__MAIN_TEXT__

Page 1

GEZİ

ÇORUM 1


GEZİ

Kurucu Galip ÖZTÜRK İmtiyaz Sahibi Metro Turizm Sey. Org. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem ÖZTÜRK GÖBÜLÜK Yayın Koordinatörü Mustafa YILDIRIM Genel Yayın Yönetmeni Damla ULUDAĞ Kurumsal İletişim Direktörü Nilüfer İLERİ Yayın Danışma Kurulu Av. Burçin BAŞAK Grafik Tasarım Ufuk CERGENÇ Hukuk Müşaviri Av. Tuncay ÇALTEKİN Editörler Elif ÖZYILMAZ YEŞİL Nurcan GÜNEŞ YAVAŞ Adem Burak YAZAR Murat BAŞARAN Halkla İlişkiler Sorumlusu Nagihan KAYA GÖRGÜN Reklam Pazarlama Atlas Yazılım ve Bilişim Hiz. Tic. A.Ş. 0530 760 51 97 Adres Büyük İstanbul Otogarı Yönetim Binası Kat: 2 Bayrampaşa / İSTANBUL BASKI TARİHİ AĞUSTOS 2017 / Yerel Süreli BASKI GD Ofset Matbaacılık ve Ticaret San. A.Ş. Atatürk Bulvarı Deposite İş Merkezi A5 Blok 4.Kat No:407

İkitelli OSB Başakşehir / İSTANBUL Tel: 0212 671 91 00 Fax: 0212 671 91 90

4


İÇİNDEKİLER EVLERDE MAVİ HUZUR ÇORUM

40 AĞUSTOS’UN EN GÜZELİ EN FAUDALISI: BÖĞÜRTLEN

12 44

KANSER VE BESLENME

20 34 36 58 64

42

TARİHTE BU AY SİNEMA KİTAP DÜNYASI GURME ASTROLOJİ - BURÇLAR


TURİZM YENİDEN YÜKSELİRKEN

Ü

lkemiz turizm sektöründe son iki yıl maalesef sıkıntılı bir süreç yaşandı. Gerek, Ortadoğu’daki siyasi krizler, gerek ülkemize yönelik terör saldırıları, turizmde açılan yaranın sebepleri arasındaydı. Tabi bu arada, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimini de unutmamak lazım. Son bin yılın en büyük ihanet güruhu, bu ülkeye yapabilecekleri en büyük kötülüğü yaptılar. Bu vatana ve bu millete yaptıkları ihanet gelecek bin yıl boyunca hep hatırlanacak, nesilden nesile ibretle anlatılacak. Şimdi yaraları sarma zamanı. Büyük ülkelerin büyük hedefleri olur. Bizde, tarihimizle, kültürümüzle, medeniyet değerlerimizle köklü ve güçlü bir ülkeyiz. En yakın hedefler de; Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılı için belirlendi. Ülkemizin dünyanın en büyük on ekonomisi arasında yer almasını istiyoruz. Sağladığı döviz geliri ve istihdam ile turizm sektörünün de burada önemli bir vazifesi var. 2023 yılında, 50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir hedefleniyor. Turizmin mevcut konumu ise koyulan hedefleri pekiştiriyor çünkü milli gelirin yüzde 12’sini, istihdamın yüzde 8’ini karşılayan bir sektörden bahsediyoruz. Turizmin,

gelecekte de lokomotif bir rol üstleneceğinin farkındayız. Turizm sektörü, 2023 hedeflerine giden yolda en büyük desteği ulaştırma sektöründen görecek. Ulaştırma sektörü olarak, turizmi yakından takip ediyoruz. Zira iki sektör artık iç içe geçmiş durumda, birbirini tamamlıyor. Tabiri caizse, turizm hapşırsa, ulaştırma nezle oluyor. Son iki yılda, turizmde yaşanan sıkıntılar, ulaştırma sektörünü doğrudan etkiledi. Allaha çok şükür, Mayıs ayından itibaren turizmden iyi haberler almaya başladık. Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Numan Kurtulmuş; 2016 yılı Mayıs ayına göre; turizm istatistiklerinde ve turizm gelirlerinde yüzde 16’lık bir artışın söz konusu olduğunu açıkladı. Ben yakın vadede turizm sektörünün kazandığı bu yeniden yükseliş ivmesiyle yaralarını saracağına inanıyorum. Sahadan aldığımız izlenimler de bunu teyit ediyor. Burada bizlere de çok iş düşüyor. Hepimiz işlerimize daha sıkı sarılacağız. Ulaştırmacı işini daha iyi yaparsa, turizmci olumlu etkilenir; turizmci işini daha iyi yaparsa ulaştırmacı olumlu etkilenir. Birbirimize destek olarak, turizmdeki bayrağı zirveye taşıyacağız.

GALİP ÖZTÜRK

Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. Kurucu ve Onursal Başkanı 6


KARAGÜN DOSTU OTOBÜSÇÜLER

O

tobüsçüler olarak halka en yakın ulaşım sistemiyiz dersek ne abartmış oluruz ne de yalan söylemiş oluruz. Otobüsçülerin ya da karayolu yolcu taşımacılarının yolcuların en önemli dostlarından olduğu, ihtiyaç duyulan her anda 40 yıllık dost gibi ihtiyaç sahiplerine destek olduklarını yaşanmış örneklerle çok kolay kanıtlayabiliriz. Önce bu satırları yazmaya neden ihtiyaç duyduğu yazıp sonra da her zaman, her şartta neden en ‘halkçı’ ulaşım modunun karayolu yolcu taşımacılığı olduğunu yaşanmış örneklerle anlatacağım. Ülkemizin en ünlü turizm beldesi Bodrum 21 Temmuz günü 6.6 şiddetindeki bir depremle sarsıldı. Bodrum’da tatil yapan yerli yabancı turistler kendilerini derinden etkileyen ve korkutan bu depremden sonra doğal olarak bölgeyi terk etmek istediler. ANCAK…. Yaz sezonunda zaten tavanda seyreden uçak bilet fiyatlarının birdenbire iki katına çıktığını gören depremzede Bodrumlular büyük bir hayal kırıklığına yaşadılar ve alabilen uçak biletini alabildi, kalanı başının çaresine bir şekilde baktı. Havayolu şirketlerinin bu yaptığına güzel Türkçemizde pek çok tanımlama vardır ama en hafif tabiriyle fırsatçılıktır bu yapılan. Peki biz otobüsçüler ne yaptık bu süreçte? Biz her zaman yaptığımız gibi vatandaşımızın yolcumuzun yanında olduk ve fiyatlarımızda 1 TL bile değişiklik yapmadan yolcumuzu taşımaya devam ettik. Kimsenin mağduriyetinden fayda sağlamayı düşünmeden sadece ama sadece işimizi yaptık. Bir an önce evlerine ulaşmak isteyen yolcularımızı,

güvenli bir şekilde evlerine ulaştırdık.İşte havayolu işe karayolu taşımacılarının arasındaki en önemli fark bence budur. Benzer vakaları daha önce de yaşadık. Hafızası güçlü olanlar hatırlarlar. 2011 yılında Doğu’nun incisi Van şehrimizde bir deprem yaşanmıştı. Bu sırada Metro Turizm olarak bir an önce kentlerine ve sevdiklerine ulaşmak isteyen Vanlıları ücretsiz taşıdık. Bunun dışında holding şirketlerimizden de gıda yarımında bulunduk. Bunu yapan sadece biz de değildik, sektördeki diğer firmalarımızı da benzer kampanyalara imza attılar. Bunun da dışında eski gazetelere göz attığımda 1960’lardan bir haber dikkatimi çekti. Söz konusu haber, Karın İstanbul’u teslim aldığı bir kış mevsiminde sektörümüzün o dönemki temsilcileri Sirkeci, Karaköy, Aksaray, Taksim gibi merkezi yerlerden aldıkları kadın çocuk ve kız öğrencileri evlerine bedava taşımalarının haberiydi. Bu tavır otobüsçülerin kara gün dostu olduğunun ispatı değil de nedir, sorarım size? Nerde kötü gün dostu otobüsçüler, nerde mağduriyeti fırsata çevirme peşinde olan havayolu şirketleri? Uzun lafın kısası biz otobüsçüler bağrından çıktığımız halkın her zaman yanındayız ve her zaman da yanında olacağız. Yeri geldi mi parası olmayan yolcumuzu bile gitmek istedikleri yerlere taşıyacağız gocunmadan, yeri geldi mi kara gün dostu olacağız yine. Halka en yakın ulaşım sistemi olarak, görevimizi layıkıyla yapmayı sürdüreceğiz. Yeni Metro Turizm yolculuklarında buluşmak dileğiyle…

ÇİĞDEM ÖZTÜRK GÖBÜLÜK

Metro Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı 7


ZAFER BAYRAMI

30

AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

“ORDULAR! İL HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR. İLERİ!” “30 Ağustos Zaferi, Türk Tarihi’nin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur, ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.” Mustafa Kemal Atatürk

Z

afer Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ulusal bayramıdır. Her yıl 30 Ağustos günü kutlanır. Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır.

10

23 Ağustos - 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Savaşı’yla Yunan orduları gerilemek zorunda kaldı. Bu uzun zamandır Türk ordularının elde ettiği ilk başarıdır. TBMM tarafından Sakarya Savaşı’ndan sonra Mustafa Kemal’e mareşal ve gazi unvanları verildi.


ZAFER BAYRAMI

B

aşkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla bilinen savaş Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için olarak adlandırıldı. Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir’e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden temizlenmiş oldu.

Tarihin bu dönüm noktasından sonra Yunan ordusunun ve diğer işgalci güçlerin topraklardan atılma kararı alındı. Sad planı adı verilen taarruz planı Ocak ve Nisan aylarında iki kez ertelendi. Taarruzun hazırlıkları tam anlamıyla Ağustos ayında tamamlandı. Batı cephesinin kuzeyindeki ve güney cephesindeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Kocatepe bölgesine kaydırıldı. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane gizlice Anadolu topraklarına getirtildi. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silahlar satın alındı. Orduya taarruz eğitimi yaptırıldı. Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922’de düşmana saldırdı. Birkaç saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos’ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı.

11


GEZİ

ÇORUM Çorum doğal güzellikleri ile zengin bir alternatif turizm potansiyelini ve çağlar boyunca farklı kültürlere ve medeniyetlere mesken olması nedeni ile de köklü bir tarihi geçmişi ve kültürel birikimi topraklarında barındırmaktadır.

Tarihin derinliklerine doğru yol almak için Çorum haritasının güneyi, doğayla buluşmak ve alternatif turizm alanlarında hoşça vakit geçirmek içinse haritanın kuzeyi tercih edilmektedir. Eski Doğu’nun büyük güçlerinden biri olan Hitit İmparatorluğunun başkenti Hattuşa, Çorum’un 80 kilometre güneybatısında, Boğazkale ilçesinde olup bölge 1988 yılında Tarihi Milli Parklar statüsüne alınmıştır. Tarihin derinliklerine uzanan hikâyenin esrarını sürmek için, Hititler döneminde çok önemli bir kültür ve sanat merkezi olan Alacahöyük ile Hititlerin önemli bir iktisadi, idari ve dini merkezi olan Şapinuva Örenyerini de görmeniz gerekiyor. Alacahöyük, Çorum’un 45 km. güneybatısında, Ankara’nın 160 km. doğusundadır. Eski Tunç Çağı ve Hitit çağında çok önemli bir kült (dini tören) ve sanat merkezi olan Alacahöyük’te 4 uygarlık çağı açığa çıkartılmıştır. Hatti Uygarlığı’nın aydınlanmasında çok katkıları olan Alacahöyük Eski Tunç Çağı hanedan mezarları, bu çağın en önemli buluntularıdır.

12


GEZİ

GEZİLECEK YERLER HATTUŞA ÖRENYERİ

1986 yılından beri, UNESCO’nun “Dünya Kültür Mirası Listesinde”, ayrıca burada bulunan çivi yazılı tablet arşivleri de 2001 yılından itibaren yine UNESCO’nun “Dünya Belleği Listesinde” yer almaktadır. Bugüne kadar Hattuşa’da yapılan kazılarda 31.519 adet çivi yazılı tablet çıkartılmıştır.

sonlarına (M.Ö. 3000) doğru bölgenin yerli halkı olan Hattiler, bir kent kurup, Hattuşa adını vermişlerdir. Hitit İmparatorluk döneminde, yani M. Ö 14 ve 13. yüzyıllarda, şehir yaklaşık olarak altı kilometre uzunluğunda bugünde temel taşları görülebilen bir surla çevrilmiştir.

Mısır, Babil ve Mitanni gibi Eski Doğu’nun büyük güçlerinden biri olan ve Anadolu’nun büyük bir kısmına hükmetmiş olan Hititler; bu büyük İmparatorluğun başkentini M.Ö. 1665-1200 yıllarında, bugün Çorum’un 80 kilometre güneybatısında, Boğazkale ilçesinde yer alan Hattuşa’da kurmuşlardır.

Tarihte bilinen ilk yazılı barış antlaşması olan ve bir örneği New York’taki Birleşmiş Milletler binasında sergilenen “Kadeş” in izlerini Hititlerin başkenti “Hattuşa” da sürebilirsiniz. Hititlere ait birçok yapının kalıntıları 4000 yıl öncesine ait olup Hattuşa 1986 yılından beri, UNESCO’nun “Dünya Kültür Mirası Listesinde”, burada bulunan çivi yazılı tablet arşivleri de yine 2001 yılından itibaren UNESCO’nun “Dünya Belleği Listesinde” yer almaktadır.

