeleri Standardlar ve Metroloji Enstitüsü’nün(SMIIC) oluşumunda lokomotif rol almamız TSE’nin uluslararası prestiji açısından kayda değer göstergeler. Gelinen bu düzeyde bize düşen, ülkemizin Avrupa Standardizasyon politikalarında daha etkin rol oynamasını sağlayacak, sanayicimizin küresel rekabet gücünü artıracak CEN ve CENELEC tam üyeliğinin gerçekleşmesi için daha etkin bir çalışma yürütmek. Ayrıca SMIIC’in de daha etkin çalışması için önümüzdeki süreçte İstanbul’da çalışma ofisi kurmak için çalışmamız devam ediyor. Bölgelerarası Standardizasyon Birliği (BASB)’ni de aktif hale getirmemiz ülkemizin bölgesel liderliği için çok önemli bir adım olacaktır. Yurt dışında Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Kıbrıs ve Suudi Arabistan’da temsilciliklerimiz var. Yeni dönemde Suriye temsilciliğini de açacağız. Sonraki hedefimiz de Balkanlara da açılmak olacak. TSE olarak Ortadoğu ve Orta Asya pazarının ihtiyaçlarını da karşılamak istiyoruz. TSE bundan sonraki yatırımlarını sadece Türkiye pazarına değil Ortadoğu ve Orta Asya pazarına da yönelik olarak


Türkiye’nin vizyonuna paralel biçimde yapacak. Türkiye’nin dışarıya giden ciddi miktardaki belgelendirme parasının içerde kalmasını sağlayacağız. İş dünyamızın küresel rekabet gücünü artıracağız. TSE’yi, iş dünyamızın küresel çaptaki sorunlarını çözen bir kuruluş haline getirmek istiyoruz. Yatırımlarının tamamlanması ile birlikte birkaç yıl içerisinde birkaç kat büyümüş, iş adamlarına lojistik destek sağlamış, insanların yaşam kalitesini garantiye almak için üzerine düşeni yapmış bir TSE hayal ediyoruz. Küresel güç olmanın yolu zamanın ruhuna uyarak bilgi ve teknolojide takipçi değil üretici konuma gelmekten geçiyor. Bu amaçla TSE bünyesinde deney-laboratuvar-kalibrasyon alanları başta olmak üzere yeni metot ve teknolojilerin üretilebileceği bir Ar-Ge Merkezi kurmayı planlıyoruz. Bugün dünya ölçeğinde etkinlik gösteren bazı firmalar bütçelerinin yüzde 5’i ile 15’ini Ar-Ge çalışmalarına ayırıyor. Bu alanda ülkemizde literatür yok denecek kadar zayıf. Bu zafiyetin giderilmesi için üniversitelerimizde yapılacak tez çalışmalarının TSE tarafından maddi alanda teşvik edilmesi için çalışmalarımızı başlatacağız. TSE’nin “Enstitü” kimliğini güçlendirmek gerektiği inancıyla ülkemizin saygın üniversiteleriyle işbirliğinin artırılması hem TSE’ye, hem Türk sanayisine, hem de ülkemize çok büyük katma değer yaratacaktır. Türkiye ekonomisini 2023 yılında dünyanın 10 büyük ekonomisi arasında görme hedefimiz için, sanayicimizin uluslararası piyasada rekabet gücünü artırabilmek için TSE olarak kurmayı hayal ettiğimiz Ar-Ge merkezi bize çok önemli fayda sağlayacak. Batının ürettiği bilgiyi tercüme edip kullanmak bazı sorunların çözümü olsa da uzun vadede ve kalıcı yöntemler olmuyor. Kendi bilgimizi kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda ve kendi araştırmalarımız sonucunda üretmeliyiz. Bunun için de tüm paydaşlarımızla işbirliği içinde çalışarak, toplumumuzun, insanlarımızın ihtiyaçlarını hep beraber belirleyip bilgi üreteceğiz. 6) Peki TSE bu amaçlarını gerçekleştirmek için nasıl bir strateji izleyecek? Başarının en önemli ölçütlerinden biri kıt kaynakları verimli kullanma yeteneğidir. Sistem ya da ürün belgelendirme sonucu oluşan kaliteli üretimle sağlanan verimlilikten, kuruluşlar, çalışanlar, yatırımcılar ve tüketiciler kazançlı çıkar. Artık üretimin tüketiciyi yönlendirdiği değil, tüketicinin üretimi yönlendirdiği doğal bir süreç yaşanıyor. Müşteri odaklı anlayış, müşterinin memnun edilmesi için onun ihtiyaçlarını mümkün olan en yüksek düzeyde karşılamak ve onunla güçlü bir iletişim kurmayı gerektiriyor. Oysa paydaşlık bunun bir adım ötesini ifade etmektedir. ‘Müşteri için üreten değil’, ‘müşteri ile birlikte üreten bir anlayış’ elbette içerisinde müşteri memnuniyetini barındırıyor. Ancak bunun da ötesinde, müşterinin potansiyelinin kuruma kazandırılmasının da yolunu açmaktadır. ‘Müşteri ile birlikte üreten bir anlayış’ı içeren bir kültür oluşturamayan ve müşterilerinin beklentilerini algılayamayan, paylaşamayan, güçlü işbirliği oluşturamayan şirketler zaman içinde küçülüp, küreselleşen rekabet pazarında yok olmaya mahkum oluyor. Bu nedenle özellikle de son yıllarda dünya ticaretinde efsanevi başarılara imza atan iş dünyamızın bilgisinden, deneyiminden ve hepsinden de önemlisi vizyonundan yararlanmak zorundayız. Enstitümüz bundan sonra “paydaş odaklı” bir hizmet anlayışı ile yoluna devam edecek. Tüketiciden sanayicimize, üniversitelerden kamu kuruluşlarına kadar tüm paydaşlarımızla beraber düşüneceğimiz, beraber planlayacağımız ve geliştireceğimiz bir süreci oluşturma çabası içerisindeyiz. “Paydaş odaklı” çalışma ile hem müşteri memnuniyetini yaratacağımızı, hem de müşterilerimizin var olan birikim ve potansiyelini bizimle paylaşmasını sağlayarak ülkemiz ve milletimiz için fark yaratan sonuçlara imza atacağımızı öngörüyoruz. Türk Standardları Enstitüsü, Türk sanayisine hizmet üreten ve

aynı zamanda üretici ile tüketici arasında kurulacak güçlü iletişimde marka değeri ile fark yaratan bir kurum. Türk sanayisinin tamamına yakınını neredeyse KOBİ’lerimiz oluşturuyor. Bu açıdan da bakıldığında, kurumların, şirketlerin uluslararası standardlara uygun yönetim anlayışını benimsemeleri, tüm dünyada tanınan kabul görmüş standardları uygulamaları, ulusal ve uluslararası pazarlarda daha da rekabetçi bir düzeye gelebilmemiz ve verimliliği artırmak için çok önemli. Standardizasyon ve kalite kavramlarının zorlayıcı tedbirlerle uygulanabilmesi mümkün değil. Çünkü tüm bu alanlar gönüllülük esasına dayanıyor. Bu açıdan bakıldığında Enstitü olarak bu alanda öncülük etmeli, algı yönetimi gerçekleştirerek zihniyet dönüşümünde daha etkin bir rol oynamalıyız. Bu coğrafyanın, insanlığın, medeniyetin bizden beklentilerinin çok daha büyük olduğunu düşünüyorum, bunun için çok çalışıyoruz. Kalite dostlarının aralarındaki ilişkilerin dostluk hukuku içerisinde, dost meclislerinde yürütülmesini temenni ediyoruz. 7) Toplam Kalite kavramı hakkında bilgi verebilir misiniz? 20. yüzyılın ikinci yarısı, kalite felsefesinin geliştiği yıllar oldu. Günümüz medeniyet anlayışında kalitenin ne kadar önemli olduğu ise tartışılmaz bir gerçek. Toplam kalite, bir yaşam biçimidir. “Toplam Kalite Yönetimi” sürekli ölçmeyi hedefleyen bir bakış açısıdır. Kalite dışarıdan ithal edilen bir anlayış olamaz, kalite bir reçete değildir, kalite bir felsefe ve düşünce tarzıdır. Kişinin kendini sürekli geliştirmesi, yenilemesi, ölçmesi ve bunları değerlendirmesidir. Kalite çalışmalarının başarılı olması için yapılan uygulamaların içinde bulunduğu toplumun kültürüyle özdeşleşmiş, o kültüre uyarlanmış olması gerekmektedir. Ülkelerin değerleri, kültürleri ve yaşam biçimlerine göre uyumlaştırılan kalite bilinci başarıya ulaşacaktır. Toplam Kalite ile yeni bir örgüt kültürü ortaya çıkar, örgüt yapısı basitleştirilip yalın hale getirilir. Ayrıca örgütteki tüm çalışanlar sisteme dahil edilerek, çalışanların kişisel gelişmesi ve mesleki ilerlemesi sağlanır. Toplam Kalite sayesinde yeni fikir, yöntem ve teknikler üretilir, bilgi ve beceri işe sürdürülebilir bir şekilde uygulanır. Takım çalışmasıyla, çalışanların yaptığı işe sahip çıkmaları, sürekli gelişim ve ilerleme toplam kalite ile elde edilir. Toplam Kalite uygulayan kuruluşların tüm faaliyetlerinde kalite yükselir, hata önleme ve sıfır hata yapma, kalitesiz ürün, gereksiz stoklar, zaman kayıpları, teslimattaki kayıplar gibi kayıpların azalması sağlanır, maliyetler düşer ve müşteri beklentileri tam olarak karşılanır. 8) Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Türkiye’deki belli başlı sanayi grup temsilcilerinin bir araya gelmesiyle 1991 yılında kurulan KalDer’in, ülkemizdeki kalite temsilcilerinden birisi olması TSE açısından da son derece memnuniyet vericidir. TSE, KalDer’in kuruluş aşamasında aktif rol almış, kuruluş çalışmalarına her zaman gereken destek ve katkıyı göstermiştir. Dönemin TSE Başkanı Mehmet Yılmaz Arıyörük, özel sektörün kalite işine sahip çıkmasına duyduğu memnuniyeti beyan ederek, KalDer’in kuruluş çalışmalarına bilfiil katılmış ve derneğin bir numaralı üyesi ve Kurucu Başkanı olmuştur. Kalite konusundaki faaliyetleri; Sivil Toplum Kuruluşları ve kamu kurumlarıyla işbirliği içinde yönlendiren KalDer’in toplam kalite yönetimi ile ilgili çalışmaları ve bunları uygulamadaki sürekliliği sağlama konusunda attığı adımları Enstitü olarak yakından takip ediyor ve son derece olumlu karşılıyoruz. Ülkemizde TSE’nin başlattığı ve halen yürütmekte olduğu kalite misyonuna çok önemli katkılarda bulunan KalDer’in tüm proje, plan ve çalışmalarına Enstitümüz her zaman her türlü desteği vermeye hazırdır. Çıkmış olduğumuz kalite yolculuğunda en önemli yol arkadaşlarımızdan birisi olan KalDer’in bu yolculukta göstermiş olduğu çabaları yürekten kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 51


KalDer TANITIM KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI...

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 52


COŞKUYLA VERİLEN DESTEK KalDer’İ BUGÜNE TAŞIDI

Mehmet SABUNCU KalDer Kurucu ve İlk Yönetim Kurulu Başkanı

K

alite benim için her zaman şu üç kelimenin bileşimi olmuştur: Düzen, İhtiyaçlar, Beklentiler.

KalDer, 20 sene önce, kalite konusunda geldikleri aşamaları paylaşmak, yaygınlaştırmak heyecanını taşıyan ve bunun için günlük işlerinin dışında bir araya gelen bir avuç insan tarafından kuruldu. Çalışmalarımızın faydalarını gören şirketlerin ve TÜSİAD gibi işveren kuruluşlarının büyük bir coşkuyla verdiği destek, KalDer’i bugünkü konumuna taşıdı.

Kaliteli bir ürün veya hizmet üretmek için olmazsa olmaz şart, yapılan her işlemin bir sistem içinde tarif edilmiş ve sürekliliğinin garantiye alınmış olması, yani bir düzen içinde çalışma mecburiyetidir. Çalışma yerinde tesis edilecek Kalite Güvenlik Sistemi bu şartı sağlar. Hem kaliteli, hem de düşük maliyetli bir üretim gerçekleşir. Ancak bu düzeni mutlak olarak algılamamak gerekir. Yazar Mümin Sekman’ın “Her Şey Beyinde Başlar” kitabında kullandığı bir cümleyi iş yerine uyarlayarak ne demek istediğimi anlatayım: “İş yeri düzenle evlenip, düzensizlikle (yaratıcılıkla) metres hayatı yaşamalıdır”. Bundan sonraki adım müşterinin bugünkü ihtiyaçlarını ve gelecekteki beklentilerini karşılama aşamasıdır. Burada hem müşteri hem de çalışan olarak, “insan” devreye girer. Müşterinin ihtiyaçlarını saptamak ve onda yeni beklentiler uyandırmak, pazarlama ve geliştirmede çalışanların görevidir. Ancak gerek bu departmanlarda, gerekse de üretim zincirinde çalışanların görevlerini istenen kalitede gerçekleştirmeleri, onların şirkete kazandırılmış olmalarıyla orantılıdır. Bu noktada Toplam Kalite Yönetimi devreye girer. Bu da işin en zor tarafıdır. Zira istenen, üreten ve kullanan insanların arasında düzgün bir diyalog kurulmasıdır ki, bir kültür meselesidir ve kısa vadede oturtamazsınız. KalDer, 20 sene önce, kalite konusunda geldikleri aşamaları paylaşmak ve yaygınlaştırmak heyecanını taşıyan ve bunun için günlük işlerinin dışında bir araya gelen bir avuç insan tarafından kuruldu. Dernekte ortaya konan görüşler, aynen yukarıda anlattığım sırada gelişti. Çalışmalar ilk önce, o günlerde yurt dışına açılmaya başlayan şirketlerin pazarlamada ihtiyaç duydukları Kalite Belgesi’ne odaklandı. Ardından Sistemin tek başına kaliteli ve ucuz üretim için yeterli olmadığı, çalışan insanı kazanmamız gerektiği ortaya çıktı. Buna paralel olarak da müşteri ihtiyaçlarının araştırılması devreye girdi. Çalışmalarımızın faydalarını gören şirketlerin ve TÜSİAD gibi işveren kuruluşlarının büyük bir coşkuyla verdiği destek, KalDer’i bugünkü konumuna taşıdı. Sistemin içindeki İnsan’ı (Müşteri, Çalışan, Paydaş) keşfetmemiz ve bilhassa çalışanın zin-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 54


cirlerini çözmemiz, hayallerimizi gerçekleştiren en büyük etken oldu. Belirli bir iş disiplini yarattıktan sonra, hangi hiyerarşik seviyede olursa olsun, çalışanlarınıza “Sen Değerlisin” hissini verebilirseniz, çalışanların var olma ve gururlanma özlemlerini “Mevki Sahibi Olmakla” tatmin etmek yerine onları “Mesleksel Başarıya” yönlendirme, onlarda “Mesleğine Coşku Duyma” arzusunu uyandırabilirseniz, onların şirketleri için harikalar yaratacağını göreceksiniz.

KalDer’in vizyonu bu kalite kültürünü bir “Yaşam Felsefesi” olarak tüm Türkiye’ye yaymak oldu. Zamanla kuruluş aşamasının heyecanlı ve kargaşalı günleri geçti, KalDer büyüdü, serpildi ve kurumlaşarak rüştünü ispat etti. Her iki seçim döneminde bir değişen yönetimi sayesinde, KalDer, seneler boyunca bir statükonun içinde donmadı. Gelen her yönetim, kalite yolculuğunda değerli yeni yaklaşımlar geliştirerek, değişimin her kuruluş için ne denli gerekli olduğunu kendi gelişim örneğinde de göstermiş oldu. Kalite Yolculuğunun geldiği bu günleri görmek benim için çok büyük bir zevk. Bugün gelinen noktada artık yeni hayallere, yeni heyecanlara ihtiyaç var. Aynı Mevlana’nın dediği gibi: “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” Kalite yaklaşımının “Düzen” ayağının Türkiye çapında büyük ölçüde gerçekleştiğine inanıyorum. Artık önümüzde KalDer’den benim beklentim, yukarıda kısaca değindiğim “Hayat Felsefesi”nin Türkiye’ye mal edilmesi, yalnız üretim ve hizmet sektörlerinde değil, kamu ve politika dahil tüm alanlarda.

Her iki seçim döneminde bir değişen yönetimi sayesinde, KalDer, seneler boyunca bir statükonun içinde donmadı. Gelen her yönetim, kalite yolculuğunda değerli yeni yaklaşımlar geliştirerek, değişimin her kuruluş için ne denli gerekli olduğunu kendi gelişim örneğinde de göstermiş oldu.

Böyle geniş çaplı bir kültür değişimini de merkezden yönetmenin zorluğu ortada. Hayal etmek başarmanın birinci adımıdır sözünden hareketle, Türkiye’nin her noktasında konuyu kavramış ve heyecan duyan insanların liderliğinde binlerce KalDer’in fışkırmasını “Hayal” ediyorum. Böyle bir oluşumun organizasyonu, yapısı ve zorlukları beni pek de ilgilendirmiyor, yeter ki bu oluşum hayat bulsun.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 55


MİSYON - VİZYON MİSYONUMUZ Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak. VİZYONUMUZ Cumhuriyetimizin 100. yılında sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde ülkemizi çağdaş yaşam düzeyine ulaştırmak amacı ile Türkiye’nin tüm bölgelerinde mükemmellik kültürünü içselleştirmiş, rekabetçi kurum ve kuruluşlar yaratılmasına katkıda bulunan bir kuruluş olmak. DEĞERLERİMİZ Güvenilir Olmak İnsana Saygı Sürekli İyileştirme Gönüllülük ÜYELİK 2010 yılında KalDer ailesine 72 Tüzel Üye (bu kuruluşları temsilen 72 Kuruluş Temsilcisi), ayrıca 130’u Bireysel Asıl, 52’si Fahri ve 30’u Öğrenci olmak üzere toplam 212 Bireysel Üye katılmıştır. 2010 sonu itibari ile üye sayımız, 697’si Bireysel Asıl, 348’i Fahri, 66’sı Öğrenci olmak üzere toplam 1111 Bireysel Üyeye ve 785 Tüzel Üyeye ulaşmıştır.

ULUSAL YAPILANMA Yerel Kalite Etkinlikleri Ulusal Yapılanma konusunda yönetim kurulu alt komitesi tarafından KalDer yayılım stratejisi yayınlanmıştır. Stratejide belirlenen öncelikli iller kriter ve koşulları doğrultusunda yerel etkinlikler planlanmakta ve gerçekleştirilmektedir. Bu doğrultuda ilk olarak 19 Nisan 2010 tarihinde Kayseri’de gerçekleştirilen “Yerel Kalkınma ve Mükemmellik Yolculuğu” etkinliğinde BOSCH (RBTR), Kocaeli Sanayi Odası (KSO) ve Nilüfer Belediyesi başarılarını katılımcılarla paylaşmıştır. 20.Yıl etkinlikleri çerçevesinde, Kazananlar Konferansı düzeninde Anadolu’nun KOBİ ağırlıklı kentlerinde sanayi odalarının ve üniversitelerin işbirliği ile planlanan konferans dizilerine Konya,Antalya,Şanlı Urfa,Düzce Antalya ve Denizli illerinde devam edilecektir. Trakya ve Doğu Marmara bölgesinde de yerel bir kalite platformu oluşturmak için tanıtım ve Mükemmellik Modeli eğitimleri yapılmış, işletme ziyaretleri ile mükemmellik kültürünün yaşanan örneklerini görmelerini sağlamak için program planlanmıştır. Mükemmellik Grupları Mükemmellik Gruplarında yaratılacak sinerji ve bilgi paylaşımı ile Türkiye’de seçilen sektörler ve ilgili konularda bugüne kadar oluşmuş bilgi birikiminin sistematik bir şekilde birleştirilmesi, yeni

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 56


uygulamaların öğrenilmesi, paylaşılması, bu sayede üye kuruluşlarımızın dünya çapında kalite seviyelerine ulaşmaları, rekabet güçlerini ve mükemmellik yolunda yetkinliklerini arttırmalarını hedeflenmektedir. Bu amaçla 2010 yılında iki Mükemmellik Grubu kurulmuştur. 1) İstanbul MEM Eğitimde Mükemmellik Grubu üyeleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü temsilcilerinden, okul müdürleri ve yardımcılarından, okul geliştirme ekibinde yer alan öğretmenlerden oluşmaktadır. Gönüllü olarak kamu okullarının EFQM model bazındaki çalışmaların desteklemekte ve çalışmalarına yol göstermektedir. Grup 2010 ve 2011 yılında çalışmaların yapılacağı pilot okullar belirlemiş ve çalışmalara başlamıştır. Grubun amaçları; • Ücretsiz olarak değerlendirici öğretmenler yetiştirmek, • Rehber öğretmenler yetiştirmek ve okullara görevli olarak göndermek, • Ücretsiz olarak İyi uygulamaların paylaşıldığı sempozyumlar organize etmek, • Okulları ziyaret ederek çalışmalar konusunda toplantılar düzenlemek ve kalite ekipleri kurmak, • Eğitim kurumlarımız kalite çalışmaları kapsamında elde ettikleri kazanımlarını paylaşmak, • Ulusal Kalite Ödülü’ne başvurmak isteyen kurumların sayıların arttırmak için çalışmalar yapmaktır. 2) Kıyaslama ve Karşılaştırma Grubu, üyeleri sanayiden ve hizmet kuruluşlarından gelen gönüllü yöneticilerden oluşmaktadır. Grubun amaçları; Mükemmellik Yolculuğundaki kurum ve kuruluşlara iyi uygulama örneklerini sunmak ve veri bankası oluşturmaktır. 2003-2010 yılları arasında Ulusal Kalite Ödül kazanmış ve Mükemmellik Aşamaları sürecinde 5 yıldız almış olan tüm kurum ve kuruluşların alt kriter bazında puanları çıkartılmış, alt kriter bazında en yüksek puan alan kurum ve kuruluşlar belirlenmiş, verilerin paylaşımı konusunda 55 kurum ve kuruluş ile yazışmalar yapılmıştır. Sektörel ayrışım yapılarak bir veri bankası oluşturulmuş ve paylaşıma izin veren kurum ve kuruluşların bu verileri web sayfasında şifre ile ulaşılabilecek bir yazılım hazırlanmıştır. Bu çalışma 2010 yılı verilerinin tamamlanması ile önümüzdeki günlerde kullanıma açılacaktır. 3) Stratejik Planlama Kıyaslama Grubu, büyük ödül sahibi Bosch, Siemens ve Aksa’nın yöneticilerinden oluşan grup 2010 yılında çalışmaya başlamıştır. KalDer’in de yer aldığı bu grubun ilk çalışmasında stratejik planlama süreci ele alınmış, her adımdaki en iyi uygulamanın incelenmesi ile çalışma sürdürülmüştür.

KalDer kuruluşundan itibaren misyonunu hayata geçirmek amacıyla İstanbul’un yanı sıra Bursa, İzmir, Ankara ve Eskişehir’de kurduğu şubeler ile eğitim faaliyelerine ayrı bir ivme kazandırmayı başarmıştır. 1992’den bugüne kadar 3976 adet eğitim düzenlenmiştir.


ŞUBELERİMİZ ANKARA ŞUBESİ 1994 yılında yapılan Olağanüstü Genel Kurul’da KalDer Dernek Tüzüğü değiştirilerek, Türkiye Kalite Derneği’nin şubeler kurmasına olanak tanınmıştır. Kamu kurumlarının merkezi olan Ankara’da kalitenin yaygınlaşmasının, ülkeyi ve toplumu olumlu yönde etkileyeceği göz önüne alınarak, ilk şubenin Ankara’da kurulmasına karar verilmiştir. Buna ek olarak Ankara’da kurumsal mükemmellik anlayışının götürüleceği büyük, orta ve küçük ölçekli kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının yer alması da şube kurulma kararını etkilemiştir. KalDer Ankara Şubesi’nin kuruluş basamakları şu şekilde olmuştur; Arçelik Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi’nin önerisi ve girişimiyle, daha önce çalışmaları yürüten grup ve Arçelik Ankara İşletmesi yetkilileri bir araya gelerek bir çalışma programı çıkartmıştır. Buna ek olarak Ankara’daki özel ve kamu kuruluş temsilcilerinin geniş katılımıyla yapılan bir Arama Konferansı ile KalDer Ankara Şubesi’nin çalışma ilkeleri belirlenmiştir. Şube için gerekli maddi altyapı oluşana dek Ankara’da geçici olarak Arçelik’in ev sahipliği yapma önerisi kabul edilmiştir. KalDer Ankara Şubesi’ne güçlü bir taban oluşturma amacıyla, mevcut Ankara’lı üye şirketlerde, Ankara Organize Sanayi Bölgesi içindeki firmalara, Arçelik’in Ankara’daki yardımcı sanayilerine ve Ankara’nın önde gelen diğer kuruluşlarına şube kurucu üyesi olmaları için çağrıda bulunulmuştur. KalDer Ankara Şubesi 1995 yılında bütün kanuni işlemlerini tamamlayarak, kuruluşunu resmen tecil ettirmiştir. KalDer Ankara Şubesi Kilometre Taşları 1995 • KalDer Ankara Şubesi resmen kuruldu. • Arçelik kütüphanesi ofis olarak kullanıldı.

1996 • İlk İletişim Yaprakları yollanarak üyelerle düzenli iletişime geçildi. • İlk firma ziyareti gerçekleştirildi. • İlk eğitim verildi.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 58


1997 • KalDer Ankara Şubesi Siemens desteğinde kendi ofisine taşındı. • İlk Sohbet Toplantısı gerçekleştirildi. 1998 • 1. Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı yapıldı. • Kıyaslama Paneli yapıldı. 1999 • Milli Eğitim Bakanlığı, Ulusal Kalite Hareketine giren ilk kamu kurumu oldu. 2000 • 1. Kamu Kalite Sempozyumu yapıldı. 2001 • KalDer Ankara Şubesi kendi ayakları üzerinde durmak üzere yeni ofisine taşındı. • Ulusal Kalite Ödülü Kamu Kategorisinde ilk Ödül verildi. • Staj programları ile öğrencilerin KalDer içinde kalite bilincinin artırılması çalışmaları başlatıldı. 2002 • Ulusal Kalite Ödülü Kamu Kategorisinde ilk Büyük Ödül verildi. • İlk üye toplantısı gerçekleştirildi. 2004 • Personel Yönetimi Derneği İç Anadolu Şubesi işbirliği ile 1. İnsan Kaynakları Yönetimi Kongresi düzenlendi. 2006 • Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde Kalite Yönetimi ve Verimlilik dersi verilmeye başlandı • Üniversite Toplulukları’na eğitim desteği ile geleceğin iş adamlarına kalite bilincinin aşılanması çalışmaları başlatıldı. 2008 • Kalite Çemberleri Ödülü verilmeye başlandı. 2009 • Ankara Şubesi İnsan Kaynakları Kongresi’ni gerçekleştirmeye başladı. 2010 • Kalite Çemberleri Ödülü’ne ek olarak Kaizen kategorisinde de ödül süreci başlatıldı.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 59


Şubenin Gelişim Serüveni Çalışmalarında kısıtlı imkânlarla Arçelik Bulaşık Makinesi işletmesinin kütüphanesinde başlayan KalDer Ankara Şubesi, uzun yıllardır kendi ayakları üzerinde durabilen, faaliyetlerini 3 profesyonel uzmandan oluşan kadrosu ile devam ettiren bir şubeye dönüşmüştür. KalDer misyonu doğrultusunda mükemmellik kültürünün yaygınlaştırılması konusunda yıl içinde 3 büyük etkinlik ve her yıl farklı güncel konularla ilgili paneller düzenlemektedir. Ankara Şubesi tarafından verilen eğitimlerle yılda ortalama 2.000 kişi bilgilendirilmektedir. Ankara’daki üniversitelerde, öğrencilere kalite bilincinin yerleştirilmesi amacıyla çeşitli ders, seminer ve konferanslarda anlatım yapılmaktadır. Güncel bilgiler ve faaliyetler elektronik bültenler ve web sayfası aracılığı ile tüm ilgilenenler ile paylaşılmaktadır. Üyelere yönelik düzenli aralıklarla kokteyller, tanıtım seminerleri, firma gezileri gibi ücretsiz etkinlikler düzenlenmektedir. Bunun yanı sıra 2010 yılında Türk Silahlı Kuvvetli Güçlendirme Vakfı Rehabilitasyon Merkezi arazisi içinde KalDer Korusu oluşturulması adımı atılmıştır. Kamu Kalite Sempozyumu 2000 yılından bu yana her yıl Kamu Kalite Sempozyumu, ülkemizdeki ve dünyadaki kamu kuruluşlarının yönetim kalitesi ile Mükemmellik Modeli uygulamalarını paylaşmak amacıyla düzenlenmektedir. Bu bilgi platformu ile her alanda daha güçlü ve yüksek standartlara sahip Türkiye için, kurumsal mükemmellik anlayışının kamu sektöründe yayılması amaçlanmaktadır. Sempozyum 2003 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde gerçekleştirilmektedir. Her yıl ortalama 300 bürokratın dinleyici olarak katıldığı Sempozyum’a, yurtiçinden ve yurtdışından konularında uzman konuşmacılar bilgi ve deneyimleri paylaşmak için katılmaktadır. Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı Ülkemizde kalite çemberleri uygulamalarının yaygınlaştırılması farklı sektörlerdeki başarılı uygulamaların ve bilgi birikiminin paylaşılması amacıyla 1994 yılından beri her yıl KalDer tarafından Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı gerçekleştirilmektedir. Çalışanların kalite ve iyileştirme faaliyetlerine katılımında kullanılan kalite çemberleri, Toplam Kalite Yönetimi anlayışının en önemli metotlarından biridir. Konferans’ta sunum yapabilmek için her yılbaşında başvurular alınmaktadır. Konferans’a katılan izleyiciler sunum yapan kuruluşların deneyimlerinden öğrenme fırsatı yakalarken, kuruluşlar da yaptıkları çalışmaları paylaşmanın gururunu yaşamaktadır. Kalite Çemberi ve Kaizen Ödülü Türkiye Kalite Derneği Ankara Şubesi tarafından 2008 yılından itibaren Kalite Çemberi ve 2010 yılından itibaren de Kaizen kategorisinde ödül verilmektedir. Ödüllerin amacı; Türkiye çapındaki kurum ve kuruluşlarda, problem çözme tekniklerinin kullanıldığı, kuruma değer katan ekip çalışmalarının örnek teşkil etmesini sağlamak ve çalışanların kalite gelişimine katkılarını ödüllendirmektir. Benzer ödüller Amerika, Hong Kong, Hindistan, Singapur ve Çin’de verilmektedir. Ödüller, her yıl Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı çerçevesinde gerçekleştirilen törende sahibini bulmaktadır. İnsan Kaynakları Kongresi Ankara’da İnsan Kaynakları konusunda gerçekleştirilen Kongre, ülkenin dört bir yanından katılımcının ulaşması için avantaj yaratırken, belirlenen bedelin çok üzerinde bir içerikle hizmet sunmasıyla, kapsamlı ve çeşitliliği yüksek bir kitleyi toplamaktadır. Kongre’ye insan kaynakları ve kalite konularında sektöründe ileri gelen kuruluşların yönetici ve uzmanları konuşmacı olarak katılmaktadır. Gelecekte KalDer Ankara Şubesi KalDer Ankara Şubesi, Ankara ve çevre illerde etkinliğini günden güne artırmaktadır. Ankara’da birçok kamu kurumu ile sağlam işbirlikleri kurmakta ve her geçen gün bunları daha da sağlamlaştırmaktadır. Ayrıca Kayseri, Mersin, Konya gibi çevre illerde de farklı sektörden kurumların mükemmellik yolculuğunda yol göstericisidir. Şubenin ana amacı bugün ve yarın, mükemmellik kültürünü yaygınlaştırarak, kamu kurumlarının başarısını, Ankara ve çevre illerdeki KOBİ’lerin rekabetçiliğini artırmaktır. KalDer Ankara Şubesi, daha fazla kuruma daha fazla destek verebilmek için yönetim kalitesi konusunda daha güçlü bir çalışan kadrosu ile büyümeyi hedeflemektedir. Şubenin bir diğer gelecek hedefi de, kamu ve özel sektörden işbirliklerini de beraberinde büyütmek ve etki alanını her geçen gün genişletmektir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 60


KALİTE YOLCULUĞU DEVAM EDİYOR

Emin DİREKÇİ Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

KalDer Bursa Şubesi olarak 1998 yılında kuruluşumuzdan bu yana toplumdan aldığımız güçle “mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak” misyonumuzun ışığında Bursa’da faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

KalDer Bursa oluşumuyla

Kuruluşundan bugüne değin olan yolculuğuna baktığımızda; KalDer Bursa Şubesi başlangıçta bir buçuk yıl Tofaş’ın sosyal tesislerinde faaliyetlerini yürütmüş, 1999 Ağustos ayında kendisine ait kiraladığı 7 m2’lik bir büroda hizmet vermeye başlamıştır. 2003 yılına gelindiğinde giderek artan ve büyüyen faaliyetleri için bu büro yetersiz kalınca 225 m2’lik yeni bir ofise taşınmıştır. Sınırlı olanaklarına rağmen özverili, gönüllü kalite dostları ile hedeflerini, strateji ve politikalarını doğru tanımlayan KalDer Bursa Şubesi faaliyetlerini istikrarlı bir şekilde yürütmüştür. Daha sonraki dönemlerde mevcut yapının yetersiz kalmasıyla yine hedefleri büyük tutma yaklaşımıyla Haziran 2005’de toplantı salonları, idari odaları ve kütüphanesiyle 450 m2’lik yeni modern ofisine taşınarak; hem donanım hem yetişmiş profesyonel kadrosuyla KalDer ve BURSA’ya yakışan bir yapıya kavuşmuştur.

birlikte Bursalı kurum

KalDer Bursa oluşumuyla birlikte Bursalı kurum ve kuruluşlar arasında yaygınlaşarak bugün Bursa’nın en önemli kuruluşlarından 280 üyeye ulaşmıştır. C Seminerler, bilgilendirme toplantıları, uzmanlık grupları, model kulübü gibi faaliyetleriyle toplam kalite kültür ve bilincinin Bursa’da yaygınlaşması yönünde önemli gelişmeler kaydetmiştir.

yana toplumdan aldığımız

ve kuruluşlar arasında yaygınlaşarak bugün Bursa’nın en önemli kuruluşlarından 280 üyeye ulaşmıştır. Bursa Şubesi olarak 1998 yılında kuruluşumuzdan bu güçle “mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürüyor...

1998 yılında BUSİAD işbirliğinde Bursa Kalite Ödülü’nü yürütmeye başlamıştır. Gelinen noktada Bursalı kurumlar sadece uluslararası alanda değil Avrupa’da başarıları ile kendinden söz ettirmektedir. Örneğin 28 Ekim 2008 akşamı Paris’te EFQM Avrupa Kalite Ödülü Töreni’nde toplam 11 Avrupalı finalistin 4’ü Ülkemizden ve bu kuruluşların da 3’ü ise Bursa’dandı. KalDer’in misyonunu yaşama geçirmede en önemli rolü oynayan unsurlardan bir tanesi de, “Uzmanlık Grupları”mızdır. Uzmanlık Gruplarımız, Toplam Kalite Yönetimi’nin yaşamın ve üretimin çeşitli

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 61


alanlarında somut uygulamalara dönüştürülmesi için çalışır. Bilginin tek başına üretilemeyecek, ancak paylaşılıp aktarılabildiği zaman değerlenecek bir zenginlik olduğu ilkesinde hareketle, Uzmanlık Gruplarının bir başka cephesi de, kalite konusunda bilgi birikimini artırmak ve uzmanlığı geliştirmektir. İlk uzmanlık grubumuz 2002’de kurulmuştur. Bugün itibariyle uzmanlık gruplarımız “Eğitim, Çevre ve İş Güvenliği, Sağlık ve Gıda” alanlarında faaliyetlerini sürdürmektedir. 2003 yılında Kalite ve Başarı Sempozyumu’nun birincisi Bursa ve çevresinden 1740 kişinin katılımı ile BUSİAD işbirliğinde düzenlenmeye başlamıştır. Bölgemizde Toplam Kalite Yönetimi’nin yaşamın her alanında uygulanmasına yönelik geniş bir düşünce paylaşım forumu oluşturmak amacıyla her yıl değişik bir ana tema çerçevesinde gerçekleştirilen sempozyuma kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarından 3000’nin üzerinde kişi katılmakta, aynı anda düzenlenen etkinliklerle bir şölen havasında sürmektedir. Ulusal Kalite Hareketi çalışmaları da 2003 yılından itibaren Bursa’da başlatılmış, kısa zamanda kuruluşlar arasında yaygınlaşmıştır. Bugün Bursa’da 87 kuruluş Ulusal Kalite Hareketi seferberliğinde yer almaktadır. İş dünyasına yetişmiş insan kaynağı kazandırmak amacıyla Uludağ Üniversitesi işbirliğinde ilkini 2006 yılında düzenlediğimiz Kalite Personeli Yetiştirme Programı’nda 5. Dönem geçtiğimiz yıl itibariyle tamamlandı. Bugüne dek 234 öğrenci programı tamamlayarak iş dünyasına donanımlı olarak adım atmıştır. 2006 yılında uygulamaların paylaşımına yönelik Mükemmellik İçin Sürekli İyileştirme Konferansı’nın birincisi BTSO işbirliğinde başlatılmıştır.

Bursa’da bir avuç kalite gönüllüsüyle başlatılan kalite yolculuğumuzda gönüllülerimizden aldığımız destekle bugün bir başarı öyküsünü sürdürüyoruz. Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürmek amacıyla Bursa’daki kuruluşlarımızla önümüzdeki yıllarda da güzel sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum.

Üyelerimiz, Yönetim Kurulumuz, Eğitim, Sağlık, Gıda, Çevre ve İş Güvenliği Uzmanlık Gruplarımız, Ödül Yürütme Kurulumuz, Sempozyum Düzenleme Kurulumuz ve bizlere çalışmalarımızda destek veren gönüllülerimizle büyük bir aileyiz. BUSİAD, BTSO, Bursa Valiliği, Uludağ İhracatçı Birlikleri, Uludağ Üniversitesi, AIESEC, yerel yönetimler, öğrenci toplulukları, medya kuruluşları ve kentin diğer dinamikleri ile işbirliği içerisindeyiz. KalDer Bursa Şubesi olarak yaşadığımız kente sahip çıkmak, katkı koyabilmek adına farklı kurumlarla işbirliği geliştirmeyi oldukça önemsiyoruz. Bu doğrultuda Uludağ Üniversitesi bünyesindeki ÜSİGEM ve Bursa Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki ÜPİGEP ve Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA)n’da yer alarak kalite anlayışını bu kurumlarda yaygınlaştırmak, farklı platformlarda kente katkı sağlamak için bilgimizi, fikirlerimizi paylaşmaya, başladık. Bursa’da bir avuç kalite gönüllüsüyle başlatılan kalite yolculuğumuzda gönüllülerimizden aldığımız destekle bugün bir başarı öyküsünü sürdürüyoruz. Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürmek amacıyla Bursa’daki kuruluşlarımızla önümüzdeki yıllarda da güzel sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Sivil toplum kuruluşlarına verilecek her türlü destek geleceğe yapılan bir yatırımdır, o yüzden herkesi sivil toplum kuruluşlarına destek vermeye ve KalDer’e bir kez daha davet ediyoruz. KalDer Bursa Şubesi olarak yayılımızı, etkin faaliyetlerimizi artırmak bundan sonra da hedefimiz. KalDer 20 yılı geride bıraktı, istikrarlı ve emin adımlarla geleceğe doğru yolculuğunu sürdürüyor. Kuruluşundan itibaren Ülkemizin, kurumlarımızın gelişiminde önemli bir rol üstlenerek Ülkemizin kalkınması adına sivil toplum kuruluşu olmanın verdiği sorumlulukla bundan sonra da çalışmaya devam edecek. Türkiye’nin her yerinden üyeleri ve gönüllüleri ile yayılımını hızla artıran KalDer’in 30. yılında ve sonraki dönemlerde daha büyük bir aile olmasını, daha fazla kuruluşun Mükemmellik Modeli’ni uyguluyor olmasını, yaşam kalitesi kavramının Ülkemizde yaygın bir kültür haline gelmesini diliyorum. Bu yolculukta bize destek verenlere tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Haklımızın hak ettiği Yaşam Kalitesi’ne ulaşmak için mükemmellik modelinin tüm kurumlarda uygulanması amacıyla çalışmalarımız sürecektir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 62


ESKİŞEHİR ŞUBESİ Kuruluş ve İlk Yıllar Eskişehir günümüzde gerek şehircilik gerekse sanayi ve ticaret alanlarındaki yatırımlar konusunda bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Bu durumun yıllar öncesinden fark edilmesi ve kentin pek çok kurumunun kaliteye ve kaliteli gelişime gösterdiği önem Eskişehir’in Türkiye’de kalite hareketinin güçlü olarak geliştiği bir kent olmasını hızlandırmıştır. Bölgedeki sanayi ve kamu kuruluşları, üniversiteler kalite hareketinin gelişmesi ve yaygınlaşması için uygun bir zemin oluşturmuştur. 16 Şubat 1998’de KalDer Merkez yetkilileriyle, Eskişehir’de faaliyet gösteren üniversiteler, kamu ve özel sektör kuruluş temsilcileri bir araya gelerek KalDer Eskişehir Şubesi’nin kuruluşu için bir toplantı yapmışlardır. Eczacıbaşı Vitra, Arçelik, TEE, Tusaş, Zeytinoğlu, DSİ, TDD, Otosan, Eczacıbaşı Artema, Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi temsilcilerinden oluşan 14 kişilik kurucu üye listesi belirlenmiş ve 13 Nisan 1999’da KalDer Eskişehir şubesinin resmen kuruluşu gerçekleşmiştir. KalDer Eskişehir Şubesi Kurucu Üyeleri Erhan YÜCEL - Eczacıbaşı Vitra Tuncay SAĞIR - Eczacıbaşı Vitra Nimetullah BURNAK - Osmangazi Üniversitesi Yaşar ODACIOĞLU - ESOGÜEğitim, Uygulama, Araştırma Hast. Engin ŞAKARER - Arçelik A.Ş. Buzdolabı İşl. Gürcan DUMAN - Tusaş Motor Sanayii A.Ş. Ahmet GÖKÇÜMEN - DSİ 3. Bölge Müdürlüğü Nuray UZKESİCİ - Anadolu Üniversitesi Müjgan KERMAN - Tusaş Motor Sanayii A.Ş. Süleyman AY - Eczacıbaşı Artema Faruk Demirel - Ford Otosan A.Ş. A. Ayhan ÖNDER - TEE Sevgi AKMEN- Entil A.Ş. Sait Korkmaz - TDD

Eczacıbaşı Vitra, Arçelik, TEE, Tusaş, Zeytinoğlu,

KalDer Eskişehir Şubesi, KalDer Genel Merkezi’nin ülkemizdeki tüm özel/kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin dünya çapında kalite seviyesine ulaşmaları ve rekabet güçlerini artırmaları için uygun ortam yaratma misyonunu yerel bazda sahiplenmiştir. 22 Eylül 1999 tarihinde ilk Genel Kurul yapılmış, Eyap Vitra’ dan Sn. Erhan YÜCEL üstlendiği kurucu başkanlığını, Eskişehir Şubesi’nin yapılan 1. Genel Kurulu’nda seçilen Yönetim Kurulu ile devam ettirmiştir. TKY uygulayan kuruluşlara ziyaretler düzenleyen ve çeşitli etkinliklerle ismini duyuran şubenin şehirde birliktelik ve sahiplik duygusu da uyandıran ilk yıllardaki faaliyetlerini şöyle sıralayabiliriz: • Eczacıbaşı Yapı Grubu’ndan Vitra ve Artema’ya, TUSAŞ’a kıyaslama gezileri düzenlenmiştir. • 25 Şubat 2000 tarihinde Anadolu Üniversitesi’nde 250 kişi katılımcının izlediği “UKH ve Beklentiler” konulu bir panel düzenlemiştir. • 2000 yılında Şube başkan vekili Prof. Dr. Nimetullah Burnak önderliğinde Eğitim Komitesi kurulmuştur. • İlk genel katılıma açık eğitim 28 Kasım 2000 tarihinde düzenlenmiştir. • 2000 yılı sonunda Eskişehir Şubesi’nin üye sayısı 46’ ya yükselmiştir. • Şubat 2001’de Eskişehir Sanayi Odası işbirliği ile yaklaşık 100 kişinin katıldığı, “KOBİ’lerde Mükemmellik Modeli Uygulamaları ve Sonuçları” konulu paylaşım toplantısı düzenlenmiştir. • Mart 2001’ de Anadolu Üniversitesi’ nde yaklaşık 200 öğrenci ve akademik personelin katıldığı KalDer ve UKH Tanıtımı yapılmıştır.

DSİ, TDD, Otosan, Eczacıbaşı Artema, Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi temsilcilerinden oluşan 14 kişilik kurucu üye listesi belirlenmiş ve 13 Nisan 1999’da KalDer Eskişehir şubesinin resmen kuruluşu gerçekleşmiştir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 63


• Kütahya sanayisini KalDer ve Mükemmellik Modeli hakkında bilgilendirmek amacıyla Nisan 2001 tarihinde, KalDer, EFQM Mükemmellik Modeli, Özdeğerlendirme ve Artema Uygulamaları konusunda tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenlenmiştir. • Haziran 2001 tarihinde Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne KalDer, UKH ve Eğitimde Kalite hakkında bilgilendirme yapılmış ve 250 idari personel ve öğretmenin katıldığı eğitimler düzenlenmiştir. • Haziran 2001’ de Türk Telekom İl Müdürlüğü’nde yaklaşık 250 kişiye KalDer, Toplam Kalite Yönetimi, Mükemmelik Modeli, Özdeğerlendirme konularında bilgi aktarılmıştır. • 22 Haziran 2001 tarihinde yaklaşık 200 kişinin katıldığı “Yaşamda ve Rekabette Sıra Dışı Olmak” başlıklı ilk sohbet toplantısı düzenlenmiştir. Şubenin Gelişim Serüveni ve Eskişehir Kalite Şölenleri KalDer Eskişehir Şubesi 2002 yılından itibaren artık daha aktif daha yayılımcı ve şehir tarafından daha benimsenir hale gelmiştir. İçinde bulunduğumuz 2011 yılında 10.su düzenlenecek olan Eskişehir Kalite Şölenlerinin ilki de 2002 yılında gerçekleştirilmiştir. Farklı sektörlerden kamu ve özel kurumların bir araya gelerek bilgilerini paylaştıkları Eskişehir Kalite Şölenleri bazı yıllarda çalıştayların da dahil olmasıyla 2-3 güne yayılan Eskişehir’in kalite adına en önemli etkinliğidir. Bugüne kadar onlarca konuşmacı ve yaklaşık 5.032 katılımcıya ev sahipliği yapmış Kalite Şölenlerinin temaları yıllar itibariyle şöyleydi : 2002 Takım Çalışmaları ve Yaratıcılık 2003 Liderlik ve Sürekli Gelişme 2004 Değişim Verimlilik ve Rekabet Üstünlüğü 2005 Bireysel Ahlak ve Yaşamda Kalite 2006 Sırada ne var ? Yaratıcılık 2007 Rekabet ve Başarı 2008 Gelecek Tasarımı 2009 Sorun mu var ? 2010 Yerelden Evrensele Yenileşim Ayrıca Kütahya Porselen, Dumlupınar Üniversitesi ve şubemiz işbirliği ile geçtiğimiz yıllarda 2.si düzenlenen Kütahya Kalite Günü Seminerinin devamlılığı devamı için çalışmalar sürdürülmektedir. Eskişehir Eğitim Kurumları Kalite Ödülü ve Eğitimde Kalite Sempozyumu Eskişehir Eğitim Kurumları Kalite Ödülü, Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü ve şubemiz işbirliği ile düzenlenmektedir. Eskişehir Eğitim Kurumları Kalite Ödülü, ülkemizde ve Eskişehir’de Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi bilincinin yaygınlaştırılmasını, eğitim kurumlarının kalite geliştirmeye yönelik çabalarının özendirilmesini ve ödüllendirilmesini; Eskişehir’deki ve ülkemizdeki eğitim

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 64


kurumlarının, Ulusal Kalite Ödülü ve Avrupa Kalite Odülü’ne hazırlanmalarını amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda ayrıca; 1. Eğitim kurumlarında bir mükemmellik kültürü oluşturmak. 2. En iyi uygulamaların diğer eğitim kurumları tarafından da paylaşılıp yaygınlaşmasını teşvik etmek. 3. Üniversiteleri ve diğer kurumlarıyla eğitim, kültür kenti olan Eskişehir’in ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlamak. 4. Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Eskişehir Şubesi’nin Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi çalışmalarının tanıtımını ve yaygınlaştırılmasını sağlamaktır. Eğitimler KalDer Eskişehir Şubesi kurulduğundan beri 380 günü aşan 150 nin üzerinde eğitim vererek yaklaşık 5.000 kişinin kalite konulu eğitimler almasını sağlamıştır. Bugün de hala misyonu doğrultusunda EFQM Mükemmellik Modeli, stratejik planlama, süreç yönetimi gibi pek çok önemli konuyu içeren gerek kurum içi gerekse genel katılıma açık eğitimler vermektedir. E-Bültenler 2010 başı itibariyle aylık e-bültenler düzenleyen şubemiz yaptığı ziyaretleri, eğitimleri, katıldığı konferansları vb. her türlü faaliyetini üyeleriyle paylaştığı e-bültenler hazırlamaktadır. Uzmanlık Grupları KalDer en önemli gönüllü faaliyetlerinden biri de bilindiği gibi uzmanlık gruplarıdır. Eskişehir şubesi bünyesinde 2010 yılı sonunda kurulan “Kalite Yönetim Sistemleri Uzmanlık Grubu”nu 2011 yılında Sağlıkta Kalite UG ve Eğitimde Kalite UG takip etmiştir. Uzmanlık gruplarımızın amacı kurumlarımıza rehberlik etmek, eğitim ve seminerler düzenlemek, ilgili konularda kitap yada broşürler hazırlamak olarak belirlenmiştir. Şubemizin güzide üyeleri ARÇELİK, ESALBA, FORD, GKN DRIVELINE, KYK, SAVRONİK, TEI çalışanlarından oluşan 8 kişilik KYS Uzmanlık Grubu 2011 yılı hedefini TKY çalışmalarına yeni başlayan KOBİ’lerimize yönelik bir rehber kitap hazırlamak olarak belirlemiş ve bu konuda çalışmalarını sürdürmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 65


İZMİR ŞUBESİ KalDer İzmir Şubesi bölgenin kalite gönüllüleriyle 1995 yılında faaliyetlerine başlamıştır. Üyelik KalDer İzmir Şubesi kurulduğu günden bu yana yapmış olduğu çalışmalar ile 61 Tüzel üye, buna bağlı 113 asil üye ve 76 bireysel üye ile toplam 189 üyesine hizmet vermektedir. Eğitimler KalDer İzmir Şubesi yaptığı çalışmalar ile bölgenin kalite ve yönetim sistemleri konusunda aranan eğitim kurumlarından biri olmuştur. Güncel konularda açtığı çalıştaylarla da geniş kitlelere ulaşan şubemiz, her yıl hedeflerinin üzerinde eğitim gerçekleştirmektedir. Mükemmelliği Arayış Sempozyumu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) İzmir Şubesi; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ESİAD), Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İ.A.O.S.B.)’nin destekleri ile 1999 yılından bu yana geleneksel olarak her yıl Ege’ in konusundaki en büyük sempozyumu olan Mükemmelliği Arayış Sempozyumu’nu gerçekleştirmektedir. Her yıl ana tema çerçevesinde çeşitli konuların ele alındığı Mükemmelliği Arayış Sempozyumu yaklaşık 10 oturumda, farklı sektörlerden yaklaşık 40’a yakın yetkin kişinin konuşmacı olarak yer aldığı, yaklaşık 1000 kişilk katılımcı kitlesi ile bölgesinin konusunda en büyük sempozyumudur. Sempozyum bu güne kadar toplamda yaklaşık 10.000 katılımcısı ve 400’e yakın konuşmacısı ile bölgenin kalite ve yönetim sistemleri konusunda en önemli etkinliği olmuştur.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) İzmir Şubesi; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ESİAD), Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İ.A.O.S.B.)’nin destekleri ile 1999 yılından bu yana geleneksel olarak her yıl Ege’ in konusundaki en büyük sempozyumu olan Mükemmelliği Arayış Sempozyumu’nu gerçekleştirmektedir.

Yerel Kalite Ödülleri KalDer İzmir Şubesi bölgemiz için çok önemli iki Kalite Ödülü vermektedir. Sempozyumun son günü sahiplerini bulan Ege Bölgesi Kalite Ödülü; EFQM (Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı) tarafından verilen Avrupa Kalite Ödülü ve KalDer merkez tarafından verilen Ulusal Kalite Ödülü ile aynı “Mükemmellik Modeline” göre verilmektedir. Ege Bölgesi Kalite Ödülü’ nü kazanan kurum/kuruluşlar Ulusal Kalite Ödülü ve Avrupa Kalite Ödülüne giden yolda ilk adımı atmış olmaktadır. Ayrıca KalDer İzmir Şubesi, kurum ve kuruluşlardaki ekip çalışmalarını özendirerek, gerçekleştirilen iyi uygulamaları patenti KalDer İzmir Şubesi’ne ait olan “Ekipte Mükemmellik Modeli” ile ödüllendirmektedir. Ulusal Yılın Başarılı Ekibi Ödülü; kurum ve kuruluşlarda sinerjinin artmasına ve çalışanların kuruluşlarını sahiplenerek, ekip çalışmalarındaki başarılarına ivme kazandırarak günümüz iş dünyasının farklılık yaratma konusunda en önemli aracı olan inovasyona zemin hazırlamaktadır. Yılın Başarılı Ekibi Ödülü 2009 yılından beri ulusal çapta verilmektedir. Ulusal Kalite Hareketi KalDer; ülkemizin sürdürülebilir yüksek rekabet gücüne erişebilmesi için Toplam Kalite Yönetimi’nin toplumun her kesiminde yaygınlık kazanmasını sağlamak amacıyla Ulusal Kalite Hareketi’ni başlatmıştır. KalDer İzmir Şubesi yapmış olduğu çalışmalarla 26 kurum/kuruluşu Ulusal Kalite Hareketi’ne katmıştır. KalDer İzmir Şubesi 2011 yılında yapmış olduğu çalışmalarla Avrupa’da dahi bir ilk olan bir ceza evinin Ulusal Kalite Hareketi’ne katılmasını sağlayarak ülkemizin prestijine de büyük katkılar sağlamıştır. İlgi Sempozyumları KalDer İzmir Şubesi düzenlediği ilgi sempozyumlarıyla da yaşamın her alanında kaliteyi ön plana çıkarma çabasındadır. Gönüllülerden oluşan KalDer İzmir Şubesi komiteleri de ilgi duyulan gündem konularda etkinlikler düzenlemektedir. Güvenli Gıda Günleri kapsamında düzenlenen sempzoyumlar ile bölgemizdeki gıda üretici ve tedarikçi firmalarına güvenli gıda üretimi ve tüketimi hakkında bilgi verirken, düzenlemiş olduğu Çevre Sempozyumları ile insanlığı bekleyen en büyük tehlikeye “küresel ısınma” sorununa ışık tutmakta ve üretilen çözüm yollarını bölge kurum/kuruluş ve bireyleriyle paylaşmaktadır. Ayrıca sektörlerin özellikle ihtiyaç duyduğu yeni sistemleri de yine bu ilgi sempozyumlarıyla gündeme taşımaktadır. Çevre Komitesi, Gıda komitesi, İyi Uygulamalar Komitesi KalDer İzmir Şubesi’nin sürekli çalışmalarla etkinlikler ortaya çıkaran komiteleri arasındadır.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 66


İZKA PROJELERİ KalDer İzmir Şubesi, İzmir Kalkınma Ajansı’ nın 2009 yılı KOBİ ve Sosyal Kalkınma Mali Destek programlarına 3 projenin ortağı ve/veya tedarikçisi olarak başvurmuştur. Tüm projeleri İzmir Kalkınma Ajansı tarafından desteklenmeye layık görülmüştür. KalDer İzmir Şubesi, 2009 yılında bir projede ortak, diğerinde tedarikçi olarak iki projeye imza atmıştır. İzmir Valiliği’nin başvuru sahibi olduğu, İzmir İl Özel İdaresi’nin proje yürütücüsü, İzmir İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün ortağı olduğu “ Kamuda Sürdürülebilir Mükemmellik Projesi”nde KalDer İzmir Şubesi tedarikçi olarak yer aldı. Bu projede İzmir Valiliği bağlısı toplam 18 kuruma; 72 gün süren, 14 farklı konuda eğitim , toplamda 667 kişiye 3 farklı grupta verilmiştir. Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu’nun başvuru sahibi olduğu, KalDer ve ASAD’ın projenin ortaklığını yaptığı “İzmir İş Dünyası Eğitim İle Kalitesini Arttırıyor Projesi”nde KalDer İzmir Şubesi projedeki Kalite ve Yönetim sistemleri eğitimlerini gerçekleştirdi. 11 Eğitim, 20 gün süren bir programla, ASAD üyesi firmaların personel ve BASİFED üyesi dernek temsilcileri olmak üzere toplam 183 kişiye aktarıldı. Bu projeyle birlikte KalDer eğitimleri gerek yeni firmalara gerekse Sivil Toplum Kuruluşları’na bir kez daha ulaşmış oldu. Bu eğitim programı da KalDer’in bilinirlik ve yayılmasına büyük katkı sağlamıştır. İZKA projeleri ile KalDer İzmir Şubesi, proje sahipleri ve diğer proje ortakları ile birlikte İzmir’de kalite farkındalığı yaratma ve rekabet gücünün artmasına büyük ölçüde ivme kazandırdı

Kalite Sohbetleri KalDer İzmir Şubesi ayrıca kalitenin sadece sağlam ürün, kaliteli hizmet olmadığının, yaşam kalitesinin etkili insan ilişkileri, sağlıklı yaşam ve mutlu bireylerle sağlanabileceğinin farkındadır. KalDer İzmir Şubesi bu bilinçle düzenlediği kalite sohbetlerinde konusunda uzman konuşmacıları Ege Bölgesi ile buluşturmaktadır. KalDer İzmir Şubemiz, İzmir ve Ege Bölgemizin her alanda artan önemi ve ekonomik rekabet seviyesine ulaşabilmesinde bir zorunluluk olan Toplam Kalite Yönetimi ihtiyacı doğrultusunda farkındalığı arttıracak daha birçok faaliyeti planlamakta ve uygulamaya çalışmaktadır. KalDer İzmir Şubesi 30.yıl Vizyonu KalDer İzmir Şubesi, bölgesinde rekabetçi kurumlar yaratma çerçevesinde EFQM Mükemmellik Modeli’nin kamu ve özel sektörde yaygın olarak kullanıldığı, ülkemizin gözde ticari bölgelerinden birini yaratmada en önemli aktör olma vizyonu ile 30. Yıla uzanan planlamalarını yapmaktadır. Şube Yönetimi KalDer izmir Şubesi 2011 Şubat ayında yaptığı Genel Kurul Toplantısı ile yeni yönetimini belirlemiştir. KalDer İzmir Şubesi’nin 2011 yılı Yönetim Kurulu; Başkan; Soyak Holding A.Ş. İnsan Kaynakları ve Kalite Direktörü Osman ÜNAL, Başkan Yardımcısı; Bosch Termoteknik A.Ş. Genel Müdürü İrfan BAYRAK, Muhasip üye Balin & Balin Avukatlık ortağı Av. Merve BALİN ile Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksek okulu Müdürü Prof. Dr. Şevkinaz GÜMÜŞOĞLU, Ege Bölgesi Sanayi Odası Genel Sekreteri Mustafa KALYONCU, Netsis A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat IHLAMUR ve Dr. Oetker Genel Müdürü Dr. Muhsin ÇÖMDEN olarak belirlenmiştir. KalDer İzmir Şubesi’nin Genel Sekreterlik görevini 2002 yılından beri Kenan Keskinoğlu yürütmektedir. KalDer İzmir Şubesi’nin 2003 yılından beri Etkinlik Sorumlusu görevini Evren ÖZYILMAZ, 2009 yılından beri Eğitim, UKH Sorumlusu görevini yapan Berfin Canlı, 2010 yılından beri Üyelik ve Ödül Sorumlusu görevini Ebru İlikli yürütmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 67


MÜKEMMELLİK YOLCULUĞU ULUSAL KALİTE HAREKETİ (UKH)

2003-2010 yılları arasında UKH üyesi olan kuruluşların %67’si TKY, Mükemmellik Modeli, Özdeğerlendirme, Süreç Yönetimi, Stratejik Planlama, vb. eğitimleri almışlardır. 2003 yılında devreye alınan Mükemmellik Aşamalarında 2003-2010 yılları arasında 124 kuruluş belge almıştır.

