Sağlık
SAĞLIĞINIZ KÜFLENMESİN! Son yıllarda ısı kaybının önlenmesi için zorunlu olarak yapılan PVC pencereler, iç / dış mantolama gibi izolasyon yöntemleri, yeni nesil evlerin hava almasını engelliyor, sıcak ortam ile yüksek nem miktarını birleştirerek adeta küflenmeye davetiye çıkarıyor. Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu, rutubetli ve nemli havalarda daha sık görülen “Küf”ün sağlık açısından önemine değiniyor. Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu, küflerin görünümlerinin yeşilden siyaha dönüşebildiğine, bazen renksiz olabildiğine, bazen de kabaran bir duvar sıvası şeklinde kendini gösterebildiğine değiniyor. Kendine özgü kokusu olan küflerin, ev havasına uçucu organik bileşikler yaydığını; bu yayılan maddelerin hiç bir sağlık problemi olmayan bir bireyde dahi öksürük, nefes darlığı gibi solunum problemlerine sebep olduğunu belirtiyor. Ev içi hava kirliliği kaynağı olarak sigara ile eşdeğer öneme sahip olan küflerin, aynı zamanda alerjiye yatkınlığı olan bireylerde “küf alerjisi” oluşumuna yol açtığını vurguluyor. Belirtileri Nelerdir?
GÖZLERİNİZ SIK SIK KANLANIYORSA Hemen hepimizin yaşadığı ancak çoğu zaman “geçer” diye önemsemediğimiz göz kanlanması sorunu birçok göz hastalığının habercisi olabilir. Dünyagöz Ataköy Hastanesi’nden Dr. Şennur Kalender, “ Göz kanlanması, üveit, enfeksiyon, ramotolojik hastalıklar ve troid gibi hastalıkların belirtisi olabilir” dedi Göz kanlanması, gözün beyaz olan kısmının ön yüzeyini örten zar tabaka olarak bilinen konjoktiva yüzeyindeki damarların genişlemesi sonucu oluşur. Çok ender olarak da bu damarlarda olan çatlamalar kanlanmaya neden olur. Kanlanma tek bir gözde, sıklıkla da her iki gözde görülür.
Küf Nerelerde Oluşuyor?
Bazı zamanlar göz yorgunluğu, klimalı, aşırı sıcak veya soğuk ortamlar ya da bilgisayar başında uzun süre çalışmak gibi nedenlerin tetiklediği göz kanlanması, üveit, göz tansiyonu, troid ve ramotolojik gibi ciddi hastalıkların da habercisi olabilir. Dünyagöz Ataköy Hastanesi’nden Dr. Şennur Kalender, göz kanlanmasının ciddiye alınması gerektiğini söyledi. AĞRI VE SULANMA VARSA ACİL DURUM… NEDENİ ARAŞTIRILMALI Özellikle tek gözde yaşanan kanlanmanın riskli olduğunu ifade eden Dr. Kalender, şu bilgileri verdi: “ Kanlanma genelde konjoktiva tabakasını da içeren bir tahrişe veya iltihabi sürece bağlıdır. Göz kuruluğu, allerjik reaksiyonlar, mikrobik durumlar, yabancı cisimler, travma, ani çıkışlı göz tansiyonu, üveit olarak bilinen göz içi iltihabı, kirpik dibi iltihabı, güneşe ve ultraviyole ışıklara maruziyet, sistemik hastalıklar göz kanlanmasının nedenlerinden birkaçıdır. Romatolojik hastalıklar ve tiroid hastalıklarında da gözlerde kanlanmalar görülebilir. Gözde kan oturmaları ise belli bir bölgede yerleşimli olup genelde kol tansiyonun yüksekliğine, travmalara ve ıkınma gibi ani göğüs kafesi basıncı artışına bağlı olarak oluşur. Göz kanlanması ihmal edilmemeli, bir hekime başvurulup nedenleri araştırılmalı” dedi.
Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu küf alerjisinin, kimi bireylerde burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık gibi belirtiler oluşturduğuna; kimi bireylerde ise bu bulgulara öksürük, hırıltı-hışıltı ve nefes darlığı yakınmaları eklendiğine dikkat çekiyor. Kapalı mekanlarda küflerin yaydığı uçucu organik maddeler, herhangi bir maddeye alerjisi olan kişilerin sadece atak geçirmesine sebep olmuyor aynı zamanda hastalık bulgularını kötüleştiriyor.
Göz kanlanmalarının özellikle ağrı, sulanma ve görme kalitesinde azalmayla birlikte olduğu zaman acil durum teşkil ettiğini belirten Dr. Kalender sözlerini şöyle sürdürdü: “ Tedavi altta yatan etkene göre yapılır. Yabancı cisim varlığında cismin çıkartılması, ani göz tansiyonu varlığında tansiyonun düşürülmesi ve tedavisi, üveitlerde gerekli tedavinin yapılması ve sistemik rahatsızlıkların araştırılması, ultraviyole yanıklarında gözün uygun ilaçlar eşliğinde belirli süre kapatılması gerekir. Göz kızarıklığına neden olan olay göze kimyasal bir sıvının veya gazın gelmesi ise ilk yapılacak olan iş saniyeler içerisinde gözün ve çevresinin bol suyla yıkanması sonrasında en yakın sağlık merkezine ulaşılması olacaktır. Kontakt lens kullanıcılarında olan kanlanma ve ağrılarda kontakt lens kullanımı kesilip en kısa zamanda göz muayenesi yapılmalıdır. Alerjik durumlarda güneş gözlüğü ve gölgelikli şapkaların kullanımı önerilir. Şiddetli alerjik reaksiyonları tedavisi kısa sürede başlanılmalıdır.”
Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu küflerin, sıvası hasar gördüğü için su çeken duvarlarda; ev içi nem miktarı yüksek olduğu için nemlenen duvar kâğıtlarında, su boruları su sızdırdığı için yeşillenen banyo karolarında veya devamlı su aktığı için çürüyen mutfak dolaplarında oluştuğuna değiniyor. Küfün yaşam alanı olarak rutubetli ve güneş görmeyen ortamları sevdiklerini belirtiyor. Hasta bina sendromu denilen eski bakımsız binalarda yaşayan kişilerde görülen sağlık sorunlarının en önemli kaynağının küf olduğunu vurguluyor. Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu kış aylarında da yüzme sporu yapmak isteyenlerin, kapalı yüzme havuzlarında nem nedeniyle oluşan küfe dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. Astım hastalarına yüzme iyi gelse bile kapalı yüzme havuzlarının küf gelişimine yatkın olması nedeniyle astım atakları açısından riskli bölgeler olduğuna önemle değiniyor. Çocuk ya da Erişkin Alerjik Astım Hastalarının Küften Uzak Durmak İçin Alması Gereken Önlemler 1- Ev havasında nem miktarını bir nem ölçer yardımıyla belirlemek ve %45’in üzerinde ise nemi düşürmek için girişimde bulunmak, 2- Ev içinde mutfak ya da banyoda kaçak yapan bir boru varsa bir an önce tamir yoluna gitmek, 3- Duvarların su almasına neden olan bir sıva çatlağı varsa tamir ettirmek, 4- Ev içinde güneş görmeyen hava almayan kapalı alanlar varsa havalandırma yoluna gitmek, 5-
Rutubet sorunu olan alanların halı ile kaplamamak,
6-
Yer kaplamalarında küf oluşmuşsa hepsini atarak yenilemek,
7- Banyoyu ve mutfağı kullandıktan sonra bu alanların iyi havalanmasını sağlamak,
11