Issuu on Google+


içindekilercontent

8 Bodrum’da yılbaşı coşkusu 10 Wiener’s Der Cafe 12 Bodrum içinde adeta kurtarılmış bir bölge ”Yarbasan Taş Evleri” 19 Ortakent’e sanatsal kimlik kazandırmanın tam zamanı 20 Bodrumda tango zamanı 24 Chinese Inn Restoran - Pekin Ördeği 25 Limoon Kafe Restaurant. Fajita 26 Güzel Sanatlar Fakültesine Büyük Buluşma 30 Öykü - Melis Üsküdarlı 31 Erenler Sofrası 32 Gardens of Babylon 40 Tango Restaurant 42 Peksimet Cafe 44 Bodrumdaki yabancı hemşehrilerimizin Christmas kokteyli 45 Oasis’te sanatsal atılımlar 46 El Vino Hotel Restaurant 48 Nasa ödülleri Bodrum’da 49 AYK-BAYK Kupası 50 İki kitap “Egerotika” ve “Bodrum Otobüs Kızları” 51 Sezil Güler’den Bodrumlulara yılbaşı armağanı “Aşk Değil” 53 Şarap Fıçıları ressamların elinde sanat eserine dönüştü 54 Adadigital 10. Yılında 55 Karsanat Viyolonsel-Piyano dinletisi 56 Şeref Bigalı Resim Sergisi 57 Yeni yıl konseri 58 Oksit Seramik Atölyesi açıldı 59 Kartanesi’nde seramik sergisi 60 Skal Tango Argentina’da toplandı 62 Yılbaşı defilesi 66 St. John Şövalyeleri 68 Herodot’un hazineleri hala Bodrumluların hizmetinde 72 Karsanat Derneği Başkanı Gülderen Erdoğmuş ile söylesi 78 Bodrum şehir planı 80 Gerekli telefonlar


Bodrumlife

Yayıncı Mermedya Yayıncılık İletişim ve Reklâmcılık Ltd. Şti. Yeşilyurtlular Ortakent Sitesi No: 65 Ortakent Bodrum 48400 Bodrum email: info@bodrumlife.com.tr www.bodrumlife.com Tel: (0252) 3484602

Sahibi: Mermedya Limited Şirketi Adına İkbal Çiğdem Damar Genel Yayın Yönetmeni: Necip Damar Yazı işleri Müdürü: Oğuz Eren

Katkıda Bulunanlar: Tony Marciniec, Dilek Cebeci, Alp Gürhan, Yiğit Uygur, George Simpson, Melis Üsküdarlı

İnternet Tasarım ve Yayın: Çağsan Özbek Reklâm ve Pazarlama: Tel: 0252 3484602

Fotoğrafları: İbrahim Göksu, Gökhan Gönenç, Dilek Cebeci, Bodrumlife Arşivi, Yıldırım Enes, Yiğit Uygur, George Simpson İngilizce Metinler: Tony Marciniec

Renk Ayrımı Ofset Hazırlık ve Baskı Gülermat Matbaacılık, İzmir 0232 433 6133 Baskı Tarihi: 10 Ocak 2010 2009 Bütün Hakları Saklıdır ©

1998-2010 Dergi içindeki hiçbir malzeme, herhangi bir şekilde izinsiz çoğaltılıp kullanılamaz. Bu dergi Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder. ® Bodrumlife Mermedya Limited Şirketinin patentli ve tescilli markasıdır.

Başkası tarafından kullanılamaz. www.bodrumlife.com

8

.................................................................................

3 ayda bir yayınlanır Yerel Süreli Yayın Türkçe - İngilizce Ocak 2010 Sayı 16 ISSN 1303-5274

Estetik yoksunu belediyeler Bodrum’u sıradanlaştırıyor... Kış ortasında bu dergiyi doldurabilecek etkinliğe, mekana sahip Türkiye’nin bir başka ilçesi yoktur ve bu yüzden Bodrum bir başkadır... Türkiye’nin dünyaya yüzü en açık ilçesi Bodrum kış aylarında da canlı ve heyecanlı... www.nereyegidilir.com sitemizde günü gününe etkinlikleri internete ve sizlere aktarmaya çalışırken hayli efor sarfediyoruz... Her gün bir kaç etkinlik, hergün bir kaç açılış... İnsanlarla komuştuğumuzda herkesin kafasının güzel fikirlerle dolu olduğunu görüyoruz. Kimi sanat etkinliği düzenlemeye çalışıyor, kimi eğlence yaşamını canlı kılmaya çalışıyor. Öyle ya da böyle Bodrum’a birşeyler katmaya çalışıyor. Bu sayımızda sizlere ayrıntılı olarak tanıttığımız Yarbasan Taş Evleri, Bodrum içinde sınırları çizilmiş ayrı bir dünya ve bana göre kurtarılmış bölge... Bu küçük ve özel bölgenin mimarı Ebru Erol Toker ile konuştuğumuzda “karnavaldan, sergilere, pazar etkinliklerine” kadar bir dizi etkinlik hazırlığı sıralayıvermişti. Yarbasan evleri gibi Dibekli Han’da sınırlarını çizmiş bir derebeyliği adeta... Etkinlikleriyle, seçicilikleriyle birer kurtarılmış alan... Ne yazık ki toplumdan soyutlanmaya doğru, genel yaşam alanlarıyla aralara sınırlar konulmaya çalışılması bu kurtarılmış alanları gözde yaparken bu alanların dışında kalan yerlerde belediyecilik açısından kötü sınavlar verilmekte... Adımınızı bir adım dışarıya attığınızda, tanım olarak gecekondu değil hepsi yasal yapılar olmasına karşın yozlaşmış binalar, çirkin sokaklar, bakımsız yollar Bodrum’u soysuzlaştırıyor ve günden güne sevimsiz bir kent haline getiriyor. Topyekün, tüm belediyeleriyle, tüm inşaat firmalarıyla, turizmcisiyle hatta tüm yaşayanlarıyla Bodrum’u, Türkiye’nin bu gözde kentini sıradan, sevimsiz ve değerlerini yitirmiş bir kent haline getirmeye devam ediyoruz. Durdurak bilmeden, saygısızca, estetik değerleri hiçe sayarak, para hırsına kapılmış, gözü dönmüş insanların yaşadığı tipik bir anadolu kasabasına benzetmeye çalışıyoruz... Kendini bilenler, güzel girişimlerde bulunup yine geçen sayılarımızda tanıttığımız Adaev gibi restorasyonlar yapıyorlar ama çevreleri bir felaket... Eğri büğrü, zevksiz, soysuz yapılar bu güzelim çabaları boşa çıkarıyor ve daha güzel şeyler yapmak isteyen insanları yıldırıyor... Estetik görüşten yoksun belediyeler bu gidişi körükleyen başlıca suçlular... Kurullar oluşturulabilir, göze hoşgelmeyen şeyler gizlenebilir, yeşillendirilebilir, makyaj yapılabilir... O zaman Bodrum’un değeri belki kat kat artacak, birşeyler yapmak isteyenlere şevk gelecek ve Bodrum, gönlümüzdeki Bodrum, dünyada hakettiği yeri alacaktır...

Necip Damar


Bodrum’da Yılbaşı Coşkusu

Bodrum 2010 yılına coşkuyla girdi. 30 Aralık’ta ünlü mankenlerin katılımıyla gerçekleşen defile ve Goldenhorn Brass’ın müzik gösterisiyle başlayan kutlamalar, yılbaşı gecesi pop şarkıcısı Mustafa Sandal’ın konseriyle doruk noktasına çıktı. Denizciler Meydanı kelimenin tam anlamıyla kutlamaya katılanlarla doldu taştı... Saat 24:00’te e Marmara Hotel ve Bodrum Belediyesi’nin havai fişekleriyle renklenen kutlamalar sokaklarda dans eden, birbirini kutlayanların görüntüleriyle sabaha kadar devam etti...


Uluslararası platformda birçok konser veren Pirinç Nefesli Çalgılar Beşlisi Golden Horn, yılbaşı kutlamaları için Bodrum İskele Meydanı'nda Bodrumlularla buluştu. Metin Keşkek ve Azeri sanatçı Elmar Azimzade Trompette, Japon sanatçı Chikara Shiojima Trombonda, Begüm Azimzade Kornoda ve Can Özkaya Tubada film müziklerinden, sevilen rock, caz ve klasik parçalarla, We Wish You a Merry Christmas, Pink Panter, Maria, Golliwogs Cakewalk, Turkish Rondo, Habanera, Girl Of Ipanema, Rhumba, Bossanova, Tango, Unter Donner Und Blitz, Yesterday, Hey Jude, James Bond Theme, Can Can, Dr. Jivago, Hungarian Dance No:5 ve Caravan gibi çok sevilen parçaları seslendirirken, Bodrum'un yerel türküsü Çökertme’yi çalmaları büyük sürpriz oldu ve Bodrum İskele Meydanı'nda toplanan davetliler tarafından dakikalarca alkışlandı.

Yılbaşı kutlamaları için düzenlenen defilede Ece Gürsel, Tuğba Altıntop, Seçkin Piriler, Alaz Kopruvalı, Tuğba Melis Türk ve Şehnaz Özkaya gibi ünlü mankenlerin yanı sıra amatör mankenler de yer aldı. İlk bölümünde, Aynur Aydoğan'ın koleksiyonundan yerel işlemeli kıyafetlerin tanıtıldığı defilede mankenler podyuma yöresel müzik eşliğinde çıktı. Defilenin ikinci bölümünde ise modacı Saruhan İren'in "Zamansız giysiler" defilesi sunuldu. Defile sonunda mankenlere çiçek veren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrumluların ve yılbaşı tatili için Bodrum'da bulunan tatilcilerin yeni yılını kutladı.


Wiener’s Der Cafe Avrupa’dan sonra ilk kafesi Bodrum’da açılan Wiener’s Der Kaffee, özel kahvesi, tadına doyulmayacak güzellikte tatlıları, kahvaltıları, iddialı schnitzeli ve daha birçok lezzeti ile MMM Migros’un yanında…

Avrupa’dan sonra ilk kafesi Bodrum’da açılan Wiener’s Der Kaffee, özel kahvesi, tadına doyulmayacak güzellikte tatlıları, kahvaltıları, iddialı schnitzeli ve daha birçok lezzeti ile MMM Migros’un yanında… Viyana ihtişamını modern dünya ile buluşturan Wiener’s Der Kaffee başarısını, kalite ve tadının yanı sıra personeline verdiği

12

özel eğitimlerde de gizli tutarak misafir memnuniyetini kıs sürede en üst düzeye çıkardı. Viyana’da doğup büyüyen Franz Kaiser, farklı ülkelerde edindiği gastronomi tecrübesini Viyana’nın geleneksel bakış açısıyla bir araya getirerek 1985 yılında “kaffehaus” konseptinde “Wiener’s Der Kaffe”yi yarattı.

Mart 2009’da Markaya Ltd. ve Franz Kaiser arasında imzalanan master franchise anlaşması ile Türkiye pazarına ilk adımını atan Wiener’s Der Kaffee, geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana Wiener’s Der Kaffee Bodrum adıyla misafirlerini lezzetleriyle buluşturuyor.


Kafelerin Anavatanı: Viyana

Otopark’ın içindeki “Saklı Bahçe” Wiener’s Der Kaffee’yi eşsiz kılan özelliklerinden biri de, sahip olduğu bahçesi! Bodrum’daki bahçeli mekân ihtiyacına çözüm yaratan Wiener’s, günün her saatinde uğranabilecek, keyifli vakit geçirilebilecek bir mekân. Viyana’nın özel tatları arasında yer alan ünlü çikolatalı pastası Sachertorte başta olmak üzere, kaiserschmarrn, croissant ve petit four, Wiener’s’in Bodrum’da sunduğu lezzet şölenleri arasında yer alıyor. Viyana lezzetlerinin damakta bıraktığı hayranlık uyandırıcı tatlar, Wiener’s Der Kaffee’nin sunumlarıyla, görsel olarak da başlı başına ziyafete dönüşüyor. Kalitenin konfor sağladığı gerçeğinden yola çıkan Wiener’s, profesyonel lezzet ve hizmet birikimiyle misafirlerine dünya lezzetlerini sunarak keyifli saatler yaşatıyor. Wiener’s Der Kaffee, Avusturya, İtalya, İsviçre, Fransa gibi lezzet konusunda adını dünyaya duyurmuş ülkelerin kahvaltı çeşitlerini, birbirinden leziz krepleri, Viyana usulü et ve tavuk şnitzeli, taze salataları, tostları, ev yapımı reçel, çikolata ve dondurmalarıyla zengin bir lezzet dünyasının kapılarını aralıyor. Telefon: 252 316 61 25

Büyük bir imparatorluk ve hanedanı içinde yaşatan, Avrupa tarihinin kalbinin attığı Viyana, ne tek bir tanımlamaya sığdırılabilir, ne de tek bir özellikle sınırlandırılabilir… Şıklık ile nostaljinin, lüks ile romantizmin yan yana yaşandığı görsel sanatlar kentidir Viyana… Avrupa kültürlerinin kesiştiği yol olarak isimlendirilen Viyana’nın her özelliği ve yaşadığı her çağ başlı başına bir tarihtir. Ünlü imparatoriçe Elizabeth(Sisi), eşi imparator Franz-Joseph, ünlü besteci Mozart ve 1876 yılında kurulan politikacıların, sanaçıların, aristokratların buluşma noktası olan Hotel Sacher Wien Viyana’nın önemli simgeleri haline gelmiştir. Viyana’da kahvenin ilk tadımı Türkler ile birlikte olmuştur. 1683 yılında Türklerden kalan torbalar dolusu kahve çekirdeklerini ilk değerlendiren ve Viyanalılara tanıtan bir Polonyalıdır. Viyana’da 10’un üzerinde kahve çeşidi vardır. “Türkischer”, bizim Türk kahvesi ,”Grosser Brauner” krem köpüklü koyu kahve ,”Kapuziner” cappac,”Masagran” soğuk ve buzlu , “Neger” de koyu olmak üzere en tanınmış kahve çeşitleridir. İmparator Franz Joseph döneminde iyiden iyiye fazlalaşan kafeler, entelektüellerin, yazarların, ressam ve müzisyenlerin gelip pipolarını yakıp sanat ve siyaset tartıştıkları, okuyupyazdıkları ve gittikçe çeşitlenen kahvelerini yudumladıkları mekânlardır. Viyana kafeleri, geçmişte ve günümüzde ağırladıkları Stefan Zweig, Sigmund Freud, Thomas Barnhard gibi ünlü yazar ve filozoflarla tanınmıştır. Viyana kafeleri kahvelerinin yanı sıra eşsiz pasta ve çörek türleriyle de ilgi çeker. Ünü dünyaya yayılmış şeklini Osmanlı sancağındaki hilalden almış olan “Fransızların Croissant”ın anavatanı Viyana’dır. Şehrin ihtişamını, lezzetlerini ve tarihini yansıtan Hotel Sacher’in ünlü çikolatalı pastası, orijinal adıyla “Sachertorte” yine Viyana ile birlikte anılan özel tatlardandır.


Bodrum içinde adeta bir Kurtarılmış Bölge

“Yarbasan Taş Evleri” Bundan 8 sene önce Arif Obdan ile iş or tağı ve Kuzeni Cüneyt Tanman, Ebr u Erol Toker ve Tahir Toker’in “ Yö r e s e l K ö y D o k u s u ” oluşturacak bir mahalle yapma fikrini “ B o d r u m y a r ı m a d a s ı n d a i z b ı r a k m a k v e g e l e n e k s e l y a p ı l a ş m a y a ö r n e k o l m a k a m a c ı y l a ” destekleyerek yatırım yapmaya karar verdiler. Yarbasan Evleri tasarımında ana unsur olarak bir Akdeniz kasabası olan Bodr um’da bu günkü ihtiyaçlarımızı karşılayacak geleneksel çözümler ele alındı. 27 farklı büyüklükte ev, cafe ve sanat atölyesinden oluşan projede her evin tek başına çözülmüş olmasının yanında evlerin bir arada tanımlı bir köy dokusu oluşturması ön planda tutularak; sokak, meydan, kitle ilişkileri düzenlendi.


Arif Obdan’ın 1968 yılında öğrencilik döneminde başlayan Bodrum sevdası 80’li yıllara kadar sürdü. Ancak 80’li yıllarda başlayan yoğun yapılaşma Bodrum’dan uzak durmasına neden oldu. Uzun bir aradan sonra bu defa Bodrum sevdalısı işadamı” kimliği ile yöreye “B uygun bir ev yaptırmaya karar verdi. Ev yapılacak arsa ve düşüncelerine uygun yapımcı araştırmaları sonucunda Ebru Erol Toker ve Tahir Toker ile tanıştı, uyguladıkları yapı geleneksel yapı felsefesi” onu tekniğini aşan “g etkiledi. Bu etkileşim sonucunda kendi özel evi projelendirilip 2001 yılında bitirildi. Arif Obdan ile iş ortağı ve Kuzeni Cüneyt Tanman, Ebru Erol Toker ve Tahir Toker’in “Y Yöresel Köy Dokusu” oluşturacak bir mahalle yapma Bodrum yarımadasında iz bırakmak ve fikrini “B geleneksel yapılaşmaya örnek olmak amacıyla” destekleyerek yatırım yapmaya karar verdiler. YARBASAN EVLERİ: Ortak paydada filizlenen proje için arsa araştırmaları 2001 yılında başladı. Yarım adadaki konumu, topografyası, bitki örtüsü, ışığı, rüzgârı, zemin yapısı gibi özellikler incelenerek Ortakent beldesi, Yarbasan mevkiindeki 20.040 m2 arsa 2002 yılında proje için satın alındı. Ortakent-Yahşi Beldesi belediyesine sunulan

proje belediye tarafından desteklenip sadece geleneksel taş bina yapmak üzere %15 imar hakkı verildi. Yarbasan Evleri tasarımında ana unsur olarak bir Akdeniz kasabası olan Bodrum’da bu günkü ihtiyaçlarımızı karşılayacak geleneksel çözümler ele alındı. 27 farklı büyüklükte ev, cafe ve sanat atölyesinden oluşan projede her evin tek başına çözülmüş olmasının yanında evlerin bir arada tanımlı bir köy dokusu oluşturması ön planda tutularak; sokak, meydan, kitle ilişkileri düzenlendi. İmalatlarda yöresel özellikler dikkate alınarak geleneksel yapı malzemeleri ve el işçiliği kullanıldı. Andezit taşı ile yığma olarak inşa edilen binaların tabliye ve çatılarında ahşap kiriş ya da tuğla tonoz kullanıldı. Uygulama sırasınsa Ahşap atölyesi (karkas, doğrama, mutfak, mobilya), Ahşap oyma, seramik, vitray, cam mozaik, karo mozaik, mermer, demir, resim, tekstil, sıhhi tesisat, elektrik tesisatı atölyesi gibi tüm gereksinimleri kendi bünyesinde karşılayacak atölyeler kurularak tüm imalatlar şantiye bünyesinde imal edildi.