1998 Yılında başlattığımız UKH ivme kazanarak genişliyor. Bu hareketin amacı, kamu ve özel kesimden kuruluşlarımızı ve STK’larımızı Mükemmellik Modeli’ni değerlendirme ve sürekli gelişme aracı olarak kullanmaya özendirmektir. Böylece yurt düzeyinde her kesimden iyi örnekleri öğrenme, başarı peşindeki kuruluşlarla paylaşma olanağı sağlıyoruz. Katılımcılar UKH üyeliğini öğrenme fırsatları yanında bu ağdaki kuruluşlarla tanışma, karşılıklı özgüven artırma ve sonunda ulusal kalkınmaya katkı sağlama fırsatı olarak görüyorlar. UKH’ni bu yönleri ile KalDer’in vizyonuna erişme yolunda temel program, katılımcı kuruluşların sağladıkları dünya ölçeğindeki sonuçları da hareketin temel başarı göstergesi olarak görüyoruz. Sürecin yeniden tasarlandığı 2003 yılından 2010 yılı sonuna kadar UKH’ne katılan 285 kuruluş ile başladığı günden 2010 sonuna kadar geçen sürede üye sayısı 428’e ulaşmıştır. Bu kuruluşların % 20’si Büyük Ölçekli, %40’ı Kobi, % 37’si Kamu ve % 3’ü ise Sivil Toplum Kuruluşlarıdır. 2010 yılı katılımcı sayımız 47’dır. Olgunluk aşaması anket uygulaması, kuruluşların aktif katılım göstermesi, hızlı ve verimli sonuç alınabilmesi amacıyla 2008 yılında web ortamına taşınmıştır. Anket içeriği ve sunulan raporun kapsamı genişletilmiştir. 2009 yılında başlatılan Özdeğerlendirme, Süreç Yönetimi ve Stratejik Yönetim yanısıra kuruluş talepleri ve gereksinimleri doğrultusunda İnsan Kaynakları, Tedarik Zinciri Yönetimi konularında da rehberlik hizmeti 2010 yılı itibarı ile başlatılmıştır. UKH üyelerinin etkinlikleri gözden geçirilerek çalışmaları yavaşlamış kuruluşlar için özendirici etkinlikler gerçekleştirilmiştir. (Yerinde ziyaret, yol haritaları, UKH eğitim planlama, deneyim ve bilgi paylaşım toplantıları vb.) UKH’ne katılımın artırılabilmesi için 2010 yılı sonu itibarı ile coğrafi yayılım strateji doğrultusunda planlanan 15 İl’de paylaşım toplantıları gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu zamana kadar Düzce, Çerkezköy, Kayseri’de etkinlikler gerçekleştirilmiştir. UKH programına ilişkin haber, röportaj ve başarı hikayeleri her ay, Önce Kalite dergisinde yayınlanmaktadır. 2003-2010 yılları arasında UKH üyesi olan kuruluşların %67’si TKY, Mükemmellik Modeli, Özdeğerlendirme, Süreç Yönetimi, Stratejik Planlama, vb. eğitimleri almışlardır. 2003 yılında devreye alınan Mükemmellik Aşamalarında 20032010 yılları arasında 124 kuruluş belge almıştır (55 Kararlılık, 69 Yetkinlik). Bu 124 MA belgesinden 87’sı (%70) son 3 yılda hepsi de UKH üyesi olan kuruluşlarca kazanılmıştır. 1993 yılından bu yana yürütülen Ulusal Kalite Ödülü sürecinde 25 Büyük, 39 Başarı ve 4 Mükemmellikte Süreklilik olmak üzere toplam ödül alan kuruluş sayısı 67 dir. UKH’nin başladığı 1998 sonrasında Büyük Ödül alan 18 kuruluştan 12’si, Başarı Ödülü alan 32 kuruluş’tan 22’si UKH üyesidir. Başka bir deyişle Ulusal Kalite Ödülü alan kuruluşların % 68’i UKH üyesidir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 68


MÜKEMMELLİK AŞAMALARI PROGRAMI

M

ükemmellik Aşamaları, mükemmellik yolculuğuna başlamış kuruluşlara cesaret vermek, her düzeydeki başarıyı tanımak adına Avrupa Kalite Yönetim Vakfı tarafından geliştirilmiş bir programdır. Kuruluşların sistematik iyileştirme yapmalarını, rekabet güçlerini geliştirmelerini, gelecekte daha başarılı olmalarını destekleyen bir hizmet olarak tasarlanmıştır. Türkiye’de belgelendirme, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı adına KalDer tarafından ya-

pılmaktadır.

Mükemmellik yolculuğunun henüz başında olan kuruluşlar için “Mükemmellikte Kararlılık” ve Mükemmellik Modeli’ni kullanarak özdeğerlendirme yapma konusunda deneyim kazanan kuruluşlar için “Mükemmellikte Yetkinlik” olmak üzere iki aşamada belgelendirme yapılmaktadır. Kuruluşlar, Mükemmellik Modeli’ni uygulamadaki deneyimlerine ve iyileştirme programlarının yayılımlarına göre kendilerine en uygun aşama için başvuruda bulunabilirler. Programa çalışan sayısına, sektörüne bakılmaksızın tüm özel sektör, kamu ve sivil toplum kuruluşları katılabilir. Mükemmellik Aşamaları Belgesi alacak kuruluşların KalDer ile işbirliği çerçevesinde gelişmelerinin izlenmesi; yol haritalarının oluşturulması, eğitimlerinin tamamlanması, özdeğerlendirmelerinde rehberlik hizmetinin verilmesi, Ulusal Kalite Hareketi’ne katılmaları ile sağlanır. Bir başka deyişle Mükemmellik Aşamaları, KalDer ve Ulusal Kalite Hareketi’ne üye, eğitim sürecine katkı sağlayan bir süreçtir. 2010 Yılında, Mükemmellik Aşamalarına başvuran kuruluşlardan hepsi KalDer ve Ulusal Kalite Hareketi’ne üye olmuş, 21’i ise Ulusal Kalite Hareketi eğitimlerini tamamlamıştır. MÜKEMMELLİKTE KARARLILIK Kararlılık belgesi için başvuran kuruluşlar, Mükemmellik Modelinin 9 ana kriterini esas alarak özdeğerlendirme yaparlar. Özdeğerlendirmeden çıkan iyileştirmeye açık alanlar, kuruluş hedeflerine etkisi ve kaynak ihtiyacı dikkate alınarak önceliklendirilir ve ilk üçü, 6 - 9 aylık süre içinde projelendirerek iyileşti-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 70


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Brisa Bridgestone Sabancı Lastik San. ve Tic. A.Ş. Toplam Kalite Yönetimi anlayışının gelişmesini ve yayılımını sağlamak için gerçekleştirdiği çalışmalarla, ülkemizin rekabet gücüne katkıda bulunan; kurum ve kuruluşlara yol gösteren KalDer’in 20. kuruluş yılını, en içten dileklerimle kutlarım. Hakan Bayman Genel Müdür Sahip Olunan Kalite Belgeleri: ISO 14001:2004, ISO-TS 16949, TS EN ISO-IEC 17025, ISO 9001:2008, TSE EN ISO 9001:2008, TS EN ISO 10002:2004 Tel: 0262 316 57 55 Faks: 0262 316 40 40 e-mail: m.ayan@brisa.com.tr www.brisa.com.tr

w.

ww lu

ni .tr

el

.b

r fe

rilir. İyileştirmeye konu olan projeler, bir değerlendiricinin bir günlük saha ziyareti ile doğrulanır.

Ulusal kalite hareketinin öncüsü Kalite Derneği’nin kuruluşunun 20. yılını kutlar, mükemmellik kültürünün yaşama geçirilmesinde ortak paylaşımlarımızın devamlılığını dilerim.

MÜKEMMELLİKTE YETKİNLİK Bu program, EFQM Mükemmellik Modeli’ni kullanarak özdeğerlendirme yapmada deneyim kazanmış kuruluşlar için tasarlanmıştır. EFQM Mükemmellik Modeli’nin otuz iki alt kriterini temel alarak, organizasyonun güçlü ve iyileştirmeye açık alanlarının belirlenmesi için yapısal bir yaklaşım avantajını sunmaktadır. Bu aşama için başvuran kuruluşlar Avrupa ve Ulusal Kalite Ödülü’ne benzer bir değerlendirme sürecine girer, ancak kendilerinden daha kısa ve formatlı bir başvuru dokümanı hazırlamaları beklenir. Program kapsamında, üç-beş kişilik eğitimli değerlendirici ekibi başvuru dokümanlarını değerlendirir. Ardından, başvuran kuruluşa üç günlük saha ziyareti düzenlenir ve bir geri bildirim raporu hazırlanır. Değerlendirme sürecinde Ulusal Kalite Ödülü ile eş zamanlı takvim uygulanır. Değerlendirme puanı 300 ve/ veya üstünde olan başvuru sahibi kuruluşlar bu aşamayı başarıyla tamamlamış kabul edilir. Bu seviyeye ulaşan kuruluşlar, söz konusu onay belgesini, ticari ve tanıtım faaliyetlerinde kullanabilirler.

Mustafa Bozbey Nilüfer Belediye Başkanı

Turizm sektörünün önde gelen kuruluşlarından biri olarak kalitede standartlaşmaya büyük önem veriyoruz. Türkiye’de kalite ve yönetim anlayışının gelişmesinde öncü olan, Türkiye Kalite Derneği’nin kuruluş yıldönümünü kutlar, başarılı çalışmalarının devamını dileriz.

• • • •

Sahip Olunan Kalite Belgeleri: ISO 22000: 2005, Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ISO 9001: 2008, Kalite Yönetim Sistemi; ISO 14001: 2004, Çevre Yönetim Sistemi OHSAS 18001: 2007, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi

Tel: +90 242 710 06 00 (pbx) Fax: +90 242 710 06 33 e-mail: info@gloria.com.tr www.gloria.com.tr GLORIA GOLF RESORT | GLORIA VERDE RESORT | GLORIA SERENITY RESORT | GLORIA GOLF CLUB

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 71


KARARLILIK BELGESİ ALAN KURULUŞLAR Sıra no

YIL

KURULUŞ ADI

1

2003

Acıbadem Sağlık Grubu

2

2003

Atlasjet Havacılık

3

2003

Garanti Call Center

4

2004

İpragaz Teknik Departman

5

2005

İskenderun Demir Çelik A.Ş.

6

2006

Çelik Halat Ve San. A.Ş.

7

2006

Emas Makina San. A.Ş.

8

2006

Feniş Teknik Ürünler A.Ş.

9

2006

İnoksan Mutfak Sanayi ve Ticaret A.Ş.

10

2007

Cuno Tekstil Konf. San. Ltd. Şti.

11

2007

Odunpazarı Belediyesi

12

2007

Kartal Belediyesi

13

2007

Şanlıurfa Belediyesi

14

2007

Türkiye Bankalar Birliği

15

2007

Çelebi Hava Servisi

16

2007

DGS

17

2007

Sepa

18

2007

Farba

19

2007

Zübeyde Hanım Doğumevi

20

2007

Bağatur Avukatlık Bürosu

21

2008

Aras Cargo A.Ş.- Genel Müdürlük

22

2008

Arkas Ulaştırma A.Ş.

23

2008

Beşsan Makarna Gıda San. ve Tic. A.Ş.

24

2008

Beyoğlu Belediyesi

25

2008

Dicle Üniversitesi Rektörlüğü

26

2008

Gayrimenkul Konsept

27

2008

Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Okulları

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 72


28

2008

Karabük Devlet Hastanesi

29

2008

Mamak Belediyesi

30

2008

Odeon Tours

31

2008

RE/MAX Türkiye

32

2008

Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü

33

2008

T. C. Diyarbakır İl Özel İdaresi

34

2008

TOSB Organize Sanayi Bölgesi

35

2008

TÜBİTAK Bursa Test ve Analiz Laboratuvarı

36

2008

Zorluteks Tic.ve San. A.Ş.- Lüleburgaz Tesisleri

37

2009

U.Ü. Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulu

38

2009

Milli Prodüktivite Merkezi (MPM)

39

2009

Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü

40

2009

T.C. Tarsus Belediyesi

41

2009

Özel Nahçivan Ortodontik Grup Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Ltd. Şti.

42

2009

KYK Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

43

2009

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel İnal Ertekin Eğitim Öğretim Tesisleri A.Ş.

44

2009

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Üsküdar IMKB Kız Teknik ve Meslek Lisesi

45

2009

Çe-Tur Çelebi Turizm Tic.A.Ş.

46

2009

Assan Panel Sanayi ve Ticaret A.Ş.

47

2009

Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulu

48

2010

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gelirler Müdürlüğü

49

2010

Borusan Otomotiv Zehra Nurhan Kocabıyık İlköğretim Okulu

50

2010

Borusan Asım Kocabıyık Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi

51

2010

ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Mersin İlköğretim Okulu

52

2010

Mepsan Petrol Cihazları San. Tic. A.Ş.

53

2010

Denge Kimya ve Tekstil San. Tic. A.Ş.

54

2010

Eflatun Özel Eğitim Özel Sağlık Spor Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.

55

2010

T.C. Bağcılar Kaymakamlığı

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 73


YETKİNLİK BELGESİ ALAN KURULUŞLAR Sıra no

YIL

YILDIZ KURULUŞ ADI

1

2003

4*

Nilüfer Belediyesi

2

2003

4*

Helvacızade

3

2003

4*

Otokoç Otomotiv

4

2004

4*

Bilim İlaç

5

2006

3*

İDO

6

2006

3*

T. C. Sakarya Üniversitesi

7

2006

3*

Tüpraş

8

2006

4*

Yunuskent Anaokulu

9

2006

4*

Avukat Mahir Büyükerkan Anaokulu

10

2006

4*

Barem Research

11

2006

5*

Borusan Lojistik

12

2007

3*

Bursa Ecza Koop.

13

2007

3*

Hürriyet EML

14

2007

3*

Antalya Koleji

15

2007

4*

Kültür Lisesi

16

2007

4*

ACCOR Servisleri İnternational A. Ş .

17

2007

4*

Kadıköy Şifa Hastanesi - Kadıköy

18

2008

3*

Alışan Uluslararası Taşımacılık ve Ticaret A. Ş.

19

2008

3*

Bağatur Avukatlık Bürosu

20

2008

3*

Feniş Teknik Ürünler A. Ş.

21

2008

4*

Şanlıurfa Belediyesi

22

2008

4*

Aktaş Hava Süspansiyon Sistemleri

23

2008

4*

Çelebi Hava Servisi

24

2008

4*

Elvin Tekstil

25

2008

4*

Farba A. Ş.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 74


26

2008

4*

Petkim Petrokimya Holding A. Ş.

27

2008

4*

Sakarya Üniversitesi

28

2008

5*

Bursa Anadolu Lisesi

29

2008

5*

“İnoksan Mutfak Sanayi ve Ticaret A. Ş.

30

2009

3*

Aras Cargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.

31

2009

3*

T.C. Sağlık Bakanlığı Karabük Devlet Hastanesi

32

2009

3*

Gebze Organize Sanayi Bölgesi

33

2009

3*

Re/Max Türkiye-Tek Grubu Gayrimenkul Pazarlama İç ve Dış Tic. Paz. A.Ş.

34

2009

3*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Erenköy Zihnipaşa Pratik Kız Sanat Okulu

35

2009

4*

İgdaş (İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş.)

36

2009

4*

Coca-Cola İçecek A.Ş. Bursa Fabrikası

37

2009

4*

Maysan Mando Otomotiv Parçaları San. ve Tic. A.Ş.

38

2009

4*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Bursa Hürriyet Anadolu Teknik, Anadolu Meslek, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi

39

2009

4*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Mehmet Kemal Coşkunöz Anadolu Teknik Lisesi

40

2009

4*

Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu

41

2009

4*

T.C. Sağlık Bakanlığı Bursa Zübeyde Hanım Doğumevi

42

2009

4*

T.C. Sağlık Bakanlığı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Tavşanlı Devlet Hastanesi

43

2009

5*

Bursa Ecza Koop.

44

2009

5*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Bursa Tophane Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi

45

2009

5*

Accor Services

46

2009

5*

Barem Research

47

2010

3*

Fillo Kargo A.Ş.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 75


YETKİNLİK BELGESİ ALAN KURULUŞLAR 48

2010

3*

KYK Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

49

2010

3*

Sertrans Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.Ş.

50

2010

3*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Şeyhli İlköğretim Okulu

51

2010

3*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Üsküdar IMKB Kız Teknik ve Meslek Lisesi

52

2010

3*

Kalekim Kimyevi Maddeler Sanayi ve Tic. A.Ş.

53

2010

3*

T.C. Mamak Belediye Başkanlığı

54

2010

3*

Marport Liman İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş.

55

2010

3*

Makbule Atadan Anaokulu

56

2010

4*

Aras Cargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.

57

2010

4*

Cüno Tekstil Konf. San. Ve Tic. Ltd. Şti.

58

2010

4*

T.C. Tarsus Belediyesi

59

2010

4*

Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.

60

2010

4*

Xerox Büro Araçları Ticaret ve Servİs A.Ş.

61

2010

4*

T.C. Sağlık Bakanlığı Karabük Devlet Hastanesi

62

2010

4*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Kültür Fen Lisesi

63

2010

4*

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Zübeyde Hanım Kız Teknik ve Meslek Lisesi

64

2010

4*

Beşsan Makarna Gıda San. A.Ş.

65

2010

4*

Aktaş Hava Süspansiyon Sistemleri San. Ve Tic. A.Ş.

66

2010

5*

Coca Cola Türkiye Genel Müdürlük, Marmara Satış Bölge Müdürlüğü ve Çorlu Fabrikası

67

2010

5*

İstikbal Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş.

68

2010

5*

Opet Petrolcülük A.Ş.

69

2010

5*

Farba A.Ş.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 76


YEREL KALİTE ÖDÜLLERİ

Y

erel Kalite Ödülleri, Toplam Kalite Yönetimi’ni bölgelerde yaygınlaştırmak ve Ulusal Kalite Hareketi’ne kuruluşların katılımını sağlamak üzere şubeler tarafından düzenlenmektedir.

ANKARA KALİTE ÇEMBERİ ÖDÜLÜ Türkiye çapındaki kurum ve kuruluşlarda, problem çözme tekniklerinin kullanıldığı kuruma değer katan kalite çemberi çalışmalarının örnek teşkil etmesini sağlamak ve çalışanların kalite gelişimine katkılarını ödüllendirmek amacıyla 2008 yılından beri, KalDer Ankara Şubesi tarafından Kalite Çemberi Ödülü ve 2010 yılından itibaren de Kaizen kategorisinde ödül verilmektedir. Ödüllerin amacı; Türkiye çapındaki kurum ve kuruluşlarda, problem çözme tekniklerinin kullanıldığı, kuruma değer katan ekip çalışmalarının örnek teşkil etmesini sağlamak ve çalışanların kalite gelişimine katkılarını ödüllendirmektir. Benzer ödüller Amerika, Hong Kong, Hindistan, Singapur ve Çin’de verilmektedir. Ödüller, her yıl Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı çerçevesinde gerçekleştirilen törende sahibini bulmaktadır. 2010 Kalite Çemberi Ödülü’nü Kazanan Kuruluş ve Çemberler: • Kordsa Global Türkiye / Etkin Bakım 2 • ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Mersin İlköğretim Okulu / Okuyan Çocuk içimizde Umut • Schott Orim Cam A.Ş. Bolu Fabrikası / Grup Bepanthen • Arçelik A.Ş. Kurutucu ve Elektrik Motorları İşletmesi / Kalite Kaizeni EGE BÖLGESİ YEREL KALİTE ÖDÜLÜ VE ULUSAL YILIN BAŞARILI EKİBİ ÖDÜLÜ Ülkemizde ve Ege Bölgesi’nde kalite bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılması, kuruluşların kalite yönündeki çabalarının özendirilmesi ve ödüllendirilmesi amacıyla 1999 yılından bu yana KalDer İzmir Şubesi tarafından düzenlenen Yerel Kalite Ödülleri, Türkiye Kalite Derneği’nin Tanıma ve Ödüllendirme sürecinin bir parçasıdır. 2002 yılından beri düzenlenen Ege Bölgesi Kalite Ödülü ile kuruluşların kalite yönündeki çabalarının özendirilmesi ve ödüllendirilmesi amaçlanmaktadır. Ege Bölgesi Kalite Ödülü’nde kuruluşlar, uluslararası alanda kabul görmüş bir model olan EFQM Mükemmellik Modeli’ne göre değerlendirilirler. Böylece bölgemizdeki kuruluşlar, Ulusal Kalite Ödülü ve Avrupa Kalite Ödülü süreçlerine de hazırlanırlar. Yılın Başarılı Ekibi Ödülü ise 1999 yılında KalDer İzmir Şubesi tarafından oluşturulmuş ve patentli EMM Ekipte Mükemmellik Modeli’nin kullanıldığı, kuruluşların süreçlerinde iyileştirmeye açık alan olarak belirledikleri konularda yaptıkları ekip çalışmalarının değerlendirildiği bir ödül sürecidir. Toplam Kalite Yönetimi’nde ve sürekli iyileştirme felsefesi içinde ekip çalışmasının gerekliliğine inanan KalDer, bu ödül ile kalite çalışmalarının kuruluşun tümünde ve dolayısıyla toplumda yaygınlaştırılmasını hedeflemektedir. Yerel Kalite Ödülleri’ne Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren tüm üretim ve hizmet kuruluşları ile kamu kurumları başvurabilirler. Yerel Kalite Ödülleri KalDer İzmir Şubesi adına Ödül Yürütme Kurulu tarafından yönetilir. Ödül süreçlerinde tamamı profesyonel ve özel eğitimli değerlendiriciler çalışır. 2011 Ege Bölgesi Yerel Kalite Ödülü Ve Ulusal Yılın Başarılı Ekibi Ödülü’nü Kazanan Kuruluşlar BURSA KALİTE ÖDÜLÜ TÜSİAD ve KalDer Kalite Ödülü, 1993 yılından beri ulusal çapta düzenlenmekte ve ülkemiz firmalarının uluslararası düzeyde başarı sağlayarak Türkiye’nin rekabet gücüne katkıda bulunması için uygun bir ortam sağlamaktadır. Kalite bilincini ve Toplam Kalite Yönetimini Bursa çapında yaygınlaştırmak ve Ulusal Kalite Hareketine destek vermek, Bursa’da iş mükemmelliğine ulaşma çabasında olan firmaları ödüllendirmek ve onurlandırmak, konusunda iyi uygulamaların diğer firmalar tarafından da paylaşılıp uygulanmasını teşvik etmek, Bursa’lı firmaların iş başarılarının ve sürdürülebilir rekabet gücünün ulusal ve uluslar arası düzeyde artmasına yardımcı olmak ve Bursa’nın tanıtımına katkıda bulunmayı amaçlayan ödül 1998 yılı için, BUSİAD ve KalDer Bursa Şubesi işbirliği ile ve KOBİ’ler için İş Mükemmelliği Modeli esas alınarak BUSİAD üyelerine açık olarak düzenlenmiştir. 2011 Bursa Kalite Ödül Süreci KalDer Bursa Şubesi ve BUSİAD işbirliğinde Özel Sektör ve Kamu Kategorisinde EFQM Mükemmellik Modelinin esas alınarak tüm Bursalı firmalara açık olarak gerçekleştirilecektir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 77


YILLARA GÖRE BURSA KALİTE ÖDÜLLERİ 1998 COŞKUNÖZ METAL FORM BURSA KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ BELTAN BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ ÜÇYILDIZ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ 1999 BELTAN BURSA KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ BEYÇELİK BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ 2000 AKA OTOMOTİV BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ ÇEMTAŞ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ 2002 ETAY GİYİM BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ SILA TEKNİK BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ 2003 TAKDİR VE TANIMA PLAKETLERİ VERİLDİ 2004 BEYÇELİK BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ 2005 ÇİMTAŞ PİPE BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ TOPHANE END. MES. LİSESİ BURSA EĞİTİMDE KALİTE JÜRİ TEŞVİK ÖDÜLÜ 2006 BURSAGAZ BURSA KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ BURSA ANADOLU LİSESİ BURSA EĞİTİMDE KALİTE JÜRİ TEŞVİK ÖDÜLÜ 2007 BURSA ANADOLU LİSESİ BURSA KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ AKTAŞ GROUP BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ ELVİN TEKSTİL BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ NECATİBEY KIZ MES. LİS. BURSA EĞİTİMDE KALİTE JÜRİ TEŞVİK ÖDÜLÜ 2008 COCA COLA BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ MAYSAN MANDO BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ COŞKUNÖZ END. MES. LİSESİ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ HÜRRİYET END. MES. LİSESİ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ ZÜBEYDE HANIM DOĞUMEVİ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ 2009 FARBA BURSA KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ GIDA KONTROL VE MRZ. ARŞ. ENSTİTÜSÜ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ ZÜBEYDE HANIM KIZ MES. LİSESİ BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ MAKBULE ATADAN ANAOKULU EĞİTİMDE KALİTE JÜRİ TEŞVİK ÖDÜLÜ 2010 MATAY BURSA KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ TÜBİTAK BUTAL BURSA KALİTE BAŞARI ÖDÜLÜ

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 78


´'%6FKHQNHU$UNDV·×Q VHQHVLQGHQEX]DPDQDNDGDU\RO DOPDNWDROGXùXNDOLWH\ROFXOXùX8OXVDO .DOLWHgGO(JH%|OJHVLDGD\O×ù×LOH GDKDGDK×]ND]DQP×üW×U,62 ,62,627$3$$ VLVWHPVWDQGDUWODU×\ODIDUN\DUDWPDQ×Q |WHVLQGHPüWHUL\HVXQXODQVHUYLVYH KL]PHWOHUHGHùHUNDWPDQ×QD\U×FDO×ù×Q× YHPXWOXOXùXQXGDLPL\DüDPDNWD\×]

DB_arkas_koprulu_ilan.pdf

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

6

3/25/11

5:52 PM

.DOLWHDG×QDVDGHFHVWDQGDUWODUOD GHùLONDOLWHOLoDO×üDQODU×P×]ODGD|QGHU VHUYLVVDùOD\×F×V×ORMLVWLNYHWDü×PDF×O×N VHNW|UQQDQDWDüÀUPDODU×QGDQ RODUDN\RODoPDNYHVHNW|UQJHOHFHùLQH \|QYHUPHNKHGHÁLDQDPLV\RQXPX]OD \NVHN|QHPDU]HGHQELUJ|UHYL VWOHQGLùLPL]LQIDUN×QGD\×] 8OXVDO.DOLWHgGO·QHJLGHQ\ROGD

.DO'HUELUOLNWH\UPHNLVHVHQHOHUGLU GHYDPHGHQ\RODUNDGDüO×ù×P×]GD KH\HFDQ×P×]×NDWOD\×SWHFUEH FRüNXVXQDG|QüWUPHNWHGLU 0NHPPHOOLùH<ROFXOXNDG×QD DOW×QDELUOLNWHLP]DDWW×ù×P×] .DO'HU·LYHNXUXFXODU×Q× NXUXOXü\×O×QGDJ|QOGHQWHEULN HGHUL]µ


MÜKEMMELLİĞİ ÖZENDİRİYOR VE ÖDÜLLENDİRİYORUZ KÖYK

Kalite Ödülü Yürütme Kurulu

Prof. Dr. Mehmet DURMAN Kalite Ödülü Yürütme Kurulu Başkanı

Ulusal Kalite Ödülü sürecine 18 yıl içerisinde 225 kuruluş başvurdu ve bu yıla kadar 36 Başarı,24 Büyük, 3 Mükemmellikte Süreklilik Ödülü olmak üzere toplam 63 ödül verildi.

Kalite Ödülleri, kurum, kuruluş ve işletmelerin yönetsel yeterlilikleri ile ürün ve hizmetlerini sunmada ulaştıkları kalite ve mükemmellik düzeyini ölçen, kalite kültürünün bir yaşam biçimi olarak yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayan, mükemmelliği özendiren ve ödüllendiren süreçlerdir. Ülkemizde Ulusal Kalite Ödülü (UKÖ) Süreci 1993 yılından bu yana 18 yıldır sürdürülüyor. 1993 yılında Büyük Ölçekli Kuruluşlar dalında verilmeye başlanan Ulusal Kalite Ödüllerine, 1998 yılında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler, 2001 yılında Kamu Kuruluşları ve 2002 yılında Avrupa’da ilk uygulama örneği olarak Sivil Toplum Kuruluşları (STK) kategorileri dahil edildi. Ulusal düzeyde yaşam kalitemizin yükselmesinde önemli katkısı olan eğitim, sağlık ve yerel yönetim alanlarında mükemmellik uygulamalarının ve yayılımın daha fazla arttırılması amacıyla 2004 yılından başlayarak, UKÖ Kamu Sektörü Kategorisi, Sağlık Hizmetleri, Eğitim Hizmetleri, Kamu Yönetimi ve Hizmetleri alt kategorileri olmak üzere üçe ayrıldı. Son olarak 2007 yılında Türkiye veya Avrupa’da Büyük Ödül almış kuruluşların başvurabileceği, mükemmellikte sürekliliği öne çıkaran “Mükemmellikte Süreklilik Ödülü” kategorisi başlatıldı. Ülkemizde kalite kültürünün artmasında ve toplam kalite yönetim felsefesinin yaygınlaştırılmasında ulusal kalite ödülleri önemli rol oynadı. Ulusal Kalite Ödülü sürecine 18 yıl içerisinde 225 kuruluş başvurdu ve bu yıla kadar 36 Başarı, 24 Büyük, 3 Mükemmellikte Süreklilik Ödülü olmak üzere toplam 63 ödül verildi. Bu kurum ve kuruluşların değerlendirme süreçlerinde toplam 1987 değerlendirici gönüllü olarak yer aldı. Diğer taraftan, Türkiye’de faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar 1996 yılından beri Avrupa’nın

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 80


Kalite Ödüllü Yürütme Kurulu Üyeleri

Ebru DİCLE

Asuman ÖZER

Aykut Alp YILMAZ

Salih ARIMAN

Necdet UTKANLAR

İsmet ESENGİN

Fahri ÖZOK

Harun KOCAMAN

kurumsal mükemmellik konusunda en saygın ödülü olan “Avrupa Kalite Ödülü” sürecinde de büyük başarı gösteriyorlar. Bu kurum ve kuruluşlardan, bugüne kadar 7’si Büyük Ödül ve 11’i Başarı Ödülü olmak üzere toplam 18 kurum ve kuruluşumuz “Avrupa Kalite Ödülü” kazandı. Yönetim kalitesini mükemmellik düzeyinde kanıtlamış ve Avrupa’daki kuruluşlara örnek olan kurum ve kuruluşlarımızın başarısı hepimiz için gurur kaynağıdır. Bu kurum ve kuruluşlarımız gibi, uluslararası platformlarda yarışabilen, ürün ve hizmet kalitesini dünya standartlarında kabul ettiren ülkemizde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların her alanda başarılarının ve sayılarının artması hepimizin ortak dileğidir. Kurum ve kuruluşlarımız bu önemli başarılara, Ulusal Kalite Hareketi hedefleri doğrultusunda kendilerini sürekli iyileştirerek ve geliştirerek mükemmellik yolculuğunun temel adımları olan “Mükemmellikte Kararlılık” ve “Mükemmellikte Yetkinlik” aşamalarını başarı ile geçmeleri sonucunda ulaşıyor. Mükemmellik yolculuğuna çıkarak sürekli iyileştirmeyi bir yaşam tarzı olarak benimseyen, Ulusal Kalite Hareketine, Mükemmellik Aşamalarına ve Ödül Sürecine katılarak ülkemizde kalite kültürünün yerleşmesine ve yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara, değerlendirme süreçlerinde görev alan ve uzmanlıklarını gönüllü olarak sunan değerlendirici arkadaşlarımıza ve kuruluşlarına, geçen 18 yılda kalite ödül sürecine hassiyetle sahip çıkan Kalite Ödülü Yürütme Kurulu ve Ödül Jürisi üyelerimize en içten teşekkürlerimi sunarım.

Türkiye’de faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar 1996 yılından beri Avrupa’nın kurumsal mükemmellik konusunda en saygın ödülü olan “Avrupa Kalite Ödülü” sürecinde de büyük başarı gösteriyorlar.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 81


ULUSAL KALİTE ÖDÜLÜ

B

u yıl Ulusal Kalite Ödülü’nün ondokuzuncusunu gerçekleştireceğiz. Bugüne kadar yaşanan süreç sonucunda, ödül modeli ve oluşturduğu Mükemmellik yaklaşımının ülkemizde hızlı bir şekilde yaygınlaştığını görmekteyiz. Dünya çapında başarılara ulaşmış kuruluşlarımızdan beşinin kendi kategorilerinde, Avrupa’da kuruluşlara verilebilecek en büyük ödülleri alması bunun en büyük kanıtıdır. Brisa ve Netaş’ın 1996 yılında Avrupa Kalite Ödülü’nü bütün büyük firmaları geride bırakarak kazanan dört kuruluş arasına girmesi ve Brisa’nın Büyük Ödülü kazanması; Netaş’ın 1996, 1997 ve 1998’de üç yıl ardarda Başarı Ödülü, Beksa’nın 1997’de ve Beko Ticaret’in 1998’de Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) kategorisinde Büyük Ödülü kazanması, Arçelik’in 1998’de, TEE ve Eczacıbaşı Vitra’nın 1999’da ve EMAR’ın 2002 yılında finalist olması, Bosch RBTR-Bursa’nın 2002 yılında Operasyonel Birimler kategorisinde Başarı Ödülü ve 2003 yılında Büyük Ödülü alması, 2003 yılında Kocaeli Sanayi Odası’nın Kamu kategorisinde Başarı Ödülü alması, 2004 yılında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) kategorisinde EMAR’ın ve SKF Türk’ün Başarı Ödülü alması, Kocaeli Sanayi Odası’nın Kamu kategorisinde Büyük Ödülü alması ve son olarak 2008 yılında Bursagaz’ın Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) kategorisinde Büyük Ödülü alması, Bosch Sanayi ve Tic. A.Ş.- Bursa Dizel Fabrikası’nın Büyük Ölçekli İşletmeler kategorisinde ikinci kez Büyük Ödülü alması ve Eskişehir Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin Kamu kategorisinde ikinci kez Başarı Ödülü alması, çabalarımızın sonuçlarını gördüğümüzün ve ulaştığımız noktanın en önemli göstergesidir. Kalite Ödülleri’nin önemini, kriterlerine ve işleyişine baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Kalite ödülleri kuruluşları sadece ciro, verimlilik, fire göstergeleri gibi tek boyutlu parametrelere göre değil, bütün süreçleri, hedefleri ve rekabet ortamındaki konumuna göre ele aldığı ve kuruluşların bütünsel yönetim sistemini ölçtüğü için, iş dünyası içinde mükemmelliği sembolize eder hale gelmiştir. Dünyadaki Kalite Ödüllerinin içinde üç tanesi göze çarpmaktadır: • • •

Deming Ödülü - Japonya (1951) Malcolm Baldrige Ulusal Kalite Ödülü (MBNQA) - A.B.D (1988) Avrupa Kalite Ödülü (EQA-The European Quality Award) - Avrupa (1992)

Bugün bunların dışında Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, Polonya, Brezilya gibi birçok ülkede ulusal kalite ödülleri oluşturulmuş veya oluşturulma aşamasındadır. Avrupa, ödülünü (EQA) 1992 yılında ortaya çıkartmış olup geliştirilen ödül modeli hızla kabul görmüş ve birçok şirkette uygulanmaya başlamıştır. Daha şimdiden dünyadaki ve özellikle Avrupa’daki birçok Ulusal Kalite Ödülü bu sisteme dayanmıştır. 1992 yılında duyurulan Ulusal Kalite Ödülü TÜSİAD ve Türkiye Kalite Derneği’nin ortak çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Çeşitli ödül yapılarının incelenmesi sonucu Avrupa ile bütünleşmemize katkıda bulunabileceği, esnek yapısının uygulamada kolaylık yaratacağı gözönüne alınarak Avrupa Kalite Ödülü’nü esas alan EFQM Mükemmellik Modeli KalDer tarafından benimsenmiştir. Kuruluşlarda mükemmelliği özendiren bu model ödül için başvuran kuruluşların değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Ulusal Kalite Ödülü’nün en önemli amaçlarını şu şekilde vurgulayabiliriz; • • • • •

Ülkemizde kalite bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılması Kuruluşlarımızın kaliteye dönük çabalarının özendirilmesi Başarılı kalite uygulamalarının tüm ülke yararına sunulması Kalite düzeyimizin uluslararası ortamda saygınlık kazanması Toplam Kalite Yönetimi sistemlerini kurmuş olan kuruluşları gündeme çıkararak, Toplam Kalite Yönetimi’ne olan talebin artırılması

1993 yılında genel tek bir ödül ile başlayan Ulusal Kalite Ödüllerinde, Başarı Ödülü uygulaması 1997’de başlatılmıştır. 1998 yılında KOBİ ödül kategorisi uygulamaya alınmıştır. Ulusal Kalite Ödülü Kamu Sektörü kategorisi ise 2001 yılında uygulamaya alınmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarını tanımayı amaçlayan bu kategoride ödüller her yıl Haziran ayında yapılan Kamu Sempozyumu’nda sahiplerini bulmaktadır. 2002 yılında ise Ulusal Kalite Ödülü Sivil Toplum Kuruluşları (STK) kategorisi ilk kez uygulamaya alınmıştır. Ulusal Kalite Ödülü’nde tüm kategoriler için EFQM Mükemmellik Modeli kullanılmaktadır. EFQM Mükemmellik Modeli kamu ve sivil toplum kuruluşlarında sektöre özel birtakım değişikliklerle uygulanmaktadır. Ulusal Kalite Ödülleri günümüzde üç ana kategori altında toplam 8 kategori ve Mükemmellikte Süreklilik Ödül’nü kapsayan özel kategori altında verilmektedir:

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 82


• • • • • • •

İşletme Kategorileri Büyük Ölçekli İşletmeler (BÖİ) Operasyonel Birimler Bağımsız KOBİ Bağlı KOBİ Kamu Sektörü Kategorileri Eğitim Hizmetleri Kategorisi Sağlık Hizmetleri Kategorisi Kamu Yönetimi ve Hizmetleri Kategorisi Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Kategorisi Mükemmellikte Süreklilik Ödülü (özel kategori)

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Büyük Ölçekli İşletmeler (BÖİ) Büyük Ölçekli İşletmeler, çalışan sayısı 250’den fazla olan işletmelerdir. Bu kategoriye bağımsız iş birimleri de (Independent Business Unit) girebilir. Bağımsız iş birimlerimlerinin özellikleri şöyledir; •

Kuruluşun yıllık faaliyet raporunda ayrı bir iş birimi olarak yer alır, • Tüm finansal kayıtları ile, bağımsız bir kar merkezidir, • Yıllık satışının %50’den fazlasını kuruluş dışına yapar, • Temel organizasyonel fonksiyonların tümüne sahiptir, • Çalışan sayısı 250’den fazladır. Öte yandan, iş birimi bağlı olduğu kuruluşla özdeş bir isim ve marka kullanabilir. Operasyonel Birimler Aşağıdaki özellikleri taşırlar: Kuruluşun yıllık raporlarında ayrıca yer almazlar; Maliyet merkezli çalışırlar; Yıllık satışının %50’den azı dış müşterileredir, Organizasyonel fonksiyonları sınırlıdır, Çalışan sayısı 250’den fazladır. Fabrika, montaj fabrikası, satış ve pazarlama kuruluşu, araştırma birimi operasyonel birim örnekleri olarak verilebilir. • • • • •

KOBİ - Bağımsız Çalışan sayısı 250’den az olan kuruluşlar KOBİ olarak tanımlanmaktadır. Avrupa Komisyonu (Europen Commission) tarafından Bağımsız KOBİ’ler şöyle tanımlanmıştır; • Yıllık cirosu 40 milyon Euro’yu aşmaz. • Bilanço toplamı 27 milyon Euro’yu aşmaz. • Sermayenin veya oy hakkının %25’ten fazlası bir veya daha fazla büyük şirketin sahipliğinde olamaz (bağımsızlık). KOBİ - Bağlı

• • •

Daha büyük bir organizasyonun parçası olarak; Organizasyonun yıllık faaliyet raporunda ayrı bir işbirimi olarak görünür. Tüm finansal kayıtları ile bağımsız kar merkezi olarak çalışır. Dış satışları veya servisleri toplam satışların veya servislerin %50’sinden fazladır. Organizasyonel fonksiyonların geniş bir spektrumuna sahiptir.

KOCAELİ SANAYİ ODASI Çağdaş kalite felsefesinin ülkemizde etkinlik kazanması veya yaygınlaştırılmasının sürükleyicisi olan KALDER, Dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de her geçen gün farklı sektörleri, kalite camiasına başarıyla katmaktadır. Bu başarının aynı hız ve ivmeyle sürmesini diler, “KALDER’in 20.Kuruluş Yıldönümü”nü kutlarız. Sahip olunan Kalite Belgeleri: • ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi • ISO 14001:Çevre Yönetim Sistemi • TS (OHSAS) 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi

Alınan Kalite Ödülleri: • 2002 Yılı Ulusal Kalite Büyük Ödülü • 2004 Yılı Avrupa Kalite Büyük Ödülü • 2007 Yılı Mükemmellikte Süreklilik Ödülü

Telefon: 0 262 315 80 00 Faks: 0 262 321 90 70 kso@kosano.org.tr www.kosano.org.tr

Otomotiv parça sanayicilerinin faaliyet gösterdiği tek GLOBAL İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ olma ayrıcalığına sahip olan TOSB (Taysad Organize Sanayi Bölgesi), uzun yıllardır üyesi olduğu Türkiye Kalite Derneği KALDER’in 20.kuruluş yıldönümünü kutlar, başarılı çalışmalarının devamını diler... www.tosb.com.tr info@tosb.com.tr; tosb@tosb.com.tr


Kamu Sektörü Kategorisi Kamu Yönetimini yürüten ve kamu hizmetleri gören tüm kurum ve kuruluşları kapsar. Sağlık Hizmetleri Kategorisi: İlgili kamu kuruluşlarının (Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, vb.) denetiminde sağlık hizmeti sunan kurum ve kuruluşlar içindir. Eğitim Hizmetleri Kategorisi: İlgili kamu kuruluşunun (M.E.B.vb) denetiminde örgün eğitim hizmeti sunan kurum ve kuruluşlar içindir. Kamu Yönetimi ve Hizmetleri Kategorisi: Kamu yönetimi ile sağlık ve eğitim dışında kalan kamu hizmetlerini gören ve kar amacı gütmeyen kurum ve kuruluşları içindir. (Bu kapsamda, KİT’ler İşletme Kategorilerine başvurabilirler). Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Tüzüğü / yönetmeliği olan ve yasal olarak tescil edilmiş olan özel hukuk tüzel kişilikleridir. Örnek olarak; vakıflar, dernekler, kooperatifler, sendika, parti vb. Mükemmellikte Süreklilik Ödülü Ulusal Kalite Ödülleri, 1993 yılından buyana Türkiye’de kurumsal mükemmellik anlayışının yaygınlaştırılması ve bu alanda iyi örneklerin ortaya çıkarılması doğrultusunda önemli rol oynamıştır. Geçen zaman diliminde onaltı öncü ve örnek kuruluşumuz Ulusal Kalite Büyük Ödülü’nü almaya hak kazanmıştır. Beş kuruluşumuz ise Avrupa Kalite Büyük Ödülü’nü alarak büyük başarı elde etmişlerdir. Türkiye, Başarı Ödülleri ile birlikte Avrupa’da en çok ödül kazanan ilk iki ülkeden biri konumuna gelmiştir. Kalite düzeyimizin uluslararası ortamda böylesine saygınlık kazanması ülke imajının iyileşmesine de ciddi katkıda bulunmaktadır. Ulusal ve uluslarası prestijli ödül süreçlerinde yeralma kuruluşların performanslarına itici güç olmaktadır. Dr. V.Shinghal ve Dr. K.Hendricks tarafından yapılan çalışma, kalite ödülü kazanmış 600 kuruluşun, benzer boyutta ve aynı sektördeki diğer kuruluşlara göre, hisse değeri, işletme geliri, satışlar, karlılık, aktiflerin büyümesi gibi temel performans sonuçlarında çok daha başarılı sonuçlar elde ettiğini göstermiştir. Benzer şekilde, ödül almış kuruluşlarımızın iş başarılarını artarak sürdürdükleri ve sürdürülebilir mükemmelliğin rekabet avantajının sürekliliği için sağduyulu bir yaklaşım olduğu görülmektedir. Bu kapsamda, Büyük Ödül almış kuruluşlarımızın başarı ve kazanımlarının kalıcılığını ve mükemmellik yolculuklarındaki sürekliliğini göstermek ve tanımak için 2007 yılından itibaren Ulusal Kalite Ödülleri kapsamında Mükemmellikte Süreklilik Ödülü verilecektir. Mükemmellikte Süreklilik Ödülü’ne sadece Türkiye ve / veya Avrupa’da en az üç yıl önce Büyük Ödül almış kuruluşlar başvurabilir va ana çerçevesi şöyledir; • Kategori ayırımı yoktur ve EFQM - Mükemmellik Modeli Değerlendirme kriterlerine ve Jüri Yönetmeliğine göre gerekli şartları karşılayan her kuruluş ödülü almaya hak kazanacaktır. • Ödül süreci boyunca başvuruların gizliliği korunacaktır. Ödül töreninde, sadece ödül alan kuruluşlar açıklanacaktır. • Başvuru dokümanı ve değerlendirme: Avrupa Kalite Ödül sürecinde pilot uygulaması yapılan yeni sürece paralel yol izlenecektir. 75 sayfalık başvuru dokümanı yerine ağırlıklı olarak performans sonuçlarını içeren 25 sayfalık basit bir başvuru dokümanı istenecektir. Masabaşı değerlendirme yapılmadan direkt saha ziyareti yapılacak ve saha ziyareti sonrası tek değerlendirme ile sonuca ulaşılacaktır. • Ödül takvimi olarak Ulusal Kalite Ödülleri - İşletmeler ve STK Kategorileri takvimine uyulacaktır. • Başvurular ve değerlendirme süreci ile ilgili daha fazla bilgi için Ödül Sekreterliği’ne veya www.kalder. org adresine danışılabilir. 1993 yılından günümüze kadar gerçekleşen değerlendirmeler sonucunda: Mükemmellikte Süreklilik Ödülü Kazanan Kuruluşlar • • • •

BOSCH SAN. A.Ş. - BURSA DİZEL ENJEKTÖR FABRİKASI KOCAELİ SANAYİ ODASI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ESKİŞEHİR DOĞUM VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİ (KAMU SEKTÖRÜ) BİLİM İLAÇ A.Ş.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 84

(2007) (2007) (2009) (2010)


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Ulusal Kalite Büyük Ödülü Kazanan Kuruluşlar • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • •

BRİSA (1993) TEI (1994) NETAŞ (1995) KORDSA (1996) ARÇELİK (1997) ECZACIBAŞI - VİTRA (1998) BEKO TİCARET (KOBİ) (1998) ECZACIBAŞI KAYNAK TEKNİĞİ (KOBİ) (1999) EMAR (KOBİ) (2001) ECZACIBAŞI BANYO KÜVETLERİ (KOBİ) (2001) KOCAELİ SANAYİ ODASI (KAMU SEKTÖRÜ) (2002) SKF - TÜRK (KOBİ) (2002) ECZACIBAŞI - BAXTER HASTANE ÜRÜNLERİ (2003) BALNAK NAKLİYAT VE LOJİSTİK HİZMETLERİ (KOBİ) (2003) UND - ULUSLARARASI NAKLİYECİLER DERNEĞİ (STK) (2004) T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ESKİŞEHİR DOĞUM VE ÇOCUK (2006) HASTALIKLARI HASTANESİ (KAMU SEKTÖRÜ) BİLİM İLAÇ A.Ş. (2006) REXAM PAKETLEME SAN. A.Ş. (Operasyonel Birim Kategorisi) (2007) AKSA AKRİLİK KİMYA SAN. A.Ş. (2008) SIEMENS A.Ş. SAĞLIK SEKTÖRÜ (Operasyonel Birim Kategorisi) (2008) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI AYTEN ÇAĞIRAN ANAOKULU (Kamu Sektörü) (2009) KADIKÖY ŞİFA SAĞLIK GRUBU ÖZEL KADIKÖY ŞİFA HASTANESİ (Kamu Sektörü) (2009) BORUSAN LOJİSTİK A.Ş. (2009) T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ (Kamu Sektörü) (2010) İSTANBUL DENİZ OTOBÜSLERİ A.Ş. - İDO (2010) Ulusal Kalite Başarı Ödülü Kazanan Kurum ve Kuruluşlar

• • • •

İPEK KAĞIT TEE DUSA ERCİYAS BİRACILIK

(1997) (1998) (1998) (1998)

Toplam Kalite ve mükemmellik kavramlarının hayata geçirilmesinde bizlere yol gösteren KalDer’in 20. yılını kutlarız. Sahip olunan kalite belgeleri: ISO 9001/ISO14001/OHSAS18001/ISO 3834-2 NOVA REKLAMCILIK DEKORASYON A.Ş. Tel: 0 262 677 70 00 Faks: 0 262 677 71 63 e-mail: info@nova-tr.com

www.nova-tr.com

COŞKUNÖZ A.Ş.

“Toplam Kalite Yönetimi Bir Yaşam Biçimidir!” sloganı ile yola çıkan KalDer ile iş birliği içerisinde olmaktan onur duyar, global rekabetin içinde mükemmellik kültürü ışığı ile yol gösteren KalDer’in 20. kuruluş yılını kutlarız.

Sahip Olunan Kalite Belgeleri: ISO/TS 16949 ve TS EN ISO 9001

Telefon: 0 224 28 00 100 Faks: 0 224 243 11 46 e-mail: info@coskunoz.com.tr www.coskunozholding.com

KalDer’e Türk Sanayisine yapmış olduğu katkılarından dolayı teşekkür eder, 20. yılını en içten dileklerimizle kutlarız. Sahip Olunan Kalite Belgeleri: ISO 9001, EFQM 4 STAR

ELVİN TEKSTİL SAN. TİC. A.Ş. Tel: 0 224 482 26 70 Faks: 0 224 482 2669 elvin@elvin.com.tr www.elvin.com.tr


• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • •

BEKO ELEKTRONİK TEE ATA YATIRIM MENKUL KIYMETLER (KOBİ) ECZACIBAŞI ARTEMA ARMATÜR GRUBU T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ZEKAİ TAHİR BURAK KADIN SAĞLIĞI VE ARAŞTIRMA HASTANESİ (Kamu Sektörü) AYGAZ BORÇELİK GENPAR OTOMOTİV (KOBİ) ÖZEN MENSUCAT(KOBİ) TÜBİTAK - MAM (Kamu Sektörü) ASSAN ALÜMİNYUM T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KADIKÖY ANADOLU LİSESİ (Kamu Sektörü) ERDEMİR OTOKOÇ OTOMOTİV HUGO BOSS TEKSTİL (Operasyonel Birim Kategorisi) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ESKİŞEHİR ŞEHİT ALİ GAFFAR OKKAN İ.Ö.O. (Kamu Sektörü) VİKO ELEKTRİK BOĞAZİÇİ ÜNİVERİSTESİ MEZUNLAR DERNEĞİ (BÜMED) BURSA NİLÜFER BELEDİYESİ (Kamu Sektörü) TNT EXPRESS (Operasyonel Birim Kategorisi) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ERENKÖY İLKÖĞRETİM OKULU (Kamu Sektörü) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKULÖNCESİ EĞİTİM KURUMU AVUKAT MAİL BÜYÜKERMAN ANAOKULU (Kamu Sektörü) CİMTAS BORU İMALATLARI LTD.STİ KÜTAHYA PORSELEN SANAYİ A.Ş. SOYAK YAPI İNŞAAT A.Ş. T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ERENKÖY İLKÖĞRETİM OKULU (Kamu Sektörü) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI AYTEN ÇAĞIRAN ANAOKULU (Kamu Sektörü) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI İZMİT NUH ÇİMENTO İLKÖĞRETİM OKULU (Kamu Sektörü) BORUSAN LOJİSTİK A.Ş. İSTANBUL DENİZ OTOBÜSLERİ A.Ş. - İDO T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BURSA TOPHANE ANADOLU TEKNİK LİSE VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ (Kamu Sektörü) İSTANBUL DENİZ OTOBÜSLERİ A.Ş. - İDO

(1999) (1999) (2000) (2000) (2001) (2001) (2001) (2002) (2002) (2003) (2003) (2004) (2004) (2004) (2004) (2005) (2005) (2005) (2006) (2006) (2007) (2007) (2007) (2007) (2007) (2008) (2008) (2008) (2008) (2008) (2009) (2009)

Ulusal Kalite Başarı Ödülü Kazanan Kurum ve Kuruluşlar • • •

BAREM PAZAR ARAŞTIRMA VE ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ LTD. ŞTİ. (KOBİ) COCA-COLA İÇECEK A.Ş. ANKARA FABRİKASI (Operasyonel Birim Kategorisi) İSTANBUL GAZ DAĞITIM A.Ş.

(2010) (2010) (2010)

Ulusal Kalite Jüri Teşvik Ödülü Kazanan Kurumlar • • •

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitim Araştırma Geliştirme Dairesi (EARGED) (Kamu Sektörü) (2002) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Kadıköy Anadolu Lisesi (Kamu Sektörü) (2002) T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Eskişehir Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastenesi (Kamu Sektörü) (2005) Avrupa Kalite Büyük Ödülü Kazanan Kuruluşlar

• •

BRİSA BEKSA

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 86

(1996) (1997)


• • • • •

BEKO TİCARET (1998) BOSCH RBTR - BURSA DİZEL ENJEKTÖR FABRİKASI (2003) KOCAELİ SANAYİ ODASI (2004) BOSCH RBTR - BURSA DİZEL ENJEKTÖR FABRİKASI (2008) BURSAGAZ (2008)

Avrupa Kalite Başarı Ödülü Kazanan Kurum ve Kuruluşlar •

NETAŞ (1996) • NETAŞ (1997) • NETAŞ (1998) • ARÇELİK (2000) • ECZACIBAŞI VİTRA (2000) • BOSCH RBTR - BURSA (2002) • KOCAELİ SANAYİ ODASI (2003) • SKF TÜRK (2004) • EMAR (2004) • T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ESKİŞEHİR DOĞUM VE ÇOCUK (2008) HASTALIKLARI HASTANESİ • T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ESKİŞEHİR DOĞUM VE ÇOCUK (2010) HASTALIKLARI HASTANESİ EFQM MÜKEMMELLİK MODELİ

E

FQM Mükemmellik Modeli dokuz kriterden oluşmaktadır. Esnek ve gelişmeye açık yapısı, modelin üstün tarafını oluşturmaktadır. İki bölüm halinde ayrılması hem anlaşılmayı ve yorumlamayı kolaylaştırmakta hem de değerlendirmeyi basitleştirmektedir.

