Issuu on Google+


ensar muhacir

kardeĹ&#x;liÄ&#x;inde


editörden

Eğitim Şart

Abdullah TAŞ

B

ilindiği gibi, insanın eğitimi doğduğu andan itibaren başlar ve ölünceye kadar devam eder. Okul öncesi ve okul sürecinde devam eden eğitim, mesleğe atıldıktan sonra da sürer gider. İşe başlamakla kişinin eğitimi tabi ki sona ermez. Görevinin gerektirdiği, kendisinden hizmet beklenen konularda, sürekli eğitim görmezse başarılı olması mümkün değildir. Kısacası kişinin sistematik eğitim sürecine dahil edilmesi gereklidir.

Yıl:1 Sayı: 2 Ocak 2014

Ünlü İngiliz iktisatçı “Adam Smith” in güzel bir sözü var: Demiryollarının %5’i demir ise, %95’i insandır.

ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Ali ARIKMERT

Başarılı insanlara baktığımızda başarılarının arkasındaki en önemli gücün eğitim olduğu görülmektedir.

EDİTÖR Abdullah TAŞ

Kişinin kendisine düşen en önemli görev ise; her şeyi ikinci kişilerden beklemeden, kişisel enerjilerini en olumlu ve optimum şekilde kullanarak öğrenmek ve bütün bu öğrenilenleri bir takım ruhu içerisinde hayata geçirmektir.

YAYIN KURULU İbrahim AKKURT Enver GEDİK Sorwar ALAM Emin SANDIK

10 yıllık tecrübesi ile bu belirttiğimiz konular çerçevesinde eğitim çalışmalarını sürdüren Bâb-ı Âlem; “Modern Siyasal İdeolojiler” ve “Kavramlar ve Düşünceler” başlıkları altında 11 haftalık bir programa başlamıştır. Bâb-ı Âlem Akademi ile sizde geleceğinize yön verebilirsiniz. Dünyadan haberler, faaliyetler ve programların yer aldığı Gündem Bâb-ı Âlem, yeni sayısıyla sizlerle. Vesselam…

bizbirmilletiz

@bizbirmilletiz

GRAFİK-TASARIM Yusuf Temizcan y.temizcan@gmail.com

İLETİŞİM Adres: Karagümrük Mah. Fevzipaşa Cad. Hakan Pasajı No: 261/22 Edirnekapı/Fatih/İstanbul Tel: 0212 621 27 43 – 47 Fax: 0212 621 27 40 E-Mail: bizbirmilletiz@gmail.com

info@babialem.org


ocak2014

5

GAZZE’YE İLAÇ OL

BÂB-I ÂLEM’ AKADEMİ BAŞLADI

İSLAM DÜNYASI KONUŞMALARI

9

BANGLADEŞ’İ KONUŞTUK

13

4

ÇİN’E BAKAN YANDI

10 15

UYGUR ÜLKE TANITIMI

İÇİNDEKİLER Akademi Başladı - 4

Uygur Ülke Tanıtımı - 15

Öğrencilerimizi Tanıyoruz - 7 Kahvaltı Programı - 8 Personel Kitap Tahlili - 8

Strateji Planlama Semineri - 17 Kosovalı Kardeşlerimizle 4 gün - 17 Kur’an-ı Kerim Öğretimi - 18

Gazze’ye İlaç Ol - 5 Fethi Gören Üsküdar’daydı - 6

İslam Dünyası Konuşmaları - 9 Çin’e Bakan Yandı - 10 STK Konferansı - 13 Bangladeş’i Yorumladık - 13 Dernek Ziyareti - 14 Edirne Gezisi - 14

Hz. Ömer’i Dinledik - 16 Türkiye Algısı ve Geleceği - 16

Makale ve Tez Yazım Eğitimi - 18 Yeni Rusya’nın Yeni Medyası - 19 Matematik Dersleri Başladı - 21 Ulaşımda Büyük Kolaylık- 21 Öğrenci Çalışması Yapan STK’lar - 22 Web Tv Yayın Hayatına Başladı - 23


Ğ A D U UL

İ S İ Z E G KAYAK

05

ŞubatÇarşamba Katılım Ücreti: 10 TL

Müracaat ve Ayrıntılı Bilgi: Sosyal Çalışmalar Birimi - 0506 425 5883 Kontenjan Sınırlıdır


4

ocak2014 - sayı2

BÂB-I ÂLEM AKADEMİ BAŞLADI b

âb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği olarak öğrencilerimizi eğitim konusunda donanımlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak için Bâb-ı Âlem Akademi başlıyor. Demokrasi, Liberalizm, Oryantalizm, Siyonizm gibi derslerin yer aldığı Modern Siyasal İdeolojiler ve Adalet, İlim, Şuur-İhlas gibi konuların yer aldığı Kavramlar ve Düşünceler isimli paket programlarımızı 20 kişilik özel bir grupla birlikte gerçekleştireceğiz. 16 Ocak tarihinde başlayacak Akademi seminerlerimiz her hafta Perşembe günü 17:00 – 20:00 saatleri arasında Fatih Karagümrük’te bulunan Bâb-ı Âlem Merkez Binamızda gerçekleşecektir. Ayrıca her ayın ilk Cuma akşamı gerçekleşecek Örnek ve Önder Şahsiyetler Konferanslarımızla Aliya İzzetbegoviç, Hasan El Benna, Necmeddin Erbakan, Şeyh Şamil, Şeyh Ahmed Yasin gibi mümtaz şahsiyetlerin hayatlarını, fikirlerini ve mücadelelerini öğreneceğiz. Tüm öğrencilerimiz davetlidir… Bunun ilk adımı olarak 03 Ocak Cuma günü saat 17.00’da “Aliya İzzetbegoviç | Hayatı ve Mücadelesi” konulu semineri dernek merkezimizde icra ettik. Seminere misafir öğrencilerin yanı sıra gönüllülerimiz de katıldı. Bilge Kral Aliya’nın hayatı ve mücadelesi misafir öğrencilerimiz tarafından dikkatle dinlendi.


ocak2014 - sayı2

5

GAZZE’YE İLAÇ OL Filistin Öğrenci Platformu, İHH İnsani Yardım Vakfı ile birlikte başlattığı “Gazze’ye İlaç Ol” isimli kampanyayla ilgili 1 Ocak 2014 tarihinde bir basın toplantısı düzenledi. “Gazze’deki drama seyirci kalamayız”

i

HH Genel Merkezinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Filistin Öğrenci Platformu Başkanı Kerim Alastal, Gazze’de ablukanın devam ettiğini dile getirerek, 180 gündür buraya ulaşan sınırların kapalı olduğunu, bölgeye günlük 6 saat elektrik verildiğini anlattı. Alastal, insani yardımın ulaştırılamadığı, Gazze’de ağırlıkla havadan ve karadan bombalamanın devam ettiğini, bölgenin en büyük sıkıntılarından birinin ilaç eksikliği olduğunu kaydetti. “Gerek hastanelerde gerekse eczanelerde ihtiyaç duyulan ilaçların yüzde 65’inden fazlası tükendi” diyen Kerim ALASTAL, 3 ay sürecek bir kampanya başlattıklarını bildirdi. Gazze’deki drama seyirci kalamayacaklarını vurgulayan Alastal, “Kara sınırları kapalı olduğu için başka yollarla bu ilaçları götüreceğiz. Bu kampanyanın bütün detaylarını, hangi ilaçları alacağımızı, nereden nasıl götüreceğimizi önümüzdeki günlerde bildireceğiz. 1.5 milyondan fazla insanın mağdur olduğu Gazze halkının mağduriyetini gidermek için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye konuştu. “Filistin’in yanında yer alan herkes büyüyecek” İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıl-

