Page 1


sig

lik ne er l i yö tej ed s t ğe stra ien gie r e ce e le r v e-o rat ge la tur st rım fu and ns

sa ta

de

2

-Q

es

bl

ia

k r y: om lim un ai fo len Üç r c rt d B on ’s E irm ilin di qu e m tio a - h ey ni tio av en ng n a li - v of lan De en Thr dı nk til ee rm lem at U a i io n n kn ow n Va r

9

KP 2 6 p 01 2 pa ale le t K y: onf tte C i o

it Av zroy us C tra ro ly ssi a ng © R Pe en te al rB H en ost ne el tts

eF

f

1 61 - Q ard KP 19 forw 20eed

Ö M ZEL i S m E Ar PEC arl K: ch IA ar& ite L M ct AD ar s& D ka Th ITI la ei ON rı I rB : X ra nd s IX Th

of

en

lin

Bi

na oğ 9 tu ay - Q re la fri ba 3 en rı dl şık y

KP 2 6 d 01 3

m ey sE e Un qu z: nli kn a ay De ow tio dı nk n n o nla lem V f tm z: aria Thr a i e lig b e ht le in s g rt’

Üç

li D ow e x n : nk a V x: a k lem ac ria ust i ou ble ik st s ic

kn

ey

m

lin

Bi Un

Üç re e

Th

n

ru

fo

Ko n n

io

at

qu

sE

rt’

fo

om

C

n

fo

om

C

ru

fo

Ko n

60 4 KP

k - Qimlili cy 18 ver ien 20 effic

editorial 2018 - 2019


Sıra Dısı

DIANA CABEZA

Tasarım bize hayatı tümüyle deneyimleme imkanı verir… Renkler, dokular, sıcaklıklar tüm duyularımıza hitap eder. Teknoloji ve ham maddeler; insanın yetiştiği doğal ortam, giysiler, objeler gibi insanın korunmasının farklı katmanlarını insancıllaştırmanın bir aracı.

Design enables us to fully experience life… Colours, textures, temperatures, involve all our senses. Technology and raw materials are media to humanize the different layers of human protection: human habitat, human apparel, human objects. © Gustavo Sosa Pinilla

© Revista Sofía

© Estudio Cabeza

Rama Flor © Estudio Cabeza

152

Tasarıma başlama öykünüz, eğitiminiz ve bugüne kadarki kariyerinizden bahseder misiniz?

İlk adımlarım mezun olduğum “Güzel Sanatlar”daki çalışmalarımdı. Bu okulda canlı insan modellere bakarak 1’e 1 ölçekte çiziyordum. Bu; kendimi insan gövdesi, cildi ve ifadesiyle doğrudan ilişkilendirmem için bir fırsattı.

My first steps were my studies in “Fine Arts” in which I´ve been graduated. In this school I used to draw observing live human models in 1 to 1 scale; this was an opportunity to connect myself directly with the human body, skin, and expression.

Öğretmenlerimden aldığım dersler her zaman sadece obje ve insanlara yönelik değil, aynı zamanda işgal ettikleri veya içinde yaşadıkları mekâna da yönelik oldu. Bunların temsili, bu hacmin anlaşılması ve tanımlanmasından ortaya çıktı.

Lessons received from my teachers were always oriented not only towards objects and people but to the space they occupied and inhabited. Their representation emerged from the comprehension and definition of this space.

Daha sonra mimarlık okudum ve mezun oldum, fakat nihayetinde endüstriyel tasarıma yöneldim, 1’e 1 ölçeğe ve insanların sosyal davranışlarını gözlemlemeye döndüm ki bu bugüne kadar ilgi odağım bütünden parçalara ve mekân ölçeğinden arazi ölçeğine kadar gövde, mekân ve tasarım arasındaki ilişki oldu.

Afterwards I studied and graduated as an architect, but I finally inclined towards industrial design, returning to the 1 to 1 scale, and to the observation of social behaviour of people, which, until today, are the center of my attention: the relationship between body, space and design, from the whole to the part and from the scale of place to the scale of landscape.

edition 59 - 2018

Would you please tell us about the starting point of your design adventure, your educational background and your career up to today?

Arteba Exhibition © Hernán Zenteno edition 59 - 2018

153


Sıra Dısı

Encuentros

© Diana Cabeza

Playa Negra, Tierra del Fuego, Argentina © Diana Cabeza

Tecnópolis, Vicente López, Argentina © Estudio Cabeza

Espalditas

Playa Negra, Tierra del Fuego, Argentina © Diana Cabeza

Planetario, Buenos Aires © Hernán Zenteno ●

Tasarım felsefenizi nasıl tanımlarsınız? Nelerden ilham alıyorsunuz?

