Page 1

Yıl:4 / Sayı:43 / Kasım 2013

Ş Ü ÜR

S K İL

189 SAYFA

MOBİL UYGULAMALARI İNDİRMEK İÇİN SAĞDAKİ KODU MOBİL CİHAZLARINIZDA OKUTUNUZ

İLK SÜRÜŞ NISSAN NOTE & MICRA ALFA ROMEO GIULIETTA & MiTo (2014) HONDA CR-V 1.6 İ-DTEC 2. EL KARNE SEAT IBIZA

7

TEST BİRDEN

TEST: Mercedes-Benz E250 Coupe o BMW 520i 1.6 o MINI Cooper S Paceman ALL4 o Honda Civic Eco Hyundai Santa Fe 2.0 CRDi o SEAT Leon SC 1.6 TDI o Ford C-MAX 1.6 TDCi Titaniumo GÜVENLİ SÜRÜŞ İLK SÜRÜŞ: Nissan Note & Micra o Alfa Romeo Giulietta & MiTo (2014) o Honda CR-V 1.6 i-DTEC


EDİTÖR

5 İlk Sürüş - 7 Sürüş İzlenimi Sevgili Carmedya okurları, Yine dopdolu bir sayı ile karşınızdayız. Lansman bolluğu yaşadığımız bu ay çok sayıda aracın ilk sürüşlerini gerçekleştirdik. İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı ve dergimizin aynı zamanda Güvenli Sürüş köşesinin yazarı Yener Gülünay’ın yenilenen Nissan Note ve Micra modelleriyle, benim de Honda’nın 1.6 litrelik i-DTEC motor seçeneğine sahip CR-V ve Alfa Romeo’nun makyajlanan Giulietta ve MiTo modelleriyle ilgili izlenimlerini ilerleyen sayfalarda bulabileceksiniz. Sürüş İzlenimi bölümümüzün bu ay toplam yedi konuğu bulunuyor. Mercedes-Benz E250 Coupe, BMW 520i 1.6, MINI Cooper S Paceman ALL4, Honda Civic Eco LPG, Hyundai Santa Fe 2.0 CRDi, SEAT Leon SC 1.6 TDI DSG ve Ford C-MAX 1.6 TDCi Titanium modelleri hakkındaki sürüş izlenimlerimizi de yine bu sayıda okuyabilirsiniz. Barış Terun’un hazırladığı 2. El Karne bölümünde bu ay SEAT Ibiza’ya yer veriyoruz. Her zaman olduğu gibi Yener Gülünay’ın Güvenli Sürüş köşesi yine sizi bilgilendirmeye devam ediyor. Padok köşesinde ise sevgili Poyraz ağabeyimiz bu ay katıldığı NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi’ni ve klasik otomobillerle geçirdiği güzel anları sizlerle paylaşıyor. Agamemnon lakaplı Onur Koray ise Hyundai’nin davetlisi olarak gittiği Güney Kore’deki izlenimlerini okurlarıyla paylaşıyor. Motorsporları bölümünde ise Formula1 Abu Dhabi GP, MotoGP Japonya GP, WRC İspanya Rallisi, NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi, Türkiye Pist Şampiyonası ve V1 Challenge İzmit ayağıyla ilgili haberleri okuyabilirsiniz. Saygılarımla...

CARMEDYA’da gördüğünüz ilanlara tıklayarak, ilan konusuyla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

carmedya Her hakkı saklıdır. Bu dergide yer alan yazı, makale, fotoğraf ve ilüstrasyonların elektronik ortamlar da dahil olmak üzere çoğaltılma hakları MEDICON YAYINCILIK’a aittir. Yazılı ön izin olmaksızın hangi dilde ve hangi ortamda olursa olsun materyalin tamamının ya da bir bölümünün çoğaltılması yasaktır. Bu dergi Basın Meslek İlkeleri’ne uymayı taahhüt eder.

04

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

05


İÇİNDEKİLER

16 HABERLER 26 LANSMAN / İLK SÜRÜŞ Nissan Note & Micra ● ● Alfa Romeo Giulietta & MiTo ● Honda CR-V 1.6 i-DTEC

62 GÜVENLİ SÜRÜŞ 66 SÜRÜŞ İZLENİMİ ● Mercedes-Benz E250 Coupe ● BMW 520i 1.6 ● MINI Cooper S Paceman ALL4 ● Honda Civic Eco LPG ● Hyundai Santa Fe 2.0 CRDi ● SEAT Leon SC 1.6 TDI DSG ● Ford C-MAX 1.6 TDCi Titanium

150 ONUR KORAY 152 KARNE ● SEAT Ibiza

156 PADOK 160 MOTORSPORLARI ● F1 Abu Dhabi GP ● MotoGP Japonya GP ● WRC İspanya Rallisi ● NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi ● Türkiye Pist Şampiyonası ● V1 Challenge

Okumak istediğiniz konuya tıklayarak haberin sayfasına gidebilirsiniz.

08

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Yıl:4 / Sayı:43 / Kasım 2013 İMTİYAZ SAHİBİ Medicon Yayıncılık Tasarım Tanıtım ve Organizasyon GENEL YAYIN YÖNETMENİ Önder Canözer

onder.canozer@carmedya.com

FOTOĞRAF Şahin Fidan

YAZARLAR Barış Terun, Kürşad Ergan, Onur Koray, Poyraz Savcı, Yener Gülünay KATKIDA BULUNANLAR Ayça Dizdaroğlu, Burak A. Dursun, Ersin Karaman, Gökşen Zeren, Hakan Atik, Mehmet Özcan, Mesut Karabul, Özkan Başaran, Tolga Atilla Erdem, Zeki Zeren, Zeynep Canözer, Zuhal Zeren REKLAM reklam@carmedya.com

TASARIM Medicon İLETİŞİM Cevizli Mh. Çevik Sk. Güner Apt. No:3 D:5 Maltepe / İstanbul Tel: 0 216 305 80 56 www.carmedya.com info@carmedya.com

Dergiyi tam ekran modunda okursanız sayfa geçişlerindeki animasyonları da görebilirsiniz. Ancak tam ekran modunda linkler çalışmaz KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

09


AYIN FOTOĞRAFI

SEBASTIAN VETTEL / F1 ABU DHABI GP


HABERLER

BMW i3’ÜN SERİ ÜRETİMİ BAŞLADI BMW Group, elektrikli aracı i3 modelinin üretimine geçtiğimiz günlerde Leipzig fabrikasında resmen başladı. BMW i modellerinin üretimi için Leipzig tesislerine 800 kişilik yeni istihdam sağlayan BMW Group, BMW i ürün ağının temel bileşenlerinin üretildiği ABD’deki Moses Lake ve Almanya’daki Wackersdorf, Landshut ve Dingolfing tesislerinde olduğu üretim ağına ise 600 milyon Euro’nun üstünde yatırım yapmasıyla dikkat

16

çekiyor. Şimdiden 100 binden fazla kişinin test sürüşü için başvurduğu ve tasarım olarak BMW markasının karakteristik stil özelliklerini taşıyan çizgilere sahip BMW i3, aynı zamanda cesur geometrik hatlarıyla da kendini belli ediyor. 170 HP güç ve 250 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlamasını 7.2 sn’de tamamlayan BMW i3, iki farklı menzile olanak sağlayan alt yapısıyla ön plana çıkıyor.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


HYUNDAI’NIN MARKA DEĞERİ YÜKSELİYOR 2005 yılından bu yana dünyanın en hızlı büyüyen otomobil markası olan Hyundai, marka değerini her geçen gün yükseltiyor. Son olarak, 1974 yılından bu yana hizmet gösteren ve dünyanın en saygın marka yönetimi ve danışmanlığı Interbrand tarafından ilk 50 marka arasına dahil edilen Hyundai, 43. sıraya yerleşerek 9 milyar

dolar değer seviyesine ulaştı. Otomotiv sektöründeki markalar arasında da 7.sıraya yerleşti. “Interbrand 2013 En İyi Global Markalar” araştırması istatistiklerine göre marka değerini yüzde 20,5 oranında artıran Hyundai, 2005 yılından bu yana 41 sıra yükselerek yüzde 160 bir değer elde etti.

DACIA LODGY SEGMENT LİDERİ Dacia Lodgy, satışa sunulduğu Nisan 2013 tarihinden bu yana segmentinde büyük bir başarıya imza atıyor. 5 ve 7 kişilik versiyonları bulunan Lodgy, Türkiye’de geniş ailelerin tercihi oluyor. Lodgy, lansmanından bu yana gerçekleştirdiği 4bin 409 adet satış ile M1- tek hacimli araçlar segmentinden yüzde 42,2 pay ile rakiplerini geride bırakarak birinci sıraya yerleşti. Lodgy 7 kişilik versiyonu ile arkada gerçek 2 koltuk sunuyor. En arka koltukta 2 kişi rahatça seyahat edebiliyor. Bu özelliği ile pazarda güçlü rakipleri arasında ön plana çıkmayı başarıyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

17


HABERLER

MASERATI GHIBLI TÜRKİYE YOLLARINDA Maserati’nin yeni modeli Ghibli, Quasar İstanbul’un sponsorluğunda gerçekleştirilen tanıtımla Türkiye’deki otomobil tutkunlarının beğenisine sunuldu. FerMas Şirket Müdürü Ferhat Albayrak’ın ev sahipliğini üstlendiği, Quasar Kültür ve Sanat Çadırı’nda gerçekleşen tanıtıma Maserati Baş Tasarımcısı Giovanni Ribotta da katıldı. Maserati’nin yeni modeli Ghibli, markanın, çok daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmak adına yürüttüğü katlanarak büyüme stratejisinin önemli bir adımını oluşturuyor. Türkiye’de, marka20

nın tarihinde bir ilk olan 3.0 litre V6 turbo dizel ve 3.0 litre V6 twin-turbo benzinli motor seçenekleriyle yerini alan Maserati Ghibli, lansmanı öncesinde 13 adetlik ön satış rakamına ulaştı. Ghibli’nin 3.0 litrelik V6 dizel motoru, 100 km’de ortalama 6 litrelik yakıt tüketimiyle 275 HP güç ve 600 Nm tork üretirken, 0’dan 100 km hıza 6.3 saniyede çıkıyor ve 250 km/s maksimum hıza ulaşıyor. 3.0 litre V6 twin-turbo benzinli motorla donatılan dört tekerden çekişli Ghibli ise 410 HP güç ve 500Nm rok değerlerine sahip.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D

E

K

İ

L

E

R


medya car2013 HAZİRAN 2010 KASIM

25 09


DÜNYAYI

Palladium Ofis ve Residence Binası Barbaros Mah. Halk Cad. N


DAHA İYİ

“ANLAMAK” İÇİN

No: 8/A Kat: 2-3, 34746, Ataşehir / İstanbul - Telefon : +90 216 663 61 17 - Faks : +90 216 663 61 00 - www.upgradenglish.com


HABERLER

ECOBEST 2013 ÖDÜLÜ FIAT’IN Avrupa’da 15 yılı aşkın bir süredir CNG ile çalışan otomobil ve ticari araçlar alanında lider orijinal ekipman üreticisi olan ve bugüne kadar 560 bin’den fazla CNG’li araç satan Fiat Grubu, otomotiv sektöründe çevre dostu ürün ve teknolojileri destekleyen “Ecobest 2013” ödülüne layık görüldü. 2012 yılında, Avrupa’nın en çok satan otomotiv üreticileri arasında 6. kez üst üste en düşük ortalama karbon emisyonuna sahip marka unvanını alan Fiat, başarılı performan-

24

sını bu yıl da sürdürdü. Fiat’ın 0.9 TwinAir Turbo motoruna sahip Panda Natural Power “Ecobest 2013” ödülünü almaya hak kazandı. CNG ile çalışan ve 0.9 Twinair motorlu Panda 100 km’de ortalama 3.1 kg yakıt tüketirken, 86 g/km’lik karbondioksit emisyonuyla da son derece çevreci... Otomotiv sektöründe 12 yıldan bu yana verilen “Ecobest” ödülü, Autobest’in Avrupa ülkelerinden 15 uzman gazetecinin oluşturduğu jürisi tarafından değerlendiriliyor.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


RENAULT LATITUDE’A EDC SEÇENEĞİ Renault, üst orta sınıftaki temsilcisi Latitude’ü EDC otomatik vites teknolojisi ile tazeliyor. Latitude 1.5EDC 110 HP 73 bin 250 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuluyor. Yeni Latitude 1.5 dCi EDC 110 HP Expression, Privilege ve Executive olmak üzere 3 farklı donanım seçeneği ile satışa sunuluyor. 1.5 EDC motor, fabrika verilerine göre karma parkurda 100 kilometrede 4.7 litre yakıt tüketimi ve 125 g/km emisyon salımı değerine sahip. 6 ileri EDC otomatik vites kutusu, daha önce başta Megane olmak üzere diğer Renault modellerinde de kendisini kanıtlamıştı. Yeni siyah fonlu farları, LED arka stoplar, dikiz aynalarındaki LED sinyal lambaları, parlak krom kapı kolları ve tümüyle yenilenen jantlarının yanında Yeni Latitude arkadaki yolcular için segmentin en geniş arka diz

mesafesini (253 mm sunuyor. Yenilenen Latitude Renault R-Link internet bağlantılı entegre multimedya ve navigasyon sistemi, kör nokta uyarı sistemi, 3D Sound by Arkamys ve Bose Sound System, Bluetooth ve USB bağlantı, geri görüş kameralı ön ve arka park sensörü, Xenon farlar, Renault eller serbest kart sistemi ve elektrikli park freni gibi donanımlarla birinci sınıf bir yolculuk vadediyor.

JAGUAR F-TYPE COUPE LOS ANGELES’I BEKLİYOR Jaguar, F-TYPE Coupe modelinin örtüsünü Los Ageles Fuarı’nda kaldırmaya hazırlanıyor. Gelmiş geçmiş en dinamik, en performans odaklı seri üertim Jaguar modeli olma özelliğini taşıyan F-TYPE Coupe, 19 Kasım tarihinde dünya kamuoyunun önüne çıkacak. Tamamen alüminyum gövdeye sahip araç, Jaguar’ın geleceği açısından büyük önem taşıyan C-X16 konseptini temel alıyor. Jaguar Tasarım Direktörü Ian Callum, fuarda unutulmaz bir gösteriye imza atacaklarını belirtirken, detaylar 20 Kasım’da www.media.jaguar.com’da açıklanacak.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

25


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

NISSAN’IN B SEGMEN

“NOTE” ALIN

K L İ Ş Ü R SÜ 26

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


NTİNDEKİ İDDİASINI Nissan’ın tepeden tırnağa yenilenerek Türkiye’de satışa sunulan Yeni Note ve Yeni Micra modellerini Antalya’daki basın lansmanında yakından inceleme fırsatı bulduk. Yazı: YENER GÜLÜNAY & FOTOĞRAFLAR: NISSAN MEKAN: ANTALYA

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

27


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

N

issan ülkemizin en çok otomobil satılan segmenti olan B segmentinde 2 yenilenmiş modelle iddialı bir atak yapıyor. Antalya’da gerçekleştirilen lansmanla görücüye çıkan yeni Note ve yeni Micra, iddiasını ve farkını basın toplantısında hissettirdi. Basın mensuplarının sinirlerini gevşeten muzip bir fikir, Nissan’ın yenilikçi tarzını ve kendine güvenini yansıtıyordu. Mardan Palace’ın şatafatlı ortamında şezlongların üzerine yatarak ilk kez bir basın toplantısı izledik. Nissan Türkiye Pazarlama Müdürü Mehmet Akın’ın yaptığı sunuma Nissan Türkiye Genel Müdürü Kei Kubo-

28

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


ta eşlik etti. Akın, şu andaki ürün gamı ile Nissan olarak Türkiye’deki talebin yüzde 24,7’sine hitap edebilecek durumda olduklarını, bu oranın yüzde 70’lere ulaşmasını umduklarını ifade etti. Akın, Juke ve Qashqai’nin bugüne kadar Nissan’ın toplam satışları içinde en büyük payı alan modeller olduğunu belirterek, Qashqai’nin Ocak-Eylül dönemindeki satışlarının adetsel olarak bir önceki yılın %12 üzerinde olduğunu söyledi.  “Nissan’ın ürün gamına önümüzdeki dönemde katılacak C segmenti hatchback bir model olacağı açıklanmıştı.