dırım, Gazze’de, Mısır’da ve Suriye’de gözyaşı olduğunu, buraların gözlerini umutla Türkiye’ye diktiğini söyledi. Mevcut durumun, Türkiye’nin buralara sahip çıkmasını gerektirdiğini belirten Yıldırım, ülkedeki iradenin güçlü bir şekilde bu bölgelere yardım etmek ve sahip çıkmak istediğini kaydetti. Yıldırım, “İslam coğrafyasına saldıran siyonizm ve Neoconlar, Mısır’da yaptıklarını Türkiye’de de yapmak istiyor” dedi. Yıldırım, İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman’ın “İHH’yı büyük bir tehdit olarak görüyoruz” şeklinde açıklama yaptığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Ahlaksızsın da ondan. Eğer sen, katil, zalim, Mavi Marmara’ya saldıran Liberman olarak Gazze’de yaşasan, abluka altında olsan senin çocuklarına, eşine, annene ilaç veririz. Ama sen ahlaksızsın. Hitler nasıl Almanya’da soykırım yaptıysa sen de bağlı olduğun kabine de Gazze’de soykırım işliyor. Savaşta bile çocuklara, yaralılara ilaç verilmez mi “ Kampanyaya katılım İHH İnsani Yardım Vakfı ile Filistin Öğrenci Platformu işbirliğinde düzenlenen “Gazze’ye İlaç Ol” yardım kampanyasına, vakfın banka hesapları ve kurumsal ekranı aracılığıyla bağış yapılabilecek. Vatandaşlar ayrıca cep telefonlarından “GAZZE iLAC” yazıp 3072’ye göndererek 5 lira bağışta bulunabilecek.


6

ocak2014 - sayı2

“KEŞF-İ İSTANBUL” İSTANBUL’UN FETHİNİ GÖREN ÜSKÜDAR’DAYDI b

âb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği Sosyal Çalışmalar Birimi bünyesinde ve Başkan Yardımcısı Tarihçi İbrahim Akkurt rehberliğinde gerçekleştirilen “Keşf-i İstanbul” gezilerimizin 3. haftasında Şair Yahya Kemal’in şiirinde dile getirdiği “İstanbul’un Fethini gören Üsküdar”da idik. 21 Aralık Cumartesi günü Bâb-ı Âlem’den hareketle başlayan gezide ilk durağımız İstanbul’u en güzel temâşa edebildiğimiz, deniz seviyesinden 265 metre yükseklikte olan Çamlıca Tepesiydi. Çamlıca Tepesinde İstanbul’u seyrettikten sonra Tarihi Osmanlı Kahvesinde çaylarımızı yudumladık. İkinci Durağımız 1865 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan, yabancı devlet adamlarını ağırlamak ve hanedan tarafından yazları sayfiye olarak kullanılan Beylerbeyi Sarayı idi. Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın göz hapsini geçirdiği ve vefât ettiği odayı da görme imkanımız oldu. Tanzimat Dönemi Osmanlı Hariciye Nazırı olan Fethipaşa tarafından yaptırılmış ve şu an İstanbul halkının hizmetinde olan Fethipaşa Korusunu gezdikten sonra Üsküdar Belediyesinin Boğaziçi Yaşam Merkezinde öğle yemeğimizi yedik. 4 padişaha ve Osmanlı halkına hocalık yapmış, İstanbulumuzun ve Üsküdarımızın Manevi sahibi Gönüller Sultanı Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerini ziyaretten sonra Fatih Sultan Mehmed’in Hızır Çelebi tarafından yargılandığı Fatih’in Mahkemesine gittik. Fatihin yargılandığı mahkemedeki Adalet duygusu ve adalete verilen önemi dinleyen öğrenciler duygulu anlar yaşadı. Osmanlı padişahlarından 3.Ahmed’in annesi Gülnuş Emetullah Rabia Valide Sultan adına yaptırmış olduğu ve içinde kendi hat yazısıyla “El cennetü tahte akdamil ümmühat – Cennet annelerin ayakları altındadır” hadis-i şerifinin yazılı olduğu Üsküdar Valide Camini ziyaret ettikten sonra, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultanın kendi adına yaptırdığı Üsküdar Mihrimah Sultan Cami’nin hikayesini dinledik. Edirnekapı Mihrimah Sultan Cami ile Üsküdar Mihrimah Sultan arasındaki simetri, mimari anlayış ve muhteşem hikayesi dinleyenleri adeta büyüledi. Son olarak birçok efsanelere ve şiirlere konu olan İstanbul’un sembol yapılarından Kız Kulesini de ziyaret ederek Çamlıca Tepesinde başlayan “Keşf-i İstanbul Üsküdar Bölgesi” gezimizi tamamlamış olduk.


ÖĞRENCİLERİMİZİ TANIYORUZ

ocak2014 - sayı2

7

MUHAMMED GOLAK – SURİYE

1

993 yılında Suriye’nin Lazkiye şehrinde dünyaya gözlerimi açtım. Lise tahsilimden sonra Türkiye’ye gelerek üniversite eğitimime devam ediyorum. Sabahattin Zaim Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü öğrencisiyim. 2010 yılından bugüne ülkem Suriye’de büyük bir savaş var, bu durum şu an için bizleri üzüyor olsa da İnşaAllah ilerisi için Müslümanların lehine bir durum ortaya çıkacaktır. “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):‘Kıyamet gününden önce Yemen’in Hadramevt şehrinden veya Hadramevt denizi tarafından bir ateş çıkacak ve insanları haşredecek toplayacaktır.’ Sahâbe: −Ya Rasulallah! Bu durumda bize ne emredersin? diye sorunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): −‘Size Şam’ı tavsiye ederim’ buyurdu.” Şam toprakları Allah’ın mübarek kıldığı topraklar, Meleklerin kanatlarını üzerine yelken açtığı topraklar olma özelliği

taşımaktadır. Bu bizler için şeref madalyası sayılmaktadır. İslam’ın ve Müslümanların uyanışına vesile olacak mekan yine Şam-ı Şerif topraklarıdır. Bunu sadece Suriyeliler değil, Iraklı, Mısırlı, Filistinli ve birçok ülkeden yer alan kardeşlerimiz söylüyor. Çünkü Suriye’nin özgürleşmesi demek tüm İslam ülkelerinin özgürleşmesine giden yolun açılması demektir. Dün Osmanlı bayrağı altında yer alan Müslümanlar, Arap, Türk, Kürt, Çerkez, Çeçen vs. fark etmeksizin İslam uğruna cihad ederken bugün ise Suriye Cihadı için tek yumruk olmaktadır. Şam, Halep, Hama, Lazkiye Özgür olacak Suriye. Bugün bizleri evlerinde misafir eden Türk halkını yarın da bizler Özgür Suriye’de misafir etmek isteriz. Bâb-ı Âlem çatısı altında birçok ülkeden kardeşlerim oldu. Bu kardeşlerimle kurmuş olduğumuz bağların tüm insanlığın saadeti için çalışmak amacıyla ebedi olmasını diliyorum.

