{' '} {' '}
Limited time offer
SAVE % on your upgrade.

Page 1

Hidrolik&Pnömatik Ocak - Şubat 2018

Fiyat›:10 TL

Say›: 93

ISSN 1303-6386

Ak›flkan Gücü ve Hareket Teknolojileri Dergisi

www.hidrolikpnomatik.com  VIII. HPKON Sonuç Bildirisi Yayımlandı  Parker Hannifin, Voice of the Machine®, Teknolojisini Tanıttı  Türk Sanayiiciye Teknoloji Akademisi  Multitalent ile Birçok Beceri Bir Araya Toplanıyor  Mobil Hidrolik Sistemler için Lineer Pozisyon Sensörü  Bosch Rexroth, Connected Hydraulic Sistemlerle Sanayi 4.0’a Hazır  Yapay Zekayla Kontrol Edin, Bağlanın ve Çalıştırın: Endüstri 4.0'ı Hayata Geçirme

Hidrolik&Pnömatik Sektörünün İlk Dergisi

Say›

93


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

1


2

Ocak - Åžubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

3


4

Ocak - Åžubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

5


6

Ocak - Åžubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

7


İÇİNDEKİLER

HABER VIII. HPKON’da; “Hidrolik Pnömatik Sektöründeki Yeni Stratejiler” Konusu Panelde Tartışıldı 14 Kongrenin En Önemli Platformlarından Yuvarlak Masa Toplantılarında Sektöre İlişkin Güncel Konular Ele Alındı 18 VIII. HPKON’da; Kurslar; Dört Gün Boyunca Dolu Salonlarında Düzenlendi 24

FİRMA-ÜRÜN Mobil Hidrolik Sistemler için Lineer Pozisyon Sensörü 50 EfficiencyManager Mobil Cihazlarda! 50

VIII. HPKON Sonuç Bildirisi Yayımlandı 26 HPKON 2017 Açılış Oturumu Anadolu Salonu’nda Gerçekleştirildi 32

Emerson Kurulum Maliyetlerini Azaltan Yüksek Yoğunluklu Pnömatik Valf Adasını Duyurdu 52 Multitalent ile Birçok Beceri Bir Araya Toplanıyor 54

İSO,Bilgi Çağında daha iyi bir sanayi-üniversite iş birliği gerektiğine dikkat çekti: “Üniversitelerimizi Örgün Eğitim Yerine İhtisaslaştırmak Gerekli” 34

Bosch Rexroth, Connected Hydraulic Sistemlerle Sanayi 4.0’a Hazır 56

Borusan Makina MB Crushers’ın Türkiye temsilcisi oldu 36

Parker Hannifin, Voice of the Machine®, Teknolojisini Tanıttı 58

Dünyanın En Büyük Kamyon Pazarı Çin’de Ford Otosan’ı Gururlandıran Ödül 38

Gelişmiş Kılıflara Sahip Parker TOUGHJACKET™ Hidrolik Hortumları Kauçuk Hortumlara Kıyasla Aşınmaya Karşı Çok Daha Fazla Dayanıklıdır 60

CNC Kontrollü 2 Eksenli Torna Tezgahı Tasarım Yarışması Başvuruları Başladı 40 Makine İhracatçıları Birliği ve Deutsche Messe Technology arasında işbirliği Türk Sanayiciye Teknoloji Akademisi 42 Aktaş Holding’e Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan AR-GE Merkezi Belgesi 44 MİB “Milli Üretim, Milli Güç” Sloganıyla Yerli Üretimi Destekliyor 46 Makina Sektörü MAKFED Çatısı Altında Kenetlendi 48

8

Ocak - Şubat 2018

Parker'ın Ultra Kompakt PSD Servo Sürücülerinde Artık EtherCAT ve Profinet'in Yanı Sıra Ethernet IP de Bulunuyor 62

MAKALE Parker Racor: Filtrelemede Devrim 64 E-direksion: Emisyonları Azaltır ve Kentsel Toplu Taşımanın Performansını Arttırır 68 Yapay Zekayla Kontrol Edin, Bağlanın ve Çalıştırın: Endüstri 4.0'ı Hayata Geçirme 70 www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

9


www.hidrolikpnomatik.com

BİZDEN

Hidrolik&Pnömatik Ak›flkan Gücü ve Kontrol Sistemleri Dergisi

İlk Yayına Başlama Tarihi

Eylül 2002

‹mtiyaz Sahibi

Ahmet Pelit

Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü

Selver Pelit

Genel Koordinatör

Emel fienyüz

Genel Yayın Koordinatörü

Ali Birim

Editör

Başak Pelit

Dijital Medya Editörü

Burak Saltan

Reklam Grubu

Fahriye Ziyade Hafise Ergün

Abone Sorumlusu

Mehmet Can Pelit

Ofisboy

İsmail Yalçın

Haz›rl›k&Tasar›m ‹çerik Haz›rl›k

AjansMik Ltd. fiti. AjansMik Yay›nc›l›k www.ajansmik.com

Bask›

Şan Ofset HamidiyeMah. Anadolu Cad. No:50 Kağıthane -‹stanbul Tel:0212 289 24 24 Yay›n Türü Yerel-Süreli Yay›n

Akışkan Gücü ve Hareket kontrol Teknolojileri Sektörünün ilk yayınlanan dergisi Hidrolik&Pnömatik ile yine sizlerle beraberiz. TMMOB Makina Mühendisleri Odası adına İstanbul ve İzmir Şubeleri`nin sekretaryalığını üstlendiği “Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi”nin sekizincisi, “uluslararası katılımlı” olarak, 22-25 Kasım 2017 tarihleri arasında İzmir’de 528 kayıtlı delege ve 3328 ziyaretçinin katılımı ile gerçekleştirildi.

Da€›t›m

Kargo

Hukuk Danışmanı

Başak Pelit

Yay›n Dan›flma Kurulu Fikret Dalk›ran

Hipafl

Cengiz Celep

Entek Pnömatik

fiemsettin Ifl›l

Rota Teknik

Dr. Ahmet Dinçer

Anet Hidrolik

Hidrolik Pnömatik Kongrelerinin önemli platformlarından olan Yuvarlak Masa toplantıları bu etkinlikte beş konu başlığında gerçekleşti. Hpkon 2017’de “Makina İmalatçılarının Hidrolik-Pnömatik Sektöründen Beklentileri”, “Hidrolik Akışkanlar”, “Makina Emniyeti ve İş Güvenliği”, “Geleceğin Teknolojileri” ile “Mühendis ve Ara Teknik Eleman Belgelendirmesi ve Sektörde İstihdam” konuları interaktif olarak ele alındı.

İlham Çelebi

HKTM

Cengiz Meriç

MP Hidrolik

Güner Çelikayar Yönetim Merkezi

MOOG

Hidrolik Pnömatik Kongrelerinin önemli platformlarından olan Yuvarlak Masa toplantıları bu etkinlikte beş konu başlığında gerçekleşti. Hpkon 2017’de “Makina İmalatçılarının Hidrolik-Pnömatik Sektöründen Beklentileri”, “Hidrolik Akışkanlar”, “Makina Emniyeti ve İş Güvenliği”, “Geleceğin Teknolojileri” ile “Mühendis ve Ara Teknik Eleman Belgelendirmesi ve Sektörde İstihdam” konuları interaktif olarak ele alındı.

Kat:11 No:1928 Okmeydan› 34384 fiiflli / ‹stanbul

VIII. HPKON Sonuç Bildirisinde; • Hidrolik Pnömatik alanı otomasyondan ayrı düşünülemeyeceği • Hidrolik Pnömatik sektörünün geleceğini, makina imalat sektörünün gelişimi belirleyeceği • Kalitesi belgelenmemiş, sertifikası olmayan ve haksız rekabete neden olan ürünlerin ülkeye girişinin kontrol edilmesi ve zorlaştırılması için ciddi önlemler alınması gerektiği • Küresel rekabet ortamında var olabilmek için artık bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Bilginin faydalı ve değer yaratma sisteminde kullanılması önemine değinildi. Sizleri Akışkan Gücü ve Hareket kontrol Teknolojileri Sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmeniz için dergimizin sayfalarını okumaya davet ediyoruz. Gelecek sayıda buluşma ümidiyle sağlıcakla kalın. Saygılarmla.

AjansMik Ltd. fiti. Perpa Ticaret Merkezi B Blok Tel: +90 212 222 93 71 (Pbx) Fax: +90 212 222 93 74 web: www.hidrolikpnomatik.com e-mail: info@hidrolikpnomatik.com Almanya Temsilcisi EISENACHER MEDIEN WELCKERSTR.22 D-53113 BONN Phone: +49 0228 24 99 860 • Fax: +49 0228 65 00 76 e-mail:info@eisenacher-medien.de İtalya Temsilcisi CASIRAGHI INTERNATIONAL ADVERTISING Via Cardano 81 - 22100 Como (Italia) Tel. +39 031 261407 Fax +39 031 261380 www.casiraghi.info Tayvan Temsilcisi Ringier Trade Media Ltd. 9F-2, No. 200, Zhongming Rd., North District, Taichung 404, Taiwan Tel: +886 4 2329 7318 sydneylai@ringier.com.hk Hidrolik&Pnömatik Dergisi Ocak - Şubat 2018 Sayı:93 Fiyat›: 10 TL KDV Dahil - ‹ki ayda bir yay›nlan›r

Ahmet Pelit

ISSN 1303-6386 © Hidrolik&Pnömatik Dergisi

ahmet@ajansmik.com

Bask› Yeri ve Tarihi: ‹stanbul - 31 Ocak 2018 Dergimizde yay›nlanan yaz›lardaki görüfller yazarlara, reklamlardaki sorumluluk reklam verene aittir. © Hidrolik&Pnömatik Dergisindekiyaz› ve foto€raflar izinsiz kullan›lamaz.

10

Ocak - Şubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

11


12

Ocak - Åžubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

13


HABER

VIII. HPKON’da; “Hidrolik Pnömatik Sektöründeki Yeni Stratejiler” Konusu Panelde Tartışıldı

HPKON kapsamında ilk gün Semih Kumbasar yönetiminde gerçekleştirilen “Hidrolik Pnömatik Sektöründeki Yeni Stratejiler” konulu panelde, Odamız adına Ali Ekber Çakar, AKDER Yönetim Kurulu adına Osman Türüdü ve Servet Akkaynak, Türkiye’nin Makinecileri adına Ahmet Yılmaz ile Gaziantep Üniversitesi’nden Sedat Bayseç konuyu masaya yatırdılar. Panelde ilk sözü alan Gaziantep Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünden Prof.Dr. Sedat Bayseç, konuyu akademik anlamda ele aldı ve kongrede sunulan bildirileri incelediğinde 8 bildirinin üniversiteden, 28 bildirinin sanayi kuruluşlarından, 7 bildirinin ise üniversite ile sanayi işbirliğinde hazırlandığını ifade ederek, sanayiden gelen bildirilerin üniversiteden gelen bildirilerden daha çok olmasının anlamlı olduğunu vurguladı. Bayseç konuşmasını şöyle sürdürdü: “Görüldüğü gibi geleceğe ilişkin

14

Ocak - Şubat 2018

trendleri üniversiteler değil özel sektör, firmalar belirliyor. Üniversitemizde bundan 40 yıl önce başlayan hidrolik pnömatik alanındaki çalışmalar 20 yıl boyunca çeşitli konularda yapılan araştırmalarla devam ettirilmiş ancak bu çalışmalar 1998 yılından itibaren durmuştur. Üniversitelerde bu alanda Ar-Ge’ler kesilirken, sanayide yapılan AR-Ge çalışmalarının hız kazandığını görüyoruz. Bu, üniversiteler için kötü bir şey değildir. Ar-Ge keyfi yapılan bir çalışma değil, sonucunda ticarileşme olan bir çalışma. Dolayısıyla sanayinin, hangi sektör para kazanacaksa o alanda çalışma yapması ve çaba göstermesi doğru olandır. Geçmişte hidrolik ve pnömatik alanında çok gelişme olmadı ancak uygulamada çok büyük değişiklikler oldu. Bu değişiklikleri öngörüp bu doğrultuda çalışma yaparak para kazanmak öncelikle özel sektörün görevi.” Türkiye’nin Makinecileri adına daha sonra söz alan Ahmet Yılmaz, Al-

manya’nın Endüstri 4.0 diyene kadar kimsenin Endüstri 3.0 olduğunu bilmediğini ve Endüstri 3.0 yaşarken bir şeyler olup teknolojinin gelişmesiyle endüstri 4.0’a geçilme gibi bir şeyin gerçekleşmediğini belirtti. Bu kelimeyi ilk defa dönemin ABD Başkanı Obama’ya Berlin’de Merkel ve ekibinin sunduğunu söyleyen Yılmaz, Obama’nın bu tanım karşısında şaşırdığını ve kendince sonuç çıkardığını belirtti. Bu kavramın Almanlar tarafından ortaya çıkarılmasının ana sebebinin ABD ve Çin ile yaşanan makine sektörü ve ana teknolojik sektördeki küresel rekabet olduğunu ve ABD’nin bilindik sanayi dallarında, endüstri alanında kan kaybettiği iletişim ve internet teknololojileri konularında öne çıktığını ifade eden Yılmaz buna karşın Almanya’nın endüstri konusunda önde, ancak iletişim ve internet teknolojileri konusunda sıkıntılı olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Almanya, Çinlilerin de artan bir güç olarak geldiğini görerek bunun yeniden dizayn ediwww.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

15


HABER lerek dönüşümü gerektiğini düşünüyordu. Küresel pozisyon almak için Almanya marketing olarak türetildi ama Alman endüstrisinin önemli sorunlarının olduğu bir dönemde ortaya çıkarıldı. Bu iletişim teknolojileri sanayide nasıl kullanılır? Bu konuda ABD’de Big Data yok. Almanya’nın iddiası ise ‘makine işinin piri biz olduğumuza göre makine dili ve proseslerinde dijitalleşmenin piri biz olacağız’ şeklindedir ve bu iddialarını da büyük ölçüde gerçekleştirecekler” dedi. Yılmaz, hidrolik pnömatik alanı ve diğer sektörle ilgili beklentiler artık sadece kendi sektörüne ilişkin gelişmeleri takip etmek değil hem komşu alanların hem de diğer gelişmiş alanların takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ise sektöre ilişkin sıkıntıları şu şekilde dile getirdi: “Öncelikle sektöre ilişkin kendi cephemizden gördüğümüz eksiklikleri sıralamak istiyorum. Sorunları tek tek firmaların çözme yeteneği yoktur. Bu nedenle Akışkan Gücü Derneği’nin 1990’lı yıllarda başlattığı örgütlenme faaliyetlerinin mutlaka daha ileri bir seviyeye taşınması gerekmektedir. İkinci olarak mevzuatlara ilişkin çok ciddi sıkıntılar var. Bu sıkıntıların giderilmesine ilişkin çalışma yapılmasına ihtiyaç hissedilmektedir. Ülkemizde bir sanayileşme politikası yok ve Hidrolik Pnömatik sektörünün birçok sektörle birlikte çalışma yürüttüğü için belirsizlikler devam etmektedir. Kalifiye ara teknik eleman ve mühendisler yeterince eğitilmemekte ve belgelendirilememektedir. Bu sektörün etik kuralları olmalı ama maalesef bu tür kuralların olduğunu söyleyemeyiz. Ayrıca sektöre ilişkin kalite kriterleri de tam olarak oluşturulamamıştır. Zaten o kriterler olsaydı merdiven altı dediğimiz üretimler

16

Ocak - Şubat 2018

olmazdı. Bu sektörde ciddi bir bilgi paylaşım eksikliği var. Firmalar ürettikleri bilgileri kendilerine saklayıp paylaşmadıkları sürece strateji geliştirme imkânı ortadan kalkar. AR-GE çalışmaları istenilen seviyede değil. Girdi maliyetlerinin yüksek olması sektör için bir sorundur ve sorun olmaya devam etmektedir. Güvenilir bir iç pazar olmamasını sektöre ilişkin sıkıntılarda biri olarak sıralayabilirim.” Çakar, Makina Mühendisleri Odası olarak yürütülen çalışmalardan bahsederek sektör ile iş birliği içinde bu sorunların çözümüne dönük çalışma yapmaya hazır olduklarını dile getirdi.

kaynak ayrıca, “30 yıl önce kullandığımız otomobillerde belli yetkinlikler yeterliydi. Ancak bugünkü otomobillere müdahale etme şansımız daha az ama kullanmak için daha farklı yetkinlikler geliştirmemiz gerekiyor. Artık normal bir kullanımdan elektronik ve dijital anlamda kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. İşler dijitalleştikçe çalışanlar işinden olacaklarına dair endişeye kapılıyor. Her dönüşüm beraberinde insan kaynağına olan beklentileri değiştiriyor. Bu geçiş döneminde insanlar kendilerini ona kanalize ederek çalışmalarını sürdüreceklerdir” dedi.

AKDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Festo AG Genel Müdürü Osman Türüdü ise şunları söyledi: “Firmamız, değişime bağlı olarak özellikle eğitim alanında değişiklik yapmaktadır. Hidrolik pnömatik kontrol teknolojilerindeki standart eğitimlerin yanı sıra artırılmış gerçeklik, big data nasıl kullanılır, bunu öğrenmemiz lazım. RFID ile pnömatik sistemler nasıl çalışır bunu öğrenmemiz lazım. Dolayısıyla firmamız bu yöndeki eğitim ve eğitim sistemlerini geliştirmeye başladı. Bu bakış açısıyla bakmaya başladığımızda temelde 3 prensip üzerinden gidilmeye başlanıldı. Bunlar bir teknoloji, iki organizasyon ve üç insandır. Sadece teknolojiyi geliştirmek önemli ama bunun yanı sıra en az onun kadar önemli olan organizasyon ve insanın nasıl geliştirileceğine ilişkin eylemler.” Son olarak söz alan AKDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Rexroth Genel Müdürü Servet Akkaynak, 5 yıl 10 yıl gibi stratejilerin artık uzun vadeli olmaya başladığını söyleyerek, bunların alışkın olunan süreler olmadığı ama kısa kısa stratejilerle yaşamın sürdürüldüğünü belirtti. Ak-

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

17


HABER

Kongrenin En Önemli Platformlarından Yuvarlak Masa Toplantılarında Sektöre İlişkin Güncel Konular Ele Alındı Hidrolik Pnömatik Kongrelerinin önemli platformlarından olan Yuvarlak Masa toplantıları bu etkinlikte beş konu başlığında gerçekleşti. Hpkon 2017’de “Makina İmalatçılarının Hidrolik-Pnömatik Sektöründen Beklentileri”, “Hidrolik Akışkanlar”, “Makina Emniyeti ve İş Güvenliği”, “Geleceğin Teknolojileri” ile “Mühendis ve Ara Teknik Eleman Belgelendirmesi ve Sektörde İstihdam” konuları interaktif olarak ele alındı. Yuvarlak Masa Toplantı konuları ve konuşmacıları aşağıda şekilde programda yer aldı.

“Makina İmalatçılarının Hidrolik-Pnömatik Sektöründen Beklentileri” Toplantı Yöneticisi: Şemsettin Işıl Konuşmacılar: Hasan Büyükdede - Hidromode, Hüseyin Durmaz - Durmazlar, Sevda Kayhan Yılmaz - Kayahan Hidrolik, Steven Young - Bosch Türkiye, Ahmet Yılmaz- Türkiye’nin Makinecileri

“Hidrolik Akışkanlar” Toplantı Yöneticisi: Necip Çayan Konuşmacılar: Ahmet K. Güven- Shell Global Solutions, Cemal Öztürk - Belgin Madeni Yağlar, Haluk Gülek - Enkar/Panolin, Yasin Karasoy - Petrol Ofisi

18

Ocak - Şubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

19


HABER

“Makina Emniyeti ve İş Güvenliği” Toplantı Yöneticisi: Haydar Atılgan Konuşmacılar: Bülent Özkan - Ford Otosan, Çetin Bayer - VESTEL Beyaz Eşya Mustafa Yazıcı - TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Necmi Türer - BSH, Yavuz Çopur - Pilz, Zühtü Bakır - MAKFED

“Geleceğin Teknolojileri” Toplantı Yöneticisi: İ. Kaya Güneş Konuşmacılar: Gökhan Kranda - Mert Teknik, Murat Kurtlar - Bosch, Tolga Kutlu - Festo

“Mühendis ve Ara Teknik Eleman Belgelendirmesi ve Sektörde İstihdam” Toplantı Yöneticisi: Zeki Arslan Konuşmacılar: Yunus Yener- TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Arman Minasyan - Mert Teknik, Semih Kumbasar - Akışkan Gücü Derneği

20

Ocak - Şubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

21


22

Ocak - Åžubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

23


HABER

VIII. HPKON’da; Kurslar; Dört Gün Boyunca Dolu Salonlarında Düzenlendi

HPKON 2017 programında yer alan kurslar öncesinde kayıt alınarak doluluk durumuna göre açılan etkinlikler olarak organize edilmektedir. Ege Salonunda düzenlenen “Pnömatik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri”, “Hidrostatik Tahrik ve Kapalı Devre Tekniği”, “Hidrolik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri”, “Sızdırmazlık Elemanları Seçiminde Yenilikçi Yaklaşımlar ve Uygulama Örnekleri” ile “Hidrolik Boru Bağlantı Elemanları ve Hidrolik Endüstrisinde Kullanılan Akışkan İletimi Elemanlarına Genel Bakış” konulu kurslara toplam 186 kişi katıldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği kurslar dört gün boyunca 5 farklı ko-

24

Ocak - Şubat 2018

nuda gerçekleştirildi. İlk iki gün AKDER adına katılan Levent Yontar “Pnömatik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri” ile “Hidrolik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri” konularında eğitim gerçekleştirdi. Hidropar İzmir firmasından Semih Kumbasar “hidrostatik tahrik ve kapalı devre tekniği” konusunda yarım gün olarak planlanan eğitimini katılımcılara sundu. Daha sonra Kastaş firmasından Sercan Karakoç “Sızdırmazlık Elemanları Seçiminde Yenilikçi Yaklaşımlar ve Uygulama Örnekleri” konusunda çalışmalarını paylaştı.

de Kullanılan Akışkan İletimi Elemanlarına Genel Bakış” ana başlığında iki farklı konuda kurs gerçekleştirildi. “Hidrolik Boru Bağlantı Elemanları” konusundaki Kursu Parker Firmasından Cumhur Yazaroğlu ve Ahmet Taş gerçekleştirirken, Eaton firmasından Ozan Kalkan “Hidrolik Endüstrisinde Kullanılan Akışkan İletimi Elemanlarına Genel Bakış” konulu eğitimi katılımcılara sundu. Kurslarla ilgili gerçekleştirdiğimiz anket sonucunda katılımcılar olumlu görüşlerini bizlerle paylaştı.

Son olarak “Hidrolik Boru Bağlantı Elemanları Ve Hidrolik Endüstrisin-

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

25


HABER

VIII. HPKON Sonuç Bildirisi Yayımlandı

TMMOB Makina Mühendisleri Odası adına İstanbul ve İzmir Şubeleri`nin sekretaryalığını üstlendiği “Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi”nin sekizincisi, “uluslararası katılımlı” olarak, 22-25 Kasım 2017 tarihleri arasında İzmir’de 528 kayıtlı delege ve 3328 ziyaretçinin katılımı ile gerçekleştirildi. Kongrede; açılış konferansı, bildiriler, atölye çalışmaları, kurslar, paneller, yuvarlak masa toplantıları, konferanslar ve forumlar ile dinamik bir platform oluşturulmuş; 45 bildiri sunumu, 15 atölye çalışması, 1 panel, 6 kurs, 5 yuvarlak masa toplantısı ve 1 forum düzenlenmiştir. Kongrenin yanısıra düzenlenen HPKON 2017 Fuarına da 1085 metrekare alanda 45 firma katılmıştır. Kongrede “Hidrolik Pnömatik Sektöründe Yeni Stratejiler” konulu bir panel gerçekleştirilmiş, panelde şletişim teknolojisinde ve internet teknolojisindeki gelişmeler, dijital devrimin hidrolik pnömatik alanına etkisi, sektörde AR-GE, üniversite oda

26

Ocak - Şubat 2018

sanayi işbirliği, sektörün sorunları ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bir platform yaratılmıştır. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongreleri‘nde bilimsel-teknik nitelikli bir başucu kitabı oluşturma anlayışı ile bildiriler ve tüm sunumlar derlenmektedir. Bu kongrede de ulaşılan çok yönlü birikimi içeren 519 sayfalık “Bildiriler Kitabı” tüm sektör ilgililerinin kullanımına sunulmuştur. Kongre kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmaları ve kurslar ile yeni bilgi ve teknolojilerin yaygınlaştırılmasının yanında, sektör çalışanlarının doğru ve tam bilgilerle donatılmasına yönelik sürekli eğitimler yapılmıştır. Kongre kapsamında; “Pnömatik ve Elektrik Tahrikli İş Elemanları ve Karşılaştırılması”, “Mobil Hidrolikte Endüstri 4.0 Uygulamaları“, “Pnömatik Teknolojisinde Devrim, Dijital Pnömatik, Motion Termina (VTEM)“, Medikal Sistemler ve Laboratuvar Alanlarında Otomasyon Çözümleri“, “Mobil Uygulamala-

rında Elektronik Çözümler” “Medikal Proses Ekipmanları, İlaç Hazırlama (Kemoterapi) ve Temiz Oda Uygulamaları”, “Sızıntı Bulma Teknikleri”, “Radyal Pistonlu Hidrolik Motorlarda Elektronik Deplasman Kontrolü”, “Vinç ve İş Makinalarında Yük Kontrol ve Yük Tutma Valfleri”, “Yeni Nesil Servo Performanslı Oransal Valfler”, “Mobil Araçlarda Soğutma Uygulamaları”, “Pick&Place Uygulamalarında Vakum Seçimi”, “Kabin Stabilizasyonu”, Filtrasyon” konularında 15 Atölye Çalışması düzenlenmiştir. Kongrede düzenlenen kurslarda; “Pnömatik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri”, “Hidrolik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri”, “Hidrostatik Tahrik ve Kapalı Devre Tekniği”, “Sıozdırmazlık Elemanları Seçiminde Yenilikçi Yaklaşımlar ve Uygulama Örnekleri” “Hidrolik Boru Bağlantı Elemanları” “Hidrolik Endüstrisinde Kullanılan Akışkan İletimi Elemanlarına Genel Bakış” konuları ele alınmıştır.

www.hidrolikpnomatik.com


HABER Kongrede hidrolik pnömatik sektörüne ilişkin aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır. Her aşamasında proje, AR-GE ve mühendislik tasarımlarının yapılmasını gerekli kılan özelliği itibariyle diğer sektörlerden ayrışan makina imalat sektörü, özellikle 2001 ekonomik krizinden sonra yatırımlarını askıya almış, 2003 yılından 2007 sonuna kadar giderek ara mallarda dışa bağımlı bir yapı içine sürüklenmiş, 2008 ortalarından başlayarak 2009’u da kapsayan dönemde küresel krizin etkisi ile sanayi sektörü de küçülmüştür. Makine imalat sektörünün yanı sıra hidrolik-pnömatik girdilerini, demir-çelik, iş ve inşaat makinaları, otomotiv, savunma, gıda, ambalaj, gemi inşa, sağlık, barajlar, otomasyon ve robot teknolojileri gibi sektörler de yaygın olarak kullanmaktadır. Tüm bu sektörlerdeki dinamiğin makina imalat sektöründekine benzer bir olumsuzlukta olduğunu söyleyebiliriz. Hidrolik-pnömatik sektörünün tüm bu olumsuz havadan etkilenmemesi mümkün değildir. Teknoloji kullanımı ve projelendirme açısından dünyanın gerisinde kalmayan fakat aynı performansı üretimde gösteremeyen hidrolik pnömatik sektörünün ana sorunlarını şu şekilde sıralanabilir. Öncelikle yerli üretim sorunu ve Ar-Ge, teknolojik ve endüstriyel birikimle başlayan bu sorunları sermaye/finansman ve kalifiye işgücü yetersizlikleri ile yüksek girdi maliyetleri, ithal ürünlerin yerli üretime göre pazar paylarının yüksek oluşu ve dışa bağımlılık olarak sıralamak mümkündür. Makina imalatçılarının, tasarım ve uygulamalarda yerli ürünlere öncelik vermemesi, güven duymaması, dünya pazarında rekabet edebilen yerli üretici sayısının azlığı, üreticilerin sorunları arasındadır. Bunun yanı sıra kalitesi belgelenmemiş, sertifikası olmayan ve haksız rekabete neden olan ürünlerin ülkeye girişinin kontrol edilmesi ve zorlaştırılması için önlem almada ve denetim konusunda harekete geçmede önemli sorunlar yaşanmaktadır. Sektör bu ürünlerin ülkeye girmemesi konusunda tavır almalı, siyasi irade yerli ürün kullanımı konusunda zorlanmalıdır. Özellikle ihracat yapan yerli üreticilerin desteklenmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet edilmesi için yatırımlar ve Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli, üretim ve istihdam üzerindeki yükler azaltılmalı ve kamu ihalelerinde yerli malı kullanımı teşvik edilmelidir. İzlenen bilim, teknoloji ve sanayi politikaları sonucu bugün yerli üretimde yüzde 62 oranında ithal girdi kulwww.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Şubat 2018

27


HABER lanılmakta, makina imalat sanayinde iç pazar talebinin yüzde 51’i ithal makinalarla karşılanmaktadır. Makina üreticileri yerli devre elemanlarını yeterince kullanmamaktadırlar. Rekabet edebilmenin ön koşullarından birisi; kullanılan teknolojilerin inşaat sahaları, tüneller, maden ocakları, demir-çelik tesisleri ve tersaneler gibi yüksek riskli ortamlarda işçiler için güvenli çalışma koşullarının sunulmasıdır. Ülkemizin iş kazalarında kaybedilen insan sayısı bakımından dünyada üçüncü Avrupa‘da birinci sırada olduğu bilinmektedir. Sektörün sunduğu güvenli ürünler ile bu kazaların önüne geçilmesinin mümkün olduğu, insan, makina ve tesisin güvenliğini sağlamanın, sektörde, tasarım ve üretim sürecinde sistem ve donanım seçiminde güvenliğin önemli bir kriter olduğu unutulmamalıdır. Sanayide enerji verimliliği, uluslararası rekabet gücü açısından önemli bir unsurdur. Enerjide sürdürülebilirliğin sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik çalışmalar yapılmalı, enerjinin ve enerji kaynaklarının verimli kullanımının tespiti yapılarak sektörde, hidrolik pnömatik sistem tasarımlarında ve üretiminde, enerji verimliliğine önem verilmelidir. Sistemlerin enerji verimliliği ölçülebilir olmalı, belgelendirilmeli ve teşvik edilmelidir. Dört gün boyunca paylaşma ve dayanışma zeminlerinin geliştirildiği, sosyal-kültürel etkinliklerle renklendirilen kongre sonucunda aşağıdaki tespitlerin kamuoyuna sunulmasına karar verilmiştir. • Hidrolik Pnömatik alanı otomasyondan ayrı düşünülemeyeceği, bu nedenle otomasyon konusunun kon-

28

Ocak - Şubat 2018

grede daha detaylı olarak ele alınması gerektiği, kongrenin ismine otomasyon kelimesinin de eklenmesi gerektiği, otomasyon alanındaki ilgili taraflarında bu kongrede yer almaları gerektiği vurgulanmıştır. • Hidrolik pnömatik sektörünün geleceğini, makina imalat sektörünün gelişimi belirleyecektir. Makina imalatçılarının tasarım ve uygulama¬larda hakeden yerli ürünlere öncelik vermesi ve güven duyması ile yerli imalat sektörünün beklenen düzeye ulaşacağı, katma değeri yüksek ürünlerin yerli olarak üretilmesinin de ulusal ekono¬minin yararına olacağı bilinmelidir. Bu bağlamda dünya pazarında rekabet edebilen yerli üreticilerin sayısı artırılmalı ve desteklenmelidir. • Gelişmiş ülkelerde (Almanya 3.68 USD/kg, Japonya 3,36 USD/kg, italya 3.21 USD/kg, Güney Kore 2.70 USD/kg) 3-4 USD/kg olan ihracat ürünleri ortalama satış fiyatı bizim ülkemizde özellikle son 3 yılda gerileyerek 1,37 USD/kg seviyelerine inmiştir. Ülkenin kalkınması ve refahı için ihracat ortalama satış fiyatının yükseltilmesi temel koşullardan biridir. Bu da ancak katma değeri yüksek ürünler üretmemiz le mümkündür. Tasarım ve ARGE süreçlerini içine alan üretim ve markalaşma zeminlerini ve iklimini oluşturulmalı ve sürekliliği sağlanmalıdır. • Kalitesi belgelenmemiş, sertifikası olmayan ve haksız rekabete neden olan ürünlerin ülkeye girişinin kontrol edilmesi ve zorlaştırılması için ciddi önlemler alınmalıdır. Sektör bu ürünlerin ülkeye girmemesi konusunda tavır almalı, yerli ürün tüketilmesi konusunda siyasi irade zorlanmalıdır. Özellikle ihracat yapan yerli üreticilerin desteklenmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet edil¬mesi için yatırımlar ve

Ar-Ge/Ür-Ge çalışmaları desteklenmeli, özellikle patentli yerli ürünlerin kullanımı ve patent alımı konusu özendirilmeli, üretim ve istihdam üzerindeki yükler azaltılmalı ve kamu ihalelerinde yerli malı kullanımı teşvik edilmelidir. • Sektöre yönelik devre elemanları üretiminde yüksek nitelikli malzemelerin, ileri üretim teknolojilerinin, iletişim, bilgi ve internet teknolojilerinin denetim sistemlerinin giderek artan oranda kullanılmasından dolayı, üretici firmaların ArGe/Ür-Ge olanaklarının artırılması ve teşvik edilmesi ülke yararına olacaktır. Bu doğrultuda vergi düzenlemelerinde belli indirimler yapılmalı, teknoparklardan yararlanmaları konusunda AKDER‘in yol göstericiliğinde sektör firmalarının bir araya gelmesi ve kümelenmeleri sağlanarak ortak AR-GE ve TASARIM merkezleri kurulması teşvik edilmelidir. • Makina İmalat sektörü hidrolik pnömatik ekipman ve sistemleri kullandıkları sektör firmalarının müşterilerine karşı yanlarında olmalarını servis konusunda destek vermelerini talep etmektedir. Makina imalatçılarına sistem, ekipman ve malzeme tedarik eden sektör firmalarının makina imalatçılarına servis hizmeti sunabilmek için organizasyonları ve personel alt yapısını geliştirmeleri gerkmektedir. • İletişim, internet ve bilgi teknolojisi gelişimi sektörümüzü de yakından ilgilendirmektedir. Dijital devrim veya Endüstri 4.0 olarak adlandırılan bu süreçte sensör teknolojileri, gömülü sistemler, yazılımlar, iletişim ve internet teknolojisindeki yeniliklerin adapte edildiği hidrolik ve pnömatik ekipmanların birbirleriyle ve diğer makinalarla haberleşerek akıllı makina ve sistemler üretildiği bir dönüşüm yaşanmaktadır.

