Issuu on Google+

Yıl 6 Sayı 221 Tarih 15 Nisan 2014

“Biz De Varız Gazetesi Azmin Zaferidir”

www.bizdevarizgazetesi.org

DEĞERMİYDİ ?

Gaziantep’te iki aile arasında çıkan arazi anlaşmazlığı nedeniyle meydana gelen kavgada aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti.

Bu Adamı Dinleyin...

Gaziantep’te Yaşayan Suriyeliler Gaziantep’te iki aile arasında çıkan arazi anlaşmazlığı nedeniyle meydana gelen kavgada aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti. Gaziantep’in Yavuzeli ilçesi Bakırcılar köyünde Özdemir ve Çelik ailesi arasında 100 metre karelik bir arazi yüzünden anlaşmazlık yaşandı. Mahkemelik olan ailelerden Özdemir ailesi mahkemeyi kazanınca arazide bugün bahçe duvarı örmek istedi. Bahçe duvarını örmek isteyen Ali Özdemir ve ailesi, Cemal Çelik’in silahlı saldırısına uğradı. Temel kazma sırasında olay yerinde bulunan Ali, Hacı, Cebrail ve Zeynep kurşunların hedefi oldu. Cebrail ve Hacı Özdemir olay yerinde hayatını kaybederken, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi’ne kaldırılan

Ali ve Zeynep Özdemir yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yaşan kavganın ardından Jandarma bölgeyi çok sayıda ekip sevk etti. Köyün giriş ve çıkışlarını kapatan Jandarma olay yerinde inceleme yaptı. Bu sırada Gaziantep İl Jandarma Komutanı Adnan Arslan’da olay yerine gelenek bizzat incelemelerde bulundu. Öte yandan olay yerinden av tüfeği ile birlikte kaçan Cemal Çelik’in yakalanması için Jandarma polis ile birlikte bölgede çalışma başlattı. Bakırcı köyü sakinleri olayın 100 metrekarelik bir arazi için yaşandığını ve sabah silah sesleriyle uyandıklarını söyledi.

“EN ÖNEMLİ SORUN ULAŞIM VE İMAR”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 30 Mart yerel seçimlerinde kadın seçmenlerden önemli bir oy aldığının belirterek, “Bütün Anadolu Kadınları adına koltuğa oturdum ve başaramama gibi bir lüksüm yok” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye başkanı şahin, katıldığı bir ulusal televizyon kanalında Mahalli İdareler Seçimi öncesi ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdi. Gaziantep’in cazibesi olan ve katma değeri her geçen gün artan bir şehir olduğunu vurgulayan Şahin, “12 yılın birikiminin sonucunda biz Gaziantepliler birbirimizi çok iyi anladık. Bir şehir düşünün ki bütün medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarih ve kültürel yönü ile bugün dünya gündemine giren bir şehir olmuş. Bu zenginliğin örneklerinin başında bugün pek gündeme gelmeyen ve gün yüzüne çıkmayan bir Karkamış Antik Kenti var. Japonya heyeti, ‘Karkamış Antik Kenti ortaya çıkarırsanız dünya tarihini değiştirirsiniz’ dedi. Şuanda burada İtalyan ve Türk ortak ekibi çalışmalarını sürdürüyor” dedi. S.11’de

En önemli soru şu, biz Suriyelilerle kardesmiyiz ? Elbette kardeşiz en azından din kardeşiyiz zaten yeryüzünde yaşayan tüm müslüman lar hattı zatında kardeşdir. Diger soru, biz suriyelilere yardım etmek zorundamiyiz ? Elbette zorundayız cünkü biz kardeşiz ve kardeşliğin doğasında zor durumda kalana el uzatmak vardir. Bu yardim hem dinen hemde kardeşliğin gereğidir. Şu ana kadar dile getirdiklerime zannediyorum ki bir çoğunuzun itirazı olmaz. Bakalım bundan sonra ki düşüncelerime ne kadar katılacak ve ne kadar destekleyeceksiniz. Hepiniz çok iyi bilirsinizki bizim ülkemizde kurtuluş savasi yasamis, canakkale’de mucadele etmiş ve kanının son damlasına kadar vatanını sovunmuştur cünkü bize göre vatan namustur ve her zamanda böyle kalacaktir. Bu yazıyı okuyan herkes hemen şu soruyu soracak ve diyecek ki bizim kurtuluş Savaşımızla suriyedeki ic savaşın ne alakası var? Alakası var çünkü suriyelilerde şu an kurtuluş mucadelesi veriyor ve sonuna kadar desteklenmeleri gerekiyor ancaaaakk... biz ülke olarak elimizden geleni yaparken suriyeli bir cok insan vatanını terkederek işin en kolay ve bana göre en haince yönünü tercih ediyor. Ne yani ülkelerinde kalıp da ölmeyimi beklesinler? Hayir elbette beklemesinler ama eli silah tutuyorsa gücü kuvveti yerindeyse ulkesini ve namusunu korusun herşeyi birakip kacmasin yarin esed gittiginde ne yüzle geri dönüp burası benim vatanim diyecekler. . Yazdıklarımı daha iyi anlamak icin Gaziantep’te çıkın sokağa ve dolaşın her on kisiden dördü suriyeli ve bu insanlar ne yaşlı ne kadın ne cocuk nede sakat hepside taş gibi ve pekala ulkelerini savunabilecek durumdalar. Suriyede ne kadar kadın, çocuk, hasta,yaşlı,engelli varsa başımın üstünde yeri var ancak eli silah tutanların ulkelerini terkedip hatta satıp kaciyorlarsa hic kimse kusura bakmasin ben onlara kardeşim diyemem... Kalın sağlıcakla. Dualarınızda bizleride unutmayın... İsmail Tunç bizdevarizgazetesi@gmail.com


2


3 Biz De Varız

Güncel

ÜNLÜ YAZAR UĞUR KOŞAR’DAN BAŞBAKAN’A TEŞEKKÜR

TELEVİZYON TAMİRCİLİĞİ TEKNOLOJİYE YENİK DÜŞTÜ

Forum Gaziantep ve D&R’in konuğu olarak Gaziantep’e gelen ünlü yazar Uğur Koşar, dini kitapların çoğalmasında ve dini prog- Gaziantep’te 40 yıldır teramların artmasında katkısı olduğu için Başbakan Recep Tayyip levizyon tamirciliği yapmakta olan Ali Gökşen, Erdoğan’a teşekkür etti. zamanın en popüler mesleklerinden olan televizyon tamirciliğinin teknolojiye yenik düştüğünü söyledi.

Gaziantep’in yeni alışveriş ve yaşam merkezi Forum Gaziantep, D&R ile gerçekleştirdiği bir etkinlikte, son dönemlerde yazdığı kitaplarıyla adından sıkça söz ettiren yazar ve Psikolojik Danışman Uğur Koşar’ı ağırladı. Koşar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a dini kitapların ve dini programların çoğalmasındaki katkılarından dolayı teşekkürlerini ifade ederek, şunları söyledi: “Eskiden bu kadar dini kitap yoktu. Eskiden Ramazan programları, televizyon programları tek bir kanaldaydı. Zaten tek bir kanal vardı. Din yadırganıyordu. Farklı bakılıyordu. Din bize yanlış anlatıldı zaten. Çok şükür ben şu anlamda Başbakanımıza minnet duyuyorum. Allah ondan razı olsun. Şimdi bu kadar çok dini kitaplar, dini programlar varsa bu anlamda vesile o. Bu çok büyük bir şey. İnsanlar o kanalı açıyor Nihat Hocayı (Hatipoğlu) dinliyor. Diğer tarafı açıyor Ömer Döngeloğlu’nu, Mustafa Karataş’ı, Cübbeli hoca... Bunlar kötü bir şey değil ki bunlar Allah’ı anlatan insanlar. Bakın nasıl sevdik. Bundan asırlar öncesi de vardı ama kaynak yoktu; kitap yoktu. Bugün ben İmam Gazali’nin kitaplarını her yerde bulabiliyorum artık. İmam Rabbani’nin kitaplarını okuyabiliyorum. Eskiden bunlar yoktu. Evet burada hükümetin çok büyük etkisi var. Bu gözardı edilmemeli. Her şeyin hakkını veriyorsak buradan onlara da teşekkür etmek istiyorum.” Kitaplarının çok satılmasından ziyade okur kitlesinin mutlu bir kitle olmasının kendisini mutlu ettiğini açıklayan Koşar, “Kitapların neden birinci olduğunu soruyorlar. Birinciliği boş ver. Önemli olan insanların mutlu olması. Evet okur kitlesi mutlu. Okur kesiminden dua alıyoruz. Çünkü biz kitaplarımızda Allah’ın rahmetini ön plana çıkarttık. Dolayısıyla biz hep soğutulmuştuk. ‘Yanacaksın, taş olacaksın’ diye. İşin rahmani boyutu geride kalmıştı. Oysa Rabbim rahmandır. Bir annenin yavrusuna olan merhametinden daha merhametli olandır. Bizim sevabın yanında bir de aşk boyutu anlatılmaya başlayınca bir dostluk, bir teveccüh, samimiyet, tevekkül, bağlılık insanlar kitaplarımızda Allah’a yakınlaşmayı öğrendiler. İnsanlar dua etmeyi bilmiyormuş. Esma’ları kullanmayı bilmi-