Yarbasan Evleri fikri Bodrum’daki mevcut yapılaşmaya alternatif oluşturmak amacıyla ortaya konulmuş olup geleneksel tasarım ve üretim biçimlerinin halen uygulanabileceği, yaşam ihtiyaçlarımızın karşılandığı takdirde taş binaların ne denli yaşanabilir ve yerel ortama uygun olacağı, yatırım açısından böyle sıra dışı projelerin yapılabilirliği ve satılabilirliği kanıtlandı. Yarbasan Evleri Ortakent’in manzarasına hakim bir tepe üzerinde kurulmuş. Uzaktan hemen farkedilen bir ayrıcalığa sahip... Herbiri diğerinden farklı taş evler, çevreleri, bahçeleri, kapıları, çeşmeleriyle Bodrum içinde görür görmez ayrı bir yere koyacağınız ender bulunur yerlerden biri. Dış görünümleri gibi evlerin içlerine de tek tek özen gösterilmiş. Yöresel yaklaşımlar, otantik malzemeler ve Yarbasan için özel olarak üretilmiş seramikler, ahşap malzemeler gözalıcı... Meydanın ortasında küçük bir orta havuz ve burada bulunan Erenler sofrası adı verilen restoran aynı zamanda küçük etkinliklerin de yapıldığı bir buluşma noktası... Girişte hemen gözümüze çarpan Taliga aynı zamanda Yarbasan Evleri’nin mimarı Ebru Erol Toker’in Seramik atölyesi... Burada kendi ürünlerinden başka çeşitli sanatçıların tabloları, seramik ürünleri ve tekstil uygulamaları da sergilenip satılıyor... “1968 de İzmit’te doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi yine İzmit’te tamamladım. Çocukluk günlerinde tüm boş vakitlerimi el sanatları ile uğraşan anneme, araba tamir eden babama ve sandal yapan dedeme çıraklık yaparak geçirdim. 1985 de İTÜ mimarlık fakültesine girdim. Okul yılları ve sonrasında Atilla Yücel, Yalçın Özüekren, Cengiz Bektaş ile çalıştım. Burak Boysan ve Hasan Mingü’nün dekorasyon işlerinde şantiye şefliği görevi üstlendim. Tasarımın yanı sıra uygulamaya olan merakım nedeniyle ağırlıklı olarak yapım aşamalarında yer aldım. Her türlü malzeme, üretim teknikleri, form, fonksiyon sürekli olarak ilgimi çekti. Farklı ülkelerde farklı deneyimleri inceledim. 1994-2000 yılları arasında mimarlığa ara verdim. Antik dönem teknikleri ile seramik yapımını öğrendim. Bu arada kendi atölyemi açtım. Çömlek yapımı ve odunlu fırın tekniklerini öğrendim. Artık seramik hayatımın baş köşesine oturmuştu. Yine bu dönemde iki çocuğum oldu. Toprak ve Su… Seramik ve mimarlıktan öte hayatımın vazgeçilmezleri… En değerli varlıklarım… Mimarlığı ise hiçbir zaman sadece projecilik olarak görmedim. Mimarlık bence yapıcılıktır. Bir yaşama biçimidir. Sokakta yürürken, müzik dinlerken, çocuklar ile oynarken, kitap okurken farkında olmadan beslenirsiniz. Bakıp gördüğünüz her şey içinizde yer eder. Günü gelince açığa çıkar, kendi yolunu bulur. Vardığım noktada günümüzün seri üretim biçimleri ve tekdüzeliğinin beni huzursuz ettiğini gördüm. Atölyelerde ustalar ile birebir özel ürünler yaratmanın verdiği haz hiçbirşeye değişilmez kanımca. Bir de bu ürünler sahiplerine kavuşunca, insanların yüzlerindeki ifade çok büyük bir mutluluk veriyor bana. Son yedi yıl boyunca Yarbasan Evleri Projesi için çalıştım. Tahir Toker, Arif Obdan ve Cüneyt Tanman ile birlikte atıldığımız bir yolculuk oldu Yarbasan Evleri Projesi. Mimari projesini tasarladım. Tüm ince yapı projelerini kurduğumuz proje ekibi ile birlikte çözdük. Proje içindeki seramik, ahşap, dövme demir, tekstil işlerinin tasarımlarını ve üretim

17


kontrollerini yaptım. Tüm ürünler geleneksel teknikler ile masif ve doğal malzemeler ile üretildi. Büyük özveri isteyen uzun soluklu bir çalışma oldu.” diyerek hem kendini hem de Yarbasan evlerini bir çırpıda anlatan Ebru Erol Toker “Bu çalışma süresince bir arada çalıştığımız farklı disiplinlerde ürün veren sanatçılar ile aynı çatı altında toplanıp yaratma ve üretme serüvenini birlikte sürdürmeye karar verdik ve Taliga Sanat Atölyeleri’ni kurduk. Taliga ismini çingenelerin arabalarından alıyor. Çingenelerin özgür ruhu ve yaşama biçimleri her zaman için beni cezbetmiştir. Göçer yaşamları, maddiyata olan umarsızlıkları, renkleri, neşeleri hayatıma yön veren önemli unsurlar… Taliga da buluşuncaya kadar hepimiz farklı yollardan geçtik, farklı kaynaklardan beslendik, farklı anlayışları benimsedik. Bugün de kendi bireysel farklılıklarımızı koruyarak birlikte çalışmanın ve üretmenin keyfini yaşıyoruz. Herbirimizin kendine ait atölyeleri var. Ekip çalıması gerektiren işlerde bir araya geliyoruz. Seramik, Heykel, Resim, Tekstil gibi sanat dallarının yanısıra ahşap ve demir atölyeleriyle usta zanaatkarların da katılımıyla çok geniş bir yelpazede ürün verme olanağına sahip olan Taliga da sanatsal üretimin günlük hayata katılan işlevsel nesnelere dönüşmesini hedef alan bir anlayışla çalışıyoruz. Sanatsal ürünlerin yanısıra mobilya ve aksesuar gibi üretimleri de masif ve doğal malzemelerle gerçekleştiriyoruz. Çünkü ürünlerimizin zamana direnen sağlamlıkta olmasını önemsiyoruz. İmitasyon ya da sentetik malzemeleri atölyemize sokmuyoruz. Çağdaş teknolojinin olanaklarını kullanmayı reddetmiyoruz. Ama unutulmaya yüz tutmuş geleneksel üretim tekniklerini yaşatmak için uğraşıyoruz. Kullandığımız her malzemeyi tüm yönleriyle tanımaya çalışmakla kalmıyoruz, bu malzemelerin çağlar boyunca nasıl kullanıldığını, hangi tekniklerle işlenip günlük kullanıma uygun hale getirildiğini bilmeyi de önemsiyoruz. Geleneksel birikimin çağdaş

18


19


Ebru Erol Toker, tüm zamanları neredeyse Yarbasan’da geçiriyor. Atölyesinde seramik hamurları yoğuruyor, boyuyor, atölyenin yanındaki ofisinde teşhir ediyor, birçok sanatçının tablolarını seramik işlerini sergiliyor ve satıyor. Fotoğraflar: Toker’i Atöltesinde çalışırken ve ofisinin bir bölümünü gösteriyor.

yaşama katılarak geleceğe taşınmasına katkı sağlama misyonunu üstlenme sorumluluğunu taşıyoruz. Ürünlerimizin çeşitliliği bizim çalışma biçimimizi de anlatıyor. Mutfak ve banyo tasarımları ve kişiye ve mekana özel seramikleri, seramik sıcak demir ve deri gibi birçok farklı malzemeden aydınlatma elemanları, kırkparça perdeler, döşemelikler, yatak örtüleri , yine kişiye özel mutfak kapları, yemek takımları gibi ana başlıklar altında toparlayabileceğimiz bu ürünler özel istekler üzerine çoğalabiliyor. Atölyemiz de bütün bunların dışında bildiklerimizi paylaştığımız atölye çalışmaları yapıyoruz. Haftanın belli günlerini bu el sanatlarını öğrenmek isteyenlere açtık. Gruplar halinde veya birebir dersler veriyoruz. Bu günlerde yoğunluklu olarak seramik derslerimiz var. Tornada çömlek yapımı ve masa üstü çalışmaları olmak üzere iki ayrı düzenekte çalışıyoruz. “ Ebru Erol Toker halen Yarbasan Evleri içinde bulunan Taliga isimli Sanat Atölyesinin başında bulunuyor. Yedi yılını harcadığı Yarbasan, artık onun ayrılmaz bir parçası gibi üzerinde taşıdığı ağır bir yük olarak peşinden geliyor. Yapmak kadar sürdürmek, sürekliliğini sağlamak ve yaşanır kılmak için çaba sarfedip duruyor. Yarbasan’ı taşımak istedikleri noktalar var ama bunları şimdilik kaydıyla “Off Record” olarak bize anlatıyor...

20


Ortakent’e sanatsal kimlik kazandırmanın tam zamanı... İki yıldır Bodrumlife’ı Ortakent’ten yayınlamaya başladığımızdan bu yana hersabah ayrı bir güzel Ortakent manzarasıla uyanmak Bodrum’da bunca zamandır yaşadığım en keyifli şeylerden biri oldu... Yalnızca manzarasıyla değil içten içe yaşanan güzel şeylerle de ilgim daha da arttı bu güzel beldeye... Bodrum’un kendi halinde, sessiz sedasız beldesi Ortakent Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Kampüsünün açılmasıyla ve Sanat bazı ilginç rastlantılarla birdenbire içimde buranın bir “S Beldesi” olacağı hisiini yarattı bende. Yılbaşından birkaç gün önce İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin genç iki gitarcı ve usta bir flüt sanatçısı ile birlikte verdikleri konserde olağanüstü kısa ve düzgün konuşan ve olaydan kendisine ve belediyesine neredeyse hiç pay çıkarmayan bir Belediye Başkanı portresi ile karşı karşıya kaldım. Çok hoşuma gitti. Hamasi nutuklar yerine kısa ve seviyeli bir konuşma ve ardından Turgutreisli Kontrbas sanatçısı Numan Pekdemir’in gayretleriyle kotarılmış bir konser ve tıpkı dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Johann Strauss’un Radetsky March’ıyla el çırparak yeni yıla girmek nasip oldu bizlere... Tabii Marmara Koleji’nin varlığını ve onun çok başarılı, sanatın her dalında her kuruluşa kapılarını açan müdürü Ömer Çekmeceligil ‘i Ortakent ve Bodrum için büyük bir şans olarak görmemiz gerektiğini hatırlatmadan geçmek istemem... İkinci güzel olayı aynı zamanda hocalık yaptığım Güzel Sanatlar Fakültesi’nin heykel ve resim atölyelerinde dolaşırken farkettim... Burada herbiri keyifle çalışan deneysel çalışmalar yapan geleceğin ressamları, en son digital gelişmeleri öğrenen grafik öğrencileri, koca koca mermer blokları yontarak eserler ortaya çıkaran heykel öğrencileri ve hocaları birbirinden güzel işler üretiyorlar ve bunu büyük bir zevkle yapıyorlar... Yakında heykel atölyelerinden bir çok mermer heykel çıkacak, birçok resim ve grafik işi üretilecek... Burası Bodrum’un en güzel sanat odaklarından biri olacak... Sergiler, sempozyumlar, paneller için biçilmiş kaftan Güzel Sanatlar Fakültesi... Üçüncüsünü zaten sayfalarım arasına aldım: Yarbasan Evleri... Ortakent’te adeta kurtarılmış bir belde diye de başlık attım... İçindeki atölyeleri ile, evleri, evlerin yapımında kullanılan materyalleri ile adeta bir kültürel miras. Zaten emeği geçenler burayı “ Turistlere gezdirilebilir bir site” olarak görmek istiyorlar...

Yaka Köye giderken sağda yer alan DibekliHan ise geçmiş sayılarımızda sık sık bahsettiğimiz Gülay ve Cenap Tezer çiftinin Sanat Köyü ise başlıbaşına bir etkinlik merkezi. Kendilerini yıpratırcasına bu işe kaptıran Tezer çifti Dibeklihan’ı bu yıl daha da geliştiriyorlar... İki sene önce gerçekleşen birkaç açık hava konseri ile deniz kıyısından güzel nameler yükselmişti yaz boyunca Ortakent’ten... Bu yaz yine tekrarlanabilir bu tip konserler... Hazır Numan Pekdemir’in bu güzel enerjisi varken ve Ortakent Belediyesi ile işbirliği yakalamış iken peşiniş bırakmamak, iskele meydanında açık hava konserleri, Bahara Merhaba Konserleri düzenlemek gerek... Bunca güzel olay ve tesadüf bir araya gelince bunların harmanlanması ve ortaya bir Sanat Beldesinin çıkması işten bile değil... Yeterki istensin... Öğrencilerin katılımının sağlanacağı bir sanat şöleni hatta festivali düzenlenmesi... Birkaç Jazz konseri, Bir iki klasik müzik konseri, fakültede üretilen işlerden öğrenci işleri sergisi, Yarbasan evlerinde bir iki etkinlik, Dibeklihan’da gösteriler, sergiler, performanslar ve Marmara kolejinde Tiyatro gösterileri ile Birinci Ortakent Festivali yukarıda saydığım yapı ve insan unsurlarıyla hiç de olmayacak şey gibi görünmüyor bana... Ortakent’in merkez yerinde bir Güzel Sanatlar Fakültesi varken buranın bir Sanat Merkezi olarak görülmesinin ve geleceğinin Sanat’a dönük planlanmasının hiç kaçar yolu yok...

Necip Damar Belediye’den Ortakent’le ilgili bir kaç istekte var tabii bu arada... Not olarak düşmek isterim: Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yolu na mutlaka bir göz atılması, hemen ağaçlandırılması, yol üzerine oturma bankları konulması ve aydınlatılması ...

21


B

Bodrum’un kış gecelerine Latin dansları damgasını vuruyor. Bodrumda faaliyet gösteren üç dans kulübü hem düzenledikleri gecelerle hem de çeşitli dans kurslarıyla bulundukları ortama renk ve eğlence katıyorlar… Arjantin’in Tango ve Milongaları, Karayip kökenli Salsaları Bodrum gecelerinin şu günlerde en aranılan dansları… Bodrum’da yıllar önce başlayan küçük çaplı girişimler günümüzde bir çığ gibi büyümüş ve uluslararası başarılara damga vuran gruplar bile ortaya çıkmış… Fatih Özvezneci’nin girişimiyle kurulan Bodrum Dans Kulübü Derneği Bodrum’da Latin danslarına dikkat çeken ilk gruplardan biri… Genç çekingen Bodrumlu genç kız ve erkeklerin ürkek adımlarla başladıkları serüven artık meyvelerini vermeye başlamış… Bugün adımlar daha estetik, daha güvenli ve ardında izler bırakarak yere basıyor... Bodrum’da üç tane dans kulübü sürekli organizasyonlarla Latin danslarını canlı tutuyor. Her gece başka bir mekanda gösteriler düzenliyorlar ve yarışmalar tertipliyorlar… Uluslar arası yarışmalara katılıp önemli dereceler alıyorlar… İşte Bodrum’un gece hayatını renklendiren ve her birinin yüzlerce hayranı ve katılımcısı olan Bodrumdaki dans kulüpleri…

Bodrum Dans Kulübü Derneği 1991 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Bodrum Dans Kulübü Derneği günümüzde en etkin derneklerden. Önce latin danslarıyla başlayan çalışmalar giderek tüm dans türlerini kapsayan geniş bir topluluğa dönüşmüş... Bünyesinde kurulan yurt dışı tanıtım ekibinin çalışmaları son hızıyla devam ediyor. 40 kişiden oluşan ve kurulduğu 2007 yılından itibaren birçok Avrupa şehrinde onbinlerce kişiye Bodrum'u tanıtan grup, 84 ekibin katıldığı 2009 Avusturya Fasching (Feldkirch) Karnavalında da Avrupa 2.lik ödülü alan ilk Türk ekibi olmuştu. Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odasının desteği ile çalışmalarını sürdüren Yurt Dışı Tanıtım Ekibi, 2010 yılı tanıtım turnesi etkinlikleri için de hazırlıklarını tamamladı. Latin Dansları: Çalışmalara katılanlara Salsa, Bachata, Merenque ve La Rueda dansları öğretiliyor. Haftada 2 gün

(Çarşamba-Cumartesi) çalışma yapılıyor... Bodrum Dans Kulübü yönetimi tarafından 2009-2010 döneminde yeni başlatılan bir uygulama olan haftada 2 gün Latin Dans Çalışmaları, haftada 4 gece yapılan pratik geceleri ile destekleniyor. Bodrum Dans Kulübü 2009 - 2010 döneminde komşu Yunan istanın geleneksel dansı SİRTAKİ’de kurslar arasına eklendi... Kurslar Semra CANAT tarafından yürütülüyor. Kurslarda Sirtaki Hassapiko, Zeybetiko ve Halay'ın figür ve kombinasyonları öğretilmekte. CRAZY HAT PARTY gibi güncel etkinlikler ise renkli sahneler ortaya çıkarıyor. workshop ile başlayan geceler, sürpriz hediyelerden oluşan çekilişler ile devam ediyor.. Bodrum Dans Kulübü Derneği Dr. Mümtaz Ataman Cad. No:4 D:5 Gsm : 0 532 2829624 Tel : 0 252 3165081 Fax : 0 252 3160473 E-Mail : fatih@bodrumdans.com

23


Bodrum Arjantin Tango Dans ve Spor Kulübü 2008’de kurulup Kulüp tescili yapılan Bodrum Arjantin Tango Dans ve Spor Kulübünün dernek başkanı ve kurucularından olan Gül Özbilecikli, uzun yıllar ferdi olarak Arjantin Tango derslerini verdikten sonra kurumsallaşmak kararı alarak derneği meydana çıkarmış... Dernek ; Türkiye’de Arjantin Tango ve tüm dans sporlarını sevdirmek, gelişimini sağlamak, sporcu yetiştirmek amacı ile çalışmalar yapmak, dans ve spor faaliyetleri tertip etmek, tertip edilen yarışmalara katılmak ve sanatsal aktivitelerde bulunmak amacı ile kurulmuş. Dernek Bodrum’da yaklaşık 9 yıldır Arjantin Tango Dersi veriyor.. “Katılımın her geçen gün hızla arttığını görmek

24

beni çok mutlu ediyor.. Çünkü artık Bodrum’da “Arjantin Tango yapmak” yeni bir sosyal aktivite olarak kabul gördü. Daha ne isteyebilirim ki.. 1 yaşını henüz dolduran kulübümüz ve tüm ekibimiz Bodrum’da Arjantin Tango’nun gelişimi için üzerimize düşenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz... Tango öğrenmenin yaşı yoktur. Çocuk sınıflarımız da başladı. 7’den 77’ye herkesin yapabileceği bir dans olan Arjantin Tango aynı zamanda “duyguların dansı” olarak da bilinir.” diyen Dernek Başkanı Gül Özbilecikli Bodrumdaki gelişmelerden hayli umutlu... Bodrum Arjantin Tango Dans ve Spor Kulübü GSM: 0533 2913796 e-mail: tangobodrum@yahoo.com Facebook : Gül Tango Bodrum

Viva Dans Bodrum Farkedin Hissedin Dansedin Dans geceleri, dans partileri, show organizasyonları ve dans eğitimleri 2004 yılında kurulan Filika Latino Club’da başladı. Dans eğitimleri ve çeşitliliği için 2007 yılında kurulan Vivadans Stüdyosu ile eğitimde profesyonel yaklaşım benimsendi. Pamir İş Merkezi’nde açıldıktan 1 yıl sonra Bodrum Merkez’e taşınma kararı alan tesiste o günden bugüne bir çok başarılı çalışmaya imza atıldı. Kısa zaman dilimine Cumhuriyet Kupası 3.lüğü, Türkiye Oryantal Şampiyonluğu, Muğla Salsa İl Birinciliği, Türkiye Show Dance Türkiye Şampiyonluğu, Türkiye Salsa Şampiyonası Gençler 1.liği, 3.lüğü, 4. lüğü, Türkiye Kulüpler Şampiyonası B Klas Türkiye 2.liği gibi başarılar sığdıran Vivadans bugünlerde kurulacak olan Salsa Ligi’ne hazırlanmakta. Eğitimi verilen danslar ve sportif çalışmalar : Sosyal Latin Danslar (Salsa, Bachata, Merengue, Cha cha, Rueda), Arjantin Tango, Brezilya kökenli savunma sanatı olan ve kendine has enstrumanlarıyla müzik eşliğinde Capoeira, Flamenko, Hip hop, Modern Dans ve Bale’nin yanısıra vücut formunu korumak isteyenler için de Yoga, Pilates, Streching, Latin Fit çalışmaları yürütülmekte. Adres: Artemis Cad. 1049 Sok. No:6 Bodrum (İstanbul Otopark arkası) 0 252 316 31 47 – 0 535 467 33 03 Facebook tanıtım sayfası ve grubu : vivadansbodrum@hotmail.com Grup ismi: viva dans bodrum


Tango bir genelev sürüngeniydi (HÜRRİYET : 17.01.2004) Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'in yazdığı ‘‘Tangonun Tarihçesi’’ adlı yazı, üç aylık sanat dergisi P'nin son sayısında yayımlandı. P Dergisi, bu sayısını ‘‘Dans ve Sanat’’ temasına ayırmış. Borges'in tangoyla ilgili yazısına, yüz yıl önce Arjantin'de yapılan çeşitli tango afişleri eşlik ediyor. Ünlü yazar, 1929'da Evaristo Carriega adlı genç yaşta ölmüş bir şairin yaşam öyküsünü yazmaya karar veriyor. Ancak kitabı yazarken, Carriega'nın hayatından çok, onun dönemindeki Arjantin'le, özellikle de tangoyla ilgilenmeye başlıyor. Yirmi beş yıl sonra kitabın ikinci basımına Tangonun Tarihçesi adlı bir bölüm ekliyor. Bu yazıda, tangonun Buenos Aires'in gecekondu mahallelerinde değil, genelevlerinde ortaya çıktığını söylüyor. Borges'e göre tango, hem şehvet, hem de müthiş bir şiddetle dolu. ...Danıştığım kimselerin hepsi tangonun kökeninin genelevler olduğunda birleşiyordu. (Aynı görüş birliği tangonun doğuş tarihi için de geçerli; 1880'le 1890 arası.) Üstelik ilk tango orkestralarını oluşturan çalgıların (piyano, flüt, keman, daha sonraları bandoneon) yüksek maliyeti de bu tanıklığı doğruluyor. Bu da tangonun varoşlarda doğmamış olduğuna bir başka kanıt; kenar mahallelerde gitarın altı telinin yeterli olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. Bu savı doğrulayan başka kanıtlar da var: Tangonun şehvet uyandıran figürleri, tango adlarının (El choclo-maval, El fierrazo-çelik darbesi) çağrıştırdıkları, çocukluğumda Palermo'da, yıllar sonra da Chacarita ve Boedo'da gördüklerim (kadınlar edepsiz buldukları bu dansa rağbet etmedikleri için erkeklerin sokak köşelerinde erkek erkeğe dans etmeleri). BELA ARAYAN TANGO Lugones (El Payador'da) tangoyu aşağılayıcı bir açıksözlülükle ‘‘şu genelev sürüngeni’’ diye tanımlar. Kuzey mahallesi tangoyu (o günlerde Paris'te çoktan temize çıktığı halde) sokaktan alıp evlere kabul ettirmek için uzun yıllar beklemek zorunda kaldı; hálá da tam başarılı olduğu söylenebilir mi, bilemiyorum. Eskiden tango şeytansı bir orjiydi, şimdilerde bir yürüme şekli oldu. Tangonun cinsel niteliği birçoklarınca dile getirilmiştir, içerdiği şiddet içinse aynı şey söylenemez. Her iki niteliğin de aynı itkinin farklı şekilleri olduğu doğru. Erkek sözcüğü, bildiğim bütün dillerde cinsel gücü ve savaşçılığı simgeler; Latince'de ‘‘cesaret’’ anlamına gelen virtus sözcüğü de ‘‘vir’’, yani ‘‘erkek’’ten türemiştir. Kipling'in ‘‘Kim’’ adlı romanında bir Afgan, iki eylemin özünde aynı olduğunu vurgulamak istercesine şöyle der: ‘‘On beş yaşımda erkeğimi öldürdüm ve erkeğimi yarattım.’’ TANGO SÖZLERİNDE NE DENİYORDU? İlk tangoların çoğunda söz yoktu, olanlardaysa sözler doğaçlama ve açık saçıktı. Kimi tango sözlerinde kırsal yaşam ağır basıyordu, çünkü kompozitörler halkın hoşlanacağı konular arıyordu ve o zamanlar kötü yaşam koşulları ve varoşlar şiirsel addedilmiyordu. Sonraki tangolar kimi Fransız natüralist romanlarında ya da Horgart'ın gravürlerinde olduğu gibi, yaşamın birbiri ardına gelen talihsizliklerini anlatmaya başladılar: ‘‘Sonra metresi oldun / yaşlı bir eczacının / daha sonra da komiserin oğlu / soluğunu kesti.’’ Daha sonra biraz da eskiye özlemle, yoksul ve kavgacı mahallelerin nasıl yola geldiğini anlattılar. İlk zamanlardan itibaren kaçak aşıklar ve duygusallıklar üzerine çok kalem oynatıldı: ‘‘Hatırlıyor musun / bir şapka giymiştin / ve o deri kemeri takmıştın / öteki karıdan arakladığım.’’ Yakınmacı ve suçlayıcı tangolar, nefret tangoları, alay ya da hınç yüklü tangolar yazıldı; çoğu yazıya dökülmedi, birçoğu da belleklerden silinip gitti.

el tango es un pensamiento triste que se baila "tango, onunla dans edilen hüzünlü bir düşüncedir" Tango: ne söylenirse söylensin tamamlanamayacak bir tutku. bir hastalık. yaşam biçimi. ağlayan, coşkulu, neşeli, hüzünlü namelerde iki bedenin birbirini kovalayan, tamamlayan,takip eden devinimi. Bir aşk. Yokluğunda acı çekmek. Bir sığınak.