ZEKERİYA FERHAT – FİLİSTİN

1

993 yılında Libya’da, kendi ülkemden uzaklarda doğdum. Sebebi İsrail hapislerinde olan Babamın Filistin’e girmemesi şartıyla hapisten çıkarılması idi. Babamın kutsal İslam Davası uğruna şehid olmasıyla, çok küçük yaşta Peygamber Efendimiz’in(s.a.s) yetim sıfatından nasiplendim Elhamdülillah. Yetim kalmış olsam da çevremizdeki Müslüman kardeşlerimizin desteği, İslami bir ortamda yetişmenin verdiği kültür ile yetimliğimizi pek hissetmedim. Çünkü Müslümanlar kardeşti, bir ve bütündü. Bu şuurla Filistin’den ve İHH vasıtasıyla Türkiye’den kardeşlerimiz bizlere destek oldular. İHH’nın 2006 yılında Gazze’de düzenlemiş olduğu Yetim Buluşması programı sayesinde Türkiye ve Türkler hakkında bilgi sahibi oldum. Türkiye’yi ve Türk insanını çok sevdiğimden dolayı 2012 yılında lise tahsilimi ikmal eyledikten sonra üniversite okumak için Türkiye’ye geldim. İstanbul’a geldiğimde Bâb-ı Âlem’de ve İs-

tanbul Dil Merkezinde Türkçe derslerine devam ederek Türkçe’yi öğrendim. 2013 yılında Fatih Sultan Mehmed Vakıf Üniversitesi Biomedikal Mühendisliğini kazandım ve şu an İngilizce hazırlık okumaktayım. Bâb-ı Âlem Derneği ve İHH sayesinde dünyanın dört bir yanından gelen kardeşlerimi tanıma ve onlarla kardeşliğimi pekiştirme fırsatım oluyor. Bu imkanları bize sağladığı için her iki kuruma da teşekkür ediyorum. Gelecek ile alakalı planlarıma gelince; Bizlere maddi ve manevi destek veren büyüklerimiz gibi, ileride ben de ihtiyaç sahibi mazlum kardeşlerime Allah’ın rızasını kazanabilmek adına yardımda bulunmak istiyorum. Aldığım eğitimle insanlara yararı olan bir Müslüman olarak tabir-i caizse kimsesizlerin kimi olmak istiyorum.


8

ocak2014 - sayı2

ÖZBEKİSTANLI ÖĞRENCİLERLE KAHVALTI PROGRAMI

Aralık tarihinde Özbekistanlı öğrenciler kahvaltıda buluştu. Şehristan Cafe’nin nezih ortamında icra edilen programda, Bâb-ı Âlem’e yeni katılan misafir öğrencilerle daha yakından tanışma ve kaynaşma sağlandı. Yaklaşık bir buçuk saat süren kahvaltıda öğrenciler birbiriyle sohbet etti, sıklıkla görüşemeyenler arkadaşlarıyla hasret giderdi.

21

PERSONEL KİTAP TAHLİLİ b

âb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneğinde kitap tahlil programları devam ediyor. Bu programların her oturumunda dünya üzerindeki bir çatışma bölgesi-ülkesi ele alınıyor. Bazı tahliller konunun veya bölgenin uzmanıyla yapılmaktadır. Aralık ayı boyunca Doğu Timur, Endonezya, Tayvan, Tibet tahlil edildi. Önümüzdeki haftalarda başka bölge ve ülkeleri mercek altına almaya çalışacağız.


ocak2014 - sayı2

I S A Y N Ü D M A İSL KONUŞMALARI AMERİKA h

er hafta Cumartesi günü 17:00’de Bâb-ı Âlem Dernek binasında gerçekleştirilen İslam Dünyası Konuşmalarında 28 Aralık Cumartesi günü Amerika’yı konuştuk. 3 yıldır Amerika’da eğitim gören ve bu vesileyle çeşitli tecrübeler edinen Halil İbrahim Çolak’ın gerçekleştirdiği sunumda; İslam’ın ABD’deki başlangıcı, tarihi süreçteki gelişimi, Amerikalıların İslam ve Müslümanlar hakkındaki düşünceleri, Müslümanların Amerika’daki Yaşam Biçimleri, Müslümanların Amerika’da kurmuş oldukları vakıf ve dernekler, Amerika’daki Camilerin ve Müslümanların Sayısı gibi konularda bilgiler verildi. Tarihi kaynaklarda Müslümanların Amerika’ya ilk kez 15.yüzyılda gittikleri bilinmektedir. 15. Yüzyılda Afrika’dan ABD’ye giden Afrikalı kölelerin %20’sini Müslümanlar oluşturmaktaydı. ABD’ye giden Afrikalı Müslümanlar kendilerini ve bir sonraki nesillerini asimile edilmekten korumuş olsalar da sonraki nesiller kimliklerini kaybetmiş ve içlerinden din değiştirerek hristiyan olanlar olmuştur. 1900’lerin başında Farid Muhammed isimli bir alimin İslami Uyanışa sebep olması ve sonraki yıllarda Elija Muhammed, ardından Malcolm X, Ahmed Deedat’ın faaliyetleriyle ABD’deki İslami Hareket ivme ka-

zanmıştır. 11 Eylül 2001 yılında İkiz Kulelere yapılan saldırılar neticesinde ABD de İslam’a ve Müslümanlara bakış açısında bazı değişmeler gözlemlenmiştir. ABD nüfusu içerisinde Müslümanların oranı %5 olmasına rağmen 2300 civarındaki cami sayısı hayret ve heyecan vericidir. Nüfusu 300 milyonu aşan ülkede Müslümanların sayısı yaklaşık 7 milyon kadardır. Muslümanların sayısının her geçen gün arttığı ABD’de, Müslümanlar eskiye nazaran daha fazla tanınıyor ve Amerika halkının İslam hakkındaki düşüncelerini yapılandırmada bir etken oluyor. Müslümanlar tarafından kurulan sosyal ve kültürel merkezler, İslam’ı tebliğ için kurulan televizyon kanalları ve grupları artıyor. Bütün bunlar olmasına rağmen ABD bir Müslüman’ın yaşamı için zor bir ülke olmaktan çıkmıyor. ABD basınındaki İslam aleyhtarı propagandalardan dolayı İslam’a karşı bazı bölgelerde korku ve nefretin olması, içki kumar ve aile ilişkilerinin kötü olmasını bu anlamda zikredebiliriz. Ülke genelinde Müslüman nüfusun artış göstermesiyle İslamiyet’in yaygınlaşması ve Müslümanların faaliyetlerinin artması gelecek adına umut verici gelişmeler olarak görülmektedir.

9


ocak2014 - sayı2

!

ÇİN’E BAKAN YANDI Ali Mohamed Farah - Cibuti *

d

ünya siyasetinde her yüzyılda efsane bir retorik (söylem) öne çıkarılır ve o efsane retorik üzerinde dünya siyaseti şekillendirilir. 17. ve 18.yy’da milliyetçilik kavramı hâkimdi. 20.yy’da ise sosyalizm, komünizm ve kapitalizm söylemleri hâkimdi. Sovyetler Birliği dağılana kadar dünya iki bloktan oluşuyordu. ABD’nin öncülük ettiği Batı Bloğu ve Sovyetler Birliğinin temsil ettiği Doğu Bloğudur. Bu durum 1947 yılında soğuk savaşın başlamasıyla birlikte kendini hissettirmeye başlamıştır. Her ne kadar Bağlantısızlar Grubu (Kendilerini her iki bloğun dışında sayanlar) var olsa da genel anlamıyla sözü edilen iki blok 1991 yılına kadar dünya siyasetini şekillendiriyordu. Doğu Bloğunun dağılmasıyla birlikte dünya siyaseti yepyeni bir sürece girmiştir. ABD, artık dünyanın tek hâkim gücüydü ve “Yeni Dünya Düzeni” olarak adlandırılan süreç başlamıştır. (Yani ABD emperyalizmin dünya geneline yayılması) Sovyetler Birliği dağılınca ABD’nin tek endişesi Japonya’ydı. Fakat ABD, Japonya’nın kendisi ka-

