Issuu on Google+

Ücretsizdir | Mart 2014 | Sayı: 4

Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği

“el gibi”değil

el ele

|Bâb-ı Âlem Akademi |Ülke Başkanları Kampı |Sosyal Medya Seminerleri |Neden Terörist


y覺l

ON YILDA


BÂB-I ÂLEM 10 YAŞINDA Muhteşem bir tarih, kültür ve medeniyet mirasına sahip toplumumuz, geçmişten günümüze kadar dünya üzerindeki muhtelif kültür ve medeniyetlerle etkileşim içinde olmuştur. Bu kültürel etkileşim yollarından birisi de hiç şüphesiz kendi ülkesinden gelip, ülkemizde misafir ettiğimiz öğrenciler vasıtasıyla olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayıp günümüzde de devam eden ülkemize misafir öğrenci gelişi Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hız kazanmıştır. Bu hız Soğuk Savaş Sonrasında SSCB’nin dağılmasıyla artarak devam etmiştir. 1992-1993 eğitim öğretim yılında Büyük Öğrenci Projesi çerçevesinde devlet tarafından 10 bin misafir öğrenci getirilmiştir. 1992 yılından günümüze kadar, devletimiz tarafından getirilen öğrencilerin yanı sıra kendi imkânıyla gelen öğrenciler de bulunmaktadır. Son yıllarda ülkemize gelen öğrenci sayısında muazzam bir atış gözlemlenmektedir. Nisan 2014 itibariyle Türkiye’de, 166 ülkeden 50 binin üzerinde misafir öğrenci bulunmaktadır. Evrensel kardeşlik değerlerini referans alarak “Biz Bir Milletiz” sloganıyla yola çıkan Bâb-ı Âlem; farklı coğrafyalardan üniversite eğitimi almak için ülkemizi tercih eden misafir öğrencilere yönelik, gönüllü çalışmalar yapmak üzere 2004 yılında kurulmuş Uluslararası Öğrenci Derneğidir. 2004 yılında Merhum Burhanettin Güvercin başkanlığında SADER (Stratejik Araştırmalar Derneği) ismiyle başlayan Misafir Öğrenci çalışmasına bugüne kadar Mehmet Çelik, Veysel Başer, Mehmet Ali Bolat başkanlık etmiştir. 2008 yılından itibaren Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği adıyla hizmetine devam eden Bâb-ı Âlem’de 2013 yılından itibaren Ali Arıkmert Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmektedir. Bâb-ı Âlem çatısı altında evrensel kardeşlik bilincine sahip, temel dinî bilgiler açısından donanımlı, modern dünyayı ve dünya sistemini tanıyan, organizasyon kabiliyeti yüksek, ülkesinin durumunun ve ihtiyaçlarının farkında, İslam kültür ve tarihinin ana hatlarına vâkıf, farklılıklara karşı müsamahalı birer “gönüllü medeniyet elçisi” olarak ülkelerine dönmeleri temel gayemizdir. 2004 yılında kurulan Bâb-ı Âlem bugün 10 yaşında. Dernek çalışmalarının, öğrenci faaliyetlerinin ve farklı organizasyonların kalitesinin yükselmesi, veriminin artması amacıyla Bâb-ı Âlem Yönetim Kurulu kararıyla 3 Kasım 2013 tarihinde Bâb-ı Âlem 10.Yıl Komisyonu kuruldu. Bâb-ı Âlem Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Akkurt’un başkanlık ettiği komisyonda;, Bâb-ı Âlem Yönetim Kurulu Üyeleri Enver Gedik ve Yalın Karadağ, Bâb-ı Âlem Tanıtım Biriminden Emin Sandık ve Abdullah Taş, Güney Asya Biriminden Sorwar Alam ve şeref misafiri olarak Bâb-ı Âlem Başkanı Ali Arıkmert yer almaktadır. 10.Yılına yakışır faaliyetlerin yapılması için çıtayı yükselten komisyon bu bağlamda 6 Mart 2014 tarihinde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Uluslararası Şiir Gecesi tertip etmiştir. Bunun yanı sıra Bâb-ı Âlem faaliyetlerinin daha geniş kitlelere ulaşması için, öğrencilerin yazılarının da yer aldığı, şu an elinizde bulunan“Gündem” isimli aylık bülteni yayınlamaya başlamıştır. 10. Yıla dair bir diğer yenilik te internet üzerinden yayın yapan Bâb-ı Âlem Web Tv. Bâb-ı Alem Dernek merkezinde her Cumartesi gerçekleştirilen İslam Dünyası Konuşmaları Programının geniş katılımlı bir final programı halinde bu yıl ki kapanışının yapılması da komisyonun yakında gerçekleştirmeyi planladığı diğer bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaktadır. “Biz Bir Milletiz” sloganını yalnız zihinlere değil, gönüllere de nakş eden Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği çatısı altında, Ensar-Muhacir kardeşliğinde nice 10 yıllara erişmek dileğiyle…