yormuş. Halbuki Rabbimiz en güzel isimler Allah’ındır diyor. Dolayısıyla insanlar kitapla dua etmeyi öğrendiklerini söylüyorlar. Depresyondan çıktıklarını söylüyorlar. Kitaplarda güzel bir enerji var. Aslında herkesin kitabı bu. Bizim kitabımız. Yazmak istediklerimizi yazdık. Sadece benim kitabım demiyorum ki. Herkes birbirine tavsiye ediyor. Çok güzel bir enerji var. Bunun sebebi de zaten niyet. Arzu hırs olduğu zaman her şeyin mayası bozuluyor. Yeter ki sevgi ile temiz niyetle gidelim. Bizim de niyetimiz insanlara faydalı olabilmekti. Allah’a çok şükür Rabbim lütfetti. Bu başarı Allah’ın bir lütfudur. Bizler aciz kullarız. Allah’a hamdolsun” ifadelerini kullandı. Dini kitapları yazmadaki amacının insanların uyanışına vesile olmak olduğunu aktaran Koşar, “Tüm kitaplarımız çok satanlardan. Bunun sebebini de az önce bahsettiğim gibi niyete bağlıyorum. Yani hırsla olan bir şey şeytanidir. Allah işleri yavaş yavaş halleder. Biz bir tohum ekeriz ve sonra geçip dua ederiz. Rabbim hayırlı bir rahmet yağdırır ve o tohum çiçek vermeye başlar. Ben kitabı yazdığımda amacım bir şeylere vesile olabilmekti. İnsanların manevi olarak uyanışına vesile olabilmekti. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. Allah’a hamdolsun. Bize hep Amerikan kültürü dayatıldı. Olumlama yap; güzel düşün, güzel bak, pozitif ol… Bizim doğamız var. Ben zenginim demekle zengin olunmaz. Allah dilemedikçe bir şey olmaz. Biz el açarız ‘Ya Rezzak hayırlı rızık ver’ deriz. O zaman herkes ben zenginim desin zengin olsun. Amerikan ekolünü bıraktık. Biz aşkı ortaya koyduk. İnsanların buna ihtiyacı var. İnsanların bu tür kitaplara hep ihtiyacı vardı. Ancak kaynak bulamıyorlardı” diye konuştu.

Türkiye Paintball Şampiyonası 2014-2015 sezonunun ilk ayağı Gaziantep’te düzenlendi. Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda Türkiye’nin pek çok bölgesinden paintballcular Gaziantep Demokrasi Meydanı’nda kurulan oyun alanında yarıştı. Düzenlenen turnuvaya, Şahinbey Kaymakamı Uğur Turan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Tamer Yılmaz, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ömer Faruk Şiran, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi Songül Kalyoncu ve Üniversite görevlileri katıldı. Düzenlenen turnuvaya Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nden

de iki paintball takımı katıldı. Kıyasıya geçen yarışmaların bugünkü ayağında elemeler yapılacak ve yarı final ile final bölümleri ise yarın devam edecek turnuva sonrasında ortaya çıkacak. Paintball sporunun yeni bir spor olduğunu hatırlatan Yılmaz, bölgenin atıcılık konusunda bir potansiyeli olduğunu ve bunu yerleştirmek istediklerini belirterek şunları söyledi: “Paintball sporu yeni bir spor, heyecan verici bir spor. Takım ruhunu getirdiniz buraya. Çok nitelikli ve disiplinli bir spor olduğunu biliyoruz. Bunun içerisinde de yer almaktan son derece mutluyuz. İnşallah bu kültürü burada yaygınlaştırmayı istiyoruz. Bölgenin de atıcılık konusunda bir potansiyeli var. Biz de bunu yerleştirmek için elimizden geleni yapacağız.”

GAZİANTEP’TE PAİNTBALL HEYECANI

Eski zamanlarda televizyonun çok nadir bulunduğunu ve sadece varlıklı bazı kişilerde olduğunu aktaran Gökşen, bu nedenle televizyon tamirciliğinin de eski zamanların en popüler mesleklerinden birisi olduğunu kaydetti. Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak ürünlerin ucuzladığını ve Çin malı ürünlerin de piyasaya girmesi ile birlikte işlerinin tamamen bittiğini ifade eden Gökşen, “40 seneden beri televizyon tamirciliği yapıyorum. Önceden televizyon yoktu tabi radyo vardı. Televizyon tamirciliği sonradan çıktı. İnsanların eskidiği gibi meslekler de eskiyor. Zamanın en güzel mesleklerinden birisiydi ama şimdi eski değeri kalmadı. Cihazların ucuzlaması, Çin malı ürünlerin gelmesi işleri bitirdi. Eskiden anten güçleri zayıftı. Sonradan uydular falan çıkınca ‘Vizontele’ filmindeki gibi olaylar sona erdi. Eskiden bu tür olaylar oluyordu. Uydu frekansları çoğalınca kanal sayıları çoğaldı. Bu tür şeylere gerek kalmadı” dedi. “35-36 METRE ANTEN İLE SADECE ARAP KANALLARINI İZLEYEBİLİYORDUK” Eski zamanlarda yayınların çok zayıf olduğunu aktaran Gökşen, “Eskiden bizim evimizde 35-36 metre antenle biz sadece Arap kanallarını seyredebiliyorduk. Gaziantep’te haftada bir gün yayın vardı. Ondan sonra haftada 3 güne çıktı. Yayın genelde geceleri 7 ile 11 saatleri arasında oluyordu. 11’de İstiklal Marşı’nın okunması ile yayınlar kapanıyordu. Ama şimdi çok çeşitli yayınlar var. Herkes istediği şekilde istediği kanalı seyredebiliyor” ifadelerini kullandı. “30-40 KİŞİ BİR TANE TELEVİZYONU İZLERDİK” Televizyonun az ve nadir kişilerde olduğu zamanlarda 30-40 kişinin bir araya gelerek sadece bir adet televizyonu izlediklerini belirten Gökşen, “Eskiden insanlar birbirlerinin evlerine giderlerdi. 1970 senesinde babam Almanya’dan televizyon getirmişti. Mahallede herkes bizim eve gelirdi. Gelirken çaylarını da getirirlerdi beraberlerinde. 30-40 kişi bir televizyonu seyrederdik. Eskiden herkes sohbet ediyordu. Daha sosyal ortamlar oluyordu. Teknolojinin gelişmesi artık insanları birbirinden uzaklaştırdı. Dini sohbetler oluyordu. Maalasef artık onlar kalmadı. Mesleğe ilkokulu bitirdikten sonra başladım. O zamanlarda çok iyi bir meslekti. Saygınlığı vardı. Şu anda maalesef eski saygınlığı eski popülerliği kalmadı. Şimdi yeni çıkan LCD ve plazma televizyonlara tamirat olayı yok. Onlar kart değiştirilerek yapılabiliyor” şeklinde konuştu.


4 Engelsiz Sayfa İŞARET DİLİYLE CUMA HUTBESİ

Biz De Varız

İBRETLİK HAYAT HİKAYESİ

Isparta İl Müftülüğü Görme engelli olduğu için babasının dışarı çıkmasını yasakbir ilke imza atarak, ladığı genç kız, evden kaçıp şampiyon bir judocu oldu. Genç cuma namazında işit- kız, engel tanımayan azmiyle 8. altın madalyasını da aldı. me engelli cemaat için Görme engelli olduğu hutbenin işaret diliyle için babasının dışarı anlatılması uygulaması çıkmasını yasakladığı genç kız, evden kaçıp başlattı.