GİRDİLER tarafında, yönetimin ve çalışanların işleri yapma biçim, teknik ve araçlarını anlatan unsurlar, dolayısıyla işin nasıl yapıldığı, sonuçlara nasıl ulaşıldığı sorusunun cevabı bulunur. SONUÇLAR tarafında, girdilerdeki faaliyetler sonucunda neler elde edildiği, hangi sonuçlara ulaşıldığı bulunur. İki bloklu ayrım ve bunun getirdiği değerlendirme sistemi EFQM Mükemmellik Modeli’ni akademik bir çalışma olmaktan çıkararak, kuruluşların bütününü (tüm süreç, saha ve fa aliyetlerini) temsil eder hale getirmiştir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Türkiye’nin kalite alt yapısının ve uygulamalarının geliştirilmesi ve ekonomik faaliyetin her alanında kalitenin yükseltilmesi amacıyla yirmi yıldır çalışmalarını sürdüren KalDer’e teşekkür ediyoruz. Saygılarımızla, Türkiye Bankalar Birliği Nispetiye Caddesi Akmerkez B3 Blok Kat 13 Etiler 34340 İstanbul Tel: 0212 282 0973 Faks: 0212 282 0946 E-posta: tbb@tbb.org.tr web: www.tbb.org.tr


Elde edilen sonuçların iyi bir şekilde analizi, hangi yaklaşımlarda iyileştirmeye gerek olduğunu ortaya koyacaktır. Aynı zamanda modelin ayrıntılı ve koşullandırıcı tanımlarla sınırlandırılmamış olması, uygulayacak kuruluşların kendi koşul ve gereksinimleri doğrultusunda gerekli yorum ve değişiklikleri yapabilmelerine olanak tanımaktadır. Böylece modelin kendisi de sürekli olarak gözden geçirilmiş olmakta ve modeli kullanan kuruluşlardan, değerlendiricilerden gelen bilgilerle iyileştirilmesi ve güncelleştirilmesi sağlanabilmektedir. Model, bu doğrultuda 1997, 1999, 2003 ve 2010 yıllarında dört kez gözden geçirilmiş, güncel bilgiler ve yeni yaklaşımlar çerçevesinde iyileştirilmiştir. 1999 yılındaki gözden geçirme sonucunda modelin ismi “EFQM Mükemmellik Modeli” olarak değişmiştir. 2011 Ulusal Kalite Ödül sürecinde, 2010 modeli kullanılacaktır. Mükemmellik Modelin’de 9 kriter ve 32 alt kriter bulunmaktadır. Başvuruların değerlendirilebilmesi için her kriterin yüzde olarak verilmiş bir ağırlığı vardır. Bu ağırlıkları dikkate aldığımızda ise “Girdi” ve “Sonuç” kriterlerinin toplamda eşit ağırlıkta olduğunu görmekteyiz. “Girdi” kriterleri kendi içlerinde eşit ağırlıklı olan çeşitli alt kriterlere ayrılmıştır. Başvuran kuruluş her alt kritere ilişkin çalışmalarını belirlemelidir. Bu kriterlerin değerlendirilmesinde modelin RADAR değerlendirme araçlarının ilgili bölümü kullanılır.

Başvuru ve Değerlendirme Süreci Ulusal Kalite Ödülü değerlendirme süreci her yıl Ocak ayında başlar. Kamu sektörü kategorisi Haziran ayı sonunda yapılan Kamu Sempozyumu’ndaki ödül töreni ile sona erer. Diğer kategoriler ise Kasım ayında yapılan Kalite Kongresi’ndeki Ödül Töreni ile sona erer. Ulusal Kalite Ödülü’ne başvuracak kuruluşların her sene Ocak ayı içinde KÖYK’ün ilan ettiği tarihe kadar başvuru formunu göndermesi gerekmektedir. Başvuran kuruluşlar 75 sayfalık başvuru dokümanını her yıl ilan edilen zaman içerisinde KÖYK’e göndermelidir. Gelen başvurular KÖYK tarafından özel olarak eğitilmiş uzman değerlendiricilerden oluşan 4-8 kişilik grup tarafından önce bireysel olarak değerlendirilir. Bu ekip daha sonra, başdeğerlendiricinin liderliğinde bir araya gelerek uzlaşım toplantısı gerçekleştirir. Bu toplantı sonucunda ortaya çıkan “uzlaşım raporu” aynı zamanda kuruluşlara gönderilecek olan geri besleme raporunun da esasını oluşturur. Bu raporlar doğrultusunda hangi kuruluşların finalist olacağı ve saha ziyaretine gidileceği isimsiz ve kodlu puan dağılımlarının bulunduğu tablolar üzerinden KÖYK tarafından belirlenir. Saha ziyaretleri yine uzmanlardan oluşan 4-8 kişilik bir ekiple aşağıdaki amaçlara yönelik olarak gerçekleştirilir: Başvuru raporundaki bilgilerin doğrulanması Anlaşılmayan noktaların açıklığa kavuşturulması Kuruluşta çalışanların dinlenmesi ve atmosferin yerinde algılanması Saha ziyareti sonrasında hazırlanan raporlar KÖYK tarafından incelenerek ödül almaya aday başvurular Jüri’ye sunulur. Jüri dosyaları inceleyerek, gerekirse başdeğerlendiricilerle de görüşerek ödül alacak kuruluşu belirler. Tüm başvuran kuruluşlara ön değerlendirme veya saha ziyareti sonrasında birer geri besleme raporu gönderilir. İnceleme ekibinin hazırladığı bu raporda kuruluşun kuvvetli yönleri ile iyileştirmeye açık alanları belirtilir. Böylece kuruluş, bağımsız uzmanların hazırladığı bir incelemeye kavuşmuş

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 88


ve kendisini daha ileriye götürebilmek için önemli bir fırsat elde etmiş olur. Modelin Kuruluşlarda Uygulanması Kuruluşların ödül modelini bir yönetim aracı olarak kullanımındaki yaygınlaşma ülkemizdeki rekabet gücünün yükselmesine büyük katkı sağlayacaktır. Ödül başvurusu yapabilmek için esas teşkil eden özdeğerlendirme ile süregelen faaliyetleri daha da gelişecektir. Avrupa Kalite Ödülü’ne başvurmayı planlayan kuruluşlarımızın öncelikle Ulusal Kalite Ödülü kapsamında değerlendirilmeleri tavsiye edilmektedir. Özellikle KOBİ kategorisinde uygun kuruluşların EFQM’e tavsiye edilmesi yurt içinde uygulanan ödüllerde (Ulusal Kalite Ödülü) aldıkları başarıya göre gerçekleştirilecektir. Ulusal Kalite Ödülü’nde kullanılan EFQM Mükemmellik Modeli ödülün duyurulduğu 1992 yılından bu yana hızla yayılmış ve uygulama sahası bulmuştur. Toplam Kalite felsefesinin en etkili uygulama örneklerini ve faaliyetlerinde her yönüyle mükemmelliğe koşan kuruluşları belirlemeye ve uygulamalarını paylaşmaya özendiren model, kuruluşlarımızın önemli yönetim araçlarından biri haline gelmiştir. Unutmamamız gereken önemli nokta Toplam Kalite’nin kestirme bir yolu olmadığı; basit bir teknik gibi hemen sonuç vermesini beklemenin büyük yanılgı olacağıdır. Sabır ve inatla, sürekli destekleyerek geliştirmek, kalıcılığı ve başarıyı sağlamak için tek yoldur. Ödül ise bu yoldaki başarılılar arasında en iyilerini seçmek için konulmuştur. 2011 YILI ULUSAL KALİTE ÖDÜLÜ TAKVİMİ İşletmeler Kategorisinde: (BÖİ, KOBİ, Operasyonel Birim) Kuruluşların başvurusunun son günü: 8 Şubat 2011 Başvuru dokümanlarının KÖYK’e ulaşması: 13 Haziran 2011 Saha Ziyaretleri: 26-30 Eylül 2011 (STK) Sivil Toplum Kuruluşları Kategorisinde: Kuruluşların başvurusunun son günü: 8 Şubat 2011 Basvuru dokümanlarının KÖYK’e ulaşması: 13 Haziran 2011 Saha Ziyaretleri: 27-30 Eylül 2010 Kamu Kategorisinde:

Avrupa Kalite Ödülü’ne başvurmayı planlayan kuruluşlarımızın öncelikle Ulusal Kalite Ödülü kapsamında değerlendirilmeleri tavsiye edilmektedir. Özellikle KOBİ kategorisinde uygun kuruluşların EFQM’e tavsiye edilmesi yurt içinde uygulanan ödüllerde (Ulusal Kalite Ödülü) aldıkları başarıya göre gerçekleştirilecektir.

Kuruluşların başvurusunun son günü: 8 Şubat 2011 Basvuru dokümanlarının KÖYK’e ulaşması: 14 Mart 2011 Saha Ziyaretleri: 25-29 Nisan 2011 Mükemmellikte Süreklilik Ödülü: Kuruluşların başvurusunun son günü: 8 Şubat 2011 Basvuru dokümanlarının KÖYK’e ulaşması: 13 Haziran 2011 Saha Ziyaretleri: 27-30 Eylül 2010 2010 yılı Ulusal Kalite Ödülü Bilgilendirme Toplantısı: 06 Ocak 2011

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 89


HİZMETLERİMİZ DIŞ DEĞERLENDİRME HİZMETİ Dış Değerlendirme, mükemmellik yolculuğuna yeni başlamış veya ilerleme kaydetmiş Ulusal Kalite Hareketi üyelerinin özdeğerlendirme çalışmalarına destek verilmesi amacı ile başlanmış ve devam eden bir hizmetimizdir. Bu hizmeti talep eden üye kuruluşlarımız EFQM Mükemmellik Modeli kriterlerine uygun olarak değerlendirilir. Kuvvetli yönler ile iyileşmeye açık alanlarının yer aldığı kapsamlı bir geri bildirim raporu hazırlanır. Çalışma sonrasında kuruluşlara gelişim yol haritaları ile ilgili eğitim ve rehberlik önerileri sunulur. Hizmet, Ulusal Kalite Ödül sürecinde yer alan deneyimli değerlendiriciler ile yürütülmektedir. 2009 Yılından başlayarak değerlendirme talep eden kuruluşlara, 1 günlük “Mükemmellik Modeli ve RADAR değerlendirme sistemi” bilgilendirme toplantısı yapılmaktadır. 2010 yılında yapılan değerlendirme sonrasında 8 kuruluş EFQM Mükemmellik Aşamaları Yetkinlik Belgesi almaya hak kazanmıştır. 2010 Yılından itibaren süreçle ilgili geri bildirimler alınmakta ve değerlendiricilere 360 derece performans değerlendirme uygulaması yapılmaktadır.

DIŞ DEĞERLENDİRME HİZMETİ VERDİĞİMİZ KURULUŞLAR

2006 Yılı

2007 Yılı

2008 Yılı

2009 Yılı

2010 Yılı

· THY · SAKARYA ÜNİV. · AMERİKAN HAST. · İDO · TÜPRAŞ · İSDEMİR

· SHOW · İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ · BEYOĞLU BELEDİYESİ

· İGDAŞ · TÜPRAŞ · SAKARYA ÜNİV. · MAMAK BELEDİYESİ · AŞÇIOĞLU · HUDUT SAHİLLER · * İsmi gizli · AŞÇIOĞLU · TIRSAN

· TÜRK TELEKOM · GOSB · BORNOVA BELEDİYESİ · ACCOR · BAKIRKÖY BELEDİYESİ · COCA COLA İÇECEK

· İSTİKBAL · İSDEMİR · MARPORT · THY TEKNİK · WEROX · KALEKİM · OPET · EĞİTEK · DİCLE ÜNİV. · İSTİKBAL · MAMAK BELEDİYESİ

EĞİTİMLER Toplam Kalite kavramının yaşama geçirilmesini, ülkemizin hızla küreselleşen dünyanın aktif ve güçlü bir parçası olabilmesinin temel koşullarından biri olarak gören KaIDer’in eğitim faaliyetleri, bu koşulları sağlamaya yönelik çeşitli ürün ve hizmetleri arasında en önemli yerlerden birine sahip olmuştur. KalDer’in, misyonu gereği Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak amacına yönelik yarattığı ortamlar içinde “Eğitim “ önemli bir rol oynamaktadır Gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri ile ülkemizde “Toplam Kalite Yönetimi”nin bireylerden en geniş organizasyonlara kadar tüm kesitlerde hissedilmesini, benimsenmesini sağlamak ve “Kaliteli bir yaşam biçimi oluşturmak” hedeflenmektedir. Anılan amaç kapsamında sürekli ve ortak bir kararlılığının oluşturulması için EFQM Mükemmellik Modeli bu hedefin gerçekleştirilmesine yönelik en etkili ve uygun araç olarak belirlenmiştir. Ulusal Kalite Hareketi çerçevesinde “Toplam Kalite” yolculuğuna çıkan kuruluşlara, KalDer Mükemmellik Modeli ile Özdeğerlendirme yapmalarını özendirerek yeni ufuklar açarken; bir yandan da yeni eğitim ihtiyaçlarını ortaya çıkarmaktadır. KalDer’in Eğitim Portföyü, bu gerekler ve birey/kuruluşlardan gelen ilave talepler doğrultusunda oluşturulan kalite, yönetim, yenilikçilik, insan kaynakları,kişisel gelişim eğitimlerinden oluşmaktadır. KalDer eğitimlerinde katılımcılara gerçek hayattaki sorunlar ve başarılı uygulamalar aktarılarak, öğrenmeyi eyleme dönüştürecek farkın yaratılması hedeflenmektedir. Eğitimdeki ana ilke, yerli ve yabancı uzmanlar geliştirmek ve ülke hizmetine sunmak olarak belirlenmişti. Kuruluş döneminde Toplam Kalite, İstatistiksel Proses Kontrol, Kalite Çemberleri, İç Denetim, ISO 9000, Kalite El Kitabı hazırlama gibi konular verilecek eğitimler olarak planlanmıştı. İlk eğitim notlarının kaynakları, dernek üyelerinin şirketlerinden geliyordu.İlk eğitimlerde bazı notlar birebir, bazıları da değiştirilerek kullanıldı. Söz konusu şirketlerden eğitim notlarının kullanılması için izin alınmıştı. İlk eğitim, 19-20 Haziran 1992’de Çırağan Sarayı Hotel Kempinski’de yapıldı. Bahadır Akın, Semih Ordaş ve Nedret Yayla’nın eğitici oldukları Toplam Kalite Yönetimi başlıklı eğitime, değişik kuruluşlardan üst düzey yönetici, müdür, şef ve mühendis olarak 26 kişi katıldı. KalDer’in düzenlediği ikinci eğitim ISO 9000 eğitimiydi. 3-5 Temmuz 1992 tarihlerinde Bozdağ Motel’de Vestel Şirketler grubunun üst düzey personelinin katıldığı seminerde KalDer Genel Sekreteri Selim Güven ve KalDer Eğitim Komitesi’nden Bahadır Akın eğitimciydiler. İlk Yurt Dışı Eğitimi KalDer ilk yurt dışı eğitimi 3-7 Nisan 1998 tarihinde Türkmenistan’da gerçekleştirmiştir. GAP İplik A.Ş.’nin Türkmenistan Aşkabat’taki ortaklığı olan GAP Türkmen tesislerinde düzenlendi. ISO 9000, Kalite Güvence ve Dokümantasyon Sistemi konularını içeren eğitimi Celal Seçkin gerçekleştirdi. Celal Seçkin tarafından Türkiye’de yöneticileri yabancı olan DHL, Hoechst gibi birkaç kuruluşa da İngilizce Model eğitimi verildi. KalDer, misyonunu yaygınlaştırmak amacıyla 1992’den bu yana İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’de kurduğu

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 90


şubeler ile eğitim faaliyetlerine de ayrı bir ivme kazandırmayı başarmıştır. Bugüne kadar aynı standartlar çerçevesinde yaklaşık 4725 adet eğitim gerçekleştirilmiş, eğitime katılanların sayısı ise toplamda 81669 kişiye ulaşmıştır. KalDer başlangıçta ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, İstatistiksel Proses Kontrol eğitimleri gibi eğitimler verirken zaman içinde eğitimler çeşitlenmiştir. 2008 yılının ikinci altı ayında Eğitim Portföyü nün EFQM Mükemmellik modeli kapsamında geliştirilmesi Stratejik hedefi doğrultusunda, müşterilerin beklentileri göz önüne alınmış mevcut Eğitim Portföyü gözden geçirilmiştir. İçinde bulunulan dönemde ihtiyaç duyulan eğitim başlıklarına ilişkin işbirlikleri ve konuları tespit edilerek çalışmalara ivme kazandırılmış. KalDer’in işbirliklerinde beklenen en temel fayda olarak KAZAN-KAZAN yaklaşımı öncelikli hedefler arasında yer almıştır. İlkelerimiz; • KalDer eğitimleri , alanında fark yaratır. • Üye ve müşteri memnuniyeti önceliklidir. • Eğitmenlerimiz fark yaratır. Son yıllarda eğitimler,kuruluşların beklentileri doğrultusunda revize edilerek kuruma özel yapıda verilmeye başlandı. Üye ve üye olmayan müşter ile ilişkilerin yönetimi etkin bir şekilde yürütülmeye başlandı. Kuruluşların olgunluk seviyelerine göre, standart 5 gün olarak verilen UKH eğitimi çeşitli modüllerde düzenlenerek, ihtiyaca göre oluşturuldu. KalDer Eğitim Portföyüne İnsan Kaynakları, Kişisel Gelişim ve Sektörel eğitimleri, TPM ve İK Değerlendirme hizmetleri dahil edildi. Eğitmenlerin çalışma prensipleri gözden geçirilerek, “Eğirmen Sözleşme” düzenlendi. UKH’ne katılan kuruluşlara yönelik uygulanan Rehberlik Çalıştayları genişletildi. (Özdeğerlendirme , Süreç Yönetimi, Strarejik Planlama, İnsan Kaynakları gibi.) Kalkınmada öncelikli bölgelere yönelik eğitim ücretlerinde bölgesel yaklaşıma gidildi. KalDer’in Sektörel Açılım Stratejisi (SAS) doğrultusunda sektörlere yönelik çalışmalar hız kazandı.Sektör dernekleriyle ortaklaşa etkinliklerin düzenlenmesine,dernek üyelerine yönelik eğitimlerin organizasyonuna , kongre ve etkinliklerde karşılıklı olarak yer alınmasına başlandı. “Mükemmellik Akademisi” yaklaşımıyla EFQM Mükemmellik Modeli eğitimleri için çalışma grubu hayata geçirildi. 2010 yılında Kalite Kongresi çalıştaylarının eğitim süreci tarafından organize edildi. 14 konu başlığında ve 277 kişinin katılımıyla önemli bir başarıya imza atıldı. Eğitim süreci tarafından özellikle eğitimleri tanıtmak amacıyla belli konularda etkinliklerin düzenlenmeine başlandı. (“İK Paneli”, “Yenilikçilik Paneli”, “Müşteri Memnuniyeri Yönetimi Paneli” gibi.) Lisanslı EFQM Eğitimleri KalDer, 1999 yılında EFQM’in Türkiye’ deki Ulusal İşbirliği Ortağı olmasından beri, Mükemmellik Modeli eğitimlerini tek yetkili olarak sürdürmektedir. 2000 yılı sonu itibariyle duyurulan ve EFQM Mükemmellik Modeli’nin, deneyimli ve eğitilmiş uzmanlar kanalıyla, ülkemiz içinde yaygınlaştırılmasını hedefleyen lisans verme süreci 2001 yılında başlamıştır. KalDer, ülkemizde yürütülen TKY’ye yönelik eğitim hizmetlerinin güvenilirliğini artırmak, kuruluşlara Ulusal Kalite Hareketi ve Özdeğerlendirme süreçlerinde başvurabilecekleri temel bir kaynak yaratmak için Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı ve KalDer eğitimlerinin verilebileceği bir lisans süreci devreye girmiştir. Lisans türleri Türkiye’ de KalDer dokümanları ile serbest rekabet ortamı içinde, bedel karşılığı eğitim veren kuruluşlar “Ulusal Açık Eğitim Lisansı”, kendi kuruluşlarında bu eğitimleri yaymak isteyen kuruluşlar ise “Kuruluş İçi Eğitim Lisansı” alıyorlar. Uluslararası Açık Eğitim Lisansı’nı da değerlendirici eğitimi ve Özdeğerlendirme eğitimini, Türkiye dışın-daki katılımcılara da bir bedel karşılığı vermek isteyen eğitim / danışmanlık kurumları EFQM’ e başvurarak alabiliyorlar. Ulusal Açık Eğitim Lisansları • Ul. Ulusal Değerlendirici Eğitimi Lisansı • U2. Ulusal Özdeğerlendirme Eğitimi Lisansı • U3. Ulusal Kalite Hareketi Eğitimi Lisansı Kuruluş içi eğitim lisansları • Kl. Kuruluş İçi Değerlendirici Eğitimi Lisansı • K2. Kuruluş İçi Özdeğerlendirme Eğitimi Lisansı KalDem Ltd. Şirketi yöneticisi Fatin Yücel KalDer ‘in ilk lisanslı eğitmeni olmuş ve ilk lisanslı eğitimini gerçekleştirmiştir. Fatin Yücel ve Kaldem bu lisans çerçevesindeki ilk eğitimini Ocak 2001 tarihinde KalDer üyesi olan Bosch Isıtma Ürünleri A.Ş.’de vermiştir. Bu konuda ikinci eğitim lisansını alan kuruluş İ.D.E.A.’da Eylül 2001 tarihinde, Koç Grubu’ndan katılımcılara Genel Katılıma Açık bir eğitim düzenlemiştir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 91


TÜRKİYE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ ENDEKSİ - TMME Türkiye içinde satın alınan ürün ve hizmetlerin müşterileri nezdinde memnuniyetlerinin ölçülmesi ve bunun lisanslı, özel bir ekonometrik model (ACSI/Fornell Modeli) kullanılarak analiz edilmesine dayanan ulusal, sektörel ve kurumsal bir ölçü sistemidir. Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi, 2005 yılından beri Türkiye Kalite Derneği ve uluslararası araştırma kuruluşu KA Araştırma tarafından,ACSI-American Customer Satisfaction Index, National Quality Research Center ve Michigan Universitesi lisansı ve proje yönetim desteği ile yürütülmektedir. Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi, ülke ekonomisini temsil eden sektörlerde yeralan kuruluşların aynı model kapsamında kıyaslamalı olarak durumlarını ve gelişmelerini belirler. Güçlü bir ekonomik endikatör olan TMME, müşteri memnuniyeti trendlerini takip eder ve şirketler, sanayi ve ticaret birlikleri ve hükümet birimleri için karşılaştırmalı tüketici ekonomisi hakkında derinlemesine bilgi sağlar. TMME sonuçları, ülke geneli, sektör, kurum ve marka bazında müşteri memnuniyetini, kullandığı özel uluslararası ekonometrik model ve analiz ile belirler, veriler 0-100 arasında değerler ile raporlanır. Kurumsal bazdaki memnuniyet skorlarına ek olarak TMME, müşteri memnuniyetinin nedenleri, sonuçları ve bunların birbirleriyle ilişkilerine yönelik skorlar da üretmektedir. Ölçümler, nihai tüketici ekonomisine yönelik olan ekonomik faaliyet kolları, sektörler ve kurumlar arasında, ve sektörlerin tümünü temsil edecek sekilde belirlenen kurumlar/markalar için yapılır. Ülke ekonomisinde önemli pazar payına sahip yurtdışında yerleşik şirketler de, Türkiye içinde ürün ve hizmet sunuyorsa, TMME tarafından ölçülmektedir. Sektörler içinde küçük şirketler “Diğer” kategorisi altında gruplanmaktadır. Veriler müşteri bazında toplanıp, şirket/marka/kurum bazında sonuçlar elde edilmektedir. Sektör skorları, o sektörde faaliyet gösteren şirketlerin ortalamasından şirket cirolarına göre ağırlıklandırma uygulayarak hesaplanmaktadır. Ekonomik faaliyet kolu skorları ise, faaliyet kolunda yeralan sektör ve alt sektör skorları, o sektöre skorlarının ortalaması ve cirolarına göre ağırlıklandırarak hesaplanmaktadır. Ulusal TMME skoru, ekonomik faaliyet kolunun gayri safi milli hasılaya (GSMH) katkılarına göre ortalamalarının ağırlıklandırılmasıyla oluşturulmaktadır. TMME kapsamında her yıl 25’i aşkın sektörde 150’ye yakın kuruluş ölçülmekte, memnuniyet sonuçları kamuoyuna açıklanmaktadır. 2010 yılında,81 ilde 34.193 adet müşteri görüşmesi gerçekleştirilmiştir.

TMME MODELİ TMME, müşteri beklentileri, algılanan kalite ve algılanan değerlerin müşteri memnuniyetiyle bağlantısını kuran nedensel denklemler bütünüdür. Buna bağlı olarak memnuniyet, müşteri şikayetleri ve müşteri sadakati olarak (fiyat toleransı ve müşterinin kaybedilmemesi ile ölçülen)

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 92


Geçmişi analiz et, Bugünü şekillendir, Geleceğe umutla bak.

 Eğitim

 Danışmanlık

 Seçme Yerleştirme

SMARTPEOPLE İNSAN KAYNAKLARI DANIŞMANLIK OFİSİ

INOTEC EĞİTİM MERKEZİ VE DANIŞMANLIK OFİSİ

Barbaros Mah. Dereboyu Cad. Fesleğen Sokak Uphill Towers B Blok No:79 Batı Ataşehir - Kadıköy İSTANBUL

Bayar Cad. E-5 Yanyol Perdemsac Plaza No:17/106-107108-109 Kozyatağı İSTANBUL

Tel: (216) 688 36 00 – 01 Faks: (216) 688 36 02 www.smartpeople.com.tr hr@inoteconline.com

Tel: (216) 445 72 00, 02-03 Faks: (216) 445 72 05 Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun www.inotec.com.tr

TS 13082 / TS 13078

info@inoteconline.com


tanımlanan sonuçlarla ilişkilendirilmiştir. Model kapsamında müşteri memnuniyeti ölçümlerindeki temel 6 ana değişken ve bunları belirleyen 17 alt değişkenin ölçümü yapılmaktadır. Bu değişkenler, ACSI/University of Michigan ve National Quality Research Center tarafından geliştirilen sektörel anket formları yardımı ile derlenmektedir. Bu formlar, TMME kapsamında Türkiye’deki ekonomik faaliyet koşulları dikkate alınarak ülkemize uyarlanmıştır. Müşteri Beklentileri Beklentiler, müşterilerin ürün veya hizmet hakkındaki tecrübeleri, medya, reklam, satış elemanları ve diğer müşterilerden duyduğu bilgilere göre oluşur. Müşteri beklentileri, kalite ve ürün veya hizmetin ne kadar iyi performans göstereceği ile ilgili değerlendirmeleri etkiler. Müşteri beklentisi değişkeni için; müşterilerin satın alma öncesinde mal ve hizmetlerin kalitesi ile ilgili ‘genel’ ve ‘ihtiyacı karşılama’ ve ‘güvenilirlik’ (ne sıklıkta ürün ve hizmet hakkında olumsuz durumla karşılacağı) açılarından önceden ne düşündüğü sorulmaktadır. Algılanan Kalite TMME tarafından ölçülen tüm şirketler ve sektörlerde, müşteri memnuniyeti üzerinde en çok etkisi olan unsur algılanan kalitedir. Algılanan Kalite değişkeni için; müşterilerin satın alma sonrasında mal ve hizmetlerin kalitesi ile ilgili ‘genel’ ve ‘ihtiyacı karşılama’ ve ‘güvenilirlik’ (ne sıklıkta ürün ve hizmet hakkında olumsuz durumla karşılacağı) açılarından ne düşündüğü sorulmaktadır. Algılanan Değer Algılanan Değer değişkeni, müşterilerin satın alma sonrasında mal ve hizmetlerin kalitesine göre fiyatı ve ödenen fiyata göre kalitesi hakkında yaptığı değerlendirmeleri içerir. TMME modelinde, algılanan değer, müşteri memnuniyetini doğrudan etkilemekte ve müşteri beklentileri ve algılanan kaliteden ise etkilenmektedir. Algılanan değer, ilk satın alma kararında büyük öneme sahip olsa da, göreceli olarak memnuniyet ve tekrar satın almada daha az öneme sahiptir. Müşteri Memnuniyeti Müşteri Memnuniyeti değişkeni; müşterilerin satın alma sonrasında mal ve hizmet için edindiği tecrübe ile ‘ne ölçüde memnun kalıp kalmadığı’, ‘beklentilerini ne ölçüde karşılayıp karşılamadığı’ ve ‘ideal ürün/hizmete ne ölçüde yakın olduğu’ konularında yaptığı değerlendirmeleri içerir. Müşteri Şikayetleri Müşteri şikayeti, belirli bir zaman dilimi içerisinde şirketlerin ürün veya hizmetleriyle ilgili problem yaşayan kişilerin oranı olarak hesaplanmaktadır. Memnuniyet müşteri şikeyetleri ile ters orantılıdır. Müşteri Şikayetleri değişkeni için; müşterilerin satın alma sonrasında mal ve hizmetler ile ilgili oluşan şikayetlerini üretici ve satıcılara kaç kez yazılı ve sözlü bildirdiği durumu sorulmaktadır. Müşteri Bağlılığı Müşteri bağlılığı, şirketin ürünleri veya hizmetlerini farklı fiyatlarda satın alma eğilimi ile ilgili sorular aracılığıyla ölçülmektedir. Müşteri memnuniyetinin müşteri kaybedilmemesinde pozitif etkisi bulunmaktadır, ancak bu etkinin büyüklüğü şirketlere ve sektörlere göre değişiklik göstermektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 94


Önce Konsepti Geliştirdik

www.e-isoft9000.com.tr

Sonra Ürünü : KANAL

ÜRETİCİ


ETKİNLİKLERİMİZ

İSTANBUL (Merkez) “Kalite Kongresi”

T

oplam Kalite Yönetimi anlayışının bir yaşam biçimine dönüşebilmesi için gerçekleştirdiğimiz en temel etkinliklerden biri olan Kalite Kongresi, 20 yıldır dünyadan ve ülkemizden, alanında uzman kişilerin yılda bir kez de olsa bir araya gelmeleri ve deneyimlerini kamuoyu ile paylaşmaları için gerçekleştirilmektedir. Kalite Kongrelerine özel konuşmacı olarak katılan isimlerden bazıları: Alvin Toffler (2000), Jeremy Rifkin (2001), Francis Fukuyama (2002), Lord William Wallace (2003), Dr. Kenichi Ohmae (2004), Manfred Kets de Vries (2004), Bob Herbold(2005), Gerhard Schröder (2006) Kofi Annan (2007), Kemal Derviş (2007), Dr. J. Craig Venter (2008), Ernie J. Zelinski (2008), Esko Tapani Aho (2009), Dr. Bülent Başol (2009), Inder Sidhu (2010), Robert Tucker (2010)… Her yıl yaklaşık 3.000 katılımcıyı ağırlayan Kalite Kongresi’nde şimdiye kadar Yönetim Kalitesinden, Avrupa Birliğine; Geleceği Şekillendirmekten, Düşünce Kalitesine; Sürdürülebilirlikten, Yenileşime kadar birçok farklı ana tema işlenmiştir. 20. Kalite Kongresi’nin ana teması “Fark Yaratmak” olarak belirlenmiştir. Etkinlik kamu, STK ve özel sektörde görev yapan karar verici üst düzey yöneticilerin yanı sıra kalite, İK, pazarlama - satış, iş geliştirme, üretim vs. departman yönetici ve çalışanlarını hedeflemektedir.

20. Kalite Kongresi bu yıl 28 - 30 Kasım 2011 tarihleri arasında “ Fark Yaratmak” temasıyla gerçekleştirilecektir. 20. Kalite Kongresi - “Fark Yaratmak” Hepimiz daha iyi bir Dünya, kalkınmış bir Türkiye için çalışıyor, ürünler, hizmetler sunan zincirlerde değer yaratıyoruz. Her kesimden kuruluş için kalıcı başarılar; bizi benzerlerimizden ayırt edecek özelliklerimizin tasarlanması, sunulması ve sürekli geliştirilmesine bağlı... Sanayi çağında rekabetin oluşmaya başlaması ile ürün kalitesi olarak algıladığımız şartnamelere uyum, dayanılırlık, kullanım kolaylığı, bakım kolaylığı gibi kalite unsurları fark yaratıyordu. Küreselleşmenin etkisi ve kullanıcıların seçeneklerinin çoğalması ile paydaş beklentilerinin de sürekli arttığını gördük. Artık tercih edilen kuruluşlar, doğaya saygılı olmak, etik davranış, çalışanlarını kollama, ilişki kalitesi, hizmet kalitesi, yenileşimci (inovatif) olma gibi özellikler taşıyor. Mükemmellik yaklaşımı tam da bu nedenle paydaş beklentilerini sürekli daha iyi karşılamaya çalışmayı, bu yönde sistemli yaklaşımlar geliştirmeyi kapsıyor. Çağdaş yönetimde farkı yaratan her unsuru “kalite” olarak tanımlıyoruz. Bu yıl Kalite Kongresi’nde kalite kavramının serüvenini, mükemmellik çabalarını kolaylaştıran araç ve teknikleri, bu süreçte öğrendiklerimize yakından bakarak konuyu uzmanlar eşliğinde tartışmaya açıyoruz. ANKARA

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 96


“Kamu Kalite Sempozyumu”

E

tkinlik 11 yıldır düzenlenmektedir. Rekabetçi bir özel sektör için uygun koşullar, her bir birey için yüksek yaşam kalitesi ancak iyi yöneten ve yönetilen bir kamu yönetimi ile mümkündür. Kamu kurumlarında yönetim kalitesinin arttırılması için Kamu Kalite Sempozyumu düzenlenmekte ve Kamu Kategorisi’nde Ulusal Kalite Ödülü verilmektedir. Sempozyum, 2003 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilmektedir. Önemli Konuşmacılar: Allen Schick, Profesör, Kamu Politikaları Okulu, Maryland Üniversitesi • Bob Stone Amerika Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Clinton Hükümeti Yeniden Yapılandırmadan Sorumlu Direktörü • Dr. Ajay Chhibber Dünya Bankası Türkiye Direktörü • George Foster Liverpool Business School, Kamu Yönetimi Bölümü Direktörü • Jonathan Green İngiltere Kabinesi Üyesi • Mahmood A. Ayub BM Mukim Koordinatörü • Marie-Helene P. Bricknell, Dünya Bankası Ülke Yöneticisi • Mario Pezzini OECD Kamu Yönetimi ve Bölgesel Kalkınma Direktörlüğü Başkan Yard • Prof. D.r Frederic Jenny OECD Rekabet Komisyonu Başkanı • Prof.Dr. Paul Joyce Stratejist, Liverpool Business School Direktörü • Reza Hossaini UNICEF Türkiye Temsilcisi • Robert Bonwitt OECD-AB Ortak İnsiyatifi • Sigma Programı Başkanı • Sanjay Pradhan Dünya Bankası, Kamu Sektörü Grup Direktörü • Bülent Pirler TİSK Genel Sekreteri • Emin Haluk Ayhan, MHP Denizli Milletvekili • Enis Yeter Vali, Çalışma ve Sos.Güv.Bak. Müsteşarı • Halil İbrahim Akça DPT Müsteşar Yrd. • İsmail Tohumcu Savunma Sanayi Müsteşar Yrd. • Mehmet Akif Hamzaçebi, CHP Trabzon Milletvekili • Mustafa Kaplan KOSGEB Başkanı • Nurettin Kaldırımcı Rekabet Kurumu Başkanı • Prof. Dr. Ahmet Acar ODTÜ Rektörü • Recai Berber, AKP Manisa Milletvekili • Reha Denemeç AKP Başkan Yardımcısı ve Teknoloji Danışmanı • Süreyya Yücel Özden Dünya Enerji Komitesi Türk Milli Komitesi Y.K. Başkanı • Vedat Akgiray SPK BaşkanıEtkinliğin hedef kitlesini; üst düzey kamu yöneticileri, bürokratlar, milletvekilleri oluşturmaktadır. 12. Kamu Kalite Sempozyumu bu yıl 17 Mayıs 2011 tarihinde “Kamu Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması: Neredeyiz?” ana temasıyla gerçekleştirilecektir. •

“İnsan Kaynakları Kongresi” Etkinlik 7 yıldır düzenlenmektedir. İlk 5 yıl Peryön ile ortak düzenlenmiştir. Amacı; Ankara ve çevre illere hitap edebilecek, düşük bütçeli bir İnsan Kaynakları Kongresi gerçekleştirmektir. Kongre, Ankara’daki en büyük İnsan Kaynakları etkinliğidir. Katılımcı sayısı 600–700 arası değişmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Seger Ses ve Elektrikli Gereçler San. A.Ş.

Kalite yolculuğuna çıkan firmalara klavuzluk eden, gerçekleştirdiği organizasyonlar ile kalite yolculuğunda yeni ufuklar açan KalDer’in 20. yılını SEGER A.Ş. olarak en içten dileklerimizle kutluyoruz. Sahip Olunan Kalite Belgeleri: ISO/TS 16949, ISO 14001:2004, CCC Tel: +90 224 261 03 11 Faks: +90 224 261 03 17 e-mail: info@seger.com www.seger.com

R

SENTEZ AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. olarak, KalDer’in kuruluşunun 20. yılını kutlarız. Mükemmellik yolculuğundaki katılımcıların çoğalmasını, başarılarınızın devamını temenni eder, bilgi önderliğiniz ile, bizlere, ülkemize olan değerli katkılarınız için teşekkür ederiz. Sahip Olunan Kalite Belgeleri:

• ISO 9001: 2008 Kalite Yönetim Sistemi • ISO 22000: 2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi • BRC Iop Ambalaj ve Ambalaj Materyalleri Global Standardı V3 Kategori: 1 SENTEZ AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Adres: Abdurrahmangazi Mah. Ravza Cad. No: 4 34885 Sancaktepe / İSTANBUL Tel: 0216 6226500 Faks: 0216 6226504 www.sentezambalaj.com.tr info@sentezambalaj.com.tr

BSI olarak biz, iş sürekliliğinden gıda güvenliğine insanın yer aldığı her alanda en iyi uygulamaların savunulması, belirlenmesi ve uygulanması konusunda dünyanın yol göstericisiyiz. KALDER ise kalite bilincinin toplumsal düzeyde ve tüm sektörlerde yaygınlaştırılmasına öncülük eden ve bu alanda bizlere yol gösteren bir kuruluş. Bu vesile ile; ‘İnci’miz KALDER’in 20. kuruluş yıldönümünü kutlar, çalışmalarının devamını dileriz.

KalDer’inTel:20.Yılı Kutlu Olsun 0216 445 90 38 www.bsi-turkey.com

97


Önemli konuşmacılar: Tanju Ula, Beksa Genel Müdürü Atamer Giyici, İsdemir Genel Müdürü Dr. Erdal Karamercan, Eczacıbaşı Topluluğu Genel Koordinatörü, CEO İbrahim Aybar, Renault-Mais Genel Müdürü Orhan Düzgün, MAN Türkiye Yürütme Kurulu Başkanı Erol Evgin, Sanatçı Şinasi Yörük, İntendis İlaç, Genel Müdür Kaan Gürgenç, Borusan Lojistik Genel Müdürü Erhan Baş, Bilim İlaç, Genel Müdür Mustafa Yılmaz, Aksa Akrilik, Genel Müdür Ali Poyrazoğlu. Tiyatro Sanatçısı Gülay Aslantepe, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Türkiye Temsilcisi Etkinliğin hedef kitlesi; Genel Müdürler, İnsan Kaynakları Uzmanları, Uzman Yardımcıları, İK Personeli, Kalite Personeli, Kamu kurumlarının Eğitim ve Personel Daire Başkanları ve bu dairelerin çalışanlarıdır. İnsan Kaynakları Kongresi bu yıl 22 Şubat 2011 tarihleri arasında ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde “ Biricik İnsan” temasıyla gerçekleştirilmiştir. İnsan Kaynakları Kongresi 2011 - “Biricik İnsan” 2011 Kongresinin ana teması Biricik İnsan olarak belirlenmiştir. Her bir kişi tek ve biriciktir. Doğru bir İK yönetimi insanın bu biricikliğini ve farklılığını yönetebilmelidir. Konuşulan genel yöntemlerin, biricik insana uygulamasında, farklılaşması gerekir, ancak bu şekilde her bir biricik insan tam kapasitesiyle yönetime katılabilir. • • • • • • • • • • • •

“Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı” Etkinlik 13 yıldır gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde kalite çemberleri uygulamalarının yaygınlaştırılması farklı sektörlerdeki başarılı uygulamaların ve bilgi birikiminin paylaşılması amacıyla 1994 yılından beri her yıl KalDer tarafından Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı gerçekleştirilmektedir. Çalışanların kalite ve iyileştirme faaliyetlerine katılımında kullanılan kalite çemberleri, Toplam Kalite Yönetimi anlayışının en önemli metotlarından biridir. Konferans’a katılan izleyiciler sunum yapan kuruluşların deneyimlerinden öğrenme fırsatı yakalarken, kuruluşlar da yaptıkları çalışmaları paylaşmanın gururunu yaşamaktadır. Kalite Çemberi Ödülü de 2008 yılından beri verilmektedir. Etkinliğin hedef kitlesini; Kalite çemberi uygulamasını yapan ya da yapmak isteyen kurum ve kuruluşların Kalite, insan kaynakları çalışanları ile mavi yakalı çalışanları oluşturmaktadır. Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı 2011 yılında Ekim ayında ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Her sene 8 çember konferansta sunum yapmaktadır. Konferansın sonunda Ödül Töreni gerçekleştirilir. BURSA “Kalite ve Başarı Sempozyumu”

K

alDer Bursa Şubesi ile Bursa Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (BUSİAD) işbirliğinde; T.C. Bursa Valiliği, Uludağ Üniversitesi ve AIESEC Bursa Şubesi destekleriyle 2003 yılından beri düzenlenmektedir. Bursa ve çevresinde Toplam Kalite Yaklaşımı’nın yaygınlaşması adına önemli bir bilgi paylaşım platformudur. Katılan bazı konuşmacılar; T.C. Devlet Eski Bakanı Kürşad Tüzmen, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Koç Holding Eski Ceo’su Can Kıraç, Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Abbas Güçlü, Tiyatro Sanatçısı Erol Günaydın, Google Türkiye Müdürü Bülent Hiçsönmez, İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin... Etkinliğin hedef kitlesi, kamu-özel kuruluşlar ve STK’lardan orta ve üst düzey yöneticilerden oluşmaktadır. 9. Kalite ve Başarı Sempozyumu bu yıl 15 - 16 Nisan 2011 tarihleri arasında “Yenileşim ve Gelecek” ana temasıyla gerçekleştirilecektir. Etkinlik kapsamında 1 ana oturum, 7 paralel oturum, Yaşam Kalitesi Paneli, Bursa Kalite Ödül Töreni ve Kalite ve Başarı Fuarı yer alacaktır.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 98


ESKİŞEHİR “Kalite Şöleni”

A

dından da anlaşılacağı üzere 10 yıldır düzenlenen bu etkinle amacımız üye kurumlarımızı bir araya getirmek, ortak paylaşım platformları oluşturmak, gündemdeki konular üzerinde tartışmalar açmak ve Eskişehir’deki hedef kitlenin bu bilgi paylaşımını mümkün olduğunca yetkin kişilerin dilinden duymalarını sağlamaktır. Etkinliğin hedef kitlesini; KalDer üyeleri, diğer KOBİ temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri oluşturmaktadır. 10. Eskişehir Kalite şöleni bu yıl 11 Mayıs 2011’de “2023’te Bölge Lideri Türkiye” ana temasıyla Osmangazi üniversitesi Kongre Salonu’nda gerçekleştirilecektir. 10. Eskişehir Kalite Şöleni - 2023’te Bölge Lideri Türkiye”

Bilindiği gibi KalDer’in vizyonu içinde Cumhuriyetimizin 100. yılında toplam kalite yönetimi mantığını benimsemiş rekabetçi kurumlar oluşturmak vardır. 2011 yılı KalDer Eskişehir Şb. kuruluşu olan 1999 ile Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 ün tam ortasına denk gelmektedir. KalDer Eskişehir Şb.nin bu vizyona ulaşmak amacıyla neler yaptığının ve 100. yıl hedefi için kalan yarıda nelere odaklanması gerektiğinin tartışmaya açılması planlanmaktadır. Bu hem KalDer Eskişehir Şb. hem de Eskişehir kamu ve özel kurumları için böyle olacaktır. Bu bağlamda da “100. Yılında Bölge Lideri Türkiye” ana teması ve “Liderlik-Rekabet-Çevre” alt başlıkları ile Kalite Şöleni düzenlemeyi planlamaktayız.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Kalitenin Kaynağı

Günümüzde giderek derinleşen rekabet koşullarında kurumların başarısında kalite yönetimi uygulamaları ve bunun oluşturduğu altyapının desteklediği yenileşim (inovasyon) çalışmaları kilit önem kazanmaktadır. Kurumların rekabetçiliğinin sürdürülebilir olması Toplam Kalite Yönetimi ve Yenilikçiliğin sürekli gelişim ve değişimi tetiklemesine bağlıdır. 90’lı yıllardan itibaren Türkiye’de bu bilincin oluşmasında; Toplam Kalite Yönetiminin ve İş Mükemmelliğinin yaygınlaştırılmasında büyük katkılar sağlayan KalDer’in 20. Kuruluş yılını içtenlikle kutlarız.

Kaynak Tekniği San. ve Tic. A.Ş.

Tel: 0262 679 78 00 Faks: 0262 679 77 00 e-mail: askaynak@askaynak.com.tr www.askaynak.com.tr

İZMİR “Mükemmelliği Arayış Sempozyumu”

M

ükemmelliği Arayış Sempozyumu Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ESİAD), Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İ.A.O.S.B.) destekleri ile 1999 yılından bu yana geleneksel olarak her yıl mayıs ayında düzenlenmektedir. Mükemmelliği Arayış Sempozyumu, her yıl artan ilgiyle Ege Bölgesi’nin sanayi, hizmet, kamu sektörlerinin üst ve orta kademe yöneticilerini, akademisyenleri, öğrencileri ve kaliteye gönül verenleri bir araya toplamakta ve bölgenin önde gelen kurum ve kuruluşları da bu sempozyuma destek vermektedir. Yazılı ve görsel basında yüksek yer alma oranı ile gündem yaratan sempozyum, gerek konuşmacıları gerekse yaklaşık 1000 kişilik seçkin katılımcı kitlesi ile konusunda Ege’nin en büyük organizasyonudur. Etkinliğin hedef kitlesini; bölgedeki şirketlerin kalite çalışanları, bölgedeki şirketlerin orta/üst düzey yöneticileri, KOBİ sahibi/yöneticileri, kamu kalite çalışanları ve bürokratları / STK / yerel yönetimler, kalite ve yönetim sistemleri sektörü ortakları (danışmanlar, belgelendirme, standardizasyon ve KYS yönelik eğitim kuruluşları), üniversite öğretim üyeleri ve öğrencileri, yerel yönetimler, sağlık kurum/kuruluşları oluşturmaktadır. 12. Mükemmelliği Arayış Sempozyumu bu yıl 24 - 26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecektir. Mükemmelliği Arayış Sempozyumu 3 gün sürmektedir. İlk gün yaklaşık 10 adet çalıştayın düzenlediği sempozyumun 2. Ve 3. Günü oturumlara ayrılmıştır. 2. Gün açılış konuşmalarının ardından paralel oturumlarla devam etmektedir. 2 paralel oturumun olduğu sempozyumda toplam 2 günde 20 oturum ve 2 özel oturum yer almaktadır. Sempozyumun son oturumu yaşamda kalite oturumuna ayrılmıştır. Bu oturumdan sonra Yerel Kalite Ödülleri Töreni ile kazanan kuruluşlara ödülleri takdim edilmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 99


KALDER YAYINLARI Kalite konusundaki birçok uzmanlık eserini ve rehber çalışmayı kapsayan yayınlarımız üyelerimizin ve konuyla ilgili diğer kişi ve kurumların taleplerini başarıyla karşılıyor. 2009 yılında “EFQM Mükemmellik Modeli 2010” kitabının Türkçe’ye çevirisi ve baskı çalışmaları Ödül Sekreterliği’yle birlikte devam ettirilmiş ve 2010 yılının ilk aylarında kitap okuyuculara sunulmuştur. Bunun haricinde eski baskıları tükenen “EFQM Mükemmellik Modeli 2003” (Büyük Ölçekli Kurumlar için ve Kamu Kuruluşları ve STK’lar için) kitapları yeniden bastırılmıştır. Bunlar dışında 18. Kalite Kongresi kapsamında gerçekleştirilen “ Ortak Çözüm Platformları” ve “Sürdürülebilir Toplum ve Türkiye” oturumu’nda yapılan çalışmalarında ortaya çıkan sonuçlar rapor haline getirilmiş ve bu raporlar KalDer Yayınları arasındaki yerlerini almıştır. ÖNCE KALİTE DERGİSİ 1992 yılı Kasım ayında yayın hayatına başlayan Önce Kalite Dergisi kalite, yönetim ve çevre konularında Türkiye’de bilgi üretilmesine ve üretilen bilgilerin paylaşılmasına katkıda bulunmaktadır. İçeriği KalDer faaliyetleri, ödül, Ulusal Kalite Hareketi, yeni üyeler, ülke gündemine ilişkin yapılan söyleşiler, yazar ve kitap tanıtımı olmak üzere gerek sektörden gerekse KalDer’den duyurular ile zenginleştirilmektedir. 2009 yılında Yayın Kurulu’nun oluşturulmasıyla daha geniş bir bakış açısı ile içerik zenginleştirilmiştir. E-BÜLTEN 15 günde bir yayınlanan elektronik bültenimiz, gerek üyelerimiz, gerekse Derneğimiz dışından faaliyetlerimizi izlemek isteyen yaklaşık 18.000 kişiye gönderilen elektronik bir haberleşme aracıdır. E-bültenin yanısıra etkinliklerimize özel bültenler de hazırlanarak okuyucularla buluşulmaktadır. 2009’dan beri Önce Kalite Dergisi’nin e-bülten olarak da hazırlanmakta ve her ay KalDer üyeleri ile paylaşılmıştır. WEB SİTESİ (www.kalder.org) 2008 yılında yenilenen KalDer web sitesi yardımıyla daha çok kişi “Yönetim Kalitesi” felsefesi ile tanışabiliyor. Yılda 240.000’in üzerinde tıklanan KalDer web sitesi ziyaretçileri, dünyanın çeşitli yerlerindeki kalite organizasyonlarının internet sayfalarına da ulaşabiliyorlar. Zengin içerikli web sayfamızda aşağıdaki konular hakkında istenilen bilgilere kolaylıkla ulaşılabilir: Ulusal Kalite Hareketi, Kalite Kongresi, Ulusal Kalite Ödülü, TMME, Eğitim Programlarımız, Üyelik Koşulları ve Üye Kuruluşlar Listesi, Kalite ve Yönetim Sistemleri Fuarı, Kütüphane, Yayınlarımız, online Önce Kalite dergisi ve tüm etkinliklerimiz. KÜTÜPHANE Kalite kütüphanesindeki 2500’den fazla yayının çoğunluğu Toplam Kalite kavramıyla bağlantılı, Yönetim, Toplam Kalite Yönetimi, Kalite Güvence ve Çevre Yönetim Sistemleri gibi konuları içermektedir. Kitaplar, KalDer Kütüphanesi için hazırlanmış özel bir catalog programı yardımıyla; konu, kitap adı, yazar gibi anahtar sözcükler aracılığıyla aranarak incelenebilmektedir. Dileyen okuyucular, kütüphanemizin sunduğu fotokopi hizmetinden yararlanabilmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 100


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 102


MESAJLAR KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI...

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 103


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Şahap AKTAŞ AKTAŞ HOLDİNG / Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye’de kalite bilincinin yerleşmesi için 20 yıldır sonsuz bir azimle mücadele eden KalDer’e ülkemiz adına teşekkür ediyor, kaliteli yıllar diliyoruz.

İskender ATAKAN NOVA REKLAMCILIK DEKORASYON VE TİCARET A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Toplam Kalite ve mükemmellik kavramlarının hayata geçirilmesinde bizlere yol gösteren Kalder’in 20. yılını kutlarım

Çetin ATMACA CEO MB HOLDİNG “HİÇ KİMSE MÜKEMMEL DEĞİLDİR ANCAK MÜKEMMELİ ARAMALIDIR” Toplam kaliteye hiçbir zaman rekabet ve karlılığa endeksli bir bakış açısıyla bakmadım. Bu yaklaşımın sakıncalı bir motivasyon unsuru olduğunu düşünüyorum. Çünkü ticari yapılarda işler dönemsel olarak kötü gidebilir ama motivasyonu sağlayan kalite sürecimiz hiçbir zaman bundan etkilenmemelidir. Kalite arayışı, bireylerin mükemmeli aradıkları bir gelişim ve dönüşüm sürecidir. Keyiflidir, hayata ve olaylara yeni bakış açısı sayesinde artık hatalar azalmış, verim artmış, maliyetler düşmeye başlamış ve nihayetinde bu davranış şekliniz alışkanlık, sonrasında da firmanızın kültürü olmuştur. Kaliteli düşünüp kaliteli yaşamak düşüncelerimizde başlayıp dış dünyamıza taşan ve sonsuza kadar devam eden felsefi bir yolculuktur. Çünkü bu bitmeyen yolun sonunda “mükemmellik” gibi çok anlamlı bir son bizi beklemektedir. Bu vesile ile KalDer yönetiminin ve katılımcılarının başarılı olmalarını diliyorum. Umarım bu anlayışı elbirliği ile tüm topluma mal etmeyi başarırız.

104


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Ülkemizde kalite anlayışının yaygınlaştırılmasında öncü rolü üstlenen, kurum ve kuruluşların kalitesinin gelişimine büyük katkı sağlayan KalDer’in 20. Kuruluş yıldönümünü kutlar, değerli çalışanlarına başarılar dileriz.

Bilal ASLAN İGDAŞ / Genel Müdürü

www.tupras.com.tr

KalDer 20. yılı dolu dolu başarıları Dünden bugüne sayısız başarılara imza atan KalDer’in 20. yılını kutluyor, kalitenin bir yaşam standardı olması için göstermiş olduğu gayretlerine teşekkür ediyoruz.

İhracatımızın 2 Milyar $’dan 100 Milyar $’a gelmesinde en büyük rolü KALDER öncülüğünde kalite oynamıştır... Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu Kavrakoğlu Grubu Kurucusu Tel: +90 216 386 76 92 Faks: +90 216 302 99 75 e-mail: info@kavrakoglu.com www.kavrakoglu.com

Türkiye’de değişimin toplumsal, düşünsel ve bilimsel lokomotif’in gücü olan Türkiye Kalite Derneği’nin 20. yılını kutlar, Kalite ve Mükemmellik yolculuğunda başarılarınızın devamını dileriz.

Vedat AYDIN ZORLU TEKSTİL / Grup Başkanı 20 yıldır, mükemmellik kültürünü yaşam biçimi haline getirmek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak için çalışmalarını sürdüren KalDer’e teşekkür ediyor, nice yıllar diliyorum.

Mithat SAMSAMA Cüno Tekstil Genel Koordinatör

• • • • • •

Sahip olan Kalite Belgeleri: EFQM Mükemmellikte Yetkinlik Sertifikası EFQM Mükemmellikte Kararlılık Sertifikası ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, OHSAS 1801 İSG Yönetim Sistemi GOST-R UKR-Sepro Tel: 0212 474 95 95 Faks: 0212 489 07 60 e-mail: info@climberjeans.com www.climberjeans.com

105


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Lütfi AYGÜLER BALNAK / Yönetim Kurulu Başkanı Kalite yönetim sistemini oluşturmak için tüm gücüyle çalışan Balnak, 1996’da benimsediği ‘Toplam Kalite Yönetimi’ yolculuğundan hiç ödün vermedi. KalDer, çağdaş kalite anlayışının ülkemizde yaygınlaştırılabilmesi için, kurulduğu günden bugüne var gücüyle çalışıyor. Toplam kaliteyi başarıyla uygulayan kuruluşların örnek olarak ortaya çıkartılması ve yaygın biçimde Türkiye’de uygulanmasını teşvik eden Türkiye Kalite Derneği’nin 20. yılını kutlarım.

Selçuk AYTİMUR KALİTE YÖNETİM DANIŞMANLIK ve EĞİTİM HİZMETLERİ / Genel Müdürü 20 yıl önce Suadiye’deki bir apartman dairesinde bir avuç gönüllü olarak çalışmaya başladığımızda, bu günler uzak bir hayaldi hepimiz için. Türkiye’nin kalite yolculuğunda KalDer üstlendiği önemli misyonu başarı ile yerine getirmiştir.

Hakan BAYMAN BRİSA BRİDGESTONE Genel Müdürü Toplam Kalite Yönetimi anlayışının gelişmesini ve yayılımını sağlamak için gerçekleştirdiği çalışmalarla, ülkemizin rekabet gücüne katkıda bulunan; kurum ve kuruluşlara yol gösteren KalDer’in 20. kuruluş yılını, en içten dileklerimle kutlarım.

106


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Türkiye’nin kalite yolculuğuna değer katan KalDer’in 20. yılını kutlarız. Sahip Olunan Kalite Belgeleri ISO 9001:2008, ISO 18001:2007, ISO 14001:2004, SQ MART, TRB

Yılmaz BAYRAKTAR TÜPRAŞ / Genel Müdür Yardımcısı Toplumsal ve sektörel gelişimler, Toplam Kalite Hareketi ve Mükemmellik Modeli ile desteklenmektedir. Çağdaş kalite düşüncesinin ülkemizde yerleşmesi ve dünyadaki gelişmelere paralel olarak örnek uygulamalarla, toplumun ve sanayiinin her kesiminde Toplam Kalite Yönetiminin yaygınlaşmasında ve uygulamalarınızdaki katkılarınızı kutluyoruz.