dar güçlü olmadığını fark edince ve hatta kendisine kafa tutacak değil de kendisiyle işbirliği yapacak bir ülke olduğunu fark edince Japonları bir tehdit unsuru olarak görmekten vazgeçmiştir. ABD’nin asıl tehdidi 2000’li yıllarda ortaya çıkacaktı, Bu ülkenin adı Çin idi. ABD 1990’lı yıllarda Irak’la, 2001 yılından itibaren ise de “Terörizm”le uğraşırken; Çin soğuk bir devrim yaratıyordu. Çin Halk Cumhuriyeti, Komünizm kılıfı giydirilmiş bir kapitalist sistemi benimsemiştir. Ve dünya ülkelerine hiç olmadığı kadar açılmaya başlamıştır. Çin’deki ucuz insan gücü ve teknolojik gelişmeler ABD yatırımcılarını çekmiştir. ABD ister istemez Çin Halk Cumhuriyeti ile iyi geçinmek zorunda kalmıştır. ABD ve Çin’in asıl savaşacağı yer Afrika’dır. Çünkü Çin Halk Cumhuriyeti Afrika’yı ekonomik alanda keşfetmiştir. ABD, Irak ve Afganistan’dan çekilirken Çin Halk Cumhuriyeti; Brezilya, Hindistan, Türkiye ve Güney Afrika Cumhuriyetiyle birlikte Afrika pazarını ele geçirmek üzere olduklarını fark ettiği zaman asıl sorun başlamıştır.

Çin’in Afrika’ya uzattığı işbirliği ve dostluk eli, Afrika ülkelerinin tarih boyunca görmedikleri bir teklifti. Söz konusu teklif Kazan-Kazan temeline dayanıyordu ve Çin’in Afrika’da yapacağı yatırımlar, hem Çin’e hem de Afrika’ya kazandıracaktır. Çin Exim Bankası, Afrika ülkelerine düşük faizli kredi vermeye başlamıştır. Çin ise Afrika’da mevcut enerji kaynaklarından istifade etmektedir. Afrika ülkeleri, ister bağımsızlık mücadelesi sırasında olsun isterse bağımsızlık sonrasında eski sömürgecileriyle karşılıklı menfaat olmasa da işbirliği yapmak zorundaydılar. Yani İngiltere ve Fransa bağımsızlık sonrasında da Afrika’yı sömürmeye devam ediyorlardı. Örneğin, Fransa’daki Nükleer santrallerin uranyumu Nijer’den gelmektedir ama Nijer Dünyanın en fakir ülkesidir. Bunun nedeni ise; sömürgeci güçler Afrika ülkelerin bağımsızlığına karşı özellikle Britanya ve Fransa Afrika ülkelerindeki kaynakların kullanımında kendilerine öncelik tanınması gerektiğine dair bir madde konmuştur. Afrikalı ülkeler istemeseler de hemen her


ocak2014 - sayı2 ülke söz konusu maddeyi imzalamıştır. 1-Orta Afrika Cumhuriyeti Bu ülkenin Sudan, Güney Sudan, Çad, 2 Kongo ve Kamerun’la sınırı vardır. 1960 yılında Fransa’dan bağımsızlığını alan bu ülke; Fransız Cumhurbaşkanlarının gelir kaynağı olmuştur. 1979 yılında o dönemin Fransız Cumhurbaşkanı olan D’estaing’in Orta Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Bokassa’dan tonlarca altın aldığı Fransız basını tarafından belgelenince skandal ortaya çıkmıştır ve D’estaing bir sonraki seçimlerde kaybetmiştir. Gerçi bugünlerde de hem Sarkozy hem de Chirac için aynı durumdan dolayı mahkemede süren davalar mevcuttur. Nüfusu 5 milyon olan Orta Afrika Cumhuriyetinin şu ana kadar 6 Cumhurbaşkanı olmuştur ve hepsi Fransız destekli bir darbe sonucu makamından olmuştur. En son darbe Mart 2013 yılında Françoi Bozizé’ye karşı kendilerini Séléka (İttifak) olarak adlandıran bir grup tarafından gerçekleştirilmiştir. Yani Françoi Bozizé göreve geldikten tam 10 yıl sonra. Bozize’ye karşı neden darbe yapılmıştır? Françoi Bozize Mart 2003 yılında Fransız askeri ve Çadlı milislerin yardımıyla Cumhurbaşkanı Patassé’yi devirerek yönetime gelmiştir. Patassé’ye karşı yapılan darbe ile Bozizé’ye karşı yapılan darbe birbirlerine son derece benzemektedir. Her ikisi de Fransa’ya kafa tutmuştu her ikisi de Çad’lı milislerce ve Fransız askerinin yardımıyla yönetimden uzaklaştırılmıştır. Patassé, Orta Afrika Cumhuriyeti tarihinde yapılan tek ve ilk demokratik seçimlerde (1993) Cumhurbaşkanı olmuştur. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra liberal ekonomiyi benimsemiştir ve ülkeye çok sayıda Fransız, Kanada ve Belçika firması özellikle maden sektöründe yatırım yapmıştır. 1996-2001 yıllarında Fransa Büyükelçisi olarak atanan Jean-Marc Simon, Patassé’ye sürekli olarak talimat vermeye başlamıştır. Not: (Simon, 2010 yılında Fildişi Sahilleri ’ne atanmıştır ve atandıktan 5 ay sonra bu ülkede seçim krizi çıkmıştır ve iç savaş başlamıştır). Patassé ise, özellikle Fransız, Belçika ve Kanada firmalarının maden sektöründeki ölçüsüz sömürmeleri ve bölge halklarına yapılan düşük gelir dağılımına itiraz ediyordu. (Areva ve Bolloré Orta ve Batı Afrika ülkelerindeki en büyük firmalardır. Enerjiden ulaşıma, kahve ve kakao ticareti tekel sahibi Fransız, Belçika ve Kanada firmalarıdır) 2002 yılında Orta Afrika Cumhuriyeti’nde siyasetçiler arasında başlayan anlaşmazlık, Françoi Bozizé’nin Fransız askeri ve Çad milisleri yardımıyla

ABD 1990’lı yıllarda Irak’la, 2001 yılından itibaren ise de “Terörizm”le uğraşırken; Çin soğuk bir devrim yaratıyordu. Çin Halk Cu m h u r i ye t i , Komünizm kılıfı giydirilmiş bir kapitalist sistemi benimsemiştir. Ve dünya ülkelerine hiç olmadığı kadar açılmaya başlamıştır.