Anadolu Mahallesi Camisi’nde başlatılan uygulamayla, İmam Abdullah Yavuz’un Türkçe okuduğu hutbe aynı anda işaret dilinde uzman Ahmet Yavuz tarafından işitme engelli cemaate sinevizyon da aktarıldı. Hutbenin konusu Kutlu Doğum Haftası oldu. Camiye gelen cemaat, uygulamayı olumlu bulduklarını, güzel bir örnek olduğunu her camide olması gerektiğini belirtti. Cami cemaatinden Yunus Özler, “Engelli vatandaşlar konuşamıyor duyamıyor İbadetlerinde bu durum kısmi engel sayılır. Bu hutbede söylenenleri bugün tamamen anlayacak, imamın ne demek istediğini idrak edecekler” dedi.İşitme Engelliler Derneği Başkanı İbrahim Yavuz da işaret diliyle “Böyle bir çalışmanın yapılmasından dolayı çok mutluyuz. Çok memnun olduk. Bu çalışmayı bize sağlayan kurumlarımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.Cami imamı Abdullah Yavuz da, şunları söyledi: “Kardeşlerimizin gelmesinden memnun olduk. Bu uygulamanın camilerde yaygın devam etmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. İlk olarak camimizin seçilmesi önemli. İnşallah tüm il merkezinde ve diğer illerde de devam eder.”

BİZ DE VARIZ GAZETESİNE ABONE OLMAK İÇİN 342 230 2 316

şampiyon bir judocu oldu. Genç kız, engel tanımayan azmiyle 8. altın madalyasını da aldı. Kendisi gibi birçok şampiyonluğu bulunan takım arkadaşıyla çalışarak şu anda dünya şampiyonasına hazırlanan milli sporcu Gülhan Kılıç, “Eve kapanmayın, daima hayallerinizin peşinden koşun” diyerek engellilere seslendi. Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu’nun geçtiğimiz günlerdeki şampiyonasına katılan 25 yaşındaki milli sporcu Gülhan Kılıç, yine altın madalya alarak zaferlerine bir yenisini daha ekledi. 8. kez Türkiye şampiyonu olan Kılıç’ın bu zaferi, herkes gibi memur olarak görev yaptığı Bursa Adliyesi’ndeki meslektaşlarını da gururlandırdı. Görme engelli olduğu için hep daha çok savaşmak zorunda kalan şampiyonun hayatından filmlere konu olacak bir başarı hikayesi çıktı.

İLK ÖNCE KARŞISINDA DURAN AİLESİNİ ARKASINA ALDI Judo yapmak istediğinde, görme engelli olduğu için babasının dışarı çıkmasını yasak koyduğu Kılıç’ın ilk şampiyonluğunu evden kaçarak yaptığı 2 aylık antrenmanla kazandığı ortaya çıktı. Bu zaferiyle karşısında duran ailesini de arkasına alan Kılıç, her geçen şampiyonada birincilik için savaştı. 8 yıllık judo kariyerinin her yılına birer Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra bir kez dünya 5.’liği, 2 kez Avrupa 3.’lüğü ve bir kez de Avrupa 2.’liğini sığdırdı. Takım olarak dünya ikincisi de olan Kılıç, 2012 yılındaki Londra Olimpiyatlarına ise sakat olmasına rağmen katıldı. Kılıç’ın şampiyonluk hedefi, sakatlığına takıldı. Eli boş dönmek onu daha da hırslandırdı. Durmadan çalışan Kılıç, geçtiğimiz günlerde kazandığı Türkiye şampiyonluğu ile gücünün yerine geldiğini ispatladı. İKİ ŞAMPİYONUN ANTRENMANI NEFES KESTİ Şimdi gözünü dünya şampiyonluğuna diken Kılıç, sıkı bir antrenmana girdi. İzmir Büyükşehir Belediyespor takımı sporcusu olan Kılıç, dünya şampiyonluğu için kendisi gibi birçok Türkiye şampiyonluğu bulunan takım arkadaşı Ecem Taşkın ile çalışmaya başladı. Kendi kilolarında ikisi de dünya birinciliğine soyunan şampiyonların antrenmanı nefes kesti. Birbirlerinin tecrübelerinden yararlanarak savaşan iki görme engelli sporcu, dünyanın en iyisi olabilmek için çalışıyor. “İLK ŞAMPİYONLUĞUMU EVDEN KAÇARAK

YAPTIĞIM 2 AYLIK ANTRENMANLA KAZANDIM” Engellilere tavsiyelerde bulunan Kılıç, okulunu erken bırakmak zorunda kaldığını ifade ederek, “Orta okuldan sonra babam okulu bırakıp çalışmamı istedi. Görme engelli olduğum için dışarı çıkmamı istemiyor. Bir faaliyete katılmamdan korkuyordu. Ben de evden nasıl çıkabilirim, ailemin güvenini nasıl kazanabilirim diye düşünmeye başladım. Judoya başlamama izin vermediler. Başıma bir şey gelir diye hayli tepkiliydiler. Ben karşı çıktım. Gizli gizli kaçarak çalıştım, Türkiye şampiyonasına katıldım. Babamdan ise ‘Bir kez katılacağım. Bir daha gitmeyeceğim’ diyerek izin aldım. Birinci olunca babam çok büyük bir hata yaptığını anladı. Ve bana seni okutmayıp, dışarı salmayarak çok büyük bir hata yapmışım’ dedi. Sonra de hep bana destek oldu. Buraya kadar gelmemdeki en büyük desteği ailemden aldım” dedi. “HEDEFİM ÖNCE DÜNYA ARDINDAN DA OLİMPİYATLAR” Judoyu çok severek yaptığını ifade eden Kılıç, “İyi ki kararlı olmuş, aileme karşı çıkıp judoya gitmişim. Bütün engellilere mesajım, eve kapanmasınlar, bir faaliyette bulunsunlar. 8 tane Türkiye birinciliğim var. Bir tane Avrupa ikinciliğim, 2 tane Avrupa 3.’lüğüm, dünya 5.’liğim, takım olarak dünya 2.’liğim var. 2012’de paralimpik olimpiyatlarına katıldım. Orada sakatlığımdan dolayı derece yapamadım. Önümüzdeki eylül ayındaki dünya şampiyonasına hazırlanıyorum. Hedefim şu an bu; ardından 2016’daki olimpiyatlara katılmak” diye konuştu. Spor kariyerine 5 kez Türkiye şampiyonluğu, Avrupa 2, 3 ve 5.’liği ile dünya 7.’liğini sığdırma başarısını gösteren 23 yaşındaki Ecem Taşkın ise, kendisi gibi şampiyon olan Gülhan Kılıç ile çalışmasının büyük bir avantaj olduğunu ifade ederek, “Bu bizim için çok büyük bir avantaj. İyi bir sporcu olmamız sürekli çalışmamızdan kaynaklanıyor. Haftanın 7 günü antrenman yapıyoruz. Kondisyon salonunda lastik ve koşu çalışmalarımız var. Bu yolu birlikte kat etmeye çalışıyoruz” dedi.


5 Biz De Varız

Sağlık

MUHAMMED BEBEK İÇİN SEFERBERLİK Gaziantep’te havale geçiren 7 aylık bebeğin tedavisi için seferber olan Sağlık Bakanlığı, bebeği ileri tedavisi için uçak ambulansla Ankara’ya gönderdi. Ankara’ya götürülen bebek burada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde oluşturulan ve hazır bekleyen özel ekibe teslim edildi. Gaziantep’te havale geçiren 7 aylık bebeğin tedavisi için seferber olan Sağlık Bakanlığı, bebeği ileri tedavisi için uçak ambulansla Ankara’ya gönderdi. Ankara’ya götürülen bebek burada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde oluşturulan ve hazır bekleyen özel ekibe teslim edildi. Edinilen bilgiye göre, Gaziantep’te havale geçiren Kaya ailesinin 7 aylık bebeği Muhammed, ailesi tarafından Gaziantep Çocuk Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından minik Muhammet hemen tedavi altına alındı. Ancak ileri tedavi gereken Muhammed’in Ankara’ya sevk edilmesine karar verildi. Adeta zamanla yarışan Gaziantep Çocuk Hastanesi yetkilileri bebeğin bir an önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edilmesi için seferber oldu. Bunun üzerine Gaziantep Sağlık Müdürlüğü Sağlık Bakanlığı ile irtibata geçerek durum hakkında bilgi verdi. Sağlık Bakanlığı tarafından çok kısa bir sürede alınan kararla bebek için hemen bir ambulans uçak Gaziantep’e yönlendirildi. Ambulans uçağın gece geç saatlerde Gaziantep Havalimanı’na ineceği bilgisini alan Gaziantep Sağlık Müdürlüğü çocuk hastanesinde bulunan bebeği kara ambulansı ile havalimanına getirdi. Aynı anda havalimanında buluşan kara ve hava ambulansında hasta transferi yapıldı. Birkaç dakikada kara ambulansından alınan bebek hava ambulansına alındı. Bu sırada yaşananları havalimanının tel örgüleri arkasında izleyen Kaya ailesi bebekleri için dua etti. 7 aylık Muhammed’i alan uçak