Mehmet Levent BULGURCU MEPSAN PETROL CİHAZLAR Yönetim Kurulu Başkanı Ülkemizde, sadece işe değil, hayata bakış kalitesinin güvencesi KalDer’in 20. başarı yılını, Mepsan ailesi olarak saygı ile kutluyor, kıymetli katkıları için teşekkürlerimizi iletiyoruz.

ERAN MÜHENDİSLİK PROJE END. İNŞ. TES. MONT. NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Tel.: 0 262 524 00 16 Fax: 0 262 524 00 21 e-mail: info@eranmuhendislik.com.tr www.eranmuhendislik.com.tr


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Yaşar BÜYÜKÇETİN SOFRA GRUP CEO 1991 yılındaki ilk konferansı bugün gibi hatırlıyorum.O doruktaki heyecanı ve ülkemizi bugünkü kalite anlayışına götürecek olan o hiçbir zaman bitmeyecek yolculuğun başlangıcını Genç Türkiye Cumhuriyet’inin en önemli kilometre taşlarından biri olan KalDer’in ilk kuruluşundan beri üyesi olmaktan çok büyük bir gurur ve onur duyarak ülkemizin hem fikri hemde endüstriyel kalkınmasına verdiğiniz katkılarınızdan dolayı tüm camiayı en içten duygularımla kutlarım.

Bilgün ÇAMOĞLU ZEHRA SARAR ANAOKULU MÜDÜRÜ Okul Öncesi Eğitime verdiğimiz değer doğrultusunda bizlerin en kutsal görevi düşlerinin penceresinden hayata güvenle bakabilen özgüveni ve yaratıcı bakış açısıyla geleceğini sağlam temeller üzerine kuracak bireyler yetiştirmektir.

Ayhan ÇAPACI İZMİR 1 NO’LU F TİPİ YÜKSEK GÜVENLİKLİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU MÜDÜRLÜĞÜ 20 yıldır Kalite ve Mükemmellik yolculuğunda, yenilikçi yaklaşımınız, bilgi ve birikiminiz ile ışık tuttuğunuz kamu kuruluşlarından biri olarak; Ekibimiz ile Ceza İnfaz Kurumlarının kalite ve mükemmellik yolculuğuna attığı ilk adımda yanımızda olarak, sürdürülebilir kalite anlayışını kurum kültürü haline getirmemizde bize kazandırdığınız tüm artı değerlerden ötürü teşekkür eder, Kalite yolculuğunda haklı gururunuzun bir parçası olmak temennisiyle başarılarınızın devamını dileriz.

108


�������������������������������������������

����������������������


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Baran ÇELİK FAİK ÇELİK HOLDİNG CEO Toplumda kalite kültürünün geliştirilmesi ve mükemmelliyetçi yaklaşımların özendirilmesi adına KalDer olarak verdiğiniz 20 yıllık mücadelenizi takdir ve tebrik ediyor, başarılarınızın devamını temenni ediyoruz.

Akın DUMAN TEI Genel Müdürü Türkiye’de iş mükemmelliği ve kalite kültürünün kurumsallaşması, rekabet edebilirliğin gelişmesine yönelik çabalarından dolayı KalDer’i, tüm üye kuruluşları kutlar, başarı yolculuğumuzun artan ivmeyle devam etmesini dilerim.

Yusuf DÜNDAR REKLAMLAND / Ajans Başkanı KalDer, Türkiye’de kaliteli üretimin, yaşamın ve düşüncenin anayasasını yeniden tanımladı. Ayrıca bu süreci bir disiplin olarak algılattı. Bu alkışlanacak bir 20 yıldır. Kutluyorum, devamını diliyorum.

110


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

KalDer’in kuruluşunun 20. yılı sebebiyle çalışanlarını ve bugüne kadar emeği geçen herkesi kutlar, KalDer’in ülkemize yaptığı ve yapacağı katkılardan dolayı teşekkür eder, çalışmalarınızın devamını dilerim.

Maysan Mando A.Ş.’nin kalite değerlerinin oluşumunda ve Türk Sanayisinin kalite yolculuğunda vazgeçilmez ve önemli bir yeri olan KalDer’in 20. yaş gününü kutluyorum.

Erdal ELBAY MAYSAN MANDO Genel Müdürü / Yönetim Kurulu Üyesi

Yrd. Doç. Dr. Fatih ER ÇUMRA MYO Yüksekokul Müdürü


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Dr. Ahmet Münir GÖKMEN HEITEC TÜRKİYE Managing Director KalDer’in 20 yıllık serüvenini izleyen biri olarak ülkemiz açısından önemini kalite kavramı ve bu kapsamda yerleşik hale gelen standart ve çalışma talimat sistem ve uygulamalarının gerek bunları kullanarak hizmet ve ürün sağlayan firmaların rekabetçiliğinin artmasına gerekse bu hizmet ve ürünleri alanların memnuniyetini artırmasına büyük katkıda bulunmuştur. KalDer’ in seçkin kadrosuyla sadece ülkemiz için katkıda bulunmayıp Türkiye’ in etkin olduğu bölgelerdeki diğer ülkeler için de model oluşturmasına olan inancımı vurgular bu değerli kuruluşumuza nice başarılı yirmi yıllar dilerim.

Yeşim GÜRA DANONE HAYAT / Genel Müdürü Kalite uygulamaları konusundaki bilgi ve içeriklerin hazırlanması misyonu ile ülkemizde kalite bilincinin arttırılması ve yaygınlaştırılmasında öncü olan Türkiye Kalite Derneği’nin kuruluşunun 20. yılını en içten dileklerimle kutlarım.

Mehmet HACIKAMİLOĞLU ÇİMSA / Genel Müdürü Ülkemizde yaşam kalitesinin yükseltilmesi amacıyla kurulan Türkiye Kalite Derneği’nin 20. kuruluş yıldönümünü kutluyor olması bize büyük mutluluk veriyor. KalDer, yaptığı bütün faaliyetlerle mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine büyük katkıda bulunmuştur. Bu vesileyle KalDer’in 20. Kuruluş yıldönümünü tüm kalbimizle kutlar, çalışmalarınızın bundan sonra da uzun yıllar boyunca aynı başarıyla sürmesini dileriz.

112


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Emin HİTAY HİTAY YATIRIM HOLDİNG Yönetim Kurulu Başkanı Ülkemizde çağdaş kalite felsefesini yaygınlaştırmayı amaçlayan, firmaları bu yönde geliştiren ve eğiten KalDer’in 20. yılını kutluyoruz. Hitay Yatırım Holding olarak, topluma kalite anlayışı kazandıran çalışmalarınızı beğeniyle izliyor, daha nice yaşlara erişmenizi diliyoruz.

İrfan HUNCA İPRAGAZ - Genel Müdür Yardımcısı (Teknik) İpragaz olarak 1999 yılında başladığımız kalite yolculuğumuzun en önemli kriterlerinden biri olan ‘’değişim’’ ve onun odak noktası ‘’insan’’a yoğunlaşıp yeni oluşumu tüm çalışanlarımıza anlatmaya çalıştık. Müşterilerimizin beklentisinin ötesinde kaliteli ürün üretmeyi ve kaliteli hizmet sunmayı ilke edindik. Bizi bu yolculuğa teşvik eden, destekleyen ve bu yıl 20’nci yılını kutlayan Kal-Der’in tüm çalışanlarını kutluyor ve daha nice başarılı yıllar diliyorum.

Süleyman KARAMAN TCDD / Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı “Kalite fark yaratır, farkı kalite yaratır” cümlesinde özetlenen “mükemmellik bilincinin” ülkemizde her alanda yerleşmesinde önemli çalışmalara imza atan KalDer’in 20. Kuruluş Yılını kutluyor, nice başarılı yıllar diliyorum.

114


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Pevrul KAVLAK MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ Yönetim Kurulu Başkanı

Ülkemizin Verimlilik ve Kalite Yolculuğundaki başarılarına çok değerli katkılarda bulunmakta olan ve Merkezimizin de yakın dönemde ‘Ulusal Kalite Hareketi’ kapsamında işbirliği yapmış olduğu KalDer’in 20. Kuruluş Yıldönümünü kutlar, başarılı çalışmaların devamını dilerim.

ZZZVWDQGDUWODERUJ \ØOØQGDIDUNOØELUDQOD\ØýODIDDOL\HWHJHoHQ ,QFRODE/WGÖUPDVØJ|]HWLPKL]PHWOHULQLGDKDKØ]OØ YHGDKDJYHQLOLUELUýHNLOGHVXQPDNLoLQJ|]HWLP KL]PHWLYHUGLĀLDODQODUGDLKWL\DoGX\XODQGHQH\OHUL \DSPDN]HUH<DUØPFD.RFDHOLOLPDQYHVDQD\L E|OJHVLQGHEXODERUDWXDUØNXUPXýWXU\ØOØQD NDGDU,QFRODEDGØDOWØQGDoDOØýDQODERUDWXDU7& 'Øý7LFDUHW0VWHýDUOØĀØ6WDQGDUGL]DV\RQ*HQHO 0GUOĀQQ©*|]HWLP)DDOL\HWOHULLOH/DERUDWXDU )DDOL\HWOHULQL$\ØUØQªWDOHEL]HULQHúXEDW WDULKLQGHQEXJQHNDGDU6WDQGDUW/DERUDWXDUODU āýOHWPHFLOLĀL/WGúWL 6/DE DGØDOWØQGDLoYHGØý WLFDUHWGQ\DVØQDKØ]OØJYHQLOLUYHDNUHGLWHDQDOL] KL]PHWOHULQLYHUPHĀHGHYDPHWPHNWHGLU 6WDQGDUW/DERUDWXDUāýO/WGúWLONHPL]GH LONOHUHLP]DDWPØýNDUWHOOHýPH\LNØUDELOPLýEX DQOD\ØýWD|QFROPXýWHNODERUDWXDUGØU6HNW|UQGH |]HOWHýHEEVHDLWLONDNUHGLWHROPXýGHQH\ ODERUDWXDUØGØU7UNL\HªGHNDWØ\DNØWODUNRQXVXQGD LONDNUHGLWHRODQODERUDWXDUGØUdLPHQWR'HQH\OHU LQGHGHONHPL]LQLONYHWHNDNUHGLWHODERUDWXDUØGØU $PHULND.DQDGDYH*QH\$IULNDPHQýHLOLGQ\D oDSØQGDoIDUNOØ5RXQG5RELQV.DUýØODýWØUPD 3URJUDPØQD\ØOGØU\HRODQODERUDWXDUØPØ] EXWHVWOHUHNDWØOØPØE\NEDýDUØODUHOGHHGHUHN VUGUPHNWHGLU (ĀLWLPNRQXVXQGDKLoELUPDVUDIWDQNDoØQPD\DQ ODERUDWXDUØPØ]VWDQGDUWODUØGD\DNØQGDQ WDNLSHGHUHNODERUDWXDUØQJQFHOWXWXOPDVØQØ VDĀODPDNWDGØUg]HOOLNOHWRSOXYH\HULQGHHĀLWLPH |QHPYHUHQODERUDWXDUØPØ]HĀLWLPOHUHIHUGLSHUVRQHO J|QGHUPHN\HULQHHĀLWLPLODERUDWXDUGDWRSOXRODUDN

DOPD\ØWHUFLKHWPHNWHGLU .XUXOXý\ØOODUØQGDVDGHFHNDWØ\DNØWDQDOL]OHULLOH LýWLJDOHGHQODERUDWXDUEXJQ0DGHQFHYKHUOHULYH NRQVDQWUHOHULHQGVWUL\HOKDPPDGGHOHUN|PUNRN ELRPDVVPHWDOJEUHWRSUDN\DSUDNKXEXEDW oLPHQWRYH\DSØPDO]HPHOHULDQDOL]OHULJLELJHQLýELU \HOSD]HGHKL]PHWVXQXOPDNWDGØU .DOLWH+HGH×HULPL] hONHPL]GHEXJQDOWØQYHJPýPDGHQFLOLĀLQGH ROGXĀXJLEL\ØOODU|QFHVLQGHGHN|PUYHoLPHQWR QXPXQHOHULDQDOL]LoLQ\XUWGØýØQDJ|QGHULOLULVWLN EDOLPL]\DEDQFØODUØQYLFGDQODUØQDWHVOLPHGLOHUHN WLFDULUHNDEHWH\HQLNEDýODQØUGØ$QODýPD]OØN GXUXPODUØQGD\DEDQFØODUDJ|VWHULOHQWDYL]NDUWXWXP YHL\LPVHUOLNEHNOHQWLVLPDDOHVHIKVUDQODVRQD HUHUGLāýWHPDUX]NDOØQDQEXXWDQØODVØGXUXPDVRQ YHUHELOHFHNPFDGHOHFLUXKYHLQDQFDVDKLSIDUNOØ ELUDQOD\ØýODVHNW|UHDGØPDWØOPØýWØU %XJQONHPL]GHDQODýPD]OØNGXUXPODUØQGDN|PU YHoLPHQWRQXPXQHOHULDUWØN\XUWGØýØQDJ|QGHULOPL \RU$NVLQH\XUWGØýØQGDNLDQODýPD]OØNODUØQo|]P LoLQKDNHPQXPXQHOHUODERUDWXDUØPØ]DJ|QGHULOL\RU  /DERUDWXDUØPØ]ØQ\HQLKHGHցONHPL]GHVRQ ]DPDQODUGDJQGHPGHRODQDOWØQYHJPý PDGHQOHULPL]HDLWQXPXQHOHULQDQDOL]LoLQ\XUWGØýØQD J|QGHULOPHVLQLQ|QQHJHoLOPHVLGLUgQP]GHNL\ØO DNUHGLWDV\RQoDOØýPDODUØNDSVDPØPØ]DDOWØQJPý YHEHQ]HULNØ\PHWOLPDGHQDQDOL]OHULGDKLOHGLOPLý JHUHNOL\DWØUØPODUWDPDPODQPØýWØUúXDQVUHNOLOLN YHVWDELOLWHoDOØýPDODUØVUPHNWHROXS\ØOØ LoHULVLQGHEXKXVXVWDGD|QHPOL]DIHUOHUHOGH HGLOHFHĀLQHLQDQFØPØ]WDPGØU

úHQL].,=,/'$ÿ 6WDQGDUW/DERUDWXDU*HQHO0GU

Prof. Dr. İbrahim KAVRAKOĞLU Kavrakoğlu Grubu Kurucusu İhracatımızın 2 milyar dolardan 100 milyar dolara gelmesinde en büyük rolü, KalDer öncülüğünde kalite oynamıştır.


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Deniz KESKİN ODTÜ GVO / Kurucu Temsilcisi ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları olarak, 2004 yılından itibaren yoğun işbirliği yaptığımız KalDer’in 20. yılını kutlar, bundan sonra daha büyük başarılara imza atmasını dileriz.

Ali KILIÇ TEKPOL TEKNİK POLİÜRETAN Genel Müdürü Üretimin ve yaşamın her alanında KALİTE sözcüğüne anlam kazandırma çalışmalarının aktörü olan KalDer, her kalite kongresine damga vuran ANA TEMALARI ile ülke sorunlarını da gündeme taşıdı. Nice 20 yıllara.

Mustafa Cahit KIRAÇ İZMİR Valisi Günümüzde yaşanan baş döndürücü gelişmelere paralel olarak değişen ve gelişen taleplerin, beklentilere uygun karşılanması amacıyla, kaliteli mal ve hizmet üretimini teşvik eden, kalite bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılması yönünde etkin faaliyetleriyle bilinen KalDer’in 20. Kuruluş yıldönümünü kutluyorum.

116


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Prof. Dr. Ahmet KIRMAN T. ŞİŞE VE CAM FABRİKALARI Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi

Kurulduğu günden bu yana özel, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının sürekli gelişim yolculuğunda vazgeçilmez değerler yaratan; ülkemizin kalite ve mükemmellik rehberi KalDer’in 20. yaşını kutlar, nice başarılı yıllar dilerim.

Tarık KORAY MİKES A.Ş. Genel Müdür Ülkemizde kalite anlayışının yayılmasında, kalite odaklı çalışma kültürünün yerleşmesinde, verimliliğin ve müşteri memnuniyetinin artırılmasında yönlendirme misyonunu yıllardır başarıyla gerçekleştiren Marka: KalDer. Katkılarınız için sonsuz teşekkürler...

Aslan KUT MNG KARGO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü MNG Kargo ailesi olarak , ülkemizde çağdaş kalite anlayışının yaygınlaştırılabilmesi misyonu ile faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kalite Derneği’nin kuruluşunun 20’nci yılını kutlar, başarılarının devamını dilerim.

118


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Mehmet T. NANE TEKNOSA / Genel Müdürü 20 yıldır üstlendiği mükemmellik misyonuyla, ülkemizin rekabet gücününün ve refah düzeyinin artmasına katkıda bulunan KalDer’in 20. yaşını kutlar, nice başarılı işbirliklerinde bulunmayı temenni ederim.

Prof. Dr. Bülent OKTAY RENTIP ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ Rentıp, Bursa’da 1996 yılında, sağlık alanında güncel tıbbın gerektirdiği, ileri teknoloji ile hızlı hizmet verebilecek, etik değerlere sadık bir özel tıp merkezi olarak hizmete açıldı. İnsan Kaynaklarını geliştirip Hastanesini açtığı bu yılın, mükemmellik yolu’nun öncüsü olan KalDer’in 20. Yılına denk düşmesi, aynı yolda ilerleme hevesimizi artırmaktadır. KalDer’in 20. Kuruluş yıldönümünü yürekten kutlarız.

Nuri OTAY FORD OTOSAN Genel Müdürü 20 yıl önce başlatığınız ‘Türkiye’nin Kalite Önderi’ rolünü günümüze kadar başarı ile sürdürerek ülkemizde oluşan Kalite bilincine büyük katkı sağladınız. KalDer’e emeği geçenleri herkesi yürekten kutlar, başarılarınızın devamını dileriz.

119


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun M. Süleyman ÖNCEL SENTEZ AMBALAJ Sentez Ambalaj olarak ‘kalite’ kavramı en çok üzerinde durduğumuz kavramlardan biridir. Ülkemizde daha kaliteli bir yaşam adına hem bireylere hem de tüm kurum ve kuruluşlara büyük bir görev düşmektedir. Biz de, içinde bulunduğumuz ambalaj sektörü ile ilgili üretim faaliyetlerimizde, kalite anlamında uluslararası standartların bizden istediği tüm çalışmaları adım adım hayata geçirmek için gereken yönetsel iradeye sahip bir firmayız. Bu çalışmalarımızı bir mecburiyet hissinden çok toplumsal ve milli sorumluluklarımızdan hareketle yapmaktayız. Bunun yanında rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde, kalite standartlarını sürekli istenen seviyede tutmak, sektörel bazda firmamızın hem yurt içinde hem de yurt dışında payını ve karlılığını arttırabilmesi için çok önemlidir. Her ticari faaliyetin başlıca hedeflerinden biri olan müşteri memnuniyetinin de, uygun maliyetle üretimin yanında yüksek bir kalite anlayışı ve uygulamasıyla sağlanacağı bir gerçektir. Bu bağlamda firmamızın kurumsal bazda sahip olduğu kalite anlayışının faaliyetlerine yansıtılması elbette sağlam bir ekip çalışması ile mümkündür. Sorumluluğunun bilincinde ve sürekli gelişmeye açık kadrolarla yapılacak çalışmaların verimliliği göz önüne alındığında tüm çalışanların bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi büyük önem arz etmektedir. Özetle firmalarımızın, ülkemizin ve dolayısı ile tüm ülke insanımızın topyekün kalkınmasında önemli bir faktör olan kalite anlayışının yaygınlaştırılması ve hayata geçirilmesi yönünde gayretlerimizi duraksamadan devam ettirmeliyiz. Bu konuda firmalarımıza destek veren tüm mesleki örgütlere ve derneklere her geçen gün daha fazla ihtiyaç duymaktayız. Bu anlamda bizleri yönlendiren eğitim faaliyetlerini yürüten kalite sevdalısı derneklere, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederiz.

M. Arif ÖZER BUSİAD Başkanı KalDer’in kuruluşunun 20. yılını kutluyor, bu vesile ile Toplam Kalite Anlayışının Ülkemizde yayılımı, kurum ve kuruluşların mükemmellik yolculuklarındaki katkılarından dolayı, Busiad adına paydaşımımız KalDer’e şükranlarımızı sunuyorum.

M. Alper RAVANOĞLU KIRPART / Kalite Güvence Şefi KALİTE SONSUZ BİR KÜLTÜR Standartlaştırılmış üretim şekli, gürültü faktörlerinin minimuma indirildiği kararlı prosesler, kaliteli ürünleri doğurur. Önleyici yaklaşımlar firmaları ve müşterilerini önü alınamaz hatalardan uzak tutar. Kırpart’ın bu ilkeleri temel alarak yaptığı uygulamaları her geçen gün daha ileri ve faydalı tekniklerle desteklemesi kalite yolculuğundaki varlığının ve müşteri dimağındaki imajının destekleyecisi olacaktır. Ülkemizdeki bu bilinci yaşatan ve bu farkındalığı her türlü aktivite ve uygulamaları ile devamlı arttıran KalDer’in 20. yılını Kırpart olarak kutluyor, daha nice 20 yılların başarılarla anlatılacak nice anılarla dolu olmasını temenni ediyoruz.

120


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

“Ülkemizde, çağdaş kalite felsefesini yaygınlaştıran, kalite bilincini yalnız sanayi ve hizmet sektöründe değil; yaşamın her alanında etkin kılan KalDer’in 20. Kuruluş Yıldönümünü kutlarız”

Muhammet SARAÇ İZAYDAŞ

www.emasas.com.tr

Ülkemizdeki özel, kamu, tüm kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarında Toplam Kalite Yönetimi anlayışının yerleşmesini kendine misyon edinen Türkiye Kalite Derneği’nin 20. Kuruluş yıldönümünü kutlar, başarılarının devamını dilerim.

Kalite bilincini paylaştığımız KALDER’in kalite ve mükemmellik yolculuğunda 20. yılını kutluyoruz. Nurdan ŞAHİN TÜRKİYE EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI Genel Müdürü Türkiye’deki tüm çocukların güzel bir çocukluk yaşaması ve yarınlara umutla bakması için çalışan TEGV adına, KalDer’in 20. yılını kutluyor, kalite yolculuğunda nice başarılar diliyorum.

Süleyman Demirel Üniversitesi

www.sdu.edu.tr

121


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Hulusi ŞAHİN BGM ENDÜSTRİYEL TESİSLER Genel Koordinatör

20 yıllık KALİTE yolculuğunda, “MÜKEMMELLİK” ışığında ülkemize yaptığınız katkılar için sizleri tebrik eder, gelecek projeleriniz için kurumumuz adına başarılar dilerim.

Prof. Dr. Funda SİVRİKAYA ŞERİFOĞLU Düzce Üniversitesi Rektörü

‘Kalite’ kavramının iş ve toplum yaşamımızda yerleşmesinde, kalite konusunda farkındalık yaratılmasında öncülük eden KalDer’in 20. Yaşını kutluyor; yönetici, üye ve çalışanları ile gönüllülerine başarılar diliyorum.

Tamer TAŞKIN PETROFER ENDÜSTRİYEL YAĞLAR SAN. VE TİC. A.Ş.

DEİK TÜRK - AFRİKA İŞ KONSEYLERİ KOORDİNATÖR BAŞKANI DEİK TÜRK - GÜNEY AFRİKA İŞ KONSEYİ BAŞKANI GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ İZMİR FAHRİ BAŞKONSOLOSU

1993 krizinden sonra Türk Sanayicisi ihracatta kaliteli malını Avrupa’ya satabileceğini öğrendi, o günden beri Türk Sanayicisinin kalite konusundaki gelişimine KalDer’in eğitim, aktivite, yarışma ve yayınlarıyla yapmış olduğu katkı ve hizmetler bizleri bugünlere getirmiştir. Bugün tüm Afrika’yı gezerken duyduğum “Türk malları Avrupa kalitesinde ve hatta daha hesaplı” cümlesi beni çok gururlandırıyor ve mutlu ediyor. KalDer’e çok teşekkür ediyorum.

122


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Danone Hayat İçecek ve Gıda San. Ve Tic. A.Ş.

Kalite uygulamaları konusundaki bilgi ve içeriklerin hazırlanması misyonu ile ülkemizde kalite bilincinin arttırılması ve yaygınlaştırılmasında öncü olan Türkiye Kalite Derneği’nin kuruluşunun 20. yılını en içten dileklerimizle kutlarız.

İ. Hakkı TAS GEMPORT LİMAN Genel Müdürü

www.hayatsu.com.tr

KalDer’in 20. yılını yürekten kutlar, kalite ve mükemmellik yolculuğunda pruvasının neta olmasını dilerim.

,1&2/$%*g=(7ā06(59ā6/(5ā /ā0ā7('úā5.(7ā ā1&2/$%

$YUXSDYH'Q\DVWDQGDUWODUØQGDWHNQLN GRQDQØPDVDKLS\HQLOLNoLYHýHIIDIELUJ|]HWLP ÖUPDVØ\DUDWPDNLGHDOLLOH\ØOØQGD6*6 ÖUPDVØQGDQNRSDUDN*|]HWLP'Q\DVØQDJLULý\DSDQ NXUXFXODUØPØ]GLĀHUÖUPDODUGDoDOØýDQPHVOHNWDýODUØ LOH0$67(56*g=(7ā0DGØDOWØQGDELUJ|]HWLP ÖUPDVØNXUPXýODUGØUho\ØOLoHULVLQGHELOJLWHFUEH YHEHFHULOHULLOHVHNW|UGHKØ]OØELU\NVHOLýND\GHW PHOHULQHUDĀPHQGLĀHURUWDNODUØQDQOD\ØýIDUNOØOØĀØ QHGHQL\OHLGHDOOHULQHEXUDGDXODýDPDPØýODUYH \ØOØQGD\ROODUØQØD\ØUPDN]RUXQGDNDOPØýODUGØU $\QØ\ØOLoHULVLQGHNXUXODQ*6% *|]HWPH6XUYH\ %UR ÖUPDVØIDUNOØELUDQOD\ØýODIDDOL\HWHEDýODPØý VØQØUOØLPNDQODUDUDĀPHQ'LORYDVØ¥.RFDHOLª GHELUQXPXQHKD]ØUODPDLVWDV\RQXNXUXODUDN QXPXQHKD]ØUODPDLýOHPOHULEHOLUOLELUVWDQGDUW DOWØQDDOØQPØýWØUāOHUOH\HQVUHoWHN|PUDQDOL] ODERUDWXDUØLoLQJHUHNOLHNLSPDQODUHQHNRQRPLN \ROGDQWHPLQHGLOPH\HoDOØýØOPØýWØU)LUPDPØ]ØQ EXJD\UHWOHULQLWDNGLUOHL]OH\HQ,QFRODE6HUYLFHV %9+ROODQGD)LUPDVØ<HWNLOLOHULRUWDNOØNWHNOLÖQGH EXOXQPXýODUGØU .|PUNRNSHWURONRNXDQWUDVLWYHEHQ]HULNDWØ \DNØWODUØQJ|]HWLPLQGHGQ\DoDSØQGDWDUWØýØOPD] ELUPDUNDRODQ,QFRODE6HUYLFHV%9ªQLQWHFUEH ELOJLELULNLPLYHGRQDQØPX]PDQOØĀØQØoRNL\L GHĀHUOHQGLUHQÖUPDPØ]oRNGDKDKØ]OØYHVDĀOØNOØELU E\PHND\GHGHUHNEXJQOHUHJHOPLýWLU )LUPDPØ]PýWHULOHULQLQLýOHULQLQJHOLýPHVLQHYH KDFLPOHULQLQDUWØýØQDSDUDOHORODUDNLKWL\DoODUØQØYH \|QHOLPOHULQL|QFHGHQJ|UHELOPHYL]\RQXQDVDKLSWLU %L]LWHUFLKHGHQELUoRNÖUPDJHOLýLPVUHoOHULQGH ELUVRQUDNLHWDSODUDJHoWLNOHULQGHJHUHNOL\DWØUØPODUØ \DSPØýYHDOW\DSØVØQØWDPDPODPØýNHQGLQL\HQLOHPLý

ELUJ|]HWLPÖUPDVØLOHNDUýØODýPDNWDGØUhONHPL]GH VUHNOL\HQLOHQHQPHY]XDWQHGHQL\OHGHĀLýLNOLĀH XĀUD\DQX\JXODPDSURVHVOHULNDUýØVØQDGDÖUPDPØ] \LQH|QFHGHQWHGELUOLYHKD]ØUOØNOØRODUDNoØNDU%X KXVXVÖUPDPØ]ØQLýLQLFLGGL\HDODUDN\DSWØĀØQØQELU J|VWHUJHVLGLU )LUPDPØ]SHUVRQHOLQLQHĀLWLPL,QFRODE+ROODQGDYH 6$,86$ªGHQJHOHQHĀLWPHQOHUWDUDIØQGDQKHU\ØO JQFHOOHQHUHNWHRULNYHSUDWLNRODUDNVDĀODQPDNWDGØU %XQXQ\DQØVØUDDNUHGLWDV\RQVWDQGDUWODUØJHUHĀL VUHNOLL\LOHýWLUPHoDOØýPDODUØoHUoHYHVLQGHSODQOØ HĀLWLPOHUWRSOXRODUDNDOØQPDNWDGØU *|]HWLP)LUPDODUØQØQ6RUXQODUØ hONHPL]GH§8OXVODUDUDVØ*|]HWLP)LUPDODUب KDNNØQGDWDPELOJLEXOXQPDPDNWDGØU$ýDĀØGDNL KXVXVODUGDKHP\HWNLOLOHUKHPGH|]HOVHNW|UQ ELOJLOHQGLULOPHVLYHHNVLNOLNOHULQJLGHULOPHVLDFLOL\HW DU]HWPHNWHGLU *|]HWLPÖUPDODUØQØQLVLPOHULQGH§8OXVODUDUDVب LEDUHVLEXOXQPDVØQØQQHGHQLQHGLU" *|]HWLPÖUPDODUØQHLoLQYDUGØU" *|]HWLPÖUPDODUØQØQUROQHGLU"1HLýH\DUDUODU" %LUJ|]HWLPÖUPDVØQDVØOROPDOØGØU"+DQJLýDUWODUØ VDĀODPDOØGØU" *|]HWLPÖUPDODUØNRQWUROYHGHQHWLPLQDVØOYH NLPOHUWDUDIØQGDQ\DSØOPDOØGØU" *|]HWLPÖUPDODUØQØQ\HWNLYHVRUXPOXOXNODUØLOH LOJLOLQDVØOELUPHY]XDWROXýWXUXOPDOØGØU" *|]HWLPÖUPDODUØ*|]HWLPÖUPDODUØ6DQD\LYH7L FDUHW2GDODUØQGDWHPVLOHGLOPHOLPHVOHNNRPLWHOHUL ROXýWXUXOPDOØGØU *|]HWLPÖUPDODUØQGDoDOØýDFDNWHNQLNSHUVRQHOLQ \HWLýWLULOPHVLLoLQhQLYHUVLWHOHULOHPýWHUHNX]PDQOØN NXUVODUØE|OPOHUYH\D|]HORNXOODUDoØOPDOØGØU /H\OD.,=,/'$ÿ āQFRODE*HQHO0GU


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun Ahmet TEKTEN AYTAÇ GIDA / Genel Müdürü “a kalite” sloganımızda belirttiğimiz gibi biz Aytaç olarak kalite terimine sadece anlamı açısından bakmıyor, TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ olarak tüm kurumlarımızda uyguluyoruz. Markasına milyonlarca yatırım yapmış firmalar açısından bu olgu olmazsa olmazlardandır. Her yıl kalite ve hijyene büyük bir bütçe ayıran Aytaç bunu sadece uygulamakta kalmıyor, yeniliklerin de takipçisi oluyor. İçinde bulunduğu sektör ciddi riskleri dikkate almasını gerektiren bir sektör olduğundan bizim için kalitenin ayrı bir anlamı ve firmamız açısından ise önemli prosedürleri vardır. Diliyoruz ki gelecekte sizin gibi kuruluşların büyük destekleriyle tüm sektör olarak kalitenin takipçisi ve uygulayıcısı firma sayısı daha da artar. Verdiğiniz hizmetler için AYTAÇ olarak size çok teşekkür ediyor, çalışmalarınızın durmaksızın devam etmesini diliyoruz.

Tülin TEZER SEGER / Genel Müdürü Kalite yolculuğuna çıkan firmalara klavuzluk eden, gerçekleştirdiği organizasyonlar ile kalite yolculuğunda yeni ufuklar açan KalDer’in 20. yılını SEGER A.Ş. olarak en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Yılmaz TÜRE NİL ISIL İŞLEM / Genel Müdürü Kalitenin yalnızca firmalarla değil, insan hayatıyla ilgili olduğunu benimsetme yolunda KalDer’i kutluyoruz.

124


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun

Kadir TOPBAŞ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI Bir “yönetim felsefesi” olarak benimsenmesi gereken Kalite kavramı Türkiye’nin kalkınmasının kilit taşıdır. Kongreleriyle, fuarlarıyla, ödülleriyle yaşamın tüm alanlarına kalite duygusunun yerleşmesine, verimliliğin ve rekabet gücünün artmasına, dünyaya yön veren değişim ruhunun anlaşılmasına büyük katkılar sağlayan ve yeni ufuklar açan KalDer’in 20. yılını kutluyorum. Ülkemizin yenilikçi, değişimci, fark yaratan ve başarıya yelken açan kalite yolculuğunun Kılavuz Kaptanına daha nice yıllar diliyorum.


KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun H. Erkan YARDIMCI REKABET KURUMU Başkan Yardımcısı V. KalDer çağdaş kalite anlayışının yaygınlaştırılabilmesi amacıyla mal ve hizmet üreten firmaların etik sistemi içerisinde kalite hedeflerine ulaşmalarını teşebbüs bazında başarıyla sağlamaktadır. Rekabet Kurumu’nun misyonu ise; piyasalardaki tüm teşebbüslerin serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içerisinde teşekkülünü ve gelişmelerini sağlayarak toplam kalite rekabetini desteklemektir. Rekabet, dinamik bir olgu olarak karşımıza çıkan kalite kavramının olmazsa olmazıdır. Rekabet Kurumu da rekabetin etik bir anlayış içerisinde gerçekleşmesinin garantörüdür.

Murat YASA AROMSA BESİN AROMA Yönetim Kurulu Başkanı Farklı ölçekteki birçok kuruluşun kaliteli üretim felsefesine kavuşturulması, mükemmellik anlayışının yerleşmesi ve ileri kalite seviyesine ulaşmaları yolunda özendirici ve öncü rol oynayan KalDer’in çalışmalarının devamını dilerim.

Adil ZEMBAT ASSİSTT / Genel Müdürü

Değerli KalDer; Başarılarla ve Kurumsal Kalite Standartları’na katkılarınızla dolu 20 yıllık Kalite ve Mükemmellik Yolculuğunuzu AssisTT ailesi olarak takip ediyor ve Kalite’yi destekleyen bu uygulamalarınız için teşekkür ediyoruz. Başarılarınızın devam etmesi dileklerimle.

126


SEKTÖR ÖNDERLERİ KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI... KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 128


YÖNETİMDE TOPLAM KALİTE KONSEPTİ BENİMSENMELİ

Mehmet Hayati ÖZTÜRK PETKiM Petrokimya A.Ş. Genel Müdürü

D

Değişimi yaşarken ekonomik, çevresel ve toplumsal açılardan sürdürülebilirliğin sağlanması her daim ön planda tutulması gereken noktalar olmalı. Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından birisi de yönetim de toplam kalite konseptinin özümsenip, benimsenmesidir.

ünya çok hızla değişiyor. Geçmişteki yaşam şeklimizin, yaşam standartlarımızın bugün ile kıyas edilemeyecek derecede değiştiğine hepimiz çok yakından şahitlik ediyoruz. Her gün bir önceki günden iyi olmayan, her gün işini bir önceki günden farklı yapamayan, sürekli iyileştirmeyi, müşteri odaklılığı şirketlerinin bir kültürü haline getiremeyen şirketler birer birer yok oluyor. Çok hızlı değişen bir dünyada yaşıyoruz. Tüm alanlarda var olan ve giderek yoğunlaşan küresel rekabet, tüm kurumlar için yeniden yapılanmayı gerekli kılıyor, çalışma şekillerinin radikal bir biçimde değiştirilmesini gerektiriyor. Bu değişim; her düzeyde ve herkesin katılımını, müşteri odaklı olmayı ve sürekli iyileştirmeyi temel alan aşağıdan yukarıya doğru bir değişim. Değişimi yaşarken ekonomik, çevresel ve toplumsal açılardan sürdürülebilirliğin sağlanması her daim ön planda tutulması gereken noktalar olmalı. Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından birisi de yönetim de toplam kalite konseptinin özümsenip, benimsenmesidir. Şirketimiz 2004 yılında ulusal kalite hareketine katılarak mükemmellik kültürünü ön planda tutan bir değişim sürecine girdi. Değişim ve dönüşüm stratejisi çerçevesinde; bizi paydaşlarımızın katılımıyla belirlediğimiz vizyon ve misyonumuza taşıyacak stratejileri oluşturduk, süreçlerimizi gözden geçirerek performans göstergelerini ve hedefleri saptadık, rasyonelliği ve verimliliği artırmak amacıyla hantal organizasyon yapısından süreç odaklı yalın organizasyona geçtik, çalışanlarımızın katılım ve yaratıcılıklarına ortam hazırlayan öneri sistemini ortaya koyduk, EFQM Mükemmellik Modelini, yönetim modelimiz olarak benimseyerek adeta bir kültür değişimine başlangıç yaptık. 2008 yılında ise Mükemmellikte Yetkinlik belgesi almaya hak kazandık. Tüm bunlar bizi daha büyük hedefler için kamçılıyor. Hepimizin bildiği gibi mükemmellik sonu olmayan bir yolculuktur. Hedefimiz yakın gelecekte “mükemmellik modeli” uygulamasının ülkemizde ve Avrupa’da en iyi yapıldığı kurum olabilmek. Kısaca kalite yolculuğumuzdaki kilometre taşlarımızı özetlemek gerekirse; 1996 yılından beri Kalite Güvencesi Sistem Belgesi’ne sahip olan şirketimiz 2003 yılında TSEN-ISO 9001 Kalite Yönetim Sistem standardına uygun olarak, Kalite Yönetim Sistemi’ni kurdu ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE)’den Kalite Yönetim Sistem Belgesi aldı. Son olarak 2008 revizyonuna uygun şekilde belgelendirmede yapıldı. 2004 yılında PETKİM Öneri Sistemi (PETÖS) kuruldu. Bu sistem ile öneri sahiplerini tanıma ve takdir yoluyla motive ederek tüm çalışanların yaratıcı ve yenilikçi düşünceleriyle Şirket faaliyetlerine katılımını artırmayı ve önerilerin en etkin şekilde uygulamaya alınmasını sağlamayı amaçlıyor. Kurulan maliyet düşürme ve süreç iyileştirme ekipleri ile verimlilik artışı sağlandığı gibi, çalışanların da iş süreçlerine aktif katılımı sağlandı. 2005 yılında Kurumsal Performans Yönetimi

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 130


kuruluş çalışmalarına başlandı. Kurumsal Performans Yönetim Sistemi kapsamında stratejilerin yayılımı Hoshin Kanri ve Balanced Scorecard (BSC) yöntemlerine dayalı olarak yürütülüyor. İlk özdeğerlendirme 2006 yılında gerçekleştirildi; girdiler bölümünde, Liderlik, Politika ve Strateji, Çalışanlar, İşbirlikleri ve Kaynaklar, Süreçler başlıklarındaki faaliyetlerimiz; sonuçlar bölümünde ise, Müşterilerle ilgili Sonuçlar, Çalışanlarla ilgili Sonuçlar, Toplumla ilgili Sonuçlar, Temel Performans Sonuçları başlıklarındaki iş sonuçlarımız gözden geçirildi ve çalışmanın sonunda PETKİM’in kuvvetli yönleri ve iyileştirmeye açık alanları model kriterlerine göre belirlendi. Mevcut ISO 9001:2000 sistemimize ISO 14001 ve ISO 18001’i entegre edebilmek adına PETKİM Entegre Yönetim Sistemi projesi başlatıldı. 2009 yılında da T.S.E. tarafından çalışmalarımız belgelendirildi. PETKİM içerisinde verilerin daha kurumsal entegrasyonunu sağlamak amacı ile ERP (Kurumsal kaynak Planlaması) projesi başlatıldı. PETKİM süreçleri gözden geçirilerek hedeflenen modüller başarılı bir şekilde devreye alındı. Üretim içerisinde verilerin entegrasyonu için MES (Üretim Yönetimi Sistemi) projesi başlatıldı. 2010 yılında güncellenen EFQM Mükemmellik modelinin kuruma adaptasyonu tüm hızı ile devam ediyor. Bugünün rekabetçi koşullarında dün yaptıklarımızın çok daha iyisini yapmaktan başka çıkar yolumuz yoktur. Sahip olduğumuz avantajlarımızı kullanarak, içinde bulunduğumuz dezavantajları minimize etmek için, çok çalışmak mecburiyetindeyiz. Başarmamız gerekenler başardıklarımızdan çok daha fazla artık. PETKİM’in neredeyse yarım asırda geldiği bugünkü konumu çalışanlarının eseridir. PETKİM’in geleceğe taşınmasında en büyük güvencemiz paydaşlarımızdır. PETKİM ailesi olarak şimdiye kadar olduğu gibi, PETKİM’i daha ileriye ve başarıya götürmek için çalışacağız.

Bugünün rekabetçi koşullarında dün yaptıklarımızın çok daha iyisini yapmaktan başka çıkar yolumuz yoktur. Sahip olduğumuz avantajlarımızı kullanarak, içinde bulunduğumuz dezavantajları minimize etmek için, çok çalışmak mecburiyetindeyiz.


HEDEF, EVRENSEL KALİTE STANDARTLARINDA MÜKEMMELLİĞİ YAKALAMAK

Vahit YILDIRIM GOSB Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye Başbakanları ve Dünya Bankası tarafından örnek OSB olarak gösterilen, ilklere imzasını atan Gebze Organize Sanayi Bölgesi, kalitenin ulusal sınırların ötesinde bir dünya standardı olduğu düşüncesinden hareketle bu yöndeki çalışmalarıyla da önemli gelişmeler kaydetti.

GOSB, sunduğu hizmetlerde evrensel kalite standartlarında mükemmelliği yakalamak vizyonu ile hareket ederek, 2007 yılında başladığı kalite yolculuğunda, yakaladığı başarılara sürekli olarak yenisini ekliyor.

GOSB, katılımcılarının beklentilerinin de ötesinde çağdaş, yenilikçi, kaliteli hizmetler sunmak, bu hizmetleri sunarken aynı zamanda çevrenin ve toplumun ihtiyaçlarını ön planda tutmak, etik değerlere sadık kurumsal yapısıyla bugüne dek olduğu gibi gelecekte de kalıcı ve örnek projelere imza atmak üzere adım attığı bu süreçte; katılımcılara verilen yemek üretim hizmetinin kalitesi, hijyen standartlarına uygunluğu ve güvenilirliğinin belgelenmesi amacıyla 2006 yılında İSO 22000 belgesi almış, 2008 yılında attığı imzayla insan ve çevre hakları konusunda topluma önemli taahhütler veren Küresel İlkeler Sözleşmesi / Global Compact’a dahil olan kuruluşlar arasında yer almıştır. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarına büyük önem veren GOSB, Global Compact’i imzalayarak, diğer hizmet alanlarında olduğu gibi toplumsal sorumluluk anlamında da öncü rolü ve misyonunu sürdürürken, yine Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin birinci ve altıncı ilkeleri doğrultusunda, yönetim dünyasında belirleyici olanın yetenek olduğunu ve bunun da cinsiyete bağlı olmadığını gündeme taşımayı hedefleyen “Yönetimde Kadın Erkek Eşitliği” bildirgesinin altına da imzasını atmıştır. Türkiye’de ve uluslararası alanda iddiasına yakışır bir şekilde, hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik attığı adımlardan birisi olan Entegre Yönetim Sistemi kurma çalışmalarına 2008’in ilk aylarında başlayan GOSB, bir yıl gibi kısa sürede ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi, OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini almaya hak kazanarak Türkiye’de kalite, çevre, iş sağlığı ve güvenliğini kapsayan Çağdaş Yönetim Modeli’ni oluşturan ilk OSB olma unvanını da almıştır. Sunduğu hizmetlerde evrensel kalite standartlarında mükemmelliği yakalamak vizyonu ile hareket eden GOSB, 2007 yılında başladığı kalite yolculuğunda, yakaladığı başarılara yeni bir başarı ekleyerek, Türkiye Kalite Derneği’nin (KalDer) düzenlediği Ulusal Kalite Ödülü kapsamında, “Mükemmellikte Yetkinlik” belgesini aldı. Alınan bu belge, Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nin gerek hizmet, gerek alt yapı ve donanım başlıkları altında sunduğu servislerin kalitesinin bir sonucu olarak tezahür etmiştir. Hedefimiz kalite yolculuğunda büyük bir adım daha atarak “Büyük Ödül”ün sahibi olmak… Bu vesileyle, Türkiye’deki firmaların kalite konusunda bilinçlendirilmesi yönünde 20 yıldır faaliyet gösteren, Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak misyonunu taşıyan Türkiye Kalite Derneği’nin (KalDer), 20. yılını kutlar, başarılı çalışmalarının artarak devam etmesini temenni ederim.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 132


Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun


TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ YAŞAM KALİTESİNİ DE YÜKSELTİYOR

Refik BAYDUR GEBKİM Kimya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı

Toplam kalite yönetimi, sadece sanayi ve ticari kuruluşların rekabet gücünü arttırmaya yönelik bir sistem olmayıp, aynı zamanda toplumların yaşam kalitesinin yükseltilmesi için de gerekli olan bir araç.

K

alite, başlangıçta mal ve hizmetlerdeki gelişmişliği, belirli standartlara uygunluğu ifade eden bir kavramken, günümüzde bu kalıplara sığmayacak derecede yeni boyutlar kazanmış, toplumların ihtiyaç ve beklentileri karşılandıkça çıtası yükselen, sürekli gelişmeye açık dinamik bir kavram olarak yaşantımızda yerini aldı.

Kalite kavramı tüketici bilincinin gelişmesiyle, tüketicilerin beklentilerine bağlı olarak, toplumların kültürel gelişimine, beğeni ve alışkanlıklarına göre değişiyor. Sürekli mal ve hizmetlerde yenilik ve kaliteyi arayan ve sahip olduğundan daha iyisini isteyen bilinçli tüketici, işletmelerin sürekli gelişme içerisinde olmaları üzerinde baskı oluşturuyor. Ulusal ve uluslararası rekabet koşullarının zorlaşması, tüketici bilincinin gelişmesi ve tüketim hareketinin globalleşmesiyle birlikte kalitenin bütünsel bir anlayışla ele alınması zorunluluğu doğdu. Bütünsellik anlayışı, ürünün geliştirilip tasarlanmasından başlayıp, üretimine ve üretim sonrası sunulan hizmetlere, müşteri isteklerinin tatminine ve maliyetlerin düşürülerek kaliteyi sağlamayı kapsıyor. Kaliteye bir bütünsellik içinde bakma gereği “toplam kalite” kavramının gelişmesine ve yaygınlaşmasına neden oldu. Toplam kalite yönetimi, sadece sanayi ve ticari kuruluşların rekabet gücünü arttırmaya yönelik bir sistem olmayıp, aynı zamanda toplumların yaşam kalitesinin yükseltilmesi için de gerekli olan bir araç. Toplam kalite yönetimi konusunda firmaların yaptıkları çalışmalar bu kuruluşlara büyük kazanımlarla geri dönüyor. Bir sivil toplum kuruluş olan KalDer Türkiye Kalite Derneği’nin, toplam kalite yönetimi sisteminin hayata geçirilmesi konusunda yaptığı çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Türkiye’de kalite bilicinin gelişmesine yaptığı katkıların devamı temennisiyle KalDer’in 20. Kuruluş Yılını Kutlarız.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 134


GDKDE\NKHGHIOHUH Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun


MÜKEMMELLİK YOLUNDA UND’NİN KALİTE YOLCULUĞU

Ruhi Engin ÖZMEN Uluslararası Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

UND, ISO 9000 Kalite Sistem Belgesi’nin 2000 versiyonuna uygun bir sistemi tamamladı ve dünyaca kabul edilmiş sertifikasyon kuruluşu tarafından 2002 yılında Kalite Yönetim Sistemi’ni belgelendirdi. Böylece, Türkiye’de ISO 9000 Sertifikasına sahip ilk meslek örgütü oldu.

U

ND yeni yönetim anlayışı ve bu çerçevede oluşturulan yeni organizasyonu ile KALİTE YOLCULUĞU’na 2001 yılında başladı.Tüm faaliyetlerini prosedürlerle, talimatlarla tanımladıktan sonra çalışanların organizasyon içindeki görevlerini planladı. Bütün dünyada kabul gören yönetim sistemi, ISO 9000 KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ’nin gereklerini “katılımcı ve şeffaf yönetim” ilkeleri doğrultusunda hayata geçirdi. Üyelerinin yoğun olarak yer aldığı illerde Bölge Temsilcileri oluşturdu ve yine “Çözüm İstiyorsanız Katılmak ve Sahiplenmek Zorundasınız” anlayışı çerçevesinde üyelerinin katılımıyla, tamamen gönüllülük esasına dayanan, Çalışma Grupları yapısını oluşturdu. Üyelerinin talep ve beklentilerini ölçmek ve bu çerçevede hedefler belirlemek amacıyla Üye Memnuniyet Anketi uygulamasını da 2001 yılında başlatan UND, teknoloji konusunda hızlı gelişen sistemlere de entegre oldu ve 2010 yılında bu uygulamayı web sitesine taşıyarak anketlerin online olarak üyeleri tarafından doldurulmasına imkan tanıdı. En önemli varlığının çalışanları olduğuna inanan UND, misyonunun sağlam temellere oturtulması ve stratejik kararların etkin biçimde uygulanmasını temin etmek üzere insan kaynakları politikası oluşturdu ve çalışanları için sistemler geliştirdi. Bu çerçevede ilk çalışan memnuniyet anketini de 2001 yılında gerçekleştirerek, çalışanların katılımını sağlamak amacıyla öneri sistemleri geliştirdi. UND bu çalışmalarına paralel olarak çok kısa sürede, ISO 9000 Kalite Sistem Belgesi’nin 2000 versiyonuna uygun bir sistemi tamamladı ve dünyaca kabul edilmiş sertifikasyon kuruluşu tarafından 2002 yılında Kalite Yönetim Sistemi’ni belgelendirdi. Böylece, Türkiye’de ISO 9000 Sertifikasına sahip ilk meslek örgütü oldu. Açıklık, eşitlik, hesap verilebilirlik, şeffaflık yönetişim ilkelerini benimseyen UND, politika ve stratejilerini belirlediği ve hedeflerle yönetim sistemini gözden geçirdiği Stratejik Hedefler Çalıştayı’nın ilkini 2002 yılında genişletilmiş Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte gerçekleştirdi. Sürdürülebilir bir sisteme oturan Çalıştay’ın 2011 yılında 10.’su yapıldı. UND’nin Kalite Yolculuğu, 2002 Ekim ayında Avrupa Kalite Vakfı/ Mükemmellik Modeli Ulusal Kalite Ödülü STK Kategorisi’nin tek finalisti olması ile önemli bir ivme kazandı. Dernek, 2003 yılında ilk özdeğerlendirme çalışmasını tamamladı ve faaliyetlerini sürekli iyileştirme felsefesi doğrultusunda planladı. Yukarıda anlatılan tüm bu çalışmalar UND’nin 2004 yılında ULUSAL KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ’nü kazanmasına vesile oldu.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 136


Katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışı ile Mükemmellik Modeli’ni kolaylıkla hayata geçiren ve çalışmalarına hiç ara vermeden devam eden UND, 4-6/10/2004 tarihinde yapılan saha ziyareti sonrasında ödülü almaya hak kazanarak sektörüne öncü ve örnek olma misyonu doğrultusunda önemli bir adım daha attı. UND ilk Büyük Ödülü alan ilk Sivil Toplum Örgütü olarak kayıtlara geçti. UND bu ödülle; sadece en iyi yönetilen değil, sektörünün, üyelerinin sesini en iyi duyuran, bunu da kendi içinde kurduğu sistemin kalitesi ile sağlayan bir Sivil Toplum Kuruluşu olduğunu ve tüm hizmetleri ile bir bütün olarak kaliteyi takip ettiğini bir kez daha ispat etti. Kalite konusundaki çalışmalarını devam ettiren UND, Avrupa Kalite Ödülü’ne de başvurarak başarısını uluslararası platformda taşımak istedi. Bu çerçevede ödüle başvurarak ön elemeyi geçen ve saha ziyaretine kalmayı hak eden UND, 13-17 Haziran 2005 tarihlerinde Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) tarafından gönderilen üç uzman değerlendirici tarafından değerlendirildi ve Mükemmellikte Yetkinlik belgesini kazanarak kalite yolculuğuna devam etti. Türkiye’de KalDer’in öncülüğünü yaptığı ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi adı altında işleyen Global Compact girişimine 2007 yılında imza atarak insan hakları, çalışma koşulları, çevre ve yolsuzlukla mücadele prensiplerini benimsediğini taahhüt etti. UND bu eylemiyle de üyelerine öncülük etti, örnek ve önder olma vizyonunu bir kez daha gerçekleştirdi. Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerini de destek veren UND, TEMA ile işbirliği yaparak ağaçlandırma kampanyasına katıldı. Ayrıca sektöre kalifiye personel kazandırılmasına yönelik sorumluluğu da üstlenen UND, kalite politikasından da yola çıkarak üniversitelerle işbirliklerine önem verdi. Bu çerçevede 2010 yılında üniversitelerin lojistik bölümlerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturdu ve staj konusunda üyelerle işbirliği yaparak sistematik hale getirdi. UND, sektörü ve üyelerini kalite yönetim sistemi konularında bilinçlendirmek, yeni uygulamaları tanıtmak ve iyi uygulama örneklerini paylaşmak amacıyla 2010 yılında Kurumsal Gelişimde Kalite Yolculuğu seminerlerini başlattı. UND, yine aynı amaçla 2011 yılında belirli periyotlarla Kalite Bülteni yayınlamayı hedefliyor. 2001 yılında çıktığı kalite yolculuğunu kurum kültürü olarak benimseyerek, sürekli iyileştirmeyi hedefleyen UND, böylece üyelerine örnek olma misyonunu da devam ettirecektir.

Kalite konusundaki çalışmalarını devam ettiren UND, Avrupa Kalite Ödülü’ne de başvurarak başarısını uluslararası platformda taşımak istedi. UND bu eylemleriyle de üyelerine öncülük etti, örnek ve önder olma vizyonunu bir kez daha gerçekleştirdi.


KALİTE BEKLENTİSİ YÜKSEK, 130 ÜLKEYE İHRACAT YAPILIYOR

Dr. Veysel YAYAN Türkiye Demir - Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri

Ü

lkemizde çelik üretimi, günümüzün son teknolojileri kullanılarak gerçekleştiriliyor. Teknolojiye paralel olarak, ‘Ar-Ge ve Kalite Kontrol’ çalışmalarına aynı şekilde önem veren Türk çelik üreticilerinin laboratuarlarında gerekli kontroller yapılıyor.

En gelişmiş standartlarda çelik üretimi yapan demir çelik sektörümüz, kalite beklentisi yüksek, 130’dan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Sektör kuruluşlarımızın, IS0 9001 Kalite Yönetim Belgeleri ile, başta AB ülkeleri olmak üzere, çeşitli ülkelerden almış oldukları kalite sertifikaları mevcut.

Ürün kalitesini etkileyen hammaddelerin (ferroalyajlar, refrakter malzemeleri, rafinasyon katkı malzemeleri v.b.) işletmeye giriş aşamasında, yarı mamul ve mamul haline getirilmiş ürünlerin ise, proses ve son kontrol aşamalarında, kimyasal muayene, test ve ölçüm işlemleri gerçekleştiriliyor. Muayene ve test sonuçları, ilgili ürün standartlarına uygunluk ve müşteri istekleri doğrultusunda değerlendiriliyor. Bu kontroller çerçevesinde, kimyasal ve fiziksel konularda standartlar gereği olarak yapılması gereken kontrol işlemleri tamamlanmadan, hiçbir ürünün sevk işlemine onay verilmiyor. En gelişmiş standartlarda çelik üretimi yapan demir çelik sektörümüz, kalite beklentisi yüksek, 130’dan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Sektör kuruluşlarımızın, IS0 9001 Kalite Yönetim Belgeleri ile, başta AB ülkeleri olmak üzere, çeşitli ülkelerden almış oldukları kalite sertifikaları mevcuttur. İngiliz standart kuruluşu CARES tarafından verilen ‘Sürdürülebilir İnşaat Çeliği Sertifikası’, hammaddeden nihai ürüne kadar; sıvı çelik üretimi, döküm ve haddeleme dahil tüm üretim süreçlerini kapsıyor. Bu sertifikanın gereği olarak, çevresel, sosyal ve ekonomik faktörlere dayalı bir ‘Sürdürülebilir İnşaat Çeliği Politikası’ oluşturuldu, el kitabı ve kılavuzları hazırlandı. Üretici kuruluşlarımız, düzenli aralıklarla sürdürülebilir inşaat çeliği kriterlerini izliyor ve raporluyor. Buna göre, üretim faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerinin asgariye indirilmesi, sürdürülebilirliğinin garanti altına alınması, sürekli bir şekilde iyileştirilmesi, yasal ve diğer şartlara uygun olarak çevre kirliliğinin önlenmesi taahhüt ediliyor. Böylelikle, sözkonusu sertifikayı almaya hak kazanan Türk demir-çelik üreticileri, çevreci, sürdürülebilir yapı inşa eden uluslararası firmaların tedarikçisi olabilmek açısından önemli bir rekabet avantajı sağladı. Bu da, çeliğimizin Avrupa standartlarına uygun üretildiğinin bir göstergesi.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 138


‘Sürdürülebilir Çelik Üretimini’ benimseyen çelik üreticilerimizin kalite hedeflerini; • Kalite bilincinin her kademede benimsenmesi, anlaşılması, uygulanması ve sürekli iyileştirilmesi için; eğitim ve öğretim programları ile tüm çalışanların gelişimini sağlamak, • Müşteri taleplerinin, uluslararası standartlar, şartnameler ile firma spesifikasyonlarının tam olarak karşılanmasını garanti altına almak üzere kalite planlarını oluşturmak, uygulamak ve geliştirmek,

İPRAGAZ olarak müşterilerimizin beklentisinin ötesinde kaliteli ürün üretmeyi ve kaliteli hizmet sunmayı ilke edindik. Bizi bu yolculuğa teşvik eden, destekleyen ve bu yıl 20. yılını kutlayan Kal-Der’in tüm çalışanlarını kutluyor; daha nice başarılı yıllar diliyoruz.