www.hidrolikpnomatik.com


HABER Ülkemiz makina imalatçılarının ve hidrolik pnömatik sektörünün temel hedefi bu dönüşümü yakalayarak verimliliği ve rekabet gücünü arttırmak olmalıdır. • Küresel rekabet ortamında varolabilmek için artık bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Bilginin faydalı ve değer yaratma sisteminde kullanılması önemlidir. Bu nedenle bilgiyi kullanacak insanların ve bu insanların oluşturduğu organizasyonları da geliştirmek gerekmektedir. İnsanımızı rasyonel, akılla karar veren, mühendislik yaklaşımını algılayan bir eğitim sistemi içinde iş yaşamına hazırlamamızın gerekliliği, sektör firmalarının yeni iş modelleri oluşturarak çalışanlarını ve organizasyon yapılarını geliştirmeleri gerekliliği vurgulanmıştır. • Yetişmiş insan gücü ve kalifiye eleman konusu sektörün en büyük problemidir. Endüstri Meslek Liselerindeki hidrolik pnömatik bölümlerinin sayısı çok azdır. Makina Mühendisliği Bölümü olan Üniversite-

www.hidrolikpnomatik.com

lerimizde hala akışkan gücü ile ilgili lisansüstü programlar bulunmamaktadır. Teknolojik gelişmelere ayak uyduracak, dijital devrimi gerçekeleştirecek insan kaynağına gereksinimiz varken teknik eleman lise ve üniversite eğitim sistemimiz ve alt yapımız buna hizmet verememektedir. Sektör ve sektör bileşenleri eğitime ilişkin taleplerini her ortamda dile getirmeli ve Milli Eğitim bakanlığı ve YÖK nezdinde girişimlerde bulunmalıdır. Sektörümüzün gelişmesi için MEB, YÖK, Meslek Odaları ve Akışkan Gücü sektörü temsilcileri ile birlikte eğitim programlarında ihtiyaca uygun güncellemeler yapılmalı, Endüstri Meslek Liseleri‘nde uygulamalı meslek derslerinin niteliği geliştirilmeli, atölyelerde mevcut makina ve tezgahlar, en son modeller ile yenilenmeli ve üniversitelerde güncel teknolojiler ve endüstriyel uygulamalar öğretilmeli, altyapı çalışmaları tamamlanmalıdır. • Yazılım mühendisliğindeki yeni yaklaşımların, yenilikçi makina kon-

septlerine olanak sağladığı, akıllı mobil cihazlar, uygulamalar ile entegre PLC sistemlerinin çalışma esnekliğini artırdığı, bu yeni yaklaşımların mühendislik çalışmalarını kolaylaştıracağı ve rekabette esnekliği arttıracağı tespiti yapılarak sektör, yazılım mühendisliği alanındaki gelişmeleri izlemeli ve uygulamalara yansıtmalıdır. • Sanayide enerji verimliliği, uluslararası rekabet gücü açısından önemli bir unsurdur. Enerjide sürdürülebilirliğin sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik çalışmalar yapılmalı, enerjinin ve enerji kaynaklarının verimli kullanımının tespiti yapılarak sektörde, hidrolik pnömatik sistem tasarımlarında ve üretiminde enerji verimliliğine önem verilmelidir. • Ülkemizin bir sanayileşme politikası olmadığı görülmekte ve sanayimizin henüz hangi sektörlerde geli-

Ocak - Şubat 2018

29


HABER şeceği bilinmemektedir. 1980’lerden itibaren ortaya konulan neoliberal politikalar sonucu ülkemiz sanayisizleşme politikalarının hakim olduğu bir ülke olmuştur. Odamız Sanayi Kongrelerinde de ifade edildiği gibi sanayileşme politikamız kalkınma planları çerçevesinde ele alınmalı, demokratik katılım mekanizmaları ile sektörün de katkı ve katılımıyla oluşturulan kalkınma planları çerçevesinde makina imalat sektörü ve bunların alt sektörü olan hidrolik pnömatik sektörü de bu plana uygun teşvik ve desteklerden yararlanmalıdır. • Komponent üreten firmalarımız yurt içi pazarlardan elde ettikleri tecrübeyle ürünlerinin kalite kriterlerini uluslararası pazarlarda kabul görecek seviyeye getirmişler, pazarlarını büyütmüşler ve buradan elde ettikleri fonla Ar-Ge‘ye, inovasyona daha çok kaynak yaratma fırsatı yakalamışlardır. Bu firmalarımız, dünya pazarlarında etkinliklerini artırmak, pazarlarını büyütmek ve etkin bir oyuncu olmak için büyük çaba sarf etmektedirler. Bu başarı¬daki önemli nokta, başlangıçtaki yurt içi pazardan edinilen tecrübedir. Ürünler yurt dışında itibar görüyorsa yurt içinde de bu ürünlere itibar edilmesi için sanayicimiz yerli imalata önem vermelidir.

30

Ocak - Şubat 2018

• Dijital devrim veya Endüstri 4.0 olarak adlandırılan bu dönemde, dönüşüme uygun fabrikalar oluşturmak, bu fabrikaları, veri toplamak için sensörler ile donatmak, işletiminde, iletişiminde yazılımı kullanmak, veri güvenliği ve kendi işletimine yönetebilmek için bulut ortamını kullanan makinalar ile donatmamız gerektiği vurgulandı. Bu dönüşümü gerçekleştirebilirsek maliyetlerimizi %30-35 oranında indirebileceğimiz, ekstra bir yatırım yapmadan kapasitelerimizi %20 oranında arttırabileceğimiz, tedarik ve üretimimizi tek bir merkezden yönetecek bir ağa sahip olabileceğimiz vurgulanmıştır. • Yeni trendler, teknolojik gelişmeler ve özellikle robot teknolojilerinin endüstride yer almasıyla birlikte makine emniyetindeki ihtiyaçlardaki değişiklikler bunlara cevap verecek ürünler ortaya çıktığı, sektörün bu değişime adapte olması gerektiği vurgulanmıştır. • Teknolojik gelişmelere paralel olarak sentetik ve çevre dostu yağların performansları ciddi şekilde artmış ve kullanım alanları yaygınlaşmıştır. Sektörümüzün kirlilik konusunda yağ üretici firmalarından kullanıma hazır kirlilik seviyesinde hidrolik yağ talep ettiği vurgulanmıştır. Akder periyodik yayınlar, duyurular, eğitim çalışmaları ve e-pos-

ta kampanyalarıyla uzun ömürlü, yüksek performanslı ve çevre dostu “Ekolojik” akışkanların bilinirliğinin artırılmasına katkıda bulunmalıdır. • Mühendislik hizmeti üreten sektör firmalarının akreditasyonu, sektörde çalışan mühendislerin uzmanlıklarının meslek odaları tarafından belgelendirilmesi, sektörde çalışan ara teknik elemanların eğitimi ve belgelendirilmesi, MYK kapsamında Hidrolik Pnömatik Tesisatı Borulama ustası meslek standardının oluşturulması, sektörle ilgili mevcut regülasyonlar çerçevesinde Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı‘nın piyasa gözetim denetim faaliyetini yaygınlaştırması, sektör firmalarında çalışan mühendisler tarafından hazırlanan projelerin inşaat sektöründeki mimar ve mühendislik hizmetleri gibi sinai mülkiyet hakları çerçevesinde güvence altına alınması gerekmektedir. Bu vb. konularda Makina Mühendisleri Odası, AKDER ve sektör bileşenlerinin başlattığı çalışmaların önümüzdeki yıl içerisinde uygulamaya geçirilmesinin olumlu bir adım olacağı vurgulanmıştır. Kaynak:TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

31


HABER

HPKON 2017 Açılış Oturumu Anadolu Salonu’nda Gerçekleştirildi

Makina Mühendisleri Odası adına İzmir ve İstanbul Şubesi yürütücülüğünde, 22-25 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan VIII. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı , MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde başladı.

gunluk dönemine ulaşmış ve kendisinden beklenenleri bugüne kadar fazlası ile yerine getirerek, sektörün pusulası olduğunu belirterek, “HPKON, yetkin ve deneyimli kadroların emeği ile sektörümüzün kilometre taşlarını döşeyen başlıca organizasyonudur” dedi.

Kongrenin açılış etkinliğinde Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, İstanbul Şubemiz Yönetim Kurulu Başkanı Battal Kılıç, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Alexander Kühnel, HPKON Yürütme Kurulu Başkanı Semih Kumbasar ve Akışkan Gücü Derneği (AKDER) Başkanı Suat Demirer tarafından birer konuşma yapıldı.

Alexander Kühnel’ de HPKON’un, Hannover Fuarcılık’ın Türkiye’nin ihracatına ve ekonomisine katkı sağlama doğrultusunda hayata geçirdiği en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çekerek, “TMMOB Makina Mühendisleri Odası ve AKDER ile gerçekleştirdiğimiz bu değerli işbirliğinin sektöre önemli ölçüde ivme kazandırmasını temenni ediyorum. Fuar boyunca, hidrolikpnömatik, otomasyon ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren 45 firma HPKON çatısı altında yenilikçi ürün ve çözümlerini sergileyecekler” diye konuştu.

İlk konuşmayı yapan Battal Kılıç, kongre içeriğine ilişkin bilgilendirmede bulunurken, HPKON 2017’nin, kolektif bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan, sektörün en önemli platformlarından biri olma özelliğini taşıdığını ifade etti. Kılıç’ın ardından söz alan HPKON Yürütme Kurulu Başkanı Semih Kumbasar ise HPKON’un artık ol-

32

Ocak - Şubat 2018

Kühnel’in ardından söz alan Akışkan Gücü Derneği (AKDER) Başkanı Suat Demirer, sektörün sorunlarına değinerek, HPKON’un bu sorunların çözümüne katkıda bulunmasını umduğunu ifade etti.

Açılış etkinliğinin son konuşmacısı olan MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Odamız tarafından hidrolik pnömatiğe ilişkin düzenlenen kongreler ile birlikte sektöre olan ilginin arttığını ve kongrelerin de bu anlamda daha görünür hale geldiğini dile getirerek, “Bu sayede sektör içinde iletişimin oluşması sağlanmıştır. Mühendislik uygulamaları, Ar-Ge, inovasyon ve yerli üretimin önemi anlaşılmıştır. Sektörün ilk örgütlerinden olan AKDER, kongre platformlarının katkısıyla gelişmiş; yasa, yönetmelik, standartlara yönelik çalışmalar başlamıştır. Bunun yanı sıra, kongrelerin akademik dünyada yarattığı etki ile makina mühendisliği bölümlerinde hidrolik pnömatik seçmeli ders olarak verilmeye başlanmıştır. Basılı/yazılı eser geleneği bulunmayan bu alanda çok az olan Türkçe yayın sayısı artmış, sektörel yayın hareketliliği oluşmuştur” dedi. Çakar’ın konuşmasının ardından kurdele kesim töreni ile HPKON’un açılışı gerçekleştirildi.

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

33


HABER

İSO, Bilgi Çağında daha iyi bir sanayi-üniversite iş birliği gerektiğine dikkat çekti:

“Üniversitelerimizi Örgün Eğitim Yerine İhtisaslaştırmak Gerekli” İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran “Bilgi çağında fark yaratan, küresel rekabet gücünün kaldıraçları; teknik bilgi ve nitelikli insan faktörüdür. Bilgi Çağına uyum sağlamak Türkiye için bir lüks değil, hayati bir zorunluluktur” dedi. Dalgakıran, Türkiye’nin dinamik bir altyapı ve sofistike ürünlerle Bilgi Çağındaki rekabete katılmasında sanayi-üniversite iş birliğinin önemine dikkat çekerek “Türkiye, Ar-Ge’de sanayi-üniversite iş birliğinin gelişkinliği bakımından 137 ülke içinde 66.sırada yer alıyor, hak ettiğimiz yerde değiliz. Yaratıcı fikirlerle daha iyi bir sanayi-üniversite iş birliğini tanımlamalı, üniversitelerimizi örgün eğitim yerine ihtisaslaştırma şekilde ayırmalı, organizasyon, iş birliği ve stratejiye her zamankinden daha fazla değer vermeliyiz” dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin aylık olağan toplantısı, “Küresel Rekabet ve Bilgi Çağında Teknoloji Odaklı Eğitim ile Yeni Bir Üniversite-Sanayi İş Birliği Modelinin Sanayimiz ve Ekonomimiz Açısından Önemi” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran, konuşmasının başında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’na dikkat çekerek

34

Ocak - Şubat 2018

Soldan sağa, Adnan Dalgakiran, Mehmet Karaca, Zeynep Bodur Okyay. “Türkiye son zamanların en önemli ve en kritik kararını geçen hafta sonu verdi. Zeytin Dalı Harekatı’nın başarıyla sonuçlanmasını temenni ederken bölgenin çok ihtiyaç duyduğu barış, huzur ve refahın bir an önce bu topraklara gelmesini diliyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyoruz” dedi. Adnan Dalgakıran, Bilgi Çağı olarak adlandırılan günümüze uyum sağlamanın Türkiye için bir lüks değil, hayati bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Geçmişte rekabetin anahtarı olan ucuz işgücü, ucuz hammadde gibi üretim faktörlerinin Bilgi Çağında artık önemini yitirdiğine dikkat çeken Dalgakıran “Fark yaratan, belirleyici olan asli unsur artık bilgi, özellikle de bilimsel bir arka plana dayanan teknik bilgi. Bir de tabii ki bu bilgiye sahip olan, onu özümse-

yebilen, onu işleyebilen, bilgisini üretime yansıtabilen nitelikli insan faktörü. Bilgi çağında küresel rekabet gücünün temel taşları, yani bir ülkenin sanayisini, ekonomisini, toplumunu daha iyi bir noktaya taşıyabilecek kaldıraçlar; teknik bilgi ve nitelikli insan faktörüdür. Son 60 yılda orta gelirden yüksek gelir seviyesine geçebilen Kore ve Tayvan’da ana dinamik eğitimdir” dedi. Bilgi Çağının ruhuna ayak uydurabilenlerin güçlenerek yoluna devam ettiğini, gelişmeleri kendi köşesinden izlemek isteyenlerin ise varlığını sürdüremediğini belirten Dalgakıran “Artık küresel rekabetin koşulları herhangi bir ülkeden, üstelik piyasaya yeni giren şirketlerin sofistike ürünlerle hızla yükselmesine imkan tanıyor. Bu teknolojik sofistike ürünlerin bazılarını; Üç Boyutlu Yazıcılar, İleri Malzemeler ve Nano-materyal-

www.hidrolikpnomatik.com


HABER ler, Yapay Zeka ve Robotik, Biyoteknolojiler, Enerji Elde Etme, Depolama ve Aktarma Teknolojileri, Jeomühendislik, Bağlantılı Sensörler, Nöro-teknolojiler, Yeni Bilgi işlem Teknolojileri ve Uzay Teknolojileri olarak sayabiliriz. Buna karşın bizim de dinamik bir altyapıyla en az bu kadar sofistike ürünlerle küresel rekabete katılmamız gerekiyor. Bilgi Çağına damgasını vuracak olan; yaratıcı ve eleştirel düşünebilen, hayal kurabilen, merak eden, şüphe eden, çelişkiyi önemseyen, analitik düşünebilen, özgüveni yüksek, yeni fikirlere açık, optimali yakalayabilen, ekonomik ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayan, sürekli kendisini yenileyen, bilgi ve tecrübesini gerçek hayat problemlerine uygulayabilen, yaratıcı sınıfa, nitelikli insanlara ve girişimcilere sahip ülkelerdir” şeklinde konuştu.

den şu sonuç çıkıyor; Ar-Ge ve inovasyon alanında belirli bir temelimiz var ama henüz hak ettiğimiz, içimize sinecek bir yerde değiliz. Temel bilimlerde güçlü olmadan AR-GE yapılamaz” dedi. Üniversiteler ihtisaslaşmalı Dalgakıran “Üniversitelerimizi araştırma yapan, örgün eğitim veren kurum olmak yerine daha ihtisaslaştırma şekilde ayırmanın zamanı gelmedi mi? Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında bilim ve teknoloji alanında doktora yapan öğrenci sayımız da oldukça düşük görünüyor. Avrupa ortalaması yüzde 0,6 iken Türkiye ortalaması yüzde 0,14. Karamsarlığa kapılmadan bu rakamları değiştirmemiz lazım. Bunun yolu yaratıcı fikirlerle daha iyi bir sanayi-

üniversite iş birliğini tanımlayıp hayata geçirmekte yatıyor. Önemli olan nokta ‘yapmanın her şey zannedildiği’ kültürün değişmesidir. Zayıf olduğumuz organizasyon, iş birliği ve stratejiye her zamankinden daha fazla değer ve önem vermemiz gerekli. İSO olarak gerek odamızın gerekse üniversite-sanayi iş birliğinin tüm paydaşlarının dile getirdiği, ortak çalışma kültürünün önündeki en büyük engel olan “iletişimsizlik” sorununu ortadan kaldırmak amacıyla, üniversiteler ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği protokolleri ve teknoloji transfer ofisleri ile yakın çalışmalarımız neticesinde ‘sanayi platformu’ adını verdiğimiz iş birliği platformunu hayata geçirdik” dedi.