Yeni dönemde Nissan yeni ve yenilenecek tüm ürünleri ile iddialı olmaya devam edecek” diye konuştu. Nissan olarak bu yılı 20 bin adetler seviyesinde kapatmayı planladıklarını belirten Akın, daha önce orta dönemli planlarında koydukları Türkiye’de yüzde 3 pazar payı hedefine emin adımlarla ilerlediklerini söyledi. Mehmet Akın Yeni Note’da bu yıl sonuna kadar 1.000 adet, gelecek yıl ise 4 bin adet satış rakamına ulaşmayı hedeflediklerini, eski ve yeni Micra’da ise yıl sonuna kadar 2 bin 500 civarında satış yapmayı umduklarını; önümüzdeki yıl ise 3 bin-3 bin 500 adetleri hedeflediklerini sözlerine ekledi.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

29


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ SÜRÜŞ İZLENİMİ Yeni Nissan Note bu lansmanda Micra’dan daha öne çıkıyordu. Note’un kapıları dışında her şeyi yenilenmiş ve daha az bir pazara hitap eden B-MPV segmentinden B hatchback’e kaydırılmış. Güvenlikle ilgili bir çok yeniliği bu segmentte sunan Note, ekonomik motorları ve yüksek donanımıyla dikkat çekiyor. Stop&Start sistemi ve Ecomod sürüş ekonomisi yardımcısı az yakıt tüketme konusunda sürücüye kolaylık sağlıyor. Qashqai’den sonra Note’da da Around View Monitor (AVM) ile kuşbakışı görerek parketme ayrıcalığına sahipsiniz. Camları tamamen kapatılmış bir Note ile sadece monitöre bakarak park etmek yeni bir duyu orga-

30

nınızı kullanıyormuş gibi hissettiriyor. Geri parkta çarpmaya paydos. Nissan Note’un göstergesi çok şık. Oturma pozisyonu yüksek. Uzun boylular için büyük problem. Direksiyonun derinlik ayarı olmaması böyle güvenlik donanımı yüksek bir model için büyük eksiklik. Normal kullanımda yakıt tüketimi 5-6 litreleri bulurken, Ecomod’a dikkat ederek kolaylıkla tüketimi düşürebiliyorsunuz. Mehmet Akın, Note’un yakıt tüketimini 26 km’lik şehiriçi parkurda en fazla 3,7 litreye düşürebileceğimi tahmin etti. Ekonomik sürüş tekniklerini kullanarak 3,0 litreyle parkuru tamamladım ve bu sonuç herkes için çok etkileyiciydi.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


NISSAN MICRA Micra’da çok büyük bir değişim yok. Micra, ise bir önceki patlak gözlü farları ve sevimli hatlarıyla bayanların gözdesi olmuştu. Son yapılan makyajlarla Micra’nın erkek kullanıcılara da hitap etmesine özen gösterilmiş. Tasarımı biraz daha agresif ve sportif olmuş. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak diye bir söz vardır. Benim endişem; Micra’daki bu değişiminin erkek kullanıcıların artmasını sağlarken, bayan sürücülerin talebinin azalmasına yol açabileceği. Ben açıkçası Micra’nın o sevimli halini özleyenlerdenim. Koltuk Note’taki gibi iri yapılı erkekler için ufak kalıyor. Genel ihtiyaçları karşılayan

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

31


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ sınıfında her zaman iyi bir seçenek olacak otomobil. YENİ NİSSAN NOTE’UN YENİLİKLERİ! Nissan’ın yenilik, tarz ve heyecanla harmanladığı Qashqai ve Juke modellerinin izlerini takip eden Yeni Nissan Note yaşamı kolaylaştıran teknolojileri ile geleceğin otomobil standardını belirliyor. Dinamik tasarımı ve gelişmiş premium teknolojisi ile Yeni Nissan Note, erişilebilir ve ekonomik bir paketle Türkiye yollarına çıktı. Nissan’ın ağırlık merkezi daha aşağıda olan V platfor-

32

mu üzerine inşa edilen Yeni Nissan Note, sportif ve atik bir görünüme sahip olmak için uzun bir aks mesafesine sahip. Aracın yan tarafı, güçlü bir dinamizm katan ve adını kortta hızla hareket eden bir squash topundan esinlenerek alan çarpıcı “Squash Çizgisi” ile ayırt edilebiliyor. Yeni Nissan Note pratikliğini ve işlevselliğini korurken; dinamik, enerjik ve sportif olan tamamen yeni bir hatchback olarak tasarlandı. Yeni Nissan Note, iç mekanda da kullanıcılarına havalı ve eğlenceli bir atmosfer sunuyor. Üstelik 85 derece açılabilen arka kapılarıyla araca iniş-binişlerde ve yük yükle-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


mede kolaylık sağlıyor. Sektöre heyecan verici yeni teknolojiler getiren Yeni Nissan Note’un motoru ve şanzımanı, hem verimliliği hem de sürüş konforunu artıran akıllı özellikler içeriyor. Yeni Nissan Note’un 1.2 benzinli ve 1.5 dizel motor seçenekleri bulunuyor. Benzinli motoru 80 HP gücünde 3 silindirli olan Yeni Nissan Note’un, 1.5 litrelik turbo dizel motor seçeneği ise 90 HP gücünde. Dizel motor seçenekleri geleneksel dizel motor ekonomisini sağlarken, benzinli motora eşdeğer bir sürüş keyfi sunuyor. Eco Sürüş Modu sayesinde motor özellik-

lerini ayarlayarak en iyi yakıt ekonomisini elde etmeye yardımcı oluyor. Yeni Nissan Note’un yeni modellerinde 95 gr/km değere denk gelen, düşük CO2 emisyonları sağlayan start&stop sistemi standart olarak sunulurken, kullanım maliyetleri de aynı derecede cezbedici hale geliyor. YENİ NİSSAN NOTE’UN TEKNOLOJİSİ Yeni Nissan Note, kendi sektöründe daha önce görülmemiş gelişmiş teknolojiler barındırıyor. Bu önemli teknolojiler arasında, geri gidiş ve paralel park etme

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

33


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ stresini ortadan kaldıran yenilikçi bir sistem olan, Nissan’ın gelişmiş Çevre Görüş Sistemi (AVM) yer alıyor. Dört ayrı kamera kullanan ve gösterge paneline monte edilen 5.8 inçlik ekran, Yeni Nissan Note’un üstten görünümünü gösterirken, manevraları önemli ölçüde kolaylaştırarak sürücünün çevreyle bağlantılı olarak aracın konumunu görsel olarak algılamasına yardımcı oluyor. Ayrıca Yeni Nissan Note; Çevre Görüş Sistemi’ne ek olarak, üç adet gelişmiş emniyet sisteminden oluşan Nissan Güvenlik Kalkanı paketi eklenen ilk model oldu.   Kör Nokta Uyarısı Önceden sadece premium sınıftaki araçlarda kullanı-

34

lan bu Nissan sistemi, Yeni Nissan Note’un her iki yanındaki gizli kör noktalarda bulunan araçları tespit etmek üzere, geniş açılı arka AVM kamerasını kullanıyor. Her iki kör noktadan birinde bir aracın tespit edilmesi halinde, Yeni Nissan Note’un yan aynası üzerindeki uyarı ışığı yanıyor. Sürücünün şerit değiştirmesi sonucunda sistemin tehlike alanında bir araç tespit etmesi halinde, ışık yanıp sönmeye başlıyor ve sesli bir uyarı veriyor. Şeritten Ayrılma Uyarısı B segmentinde ilk kez yer alacak premium özellik olan Şeritten Ayrılma Uyarısı, arka AVM kamerasını kullanarak aracın şeritten yavaş yavaş çıkmaya başlaması

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


durumunu tespit ediyor. Gelişmiş bilgisayar, sürücüye yoldaki konumunu düzeltmesi için uyarı veriyor. Dolayısıyla, sistem otomatik olarak kendi hassasiyetini ayarlayarak, farklı kullanım tarzlarına olanak sağlıyor. Hareketli Nesne Algılama Çevre Görüş Sistemi’nin özellikleri üzerine inşa edilen bu yeni işlev, geri giden Yeni Nissan Note’un, yoluna çıkabilecek olan nesneleri tespit etmeye yardımcı olmak üzere sürücüye yardımcı dijital pilotluk sağlıyor. Sıradan park yardımcıları sürücüyü yolda bir nesne olması halinde uyarırken, Hareketli Nesne Algılama sistemi ise geri giden Yeni Nissan Note’a doğru yürüyen

bir çocuk gibi aracın arkasında hareket eden nesneler veya kişiler olması halinde sesli ve görsel bir uyarı veriyor. Bagaj kapağına monte edilmiş olan ve dışbükey lense sahip olan geniş açılı arka AVM kamerası, aracın arkası için 180 dereceyi aşan benzersiz bir görüş alanı sunuyor. Kameradan elde edilen görüntülerse, 5.8 inçlik Nissan Connect ekranında görüntüleniyor. Hem AVM hem de Güvenlik Kalkanı, Yeni Nissan Note’un 5.8 inçlik dokunmatik ekrana sahip olan, gelişmiş Nissan Connect Multimedya Sistemi, uydu navigasyonu, Bluetooth ve ses sistemi içerisine dahil edildi. Tepeden tırmnağa yenilenen Nissan Note, Türkiye yollarına 41 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla çıkıyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

35


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ YENİ NİSSAN MİCRA’DA ZENGİN DONANIM Micra, Nissan’ın Avrupa’da sattığı en iyi 3’üncü modeli ve 30 yıllık efsanevi geçmişi ile öne çıkan modellerinden. Nissan’ın hali hazırdaki başarısının temel taşlardan biri olan Micra modelinde yenilikler ve geliştirmeler meydana getirildi. Ön ve arka tasarımı tamamen yenilenen Yeni Nissan Micra’da, Nissan Connect Multimedya Sistemi, Park Asistanı gibi özellikler hayata geçirildi. Ayrıca komple metal değişimleri ile iç mekanda önemli değişiklikler yapıldı. Merkez konsol, trim, ledli stop lambalar, Radyo CD-MP3 Çalar yenilendi. Versiyonlara göre değişiklik gösteren yeni multimedya sistemi, USB+AUX girişleri ve son teknoloji geniş ekranlı dokunmatik navi-

36

gasyon sistemi eklendi. Yeni eklenen 2 renkle ve 15 inç jant seçeneğiyle dış tasarımda ekstra bir yenilik sağlandı. Yeni Nissan Micra’da yer alan önemli özelliklerden biri üzerinde V şekli yer alan yeni ön ızgara. Değişim sadece ön ızgara ile sınırlı kalmayıp, kaput, ön farlar ve ön tamponlar da yeni bir tasarıma sahip. Ön sis lambalarının da krom çerçeveler içinde yer alması, fark yaratıyor. Dış tasarımda yapılan tüm bu değişiklikler, Yeni Nissan Micra’yı daha güçlü, daha kararlı ve dinamik gösteriyor. Yeni Nissan Micra’nın bir diğer önemli özellikliği ise üst versiyonda yer alan Nissan Connect Navigasyon ve Multimedya sistemi. 5,8 inç’lik yeni ekrana sahip bu

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


sistem, kromajlı düğmelerle kumanda ediliyor. Dünyanın en verimli petrol motorlarını üreten Nissan, Yeni Nissan Micra’nın en üst versiyonunda 3 silindirli 1.2 litrelik direkt enjeksiyonlu, benzinli ve “supercharge”lı DIG-S motoru kullanıyor. sınıfının en üst teknolojisine sahip olan motor, 98 PS’lik sıradışı bir performans yaratıyor ve bir dizeli ekonomisi sağlıyor (100 km’de 4,4 lt.). Ayrıca 99 gr/km’lik düşük emisyon değeriyle doğayı da düşünen DIG-S motorlarda yer alan otomatik stop/start teknolojisi yakıt ekonomisini yüzde 4 oranında geliştiriyor. Yeni Nissan Micra’nın STREET versiyonunun standart donanımları arasında; merkezi kilit, elektrikli ön camlar, elektrikli direksiyon simidi, 14 inç çelik jantlar, Crui-

se Control, sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları ile ABS ve ESP yer alıyor. MATCH versiyonu ile birlikte Otomatik klima, Ön sis farları, 15 inç çelik jantlar, otomatik yanan farlar ve yağmur sensörlü silecekler sunuluyor. En üst versiyon olan DIG-S DESIRE’da ise Nissan Connect Multimedya Sistemi, Akıllı anahtar, Start Stop Düğmesi, Otomatik katlanan ısıtmalı yan aynalar, Park Asistanı, Park sensörleri, Cam Tavan ve Süet görünümlü koltuk kaplamaları bulunuyor. Nissan Micra, 30 yıldır 6 milyon adetten fazla satış rakamıyla küçük otomobil sınıfında akıllarda ve kalplerde yaşamaya Yeni Micra ile devam edecek. Micra, 36 bin 900 TL.’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

37


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

İTALYAN ATEŞİ DAHA

ALFA ROMEO

GIULIE

Yazı: ÖNDER CANÖZER & FOTOĞRAFLAR: ALFA ROMEO MEKAN: MILANO / İTALYA

S 38

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


A DA ALEVLENİYOR

ETTA & MiTo

K L İ Ş Ü R SÜ KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

39


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

O

tomobil tutkunları için her zaman ayrı bir yeri bulunan ve köklü bir geçmişe sahip Alfa Romeo markasının tüm dünyada büyük ilgi gören iki modeli Giulietta ile MiTo, 2014 yılına geçirdikleri makyajla güncellenen tasarım ve donanımın yanı sıra geliştirilen daha verimli ve çevreci motor seçenekleriyle giriyorlar.

40

İtalyan otomobilleri denildiğinde akla ilk gelen markalardan Alfa Romeo’nun bugün tüm dünyada 350’den fazla kulübü olduğu, resmi Facebook sayfasında 1 milyon takipçi sayısını ve Google üzerinde 64 milyondan fazla görseli bulunduğunu söylemek sanırım markanın sektördeki yerini vurgulaması açısından yeterli olacaktır. Bu özel markanın yine çok özel modelle-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


www.carmedya.com

rinden Giulietta’nın ilk gün 1.4 TB 170 HP, ikinci gün ise 2.0 JDTM Q2 versiyonlarının ilk sürüşünü Fiat Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Alfa Romeo tarafından gelen davetle, son derece keyifli bir güzergah olan Milano - Novi Ligure arasında gidiş ve dönüş olmak üzere toplam 400 km’lik bir mesafede kullanma imkanı buldum. Gerek otoban, gerekse de eşsiz bir doğa manzarası

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

41


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ ve geleneksel İtalyan köylerinin eşlik ettiği bol ve keskin virajlı dağ yollarında kullandığım Giulietta’nın her iki motor versiyonunun da büyük keyif verdiğini belirtmem gerek. Kısıtlı araç sayısı nedeniyle her ne kadar MiTo modelini kullanma imkanı bulamasam da bu araçla ilgili yapılan güncellemelere de fazlasıyla hakimim. Öncelikle güncel haliyle MiTo modelinin Tem-

AH

LANCIA JEEP ALFA

42

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


www.carmedya.com

muz ayından bu yana Türkiye’de satışta olduğunu söylemekte yarar var. Yolculuğumuz boyunca bize eşlik eden Lancia, Jeep ve Alfa Romeo markalarının Türkiye Pazarlama Müdürü Ahmet Çapar ‘dan edindiğimiz bilgiye göre ise Giulietta’nın yeni model yılı için güncellenen versiyonları ise 2014 yılından itibaren pazara sunulmaya başlanacak.