11

yaptığı darbeyle sonuçlanmıştır. Françoi Bozizé yönetime geldikten sonra Fransız, Belçika ve Kanada firmalarına öncelik tanımıştır. Fakat zamanla bu ülkelerin ülkesini sömürdüklerini ve ülke kanunlarına aykırı hareket ettiklerini anlayınca; Çad ve Fransa’nın haberi olmadan Çin ile masaya oturdu. Çin, bu ülkeye 4.4 milyon dolar kredi vermiş ve o kredi ile Orta Afrika Cumhuriyeti’ne Okul, Hastane, vs. hizmetler yapılmıştır. Bu da Çin’i diğer ülkelerden farklı kılan unsurdur. Yani Çin devleti Afrika ülkelerine (hem de Çinli firmalara yaptırarak) Okul, Hastane, Üniversite, Baraj, Elektrik Santralleri gibi hizmetleri yaptırarak kredi vermektedir. Bu durum ise Afrika ülkelerinin Çin ile sıkı bir şekilde ilişki içerisinde olmalarını sağlamaktadır. Eylül 2009 yılında, Bozizé resmi temaslar için Çin’e gider. Bu ziyaretten haberi olmayan Çad (ki bu ülke Fransa’nın bu bölgeyi karıştırmak için en çok kullandığı ülkedir) ve Fransa’yı çok kızdırmıştır. Keza ABD büyükelçisi Fredrick Cook, Ekim 2009 yılında “Orta Afrika, çevre ülkelerine (Çad’ı kast ediyor) ve Fransa’ya haber vermeden bağımsız hareket ediyor, ayrıca şahsi menfaati ön planda tutuyor.” şeklinde Washington’a haber veriyor. Bu bilgiler Wikileaks tarafından daha sonra açıklanmıştır. Bozizé ise, Çin ziyareti sırasında CNPC firması (Çinli firma) petrol ve uranyum çıkarma ve ihracat sözleşmesi yapmıştır. Keza maden sektöründe de önlerini açmak için ön protokol imzaları atılmıştır. Bunun yanı sıra Çin, her yıl 40 üst düzey komutanla Orta Afrika Cumhuriyeti’ni eğitecekti. Francoi Bozizé Çin ziyareti sonrasında Güney Afrika Cumhuriyeti ile görüşme yapar ve de maden sektöründe Güney Afrikalı şirketlerin yatırım yapmaları için önlerini açmıştır. Buna karşılık Güney Afrika Cumhuriyeti de Orta Afrika Cumhuriyeti’nin başkenti olan Bangui’ye güvenliği korumak için 600 Güney Afrikalı asker gönderme kararı almıştır. Çok ilginç olan Séléka örgütü başkente girdikten sonra ilk yaptıkları iş ülkede mevcut olan Güney Afrika Cumhuriyeti askerlerini öldürmek olmuştur. 13 asker öldürüldükten sonra Güney Afrika kendi askerlerini çekmiş ve böylece mesajı aldığını göstermiştir. Bozizé’nin Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti ile kurduğu ilişkilerinden son derece rahatsız olan ABD ve Fransa, Çad ve Sudanlı milisleri silahlandırarak eski planlama bakanı olan Djotodia önderliğinde olan Séléka (koalisyon) başkente kadar yürüyerek Françoi Bozizé’yi koltuğundan etmiştir. Séléka, İslamcı süsü verilmiş Çad ve Sudanlı milislerden oluş-


12

ocak2014 - sayı2

maktadır. Bu örgüt başkent Bangui’yi ele geçirdikten sonra yağma, tecavüz, zorbalık ve işkence faaliyetlerinde bulunmuştur. Zaten eskiden de bu ülkede azınlıkta olan ve baskı gören Müslüman nüfus Çad ve Sudanlı milislerin uyguladığı şiddete misilleme olarak Orta Afrika Cumhuriyeti Müslümanları öldürmeye başladı. Fakat çok ilginç olan ise bu olay soykırım boyutuna ulaşmadan ABD Afrika koordinatörünün Kasım ayında “Orta Afrika’da soykırım yaşanabilir” dedikten hemen sonra Müslüman-Hristiyan çatışmasının şiddetlenmesi ve hemen sonra günde bir kaç defa Fransız yetkililerin operasyon yapılması gerektiği yönünde açıklama yapmalardır. Olayın boyutu ise farklıydı. Djotodia, ülkenin tamamına hâkim olamamıştır. Ne doğru düzgün askeri var ne de milislerinin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. O kadar ki başbakanının koruması ve makam aracı bile yoktur. Bu durumu fark eden Bozizé yanlıları, isyan başlatmış ve yavaş yavaş ülkeyi ele geçirmeye başlamıştır. Bu durumu fark eden ABD “soykırım” olacağını ileri sürerek Fransa’nın operasyon düzenlemesi için bir bakıma çağrıda bulunmuştur. Böylece Bozizé yanlılarının önüne geçilmiştir. Fransız Cumhurbaşkanı 3 Aralık’ta operasyon yapılması için gereken talimatı vermiş ve “insanlık felaketini” önlemek için Fransız meclisinden tezkere geçirmiştir. 5 Aralıkta ise BM güvenlik konseyi Fransa’ya yeşil ışık yakmıştır. Tabii Fransa AB’nin tüm desteğini arkasına almıştır. AB lojistik desteği sağlayacağı açıklamıştır. Nihayet 8 Aralık’ta fiili olarak operasyon başlamıştır. Peki, ne olacak? Fransa Ocak 2013 yılında Mali’ye bir operasyon düzenlemiştir. Hem de BM güvenlik konseyinden onay olmadan. Gerekçe ise El-Kaide’yi temizlemekti. Fakat şu anki Mali Cumhurbaşkanı, İbrahim Boubakari Keita, 5 Aralık 2013 yılında Paris’te yaptığı açıklamada aynen şöyle demiştir

Françoi Bozize Mart 2003 yılında Fransız askeri ve Çadlı milislerin yardımıyla Cumhurbaşkanı Patassé’yi devirerek yönetime gelmiştir. Patassé’ye karşı yapılan darbe ile Bozizé’ye karşı yapılan darbe birbirlerine son derece benzemektedir.

“Mali’de barışın en büyük engeli Fransa hükümetidir, Malililer arasında bir uzlaşmaya varılmasını istemiyor. Birbirimizle görüşmemize müsaade etmiyor. Düşünün Mali’de Malili askerlerin bazı bölgelere girmesi Fransız askerler tarafından engelleniyor. Ayrıca, Fransız askerlerin bulunduğu bölgede Kasım ayında 2 Fransız gazeteci öldürülüyor, gazetecileri öldüren kişiler 6 Fransız askerin bulunduğu kontrol noktasından geçerek bunu gerçekleştirdiler. Bunlar olacak şeyler değil.” Üstelik bu konuşma tam da 6-7 Aralık tarihlerinde Paris’te gerçekleştirilen Afrika-Fransa güvenlik zirvesinden hemen önce yapılmıştır. Söz konusu zirvede sadece Zimbabwe ve Orta Afrika Cumhuriyeti liderleri katılmamıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti özellikle Fransa’nın Afrika iç işlerine çok karışmasından dolayı rahatsızlığını sürekli olarak dile getirmektedir. Zira bu zirvede her yıl 20.000 Afrikalı askerin Avrupa ülkelerinde eğitimleri kararı çıkmıştır. Bu da artık operasyonların Afrikalı askerler tarafından yapılacağı ve talimatın Avrupa merkezli olacağı ve ayrıca Afrika topraklarında en azında bir asır boyunca darbelerin olması anlamına gelmektedir. Aslında Mali’de yapılan operasyon ve Orta Afrika cumhuriyeti ve Fildişi Sahillerinde yapılan operasyonlar bire bir aynıdır. Bu operasyonlarla Çin saf dışı bırakılacaktır. Fransız, ABD, Kanada ve Belçika enerji firmaları istediği şekilde Afrika’da at koşturacak. Afrikalı halk ise uranyum, petrol ve maden nimetlerinden mahrum bırakılacaktır. En üzücü taraf ise neden öldüğü veya neden öldürüldüğünü bilmeyen Afrikalıların ölümüdür. Ne yazık ki, Çin ile işbirliği yapan Afrikalıların durumu bu şekilde sonuçlanmaktadır. Merak konusu ise Çin’in tepkisi ne olacağıdır. * Kocaeli Üniversitesi Yönetim Bilimleri YL


ocak2014 - sayı2

İSLAM DÜNYASI STK KONFERANSI i

HH İnsani Yardım Vakfı ile İslam İşbirliği Teşkilatı İnsani İşler Departmanınca “İslam Dünyasında Yükselen Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü” temasıyla hazırlanan 5. İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Konferansı, 14-15 Aralık 2013 tarihlerinde Holiday Inn İstanbul Airport Hotel’de gerçekleştirildi. Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği’nin de stant açtığı organizasyona farklı ülkelerden 200’e yakın sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı konferansla İslam dünyasındaki sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini arttırmak amacıyla ortak projeler geliştirilmesi, tarihi ve kültürel bağların güçlendirilmesi ve geleceğe yönelik sivil düzeyde ilişkilerin arttırılması hedeflenmiştir.