• Üretim ve hizmet süreçlerini belirli periyotlarda gözden geçirmek, sürekli iyileştirmek ve geliştirmek, • Süreç yönetimi ve düzeltici/önleyici faaliyet yöntemlerinin uygulanarak, objektif değerlendirme sonucu elde edilen verileri, iç ve dış denetleme sonuçlarının, müşteri şikâyet ve talepleri ile müşteri memnuniyeti verilerini, tedarikçi değerlendirme verilerini, yönetim gözden geçirme verilerini objektif kriterlere dayanarak değerlendirmek ve sürekli iyileştirmeyi ölçülebilir veya değerlendirilebilir hale getirerek izlemek, şeklinde özetlemek mümkündür.

tekrarlanabilir, izlenebilir, ölçülebilir kalite ... ®

‘Sürdürülebilir İnşaat Çeliği Politikası’ sertifikası alan Türk demir-çelik üreticileri, çevreci, sürdürülebilir yapı inşa eden uluslararası

19 Yıldır...

NİL Isıl İşlem Sanayii A.Ş.

firmaların tedarikçisi olabilmek açısından önemli bir rekabet avantajı sağladı. Bu da, çeliğimizin Avrupa standartlarına uygun üretildiğinin bir göstergesi.

Fason ısıl işlem hizmetleri konusunda NİL, Türkiye'de bir çok ilki gerçekleştirdi ve devam ediyor... * Isıl İşlem ve Fosfat Kaplama konusunda ISO/TS 16949 Belgesi (İlk ve Tek) * Atmosfer kontrollü kamara fırınlarda ısıl işlem (İlk) * Müşteri bilgilendirmede otomasyon (İlk) * Internetten parça takibi (İlk ve Tek) * İşyerinize servis (İlk) * Kamara fırında Beynitik ısıl işlem (İlk ve Tek) Islah, semente, karbonitrür, vakum, normalize, özel ısıl işlemler

Tatlıkuyu Mahallesi 1319/1 Sokak 28/B 41400 Gebze KOCAELİ Tel: (0262) 646 41 52 Faks:(0262) 646 47 75 www.nilisil.com.tr nilisil@nilisil.com


KURUMLAR İLE OTORİTE ARASINDA KÖPRÜ GÖREVİ YAPIYORUZ

Gür ÇAĞDAŞ Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), kurumsal yatırımcı olarak adlandırılan Kolektif Yatırım Araçları Endüstrisi’ni (yatırım fonları, emeklilik fonları, alternatif yatırım araçları, Borsa Yatırım Fonları, yatırım ortaklıkları v.s) temsil ediyor.

Son yıllarda TKYD’nin de katkılarıyla, SPK’nın yaptığı çalışmalar sayesinde Kolektif Yatırım Araçları endüstrimizde ürün çeşitliliği sağlanmaya başlandı ve ülkemizin en önemli ihtiyaçlarının başında gelen kurumsal sermaye birikimi için çok önemli adımlar atıldı.

1999 yılında portföy yöneticilerinin girişimi ile kurulan ve sektörün tamamına yakınını temsil eden TKYD, sektör ihtiyaçları ve beklentilerine yönelik olarak başta sektörün düzenleyici otoritesi Sermaye Piyasası Kurulu olmak üzere Maliye Bakanlığı ve diğer kamu kurumlarıyla işbirliği içinde çalışıyor, bir sivil toplum örgütü olarak kurumlar ve otorite arasında bir köprü görevi yapıyor. Derneğin 28 kurumsal üyesi bulunuyor. Son yıllarda TKYD’nin de katkılarıyla, SPK’nın yaptığı çalışmalar sayesinde Kolektif Yatırım Araçları endüstrimizde ürün çeşitliliği sağlanmaya başlandı ve ülkemizin en önemli ihtiyaçlarının başında gelen kurumsal sermaye birikimi için çok önemli adımlar atıldı. Dernek, kurulduğu 1999 yılından beri hem yatırım fonlarının tanıtımı, hem sektörün gelişimi, sektör çalışanlarında belli bir standart oluşturulması, hem de yurtdışındaki benzer temsilciliklere üyeliği sayesinde AB ve dünya endüstrilerine uyumun sağlanması konusunda aktif çalışmalar yürütüyor. TKYD EFAMA (European Fund and Asset Management Association- Avrupa Yatırım Fonları ve Portföy Yönetim Birliği) ile IIFA (International Investment Funds Association – Uluslararası Yatırım Fonları Birliği) ‘ne üyedir ve bu üyelikleri sayesinde dünya ve Avrupa fon endüstrisini yakından takip ediyor. Avrupa Birliği’nde UCITS olarak adlandırılan Avrupa Birliği fonlarının gelişimini yakından takip ederek Türkiye’de yatırım fonlarının AB uyumu sürecine önemli katkılar sağlıyor. TKYD Faaliyetleri TKYD Kolektif Yatırım Araçları Endüstrisinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları kapsamında kamu kurumları ile olan ilişkileri dışında, sektör içinde de eğitim ve tanıtıma yönelik çalışmalar yapıyor, uluslararası konferanslar düzenliyor. Dernek içinde faaliyet gösteren çalışma komiteleri de çalışmaların daha kapsamlı yapılmasına destek veriyor. Bu komiteler EFAMA’daki komitelerin benzeri bir yapıda çalışmalarını sürdürüyor. Dernek portföy yöneticilerinin yatırım fonu yönetiminde performans kriteri olarak kullandıkları

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 140


çeşitli sektörel endekslerin hazırlanması ve yayınlanmasından da sorumludur. Dernek ayrıca 2008 Nisan ayından bu yana, sektörün geniş kitlelere tanıtımı, çalışanlar arasındaki iletişimin artırılması amacıyla “Kurumsal Yatırımcı” adlı bir dergi de hazırlıyor. Dergi tüm sektör çalışanları dışında, önde gelen şirket temsilcileri, SPK, İMKB, TCMB, Maliye Bakanlığı gibi kurum üst düze yetkililerine ulaştırılıyor. Komiteler; Vergi, Mevzuat, Strateji, Endeks, Açık Platform, Sınıflandırma-Derecelendirme, Eğitim, İletişim Komiteleri olarak adlandırılıyor. TKYD İstanbul Finans Merkezi çalışmalarında da yer alıyor. Emeklilik fonlarındaki hızlı büyüme trendi, yatırım fonlarında da gözlenecektir. Fon çeşitliliğinin artması, yatırımcıların bilinçlendirilmesi, ülkemizde kolektif yatırım araçlarının uluslar arası standartlara ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yatırım fonları büyüklüğünün GSMH’nin yüzde 40’larda bir dünya ortalamasına karşılık Türkiye’de bu oranın yüzde 3’ler seviyesinde olması da hem fon kurucuları, hem fon yöneticileri, hem de otorite tarafından da göz ününde bulundurulmalıdır. TKYD’nin hedefi 30 milyar TL seviyesinde bulunan fon büyüklüğünü 5 yıllık bir süreçte 150 milyar dolara ulaştırmaktır. Bireysel Emeklilik sisteminde olduğu gibi, yatırım fonları sektörünün de kendine ait bir kanunu olması için TKYD tarafından yürütülen çalışmalar da devam ediyor. TKYD tarafından hazırlanan bir kanun taslağı da bu çalışmalar paralelinde 2009 yılında SPK’ya sunuldu.

Yatırım fonları büyüklüğünün GSMH’nin yüzde 40’larda bir dünya ortalamasına karşılık Türkiye’de bu oranın yüzde 3’ler seviyesindedir. TKYD’nin hedefi 30 milyar TL seviyesinde bulunan fon büyüklüğünü 5 yıllık bir süreçte 150 milyar dolara ulaştırmaktır.


REKABET ‘TOPLAM KALİTE’ MANTIĞIYLA GERÇEKLEŞEBİLİR

Hüseyin BİLMAÇ İMSAD Başkanı

D

eğişen, gelişen ve küçülen dünyamızda, üretimde ve hizmette hedeflere odaklanmanın yolu, etkinlik ve verimliği artırmanın yanı sıra yaratıcılığın önünü açmaktan da geçiyor. Müşteri beklentilerini karşılayabilmek ve küresel rekabete ayak uydurabilmek ise kaynakları en verimli ve etkin şekilde kullanmakla mümkün hale gelebiliyor.

2023 yılında 100 milyar dolar inşaat malzemeleri ihracatı, 100 milyar dolar

Uluslararası sürdürülebilir rekabetin sağlanması; geleceği öngörebilecek vizyona sahip, riskleri ve müşteri ilişkilerini yönetebilen, hızlı karar alabilen global şirketlerle söz konusu olabilecektir. Başka bir deyişle, rekabet; Toplam Kalite mantığı içinde, sistematik, sürdürülebilir, izlenebilir ve sürekli iyileştirilebilir bir çevrim içinde çalışan kurum ve kuruluşlara sahip olmakla gerçekleştirilebilir.

yurt dışı müteahhitlik geliri ve 100 milyar dolarlık iç pazar olmak üzere ülkemize 3 tane 100 kazandırmak hedefindeki bir sektör olarak; bilgi, teknoloji, Ar-Ge, Ür-Ge ve eğitime yatırım yapmayı temel öncelik kabul ediyoruz.

“Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak” misyonuyla uzun yıllar önce KalDer tarafından Toplam Kalite Seferberliği başlatıldı. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 için hedeflerini şimdiden çizerken inşaat sektörünü hem yurt içinde hem de yurt dışında temsil eden bir dernek olarak bu vizyonu gönülden sahipleniyoruz. Katma değeri yüksek ürünler-teknolojiler üreterek dünya pazarına çıkmak, Türkiye’yi parlak geleceğe taşıyacaktır. 2023 yılında 100 milyar dolar inşaat malzemeleri ihracatı, 100 milyar dolar yurt dışı müteahhitlik geliri ve 100 milyar dolarlık iç pazar olmak üzere ülkemize 3 tane 100 kazandırmak hedefindeki bir sektör olarak; bilgi, teknoloji, Ar-Ge, Ür-Ge ve eğitime yatırım yapmayı temel öncelik kabul ediyoruz. Bu doğrultuda Kalite Derneği ile her zaman sıcak ilişkiler içinde bulunmaya özen gösteriyoruz. Önemli projelerde stratejik ortağımız olan KalDer’in yakın işbirliği ve desteğini, “İnşaat Malzemeleri Sektöründe AB’ye Uyum ve İşbirliğinin Olası Etkileri Konusunda Farkındalık Yaratma”yı hedeflediğimiz EUbuild Projesi sürecinde de yanımızda hissettik. KalDer desteğinde eğitimler düzenledik. Projenin Uluslararası Kapanış Konferansı olan 1. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nde konuya verdiğimiz öneme binaen ‘Kalite Yaklaşımları Oturumu’ gerçekleştirdik.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 142


Mimariden, tasarıma, malzeme üretiminde kullanımına kadar tüm süreçlerde kalitenin artırılması ve bitmiş yapılarda kullanılan ürünlerin marka güçleriyle o yapılara değer katması konusunda bilinç oluşturmak amacıyla düzenlediğimiz 1. ve 2. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nde, KalDer ‘destekçi kurumlar’ arasında yer aldı. 2010 yılında ise KalDer İMSAD Katılımcı Üyesi oldu. İMSAD olarak KalDer’in gerçekleştirdiği Kalite Kongreleri’nin Danışma Kurulu’nda yer alırken, 2010 Kalite Kongresi’nde inovasyon oturumu düzenleyerek destek verdik. Halen KalDer’in etkinliklerini üyelerimizle paylaşmak üzere tanıtıcı duyurular gerçekleştiriyoruz ve gelecek için ortak hareket planı geliştiriyoruz. Ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olan İnşaat Sektörü’nün parlak geleceği adına KalDer ile işbirliğimizi geliştirerek devam etme kararlılığındayız.

.DOH.LOLWYH.DOÜS6DQ$ì Kale Kilit ailesi olarak KalDer’i kuruluşunun 20. yılında başarılı çalışmalarının devam etmesi temennisiyle kutlarız. Ülkemize kattığınız nitelikli ve önemli değerlerinizin yanı sıra faaliyetleriniz ile bize sağladığınız bilgi önderliğiniz ve değerli katkılarınız için teşekkür ederiz. Kalite Belgelerimiz: TS EN ISO 9001:2008, TS EN 12209, TS EN 1303 ve Rusya GOST R ve Hollanda SKG Adres: Atatürk Cad. Başak Sok. No: 39 Güngören / İstanbul Tel: 0 212 557 34 00 Fax: 0 212 575 70 08 bilgi@kalekilit.com.tr www.kalekilit.com.tr


İNŞAAT SEKTÖRÜNDE KALİTE ANLAYIŞI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Işık GÖKKAYA GYODER Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye GSYH içinde yüzde 5,6 paya sahip olan ve 2010 yılı ilk 9 ayında yüzde 8,9 seviyesinde büyüme gösteren inşaat sektörü gelişme potansiyeli ile dikkat çeken, lokomotif sektörlerden bir tanesidir. İnsanların barınma, yatırım, lojistik gibi ihtiyaçları devam ettiği sürece inşaat sektöründe talep devam edecek ve sektör büyümeye devam edecektir.

Gelişen dünya ve değişen taleplere bağlı olarak piyasadaki hızlı dönüşüme uyum sağlayan inşaat sektöründe kalite ve kalite anlayışı her geçen gün artıyor. Sektörü güçlendiren ve talepleri karşılayan yenilikler getiriliyor.

Gelişen dünya ve değişen taleplere bağlı olarak piyasadaki hızlı dönüşüme uyum sağlayan inşaat sektöründe kalite ve kalite anlayışı her geçen gün artıyor. Sektörü güçlendiren ve talepleri karşılayan yenilikler getiriliyor.

Özellikle 1999 Marmara depremleri sonrasında inşaat sektöründe köklü bir dönüşüm başladı, kurumsallaşmış firmalar ön plana çıktı ve yapı denetimi ve bina kalitesi gibi konulara verilen önem arttı. Deprem yönetmeliği kapsamında binaların güçlendirilmesi ve depreme dayanıklı şekilde inşa edilmesi yönünde adımlar atıldı. Projeler geliştirilirken yapı denetimi şirketleri de projelerde yer almaya başladı. Ve her geçen gün sayısı artan kurumsal firmalar sayesinde sektörde kayıt dışılık azaldı, profesyonel ve şeffaf bir yapı oluştu. Artan kalite bilinciyle birlikte Türkiye’de lüks konut kültürü ağırlık kazandı ve konut sektörü Türkiye’de son yıllarda inanılmaz boyutlarda gelişme gösterdi. Gayrimenkul firmaları farklılık oluşturmak için gayrimenkul projelerinde çeşitlilik yaratma yoluna yöneldi. Projelerin mimarisi, sunulan yaşam tarzı, çevre düzenlemesi, yapım hızı ya da inşaat kalitesi gibi yeni stratejiler geliştirdiler. Artık neredeyse her konut projesinde spor salonu, tenis kortu, yüzme havuzu, sauna, çocuk oyun alanları, kafe, güvenlik sistemleri gibi kişilerin her türlü sosyal ihtiyaçlarına karşılık veren ve hayat alışkanlıklarını yaşadıkları yerde devam ettirme olanağı sunan donatılar bulunuyor. Fakat konut üreticilerinin işi sadece proje geliştirmek ve ardından konutları satmakla sınırlı kalmıyor. Tüketicilerin müşteri memnuniyetini ön planda tutmak ve müşteri ilişkilerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla özellikle markalaşmış şirketler hizmet kalitesini artırmış ve müşterilerine konut aldıkları projede yaşamaya başladıktan sonra satış sonrası hizmetler sunmaya başladılar. Bu kapsamda tesis yönetimi ve tasarruflu konut projeleri inşaat geliştiren şirketlerin üzerinde önemle durdukları konuların başında gelmeye başladı. Böylece kişiler yaşadıkları yerde aidiyet duygusu yaşıyor ve kendilerini özel hissediyor. Değişen taleplerle birlikte hızlı bir dönüşüm yaşanan gayrimenkul sektöründe, konut projelerinde dikkate alınan kalite bilinci ofis ve AVM yatırımları içinde önem teşkil ediyor. A, B ve C olarak kategorize edilen ofis binalarında sınıflar konum, teknik ve mimari özelliklere göre belirleniyor. A sınıfı ofis binaları uluslararası standartlarda kullanıcıların her türlü ihtiyacına cevap verecek şekilde tasarlanmış ofislerdir. Şehrin merkez noktalarında yer alan, otopark alanı, modern asansörleri,

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 144


ayarlanabilir havalandırma sistemi, kaliteli işletme servisi, gelişmiş güvenlik ve yangın sistemleri gibi özelliklere sahip olan A sınıfı ofis binaları, ayrıca, modern bir mimariye sahiptir. Rahat çalışma imkanı sağlayan bu ofisler kullanıcıya her türlü imkanı en kaliteli şekilde sunuyor. Alışveriş merkezleri ise yenilenerek yeni eğilimler yarattılar. Yeni konseptlerle inşa edilen AVM’ler sadece alışveriş yapılacak mekanlar olmaktan çıkarak, insanların yaşam tarzını değiştiren mekanlar haline geldiler. Artık birçok AVM’de bulunan sinema salonları, spor alanları, çocuk oyun alanları, food-court ve restoranlar tüketicilerin AVM’leri sosyalleşme amacıyla tercih ettiği yerler haline getirdi. Birçok tüketici alışveriş yapmak için cadde mağazaları yerine her türlü imkanın bir arada sunulduğu alışveriş merkezlerini tercih etmeye başladı. GYODER olarak hedefimiz sektörün büyümesini ve gelişmesini destekleyecek ve sektörde var olan engelleri kaldıracak çalışmalarda bulunmak, bu çalışmaları gerekli mercilere iletmek ve akabinde sektörün çalışma ve işleme kalitesine katkıda bulunmaktır. Sektörün en önemli problemlerden biri mütekabiliyet sorununun çözülmesidir. Yabancılara gayrimenkul satışının önünün açılması Türkiye’deki yabancı sermaye girişinin artmasını sağlayacak, sektöre kaynak sağlayacak ve sektörün büyümesine hız kazandıracaktır. Sektörde halen tam anlamıyla hayata geçirilememiş olan Mortgage Kanununun gerçekleşmesi ve sisteminin tam anlamıyla işleyebilmesi için ikincil piyasaların kurulması için yoğun bir çalışma yapacağız. Sektörde sermaye gücünün ve yapısının artırılmasını sağlayacak olan ikincil piyasaların oluşturulması gerekiyor. Konut kredilerinden toplanan kontratların menkulleştirilmesiyle oluşan kaynağın birincil piyasalara aktarılmasını sağlayacak olan ikincil piyasanın oluşturulması şart. Tüm bu çalışmaları yaparken diğer sektör kuruluşları ile de birlik içinde bulunacağız. Örneğin, AYD ile borçlar kanunu düzenlemeleri için çalışmalar yapacağız. Ayrıca, GYODER olarak düzenlediğimiz konferansları, eğitim programlarını, çeyrek ve yıllık dönemlerde yayınladığımız raporları sunmaya ve bu çalışmalara ek olarak yeni konut endeksi ile de sektörü veri açısından besleyerek sektörün eğitim ve veri akışı açısından kalitesini yükseltmeye devam edeceğiz.


YETKİLİ SATICILARDA ‘HİZMET KALİTESİ’ OLGUSU ÖNEM KAZANIYOR

Tamer ATSAN Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği Genel Sekreteri

H

ızla değişen dünyamızda insan beklentilerinin sürekli artması, ürün çeşitliğinin artmasına ve markalar arasında rekabetin inanılmaz boyutlara ulaşmasına sebep oldu.

Bunun en güzel örneği 1970’li yıllarda Türkiye’de satışların yüzde 95’ini oluşturan Renault ve TOFAŞ markaları varken, bu gün gelinen noktada, Türkiye’de 52 markanın ürünleri satışa sunuldu.

Giderek gelişen teknolojide bütün markalar benzer gelişimleri gösteriyor ve ilk başta pahalı olduğu için her markada kullanılmayan bazı özellikler zaman içerisinde standart donanım haline geliyor. İşte bu noktada son zamanlarda giderek ön plana çıkan ve tamamen Yetkili Satıcılıkta olan “HİZMET KALTESİ” olgusu önem kazanıyor.

Binlerce parçanın ayrı fabrikalarda farklı prosesler ile üretiminin ardından, farklı ülkelerde, farklı montaj hatlarında üretilen otomobil, günümüzde kalite olgusunu en hızlı yaygınlaştıran mamul olmuştur ve olmaya devam edecektir. Dünya üzerindeki her türlü buluşun ve geliştirmenin nimetlerinden en hızlı yararlanan sektör hiç kuşkusuz yine otomotivdir. Ancak otomotiv sektöründe Kalite denildiğinde akla sadece üretim ve montaj gelmemelidir. Giderek gelişen teknolojide bütün markalar benzer gelişimleri gösteriyor ve ilk başta pahalı olduğu için her markada kullanılmayan bazı özellikler zaman içerisinde standart donanım haline geliyor. İşte bu noktada son zamanlarda giderek ön plana çıkan ve tamamen Yetkili Satıcılık müesseslerinde var olan “HİZMET KALTESİ” olgusu önem kazanıyor. Nedir Hizmet kalitesi? Hizmet kalitesi bir algıdır. Müşterinin beklediği hizmet ile bulduğu hizmetin kıyaslanmasıdır. Bu noktada önemli olan konu, müşterinin isteklerinin, taleplerinin, beklentilerinin çok iyi algılanmasıdır. Bu konudaki en önemli aktör hiç şüphesiz Yetkili Satıcılarda istihdam edilen elemanlardır. Bu sebeple son dönemlerde gerek eleman alımları gerekse eğitimleri konusu distribütörler ve Yetkili Satıcılar tarafından hassasiyetle ele alınıyor. Hizmet kalitesi nasıl ölçülür? Hizmet kalitesi telefon ile aylık yapılan anketlerle ölçülür, Bu anketler otomotiv sektöründe 1995 yıllarında uygulanmaya başlandı ve sorulacak sorular her markanın yurt dışı merkezleri tarafından belirlendi. Aynı zamanda bu merkezler tüm ülkeleri izlemeye almışlar ve geliştirme planlarını uygulatmışlardır. Son dönemlerde konunun öneminin tüm sektör tarafından tescillenmesi neticesinde hizmet kalitesi olgusu markaların performans prim sistemlerinin vazgeçilmez

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 148


parçalarından biri haline geldi. Burada unutulmaması ve karıştırılmaması gereken konu müşteri algısıdır. Yetkili Satıcının ne kadar iyi hizmet verdiğini düşünmesi hatalıdır, önemli olan müşterinin bu hizmeti iyi olarak algılamasıdır.

Bugün Türkiye

Bu sebeptendir ki bazı markaların showroom veya servislerinde “AMACIMIZ SİZİ TAMAMEN MEMNUN ETMEKTİR” sloganları artmıştır.

metrekareye yayılmış,

Etkisi nedir? Etkisi inanılmazdır. Günümüzde yeni müşteri kazanmanın veya mevcut müşterinizi elinizde tutmanın tek yolu, sizinle herhangi bir şekilde temas eden bir müşteriye şaşıracağı şekilde, ekstra bir hizmet sunmaktan geçiyor. Otomotiv sektörün son 5 yılına bakıldığında, TSE 12047’den İSO’ya dönüşler hızlandı. Amaç verilen hizmeti tesadüflere ve kişilere bırakmamak, belirli bir sistem içerisinde standart olarak verebilmektir. OYDER (Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği) 52 otomotiv firmasının temsil edildiği Türkiye’de, bu markaların müşteriler ile buluşması için çalışan 936 Yetkili Satıcıyı temsil eden tek sivil toplum örgütüdür. Bugün Türkiye coğrafyasında 5 milyon metrekareye yayılmış, 1300 otomotiv plazasında 94.000 kişi istihdamı sağlanıyor ve bu otomotiv plaza yatırımları 5 milyar doları aşıyor. Markalar arasındaki ürün ve teknolojinin giderek daha da benzerlik göstereceği gelecekte, hiç kuşku yok ki hizmet kalitesinin önemi artacaktır. Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği olarak yaptığımız ve yapacağımız eğitimler ve bilinçlendirme seminerleri ile temsil ettiğimiz Yetkili Satıcıları kalite konusunda geliştireceğiz.

coğrafyasında 5 milyon 1300 otomotiv plazasında 94.000 kişi istihdamı sağlanıyor ve bu otomotiv plaza yatırımları 5 milyar doları aşıyor. Markalar arasındaki ürün ve teknolojinin giderek daha da benzerlik göstereceği gelecekte, hiç kuşku yok ki hizmet kalitesinin önemi artacaktır.


TÜM OPERASYON VE ÇALIŞMALARDA ÜST DÜZEY ÖNLEMLER ALINIYOR

MUAMMER EKİM PETDER Yönetim Kurulu Başkanı

P

ETDER, Petrol Sanayi Derneği 23 Eylül 1996 tarihinde, petrol ürünlerinin üretimden tüketime kadar olan faaliyetler zinciri üzerinde çalışmalar yapmak amacı ile ülkenin önde gelen akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından kuruldu. Alpet, Belgin, BP, BP Gaz, Delta, Erk, Exxon Mobil, Petline, Petrol Ofisi, Shell, Shell & Turcas, Shell Gaz, Total, Turcas ve Turkuaz PETDER üyesi kuruluşlardır. PETDER, akaryakıtlar, yağlama yağları ve LPG’nin, üretimi, depolanması, ikmali, dağıtımı, taşınması, kullanımı, sağlık, emniyet ve çevre ile ilgili konularda çalışmalar yapıyor.

PETDER üyeleri doğrudan ve bayileri aracılığı ile yılda 15 milyon tonun üzerinde akaryakıt ve LPG ürününü tüketim noktalarına ve toplumumuzun hizmetine sunuyor. PETDER ve üyeleri, tüm operasyonlarında ve çalışmalarında en üst düzey sağlık, emniyet ve çevre kuralları uyguluyor.

PETDER’in çalışmaları, ilgili mevzuat uyarınca akaryakıt, LPG ve yağlama yağlarının güvenli ve ekonomik olarak piyasaya sunumunun temini, piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi, istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesi, haksız rekabetin, tüketici ve insan sağlığına zararlı eylemlerin önlenmesi ve sektör standartlarının geliştirilerek tüketiciye dünya standartlarında kaliteli ürün sunulması konularını kapsıyor. Yapılan çalışmalar ve sektördeki genel gelişmeler periyodik olarak yayınlanan sektör raporları ile detaylı olarak kamuoyuna duyuruluyor. PETDER ve üyeleri, tüm operasyonlarında ve çalışmalarında en üst düzey sağlık, emniyet ve çevre kuralları uyguluyor. PETDER ve üyeleri bu konuları düzenleyen yasal yükümlülüklerinin de üzerine çıkarak kullanılan araç ve ekipmanlarda, uygulanan prosedürlerde ve bu süreçte görev alan sorumlu personelin eğitiminde çok ileri standartlarla ve güvenlik önlemleri ile çalışıyor. Bu üstün standartların, sürekli eğitim ve ileri teknoloji uygulamalarına yapılan yatırımların bir sonucu olarak işgücü kayıplı olaylar en aza indirildi. PETDER üyeleri doğrudan ve bayileri aracılığı ile yılda 15 milyon tonun üzerinde akaryakıt ve LPG ürününü tüketim noktalarına ve toplumumuzun hizmetine sunuyor. Bu ürünlerin taşınmasında diğer tüm konularda olduğu gibi sağlık, emniyet ve çevre konularında büyük hassasiyet gösteriliyor ve teknolojinin sunduğu tüm olanakları sonuna kadar kullanılıyor. Emniyetli sürüş ve yol güvenliği için şirket personelleri ve bayi sürücüleri düzenli olarak uygulamalı özel eğitimlere tabi tutuluyor ve uygun, ekipman ve araca sahip olmayan hiçbir tanker tesislerde doluma alınmıyor. 2008,2009, ve 2010 yıllarında bayi taşımaları hariç olmak üzere PETDER üyelerinin 45 milyon adam - saat çalışma süresinde uygulanan üstün SEÇ kuralları neticesinde, iş gücü kaybına neden olan toplam kaza sayısı son üç yılda toplam 36 olarak gerçekleşti. Sorumluluğun bilincinde ve kurumsal işletmeler olarak PETDER ve üyeleri, ileri teknoloji donanımlı araç ve ekipman kullanımının, sürücülere ve tesis personeline sık sık verilen özel eğitimlerin sağladığı maddi ve manevi kazançları yakından izliyor ve olumlu sonuçları görülüyor. Bu deneyim ile PETDER ve üyeleri, tehlikeli madde taşımacılığında sağlık, emniyet, çevre ve güvenlik

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 150


uygulamaları, risklerin en aza indirilmesi için kendini yenileyen ve geliştiren süreçlerin uygulanması sanatı olduğunu fiilen yaşayarak uyguluyor. PETDER ATIK YAĞLARIN YÖNETİMİ PROJESİ YÖNETİMİN TAAHHÜDÜ Atık Yağ Toplama Organizasyonu yönetiminin kesin kararlılığı gerekir. Atık motor yağının toplanması ve taşınması çok özen gösterilmesi gereken bir iştir. Teknik ve idari tedbirlerdeki en ufak bir ihmal atık motor yağının insan sağlığına ve çevreye büyük zarar vermesine sebep olabilir. Benzer şekilde taşıma araçlarındaki kural ihlalleri ve tedbirsizlik, istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Tüm PETDER çalışanları ve iş ortakları aşağıdaki SEÇ Yönetim Sistemi

Tüm PETDER çalışanları ve iş ortakları aşağıdaki SEÇ Yönetim Sistemi ilkelerini benimsediklerini taahhüt ederler. Zaman içerisinde giderek tekâmül eden yaşam koşullarına göre aşağıdaki ilkeleri geliştirmeyi, çağdaş toplumun bir parçası olarak faaliyetlerine devam etmenin kaçınılmaz bir şartı olarak görüyorlar. • İnsanlara zarar vermemek, • Çevreyi korumak, • Enerjiyi ve donanımı etkin bir şekilde kullanmak, • Atık yağ üreticilerine yüksek kaliteli hizmet sunmak • PETDER’in SEÇ kalite performansını görünür kılmak,

ilkelerini benimsediklerini

POLİTİKA VE STRATEJİ PETDER, çalışanları ve iş ortakları atık yağ toplama operasyonun her aşamasında “sağlık, emniyet, çevre ve güvenlik” hususlarındaki duyarlılığı en üst düzeyde tutmak ve sürekli iyileştirmek hedefindedir.

toplumun bir parçası

PETDER, bu hedefini yerine getirmek amacı ile “kanunlarla belirlenen düzenlemelere uygun hareket etmek, insanlara ve hizmet sunulan işletmelere zarar vermemek, kaza yapmamak, çevreyi kirletmemek, atık motor yağlarının çevreye verdiği zararları en düşük seviyeye indirmek ve toplumu bilgilendirmek” ilkelerinden ayrılmaz.

taahhüt ederler. Zaman içerisinde giderek tekâmül eden yaşam koşullarına göre aşağıdaki ilkeleri geliştirmeyi, çağdaş olarak faaliyetlerine devam etmenin kaçınılmaz bir şartı olarak görüyorlar.

Bu hedeflere ulaşabilmek için atık motor yağ toplama, taşıma ve yönetim faaliyetlerinden kaynaklanan seç risklerini tanımlar, bu riskleri en düşük seviyeye indirmek için gerekli önlemleri alır ve bu süreçlerin sürekliliğini sağlar. ECZAKOOP ILAN.FH11 4/11/11 12:58 PM Page 1 C

M

Y

CM

MY

CY CMY

K

Toplumda kalite kültürünün geliştirilmesi ve mükemmelliyetçi yaklaşımların özendirilmesi adına KALDER olarak verdiğiniz 20 yıllık mücadelenizi takdir ve tebrik ediyor, başarılarınızın devamını temenni ediyoruz.


EFQM VE PETDER ATIK YAĞLARIN YÖNETİMİ PROJESİ EFQM Mükemmellik Modelinde yer alan Mükemmeliğin Temel kavramlar baz alınarak PETDER Atık Motor Yağı Toplama Projesi’ni değerlendirdiğimizde oratay çıkan sonuçların çalışanlar, atık üreticileri, toplum ve iş ortakları açısından ürettiği faydalar daha iyi anlaşılacaktır. Bu çalışmaları belgelendirmek üzerine ise henüz bir çalışma yapılmamıştır.

PETDER, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde Atık Motor Yağlarının toplanması ve lisanslı tesislerde ürün/enerji olarak geri kazanımı veya bertarafının sağlanması konularında “Yetkilendirilmiş Kuruluş”’dur.

A-SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN SORUMLULUK ALMA 21 Ocak 2004 tarihinde yayınlanan ve 30 Temmuz 2008 tarihinde tadil edilen Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği çevre ve insan sağlığı için tehlike oluşturan atık motor yağlarının doğru koşullarda kayıt altına alınarak toplanmasını ve Avrupa birliği ilkelerine uygun koşullarda bertaraf edilmesini amaçlandı. Yönetmelikle birlikte zararlı bir atık olan atık motor yağlarının geçmişte ülkemizde yaygın olarak yapıldığı gibi kontrolsüz ortamlarda ısınma amaçlı yakılmasını, akaryakıta karıştırılmasını veya lisanssız işletmelerce düşük kaliteli yağ üretiminde tekrar hammadde olarak kullanılmasını yasaklandı. Atık motor yağlarını toplama yetkisi ise “Motor Yağı Üreticisi” veya “Yetkilendirilmiş Kuruluşlar”’a verilmiş olup bunlar dışında kişi ve kuruluşlarca toplanması yasaklanmıştır. Petrol Sanayi Derneği (PETDER), T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde Atık Motor Yağlarının toplanması ve lisanslı tesislerde ürün/enerji olarak geri kazanımı veya bertarafının sağlanması konularında “Yetkilendirilmiş Kuruluş”’dur. Atık motor yağlarının toplanarak Bakanlıkça lisanslı tesislerde bertaraf edilmesini zorunlu kılan Yönetmelik uyarınca ülkemizin önde gelen akaryakıt, LPG ve madeni yağ üreticilerinin oluşturduğu PETDER Petrol Sanayi Derneği, Çevre ve Orman Bakanlığının koordinasyonunda bu yönetmeliğin hedeflerini gerçekleştirmek üzere önemli bir projeyi başlattı. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nde motor yağı üreticileri, ithalatçılarına getirilen yükümlülüklerini PETDER’e devrederek proje katkı sağlayan kuruluş sayısı 2010 yılı sonu itibari ile 87 olmuştur. Kontrolsüz ortamlarda ısınma amaçlı yakılması, akaryakıta karıştırılması veya lisanssız işletmelerce düşük kaliteli yağ üretiminde tekrar hammadde olarak kullanılması yasaklanan atık motor yağlarının çevre ve insan sağlığına zarar vermeksizin ülke genelindeki binlerce noktadan Lisanslı atık motor yağı taşıma araçları ile toplanarak, AB ilkeleri çerçevesinde, Çevre Bakanlığı mevzuatına uygun olarak Çevre Lisanslı işletmelerde enerji/hammadde olarak geri kazanılmasının veya bertaraf ettirilmesinin sağlanması ve toplumun atık motor yağlarının sebep olduğu zararlar hakkında bilgilendirilmesinin ve bu şekilde ülkemizde etkin ve sürdürülebilir bir Atık Yönetim Sisteminin oluşturulmasının sağlanmasıdır. B-VİZYONER, ESİN VEREN VE BÜTÜNSEL LİDERLİK PETDER Atık Yağların Yönetimi Projesi ülke genelinde yaygın ve profesyonel yönetilen bir atık toplama sisteminin kurulması ile bu konuda çalışma yapan diğer kuruluşlar ve diğer atık toplama sistemleri açaısından da model oluşturuyor. Bu konuda iş ahlakı kriterlerini belirlemiş ve bunlardan ödün vermeden çalışmalarına devam ediyor. • Yasalara uygun faaliyet göstermeyi, • Hiçbir zaman yasa dışı bir ödemeye doğrudan veya dolaylı olarak karışmamayı, • Kaydı olmayan, gizli para fonları ya da varlıkları tutmamayı, • Sadece iş amaçlarına yönelik olarak ağırlamalar yapmayı, maddi değer taşımayan ve sürekli olmayan hediyeler vermeyi ve kabul etmeyi, • Kişisel çıkarların, kuruluşun menfaatleri ve/veya kuruluşa bağlılıkla çatıştığı durumlardan kaçınmayı, • Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde belirtilen prensipleri desteklemeyi, • Rızası hilafına hiç kimseyi ve çocuk işçileri istihdam etmemeyi, • Yeni girişimlerde bulunmadan önce, mevcudiyetinin ve faaliyetlerinin muhtemel etkilerini değerlendirmeyi, • Siyasi kuruluşlara hiçbir şekilde katkıda bulunmamayı, • Yukarıda sayılan ilkelerine aykırı davranabilecek şahıs şirket ya da kuruluşlarla işbirliği yapmamayı, C-DENGELİ SONUÇLAR GERÇEKLEŞTİRME Petrol Sanayi Derneği (PETDER) tarafından Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde 2004 yılından günümüze yürütülen “atık motor yağı toplama” çalışmaları kapsamında son altı yılda toplam 81 ildeki, 10 bin 49 farklı atık motor yağı üreticisinden 65 bin 913 sefer yapılarak 84 bin 516 ton atık motor yağı toplanarak lisanslı işletmelerde hammadde, enerji olarak geri kazanılmış veya bertaraf ettirildi. Çalışmanın başladığı Mayıs 2004 tarihinden itibaren, toplanan atık motor yağı miktarı ve toplama yapılan nokta sayısı her yıl artarak devam etmiş ve ülke çapına yayılmıştır. Hedef Türkiye’de atık motor yağlarının çevreye zarar veren değil ekonomiye yarar sağlayan bir enerji kaynağı haline dönüşmesidir. Toplumun bilinçlendirilmesine yönelik olarak ülke genelinde bilgilendirme seminerleri düzenlenmekte ilgililer yönetmelik esasları ile ilgili olarak bilgilendiriliyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 152


2010 yılında PETDER tarafından atık motor yağı üreticilerine 15 bin 612 sefer yapılarak toplanan ve T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan lisanslı işletmelere teslim edilen atık motor yağı miktarı ise 17 bin 780 ton olarak gerçekleşti. Lisanslı işletmelere 2010 yılı içinde toplam 2065 tanker dolusu atık motor yağı teslimatı yapıldı. Atık motor yağlarının yönetmelik kurallarına uygun olarak toplanması, taşınması ve lisanslı işletmeler tarafından çevre ve insan sağlığına uygun koşullarda bertaraf edilmesi için gerekli tüm maliyetleri karşılayan PETDER, bu işlemleri yer ve miktar gözetmeksizin bedelsiz olarak yerine getiriyor. Operasyonun tüm masrafları organizasyona katılan şirketler tarafından karşılanırken, proje için bugüne kadar 15.6 milyon TL kaynak aktarıldı. D-MÜŞTERİLER İÇİN DEĞER KATMA VE İŞ BİRLİKLERİ OLUŞTURMA Atık üreticlerine verilen hizmetin kalitesini artırmak üzere PETDER bünyesinde bir planlama bölümü oluşturdu ve atık motor yağı bildirimleri 24 saat esaslı olarak alınabilmesi ve mesai saatleri içinde yanıtlanabilmesi sağlandı. Hazırlanan bilgisayar programı marifeti ile atık üreticilerinin atık verme potansiyeli ve sıklığı kontrol ediliyor, bu doğrultuda görüşmeler yapılıyor. Atık üreticilerinin bilgilendirmesine yönelik Çevre Bakanlığı, İl Çevre ve Orman Müdürlükleri, Belediyeler, Sanayi Sitesi Yönetimleri ile birlikte ortak eğitim toplantıları düzenleniyor. Hazırlanan bilgilendirme broşürleri ve posterlerle toplumun atık yağların çevre zararları konusunda bilgilendirilmesi amaçlanıyor. Belediyelerle iş birliği protokolleri imzalanarak yapılan çalışmaların yerel otoritelerin desteği ile etkisinin artırılması amaçlanıyor. Atık toplama çalışmalarına yönelik olarak hazırlanan raporlar düzenli aralıklara Çevre Bakanlığı, İl Çevre ve Orman Müdürlükleri, Belediyeler’le paylaşılıyor. E-ÇALIŞANLARLA BAŞARMA Operasyonun her aşamasında görev alan personelin eğitimi bu proje açısından son derece önemseniyor. Düzenlenen eğitim programlarında araç sürüşü için gerekli eğitimlerin yanı sıra, atık yağların yönetimine ilişkin mevzuat konusunda bilgi paylaşım toplantıları yapılıyor. Planlamada görev alan personeli sevkiyat planlamanın ötesinde sahadaki eğitim ve bilgilendirme çalışamalarında aktif olarak görev alıyor. F-SÜREÇLERLE YÖNETME Atık yağ sevkiyat planlama ve atık teslim alma süreçleri PETDER tarafından hazırlanan Sağlık Emniyet ve Çevre dokümanı çerçevesinde yürütülüyor. Toplama miktarı, kaza, ucuz atlatılan olay ve tehlikeli durumlar, döküntü, çalışma süreleri vb. tüm bilgileri içeren bu rapor düzenli olarak hazırlanmakta ve takip ediliyor. İyileştirme gerektiren hususlarda gerekli düzeltici önleyici faaliyetler başlatılıyor. G-YARATICILIK VE YENİLEŞMİ BESLEME Petrol Sanayi Derneği olarak 2010 yılında T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı ile imzalanan protokol ile “BİR VARİL BİR AĞAÇ” projesi başlatıldı. Proje kapsamında toplanan her bir varil atık motor yağı için bir fidan dikiliyor. Çevre ve insan sağlığını tehdit eden atık motor yağlarının zararları ile ilgili olarak toplumun bilinçlendirilmesi ve kayıt dışının önlenmesi açısından da önemli bir proje olarak görülen BİR VARİL BİR AĞAÇ PROJESİ ile atık motor yağı üretenlerin duyarlılığının artırılarak Yönetmelik dışı uygulamaların da önüne geçilmesini hedefleniyor. 1 VARİL 1 AĞAÇ PROJESİ ile 2011 yılı içinde 15 bin adet fidan dikildi.

D

aha ça¤dafl ve müreffeh bir Türkiye yaratma yolunda, kamu ve özel sektörümüze 20 yıldır baflarıyla önderlik eden, ulusal kalkınmamıza önemli katkılarda bulunan Türkiye Kalite Derne¤i’ni kutlar, tüm flirketlerimizin Ulusal Kalite Hareketi’ne aktif olarak katılımını dilerim. Cem Geyik

Çimtafl Yönetim Kurulu Üyesi

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 154

Atık motor yağı toplama çalışmalarına katkı sağlamanın yanı sıra orman varlığımızın artırılması yönünde de önemli bir katkı sağlayacak bu proje Çevre Bakanlığı, PETDER Atık Yağların Yönetimi Projesi Katılımcıları ve Atık Üreticilerinden gelen geri bildirimler doğrultusunda hayata geçirildi.


FİNANSAL KİRALAMA SEKTÖRÜNDE ETİK İLKELER ÖNEMLİ

Bülent TAŞAR FİDER Yönetim Kurulu Başkanı

3

226 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu 28.6.1985 tarihinde yürürlüğe girdi. İlk finansal kiralama şirketi 5.9.1986 tarihinde kuruldu. FİDER-Finansal Kiralama Derneği 14.2.1994 tahinde kuruldu.

1986 -1994 tarihleri arasında sektörü oluşturan şirket yöneticileri arasındaki iletişim herhangi bir kurumsal yapı olmaksızın sürdürüldü. Kurumsallaşmaya duyulan ihtiyaç üzerine kurulan FİDER’in amacı Ana Tüzüğünde aşağıdaki şekilde belirlendi:

Finansal Kiralama Derneği olarak, ilkelerin uygulanabilir ve güncel

olmasına önem veriyoruz.

Bu nedenle 1998’de ilk defa yayımlanan etik ilkeleri 2002 ve 2007 yıllarında iki defa revize ettik. Bu yıl yeni bir revizyon çalışması

• • •

daha başlatıldı. • • • •

Derneğin Amacı; Finansal Kiralama Sektöründe; Çalışanlar arasında sosyal ve mesleki koordinasyonu ve dayanışmayı sağlamak, etkinliklerde bulunmak, Mesleki alanda ortak ilke ve hedefleri saptamak, inceleme ve araştırma, bilgi derleme, arşivleme ve dağıtma, eğitim faaliyetlerinde bulunma, Mevzuat hükümleri uyarınca, Finansal Kiralama faaliyetinde bulunmaya yetkili tüm kuruluşlar arasında koordinasyon ve iletişimi sağlamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri; Finansal Kiralama Sektöründe karşılaşılan sorunları tesbit etmek, bunların giderilmesi için gerekli çalışmalarda bulunmak, Yurt içinde ve yurt dışında finansal kiralama ile ilgili yasal düzenleme ve uygulama çalışmalarını izlemek, derlemek, yurt içinde ve yurt dışındaki finansal kiralama kuruluşları ile iletişim kurmak, çalışmalarda bulunmak, Yurt İçinde veya dışındaki mesleki kuruluş ve derneklere üye olmak. Finansal Kiralama sektörü ve konusu ile ilgili yasal düzenlemeler konusunda görüş ve öneri oluşturmak, bu amaçla gerekli toplantı ve girişimleri organize etmek, ilgili merciler nezdinde girişimlerde bulunmak, Finansal kiralama konularında yurt içinde ve dışında etütler yapmak, araştırmalarda bulunmak, kurul, seminer, panel, konferans düzenlemek, her türlü eğitim faaliyetlerinde bulunmak, Mesleki ve istatistiki bilgi derleme, arşivleme, basma ve yayma faaliyetlerinde bulunmak, Dernek Bünyesinde, eğitim, kültür, yayın ve sosyal etkinliklerin gerçekleştirilmesi ve yürütülmesini sağlayıcı faaliyette bulunulması, gerekli lokal ve tesislerin kurulması, her türlü toplantı ve seyahat düzenlenmesi amaçlı iktisadi işletme kurmak ve işletmek.

Derneğin amaçları belirlenirken, müşteriler, hissedarlar, çalışanlar, satıcılar ve kamu kesiminden oluşan paydaşlarının ortak memnuniyetinin sağlanması hedefledi. Derneğimiz kurulduğu günden bugüne amaçlarına uygun şekilde ve kendini geliştirerek faaliyetlerini sürdürüyor. Kendini

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 156


geliştirme kavramına uygun şekilde 25.2.1998 tarihinde tüm üyelerinin uymayı taahhüt ettikleri Mesleki Ahlak Uygulama İlkelerini yürürlüğe soktu ve web sayfasında ilan etti.

Derneğimiz tüm paydaşlarının memnuniyetini artırmak amacıyla bu yıl stratejik planlama sürecini başlattı. Bu süreç boyunca sektörümüzün stratejik hedefleri belirlenecek, bundan sonra yapılacak tüm eylemlerde stratejik hedefe uygunluk aranacak.

Genel ilkeler: Üyeler faaliyetleri sırasında, finansal kiralama sektöründeki güven ve istikrarın sağlanması, ekonomide zarar doğurabilecek işlem ve uygulamaların önlenmesi amacıyla aşağıda belirtilen genel ilkelere bağlı kalırlar. a) Mevzuata Uygunluk: Üyeler 3226 sayılı Yasa, bu yasanın gerekçesi ve bu yasaya dayanılarak çıkartılmış diğer yasal düzenlemelere uymak zorundadırlar. b) Dürüstlük: Üyeler, finansal kiralama ilişkisinde bulunduğu müşteriler, satıcı firmalar, kreditörler ile birlikte çalışanları, hissedarları,grup şirketleri ve diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde dürüstlük ilkesine bağlı kalırlar. c) Güvenilirlik ve Saydamlık: İşlemlerinde, ilişkide bulunduğu tüm taraflara sunulan hizmetlere ilişkin açık,anlaşılır ve doğru bilgi verirler, tarafların hak ve yükümlülükleri konusunda net bilgilendirirler. d) Ekonomik Yararın Gözetilmesi: Üyeler, karlılığın yanı sıra ekonomik kalkınmanın gereklerini dikkate alarak faaliyette bulunmaya özen gösterirler. e) Rekabet: Üyeler, finansal kiralama sektörüne güvenin sürekliliğinin sağlanması ve sektörün ortak menfaatlerinin gözetilmesi ilkeleri doğrultusunda haksız rekabetten koşulları yaratmaktan kaçınırlar. f) Çevrenin Korunması: Tüm faaliyetlerinde toplumsal yararın gözetilmesi ve çevrenin korunmasına özen gösterirler. Bu konuda alınacak tedbirleri uygular ve uygulanmasını sağlarlar. g) Karaparanın Aklanması ile Mücadele: Karaparanın aklanması ile mücadeleyi önemli bir ilke olarak benimseyerek, bu konuda uluslararası ve ulusal mevzuat hükümleri çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmaya özen gösterirler. Derneğimiz ilkelerinin uygulanabilir ve güncel olmasına önem veriyor. Bu nedenle 1998’de ilk defa yayımlanan etik ilkeleri 2002 ve 2007 yıllarında iki defa revize edildi. Bu yıl yeni bir revizyon çalışması başlatıldı. Derneğimiz tüm paydaşlarının memnuniyetini artırmak amacıyla bu yıl stratejik planlama sürecini başlattı. Bu süreç boyunca sektörümüzün stratejik hedefleri belirlenecek, bundan sonra yapılacak tüm eylemlerde stratejik hedefe uygunluk aranacak.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 158


ÖĞRETMEN BİR DİLİ ÖĞRETMEDE TEK BAŞINA YETERLİ MİDİR? Çağdaş dil bilimciler dil bilmenin bir Beceri olduğunu, öğretmenin ancak dil hakkında bilgi verebileceğini ama dili öğretmede tek başına yeterli olamayacağını belirtiyorlar. Kişinin bir dil becerisi edinebilmesi için diğer becerilerde olduğu gibi yeterince tekrar/pratik yapması gerektiğini söylüyorlar. Müzik için enstrüman, basketbol için saha, yüzme için havuz, pilotluk için simülasyon ortamı, dil için de pratik beceri kazandıran multimedya... Teknolojik gelişmeler, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da dil becerisinin eğlenceli, kolay ve çok daha etkin bir şekilde edinilmesini sağlıyor. Wall Street Institute, multimedya teknolojisini etkin ve verimli şekilde dil eğitiminde uygulayarak dünyada çığır açmıştır. Dil Bilimcilerin yeni nesil öğrenme modeli olarak adlandırdıkları BLENDED METOT, (Harmanlanmış Metot) multimedya çalışmaları ve öğretmenle yapılan derslerin, içerik, didaktik ve uygulanış açısından mükemmel şekilde harmanlanmasıdır. Blended İngilizce öğretim metodu, bireyin öğrenme şekli ne olursa olsun (görsel, işitsel, kinestetik) ona hitap edecek şekilde geliştirilmiştir.

BLENDED METODUN ÖTESİ: KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ SİSTEM

Son yıllarda dil bilimcilerin kabul ettiği üzere, klasik sınıf eğitimi, yapısı gereği dil öğrenmeyi engelleyen birçok özellik içeriyor: Öğrenmeye hazır olunmadığı durumlarda ve zamanlarda eğitim alınması, bir sınıfa bağlı olunduğu için belirli gün ve saatlerde ders yapma zorunluluğu. Yine aynı sebepten sık sık ders kaçırıp sınıftan kopmak zorunda kalınması. Kalabalık sınıflarda, farklı seviyelerde öğrencilerin olması nedeniyle az bilenlerin öğrenememesi, çok bilenlerin sıkılıp eğitimden soğumaları. Öğrenci yerine öğretmenin aktif olması, genelde açıklama ve gramer bilgilerinin öne çıkması. Öğrenciye pratik anlamında ancak birkaç dakika düşebilmesi.

Wall Street Institute, kişiye özel bir eğitim programı sunmaktadır

Öğrenciler hazır oldukları zamanda ve dilediği kadar multimedya çalışması yapma olanağı buldukları kişisel hazırlık süreci sonunda aynı seviyedeki 2 kişilik uygulamalı pratik derslerine katılmaktadırlar. Buna ek olarak yine yabancı öğretmenlerle yapılan ortalama 6 kişilik konuşma sınıfı ile sosyal kulüp çalışmaları ve ‘chat hour’ dersleri de öğrencilerin kendi şartlarına göre esnek saatlerde yapılmaktadır. Öğrencilerin multimedya ve uygulamalı pratik dersleri sonunda öğrenim düzeyi ölçülmekte, yeterli görülmeme durumunda Rehber Öğretmenler tarafından gerekli yönlendirmeler ve çalışmalarla istenilen düzeye gelmeleri sağlanmaktadır. Kısaca öğrenci kendi seviyesinde, kendi hızında, kendi seçtiği saatlerde hep ölçülerek ve başararak ilerlemektedir.

Wall Street Institute, öğrencisine multimedya ve öğretmenli çalışmalarında sürekli pratik yapma ve 42 değişik aksanı işitme olanağı sunarak tereddüt etmeden konuşma ve rahatlıkla anlama becerisi kazanmasını sağlar.

EĞİTİMDE KALİTE VE GÜVENİN SİMGESİ

Wall Street Institute, aldığı dünya çapında kabul görmüş belgelerle farklı, mükemmel, başarılı ve alanında önder bir kurum olduğunu kanıtlamıştır. Pek çok konuda ilk ve tektir:

ISO 9001-2008 Kalite Belgesi

ISO 9001 belgesi bir kuruluşun ürün ve hizmetlerinin uluslararası kabul görmüş bir yönetim sistemine uygun olarak idare edildiğini gösterirken, kuruluşun ürün ve hizmet kalitesinin sürekliliğinin sağlanabileceginin güvencesini de veriyor. Wall Street Institute bu anlamda programının tasarımı, geliştirilmesi, uygulaması ve kalite kontrolü alanında ISO 9001:2008 belgesi alarak eğitim dünyasında bir kez daha ilk ve tek olma ayrıcalığını kanıtlamıştır.

Genel Avrupa Dil Standartlarıyla (CEFR) uyumlu

Wall Street Institute Cambridge Üniversitesi tarafından 2 yıl süreyle yapılan bilimsel araştırma sonucu, eğitim programı ve öğretilen ingilizce seviyesinin Genel Avrupa Dil Standartları (CEFR) ile uyumlu olduğu kanıtlanan ilk ve tek dil okuludur.Bu araştırma ve belge, dil öğrenimi tarihinde bir ilktir ve dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.

% 100 Öğrenme Garantisi

Esnek ders saatleri, ortalama 2 kişiden oluşan uygulamalı pratik sınıfları, sosyal kulüp aktiviteleri gibi pek çok öncü uygulamayla keyifli ve sosyal bir ortamda eğitim veren WSI Türkiye, haftada 4 saat eğitime katıldığı takdirde, istediği seviyeye ulaşamayan öğrencilere ücretlerinin iade edileceğini, eğitimin başında yazılı olarak taahhüt etmektedir. WSI öğrenim garantisi verebilen ilk ve tek dil okulu olmayı halen sürdürmektedir.

Hizmette Mükemmellik Ödülü

WSI Türkiye 2007-2008-2009 yıllarında öğrencilerine sunduğu hizmetin memnuniyeti ve işleyiş kalitesi nedeniyle üst üste 3 yıl “Uluslararası Mükemmelik Ödülü” almaya hak kazanmıştır. Türkiye, WSI’ın faaliyet gösterdiği tüm ülkeler arasında bu ödüle 3 kez üst üste layık görülen tek ülkedir.


The one and only

óngilizce eõitiminde Kalite, Standart, Güven ve Baöar

444 98 99 www.wsi.com.tr


HAZIR BETON SEKTÖRÜ KALİTELİ ÜRETİMLE BÜYÜYOR

Ayhan GÜLERYÜZ Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye Hazır Beton Birliği (THBB) olarak 1988 yılından beri standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için uğraş veriyoruz. Birliğimiz, bu amaçla gerek sektör çalışanlarının, gerekse hazır beton kullanan teknik elemanların bilgilendirilmesine yönelik eğitsel etkinlikler, kongre ve sempozyumlar, yarışmalar düzenliyor, yayınlar çıkarıyor.

Kaliteli hazır betonun kalesi konumunda olan Birliğimizin 23. yılında, ülkemizde hazır beton kalitesi ve miktarı büyük gelişme gösterdi. THBB’nin kurulduğu yıllarda sektörde 25 hazır beton şirketi 30 üretim tesisi ile faaliyet gösterirken, firma sayısı 467’ye ve üretim tesis sayısı 845’e çıktı.