İlk yerleşim izleri, Kalkolitik (Taş) Çağ’a kadar (M.Ö. 5000) uzanan Hattuşa’da, Eski Tunç Çağı’nın

13


GEZİ

YAZILIKAYA AÇIKHAVA TAPINAĞI Hattuşa’nın en büyük ve en etkileyici kutsal mekânı, şehrin dışında Boğazkale İlçesine 2 km mesafede yer alan, yüksek kayalar arasına saklanmış Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’dır. Tapınak’ta 90’dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.

ŞAPİNUVA ÖRENYERİ Hitit Devletinin önemli kentlerinden biri olan Şapinuva, (Ortaköy), Çorum’ un 53 km. güneydoğusundadır. Hitit Çağında, hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan şehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir. Çekerek nehri etrafında yer alan Göynücek Ovası ile Alaca Ovası arasındaki geçit üzerindedir. Hitit Çağında, hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan şehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir.

ÇORUM MÜZESİ Şehir merkezindeki Çorum Müzesinde, birbirinden bağımsız olarak düzenlenmiş, Arkeolojik ve Etnografik teşhir salonları mevcuttur. Dört kat şeklinde düzenlenen Arkeolojik eser salonlarında, Çorum ili sınırları içindeki Alacahöyük, Kuşsaray, Büyük Güllücek, Boğazköy-Hattuşa, Yörüklü, Hüseyindede ve Ortaköy-Şapinuva kazılarında bulunmuş olan Kalkolitik Çağ, Eski Tunç Çağı, Hitit, Frig, Helenistik, Galat ve Roma dönemlerini kapsayan çok çeşitli buluntular sergilenmektedir. Alacahöyük kazılarında gün yüzüne çıkan prens ve prenses mezarları ile buluntuları, Yörüklü kazısında bulunan ve Eski Hitit dönemine tarihlenen Hüseyindede Vazosu ve üzeri çivi yazılı Hitit Kralı II. Tuthaliya’ya ait (M.Ö.1430) ünik bronz kılıç, mutlaka görülmesi gereken, müze koleksiyonunun en özel buluntularıdır. Yine müzede, Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde sesli rehberlik sistemi ücretsiz olarak ziyaretçiler tarafından kullanılabilmektedir. Ayrıca Türkiye’de ve dünyada tek örnek olarak hayata geçirilen “Yatılı Müze Eğitim Merkezi” ile okul öncesi çocuklarından yetişkin guruplara kadar farklı öğrenci grupları ile müze eğitimi çalışmaları ve aktiviteleri yapılabilmektedir. Akıllı telefonlara ücretsiz olarak indirilebilen “Çorum Museum Collection” isimli uygulamada kullanıcılar; Çorum Müzesi, Boğazköy ve Alacahöyük Örenyerleri ve Hitit Uygarlığı ile ilgili bilgilere erişebilmektedirler.

14


GEZİ

ALACAHÖYÜK MÜZESİ

Türkiye’nin en görkemli tarihi müze binalarından biri olan Çorum Müzesi kesme sarı taştan yapılan tarihi bir binadır. Müze envanterinde yer alan 15.723 eser bulunmakta olup Çorum Müzesi, Hattuşa, Yazılıkaya, Alacahöyük ve Şapinuva gibi önemli arkeolojik yerleşimleri kapsayan ve Hititlerden günümüze kalan kültür mirasına tanık olmak isteyenlerin ziyaret etmesi gereken en önemli durak noktasıdır. Kitabesine göre 1914 yılında hastane olarak inşa edilmiş olan üç katlı tarihi bina, 19. yy tipik mimari özelliklerini yansıttığı için “ Korunması Gereken Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescillenmiş. Müzede civardaki antik yerleşimlerden çıkarılan arkeolojik eserlerin sergilendiği salonlar var. Alacahöyük Müzesi, Alacahöyük köyünde yer almakta olup, Çorum’a 45 km uzaklıktadır. 1935 yılında başlayan ilk milli kazı olma özelliği taşıyan Alacahöyük kazılarında açığa çıkartılan eserler, kazı başkanlarının adlarının verildiği salonlarda sergilenmektedir. Kalkolitik Çağ’dan (MÖ 6000-3000) başlayarak Doğu Roma Dönemine kadar sergilenen çeşitli arkeolojik eserler bulunmaktadır.

BOĞAZKÖY MÜZESİ Boğazköy Müzesi, Çorum’un 82 km. güneybatısındaki Boğazkale ilçe merkezinde yer almaktadır. Müzede, Hitit başkenti Hattuşa kazılarında açığa çıkartılan eserler sergilenmektedir. Hitit dönemine ait eserlerin ağırlıklı olduğu müzede; Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler de ziya-

.

retçilerini beklemektedir

15


GEZİ

ÇORUM SAAT KULESİ ve DİĞER ESERLER Şehrin merkezinde ve minare stilinde inşa edilen ve yüksekliği 27,5 metreyi bulan kuleye 82 merdiven ile çıkılan kulenin güneye açılan yuvarlak kemerli kapısı üzerinde Osmanlıca olarak yazılmış bir kitabesi var. Kitabeden; Osmanlı Padişahı II. Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. yıldönümünde gönderdiği ferman üzerine Beşiktaş muhafızı Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından 1894 yılında Saat Kulesinin yaptırılmış olduğunu öğrenmekteyiz. Sarı renkli kesme kum taşından yapılan kulede, sekizgen kaideden Türk üçgeni motifli bir pabuçla gövdeye geçilmektedir. Üzeri kurşun kubbeyle örtülü olan kulenin dört bir tarafında saat kadranı vardır. Şerefeye yuvarlak kemerli kapıdan 81 basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Cami ve dini yapılar olarak Selçuklu Sultanı III. Alaattin Keykubat zamanında, onun azatlı kölesi Hayrettin tarafından yaptırılan ve minberi ahşap oyma işçiliğinin nadide bir örneği olarak günümüze kadar ulaşan şehir merkezinde Ulu Cami bulunmaktadır. Han Cami ( Gülabibey Cami, Ömer Neftçi Cami), İskilip Şeyh Muhiddin Yavsi Cami, Mecitözü Elvançelebi Zaviye Ve Türbesi, Osmancık İmaret Cami, Hıdırlık Camii Ve Türbesi, Atıf Hoca Anıt Mezarı, Hüseyin Gazi Külliyesi, Koyunbaba Türbesi ve Hıdıroğlu Hayrettin tarafından yaptırılan ve Yedi-Sekiz Hasan Paşa’nın isteği ile II. Abdülhamit döneminde yenisi inşa edilen Hıdırlık Camii Ve Türbesi bulunmaktadır. İnanç turizmi olarak da Çorum zengin değerlere sahip bir sahabeler şehri olup sahabeden Suheyb-i Rumi, Kerebi Gazi ve Ubeyd Gazi Hıdırlık Camii Ve Türbesinde yatmaktadırlar. Ayrıca, her biri ayrı bir sanat eseri olan Çorum Kalesi, Murad-ı Rabi Ulu Camii, Çorum Saat Kulesi, Osmancık Kandiber Kalesi, Koyunbaba Köprüsü, İskilip Kalesi, Sungurlu Saat Kulesi gibi eserler ile Selçuklu ve Osmanlı Dönemine ait daha birçok cami, köprü, kale ve sivil mimarlık örnekleri de şehirde bulunmaktadır. Şehrin kıble yönünde inşa edilen Çorum kalesinin 16.yy da Çorum’a gelen Evliya Çelebi tarafından Sultan Kılıç Arslan tarafından yapılan bir Selçuklu yapısı olduğunu söylemektedir. Kesme taş, moloz taş ve Roma-Bizans dönemlerine ait devşirme taşlar da kullanılarak kare şeklinde yapılan kalenin dört köşesinde birer burç vardır.

16

HANLAR-HAMAMLAR • Beke Kaplıcası: • Ali Paşa Hamamı (Yeni Hamam • Paşa Hamamı: 1487 • Veli Paşa Hanı: • Güpür Hamamı:

TARİHİ ÇORUM EVLERİ ve DİĞER TARİHİ YAPILAR Çorum’un eski evleri Türk toplumunun geleneksel yapısı ile bütünleşmiş bu evler 19. yy. sonu ya da 20.yy.’ın ilk yarısına tarihlenmektedir. Söz konusu evlere; Çorum’un Çepni, Karakeçili, Devane gibi eski mahalleleri ile İskilip, Sungurlu ve Kargı’da rastlanılmaktadır. o Katipler KonağıVelipaşa Konağı o Hanoğlu Konağı o İskilip Yazmalı Konak ve Çatalkara Kültür Evi o İsmet Eker Konağı (Kırsal Yaşam Müzesi) o Koyunbaba Köprüsü o İskilip Kaya Mezarı o Laçin Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı


GEZİ

DOĞAL GÜZELLİKLER VE MESİRE YERLERİ İncesu Kanyonu: Ortaköy İlçesi İncesu Köyünde iki tarafı yüksek kayalarla çevrili bir doğa harikası olan Kanyonun uzunluğu 12.5 km’dir. Tarih ve doğanın ayni mekânda buluştuğu İncesu Kanyonu, doğaseverler, fotoğrafçılar, dağcılar, kuş gözlemciler ve tarih tutkunları için önemli bir merkezdir. Ziyaretçiler için WC, Çocuk Oyun Parkı, Oto Park ve piknik alanları mevcuttur. İncesu Kanyonunda piknik yapabilir, dağ veya kanyon yürüyüşü deneyebilirsiniz. 12.5 km uzunluğundaki kanyonun her iki yamacı sarp kayalık olup yer yer ormanlık alanlara rastlamak mümkündür. Kanyon rafting ve trekking sporları için uygun özellikler taşımaktadır. Bir doğa harikası olan kanyon görülmeye değer bir yerdir.

Bayat Kunduzlu ve Kuşcaçimeni Yaylaları: Çorum İli Bayat İlçesi sınırları içerisinde ve ilçenin kuzeyinde dağlık Karatepe mevkiinde yer almaktadır. Yöre halkı yayla geleneğini bu yaylalarda sürdürmektedir. Özellikle Kuşcaçimeni yaylasında yaz aylarında kamp amaçlı çadırlar kurulmaktadır. Zengin bitki örtüsü ile kaplı olan yaylalarda sarıçam, karaçam ve köknar ağaçları dikkati çekmektedir. Bol su kaynakları ve bozulmamış doğa yapısı ile yayla turizmine elverişli alanların başında gelir. Ulaşım özel araçların yanı sıra; yaz aylarında Cumartesi ve Pazar günleri Belediye otobüsleri ile sağlanmaktadır. İskilip Yaylaları: İlimiz İskilip İlçesinin kuzeyinde yer alan ve sarıçam, karaçam, köknar, meşe gibi yöreye özgü bitki örtüsü ile kaplı yüksek dağ silsilesi üzerinde birbiri ile irtibatlı doğal güzellikleri ile dikkati çeken birçok yayla yer almaktadır. Çatak Tabiat Parkı: İl merkezine 22 kilometre uzaklıkta, Çorum’dan günübirliğine en çok gidilip gelinebilen Çam ağaçlarıyla kaplı bir mesire yeridir.

Hitit Yolu Yürüyüş Parkurları ve Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu: İlimizin en önemli simgesi ve dünya uygarlık tarihinin mihenk taşlarından biri sayılan Hititlerin yaşadığı bölgede eski göç ve ticaret yolları esas alınarak Hitit Yolu Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları tespit edilmiştir. Rotaların GPS koordinatları çıkartılarak tüm güzergâhlar uluslar arası standartlara uygun işaretlenmiştir. Doğal güzellikler ve yöresel lezzetleri ön plana çıkartan Kızılırmak Havzasında 190 kilometre boyunca Yürüyüş Rotaları belirleme ve işaretleme çalışmaları tamamlanmıştır. Hitit Yürüyüş Yolu’nda 17 parkur, Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu’nda ise 25 parkur yürüyüş yapılıp bisiklete binme imkanı bulunmaktadır. Kargı Yaylası ( Eğinönü ) : İlimiz Kargı ilçesinin kuzeyindeki yüksek dağlık bölgede yer almaktadır. Çorum’a 140 km, Kargı’ya 26 Km uzaklıktadır. Bu bölgede birbirine bağlantılı; Eğinönü, Aksu, Karandu, Göl, Örencik, Karaboya, Gökçedoğan yaylaları mevcuttur. Kargı yaylalarında Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu rotalarından 162 km’lik bisiklet yolunun ve 108 km’lik yürüyüş yolunun tespit ve işaretlemeleri yapılmıştır. Başköy’de özel sektör tarafından işletilen 10 adet bungalow ev ve alabalık tesisi olan Kargı Tatil Köyü sakin bir tatil yapmak isteyenler tarafından tercih edilmektedir. Abdullah Yaylası: İlimiz Kargı ilçesinde ve Çorum’un en yüksek dağı olan Köse Dağı (2050) üzerinde yer almaktadır. Çorum’a uzaklığı 114 km, ilçe merkezine 26 km’dir. Temiz ve bol suyu bozulmamış doğası yanında, sarıçam, karaçam gibi diğer kendine özgü bitki örtüsü ile görülüp; konaklamaya değer yaylalarımızdandır.