Şu an MiTo’da 1.4 TB 135 HP TCT ve 1.4 TB Multiair 170 HP Quadrifoglio Verde versiyonları hali hazırda satışa sunulurken, Giulietta’nın gelecek motor versiyonları ise 1.4 TB 120 HP, 1.6 JTD 105 HP ve 1.4 TB MultiAir 170 HP MT olacak. Giulietta’da Progression Plus ve Distinctive olmak üzere iki farklı donanım seçeneği sunulacak. Bu arada Türkiye pazarında Eylül ayı sonu

HMET ÇAPAR

ROMEO PAZARLAMA MÜDÜRÜ

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

43


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ itibariyle 800 adetlik satış rakamına ulaştıklarını söyleyen Çapar, yılsonuna kadar hedeflerinin 1200 adetlik satış rakamına ulaşmak olduğunu da belirtti. Hazır Türkiye pazarına değinmişken biraz konu dışı olacak ama ilginizi çekeceğini umduğum küçük bir not. Sınırlı sayıda üretilen ve tüm dünyanın merakla beklediği 4C modelinden ise Türkiye’ye sadece üç adet getiriliyor ki bu araçların iki tanesinin siparişi alınmış durumda. Aracın kesin olmamakla beraber Türkiye satış rakamının da 110 bin euro civarında

44

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


olması bekleniyor. Bu küçük bilginin ardından dilerseniz tekrar Giulietta ve MiTo modellerinne dönelim ve güncelleştirmeyle gelen yeniliklere bir göz atalım. Genel olarak her iki aracın dış tasarımında küçük bazı detaylar dışında büyük bir farklılık görünmediğini söylemeliyim. Her iki modelde de önde krom ızgara, yenilenen far bloğu ve Giulietta’da tamamen yeni sis lambaları dış tasarımın ana unsurlarını oluş-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

45


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ turuyor. Ön yüzdeki bu küçük dokunuşlar, zaten çekici bir görünüme sahip araçları daha da dinamik bir karaktere kavuşturmayı başarıyor. Güncellemeyle birlikte Giulietta model gamına gümüş, mavi ve bronz olmak üzere üç yeni gövde rengi seçeneği de ekleniyor. Araçların iç mekanlarında da bu sportif dokunuşlar hissediliyor. Her iki modelde

46

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


de en büyük yenilik ön panele entegre edilen 5 inç üyüklüğünde dokunmatik renkli dijital ekran. Continental patentli bu ekranla birlikte Alfa Romeo müşterilerine TomTom navigasyonseçeneği de sunuyor. Giulietta için aynı zamanda 6.5 inçlik bir ekran seçeneği de yer alıyor ancak Türkiye’de MiTo modelinde opsiyonel olarak 5 inç ekran seçeneği sunulurken, Giulietta’da bu ekran

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

47


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ standart donanımda yer alıyor olacak. 6.5 inçlik ekran seçeneği Türkiye’yi kapsamıyor. Modelin motor gamındaki yenilikleri ise MiTo’da 0.9 Turbo Twin Air benzin ve Giulietta’da 2.0 JTDM dizel motor seçenekleri oluşturuyor. Bu iki motor versiyonu da şimdilik Türkiye’de satışa sunulmayacak. MiTo kullanma şansı bulamadığım için ilk gün kullandığım Giulietta 1.4 TB MultiAir 170 HP

48

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


hakkındaki izlenimlerime yer vermek daha doğru olacak. 2.0 JTDM ülkemizde satışa sunulmayacağı için bu konuya değinmeyeceğim. Alfa Romeo markası da dünyanın genelindeki düşük hacimli ama yüksek verimli motor trendine uyarak gerçekten başarılı bir motor teknolojisine imza atmış. Motordan bahsetmeden önce aracın ses

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

49


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ yalıtımının daha da iyileştirildiğini söylemem gerek. Araç gerek otobanda gerekse de çok keskin ve engebeli dağ yollarında başarılı süspansiyon ayarları sayesinde konforlu yolculuk imkanı sunuyor. Hassas direksiyon sayesinde sürüş keyfiniz artarken, gaz pedalı ve motor uyumu oldukça iyi. Bu versiyonda otomatik şanzıman opsiyonel olarak sunuluyor. Benim kullandığım

50

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


araçta sunulan altı ileri kademeli düz vites seçeneğinde geçişler yumuşak ve seri kullanıma olanak tanıyor. Genel tasarım değişmediği için boyutları aynı kalan otomobil makyaj öncesindeki gibi net ve iyi bir görüş alanına sahip. İtalyan otomobillerine has yüksek performans ama konforlu bir kullanıma sahip aracın 1.368 cc hacmindeki motoru 5500

d/d’de 170 HP güç ve 2500 d/d’de 250 Nm tork değeri sunuyor. 218 km/s hıza ulaşabilen araç, 0-100 km/s hızlanmasını 7.8 saniyede gerçekleştiriyor. 1290 kilogram ağırlığa sahip araç için bu motor seçeneği gücü ön tekerlere aktararak, fazlasıyla yeterli bir çekiş gücü sunuyor. 305 litre bagaj hacmine sahip Giulietta kompakt sınıfta ideal bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

51


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

SUV SINIFI K HONDA

CR-V 1.6 i-DTEC

Honda’nın Civic HB ile başlayan düşük hacimli dizel motor sürprizi CR-V ile sürüyor. Gerek düşük yakıt tüketimi gerekse de vergi avantajı nedeniyle 80 bin 900 TL’den başlayan fiyat seçenekleriyle Yeni CR-V 1.6 i-DTEC rakiplerine meydan okuyor. Yazı: ÖNDER CANÖZER & FOTOĞRAFLAR: HONDA MEKAN: BELEK / SİDE / ANTALYA

52

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KARIŞACAK K L İ Ş Ü R Ü S KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

53


e

SÜRÜŞ İZLENİMİ

H

onda tutkunları nihayet ülkemiz vergi mevzuatı ve yüksek yakıt fiyatları nedeniyle yıllardır özlemini çektikleri düşük hacimli dizel motor seçeneğine kavuşuyor. Aslında ilk olarak geçtiğimiz aylarda Civic HB modeliyle dikkatleri üzerine çeken ve tamamen Honda patentli 1.6 litrelik i-DTEC motor seçeneği artık CR-V modelinde kullanılmaya başlandı.

54

İlk kez 1995 yılında yollara çıkan ve her dönemde kendisine has özel çizgileri ve donanımıyla dikkat çeken CR-V, SUV pazarında giderek artan rekabette 2.2 litrelik dizel motor seçeneği nedeniyle vergi engeline takılmış ve fiyat konusunda rekabetçi özelliğini kaybetmişti. Ancak yeni dizel motor seçeneğinin getirdiği avantajlarla büyük bir çıkış yapan CR-V, 80 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarıyla da do-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


nanım ve fiyat oranı dikkate alınacak olursa, rakiplerinin uykusunu kaçıracak türden bir araç haline gelmiş durumda... 1996 yılından bu yana dünya genelinde 5.1 milyon adedin üzerinde satılan Honda CR-V için yepyeni bir dönemin başlangıcını da ifade eden ve Avrupa ve Türkiye için son derece önemli olan 1.6 litrelik dizel motor, markanın Earth Dreams Technology motor serisinin ürünü olarak karşımıza çı-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

55


e

SÜRÜŞ İZLENİMİ

56

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


kıyor. Yeni 1.6 i-DTEC motor ile donatılmış ikinci model olan CR-V 1.6 dizel, başlangıç fiyatları 80 bin 900 ile 92 bin 900 TL arasında değişen Dream, Premium ve Elegance adlı üç farklı versiyona sahip. Yamasaki: “Gerçek Honda yeniden doğuyor” 2013 yılı itibarı ile gerçek Honda’nın yeniden hayat bulmaya başladığını ifade eden Honda Türkiye Başkanı Hideto Yamasaki “İnovasyon, üstün mühendislik, sportiflik ve eğlence gibi otomobiller için vazgeçilmez değerlerle yoğrulan Honda modelleri, bu yıl itibarı ile yeniden doğuyorlar. 2015 yılında yeniden başlayacağımız Formula 1, gerçek Honda ve Honda mühendisliğinin doğuşunu simgeliyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de de satışa sunacağımız NSX ve Type R modelleri, Honda’nın sportif, yenilikçi ve eğlenceli yanını pekiştirmiş olacaklar. 2012 yılı itibarı ile dünya genelinde 25 milyon Honda müşterisine ulaştık ve bugün rekor sayılabilecek yıllık 3.8 milyon yeni müşteri sayımızı 2017 yılı sonunda yıllık 6 milyon satışa ulaştırmayı hedefliyoruz. Küçük dizel motorumuzla Avrupa’da önemli bir başaKASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

57


e

SÜRÜŞ İZLENİMİ

rı hedefliyoruz ve ‘Earth Dreams Technology’ motorlarımızın ilki olan 1.6 i-DTEC sayesinde Türkiye’deki müşterilerimizi sınıf lideri performans ve düşük tüketimle buluşturuyoruz. CR-V dizel modelimizin sadece 4,5 litre olan 100 km’deki tüketimiyle Türkiye’de büyüyen SUV pazarında güçlü bir konuma yerleşeceğine inanıyoruz” dedi. Avrupa pazarında yüzde 50’ler seviyesinde

paya sahip kompakt SUV segmentinde tamamen yeni bir pazara adım atmış olacaklarını belirten Honda Türkiye Otomobil Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erdem Soydaş ise sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’deki SUV segmenti toplam satışları incelendiğinde Türkiye’de şanzıman tercihlerinde manuel vitesin tercih edilme oranı 2008 yılındaki yüzde 20’lerden 2013 yılın-

HIDETO YAMASAKI

HONDA TÜRKİYE BAŞKANI

58

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


da yüzde 60’a ulaştığı gözlemleniyor. Tüm bu veriler ışığında Honda olarak, artık hem Avrupa hem de Türkiye’de müşterilerimizin beklentilerini karşılayacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Honda CR-V 1.6 i-DTEC’in, vergi avantajının getirdiği rekabetçi fiyatıyla Türkiye’de büyük başarı göstereceğine inanıyoruz. 2013 yılının 600 bin, 2014’ün de 610 bin adetlerle kapanmasını öngördüğü-

müz Türkiye binek otomobil pazarında 2 bin 250 adetlik CR-V dizel satışı gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi. Eroskay: “CR-V 1.6 dizel artık konfor, fonksiyon ve düşük tüketimin yeni adı” CR-V 1.6 dizelin Honda ürün gamındaki Earth Dreams Technology motor serisinin bir ürünü olan yeni 1.6 i-DTEC motor ile do-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

59


SÜRÜŞ İZLENİMİ natılmış ikinci model olduğunu belirten Honda Türkiye Satış Sonrasından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Can Eroskay, “Otomobil tipi oturma pozisyonu, akıllı ergonomi ve geliştirilmiş ses yalıtımı ile konfor seviyesini yukarılara taşıyan CR-V 1.6 i-DTEC’in, tek dokunuşla katlanan arka koltukları ve geniş bagaj hacmi ile sınıfına örnek...” açıklamasında bulundu. Antalya’da Belek-Side güzerhagında kullanma imkanı bulduğum Honda CR-V 1.6 i-DTEC için ilk söyleyebileceğim motorun dizel mo-

60

torlara göre sessiz çalışması... Önden çekiş ve düz vites kombinasyonu ile 120 PS güç ve 300 Nm tork değerine imza atan motorun yüksek tork değeri çekiş konusunda da sıkıntı yaşanmasının önüne geçiyor. Fabrika verilerine göre 100 km’de 4,5 litre yakıt tüketen otomobilde biz de 4.8 litrelik bir tüketim değerini yakalamayı başardık. Bu arada 2.2 litrelik dizel motorlu versiyona göre 116 kg. daha hafif olan CR-V 1.6 i-DTEC, geliştirilen süspansiyon ayarları ve viraj denge

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


çubuğunun da etkisiyle binek bir otomobildeki kadar iyi bir yol tutuş ve denge sağlıyor. Sürücü-yolcu-yan ve perde hava yastıkları, araç denge kontrol sistemi (VSA), ABS, elektronik fren gücü dağıtımı (EBD), acil durum fren desteği, yokuşta kalkış desteği (HSA) ve lastik basınç ikaz sistemi (DWS) gibi güvenlik donanımlarının standart olarak sunulduğu 80 bin 900 TL’lik başlangıç fiyatına sahip Dream adlı giriş seviyesinde ayrıca renkli TFT LCD bilgi ekranı i-MID, hız sa-

bitleyici, Idle Stop (Start&Stop), çift bölgeli otomatik klima, tek dokunuşla 60:40 oranında katlanabilen arka koltuklar, ısıtmalı ve elektrikli yan aynalar ile gündüz yanan farları yer alıyor. 86 bin 900 TL’lik Premium donanım seviyesiyle birlikte Dream’e ilave olarak park sensörü, ön sis farları, bluetooth sistemi, katlanabilir yan aynalar, geri görüş kamerası ve alüminyum görünümlü ön konsola sahip olunabiliyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

61


GÜVENLİ SÜRÜŞ

“KORNAYI SEVGİ

Yener Gülünay İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı yener@gusem.com

62

M

erhaba Sevgili okuyucular, Trafikte doğru iletişim, sürücülerin araç kullanırken ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini trafiği paylaştığı diğer sürücü ve yayalara anlatmak ve uyarmak için kullandığı sinyal, dörtlü ikaz, korna, fren lambalarının yerinde ve doğru kullanılmasıdır. Neden tüm sürücüler aynı davranışları sergilemez? Örneğin, bir sürücü ‘yol ver’ diye selektör yaparken, diğeri ‘yol veriyorum, geç’ diye selektör yapabiliyor. Bir başka iyiliksever sürücü de ‘ilerde radar var, yavaşlayın’ diye uyarıyor karşıdan geleni… Otomobil kullanma ve trafikle ilgili ilk bilgileri genellikle önce aile ortamında, daha sonra da herhangi bir yakınımızdan öğreniriz. Bize öğreten kişinin söylediği her şeyi doğru kabul edip, trafiğe öyle çıkarız. Trafikte de etrafımızda yapılanları taklit etmeye başlarız. Bu yüzden ülkemizde otomobil kullanma ile ilgili bilgilerin büyük çoğunluğu kulaktan dolma ve çoğunlukla yanlıştır. Trafik kazalarında, sürücü bilgi ve beceri eksikliğinin oranı son yıllardaki istatistiklere bakarsak % 90 ile %92 arasında değişmektedir. Bu istatistikler ve yaşadığımız trafik ortamı bize gösteriyor ki, hem sürücüler, hem yolcular, hem de yayalar trafikle ilgili temel bir eğitim almadıkları için bir çok yanlışı göz göre göre yapmaktalar. (Kırmızı ışıkta geçmek,

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


İYLE ÇALMAK!” emniyet kemeri takmamak gibi...) Aracını saygı ve höşgörü çerçevesinde kullanan sürücüler trafikte doğru iletişim kurmakta zorlanmaz. İnsan hayatına duyduğumuz saygı gereği zamanında ve doğru kullanılan dörtlü ikaz ve korna gibi gereçler olası bir kazanın önüne geçebilir. Bu ayki yazımda sürücülerin dörtlü ikaz ve kornayı nasıl başka amaçlarla kullandığını ve olması gereken doğru kullanım şekillerini paylaşmak istiyorum. SİSTE KAZALARI ÖNLEMEK İÇİN DÖRTLÜ İKAZ Geçen yıl ülkemizi bir hafta ablukaya alan sisli bir havada Ankara’dan İstanbul’a karayoluyla seyahat etmiştim. Hava kararırken yola çıktık. Sisin yoğunlaştığı yerlerde otomobillerin büyük çoğunluğu ateş böceği gibi dörtlülerini yakmış, yavaş bir şekilde seyrediyorlardı. Bir çoğu da önündeki aracı çok yakından izliyordu. Herhalde ‘etrafta sis var, dikkatli gidin’ demek istiyorlardı. Öndeki araca yakın giderek yalnızlık duygusundan kurtuluyor ve kendilerini güvende hissediyorlardı. Ancak galiba şu gerçeği görmüyorlardı; herkes sis olduğunu ve görüş mesafesinin kısaldığını görebilir! Asıl tehlike, yaklaşılan yol kesiminde sizi bekleyen kaza yapmış veya herhangi bir nedenden durmuş araçlardır. Sizinle aynı hızlarda normal bir şekilde yol alan araçlar değil. Üstelik kısa far, sis farları ve park ışıkları yeterli görülmeyi sağlayabilir. Ama dörtlü ikaz ya da diğer adıyla flaşörleri yaktığınızda rahatsız edici şekilde gözünüzü alır. Zaten sis şartlarında dikkatinizi yoğunlaştırdığınız için

gözleriniz yorulmuştur. Karanlıkta görmeniz gereken tehlikeyi biri yanıp, biri sönen dörtlü ikazlar nedeniyle çok geç algılarsınız. Bu da kazaya karışmanız anlamına gelir. Olması gereken dörtlü ikazlarınızın sadece ciddi bir tehlike durumunda etrafınızdakileri ve özellikle hızla yaklaşanları uyarmak amaçlı kullanılması olmalıdır. Bir kazaya karıştınız veya kaza yerine ilk siz geldiniz. Arkadan gelenleri dörtlü ikazlarınızı yakarak uyarmalı, uyuyorlarsa uyandırmalısınız. Ya da aracınız arıza yaptı ve tehlikeli bir noktada kalakaldınız, işte burada dörtlü ikaz yakılır. Zaten seyir halinde sürekli yanan bir dörtlü ikazla kimseyi zamanında uyaramayacağınız gibi, tehlikeyi daha geç görmesine yol açabilirsiniz. Örneğin görüş mesafesinin 30 metre olduğu yoğun bir siste seyrediyorsunuz. Arkadan gelen otomobil de 20 metre mesafeyle aynı hızda sizi izliyor. Önde duran bir otobüs olduğunu gördünüz ve sert bir fren yaparak yavaşlamaya başladınız. Bir kaç metre kala durmayı başardınız. Arkadaki aracın sürücüsü ise otobüsten 50 metre gerideyken dörtlü ikazları açtığınızda tehlikeyi çok daha erken algılayıp, frenlemeye geçebilir. Dörtlü ikazlar açık olarak seyretseydiniz, duran otobüsü arkaya haber veremez ve size çarpmasına imkan yaratırdınız. YALANCI ÇOBAN OLMAMAK İÇİN DİKKAT Askere gidenlerin konvoyunda veya düğün alayında, ‘park ettim 5 dakikaya geleceğim’ diyerek veya yağmur çok şiddetli yağıyor diye dörtlü ikaz yak-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

63


GÜVENLİ SÜRÜŞ

Yener Gülünay İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı yener@gusem.com