ambulans Gaziantep Havalimanı’ndan ayrılarak 1 saat içinde Ankara Esenboğa Havalimanı’na ulaştı. Burada da kara ambulansı ile alınan bebek Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne nakledilerek, kendisini bekleyen uzman ekip tarafından hemen tedavi altına alındı. Muhammed bebeğin sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Muhammed bebeğin yakını Mevlüd Kaya, devletin verdiği imkanlar karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını belirterek, “Çocuk havale geçirdikten sonra hastaneye kaldırdık. Burada yoğun bakımda kaldı ve Ankara’ya gitmesi gerektiğini öğrendik. Biz ne yapacağımızı düşünürken sağ olsun Gaziantep Sağlık Müdürlüğü’nün gerekli bütün imkanları Sağlık Bakanlığı ile birlikte seferber ettiğini öğrendik. Muhammed için uçak ambulans getirmişler ve şimdi onu birkaç saat içinde Ankara’ya ulaştırdılar. Allah devletimizden razı olsun. Verilen bu imkanlar karşısında çok şaşırdık ve devletimizin büyüklüğünü bir kez daha bugün burada anladık” dedi.

Uzmanlar ‘Polen Alerjisi’ Ve ‘Alerjik Şok’a Karşı Uyarıyor Baharın gelmesiyle birlikte polen alerjisi olanları uyaran uzmanlar, bu alerjinin çocukluk çağında sık görüldüğüne dikkati çekiyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, “Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde astımlılar dışarıya çıktıklarında bronşlara girmiş olan polenlerin oluşturduğu öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi yakınmalar olabilir” dedi. Uzmanlar, baharın gelmesiyle birlikte polen alerjisi olanları uyarıyor. Çocukluk çağında da sık görülen polen alerjisinin belirtileri kaşıntı, burunda akıntı, burun ve geniz kaşıntısı ve gözlerde kızarıklığın baş göstermesiyle kendini hissettiriyor. Uzmanlar, gece öksürüklerinin de polen alerjisi belirtileri arasında yer alabileceğini belirtiyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, İHA’ya yaptığı açıklamada “Polen alerjisi havayoluyla gelen alerjenler arasında en fazla duyarlılığa neden olan alerjenlerdendir. Çocukluk çağında da tıpkı erişkin çağında olduğu gibi polen alerjenine sık rastlarız. Polen mevsimi başladığında çocuklarda gözlerde kızarık-

lık, kaşıntı, burunda akıntı, üst üste gelen aksırıklar, burun, geniz kaşıntısı gibi şikayetler olur. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde astımlılar dışarıya çıktıklarında bronşlara girmiş olan polenlerin oluşturduğu öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi yakınmalar da olabilir. Erişkinlere benzeyen yakınmalardır bunlar ama çocuklarda özellikle alt solunum yolunun daha fazla etkilenmesini daha çok görüyoruz. Öksürük şikayetinin daha fazla olduğunu görüyoruz” dedi. Kimi zaman çocukların sadece kuru gıcık tarzı bir öksürük şeklinde şikayetlerinin olduğunu anlatan Şekerel, kimi zaman ise ailelerin çocuklarının gece öksürüklerinin çok olduğu yönünde şikayetlerinin olduğunu ifade etti. Bütün alerjik hastalıklarda olduğu gibi polen alerjisinde de önceliğin ‘alerjenden korunma’ olduğuna dikkati çeken Şekerel, “Ailelere hangi ortamlardan daha fazla polenle karşılaştığını öğretiyor, bunlardan mümkün olduğunca kaçınmalarını istiyoruz. Ama belki de polen, havadan gelen alerjenler arasında sakınılması en güç olan çünkü yaşamımızın kendi dinamikleri içinde dışarıya çıkıyoruz, evimizi havalandırıyoruz, dışarıdan gelenler üzerinde polenleri getiriyorlar.”diye konuştu

Kalbinizi Seviyorsanız Sigarayı Bırakın

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Alper Serçelik, ülkemizde kalp damar hastalıklarının ölüm nedenlerin başında geldiğini belirterek, ‘’Sigarayı bırakmakla kalp krizi riski süratle düşer’’ dedi. Kalp Sağlığı Haftası nedeniyle bir açıklama yapan Dr. Serçelik, ülkemizde ve tüm dünyada kalp sağlığın öneminin gün geçtikçe arttığını ifade ederek, kalp sağlığının daha iyi anlaşılması, tanı ve tedavi yöntemlerindeki baş döndürücü gelişmelere rağmen ne yazık ki ölüm nedenlerinin başında hala kalp ve damar hastalıklarının geldiğini söyledi. Kalp hastalıklarının en sık görülen, en çok öldüren ve en çok sakat bırakan hastalıkların başında geldiğini bildiren Dr. Alper Serçelik, tüm bu faktörler nedeniyle kalp hastalıkların dünyada en önemli hastalık olarak nitelendirildiğini kaydetti. “GENETİK FAKTÖRLER RİSKİ ARTTIRIR” Kalp ve damar hastalıklarında en önemli faktörün genetik faktörler olduğunu dile getiren Dr. Serçelik, genetik faktörlerin değiştirilemeyeceğini, bu risk grubundaki kişilerin kontrolden geçmelerinin büyük önem taşıdığını anlattı. Kalp hastalıklarından korunmak için dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Dr. Serçelik, şu uyarıları yaptı: “Bazı genetik faktörler var ve biz bu faktörleri değiştiremeyiz. Ailesinde kalp hastalığı, yüksek tansiyonu olanlar da bu hastalıkların olma riski diğerlerinden çok daha yüksektir. Onun dışında kalp hastalıklarından korunma adına alınabilecek pek çok önlem var. Burada yeme içme alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Hayvansal katı yağlardan zengin diyet, fazla tuzlu diyet, hamur işlerinden zengin diyet, kızartmalar ve asitli gıdalar, faset fotoda tarzı gıdalar sağlıksız gıdalardır. Bölgesel olarak baktığımızda maalesef bu tip bir beslenme alışkanlığı var. Hareketsiz bir yaşam da kalp ve damar hastalığı riskini arttırır. Düzenli spor yapanlarda kalp ve damar hastalığına yakalanma riski daha düşüktür” dedi. “YÜKSEK TANSİYON ÖNEMLİ BİR RİSK FAKTÖRÜ” Erişkin yaşta yüzde 30 oranında g örülen yüksek tansiyonun, kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen en ciddi risk faktörlerinden biri olduğunu anımsatan Dr. Serçelik, her 3 kişiden birinde görülen tansiyonun kalp sağlığı açısından tehdit oluşturduğunu kaydetti. Yüksek tansiyonun pek çok hastalığı tetikleyen ölümcül bir hastalık olduğunu anlatan Dr. Serçelik, şöyle devam etti: “Toplumun yüzde 25’inde yüksek tansiyon görülüyor. Bu çok önemli bir orandır. Yüksek tansiyon çok sık görülmesi yanında kalp krizi, beyin kanaması, beyinde damar tıkanması riskini artırması, böbrek yetmezliğine, görme kaybına neden olması gibi önemli sağlık sorunlarına yol açmasından dolayı çok önemlidir.”


6 Mizah

Biz De Var覺z


Reklam Reklam

Biz De Var覺z

9 7 9

9


8 Biz De Varız

Yaşam

“BÜYÜK BAŞIN DERDİ BÜYÜK OLUR”

Şahin “529 Balina AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ABD Senatosu’nun ölseydi yine sessiz sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı’nı onaylamasını ve Türkiye’nin mi kalırdınız ?“

kredi notunun durağandan negatife düşürülmesini eleştirerek, Parti GazianSomali’deki Türkiye Büyükelçisi binası inşaatına yapılan saldırıyı AK tep Milletvekili Ali lanetledi. Şahin’den Stephan başladı. Bunun geçici bir durum olduğunu düşünü- Fule’e tokat gibi bir yorum. Türk ekonomisi soru. Karaya vurmak çok sağlam temellere daüzere olan 529 balina yanıyor. Allah nasip ederse bundan sonraki süreç olduğunu duysaydınız çok daha parlak olacaktır. bugünkü sessizliğinizi Çok fazla detaya girmeye aynen sürdürür müygerek yok, Türkiye 820 milyar dolarlık milli ge- dünüz?