17


GEZİ

ÇORUM MUTFAĞI Çorum yemek kültürü, zengin ve çeşitlilik gösteren yapısıyla ayrı bir yere sahiptir. Özellikle “Çorum beşlisi” olarak bilinen ve düğünlerde yapılan; düğün çorbası, yahni, pilav, su böreği ve baklava gibi başlıca lezzetlerin yanı sıra, il merkezinde, ilçelerde ve köylerde, kendine mahsus özellik gösteren yemek türleri ve pişirme çeşitleri vardır. Yöresel yemekleri müşterilerine sunan değişik mekânlarda iskilip dolması, kargı sırık kebabı, tandır kebabı, keşkek, has baklava, çatal aşı, kuru mantı, madımak, göğ domates, söbelek dolması, kara çuval helvası, hasıda, teltel, soğan gallesi, mayalı, yanıç, su kabağı, gibi lezzetler tadılabilmektedir. Aş yemek çeşitleri Helle aşı; Bulgur aşı; Düğül aşı; Toyga aşı; Sütlü aş; Yoğurtlu aş; Tutmaç aşı; Tatar aşı; Cilbir; Borhani; Helise; Çullama; Mücver; Mıklama; Közleme; Madımak. Hamur İşleri Cızlak; Mayalı; Katmer; Kızartma; Kömbe; Pezi; Yanıç; Oğmaç; Unutma beni; Karaçuval helvası; Teltel; Hasıda; Hedik;

Yapmadan Dönmeyin! - Anadolu’nun her yerinde kültürel mirası ve yapıtlarıyla hala yaşayan zamanın en büyük askeri ve politik gücü; Mısır’ın güçlü firavunlarının en zorlu rakibi, yakındoğunun çehresini daimi olarak değiştirmiş 3500 yıllık bir uygarlık olan Hititler ve onlara 450 yıl başkentlik yapmış Boğazkale-Hattuşa, Alacahöyük ve Ortaköy-Şapinuva arkeolojik alanları, - Kazılardan çıkan eşiz eserlerin tarihi mekânlarda 7000 yıllık gelişiminin sergilendiği Çorum, Alacahöyük ve Boğazköy Müzelerinde tarihsel bir yolculuğa çıkmadan, - 94 yıl aradan sonra asli vatanı Boğazköy Müzesi’ne dönen Tarihi “Boğazköy Sfenksi” ile tanışmadan, - İskilip ilçesinin tarihi sokakları ve arastasını gezmeden, - Kargı ve İskilip’in çam kokulu yaylalarını görmeden, - Masmavi göletlerde kano keyfi yapmadan, - Hitit Yolu rotalarını adımlamadan, - Kızılırmak Havzası Yürüyüş Yolu’nu keşfetmeden, - Kızılırmak Havzası boyunca çeltik tarlalarının izini sürmeden, - Osmancık Kunduz ormanlarında jip safari yapmadan, - Obruk Barajının kıyısında piknik eşliğinde sahil keyfini sürmeden; barajda balıkçılık, tekne gezintisi ve su sporları yapmadan, - Özellikle sonbahar döneminde Kargı ve Osmancık yaylalarında renklerin dansını fotoğraflamadan, - Çorum yöresel yemeklerini tatmadan, - İskilip’te ünlü İskilip Dolması yemeden, - Leblebi, pirinç, Kargı bezi, Yoncalı yolluğu, Eskialibey dokumaları satın almadan Dönmeyiniz…

18


TARİHTE BU AY

4 Ağustos 1944

3 Ağustos 1942

1 Ağustos 2011 2 Ağustos 1967

İsrailli bilim adamları embriyondan hareketle kalp hücrelerini imal etmeyi başardıklarını açıkladılar.

Trabzonspor Kulübü kuruldu.

11 Ağustos 1999

12 Ağustos 1851

Yüzyılın son tam güneş tutulması Türkiye’den de çeşitli illerden izlendi.

Isaac Singer, dikiş makinesinin patentini aldı.

Kristof Kolomb, İspanya’dan üç gemiyle Hindistan’a ulaşmak ve yeni kıtalar keşfetmek amacıyla yola çıktı.

13 Ağustos 1923 Mustafa Kemal Atatürk, yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı seçildi.

20

5 Ağustos 1897 Edison ilk reklam filmini üretti.

14 Ağustos 1893 Dünyada ilk kez Fransa’da otomobillere plaka takıldı.

15 Ağustos 1962 Stan Lee ve Steve Ditko’nun yarattığı Örümcek Adam yayınlandı.

25 Ağustos 2000

21 Ağustos 1922 Mustafa Kemal Paşa, Ordu komutanlarıyla Akşehir’de yaptığı son toplantıda, Büyük Taarruz emrini verdi.

Anne Frank Naziler tarafından yakalandı.1945’te toplama kampında öldü. Saklanırken tuttuğu notlar sonradan klasik haline geldi.

22 Ağustos 1901 Cadillac Motor Şirketi kuruldu.

23 Ağustos 1925 Kastamonu’ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi’ni başlattı.

24 Ağustos 1949 Kuzey Atlantik Paktı Antlaşması (NATO) yürürlüğe girdi.

UEFA Kupası şampiyonu Galatasaray, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Real Madrid’i 2-1 yenerek UEFA Süper Kupası’nı kazandı.


TARİHTE BU AY

6 Ağustos 1914 I. Dünya Savaşı: Sırbistan Almanya’ya, Avusturya da Rusya’ya savaş ilan etti.

10 Ağustos 1994 7 Ağustos 1907 İlk buharlı yolcu gemisi Clermont, New York-Albany arasında ilk seferini gerçekleştirdi.

8 Ağustos 1981 Türkiye’nin ilk turistik havaalanı olan Dalaman Havaalanı açıldı.

9 Ağustos 1928 Arap Alfabesi yerine Latin Alfabesi’nin benimsendiği Harf Devrimi gerçekleştirildi.

Türkiye’nin ilk uydusu Türksat 1B, Fransız Guyanası’ndaki Kourou Üssü’nden fırlatıldı. Böylece Türkiye, uzayda uydusu olan 18 ülke arasına girdi.

16 Ağustos 2008 Usain Bolt Pekin’de 2008 Yaz Olimpiyatları’nda 100 metrede 9.69 saniye ile dünya rekoru kırdı.

26 Ağustos 1936 İlk sesli televizyon gösterimi BBC kanalından yapıldı.

17 Ağustos 1999 Kocaeli Gölcük merkezli Mw 7,5 büyüklüğündeki Marmara Depremi’nde, resmî raporlara göre 20 bine yakın kişi hayatını kaybetti

ABD’de kadınlara oy hakkı tanındı

27 Ağustos 1859

28 Ağustos 1979

Dünyanın ilk petrol kuyusu ABD’nin Pensilvanya eyaletinde açıldı.

Nesrin Olgun, Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk Türk kızı oldu.

18 Ağustos 1920

19 Ağustos 1630 Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.

29 Ağustos 1885 Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.

20 Ağustos 1977 NASA, Voyager 2’yi fırlattı

30 Ağustos 1071 Malazgirt zaferi ile Alparslan’ın komutasındaki Türkler Anadolu’ya girmeye başladı.

21


ADANA MERSİN TAŞUCU ANAMUR ANTALYA FETHİYE ANKARA ESKİŞEHİR ALANYA

BURSA İSTANBUL

SEFERLERİMİZ İLE HİZMETİNİZDEYİZ!

ADIYAMAN


MACERA

TRAKYA’NIN İNCİSİ TEKİRDAĞ Benim için çok ama çok özel bir şehirdir, Tekirdağ. Çocukluğumda Kumbağ’da ki kan kardeşimin, hatta bebekliğimden beri beraber büyüdüğüm arkadaşımın ailesinin yazlığında yine ailecek geçirdiğimiz yaz akşamlarını hiç unutmadım. Yazı: Sema POLAT semapolat@sonsuzmedya.com

Bir başkadır Tekirdağ…. Sahili ayrı güzel, kumsalı ayrı güzel, çarşıları ayrı güzel, insanı ayrı güzel şehirdir Tekirdağ… Lise yıllarımda sokaklarını arşınladığımız, her defasında Namık Kemal Lisesinin önüne çıktığımız, yorulduğumuzda tadı damağınızda kalan kaşarlı Köftesini yediğimiz Tekirdağ… Öyle güzel yazlık komşulukları vardır ki, her ayrılıştan sonra ertesi seneyi beklemek, sonra kim önce gittiyse onun balkonunu gözlemek, gelen her komşuya pişi yapmak, çay demlemek, yanında belki patates kızartmak, öyle güzel dostluklar kurarsınız ki hala devam eden… Mesela bizim yüzdüğümüz denizin 200 metre ilerisinde bir yol vardı, kayalıklardan yapılma bir yol, denizi ikiye bölen bir kaya yolu, rivayete göre, denizin sonunda bir saray varmış ve bu sarayda çok güzel bir prenses yaşarmış. Bu prensese aşık bir de delikanlı, lakin kral bu aşka izin vermemiş, sonunda bir tek şart ile izin vereceğini söylemiş, denizin bir ucunda, diğer ucuna bir yol yapacak ve kızını bu yolda at ile götürecek… Delikanlı başlamış yolu yapmaya, kolay da değil hani, yolu bitirmiş, prensesi alacak ve atının arkasına atıp götürecek, kral izin vermiş aşklarına ve prenses denizin ortasındaki bu kaya yolundan prensesi alıp götürmüş, tam kendi saraylarına varacak iken bir fırtına ikisini de alıp götürmüş…. İşte bu yolun adı da bu yüzden aşk yoluydu… Bizler o yıllarda o kayalara kadar yüzer, üzerinde yürür ve sonra geri dönerdik, keza diğer tarafı tehlikeydi, izin yoktu.

24

İnsanı da başkaydı, genelde göçmen ağırlıklı bir nüfusa sahip, toleranslı, çalışkan ve harika güler yüzüyle Tekirdağlılar… İlerleyen sanayisi ile Çorlu da Tekirdağ için apayrı bir kalkınma sağlamıştır. Tarımı ile sanayisi ile, turizmi ile Tekirdağ ülkemizin parlamaya devam eden yıldız şehirlerinden… Benim ise kalbimdeki yeri apayrı….


MACERA

bulunan panolarda Namık Kemal’in ailesine ait fotoğraflar, belgeler, basında çıkan haberler ve eski Tekirdağ resimlerine de yer verilmiştir. Sofanın sol tarafına doğru bir oda bulunmaktadır. Ahmet Yavuzkurt Tekirdağ Mutfağı olarak adlandırılan bu odada maltız, sergen, ocak, bakraç, sürahi, testi, tahta kaşıklık, yayık, hamur teknesi, turşu kapları, davlumbaz, baklava tepsileri gibi Türk kültürünü yansıtan mutfak eşyaları sergilenmektedir. Evin eski kiler odası, 19. Fırka ve Atatürk Odası olarak adlandırılmaktadır.

Namık Kemal Evi Müzesi Tekirdağ şehir merkezinde gezilecek yerlerden biri, şehir ile özdeşleşmiş isimlerden biri olan Namık Kemal’in evidir. Tekirdağ’ın yetiştirdiği edebiyatımızın en önemli şairlerinden biri olan Namık Kemal’in ölümünden sonra, 19. Yüzyıl Osmanlı dönemi evlerine uygun bir biçimde yapılan Namık Kemal Evi, Tekirdağ Milli Eğitim Vakfı, İl Özel İdare, Tekirdağ Belediyesi, Namık Kemal Derneği ve çeşitli kuruluşların ortak katılımı ile üç katlı olarak düzenlenmiş ve 21 Aralık 1993’te ziyaretçilere açılmıştır. Geniş bir bahçe içerisinde bulunan evin bodrum katında sergi salonu, mermerle döşenmiş zemin katta Atatürk ve Namık Kemal’in portreleri, teşhir dolabı, Namık Kemal’in mezarının ve II. French Rakoczi’nin yağlı boya tabloları vardır. Bunun yanında büyük olan bahçede seyirlik alan ve Açıkhava sahnesi de mevcuttur. Sofada

Bu odada Mustafa Kemal’in 1915’te 19. Tümen’i kurduğu Redif Kışlası, Sahil Kışlası, 19. Alay Şehitliği, Tekirdağ seyahatinin fotoğrafları ile çeşitli belgeler, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının harf devrimi ile ilgili fotoğrafları ve Piri Reis’in dünya haritası da sergilenmektedir. Namık Kemal Evi’nin 1. Kata çıkan merdivenlerin başında Namık Kemal’in torunu ile çekilmiş fotoğrafı vardır. Bunun yanında Yavuz Sultan Selim ve Şehzade Gazi Süleyman Paşa’nın tabloları da sergilenmektedir. Evin I. Katı misafir odası olarak düzenlenmiş olup sedir, arka ve köşe yastıkları, Selanik mangalı, kilim, ceviz konsol ve ayna, Tekirdağ’ın düğünlerde giyilen geleneksel bindallı kıyafetleri, para keseleri, çeyiz bohçaları gibi Osmanlı tarihinin güzelliklerini ve kültürümüzün inceliklerini yansıtan birçok eser sergilenmektedir.

25


MACERA

Otogardan Tekirdağ Namık Kemal Evi’ne Nasıl Gidilir: Tekirdağ Belediyesi özel halk otobüsleri 1 nolu hat, 4 nolu hat, 5 nolu hat, 7 nolu hat, 12 nolu hat ve 15 nolu hat ile otogardan Hükümet Caddesini takip eden yoldan gidilerek Namık Kemal caddesine ulaşım sağlanır.

RAKOCZİ MÜZESİ

II. Rakoczi Ferenc Kimdir ?

Tekirdağ’da gezilecek yerlerden biri olan Rakoczi Müzesi, Macar turistlerin Türkiye’deki en çok ziyaret ettiği yerlerin başında gelmektedir. Hayatının son yılların Tekirdağ’da geçirmiş olan Erdel Prensi ve Macar Halk Kurtuluş Kahramanı II.Rakoczy French’in yaşadığı ev, günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Macar bağımsızlık hareketinin önderi olan II. Ferenc Rákóczi, 27 Mart 1676 tarihinde Borsi’de (Slovakya) doğmuştur. 1704-1711 yılları arasında Erdel Prensi olarak görev yapan Ferenc Rákóczi, öncesinde Macar bağımsızlık savaşı için mücadele vermiştir. Hakkında ölüm emri verilince hapisten kaçarak Polonya’ya gitmiştir. Avusturya’nın kontrolü tekrar ele geçirmesinin ardından Rákóczi, sürgün edilmiştir. 1711-1711 yılları arasında sırasıyla Polonya, İngiltere ve Fransa’da yaşamıştır. 1715 yılında ise Osmanlı Devleti topraklarında bulunan Tekidağ’a yerleşmiştir. 1735 yılına kadar Tekirdağ’a yaşayan Ferenc Rákóczi, burada ölmüştür. Ölümünün ardından naaşı, İstanbul’daki Saint Benoit Lisesi Şapeli’ne yerleştirilmiştir. Macar Hükümeti’nin isteği üzerine 1906 yılında naaşı Macaristan’a taşınmıştır ve Kassa (Slovakya, Košice) şehrinde yer alan katedrale yerleştirilmiştir.

