baby&kidstore may 2019

Page 1

www.artimagaza.com

www.babyneo.com.tr

www.babytime.com.tr

www.babydola.com www.cantoybebe.com

www.yosun.com.tr

www.bebeceyizsarayi.com

www.bestkidsclub.com

www.blueberrykids.com.tr

www.breeze.com.tr

www.defnebaby.com

www.elsima.com

www.firststep.com.tr

www.funnybaby.com.tr

www.granzmoda.com

www.hilalakinci.com

www.laricekids.com

www.luggibaby.com

www.matilda.com.tr

www.nktekstil.com

www.papulin.com

www.boinc.com.tr

www.etiketsizmarkalama.com

www.donella.com.tr

1 MayÄąs www.zeyland.com.tr 2019


Röportaj 2

Mayıs 2019


Mayıs 2019

3


Röportaj

Tri Elektronik

Düşük Maliyetli Markalama Yöntemi ile Tabuları Yıkıyor! Neredeyse tüm sektörlerde Inkprint baskı yöntemiyle markalamada yeni bir devire imza atan Tri Elektronik’in Satış ve Pazarlama Müdürü İlker Keser ile sistemin detaylarını konuştuk… da Tri Elektronik markasıyla sektördeki yerimizi aldık. 2013 yılında EAZY 90, 2015 yılında ise EAZY 130 makinelerinin %100 Comec Italia SRL’den temin edilen ürünlerle yerli montajlarını yapmaya başladık. İlk günden bugüne kalite, müşteri memnuniyeti ve marka güvenilirliğine bağlılığımız sayesinde kazandığımız ün ile müşteri potansiyelimizi gün geçtikçe arttıran bir firma olma özelliğimizi gururla sürdürüyoruz.

Tri Elektronik markanızın gelişim süreci hakkında bilgi alabilir miyiz? Firmamızın kuruluş süreci 1972 yılına kadar dayanıyor. Yaklaşık 50 senelik köklü bir geçmişe sahip firmamızın kurucusu ise Tahir Remzi Büyüknalçaçı. Kuruluşumuzun ilk yıllarında radyo, pikap gibi ürünlerin üretimleri ile beraber çoklu kayıt makineleri ve bunların elektronik aksamlarını içeren bir sektörde hizmet vermekteydik. İlerleyen dönemlerde, sektörde yaşanan birtakım değişimler beraberinde ekonomik sıkıntıları da getirdi. Bu durum bizi, kendimize yeni bir sektör, yeni bir pazar arayışına girmeye itti. Bu arayış sonucunda, 1991

4

Mayıs 2019

yılında çelik klişe üretimi ile tampon baskı sektörüne ilk adımı attık. Kuruluşumuzun ilk gününden beri kaliteli ürün, kaliteli hizmet bizim için çok önemliydi. 1994 yılında kendi üretimimiz olan çelik klişeler için Türk Standartları Enstitüsü’nden kalite sertifikası almaya hak kazandık. 1996 yılında ise çelik klişe ham maddesi ihracatına başladık. 2000 yılında VISPROX tampon baskı be serigrafi mürekkeplerinin ülke içi dağıtımını gerçekleştirmeye başladık. Bu gelişmenin hemen akabinde 2004 yılında Comec Italia SRL ile tampon baskı makineleri satış ve servis anlaşmasını imzaladık. 2010 yılında

Şuanda da hali hazırda baskı sektöründe faaliyet göstermekteyiz, makine ve mürekkep gibi ana elemanların ithalatını, silikon tampon, çelik klişe gibi sarf malzemelerin imalatını yapıyoruz. Satışını yaptığımız tüm ürünlerin aynı zamanda servis ve satış sonrası desteğini de sağlamaktayız. Baskı makineleriniz ile ilgili olarak hangi sektörler sizden ne şekilde hizmet alabilirler? Bu konuda sektör çeşitliliğini kısıtlamak pek mümkün değil. Hemen hemen her sektör, ürünleri üzerinde markalama, model etiketi gibi çeşitli baskılar yapabilmek için, satışını yapmakta olduğumuz baskı makinelerini kullanabilir. Bu bağlamda, makinelerin opsiyonel olarak bazı ekipmanları bulunuyor. Bu ekip-


manları müşterilerimize üretimini yaptıkları ürünlerin özelliklerine göre öneriyor ve temin ediyoruz. Bu çeşitlilikle alakalı olarak da, Türkiye’deki pazar payımızın oldukça yüksek olduğunu söyleyebilirim. ‘Inkprint Yöntemi kullandıysanız, kimse ürününüzden markanızı söküp atamaz!’ Özellikle tekstil sektörü için Inkprint Etiketsiz Markalama yöntemi ve kullanıcı firmaya sağladığı avantajlar ile ilgili biraz daha detaylı bilgi alabilir miyiz? Inkprint, tekstilde etiketsiz markalama ve yıkama talimatı baskısı, başlıca dikişsiz giyim, iç giyim, penye, t-shirt, gömlek, çorap, spor giyim, mayo ve şapka gibi bitmiş ürünlerin sevkiyatından hemen önce uygulanabilen bir yöntemdir. Inkprint baskı makinelerinin kumaş üzerine doğrudan ve kalıcı baskı yapabilmesi ile tekstil sektöründe etiket dikimi gerekliliği artık ortadan kalkmıştır. Inkprint Etiketsiz Markalama yıkamaya, esnemeye ve sürtünmeye dayanıklıdır ve kumaşta parlama yapmaz. Ürüne tek renk ve iki renk olarak baskı yapılabilir. Önemle altını çizmek istiyorum ki; tüketicinin her geçen gün daha da bilinçlendiği ve büyük bir hassasiyetle ile yaklaştığı sağlık konusuna biz de büyük önem vermekteyiz. Inkprint Etiketsiz Markalama yönteminde kullandığımız temel ürünümüz özel tekstil mürekkepleridir. Mürekkeplerimiz, RoHS direktiflerine ve Toy standartlarına uygun olarak üretilmiştir, bünyelerinde ağır metaller ve insan sağlığını tehdit eden zararlı maddeler içermemektedir.

Kullanıcıya temas etmesinde hiçbir sakınca yoktur, zarar vermez ve hiçbir şekilde kanserojen madde de içermez. Bununla ilgili olarak tüm test raporları ve deklarasyonlar da elimizde mevcut bulunmakta. İsteyen firmalara bu belgeleri sunmaktayız. Ürün üzerine baskı yapıldıktan sonra teste gönderildiğinde OEKOTEX testlerinden de geçebilmektedir. Avantajlar konusunda gelirsek, Inkprint Etiketsiz Markalama yönteminin kullanıcıya sağladığı çok sayıda avantaj var. Ben kısaca bunların en önemlilerinden bahsedeyim. Öncelikle, bu makinenin kullanımı zamandan ve işçilikten tasarruf sağlamakta. Örneğin, bir günlük baskı sürecini ele alalım. Sabah, baskıya başlamadan önce, boya gibi gerekli ekipmanların hazır hale getirilmesi için yaklaşık on dakikalık bir hazırlık süreci var. Bu süreçten sonra eğer marka, beden veya içerik değişikliği yapılmayacaksa, gün sonuna kadar baskı faaliyetine devam edebiliyorsunuz. Baskının hiçbir bekleme, kuruma gibi süreci bulunmuyor. Dolayısıyla operatörün profesyonelliğine de bağlı olarak saatte yaklaşık 800 ila 1200 adet ürüne baskı uygulayabiliyorsunuz. Bu da bir gün dahilinde molalar ve duruşlarla birlikte 5.000-8000 adet ürün baskısı gibi yüksek bir üretim hızının gerçekleşmesi anlamına geliyor. Müşterilerimiz genellikle sıcak transfer yöntemi ile karşılaştırırlar. Inkprint yöntemini, sıcak transfer baskı yönteminden ayıran en önemli özellik de makinenin hızı ve baskının maliyetidir. Ayrıca iş güvenliği anlamında da bu iki yöntem birbirinden ayrılmakta. Bizim makinemiz

sistemi dolayısıyla elektriğin yanında havaya da ihtiyaç duyuyor ve bir kompresör yardımıyla çalışıyor. Burada adından da anlaşıldığı üzere sıcak transfer baskısındaki gibi bir sıcaklık olmuyor. Bu da iş sürecinde daha güvenli bir çalışma ortamı anlamına geliyor. Kullanışlılık anlamında da kullanıcıya önemli avantajlar sağlıyor. Örneğin ürünün bel kısmına baskı yapacaksınız. Dolayısıyla burada bel lastiğine uygun bir sistemle hareket etmeniz gerekiyor. Inkprint sisteminde ürün üzerine hiçbir sıcaklık uygulamadığınız için işlem gören lastik deformasyona uğramamış oluyor, baskı lastikle birlikte esneyebiliyor. Son olarak da marka görünürlüğünden bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz gibi son dönemlerde markalaşma faaliyetleri büyük önem kazandı, firmalar bu yöndeki çalışmalarına hız kazandırdılar. Inkprint yöntemini kullandığınız zaman, üründeki marka görünürlüğünüz daimi oluyor. Kullanıcı rahatsızlık duyduğu ürün etiketini, ürünün üzerinden kesip atabiliyor, bu yöntem ile baskı bu noktada kalıcılık sağlıyor.

‘Kullanıcılarımızın memnuniyeti ile satışlarımızı günden güne arttırıyoruz.’

Mayıs 2019

5


Röportaj Aslında 2004 yılından beri Inkprint Etiketsiz Markalama yöntemini kullanan firmalar var ancak bazı firmalar da bu yöntem ile yeni yeni tanışıyorlar. Bu süreçte sizin müşterilerinize sağladığınız kolaylıklar neler oluyor? Sizin de söylediğiniz gibi biz 15 yıldır bu pazarda hizmet veriyoruz ve 2004 yılından bu yana sistemimizin güvenilirliğini kanıtladık aslında. Şuan firmalara önerimiz, yeniliklere açık aksiyonlar almaları ve geçmişten gelen tabuları yıkmaları yönünde. Elbette ki etiketleme, baskı sistemleri ile ilgili süre gelen alışkanlıklar var ve bazı alışkanlıkların değişmesi zaman alıyor. Biz, bu aşamada o geçiş sürecini yaşıyoruz ama günden güne de firmaların bu geçişe adapte olduklarını gözlemliyoruz. Bu da bizim için oldukça memnun edici bir gelişme. Firmaların adaptasyon süreçlerinde, biz de inkprint sistemin avantajlarını müşterilerimize sunmaya ve işlerini kolaylaştırmaya yönelik çaba sarf ediyoruz. Özellikle makinemizle yeni tanışan firmalar için; satış sonrasında yerinde kurulum, yerinde eğitim politikasıyla makinenin nasıl kullanıldığını, nerelerde hassasiyet gösterilmesi gerektiğini, kullanıcının nelere dikkat etmesi gerektiği hakkında bir eğitim veriyoruz. Yaklaşık 2 ila 3 saatlik bir eğitim süresi yeterli olmakla birlikte, ama biz müşterimiz rahat olsun diye bu eğitim sürecini tam güne uzatabiliyoruz. Kurulum sonrasında makinenin kullanımını gösteriyoruz, daha sonra eğitimi alan personelin makineyi kullanmasını istiyoruz ve onun kullanımını düzgün olup olmadığını takip ediyoruz. Bundan emin olduktan son6

Mayıs 2019

rası artık iş operatöre kalıyor. O, zaman içerisinde takıldığı yerlerde bizden destek almaya başlıyor artık. Bu anlamda, sorunsuz bir geçiş süreci olduğunu söyleyebilirim aslında. Aslında bizi sektördeki firmalardan ayıran en büyük özelliğimiz, sistemin satış sonrası kısmında devreye giriyor. Makinenin ihtiyacı olan klişe dediğimiz kalıplar var, bunları kendi bünyemizde üreten bir firmayız. Yine transferi sağlayan silikon transfer kalıpları var. Bunları da kendi bünyemizde üretiyoruz. Klişe ve silikon transfer kalıpları makinenin temel ihtiyaçlarını oluşturan ekipmanlar. Tabii bunların haricinde bir de boya distribütörlüklerimiz var. Müşterilerimiz, Pantone kataloğundan istedikleri renk tonunu seçerek, bunu bizden temin edip üretimlerinde kullanabiliyorlar. İstedikleri rengi elde etmek için özel karışım yaptırabiliyorlar bize ve böylece her türlü rengi zorlanmadan tedarik edebilmiş oluyorlar. Dolayısıyla bir kullanıcının ihtiyaç duyabileceği tüm malzeme, ürün ve hizmeti tek bir noktadan, bizden sağlayabiliyorlar. Bu durum kullanıcı için büyük bir kolaylık sağladığı gibi, üretimlerinin sorunsuz devam etmesinin de en büyük etkeni. Makinenin ömrü ne kadar? Müşteri sizden bu makineyi satın aldıktan sonra ortalama kaç yıl kullanmaya devam edebilir? Bu noktada, makinenin ne şekilde kullanıldığı çok önemli. Az önce belirttiğim gibi makinemiz hava ve elektrik ile çalışan bir makine. Dolayısıyla hava ile birlikte bazı ekipmanların içerisinden su, yağ, toz gibi partiküller zaman zaman makineye bulaşabiliyor. Bunları engellemek için kurutucu, yağ tutucu gibi hava tesisatına takılabilen ilave ekipmanlar var. Biz, bunların bulundurulması gerekliliğinden, alıcı firmalara özellikle bahsediyoruz. Bunları alıp kullandıkları sürece hiçbir problem çıkmıyor. Bu şartlarda, hava ve yağın gelmediğini düşünecek olursak, bu makinede ekstra bir bakım-servis hizmeti verilmesine gerek kalmıyor.

‘Sadece 5-6 ay içerisinde satın aldığınız makineyi amorti edebilirsiniz!’

Kullanıcısına bu kadar fazla avantaj sağlayabilen Inkprint Etiketsiz Markalama makinesinin ortalama fiyatları hakkında bilgi alabilir miyiz? Makinemizin fiyatı, opsiyonlu aksesuarların ilave edilmesi veya çıkarılması halinde ortalama 3.200 euro ila 4.200 euro aralığında değişiyor. Maliyet, zaman ve işçilikten sağladığı tasarrufu düşünürsek, belli bir sermaye ile kullanıcıyı uzun vadede kara geçirecek bir makine olduğunu söyleyebilirim. Şöyle düşünün; ortalama büyüklükte sürekli ve seri çalışan bir atölyenin günlük üretimi 5.000-5.500 adet parça civarındadır. Ve tek bir inkprint makine ile günlük ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bunun yanında etiket dikme zamanı kaybetmedikleri için dikiş hızları da artar. Yaklaşık 120 bin adetlik aylık üretimle 5-6 ay içerisinde almış olduğunuz makineyi amorti edebilirsiniz. Makinenin ihracatını hangi ülkelere gerçekleştiriyorsunuz? Distribütör bir firma olmamız sebebiyle Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetler bölgelerine satış yapıyoruz genelde. Burası bizim için oldukça geniş bir pazar. Özellikle Özbekistan, Ürdün, Lübnan, Azerbaycan ve Türk Cumhuriyetler ise bu bölge içerisinde ağırlıklı olarak ihracat yaptığımız pazarlar. 2019 yılının ilk yarısı proje ve faaliyetler anlamında nasıl geçti? Aslına bakarsanız 2018’den itibaren ülke olarak kötü bir döneme girdik. Böyle dönemlerde firmalar maliyetlerini düşürmeye ve üretim maliyetlerini kontrol altına almaya çalışıyorlar. Bu durum bizim için avantaj sağladı aslına bakarsanız. İşte bizim markamız, bizim makinemiz tam da bu noktada devreye giriyor. Bir firma maliyet düşürmek istiyorsa daha uygun bir yöntem olarak bizim makinemizi seçip uzun vadede çok daha kazançlı çıkıyor.



Röportaj

Edit ö r ’ d e n. . . baby & kid store ile her ay 1 dünya yolculuk… Yeryüzünün yeşiline kavuştuğu, güneşin göz kırpmaya başlayarak yaz mevsiminin o mükemmel enerjisini ruhumuza katmaya başladığı Mayıs ayı sayımızdan herkese merhaba! Öncelikle, bu yıl Mayıs sayımıza denk gelen on bir ayın sultanı Ramazan’ın önce sofralarımıza, evlerimize sonra iş yerlerimize, sektörümüze ve tabii tüm ülkemize bol bereketle gelmesini temenni ediyor ve herkese hayırlı bir ay diliyorum. Bu sayımızda da her zaman olduğu gibi, siz sektör profesyonellerinin yoğun iş temposunu göz önünde bulundurduk ve kıymetli zamanlarınızdan tasarruf etmenizi sağlamanıza yardımcı olacak içerikler hazırladık. Sayfalarımızda ilerledikçe ekonomi gündemi, iç ve dış ticaretteki yenilikler, ihracatçı firmalarımız için gümrükteki gelişmelerden haberdar olabileceğiniz bilgilere rastlayacaksınız. Ama tabii bununla bitmiyor… Sektörümüzün son trendleri, sektör firmalarımızın kendilerini daha da ileriye taşıyabilecekleri reklam, iletişim ve pazarlama faaliyetlerine yönelik uzman görüşleri de bu sayımızda sizleri karşılıyor olacak. Yine bu sayımızla yaz modasına da ufak bir giriş yapacağız. Hangi firmalar 2019 yazı için nasıl koleksiyonlar hazırlamış, bebek ve çocuk modası hangi yöne gidiyor, tüketiciler üreticilerden neler bekliyor gibi konularda da değerlendirmelerde bulunacağız. Köklü firmalarımızı daha derinden tanıyacak ve hedefler her geçen gün ne kadar büyüyor, üzerine konuşacağız.

Mayıs 2019

Ve fuarlar… Geçen sayımızda Ukrayna’nın Kiev kentinde gerçekleşen Baby Expo Fuarı’nda bizzat bulunarak sizleri gururla temsil ettik ve fuar sonrasında Türk katılımcı firmalarımız ile bu fuarı kritik ettik. Ayrıca Polonya BTSO Bebe- Çocuk 2. Urge Etkinliği ile ilgili son gelişmeleri de bu sayımızda bulabileceksiniz. Haziran sayımızla ise sizleri öncelikle İtalya’ya götüreceğiz. Yetişkin modasının kalbi belki Milano ama bebek ve çocuk modasının kalbi Pitti Immagine Bimbo Fuarı ile her yıl Floransa’da atıyor. Büyük bir heves ve itinayla hazırladığımız dergimizi tüm fuar ziyaretçilerine ve sektör profesyonellerine standımızdan ikram edeceğiz. Ve bir diğer durağımız Paris. Yerli koleksiyonlarımız belki de Fransız tasarımcıların ilham kaynağı olacak. Bizlere bu yolculuklarımızda eşlik ediyor olmanız mutluluk kaynağımız. Bir sonraki sayımızda güzel haberlerle buluşmak dileğiyle. Sevgiyle kalın!

Duygu Sazan


Publisher: H. Ferruh Işık

on behalf of İSTMAG Magazin Gazetecilik Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.

General Manager (Responsible) Mehmet Söztutan mehmet.soztutan@img.com.tr Coordinator Mehtap Akyel mehtap.akyel@img.com.tr Editor Duygu Sazan duygu.sazan@img.com.tr

Haklı rekabet! Üreticiler için de geçerli, hizmet sunanlar için de… İnsanın şöyle güçlü, mert, dürüst rakipleri olsa da hep beraber çıtayı yükseltsek; kaliteyi, kapasiteyi arttırsak... Dünya ile rekabet edecek güzel ürünler üretsek, dev fuarlar yapsak, şahane dergiler çıkarsak. Hep birlikte Sanayi 4.0’dan, 360 derece işlerden bahsetsek... Ama nerede o güzellikler! Her sektörde kavga, her alanda haksız rekabet var. Kopyacılar, taklitçiler, merdiven altı, kayıt dışı... Maalesef bu durum bütün sektörlerde ve genelde bütün dünyada yaygın bir hastalık. Geri kalmış ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde daha da fazla. Aslında bu durum gelişmişlikle doğru orantılı galiba... Biz 30 dergimiz ile sektörde hep öncü olduk. Hep daha iyisini çıkarmak ve daha iyi dağıtım yapmak için uğraştık. Hep lider olduk, hep taklit edildik. 30 dergimizin hemen tamamında dünya çapında ilgili sektörlerde marka olduk. Baby & Kid Store dergimiz de onlardan biri. Yıl boyunca sektörümüzü Almanya, Polonya, İtalya, Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkelere taşıdık. Yurt içinde adım atmadığımız yer kalmadı. Baş döndüren bir hızla devam ediyoruz. Hep birlikte!

Mehtap AKYEL

Design & Graphics Furkan Yaldız furkan.yaldiz@img.com.tr Correspondent Tayfun Aydın tayfun.aydin@img.com.tr Foreign Relations İsmail Çakır ismail.cakir@img.com.tr Chief Accountant Zekai Turasan zturasan@img.com.tr

Subscription İsmail Özçelik ismail.ozcelik@img.com.tr Finance Manager Mustafa Aktas mustafa.aktas@img.com.tr

Head Office İSTMAG Magazin Gazetecilik Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Evren Mah. Bahar Cad. Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat: 4 Güneşli Bağcılar - İstanbul / Turkey Tel: +90 212 604 51 00 Faks: +90 212 604 51 35

Printed By İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ STANBUL Tel: 0212 454 30 00 www.ihlasmatbaacilik.com

Koord i n atö r

Mayıs 2019


Röportaj

Larice Kids

Kalitesinden, prestijinden, güvenilirliğinden taviz vermeyen ilham kaynağı bir marka her zaman koruduk ve gün geçtikçe de bu mevcudun üzerine her zaman yenilikler ekledik. Çünkü en büyük değerlerimizden biri, yenilikçi bir firma olarak çağın yeniliklerine uyum sağlamamız ve müşterilerimize her zaman yeniyi, beğenileni, arananı sunmamız.

Kendi içinizde Larice ailesi olarak kuruluşunuzdan bu yana geldiğiniz noktayı nasıl anlatırsınız? Tülay Tekstil’in tarihi 32 yıllık köklü bir geçmişe dayanıyor. Tülay Tekstil olarak, Devino Club markasıyla yetişkin ev giyimi üretimine başladık. Çocuk ev giyimini de yaklaşık 5 yıl önce Larice Kids markasıyla hayata geçirdik. Bugüne baktığınızda Ortadoğu’nun ve birçok ülkenin vazgeçilmez markaları arasında yer alıyoruz. Larice Kids damgalı ürünler ne kadar ev içi giyim grubuna dahil olsa da, çocukların parklarda bahçelerde geçirdiği keyifli vakitlerde de kullanabilecekleri tasarımlara sahip. Larice Kids olarak, yola çıktığımız noktadan vardığımız yere kadar kaliteden ve kaliteyi meydana getiren hiçbir kriterden taviz vermeyen bir firmayız. İlk günden bu yana, mevcut kalitemizle birlikte elimizdekini 10

Mayıs 2019

Bir ürünün ortaya çıkmasındaki tüm aşamalarda, büyük bir titizlikle çalışıyor ve hep vurguladığım gibi kalitemizi sergilemeyi amaçlıyoruz. Koleksiyon hazırlama süreçlerimizde, üretimimizin her safhasında, biz bu ürünü en iyi nasıl yapabiliriz düşüncesinde hareket ediyoruz. Çünkü kaliteliyi ve kalitesizi birbirinden ayıranın bu aşamalar olduğunun bilincindeyiz. Aslına bakarsanız, günümüz sektörü ve koşullar, bu ayrımı çok net bir şekilde de göstermiyor. Buna rağmen, biz yine de fiyat endeksli olarak yaklaşmıyoruz duruma ve çizgimizi her zaman hassasiyetle koruyoruz. Marka kimliğimize değinmek gerekirse, bizim en belirgin, en sağlam ve öne çıkan özelliğimiz marka güvenilirliğimizdir diyebilirim. Larice Kids olarak, gerek müşterilerle, gerek tedarikçilerle kurduğumuz ilişkilerimizde, sağlamlığımızdan, güvenilirlik değerimizden, dürüstlüğümüzden ve etik kurallara göstermiş olduğumuz özenden hiçbir zaman hiçbir koşulda ödün vermedik. Bunu rahatlıkla ifade edebiliyorum, çünkü biz bu anlayışımızı iletişimde olduğumuz paydaşlarımızdan gelen geri dönüşler doğrultusunda gördük ve deneyimledik. Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? Çocuk ve teenage yaş gruplarına yönelik pijama ve ev giyim ürünleri bünyemizde yer alan ürün grupları. Günlük ve rahat olarak tabir edebi-

leceğim ürünleri Larice Kids çatısı altında bulabilirsiniz. Bizim ürünlerimiz, aslında joker ürünler olarak nitelendirilebilir. Çünkü bu ürünler, rengi, kumaşı, dokusu gibi her bir detayıyla beraber ister evde vakit geçirirken, ister sokakta oynarken, ister uyurken kullanılabilecek yani çok geniş bir alanda kullanılabilme özelliğinde bir çeşitliliğe sahip. Ürün koleksiyonlarınız hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Koleksiyonlarımızı hazırlarken, hazırlığını yaptığımız sezonun trendlerini, renklerini ve ilgili tüm detayları mutlaka takip ediyoruz. Dünya trendlerinden elbette ki ilham alıyoruz ama Larice Kids’in pijama ve ev giyim grubu ürünleriyle de başka markalara ilham kaynağı olduğumuzu çoğu kez gözlemledik ve hala da gözlemliyoruz. Bizim üretimini yaptığımız grupların, pijamaların, özellikle bizden sonra daha geniş alanlarda kul-


lanılabilir bir forma sokulduğunu da hep birlikte görmekteyiz zaten. Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? İhracat çalışmalarınız ve hedefleriniz ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Bu alanda birçok farklı kriterimiz var aslında. Ama bu kriterlerimizden en önemlisi sağlıklı ürünler ortaya çıkarıyor olmak. Buradaki önemli etkenlerden biri kumaşın kalitesi. Kullanacağımız kumaş organik pamuk olmalı ve Türkiye’de üretilmiş olmalı. Sağlıklı, organik boyalarla yapılabilen baskılar çalışarak hijyenik ürünler üretiyoruz.

Larice Kids olarak, başlangıçtan itibaren ihracat ve yurt dışı tabanlı çalışan bir firmayız ama üretimimiz Türkiye’de gerçekleşiyor. %100 yerli sermaye ile kurulmuş bir kadın girişimci firmasıyız.

İhracatta, Orta Doğu şuanki pazarın en büyük dilimini oluşturuyor. Ama biz, Orta Doğu ülkelerine alternatif olarak farklı kıtalarda farklı ülkeleri de hedefliyoruz. Türkiye’de bebek & çocuk tekstil sektörü günden güne gelişme gösteriyor. Siz bu sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bebek ve çocuk tekstil sektöründe, aksesuar, mobilya gibi o kadar çok yan ürün çeşitliliği var ki. Bu anlamda, gerçekten de Türkiye’de bir patlama olduğunu söyleyebilirim. Biraz devlet stratejisi ile ilgili olacak belki ama, Türkiye, tekstil sektörüne yatırım yapmayı, marka değeri oluşturulmasına katkıda bulunmayı hedeflerse, o zaman gerçekten de ciddi bir gelişim ve ilerleme gösterebiliriz sektör olarak. Ancak, ‘Biz tekstili gözden çıkardık’, derse ki böyle

bir açıklama da yapıldı aslında; bu noktada maalesef markalaşmanın önü biraz kapanmış oluyor. Kaliteli çalışmalarımız olmasına rağmen bir dünya markası haline gelebilmekte büyük zorluklarla karşılaşıyoruz. Biz kalitemizden, çizgimizden ödün vermeden yolumuza devam edeceğiz ve günün gerekliliklerine göre, sektörümüze dünya çapında katkılar sağlayabilmek adına elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

varlığımızı sürdürüyoruz, devamlılık arz eden çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda da ülke ve dünya ekonomisinin yeniden toparlanarak, biraz daha canlanarak bize daha çeşitli hareket alanları yaratmasını temenni ediyorum. Bu bağlamda, tekstil sektörünün ve bu sektörde faaliyet gösteren tüm kuruluşların da önü açılacaktır diye düşünüyorum.

2019 yılının ilk yarısı gerek ciro gerek proje ve faaliyetler anlamında nasıl geçti? Bu yıl hedeflerinize ulaşacağınızı düşünüyor musunuz? 2020 yılında yönelik hedefleriniz ve projeleriniz nelerdir? 2019’un ilk yarısını geride bıraktık. Bu ilk yarının genel olarak Türkiye piyasasında çok da keyifli, iştah açıcı bir dönem olduğunu söyleyemem. Ama mevcudu korumak ve bir konfor alanı yaratmak adına daha temkinli, daha tedbirli, daha az risk alarak, daha ölçülü gittiğimiz bir yıl oldu. Birçok firmanın genel durumunun da böyle olduğunu sanıyorum. Böyle bir durumda önemli olan sektördeki devamlılığını muhafaza edebilmek. Biz bu dönemde de yine Mayıs 2019

11


Makale

Karşılıklılık İlkesi arkadaşımıza biz de hediye alırız, bize kutlama mesajı yollayan arkadaşlarımıza biz de kutlama mesajları yollarız.

Dr. Öğr. Üyesi Zeki Yüksekbilgili

1974 yılında bir sosyolog olan Phillip Kunz, evine gelen yılbaşı tebrik kartlarından esinlenerek bir deney tasarladı , civarında oturan, hiç tanımadığı 600 ailenin adreslerini tespit etti ve bu ailelere her yılbaşı el yazısı ile tebrik mektupları yolladı. Sonuçlar ilginçti; önce 15-20 daha sonra 200 aileden cevap gelmeye başladı. Cevaplar detaylıydı –bazen 3 hatta 4 sayfa-, aile ile ilgili fotoğraflar içeriyordu. Kunz, tamamen yabancı bir kişiye niye bu kadar özel bilginin yollandığını, niye bu kadar detaylı yazıldığını incelemeye başladı.

Cialdini bir deneyde bu ilkenin ne kadar etkili ortaya koymuştur. Bir restoranda, yemek sonrası hesap getiren garsonlar önce sadece hesabı, sonra sırasıyla hesapla birlikte bir ve daha sonra iki tane nane şeker ile hesabı birlikte getirmişler ve bahşiş miktarı ölçümlenmiştir. Bir nane şekeri verildiğinde bahşişlerin % 3, iki nane şekeri verildiğinde ise % 14 arttığı gözlemlenmiştir. (Aynı deneyde bir farklı bakış açısı denenmiş, garson tek bir nane şekerini hesap ile beraber sunduktan sonra duraksayıp geri dönerek “Siz tatlı müşteriler için bir tane de benden” diyerek bıraktığı ikinci nane şekeri sonucunda ise bahşişin %23 oranında arttığı ortaya koyulmuştur). Aslında, bu tekniği tüm perakende kullanır; bir mağazaya girdiğimizde satış danışmanının bizi karşılamasının, bizimle ilgilenmesinin, sohbet etmesinin, temel sebeplerinden biri de budur.

Gelelim bizlere… Bugünlerde birçok işletme müşterilerini ikna etmekte zorlanıyor. Malum ekonomik koşullar sebebi ile müşteriler satın almaları erteleme davranışları sergiliyorlar. Dolayısıyla onları satın almaya ikna etmek gittikçe daha da zorlaşıyor. İşte bu aşamada, karşılıklılık ilkesi devreye giriyor; müşterileri ikna etmek için onları borçlu bırakın ve onlar da karşılıklarını satın alma yaparak versinler… İşletmeniz olarak verebileceğiniz şeyler sınırsız olabilir. Bu promosyon malzemelerinden, vade uzatmaya kadar giden uzun çeşitlilik üzerinde hareket eder. Bunun muhakkak bir maddi karşılığı olması da gerekmez. Örneğin müşterinize bazı konularda ücretsiz danışmanlık verebilirsiniz, ihtiyacı olan konularda ücretsiz eğitimler verebilirsiniz, sorunlarını çözeceğine inandığınız bir e-kitap yollayabilirsiniz. Unutmayın; iyiliği ilk yapan olmak, ikna gücünü artırır.