Yeni nesil üniversite-sanayi iş birliğiyle mümkün Bilgi Çağında Türkiye’nin hem toplumsal gelişimi hem de sanayinin küresel rekabet gücüne destek açısından üniversitelerin büyük önem taşıdığına değinen Dalgakıran “Bilginin katma değere dönüşmesi ancak etkili bir sanayi-üniversite iş birliğiyle mümkün. Eğitim ile milli gelir arasında doğrudan bir ilişki var. Ancak sanayi-üniversite iş birliği konusunda çok iyi bir noktada değiliz. Dünya Ekonomik Forumu’nun son yayınlanan Küresel Rekabet Gücü raporunda Türkiye, Ar-Ge’de sanayi-üniversite iş birliğinin gelişkinliği bakımından 137 ülke içinde 66. Sırada. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün hazırladığı Dünya İnovasyon Endeksi’nde de 127 ülke içinde 43. sıradayız. ArGe ve inovasyonun merkezi olan teknoparklar son yıllarda hızla gelişiyor ve sayıları artıyor. Yine de henüz yeterince yaygın değiller. TÜBİTAK’ın hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite endeksine göre ülkemizdeki üniversitelerin sadece yüzde 20’sinde işler durumda bir teknopark bulunuyor. Bütün bu verilerwww.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Şubat 2018

35


HABER

Borusan Makina MB Crushers’ın Türkiye temsilcisi oldu

İş makinaları sektörünün lider şirketi Borusan Makina alanındaki global markalardan birini daha Türkiye’de inşaat sektörünün hizmetine sunuyor. Borusan Makina İtalyan MB Crushers şirketinin dünya lideri olduğu kırıcı ve elek kovalarının Türkiye temsilciliğini üstlendi. İnşaat sektörü için kırma, yıkım ve geri dönüşüm için makinalar ve gelişmiş çözümler sunan MB Crushers’ın merkezi İtalya’da bulunuyor. Dünya pazarının %90’ına sahip olan şirketin global düzeyde 7 temsilciliği var. MB Crushers ürünleri ulaşım ve atık atımı masraflarını ortadan kaldırarak tasarruf sağlarken, atık materyallerin yeniden kullanımını mümkün kılarak işletmelerin kazancını da artırıyor. Çözümle-

36

Ocak - Şubat 2018

ri herhangi bir makinaya uygulanabilen MB Crushers, çok tipli hareket sunan çeneli kırıcı kova ve diğer birçok orijinal ürünün patentine sahip bulunuyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Borusan Makine Genel Müdürü Özgür Günaydın şunları söyledi:

oranlarda düşürüyor. Bu konuda dünyada en bilinen ve pazar hâkimiyeti en yüksek marka olan İtalyan kökenli MB Crushers’ın geniş ürün gamı, yüksek kalitesi ve satış sonrası güvenilirliğini Borusan Makina kalitesi ve güvenilirliği ile harmanlayarak müşterilerimize sunacağız.”

“Hem ürün gamımızı genişletmek hem de müşterimize daha fazla değer katmak adına MB Crushers marka kırıcı ve elek kovalarının temsilciliğini aldık. Geri dönüşüm işinin hız kazandığı son yıllarda, yerinde kırma ve eleme işinin önemi giderek artıyor. Verimliliği arttırarak maliyetleri düşüren ve önemi giderek artan kırma ve eleme kovaları müşterilerimizin işlerine büyük faydalar sağlıyor ve maliyetlerini de ciddi

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

37


HABER

Dünyanın En Büyük Kamyon Pazarı Çin’de Ford Otosan’ı Gururlandıran Ödül Ford Otosan’ın Türkiye’den Çin’e yaptığı teknoloji ve mühendislik ihracatı sonrasında Çin pazarı için Türk mühendislerinin emeğiyle geliştirilen ve yollara çıkan Ecotorq motorlu “JMC Weilong” kamyonlar, Çin’de Uluslararası Yılın Kamyonu Yarışması'nın (IToY) Çin ayağı olan Çin’de Yılın Kamyonu Yarışması’nda (CToY) “Yılın Kamyonu” ödülüne layık görüldü. Türk mühendislerinin emeğiyle Çin’de üretilen kamyonun bu başarısının sadece Ford Otosan değil, tüm Türkiye için bir gurur vesilesi olduğunu ifade eden Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, “Şasisinden, kabinine tüm fikri mülkiyet haklarına sahip olduğumuz Ecotorq motorlu kamyonların dünyanın en büyük kamyon pazarı Çin’de seri üretimin hemen akabinde böylesi önemli bir ödülü kazanması bizler için övünç kaynağı. Ford Otosan olarak, mühendislik ve teknoloji alanında ülkemiz ekonomisine değer katmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. 55 yılı aşkın tecrübesi ile Türk tasarımı ve mühendisliği ile kamyon ve motor üretimi gerçekleştiren Ford Otosan’ın tüm fikri mülkiyet haklarına sahip olduğu Ecotorq motorlu kamyonlar, Jiangling Motors Corporation (JMC) markası altında seri üretime geçmesinin ardından kısa bir süre sonra Çin’de “Yılın Kamyonu” ödülünü kazandı. Birbirinden zorlu sürüş testleri ve

38

Ocak - Şubat 2018

26 kategorideki değerlendirmeden geçti Uluslararası Yılın Kamyonu Yarışması (IToY) jüri üyeleri, Çin ticari araç medyası temsilcileri ve müşteri temsilcilerinden oluşan Çin Yılın Kamyonu (CToY) jürisi, Çin’de yılın kamyonunu seçmek amacıyla zorlu bir değerlendirme süreci gerçekleştirdi. Farklı kategorilerdeki yol testleri ve diğer statik testlerin ardından JMC Weilong, aerodinamikleri ve iç tasarımı, ergonomisi, sürüş konforu, fiyat, güvenlik ve motor performansı gibi toplam 26 kategoriyi kapsayan bir değerlendirmeden geçti. So-

nuç olarak JMC Weilong, Çin’de Yılın Kamyon Ödülü’nü almaya hak kazandı. Haydar Yenigün: “Sadece Ford Otosan için değil, tüm Türkiye için övünç kaynağı” Çin’de a’dan z’ye Türk mühendislerin destekleri ile üretilen JMC Weilong kamyonun bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, şunları söyledi: “Ford Otosan olarak, JMC ile imzaladığımız motor teknolojisi, kamyon şasi ve kabin üretim lisans anlaşmawww.hidrolikpnomatik.com


HABER

larının ardından Türk mühendislerinin büyük emekleriyle hayata geçen bu proje, teknoloji ve mühendislikte geldiğimiz yüksek seviyeyi gösteriyor. Şasisinden, kabinine tüm fikri mülkiyet haklarına sahip olduğumuz bu kamyonlar seri üretime geçer geçmez, Çin gibi dünyanın en büyük kamyon pazarına sahip bir ülkede ‘Yılın Kamyonu’ ödülünü kazandı. Bu sadece Ford Otosan için değil, tüm Türkiye’nin ve Türk mühendislerinin övünç kaynağıdır. 2013’te başladığımız bu projede adeta bir başarı hikayesi yazıldı. Ford Otosan'ın ağır ticari araç segmentinde dünyaya açılan kapısı rolünü üstlenen Ecotorq motorlu kamyonların geliştirme ve üretim sürecinde görev alan arkadaşlarımıza tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Ford Otosan olarak, mühendislik ve teknoloji alanında ülkemiz ekonomisine değer katmaktan gurur duyuyoruz.” Ford Otosan’ın tecrübeleri Türk mühendisler aracılığıyla aktarılıyor Ford Otosan ürün geliştirme ekiplerinin mühendislik desteği verdiği JMC Weilong modeli, Çin pazarı için yeniden yapılandırıldı. Özelliklerinin pazar ihtiyaçlarına göre belirlenmesi, satış ve satış sonrası ekiplerinin hazırlanması içinse yaklaşık 2,5 yıldır Çin’de yerleşik olarak çalışan Türk ekibi büyük bir özveri ile çalışmaya devam ediyor. Ford Otosan, dünyanın en büyük kamyon pazarına sahip Çin’de ağır vasıta pazarına ilk kez dahil olan Çinli JMC firmasına, Türkiye ve global pazarlarda edindiği satış, satış sonrası ve pazarlama konularındaki bilgi ve becerileri Türk mühendisler aracılığı ile aktarmaya devam ediyor.

www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Şubat 2018

39


HABER

CNC Kontrollü 2 Eksenli Torna Tezgahı Tasarım Yarışması Başvuruları Başladı

Yarışma, Türkiye Genelindeki Meslek Liselerinin 10-11 ve 12. Sınıf Öğrencilerinin Katılımına Açıktır. Son başvuru tarihi 16.03.2018 Yarışma, Türkiye genelindeki tüm meslek liselerinin 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin katılımına açıktır. Yarışma kapsamında, eğitim amaçlı, ekonomik CNC kontrollü 2 eksenli torna tezgahı tasarımı yapılacaktır. Tezgahın üretilebilmesi için gerekli olan tüm tasarımın (mekanik ve elektronik tasarımın yapılması, uygun kontrol ünitesinin seçilmesi) yapılması beklenmektedir. CNC kontrollü 2 eksenli torna tezgahının tasarımında uyulması gereken kurallar ve tasarım limitleri “Teknik Şartname” dokümanında detaylı olarak tanımlanmıştır. Yarışma 2 aşamalı olarak gerçekleşecektir. Birinci aşamada, istenilen teknik özelliklere göre “Kavramsal

40

Ocak - Şubat 2018

Tasarım” ve “Şematik Tasarım” yapılacak ve ön başvuru ile birlikte gönderilecektir. Yarışma başvuruları, ön başvuru sistemi ile 22 Ocak 2018’de alınmaya başlanacaktır. Ön başvuruların ardından uygun değerlendirilen 10 proje için tasarım çalışmalarına başlanması istenecektir. İkinci aşamada, çalışmaların tamamlanıp teslim edilmesinin ardından, katılımcılar Değerlendirme Komitesi’ne sunum yapacaktır. Sunumların ardından ilk 3’e giren projeler belirlenecektir. Dereceye giren 3 projeye 2 Ekim 2018 tarihinde gerçekleşecek MAKTEK Avrasya 2018 Fuarı’nın açılış töreninde ödülleri verilecektir. Birincilik ödülünü kazanan grubun okuluna "RENISHAW ÖZEL ÖDÜLÜ" verilecektir. Ödül okula direkt olarak RENISHAW tarafından bağışlanacak olup, toplam bedel 20.000 TL’dir.

İkincilik ödülünü kazanan grubun okuluna "TİAD ÖZEL ÖDÜLÜ" verilecektir. Ödül okula direkt olarak TİAD tarafından bağışlanacak olup, toplam bedel 15.000 TL’dir. Üçüncülük ödülünü kazanan grubun okuluna "TEZMAKSAN AKADEMİ ÖZEL ÖDÜLÜ" verilecektir. Ödül okula direkt olarak TEZMAKSAN AKADEMİ tarafından bağışlanacak olup, toplam bedel 10.000 TL’dir. Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) BURS Ödülü “ApplyBAU” kapsamında olup, ilk 3'e kalan yarışma grupları arasından 1 (bir) öğrenciye verilecektir. Burs şartları ödül alan öğrenciye ayrıca bildirilecektir. Detaylı bilgi ve başvuru için: www.altinpergelyarismasi.com web sitesini ziayaret edebilirsiniz.

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

41


HABER

Makine İhracatçıları Birliği ve Deutsche Messe Technology arasında işbirliği

Türk Sanayiiciye Teknoloji Akademisi

Almanya'da geliştirdiği işbirliklerini sürdüren Makine İhracatçıları Birliği teknik partnerlik yapmak üzere Deutsche Messe Technology ile anlaştı. Endüstri 4.0, dijitalleşme ve otomasyon konularında bilgi alışverişi ve teknoloji transferini içeren anlaşmayla makineciler Almanya’dan ücretsiz danışmanlık alacak. Anlaşmaya göre Türkiye, Almanya ve Çin'den sonra Teknoloji Akademisi kuran üçüncü ülke olacak. Makine sektörünün en önemli ticari partneri Almanya ile ilişkilerini güçlendiren Türkiye'nin Makinecileri, faaliyetlerinin odak noktasını Teknolojik İşbirliği geliştirmek olarak belirledi. Bu alanda önemli işbirlikleri yapan makineciler, son olarak Deutsche Messe Technology’nin kurucusu olduğu Teknoloji Akade-

42

Ocak - Şubat 2018

misi ile üyelik anlaşmasına imza attı. Yapılan anlaşmayla makineciler, Hannover’de bulunan akademide Endüstri 4.0 uygulamaları başta olmak üzere teknoloji alanındaki tüm eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Almanya ve Çin’den sonra Türkiye’de açılacak Sanayinin nitelikli iş gücü bulmasını zorlaştıran orta gelir tuzağını aşmanın yolunun, teknolojik gelişim ve yatırımları sürekli kılacak sistemi oluşturmak olduğuna dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran şunları söyledi: “Orta gelir tuzağı dediğimiz ve 10 bin dolar kişi başı düzeyinde seyreden gelirimizi, dünyada çok uzun süre aşamayan ülkeler var. Bu seviye-

nin getirdiği göreli bir refah, bu refahın da insanları tatmin etme tehlikesi var. Diğer yandan, kendilerini bir üst klasmana taşımayı başaran Tayvan ve Güney Kore gibi iyi örnekler ortada. Dünyada Sanayi Rönesans’ı yaşanırken, iyi modelleri yakından takip etmemiz gerekiyor. Teknoloji Akademisi işbirliğimiz bu alanda önemli bir adım olacak.” Makine İhracatçıları Birliği ve Deutsche Messe Technology arasında yapılan işbirliği anlaşmasına göre, Türkiye'de de Teknolojisi Akademisi kurulacak. Hannover'de geliştirilen model Kasım ayında Çin'in Foshan kentinde uygulamaya alınmıştı. Akademi İstanbul'da faaliyete alındığı zaman Türkiye, Almanya ve Çin'den sonra Teknoloji Akademisi kuran üçüncü ülke olacak. www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

43


HABER

Aktaş Holding’e Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan AR-GE Merkezi Belgesi

Aktaş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Sami Erol - Küresel düzeyde markalaşma vizyonu doğrultusunda, yenilikçi bir bakış açısıyla hareket eden Aktaş Holding, büyük önem verdiği ARGE faaliyetleriyle ilgili çok önemli bir adım daha attı. - AR-GE ve inovasyon çalışmaları sonucu, küresel piyasalara katma değerli ve yenilikçi ürünler sunan Aktaş Holding, AR-GE alanında gerçekleştirdiği etkin ve sürdürülebilir çalışmalarının karşılığı olarak; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan AR-GE Merkezi Belgesi almaya hak kazandı. Hava süspansiyon sistemi üretimin-

44

Ocak - Şubat 2018

de dünyanın en büyük firmaları arasında yer alan ve 100’den fazla ülkeye doğrudan ihracat gerçekleştiren Aktaş Holding, AR-GE öncelikli üretim modeli çerçevesinde, ülkemize ve sektöre katma değer sağlayacak ciddi adımlar atmaya devam ederken, bu alanda Bakanlıktan sevindirici bir haber aldı. AR-GE alanındaki faaliyetlerini, etkin ve sürdürülebilir kılmak adına Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na AR-GE Merkezi kurma başvurusunda bulunan Aktaş Holding, başvurularından olumlu sonuç elde ederek; Bakanlıktan AR-GE Merkezi