Macar Hükümeti tarafından müze olarak düzenlenen binada Rakoczy’nin kişisel eşyaları, ailesine ait eşyalar ve Türk-Macar ilişkilerini güçlendirmek adına iki ulusun halk sanatlarındaki beraberliklerini simgeleyen eserler bulunmaktadır. Macar Hükümeti’ne ait olan müze binası, genellikle Macar turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Müze istatistiklerine göre yılda ortalama 10.000 kişinin ziyaret ettiği müzeye gelenlerin yarısı Macar’dır.

II. Rakoczi Ferenc Evi ve Müzesi Tekirdağ sahilinde, II. Rakoczi Ferenc’in yaşadığı ev müze olarak kullanılmaktadır. Oldukça bakımlı bir yer olan bu yapı, Tekirdağ müzeleri arasında önemli bir konumdadır. Bu müzede yer alan eşyaları, kopyadır. Orijinal eşyalar, Macar Hükümeti tarafından naaşı Kassa’ya götürüldükten sonra bölgeye Tekidağ’daki binanın aynısı yapılmıştır ve buraya konulmuştur. 1931 yılında ise Macar Kültür Bakanlığı’nın satın aldığı bu ev, yıkılarak aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir. 25 Eylül 1982 tarihinde ise müze olarak ziyarete açılmıştır.

26


MACERA

Tekirdağ’da oturduğu ev aynı adla müze olmuştur. Tekirdağ sahilinde günümüzde hala bakımlı bir şekilde durmaktadır. Ayrıca Tekirdağ’da adına yapılmış bir çeşme bulunmaktadır.

TEKİRDAĞ ARKEOLOJİ VE ETNOGRAFYA MÜZESİ Tekirdağ Müzesi 1967 yılında bugün Beden Terbiyesi Müdürlüğü’nün bulunduğu binada hizmete girmiştir. 1977 yılına kadar küçük bir teşhir salonunda hizmetini sürdürmüştür. 1976 yılında Vali Konağı olarak kullanılan bugünkü müze binası Valilik tarafından, müze olarak kullanılmak üzere Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. Tekirdağ Müzesi 28 Aralık 1992’de ziyarete açılmıştır. Taş Eserler Salonu Perinthos (Marmara Ereğlisi), Heraion (Karaevlialtı), Byzante (Barbaros), Apri (Kermeyan) ve Tekirdağ’ın diğer ilçe sınırları içindeki örenyerlerinde bulunmuş steller, adak stelleri, heykeller, heykelciklerden oluşan taş eserler ile Naip Tümülüsü odası buluntuları sergilenmektedir. Arkeolojik Küçük Eserler Salonu Tarih öncesi çağlardan Bizans Dönemine kadar olan süre içinde yapılmış olan eserlerden pişmiş toprak ana tanrıça kabı, günlük kullanım kapları, krater ve amphoralar, madeni heykelcikler, kaplar, mızrak uçları, ok uçları, fibulalar, cam ve taş takılar, koku şişeleri, süs eşyaları ile madeni paralar sergilenmektedir. Etnografya Salonu Osmanlı ve yakın dönemlerde kullanım pişmiş toprak sırlı kaplar, ateşli ve kesici silahlar, gümüş takılar, Tekirdağ yöresi kadın ve erkek kıyafetleri, hamam takımları, el işlemeleri sergilenmektedir. Karacakılavuz dokumaları ile eski Tekirdağ yatak odası da bu bölümde teşhir edilmektedir. Tekirdağ Odası 19. ve 20. yüzyıl başlarını canlandıran bir oda iç fonksiyonlarıyla tasvir edilmiştir. Açık Teşhir Müzenin beş teraslı geniş bahçesinde Tekirdağ çevresinde bulunan Hellenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait mimari parçalar, lahitler, mezar taşları, yazıtlar, sütunlar, heykeller, mil taşları ve kabartmalar teşhir edilmektedir. Ayrıca yazlık oturma mekânlarının çevresinde Osmanlı Dönemine ait Tekirdağ meydan çeşmesi ile bir sebil teşhir edilmektedir. Müze bahçesinde ziyaretçilerin ve halkın oturabileceği çay bahçesi düzenlenmiştir.

YARIM ASIRLIK GELENEK; KİRAZ FESTİVALİ Naip köyünde “Kiraz Şenliği” adıyla doğan etkinlikler, şehrin vizyonunu kurguladığı bir festivale dönüşmüş Tekirdağ’da. Bir dönem tarım politikaları sebebiyle azalan üretimi yeniden canlandırmak adına hatırı sayılır girişimler söz konusu yeniden. Festivale gelince…Haziran ayının sonlarına doğru kutlanan festivalin bu yıl tarihleri 16-19 Haziran olarak belirlendi. Bu sene Tekirdağ Kiraz festivali’nin 53. gerçekleşen festival tam bir bayram havasında geçiyor.. Tekirdağ’ın ritmi yüksek gecelerinin Trakya’ya has bir coşkuyla yaşandığı festival boyunca Tekirdağ’ın gündelik hayatına, sosyo ekonomik yapısına, sanatla iç içeliğine dair tüm dokuyu bulabilmeniz olası. Festival boyunca civar illerden gelen onbinlerce kişi liman bölgesindeki festival alanını hınca hınç dolduruyor.

27


MACERA

DENİZ… KUM…GÜNEŞ…. SPOR AKTİVİTELERİ Deniz turizmi için gelenler Marmara Ereğlisi’nden itibaren Şarköy’e kadar 133 km.lik kıyı boyunca deniz turizminden faydalanabilirler. Tatilcilerin ikinci adresi yazlık olarak görünse de, tatil amaçlı gelenleri ağırlayacak otel, motel, pansiyon, kamping gibi tesisler bulabiliyorsunuz. Özellikle Kumbağ – Şarköy arasındaki yerleşimlerde bu tip işletmelere daha çok rastlarken, bu bölgede denizin çok daha temiz olduğunu söyleyelim. Hatta Şarköy’ün bu yıl ( 2011 ) arka arkaya olacak şekilde 6. defa mavi bayrakla ödüllendirildiğini dile getirmekte yarar var. Üstelik Şarköy rüzgar sörfü tutkunları için de bir adres olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Tekirdağ’dan kıyı boyunca Şarköy yönüne gitmek isterseniz, Kumbağ veya Yeniköy sırtlarında Marmara denizi bir daha dikilir karşınıza. Sağ tarafınızda yükselen Nişantepe’ den, yamaç paraşütüyle solunuzdaki dik yamacın denize kavuştuğu yerde bulunan Ayvasıl sahiline atlayan dizi dizi pervaneleri görürsünüz gökyüzünde. Ganos fayının şekillendirdiği ürkütücü kıvrım kıvrım yollar, Uçmakdere üzerinden Şarköy’e doğru boylu boyunca uzanır. İşte bu bölge Marmara bölgesindeki en iyi yamaç paraşütü alanına ev sahipliği yapar. Nişantepe… Ganos dağlarının zirvelerinden biri olan Nişantepe neredeyse % 70 eğimle Uçmakdere yakınlarındaki Ayvasıl sahiline doğru uzanır. Sahil dediysek genellikle taşlık dar bir kıyı bandı burası. Her yıl Hıdırellez zamanı, geleneksel hale getirilmeye çalışılan “Uluslararası Hıdırellez ve Yamaç Paraşütü Festivali”ne ev sahipliği yapar. Festival bu yıl 11.yaşını kutladı. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen yüzün üzerinde paraşütçü gökyüzünü bir renk cümbüşüne çevirdiler.

28

Adını son yıllarda yamaç paraşütü yapılan bölgeye yakınlığı ile de perçinleyen Uçmakdere’nin özellikle sonbahar dokusuna bayılacaksınız. Gelmişken köyün şifalı otlarından, kekik ballarından, geleneksel metodlarla yapılan kışlık gıda ürünlerinden ( Erişte, kuskus, tarhana, pekmez vb…) almayı ihmal etmeyin. Uçmakdere’den kıyı boyunca Şarköy yoluna doğru yol alıyorsanız Hoşköy’de bir buçuk asırlık Hora Feneri karşılar sizi. Hora Hoşköy’ün eski adı, fakat yörede hala fenerden bu eski adıyla bahsediliyor. Dört kuşaktır aynı aile tarafından işletilmiş fenerin olduğu tepede soluklanıp manzaranın tadını çıkartın.


MACERA

MEŞHUR KARACAKILAVUZ EL DOKUMALARI Karacakılavuz, Tekirdağ Merkez ilçeye bağlı bir beldedir ve bu belde Anadolu’nun önemli dokuma merkezlerinden biridir. Yöreye ilk yerleşim, 1884 - 1885 yıllarında Bulgaristan’ın bazı köylerinde bulunan Türkler tarafından gerçekleşmiştir. Beldeye yerleşen halk, tarım ve hayvancılıkla uğraşarak geçimlerini temin etmiş, bunların yanı sıra evin çuval, beşik, heybe, yaygı gibi ihtiyaçlarını karşılamak, boş zamanlarını değerlendirmek ve ek gelir sağlamak amacıyla da atalarından öğrenmiş oldukları dokuma sanatını, geleneksel değerlere bağlı kalarak devam ettirmiştir. Yöre dokumaları meşe ve gürgen ağaçlarından yapılan, düzen adı verilen, dört pedallı tezgahlarda ortaya konmaktadır. Meydana getirilen dokumaların en önemli özelliği mekikli dokuma tekniklerinden biri olan dimi ve kirkitli dokuma

tekniklerinden cicim tekniğinin bir arada kullanılmasıyla yapılmasıdır. Dimi dokumalarının malzemesi, kolay elde edilebilir olmasından dolayı fabrikasyon yün ve pamuk ipler tercih oluşturmaktadır. Genellikle canlı görünüme sahip olan dokumalarda kullanılan iplerin doğal ve anilin boyalarla renklendirildiği görülmektedir. Nazarlık, seccade, perde, minder yüzü, heybe, çanta, kıyafet olarak kullanılmak gibi amaçlarla yapılan Karacakılavuz dimi dokumaları, yatay, dikey, serpme, merkezi ve mihraplı olmak üzere beş farklı kompozisyon şemasında tasarlanmaktadır. Yöre dokumalarının kompozisyonlarını oluşturmak için kullanılan motiflerin, Anadolu’nun farklı yörelerinde meydana getirilen dokumalarda görülen motiflerle büyük benzerlik taşıdığı, yalnızca motiflerin isimlendirilmesinde farklılıklar taşıdığı gözlenmektedir.

29


MACERA

YEME-İÇME İster şık bir sahil boyu restoranında, ister şehrin içlerindeki salaş mekanlarda tadıyor olun, Tekirdağ köftenizi ya peynir helvasıyla ya da Hayrabol tatlısı ile taçlandırın. Hayrabol Tekirdağ’ın ilçelerinden Hayrabolu’nun yerel ağızla söyleniş şeklidir. Hal böyle olunca bu tatlının da Hayrabolu’ya özgü dokunuşlar taşıyan bir tatlı olduğunu söylememize gerek kalmıyor. Ana malzemesi peynir olan, yumurta, irmik ve unun şerbetle damıtılmasıyla elde edilen tam bir damak çatlatan Hayrabol tatlısı. Mutlaka denemelisiniz. Peynir helvası ise Tekirdağ’ın komşusu Çanakkale’yle, hatta Çanakkale’nin Gelibolu ilçesiyle Tekirdağ’ın bir türlü yenişemediği bir harp alanı gibidir. “Peynir helvası Tekirdağ’ın mı Çanakkale’nin mi ?” ya da “Çanakkaleliler mi Tekirdağlılar mı en iyi yapar ?” tutuşmasının sonu gelmez. Ve meydana çıkmış pehlivanlar bir türlü yenişemezler. Köfte için size adres vermedim ama peynir helvası için Tekbaş peynir helvasını şiddetle tavsiye ederim. Babadan oğula miras gibi devredilen, yapımı meşakatli tadımı katmerli peynir helvası dönüş yolunda sevdiklerinize de götürebileceğiniz lezzetli bir hediyelik aynı zamanda. Yukarıda köfteden bahsetmişken, kendi şehirlerinin ismiyle markalaşmış Tekirdağ köftesi kadar Hayrabolu’nun meşhur papuç köftesini de denemenizi tavsiye edelim. Tekirdağ denince akla ilk gelen Tekirdağ köftesinden başka önereceğimiz diğer yöresel yemekler ise ciğer sarma, ızgara köfte, damat paçasıdır. Ama siz Tekirdağ’a geldiğinizde yöre halkından da şehre özel tatları sorup tadabilirsiniz.

30


A R A K N A L U B N A T IS ON-STOP

.