Ülkemi baştan başa doğayı gözlemleyerek ve arazinin dilini okuyup, insanların yerleşeceği bağlamları hayal ederek gezdim. Ölçülemeyen, sınırsız, devasa, sonsuz, geniş, uçsuz bucaksız ve kuşatılmamış Güney Amerika toprakları, bir alan belirleyip sınırlamak ve ona insan ölçeği ile müdahale etmem için bana meydan okuyor... Bu topraklar ve insan vücuduna olan ilgim benim ilham kaynağım; erkek - kadın kas ve kemikleri, mekân ve bağlama uyum sağlamaları; yokluklarında bir iz, bir ayak izi bırakmaları... Odak noktam insan ve bağlam, gövde ve destek ile bunların arasındaki boşluğu yakalamaya, tasarlamaya çalışmak. Bu ruhani katmana bir kimlik ve varlık bahşetmeye çalışmak. Kavramak ve maddeleştirmek istediğim işte bu temas alanı. Tasarımı bir obje yerine “dinlenmek, uzanmak, misafir etmek, karşılamak, korumak” gibi antropolojik bir bakış açısı ima eden fiil formu olarak düşünüyor ve “işlevler” değil “kullanım” açısından tasarlıyorum. Bu bize “insan” ve insanın belirli bir alandaki diğer kişilerle sosyal ve soyut olmayan yaklaşımla nasıl ilişki kurduğunu gösterir. İnsanlardan, onların ritüellerinden ve kamusal alandaki koreografilerin organize edilmesi arasındaki ilişkilerinden ilham alıyorum. Tasarım sürecim; ülkemdeki seyahatlerimden, kültürel, coğrafi veya sosyal içerikleri üzerinden sezgilerimi büyüten yerlerin fotoğrafik incelemelerinden besleniyor ve fikirlerimi “konut” şemsiyesi altında koruyor. Tasarımı, insan vücudu ve doğanın bir uzantısı gibi düşünüyorum. Doğal ve kentsel arazi içinde yaşanması amacıyla tasarım yapıyorum fakat aynı zamanda tıpkı bir ayna oyunu gibi doğa da benim içimde yaşıyor.

How would you define your design philosophy? What inspires you?

I travel throughout my country observing nature, and reading the language of its landscapes, imagining contexts to be inhabited. Immeasurable, limitless, immense, infinite, vast, boundless, endless, unconfined, our South American landscape challenges me to set limits and demarcate a territory; defying me to intervene it with a human scale… This landscape and my interest in human body are my sources of inspiration; male and female bones and muscles adjusting to space and a context, leaving a trace, a footprint, in their absence... My focus is man and context, body and support, trying to capture and design the space in-between. Trying to grant identity and entity to this immaterial layer. It is this space of contact that I wish to apprehend and materialize.

Roppongi Hills, Tokyo, Japan © Daniel Machado

Plaza del Mástil, San Isidro, Argentina © Estudio Cabeza

Bu topraklar ve insan vücuduna olan ilgim benim ilham kaynağım; erkek - kadın kas ve kemikleri, mekân ve bağlama uyum sağlamaları; yokluklarında bir iz, bir ayak izi bırakmaları...

I design in terms of “use” and not of “functions” thinking design as a verb form instead of an object: “to relax, to rest, to host, to meet, to protect” are all actions which imply, an anthropological point of view. It refers us to “man” and how man relates to others in a specific site from a social and non-abstract approach. I am inspired by people and their rituals and how people relate organizing choreographies in the public realm. My process is nurtured by travels through my country, photographic surveys of sites that through their cultural, geographic, or social content nourish my intuition and shelter my thoughts under the umbrella of “dwelling”. I think design as an extension of the human body and nature. I design in order to inhabit the natural and urban landscape, but at the same time, as a game of mirrors: landscape inhabits me. © Diana Cabeza

154

edition 59 - 2018

This landscape and my interest in human body are my sources of inspiration; male and female bones and muscles adjusting to space and a context, leaving a trace, a footprint, in their absence... edition 59 - 2018

155


Sıra Dısı ●

Kent mobilyası olacak tasarımın şehir dokusuna uyumu için dikkat edilmesi gereken noktalar neler?

If a design will be a urban furniture, what are the main points to make this product compatible with the urban fabric?