Hüseyin Çelik, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e yaptığı “hayırlı olsun” ziyaretinde bir basın mensubunun, “ABD Senatosu’nun sözde Ermeni Soykırımı yasa tasarısını onaylaması, kredi değerlendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi görünümünü durağandan negatife düşürmesi ve Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçiliği inşaatına yapılan roketli saldırı” konularındaki sorusu üzerine önemli açıklamalarda bulundu. 2015 yılına girerken özellikle 115 yılı Sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili bütün dünyada faaliyetlerin artacağın önceden bildiklerini ifade eden Çelik, “Bununla ilgili kain olmaya gerek yok. Bu her yıl Amerikan Senatosu’na gelir, Dışişleri’nin komisyonundan geçer, bugüne kadar defalarca, defalarca olmuş olan bir şeydir. Onlar onu yapıyorsa biz üzerimize düşeni yapacağız. Özellikle bunun altını çizeyim. Ermeni meselesi benim ihtisas alanımdır, bu konuda yazılmış kitabım var. 24 Nisan 1915’te olup bitenleri Türkiye’de iyi bilenlerden biri olduğu sanıyorum. Bu konuda söylenecek çok şey var” dedi. Türkiye’nin kredi değerlendirme notunun negatife düşürülmesi konusunda yöneltilen soruya da cevap veren Çelik, şöyle devam etti: “Özellikle derecelendirme kuruluşları zaman zaman yükseltirler, aynı oranda tutarlar, düşürürler. Ekonomiden Sorumlu Bakan arkadaşlarımız bunun değerlendirmesini yapacaklar ama Türkiye Allah’a hamdolsun yoluna devam ediyor. Seçimden sonra piyasada ciddi bir rahatlama meydana geldi. Malumunuz şu anda döviz düşmeye başladı, borsa yükselmeye başladı. Eskiden seçime bağlı bir durağanlık vardı şuanda ekonomide ciddi bir hareketlilik

lire ulaşmış olan bir ülkedir. Türkiye’de devletin dış borcu yoktur. Dış borçlar özel sektöre aittir, özel sektörler de yatırım yaptığı için dış borçlar vardır. Şu anda Türkiye güvenilir bir limandır, bu da ortadadır. Sadece size bir rakam vereyim, eğer Türkiye güvenilir bir liman olmasaydı 12 yılda Türkiye’ye gelen dış yatırım sermayesi 134 milyar dolar olmazdı. 80 Yılda Türkiye’ye gelen doğrudan yatırım sermayesi 15 milyar dolardır, AK Parti’nin 12 yıllık iktidarında gelen dış doğrudan yatırım sermayesi 134 milyar dolardır. İnsanlar parasını yerde bulmuş değil, borsaya giren sıcak paradan söz etmiyorum, yatırım sermayesinden söz ediyorum. Avrupa’ya baktığınız zaman, diğer gelişmiş ülkelere baktığınız zaman, onların büyüme oranlarına baktığınız zaman, bakın bizim büyüme oranımız yüzde 4. Avrupa Birliği’nin toplamı sıfır, hatta bazı yerlerde sıfırın altında. Borcun milli gelire oranı Avrupa Birliği’nin ortalaması yüzde 100’ün üzerinde, Türkiye’de yüzde 35. Her şey yolunda, onun için kimse karamsar olmasın. Karamsar tablolar çizmek için de kimse özel gayret göstermesin. Hayat düz bir çizgi değil, ini��ler var, çıkışlar var, dere var tepe var ama biz bu dere tepeleri milli iradenin sağlam durmasıyla bugüne kadar aştık, bundan sonra da aşacağız inşallah.” Somali’deki Türkiye Büyükelçiliği binası inşaatına yapılan saldırıyı lanetleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, “Mogadişu’daki saldırı, lanetlenmesi gereken bir saldırıdır. Siz etliye sütlüye karışmazsanız, hiçbir gelişme göstermezseniz kimse sizinle uğraşmaz. Büyük başın derdi büyük olur. Türkiye etkin ve aktif bir dış politika uyguluyor. Somail dünya tarafından unutulmuştu. Somali’deki insanlık faciasını dünyanın gündemine taşıyan Sayın Başbakanımız ve AK Parti iktidarıdır. Orada da Türkiye’yi istemeyenler var, orada da bazı terör grupları var. Daha önce de bu yapıldı ama bunlar bizi yıldırmaz ve yıldırmamalı” diye konuştu.

MAZLUMDER’DEN 28 ŞUBAT AÇIKLAMASI

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Gaziantep Şubesi, 28 Şubat olaylarına tepki göstermek adına basın açıklaması yaptı. Dernek binasında açıklama yapan MAZLUMDER Gaziantep Şube Başkan Yardımcısı Abdurrahim Çelik, “Sivil siyasete ve toplumsal hayata “gayrinizami” yöntemlerle müdahale edilen ve kurgulayıcıları tarafından etkisinin bin yıl süreceği düşünülen 28 Şubat post modern darbesi, aktörlerini yargı önüne çıkarıldığı dönemde dahi karanlık etkisini sürdürmeye devam etmektedir. 28 Şubat’ın bitmediği ve mağdurlar açısından bir zulüm mekanizması olarak devam ettiği gerçeği maalesef her geçen gün kendisini yeniden göstermektedir. MAZLUMDER Ankara Şubesi Yöneticisi Tayyar Tercan, Halil Kantarcı ve 14 yaşındayken tutuklanıp idamla yargılanan ve 10 yıl cezaevinde tutulan Yakup Köse’nin de yargılanarak ceza aldığı ve haklarında yakalama kararının çıkartıldığı Noel Baba davası 28 Şubat’ın postallı yargısının ürünü, kurmaca bir davadır. 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında hukuk dışı yapılanmalar eliyle yargı kurumlarına ve sivil siyasete müdahale edilmiştir. Batı Çalışma Grubu adlı illegal oluşum tarafından kontrol ve koordine edilen yargı mensuplarının, 28 Şubat sürecinde verdiği bütün kararlar siyasi olduğundan, hukuka aykırı ve şaibelidir. 28 Şubat’ın aktörleri bugün mahkeme salonlarında yargılanırken, onların darbe hukukunun 28 Şubat mağdurlarının hayatını karartmaya devam etmesi izahı mümkün olmayan bir çelişkidir. Yine, 28 Şubat’ın darbe organizasyonunun mühim isimleri tahliye edilirken onların ürettiği zulümlerin mağdurlarının bir kere daha cezalandırılması vicdanları kanatmaktadır” dedi.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı için Brüksel’de bulunan AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, burada Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stephan Fule’nin de hazır bulunduğu toplantıda, Mısırda yaşanan olaylarda Avrupa Birliği’nin duyarsızlığını yüzlerine vurdu.

Milletvekili Ali Şahin, TürkiyeAB Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, Mısır’da geçtiğimiz yıl seçimlerle gelmiş Mursi yönetimine karşı gerçekleşen askeri darbe sonrası demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, seçme ve seçilme özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü bağlamında bir cinnet ve cinayet süreci yaşandığını vurguladı. Şahin, toplantıya katılan Avrupa Birliği temsilcilerine şöyle hitap etti: “Afganistan’a Irak’a demokrasi savaşları açarken Mısır’da 1 yaşındaki demokrasiye karşı gerçekleştirilen darbeye karşı Avrupa’nın suskunluğunu neyle ve nasıl açıklayacağız. Yeryüzüne sizin sunduğunuz demokrasi ülkeden ülkeye toplumdan topluma değişen ikiyüzlü bir yönetim biçimi midir? Yoksa saygın bir evrensel değer midir? Coğrafyanızdan binlerce kilometre uzakta, Myanmar’da cuntaya karşı seneler boyu demokrasi hareketini desteklerken, Aung San Suukyi’ye demokrasi mücadelesinden dolayı nobel barış ödüllerini sunarken, kapı komşunuz Mısır ve Mursi’ye karşı suskunluğunuzu neyle açıklayacaksınız? Mısır’ın ve Mursi’nin Müslüman olmasıyla mı? Karaya vurmak üzere olan 529 balina olduğunu duysaydınız bugünkü sessizliğinizi aynen sürdürür müydünüz? Mısırdaki idamlara sessiz kalarak Batı sadece kişiliğini kaybetmiyor, insanlığını da kaybediyor. Değerlerimizi, kişiliğimizi ve insanlığımızı kaybettiğimizde geriye neyimiz kalır ki? Mısır bir gün mutlaka özgürleşecek. Ve o gün Mısır’ın özgür çocuklarının bakışları gözlerinizde olacak. Bugünkü Müslüman Kardeşler hareketinin 529 üyesinin idam kararına olan suskunluğunuzla O gün Mısır’ın özgür çocuklarının gözlerine bakabilme cesaretiniz olacak mı?”