BANGLADEŞ’İ YORUMLADIK

b

âb-ı Âlem Güney Asya Bölge Başkanımız Sorwar Alam, 16 Aralık Pazartesi günü Moral Fm’e konuk oldu. Cemaat-i İslami Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla’nın idam edilmesi sonrası tüm dünyanın dikkatlerinin üzerine çekildiği ülke Bangladeş’deki siyasi gelişmeleri Moral Fm’in canlı yayın konuğu olarak değerlendirdi.

13


14

ocak2014 - sayı2

EDİRNE GEZİSİ b

âb-ı Âlem Güney Asya Bölgesi olarak Güney Asyalı öğrencilerle 14 Aralık 2013 tarihinde Edirne’yi ziyaret ettik. Edirne’nin tarihi eserlerini ve Meriç nehrinin üzerindeki Meriç köprüsünü gezerek Serhad Şehri Edirne’nin eşsiz güzelliklerine şahit olduk. Ayrıca Selimiye Camii, Üç Şerefeli Camii, Eski Camii ve Sağlık Merkezi gibi tarihi yerleri görme fırsatımız oldu. Afganistan, Bangladeş, Pakistan ve Myanmar’dan gelen onlarca öğrenciyi Edirne’de öğrenci çalışması yapan Trakya Uluslararası Öğrenci Derneği karşıladı. Edirne İlim Yayma Yurdu’nda da misafir olan öğrenciler programdan memnun kaldıklarını ve sık sık bu tür programların yapılmasını istediklerini dile getirdiler. Ayrıca öğrenciler Bâb-ı Âlem yönetimine bu fırsatı sundukları için teşekkür ettiler.

DERNEK ZİYARETİ

b

âb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği Balkanlar Masası ve Sosyal Çalışmalar birimi olarak Bursa İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneğini ziyaret ettik. Misafir öğrencilere yönelik yaptığımız ve yapmayı düşündüğümüz projelerle alakalı karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan ziyarette ilerisi için ortak projeler gerçekleştirme konuları istişare edildi.


ocak2014 - sayı2

uygur ülke tanıtım ve

yemek günü

b

âb-ı Âlemde 26 Aralık Perşembe günü Uygur ülke tanıtım günü gerçekleşti. Programda Doğu Türkistanlı öğrencimiz, ülkesi hakkında sunum yaptı. Ardından katılımcılara Uygur pilavı ikram edildi. Uygur bölgesinin tarihi, coğrafyası, kültürü ve ekonomik etkinlikleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Görsel unsurlarla desteklenen konuşmada Uygur Bölgesi’nden ilgi çekici doğal fotoğraflar ve Uygur hayat tarzını yansıtan görüntüler gösterildi. Birçok farklı ülkeden öğrenci Uygur ülke tanıtım gününe iştirak etmiştir.

suriye

ahıska

afganistan

afganistan

15


16

ocak2014 - sayı2

HZ. ÖMER’İ DİNLEDİK Sahabe Hayatları isimli seminerlerimiz Her ayın son Cuma günü yapılmaktadır. Aralık Cuma günü saat 17.00’de Hz. Ömer’in (r.a.) hayatı hakkında bir program dü-

27 zenledik. Kazakistanlı arkadaşlarımız Syerikjan ve Aitjan’ın sunumuyla gerçekleşen ko-

nuşmalarda, ikinci halife Hz. Ömer’in (r.a.) takvayla ve ihlasla dolu hayatından kesitler aktarıldı. Emîrü’l mü’minîn sıfatıyla anılan Ömer Bin Hattab’ın (r.a.) hayatından çıkaracağımız derslere değinildi. Programa Kuzey Asya Bölgesi’nden öğrencilerin yanında personel de iştirak etmiştir. Sahabe Hayatları isimli seminerlerimiz Her ayın son Cuma günü yapılmaktadır.

TÜRKİYE ALGISI VE GELECEĞİ

s

ınırsız Kardeşlik ve İnsani Yardım Derneği (KİYADER)’in 14.12.2013 tarihinde İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampüsü’nde düzenlemiş olduğu “Uluslararası Kamuoyunun Türkiye Algısı ve Geleceği” üst başlıklı sempozyumda, Türkiye’nin kültür bağları olan coğrafyaların günümüzde Türkiye’yi nasıl gördükleri, uluslararası ilişkileri ve bu coğrafyalarla ilişkilerin geleceği anlaşılmaya çalışıldı. Bölgesel çalışmalarıyla uzmanlaşmış akademisyenlerin tebliğ sunduğu sempozyumda dışarıdan içeriye bakmak hedeflendi. Geniş katılımla gerçekleşen, gün boyu ilginin azalmadığı, öğrencilerin, akademisyenlerin ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı sempozyum herkes için çok verimli geçti.


ocak2014 - sayı2

STRATEJİK PLANLAMA SEMİNERİ BAŞLADI

b

âb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği, misafir öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak yeni bir eğitim programını daha hayata geçirmiş bulunmaktadır. Derneğimiz Bâb-ı Şark Masası ve Eğitim Biriminin ortaklaşa düzenlemiş olduğu “Kişisel Stratejik Planlama” eğitim seminerleri başlamış bulunmaktadır. Söz konusu eğitim semineri 24-27 Aralık 2013 tarihleri arasında, dernek merkezimizde, farklı ülkelerden misafir öğrencilerin katılımıyla devam etmektedir. Seminer, merkezi Kuveyt’te bulunan “Kişisel Gelişim Elçileri” kurumundan Dr. Esad El-Esad tarafından verilmektedir.

KOSAVALI KARDEŞLERİMİZLE 4 GÜN

k

osova’da bulunan “Mamuşa Gönül Eli Derneğinden” Türkiye Gezisi için gelen kardeşlerimizle dört gün boyunca İstanbul, Bolu ve Bursa da çeşitli kurum ziyaretleri ve gezi programları yaptık. İstanbul’da Bâb-ı Âlem, UDEF, İHH, BESADER, AGD, İnsan ve Medeniyet Vakfı gibi çeşitli sivil topum kuruluşlarına ziyaret gerçekleştirildi. Üsküdar, Sarayburnu, Eyüp Sultan gibi mekanlar ziyaret edildi. Anadolu Gençlik Derneği Bolu il başkanı ve eğitim komisyon başkanıyla akşam yemeğinde bir araya geldik. Sonrasında uzun ve samimi bir muhabbet ortamı yakaladık. Karşılıklı fikir alışverişinin olduğu sohbet AGD il başkanına teşekkür beratı takdim etmemizle son buldu. İstanbul Vali yardımcısıyla mütevâfıken yol üzeri buluştuk. Samimi bir muhabbet edip yaptığımız geziyi ve kendimizi tanıttık. Bu tanışmadan hem vali yardımcımız hem de Kosovalı kardeşlerimiz çok memnun kaldılar. Daha sonra arkadaşlarımızla Bolu Gölcük gölü etrafında doğa yürüyüşü yapıp buz tutan gölde hatıra fotoğrafı çektirdik. Bolu İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret ettik. Okul Müdür vekiliyle verimli ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Ziyarette Kosova-Türkiye ilişkileri öğrencilerin sıkıntılarıyla ilgili konular konuşulup çözüm önerileri konuşuldu.