Özellikle deprem riski taşıyan ülkemizde standartlara uygun ve yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması çok önemli ve gereklidir. Bu doğrultuda; THBB sektör ve ülke yararına çalışmaları nedeniyle, 1995 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “Türkiye” sıfatını taşımaya layık görüldü. 1991 yılından beri Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO)’nin de tam üyesi olan THBB, uluslararası platformda ve yurdumuzda hazır beton sektörünü temsil ediyor. Birliğimize üye olacak şirketlerin tüm hazır beton tesislerinde, TS EN 206-1 Beton Standardı’na uygun üretim yapılması, Kalite Güvence Sistemi (KGS)’nin sürekli habersiz denetimlerine tabi olunarak KGS Kalite Belgesi alınması, uygun laboratuvar bulunması, teknik, çevre, iş sağlığı-işçi güvenliği, yasal ve etik kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi zorunlu. Kalite Derneği (KalDer) üyesi olan Birliğimiz, kalite çatısı altına giren üyeleriyle birlikte her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Sürekli Gelişiyoruz Kaliteli hazır betonun kalesi konumunda olan Birliğimizin 23. yılında, ülkemizde hazır beton kalitesi ve miktarı büyük gelişme gösterdi. THBB’nin kurulduğu yıllarda sektörde 25 hazır beton şirketi 30 üretim tesisi ile faaliyet gösterirken, son 22 yılda firma sayısı 467’ye ve üretim tesis sayısı 845’e çıktı. THBB’nin kurulduğu yıllarda 1,5 milyon metreküp olan hazır beton üretimi 2009 yılında 66,5 milyon metreküpe ulaştı. Böylece Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında en çok hazır beton üreten ülke oldu. Yine aynı yıllarda BS160 (C16) dayanım sınıfında betonlar kullanılırken Birliğimizin çabalarıyla hazır beton dayanım sınıfları bugün C25-C50’lere yükseldi. Standartları Belirledik THBB kurulduğu günden bu yana, Türkiye’de kaliteli beton üretiminin özendirilmesi için ilk kez gerçekleştirilen birçok etkinliğe imza attı. THBB kurulduğunda ülkemizde henüz bir hazır beton standardı dahi bulunmuyordu. THBB ve TSE’nin işbirliğiyle TS 11222 Beton - Hazır Beton Standardı

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 162


1994 yılında hazırlandı ve 2000 yılında EN 206 Avrupa Beton Standardı paralelinde gözden geçirilerek yayınlandı. TS 500 Betonarme Yapıların Tasarım ve Yapım Kuralları Standardı 2000 yılında THBB’nin katılımıyla revize edilerek yayınlandı. THBB, 2004 yılında yayınlanan EN 206-1 Avrupa Beton Standardı’na katkı sağladı, 2007 yılında ise ‘‘G’’ Tebliğine esas EN 206-1 standard eki taslağını hazırladı.

1994 yılından bu yana sektörde çalışan pompa

Laboratuvarımızla Kalitenin Yükselmesine Katkı Sağlıyoruz Ülkemizde kaliteli beton üretimini sağlamak için 2007 yılında akredite ve örnek bir Yapı Malzemeleri Laboratuvarı kurduk. Laboratuvarda, tüm beton, çimento, agrega, su, uçucu kül ve kimyasal katkı deneyleri yapılmakta, kalibrasyon hizmetleri veriliyor ve bir okul gibi sektöre kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla laboratuvar teknisyeni yetiştirme kursları düzenleniyor. Yapı Malzemeleri Laboratuvarı başta THBB üyeleri olmak üzere, tüm sektöre ve inşaatçılara hizmet veriyor.

ve transmikser operatörleri,

Çevre ve İş Güvenliği Gündemimizin İlk Sıralarında Yer Alıyor THBB, sektörün yalnızca teknik donanım ve üretim kalitesi açısından değil, çevre kontrolü ve iş güvenliği açısından da gelişerek, bu alandaki ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğun yaygınlaşmasını hedefliyor. THBB tarafından yayınlanan Çevre - İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği denetim listeleri, üye tesislerin bu alanlarda kontrol ve teşviğine esas teşkil ediyor. THBB’’nin hazır beton sektöründe doğal ve kentsel çevreyle uyumlu üretim ve hizmetin teşviki amacıyla 1998, 2000 ve 2007 yıllarında düzenlediği ulusal ve uluslararası temsil içerikli Yeşil Nokta Çevre Yarışmaları bu açıdan önemli bir faaliyettir. 2010 yılında Avrupa’ya örnek olacak bir ilke imza atan THBB, iş kazalarını önlemek, hazır beton sektörünü iş güvenliği açısından bilgilendirmek, teşvik etmek ve tesislerin yeterliliğini ölçmek amacıyla “Türkiye Hazır Beton Birliği Mavi Baret İş Güvenliği Yarışması” düzenledi.

geçiyor ve sektörün kalifiye

Sürekli Eğitiyor ve Bilgiyi Paylaşıyoruz Birliğimizin sektör mensuplarına ve kamuoyuna yönelik olarak gerçekleştirdiği eğitim çalışmaları, hiç kuşkusuz, hazır betona dair doğru bilgiyi yaymak açısından özel bir önem taşıyor. 1994 yılından bu yana sektörde çalışan pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri sertifikalı eğitimlerden geçiyor ve sektörün kalifiye eleman ihtiyacı karşılanıyor. Bu meslek içi eğitimlere bugüne kadar 13 binden fazla kişi katıldı. İlk olarak 1994 yılında “Depreme Dayanıklı Yapı ve Yapı Üretimi Sempozyumu” düzenledik. Bu tarihten bu yana 100’ün üzerinde beton kullanıcılarına ve kamuoyuna yönelik sürekli sempozyum düzenliyoruz.

santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri sertifikalı eğitimlerden eleman ihtiyacı karşılanıyor. Bu meslek içi eğitimlere bugüne kadar 13 binden fazla kişi katıldı.


Üretilen bilgi ve deneyimi çeşitli kanallarla hazır beton sektörüne, inşaat sektörüne ve halka aktarmaya çalışıyoruz. THBB yayın organı olarak 1993 yılından bu yana iki ayda bir yayınlanmakta olan “Hazır Beton” Dergisi, Türkiye’de doğrudan hazır beton sektörüne yönelik olarak çıkan tek süreli yayındır. Bunun dışında, hazır betonun üretim, taşıma ve kullanımına ilişkin teknik yayınlar; Türkiye’de hazır beton sektörünün gelişimine yönelik istatistiki değerlendirme ve raporlar; yapılarda kaliteli beton kullanımının önemine ilişkin bilgi ve uyarı amaçlı afiş ve broşürler; deprem haritası, Afet Yönetmeliği gibi resmi kurumların işbirliğiyle bastırılan dokümanlar, THBB’’nin sektöre ve topluma yönelik yayın çalışmaları arasındadır. 2000 yılında, meslek liselerinde okutulan beton derslerinin çağdaş bir çizgiye gelmesi amacıyla, yurt çapında meslek lisesi öğretmenlerine verdiğimiz seminerler ve yayınlayıp onbinlerce öğrenciye ücretsiz olarak dağıttığımız “Meslek Liseleri İçin Her Yönüyle Beton Ders Kitabı” da örnek bir eğitim faaliyeti oldu. İnternet üzerinde hazır beton sektörüne ve THBB’ye ilişkin en kapsamlı ve güncel bilgilere ulaşılabilecek kaynak (www.thbb.org) Türkiye Hazır Beton Birliği İnternet Sitesi’’dir.

Birliğimiz tarafından 1995 yılında Türkiye’de sektörel özdenetimin ilk örneklerinden biri olan Kalite Güvence Sistemi (KGS) kuruldu. KGS, 2004 yılında Avrupa Birliği entegrasyonu sürecinde değişen standartlar ve mevzuata göre yeniden yapılandırıldı.

Kongre, Fuar ve Yarışmalar Düzenliyoruz 1995 yılında İstanbul’da düzenlenen 11. Avrupa Hazır Beton Kongresi’ne ev sahipliği yapan THBB, 2004 ve 2008 yıllarında Hazır Beton Kongresi ve Beton, Agrega ve İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarlarını İstanbul’da başarıyla düzenledi. THBB, 4. Hazır Beton Kongresi ve Fuarı’nı 20-23 Ekim 2011 tarihlerinde düzenleyecektir. THBB, 2004 ve 2008 yıllarında Türkiye’de uygulanan nitelikli yapıların ve bu yapıları tasarlayan mimarların öne çıkarılması ve iyi uygulamaların mimarlık ortamına örnek gösterilmesi amacıyla Mimarlık Ödülleri verdi. THBB, 2004 yılında DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü ile birlikte “Beton Güzeldir” konulu bir fotoğraf yarışması düzenledi. Kalite Güvence Sistemi ile Kalite Denetimini Sağlıyoruz Birliğimiz tarafından 1995 yılında Türkiye’de sektörel özdenetimin ilk örneklerinden biri olan Kalite Güvence Sistemi (KGS) kuruldu. İlk yıllarda dokuz üniversite ile yapılan protokoller çerçevesinde denetim ve belgelendirme yapan KGS, 2004 yılında Avrupa Birliği entegrasyonu sürecinde değişen standartlar ve mevzuata göre yeniden yapılandırıldı. “Kalite Güvence Sistemi İktisadi İşletmesi” adı altında bağımsız bir işletme haline geldi. KGS Avrupa Birliği Komisyonu tarafından, betonla ilgili yapı malzemelerinde CE işaretlemesi için onaylanmış bir belgelendirme kuruluşu olarak atandı. KGS, hazır beton, agrega ve kimyasal ve mineral katkı üreticileri için doğru ve tarafsız bir şekilde denetim ve belgelendirme çalışmalarını yürütüyor. Deprem kuşağı üzerinde bulunan ülkemizde kaliteli yapı malzemesi üretiminin sağlanmasını hedefleyen KGS, güvenilirlik, tarafsızlık, gizlilik, bağımsızlık ve profesyonel çalışma prensiplerini kendisine ilke edindi. KGS uygunluk belgesinin süresi bir yıl olduğundan, tesisler her yıl, habersiz olarak bir çok kez büyük bir titizlikle denetimden geçiriliyor. Bu denetimler ürünlerin standartlara uygunluğunu ve ürün-hizmet kalitesinin devamlılığını temin eden bir kalite yönetimi anlayışının yerleşmesini de sağlıyor. KGS, 2010 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından Hazır Betonda “G Belgesi” için onaylanmış kuruluş olarak atandı.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 164


TÜRKİYE TURİZMDE İLK 10 ÜLKE ARASINDA

Başaran ULUSOY Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye turizmi, 1960’lı yılların başlarından bu yana devam eden gelişim sürecinde, 1980’li yılların ortalarından itibaren ivme kazanarak son yıllarda, dünyada ilk on ülke arasında yer almayı başardı. Türkiye, bu süreçte, genellikle turizm sektörünün dışında oluşan negatif etkenlere, kriz dönemlerine, konjonktürel olumsuzluklara rağmen uluslararası turizmde, dünyada en hızlı yıllık ortalama büyümeyi gerçekleştiren ülkelerden biri oldu.

Son 20-25 yılda iç turizm ve ülkemizden yurtdışına yönelik turizm hareketleri de hızlı bir büyüme trendi izledi. İç turizm de giderek hızla gelişen büyük boyutlu bir olgu durumuna geldi. Arz kapasitesindeki ve talepteki hızlı artışla Türkiye turizmi, bu dönemde dikkate değer hızlı bir gelişme sürecine girdi.

Aynı dönemde, özellikle son 20-25 yılda iç turizm ve ülkemizden yurtdışına yönelik turizm hareketleri de hızlı bir büyüme trendi izledi. İç turizm de giderek hızla gelişen büyük boyutlu bir olgu durumuna geldi. Türkiye turizmini bugüne getiren gelişme sürecine kısaca göz gezdirirsek şöyle bir tablo görüyoruz. 1980 SONRASI GELİŞMELER: Bu dönemde ithal ikamesi politikalarının terkedilmesi, ekonominin liberalizasyonu, piyasa ekonomisine geçiş; dış ödemeler dengesi konusunu ve ihracat politikalarını ön plana getirdi. Özellikle dış ödemeler dengesi üzerindeki etkisi nedeni ile turizme, geçmiş dönemlerden daha çok önem verildi, turizme ayrılan kaynaklar arttırıldı. Bu doğrultuda; • •

2634 sayılı yeni Turizm Teşvik Kanunu yürürlüğe girdi. Bu dönemde turizm alt yapısında özellikle hava limanları, yat limanları gibi alanlarda önemli gelişmeler gerçekleşti. • Planlaması ve alt yapı yatırımları 1976 yılında başlayıp 1980’li yılların başlarında tamamlanan Güney Antalya ve diğer bazı turizm gelişim projeleri üst yapı yatırımlarına hazır bir ortam yarattı. • 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca bu dönemin başlarından itibaren sağlanan; - Kamu arazilerinin turizm yatırımlarına tahsisi - Geniş ve son derece uygun koşullardaki kredi imkanları - Turizm geliştirme fonundan yararlanma imkanı - Teşvik primleri - Yatırım indirimi - Vergi indirimleri - Gümrük Muafiyeti gibi teşvik tedbirleri özellikle 1980’li yıllarda özel sektör yatırımları için son derece cazip koşullar yarattı. • Avrupa’nın büyük pazarlarında, özellikle yeni destinasyonlar arayışı içinde bulunan yaz tatilleri talebinin hızla Türkiye’ye yönelmeye başlaması turizm yatırımlarının cazibesini daha da arttırdı.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 166


Arz kapasitesindeki ve talepteki hızlı artışla Türkiye turizmi, bu dönemde dikkate değer hızlı bir gelişme sürecine girdi. Başlıca göstergelerle gelişmeler: Bu dönemde 1981 yılında 58242 olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgeli konaklama tesisleri yatak kapasitesi, 2010 yılında, 645.267’ye yükseldi. • Böylece 2010 yılında toplam yatak kapasitesi, yatırım belgeli konaklama tesisleri ile birlikte yatakla birlikte 893.326’ya ulaştı. • Altyapı ve ulaşım alanında söz konusu dönem sonunda kaydedilen bazı önemli gelişmeler, temel göstergeleri ile şu şekilde özetlenebilir: - 147 yolcu uçağına sahip özel havayolu şirketleri - 154 yolcu uçağı ile Avrupa’nın en geniş ve en genç filolarından birine sahip olan Türk Hava Yolları • 1981 yılında 320 olan (merkez ve şubeler dahil) seyahat acentaları sayısı ise 2011(Mart) itibariyle 6113’e yükseldi. •

Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı 1981 yılında 1.405.000 iken 2010 yılında 28.632.204’e; yabancı döviz girdisi ise 1981 yılında 381 milyon 268 bin ABD doları iken 2010 yılında yaklaşık 15 milyar 577 milyona ulaştı. Yaklaşık 5 milyar 150 milyon ABD doları olan vatandaş turizm geliri ile birlikte toplam turizm geliri yaklaşık 20 milyar 806 milyon ABD dolarını buldu. 1980’den bu yana gelişimin genel karakteristikleri Ülkemizde 1980’li yıllarda hız kazanan turizm alt ve üst yapı yatırımları özellikle Batı Akdeniz, Antalya ve Güney Ege kıyı kesimlerinde ve İstanbul’da yoğunlaşarak konaklama kapasitesini büyük ölçüde arttırdı. Bu süreçte Avrupa’da yeni destinasyonlar arayışı içinde bulunan deniz-güneş-kum odaklı tatil turizmi talebinin, pazara sunulan büyük konaklama arzı kapasitesi nedeniyle Türkiye’ye yönelmesi, turizm hareketlerinin özellikle Antalya ve Ege’de yoğunlaşması yönünde bir gelişim süreci başlattı. Türkiye’nin Avrupa turizm pazarlarında, yıldızı parlayan yeni bir destinasyon olarak popülaritesinin giderek artması, ülkemize yönelik çeşitli turizm türlerinin de gelişmesine yol açmakla beraber, büyüme ağırlıklı olarak deniz-güneş-kum odaklı, ve özellikle de kitle turizm ekseninde gerçekleşti. T.C.Vatandaşlarının yurtdışı seyahatlerinin de arttığı bu dönemde, iç turizmde ağırlıklı olarak deniz-güneş-kum odaklı tatil talebinde büyük bir artış görülmüştür. Ancak bunun yanısıra kültür, sağlık-termal turizm, kar turizmi, doğa-aktivite turizmi gibi alanlarda da dikkate değer gelişmeler gözlenmiştir.

Ülkemizde 1980’li yıllarda hız kazanan turizm alt ve üst yapı yatırımları özellikle Batı Akdeniz, Antalya ve Güney Ege kıyı kesimlerinde ve İstanbul’da yoğunlaşarak konaklama kapasitesini büyük ölçüde arttırdı. Türkiye’nin Avrupa turizm pazarlarında, yeni bir destinasyon olarak yıldızı parlıyor.

ŞAHİNLER HOLDİNG A.Ş. HEITEC TÜRKİYE, Almanya’da sektörün öncü firmalarından biri olan

ŞAHİNLER MENSUCAT SAN. ve TİC. A.Ş

HEITEC GROUP bünyesinde 2005 yılında İstanbul’da kurulan bir otomasyon firmasıdır. Endüstriyel Otomasyon, Bina Otomasyonu, Elektrik Pano İmalatı, Malzeme Temini ve Teknik Hizmetler konularında uzman ve deneymli kadrosu ile en hızlı ve ekonomik çözümleri en yeni teknolojileri kullanarak müşterilerine hizmet sunmayı hedeflemektedir. HEITEC TÜRKİYE, Siemens ile çözüm sağlayıcı olarak global anlamda partnerliğini geliştirerek sürdürmektedir. HEITEC, DIN EN ISO 13485 / ISO 9001 kalite güvence sertifikasına sahiptir. ►MMalzeme Temini ve Lojistik Yönetimi ; ■ AC Motorlar (SIEMENS), ■ Hız Kontrol Cihazları (SIEMENS) ■ PLC ürünleri (SIEMENS) ■ Diğer spesifik ürünler (SIEMENS ve benzeri ürünler) ►Endüstriyel ve Bina Otomasyon Projelerinizde; ■ Proje Tasarım ve Geliştirme ■ MCC ve PLC Pano İmalatı ■ Programlama ve Entegrasyon ■ Montaj ve Devreye Alma ■ Teknik Danışmanlık ve Hizmetler ►Enerji Verimliliği Analiz ve Projelendirmesinde; ►Mobil, Görsel – İşitsel, Uzaktan Servis Destek Sistemi “MAVUS”

HEITEC Mühendislik ve Sistem Çözümleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Yakacık Cad. No: 111 Siemens Yerleşkesi 21 No.lu Bina 34870 Kartal / İstanbul - TÜRKİYE Tel: +90 216 389 36 01 Faks: +90 216 389 19 70 e-mail: info@heitec.com.tr

Bir ŞAHİNLER HOLDİNG kuruluşu olan Şahinler Mensucat San.ve Tic.AŞ.1986 yılında kurulmuş olup,Çorlu’ya 23 km uzaklıkta, 289.000 m2 açık ve 87.000 m2 kapalı alan üzerinde; rotasyon baskı ve dokuma kumaş boyama ve apre işletmelerinden oluşan bir tesistir. Yaklaşık 255 çalışanı ile vardiya usulü 24 saat kesintisiz çalışan Şahinler Mensucat A.Ş gelişen global pazar koşulları karşısında yenileme ve değişim çabalarını destekleyen politikaları ile müşteri memnuniyetini sürekli kılan sektörünün en seçkin kuruluşlarındandır. Kalite politikamızın temeli; Toplam Kalite Yönetimi’ ne dayanmaktadır. Bu kapsamda tanımlanmış olan tüm faaliyetlerimiz düzenli olarak ölçülmekte, analiz edilmekte, kontrol edilmekte ve sürekli olarak iyileştirilip geliştirilmektedir. Paydaşlarımız için en doğrusunu ve iyisini yapmak Şahinler Mensucat AŞ. yönetiminin temel görevidir. Bunu yaparken ürün ve hizmet kalitemizi rekabet edebilir seviyeye getirmek ise en temel görevimizdir. Ülkemizin en büyük 500 kuruluşu arasında sürekli olarak ilk sıralarda yer alan Şahinler Mensucat A.Ş. bölgesel, ulusal ve uluslar arası alandaki yerini haklı olarak uyguladığı kalite politikası ile elde etmiştir.

ISO 9001;2008 kalite yönetim sistemi standardına sahiptir ve sürekliliğini sağlamaktadır. Üretim ve işlem proseslerinde kullanılan kimyasal hammadde ve malzemeler insan ve çevre sağlığına zarar vermemekte ve bundan dolayı, tam sağlıklı ürünler üretebilen kuruluşlara verilen Öko-tex 100 standardı belgesine sahiptir. 2007 yılı itibarı ile organik pamuk ürünlerini üretme yetkisine sahip Global Organic Textile Standardı (GOTS) sertifikası ile belgelendirilmiş ve sürekliliği sağlanmaktadır. Şahinler Mensucat AŞ. doğayı koruyan atık su arıtma sistemine sahiptir.Çevre dostu düşünceleri uygulamaya geçirmiş ve bu konuda Yönetim Kurulun’ca da teşvik edilmiş sonuçta ‘’ Arıtma Tesisleri Çevre Ödülü’’ olarak da onurlandırılmıştır. Çevre düzenlemesiyle örnek bir kuruluş olan Şahinler Mensucat AŞ. Doğayla bütünleşmiş ve çevreye zarar vermeyen tarzıyla var olan isim ve saygınlığının gururunu ve mutluluğunu herzaman yaşamaktadır. Şahinler Mensucat San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Nihat POLAT


Türkiye turizmi 2010 yılını olumlu şekilde kapatmayı başardı. Küresel ekonomik krizin etkileri ile dünya turizminin hız keserek gerilemeye başladığı dönemde, Türkiye turizminin yıl genelinde gerçekleştirdiği böylesine hızlı bir büyüme trendi, dikkate değer bir gelişmedir.

İç turizmde, özellikle yaz tatili hareketlerinde 1980’li yılların ortalarına kadar, başlangıçta daha ziyade, Batı Karadeniz (örneğin Akçakoca, Amasra) Marmara (örneğin Erdek) ve daha sonra Kuzey Ege’de yoğunlaşma gözlenmiş ise de, daha sonra Akdeniz ve Güney Ege’de yoğunlaşmaya başlamıştır. Bununla beraber, kültür kar, kış turizmi, sağlık-termal, doğa ve aktivite turizmi alanlarında, ülkemizin çeşitli yöre ve merkezlerine ilgi artışı gözlenmekte ise de bunların toplam içindeki payı henüz çok küçük düzeydedir. 2010 Yılında Durum 2010 yılında devam eden küresel Ekonomik kriz genel olarak dünya gündemine olduğu gibi, uluslararası turizm gündemine de damgasını vurdu. Krizin turizme olası yansımaları bütün dünyada kaygı yarattı. Bu duruma rağmen Türkiye turizmi 2010 yılını olumlu şekilde kapatmayı başardı. Küresel ekonomik krizin etkileri ile dünya turizminin hız keserek gerilemeye başladığı dönemde, Türkiye turizminin yıl genelinde gerçekleştirdiği böylesine hızlı bir büyüme trendi, dikkate değer bir gelişmedir. 2011 Yılı Beklentileri: Son 3 yılda tüm dünyayı derinden etkileyen ve özellikle komşu ülkelerimizin fiyatlarda düşüşe gitmesine sebep olan küresel ekonomik krizi Türkiye, lehine kullanabilen ülkelerden birisi oldu. Küresel ekonomik krize rağmen 2009 yılını %2,8’lik bir artışla kapatan Türkiye 2010 yılında da avantajlı konumdaydı. Akdeniz çanağındaki Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz kriz ile boğuşurken, Ortadoğulu turistlerin ülkemize olan ilgisi, çeşitli ülkeler ile karşılıklı imzalanan vize muafiyet anlaşmaları ve tanıtım kampanyaları sayesinde Türkiye 2010 yılında da tercih edilen destinasyonlardan birisi oldu. Bu doğrultuda, Türkiye’nin artık bir moda değil, marka ülke haline geldiği bu süreçte ülkemizin 2011 yılında da parlayan destinasyonların başında geleceğini öngörmekle birlikte, 2011 yılında ki hedeflerimizin 30 milyon turist olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye Turizmi, İleri Amaç ve Hedefler Doğrultusunda Gelişimini Önümüzdeki Kısa, Orta ve Uzun Vadede de Sürdürecektir. Sektörümüz bugüne kadar, çeşitli olumsuz faktörlere, ağır kriz dönemlerine, konjonktürel olumsuzluklara rağmen, Türkiye turizminin, ileri hedefler doğrultusundaki hızlı gelişimini sürdürmesini başarmıştır. Türkiye, sahip olduğu olağanüstü gelişim potansiyeli ile, turizm alanında en ileri amaç ve hedefler doğrultusundaki hızlı gelişimini hiç kuşkusuz bundan sonra da sürdürecek, ve inanıyoruz ki yakın gelecekte dünyada ilk beş ülke arasında hak ettiği yeri alacaktır. Konaklama tesislerinin Avrupa’daki tesislere oranla yeniliği, havayolu ağı ile her noktadan ülkemize kolay ulaşım, ka-


liteli hizmet ve ülkemizin eşsiz doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, Türk Lirasının euro karşısında uygun tüketim sağlaması diğer ülkelere göre rekabet alanında ülkemize avantaj sağlıyor. Son yıllarda artan turist sayısına ve turizm gelirine bakıldığında ülkemizin artık bir moda olmaktan çıkıp bir marka haline geldiğini görebiliriz. Bu doğrultuda, ülkemizin en çok ilgi çeken unsurları arasında eşsiz kumsalları, doğal güzellikleri, flora ve faunası, tarihi dokusu, modern tesisleri, fiyat ve kalite arasında dengesi sayılabilir. Bildiğiniz üzere Türk misafirperverliği tüm dünyada eşsiz olarak nitelendirilmekte ve turistlerin ülkemize ve Türk insanına hayran olarak tekrar gelmelerine neden olmaktadır. Bununla birlikte Türk yemekleri, gösteri ve etkinlikleri, doğal güzellikleri ve tarihi ile başka bir ülkede bulanmayacak tadları turistlere sunmaktadır. “Mavi Yolculuk” Türk turizminin dünya turizmine kazandırdığı bir çeşitliliktir. Teknelerimiz Türk imalatıdır, koylarımız dünyada tektir. Modern teknoloji ve mimari ile yapılan oteller, modern müzeler, yeni bulunan arkeolojik bulgular Türkiye’yi vazgeçilmez kılmaktadır. Ayrıca Türk halıları, tekstili, havluları, deri giyim, seramik ve porselenleri, bal, zeytinyağı, sabun, şarap, rakı gibi ürünlerimizle turistlere başka ülkelerde bulamayacakları kalitede ürünleri de yerinde satarak ihracata katkımız olmaktadır.


TARIM MAKİNALARINDA KALİTENİN ÖNEMİ ARTIYOR

TARMAKBİR

Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği

M. Selami İLERİ Genel Sekreter

K

alite, aslında çok aşina olduğumuz ama zaman zaman yanlış algılanan bir kavram. Görsel olarak “kaliteli” imajını veren bir tarım makinası, belirli bir zaman dilimi sonunda kullanım dışı kalabiliyor. Bu örneğe göre kalite, zaman ve çalışma şartları ile doğrudan ilişkilidir.

Tarım makinaları sektöründe kalite kavramı özellikle son yıllarda önemi artan, fark edilen bir olgudur. Çiftçinin alım gücünün azalması, buna karşılık sektördeki aktörlerin değişmemesi hatta sektöre yeni aktörlerin girmesi artan bir rekabeti de beraberinde getirdi.

Fazla derinlere inmeden bir tarama yaptığımızda “kalite” için çok değişik tanımların yapıldığını görebiliriz. Kalite, Latince “nasıl oluştuğu” anlamına gelen “Qualis” kelimesinden türemiş ve “Qualitas” kelimesiyle ifade edilmiştir. Kalite; belirlenen şartlar altında ve belirlenen bir zaman süresi içinde istenilen fonksiyonları yerine getirebilme kabiliyetidir. Kalite, bir ürünün kulanım uygunluğunu belirleyen özelliklerinin tümüdür. Kalite, herhangi bir ürün sınıfının özelliklerinin insan topluluklarının istek potansiyelini karşılayabilme derecesidir. Kalite, önceden tespit edilmiş olan spesifikasyonlara ya da standartlara göre üretim yapma olgusudur. Alıcı tarafından aranılan belirli şartları en iyi karşılayan anlamında kullanılan “kalite” kısaca “amaçlara uygunluk derecesi” olarak tanımlanabiliyor. Buradaki amaç kullanıcı kimsenin veya tüketicinin istek ve gereksinimleri oluyor. Tarım makinaları sektöründe kalite kavramı özellikle son yıllarda önemi artan, fark edilen bir olgudur. Çiftçinin alım gücünün azalması, buna karşılık sektördeki aktörlerin değişmemesi hatta sektöre yeni aktörlerin girmesi artan bir rekabeti de beraberinde getirdi. Rekabetin en büyük iki göstergesi kalite ve fiyat farklılıklarıdır. Doğal olarak fonksiyon, malzeme anlamında eşdeğer bir ürün ve satış sonrası hizmet kalitesi söz konusu ise, fiyatlarda minör farklılıkların olması beklenebilir. Majör farklılıklar ise şüphe yaratmalı ve durumu sorgulatmalıdır. Fiyat ve kalite ekseninde hemen her ürünün bir alıcı vardır. Bununla birlikte bilinçlenme ve farkındalık arttıkça “daha iyisini” aramaya başlarız. Kalite, madem istek ve gereksinimlere uygunluk derecesidir, bir çiftçi için en büyük beklenti birim alandan daha fazla ürünü, asgari bir maliyet ile alıyor. Tabii burada ilk engel “ilk edinim maliyeti”nin, istek ve gereksinimlere en çok hitap edecek makinalar için görece yüksek olmasıdır.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 172


Geleneksel üretim teknikleri ve bunlara ait araçların terk edilerek, çağdaş tarımsal mekanizasyon teknolojilerine uygun araçların kullanılması zorunludur. Bu zorunluluktan dolayıdır ki çağdaş tarım tekniklerine uygun ve kaliteli üretimi ilke edinmiş tarım makinası üreten firmalar piyasaya hâkim oluyor ve yönlendiriyor, ihracat yapabiliyor.

Tabiidir ki böyle bir makine için yapılan Ar-Ge çalışmaları, malzeme ve işçilik bedelleri, satış sonrası hizmetleri, marka değeri gibi faktörler nedeniyle “ilk edinim maliyeti” yüksek. Bununla birlikte, en büyük beklenti olan “daha fazla ürün-asgari maliyet” ekseninine ulaşabilmek için artık daha fazla imkânlar zorlanıyor. Bunun da en büyük göstergesi yüksek malzeme ve işçilik kalitesine, fonksiyonelliğe ve iş başarısına, GPS gibi, sensörler gibi elektronik donanımlara sahip tarım makinaları artık daha çok tercih ediliyor. Dünya nüfusu her yıl yaklaşık Türkiye nüfusu kadar artış gösteriyor. Bu nedenle dünyada “tarımsal üretim” artmak zorundadır. Ancak bunun; • En az kaynak ve girdi tüketimiyle, • Verimliliği arttırarak olabildiğince düşük maliyetlerle, • Doğaya en az müdahale ve en az çevre hasarıyla, • Olabildiğince kısa süreli ve az sayıdaki işlemlerle, • İklim koşullarından olabildiğince bağımsız kalacak şekilde yapılması gerekiyor. Bu durumda, Geleneksel üretim teknikleri ve bunlara ait araçların terk edilerek, çağdaş tarımsal mekanizasyon teknolojilerine uygun araçların kullanılması zorunludur. Bu zorunluluktan dolayıdır ki çağdaş tarım tekniklerine uygun ve kaliteli üretimi ilke edinmiş tarım makinası üreten firmalar piyasaya hâkim oluyor ve yönlendiriyor, ihracat yapabiliyor. Bunu anlamak için çok uzaklara gitmeye gerek yok. Kayda değer bir tarım teknolojileri fuarını görmek, sektörde geçer akçenin ne olduğunu anlamaya yetiyor. Kendini yenileyememiş, 20 yıl öncesinin teknolojisi ve üretim teknikleri ile var olmaya çalışan firmalar ile kurumsallaşma yolunda olan veya kurumsallaşmış, yeni teknoloji ile üretim yapan, Ar-Ge faaliyetlerine önem veren, dünyadaki gelişen teknolojiye paralel ürün gamı ile yüksek malzeme ve işçiliği çiftçiye sunan firmalar çok kolay fark ediliyor. Her geçen zaman bu firmaların lehine çalışacak ve “kalite”yi düstur edinen firmalar pazarın en önemli aktörleri olacak.

GELİŞİM TIP LABORATUVARLARI www.gelisimtiplab.com

Türkiye’ de Sektöründe Kalitede Öncü Kuruluş; * 1994 yılından beri uluslar arası dış kalite kontrolleri katılımcısı, * 6 farklı programda 185’ten fazla testten uluslararası kalite kontrolü katılımı, * 2000 yılından beri TS EN ISO 9000 Kalite Sistem Belgesi’ne sahip, * ISO 15189 Laboratuvar Akreditasyon uuygulayıcısı * % 95 üzerinde müşteri memnuniyet oranında süreklilik

Kızıltoprak Şube : 0216 345 46 51 Kadıköy Şube : 0216 418 00 88 Nişantaşı Şube : 0212 231 49 67

174

Şaşkınbakkal Şube : 0216 385 02 89 Göztepe Şube : 0216 566 27 75 Haseki Şube : 0212 529 89 79

Merkez: Bağdat Cad. No:28/3 Kızıltoprak THY Yanı Tel: 0216 349 51 51 Fax: 0216 418 13 47 gelisim@gelisimtiplab.com


Büyük resmi kim görüyor? LRQA Business Assurance Performansı gelis¸tirir, riski azaltır Bize Ulas¸ın; W www.lrqa.com.tr T +90 (216) 368 99 30

Services are provided by LRQA and other members of the Lloyd’s Register Group. For further details please visit: www.lr.org/entities


AB STANDARTLARINA UYUM KONUSUNDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI

Zuhal DAŞTAN Yönetim Kurulu Başkanı

B

ESD-BİR Derneği 1992 yılının son günlerinde “Damızlık Tavukçuluk Derneği” adıyla kuruldu.

2000 yılından başlayarak kanatlı eti üretiminin AB standartlarına ulaşmasını temin için Derneğimiz önderliğinde sektör firmaları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileriyle oluşturulan “Kanatlı ihtisas grubu” çalışmaları sayesinde 8 entegre firmanın üretimlerinin AB Standartlarında olması sağlanabildi.

Daha sonra 1994 yılında beyaz et sanayicilerini de bünyesine alarak, geniş tabanlı yeni bir oluşumu gerçekleştirdi. Bu oluşum, “Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği” (BESD-BİR) adını aldı.

ÜYELERİN FAALİYET ALANLARI Üyelerimizin faaliyet alanları 2006 yılına kadar; yumurta ve et yönlü damızlık üretimi ile piliç ve hindi eti üretimi olarak belirlendi. Üyelerimizin faaliyet alanları 2006 yılından itibaren; et yönlü damızlık üretimi ile piliç ve hindi eti üretimi olarak belirlendi. Üyelerimiz Türkiye’nin toplam kanatlı eti, kuluçkalık yumurta ve civciv üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını karşılıyor. Derneğimizin amaçları: • Üyeler ve kamu kuruluşları arasında iletişim ve koordinasyonu sağlamak, • Piliç eti ve hindicilik sektörünün gelişmesini sağlayacak faaliyet ve girişimlerde bulunmak, • Sektörle ilgili bilgileri toplayarak istatistiki değerleri oluşturmak ve ilgililere duymak, • Kaliteli ürün üretimini teşvik etmek, üretim ve tüketimi artırıcı çalışmalar yapmak, • Piliç ve hindi eti ürünlerine olan talebin artırılmasına ve ihracat imkânlarının geliştirilmesine katkıda bulunmak, • Kanatlı eti ile ilgili konularda konferans, seminer ve sempozyumlar düzenlemek, • Sektör sorunlarına çözümler bulmak üzere ilgili kuruluşlarla işbirliği sağlamak Derneğe üye şirket sayısı 27 ve dernekte üye olan firma temsilcilerinin sayısı 168’dir. Dernekte çalışan olarak 1 adet genel sekreter, 1 adet danışman, 1 adet genel sekreter yardımcısı, 1 adet zooteknist, 1 adet muhasebe elemanı ve 1 adet de sekreter olmak üzere 6 kişi görev yapıyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 176


Kalitenin, anlamını hak ederek kurumsal hayata girmesini sağlayan KALDER’in 20. yılını kutluyoruz. Ülkemizde STK alanında ödül alan ilk mezunlar derneği olduğumuz günden bu yana sorumluluğumuzun bilinciyle çalışmaya devam ediyoruz. Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği/ BÜMED Tel: 0 212 359 58 00 Faks: 0 212 257 35 68 e-mail: bumed@bumed.org.tr www.bumed.org.tr

ÜRETİM VE KALİTE ARTIRMA ÇALIŞMALARI: Türkiye’de 2010 yılında ulaşılmış olan piliç eti miktarı 1.400.000 ton civarındadır. 2010 yılı toplam kanatlı ihracat rakamlarımız 151.243 ton ve ihracat gelirimiz de 230 milyon dolar olmuştur. Bu rakamın içinde 38 milyon dolar bedelli 35 bin ton tavukayağı dahildir. İhracat rakamları bir önceki yıla oranla miktar bazında yüzde 31,40 değer bazında yüzde 51,51 arttı.

Bakanlık ve Derneğimizin müşterek çalışmalarının bir sonucu olarak 2005 yılında Türkiye Kalıntı İzleme Programı AB tarafından onaylanmış üçüncü ülkeler listesine girdi. AB standartlarında üretim yapan 8 firmamız Türkiye toplam üretiminin yüzde 55’ini sağlıyor.

2000 yılından başlayarak kanatlı eti üretiminin AB standartlarına ulaşmasını temin için Derneğimiz önderliğinde sektör firmaları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileriyle oluşturulan “Kanatlı ihtisas grubu” çalışmaları sayesinde 8 entegre firmanın üretimlerinin AB Standartlarında olması sağlanabildi. AB tarafından gönderilen teknik heyetlerin yaptıkları incelemeler sonrası hazırladıkları raporlarda 8 firma üretiminin AB Standartlarına uygun çalıştıkları açık bir şekilde ifade edildi. Ayrıca, yine Bakanlık ve Derneğimizin müşterek çalışmalarının bir sonucu olarak 2005 yılında Türkiye Kalıntı İzleme Programı AB tarafından onaylanmış üçüncü ülkeler listesine girdi. AB Standartlarında üretim yapan 8 firmamız Türkiye toplam üretiminin yüzde 55’ini sağlıyor. Bunun dışında 4 entegre firma daha AB standartlarında üretim yaptığını Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yürütülen denetimlerde kanıtlamak üzere çalışmalar yapmakta olup bunların da devreye girmesi halinde toplam kanatlı et üretimimizin yüzde 70’i AB standartlarına ulaşmış olacak. Sağlıklı tavuk eti üretimini temin etmek amacıyla bu sene Şubat ayında yürütmeye başladığımız 3 yıl süreli bir proje ile “piliç eti üretim kümeslerinde Salmonella sıklığının tespiti” çalışması yapılıyor. Bu tespitlere paralel olarak Salmonella sıklığını azaltacak tedbirlerin uygulanmasına başlanacak. Derneğimiz bünyesinde kurulmuş olan Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu’nun aldığı bir karar gereğince 2 yıl süreyle platforma üye 13 firma, özel bir denetleme firması tarafından denetlenerek ürün kalitesini sağlamada iyi bir seviyenin garanti edilmesi sağlandı. Ayrıca Birleşmiş Milletler FAO organizasyonu ayrıca BESD-BİR’i 2008 yılı 16 Ekim Dünya Gıda Günü münasebetiyle Yılın En Başarılı Gıda Üreticisi Derneği olarak ödüllendirdi.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 178


MAKİNA SEKTÖRÜNDE KALİTENİN YOLU; TAKIM TEZGAHLARINDAN GEÇİYOR

Dr. Müh. Erdal GAMSIZ TİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Ö

ncelikle kısaca makina, takım tezgahları sektöründen ve öneminden bahsetmek istiyorum.

Takım Tezgahları olmadan makina imalatı olamayacağından, imalat sanayinde daha verimli, etkin ve kaliteli üretim de olamaz. Üretimde kalite artışına bağlı olarak, rekabet gücünü arttırmak “Takım Tezgahları”nın kullanımından geçiyor.

Makina sektörü; en büyük ekonomik değerleri oluşturan sanayide yatırım malı üreten temel sektör olması nedeniyle yüksek katma değere ve sanayileşmede itici güce sahip öncü bir sektördür. Makina sektörünün 2008 yılında dünya ticaretinde aldığı pay yüzde 12.4’tür. Bu büyüklükte bir sektörün oluşmasını sağlayan en temel araç ise; makina imalatının temel alt yapısı olan ve makina üreten makinalar olarak da tanımlanan “TAKIM TEZGAHLARI”dır. Gelişmiş ülkelerin tamamında teknolojik ve kaliteli üretim yapmadaki etkinliği ile takım tezgahları büyümenin temelinde yer almakta, başta makina imalatında olmak üzere otomotiv ve savunma sanayi gibi bir çok farklı sektöre doğrudan veya dolaylı olarak katkı sağlıyor. Takım Tezgahları olmadan makina imalatı olamayacağından, imalat sanayinde daha verimli, etkin ve kaliteli üretim de olamaz. Üretimde kalite artışına bağlı olarak, rekabet gücünü arttırmak “Takım Tezgahları”nın kullanımından geçiyor. Neden Katma Değer? Neden Verimlilik? Neden KALİTE? Yaşamımızın her alanında olduğu gibi, imalat sektöründe de rekabetçi olabilmek “ürünü satılabilir hale getirme yeteneği”ni geliştirmekle mümkün olabilir. Rekabet gücünü arttıran, dünya pazarlarında rakipleri ile mücadele edebilir, maliyet/kalite/temin süresi üçgenini geçebilir firmalar varlıklarını devam ettirebilecek ve gelişeceklerdir. İmalat sektöründe de rekabetçiliğin tanımı; en kısa sürede, en iyi ve kaliteli ürünü en ucuza yapabilmektir. Bu üçlü geleneksel temel rekabet unsurlarına günümüzde bir de “Karlı Satabilme Yeteneği”ni eklemek gerekir. Bu üçlüde rekabet gücünde vazgeçilemez unsur KALİTE’dir. Kaliteli üretim yapmanın en temel yolu takım tezgahlarının teknolojik gücünü kullanmaktan geçiyor. Bir başka deyişle; başta üretim kapasitelerinde sağladığı artışlar olmak üzere, özellikle de son yıllarda takım tezgahlarındaki teknolojik gelişmelere bağlı yüksek hızlarda ve yüksek hassasiyetlerdeki çok fonksiyonlu ve çok eksenli takım tezgahları sayesinde en üst düzeyde kaliteli kalıplar, makina parçaları, otomobil, uçak, beyaz eşya gibi birçok sektörde parça ve ürünler üretiliyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 180


Karlı Satabilme Yeteneği Nedir? Geçmiş dönemlerde (ne üretirsen satılır dönemleri) üretim kapasitelerinin az olup talebin çok olduğu zamanlarda ne üretilirse üretilsin karlı şekilde satılabiliyordu. Ancak, özellikle kişisel bilgisayarların (PC) gelişmeye başladığı 80’li yılların başından itibaren, imalat sanayinde kullanılan başta “Takım Tezgahları” olmak üzere tüm araç/gereçler/donanım/makina ve yazılımlar da hızla gelişti ve tüm bu gelişmeler her alanda (özellikle inşaat alanında daha fazla) olduğu gibi imalat sektöründe de üretim kapasitelerini korkunç derecede arttırdı. Bu durum en çok Çin, Hindistan, Brezilya, Arjantin ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yaradı. Gelişmiş ülkelerin üretim güçlerine bu ülkelerin üretim kapasiteleri de eklenince (ki bu ülkelerdeki nüfus çokluğu gelişmiş ülkelere oranla çok daha fazla olduğundan üretim kapasiteleri de çok daha fazla olmuştur); bu durumda üreticilerin üretmiş oldukları ürünleri tüm dünya pazarlarına satma mecburiyetleri doğdu. Ancak, bu durum küresel rekabeti hayatın gerçeği haline getirdi. Dünyadaki bu pazarlarda, yine dünyanın her yerinden ürün satmak isteyen rakipler de bulunuyor. Günümüzde imalat sektöründe küresel rekabet sürekli olarak göz önünde tutulur ve üretimin her aşamasında dikkate alınarak üretim yapılır hale gelindi.

Özellikle günümüzde oldukça fazla gelişmiş olan “CNC Takım Tezgahları”nın kullanımı ile çok hassas ölçülerde ve toleranslarda parçalar ve ürünler üretilmeye başlandı. “CNC Takım Tezgahları”nda kaliteli, hassas ve verimli işler yapabilmenin yolu ise; bilgiden geçiyor.

Nasıl Rekabet Edeceğiz? En kısa sürede, en iyi ve kaliteli ürünü, en ucuza yaparak ve bu rekabet unsurlarına, bir de “Karlı Satabilme Yeteneği”ni ekleyerek rekabet edeceğiz. KATMA DEĞER, KALİTE ve KAZANÇ arasında önemli bir bağlantı bulunuyor. KALİTE ise; günümüzde ancak TEKNOLOJİNİN GÜCÜNÜ kullanarak gerçekleşebiliyor. Özellikle günümüzde oldukça fazla gelişmiş olan “CNC Takım Tezgahları”nın kullanımı ile çok hassas ölçülerde ve toleranslarda parçalar ve ürünler üretilmeye başlandı. “CNC Takım Tezgahları”nda kaliteli, hassas ve verimli işler yapabilmenin yolu ise; bilgiden geçiyor. Üreticilerin dünyadaki rekabet gücünü arttırmak için takım tezgahlarının kurulum, onarım, bakım ve satış sonrası hizmetlerin başarılı şekilde belirli bir standartlarda verilmesinden geçiyor. Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) bu görevi üstelenen önemli derneklerdendir. TİAD, üyeleri ile bu görevi yıllardır başarılı bir şekilde sürdürerek hem tüm sanayi sektörlerine yön veriyor, hem de bu teknolojilerin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayarak ülkemizde takım tezgahı kullanılarak imal edilen tüm ürünlerin kalitelerinin yükselmesine katkıda bulunuyor. TİAD aynı zamanda, oluşturmuş olduğu standartlar ile satış sonrası hizmetlerde de sektördeki hizmet kalitesini büyük ölçüde yükseltti. TİAD, kurmuş olduğu TİAD Akademi ile sanayicilerimizin dünyadaki rekabet gücünü, teknik personellerinin bilgi ve becerilerin, mesleki kapasitelerini arttırarak, bu teknolojileri daha bilinçli ve verimli kullanmalarını sağlamak için teknik eğitim çalışmalarını sürdürüyor. TİAD, bu çalışmalarını sanayi kolundaki ilgili tüm sektörlere ulaştırmak için de çalışmalarına sürekli olarak devam edecektir. TİAD Akademi’de verilen teknik eğitim konularını; CNC Kontrol Sistemleri Eğitimi, Talaş Kaldırma, Kesici Takımlar ve Teknolojik Planlama, CNC Tezgahlarının Programlanması, CAD Bilgisayar Destekli Tasarım ve CAM Bilgisayar Destekli İmalat oluşturmaktadır. Sonuç olarak, tüm bu çalışmalar üreticilerimizin daha hassas ve kaliteli ürünleri daha kısa zamanda ve daha ekonomik olarak üretmelerini sağlayarak dünyadaki rekabet güçlerini arttırmak için sürdürülmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 182


KalDer’İN KALİTE FARKINDALIĞI YARATMA MİSYONU ÖNEMLİ

Yaman AKYOL Polistren Üreticileri Derneği (PÜD) Yönetim Kurulu Başkanı

PÜD’ün kuruluş aşamasından sonra ilk hedefi, ürün standardımızın Avrupa’da geçerli olan ürün kalite standartlarına uyumlu hale getirilmesi oldu ve bununla ilgili TSE ile ortak çalışma yaparak katkıda bulundu. Ürün standardımızın TS 7316 EN 13163 olarak Avrupa ile uyumlu hale getirilmesini sağladı.

Ü

lkemizde Avrupa Birliğine katılım sürecinin hızlanması ile birlikte ısı yalıtımı ile ilgili standart ve yönetmelikler de büyük ölçüde yasalaşmıştır. Buna rağmen uygulama halen istenen düzeyde olamıyor bu da ülke ve tüketici menfaatlerini olumsuz yönde etkiliyor. Oysa ülke menfaatleri, tüketici ısı yalıtımdan en etkin biçimde ve kaliteli olarak faydalanması ile temiz bir çevre için bu yönetmeliklerin hızla ve etkin olarak işletilmesi gerekiyor. Bu noktada da yerel yönetimlere, kamu kurumlarına, üniversitelere ve sivil toplum örgütlerine önemli görevler düşüyor. PÜD bu konuda çalışan önemli bir sivil toplum örgütü. 1996 yılında kurulan derneğimiz Genleşebilen Polistren (Expandable Polystyrene - EPS) üreticisi ve genleştirilmiş polistrenden ısı yalıtımı, ambalaj malzemesi ve dekoratif cephe kaplamaları üreten sanayiciler tarafından kurulmuştur. Türkiye’de EPS hammaddesini ısı yalıtım, ambalaj ve dekoratif ürün haline getiren sanayicilerin Avrupa Birliği’ne geçiş sürecinde, her birinin ayrı ayrı gerekli bilgilere ulaşmaları, bunları firmalarına adapte etmeleri, standart oluşturma faaliyetlerine katılmaları, deneyler için gereken kalite alt yapısını hazırlamaları mali yönden zor olacağından ayrıca sektörü bir bütün olarak temsil etmenin avantajları dernek kurma ihtiyacını ortaya çıkarmış ve bunların sonucunda PÜD kuruldu. PÜD, EUMEPS (Avrupa EPS Üreticileri Birliği) İnşaat Grubu’nun 2006 yılından beri daimi bir asil üyesi ve çeşitli zamanlarda da EUMEPS Ambalaj Grubu’nun çalışmalarına fahri üye olarak katkı sağlıyor. Derneğimiz, EUMEPS’e hem Teknik Komisyonumuz hem de Yönetim Kurulumuz bazında katılımda bulunuyor. Bu sayede sesini hem Türkiye’de hem de Avrupa’da duyurabiliyor ayrıca sektörel tüm gelişmeleri yakından takip edip, kalite ve bilgi akışını sağlayabiliyor. PÜD’ün kuruluş aşamasından sonra ilk hedefi, ürün standardımızın Avrupa’da geçerli olan ürün kalite standartlarına uyumlu hale getirilmesi oldu ve bununla ilgili TSE ile ortak çalışma yaparak katkıda bulundu. Ürün standardımızın TS 7316 EN 13163 olarak Avrupa ile uyumlu hale getirilmesini sağladı.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 184


Kaliteli elektrikle aydınlık yarınlara... To an enlightened future with quality electricity...

KAYSERİ VE CİVARI ELEKTRİK T.A.Ş.

KAYSERI AND ITS VICINITY ELECTRICITY TURKISH INCORPORATED COMPANY Seyitgazi Mah. Nuhnaci Yazgan Cad. No: 32 • 38030 Melikgazi / Kayseri / TÜRKİYE Tel: +90 352 207 80 00 • 222 44 21 - 22 • Fax: +90 352 207 81 00


TĂźketicideki kalite farkÄąndalÄąÄ&#x;ÄąnÄąn oluĹ&#x;turulmasÄą SektĂśrlerin Kaliteâ&#x20AC;&#x2122;ye verdikleri Ăśnemin artmasÄą için itici gßç saÄ&#x;layacaktÄąr. Bu açĹdan KalDerâ&#x20AC;&#x2122;in farkÄąndalÄąÄ&#x;Äą artÄąrma çabalarÄąnda kat ettiÄ&#x;i yol çok Ăśnemlidir. Her sektĂśr temsilcisi bu farkÄąndalÄąÄ&#x;Äą kendi sektĂśrĂźne yansÄątmayÄą kendine gĂśrev saymalÄądÄąr.

IsÄą YalÄątÄąm StandardlarÄąnÄąn uyumlu hale getirilmesiyle beraber sektĂśrĂźnĂźn kalite altyapÄąsÄąnÄąn gereksinimleri çerçevesinde sektĂśre hizmet verecek laboratuvar ihtiyacÄą doÄ&#x;du. Bu ihtiyacÄą kendine gĂśrev edinen PĂ&#x153;D, laboratuvarÄąn kuruluĹ&#x;una Ăśnayak olarak, Ăźniversite ĂśÄ&#x;retim gĂśrevlileriyle ortak çalÄąĹ&#x;malar yaparak ve laboratuvarÄąn gelecek vizyonunu da gĂśz ĂśnĂźne alarak sektĂśrĂźn mevcut ve gelecek ihtiyaçlarÄą çerçevesinde kaliteyi Ăśn planda tutarak ve laboratuvarÄąn kuruluĹ&#x;unu saÄ&#x;ladÄą. Ä°lgili Laboratuvarda Ăźniversiteyle ortak çalÄąĹ&#x;Äąlarak, ĂźrĂźnlerle ilgili araĹ&#x;tÄąrma faaliyetlerinde bulunuldu. Ă&#x2021;Äąkan veriler sayesinde Ăźreticilerin ĂźrĂźnlerini daha kaliteli ve daha az maliyetli Ăźretebilmelerinin prosesleri ortaya çĹkarÄąlarak, sektĂśrĂźn kalite altyapÄąsÄąna katkÄą saÄ&#x;landÄą. TĂźrkiye Kalite AltyapÄąsÄąnÄąn geliĹ&#x;tirilmesinde, piyasaya gĂźvenli ve kaliteli ĂźrĂźn ve hizmet giriĹ&#x;inin saÄ&#x;lanmasÄąnda Sivil Toplum KuruluĹ&#x;larÄąna bĂźyĂźk gĂśrevler dĂźĹ&#x;Ăźyor. PĂ&#x153;D sektĂśrĂźndeki geliĹ&#x;melere Ăśnayak olurken, TĂźrkiye kalite altyapÄąsÄąnÄąn yĂźkseltilmesi çalÄąĹ&#x;malarÄąnda ve tĂźketici kalite bilincinin geliĹ&#x;tirilmesi yĂśnĂźnde KalDerâ&#x20AC;&#x2122;in gĂśsterdiÄ&#x;i gayret ve baĹ&#x;arÄąlarÄą da takdirle karĹ&#x;ÄąlÄąyor. Hem iç hem de tĂźketiciler nezdinde Kalite Bilincini oluĹ&#x;turmak isteyen firmalarÄąn, KalDer gibi kuruluĹ&#x;larÄąn etkinliklerine mĂźmkĂźn olduÄ&#x;unca katÄąlÄąm ile destek vermeleri gerekiyor. TĂźketicideki kalite farkÄąndalÄąÄ&#x;ÄąnÄąn oluĹ&#x;turulmasÄą SektĂśrlerin Kaliteâ&#x20AC;&#x2122;ye verdikleri Ăśnemin artmasÄą için itici gßç saÄ&#x;layacaktÄąr. Bu açĹdan KalDerâ&#x20AC;&#x2122;in farkÄąndalÄąÄ&#x;Äą artÄąrma çabalarÄąnda kat ettiÄ&#x;i yol çok Ăśnemlidir. Her sektĂśr temsilcisi bu farkÄąndalÄąÄ&#x;Äą kendi sektĂśrĂźne yansÄątmayÄą kendine gĂśrev saymalÄądÄąr. TĂźrkiye Kalite AltyapÄąsÄąnÄąn geliĹ&#x;tirilmesindeki ĂśncĂź kuruluĹ&#x;lardan biri olarak KalDerâ&#x20AC;&#x2122;in misyonu çerçevesinde faaliyetlerini artÄąrarak devam ettireceÄ&#x;ini inanÄąyoruz.

.DOLWH%HOJHOHUL ,62.<6

7Ă&#x2013;UNL\HnQLQ7HN3ROLĂ&#x2013;UHWDQ0DUNHWL

,62d<6

Ă&#x153;retimin ve yaĹ&#x;amÄąn her alanÄąnda KALÄ°TE sĂśzcĂźÄ&#x;Ăźne anlam kazandÄąrma çalÄąĹ&#x;malarÄąnÄąn aktĂśrĂź olan KalDer, her kalite kongresine damga vuran ANA TEMALARI ile Ăźlke sorunlarÄąnÄą da gĂźndeme taĹ&#x;ÄądÄą.

Nice 20 yÄąllara. Ä°Ĺ&#x;imizi en iyi Ĺ&#x;ekilde yaparken, insan saÄ&#x;lÄąÄ&#x;ÄąnÄąn ve çevrenin korunmasÄąndan da taviz vermiyoruz.

2+6$6Ăş6*

Teknik PoliĂźretan San. Tic. A.Ĺ&#x17E;. olarak, kimyevi maddelerin Ăźretim, satÄąĹ&#x; ve depolama faaliyetlerini yĂźrĂźtĂźrken sĂźrekli eÄ&#x;itimle çalÄąĹ&#x;anlarÄąnÄąn motivasyon ve verimliliÄ&#x;ini en Ăźst seviyede tutmayÄą, teknolojik yenilikleri takip ederek, en kaliteli ve çevreye etkileri minimum olan ĂźrĂźnleri Ăźretip, bunlarÄą en ekonomik koĹ&#x;ullarda mĂźĹ&#x;terilerinin hizmetine sunmayÄą, bĂśylece mĂźĹ&#x;teri memnuniyetini kesintisiz sĂźrdĂźrmeyi ve sĂźrekli iyileĹ&#x;tirmeyi amaçlarÄąz. YaptÄąÄ&#x;ÄąmÄąz her iĹ&#x;te ve verdiÄ&#x;imiz her hizmette sadece iĹ&#x;i yerine getirmeyi deÄ&#x;il, Ă&#x2021;evre, Ä°Ĺ&#x; SaÄ&#x;lÄąÄ&#x;Äą ve GĂźvenliÄ&#x;i MevzuatlarÄąna, bizi ilgilendiren kanun ve yĂśnetmeliklere uymayÄą taahhĂźt ederiz. Ă&#x2021;alÄąĹ&#x;malarÄąmÄązÄąn tĂźm aĹ&#x;amalarÄąnda kirliliÄ&#x;in Ăśnlenmesini, oluĹ&#x;acak atÄąklarÄąn kontrolĂźnĂź ve bertarafÄąnÄą ilgili mevzuatlara uygun olarak saÄ&#x;larÄąz. Ä°Ĺ&#x; saÄ&#x;lÄąÄ&#x;Äą ve gĂźvenliÄ&#x;ini olumsuz etkileyebilecek tĂźm riskleri azaltmayÄą, meslek hastalÄąklarÄą ve iĹ&#x; kazalarÄąnÄą ortadan kaldÄąrma yolundaki çalÄąĹ&#x;malarÄąmÄązÄą iĹ&#x;imizin ayrÄąlmaz bir parçasÄą olarak kabul ederiz.