Belgesi almaya hak kazandı. Aktaş Holding bu sayede; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı AR-GE Merkezi belgesini elde eden ülkemizdeki 720. firma oldu. Büyük gurur yaşıyoruz Konuyla ilgili açıklama yapan Aktaş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Sami Erol, AR-GE Merkezi Belgesi ile büyük bir gurur yaşadıklarını belirterek, şirket olarak bu süreçten sonra sorumluluklarının daha da arttığını kaydetti. Aktaş Holding olarak bugün itibariyle; Almanya’dan Çin’e, ABD’den

www.hidrolikpnomatik.com


HABER

Brezilya’ya kadar dünyanın her noktasında başarıyla faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Sami Erol, “Rekabetçi dünya düzeninde ayakta kalabilmek için AR-GE faaliyetleri, olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Biz de yeni teknolojileri, tüm operasyonel süreçlerde uyguluyoruz ve sektörümüzün ihtiyaç duyduğu çözümleri üretiyoruz. Bu noktada, ürün geliştirme öncelikli üretim modelini benimsemiş durumdayız. Nitekim ileri teknoloji imkanlarıyla geliştirdiği ürünlerde, optimum malzeme kullanılarak, çevre dostu, daha hafif, esnek ve dayanıklı özellikleri ön plana çıkmaktadır” dedi. Fark yaratmak için çalışıyoruz Aktaş Holding’in her yıl mevcut ci-

www.hidrolikpnomatik.com

rodan yüzde 3-4 düzeyinde payı, AR-GE faaliyetlerine ayırdığını aktaran Erol, “Kısa vadede hedefimiz bunu yüzde 5’ler seviyesine çıkarmaktır. Global pazarlarda var olabilmenin, teknolojiye yatırım ve AR-GE çalışmaları ile mümkün olacağına inanıyoruz. Bu kapsamda, TAYSAD'ın düzenlemiş olduğu PatentFaydalı Model- Endüstriyel tasarım alanında, son 3 yıldır Türkiye’nin en fazla Patent/Faydalı model başvurusu yapan firma ödülüne layık görüldük. Ayrıca Aktaş Holding’in, dünya ortalamaları ölçeğinde halen toplamda yaklaşık 90 adet patenti, 15 faydalı modeli, 3 uluslararası patenti, 1 ülkesel patent başvurusu bulunuyor. Bunun yanında, her yıl da en az 10 adet patent başvurusu gerçek-

leştirmekteyiz” diye konuştu. Markalaşma çalışmaları sürecek Daima mükemmeli hedefleyen bir anlayışla hareket ettiklerinin altını çizen Erol, teknolojiye yatırım ve yenilikçi AR-GE çalışmaları ile küresel düzeyde markalaşmaya devam edeceklerini kaydetti. Erol, AR-GE ve inovasyon odaklı stratejiler geliştirerek, sürdürülebilir başarılara odaklandıklarına dikkat çekerek, “Aktaş Holding olarak yeniliklerin öncüsü olmaya devam etmeyi hedefliyoruz. AR-GE faaliyetlerimizde, son teknolojileri yakından takip ediyoruz ve modern üretim tesislerimizde, üstün kalite standartlarına sahip ürünler geliştirme gayretindeyiz. Know-how’ı şirketimize ait üretim proseslerimizi ve tedarik zincirimizi, mükemmellik kültürüne dönüştürme çabasındayız. Bu çerçevede, yakın zamanda Endüstri 4.0 ile ilgili saha analizi çalışması da yapmıştık. Aktaş Holding olarak, her alanda kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Bu açıdan almış olduğumuz ARGE Merkezi belgesinin; Bursa’ya, ülkemize ve sektöre hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Ocak - Şubat 2018

45


HABER

MİB “Milli Üretim, Milli Güç” Sloganıyla Yerli Üretimi Destekliyor Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özkayan “Milli üretim, milli güç” sloganıyla makinede yerli üretimi destekleyecek politikaların oluşturulup yürütülmesi ve markalaşması için çalıştıklarını söyledi. Özkayan, “İhracattaki kilogram değerimizi önce 15 dolar sonrasında da 20 dolar seviyesine çıkarabilirsek zaten sorunların çoğunu bitirmiş olacağız. Bu noktada, yaratıcılık, ARGE ve tasarım öncelikli, yüksek teknolojiye sahip ürün ve ara ürünler geliştirirken, iç talebin yerli üretim ile en iyi şekilde karşılanması ve paranın da yurt içinde kalması ana amacımız olmalıdır” dedi. Özkayan, üretimde emeğin yerini otonom sistemlerin ve öğrenen makinelerin almaya başladığı, Endüstri 4.0 devrimiyle birlikte gelecekte, insan gücüne ve emeğine daha az ihtiyaç duyan, bilginin ve makinelerin öncelikli olduğu, hızlı ve çözüm odaklı bir üretim dönemi yaşanacağını belirtti. “120’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz” Makina İmalatçıları Birliğ’nin, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm makine imalatçılarının buluştuğu bir nokta olduğunu ve Dünya’nın 120’den fazla ülkesine ihracat yaptıklarını kaydeden Özkayan, ülkeye katma değer ve döviz girişi sağlayan bir sektör olduklarını belirtti. Makine imalat sanayisi gelişmemiş ülke-

46

Ocak - Şubat 2018

MİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özkayan lerin, zenginleşmesinin mümkün olamayacağının altını çizen Özkayan, “500 milyar dolarlık ihracat hedefindeki 100 milyar dolarlık makine ihracatı payı her ne kadar gerçekleşmeyecek gibi gözükse de bu hedefin bizlere gösterdiği çok önemli bir durum ortaya çıkmıştır. Ne kadar çok üretirsek üretelim katma değeri yüksek ürünlere geçiş yapamadıkça ihracattaki kilogram değerimizi yükseltmedikçe bu hedeflere ulaşmak maalesef mümkün gözükmemekte. Ülke olarak, düşük gelir tuzağından kurtulmak için yürütülen çalışmalara hız vermemiz gerekiyor. Rekabetin acımasız olduğu küresel pazarlarda varlığımızı sürdürmek için kendi teknolojilerimizi geliştirmeli ve ithal ettiğimiz ara ürünleri de kendi ülkemizde üreterek hem sektörün güçlenmesi hem de yeni sektörlerin oluşması için çalışmalıyız” dedi.

dolara çıkarmak” Ülkenin kalkınma sürecinde kilogram başı ortaya koyduğu yüksek katma değerle makine sektörünün büyük bir önemi olduğunun altını çizen Özkayan, “İhracattaki kilogram değerimizi önce 15 dolar sonrasında da 20 dolar seviyesine çıkarabilirsek zaten sorunların çoğunu bitirmiş olacağız. Bu noktada, yaratıcılık, ARGE ve tasarım öncelikli, yüksek teknolojiye sahip ürün ve ara ürünler geliştirirken, iç talebin yerli üretim ile en iyi şekilde karşılanması ve paranın da yurt içinde kalması ana amacımız olmalıdır” diye konuştu. “Milli üretim, milli güç” Özkayan MİB olarak, “Milli üretim, milli güç” sloganıyla yerli üretimi destekleyecek politikaların oluşturulup yürütülmesi ve markalaşması konusunda çalışmalar yaptıklarını belirtti.

“Hedefimiz kilogram değerini 20 www.hidrolikpnomatik.com


HABER Ülkelerin gelişmişliğinin makine imalat sanayisinin gücü ve büyüklüğü ile orantılı olduğuna dikkat çeken Özkayan, “Kendi makineniz olmadan sanayileşmekten, gerçek büyümeden ve güçten söz edilemez. İthalata dayalı büyüme ile sanayi devrimi olamaz. Bulunduğumuz bölgede üretmekten başka çaremiz yok. Bu nedenle, makine imalat sanayinin ülke için nasıl yaşamsal bir öneme sahip olduğu ortada. Sanayileşme politikalarının yerli, milli makine üretimini destekleyecek şekilde sürekli olarak düzenlenmesi ve küresel rekabete dayanabilecek markalaşacak bir makine sanayisi oluşturulmalıdır. Bu konudaki lobi faaliyetlerimize devam ediyoruz” şeklinde konuştu. “2018 dijital dönüşüm yılı olacak” 2018 yılnın ekonomik olarak zor bir yıl olabileceğine değinen Özkayan, 2018’de MİB üyelerinin ihracatını arttırması ve bilinirliğinin artması için çalışmalara devam edeceklerini ifade etti. Üretimde emeğin yerini otonom sistemlerin ve öğrenen ma-

www.hidrolikpnomatik.com

kinelerin almaya başladığı, sanayinin 4. aşaması olarak nitelendirilen bir dönemin içinde olduğumuza dikkat çeken Özkayan, akıllı ve birbirleriyle iletişim halinde olan makinelerin ön plana çıktığı Endüstri 4.0 devrimiyle birlikte, gelecekte, insan gücüne ve emeğine daha az ihtiyaç duyan, bilginin ve makinelerin öncelikli olduğu, hızlı ve çözüm odaklı bir üretim döneminin başlayacağını ifade etti. 2018 dijital dönüşümün etkisinin başladığı bir yıl olacağının altını çizen Özkayan sözlerini şöyle tamamladı: “2018 robotlar ve otomasyon gibi konuların daha çok ön plana çıkabileceği, insan gücünün ve işlerinin yerini “yapay zeka” ve “robot kolların” alabileceği bir çağın ilk ayak seslerini duyabileceğimiz bir yıl olacaktır. Teknoloji ve bilgi tabanlı

bu yeni nesil endüstri sürecine uyum zamanını kaçırmadan bir sonraki yapay zekâ dönemine hazırlıklı olmalıyız. Bu anlamda teknolojinin çok hızlı ilerlemesi yeni fırsatların, yeni alanların önünü açmakta, uyum sağlayan şirketlerin, sektörlerin ve ülkelerin refah seviyesini yükseltmektedir. Bu açıdan Türkiye’nin, geleceğe dönük yüksek vizyonu ve kalkınma planları çerçevesinde; kendi teknolojisini üreten, satan ve küresel rekabetçi piyasada geliştirdiği inovatif ürünleriyle boy gösteren bir konumda olması için biz sanayicilere büyük sorumluluklar düştüğünü de bir kez daha hatırlatıyor, üniversite sanayi iş birliklerinin önemine dikkat çekmek istiyorum. Özellikle makine üreticileri, yüksek teknolojiye geçişte ilkleri gerçekleştirecek donanıma ve yapıya sahip ülkemizdeki en önemli unsur olmaya devam edecektir.”

Ocak - Şubat 2018

47


HABER

Makina Sektörü MAKFED Çatısı Altında Kenetlendi

Makine sektörü tepe örgütü MAKFED, 2. Olağan Genel Kurulunu 17 üye derneğin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirdi. Makine imalat sanayi ile ilgili tüm politika ve uygulamaların oluşmasında etkin rol üstlenmeyi amaçlayan federasyona Adnan Dalgakıran yeniden başkan olarak seçildi. Genel Kurul’da söz alarak makine sektörünün hedef odaklı bir stratejiyle hareket etmesinin önemine dikkat çeken Dalgakıran şunları söyledi: “Bir sektörün yol haritasını çizerken işe durum analizi yaparak başlamak, eleştirel aklı her zaman ön planda tutmak gerekir. Biz problemli alanları tespit etmenin, çözüm odaklı bir yaklaşımın ilk adımları olduğuna inanıyoruz. Türkiye üst gelir grubu-

48

Ocak - Şubat 2018

na makine, elektronik ve yazılım alanlarında yapacağı bir atılımla çıkabilir. MAKFED olarak organizasyon ve işbirliğine öncelik vererek, bu hedeflere yönelik çalışmayı sürdüreceğiz.” Federasyonun yeni dönemde daha etkin olacağının altını çizen Dalgakıran, amaçlarının sektörün kurumsallaşması olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

rin öncelikleri verimlilik ve ölçek ekonomisi oluşturabilmektir. Türkiye ekonomisinin amacı girişimci sayısını artırmaya çalışmak değil, nitelikli ara elemanlar yetiştirerek stratejik sektörlerin rekabet gücünü artırmak olmalı. Makine sektörü bundan sonra daha rekabetçi, farklı ve yenilikçi olacak, marka gücünü artırmaya odaklanacak. MAKFED de hedef odaklı faaliyetleriyle, sektörün ihtiyaçlarına yönelik çözümler üzerinde çalışmayı sürdürecek” Federasyon bin 700’e yakın makine üreticisini temsil ediyor. www.makfed.org

“Üst gelir grubunda yer alan ülkele-

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

49


FİRMA-ÜRÜN

Mobil Hidrolik Sistemler için Lineer Pozisyon Sensörü Turck'in yeni LTE sensörü, mobil cihazlardaki hidrolik silindirlerin çalışma mesafesinin ölçülmesi için uygundur. Turck, doğrusal konum sensörlerinin portföyüne hidrolik silindirlere doğrudan entegrasyon için sağlam LTE'yi ekliyor. Magnetostrictive sensör 100 g'a kadar olan şoklara ve genelde tarım ve ormancılık makinelerinde oluşan titreşimlere dayanabilir. Cihaz ayrıca dış etkenlerden etkilenmez; böylece LTE son derece ağır ortamlarda inşaat makinelerinin hidrolik silindirlerinde bile kullanım için uygundur. Kullanıcı ölçüm aralığını sensör türüne göre esnek bir şekilde ayarla-

yabilir. Sahada kendini kanıtlamış magnetostrictive teknolojisi sayesinde aşınmayan LTE, yüksek doğruluk, doğrusallık ve tekrarlanabilirliği garanti eder. Sensör 16 bitlik bir çözünürlüğe sahiptir ve 0-10 V ve 4-

20mA standart analog çıkış sinyallerine ek olarak mobil cihazlar için üç sinyal aralığı sunar (0...5 V ; 0,25...4,75 V veya 0,5...4,5 V).

EfficiencyManager Mobil Cihazlarda! Bakım çalışmaları artık yerinde ve kağıda ihtiyaç duymadan yapılabilir. Klüber Lubrication EfficiencyManager, şirketlere üretim süreci ile ilgili tüm makinelerin ve ekipmanların kapsamlı bir incelemesini ve optimizasyon potansiyellerini sağlar. Online tabanlı yazılım paketi, entegre tesislerdeki artan karmaşıklığın etkin bir şekilde yapılandırılmasını ve sorunsuz bir üretim operasyonunun yapılmasını destekler. Yeni EfficiencyManager uygulaması, artık bakım çalışmalarının kağıda ihtiyaç duymadan yapılmasını ve belgelenmesini sağlıyor. Söz konusu sistem, varlık veya envanter num-

50

Ocak - Şubat 2018

rudan uygulama içinden çağırılabiliyor; bu da süreci önemli ölçüde kolaylaştırıyor ve hataları önlemeye destek oluyor. İş tamamlandıktan sonra sisteme geribildirim veriliyor; böylece denetim boyunca uyum ve takip sağlanıyor. arasını girerek veya basitçe QR kodu algılamasıyla kullanıcı dostu bir arama fonksiyonuyla seçilebiliyor. Uygulamadaki dijital bakım planı, planlanan tüm çalışma öğeleri hakkında bilgi sağlıyor. EfficiencyManager uygulamasında, ilgili bakım çalışması için gerekli olan çalışma talimatları ve dokümantasyonlar doğ-

Uygulama, bir şifre ve güvenli bir bağlantı yoluyla verilerinizi yetkisiz erişime karşı güvenle korunuyor. EfficiencyManager App, iOS ve Android sistemlerde kullanılabilir. Uygulamayı kolayca indirebilir, bir EfficiencyManager web hesabı oluşturarak kullanabilirsiniz.

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

51


FİRMA-ÜRÜN

Emerson Kurulum Maliyetlerini Azaltan Yüksek Yoğunluklu Pnömatik Valf Adasını Duyurdu

Emerson, kurulum maliyetlerinde düşüş sağlayacak ASCO Numatics G3 Serisi elektronik valf adası platformu için önemli bir güncellemenin haberini duyuruyor. Valf adası, tek bir valf adası kurulumunda en fazla 128 solenoid valf kontrol edebilecek şekilde genişletildi. Bu özellik bir hattan daha fazla valfin kontrol edilebilmesini sağlayarak hat sayısında ve kabinde kablolama, dahili borular ve elektrik bağlantılarında tasarruf sağlıyor. Müşteriler bir ambalajlama tesisi veya bir motor blokunda çok sayıda vana veya pnömatik ekipman kontrol eden müşteriler için son derece faydalı olacak. Küresel Pazarlama Başkan Yardımcısı Uwe Claus “Yeni işlevler tasarımcıların geniş kabin alanını en aza indirebilmelerini ve pnömatik vana adalarına daha az hat atamalarını sağlıyor,” dedi. “Artık tasarımcılar bir kabine daha fazla valf yerleştire-

52

Ocak - Şubat 2018

bilir veya aynı sayıda valfi barındırmak için daha küçük bir kabin kullanabilir. Buna ek olarak yükleyicilerin yalnızca bir hat oluşturup yapılandırması yeteri oluyor ve bu şekilde zamandan ve işçilik maliyetlerinden tasarruf sağlanıyor.” Genişletilmiş valf platformları 128 adet 11 mm’lik solenoid valfler ve en fazla 80 adet 18 mm ve 26 mm valf destekleyebiliyor. Valf platformlarının kapasitesini artırmak için orta istasyon blokları vana sürücüler ve yedek güç konnektörleriyle birlikte eklendi. Bu esnek yaklaşım müşterilerin yalnızca tasarımlarında gereken kapasite ve işlevsellik için ücret ödemelerini sağlıyor. Ethernet/IPTM DLR, Profibus® DP, ve dağıtım için Valf Alt - bus dahil olmak üzere son derece farklı iletişim protokolleri destekleniyor.

için pnömatik vana adası kurulumlarını tasarlarken esnek ve güçlü çevrimiçi Dinamik Ürün Modelleme (DPM) kullanmaları önerilir. DPM aracı vana adalarının tamamen yapılandırılmasını sağlar. İlgili ürün için benzersiz bir spesifikasyon üretir ve indirilebilecek bir CAD çizimi oluşturur. Claus, “Yeni G3 Serisi platformumuz yaşam bilimlerinde (farmasötik ve biyofarmasötik), yiyecek ve içecek, hassas kimyasallar ve su/atık su uygulamalarında kullanım için ideal bir seçenektir,” dedi. Emerson.com

Müşterilere, tasarımlarında ve seçimlerinde zaman kazanabilmeleri

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

53


FİRMA-ÜRÜN

Multitalent ile Birçok Beceri Bir Araya Toplanıyor KOLLMORGEN ayrıca S700-Servo regülatörlerini de tek kablolu bağlantı tekniği ile donatıyor Zorlu görevler ve şimdi de daha ince tek kablolu bağlantı teknolojisi için tasarlandı. KOLLMORGEN’ın S700’ü çok işlevsellikle programlamadan kablolama işlemlerine kadar maksimum serbestliği bir araya getiriyor. Ratingen 2017 - Makine ve tesis yapımında tahriklerin sadece tek bir kabloyla bağlanmasının avantajları

göze çarpıyor: Daha hızlı kurulum, yerden tasarruf, düşük durağanlık ve maliyetin azalması bu avantajlardan sadece dördü. KOLLMORGEN; AKD ve AKD-N servo regülatörlerde elde edilen çok iyi tecrübelerden sonra, şimdi de Multitalent S700’ü bu geleceğe yön veren tek kablolu bağlantı teknolojisiyle donatıyor. KOLLMORGEN servo regülatör SERVOSTAR serisinden S700; çok karmaşık tahrik görevlerini yerine getirmek için özellikle tasarlandı. SIL3’e kadar güvenlik teknolojisi de buna dahil. Cihazlar bunun için IEC 61131-3 temelli bir dilde geniş çaplı Multitalent S700: KOLLMORGEN servo redestekle serbest programgülatörler gelecekte de tek kablolu bağlantı lanabiliyor. S700 sürücü- teknolojisine sahip olacaklar. ler, ayrıca motor hareket senkronizasyonunu arttırmaliyeti düşüren diğer yandan mamak için kullanılan 'cogging kine performansını artıran ekonocompensation' özelliği içerir. mik ve ince bir kurulum çözümü orBu özellik, motor şaftına mertaya çıkıyor. Beraberinde daha az kezlenmemiş radyal yükler için kablo hareket edeceğinden, yerden mükemmel bir çalışma karakkazanç sağlamasından konumlanteristiği sağlar. dırmada daha tempolu olmasına ka-

Zorlu görevler ve şimdi de daha ince tek kablolu bağlantı teknolojisi için tasarlandı. KOLLMORGEN’ın S700’ü çok işlevsellikle programlamadan kablolama işlemlerine kadar maksimum serbestliği bir araya getiriyor.