Tango deyince ülkemizde iki çarpıcı isim aklımıza gelir. Bunlardan biri Yönetmen Carlos Saura, diğeri İlk büyük etki 1992 yapımı Martin Brest’in yönettiği “Scent of a Woman” filmindeki Tango Sahnesine Al Pacino’nun Gabrielle Anwar ile birlikte oynadıkları Tango nedeniyle olmuştu. İkilinin Carlos Gardel’in Por Una Cabeza isimli tangosuyla yaptıkları dans yıllarca dillerden düşmemişti... Carlos Saura’nın Tango (1998) (Bu sayfadaki üstteki resim) filmi’nin gösteriminden sonra yurdumuzdaki tango tutkusu zirve yapmıştı.

25


Chineese Inn’de Pekin Ördeği Oasis’te Sinemalar meydanındaki Chineese Inn yıllardır lezzetli Çin yemekleri ve hesaplı tarifeleriyle kendini kanıtlamış başarılı restoranlardan biri... Çok zengin bir menüsü, gerçekten özenli bir servisi ve tabii Çin yemeği denince aklımıza hemen geliveren “Pekin Ördeği” Chineese Inn’in en önemli ve lezzetli yemeklerinden biri...

BODRUM YAŞAMI

PEKİN ÖRDEĞİ MALZEMESİ 4 çorba kaşığı süzme bal 2 çay kaşığı tuz 1 çorba kaşığı elma sirkesi 1\çorba kaşığı nar ekşisi 1 çorba kaşığı domates salçası 1 çorba kaşığı zeytinyağı 1 çay kaşığı karabiber 1 demet taze soğan 1 küçük salatalık Yeterince ketçap Biber salçası Sarımsaklı yoğurt

26

YAPILIŞI: Ördeği temizledikten sonra iyice yıkayın. Kağıda sarıp kurutun. Baş ve işaret parmağınızla ördeğin derisini iyice çimdikleyip, yağını ve derisini yumuşatın. Ördeği bir fırın tepsisine koyup, üzerine kaynar su dökün. Suyunu süzdükten sonra, iki üç saat havadar bir yerde kurumaya bırakın. Çinliler bütün bir gece kurumaya bırakıyormuş, ben üç saat beklettim. Ördeği ne kadar uzun'zaman kurumaya bırakırsanız o kadar derisi yumuşak olur. Fırına sürmeden önce her yanını sosla iyice bulayın. Fırını kızdırıp ördeği fırına sürün. İki saat kadar pişirin. Pişip pişmediğini anlamak için buduna bir şiş batırın.

Şiş kolay batıyorsa pişmiş demektir. Taze soğanların yeşil kısımlarından iki buçuk santim bırakarak kesin. Sonra soğanları boyuna ince ince doğrayın. Sarımsaklı yoğurt, biber salçası ve ketcabı ayrı ayrı tabaklara koyun. Bir tabağa cacık yapar gibi doğradığınız salatalıkları koyun. İster hazır aldığınız, ister evde yaptığınız gözlemeleri bir ekmek sepetine koyarak hepsf-ni sofraya getiriniz. En son fırından çıkardığınız kızarmış Pekin Ördeği'ni sofraya getirin. Ördekten kestiğiniz ufak parçaları gözlemelerin içine koyup, zevkinize göre sofradaki hazır biber salçasından, sarmısaklı yoğurttan, soğandan, salatalıktan istediğiniz kadar alarak, dürüm yapıp afiyetle yiyin.


Limoon’dan Fajita

Chineese Inn: Çin yemeklerinin aranılan ismi Malzemeler: 150 gr Tavuk Göğsü veya Bonfile (4-5 cm uzunluğunda şerit kesilmiş) 1 diş Sarımsak (püre) 100 ml Ayçiçeği yağı 1 avuç Renkli California türü biber ve kuru soğan karışımı (1/2 cm kalınlığında şeritler halinde) 1 yemek kaşığı Fajita Baharatı, 2 ad Tortilla Ekmeği 1 yemek kaşığı Salsa Dip Sos 1 yemek kaşığı Guacamole Dip Sos 1 yemek kaşığı Ekşi Krema (yapılışı aşağıda - anlatılmıştır) Tuz ve taze çekilmiş karabiber Hazırlanışı: Kullanacağınız eti mümkünse bir gece önceden veya pişirmeden birkaç saat önce marine edin. Fajitayı pişirmeye başlamadan önce pişireceğiniz tavayı ocağa koyup, iyice ısıtın. Çünkü etleri tavaya attığınızda etler suyunu bırakmadan hızlı bir şekilde mühürlenmelidir. Etleri tavaya boşaltıp içleri çok kurumayacak şekilde yaklaşık 2 dakika pişirin. Eğer etler ocaktan alınmaya hazır ise, biber ve soğanlar ile fajita baharatını ekleyin. Kısa bir süre karıştırarak soteleyin. (sebzelerin diri kalmalıdır). Gerekirse tuz ilave edin. Daha sonra tercihen dökme demirden bir fajita tabağına yoksa normal bir tabağa alın. Bu arada tortilla ekmeklerini sıcak bir tavada veya ızgarada 5-10 saniye ısıtın. Fajitayı yanında, tortilla ekmeği, guacamole ve salsa dip soslar ile ekşi krema eşliğinde servis yapabilirsiniz..

27


“Büyük Buluşma”

Ortakent’teki kampüsüne yeni taşınan Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Türkiye’de 45 Güzel Sanatlar Fakültesi’nden 121 öğretim elemanının katıldığı ilk “Büyük Buluşma” sergisini başarıyla gerçekleştirdi. Doç. Erol Turgut* 22 Nisan 2009 tarihinde İstanbul’da toplanan Üniversitelerarası Kurul Sanat Komisyonu, sanatın Türkiye düzeyinde yaygınlaştırılması için Türkiye Üniversitelerinde yer alan tüm Güzel Sanatlar Fakültelerinin ortak katılımı ile, her yıl farklı bir üniversitede, farklı bir sanat dalında “Büyük Buluşma” adı ile bir sergi düzenlenmesini, bunun bir gelenek haline getirilmesini öneri olarak “Üniversitelerarası Kurul- Sanat Eğitim Konseyi”ne sunuldu. Sunulan öneri 4 Haziran

2009 tarihli Konsey toplantısında kabul gördü ve ilk Büyük Buluşma konusu “Resim ve Özgün Baskı” olarak belirlendi, ardından serginin düzenlenmesi ise Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne verildi Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 2004’de eğitim-öğretime başlamış genç bir fakülte olarak ulusal düzeyde en kapsamlı sayılabilecek bir etkinliğin düzenlemesini üstlendi. Üstelik bunlar, Ortakent yerleşkesine Haziran 2009’da taşınıp, yeni

Büyük Buluşma’nın evsahipleri Prof.Rahmi Aksungur Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü ÜAK Sanat Dalları Eğitim Konseyi Başkanı, Prof. Dr. Ayhan Çıkın Muğla ÜniversitesiGüzel Sanatlar Fakültesi Dekan V. ÜAK Sanat Komisyonu Üyesi

121 yapıtın bir arada en iyi biçimde sergilenebileceği mekan Bodrum’da bulunamadığından bu etkinliğin Muğla Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde olmasına karar verildi ve açılış kokteyli 12 Kasım 2009’da Muğla Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleşti. Fotoğraf açılış kokteylinden.

28


Açılış törenine Türkiye’deki 45 Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Dekanı ve öğretim elemanları ile Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrenci ve öğretim elemanlarıyla Bodrum’dan gelmiş, sergide 45 fakülteden üçer öğretim elemanının birer yapıtı yer almıştır.Fotoğraf: Büyük Buluşma'ya katılan Dekanlar ve Öğretim Elemanları, Muğla Üniv. Güzel Sanatlar Fakültesi Ortakent Yerleşkesi, Bodrum-Muğla 13 Kasım 2009 akademik yıla hazırlıkların ve yerleşkenin çevre ve peyzaj çalışmalarının en yoğun bir biçimde sürdüğü Ağustos, Eylül aylarında gerçekleşti. Genç bir fakülte olarak sınırlı sayıdaki öğretim elemanının üst düzeydeki özverili çalışmaları ile bu yükümlülüğünü en iyi biçimde gerçekleştirmeye çalışan faülte, Büyük Buluşma aracılığıyla kendi tanıtımını da yaparak Türkiye’deki Güzel Sanatlar Fakülteleri arasında daha iyi bir yer edinme olanağı yaratmış oldu. Açılış konuşmalarını Muğla Üniversitesi Rektör Yrd. Prof.Dr.İbrahim Yokaş, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü ve ÜAK-Sanat Dalları Eğitim Konseyi Başkanı Prof. Rahmi Aksungur ve Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr.Ayhan Çıkın yapmıştır. Büyük Buluşma Sergisinde Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Doç. Erol Turgut’un Tekbaskı (Monotipi), Doç. Dr. Enis T. Tan’ın Metal Gravür, Yrd. Doç. Ayla Eriş’in Karışık Teknik, Yrd. Doç. Dr. Erhun Şengül ve Yrd. Doç. Musa Köksal’ın Metal Gravür çalışmalarıyla temsil edilmiştir. * Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yrd., Grafik Bölümü Başkanı.

Not: Büyük Buluşma’da diğer ayrıntı ve fotoğraflar Güzel Sanatlar Fakültesi’nin aşağıdaki web sayfasında izlenebilir: http://gsf.mu.edu.tr>duyuru/etkinlikler > Büyük Buluşma

Büyük Buluşma’da Öğretim Elemanları Sergisi yanında bir de “Sanat Eserleri ve Yurt Çıkışları” adlı bir panel düzenlenmiş ve bu Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Ortakent Yerleşkesinde gerçekleştirilmiştir. Oturum Başkanlığını Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Nazan Erkmen’in yaptığı panelde Gümrük Müdürü Filiz Zamancıoğlu, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Gamze Ayrın ve Bodrum Gümrük Müdür Vekili Özcan Çakar ilgili yönetmelikleri açıklamışlar, Öğretim elemanı ve sanatçılar da bu konuda yaşadığı sorunları gündeme getirerek yanıt aramış ve tartışmalara yön vermişlerdir. Bu panele Güzel sanatlar Fakültesi Dekanları, Öğretim Elemanı, öğrenciler ile sanatçı ve pek çok sanat sever katılmıştır. Sergi Afişi Büyük Buluşma, kuşkusuz, 45 Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nden 121 Öğretim Elemanının yapıtlarının bir arada sunulduğu ulusal düzeyde en kapsamlı sergilerden biri anlamına geliyordu. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Sanat Konseyinde bu yıl düzenlenecek Büyük Buluşma sergisinin Resim ve Özgün baskı alanında gerçekleştirilmesine karar verildi.

29


Büyük Buluşma Sergi Düzenleme Kurulu ve Katalog ve Tanıtım Kurulu’nda görevli Öğretim Elemanları ve öğrenciler; soldan sağa: Barış Akdoğan, Yrd. Doç. Ayla Eriş, Deniz Kara, Yrd. Doç. Musa Köksal, Miray Akdemir, Yrd. Doç. Dr. Erhun Şengül, Anıl Çezik, Yrd. Doç. Sevdiye Kadıoğlu, Özge Konakçı, Ayfer Türkmen, Onur Çevik, Doç. Erol Turgut, Gökhan Yanar, Şirin Büyükdenktaş, Ayşe Akçacıoğlu, Arş. Gör. Deniz C. Koşar.

Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 21.07.1995 tarih ve 22350 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 95-7044 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 2004 yılında kurulmuş, 20 Eylül 2004 tarihinde, Bodrum'da, Resim ve Grafik Bölümleriyle, 2005 yılında Heykel Bölümü'yle eğitim ve öğretime başlamıştır. Fakülte, 2009 Haziran ayında, Bodrum

30

merkezdeki eski binasından Ortakent Yerleşkesindeki yeni binalara taşınmış olup Eğitim-Öğretim burada sürdürülüyor. Tarihsel ve kültürel kimliğe sahip bir bölgede konumlanan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin ulusal ve uluslararası alanda bir çekim merkezi olacağı düşünülüyor. Uygulamaya dayalı Resim, Heykel ve

Grafik eğitimi verilen Fakültede öğrenci alımları özel yetenek sınavı ile yapılıyor. Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Ortakent Yerleşkesi Ortakent-Bodrum/Muğla Tel : 0252 358 60 18 Faks: 0252 358 71 41 e-posta: gsf@mu.edu.tr resim@mu.edu.tr


Bodrum, Karışık Teknik, 200x100 cm 2009 Yrd Doç. Ayla Eriş

Yrd. Doç. Musa Köksal, İsimsiz, metal gravür 85x50 cm 1999

Cümbüş, Metal Gravür 52x45 cm 2009, Doç. Dr. Enis T. Tan

İkonoklast Metal Gravür 82x46 cm Yard.Doç.. Erhun Şengül,

Kimlik, Tekbaskı (Monotipi) 40x50cm, Doç. Erol Turgut 2004

31


Melis Üsküdarlı melisuskudarli@gmail.com

32

Öykü Koşmak için bir yer gerekliydi kız çocuğuna... Kendi içine koşmak için... Bir kıyı kentine getirdiler onu... Turuncu meyvalı ağaçların içine bıraktılar büyüsün diye.. Ağaçlar beyaz çiçekler açtı o büyürken... içini görmeye başladı kız.. Bembeyaz... çok şaşırdı... Portakal kokusu kızın içinde büyüyordu... Ciğerlerinin fazlasıydı bu koku... Duraksadığı anda ağacın arkasın dan ona bakan adamdı nefesini kesen... Yalnızca portakal çiçekleri başaramazdı onu içine bu kadar hızlı koşturmayı... Sessiz bir adamın sessiz gözleriydi nefesini ondan alan.. Gözlerini kapadı.. Denizin sesini dinledi.. içi titredi... açtı ve sesin geldiği yöne çevirdi gözlerini...içine baktı... yine o sessizlikti duyduğu... Gözleri suskun adamın sessizliği... Daha çok korktu... Yürümeye başladı... Olması gereken olmalıydı.... önce kendi içini görmeli, onu bulmalıydı... İyot gözlerini yaksın istedi.. Oturdu kıyı kentinin tarihi taşıyan surlarına... '' ufukta bulabilirim kendimi'' dedi ''gökle yerin birleştiği son noktada''..... Güneşi elinde tutuyordu adam.. Tam karşısında... Tam ufuk çizgisinde... Gülümsüyordu... Yine sessiz ama güneşten daha sıcak bir tebessümle.. ''Dolunay'' dedi kız... ''dolunay ve gece bana kendimi buldurur''.... Geceye koştu... ''Durmamalıyım'' diyordu... Duramıyordu... Kendine koşarak kendini bulabileceğini biliyordu... Bütün kitaplar aynı şeyi yazıyordu.. Asırlardır... Yolun sonunda, tam ortasında ruhunun, aynı şeyi gördü... Artık korkamazdı... korkmamalıydı... Elinde papatyalardan örülmüş bir taç... ve o tacı kızın yüreğine bırakacak sesszi elleri... Güneşten daha sıcak gülüşü... Portakal çiçeği kokan saçları... Koskoca bir ege kıyısı ışıltısında gözleri... Artık emindi... Tanrı onun tenini ayna olarak yaratmıştı... Sadece küçük kız bakabildiğinde görsün diye kendini....


Erenler Sofrası Yarbasan Taş Evleri meydanında, Avrupai sunumla Türk Mutfağından seçmeler, pazar günleri brunch var... Bu masalsı ortamı, yalın servis, hafif müzik ve burada gerçekleştirilen sanatsal etkinlikler tamamlıyor... Farklı bir yer arayanlar için... Yarbasan Taşevlerinin köy meydanında, bir küçük lokanta, Erenler Sofrası, menüsünde yöresel malzeme ile Uzakdoğu ve Akdeniz mutfağının farklı tekniklerinin birleştirilerek damak tadımıza uygun yeni yaratılmış tatların yanında klasik ege yöresi zeytinyağlıları, Osmanlı saray mutfağından seçme tarifler yer almakta. Otlardan, mantarlara, yeşil limonlardan ekşi elmalara kadar Bodrum Pazar tezgahlarında yer alan bir çok ürün burada yabancıların “Avrupai sunumla Türk Mutfağı” dedikleri çizgiyi oluşturuyor. Yarbasan Taş Evleri meydanının masalsı ortamı, yalın servis ve hafif müzik tamamlayıcı unsurlar. Aşçıbaşı Aslı Hanımdan dinleyelim... “Yemek yapmak, çocukluğumdan beri hep ilgi duyduğum ve sevdiğim bir iştir. Yoğun iş tempoma rağmen bütün çalışma hayatım boyunca yemek yapmaya her zaman özen gösterdim. Severek, araştırarak, sık iş seyahatlerim sırasında gittiğim her yerden yeni bir şeyler öğrenerek geldim. 1992 yılında Yemek Konferansının Organizasyonunu yaptım, o sırada Sayın Nevin Halıcı ile tanıştım ve ondan yemeklerin hikayelerini dinledim. O konferansa katılan yabancıların Anadolu Mutfağında buldukları zenginlik, beni çok etkiledi. Mesleğim turizm, bu ülkeyi pazarlayabilmek için bu mutfağın mutlaka kullanılması gerektiğine inandım.

Tur programlarını hazırlarken her yörede mutlaka farklı tatların örneklenmesine gayret ettim. Evimde gelen gruplarımızı ağırladım, her giden gruba da mutlaka o yemeklerin tariflerini verdim. Meslek hayatımın her aşamasında bir yerlerde her zaman kendimi mutfakta buldum. Bir çok yayın, tarif ve hikayeden oluşan bir arşiv oluşturdum. Yeni bir akım olan füzyon mutfağının, bu topraklarda aslında asırlardır süre geldiği ve bu birikimin Anadolu Mutfağını oluşturduğunu düşünüyorum. Hem ülkemizi ziyaret eden hem de keyifle birikimlerimizi, olabilecek en güzel yerde Erenler Sofrası'nda paylaşmak isteyen misafirlerimizle birlikte olabilmek dileğim. Erenler Sofrası'nda her gün farklı bir menü var. Her sabah pazarlardan

en taze ürünler, balıkçıdan yakaladıkları alınıyor ve heyecan başlıyor. Beş çeşit soğuk meze, ara sıcak veya sıcaklar hazırlanıyor her masaya aynı servis yapılıyor. Ana Yemekler ise her gün iki alternatifli, tatlı veya meyve seçeneğinden sonra ritüeli kahve veya çay veya likör tamamlıyor.” Erenler Sofrası denk gelirseniz Pazar Günleri Brunclarda klasik müzik dinletileri sunuyoı. Eren Levendoğlu’nun piyano dinletili brunch’ı gibi etkinlikler sık sık tekrarlanıyor.

Rezervasyon yaptırmak için sofranın aşçısı Aslı’yı 0 (532) 248 2479 no’lu telefondan, sofranın Sanatçısı Haluk’u 0 (532) 234 2554 no’lu telefondan arayabilir veya sofra@erenler-sofrasi.com'a mesaj atabilirsiniz. Erenler Sofrası, Yarbasan Evleri, Ortakent Bodrum

33


Gardens of Babylon

İsmini dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri’nden alan “e Gardens of Babylon” son yıllarda Bodrumda yapılmakta olan lüks tesislerin sonuncusu ve en güzelerinden biri. Konsept olarak en üst kalitede hizmet veren Butik otel tarzını uygulayan tesis, birbiriyle yarışırcasına tasarlanmış herbiri tarihten esinlenmiş lüks odaları, çok geniş bir spa kompleksi, Türk hamamı, sağlık merkezi ve buralarda hizmet veren Türkiye’nin önemli markaları ve isimleriyle Bodrum’un yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmiş ihtişamlı bir belde.. 34


Bir kralın hayali Bodrum’da yeniden hayat buldu Babil’in Asma Bahçeleri - Gardens of Babylon, milattan önceyi kapsayan bir dönemde Kral Nabukatnezar’ın kahramanı olduğu bir efsane. Bu ölümsüz efsaneye göre Kral Nabukadnezar büyük aşkı Amyitis anısına Gardens of Babylon’u yaptırmıştır. Gardens of Babylon, tarih boyunca sonsuz güzelliği ile efsanelere, şiirlere ve kitaplara konu olmuş. İşte bu eşsiz efsane, turizm yatırımcısı Recai ÇAKIR’ı çok etkilemiş ve Kral Nabukadnezar’ın hayalini yeniden canlandırmaya karar vermiş. Tarihi araştırmalar, mimari denemeler ve detaylı incelemeler süreçleri sonucunda bu efsanenin yeniden doğacağı yer olarak Bodrum seçilmiş ve 2007 yılında proje başlamış. Projenin odağını, dünyaca ünlü bir efsanenin ruhunun nasıl yansıtılacağı ve nasıl bir yaşam tarzı yaratılacağı olmuş. Bu amaç doğrultusunda dünya turizminin lider projeleri yerinde incelenmiş, masalsı bir yaşamın standardı ve en yüksek kaliteyi taşıyan lüksü saptanmış. İşte bu aşamalardan geçen Gardens of Babylon projesi, Residanceler ve King Suitlerden oluşan 7 yıldızlı bir butik otel olarak geçen yıl hizmete açıldı. Helikopter pisti, özel yat limanı, dünya mutfaklarının 7 farklı restaurant, sağlık

36

ve güzellik merkezlerine kadar her şey düşünülerek, bir kralın hayali gerçekleşti ve yaşanan ekonomik krize rağmen Çakırlar İnşaat Gardens of Babylon’u gün ışığına çıktı. Sonunda Gardens of Babylon, geçtiğimiz Ağustos’tada kapılarını “Kral ve kraliçeler için” sloganıyla açtı. BodrumKadıkalesi’ndeki özel koyu ile odaların veya residence’ların her yerinden eşsiz bir manzaraya sahip olan Babil’in asma bahçeleri; Ender Saraç yönetiminde 3000 m2 lik sağlık ve güzellik tesisi ve sağlıklı beslenmeye yönelik restaurantı, Emre Ergani işletmesindeki beach ve Yunan restaurantı ve diğer dünya damak

tadına yönelik Shish, Piazza, Eiffel restaurantları ile bünyesinde yüksek yaşam kalitesini Grdens of Babylon standart hizmet olarak sunuyor.