64

mak doğru değildir. Dörtlü ikazı tünellerde de yakanların sayısı hiç de azımsanmayacak kadar fazla. Bu da yanlış bir uygulama. Güzdüzleri kısa farlarınızı daha erken farkedilmek için mutlaka yakınız. Özellikle tünele girdiğinizde başka bir şey yapmanıza gerek kalmaz. Yalancı çoban masalını hatırlarsınız. Tam da o masaldaki çoban gibi ‘koyunlara kurt saldırdı’ diye köy halkını kandıra kandıra, gerçekten kurt saldırdığında çobana kimse inanmamış. Dörtlü ikazını gerçekten bir kazayı haber verme amaçlı kullanan sürücüye kimse inanmazsa büyük bir kaza olmak üzere demektir. Dörtlü ikazını seyir halinde yakan bir aracı gördüğünüzde hemen yavaşlamalı ve arkadan gelenleri siz de dörtlü ikazlarınızı yakarak uyarmalı, asla önünüzdeki aracı geçmemelisiniz. Kaza yerinden once durmanız çok daha ölümcül başka kazaları önleyecek bir davranıştır. KORNAYI KİMLERE ÇALMAMAK LAZIM Korna uyarı amaçlı kullanılması gereken bir aktif güvenlik gerecidir. Sürücünün en kolay ulaşabileceği yerdedir. Amaç sizi fark etmeyen sürücü veya yayaları sesle uyarmak ve olası bir kazayı önlemektir. Kornayı gerekli gereksiz kullanan, hatta elini kornanın üzerinden hiç ayırmadığı için eli direksiyon göbeğinin şeklini alan sürücüler bile görülebilmektedir. Pekiyi, korna hangi durumlarda kullanılıyor bir bakalım: Selamlaşmak için, kızmak ve küfür etmek için, söylenmek ve homurdanmak için, sevinmek için, protesto için, düğün dernek ve asker uğurlamalarında, şampiyonluğu kutlamak için, birini çağırmak için, trafiğin uzun süre durması üzerine trafiği açmak için (!)korna kullananları görmek mümkün. Korna bazen de gerçek amacı olan fark edilmek için de kullanılsa da, yine de kazayı önleyememektedir. Çünkü güvenli sürücülükte sadece korna çalmakla sorumluluğunuz bitmez. Önemli olan size tehlike yaratan kişinin davranışlarını kontrol altında tutmaktır. Yani kornaya bastığınız halde ayağınız hala gaz pedalının üzerindeyse, yaya birden önü-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


nüze doğru hamle yaptığı takdirde frene basamadan çarpabilirsiniz. O halde korna aracınızı durdurmaya yarayan bir gereç değildir. Korna çalınmaması gereken kişiler vardır. Daha doğrusu karşınızdakinin beklenmedik tepkiler verebileceğini hesaba katmanız ve kornayı mümkün olduğunca kullanmamamız gereken iki grup vardır. Bunların ilki çocuklar, diğeri yaşlılardır. Çocuklar oyun oynarken veya başka bir şeye konsantre olmuşken sizi duymaz ve görmez. Korna sesini duyarsa çok ani hareketlenebilir, önünüzdeyse donup kalabilir, yol kenarındaysa önünüze çıkabilir. Yaşlıların duyma ve görme problemi vardır. Korna sesini hiç duymayabilir. Ve görme problemi nedeniyle sizi fark etmeyebilir, sağlıklı ve hızlı karar veremez. Bir yaşlının yanına gelip kornaya (hele bu ha-

valı kornaysa) basarsanız, onu korkutur ve kalp krizinden hayatını kaybetmesine bile neden olabilirsiniz. Yaşlılara saygılı olmalıyız ve onlara korna çalmak yerine sabırlı olmalı, beklemeliyiz. Önümüzden tam geçmeden frenden ayağımızı kaldırmamalıyız. Önünüzde düşebileceğini de hesaba katmalısınız. Kısaca kornaya ‘sevgiyle’ basmalıyız! Güvenli sürücü trafiğe çıkarken asli görevinin insan hayatını korumak ve tehlike yaratacak davranışlardan kaçınmak olduğunu bilir, insan sevgisiyle yola çıkar. Bu anlayış sizi yanlış yapmaktan alıkoyacaktır. Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayınız. Çocuklarınızı boy ve kilolarına uygun çocuk güvenlik koltuklarında kemerleri bağlı seyahat ettiriniz. Keyifli ve kazalardan uzak yolculuklar…

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

65


SÜRÜŞ İZLENİMİ

66

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Yenilenen E Serisi ailesinin seçkin üyesi E 250 Coupe, sportif coupe profilini şık ve dinamik detaylarla gözler önüne seriyor. Yazı ve FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER MEKAN: YEŞİL VADİ / ULUPELİT

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

67


e

SÜRÜŞ İZLENİMİ

M

ercedes-Benz’in geçtiğimiz aylarda yenilenen E Serisi ailesinin nihayet Türkiye yollarına çıkan Coupe versiyonu, ilk bakışta Mercedes tutkunlarının kalplerini fetheden şık ve dinamik tasarım detaylarıyla kusursuz bir sportif coupe pofili çiziyor. Serinin E 250 versiyonu sürüş izlenimi köşemizin seçkin konukları arasında yerini alırken,

68

2.0 litrelik turbo beslemeli benzinli motor ve 7 kademeli geliştirilmiş otomatik şanzımanıyla şıklığını yüksek performans ve üst düzeyde bir sürüş keyfiyle birleştiriyor. Aracın performansına geçmeden önce dilerseniz tasarımın detaylarına bir göz atalım. Daha önce ilk sürüşünü Almanya ve Danimarka arasında 600 kilometrelik bir parkurda gerçekleştirme imkanı bulduğumuz model için o

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


günkü düşüncelerimizi aynen aktarmakta yarar var. Önde gösterişli tampon ve geniş hava girişleri, krom çerçevyle vurgulanan ön ızgara ve ortasında büyük Mercedes-Benz logosu ile daha ilk görüşte sizi kendisine bağlıyor. Aracın büyük far bloğu özel gündüz farları tasarımıyla karakteristik bir bakışa sahip. Ön ızgaradan başlayarak A sütununa kadar devam eden yüksek kaput çizgisi, otomobilin önden arkaya doğru uzayan yay gibi gergin ve son derece sportif profiline katkı sağlarken, güçlü ve sağlam bir etki bırakıyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

69


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Gövde boyunca üst ve alt kısımda yer alan belirgin hat çizgileri de bu dinamik tasarıma estetik bir doku kazandırıyor ve aracın aynı zamanda güçlü görünmesini sağlıyor. Arkada ise yatay koumlu büyük stop lambaları ve krom tampon altı kaplaması ile geniş egzoz çıkışları performans hakkında ipuçları veriyor.

70

4703 mm. uzunluk, 1538 mm. genişlik, 1367 mm. yükseklik değerlerine sahip test otomobilimiz 2760 mm’lik dingil mesafesi sayesinde coupe profiline rağmen özellikle arka bölümde oldukça cömert bir diz ve baş mesafesi sunuyor. İç mekanda kullanılan malzemeler sınıf standartlarının üzerinde diyebilirim. Kalite-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


li plastik, deri döşeme ve metalik görünümlü kaplamalar mükemmel bir işçilikle harmanlanarak, otomobilin dış tasarımındaki kalite algısını iç mekanda da fazlasıyla hissettirmeyi başarıyor. Kolay takip edilebilen gösterge paneli ve derli toplu ve şık bir tasarıma sahip orta konsolun kullanımı son derece kolay. Orta konsolun en üst kısmında geniş bir dijital ekran yer alıyor. Bu ekran aracılığıyla multimedya sistemlerini,

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

71


SÜRÜŞ İZLENİMİ

72

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


“Kaliteli plastik, deri döşeme ve metalik görünümlü kaplamalar mükemmel bir işçilikle harmanlanarak, otomobilin dış tasarımındaki kalite algısını iç mekanda da fazlasıyla hissettirmeyi başarıyor.”

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

73


SÜRÜŞ İZLENİMİ

74

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Bluetooth ve navigasyonu kullanabiliyorsunuz. Daha altta ise havalandırma ızgaralarının altında son derece şık analog bir saat yer alıyor. Sırasıyla alta doğru multimedya sistemi ve klima sistemlerinin kumanda bölümleri yerleştirilmiş. Elektrik kumandalı ve havalandırmalı koltukların pozisyon ayarı için daha önceki modellerden de bildiğimiz şekilde kapı üzerindeki düğmeler yardımıyla kolaylıkla ayar yapabiliyorsunuz. E Serisi Sedan’da ise bu kumanda düğmeleri koltuğun yan tarafında bulunuyor. Test aracımızın kalbinde yazının başında da belirttiğimiz gibi 2.0 litrelik turbo beslemeli benzinli bir ünite görev yapıyor. 5500 d/d’de 211 HP güç ve 1200 ile 4000 d/d aralığında 350 Nm tork değerlerine imza atan E 250 Coupe, sarsıntısız ve seri geçişlere imkan tanıyan kendisini kanıtlamış 7G-TRONIC Plus şanzıman sistemiyle kombine ediliyor. 0-100 km/s hızlanması 7.1 saniyede gerçekleşen ve sınırlandırılmış 250 km/s hıza ulaşabilen araç, alt devirlerden itibaren sunuğu yüksek güçle perKASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

75


SÜRÜŞ İZLENİMİ formanslı araç kullanmak isteyenlerin beklentilerini fazlasıyla karşılıyor. Karma tüketimde 100 kilometrede sakin kullanımda fabika verilerine göre 6.1 litre yakıt tüketen araçla bu değeri biz sürüş sırasında yakalamayı başardık. Ancak performanslı kullanımda bu oran rahatlıkla 10 litreye kadar yükselebiliyor. Son derece dengeli ve konforlu bir yolculuk

76

imkanı sunan otomobilde her türlü güvenklik önlemi düşünülürken, isteğe bağlı alınabilen sürüş destek sistemleri arasında bulunan geliştirilmiş Distronic Plus teknolojisinde direksiyon desteği de yer alıyor. Bu sistemle önünüzdeki aracı takip edip, gerektiğinde fren veye gazı otomatik olarak devreye sokan sistem, aynı zamanda şerit dışına kaymalara da müdahale ediyor.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

77


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Mercedes-Benz E 250 Coupe Maksimum güç

211 HP - 5500 d/d

Son hız

250 km/s

Şanzıman

7G-TRONIC PLUS

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4703/1538/1397 mm

78

Bagaj hacmi

455 lt

Emisyon (CO2)

132 g/km

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

79


SÜRÜŞ İZLENİMİ

DÜŞÜK VERG YÜKSEK KONF

80

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


BMW 5 Serisi’nin yeni 1.6 litre motora sahip 520i modeli, Türkiye’de uygulanan vergi sistemine uygun motor hacmi sayesinde yakıt tasarrufu ve makul fiyat oranlarıyla öne çıkarken, konfordan da ödün vermeyerek hedefi 12’den vuruyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

MEKAN: MALTEPE SAHİLYOLU / DRAGOS / KURTKÖY

Gİ FOR

Yazı ve FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER

www.carmedya.com

81


SÜRÜŞ İZLENİMİ

A

lman premium otomobil üreticileri arasındaki Türkiye vergi mevzuatına uygun araç rekabetinde Mercedes-Benz’in C Serisi’nde kullandığı 1.6 litrelik motor versiyonuna cevap BMW’den yine 1.6 litre hacimli motor seçeneğiyle satışa sunulan 520i ile geldi. BMW markasının 3 Serisi ile birlikte en çok ilgi gören model serisi 5 Serisi’nin sportif

82

sedan modelleri arasında haklı bir üne sahip dinamik tasarımı 520i’de de kendisini gösteriyor ve meraklı bakışları üzerine çekmeyi kolaylıkla başarıyor. Aracın hafif eğimli hatlarıyla öne çıkan yüzü, markanın klasik çift böbrek ızgara tasarımı ve çift halkalı far bloğuyla oldukça dinamik bir görünüm sunuyor. Ön ve arka sis farlarının etrafında ve aracın cam çerçeveleri ve

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


www.carmedya.com

kapı kollarında vurgulanan krom görünümlü malzeme ile prestj duygusu da vurgulanıyor. Akıllı tasarım detaylarıyla uzun bir araç olmasına rağmen kompakt bir görünüm sunan 520i, 4907 mm. uzunluğa, 1860 mm genişliğe, 1464 mm. yüksekliğe ve sınıfındaki rakiplerinin kolay kolay ulaşamayacağı 2968 mm’lik bir dingil mesafesine sahip. Dingil mesafesinin bu denli uzun olması bera-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

83


SÜRÜŞ İZLENİMİ

berinde iç mekanda ciddi anlamda geniş bir diz ve baş mesafesini hem ön, hem de arka bölümde seyahat eden yolcular için sunuyor. Özel tasarımlı alaşım jantlar ve gövde rengi aynaların yanı sıra, gövdenin her iki yanındaki ön çamurluktan başlayarak, arka da stop lambasına kadar devam eden keskin hat sportif tasarımı pekiştiriyor. Kaputun üzerinde dalga şeklinde genişleyerek A sütununa kadar devam eden hat çizgileri ise

84

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


www.carmedya.com

araca duruken bile hareket ediyormuşçasına farklı bir görünüm kazandırıyor. Dış tasarımdaki dinamizm ve prestij duyguları iç mekanda da aynı şekilde kendisini hissettiriyor. Geniş ön ve yan camların yanı sıra geniş sunroof sayesinde de aydınlık ve ferah bir ortam sunan BMW 520i, Alman markanın tüm modellerinde gördüğümüz başarılı işçilik ve kaliteli malzemelerle takdirimizi kazandı. Otomobilin kaliteli plastik, deri döşeme ve ahşap

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

85


SÜRÜŞ İZLENİMİ

86

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


kaplamaların birlikte kullanılarak oluşturduğu elit ortam, aydınlık renklerin tercih edilmesiyle uzun yolculuklar için ideal bir mekan oluşturuyor. Bu arada özellikle arka bölümde diz ve baş mesafesinin ne kadar geniş olduğunu üst kısımdaki fotoğrafta arka koltukta oturuken gördüğünüz test editörümüz Hakan Atik’in 194 cm boya ve 113 cm bacak boyuna sahip olmasından kolaylıkla anlayabilirsiniz. Otomobilin ön panel ve orta konsol tasarımı serinin diğer üyelerinden farklı değil. Orta konsolun en üst kısmında çevresel görüş sistemine sahip kameranın görüntüsünü izleyebilir, araçla ilgili bilgilere ve multimedya sistemine bu ekrandan ulaşabilirsiniz. Genel olarak karmaşık kumandalar yerine büyük kumanda düğmeleri ve derli toplu tasarımıyla pratik kullanım imkanı sunan orta konsolda sırasıyla müzk ve klima sistemleri yer alıyor. Bütün BMW modellerinde gördüğümüz iDrive kumanda bölümü yine bu araçta da yerini alıyor. Aracın joystick şeklindeki vites kolu ise oldukça pratik

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

87


SÜRÜŞ İZLENİMİ

ve 8 ileri kademeli otomatik şanzımanın geçişleri oldukça seri ve sarsıntısız. Vites kolunun sol tarafındaki düğmeler yardımıyla ECO, COMFORT ve SPORT sürüş modları arasında geçiş yapabiliyorsunuz. Aracın 1592 litre hacmindeki motoru, 5000 ile 6000 d/d aralığında 170 HP güç ve 1500 ile 4700 d/d aralığında kesintisiz olarak 250 Nm tork değeri sunuyor.