54

Ocak - Şubat 2018

KOLLMORGEN, şu anda S700 regülatör için mevcut olan tek kablolu bağlantı teknolojisi ile kendi geliştirdiği dijital çözücü SFD’yi veya yüksek çözünürlüklü Hiperface DSL enkoderi standart bir motor kablosunda birleştiriyor. Sonuçta bir yandan

dar birçok avantaja sahip.

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

55


FİRMA-ÜRÜN

Bosch Rexroth, Connected Hydraulic Sistemlerle Sanayi 4.0’a Hazır

Makine üreticileri, makinelerini günden güne dijital hale getiriyor ve hidrolik sistemlerin bu ağ ortamıyla sorunsuzca entegre olmasını bekliyorlar. Uzun yıllardır elektronikler, sensörler, uygun aksesuar ve otonom kontrollerle gelecek için donatılan hidrolik sistemler ise otomasyon teknolojisi açısından bugün en az elektromekanik tahriklerle aynı düzeye ulaşmış bulunuyor. Bosch Rexroth, parametre oluşturmada onlarca yıllık tecrübesini aktardığı yeni yazılım sihirbazını pazara sundu. Elektronik hidrolik eksenlerin devreye girişini kolaylaştıran yazılım sayesinde teknisyenler, dakikalar içerisinde kusursuz sonuçlar elde edebiliyor. Avrupalı makine üreticileri, makinelerini günden güne dijital hale getiriyor ve hidrolik sistemlerin bu ağ ortamıyla sorunsuzca entegre olmasını bekliyorlar. Daha önceden demir ve çelik valf kontrolleriyle gerçekleştirilen görevler artık elektronik tahrik kontro-

56

Ocak - Şubat 2018

lü ünitesi içindeki merkezi olmayan zekayla yerine getiriliyor. Müşteri, güce ihtiyacı olduğu durumda tahrik pompasının hızını ayarlıyor veya neredeyse sıfıra kadar düşürüyor. Gücü değişebilen hidrolik sistemler, sabit sistemlere göre yüzde 80'e kadar daha az enerji tüketiyor. Merkezi olmayan zeka ile akıllı çözümler Merkezi olmayan zeka ve açık arayüzler geleceğin otomasyon çözümleri için büyük önem taşıyor. Bosch Rexroth, elektroniklerindeki ve hidrolik sistemlerindeki bütün standart protokolleri destekleyen çoklu-Ethernet arayüzlerini kullanıyor. Bir sonraki adım ise sensörleri mevcut valf gövdelerine entegre etmek... Bu çeşitli olanakları da beraberinde getiriyor. Örneğin, durum izleme aşamasında sensörler yağ kalitesinden ısıya, titreşimlerden değişim döngülerine her türlü bilgiyi kayıt altına alabiliyor. Derin öğrenme algoritmaları, kullanıcılara aşınmayı herhangi bir bozukluğa

sebep olmadan önce belirleme olanağı sağlıyor ve bu da önleyici bakıma giden en önemli adımlarından birini oluşturuyor. Akıllı tek eksenli kontroller halihazırda kapalı kontrol döngüsünde merkezi olmayan hidrolik hareketten sorumlu bulunuyor. Bunu başarmak için, valfin üzerindeki elektroniklere güçlü bir hareket kontrolü entegre ediliyor. Kontrol kabini olmayan kontroller giderek daha geniş çapta farklı pazarlarda kullanılıyor. Rexroth da IAC kontrol valfi ile valf elektroniğiyle tamamen entegre, kabini olmayan hareket kontrolü sunuyor. Kendine özel merkezi olmayan akışkan dolaşımlı servo-hidrolik eksenleri gibi açık arayüzler kullanılarak tamamen ağa bağlanmak mümkün hale geliyor. Bu kuruluma hazır eksenlerin, pompaların ve silindirlerin makine üreticisinin sadece güç kaynağına bağlamasını ve iletişimi kontrol etmesini gerektiren tek bir montajla kurulumları tamamlanıyor.

www.hidrolikpnomatik.com


FİRMA-ÜRÜN Hidrolik sistemler için ‘Tak-Çalıştır’ Gelecekte, önceden hareket için gerekli olan valflerin yerini sınıfında en iyi kontroller alacak. Elektrikli tahrik, hidrolik silindiri sadece tahrik pompasının hızına göre konumlandırır. Dolayısıyla hidrolik dişliler, elektromekanik doğrusal tahriklerle tam olarak aynı işleve sahiptir. Artı olarak, hidroliğin tüm avantajları sayesinde elektrikli tahriklerin döner hareketini doğrusal harekete çevirirler. Otarşik doğrusal eksenler olarak adlandırılan bir sonraki geliştirme aşamasında ilerleme daha belirgindir. Özel, yüksek düzeyde akışkan devreye sahip silindir grupları kuruluma hazırdır. Bu nedenle bu eksenleri işletmek için makinelerin merkezi hidrolik ünitelere ihtiyacı yoktur. Otarşik eksenler, elektronik tahrikler ile aynı şekilde bağlanırlar. Gereken tek şey, bir güç kablosu ve makine kontrollü bir veri bağlantısıdır. Elektronik tahriklerin çalıştırılması için kullanılan yazılım araçlarının aynısı kullanılır. Devreye alma mühendislerinin hidrolik sistemler ile ilgili derinlemesine bilgiye ihtiyaçları yoktur, çünkü sadece makine koşulları için önceden programlanmış fonksiyonları basitçe ayarlayabilmektedirler. 3D baskı kullanılarak yapılan yeni tasarım Rexroth, yeni materyaller ve üretim teknolojisi alanlarında da yenilikler sunuyor. Döküm mahfazaları için çekirdeklerin 3D baskısı veya doğrudan baskı, işleyen valfler için enerji gereksinimleri büyük oranda düşürüyor. Merkez tasarımı, önceden merkez aracının bölünebilirliği hesaba katılarak yapılmak zorundayken, merkez baskısıyla bu zorunluluk ortadan kalkıyor. Örneğin, Bosch Rexroth hem alt basınç kayıplarına izin veren hem de enerji dengesini geliştiren bir boru tasarlayabilir. Dakikada 10.000 litre akışlı bir

www.hidrolikpnomatik.com

valfte, akış direncinde yüzde 20 düşüş olması, işletme masraflarında çok büyük bir tasarruf sağlar. Hidrolik devreye alma süreci büyük oranda otomatikleşiyor Rexroth'un yeni yazılım asistanı sayesinde, akışkan teknolojisi konusunda kapsamlı bilgi sahibi olmaya gerek kalmadan elektrikli hidrolik sistemleri kolaylıkla çalıştırabilirsiniz. Hidrolik aktüatörlerin ilk çalıştırılmasını, eksenin ve hareket parametrelerinin ayarlarını yaparken sadece birkaç tuşa basmaya kadar indirger. Teknisyenler dakikalar içerisinde kusursuz, sağlam sonuçlara ulaşmıştır ve eksenleri hareket ettirebilmişlerdir. Rexroth, elektronik hidrolik eksenlerin ilk çalışmaları için, parametre oluşturmadaki onlarca yıllık tecrübesini yazılım sihirbazına aktardı. Bu yazılım sihirbazı, teknisyenlere parametre oluşturmada mantıklı bir şekilde rehberlik ediyor ve yanlış girdilerin önüne geçiyor. Hidrolik sitemlerle ilgili hiçbir tecrübesi olmayanlar bile hızlıca ve güvenilir bir şekilde sağlam sonuçlar elde edebiliyorlar.

leler ve maksimum darbe gibi uygulamaya özel bilgileri istiyor. Ayrıca maksimum hız, maksimum güç ve doğal tahrik frekansı gibi karakteristik değerleri de hesaplıyor. Yazılım, dahili olarak akışkanlar mekaniğinin bütün özelliklerini göz önünde bulunduruyor. Doğrusal bir mesafeye girerek, doğrusal olmayan bir valf özelliği oluşturuyor ve ‘hedef aşımlarını’ dengeliyor. Devreye alma mühendisleri bu hesaplamalara dahil olmazken, onlar sadece uygulamanın fiziksel parametreleri üzerinde çalışıyorlar. Önerilen parametreler sayesinde tahrikler, dakikalar içerisinde çarpma riski olmadan hareket ettirilebiliyor. Otomatik mesafe tanımlama da ayrıca birçok hidrolik eksen için mümkündür. Çalıştırma sihirbazıyla, devreye alma mühendisleri, hidrolik tahriklerin, izlenen hareketleri belirlenen sınırlar içerisinde bağımsız bir şekilde yapmalarına izin verebiliyor. Akıllı fonksiyon dahili değerleri insan müdahalesi olmadan otomatik olarak bütün hesaplıyor ve manüel olarak ince ayar yapılmasına izin veriyor.

Sihirbaz, bilgileri elektronik plakadan okuyamazsa bileşenleri diyalogla soruyor. Sonrasında asistan yükleme konumu, hareket ettirilecek küt-

Ocak - Şubat 2018

57


FİRMA-ÜRÜN

Parker Hannifin, Voice of the ® Machine , Teknolojisini Tanıttı Parker Hannifin Dijital Dönüşüm Stratejisi'nin En Önemli Parçalarından Biri Olan Endüstriyel Nesnelerin İnterneti Platformu, Voice of the Machine®, Teknolojisini Tanıttı Makinelerin, bileşenlerin yanı sıra hareket ve kontrol sistemi düzeyinde dijitalleştirilmesi için açık, birlikte çalışabilir, büyütülebilir Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümleri sağlayan teknoloji paketi Hareket ve kontrol teknolojilerinde dünya lideri Parker Hannifin bağlantılı ürün ve hizmetlerin açık, birlikte çalışabilir ve büyütülebilir bir ekosistemi olan Voice of the Machine® IoT platformunu tanıttı. Platform, 28 Nisan'da Hannover Messe'de sergilendi. Parker, yapım aşamasındaki daha geniş bir dijital dönüşümün parçası olarak 100 yıllık ürün ve uygulama uzmanlığını dijital müşteri deneyimlerini daha iyi hale getirmek için kullanıyor. E-ticaret, IoT ve Hizmetler alanında Başkan Yardımcısı Bob Bond şunları söyledi: "Kullanıcıların geniş ürün, sistem ve mühendislik kabiliyeti portföyümüze erişimini sağlayan çevrim içi platformlardan, kritik sistemlerin verimli kalmasına yardımcı olan global izleme ve varlık bütünlüğü yönetimi hizmetlerimize kadar müşterilerimiz için daha iyi sonuçlar üretiyoruz. Voice of the Machine platformumuz, bileşen ve sistem düzeyindeki temel uzmanlığımız ile tam örtüşüyor. Parker kurumsal IoT çözümleri bağlayabileceğimiz hareket ve kontrol ürünlerinden oluşan

58

Ocak - Şubat 2018

serilerimiz için farklı öngörüler oluşturuyor." Parker, Voice of the Machine platformu ile işletmecilerin, tüm endüstriyel uygulamalarında güvenliği arttırmak ve plansız arıza sürelerinin yanı sıra yüksek bakım maliyetlerini önlemek için IoT'yi tam olarak kullanmasını engelleyen sorunların üzerine gidiyor. Bu sorunlardan bazıları IoT'yi desteklemeyen eski cihazlar, bileşen düzeyinde öngörü eksikliği ve farklı tedarikçiler tarafından kullanılan iletişim protokollerinin rekabetidir. Nesnelerin İnterneti Yöneticisi Miguel Morales şunları söyledi: “Voice of the Machine platformu sayesinde müşterilerimiz makinelerinin bileşen düzeyinde ne söylediğini anlayabilir ve uygulama performanslarını geliştirebilir. Parker hareket ve kontrol teknolojileri alanında 100 yıllık bileşen ve sistem uzmanlığına

sahiptir. Bu uzmanlık, makinelerde ürünlerimizin desteklediği güvenlik, dayanıklılık ve verimlilik özelliklerinin ortaya çıkarılması için bir gerekliliktir." Parker merkezden yönetilen bir yaklaşım ile tüm çalışma grupları ve teknolojilerinde kullanmak üzere yaygın IoT standartlarını ve en iyi uygulamaları benimser. Bağlı her ürün, Exosite yazılım uzmanlarının tasarladığı değiş tokuş tabanlı platform mimarisiyle dijital hizmetler için aynı veri havuzunu kullanır. Exosite IoT mimarisi, aynı dijital hizmetler grubuna çeşitli bağlı çözümlerin uygulanmasını ve Parker çözümlerinin diğer ortak platformlarla entegre edilmesini kolaylaştırır. www.parker.com/IoT sitesinden veya @Parker_VOM adresinden Voice of the Machine hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

59


FİRMA-ÜRÜN

Gelişmiş Kılıflara Sahip ™ Parker TOUGHJACKET Hidrolik Hortumları Kauçuk Hortumlara Kıyasla Aşınmaya Karşı Çok Daha Fazla Dayanıklıdır Hareket ve kontrol teknolojilerinde global lider Parker Hannifin, TOUGHJACKET™ hidrolik hortumları ailesi ile Parflex hidrolik hortum serisini geliştirdi. Bu ürün ailesi, büyük ölçekli, ağır iş gerektiren uygulamaların isterlerine dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Yeni hortumlar, formülü Parker tarafından geliştirilen poliüretan kılıflara sahiptir. Bu kılıflar endüstri standartlarında aşınmaya karşı talep edilen en üst düzey dayanımı karşılar ve kauçuk hortumlara kıyasla aşınmaya karşı daha dirençli ve dayanıklıdır. Ayrıca bu kompakt ve hafif hortumlar UV ışınlarına karşı üstün dayanıklılık sunar. TJ hidrolik hortum serisi çok düşük uzunluk değişimi karakteristiğine sahiptir. Bu sayede uzun hortumlar gerektiren bom ve tambur uygulamaları için idealdir. Çünkü aşınma ve uzunluk değişimi hortumların arızalanmasındaki en büyük etkenlerdir. TJ hortumları, son derece küçük yarıçapları sayesinde istif makineleri (forklift) ve teleskopik yükleyici (telehandler) bomları gibi dar kurulum alanlarına oldukça uygundur. TOUGHJACKET hortumları, rakip ürünlerden %40 daha hafiftir. Bu da daha az denge ağırlığı, daha çok taşıma kapasitesi ve daha yükse-

60

Ocak - Şubat 2018

ğe/uzağa kaldırma özelliği anlamına gelir. Küçük dış çapı, hatları rotalamayı kolaylaştırır. Ayrıca hortumların birleştirilebilmesi (ikiz hortum haline getirilebilmesi), kolay paketleme yapılmasını ve rota(hat) başına daha çok eleman yönlendirilebilmesini hatta bu sayede bazı rotaların(hatların) kaldırabilmesini sağlar. İkiz veya çok hatlı yapılandırma, aşınmayı daha da azaltmaya ve/veya dolaşmayı önlemeye olanak tanır.

• 560TJ: SAE 100R1AT, MSHA standartlarını karşılar. 100R1AT standardından daha hafif ve daha küçüktür. • 590TJ: MSHA standartlarını karşılar, ve 1/4" ‘ten 1/2" ‘ye ABS onaylıdır. İki telli yapı dayanımını, tek telli yapı (konstrüksiyon) ile sağlayarak iyileştirilmiş büküm yarıçapı sunar. • 594TJ: SAE 100R19, MSHA standartlarını karşılar. 4000 psi sürekli çalışma basıncına sahiptir.