Bodrum Kadıkalesi’nde butik otel-rezidans-villa üçlemesini bünyesinde bulunduran Gardens Of Babylon projesi geçtiğimiz yaz şaşalı bir şekilde açıldı... Turizm yatırımlarında 20 yılı aşkın tecrübe ve bilgi birikimine sahip Çakırlar Şirketler Grubu tarafından dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri’nden esinlenerek inşaa edilen Gardens Of Babylon’un rezidans daireleri Bodrum mimarisiyle de uyumlu. Rezidanslarda şarap kadehinden, kişiye özel bornoza kadar her türlü eşya ile donatılıyor. Satın alan kişiye sadece kişisel kıyafetlerini alıp gelmek kalıyor. 40 bin metrekare araziye yayılan Gardens Of Babylon’da 92 rezidansın 64’ü deniz manzaralı 28’i ise göl villası olarak tasarlanmış. Gardens Of Babylon’da her biri 91 m2 lik King Suitten oluşan 25 odalı butik otel de bulunuyor. Bodrum Havalimanı’na 49 kilometre mesafede olan Gardens Of Babylon’da 6 yatlık tekne yanaşma iskelesinin yanı sıra helikopter pisti ve isteğe bağlı deniz uçağı hizmet verecektir. Yani ulaşım da çok kolay ve konforlu. İşte Gardens Of Babylon’da konuklara sunulan hizmetler: •Interactive TV Sistemi •Congeirge & Vale parking hizmeti •VIP transfer hizmeti •Günlük VIP Tekne Turları •Helikopter Pisti •Deniz Uçağı hizmeti •Limuzin ve rent-a-car hizmeti •Açık/Kapalı otopark hizmeti •Dünya mutfaklarından deniz manzaralı 5 ayrı restoran: Shish Ottoman Cuisine, Tinkosh Mediterrenean Cuisine, Piazza Italian Cuisine, Eiffel French Cuisine de Voyage ( 24 saat açık Tatil Mutfağı ), Hai Ender Saraç Healthy Cuisine. İstendiği takdirde restoranlardan verilen yemek siparişleri, garsonlar tarafından rezidanslara da servis edilebilecektir. •Barlar (LLobby Bar, Pool Bar, 24h Eifel Bar, Emre Ergani Tinkosh Beach Bar) •Shopping Mall (Boutique Babylon, Babylon Bazaar, İlker Yavrutürk Hair Design, Mücevherat, Deri) •Amfi Tiyatro •Babysitting Hizmeti •Businness Centre •70 kişilk Sinema Salonu

38

•50 Kişilik VIP Toplantı Salonu •350 kişilik localı büyük konferans salonu •Fitness Merkezi •Plates Studyosu •2000 metre karelik Ender Saraç yönetiminde Sağlıklı Yaşam Merkezi, detox ve botox uygulama merkezi de bulunuyor. Kilo ve selülit problemleri olanlar için özel doktorlar yıl boyu çözümler sun makta. Konaklamalı paket programların yanı sıra, zayıflama, anti aging, lezzetli ve sağlıklı yemeklerle hem denize sıfır diyet restoranında hem de yakın çevreye “ take away ” hizmet veren sağlıklı yaşam merkezinde, uykuya yardımcı çay, tütsü, masaj, meditasyon CD’si gibi ürünlerin satılacağı bir de mağaza bulunmakta. •3000 metrekarelik MUU SPA Merkezi ’ ni 20 masaj ve terapi odası, Türk hamamı, Fin hamamı, Roma hamamı, Rus sauna, kapalı-açık yüzme havuzları, fitness center, vitamin bar. 500 m2 Yazlık SPA Merkezi •Açık kapalı yüzme havuzları, jakuzili havuzlar, dalga havuzu, Thalasso Terapi havuzları •300 metre özel kumsal sahil , deniz üstünde KerevetCabana hizmeti Emre Ergani’ nin eğlence konseptini •E üstlendiği Yunan kasabası olarak inşa edilen Tinkosh Beach Club’da yaz boyunca gece-gündüz eğlence ve Akdeniz mutfağının en lezzetli tatları sunuluyor. •Güneşlenme iskelesi •6 Yatlık yanaşma iskelesi •Spor Aktiviteleri ( Basketbol, voleybol, minifutbol, tenis, minigolf) KING SUITS: Toplamda 25 adet king suitin hepsi 92 m2, deniz manzaralı ve dublex olarak tasarlanmıştır.. Süitler misafirlerin kendilerini dönemin kral ve kraliçeleri

gibi hissetmeleri için 7 farklı medeniyete göre dekore edilmiş. Süitlerde yok yok... Şömine, klima, LCD TV, interaktif TV, kitchenette, yemek masası, çalışma masası, şezlong ve masalı teras, Wireless İnternet Bağlantısı, pay TV, Üst Katlarda ise; yatak odası, jakuzi, soyunma odası,klima, LCD TV, bahçe mobilyaları bulunmakta... GÖL VİLLALARI : Dekorasyonundan peyzajına, kışın sıcak, yazın soğuk deniz suyuyla çalışan havuzlarına kadar misafirlerin daha özel

ve sakin bir tatil geçirmesi için hazırlanan 28 göl villasının herbiri 101 ila 180 metrekare genişliğinde. Tamamı dublex olarak 2 ya da 3 odalı ve terasları özel deniz suyuyla çalışan havuzlarına açılacak şekilde tasarlanmıştır. Tüm göl villalarında kartlı kapı sistemi, en kaliteli ve estetik markalardan ankastre beyaz eşyalar, klima, LCD TV, mutfaklar, jakuzi ve duşakabinler, küçük ev aletleri ve bahçe mobilyalarına kadar her detay bulunmakta.


Recai Çakır’ın hedefi Bodrum’a en kaliteli turisti getirmek Gardens of Babylon’un sahinbi Recai Çakır yıllarını turizme vermiş bir işadamı. Bodrum’da turizmin yapılanmasında ve Bodrum turizminin tanıtılmasında aktif rol oynayan ve 20 yılı aşkın bir süredir Bodrum’da turizm yatırımları işleten, bir dönem Bodrum Tanıtım Vakfı BOTAV’ın başkanlığını yapmış başarılı bir girişimci... “Amacım artık Bodrum’a Creme a la Creme tabir ettiğimiz turist tabakasının gelmesini sağlamak... Herşey dahil esaretinden kurtulup bol para harcayan kesimi ülkemize çekmek... Hizmetimizle yapılarımızla çekici olabilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. En iyisini yapmaya çalışıyoruz... The Gardens of Babylon adını bunun için tesisimize koyduk. Bodrum’a gelenler burada dünya harikaları var desinler istiyoruz...” diyerek bu savını gerçekleştirmek için The Gardens of Babylon’ u titizlikle izliyor...

40


Kazandıran Residence Modeli Çakırlar Şirketler Grubu, Türkiye’de ilk kez özel bir işletim sistemi geliştirdi. Buna göre Gardens Of Babylon rezidans sahiplerine yıllık yüzde 14 kazançla satın aldıkları fiyatı 7 ila 14 yılda geri kazandırıyor. Yerli ve yabancı yatırımcı için hayli cazip olan projedeki rezidansların yüzde 85’i satıldı. Gardens Of Babylon’dan rezidans dairesi almanın en cazip yanlarından biri de anında müstakil tapu veriliyor olmasıdır. Böylece ömür boyu 5 yıldızın üstünde bir konseptin içinde rezidans sahibi olma imkanı sağlanıyor. Sahibi isterse, rezidansı onun adına aynı butik otel mantığıyla işletiliyor. Böylece rezidansa yatırılan para minimum 7 yıl gibi bir sürede geri dönüyor. .

Residences Tamamı deniz gören 85 ila 197 m2 arasında genişlikleri ile dünyanın 1 numaralı markaları ve 7 farklı dekorasyona göre hazırlanan residenceler tüm misafirlerin isteği doğrultusunda tatil boyunca lüks residence konforunu sunuyor. Tüm residencelerde kartlı kapı sistemi, tam ankastre beyaz eşyalardan (bulaşık makinası, çamaşır makinası, fırın, seramik ocak, aspiratör), klima sistemleri ve LCD TVleri, mutfaklar, jakuzi ve duşakabınler,küçük ev aletlerine, bahçe mobilyalarına kadar her detay bulunmaktadır.

Çok az sayıda kalan Rezidence’lardan almak için son şanslar

Rezidence’lerin büyük bir bölümü sahiplerini bulmuş ancak halen satışta olan az sayıdaki rezidance şimdi de satın alınabilir...

41


TangoRestaurant Dekoruyla, mekanıyla Marina çevresine yeni bir soluk getiren Tango Restaurant özellikle Arjantin tarzı yemekleriyle ve sunumuyla dikkati çekiyor.. Port Bodrum Marinadaki yerinden sonra ikinci işletmesini Bodrum Milta Marina’nın hemen karşısında Tango adını vererek açan Kazım Ak, Arjantin tarzı dekorasyonu ve burada fırın kürekleri üzerinde sunduğu yine Arjantin tarzı bonfileleriyle dikkatleri üzerine çekiverdi... Geçtiğimiz yaz sonunda sessiz sedasız hazırlanan ve görkemli dekoruyla dikkatleri üzerine çekmeyi başaran

42

Tango Restaurant burada Arjantin mutfağının ana unsuru olan kırmızı et üzerine çeşitlemeleriyle adı günden güne, kulaktan kulağa yayılıyor. Özellikle yılbaşı gecesi burada yaşanan hareketlilik ve canlılık Tango Restaurant’ın Bodrum içinde aranılan beğenilen bir yer olduğunu herkese kanıtladı. Yerli şaraplar yanında Arjantin’in meşhur şaraplarını da bulacağınız Tango’da yemek yerken arka

plânda çalınan bandoneon’dan çıkan sıcak tango ezgileri sizi farklı diyarlara götürebilir. Özellikle hafta sonları canlı müzik eşliğinde dans edebileceğiniz bu güzel restoranda güzel havalarda yol kenarında dizili masalarda yemek yerken Marina bölgesinin güzel atmosferine ve Bodrum’un tüm canlılığına kapılıp gidebilirsiniz.


43


Peksimet Cafe, Naturel dekoru ile huzurlu bir ortam, bütün gğne yayılan genç menüsü ve cazip fiyatlarıyla çekici bir mekan... Neyzen Tevfik Caddesinde

Neyzen Tevfik Ceddesi genç ve yepyeni ışıl ışıl bir mekana sahip oldu geçtiğimiz yaz ortalarında. Ja Kohen tarafından İzmir’de kurulan Cafe Reci’s, La Cigale, Apropo, La Folie, Coco Loto, Festival Catering gibi tanınmış işletmeler zicirine eklenen son halka olan Peximet’in Bodrum şubesi... Yepyeni bir konseptte hizmete giren Peximet özel menüsüyle genç görünümüyle dikkatleri üzerine çeken bir mekan olarak Bodrumluların hizmetinde bir kaç aydır... Rengarenk ve belli ki üzerinde çok uğraşılmış titizlenilmiş zevkli menüsü, hemen her kesime kolaylıkla hitap edebiliyor.

44


abahları nefis bir kahvaltı, gün boyu kısa uğramalarınızda salatalar, tostlar, soğuk sandviçler gibi hazır birşeyler yemek istediğinizde size hemen servis yapılabilecek pek çok yiyeceği bulabildiğiniz gibi damak tadınıza uygun uzun soluklu lezzetli bir yemek yemek için de menünün arka sıralarıda pizzalar, makarnalar, tavuk çeşitleri, et çeşitleri ve isterseniz leziz bir levrek şinitsel sizlere sunulmaya hazır bekliyor...

S

Peximet tarafından üretilen dondurma çeşitleri, ev börekleri, zengin kuru pasta ve yaş pasta çeşitleri gün boyu nefis bir kahve ile alabileceğiniz patisseri çeşitlerinden sadece birkaçı... Peximet gazete okuyabileceğiniz ve dostlarınızla buluşabileceğiniz, küçük bir mola verebileceğiniz yepyeni bir uğrak yeri.. Yepyeni bir tarz ve bu tarzı mutlaka seveceksiniz... Unutmadan söyleyelim Bodrum’un ünü herkes tarafından bilinen güleryüzlü işletmecisi Zeynep Uzuncan tüm kış boyunca sizleri Peximet’te ağırlayacak... Peksimet her gün 9:00-gece 02:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Neyzen Tevfik Caddesi No:108 Cumhuriyet İlkokulu yanı Tel: 0252 3164840 - 316 4850

45


Bodrum’un Yabancı Hemşehrileri Christmas Kokteylinde

Her yıl geleneksel olarak Bodrum’da yaşayan yabancı uyruklu hemşehriler için belediyeler tarafından çeşitli kokteyller düzenleniyor.

Bodrum’da 13. Christmas Kokteyli

çıkıyoruz . Bu akşam hem eğlendik hemde ilimizde yaşayan yardıma muhtaç çocuklar için yardım topladık bize bu geceyi organize eden Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve Bodrum Belediyesi tarafından bu yıl on üçüncüsü düzenlenen ekibine çok teşekkür ederiz” dedi. ve ilçede yaşayan yabancıların katıldığı Christmas Kokteyli, Marina Vista Otel’de yapıldı. Bodrum’da yaşayan İngiliz, Alman, Amerikalı, Hollandalı, Koreli, Rus, Ukraynalı, Fransız, Bitez Belediye Başjanlığı tarafından burada yaşayan yabancı Avusturyalı, İrlandalıların, Finlandiyalıların bulunduğu yaklaşık 350 yabancı katıldı. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet uyruklu hemşehrilerimize de bir kokteyl düzenlenerek noelleri Kocadon, Christmas pastasını, kokteyle katılan yabancılar ve ve yeniyılları kutlandı... Bitez iskele Cafe'de düzenlenen kokeşi Hülya Kocadon ile birlikte kesti. Bodrum Belediye Başkanı teyl'de Bitez'de yaşayan yabancı uyruklu vatandaşlara sıcak şarap ikram edildi. Bunun yanı sıra, Kadınlar Kahvesinde Mehmet Kocadon’un yapmış olduğu konuşmanın ardından Bodrum’da yaşayan yabancılardan oluşan koro, noel şarkıları düzenlenen halk eğitim kurslarında yapılmış el işleri sergilendi ve hanımların evde yaptığı yiyecekler ikram edildi. söyledi. Bodrum’da yaşayan yabancılar, Noel baba şapkası Bitez Belediye Başkanı İbrahim Çömez yaptığı açıklamada şuntakarak, ellerindeki sepet ile Muğla Çocuk Esirgeme kuruları söyledi. "Öncelikle biz bu kutlamayı 25 Aralık'ta yapmayı mundaki çocuklar için kokteyl boyunca 1.500 TL bağış düşünüyorduk fakat bazı nedenlerden dolayı ertelemek topladı. zorunda kaldık ve bugün gerçekleştirdik. Bitez'de yaşayan ya16 yıldır Bodrum’da yaşayan ve Christmas kokteyline katılarak, Muğla Çocuk Esirgeme Kurumunda bulunan çocuk- bancı uyruklu vatandaşlarımızı bu şekilde bir araya toplamaklar için bağış toplayan 44 yaşındaki Beverley Firattan “Artık tan çok mutluyuz. Bizler onları çok seviyoruz ve her konuda Bodrumlu olduk, başka bir yere gitmeyi kesinlikle düşünmü- elimizden gelen yardımları yapmaya hazırız. Tekrar bu daveyoruz. Burada yaşarken çok iyi dostluklar kurduk. Bodrumlu- timize karşılık verip katılım gösterdikleri için hepsine çok lar bizlere sahip çıktı, bizde Bodrum’un sorunlarına sahip teşekkür ediyorum."

BODRUM YAŞAMI

Bitez’de Christmas

46


Oasis’te Sanatsal Atılımlar

Bodrum’un Alışveriş Merkezi Oasisi son aylarda sanatsal açıdan büyük yeniliklere sahne oluyor. Yeni açılan Nurol Sanat Galerisi önemli sergilere ev sahipliği yapmaya başladı..

Bodrum’a yeni bir sanat anlayışı getirmeyi hedefleyen Nurol Sanat Galerisi, Oasis Alışveriş Kültür ve Eğlence Merkezi’nde açıldı.

Açılışta Jasmin Art Prodüksiyon’a bağlı sanatçı Zeynep Sema Çelebi keman eşliğinde mini bir konser verdi. Cemil, Barış ve Zeynep Eren adlı sanatçıların eserleri açılışta sanatseverlerin ilgisine sunuldu. Oasis Nurol Sanat Galerisi’nde, Ankara Nurol Sanat Oasis Botim İşletme Yönetim ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Mazhar Vardar Nurol Sanat Galerisinden Yüksel Maden, Cemil Eren ve Zeynep Galerisi’nin programındaki sergilere yer verilecek. Eren birarada... Aşağıda Oasis tarafından gerçekleştirilen ve büyük ses getiren Sergilerde, ünlü sanatçıların yanında, genç ve başarılı “Bodrum’un Seçilmiş Kadınları” sergisinden bir görünüm. sanatçılara da yer verilerek sanatın gelişimine katkıda bulunulacak. Dergimizin çıktığı şu günlerde “Şeref Bigalı” resim sergisi açıldı. Bu sergi, 28 Ocak tarihine kadar gezilebilecek.. Oasis Nurol Sanat Galerisi, Pazar/Pazartesi günleri hariç her gün 12.00 – 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.Nurol Sanat Galerisi’nde 30 Hazirana kadar 15’er günlük sürelerle SENAN EYNULLAYEV, SİBEL KURT, FUNDA TUNCEL, HAYATİ MİSMAN. SEMA ÇULAM, HASAN PEKMEZCİ, BİLLUR VARLI gibi tanınmış sanatçıların sergileri yer alacak... Sergilerin ayrıntılarını www.nereyegidilir.com ve www.oasisbodrum.com sitelerinden izleyebilirsiniz...

47

BODRUM YAŞAMI

Oasis Botim İşletme Yönetim ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Mazhar Vardar’ın ev sahipliğini yaptığı açılışa Ankara Nurol Sanat Galerisi Yöneticisi Yüksel Maden, açılış sergisinde yer alan sanatçılardan Cemil Eren ve Zeynep Eren, Bodrum’un tanınmış simaları ile çok sayıda sanatsever katıldı.


El Vino Hotel & Restaurant Bodrum merkezinde kış ayları kalınabilecek en güzel butik otellerden biri... Servis kalitesi, manzarası ve yemeklerinin spesiyalliği ile kendini kanıtlamış ve Trip Advisor’da en çok övgü aldığı için ödüllendirilmiş bir Butik otel El Vino.. 48


Yemyeşil bir cennet ortamı içinde tüm ihtiyaçlarınızın özenle karşılandığı bir otel... Keyifli, olağanüstü güzel bir Bodrum manzarası eşliğinde usta işi lezzetli yemekler, otel sahiplerinin bağlarından özel yapım HG şarapları... Şehir merkezinde ancak zevkli bir sükunetin hakim olduğu gizli, şaşırtıcı bir mekan El Vino.. Tutkularınız arasına katacağınız ve üşenmeden Trip Advisor’a sizinde övgü dolu sözler yazmak isteyeceğiniz bir otel ve restaurant El Vino... Bu güne kadar keşfetmediyseniz kapıları size de açık...

49


Nasa Ödülleri Bodrum’da

Marmara Koleji Fizik Grubu 14 Nasa ödülünden yedisini Bodrum’a getirdi NASA’nın her yıl farklı konularda ve dünya çağında gerçekleştirdiği, Türkiye ayağını ise Yeditepe Üniversitesi’nin düzenlediği İstanbul Buluş Şenliği, bu yıl Deli Dumrul Köprüsü Tasarım - Verim Yarışması adıyla 12 Aralık 2009’da gerçekleşti. Geçen yıl ki aynı organizasyonun Teleferik Yarışı’nda, Hobiciler Kategorisi’nde en artistik, hızlı ve sıra dışı tasarım dallarında Birincilik, okullar genel klasmanında ise Dördüncülük ödülü alan Bodrum Marmara Koleji Fizik Kulübü, bu yıl da köprülerini konuşturdu.