Kunz’un cevabı ise, Arizona State Üniversitesinde çalışan Robert Cialdini tarafından verilmişti; karşılıklılık ilkesi. Kısaca tanımlamak gerekirse, İnsanlar iyiliği iyilikle karşılama, kendilerine yapılan bir hoşluğu karşılıksız bırakmama eğilimindedirler. Dolayısıyla bizler, kendimize yapılan iyiliği iyilik ile karşılarız, bize doğum gününde hediye alan

Kunz, Phillip R & Woolcott, Michael () Season’s greetings: From my status to yours, Social Science Research, 5 (3): 269-278 [DOI: https://doi. org/10.1016/0049-089X(76)90003-X] Cialdini, R. B. (1993). Influence: Science and practice (3rd ed.). New York: Harper Collins.

12

Mayıs 2019


Mayıs 2019

13


Röportaj

BLUEBERRY KIDS

Kalitesiyle kısa sürede büyük başarılara imzasını atmış bir marka

Marka ruhundaki enerjisini tasarımlarına yansıtan ve üretimdeki en büyük değeri kalite tutkusu olan Blueberry Kids Markası’nın Genel Müdürü Hakan Kişmiroğlu ile sektör üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik… doğrultusunda hareket ettik. Markanızın ruhunda bu enerjiyle hareket ettiğinizde, başarı da kaçınılmaz oluyor zaten.

Blueberry Kids markasının kuruluş serüveni nasıl başladı? İlk günden bu yana markanın bugün yakaladığı başarıyı nasıl değerlendiriyorsunuz? Blueberry Kids olarak, 2016 yılında hayallerimizin, hedeflerimizin ve inançlarımızın eşliğinde bu yola çıktık. İşe önce fason üretim ile başladık. Burada edindiğimiz kazançla da Yenibosna’daki fabrikamızı açtık. Şuan 500 metrekarelik bu fabrikamızda yaklaşık 120 çalışanımızla üretimimize devam ediyoruz. İlk günden bu yana çocuklara olan sevgimizi, bebeklerin hem sağlığını hem de esenliğini koruyacak kaliteli ürün üretme misyonu ile harmanladık. Hem ürün sattığımız müşterilerimizi, hem de nihai tüketici olan ebeveynleri kendi ailemiz olarak benimsedik ve her zaman bu değer 14

Mayıs 2019

Ekonomik olarak da, başından beri ulaşılabilir hedefler doğrultusunda hareket etmeye özen gösteriyoruz. Sistematik olarak gidişatımızı değerlendiriyoruz ve büyüme politikamızı da bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Planlı ve programlı hareket ettiğiniz zaman, hem çok daha sağlam adımlarla ilerliyorsunuz hem de yakın ve orta ölçekli gelecek zaman tahminlerinizde, aksiyon hedeflerinizin manevra kabiliyetini arttırabiliyorsunuz. Bünyenizde hangi ürün grupları yer alıyor? 0-3 yaş arası bebekler için yenidoğan setleri, bebek takımları, hastane

çıkışları gibi bebe- çeyiz ile alakalı her ürün bünyemizde yer alıyor. İlaveten, yine bu yaş grubu için farklı sezonlara uygun çeşitli bebek kıyafetlerinin ve takımlarının da üretimini yapıyoruz. Ortalama 30 temada yaklaşık 150 model ürünümüz bulunuyor. Her iki haftada bir müşterilerimiz için yeni ve özel temalar geliştiriyoruz. Ürünlerinizin tasarım sürecinde etkileyici unsurlar neler oluyor? Biz marka olarak, hızla gelişen, genç ve dinamik bir yapıya sahibiz. Dolayısıyla, tasarımcı arkadaşlarımız da profesyonellikleri ve deneyimleri ile markamızın bu yapısını entegre edip özgün tasarımlar ortaya çıkarıyorlar. Tasarımlarımızda farklılaşmayı seviyoruz. Örneğin, bebekler için yurt dışı pazarına hali hazırda ekru renk ürünlerin üretimini yapsak da,


na, bu işlemi de alanında uzmanlaşmış firmaların desteği ile gerçekleştiriyoruz.

iç pazarda piyasadan farklılaşarak daha canlı renkler kullanıyoruz. Her ay, orijinal renk tonlarındaki kumaşlardan yapılmış, aralarındaki uygunluğu ile birbirini tamamlayıcı niteliğe sahip koleksiyonlarımız ile çeşitliliğimizi arttırıyoruz. Üretim yaparken nelere dikkat ediyorsunuz? Blueberry Kids olarak, %100 yerli üretim işleyişine sahip bir markayız. Üretimimizi gerçekleştirirken öncellikle, üretimde kullandığımız malzemenin kalitesine ve sağlık standartlarına uygun olmasına, kanserojen ve zararlı hiçbir madde içermeyişine çok önem veriyoruz. Üretimin; ürünün dikiminden ense baskısına, ütü- paketine kadar birçok aşaması kendi bünyemizde yer alıyor zaten. Sadece desen baskısı yapmıyoruz çünkü o çok ayrı bir iş kolu. Kaliteden taviz vermemek adı-

Tabii bu noktada da birlikte çalıştığımız firmadan sağlık ve kalite standartlarına uygunluğunu belgeleyen sertifikaları bize sunmalarını şart koşuyoruz. Kaliteli üretim bizim için bu işin olmazsa olmazı. Üretimde; sadece yüksek kalite iplikten yapılan % 100 pamuk kumaşları işliyoruz; dolayısıyla ürünlerimiz deforme olmuyor, yıkanmada renk vermiyor, uzamıyor, gerilmiyor ve uzun süre giyinebiliyor. İlaveten, Avrupa standartlarına uygun, kaliteli, hipo-alerjik, zorunlu testten geçmiş yüksek kalitede, nikel içermeyen düğmeler ve tokalar, bağcık ve fermuarlar, aksesuar ve parçaları kullanıyoruz.

deneyimli bir pazarlama ekibimiz bulunuyor. İlaveten de yurtiçinde ve yurtdışında fuarlara katılıyor, ziyaretler gerçekleştiriyoruz.

Satış faaliyetleriniz ne durumda? Müşterilerinize hangi kanallar üzerinden ulaşıyorsunuz?

Firmanızın sektörde güçlü olduğu ve sizi rekabette öne çıkaran yanlarınız nelerdir?

Bizim tüm satışlarımızı toptan satış olarak gerçekleştiriyoruz, bizde perakende yok dolayısıyla markamız adı altında mağazamız bulunmuyor. Zincir mağazalar, çok katlı mağazalar vb kanallar aracılığı ile iç piyasada yaklaşık 70 ilde varlığımızı sürdürüyoruz. Rusya, Ukrayna, Dağıstan, Macaristan, Almanya, Avusturya, Cezayir, Suudi Arabistan, Irak, İran, Kazakistan, Türkmenistan ve Arap ülkelerine de ihracat yapıyoruz. Biz müşteriye ulaşmada, ağırlıklı olarak ziyaret planlarımız çerçevesinde hareket ediyoruz. Bu doğrultuda son derece profesyonel ve

Birincisi kalitemiz, ikincisi de müşterilerimiz ile kurduğumuz iyi ilişkiler. Az önce de bahsettiğim gibi, marka- ürün ilişkisinde bir ürünün ortaya çıkışından satışına kadar her aşamasında kaliteli işlem görmesi çok önemli. Biz bunu yapıyoruz. Marka- müşteri ilişkisinde de her zaman samimiyet ve güvene dayalı ikili ilişkiler geliştiriyoruz. Tanışma sürecinde, müşterimiz sattığımız ürünün kalitesini açıkça gördüğü için bizimle çalışmayı kabul ediyor. Ama asıl önemli olan bu aşamadan sonrası. Biz her müşterimizle olan ilerleyişimizi özenle takip ediyoruz. Bu doğrultuda da müşteri sürekliliğimizi hem dostluk hem de ticaret bazında geliştirebiliyoruz. Gelecekte de bu değerlerimizden taviz vermeden sürekli bir gelişim sağlayacağımıza inanıyorum.

Mayıs 2019

15


Ekonomi

2023 İhracat hedefine ilk ulaşan ‘Tekstil Sektörü’ olacak Merter Sanayici ve İş Adamları Derneği (MESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, tekstil sektörü ihracatı ile ilgili önemli tahminlerde bulundu. Türkiye’nin 2023’te toplam 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi olduğunu söyleyen Gecü, bu hedefin 60 milyar dolarlık kısmına ulaşarak tekstil ve hazır giyim sektörünün 2023 yılında hedeflerini yakalayan ilk sektör olacağı tahmininde bulundu.

Bebek & Çocuk ekonomisinde 2,2 milyarlık Pazar Türkiye’de her yıl ortalama bir milyon bebeğin dünyaya gelmesiyle birlikte bebek ve çocuk sektörüne yönelik pazar, hızla büyümeye devam ediyor. Tüketicinin yaptığı giyim, gıda ve sağlık harcamaları çok sayıda sektöre ivme kazandırıyor. Yıllık iş hacmi 500-600 milyon liraya varan bebek ve çocuk hazır giyim sektöründe, üretim ve ihracat rakamları sürekli artıyor. 0-3 ve 3-10 yaş grubu için üretilen kıyafetler özellikle İstanbul, Bursa ve İzmir firmalarının güçlerine güç katıyor. Bu klasmanın üretiminde en büyük paya sahip şehir Bursa iken, satış kanallarında İstanbul ve İzmir öne çıkıyor.

Bebek araç gereç ve mobilya pazarı da büyümeye devam ediyor. 600-650 milyon liralık bu pazar, küçük ya da büyük her ölçekte yerli ve yabancı firmaların ilgi odağı oluyor. Türkiye’nin güçlenen ekonomisinin ve artan nüfusunun, bebek arabaları, bebek koltukları ve bebek mobilyalarının satış hacmini zirveye taşıdığını gören firmalar, üretim için yer ve ihracat için de müşteri arayışına başladı. Bu doğrultuda, her sene 350-400 bin adet bebek arabasının, 100-150 bin oto koltuğunun alıcı buluyor olmasının, yeni yatırımlara zemin oluşmasında önemli bir etkiye sahip olacağı tahmin ediliyor.

İhracatta kağıtsız gümrük uygulamasına başlandı Türkiye, ticari faaliyetlerinin şeffaf, hızlı, kolay ve güvenli yürütülmesini sağlarken aynı zamanda ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik olarak yaptığı çalışmalarında da sağlam adımlarla ilerlemeye devam ediyor. İhracata yönelik geliştirilen kağıtsız gümrük uygulaması da bu adımlardan önemli bir tanesi. Bu uygulama ile ihracat yapan firmalar, gümrük işlemlerinde zaman ve arşivleme maliyetinden kara geçmiş olacak. İhracat işlemlerinin tüm süreçleri elektronik ortamda bir sis-

tem üzerinden takip edilecek ve böylelikle güvenlik önlemleri de en üst düzeyde sağlanmış olacak. 2019 yılı sonunda ise, Akıllı İhracat Platformu kapsamında oluşturulan ‘Devlet Destekleri Otomasyon Programı’ uygulanmaya başlanacak. Bu program ile ihracatçılar kendilerine sağlanan devlet desteklerini dijital ortam üzerinden gerçekleştirebilme imkanına sahip olacaklar.

Uluslararası pazarda bir türk markası Wee Baby Geliştirdiği yeni ürünlerde; değişen sağlık standartları, yükselen kalite esasları ve bilinçli tüketici gibi parametreleri dikkate alan Wee Baby, önümüzdeki süreçte yerli üretici olarak global pazarda yer almayı hedefliyor. Bu hedefi doğrultusunda, kullanıcıların ihtiyaçlarını, yeni trendleri ve değişen tüketim alışkanlıklarını da yakından takip ederek geliştirdiği ürünleriyle öne çıkan Wee Baby, geçtiğimiz sene yaratılışının 90. yılını kutlayan ve dünya çapında büyük küçük her yaştan hayranı bulunan Mickey ile yakın arkadaşı Minnie’nin karakter pozlarının yer aldığı bir ürün serisi geliştirdi. Tüketiciler tarafından beğeni ile karşılanan bu seri sonrasında Wee Baby’nin yeni özel serisini hangi tema üzerinden geliştireceği ise şimdilik merak konusu. 16

Mayıs 2019


M eh m et Nes i h Ö z m e n M a h. Fat i h C a d . Li m o n S k . N o : 1 1 G ümüş İş Merkez i Kat :5 G ü n g ö re n / İ STA NBU L + 9 0 212 5 5 6 56 5 0 / +9 0 54 1 6 0 3 7 1 51

a m een@ b l ueb erry k i ds . c o m . t r / ha ka n@b l u e ber ry k ids . co m . t r w w w . b lue b e rry k ids. com . t r

/ b l u e b e r ry k ids /b l u e b e r ry k ids / b k _ b l ue b e r ry_ k ids

Mayıs 2019

17


Sektör

Bebe Çeyiz Sarayı artık MASKO’da! 2019 yılına emin adımlarla başlayan Bebe Çeyiz Sarayı, İstanbul Avrupa Yakası Masko şubesini açtı. Bebe Çeyiz Sarayı bu konsept mağaza ile Türkiye genelinde hizmet verdiği mağaza müşterilerine, bir bebek mağazasının nasıl olması gerektiğini göstermeyi hedefliyor...

Bebe Çeyiz Sarayı, Türkiye genelinde perakende mağazası açma çalışmalarına devam etmektedir. İlk aşamada İstanbul Avrupa ve Asya kıtasında lokasyon çalışmalarını sürdüren firma kısa zaman içinde hız kazanarak şube açılışlarını gerçekleştirmeyi hedefliyor.

1000 metrekare alana sahip mağazada çocuk park alanından, anne emzirme kabinine, bebek emzikten, bebek odası mobilya takıma her ayrıntının düşünüldüğü konsept mağaza, Bebe Çeyiz Sarayı’na gelen mağaza müşterisinin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini de göstermektedir.

18

Ocak 2019

‘Bebe Çeyiz Sarayı tekstilde, araç gereç ve ihtiyaçları grubunda distribütörlüğü ve ithalatıyla birlikte 2019’da bayilerin yüzünü güldürecek.’ Bebe Çeyiz Sarayı, 1994 yılından bu yana 0-3 yaş arası bebekler için ürettiği tekstil, kozmetik, bakım, araç gereç ve oyuncakları aynı zamanda ihracat ve ithalat ile taçlandırmaya devam ediyor. Yurt içinde 900’ü aşkın bayi sayısına sahip marka yurt dışında ise 40’dan fazla Ortadoğu ve Avrupa ülkesine ihracat yapıyor. Yeni sezon koleksiyonundan bahseden Gökhan Saraç, “Tekstilde çok büyük yatırımlarımız oldu. 2019’da yolumuza hızla devam ediyoruz. Farklı kumaş ve farklı model seçimleriyle sektörü canlandıracağız,” diyerek yeni koleksiyonlarını farklı fuarlarda da tanıtacaklarını söyledi. Bebe Çeyiz Sarayı perakende mağazalarını arttırıyor Bebe Çeyiz Sarayı, 2019 yılının ilk yarısında perakende mağazalarının

sayısını arttırma hedefine Masko mağazasının açılışıyla ulaştı. Mağazalaşmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Gökhan Saraç, “Perakende hizmet kalitemizi sunduğumuz nihai tüketicilerimizin 24 yıllık memnuniyetleri sonrasında daha fazla kitlenin yararlanması için bir perakende mağazamızın daha açılışını yapmayı planlıyoruz. “Tüketiciden gelecek olan talepleri ve memnuniyeti alt kanalımızla paylaştığımız ve doğru üretim, ithalat ile tüketicinin beklentisini doğru anladığımız için hata payını minimize etmek gibi bir avantajımız var,” diyerek bu avantajlarını hem üretimde hem ithalatta uyguladıklarını söylüyor. Bebe Çeyiz Sarayı ithalat ve ihra-


bir modeli koleksiyonumuza katacağız. 2019 planlarımız içerisinde bu modeli tüketicilerimizle buluşturmak var,” dedi. “Öngördüğümüz hedeflerimizi bir bir yakaladık”

İhracatta geçtiğimiz yılın hedeflerini tutturduklarını belirten Saraç,

cattaki büyüme hızını, yerli üretime verdiği ağırlık ile daha da geliştiriyor. 40’tan fazla ülkeye ve 800’e yakın alt kanala ürün sunan Bebe Çeyiz Sarayı, her sene kendini geliştirerek büyüyor. Geçtiğimiz sene hedeflerini tutturan marka önümüzdeki sezon için dur durak bilmeden çalışmaya devam ediyor. Geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de alt kanalına en iyi şekilde hizmet vermeye devam edecek olan Bebe Çeyiz Sarayı, yerli üretime daha çok ağırlık vererek 2019’da yeni bir modeli koleksiyonuna katmayı planlıyor. Yerli üretim koleksiyonunu %70 oranında arttırdıklarından bahseden Saraç, “Şu an 12 modelimiz Türkiye’de üretiliyor. Bunlar travel sistem pusetler, çift yönlü pusetler, baston pusetler, oyun parkları, mama sandalyeleri, ev tipi ana kucakları gibi çok geniş bir ürün yelpazesini kapsıyor. İthalatta iki yeni model var. Travel sistem ve anne yanı ile araç gereçte ve toptanda hedeflerimizi büyüterek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu yıl Avrupa devlerinin ilgilendiği yeni ve çok dinamik

“Tekstil, itriyat ve kozmetikten sonra araç gereçte de yerli üretimini ve ithalatını yaptığımız yüksek kalitedeki ürünlerin bayilerimize ve nihai tüketicilerimize en düşük fiyatla ulaşmasını amaçlıyoruz. Bu yıl çizgimiz öngörülen büyüme oranımızın üzerinde seyrediyor. İç piyasada geçtiğimiz yıl Avrupa pazarında beğendiğimiz aventedor modelini ithal etmiştik. O modelin İran’a ihracatını yaptık. İran’daki satış grafiği bizi çok memnun etti. Yani ürünü sadece ithal etmekle kalmadık aynı zamanda ihracatını da yapmış olduk. Öngördüğümüz hedeflerimizi bir bir yakaladık,” dedi.

24 yıllık tecrübesi ve deneyimli kadrosuyla hem toptan hem perakende olarak yaklaşık 6.000m2 alanda her zaman daha iyisini yapmak için gayret sarf ediyor. İstikrarın, güvenin ve kalitenin adresi olan Bebe Çeyiz Sarayı sektörde öncü olmaya devam ediyor. Toptan ve Perakende olarak hizmet veren Bebe Çeyiz Sarayı aynı zamanda E-Ticaret yatırımlarına da devam etmektedir.

Mayıs 2019


Sektör

PAPULİN

Her ülkede bayilik kurarak bir dünya markası olma hedefinde… Kuzey Afrika’dan Arap ülkelerine kadar dünyanın birçok yerinde ve Türkiye’nin her bölgesinde ürünlerini insanlarla buluşturan ve bunun haklı gururunu yaşayan Papulin markası, yoluna hızlı adımlarla devam ediyor. Diğer firmalardan ne gibi farklılıkları olduklarını ve hangi konularda daha hassas davrandıklarını Papulin Firma Yetkilisi İsmail Kalacoş ile konuştuk. Üretim tarafından her şeyin sistematik bir çizgide ilerlediğini anlatan Kalacoş, ‘Özellikle hitap ettiğimiz ürünlerin bebek ürünleri olması nedeniyle en hassas olduğumuz nokta, ürünlerin sağlığa uygun olmasıdır. Kullanılan hammaddelerin ve aksesuarların tüm sağlık normlarına uymasına dikkat ediliyor ve ürünlerde hiçbir kimyasal madde kullanılmıyor. 0-1 yaş aralığındaki bebeklere hitap ediyor olmak, beraberinde tüm sağlık unsurlarına daha fazla dikkat etmeyi gerektiriyor’, dedi. Marka için diğer önemli bir unsuru güven oluşturuyor. İsmail Kalacoş, güvenden dolayı stok güncelleme ve satış sonrası destek konusunda her zaman duruma çözüm odaklı yaklaştıklarını söylüyor. Sıra dışı tasarımı ve kalitesiyle yurt dışında hedef çizen ve bu yolda başarıyla ilerleyen firma, işin yurtdışı ayağına da stratejik yaklaşıyor, her ülkede bir bayilik kurarak büyümeyi hedefliyor.

20

Mayıs 2019


Mayıs 2019

21


Röportaj 22

Mayıs 2019


Mayıs 2019

23


Sektör

T.C. Ticaret Bakanlığı ile BAGİDER “Standartlar Bebeğinizi ve Sizi Korur” projesini hayata geçiriyor Bebek ürünlerinde kalite standartlarının kontrol edilmesini sağlamak ve önemini vurgulamak üzere hazırlanan kamu spotu, Ticaret Bakanlığı ve BAGİDER iş birliğiyle tüm kamuoyuyla paylaşıldı.

Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile Bebek Araç Gereçleri Üretici, İthalatçı ve Perakendecileri Derneği (BAGİDER) bebek ürünlerinde standart dışı ürünlerle mücadele etmek için “Standartlar Bebeğinizi ve Sizi Korur” adıyla farkındalık projesini hayata geçiriyor. 29 Nisan Pazartesi günü T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet ERDAL, Genel Müdür Yardımcısı Mikayil KILIÇ, Daire Başkanı Meral KARAASLAN, Ticaret Uzmanı Pelin TÜRK ile BAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Tunç KARAASLAN’ın katılımıyla düzenlenen tanıtım toplantısında, bebekler için yapılan alışverişlerde kalite standartlarına sahip ürünlerin seçilmesinin önemini vurgulamak amacıyla hazırlanan kamu spotu da izlendi. Toplantıda açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet ERDAL, bebek ürünlerinde standartlara uygun ürünler almanın önemine vurgu yaparak projeyle ilgili sürecin takipçisi olacaklarını paylaştı.

24

Mayıs 2019

Bebek ürünleri standartları ve uygulamalarıyla ilgili sunum yapan Ticaret Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Daire Başkanı Meral KARAASLAN, bebek ürün standartlarının tabi olduğu yönetmelik ve tebliğlerden bahsederek bebek ürün standartlarının artık Avrupa Birliği normlarıyla eşitlendiğinden bahsetti. Standartlara uymadığı tespit edilen ürünlerin Güvensiz Ürün Portalı’ndan (GÜBİS) herkese açık şekilde yayınlandığını, tüketicilerin bu portal üzerinden kontrollerini yapmasını önerdi. Meral KARAASLAN, bakanlığın standartlara uygun ürünler arz edilmesi için her türlü desteği veremeye hazır olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı. Projenin detaylarını aktaran BAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Tunç KARAASLAN ise, “Ülkemizde yönetmelik ve tebliğler ile bebek ürünlerinde güvenilir standartlara uymak zorunlu hale getirilmiştir. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından piyasadaki ürünler denetlenmekte ve bu kanunlara uymayarak piyasaya standartlara uygun olmayan ürün arz edenlere cezai müeyyideler uygulanmaktadır.

Bakanlıkla birlikte yürüttüğümüz bu projede hedefimiz, tüketicilere ürün etiketlerinde standart numaralarını kontrol etme alışkanlığı kazandırmaktır. Bu sebeple çıktığımız yolculuğumuzda bebeklerimiz için güvenlik diyor herkesi bu sorumluluk hareketine davet ediyoruz.” dedi. Tunç KARAASLAN, “Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin bebek dünyaya geliyor ve 0-3 yaş arası çocuk sayısı 4,7 milyon. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de aileler bebek başına, 2 yaşına kadar aylık ortalama 240 TL - 300 TL, yıllık 3000 TL – 4000 TL harcama yapıyor. Türkiye’de bebek başına yapılan tüketim dünya ortalamasının altında olsa da ebeveynlerin bilinç düzeyinin artmasıyla standartlara uygun ürün kullanımı da her geçen gün yükseliyor. Biz de BAGİDER olarak, toplumsal bilinçlendirmeyi amaçlayan projelerimiz ile bebek ürünleri standartları olgusunu, toplumun sorgulamasını amaçlamaktayız. ‘Standartlar bebeğinizi ve sizi korur’ sloganıyla başlattığımız kampanyayı yaygınlaştırmak için 2019 yılı boyunca tüketicilere yönelik farkındalık yaratacak projelerimize devam edeceğiz.” diyerek sözlerine devam etti. Tunç KARAASLAN son olarak ise, “Standartlara uymayan ürünler, bebeklerin sağlığı için ciddi tehlikeler taşıyor. Örneğin Avrupa Ürün Güvenliği Kurumu (VWA) deneyimlerine göre muhtemel en büyük 5 tehlike arasında; boğulma, toksik ya da kanserojen maddelerden zehirlenme, mıknatıs veya küçük parçaların yutulması, strangülasyon ve işitme kaybını gösteriyor. Bu sebeple tüm tüketicileri bebeklerinin sağlığı için standartlarauygunürünlerialmayadavet ediyoruz.” dedi.


www.kindundjugend.com

19.–22.09. DISCOVER NEW OPPORTUNITIES

Koelnmesse GmbH Türkiye Temsilcisi tezulaş fuar dan. hizmetleri ltd. şti. | Bağdat Cad. 181/6 | 34730 Çiftehavuzlar – Kadıköy/İSTANBUL Tel: 0216-385 66 33, Fax: 0216-385 74 00 | info@tezulas-fuar.com

240x140_KJ19_Baby-Kid-Store_TR.indd 1

04.04.19 11:49

Kids Design Award bir sonraki aşamada Yarının çocuk odası için geleceğe yönelik fikirler

Başka hiçbir endüstri, bebek ve çocuk ekipmanı dünyası kadar yenilikçi değildir. İşte tam da bu yüzden, Kind + Jugend süresinde verilen ünlü Kids Design Award (Çocuk Ürünleri Tasarım Ödülü) tasarım öğrencileri ve genç tasarımcılara öncü fikirlerini geniş bir halk kitlesine ve ilgilenen üreticilere sunmaları ve önemli bağlantılar kurmalarına imkân sağlayan ideal bir forumdur. Bir sonraki tasarım yarışması için tasarımlar 3 Haziran 2019 tarihine kadar sunulabilir. En iyi fikir Kids Design Award ile ödüllendirilecektir. Mini oyun alanına sahip döner sandalye, çok yönlü bir çocuk mobilya

sistemi veya çocukların okumayı, yazmayı ve saymayı öğrenmesine yardımcı olan eğitici bir ahşap yapı oyunu- çocuklar ve bebek ürünleri için bu tür yenilikçi fikirler son yıllarda Çocuk Tasarım Ödülü ile ödüllendirildi. Genç tasarımcılar için büyük rekabet şimdi bir sonraki aşamaya geçiyor ve bir kez daha yarının çocuk odası için olağanüstü konseptler ve tasarımlar aranıyor.

Ancak, yarışmayı genç tasarımcılar için bu denli çekici kılan, sadece Kids Design Award’ı kazanmaları ihtimali değildir. Tüm katılımcılar fikirlerine gelen büyük ilgi ve alakadan kazanç sağlamaktadır: On aday tasarımlarını Kind+Jugend fuarının özel bir alanında ücretsiz olarak sergileme imkânı bulacak ve bu şekilde üreticilerle fikrini gerçekleştirme ve pazarlama imkânını yakalayacak.

Altıncı kez, Kind + Jugend ve Alman Endüstriyel Tasarımcılar Birliği (VDID), dünyanın dört bir yanından gelen öğrencileri ve genç tasarımcıları ürün konseptlerini sunmaya davet ediyor. En ikna edici on fikir ödüle aday gösterilecek ve 19- 22 Eylül 2019 tarihleri arasında Kind + Jugend’de uluslararası bir izleyici kitlesine sunulacak. Tasarım, endüstri ve eğitim alanlarından uzmanlardan oluşan saygın bir jüri muhtelif aday kategorileri arasından Kids Design Award’ı kazananları belirleyecek.

Bu seneki Kids Design Award için son başvuru tarihi 3 Haziran 2019.

Mayıs 2019

25


Sektör Güleçyüz Çorap ve Tekstil 15 yılı aşan üretim ve ihracatı boyunca öğrenmiş olduğu bilgi ve tecrübeyi, müşterileri ile paylaşmanın heyecanını yaşıyor. Kurulduğu günden itibaren çorap üretimi yapan uzman kadroya sahip firmanın bünyesindeki İstanbul Bayrampaşa’da bulunan 2200 m2’de kurulu olan fabrikada %100 doğal elyaflardan üretim gerçekleştirilip; desen, dokuma, kalite kontrol ve ütü paket işlemleri yapılıyor. 2016 yılında Güleçyüz Çorap ve Tekstil bünyesinde kurulan Defne Baby markasıyla; short çorap, patik, külotlu çorap ve iç çamaşırı üretimi gerçekleştirilip, toptan satışlar sürdürülüyor. Marka bünyesindeki ürünler, bebeklerin sağlığı düşünülerek birinci sınıf hammaddelerden üretiliyor, hiçbir şekilde zararlı kimyasallar içermiyor. Azo-free boya ve nikel-free aksesuarları ile uluslararası üretim teknikleri ve güvenlik standartlarına sahip olan marka, yüksek kalite standartları Oeko-Tex belgesi ile tescillemiş bulunuyor. 24 yıl önce çıktıkları bu yola şimdi Bayrampaşa’daki fabrikalarında bir çok kişiye istihdam sağlayarak ve hatta dışardan fason üretim desteği de alarak devam eden Güleçyüz Çorap, büyüme hedeflerinden bahsederken amaçlarının çok fazla çalışmak değil, doğru zamanda doğru hamleler ile sektörde var olmak olduğunu ifade ediyor. Firma, Defne Baby için yatırımlarına devam ederken, aynı zamanda Mothercare, Zara, JohnLewis, Mango

26

Mayıs 2019

“Zaman içerisinde bebeğin ihtiyacı olan bütün ürünler, Defne Baby çatısı altında olacak”

gibi ünlü markalara üretim yapmayı da sürdürüyor. Defne Baby, önümüzdeki sene CBME Türkiye ve Linexpo İstanbul ile yurt içinde, Ukrayna ve Rusya’daki fuarlar ile de yurt dışında bulunacak. Almanya’da çocuklar Defne Baby giyiyor Defne Baby’nin ihracat yaptığı ülkeler arasında başta Almanya olmak üzere Rusya, Ukrayna, Irak, Ürdün yer alıyor. Mustafa Güleçyüz, zamanla istedikleri bütün noktalarda var olacaklarına da inandıklarını belirtti. Mustafa Güleçyüz “Defne Baby markası ile Türkiye’de hedeflediğimiz tüm satış noktalarında kısa sürede yer almayı başardık ve iyi bir satış grafiğine ulaştık. Bu konuda ekibimiz çalışmalarına kontrollü ve sistemli bir şekilde devam ediyor. Ayrıca Defne Baby yurt dışı pazarında da adından söz ettirmeye başladı. Bu doğrultuda Almanya, Sırbistan gibi ülkelere ihracat yapıyoruz ve ulaştığımız bölge ve ülke sayısını arttırmak için gerekli çalışmaları planlıyoruz. İlaveten ihracatçı firmamız DevTeks ile Avrupa’nın her noktasına fabrikamızdan üretimi sağlanan tüm ürünlerimizi ulaştırıyoruz.’’dedi. Çorap bizim için başlangıç Defne Baby denilince aklımıza ilk çorap gelse de, marka kısa zamanda bünyesine çocuk çamaşırını da ekledi.

Mustafa Güleçyüz, zaman içerisinde bebeğin ihtiyacı olan bütün ürünlerin Defne Baby çatısı altında olmasını hedeflediklerini söyledi. Kimisi için yatırım, kimisi için bekleme zamanı 2018’i krizin fırsata dönüştüğü bir yıl olarak değerlendirdiğini belirten Güleçyüz, önümüzdeki süreç için, “Yere sağlam basıyorsanız bir sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum. Biz fırsatı yakalamak için pazar ağımızı genişletmeye karar verdik. Reklam ve tanıtım çalışmalarıyla da bunun sürdürülmesini sağlayacağız,” diye konuştu.