88

226 km/s son hıza ve 8.7 saniyelik 0-100 km/s hızlanmasına sahip aracın bu performansı toplam boş ağırlığın 1690 kg. olduğu dikkate alınacak olursa, motorun ne derece verimli olduğu çok daha net anlaşılabilir. Sürüş modları adaptif süspansiyon ve şanzıman ayarlarını da değiştirirken, hemen her sürüş modunda çok iyi bir denge ve yol tutuş sağlayan araç, konforlu yol-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


culuklar ve 100 kilometrede ortalama 6.7 litrelik yakıt tüketimiyle ekonomik sürüş sunuyor. Aracın 520 litrelik bagaj hacmiyse özellikle çocuklu aileler için son derece ideal. Otomobilin 1.6 litrelik motor seçeneği ülkemizdeki vergi mevzuatına uygun olması nedeniyle fiyat avantajını da beraberinde getiriyor. 137 bin 52 TL satış fiyatına sahip otomobil, 5 Serisi tutkunları için diğer modellere oranla daha ulaşılabilir bir fiyata sahip.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

89


SÜRÜŞ İZLENİMİ

BMW 520i 1.6 Maksimum güç

170 HP - 5000-6000 d/d

Son hız

226 km/s

Şanzıman

8 ileri otomatik

Arka fren

Hava kanallı disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4907/1860/1464 mm

90

Bagaj hacmi

520 lt

Emisyon (CO2)

156 g/km

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

91


TARZ MES

SÜRÜŞ İZLENİMİ

MINI Paceman herkesten farklı olmak isteyen, genç, dinamik ve bir o kadar da isteyenlere hitap eden özel bir otomobil olarak karşımıza çıkarken, serinin ALL yüksek sürüş keyfiyle kalbinizi fethediyor. Yazı: ÖNDER CANÖZER / FOTOĞRAFLAR: TOLGA ATİLLA ERDEM MEKAN: BALTALİMANI / ATAŞEHİR / RİVA / POLONEZKÖY

92

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


SELESİ

karizmatik görünmek L4 versiyonu

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

93


SÜRÜŞ İZLENİMİ

M

INI model gamının en yeni üyesi Paceman, kendisine has sportif tasarımı ve alışılmış MINI modellerinden farklı boyutlarıyla Türkiye yollarındaki yerini almıştı. Ülkemizde Cooper Paceman ve Cooper S Paceman All4 olmak üzere iki farklı versiyonla satışa sunulan serinin dört tekerden çekiş sistemine sahip üyesi MINI Coo-

94

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


per S Paceman ALL4 sürüş izlenimi köşemizin bu ayki konukları arasında yer alıyor. MINI markasının bu özel üyesi, genç, dinamik ve farklı olmak isteyenleri fazlasıyla tatmin edecek bir model olarak karşımıza çıkıyor. Markaya has çizgilerle coupe kavramını yeniden yorumlayan Cooper S Paceman ALL4, önde ve arkada yeterli diz ve baş mesafesi sunabilmesi açısın-

dan da markanın diğer modellerine oranla Countryman’de olduğu gibi daha geniş bir iç mekan hacmine sahip. Markanın Sports Activity Coupe olarak tanımladığı yepyeni bir segmentin temsilcisi olarak yollara çıkan otomobil, kompakt boyutlarının yanında kaslı görünümü, dinamik ve gergin hatlarıyla farklılaşıyor. 4115 mm. uzunluğa, 1786 mm. genişliğe

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

95


SÜRÜŞ İZLENİMİ

96

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


ve 1522 mm. yüksekliğe sahip araç, 2596 mm.’lik dingil mesafesine sahip. Önde Countryman çizgilerine sahip küt burun yapısı, geniş ön ızgara ve büyük far bloğu ile güven veren bir görünüme sahip otomobil, iç mekanda da klasik MINI çizgilerini devam ettiriyor. Ön panelin tam ortasında devasa dairesel formlu hız göstergesi yer alırken, direksiyonun arkasında kalan gösterge bölümünde ise sadece devir saati bulunuyor. Bir MINI klasiği olarak dairesel formlar aracın her yanında yine kendisini gösteriyor. Yine diğer modellerdeki gibi kişiselleştirilebilen otomobilin iç mekanında vites kolunun rkasından başlayarak, arka koltukların arasında sona eren ve bardak tutuculardan, gözlük kaplarına, cep telefonu tutucularına kadar MINI için özel üretilen aksesuarların mote edilebildiği kızaklı bölüm dahil olmak üzere farklı renkte aydınlatmalarla içeride hoş bir ambiyans yaratabiliyor. MINI Cooper S Paceman ALL4 modelinde diğer modellerden

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

97


SÜRÜŞ İZLENİMİ

98

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


tanıdığımız ve kendisini kanıtlamış ve BMW patentli twin scroll turbo şarj sistemine sahip 1.6 litrelik dört silindirli benzinli motor görev yapıyor. 5500 d/d’de 181 HP güç üreten ve 1700 ile 4500 d/d aralığında kesintisiz olarak 240 Nm tork değeri sunan motorda Overboost fonksiyonuyla tork değeri 260 Nm’ye kadar çıkıyor. 1.6 litrelik motor standart olarak altı ileri kademeli düz şanzıman sistemiyle kom-

bine edilen araç, test aracımızda olduğu gibi altı ileri kademeli otomatik şanzıman da tercih edilebiliyor. Özellikle Sport modda oldukça seri geçişlere sahip şanzıman, performanslı sürüşlere de olanak tanıyor. MINI Cooper S Paceman ALL4, 0-100 km/s hızlanmasını 7.8 saniyede gerçekleştirirken, 212 km/s hıza ulaşabiliyor. 100 kilometrede fabrika verilerine göre ortalama 6.7 litre yakıt tüketen

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

99


SÜRÜŞ İZLENİMİ

ve 157 g/km CO2 emisyon salınımı değeri sunan aracın yakıt tüketimi performanslı kullanımda 8.5 litreye kadar yükselebiliyor. Modelin önemli özelliklerinden biri olan ALL4 sayesinde motorun sunduğu güç dört tekere eşit iletiliyor. Sistem gücü ön ve arka akslar arasında dağıtan elektroman-

100

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


yetik merkezi diferansiyel sistemini kullanıyor. Bu da üst düzey çekiş, pürüzsüz sürüş ve çeviklik olarak aracın sürüş karakterine yansıyor. Güvenliğin ön planda tutulduğu model Dinamik Denge Kontrol Sistemi DSC ve Dinamik Çekiş Kontrol Sistemi DTC sistemlerine de sahip.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

101


CGI

SÜRÜŞ İZLENİMİ

MINI Cooper S Paceman All4 Maksimum güç

181 HP - 5500 d/d

Son hız

212 km/s

Şanzıman

6 ileri düz

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4115/1786/1522 mm

102

Bagaj hacmi

330 / 1080 lt

Emisyon (CO2)

157 g/km

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

103


SÜRÜŞ İZLENİMİ

EN ÇEVREC Yazı: ÖNDER CANÖZER / FOTOĞRAFLAR: TOLGA ATİLLA ERDEM

MEKAN: MALTEPE SAHİLYOLU / DRAGOS

104

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Cİ CIVIC

Honda , Civic HB’in aksine dizel motor seçeneği bulunmayan Civic Sedan ailesinde bu eksikliği çok daha çevreci bir yakıt teknolojisi olan LPG ile kapatıyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

105


SÜRÜŞ İZLENİMİ

H

onda’nın tüm dünyada en çok satan modeli olan Civic, geçtiğimi yıl yenilenerek ilk etapta sedan, ardından da HB karoseriyle yollardaki yerini almıştı. Geçtiğimiz aylarda ise HB versiyonuyla birlikte ilk kez 1.6 litrelik dizel motor seçeneği sunulmaya başlandı ancak dizel motor seçeneği Civic Sedan’da yer alamadı. İşte Honda ülkemizde üretilen Civic Sedan’daki dizel eksiği-

106

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


ni LPG seçeneği sunarak kapatmaya çalışıyor. Marka tarafından sunulan ve garantiyi bozmayan LPG uygulaması ile ilk başlarda performansılı motorlarıyla anılan Honda’nın tutkunları tarafından yadırgansa da kısa sürede büyük ilgi görmeye başladı. LPG sistemine geçmeden önce Civic Sedan modelinin tasarım detaylarını anımsa-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

107


SÜRÜŞ İZLENİMİ

108

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


makta yarar var. Gösterili ön tampon ve Honda logosunun vurgulandığı geniş ön ızgaranın yanı sıra, arka bölümde yenilenen stop lambaları ve yenilenen tasarım otomobilin dış tasarımda öne çıkan detayları arasında... Genel olarak yalın çizgilerle dikkat çeken otomobil 4545 mm. uzunluk, 1755 mm. genişlik ve 1435 mm. yükseklik değerlerine sahip. 2675 mm.’lik dingil mesafesine sahip araç, 440 litre bagaj hacmi sunuyor. Bu oran sınıfındaki bazı sedan modellerin gerisinde kalıyor. Bagaj hacmin-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

109


SÜRÜŞ İZLENİMİ den söz etmişken, LPG işlemi sonrasında bagaj bölümünde stepnenin yerine yerleştirilen LPG takı nedeniyle açıkta kalan stepne bagajda yer alıyor ve 440 litrelik bagaj hacmi önemli oranda düşüyor. Otomobilin iç mekan tasarımında etkileyici olan tek unsur dijital gösterge paneli. Orta konsol ve ön panelin tasarımı ve kullanılan sert plastik ise demode kalmış diyebilirim. Ekoomik sürüş için ECON modu bulunan araçta hız göstergesinin yan kısımlarında bulunan çizgiler sürüş karakterini-

110

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


www.carmedya.com

ze göre renk değiştiriyor. Ekonomik kullanımda yeşil olan bu aydınlatma, gaz pedalına daha fazla basıldığında ve yakıt tüketimi yükseldiğinde maviye dönüyor. Opsiyonel olarak sunulan ve araca sonradan eklenen dokunmatik multimedya ekranı seyir sırasında kolaylıkla takip edilebiliyor. Ancak burada multimedya ve bluetooth sisteminin sonradan yerleştirilmesi nedeniyle

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

111


SÜRÜŞ İZLENİMİ ortada kalan kablolar rahatsız edici bir görünüme sahip. Aynı şekilde büyük bir kablo yığını da torpido gözünü kaplaması açısından buradaki alanı daraltıyor. Markanın bu konularda işçiliğe daha fazla özen göstermesi büyük önem taşıyor. Bu arada ortadaki büyük ekrandan geri görüş kamerasının görüntülerine de ulaşabiliyorsunuz ve oldukça net bir görüntü sağlı-

112

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


www.carmedya.com

yor ve takibi kolay. LPG’de sıralı sistemin tercih edildiği otomobilde LPG sisteminin yakıt göstergesi ve geçiş düğmesi koltuk ısıtma butonlarının altında bulunuyor. Bu kadar detaydan sonra asıl merak edilen konuya LPG sistemine gelelim. Otomobilin 1.6 litrelik benzinli atmosferik motoru, sıralı LG sistemiyle büyük uyum içerisinde görevini yapıyor. 6500 d/d’de 125 hp güç

ve 4300 d/d’den itibaren 152 Nm tork değeri sunan motor ve 5 ileri otomatik şanzıman sayesinde Honda Civic Eco 0-100 km/s hızlanmasını 12,2 saniyede gerçekleştiriyor ve 200 km/s hıza ulaşabiliyor. LPG sistemi kusursuz çalışıyor ve yeterli çekiş gücünü sunuyor. LPG modunda yakıt tüketimi değeri ise 100 kilometrede ortalama 6.8 litre olarak gerekleşiyor.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

113


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Honda Civic 1.6 Elegance Eco Smart Silindir hacmi 1598 cc Maksimum güç 125 HP - 6500 d/d Maksimum tork 152 Nm - 4300 d/d Son hız 200 km/s 0-100 km/s 12.2 sn Şanzıman 5 ileri otomatik Ön fren Hava kanallı disk Arka fren Disk Aks aralığı 2675 mm Boyutlar (uz./gen./yük.) 4545/1755/1435 mm Ağırlık 1241 kg Bagaj hacmi 440 lt Tüketim (ş.dışı/ş.içi./ort.) 5.2/9.6/6.8 lt/100 km 157 g/km Emisyon (CO2) Fiyat 61.090 TL

114

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

115


SÜRÜŞ İZLENİMİ

FIRTINA YÜZ Hyundai’nin yenilenen Santa Fe modelini İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Mehmet Özcan Carmedya okurları için inceledi...

116

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013

E

K

İ

L

E

R

117

MEKAN: ÇAVUŞBAŞI / YEŞİLVADİ / ŞİLE

Yazı: MEHMET ÖZCAN & FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER


SÜRÜŞ İZLENİMİ

H

yundai SUV-D segmentindeki aracı Santa Fe yi 2013 yılında komple yenilemiş. Daha önceki modele hiç benzemeyen yeni yüz ve tasarımıyla çok daha üst sınıfa çıkmış. Aracı ilk gördüğümde ilk göze

118

çarpan dinamik ve sportif tasarım oldu. Eskisine göre boyutlarının büyüdüğünü öğrendiğimde çok şaşırdım. Çünkü bana daha derli toplu ufak görünmüştü. Diğer markalar gibi Hyundai de yeni ön tasarım yapmış. Geniş bir ızgara ve arkaya doğru

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


çekilen farlar. Güzel de olmuş. Bu ön dizaynlar sayesinde artık araçları hangisine bakarsak bakalım hangi marka olduğunu anlıyoruz. Bu iyi bir şey mi? tartışılır. Yanda, önden arkaya doğru yükselen bir yapı var. Bu da sportif-

liği devam ettiriyor. 19 inch büyüklüğündeki jantlar sportifliği desteklemiş. Arka görünüşü daha sıradan. Aracın içine girdiğimde ele oturan, üzerinde yol bilgisayarı, direksiyon modu radyo, hız sabitleme ve telefon kumandaları

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

119


SÜRÜŞ İZLENİMİ

120

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


olan deri bir direksiyon karşılıyor. Göstergeler dürbün şeklinde konumlanmış. Orta konsolda ki göstergeler kalite hissini biraz düşürüyor. Daha büyük ve çözünürlüğü yüksek bir ekran kullanılsaydı, kalite hissi çok daha yukarıda olurdu. İçinin açık renkli seçilmesi ve aracın iç mekân genişliği ve üst panaroma cam ferahlığı arttırıyor. Ön ve arka oturma alanları çok geniş. Arka koltuk sırtlığının ayarlanabilir olması konforu daha da arttırıyor. 7. Koltuk sırası her zaman ki gibi minikleri rahat ettirecektir. Bagaj kapağı daha önce ki iX55 teki gibi elektrikli olabilirdi. Aracın büyük olması arka görüşünün sınırlı olması park sırasında sorun yaratacağı düşünülebilir. Fakat öyle değil. Parka yardımcı üç adet sistem var. Bunlardan birincisi Flex Steer Direksiyon Modu. Bu sistem ile sürücü normal, sport ve comfort olmak üzere 3 farklı sürüş modlarından birini tercih edebiliyor. Comforta aldığınızda park manevralarında direksiyon Kuş ! gibi oluyor. arka tarafın yüksek olması da sorun değil. Geri görüş kamerası üçüncü gözünüz oluyor. Daha da yetmediyse

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

121


SÜRÜŞ İZLENİMİ

bırakın O PARK ETSİN !!!. Akıllı park asistanı yeterli park alanını arayıp buluyor ve kendi kendine bi güzel park ediyor. Sürüşü daha önceki modele göre çok sessiz. Motor ve yol sesi oldukça iyi izole edilmiş. Sürüş karakteri güvenlikten ödün vermeden oldukça iyi. Eski SUV lara göre şase ve kupanın burulması çok iyi. İyi çalışan bir ESP ile birleştiğinde güvenlik üst düzeye çıkıyor. Euro NCAP’ten beş yıldız notunu alarak sınıfının en güven-

122

li SUV’larından birisi olan Santa Fe, Yolcu ve Çocuk kategorisindeyse üst sıralarda yer alıyor. Yayalar da unutulmamış. Yayaların olası çarpışma anında minimum zararla kazayı atlatması için geliştirilen ve çarpma anına otomatik olarak yukarı doğru kalkarak yayanın omuz ve baş bölgesinden ciddi bir şekilde yaralanmasını önleyen ön kaput kullanılmış. Motorun çekişi gayet iyi. 2000 cc 184 Bg. 400 nm. tork değerleri 2 ton ağırlığındaki aracı zor-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

123


SÜRÜŞ İZLENİMİ lanmadan götürebiliyor. Şanzımanla uyumu gayet iyi. 6 ileri şanzımanın vites geçişleri gayet sessiz. Yakıt tüketimi, 2 tonluk bir araçta ortalama 100 km. de 8-9 lt gibi makul değerlerde. Offroad performansı alt yüksekliği müsaade ettiği sürece tatminkar. Çekiş sistemi akıllı olanlardan. Yani 2 çeker gidip, duru-

124

ma göre 4 çeker olanlardan. Karlı zeminlerde (Tabii kış lastikleri ile) hiç problemsiz görevini yapacaktır. Eğim iniş yardımcı asistanı yokuş aşağı yol kesimlerinde büyük kolaylık. Yeni Hyundai Santa Fe daha dinamik, daha sportif, daha güvenli... Gerisi sizin onunla kurduğunuz iletişime kalmış.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

125


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Hyundai Santa Fe 2.0 CRDi Maksimum güç

184 HP - 4000 d/d

Son hız

190 km/s

Şanzıman

6 ileri otomatik

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4690/1880/1685 mm

126

Bagaj hacmi

516 lt

Emisyon (CO2)

185 g/km

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

127


CESUR LEON

SÜRÜŞ İZLENİMİ

128

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Yeni yüzüyle önemli satış rakamlarına imza atan SEAT Leon ailesinin coupe üyesi Leon SC’yi İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Hakan Atik Carmedya için inceledi. Yazı: HAKAN ATİK / FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER MEKAN: KURTKÖY / DRAGOS

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

129


SÜRÜŞ İZLENİMİ

K

ompakt sınıf ülkemizde çok önemli bir yere sahip. Otomobil seçimi konusunda muhafazakar bir seçim yapılan ülkemizde bu sınıfta araç alınacaksa öncelikle sedan ikinci sırada ise hatchback araçlar seçiliyor. Bu sınıfa coupe dizaynlı bir araç almak ise oldukça zor çünkü bir çok firma pazar talepleri doğrultusunda bu araçları ülkemize getirmiyor. Biz ancak yurtdışına çıktığımızda ‘’aa bak şu aracın coupesi’’ cümle-