BODRUM YAŞAMI

JPL NASA Mühendislerinin 2009’da dünyaya meydan Senin fikrin kaç kilo?” okuduğu problemi olan, “S sorusuna Bodrum Marmara Koleji Fizik Öğretmenleri Dilek HASIRCI KÖKÇÜ ve Mehmet Kökçü önderliğindeki Fizik Kulübünün 5 öğrencisi, Musa Efe IŞILAK, Kutay ŞENOLUN, Ozan DERNEKBAŞI, Thomas Coşkun HORASAN ve Hasan AKKAYA en iyi cevabı veren ekip oldu. Yarışmanın tüm klasmanlarındaki toplam 14 ödülün 7’sini alan Bodrum Marmara Koleji yarışmaya büyük imza atarak ödülleri Bodrum’a taşıdı. Sadece mukavva ve karton kullanarak 1220mm aralığında iki yakayı birleştiren, en hafif ancak verimi en yüksek tasarımların yarıştığı Deli Dumrul Köprüsü Yarışması’nda, Okullar klasmanında Türkiye İkincisi olan Bodrum Marmara Koleji, Hobiciler dalında öğretmenleri Dilek Kökçü’nün köprüsüyle Birinci, Mehmet Köprü’nün köprüsü ile Üçüncü En Hafif Tasarım”, Hobiciler dalında ise ayrı oldu. Ayrıca, Okullarda “E En Küçük, En Artistik ve En Sıradışı Tasarım” ödüllerini alan ayrı “E Bodrum Marmara Koleji Fizik Kulübü yine Marmara Ailesi’nin ve Bodrum’un gururu oldu.

50

Yarışmaya gitmeden önce Kolej kapsamında da aynı adlı etkinlik yapılarak, kolejin 106 öğrencisinin ürettiği toplam 29 köprü yarışmış, uzmanların oluşturduğu jüri tarafından değerlendirilmiş ve NASA’nın düzenlediği Senin Fikrin Kaç kilo?” bu buluş yarışmasının “S sorusuna tüm Bodrum Marmara Koleji öğrencileri yanıt vermişti. Fizik Kulübü Başkanı Dilek Hasırcı Kökçü, NTV’de konuk olduğu canlı yayında, 1998’den beri NASA’nın düzenlediği, 6 yıldır da Türkiye’nin dahil olduğu bu buluş yarışmalarında iki yıldır aldıkları ödüllerin mutluluğunu yaşadığını, öğrencilerinin gösterdiği çalışmalar ve başarılarla gurur duyduğunu, yeni yarışmalar için girişimlere başladıklarını belirtti.


Yarışlar sonunda Marina Yacht Club’da düzenlenen ödül töreninde IRC 1 grubu ödülleri Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Irc 2 sınıfı ödülleri Ankara Yelken Kulübü Başkanı Adnan Özarslan, IRC 3 grubu ödülleri Ankara Yelken Kulübü Başkan yardımcısı Servet Toroman, IRC 4 grubu ödülleri Ankaya Yelken Kulübü Yat kurulu Koordinatörü Metin Acar, IRC Charter grubunun ödülleride Ankara Yelken Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Servet Gürel tarafından verildi.

Bu yarışların bir özelliği de, kupaların engellilerin ve ailelerinin hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla kurulmuş olan Bodrum Sağlık Vakfı, tarafından bu yarışa özel olarak yapılmasıydı. Ayrıca yarışların grub birincilerine Slam giyim tarafından hediyeler verildi. Ayk&Bayk Kupası Milta Bodrum Marina, Marina Yacht Club, Banvit, Bodrum Sağlık Vakfı, Kavakllıdere Şarapları, Efes Pilsen, Ekici Peynirleri, Slam Giyim ve Bodrum Deniz Kurtarma tarafından desteklendi.

Her yıl olduğu gibi Ankara’lı yelkenciler 15 tekne katılımıyla denizsiz de yelkenci olunabileceğinin birkez daha örneğini gösterdiler. Bu seride, birçok ekip, bu yıl çok daha çekişmeli geçmesi beklenen BAYK Kış Trofesine de son hazırlıklarını yaptılar.

51

BODRUM YAŞAMI

Bodrum’da 2009 yılı son yarışı olan Ankara Yelken Kulübü / Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü ortak yarışı 12 ve 13 Aralık tarihlerinde yapıldı. Bu yarışla beraber DUO CUP, BAYK CUP, IRC TAKIMLARARASI YAT YARIŞLARI, MASERATİ MARİNA YACHT CLUB CUP ve BODRUM RACE WEEK 2009’ dan oluşan BAYK yaz ve sonbahar serisi sona erdi. İlkgün tekneler 15 millik offshore rotasında yarıştılar.Gün içinde rüzgarın giderek sertleşmesi keyifli bir mücadeleye neden oldu.Tekneler birbirleriyle mücade ederken yarışı pek çok kişi karadan izledi.İkinci gün ise 18 millik Bodrum-Karaada pakurunda yapılan şamandıra yarışı zaman zaman 24 knot’a çıkan kuzey batı rüzgarıyla gerçekleşti. Yelken şöleninin 2 gün boyunca olduğu Bodrum‘da yelkenciler rüzgarlı ve havanında soğuk olmaması nedeniyle keyifli iki gün geçirdiler.

Ankara Yelken Kulübü / Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü Kupası ile 2009 Yarışları Sona Erdi.


Oral Gönenç iki yeni kitabından biri olan Egerotika ile yetişkinlere sesleniyor, daha masum öyküler ise “Bodrum Otobüs Kızları” nda.. Bodrum Otobüsü Kızları “Astrea Yayıncılık - 2009 236 sayfa Kitaptan: Tütsülü geceler… Uçuk makyaj, kısa çizme, file çorap… “Kefaluka” ne demek?... Cennetkarıoğlu Efe… Çıplak göğüslü, blucin pantolonlu… Kitsch örneği bir çift kadın terliği… “Kapatın gari şu ıhladanı”… İzmir Doktorası… Su ısıttığı utangaç geceleri… Nokia’lar değerine alınır… Karşıyaka’dan gelen “Venüs-1”… Plakaları Slovakya, Romanya, Moldova… Sade pilav ver usta… Ön camında “basın” yazıyordu… Danıştay olsun okusun da… “Restorize etmek”… We love you Crete!... Kavanoz kapaklarından ders almak… Kelleci Halil… Kebapçının külahı… Kuzey Kıbrıs ekonomisinin ruhuna fatiha… Müraccatül muacceletül vi ay pi ofis!... Abi ne olursun bir hafta daha kal… İçine kırmızı çamaşır giyeceksin… Koca göğüslerini içine sarkıt… Erkek olmadan yaşanır mı?... Yoksa sen evden mi kaçtın?... Kızıl saçlı afet… Tombul memeleri mayolarından fırlamış… Ayla Hanım’ı elbisesiz gibi bilirdi… Göğüs başları Yolanda’nınkinin… Buzdolabında bira var mıydı?... Armoz, paraçol, usturmaça… Nikâh düğün takmadan… Kocam burada değil… Ateistler ayin mi yapıyor?... Ben doğuyu sevmiyorum… Ayyıldız’ın bu halleri… “Bilmez min Mecellen’i?” Egerotica+18 Astrea Yayıncılık - Ekim 2009 230 sayfa

BODRUM YAŞAMI

Bu kitapta daha önce Ege öyküleri’yle tanıdığımız O. Gönenç’in yine Ege’de geçen, bu kez erotizmin zirvelerinde dolaşan, ama her durumda insanlık hallerini gözler önüne seren öykülerini okuyacaksınız.

52

Kitaptan: “…Yarı doğrulmuş, ayakkabısının bilek tokasını açmaya çalışıyordu. Ona yardım ederek bu ayakkabı değil, erotik sanat yapıtı nesneyi bir kenara koydum. Yanına da ötekini. İris ayaklarının sevilmesinden çok hoşlanır, bunun da uzun sürmesini isterdi. Çaktırmadan mutfaktaki saate baktım, Veli’yi almak için yarım saatten fazla zaman vardı. Giysilerimden aceleyle kurtulup bu akşamki aşk sahnemizde yerimi almamla ayaklarını yüzüme uzatması bir oldu. İris soyunmamıştı da, nasıl olduysa etek diye giydiği lastikli nesne kalçalarından beline tırmanmış, bluz diye giydiği de göğüslerini dışarı fırlatarak karnına inmişti. Kollarını yanlara uzatarak gözlerini kapattı. Ten, yeni ayakkabı ve parfüm kokan ayaklarını sevmemden ötürü inlemeye, usulca kıvranmaya başlamıştı...”


Sezil Güler’den Bodrumlulara Yeni Yıl armağanı

“Aşk Değil” Müzik yeteneği küçük yaşlardan fark edilen Sezil GÜLER, yıllar süren klasik müzik eğitimi sonunda, 2004 yılından bu yana Bodrum’da kendine ait müzik stüdyosunda çocuklarla okul sonrası müzik faaliyetleri ve beste çalışmalarını birlikte sürdürüyor... 2009 yılında değerli müzik adamı Osman İŞMEN ile tanışmasının ardından, ünlü aranjörün kendisine yaptığı olumlu yorum ve teşviklerle kendi bestelerinden oluşan bir albüm fikrine çabucak ısınan sanatçı, şarkılarını dinleyicilerle buluşturmak üzere Osman İŞMEN ile müşterek bir çalışma içerisine girdi. Öncelikle albümde bulunması düşünülen eserlere ek olarak 3 ay içinde 6 şarkı daha besteleyerek söz ve müziği kendisine ait 12 şarkıdan oluşan albüm projesini Mayıs 2009’da tamamlamayı başardı. Ağustos ayında başlayan stüdyo çalışmaları, çok değerli müzisyenlerin katılımıyla, İstanbul–Ada Müzik Stüdyosunda kısa sürede gerçekleşti. Piyano ve flüt çalan sanatçı, beste çalışmalarını genellikle geceleri evdeki stüdyosunda, piyano başında yapıyor. Caz, latin ve pop şarkılarından oluşan Sezil Güler’in “Aşk Değil” isimli albümü piyasaya çıkar çıkmaz büyük bir ilgiyle karşılandı. Albümün okomotif şarkısı Aşk Değil ardından peşpeşe sıralanan

Aşkın Bir Ateş. Yalnızım, Dans Vakti, Gözler Konuşur, Bodrum’u yansıtan Bodrum Sokakları, Kalbim Bir Kuş Gibi , Oyunu Kaybettin, Kelebekler, Yokluğunun Esiriyim, Aşk ve Sezilmek İstiyorum şarkılarındaki sağlam altyapı ve usta müzisyenlerin etkisi hemen farkediliyor... Tuşlu Çalgılar Osman İŞMEN, Akustik Gitar Erdinç ŞENYAYLAR E.Gitar Murat İŞMEN Yaylı Sazlar Mustafa SÜDER, Kenan AYDIN, Hakkı ÇAKAR Trompet/Flugelhorn Şenova ÜLKER Trombon Nejat DAYIOĞLU Alto-Sop.Saksafon/Flüt Levent ALTINDAĞ Bateri Emir ÖZOĞLU gibi önemli müzisyenlerin eşlik ettiği Sezil Güler’in “Aşk Değil” albümü Bodrumlular için sürpriz tınılar içeren başarılı bir Yeni yıl armağanı olarak düşünülebilir. 2008 yılında “Bugün Söyleyecek Sözüm Var” isimli global ısınma ve çevre kirliliği konulu, 20 şarkıdan oluşan bir çocuk müzikali de besteleyen Sezil Güler , müzikalini 2009 yılı geçen Mayıs ayında Bodrum Nurol Kültür Merkezinde sahnelemiş.

53

BODRUM YAŞAMI

Bodrumluların yakından tanıdığı Sezil Güler’in Aşk Değil albümü geçtiğimiz günlerde Ati Müzik etiketiyle piyasaya çıktı...


Şarap Fıçılarıyla Sanat Kavaklıdere Şarapları ve Galeri Sanatyapım işbirliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında, 23 ressam tekniğini ve yorumunu eski şarap fıçılarına aktardı. “Dionysos'tan Hayyam'a 306 derece Sanat: Fıçıda” adı verilen sergi, Geçtiğimiz Aralık ayı içerisinde Hilton Oteli'nde izlenime sunuldu. Kavaklıdere Şarapları Murahhas Azası Ali Başman, “Bir şarap fıçısının ömrünün dört yıl olduğunu, bir yıl da likör şarapları için kullanıldığını” belirterek, “Fıçılar 5 yılın sonunda atıl duruma geliyor ve değerlendirilmiyor. Biz de ne yapabiliriz diye düşündük. Fıçılara farklı ressamların resim yapabileceği fikrinden yola çıktık” dedi.Konuyu Galeri Sanatyapım sorumlusu İbrahim Demirel ile paylaştıklarını anlatan Başman, sözlerini şöyle sürdürdü: “İbrahim Demirel, sanatçılarla görüşerek projeye büyük destek verdi. Fıçılar ressamlara gönderildi ve her biri kendi tekniğini fıçılara aktararak çok güzel eserler ortaya çıkardı. Farklı illerden de ressamların eserleri var sergide. Proje kapsamında, 23 sanatçı kendi atölyelerinde fıçılara resim yaptı. Daha sonra bu çalışmalar toplandı ve dün Ankara Hilton Oteli'nde yapılan kokteyl ile izlenime sunuldu. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen bir çalışma bu.” Eserlerin kendileri için koleksiyon değerinde olduğunu ifade eden Başman, “Bunun için hiçbirini satmayı düşünmüyoruz, Kavaklıdere Şarapları bünyesinde koruyacağız eserleri. Bazılarını küçük bir müze bölümümüz var orada

saklamayı planlıyoruz. Ayrıca 3 ayrı fabrikamızda da sergilemeyi düşünüyoruz” diye konuştu. Projeyi yöneten Ali Başman'ın kardeşi Murat Başman da yaklaşık bir yıl önce İbrahim Demirel ile başlattıkları projenin çok güzel sonuç verdiğini belirterek, bundan sonra da sanat adına etkinliklerde firma olarak yer almayı istediklerini kaydetti.

Bilgiç, Marek Brzozwski, Yasemin Coşkun, Mustafa Delioğlu, İbrahim Demirel, Hüsnü Dokak, Hakan Esmer, Zafer Gençaydın, Ekrem Kahraman, Semih Kaplan, Kayıhan Keskinok, Fatih Kızılcan, Cezmi Orhan, Cebrail Ötgün, Levent Resul, Sema Sanal, Barış Sarıbaş, Bilgehan Uzuner, Jülide Yirik ve Semra Yücel'in eserleri yer alıyor.

Sergide, Orhan Akyürek, Nilgün Atalay, Nilüfer Atalay, Tamer

55


Adadigital’den Akyaka’da 10. Yıl Kutlaması Bodrum’un başarılı firmalarından Adadigital Ses ve Görüntü Sistemleri Limited Şirketi yeni yıl’ı Akyaka’da gerçekleştirdikleri10. Yıl kutlaması ile karşıladılar.

BODRUM YAŞAMI

Muğla ilinde Digitürk Başta olmak üzere Philips, Panasonic, Hitachi gibi önemli markaların yetkili satıcılığı ve teknik servis hizmetlerini veren firma aynı zamanda Pronet Güvenlik Sistemlerinin de yetkili bayii... 10.yil kutlamaları nedeniyle geçtiğimiz aralık ayının son günlerini Akyaka’da geçiren Adadigital’in merkez ve Şubelerindeki temsilci ve personeli kendi aralarında eşlenirken düzemledikleri showlarla da otelde kalan konuklar tarafından ilgiyle izlendiler.

58

Adadigital’in sahibi Feridun Sezgin “G Geleneksel hale gelen kutlamalarımızda personelimizle birlikte yılın yorgunluğunu atıp moral depoluyoruz” diyerek Bu sayede kaynaşıyoruz “B ve daha verimli hizmet verdiklerini “ belirtiyor. Resimler: Üstte Adadigital Yıl Sonu Show’u Ortada: Adadigital yönetici ve çalışanları toplu halde. Altta: Pronet Güvenlik Yetkilisi M. Hakan Bescelioğlu 10.Yıl plaketini Feridun Sezgin’den alırken..


Genco Erkal 19 Ocak’ta Marx’ın Dönüşü ile Bodrum’da...

Dilbağ Tokay ve Emine Serdaroğlu ikilisinin konseri sanatseverleri biraraya getirdi Yaz aylarına oranla etkinliklerin daha az olduğu bir dönemde Karsanat Derneği olanaklarını zorlayarak konserlere devam ediyor. 10 lira gibi düşük bir ücretle sunulan konserlere ise ilgi giderek artıyor. Geçtiğimiz aralık ayı içerisinde bu kez Uluslararası üne sahip DİLBAĞ TOKAY (Viyolonsel) - EMİNE SERDAROĞLU (Piyano) viyolonsel piyano ikilisi, tanınmış klasik müziği parçaları yanında Shostakoviç, Elgar gibi modern bestecilerin zor yorumlanan eserlerini de çalarak güzel bir dinleti sundular Bodrumlulara... İkili, yurtiçindeki konserlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, İsveç, Bulgaristan ve K.K.T.C. de ülkemizi temsil etmiş ve konserler vermiş, birçok radyo ve televizyon programı, ulusal ve uluslararası festivale konuk olmuş, ödüller almış. Geniş klasik repertuarlarının yanısıra, çağdaş eserlerdeki başarılı yorumlarıyla, ikili yurtiçinde ve

yurtdışında birçok eserinde ilk seslendirilişlerini icra etmişler. Bodrumda ilk defa konser veren ikili, Mendelssohn, Schumann, Bridge, Cassado, Fauré, Şostakoviç, Elgar ve Uçarsu'dan eserler yorumlayarak dinleyiciler tarafından dakikalarca alkışlandılar..

Yılın en çok ses getiren oyunlarından biri olan, Howard Zinn’in yazdığı MARX'ın DÖNÜŞÜ Genco Erkal'ın usta ve sıcak yorumuyla hayranlıkla seyrediliyor. Marx bugünleri görseydi nasıl yorumlardı , ana temasından yola çıkarak yazılan bu usta işi oyun sahnede güldüren, düşündüren, çok sevilen bir kara komedi halinde sunuluyor.... 19 ocak tarihinde saat 20.30 da Belediye Nurol Kültür Merkezinde (OASİS'te) oynanacak oyunun biletleri D&R, EMRE OPTİK; HIZMA HEDİYELİK; BAB-I ALİ Kitabevi, Ç.Y.D.D. Ofisi ve üyelerinden sağlanabilir. Doğan Hızlan’ın yorumundan bir alıntı: Tiyatroda politik olmanın, bir söz söylemek istemenin sıkıcılık anlamına geldiğine inanıyorsanız, işte size önyargılarınızı kıracak bir oyun. Karl Marx deyince aklınıza tarih öncesi çağlardan kalma bir ak sakallı masalcı dede geliyorsa hele, sakın kaçırmayın!

59

BODRUM YAŞAMI

Karsanat’tanViyolonsel Piyano Dinletisi

DOSTLAR TİYATROSU Ege turnesi kapsamında Başrolünü Genco Erkal'ın oynadığı MARX'ın Dönüşü oyunuyla Bodrum'a geliyor.


Şeref Bigalı’nın resimlerini kaçırmayın...

“Sanat bir izlenim değil, bir espridir.” Çağdaş Türk resminin önemli paletlerinden Ressam Şeref Bigalı’nın eserleri, 7-28 Ocak 2010 tarihleri arasında, Nurol Ankara Sanat Galerisi’nin ardından, OASİS Alışveriş Kültür ve Eğlence Merkezi’nde hizmete giren OASİS Nurol Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturuluyor.

BODRUM YAŞAMI

Eserlerinde Anadolu insanının figürlerini işleyen, sanat yaşamı boyunca pek çok ulusal ve uluslararası karma sergide yer alan figüratif resim sanatçısı Şeref ŞEREF BİGALI Bigalı’nın, elliyi 1925’da Bergama’nın Gökçebeyli bucağında doğdu. 1950’da İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, aşkın kişisel Cemal Tollu Atölyesi’nden mezun oldu. sergisi bulun1963 – 1964 yıllarında Paris’te Henri Goetz ile, uzun maktadır. Bu sergi ise sanatçının halen Cezayir Büyükelçiliği görevini yürüten oğlu Ahmet Bigalı ile birlikte organize edilmiştir.

60

yıllar da İzmir’de Abidin Elderoğlu ile çalıştı. Çeşitli liselerde resim öğretmenliği yaptıktan sonra İzmir Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nün kurulup gelişmesinde önemli hizmetlerde bulundu. Binlerce öğrenci yetiştirdi. Resim sanatının felsefi ve teknik bütün yönlerini inceleyen ‘Resim Sanatı’ adlı kitabını 1976 ve 1984 yıllarında kendi imkanlarıyla yayınladı. Yurtiçi ve yurtdışında 50’nin üzerinde sergiaçan Bigalı’nın eserleri birçok ödül kazandı.1986’da Devlet Resim Ödülü’ne, 1996’da da Türkiye İş Bankası Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Eserleri Ankara, İstanbul ve İzmir Devlet Resim Heykel Müzeleri ile resmi ve özel birçok koleksiyonda yer almaktadır. Ulusal ve yöresel unsurlardan hareketle resmin evrensel dilini ve plastik değerleri eserlerine ustalıkla yansıtan Şeref Bigalı, yağlıboyada olduğu kadar suluboya ve desende de piktüral yaratıcılığın ve özgün estetiğin zirvesine ulaştı. 15 Şubat 2005’de İzmir’de hayata veda etti.