’DAN N A IR D N A M A S ESENLER ve EYİZ! D İZ İN T E M İZ H SEFERLER İLE


SICAK YAZ GÜNLERİNDE SERİN İKRAMLARIMIZ İLE YOLCULUKLARIMIZ

0 850 222 34 55

0 850 222 34 55


SİNEMA

Belalı Tanık Vizyon Tarihi : 18 Ağustos 2017 Tür : Aksiyon, Komedi Yönetmen : Luc Besson Hem aksiyon hem de komedi tarzında film izlemek isteyenler için oldukça dinamik bir film vizyona giriyor. Başrollerini Ryan Reynolds ve Samuel L.Jackson’ın yer aldığı filmin oyuncu kadrosu oldukça zengin. The Bodyguard filmine göndermelerde bulunarak komik sahneler sunan filmde, başı beladan kurtulmayan bir tetikçinin kendi gibi yetenekli ancak düşmanı konumunda olan başka bir tetikçi tarafından korunması bolca kahkaha atacağınız ve aksiyon dolu sahneler yer alıyor.

Çılgın Hırsız 3 Vizyon Tarihi : 25 Ağustos 2017 Tür : Animasyon Yönetmen : Pierre Coffin Çılgın Hırsız ile 2013 ve 2015 yıllarının en başarılı animasyon hitleri olan Çılgın Hırsız 2 ve Minyonları yaratan Illumination, Gru, Lucy ve sevimli kızları Margo, Edith ve Agnes ile Minyonların maceralarını devam ettirmek üzere geri dönüyor. Filmde ikiz kardeşiyle buluşan Gru, kötülükten uzak durmaya çalışmakta ve maddi açıdan zor bir dönem geçirmektedir. İkiz kardeşinin varlıklı olması ve kötülüğü yeniden yaymak istemesi sebebiyle iradesiyle zor zamanlar geçirirken, eğlenceli maceralara atılacaktır. 2 seneden beri özlenen animasyon filmi ile ailecek keyifli anlar yaşayacaksınız.

34


SİNEMA

Cumali Ceber: Allah Seni Alsın Vizyon Tarihi : 4 Ağustos 2017 Tür : Komedi Yönetmen : Gökhan Gök Sosyal medyada fenomen haline gelen ‘Cumali Ceber’ karakterinin beyazperdeye aktarıldığı filmde Halil Söyletmez, Doğa Konakoğlu ve Emre Keskin rol alıyor.Bir türlü okulu bitiremeyen çocukları olan Cumali, asabi bir ruh haliyle emekliliğine bir gün kala patronu ile kavga ederek işinden olur. Çocuklarının da kumar borcu olduğunu öğrenmesiyle deliye dönen Cumali , çocuklarını okuldan almaya karar verdiği gün dört dörtlük bir tatil kazanır ve bu tatilde şansı yaver gidecektir. Otelde adeta cümbüş havasında geçen maceralarını keyifle seyredeceksiniz.

Kara Kule Vizyon Tarihi : 4 Ağustos 2017 Tür : Bilim Kurgu, Fantastik Yönetmen : Nikolaj Arcel Stephen King’in yazdığı en sıradışı kitaplardan olan Kara Kule, sinemaseverlerle sonunda buluşuyor. 2015 yılından beri filmi çekileceği açıklanan kitabın hayranları Tom Taylor, Idris Elba gibi ünlü isimlerin yer aldığı filmde Orta Dünyanın ve insanların dünyasının yok olma eşiğinde gerilim dolu bir bilim kurguya tanık olacaklar.

35


KİTAP

Kendime Yeni Bir Ben Lazım Yazar Çevirmen Yayın Evi

: Miranda Dickinson : Esra Yüksel : İndigo Kitap

‘Bir günde hayatınızdaki her şeyi kaybetseydiniz, ne yapardınız?’ Nell Sullivan, otuz üç yaşında, başarılı, iş odaklı yaşayan, bir barışıp bir ayrıldığı sevgilisiyle aynı işyerinde çalışan kontrol manyağı bir kadındır. Fakat bir gün içinde kendisini hem evsiz hem işsiz hem de sevgilisinden ayrılmış olarak bulur. Hayatındaki her şey kontrolünden çıkmıştır. Nell Sullivan bu durumla baş etmek için bir çılgınlık yapmaya karar verir: San Francisco’da yaşayan kuzeni Lizzie’yi ziyaret etmek. Nell’in tamamen kontrolü dışında gerçekleşen bu gezi sayesinde Nell, daha önceleri hayal bile edemeyeceği tamamen başka bir dünyanın kapılarını aralar. Kendime Yeni Bir Ben Lazım, kimi zaman güldüren kimi zaman da duygulandıran hikâyesiyle bazen “her şey bitti” dediğimiz anlarda bile aslında hayatın sürprizlerle dolu olduğunu gösteriyor okura.

Cesur Yeni Beyin Yazar Çevirmen Yayın Evi

: Nancy C. Andreasen : Yıldırım B. Doğan : Okuyan Us Yayınları

Cesur beyinler için cesaret isteyen bir yolculuk! Cesur Yeni Beyin, insan yaşamının bu iki bilinmezinde alınan yolu, aydınlanan gizemli noktaları ve henüz karanlıkta kalan merak uyandırıcı alanları açıklıyor. Cevaplanan her soru yeni bir soruyu akla getirirken, Cesur Yeni Beyin bizi, “zihin dediğimiz beyinse, ruh ya da kendilik duygusu nerededir?” sorusuna kadar getiriyor. İnsan beyninin kıvrımlarında ve gen haritalarımızın yollarında dolaşırken, aklımıza gelen sorulara cevaplar bulmaya çalışıyor: -Akıl hastalıklarını keşfederken rehber olarak gen haritamızı kullanabilir miyiz? -Genetik parmak izi, nihai kimlik kartı mıdır? -Genler “kaderimiz” mi? -Genetik mühendisliği bizi ve beynimizi ne kadar değiştirecek? -İnsansız psikiyatri olası mı? -Özerklik duygumuz ne olacak?

36


KİTAP

Nefes Nefese Yazar

: Ayşe Kulin

Yayın Evi

: Everest Yayınları

Tarihi ve güncel gerçekleri kurguyla harmanlamaktaki ustalığı ile bilinen Ayşe Kulin, Nefes Nefese adlı bu romanında okurlarına bir kez daha dünyanın farklı bir yüzünü aktarıyor, İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan bir öykü Nefes Nefese. Avrupa’yı kasıp kavuran ve tarihin en acımasız gerçeklerinden biri olan Nazizm’i, dönemin Türk diplomasisinin korumaya özen gösterdiği ince dengeyi ele alırken, bu tarihi planın ön yüzünde de Osmanlı vezirlerinden birinin kızıyla evlendiği Yahudi gencin aşkını ve kaçışını da dile getiriyor. Son dönemlerde yazılmış, bireylerin tarihi ile insanlığın tarihi arasındaki o kaçınılmaz kesişime ışık tutan en önemli romanlardan biri olan Nefes Nefese, usta bir yazarın başyapıtları arasında yer almaşım da haklı çıkartıyor böylece. Her zamanki sürükleyici anlatımı ve ustalıklı kurgusuyla Ayşe Kulin bir kez daha, okurlarının gösterdiği ilginin nedenini açıklamış oluyor.

Aramızdaki Sözler Yazar Çevirmen Yayın Evi

: Charles Martin : Nil Bosna : Epsilon Yayınevi

Fırtınalı bir kış gecesinde, Salt Lake Havaalanı’nda iki yabancı aynı uçuşu beklemektedir. Çekici bir kadın ve başarılı bir gazeteci olan Ashley Konx, iş seyahatinden dönmekte, ertesi günkü düğün provası yemeğine katılabilmek için evine ulaşmaya çalışmaktadır. Doktor Ben Payne ise tıp konferansına katılmış, bir sonraki günkü ameliyatı için evine dönmeyi istemektedir. Ancak yoğun fırtına yüzünden uçuşları iptal olur ve Ben özel uçak kiralar. Düğününe yetişmek için Ashley de Ben’e katılır ve yola çıkarlar. Ancak uçuş sırasında beklenmedik bir şey olur: Pilot kalp krizi geçirir ve uçağı ölmeden hemen önce karlarla kaplı, el değmemiş bakir dağların üzerine indirmeyi başarır. Ben ve Ashley için zorlu günler başlar. Yiyeceğin, suyun, ateşin olmadığı, sıcaklığın eksi yirmi derecelerde olduğu, kar ve fırtınanın dinmediği bu dağın tepesinden kurtulma umutları giderek azalırken Ashley ve Ben birbirlerine giderek alışırlar. Ve umudun tükendiği yerde, aşk başlar.

37


TEKNOLOJİ

TÜM DÜNYA FACEBOOK’TA Facebook Artık 2 Milyar Üyeye Sahip!

D

ünya devi Facebook geçtiğimiz ay üye sayısını 2 milyar kişiye çıkardı. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri artık Facebook kullanıyor. Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg “Bu sabah itibariyle Facebook topluluğu resmi olarak 2 milyar kişiye ulaştı” yazdı. Mark Zuckerberg’in 13 yıl önce Hardvard Üniversitesi’nde okurken kurduğu platform günümüzde oldukça değerlenmiş durumda. Dünyanın her noktasına ulaşmayı hedefleyen Zuckerberg, “Tek amacımız herkese ulaşmak” dedi.

YÜZ TANIMA SİSTEMİ İLE PASAPORT KUYRUĞU BİTİYOR

H

avalimanlarında en çok sabır gerektiren işlerden biri de pasaport kuyruğu beklemektir. Bu durumu çözmek için çalışmalara başlayan İngiliz şirket ObjectTech, dünyanın en kalabalık havalimanlarından biri olan Dubai Uluslararası Dubai Havalimanı için özel bir proje geliştirme çalışmalarına başladı. Çalışma yüz tanımlama ile kolayca pasaport kontrolünden geçmeyi amaçlıyor. Biyometrik gümrük olarak nitelendirilen teknolojide yüz tanımlama ile kontrol sağlanması hedefleniyor. Aylık 8 milyon kişinin kullandığı Dubai Havalimanı’nda ilk olarak uygulanacak proje, tüm dünyada kullanılması planlanıyor.

G

DİŞ KORKUSUNDA SANAL GERÇEKLİK DEVRİMİ

ünümüzde neredeyse 10 kişiden 3’ünde diş doktoruna gitme korkusu bulunuyor. Bedenimizin en önemli parçalarından biri olan dişler, sağlığımızda da büyük önem taşırken diş doktoruna gitmek ve hastalıkları iyileştirmek kimileri için işkence gibi geçebiliyor. Bu duruma bir çözüm bulmak isteyen İngiliz bilim insanlarının, Environment and Behaviour Journal’da yayınladığı araştırmaya göre sanal gerçeklik gözlüğü ile hastanın psikolojik durumunu pozitife çekerek, diş işlemlerini kolaylıkla yapılmasını sağlanabilecek. Sanal gerçeklik gözlüğü ile doğa videoları izletilen hastalarda korkularını belirli bir azalma gözlemektedir. 38


Aklınızda Avrupa Varsa

Oraya METRO Var! SOFYA -

EDİN

MİZLE AVRUPA İ R E L R E F E S YI FET N İ L H BER

Sofya

BERLİN DRESDEN BUDAPEŞTE BRATISLAVA HALLE LEİPZİG BRNO SELANİK PRAG

www.metroturizm.com.tr

0850 222 34 55


DEKORASYON

EVLERDE MAVİ HUZUR Ev dekorasyonunda renkler oldukça büyük önem taşımaktadır. Genel olarak beyaz tonlarını tercih etmek gelenekselleşmiş bir aydınlık gösterme unsuru olsa da mavi rengin dinginliği ve huzuru son dönemde de oldukça revaçta.

40


DEKORASYON

Genellikle yatak odalarında kullanılabilecek bir renk olarak düşünülse de salonlarınıza beyaz ile birlikte muhteşem bir uyum yaratabilirsiniz. Tüm duvarları mavinin istediğiniz tonunda boyayabilirken, sıkılacağınızı düşünüyorsanız, tek duvarı boyayarak ev dekorasyonunuzu farklılaştırabilirsiniz. Mavi ve beyazın muhteşem uyumundan birkaç örnek

41


AYIN MEYVESİ

AĞUSTOS’UN EN GÜZELİ, EN FAYDALISI: BÖĞÜRTLEN Tadı, görüntüsü ve faydalarıyla insanları adeta cezbeden böğürtlen, Ağustos ayında olgunlaşma evresine giriyor. Ekşi ve tatlı karışımı lezzeti ile damak tatlarına hitap eden böğürtlen, gülgiller (Rosaceae) familyasının Rubus cinsini oluşturan familyasından insan sağlığında önemli rolleri olan organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir bitki meyvesidir. Yapısında bulunan folik asit, E, C, B1, B2 vitaminleri ile antioksidan özelliği göstererek kanseri engellemeye yardımcı olur.

Böğürtlenlerde çiçeklenme genellikle Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayına kadar devam etmektedir. Bu nedenle bitki üzerinde değişik olgunlaşma devrelerinde olan meyve salkımları birbirini izler.

Latincesi rubus fruticosus olan ve halk arasında ağaç çileği olarak tabir edilen böğürtlen, tarlaların arasında veya yol kenarlarında kendiliğinden yetişen bir bitkidir. Meyvesinin faydalarının yanı sıra yapraklarından da şifa niyetine çaylar yapılmaktadır.

42


AYIN MEYVESİ

Böğürtlen köklerinin ishal, dizanteri gibi hastalıklara iyi geldiği, bunun yanı sıra ayak şişlikleri ve ağrıların dindirilmesinde kullanılması yaygındır.

CC vitamini vitamini sayesinde sayesinde enerji enerji verirken, verirken, antioksidan antioksidan özelliği özelliği ile vücudu zararlı maddelerden korumaktadır. ile vücudu zararlı maddelerden korumaktadır.

Migren, boğaz ağrısı, farenjit, yüksek tansiyon gibi hastalıklara iyi gelmektedir. Böğürtlen çayı, öksürük ve alerjik durumlarda da kullanılmaktadır. Böğürtleni çay ve limonatalarda kullanabileceğiniz gibi evde dondurma yapımı, puding yapımı, turta ve pastalarınızda da kullanarak tüm aile bireylerinin iştahını kabartacak hem sağlıklı hem de leziz tarifler ortaya çıkarabilirsiniz.