Mayıs 2019

27


Ekonomi

Tekstil sektöründe istihdam artacak “İstihdam Seferberliği 2019” programı kapsamında ETSO ve Edirne Ticaret Borsası (ETB) tarafından bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşma yapan Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Recep Zıpkınkurt, Edirne’de tekstil sektöründe yeni istihdam alanları oluşturulacağını, Edirne’ye yeni tekstil fabrikalarının açılmasıyla bu alandaki istihdamın artacağını vurguladı. Kentteki tekstil fabrikalarının ihracat ağırlıklı çalıştığını ve yeni eleman ihtiyacının sürekli arttığını dile getiren Zıpkınkurt, kadın istihdamı açısından da Türkiye’de ilk sırada yer aldıklarının altını çizdi.

Mağazacılığın yükselen iki trendi: ‘Showrooming’ ve ‘Webrooming’ Günden güne gelişme gösteren teknolojik imkanlar ve insanların üzerindeki zaman baskısı bir araya geldiğinde e-ticaret faaliyetleri de güçlenerek hayatımızdaki yerini arttırmaya devam ediyor. Özellikle tekstil sektöründe önem kazanan e-ticaret siteleri, perakende mağazaların ajandalarına yeni satış hedefleri ekledi. Mağazalar, aktif kullandıkları mobil mağazalarında neredeyse tüm ürün gamının tüketici ile buluşmasını sağlıyor. İşte bu buluşmanın dijital mecradaki ismi ‘Showrooming’. Bu trendle birlikte, tüketici satın alma hedeflerinin dışarısına çıkarak mağazanın yeni ürünlerine de yönelebiliyor. Bir de markanın ürünlerini dijital ortamda inceledikten sonra, satın alımla-

rını mağazanın fiziksel ortamında gerçekleştirmeyi tercih eden bir tüketici kitlesi bulunuyor. Bu tercihte bulunanların trendi ise ‘Webrooming’ olarak isimlendiriliyor. Yapılan istatistiksel çalışmalar doğrultusunda, firma ürünlerini dijital ortamda inceleyen tüketici, satın alım için fiziksel mağazaya gittiğinde, mağazada yaptığı harcamanın hedeflediğinin iki ila üç katı üzerinde olduğunu söylemek mümkün. Firmaların, bu önemli trendleri satış stratejilerine doğru entegre edebilmeleri ve dijital çağın şartlarına uyum sağlamaları halinde, satış hedeflerini yüksek oranlarda arttırabilecekleri şüphesiz bir gerçek.

Tekstil mühendisleri sektör bursu ile okuyacak Türkiye’nin ihracat ve istihdamda lider sektörlerinden tekstil ve hazır giyim sektörlerinin daha başarılı gençlerin tekstil mühendisliklerini tercih etmesi için yürüttükleri “Modanın Mühendisleri Projesi”nde tekstil mühendisliğini tercih edecek başarılı gençlere burs verme talebine Ticaret Bakanlığı yeşil ışık yaktı.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin 2018 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Tekstil mühendislerine vereceğimiz burslar Ticaret Bakanlığı tarafından onayladı. Tekstil mühendisliğinin algısını yükseltmemizin yolu açıldı” diye konuştu.

Noodle & Boo bakım ürünleri artık Türkiye’de Sağlıklı ve mutlu bebekler için doğa ile bilimi bir araya getiren Noodle & Boo markası farklı bakım serileri ile Türkiye pazarındaki yerini aldı. Noodle & Boo, Amerika’nın en çok tercih edilen anne ve bebek ürünleri markalarından biri olma özelliğine sahip. Markaya ait ürünler Amerika’da FDA onaylı laboratuvarlarda GMP standartlarına uygun olarak geliştiriliyor. Dermatolog ve çocuk doktorları tarafından klinik olarak test edilen ürünlerde boya, PPG, paraben, sülfat ve esansiyel yağlar gibi kimyasallar kullanılmıyor. Saç bakımı, cilt bakımı, anneler özel serisi ve temizleyici grup olmak üzere dört farklı bakım serisinden oluşan Noodle & Boo ürünleri, hipoalerjenik formülü ile günlük bakım, egzama, kepek, pişik ve kuru ciltler için hem bebeklere hem de annelerine doğal, güvenilir, etkili çözümler sunuyor. 28

Mayıs 2019


Mayıs 2019

29


Röportaj

H’A Kids Club

İstanbul’daki üçüncü mağazasıyla sektördeki yerini sağlamlaştırıyor. Bu sağlam ilerleyişin detaylarını Firma Sahibi Hilal Akıncı’dan dinledik… bu güven duygusu, onları bize daha çok bağlı kılıyor. Aynı zamanda, müşterilerimizin birçok mağazada bulamayacağı kadar geniş ürün yelpazesi ve renk seçeneği ile müşterilerin gönüllerine ve gözlerine hitap edebilen bir marka olduğumuzu söyleyebilirim. Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? Biz 0-16 yaş grubu tüm çocuklarımız ve gençlerimiz için günümüz modasına uygun her çeşit kıyafeti üretmekteyiz. Özellikle, günlük abiye dediğimiz özel gruplar üzerinde başarılı bir çizgimiz olduğunu iddia ediyoruz. Bunun yanı sıra, yine kendi üretimimiz olan çanta ve şapka grubumuz da ürün gruplarımız arasında bulunuyor.

H’A Kids Club ailesi olarak kuruluşunuzdan bu yana geldiğiniz noktayı nasıl anlatırsınız? 2003 yılında İstanbul’un Merter semtinde 30 metrekarelik bir satış alanıyla faaliyete başladık. 2016 yılında yine Merter’de 400 metrekare alanda ikinci mağazamızı açtık. 2019 yılının Mayıs ayında da yine Merter semtinde Lalebahçe Sokak’ta açtığımız üçüncü mağazamızla değerli müşterilerimize hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Ürünlerimizi yüksek kalitede üretiyoruz, çocuklarımızın sağlığına zarar verecek herhangi bir içerikten dikkatle kaçınıyoruz ve tüm kumaşlarımızı özenle seçip tezgahımıza seriyoruz. Firmamız, özgün modelleri ve güven telkin eden duruşuyla müşterilerin ilgi ve alakasını üzerinde toplamayı başarıyor. Müşterilerimiz herhangi bir durumda, her zaman ürünümüzün arkasında olduğumuzu bilirler. Bence, 30

Mayıs 2019

Ürün koleksiyonlarınız hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Çeşitli fuarlara katılıp güncel modayı yakinen takip ediyoruz ve bu çalışmalar bize bir yön veriyor. Bu doğrultuda, kendi özgünlüğümüzü kattığımız koleksiyonlarımızı oluşturuyoruz. Öncelikle, hazırlığı içerisinde olduğumuz sezona göre, tüm üreteceğimiz modelleri, modelist arkadaşlarımızla birlikte titiz çalışmalar eşliğinde bir dosya haline getiriyoruz. Sonrasında da belirli bir sıraya koyuyoruz ve üretim sürecini başlatıyoruz. Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? İhracat çalışmalarınız ve hedefleriniz ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Üretimde en önemli kriterimiz, kumaş kalitemiz ve Avrupa standartlarına uygun beden aralıklarımızdır. Aynı zamanda, az önce belirttiğim gibi özgünlük ve gözde olmak bizim için

çok önemli kavramlar. Bu yüzden üretim aşamasında çokça ince eleyip sık dokuduğumuz doğrudur. Bunun haricinde, üretimde zamanlamaya çok önem veriyoruz. Bu aşamada ekip arkadaşlarımızın motivasyonu çok önem arz ediyor. Çalışanlarımızı yüksek motivasyonda tutmaya daima özen gösteriyoruz. Önümüzdeki yıl için hedefimiz, yurtdışındaki yelpazemizi %25 oranında genişletmek. Bu hedef, gerek yeni bayiliklerimizle gerekse yeni ülkelere ve yeni müşterilere ulaşmakla gerçekleşecektir. Dünya piyasası çok büyük ve geniş bir platform. Biz, H’A firması olarak, dünya piyasasının belki sadece %2’sinde var olduğumuzu düşünürsek, karşımıza %98 oranında devasa bir derya çıkıyor. Aslında hedefimiz tüm bu kesime ulaşmak tabii ki, ancak bu bir süreç. Zamanla ve her yıl bir adım daha ileriye giderek bu hedefe yakın bir gelecekte ulaşacağımıza inanıyoruz.


Türkiye’de H’A Kids Club ürünleri hangi şehirlerde kaç mağaza ile tüketiciyle buluşuyor? Yurtdışında mağazanız bulunuyor mu? Türkiye’nin 81 ilinde ve yavru vatan Kıbrıs’ta ürünlerimiz mağazalarda boy gösteriyor. İstanbul Merter’de üç mağazamız var. Yurtdışında ise her geçen gün genişlettiğimiz müşteri ağımızla 52 ülkeye ihracat yapmaktayız. Bu değerleri orana vuracak olursak, %70 yurtdışında, %30 yurtiçinde ürünlerimiz dünya çocuklarıyla buluşuyor diyebilirim. Pazarlama ve reklam, sosyal medya üzerinden olsun, başka mecralar üzerinden olsun her zaman bize yüksek oranda katkı sağlamıştır. Çünkü artık internet üzerinden alışveriş yapmak çok yaygınlaştı. Dahası insanlar artık alışveriş yapmaya gitmek için zaman bulamıyor ya da zaman harcamak istemiyorlar. Ürünün bir manken üzerinde duruşuna göre ürünler satılıyor. Ek olarak da, sosyal medya üzerinden de birçok reklam vererek, yeni ülkelere ve yeni müşterilere dokunuyoruz. Hizmetimizi dünyadaki herkese ulaştırmaya çalışıyoruz.

Markanızın e- ticaret faaliyetleri hangi aşamada? İnternet üzerinden satış sizce mağazaları nasıl etkiliyor? Sosyal medyanın bize olan katkısı yadsınamaz bir gerçek. Web sitemizin bizim kimliğimiz olduğunu düşünüyorum. Hani derler ya, kişi duruşuyla karşılanır, konuşmasıyla ağırlanır. Biz de web sitemizi duruşumuz olarak değerlendiriyoruz. Onun haricinde, Facebook’ta ve Instagram üzerinden de hizmet veriyoruz. Müşterilerimiz, tüm ürünlerimizi Instagram ve Facebook sayfalarımızdan görüp sipariş verebiliyorlar. Pazarlama ve reklam faaliyetlerinin marka değerinize ne ölçüde katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Türkiye’de bebek & çocuk tekstil sektörü günden güne gelişme gösteriyor. Siz bu sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Hepimizin de bildiği gibi, ülkemiz ekonomi açısından sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Tüm ticaret erbaplarının etkilendiği gibi biz de bu durumdan etkileniyoruz. Ancak, bu durum bizi yılmadan, yıkılmadan daha çok çalışmaya teşvik ediyor. Hedefimiz büyük. Bunun için yurtdışı ihracatlarına daha çok yönelip bayilikler açma şeklinde düşüncelerimiz var. 2019 yılının ilk yarısı gerek ciro gerek proje ve faaliyetler anlamında nasıl geçti? 2020 yılında yönelik hedefleriniz ve projeleriniz nelerdir? 2019 yılı, ekonomik açıdan zor bir yıl olsa da bizim açımızdan güzel ve bereketli başladı. Hedeflediğimiz noktalara yıl sonunda ulaşacağımızı düşünüyorum. 2020 yılı için de yine bazı fikirlerimiz var. Yeni yeni piyasalara yelken açmak birinci hedefimiz.

Mayıs 2019

31


Sektör

Tekstil Sektörü 1 milyon kişiyi istihdam ediyor Son dönemlerdeki zorlu ekonomik şartlara rağmen 2018 yılında Türkiye’de 168 milyar dolarlık ihracat gerçekleşti. Bu kapsamda, tekstil ihracatı yüzde 5 oranında bir artış ile 8,5 milyar dolara ulaştı. Ülkemizin ilk bin ihracatçısı arasında 162 hazır giyim ve 69 tekstil firması bulunuyor. UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin konuyla ilgili yaptığı açıklamada tekstil sektörünün 1 milyon kişiyi istihdam ettiğini vurgulayarak; “Tekstil sektörümüzün başarılı alt sektörlerinden olan giyimlik kumaşlar sektörümüzde yıllık ihracatımız yaklaşık 3,5 milyar dolar ve dünya pazar payımız yaklaşık yüzde 3,5. Giyimlik kumaşlarda Türkiye olarak kilogram başına ortalama ihracat değerimiz 8 dolar. Bursa ilimizin giyimlik kumaş ihracatında ortalama kilogram değeri ise 12,5 dolar. Giyimlik kumaşlarda biz Bursa ihracatçıları örnek olarak Arjantin’e 31 dolardan, Hong Kong’a 29, Japonya’ya 26, Meksika’ya 24 ve Portekiz’e 20 dolardan mal sattık. Artık sadece bir pazara odaklanmış değil, dünyanın tamamını pazar kabul eden bir anlayışa sahibiz. 2018 yılında ülkemiz tam 193 ülke ve bölgeye tekstil ihracatı yaptı. Diğer yandan Türkiye tekstil sektörü sadece pazar çeşitlendiren değil, ürün çeşitlendiren bir konuma da yükseldi.”, dedi.

TİGSAD festival tadında iftar yemeği ile Aşirefendi caddesine tarih yazdı 16 Nisanda TİGSAD (Tüm İç giyim Sanayicileri Derneği) tarafından Eminönü Aşirefendi caddesinde düzenlenen iftar yemeğine tekstil sektörünün ileri gelen dernekleri ve devlet adamları katıldı. Mehteran takımının gösterisi, yemek sonrası dağıtılan macun ve şerbet etkinlikleri ile tarihi atmosferin yaşandığı iftar akşamına yaklaşık 1000 kişi katıldı.

Her yıl yapılan iftar yemeklerinin aksine bu yıl sektörle iç içe iftar yapan TİGSAD üyeleri, bu durumdan son derece memnun olduklarını, bu olayı her yıl ramazan ayında bir gelenek haline getirmek istediklerini söylediler. İç giyim sektörü dernek üyeleri ile iftar yemeği sayesinde beraber olduklarını söyleyen TİGSAD Başkanı Mustafa Nazik, iç giyim sektörü olarak

her yıl büyüme kaydettiklerini bu yılda hızla büyümeye devam ettiklerini belirtti. Bu yıl hedeflerinin geçen yıl yakalamaya çalıştıklarını 7 milyar doları yakalamak olduğunu söyledi. Tekstil sektörünün en önemli parçalarından biri olduklarını ifade eden Mustafa Nazik, yeni ve güzel projeler ile büyümeye devam edeceklerini belirtti.

Önemli isimler bir arada İftar yemeğine tekstil sektörünün ileri gelen dernekleri ve devlet adamları katıldı. Konuklardan bazıları; Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Sanayi Odası Y.K Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Tekstil Ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği Y.K Başkanı Mustafa Gültepe,

32

Mayıs 2019

Laleli Sanayici İş Adamları Derneği Y.K Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca, İstanbul Sanayi Odası Başkanı Y.K Başkan Yard. İrfan Özhamaratlı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Fatih Belediyesi Başkanı Ergun Turan, Fatih İlçe Emniyet Müdürü Alpaslan Atasoy.


H'A KIDS Mağaza 1: Ahmet Nafiz Gürman Mah. Nadide Sok. Bağkur Evleri No:19 B1 Blok Merter - İstanbul Mağaza 2: Mehmet Nezih Özmen Mah. Savaş Cad. Meşe Sk. Çinar İş Merkezi Kat 4 Merter - İstanbul

+90 553 504 9887 HA Kids Club hilal_akinci H'A KIDS CLUB // MY KIDS & BABY hbakids@gmail.com www.hilalakinci.com

Mayıs 2019

33


Röportaj

Artı & katamino Sektörümüzdeki ‘ARTI’mız farkımız diyen yenilikçi bir marka Dünya modasını kendi çizgisiyle birleştirerek özgün tasarımlar ortaya çıkaran Artı & Katamino markasını daha yakından tanıyabilmek için üretim tesisinde yapmış olduğumuz gezimize eşlik eden Marka Tasarım Sorumlusu Cansu Işıl Ferah Bozyurt ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Biliyorsunuz, eskiden insanlar çoraplarını saklamak için çaba sarf ederlerdi. Günümüzde ise çorap modası dediğimiz bir kavram oluştu. Artık çoraplarını saklayan pek kalmadı aksine çorap modanın bir parçası haline geldi ve kıyafet içerisinde öne çıkarılan bir aksesuar oldu. Kıyafete uygun çorap seçmeyi bir yana bırakın, çoraba uygun kıyafet seçen kişilerle bile sıkça karşılaşıyoruz. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? ARTI & katamino markasındaki pozisyonunuzdan bahseder misiniz? İsmim Cansu Işıl Ferah Bozyurt. Artı & katamino markasında Tasarım Sorumlusu olarak görev almaktayım. Eğitim hayatımda öncelikle Marmara Üniversitesi tekstil bölümünden mezun oldum, sonrasında ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi bölümünü bitirdim. Şu an meslek hayatımda onuncu yılımın içerisindeyim ancak işime olan sevgim ve mesleğimi icra ederkenki heyecanım hala ilk günkü gibi. Sektörümüzde değişen bir bakış açısı var, tasarımlarımda bu bilinçle hareket etmeye de özen gösteriyorum.

34

Ocak 2019

Biz de bu akımdan yola çıkarak koleksiyonlarımızda saklanmayan çoraplar tasarlıyoruz; bol aksesuarlı, çok renkli, bazen fonksiyonel ve bazen de hayatımızı kolaylaştıran çoraplar… Çünkü bir çorap her zaman sadece bir çorap değildir, çorap dediğimiz, özenle seçilen giysi kombinlerinin en tamamlayıcı parçalarından biridir. ARTI & katamino markasının kuruluş serüveni nasıl başladı? Markanın yıllık cirosunu da göz önünde bulundurduğunuzda, markanın bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bizim hikayemiz 2001 yılında Laleli’de küçük bir toptancı mağazasında başladı. Şuan ise 15.000 metrekare-

lik üretim alanımızda yaklaşık 200 çalışanımızla hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Bu anlamda her yıl biraz daha büyüyen geniş bir aileye sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Üretim alanımızda 250’ye son model yüksek teknolojili makinemiz bulunuyor. Üst segmentte üretim yaptığımız ürünlerimiz ile iç pazarda neredeyse bütün büyük mağazalar ile çalışıyoruz diyebilirim. Biraz daha kategorilere inmemiz gerekirse, Artı & katamino ürünlerini zincir ve çok katlı mağazalarda, bağımsız perakende mağazaları ile internet mağazalarında bulabilirsiniz. İlaveten, toptan satış yapan firmalar ile de çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

‘İç Giyim sektöründe yenilikçi tasarımlar’ Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? Çeşitlilik konusunda, 0 – 14 yaş grubuna hitap eden çok geniş bir ürün yelpazemiz bulunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çorapta; pamuk soket ve külotlu, micro modal, ince grup külotlu soket & golf, havlu külotlu soket, file & okul, aksesuarlı ince &


pamuk, bebek emekleme çorapları gibi ürün gruplarımız mevcut. İlaveten saç aksesuarları çoraplarımız da ürün gruplarımız içerisinde yer almakta. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi çorap artık önemli bir aksesuar haline geldi ve bu yüzden biz çorabı kombinlemekte yardımcı ürünleri de bünyemizde bulundurmayı tercih ettik. Çorap haricinde gelişmekte olan bir çamaşır üretimimiz de mevcut. Slip, atlet, boxer ve bunların takım halinde üretimini yapıyoruz şuan. Üretim ağırlığımız bugün için çorapta ancak çamaşır grupları için de planlamalarımız oluyor. Özellikle çocukların ilgi duyduğu karakterlerin isim haklarını almaya yönelik çalışmalarımız var. İç giyim koleksiyonlarımızın tasarımlarında bu karakterlerin bulunması için lisans görüşmelerimiz hali hazırda devam ediyor. Yani iç giyim koleksiyonlarımızda bu tasarımlarımızla öne çıkmayı hedeflediğimizi söyleyebilirim. Ürün koleksiyonlarınız hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Tasarım, bizim için çorap modasının başlangıç noktası, koleksiyonlarımız, yaptığımız işin en can alıcı noktalarından biri. Çünkü tercih edilecek doğru ürünleri üretebilmek için hayal gücü çok önemli olsa da bu süreçte birçok farklı etkeni de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu doğrultuda, öncelikle müşterilerimizin talepleri ile doğru orantılı olarak beklentilerini doğru anlamak gerekiyor. Sonrasında dünya çapında modanın seyrini gözlemleyebileceğimiz birçok uluslararası fuar bulunuyor, İtalya’da düzenlenen Pit-

ti Bimbo gibi. Bu tip fuarları mutlaka ziyaret ediyoruz. Trendler hakkında fikir edinmemizin akabinde de dünya modasına kendi çizgilerimizi ekleyerek yenilikçi ve farklı tasarımlar ortaya koyuyoruz. Farklılaşmak ve şık bir görüntü oluşturmak için yeni aksesuarlar ortaya çıkarmak bizim için çok önemli. Örneğin tozluk gruplarımız var. Çocuklar, çoraplarının kombini olan bu aksesuarı istediklerinde çıkartıp kollarına da giyebiliyorlar. Böylelikle hem yeni bir moda akımı oluşmuş oluyor hem de çorap, çocukların önemsediği bir aksesuar olma değerine ulaşabiliyor. Bunların dışında yine yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımızın bu konuda da bize sağladığı yarar yadsınamaz. Aylık periyodlarla satış ekiplerimiz ile toplantılar düzenliyoruz ve bu toplantılardaki gündem maddeleri de bize yön veren detaylar arasında yer alıyor. Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? Ürünlerinizin yüzde kaçı Türkiye’de üretiliyor? Öncelikle, ürünlerimizde kanserojen madde içermeyen materyaller kullandığımızı belirtmek isterim. Tedarikçi firmalarımızı da bu doğrul-

tuda gerekli belgelere sahip firmalar arasından belirlemekteyiz. Neticede kullanıcıya doğrudan temas eden bir tekstil ürünü üretiyoruz ve bu bağlamda kullanıcılarımızın sağlığı bizim için çok büyük bir önem taşıyor. Biz, %100 yerli üretim yapan entegre bir firmayız. Ürünlerimizin, Ar-Ge’den sevkiyat aşamasına kadar olan tüm süreçlerini kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimiz, üretiminin her aşamasında periyodik olarak boy testi, çekme testi ve ön yakıma gibi çeşitli testlerden geçiyor. Üretim aşamasının sonunda ise metal detektörler aracılığı ile son kontrollerimizi gerçekleştiriyoruz.

‘Yurtdışında Ukrayna’dan sonra Rusya’da da bir satış ofisi açmayı planlıyoruz’ Türkiye’de ARTI & katamino ürünleri hangi şehirlerde kaç mağaza ile tüketiciyle buluşuyor? Yurtdışında kaç mağazanız bulunuyor? Yurtiçinde İstanbul’da Laleli ve Yeşildirek’te toptan satış yaptığımız mağazalarımız var. Genel merkezimiz ise üretimimizi de gerçekleştirdiğimiz Bayrampaşa’da

Mayıs 2019


bulunuyor. Satışımızın %80’lik kısmını yurtdışına gerçekleştiriyoruz. Bahsetmiş olduğum üç satış ofisimizden de satışlarımızı gerçekleştiriyoruz. Yurtdışında ise Ukrayna’da bir satış ofisimiz bulunmakta. Öncelikli hedefimiz Rusya olmak üzere farklı ülkelerde de satış ofisleri açmayı planlıyoruz. Çünkü Ukrayna ofisimizle satış grafiğimizi oldukça yükselttiğimizi söyleyebilirim. Hem beklentileri daha iyi analiz etmek açısından hem de somut bir şekilde müşteriye ulaşmak açısından satış yaptığımız pazarın içerisinde olmanın bizim için yararlı olduğuna inanıyoruz.

‘Çocuk grubunda yaptığınız üretimde uygun makine kullanımı çok önemli’ Kendinizi sektör içinde nerede görüyorsunuz? Firmanızın sektörde güçlü olduğu ve sizi rekabette öne çıkaran yanlarınız nelerdir? Firmamızın en büyük özelliği, marka bilinirliği ve Ar-Ge kapsamında yaptığımız çalışmalar doğrultusunda marka konumlandırmamızı doğru şekilde oluşturmuş olmamız.

Bu çalışmalar için düzenli olarak belli bir bütçe ayırmaktayız. Doğal olarak da ürünlerimizi, üretim bandından lojistiğe kadar en yüksek teknolojide üretmeye çalışıyoruz. Teknolojiyi ve yenilikleri sürekli olarak takip ediyoruz ve kendimizi bu doğrultuda güncelliyoruz. Üretimde en yüksek kalitedeki materyalleri kullanıyoruz. Bütün bunlar pamuklu ürün grubu için geçerli. Naylon grubundaki ürünlerin üretimi için de yine en yüksek teknolojideki makinelerimizle hizmet veriyoruz. Ama burada belirtmek istediğim en önemli özelliğimiz, biz bu ürünlerin üretimini çocuk gruplarına uygun makineler ile gerçekleştiriyoruz. Yani üretim için, iğne adetlerinin ve genişliklerin çocukların ayaklarına uygun olduğu makinelerin satın alımını yapıyoruz. Bununla ilgili müşterilerimizden kullanışlılık ve konfor anlamında oldukça olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bizim ürettiğimiz çoraplar çocukların ayağından kayıp çıkmıyor mesela. Biz de kalitemizi bu şekilde ortaya koymuş oluyoruz. Bir de farklılaşma anlamında bazı ürünlerimiz var. Örneğin emekleme çorap üretimini Türkiye’de ilk başlatan firmalardan biriyiz, hatta ilkiyiz diyebilirim. Daha sonra bir fuar sırasında bu ürünü başka ülkelerde gördük. Bir de özellikle taşlı gruplar diyebileceğim aksesuarlı gruplarımızda son derece başarılı bir çizgimiz var.

‘Nihai hedefimiz Türkiye’de ve hatta dünyada yeni ufuklar açmak’ Artı Mağaza Laleli Şubesi 36

Ocak 2019

Türkiye’de bebek & çocuk tekstil sektörü günden güne gelişme gösteriyor. Siz bu sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Eskiden sektör daha üretim odaklıydı, firmalar ne üretirsem satarım mantığıyla hareket ediyordu. Günümüzde bu durum değişti. Artık çalışmalar, müşteri odaklı olarak gerçekleştiriliyor. Biz de bu doğrultuda müşterilerden aldığımız geri dönüşlerle çalışmalarımızı yönlendiriyoruz. Bu da bize müşteri sürekliliği kazandırıyor. Ekonomik olarak baktığımızda da, özellikle e-ticaret noktasında önemli devlet destekleri oluyor. Bu destekler bizi ekonomik olarak biraz daha iyileştirdi ve marka bilinirliğimize katkı sağladı. Önümüzdeki süreçte sektörde markalaşmanın yaygınlaşması gerekliliğine inanıyorum. Biz bunun için elimizden gelen çalışmaları gerçekleştiriyoruz ve diğer ihracatçı büyük firmaların da aynı şekilde hareket etmelerinin sektörümüze büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. 2019 yılının ilk yarısı nasıl geçti? Bu yıl hedeflerinize ulaşacağınızı düşünüyor musunuz? İlk üç ayı göz önünde bulundurduğumuzda, genelde sektörde sezonsal olarak bir durgunluk varken aslında geçen yıla oranla daha da üst seviyeye taşıdık. Bunun en büyük nedeni bizim Ar-ge çalışmalarımız ve müşteriden mutlaka dönüşler alıyor olmamız. Kalite anlayışı bizim için müşterinin tam olarak tatmini. Bu bağlamda ar-ge çalışmalarımıza müşterilerden gelen geri dönüşleri, müşterilerimizin beklentilerini de katıyoruz. Bu ölçüde aldığımız geri dönüşler de ciromuza doğrudan yansıyor.



Röportaj

MATİLDA Tekstilde aradığınız her neyse, bu markada bulabilirsiniz

‘Piyasadaki kimliğiniz her zaman markanızdır ve biz, Matilda markamızı kaliteli ürün anlayışı ile akıllarda yer ettirmek için çalışıyoruz.’

Matilda markasının kuruluş serüveni nasıl başladı? Sektörde adımızı ilk olarak 1992 yılında Canbey Tekstil olarak duyurmaya başladık. 2000 yılında ise, markalaşma çalışmalarımız doğrultusunda Matilda markasını kurduk. Matilda olarak, iç giyim ve homewear ürünlerinin hem üretimini hem de satışını gerçekleştiriyoruz. Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? Bu yolculuğa aslında ilk olarak dış giyimle başlamıştık, ancak son 5 yıldır ağırlıklı olarak 0-16 yaş aralığına uygun pijama, iç giyim ve homewear üzerine yoğunlaştık. Dört mevsim çamaşır ve iki sezon olarak da pijama üretimi gerçekleştiriyoruz.

Kendi etiketi ile ürün satmak isteyen müşterilerimize özel üretim gerçekleştirmekteyiz. Yurtdışında bu şekilde üretim gerçekleştirdiğimiz bazı zincir mağaza müşterilerimiz hali hazırda bulunuyor. Yurtiçinden de bu şekilde bir talep gelirse karşılarız. Sonuçta, biz üretici bir firmayız, isteyen herkes için her türde ürünün üretimini de yapabiliriz.

38

Mayıs 2019

İlaveten, yurt dışında, özellikle Rusya ve Ukrayna’da, okul sezonlarında aktif bir çalışma sergiliyor, okullar için okul üniformaları üretiyoruz. İç piyasada da okul üniforması ve okul eşofmanı için üretim kolumuz bulunmakta. Bu üretim kolu tabii sadece okullarla sınırlı değil. Her sektör için üniforma, önlük tarzı kıyafetler üretebiliriz. Gelen talepler doğrultusunda, özel üretim olarak leke tutmaz veya farklı nitelikte kumaşlar kullanarak üretim gerçekleştirebiliriz.

Ürün koleksiyonlarınız hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Hazırlandığımız sezona göre, dünya trendlerini ve dünya modasındaki son gelişmeleri takip ediyoruz. Tasarım süreci bizde en az sekiz ay önce başlıyor. Bu işleyişte öncelikle ar-ge ekibimizin raporlarından gerekli bilgileri ediniyoruz. İlaveten, fuarlar ve dijital kanallar da bizim için yol gösterici oluyor. Tüm bu etkenlerin ışığında, kendi özgün çizgimiz doğrultusunda, koleksiyonlarımızı oluşturuyoruz. Sezonluk koleksiyonlarımız haricinde, örneğin, yılbaşı serisi gibi özel tema koleksiyonlarımız da oluyor. Burada tasarımlarımız ile farklılaşmayı

hedefliyoruz. Koleksiyonlarımızın tümünde, farklı ve özel desenler çalışıyoruz. Çünkü kolay desenler çalışırsak, çokça taklidi oluyor. Ama biz, özgün desenlerimizle piyasadan farklılaşmayı ve kalitemizi açıkça ortaya koymayı ilke edinmiş bir marka olma özelliğini taşıyoruz. Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? Üretimimizi 800 metrekarelik bir alanda gerçekleştiriyoruz. Ar-ge, tasarım, kesim gibi üretimin tüm aşamalarını kendi bünyemizde yapmaktayız. Sadece dikiş, nakış gibi işlemler için partnerlerimizden destek alıyoruz. Bu aşamaların her birinin kendi içerisinde bir kalite standardı bulunuyor ve biz de bu süreçlerin hepsinde kalitemizden taviz vermeden üretimimizi tamamlıyoruz. İhracat çalışmalarınız ve hedefleriniz ile ilgili bilgi verebilir misiniz? İhracatta başta Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan olmak üzere Irak, İran, Ürdün, Fas, Cezayir, Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Sudan gibi çok sayıda ülke ile faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Genelde çalıştığımız bölgeler Orta Doğu bölgesi. Önümüzdeki süreçte ise, Avrupa coğrafyasına açılmayı düşünüyoruz. İspanya, İtalya ve buna benzer ülkeler ile ilgili hedeflerimiz var. Zaman zaman Yunanistan’a da ihracat yapıyoruz, bu açıdan Avrupa’nın kapısına girdiğimizi söyleyebilirim. Bir Türk firması olarak, Türkiye açısından ihracat faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?


Orta vadede, iç piyasada konsept bir perakende mağazası açmayı planlıyoruz. Sonrasında ise, şube vererek büyümek gibi bir hedefimiz var.