İbrahim AKKURT

10. Yıl Komisyonu Başkanı


EDİTÖRDEN | Sorwar ALAM

Şubat 2014 | Yıl: 1 Sayı 4

“el gibi” değil el ele

ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Ali ARIKMERT EDİTÖR Sorwar ALAM YAYIN KURULU İbrahim AKKURT Enver GEDİK Emin SANDIK Yalın KARADAĞ Abdullah TAŞ FOTOĞRAF Elşan RAHİMLİ TASARIM Bâb-ı Âlem Tanıtım Birimi babialemtanitim@gmail.com İLETİŞİM Adres: Karagümrük Mah. Fevzipaşa Cad. Hakan Pasajı No: 261/22 Edirnekapı/Fatih/İstanbul Tel:0212 621 27 43 - 47 Fax: 0212 621 27 40 E-Mail: bizbirmilletiz@gmail.com

DESTEK İÇİN Türkiye Finans Katılım Bankası Fatih Şubesi TR Hesap No: 676496-1 IBAN: TR50 0020 6000 0400 6764 9600 01 USD Hesap No: 676496-101 IBAN: TR66 0020 6000 0400 6764 9601 01 EURO Hesap No: 676496-102 IBAN: TR39 0020 6000 0400 6764 9601 02

Bâb-ı Âlem Yayınları

www.babialem.org

Cenab-ı Allah “Müminler ancak kardeştirler” (Hucurat Suresi, 10) diye buyuruyor. Peygamber Efendimiz (sav) de şu sözleri dile getirmiştir “… Ey Allah'ın kulları, Kardeş olunuz.” Efendimizin ümmetini dünya imtihanıyla baş başa bırakıp Rahmet-i Rahmana irtihalinden sonra biz Müslümanlar en büyük değer kaybını kardeşlik üzerinde yaşadık. Halen içinde yaşadığımız dönemde hem İslam coğrafyasının genelinde, hem ülkemizde, hem mahallemizde, camimizde, sokağımızda her yerde en fazla muhtaç olduğumuz değer kardeşliktir. Müminler arasında en güçlü bağ kardeşliktir. Bizim coğrafyamız, ülkemiz, köyümüz, dilimiz, aile soyumuz vs. farklı olsa da hepimiz kardeşiz; kardeşler olmak zorundayız. Çünkü rabbimiz bir, dinimiz bir, peygamberimiz bir. Müslümanlar arasında öyle bir kardeşlik bağı var ki, binlerce kilometre uzakta olan bir kardeş eğer musibetteyse, onu tanımazsa bile ona yardım etmeye çalışır, Rab-ı Rahim'in dergâhında onun için ağlar, ona dua eder. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar bu kardeşlik bağını birbirlerine karşı o kadar yakın hissederler ki, hiç tanımadan bir araya gelip el ele verebilirler. İstanbul'da bulunan uluslararası öğrencilere ev sahipliği yapan Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneğimiz dünyanın farklı yerlerinden gelen kardeşlerimizi bir çatı altında buluşturmaya devam ediyor. Gündemin bu sayısında dernek olarak Şubat ayı içerisinde icra ettiğimiz faaliyetlerin genelini sizlere sunmaya çalıştık. Derneğimizin en önemli aktörleri olan gönüllü ülke temsilcileriyle bir kaynaşma kampı düzenledik. Kardeşlik kampı olarak bilinen ve geleneksel bir etkinlik haline gelen bu programda farklı ülkelerden gelen öğrenciler birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı yakaladılar, kardeş olduklarını, bir ümmet olduklarını hissetme imkanı buldular. Bu sayıda ayrıca öğrencilerle yaptığımız haftalık ve aylık programların yanı sıra; Uludağ gezisi, ara tatil kampları, İslam Dünyası Konuşmaları, İslam dünyasındaki önderlerimizi tanımamıza yardımcı olan Bâb-ı Âlem Akademi programları gibi etkinlikler icra edildi. Gündemin bu sayısında bütün bunların yanı sıra İslam dünyasından haberler, tarihte bu ayda gerçekleşen olaylar ve derneğimizin 10. yılına dair bilgilere yer vermeye çalıştık. Bu ay Afrika bölgesinden iki öğrenci kardeşimizi tanıma fırsatını da kaçırmayın. Allah'ın izniyle önümüzdeki aylarda düzenli olarak Gündem'in yeni sayılarıyla buluşmak dileğiyle hoşça kalın.

facebook.com/bizbirmilletiz

twitter.com/bizbirmilletiz

youtube.com/babialemwebtv


içindekiler 5 Bâb-ı Âlem

ÖĞRENCİLERİMİZİ TANIYALIM

Seminerleri Devam Ediyor

başkanları gerçekleştirildi

12

3"

2"