Bu yeni hortumlar 1/4" iç çaptan 1" iç çapa kadar farklı boyutlarda mevcuttur. Hortum serilerine göre temel ayrımlar ve performans ölçütleri aşağıdaki gibidir:

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

61


FİRMA-ÜRÜN

Parker'ın Ultra Kompakt PSD Servo Sürücülerinde Artık EtherCAT ve Profinet'in Yanı Sıra Ethernet IP de Bulunuyor Hareket ve kontrol teknolojilerinde global lider olan Parker Hannifin, PSD bağımsız ve çok eksenli servo sürücüsünü yeni bir iletişim arabirimi seçeneğiyle geliştirdi. Artık tüm sürücü serisinde EtherCAT ve Profinet'in yanı sıra EtherNet IP iletişim özelliği de bulunuyor. Ayrıca bu seri çok çeşitli kontrolörler ve PLC'ler ile birlikte kullanılabilir. Endüstriyel Ethernet ağlarının kullanılmaya başlanması üreticiler arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Parker, PSD servo sürücülerine EtherNet IP ekleyerek endüstride kullanılmakta olan en yaygın üç ağa da hitap etmektedir. Tüm iletişim çeşitleri aynı donanımı kullanır. Bu sayede müşteriler veri yolunu kolaylıkla değiştirebilir. Bu durum, özellikle farklı pazarlar için farklı kontrolörlerin kullanıldığı alanlarda bileşenlerin karmaşıklığını azaltır. Şirketin yeni nesil hareket kontrolü ürün serisi olarak tasarlanan PSD serisi, gıda ve ambalajlama, malzeme oluşturma, tekstil, kağıt dönüştürme ve plastik makineleri içeren pazarlara yöneliktir. Parker PSD çok eksenli servo sürücü serisi, ultra kompakt bir tasarıma sahiptir ve tüm coğrafi bölgelerin gerekliliklerine uygun şekilde geliş-

62

Ocak - Şubat 2018

Parker'ın PSD servo sürücü ailesi artık EtherCAT, Profinet ve Ethernet IP iletişim özelliklerine sahiptir. tirilmiştir. Ürün ailesi, farklı güç değerleri ve biçim faktörleri seçeneği sunar. Bu seçenekler şunları içermektedir: doğrudan şebeke bağlantısına bağlanabilecek bağımsız ver-

siyon olan PSD-S ve her güç modülünün maksimum üç servo motorunu besleyebildiği çok eksenli sistem olan PSD-M

www.hidrolikpnomatik.com


www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Åžubat 2018

63


MAKALE

Parker Racor: Filtrelemede Devrim Bu Makale Parker Hannifin tarafından hazırlanmıştır.

Motorun türü ne olursa olsun, verimli filtreleme, güvenilir ve düzgün çalışma için çok önemlidir. Araç filonuz için filtreleme ürünleri seçerken daha çok tanıdığınız daha ucuz bir marka yerine daha önceden haberdar olmadığınız Racor'u neden tercih etmelisiniz? Aslında bu soruya cevap verirken konuya birçok farklı açıdan bakılması gerekir; ve belki de bu, sormayı düşünmediğiniz bir sorudur… Racor, içten yanmalı motorlar ve yakıt ikmali için yakıt, hava ve yağ filtrelemesinde uzmanlaşmış dünya çapında bir inovasyon lideri olan Parker Hannifin Corporation'ın bir divizyonudur. 1969'da kurulan Racor, motor kullanılan tüm pazar ve uygulamalara uygun ürünleriyle Tier 1 tedarikçi olarak tüm dünyada varlığını sürdürmektedir. Ürün portföyü; yakıt filtresi su separatörü, yüksek debili filtre haznesi, yağ filtreleme sistemleri, otomatik şanzıman filtresi, motor hava filtresi, yağ karteri havalandırma filtre sistemleri ve birçok özelleştirilmiş OEM çözümü içerir. Yüzün üzerinde aktif patent, kırk beş yıllık malzeme geliştirmesi ve çok çeşitli özel teknolojilerle Parker Racor, işletmecilerin gelecekteki zorluklarla başa çıkmalarını sağlayan filtreleme sistemleri geliştirmeye tam olarak odaklanmıştır.

64

Ocak - Şubat 2018

Racor filtreleme ürünleri kurum içinde, Avrupa'nın en gelişmiş üretim tesislerinin yanı sıra Kuzey Amerika ve diğer global konumlarda imal edilmektedir. Spesifikasyonlar, proses ve kalite güvenceleri en yüksek uluslararası standartlarla uyumludur. Bağımsız satış sonrası hizmetlere dağıtılan her Parker Racor filtreleme ürünü orijinal ekipmanla aynı malzemeler, tasarım spesifikasyonu ve mühendislik mükemmelliğiyle üretilir. FACTS, Dewsbury, West Yorkshire'daki Parker Avrupa tesisini ziyaret etmek için davet edildi. Burada Parker Racor'u diğerlerinden ayıran şeyin ne olduğunu, filtreleme ürünlerinin nasıl geliştirilip test edildiğini

ve Racor'un neden bir sonraki siparişinizde yer alması gerektiğini kendi gözleri ile gördüler. AR-GE ve test etme FACTS’in Parker Racor turu, oldukça etkileyici ileri teknoloji laboratuvarına ve test etme merkezine yaptıkları ziyaretle başladı. OEM ihtiyaçlarını karşılamak ve müşterilere daha iyi çözümler sunmak için araştırma ve geliştirme alanına yapılan sürekli yatırımların müşterilere daha iyi çözümler sağlaması gerekir. Bu standartları karşılamak için gerekli olan ve tüm ürünlerde kullanılan kapsamlı geliştirme olmasaydı Racor'un filtreleme teknolojisi dünya lideri olmazdı.

www.hidrolikpnomatik.com


MAKALE çekleştirilir. Yeni bir sistem için program 20 ile 30 arasında test gerektirebilir. -40oC kadar soğuk ısı derecelerini, durdur/başlat basınç titreşimlerini, yakıttaki biyodizel yoğunluk analizini simüle edebiliriz ve su damlalarının boyutlarını 1 mikronda bile ölçerek su bozulma eğrilerinin su ayırımını nasıl etkilediğini anlayabiliriz. Bu becerilerimizin yalnızca bir kısmını oluşturur ama müşterilerin çoğu gerçek uygulamalarını simüle ettiğimiz test donanımlarını tasarlama ve üretme kabiliyetimize hayran kalır. Test etme ve geliştirmeye yapılan yatırımlar Racor ürünlerinin dayanıklı ve güvenilir olmasını sağlar ve ürün ömrü boyunca en yüksek kalitede filtrelemenin sağlanmasını garanti eder.”

Laboratuvarda, su ayrımını, partikül giderme verimliliği, titreşim testinin yanı sıra 500 KW dizel motorlarını test edebilen gelişmiş Motor Test Hücresi gibi çeşitli test donanımını kapsayan gelişmiş ekipman yatırımının düzeyi açıkça görülüyordu. Motor Test Hücresi daha önce gördükleri hiçbir ürün test etme ekipmanına benzemiyordu, ve kapsamlı test serilerinin devam ettiği laboratuvarın özel bir alanında yer alıyordu. Motor Test Hücresi; araç yüklerini, performans gereksinimlerini ve çevresel etkenleri göz önüne alarak "gerçek çalışma ömrü" şartlarını simüle edebilir. Tüm ürünler, her bir uygulama için en uygun filtre çözümünü sağlamak

www.hidrolikpnomatik.com

amacıyla bir dizi sıkı performans ölçütüyle tam olarak test edilir. Test ve Geliştirme Müdürü Steven Wilson, FACTS ekibine şu açıklamada bulundu: “Parker Racor sürekli olarak mühendislik tesislerine yatırım yapıyor ve motor filtreleme ürünleri için bir mükemmellik merkezi haline geldi. Tüm mühendislik alanlarını kapsayarak günümüzün ve geleceğin motorları için yenilikçi ve patentli filtreleme sistemleri geliştirebiliyoruz. Bir fikir veya kavramın tam bir ürün halinde piyasa tanıtılması 2 yıl sürebilir. Hem yumuşak işlemeden gelen prototiplerin testi hem üretim işlemesinin onaylanması sahada ger-

Ziyaret Sonrası FACTS editörü; laboratuvar turunun Parker Racor'a yaptıkları ziyaretin çok etkileyici bir parçası olduğunu söyledi: Çünkü burası genellikle hiç görülmeyen bir alandır. Derek Martin, Satış Sonrası Hizmetler Pazar Geliştirme Müdürü, FACTS ekibine, müşterilerin özellikle gelişmiş laboratuvarları görmek istediğini belirtti: "Satış sonrası hizmetlerde desteklememiz gereken tek "görünür" iddia Racor'un neden Racor olduğudur. İçeri girip servis aralıkları, motorlardaki ömür süresi vb.'ni ölçen çeşitli testler için gerekli tüm ekipmanları görünce etkilenmekten kendinizi alamıyorsunuz. “Servis aralığı ile ilgili sorun motorun kullanıldığı çevreye bağlı olmasıdır. Bir Racor filtresi mümkün olduğunca geniş bir faaliyet alanını kapsamak için tasarlanır. Gerçek şu ki, filtrelemeniz çalışmıyor ve çalışma arızası veriyorsa, masraflar,

Ocak - Şubat 2018

65


MAKALE

Şekil 1. Aynı Koşullar Altında Parker Yakıt Filtresi Piyasadaki Benzer Ürünlerden Daha İyi Performans Gösterdi kamyonun bir yıllık tüm karını tüketebilir.” Neden Rakor satın almalısınız? FACTS’in Racor fabrikasına yaptığı ziyarette Adam Pearce, Racor Ürün Müdürü, şunları açıkladı: Önemli müşterilerimiz, yıllar süren test etme ve geliştirme sürecinden

sonra Racor'un kalitesini kanıtlamış teknolojisinin kamyonları için en uygun filtreleme ürünü olduğunu belirtiyor. Yatırımınızı korumak ve çalışmaya devam etmesini isterken satış sonrası hizmetlerde yedek parça olarak neden daha kalitesiz bir ürün seçesiniz?

Önemli olan şey filtrenin içinde ne olduğudur. Ama ekibin de bize söylediğine göre, satış sonrası hizmetlerde bunu kanıtlamak zordur. Bu sektördeki müşteriler filtrelerin dışarıdan nasıl göründüğüne veya bazen yeterince iyi olduğuna inandıkları marka ismine göre filtre seçimi yapar.

Şekil 2. Parker’ın yeni 3D Coalescer yakıt filtresi kullanım ömrünün sonunda mükemmel su ayırma verimi gösterir.

66

Ocak - Şubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


MAKALE nümüzdeki gelişmiş yüksek basınçlı enjeksiyon sistemlerinde (HPCR), yakıt filtreleme sistemleri 4 mikronun altındaki partikülleri gidermede de oldukça etkili olmalıdır”. Parker bu yeni zorluklarla başa çıkabilecek yenilikçi malzeme yapıları geliştirmek için yerel araştırma merkezleri ve üniversitelerle yakın çalışma halindedir. Günümüz dizel yakıt su ayırıcılarının karşılaştığı en büyük zorluk, dizel atıklar ve asfalten ile tıkanmaya başlarken, suyu zorlayıcı yakıtlardan ayırma kabiliyetleri azalır. Bunu gören malzeme araştırma ekibi, kullanım ömrünün sonunda su ayırma verimliliğini sürdürmeye tasarlanmış malzeme çözümünü kullanarak gelecek nesil yakıt filtreleri 3D Coalescers’ı başarıyla geliştirdi. Racor Avrupa'da, Kıdemli Malzeme Bilim İnsanı olarak çalışan Dr. Farooq, sıkılaşan emisyon yönetmelikleri ve temiz teknolojiye yönelik güçlü eğilimin son on yılda dizel yakıt karışımlarının kimyasal yapısının değişmesine yol açtığını açıkladı: “Günümüzün dizel yakıtları çoğunlukla ULSD'dir ve gittikçe artan bir

oranla biyodizel ile birlikte bazı katkı maddeleri içerir. Dizel yakıtların kimyasal yapısındaki değişim özellikle emülsiyon halindeki suyu ayırma kabiliyeti başta olmak üzere geleneksel yakıt filtrelerinin performansını negatif etkiler. Ayrıca 2500 bar'a erişen çalışma basıncı ile yakıt enjeksiyonu için aralıkların küçük ölçeklere (5 mikron) indirgendiği gü-

Bu ekip, malzeme ekibi tarafından düzenlenen sırt sırta sınama testlerinde Parker'ın mevcut ürünlerinin rakip ürünlerle karşılaştırıldığı yeni bir çalışmanın sonuçlarını (bkz. Şekil 1) ve Parker'ın gelecek nesil yakıt filtreleri, 3D Coalescers'ın test edilmesinden gelen sonuçları FACTS ekibi ile paylaştılar (bkz. Şekil 2). Satış sonrası hizmetler müşterileri belirli bir markaya sadık olsa da bu marka uygulamanız için en uygun ürün olmayabilir. Bu mesaj FACTS ekibinin Parker Racor'a yaptığı ziyarette oldukça açık şekilde kanıtlanmıştır. Bir sonraki filtre seçiminiz fiyata değil gerçek bilgilere dayalı olmalıdır. Daha fazla bilgi için: www.parker.com/racor adresini ziyaret edin.

www.hidrolikpnomatik.com

Ocak - Şubat 2018

67


MAKALE

E-direksion: Emisyonları Azaltır ve Kentsel Toplu Taşımanın Performansını Arttırır Hazırlayan, Martin Sanders, Mobil için Sektör Geliştirme Yöneticisi, Parker Hannifin Çeviri, Ege Atilla, Parker Türkiye Uygulama Mühendisi Yaklaşık 20 yıl kadar önce tüm dünya ilk kez seri imalat bandından çıkan seri hibrit ve elektrikli araba üretimine tanık oldu. O zamandan beri birçok şehir daha temiz ve daha uygun maliyetli toplu taşıma seçeneklerini uygulamaya önem verdiği için otobüsler ve yolcu otobüsleri de buna ayak uydurdu. Örneğin, 2016 yılının sonlarında Londra Belediye Başkanı, İngiltere başkentinin yakında Avrupa'nın en büyük elektrikli otobüs filosuna sahip olacağını açıkladı ve tamamen elektrikli otobüs hatlarının yapım aşamasında olduğu ilk iki şehir merkezini duyurdu. Londra'nın planı 300 şehir merkezinin tamamı için geçerli. 2020 yılına kadar tek katlı otobüslerin sıfır emisyonlu araçlar haline getirilmesi ve 2019 yılına kadar 3100 otobüsten oluşan iki katlı filonun hibrit olması planlanıyor. Londra gibi büyük bir şehrin önderlik yaptığı bu sistemi çok büyük ihtimalle diğer şehirler de takip edecektir. Örneğin, Paris, 2025 yılına kadar Paris Büyükşehir otobüs ağındaki 4500 otobüsün 2025 tanesinin çevre dostu olacağını açıkladı, ve her beş otobüsten dördü elektrikli olacak. Ayrıca Hollanda hükumeti yakın zamanda 2025 yılından itibaren tüm yeni toplu taşıma otobüslerinin sıfır emisyon araçları olacağını duyurdu. Hatta, toplu taşıma için uluslararası bir birlik olan UITP'nin yayınladığı yeni bir rapor, 25 Avrupa şehrinde 19 toplu taşıma işletmeci-

68

Ocak - Şubat 2018

Resim: Direksiyon fonksiyonu için motora ek olarak elektro-hidrolik pompayla çalışan bir elektrik jeneratörünün olduğu E-direksiyon sistemi için sistem şeması sinin ve yetkilisinin 2020 için bir eotobüs stratejisi yayınladığını gösterdi. UITP'ye göre bu tarihe kadar, 2500'den fazla elektrikli otobüs ve 2025 yılına kadar, toplam filonun %43'ünü oluşturan yaklaşık 6100 otobüs bu şehirlerde çalışmaya başlayacak.

kirlilik, astım gibi sorunlarla hastane başvurularının artmasının nedeni olarak değerlendirilirken, ABD'de dizel egzozu, Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından insanlar üzerinde olası kanserojen olarak sınıflandırılmıştır.