Son dönemde hayata geçen kent odaklı çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Kamusal alan; kentin kültürel kimliğine, tarihine, geleneklerine, kent unsurlarına sıkı sıkıya bağlıdır ve toplumsal destek, ölçeği ne olursa olsun bu kimliğin tanımlanması ve yeterlik kazandırılmasında önemli bir rol oynar. Kentsel ögeler ve destek sistemleri, tekrarlamalar ve etkileşimler üzerinden, kent yaşamı için bir arka plan gibi davranan çok çeşitli hizmetler yaratır. Mikro mimariden kaldırım modellerine, dinlenme elemanlarından kent mobilyalarına kadar uygun hizmet araçları ve tüm toplum içinde fiziksel bir iletişim oluştururlar. Kentsel ögeler, toplumun içinde barındığı ve etkileşimde bulunduğu duyarlı bir kabuk oluşturur. Bunu mümkün kılmak için; bütüne entegre olarak kentin göze hemen çarpmayan kabuğunu dokuyan, birbirine bağlanabilir birimler tasarlıyoruz. Bu kabuk etkin bir faktör olarak tarihin izini taşır; malzemenin izi, teknoloji ve kullanım, bunların tümü geçmiş ve şimdiki zamanın şahitliğini yapar ve böylece sürekli olarak evrilen hacimsel ve zamansal bağlamlar içinde birbirine eklemlenir.

Public space is strongly bound to a city’s cultural identity, to its history, to its traditions: urban elements and communitarian support systems play an important role in the definition of that identity, qualifying it, whichever the scale may be. Through repetition and interaction urban elements and supports systems create a wide variety of services that perform as a background for urban life. From microarchitectures to pavement patterns through rest elements to urban fittings they conform a sensible fabric of facilities and establish a physical communication with all the community. Urban elements constitute a sensible skin where the community inhabits and interacts. To make this possible we design connectible units that are integrated into a whole subtly weaving the skin of the city. This skin has the mark of history as an active factor, prints of materials, technology, and use, they all define the testimony of past and present and as such superimpose in permanently evolving spatial and temporal contexts.

Biri geçen yıl yenilenen tarihi bina Retiro Merkez Tren İstasyonu’nun ekipmanı. Bu durum, bir taraftan terminalin büyük bölümünü ihtiyaç duyulan oturma alanları açısından çözümlememiz gerekliliği, diğer taraftan mobilyalarımızı renkler, dokular ve kaplamalar yönünden binanın tarihi miras koşullarına uyarlamak üzerine çifte zorluk taşıyordu. İki farklı tipte koltuk düzenlemesi önerdik: Karşılama veya buluşma yeri görevi gören merkezi alanlarda; bekleme, dinlenme, görme, görülme ve nihayetinde tek başına oturmak için “Encuentros” koltuk sistemi.

One is the equipment of the heritage building Retiro Central Railway Station when it was refurbished last year. This was a double challenge as on the one side we had to solve the big scale of the terminal in terms of required seating areas and, on the other, to customize our furniture to the colours, textures, and coating of the heritage conditions of the building. We proposed two different type of seating arrangements: “Encuentros” seating system for the central areas that provided an encounter or meeting place, to wait, to rest, to see and be seen and eventually to sit alone.

“Encuentros” farklı renklerde, bu uygulamada yer döşemesi ve daha önce var olan seramik karoların renkleriyle boyanmış dört beton üniteden oluşan kullanışlı bir heykel. Üniteler, karşılama ritüelleri için topoğrafik bir alan oluşturmak üzere çoklu konfigürasyonlar şeklinde kombine edilebiliyor. “Comunitario”; yoğun kullanıcı talebinin olduğu alanlara kurulan, açık ve nötr tasarıma sahip bir destek sistemi olmasıyla insanların bavullarıyla birlikte uzanabilmelerine olanak tanıyan bir bank sistemi. Net olarak tanımlanmayan doğası kullanıcıya, bankla arasında kişisel bir ilişki oluşturma imkanı sağlıyor. Orijinal mobilyalara benzeyen koyu kahverengi bitişiyle, lamine ahşap levhalardan oluşan tasarımı, sırt destekli veya desteksiz olarak, doğrusal ve mekân versiyonları şeklinde sunduk.

“Encuentros” is a useful sculpture formed by four units of different colours of concrete that in this case were tinted with the colours of pavement and preexisting ceramic tiles. The units could be combined to form multiple configurations to compose a topographic site for encounter rituals. The “Comunitario” system of benches was installed in areas of a massive user demand in which people could lay down with their luggage as they are designed as an open and neutral support system. Their undefined nature allows the user the possibility of establishing a personal relationship with the bench. We proposed them in linear and area version with or without backrest in laminated wood planks with a dark brown finishing similar to the original furniture.