18

21

ÜLKE TANITIM ve YEMEK GÜNLERİ

NEDEN TERÖRİST

14

onlinebagis.babialem.org

ONLİNE BAĞIŞ ensar, ilim için hicret eden

MUHACIRE DESTEK OL


4

mart2014 - sayı4

İSLAM DÜNYASI KONUŞMALARI

Her hafta cumartesi günleri düzenlenen “İslam Dünyası Konuşmaları” isimli seminerde bu ay 861 senedir %100 Müslüman nüfusa malik olan ülke Maldivler’i ve Çeçenistan'ı tanıdık. İstanbul'da üniversite eğitimi alan Maldivli ve Çeçenistanlı öğrencilerimizin sunumundaki seminerde ülkelerin genel durumu hakkında detaylı bilgi alındı. Maldivler'de 20. yy sonrasında eğitim konusunda farklılaşma ortaya çıkmıştır. Eğitim almak için bir kısım öğrenciler Müslüman ülkelere akın etmiştir, bir kısmı ise batıya yönelmiştir. Bunun sonucunda ortaya çıkan farklı düşüncelerden dolayı ülkede kutuplaşma meyMaldivler dana gelmiştir. Daha sonraları ülkede uygulanan demokrasi sisteminin ülkeye faydadan çok zarar verdiği gözlemlenmiştir. Bu sistem mevcut sabit ortama negatif etki ile birlikte beraberinde çatışmalar getirmiştir. İslam dini ve ülke anayasası ilişkisine bakıldığında anayasanın 2.maddesinde Maldivlerin İslam prensipleri üzerine kurulmuş bağımsız ve demokratik bir devlet olduğu vurgulanmıştır. 9.maddenin 4.fıkrasında Müslüman olmayanın Maldivler vatandaşı olma hakkı bulunmadığının altını çizmek gerekir. Devlet dini hakkında olan 10. maddede devletin kanunlarının İslam dinine göre çıkartılmış olması gerektiği ve aykırı bir kanun veya yasanın kendiliğinden batıl olduğu belirtilmiştir. 1200 adadan oluşan Maldivlerin 281 adasında yaşam vardır.

Çeçenistan


mart2014 - sayı4

Bâb-ı Âlem

Seminerleri Devam Ediyor

Ahmet Emin DAĞ

Hasan El-Benna Ahmet Emin Dağ hocamızın sunumunda "Hasan El-Benna ve İslam Dünyasındaki Değişimin Rolü" konulu seminer gerçekleştirildi. Hasan El-Benna'nın hayatını ve 1928 senesinde kurucusu olduğu İhvan-i Muslimin hareketini anlatan Dağ bu hareketin İslam toplumundaki önemini vurguladı. Seminer sonunda dernek başkanımız Ali Arıkmert tarafından Ahmet Emin Dağ'a teşekkür plaketi takdim edildi.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan 28 Şubat 2014 Perşembe günü Divan Derneği'nde Ümit Baz hocamızın sunumunda; “Hakkın ve Adaletin Hâkim olduğu Yeni Bir Dünyanın kurulması idealini bizlere öğreten İslam Âleminin Büyük Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN”ı dinledik.

Ümit BAZ

Hocamızın faaliyetlerinde rehber edindiği formüllerden biri olan "Bir işi yapmak istiyorsanız o işe inanmanız gerekmektedir" sloganı seminerin özeti olarak önemle vurgulandı.

5


6

mart2014 - sayı4

FARSÇA SEMİNERLERİ Dernek merkezimizde yeni başlattığımız Farsça semineri tüm hızıyla devam ediyor. Şubat ayında başlayan ve alanında uzman eğitimcilerin verdiği Farsça seminerine ilgi giderek artıyor. Pazartesi ve Çarşamba günleri yapılan seminere katılan öğrenciler memnuniyetlerini dile getirdiler.

ARAPÇA DERSLER Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneğimiz bünyesinde olan Bâb-ı Şark masası Arapça konuşan ülkelerle ilgilenmektedir. Bölgeye yönelik özel çalışmalar yapan ve marka haline gelen Bâb-ı Şark faaliyetlerinin çoğunu Arapça yapmaktadır. Ayrıca Mısırlı Muhammed Şakir'in yaptığı Usulü Hadis dersleri de Cuma Günleri saat 10.00'da dernek merkezimizde düzenlenmektedir.


mart2014 - sayı4

TACİK ÖĞRENCİLERLE ÇAMLICA GEZİSİ 21 Şubat Cuma günü Tacikistanlı öğrenciler Çamlıca'ya gezi düzenledi. 11 kişinin katıldığı programda derneğimizdeki Tacik arkadaşlarla birlikte zaman geçirme fırsatı yakaladık. Çamlıca Tepesi'ndeki Osmanlı Kahvesi'nde çay içildi, sohbet edildi. Bu program, yeni arkadaşlarımızla da tanışmaya vesile oldu.

MALAWİ ÜLKE KAMPI Türkiye'de eğitimlerini sürdürmekte olan Malavili öğrenciler senelik kamplarını yapmak üzere İstanbul'da buluştular. Türkiye'nin farklı üniversitelerinde eğitim gören Malawili misafir öğrenciler 1 Şubat cumartesi günü kendi ülkelerine özgü yemeklerle açılışını yaptıkları yıllık buluşma kampını Pazar günü İstanbul gezisiyle tamamladılar.