9 sahinbey.bel.tr

ŞAHİNBEY’DE YENİ DÖNEM Şahinbey Belediyesi Nisan ayı olağan meclis toplantısı birinci oturumu Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu başkanlığında belediye meclis salonunda yapıldı. Başkan Tahmazoğlu, geçmiş 5 yılda yapılan çalışmalar hakkında meclis üyelerine slayt eşliğinde bilgiler verdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından başlayan yeni dönem meclisinde ilk olarak meclis yoklaması yapıldı. Daha sonra yeni dönemde görev yapacak meclis üyelerinin seçimi yapıldı. Meclis 1’inci Başkan vekilliğine Nihat Aydıngüler, 2’inci Başkan vekilliğine Hızır Arıkök,1’inci Katip üyeliğine Gülhan Dinç, 2’inci Katip üyeliğine Bekir Aslan,1’inci yedek divan üyeliğine İbrahim Bal ve 2’inci yedek divan üyeliğine Kanber Kurt seçilirken, Encümen Üyeliğine Kurt Ali Kılçık, Özgür Özdağlı ve Sedat Kılınç seçildi. İmar Komisyonuna Cuma Güzel, M. Yaşar Göktürk, İhsan Güzel, Mehmet Dağcı ve Hasan Türk seçilirken, Plan Bütçe komisyonuna Birol Ülger, Filiz Üzücü, Tekin Çürükoğlu, Raci Dölek ve Yılmaz Kireç seçildi. Latife Havuçcuoğlu, M. İbrahim Özkalkan, Abdullah Taştekin, Seyhan Fesli ve Mehmet Dokbay’ın Tarife Komisyonuna seçildiği mecliste, Mehmet Okyay, Bahyettin Bakır, Adil Tabanıyastıoğlu, Harun Karataş ve Zeki Gürsel Çevre Temizlik komisyonuna seçildi. Eğitim Gençlik ve Spor Komisyonuna Selim Petek, Mehmet Ercan, Şıhmehmet Öztürk, Mehmet Okutan ve Uğur Kalkan seçilirken, Hayriye Özmantar, Müslüm Yüksel, Mehmet Akıncıoğlu, Aydın Karahan ve Hasan Şencan Dış İlişkiler komisyonuna seçildi. Şahinbey Belediyesi’nin de üye olduğu Tarihi Kentler Birliği asil üyeliğine Raci Dölek yedeğe Seyhan Fesli seçilirken, Türk Dünyası Belediyeler Birliği asil üyeliğine Latife Havuçcuoğlu ve Bahyettin Bakır yedeklere ise Özgür Özdağlı ve Sedat Kılınç seçildi. Sosyal Yardım Değerlendirme Kuruluna Hayriye Özmantar ve Kamber Kurt seçildi. Gündeme alınan 19 maddenin dokuzu görüşülüp kabul edilirken, 10 maddenin ise ilgili komisyonlarda görüşmelerinin yapılması için havalesi yapıldı. Başkan Tahmazoğlu daha sonra yeni dönemin ve yeni üyelerin Gaziantep ve Şahinbey için hayırlı ve uğurlu olmasını dileyerek, başarılar diledi. Gündemde görüşülecek madde kalmadığından meclis 17 Nisan 2014 Perşembe günü saat:14.00’de yeniden toplanılması kararlaştırıldı.

Biz De Varız

MUHTEŞEM BİR GECEYDİ Gaziantep’te Şahinbey Belediyesi tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliği binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Şahinbey Spor salonunda düzenlenen programa Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Mardin İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, Şahinbey İlçe Müftüsü Musa İmamoğlu, belediye başkan yardımcıları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlik istiklal marşı okunması ardından Kuranı Kerim tilaveti ve semazen gösterisi ile başladı. Programda konuşan Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, düzenlenen programdan dolayı Şahinbey Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Hepinizi gönüller sultanı, efendimiz (s.a.v) büyük şefaatına nail olmanızı canı gönülden niyaz ediyorum. Bugün gökten yeryüzüne inmiş o güzellik nuru kendisinin kaşının gözünün kirpiğinin her şeyinin mucize olduğu gözlerindeki ışığın gökleri aydınlattığı sevgili peygamberimizi anmaya ve anlamaya geldik. Böyle bir programda bizleri bir araya getiren Şahinbey Belediyemize teşekkür ediyorum” dedi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, alemlere rahmet olarak gönderilen peygamber efendimiz (sav) anlamak ve anmak için toplandıklarını ifade ederek, “Peygamber efendimiz (sav) anlamak için 1400 öncesine gitmek lazım, o zamanı yaşamak ve düşünmek lazım, insanların birbirini öldürdüğü, kendi kız evlatlarını diri diri toprağa gömdüğü, insanların birbirini vahşide katlettiği bir asırda inatçı kavimlerin adetlerini değiştirmek öyle kolay bir şey değil, bugün bir sigara gibi küçük bir illeti insanlara terk ettiremezken, bütün bunların hepsini çok kısa bir sürede değiştirmek ancak alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygambere nasip olmuştur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) Cenabı Hakkı’n yanında o kadar kıymetli ki, sadece bir elinin mazhar olduğu mucizeler saymakla bitmez. Avucuna aldığı taşlar zikir etmeye başlıyordu. Yine aynı avucuna aldığı toprak, düş-

mana atıldığı zaman hepsinin gözüne ayrı ayrı gidiyordu. Yine bir parmağının işareti ile Cenabı Hak, ayı iki parça ediyordu. Yine o mübarek eliyle hastalara dokunduğu zaman hastalar şifa buluyordu. Ve yine 10 parmağından 10 musluklu çeşme gibi suyun akması, ne kadar değerli, ne kadar kıymetli bir Peygamberimiz var, ona ümmet olmanın ne kadar önemli olduğu bununla ortaya çıkıyor. İnşallah Cenabı Hak, bizleri de, Peygamber efendimizin (sav) şefaatına mazhar olanlardan eylesin. Katılımlarınızdan dolayı hepinize sonsuz teşekkürlerimi bir kez daha iletiyorum” diye konuştu. Programa konuşmacı olarak katılan Mardin İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Hz. Muhammed’in örnek hayatını anlattı. Geçmişin çok iyi bilinmesi gerektiğini belirten Ağırakça, birlik ve beraberliğin temelinde geçmişle barışık olmanın yattığını ifade ederek, “Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) son peygamber, gönüllerin sultanı milyonlarca insanın kıyamete kadar gönüllerine taht kurmuş mübarek insandır” dedi. Yapılan konuşmalar ardından sahne alan tasavvuf müziği sanatçısı Abdurrahman Önül, ilahi ve tasavvuf eserleriyle hem kulağa hem de kalplere seslendi. İlahiler seslendirilirken semazenlerin gösterisi göz kamaştırdı. Vatandaşların üzerine güllerin yağdığı ve duygulu anların yaşandığı gece sanatçı Dursun Ali Erzincanlı’nın şiir ve dinletileriyle son buldu.

‘BAHAR KUPASI’ BİSİKLET YARIŞI BAŞLADI

‘Bahar Kupası’ bisiklet yarışı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun start vermesiyle başladı. Üniversite kavşağında başlayan ve 11-13 Nisan tarihleri arasında Şahinbey Belediyesi, Türkiye Bisiklet Federasyonu ve İl Gençlik Spor Müdürlüğü işbirliği kapsamında gerçekleşen yarışmaya Konya, Antalya, Kütahya, İzmit, Tekirdağ, Bursa, Bolu, Sinop, Niğde, Mersin ve Çorum illerinden 196 sporcu katıldı. Büyük Erkekler, Genç Erkekler, Yıldız A ve B Erkekler kategorilerinde 4 grupta yarışacak olan bisikletçiler, Kilis yolu Şahinbey Anıtı güzergahından, Bostancık, Kapcağız, Töreli, Küplüce, Sarısalkım, Öğümsöğüt, Işıklı, Karadere, Dımışkılı, Beşkuyu, Zülfikar ve Sarıbaşak mahallelerini geçerek, finale gelecek. Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Faruk Şiran ile birlikte Büyük Erkekler kategorisinde yarışan sporcuların startını veren Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu açılış konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye Bisiklet Federasyonu ve İl Gençlik Spor Müdürlüğümüz işbirliği ile düzenlediğimiz Bahar kupası bisiklet yarışımıza 11 şehirden 196 sporcumuz katılmıştır. Yarışmamız Büyük Erkekler, Genç Erkekler, Yıldız A ve B Erkekler olmak üzere 4 farklı kategoride yapılacaktır. Yarışmaya katılan sporcularımıza başarılar diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” Yarışmada dereceye girecek sporcuların ödülleri 13 Nisan 2014 Pazar günü Binevler Sosyal Tesisi önünde düzenlenecek törenle verilecek.