130

lerini gülümseyerek kullanırız. Çünkü coupe formlu otomobiller kendine özgü ve özgürlükçü ruha sahiptir. İşte tam bu noktada Seat şık dizaynlı Leon’un coupe formlu versiyonu Leon SC’yi pazara sundu. Leon’u 5 kapılı formuyla da kullanma şansı bulmuş ve oldukça beğenmiştim. Tek kapılı formu bize neler hissettirdi bunlar sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Leon’a dışarıdan baktığımızda tasarıma köşeli hatların hakim olduğunu görüyoruz.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Önden LED gündüz farları hemen dikkat çekiyor. Kullandığımız araçta full LED farlar da mevcuttu ve bu da önden görünüşü daha da güzel bir hale getiriyor. Petek desenli trapez ızgara ve yine petek desenli tasarımla uygun ön tampon da görünüşü destekliyor. Ön kaput üç çıkıntısıyla sportif bir görünüm sağlıyor. Ön fardan başlayan kapıdan sonra asimetrik olarak yukarıya çıkan ve aracı bitiren ütü izi aracın profilden de sportif gözükmesini sağlıyor. Arka bölümde ise stop-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

131


SÜRÜŞ İZLENİMİ

lar tasarıma uygunsa da bagaj kapağında daha yumuşak bir dizayn tercih edilmiş. 17 inçlik jantlar da Leon’un şık detaylarından. Sonuç olarak Leon SC’ye nereden bakarsanız bakın şık göründüğünü söylememiz gerekir. Otomobilin içine girdiğimizde üç kollu sportif direksiyon bizi karşılıyor. Elektrikli direksiyon şehir için kullanımlarda konforlu ancak sportif olacak kadar hisli değil. Koltuklar VW grubundan tanıdığımız kon-

132

fora ve süper bir ayar yeteneğine sahip. Koltuğu o kadar aşağıya kadar indirebiliyorsunuz ki benim gibi uzun boylu bir sürücü bile kendini oldukça rahat hissediyor. Gösterge tablolarının yazı karakterleri çok şık ve okunaklı. 5 inçlik ekranda birçok bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Kullanımı ve izlemesi kolay bir ekran bu. Malzeme kalitesi sınıf ortalamalarında ancak kullandığımız aracın ön konsolundan bazen ses geldiğini duyduk. Araca özgü de olabilir ama bu ses

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


bizi rahatsız etti. Arka koltuklar için de coupe bir araç için rahat diyebiliriz. İklimlendirme sistemi VW grubundan tanıdık. Kullanımda bir problem yok ancak sportif detaylar üzerine kurulmuş bir araç da farklı bir şeyler bekliyoruz. Bagaj hacmi 380 lt’lik bir rakam ile Leon SC’nin coupe ama kullanışlı bir otomobil olduğunu bize gösteriyor. Kullandığımız Leon SC 1.6 litrelik dizel güç ünitesine ve çift debriyajlı DSG isimli şanzımana sahip. Uyum ise oldukça iyi. Manuel

kullanıma da izin veren şanzıman gerçekten çok hızlı. Sportif tat için olmazsa olmaz olan vites değişim kulakçıkları direksiyonun arkasında eksikliğini hissettiriyor. Motor gerçekten verimli çalışıyor ve keyifli bir sürüşe izin veriyor. Yakıt konusunda gerçekten başarılı sonuçlara imza atıyor. 90 km/h hızla 4.0 lt/100km, 120 km/h hızla 5.5 lt/km, olabilecek en kötü şehir için kullanımda ise 7.3 lt/100km rakamlarını yakalayabildik. Şehir içinde normal şartlarda

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

133


SÜRÜŞ İZLENİMİ

6-6.5 lt/100km rakamlarını çok rahat yakalayabileceğinizi söylemeliyim. Aracın süspansiyonu oldukça iyi ayarlanmış. Direksiyon sportif kullanımlarda biraz yumuşak kalsa da iyi iş çıkartıyor. Leon SC 5 kapılı kardeşi gibi yol tutuşu için oldukça başarılı bir not alıyor bizden. Eğer bir problem yaşarsanız ESP sizin için yumuşak müdahalelerle sizi şeridinize sokmaya destek veriyor.

134

Seat Leon SC versiyonunu pazara sunarak bana göre çok iyi ama cesur bir karar verdi. Bu sınıfta önemli bir açığı kapatabilecek kapasitede bir otomobil. Öncelikle şık ve sportif dizaynı, zengin motor ve şanzıman kombinasyonu ile başarılı bir otomobil. Umarım coupe formuyla başarıyı yakalar ve bizlerde bu otomobili daha fazla görüp gülümseyebiliriz. Sevgi ve saygılarımla...

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

135


SÜRÜŞ İZLENİMİ

136

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


SEAT Leon SC 1.6 TDI CR 105 HP DSG Maksimum güç

105 HP - 3000-4000 d/d

Son hız

191 km/s

Şanzıman

7 ileri otomatik

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4228/1810/1446 mm Bagaj hacmi

380 lt

Emisyon (CO2)

102 g/km

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

137


SÜRÜŞ İZLENİMİ

138

İŞİNİN

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


N USTASI Ford’un SUV sınıfındaki başarılı temsilcisi C-Max’in 1.6 litrelik dizel motor seçeneğine sahip versiyonunu İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Hakan Atik inceledi. Yazı: HAKAN ATİK / FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER MEKAN: ÇAVUŞBAŞI / DRAGOS

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

139


e

SÜRÜŞ İZLENİMİ

E

trafımdaki arkadaşlarım ve eğitimlerim sırasında görüştüğüm kişilerle en çok konuştuğumuz konuların başında elbette otomobil geliyor. Herkesin bu konuyla ilgili farklı bakış açıları oluyor elbette. Ancak genel olarak gözlediğim bir şey var. Bu da insanların bir otomobil alırken birçok işi bir arada görmesini istedikleri. Elbette ülkemiz gibi otomobillerin ve yakıtın çok pahalı olduğu bir ülkede bu çok da yanlış gelmi-

140

yor. Bu nedenle de genelde otomobilleri maksadını aşan bir durumda görebiliyoruz. Bu ay kullanma şansı bulduğum Ford C-Max ise bence diğer otomobillerden bu konuda biraz ayrılıyor. Çünkü C-Max ve benzer araçlar gerçekten belli bir isteği karşılamak için satın alınıyor. Özellikler çocuklu ailelerin vazgeçilmez bir sınıfı MPV araçlar. İlk nesliyle de gerek hacim gerekse performans açısından oldukça başarılı olan C-Max

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


ikinci nesliyle de yaklaşım 2.5 yıldır bizlere. C-MAX’in yaşı ilerlese de gerek güvenlik donanımı gerekse konfor donanımlarıyla rekabetçi olmaya devam ediyor. Neler değişmişti peki ikinci nesille beraber onlara bir göz atalım. Öncelikle Ford’un kinetik tasarımı benimsediği modelleri başında geliyor C-Max. Çok daha şık gözüktüğü kesin.rakipleriyle karşılaştırdığınızda da dinamik görüntü açısından bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz. Büyük tampon ızgarası, geriye uzanan bi-Xenon farlar ve ince ızgarasıyla oldukça dinamik görünüyor. yan camların altında bulunan krom kap-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

141


SÜRÜŞ İZLENİMİ lama kalite algısını arttırmakta. Arka görünüşü de tüm dizaynı tamamlayacak şekilde dinamik dizayn edilmiş. C-Max’ın iç kısmına geçtiğimizde Ford’ da alışkın olduğumuz bir dizaynla karşı karşıya geliyoruz. Ele iyi oturan hissi elektrik destekli olmasına rağmen kaliteli bir dört kollu direksiyon ilk göze çarpan detaylardan. Direksiyonun üzerindeki düğmeler ki buradan

142

müzik sistemi, telefon ve yol bilgisayarını kontrol edebiliyorsunuz başka kalabalık gelse de kısa sürede adaptasyon sağlayabiliyorsunuz. Hız sabitleme sistemi de sol parmaklarınız altında ve kullanımı kolay.Koltuklar rahat ve sürüş pozisyonu ayarlamak için her türlü ayar mevcut. Gösterge tablosu da artık Ford klasiği olmaya aday. Okunaklı ve şık tablolara sahip. Hız ve devir gös-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


tergeler arasındaki ekran da benim gerçekten çok beğendiğim bir bilgi ekranına sahip. Bu ekranın yol bilgisayarı olarak adlandırdığımız kısmında yapılan yol, ortalama yakıt tüketimi, anlık yakıt tüketimi ve kalan yakıtla ne kadar yol gidebileceğinizi izleyebiliyorsunuz. Bu göstergenin en beğendiğim özelliklerinden birisi de mavi renkteki ibreleri. Müzik sistemi Sony marka ve kaliteli. Üzerinde

çok fazla düğme var. bu kişiye göre beğeni kazanabilir ancak ben genelde daha sade tasarımları seviyorum. Kullanımı zor değil ancak alışmak zaman alıyor. Kilma kumandaları ise sade ve pratik. Havalandırma sisteminin çalışması oldukça iyi. Malzeme kalitesi ön konsolun üzerinde oldukça iyiyken alt kısımlarda daha sert plastiklerle karşılaşıyoruz. Bu görüntüde sizi rahatsız etmiyor-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

143


SÜRÜŞ İZLENİMİ

144

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


sa ileriki zamanlarda ses yapma açısından bir problem yaşayacağınızı düşünmüyorum. Kullandığımız aracın en önemli yeniliği navigasyon sistemi ile donatılmış olmasıydı. Bu navigasyonu daha önce diğer Ford modellerinde de deneme şansı bulmuştum. Çok iyi çalışan sistemin ayarları da kolayca yapılıyor. Önünüzdeki yol ayrımlarını önceden gösteriyor olması da size erkenden şeridinizi seçme şansı tanıyor ki bu özellik güvenlik açısından oldukça iyi. Koltuklar hem önde hem arka da rahat ve konforlu. Bagaj hacmi 627 lt gibi oldukça iyi bir değer. Arka koltukları katlarsanız bu hacim 1684 lt’ye kadar çıkıyor. Kullanımı da oldukça kolay. Bagaj kapağında elektrikli kapama olması bence çok iyi olmuş. Bu tip araçlarda özellikle elini doluyken bagajı kapatmak oldukça zorlayabiliyor. Bu donanımın özellikle bagaj kapağı büyük araçlarda standart olmasından yana oyumu kullandığımı belirtmeliyim. Aracın kullanımına geçersek; öncelikle sürüş pozisyonunu çok rahat ayarlayabiliyorsunuz. Görüş açıları oldukça iyi. Aynaların büyüklüğü iyi. İsterseniz tekno paketle kör nokta uyarı sistemine de sahip olabiliyorsunuz ki bu özellikle büyük şehirlerde çok şeritli yollarda seyahat edenler için önemli bir güvenlik donanımı. Tekno pakette ayrıca aktif şehir içi güvenlik paketi, şerit takip sisKASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

145


SÜRÜŞ İZLENİMİ temi, şeritte kalma yardımcısı ve sürücü dikkat sistemi de kör nokta uyarı sistemiyle beraber almış oluyorsunuz. C-Max almayı düşünüyorsunuz bu donanımı kesinlikle almanızı öneririm. Kullandığımız C-Max 1.6 Duratoq motora ve 6 ileri manuel şanzımana sahipti. Motor 3600 d/d’da 115 HP güç ve 1750-2500 d/d arasında 270 nm torku tekerleklere iletiyor. Motorun gücü ve şanzımanla olan uyu-

146

mu 1390 kg’lı ağırlığı taşımakta zorlanmıyor ve pürüzsüz bir sürüş sağlıyor. Yol tutuş ise sınıf için referans olacak kadar iyi. C-Max’ı trafiğe kapalı alanda da denediğimde oldukça stabil olduğunu gördüğümü söylemeliyim. Bence Ford C-Max’le yol tutuş konusunda oldukça iyi bir iş çıkarmış. Pazara baktığımızda C-Max’in kullanım konusunda eksiğinin otomatik şanzıman olduğunu görüyoruz.şahsen ben manuel şanzı-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


mandan oldukça memnunum ama pazar talepleri artı otomatik şanzıman gerçeğini bize hatırlatıyor. Yazılarımı takip eden arkadaşlar benim yakıt konusunda ne kadar hassas olduğumu bilirler. Bu konuda da gerçekleri sizlere aktarmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. C-Max için şunu söylemeliyim ki 90 km/h sabit hızda 4.0 lt/100km’yi çok rahat yakalayabiliyorsunuz. Otoyol hızlarında ise yani 120 km/h hızda 5.5 lt/100km yakıtla yolunu-

za devam edebiliyorsunuz. İstanbul trafiğinde ise şehir içinde 6.5 lt/100km yakıt C-Max için yeterli oluyor. Bu da C-Max’in ekonomik bir araç olduğunu bize gösteriyor. Sonuç olarak bir MPV almayı düşünüyorsanız işinin ustası C-Max’e mutlaka bakmalısınız diye düşünüyorum. Yüksek donanım seviyesi, güvenliğe verdiği önem, kullanım keyfi ile sınıfında önemli bir yere sahip. Sevgi ve saygılarımla...

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

147


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Ford C-Max 1.6 TDCi Titanium Maksimum güç

115 HP - 3600 d/d

Son hız

250 km/s

Şanzıman

6 ileri düz

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4380/1828/1626 mm

148

Bagaj hacmi

455 lt

Emisyon (CO2)

132 g/km

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

149


AGAMEMNON / ONUR KORAY

HYUNDAI İLE KORE’YE YOLCULUK

Carmedya’da bundan sonra her sayıda ABD’de makine mühendisliği üzerine eğitim alan ve bütün hayatı otomobillerle geçen, Agamemnon lakabıyla sosyal medyada iyi tanınan Onur Koray’ın farklı bir bakış açısı getirdiği yorumlarını okuyabilirsiniz.

B

u sefer farklı bir yazıyla karşınızdayım. Son yıllarda gelişimini dikkatle takip ettiğim üreticilerden Hyundai, Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlediği global Hyundai klüpleri toplantısına beni de davet etti. Organizasyonda bulunan iki bloggerdan biri olarak düzenlenen etkinliklere farklı bir bakış açısıyla yaklaşma olanağım oldu. İstanbul’dan havalandıktan 9 saat 20 dakika sonra indiğimiz Incheon Uluslararası Havaalanına Universe model otobüsleriyle katılımcıları karşılamaya gelen Hyundai bizleri daha ilk dakikalarda şımarttı. Geniş deri koltuklarda bir saat süren yolculuk sonrasında vardığımız Conrad hotel Seul isminden de anlaşılacağı üzere etkileyiciydi. İkinci gün erkenden kalkıp Hyundai Motor Company’nin şehir merkezinde bulunan genel merkezini ziyaret ettik. Firmanın üst düzey yetkililerinin katılımıyla yapılan toplantıda grubun büyüklüğü ve diğer kolları tanıtıldı. Gezegenin farklı kö-

150

şelerinde gösterimde olan Hyundai reklamları da izlendikten sonra alt katta yer alan araçların tanıtımına geçildi. Equus ve Santa Fe’nin Kore’de satılan versiyonu Maxcruz’un da yer aldığı salonda en çok dikkat çeken otomobilse ix35’in hidrojenle çalışan versiyonu oldu. Seul ardından Hyundai ve Kia’nın Namyang’da bulunan Ar-Ge merkezinin yolu tutuldu. Merkez girişinde fotoğraf makineleri ve cep telefonları toplansa da maskeli araçların şekillerine bakılırsa her iki markanın da yakında piyasaya süreceği yığınla

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Kim bu adam?