Türkiye ihracatta oldukça iyi bir konumda aslına bakarsanız, ancak bu bağlamda hak edilen alınamıyor. Kalite ve fiyat oranı açısından bir dengesizlik var. Özellikle Arap coğrafyasına yapılan ihracatta, hak edilen üretimin karşılığı verilmiyor. Bunun sebebi tabii, dış ülkelerin yaşadığı iç sorunlar olarak da düşünülebilir. Ama zamanla, bu durumun düzeleceğine ve olumlu gelişmelerin olacağına inanıyoruz. Kendinizi sektör içinde nerede görüyorsunuz? Firmanızın sektörde güçlü olduğu ve sizi rekabette öne çıkaran yanlarınız nelerdir? Öncelikle, gerçekten kaliteli üretim yapıyoruz. Tasarımlarımız özgün ve orijinal. Müşteri memnuniyetine çok önem veriyoruz ve sürekliliği sağlamak adına yoğun çaba sarf ediyoruz. Piyasadaki kimliğiniz her zaman markanızdır ve biz Matilda markamızı kaliteli ürün anlayışı ile akıllarda yer ettirmek için çalışıyoruz. Tasarımdan kumaş kalitesine, işçilikten paketlenmesine kadar üretimin her aşamasının kendi içerisinde kalite değerleri var ve biz hiçbir aşamada kalitemizden ödün vermiyoruz.

Bu yılın ilk yarısı için ne çok iyi ne de çok kötü geçti diyebilirim. Bu yorumu yaparken, yurt dışındaki gelişmeleri baz alıyorum, çünkü bu durum bizim için iç piyasanın durumundan daha bağlayıcı. İhracat yaptığımız ülkelerin bazıları, bulunduğumuz dönemde savaş, darbe gibi sorunlarla mücadele ediyor. Örneğin İran’daki ambargo uygulaması, Sudan ve Libya’da darbe oluşu, Cezayir’de yönetim değişikliği gibi… Çalıştığımız bölgelerdeki bu siyasi iktidar problemlerinden dolayı biraz sıkıntı yaşadık. Ama ilerleyen dönemde bu zorlukların aşılacağını düşünüyorum. Biz de kalitelimiz ve yenilikçi anlayışımızla piyasaya sürdüğümüz ürünlerimiz ile bu sorunların üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Diğer hedeflerimize gelirsek, kısa vadede önümüzdeki fuarlara katılmayı, Avrupa ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere pazarlama ekibimizle arge çalışmalarımızı sürdürmeyi planlıyoruz. Hedeflerimiz arasında iç piyasa da var. Yurt dışı odaklı bir marka olsak da yavaş yavaş iç piyasaya da girmeyi düşünüyoruz. Çünkü, Matilda markasını artık bilindik hale getirmemiz gerekiyor. Daha önce bu piyasada yer almayışımızın sebebi, vade olayıydı. Bunu da, kredi kartı ve toptan e-ticaret

yönetimi ile aşmayı planlıyoruz. İç piyasada, toptan satış yapan firmalardan ziyade, perakende mağaza zinciri olan markaları hedefliyoruz. Aslında e-ticaret ile amacımız, tüm dünyaya hitap edebilmek… Piyasamızın tek kurtuluşu; ürün gamını geliştirmek, ihracatı arttırmak ve markalaşmak. Biz de bu adımları atmakta üzerimize düşeni yerine getiriyoruz ve getireceğiz de…

2019 yılının ilk yarısı sizce nasıl geçti? Önümüzdeki dönemler için hedefleriniz nelerdir?

Mayıs 2019

39


Sektör

E-İhracat ile nasıl globalleşilir? uluslararası bir dil olabilir ama potansiyel müşteri kitlenizin hepsinin İngilizce bildiğini varsaymak doğru bir yaklaşım değil. Mutlaka hedef ülkeye göre sitenizin çevirisini de yaptırarak, yerel dillere uygun reklam içerikleri hazırlatmalısınız. Web sitesinde dil seçeneklerinin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesini tercihe bırakmalısınız.

Ekonomi büyüyor, sektörler büyüyor, pazarlar büyüyor, hedefler büyüyor… Peki bütün bu gelişmeler çerçevesinde bizler oturduğumuz yerden büyük resmi nasıl göreceğiz? Büyük resmi gördük diyelim, detaylara nasıl ineceğiz? İşte tam bu noktada teknoloji sağ olsun dediğinizi duyar gibiyim. Teknolojinin günden güne gösterdiği gelişmeler sayesinde artık birçok işi oturduğumuz yerden halledebiliyor ve zaman yönetimimizi çok daha kaliteli şekillerde organize edebiliyoruz. Son zamanlarda e-ihracat dönemi de gündem konuları arasında yer alıyor ve bu konunun sizleri oldukça yakından ilgilendirdiğini düşünüyorum. Hatta belki aranızda bu uygulamayı aktif olarak kullananlarınız bile vardır. Buradaki asıl püf nokta kullandığınız uygulamadan en üst seviyede verim alabiliyor olmanız. Bu verimliliği sağlayabilmek için de hata yapma oranını en alt düzeye indirmek gerekiyor. Global firmaların bu konuda biraz daha bilinçli olduğunu söylemek mümkün ancak daha orta ölçekli firmaların e-ihracat uygulamaları ile ilgili soru işaretleri hala mevcut. Bu soru işaretlerini biraz olsun gidermek ve yapılabilecek hatalar konusunda baştan önlem almanızı sağlamak adına E-ihracat uygulamalarında yapılmaması gereken hataları Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli şu şekilde özetliyor: Yanlış dilde reklam vermek: E-ihracatta en önemli basamaklardan biri, hedef ülkeye yönelik sosyal medya ve Google reklamları. İngilizce 40

Mayıs 2019

Yanlış para birimi ile ödeme seçeneği: Yaygın hatalardan biri de yerel para birimlerine göre entegre edilmemiş fiyatlandırmalardır. Web sitenizde tüm dünya için olmasa da, en azından potansiyel 1 milyar müşterinin bulunduğu Rusya, Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkeleri için kendi para birimleriyle ödeme yapma seçeneği sunuyor olmalısınız. Ödeme sistemlerini ayarlamadan dünyaya açılmak: Çinlilerin e-ihracattaki başarılarının en önemli sebeplerinden birinin gittikleri ülkenin şapkasını takmaları olduğu bilinir. Şapkanın altındaki en önemli unsurlardan biri de ödeme sistemleri. Türkiye’de Paypal olmadığı için, yola çıkmadan önce ilk yapmanız gereken “Ödemeleri nasıl alırım?” sorusuna ülkelere göre cevaplar aramaktır. Bazı KOBİ’ler her ülkeden her kredi kartıyla ödeme alınabileceğini düşünüyor fakat durum böyle değil. Ödeme esnasındaki zorluklar da sepet terk oranlarının yükselmesine sebep oluyor. Gümrük vergisini yanlış hesaplamak: Fiyatlandırma yaparken ülkelerin ekonomik durumlarını göz önünde bulundurmalısınız. Aksi halde bazı ülkeler için fiyatlarınız aşırı ucuz, bazı ülkeler için ise aşırı pahalı kaçabilir. Fiyatlandırmaları ülkelere göre gümrük vergi oranlarını da iyi hesaplayarak yansıtmalısınız ki yaptığınız satışın astarı yüzünden pahalıya denk gelmesin. Ayrıca fiyat belirlerken maliyeti arttıran diğer satış komisyonları, lojistik ücretler, akreditif

masrafları ve sigorta gibi unsurları da düşünmekte fayda var. Yanlış kargo firması seçimi: Yanlış kargo seçimi de sık yapılan hatalardan biri. Hedef bölgenizi iyi bilmeyen bir kargo firması, teslim süresini uzatacak ve müşterilerinizi bıktıracaktır. Ayrıca lojistikte iyi bir matematik yapmazsanız, ürün fiyatından fazla kargo parası ödemek ya da ödetmek zorunda kalabilirsiniz. Ürününüzü pazar yerlerinde satmak istiyorsanız, bazı pazar yerlerinin kargo hizmetleri oluyor, onlardan faydalanabilirsiniz. Ülkelere göre alışveriş alışkanlıklarına uyum sağlamak zorunda olduğunuzu da unutmamalısınız. Mesela Ortadoğu ve Rusya’da en yaygın ödeme biçimi, kapıda ödeme. Bu ödemeyi alabilecek yerel kargo firmalarıyla anlaşma yapılması önemli. Yanlış ülkeye yanlış kampanya: Nabza göre şerbet vermek hayatta olduğu gibi e-ihracatta da mühimdir. Her ülkenin kendine göre adetleri, kültürleri, alışkanlıkları vardır. Bir ülkede işe yarayan pazarlama yöntemi diğerinde ters tepebilir. Hedef pazarlarınızla ilgili ayrıntılı bir pazar araştırması yapmanın yanı sıra, ne tür reklamların tercih edildiğini, ne tür kampanyaların iş yaptığını da araştırmalısınız. Yoksa müşteri kazanmak bir yana, pazarı daha başlangıçta kaybedebilirsiniz. Her ürünü her ülkeye satmaya çalışmak: E-ihracata başlamadan önce hazırlık aşaması büyük önem taşıyor. Bu aşamada alanında uzman danışmanlarıyla iyi bir fizibilite çalışması yapmanız gerekiyor. Her ürünü her ülkeye satamazsınız. Mesela Rusya’ya deri ceket satabilirsiniz ama Ortadoğu’da bu ürün çok rağbet görmeyebilir. Sultan kayığı tarzında fantezi kahve fincanlarını Ortadoğu’ya satabilirsiniz ama belki Avrupalı müşteriye satamazsınız. Yola koyulmadan önce hangi ürünleri hangi ülkelere satabileceğinizi iyi bilmelisiniz.


Mayıs 2019

41


Röportaj

ELSİMA Dünyanın 80’i aşkın ülkesinde sektörümüzü gururla temsil eden bir marka ‘Belli bir kaliteye ulaştığınız zaman artık daha aşağısına inemiyorsunuz’ Bitme ve tükenme kaygısı olmayan tekstil sektöründe Türkiye’nin yakaladığı başarı yadsınamaz. İç giyim sektöründe “Made in Turkey” etiketli ürünler Avrupa’da ilk sıraları kapmış durumda. Yeşildirek’ten doğan köklü bir firma olan Elsima da çocuk ev giyimi ürünleriyle dünyanın 80 ülkesine ihracat yapıyor. Elsima Tekstil Firma Sahibi Eşref Geyik ile yaptığımız söyleşide Türkiye’deki tekstil sektörünün dünyada geldiği noktayı konuştuk.

Dünyada çorap ve çamaşır sektöründe Çin’den sonra Türkiye’nin adının geçtiğini söylemek mümkün. Sizin bu konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Türkiye iç giyim sektöründe Avrupa’da 1. sıradayken dünyada da 2. sırada yer alıyor. Bu noktaya geleceğimizi tahmin ediyorduk çünkü Türkiye’nin bakış açısında çok çalışmak var. Dünyada ‘Made in Turkey’ etiketli ürünler tercih ediliyor. Katma değeri yüksek olan ürünler yaparsak ülkemize döviz girdisinin daha fazla olacağına inanıyorum. Biz sektör olarak beraber yürüyen bir ekibiz. Devlet bizi her zaman destekliyor. Zaten belli bir kaliteye ulaştığınız zaman daha aşağısına artık inemiyorsunuz. Türkiye’deki değişen ekonomik şartlara rağmen Elsima olarak uzun süreli istikrarınızı neye borçlusunuz? Ürünlerimizde kaliteden ödün vermeyip onları doğru zaman ve fiyat faktörleriyle ortaya çıkartıyoruz. Tüketici profilini de doğru bir şekilde analiz ederek bardağın hep dolu tarafından olaylara bakıyoruz.

42

Mayıs 2019

80 ülkeye ürünlerinizi ulaştırıyorsunuz. Birbirinden farklı kültürlere, coğrafyalara hitap etmek çok büyük emek gerektirir. Bunun için yaptığınız Ar-Ge ve fizibilite çalışmalarından bahseder misiniz? Müşterinin beklentilerini ve satış yapacağımız pazarın özelliklerini belirlemek çok önemli. Renk, beden, desen faktörlerini göz önünde bulundurarak yaptığımız pazar araştırmaları sonucu üretimimizi şekillendiriyoruz. Koleksiyonunuzu oluşturma aşamanızda nelere dikkat ediyorsunuz? Türkiye’de çocukların kıyafetleri kullandığı 3 alan var. Birincisi ev içerisinde, diğeri ev çevresinde oyun oynarken, sonuncusu da dışarıda günlük yaşamda kullanmak üzere. Biz Elsima olarak ürünlerimizi bu 3 alanda da kullanılacak şekilde tasarlıyoruz. Linexpo İstanbul ve CBME Türkiye fuarlarına katılan Elsima, 2019 ilkbahar-yaz koleksiyonlarını sergiledi. Yeni sezon koleksiyon ürünlerinde Elsima’nın klasik çizgisini bozmadığını görmek mümkün.


Mayıs 2019

43


Sektör

Boinc Tekstil yeni ülke pazarları ile 2019’da ihracatını genişletmeye devam ediyor Yeniliğin getirisini her zaman gören Boinc, 2019’a yeni ülke pazarları ile girerek ihracat ağını genişletiyor.

Boinc dünya modasını takip ederek teknolojik gelişmeleri ve modanın canlılığını kendi bünyelerine taşıyor. 1-12 yaş grubuna hitap eden marka çocuklara hem şıklık hem rahatlık sunuyor. Tüm hedef kitleye hitap edebilmek amacıyla fiyat seviyelerini hep uygun tutan Boinc, iç piyasada adından söz ettiriyor.

Orta Doğu’dan sonra Kuzey Afrika Avrupa pazarında belli bir marka bilinirliği yakalayan Boinc, 2019 yılı ile birlikte Kuzey Afrika ülkelerine açılmayı planlıyor. Fas, Cezayir, Lübnan gibi ülkelerle yapacağı anlaşmalar sonucu hem Boinc hem Türk piyasası hareketlenecek. Fuarların getirdiği imajın ve kazanılacak yeni müşterilerin farkında olan Boinc, Ocak ayında gerçekleşen CBME Anne, Bebek, Çocuk Ürünleri Fuarı ve Junioshow Bebek, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı’nda 2019 ilkbahar-yaz sezonu koleksiyonunu sergiledi.

44

Mayıs 2019

Boinc standardın dışına çıkıyor Üretimde üst düzey kumaşlarla en iyi makineleri buluşturan Boinc, dünya modasını yakından takip ederek tasarladığı ürünlerle, çocukların hem şık görünmelerine hem de sağlıklı kıyafetler giymelerine önem veriyor. Her sene bir öncekine oranla daha fazla çeşit ve ürün grubunu müşterilerine sunan Boinc, yeni modelleriyle 2019’da da çok beğeniliyor. 2019 yaz koleksiyonundan bahseden Marka Satış Pazarlama Sorumlusu Yusuf Zeynel Özkan, “Bu sezon yaz koleksiyonumuzda her zamanki tasarım anlayışımızın dışında bir ürün grubumuz var. Klasik parçalarımızın yanında bu ürün grubumuzu da 2019’daki fuarlarda müşterilerin beğenisine sunacağız,” dedi.


Mayıs 2019

45


Sektör

BiyoTeks, Toybox markası ile sektöre renk katıyor 1990 yılında tekstil sektörüne adım atan BiyoTeks, iç ve dış piyasadaki tecrübesini şimdi yeni markasına aktarıyor.

2019’a yeni markası Toybox ile giriş yapan BiyoTeks, paketleme stili alışılmışın dışında olan, capcanlı renklerden oluşan ürünlerini CBME Türkiye fuarında tüketiciyle buluşturdu. Linexpo İstanbul fuarında da yerini alan firma, fuarda yaptığı ikili görüşmelerle yurt dışında ihracat yaptığı ülkelere yenilerini ekledi.

Ebeveynlerin kendilerinden çok çocuklarını düşündükleri aşikar bir durum. Ailelerin en kalitelisini, en güzel görünenini çocuklarına satın aldıklarını belirten İbrahim Kara, “Her geçen gün kendimizi geliştirerek, canlı renklerden oluşan koleksiyonlarımızla tüketicinin karşısına çıkıyoruz,” diye söyledi.

Her şeyden önce bir aile şirketi olduklarını belirten BiyoTeks Firma Sahibi İbrahim Kara, “Firmanın adını isimlerimizin baş harflerini birleştirerek koyduk. Modelistlerimiz, çalışanlarımızla birlikte kuvvetli bir ekip işi yapıyoruz. Sağlam bir ekip kurduğunuzda işler yoluna daha çabuk giriyor,” dedi.

“Konfeksiyon işçisi bulmak zor” Tekstil sektöründe konfeksiyon işçisi bulmanın son zamanlarda giderek zorlaştığını ifade eden Kara, “Fabrikamızı genişletmeyi düşünüyoruz ancak çalışacak eleman bulmakta sıkıntı çekiyoruz. Gençlere bu alanlarda da ihtiyacımız var. Uzman kişilerin bu konularla ilgilenmesi gerekiyor,” dedi.

46

Mayıs 2019

“Türkiye’nin pamuk üretmesi lazım” İbrahim Kara sektörde yaşanan sıkıntılardan bahsederken hammadde konusuna da değindi. “Aslında işi temelinden çözmek lazım. Türkiye’de pamuk üretiminin yapılması, bu konuda dışa bağımlılığımızı azaltacaktır. İhracattan kazandığımız miktarları tekrar hammadde almak için harcıyoruz. Hammaddeleri kendimiz üreterek hem ithalata harcanan miktarda düşüşe gidebiliriz hem de ülkemizde istihdam sağlayabiliriz,” diye konuştu.


Mayıs 2019

47


Röportaj

CANTOY

kendi çizgisi ve tarzıyla bir dünya markası olma yolunda Bursa’da tekstil sektörünün öncü firmalarından olan Cantoy, Babydola markası ile katıldığı dünyanın önde gelen fuarlarında ülkemizi temsil ediyor. Marka, Avrupa’daki satışları ve fuarlara katılımı ile de ihracat ağını genişletiyor.

Tekstil sektörünün üretim kısmında ilk akla gelen şehir Bursa oluyor. Yapılan fuarlar, etkinlikler ve B2B görüşmeleri ile Bursalı firmalar piyasayı canlandırmaya devam ediyor. İhracat ağını genişleten firmalardan biri olan Cantoy da iç piyasadaki konumunu koruyarak yurt dışı pazarlarında marka bilinirliğini sağlıyor. Cantoy Firma Sahibi Yunus Emre Otman ile yaptığımız söyleşi ile 1980’den beri sektörde varlığını koruyan Cantoy’un kalite ve ticaret anlayışını Babydoll ve Babydola markalarına aktarma süreçlerini dinledik. Cantoy’un markalaşma yolunda attığı adımlar neler oldu? 40 yıldır aynı sektöre hizmet etmenin verdiği tecrübeyle bir Cantoy çizgisi ve tarzı ortaya koyduk. Kendi zevkimizi yansıtan konsepti oluşturmak için ciddi bir Ar-ge sürecinden geçiyoruz. Araştırmalarımız sonucunda birbirine en uyumlu ürünleri bir araya getirerek bir koleksiyon oluşturuyoruz. Bütün bu seçimlere kaliteli ürün ve doğru fiyat politikası da eklenince Cantoy oluşuyor. Babydoll markasını ortaya çıkarma süreciniz nasıldı? 2012 yılında üretim kararımızı hayata geçirmek için bu konuda işini bizim 48

Ocak 2019

gibi aşk ile yapan bir firma ile işbirliği yaparak ‘Babydoll’ markası olarak bir yola çıktık. Bu markayla yaptığımız ürünler hiçbir tedarikçimizin ürünlerine benzemiyor. Biz bu yola çıkarken kendi tarzımızı ortaya koyup Avrupa’da tanınan ve bir Türk markası olarak dünyaya ürün satan bir firma olmayı hedefledik. Bu çalışmaları yürütürken de bu süreçte insanların saygı duyacağı bir iş yapmak istedik. Bizim temel üretim alanımız yeni doğan ve 0 – 2 yaş grubu bir bebeğin, çocuğun ihtiyaçlarını kapsamaktadır. Hâlihazırda 550 farklı materyalden ürün üretiyoruz ve Son 4 yıldır kendi ürettiğimiz ürünleri de müşterilerimize sunuyoruz. Bu ürün gruplarımızla fuarlara katılıyoruz, yurt içi ve yurt dışı fuarlarda tanıtım pazarlama çalışmalarını sürdürüyoruz. Babydola ile dünya pazarında varmak istediğiniz nokta nedir? 2014 yılında Milano’da küçük bir ofis açtık. Tanıtım, satış ve tasarım ofisi de diyebiliriz. Ardından da Madrid ofisini açtık. Kumaş ve renk tasarımlarımızı bu ofislerimizden yürütüyoruz. Babydola Madrid patentli o yüzden bir İspanyol markası olarak biliniyor. Tasarımlarını Avrupa’da hazırlattığımız ürünlerin çoğunluğu Bursa, bir kısmı da İstanbul’da olmak üzere, üretimin tamamı Türkiye’de yapılıyor. Varmak istediğimiz istikamet ise, Avrupa tezgâhından dünyanın değerli noktalarına ulaşmak. Avrupa bize göre bir sergi, satış, bir pazar alanıdır. Biz Avrupa’daki fuarlardan farklı ülkelerin A segmentlerine hitap etmek istiyoruz. Babydola ile dünya bebeklerini giydiren bir marka olmayı

hedefliyoruz. Babydola dünyanın 192 ülkesinde ürünlerimizin satın alındığı, güvenilerek ve sevilerek kullanıldığı bir marka olsun. Bir üretici ve ihracatçı olarak yurt içinde ve yurt dışında karşılaştığınız zorluklar nelerdir? Yurt içinde söyleyebileceğim şey insanların işlerine yeterince değer vermemesi. Maddi hırslar için kendilerini zora soktuklarını ve ticari ödemeleri aksatarak özel hayatlarındaki lükse öncelik verdiklerini görüyorum. Yurt dışında yaşadığımız sıkıntı ise uluslararası rekabette yaşadığımız sorunlar. Dünya çapında ithalat yapacak bir firma Çinli ya da Malezyalı bir üreticiden aldığı gibi benden de ürün alabilir. Birçok ülkede gümrük koşullarımız aynı değil ve biz pahalı kalıyoruz. Gümrük birliği anlaşmaları rakip üreticiler için ciddi avantajlar sağlıyor ve bu da bizim rekabet gücümüzü azaltıyor. İş gücü maliyetlerimiz arttıkça uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzün daha da azalacağı bir risk görüyoruz.


Mayıs 2019


Sektör

Donella

Ticaretin kalbinin attığı her yerde... 80’den fazla ülkeye ihracat yapan Donella, perakende ile dijital platformlarda da adını duyuruyor. 2018 yılına birçok güzel proje ve yenilik sığdıran Donella, yeni pijama koleksiyonu, internetten online perakende satış ve yenilenen showroom ile bu yıl başarı yolunda ektiği tohumları filizlendiriyor...

Pijama koleksiyonunda yazlık ürünleri sergileyecek olmanın heyecanını yaşayan Donella, yaza uygun pamuklu kumaş seçiminin yanında tasarımda da yazın hareketli ruhundan ilham alıyor. Ocak ayından itibaren Laleli’deki 900 metrekarelik yeni bir mağazada ürünlerini sunacak olan marka, hey yıl çıtayı yükselterek ürün gamını çeşitlendiriyor. Online satış ile Donella artık perakendede! Ürün çeşitliliği ve tarzı ile sevilen Donella, toptan satıştaki başarısının ardından artık perakende tarafına da yönelim gösteriyor. Yeni pazarlama stratejisi belirleyen Donella, internet üzerinden satışa başladı. Yeni projelerini sorduğumuz Donella Firma Yetkilisi Ali Kondu: “Donella markası anneler tarafında da oldukça sevilen bir markaydı. Bu güven ve marka bilinirliğini referans alarak yeni bir projeye adım attık. Alsanalsa.com internet sitesi üzerinden online alışveriş sitesi

kurduk. Bu sistemin aplikasyonunu da yapıldı. Kolay ulaşılabilir olmak adına tüm mecralarda varız” dedi. Kalitede ödün vermeyen marka kimliğiyle dikkat çeken Donella, pijama ve iç giyim koleksiyonlarını dünyanın birçok noktasına taşıyor. Müşteri memnuniyetinin yüksek olmasında beklentiye yönelik ürünler sunmanın ve çok fazla seçenek olmasının etkisi olduğunu belirten Kondu, kalitelinin bu noktada belirleyici unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti. Daima yeniliklerin peşinde bir marka Yeşildirek ve Laleli’deki toptan mağazaların müşteri sirkülasyonu açısından değerlendirmesini yapan Kondu, şöyle anlattı: “Ticaretin kalbinin attığı her iki lokasyonda da varız. Eminönü Yeşildirek’teki mağazaya genellikle Arap Ülkeleri’nden çok fazla müşteri geliyor. İç piyasa da ağırlıklı olarak Yeşildirek’teki mağazayı tercih ediyor.

Laleli’deki toptan mağazamızda ise Doğu Blok ülkelerindeki müşterilerimizi ağırlıyoruz.” Yurt içinde Ocak ayında düzenlenen Anne Bebek Çocuk Gereçleri Fuarı’na ve Şubat ayında gerçekleştirilen Linexpo İç Giyim ve Çorap Fuarı’na katılan Donella, yurt dışı ayağında da yoğun fuar temposuna devam ediyor. Yurtdışı pazarına her zaman hassasiyetle eğilen Donella, 80 ülkeye ihracat yapan bir marka olmanın gururunu yaşıyor. Her yıl olduğu gibi müşterilere daha iyisini sunma noktasında hummalı bir çalışma içerisinde olduklarını ifade eden Ali Kondu, 2019 yılında da marka olarak hedeflerine dört elle sarıldıklarını, müşteri memnuniyeti koruyarak daha iyisini sunmak adına yeniliklerin peşinde olduklarını söyledi.

50

Mayıs 2019


Mayıs 2019

51


Sektör

Çocuk Modasının Öncü Markası

Best Kids Best Kids; 1973 yılında kurulan ve 45 yılı aşkın süredir kalitesi ve yenilikçi yaklaşımları ile tüketicisiyle buluşan bir marka olma özelliğini taşıyor. Markalaşma sürecinde kendisini ‘’Çocuk modasının Türkiye’deki öncü markası’’ olarak konumlandıran Best Kids, dünyadaki trendleri takip ederek genç ve dinamik ekibi tarafın-

52

Ocak 2019

dan klasik ve sıra dışı tasarımlarını modern yaşama uygun şıklık ve rahatlıkta hazırlıyor. Çocuk giyimi sektöründe ayrıntıları kaliteli kumaşlarla buluşturarak klasik ve gündelik çocuk kıyafetlerinin modern stilini ortaya koyan Best Kids, bugün pazara farklı müşteri taleplerine göre hazırlanan koleksiyonlarını yurtdışı ve Türkiye geneline yayılmış satış noktaları aracılığı ile tüketicilerine sunuyor. Sektöründeki teknolojik yenilikleri yakından takip eden, insan eğitimine yatırımı en büyük yatırım olarak gören firma, bu anlayışla hareket ederek kalite standartlarını hep en yüksekte tutmaya çalışan bir yönetim şekliyle yoluna devam ediyor.

Çağımızın getirdiği dijitalleşme ile birlikte e-ticaret faaliyetlerine de hız katan firma, nihai tüketicisine online mağazası ile ulaşıyor. Büyüme hedeflerini gün geçtikçe arttıran Best Kids verdiği bayilikler ile de yurt içinde adını daha fazla duyurmaya hazırlanıyor.

Toptan ürün satışı ile büyük bir başarı yakalayan Best Kids, perakende mağazacılıkta da aynı başarı ile yoluna devam etmekte.


FACTORY

SHOWROOM

Merkez Mah. Fırın Sok. No.67 34381 Bomonti-Şişli İstanbul-Turkey

Meşrutiyet Mah. Şair Nigar Sok. No.31-33 34363 Nişantaşı İstanbul-Turkey

T. : +90 444 5 944 F. : +90 212 221 65 16 info@bestkidsclub.com

T. : +90 212 230 30 40 F. : +90 212 234 18 98 showroom@bestkidsclub.com

www.bestkidsclub.com www.e-bestkids.com

Mayıs 2019

Bestkidsclubcom

Bestkidsclub

Bestkidsclubtr

Bestkids1974

+90 532 172 32 05


Fuar

Kids & Baby Expo Türkiye’nin modayı belirleyebilecek güçte olduğunu herkese duyuracak! Dinamizmi zirvede yaşayan Çocuk Giyim sektöründe, yeni bir anlayış ve farklılaşma düşüncesi ile yola çıkan Kids&Baby Expo, Nisan ayında yaptığı organizasyon ile 2019’un ilk yarısında da adından övgüyle söz ettirdi. Organizasyonun kurucu firmaları ile sektöre yeni bir soluk kazandıran bu organizasyonun detayları hakkında konuştuk… Yaptığınız girişimlere de baktığımızda olarak sektöre katkıda bulunabilmek adına oldukça özverili çalışmalar gerçekleştirdiğinizi açıkça görebiliyoruz. Bu bağlamda organizasyonu ve katılımcı firmaları biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Kids&Baby Expo, 2017 yılının başlarında bebek ve çocuk giyim sektöründe kendi alanlarında uzman ve öncü olan firmaların bir araya gelerek çocuk giyim sektörüne yeni bir anlayış, soluk katma ve farklılaşma çabaları neticesinde kurulmuş bir organizasyondur. Vizyonumuz; sektörümüze öncülük etmek, bebek ve çocuk modasının Türkiye’deki en büyük temsilcileri haline gelmek ve Türkiye’den tüm dünya ülkelerine bunu taşıyabilecek standartta bir iş yapabilme kabiliyetine ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 7 başarılı firma olarak bir araya gelip sektöre öncülük edebilecek ve erkenden sezonu açıp sektöre yön verebileceğine inandığımız kendi özel organizasyonumuzu yapmaya karar

verdik. Aldığımız bu karar neticesinde, tüm iş alışkanlıklarımızı bırakıp çok yoğun bir şekilde erken koleksiyon hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Eksiksiz ve zamanında yetişmek için tüm firmalar gece gündüz yoğun bir şekilde çalıştık ve Best Kids, Çimpa, Nanica, NK Kids, Pamina, Rolly Polly ve Yümese ile birlikte 3’ü Antalya’da, 1’i Kıbrıs’ta olmak üzere 4 başarılı expozisyon gerçekleştirdik. Kids&Baby Expo sizin de tasvir ettiğiniz gibi sektöre adeta yeni bir soluk kazandırmaya başladı. Böyle bir organizasyonun oluşum fikri nasıl ortaya çıktı? Sektörde gözlemlediğiniz hangi gereksinimler sizi bu organizasyonu gerçekleştirmek konusunda teşvik etti? Hazır giyim sektöründe Türkiye olarak, dünya çapında adını duyurmuş bir ülkeyiz. Kalite ve fiyat dengemizin iyi kurulmuş olması ve hızlı üretim kabiliyeti ile günümüz trendlerine çok hızlı cevap verebilmekteyiz.

Bu noktada sektör olarak çok öndeyiz. Eksik kaldığımız bir nokta var, o da ürünlerimize katma değer katabilmek! Bebek ve çocuk giyim sektörü, içinde bulunduğunuz sezon için hazır ürünlerin alınabileceği bir pazar olarak biliniyor. Bu algıyı değiştirmek istiyoruz. Bizim amacımız Türkiye’nin modayı belirleyebilecek güçte olduğunu herkese duyurmak. Bu süreç için mevcut tüm üretim süreçlerimizi en baştan tasarlardık. Müşterilerimizin beğenisine sunduğumuz koleksiyonlarımız ile tamamen sipariş odaklı üretim sistemine geçtik. Böylelikle hem profesyonel alıcılar için doğru zamanda ürün sergiliyor hem de eskisi gibi stok maliyetlerine katlanmak yerine doğrudan sipariş odaklı üretim yapabiliyoruz.