10 Biz De Varız

sehitkamil.bel.tr

FADILOĞLU’NA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ MECLİS ÜYELERİ AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik ve beraberindeki AK Parti heyeti 30 Mart’ta yapı- MAZBATALARINI lan mahalli idareler seçiminde ikinci kez AK Parti’den Şehitkamil ALDI Belediye Başkanlığı’nı kazanan Rıdvan Fadıloğlu’nu makamında ziyaret etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu, Milletvekilleri Nejat Koçer, Derya Bakbak, Mehmet Erdoğan, Mehmet Sarı, Gaziantep AK Parti İl Başkanı Ahmet Uzer ve AK Parti Gaziantep Teşkilatı üyeleri, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’nu makamında ziyaret etti. Gelen heyeti kapıda karşılayan Başkan Fadıloğlu’na, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, tarafından çiçek takdim ederek, hayırlı olsun temennisinde bulundu. Daha sonra Başkan Fadıloğlu’nun makamına geçen AK Parti heyeti, burada Başkan Fadıloğlu ile birlikte bir süre sohbet etti. Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’nun halk tarafından güven oyu alarak ikinci kez Başkan seçildiğini belirten Çelik, “Bugün AK Parti Gaziantep İl Başkanımız Ahmet Uzer, Milletvekillerimiz ve il teşkilatımız ile birlikte, 30 Mart’ta büyük bir başarı ve çok nitelikli bir oy oranı ile seçilen başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere ilçe Başkanlarımızı ziyaret ediyoruz. Malumunuz Rıdvan Fadıloğlu, bundan önce 5 yıl Şehitkamil’e çok başarılı hizmetler sundu. Şimdi halkımızdan 5 yıllığına yeniden yetki aldı. Yüzde 52’nin üzerinde nitelikli bir oy çoğunluğu ile seçildi. Rıdvan Fadıloğlu’na bundan sonraki çalışmalarında ikinci döneminde de başarılar diliyoruz. Allah bu makamları hayırlara vesile kılsın. Milletimiz her zaman iyi ki AK Partiye oy verdiklerini ve bundan sonra da her zaman AK Partiye oy vereceklerini her fırsatta söylüyorlar. Bizler Ankara’da Başkanlarımız burada bir birimizi tamamlayarak, inşallah Gaziantep’i çok farklı bir noktaya taşıyacağız. Ben şahsım ve tüm parti

teşkilatım adına Şehitkamil Belediye Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu’na bundan sonraki çalışmalarında da başarılar diliyorum” dedi. Şehitkamil Belediye Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Ben öncelikle AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin Çelik’le milletvekillerimize, il başkanımıza ve tüm parti teşkilatımıza hoş geldiniz diyorum. Aday gösterilme süreci içerisinde vermiş olduğunuz katkılardan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Sizlerin yeniden aday göstermeniz neticesinde, milletimizin de teveccühüyle bugün daha önceki almış olduğumuz oy oranının üzerinde bir oy alarak, milletimize bir 5 yıl daha hizmet etmek üzere vizemizi aldık. Bu iş ekip işi, Allah’a şükür biz çok geniş bir aileyiz. Bu geniş ailenin içerisindeki ekip ile birlikte bundan sonra inşallah çıtayı daha da yukarılara taşıyacağız ve teşkilatımızın da desteğiyle milletimizin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Ben böyle bir ailenin mensubu olmaktan, böyle bir ekibin içerisinde bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. İnşallah bundan sonraki süreçte Ankara’da Milletvekillerimizin daha öncede görmüş olduğumuz desteğiyle, şehrimiz adına hep birlikte bu hizmetleri yeniden yerine getireceğiz” diye konuştu.

AYDINLAR OTO SANAYİ SİTESİ SAHİPLERİNİ BEKLİYOR Gaziantep’in Şehitkamil Belediyesi tarafından, ilçe merkezi ve mahalle aralarında bulunan oto tamircileri için yaptırılan Aydınlar Oto Sanayi Sitesinin inşaat çalışmaları sona erdi. Yol asfaltlama çalışmalarının ardından oto tamircileri yeni iş yerlerine taşınacak. Şehitkamil Belediyesi tarafından oto tamircileri için Aydınlar Mahallesi’ne yaptırılan yeni Oto Sanayi’nde inşaat çalışmaları sona erdi. En kısa sürede yol asfalt çalışmasının da tamamlanmasıyla birlikte Sınırlı Sorumlu Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanlığı’na teslim edilecek. Sınırlı Sorumlu Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanlığı ise, ilçe merkezi ve mahalle aralarında bulunan oto tamircileri, kendi aralarında yapacakları kurayla birlikte yeni iş yerlerine taşınacaklar. Sınırlı Sorumlu Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Celal Demirpençe, Şehitkamil Belediyesi tarafından kendileri için yapılan yeni Oto Sanayi Sitesi’nin tüm standartlara uygun olduğunu belirterek, “Şehitkamil Belediyemiz tarafından yaptırılan bu sanayi sitemizin inşaat çalışmaları son buldu. Sanayi Setimizin içerisindeki yolların asfaltlanmasıyla birlikte yeri iş yerimize taşınacağız. Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu, bizler için çok muhteşem bir şekilde iş yerleri yaptırmış. Bunun içinde Başkanımı-

za desteklerden ötürü çok teşekkür ediyoruz. Artık çok az sayılı günler kaldı yeni iş yerlerimize kavuşmaya” dedi. Oto sanayi ustası Mehmet Yıldırım ise, “Bugün yeni oto sanayi sitemizi gezdik. İş yerlerimiz hazır bitmiş durumda ve çok güzel iş yeri olmuş. Biz esnaflar olarak böyle bir iş yerini hayal bile edemezdik. Sağolsun Şehitkamil Belediye Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu, bizleri böyle bir oto sanayi sitesine kavuşturdu. Kendisine tüm esnaf arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum. Şuan oto sanayi sitemizin içerisindeki yolların asfaltlanması kaldı. Asfaltlama çalışmasıyla birlikte yeni iş yerlerimize geçeceğiz” dile konuştu.

30 Mart’ta yapılan mahalli idareler seçimlerinde, AK Parti Şehitkamil Belediye Meclis üyeliğine seçilen 36 Meclis üyesi mazbatalarını düzenlenen törenle aldı.

Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, “Siyasi bir ayrımcılık yapmadan milletimizin hayat standardını yükseltmek için her türlü gayreti meclis üyelerimiz ile birlikte vermeye devam edeceğiz” dedi. Şehitkamil Belediyesi Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde düzenlenen mazbata dağıtım törenine Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı Hasan Coşkun, Belediye Başkan Yardımcıları ve Şehitkamil Belediye Meclis üyeleri katıldı. Mazbata dağıtım töreni sonrası konuşma yapan Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, “30 Mart yerel seçimlerinin sonunda, Şehitkamil Belediye Meclis üyeliğine seçilen arkadaşlarımızın mazbatalarını dağıttık. Tabi bu zorlu seçim sürecinde destek veren teşkilatımızın tüm kademesindeki arkadaşlarımı ve meclis üyelerimi öncelikle teşekkür ediyorum. Bu iş bir ekip çalışmasıdır, bu ekip çalışmasında tüm arkadaşlarımız emek verdiler. Allah’a şükür bugünde onun mükafatını aldık” dedi. Seçim sonrası Şehitkamil Belediyesi’nde 36 AK Parti Meclis üyesinin görev yaptığını hatırlatan Başkan Fadıloğlu, “Muhalefet partisinden gelen arkadaşlarımızla birlikte uyum içerisinde milletimize hizmet etmeye gayret göstereceğiz. Tabi biz seçim ortamında parti rozetimizi mutlak suretle takıyoruz, ancak göreve geldikten sonra söz konusu değil, bize tüm oy veren vermeyen herkesin Belediye Başkanı olarak hizmet götürmeye gayret gösteriyoruz. Allah’a şükür bundan önceki dönemde buna hassasiyetle dikkat ettik. Bundan sonraki süreçte de milletimizin hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Siyesi bir ayrımcılık yapmadan milletimizin hayat standardını yükseltmek için her türlü gayreti meclis üyelerimiz ile birlikte vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu ve AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı Hasan Coşkun, AK Parti’den meclis üyesi seçilen 36 kişiye mazbatalarını verdiler.