TEKPOL TEKNÄ°K POLÄ°Ă&#x153;RETAN SAN. TÄ°C. A.Ĺ&#x17E;. Tel: 0 216 378 64 51 (Pbx) Faks: 0 216 378 64 56 / 0 216 378 64 61 e-mail: tekpol@superonline.com web: www.tekpol.com.tr


• • • •

Derneğimizin Amacı; Standartların oluşturulması ve oluşturulan standartların geliştirilmesi amacı ile düzenleyici organlar nezdinde sektörü temsil etmek ve görüşlerini iletmek. Isı yalıtım bilincinin oluşturulması amacı ile ulusal ve uluslar arası platformlarda, toplantı, seminer, sergi, sempozyum düzenlemek ve düzenlenenlere iştirak etmek. EPS’nin kullanım alanlarında internet, cd, broşür, fuar, dergi, TV, gazete v.b. kanalları kullanarak EPS kullanımını yaygınlaştırmak ve kamuoyunu bilinçlendirmek. EPS konusunda yurtdışındaki gelişmeleri yakından takip etmek, EPS’nin yeni kullanım alanlarını ilgili kuruluşlarla paylaşmak bu konuda benzer dernek ve federasyonlara üye olmak ve üye kabul etmek. Sanayi, üniversite işbirliğini kurarak EPS’nin teknik ürün ve uygulama özelliklerinin ortaya konmasını sağlamak.

Üniversiteler ile EPS konusunda projeler oluşturmak.

EPS ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı fuarlara iştirak etmek ve üyeler için organizasyonlar yapmak.

Isı yalıtım uygulamaları konusunda uygulama, yapı denetim v.b. firmalar ile temas kurup EPS ile yapılacak uygulamaların doğru yapılmasını sağlamak gerektiğinde denetlemek, elemanlarını eğitmek.

Geri dönüşüm konusunda üyelerini bilinçlendirmek ve organize ederek EPS nin çevre dostu ürün imajını güçlendirmek.

Standart Hazırlama

Sektörel eğitimler düzenlemek.

çalışmalarında da yerini

İktisadi işletme oluşturmak.

Enerji verimliliği bilincinin geliştirilmesine katkı yaparak yurtdışına bağımlı olan her türlü yakıt alımını azaltarak döviz kaybını önlemek ve vatandaşımızın ekonomisine katkıda bulunmak.

Yaşanabilir ve miras bırakabileceğimiz bir dünya için zararlı gaz salınımının ısı yalıtımı ile büyük ölçüde önlenebileceği gerçeğini anlatmak.

PÜD, Ulusal ve Uluslararası Standart Hazırlama çalışmalarında da yerini alıyor. Sektörün ve piyasanın ihtiyaçlarını doğru tespitlerle, görüş sunmak amacıyla Ulusal Standart Hazırlama faaliyetlerini yürüten TSE İhtisas Kurulları çalışmalarına ve Uluslararası Standart Hazırlama Komitelerine görüş veren Ayna Komitelere iletmek.

Enerji verimliliği, çevre koruma ve kalite bilincini yaygınlaştırmak husularında yol gösterici olmak ve sektörümüzde verimliliği arttırmak üzere çalışmalar yapmak.

Yazılı medyada ve fuar çalışmalarında EPS hakkında tanıtım yapmak.

2010 yılında başladığı sektörel haber dergisi ‘‘EPS HABER’’ yayınına devam etmek.

PÜD, enerji verimliliği, çevre koruma ve kalite bilincini yaygınlaştırmak husularında yol gösterici olmak ve sektörümüzde verimliliği arttırmak üzere çalışmalar yapıyor. PÜD, Ulusal ve Uluslararası

alıyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 188


İHRACAT POLİTİKALARI KALİTELİ ÜRETİMİ ZORUNLU KILIYOR

Fahir GÖK Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

A

ydınlatma sektörü Türkiye’de son 15 yılda hızla gelişen bir sektör oldu. Geçmiş yıllarda ağırlıklı olarak iç piyasaya dönük olarak çok standart ürünler imal eden bir sektör iken bugün Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapan bir sektör haline geldik.

Aslında Gümrük Birliği kısmen ve belli bir süre imalat sektörünü zora sokmakla birlikte Türk üreticilerin dünya pazarlarında kalite ve rekabet gücünün artmasına yardımcı oldu.

AB ile imzalanan Gümrük Birliği anlaşması Avrupa ile olan ilişkilerin hızlanmasına yardımcı oldu. Bunun yanında çevre ülkelerle yaşanan olumlu ilişkiler bu ülkelerle yaptığımız ihracatın artmasına imkan sağladı. Özellikle uygulanan ihracat politikaları sayesinde üreticinin bakış açısı değişti ve kaliteli ve uluslararası standartlarda üretim yapan firma sayısı hızla arttı. Aslında Gümrük Birliği kısmen ve belli bir süre imalat sektörünü zora sokmakla birlikte Türk üreticilerin dünya pazarlarında kalite ve rekabet gücünün artmasına yardımcı oldu. Geçen bu süreçte sektörümüzde birçok firma Avrupa firmaları ile yakın ilişki sürecine girdi ve bu sayede hem teknoloji transferi oldu, hem de yurtdışında bazı önde gelen firmalara kendi markaları ile üretim imkanı doğdu. İşte bu gelişim sürecinde 1997 yılında kurulan AGİD (Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği) önemli bir misyon üstlendi, 17 firma ile yola çıktığı o günden bu güne kadar sektörün gelişmesine çok önemli katkıda bulundu. 2000’li yılların başından günümüze kadar AGİD olarak üyelerimizin özellikle uluslararası önde gelen fuarlara katılımcı olmaları ve dünyanın önde gelen firmaları ile birlikte bulunmak ve onlarla yarışmak imkanı sağlandı ve bu sayede bugün birçok AB üyesi ülkeye ihracat yapabilme noktasına gelindi. AGİD bugün ulaştığı 50 üye sayısı ile gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında sektörün çok önemli bir temsil gücü oldu. Geçmişte tekstil, otomotiv, beyaz eşya sektörlerinde yaşanan gelişmeler şu anda aydınlatma sektöründe yaşanıyor.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 190


Avrupa’da aydınlatma konusunda üretim yapan bir çok firma bu sahadan çekilmeye başladı ve bir çoğu üretim alanları ilk etapta Uzakdoğu’ya yönlendi. Ancak, Uzakdoğu’nun termin, lojistik ve kalite problemleri birçok Avrupa ülkesinin üretim hatlarını Uzakdoğu’dan daha yakın coğrafyalara aramaya itmiş; işte bu noktada Türkiye için önemli imkanlar doğmuştur.

Geçmişte her türlü üretim detay ve çözümünü kendi bünyesinde yapmak zorunda olan firmalar, artık yan sanayide daha verimli ve kaliteli yarı mamul ürettirme imkanına sahipler.

Sektöre yan sanayi hizmeti veren şirketlerin kalite ve hizmeti konusunda da son yıllarda önemli mesafeler katedildi bu da sektörün gelişmesine çok olumlu katkılar sağladı. Dolayısı ile geçmişte her türlü üretim detay ve çözümünü kendi bünyesinde yapmak zorunda olan firmaların yan sanayide daha verimli ve kaliteli yarı mamul ürettirme imkanları gelişti, bu da firmaların verimliliğinin artmasına ve ürün çeşitliliğinin gelişmesine ve hızlı üretim imkanına kavuşmasına yardımcı oldu. İşte bu noktada sektörün yakın gelecekte fırsatların da iyi değerlendirilmesi sayesinde bölgenin üretim ve yakın coğrafyanın dağıtım üssü olması imkanı bulunuyor. Özellikle son yıllarda inşaat sanayi ve müteahhitlik hizmetlerinin tüm coğrafyaya yayılması ve Türkiye’nin bu konuda pazarda büyük pay sahibi olması sektörümüze de olumlu olarak yansıdı. Sektörün ulaştığı kaliteli ürünler sayesinde yapılan tüm işlerde Türkiye’de üretilen mallar kullanılmaya başlandı, hatta özellikle tercih edilme noktasına geldi.Sektörde bulunan firmaların hızlı servis, kaliteli üretim ve uygun fiyatla servis sağlamaları sayesinde gerek yurtiçi piyasalarda, gerekse yurtdışında önemli avantajlar elde edeceği çok açık.Burada en önemli nokta, yurtiçinde tüketicinin kaliteli mal konusunda bilgilendirilmesi ve bu yönde çalışmalar yapılmasıdır.Biz üreticilere ve kural koyucu olan kamuya özellikle yurtiçi ve yurtdışı haksız rekabet konusunda önemli görevler düşüyor.


HEDEF, ULUSAL KALİTE ÖDÜLÜ’NÜ ALMAK

Dr. Ahmet Eşref FAKIBABA Şanlıurfa Belediye Başkanı

Ş

anlıurfa Belediyesinde göreve geldiğimiz günden beri planlama, şeffaflık ve kurumsallaşma çalışmalarına önem verdik. Bu amaçla ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi ve EFQM Avrupa Kalite Yönetim Vakfı Mükemmellik Modeli uygulamalarını başlattık. Çalışmalarımızın sonucunda 2007 yılında TSE Başkanlığından ISO 9001:2000 KYS Belgesini aldık. Aynı yıl KalDer’e başvurarak Ulusal Kalite Hareketi Çalışmalarına başladık.

Şanlıurfa Belediyesi’nde Kalite Yönetim Sistemi ve EFQM Avrupa Kalite Yönetim Vakfı Mükemmellik Modeli uygulamalarını başlattık. Çalışmalarımızın sonucunda 2007 yılında TSE Başkanlığından ISO 9001:2000 KYS Belgesini aldık. Aynı yıl KalDer’e başvurarak Ulusal Kalite Hareketi Çalışmalarına başladık.

2007 yılının Mayıs ayında Ankara’da düzenlenen törende Mükemmellikte Kararlılık Belgesini aldık. Çalışmalarımıza devam ederek Ulusal Kalite Ödülüne başvurduk ve Mükemmellikte Yetkinlik 4* belgesini aldık. Yine bu çalışmalarımızın paralelinde; her işi zamanında ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, vatandaş beklenti ve istekleri ile uluslararası standartlar doğrultusunda belediyecilik hizmeti sunmak, tüm faaliyetleri tasarlamak, uygulamak, denetlemek, geliştirmek ve takip etmek amacıyla 2008-2012 yılları arasındaki 5 yıllık stratejik planımızı yaptık. Çalışmalarımıza devam ediyoruz ve önümüzdeki yıl Ulusal Kalite Ödülüne başvurarak bu ödülü Şanlıurfa’mıza getirmeyi hedefliyoruz. MİSYONUMUZ Tüm belediye çalışanlarının ve Ş. Urfa halkının katılımıyla, hizmetlerde sürdürülebilirliği, etkinliği ve verimliliği sağlayarak, vatandaşlarımızın ve çalışanlarımızın memnuniyetini, ilimizin kentsel ve sosyal gelişimini arttırmak. VİZYONUMUZ Tarihinden dolayı doğuştan marka şehir olan ilimizi; temiz, disiplinli, çağdaş, yeşiller içerisinde, sosyal belediyecilik açısından öncü, kültür ve inanç turizminin önemli merkezlerinden olan, bir dünya kenti yapmaktır.

• • • • •

TEMEL DEĞERLERİMİZ Adil Şeffaf Dürüst Yenilikçi Katılımcı

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 192

• • • • • •

Çalışkan Paylaşımcı İnsan Odaklı Hukuka Saygılı Çevreye Duyarlı Tarihi Dokuları Koruyan


KALİTEYLE, FARKI FARK ETTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ

Burhanettin KOCAMAZ Tarsus Belediye Başkanı

Ü

lkemizin dünya standartlarını yakalaması yolunda gösterdiği çok özel gayretlerle kişilere ve kurumlara ışık tutan, kılavuz görevi üstlenen KalDer’in 20. kuruluş yıldönümünü kutluyor, bu anlamdaki gayretlerinin devamını diliyorum.

Globalleşmedeki yarış kaliteyi ön plana çıkarıyor. Herkes ürettiği malın bu korkunç rekabet ortamında alıcı bulabilmesi için kaliteye yöneliyor, daha iyisini yapmaya ve patentleşmeye ağırlık veriyor. Kısacası farkı fark ettirmeye çalışıyor.

Teknolojinin her geçen gün ilerlediği, üretimin her geçen gün arttığı, kentlerin her geçen gün geliştiği bir çağda yaşıyoruz. Dünyada globalleşmeden dolayı baş döndürücü değişimleri, gelişimleri görüyor ve ister istemez buna ayak uydurmaya çabalıyoruz. Değişim ve gelişim az ya da çok dünyanın her tarafında yaşandığından insanlar artık ayrıntılara dikkat ediyor; kolaylıklara, daha iyisine yöneliyor. İşte bu yarış kaliteyi ön plana çıkarıyor. Herkes ürettiği malın bu korkunç rekabet ortamında alıcı bulabilmesi için kaliteye yöneliyor, daha iyisini yapmaya ve patentleşmeye ağırlık veriyor. Kısacası farkı fark ettirmeye çalışıyor. Üretilen mal ya da hizmette kalitenin artması, onu üreten kurum ya da şahıslarda iş disiplininin artması, yönetim kalitesinin artması ile mümkün. Bu nedenle mal ya da hizmet üreten bütün kurumlar kendisine çözüm olarak kalitesini tescil ettirme yollarını seçiyor ve doğru olanı yapıyor. Şayet en kısa sürede kendisini yenilemez, iş ve yönetim kalitesini arttıramaz ise yoklar kervanına katılıp, silinmeye namzet olacak. Mal ya da hizmet satın alacak olan herkes potansiyel bir müşteri. Müşteri kaliteli olana yönelerek ortaya bir tercih koyuyor. Artık bütün kurumlar kalite kavramını öncelikli olarak ele almak ve bu konulara ciddi olarak mesai harcamak, yatırım yapmak zorunda. Tarsus Belediyesi olarak bizim de bütün çabamız, seçimle yönetime gelinen ve bir müddet görev yapılan yerel yönetimlerde sistem olarak belli bir kalite birikimini yerleştirmek, yönetim değişikliklerinde sık sık yöntem ve yönetimdeki anlayış ile uygulama farklılıklarının önüne geçmeye çalışmak. Amacımız sadece kalite belgesi almanın ötesinde, onun gereklerinin, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve kurum olarak benimsenmesi. Bu konuda ülke genelinde bazı kıpırdanmalar, bazı gayretler olsa da bunun tüm kurumlarda yaygın hale getirilmesi elzem. Aksi durumlarda özellikle belediyelerdeki uygulama farklılıkları kentler ya da yerleşim birimlerinde yaşayan insanlar arasında hizmet ve düşünce karmaşasına da yol açabilecek. Her şeye rağmen ülkemizdeki kalite yolundaki bu tür gelişmeler bizlere umut veriyor. Çok hızlı değişimin yaşandığı çağımızda ona ayak uydurmaya gayret gösteren, sürekli kendini yenileyen, gelişen kurumlarda çalışan insanlar da hayata bir başka pencereden bakmak ve bu yarışta yer alarak ister istemez bu çarka uymak durumunda kalıyor. Ne mutlu kalite gibi kutsal bir yolda emek harcayanlara, Ne mutlu onu yakalayabilenlere.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 194


Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun


YÜKSEKÖĞRETİMDE KALİTE KAVRAMI VE SDÜ

Prof. Dr. Murat Ali DULUPÇU Süleyman Demirel Üniversitesi Rektör Vekili

K

üreselleşme ve bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin öne çıkardığı kavramlardan birisi de kalite kavramıdır. Öğrencilere her alanda kendilerini geliştirme imkanı sunan üniversiteler kafamızdaki soru işaretlerini çözümlemeyi amaçlayan çalışmaların yapıldığı eğitim, öğretim ve araştırma kuruluşlarıdır. Yükseköğretim kurumları akademik ve idari işleyişlerini dönüştürerek kaliteye dayalı eğitim ve yönetim sistemlerini oluşturmuşlardır. Üniversitenin kalitesini belirleyen en önemli unsurlar eğitimin ve yönetimin kalitesidir.

Kamunun her alanda olduğu gibi yükseköğretim alanında da düzenleyici bir rol üstlenmesi ve üniversitelerin uluslararası işbirliği içinde olması öneriliyor. Bu da güçlü bir ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

YÜKSEKÖĞRETİMDE DEĞİŞEN KALİTE ANLAYIŞI Kalite kavramına gösterilen ilgi 20.yy’ın son çeyreğinde artış gösterdi. Yükseköğretime gösterilen talep artışı, yükseköğretim kurumlarına ayrılan bütçenin azalması ve bütçeden ayrılan payın kurumun performansına dayandırılması, kamu kurumlarında hesap verebilirlik anlayışının benimsenmesi, küreselleşme, bilişim teknolojilerinde ve ekonomik hayatta yaşanan gelişmeler yükseköğretim kurumlarında kalite kavramına gösterilen ilginin artmasındaki en önemli nedenler olarak gösteriliyor. Günümüz yükseköğretim alanında geleneksel kalite anlayışı yerini ulusal ve uluslararası arenada tartışılan bir kalite anlayışına bıraktı. UNESCO, 1998 yılında yükseköğretimle ilgili aldığı kararlarda kalite kavramına vurgu yaparak; kalitenin artırılması için, kurum içi öz-değerlendirmenin ve bağımsız uzmanlar tarafından yapılacak dış değerlendirmenin önemini ifade etti. Ayrıca bağımsız ulusal kurumların ve uluslararası düzeyde kalite standartlarının oluşturulmasında kurumsal, ülkesel ve bölgesel farklılıkların dikkate alınarak, tek tipliliği önlemenin gereği ifade edildi, yükseköğretimin ulusal değer ve konulara bağlılık yanında uluslararası boyutunun da olduğunun unutulmamasına dikkat çekildi. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde üniversiteler yalnızca akademik alanda değil, öğrenci alma, akademik ve idari personel bulma, eğitim ve araştırma faaliyetlerini finanse etme ve tanınırlılık alanlarında da rekabet ediyor. Tanınırlılık alanındaki rekabeti etkileyen en önemli etken kalite anlayışı. Kamunun her alanda olduğu gibi yükseköğretim alanında da düzenleyici bir rol üstlenmesi ve üniversitelerin uluslararası işbirliği içinde olması öneriliyor. Bu da güçlü bir ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulmasını zorunlu kılıyor. Yükseköğretimi talep edenler, alternatif eğitim programlarını karşılaştırabilmek için karşılaştırma yapmayı mümkün kılan anlamlı göstergeler arıyor. Bu bağlamda ülkemizde üniversitelerin akredite olacağı bir yapının kurulması zorunluluk haline geldi. SDÜ’DE KALİTE Isparta’da yıllar önce başlayan üniversiteleşme çabaları sonucunda 1992 yılında kurulan SDÜ, kısa sürede hızla büyüdü ve bugün öğrenci sayısı bakımından Türkiye’nin altıncı büyük üniversitesi oldu. Kurumsallaşma süreci devam eden SDÜ’de kalite yönetimi ve izleme konularında yoğun çalışmalara 2004 yılından itibaren başlandı. Kalite yönetimi ile ilgili ilk çalışmalardan biri üniversite senatörlerini kapsayan ‘Üniversite Yöneticilerinde Kalite Konsepti’ uygulamasıdır. SDÜ Tıp Fakültesi

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 196


Hastanesi 2004 yılında ISO 9001:2000 kalite belgesi almaya hak kazanarak Türkiye’de bu belgeye sahip olan altıncı hastane oldu. 2005 tarihli Yükseköğretim Kurumlarında Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği uyarınca, SDÜ Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Kurulu oluşturuldu. Kurul, iç kalite çalışmalarında temel alınacak kalite kriterlerini belirleme çalışmalarına başladı. Çalışmalar tamamlandıktan sonra kurul üyelerinden oluşan grupların kalite kriterleri doğrultusunda akademik ve idari birimleri ziyaret ederek mevcut durum üzerinden varsa eksiklikleri tespit etmeleri ve bunların giderilmesi konusunda çalışma yapmaları hedefleniyor. Akademik ve idari alanda yaşanan aksaklıkları giderme ve iç kalite düzeyini yükseltme çalışmalarının yürütülmesinde her yıl yapılan akademik, idari personel ve öğrenci memnuniyet anketleri de önemli bir rol oynuyor. Bologna Sürecinin de önemli bir ayağını oluşturan kalite güvencesinin sağlanması konusunda sadece iç kalite değil dış kalite çalışmalarına da büyük önem veriliyor. SDÜ, 2005 yılında Avrupa Üniversiteler Birliği’nden (AÜB) kurumsal kalite incelemesi talebinde bulundu. Yapılan inceleme sonucunda yayınlanan SDÜ AÜB Değerlendirme Raporu’nda, SDÜ’de sürekli iyileştirmeye yönelik kalite anlayışının mevcut olduğuna dikkat çekildi, kurum içi kalite geliştirme çabaları takdirle karşılanmış ve yapılan çalışmanın SDÜ’nün kalite yolculuğunda iyi bir başlangıç olması temennisinde bulunuldu. Kurumsal çalışmaların yanı sıra fakülte ve bölümlerde de kalite çalışmaları yürütülüyor. SDÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü, Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) tarafından akredite edildi. Her geçen gün büyüyerek gelişen SDÜ’de kalite çalışmaları öncelikli gündem maddelerinden birini oluştururken temel hedef, yükseköğretim ağında mobilitesi yüksek, öncü ve tercih edilen bir üniversite olmak. Esasen adını gururla taşıdığımız 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’in “Benim ismimi taşıyan bir üniversitenin mükemmel olmasını isterim” şeklindeki temennisini ilke edinen üniversitemiz burada ifadesini bulan mükemmeliyetlik ve kalite anlayışını doğal bir misyon olarak da üstlenmiş bulunuyor. Süleyman Demirel Üniversitesi olarak kalite yolculuğumuzda en önemli paydaşımız olarak gördüğümüz KalDer’in 20. yılını kutlar, kalite bilincinin bütün kurumlarımıza yerleşmesini dilerim.

Kurumsallaşma süreci devam eden SDÜ’de kalite yönetimi ve izleme konularında yoğun çalışmalara 2004 yılından itibaren başlandı. Kalite yönetimi ile ilgili ilk çalışmalardan biri üniversite senatörlerini kapsayan ‘Üniversite Yöneticilerinde Kalite Konsepti’ uygulamasıdır.

Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun


BELGELENDİRME KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI... KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 198


BELGELENDİRME VE KALİTE

Bir yönetim sistemi (ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.) uygulamaya konduktan sonra uzun vadede etkinliğini sürdürmesi için belgelendirilmesi ve kuruluşunuza yarar sağlamaya devam etmesi çok önemlidir.

Belgelendirme, akredite bir üçüncü tarafın kuruluşun ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 v.b. yönetim sistemlerini değerlendirmesi ve kuruluşun ilgili standarda olan uygunluğunun belirlenmesine yönelik yapılan faaliyettir. Bu faaliyetin sonucu ilgili standart(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.) şartlarını karşılıyorsa kuruluşa bir belge verilmektedir. Bir yönetim sistemi(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.) uygulamaya konduktan sonra uzun vadede etkinliğini sürdürmesi için belgelendirilmesi ve kuruluşunuza yarar sağlamaya devam etmesi çok önemlidir. YARARLARI Belgelendirme; müşterilerinize, rakiplerinize, tedarikçilerinize, çalışanlarınıza ve tüm paydaşlarınıza standartlara uygun ve en iyi şekilde faaliyet gösterdiğinizi gösterir. Belgelendirme, hissedarlara işinizin etkili bir biçimde yönetildiğini göstermenize yardımcı olur Belgelendirmenin sağlanması ve sürdürülmesi işlemi de faaliyetlerinizi sürekli geliştirmenizi ve daha iyi duruma getirmenizi sağlamaya yardımcı olur Belgelendirme, düzenli tetkik işlemi sayesinde çalışan sorumluluğu, kararlılığı ve motivasyonu artar Belgelendirme belirsizliği ortadan kaldırır, genel performansı ve pazar fırsatlarını artırabilir Bir yönetim sistemi(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.) uygulamanın yararları kuruluşunuzun dışında da gözlenebilir. Belgelenmiş yönetim sisteminizi(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.) müşterileriniz ve hissedarlar arasında da teşvik etmenin işiniz açısından önemli yararları olabilir. Bir yönetim sisteminin(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.) nasıl uygulanacağı ve belgelendirileceği konusunda pdf dokümanından detaylı bilgi edinebilirsiniz. Aynı anda birden fazla yönetim sistemini(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 200


vb.) belgelendirmeyi düşünüyorsanız Entegre Sistemler konulu bölümümüze bakın veya tüm sistemlerinizi ve işlemlerinizi tek bir çerçevede bütünleştirmek istiyorsanız, entegre yönetim konusunda bilgi edinin. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ISO 9000 Standardı, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 132 ülkenin ulusal Standardızasyon örgütü tarafından oluşturulan Uluslararası Standardızasyon Örgütü (ISO) tarafından geliştirilerek yürürlüğe konan standardıdır. ISO 9000 Kalite Yönetim Sistem Standardı her hangi bir ürün veya hizmete özgü olmayıp, bu ürünü gerçekleştiren süreçlere özgü bir standarttır. ISO 9000 serisi standardlar yayınlandığı 1987 yılından itibaren Kalite Yönetim Sistemleri konusunda geniş bir uygulama alanı bulmuştur.

Kalite Yönetim Sistemi, 8 Temel Kalite Prensibine dayanmaktadır bkz. (TS EN ISO 9004:2001) Uygulamanın Faydaları ISO 9001; Tüm çalışanların kalite bilincinde ve kalifikasyonunda artış sağlanır. ISO 9001; Uygulayan kuruluşların piyasadaki itibarında artış sağlanır. ISO 9001; Pazarlama faaliyetlerinde gerçekleştirilen iyileştirme ile rakiplere göre farklılık sağlanır ISO 9001; Kuruluşun uluslararası geçerliliğe sahip bu kalite belgesi ile dış pazarlarda var olabilmesi sağlanır. ISO 9001; Şikayetlerin çözümlenmesi ile müşteri memnuniyetinde artış sağlanır. ISO 9001; Müşteri beklentilerinin öğrenilmesi ve karşılanması ile müşteri sadakatinde artış sağlanır. ISO 9001; Girdi kalite kontrol, proses kalite kontrol ve son ürün kalite kontrollerinin etkin olarak yapılması sağlanır ISO 9001; Tedarikçilerin seçimi ve değerlendirilmesi ile girdi kalite kontrolünde karşılaşılan sorunlar en aza indirilir. ISO 9001; Kuruluşun organizasyonel yapısının oluşturulması ve kuruluş içi yetki ve sorumlulukların belirlenmesi ve uygulanmasında kolaylık sağlanır. ISO 9001; Kuruluşta gerçekleştirilen her bir faaliyetin etkin dokümantasyon altyapısı ile standardlaştırılması sağlanır. ISO 9001; Kayıtların düzenli bir şekilde tutulmasını sağlayacak altyapının oluşturulması ile yasal şart-


ların ve müşteri şartlarının karşılanması sağlanır. ISO 9001; Geleceğe yönelik stratejilerin oluşturulması için toplanan veriler istatistiksel metodlarla değerlendirilir ve etkin kararlar alınması sağlanır. ISO 9001; Gerçekleştirilen iç ve dış tetkiklerle iyileşmeye açık noktaların belirlenebilmesi sağlanır. İlgili Standard TS EN ISO 9001:2000 “Kalite Yönetim Sistemleri-Şartlar” ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi (ÇYS), bir kuruluşun, çevre politikasının geliştirilmesi, uygulanması ve çevre boyutlarının yönetilmesinde kullanılan, kuruluşun yönetim sisteminin bir parçası olarak tanımlanabilir. Bir yönetim sistemi(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.), politika ve amaçları oluşturmak ve bu amaçları başarmak için kullanılan birbirleriyle ilişkili elemanların bir kümesidir. ISO 14001 yönetim sistemi olumsuz çevresel etkileri azaltmak amacıyla, herhangi bir kirletici çeşidinin veya atığın oluşmasını, emisyonunu veya boşaltımını önlemek, azaltmak veya kontrol etmek (ayrı ayrı veya birlikte) için, süreçlerin, uygulamaların, tekniklerin, malzemelerin, ürünlerin, hizmetlerin veya enerjinin kullanılması kirliliğin önlenmesi olarak tanımlanabilir. ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Kirliliğin önlenmesi, kaynak kullanımının azaltılmasını veya hiç kullanılmamasını, işlemi, ürün veya hizmet değişikliklerini, kaynakların etkin kullanımını, malzeme ve enerji ikamesini, yeniden kullanımı, geri kazanımı, geri dönüşümü, ıslahı ve arıtmayı ihtiva eder.

Bir yönetim sistemi(ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 vb.), politika ve amaçları oluşturmak ve bu amaçları başarmak için kullanılan birbirleriyle ilişkili elemanların bir kümesidir.

Uygulamanın Faydaları ISO 14001 ile; Çalışanların çevre bilincinin geliştirilmesi sağlanır. ISO 14001 ile ; Ulusal ve/veya uluslararası mevzuatlara uyumun artırılması sağlanır. ISO 14001 ile ; Çevresel performansın artırılması sağlanır. ISO 14001 ile ; Uluslararası rekabette itibar ve avantaj sağlanır. ISO 14001 ile ; Kaynak kullanımının düşürülmesi ile masrafların azaltılması ve verimliliğin artırılması sağlanır. ISO 14001 ile; Acil durumlara ve kazalara karşı hazırlıklı olunması ve kayıplarla sonuçlanan olayların azaltılması sağlanır. ISO 14001 ile; Kirliliğin kaynaktan başlayarak kontrol altına alınması ve azaltılması sağlanır. ISO 14001 ile ; Enerji tasarrufu sağlanır. ISO 14001 ile; Yasal şart olan izin ve yetki belgelerinin alınmasının kolaylaştırılması sağlanır. İlgili Standart TS EN ISO 14001:2004 “Çevre Yönetim Sistemi - Şartlar ve Kullanım Kılavuzu” TS 18001 (OHSAS) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi OHSAS 18001 İş sağlığı ve Güvenliği yönetim sistemi (İSG) , bir kuruluşun iş sağlığı ve güvenliği (İSG) risklerini kontrol etmesi ve performansını iyileştirmesini sağlamak için şartları kapsar. OHSAS 18001, İSG performans kriterlerinin durumunu belirtmediği gibi bir yönetim sisteminin tasarımı için ayrıntılı şartları da kapsamaz. OHSAS 18001 Uygulamanın kapsamı kuruluşun İSG politikası, faaliyetlerin yapısı ile çalışmaların riskleri ve güvenliğinin ele alınması amaçlanmaktadır. Uygulamanın Faydaları OHSAS 18001 ; Kuruluşun faaliyetleri ile ilgili olarak, İSG risklerine maruz kalabilecek çalışanlar ve ilgili diğer taraflar için riskleri yok etmek veya en aza indirmek üzere bir İSG yönetim sistemi oluşturmak, OHSAS 18001 ;Bir İSG yönetim sistemini kurmak, uygulamak ve sürekli iyileştirmek, OHSAS 18001 ;Kuruluşun beyan ettiği İSG politikasına uygunluk konusunda kendine güvence sağlamak,

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 202


OHSAS 18001 ;Bu uyumu başkalarına göstermek, OHSAS 18001 ;KuruluşunİSG yönetim sisteminin bir dış kuruluş tarafından belgelendirilmesini / tescilini sağlamak, OHSAS 18001 ;Bu standardın şartları ile uyumun sağladığını tayin ve bu durumu karmaşıklığı gibi faktörlere bağlı olmaktadır. İSG ile ürün ve hizmet güvenliğinden ziyade iş sağlığı ve beyan etmek. İlgili Standard TS 18001:2004 “İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri – Şartlar” ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ISO 22000 Gıda güvenliği; gıdada tüketim anında veya (tüketici tarafından kullanıldığında) gıda kaynaklı tehlikelerin bulunması ile ilgilidir. ISO 22000 Gıda güvenliği tehlikelerine giriş gıda zincirinin herhangi bir basamağında ortaya çıkabilir, bu nedenle de gıda

SerTrans Kalite Yolculuğu… Lojistik sektörü günümüzde büyüme potansiyelinin oldukça yüksek olduğu sektörlerden biridir. Öyle ki adı turizmden sonra en fazla potansiyeli bünyesinde barındıran ikinci sektör olarak telaffuz edilmektedir. Türkiye’de lojistik denildiğinde önceleri kara, hava, deniz, demiryolu ve kombine taşımacılık alanlarındaki hizmetler anlaşılırken, günümüzde lojistik sektörü, yerli ve uluslararası şirketlerle işbirliğine giden, yurtdışı bürolar açan hizmetlerinin kalitesini sürekli artıran, dinamik bir sektör haline gelmiştir. Uluslararası pazarda hızla artan rekabet koşullarını ve bu koşulların işletmeleri kendilerini yenilemeye, değişimlere ayak uydurmaya ve global bir marka olmaya zorladığını görmekteyiz. Sertrans olarak bu süreçte teknolojik ve teknik altyapı çalışmalarının yanı sıra hizmet anlayışımıza lojistik uygulamaların her aşamasında kullanılabilen “Toplam Kalite” felsefesini yerleştirmeye başladık. Kalite Yolculuğumuzda sektörde ISO 9001 belgesini alan ilk şirketlerden biri olarak şirketimiz sektöründeki öncü misyonunu 2010 yılı Mayıs ayında ISO 10002 Müşteri Şikâyet Yönetimi Belgesini alarak pekiştirmiştir.

Diğer yandan 2005 yılında KalDer üyeliği ile tanıştığımız; tüm organizasyon yapısının sürekli geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve tüm paydaşlarımızın beklentilerinin dengeli bir şekilde karşılanması anlayışına dayanan EFQM Mükemmellik Modeli’ni; 2009 yılında başlattığımız “Toplam Kalite Yönetimi” uygulamalarında kılavuz olarak aldık. 2010 yılı Mayıs ayında Ulusal Kalite Hareketi Katılım Bildirgesi’nin, Genel Müdürümüz Sn. Nilgün KELEŞ tarafından imzalanması ile bunu tüm kamuoyuna duyurduk. Yine 2010 yılında ilk kez Mükemmellik Aşamaları sürecinde “Mükemmellikte Kararlılık“ aşamasına başvurmadan doğrudan “Mükemmellikte Yetkinlik 3 Yıldız Belgesi”ni alarak bu çalışmalarımızı bir adım daha ileriye taşıdık. Sertrans olarak Mükemmellikte Yetkinlik Belgesi bir sonuç değil; aksine şirketimizin Ulusal Kalite Büyük Ödülüne giden Mükemmellik yolculuğundaki ilk durağıdır. EFQM Mükemmellik modeli’ nin kılavuzluğunda müşteri odaklı hizmet anlayışımızı hep daha iyiye taşıyarak lojistik sektöründe bu anlamda öncü ve örnek firma olarak hizmet vermeyi sürdüreceğiz.

www.sertrans.com.tr

203


zinciri boyunca etkin bir kontrolün gerçekleştirilmesi önemlidir. Bu nedenle, ISO 22000 gıda güvenliği gıda zincirinde yer alan tüm birimlerin katkısıyla sağlanan bir olgudur. ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin (GGYS) amacı, küresel düzeyde gıda zinciri içindeki işlerde, gıda güvenliği yönetimi gerekliliklerine uyum sağlamaktır. ISO 22000 GGYS standardı, kuruluşlar tarafından kanunların gerektirdiğinden daha çok, daha odaklı, tutarlı ve entegre gıda güvenliği yönetimi sistemi uygulamak isteyenlere yönelik tasarlanmıştır. ISO 22000 GGYS standardı, kendi gıda güvenlik yönetim sisteminde, yasal ve düzenleyici gereksinimlerle ilgili uygulamaları karşılayacak bir organizasyon gerektirmektedir. Uygulamanın Faydaları ISO 22000 ; Bir gıda güvenlik sistemi planlayarak, uygulayarak, sürdürerek ve gerektiğinde güncelleyerek ürünleri kullanım amacına göre tüketici için güvenli hâle getirmek, ISO 22000 ; Kanuni ve düzenleyici gıda güvenliği gereksinimlerine uygun olduğunu göstermek, ISO 22000 ; Müşteri gereksinimlerini değerlendirmek ve değer vermek, tüketici memnuniyetini artırmak için gıda güvenliği ile ilgili tüketici gereksinimlerinde iki taraflı uyumun olduğunu göstermek, ISO 22000 ; Gıda güvenliği ile ilgili konularda, gıda zincirinde yer alan tedarikçi, müşteri ve ilgili birimler ile etkin bir iletişim kurmak, ISO 22000 ; Kuruluşun gıda güvenliği politikasına uyduğunun garantisini vermek, ISO 22000 ; Kuruluşun konu ile ilgili gruplara uyumluluğu göstermek, ISO 22000 ; Bir dış kuruluştan gıda güvenliği yönetim sisteminin sertifikasyonu veya tescili için çalışmak yada bu uluslararası standarda uyumluluğunu beyan etmek veya kendi değer biçmek. İlgili Standard TS EN ISO 22000:2005 “Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri – Gıda Zincirindeki Tüm Kuruluşlar İçin Şartlar” ISO/TS 16949 Kalite Yönetim Sistemi - Otomotiv Sektörü Otomotiv üreticileri ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemini kabul ettikleri halde bu standardı çok genel bulmuş ve kendi sektörlerinin ihtiyaçlarına göre detaylandırarak yeni standartlar / Teknik Spesifikasyonlar geliştirmişlerdir. QS 9000, ISO 9000 Kalite Yönetim Sisteminin otomotiv sektörü için özel bir uyarlaması olup Chrysler, Ford Motor ve General Motors şirketleri tarafından sektör gereksinimleri göz önüne alınarak geliştirilmiş bir standarddır. ISO / TS 16949 ise teknik spesifikasyon olup otomotiv sektörü için var olan kalite yönetim sistem gerekliliklerinin evrensel bazda ele alınıp muhtelif belgelendirme tetkiklerinin önüne geçilmesi için oluşturulmuştur. ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi standartlarının çizgisinde hazırlanan ISO/TS 16949 bir standard olmamakla birlikte otomotiv sektörünün devleri kabul edilen DaimlerChrysler, general motors ve Ford tarafından tedarikçilere yönelik kalite yönetim sistemi gerekliliklerini açıklamakta ve sistemin bel-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 204


gelendirilmesine imkân tanımaktadır. İlgili Standart ISO/TS 16949:2002 “Kalite Yönetim Sistemleri– Otomotiv Üretimi ve İlgili Servis Parça Organizasyonlarında ISO 9001:2000‘in uygulanması için Özel Gereklilikler” ISO 13485 Kalite Yönetim Sistemi -Tıbbi Cihazlar TS EN ISO 13485:2004 standardı TS EN ISO 9001:2000 standardı ve proses yaklaşımı modeli temel alınarak oluşturulmuş, Tıbbi cihazlar için özel şartlar içeren uluslar arası bir standarddır. ISO 13485, bir kuruluş tarafından tıbbî cihazların tasarım ve geliştirme, üretim, tesis ve hizmeti ile ilgili hizmetlerin tasarım, geliştirme ve sağlanması için kullanılabilecek bir kalite yönetim sisteminin şartlarını belirler. ISO 13485 de belirtilen kalite yönetim sistemi şartları, ürünün teknik şartlarını tamamlayıcı niteliktedir. ISO 13485 Kalite yönetim sisteminin benimsenmesi, kuruluşun stratejik bir kararı olmalıdır. Kuruluşun kalite yönetim sisteminin tasarımı ve uygulanması, çeşitli ihtiyaçlardan, özel hedeflerden, sunulan ürünlerden, çalışılan proseslerden ve kuruluşun büyüklüğü ve yapısından etkilenir. İlgili Standard TS EN ISO 13485:2004“T��bbî Cihazlar - Kalite Yönetim Sistemleri – Mevzuat Amaçları Bakımından Şartlar” ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) standardı, tüm kuruluş türlerini (örneğin, ticari kuruluşlar, kamu kurumları, kar amaçlı olmayan kuruluşlar) kapsar. ISO 27001, dokümante edilmiş bir BGYS’yi kuruluşun tüm ticari riskleri bağlamında kurmak, gerçekleştirmek, izlemek, gözden geçirmek, sürdürmek ve iyileştirmek için gereksinimleri kapsar. Bağımsız kuruluşların ya da tarafların ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş güvenlik kontrollerinin gerçekleştirilmesi için gereksinimleri belirtir. ISO 27001 BGYS, bilgi varlıklarını koruyan ve ilgili taraflara güven veren yeterli ve orantılı güvenlik kontrollerini sağlamak için tasarlanmıştır. İlgili Standard TS ISO/IEC 27001:2005 “Bilgi teknolojisi – Güvenlik Teknikleri - Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemleri – Gereksinimler“

ISO 13485, bir kuruluş tarafından tıbbî cihazların tasarım ve geliştirme, üretim, tesis ve hizmeti ile ilgili hizmetlerin tasarım, geliştirme ve sağlanması için kullanılabilecek bir kalite yönetim sisteminin şartlarını belirler.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 206


ŞİRKETLERDEN... KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI... KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun


KalDer, KALİTE YOLCULUĞUNA KATKI SAĞLIYOR

Cüneyt AĞCA OPET Genel Müdürü KalDer, firmalar ve ülke olarak bir dünya markası olmaya katkıda bulunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinde önemli bir misyona sahip. OPET, 1992 yılında kurulan bir akaryakıt dağıtım şirketi. Kuruluşunun ardından başlayan madeni yağ faaliyetleri, kalite ile ilgili de çalışmalarımızın da başlangıcı oldu. Madeni yağ tesisimizde 1998 yılında ISO 9002 sertifikasını, 2003 yılında ise ISO 9001 sertifikasını aldık. Şirketimizin kalite yolculuğu o günlerde böyle başladı ve hızla devam etti. Kuruluşundan itibaren OPET’te yerleşmiş olan kalite anlayışı bugün de sistematik olarak başarı ile uygulanıyor. Müşterilerimiz, bayilerimiz, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla olan ilişkimizde “kalite”yi en önemli unsur olarak görüyoruz. KalDer tarafından yapılan Türkiye Müşteri Memnuniyeti endeksi ölçümünde sektör puanının üzerinde puan alarak ve rakiplerimizi geride bırakarak beş yıldır Türkiye’nin en beğendiği akaryakıt dağıtım markası olmayı başarı ile devam ettiriyoruz. Öte yandan sürekli yeniliği ve gelişimi benimseyen yönetim anlayışımızın EFQM (Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı) Mükemmellik Modeli esaslı bir yapıyla gelişmesi ve etkinleşmesi amacıyla şirketimiz-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 208

de Mükemmellik Sürecini başlattık ve bu kapsamda KalDer’den dış değerlendirme hizmeti aldık. Sonucunda ise 500’ün üzerinde bir puan alarak ‘5 yıldız mükemmellikte yetkinlik’ belgesini almaya hak kazandık. Biz bütün süreçlerimizde, sürekli iyileştirme, varsa geliştirmeye açık yönleri belirleyip onları uygulamaya alma yönünde çalışıyoruz. Şirketimizin kaliteye olan inancı ve tüm faaliyetlerimizde toplam kalite yaklaşımı ile sağlıklı ve kontrollü bir büyüme gerçekleştiriyoruz. Böylelikle standartları korumak, süreçleri başarı ile yönetmek, iç kontrol ve özeleştiri yapmak da kolaylaşıyor. Gelişen, değişen ve yenileşen dünyamızda ülkemizin uluslararası rekabette ön sıralara yükselmesi, firmalar ve ülke olarak bir dünya markası olmaya katkıda bulunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinde KalDer çok önemli bir misyona sahip. Kurum ve kuruluşların ortak amaç ve hedeflere tüm paydaşları ile beraber ortak aklı kullanarak ulaşması ancak toplam kalite yönetimi ile olabilir. Bu yolda öncülük yapan KalDer, uluslararası düzeydeki danışmanlık hizmetleriyle ülkemizin kalite yolculuğuna büyük katkı sağlıyor. KalDer’in bundan sonraki yıllarda da üstlendiği önemli misyonu başarı ile devam ettireceğine inanıyor ve 20. kuruluş yıldönümlerini kutluyoruz.


ADIMIZ, KALİTE VE İŞ GÜVENLİĞİ İLE BÜTÜNLEŞTİ Özlem HEKİMOĞLU Yüksel İnşaat Yönetim Sistemleri Grup Müdürü Yüksel İnşaat A.Ş., kurulduğu ilk yıllardan itibaren adı kalite ve iş güvenliğiyle bütünleşen bir şirket olmanın gururunu yaşıyor.

1963 yılında Ankara Sümer Sokak’ta küçük bir apartman dairesinde faaliyetlerine başlayan Yüksel İnşaat A.Ş., ilk yıllarda özellikle rıhtım, iskele ve liman taahhütlerinde uzmanlaşmış, sonraki yıllarda ise çok sayıda ulaşım, enerji, arıtma ve endüstriyel tesis projeleri ile Türkiye altyapısının gelişmesinde rol oynamıştır. Yüksel İnşaat A.Ş., ülkemizin en büyük baraj ve hidroelektrik santrallerinden biri olan Altınkaya Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Bolaman-Perşembe Yolu Projesi kapsamında yer alan ve 3,780 m X 2 uzunluğuyla ülkemizin en uzun karayolu tüneli olma özelliği taşıyan Nefise Akçelik Tüneli, 2,030 m uzunluğundaki ve 60 m yüksekliğindeki Karakaya Baraj Gölü Demiryolu Köprüsü gibi birçok dikkat çekici projeye imza atmıştır. Yüksel İnşaat A.Ş.’nin Türkiye’deki önemli deniz projeleri arasında ise Haydarpaşa Limanı İlave Yapıları, Aliağa Petrokimya Kompleksi Limanı, Bandırma Limanı ve Marmaris Turizm Yat Limanı bulunmaktadır. İlk olarak 1983 yılında Suudi Arabistan’da aldığı inşaat ihaleleriyle yurt dışına açılan Yüksel İnşaat A.Ş. bugüne kadar geçen sürede Libya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Romanya, Afganistan, Özbekistan gibi pek çok ülkede de çok sayıda önemli proje gerçekleştirmiştir. 2006 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayan Yüksel İnşaat A.Ş., bünyesinde aynı zamanda bir Etik Program uygulamaya alarak iş yapma biçimiyle ilgili standartlarını yükseltmiştir. Yürüttüğü ana faaliyetlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk konusuna da çok önem veren Yüksel İnşaat A.Ş., yurt içinde ve yurt

dışında çalıştığı ülkelerde kültür-sanat, eğitim ve spor alanlarında topluma katkı sağlamaya yönelik çeşitli sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirmektedir. Yüksel İnşaat A.Ş. bugün yaklaşık 750 milyon $ cirosu olan, Türkiye’de ve yurtdışında 8,000’i aşkın personel çalıştıran, uluslararası platformda aranan ve tercih edilen müteahhitlik firması haline gelmiştir. Yüksel İnşaat A.Ş. uluslararası çapta kazandığı başarılarını aldığı ödüllerle de perçinlemektedir. Uluslararası İnşaat Sektörü Dergisi “Engineering News Record (ENR)” tarafından açıklanan “Dünya’nın En Büyük 225 Uluslararası Müteahhitlik Firması” listesinde 2007 yılından bu yana her yıl üst üste yer alan, birlikte çalıştığı işverenler tarafından birçok ödülle onurlandırılan Yüksel İnşaat A.Ş. son olarak Afganistan’da gerçekleştirdiği projeler dolayısıyla Afganistan Müteahhitler Birliği’nin (Afghanistan Builders Association) bu yıl ilk kez düzenlediği “2010 Yılı İnşaat Firmaları” ödül töreninde Amerikan Ordusu Mühendisler Birimi (The U.S. Army Corps of Engineers) tarafından “Yılın En iyi Askeri İnşaatlar Müteahhitlik Firması” ödülüne layık görülerek başarılarına bir yenisini daha eklemiştir. Kurulduğu ilk yıllardan itibaren adı kalite ve iş güvenliğiyle bütünleşen Yüksel İnşaat A.Ş. 1999 yılında bu alanlardaki uygulamalarını tescilleyerek ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikaları’nı almış ve bu konuda sektöründeki sayılı firmalardan biri haline gelmiştir. Yüksel İnşaat A.Ş. 2006 yılında yine sektöründeki ilklerden birini gerçekleştirerek ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi’ni belgelendirmiştir. Yönetim sistemleri prensiplerini sürekli gelişim anlayışının bir parçası olarak uygulayan Yüksel İnşaat A.Ş., kalite ve güvene dayalı hizmet bilinciyle harmanladığı kurumsal değerlerinin ışığında çıtayı daha da yükseltmeyi ve daha büyük başarılara ulaşmayı hedeflemektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 209


Dr. Erhan BAŞ Bilim İlaç Genel Müdürü

ÖNÜMÜZDE UZUN BİR YOL VAR

Özlem ÜNSAL BSI Türkiye Genel Müdürü

KAYIPLARIN YERİ ZOR DOLUYOR

Bilim İlaç olarak, önümüzde daha uzun bir yolun bulunduğunu şirket olarak çok iyi biliyoruz. Ancak kendimize bir varış noktası koymadık. Bilim İlaç olarak insan sağlığını doğrudan ilgilendiren zor ve hassas bir sektörün içinde bulunuyoruz. Ürün kalitesinin her şeyin önünde olduğunun bilincinde olarak, kuruluşumuzdan bu yana kaliteyi değer yaratma, rekabet ve sürdürülebilirlik için hep ön planda tuttuk ve bir yaşam felsefesi olarak benimsedik. Bizler Mükemmellik Modeli’ni benimsemekle, tüm paydaşlarımıza sonu olmayacak bir yolculukta azimle ilerleyeceğimizi taahhüt ettik. KalDer’in 20 yıl gibi uzun bir süreçte çok sınırlı sayıda lâyık gördüğü Mükemmellikte Süreklilik Ödülü’nün son sahibi olmak uzun süredir sürdürdüğümüz uygulamalardaki kararlılığımızın bir göstergesidir. Önümüzde daha uzun bir yolun bulunduğunu şirket olarak çok iyi biliyoruz. Ancak çıktığımız bu yolculukta bir varış noktası koymadık kendimize. Hep daha iyiyi ve mükemmel olmayı hedefledik. Bu yüzden sorumluluğumuzun her gün daha da arttığının bilincindeyiz. Kendi içimizde yarattığımız bu olumlu havayı geliştirerek yaygınlaştırmak, sektörümüzde örnek olmak, yol gösterici rolü üstlenmek ve böylece misyonumuzu gerçekleştirmek istiyoruz. Ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunma hedefiyle, toplam kalite yönetim sistemini tüm sektörler için ve toplumsal anlamda yaygınlaştırma amacıyla çalışmalarını sürdüren KalDer’i yürekten kutluyoruz.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 210

Eskiden ‘Kalite’ dendiğinde aklımıza sadece ‘ürün kalitesi’ geliyordu. Artık ‘sağlığın kalitesi’, ‘güvenliğin kalitesi’, ‘çevrenin kalitesi’, ‘çalışma ortamının kalitesi’ kısacası ‘hayatın kalitesi’nden bahsediyoruz. Çünkü beklentilerimiz değişti... Çünkü bizden beklenenler değişti. Bizler de ‘Dünyanın ilk yerel Standardizasyon Kurumu’ olmanın verdiği sorumlulukla, hayatımızı daha ‘kaliteli’ kılacak yeni çerçeve dokümanlar, uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz. Bu sorumluluk öyle önemli ve zor ki bizlere daima ve her alanda yenilikçi, güvenilir ve hızlı olmamız gerektiğini hatırlatıyor, çünkü dünya her geçen gün daha hızlı dönüyor, beklentiler hızla artıyor... Rekabette gerilerde kalmamak daha da önemlisi ‘oyun dışı kalmamak’ için zamana ayak uydurabilmek çok önemli... Müşterinin sesini dinlemek, isteklerine kulak vermek çok önemli.. Bugün kaybedilecek bir müşterinin yerine yeni bir müşteri kazanmak için 4 ila 65 kat daha fazla maliyete katlanmamız gerektiğini bilmeyen var mı? Gerek özel sektör için, gerek kamu sektörü ve gerekse gönüllü kuruluşlar için müşteriyi önemsemek varlık sebepleri haline gelmiştir. KalDer, müşteriyi önemsemenin önemini uzun yıllar önce fark etmiş, ‘Türkiye Müşteri Memnuniyet Endeksi (TMME)’ ile bizlere rehber olmuştur. Ülkemizin rekabet gücünün ve kalite seviyesinin arttırılmasına yönelik tüm faaliyetlerinin yanı sıra, öncü çalışmaları ile bizlere ‘geleceği’ önceden göstermeye çalışmıştır. Kalite bilincini gerek tüm sektörlerde ve gerekse toplumsal düzeyde yaygınlaştırma çalışmaları nedeni ile, ülkemizin bu alandaki ‘incisi’ gözüyle baktığımız Kalite Derneğimizin 20. kuruluş yıldönümünü yürekten kutluyoruz.


Ahmet Hakan TOLA Bursagaz Genel Müdürü

HER KURUM BU YOLDAN GEÇMELİ Kalite uzun bir yolculuktur ve her kurumun bu yoldan geçmesi günümüz ekonomik ve sosyal şartlarında kaçınılmazdır.

Bursagaz 2004 yılındaki özelleştirmenin ardından kurumsal mükemmellik çalışmalarına başlamıştır. Kalite felsefesi dahilinde ilk aşamada entegre yönetim sistemlerinin kurulumunu hedefleyerek ISO 9001, 14001 ve OHSAS 18001 yönetim sistemlerini kurmuş ve kuruluş içerisinde yaygınlaştırmıştır. 2006 yılında 8 senedir alınamayan Bursa Kalite Büyük Ödülü’nü alan Bursagaz, 2007 yılında ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemini kurarak entegre sistem bütünlüğü kapsamında adımlarını atmaya devam etmiştir. Yine aynı dönemlerde ISO 17025 kapsamında belgelendirilerek, kalibrasyon laboratuvar yönetiminin etkinliğini artırmıştır.2008 yılında almış olduğu EFQM Avrupa kalite büyük ödülü ile sektöründe bir ilke daha imza atmıştır. Kurumsal mükemmellik çalışmaları kapsamında kendi yönetim modelini oluşturan Bursagaz İşbirlikleri Yönetim Modeli, etkin liderlik konsepti, hedef belirleme modeli vb. çeşitli yönetsel yenilikleri enerji sektörüne kazandırmıştır. Mükemmellik yönetimi kapsamında kurmuş olduğumuz sistemlerden daha etkin değerlendirmeler ve iyileştirme fırsatları çıkarmayı başardık. Müşterilere, çalışanlara ve topluma yönelik ayrı ölçüm metodolojileri geliştirdik ve elde edilen sonuçları gözden geçirerek sürekli iyileştirme konsepti kapsamında sıçramalı ve kademeli iyileştirmeler gerçekleştirdik. Doğal tekel konumunda olmamıza karşın, bakış açımızı genişleterek rakip ürünlere yönelik karşılaştırmalar yaparak stratejik yönümüzü sağlamlaştırarak iç ve dış verilerimizden elde edebildiğimiz maksimum geri bildirim ile kurumsal karnemizi oluşturarak, performans ölçüm

yöntemlerimizi etkinleştirdik. Süreç ve hedeflerle yönetim anlayışımızı kurum geneline yayarak bireylere kadar uzanan kurumsal performans sistematiğini oluşturduk. Performansı sadece tek noktadan değil çeşitli alanlardan gözlemleyerek değerlendirme ve gözden geçirme sistematiğini etkinleştirdik; böyle her noktadan girdi sağlayan sonuçlar iyileştirme fırsatlarının yakalanmasında çeşitlilik oluşturmuş oldu. Kurumumuzun her bir çalışanı süreç içerisinde aktif olarak rol aldı. Buradaki en önemli etken çalışanların kurum kültürünün bir parçası olmasıdır. Vizyondan misyon oluşumuna, stratejik hedeflerin oluşturulmasından iyileştirme fırsatlarının belirlenmesine kadar her aşamada her seviyede çalışanlarımız aktif olarak yer almıştır. Bununla birlikte; ödül süreci bizler için ayrı bir heyecan olmuştur ki; değerlendirme döneminde değerlendiricilerle görüşme yapmayı çok isteyip fırsat bulamayan çalışanlarımızdan ağlayanlar dahi olmuştur. Evet belki ilginç bir anekdot ancak; bu çalışanların kuruma ne kadar bağlı, kültürü ne kadar benimsemiş olduklarının bir göstergesidir bizler için… Kalite uzun bir yolculuktur ve her kurumun bu yoldan geçmesi günümüz ekonomik ve sosyal şartlarında kaçınılmazdır. Öncelikle kuruluşlara yönelik en büyük tavsiyemiz kendi özdeğerlendirmelerini yapmaları ve bundan elde edecekleri iyileştirmeye açık alanlarını etkin bir sistematikle önceliklendirmeleridir. Kurumlar kendi iyileştirmeye açık alanlarında gelişim sağlamak için paylaşımdan kesinlikle kaçınmamalı aksine hem veri anlamında hem de iş yapış tarzı anlamında paylaşımlarda bulunmalıdırlar. Burada en önemli olan konu elde edilen verilerin aynen kopyalanması yerine geliştirilerek yenileşimlere fırsat oluşturacak şekilde yeniden yapılandırılarak kurum bünyesinde yayılımının sağlanmasıdır. Kalitenin sağladığı etkin yönetim tarzını oluşturan her bir parçayı kurumun kültürü haline getirmek, sadece uygulayan değil uygulatarak örnek oluşturmak sektörel gelişimler açısından da son derece önemlidir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 211


PAZAR ARAŞTIRMA SEKTÖRÜNÜN KALİTE ÖDÜLLÜ ŞİRKETİ Pervin OLGUN Barem Research Kurucusu ve CEO’su Barem, akademisyen kurucularının bilimsel yaklaşımla geliştirdikleri araştırma ve etik kurallarına bağlılıkla 29 yıldır pazar araştırması yapıyor.