54

Mayıs 2019


Organizasyonun içeriği hakkında biraz bilgi alabilir miyiz? Sektörde yeni bir anlayış ve farklılaşma yolundasınız. Bu vizyonunuzu Kids & Baby Expo dahilinde yaptığınız ne gibi çalışmalarla vurguluyorsunuz? Antalya, ülkemizin toplantı ve kongre alanında adını dünyaya duyurmuş bir şehri. Çok kaliteli tesislerimiz var, bu güzel şehrimize gururla dünyanın dört bir yanından müşterilerimizi davet ediyoruz. 5 yıldızlı otelde her şey dahil konaklama ile müşterilerimiz hem biraz olsun gündelik hayatının stresinden kaçıyor hem de rahatça bir sonraki sezonda nelerin trend olacağını takip edebiliyor. Aynı zamanda müşterilerimizin de birbirini tanıma fırsatı oluyor. Kendi aralarında fikir alışverişi yapıyorlar, sorunlarını tartışıyorlar yeni fikirler üretiyorlar. Etkinliğimizin son gecesi “ne kadar büyük bir aileyiz” dediğimiz bir gala gecemiz oluyor. Dünyanın dört bir yanından tüm misafirlerimizle hep birlikte eğleniyoruz, çekilişler yapıp hediyeler veriyoruz.

Organizasyon ile hedeflediğiniz müşteri kitlesi hakkında bilgi verebilir misiniz? Kids&Baby Expo ziyaretçilerinden beklentilerinizden nelerdir, ne gibi ayrıcalıklar sunuyorsunuz? Kids & Baby Expo ile ilk önceliğimiz, müşterilerimizin beğenisini kazanabilmek. Koleksiyonumuzu planlarken üreteceğimiz ürünün adedi kadar müşterilerimizin koleksiyonlarımıza yaptığı yorumlar da bizim için çok önemli. Onların beğenilerine, belki de en çok eleştirilerine ihtiyacımız var. Bizim müşterilerimizden en büyük beklentimiz bu. Kullandığımız aksesuarlara, renklere, trendlere müşterilerimizin yorum yapmalarını istiyoruz. Tasarım ekiplerimizle onları bir araya

getiriyor, son kullanıcıdan aldıkları geri dönüşlere göre her bir yorumu tek tek not alıyoruz. Bu nedenle elimizden geldiği kadar çok müşterimizi davet etmeye çalışıyoruz. Ayrıca, mevcut müşterilerimiz ile birlikte sektör fuarlarının geç tarihlerde olduğunu belirten yerli-yabancı büyük alıcı gruplarını da davet ediyoruz. Hali hazırda düzenlenen fuarlara yoğun katılım olsa da; hazır ürünlerimizi sunduğumuz için, bizden çok önce siparişlerini veren büyük perakende zincirlerine, fuarlarda yeteri kadar hizmet veremiyorduk. Expozisyonumuz ile artık büyük alıcı gruplarına da kolaylıkla ulaşabiliyoruz.

Mayıs 2019

55


Editörden

Sizce modanın hızı saatte kaç km? Dünyanın bugüne kadarki en hızlı otomobilini düşünün. Saatteki hızı tam 484 km’ye kadar ulaşabiliyor. Tutkunları hızına hayran kalsın. Peki, hızı 500 km’ye ulaşan yeni bir otomobil üretildiğinde eski modeli hatırlayan, konuşan kaç kişi kalacak?

Şimdi bir de modayı düşünün. Geçmiş yılları düşünün. Sizce modanın hızı saatte kaç km? Sanırım sektörümüzün değişim hızı ile ışık hızına ulaştıklarında ancak rekabet edebilecekler. Evet, sektörümüz çok hızlı, sürekli değişiyoruz, yenileniyoruz. Ama öyle de güzel bir tarafı var ki kimsenin emeğine nankör gelmiyor. Büyüyen bir çocuk gibi adeta, huyları değişiyor zaman zaman fakat genetiğindeki karakteristiğini hep koruyor. Bu yüzdendir ki bazen eski akımların geri döndüğünü konuşuyoruz. Peki, detaylara biraz indiğimizde, bize kendini hatırlatıp duran o eski akımlar dönüp dolaşıp hiç değişmeden mi giriyor hayatımıza? Tabii ki hayır. Yenilikçi fikirler, eskimeyen trendlerin hayat ışığı gibi

56

Mayıs 2019

En başta da söylediğim gibi, hızla gelişen, değişen bir sektörümüz var ama nankör değil. Onu büyütmemizi istiyor ama benliğini incitmeden. İşte tam da burada emekler devreye giriyor. Yöneticiler, tasarımcılar, finansçılar, satışçılar ve akla gelen gelmeyen daha birçok kişi el ele verip özveriyle yenilikçi fikirler geliştiriyorlar. Modanın eskimeyen ve eskimeyecek trendlerine küçük dokunuşlar yapıp modayı geçmişten günümüze taşıyorlar. Tabi burada çok büyük bir etken daha var: İnteraktivite! Bir akımı yenileyerek geçmişten günümüze taşımak hiç de öyle kolay bir iş değil. Sadece modanın sesini duymakta bitmiyor olay, tüketiciyi de dinlemek gerekiyor. Tüketici ne istiyor, ne bekliyor ve hatta hatta neyi hayal ediyor, hepsini duymak, görmek, hissetmek lazım. Ama tabi bunu yaparken yüksek meditasyon teknikleri kullanıp da altıncı hissimizi geliştirme aktivitelerinden bahsetmiyorum. Sosyal hayatın ipuçlarından bahsediyorum. Sosyal dünya, özel günleriyle, bayramlarıyla zaten bize önemli ipuçları sunuyor ve sektörümüzün bu farkındalıkla hareket ettiğini görmek oldukça memnun edici. Moda sayesinde tüketici her daim hissettiği yaşta Eskiden akraba düğünlerinde küçük kız çocuklarına gelinlik, küçük erkek

çocuklarına da damatlık giydirirlerdi. Gerçi hala bu akımın süregeldiğini söylemek de mümkün. Sonra, tasarımcılar bu bütünlük ilkesinden ilham almış olacak ki birkaç yıl öncesinde sevgili t-shirtlerini tasarladılar. Sonra anne- kız, babaoğul t-shirtlerine gülümsedik. Ve bu trend öyle güzel dikiş tutturdu ki, artık yolda yürürken bile hangi ferdin hangi ailenin mensubu olduğunu bir bakışta anlar olduk. Bebek mevlitlerinde bebekleriyle aynı abiyeyi giyen anneler, doğum günü kutlamalarında tütü etekli anne- kızlar hatta bazen süper kahraman kostümlü baba-oğullar çıktı karşımıza. Galiba insanlar hissettikleri yaşta olmaya moda akımları sayesinde erişiyor. Markalar da bu trendin hızla geliştiğini fark etmiş olacak ki, özel günleri bu kombinlere oldukça profesyonel şekilde uyarlıyorlar. Örneğin, birçok öncü marka, anne- kız kombinlerini ‘Anneler Günü’ ile öyle güzel bağdaştırmış ki… Yaz mevsiminde de bu koleksiyonların devamlılığının geleceğinden ve kullanılan desenlerle cıvıl cıvıl, enerji dolu anne- kız ve baba-oğul kombinlerinin tüketiciyle buluşacağından hiç şüphemiz yok. İlerleyen günlerde hangi markaların hangi trendleri geliştirerek tüketicisine sunacağını merakla bekliyoruz. Gözümüz vitrinlerde…


Mayıs 2019

57


Sektör

GRANZ Dijital dünyanın en iyi tekstil firması ödülüyle başarısını taçlandırdı Türkiye’nin ilk tescilli dijital dergisi Evos Angels tarafından düzenlenen Dijital Dünyanın Enleri Yarışması’nda Granz Moda, en iyi tekstil firması ödülünü kazanarak sektöre damgasını vurdu. görülerek, sektörünün çağımızın gelişmelerine entegre olması konusunda göstermiş olduğu çabayı herkese kanıtlamış oldu. Türkiye’nin ilk tescilli dergisi Evos Angels tarafından bu yıl 7. kez düzenlenen gecede, Granz Moda’nın ödülünü Firma Sahibi Hüseyin Yolcu teslim aldı. Türkiye’nin ilk ve tek internet ödüllerinin verildiği geceye birçok siyasetçi ve ünlü isim de katıldı.

Teknolojinin hayatlarımızın büyük bir bölümüne hızla girişi tüm sektörleri dijitalleşme konusunda çalışmalar yapmaya itiyor. Firmalar, sektörleri içerisindeki var oluşlarını başarıyla sürdürebilmek için dijital dünya kapsamındaki hedeflerine her gün bir yenisini daha ekliyor. Bu bağlamda daha kapsamlı stratejiler oluşuyor, karşımıza sürekli yeni dijital uygulamalar çıkıyor. Kurulduğu 2014 yılından bu yana, Türkiye’de ve yurtdışında birçok ülkede yüksek ticaret hacmine ulaşarak kısa süre içerisinde başarılı bir ivme kazanan Granz Moda, geçtiğimiz ay düzenlenen Dijital Dünyanın Enleri yarışmasında en iyi tekstil firması ödülüne layık 58

Mayıs 2019

Ödül gecesinde ayakta alkışlanan Büyük Türkiyem temalı defilede, günümüz Türkiye’sinde birlik ve beraberliğin bölünmez olduğunu, Türkiye’nin hiçbir şartta yıkılamayacağı vurgulandı. İlaveten, konserler ve sahne şovları da geceye renk katan etkinlikler oldu.

‘Dijital Dünyada Gururu’

Sektörün

Türkiye’nin en büyük ilk dört ödülü arasında yer alan ve bir yıllık halka açık oylamalar sonucunda dijital dünyada en çok takip edilen kişilerin ödül aldığı törende, bu sene 84 farklı kategoride ödül takdim edildi. 9 yıldır aralıksız gerçekleştirilen yarışmada ödüller, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da bir milyonun üzerinde kişinin internette yaptığı oylamalar sonucunda sahiplerini buldu. Türkiye’deki hemen hemen her sektör için büyük önem taşıyan bu törende Granz Moda, en iyi tekstil firması ödülüyle, dijital dünyada sektörünün gurur oldu.


Mayıs 2019

59


Röportaj

Yosun Çorap

köklü ve yenilikçi bir marka Uzun yıllardır sektördeki yerini koruyan, özgün ve yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkan bir marka olma özelliği taşıyan Yosun Çorap’ın ortaklarından Orhan Kaya ile sektör üzerine konuştuk… Yosun Çorap ailesi olarak kuruluşunuzdan bu yana geldiğiniz noktayı nasıl anlatırsınız? Yosun Çorap ailesi olarak, çok uzun süredir bu sektörde hizmet vermekteyiz. Başladığımız günden bugüne kadar, kaliteden ödün vermeyen, her geçen gün tecrübelerimizi ve birikimlerimizi, ürettiğimiz ürünlere yansıtan bir misyon içerisindeyiz. Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? Ürün gruplarımız ağırlıklı olarak çocuk ürünleri olmakla birlikte, tüm yaş gruplarına hitaben çorap ve külotlu çorapların üretimini gerçekleştirmekteyiz. Ürün koleksiyonlarınız hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Tasarım ofisimiz, müşteri talepleri doğrultusunda, rahat ve kullanışlı ürünlerimizin tasarımlarını gerçekleştiriyor. Pamuk, modal, bambu vb. iplikler kullanarak, yaratıcı ve modern tasarımlarla ürün koleksiyonlarımızı ortaya çıkarıyoruz.

Günümüzde artık çorap modası diye bir kavram da geliştiği için, yeni koleksiyonlar ortaya çıkarmak ve bu koleksiyonlarda da dünyadaki son trendlerden ilham alarak özgün tasarımları müşterilerimizle buluşturmak bizim için büyük önem taşıyor. Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? Ürünlerinizin yüzde kaçı Türkiye’de üretiliyor? İhracat çalışmalarınız ve hedefleriniz ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Ürünlerimizin tamamı yerli üretim olarak üretiliyor. Ağırlıklı olarak çocuk gruplarına yönelik üretim yaptığımızdan, üretimde sağlık koşullarını yerine getirmeyi oldukça önemsiyoruz. Ürünlerde kullandığımız hiçbir tedarik malzemesi kanserojen ya da zararlı madde içermiyor. Ürünlerin tasarımından satışına kadar tüm süreçleri titizlikle planlıyor ve takip ediyoruz. İhracat konusunda ise, şuan hali hazırda Orta Doğu ve Doğu Bloğu ülkelere ihracat yapmaktayız. Gelecek hedeflerimiz arasında, mevcut pozisyonumuzu ve pazardaki ihracat payımızı da koruyarak, potansiyel pazarlarda yer almak var. Kendinizi sektör içinde nerede görüyorsunuz? Firmanızın sektörde güçlü olduğu ve sizi rekabette öne çıkaran yanlarınız nelerdir? Çok uzun yıllardır bu piyasada yer edinmiş firmalardan biriyiz ve kaliteden ödün vermeyen yapımız ile sektörde lokomotif görevi yaptığımıza inanıyorum.

60

Ocak 2019

Güvenilir, dürüst ve etik bir marka yapımız var. Bu bağlamda müşteri sürekliliğimiz olması bizim en güçlü yanlarımızdan biri diye düşünüyorum. Müşterilerimizin isteklerine, ne aradıklarına ve geri bildirimlerine büyük ölçüde değer verdiğimiz için, piyasada bulunduğumuz süreç içerisinde sürekli bir gelişme gösterdik ve aranılan bir marka olma statüsüne kavuştuk. Türkiye’de bebek & çocuk tekstil sektörü günden güne gelişme gösteriyor. Siz bu sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bebek ve çocuk tekstil sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir gelişme gösteriyor. Sürekli değişen trendler, aranılan yenilikler, moda olan temalar… Biz de bu hıza uyum sağlamak adına elimizden gelen çabayı gösteriyor, özgün tasarımlarımızla da sektörün önde gelen üreticileri arasındaki yerimizi korumak adına kalitemizden taviz vermeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra, gelişen teknoloji ve bilinçli tüketici kavramları da çalışmalarımızı doğrudan etkiliyor. Üretimimizde son teknolojiyi kullanıyoruz. Üretimini yaptığımız ürün gruplarında hijyen ve sağlık kriterlerini özenle yerine getiriyoruz. Ülke dışı yaptığımız çalışmalarda yani ihracat yaptığımız dış firmalarla pozitif ilişkiler kuruyor, iş etiğimizden ödün vermeden ülkemizi, sınırlarımız dışında da en iyi şekilde temsil etmeye gayret gösteriyoruz.


Mayıs 2019


Röportaj

Luggi Baby Güvenilir imajıyla yenilikçi bir marka ‘Sürekli yenilenen piyasa şartlarına ayak uyduramayan firmalar piyasa içerisinde varlık gösteremeyecektir.’ Toptan ve perakende bebek giysileri satışı alanında yıllara dayanan deneyim olarak nitelendirebileceğimiz köklü bir marka ile buluşturuyoruz sizleri: Luggi Baby! Yurt içinde ve uluslararası arenada güvenilir bir imaja sahip olan markanın Halkla İlişkiler Sorumlusu Filiz Gülen ile bebek ve çocuk tekstili üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Öncelikle, ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı durumda bile, Luggi Baby her zamanki dik duruşuyla ayakta kalmasını neye borçlu? Öncelikle dövizdeki ani yükselişleri fırsata çevirmediğimizi, tam tersi olarak maliyet hesaplarımızı alış - satış fiyatlarını göz önünde bulundurarak yaptığımızı belirtmek isterim. Uyguladığımız bu yöntem ile birlikte hem tedarikçilerimizi hem de müşterilerimizi mağdur etmeden firmamızı da koruma altına aldık. Güncel maliyet politikası yerine reel maliyet politikası ile firmamızın ayakta kalmasını sağlarken, piyasaları da yakından takip ederek büyüme ve yatırımlarımızı da bu doğrultuda gerçekleştirmeye çalıştık. Her ülkeye hitap edecek şekilde ürün yapmak zor olsa gerek. Siz ihracat yaptığınız ülkeler için Arge ve fizibilite çalışmalarını nasıl yürütüyorsunuz?

Elbette minik bedenlerin ihtiyaçları aynı olsa da bölgesel olarak bazı farklılıklar gösterebiliyor ürünlerimiz. Bizim buradaki çıkış noktamız bebek ve çocuklarımızın sağlığı, konforu, şık görünmesi, bölge iklimi, genel örf ile adetler ve bölge ekonomisinin durumu şeklinde sıralanabilir. Son zamanlarda hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? Hedeflediğiniz yeni ülke pazarları var mı? Markalaşmak ve faaliyetlerimizi sürdürebilmek adına ilk hedefimiz işe Türkiye pazarıyla başlamaktı tabi ki. Beraberindeyse süregelen yurtdışı pazar müşterilerimize markamızı tanıtmaya devam ettik. Mevcut durumda Bulgaristan, Yunanistan, İtalya, Saraybosna, Makedonya, Sırbistan, Romanya, Gürcistan, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Ukrayna, Yunanistan, Slovakya, Arnavutluk, Irak, Libya, Filistin, İsrail, Dubai, Kenya, Suudi Arabistan gibi Arap ülkelerinin yanı sıra, Asya ve Orta Asya ülkeleri ile bazı Avrupa ülkelerinde ürün gruplarımız yerlerini almış durumda. Luggi Baby, gelişmekte olan bir markadır ve bildiğiniz üzere markanın gelişim sürecinde, tekstil sektörü için Avrupa ülkelerinin pazarları önemli bir rol oynar. Hedeflediğimiz diğer ülkelere gelirsek, bu ülkelerde çeşitli tanıtım çalışmaları gerçekleştirdik ve görüşmelerimize de devam etmekteyiz. Luggi Baby’nin bebek tekstili sektöründe ileriye yönelik ne gibi hedefleri var? Sürekli yenilenen ve globalleşen piyasada, öncü firma olabilmek ve teknolojik yatırımlar ile birlikte en güzel ve en kaliteli ürünleri tüketicimizin beğenisine sunmak ilk hedefimizdir diyebilirim. Bu hedefiniz doğrultusunda, yeni gelişmeleri markanıza nasıl entegre ediyorsunuz? Sürekli yenilenen piyasa şartlarına ayak uyduramayan firmalar piya-

62

Mayıs 2019

sa içerisinde varlık gösteremeyecektir. Bu durumu çok iyi biliyoruz. Üretim hattındaki makine parkurumuzu sürekli güncelliyoruz, yeni ürün projeleri gerçekleştiriyoruz ve gelişmeleri yakından takip ederek sürekli kendimizi yeniliyoruz. Yatırım planlarımızı da tüm bu etkenler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Teknolojinin çok önemli bir role sahip olduğu günümüzde, Luggi Baby olarak internet satışlarınız konusunda ne gibi çalışmalarda bulunuyorsunuz? Özellikle sosyal medyanın tüketici üzerindeki etkisi gün geçtikçe artıyor diye düşünüyorum. Dolayısıyla, markamızı yeni çağa adapte edebilmek açısından sosyal medya faaliyetlerine büyük önem veriyoruz. Bu bağlamda, Instagram sayfamız luggibaby üzerinden satışlarımızı başlattık. İnternet sitemiz www.luggibaby.com.tr adresi üzerindense online satış çalışmalarımıza hız katmaya devam ettiğimizi söyleyebilirim. Peki dijital mecralar haricinde ürünlerinize hangi noktalardan ulaşabiliriz? Yurtiçinde başta İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropoller olmak üzere, tüm illerimize Luggi Baby markası ürünlerini ulaştırmaktayız. E bebek, Joker, Baby Mall ve Botti gibi birçok mağaza ve mağaza zincirlerinde ürünlerimizin satışı yapılmakta. Markamız, yurtdışı pazarda sürekliliği olan firmalar haricindeyse, yeni bayileriyle de hizmet vermeye devam ediyor. Eklemek istediğiniz şeyler var mı? Öncelikle ülkemizin içinde bulunduğu bu dar boğazdan bir an önce çıkarak güzel günlere kavuşması en büyük dileğimizdir. En kısa zamanda bu durumun aşılacağına inancımız ise tamdır. Bu doğrultuda, her zaman söylediğimiz sloganımızı tüm ülkemiz adına tekrarlamak isteriz: Birlikte üretip birlikte kazanalım!


Mayıs 2019

63


Sektör

Funny Baby Kaliteden ödün vermeyen ilkesi ile sektörün yükselen değeri Hamleteks Tekstil, 1996 yılında ‘Funny Baby’ markası ile bebek ayakkabısı üretimine başlamış bir firma. Ardından, Türkiye’nin ve dünyanın büyük markalarına özel üretimler yaparak, kurulduğu günden bugüne sektörün ileri gelen üreticilerinden birisi haline gelmiş. Hamleteks Tekstil, sektöründe yenilikler yaratmakta, ürün yelpazesini ve çeşitliliğini sürekli geliştirmektedir. Çalıştığı firmalarla ortak amacı; yüksek kalite standartlarında üretilen, yenilikçi, özel isteklere cevap verebilen ürünlerle, Türkiye’de ve dünyada yeni ufuklar açabilmektir. Firma, satış ve satış sonrası hizmetlerinde müşteri memnuniyetini en üst düzeyde oluşturmak ve devamlılığını sağlamak için Kalite Yönetim Sistemi’ni benimsemiştir. Bu amaçla da, teknolojiye olduğu kadar, insan kaynakları, kaynakların etkin ve bilinçli kullanılması, eğitim vb. konulara da gerekli önemi göstermektedir.

64

Mayıs 2019

Hamleteks Tekstil, iş ortakları, müşteri ve çalışanları ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü her zaman ön planda tutmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk ilkelerinin, sürdürülebilir gelişmenin olmazsa olmazları arasında yer aldığına inanan firma, içinde yaşadığı topluma değer sağlamayı temel sorumluluk alanlarından biri olarak görmekte ve bu tüm ticari ilişkilerini sosyal uyumluluk ilkeleri çerçevesinde yürütmektedir. 2019 yılı sonuna kadar %30’luk bir büyümeyi amaçlayan firma, İtalya, Yunanistan, Hollanda, Fransa, Suudi Arabistan, Irak, Mısır, İran, Fas, Dubai, Oman, Libya, Cezayir, Rusya gibi birçok ülkeye ihracat yapmakta, Güney Amerika, Kuzey Avrupa ve Türki Cumhuriyetleri de hedef pazarları olarak belirtmektedir. Hamleteks Tekstil, 2019 yılının son döneminde Temmuz ayında İstanbul Kids Fashion Fuarı’na ve Eylül ayında ise Almanya Köln’de düzenlenecek

olan Kind und Jugend Fuarı’na katılmayı planlıyor. Firma, üstün hizmet anlayışı, yüksek üretim kapasitesi, geniş ürün yelpazesi, model, çeşit ve kaliteden ödün vermeyen ilkesi ile yükselen değer olmak için profesyonel ve modern yönetimi ile çalışmalarını devam ettireceğinin altını çiziyor.


Mayıs 2019

65


Sektör

Ekin Expo

Katıldığınız fuarlarda standınızla marka imajınızı korumak ve yükseltmek için tercih edebileceğiniz bir firma Ekin Expo 2007 yılından bu yana Fuar Stant Tasarım ve Uygulama konusunda kaliteli ve zamanında teslim hizmet anlayışını kendine ilke edinmiş, sektörün lider firmalarında biri olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de, fuar sektörünün gelişme göstermesinin akabinde, fuar stant sektörü de bu duruma paralel olarak gelişiyor ve her gün kendini yeniliyor. Avrupa’nın Asya’ya açılan penceresi konumuna gelen Türk fuarcılık sektörü hızlı büyüyor ve her geçen gün önemli projelere imza atılıyor. Özellikle yurt dışı katılımcıların yoğunlukta olduğu fuarlar günden güne artmış ve fuar stant sektörü de kendini yenileyerek özellikle kalite anlamında Avrupa firmalarıyla rekabet edecek konuma gelmiştir. Firmaların katıldıkları fuarlarda kendilerini en iyi şekilde temsil etmelerinin ve tanıtmalarının birin-

Ekin Expo Hizmet Değerleri * %100 Müşteri memnuniyeti * Güvenilir ve dürüst hizmet verebilmek * Kaliteli, ekonomik ve hızlı hizmet verebilmek * Çözüm odaklı faaliyetlerini sürdürmek * Sektörün değişken yanlarına ayak uydurarak müşterileri bilgilendirmek * Firmaların kurumsal hassasiyetlerine dikkat ederek en iyi hizmeti verebilmek * Firmalarla bire bir görüşmeler yaparak, müşteri odaklı çözümler sunmak

66

Mayıs 2019

ci unsuru da güzel ve kendilerini ifade eden bir stantla katılmalarıdır. İşte bu noktada devreye giren Ekin Expo Fuar Stant Hizmetleri, katılımcı firmalara profesyonel mimar kadrosuyla hizmet vermekte ve firmaya uygun tasarımı ve projeyi hazırlamak için firmayla ilgili en küçük detayları dahi inceleyerek, firmayı en iyi şekilde temsil edecek projeyi tamamlamaktadır. Başarının küçük detaylarda gizli olduğu prensibiyle hareket eden Ekin Expo mimar ve uygulama kadrosu, en küçük detayı atlamadan projenin bire bir aynısını fuar alanına uygulamaktadır.

Fuar alanına yakın olmanın avantajını da kullanan Ekin Expo, herhangi bir aksaklıkta 15 dakikada duruma müdahale etme imkânına da sahiptir. Firma, kendi bünyesinde “özel ahşap stant” , “özel modüler stant” ve “özel Maxima stant” projeleri hazırlamakta ve uygulamaktadır. Ekin Expo atölyeleri, Beylikdüzü’nde 1500 metrekare kapalı alanda hizmet vermektedir. En uygun standı en hızlı ve kaliteden ödün vermeyecek şekilde tasarlayıp uygulamayı hedef edinen firma, müşterilerine komple çözümler üretmektedir.

Kurulum sürelerinin çok da uzun olmadığının bilincinde olan Ekin Expo, projeleri günler önceden atölyesinde hazırlamakta, fuar alanında ise sadece montaj işlemi yapmaktadır. Firma müşterileri stantlarının hangi aşamada olduğunu, Ekin Expo atölyelerinde takip etme imkânına sahiptir.

Fuar Stant Hizmetleri * Özel Ahşap Stant Tasarım ve Uygulamaları * Modüler Stant Tasarım ve Uygulamaları * Maxima Stant Tasarım ve Uygulamaları * Ürün Teşhir ve Paket Stant Uygulamaları * Sahne ve Platform Tasarım ve Uygulamaları * Stant Depolama ve Saklama Hizmeti * Fuar Malzemesi Kiralama

İç Mimari Hizmetleri * Ofis İç Mimari Proje Tasarım ve Uygulamaları * Showroom Proje Tasarım ve Uygulamaları * Mağaza Proje Tasarım ve Uygulamaları

Dijital Baskı Hizmetleri * İç ve Dış Mekan Djitil Baskı * Folyo Baskı ve Kesim ( Yazı, Harf ) * Vinil Baskı * One Way Vision Baskı * Led Tabela * Cnc Kesim * Strafor ve Pleksi Harf - Yazı


Mayıs 2019

67


Sektör

Monart Ambalaj bebek ve çocukların tüm ihtiyaçlarını ‘Çocuklar Dünyası’nda karşılıyor Tekerlekli fuar kutusu ile sektörü yeniliklerle tanıştıran Monart Ambalaj şimdi de “Çocuklar Dünyası” markası ile bebek ve çocukların bütün ihtiyaçlarını karşılamaya hazırlanıyor.

Fuarların gözdesi olan ve bizim de tercih ettiğimiz tekerlekli kutu, Monart Ambalaj’ın sektöre kattığı inovatif ürünlerden biri. Firma Sahibi Murat Çıkan ürünlerin sağlamlığını şu şekilde açıklıyor: “Oluklu mukavva koli içerisindeki olukların sık ve

dik olması koliye ciddi bir sağlamlık katıyor. Kağıt gramajını da arttırarak sağlamlığı çok daha üst seviyelere çıkartıyoruz. 500-700 kg taşıma kapasitesine kadar koli üretimimiz bulunmakta.” Son teknoloji makinelerle üretimini gerçekleştiren marka, kaliteli ürünleri ekonomik fiyatlarla müşterilerine en hızlı şekilde ulaştırıyor. Çıkan, “Özellikle Avrupa bölgesinde daha güçlü firmalarla işbirliği yaparak ihracatımızı en üst seviyelere çıkarmak hedefindeyiz,” diyerek 2019 yılında ihracatlarını %30 art-

tırmayı planladıklarını da belirtti. Monart Ambalaj’dan yeni marka! Marka 2019’da yeni bir iş kolunu bünyesine dahil ediyor. Çıkan, yeni markaları “Çocuklar Dünyası” için şunları söyledi: “Oyuncaktan giyime, kırtasiyeden eğitime kadar birçok alanda hizmet vermek üzere yatırım yaptığımız markamız 0-15 yaş grubuna yönelik olacak. İnternet üzerinden ve mağaza zinciriyle satışı yapılacak.”

Dürüst ticaret yapan, sözüne güvenilir, vizyonu düzgün ve başarılı iş adamlarını bir araya getiren pozitif yapılanma: ‘Lider Patronlar Birliği’ Tüm üyeleri kendi alanlarında başarılı şirket sahiplerinden oluşan Lider Patronlar Birliği, bu başarılı iş insanlarını bir araya getirerek, birbirlerinin networklerine dahil olup iş ağlarını geliştirmek ve girişimci bir bakış açısıyla gelişmek amacıyla toplanmıştır. Farklı sektörlerden 50 kişilik ana üye kadrosu ve 10 kişilik misafir kadrosu olmak üzere toplam 60 kişiden oluşur. Düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılara sektörlerden 68 Mayıs farklı 2019

50 iş insanı ve 10 misafir katılır. Toplantıların yanısıra, 50 kişilik ana üye kadrosu, tek tek veya gruplar halinde, birbirlerini iş yerlerinde ziyaret ederek referanslarını ve iş geliştirme olanaklarını görüşürler. Lider Patronlar Birliği, gönüllülük esasıyla çalışan, bağımsız bir platformdur. Herhangi bir dernek, cemaat, siyasi parti veya grupla bağlantısı yoktur. Başarılı, dürüst, saygın ve ilkeli iş insanlarını bir araya getirerek iş ağını genişletmeyi ve yeni iş birlikleri oluşturmayı amaçlar.

Lider Patronlar Birliği’ne her siyasi görüş ve düşünceden başarılı ve saygın iş insanları katılabilir. Ön şart, herhangi bir cemaat veya dernek adına hareket etmemektir. Birlik üyelerinin birbiriyle ticaret yapma zorunluluğu olmadığı gibi, her iş insanı veya şirket, kendi kriterlerine ve kurumsal yapısına uygun hareket etme özgürlüğüne sahiptir.


Mayıs 2019

69


Röportaj

Çınarlar Ambalaj

Geniş ürün gamı ile tekstilden kozmetiğe kadar her sektöre hitap eden bir marka ları için değişken fiyatlar uygulamaktadır. Böylelikle müşteriler, yüksek adetli siparişlerde düşük fiyat avantajı yaşarken, düşük adetlerde ihtiyaçtan fazlasını almadan özel ürünlere ulaşmış olabilmektedir.