11 gaziantep-bld.gov.tr

“EN ÖNEMLİ SORUN ULAŞIM VE İMAR”

Birinci Söz (devamı)

İşte, vâhidiyet içinde ukulü

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 30 Mart yerel seçimlerinde kadın seçmenlerden önemli bir oy aldığının belirterek, “Bütün Anadolu Kadınları adına koltuğa oturdum ve başaramama gibi bir lüksüm yok” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye başkanı şahin, katıldığı bir ulusal televizyon kanalında Mahalli İdareler Seçimi öncesi ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdi. Gaziantep’in cazibesi olan ve katma değeri her geçen gün artan bir şehir olduğunu vurgulayan Şahin, “12 yılın birikiminin sonucunda biz Gaziantepliler birbirimizi çok iyi anladık. Bir şehir düşünün ki bütün medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarih ve kültürel yönü ile bugün dünya gündemine giren bir şehir olmuş. Bu zenginliğin örneklerinin başında bugün pek gündeme gelmeyen ve gün yüzüne çıkmayan bir Karkamış Antik Kenti var. Japonya heyeti, ‘Karkamış Antik Kenti ortaya çıkarırsanız dünya tarihini değiştirirsiniz’ dedi. Şuanda burada İtalyan ve Türk ortak ekibi çalışmalarını sürdürüyor” dedi. Şahin, Gaziantep’in sanayi potansiyeli ile Türkiye’nin önde gelen kentlerinden olduğunu aktararak şöyle konuştu: “125 bin çalışanı olan organize sanayisi ile Ortadoğu’nun üretim merkeziyiz. Gıda, halı, makine halı üretiminde çok başarılıyız. Halı üretiminde Türkiye’nin yüzde 80 halısını üre-

BAŞKAN ŞAHİN ÇOCUKLARLA TİYATRO İZLEDİ

tiyoruz. Haritada yerini zor bulduğumuz ülkelere ticaret yapılıyor. İşte Gaziantep böylesine iki yönlü bir şehir. Kentimiz gelecekte yükselen bir değer olacak. Yeter ki vizyonu yüksek tutalım. Her alanda proje ürettik. Neden bir insan Gaziantep’e gelsin. Bunun farkını ortaya koyacak çalışmalar yapıldı. Gelen turistin günü birlik değil yatılı kalması lazım. 2002 yılında 5 yıldızlı otel 1 tane idi. Şimdi 11 tane oldu. Suriye meselesi çözülürse turizm alanında büyük gelişme olacak. Özel sektör neden yatırım yapar, yükselen bir değer olduğunu görünce ona göre yatırım yapar.” Gaziantep’te önemli sorunlar arasında ulaşım ve imarın olduğunu belirten Şahin, “Kentin yüzde 70’i hala gecekondu konumunda. Daha önceden gelen çarpık bir yapılaşma var. Ama bunu şimdi durdurduk. 2002’den bu yana gecekondu yapımını durdurduk ama konut ihtiyacı da çok fazla. Sosyal devlet olarak şehrin fotoğrafını ortaya koyuyoruz. Çalışan kadının en temel ihtiyacı kreş ve bakım merkezi. Bir tarafta da göçle gelen Türkçe bilmeyen kadınlar var. İhtiyaçlar farklı. Belediyenin içindeki kapasiteyi güçlendirmemiz lazım. İlk önce doğru insanı doğru yere koymak, ikincisi para kaynağı ve bilgi. Bu 3 şeyde sorunları çözecek şeyleri ortaya koyarsak daha başarılı oluruz. Projelerimize de hemen başladık. Gaziantepliler için en güzelini ve iyisini yapmak için çalışacağız” şeklinde konuştu.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Beşinci Çocuk Festivali Tiyatro Şenliği” kapsamında düzenlenen ‘Kurbağa Prens’ isimli tiyatroyu çocuklar ile birlikte izledi. Onat Kutlar Salonu’nda gerçekleşen tiyatro gösterisinde salonu dolduran ilk ve ortaöğretim öğrencileri ile birlikte izleyen Şahin, “Çocuklar için daha güzel projeler ve çalışmalar yapacağız. Bugün buraya gelen tüm çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum, onlara derslerinde ve yaşamlarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

boğmamak ve kalbler Zât-ı Akdesi unutmamak için, daima vâhidiyetteki sikke-i ehadiyeti nazara veriyor ki, o sikkenin üç mühim ukdesini irâe eden, Bismillâhirrahmânirrahîm’dir. ÜÇÜNCÜ SIR Şu hadsiz kâinatı şenlendiren, bilmüşahede, rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcudatı ışıklandıran, bilbedâhe, yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyacat içinde yuvarlanan mahlûkatı terbiye eden, bilbedâhe, yine rahmettir. Ve bir ağacın bütün heyetiyle meyvesine müteveccih olduğu gibi, bütün kâinatı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenetine koşturan, bilbedâhe, rahmettir. Ve bu hadsiz fezâyı ve boş ve hâli âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşahede, rahmettir. Ve bu fâni insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhatap ve dost yapan, bilbedâhe, rahmettir. Ey insan! Madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve medetkâr bir hakikat-i mahbubedir. Bismillâhirrahmânirrahîm de, o hakikate yapış ve vahşet-i mutlakadan ve hadsiz ihtiyâcâtın elemlerinden kurtul. Ve o Sultan-ı Ezel ve Ebedin tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatiyle, şefaatiyle ve şuââtıyla o Sultana muhatap ve halil ve dost ol. Evet, kâinatın envâını hikmet dairesinde insanın etrafında toplayıp, bütün hâcâtına kemâl-i intizam ve inâyetle koşturmak, bilbedâhe, iki hâletten birisidir: Ya kâinatın herbir nev’i, kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenetine koşuyor—bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhâlâtı intaç ediyor; insan gibi bir âciz-i mutlakta en kuvvetli bir sultan-ı mutlakın kudreti bulunmak lâzım geliyor. Veyahut bu kâinatın perdesi arkasında bir Kadîri Mutlakın ilmiyle bu muavenet oluyor. Demek, kâinatın envâı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir Zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir. Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki, bütün envâ-ı mahlûkatı sana müteveccihen muavenet ellerini uzattıran ve senin hâcetlerine lebbeyk dedirten Zât-ı Zülcelâl seni bilmesin, tanımasın, görmesin? Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir. Ve kat’iyen anla ki, senin gibi zaif-

Yayın Sahibi İsmail TUNÇ Yazı işleri müdürü İsmail Tunç Baskı Efe Tanıtım Matbaacılık Adres:Kocaoğlan mh.Kenan Evren blv.no:35/2 Şahinbey-Gaziantep Tel:342 2253260 www.bizdevarizgazetesi.org bizdevarizgazetesi@gmail.com 342 230 2 316 532 212 0 241 İdare Merkezi Kolejtepe mh.keleşhoca cd. Demet apt.no:23/1 Şahinbey-Gaziantep

i mutlak, âciz-i mutlak, fakir‑i mutlak, fâni, küçük bir mahlûka koca kâinatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek, elbette hikmet ve inâyet ve ilim ve kudreti tazammun eden hakikat-i rahmettir. Elbette böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis bir şükür ve ciddî ve sâfî bir hürmet ister. İşte, o hâlis şükrün ve o sâfî hürmetin tercümanı ve ünvanı olan Bismillâhirrahmânirrahîm’i de, o rahmetin vusulüne vesile ve o Rahmân’ın dergâhında şefaatçi yap. Evet, rahmetin vücudu ve tahakkuku, güneş kadar zâhirdir. Çünkü, nasıl merkezî bir nakış, her taraftan gelen atkı ve iplerin intizamından ve vaziyetlerinden hâsıl oluyor; öyle de, bu kâinatın daire-i kübrâsında bin bir ism-i İlâhînin cilvesinden uzanan nuranî atkılar, kâinat simasında öyle bir sikke-i rahmet içinde bir hâtem-i Rahîmiyeti ve bir nakş-ı şefkati dokuyor ve öyle bir hâtem-i inâyeti nescediyor ki, güneşten daha parlak kendini akıllara gösteriyor. BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ



221.sayı