7


8

mart2014 - sayı4

sosyal medya SEMİNERİ

@bizbirmilletiz

Dernek merkezimizde personelimize yönelik sosyal medya semineri yapıldı. Sosyal medya uzmanı tarafından verilen bu seminerde, sosyal paylaşım ağlarının önemi anlatıldı.

Başladı

Fotoğrafçılık Kursu Derneğimizin eğitim birimi şubat ayında yeni bir seminere imza attı. Misafir öğlencilere Profesyonel fotoğrafçılık dersleri vermek amacıyla fotoğrafçılık semineri başlatıldı.


babialem.org f/bizbirmilletiz

y/babialemwebtv t/bizbirmilletiz

DÜNYA’YA BİR DÜNYA’YA BİR DE DE BU PENCEREDEN BU PENCEREDEN BAKIN BAKIN


10

mart2014 - sayı4

ETİYOPYA öğrenci birliği

KONGRESİ 1-2 Şubat tarihlerinde

İstanbul'da Etiyopya Öğrenci Birliği

10. Kongresi gerçekleştirildi.

İki gün süren program boyunca Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde okumakta olan öğrenciler katıldı. Cumartesi günü senelik toplantı ve istişare gerçekleşti. Pazar günü ise İstanbul ve müzeler gezildi. Bu geziler sırasında önce Yerebatan sarnıcı daha sonra İslam Bilim müzesi gezildi. Ardından da boğaz turu yapıldı.

AFGANİSTAN öğrenci kampı

Afganistanlı öğrenciler İstanbul'da buluştu. Türkiye'nin farklı üniversitelerinde okuyan onlarca Afganistanlı öğrenci kitap tahlili programında bir araya geldi. Ara tatil günlerini boşa harcamayan öğrenciler bir yandan bilgi alışverişinde bulunurken diğer yandan da eğlendiler. Derneğimizin desteğiyle düzenlenen bu programda, öğrenciler bir araya gelip kuran hatmi yaptılar. Ayrıca din ve maneviyatla ilgili okumalar yapıp Afganistan tarihiyle ilgili analizlerde bulundular. Söz konusu programın son gününde öğrenciler paintball oynadılar.


mart2014 - sayı4

taylandlı öğrenciler İSTANBUL KAMPINDA

makedonyalı mezunları Makedonya’da üniversiteden mezun olup Türkiye’yi ziyaret eden 20 öğrenci arkadaşımızla Istanbul’da birkaç günlük gezi yaptık.

11

Türkiye'de ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyinde öğrenim görmekte olan Taylandlı öğrenciler İstanbul'da bir araya geldiler. Taylandlı Öğrenciler Birliği tarafından düzenlenen 3 günlük programda öğrencilere gelecek hayatların planlamasıyla ilgili seminerler verildi. Derneğimizin de desteğiyle gerçekleşen kamp programı sonrası öğrenciler derneğimize ziyarete geldiler.

ağırladık


başkanları gerçekleştirildi

14-15-16

Şubat 2014 Armutlu Tatil Köyü

Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği 2014 Gönüllü Ülke Temsilcileri Kampı 14-15-16 Şubat tarihinde İhlas Armutlu Tatil Köyü'nde gerçekleştirildi. 58 ülkeden 125 kişinin katıldığı programa Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlandı. Devamında gönüllü ülke temsilcileri toplantısı yapıldı. Toplantıda, gündemde olan Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki son durum hakkında öğrencimizden detaylı bilgi alındı. Ayrıca Suriye, Bangladeş, Filistin, Arnavutluk, Fas, Osetya Özerk Cumhuriyeti, Özbekistan hakkındaki sunumları dinledik. Devamında Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Bolat tarafından “Misafir Öğrenci Olarak Sorumluluklarımız” konulu seminer gerçekleştirildi. M. Ali Bolat, seminerinde misafir öğren-cilere sorumluluklarının ülke, bölge ve dünya açısından neler olduğu konusunda verimli bir konuşma yaptı. Günün devamında öğrencilerimiz halı saha, havuz, go-kart, masa tenisi, bilardo gibi sosyal etkinliklerde bulundular. Kampın ikinci gününde derneğimizin eski başkanlarından Mehmet Çelik “Küreselleşen Dünya'da İslam Kardeşliği” isimli seminerini sundu. Ardından Kişisel Gelişim Uzmanı Sıtkı Aslanhan “Liderlik” üzerine sunum yaptı. Daha sonra kampın genel değerlendirilmesi yapıldı. Ardından İstanbul'a dönüldü.


14

mart2014 - sayı4

NLERİ

ÜLKE TANITIM ve YEMEK GÜ BANGLADEŞ ÜLKE TANITIM VE YEMEK GÜNÜ

Bâb-ı Âlem olarak her hafta düzenli olarak yapılan ülke tanıtım ve yemek günlerinde Şubat ayında Bangladeş, Fas ve Somali'yi tanıttık. Tarihi ve doğal güzelliklerinin anlatıldığı programlarda ülkeleri daha yakından tanımış olduk. Programlar ülkelerin yöresel yemeklerini ikram etmeleriyle son buldu.