Barbara Sunderdiek "Barbara'nın kozmik yansımaları” resim ve heykel sergisi Lapasion Gallery'de Barbara Sunderdiek Almanya’da açtığı 4 sergiden sonra ilk sergisini Bodrum’da Lapasion Art Gallery'de açtı. Barbara Sunderdiek 2000 senesinden beri Mandala resmi ve heykel yapıyor. BodrumYalı Çiftlik’te denize hakim bir yamaçta yaşıyor. Barbara Sunderdiek Bodrum’a yerleşmeden önce 20 yıl Almanya’da çocuk ve yetişkinlerle pedagoji ve tedavi amaçlı seminerler düzenledi ve ‘Coach’ olarak Almanya, Yunanistan ve Türkiye’de çalıştı. Bugünkü resimleri ve nesneleri doğanın meditatif sessizliğinde oluşan - Kozmos’un yansımalardır. Mandala daire içinde tasarlanmış düzen, denge ve güzellik gibi evrensel değerleri sembolik bir şekilde içerleyen bir resim sanatıdır. Kozmos dünya düzeni demektir ve kaosun karşıtıdır. İnsan bu büyük kozmik düzenin hem içine hem dışına dahil edilmiştir. Barbara Sunderdiek tarafından yaratılmış Mandalalar izleyiciye gevşetici ve dengeleyeci bir etki yaratan renk, sayı ve geometrik bir sembolizmi kapsar. Barbara’nın nesnelerinde (heykellerinde) banal ve göze çarpmayan şekiller onların gizli güzelliğini ortaya çıkartarak, insanı, yeni bir bağlama götürür. Sanatçının bir çok Avrupa ülkesinde koleksi-yonlarda resim ve heykeli bulunmaktadır.


Ortakent Yahşi BelediyesindenYeni Yıl Konseri

Ortakent Belediye Başkanı Mehmet Onur Şahbaz ve Eşi

Ortakent-Yahşi Belediyesi “Yeni Yıl Konseri”ni Şef Ali Hoca yönetti, flüt sanatçıları Hürkan Ayvazoğlu ile gitar sanatçıları Faran Suyolcu ve Mehmet Sinan Kurşun konserde solist olarak yer aldı. Programda Albinoni, Borne, Mascani, Faure, Brahms, Mozart ve Strauss gibi bestecilerin yeni yılın coşkusunu yansıtan eserleri seslendirildi. Konserin sanat koordinatörü, orkestranın kontrbas sanatçısı ve aynı zamanda Turgutreisli olan Numan Pekdemir konserin açılış konuşmasında “Öncelikle sanata ve sanatçıya verdiği destekten dolayı Sayın Başkanımız Mehmet Onur Şahbaz’a teşekkürlerimi sunarım. Kentler kültürel faaliyetleriyle kimlik kazanır. Ben Bodrum gibi dünyaca tanınmış bir kentin kendi orkestrası olması için gayret sarfediyorum. Bütün belediye başkanlarımızın Sayın Başkanımız Mehmet Onur Şahbaz kadar duyarlı davranacağından ve bu konuda bize destek olacağından eminim” dedi.

Pekdemir konuşmasının ardından Başkan Şahbaz’a bu özel konserin anısına hazırlanan bir plaket verdi. Sözlerine “ Bu güzel konser Yeni Yıla özel” diyerek başlayan Ortakent-Yahşi Belediye Başkanı Mehmet Onur Şahbaz, şöyle devam etti: “ Sanata olan bağımız, sanatçıya olan saygımız varolduğu sürece yarınlara dair umutlarımız hep var olacak. İşte bu umut ışığında, tamda yeni bir yıla başlamak üzere iken böyle bir konsere ev sahipliği yapmak bizlere onur veriyor. Destekleri için Kültür ve Turizm Bakanlığına, İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğüne, katılımlarıyla bizleri onurlandıran değerli sanatçılara, bu konserin Beldemizde yapılması için gösterdiği emek ve ilgi için aynı zamanda hemşerimiz olan sanatçımız Numan Pekdemir’e teşekkür ederim. Beldemizdeki tüm kültürel etkinliklerde yanımızda olan Marmara Kolejine de ayrıca teşekkür ederim“ Başkan Şahbaz, solist Hürkan Ayvazoğlu’nun şahsında İZDOB Müdürlüğüne bir teşekkür plaketi verdi. Ortakent-Yahşi Belediyesi’nin Yeni Yıl Konserini aralarında Mumcular Belediye Başkanı Birol Aydın’ın, Ortakent-Yahşi Belediye Meclis üyelerinin de olduğu yaklaşık 350 kişi izledi.

61

BODRUM YAŞAMI

İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Ortakent-Yahşi Belediyesi’nin kültürel etkinlikler programı içinde, 27 Aralık Pazar akşamı “ Yeni Yıl” için bir konser verdi.


“Oksit”

BODRUM YAŞAMI

Bodrum’da yeni bir seramik atölyesi İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesini iki yıl arayla bitiren seramik sanatçıları Özgür Damar ve Orçun Tuğ, sanatsal birikimlerini bir araya getirerek Oksit Seramik Atölyesini açtılar.

lerde tarihi motifleri inceleyerek bunların günümüzdeki uygulamalarını mekan-tarihçevre ilişkilerini de sağlayarak duvar panolarında, banyo mutfak gibi alanlarda uygulamalar yapmayı yeğliyorlar.

Gümbet’teki geniş atölyelerinde duvar panoları ağırlıklı olmak üzere, seramik ürünler tasarlayıp uygulayan sanatçılar, burada özel seramik kursları düzenleyerek seramik konusuna meraklı olanları eğitmeyi de tasarlıyorlar. Özellikle otelleri hedefleyen ikili şu gün-

Geçtiğimiz Eylül ayında açılışlarını yapan genç seramik sanatçılarıyla “Seramik Kurslar”ı konusunda 0525 316 6260 numaralı telefondan irtibata geçebilirler.

62


Kartanesi Anaokulunda “Ve Çamurdaki Kartaneleri” Seramik Sergisi Gülperi Pahna Angın, ilk, orta ve lise eğitimini Bodrum’da tamamladı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Çini Bölümünü bitirdi. Buca Eğitim Fakültesi’nde Pedagojik Formasyon aldı. Sanatçı, 2002 yılında Kültür Bakanlığı

İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nde göreve başladı; burada Ambar Memuru görevinde iken 6-12 yaş çocuklarının kurs öğretmenliğini yaptı, eş zamanlı olarak Yıldız Şima sanat atölyesinde kişisel çalışmalarına devam etti. 2004 yılında Kültür Bakanlığı’ndan eserlerinin sanat eseri sayıldığı bir belge aldı ve 2006 yılında kendi atölyesini kurdu; burada yine yabancı ve Türk kursiyerleri oldu. 2007 yılında Üniversitedeki görevinden ayrıldı;

Aynı yıl Bodrum Sağlık Vakfı Begonvil Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Seramik Öğretmenliği görevine başladı; buna eş zamanlı olarak Milli Eğitim Bakanlığı Özel Kartanesi Anaokulu’nda atölye öğretmenliğini de yürütmektedir. SERGİLERİ; 2000 Art House Sanat Galerisi, karma sergisi Kuşadası / Aydın, 2001 Art House Sanat Galerisi, kişisel sergi Kuşadası / Aydın, 2003 Resim ve Heykel Müzesi, karma sergi / İzmir, 2004 İzmir Fuarı Açılış Sergisi / İzmir 2009 Bodrum Kalesi Haluk Elbe Sanat Galerisi, kişisel sergi / Bodrum

63

BODRUM YAŞAMI

Kartanesi Anaokulunda Gülperi Pahna Angın’ın seramik eserleri, sergilendi. Bu sergide Kartanesi ana okulu öğrencilerinin yaptıkları çamurdan eserlerde bulunuyordu.


Sinan Durukan, Gürhan Gider, Bülent Bardakçı, Ogün Üstün, Ufuk Gezgin, Barbaros Güneş, Tayfun Akdeniz, Ülkay Atmaca ve Mesut Durateymur

BODRUM YAŞAMI

Bodrum Skal International yılbaşı öncesi Tango Argentino’da toplandı

64

Bodrum turizm Profesyonellerini biraraya toplayan Bodrum Skal International Derneği Yılbaşı nedeniyle Bodrum Marina karşısında yeni açılan Tango Restaurant’ta toplandı. Yılsonu nedeniyle geçmiş yılın yorgunluğunu atmak, yeni yılı kutlamak ve derneğe ueni katılan üyelerin yemin törenlerini gerçekleştirmek üzere biraraya gelen Skal üyeleri gecede turizm üzerine derin sohbetlere daldılar. Dönem Başkanı Ahmet Biçer tarafından yeni üyeler Whisky Travel’den Tayfun Akdeniz, Lİbero Tour’dan Ümit Yılmaz,

Barbaros Yachting’den Barbaros Güneş ve Ege Yacht’tan Mehmet Yalçınkaya’ya belamacı yalnızca turizm gelerini verirken, “a profesyonellerini biraraya getirmek, bilgi alışverişini ve dayanışmayı sağlamak olan derneğe hoşgeldiniz” diyerek geleneksel SKAL kutlaması için onur üyesi Mümtaz Göztepe’yle birlikte kadeh kaldırdı... Dünya üzerinde 30 binden fazla üyesi bulnan Skal Derneği Bodrum’da 1992 yılında kurulmuş ve 70 cıvarında seçkin turizm yöneticisini bünyesinde barındırmakta.


Bodrum Skal International her hafta Bodrum’un çeşitli mekanlarında toplantılar tertipliyor ve Happy Hour’lara katılıyorlar. Yılsonu toplantısı yeni üyelerin yemin töreni nedeniyle yemekli olarak gerçekleşti ve toplantıya Ege Yat Sahibi Sinan Özer’in anne ve babası da katıldı..

65

BODRUM YAŞAMI

Whisky Travel - Tayfun Akdeniz, Barbaros Yachting - Barbaros Güneş, Lİbero Tour - Ümit Yılmaz, Ege Yacht - Mehmet Yalçınkaya üyelik beratlarını Başkan Ahmet Biçer’den (Ortada) aldıktan sonra


Yılbaşı Defilesinde Türkiye’nin ünlü mankenleri Bodrum’a akın etti Yılbaşı etkinlikleri nedeniyle düzenlenen sürpriz defile büyük ilgi gördü. defile. Defilede Ece Gürsel, Tuğba Altıntop, Seçkin Piriler, Alaz Kopruvalı, Tuğba Melis Türk ve Şehnaz Özkaya gibi ünlü mankenlerin yanı sıra amatör mankenler de yer aldı. Bodrum Belediyesi'nin organizasyonunda İskele Meydanı'nda düzenlenen defilenin ilk bölümünde, Aynur Aydoğan'ın koleksiyonundan yerel işlemeli kıyafetler tanıtıldı. Mankenler podyuma yöresel müzik eşliğinde çıktı. Defilenin ikinci bölümünde ise modacı Saruhan İren'in "Zamansız giysiler" kreasyonu sunuldu. Defile sonunda mankenlere çiçek veren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrumluların ve yılbaşı tatili için Bodrum'da bulunan tatilcilerin yeni yılını kutladı.

BODRUM YAŞAMI

Geçtiğimiz günlerde farklı mesleklerden amatör mankenlerle "Zamansız Giysiler" adlı defileyi gerçekleştiren modacı Saruhan İren, mankenlere teşekkür ederek, güzel bir defile olduğunu ve mutluluk duyduğunu ifade etti.

66


Defile sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tuğba Altıntop ise, "Yeni yıl herkese huzur getirsin, huzur olunca barış da olur. 2010 yılı umarım herkese iyi gelir. 2009'u çok iyi geçirdim. 2010 benim için daha daha iyi olacak. Herkes için öyle olmasını diliyorum" dedi.

67

BODRUM YAŞAMI

Ece Gürsel de, defilenin çok güzel geçtiğini ifade ederek, "Bodrum'da çok güzel karşılandık. Güzel bir manzarada defile yapmak çok keyifli idi. Umarım 2010 yılında da bol iş, bol defileli, bol sahneli. Çünkü benim albümüm çıkacak Şubat, Mart ayında. 2010'dan benim isteğim; her şeyden öncelikle sağlık, mutluluk, huzur, bol kazanç ve güzel bir aşk istiyorum" diye konuştu.


“Bodrum’da Nereye Gidilir”

dergisi hazırlanıyor... Yerinizi şimdiden alın avantajlardan yararlanın Bodrum’da 2003 yılından bu yana aralıksız yayınlanmak olan “Bodrum’da Nereye Gidilir” dergisi 2010 yılı 8. sayısı hazırlanıyor. Özellikle Bodrum’a yeni gelenlerin veya bir Bodrum Rehberine ihtiyacı olanların kullanımı için hazırlanmış olan “Bodrum’da Nereye Gidilir” dergisi aynı zamanda internet sitesi ile sürekli güncellenerek bir yıl boyunca en doğru bilgileri, etkinlikleri ve duyuruları okurlarına, izleyicilerine ulaştırmaya çalışıyor. 200 sayfalık dergi beraberinde Bodrum Sanat dergisinin son sayını ve Bodrum Planı ve Yarımada haritasını da ücretsiz olarak dağıtıyor... Bodrum’da bulunan seçkin işletmelerin özelliklerinin Türkçe ve İngilizce olarak anlatıldığı dergi de Bodrum’la ilgili tam 50 sayfalık informatif bilgi okurlara sunuluyor Bodrum’da Nereye Gidilir dergisi Bodrum’daki tüm bayilerde, Oasis’te İmge Kitabevinde, Milta Marina’da D&R kitabevinde ve Dibeklihan’da satılıyor. Bodrumlife Publications tarafından “Bodrum için iyi şeyler” sloganıyla yayımlanan dergiler içinde en çok rağbet gören Bodrum’da Nereye Gidilir dergisi yılda bir kez çıkıyor.

69


St. Jean Şövalyeleri

Bodrum Kalesi’nin eski sakinleri ve günümüze kadar uzanan öyküleri Bodrum Kale’sinin geçmişi, rütbelerini Avrupa'dan almış bir grup vatansız Saint John'un, şövalyelerine kadar dayanır. "İsrail'in Saint John'un Keşiş Şövalyeleri Nizamı", onbirinci yüzyılda, hacı gezginler için İsrail'de bir kilise ve bir hastane yapmakla işe başlar. Hasta kim olursa olsun, ondan bakım esirgenmeyeceği konusunda hastanenin kesin kuralı vardır. Aslında, Katolik olmayanlar için de ayrı bir koğuş bulunurdu. Şövalyeler başlangıçta tam anlamıyla dinsel güç ve işlevlerden yola çıktılarsa da, Haçlılar ve diğer politik gerçekler olayın gidişini politik boyutlara itilmiştir. Hıristiyanların dinsel inanç ve amaçları fanatik bir mahiyet kazanmış, Şövalyeler kendilerini İsa'nın askerleri olarak görmüşler ve Kudüs'teki kutsal yerleri savunmak zorunda olduklarına inanmışlardır. Şövalyeler, Haçlı Seferleri sırasında sayısız savaş kazanmanın keyfini yaşamışlardır. Şövalyeler bu seferleri sırasında zengin ganimetlerde elde etmişler ve yaptıklarından ötürü Papa'ın iltifatlarını kazanmışlardır.

Osmanlılardan büyük izler taşıyan Malta adasındaki Valletta şehri, ismini St. Jean şövalyelerinin büyük ustası Jean Parisot De La Vallette' (1494-1568) den almıştır. Antoine de Favray tarafından yapılan yukarıdaki tablo Malta Kuşatmasında Vallette’i resmediyor.

70

Fransa, İtalya, İsyanya, İngiltere, Almanya, Provans ve Overn (son ikisi şimdi Fransa'nın vilayetlerindendir) gibi 7 ayrı dilden bir araya gelmişlerdi ve Katolik grupların her biri kendi ülkesinden gelen bir şövalyenin emrindeydi. Şövalyeler grubu, üyelerini Şövalye", "C Chaplains'in Hizmetkâr Kardeşleri" gibi çeşitli "Ş şekillerde adlandırıyordu ve hepsi de Büyük Üstat'ın (yaşam için seçilen) emrindeydiler. Tüm şövalyeler soylu olarak doğmuşlardı ve Şövalyeler Nizamı'na ücretsiz olarak hizmet ediyorlardı. Ölümleri halinde, sahip oldukları herşey nizam'a kalıyordu. 1309'da Şövalyeler, Rodos Adası üzerinde, kendi toplumlarını ve hükümet merkezlerini kurdular Ege ve Akdeniz'in orta yerindeki bu ada, askeri harekâtları için ideal bir üstü. Nizam, şövalyelerin sürekli olarak kendileriyle birlikte yaşamalarını gerekli görmüyordu. Şövalyeler, Avrupa'daki kendi topraklarında kalabilirlerdi, çünkü çoğu varlıklıydı. İsterlerse, görevli olarak hac yolu üzerindeki çeşitli hastanelerde çalışabilirlerdi. Ancak, adadaki karargâhın savunulması gerektiğinde de, bir an önce adaya gelmeleri istenirdi. Şövalyeler İstanköy adasında bir kale kurduktan sonra, Asya üzerindeki bir kara üssünde de güçlü bir savunmaya sahip olmak istediler. 1374'de Simirna'yı (şimdiki İzmir) aldılar. Bu şehri daha önceleri Selçuklular'ın ardından pek çok Hıristiyan güçler ele geçirmiş ve burada bir de kale kurmuşlardı. Moğol lideri Timurlenk'in akıncıları 1402'de bu kaleyi harap ederek, Osmanlılar ve Şövalyeler arasında yüzyıl süren çarpışmaları başlatmış oldular. Türklere karşı iki yüzyıl mücadele eden sövalyeler 1522'de Kanuni Sultan Süleyman Rodos'u ele geçirerek, şövalyeleri adanın dışına sürdü. Yeni bir vatana ihtiyaç duyan şövalyeler 1530'da imparator V. Charles'ın verdiği imtiyazlarla Malta'ya yerleştiler. Gelir gelmez ticareti ve sosyal ilişkileri geliştirmeye başladılar, yeni hastaneler yaptılar, en önemlisi de adada güçlü bir kalkınma hareketi başlat-


tılar. Fakat Kanuni Sultan Süleyman, Avrupa'nın geçiş yolları üzerinde bulunan Malta'yı da imparatorluk sınırlarına katmak istiyordu. 1565'te güçlü bir donanma ile Malta'ya geldi ve kuşatma başlattı. Kuşatma 4 ay kadar sürdü. Sonunda Sicilya'dan gelen yardımla şövalyeler galip geldiler. Şövalyeler bu savunmayla Güney Avrupa'nın ve Hıristiyanlık aleminin güvenini kazandılar. Türklere karşı kazanılan bu zaferden sonra, Malta ve Gozo'yu büyük bir şevkle geliştirmeye başladılar. Adalar, bu dönemde mimarlık, sanat ve kültür açısından altın devrini yaşadı. Malta'daki pek çok görkemli yapı bu dönemin eserlerindendir. Valletta şehri, ismini şövalyelerin büyük ustası Jean Parisot De La Vallette'den almıştır. Malta Şövalyeleri, kurum olarak günümüzde de faaliyetlerini sürdürmekte olup savaşmak yerine tıbbi konularda dayanışma yapan ve tabii sahip oldukları aristokrat yapıyla başta Vatikan olmak üzere dünya meselelerinde birtakım lobby faaliyetlerinde bulunmaktadırlar.

Saint John Şovalyelerinin en önemli eserlerinden biri Kudüsteki Babtism Kilisesinden iki fotoğraf... Bu yapı ile Bodrum Kalesi aynı zamanlarda inşa edilmiş ve çağının özelliklerini yansıtmakta. Sayfadaki armalar her iki yapıda da görülmekte.

71


Herodot’un hazineleri hala Bodrumluların hizmetinde...

“Herodot’un Hazineleri Bodrumluların Hizmetinde” başlıklı yazımız 2003 yılında yayınlan mıştı...Bodrum turizmin nasıl kurtarılması gerektiği konusunda Bodrum’da her yıl onlarca toplantı yapılır... Süslü laflar, birbirinden ilginç projeler ortaya atılır. Ancak nedense hiçbiri uygulamaya geçirilmez... Turizmi tetikleyen en önemli etkenlerinden biri olan tarihi mirasımızın en önemli ögelerinden Tarihin Babası Halikarnas’lı yani Bodrumlu “Herodot”un bizlere sağladığı zenginlik ise hep gözardı edilir. 2003’te yayınladığımız yazımızı noktasına dolunmadan aynen yayınlıyoruz. Görüyoruz ki eski hamam esk i tas hiç bir gelişme en küçük bir kıpırdanma yok... Umarız bu yazımızdan sonra “Herodot” üzerine bir kez daha düşünülür... Yazı: Tony Marciniec 2003:Bodrumlife Herodot hazinelerinin kapsamı, kıymeti ve Halikarnas'ın yararına olası harcama yolları hakkındaki düşüncelerimi paylaşmayı amaçladığım bu yazıma, hemşehrimiz Herodot'un yaşadığı Antik Çağdan değil, sadece yedi yıl öncesinden başlamak istiyorum. Yıl 1996. Ekonomisini tamamen turizme bağlamış Bodrum'un yüzü bir türlü gülmüyor. Ülke genelinde hissedilen endişe verici istikrarsızlık ve bölgemizde bitmeyen çatışmalar turizmcilerin uykusunu kaçırıyor. Tam o sıralarda bir film sinemaseverlerden büyük ilgi ve beğeni görüyor ve çeşitli dallarda Oscar ödülleri kazanıyor. Aşk, macera, savaş ve entrika öğelerini ustalıkla birleştiren "İİngiliz Hasta"yı anımsadınız mı? Filmin Oscar'lı başarısı turist akınına susamış Bodrum'da ilginç yorumlanıyor. Sanki bir umut kıvılcımı çakıyor. Sözüm ona Herodot Tarihi" kitabının önemli bir öğe olarak "H kullanıldığı filmi görenler, Herodot'un doğum yeri Altın olan kentimize akın akın gelecek ve Bodrum "A Turizm Yılı" yaşayacak. Ne yazık ki bu düşleri görüp te gerçekleşmesi için hiçbir girişimde bulunmayanlar tabii ki hayal kırıklığına uğruyorlar.