M

erhabalar sevgili Carmedya okurları. Biliyorum, bazılarınız beni Agamemnon olarak Ekşi Sözlük ve Blogumdan tanıyor ama ilk yazıma kendimi kısaca tanıtarak başlamak istedim. Hayatımın ilk 18 yılını Kadıköy, Moda’da geçirmemin ardından, Fransız Lisesi mezunu bir şahıs olmama rağmen kafayı kırıp A.B.D. sınırları içerisinde makine mühendisliği okumuş bir şahısım. Otomobillere ilgim babamın Otosan’da çalıştığı 30 yıl öncesine dayanıyor. Kendim o kadar geçmişi hatırlamasam da görgü tanıkları fabrikada araç lastiklerini okşadığımı gülerek anlatır. Hayatımın büyük bir parçası olan otomobilleri 3 yıldır yazdığım blogumda okurlarımla paylaşırken bir taraftan da GM ve Ford-Otosan gibi şirketlerde çalışma şansı elde edip sektörün içerisinden de bir bakış açısı yakalamayı başardım. Onur Koray / http://onurkoray.blogspot.com

model bulunuyor. Hyundai grubunun küçük müzesi ve test pistlerini de gezdikten sonra Hyundai grubunun otellerinden olan Rolling Hills’de karınlar doyuruldu. Öğle yemeği ardından geçilen Asan fabrikasında Grandeur ve Sonata modellerinin üretidiği hatları görmek mümkün oldu. 8.5 saat uzunluğunda iki vardiyaya sahip olan fabrikada yılda 300 bin araç üretilebiliyor. Fabrika gezisi ardından dönülen otelimizden sabah Seul turu atmak için çıktığımızda biraz üzgün olsak da bu günün akşamında Güney Kore’nin balayı adası Jeju’ya gideceğimizi bilmek güzeldi. Adada ayarlanan test sürüşünde Genesis, i40 ve Veloster modelleri hazır bulunmuş olsa da Güney Kore’nin trafik kanunları nedeniyle araç sürmek mümkün olmadı. Bu ülkede araç kullanmak istiyorsanız ülkenin ehliyetine veya uluslararası ehliyete sahip olmalısınız. Test

sürüşü olmaması kalbimizi kırsa da bu süreyi otelin ısıtmalı havuzunda okyanus manzarasına bakarak geçirmek de hiç fena değildi. Dönüş gününde Jeju’dan Seul Gimpo havaalanına uçtuktan sonra geceyarısı uçağına binmeden önce başkentin yeraltı ve yerüstü alışveriş merkezlerini ziyaret etme şansımız da oldu. KASIM 2013

E

K

İ

L

E

R

151


KARNE

(2009)

SEAT IBIZA

Carmedya ailesine araştırmalarıyla zenginlik katan Barış Terun, bu sayıda SEAT’ın Ibiza modelinin ikinci el karnesini değerlendiriyor.

1

Barış Terun

983 yılında İspanyol otomobil üreticisi Seat, dünyanın en büyük şirketlerinden Volkswagen’ın grubun kanatları altına girdi. Seat, firmanın sportif yüzüydü. Ürettiği Leon, Ibiza gibi modeller, platform kardeşleri Skoda Fabia, Octavia, VW Golf, Polo’dan çok ateşli araçlar ancak Seat bir türlü iste-

152

diğini elde edebilmiş değil. Grubun en az karlı firmalarından; yüksek kalitesi ve estetik gücünü bir türlü satışlara yansıtamıyor. VW grubun içinde “Seat’i satmak” düşüncesine sahip olan pek çok hissedar olduğu iddia ediliyor. Seat Ibıza, 1984 yılından beri üretiliyor ve açık ara, firmanın en çok satan modeli konu-

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


(2007)

munda. Yazımıza konu alan Ibiza ise 2008 yılından beri üretiliyor. VW Polo, kendisinden yeni olmasına rağmen, Ibıza bir şekilde daha çarpıcı görünmeyi başarıyor. Öncelikle işçiliğe göze atalım.Ibıza’nın işçiliği kardeşi Polo kadar iyi değil. VW Polo, Alman mükemmeliyetçiliğini gözler önüne sererken, Ibıza’nın başı, özellikle 40 bin kilometreden sonra dertte. Başından beri sallanan ve tıkırdayan orta konsoldan gelen sesler, iyice yükselmeye başlıyor. Kapılardan gelen sesler de rahatsız edici. Lastik sesi, yetersiz kapı altı izolasyonu nedeniyle içeri doluyor. Konsolda kullanılan plastik sert olduğundan, kolayca çizilme gerçekleşiyor. 30 bin kilometreden sonra bu can sıkıcı görüntülerin oluşmasına neden olabiliyor.

Kullanılan koltuk kumaşları ve derisi ise son derece sağlam. 100.000 kilometre seviyesine ulaşıldığında bile herhangi bir sıkıntı görülmüyor ve ilk günkü gibi sapasağlam. Keşke, koltuklara gösterilen özen, kapı aksamlarında da gösterilseymiş zira ilk 10.000 kilometre içinde, kapıları açarken gıcırtılar yükselmeye ve sürücünün canını sıkmaya başlıyor. Seat Ibiza’da, bunların dışında da sıkıntılar var. Bazı kullanıcılar ilginç geri bildirimlerde bulunuyor: 80 bin kilometreden sonra şanzımanda kullanılan dişlilerin ciddi bir şekilde yıprandığı, hatta çürüme başladığı yönünde şikayetler var.Konik dişli yatağı da önemli seviyede yıpranabiliyor. Çeşitli yaylarda da ufak tefek bozulmalar görülebiliyor. Frenler ise kesinlikle harika. Hem

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

153


KARNE

(2008)

güçlü hem de uzun ömürlü olan frenler, herhangi önemli bir parça değişimi olmadan dahi, 100.000 kilometre içinde, araştırma kuruluşu DEKRA’dan tam not alıyor. Şanzımanlarda görülen hiçbir sıkıntıya frenlerde rastlanmıyor. Balatalar sapasağlam. Diskler kuvvetli. Ibiza’nın frenlerine yönelik çok az şikayet gelmesi de bu başarıyı doğruluyor. Şimdi de motoru ele alalım. Dünya çapında satılan Ibizalar son derece geniş seçeneklere sahip: 1.2 Litre benzinli, 1.2 TSi benzinli, 1.4 litre benzinli TSI, 1.6 Litre benzinli, 2.0 Litre benzinli (Sadece Meksika’da satışa sunuluyor) 1.2 TDI dizel, 1.6 Litre TDi dizel seçenekleri herkes için yeterli. Ancak 1.2 litre benzinli ve 1.4 litre benzinli motorların çok esnek olduğunu söylemek mümkün değil. İki motor da, güçlerini göstermek için sürekli devirli kullanım talep ediyor. Maalesef de, benzin tüketimlerini gözle görülür şekilde yükseltiyor.

154

Bu motorlar arasında, ekonomik açıdan en öne çıkan motor 1.6 litre TDi. Elbette, 1.2 TDi motor bu seçenekten daha az benzin tüketse de, maalesef yeterince esnek ya da güçlü değil. 1.6 litre TDi motor 90 beygir güç üretirken, 100 kilometreye ulaşırken zorluk çekmiyor ve 10.8 saniyede ilgili hıza ulaşabiliyor. Son sürat ise 188 kilometre. Elbette, karşılaşmanın en sportif motoru, en üst model Cupra’da kullanılan 1.4 litre TSi. Bu motor tam 180 beygir güç üretirken, 100 kilometreye 7.6 saniyede tırmanmayı başarıyor. Son süratın 228 kilometre olması da, Ibıza’nın en sportif modeline yakışıyor. Peki motorlar ne kadar dayanıklı? Seat Ibiza, bu konuda tam puan almayı başarıyor. Ne dizel motorlarda, ne debenzinli motorlarda önemli bir soruna rastlanmıyor ve çoğu Ibiza, 100 bin kilometreye kadar servisleri, teğet geçiyor ve neredeyse hiçbir sıkıntı yaşanmıyor.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Biraz da güvenlikten bahsedelim: Seat Ibiza, yetişkin korumasında, bağımsız araştırma kuruluşu Euroncap’ten tam puan yani beş yıldız alıyor. Çocuk koruması da, sınıfındaki pek çok araçla yarışır düzeyde ve 5 üstünden 4 yıldıza hak kazanıyor. Yaya korumasında ise ortalama skorlar alarak 3 yıldızda kalınıyor. Burada eleştirilecek nokta, baz modellerde sadece çift hava yastığı ve ABS standart olarak bulunuyor. Elbette Ibiza, 2008’de üretime geçmiş ve son kriterlere göre sınıflandırılmamış. Yine de biz ESP ve birkaç havayastığının daha standart olmasını beklerdik. Bizce Seat Ibiza, Volkswagen grubunun en

güçlü ikinci el araçlarından biri olma ünvanını hak ediyor. Şanzıman dişlilerdeki aşınmalar biraz şaşkınlık verici ama bunun çoğunluk Ibiza görünen, kronik bir sorun olmadığını düşünüyoruz. Frenler ve motorlar çok başarılı. Koltuklar da bir o kadar başarılıyken, Ibiza’nın en zayıf noktasının işçilik ve bu işçilikten kaynaklanan tıkırtılar olduğunu ifade edebiliriz. Ibiza, yazımızın başında da belirttiğimiz gibi; maalesef kalitesi ile özdeşleşmeyen satış adetleri ile yetinmek zorunda kalıyor. Bu konuda Volkswagen grubunun ne karar alacağını veya nasıl bir politika izleyeceğini ise bilemiyoruz.

(2013)

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

155


MOTORSPORLARI / PADOK

AFYON’DA CUMHURİYET’İN

Poyraz Savcı p.savci@gmail.com

E

ditörümüz Önder Canözer arayıp, 25-27 Ekim tarihlerinde yapılacak ve klasik otomobillerin katılacağı “NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi” için yapılan basın davetine katılıp katılmayacağımı sorduğunda kısa bir tereddüt süreci geçirdim. Bu tereddüt davete katılmak veya katılmamakla ile ilgili değildi aslında. Aklıma yıllar önce katıldığım Klasik Otomobil Kulübü’nün bir foto safarisi gelmiş, anılarım tazelenmişti. Sonuçta Afyon’a gideceğimi söyledim ve birkaç gün sonra gelen programı incelemeye başladım. Yarışın startı Cuma sabahı Sapanca NG Güral tesislerinde verilecek, ödül töreni ve gala da Cumartesi günü Afyon NG Güral’da yapılacaktı. 25 Ekim Cuma sabahı daha gün ışımadan Dolmabahçe’den bindiğimiz otobüsle Sapanca’ya doğru yola çıktık. Sapanca NG tesislerinden verilen startta yer alan otomobillerin doğumu en eski olanı, Klasik Otomobil Kulübü başkanı Saydun Gökşin’in kullandığı 1948 model Pontiac Silverstreak idi. En genç olanı ise 1979 model bir Mercedes-Benz 450 SLC. Katılımcı 20 otomobil ara-

156

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


90. YIL COŞKUSU BİR BAŞKA GÜZELDİ sında daha neler neler vardı. Yarışın startında görev alan Kulüp genel sekreteri Tuna Arsay, 1974 model bir Alfa Romeo ile katılıyordu, ancak organizasyondaki sayısız görevleri ve hakkını ertesi gün teslim edeceğim bana olan “otostop” yardımı nedeniyle klasman dışı yarışıyordu. Yarışın ilk gününden, start ve NG Güral Afyon tesislerindeki finişi dışında birşey anladığımı maalesef söyleyemeyeceğim, çünkü izleme olanağım olmadı. Gerçi Tuna Arsay ve “eski dostlar” olmasa, heyecan, sürpriz dolu ve özellikle duygu yüklü ikinci günü de görebilme şansım yoktu. Sapanca’daki starttan sonra otobüsle gelen bizleri tekrar otele davet ettiler. Çay kahve ikramından sonra da öğle yemeği ve ardından Afyon’a hareket. Onca davetli basın mensubu arasında, bu yaşımda tek “çaylak” bendim fikrine kapıldım. Çünkü, elimde ne bir resmi katılımcı listesi, ne otomobil model, marka ve yılları, ne de etaplar gibi son derece önemli bilgiler yoktu. Cuma akşamı Afyon’da ilk gün sonuçlarının bir panoya asıldığını gördüğümde, Formula 1, WRC gibi yarışlardan alışkanlık olsa gerek, neden bizlere birer kopya verilmediğini sorguladım, yanıtını bulamadım ama yardımı yine “eski dostlar”dan aldım. Organizasyonla ilgili arada yaşadığım ve gözlemlediğim birkaç noktayı atlayarak, Afyon’dan ayrıldığımız Pazar sabahına değinmeden asıl konuya geçemeyeceğim: İstanbul’a dönüşte yine “eski dostlar” ile olacağımı ve beni otobüse beklememelerini sabah saat 8 civarında organizasyon yetkililerinden birine söyledim ve konunun net bir şekilde anlaşıldığından da emin oldum. Saat 9’da yola

koyulduk ve 11 civarında Bozöyük - Bilecik arasında mola verdik. İşte o sırada telefonum çaldı ve organizasyondan bir bayan, Afyon’da otelin önündeki otobüste beklendiğimi ve çok çabuk gitmem gerektiğini söyledi. İletişimde sözün bittiği yer herhal-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

157


MOTORSPORLARI / PADOK

de bu olmalıydı... Yazı formatından çıktığına ve sonda söylenecekler tüketildiğine göre, çok önemli bir tespiti hemen yapmam gerekiyor. NG Güral Hotels & Resorts Turizm Koordinatörü Kamil Berk beyin şahsında, gerek Sapanca, gerekse Afyon’da gösterdikleri mükemmel konukseverlik, dostluk ve yardımlar için kendi adıma teşekkürü bir borç biliyorum. Ama asıl önemlisi, mekanından menüsüne, programından sunumlarına ve “Cumhuriyet” kutlamalarına kadar, her şeyiyle dört dörtlük gala gecesi organizasyonu için şükranlarımı sunuyorum.

Poyraz Savcı p.savci@gmail.com

158

Gelelim asıl konumuza... Sapanca’da start sırasında yaşanan telaş ve yoğunluk nedeniyle çok kısa selamlaştığım “eski dostlar”la Afyon’daki nispeten daha rahat olan startta sohbet olanağı buldum. TOSFED Gözlemcisi Şevki (Gökerman) Ağabey, etaplara katılmayı arzu ettiğim takdirde kendisiyle gidebileceğimi söyledi, ancak bir başka eski dost, Emre Ermin’e haksızlık olmasın diye (malum, ben çaylağım ya) teşekkür ettim. Herkes gittikten sonra sadece Tuna Hanım ve co-pilotu Gönül Gül kaldı. Onlar hazırlanırken Emre hamleyi yaptı ve kendisini davet ettirdi. Durur muyum, hemen ben de atladım ve o minicik kırmızı 1974 model Alfa Romeo’nun içine doluştuk. Yarışmacı hanımların yardım ve ardından da konukseverliği tek kelimeyle müthişti. Afyon – Kütahya karayolundan ayrıldıktan bir süre sonra Frig Vadisine girdik. Buradaki köyün girişinde verilen bir ufak molayı fırsat bildim ve Alfa Romeo’daki dostları rahatlatmak için kendimi “feda ettim” ve bir başka “eski dost” Ali Evcim’in 2013 Ford Focus “Komiser” otomobiline transfer oldum. İşte asıl klasik otomobil yarışı izleme, hatta ondan da öte işin bütün tekniğine ve terminolojisine vakıf olmam da böylece başladı. Sabah etabı Dempaş Fabrikasında tamamlandı. Burada ben dahil, daha önce gelmemiş olan hemen herkesin aklını başından alan bir “müze” gezildi. Bir “Hi-Fi” hastası olduğumdan, ciddi boyutta bir akıl tutulması yaşadım desem yeridir. Dempaş’ın patronu, içindeki müzenin yaratıcısı ve mükellef öğle yemeğini ikram

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


eden kişi Şükrü Demirayak aynı zamanda Klasik Otomobil Kulübü’nün de üyesi ve mekanda ufak da bir “klasik filosu” var. Öğleden sonra etabının startı Dempaş çıkışında verildi. Şükrü Beyin bu ilginç müzesiyle ilgili bilgi ve görüntüleri gelecek ay sizlerle paylaşacağım. Starttan sonra Şuhut üzerinden Kocatepe’ye yöneldik. Yarışın “özel etabı” olan ve rallilerin aksine yapılan hızın sınırlandığı “SHT” etapları bu bölümde peş peşe geliyordu ve içinde ilginç tuzaklar da vardı. Örneğin; 42 km/st hızla sınırlanan bir SHT bitmeden, bir diğeri başlıyordu ve bu noktada otomobillerin durmamaları gerekiyordu. “Duran oldu mu peki?” derseniz, yanıtım “evet, hem de kimler...” olur. Bin küsur rakımlı Afyon merkezden, 1,874 m rakımlı Kocatepe’ye “Zafer Yolu”ndan çıkış Ali Evcim ve bende tarifi olanaksız duyguların kabarmasına ve sonunda, Mustafa Kemal Atatürk’ün o efsane anıtı önünde bir duygu patlamasına neden oldu. Zafer Yolunun başlarında, Akyuva adlı bir köy tabelasının önünde, tam SHT tabelasının önünde “casusluk” yaptığımız sırada yanımıza yaklaşan ve ısrarla çay içmeye davet eden bir yurttaşımızla yaptığımız kısa sohbet de kayda değerdi. Etap, gün ve yarış NG Afyon önünde tamamlandı ve sembolik bir şampanya seansından sonra ödül töreni ve gala gecesine geçildi. NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi sonuçlarını, kazananları ve fotoğraflarını Carmedya sayfalarında bulabilirsiniz. Günün duygu patlamaları gala gecesinde de hız

kesmeden sürüyordu: menü, Atatürk’ün sevdiği yemeklerden hazırlanmıştı. Sahnede ise klasik Türk musikisi heyeti yine Atatürk’ün sevdiği eserleri seslendiriyordu. Derken ellerinde bayraklarla efeler salona girdi. Bir süre sonra tüm masalara küçük bayraklar dağıtıldı ve coşku seli ortalığı kapladı. Bana her şeyden önce Cumhuriyet coşkusunu Afyon’da, Kocatepe’de yaşatma, klasik otomobil yarışının huzurlu keyfini tatma olanağı veren ve bu uğurda kendisini feda ederek İtalya’ya giden sevgili Önder Canözer’e sonsuz teşekkürlerimle...