FAS ÜLKE TANITIM VE YEMEK GÜNÜ

SOMALİ ÜLKE TANITIM VE YEMEK GÜNÜ


mart2014 - sayı4

Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu çatısı altında faaliyet gösteren dernekler 1-2 Şubat tarihinde Fethiye yurdunda Eğitim ve İstişare Kampı’nda bir araya geldiler.

Program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından UDEF yönetim kurulu başkanı Mehmet Ali Bolat selamlama konuşması yaptı. Devamında İHH İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Yıldırım yapılan öğrenci çalışmalarının önemini vurguladı. Program akışında Türkiye genelinde farklı illerde faaliyet gösteren uluslararası öğrenci dernekleri yaptıkları çalışmalar hakkında sunum gerçekleştirdiler. Program pazar günü de devam etti.

15


mart2014 - sayı4

güney asya’dan gelen bir spor:

BADMİNTON TURNUVASI

Bâb-ı Âlem Kültür Sanat Kulübü Kültür Sanat Kulübü olarak ilk tiyatro etkinligimizi 13.02.2014 tarihinde gerçeklestirdik.

TİYATRO ETKİNLİĞİ

Osmanlı devletinin son dönemini anlatan “Eskitilmiş Kılıç Sultan 2. Abdülhamid Han” oyununu öğrencilerimizle birlikte izledik.

17


18

mart2014 - sayı4

ÖĞRENCİLERİMİZİ TANIYALIM Sadıq Barack-Kenya 1989'da Kenya'nın Kisumu şehrinde Müslüman bir ailede dünyaya geldim. Kisumu Kenya'nın üçüncü büyük şehridir. Dünyada Kenya'yı bilmeyen insan yoktur, çünkü onun güzelliği anlatılamaz, kelimelerle ifade edilemeyen doğal güzelliklere sahiptir. En büyük hayalim iyi bir doktor olmak. Ailemin maddi durumu iyi olmadığı için bu hedefimden uzaklaşıyordum. Ama biliyorum ki Allah kulunu asla yalnız bırakmaz. Şimdi Türkiye'deyim, tıp okuyorum, hayalim gerçekleşiyor. Nasıl oldu diye sorarsan cevabım basit; Arabistan'dan bir İslam birliği organizasyonu burs veriyor. Allah onlardan razı olsun. Şimdi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde üçüncü sınıf öğrencisiyim ve çok mutluyum. Türkiye çok iyi bir ülkedir. İnsanlar hoş görülü ve misafirperverdir. Buraya geldikten bir sene sonra bir arkadaşım beni Bâb-ı Âlem Derneği ile tanıştırdı. Tanıştıktan sonra bu derneği çok sevdim çünkü dernek öğrencilere temel destekler veriyor. Ben ve diğer öğrenci arkadaşlarım için bu dernek çok önem taşıyor. En büyük hedefim okul bitince insanlara yardım etmek. İnsan olmak, insana insanlık göstermektir. İnşallah o zaman gelince başarıyla bunu yapacağıma inanıyorum. Şimdilik teşekkürler.

Awol Ali İbrahim- Etiyopya Ben 1988 yılında Etiyopya'nın Bati şehrinde doğdum. Ortaokul ve liseyi Bati de okudum. Kuzey Etiyopya'da Hawassa Üniversitesinde Antropoloji okudum. Adisaba'da 2 sene gazeteci olarak çalıştım. Ondan sonra yüksek lisans eğitimi için Türkiye'ye geldim. Şu anda Bâb-ı Âlem'de Türkçe öğreniyorum. Türkiye'yi seçmemin nedeni buranın bir İslam ülkesi olmasıdır. Ayrıca Türkiye'deki eğitim kalitesi, sosyal hayat ve çevre şartlarının iyi olması bu ülkeyi seçmemdeki diğer sebeplerdendir. Bundan sonraki eğitim hayatımı da gazetecilik üzerine sürdürmeyi düşünüyorum. Çünkü bu alan benim ilgi alanımdır. Bununla beraber medyanın Müslümanlar için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle benim ülkemdeki Müslümanların medya sektöründe yer almaması beni bu alanda çalışmaya itmiştir. Türkiye'ye gelmeden önce bana Türkiye'de çok yalnızlık çekeceğim söylenmişti ancak Türkiye'ye geldikten sonra özellikle Bâb-ı Âlem'de edindiğim arkadaşlar bana bu yalnızlığı hiç yaşatmadı. Farklı dil ve ırktan olmalarına rağmen hepsi Müslüman kardeşlerimdi.


mart2014 - sayı4

misafir öğrenciler

19

ULUDAĞ’DA Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği olarak 05 şubat 2014 tarihinde 45 misafir öğrencimiz ile Bursa Uludağ gezisini gerçekleştirdik.