BÖĞÜRTLENLİ CHİA PUDİNG Yararları saymakla bitmeyen böğürtlen ile son zamanlarda değeri anlaşılan Chia tohumunun muhteşem uyumu pudingte birleşiyor. Malzemeler de oldukça kolay.

Malzemeler • 2 su bardağı Böğürtlen • 4 yemek kaşığı Chia tohumu • 4 Bardak Süt • Fındık veya ceviz

Böğürtlenleri dilerseniz blenderdan geçirip, dilerseniz de çatal yardımıyla ezin. Ardından damak lezzetinize göre fındık veya cevizi blenderdan geçirin. Bir kapta süt, chia tohumu, böğürtlen ve fındık-cevizleri karıştırın. Bardaklara bölüştürerek buzdolabında soğumaya bırakın. Chia tohumları şişip, oluşturduğunuz karışım puding kıvamına geldiğinde sağlıklı atıştırmalığınız hazır olacak. Afiyet olsun.

43


DİYET

KANSER ve

BESLENME

Kanser, hücrelerin kontrolsüzce büyüyüp çoğalmasıdır. Ülkemizde ve dünyada her geçen gün artmakta, 2020 yılında yıllık kanser hastası sayısının 15 milyondan fazla olacağı tahmin edilmektedir. Kötü beslenme, hareketsizlik ve obezite kanser riskini arttırırken, doğru beslenme, fiziksel aktivite ve ideal bir kilo bu riski %30-40 oranında azaltmaktadır. Özellikle sağlıklı beslenme mide, kolon ve meme kanserlerine karşı koruma sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar sebze, meyve, tahıl ve beyaz et ağırlıklı beslenmenin kanserden koruduğunu, kızartılmış besinler, yağlı et, rafine şeker ve aşırı tuz tüketiminin ise kanser riskini arttırdığını göstermektedir.

Karbonhidratlar ve Kanser

Karbonhidratlar beslenmemizde ki temel Diyetisyen enerji kaynaklarıdır. Özellikle şeker oranı Tuğçe SERT yüksek karbonhidratlar (pirinç, patates, beyaz ekmek, şeker vb.) fazla tüketildiğinde kolon, rektum ve pankreas kanser riskini arttırmaktadır. Bu nedenle kanserden korunmak için karbonhidrat tercihinizin tam tahıl ağırlıklı olmasına özen gösterin. Tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, bulgur, kuru baklagiller, yulaf, taze sebze ve meyve gibi posa miktarı yüksek karbonhidratlar tüketerek kalın bağırsak ve rektum kanserine karşı koruyuculuk sağlayabilirsiniz. KANSER RİSKİNİ ARTTIRAN FAKTÖRLER

KANSER RİSKİNİ AZALTAN FAKTÖRLER

Sigara ve alkol tüketimi

Sigara ve alkol içmemek ve sigarasız ortamda yaşamak

Yüksek miktarda pestisit ve yapay kimyasallara maruz kalma

Pestisit ve kimyasallara az maruz kalma

Kızartılmış besinler tüketmek

Buharda veya ızgara da pişmiş besin tüketmek

Yağlı besinler tüketmek

Günlük aldığınız enerjinin %30 undan daha azının yağlardan gelmesi.

Yetersiz posa alımı

Günde 5-6 porsiyon meyve sebze tüketmek

Aşırı kırmızı et tüketimi

Beyaz et, tavuk eti ve kurubaklagil ağırlıklı beslenmek.

Aşırı tuz ve tütsülenmiş besin tüketimi

Az tuzlu besin tüketimi

44


DİYET

Proteinler ve Kanser Proteinler, hücrelerin yapı taşları ve doku yıkımını onaran en önemli besin gurubudur. Yapılan araştırmalar hayvansal kaynaklı protein alımının özellikle yağı yüksek, işlenmiş et tüketiminin artmasının başta meme olmak üzere, mide, kolon, rektum ve pankreas kanser riskini arttırdığını göstermektedir. Diyette protein alımınızı arttırırken; • Az yağlı ve kaymaksız süt, yoğurt, az yağlı peynir, az yağlı et, tavuk, balık tüketiniz. • Beslenmeniz de yumurtayı ihmal etmeyiniz • Kuru baklagiller ve tahıllar gibi bitkisel protein kaynaklarına da mutlaka günlük beslenme planınızda yer veriniz.

Yağlar ve Kanser Yağlar, vücudumuza en yüksek enerjiyi veren besinlerdir. Yapılan çalışmalar özellikle doymuş yağ asitlerinden ( iç yağı, margarinler, tereyağı gibi) zengin yağ tüketiminin kolon, meme, rektum, yumurtalık ve prostat kanser riskini arttırdığını göstermektedir. Bunun aksine omega-3 yağ asitleri (balık, ceviz, keten tohumu, fındık) ve oleik asit miktarı yüksek olan zeytinyağı tüketimi ise kanser oluşum riskini azaltmaktadır. Bu nedenle beslenmenizde haftada 2 gün balık, her gün 2 – 3 tüm ceviz, az yağlı süt, yoğurt, peynir tüketmeye ve yemeklerinizi zeytinyağı ile pişirmeye özen gösterin.

45


25 Yıldır Hep Birlikte Olmanın Gururunu Yaşıyoruz ! 2016 yılında yine 20 milyonun üzerinde yolcu taşıdık, kalpleri kazandık. “Aklınızda neresi varsa oraya Metro var” sloganımızla 25. yaşımızı kutladığımız 2017 yılında da,yolları kısaltmaya, gönülleri buluşturmaya devam edeceğiz.

Teşekkürler


9PÀPIJįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç

=ŅğÕÃōĜæÃçį:ŒōPÀPIJį PııŠ 7 / 24

0 850 222 34 55


SAĞLIK

KARIN VE BEL BÖLGESİ ESTETİĞİ Karın ve bel bölgesinin, hamilelik ve kilo alma gibi durumlardan estetik anlamda en sık etkilenen bölgeler olduğunu dile getiren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Beyhan, bu yüzden estetik cerrahide en sık yapılan ameliyatların başında karın bölgesine yönelik estetik cerrahi girişimlerin geldiğini ifade etti.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr.

Gökhan Beyhan

KARIN BÖLGESİNDE SIK GÖRÜLEN PROBLEMLER

Karın ve bel bölgesinde düzeltilmesi en sık istenilen görüntü problemleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir.

1- Yağ fazlalığı:

Karın ve bel bölgesi, yağ hücrelerinin fazlalığı nedeniyle hem erkek hem de kadınlarda kilo almaya en müsait yerlerdir. Bu yüzden bu bölgeye yönelik inceltme işlemleri için talep fazladır.

2- Sarkıklık:

Özellikle doğum sonrasında karın bölgesindeki cilt sarkıklığı, kadınlar tarafından sık dile getirilen bir problemdir. Aynı sorun kilo vermiş kadın ve erkek hastalarda da sıklıkla görülür.

3- Deri çatlakları (Stria):

Özellikle doğum yapmış kadınlarda sık rastladığımız bir problem de göbek çevresinde görülen deri çatlaklarıdır. Özellikle renk değişimi (pigmentasyon) gösteren deri çatlakları estetik açıdan rahatsız edici bir görünüme neden olabilirler.

4- Karın bölgesi şişkinliği:

Doğum sonrasında, artan karın içi hacmi karın kaslarını zayıflatır. Bu durumda, kaslar yeterince güçlü olmadığı için, karın bölgesinde yağlanma olmasa bile, belirgin bir bombelik görünür. 48


SAĞLIK

KARIN BÖLGESİNDE GÖRÜLEN ESTETİK PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER

Yukarıda saydığımız problemlere yönelik olarak, karın ve bel bölgesi estetiğinde kullandığımız başlıca yöntemler, liposuction ve karın germe işlemleridir.

LİPOSUCTİON

Liposuction özellikle yağ birikimi problemine yönelik olarak kullanılan bir yöntemdir. İnce kanüllerle, sorunlu bölgeden yağ emme prensibine dayanır. Vücudun her bölgesinde kullanılabilen bir yöntem olduğunu anlatan Op. Dr. Gökhan Beyhan, en sık kullanıldığı yerlerin başında karın ve bel bölgesinin geldiğini belirtti. Liposuction tek başına, karın bölgesinde yağ birikimine bağlı olarak görülen problemlerin çoğunda yeterli bir yöntemdir. Genellikle bikini bölgesine ya da göbek deliğine gizlenen birkaç milimetrelik deliklerden, özel kanüller yardımıyla girilerek yağ dokusu normal dokudan ayrıştırılır, sonrasında bu ayrıştırılan yağ hücreleri vücuttan emilerek uzaklaştırılır.

Yağın ayrıştırılması işlemi, bir kaç yolla gerçekleştirilebilir: 1- Tumescent liposuction:

Bu yöntemde yağ dokusunun normal dokudan ayrıştırılması için özel hazırlanmış bir solüsyon (tumescent) kullanılır. Bu sıvı, hem yağ dokusunun ayrıştırılmasını kolaylaştırır hem de kanamayı engelleyip eksilen vücut sıvısını yerine koyarak büyük miktarlarda yağ alınabilmesini mümkün kılar.

2- Lazer liposuction:

Bu yöntemde yağ eritme işlemi lazerin eritici etkisinden faydalanarak sağlanır. En önemli avantajı, lazerin cildin alt tabakalarında oluşturduğu ısı etkisi sayesinde cildin toplanmasına yardımcı olmasıdır.

3- Ultrasound liposuction:

Burada yağın eritilmesi için ultrason enerjisi kullanılır. Liposuction ameliyatında, tüm ameliyatlarda olduğu gibi, yöntemler arasında nüans farklılıkları olsa da başarıyı etikileyen en önemli faktör uygun hastaya uygun işlemin yapılması ve cerrahın deneyimidir. Bu yüzden ameliyat öncesi doktorunuzla iyi bir irtibat halinde olmanız her konuyu detaylıca konuşmanız ve ameliyatınıza öyle karar vermeniz önemlidir.

49


SAĞLIK

KARIN GERME AMELİYATI Doğum veya kilo alıp verme sonrası, karın ve bel bölgesi cildinde değişik derecede sarkıklık ve deri çatlakları görülebilir. Bu kişilerde genellikle, karın bölgesindeki kaslar da zayıflamıştır ve bu durum karın bölgesinde şişkinliğe neden olur. Op. Dr. Gökhan Beyhan, bu durumların hepsine, düzeltilebilmesi için karın germe ameliyatı uygulandığını vurguladı. Karın germe ameliyatında, bikini bölgesine yapılan bir kesi yardımıyla karın bölgesinde, göbeğin altında ve üstünde yer alan sarkık cilt çıkarılarak, karın cildi gerilir. Sarkmış göbek deliği de yerine getirilerek düzeltilir. Çatlakların büyük bölümü çıkarılan sarkık ciltte yer aldığı için, bu ameliyatla çatlaklar da önemli ölçüde azaltılmış olur. Karın germe ameliyatı sırasında gevşemiş karın kaslarının da tamir edilerek karındaki şişkinlik ve bombeliğin giderilmesi düz bir karın elde edilebilmesi için önemlidir.

KARIN ESTETİK AMELİYATI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER İyileşme süresinin, uygulanan yönteme göre farklılık gösterebileceğinden bahseden Op. Dr. Gökhan Beyhan, bu sürenin, liposuction ameliyatlarında yaklaşık 5 gün kadar olduğunu belirtti. Liposuction sonrası kişiler genellikle ameliyattan hemen sonra yardıma ihtiyaç duymadan günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumdadır. Ameliyat sonrası aynı gün hastaneden çıkılabilir. Karın germe ameliyatları sonrası ise bu dönem biraz daha uzundur. Hastanede 1-2 gün kalmanız uygun görülebilir. Ameliyat sonrası dönemde bir kaç gün için evinizde işlerinize yardım edecek bir yardımcıya ihtiyaç duyabilirsiniz. Ameliyat sonrası dönemde özel korsenin 3-4 hafta süreyle giyilmesi gerekir. Bu korse hem ameliyat sonrası mevcut bölgelerde sıvı ve kan birikimini engellemeye yardımcı olur hem de cildin kendini toparlaması açısından önemlidir.

50

MİNİ KARIN GERME AMELİYATI Hamilelik sonrası karın bölgesinde sarkıklık şikayeti yaşayan çoğu kadında, sarkıklık ve deri çatlakları genellikle göbeğin alt bölgesiyle sınırlıdır. Bu durumlarda mini karın germe ameliyatı, mevcut şikayetlerin düzeltilmesinde yeterli olur. Bu yöntemde, karın bölgesindekine benzer ancak daha kısa bir kesiyle karın bölgesindeki sarkık ve çatlak cilt çıkarılır. Göbeğin yerinin değiştirilmesine gerek yoktur. Bu yöntem genellikle liposuction yöntemiyle birlikte uygulanır, böylece daha ahenkli görünümde bir bel ve karın bölgesi edilmeye çalışılır.

Ameliyat öncesi ve sonrası dönemde kan sulandırıcı ilaçların, bitki çaylarının, alkollü içeceklerin ve tütün mamullerinin kullanılmaması gerekmektedir. Bunun yanında başka bir hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa bunları doktorunuza ameliyat öncesinde bildirmeniz önemlidir. Astım, diyabet, kansızlık gibi rahatsızlıklarınızı da doktorunuza iletmeniz tedavinizin planlanması açısından önemlidir.