17


18

ocak2014 - sayı2

KUR’AN-I KERİM ÖĞRETİMİ m

ukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’i okumak müminlerin görevleri arasındadır. Yine bu mübarek mushafı öğrenmek ve öğretmek Peygamberimiz tarafından en hayırlı ameller arasında gösterilmiştir. Bu minvalde ülkemizde eğitim gören misafir öğrencilerden Kur’an-ı Kerim öğrenmek veya okumasını ilerletmek isteyenlere yönelik Bâb-ı Âlem’de eğitim programları yapılmaktadır. Elif Be’den başlayarak tecvit kaidelerine kadar adım adım ilerleyen bir çizgi doğrultusunda sürdürülmektedir.

MAKALE VE TEZ a YAZIM EĞİTİMİ

kademik çalışmalara başlayan öğrencilerin en fazla ihtiyaç duydukları, destek talep ettikleri konulardan biri de şüphesiz makale ve tez hazırlamayla ilgili rehberlik ve danışmanlıktır. Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerimizin sık karşılaştığı makale ve tez yazımı ile alakalı dikkat edilmesi gereken konular bu alanda tecrübeli bir hocamız tarafından uygulamalı olarak öğrencilere aktarılıyor. Öğrencilerimizin alanlarında daha başarılı olmasını ve makale, tez yazımında tecrübe kazanmalarını amaçladığımız bu ders dernek merkezimizde gerçekleşmektedir.


ocak2014 - sayı2

19

Mehmet Yargi - Azerbeycan *

“YENİ RUSYA’NIN YENİ MEDYASI’’

y

eni Dünya Düzeni Rusya’ya karşı, onun harabeleri üzerinde ve onun hesabına kuracağız” -Zbigniew Brzezinski. “BBC görevini başarıyla tamamladı- SSCB dağıldı’’ Rusya’nın Liberal Demokrat Partisinin başkanı Jirinovski. Bu cümleler uluslararası medya örgütlerine sahip ülkelerin ideolojik amaçlarını ve politik niyetlerini çok iyi özetlemektedir. Medyanın kamuoyunu ve gerçeklik algısını etkilemede bir silah olarak kullanılması II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemlerine denk gelmektedir. Batı ve SSCB arasındaki kirli savaş sadece harp meydanlarında değil, ‘’Radio Liberty’’ (Özgür Avrupa Radyosu), ‘’Voice of America’’ (Amerika’nın Sesi), ‘’Deutsche Welle’’ (Almanya’nın Sesi) gibi medya kuruluşlarıyla kitlelerin zihinlerinde de sürüyordu. Sovyetlerin dağılması sürecinde etkin rol üstlenmesinin yanı sıra sonraki süreçte de Post Sovyet ülkelerinde daha bağımsız ulusal medya enstitüleri oluşmadan, aynı kuruluşlar bölgenin dünyaya bilgi aktarımında stratejik mevkilerin korumaktaydı. Son dönemlerde birçok ülke de yasaklanmış ve ya kapatılmışsa da, etkinliklerini internet üzerinden sosyal medyada mankurtlaştırmaya devam ederek sürdürmekteler. Halihazırda ABD kongresi tarafından finanse edilen ’Radio Liberty’’nin (Özgür Avrupa Radyosu) bir zamanlar CIA güdümünde malileştirilmesi medyanın politik baskı aracı olarak kullanılan enstürman olduğunun bir başka delilidir. Bu gücün göstergesi olarak, zaman zaman İngilizAmerikan elitinin etkisinde kalan El-Cezire ve uluslararası enformasyonu kontrol eden karargâhlardan bir diğeri Londra merkezli BBC Ortadoğu’da patlak veren devrimleri yönlendirmeyi başarmalarını gösterebiliriz. İşte bu ve benzeri olaylarda medyanın et-

kisini çoktan beri bilen ve izleyen Putin amacı, 1941 yılında kurulan “РИА Новости’’ni (RIA Novosti) kapatmak ve yerine hükümet kontrolünde temel görevi yurtdışı kamuoyuna yönelik çalışma ve Rusya’nın dünyada ve özellikle Batıda kaybolan prestijini yenilemek misyonunu üstlenen yeni bir ajansı kurmak oldu. Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu yeni kurulacak bu ajansın selefinin kuruluştaki hedefi gütmesi (Uluslararası arenada oluşan problematiğe Rusya’nın pozisyonunu gereken ölçüde göstermek, Batının bakışını ve tutumunu etkilemek) ve hükümetin muhafazakâr kanadına emanet edilmesidir. Bu kadar acil ve derin ihtiyacın sebebi Ortadoğu ülkelerini etkilemiş olan devrimlerdir. Rusya Libya örneğinde olduğu gibi, benzer durumlarda kendi ağırlığını koyamamış ve bunun yetersizliğinin bedelini ödemiştir. Bir diğer örnek medyanı etkin gücünden yoksun kalan Putin’in kendisi, G-20 zirvesinde Suriye’deki kimyevi saldırıyla ilgili bizzat ilgili görsel delilleri sunarak, diğer üyeleri bunun Beşşar Esad’ın yapmadığını, El- Kaide’ye bağlı çetelerin işlediğini savına yöneltmiş ve Suriye rejimine desteğini yenileyerek, silahlı müdahaleye karşı çıkacağını belirtmek zorunda kalmıştır. Bununla Rusya olası Fransa, ABD ve Türkiye saldırısını engellemiş ve ancak bundan sonra Suriye’nin hamiliği konusundaki tutumunu ‘’meşru’’ zemine oturtmuştur. Son olarak, ideolojilerin araç olduğu günümüz uluslararası konjektürde söz sahibi olmak isteyen her büyük ülke misyonunu ve vizyonunu dayatmak ve ya kabul ettirmek için bu yeni nesil silaha sahip olmak zorundadır, çünkü savaşların yapıldığı yer artık meydanlar değil insanların zihnidir. * İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğrencisi


ENSAR,

cömert

dost

kardeş destek

ilim için hicret eden

MUHACİRLERE

destek ev sahibi

ev sahibicömert eden aile kardeş yardım cömert ev sahibi destek

gönüllü

yuva

yuva

kardeş

cömert fedakar burs veren kardeş

ev sahibi

gönüllü cömert

gönüllü

ev sahibi ev sahibiev sahibi

yuva yardım eden kardeş aile cömert

gönüllü

kardeş

yuva

gönüllü iyilik sahibi

aile

ev sahibi

bağışçı ev sahibi

ev sahibi

yardım eden

fedakar

gönüllü

gönüllü cömert

gönüllü

yardım eden

yuva

destek

cömert f e d a k a r

ev sahibi

kardeş

yuva

kardeş

gönüllü

gönüllü

cömert d o s t

infak eden

gönüllü

mihmandar

fedakar

kardeş

yuva

gönüllü

burs veren

Hesap No Aidat ve Bağış Bilgilerimiz Türkiye Finans Katılım Bankası Fatih Şubesi

676496-1 676496-101 676496-102

TR TR50 0020 6000 0400 6764 9600 01 USD TR66 0020 6000 0400 6764 9601 01 EURO TR39 0020 6000 0400 6764 9601 02

onlinebagis.babialem.org


ocak2014 - sayı2

21

MATEMATİK

DERSLERİ

BAŞLADI b

âb-ı Âlem Kafkasya Masası Bölgemizin mezunlarından Orhan BEYOV’un yönetiminde Üniversite 1. sınıf ve Üniversite hazırlık öğrencilerine yönelik ek Matematik dersi yapılmaktadır. Matematik derslerine katılmak isteyen öğrencilerimiz Kafkasya Bölgesi ile irtibata geçebilirler.