Bursa Ulu Camii’nde sabah namazı, ardından kayak keyfine mangalda sucuk ziyafeti... Kayanlar, düşenler, acıkanlar, seyredenler; misafir öğrenciler her ânıyla unutamayacakları bir gün yaşadı.


20

mart2014 - sayı4

7"

6" 5"

4"

3"

2"

Muhammed ŞERİF | Tacikistan

NEDEN TERÖRİST Suudi Arabistan geçen Cuma günü Müslüman Kardeşler Teşkilatını ''terör örgütü'' ilan ederek uluslararası terör örgütleri listesine aldı. Diğer yandan yurt dışında özellikle Suriye'de Cihat eden Suudi vatandaşlarını 15 gün içinde ülkelerine dönmelerini talep etti. Suudi'nin böylesi radikal karar alması Arap Baharının kendisi ve krallık veya monarşi ile yönetilen diğer Körfez ülkelerine sıçramasından oldukça endişeli olduğunu göstermektedir. Düşünülmesi gereken konu ise bu kararın iki önemli gelişmeden sonra alınmasıdır. Biri; askeri darbe ile iktidara gelen Sisi hükümetinin buna benzer karar alınması. Diğeri; Suudi, BAE ve Bahreyn'in Katar hükümetiyle olan diplomatik ilişkilerini dondurmasıdır. Önce Katara gelelim Katar kralı Suriye'ye destek vereceğini açıkladığında Suudi ve diğer Körfez ülkelerinin baskısıyla sağlık nedenlerini bahane göstererek görevini oğluna bırakmak zorunda kaldı ve sonrasında Mısır'da askeri darbe gerçekleşti. Peki, Suudi, BAE ve Bahreyn'in Katardan alıp veremediği nedir? Katarın Arap Baharında özellikle Mısır ve Tunus'ta Müslüman Kardeşler Teşkilatına büyük destek vermesi mi? Yoksa bu iki cephe arasında bir enerji savaşı mıdır? Bunun temelinde iki nedeni görebiliriz hem enerji hem siyasi iktidar savaşıdır. Her kes bilir ki İran ve Katar ayni petrol kuyusundan petrol çıkartmaktadır. Bu kuyu 460 senelik gaz rezervini teşkil etmektedir. Katarın bölgede iki büyük rakibi vardır, Körfez ülkeleri ve İran. Bundan dolayı bu iki büyük gücün üstesinden ancak bölgeyi iyi tanıyan ve bölgeye hâkim olan teşkilatlı bir sivil hareket ve demokrasiyi savunan gruplarla gerçekleşeceğine inanmaktadır, o da tüm Arap ülkelerinde dini ve siyasi alanda çok aktif faaliyet gösteren Müslüman Kardeşeler Teşkilatıdır.

Müslüman Kardeşler Teşkilatına gelince Arap Baharının dalgasının altından çıkması bölgedeki diktatör ve statükocuları ürkütmüştür. Bunların başında Körfez ülkeleri gelmektedir. Diğer yandan ulusalcılar ve solcular da ideolojik husumetlerinden dolayı Müslüman Kardeşlerin devrimi ve baharı çaldıklarını iddia etmektedirler. Onlara göre milli iradenin sandıkta başarılı olmak baharı, devrimi çalmakla eşdeğerdir. Ulaşamadıkları ete mundar muamelesi yapmaları içlerindeki hastalık, siyasal İslam'ı çekememezlik ve kurtlardan dolayı olsa gerek. Peki, neden terörist? Neden IŞİD, Nusre, Husiler ve Hizbullahla aynı listede? Cevabı bellidir, Siyasal İslam'ı baltalamak, darbeci Sisi hükümetine meşruiyet kazandırmak, Suriye mücadelesini şaibeli kılmak, müttefiki ABD ve AB'ye işgalci İsrail güvenliğinin Körfez özellikle Suudi'ye bağlı olduğu mesajını vermek ve ABD'nin İran'la çalıştığı takdirde onlara göre ''Radikal'' ve ''Terörist'' Müslüman Kardeşler Teşkilatının özelde Körfez genelde Arap ülkelerinde söz sahibi olacağını ve sonuç itibarıyla İran'ın bölgeye hâkim olacağı mesajını vermektedir. Sonuç olarak: Uzmanlar göre Suudi ve diğer körfez ülkelerinin Müslüman Kardeşler Teşkilatı hakkında böylesi radikal karar almaları Teşkilatı yıpratmaz tam tersine Teşkilatın özellikle Suudi'de daha dikkatli çalışmasına neden olur. Müslüman Kardeşler Arap ülkelerinde her alanda ticaret, doktorluk, eğitim özellikle okul ve üniversitelerde ciddi anlamda kadrolaşmıştır. Böylesi bir teşkilata savaş açmak düşman kazanmaktan başka bir şey değildir. Diğer bir husus ise halk tabanı güçlü, siyasi ve sivil çalışmalar tecrübesi olan böylesi teşkilat Orta Doğu demokrasisi için en iyi bir seçenektir.