SAĞLIK

ADIM ATARKEN VEYA UYKU ESNASINDA BACAK AĞRISI ÇEKİYORSANIZ DİKKAT! Karın ve bel bölgesinin, hamilelik ve kilo alma gibi durumlardan estetik anlamda en sık etkilenen bölgeler olduğunu dile getiren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Beyhan, bu yüzden estetik cerrahide en sık yapılan ameliyatların başında karın bölgesine yönelik estetik cerrahi girişimlerin geldiğini ifade etti.

TOTAL KALÇA PROTEZİ (TKP) TKP’nin (Total kalça protezi) çeşitli nedenler sonucu bozulmuş, ilaç, fizik tedavi ve benzeri uygulamalara rağmen ağrısı kontrol edilemeyen kalça eklemi rahatsızlığı olan kişilere yapılan bir tedavi yöntemi olduğunu dile getiren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nejat Güney, kireçlenme, doğuştan kalça çıkığı veya kalça gelişim kusuru, romatoid artrit, avasküler nekroz gibi hastalıklar sonucu bozulmuş olan kalça ekleminin tedavisinde son aşama olarak düşünülebileceğini belirtiyor. Çevresel faktörler hastalığın oluşumunda doğrudan rol oynamaz. Normal yaşantımız süresinde olabilecek kalça kırıkları ve çıkıkları bir süre sonra eklemin bozulmasına neden olabilmektedir. TKP ile tedavide hedef, ağrısız ve günlük işlerimizi kolaylıkla yapmamıza olanak sağlayacak bir kalça eklemi elde etmektir. Kalça kireçlenmesi tedavi edilmediği zaman kalça hareketlerini ileri derecede kısıtlayan, her adımda ağrıya sebep olan ve bacakta kısalık oluşturan bir hastalık olduğu için yaşam konforunu ileri derecede bozar. İleri dönemlerinde uyku esnasında yaşanan ağrılar da uyku düzenini bozduğu gibi, kişinin ruh sağlığı üzerine de olumsuz etki yapar. Hastalık tedavisi olmayan ve ilerleyici karaktere sahip olduğu için yapılan tedavi girişimleri sonuçsuz kalmaktadır. Bu sebeple TKP tedavisi kireçlenme problemi yaşayan kişiler için kaçınılması imkansız bir tedavi yöntemi olarak görülür.

52

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr.

Nejat Güney


SAĞLIK

Total Kalça Protezi (TKP) uygulanacak hastalarda nelere dikkat edilmeli? Total Kalça Protezi uygulanacak hastanın, bu ameliyatta herhangi bir sorun yaşamaması için, öncelikle tüm yaşam fonksiyonlarının muayene edilmesi gerekmektedir. Eğer ameliyatı riske sokacak herhangi bir sorun tespit edilir ise, önce bu sorunun tedavisi yapılacak sonra ameliyat kararı verilecektir. By Pass ameliyatı geçirmiş olmak, yüksek tansiyon, şeker veya parkinson hastası olmak ameliyat için engel değildir. Ameliyat sonrası süreçte yaşanabilecek çeşitli komplikasyonlara önlem olarak ameliyat öncesinde ve hemen sonrasında bazı ilaçlar kullanılacaktır. Ameliyat sonrası tuvalet ihtiyacını karşılamak ve çıkan idrar miktarını kontrol edebilmek için sonda takılacak ve birkaç gün kullanılacaktır.

AMELİYAT YÖNTEMİ…

Ameliyat spinal veya epidural anestezi şeklinde, bel bölgesinden aşağısının ağrı hissi ortadan kaldırılarak veya genel anestezi şeklinde hasta uyutarak gerçekleştirilir. Hastaya en uygun anestezi şekline anestezi doktoru karar verecektir. Ameliyat sonrasında kan nakli gerekebilir, bunun için ameliyattan önce hastanın kendi kanı alınarak saklanabileceği gibi, kan bankasından alınan, hastaya uyan kan da kullanılabilir. Total Kalça Protezi ameliyatı, kalçadaki bozukluğun derecesine göre değişmekle birlikte yaklaşık 45 ile 120 dakika arasında sürer. Her iki kalçada problem var ise, hastanın durumuna göre karar verilerek her iki kalça aynı gün ameliyat edilebilir. Protez adı verilen malzeme, uygun aletler yardımı ile kalça kemiklerinde hazırlanan yerlere, uygun pozisyonlarda, kemik çimentosu adı verilen dolgu malzemesi yardımı ile tesbit edilebildikleri gibi, yüzeyi özel kaplanmış olan yüksek teknoloji ürünü protezler de çimentosuz olarak, tesbit edilir. Bu işlem tamamlandıktan sonra, kalça ekleminin normal hareketlerini yapabildiği kontrol edilerek, ameliyattan sonra eklem içerisinde toplanacak kanı dışarı almak için dren adı verilen, ince bir boru, hastanın kalçasına yerleştirilir ve yara kapatılarak ameliyata son verilir.

AMELİYAT SONRASI SÜREÇ…

Ameliyat bittikten sonra belirli bir süre ameliyathanede gözetim altında kalan hasta daha sonra odasına alınır ve toplar damarlarda oluşma riski bulunan pıhtıya ve emboliye karşı 30 gün süre

ile antiembolik tedavi başlanır. Bu tedavi, verilen ilaçların yanı sıra, antiembolik çorap giydirilmesi, erken harekete başlanması şeklinde devam eder. Enfeksiyon riskine karşı 48 saat süre ile de antibiotik uygulaması yapılır. Ameliyatın ertesi günü hasta fizyoterapistin yardımı ile kaldırılarak yürütülmeye başlanır. İlk gün bazı hastalar yalnız ayakta durabilirler. Bu süreçte tansiyon düşmesine bağlı fenalık hissi olabilir. Bu durumda hasta sadece yatak kenarında oturtulur ve tansiyonun normale gelmesi beklenir. Daha sonraki günlerde yürüme egzersizleri ile birlikte kalça eklemi çevresindeki kaslarda güçlendirci egzersizler, eklem hareketini arttırıcı çalışmalar yapılacaktır. Ameliyattan sonra iyileşme belirli bir noktaya geldiğinde hasta evine çıkartılır. Bu süre ortalama 3 veya 4 gündür. Bundan sonraki çalışmalar evde ve fizyoterapistlerin eşliğinde devam eder. İlk 2 veya 3 hafta kadar yürüyüşlerde koltuk değneği veya yürüteç adı verilen cihazlar kullanılır. Ameliyattan 1 ay sonra, ilk kontrol için hasta herhangi bir destek kullanmadan evinden çıkarak, doktorunu ziyaret edebilecek duruma gelir. 53


METRO

Metro Turizm anma etkinliklerindeydi 15 Temmuz darbe girişiminin 1. yılı etkinlikleri kapsamında hazırlanan programlarda Metro Turizm de yerini aldı. 15 Temmuz’un yıl dönümünde hain darbe girişiminde, vatandaşların darbeciler karşı direndiği ve bazılarının şehit düştüğü Saraçhane’deki İBB binası önünde anma etkinlikleri düzenlendi. Etkinliklere katılan Metro Turizm temsilcileri vatandaşlara çeşitli ikramlarda da bulundu. Etkinliklere katılan vatandaşlar, kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir’in fotoğrafının giydirildiği otobüslere büyük ilgi gösterdi.

54


METRO

Metro Turizm kalitesi Adıyaman’da Şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün lider firması Metro Turizm, Adıyaman Lokasyonu’nun açılışını muhteşem bir tören ile gerçekleştirdi. Metro Holding CEO’su Mehmet Akif Yaşın, Adıyamanlıların da artık Metro Turizm kalitesi ve konforu ile seyahat edeceğini söyledi. Şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün lider firması Metro Turizm, hizmet kalitesini Adıyaman’a da taşıdı. Metro Turizm Adıyaman Lokasyonu’nun açılış töreni, 16 Temmuz Pazar Günü, Beş Pınar Kırık Köprü Mevkii’nde bulunan Marina Dinlenme Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Açılış törenine; Metro Holding CEO’su Mehmet Akif Yaşın, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Uslu, Adıyaman Ticaret Borsası Başkanı Mahmut Fırat, Metro Turizm Adıyaman İşletme Sahibi Abdülkadir Toprak ve protokol üyeleri katıldı.

HALKA HİZMET HAKK’A HİZMETTİR Halka hizmet, Hakk’a hizmettir anlayışıyla çalıştıklarını belirten Metro Holding CEO’su Mehmet Akif Yaşın; “Biz Metro Holding ailesi olarak Türkiye’nin 20 milyon yolcusunu taşıyan öncelikle insana hizmet etmenin Hakk’a hizmet etmenin bir yolu olduğunu idrak ederek ve müşteri memnuniyetini Allah’ın rızasını kazanmanın yolu olduğunu bilerek, 25 yıldır ülkemize hizmet etmekten onur duyuyoruz. Bu büyük ailenin; Adıyaman gibi ülkemizin nadide ve değerli şehrinde hizmet ve-

recek olmasından, Sahabe Saffan Bin Muattal Hazretlerinin gölgesinde olmaktan, şeref duyuyoruz” dedi.

ADIYAMAN’DAN SEFERLER BAŞLADI Adıyamanlıların artık Metro Turizm kalitesi ve konforuyla seyahat edecek olmasından memnuniyet duyduklarını da vurgulayan Mehmet Akif Yaşın; “Bugüne kadar Türkiye’nin yaklaşık bin noktasında hizmet veren Metro Turizm, artık Adıyaman ve Kahta’da siz değerli hemşerilerimizin hizmetinde olacak. Bu hizmeti sunarken diğer firma arkadaşlarımızla yan yana, onlarla uyum içinde esnaflığın terbiyesi, kültürü ve ahengin içinde olmak bizim temel şiarımızdır. Burada bizi en mutlu eden şey; Adıyaman’ın güzide ve yaptıkları hizmetlerle geçmişten beridir sizin gönlünüzde taht kurmuş ailesiyle, yan yana yürümenin nasip olması oldu. Bu bizim için çok önemli. Bizde marka olarak bu güzide ailenin Adıyaman’da ve diğer şehirlerde her zaman yanıbaşında olacağız. Adıyaman halkına, Adıyaman’da okuyan öğrenci kardeşlerime Adıyaman’da çalışan memur kardeşlerime tüm Adıyamanlıya biraz daha olsun iyi bir hizmetin gelmesine vesile olmasını diliyoruz” diye konuştu. Metro Holding CEO’su Mehmet Akif Yaşın, Adıyaman’dan Adana, Mersin Taşucu, Anamur, Alanya, Antalya, Fethiye, Ankara, Eskişehir, Bursa ve İstanbul’a otobüs seferlerinin başladığını da duyurdu.

55


METRO

Yaşın, otobüs kaptanlarını dinledi Metro Holding CEO’su Mehmet Akif Yaşın, holdingin amiral gemisi Metro Turizm’in kaptanları ile bir araya geldi. Kaptanların firmanın yüzü olduğunu her platformda belirten Yaşın, kaptanların problemlerini ve çözüm önerilerini dinledi. Metro Holding CEO’su Mehmet Akif Yaşın, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Konferans Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda Metro Turizm’in şehirlerarası otobüs kaptanları ile buluştu. Kaptanları dinleyen, sorunlarını ve çözüm önerilerini değerlendiren Yaşın, şoförlerin yazıhane, sefer sırası, arıza ya da başka konular için ayrı ayrı kişilerle görüşmemesi, işlerin daha hızlı yürümesi için kaptanların iletişimini sağlayacak bir iletişim merkezi kurulması gerektiğine vurgu yaptı. İnsanların malını, canını emanet ettikleri otobüs kaptanlarının önemine değinen Yaşın, kaptanların uzun seferlerde dinlenme, yeme ve içme konularının da yeniden düzenleneceğini belirtti.

Samsun’da Metro Turizm de meydanlardaydı FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain harbe girişiminin birinci yıldönümünde, Samsun Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar kahraman şehitlerimizi andı, demokrasiye birkez daha sahip çıktı. Samsun’daki 15 Temmuz etkinliklerine, Metro turizm de destek vererek vatandaşlara ikramda bulundu. 15 Temmuz 2016’da FETÖ tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişiminin yıl dönümünde vatandaşlar meydanlara akın etti. Samsun’da Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar 15 Temmuz şehitlerine anarak demokrasiye bir kez daha sahip çıktı. Samsun’daki etkinliklere Metro Turizm de destek verdi; meydanı dolduran vatandaşlara etli pilav ve kek dağıtımı yapıldı. Metro Holding’in iştirak şirketi olan Samsun Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve 23.Dönem Samsun Milletvekili Fatih Öztürk, vatandaşlara bizzat kendi eliyle etli pilav dağıttı.

SAMSUN DEMOKRASİYE SAHLP ÇIKTI 15 Temmuz programında, şehitler için Kur’an-ı Kerim ve dualar okundu. Protokol konuşmalarının ardından vatandaşlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde vatandaşlara seslenişini dev ekrandan izledi. Program şiirler ve çeşitli etkinliklerle devam etti. Samsun Cumhuriyet Meydanı’ndaki etkinliğe, birçok Samsunlu siyasetçi, STK temsilcileri, kurum müdürleri, askeri erkân ve çok sayıda vatandaş katıldı.