MİSAFİR ÖĞRENCİLERİMİZE ULAŞIM’DA BÜYÜK KOLAYLIK i

stanbul’da Eğitim Gören Uluslararası Öğrencilerin Dikkatine; İstanbul’da eğitim gören öğrencilere indirimli toplu taşıma kartı hizmeti sunulmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Uluslararası Öğrenci Merkezinin (ICIST) ortak çalışmaları sonucunda bu hizmetten uluslararası öğrencilerde faydalanabilmektedir. Hizmetten yararlanmak isteyen uluslararası öğrencilerimizin aşağıdaki işlemleri uygulamaları gerekmektedir. İlk defa İstanbulkart alacak Uluslararası Öğrenciler; Öğrenci Belgesi, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı dil kursu veya üniversite bünyesindeki TÖMER’lerden alınacak. Pasaport aslı ve Öğrenci vizesi (Öğrenci vizesi olmayan kişilere indirimli kart verilmeyecektir) Vesikalık fotoğraf (1 adet) 4. 10 TL kart ücreti (Başvuru merkezinde ödenebilir) NOT: Başvurular 15 Ocak 2014’ten sonra yapılacaktır. Başvurunuzu bireysel olarak İETT Karaköy şubesinden yapabilirsiniz.


22

ocak2014 - sayı2

MİSAFİR ÖĞRENCİ ÇALIŞMASI YAPAN STK’LAR PLATFORMU

t

ürkiye, son yıllarda birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da Uluslararası arenada belli bir mesafe kat etmiştir. Uluslararası öğrenciler için Türkiye bir eğitim üssü haline gelmektedir. Durum böyle olunca ülkemizde eğitim gören misafir öğrencilerin sayısı da günden güne artmaktadır. Buna parelel olarak bu öğrencilerle ilgilenen STK’lar da artış göstermektedir. 2011 Yılında, İstanbul’da bu alanda çalışma yapan STK’lar biraraya gelmiş ve Misafir Öğrenci Çalışması Yapan STK’lar Platformu’nu oluşturmuşlardır. Platform iki yıldan bu yana her ay düzenli olarak bir araya gelmekte ve çalışmalarını aktif bir şekilde sürdürmektedir. Platformun amacı; ülkemizde okumakta olan misafir öğrencilerle ilgili çalışma yapan STK’lar arasında koordinasyonu sağlamak, bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunmak ve bu alana dair çalıştaylar yaparak raporlar hazırlamak ve böylece misafir öğrencilerin sorunlarının daha hızlı çözülmesine katkıda bulunmaktır. Platform, zaman zaman Türkiye genelinde bu alanda çalışma yapan STK’ları da bir araya getirmekte ve ortak toplantılar gerçekleştirmektedir. Ülkemizde eğitim maksadıyla bulunan misafir öğrencilere “ensar” olabilmek gayretiyle çalışmalarını yürüten İstanbul’daki 24 derneğin oluşturduğu Platformu yönetmek üzere 5 dernekten oluşan bir sekreterya seçilmiştir. Platformun sekreteryası şu derneklerden oluşmaktadır: Bab-ı Alem Uluslararası Öğrenci Derneği, Balkan Müslümanlarıyla Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Mavi Ay Uluslararası Öğ-

renci İşleri Komitesi, Uygur Öğrenci İşleri Komitesi, İslam Dünyası Sivil Toplum Birliği. Misafir Öğrenci Çalışması Yapan STK’lar Platformu Kasım ayı toplantısını, Fatih Sultan Mehmet Uluslararası İmam Hatip Lisesi’nde 18 derneğin katılımıyla gerçekleştirdi. Sabah kahvaltısında bir araya gelen dernek temsilcileri yaptıkları kahvaltının ardından toplantıya geçtiler. Meşale Uluslararası Öğrenci Derneği ve Suriye Birlik ve Yardımlaşma Derneği’nin faaliyetlerinin kısaca tanıtılmasından sonra Platforma üye olmak için başvuruda bulunan Afrika Dostluk Derneği’nin başvurusu değerlendirildi ve üyeliğe kabulüne karar verildi. Daha sonra, Sefire-i Alem ve Bab-ı Alem derneklerinin ayrı ayrı hazırladıkları “Misafir Öğrencilerin Sorunları” ile ilgili raporları gözden geçirildi. Konu ile ilgili bir taslak çalışma olarak kabul edilen raporlar Platforma katılan derneklerin temsilcilerine dağıtıldı ve konu hakkında daha geniş bir rapor hazırlanmasına karar verildi. Toplantının sonunda, Platform üyesi derneklerden Suriye Birlik ve Yardımlaşma Derneği’nin Suriyeli öğrenciler için düzenledikleri “Mezuniyet Programı” ile Sınırsız Kardeşlik ve İnsani Yardım Derneği(Kiyader)in “Uluslararası Kamuoyunun Türkiye Algısı ve Geleceği” konulu sempozyuma bütün Platform üyesi dernekler davet edildi. Bir sonraki toplantının 28 Aralık’ta İ.H.H. toplantı salonunda yapılması kararlaştırılarak toplantı sona erdi. NOT: Fotoğraflar eski programlara aittir.


ocak2014 - sayı2

BU AY NELER VAR? BÂB-I ÂLEM’DE BU AY NELER VAR? İSLAM DÜNYASI KONUŞMALARI 11 Ocak Cumartesi - Yemen 18 Ocak Cumartesi - Türkmenistan 25 Ocak Cumartesi - Batı Trakya

ÜLKE TANITIM VE YEMEK GÜNLERİ 16 Ocak Perşembe - Afrika masası ülke tanıtımı ve yemek günü var 23 Ocak Perşembe - Balkanlar masası ülke tanıtımı ve yemek günü var 30 Ocak Perşembe - Kafkasya masası ülke tanıtımı ve yemek günü var

DİĞER ETKİNLİKLER 15 Ocak Çarşamba - Paintball 18 Ocak Cumartesi - Çılgın Çubuklar ve Jenga turnuvası var 19 Ocak Pazar - Paintball’a gidilecek 25 Ocak Cumartesi - İstanbul Gezileri - Beşiktaş Bölgesi Gezisi 29 Ocak Çarşamba - Bursa Uludağ gezisi olacak

2

004’te Misafir Öğrenci Çalışmasına başlayan Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği, 10.Yıl çalışmalarını daha organize yürütebilmek ve 10. yılına yaraşır hizmetler sunabilmek maksadıyla 10. Yıl Komisyonu’nu kurdu. 10. Yıla özel yapılan faaliyetlerden birisi olan Bâb-ı Âlem Web Tv yayın hayatına başladı. İnternetten yayın yapan Web Tv, her hafta dünyadan sesler programı ile bizleri farklı diyarlara götürüyor. Her geçen gün izleyici kitlesinin arttığı kanal ile her hafta bir ülkeye ait klip yayınlanarak farklı kültürleri tanımış oluyoruz.

Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği, 10.Yıl çalışmalarını daha organize yürütebilmek ve 10. yılına yaraşır hizmetler sunabilmek maksadıyla 10. Yıl Komisyonu’nu kurdu.

23


L L A B T N İ A P Katılım: 10 TL Müracaat ve Ayrıntılı Bilgi: Sosyal Çalışmalar Birimi - 0506 425 5883


youtube.com/babialemwebtv

WEB TV yak覺nda...



Bâb-ı Âlem Gündem | Sayı-2