Çınarlar Ambalaj, ilke olarak üstün kalitede ürünleri rekabetçi fiyatlarla sunmayı benimseyen bir marka olma özelliğini taşımaktadır. Üretim altyapısı firma müşterilerine en kaliteli ürünleri üretmek için son teknoloji üretim ekipmanları kullanılarak oluşturulmuştur. Günümüzde kaliteli ürünlerin yanı sıra hız ve servis kalitesinin de çok önemli olduğunun bilincinde olan firma, bu yüzden standart termin süreleri dahilinde teslimatları gerçekleştirmek konusunda titizlik göstermektedir. Ürettiği her ürün birbirinden farklı olmasına rağmen, firmanın tüm ürünlerine yaklaşımı aynı temel prensipler eksenindedir. 18 yıldır sektörde hizmet veren Çınarlar Ambalaj’ın sahibi Nuh Temel, başarının sırrını şöyle özetliyor: “Tüketiciye güven vermek, alternatifler sunabilmek firmaya

70

Mayıs 2019

devamlılığı sağlar. Biz bunun için elimizden geleni yapıyoruz. Kaliteyi uygun fiyat ile buluşturup müşterilerimizin yüzünü güldürüyoruz.” “Ürününüzü Kişiselleştirin” Çınarlar Ambalaj sayesinde, çok çeşitli model, renk ve aksesuar seçenekleri ile ürünlerin kişiselleştirebilme imkanı bulunmaktadır. Firma, plastik, nonnowen, ham beze kadar birbirinden farklı malzeme seçenekleri, her bütçeye uygun ürünü bünyesinde barındırmaktadır. Müşterilere sadece, uygun rengi, aksesuarı ve baskı yöntemini belirlemek kalır. Konusunda tecrübeli personeli ile firma, müşterilerini en doğru seçime yönlendirebilmek için çaba sarf etmektedir. “Değişken Sipariş Miktarları” Çınarlar Ambalaj, 1000 adetten 10.000 adede kadar değişen sipariş miktar-

2019’da krizi fırsata çevirmek… 2019 yılında marketlerde kullanılan plastik poşetlerin çevreyi koruma amaçlı ücretlendirilmesi vatandaşları daha çok bez torba kullanmaya teşvik edecek. Bez çanta üretiminin çoğalacağı öngörülen yeni yılda Çınarlar Ambalaj da bu durumu fırsata çevirerek zaten bünyesinde olan bez çantalarda çeşitlendirmeye gidiyor. Çınarlar Ambalaj bez çantaları farklı tasarımlar ile çeşitlendirerek tüketiciyle buluşturacak. Çınarlar Ambalaj, Esenyurt’taki fabrikasında üretimini gerçekleştirmeye devam etmekte; Sırbistan, Arnavutluk, Bosna Hersek gibi Balkan ülkelerine ve Libya, Cezayir başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine ihracat yapmaktadır.


Mayıs 2019

71


Fuar

Başarılı sektörel fuarlar Toy & Edu China ve Baby & Stroller China 2020’de Shenzhen’de düzenlenmek üzere yola koyuldu 2019 yılı, Toy & Edu China ve onunla eş zamanlı gerçekleşen Baby & Stroller China açısından, fuarın Çin’in büyüyen eğitsel ürün pazarını yansıtması için Toy & Edu China olarak isim değiştirmesiyle birlikte göze çarpan başarılı bir yıl oldu. Fuarın ilk 3 günü, 66 ülkeden toplam 60, 508 ziyaretçi sayısı ile fuarın 2018 yılındaki versiyonuna göre (2018: 56,549 ziyaretçi) %7’den fazla ziyaretçi çekti. Hem ziyaretçiler hem de katılımcılardan alınan pozitif geri dönüşler, fuarın 2020 yılında Shenzhen’de düzenlenmek üzere yer değiştirmesi konusunda sağlam bir zemin hazırladı. Messe Frankfurt Kıdemli Genel Müdürü Wendy Wen, “Fuarın Toy & Edu China olarak yeniden adlandırılması, Çin’in eğitsel ürün pazarının gücünü ve sektörden çok fazla satın alıcıyı çeken fuarda bu ürünlerin bulunabilir çeşitliliğini yansıtıyor. Çin’deki oyuncak pazarının güçlü potansiyeli sayesinde, sayısı artış gösteren yabancı şirketler, fuarda hedef satın alıcılarını karşılamak için lider Çinli tedarikçilere katılıyorlar. Dahası, fuardaki yüksek ziyaretçi katılımı, fuarın Güney Çin’deki en etkili satın alma platformu olduğunu pekiştiriyor. Bizler bu sebeple, gelecek yıl iki fuarın da kültürel ve üretken bu sektöre olan güçlü ekonomik büyümesi ile göğüs kabartıcı etkisi olan Shenzhen’de olmak üzere yer değiştirmesi ziyaretçilerimiz ve katılımcılarımız için hiç olmamış daha mükemmel iş fırsatları sunacak,” dedi. Lisanslı pazar potansiyeli yükselişte Fuarın Animasyon & Karakter Lisans Alanı, Çin’deki lisans pazarındaki potansiyel sayesinde fuarın son versiyonunda ilgi odağı oldu. Bu yıl, fuarda geniş skalada lisanslı karakterler ve lisanslı ürünler sergilendi. Çinli firma, Zhong Shang Xin Tai Toys Co. Fuarda elde ettiği sonuçlardan memnun. Firmanın Pazarlama Direktörü Mr. Guo Si Fan, “Markamızı daha net olarak

72

Mayıs 2019

tanıtmak için daha fazla müşteri ile iletişim kurmayı amaçlıyoruz. Güneydoğu Asya ve Hindistan’ın da aralarında olduğu 10’un üzerinde ülkeden satın alıcıya erişmemizden dolayı mutluyuz,” dedi. Uluslararası alanda ürünlerini sergileyen, Tayvanlı lisansör Pyi Pyi Family Gifts Co. Ltd firması da fuarda iyi fırsatlar elde etti. Firmanın Kurucusu Peter Huang, “Bizimle işbirliğinde bulunmak için ilgi gösteren pek çok müşteri vardı. Çin pazarı daha olgun oluyor ve bu fuar potansiyel partnerlerimizin olduğu Guangong’dan firmaları bir araya getirme konusunda harika bir yer,” dedi. Pazar değerlendirmesinin göz önünde bulundurmasına bağlı olarak; Licensing China, Toy & Edu China ve Baby & Stroller China ile beraber Shenzhen World Exhibition & Convention Center’da 2020’de yeni olarak açılacak. Wendy Wen, “3 eş zamanlı fuarın; oyuncak, bebek arabası, anne ve çocuk ürünleri ve lisans sektörlerinden daha fazla satın alıcıyı çekeceğine inanıyoruz,” diyerek sözlerini noktaladı. Katılımcıların görüşleri “Pazardaki satın alıcılara erişmek için şahane bir platform. Çin’de mükemmel potansiyeller ve fırsatlar yakaladık.

Oyuncak, hediye, kitapçı ve diğer sektörleri içerrren farklı sahalardan hedef satın alıcılara eriştik. Bu fuar doğrudan ve etkili bir şekilde işimize yaradı.” Ty Inc Peluş Pazarlama Müdürü Ms Han Xiao Ming, Amerika Birleşik Devletleri “Geçtiğimiz yıl çok erişim sağlamıştık bu yıl tekrar işinin uzmanı Çinli ajans ile irtibata geçtik ve tekrar katılmaya karar verdik. Restoranlar, çocuk parkları ve alışveriş merkezlerinden satın alıcılar bulduk. Fuarda Hintli ve Meksikalı satın alıcılar ile tanıştık ve yaklaşık olarak 20’nin üzerinde müşteriler ile ortaklık kurduk. Bu fuarla birlikte tatmin edici bir deneyim yaşadık bu yüzden gelecekte fuara katılmaya devam edeceğiz.” Kidkii Satış Direktörü Gavin Li, Danimarka “Fuar çok yoğundu! Fuara tekrar katılıyoruz çünkü Çinli satın alıcıları karşılayabileceğimizi ve bu birlikteliklerden deneyim kazanabileceğimizi biliyoruz. Bu fuar Çin’deki pazarlama stratejilerimizi ve hedeflerimizi planlamamıza izin verdi. Büyük nüfus artışı ve daha fazla harcanabilir gelir ebeveynlerin eğitsel ürünlere daha fazla harcama yapabilecekleri anlamına geliyor. Eğitsel ürünlerimiz son yıllarda oldukça popüler olmaya başladı.”


Bamballoon International Genel Müdürü Philip Ma, Hong Kong “Bu fuara yıllardır katılıyoruz çünkü fuar Çin’deki gerçekten profesyonel ve eğitsel ürün fuarıdır. Sonuç, her yıl daima gelecek vaat ediyor. Bu fuara katılmak bizlere pazarın trend ve taleplerine uygun kalma olanağı sağlıyor. Halihazırda, yeni müşteriler ve dağıtım kanallarımızı listeledik ve satış hacmimizi canlandıracağımıza inanıyoruz.” Topbright Animation Corporation Genel Müdür Yardımcısı Ken Huang, Çin “Her versiyonda 20’nin üzerinde yeni müşterilere ulaşıyoruz. Yabancı satın alıcılar, butik perakendeciler, oyuncak tedarikçileri ve farklı kanallardan satın alıcılarla buluştuk. Walmart ve Kidswant’ın da aralarında olduğu ünlü satın alıcılar bizleri fuarda ziyaret etti. Fuar bizim için gerçekten etkili bir reklam kanalı ve yeni ürün piyasaya sürdüğümüzde iyi sonuçlar elde ediyoruz.” Guangdong Qman Culture Communication Co., Ltd Marka Müdürü, Xu Xing, Çin Satın

almacıların

yorumları

“Oyuncak, bebek arabası, taşıyıcılar, çanta ve oyun matları gibi bebek ürünleri bakıyorum. Burada pek çok seçenek buldum ve onlar gayet kaliteliler. Çinli katılımcıların iyi kaliteli ürünleri beni şaşırttı.” Mum’s and Baby’s Reklam Uzmanı Maria Isse Moyano, Arjantin “Yerli üreticileri tanımak için mükemmel bir fırsat. Farklı oyuncaklar için kişiselleştirilmiş fonksiyonlarla birlikte ne istediğimize dair harika detaylar-

da müzakerelerde bulunduk. Bizim için çok enteresan olan Marvel gibi lisanslı oyuncakları içeren uluslararası ve Çinli firmalarla çok sayıda iyi görüşmeler gerçekleştirdik.” Myanmar Retailers Association Genel Sekreteri Tiffany Tin Su Hlaing, Myanmar “Bu fuarı 7 defa ziyaret ettik. Her sezonda en son ürünleri kontrol ettik. Bizim için burada daima yeni seçenekler var. Çin’in ekonomik gelişimi ve erken eğitime olan daha kuvvetli vurgusu ile birlikte ebeveynler çocuklarına harcamalarda bulunma konusunda daha istekliler. Erken çocukluk dönemi oyuncaklarına artan bir talep var ve fuar böyle ürünler için mükemmel bir kaynak platform olma özelliğine sahip.” Changsha Yulin Toys Satın Alma Müdürü Tong Bo, Çin “Fuarda, ilgi çekici katılımcı ve ürünleri kontrol etmek 3 tam gün sürdü. Burada çok sayıda potansiyel katılımcı bulduk. Fiyatları makul olan 10’un üzerinde katılımcıya sipariş verdik.” Xiyangyang Toys Wholesale’den Ke Chang Yong, Çin Uzmanlar da son

ek içgörüleri

programpaylaştı

Ticari ilişkilerden ayrı olarak, ek program etkinlikleri fuar boyunca pazarın trendleri hakkında paha biçilemez bilgi ile birlikte katılıma katkı sağladı. Global Toy Experts CEO’su Richard Gottlieb Toy Talks Forum’unda, “Çin, dünyada büyüyen en dinamik tüketici pazarıdır. Buraya gelmek ve iş yapmak için hevesli olan batılı firmalar için bu fuar büyük bir fırsat,” dedi. Diğer bir konuşmacı Greater China & Southeast Asia of Toys“R”Us

Asia’nın Yetkili Ticari Şefi Jo Hall de Çin’deki izleyicilerle iletişim kurmaktan memnundu. Jo, “Bu forum benim için üreticilere Çin’i, iş için açılma ve onlara bazı tavsiyeler verme bizimle nasıl çalışabilecekleri gibi şeyleri anlatmanın en kolay yolu,” dedi. Ayriyeten, iş eşleştirmesi ile birlikte yer alan Lisanslama Forumu lisansorler ve muhtemel partnerler arasındaki iletişimi kolaylaştırdı. Champion Scheme’nin CEO’su Paul Lam, fuara katıldıktan sonra, “Bu forum, konuşmacılar özenle konuyu ele aldıkları ve lisans işini farklı yönleri ile ele aldıkları için bizim için faydalıdır. Fuar bize lisanslama şirketlerini kılavuzlamak için fırsat da sunuyor,” dedi. Guangzhou Li Tong Messe Frankfurt Co Ltd ve Messe Frankfurt (HK) Ltd. tarafından organize edilen Toy & Edu China, Baby & Stroller China ve Licensing China Shenzhen World Exhibition & Convention’da 6 Mart 2020’den 8 Mart 2020’ye kadar yer alacak. Licensing China ve fuarın yer değişimi ile ilgili detaylar zamanla duyurulacak. Ayrıntılı bilgi için lütfen www.chinatoyfair.com ya da www.chinababyfair.com sitelerini ziyaret edin.

Mayıs 2019

73


Röportaj

PANÇO Çocukların ve ailelerinin kalplerini fethetmiş bir marka

Sektörde 41 yılın tecrübesi ve kalitesiyle, müşterisini ailesi olarak benimsemiş sempatik ve cana yakın bir marka olma özelliğine sahip Panço markasının görünen yüzünün yanı sıra görmediğiniz, duymadığınız taraflarını pozitif enerjisi ile bizi misafir eden Panço Pazarlama Müdürü Didem Çiğdem Kırlı ile konuştuk… Didem Çiğdem Kırlı

Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? İş hayatına Pepsi Co’da Doritos & Ruffles’da yönetici adayı olarak başladım. Sonrasında eğitim için bir süre Amerika’da bulundum. Türkiye’ye döndüğümde Alice BBDO reklam ajansında çalıştım. Devamında Morhipo’nun kurulum ekibindeydim ve Adil Işık’ta Dijital Pazarlama Müdürlüğü yaptım. Şuanda da Panço’da Pazarlama Müdürü olarak görevimi sürdürmekteyim. Panço markasının kuruluş serüveni nasıl başladı? İlk günden bu yana markanın bugün yakaladığı başarıyı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu serüven 1978 yılında Osmanbey’de ilk toptan mağazamızın açılmasıyla başlıyor aslında. Daha sonra 1984’te ilk perakende mağazamızın açılmasıyla da farklı hikâyeleri tanımaya başladık. Panço olarak 41 yıldır ülkemizdeki bütün çocukları kaliteli, sağlıklı ve tasarım ürünlerle giydiriyoruz. Bir markanın bu kadar uzun bir süre varlığını sürdürmesi hepimizin bildiği üzere oldukça zor. Biz Panço olarak, kurulduğumuzdan beri gelişerek, emin adımlarla günümüze kadar geldik. Buradaki başarımızın ARGE çalışmalarımızla, sektör bilgimizle, piyasa ve sektörde geliştirdiğimiz doğru stratejilerimizle, hiçbir zaman hiçbir şekilde kalitemizden ödün vermeyişimizle ve hem işimizi hem de çocukları çok 74

Mayıs 2019

seven bir ekip olmamız ile doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bünyenizde hangi ürün grupları yer alıyor? Çocukların ihtiyaç duyacağı her ürüne bünyemizde yer veriyoruz. Bunlar içinde ağırlıklı olarak da giyim grupları mevcut. Giyim gruplarımız; elbise, body, eşofman, pantolon, kazak, yağmurluk, sweatshirt, T-shirt, hırka, etek, mont, gömlek, şort, yelek, takımlar, tayt, iç giyim, salopet. Ayrıca ayakkabı, çanta, çorap ve aksesuar satışımız da var. Bazen araç- gereç satışlarımız da oluyor. Ailelerin ihtiyaçlarına göre bu ürün gruplarını da belirleyip, dönem dönem satışa sunuyoruz. Bebek ve çocuk hazır giyiminde oldukça geniş bir ürün yelpazeniz var. Bu ürünlerin tasarım süreçlerinde göz önünde bulundurduğunuz unsurlar neler? Kız ve erkek olmak üzere 0-12 yaş gruplarında üretim yapıyoruz. Her cinsiyet ve her yaş grubu için yeni sezon koleksiyonu hazırlarken kapsül dediğimiz birden fazla koleksiyon hazırlıyoruz. Zaten ürünlerimizin tasarım olma özelliği de buradan geliyor. Tasarım sürecinde birçok unsuru göz önünde bulunduruyoruz aslında ama ben size önem derecesi yüksek olan birkaçından kısaca bahsedeyim. Yaş grupları bizim için çok önemli. Örneğin 0-2 yaş koleksiyonlarımızda

bir bebeğin saflığını, doğallığını öne çıkaran nude renkler, hassas ve organik ürünler kullanıyorken, 7-12 yaş grupları için o yaştaki psikolojilerini de göz önünde bulundurarak daha parıltılı, canlı renkler kullanıyoruz. Koleksiyonlarımızı oluştururken gündemi de göz önünde bulunduruyoruz. Günümüzde dijitalleşmenin ne kadar ileri bir noktaya geldiğini söylemeye gerek bile yok. Bu bağlamda çocuklar artık her türlü bilgiye o kadar kolay ulaşabiliyor ve her şeyi o kadar çabuk öğreniyorlar ki, biz de onların hızına uyum sağlamaya çaba gösteriyoruz. Bu yüzden, belki de bizim en önemli özelliklerimizden biri olarak da nitelendirebileceğim şekilde, her hafta farklı temalarla oluşturduğumuz yeni kapsül koleksiyonlarımızı mağazalarımıza indiriyoruz. Örneğin, NASA ile ilgili bir gündem oluşuyor ve biz de bu doğrultuda bir ‘Uzay Koleksiyonu’ hazırlıyoruz. Bu şekilde mağazalarımızın da daimi şekilde yeni kalmasını sağlamış oluyoruz aslında. Kısacası tasarımlarımızda yeni ve güzel olan, çocuklarımıza ve ailelerine kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacak her şeyi yapmaya çalıştığımızı söyleyebilirim. Üretim yaparken nelere dikkat ediyorsunuz? Üretim stratejimiz, annelerin daha rahat kullanabildiği, tüm testlerden geçerek, çocuk sağlığına uy-


gun, çocuklara rahatlık sağlayacak ergonomik ürünler ortaya koymak. Tüm bunları yaparken sürdürülebilir, doğa ile bağlantı kuran, organik, çocukların daha özgür hissedebileceği materyalleri seçiyoruz ve her geçen gün hayatımıza entegre olan teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak, kıyafetlerimizi en hızlı, doğru ve güvenilir şekilde tüketici ile buluşturuyoruz. Bir de bizim ürünlerimizde mutlaka ki başka yerde bulamayacağınız bir Panço dokunuşu oluyor. Bu bizim çok fazla dile getirdiğimiz bir konu değil aslında ama yine de kısaca bahsetmek istiyorum. Biz, ev hanımlarına ürünlerimizi veriyoruz ve onlara nakış yaptırıyoruz ya da saç tokalarımızı hazırlatıyoruz. Böylelikle hem orijinal ürünler üretmiş hem de üretim konusunda bize destek veren ev hanımlarının bütçesine katkı sağlamış oluyoruz. Satış faaliyetleriniz ne durumda? Tüketicinize hangi kanallar üzerinden ulaşıyorsunuz? Türkiye’de 35 ilde (Adana, Adıyaman, Aksaray, Ankara, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Mersin, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Van, Zonguldak) 103 mağazamızla tüketiciyle buluşuy-

oruz. Mağazalarımızda müşteriye dokunabilmek bizim için çok önemli. Bu bağlamda satış ekiplerimizi sabırlı, kibar, duyarlı kişiler arasından büyük bir titizlikle seçiyoruz ve sonrasında gerekli eğitimlerimizi de veriyoruz. Profesyonel ve güçlü bir satış ekibimiz var, bu şekilde mağazamızı ziyaret eden çocukların ve ailelerinin kendilerini evlerindeki gibi rahat hissetmelerini sağlayabiliyoruz. Bunun dışında yurtdışında da 17 tane bayimiz bulunmakta. Ayrıca www.panco.com.tr e-ticaret sitemiz üzerinden de ürün satışlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bunun dışında tabii sosyal medya kanalımızı da aktif olarak kullanmaktayız. Çağımızın yeni gözdesi uzun bir süredir sosyal medya. Alışverişin rotasının da sosyal medya ve internete kaydığını düşünecek olursak, sizin bu alanda yaptığınız farklı çalışmalar var mı? Marka olarak sosyal medyaya ne derece önem veriyorsunuz? Her marka gibi bizim için de sosyal medya oldukça önemli. Hedef kitlemizi düşünürsek çalışma koşulları ve parelelinde teknolojinin ilerlemesiyle anne-babalar artık zaman tasarrufu sağlayabilmek adına alışverişlerini olabildiğince online a döktü. Burda da sosyal medyaya doğal olarak çok iş düşüyor. Bizler markalar olarak sosyal medyada adımızı ne kadar duyurabilirsek o kadar tercih edilme şansımızı arttırmış oluyoruz. Öncelikle Gif uygulamamızdan kısaca bahsedeyim; Instagram’da gif yazdığınızda karşınıza bazı iconlar çıkıyor. Biz o iconların içerisine kendi ürünlerimizi koyduk. Ve bu sayede aileler, çocuklarının resminin üzerine direkt bizim ürünlerimizi giydirebildiler. Uygulama hem teknolojikti, hem ürünlerimizin instagram içinde Panço olarak yayınlanması bizim için çok güzel oldu. Bununla Kristal Elma Festivali’nde de listeye kaldık. İlaveten kadınlar gününde şirket çalışanlarımızla bir kadınlar günü videosu çektik. Videoda sadece çalışanlarımız vardı. Dijital platformlarda onun paylaşımı oldu ve çok olumlu geri dönüşler aldık. Bu tarz çalışmalarla şirket içindeki enerji ve motivasyonu da yükseltmiş olduk aslında.

Son olarak da geçen ay 23 Nisan’da çocuklarla birlikte parmak boyaları ile mağaza vitrinlerimizi boyadık. Ben bu etkinlik süresince İstinye Park Mağazası’ndaydım ve gün boyu 200’den fazla sayıda çocuğumuz katıldı bu etkinliğe. Tüm Türkiye’de ise bu sayı 12 bine yakındı. Umarım her yeni sene çocuklarımıza onların yaratıcılıklarını gösterebileceği ve ailelerin daha mutlu zaman geçirebileceği alanlar yaratıp hep birlikte bunun zevkine varırız.

Türkiye’de bebek & çocuk sektörünün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bana kalırsa sektörümüz gün geçtikçe güzel gelişmeler gösteriyor. Türkiye’de başarılarıyla ismini duyurmuş pek çok marka var. Ama tabi baktığınızda, sadece çocuk ürünleri yapan bir rakibimiz yok. O yüzden, biz aslında Türkiye’nin gözbebeğiyiz. Ekonomik anlamda düşündüğünüzde, bebek & çocuk sektörü şanslı bir sektör. Çünkü her yıl binlerce çocuk doğuyor. Özellikle anne babalar çocukları konusunda çok hassas. Bu nedenle de aslında çoğu sektöre göre bu ekonomik koşullarda belki de en az yara alan sektör. Ayrıca değişen teknoloji ve trendlerle aslında yaşayan da bir sektör. Çünkü ihtiyaçların yanı sıra artık müşteriler aldıkları ürünün modaya uygun olup olmadığına çok fazla dikkat eder durumda. Ve tabi dijitalleşmeyle birlikte sağlıklı ürün kullanma bilinci de oldukça gelişti. Dolayısıyla ucuz ürün yerine kaliteli ürünü almayı öğrenmeye başladık. Bu durum da sektörel markaların kalitelerini korumasında veya arttırmasında olumlu bir etkiye sahip. Mayıs 2019

75


Fuar

22. CJF Uluslararası Bebek ve Çocuk Moda Sergisi, Annelik Giyim fuarı sektörün ajandasında En önemli duraklarımızdan biri Rusya, Moskova’da bu sene 22. si düzenlenen 22. CJF Uluslararası Bebek ve Çocuk Moda Fuarı 25–27 Şubat 2019 tarihinde Moskova’da düzenlenen CJF - Çocuk ve Genç Modası fuarı bebe tekstili dünyasında özel bir olay. CJF, çocuk ve hamile kadınlar için alıcı, üretici, tedarikçi ve giysi, ayakkabı ve aksesuar tasarımcılarını bir araya getirdi. Rusya Ticaret ve Sanayi Odası himayesinde 7.000 metrekarelik alanda 350 şirket ürün ve hizmetlerini sundu. Rusya,

Türkiye, Beyaz Rusya, Kanada, Çin, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, Kırgızistan, Letonya, Hollanda, Norveç, Pakistan, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, İngiltere, Ukrayna ve Özbekistan gibi 23 ülkeden Bartek, Kuoma, Pablosky, Losan, Luhta, Sarabanda, Sterntaler, Boboli, Garvalin, Mayoral, Primigi, Antony Morato Junior, Lucky Child, Silver Spoon, Fantazeri, GNK, Choupette, Gakkard, Ovas, Prairi, Piccino Bellino, Malenkaya Ledi, Dan&Dani, Letty, Noble People, Batik, Desty, Oldos, Crossway, Platin, Minoti, Flamingo, MURSU, Suprunov, Kovcheg, Filippok ve Naumi gibi firmalar çocuklar için kıyafetler, ayakkabılar, aksesuarlar, hamile kadınlar için kıyafetler, moda ve tasarım alanında sergiledikleri ürünlerle çoğunlukla Sonbahar-Kış 2019/2020 sezonu için dünya çocuklarının üzerinde neler göreceğiz, onları tanıttılar. Ziyaretçilerin çoğu CEO / şirket sahibi, satınalma müdürü / alıcı, satınalma müdürü, pazarlama / reklam müdürü, serbest meslek sahibi, tasarımcı, öğrenci ve kitle iletişim temsilcisi gibi gruplardan oluşurken CJF 2019’da ziyaretçilerin ana hedefleri satın alma

(% 81) ve satış yönlendirmeleri (% 76) olarak gerçekleşti. Ziyaretçilerin çoğunluğu (% 91) 2019 Eylül’de de fuarı ziyaret edeceğini ve CJF’i iş ortaklarına ve meslektaşlarına (% 91) tavsiye edeceğini belirtti. Bebek, Çocuk ve Genç Moda fuarı CJF’e katılın; yeni ürünler hakkında en son bilgileri edinin, satış yönlendirmeleri oluşturmak / tedarikçileri bulmak, marka bilincini artırmak, yeni bir ürün veya yeni bir ürün grubu başlatmak, iş çözümleri bulmak, yeni iş bağlantıları kurmak ve gelecek yıl için faydalı sözleşmeler imzalamak için bu şart.

Mir Detstva Altın Teddy Ulusal Ödülünü kazandı Mir Detstva (Çocuk Dünyası) uluslararası fuarı, çocuklar için en iyi ürün ve hizmetler için Altın Teddy Ulusal Ödülünü kazandı. Ödül töreni Federasyon Konseyi’nde yapıldı. Expocentre AO Genel Müdürü Sergey Bednov, ödül törenini onurlandıranlara hitap ederek, “Bu ödülü kazandığımız için mutluyuz” dedi. “Sektör çabalarımızı takdir ettiği için memnunuz. Bu yıl 25. Mir Detstva fuarını düzenledik. En iyi projelerimizden biri. Fuar, dünya çapında tanınan ve dünya çapındaki Global Association tarafından onur rozetleri ile ödüllendirildi. Fuar sektörü ve Rusya ve Fuarlar Birliği’nden Bay Bednov, Federasyon Konseyi ve Çocuk Ürünleri Sanayicileri Derneği’ne Mir Detstva’yı destekledikleri için teşekkürlerini iletti ve 76

Mayıs 2019

herkesi bu Eylül ayında Expocentre’da düzenlenecek Mir Detstva 2019 fuarına davet etti. Çocuklar için en iyi ürün ve hizmetler için Altın Teddy Ulusal Ödülü, 2010 yılında çocuklar ve çocuklu aileler için ürün ve hizmetler için bir sektör ödülü olarak verildi. Modern ulusal çocukluk altyapısının gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunan şirketlere, kamu ve sivil toplum kuruluşlarına ve kamuya mal olmuş kişilere veriliyor. Rusya Çocuk Ürünleri Sektörü Birliği (ACGI) Başkanı Antonina Tsitsulina, bu yıl, 22 kategoride 200’den fazla mal ve hizmet sunan 100’den fazla şirketin Altın Teddy Yarışmasında yer aldığını söyledi.

Sektörün beklediği fuar 25. Mir Detstva 2019, International Exhibition for the Children’s Industry 24 – 27 Eylül 2019 tarihinde Moskova’da düzenlenecek.


Mayıs 2019

77


Röportaj

LC Waikiki ile ‘İyi Giyinmek Herkesin Hakkı’ 13 yıldır LC Waikiki ailesinin bir üyesi olan Marka Müdürü Özlem Tatlısert ile markanın başarı öyküsü üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

Özlem Tatlısert

LC Waikiki markasının kuruluş serüveni nasıl başladı? Markanın yıllık cirosunu da göz önünde bulundurduğunuzda, markanın bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 1988 yılında Fransa’dan çıktığı marka yolculuğuna, 1997 yılından beri LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş. çatısı altında Türk markası olarak devam ediyoruz. LC Waikiki’yi bugün “dünya markası” noktasına taşıyan başarısının altında, “İyi Giyinmek Herkesin Hakkı” felsefesi yatıyor. Markamız, “İyi giyinmek herkesin hakkı” inancından hareketle “insanları, tarzları ve bütçelerine uygun giydirerek iyi hissettirmek” misyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. LC Waikiki, 2023 yılında “Avrupa’nın en başarılı üç moda giyim perakendecisinden biri olmak” vizyonunu hedef olarak benimsiyor. LC Waikiki olarak 90’lı yıllardan bu yana yaptığımız yatırımların ardından bugün moda ve perakende sektörünün lideri konumundayız. Bu konum, LC Waikiki’nin sektörün gelişimi ve büyümesine yönelik sorumluluklarının da önemli bir göstergesi. Bu sorumluluğun bilincinde olarak sektörün gelişimine değer sağlamaya özen gösteriyoruz. Dünyanın ve Türkiye’nin de içinde olduğu birçok ülkede, farklı pazarlarda, farklı kültürlere ulaşmayı 78

Mayıs 2019

başardık. “İyi Giyinmek Herkesin Hakkı” misyonumuzu ülke sınırlarımızın ötesine taşıdık.

larında uygulanmasını sağlıyor ve bu uygulamaları ile sektörde öncü rol üstleniyor.

Türkiye’de LC Waikiki ürünleri hangi şehirlerde kaç mağaza ile tüketiciyle buluşuyor? Yurtdışındaki mağaza dağılımınız nasıl? LC Waikiki dünyaya açılmaya nereden başladı? Yurtdışı mağaza serüvenimiz 2009 yılında Romanya’da açtığımız ilk mağazayla başladı. Bugün tüm dünyada 46 ülkede 276 şehre, Türkiye’de 469 ve yurt dışında 466 olmak üzere toplam 938 mağazaya sahibiz. 2023 hedefimiz, Türkiye’de 4 milyar USD, yurt dışında ise 6 milyar USD ciro ile toplam 10 milyar USD ciro ve yurt dışında 1.000, yurt içinde 500 mağazaya ulaşmak.

İnsan sağlığını ve doğayı korumak için oluşturduğu standartları üreticileriyle paylaşarak onların da üretim standartlarını yükseltmesine katkı sağlayan LC Waikiki laboratuvarlarında günlük ortalama 1.300 numuneye 4.500 ekolojik, 9.000’i tekstil olmak üzere 13.500 test yapılıyor.

Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? LC Waikiki olarak, ekoloji test standartları ve ürün güvenliği konusunda TSE delegesi olarak yurt dışı standart oluşturma ve “İnsan Sağlığına Zarar Vermeyen Ürün Tedarik Süreci” yönetmeliği çalışmalarına paydaşlarımızla birlikte katılıyoruz ve standartlar çerçevesinde üretim yapmayı önemsiyoruz. Mağazacılık sektöründe ilk laboratuvarı kuran marka LC Waikiki, ürün güvenliğinde standartlarını ve yaklaşımlarını genel normların üzerinde tutuyor. Türkiye’de ilk ekolojik ürün el kitabı, akreditasyon alanında ilk ayakkabı test el kitabı, tekstil test el kitabı, kozmetik el kitabı, ilk ekoloji uyumlandırma el kitabı LC Waikiki tarafından hazırlandı. Laboratuvarları akredite eden LC Waikiki, yurtiçi ve yurtdışında ayakkabı sektöründe ilk akreditasyon çalışmalarına imza attı. Türkiye’de ürün güvenliği konusunda 2007 yılından bu yana yoğun ve etkin olarak çalışan LC Waikiki, AB standart ve mevzuatlarının gereklerinin, tasarım, üretim ve paketleme aşama-

Türkiye’de ürün güvenliğine dikkat çeken ilk marka olan LC Waikiki, yurtdışındaki faaliyetlerini de aynı çerçevede yürütüyor. Türkiye, Çin ve Bangladeş’de 3 tam kapasiteli laboratuvarda araştırmalarını yürüten markamız, Türkiye Akreditasyon Kurumu’na da akreditedir. Ürün sağlığı testleri konusunda dünya standartları oluşturma çalışmalarında TSE delegesi olarak Türkiye’yi temsil eden ve müşterilerini sağlıklı ürünler konusunda bilgilendirmek amacıyla Ekolojik Ürün El Kitabı yayınlayan ilk Türk markasıyız. Markamız, ürünlerinde insan sağlığına zarar verebilecek kimyasalların kullanılmaması yönünde tedarikçilerini de “Ekolojik Ürün Tedariği” konusunda bilinçlendirmek ve uygulamayı yaygınlaştırmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda “İnsan Sağlığına Zarar Vermeyen Ürün Tedarik Süreci” başlatan ve ürünlerindeki “kalite” değerini çocuk grubunda “güvenlik” temasıyla zenginleştiren LC Waikiki, bu alanda da kordon, büzgü ipi ve aksesuarlardan kaynaklanan kazalar sonucu doğabilecek her türlü riskin en aza indirilmesi için çalışıyor. 7 yıldır ekolojik ürün politikasını uygulayan markamız LC Waikiki ile atıklarını tamamıyla yasal mevzuatlara uygun bertaraf etmenin yanı sıra karbon ayak izi kadar önemli olan kimyasal ayak izine de önem veriyor, yasaklı ve zararlı madde kullanılmaması için GREENPEACE ile başlatılan DETOX


hareketi kapsamında Türkiye’de “Sıfır Tehlikeli Atık - Ekoloji Uyumlandırma” projesiyle çalışmalarına devam ediyor ve bu konuda sektöre öncülük ediyoruz. LC Waikiki çocuk ve bebek kategorisinin ortaya çıkışı nasıl oldu? Bu kategori LC Waikiki markası ilk kurulduğundan beri ürün yelpazenizde yer alıyor muydu? Bu kategoriye dahil ettiğiniz ürün çeşitlerinden bahseder misiniz? LC Waikiki’nin tanınması logosundaki maymun figürünün canlı renklerle ve eğlenceli temaların işlendiği çocuk ürünleriyle oldu. Çocuk kategorisi markanın oluşumundan itibaren satıştan oldukça büyük bir pay aldı ve bebek kategorisinin gelişimi daha sonradan ivme kazandı. Artan satış hacminin gösterdiği potansiyele inanarak, 2012 yılından itibaren bebek grubunun ayrı bir departman olarak yapılanmasına karar verildi. Bu sayede bebeklerin ihtiyaçlarına daha fazla odaklandık ve özel koleksiyonlar hazırlamaya başladık. Bez kullanım yaşında olan bebeklerin daha yuvarlak hatlı olan vücut yapısına uygun olarak pantolon kalıplarındaki güncellemeler, kumaş kalitelerinin yumuşaklığının arttırılması, grafik seçimlerinin özelleştirilmesi, ürünün kullanımını kolaylaştıracak omuz çıtçıtlarının ilave edilmesi ile bu alanda ihtiyaca yönelik fonksiyonel tasarımlar üzerine yoğunlaştık. Annelerin yeni doğan bebekleri için ihtiyaç duydukları hastane setleri, patikli tulumlar, mama önlükleri, zıbın-

lar gibi kategorilerde ürünlerimizi genişleterek her geçen gün bu alandaki çeşitliliği artırmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tüm müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılama amacımız doğrultusunda yeni doğan grubumuzda organik pamuktan üretilmiş koleksiyonumuzu ve prematüre bebeklerimize özel yaptığımız ürünlerimizi de müşterilerimizle buluşturduk. Bebek reyonlarının daha geniş alana sahip olduğu bazı mağazalarımızda ve ETicaret kanalımızda biberon, emzik, suluk gibi ürünler de sunarak annelerin bebeklerinin tüm ihtiyacını karşılayabileceği ürünler sunmaya özen gösteriyoruz. Bebek çocuk hazır giyiminde geniş bir ürün yelpazesine sahipsiniz. Bu alanda koleksiyonlar hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? LC Waikiki bebek ve çocuk koleksiyonlarında trendleri yakından takip ediyoruz. LC Waikiki olarak tasarımlarımızda modayı yansıtan, güncel ve yenilikçi koleksiyonlar oluştururken çocuklarda rahatlık ve fonksiyonelliğin önemini bilerek tasarımlar yapıyoruz. Bunun yanında çocukların sevdiği cıvıl cıvıl renkler, sevdikleri oyuncaklar ve hayvanların grafik hikayelerini ürünlerin üzerinde kullanıyoruz. Eğitici öğretici aynı zamanda pozitif algı yaratacak sloganların ve görsel grafiklerin olduğu modellerimiz de çok beğeniliyor. Hatta üzerinde sayıların, harflerin şekillerle anlatıldığı oyun kartları hazırlayıp ürünler ile hediye ediyoruz. Çocuk hikaye kitaplarından esinlenip sevimli hikayeleri grafik olarak modellerde kullanıyoruz. Çizgi film karakterleri, kahramanları çocukların çok ilgisini çekiyor. Yeni sezondaki Mickey Mouse ağırlıklı koleksiyonumuz sadece çocukların değil yetişkinlerinde beğenisini kazanıyor. Çocuklar için inovatif ürünler de tasarlıyoruz; güneşte renk değiştiren tişörtler, çanta ve oyuncak haline gelen eğlenceli yağmurluklar, meyve kokulu tişörtler gibi...

Bebek ve çocuk tekstilinde diğer üretici markalardan farklılaşmak için yaptığınız özel çalışmalarınız var mı? Sizce markanızı diğer markalardan ayıran en önemli özelliğiniz nedir? LC Waikiki için güvenlik en önemli konuların başında geliyor. Çocukların kordon ya da büzgü iplerinden kaynaklanan kazalar sonucu boğma, boğulma, takılma, sıkışma gibi her türlü riskten korumak üzere, Çocuk Giysilerinde Güvenlik, Çocuk Giysilerinde Kullanılan Kordon ve Büzme İpleri, Özellikleri standartlarında belirtilen güvenli uygulama koşullarını sağlıyor. LC Waikiki çocuk koleksiyonlarında, 1 yaşa kadar olan ürünlerde kopmaya dayanıklı materyaller, doğal elyaflar kullanılırken, uzun tüylü kumaşlar, yapıştırma boncuk gibi yutma riski olan malzemelere yer verilmiyor. LC Waikiki, 14 yaşına kadar olan tüm çocuk ürünlerini Çocuk Ürünleri Güvenliği ve Çocuk Ürünlerinde Mekanik Güvenlik standartlarına uygun olarak tasarlayıp, üretiyor. LC Waikiki tüm ürünlerinde öncelikle ürün güvenliği ve insan sağlığına olan derin hassasiyeti doğrultusunda ve annelerin ihtiyaçlarını ön planda tutarak ürünlerini tasarlıyor. Yeni doğan bebek koleksiyonunda organik pamuktan üretilen ve 3 ayrı bölümden oluşan kapsül bir koleksiyon hazırladık. Organik pamuk elyafından üretilen kumaşlarla oluşturulmuş koleksiyonlarımızda; çıtçıtlı body, zıbın, patikli tulum, şapka ve çocuklar için özel hazırlanan figürlerin süslediği tasarımlar yer alıyor. Bunların yanı sıra bazı bölgelerde yeni doğan bebeklerimiz için özel olarak talep edilen, ters dikişli ürünleri de satışa sunduk. Mayıs 2019

79


Fuar

Play Time Paris yine sektörü bir araya getirecek

Play Time Paris 2019 bu sene 29 Haziran – 1 Temmuz 2019 tarihinde Fransa’nın Paris Espace Evénements Parc Floral’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. Sektörle ilgili için sektörler Aksesuarlar, Ayakkabı, Giysi, Bebek oyuncaklar, Kozmetik, Bebek, Çocuk Tekstili alanlarında yaklaşık 500 firmaya sahne olacak. 70 ülkeden yaklaşık 7 bin ziyaretçi çeken fuar bu sene daha fazla katılımcı sayısına ulaşmayı hedefliyor. Uluslararası ticarete açılmak isteyen bebek, çocuk, genç ve anne doğum giysileri bu sene de trend olarak modanın kalbi Paris’te belirlenecek. Uluslararası alanda kalitesini ispatlamış ürünler, bugünün en çok sevilen en iyi koleksiyonları beğeniye sunulacak.

80

Mayıs 2019

Uluslararası çocuk ve doğum ticaretinin nasıl attığını görmek için her sene iki kez Paris’te bulunmanız lazım. Bebek çocuk tekstil ürünlerini göstermek ve bulunmaz bir fırsat için her profesyonel ve perakendeci bu fuarda her aradığını bulacağı bu fuarı görmesi gerekiyor. Trend, yeni koleksiyonlar ve çok daha fazlası için bu sene de sektör Paris’te buluşacak.


JUNE 29 • JULY 1ST 2019 Parc Floral de Paris

ions t c e l l 550 con & Lifestyle

illustration

ana galvan

Fashio

PREMIER TRADE SHOWS FOR KID’S FASHION & LIFESTYLE

ONLINE • PARIS • NEW YORK • TOKYO • SHANGHAI www.iloveplaytime.com

Mayıs 2019

81

new!


Röportaj

KOTON

Gelecek dönemde 5 kıtada, en zengin ve en beğenilen koleksiyonlara sahip global bir marka olma yolunda… KOTON, tüketicisine dokunuşu ile fark yaratan bir marka olma özelliğine sahip. Markanın Pazarlama ve Görsel İletişim Müdürü Büşra Miray Müftüoğlu ile hem KOTON’un hem de sektörün kat ettiği yolu konuştuk… tistan, Fransa ve Almanya yer alıyor. 2019 yılının Nisan ayında Filistin’de ilk mağazamızı açtık. Bunun yanında Mısır ve Cezayir’de de mağaza yatırımları gerçekleştirmek 2019 yılı hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? Bünyemizde Kadın, Erkek, Kids, Baby, Sport, Aksesuar, Beauty, Lingerie, Beachwear ve Jeans gibi kategorilerimiz bulunuyor. Her kategori, müşterilerin istek ve ihtiyaçları analiz edilerek bu hedef doğrultusunda özel olarak hazırlanıp geliştiriliyor. Ayrıca bu kategoriler altında bulunan Zeynep Tosun for Koton, Arzu Sabancı for Koton, Ebru Şallı Loves Koton Sport gibi özel iş birlikleri ve projeler ile geliştirdiğimiz kapsül koleksiyonlarımız da mevcut. Türkiye’de Koton ürünleri hangi şehirlerde kaç mağaza ile tüketiciyle buluşuyor? Koton Türkiye’de 64 şehirde 307 mağaza ile tüketiciyle buluşuyor. Toplamda Türkiye dahil 31 ülkede, 510 mağazamız bulunuyor. Bulunduğumuz ülkeler arasında Rusya, Kazakistan, Romanya, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Kıbrıs, Irak, Bahreyn, Suudi Arabistan, Katar, Libya, Lübnan, Kosova, Moğolistan, Özbekistan, Ürdün, Tunus, Umman, Arnavutluk, Gürcistan, Sırbistan, Makedonya, Belarus, Bosna Hersek, Ukrayna, Hırva82

Mayıs 2019

PR, pazarlama ve reklam faaliyetlerinizin marka değerinize ne ölçüde katkı sağladığını düşünüyorsunuz? Koton dünyasındaki en etkili faktörlerden biri müşterilerimizin ne istediğini, nasıl görünmek istediklerini anlamak ve bu doğrultuda ürünler sunmak. Bugün moda severlerin beklentilerinin başında en moda ve trend alanı uygun fiyatlarla almak geliyor. Biz de pazarlama stratejilerimizi bunun üzerine kurguluyoruz. Yapılan araştırmalara göre her 4 kadından 3’ü tarafından ‘kadın markası’ denildiğinde ilk sırada anılan ve 7 yıldır üst üste En Beğenilen Kadın Markası ödülünü alan bir marka olarak; doğru bir strateji oluşturduğumuzu ve sürdürdüğümüzü düşünüyoruz. Bu doğru stratejimizin sürdürülebilir olmasını üretim kalitemizin yanı sıra, tasarımlarımızın ve koleksiyonlarımızın özelliklerinin doğru hedef kitleye doğru mesajlarla iletilmesiyle sağladığımıza inanıyoruz. Örnek vermek gerekirse; gençlik kampanyalarımızın tasarımları ve iletişim tonu ile kadın koleksiyonlarımız için ortaya çıkardığımız projeler birbirinden ayrılıyor. Markalaşma ve globalleşme sürecinde, PR ve pazarlama faaliyetlerini bu sürece paralel olarak yürütmenin markanın geleceğini ve sürekliliğini her zaman olumlu etkilediğini düşünüyoruz. Koton mağazalarında canlı yayın yapan Koton Radyo mağazacılıkta ilgi uyandıran bir çalışma oldu ve

tüketiciler tarafından da sempatiyle karşılandı. Markanızı farklılaştıracak bu tarz yeni çalışmalarınız da olacak mı? Koton Radyo ilk hayata geçirildiğinde 30 Koton mağazasında denendi ve Kasım 2010’da da tüm mağazaları kapsayacak şekilde genişletildi. Koton Radyo, mağazalarda gün boyu müzik yayını yapmanın yanı sıra, kampanya ve sezon trendleri anonslarını, güncel ürünler ile ilgili her türlü duyuruyu da Koton Radyo anonslarıyla tüketiciyle buluşturuyor. Bunun yanında mağaza çalışanlarının doğum günlerini kutlamaktan, evlenen, anne-baba olanları tebrik etmeye kadar çalışanlarımızla da sıcak ilişki kurma fırsatı sunuyor. Ayrıca herkesin beğeniyle takip ettiği kampanya yüzlerimizle de Koton Radyo etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. En son geçtiğimiz Şubat ayında, gençlik kampanyamızın yüzleri, sevilen oyuncular Burak Deniz ve Melisa Şenolsun’u Koton Radyo’ya konuk aldık. Koton olarak stratejimizi oluştururken tüketici beklentilerini odağımızın en temeline koyuyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda markamızı farklılaştıracak ve müşteriye dokunacak yeni projeleri de hayata geçirmeye devam edeceğiz. Koton Kids’e gelecek olursak, bu kategorinin ortaya çıkışı nasıl oldu? Bebek ve çocuk kategorisi Koton markası ilk kurulduğundan beri ürün yelpazenizde yer alıyor muydu? Bu kategoriye dahil ettiğiniz ürün çeşitlerinden bahseder misiniz? Giyim pazarını büyüten en büyük etkenlerden biri nüfus. Türkiye, genç nüfusun ve kent nüfusunun gün geçtikçe arttığı bir ülke. Yaklaşık 10 yıl önce Türkiye’de tekli mağazacılık, açık pazarlar ve birkaç marka sektörü do-


mine ediyordu. Globalleşme ile birlikte hem sektör hacmi genişledi hem de markaların sundukları kategorilerde artış yaşandı. Rekabetin de güçlenmesiyle, özellikle çocuk giyim üzerindeki çeşitlilik dikkat çekmeye başladı. Çocuk giyim markalarının farklı zevk ve segmentlere hitap eden ürünler ortaya koymasıyla da pazarda ciddi bir büyüme gerçekleşti. Yetişkinlerin alım alışkanlıklarıyla, çocuk giyimin alım alışkanlıkları arasında çok ciddi bir fark var. Yetişkinlere baktığımızda sezona yönelik alışveriş yaptıklarını gözlemliyoruz ancak çocuklar için yapılan alışverişlerde ihtiyaç sebebi ortaya çıkıyor. Çocukların büyümesi ve hareketli yapılarıyla paralel olarak çok sık yeni giyim ihtiyaçları doğuyor. Bedeni ölçüleri sık değişen bir çocuk için de yüksek fiyatlarla giyim alışverişinin yapılması çok ekonomik olmuyor ve bu noktada ulaşılabilir fiyatlı çocuk hazır giyim pazarı devreye giriyor. Çocukların giyim ihtiyaçlarının uygun fiyatlarla alınabiliyor olması, artan model ve koleksiyon çeşitlilikleri pazarı büyüten önemli etkenler arasında yer alıyor. Koton Kids mağazaları 2016’da açıldı ancak Kids zaten ürün gurubu olarak tasarımlarımız arasında bulunuyordu. Koton mağazalarımızın yanı sıra 10 Koton Kids mağazamızda da çocuk koleksiyonlarımız bulunuyor. Bebek çocuk hazır giyiminde geniş bir ürün yelpazesine sahipsiniz. Bu alanda koleksiyonlar hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Bebek ve çocuk tekstilinde diğer üretici markalardan

farklılaşmak için yaptığınız özel çalışmalarınız var mı? Sizce markanızı diğer markalardan ayıran en önemli özelliğiniz nedir? Önce Baby sonra da Kids kategorilerimizle Koton müşterilerimizle çok küçük yaşta tanışmaya başlıyoruz. Yeni doğandan itibaren yetişkin olarak belirlenen döneme kadar binlerce tasarımı mağazalarımızda Koton severlerle buluşturuyoruz. Koton, anneler tarafından çok sevilen bir marka. Hem ürünlerimizin kalitesi hem de sunduğumuz çeşitlilikle anneleri mutlu etmeyi başarıyoruz. Yeni doğan hastane çıkış setlerinden pijama koleksiyonuna ve kostüm tasarımlarına kadar geniş bir yelpazede koleksiyonlar oluşturuyoruz. Ayrıca Disney ve Marvel gibi şirketlerle gerçekleştirdiğimiz lisans iş birlikleriyle çocukların çok sevdiği Minnie, Spider-Man gibi çizgi kahramanların bulunduğu özel koleksiyonlar ve okula dönüş, bayramlar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, karne günleri gibi özel gün kapsül koleksiyonlarına kadar pek çok seçenek sunuyoruz. Elbette, fiyat politikamız da başarımızdaki en büyük etkenlerden biri. Yeni doğandan itibaren Kotonlu yaptığımız bebeklerin annelerini kadın kategorimizle yakalarken büyüme sürecinde de çocukları Kids ve Ole kategorilerimizle yakalıyoruz. Aslında bu çok uzun soluklu bir süreç ve biz bunun her aşamasını çok detaylıca planlıyoruz. Kids ve Baby koleksiyonlarımızı hazırlarken en büyük önceliğimiz çocuklarımızın sağlığını ve güvenliğini ön planda tutmak için hem fiziksel hem de kimyasal testlerimizi uygulamaya devam etmek, Avrupa Birliği standartlarını takip ederek Çocuk Güvenliği kriterlerine uyum göstermek. Koton markasını genel olarak düşünecek olursak, 2018 yılı gerek ciro gerek proje ve faaliyetler anlamında nasıl bir yıldı? 2019 yılında yönelik hedefleriniz ve projeleriniz nelerdir? Koton, bugün 200’ü yurt dışında olmak üzere toplam 506 mağaza ile 30 ülkede faaliyet gösteriyor. 2017’de 3,7 milyar TL’nin üzerinde olan Koton’un cirosu 2018 yılında yaklaşık 4 milyar TL’ye yükseldi. Global marka olma yolunda büyük aşamalar kaydetmiş Koton’un

bu başarısında hayata geçirilen projelerin, bugüne kadarki pazarlama stratejilerimizin önemi oldukça büyük. Koton, en yeni moda ve trendleri, en kaliteli, çeşitli şekilde ve en makul fiyatlarla sunarak, modaya yön veriyor. 2019 yılında sürdürdüğümüz iki önemli kampanyamız var. Biri 2018 sonunda, genç koleksiyonlarımızın yüzü Burak Deniz ve Melisa Şenolsun ile başladığımız Tam Benim Tarzım kampanyamız. Burada sezon trendlerine uygun tasarımlarımızla gençlik mesajlarımızı marka yüzlerimiz aracılığıyla veriyoruz. Bir diğeri de Bensu Soral’ın marka yüzümüz olmasıyla başlayan kampanya sürecimiz; “Koton’a Sor Al”. Bu çerçevede hem trend hem de tasarımlardaki öncülüğümüzü vurguluyoruz. Her ikisinden de çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Bizi iş birliklerimizin başarısının ardındaki en büyük güç marka ve reklam yüzlerimizle yakaladığımız sinerji oluyor. Hem Melisa hem Burak hem de Bensu’da bunu yakalamayı başardık. Kampanyalarımız dışında da iş birliklerimiz devam ediyor. Bu yıl yine mezuniyet ve davet koleksiyonlarımızı Zeynep Tosun ile hazırlayacağız. Bu iş birliği kapsamında önce davetlerin ve mezuniyetlerin adresi olmayı başardık; son iki sezondur da düğünler sonrası kutlamalar ve evden çıkışlar için hazırladığımız tasarımlarla dikkat çekiyoruz. Arzu Sabancı ile beşincisini hazırladığımız ve her sezon ilgiyle beklenen bir koleksiyon olmayı başaran Arzu Sabancı for Koton Koleksiyonumuz var. Geçen yaz beachwear tasarımlarımızla genişlettiğimiz koleksiyona bu sezon aksesuarlar da ekledik. Yine uzun soluklu iş birliklerimizden olan, Ebru Şallı ile birlikte hazırladığımız Ebru Şallı Loves Koton Sport koleksiyonumuz da sekiz sezondur şıklıkla sporu birleştiren tasarımlarla öne çıkıyor. 2019 bizim için hızlı ve heyecanlı bir yıl oluyor. Hem koleksiyonlarımız hem iletişim çalışmalarımız hem de iş birliklerimiz ile sektör liderliğimizi koruyoruz. Gelecek dönem için en önemli hedefimiz ise 5 kıtada, en zengin ve en beğenilen koleksiyonlara sahip global moda markası olmak. 2019’da da her zaman en moda ve en trend olanı cazip fiyatlarla sunma stratejimizi sürdüreceğiz. Mayıs 2019

83


Fuar

89. Pitti Bimbo sürprizlerle dolu Bu yıl 89.su 20-22 Haziran 2019 tarihleri arasında Floransa’da gerçekleşecek olan çocuk giyim moda fuarı Pitti Bimbo, ilkbahar / yaz 2020 koleksiyonları dahilinde 337’si İtalya dışından olmak üzere toplam 560 koleksiyona ev sahipliği yapacak. Son düzenlenen Pitti Immagine Bimbo 88 yaz fuarı, 337’si (toplamın % 60’ı) yurtdışından olmak üzere toplam 560 koleksiyon, artı 5.350 alıcı (2.450’si yurt dışından) ile birlikte yaklaşık 10.000 ziyaretçiyi ağırladı. Bu rakamlar sürekli gelişen tekstil sektörünü şekillendiren, çocuk modası ve yaşam tarzlarındaki son fikirleri öğrenmek için seçkin bir platform olan Pitti Bimbo’nun Haziran ayında gerçekleşecek The Kid’s Lab! projesine yansıyacak. Bu yeni boyutun yanı sıra gittikçe artan bir şekilde bölümlere ayrılan Pitti Bimbo’da bu sene, tasarımcı ve köklü markaları sergileyecek bir başka büyük yenilik de, Armani Grubu’nun genç çizgi grubundaki firması Emporio Armani’nin de katılımı ile, diğer büyük isimlerin de çocuk modasına katılımı olacak. Terzilik ve tasarım için Apartment, dinamizm için Sport Generation ve kent ruhunu yansıtan Superstreet ile pop tasarımı ile canlandırılmış, giderek daha önemli ve geniş bir yaşam tarzı gezegenine ulaşmak için Fancy Room ve the Editorials ile ilginç nesneler, aksesuarlar ve mobilya elemanları yoluyla bir dizi tamamlayıcı gardırop her seferinde şaşırtıcı bir şekilde büyük mağazalardan, butiklerden, konsept mağazalardan, en iyi e-ticaret sitelerinden, bağımsız mağazalardan ve giderek artan sayıda çocuk koleksiyonu gezegeniyle çalışan herkes için Pitti Immagine Bimbo 89 kaçırılmayacak bir randevu. Bu fuara katılan büyük markalar: Emporio Armani çocuk koleksiyonunun yanı sıra markanın DNA’sı ve tümüyle İtalyan ruhu ile Dolce & Gabbana Kids, markalarıyla CWF Grubu, Little Marc Jacobs, Boss, Karl Lagerfeld, Billieblush, C.P. Company Undersixteen, Herno Kids, Miss Blumarine, Monnalisa, Petit Bateau ve Gi.mel’in Philosophy di Lorenzo Serafini markaları fuarda boy gösterecek. Dolce & Gabbana Kids, Araia Kids, G-Star Raw, Jacob Cohen Junior, Lot84

Mayıs 2019

to, Pinko ve TiA CiBANi KiDS bu fuarda ilk sezon ürünlerini sergileyecek. Manila Grace, North Sails ve Sundek gibi firmalar da tekrar katılan firmalardan bazıları. Fancy Room’da önemli bir dizi ilkler yaşanacak Fuarda ilk kez, tasarım markası Fancy Room’un içinde Seletti aynı zamanda, farklı, eğlenceli ve etkileyici evrenini sunmak için fuara özel bir proje getirecek; Meri Meri, bayram eşyaları, ev gereçleri, kırtasiye ve hediyelik kreasyonları ile ünlü Danimarkalı Maileg markası. The apartment defilesi Emiliano Frangipane tarafından küratörlüğü yapılan the APARTMENT köşesinde 21 Haziran’da Fortezza’daki özel etkinlikler arasında Pitti İmmagine defilesi sofistike ve seçkin koleksiyonlardan bir seçki sunacak. Monnalisa Defilesi Pitti Bimbo vesilesiyle, 20 Haziran Perşembe günü, en iyi alıcılar ve uluslararası basın için kaçırılmayacak bir başka randevu, 50 yıl boyunca premium çocuk giyiminde lider, Arezzo – Monnalisa’nın yeni SS20’yi sunacak olduğu moda şovu olacak. The Extraordinary Library The Extraordinary Library (sıradışı kütüphane) şimdi üçüncü yılında, Bologna Çocuk Kitap Fuarı desteğiyle gerçekleşen çocuk kitaplarının Pitti Bimbo için uluslararası bibliyografik sergisi. Bu seneki fuarda, Turin

Uluslararası Kitap Fuarı’nda sunulan bir projeden doğan kadınlara adanmış özel bir çocuk kitapları seçimi üzerinde durulacak. En Üst Katta, romanların ve dikkat çekici oyun kitaplarının ortasında, büyülemek için tasarlanmış birçok heyecan verici hikaye olacak: okumak için bir davet, boş zaman ve eğitimin merkezine kitap yerleştirmenin somut bir yolu. Sayfa dışı ... ve moda dünyasında Ana Pavyonun En Üst Katında sahnede, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nde yer alan bir dizi uluslararası ressam da olacak. Bologna Çocuk Kitaplığı: Pitti Bimbo, en yetenekli illüstratörlerden biri olarak kabul edilen ve yayıncılık ile moda arasında bir köprü oluşturan ekibin çalışmalarını seçer ve önerir. Düzenlenen defileler takvim ve özel olayları içeriyor Her zaman buluşma ile dolu bir takvim: defile, çoğu hala açıklanmayan olayların yanı sıra etkinlikleri, toplantıları, konferansları, tartışma fırsatlarını ve eğlence anlarını gösterir. Fortezza da Basso’da zaten onaylanmış diğer defileler arasında Pitti Bimbo ayrıca şu markaları da sunacak: Natural Angel, Manila Grace, Stefania ve İspanyol Children’s Fashion, Kids. MODAPORTUGAL tarafından yönetilen Cherry Papaya, Knot, Laranjinha, Patachou, Phi Clothing, Little Hope ve Play Up.


89


Röportaj

H&M Çocuklara daha güzel bir dünya bırakmak için sürdürülebilir bir moda geleceğine dönüşümünün öncülüğünü üstlenen bir dünya markası H&M şık koleksiyonlarının yanı sıra doğa dostu olarak da anılıyor. Bu farklılaşmanın öyküsünü markanın İletişim Yöneticisi Pelin Atay Kuran’dan dinledik. ları, zamansız klasiklerden oluşan Modern Klasik, gençlerin favorisi Divided, erkek ve kadında en iyi basic’ler, denim, iç giyim ve aksesuarları, spor serisi H&M Sport, LOGG, çocuk ve bebek koleksiyonları yer alıyor.