Son zamanlardaki bir diğer proje ise Buenos Aires Planetarium’unun dış mekânlarının donatılmasıydı. Burada; sohbet etmek, paylaşmak ve dinlenmek, yıldızları dikkatle izlemekten yorulan sırtlara ve zihinlere destek sağlamanın yanı sıra bir kent molası vermek isteyenleri düşünerek “Espalditas” sırt desteklerini geliştirdik. Sırt destekleri; yıldızları izlemek, takımyıldızları zihinlerde canlandırmak ve aynı zamanda ufku seyrederken karşılıklı sohbet için “düşünceye dalma” ve “yeniden buluşma” şeklinde nötr destekler olarak iki versiyona sahip. “Espalditas” konsepti vücudun bir ayak izi olarak keşfedilmesi ve vücut ile zeminin arasında katman görevi gören desteğin çözümlenmesi üzerine oluşturuldu. ■

Another recent project was the equipment of the outside areas of the Buenos Aires Planetarium in which we developed “Espalditas” backrests to chat, share and rest; support for tired backs and minds open to the contemplation of stars or an urban pause. The backrests were conceived in two versions: contemplation and reunión: neutral supports to gaze at the stars and mentally draw the constellations, and to observe the horizon as well as a back for encounter and chatting respectively. “Espalditas” concept is based on exploring the body as a footprint and resolving a support which works as a layer between body and ground itself. ■

Mobiliario Urbano de la Ciudad de Buenos Aires © Hernán Zenteno

© Hernán Zenteno ●

Tasarımın konumlandırılacak kentsel bölgeye özgü şekillenme sürecinden bahseder misiniz?

Bir şehirdeki tasarım, gerekli olan müdahalenin ölçüsünün ne olacağının ifadesi açısından bizim için büyük bir meydan okuma içerir: Kent bir bütün, bir birim ve içinde yaşanabilir büyük bir kaptır. Kentin destek sistemi genel ya da özel perspektiften düşünülebilir... Bu ikilik ona hitap edecek değişik yolları işaret eder; bir tarafta kent mobilitesi ve bağlanırlığın inşasına yönelik etkin destekleri kapsayan en küresel yaklaşım ve diğer tarafta pasif doğayı destekleyen ve sosyal yapıyı toplum koşullarında yorumlayan, çevre ölçeklerini ve karakteristiklerini gözeten daha kendine özgü bir yaklaşım. Dolayısıyla iki ölçekle yüz yüzeyiz, büyük kentsel arazi ölçeği ve kentsel mekân ölçeği.

Designing in the city requires from us a great challenge in interpreting the required scale of intervention: the city is a whole, a unit, a great inhabitable container. The city’s support system can be conceived either from a generic or a particular perspective. This duality implies different ways in which to address it; on the one side the most global approach which involves active supports oriented towards the construction of urban mobility and connectivity, and on the other side, a more particular approach, where supports are of a passive nature and interpret the social structure in terms of community, considering neighborhood scales and their respective characteristics. Thus we face two scales, the grand urban landscape scale and the scale of the urban place.

Farklı yaş gruplarından kullanıcılara hitap eden, şehir hayatının konforlu ve kullanışlı bir parçası olacak tasarım dinamiklerinden bahseder misiniz?

Would you tell us about the process of designing a product considering the features of a particular urban district?

Would you tell us about a couple of your recent urban-centered projects?

Metrobus 9 de Julio, Buenos Aires © Mariela Rivas

Herkes için erişilebilir kent konseptini vurguluyoruz, bu fikir bütün kent unsurlarımızda mevcut. Peşinde olduğumuz şey yaşam ergonomisi ve açık matris tasarım; sadece işlevselliğin ötesine geçip objelerle ilerlemeye çalışmak, benimseme fikrine yönelik çoklu kullanım seçenekleri sunmak. Birçok öge kullanıcıya, destekle kendi kişisel ilişkisini oluşturma veya mekânın topoğrafisiyle harmanlama imkanı veren doğal destek sistemi olarak algılanır. Tasarımlarımız sadece birer obje olmaktan daha çok, arazi ve topoğrafyanın bir parçası olması düşünülerek tasarlanıyor.

156

edition 59 - 2018

What are the crucial design dynamics when it comes to creating a product that appeals to citizens with different age groups and will also be a comfortable and useful piece of an urban life? ●

We emphasize the concept of a city accessible to all, being this idea present in all of our urban elements. Our quest is one of live ergonomics and open matrix design, trying to go with the objects far beyond mere functionality, offering multiple use options oriented to the idea of appropriation. Many of the elements are conceived as a neutral support-system that allow the user to establish his / her personal relationship with the support, or to blend with the topography of the place. Our elements are designed and thought of, as being part of the territory and the topography, rather than as mere objects.

Retiro Central Railway Station, Buenos Aires © Hernán Zenteno

Retiro Central Railway Station, Buenos Aires edition 59 - 2018

157


Revista Turca KP PROJELER  
Revista Turca KP PROJELER  
Advertisement