Türkiye’de 29 yıldır pazar araştırma faaliyetlerini sürdüren Barem Research, kalitesini 2010 yılında bağımsız KOBİ kategorisinde kazandığı KalDer Ulusal Kalite Başarı Ödülü ile taçlandırdı. Bu başarı ile, Ulusal Kalite Ödülleri bugüne kadar EFQM modelinin pek uygulanmadığı iki alana yakınlaştı: biri KOBİ’ler, diğeri ise Araştırma sektörü. Barem Research : Kalite ve Yenilikçilik Barem Reseach, akademisyen kurucularının bilimsel yaklaşımla geliştirdikleri temel araştırma ve etik kurallarına bağlı kalarak 29 yıldır pazar araştırması yapıyor. Kendilerini, stratejilerini ve çalışmalarını kalite ve yenilikçilik üzerine yoğunlaştıran bir kuruluş olarak tanımlayan Barem Research Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Pervin Olgun, “Bizce Yenilikçilik müşterilerimizin bilgi ihtiyacını, teknolojinin olanaklarını sonuna kadar kullanan, yerel koşullara uygun yaratıcı çözümlerle en hızlı ve en doğru şekilde karşılamaktır. Bunun için global ve yerel birikim ve deneyimimizle yaratıcı araştırma modelleri geliştiriyoruz. Bu özgün modellerimizden biri TUBİTAK’ın desteklediği yenilikçi projeler kapsamına alındı” dedi. Kurulduğu günden itibaren kaliteye büyük önem veren Barem Research, kalite yolculuğuna 2004 yılında bu özelliğini belgelendirmek üzere başladı. Bu yolculuk şirketin kurumsallaşmasına beklentilerin de üzerinde katkı sağladı. Olgun, kalite sürecinin kendilerine sağladığı faydaları şöyle özetliyor: “Öncelikle altyapımızın modernleşmesinde yön gösterdi. İş süreçlerimizi yalınlaştırmamıza ve işlerimizi hızlandırmamıza yardımcı oldu. Çalışanlarımızın eğitim ve kariyer planlarını geliştirdi. Kısaca bir bütün olarak işimizi daha iyi yapmamızı sağladı. Başta müşteri ve çalışan olmak üzere tüm paydaşlarımızın memnuniyetinde artış oldu”

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 212

Türkiye’de KalDer tarafından 1993 yılından beri verilen Kalite ödüllerinde Barem’in bir ilki başardığına dikkat çeken Pervin Olgun, “Bağımsız bir KOBİ’nin Başarı Ödülü alması bir ilk. Ayrıca araştırma sektöründe, dünyada EFQM mükemmellik modelinde bu seviyeye gelen ilk araştırma şirketiyiz. Kalite yolculuğumuz daha da iddialı hedeflerle devam edecek” diye konuştu. KOBİ’ler İçin EFQM Mükemmellik Modeli ve Kalitenin Önemi EFQM mükemmellik modeli Avrupa firmalarının Amerika ve Japonyadaki firmalara karşı rekabet gücünü artırmak amacıyla tasarlanmıştır. Her sektörde ve her büyüklükteki firmalarda uygulanabilir. Buna rağmen Türkiye’de firmaların yüzde 99’unu, istihdamın üçte ikisini ve gelirin üçte birini temsil eden KOBİ’ler bu modele hiç yakın değil. Barem Research Yönetim Kurulu Başkanı Pervin Olgun, KOBİ’lerin de, hangi sektörde olurlarsa olsunlar, hızlı değişen dünyada küresel rekabetin etkisi ve verimlilik baskısı altında olduğuna dikkat çekerek “ KOBİ’ler öncelikle haberdar olmadıkları için EFQM modelini uygulamıyorlar ama modeli bilseler ve uygulamayı düşünseler bile bütçesel olarak fazla zorlanacaklarını farkediyor ve vazgeçiyorlar. Haksız da sayılmazlar. Barem Research olarak 2004 yılında başladığımız Kalite Yolculuğumuzun bize getirdiği doğrudan maliyetlere, yöneticilerin ve çalışanların ayırdıkları zamana bağlı fırsat maliyetini de eklediğimizde gerçekten ciddi bir yatırım gerektirdiğini görebiliyoruz. Karşılığını aldık tabii ama herhangi bir KOBİ’nin sonuçlarından emin olmadığı ve çevresinde pek de görmediği bir uygulama için bu kadar risk alacağını düşünmek aşırı iyimserlik olur. Büyük şirketler bunu yapabiliyorlar çünkü şirket yöneticilerinin daha geniş vizyona sahip olmalarının ötesinde yüksek bütçeleri ve çalışan zamanı ayırabilme güçleri var. KOBİ’ler ise malesef bu kadar güçlü değil, desteklenmeye ihtiyaçları var. Burada da iş öncelikle KalDer’e düşüyor. Yapılması gereken; misyonu, modelin KOBİ’ler tarafından da ulaşılabilir olmasını sağlamak olan ayrı bir birim oluşturmak. Vizyon açmak, iyi uygulamaları göstermek, eğitim


vermek gibi faaliyetlerin yanısıra resmi kurumlardan, çeşitli fonlardan maddi destekler için proje geliştirmek ve lobicilik yapmak da bu birimin görevleri arasında olmalı diye düşünüyoruz. Bu şekilde KOBİ’ler kendilerini geliştirerek verimliliklerini, rekabet güçlerini ve Türkiye ekonomisine katkılarını artıracaklardır. Biz, Ulusal Kalite Hareketinin KOBİ’lerin katılımı olmadan başarıya ulaşabileceğini sanmıyoruz. Pazar Araştırma Şirketleri İçin EFQM Mükemmellik Modeli ve Kalitenin Önemi Günümüzün rekabetçi ortamında şirketlerin attıkları her adım, geleceklerini belirleyen önemli sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle müşteri ihtiyaçlarının hızla değiştiği kriz dönemlerinde adımlarını doğru atanlar, sorunları en az zararla atlatıp ayakta kalırken, yanlış kararların markaların piyasadan silinmesine kadar varan ciddi sorunlar yarattığını görüyoruz. Doğru kararın en önemli desteklerinden biri pazar araştırması. Bu, sektörümüz için ciddi bir sorumluluktur. Pazar araştırma şirketleri kendi boyutlarından çok daha büyük bir ekonomiyi yönlendiriyorlar. Her sektörden bir çok firma, pazar araştırmaları ile pazarlama kararlarındaki isabet oranını artırmaya çalışıyor. Bu durumda pazar araştırma şirketlerinin kalitelerini artırmaları, üzerine söz söyledikleri sektörlerin başarısı için de ölümcül. Firmaların kalitelerini güvence altına alan farklı kalite sistemleri var, örneğin ISO 20252 dünyada araştırma sektörü standardı, olmazsa olmaz. Barem Research olarak yayınlanmasından bir kaç ay sonra bu standardı aldık, Türkiye’de ilk firma, dünyada da ilklerden biri olarak. ISO 9001 belgesini 2006 yılında tüm araştırma fonksiyonlarımız için almıştık. Her iki belgeyi de sürekli güncelliyoruz. Yapılması gereken işlerin standardize edilmesi ve yapıldığının ispat edilmesi şeklinde özetleyebileceğimiz bu standartların araştırmaya katkıları yadsınamaz. Ancak hedef sürekli gelişim olduğunda, çıtayı sürekli yükseltmek gerekir. EFQM mükemmellik modeli her dönem için iyileşme talep eder ve gelişim için ideal bir modeldir. Pazar Araştırması nedir? Barem Research Yönetim Kurulu Başkanı Pervin Olgun, Barem’in Pazar araştırma sektörüne bakışını ise şöyle anlattı: “Bir ürün veya hizmet pazarlıyorsak; işimizle ilgili sahip olduğumuz bilgiler pazarlama kararlarımızın isabet oranını, dolayısıyla rekabet gücümüzü artırır. Mutlaka her firma ihtiyacı olduğunu düşündüğü bilgilere ulaşma yollarını geliştirmiştir ve bu yolla elde ettiği bir bilgi birikimine sahiptir. Eğer ürün veya hizmetin kendisi, fiyatı, dağıtım kanalı veya tanıtımı ile ilgili müşterilerin görüşlerini rakiplerle karşılaştırmalı olarak anlamaya ihtiyaç varsa, çözüm pazar araştırmasıdır. Pazar araştırması istatistik ve sosyal bilimlerin yöntem ve tekniklerini kullanarak kişiler veya kurumlarla ilgili bilgi toplar, bu bilgileri analiz eder ve elde ettiği içgörüleri müşterisine sunarak karar mekanizmalarını destekler.” Barem Research’ün Kalite Belgeleri • 2006 - ISO 9001 • 2006 - EFQM Mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız • 2007 - ISO 20252 • 2008 - KalDer Ulusal Kalite Ödülü finalisti • 2009 - EFQM Mükemmellikte Yetkinlik 5 Yıldız • 2010 - Ulusal Kalite Başarı Ödülü

Doç. Dr. Paşa GÖKTAŞ Gelişim Tıp Laboratuvarları Yönetim Kurulu Başkanı

KALİTEYİ HEP ÖNDE TUTTUK Gelişim Tıp Laboratuvarları, kuruluşundan itibaren kaliteyi en önde tutan anlayışla yoluna devam eden bir sağlık kuruluşudur. Laboratuvarlar, 1993 yılında Gelişim adıyla faaliyete başlamış olup, hemen ertesi yıl, 1994’ ten başlayarak uluslararası eksternal kalite kontrollerine katılmaya başlamıştır. Halen, ABD, İngiltere ve Fransa merkezli 6 farklı programın katılımcısıdır. 185’ ten fazla test, bu kontrol programlarıyla izlenerek sürdürülmektedir. 2000 yılında, ISO 9000 Kalite Sistem Belgesi’ni almış olup, kendi alanındaki öncü kuruluşlardan olmuştur. Halen TSE’ nin düzenli üyesidir. Ülkemizde yeni başlayan ISO 15189 Laboratuvar Akreditasyonu çalışmalarında gözetim tetkiki sürecinde olup, süreç yakında tamamlanacaktır. Gelişim Tıp Laboratuvarları, son dönemde kendi alanındaki tüm olumsuz koşullara ve sektörel problemlere karşın, kalite çıtasını yüksekte tutarak hizmet sürdürme çabasındadır. Halen, İstanbul’ un 8 farklı bölgesinde Gelişim adıyla hizmet sunulmaktadır. Merkez şubeler Bağdat Caddesi üzerinde, Kızıltoprak Türk Hava Yolları bitişiğinde ve Kızıltoprak BP karşısında olup, diğer şubeler Şaşkınbakkal merkezde, Göztepe Eğitim Araştırma Hastanesi’nin karşısında, Kadıköy Altıyol’da, Nişantaşı Valikonağı üzerinde ve Haseki’de Millet Caddesi üzerindedir. Laboratuvarlarda, 1000’ den fazla laboratuvar tetkiki yapılmakta olup, test paneli oldukça geniştir. Diğer laboratuvarlarda yapılmayan çok sayıda test yapılmaktadır. 300’den fazla laboratuvar, hastane, tıp merkezi ve poliklinik gibi sağlık kuruluşuna laboratuvar hizmeti sunulmaktadır. Gelişim Tıp Laboratuvarları, halkın kolayca erişimini önemseyen ve müşteri memnuniyetini önde tutan bir anlayışa sahiptir. Laboratuvarlar, uzunca süredenberi KalDer üyesidir. Gelişim Tıp Laboratuvarları Doç. Dr. Paşa Göktaş tarafından yönetilmektedir.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 213


KALİTE, İLKELERİN UYGULANMASIYLA ORTAYA ÇIKIYOR İnterium’un başarısında en önemli faktörün şeffaf yönetim sistemi ve ilkelerine bağlılık olduğuna

Şebnem TAŞ YÜKSEK İNTERİUM Grup Direktörü Rekabetin hızla arttığı, dengelerinin her an değiştiği günümüzde firmalar arasındaki farklılıkları belirleyen en önemli kriter olarak kalite ön plana çıkıyor. Verilen servis, kullanılan malzemeler, eğitimli ve nitelikli insan gücü, iş yapış şekilleri firmaların kalitesini ortaya koyan ve rakiplerinden ayıran en önemli özellik olarak firma seçimlerinde baş rolü oynuyor. Kalite dinamik bir olgu olduğundan kaliteye ilişkin tanımlar zaman içinde değişmiş ve giderek çok boyutlu bir hal aldı. İnterium için kalite hizmet ettiği amaca göre bir anlam taşır. Dolayısıyla kalite çok genel olarak amaca uygunluk derecesi şeklinde tanımlanabilir. Günümüzde artık müşteri isteklerinin ön plana çıktığı, tüketicinin bilinçlenerek satın aldığı ürün ve hizmetlerin özelliklerini müşterinin bizzat kendisinin belirlediği, maliyet üçlüsünün önem kazandığı ve dünya ekonomilerindeki sınırların kalkması sonucu oluşan serbest piyasa ekonomisinin de etkisiyle rekabet ortamının yaşandığı bir dönemde bulunuyoruz. Müşteri istek ve ihtiyaçlarında meydana gelen değişimler, küreselleşme gibi konular işletmeleri sağladıkları ürün ve hizmetlerde kalite kavramını ortaya koymalarına itmiştir. Kurum ve kuruluşlar her gün daha seçici olurken aranılan en önemli unsur kalite standartları olmuştur. Bizler de çözüm ortaklarımızı ve servis sağlayıcılarımızı seçerken, kurumsal kimliğimize ve kalite standartlarımıza uygun, sürekliliği olan firmaları tercih etmekteyiz. İşlerimizde beraber çalıştığımız çözüm ortaklarımız, müşterilerimiz tarafından interium olarak görülmektedir. Bunu şirket çalışanlarımız ve çözüm ortaklarımız ile paylaşarak interium standartlarını uyguluyoruz. Kurumsal yapılanmanın gereksinimini farkedip bu doğrultuda çalışmalara 1999 yılında başladık. Öncelikle sistemimizi, kurallarımızı, misyon, vizyon ve ilkelerimizi belirledik. Ardından şirket içi değerlendirmeler yaparak personelimizin gözünden sektörümüzü ve firmamızı görmeye çalıştık. Müşterilerimizin, sektörümüzün ve personelimizin beklentileri doğrultusunda eksik olan bölümlerimizi tamamlama adına eğitimler aldık ve bu

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 214

inanıyoruz . İlkelerimizin uygulanması ile kalite ortaya çıkıyor.

eğitimleri sürekli kıldık. Daha iyiye ulaşmak ve sürekli gelişmek bizim için vazgeçemeyeceğimiz bir unsurdur.. Hemen hemen tüm işlerimizi otomasyon ile daha da hızlı, efektif ve risksiz yapabileceğimizin farkına vararak kendi “akıllı otomasyon sistemi”mizi yarattık. Sistemi kullandıkça gereksinimlerimizi görüp gerekli eklemelerini yaparak hayata geçirdik. Bu sistemi şirket içerisinde tüm işlerimizde kullanmakla birlikte kurumsal müşterilerimizi de entegre ederek hata payını sıfıra indirmeyi hedefledik. Hizmet sektörü insana dayalı ve insana dayalı olan sektörlerdeki en büyük dezavantaj her an herkesi kontrol edememenizdir. İşte bu yüzden kurduğumuz “akıllı otomasyon sistemi” ile işlerimizi, ölçme ve değerlendirmemizi bu sistem üzerinden yaparak kalite standartlarımızı yüksek tutabiliyoruz. İnterium’un başarısında en önemli faktörün şeffaf yönetim sistemi ve ilkelerine bağlılık olduğuna inanıyoruz . İlkelerimizin uygulanması ile kalite ortaya çıkıyor. Müşteri odaklılık, liderlik, yenilikçilik yönetime katılım, performans başlıca prensiplerimizdir. Eğer şirketinizde kalite yoksa başarılarınız anlık olur. Kaliteniz ve standartlarınız sürekli gelişim içerisindeyse kalıcılığınız o kadar artar, marka olursunuz. İnterium olarak marka olma bilinciyle hareket etmekteyiz ve her geçen gün bunun avantajlarını görmekteyiz. Her yaptığımız kaliteli organizasyon bizlere başka organizasyonların kapısını açmaktadır. Sektörümüzde iş yapan ancak kalite standartlarını oturtamayan şirketlerin referanslarında süreklilik görmek mümkün değildir. Bizim gibi kalitesini ortaya koyan firmaların referanslarındaki süreklilik, en büyük avantajlarıdır. Kalite yalnızca müşterilerimize verdiğimiz hizmetlerimizde öne çıkan bir unsur değildir. Aynı zamanda şirket çalışanlarımız için önemsediğimiz bir kriterdir. Bizler de çalışanlarımızın kalite standartlarını yükseltmek için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Eğitimler, takım çalışması ve buna bağlı sürekli gelişen ve paylaşıma açık çalışma ortamı, sunduğumuz sosyal imkanlar,


maaş ve prim politikamız da çalışanlarımız için hazırladığımız kalite standartlarıdır. Çalışanlarımıza kaliteyi işleyebildiğimiz takdirde organizasyonlarımızdaki kaliteyi sağlayabileceğimizi ve hizmet kalitemizi ortaya koyabileceğimizi bilerek hareket ediyoruz. Çalışanlarımızın kalitesi ve çalışma koşullarının kalitesi ile birlikte performans ve verimliliğin de artığı ve tüm bunların sonucunda müşterilerimize kaliteli hizmet olarak sunulmaktadır. İş yaşamında kalite standartlarının düşük olduğu ortamların motivasyonu düşürdüğüne, verimi azalttığına ve mutsuz yüzler yarattığına inanmaktayız ve bunu tersine çevirmenin de hem şirketimize hemde müşterilerimize olumlu yansıdığını bilincindeyiz. Son söz olarak kaliteli yaşamak için kaliteli çalışmak felsefesinin interium da geçerli olduğunu söylemek istiyoruz.

İnterium kimdir? 1993 yılında kurulan şirketimiz “etkinlik yönetimi” başlığı altında bir kişiden binlerce kişiye kadar etkinliklerinde butik servis vermektedir. Yurtiçi ve Yurtdışında; Zirveler, Kongreler, Sempozyumlar, Tanıtımlar, Toplantılar, Lansmanlar, Bayi Toplantıları, Kapalı Gruplara Geziler, Özel Günler için organizasyonlar, eğitim ve dönem sonu toplantıları, macera ve kültür gezileri, fuar katılımları, temel atma ve açılış törenleri, ziyafet servisleri, spor turnuvaları, açık hava etkinlikleri, road-show, konsept geceler, konserler, motivasyon programları, ödül gezileri, özel ilgi alanlarına yönelik her türlü aktiviteyi yapmaktadır. Bu etkinlikleri yaparken konsept yaratma ile başlayıp sırasıyla planlama, projelendirme, operasyonel yönetim ve raporlama olarak sonuçlandırmaktayız. Firmamız gücünü çalışanlarından, çözüm ortaklarından ve müşterilerinden almaktadır. İnterium, teknik ve estetiği, kalite unsurlarıyla birleştirerek, takım çalışması ile birlikte yeni fikirler ve uygulamalarla müşteri memnuniyetini sürekli ön planda tutmayı amaçlayan bir etkinlik yönetimi firmasıdır.

ÇEVKAK VE KALİTE YÖNETİMİ ÇEVKAK, Ulusal ve Uluslararası Standart Hazırlama çalışmalarında yerini alıyor. ÇEVKAK, 7 yıllık deney faaliyetleri sürecinde edindiği tecrübeleri de paylaşıyor.

Engin YILDIZ ÇEVKAK Kalite Yönetim Sorumlusu TÜRKİYE’NİN GELİŞEN ISI YALITIM SEKTÖRÜNÜN LABORATUVAR ALTYAPISINA KATKI; İLK AKRETİDE ÖZEL ISI YALITIM MALZEMELERİ LABORATUVARI ÇEVKAK Çevre Enerji Verimlilik ve Kalite Kurulu İktisadi İşletmesi (ÇEVKAK), tarafsız ve bağımsız yapısıyla Isı Yalıtım Sektörünün kalite altyapısını geliştirmek ve sektörün ve tüketicilerin ihtiyaç duyduğu deney hizmetlerini yerine getirmek amacıyla 2004 yılında İstanbul’da kurulmuş, bugünkü hüviyetine ise 2007 yılında

kavuşmuştur. ÇEVKAK, Türk Akreditasyon Kurumu’na (TÜRKAK) yaptığı başvuru neticesinde 8 Eylül 2008 tarihinde Türkiye’nin ilk akredite özel Isı Yalıtım Malzemeleri Lâboratuvarı olmuştur. ÇEVKAK, sektörün kalite altyapısını geliştirmeyi, üreticilerin kendi kapsamlarında gerçekleştiremedikleri periyodik veya Ar-Ge amaçlı deneylerini gerçekleştirerek kalite altyapılarını yükseltmeyi; Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamında, ısı yalıtım ürünlerinin piyasaya güvenli arzı ve kullanımı süreçlerinde, yapı denetim kuruluşları, inşaat firmaları, müteahhitler, uygulama firmaları, mantolama paket sistem üreticileri ve tüketicilere bağımsız ve ta-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 215


rafsız olarak hizmet sunmayı amaç edinmiştir. ÇEVKAK ayrıca Avrupa Onaylı Laboratuvarı olmak amacıyla da ilgili birimler nezdinde başvuruda bulunmuştur ve önümüzdeki kısa dönem içinde Avrupa Onaylı Laboratuvarı olmayı hedeflemektedir. Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamındaki ürünlerin, Ocak 2007 tarihinden itibaren iç pazara ve AB pazarına CE işareti ile sunulması zorunluluğu bilincinden yola çıkan ÇEVKAK gerçekleştirdiği çalışmalarla, ısı yalıtım ürünlerine CE uygunluk işareti iliştirilme sürecinde ısı yalıtım malzemeleri üreticilerinin ihtiyacı olan deneyleri, yurt dışına çıkmaya gerek bırakmadan yurt içinde çözüm ortaklarıyla beraber gerçekleştirmektedir. Böylece gerek süre gerekse de maliyet yönünden üreticilere avantaj sağlamaktadırlar. Bu kapsamda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı Denetim Şube Müdürlüğü’nün özellikle 2010 yılı içinde başlattığı piyasa denetimlerinin akabinde CE işaretlemesini tamamlamak isteyen firmaların yoğun ilgisiyle karşılaşan laboratuvarımız bugüne kadar CE işareti için üreticilerin 100’ün üzerinde tip ürününün ITT (Başlangıç Tip Deneyi) Raporu oluşturma sürecini gerçekleştirmiştir. Çevkak Laboratuvarı’nın altyapısında, Boyut Toleransları (Uzunluk, Genişlik, Kalınlık, Gönyeden Sapma, Yüzey Düzlüğü’nden Sapma), Isıl Direnç ve Isıl İletkenlik, BasmaÇekme-Eğme Dayanımı, Su Emme, Sabit-Belirli Sıcaklık ve Bağıl Nem Şartlarında Boyut Kararlılığı gibi testler yer almakla beraber sektörün ihtiyaç duyduğu deneyler için de kapsam genişletme faaliyetleri devam etmektedir. Yalıtıma yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırım olarak görülmelidir. Türkiye’de kullanıcılar yalıtıma gereken değeri çok geç vermeye başlamış, konut ve sanayideki ısıtma/soğutma maliyetlerine ister istemez havayı ısıtma/soğutma maliyetlerini de gizliden eklemiş bulunduklarının bilincine çok geç varmışlardır. Ancak son dönemlerde ülke olarak dışa bağımlı olduğumuz enerji kaynaklarına gelen zamlar, küresel krizin etkileri ve Sivil toplum kuruluşlarının da çalışmalarıyla beraber ısı yalıtım farkındalığı son kullanıcıda iyiden iyiye gelişmeye başlamış; yalıtımla beraber tasarrufa ve ısıl konfora dolayısıyla yaşam kalitesine talep hızla artmıştır. ÇEVKAK, Ulusal ve Uluslararası Standart Hazırlama çalışmalarında da yerini almaktadır. 7 yıllık deney faaliyetleri sürecinde edindiği tecrübeleri paylaşmak; sektörün kalite ihtiyaçları, deney yöntemleri ve Standart Metodları vb. konularında görüş sunmak ve Türkiye’nin Kalite yolculuğuna katkı sağlamak amacıyla, Ulusal Standart Hazırlama faaliyetlerini yürüten TSE İhtisas Kurulları çalışmaları, Uluslararası Standart Hazırlama Komitelerine görüş veren Ayna Komite çalışmaları, Teknik Komiteler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının kaliteyi yükseltme çalışmalarına da katılarak üzerine düşen görevi yapmaya çabalamaktadır. ÇEVKAK olarak KalDer’in, Türkiye’nin Kalite yolculuğu sürecinde, ülkenin yaşam kalitesinde yüklendiği vizyonu çerçevesinde Kalite bilincinin geliştirilmesi yönünde gösterdiği gayret ve faaliyetleri, Türkiye Kalite Altyapısının Yükseltilmesi Projesi’ne (TKAG) verdiği desteği, bu kapsamda yürüttüğü çalışmaları heyecanla izliyor ve gönülden destekliyoruz.

Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun 216

Emre ÜNAL Biomedikal Yönetim Kurulu Başkanı

KENDİNİZE SAĞLIK HEDİYE EDİN… Biomedikal, geleneksel tıbbın bilgi birikimi ve tecrübeleri ile Avrupa normlarında sağlıklı ürünler üretmek amacı “Sağlık herkesin hakkı” anlayışı ile yüksek standartlı kaliteli hizmet vererek insan sağlığı konusunda bilinçlenmeyi sağlamak ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak amacıyla 2010 yılında kuruldu. Biomedikal her şeyden önce insana ve insan sağlığına değer veren, müşteri haklarına saygılı daima yeni proje ve ürünler üreten, ürettiğinin yeterliliğine inanmayıp en iyisi için sürekli çalışan, kendisini sistemli olarak eğiten, yeniliğe açık uzman kadrosu ile “Farkımız anlayışımız” diyen bir kuruluş. “Kendinize Sağlık Hediye Edin” sloganı çerçevesinde daima en iyiye ulaşmak için kendini sürekli yenileyen ve geliştiren Biomedikal insan sağlığı konusunda uluslararası imkanları seferber ediyor. Yaşam kalitesini artırmak ve insan sağlığını iyileştirmeye yönelik, yüksek kalite doğal bitkisel genel sağlık ürünlerini tüm dünyaya tedarik etme konusunda uzman olan Biomedikal’in doğal bitkisel ürün yelpazesinde çok çeşitli ürün bulunuyor. Özlerden bitkisel ve doğal maddelerden hazırlanan Biomedikal sağlık ürünleri etkinliği açısından sıkı bir şekilde test ediliyor, Asya, Avrupa ve ABD’deki FDA onaylı HELAL ve HACCP sertifikalarına sahip. Ürünlerin tamamı doğal ve anti alerjiktir. Tarım Bakanlığının gıda kodeksine uygun olarak son teknolojik laboratuarlarda üstün kalite malzemeler kullanılarak üretiliyor. Bunların yanı sıra Biomedikal Sağlık Ürünleri, Tüketici Akedemisi tarafından Sosyal Araştırmalar Merkezi’ne (SAM) Türkiye genelinde yaptırılan araştırmada “Ürün ve Hizmet Kalitesine En Çok Güvenilen Marka” seçilerek 15 Mart 2011 tarihinde 24. Tüketici Kalite Ödülü’nün sahibi oldu. Yaşamın her alanında aradığımız kaliteyi bizlere uzun araştırmalar ve elemeler sonucunda sunan, ulusal ve uluslar arası arenada ülkemizin bu alandaki en büyük temsilcisi KalDer’in 20. Kuruluş yıldönümünü yürekten kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.


Kenan KARACAOĞLU Ermetal Şirketler Grubu Kalite Güvence Müdürü

KALİTE, YAŞAM FELSEFESİ OLMALI Otomotiv sektöründe soğuk şekillendirilmiş,kaynakla birleştirilmiş,montajlı ürünlerin imalatı ile ERMETAL A.Ş., sac kesme, form verme kalıpları ve kontrol fikstürleri tasarımı, imalatı ve satışı ile ERKALIP A.Ş., çalışma koltukları, sosyal alanlara yönelik oturma grupları, mobilya tasarımı ve imalatı ile BÜROSİT A.Ş., plastik parça imalatı ile PLASMOT LTD. ŞTİ., plastik parça kalıbı, kontrol mastarı, kaynak aparatı tasarımı ve imalatı ile MOBMETAL LTD.ŞTİ., dondurulmuş gıda imalatı ile ERGIDA A.Ş. olarak tüm şirketlerimizde; kalitenin müşteri memnuniyeti için vazgeçilmez olduğunun bilinciyle, entegre kalite ve çevre yönetim sistemlerini oluşturduk ve belgelendirdik. Sağlam temeller üzerine kurduğumuz kalite yönetim sistemleri ile, müşteri odaklılığı ve sürekli gelişimi felsefe edinen bir yapı içinde tüm kalite faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Tüm faaliyetlerimize yön veren vizyon sahibi liderlerimiz ve toplam kalite bilincine sahip çalışanlarımızın katkıları ile tüm süreçlerimizde sürekli artan bir başarı elde ediyoruz. Sürekli iyileştirmeyi hayat felsefesi haline getirmiş çalışanlarımızın, yaratıcı fikirleri sayesinde oluşturulan çözümler ile, müşteri memnuniyeti ölçümlerinde her geçen gün daha iyiye giden sonuçlar alıyoruz. Ermetal Şirketler Grubu olarak; kalitenin değişim, gelişim ve yenileşim felsefesiyle küresel rekabette lider firmalar arasına girmeyi hedefledik. Bu hedefe ulaşmak için, mükemmellik kültürünün şirketlerimiz içinde yaşam felsefesi haline gelmesi için çalışıyoruz. Bu kültürün oluşmasında KalDer’i en önemli yol arkadaşımız olarak görüyoruz. Mükemmelik kültürünün yaşam biçimi haline dönüştürülmesi yolunda gönüllü olarak hareket eden KalDer; deneyimli, bilgili ve paylaşımcı ekibi ile başarılarını Türkiye’nin her yerinde her platformda gösteriyor. Mükemmellik yolunun öncüsü olarak gördüğümüz KalDer’in 20. kuruluş yıldönümünü kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Gülperi TANDAR Tema Mağazacılık Garment Teknoloji Direktörü

HERKES “EN İYİSİNİ” HAKEDİYOR Tema Mağazacılık olarak, “İyi giyinmek herkesin hakkı’’ inancımızdan hareketle “insanları; tarzları ve bütçelerine uygun giydirerek iyi hissettirmek’’ misyonuyla hareket ediyor, “2020 yılına kadar Avrupa’nın en başarılı üç giyim perakendecisinden biri olmak’’ vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hazır giyim sektöründe Türkiye’de lider markamız LC Waikiki ile müşterilerimize kaliteyi uygun fiyata sunma gayretini gösteriyoruz. Kaliteyi hem ürünlerimizle hem de mağazacılık hizmetimizle müşterilerimize sunuyor ve bu konudaki çalışmalarımızı sürekli yükseklere taşımaya çalışıyoruz. Bugüne kadar sektörümüzde birçok ilke imza attık. Bunlardan biri de müşterilerimizin sağlığını ve çevreyi korumak üzere 2005 yılında kendi bünyemizde kurduğumuz, hem ülkemizde hem de dünyada bir ilk niteliği taşıyan ve İngiltere Akreditasyon Kurumu (UKAS) tarafından akredite edilen ekoloji laboratuarımız. En son teknolojilerle donattığımız laboratuarımızla sağlık ve çevre konularındaki riskleri minimuma indirmek amacıyla özverili çalışmalar yürütüyoruz. Kalite politikamız ve sağlık ile çevre konularındaki hassasiyetimiz çerçevesinde 2010 yılında da yurtdışında iki yeni modern kalite ve ekoloji laboratuarı daha kurduk. Bunun yanı sıra LC Waikiki kalite politikası kapsamında mağazalardan gelen ürün iade ve değişim talepleri için kendimize özgü bir sistem geliştirdik. Ürünlerimiz satış sonrasında iki yıl süresince garanti altındadır. Müşterilerimiz bu süre içerisinde faturasız olarak da ürün iade edebiliyorlar. Sektörümüzde bu süre çok uzun bir süredir ve faturasız ürün iadesi pek yapılan bir uygulama değildir. Müşterilerimize

Kalder’in 20. Yılı Kutlu Olsun 217


sunduğumuz bu hizmet ile markamızın müşteri nezdindeki ‘’Güvenilirlik’’ duruşunu farklı kılıyoruz. Biz kaliteyi bir felsefe olarak kabul ediyor ve çalışmalarımızı bu kapsamda; adil ve dürüst davranma, inançlara ve farklılıklara saygılı olma, işi ehline verme, müşteri odaklı olma, zorluklara meydan okuma, başarmaya değer her şeyin başarılabileceğine inanma, mevcutla yetinmeme, sürekli iyileşmenin ve geliştirmenin peşinde olma, bilimsel yaklaşım sergileme ve teknolojiyi etkin kullanma, faaliyetleri

yasal ve etik kurallara uygun yürütme, esnek, durumsal ve hızlı olma, alçak gönüllü ve hoşgörülü olma ile yardımsever olma değerlerimizle bütünleştirerek hareket ediyoruz. Tema Mağazacılık olarak, kalitenin simgesi ve mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürme misyonuyla hareket eden KALDER’in kalite ve mükemmellik yolculuğunun 20’nci yılını yürekten kutluyoruz.

YURTİÇİ KARGO’DA HEDEF 100 YIL Türkiye’nin ilk kargo şirketi Yurtiçi Kargo, 2007, 2008 ve 2009 yılında KalDer’in, “Türkiye Müşteri Memnuniyet Endeksi”ne göre ulusal kargo sektöründe müşterilerin en memnun kaldığı marka sıralamasında birinci sırada.

29 yıldır sektöründe öncü ve yenilikçi pozisyonunu koruyan Yurtiçi Kargo, irtibat ofisi ve uydu birimleri ile birlikte 800’e yakın şubesi, 30 aktarma merkezi, 2 bin 500 araçlık filosu ve 11 binden fazla çalışanı ile 2010 yılını tamamladı. 2007 ve 2008 yıllarında olduğu gibi, 2009 yılında da Türkiye Kalite Derneği (KalDer)’in, “Türkiye Müşteri Memnuniyet Endeksi”ne (TMME) göre ulusal kargo sektöründe müşterilerin en memnun kaldığı marka sıralamasında birinci sıraya yerleşen Türkiye’nin ilk Kargo şirketi Yurtiçi Kargo, 2011 yılına “Hedef 100 Yıl” sloganıyla giriş yaptı. Türk kargo sektöründe asırlık bir şirket olma yolunda ilerleyen ve kuruluşunun 29. yılında neredeyse Türkiye nüfusu kadar kargo taşıyan Yurtiçi Kargo sektöre ilkleri yaşatmaya devam ediyor. EN SON GELİŞMELER Kurulduğu günden bu yana geliştirip güçlendirdiği üstün teknik altyapısıyla, kargo sektöründe ilklere imza atmaya devam eden Yurtiçi Kargo iPhone şubesinden sonra, “iPad Şube”sini de hizmete sundu. Sözkonusu uygulamada Yurtiçi Kargo’nun tüm hizmetleri, özel fırsat ve indirimlerle artık iPad’e geldi. Mevcut uygulamalarına bir yenisini daha ekleyen Yurtiçi Kargo, giderek artan internet kullanımına paralel olarak ihtiyaçlarını bu ortamdan karşılayan bireysel müşteri kitlesini hedef alarak “İnternet Şube”sini geliştirdi. Kolay anlaşılabilir ve kişiselleştirilebilir özelliği taşıyan “İnternet Şube” ile adresten ve şubeden gönderi yapılabilir, kredi kartı ile gönderinin ödemesi gerçek-

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 218

leşebilir, gönderi tipi ve ürünler seçilebilir, şube sorgulanabilir, şubeler haritada görüntülenebilir, çağrı merkezine direkt öneri, şikayet ve soru talepleri iletilebilir, e-ticaret siparişleri sorgulanabilir, fiyat hesaplanabilir. Yurtiçi Kargo tarafından sunulan bir diğer yenilik ise, “Mobil Şube”. Yazlık siteler ile üniversiteler gibi yılın belirli dönemlerinde müşteri ihtiyaçlarının arttığı yerlerde hizmete girecek olan Mobil Şube’nin çalışanları, araçlarda mevcut olan PC, yazıcı ve benzeri ekipmanlar ile fatura kesebilecek, nakit veya kredi kartı ile tahsilat yapabilecek ve 3G bağlantısı ile Yurtiçi Kargo’nun Kargo Operasyonları Sistemi (KOPS)’u etkin bir şekilde kullanabilecekler. DOĞAYA SAYGILI “Hedef 100 Yıl” sloganıyla, sektörde 100 yıldan fazla bir süre marka bilinirliğini, güvenilirliğini ve sadakatini koruma hedefini açıklayan Yurtiçi Kargo, çevre sorumluluğu ve politikası doğrultusunda Nisan ayından doğada yüzde 100 çözülebilir poşetleri müşterilerinin hizmetine sunacak. Yurtiçi Kargo, yapılan süreç iyileştirmeleri ile elde edilen verimlilik sonucunda, 2010 yılı içinde, 73.4 ton karbondiyoksidi (Co2) doğadan temizledi. YURTDIŞI BAŞARILAR Türk Kargo Sektörü’nün “Süpermarkası” Yurtiçi Kargo, Türkiye’de geliştirmiş olduğu KOPS sistemini, kargo sektöründe yine bir ilke imza atarak yurtdışına da ihraç etti. Fransa’nın önde


gelen taşımacılık şirketlerinden olan, Yurtiçi Kargo’nun ortağı, Geopost Grubu’nun 2008 yılı sonunda, Doğu ve Güney Avrupa bölgesinde yer alan 13 ülkesinde kullanılmak üzere açmış olduğu yazılım ihalesine, Geopost Grubu içindeki “en iyi uygulamalar” kapsamında davet edilen Yurtiçi Kargo, KOPS (Kargo Operasyonları Sistemi) sistemiyle ihaleyi kazandı ve 2009 yılı başında Letonya’da pilot ülke olarak sistemin kurulum çalışma-

larına başladı. Letonya’da 2009 yılı sonunda devreye alınan projeyi bölgede yer alan diğer 12 ülkede de kurmaya devam edecek olan Yurtiçi Kargo, KOPS Sistemi ile Doğu ve Güney Avrupa bölgelerine faturalama, adres bazlı kodlama sistemi, müşteri ilişkileri, franchise ve bilgi yönetimi sistemleri fonksiyonlarına yenilikçi çözümler getirmiş olacak.

TOSB ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KALİTEDE DE İDDİALI 2008 yılında kararlılık ödülünü alan TOSB, bu yıl yeterlilik için başvurarak, kalitede iddialı ve öncü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Otomotiv sektörünün önde gelen markalarının yer aldığı TOSB, sektörün gerektirdiği kalite ve standartlarda hizmet vermek için, kaliteye verdiği önemi tescillendirme yoluna gitti. TOSB, 2007 Mayıs ayında aldığı ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesine ilave olarak, 2008 yılında da Mükemmellikte Kararlılık belgesini aldı. 2011 Mayıs ayında ISO 14001 ve OHSAS 18001 belgeleri ile TOSB entegre yönetim sistemini uygulamaya koydu. TOSB bu yıl Mükemmellikte Yetkinlik belgesini almayı hedefliyor. TOSB Organize Sanayi Bölgesi, 2008 yılından beri Ulusal Kalite Hareketine katıldı ve bu hareketin yarattığı değişimi yaşamış olan kuruluşların, diğer kalite hareketine katılmamış olan kuruluşlara da örnek olacağına inanıyor. Ulusal Kalite Hareketi’nin temelinde yatan felsefe; ‘yaşam kalitesi’nin sürekli zenginleştirilmesi, yükseltilmesi ve yenilenmesidir. Belirli aşamalarla ilerleyen bir süreç olan Ulusal Kalite Hareketi, ülke çapında kalite bilincini ve örnek kuruluşları her sektörde ortaya çıkartmayı, arttırmayı ve bu sayede ulusal düzeyde zincirleme bir etki yaratmayı hedefliyor. Ulusal Kalite Hareketi’ne, “Kaliteli ve güncel altyapı imkanları sunarak; katılımcıları için sinerji yaratan, edindiği bilgi ve becerileri küresel pazarda satabilecek, evrensel çevre kurallarına ve insana duyarlı, örnek ve önder bir Organize Sanayi Bölgesi olmak” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren “TOSB”da katıldı.

Fuat GÜNEL TOSB Bölge Müdürü TOSB, “Hizmet kalitesini sürekli arttıran, konusunda uzman çalışanları ve tüm gereksinimlere en üst düzeyde yanıt veren altyapısıyla, bölgesindeki katılımcıların rekabet gücünü yükseltecek ve destekleyecek en uygun hizmeti sunan bir Organize Sanayi Bölgesi olmak” misyonu ile hareket ediyor, organik ve sürekli gelişen yapısının gerektirdiği doğrultuda bölgeyi ilgilendiren her türlü negatif veya pozitif kriteri en doğru şekilde değerlendiriyor. Yöneticisinden çalışanına “Kaliteli ve güncel altyapı imkanları sunarak; katılımcıları için sinerji yaratan, edindiği bilgi ve becerileri küresel pazarda satabilecek, evrensel çevre kurallarına ve insana duyarlı, örnek ve önder bir Organize Sanayi Bölgesi olmak” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını devam ettiren TOSB, gelişmesine büyük bir hızla devam ediyor, önemi gittikçe artıyor ve bir markalar şehri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bölgede ilk fabrika 1999 yılında kurulmuş olup, bu sene sonu itibari ile yüzde 75 doluluğa ulaşacağımız görülüyor. Kendi alt yapısını kredi kullanmadan kendi imkanları ile kuran, ortak arıtma tesisi, ortak sağlık merkezi, kar küreme ve tuzlama araçları, modern yönetim ve destek binaları, yol süpürme aracı ve yeterli teknik kadrosu ve yönetim sistemleri ile TOSB, örnek OSB olduğuna inanıyor. Yönetimin kalitesini sürekli olarak iyileştirmek en büyük hedeflerimizdendir. Kalite yolculuğumuz hiç durmadan devam edecektir. Bu vesile ile KalDer’in 20. Kuruluş yıldönümünü kutlarız.

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 219


DİZİNLER KALİTE VE MÜKEMMELLİK YOLCULUĞUNUN 20 YILI... KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 220


İÇERİK DİZİNİ SAYFA NO 1 2 3-6 28-31 32-33 34-35 36 38-39 40 42 44 46-47 48-51 54-60 59 61-62 63-65 66-67 68 70-71 72-73 74-76 77 78 80-81 82-89 90-94 96-101 104-126 130-131 132 134 136-137 138-139 140-141 142-143 144-146 148-149 150-155 156-158 162-164 166-170 172-174 176-178 180-182 184-188 190-191 192 194 196-197 198-206 207-219

KONU BAŞLIKLARI MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DİYOR Kİ... KalDer YÖNETİM KURULU ÜYELERİ TANITIMI A. HAMDİ DOĞAN: YÖNETİM KALİTESİNİ GELİŞTİRMEYE ODAKLANDIK NİHAT ERGÜN: TÜRKİYE’DE MARKA VE MARKALAŞMANIN ÖNEMİ ÜMİT BOYNER: REKABETTE ÖNE ÇIKMAK İÇİN KALİTE VİZYONLARI MARKALAŞTIRILMALI MUSTAFA V. KOÇ: KalDer ‘KALİTE VİZYONU’ 20 YILDIR IŞIK TUTUYOR GÜLER SABANCI: KALİTE KAVRAMI KABUK DEĞİŞTİRİYOR BÜLENT ECZACIBAŞI: TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN MODASI GEÇMEZ AGAH UĞUR: KALİTEYİ HEDEF DEĞİL YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRDİK FEYHAN YAŞAR: KALİTE BİLİNCİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI MİSYONU 20 YILDIR SÜRDÜRÜLÜYOR MATT FISHER: 20. YILINDA KalDer ve EFQM İŞBİRLİĞİ HACI BOYDAK: TÜRKİYE’DE 6 YÖNETİM SİSTEMİ’NE SAHİP TEK KURULUŞ İSTİKBAL HULUSİ ŞENTÜRK: KALİTE, HAYALLERİ VE UMUTLARI BESLEYEN BİR YOLCULUKTUR MEHMET SABUNCU: COŞKUYLA VERİLEN DESTEK KalDer’İ BUGÜNE TAŞIDI KalDer ŞUBELERİ / ANKARA ŞUBESİ EMİN DİREKÇİ: KALİTE YOLCULUĞU DEVAM EDİYOR / BURSA ŞUBESİ ESKİŞEHİR ŞUBESİ İZMİR ŞUBESİ MÜKEMMELLİK YOLCULUĞU MÜKEMMELLİK AŞAMALARI PROGRAMI KARARLILIK BELGESİ ALAN KURULUŞLAR YETKİNLİK BELGESİ ALAN KURULUŞLAR YEREL KALİTE ÖDÜLLERİ YILLARA GÖRE BURSA KALİTE ÖDÜLLERİ PROF. DR. MEHMET DURMAN: MÜKEMMELLİĞİ ÖZENDİRİYOR VE ÖDÜLLENDİRİYORUZ ULUSAL KALİTE ÖDÜLÜ HİZMETLERİMİZ KalDer ETKİNLİKLERİ KalDer’İN 20.YILI KUTLAMA MESAJLARI MEHMET HAYATİ ÖZTÜRK: YÖNETİMDE TOPLAM KALİTE KONSEPTİ BENİMSENMELİ VAHİT YILDIRIM:HEDEF, EVRENSEL KALİTE STANDARTLARINDA MÜKEMMELLİĞİ YAKALAMAK REFİK BAYDUR: TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ YAŞAM KALİTESİNİ DE YÜKSELTİYOR RUHİ ENGİN ÖZMEN: MÜKEMMELLİK YOLUNDA UND’NİN KALİTE YOLCULUĞU Dr. VEYSEL YAYAN: KALİTE BEKLENTİSİ YÜKSEK, 130 ÜLKEYE İHRACAT YAPILIYOR GÜR ÇAĞDAŞ: KURUMLAR İLE OTORİTE ARASINDA KÖPRÜ GÖREVİ YAPIYORUZ HÜSEYİN BİLMAÇ: REKABET ‘TOPLAM KALİTE’ MANTIĞIYLA GERÇEKLEŞEBİLİR IŞIK GÖKKAYA: İNŞAAT SEKTÖRÜNDE KALİTE VE ANLAYIŞI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR TAMER ATSAN: YETKİLİ SATICILARDA HİZMET KALİTESİ OLGUSU ÖNEM KAZANIYOR MUAMMER EKİM: TÜM OPERASYON VE ÇALIŞMALARDA ÜST DÜZEY ÖNLEMLER ALINIYOR BÜLENT TAŞAR: FİNANSAL KİRALAMA SEKTÖRÜNDE ETİK İLKELER ÖNEMLİ AYHAN GÜLERYÜZ: HAZIR BETON SEKTÖRÜ KALİTELİ ÜRETİMLE BÜYÜYOR BAŞARAN ULUSOY: TÜRKİYE TURİZMDE İLK 10 ÜLKE ARASINDA M. SELAMİ İLERİ: TARIM MAKİNALARINDA KALİTENİN ÖNEMİ ARTIYOR ZUHAL DAŞTAN: AB STANDARTLARINA UYUM KONUSUNDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI Dr. MÜH. ERDAL GAMSIZ: MAKİNA SEKTÖRÜNDE KALİTENİN YOLU; TAKIM TEZGAHLARINDAN GEÇİYOR YAMAN AKYOL: KalDer’İN KALİTE FARKINDALIĞI YARATMA MİSYONU ÖNEMLİ FAHİR GÖK: İHRACAT POLİTİKALARI KALİTELİ ÜRETİMİ ZORUNLU KILIYOR Dr. AHMET EŞREF FAKIBABA: HEDEF, ULUSAL KALİTE ÖDÜLÜ’NÜ ALMAK BURHANETTİN KOCAMAZ: KALİTE YOLCULUĞUNDA GÖSTERİLEN ÇABALAR KATEDİLEN MESAFE PROF. DR. MURAT ALİ DULUPÇU: YÜKSEKÖĞRETİMDE KALİTE KAVRAMI VE SDÜ BELGELENDİRME ŞİRKETLERDEN...


REKLAM DİZİNİ SAYFA NO 127 13 153 199 181 16 11 170 99 179 83 165 53 147 45 157 125 21 133 178 149 15 71 109 97 33 85 105 85 137 158 191 154 123 10 14 129 155 85 121 197 107 43 57 12 151 135 174 41 71 167 173 201 93 183 123 87 139 ÖN KAPAK İÇİ 107

FİRMA ADI AK ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. AKSA AKRİLİK KİMYA SANAYİ A.Ş. AKTAŞ HOLDİNG SÜSPANSİYON SİSTEMLERİ SANAYİ TİCARET A.Ş. ALTIN YUNUS ÇEŞME TURİSTİK TESİSLERİ A.Ş. ANADOLU EFES BİRACILIK VE MALT SANAYİ A.Ş. ARKPRES EMNİYET KEMERİ SAN. VE TİC. A.Ş AROMSA BESİN AROMA VE KATKI MAD. SAN. VE TİC. A.Ş. ARTIBEL KALİTE SİSTEM BELGELENDİRME VE EĞİTİM HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. ASKAYNAK ASSIST REHBERLİK VE MÜŞTERİ HİZMETLERİ A.Ş. AVUKAT MAİL BÜYÜKERMAN ANAOKULU AXA SİGORTA A.Ş. AYTAÇ GIDA PAZARLAMA TİCARET VE SANAYİ A.Ş. B PLAS A.Ş. BALNAK NAKLİYAT VE LOJİSTİK HİZMETLERİ TİCARET A.Ş. BAMESA ÇELİK SERVİS SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BAREM PAZAR ARAŞTIRMA VE ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ LİMİTED ŞİRKETİ BİOMEDİKAL BİTKİSEL AROMALI DOĞAL SAĞLIK KOZM. ÜRÜN. PAZ. SAN. BİRUNİ LABORATUVARI TIBBİ TAHLİLLERİ SANAYİ A.Ş. BOĞAZİÇİ MEZUNLARI DERNEĞİ BORUSAN YATIRIM VE PAZARLAMA A.Ş. BOYDAK HOLDİNG / İSTİKBAL BRİSA BRIDGESTONE SABANCI LASTİK SAN. VE TİC. A.Ş. BSH EV ALETLERİ BSI GROUP EURASIA BELGELENDİRME HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ CIMPOR COŞKUNÖZ METAL FORM MAKİNA END. TİC. A.Ş. CÜNO TEKSTİL KONFEKSİYON SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇELEBİ HAVA SERVİSİ A.Ş. ÇELEBİ HİZMET GIDA İŞLETMELERİ TURİZM SAN. VE TİC. A.Ş. ÇEVİRİ İŞLETMELERİ DERNEĞİ ÇEVRE ENERJİ VERİMLİLİK VE KALİTE KURULU İKTİSADİ İŞLETME / ÇEVKAK ÇİMTAŞ BORU İMALATLARI VE TİC. LTD. ŞTİ. DANONE HAYAT İÇECEK VE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. DARDANEL ÖNENTAŞ GIDA SANAYİ A.Ş. DURAN DOĞAN BASIM VE AMBALAJ SANAYİ A.Ş. EDENRED KURUMSAL ÇÖZÜMLER A.Ş. / ACCOR EKOLOJİK ENERJİ A.Ş. ELVİN TEKSTİL PAZARLAMA LTD. ŞTİ. EMAS ELEKTROTEKNİK MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. ERAN MÜHENDİSLİK PROJE ENDÜS.İNŞ.TES.TİC.LTD. ŞTİ. ERBAKIR ELEKTROLİTİK BAKIR MAMULLERİ A.Ş. ERMETAL OTOMOTİV VE EŞYA SANAYİ TİCARET A.Ş. / BÜROSİT EUROGAP BELGELENDİRME VE ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. FAİK ÇELİK HOLDİNG / BEYÇELİK GESTAMP A.Ş. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ MÜDÜRLÜĞÜ GELİŞİM TIBBİ LABORATUVAR HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ GEMPORT GEMLİK LİMAN VE DEPOLAMA İŞL. A.Ş. GLORIA HOTELS RESORTS HEITEC MÜHENDİSLİK VE SİSTEM ÇÖZÜMLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. HERAEUS ELECTRO-NİTE TERMOTEKNİK SAN. VE TİC. A.Ş. INTERIUM TURİZM MÜMESSİLLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ INOTEC TEKNOLOJİ VE YÖNETİM DANIŞMANLIĞI TİCARET VE LİMİTED ŞİRKETİ İDO İSTANBUL DENİZ OTOBÜSLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. İNCOLAB CEVHER ORGANİZE LAB. VE GÖZETMELERİ LTD. ŞTİ. İNOKSAN MUTFAK SAN. TİC. A.Ş. İPRAGAZ A.Ş. İSTANBUL GAZ DAĞITIM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 222


SAYFA NO

146 18 143 119 105 185 111 195 83 24 25 193 175 189 69 8 139 71 85 ARKA KAPAK 169 113 168 177 131 151 79 97 205 111 97 203 - 205 145 191 - 204 159 115 37 95 121 171 167 201 101 143 186 141 83 7 22 - 105 187 19 9 87 163 23 160 - 170 17 99 20 117

FİRMA ADI

İSTANBUL TİCARET ODASI JİT KALİTE KONTROL VE ENDÜSTRİYEL İŞGÜCÜ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. / CHESS KALE KİLİT VE KALIP SANAYİ A.Ş. KARELİ DEFTER EĞİTİM, İLETİŞİM, DANIŞ. VE SOSYO EKONOMİK ARAŞ. LTD. ŞTİ. KAVRAKOĞLU DANIŞMANLIK EĞİTİM VE BİLİŞİM TİCARET LTD. ŞTİ. KAYSERİ VE CİVARI ELEKTRİK T.A.Ş. KIRAÇ METAL ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. KIRCILAR DERİ A.Ş. KOCAELİ SANAYİ ODASI KONYA ŞEKER LAND ROVER OTOMOTİV LC WAİKİKİ LRQA GÖZETİM LTD. ŞTİ. MESA MAKİNA DÖKÜM GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. MNG KARGO YURTİÇİ VE YURTDIŞI TAŞIMACILIK A.Ş. MUTLU AKÜ VE MALZEMELERİ SAN. A.Ş. NİL IŞIL İŞLEM SANAYİ A.Ş. NİLÜFER BELEDİYESİ NOVA REKLAMCILIK DEKORASYON VE TİCARET A.Ş. ODTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI A.Ş. OPET PETROLCÜLÜK A.Ş. PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş. POLİYA POLİESTER SAN. VE TİC. A.Ş. RADİKAL GAZETESİ RENTIP MEDİKAL ÜRÜNLER VE ÖZEL SAĞLIK HİZM. SAN. VE TİC. A.Ş. S.S. İSTANBUL ECZACILAR ÜRETİM TEMİN DAĞITIM KOOPERATİFİ SCHENKER ARKAS NAKLİYAT VE TİCARET A.Ş. SEGER SES VE ELEKTRİKLİ GEREÇLER SAN. A.Ş. SEKSÜT SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÇUMRA MESLEK YÜKSEK OKULU SENTEZ AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. SERTRANS ULUSLARARASI NAKLİYAT A.Ş. SİEMENS SANAYİ VE TİCARET A.Ş. SİMKAL KALİBRASYON VE DANIŞMANLIK SANAYİ LTD. ŞTİ. SOFRA YEMEK ÜRETİM VE HİZMETLERİ A.Ş. STANDART LABORATUVARLARI İŞLETMECİLİĞİ LTD. ŞTİ. STM SAVUNMA TEKNOLOJİLERİ MÜHENDİSLİK VE TİCARET A.Ş. SUPPORT YAZILIM DON. DAN. TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ SYK GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ LTD. ŞTİ. ŞAHİNLER HOLDİNG A.Ş. TARSUS BELEDİYE BAŞKANLIĞI TEKNOSA İÇ VE DIŞ TİCARET A.Ş. TEKPOL TEKNİK POLİÜRETAN SAN. TİC. A.Ş. TEMEL CONTA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. TOSB ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ MÜDÜRLÜĞÜ TUSAŞ MOTOR SANAYİ A.Ş. / TEI TÜPRAŞ TÜRKİYE PETROL RAFİNERİLERİ A.Ş. TÜRK PHILIPS TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ TÜRK TELEKOM TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ UNİVERSAL DİL HİZMETLERİ VE YAYINCILIK A.Ş. VODAFONE TELEKOMÜNİKASYON A.Ş. WALL STREET INSTITUTE TURKEY YALIN ENSTİTÜ DERNEĞİ İKTİSADİ İŞLETMESİ YİĞİT AKÜ A.Ş. YSM BUSINESS SOLUTIONS YURTİÇİ KARGO

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 223


NOTLAR ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................ ................................................................................................................................................................

KalDer’in 20.Yılı Kutlu Olsun 224


Ulusal Ekonomi Gazetesi Küresel Ana Haber’in sektör eklerinde yerinizi ayırtınız

www.kureselanahaber.com Tel: 0312 496 01 37- 0312 496 01 09



KalDer 20. Yılı