H&M markasının kuruluş serüveni nasıl başladı? Markanın yıllık cirosunu da göz önünde bulundurduğunuzda, markanın bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Moda ve kaliteyi en iyi fiyatla müşterilerine sunan H&M, 1947 yılında Erling Persson tarafından İsveç’te kuruldu ve hızla büyüyerek bugün global bir moda markası oldu. Dünyada en çok organik pamuk kullanan marka olan H&M, şu anda 8 markasıyla beraber dünya çapında toplam 72 pazarda yer alıyor. Online kanalla beraber perakende mağazaları da her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’de ise 22 şehirde 62 mağaza ve online kanalımızla hizmet veriyoruz. 3200 çalışanımızla beraber seneye 10. Yılımızı kutlamaya hazırlanıyoruz. Bu sürede H&M’in bulunduğu ülkeler arasında Türkiye büyük başarıyla üst üste 4 kez satış birincisi oldu. Türkiye pazarına inancımız çok büyük. Orta vadede bu başarıyı devam ettirip Pazar payını 2 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bünyenizde yer alan ürün grupları nelerdir? H&M’de kadın modasının sıkı takipçisi Trend ve Everyday koleksiyon86

Mayıs 2019

Üretim aşamasında ne gibi kriterlere dikkat ediyorsunuz? Ürünlerinizin yüzde kaçı Türkiye’de üretiliyor? İhracat çalışmalarınız ve hedefleriniz ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Üretim aşamasında sürdürülebilir stratejiler izlemek adına H&M’in çok ciddi ARGE yatırımları bulunmaktadır. Bu tüm ürün grupları için geçerlidir. Su tüketimi, enerji tüketimi, organik ve sürdürülebilir malzeme kullanımı olmazsa olmazların başında yer alır. Türkiye’de çok güçlü bir üretim ofisimiz var, pek çok ülkeye üretimler “Made in Turkey” ibaresi ile üretiliyor ve her sene artan bir yüzde ile üretim kapasitesi arttırılıyor. Türkiye’de H&M ürünleri hangi şehirlerde kaç mağaza ile tüketiciyle buluşuyor? Yurtdışındaki mağaza dağılımınız nasıl? H&M Dünya’ya açılmaya nereden başladı? Türkiye’de müşterilerimize 22 şehirde 62 mağaza ve online mağazamızla hizmet veriyoruz. H&M Dünya’ya açılmaya 1970’li yıllarda sırasıyla Norveç, Danimarka, İngiltere ve İsviçre ile başladı. Şu an ise H&M grup, H&M’e ek olarak & Other Stories, Cheap Monday, COS, Monki, Weekday, H&M Home, ARKET ve COS markalarıla beraber 72 ülkede toplam 4.973 mağazamız ile müşteriye ulaşıyor. Çağımızın yeni gözdesi uzun bir süredir sosyal medya. Alışverişin rotasının da sosyal medya ve internete kaydığını düşünecek olursak, sizin bu alanda yaptığınız farklı çalışmalar var mı? Marka olarak sosyal

medyaya ne derece önem veriyorsunuz? H&M olarak sosyal medyanın büyüklüğüne ve gücüne çok inanıyoruz. Çağın trendine paralel olarak H&M olarak tüm sosyal medya hesaplarımızı müşteri deneyimini kolaylaştırmak üzere çalışıyoruz. Türkiye’de ise bizleri Facebook ve Twitter hesaplarımız üzerinde takip edebilirsiniz. Tüm kampanya ve koleksiyonlarımızın stratejik online planlaması titizlikle yapılıyor. Kampanyalarımızın offline mecralardaki reklamlarının yanı sıra marka kimliğiyle bütünleşik şekilde, online mecralarda da maksimum görünürlüğünü sağlamak için çalışıyoruz. Koleksiyonlarımız ilk detayları, iş birliği yapılan isimlerin açıklanması, ‘özel haber’ diye nitelendirebileceğimiz anonsların tümü ilk olarak sosyal medya kanallarımızdan yapılıyor ve ilk duyanın H&M takipçileri olması sağlanıyor. Bu anlamda H&M’i sosyal medya kanallarından takip eden müşterilerimizle devam eden özel bir ilişki söz konusu. Aynı şekilde, H&M Moda Haberleri ile en güncel koleksiyon haberleri, duyurular, fırsatlar ve dünya moda sahne-


sayesinde gördüğünüz bir ürünün resmini çekip aplikasyonumuzda benzer ürünleri bulabiliyorsunuz. Tara ve bul özelliğimizle de beğendiğiniz ürünün fiyat etiketini tarayarak online mağazamızdaki beden ve renk seçeneklerini görebiliyorsunuz.

sinde ilham verici trendler haftalık olarak bültene üye olan müşterilerimizle e-mail yoluyla paylaşılıyor. H&M müşterilerinin akıllı telefonlarıyla kolaylıkla kullandıkları moda rehberi olan H&M mobil uygulaması da, mağazalara gelmeden önce istek listesini oluşturabilecekleri ve en yeni ürünleri görebilecekleri bir platform. Bir diğer nokta, H&M’in tüm dünyada kendi alanında ilham veren kanaat önderi olarak tanımlayabileceğimiz ‘influencer’ kişilerle olan özel işbirlikleridir. Bu anlamda kişinin tarzı ve duruşuna uygun olan koleksiyonlarla eşleştirerek geniş kitlelere ulaşmak ve ilham vermek konusunda ilerlemekteyiz. Günümüzde e- ticaret muazzam bir mecra. Markanızın e- ticaret faaliyetleri hangi aşamada? İnternet üzerinden satış sizce mağazaları nasıl etkiliyor? Şu an online mağazamız en büyük mağazamız ve satışımızın yaklaşık 15%’ini oluşturuyor. Dijital çağla beraber değişen müşteri alışkanlıkları bize bu oranın yükseleceğini gösteriyor. Biz de müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek ve alışveriş deneyimlerini kolaylaştırmak için bu kanalda iyileştirmeler yapıyoruz. Örnek olarak son dönemde H&M aplikasyonumuza “Görsel Arama” ve “Tara ve Bul” olarak 2 yeni özellik ekledik. Görsel arama özelliği

H&M çocuk ve bebek ürünleri kategorisinin ortaya çıkışı nasıl oldu? Bebek ve çocuk kategorisi H&M markası ilk kurulduğundan beri ürün yelpazenizde yer alıyor muydu? Bu kategoriye dahil ettiğiniz ürün çeşitlerinden bahseder misiniz? H&M bir nevi herkesin markası diyebiliriz. Biz herkese ulaşmayı isteyen ve her segmente uygun ürün sunan bir markayız. Moda alanındaki serüvenimize önce kadın sonrasında erkek koleksiyonları eklendi. Bu gruba genç olan, kendini genç hissedenler için Divided konseptimiz eklendi. Ardından da tabii ki çocuk ve bebek ürün kategorimiz dahil oldu. Yeni doğan bebekten, genç kız ve erkek çocuğa kadar bebek ve çocukların tüm ihtiyaçlarını karşılayacakları tüm giysi ve aksesuar çeşitleri bu kategoride yer almaktadır. Bebek çocuk hazır giyiminde geniş bir ürün yelpazesine sahipsiniz. Bu alanda koleksiyonlar hazırlanırken nasıl bir işleyiş oluyor? Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz? Çocuk koleksiyonları H&M’in en iddialı olduğu alanlar arasında. Çocuk ve bebek giysileri yaklaşık 300 tane teste tabi tutulmaktadır. Yeşil etiketli, organik ürünler yer almaktadır. Yeni doğandan başlamak üzere bebek ve çocuk gelişime göre ay ay ürünler kategorilendirilir. Tasarımlar diğer ürünlerimizde olduğu gibi İsveç merkez ofis bünyesindeki bir tasarım ekibi tarafından yaratılır. Çocukların sağlık ve güveninin yanı sıra, her zaman bir çocuğu mutlu edecek neşeli, renkli özgün ve şık parçalar yaratılır. Sezondan sezona ilhamlar değişse de, bugüne kadar doğadan, hayvanlardan, çocukların hayal güçlerinden, eğlenceli spor ve sanat aktivitelerinden ilham alınarak hazırlanmış koleksiyonlarımız oldu. Örneğin şu anda, illüstrasyon, tekstil, seramik ve resim alanlarında çalışan dünyaca ünlü Paris’li sanatçı

Nathalie Lété ile yaptığımız iş birliği ile oluşturulan rengarenk koleksiyonumuzu mağazalarımızda bulabilirsiniz. Bebek ve çocuk tekstilinde diğer üretici markalardan farklılaşmak için yaptığınız özel çalışmalarınız var mı? Sizce markanızı diğer markalardan ayıran en önemli özelliğiniz nedir? Organik & doğa dostu ham madde ile üretilen ürünlerin tüketiminin artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Moda olan ama aynı zamanda güvenilir ürün satmak bizim için çok önemli. Bebek ve çocuk ürünlerinin üretiminde her geçen gün kullanılan kumaşların kalitesini ve uygulanan testlerin kapsamını arttırmaya çalışıyoruz. Özellikle organik malzemeler kullanarak iyi sonuçlar alabilmek adına yeni teknolojilere başvuruyoruz. H&M’de bugün kullandığımız pamuğun 95%’i sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor. Çocuklara daha güzel bir dünya bırakmak için sürdürülebilir bir moda geleceğine dönüşümünün öncülüğünü üstleniyoruz. 2030 yılına kadar kullandığımız tüm materyallerin sürdürülebilir malzemeden oluşmasını hedefliyoruz.

Mayıs 2019

87


Röportaj

BURSA FUARLARI Bursa ekonomisine, ihracatına büyük katkı sağlıyor Sektörün nabzını tutmada en önemli fuarlardan biri olan Junioshow’u ve Tüyap Bursa Fuarcılık’ın sektöre katkılarını, Firma Genel Müdürü İlhan Ersözlü’den dinledik. yatımın vazgeçilmez bir parçası halinde. Bununla birlikte Off-Road’a ve maket arabalara ilgi duymaktayım. Moda Lozan Kulübü üyesiyim, evliyim, biri kız biri erkek iki çocuk babasıyım, İngilizce biliyorum.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Tüyap’taki pozisyonunuzdan bahseder misiniz? 1967 yılında Ankara’da doğdum, Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden mezun olduktan sonra, Londra’ya gittim, Londra’da eğitimime devam ettikten sonra dönüşümde İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparak eğitim hayatımı noktaladım. 27 yıl önce başladığım TÜYAP’ta satışın her kademesinde görev aldıktan sonra, Tüyap’ın Anadolu’ya açılma projesi kapsamında ilk olarak Tüyap Bursa Fuarcılık A.Ş., daha sonra Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş., Tüyap Adana Fuarcılık A.Ş. da genel müdürlüklerine getirildim. Tüyap’ın Anadolu teşkilatını kurmasında aktif rol oynadım. TOBB Fuarcılık Meclisi Başkan yardımcısı olarak da görev aldım. Bu görevlerimin yanında Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.’de İstanbul’daki önemli projelerin genel müdürlüğünü yürütmekteyim. Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de 3 dönemdir devam ettirmekteyim. Tam bir spor tutkunuyum, spor ha-

88

Mayıs 2019

Tüyap hakkında bilgi alabilir miyiz? Hangi şehirlerde, hangi sektörlere yönelik fuarlar düzenliyorsunuz? Tüyap fuarcılık grubu, 1979 yılında kurulan, 40 yıldır ülkemizde fuarcılık alanında faaliyetlerini sürdüren, sektörde bugün geldiği noktada 9 fuar merkezini işleten, yılda 100’e yakın fuar yapan, 700’ün üzerindeki çalışanıyla, yurtiçi ve yurtdışı ofisleriyle ülkemizin en büyük kuruluşu haline gelmiştir. Sektörde düzenlediği fuarlarla müşterilere kaliteli, güvenilir hizmet vermesiyle kuruluşumuz Tüyap ön plana çıkmıştır. Türkiye’de fuarcılık sektörü Tüyap ile birlikte düzenli bir ticari faaliyet olarak ülkenin gündemine girmiştir. Kuruluşundan 2018 yıl sonuna kadar

hazırladığı 1.700 yurt içi ve 39 ülkede 189’yi aşkın yurtdışı fuar ile 125 ülkeden 316.315 firmaya hizmet vermiş ve 211 ülkeden 60.394.313 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır. Türkiye’de kendi fuar merkezine sahip tek özel sektör fuarcılık kuruluşudur. Şirket’in ana gelir kaynağını, yurtiçi ve yurtdışı fuar organizasyonları oluşturmaktadır. Tüyap Grubu 700’ün üzerinde çalışanı ve 100’ü aşkın meslek örgütü ile uzun vadeli iş birlikleri yaparak, Türkiye’de sahip olduğu ve işlettiği 9 fuar merkezinde 51 farklı konuda düzenli ihtisas fuarları hazırlamaktadır. İstanbul’da dışında, 2001 yılının Haziran ayında Bursa’dan başlayan fuar alanı işletmeciliğine diğer illerle de devam edilmiştir. Günümüzde İstanbul başta olmak üzere Bursa, Konya, Adana, Diyarbakır, Samsun, Erzurum, Eskişehir ve Kayseri illerinde fuar merkezlerimiz bulunmaktadır.


yurtdışı ofislerinin çalışmaları, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, T.C. Ticaret Bakanlığı URGE projesi kapsamında gerçekleşecek organizasyonlar ile 60 ülkeden alım heyetine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz.

Junioshow hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu fuarın ortaya çıkış öyküsünü ve şimdiki durumunu bizimle paylaşabilir misiniz? Fuarları gerçekleştirdiğimiz Bursa ve çevresi; başta otomotiv ana ve yan sanayi olmak üzere birçok sektör için büyük potansiyele sahip bir sanayi bölgesidir. Bu şektörlerin en önemlilerinden olan bebe çocuk konfeksiyonu sektörünün Türkiye üretiminin yaklaşık %80’ini sağlayan Bursalı üreticilerdir. Bursa’da yer alan Vişne caddesi için biz sektörün kalbinin attığı cadde diyoruz. Söz konusu caddede sektörde faaliyet gösteren firmaların neredeyse tamamı yer almaktadır. Sektörün birlik ve beraberlik içinde hareket edebilmesi ve sektörün sesi olması amacıyla kurulan BEKSİAD Derneği ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte, sektörün uzun süredir beklediği, bebek ve çocuk sektörüne yeni bir soluk getirecek ve hazır giyim alanında Bursa’daki potansiyele dikkat çekecek bir fuar düzenleme fikri ile hareket ettik. Güçlerimizi birleştirerek ilk fuarımızı 2006 yılında BURSA BEBE VE ÇOCUK HAZIR GİYİM FUARI ve BURSA ÇOCUK 2006 isimleri ile gerçekleştirdik. Her yıl yaz döneminde gerçekleştirdiğimiz fuara 2011 yılından sonra 5 yıl kadar ara verip 2016 yılında JUNIOSHOW adı altında, özel dekor stantlarda “ilkbahar – yaz” konsepti ile tekrar düzenlemeye başladık. Üreticilerin ürün grubunda yazlık ve kışlık olarak iki sezon olması ve gelen talep üzerine 2017 yılından itibaren Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kere fuar gerçekleştirmeye başladık. Ocak ayında “ilkbahar -yaz”,

temmuz ayında “sonbahar – kış” konseptinde 0 - 12 yaş arası bebe ve çocuk hazır giyim sektörünü bir araya getiren fuarların 2019 temmuz ayı itibari ile 13. kez gerçekleştireceğiz. Bursalı üreticilerinin belirlediği tekstil modasını ve son trendlerini sektör profesyonelleri ile buluşturan JUNIOSHOW fuarının 2019 yılının ilk buluşmasını 9 – 12 ocak tarihleri arasında düzenledik. Rekor sayıdaki 200’e yakın katılımcı firması, dört gün boyunca 64 ülkeden gelen 1.150 yabancı alıcısı, toplam 26.424 sektör profesyonel ziyaretçisi ile kendi rekorunu kıran Junioshow, 2 gün gerçekleşen Junioshow defilesi ile renkli bir atmosferde yaşattı. Bu yılın ikinci buluşması ise 3 – 6 Temmuz 2019 tarihleri arasında, 4 salonda, 120 ye yakın firmanın katılımı ile 12 binden fazla ziyaretçi hedefi ile kapılarını açmaya hazırlanıyor. Her geçen sene büyüyen ve sektörde marka fuar haline gelen fuarda, TÜYAP

Firmalar Junioshow’a niçin katılım göstermeliler? Bu fuarın sektör için faydasını açıklar mısınız? 13. kez gerçekleştireceğimiz Junioshow Fuarı artık bir marka haline geldi. Uluslararası niteliği ile de ön plana çıkan fuara katılan firmalarımız marka değerlerini artırma yanında, yeni pazarlara açılmak ve mevcut pazar paylarını arttırmak hedefi ile fuarda yerini almalılar. Maddeler halinde kısaca özetlersek; • Yurt dışından sektörün geliştiği ülkelerden gelecek profesyonel ziyaretçilere aynı çatı altında ulaşmak • Yeni iş bağlantıları ve ortaklık anlaşmaları kurmak • Sektördeki gelişmeleri ve beklentileri yakından takip edebilmek • Yeni yatırım fırsatları yakalamak • Etkili organizasyonda yer alarak prestijini sağlamlaştırmak • Marka yaratmak ve yeni pazarlara açılma fırsatı yakalamak • Firmanın pazar içinde yerini saptamak, yeni alanları belirlemek • Rekabet şansını değerlendirebilmek • Yeni ürünlerin tanıtımını gerçekleştirmek, pazardaki başarısını gözlemleyebilmek • Müşteri analizi yapabilmek olarak belirtebiliriz. Junishow destekçileri ve iş birlikçileriniz ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Tüyap bursa Fuarcılık A.Ş. olarak kuruluşumuzdan bu yana düzenlediğimiz 284 fuar var. Bu kadar fuarı yaparken bizimle birlikte emek harcayan bir partnerimiz de var tabii. Geçtiğimiz yıllarda güçlerimizi birleştirdiğimiz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Bursa’ya güçlü olduğumuz sektörlerde yeni fuarlar kazandırma anlamında da önemli adımlar attık. El ele vererek şimdiye dek gerçekleştirdiğimiz Junioshow fuarı başta olmak üzere Blok Mermer, Yapı ve Gayrimenkul, Ev Stil, Coho gibi fuarlardan edindiğimiz izlenimler neticesinde bu iş birliği ile Mayıs 2019

89


organize edilen sektörüne özel fuarlar ile Bursa’nın ticaret hacmine olumlu katkılar sağlıyoruz. Partnerimiz BTSO’nun yanında her fuarın konusu ile oda, dernek vb stk lar ile birlikte çalışıyoruz. Junıoshow Fuarı için de fuarın ilk yılından itibaren Bebe Çocuk Konfeksiyon Sektörü Sanayici ve İşadamları Derneği (BEKSİAD) ile işbirliği halindeyiz. Yurt dışından alım heyetleri getirilmesi konusunda da Ticaret Bakanlığı destekli Ur – Ge projesinden yararlanıyoruz. Tüm fuarlarda destek aldığımız T.C. Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve KOSGEB’e de desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ur-Ge projeniz hakkında ve bu projenin katkıları ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Junioshow özelinde gerçekleşen “Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE)” projesi, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonunda Bursa Ticaret ve Sanayi Odası desteği ile hazırlanmaktadır. Urge projesi üyelerinin ihracatlarını arttırarak uluslararası rekabette söz sahibi olmalarını amaçlamaktadır. Urge projesi kapsamında Junioshow Fuarı’na özel organize edilen, dünyanın farklı coğrafyalarında gelen yabancı ticareti alım heyetleri ile bebe, çocuk hazır giyimin ihracat hacmini arttırmaktadır. Proje hem Bursa hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.

90

Mayıs 2019

Çağımızın yeni gözdesi uzun bir süredir sosyal medya. Sizin bu alanda yaptığınız farklı çalışmalar var mı? Marka olarak sosyal medyaya ne derece önem veriyorsunuz? Günümüzde fuarların yurt içi ve yurt dışına yapılan tanıtım çalışmaları kapsamında dijital platformlar çok önemli bir yerdedir. Tüyap olarak biz de kendi bünyemizde bulunan birim ile pazarlama faaliyetlerimizi doğru hedef kitleye fuara özel mecralarda ve ülkelerde yapıyoruz. Konusunda uzman pazarlama ekibimiz her fuara özel hazırladığı farklı stratejik çalışma planı ile gerek sosyal medya da gerekse diğer digital platformlarda kampanyalar yürütmektedir. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? TÜYAP fuarcılık grubu içerisinde yer alan ve 2001 yılında kurulan şirketimiz Tüyap Bursa Fuarcılık A.Ş., son 5 yıl içerisinde gösterdiği perfor-

mans Tüyap Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’ni ülkemizin en önemli fuar merkezlerinden biri haline getirdi. Gerek her yıl sektöre yeni kazandırdığımız projelerle gerekse mevcut projelerimizi büyüterek fuarcılık mesleğindeki yerimizi sağlamlaştırmaya ve grup bünyesindeki ağırlığımız yüzdesel olarak da arttırmaya devam ediyoruz. Tüyap Bursa Fuarcılık olarak kuruluşumuzdan 2018 yılı sonuna kadar 100’e yakın ülkeden 10.800.635 kişiyi fuarlarda buluşturarak sanayimizin üreticimizin ihracatçımızın beklentilerini karşılama başarısı gösterdi. Tüyap Bursa Fuarcılık A.Ş. olarak, bundan sonraki yıllarda da sizlerden aldığımız güç ile çalışmalarımıza devam edecek, fuar sayısını ve konularını artırarak hem yurtdışından hem de yurtiçinden ilgilileri Bursa’ya getirerek ilimizin tanıtımına, ülke ve şehir sanayisine ve ticaretine katkı sağlamaya devam edeceğiz.



Sektör

Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu Sektörü İhracat İçin Polonya’da Sektörde Türkiye’nin Üretim Üssü Bursa Dünyaya Açılmaya Devam Ediyor Türkiye’de bebe ve çocuk konfeksiyonu üretiminin yüzde 80’ini tek başına karşılayan Bursa, ihracatla büyüme yolculuğunda rotasını bu kez Avrupa’nın lojistik merkezi konumundaki Polonya’ya çevirdi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle BTSO tarafından yürütülen 2 ayrı UR-GE Projesi kapsamında 130’a yakın iş insanı, Varşova’da ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Bursa iş dünyasının ihracat odaklı büyümesi adına Türkiye’ye örnek projelere imza atan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün dış ticaret hacmini artıran hamlelerini sürdürüyor. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle sektöre yönelik 2 ayrı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’ni (UR-GE) yürüten BTSO, şimdiye kadar ABD, Afrika, İran, Kırgızistan ve Kazakistan gibi önemli pazarlarda sektörün açılımına öncülük etti. ‘Juniokids’ kurumsal markası ile faaliyetlerini sürdüren bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün 11. yurt dışı programı ise Avrupa Birliği’nin en dinamik ve en hızlı büyüyen ülkelerinden Polonya oldu. Bursalı 60’ı aşkın firmadan yaklaşık 130 iş insanı, Polonya’nın başkenti Varşova’da B2B organizasyonu gerçekleştirdi. “Polonya, Avrupa için geçiş kapısı” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO olarak bebe ve çocuk konfeksiyonu firmalarının ihracatçı kimliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. BTSO olarak 1 ay önce Tekstil ve Giysilik Kumaş UR-GE Projesi üyelerini Lodz kentinde Polonyalı firmalarla buluşturduklarını hatırlatan İsmail Kuş, “Üretim noktasında Türkiye’nin en önemli merkezi olan Bursa’nın ihracatta yeni başarılara imza atmasını istiyoruz. Bebe ve çocuk konfeksiyonunda Bursa’mızın üretim tecrübesi üst noktada. Bizler de geniş bir katılımla B2B organizasyonu gerçekleştirdik. Polonya, Avrupa’nın 92

Mayıs 2019

geçiş kapısı konumunda. Bursa için de bu pazardan üst düzeyde faydalanmalıyız.” dedi. “Avrupa’ya Bursa ürünlerini satmak istiyoruz” Bebe Çocuk Konfeksiyon Sektörü Sanayici ve İş Adamları Derneği (BEKSİAD) Başkanı Ömer Yıldız, BTSO öncülüğünde Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenen B2B organizasyonunun sektör için büyük önem taşıdığını ifade etti. Sektörün uzun yıllardır Polonya pazarı üzerinden Avrupa’ya açılmayı hedeflediğini ifade eden Yıldız, “Polonya ile Bursa arasında yeni ticaret köprülerinin kurulmasını istiyoruz. Sektörümüz Avrupa’yı çok önemsiyor.” ifadelerini kullandı. “İhracattan başka çaremiz yok” BTSO Heyet Başkanı ve Meclis Üyesi Mesut Okyay, Polonya’nın Avrupa’nın en önemi lojistik merkezi konumunda olduğunu dile getirerek, “Polonya, Avrupa’ya açılmak için doğru bir nokta. Sektörümüzün istikrarlı büyümesi için ihracat kanallarımızı mutlaka farklı ülkeler üzerinde daha fazla güçlendirmek zorundayız.” şeklinde konuştu. “Ürün kalitesi ve tasarımlar çok yönlü” B2B organizasyonu kapsamında Bursalı firmalarla buluşan Varşova’da faaliyet gösteren Mat-Pol firması yöneticisi Robert Matusiak, Bursa ürünlerinin dünya standartlarında olduğunu belirterek, “B2B organizasyonuna katılmaktan dolayı çok mutluyum. Bursa’nın kaliteli bir ürün yelpazesine sahip olduğunu bizzat görme imkanı yakaladım. Sektör çok güçlü bir potansiyele sahip. Bursa’da Temmuz ayında düzenlenecek Junioshow Fuarı’na katılmayı planlıyorum.” dedi. “İşbirliği yapabiliriz” Gabriela firması temsilcilerinden Ryszard Grabowski, 15 yıldır bebe ve

çocuk konfeksiyonu sektörüne yönelik ticaret yaptığını belirterek, “Bursalı firmaların bütün ürünlerini inceleme fırsatı buldum. Polonyalı tüketicilere hitap eden çok yönlü ürünler var. Birçok firma ile birebir görüştüm. Önümüzdeki süreçte işbirliği yapabiliriz.” ifadelerini kullandı. Bursalı firmalarla görüşmek için Litvanya’dan geldi Bursalı firmalarla görüşmek için Litvanya’dan Varşova’ya gelen Barbara Stankiewics, uzun bir süredir yakın coğrafyaya bebe ve çocuk kıyafetleri sattıklarını söyledi. Stankiewics, “Bütün ürünleri tek tek inceleme fırsatı yakaladım. Uzun yıllardır İstanbul üzerinden ticaret yapıyoruz. Birçok Bursalı firma ile görüştüm. Bursa ile işbirliği yapma noktasında önümüzde hiçbir engel yok.” ifadelerini kullandı. B2B organizasyonuna katılan Sylwia Matusiak ise ürün fiyatlarının kalitesine göre iyi olduğunu belirterek, “Türkiye’de yeni üreticilerle çalışmak istiyoruz. Junioshow fuarına bizi davet ettiler. Mutlaka fuara gideceğim.” diye konuştu. “Reel geliri sürekli artan Polonya’daki fırsatları kaçırmayın” Varşova programı kapsamında Wolka Kosowska toptancı bölgesinde incelemelerde bulunan UR-GE projesi üyeleri ayrıca Varşova Büyükelçiliği Ticaret Başmüşaviri Attila Gökhan Kızılarslan ile bir araya geldi. Bursalı firmalara Polonya ekonomisi ve sektör hakkında bilgiler de veren Kızılarslan, “Önemli olan suyun şiddeti değil, suyun sürekliliğidir. UR-GE firmalarımız mutlaka Polonya’da yer almalı. Çünkü Polonya gelişmekte olan ülke. Reel gelirleri hızla artıyor. Bu artan yeni gelirler aynı zamanda yeni talepler demek. Bunu karşılayacak olan ülke ise Türkiye’dir. BTSO’yu organizasyondan dolayı tebrik ediyorum. Her zaman firmalarımızın yanındayız.” dedi.


Mayıs 2019

93


Röportaj 94

Mayıs 2019


Mayıs 2019

95


Fuar

Türkiye’nin Bebek Çocuk Moda İhracatı Büyüyor 37.Uluslararası İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı-İstanbul Kids Fashion, 26-29 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde, 80 ülkeden 5 binin üzerinde ulusal ve uluslararası alıcı ile 200’den fazla markanın katılımı ile gerçekleştirilecek. Fuarda 0-16 yaş grubu sonbahar-kış sezonu çocuk hazır giyim ve aksesuarları ile abiye tasarımlar sergilenecek. Türkiye, dünyanın en fazla bebek giysisi ve aksesuarı ihraç eden ülkeleri arasında 10’uncu sırada yer alırken, 270,3 milyon dolar ile hazır giyim ihracatında yüzde 1,6 paya sahip. birinden seçkin 200+ marka ve firma arasında; ALG Life, Babydoll, Bebüş, Best Kids, Boinç, Cantoy, Cigit Kids, Elsima, Kitti, Marions, Melcan, Moonstar, NK Kids, Pamina ve Papulin bulunmaktadır.

Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahip hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, İstanbul Hazır Giyim Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) verilerine göre ülke genelinde irili ufaklı 36 bin civarında işletmede 40 milyar dolarlık üretim yapıyor. 2018 yılında 17.6 milyar dolar ihracat rakamlarına ulaşan sektör, SGK verilerine göre yılı 525 binin üzerinde kayıtlı istihdam ile kapattı ve Ağustos- Aralık döneminde her ay ortalama 5 bin yeni istihdam sağladı. Bebek ve çocuk tekstili ise son dönemde ihracatta büyüme kaydetmeye devam eden ve tüketicinin en hassas olduğu ürün kategorileri arasında yer alıyor. Bu yıl 26-29 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 37’nci kez düzenlenecek İstanbul Kids Fashion, %44 uluslararası, %56 yerli ziyaretçi dağılımı, Dünya ve Türkiye’de fark yaratan çocuk giyim markaları ve geniş yelpazede ürün dağılımıyla, Türkiye’de uluslararası platformda bebek ve çocuk moda sektörüne yönelik yapılan en uzun soluklu ve en büyük fuar organizasyondur. 80 ülkeden 5 binin üzerinde ulusal ve uluslararası ziyaretçi katılımı bekleniyor… Türkiye’nin dünyanın en fazla bebek giysisi ve aksesuarı ihraç eden ülkeleri arasında 10’uncu sırada yer aldığına dikkat çeken İstanbul

96

Mayıs 2019

Kids Fashion Marka Direktörü Hatice Dinçer, “Hazır giyimde dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise ikinci büyük ülkesi konumunda olan ülkemiz, bebek ve çocuk tekstilinde en çok tercih edilen ham madde olan pamuk üretiminde ise dünyada beşinci sırada yer alıyor. Geçen yıla oranda yüzde 17’lik artışla 270,3 milyon dolara yükselen pazar, toplam hazır giyim ihracatında da yüzde 1,6’lık bir paya sahip durumda. İstanbul Kids Fashion’da en trend sonbahar-kış koleksiyonları ile abiye tasarımlar sergilenecek. 12 bin m2 alanda gerçekleşecel fuarımıza 200’den fazla marka katılacak. Bu yıl çocuk modasında ticaretinde yön verek isteyen başta BDT, Kuzey Afrika ve Orta Doğu olmak üzere, 80 ülkeden 5 binin üzerinde ulusal ve uluslararası alıcının, yüksek kaliteli ürünleri, en uygun fiyatlar ile tedarik etmek için, İstanbul Kids Fashion’u ziyaret etmesini bekliyoruz” dedi. İstanbul Kids Fashion: 0-16 Yaş Çocuk Modasında Öncü Katılımcı Firma ve Markalarıyla, Bebek Çocuk Giyim Sektörü İçin Doğru Adres! İstanbul Kids Fashion’da, bebek çocuk giyim ve abiye, pijama, iç çamaşırı, çorap, aksesuar ve bebek çocuk ev tekstilinin yanı sıra hamile giyim ve aksesuarları yer alacak. 2019&2020 Sonbahar-Kış Çocuk Modası koleksiyonlarını sergileyecek olan bir-

“Trend Alanı” ve “2020 Kumaş Trendleri” bölümü ziyaretçilerle buluşacak... Çocuk modasına dair yeni yaşam stil ve moda trendlerini sunan bir platform olan İstanbul Kids Fashion’da katılımcı markalar, daha önceki yıllarda olduğu gibi en yeni ürünlerini trend alanında sergileyecek. Ayrıca, kumaş, aksesuar ve düğme trendlerini yansıtan özel bölüm de, 4 gün süreyle ziyaret edilebilecek. Kumaş Boyalarıyla Kendi Renklerinizi Yansıtın Fuar boyunca yoğun görüşmeler gerçekleştirecek olan ziyaretçileri rahatlatmak amacıyla hazırlanacak özel alanda, bebek çocuk modasının renkli dünyasının farklı bir yönünü deneyimlemek adına ücretsiz olarak ziyaretçilere dağıtılacak kumaş boyalarıyla, duvar ve masalardaki renksiz çocuk koleksiyonları renklendirip, İstanbul Kids Fashion fuarından gülerek ayrılacak anlar yaratılabilecek.


26-29 Haziran 2019 Ä°stanbul Fuar Merkezi - Hall 9-10

/istanbulkidsfashion Destekleyen

@istanbulkidsfashion Resmi Havayolu

+90 216 425 63 00 Konaklama Partneri


Sektör

Baby Time Yenilikçi ve Özgün bir marka Baby Time annelerin işini kolaylaştıran inovatif ürünleriyle vazgeçilmez markalar arasında yer alıyor.

Eda Bebe, özellikle Türkiye’nin doğusunda kabul görmüş 13 yıllık bir marka. Eda Bebe’nin hikayesi fasonculuk ile başlıyor ve 4 yıl önce Baby Time markasını kurarak kendi tarzlarını oluşturmalarıyla devam

98

Ocak 2019

ediyor. Baby Time Genel Koordinatörü Enes Yıldırım her sene yaptıkları ar-ge çalışmaları ile kendilerini geliştirdiklerini belirtiyor. Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı ilk firmanın Baby Time olduğunu işaret eden Yıldırım, “Her zaman bebeklerin sağlığını önemseyerek üretim yapıyoruz,” dedi. Şu an 120 kalem ürüne sahip olan marka her sezon koleksiyonuna 5-10 adet yeni ürün ekliyor. Baby Time, yeni ürünlerini 2019 Mart’ta Ukrayna’daki fuarda sergiledi. Fuarların markaya sağladığı avantajların farkında olduklarını belirten Yıldırım, “Fuarda tanıştığımız alıcılarla mutlaka iletişim kuruyoruz” dedi.

Önemli rakipler arasında piyasada kendine yer bulan ve adını duyuran Baby Time, birçok ülkeye ihracat yapıyor. İhracat yaptıkları ülkeler arasında İtalya, Azerbaycan, Filistin, Libya, Irak, İran, Tacikistan, Togo, Moldovya gibi 20’yi aşkın ülke bulunuyor. 2018 yılında yaşanan ekonomik problemin 2019 yılında da devam edeceğini söyleyen Yıldırım, “2019 yılında durumu kurtarıp sağlam kalabilen firmalar 2020 yılında rahata erecekler” diye konuştu. Hakmar, Bim mağazaları ve internetteki pek çok bebek çocuk ihtiyaçlarına yönelik sitede Baby Time ürünlerini bulmak mümkün.


Mayıs 2019