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

159


MOTORSPORLARI / F1

ŞAMPİYON Formula 1’de şampiyonluğunu ilan eden Sebastian Vettel, Abu Dhabi Grand Prix’sinde de kazanmayı bildi.

160

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


TAM GAZ

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

161


MOTORSPORLARI / F1

F

ormula 1’de 2013 sezonunun artık sonuna yaklaşılırken, sezonun 17. ayağını oluşturan Abu Dhabi Grand Prix’sinde kazanan isim yine Red Bull’un Alman pilotu Sebastian Vettel oldu. Sezon sona ermeden şampiyonluğunu ilan eden ve yarışın da favori ismi olan Vettel,

162

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


beklentileri boşa çıkarmazken, rahat bir galibiyete imza attı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dhabi’de toplam uzunluğu 5 bin 554 kilometrelik Yas Marina Pisti’nde 55 tur üzerinden gerçekleştirilen ve gece yarışı olması bakımından takvimin en ilginç yarışlarından birisi olma özelliğini taşıyan Abu Dha-

bi Grand Prix’sinde yarışa pol pozisyonda başlayan isim Vettel’in takım arkadaşı Mark Webber oldu. Sezon sonu F1 kariyerine veda etmeye hazırlanan Webber, start anında kötü bir çıkışla üçüncü sıraya startta üçüncü sıraya kadar gerilerken, Vettel kısa sürede yarış liderliğini ele geçirme-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

163


MOTORSPORLARI / F1 yi başardı. Yarışta mücadelenin büyük bir kısmı ikinci sıra için Mercedes pilotu Nico Rosberg ile Red Bull’un Avustralyalı pilotu Mark Webber arasında geçerken, son gülen Webber oldu ve yarışı ikinci sırada tamamladı. Böylece Red Bull Abu Dhabi’de çifte zafer yaşarken, Vettel ise bu sezon arka arkaya yedi kez olmak üzere toplam

164

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


11. zaferine imza atmayı başardı. Yarışta Nico Rosberg ise üçüncü sırayı alarak, podyuma çıkmayı başaran son isim oldu. Rosberg’in başarısıyla Mercedes takımı da Takımlar Klasmanında Red Bull’un ardından ikinci sıraya yerleşmeyi başardı. Genel klasmanda Vettel’i takip eden Alonso ise yerini korumayı başardı.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

165


MOTORSPORLARI / F1

Pilotlar Klasmanı

166

2 Fernando Alonso

Ferrari

217

4 Lewis Hamilton

Mercedes GP

175

6 Nico Rosberg

Mercedes GP

159

8 Felipe Massa

Ferrari

106

10 Paul di Resta

Force India

48

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Markalar Klasman覺 2. Mercedes

334

4. Lotus

297

KASIM 2013 E

K

L

E

R

167


MOTORSPORLARI / MOTO GP

İSP

168

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


PANYOL

MotoGP’nin Japonya ayağında podyumun üç basamağına da İspanyol sürücüler çıkarken, kazanan Jorge Lorenzo oldu.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

169


MOTORSPORLARI / MOTOGP

M

otoGP’de sezonun sondan bir önceki yarışı Japonya ‘da gerçekleşirken, zorlu mücadeleye İspanyol sürücüler damgasını vurdu. Podyumun ilk üç basamağını alan İspanyol sürücüler arasındaki mücadeleden galip çıkan isim Jorge Lorenzo oldu. Japonya’daki toplam uzunluğu 4 170

bin 801 metreyi bulan Motegi Pisti’nde 24 tur üzerinden koşulan yarışta Yamaha sürücüsü Lorenzo pol pozisyonda start aldı. Baştan sona liderliği elden bırakmayan Lorenzo yarışı kazanarak, genel klasmanda lider Marc Marquez ile arasındaki puan farkını 13’e indirdi. MotoGP’de, sezonun son yarışı olan Valencia Grand Prix’si 10 Kasım’da gerçekleşecek.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

171


MOTORSPORLARI / MOTO GP

Sürücüler Klasmanı

172

2 Jorge Lorenzo

Yamaha

305

4 Valentino Rossi

Yamaha

224

6 Alvaro Bautista

Honda

160

8 Andrea Dovizioso

Ducati

133

10 Bradley Smith

Yamaha

107

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

173


MOTORSPORLARI / WRC

İSPANYA’DA

OGIER Dünya Ralli Şampiyonası’nın İspanya ayağında en iyi dereceye imza atan Volkswagen Motorsports pilotu Sebastian Ogier, zorlu mücadeleyi kazanmayı başardı.

174

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


ZAFERİN ADI

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

175


ı

MOTORSPORLARI / WRC

D

ünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) sezonun sona ermesine bir yarış kala İspanya’da gerçekleşen ralllide yaşadığı tüm aksaklıklara rağmen kazanmayı bildi. İspanya Rallisi’ne hızlı bir başlangıç yapan ve ralliye Fransa’da ilan ettiği şampiyonluğun moraliyle çıkan Ogier, yarışın ikinci gü-

176

nünde lastiği patlayınca sıralamada gerilere düştü ve toplam 1 dakika gibi önemli bir zaman kaybına uğradı. Bu aksaklığın ardından oldukça yğksek bir performansla iyi bir geri dönüş yapan Fransız pilot, 3. ve son güne yarış lideri ve takım arkadaşı Jari-Matti Latvala’nın 42 saniye gerisinde başladı.

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Rakiplerinin sorunlar yaşaması da Ogier’in işini kolaylaştırırken, Latvala’nın da motor arızası yaşaması üzerine farkı kapatıp, en yakın takipçisine yarım dakika kadar fark yaparak yarışı kazanmayı başardı. Latvala ikinci olurken, Citroen’in tecrübeli pilotu Mikko Hirvonen ise podyuma çıkmayı başaran son isim oldu.

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

177


MOTORSPORLARI / WRC

178

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Pilotlar Klasman覺 2 Thierry Neuville

Qatar WRC

158

4 Mikko Hirvonen

Citroen-Total

126

6 Mads Ostberg

M-Sport Ford

89

8 Evgeny Novikov

M-Sport Ford

67

10 Andreas Mikkelsen

Volkswagen

40

Markalar Klasman覺 2. Citroen

274

4. Qatar

169

KASIM 2013 E

K

L

E

R

179


MOTORSPORLARI / RALLİ

KLASİKLER KESTİ

Klasik Otomobil Kulübü tarafından düzenlenen NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi bu yıl da en anlamlı Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına sahne oldu.

180

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

181


MOTORSPORLARI / RALLİ

C

umhuriyetin 90. yaşı, Büyük Zafer’in temellerinin atıldığı coğrafyada anlamlı bir şekilde kutlandı. Büyük bir heyecanla 25 Ekim Cuma günü NG Güral Sapanca’dan start alan NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi, 26 Ekim Cumartesi akşamı NG Güral Afyon’da düzenlenen resepsiyonla noktalandı. Birbirinden kıymetli klasikler Sapanca’dan hareket edip kıyasıya

182

rekabet ederek, İnönü Savaşı’nın gerçekleştiği noktaları aşıp Afyonkarahisar’a vardı. Yarışmayı 1964 model Mercedes 230 SL araçlarıyla pilot Harun Harunoğlu ve co-pilot Harun Simavi kazandı. Birinci ekip kupasını, NG Hotels&Resort Turizm Koordinatörü Kamil Berk’in elinden aldı. Klasik Otomobil Kulübü’nün düzenlediği ve NG Hotels & Resorts sponsorluğunda bu yıl ikincisi gerçekleşen NG 90. Yıl Cumhuriyet

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


Rallisi, Büyük Zafer’in temellerinin atıldığı topraklarda gerçekleşti. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu organizayonunda Klasik Otomobil Türkiye Şampiyonası’nın son ayağı olan NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi, 25 aracın katılımıyla 25 – 26 Ekim tarihlerinde koşuldu. 25 Ekim Cuma günü NG Güral Sapanca’dan start alan NG 90. Yıl Cumhuriyet Rallisi, Frig vadisinden geçerek 26 Ekim Cumar-

KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

183


MOTORSPORLARI / RALLİ tesi akşamı NG Güral Afyon’da son buldu. Güzergah boyunca vatandaşlar klasik otomobillere büyük ilgi gösterdi. NG Hotels & Resorts’ün ana sponsorluğunda düzenlenen yarış, iki gün boyunca katılımcılara ve izleyicilere müthiş bir heyecan kaynağı oldu. ‘Yolların ihtiyar delikanlıları’ kıyasıya rekabet içerisinde yarışırken birincilik kürsüsüne 1964 mo-

del Mercedes 230 SL araçlarıyla pilot Harun Harunoğlu ve co-pilot Harun Simavi çıktı. Birinci olan ekip kupasını, NG Hotels&Resort Turizm Koordinatörü Kamil Berk’in elinden aldı. Etkinlik, NG Güral Afyon Wellness & Convention’da düzenlenen “Cumhuriyet ve Atatürk” temalı görkemli resepsiyonla son buldu.

Genel klasmanda dereceye giren ekipler: Pilot Co-pilot Araç 1- Harun Harunoğlu Harun Simav 1964 Mercedes 230 SL 2- Sinan Dündar Orhan Arsel 1974 Porsche 911 S 3- Elif Şakar Murat Şakar 1973 Mercedes 350 S

184

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KASIM 2013 E

K

İ

L

E

R

185


MOTORSPORLARI / PİST

BOM’DAN DÖRT DÖ Türkiye Pist Şampiyonası’nın 5. ayak yarışlarında Süper Grup ve Takımlar Şampiyonası’nda liderliğini sürdüren Borusan Otomotiv Motorsport, hafta sonu gerçekleşen 4 yarışta 4 birincilik kazandı.

T

ürkiye Pist Şampiyonası’nın sezonun tamamlanmasına tek yarış kala Takımlar Şampiyonası’nda ve Süper Grup Pilotlar Şampiyonası’nda liderliğini sürdüren Borusan Otomotiv Motorsport, İstanbul Park Pisti’nde düzenlenen 5’inci ayakta toplam 5 aracıyla Türkiye Şampiyonaları’nda bugüne kadarki en kalabalık kadrosu ile katıldı. İstanbul Park Pisti’nde 26-27 Ekim tarihlerinde Türkiye Pist Şampiyonası’nda arka arkaya Süper Grup’ta 2 Maksi grupta 2 olmak üzere toplam 4 yarış koşuldu. Borusan Otomotiv Motorsport Süper Grup’ta şampiyonluğunu bir yarış kala ilan eden son 2 yılın Türkiye Pist Süper Grup şampiyonu Kaan Gürgenç ve Levent Kocabıyık, Maxi Grup’ta BMW M3 ile Aytaç Biter, Can Artam ve Selçuk Salargil ile direksiyon başına geçti. 4 birincilik Şampiyonanın en iddialı çekişmesi 9 aracın katılımıyla Maxi Grup kategorisinde yaşandı. Sıralama turlarında 2:03.2’lik derecesiyle en iyi zamana imza atan Can Artam ve en iyi 3’üncü zama-

186

nı gerçekleştiren Selçuk Salargil’i takım arkadaşlarına göre daha güçsüz bir otomobille yarışan Aytaç Biter 4. olarak izledi. Maxi Grup’un ilk yarışında damalı bayrağı ilk gören Can Artam oldu. Aynı yarışta ilk kez Borusan Otomotiv Motorsport ile Türkiye Pist Şampiyonası’nda direksiyon başına geçen Selçuk Salargil ise yarışı 3’üncü bitirdi. Teknik bir sorun sebebi ile yarışa en arkadan ve pitten başlayan Aytaç Biter ise önündeki rakiplerini teker teker geçerek 4.’lüğe kadar

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


ÖRTLÜK ZAFER

yükselmeyi başardı ve izleyicilere büyük heyecan yaşattı. Maxi Grup’un 2’inci yarışında ise ilk virajlardaki temaslar sonunda spin atan Aytaç Biter sonunculuğa düştü. Can Artam ise rakibinin kendisine arkadan çarpması sonucu ağar hasar alan otomobili ile pite girmek zorunda kaldı. Can Artam’a çarpan sporcu ise daha şansızdı ve otomobili pite gelemeden yarışı terk etmek zorunda

kaldı. Ancak Borusan Otomotiv Motorsport yine 1’inciliği kimseye kaptırmadı ve Selçuk Salargil kariyerinin ilk 1.’liğini kazanarak BOM’u podyumun en üst sırasına yükseltmeyi başardı. Can Artam ise pitte 2 tur vakit kaybettikten sonra yarışa döndü ve yarışı 5. sırada tamamladı. Aytaç Biter ise yine pistte en çok geçiş yapan sporcu oldu. KASIM 2013

E

K

İ

L

E

R

187


MOTORSPORLARI / PİST

V1 CHALLENGE’DA V1 Challenge’da 2013 sezonunun 5. yarışı 18 pilotun katılımı ve Türkiye’nin ilk yerli yarış otomobili VOLKICAR ile İzmit Körfez Pisti’nde koşulurken, zorlu yarışın galibi Can Tolon oldu.

V

1 Challenge 2013 sezonunun 5. yarışı İzmit Körfez Pisti’nde 27 Ekim Pazar günü yapıldı. Şampiyonada lider durumda bulunan Can Tolon bu yarışı da kazanarak sezon sonunda verilecek altın kupaya bir adım daha yaklaştı. 5 yarış sonunda Can Tolon 30 bin lira para ödülünün sahibi oldu. Sıralama turlarında 1:04.706’lık zamanı ile ilk sırada yer alan Can Tolon’u 1:04.890 ile Burak Çukurova elde etti. Geçen senenin şampiyonu Yağız Avcı üçüncü sırada sıralamaları tamamladı. Büyük yarış 15:40’da başladı. 18 pilotun heyecanlı startı piste gelen motorspor severi ve VOLKICAR hayranlarını büyüledi. Birbirine eşit güçteki VOLKICAR otomobilleri ile Körfez Pisti’nin uzun düzlükleri ve hızlı virajlarında 8 tur üzerinden yarışan pilotlar rekabeti bir an olsun eksiltmedi. İlk virajda Serhat Keskin’in yol dışına çıkması yürekleri ağza getirse de Keskin yarışa devam etti. Ardından Kaya Tepe rakibi ile girdiği mücadelede otomobiline hasar verince yarış dışı kaldı. Yarıştaki tek büyük kaza Toprak Candan ile Özgür Gür arasında yaşandı. Startta beşinci-

188

lik pozisyonunu Özgür Gür’e kaptıran Toprak Candan ilerleyen turlarda ataklarını sıklaştırdı. Rakibi ile girdiği sıcak mücadele sırasında yol dışına çıkarak lastik bariyerlere çarpan Candan, yarışı tamamlayamadı. V1 Challenge ile motorsporlarına başlayan ve üç sezondur yarışan Tolon, tecrübesini Körfez’de konuşturdu. İyi bir start alan Tolon yarışı başından sonuna lider götürdü. Başarılı sporcuları para ödülü ile destekleyen Türkiye’nin tek yarış organizasyonu V1 Challenge’da Can Tolon’un kazandığı toplam ödül tutarı 30 bin

KASIM 2013 İ

Ç

İ

N

D


KAZANAN TOLON

lira oldu. Yarışı Burak Çukurova ikinci sırada tamamladı ve şampiyonluk şansını son yarışa taşıdı. Yarışın üçüncüsü Yağız Avcı oldu. Yağız Avcı geçen senenin V1 Challenge birincisi ancak bu sene sezon istediği gibi geçmedi. Göksun Erkek bu yarışta elde ettiği dördüncülük ile genel klasmanda üçüncülüğe çıktı. V1 Challenge Moldova’da yarışan Chiril Gaburici misafir pilot Körfez yarışına katıldı. Önümüzdeki senelerde V1 Challenge şampiyonasının uluslar arası olması için çalış-

malarını sürdüren Volkan Işık 2015 senesinde uluslar arası boyuta taşımayı planladığı V1Challenge için çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Kurallarından yarışma sistemine kadar tamamı Volkan Işık’ın tasarımı olan V1 Challenge serisi halka en yakın şampiyona olarak büyük ilgi görmeye devam ediyor. Sezonun son yarışı 16 Kasım tarihinde Anyalya’da düzenlenecek ve V1 Challenge ilk kez Antalya’lı motorsporseverlerle buluşacak. KASIM 2013

E

K

İ

L

E

R

189


İLGİYLE OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ EKİM 2013 TARİHLİ 42. SAYIMIZ 77 BİN 752 FARKLI KİŞİ TARAFINDAN İNDİRİLMİŞTİR

Carmedya kasim 2013 ipad  

Turkish digital car and motorsports magazine... Issue 43

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you