72

Ancak Herodot konusu aslında hâlâ ve her zaman güncelliğini koruyor. Bunu geçen Kasım ayında (2002) Bodrum Kalesinde yekpare ağaçtan yontulmuş antik sandal sergisi açılışında Müze Müdürü Oğuz Alpözen çok güzel dile getirdi. Komşumuz Kos adasında Hipokrat olgusunun turizm için ne kadar büyük yarar sağladığını anlatan Alpözen, neden biz Herodot'tan hiç yararlanmıyoruz diye sordu. Adaya gidenler, oradaki rehberlerin birkaç asırdan bile yaşlı olmayan bir ağacı göstererek, Hipokrat'ın o ağacın altında öğrencilerine ders verdiğini nasıl heyecanla anlattıklarını anımsaya-


caklardır. Ama öte yandan adada Hipokrat dönemine ait kalıntıların nasıl korunduğunu da unutmamak gerekir. Şöyle ya da böyle, komşumuzun Hipokrat'tan yararlandığı apaçık bir gerçek. Peki, Hipokrat'ın Kos'a yaptığı katkıyı Herodot bize neden yap(a)mıyor? Kanımca bu soruya yanıt ararken Herodot'un kimliğinden ve öneminden yola çıkmamız gerekecek. Birçoğumuz, yaklaşık 2500 yıl önce kentimizde doğmuş olan Herodot'u en azından duymuştur ama ayrıntılı bilgi sahibi değildir. Hemşehrimizi biraz daha yakından tanımaya var mısınız? İnternet'in sihirli çubuğuna dokunmadan önce, Bodrum'da yıllarca kazı yapmış olan Danimarkalı arkeolog Poul Pedersen'e ait birkaç cümleyi size aktarmak istiyorum. Çalışmalarının son iki yılında Bodrum Kalesinin içinde Kral Mozolos'un sarayının izlerini gün ışığına çıkartan Pedersen o dönem hakkında bakın ne diyor: "Halikarnas'ın tarih sahnesine ilk görkemli çıkışı büyük Pers savaşları (MÖ 494-479) esnasındadır. Bu parlak dönem Halikarnas'a iki büyük adam kazandırmıştır: ünlü şair Panyassis ve yeğeni tarih biliminin babası olarak bilinen Herodot. Herodot'un yapıtları Antik Çağdan bu yana korunmuş en önemli yazılı belgeler olup, tüm dünyada 2500 yıldır nesiller boyu ve halen de okullarda, üniversitelerde okutulmakta ve üzerinde çalışılmaktadır." Bir kişiyi bu kadar yücelten bir değerlendirme okuyunca, tabii ki bunun doğrulanmasını başka kaynaklarda da aramak gerek. Günümüzde bu iş için biçilmiş kaftan İnternet ve –kullananlar bilir- İnternet'te en fazla rağbet gören arama motoru da "Google" olduğundan rotamızı oraya kırdık. Ünlü tarihçiyi "Herodotus" adıyla aradığımızda Google'da karşımıza çıkan tablo inanılmazdı. 167.000 kaynaktan beğenin beğendiğinizi. Bunlardan daha birkaç tanesine başvurunca Pedersen'ın görüşlerinin hiç te abartı olmadığı ortaya çıkıyor. Yani hemşehrimiz Herodot, gerçekten dünyaca ünlü ve halen hem kendi hem de yapıtları üzerinde bilimsel çalışmalar yapılan bir şahsiyet. Ayrıca Google'ın dil ve coğrafya kategorilerine göre arama yapma olanağından yararlanarak, Herodot hakkındaki Türkçe bilgilere ulaştığımızda Türkçe kaynak sayısı 699 ile sınırlıydı ve bu kaynakların büyük bir kısmı da 2500 yıl önce yaşamış tarihçimizle hiç ilgisi olmayan, ATV'de yayınlanan "Ekmek Teknesi" adlı dizinin Herodot Cevdet'i, Hasan Kaçan ya da "Herodot" isimli bir sürü otelin web sitesiyle ilgiliydi. Bu acı gerçek karşısında bir soru takıldı aklıma: "Bizden bu kadar az ilgi gören biri neden ve nasıl yardımcı olsun bize?" Yani, yazımın başında ele aldığım Herodot'un Halikarnas'a hizmetindeki noksanlığı kendi ilgisizliğimize bağlarsak herhalde yanlış olmaz.

Editörün Notu: 2000 yılında Bodrumlife tarafından hazırlanan Bodrum Rehberi’nde Tony Marciniec tarafından kaleme alınan “Bodrumun ünlü çocukları ve kızları” isimli yazı ile ilk kez dikkatler Bodrumun yetiştirdiği ünlülere çekilmişti. Bugün billboardlarda boy boy kullanılan bu slogan arkadaşımız Tony Marciniec’in yazısıyla gündeme gelmişti. Panyassis ise Marciniec’in şu anda okuduğunuz yazısı ile dile getirilen önemli bir antik şair... Ancak yine 2003’ten günümüze onca zaman geçmesine rağmen Panyassis ile ilgili olarak ne yöneticilerden ne turizmcilerden bir tepki görülmedi... Panyassis, Herodot’un kuzeni yahut amcası... 14 ciltlik Heracleias isimli kitabında Herkül’ün çeşitli yerlerdeki kahramanlıklarını dile getiriyor... Eleştirmenlere göre Homer’den sonra gelen en ünlü şairlerden bir tanesi... MÖ 470 yıllarında yaşayan Panyassis bile Bodrum için tek başına bir hazine... Ancak ne bir sokak ismi, ne de Panyassis adına yapılmış bir heykel dahi bulunmuyor Bodrum’da...

Ne var ki şansımız hâlâ var, tren kaçmış değil –ta ki bu arada birileri boş durHerodot Haftası", "H Herodot Tarihi Fomayıp başka bir yerlerde başarılı bir "H rumu" veya Herodot'un adını kullanan benzeri bir etkinlik düzenlemezse. Herodot'un Halikarnas'a yapabileceği hizmetler Antik Çağlarda yaşamış kişi ve yaşanmış olaylarla sınırlı değil. İşte Herodot'un hazinelerinin önemi burada yatıyor. Herodot "Tarih Biliminin Babası" olarak kabul gördüğünden, insanoğlunun yaşadığı tüm çağlar, yakın dönemler de dahil, olası etkinliklere konu olabilir. Örneğin, 20. yüzyıl'da Mezopotamya'nın tarihi ve o günlerden Herodot Forumu" kalan mirasının incelenmesini amaçlayan başarılı bir "H Karşı Sayfada: (veya sempozyumu) kentimizi birden dünya sahnesine çıkartır. Veya Bodrum kalesi önünde geçmişte "Taksim Toplantıları" adıyla bilinen etkinlik benzeri, uluslararası bulunan Herodot heykeli. bir anlayışla Bodrum'da gerçekleştirilirse, kentimizin imajı nasıl değişir düşünebiliyor musunuz? Böylece alışılagelmiş "deniz, güneş, kum, seks"

73


kalıbından da kurtulabiliriz. Daha bu satırları kaleme Olumsuzluk Öneki Üzerine alırken bir sürü itiraz ve "O Varyasyonlar" nağmeleri kulağıma gelmeye başladı gibi. Geçmişteki acı deneyimlerden ağzı yanmış olanları küçümsemeye niyetim ve hakkım yok, ancak şunu da unutNothing ventured, nothing gained" mamak gerek bence: "N Where there's a will, (Riske girmeden kazanç olmaz.) - ve "W there's a way", yani "Azmin elinden hiç bir şey kurtulamaz". Duyduğumuza göre bugünlerde Bodrum turizminin çeşitlendirilmesini amaçlayan toplantılarda kentimize "kongre turizminden" pay aldırabilmek için fikir jimnastiği yapılıyormuş. Bodrum yararına olabilecek her düşünceyi, her girişimi her zaman desteklemekle beraber, yakın geçmişimizde yapılmış olan bazı talihsiz ‘karnavalımsı' atılımlardan da ders alınmasının gerekliliğine inanıyoruz. Hele bir de Herodot yanı başımızda hazineleri ile hazır beklerken başarılması olanaksız projelerden veya kentimizi küçük düşürebilecek maceralardan kaçınma erdemi gösterebilirsek hiç te fena olmaz. Editörün Notu: Bu yazı 2003 yılında yazılmıştır ve Bodrumlife dergisinde yayınlanmıştır. O yüzden tarih ve olayların 2003 yılına göre değerlendirilmesi gerekmektedir... Bu Sayfadaki Fotoğraflar: Üstte: Komşu Kos adasının planında Hipokrat adının veridiği ana cadde ve yine bizim topraklamızda yetişmiş Artemisia adına yer alan cadde isimleri görülüyor. Ortada: Komşu ada Samos Planında ise Pisagor bağıntısı sahibi Piatagoras’ın adını taşıyan belde ismi görülüyor. Altta: Kos adasının en öneli turist uğrak yeri Hipokrat Ağacı

74


Sir Charles Newton’un 1853 yılına yayınladığı Mauseleum isimli araştırma kitabından eski iki gravür... Üstteki gravür: Newton tarafından İngiltere’ye götürülen frizlerden birini göteriyor. Alttaki resim 1850 yılında Mausoleum kazı alanından bir enstantane’yi gösteriyor. Alttaki resimde ön sırada yer alan evlerin önünden bugün Turgutreis Caddesi geçmektedir. Günümüz Bodrum evlerinin birçoğunda bu gravürdeki binaların etkisi hala görülmektedir.

75


Bodrumluları klasik müzik ile buluşturan önemli ve çalışkan bir dernek

“Karsanat”

Karsanat Başkanı Gülderen Erdoğmuş ile söyleşi

KARSANAT, profesyonel rehber eşliğinde, kültür ve sanatı tarihle birleştiren KARSANAT Gezileri düzenlemektedir. KARSANAT (Karya Kültür ve Sanat Derneği) Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Opera Sanatçısı/Şan Pedagogu Gülderen Erdoğmuş, Piyanist ve Besteci Nihan A.Simpson, Mimar Türker Çarga, Dr Sezgin Gökmen, Em. Tuğ. General İhsan Beriş, Mak. Müh. Gündüz Saylan tarafından Eylül 2008 de Bodrum’da kuruldu. Karya Kültür ve Sanat Derneği Yönetim Kurulu, Başkan Gülderen Erdoğmuş, Nihan Atlığ Simpson,Üner İlsever, Rezzan Şebin ve Suar Şeylan tarafından halen çalışmalarını sürdürmektedir.

76

-2005 te İstanbul Devlet operasında çalışırken, eşime gelen bir iş teklifi üzerine Bodruma yerleştik. Bunun üzerine geçeici süreli görevlendirmeyle, İzmir'dede bir stüdyo daire tutarak, çalışmalarımı dört yıl kadar İzmir Devlet opera'sında sürdürdüm. Nihayetindede Şubat 2009 da emekliliğimi istedim. 2006 Dünya Kadınlar gününde , başkanlığını Dr.Sezgin Gökmen'in yaptığı Türk Can Kurtarma Vakfı için Azeri piyanist Cemile Cabbarova ile birlikte bir “GERSHWIN” resitali verdim, Marmara Koleji Konser salonunda. Katılım ve ilgi çok yüksek oldu ve ulusal basındada yer aldı. Ertesi yıl Hakan Aysev'le birlikte bir Napoliten ve Aryalar gecesi konseri verdik yine aynı vakıf yararına, yine katılım ve ilgi çok yüksek oldu. Bunun üzerine kış aylarında Bodrum'da yaşayan sanatseverlerin, klasik müzik konserleri bağlamında oldukça yoksun olduklarını gözlemledik. Kendi açımdan benim için Karsanat fikri böyle doğdu. Yine sanatçı kurucularımızdan Nihan Atlığ Simpson ile daha önce tanışıklığım yoktu. Ailesi Bodrumda yaşadığından, o da eş durumu nedeniyle her hafta İstanbula uçarak İstanbul Devlet konservatuarındaki görevini sürdürmeye çalışmış. Ancak gün geçtikçe zorlaşan şartlar ve ailesinden uzak kalması nedeniyle, daha emekliliğine 15 yıl varken 2008 de emekli olmuş. Nihan'da Bodrumda yaşayanlara nasıl bir yararım olur diye düşünürken, dernekleşerek, yarı zamanlı konservatuar eğitimini Bodrum'da gerçekleştirme fikrini hayata geçirmeyi hedeflemiş. Yine Likarya grubu olarak çeşitli tarihi geziler yapan, Gündüz Saylan, Emekli Paşa İhsan Beriş, Mimar Türker Çarga, Dr.Sezgin Gökmen, Nihan hanımın babası Devlet sanatçısı Prof.Dr.Nevzat Atlığ, Nihan A.Simpson ve ben Karya Kültür ve Sanat Derneğini (KARSANAT) 2008 Eylül'de kurduk. -Müzik eğitimi uzun bir süreç; Konservatuarda enstrüman eğitimi alan bir öğrenci virtüözite aşamasına gelebilmek için 10 yıllık bir eğitim sürecinden geçiyor. Konser zaten eğitimin bir parçasıdır. Konserler hem öğrenci hem pedagoglara bir hedef sağla-


makta ve öğrencinin konser deneyimini arttırmaktadır. Bizim Karsanat Müzik Stüdyosunda uyguladığımız sistem yarızamanlı konservatuar eğitimidir. Her yıl sonu öğrenci konserlerimiz oluyor tabii ki. Ayrıca geçtiğimiz yıl İnteract'lara Karsanat hocaları ve bazı öğrencilerimizle birlikte konser verdik. Bu konserde seyirci, kim hoca kim öğrenci ayıramadı. Özellikle Karsanat'ta şan eğitimi alan Kolöratür soprano Pelin Tanca'yı İzmir'den konuk sanatçı sanmışlar. Tabii bunlar çok gurur verici şeyler. Bir diğer öğrencimiz Yunus Akbaş, KARSANAT’ta piyano ve şan eğitimi alırken, besteci yönünü keşfettik ve bir bestesinin kendi yorumuyla profesyonel anlamda kaydı yapıldı. Yönetim kurulu olarak her yıl bir ödül vermeyi düşünüSanata Teşvik Ödülü”. İlkini 12 yoruz. “S yaşındaki çiçeği burnunda Bodrum'lu bestecimiz Yunus Akbaş'a vereceğiz. Bu arada KARSANAT bünyesinde, Bodrum'un ilk Barok Topluluğunu kurKarya Barok Topluluğu”. Topluluk duk.“K 5 solist,bir yaylı çalgılar dörtlüsü ve klavsenden oluşuyor. Solistlerimiz, Kontrtenor Kaan Buldular, Kontrtenor Nuri Harun Ateş, Mezzosoprano Evrim Keskin ben ve Soprano Pelin Tanca. Yaylı Çalgılar Dörtlümüz, İstanbul Devlet Konservatuarı öğretim görevlileri ve sanatçıları Nilgün Ketenci, Rüstem Mustafayev, Evrim Baştaş ve Suna Yüksel. Klavsende Nihan Atlığ Simpson. Repertuarımız barok dönem bestecilerinin eserlerini içeriyor.

İlk konserimizi Didim Belediyesi'nin davetlisi olarak,30 Ağustos Barış Şenlikleri Açılış konseri olarak yaptık. Bin kişinin üstünde katılım ve çok başarılı bir konser oldu. Amacımız, yurdumuzda antik mekanlarda yaz aylarında konserler vermek, ülkemizin tanıtımına katkıda bulunmak. Türkiye'yi evrensel ve farklı bir vitrinden tanıtmak. Tabii yurt dışındaki barok festivallerinde de görev almak ve ülkemizi temsil etmek hedeflerimiz arasında. -Derneği kurduğumuzda bir yıl içinde bu boyuta gelebileceğimizi açıkça hayal bile etmezdim. Amatör ruh, profesyonel bir çalışma anlayışı ve iyi bir ekip çalışması içindeyiz. Duygularımız yön değiştirmedi, bilakis netleşti. Fikirler hayata geçerken, hedefler ve amaçlar belirlendi,somutlaştı. Yani soyuttan somuta geçtik. Yelkenler artık fora, rüzgarı arkamızda hissettiğimiz sürece yola devam.

- Küçük boyutlu konserler veriyoruz, Bunun iki nedeni var, birincisi konser salonu, ikincisi finasman sorunu. Önce ilk soruna değinelim. Bodrum'un maalesef profesyonel anlamda konser salonu yok. Yani, akustik şartları, sahnesi, kulisleri, ışık düzeni, soyunma odaları, orkestra çukuru vs.gibi. Akustik açıdan Marmara Koleji'nin salonu resitaller, oda orkestraları ve konserleri için gayet elverişli. Marmara Koleji'ne ve başta Müdür Ömer Çekmeceligil'in sanata ve kültüre bakış açısıyla

77


bize sunmuş oldukları olanaktan dolayı sonsuz teşekkür ediyoruz. Devlet tiyatrolarından oda tiyatroları için teklifler alıyoruz. Salon problemi nedeniyle hayata geçiremiyoruz. Başlıca sorun oda tiyatrosu için,yetersiz ışık sistemi ve kulislerin olmayışı. Mart ayında 18 kişiden oluşan Çağdaş Bale topluluğunu MEDEA” adlı prodüksiyonla getirtmek “M istiyoruz. Işık sistemlerini yanlarında getirecekler, kulis olarak ta hep birlikte bir çözüm üreteceğiz. Bodrumun akustik şartları olan tek bir Antik tiyatro”. Geçmiş mekanı var, oda “A medeniyetlerce akustik hesapları yapılmış, bugünkü “medeniyet” tarafın dan önünden yol geçirilerek

Gülderen Erdoğmuş akustik hesaplar alt üst edilmiş. Netice olarak akustik şartlar içerisinde orda konser vermek olanaksız. Ancak desibeli yüksek ses sistemleriyle konser verilebiliniyor. Yani trjaikomik bir durum. Bence acilen o yolun arkadan geçirilmesi ve şimdi varolan yolun olduğu alanın güzel bir çevre düzenlemesiyle park haline getirilmesi lazım. Dünyanın heryerinde tarihi mekanların etrafında büyük parklar olur. Bu parklar sayesinde tarihi yer de ortaya çıkar. Gelelim finansman boyutuna,bir konser organize etmek hiç kolay değil. Sponsorlar kriz nedeniyle nakit sponsorluklardan kaçınıyorlar haklı olarak. Bizim sponsorlarımız maddi değeri olan, lakin nakit olarak yapılmayan sponsorluklar. Örneğin Ana sponsorlarımız olarak; bize salonu veren Marmara Kolejini, sanatçılarımızın transferlerini yapan Akustik Travel'i, her konserimizde bize billboard desteğinde bulunan başta Bodrum Belediye Başkanlığınıve diğer

78

belediye başkanlıklarını, Bodrum'da sanata yakın olan otel ve yemek sponsorlarımızı sayabilirim. Onlar ve sanatseverlerimiz bize destek verdiği sürece resitaller ve oda müziği konserlerini düzenleyebiliriz. Büyük orkestralar büyük bütçeler gerektiriyor. Zaman içerisinde belediyelerimizin destekleriyle bu konserleride gerçekleştirmek mümkün. Hatta ilkini, sanata yakınlığıyla tanıdığımız Sayın Belediye başkanımız Mehmet Kocadon'un desteği ve Bodrum Belediyesiyle bir işbirliği yaparak gerçekleştirdik. Yeni Yıl Sokak Şenlikleri kapsamında 30 Aralık “G GOLDEN HORN Bakır Nefesliler Beşlisini konuk ettik. Açık havada çok güzel bir konser verdiler. Yaptığımız etkinliklerin turizme katkı olarak geri dönmesini hedefleyerek bu tür sokak şenliklerinin giderek artmasını arzu ediyoruz. Bodrum iklim ve tarih açısından çok elverişli. Tarih turizmini sanatla birleştirerek , turizmi 12 aya yaymak mümkün diye düşünüyorum. Sanatın Turizmdeki Hatta bu bağlamda “S Yeri” konulu bir panel düşünüyoruz. GEÇMİŞTEN GELECEĞE KÜLTÜR VE SANAT İÇİN ELELE derneğimizin sloganı. Burada yaşadığımız toprakların üstünde daha önce yaşamış medeniyetlerden kalan kültür mirasını vurguladık, bugünkü medeniyet olarakta bizlerinde gelecek nesillere bir miras bırakma sorumluluğu vurgulanıyor. Bu sorumluluk sadece KARSANAT'ın sorumluluğu olamaz. Bu aynı zamanda Bodrumluların üstüne düşen bir görev. Netice olarak elele verirsek ,birlikte büyük projelere imzaatabiliriz. Zaten dernek olmanın amacı da budur. Yerli ve yabancılardan oluşan çok seviyeli bir seyirci kitlemiz var. Başta da söylediğim gibi biz talep üzerine arza

başladık. Bugüne kadar sanatçılarımız bizden ücret almadan konserler verdiler. Yani asıl sponsorlarımız onlar oldular. Bir kültür ve sanat derneği olarak sanata ve sanatçıya destek olmak adına, bunun bir gün değişmesini arzu ediyorum. Yeni Yıl Opera Gala” Ocak ayında bir “Y konseri düşünmüştük. Ancak tüm arkadaşlar ocak ayında dolu olduklarını bildirdiler. Onlar gelemiyorsa biz gidelim düşüncesiyle bir gezi düzenledik. Günübirlik gezimizde, Bafa/Heraklia, İzmir Arkeoloji Müzesi'ni gezip akşam İzmir Devlet opera ve Balesin'de, coşkulu ispanyol ritimleriyle dolu, birer perdelik 2 opera birden seyredeceğiz. Ünlü ispanyol besteci Manuel de Falla 'nın “La Vida Breve” (Tatlı hayat) ve Ruperto Chapi'nin ünlü ispanyol şair Garcilaso di Vega'nın h ayatının konu edildiği “La Muerte di Garcilaso” (Garcilaso'nun ölümü). Temsiller 22.15 te bitiyor. 22.30 da Bodrum'a dönüş. 20 Şubat'ta, geçen sene bize konser veren ve yerli ve yabancı sanatseverler tarafından çok beğenilen Tenor Erdem Erdoğan ve Soprano Evren Kayacan'ı büyük istek üzerine tekrar konuk edeceğiz. Mart'ta KARSANAT sanatçıları olarak bir konser düşünüyoruz. Ayrıca Çağdaş Bale 'yi konuk etmek istiyoruz. Nisan'da New York Metropolitan Opera’da sahne alan ilk Türk sanatçı Bas Burak Bilgili'yi konuk etmek istiyoruz. Girişim ve çalışmalarımız devam ediyor. Mayıs ve Haziran'da yine kültür gezileri ve Karya Barok 'la konserler...