mart2014 - sayı4

21

KIRIM MESELESİ ÜZERİNE

getiriden ziyade her ay ortalama 70-80 milyon dolar ayırması gereken bir bölgedir. Moskova bu durumu daha da belirsizleştirerek olası yatırımların önünü kesmeye çalışmaktadır. Yarımadayı önemli kılan bir diğer neden Rusya Federasyonu Karadeniz filosuna ev sahipliği yapmaktadır. Olayları içinden çıkılmaz kılan bir diğer faktör Kırım Ukraynalıların azınlıkta olduğu bölgelerden biri: 25% Ukraynalı, 65 % Rus. Sovyet zamanı 'düşmanla işbirliği'' yapmak suçundan Orta Asya'nın içlerine sürülmüş Kırım Tatarların daha sonra ülkelerine geri dönmesine rağmen sayıları 12% geçmemektedir. Sovyetlerin dağılmasıyla Kırım Rusya, Ukrayna ve Türkiye arasında jeopolitik çatışmanın nedeni oldu. Yarımadadaki etnik zeminde karşı durma olasılığının yüksekliğinin farkında olan Batı, Türkiye ve Rusya yeni bir Karabağ, Çeçenistan veya Yugoslavya örneğinin yaşanmaması için meseleyi olabildiğince çatışmasız çözmeye çalışmaktadır. Bu sebeple Rusya Kırım meclisine sunulacak yeni anayasada Tatarların hakların genişleterek, Tatar dilinin statüsünü yükseltmeyi, Tatar milletvekillerinin sayısının %20'si artırılmasını, halk kültürünü ve dilini devlet seviyesinde tanınmasını vaat ederek ''barışçıl'' yoldan çözmeye çalışmaktadır. Buna karşın Türkiye propaganda savaşında farklı sivil toplum teşekkülleriyle 'Büyük Turan'' söylemlerini kullanmaktadır. Süleyman Demirel Kırım'a ziyaret sırasında, “Ukrayna halkıyla dostluk köprüsü Tatarlarla kuracağız” diyerek bölgeye gösterdikleri ilgiye vurgu yapmıştır. Özerk Cumhuriyet'teki merkezi milli-etnik hükumetin yokluğu etnik gruplar arasındaki ilişkiyi sıkıntılı hale getirmiştir. Örneğin radikal Kırım Tatarları grubunu nihai amacı bölgede milli devlet kurmak istemesine karşın diğer çoğunluk ( Rus, Ukraynalı) ve azınlık ( Ermeni, Bulgar, Yahudi, Alman) Kırım'ı kendi tarihsel geçmişi ve hakkı olarak görmekteler. Ama tüm bunların içinde en önemli faktörü Rusya'dır. Bunun en bariz örneği, her alanda kullanılan dilin %95'i Rus iken, geriye kalan sadece Ukrayna ve Tatarlara ait. Ruslaşmış toplum zihniyeti Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına karşıyken, Rusya'yla yakınlaşmaya sıcak bakmaktadır. Rusya ise bu durumun farkında olduğu için Kırım konusundaki tutumunu sert bir şekilde sergilemektedir.

Ömer BEYOĞLU | Azerbaycan

Kırım Özerk Cumhuriyeti dünyada kutuplaşmayı tetikleyen yeni karara imza attı; Ukrayna'dan bağımsızlığı ilan etti. 16 Mart'ta yapılan referandumda Kırım Halkı ise bu karara destek verdi. Bu durum referandum sonrası Rusya Federasyonuyla birleşmeye yönelik çok önemli ve kritik bir adımdır. Bu referanduma batının tepkisi beklenildiği gibi sert oldu. Ukrayna anayasasına göre bölgeler kendi başlarına referandum yapma haklarının olmaması sebebiyle Batı ve ABD yapılacak oylamayı uluslararası hukuka aykırı olduğu ve geçersiz sayılacağı açıkladı. Buna karşılığında Rusya ise 2010 yılında bağımsızlığını ilan eden Kosova örneğini vererek BM'nin öncülüğünde Kırım'ın Ukrayna'dan izin almaksızın kendi kaderini belirlemek için referandumu meşru zemine oturtmaya çalışmaktadır. Kırım sorunu hem politik ekonomik ve hem de tarihi etnik temelli sorundur. Buna bağlı olarak Kırım'ı yeniden kendi topraklarına katmayı planlanan Rusya bunun için daha önce Abhazya ve Osetya'da olduğu gibi Rus dilli halkı koruma doktrinini yine kullanmaktadır. 1954 yılında savaş sonrası harabe durumunda ülkenin tatlı su ihtiyacının karşılanması için Sovyetlerin dönem Başkanı Nikita Khuruşov (kendisi de Ukraynalıydı) tarafından Kırım Ukrayna'ya bağlanmıştır. Diğer önemli bir mesele ise yarımadanın su ihtiyacını karşılayan Kuzey Kırım Su Kanalıdır. Bu kanlın kesilmesi durumunda neredeyse başka türlü karşılanması imkânsız olan bu durumu Kırım'ın geleceği hakkında çok önemli rol oynamaktadır. Ayrıca Kırım'ı kontrol eden tüm Karadeniz sahilleri ve Ukrayna'nın doğal gaz ve petrol kaynaklarını, stratejik limanları ve komünikasyon merkezlerinin kontrol eder. Ve bu olaylar Güney Akım projesinin engelsiz inşasına ve Kırım'ın işgali sebebiyle yolun kısılmasına sebep olurken bunun getireceği sonuçta yarımadanın merkez hükümetten ekonomik ve diğer alanlarda bağımsızlığını sağlayacaktır. Çünkü mevcut durumda Özerk Cumhuriyet enerji ihtiyacı deniz üzerinde direk Rusya'dan değil, kara üzerinden Ukrayna'dan karşılamaktadır. Aslına bakılırsa Kırım Kiev için uygun olmayan siyasi konjonktürü nedeniyle yatırım yapmaya cesaret edemeyen Batı İşadamları yüzünden ekonomik