Akımlar ve Nedenleri

Kısa süre içinde, halk sağlığı ve çevre konusundaki endişeler doğrultusunda dizel motorlarla ilgili yasalar ve vergilendirme kesinlikle artacaktır. Bu bağlamda, kentsel taşıma araçlarında Parker'ın E-direksiyon (elektro-hidrolik direksiyon sistemi) çözümü gibi teknolojilerin benimsenme oranı gittikçe artıyor. Ancak, elektro-hidrolik direksiyon sistemlerinin gelişimi içten yanmalı motorlara bağımlılığı azalttığı için şu andaki dizel otobüs üreticileri de bu konuda hemen ilerleme gösterebilirler. Kısacası, değişken deplasmanlı hid-

Peki bu akımı yönlendiren şey nedir? Öncelikle esas nedenin emisyonlar ve bunlara ilişkin mevzuat olduğu düşünülebilir. Hava kalitesinin, giderek artan sayıdaki dünya şehirlerinde sağlığa önemli derecede zararlı hale geldiği detaylı olarak belgelenmiştir. Dizel araçlar, nitrojen oksit (NOx) ve genellikle yüzlerce kimyasal öge içeren parçacıklı madde salımı yapmaktadır. Büyük kapasiteli motorları ile otobüsler bunun en büyük suçlularındandır. Kentsel

www.hidrolikpnomatik.com


MAKALE rolik pompaları ve kompresör tahriklerini daha verimli elektrikli sistemlerle değiştirmek, içten yanmalı motorun küçülmesini ve emisyonların azalmaya başlamasını sağlar. Maliyet de sıfır emisyon araçlarının gelişiminde ve benimsenmesinde inkar edilemez bir etkendir. Birçok kişi elektrikli araçların alım fiyatının dizel kullanan benzer araçlara göre daha yüksek olduğunun farkındadır. Ancak yakıt maliyetleri ve bakımdan edilen tasarruf sayesinde elektrikli otobüslerin, normal kullanım süreleri içinde çok daha ucuz olduğu görülür. Ek olarak ortaya çıkan sağlık harcamalarındaki düşüş de hesaba katılırsa bu finansal iddia çok daha etkili oluyor. Çözümlerin Gelişmesi Yıllar içerisinde direksiyon sistemlerinin gelişmesi anlatmaya değer bir hikayedir. İlk direksiyon sistemleri, içten yanmalı motora bağlı bir kayışla tahriklenen değişken deplasmanlı hidrolik pompayla kullanım için tasarlanmıştır. O zamanlar içten yanmalı motorun boyutu, otobüsü veya yolcu otobüsünü kullanmak için gerekli olan güç miktarı ile birlikte hidrolik ve pnömatik fonksiyonlar için ihtiyaç duyulan ek yardımcı güce bağlıydı. Bunlar zamanla yerini güç çıkış ünitesine (PTO) ve içten yanmalı motor tarafından çalıştırılan elektrik jeneratörüne bırakırken, direksiyon sistemleri yavaş yavaş daha verimli hale geldi ve motor boyutları küçüldü. Direksiyon sisteminin son aşaması direksiyon fonksiyonu için elektrohidrolik pompa (EHP) ile birlikte içten yanmalı motor tarafından çalıştırılan bir elektrik jeneratörüdür. Standart hibrit veya elektrikli otobüs/troleybüs uygulamalarında kullanılabildiği için şu andaki en etkili çözüm budur. Bu durum, e-direksiyonun emisyonla mücadelede en önemli teknolojilerden biri olduğunu da kanıtlar. Üstelik, otobüsün kullanıldığı alana bağlı olarak sürüwww.hidrolikpnomatik.com

cüye farklı seviyelerde dümenleme yardımı sağlar.

lerde yardımcı sistemlerde kullanılan 24 V DC aküye bağlanır.

Bu çözüm, mobil uygulamalar için üretilen yeni nesil Parker GVM sabit mıknatıslı AC (PMAC) motorlarının gelişmesini sağladı. En önemlisi, bu yüksek verimli kompakt motorlar otobüsün ön kısmına kurulabilir. Normal dizel otobüslerin önemli bir sorunu aracın arkası (hidrolik gücün üretildiği kısım) ve otobüsün ön kısmı (direksiyon sisteminin kurulu olduğu kısım) arasındaki uzaklıktır. Bu uzun mesafe, ek güç ile dengelenmesi gereken bir verim kaybına sebep olur. Daha çok güç üretmenin tek yolu daha büyük bir motora/jeneratöre sahip olmaktır. Ancak bu durum tabii ki daha çok emisyona neden olur.

Elektrikli Gelecek

Buna karşın, GVM motoru kullanmak gücün ve direksiyon kontrolünün otobüsün ön kısmında, yani tam olarak ihtiyaç duyulan yerde, bulunmasını sağlar. Sonuç olarak, pompadan direksiyon kutusuna daha kısa hidrolik bağlantılarla sistem verimi arttırılır. İnşaat ve otoyol dışı araçlar gibi diğer mobil piyasalar da bu tür bir sistemden yararlanılabilir. Maliyet ve Güvenlik Avantajları PMAC motor teknolojisi ile azalan kayıplar, yüksek voltajlı alternatiflere göre bu uygulamalara daha uygun ve daha ucuz olan düşük voltajlı EHP (Elektro-Hidrolik Pompa) kullanmayı mümkün kılar. Ayrıca yüksek voltajlı enerji depolanmasında arıza çıkması durumu göz önüne alınırsa daha yüksek seviyede güvenlik sağlar. Yüksek voltajlı enerjinin bulunmaması nedeniyle direksiyon fonksiyonun çalışmaya devam etmesini sağlamak için bir yöntem gerektiren troleybüs uygulamalarında kavşaklardan geçmek için bile çözümler bulunmaktadır. Elektrikli sürücü, düşük voltaj fonksiyonelliği sayesinde, direksiyon kabiliyetini devam ettirmek için, neredeyse tüm otobüs-

Kentsel ulaşımların tümü elektrik gücü gibi dizel olmayan yaklaşımlara yöneliyor. Bu akım, geleneksel olarak kullanılan dizel motordan yavru şanzıman (PTO) çıkışı yerine elektrikli motordan yavru şanzıman çin E-direksiyon sistemlerinin yapılandırılabileceği anlamına gelir. Bu noktada GVM motorları, E-direksiyon sistemlerine yardımcı, gittikçe popülerleşen bir çözümdür. GVM PMAC motorları, asenkron motorlar gibi çözümlere kıyasla mükemmel güç yoğunluğu (kompakt tasarım) ve daha yüksek verimlilik sunar. GVM serisi, etkileyici seviyelerde güç, azami tork ve dönüş hızı sağlar. Ayrıca darbeye, titreşime ve korozyona dayanıklı olarak tasarlanmıştır. Özet olarak, dünyadaki kentsel yollarda gittikçe artan sayıda elektrikli, hibrit veya daha az yavru şanzımana sahip ve daha küçük motorlu dizel otobüsler ve yolcu otobüsleri göreceğiz. Dolayısıyla E-direksiyon çözümlerini tercih etme oranı da kesinlikle artacaktır. Tabii ki zaman geçtikçe bu sistemler de gelişmeye devam edecektir. Gelecekteki gelişmeler adına ilk adım OEM'lerin direksiyon için hidrolik güç sağlayan ergonomik bir sistem tasarlaması olabilir. Uzun vadede, OEM'ler direksiyon kutusu sisteminin bastırılması için dört bölümlü pompa kullanmayı ve sürüş sırasında elektrik gücü ihtiyacını azaltmak için sadece gerektiğinde hidrolik akış sağlamayı düşünebilir. EHP'lerin uygulamaya konması, yakın zamanda tüm şehir ulaşım sistemlerinin tamamen elektrikli olmasına yol açacak bir gelişme olan araçların hibritleşmesi sürecinde önemli bir adımdır.

Ocak - Şubat 2018

69


MAKALE

Yapay Zekayla Kontrol Edin, Bağlanın ve Çalıştırın:

Endüstri 4.0'ı Hayata Geçirme Yazar; Rob Stoppek, Başkan Yardımcısı, Hareket Sistemleri Grubu Avrupa, Parker Hannifin. Teknoloji ve bağlanabilirlik hem tüketici olarak hem de iş hayatımız açısından bir devrim başlattı ve kişisel faaliyetlerimiz için internete olan bağımlılığımız da verilerin ve bağlanabilirliğin artmasıyla hızlandı. Büyük bir verimlilik potansiyeline ve kontrol avantajına sahip olan Endüstri 4.0, Parker Hannifin gibi şirketlerin ürettiği yenilikçi ve gelişmiş kontrol, bağlantı ve aktarma sistemleri sayesinde ciddi anlamda ilgi görmeye başladı. Bağlanabilirlik, erişim ve veri kullanımı sayesinde günümüzün en büyük otel ve taksi şirketlerinin gerçekten otellere ve taksilere sahip olmadan çalışabilmesi son derece önemlidir. Bizim iş hayatımızda da, "geleneksel otomasyonun bilgi teknolojisiyle birleşimi" olarak tanımlanan Endüstri 4.0 sayesinde bu büyüklükte devrimler başlamak üzeredir. İlk Sanayi Devrimi'nde makineler üretime katıldı ve hızla yayıldı. Bu dönemde ürünler çok daha kolay, hızlı ve tekrar edilebilir yöntemlerle üretilmeye başlandı. Bu devrim, artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen birçok şeyin üretimini destekledi ve ulusları ekonomik santrallere dönüştürdü. Endüstri 4.0 İçin Kontrol Birkaç yıl öncesine kadar endüstriyel makineler genellikle programlanabilir lojik kontrolörler (PLC) tarafından kontrol ediliyordu. Artık diji-

70

Ocak - Şubat 2018

tal üretimi ve Endüstri 4.0 anlayışını desteklemek için çok daha karmaşık işlemleri yürütebilen makine kontrolörleri gerekiyor. Parker Hannifin gibi şirketlerin geliştirdiği Programlanabilir Otomasyon Kontrolörleri (PAC) bunu başarmayı sağlayan temel yardımcı teknolojilerden biridir. Bu kontrolörler üreticilerin kullanıma hazır Endüstri 4.0 ekipmanları üretmesini kolaylaştırır. Programlanabilir Otomasyon Kontrolörleri; lojik ve proses kontrolü, hareket kontrolü, görselleştirme, yüksek düzey programlama dilleri ve yazılım geliştirme araçlarını bir araya getiren bir donanım platformudur. Bu sayede farklı disiplinlerin ötesine geçerek arabirim sorunlarını ortadan kaldırır ve modüler tasarım ilkelerini kolaylaştırır. Bağlanabilirlik, veri ve zekâ bu teknolojinin temel kavramlarıdır.

Operatörle kurulan iletişim ve iş birliği genellikle uzaktan gerçekleştirilir. Makineler arası iletişim ise otonom kararlar almayı sağlamak için gerçek zamanlı olarak yapılır. Bu özellikler Endüstri 4.0 teknolojisinin en önemli avantajlarındandır. Bu teknoloji, kurum ağından bireysel aktüatöre gelen çift taraflı iletişimin sorunsuz olmasını sağlamak için akıllı cihazlar ve merkez görevini gören esnek bir kontrolör platformu gerektirir. Makine bağlantılarını desteklemek için kullanılan yerleşik Ethernet protokollerinin birçoğu, yeni ortaya çıkan ağ teknolojileri ve açık iletişim protokollerinin cazibesi ve değeri nedeniyle geçersiz hale gelmeye başlamıştır. Birçok farklı şirketin arasında Parker Hannifin tarafından da desteklenen IO-Link, bu tür bir protokoldür ve noktadan noktaya iletişim, tak-çalıştır kurulumu, gelişmiş www.hidrolikpnomatik.com


MAKALE kontrol ve gelişmiş tanı özellikleri dahil olmak üzere iyi ayarlanmış birçok avantaj sunar. IO-Link gibi iletişim protokollerinin başka bir avantajı, kestirimci bakım stratejilerini destekleyebilmesidir. Beklenmeyen ve yönetilmeyen bir arıza süresi, akıllı üretim için ciddi bir maliyete ve ürün devamlılığı sorununa neden olabilir. IO-Link ile sistem performansını izlemek ve yönetmek için kapsamlı veri noktalarının yapılandırılması bu tür bir yaklaşım için çok uygundur. Bu teknolojinin doğasında var olan sağlamlık ve satıcı ayrımı gözetmeme özellikleri cazibesini arttırır. Akıllı fabrikalar için aktüasyon Akıllı fabrikalar için yap-bozun son parçası, doğru aktüasyon teknolojisini seçmektir. Bu seçim yükler, çalışma ortamları, hız ve besleme gibi birçok parametreye bağlıdır. Akıllı üretimin yerleşmesini destekleyen Parker gibi şirketler, akıllı sensörlerden yararlanmak için AC ve servo sürücülerin yanı sıra elektromekanik, hidrolik ve pnömatik silindirler geliştirir ve üretir. Bu sayede, bu ekipmanlar Endüstri 4.0 için tamamen entegre çözümleri sorunsuz bir şekilde destekler. Parker'ın akıllı fabrikalara "sistem çözümü" yaklaşımı Parker Hannifin hareket ve kontrol teknolojilerinde global bir liderdir. Şirket, 100 yıldan uzun bir süredir, çok çeşitli pazarlarda çalışan müşterilerinin başarılarını desteklemiştir. Şirket, başlangıcından itibaren imalat ve üretim otomasyonunun gelişmesinde öncü güçlerden biri olmuştur. Parker'ın yaptığı işlerin temelinde çok disiplinli mühendislik uzmanlığı yatmaktadır. Bu teknik bilgiler yalnızca şirketin farklı teknolojiler için yenilikçi ve sınıfında lider ürünler

www.hidrolikpnomatik.com

geliştirmesini değil aynı zamanda bu ürünleri sağlam ve eksiksiz sistem çözümlerinde bir araya getirmesi için gereken özellikleri sağlar. Parker, Endüstri 4.0 için ürünlerine algılama, kontrol ve aktüasyon özelliklerini eklemiştir. Ayrıca bu ögelerin birbirine akıllı bir şekilde bağlanması için bağlanabilirlik özelliğini de geliştirmiştir. Koordine ve iyi desteklenmiş sistem çözümleri, müşteriler için optimize ve son derece güvenilir sonuçlar verir. Otomatikleştirilmiş fabrika prosesleri, Parker'ın yüksek performanslı sürücülerinin yanı sıra elektromekanik, hidrolik ve pnömatik silindirler tarafından sağlanan harekete bağlıdır. Bu ürünler, gerçekten akıllı fabrikaların amaçlarını desteklemek için hassas konum, kondisyon ve diğer verileri sağlamak amacıyla şirketin kendi algılama parçalarına sahiptir.

Endüstri 4.0 çözümünün en kritik son parçası ise bağlanabilirliktir. Parker'ın IO-Link teknolojisi hem zaman hem de kaynak açısından tasarruf sağlarken yapısal basitliği ve esnekliği sayesinde sistem mühendislerinin işlerini kolaylaştırır. Kestirimci ve önleyici bakımı destekleme özelliği, Endüstri 4.0 devriminin bir parçası olarak temel otomasyon çözümlerinden akıllı üretim çözümlerine geçiş yapan kullanıcılara da güven aşılar. Özet olarak, Parker Endüstri 4.0 alanında benzersizdir. Yalnızca lider ürünler ve teknolojiler sunmaz aynı zamanda bunları birbirine bağlamak için gereken bilgi ve desteği de sağlar.

Parker'ın "Programlanabilir Lojik Kontrolör (PAC)" teknolojileri ve ince istemci İnsan Makine Arayüzleri (HMI) gibi sağlam ve güçlü hareket kontrolörleri otomasyon kontrolüne standartlara dayalı, tamamen entegre ve fansız modüller sağlar. Bu modüller, akıllı fabrika ortamlarının genellikle sert ve zorlu koşullarına göre optimize edilmiştir. Ocak - Şubat 2018

71


REKLAM İNDEKSİ ADEM KARDEŞLER

13

GÖKTÜRKLER ÇELİK

Kapak

AKSOY HİDROLİK

5

HİDRO POWER

4

ALES ENDÜSTRİYEL

11

HİDROKONTROL

3

ALFAGOMMA

9

İDEA HİDROLİK

33

AMB FUARI

53

İLMAK HİDROLİK

15

ARGUS

25

KEÇE TİCARET

21

ASC ENDÜSTRİ

A.K.İçi

KONMAK

41

ATAŞ

37

KONYA TARIM

59

AUTOMECHANİCA

49

MADEN TÜRKİYE

55

CKS SIZDIRMAZLIK

12

MAKTEK

43

ÇELEBİ HİDROCEL

19

MOOG

A.Kapak

DPH

22-23

NIMET

Ö.Kapak İçi

EREL OTOMOTİV

6

PEMAKS PNÖMATİK

1

EROK HİDROLİK

31

PH HYDROULİC

17

FASTENER FAIR

51

SMART PROTECTIONS

27

FIT FUARI

61

SMC PNÖMATİK

7

FOR SPA

35

UZAY MAKİNA

Kapak

GEM-FA

29-39

WIN

63

Hidrolik&Pnömatik

Ak›flkan Gücü ve Kontrol Sistemleri Dergisi

ABONE FORMU Ad› Soyad› :......................................................... Ünvan› :.......................................................... Firma ad› :.......................................................... Uzmanl›k alan› :.......................................................... Adresi :.......................................................... ......................................................................................... Vergi Dairesi /No :........................................................... Tel/Fax :............................................................ O VISA O MasterCard Kart No:............................................................................. Son Kullanma Tarihi:.........................................................

 Y›ll›k abonelik ücreti 60 TL.

GARANTİ BANKASI PERPA ŞUBESİ IBAN TR63 0006 2000 4590 0006 2010 24 AKBANK PERPA ŞUBESİ IBAN TR94 0004 6006 3388 8000 0312 06 TEB PERPA ŞUBESİ IBAN TR68 0003 2000 1270 0000 0112 54 YAPI VE KREDİ BANKASI PERPA ŞUBESİ IBAN TR32 0006 7010 0000 0072 3902 34 HALKBANKASI BEŞİKTAŞ IBAN TR21 0001 2009 7640 0010 0001 98 İŞBANKASI PERPA ŞUBESİ IBAN TR76 0006 4000 0011 1880 1874 71

Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:11 No:1928 Okmeydan› PK.34384 fiiflli / ISTANBUL - TURKEY Tel: +90 212 222 93 71 (Pbx) Fax: +90 212 222 93 74 e-mail:info@hidrolikpnomatik.com www.hidrolikpnomatik.com

72

Ocak - Şubat 2018

www.hidrolikpnomatik.com


Hydraulic&pneumatic_93  

January-February 2018

Hydraulic&pneumatic_93  

January-February 2018

Profile for ajansmik