telefonlarphones Bodrum Kaymakamlığı 316 10 01 Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi 316 25 16, 316 10 95 Turizm Danışma 316 10 91

Belediyeler Bitez Belediyesi 363 82 96 Bodrum Belediyesi 316 10 09 Göltürkbükü Belediyesi 357 79 10 Gündoğan Belediyesi 387 78 95 Gümüşlük Belediyesi 394 44 80 Konacık Belediyesi 319 19 43 Mumcular Belediyesi 373 52 00 Ortakent Belediyesi 358 53 70 Turgutreis Belediyesi 382 30 19 Yalıçiftlik Belediyesi 368 98 29 Yalıkavak Belediyesi 385 49 22 Hastaneler Universal Hospital 319 15 15 Özel Bodrum 313 65 66 Bodrum Devlet Hastanesi 313 14 20 – 21 – 22, 313 08 81

Sağlık Ocakları Bodrum Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağı 316 13 53 Bodrum Merkez 2 Nolu Sağlık Ocağı 313 43 50 Akyarlar Sağlık Ocağı 393 77 73 Göltürkbükü Sağlık Ocağı 377 63 73 Gündoğan Sağlık Ocağı 387 96 55 Karakaya Sağlık Ocağı 394 37 24 Mumcular Sağlık Ocağı 373 50 40 Ortakent Sağlık Ocağı 358 50 27 Turgutreis Sağlık Ocağı 382 39 15 – 382 30 55 Yalıkavak Sağlık Ocağı 385 44 65 Ulaşım – Havayolları Bodrum - Milas Havaalanı 523 01 01 THY – Türk Hava Yolları 317 12 03 - 04 Atlas Jet 523 01 86 Onur Hava Yolları 523 00 22 Pegasus Hava Yolları 523 02 93

Ulaşım – Karayolları Otogar Şefliği 316 26 37 Boss Turizm 444 0 880, 382 58 41 Metro Turizm 313 22 33 Ulusoy 313 01 66 Varan 316 78 49 Ulaşım – Denizyolları Bodrum Ferryboat 316 08 82 Bodrum Express Lines 316 10 87

Polis İmdat 155 - 316 33 03 Emniyet Müdürlüğü 313 08 42 Jandarma 156 - 317 05 86 - 87 Zabıta Amirliği 153 - 316 11 85 Trafik Amirliği 316 80 80 Meteoroloji 313 08 86 Orman Yangını 177 Yangın 110 - 316 10 71 Elektrik Arıza 186 - 316 12 11

Bodrum Türk Telekom 555 17 17

Ulaşım – Taksi Durakları Airport Taksi 523 00 24, 523 01 01 Akçabük Taksi 316 87 90 Akyarlar Taksi 393 72 09 Azmakbaşı Taksi 315 28 83 Bardakçı Taksi 316 86 69 Bodrum Taksi 316 48 39 Deniz Taksi 316 83 79 Dost Taksi 313 07 91 Garaj Taksi 316 15 15 Gerence Taksi 316 73 54 Gölyalı Taksi 357 74 87 Gül Taksi 316 38 98 Gümbet Taksi 316 29 26 Gümüşlük Taksi 394 32 28 Gündoğan Taksi 387 74 75 Güvercinlik Taksi 374 51 29 Halikarnas Taksi 316 25 33 Kadıkalesi Taksi 382 36 31 Köşem Taksi 313 27 09 Mana Taksi 316 74 50 Manastır Taksi 316 29 57 Marina Taksi 316 21 14 Meltem Taksi 313 01 15 Merkez Taksi 316 17 32 Mindos Taksi 316 80 46 Mozole Taksi 316 33 23 Mumcular Taksi 373 51 58

82

Mutlu Taksi 316 73 39 Nur Taksi 316 88 03 Ortakent Taksi 358 55 44 Özlem Taksi 316 59 03 Plaj Taksi 316 66 08 Sağlık Taksi 316 37 92 Tepe Taksi 316 31 96 TMT Taksi 316 10 63 Torba Taksi 367 10 15 Turgutreis Taksi 382 32 38 Türkbükü Taksi 377 56 39 Uğur Taksi 316 71 52 Üçkuyular Taksi 316 37 23 Yahşi Taksi 348 33 48 Yalıkavak Taksi 385 40 89 Yıldız Taksi 316 38 69 Zetaş Taksi 313 03 33 Bodrum’dan Seçkin Oteller Restoranlar İşletmeler

Ada Hotel Bağarası Mahallesi P.K.350 Göltürkbükü - Bodrum Muğla +90 252 377 5915 www.adahotel.com sales@adahotel.com

Adadigital Hasan Reşat Öncü C 8 Bodrum (0252) 313 83 00 (0252) 316 96 90 adadigital@adadigital.org www.adadigital.com.tr Aegean Dream Resort Hotel Bahçelievler Mevkii Turgutreis (0252) 382 88 98 (0252) 382 22 47 info@aegeandream.com www.aegeandream.com

Antik Tiyatro Otel & Restaurant Kıbrıs Şehitleri C 243 Bodrum (0252) 316 60 53 - 316 60 54 (0252) 316 08 25 theatrehot@pathcom.com www.antiquetheatrehotel.com

Aquarium Gümüşlük Restaurant Gümüşlük Yalısı Gümüşlük (0252) 394 36 82 info@aquariumgumusluk.com www.aquariumgumusluk.com Aquarium Yalıkavak Restaurant Çökertme C 22 Yalıkavak (0252) 385 41 51

Baia Otel Kızılburun Mevkii Gündoğan (0252) 387 92 93 bodrum@baiahotels.com www.baiahotels.com Bakraz Restaurant Tilkicik Koyu Yalıkavak 0535 892 56 54

BBC Bar Cumhuriyet C 70 (Baraz Otel yanı) Bodrum (0252) 316 39 52

Beyaz Beach Aktur Apart 3 Tesisleri önü Aktur Bitez (0252) 343 14 21 - 343 50 21

Blue Marin Hotel Cevat Şakir Caddesi No: 10 Bodrum /Turkey +90 252 316 4973 Fax: +90 252 316 3522 info@bluemarinhotel.com www.bluemarinhotel.com

The Blue Point Beach Club D-MarinTurgutreis Marina Turgutreis (0252) 382 92 00 info@dogusmarina.com.tr www.dogusmarina.com.tr

Bodrum Express Lines Ferryboat Kale C 18 Bodrum (0252) 316 10 87 - 316 40 67 (0252) 313 00 77 info@bodrumexpresslines.com www.bodrumexpresslines.com Bodrum Feneri Restaurant Neyzen Tevfik C, Milta Bodrum Marina Fener İşletmeleri Bodrum (0252) 313 06 68 313 02 19

Bodrum Havlu Shop Torba -Yalıkavak yolu üzeri Gündoğan (0252) 387 94 60 info@bodrumhavlu.com www.bodrumhavlu.com

Bodrumlife Publications Yeşilyurtlular Ortakent Sitesi 65 Ortakent - Bodrum (0252) 348 4602 bodrumlife@bodrumlife.com www.bodrumlife.com

Cadde Restaurant Atatürk Bulvarı 88/B İnside Shopping Kat:1 Konacık (0252) 319 05 35 www.bodrumcadde.com Café Cafen Neyzen Tevfik C 178/A Bodrum (0252) 316 39 30 info@cafecafen.com www.cafecafen.com

Café Del Mar Cumhuriyet C 164-166 Bodrum (0252) 316 71 10

Divan Palmira Keleşharım C 6 Göltürkbükü (0252) 377 56 01 - 02 (0252) 377 59 52 divan@divanpalmira.com.tr www.divan.com.tr

D-Marin Turgutreis Marina Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 26, 48960 Turgutreis (0252) 382 92 00 (0252) 382 62 00 info@dogusmarina.com.tr www.dogusmarina.com.tr

D-Marin Yacht Club Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 26 Turgutreis (0252) 382 92 00 info@dogusmarina.com.tr www.dogusmarina.com.tr

Durukos Yatching Atatürk C. 79 Bodrum (0252) 316 18 68 (0252) 316 26 24 duru@durukos.com www.durukos.com

Hadigari Night Club Dr.Alim Bey C 1025 S 37 Bodrum (0252) 313 9087 info@hadigari.com.tr www.hadigari.com.tr

Halikarnas The Club Cumhuriyet C 178 Bodrum (0252) 316 80 00 www.halikarnas.com.tr

Helva Bar Neyzen Tevfik C Bodrum (0252) 313 22 74 - 313 34 76 info@helvabodrum.com www.helvabodrum.com Hamak Hotel Casa Costa Sitesi, Kızılburun Mevkii Gündoğan, 48975 Bodrum-Muğla 0252 387 9840 Faks: 0252 387 98 41 info@hamakhotel.com www.hamakhotel.com

Casa Dell'Arte Bodrum Kilise Mevkii Mutlu S Torba (0252) 367 18 48 (0252) 367 18 68 www.casadellartebodrum.com

Ceylan Restaurant Kumbahçe M Cumhuriyet C 112 Bodrum (0252) 313 36 37

Çilingir Sofrası Restaurant Aktur Orta Burun Plajı Bitez (0252) 343 10 20 - 343 10 57 info@cilingirsofrasibodrum.com www.cilingirsofrasibodrum.com Çimentepe Restaurant Gerişaltı Mevkii Yalıkavak (0252) 385 42 37 (0252) 385 25 58 www.cimenteperestaurant.com

Çıpa Balık Restaurant Kadıkalesi Mevkii. Turgutreis - Bodrum 0252 382 7455 0252 382 2222 (753)

Deniz Yıldızı Kumbahçe M. Cumhuriyet C 167/B Bodrum (0252) 316 60 36 n.volkanacar@gmail.com

Denizhan Et Lokantası Turgutreis Yolu Beylik Kırlar Mevkii Konacık (0252) 363 76 74 info@denizhan.com www.denizhan.com

Dibekli Han Sanat Köyü Yaka Köyü Çilek Caddesi Ortakent Bodrum 0533 263 8436 0533 636 3320 www. dibeklihan.com email: info@dibeklihan.com

La Passion Restaurante Espanol Cumhuriyet C Uslu S 8 Bodrum (0252) 313 45 94

Limoon Cafe and Restaurant 0 (252) 316 6465 - 0 (252) 316 2342 info@limooncaferestaurant.com www.limooncaferestaurant.com

Maça Kızı Otel Kesire Burnu Mevkii Göltürkbükü (0252) 377 62 72 (0252) 377 62 87 reservation@macakizi.com www.macakizi.com

Casita Türkbükü Beach Club 0252 377 5897 - 0252 377 5307 www.casita.com.tr

Club Bodrum Catamaran Dr.Alim Bey C, 1025.S 44 Bodrum (0252) 313 36 00 www.clubbodrum.com

La Blanche Resort Hotel Bahçelievler C 69 Turgutreis (0252) 382 00 00 (0252) 382 01 00 info@lablanche.com.tr www.lablanche.com.tr

Le Kabbak - Merkez Gümüşlük yolu 3. km Dereköy Köyü 48980 Turgutreis (0252) 394 33 99 (0252) 394 34 32 bacchus@netone.com.tr www.lekabbak.com

Casita Bodrum Antik Tiyatro Karşısı 0252 313 2484 0252 324 0749

Club Aquarium Hotel Güvercinlik (0252) 374 53 19 - 374 53 21 (0252) 374 52 89 hotel@clubaquarium.com www.clubaquarium.com

Küba Bar Neyzen Tevfik C 62 Bodrum (0252) 313 44 50 www.kubabar.com

Kefaluka Resort Barış Manço Cad. No:41 Akyarlar, Turgutreis - Bodrum +90 252 393 87 00 Fax : +90 252 393 87 20 info@kefaluka.com www.kefaluka.com

Caffé Piu Neyzen Tevfik C 28-A-B Bodrum (0252) 316 96 04 argtekstil@superonline.com

Chinese Inn Çin Restaurant Sinemalar Meydanı (Kare Avlu) 87-B-84 Bodrum (0252) 317 11 16 info@chineseinnrestaurant.com www.chineseinnrestaurant.com

Kılıç Balık Milas Bodrum karayolu 18.Km. Bodrum Tel:0252 559 0224 www.kilicdeniz.com balik@kilicdeniz.com

El Vino Hotel & Restaurant Omurça M Pamili S 14 Bodrum (0252) 313 87 70-71-72 (0252) 313 87 73 info@elvinobodrum.com www.elvinobodrum.com www.hgorganics.com

Emelce Apart Bardakçı Koyu Bodrum (0252) 316 12 92 emelce@emelce.com www.emelce.com Emelce Gallery Bardakçı Koyu Bodrum (0252) 316 12 92 emelce@emelce.com www.emelce.com

Gözegir Hotel Cumhuriyet C 161 Bodrum (0252) 316 37 37 - 316 37 38 www.gozegirotel.com

Gusta Restaurant Gümüşlük Yalısı Gümüşlük (0252) 394 30 45 (0252) 394 42 28 info@gustagusta.com www.gustagusta.com

Gümüşcafé Restaurant Gümüşlük Koyu Gümüşlük (0252) 394 4234, 0537 495 44 44 info@gumuscafe.com www.gumuscafe.com

Gümüşlük Yalı Evleri Beyoğlu C 32/1 Pazaryeri S B Blok Turgutreis (0252) 382 20 39 - 382 34 53 (0252) 382 26 09 info@gumuslukyalievleri.com www.gumuslukyalievleri.com

Tex Mex Beach Club Asarlık Mevkii Gümbet (0252) 317 25 85-86-87-88 info@gundemresorthotel.com www.gundemresorthotel.com

İlker Sevim Hairdresser Kıbrıs Şehitleri C 253 / A Güney Çarşısı Bodrum (0252) 313 82 40 www.ilkersevim.com

İmage Reklam Konacık Rampası, Kıbrıs Şehitleri C 375 Bodrum (0252) 316 97 26 – 27 imagebod@hotmail.com İsis - Fener Balık Restaurant P.K.390 Asarlık Gümbet (0252) 317 21 40 isis@isis.com.tr www.isis.com.tr Kedi Music Club Eski Banka S (Meyhaneler Sokağı) Bodrum (0252) 313 63 11 www.kedimuzikkulubu.com

Kempinski Bodrum Barbaros Bay Kızılağaç Köyü, Gerenkuyu Mevkii Yalıçiftlik (0252) 311 03 03 (0252) 311 03 00 www.kempinski-bodrum.com Kırmızı Restaurant Neyzen Tevfik C 44 Bodrum (0252) 316 49 18 Körfez Restaurant Kadıkalesi Sahili Turgutreis (0252) 382 27 57 korfez@kadikalesi.com www.kadikalesi.com

Küba Bar Neyzen Tevfik C 62 Bodrum (0252) 313 44 50 www.kubabar.com

Kule Bar Rock City Dr. Alim Bey Bedesteni, Cumhuriyet C 55 Bodrum (0252) 313 28 50 - 0555 824 88 34 (0252) 316 99 77 info@kulebar.com www.kulebar.com

Magnific Hotel Gümbet (0252) 319 53 60 (0252) 319 22 72 info@magnific.com.tr www.magnific.com.tr

Mangalcı Restaurant Kızılağaç Köyü Yalıçiftlik (0252) 369 22 55 - 369 25 29 - 0532 725 93 69 bodrummangalci@hotmail.com www.mangalci.org

Marina Bistro Milta Bodrum Marina Bodrum (0252) 313 7597 - 0532 241 49 99 zekaiyeyboke@gmail.com Marina Yatch Club Milta Bodrum Marina, Neyzen Tevfik C 5 Bodrum (0252) 316 12 28 - 316 12 29 info@marinayachtclub.com www.marinayachtclub.com

Mavi Bar Cumhuriyet C 175 Bodrum (0252) 316 39 32 Mazı Restaurant Hurma Sahili Mazı (0252) 339 21 19 (0252) 339 21 19 www.mazirestaurant.com.tr

Mia Marin Cafe- Restaurant-Bar D-Marin Marina Turgutreis Bodrum 0252 382 4343

Mimoza Restaurant Gümüşlük Yalısı Gümüşlük (0252) 394 31 39 - 0 532 247 61 17 info@mimoza-bodrum.com www.mimoza-bodrum.com Mozart Café Port Bodrum Yalıkavak Marina Yalıkavak (0252) 385 43 28 figen.erkin@isbank.net.tr

Mövenpick Bodrum Resort Gündönümü Mevkii Bitez (0252) 311 10 20 (0252) 311 10 30 resort.bodrum@moevenpick.com www.moevenpick-bodrum.com

New Seasons Restaurant Çökertme C 60 Bitez Yalısı Bitez (0252) 363 84 77 (0252) 363 85 53 info@newseasonrestaurant.com www.newseasonrestaurant.com Nihavent Restaurant Gerişaltı Mevkii Çökertme C 173 Yalıkavak (0252) 385 49 59 info@nihaventr.com www.nihaventr.com

NT Resim Atölye & Galeri Yokuşbaşı M Kıbrıs Şehitleri C Ataman İş Merkezi, J- Blok Bodrum (0252) 316 33 31 nytokgoz@superonline.com

Olira Boutique Hotel Yalı Mevkii, Gündoğan Plajı 66 Gündoğan (0252) 387 87 14 (0252) 387 97 99 info@olirahotel.com www.olirahotel.com Ora Bar Çarşı M Dr.Alimbey C 17 Bodrum (0252) 316 39 03 Ottoman Life Ottoman Life- Konak Evleri Satış Ofisi, 2093 S Karabağ Turgutreis (0252) 382 64 63 (0252) 382 64 63 satis@ottomanlife.com www.ottomanlife.com Palavra Restaurant Ortakent Yalısı Ortakent (0252) 358 62 90 info@palavrabalik.com www.palavrabalik.com

Pan Pan Ekmekçi Cafer Paşa C 33 Bodrum (0252) 316 09 30 (0533) 690 69 74 PortArt Sanat Galerisi Port Bodrum Yalıkavak Marina Yalıkavak 0505 312 07 18 Port Bodrum Yalıkavak Marina Çökertme Cad. Yalıkavak (0252) 311 06 00 (pbx) (0252) 385 32 81 marina@portbodrum.com www.portbodrum.com

Port Bodrum Marina Yacht Club Port Bodrum Yalıkavak Marina 0252 385 5845 - 385 5846

Rakıcı Restaurant Atatürk Bulvarı 157 Aktur yolu üzeri Bitez (0252) 363 76 67 Reana Restaurant Yalı Mevkii, Limaniçi Gündoğan (0252) 387 71 17 hussein_gundogan@hotmail.com Sait Fish Restaurant Çökertme C 54 Yalıkavak (0252) 385 5386 info@saitbirtan.com www.saitbirtan.com

Sakallı Restoran Ali Doksan Çarşı M Cevat Şakir C İş Bankası Karşısı Bodrum (0252) 316 66 87 Salmakis Resort & SPA Bardakçı Koyu Bodrum (0252) 316 65 06 - 316 65 11 salmakis@salmakis.com.tr www.salmakishotel.com/spa.htm

Sandima 37 Suites info@sandima37suites.com www.sandima37suites.com Sandima 37 Suites Atatürk Caddesi No:37 Yalıkavak - Bodrum +90 252 385 5337 Gsm: +90 530 330 0637 Fax: +90 252 385 3668

Ship Ahoy Beach Türkbükü Sahili Göltürkbükü (0252) 377 50 70 - 377 52 59 (0252) 377 6381 info@shipahoybodrum.com www.shipahoybodrum.com

Sünger Pizza Neyzen Tevfik C 218 Milta Bodrum Marina karşısı Bodrum (0252) 316 08 54

Taşkule Hotel Plaj C 10 Yalıkavak (0252) 385 49 35 (0252) 385 26 83 info@taskulehotel.com www.taskulehotel.com

The Garden Restaurant Cumhuriyet C Bodrum (0252) 316 96 04 info@thegardenbodrum.com www.thegardenbodrum.com

The Marmara Hotel Yokuşbaşı M Suluhasan C 18 Bodrum (0252) 313 81 30 (0252) 313 81 31 www.themarmarahotels.com

Trança Restaurant Cumhuriyet C 36 Bodrum (0252) 316 66 10 (0252) 316 3485 trancarestaurant@yahoo.com

Trim & Slim Güzellik Merkezi Konacık Yokuşu, Estia Çarşısı, Denizbank arkası Konacık (0252) 317 10 02 - 317 14 52 (0252) 317 14 52 trimslimbodrum@gmail.com www.bodrumtrimslim.com

Urfa Diyarı Oasis Alışveriş Merkezi 83/B 73 Bodrum (0252) 317 00 31 www.urfadiyari.com.tr

Vira’s Restaurant, Cafe, Otel Ortakent yahşi Yalısı No: 72 Ortakent Bodrum 0252 348 3992 gsm: 0533 2559518 www.ortakentviras.com +90 252 311 10 20, Faks +90 252 311 10 30 info@ortakentviras.com

Vittoria Dream Club Cevat Şakir C 1 Bodrum (0252) 316 57 61 info@vittoriadreamclub.com www.vittoriadreamclub.com

Yavuz İskenderoğlu Kebapçı İskender Kıbrıs Şehitleri Caddesi Yüksel Çağlar İş Merkezi 17/35 Bodrum 444 1867 www.kebapciiskender.com.tr info@kebapciiskender.com.tr

Yeşil Vadi Et & Mangal Restaurant Kızılağaç Köyü Yalıçiftlik (0252) 369 23 05 0539 408 19 58



Bodrumlife Ocak-Mart 2010 Sayı 16