56


METRO

Olimpiyat Maskotu Çakır, Samsun Otogarı’nda. Samsun’da 18-30 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan 23. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nın resmi maskotu Çakır, Samsun otogarda Metro Holding iştiraki Samsun Gıda A.Ş., Metro Turizm ve Anadolu Terminal İşletmeleri şirketlerinin yöneticileriyle buluştu. Metro Holding’in Samsun’da bulunan iştirak şirketlerinden Samsun Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Öztürk, Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çakır, Anadolu Terminal İşletmeleri Genel Koordinatörü Aykut Çepni, MÜSİAD Başkanı Haluk Tan ve Samsun Gıda A.Ş. Genel Müdürü Yasin Dinler ile bir araya gelen Çakır, Fatih Öztürk’le bir süre sohbet ettikten sonra, yöneticilerle beraber fotoğraf çektirdi. Maskot Çakır’ın ziyaretinden son derece memnun olduğunu söyleyen Fatih Öztürk, Samsun şehrimizin böyle büyük bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmasından gurur duyduğunu dile getirirken, bu organizasyonun şehrimize kazandırılmasında büyük önemi olan Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Akif Çağatay Kılıç’a da teşekkürlerini iletti. METRO HOLDİNG ENGELLİLERİN YANINDA Metro Holding, Samsun’da düzenlenen, ‘23. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nın resmi sponsorları arasında yer alıyor. Sosyal sorumluluk projelerine verdiği önem ile de tanınan Metro Holding, İstanbul’daki ‘Engelliler Basketbol Takımı’na da sponsorluk desteği veriyor. 57


YEMEK

İskilip Dolması Malzemeler: • 2 kg pirinç • 1,5 kg et • 500 gr tereyağı • 5 yemek kaşığı tuz • 1 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber • 15 su bardağı su • 5 adet kuru soğan

Pirinçler tuzlu suda yarım saat bekletildikten sonra yıkanıp süzülür, Tencereye 300 gr tereyağı konulur. 3 yemek kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı karabiberle birlikte pirinçler ilave edilir. Tencerede 5 dakika kavrulur. Üzerine bir su bardağı su eklenip tencerenin kapağı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. (30 dk) Et yağ ile kızartılır. Soğanlar ince kıyılarak tencereye atılır. Birkaç kez karıştırıldıktan sonra tuz ve karabiber ilave edilir. Kalan sıcak su ilave edilir. Et kaynamaya başladıktan sonra üzerine sacıyak yerleştirilir. Üstüne temiz bir tepsi yerleştirilir. Pirinçler temiz bir bez torbaya konularak tepsinin üstüne yerleştirilir. Tencerenin kapağı kapatılarak kapak kenarları hamurla sıvanır. Bir parmak sığacak kadar delik bırakılır. (Buhar çıkması için) kısık ateşte 4 saat pişirilir. Sıcak servis yapılır. Yanında turşu, ayran, komposto, salata ile servis yapılabilir.

58


YEMEK

Çorum Baklavası (Gül Burma) Malzemeler: • 500 gr birinci kalite un • 2 adet yumurta • 1 çay bardağı zeytinyağı • 150 gr tereyağı • 1 yemek kaşığı sirke • 1 yemek kaşığı yoğurt • 1 çay kaşığı tuz • 1 çay bardağı su • 200 gr ceviziçi • 200 gr nişasta • 500 gr şeker

Büyükçe bir leğene 2 yumurta kırılır. İçine yarım çay bardağı zeytinyağı, sirke, yoğurt, bir çay bardağı su, yarım çay bardağı tuz eklenerek hamur yoğrulur. Üzerine ıslak bez örtülüp, yarım saat dinlendirilir. Hamur yumurta büyüklüğünde parçalara ayrılıp, yumak yapılır. Üzerine nişasta serpilerek yufka şeklinde açılır. Açılan yufkalar temiz bez üzerine serilerek hafif kurumaya bırakılır. Açılan yufka 10 cm eninde paralel olarak kesilir. İçine ceviz konularak gül şeklini alacak şekilde burularak yağlanmış tepsiye dizilir. Bu şekilde kuruması için bir gün bekletilir. Üzerine kızartılmış yağ dökülerek fırında kızartılır. Yarım kg şekere yarım kg su eklenir, yarım limon suyu eklenir. Şerbet kıvamını alıncaya kadar kaynatılır. Şerbet sıcak olarak baklavanın üzerine dökülür. Soğuduktan sonra servis yapılır.

59


BİZ BİRLİK OLDUĞUMUZDA BAYRAM OLUR! Mutlu bayramlara uzanan yollarda 25 yıldır olduğu gibi hizmetinizdeyiz!


EĞLENCE

61


EĞLENCE

Sudoku (sūdoku, Rakam Yerleştirme diye de bilinir) standart olarak 9x9 boyutlarında bir diyagramda çözülen ve her satır, her sütun ve her 3x3’lük karede 1’den 9’a rakamların birer kez yer alması gereken bir zeka oyunu türüdür. Japonca “Sayılar TEK olmalı” anlamına gelen “Suuji wa dokishin ni kagiru” kelimelerinin kısaltması olan Sudoku, günümüzde Asya’dan, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya da yayılan oldukça popüler bir oyundur. Oyunun amacı dokuzar hücreden oluşan 9 eşit kutuya bölünmüş bir alan üzerinde sayıları tekrar etmeyecek şekilde dizmeyi başarmak. Her satır ve sütunda 1’den 9’a kadar olan sayıları sadece bir kez kullanarak dizmeniz gerekiyor. Aynı şekilde çizgilerle ayrılmış her kutu içerisinde de 1’den 9’a kadar olan sayılar 1 kez kullanılmak zorundadır.

62


EĞLENCE

ARADAKİ 7 FARKI BULUN

63


ASTROLOJİ

KOÇ (21 MART - 19 NİSAN)

BOĞA (20 NİSAN - 20 MAYIS)

İKİZLER (21 MAYIS - 21 HAZİRAN)

Ağustos ayında alışverişin dozunu bir miktar kaçırdığınızı hissedebilir ve maddi açıdan zor duruma düştüğünüzü hissedebilirsiniz. Bu süreçte duygularınızı mantığınızla yoğurmalı ve ödeme planlarınızı gözden geçirmelisiniz. Eğlenceli ve keyifli aktivitelere katılma isteğinizi hayata geçirebilirsiniz. Bekar olan Koç burçları bu aktivitelerde kendilerine bir partner bulabilirler. Çalışma hayatınızda yaşadığınız dikkatsizliklerin üzerinde çok durmamalı ve işinize odaklanmalısınız.

Kariyer ve ev arasında mekik dokuyacağınız bir ay sizi bekliyor. Kendinizi ifade etmekte zorlandığınız anların üstesinden sadece dingin ve huzurlu bir minik tatille gelebileceksiniz. Hafta sonu kaçamağı yapmak isteyen Boğa burçları, stresten uzak oldukça keyifli günler geçirecek. Sağlığınızı hafife almanız zaman zaman problemler çıkarıyor. Bunu farketmeden yaşamınıza devam etmeniz, geleceğinizi olumsuz etkileyebilir.

Yepyeni kapıların açılacağı yepyeni umutların, aşkların filizleneceği muhteşem bir ay sizleri bekliyor. Şans bu ay sizin burcunuzda olacak. Kalbinizi kıran insanları affedecek ve bu yükün ağırlığından kurtulacaksınız. Dışarıdan sert görünümlü olabilen İkizler burcunun duygusal olabileceği bir ay da bekleniyor. Korkularınızın üstüne giderek, daha hareketli bir iş hayatına başlayabilirsiniz. Yeni bir iş yeni bir çevre getireceğinden bekar İkizler burçlarını sürpriz bir aşk, ayaklarını yerden kesebilir.

YENGEÇ (22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ)

ASLAN (22 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS)

BAŞAK (23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL)

Ağustos döneminde özellikle zam konusunda sürekli aklı meşgul olan Yengeç burçlarının hayal kırıklığına uğramaması için biraz daha az düşünmeleri gerekiyor. İş hayatında çok çalıştığınızı ancak hakettiğiniz karşılığı alamadığınızı düşünüyorsanız, karşınıza çıkabilecek olan yeni fırsat ve teklifleri daha derinlemesine değerlendirmeniz gerekebilir. Çevrenizdeki insanlarla aranız bozulmasın diye her yere koşturmanız, sadece kendinizi yoracaktır. Beslenmeye dikkat.

Aşk konusunda her ne kadar muradınıza eremediğinizi düşünseniz de aslında sizin yönetiminiz altında süren ilişkiler yaşıyorsunuz. Eleştiriden nefret eden kişiliğiniz hiç olmadığı kadar sınavlara tabii tutulabilir. Bu dönemde eleştiri kaldırabilme yönünüzü geliştirmelisiniz. Artan iş temposuyla birlikte kendinizi yorgun hissedebilir ve pes etme noktasına gelebilirsiniz. Sabırlı olmalı ve ailenizle bu durumu paylaşarak bir nebze kendinizi rahatlatabilirsiniz.

Ağustos ayı yolculukların ve yeni başlangıçlar yaşama arzusunun ayı olacak, Başak burçları için. Bu isteklerinizi her ne kadar hemen gerçekleştirmek isteseniz de finansal durumunuzun planlaması da çok iyi bir şekilde yapmanız ve o şekilde harekete geçmeniz gerekecek. Ve bu da biraz zaman alan bir süreç olacak. Ama sakın hevesinizi kırıp, hayallerinizden vazgeçmeyin. İstediğine illaki ulaşan Başak burçları için sürprizli günler de yakın. Yeni projelere mutlaka açık olmalısınız.

64


ASTROLOJİ

TERAZİ (23 EYLÜL - 23 EKİM)

AKREP (24 EKİM - 21 KASIM)

YAY (22 KASIM - 21 ARALIK)

Ağustos ayında kendi iç huzuruna kavuşmak isteyen Terazi burçları, bencilce davranarak tek başına tatil planları yapabilirler. Bu süreçte evli veya ilişkisi olan Terazi burçlarının tatil planlarından haberi olmasıyla partnerleriyle araları biraz bozulma noktasına gelebilir. İnatta sınır tanımayan özelliğinizi bu ay biraz yumuşatmalı ve etrafınızdaki olumsuz olayları görmezden gelmelisiniz. Karşınıza çıkan yeni iş teklifleri konusunda kararsız kalabilir ve vicdanen kötü hissedebilirsiniz.

Sağlıkla ilgili problemlerden bir türlü huzura eremeyen Akrep burçlarının oldukça düzenli bir hayata geçmesi artık şart oldu. Kafanızı işle meşgul ederek, sağlık problemlerinizi görmezden gelmeniz hiçbir şeyi değiştirmiyor. Aksine kötüleştirebilir. Aşk hayatınızdaki dalgalanmaların suçunu sadece partnerine atarak bir kenara çekilmeniz, ilişkinizin daha da kötüye gitmesine sebep olabilir. Ailevi konularda yaşadığınız stresleri bir kenara koyarak hareket etmelisiniz.

Yepyeni bir hayata adım atan Yay burçlarının yeni evleri Ağustos ayında belirlenecek. Taşınma konularında oldukça sabırsız davranabilir ve etrafınızdaki insanların da canını sıkabilirsiniz. Yeni bir evle birlikte ruh haliniz de yenilenerek, olumlu enerjiyle dolabilirsiniz. İş hayatınızdaki yoğunluk bazı konuları es geçmenize ve üzülmenize sebep olabilir. Yoğun olduğunuz bir anda sadece 1 dakika hi düşünmeden öylece durmalı ve sakinlemelisiniz.

OĞLAK (22 ARALIK - 19 OCAK)

KOVA (29 OCAK - 18 ŞUBAT)

BALIK (19 ŞUBAT - 18 MART)

Upuzun bir dönemin ardından mutluluk haberleriyle şenlenecek olan Oğlak burçlarını yeni bir araba, ev gibi büyük bir yatırım dönemi bekliyor. Kararlarınızı alırken mutlaka aile büyüklerinize danışmalısınız. İş hayatınızla ilgili konularda yeniliklere pek açık değilsiniz. Biraz dinlenmek, kendinize gelmek arzunuz ön planda olabilir. Mali açıdan doyurucu bir işte çalışmıyorsanız hafta boyunca pek verimli çalışamayabilir ve üstlerinizde aranızda problemler oluşabilir.

Değişikliklerden hoşlanmayan Kova burçlarına üzücü olmayan üzücü bir dönem olabilir. İş hayatında yaşanabilecek büyük değişim ile psikolojik olarak kendinizi iyi hissetmeyebilirsiniz. Olayların olumsuz noktalarına değil de olumlu noktalarına odaklanmanız, adapte olmanız açısından yardımcı olacaktır. Bekar Kova burçları, ani bir kararla kendilerini evlilik yolunda bulabilirler. Değişikliklere bir yenisi daha eklense de bu mutlu bir değişiklik olacak.

Öğrenme ve bilgi edinme arzunuz ön plana çıkacağı bir ay bekliyor, Balık burçlarını. Bu süreçte aynı zamanda eski dostlar ve arkadaşlarınızla zaman geçirebilirsiniz. Bir tanıdığınızın aracılığıyla uzun zamandır düşündüğünüz fakat gerçekleştiremediğiniz bir iş bağlantısı yapabilirsiniz. Kalbinizi kıran partnerinize karşı dürüst olmalı ve ilişkinizin sağlığı açısından karşılıklı konuşmalar yapmalısınız. Ailenizle biraz daha fazla zaman geçirmeli ve onları ihmal etmemelisiniz.

65


FÄ°LOMUZ

68


FÄ°LOMUZ

69


METRO

70


METRO

71


METRO

72


METRO

73


METRO

74


METRO

75


METRO

76


GEZÄ°

77


GEZÄ°

78


GEZÄ°

79


(ĽĤĽğĤľŕįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç =ŅğÕÃōĜæÃçįGÀPıĤPĉĉįŒĤıŒÖį PııŠ

WHATSAPP DESTEK HATTI

0505 182 34 55 Sektörde bir ilke imza attık! Kusursuz bir yolculuk için WhatsApp destek hattımız hizmetinizde!


“NEDEN ATS ARAÇ TAKİP SİSTEMLERİ” HIZ AŞIMINI ENGELLER KONTROLÜ SAĞLAR ZAMANDAN TASARRUF YAKITTAN KAZANDIRIR 0 (212) 658 00 32

www.atlasaractakip.com


Profile for Atlasyazılım

Mlife Ağustos 2017  

Mlife Ağustos 2017  

Advertisement