yetim... *

*çocuk

EL-SİNE 6. SAYISI İÇİN ŞİİRLERİNİZİ BEKLİYOR | iletişim: c.yasararabaci@gmail.com


mart2014 - sayı4

23

TÜRKİYE BURSLARI LİSANSÜSTÜ BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR Dünyanın en kapsamlı burs programlarından olan Türkiye Bursları'nın 2014 yılı lisansüstü başvuruları devam ediyor. Türkiye'de okumak isteyen binlerce öğrenciye tam burslu okuma imkanı veren Türkiye Bursları programının Yüksek Lisans ve Doktora başvuruları 03 Mart 2014'te başlamıştı. Adayların pek çok alanda eğitim imkânı bulduğu burs kapsamında mühendislik, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, teknoloji, ekonomi, işletme, tarım, insan ve toplum bilimleri, ilahiyat, bölge çalışmaları, Türk dili gibi bölümler yer alıyor. Son başvuru tarihi 31 Mart 2014 olan Türkiye Bursları, dünyanın her yerinden uluslararası öğrencilere Türkiye'de eğitim görme fırsatı sunuyor.

ADAYLAR BAŞVURULARINI ONLİNE OLARAK YAPABİLİYOR Programa başvurmak isteyen adaylar, başvuru şartları, belgeleri, sıkça sorulan sorulara ulaşmak ve online başvuru yapabilmek için Türkiye Bursları'nın internet sitesi olan www.trscholarships.org www.turkiyeburslari.gov.tr linkini ziyaret edebilirler.

LİSANS BAŞVURULAR BİR AY SONRA Aynı burs kapsamındaki lisan başvurular ise sonraki aylarında yapılacak. Türkiye Bursları'nın resmi facebook sayfasından yapılan açıklamaya göre lisans başvuruları Nisan-Mayıs aylarında yapılacak. Kesin tarihlerin yer almadığı açıklamada şu bilgilere yer verildi: “Türkiye Bursları 2014 yılı Lisans Başvurularının Nisan- Mayıs aylarında alınması planlanmaktadır. Lisans Başvuruları hakkında bilgilendirme Türkiye Bursları web sitemizden ve sosyal medya hesaplarımızdan ilan edilecektir.” Türkiye Bursları, YÖS sınavları, üniversite kayıtları vs gibi misafir öğrencilere yakından ilgilendiren tüm bilgiler www.babialem.org internet sitesinden ya da facebook.com/bizbirmilletiz sayfasından takip edilebilir.


TARİHTE ŞUBAT

04 Şubat 1926

İskilipli Mehmed Âtıf Hoca şehit edildi

12 Şubat 1949

İmam Hasan el-Benna'nın şehadeti

16 Şubat 1984

Şeyh Rağıb Harb'ın şehadeti

21 Şubat 1965

Ünlü dava adamı Hacı Malik el-Şahbaz (Malcolm X) şehit edildi

18 Şubat 886

İmam ibn Mazah vefat etti

04 Şubat 1193

Selahaddin-i Eyyubi'nin vefatı

27 Şubat 2011

Necmettin Erbakan Hakk'a yürüdü

13 Şubat 1449

İbn Hâcer el-Askalanî vefat etti

15 Şubat 1517

Hilafet, Osmanlı Devletine geçti

03 Şubat 1928

Hutbe, İstanbul'da Türkçe okunmaya başlandı

01 Şubat 1935

Ayasofya müzeye dönüştürüldü

07 Şubat 1941

İkinci Dünya Savaşında Bengazi İngilizlerin eline geçti

02 Şubat 1982

Hama Katliamı

01 Şubat 2004

Suudi Arabistan'da Hac sırasında çıkan izdihamda 289 hacı hayatını kaybetti

05 Şubat 1976

ABD, Türkiye'ye silah ambargosu uyguladı

07 Şubat 1933

İstanbul camilerinde ezan ve kamet Türkçe olarak okunmaya başlandı



Bâb-ı Âlem Gündem | Sayı-4